TÜRKİYE DE YABANCI YATIRIMLAR I. Yabancı Yatırımların Tarihteki Gelişimi Osmanlılar döneminde başlamış olan ve ülkesel yetkilerden vazgeçilerek bunları başka bir ülkenin kişisel yetkisine sunmak anlamına gelen Kapitülasyonlar Dönemi, Yabancılar Hukuku nun Kabul edilişiyle sona ermiş olup, günümüzde, Türk mevzuatına göre, Türkiye de yatırım yapmak isyen yabancı yatırımcılara, yerli yatırımcılar ile eşit şartlar altında faaliyette bulunma ve bunları sürdürme hakkı tanınmıştır. Yabancı sermayenin ülkeye yetersiz oranda girmesine karşılık olarak durumda bir iyileşme sağlamak ve 5821 sayılı Yabancı Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunun daki boşlukları kapatabilmesi amacıyla çıkarılan 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu nun yine yabancı sermaye girişini canlandırmaya yeterli olmayışından, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımcılar Kanunu 17.06.2003 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. II. Yeni Kanundaki Başlıca Değişiklikler DYYK nın getirmiş olduğu en önemli yenilik, belli bir alan ve şekilde faaliyet gösterecek yabancı yatırımcılar dışındaki diğer yabancı yatırımların ülkeye girişlerinde aranan izin ve onay şartının kaldırılarak, bunun yerine bilgilendirme sisteminin kabul edilmiş olmasıdır. Yeni mevzuata göre, yapılacak yatırımların sektörlerine ilişkin bir sınırlandırma bulunmamaktadır. Yabancı sermayenin ülkeye girişi, Yabancı yatırımcının Türkiye de şirket kurması, bir Türk Ortaklığına hisse senetlerini alarak iştiraki, bir Türk şirketine katılımı, Türkiye de şube açmak, Yönetim Sözleşmeleri, Özel Dış Kredi Anlaşmaları ve Sermaye arttırımı yollarıyla mümkün olabilmektedir. Ayrıca, doğrudan yabancı yatırımlar kamu yararı gerekmedikçe ve karşılıkları ödenmedikçe kamulaştırılamamaktadır. Eskiden sadece bankalar aracılığı ile yurtdışına transfer edilebilen kar, satış, tasfiye, tazminat bedelleri vb. Yeni mevzuata göre özel finans kurumları aracılığı ile de yapılabilmektedir. Yeni Kanun sadece şirketin barınma ve işyeri ihtiyaçları için değil, yatırıma yönelik olarak da taşınmaz edinmelerine de, taşınmaz alım satımı yapmayı iş edinmek haricinde, olanak tanımaktadır.
III. Yabancı Yatırımın DYYK dan Faydalanabilme Şartları Bir yatırımın DYYK dan faydalanabilmesi için, Teşebbüs, memleketin ekonomik kalkınmasına yararlı olmalı, Teşebbüs, Türk Özel sektörüne açık bulunan bir faaliyet alanında çalışmalıdır ve tekel ve özel imtiyaz ifade etmemelidir. Mevzuattaki tanımlamaya göre, yabancı yatırımcı, yabancı ülkenin vatandaşlığını taşıyan gerçek kişiler, yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları ve yabancı ülkelerin kanunlarına göre kurulmuş tüzel ve uluslararası kuruluşlardır. Buna göre esasın, sermayenin yurtdışında oluşmuş olması ve Ülke ekonomisinin kalkınmasına yararının olması gerektiğidir diyebiliriz. Mevzuatta asgari sermaye tutarı ile ilgili bir sınırlandırma olmayıp, sermaye miktarı serbest bırakılmıştır. IV. Yabancı Personel Çalıştırma Yabancı yatırımlarda yabancı personel çalıştırılmasına ilişkin olarak, DYYK nın ilgili hükümleri gereğince çalıştırılacak yabancının mutlak surette bir tabiyetinin olması, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ndan izin alınması, söz konusu personelin ilgili mevzuattan faydalanabilmesi için kilit personel (şirketin üst yönetiminde ya da yürütme pozisyonunda olmak, şirket yönetimi için temel bilgilere sahip olmak) konumunda olması ve doğrudan yabancı yatırımlarında yönetmelikle belirlenen, yatırımın özellik arz eden yani yabancı ortak sermaye payının en az 400 milyar TL olması ya da şirket veya şubenin son yıl ihracatının en az 1 milyon ABD Doları olması veya bünyesinde son yıl içinde SGK ya kayıtlı en az 250 personelin istihdam edilmesi, bunların dışında şirketin yatırımda bulunması durumunda, asgari sabit yatırım tutarının en az 10 Trilyon TL olması ve ana şirketin bulunduğu ülke dışında en az bir ülkede daha doğrudan yabancı yatırımı bulunması niteliklerine sahip olması gerekmektedir. V. Yabancıların Türkiye de Mülk Edinmeleri Yabancıların taşınmaz mal edinmelerine ilişkin genel düzenleme Tapu Kanunu nun 35. Maddesinde yer almakta olup, buna göre, karşılıklı olmak yani söz konusu yabancı ülkede de Türk vatandaşlarına aynı hakların tanınmış olduğu ülkeler ve kanuni sınırlamalara uyulması kaydıyla yabancı uyruklu gerçek kişiler ve yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde taşınmaz edinebilmektedirler. Kanun da sözü edilen sınırlamalar ancak Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararı ve ülke güvenliği açısından gerekli görülen yerlerdeki sınırlandırmaları kapsamaktadır.
Yine aynı maddenin yabancı uyruklu gerçek kişilerin Türkiye de taşınmaz edinmesine ilişkin olarak, bunların otuz hektardan fazla mal edinebilmelerinin Bakanlar Kurulu kararına tabii olduğu ancak kanuni miras yoluyla intikal edilen mallarda bu hükmün uygulanmadığı ve izin verilmediği hallerde ise fazla miktarın tasfiye edilerek bedele çevrildiği belirtilmektedir. Bu hüküm Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık olamayan devlet vatandaşlarının kanuni miras yoluyla edindikleri taşınmazlar içinde geçerlidir. Türkiye imzaladığı birtakım iki taraflı sözleşmelerle, ikamet, konsolosluk gibi, yabancı tüzel ve gerçek kişilerin Türkiye de mal edinmesine olanak tanımış iken, yabancı tüzel kişilere bu hakkı tanımamakta ancak düzenleme ile sadece ticaret şirketlerine bu imkan verilmiş bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye de anonim veya limited şirket olarak kurulmuş yabancı sermayeli şirketler de belirtilen haklardan yararlanıp, birtakım yükümlülüklerden kurtulabilmektedirler. Bir ülkede bulunan tüm halkların, altkimliklerinden bağımsız olarak haklardan yararlanabilmeleri hukuksal ve ekonomik gelişmenin temellerini oluşturmakta olup, bu bilinç ışığında Türkiye, özellikle hukuksal alanda yapılan yeniliklerle bu gelişimi gerçekleştirme çabalarını sürdürmekte olan ülkelerden birini oluşturmaktadır. yeni