Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi kapısı
Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nden Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ne Hülya Dilek-Kayaoğlu* Giriş 19. yüzyılın son çeyreği, Osmanlı vakıf kütüphanesi geleneğinden farklı, yeni bir kavram ve tür olarak ortaya çıkan kütüphane-i umumi nin kuruluşuna tanıklık eder. Dönemin tipik örnekleri olan kütüphane-i umumiler, devletin tüm kurumlarında görülen çözülmenin kütüphaneler alanındaki telafi çabasıdır (Çavdar, 1995). 1918 yılında Süleymaniye Umumi Kütüphanesi adıyla kurulan Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi de bu telafi çabasının ürünü ve günümüze kadar gelen somut örneklerinden biridir. Dolayısıyla, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ni, tarihsel bağlam ve perspektif içine yerleştirmek ve anlamak, öncelikle kütüphane-i umumi kavramını ya da türünü anlamayı gerektir. Bilindiği gibi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulan kütüphanelerin ortak özelliği bireyler tarafından vakıf yöntemiyle kurulan kütüphaneler olmalarıdır (Soysal, 1981, s. 103; Erünsal, 1988, s. XIV). Vakıf kütüphanelerinin kurucuları olan vâkıflar, hazırlattıkları ve vakfın nasıl işlediğini değil de, nasıl işlemesi gerektiğini gösteren vakfiyelerle (Barkan, 1971, ss. 109-110 den aktaran Erünsal, 1988, XIV) kitaplarını nereye, ne zaman vakfettiklerini ve bunlardan kimleri, nasıl ve hangi şartlarla yararlandırmak istediklerini belgelerdi. Genellikle vâkıfının adını taşıyan vakıf kütüphaneleri de vakfiyelerine göre mütevellisi tarafından yönetilirdi. Önce Edirne de, sonra İstanbul da cami, medrese ve külliye nin bir parçası olarak kurulan ve özellikle 16. yüzyılda sayısı artan vakıf kütüphaneleri, 17. yüzyıldan başlayarak bağımsız binalara kavuşmuşlar, 18. yüzyılda da sayıları artmış, dermeleri de görece büyümüştür. 19. yüzyılın son yarısından başlayarak yeni kütüphane türleri ortaya çıkmaya başlamış olsa da vakıf kütüphaneleri 20. yüzyılın ilk çeyreğine dek ve sayıları azalarak da olsa kurulmaya devam etmiş; (Erünsal, 1988, ss.1-137, 193-203 ve 273-278; Alpay, 1990, ss. 261-262; Çavdar, 1995, s.3) fakat, imparatorluk içindeki dağılışları dengeli bir görünüm sergilememiştir. (Soysal, 1981, s.103). Günümüzde de vakıf yöntemiyle kütüphaneler kurulmaya devam etmektedir. Köklü bir sosyal hizmet ve sosyal yardımlaşma kurumu olan Osmanlı vakıf kütüphanesinin kuruluşunun temelinde, daha çok, öğretime destek vermek üzere hayır yapmak yer alır. Öğretimi desteklemek ve dini ihya etmek üzere kurulan vakıf kütüphanesinin amacı da, bilineni korumak ve aktarmak ya da yorumlamak olmuş, bilinmeyi bulmayı destekleyecek araştırmaları takip etmek de amaçlanmamıştır (Alpay, 1990; Erünsal, 1988, s. 220). Klasik bir 18. yüzyıl Osmanlı vakıf kütüphanesinin dermesinde en fazla 6000 kitabın bulunduğu (Erünsal, 1988, s. 197; İcimsoy ve Erünsal, 2008, s. 55), vakıf kütüphanesi dermelerinin çoğunlukla kurucularının yaptıkları ek vakıflarla ya da bağış yoluyla geliştirilmeye çalışıldığı (Erünsal, 2008), 19. yüzyılın başına değin kurulan tüm medreselerde dini bilimlerin kütüphane dermesinin önemli bir çoğunluğunu oluşturduğu ve dermedeki, basma kitap sayısında basımevinin (1729) kuruluşundan 19. yüzyılın sonlarına değin önemli bir artış gözlenmediği (Çavdar, 1995, s. 88) düşünülecek olursa, bu kütüphanelerin özellikle dini bilimler alanında verilen medrese öğretimini yeterince desteklediği kolayca söylenebilir; * Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyesi. 271
Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi-Yukarıdan görünüş. amaç zaten bu alanlarda yapılacak olan araştırmayı desteklemek ya da bir anlayış değişikliğine yol açmak da değildir (İcimsoy ve Erünsal, 2008, s. 55). Osmanlı Devleti nde, kökleri 18. yüzyılın sonlarına dayanan ve özellikle 19. yüzyıl boyunca süren, geleneksel kütüphane anlayışında da değişimlere yol açan önemli siyasal, ekonomik ve toplumsal örgütlenmeler yaşanmıştır. Osmanlı modernleşmesi olarak da ifade edilen bu olgu, toplumdaki kurumların, bireylerin ve toplumsal ve siyasal örgütlenmenin odağı olan devletin yapısındaki değişimi ifade etmektedir. Din dışı bir hayat ve düşünce tarzı, Avrupa dillerinin ve bilimin etkinliği, kamu hayatı kadar aile hayatında da geleneksel kalıpların sarsılması bu modernleşme olgusunun bir sonucudur. Yaşadığı zaman kesitinin ve coğrafyanın bilincinde, çevresini değiştirme ve tarihle bilinçli bir diyalog kurma dönemine girmiş olan 19. yüzyılın iktidar sahibi Osmanlı aydın eliti değişen hayat tarzının adını da bu bilinçle koymuştur: Tanzimat Dönemi, Islahat Dönemi gibi (Ortaylı, 2000, ss. 13-17). Yukarıda, kısaca özellikleri verilen geleneksel vakıf kütüphanesi anlayışı Osmanlı toplumunun değişen bu yaşam tarzının gereksinimleri karşılamada, tüm iyi niyetli yeniden örgütlenme çabalarına karşın, yetersiz kalmıştır (Cunbur, 1963, s. 116; Alpay, 1976, s. 68; Erünsal, 2008, s. 294.). Bunun temelinde önemli ölçüde, kütüphanelerin, başlı başına vakıf kuruluşu olmaları nedeniyle çağın gereksinimlerini karşılayacak biçimde dönüşüm geçirememeleri yatmaktadır (Conrad, 2000, s. 209; Shatzmiller, 2001, s. 70; Yediyıldız, 2003, ss. 228-229 den aktaran Erünsal, 2008, s. 342). Ortaya çıkan boşluk da yerel özelliklere sahip yeni kütüphane türleriyle doldurulmaya çalışılmış ve 19. yüzyıl ın ikinci yarısında herkese açık kütüphane-i umumi (genel kütüphane) ortaya çıkmıştır (Alpay, 1976, ss. 68-69; Çavdar, 1995, s. 55; Erünsal, 2008, s. 294). Vakıf kütüphanesi dışındaki bir 272
Süleymaniye Camii nden bir bölüm. arayışın ürünü olan kütüphane-i umumi nin ortaya çıkışında iktidar sahibi aydınların eskinin yerine koymak istedikleri yeni kütüphane anlayışı ve onun çabaları rol oynadığı gibi (Alpay, 1976, ss. 65-68; Çavdar, 1995, s. 55), Fransız eğitim bakanının, halk kütüphanesi kurulmasına yönelik önerisinin de etkisi vardır (Le Baron I De Testa, 1864-1911, ss. VII, 419-420 den aktaran Soysal, 1976 ss. 252-253; Yılmaz, 2004, ss. 320-321). 1876-1923 yılları arasında kurulmuş ve ne tür bir kütüphane olduğu tartışmaya açık olan kütüphane-i umumi nin 1, bazen bir halk kütüphanesi, bazen bir milli kütüphane, bazen de araştırma kütüphanesi olma amacına hizmet etmek istediği görüldüğü gibi (Alpay, 1976, s. 69), merkezi kütüphane anlamında kullanıldığı da olur 1 Örn. Kütüphane-i Umum-i Osmani (1882), Balıkesir Umumi Kütüphanesi (1901), Kadıköy Kütüphane-i Umumi (1913), Millet Kütüphanesi (1916), Süleymaniye Umumi Kütüphanesi (1918), Ankara Umumi Kütüphane (1923). (Çavdar, 1995, s.55). Tüzük ve yönetmeliklerinde Batı yı örnek alarak kuruldukları belirtilen kütüphane-i umumi lerin taşıdıkları bu çok anlamlılık, kütüphane tür ve amaçlarının açık seçik bilinmediği dönemin koşulları düşünüldüğünde anlaşılabilir. Kütüphane-i umumilerin amaç ve görevlerinin belirlenip çağdaş kütüphane türleri olarak yeniden örgütlenmeleri ise Cumhuriyet döneminde gerçekleşecektir (Alpay, 1976, s. 69). 1918 yılında, Süleymaniye Umumi Kütüphanesi adıyla kurulan Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi de kütüphane-i umumi olarak adlandırılan bu kütüphanelerden biridir. İstanbul un değişik semtlerinde kullanılamaz durumda olan vakıf kütüphanelerinin bir araya getirilip halka açıldığı merkezi kütüphanedir. Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nin İstanbul daki yazma ve eski harfli basmalar için merkez olması birçok yerli ve yabancı araştırmacı tarafından daha sonra da çokça tekrarlanacaktır. 273
Literatürde, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nin çekirdeği olarak gösterilen ve 1751-1752 de Süleymaniye Cami içinde kurulmuş olan Süleymaniye Kütüphanesi ise Süleymaniye Umumi Kütüphanesi ne devredilen vakıf kütüphanelerden yalnızca biridir. Bilindiği gibi, Süleymaniye Külliyesi nin Vakfiyesi nde herhangi bir kütüphaneden söz edilmemiş; yalnızca, Süleymaniye Medreseleri ne kitap alındığında, hafızı kütüb ve katibi kütüb ün görevlendirileceği ve ne iş yapacaklarının da vezir-i azamlara bırakıldığı belirtilmiştir (Kürkçüoğlu, 1962, s. 42; Cunbur, 1968, s. 139; Erünsal, 1988, s. 45). Fakat eldeki bazı arşiv belgeleri, Süleymaniye Cami nin 1557 de ibadete açılmasından bir kaç yıl sonra Saray Kütüphanesi nden Süleymaniye Cami ne gönderilen bazı eserlerin varlığını belgelemektedir. Buna dayanan bazı araştırmacılar da, Kütüphane nin kuruluşunu bu tarihlerde aramaktadır (Cunbur, 1968, s. 139; Kut, 1980-81, s.33; Erünsal, 1988, s. 45; Süleymaniye Kütüphanesi, 1983, s. 5). Bazı araştırmacılar da yaklaşık iki yüzyıl boyunca cami içinde biriken bu kitapların, I. Mahmud un buyruğu ile Sadrazam Köse Mustafa Bahir Paşa tarafından 1751-1752 yılları arasında Caminin sağ fevkani kanadı altında, tunç şebeke ile ayrılmış özel bölümde bir araya getirilmesiyle oluşan Süleymaniye Kütüphanesi ni bugünkü kütüphanenin çekirdeği olarak görmektedir (Dener, 1957, s. 31; Emsen, 1960, s. 24; Bayraktar, 1966, s. 135; Kaya, 2007, s. 384). Vakfiyesi henüz bulunamadığından, dermesi ve örgütlenmesi hakkında kesin bir bilgi edinilemeyen (Erünsal, 1988, s.45 ve 95) Süleymaniye Cami içindeki bu kütüphane, 1918 yılında Süleymaniye Umumi Kütüphanesi ne devredilmiştir (Dener, 1957, s. 35). Tarihsel Gelişim 1918 yılında, İstanbul daki vakıf kütüphanelerinin Süleymaniye Külliyesi nin Sani (İkinci) Medresesi nde bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş olan Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nin kuruluş süreci I. Dünya Savaşı nın başlangıç yılına dayanır. 19. yüzyılın ilk yarısında kütüphanelerin bağlı bulunduğu Evkaf Nezareti, kütüphanelerin ve kitapların İstanbul daki genel olarak bakımsız ve ilgiden uzak durumunu dikkate alarak kütüphanelerden kullanıcıları kolayca yararlandırmak, kitapları harap olmaktan kurtarmak, bakım ve onarımlarını sağlamak ve kaybolmalarını önlemek amacıyla merkezi bir yerde bir umumi kütüphane kurma kararı almıştır. Buna göre, başta Şeyhülislâm Hayri Efendi olmak üzere devrin önde gelenleri bütün yazmaları bünyesinde toplayacak umumi kütüphane olmaya elverişli bir yapı aramaya başlamışlar ve 1914 yılında, büyük olasılıkla Birinci Dünya Savaşı nın doğurabileceği zararlardan da kitapları korumak üzere, geçici bir süre ile İstanbul da onbir kadar vakıf kütüphanesindeki yaklaşık 10 000 kadar eser (İlmiyye Salnamesi. Darül Hilafetil Aliyye, 1334/1906 aktaran s.190 den aktaran, Dener 1957, ss. 30-32), Yavuzselim deki Medresetül Mütehassisin de 2 toplanmıştır. I. Dünya Savaşının ardından, uygun bir bina arayışı sürmüş; o dönem için merkezî bir konumda bulunan Süleymaniye nin İkinci Medresesi, kurulacak umumi kütüphane için uygun görülmüş ve Yavuzselim deki kitaplar Süleymaniye Külliyesi nin İkinci Medresesi ne taşınmıştır. Süleymaniye Camisi içinde bulunan Süleymaniye Kütüphanesi de 1918 yılında Süleymaniye Umumi Kütüphanesi ne devredilmiştir. Böylece, kütüphane, 1918 yılında Evkaf Nezareti tarafından Süleymaniye Umumi Kütüphanesi adıyla (Dener, 1957, s. 32; Ergin, 1937, s. 350 den aktaran Kaya, 2007, s. 383) İkinci Medrese de hizmete açılmıştır. Bilindiği gibi, Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nin kuruluş çalışmalarının öncesinde de sırasında da Osmanlı Devleti savaştadır. Trablusgarp Savaşı (1911) ve Balkan Savaşları nda (1912-1913) ağır yenilgiler alan Osmanlı Devleti, 1914 yılında da tarafsız kalamayarak Almanya nın yanında I. Dünya Savaşı na girmek zorunda kalmıştır. 1918 de biten I. Dünya Savaşı nın ardından savaş Türk halkı için bitmemiş; 1922 yılı sonlarına kadar bir ölüm kalım savaşı verilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk 2 Bugünkü Sultan Selim Kız Meslek Lisesi/Fatih. 274
Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi-Bahçeden görünüş. önderliğinde verilen bu bağımsızlık mücadelesinin ardından 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti nde, Osmanlı nın teokratik devlet yapısının yerine, insan hakları sistemine dayalı, lâik bir devlet düzeni getirilmiştir. Yeni devlet düzeninin gerektirdiği toplumsal ve siyasal örgütlenmeler yeni bir yaşama sevinci ve amacı içinde yapılırken kütüphaneler de unutulmamış; eğitim alanında çıkartılan iki önemli yasa tüm eğitim ve bilim kurumları ile birlikte kütüphaneleri ve elbette Süleymaniye Umumi Kütüphanesi ni de doğrudan etkilemiştir. 3 Mart 1924 ve 430 sayılı Yasa nın kabul edilişi (Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 1924) eğitim tarihi açısından bir dönüm noktası olmuştur. Öğretimin birleştirilmesi anlamına gelen bu yasayla daha önce Evkaf Nezareti ne bağlı olan değişik ad ve düzeylerdeki okullar yanında kütüphaneler de Maarif Vekâleti ne (Milli Eğitim Bakanlığı) bağlanmıştır. Böylece ülkedeki tüm bilim ve eğitim kurumları bir araya getirilerek laik ve çağdaş bir eğitim sisteminin temelleri atılmıştır. Kütüphaneler açısından anlamı ise, kütüphane hizmetinin vakıf tüzel kişiliğinden kamu hizmetine doğru evrilmiş olmasıdır (Soysal, 1981, s. 105). Bu yasanın kapsamadığı Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılmasına Dair Kanun un (1925) çıkartılmasıyla da buralarda bulunan kitapların kütüphanelere devri kararlaştırılmıştır. Bu tarihten sonra çeşitli cami, medrese, tekke ve türbelerde bulunan vakıf eserler de kendilerine en yakın olan bağımsız ve kullanılabilecek durumdaki kütüphanelere taşınmıştır. Örneğin Eyüp ve yakınlarındaki vakıf eserler Eyüp Hüsrev Paşa Kütüphanesi nde, Üsküdar ve yakınlarındaki vakıf eserler Üsküdar daki Hacı Selim Ağa Kütüphanesi nde, Galata, Yenikapı Mevlevihaneleri ile değişik tekkelerdeki vakıf kütüphaneleri Süleymaniye Kütüphanesi nde toplanmıştır (Dener, 1957, s. 33; Bayraktar, 1966, s. 136). Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nde yapılan ilk çalışmalar arasında Maarif Vekaleti tarafından personelin 275
eğitim ihtiyaçlarını karşılamak üzere açılan kütüphanecilik kursuna ev sahipliği yapmak yer almıştır. Eylül 1925 - Mayıs 1926 tarihleri arasında birkaç kez açılan bu kursta, 1925 te Avrupa ya kütüphanecilik eğitimi almak için gönderilmiş İstanbul Darülfünün Kütüphanesi Müdürü mimar Fehmi Ethem Karatay ve Müfettiş Ahmed Tevhid ders vermiştir (Dener, 1957, ss. 20-23; Ötüken, 1957). 1926-1931 yılları arasında bir yandan İstanbul daki vakıf kütüphanelerinin Süleymaniye Umumi Kütüphanesi ne devir işine kitlesel olarak devam edilirken diğer yandan da, uzun yıllar bulundukları yerlerde kendi hallerine bırakılmış olan yazma ve basma eserlerin bakımı için Kütüphane de gerekli çalışmalar başlatılmış; vakıf kütüphanelerinin yazma ve basma kataloglarıyla kütüphane mevcudu karşılaştırılıp kayıpların belirlenmesi işine girişilmiştir. Komisyonlar halinde başlanan çalışmalarla İstanbul kütüphanelerinde mevcut tek nüsha, nadir nüsha vs müellif hattı yazmalarla, yazı, süsleme, cilt ve minyatür bakımından değerli kitaplar belirlenmiş; 1927 de de İstanbul daki yazmaların basılı kataloğunu hazırlama işine başlanmıştır. 1927 yılında kurulan Tasnif Komisyonu nun ömrü kısa sürmüş; 1935 yılında Maarif Vekaleti tarafından başkanlığına İstanbul Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü nden Prof. Helmutt Ritter in getirildiği tasnif komisyonuyla, İstanbul daki yazmaların basılı kataloğunu hazırlama işine Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nde resmi olarak başlanmıştır. İlk ürünlerini 3 1943 yılında veren bu çalışma, 1950 lilerin sonuna kadar sürmüş, daha sonra yönü Anadolu daki yazmaları kayıt almaya kaydırılmıştır (Dener, 1957, ss. 23-25 ve 33). Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nde gerçekleşen bu uygulamaların, hükümetin 1926-1939 yılları arasındaki yazma ve nadir eserlerin korunmak ve Türkiye Cumhuriyeti nin bibliyografik erişim sorunlarını çözmek olarak belirlenen hizmet politikası 4 ışığında şekillendiği kolayca söylenebilir. Bundan sonraki dönemde ise, Ma- 3 İstanbul Kütüphaneleri, 1943. 4 Koşay, (1341, s.3-4 aktaran Soysal 1987, s.17 ve 22); Ersoy (1966, s. 19). Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi tuğralı kapı. arif Vekaleti Kütüphaneler Müdürlüğü nün, bir yandan kütüphane hizmetlerinin halka ulaştırılması için etkin bir çaba içine giriştiği (Ersoy, 1966), diğer yandan da vakıf dermelerinin İstanbul ve Anadolu da belirli kütüphanelerde toplanması için kesif bir çalışma başlattığı görülür (Cunbur, 1970, s. 5). Buna göre, 1950-56 yılları arasında kapsamlı bir onarımdan geçirilmiş olan Süleymaniye Umumi Kütüphanesi ne, 1949, 1954-1957 yılları arasında da tek tek ya da birkaçı bir arada olmak üzere vakıf kütüphanelerinin taşınması sürdürülmüş; hemen öncesinde de Türkiye nin ilk mikrofilm ve fotokopi servisi bu kütüphanede açılmıştır (1950). Kökleri 2. Meşrutiyet Dönemi ne (Ötüken, 1956, ss. 206-226) kadar inen İstanbul daki yazmaları barındıran vakıf 276
kütüphanelerinin merkezi bir yapıda bir araya getirilmesi fikri, yerli ve yabancı birçok araştırmacı tarafından Cumhuriyet in ilk elli yılı boyunca bazen bizzat Süleymaniye Umumi Kütüphane sinin adı verilerek (Gökman, 1957, ss. 35-37; Parmaksızoğlu, 1957, ss. 111-114), bazen de hiç ad anmadan (Örik, ss. 371-372 den aktaran Soysal, 1987, s. 38; Ötüken, 1957, ss. 36-46; Thompson, 1952) tekrar edilmiştir. 1960 başında planlı kalkınma dönemine girmiş olan Türkiye Cumhuriyeti nde, bu konu bir kez de Türkiye kütüphanelerinin 10 yıllık plan ve programını hazırlamak üzere oluşturulan 1961 tarihli Kütüphaneler Komitesi nce ele alınmıştır. Kütüphaneler Komitesi Raporu, planlama niteliğindeki zayıflık açısından eleştirilse de (Soysal, 1987, ss. 44-45) halk kütüphanesi ile umumi kütüphane ayrımını yapması, (Keseroğlu, 1989, s. 150) kütüphane hizmetlerini planlama konusuna getirdiği bütünsel yaklaşım ve mesleki bakış açısı (Soysal, 1987, ss. 44-45) bakımından önemli bir rapordur. Rapor da, Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nin, İstanbul için yazma eserler merkezi olarak geliştirilmesi, Türk kütüphaneciliği için tarihi değer taşıyan birkaç kadim kütüphanenin kendi vakıf dermeleriyle korunması ama idari ve teknik açıdan Süleymaniye Kütüphanesi ne bağlı olarak örgütlenmesi, halk kütüphanesi olarak geliştirilen kütüphanelerdeki yazma dermelerinin de durum elverdikçe Süleymaniye Kütüphanesi nde toplanmaları önerilmiştir. Ayrıca, Süleymaniye Kütüphanesi için İslam doğu yayınlarını izlemek gibi konu sınırı belirsiz bir sağlama önerisi de getirilmiştir (Milli Eğitim Bakanlığı, 1961, ss. 20-21). Aynı raporda bir de Kütüphaneler Kanunu taslağı oluşturulmuştur. Bu taslakta Süleymaniye Umumi Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi adıyla İstanbul yazma eserler merkezi olarak nitelendirilmiş; amaçları da İslam kültürü ile ilgili belgeleri toplamak, kendisi ve bağlı birimlerindeki yazmaları kataloglamak ve basılı kataloglarını yayımlamak; üniversite, müze ve belediye kütüphaneleri dahil, İstanbul daki yazmaların toplu kataloğunu hazırlamak ve bunlara yardımcı olmak; İstanbul dışında bulunan kütüphanelerde bulunan yazma eserlerin kataloğunu hazırlamak; yazmaların mikrofilm arşivi yapmak ve kullanıma açmak yanında yazma eserlerden yararlanmada süreklilik sağlamak üzere koruyucu ve kurtarıcı tedbirler almak ve gerekli tesisleri kurmak olarak belirlenmiştir. Ayrıca, Kütüphanenin hizmet örgütü ve idaresinin MEB tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği de belirtilmiştir. (Milli Eğitim Bakanlığı, 1961). Süleymaniye Kütüphanesi nde bu tarihten sonra yaşanan gelişmelerde hep Kütüphaneler Komitesi Raporu nda ifade edilen düşüncelerin izleri görülür. Örneğin hemen 1961 yılında Kütüphaneler Kanunu taslağında yer alan koruyucu ve kurtarıcı tedbirler bağlamında Süleymaniye Kütüphanesi nde Türkiye nin ilk Patoloji Birimi hizmete açılır. Bu birimin kuruluşunda, büyük ölçüde, ilk çalışmalar için gerekli eşya, alet ve cihazların belirlenmek ve edinmek üzere bir yıllığına Roma daki Patoloji Enstitüsü nde incelemelerde bulunan bir personelin notlarından ve bu konudaki bilgilerinden yararlanılır (Dener, 1968, s. 282). Kütüphanenin adı, İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı nda (Devlet Planlama Teşkilatı, 1968, s. 188), Süleymaniye Yazmalar Merkezi olarak anılır; meslek literatüründe ise artık Süleymaniye Kütüphanesi dir (Bayraktar, 1966, ss. 134-138; Cunbur, 1968, ss. 134-142). 1969 da Ayasofya Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi ne devredilir, 1979 da da Hacı Selim Ağa Kütüphanesi Süleymaniye Kütüphanesi ne bağlanır. 1978 yılında Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu (TÜYATOK) projesinin İstanbul Şubesi de 1978 de Süleymaniye Kütüphanesi nde açılır; şube ilk çalışmalarına 1979 da başlar (Kut, 1980-81, s. 353). Kütüphanenin çalışma yönergesi 1983 yılında (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1983) yönetmeliği ise ancak 1985 yılında yürürlüğe girer (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1985). Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı nda (Devlet Planlama Teşkilatı, 1989, s. 322) kültür mirasımızın önemli kay- 277
naklarından olan yazma ve nadir eserlerin korunması amacıyla, İstanbul da Yazma Nadir Eserler Patoloji ve Restorasyon Araştırma Merkezi kurulacağı ve gerekli görülen yerlerde ise yazma eserler restorasyon merkezleri açılacağı ifade edilir. Hemen sonrasında da Süleymaniye Kütüphanesi Patoloji Birimi nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı nca Yazma ve Nadir Eserler Patoloji ve Restorasyon ve Araştırma Merkezi ne dönüştürülmesine karar verilir ve projelendirilmesi yapılır (1992-1994). (Sağlamtunç, 1997, s. 331). 2000 li yıllara ise kütüphanenin sayısallaştırma uygulamaları damgasını vurur. Kütüphane de 2001 yılında deneme amaçlı olarak başlayan ilk sayısallaştırma çalışmaları, 2002-2005 yılları arasında Evyap Şirketi nin verdiği teknolojik destekle sürdürülür; 2006-2009 yılları arasında da sayısallaştırma sürecine, hizmet alımı yöntemi ile devam edilir (Özekmekçi, 2010). 2003 yılında yürürlülüğe giren Kültür ve Turizm Bakanlığı Yazma Eser Kütüphaneleri Çalışma, Yazma ve Eski Harfli Basma Eserlerden Yararlanma Yönetmeliği, Süleymaniye Kütüphanesi Yönetmeliği nin yerini alır (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2003). Bu tarihten sonra Kütüphane, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi adıyla anılır. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı, yazma eser kütüphanelerinin çalışma ve yararlandırma esaslarını belirleyen bu yönetmelikle Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü nün görevi, yazma eserler merkezi olarak idarî bakımdan kendilerine bağlı kütüphanelerin her türlü işlemlerinin yürütülmesi yanında, diğer kütüphanelerin, bu eserlerle ilgili işlemlerinde koordinasyon, denetim ve danışmanlık görevini üstlenir. Kütüphane, yurt içi ve yurt dışında bulunan kütüphanelerle iletişim kurar ve özellikle mikrofilm, CD/DVD değişimi, kütüphanede bulunmayan eserlerin kopyaları ile bibliyografya ve toplu katalogların sağlanması konusunda karşılıklı olarak işbirliğine gider, olanakları ölçüsünde önemli eserlerin tıpkı basımını yapar ya da Genel Müdürlüğe bu konuda öneride bulunmak Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi medrese odası levhası. olarak belirlenir. Bu yönetmeliğe bağlı olarak hazırlanan Kütüphanelerde Yazma ve Eski Basma Eserlere İlişkin Çalışma Yönergesi (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2010) ile de Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı kütüphanelerdeki yazma ve eski basma eserlerle ilgili olarak yapılacak teknik çalışmaların, belirli kurallar çerçevesinde yürütülmesini sağlamak amaçlanır. 2010 yılı sonunda Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi yanında diğer yazma eser kütüphanelerini ve verdikleri hizmetleri etkileyecek önemli bir gelişme yaşanır ve 6093 (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2010) sayılı yasayla Kültür ve Turizm Bakanlığı na bağlı, tüzel kişiliğe sahip, özel bütçeli ve merkezi İstanbul da olan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı kurulur. İçeriği ayrı bir değerlendirme konusu olan bu yasayla, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü içinde örgütlenmiş olan tüm yazma eser kütüphaneleri yanında halk kütüphanesi hizmeti veren eski vakıf kütüphaneleri de yazma eser kütüphanelerine dönüştürülerek Başkanlığa devredilir. Böylece yazma eser kütüphanelerinin yönetimi, eşgüdümü ve denetiminden sorumlu yeni bir merkezi yapı oluşturulur. Bu yasayla, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü içinde örgütlenmiş olan tüm yazma eser kütüphaneleri gibi Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü de Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı na devredilir. Daha önce Süleyma- 278
niye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü ne bağlı bir birim olarak hizmet veren Hacı Selim Ağa Yazma Eser Kütüphanesi ise Müdürlüğe dönüştürülür. Buna göre Atıf Efendi, Nuruosmaniye, Koca Ragıp Paşa ve Köprülü Yazma Eser Kütüphanesi nin idari merkezi olarak Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Bölge Yazma Eser Kütüphanesi aracılığıyla Başkanlığa bağlanır. 5 Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Yapıları ve Temel Mimari Özellikleri Kanuni Sultan Süleyman ın buyruğuyla, yarım yüzyıl boyunca imparatorluğun tüm mimari etkinliğinin sorumluluğunu üstlenen baş mimar Sinan tarafından 1550-1557 yılları arasında tasarlanıp inşa edilmiş olan Süleymaniye Külliyesi simgesel anlamda imparatorluğun gücünü ifade eden bir yapı grubu olması yanında, içerdiği çok sayıda işleviyle kent ve kentli için hizmet veren en kapsamlı külliyelerinden biri olmuştur. Bünyesinde yer alan Cami, dört medrese Evvel (Birinci), Sani (İkinci), Salis (Üçüncü) ve Rabi (Dördüncü), Darülhadis, Sıbyan Mektebi, Darüşşifa, Tıp Medresesi, İmaret (Darülziyafe), Tabhane (hastaların dinlenme yeri), Kervansaray, Darülkurra (dershane), Mülazım (stajyer) Odaları, dükkanlar, Hamam, Sebil ve Türbe ler Külliye nin işlevlerinin kapsamı konusunda kolayca fikir verir. İstanbul un eşsiz topografik yapısından yararlanılarak bir tepe üzerine denizden ve kentin diğer bölgelerinden de görülebilecek bir şekilde ve kademeli bir düzenle yerleştirilmiş olan bu Külliye, İstanbul a adeta yeni bir siluet kazandırmıştır (Kuban, 1994, s. 101). Günümüzde Süleymaniye Külliyesi nin Evvel ve Sani Medresesi (Marmara tarafı) 6 ile Sıbyan Mektebi Süley- 5 Bölge Yazma Eser Kütüphanesi yapılanmasının Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi için bürokrasiyi arttırmaktan öte ne gibi bir yarar sağlayacağı ve işlev kazandıracağı ise ayrı bir tartışma konusudur. 6 Süleymaniye medreselerinin adlandırılmalarında ve tarihlendirilmelerinde, kullanılan kaynaklara ve ortaya çıkan yeni arşiv belgelerine bağlı olarak değişik görüşler ortaya atılmıştır. Örneğin, Süleymaniye Cami nin batısında (Marmara) yer alan ve günümüzde Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi olarak yararlanılan ikiz Medreselerin aslında Salis ve Rabi Medresleri olarak, maniye Yazma Eser Kütüphanesi ne ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, Birinci Medrese nin hemen arkasında yer alan Zarifi Konağı da Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Patoloji Enstitüsü olarak kullanılmaktadır. Bu yapıların mimari özelliklerine geçmeden önce, ne zaman ve nasıl Kütüphane ye katıldıklarını ve bugün ne amaçlı olarak kullanıldıklarını kısaca açıklanmalıdır. 1918 yılında Süleymaniye Külliye sinin Sani Medresesi nde hizmete açılan Süleymaniye Umumi Kütüphanesi ne Maarif Vekaleti tarafından Külliye nin Evvel Medresesi nin de tahsis edilmesine Tevhid-i Tedrisat Kanunu nun çıkmasının hemen ardından karar verilmiştir. Fakat Etnografya Müzesi malzemesi 1922 de Birinci Medrese ye taşınınca buradan kütüphane olarak yararlanılmaya başlanması ancak 1927 yılında, müze malzemesi Ankara daki yeni yapılan Etnografya Müzesi yapısına taşınınca mümkün olmuştur. Birinci Medrese nin kütüphaneye resmi olarak devredilmesi ise ancak 1953 te gerçekleşmiştir (Dener, 1957, s. 7). 1955 yılında da Birinci Medrese ye bitişik olan Sıbyan Mektebi çocuk kütüphanesi olarak kullanılmak üzere Süleymaniye Umumi Kütüphanesi bünyesine katılmış ve bir onarım sürecinden geçerek 1957-1980 yılları arasında çocuk kütüphanesi olarak kullanılmıştır (Dener, 1957, s. 14; Kaya, 2007, s. 385). Evvel ve Sani Medrese yapılarına bitişik olan konutlar da (lojman) 1956 yılları arasında kütüphaneye tahsis edilmiştir. Bu mekanların onarımı ise, A. Saim Ülgen in başkanlığındaki Süleymaniye Yapı Topluluğunun Onarımı projesi bağlamında, o dönemlerde Türkiye de yeni gündeme gelen tarihsel yapıların onarımı konusunda çalışan ilk mimarlardan olan yüksek mimar Cahide Tamer ve ekibi tarafından 1954-1955 yılları arasında gerçekleştirilmiştir (Öz, 2012). Haliç kısmının ise Evvel ve Sani olarak adlandırılması gerektiği öne sürülmektedir. Bu tartışma, bu yazının amacını aştığı için varlığından bahsedilmekle ve kaynak vermekle yetinilecektir. Farklı görüşler için bkz. Barkan (1972, s.47-49); Kuban (1994, 101); Kütükoğlu (2000, s.117). 279
Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi içten görünüş. Süleymaniye Külliyesi nin Sani Medresesi nin dersliği günümüzde kütüphanenin yirmi dokuz kişilik oturma kapasiteli okuma salonu olarak hizmet vermektedir. Bu yapıda ayrıca kataloglama ve sınıflama birimi ve diğer idari birimler bulunmaktadır. Evvel Medresesi nin dersliği ise, sergi salonu olarak kullanılmaktadır. Depolar her iki yapının otuzbir odasına yayılmıştır. Evvel Medresesi ile sınırlı bir avlusu olan ve bir zamanlar çocuk kütüphanesi olarak yararlanılan Sıbyan Mektebi de bugün Kütüphane nin sayısallaştırma çalışmaları (mikrofilm ve sayısal çekim) için kullanılan mekanıdır. Ayrıca, Süleymaniye Cami nin batı köşesinde yer alan Evvel Medresesi nin hemen arkasında bulunan üç katlı Zarifi Konağı, Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürlüğü tarafından Yazma ve Nadir Eserler Pataloji ve Restorasyon Araştırma Merkezi olarak kullanılmak üzere restitüsyon çalışmasının hemen ardından yeniden inşa edilerek 2000 yılında Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ne katılmıştır (Sağlamtunç, 1997, s. 331 ve Kaya, 2007, s. 389). Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nin yaşadığı mekan sorununa, Külliye nin bazı yapılarını kütüphaneye tahsis ederek çözüm getirmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda, Süleymaniye Külliyesi nin hastane olarak kullanılmak üzere yapılan Darüşşifa yapısının kullanım hakkı, Vakıflar Genel Müdürlüğü nden Kültür ve Turizm Bakanlığı na tahsis edilmiş (2008) ve Bakanlık bu yapının onarımın hemen ardından Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nce kullanılmasını planlanmıştır. Ayrıca, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nin devamında yer alan ve uzun süreli uğraşlar sonucunda tahliye edilen Süleymaniye Doğumevinin kütüphane amaçlı olarak kullanılmasına karar verilmiştir. (2009). Böylece, Süleymaniye Kütüphanesi, Darüşşifa ve doğumevinin 280
katılımıyla bugünkü mekanının neredeyse iki katına yakın bir alana kavuşmuş olacaktır. 7 Süleymaniye Cami nin batısında (Marmara) ve Külliyenin en üst katında yer alan olan bu Evvel ve Sani Medreseleri, dar bir geçidin iki tarafına yerleştirilmiş, geleneksel düz avlulu plan şemasına sahip ikiz yapılardır. Sinan ın Ortaçağ dan bu yana sürüp giden revaklı, hücreli (oda) ve tek derslikli geleneksel medrese tipolojisine getirdiği yenilikler bu medreselerde en üst düzey ulaşmıştır. Hücre pencerelerinin açıldığı aydınlıklar, iki yandan gelip dershaneye saplanan revaklar, dershanelerin karşısındaki üç gözlü oturma yerleri, müderris lojmanları gibi öğeler Osmanlı medrese mimarisinde daha önce görülmeyen özelliklerdir.8 Hücreler ve derslik küresel üçgen geçişli kubbelerle örtülüdür. Derslik planının dikdörtgen olması nedeniyle örtüsünde kubbeye ek olarak düz bir tonoz bulunmaktadır. Avlu boyunca uzanan revaklar çapraz tonoz, diğerleri kubbeyle örtülüdür (Ahunbay, 1988, s. 249). Evvel medresesinin güneydoğusunda bulunan ve bağımsız bir girişe sahip olan Sıbyan Mektebi ise diktörtgen şemalı, tek kubbeli kapalı bir mekan ile saçaklı merdivenle çıkılan bir giriş platformundan oluşmaktadır. Okul, tonozlu bir alt yapı üstüne kesme taş olarak yapılmıştır (Kuban, 1995, s. 103). Derme ve Erişim Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Türkiye nin ve dünyanın en zengin ve değerli yazma ve eski harfli basma eser dermesine sahip kütüphanelerinden biridir. Tek (unique) ya da nadir yazma ve basma kitapları, bizzat 7 Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ın, İzmir milletvekili Mehmet Ali Susam ın konuşmasına ilişkin açıklaması. Dördüncü oturum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi. 22 Şubat 2012. http://www.tbmm.gov.tr/tutanak/donem24/yil2/ham/ b06901h.htm adresinden 10 Mayıs 2012 de erişildi. Tarihler, Yazma Eser Uzman Yardımcısı Buğra Çam la 29 Haziran 2012 de yapılan görüşme sırasında verilmiştir. 8 Süleymaniye Külliyesi. 10 Mayıs 2012 de http://www.mimarlikmuzesi.org/collection/detail_suleymaniye-kulliyesi_10014.html adresinden erişilmiştir. yazarları tarafından kaleme alınmış özgün nüshaları yanında, cilt, süsleme, minyatür, yazı (hat), ebru ve kıta gibi geleneksel kitap sanatlarının en güzel örneklerine de ev sahipliği yapan bu kütüphane, bilim tarihçileri, doğubilimi araştırmacıları, İslam dini ve diğer kültür tarihi uzmanlarının başvurduğu önemli bir kaynaktır. Bu kaynağın içeriğini 117 tanesi Osmanlı dan kalan vakıf kütüphanesi dermesi olmak üzere, 139 ayrı derme oluşturulmaktadır. 9 Bu dermelerin vakıf olanları (117) hiç bir ekleme ve çıkartma yapılmadan özgün adları ve o günkü numaralarıyla saklanmaktadır. Vakıf dermeleri arasında sırasıyla, Fatih, Ayasofya, Hacı Mahmud Efendi, Laleli ve Esad Efendi dermeleri en fazla yazma esere sahip olan vakıf dermeleridir. Kütüphane de 1960 ların ortasında başlatılan bir çalışma ile kurucularının ya da bulundukları yerin adlarını taşıyan vakıf kütüphanelerinin dışındaki eserler için yazma bağışlar, basma bağışlar ve yabancı dil eserler diye dermede üç yeni bölüm oluşturulmuştur. Daha sonra bunlara kataloglar (yeni harfli), yeni eserler ve fotokopi yazmalar diye adlandırılan bölümler de eklenmiştir. Bunların yanı sıra, kütüphanede, bağışlayanlarının adlarıyla anılan 15 ayrı derme ve müzelik malzemeden oluşan bir derme bulunmaktadır. Müze dermesi, eski klasik taş plak, müzik notaları, yazı (hat), tezhip, ebru ve minyatür örnekleri ile yazı araç ve gereçlerinden oluşmaktadır. Buradan hareketle derme ile ilgili şöyle bir toparlama yapılabilir: Bağış yapılan eserler, ayrı bir derme olacak nitelik ve sayıda ise, kütüphanede bağışlayanın adı ile yeni bir derme oluşturulmaya başlanır. Bağışlanan kitap sayısı az ise, satın alınanlarla beraber, eser el yazması ise Yazma Bağışlar, basma ise Basma Bağışlar, batı dilleriyle yazılmış ise Yabancı Diller, Latin harfli Türkçe ise Yeni Eserler bölümüne kayıtları yapıldıktan sonra okuyucuların hizmetine sunulur. Yabancı diller dermesi, 9 Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesinde Bulunan Koleksiyonlar. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü. Tek sayfalık Excel Listesi. 281
Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi müze bölümü. yabancı dillerdeki danışma kaynakları dışında kütüphaneden yararlanarak yayın yapmış olan bilim adamlarının, kitapları yayımlandıktan sonra kütüphaneye gönderdikleri eserleri de içerir. Dergi ve gazeteler ise ciltli olarak eski harfli basma kitapların eserlerin içindedir. Dermenin bu kadar alt parçaya bölünerek yerleştirilmesi çağdaş kütüphanecilik ilkelerine göre üzerinde yeniden düşünülmesi gereken önemli bir konudur. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi dermesinde, hemen her konuda yazma ve basma eser olmakla birlikte, dermenin büyük çoğunluğunu din konulu yazma ve basma eserler oluşturmaktadır. Onu, edebiyat, tarih ve genel konulu eserler izlemektedir. Dermede en az temsil edilen konu alanları arasında sırasıyla sanat, fen ve matematik ile teknoloji bilimleri yer almaktadır. Kütüphane nin dermesinde 2010 yılı sonu itibariyle 75 908 i yazma, 70 592 basma eser olmak üzere 146 500 eser bulunmaktadır. 10 Basma eserlerin, büyük çoğunluğunu, doğal olarak, harf devrimi öncesinde basılmış eserler oluşturmaktadır (58 282). Dolayısıyla, kütüphane yazmalar yanında nicelik ve nitelik açısından önemli bir eski basma eser dermesine de sahiptir. Kütüphanenin mevcudu, risaleler mecmuası (Mecmuatül-resail) olarak bilinen yazmaların tümüyle erişilebilir kılınmasıyla artış gösterecektir. Bilindiği gibi risaleler mecmuası, iki ya da daha fazla -bazen yüzü aşan- konuda değişik yazarlarca kaleme alınmış kitapçıkların bir cildin içinde biraraya getirilmesiyle ortaya çıkmış esere verilen ortak addır (Gökman, 1959, s. 37). Cilt birliği içinde olan bu kitapçıkların her biri ayrı bir bibliyografik birim/kimlik olarak ele alınıp erişilebilir kılınacağından kütüphanenin yazma eserlerinin sayısı da artacaktır. 10 Bu makalenin yazımı sırasında kütüphanede sayım süreci devam ettiğinden 2010 yılına ait veriler kullanılmıştır: Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi 2010 yılı İstatistik Formu: Tablo 1: Eser Sayısı. 282
Dioskurides Ayasofya kitabı Yazmaların % 73 ü Arapça, % 21 i Arap Harfli Türkçe, % 5 i Farsça ve % 1 i diğer dillerdedir (Çağatayca, Arnavutça, Süryanice gibi). Basma eserlerin ise yaklaşık % 40 ı Arap Harfli Türkçe, % 35 i Arapça ve % 20 si Latin harfli Türkçe ve yabancı dil, % 5 i ise Farsça dır. Kütüphane dermesi yazma ve basma ayrımı yapılmaksızın değerlendirildiğinde ise dermenin büyük çoğunluğunun Arapça eserlerden oluştuğu görülür (% 55). Onu sırasıyla Arap harfli Türkçe (%32), Latin Harfli Türkçe ve diğer yabancı diller (% 8) ile Farsça (% 5) izlemektedir. 11 Kütüphane dermesinde, Fatih döneminin ünlü matematik ve astronomi bilgini Ali Kuşçu nun er-risaletü l-muhammediyye başlığı altında Arapça olarak kaleme aldığı ve Fatih e ithaf ettiği matematik ile ilgili yazma eseri, Piri Reis in Kitabül Bahriye si, bir anlamda farmakoloji- 11 A.g.e., Tablo 2: Dillerine Göre Eser Sayısı. nin öncülerinden olan Dioskurides in Kitab-ı Haşais fi t Tıb da yer alır. Bilindiği gibi, Süleymaniye Kütüphanesi, İbn-i Sina nın günümüze kadar gelebilmiş yazma eserlerinin özgün ya da çoğaltılmış kopyalarına da ev sahipliği yapmaktadır. Taşıdıkları bilimsel ve tarihsel değer yanında kitap sanatlarının da en seçkin örnekleri arasında değerlendirilen bu derme, UNESCO tarafından Dünya Belleği Kütüğü nde belgesel miras olarak kayıtlıdır (Oğuz, 2005, ss. 321-331). Kütüphane dermesinde Katip Çelebi nin bizzat kaleme aldığı ünlü bio-bibliyografik eseri Keşfü Zünun ve Cihannüma yanında çok sayıda basma eseri de bu kütüphanede ya da bağlı birimlerinde bulunmaktadır. Evliya Çelebi nin kendi kaleminden çıkan Seyahatname de bu kütüphanedir. Eski Türk Edebiyatının en güzel örneklerinden Garib-name nin yine en güzel nüshası ve Yu- 283
Cihannüma nus Emre nin Divanı nın yazı karakteri, imla ve kağıt özellikleri göz önüne alınarak 15. yüzyılda çoğaltıldığı düşünülen el yazması nüshası da bu kütüphanededir. Başlangıçta, Osmanlı vakıf kütüphanelerinin devriyle zenginleşen Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi dermesine, bağış yoluyla çok sayıda değerli yazma eser de kazandırılmıştır. Bu nedenle, kütüphanede en fazla eser, yazma bağışlar adı verilen dermededir. Bağışlar arasında, Nuri Arlasez in yazma ve bağışları, Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver in 1000 adet dosya ve defteri, Şerif Muhiddin Targan ın notaları ve Cemaleddin Server Revnakoğlu arşivi de yer almaktadır. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi dermesine erişim, 2009 yılından bu yana çevrimiçi kütüphane kataloğundan sağlanmaktadır. 12 Kütüphanenin tümüyle çevrimiçi kataloğa aktarılmış olan kart katalogları, OPAC erişiminden bu yana güncellenmemektedir. Çevrimiçi katalog üzerinden Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi dışında Atıf Efendi, Hacı Selimağa, Köprülü, Nuruosmaniye, Ragıppaşa kütüphanelerinin yazma eserlerinin tümüne tam metin, basma eserlerine ise çoğunlukla bibliyografik erişim sağlanmaktadır. 13 Kütüphanenin okuma salonunda vakıf dermelerine ait yazma ve basma kataloglar da bulunmaktadır. 12 Süleymaniye Kütüphanesi Yazma Eser Uzman Yardımcısı Buğra Çam la 29 Haziran 2012 de yapılan görüşme. 13 Kütüphanenin www.suleymaniye.gov.tr adresinden erişilen çevrimiçi kataloğu bu yazı sırasında yeniden yapılanma süreci nedeniyle kapalıdır. 284
Bir tezhib örneği Ayrıca, Kütüphane nin bibliyografik bilgilerine, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi nin Türkiye Kütüphaneleri Veri Tabanı kullanılarak da erişim sağlanmaktadır. İSAM ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan protokolün ardından İSAM Kütüphanesi, Bakanlık bünyesinde bulunan 66 kütüphanedeki yazma ve basma eserlere bibliyografik erişim sağlayan bu toplu kataloğu elektronik ortamda hizmete açmıştır. Diğer Hizmetler Günümüzde, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, beşi üniversite düzeyinde kütüphanecilik (Bilgi ve Belge Yönetimi) eğitimi almış olan 41 çalışanıyla kullanıcılara hizmet vermektedir. Kullanıcılar, haftanın her günü 08.30-23.00 saatleri arasında açık olan okuma salonunda istedikleri eserleri inceleyebilmekte, saat 17.00 den sonra depodan eser çıkartılmadığı için, istedikleri eserin varsa sayısal görüntülerine okuma salonundaki kullanıcı terminalleri aracılığıyla erişim sağlayabilmektedir. Ayrıca, kullanıcılar tamamı sayısal ortama aktarılmış olan yazma eserlerin mikrofilm kopyasını, fotoğrafını ya da e-kopyasını, gerekli ödemeleri yapmak koşuluyla, elde edebilirler. Bu hizmetten kütüphaneye bizzat gelerek ya da e-posta, mektup, faks ya da telefon aracılığıyla başvurarak yararlanmak da olanaklıdır. Yabancı uyruklu araştırmacılar izin almak koşuluyla kütüphaneden yararlanabilirler. 6093 sayılı yasayla Türkiye Yazma Eser Kurumu Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kitap Şifahanesi ve Arşiv 285
Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi bir el yazması kabı Daire Başkanlığı da Süleymaniye Kütüphanesi içinde hizmet vermektedir. Süleymaniye Kütüphanesi ve Başkanlığa bağlı diğer kütüphanelerdeki koruma hizmet ve uygulamalarının ve bu konudaki eğitim ve araştırma etkinliklerinin yanında malzeme üretiminden de sorumlu olan bu birimin, hizmet sınırları içinde sayısallaştırma etkinlikleri de yer almaktadır. Kütüphane de 2001 yılında deneme amaçlı olarak başlayan ilk sayısallaştırma çalışmaları günümüzde de devam etmektedir. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nde ve bağlı birimlerinde bulunan yazmaların tümü, basmalarının ise % 25 i yüksek çözünürlükte sayısal ortama aktarmıştır. Bağlı birimlerdeki basma eser dermelerinin sayısal ortama aktarımı da talep oldukça yapılmaktadır. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nde, öncelikle basma eserlerin sayısallaştırılma işlemlerinin tamamlanması daha sonra eski teknolojilerle çekilmiş düşük kalitede olan 10 000 kadar yazma eserlerin yeniden sayısallaştırılması, sayısallaştırılmış eserlerin de ayrıca mikrofilme alınması planlanmaktadır. Halen mikrofilm arşivinde, hem İstanbul ve diğer yurtiçi kütüphanelerden çekilen, hem de yabancı ülke kütüphanelerinden sağlanan tek ya da nadir nüshalar, yazarının bizzat kaleme aldığı eserler, eski nüshalar başta olmak üzere 5 633 kadar mikrofilm mevcuttur. Değişik temalı sergilerin düzenlendiği, konferansların verildiği kütüphanede ve yine eğiticiler gözetiminde ebru, güzel yazı, tezhip, minyatür ve cilt gibi kurslar da açılmaktadır. Sonuç Süleymaniye Umumi Kütüphanesi, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde İstanbul un değişik semtlerinde kullanılamaz durumda olan vakıf kütüphanelerinin bir araya getirilip halka açıldığı merkezi kütüphane olarak kurulmuştur. Kütüphane nin İstanbul daki yazma ve eski harfli basmalar için merkez olması fikri, Cumhuriyet tarihi boyunca da birçok rapor, plan ve yazıda sürekli olarak tekrar edilmiştir. Fakat bu fikir aslında daha Cumhuriyet kurulur kurulmaz çıkartılan Tevhid-i Tedrisat Yasası ile Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına İlişkin Yasa nın ardından Süleymaniye Kütüphanesi ne yapılan nakillerle fiilen uygulamaya geçmiştir. 1926-1931 yılları arasında vakıf kütüphanelerinin bazen tek tek bazen de topluca Süleymaniye Kütüphanesi ne devri gerçekleştirilmiş ve kütüphanenin dermesi hızla ve oldukça özgün bir biçimde gelişme göstermiştir. Vakıf kütüphanelerinin Süleymaniye Kütüphanesi ne devri sonraki birkaç istisna dışında 1960 lara kadar sürmüştür. 286
1961 Anayasası ile planlı kalkınma dönemine giren Türkiye de, kütüphane hizmetlerini planlamak üzere hazırlanan 1961 tarihli Kütüphaneler Komitesi Raporu nun ardından Süleymaniye Umumi Kütüphanesi nin adı Süleymaniye Kütüphanesi olarak değiştirilmiş ve Kütüphane, İstanbul için yazma eserler merkezi olarak kabul edilerek, amaçları belirlenmiştir. Süleymaniye Kütüphanesi nde 1960-1985 arasında yaşanan gelişmeler, Kütüphaneler Komitesi Raporu nda ifade edilen düşüncelerin gerçekleştirilmeye çalışılmasından ibarettir. 1980 li yıllar kütüphanenin yasal mevzuatın oluşturulduğu, 2000 li yıllar ise sayısallaşma uygulamasının ön plana çıktığı dönem olmuştur. 2010 yılında yayınlanan 6093 Sayılı Yasa nın ardından yeniden örgütlenme sürecine giren bu kütüphanenin, İstanbul için yazma eserler merkezi olmasının ötesinde, konu alanının somut olarak yeniden belirlenip, bir araştırma kütüphanesi gibi yeniden örgütlenmeye gereksinimi vardır. Kültürel mirasın korunması, örgütlenmesi ve erişilebilir kılınması, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nde dün olduğu kadar bugün de çözülmesi gereken temel sorunları arasındadır. Yazma ya da nadir basma eseri fiziksel olarak kullanılabilir ve erişilebilir kılmanın yerini hiçbir şey tutamayacağına göre gerekli çevresel önlemlerin alınmasını ve afet planlarının oluşturulmasını güvence altına alan bir koruma politikasına sahip olmak da kaçınılmazdır. Ayrıca dermede bulunan her bir bibliyografik birimin standart kurallar ışığında örgütlenmesini sağlamak yanında, yazmaların içeriğinin yazı, minyatür, süsleme, cilt ve kağıt özellikleri göz önüne alınarak değişik açılardan erişilebilir kılınması da gereklidir. Yazmalar ve nadir basmalar mikroform, mikroform çıktısı, fotoğraf ya da CD/DVD yoluyla çoğaltılarak kullanıcıların hizmetine sunulabilmektedir. Günümüzün bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı olanaklar ise yazmaların web üzerinden düşük çözünürlüklü sayısal kopyalarını yayınlamaya olanak tanımaktadır. Fakat web in sunduğu asıl potansiyel, Türkiye kütüphanelerindeki yazmalara, gerekli içerik ve iletişim standartlarına uyumlu yazılımlara sahip olmak koşuluyla, hem bibliyografik, hem de istenirse tam metin olarak erişimi olanaklı kılmasıdır. Bu bağlamda, Kültür ve Turizm Bakanlığı na bağlı kütüphaneler dışındaki diğer kamu kuruluşlarının elindeki yazma ve eski harfli basma eserlerin sayısal kopyalarına erişim sağlamak da olanaklıdır. Türkiye deki yazma eser kütüphanelerinin yönetim, eşgüdüm ve denetim merkezi olan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, kuruluş yasasından gelen yükümlülüğü gereği yalnızca Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nde değil, diğer yazma kütüphanelerinde yaşanan koruma, bibliyografik denetim ve erişim sorunlarının ulusal bir politika ışığında, etkin ve verimli bir biçimde çözülmesi için gerekli önlemleri alacaktır. Böylece, özellikle bibliyografik denetim ve erişim açısından, TÜYATOK projesinin uygulanmasında değişik nedenlerle kaybedilen zaman telafi edilebilecek ve günümüze gelebilen nüshalar üzerinden Osmanlı coğrafyasında kim tarafından, hangi dil ve konularda kaç eserin yazıldığı, çoğaltıldığı ya da çevrildiği de öğrenilebilecektir. Son olarak, Süleymaniye Kütüphanesi ve bağlı birimlerinin yalnızca akademisyenlerin ilgi alanıyla sınırlı kalmaktan kurtarılması ve gerekli güvenlik önlemleri de alınarak, yurt dışındaki pek çok örneğine benzer biçimde, kültürel mirasın sergilendiği bir mekan olarak yerli ve yabancı kültür meraklılarının güzergahında önemli bir durak haline getirilmesi de bu bağlamda dillendirilmesi gereken bir öneridir. Kaynakça Ahunbay, Z. (1988). Mimar Sinan ın Eğitim Yapıları Medreseler Darülkuralar Mektepler. Mimar Başı Koca Sinan: Yaşadığı Çağ ve Eserleri I, içinde (ss.239-309). İstanbul: Vakıflar Genel Müdürlüğü. Alpay, M. (1976). Harf Devriminin Kütüphanelerde Yansıması. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. Alpay, M. (1990). Değişen Kütüphane Anlayışı ve Münif Paşa. Kütüphane Dünü Yarına Bağlayan Köprü içinde (ss. 260-265). İstanbul: Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi. 287
Barkan, Ö. L. (1971). Süleymaniye Cami ve İmareti Tesislerine Ait Bir Yıllık Bir Muhasebe Bilançosu 993/994 (1585-1586). Vakıflar Dergisi, IX, 109-110. Barkan, Ö. L. (1972). Süleymaniye Cami ve İmareti İnşaatı (1550-1557). 1. c Ankara: Türk Tarih Kurumu. Bayraktar, N. (1966). İstanbul daki Vakıf Kütüphaneler ve Süleymaniye Kütüphanesi. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 15 (3), 134-138. Conrad, L. I. (2000). The Khalidi Library. Ottoman Jerusalem the Living City: 1517-1917 içinde. S. Auld ve R. Hillenbrand (Ed.). London: Altajir Worlf of Islam Trust. Cunbur, M. (1963). Türk Kütüphaneciliğinin Tarihi Kökleri. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 22 (3-4), 105-116.. (1968). Kanuni Devrinde Kitap Sanatı, Kütüphaneleri ve Süleymaniye Kütüphanesi. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 17 (3), 134-142.. (1970). Yazma Kütüphanelerimiz Bugünkü Durumları ve Meseleleri. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 19 (1), 3-17. Çavdar, T. (1995). Tanzimat tan Cumhuriyet e Kadar Osmanlı Kütüphanelerinin Gelişimi. Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul: İstanbul Üniversitesi. Dener, H. (1957). Süleymaniye Kütüphanesi. İstanbul: Maarif Vekaleti.. (1968). Kuruluşunun 50 nci Yılında Süleymaniye Kütüphanesi. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 17 (4), 275-288. Devlet Planlama Teşkilatı. İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1968-1972). Ankara: DPT, 1968. 20 Mayıs 2010 de http:// ekutup.dpt.gov.tr/plan/plan.asp adresinden erişildi. Devlet Planlama Teşkilatı. Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Plânı (1990-1994) Ankara: DPT, [1989]. 20 Mayıs 2010 de http:// ekutup.dpt.gov.tr/plan/plan.asp adresinden erişildi. Emsen, Ş. (1960). Osmanlı İmparatorluğu Devrinde Türkiye Kütüphanelerinin Tarihçesi. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 9 (1-2), 14-35. Ergin, O. (1937). Muallim M Cevdet in Hayatı, Eserleri ve Kütüphanesi. İstanbul: Bozkurt Basımevi. Ersoy, O. (1966). Halk Kütüphanelerimiz Üzerine Bir Araştırma. Ankara: y.y. Erünsal, İ. E. (1988). Türk Kütüphaneleri Tarihi II: Kuruluştan Tanzimat a Kadar Osmanlı Vakıf Kütüphaneleri. Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu.. (2008). Osmanlı Vakıf Kütüphaneleri. Ankara: Türk Tarih Kurumu. Gökman, M. (1957). Prof. Hellmutt Ritter in İstanbul Kütüphaneleri Hakkında 22 Yıl Evvel Hazırlamış Olduğu Rapor ve Bugünkü İstanbul Kütüphaneleri. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 6 (3),32-39. Gökman, M. (1959). İstanbul Kütüphaneleri ve Yazma Tıp Kitapları. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü. İcimsoy, A. O. ve Erünsal İ. E. (2008). The Legacy of the Ottoman Library in the Libraries of the Turkish Republic. Libri, 58, 47-57. İlmiyye Salnamesi. (1334/1906). Darül Hilafetil Aliyye. İstanbul Kütüphaneleri Tarih-Coğrafya Yazmaları Katalogları I: Türkçe Tarih Yazmaları. (1943). Maarif Vekilliği Kütüphaneler Müdürlüğü Tasnif Komisyonu (Haz.). İstanbul: Maarif Vekilliği. Kaya, N. (2007). Kütüphane. Bir Şahaser: Süleymaniye Külliyesi içinde (ss. 383-403), S. Mülayim (Ed.), A. Neftçi (fotoğ.). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı. Keseroğlu, H. (1989). Halk Kütüphanesi Politikası ve Türkiye de Durum. İstanbul: Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi. Koşay, Hamid Zübeyr. (1341). Başlangıç. Pol Gulyaş. Halk Kütüphanelerinin Suret-i Te sis ve Usul-i İdaresi içinde (ss.3-4). (A. Safvet, Çev.). Ankara: Maarif Vekaleti. Kuban, D. (1994). Süleymaniye Külliyesi. (Dünden Bugüne) İstanbul Ansiklopedisi içinde (C. 7, ss. 96-104). İstanbul: Kültür Bakanlığı ve Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı. Kut, G. (1980-81). İstanbul daki Yazma Kütüphaneleri. İstanbul Üniversitesi Tarih Dergisi, 33, 341-374. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ın, İzmir milletvekili Mehmet Ali Susam ın Konuşmasına İlişkin Açıklaması. Dördüncü oturum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi.22 Şubat 2012. http://www.tbmm.gov.tr/tutanak/ donem24/ yil2/ham/b06901h.htm adresinden 10 Mayıs 2012 de erişildi. 288
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yazma Eser Kütüphaneleri Çalışma, Yazma ve Eski Basma Eserlerden Yararlanma Yönetmeliği. Resmi Gazete 9.04.2003, sayı: 25074. http://www. resmigazete.gov.tr adresinden 10 Mayıs 2012 tarihinde erişildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Kütüphanelerde Yazma ve Eski Basma Eserlere İlişkin Çalışma Yönergesi. 30.07.2010 tarih ve 63186 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe girmiştir. http://teftis.kulturturizm.gov.tr/tr,14755/kutuphanelerde-yazma-ve-eski-basma-eserlere-iliskin-cal-.html adresinden 10 Mayıs 2012 tarihinde erişildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Süleymaniye Kütüphanesi Yönetmeliği. Resmi Gazete 20.03.1985, sayı: 18700. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Teknik Çalışmalar Yönergesi. 24.03.1983, sayı:2916. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun. Resmi Gazete. 30.12.2010, sayı: 27801. Kürkçüoğlu, K. E. (1962). Süleymaniye Vakfiyesi. Ankara: Vakıflar Umum Müdürlüğü. Kütükoğlu, M. (2000). Süleymaniye Medresesi. XX. Asra Erişen İstanbul Medreseleri içinde (ss. 117-126), Ankara: Türk Tarih Kurumu. Milli Eğitim Bakanlığı. (1961). Kütüphaneler Komitesi Raporu. Ankara: [MEB]. Oğuz, E. S. (2005). UNESCO Dünya Belleği Programı ve Türkiye nin Belgesel Mirasları. Türk Kütüphaneciliği, 19 (3), 321-331. Ortaylı, İ. (2000). İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı. 4. bs. İstanbul: İletişim. Örik, N. S. Kütüphaneler Meselesi. Ülkü, 13 (76), 371-372. Ötüken, A. (1956). İstanbul Kütüphaneleri Hakkında 48 Yıl Önce Zamanın Sadrazamına Sunulmuş Bir Rapor. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 5 (3), 206-226.. (1957). Prof. Hellmutt Ritter in İstanbul Kütüphaneleri Hakkındaki Mühim Bir Raporu. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 6 (1-2), 36-46.. (1957). Türkiye de Kütüphanecilik Öğretiminin Tarihçesi. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni 6 (1-2), 1-35. Öz, İlban. (2012).. http://www.kenthaber.com/marmara/istanbul/kimdir/iz-birakan/ilban-oz adresinden 20 Mayıs 2012 de erişildi. Özekmekçi, A. (2010). Süleymaniye Kütüphanesi nde Yazma ve Nadir Eserlerin Sayısallaştırılma Serüveni. Bilgi Kaynaklarının Sayısallaştırılmasında Standartlar ve İşbirliği Çalıştayı 25-27 Şubat 2010, Ali Emiri Kültür Merkezi, Fatih-İstanbul. www.istanbulkutuphaneci.org/calistay/ toplanti_prorami.html adresinden 20 Mayıs 2012 de erişildi. Parmaksızoğlu, İ. (1957). İstanbul Kütüphanelerine Dair. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 6 (3), 109-118. Sağlamtunç, T. (1997). Türkiye de Kütüphane Binaları. Çağdaş Türk Edebiyatına Eleştirel Bakış Nevin Önberg Aramağanı içinde (ss. 329-341), M. Ölmez (Ed.). Ankara: Simurg. Shatzmiller, Maya. Islamic Institutions and Property Rights. The Case of the Public Wakf JESHO 44/1 (2001): 44-74. Soysal, Ö. (1976). XIX ve XX. Yüzyıllar Osmanlı Siyasal Yaşamı nın Kütüphane Kurumu nu Etkileyen İki Olgusu. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, 25 (4), 250-261.. (1981). Geleneksel Türk Kütüphaneciliği. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü XXV. Yıl Anı Kitabı (1954-55/1979-80) içinde (ss. 103-105). Ankara: Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi.. (1999). Türk Kütüphaneciliği: Belgeler Ek III/2 Yazıtlar/Yapı. C. 5 Ankara: Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürlüğü. Süleymaniye Külliyesi. http://www.mimarlikmuzesi.org/collection/detail_suleymaniye-kulliyesi _10014.html adresinden 10 Mayıs 2012 de erişilmiştir. Süleymaniye Kütüphanesi. İstanbul: [Matematik Araştırma Enstitüsü Baskı Atölyesi], 1974. Süleymaniye Kütüphanesi. İstanbul: Yapı ve Kredi Bankası, 1983. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi 2010 yılı İstatistik Formu.2 s. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesinde Bulunan Koleksiyonlar. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü. Tek sayfalık Excel Listesi. 289
Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Şeddine, Türbedarlıklarla Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun. Resmi Gazete. 13 Kasım 1925, sayı: 243. Testa, Le Baron I De. (1864-1911). Recueil des Traites de la Porte Ottomane... Paris: Amyot - editeur des Archives Diplomatiques. Tevhid-i Tedrisat Kanunu. Resmi Gazete. 6.3.1924, sayı:63. Thompson, L. (1952). Türkiye de Kütüphaneleri Geliştirme Programı. İstanbul: Maarif Bakanlığı. UNESCO. Memory of the World. The works of Ibn Sina in the Süleymaniye Manuscript Library. http://www.unesco.org/ adresinden 20 Mayıs 2012 de erişildi. www.suleymaniye.gov.tr Yediyıldız, B. (2003). XVIII. Yüzyılda Türkiye de Vakıf Müessesesi. Ankara: Türk Tarih Kurumu. Yılmaz, B. (2004). Türk Kütüphaneciliğinde Siyaset Öğesi. Kütüphaneciliğin Destanı Uluslararası Sempozyumu 21-24 Ekim 2004, Ankara (Bildiriler) içinde (317-329 ss.). S. Arslantekin, F. Özdemirci (Haz.) Ankara: Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü. 290
Süleymaniye Kütüphanesi _???????????