Ödemeler Bilançosunda Denge: BP Eğrisi Dışa açık bir ekonomide ekonomi politikalarını ve çeşitli şokların etkilerini inceleyebilmek için IS-LM modelinin kapalı ekonomi için geliştirilen versiyonu yeterli değildir. Modelimizin bu amaca hizmet edebilmesi için yeni bir eğrinin, ekonominin diğer ülke ekonomileri ile olan ilişkileri sonucundaki akım değişkenlerin dengede olduğunu gösteren (BP) eğrisinin de modele dahil edilmesi gerekmektedir. BP eğrisi ödemeler bilançosundaki hesaplara ilişkin genel dengenin sağlandığını göstermektedir. Ödemeler bilançosundaki bu hesaplar üç grup içerisinde toplanır: Cari işlemler hesabı Sermaye hareketleri hesabı Resmi finansman hesabı Üçüncü hesap grubunu dikkate almadan, ödemeler bilançosunun yalnızca ilk iki grup hesaptan oluştuğunu kabul edecek ve bunu olarak yazacağız. Ödemeler Bilançosunu internetten göster
BP nin Eğimi BP= X(Y f, RER) M(Y,RER) + K( i-i f ) K: Sermaye hareketleri i f Uluslar arası faiz oranı BP dengede olduğunda bu eşitlik sıfıra eşit olacaktır. Buradan hareketle BP nin eğimini buluruz. BP = X 1 Y f + X 2 RER M 1 Y M 2 RER + ki - ki f X 1 Y f + X 2 RER - M 2 RER + ki - ki f = M 1 Y X1Yf M1 + X2RER M1 M1RER M1 + ki M1 kif M1 = Y Y = k den; i i M1 Y BP = M1 k BP nin eğimi
BP nin Eğimi Burada BP nin eğimi; ithalatın milli gelire olan duyarlılığı ve sermaye hareketlerinin yurtiçi faiz oranına olan duyarlılığına bağlı olarak değişmektedir. M 1 eğim BP dikleşir. k eğim BP yatıklaşır. k= eğim=0 BP yatık olur. k=0 eğim= BP dik olur.
BP nin eğimi; sermaye hareketlerinin serbestlik derecesine bağlıdır. Sermaye hareketleri tam serbest olduğuna BP yatay, i i=i f Sermaye hareketleri tamamen yasak olduğunda ise dikey şekilde olacaktır. BP i BP Y Tam sermaye hareketliliği durumunda ülkedeki faiz oranları dünya faiz oranına eşittir ve tüm varlıkların (hisse senedi, bono, tahvil, vadeli mevduat) getirileri dünyayla eşittir. Sınırlı sermaye hareketliliği durumunda BP pozitif eğimli olur. (Genelde bu durum geçerlidir) i BP Y Y
MUNDELL-FLEMING MODELİ: AÇIK EKONOMİDE TALEP YÖNLÜ POLİTİKALAR Bu bölümde dışa açık küçük bir ekonomideki politika değişikliklerinin etkilerini değerlendireceğiz. Ekonominin küçük olması demek, ülkenin uyguladığı politikaların dünya faiz oranlarını ve diğer ülkelerin gelir düzeylerini etkileyememesi demektir. Ayrıca ülke içinde ve dışında fiyat seviyesinin sabit olduğunu varsayarak IS, LM ve BP eğrileri yardımıyla ekonomi politikalarının etkinliklerini değerlendireceğiz. Burada kullanacağımız model, Robert Mundell ve Marcus Fleming tarafından geliştirildiği için Mundell-Fleming Modeli olarak bilinmektedir.
MUNDELL-FLEMING MODELİ: AÇIK EKONOMİDE TALEP YÖNLÜ POLİTİKALAR Bu model özellikle sermaye hareketliliğinin sınırsız olması (BP yatık) durumunda; parasal genişleme nedeniyle faiz oranları düştüğünde, dışarıya sermaye çıkışı olacağını, ulusal paranın değer kaybedeceğini (ER), ihracat ve üretimin artacağını ifade eder. Bu modelde sermaye hareketlerinin faiz oranına olan duyarlılığı olup BP yataydır.
NOT: Genellikle BP nin, LM den daha yatık olduğu görülmüştür ampirik analizlerde. Bunun nedeni; para talebinin faize olan duyarlılığının ( i Y LM = k daki, uluslar arası sermaye hareketliliğinin faize h olan duyarlılığından ( i Y BP = M 1 daki k) daha düşük (h < k) k olmasıdır. Çünkü: Para talebinin faize olan duyarlılığı, bireylerin ekonomik olayları takip etme yeteneğine bağlı olarak değişmekte iken, uluslararası sermaye hareketliliğinin faize olan duyarlılığında; işi parasal değişimleri incelemek ve gözlemlemek olan uzmanlar ordusu görev yapmaktadır. Dolayısıyla, onlar faize daha çabuk ve daha büyük ölçüde tepki vereceklerdir.
ÖDEMELER BİLANÇOSUNDA DENGESİZLİKLER
Ödemeler Bilançosu Dengesizlikleri o Ödemeler Bilançosu Dengesizlikleri o o BP eğrisinin sağında kalan alan ödemeler dengesindeki açığını(bp<0) gösterir. BP eğrisinin solunda kalan alan ödemeler dengesindeki fazlasını(bp>0) gösterir. o Ödemeler dengesi açıkları (BP<0): o o Dışarıdan sermaye ithaliyle Çeşitli maliye ve para politikalarıyla o Ticaret politikaları ile kapatarak giderilir. o Ödemeler dengesi fazlası (BP>0): o Dışarıya sermaye ihraç ederek ödemeler bilançosu dengesini sağlanabilir.
ÖDEMELER BİLANÇOSUNDA DENGESİZLİKLER
SABİT KUR SİSTEMİNDE TALEP YÖNLÜ POLİTİKALAR: Tam Olmayan Sermaye Hareketliliğinde Maliye Politikası
Sabit Kur ve Tam Olmayan Sermaye Hareketliliğinde Para Politikası o Sonuç olarak sabit kurda para politikasının uzun dönemde milli gelir düzeyini etkilemediğini ifade edebiliriz.
Döviz Kuru Ayarlaması: Devalüasyon Marshall-Lerner Koşulu ve J Eğrisi Devalüasyondan amaç ödemeler dengesi açığının kapatılmasıdır. Tabii burada paranın dış değeri ile ilişkili olan cari işlemler hesabının iyileştirilmesi söz konusudur. Ancak bir devalüasyonun bu amacı gerçekleştirmesi aşağıdaki şartları sağlaması gerekmektedir: Devalüasyon ihracatı artırırken ithalatı azaltmalı Döviz girdisinin döviz çıkışını karşılamayı mümkün kılması
Döviz Kuru Ayarlaması: Devalüasyon Marshall-Lerner Koşulu ve J Eğrisi Devalüasyon ödemeler bilançosu üzerinde üç tür etki yaratmaktadır. Bunlar: İthal mallarının fiyatlarındaki yükselme nedeniyle bu malların miktarındaki azalma İhraç mallarının fiyatlarındaki azalış nedeniyle ihracat miktarındaki artış belli bir ihracat miktarının devalüasyondan sonra daha az bir döviz geliri sağlaması. Bu üç etkinin net sonucu ihracat ve ithalat esnekliklerine bağlıdır. Eğer esneklikler toplamı birden büyük (e x + e m > 1) ise etki pozitif olacaktır. Bu koşul Marshall-Lerner koşulu olarak bilinmektedir.
DEVALÜASYONUN KISA VE UZUN DÖNEMDE ETKİLERİ: J EĞRİSİ
IS-LM-BP Modelinde Devalüasyonun Etkileri
Tam Sermaye Hareketliliğinde Politikaların Etkinliği: Maliye Politikası
Tam Sermaye Hareketliliğinde Politikaların Etkinliği: Para Politikası
Sonuçlar ve Özet Sabit döviz kuru sisteminde ekonomi politikalarının etkinliğini tartıştığımız bu fasılda ortaya çıkan en önemli sonuç para politikasının ekonominin dengeleri üzerinde etkili olmamasına karşılık maliye politikasının etkili olmasıdır. Hatta maliye politikasının etkinliği kapalı ekonomi durumundakinden dahi fazladır. Bunun nedeni maliye politikası sonucunda ödemeler bilançosunda ortaya çıkan değişmelere bağlı olarak para arzında da değişiklikler olmasıdır. Para arzındaki bu değişiklikler maliye politikasının para politikası ile desteklenmesi gibi bir sonucu ortaya çıkarmaktadır, ki bu yüzden dışlama etkisi oluşmamaktadır.
ESNEK DÖVİZ KURU SİSTEMİNDE TALEP YÖNLÜ POLİTİKALAR Chicago okulu ekonomistlerince savunulan ve 1973 ten sonra uygulanmaya başlanan esnek döviz kurları rejimi serbest piyasa ekonomisinin işleyişine daha uygun bir sistemdir. Bu sistemde ülke parasının dış değeri, tamamen serbest bir şekilde işleyen arz ve talep mekanizması tarafından belirlenmektedir. Tam serbest kur rejiminde merkez bankaları para politikalarını dilediği gibi belirleyebilir, zira artık para arzı ile ödemeler dengesi arasındaki ilişki kopmuştur. Mundell-Fleming modelinin esnek kurlu bu versiyonunda döviz kuru, ER, içsel bir değişken olarak belirlenirken, para arzı dışsal olarak merkez bankasınca belirlenebilmektedir. Bu nedenle para politikası daha etkili bir politika aracı olarak ortaya çıkacaktır.
Döviz Kurunun Değişmesi ve Toplam Talep o Reel döviz kurunun, toplam talebin belirleyicilerinden olduğunu ve reel döviz kurunda bir değişmenin IS eğrisini kaydırdığını biliyoruz. o Reel döviz kurunun yükselmesi -ülke parasının değer yitirmesi- rekabet gücünü ve net ihracatı artırarak IS eğrisini sağa kaydırır. o Reel döviz kurunun azalması - ülke parasının değer kazanması- ülkenin mallarının nispeten pahalanmasına ve ticaret dengesinin kötüleşmesine yol açarak IS eğrisini sola kaydırır.
İhracat Artışının Etkileri
ESNEK DÖVİZ KURU SİSTEMİNDE TALEP YÖNLÜ POLİTİKALAR: Tam Olmayan Sermaye Hareketliliğinde Para Politikası
ESNEK DÖVİZ KURU SİSTEMİNDE TALEP YÖNLÜ POLİTİKALAR: Tam Olmayan Sermaye Hareketliliğinde Maliye Politikası
Tam Sermaye Hareketliliğinde Politikaların Etkinliği: Maliye Politikası
Tam Sermaye Hareketliliğinde Politikaların Etkinliği: Para Politikası