PROTOZOAN PARAZİTLER Doç. Dr. Arzu Çağrı Mehmetoğlu
GIRIŞ Canlılığını sürdürmek için besinini ve korunmasını üzerinde ya da içinde yaşadığı konakçıdan sağlayan organizmalardır Organlarında yaşarlar, yumurtaları dışkı ile atılır Canlıyı zayıf düşürerek hasta ederler Hayvandan insana, insandan insana ya da hayvandan hayvana geçebilir Fekal bulaşma yolu ile su ve gıda aracılığı le taşınabilir Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sorundur
GIRIŞ Vücutta yerleştikleri yerlere göre Sindirim sistemi parazitleri İdrar yolları parazitleri Deri parazitleri Gıda kaynaklı parazitler Protozoa ve helminitlerdir
PROTOZOAN PARAZITLER- GIRIŞ insanlarda gıda ve su kaynaklı salgın hastalıklarla bağlantılıdır. Canlı organizma içinde hayatını sürdürür Hücre içinde veya dışında yaşayan türleri vardır Hücre içinde yaşayanların büyükleri 1-2 mikrondur Bazıları ise organ boşluklarında yaşarlar Gözle görülebilen örnekleri olmakla birlikte çoğunlukla mikroskopla görülürler
PROTOZOAN PARAZITLER- GIRIŞ Çekirdekleri, stoplazması ve hücre zarları vardır Hücre zarları yarı geçirgendir- giren çıkan maddeleri kontrol eder Şeklini verir Dıştan gelen etkilere karşı korur Hareketine yardımcı olur Bazı protozoalarda daha sert bir zar vardır Buna kist veya kistlenme denir Çevre koşullarına daha dayanıklıdır
PROTOZOAN PARAZITLER- GIRIŞ Protozoalar klorlanmaya karşı dayanıklıdırlar Filtrasyonla uzaklaştırılamazlar Hijyenik koşullara uyulmaması durumunda risk yaratır Tedbirler: Isıl işlem Uygun hijyenik tedbirler Uygun koşullarda dondurulması
Gıda yolu ile bulaşan protozoan parazit grupları Giardia duodenalis, G. lamblia Cyclospora cayetanensis, Cryptosporidium parvum, Toxoplasma gondii ve Entamoeba histolytica
GIARDIA Kamçılıdır Giardia epidemik ve sporodik formlarıyla dünyanın her tarafında milyonlarca insanı hasta eder. direk fekal- oral iletim ile ya da kontamine su ya da gıdaların sindirilmesinden dolayı oluşur.
GIARDIA NıN 3 TÜRÜ VARDıR 1. G. agilis, rodent, kuş ve sürüngenlerde 2. G. muris ve insanları da içine alan çeşitli memelilerden 3. G. lamblia. Işık mikroskopuyla ayırt edilemeyen G. lamblia ve G. psittaci, protoplazmik morfolojik farklılıklara bağlı tanımlanır.
GIARDIA iki formu vardır, trofozoit ve kist Kist enfektif formdur hareketsiz ve çevreye dirençlidir. Kistler sindirildikten sonra, oniki parmak bağırsağı asidik gastrik ph ve pankreatik enzimler kemotripsin ve tripsine maruz kalınca ekskistasyon oluşur. Her bir kist iki vejetatif trofozoite bırakır.
GIARDIA Trofozoitler, üst ince bağırsak ve oniki parmak bağırsağı kriptlerinde kopyalanır ve ikili bölünmeyle aseksüel olarak yeniden üretilir. Genellikle kolesterol yetersizliğinden ya da safra tuzlarına maruz kalmanın sonucu olarak trofozoitlerin bir kısmı ince bağırsağın son kısmından dışarı atılır.
Su ile veya gıda ile tüketimi Kist soğuk suda aylarca canlı kalabilir Ekskistasyon, trofozoit aktif duruma geçer Sadece kistler canlı organizmanın dışında hayatta kalabilir trofozoit aseksüel yolla çoğalır Kist ve trofozoitler dışkı ile atılır Kolonda enkistasyon gerçekleşir Semptoma neden olurlar
GIARDIA Kistler yuvarlak ya da oval şeklindedir. Her bir kist 7-10 µm den 11-14 µm ye kadar ölçülebilir, 4 çekirdeğe sahiptir
GIARDIA Trofozoitler, göz yaşı şeklindedir ve 10-20 µm boyunda, 5-15 µm genişliğindedirler. Trofozoit 4 çift kamçı, iki aksonem, iki orta vücut ve iki çekirdek ile konkav emici diske sahiptir. Ön diskler, bağırsak yüzeyine mekanik tutunmayı sağlayan emme kupaları olarak görev alırlar.
GIARDIA -ENFEKSIYONLAR 10 ya da daha az Giardia kistinin sindirilmesiyle meydana gelir. Kaynatma, Giardia kistlerini inaktif etmek için çok etkilidir, fakat kistler birkaç gün dondurmadan sonra hayatta kalabilir.
G.lamblia
G. LAMBLIA Dünya çapında yaygın, özellikle eksik hijyenik şartların olduğu yerlerde Giardia nın çoğu olayı asemptomatiktir, fakat kronik ishal gibi görünür. su kaynaklı salgınlarda, Giardia en çok tanımlanan ajandır. Su kaynaklı salgınlar genellikle, kuyu ya da yüzey sularının, lağım kontaminasyonu sonucu oluşur
İNAKTIVASYON Giardia kistleri, ozon ve halojenler ile inaktivasyona hassastır, fakat içme sularında kullanılan klorin konsantrasyonu giardia kistlerini inaktif etmez. Klorin ile inaktivasyon zaman alıcı olduğu için ve filtrasyon suların sterilizasyonu için tavsiye edilen yöntemdir.
SEMPTOMLAR-GIARDIASIS Semptomatik hastalar, gevşek kötü kokan dışkıya sahiptir ve fekal numunelerinde artmış yağ ve mukus mevcuttur. Mide gazı, karın krampı, şişkinlik ve mide bulantısı, anoreksiya, keyifsizlik ve kilo kaybı gibi yaygındır. Dışkıda kan gözlenmez. Ateş genellikle enfeksiyonun başlarında gözlemlenir. uzun süren semptomlarla sonuçlanır.
TEDAVI Giardiasis kendiliğinden iyileşmesine rağmen, eğer tedavi edilmezse hastalık genellikle birkaç hafta, bazen de aylar sürer. Kronik giardiasis keyifsizlik, yaygın epigastrik ve karınsal rahatsızlıklara neden olur. metronidazole ile tek tedavi sürecidir. Tronidazole dünya çapında kullanılır ve tek doz giardiasisin tedavisi için etkilidir.
GIARDIASIS BAĞLANTıLı kötü emilim önemli kilo kayıplarından sorumludur. Hatta semptomatik enfeksiyonlarda yağ, karbonhidrat ve vitaminlerin kötü emilimi meydana gelebilir. Bağırsak disakkaridaz aktivitesinin azalması, giardia nın yok edilmesinden sonra bile devam eder. Laktaz eksikliği artakalan en yaygın eksikliktir ve olayların %20-40 nda meydana gelir. Bugüne kadar, toksin varlığı görünmemiştir
CRYPTOSPORIDIUM PARVUM 1976 da ilk kez insanda tanımlandı. 1982 den sonra C. parvum ishale ve AIDS li hastalarda güçten düşüren sendromlara neden olan oportünisttik patojen olarak en sık teşhis edilenlerden biri olmuştur.
Bağışıklık sistemi normal olan hastalarda C. parvum şiddeti değişen akut ishale neden olmasına rağmen Cryptosporidiosis bağışıklık sistemi bastırılmış hastalarda hayati tehlikeye neden olan uzun süren kolera benzeri bir hastalık meydana getirir.
C. PARVUM izolatlar Tip I ve Tip II olarak iki genotiple ayrıldılar. Genotip I yalnızca insanlardan izole edilir. Genotip II inek, öküz gibi hayvanlardan ve laboratuvar hayvanlarından enfekte olmuş insanlardan izole edilir. Genotip farklılıkları adhesif proteine bağlı thrombospondinin dizilişine bağlıdır.
Kalın duvarlı ookist vücut içine alınır Kalın duvarlı ookist vücuttan atılır (sporülüze olmuş formu) Cryptosporidium ookistleriyle (yumurtada kist) kontamine olmuş su ve gıdaların yenmesiyle oluşur. Önce yenir, ookistler kistini atar.
Kalın duvarlı ookist sporozoit trofozoit CRYPTOSPOIDIOSIS Eşeysiz döngü İnce duvarlı ookist zigot merazoitler Eşeyli döngü Atılan sporozoitler enterokistleri istila ederek ilerlerler. Parazit hücreye girince bir parazitofobik vakuol şekillenir. Bu yapı hücre içi parazitlerini tutar ve bir besleyici organit yolu ile konakçı hücreyle iletişim kurar. Parazit meragoni adı verilen iki aseksüel çoğalma evresini geçirir.
C. parvum bağırsak epitelyumunun tüy kenarlarına bulaşırlar Bağışıklık sistemi bastırılmamış hastalarda, genellikle kendi kendine iyileşen ve yaklaşık 15 gün devam eden iştahsızlık, mide bulantısı ve epigastrik kramplarla birlikte süren aşırı sulu ishal gelişir. Fakat ekstraintestinal yayılma bağışıklık sistemi bastırılmış hastalarda gözlemlenebilir. Cryptosporidium solunum ve safrayla ilgili diğer organlardaki epitel hücrelerde bulunabilir. bağışıklık sistemi bastırılmış hastalarda birçok haftadan aya yıla kadar süren şiddetli ishal gelişir. Ookistlerin akıtılmasıyla hayati tehlike ve daha fazla ağrı oluşur.
CRYPTOSPORIDIOSIS IN TEDAVISI etkili ve kesin tedavi aracı olmamasına rağmen, spiramycinin erken belirlenen enfeksiyonlarda ishali azalttığı rapor edilmiştir. Fakat enfeksiyonun ilerleyen aşamalarında etkili değildir. Cryptosporidium ookistler 4-6 μm çapındadır. Onların boyutu nedeniyle, fekal araştırmalarda gözden kaçabilirler ya da maya hücreleriyle karıştırılabilirler. Cryptosporidium ışık mikroskobuyla acid fast staining kullanılarak tanımlanabilir.
VAKALAR Yolculuklar, çiftlik hayvanlarıyla temasla, medikal kurumlar ve endişe verici olanlarda insandan insana geçme ile büyük oranda ilgilidir. Birçok su kaynaklı salgın rapor edilmiştir. Bunların birçoğu Milwaukee ve Georgia da meydana gelmiştir.
VAKALAR 1995 te Cryptosporidium, Minnesota da sosyal bir olaya katılan bütün insanların akut gastroenteritis olması ile ilişkilendirilmiştir. Bu salgın kontamine tavuk vasıtasıyla bağlantılıdır. 1993 te Maine merkezinde ve 1996 da New York da apple cider Cryptosporidiosis salgınıyla ilişkilendirilmiştir. 1998 de, diğer gıda kaynaklı hastalıklar Spokane, Washington da yaklaşık 50 insanı etkilemişti fakat o belli bir gıdada bulunmamıştır.
Bu tütün ookistleri ağır çevresel koşullara ve dezenfektanlara karşı çok dayanıklı olduklarından paraziti kontrol altına almak oldukça güçtür Kalın duvarlı ookistler suda bir yıl kadar canlı kalabilir Kaynatma ile inaktive edilir Filtrasyon- delik çapı 1 mikrondan küçük
C. cayetanensis
CYCLOSPORA Cyclospora ilk kez 1979 da insanlardan rapor edilmiştir. ABD de bu olayların birçoğu Nisan-Ağustos arasında rapor edilmiştir, mevsimsel olabilir. 2013 yılında 285 kişinin hastalandığı büyük bir vaka görülmüştür Sebebi bulunamamıştır
Cyclosporiosis hafiften şiddetliye mide bulantısına, anoreksiyaya, karın krampları, hafif ateş ve sulu ishal ile karakterize edilir. Kabızlık ile değişen ishal rapor edilmiştir. Bazı hastalar gece terlemeleri yaşayabilir. Hastalarda hastalığın başlangıcı genellikle birden biredir. Semptomlar yaklaşık yedi hafta devam eder.
C. CAYETANENSIS Dışkıyla atılan ookistler enfeksiyona direk neden olmazlar Olgunlaşmaları ve sporulasyonun gerçekleşmesi ile birlikte enfektif (enfeksiyona neden olabilme yeteneği) olurlar insanların jejunumu ve oniki parmak bağırsağının epitel hücrelerine enfekte olur. Merogani ve gametogani intestinal hücrelerde stoplazma içinde parazitik vakuoller meydana getirir.
Direkt su ve gıda ile ilgili fekal, oral yol en önemlilerinden biri olmasına rağmen, ABD de epidemiyolojik kanıt cyclosporiosis in sporodik olaylarından sorumlu olan sularda gösterilir. Ookistlerin minimum enfekte dozu ookist sporlarının oluşma oranı ve farklı çevresel şartlarda hayatta kalmaları bilinmemektedir
TEDAVI Cyclospora için tek başarılı antimikrobiyal muamele trimetopirim sulfametoksazol du.
TOXOPLASMA GONDII Toxoplazma gondii sıcakkanlı konakçıya bulaşan bir coccidian parazittir. Kediler kesin konakçılardır ve diğer sıcakkanlı hayvanlar ara konakçılar olabilirler. Kediler ookistleri dışkı ile atarlar. Ookistler çevreye dirençlidirler ve gölge yerlerde ve nemde birkaç yıl hayatta kalabilirler. Enfeksiyonlar, kist formları içeren hayvan dokularının sindirilmesiyle, ookist içeren su ve gıdaların sindirilmesiyle oluşur.
Takhizoitler bradizoitlere dönüşürler ve beyinde, karaciğerde ve kas dokularında kist oluştururlar Ookist dışkı ile atılır Takhizoitler her türlü hücreyi istila ederler ve hücreyi öldürene kadar bölünerek çoğalırlar ve hücreyi parçalayıp dağılırlar Kistten bradizoitler mideye ve bağırsaklara boşaltılır Ookist sporozoitleri bırakır, bunlarda takhizoitlere dönüşürek dokuları istila ederler Gametokistler zigotu oluştururlar, daha sonra zigotlar olgunlaşarak ookist oluşturur Bradizoitler takhizoitlere (aseksuel) dönüşürler Bradizoitler ya takhizoitleri (aseksuel) veya gametokistleri dönüşürler Bradizoitler epitel hücreleri istila ederler ve çoğalmaya başlarlar
T.gondii nin evreleri
Sporule olmamış ookistlere, farklılaşmak ve enfektif olmaları için konakçı dışında 24 saat gereklidir. Ookistler ara konakçılar tarafından sindirildiğinde, ookist duvarları parçalanır ve sporozoitler serbest bırakılır. Onlar, epitelyum hücrelerini istila ederler ve hızlıca aseksüel olarak çoğalırlar. Takhizoitler çoğalırlar, anne takhizoit teki proses, iki yavru zoites in formasyonu ile tükenir. Sonunda, takhizoitler beyin, akciğer, iskelet ve kalp kaslarında kese içinde yerleşirler Kistler konakçının yaşamı boyunca konakçıdan vazgeçmezler. Kese içine alınarak, parazit konakçı immun tepkisinden kaçınır ve yaşayabilirliğini garantiler.
Kediler, kist içeren hayvan dokusu yediğinde, proteolitik enzimler kist duvarlarını sindirir ve bradizoiteler serbest kalır. Onlar, takhizoite ye dönüştürülerek bağırsak epitelyum hücrelerinde çoğalır ve enfekte olurlar, sırayla kan ve lenfe yayılırlar.
Birçok enfeksiyon, kontamine et, su ve gıdaların sindirilmesiyle meydana gelmesine rağmen, kan aktarımı ve organ tranplantasyonu ile de meydana gelir. yayılmış toxoplasmosis, organ transplantlarını alan ve immun destekleyici terapi görenlerde meydana gelebilir.
Hamile bayan enfekte olduğunda, toxoplasmosis plasental iletim ile oluşabilir. Plasenta içindeki çoğalmadan sonra, takhizoiteler cenin dokularına yayılırlar. Enfeksiyon hamilelik evrelerinin herhangi birinde oluşabilir fakat fetus, enfeksiyon hamileliğin ilk aylarında oluştuğunda etkilenir. İnsan ve hayvanlarda, yaygınlığı yeme alışkanlığına ve yaşam stiline göre değişir.
Toxoplasmosis, koyun, at, kümes hayvanları ve vahşi av hayvanlarının sindirilmesiyle meydana gelebilir. Pişirme, dondurma ya da gama irradyasyonu, toxoplasma kisti ve ookistlerini öldürür. 3.6 dakikada, 61 C ve daha yüksek sıcaklıklar, parazitleri inaktif eder ve -13 C de dondurma yaşamayan kistlerle sonuçlanır.
Entamoeba hyctolytica
Gıda veya suyla vücuda alınması Olgun kist İstilacı olmayan enfeksiyon Kist dışkı ile atılır Kuadrinükleit kist İstilacı enfeksiyon Kan dolaşımı yoluyla diğer organlara taşınır (karaciğer, beğin ve akciğer) Ekskistasyon Bir kistten bölünme ile 8 trofozoit üretilir Trofozoitler kalın bağırsağa taşınırlar Trofozoitler bağırsak mukazasını istila ederler Olgun olmayan kist Trofozoitler bölünerek çoğalırlar Enkistasyon
Amipli dizanteri etkeni olan E. histolytica Çeşitli maymun türleri, kedi, köpek gibi evcil hayvanlar ve domuzların bağırsaklarına yerleşir Patojen formu ve bağırsak şekli olan apatojen formu vardır
AMOEBIASIS İnsanlarda kalın bağırsağın çeperine girerek patojenite gösterirken, bazen de karaciğer, akciğer ve beyin gibi diğer organlarda iltihaplanmalara neden olurlar 10-100 E. histolytica amipli dizanterinin oluşması için yeterlidir Akut amipli dizanteri kistler vücuda alındıktan 8-10 gün sonra ortaya çıkar Kist içine kapanmasını takiben ikili bölünme ile çoğalır. Birçok hasta kistlerin dökülmesinden sonra bile asemptomatiktir.
AMOEBIASISIN Trofozoitler hücre enkazlarından ve kırmızı kan hücrelerinden beslenirler. Bağırsak duvarının delinmesine neden olarak enfeksiyon ilerleyebilir. Hastalar kan ve mukus, acı, idrar zorluğu, kuruma ve karınsal hassaslığı içeren dışkıların oluştuğu ishalden şikayet eder. Birden gelişen kolit, bağırsağın transmoral nekrozuna bağlı karınsal hassaslık, ateş ve kanlı ishal ile karakterizedir. Amoebiasisin diğer belirtisi kansere benzeyen amebomadır.