YASAR KEMAL'IN DOKTORUNDAN FLAS AÇIKLAMA Portal : www.bursahakimiyet.com.tr İçeriği : Gündem Tarih : 02.02.2015 Adres : http://www.bursahakimiyet.com.tr/haber/haber/yasar-kemalin-doktorundan-flas-aciklama-2-74066.html Yaşar Kemal'in doktorundan flaş açıklama İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde iki haftadır yoğun bakımda tutulan yazar Yaşar Kemalin sağlık durumu ile ilgili hastanenin Başhekim Yardımcısı Prof Dr. Şükrü Öztürk dün bir açıklama yaptı. Öztürk,?Hastaya yapay solunum tedavisi uygulanmaktadır dedi. Yaşar Kemalin 14 Ocak tarihinden bu yana yaklaşık 17 gündür İstanbul Tıp Fakültesinde yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğünü belirten Öztürk,?1 Şubat tarihi itibariyle sağlıkdurumu şu şekildedir: Altta yatan kronik hastalıklara bağlı olarak hastanın Çoğul organ yetersizliği mevcuttur. Bu nedenle de hastaya yapay solunum tedavisi uygulanmaktadır. Ancak bu sırada izlenen solunum, kalp atış sayısı gibi parametreler de kontrol altındadır. Yakın takip ve tedavisi devam etmektedir dedi. Basın mensuplarının,?daha önce durumu için stabil deniyordu. Bu sefer durumu kötüye gitti diye algılandı. Böyle mi acaba? sorusu üzerine Öztürk,?Kötüye gitme olarak yorumlamayalım. Bu şekilde bir kelime doğru olmaz. Ancak klinik durumunda bazı parametrelerde bir miktar ağırlaşma olduğunu söyleyebiliriz. Kritik kelimesini kullanacak aşamada değiliz. Ama yoğun bakımda yatmakta ve yapay solunum desteğine ihtiyacı olan bir hastadan bahsediyoruz. Ümidimiz henüz tükenmiş değildir. Bunu söylemek isterim dedi. Çıktı al / Tavsiye et
GÖGÜS ÇÖKÜKLÜGÜ SOSYAL HAYATI FELÇ EDIYOR Portal : www.gazetevatan.com İçeriği : Gündem Tarih : 02.02.2015 Adres : http://www.gazetevatan.com/gogus-cokuklugu-sosyal-hayati-felc-ediyor-723081-saglik/ Göğüs çöküklüğü sosyal hayatı felç ediyor Ülkemizde göğüs Çöküklüğü hastalığını yaşayan kişi sayısı tam bilinmiyor. Çünkü bu deformiteyi yaşayanlar durumu arkadaşlarından, akrabalarından bile saklıyor ve doktora müracaat etmiyor. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Kaynak, 'Çocuk kendisini dış dünyadan soyutlamakta. Oysa tedavi başarısı yüzde 98' diyor. Göğüs Çöküklüğü ülkemizde ne sıklıkta görülüyor? Göğüs duvarının yapısal bozuklukları içinde yer alan, kunduracı göğsü olarak da bilinen Pektus ekskavatum, göğüs ön duvarının doğuştan içeri doğru Çökük olmasıdır. Pektus ekskavatum göğüs duvarı yapısal bozuklukları içinde en sık karşılaşılandır. Dünyada ve ülkemizde görülme sıklığı 300-400 canlı doğumda 1 olarak ifade edilmektedir. Erkeklerde kızlara göre 4 kat daha fazla görülür. Göğüs Çöküklüğü hastalığı Çoğunlukla hayatı tehdit edici bir hastalık değildir ve nadiren kısıtlı fonksiyon bozukluklarına neden olur. Beyaz ırkta daha fazladır. Kunduracı göğsü genellikle doğumda veya yaşamın ilk yıllarında ortaya Çıkar. Şekil bozukluğu, 14-15 yaşlarındaki hızlı büyüme, ergenlik döneminde daha Çarpıcı hale gelir. Çöküklüğün nedeni kıkırdak kaburgaların fazla büyümesi olsa da neden kesin olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlık söz konusudur. Hastaların yüzde 37sinde ailede göğüs Çöküklüğü (kunduracı göğsü) öyküsü vardır. Kişiler bu durumu saklıyor mu? Göğüs Çöküklüğü hastalığı olan Çocuklar kendine güvensiz ve içe kapanıktır. Göğüs bölgelerini hiçbir zaman açmak istemezler, omuzlarını düşürerek ve öne eğilerek yürür ve otururlar; yüzme, atletizm gibi sporlardan ve sporcu soyunma odalarından uzak dururlar. Bu hastalar kötü görüntülerinden dolayı karşı cinsle ilgilenmekten ve evlilik gibi sosyal olgulardan kaçarak, ömür boyu yalnızlık psikolojisine girebilirler. Bu tarz bir hayat, anormal postüre neden olarak deformitenin daha da ağırlaşmasına yol açar. Göğüs Çöküklüğü deformitesi erken yaşlarda dikkati Çekmeye başlar. Bu Çocuklar ve aileleri kötü görüntüden dolayı bu hastalığı aile yakınlarından akrabalardan ve arkadaşlardan bile saklamakta ve böylece Çok daha depresif hale gelmektedirler. Bununla birlikte doktora müracat etmemekte ve tedavisi mümkün olan bir hastalıktan dolayı ömür boyu yaşamdan tecrit olmaktadırlar. Toplumda Çok fazla sayıda hasta varken, kayıtlara yansımış, hastaneye müracat etmiş hasta sayısı oldukça azdır. Çoğu Çocuk ne yazık ki, bu şekil bozukluğu nedeniyle kendisini dış dünyadan soyutlamaktadır. İdeal ameliyat yaşı 9-11 Nedenleri nelerdir? Etyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Teorik olarak intrauterin bası, raşitizmin ve diafragma kası anomalilerinin göğüs kemiğinde şekil bozukluğuna neden olduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca, genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Hastaların yüzde 15inde skolyoz vardır ve yüzde 11inde ise ailede skolyoz öyküsü vardır. Şekil bozukluğunun kemik ve kıkırdak kaburga bileşkesindeki dengesiz büyüme sonucu ortaya Çıktığı farzedilmiştir. Tutulan kıkırdaklar sıklıkla kaynaşmıştır, düzensiz şekillidir veya dönüktür. Rezeke edilmiş kıkırdaklar incelendiğinde kıkırdak hücrelerinde düzensizlik, perikondrit ve aseptik nekroz alanları görülmüştür. Bu dengesiz gelişme sonucu iman tahtası dediğimiz göğüs kemiği içeri doğru Çekilmiştir. Ameliyat için en ideal yaş kaç? Ameliyat zamanı konusunda genel görüş 9-11 yaş arasının en uygun zaman olduğudur. Böylece ergenlik dönemindeki hızlı gelişim sırasında da bar vücutta kalmaktadır. Bu nedenle daha erken yaşlarda yapmayı artık pek tercih etmiyoruz. Şikayetleri olmadan ciddi Çöküntüsü olan veya akciğer ya da kalbe ciddi basısı ve buna bağlı şikayetleri olan 5 yaş altı Çocuklarda ise operasyon hemen yapılabilir. Bu ameliyat her yaşta yapılabilmektedir. 50 yaşında da ameliyat ettiğimiz hastamız vardır. Yaklaşık 1000 civarında ameliyat ettiğimiz hastanın Çoğunluğu 9-17 yaşları arasındadır. Tedavi yöntemleri neler? Pektus ekskavatumda tedavi cerrahidir ve başarı şansı yüzde 95-98dir. - Ravitch Yöntemi (AÇık yöntem): Cerrahi tedavide göğüs ön duvarına büyük bir insizyon yapılır. Kemik kaburgalardan Çıkartmalar yapılmaktadır ve sıklıkla sternumun alttan bar ile desteklenmesi gerekmektedir. Ameliyat süresi ve iyileşme süresi uzamaktadır. Nüks ihtimali yüksektir. - NUSS Yöntemi: Minimal invazif, endoskopik bir cerrahidir. Kamera eşliğinde yapılan bu yöntemde barların yerleştirilmesi için gerekli olan sağ ve sol koltukaltı bölgesinde de yaklaşık 1-2 cm kesi yapılmaktadır. Göğüs kafesinin Çökük kısmının arkasına yerleştirilen Pectus bar diye bilinen metal destek ile ameliyattan hemen sonra hastanın Çökme problemi düzelmektedir. Pektus bar, hastanın yaşına göre hekimin karar verdiği süre boyunca, yaklaşık 2,5 yıl vücutta kalmaktadır. Operasyon genel anestezi altında yapılmaktadır. Tarafımızda neredeyse tamamıyla NUSS yöntemi uygulanmaktadır. Göğüs ön duvarında kesi olmaması, günlük aktiviteye erken başlayabilme önemli avantajlarındandır. ETİKETLER
KALP KRIZINI DIS AGRISI SANMAYIN Portal : www.haberdata.com İçeriği : Gündem Adres : http://www.haberdata.com/saglik/kalp-krizini-dis-agrisi-sanmayin-h117584.html KALP KRİZİNİ DİŞ AĞRISI SANMAYIN İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Haznedaroğlu, diş ağrısı zannedilen ağrının kalp krizi olabileceği uyarısında bulundu.prof. Dr. Faruk Haznedaroğlu, Adana Diş Hekimleri... İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Haznedaroğlu, diş ağrısı zannedilen ağrının kalp krizi olabileceği uyarısında bulundu.prof. Dr. Faruk Haznedaroğlu, Adana Diş Hekimleri Odası tarafından düzenlenen 'Endodontide Ağrı ve Ağrı Kontrolü' konulu seminerde dişten kaynaklanmayan ama sanki dişinin ağrıdığını sanan insan sayısının az olmadığını söyledi. Bunlara ait yaşanmış birkaç vaka örneğini seminere katılan hekimlere slayt sunum eşliğinde anlatan Prof. Dr. Haznedaroğlu, 'Hasta kalp krizi geçiriyor fakat dişinin ağrıdığını zannediyor. Sol çenesinde bir ağrısı olan hasta diş hekimine gidiyor. Diş hekimi muayene neticesinde ağrıya sebep olacak dişsel bir neden göremeyince hemen şüphelenip kalp doktoruna sevk ediyor. Her diş ağrısı zannedilen ağrı diş ağrısı olmayabilir. Kas ağrısı, eklem ağrısı olabilir. Bu tür karıştırmalar söz konusu olabiliyor' dedi.başka türlü ağrıların sanki diş ağrısıymış gibi hastalar tarafından düşünülebildiğini ifade eden Prof. Dr. Haznedaroğlu, şöyle devam etti:'bazen diş ağrıları yanlış algılanabiliyor. Alt dişi ağrıyan hasta üst dişi ağrıyor zannedebilir. Çünkü ağrılar yansıma yapabiliyor. `Ağrıyı tedavi etmek ilahi bir sanattır demiş Hipokrat. Gerçekten de hekimliğin en güzel tarafı bir hastanın ıstırabına, ağrısına son vermek. Onu rahatlatmak gerçekten hekim olmanın en keyifli yanıdır. Ağrı genel olarak insanları rahatsız eden bir histir. Vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan bir doku harabiyetine bağlı olan veya olmayan, insanların geçmişteki deneyimleriyle de ilgili, hoş olmayan emosyonel ve sensoriyal bir duyudur. Ağrılı dental acillerin yüzde 90 ında ağrı, pulpa veya periapikal dokulardan kaynaklanmaktadır. Genel bir pratik kural olarak ağız ve yüz bölgesindeki ağrılar, başka bir neden bulunana kadar diş kaynaklı olduğu varsayılır' şeklinde konuştu.
DOKTORLARIN BILE KAÇTIGI HASTALIK, ÇARESIZ OLMAKTAN ÇIKTI Portal : www.risalehaber.com İçeriği : Gündem Adres : http://www.risalehaber.com/doktorlarin-bile-kactigi-hastalik-caresiz-olmaktan-cikti-228729h.htm Doktorların bile kaçtığı hastalık, çaresiz olmaktan çıktı Hipertansiyondan farklı olarak ortaya çıkan ve nefes darlığı, halsizlik, bayılma gibi belirtiler gösteren Pulmoner hipertansiyon un, artık çaresiz kalınan hastalıklar arasında olmadığı belirtildi.kardiyoloji Uzmanı Serdar Küçükoğlu, çaresiz kalan hastaların bir kaç yıl öncesine kadar evlerine kapanarak yaşamak zorunda kaldıklarını ancak son gelişmelerle birlikte 1-1,5 yıl ömrü olacağı düşünülen hastaların arasında 7-8 yıldır takip edilenler olduğunu ifade etti. İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Küçükoğlu, doktorların kısa bir zaman öncesine kadar hastaları karşısında çaresiz kaldıkları Pulmoner hipertansiyon hastalığı hakkında dikkat çeken bilgiler verdi. Küçükoğlu, Pulmoner hipertansiyonun küçük dolaşımda akciğerlerin damar basıncının yüksekliğini gösteren bir hastalık olduğunu ve herkesin bildiği hipertansiyondan tamamen farklı bir sorun olduğunu kaydetti. Yavaş seyirli gerçekleşen bu hastalığın nefes darlığı, eforla yorulma, halsizlik ve bayılma gibi belirtiler verdiğini anlatan Küçükoğlu, zamanında tanı ve tedavi alamayan hastaların hayati riskleri bulunduğunu ifade etti.hastalıkta erken tanının tedavi için büyük önem taşıdığını belirten Küçükoğlu, hastalığın sıklıkla akciğer hastalıkları, astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve sol kalp hastalığıyla karıştırıldığının altını çizdi. 7-8 YIL ÖNCE BU HASTALARDAN KAÇARDIK Doktorların uzun süredir çözümüyle ilgili çaresiz kaldıkları hastalığın tedavisiyle ilgili Küçükoğlu şu bilgileri verdi: '7-8 yıl önce elimizde herhangi bir tedavi yöntemi bulunmadığı için karşımıza gelen Pulmoner hipertansiyon hastalarından kaçardık. Çaresiz kalan bu hastalar da evlerine kapanmak zorunda kalırdı. Günümüzde cerrahi yöntemler ve ilaçlardaki gelişmeler sayesinde, eskiden ortalama yaşam süresinin 1-1,5 yıl olacağı düşünülen hastalar arasında 7 yıl 8 yıldır takip ettiğimiz ve son derece düzenli hayat sürdüklerini gördüklerimiz var.'cihan
HIPERTANSIYON ARTıK ÇARESIZ DEGIL Portal : www.canlihaber.com İçeriği : Haber Adres : http://www.canlihaber.com/pulmoner-hipertansiyon-artik-caresiz-degil-62051h.htm Hipertansiyon türleri arasında diğerlerinden daha farklı şekilde ortaya çıkan ve nefes darlığı, halsizlik, bayılma gibi belirtiler gösteren 'pulmoner hipertansiyon' artık hekimlerin çaresiz kaldığı hastalıklar arasında yer almıyor.kardiyoloji Uzmanı Serdar Küçükoğlu bu hipertansiyon türü karşısında çaresiz kalan hastaların bir kaç yıl öncesine kadar evlerine kapanarak yaşamak zorunda kaldıklarını, ancak son gelişmelerle birlikte 1-1,5 yıl ömrü olacağı düşünülen hastaların arasında 7-8 yıldır takip edilenler olduğunu ifade etti.istanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Küçükoğlu, doktorların kısa bir zaman öncesine kadar hastaları karşısında çaresiz kaldıkları Pulmoner hipertansiyon hastalığı hakkında dikkat çeken bilgiler verdi.hipertansiyon TAMAMEN FARKLI BİR SORUNKüçükoğlu, Pulmoner hipertansiyonun küçük dolaşımda akciğerlerin damar basıncının yüksekliğini gösteren bir hastalık olduğunu ve herkesin bildiği hipertansiyondan tamamen farklı bir sorun olduğunu kaydetti. Yavaş seyirli gerçekleşen bu hastalığın nefes darlığı, eforla yorulma, halsizlik ve bayılma gibi belirtiler verdiğini anlatan Küçükoğlu, zamanında tanı ve tedavi alamayan hastaların hayati riskleri bulunduğunu ifade etti.hastalıkta erken tanının tedavi için büyük önem taşıdığını belirten Küçükoğlu, hastalığın sıklıkla akciğer hastalıkları, astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve sol kalp hastalığıyla karıştırıldığının altını çizdi.'7-8 YIL ÖNCESİNE KADAR BU HASTALARDAN KAÇARDIK'Doktorların uzun süredir çözümüyle ilgili çaresiz kaldıkları hastalığın tedavisiyle ilgili Küçükoğlu şu bilgileri verdi:'7-8 yıl önce elimizde herhangi bir tedavi yöntemi bulunmadığı için karşımıza gelen Pulmoner hipertansiyon hastalarından kaçardık. Çaresiz kalan bu hastalar da evlerine kapanmak zorunda kalırdı. Günümüzde cerrahi yöntemler ve ilaçlardaki gelişmeler sayesinde, eskiden ortalama yaşam süresinin 1-1,5 yıl olacağı düşünülen hastalar arasında 7 yıl 8 yıldır takip ettiğimiz ve son derece düzenli hayat sürdüklerini gördüklerimiz var.'
DIS AGRISI SANIYORSUNUZ AMA... Portal : www.starhaber.tv İçeriği : Haber Adres : http://www.starhaber.tv/dis-agrisi-saniyorsunuz-ama/50603/ Diş ağrısı sanıyorsunuz ama... Kalp krizi olabilir Prof. Dr. Faruk Haznedaroğlu, diş ağrısı zannedilen ağrının kalp krizi olabileceği uyarısında bulundu İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Haznedaroğlu, diş ağrısı zannedilen ağrının kalp krizi olabileceği uyarısında bulundu.prof. Dr. Faruk Haznedaroğlu, Adana Diş Hekimleri Odası tarafından düzenlenen 'Endodontide Ağrı ve Ağrı Kontrolü' konulu seminerde dişten kaynaklanmayan ama sanki dişinin ağrıdığını sanan insan sayısının az olmadığını söyledi. HANGİ KALP HASTALIĞI NASIL BELİRTİLER VERİYOR?
YASAR KEMAL HAKKINDA SON AÇIKLAMA Portal : www.gundemiyorumla.com İçeriği : Haber Adres : www.gundemiyorumla.com/sabah-yasar-kemal-hakkinda-son-aciklama Yaşar Kemal hakkında son açıklama İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi nde 2 haftadır yoğun bakımda tutulan yazar Yaşar Kemal in sağlık durumu ile ilgili hastanenin Başhekim Yardımcısı Prof Dr. Şükrü Öztürk bir açıklama... 01.02.2015 15:15