Silvikült ltürün Temel Esasları (Klasör 19) Prof. Dr. Musa GENÇ Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Silvikültür Anabilim Dalı 32260 Isparta musagenc@sdu.edu.tr http://kisisel.sdu.edu.tr/akademik/musagenc
Dikkat!.. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun ilgili maddeleri gereğince bu eserin bütün yayın, tercüme ve iktibas hakları Prof. Dr. Musa GENÇ e aittir. Prof. Dr. Musa GENÇ in yazılı izni olmaksızın ticari amaçlarla çoğaltılamaz, kopya edilemez ve yayımlanamaz. Bu esasa uymayanlar hakkında, 5846 SY nın Beşinci Bölüm ünde yer alan maddelere göre hukuk ve ceza davaları açma hakkı, eser sahibince saklı tutulmaktadır.
Ormanlar Üzerinde Etkili Ekolojik Faktörler
Ekolojik Faktörler Ormanlar üzerinde etkili ekolojik faktörler dört d temel grupta toplanır: Fizyografik Faktörler Klimatik Faktörler Edafik Faktörler Biyotik Faktörler
Klimatik Faktörler Klimatik faktörler beşe ayrılır: r: Işık Sıcaklık Yağış CO 2 ve diğer gazlar Rüzgâr
Klimatik Faktörler Işık k Faktörü Işık k orman ağaçlara ları üzerinde üç önemli etkiye sahiptir: Madde üretimi (asimilasyon-fotosentez) Yapraklara pozisyon verme Gövde ve tepe şekli tayini
Işık Cinsleri Atmosferden ulaşma durumuna göre g üç cins ışık k vardır: r: Albedo Direkt ışık Diffuz (Dağınık) ışık
Işık Cinsleri Albedo Atmosferden yansıtılarak geri çevrilen ışınlardır. Toplam ışının 1/3 ü kadar olan bu ışınlar, Dünyayı aydınlatır. Yeryüzüne ulaşabilen direkt ve diffuz ışınlar ise, canlılar için gerekli enerjiyi sağlamaktadır.
Işık Cinsleri Direkt ışık Doğrudan doğruya yer yüzene ulaşan ışıktır. Fizyolojik bakımdan aktif ışınların miktarı, direkt ışıkta %35 dir.
Işık Cinsleri Diffuz (Dağınık) ışık) Atmosferdeki gaz molekülleri ve su buharı tarafından dağıtılan ışınlardır. Fizyolojik bakımdan aktif ışınların miktarı, diffuz ışıkta %50-60 dır. Fizyolojik bakımdan aktif ışınların meydana getirdiği enerjinin %3 ü, fotosentezle organik madde yapımında kullanılır.
Işık Cinsleri Geldiği i yöne y göre g de ışık iki cinse ayrılır: r: Üst ışık Yan ışık
Üst ışık Işık Cinsleri Üstten tepe tacını veya çatısını geçerek, meşcere içine ve toprağına ulaşan ışıktır. Yan ışık Meşcere içine ve toprağına genellikle gövde katını geçerek, yanlardan ulaşan ışıktır.
Atay 1990 Musa GENÇ - 2003
Işık Etkisi Işık, Yaprak Gövde ve Tepe tacı şekillenmesinde etkilidir.
Işık Etkisi Işığa a karşı aldığı pozisyona göre g yapraklar üçe e ayrılır: r: Oyfotometrik yapraklar Afotometrik yapraklar Panfotometrik yapraklar
Yaprak Tipleri Oyfotometrik yapraklar Dikey ışıkta yatay durum alan, yaprak ayasınıışığa açan yapraklardır. Gölgede kalmış kayın gençliklerinde çok sık rastlanır. Hatta, bu yaprakların yüzeyi daha geniştir.
Yaprak Tipleri Afotometrik yapraklar Gelen ışığa karşı belirli bir reaksiyon göstermeyen yapraklardır. Çam yaprakları bu tip yapraklardandır.
Pinus nigra ssp. pallasiana Pinus Yeni nigra Oluşmuş/Tozlaşmış ssp. pallasiana ve Bir Dişi Yaşında Çiçek Döllenmiş 22. 12. 2002 Dişi Çiçekler Ispartaile Tohumunu Dökmüş İki Yaşında Kozalak 04. 06. 2003 Sipil Dağı / Manisa Foto: M. Genç
Yaprak Tipleri Panfotometrik yapraklar Dikey ışıktan yaprak ayasını kaçıran; yatık veya kıvrık bir hal alarak ışıkla temas yüzeyini küçülten yapraklardır. Ladin, göknar ve kayın tepelerinin uç kısımlarındaki yapraklar bu gruba girer.
Işığın Etkisi Gövde ve tepe tacı şekillenmesinde ışığın n etkisi: Yandan gölgelenen ağaçlarda tepeler küçük ve yüksekte; gövdeler dalsız, düz ve dolgundur. Serbest büyüyen ağaçlarda tepeler geniş; gövdeler kısa, konik ve dallı olur. Gövde ve tepe şekli tatmin edici değildir. Meşcere kenarındaki ağaçlardan özellikle ışık ağaçlarında fototropizim nedeniyle tepeler ve gövdeler normal şekillerini kaybederler. Ağaçların kaliteleri azalır.
Işığın Etkisi Işık k açlığıa ve kök k k mücadelesi: m Siper altına gelen gençliğin gelişememesinin nedeni ışık mı yoksa kök mücadelesi midir? Deneme: 2 yaşındaki siper altına gelen Sarıçamlarda Müdahale Kök mücadelesi kaldırılıyor Fidan Ağırlığı 2-3 kat artıyor Işık veriliyor 10 kat artıyor
a 1 b b a 2 Saatçioğlu 1976
Kapalılık 1.0 0.9 0.8 0.7 0.6 0.5 0.4 0.3 0.2 0.1 0 % Işık 3.3 10 19 33 47 60 72 85 92 97 100 Saatçioğlu 1976
Işığın Etkisi Sonuç, Işık ağaçlarında gençliğin gelebilmesi ve gelişebilmesinde, ışık kök mücadelesinden daha çok etkilidir. Bu etki, gölge ağaçlarında ilk yıllarda fazla belirgin değildir.
Işığın Etkisi Işık k (ışı( ışıklandırma) artımı: Benzer sıcaklık, nem, karbonasidi vb. şartlarda yaşamaya devam eden ve yan yana duran ağaçlardan birinin veya birkaçının çıkarılmasıyla, fotosentezdeki yükselişe bağlı olarak, çap artımında meydana gelen iyileşmeye denir.
Saatçioğlu 1976 M Çs L G Kn
Toros Göknarı Bozkuş 1987
Işığın Etkisi Bitkilerden bazıları en iyi gelişimlerini tam güneş ışığında, bazıları da gölgede yapmaktadır. En iyi gelişimlerini tam güneş ışığında yapan bitkilere ışık bitkileri veya heliophyt ; Gölge koşullarında yapanlara gölge bitkileri veya sciopyhyt denir.
Işığın Etkisi En iyi gelişimlerini, hem tam güneş altında hem de gölgede yapabilen bitkiler de vardır. Bunlara ihtiyari bitkiler veya facultativ sciophyt denmektedir. Işık kompensasyon noktası ışık bitkileri için 4200 lux civarında iken, gölge bitkileri için 27 lux olarak saptanmıştır.
Işığın Etkisi Işıksızlığa a tahammül derecelerine göre g ağaçlar a dörde ayrılır: r: Gölge ağaçları Yarı gölge ağaçları Yarıışık ağaçları Işık ağaçları
Işıksızlığa Tahammül Derecelerine Göre Ağaçlar Gölge ağaçları Abies nordmanniana ssp. nordmanniana A. n. ssp. bornmulleriana A. n. ssp. equitrojani A. cilicica Fagus orientalis Buxus sempervirens Taxus baccata
Işıksızlığa Tahammül Derecelerine Göre Ağaçlar Yarı Gölge Ağaçları Picea orientalis Quercus ilex Q. coccifera Q. aucheri Carpinus betulus C. orientalis Liquidambar orientalis Castenea sativa Ulmus minor U. glabra U. leavis Fraxinus ornus F.excelcior Corylus colurna Tilia tomentosa T.platyphllos T.rubra Acer platonoides A.campestre A.monpessulanum vd. Acer sp.
Işıksızlığa Tahammül Derecelerine Göre Ağaçlar Yarı Işık Ağaçları Alnus glutinosa A. orientalis Yaprağını döken meşeler Cedrus libani Pinus nigra Cupressus sempervirens Juniperus sabina J. excelsa J. feotidissima J. communis J. oxycedrus
Işıksızlığa Tahammül Derecelerine Göre Ağaçlar Işık Ağaçları Pinus brutia P. sylvestris P. pinea P. halepensis Salix alba S. excelsa S. matsudana S. caprea S. cinerea Betula pendula B. litwinowii B. medwediewii Populus sp. Robinia pseudoacacia
Ağaçların ışık k isteklerinin kritiği Ağaç türlerinin ışıksızlığa tahammül derecelerini veren liste kesinlik ifade etmez. Gölge ağaçları, her yaşta gölgeye muhtaç türler değildir. Gölgelenen bitkiler, bazı yetişme ortamlarında, fungal ve entomolojik zararlılardan daha az etkilenir. İyi bonitetlerde gölgeye tahammül derecesi artar. Gençlik safhasında sırıklık-direklik ve ağaçlık safhalarına göre ışıksızlığa tahammül daha fazladır. Kapalılık derecesi ve yoğunluğu yanında, toprak vejetasyonu ve ölü örtü durumu, ışığın gençliğe ve toprağa ulaşması üzerinde etkilidir.
Yapılan tespitlere göre g orman toprağı ğına ulaşan an ışığın: 0,5 cm kalınlıktaki ibre ölü örtüsüne %1 i, 1 cm kalınlıktaki gevşek ve geniş yapraklı ölü örtüye %1,8 i, 2 cm kalınlıktaki gevşek ve geniş yapraklı ölü örtüye %0,7 si, 3 cm kalınlıktaki gevşek ve geniş yapraklı ölü örtüye %0,2 si nüfuz edebilmektedir.
Işık Ölçümleri Aynı anda Işık Ölçümü Meşcere içinde ve Meşcere dışında lüksmetre ile yapılır. 1 Lux = 1 Lux = Işık kuvveti bir mum olan bir ışık kaynağından, bir metre mesafeden ve eşit olarak ışıklanan bir metrekare alanda oluşan, ışıklama şiddetidir.
Klimatik Faktörler Sıcaklık k Faktörü Sıcaklık k ormanlar üzerinde iki önemli etkiye sahiptir: Bitki gelişimine etkisi Bitkilerin yayılışına etkisi
Sıcaklığın Bitki Gelişimine Etkisi Sıcaklıkta üç kardinal nokta söz konusudur: Minimum (0-5 0 C) Metabolizma faaliyetlerinin başlayabildiği en düşük sıcaklıktır. Optimum (20-30 0 C) Metabolizma faaliyetlerinin en üst noktaya ulaştığı sıcaklıktır. Maksimum (40-50 0 C) Metabolizma faaliyetlerinin sona erdiği en yüksek sıcaklıktır.
Sıcaklık Silvikült ltür r için i in en önemli sıcaklık k tespitleri Ekstrem sıcaklıklar ve görüldüğü tarihler Aylık ortalama sıcaklık değerleri Yıllık ortalama sıcaklık değerleri
Serin ve sıcak iklim bitkileri için saptanan kardinal noktalar (CHANG'e atfen McDONALD 1984'den). KARDİNAL NOKTALAR Yaşayabildikleri en düşük sıcaklık (Ölüm noktası) Gelişebildikleri en düşük sıcaklık Gelişmeleri için gerekli optimum sıcaklık Gelişebildikleri en yüksek sıcaklık Yaşayabildikleri en yüksek sıcaklık (Ölüm noktası) SICAKLIK ( C) SERİN İKLİM BİTKİLERİ SICAK İKLİM BİTKİLERİ 1-1 ile 10-1 ile 10 15-18 25-31 31-37 31-37 41-50 40-45 50-52
Sıcaklık Kuzeye doğru sıcakls caklık azalışı (Kuzey Yarım K Tropik Zon Subtropik Zon Ilıman Zon m Kürede) Soğuk Zon Ilıman zonun karasal iklime sahip kısımlarında, tropik zonlarda yaşanan yüksekliklerde ve soğuk zonda görülen düşük değerlerde sıcaklıklar oluşabilir.
Sıcaklık Yüksekliğe e bağlı sıcaklık azalışı 100 m de... 0.54 0 C 184 m de... 1.00 0 C Türkiye için Her 100 m de... 0.5-0.6 0 C
Gençlikte Fidanlarda Sıcaklık Ölümleri Direkt sıcaklık zararı, bitkilerde hücre zarı hasar gördüğü yada hücre bileşeni bozulduğunda veya her ikisi sebebiyle meydana gelir; bu etki hemen oluşur ve bellidir. Metabolik bozulma olarak ortaya çıkan indirekt sıcaklık zararının anlaşılması oldukça zordur; küçük bir zarar olabileceği gibi, ölümle de neticelenebilir. Sıcaklık gerilimi orta derecede ve kısa süreli ise, etkisi önemsiz olabilir; fakat, şiddetli ve uzun süreli yaşanırsa çok önemlidir.
Gençlikte Fidanlarda Sıcaklık Ölümleri Sıcaklık zararı gençlik-fidan gövdelerinin güney ve batı kısımlarında ve toprak yüzeyinden biraz yukarıda oluşur. Zira, toprak yüzeyi ilkbahar ve yaz aylarında çok ısınabilir ve bunun sonucunda gençlik-fidan gövdelerinin sıcaklığı öldürücü noktalara (yaklaşık 40 C) kadar yükselir. Toprak yüzeyinde yoğunlaşan sıcaklık, infrared radyasyon nedeniyle topraktan gençliğinfidanların gövdesine yansır ve fidan gövdelerinden atmosfere ulaşır.
Gençlikte Fidanlarda Sıcaklık Ölümleri Ancak, bitkilerden atmosfere intikal eden sıcaklık, atmosfer tarafından topraktan absorbe edilen sıcaklığa göre daha düşük seviyelerde kalır. Ayrıca, transpirasyon sayesinde oluşan serinleme genç fidanlarda oldukça düşük olduğu için önemsizdir. Dolayısıyla, aşırı sıcaklıktan zarar gören genç fidanların gövdeleri pörsür ve solar. Önce, toprağa yakın sağlıklı kısımla pörsümüş gövde arasında kesin bir sınır (koyu bir halka) oluşur ve ardından sağlıklı parça yavaşça çürür.
Gençlikte Fidanlarda Sıcaklık Ölümleri Toprak yüzeyinde oluşan aşırıısınma nedeniyle ölmüş çam fidecikleri (MUNCHE'e atfen McDONALD 1984'den).
Gençlikte Fidanlarda Sıcaklık Ölümleri
Gençlikte Fidanlarda Kuraklık Ölümleri Kuraklıktan zarar gören gençlik-fidanlar, gövde boyunca fizyolojik olarak solar ve bazen herhangi bir parçası pörsümeden veya çürümeden toprak yüzeyine doğru eğilir. Ayrıca, bu tip zararların görüldüğü yerlerde toprak, bitki köklerine göre daha kurudur (McDONALD 1984).
Gençlikte Fidanlarda Kuraklık Ölümleri
Gençlikte Fidanlarda Kuraklık Ölümleri
Gençlikte Fidanlarda Kuraklık Ölümleri
Sıcaklığın Bitki Yayılışına Etkisi Dünya üzerinde görülen orman ve ağaç sınırının, kuzey kutbuna doğru, +10 C temmuz izotermine benzer bir seyir takip ettiği saptanmıştır. Saatçioğlu 1976
Don Çeşitleri Oluşum um şekline göre g üç çeşit don vardır: r: Radyasyon donları Rüzgâr donları Birikinti donları
Don Çeşitleri Radyasyon donları Çok az rüzgârlı veya rüzgârsız ve bulutsuz kış gecelerinde, toprak sıcaklığı olağan dışı yükseldiğinde meydana gelir. Bitkiler, radyasyon dalgaları ile bu sıcaklığı atmosfere iletirler. Bu nedenle yeryüzü hızla soğur ve yere yakın kısımlardaki yapraklar ve toprak yüzeyi donabilir.
Don Çeşitleri Rüzgâr donları Soğuk rejyonlarda rüzgâr hızı 4 mil/sa tı aştığında meydana gelir. Gece veya gündüz oluşabilir. Oluşumunda topografyanın etkisi yoktur. 4 mil/sa = 1,8 m/sn = 6,4 km/sa
Don Çeşitleri Birikinti donları Soğuk hava yüksekçe yerlerden daha alçak yerlere doğru akıp buralardaki çukurlarda, ılık havanın yerine yerleşir ve "don cepleri" oluşturur.
Saatçioğlu 1976
Vejetasyon Dönemi Donları Vejetasyon dönemi d içinde inde oluşan donlar iki çeşittir: Sonbahar donları (Erken donlar) İlkbahar donları (Geç donlar)
Vejetasyon Dönemi Donları Sonbahar donları Vejetasyon döneminin sonlarına doğru, bitkiler tam uyku haline henüz geçmeden oluşur. Pişkinleşmemiş gençlikte ve kültürde, Yaz sürgünü (bileşik - mürekkep sürgün) geliştiren türlerde (lâdin, göknar, kayın, kızılçam gibi), Genellikle terminal tomurcuk veya sürgünde zarar yapar.
Vejetasyon Dönemi Donları İlkbahar donları Bitkilerin ilkbahar büyümesine yeni başladıkları bir dönemde oluşan donlardır. Gece radyasyonlarından oluşur. Toprak yüzeyinden başlayarak 1.0-5.0 m yüksekliklere kadar etkili olur.
İlkbahar Donu Zararı
İlkbahar Donu Zararı
Dona Dayanıklılık Aynı zamanda sürgün verdikleri kabul edildiğinde ilkbahar donlarına Gürgen, huş, titrek kavak, kızılağaç, söğüt, sarıçam ve karaçam dayanıkl klı Akçaağaç, ıhlamur, sedir, fıstıkçamı ve kızılçam orta derecede dayanıkl klı Göknar, kayın, lâdin, kestane, meşe, akasya, dişbudak, ceviz, çınar dayanıks ksızdır.
Dona Dayanıklılık Vejetasyon dönemi içinde oluşan donlardan etkilenen türlerle, Don zararlarının görüldüğü yörelerde ki, Yeterli siperden yoksun veya açık alanlarda; Yapılacak gençleştirme ve ağaçlandırma çalışmalarında, Öncelikle, dona dayanıklı türlerle bir ön tesis kurulur. Ön tesis, istenen siper vaziyetini oluşturduğunda (15-30 yaşlarına ulaştığında), Siper altı dikim yapılarak, Dondan zarar gören türler alana getirilir.
Ön n tesis türleri: t Gürgen, titrek kavak, huş, kızılağaç, söğüt, sarıçam ve karaçam Huş siperinin, toprak yüzey y sıcaklığına etkisi: Ağaçların n Boyu: 11 m, Yaşı şı: : 32 YılY Ölçüm m YüksekliY ksekliği: i: Yerden 25 cm Saatçioğlu 1976