OKUL KORKUSU VE OKULA UYUMDA AİLE
OKUL KORKUSU (FOBİSİ) NEDİR? Okula yeni başlayan bir çocuk için okul daha önce hemen hemen hiçbirini tanımadığı çok sayıda çocukla karşılaşma zorunluluğuyla, uyulması gereken kurallarıyla ve başarılması gereken öğrenim görevleriyle dolu yepyeni bir sosyal çevredir. Okul korkusu (fobisi) : Kuvvetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da okula gitmede isteksiz görünmesidir.
OKUL KORKUSU NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR? Yeni bir kardeşin doğumu ve kıskançlık olayı, Ailenin ev değiştirmesi, göç etmesi, çevre değişikliği, Çocuğun ebeveynlerden birini veya başka bir yakınını kaybetmesi, aileden birinin hastaneye yatması, Anne-babanın uzun süren geçimsizlikleri, Okulda öğretmen ya da arkadaşlarınca küçük düşürülme, korkutulma, Ailede sosyo-ekonomik kriz halleri gibi nedenlerle çocuklarda okul korkusu gelişebilir.
Okul fobisi olan çocuklar ve aileleri üzerinde yapılan birçok araştırmada şu sonuçlar görülmüştür: Anne-baba çocukla ilişkilerinde aşırı verici, koruyucu kollayıcı bir tutum takınmaktadır. Çocuğun yapabileceği her şeyi onlar yapmaktadır. Böylelikle çocuk pasif ve bağımlı kişilikte yetişmektedir. Anne-baba gergin, sıkıntılı doğadadırlar. Çocukları için başlarına bir olumsuzluk, felaket gelirse endişesini taşırlar.
Ebeveynlerin korku ve endişesi aynen çocuğa yansıtılır. Acaba yolda bir trafik kazası geçirir mi? Arkadaşlarınca dövülür mü? Çocuklardaki özgüven eksikliği nedeniyle çocuk anne-babadan ayrı kaldığında başına bir şey geleceği korkusunu yaşamaktadır. Çocuk aynı korkuyu anne-baba için de taşır. Onlardan ayrı kaldığında onların da başına bir şey gelecek diye korkmaktadır. Veya çocuk, ebeveynlerinin kendisini terk edeceklerini düşünmektedir. Bazı ailelerde babanın anneye yeterli ilgi ve anlayışı göstermediği; annenin de bu nedenle çocuğuna aşırı bağlandığı dikkat çekmiştir.
ÇOCUĞUN OKULA BAŞLADIĞINDA RUH HALİ Annem beni alacak mı? İhtiyaçlarımı kime söylerim? Kimseyi tanımıyorum ne yapacağım? Evime ne kadar uzaktayım?... Bu sorular açık,doğru ve kesin bir şekilde çocuğa açıklanmalı, davranış olarakta tutarlı olunmalıdır.
Okul Korkusuna Sebep Olacak Belirtiler Ağlayarak ya da sözel olarak ayrılığı protesto etmek, Anne ve babasının kucağından inmek istememek, Okuldan gitmelerine sarılarak izin vermemek, Arkalarından ağlamak, Okulda sessizce, gruba katılmadan bir köşede oturmak, Sürekli olarak anne-babasının ne zaman geleceğini sormak ve kapıdan ayrılmak istememek, gibi tepkiler izlenebilir. Baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, yüksek ateş vb gibi bazı belirtilerde görülebilir
Çocuğunuzun okulun ilk günü yaşayabileceği en önemli kaygı, sürekli okulda kalacağı, eve dönmeyeceği ya da gününün tamamını okulda geçireceği ile ilgilidir.
NELER YAPILABİLİR? Çocuğun yaşadığı heyecanla karışık kaygısının temel nedeni bilinmezliğe doğru attığı adımdır. Öğretmenlerimizle sürekli iletişim halinde olmak ve birlikte hareket etmek, Duygusal açıdan çocuğumuzu hazırlamak, Okul hakkında gerçekçi, tutarlı bilgiler vermek, Çocuğumuzun okula hevesle,istekle gelmesine destek olacak hikayeler, anılar anlatmak, Çocuğumuza karşı davranışlarımızla sözlerimizin tutarlı olmasına dikkat etmek, Okulda çok sayıda arkadaş edineceğini ve onu seven öğretmenleri olacağını söyleyebilir.
Sizlerin de çocuğunuzu öğretmenine teslim ettikten sonra onu merak etmeniz doğaldır. Ancak, bu meraktan dolayı yanına gidip neler yapıyor diye bakmak istemeniz yaşadığınız endişenin çocuğunuza yansımasına neden olur ve ona kaygılanmakta haklı olduğu mesajını verir. Bu tür bir davranış aynı zamanda çocuğunuzun bağımsızlaşma sürecini de olumsuz etkiler. Ayrıca diğer çocuklarında kaygılanmasına neden olabilir.
Öğretmenlere bakış açısı, çocuğunuzun uzun yıllarını geçireceği okula bakış açısının temellerini oluşturuyor. Daha ilk günlerden şunu yapmazsan öğretmenine söylerim ifadeleri öğretmenleri ile kuracağı güven ve sevgi ilişkisini olumsuz yönde etkiler. Servis kullanımı konusunda ise, oryantasyon sürecinin ortalarında çocuğunuzla evde vedalaşmanız uyum sürecini daha da hızlandıracaktır. Sabahları evden sakin, huzurlu ve mutlu ayrılmasına özen gösterin. Her çocuğun uyum süresinin birbirinden farklı olduğunu göz önüne alırsak, elbette bu süreçte bazı öğrencilerimizin grubun geneline kıyasla biraz daha zorlanması normaldir.
Çocuğunuz sabah okula gelmeniz konusunda ısrar ediyorsa, ona herkesin sorumlulukları olduğunu hatırlatarak, kendi sorumluluklarınızdan bahsedebilir, onunkinin de okula gitmek olduğunu belirtebilirsiniz. Kullanacağınız ifadelerin kısa ve net olması; ayrıca söz ve davranışlarınızın tutarlı olması çok önemlidir. Çocuğunuz okuldan eve geldiğinde gününü nasıl geçirdiği ile ilgili sohbet etmeniz onun okul deneyimlerini sizinle paylaşarak rahatlamasını sağladığı gibi okula uyum sürecini de hızlandırır. Bir takvim üzerinde, okulda bulunacağı günleri ve tatil günlerini işaretlemek, okul günlerinde öğretmenleri ve arkadaşları ile yapacağı güzel şeyleri anlatmak da onu rahatlatacaktır.
Normal bir uyum sürecinde dahi, psikolojik nedenlere bağlı olarak; karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, yüksek ateş v.b. rahatsızlıklar yaşanabileceği unutulmamalıdır. Böyle bir durumla karşılaştığınızda telaşa kapılmadan tutarlı ve kararlı bir şekilde sorunu çözmeye çalışmanız uygun bir yaklaşım olur. Çocuğunuz, herhangi bir sağlık şikayeti ile okula gitmek istemiyorsa, öncelikle onu yargılamadan ve eleştirmeden dinlemelisiniz. Eğer rahatsız olmadığından eminseniz, ona, okulda ilgilenileceği, sizin hemen haberdar edilip okula gelebileceğinizi uygun bir dille açıklamalı ve okula gitmesi konusunda onu ikna etmelisiniz. Daha sonra bu olaydan sınıf öğretmeni ve psikolojik danışmanını haberdar etmelisiniz.
Yatış ve kalkış saatlerinin rutine oturtulması okula uyumun yanı sıra çocuğunuzun verimli öğrenmesine de olumlu etki sağlayacaktır. Çocuğunuzun tüm yaşantısının okul olmasına izin vermeyin. Mutlaka ilgi duyduğu bir alanda uğraşı olmasını sağlayın (spor, müzik v.b.).ayrıca, çocuğunuzun akademik başarısı kadar sosyal becerilerinin de önemli olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle arkadaşlarını birlikte karar vereceğiniz zamanlarda eve davet etmesine izin verin. Doğum günleri gibi birlikte olabilecekleri organizasyonları kaçırmamaya özen gösterin.
Son olarak ; unutmayın ki çocuklar yeni şartlara büyüklerden daha kolay ve rahat uyum sağlarlar. Çocuğunuzun yaşayabileceği güçlükler yapacağımız işbirliği ile ortadan kaldırılabilir. Bu süreçte size güvenmesi ve sizi yanında hissetmesi onun en önemli yardımcısı olacaktır. Sağlıklı, huzurlu, başarılı ve işbirliği içinde bir yıl geçirmemiz dileğiyle PDR SERVİSİ OLARAK YANINIZDAYIZ Psikolojik Danışman :Gamze SOYLU