Coğrafi İşaretleme 2 2016
Coğrafi İşaretle İlgili Türkiye Uygulamaları Türkiye farklı mikroklimalardan kaynaklanan zengin biyolojik çeşitliliği ve geniş tarımsal toprakları sayesinde, çok sayıda ve kaliteli bir tarımsal ürün desenine, derin tarihi kökenlerinden gelen gelişmiş bir mutfak kültürü ve otantik üretim biçimleri ile de zengin bir üretim becerisine sahiptir.
Topraklarımız üzerinde yaşayan çeşitli uygarlıklar kültür mirasının bir sentezi olarak bugüne geniş bir mozaik miras bırakmışlardır. Anadolu nun öz varlığını oluşturan bütün bu özellikler Türkiye ye olağanüstü kalitede ve çok sayıda yöresel ürün kazandırmıştır. Türk Patent Enstitüsünün belirlemelerine göre ülkemizde Coğrafi İşaret potansiyeli taşıyan 2500 ürün bulunmaktadır. Ülkemizin kalkınmasına önemli bir ivme kazandırabilecek bu olağanüstü potansiyele dünyanın belki de hiçbir ülkesi sahip değildir.
Yasal Düzenlemeler Türkiye coğrafi işaretlerle ilgili uygulamalarını 1995 yılında yürürlüğe giren ve AB 2081 sayılı tüzüğüne dayanılarak hazırlanan 555 Sayılı «COĞRAFİ İŞARETLERİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME» ile başlatmıştır. Tescil vermekle görevli kuruluş olan Türk Patent Enstitüsü günümüze kadar 118 i tarım ve gıda ürünü 26 sı halı kilim 15 el sanatı 8 içki 5 i canlı hayvan ve diğerlerinden oluşan toplam 176 ürünün tescilini gerçekleştirmiştir.
Ülkemiz bir peynir ülkesi olmasına rağmen peynirler 4, bir Akdeniz ülkesi olmasına rağmen zeytin ve zeytinyağları grubu ise yalnızca 4 tescile sahiptir. Halen 149 ürün tescil aşamasında bulunmaktadır. Tescil uygulamasında dikkat çeken ve hata olarak görülebilecek en önemli durum aynı niteliği taşıyan ürünlere birden fazla tescil verilmiş olmasıdır. Ege inciri, Aydın inciri vb. Mustafa Kemalpaşa tatlısı, Kemalpaşa peynir tatlısı, Kemalpaşa tatlısı vb.
555 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede coğrafi işaretler AB uygulamasında olduğu gibi MENŞE ADI KORUMASI ve MAHREÇ İŞARETİ olarak iki gruba ayrılmıştır. Tüm ürünleri koruma kapsamına alan KHK, AB Konseyince yeni gelişmelere paralel olarak düzenlenen 510/2006 sayılı Tüzüğe göre tekrar düzenlenmiş hazırlanan yasa tasarısı 2010 yılında parlementoya sunulmuştur. Ancak seçimlere kadar yasalaşma imkanı bulamayan tasarı rafa kaldırılmış ve yeni bir tasarının hazırlanması çalışmalarına başlanmıştır. «Coğrafi işaretlerin ve Geleneksel Özellikli Ürün Adlarının Korunması Hakkında Kanun Tasarısı» adını taşıyan tasarıda ilk defa Geleneksel Özellikli Ürün Adı kavramı getirilmiştir.
YASAL DÜZENLEMELERDEKİ EKSİKLİKLER Ülkemizde, geleneksel ürün özellikleri korumasına ait bir düzenleme yoktur denilebilir!! Bu korumayı da kapsayan Coğrafi İşaretlerin ve Geleneksel Özellikli Ürün Adlarının Korunması Hakkında Kanun Taslağı TBMM'nde görüşülmek üzere gönderilse de, yasalaşma süreci tamamlamamıştır. Taslak Kanunda gıda mevzuatına bir atıf yapılmamış, kontrol ve sertifikasyonu gerçekleştirecek kişi/kurum ve kuruluşların yetkilendirilmesi ve takibi öngörülmediği gibi akreditasyon şartına da yer verilmemiştir. Kontrolü gerçekleştireceklerin, tarafsız kamu kurumu olması aranmaksızın herhangi bir kamu veya özel kuruluş olması ve yeterli personel, ekipman ve gerekli diğer olanaklarla bu işi yapmaya muktedir bulunduğunun anlaşılması halinde onaylanması öngörülmüştür. Ayrıca, denetim raporlarının iki yılda bir Enstitüye ibrazı da taslak kanuna eklenmiştir (555 sayılı KHK'da bu süre 10 yılda birdir).
Ülkemizde geleneksel ürünler için yapılanmanın hala olması gereken düzeye ulaşamamıştır. Sadece 555 sayılı KHK kapsamında coğrafi işaret alarak tescile bağlanabilmiş olan ürünlerimiz resmi kayıt altına alınmıştır. Bununla birlikte, hem tescildeki hem de mevzuattaki eksiklikler ve yetersizlikler, bu ürünlerde önemli sorunlara yol açabilecektir. Ürünlerin kontrol ve sertifikasyonu hala uluslararası standartlarda aranan koşulları karşılayamamaktadır. Alınan tescil belgelerinde Cİ için ayırt edici özellikler yeterince açık değildir. İşaretin kullanımı ve etiketleme ile ilgili kurallar birçoğunda net değildir ya da özel bir işaret geliştirilmemiştir. Menşe adı ya da mahreç adı alan ürünün farklı çeşitleri olmasına rağmen, bu çeşitler dikkate alınmaksızın, belli bir çeşit için tescil alınmıştır.
Yöresel ürüne ait sınırlar belirlenirken, sadece başvurunun yapıldığı belde/ilçe/il dikkate alınmış, aynı/benzer özellikteki ürün üreten komşu belde/ilçe/il dikkate alınmamıştır. Mükerrer tescil, yani farklı adlarda Cİ tescil belgeleri bulunmaktadır. Mükerrer tescile; Mustafa Kemal Paşa tatlısı-kemal paşa peynir tatlısı-kemal Paşa tatlısı ile Ege inciri-aydın inciri örnektir. Tescil aşamasında yeterli kontrolün yapılmaması ve askı süresince takip edilmemesi, tescile bağlanmış işaretlerin kontrol ve sertifikasyondaki keyfiyet nedeniyle, taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Tüm bunlar, ülkemiz geleneksel ürünlerin siciline ilişkin sorunların sürdüğünü, gereksinimlerin paydaşlar tarafından net olarak anlaşılamadığını, hem mevzuat düzenlemeleri hem de kontrol ve sertifikasyonda geçerliliği onaylanmış, uygulanabilir düzenlemelere ve kurallara ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.
Bilimsel Çalışmalar Günümüzde önemleri giderek artan ve yeni bir ilgi alanı oluşturan yöresel gıdalar ve bunları yasal düzlemde temsil eden coğrafi işaretler ile ilgili bilimsel çalışma ve araştırmalar ülkemizde son derece sınırlıdır. Türk Patent Enstitüsü nün çabaları dışında konuyla ilgili en kapsamlı araştırmalar Akdeniz Üniversitesi tarafından gerçekleştirilmiştir. Üniversite bünyesinde kurulan Akdeniz Ülkeleri Ekonomik Araştırmalar Merkezi yaptığı farklı projelerle destek almış, yöresel ürünlerden AYDIN İnciri, Ege Sultani Üzümü, Divle Obruk Peyniri, Mersin Cezeryesi, Buldan Bezi ve Eskişehir Lüle Taşı üzerinde işaret alınmıştır.
Araştırma Merkezi, Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü ile birlikte 2008 tarihinde Antalya da Akdeniz ülkelerinde Yöresel Ürünler, Coğrafi işaretler ve Sürdürülebilir Bölgesel Kalkınma» temalı uluslar arası seminer düzenlemişler, 2010 yılında ise TPE nin de katılımıyla «Türkiye ve Diğer Akdeniz Ülkelerindeki Coğrafi İşaretler, Sosyo- Ekonomik Hareketlilik ve Biyokültürel Özvarlık» konulu bir seminer daha düzenlenmiştir.
Antalya Ticaret Borsası tarafından her yıl Geleneksel ve Yöresel Ürünler Fuarı düzenlenmektedir. Şimdiye kadar 2012 yılında Konya Selçuk Üniversitesi, 2014 yılında Çukurova Üniversitesi tarafından Geleneksel Gıdalar Sempozyumu düzenlenmiştir. Her iki yılda bir Namık Kemal Üniversitesi organizatörlüğünde Uluslararası Balkanlardan Kafkaslara Geleneksel Gıdalar Sempozyumu yurtdışında gerçekleştirilmektedir. YÜCİTA Akdeniz Üniversitesi Prof.Dr. Yavuz Tekelioğlu tarafından kurulmuştur. Alt komisyonlarında farklı üniversitelerden bilim adamlarının çalıştığı bir kuruluştur.
Prof. Dr. Yavuz TEKELİOĞLU Devlet politikası haline gelmeli Öz varlığımızı oluşturan yöresel ürünlerimize sahip çıkmak, onları coğrafi işaretlerle ulusal ve uluslararası platformlarda korumak ve geliştirmek konusunda öncelikle ulusal bir politika oluşturulmalı, bu bağlamda ivedi bir yeniden yapılanma gerçekleştirilmeli. Yeniden yapılanmanın ise yasal ve kurumsal boyutları bulunuyor. Coğrafi İşaretlerin ve Geleneksel Özellikli Ürün Adlarının Korunması Hakkında Kanun Tasarısı mutlaka yasalaşmalı. Konunun Türkiye açısından arz ettiği önem ve Türkiye nin coğrafi işaretler alanındaki yüksek potansiyeli nedeniyle, sadece Cİ konusunda çalışacak, Fransa örneğinde olduğu gibi ulusal bir enstitü kurulmalı. Türkiye Coğrafi İşaretler Enstitüsü adı verilebilecek bu enstitü, Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı na bağlanmalı. Coğrafi işaretlerimizin AB de koruma altına alınabilmeleri için ise, kurumlarımızın Brüksel nezdindeki pahalı, bürokratik ve uzun zaman alan girişimlerinin yerine devletin bu misyonu yüklenmesi gerekir. Bunun somut örnekleri de var. Nitekim, Gürcistan ve AB, coğrafi işaretlerini karşılıklı olarak tanımayı öngördüler. Bunu daha sonra AB- Moldavya sözleşmesi izledi. Türkiye de coğrafi işaretlerinin karşılıklı olarak korunması için ivedilikle Avrupa Birliği nin kapısını çalmalı. http://www.myfikirler.org/
COĞRAFİ İŞARET NASIL ALINIR? Coğrafi işaret, Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından verilmektedir. Şirketler bazında müracaat yapılabildiği gibi meslek örgütleri, demekler veya mülki idareler tarafından da müracaat yapılabilir. Türkiye de ağırlıklı olarak bu müracaatları meslek örgütleri yapmaktadır. TPE ye müracaat yapıldıktan sonra ürünle ilgili analizler ve yöresinde incelemeler yapılmaktadır. Ürünün coğrafyasına göre tarifler hazırlanır. Başvuru formu doldurulur. Form ekinde talep edilen belge ve analiz sonuçları hazırlanır. Bütün bu süreçler dört beş yıl gibi bir zaman alabilir TPE tarafından coğrafi işaret belgesi verilen ürün koruma altına alınmış olmaktadır. Örneğin, Finike portakalı diye satabilmeniz için sadece Finike de yetişen portakal olması gerekmektedir. Şu anda etkin denetim olmadığı için bu kural tam işletilememektedir. Coğrafi işaret için başlangıçta TPE ye ödenen bedel 810 TL. dir. Ancak saha analizlerinin net bir maliyeti yoktur. Uluslararası alanda coğrafi işaret alınabilmesi için her ülkede ayrı ayrı aynı işlemleri tekrarlamak gerekmektedir. Bu nedenle sürecin uluslararası boyutu oldukça uzun sürebilmektedir.
Coğrafi İşaret Tescil Süreci Nasıl İşler? Tescil başvurusu yapılan coğrafi işarete ait bilgiler değerlendirilir. İhtiyaç duyulduğu takdirde, konuda uzman bir veya birkaç kurum kuruluşlardan görüş alınır. 555 sayılı KHK koşullarını taşıyan coğrafi işaret başvurularından menşe adları Resmi Gazete ile yerel gazetede, mahreç işaretleri ise Resmi Gazete ve yerel gazetenin yanı sıra yurt çapında dağıtımı olan en yüksek tirajlı günlük gazetelerin birinde yayımlanır. İtiraz süresi, Resmi Gazete de yayınlandığı tarihten itibaren altı aydır. Bu sürede yapılacak itirazlar gerekçeleriyle birlikte bu konuda uzman bir ya da birkaç kurum kuruluşa gönderilir. Gelen görüşler doğrultusunda başvurunun tesciline karar verilebilir, başvuru değişikliğe uğrayabilir ya da reddedilebilir. Başvuru reddedilirse, bu durum Resmi Gazete de ilan edilir.
Coğrafi İşaretlerin Denetimini Kim Yapar? Denetimi yapacak komisyon, tescil ettirilen coğrafi işaretin sicil kayıtlarında belirtilir.?? Bu komisyon söz konusu ürünün üretimi, işlenmesi veya diğer işlemleriyle uğraşan kişilerden oluşan ve yasal kuruluş biçimine bakılmaksızın herhangi bir dernek, birlik veya benzeri örgüt, coğrafi işarete konu olan ürünün üretimi, pazarlanması, tescilli menşe adı veya mahreç işaretinin kullanım biçimi, markalanması, ürün üzerinde belirtilmesi, işaretleme, etiketleme, markalama şekillerini ayrıntılı olarak denetlemek üzere yeterli personel, ekipman ve diğer imkanlara sahip olacak ve söz konusu ürünün üretim durumlarını sürekli kontrol edecektir. Denetim işlemi için konu ile ilgili uzman ve tarafsız kurum/kuruluşlarla işbirliği yapılabilir. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu na göre; tarım ve gıda ile ilgili coğrafi işaretlerin kullanımının tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı denetlemektedir