Reseptörler, Beyin ve Kalp

Benzer belgeler
SİNİR SİSTEMİ. Duyusal olarak elde edilen bilgiler beyne (yada tam tersi) nasıl gider?

SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi vücutta, kas kontraksiyonlarını, hızlı değişen viseral olayları ve bazı endokrin bezlerin sekresyon hızlarını kontrol eder

BMM307-H02. Yrd.Doç.Dr. Ziynet PAMUK

BİYOSİNYAL İLETİMİ 1

DUYUSAL ve MOTOR MEKANİZMALAR

Define Sandığı Beynimiz! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Fizyoloji PSİ 123 Hafta Haft 6 a

SİNİR HÜCRELERİ. taşınması çevresel sinir sistemi tarafından meydana getirilen sinir hücreleri tarafından gerçekleştirilir.

SİNİR SİSTEMİ VE BEYİN ANATOMİSİ 2

MEMBRAN POTANSİYELLERİ HÜCRELERİN ELEKTRİKSEL AKTİVİTESİ

DİNLENİM MEMBRAN POTANSİYELİ. Prof. Dr. Taner Dağcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ab. D.

Duysal Sistemlerin Genel Özellikleri, Duysal Reseptörler. Dr. Ersin O. Koylu E. Ü. Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı

Ağrı. Ağrı hissinin oluşması Ağrı hissinin iletilmesi Ağrı hissinin yorumlanması

Fizyoloji PSİ 123 Hafta Haft 8 a

4- Aksiyon Potansiyeli

Arka Beyin Medulla Omuriliğin beyne bağlandığı bölge kalp atışı, nefes, kan basıncı Serebellum (beyincik) Kan faaliyetleri, denge Pons (köprü)

Duyu Fizyolojisi ve Deri Duyuları

Fizyoloji ve Davranış

Beynin Anatomik Açıdan İncelenmesi ve Beyin Sisteminin İşleyişi

17 İNSAN FİZYOLOJİSİ SİNİR SİSTEMİ-1 Nöron- Glia- Nöron Çeşitleri

SİNİRLERİN UYARILMASI VE İMPULS İLETİMİ

11. SINIF KONU ANLATIMI 32 DUYU ORGANLARI 1 DOKUNMA DUYUSU

SİNİR SİSTEMİ 3(İNSANDA SİNİR SİSTEMİ) SELİN HOCAYLA BİYOLOJİ DERSLERİ

MOTOR ÖĞRENMENİN FİZYOLOJİK BOYUTLARI

İletken Düzlemler Üstüne Yerleştirilmiş Antenler

GÖRSEL OLMAYAN DUYU SİSTEMLERİ

Dolaşım Sistemi Fizyolojisi - 2. Prof. Dr. Taner Dağcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ab. D.

Şekil-1. Doğru ve Alternatif Akım dalga şekilleri

Öğrenme İle İlgili Kavramlar ABDÜLKADİR UÇAR

İSTİRAHAT MEMBRAN POTANSİYELİ & AKSİYON POTANSİYELİ. Prof.Dr. Mitat KOZ

SİNİR SİSTEMİ DERS NOTU TÜM DERS NOTLARI: UNIVERSITEHAZIRLIK. ORG DA

Kalp Fonksiyonları KALP FİZYOLOJİSİ. Kalp Fonksiyonları. Kalbin Lokalizasyonu ve Ölçüleri. Kalbin Lokalizasyonu ve Ölçüleri. Dolaşım Sistemleri

İnce Antenler. Hertz Dipolü

Temel EKG. Mehmet OKUMUŞ Acil Tıp Uzmanı AEAH Acil Tıp Kliniği ELEKTROKARDİYOGRAFİ

ULTRASON GÖRÜNTÜLEME

Şekilde görüldüğü gibi Gerilim/akım yoğunluğu karakteristik eğrisi dört nedenden dolayi meydana gelir.

HÜCRE MEMBRANINDAN MADDELERİN TAŞINMASI. Dr. Vedat Evren

Dielektrik malzeme DİELEKTRİK ÖZELLİKLER. Elektriksel Kutuplaşma. Dielektrik malzemeler. Kutuplaşma Türleri Elektronik kutuplaşma

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

Sinir sistemi organizmayı çevresinden haberdar eder ve uygun tepkileri vermesini sağlar.

Deney 3: Diyotlar ve Diyot Uygulamaları. Amaç: Araç ve Malzeme: Teori:

Bölüm 3 - Kristal Yapılar

11. SINIF KONU ANLATIMI 25 İNSAN FİZYOLOJİSİ SİNİR SİSTEMİ-9 ÇEVRESEL (PERİFERİK) SİNİR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARI

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücrenin fiziksel yapısı. Hücre membranı proteinleri. Hücre membranı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Temel Devre Elemanlarının Alternatif Gerilim Etkisi Altındaki Davranışları

SİNİR SİSTEMİ VE EGZERSİZ

YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI. Dönem II. TIP 2010 KAS, SİNİR ve DUYU SİSTEMLERİ DERS KURULU

BÖLÜM 2. Gauss s Law. Copyright 2008 Pearson Education Inc., publishing as Pearson Addison-Wesley

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

ELEKTRİK AKIMI Elektrik Akım Şiddeti Bir İletkenin Direnci

SIĞA VE DİELEKTRİKLER

EGE ÜNİVERSİTESİ EGE MYO MEKATRONİK PROGRAMI

Nöron uyarı gönderdiğinde nörotransmitterleri barındıran keseciklerin sinaptik terminale göçü başlar.

12. SINIF KONU ANLATIMI 24 STOMA VE TERLEME (TRANSPİRASYON)

MAKEDONYA BİYOLOGLAR BİRLİĞİ. Çözümler

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM II SİNİR SİSTEMİ V. DERS KURULU (24 MART

Ders 3- Direnç Devreleri I

Sonlu Elemanlar Yöntemi İle EKG İşareti Benzetimi

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ

Akım ve Direnç. Bölüm 27. Elektrik Akımı Direnç ve Ohm Kanunu Direnç ve Sıcaklık Elektrik Enerjisi ve Güç

Aşağıdaki formülden bulunabilir. S16-Kesiti S1=0,20 mm²,uzunluğu L1=50 m,özdirenci φ=1,1 olan krom-nikel telin direnci kaç ohm dur? R1=?

İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİ MEKANİZMALARI. Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller. Uzm Dr Pınar Gelener

Temel Kavramlar. Elektrik Nedir? Elektrik nedir? Elektrikler geldi, gitti, çarpıldım derken neyi kastederiz?

KAS FİZYOLOJİSİ. Yrd.Doç.Dr. Önder AYTEKİN

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MEKATRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ TEMEL ELEKTRİK DEVRE LABORATUVARI TEMEL DEVRE TEOREMLERİNİN UYGULANMASI

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça

ELASTİSİTE TEORİSİ I. Yrd. Doç Dr. Eray Arslan

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE

İnsan beyni, birbiri ile karmaşık ilişkiler içinde bulunan nöron hücreleri kitlesidir. Tüm aktivitelerimizi kontrol eder, yaradılışın en görkemli ve

Yapay Sinir Ağları. (Artificial Neural Networks) DOÇ. DR. ERSAN KABALCI

DENEY 7 DALGALI GERİLİM ÖLÇÜMLERİ - OSİLOSKOP

Elektromanyetik Dalga Teorisi

Elektrostatik Elektrik Alan Elektrik Akı Kondansatör. Kaynak : Serway-Beichner Bölüm 23, 24, 26

BLM1612 DEVRE TEORİSİ

Sistem nedir? Başlıca Fiziksel Sistemler: Bir matematiksel teori;

Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması

Modern Fiziğin Teknolojideki Uygulamaları

11. SINIF KONU ANLATIMI 48 DOLAŞIM SİSTEMİ 1 KALP KALBİN ÇALIŞMASI

T.C HİTİT ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ ELEKTRONİK DEVRELER 1 LAB. DENEY FÖYÜ DENEY-1:DİYOT

EŞANJÖR (ISI DEĞİŞTİRİCİSİ) DENEYİ FÖYÜ

SİNİR SİSTEMİ DERS PROGRAMI

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM II SİNİR SİSTEMİ V. DERS KURULU (21 MART MAYIS 2016)

8. ALTERNATİF AKIM VE SERİ RLC DEVRESİ

HAYVANLARDA SİNİR SİSTEMLERİ ASLI SADE MEMİŞOĞLU

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 9A GERİNİM ÖLÇER KULLANARAK GERİLİM ANALİZİ YAPILMASI

Bir kristal malzemede uzun-aralıkta düzen mevcu4ur.

FTR 231 Fonksiyonel Nöroanatomi. Sinir Lifleri ve Periferik Sinirler yrd.doç.dr.emin ulaş erdem

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM II SİNİR SİSTEMİ V. DERS KURULU (24 MART MAYIS 2015)

VÜCUDUMUZDA SISTEMLER. Destek ve Hareket

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

SİSTEMİ YRD.DOÇ. DR. CABBAR VEYSEL BAYSAL ELEKTRIK & ELEKTRONIK YÜK. MÜH.

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ...

Sensörler Öğr. Gör. Erhan CEMÜNAL Thomas Alva Edison

Olaya Ġlişkin Potansiyel Kayıt Yöntemleri Kognitif Paradigmalar

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 6.SINIF FEN BİLİMLERİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Hazırlayan: Tugay ARSLAN

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam

Transkript:

Reseptörler, Beyin ve Kalp Reseptörler Dışardan gelen uyarıları toplama görevi vardır. Değişik tipte reseptörler vardır. 1

Reseptörler Dış reseptörler - Fotoreseptörler : retina -Kimyasalreseptörler :Koku ve tat -Mekanikreseptörler :Ses ve dokunma duygusu -Termoreseptörler : Sıcak ve soğuk hissi Reseptörler İç Reseptörler Kalp ve akciğerdeki kimyasal reseptörler : Karbondioksit basıncına bağlı olarak nefes almayı tetiklerler. 2

The Pacinian Corpuscle (Dokunma Reseptörü) Dokunma reseptörüdür. 0.5-1 mm uzunluğunda ve 0.3-0.7 mm kalınlığındadır. Bir çok yatay tabakadan oluşur. Merkezinde sinir hücresinin miyelinsiz kısmının da bulunduğu çekirdeği içerir. Ranvier : Miyelinli sinir hücrelerinde aksonların yaptığı, üzerindeki elektrik hızını arttıran miyelinlerin boğum yaptığı boşluğun adıdır. Bu reseptörde ilk Ranvier boğumu çekirdekte meydana gelir. Werner R. Loewenstein (1959) bu reseptörle ilk defa deney yapmıştır. Deneyinde bir piezoelektrik kristalini reseptörü uyarmak için kullanmıştır. Bu uyarıma karşılık oluşan tepkiyi ise nöronun miyelinsiz ucundan jeneratör gerilimini ve Ranvier boğumlarından ise aksiyon potansiyelini bir elektrot ile ölçmüştür. Dış katmandaki tabakaları soymuş, soyulmamış halinde ürettiği sinyallare benzer sinyal üretmeye devam ettiğini gözlemlemiştir. 3

(a) dan (e) ye şiddeti aratarak uygulanan uyarılara jeneratör geriliminin normal cevabı. o Tüm tabakalar soyulmuş durumda. Verilen cevabın A durumundakinin aynısı olduğu gözlenmiştir. C de çekirdek kılıfı kısmen tahrip edilmiştir. Bu durumda da cevaplarda değişiklik olmamıştır. D de ilk Ranvier boğumu bloke edilmiştir. Bu durumda aktivaston süreci engellenir. Fakat jeneratör geriliminin oluşumuna engel olmaz. E de nöron ucu tahrip edilmiştir. Bu durumda jeneratör gerilimi oluşamamıştır. 4

Beyin ve Anatomisi İnsan beyninde beş ana lob bulunur. Ön (frontal) lob: Bilinçli düşünmek Yan (parietal) lob: Duyguları işlemek Arka baş (osipitâl lob: Görmek Şakak temporâl lobu: sesle kokuyu algısı Beyincik serebellum lobu: Duyu-hareket ilişkilendirmesi Beyin Loblarının işlevleri: Frontal lob--bilinçli düşünme; zarar görmesi durumunda ruh hali, hissiyat değişikliği olabilir. Parietal lob--çeşitli duyu organlarından gelen bilgileri birleştirmede önemli rol oynar. Ayrıca nesnelerin kullanılması ve bazı mekansal görüş işlemelerinde (visuospatial processing) parietal lobun kimi bölümleri rol alır. Oksipital lob--görme duyusuyla ilgili bilgilerin işlendiği lobdur. Hafif zarar görmesi halüsinasyonlara sebep olur. Temporal lob--ses ve kokunun algılanması, aynı zamanda da yüzler, mekanlar gibi karmaşık uyaranların işlenmesi bu lob tarafından sağlanır. Serebellum--Duyu organlarından gelen bilgilerle haraketi ilişkilendirir. Bu lob özellikle dengenin sağlanmasında önemli rol oynar. 5

Kalp ve Anatomisi Kalbin Elektriksel Aktivitesi Kalp sürekli bir şekilde elektriksel uyarılar oluşturur. Bu elektriksel uyarılar kalp fonksiyonları için çok önemlidir. Kalbin elektriksel uyarıları kalp atışının en uygun düzeyde tutulması için her bir kalp atışında kalp kasılmasını düzenler. Kalp elektrofizyolojisi kalp için çok önemli olan bu elektriksel uyarıları inceler. 6

Kalbin Elektriksel Aktivitesi Kalp hücresinin hücre membranı uyarılırsa hücre membranındaki kanalcıklar açılıp kapanmaya başlar. Bu kanalların açılması iyonların hücre membranı boyunca içeri ve dışarı çıkmasına olanak tanır. Böylece hücre membranın potansiyeli değişir. Bu potansiyel değişmelerin zamana karşı grafiği çizilirse aksiyon potansiyeli oluşur. Aksiyon potansiyelinin 5 fazı vardır. Fakat ben 3 genel fazdan (depolarizasyon, repolarizasyon, istirahat) bahsedeceğim. 7

Depolarizasyon: Depolarizasyon fazı aksiyon potansiyelinde faz 0 olarak gösterilir. Hücre membranındaki Na kanallarının açılması ile Na iyonları hücre içine dolar ve hücre potansiyelinde voltaj değişikleri olur. Bu olaya depolarizasyon denir. Depolarizasyon olan hücrenin potansiyelindeki değişikler komşu hücrelerdeki Na kanallarının da açılmasını sağlar. Yani bir hücredeki depolarizasyon dalgası kalp içinde hücre hücre yayılır. Repolarizasyon: Bu faz aksiyon potansiyellerinin 1.,2.,3. fazlarını içerir. Repolarizasyon iyonlarının başladıkları yere geri dönmesi işlemidir.bir hücre içinde repolarizasyon tamamlanıncaya kadar hücre içinde depolarizasyon olamaz. Faz 0 dan faz 3 e kadar olan süreye refrakter süresi denir. Repolarizasyon fazı aksiyon potansiyelini istirahat hücre potansiyeline döndürür. Bunun olabilmesi için belli bir süre gerekir. Bu süre aksiyon potansiyelinin süresine yakındır. Ve kalbin refrakter periyodunda olduğunu gösterir. Aksiyon potansiyelinin 2.inci fazı plato fazıdır. Bu fazda potasyum iyonları hücre dışına çıkmaya başlar. Bu repolarizasyonun depolarizasyonundan farkıdır. Bu fark refrakter süresini uzatır. 8

İstirahat: Aksiyon potansiyellerinde faz 4 olarak gösterilir. Pasif bir fazdır. Hücre membarında iç ve dış yüzeyler arasında net bir yük geçişi olmaz. Fakat bazı hücrelerde istirahat fazı tam anlamıyla bir dinlenme değildir. Bu hücrelerde hücre membranın daki iyon giriş ve çıkışları devam eder. Bu da hücre membranı potansiyelindeki bir artış yapar.membran potansiyeli uygun bir değere çıktığında kanallar hücreyi depolarize etmek için harekete geçer. Depolarizasyonu sağlayan harekete otomasite denir. Otomasite, normal kalp ritminin oluştuğu mekanizmadır. Aksiyon potansiyelinin biçimini, iletim hızı, refrakter periyodu ve kalbin otomasitesi belirler. 9

Biyolektrik Kaynaklar ve Elektrik Alanlar Elektrik mühendisleri, bir elektriksel şebekede dirençler, kondansatörler ve endüktörlerden faydalanırlar. Fakat Biyoelektromanyetizmada endüktörler yoktur. Direnç ve kondansatörler ise hücre membranlarında bulunurlar. Bu bölümün ana hedefi kaynaklardan oluşan elektrik alanları ve biyoelektrik kaynakları öğrenmektir. Bir diğer önemli hedef ise modellemeyi öğrenmek. Bunun için Biyoelektrik hacimsel kaynaklardan faydalanılacaktır. Böylece kalp veya tüm vücudun modeli elde edilebilecektir. Modelleme Bir canlının organizmalarının çalışma fonksiyonlarını araştırmanın ya da incelemenin en pratik yolu bu organizmaların olabildiğince en doğru modelinin çıkarılması ile olur. 10

Hacimsel Kaynağın Temel Modeli Dipol: Sabit Dipol: Kartezyen koordinat sisteminde x,y ve z bileşenlerine sahip sabit genliklikli dipoldür. 3 değişkene sahiptir. Hareketli Dipol: Tek dipol elemanına sahitir. Sabit dipolden farkı genliği ve lokasyonu değişir. 6 değişkene sahiptir. 11

Çoklu Dipol: Çoklu-Dipol, birçok dipol elemanı içerir. Her bir dipol kalbin belirli bir anatomik bölgesini ifade eder. Bu dipollerin lokasyonu sabittir fakat genliği ve yönü değişkenlik gösterir. Eğer yönü de sabit olsa idi bu dipollerin yalnızca genliği değişkenlik gösterirdi. Bu durumda bağımsız değişken sayısı dipol sayısına eşit olacaktır. Multipol: Tıpkı, iki eşit fakat zıt monopolün dipol oluşturduğu gibi iki dipol de quadrupole (dörtlü) oluşturur. Bu yöntem ile yüksek-dereceli kutuplar elde edilmeye devam edilebilir (octapole (altılı), vs.) Bu tip kaynakların her biri multipolü (çokkutuplu ortamı) ifade eder. 12

13

Hacimsel İletkenlerin Temel Modeli Sonsuz, Homojen Hacimsel iletkenin homojen modeli «önemsiz durum» (trivial case) olarak adlandırılır. Bu durum iletken sınırından gelen etkileri ve iç kısmın inhomojenliğini ihmal eder. Sonlu, Homojen Küresel---Sonlu homojen modelin en basit formu küresel modeldir. Burada kaynak tam merkezdedir. Yüzeydeki dipol kaynak alanın, sonsuz homojen hacimsel iletkende olduğu gibi aynı yarı çapta fakat ondan 3 kat daha büyük olduğu ortaya çıkar. Bu nedenle bu durum trivial case olarak adlandırılabilir. Gerçek Şekilli, Homojen--- Göğüs kafesi, kafa gibi gerçek şekilli sonlu ve sınırlı homojen yapıları ele alır. Fakat içsel inhomojenliği ihmal eder. Sonlu, İnhomojen Sonlu inhomojen ortamlar ele alınır. Büst Kalp kası dokusu Yüksek-iletkenlikli kalp içi kan kütlesi Düşük-iletkenlikli akciğer dokusu Kas tabakası yüzeyi Omuga ve göğüs kemiği gibi iletken olmayan kemikler Büyük damarlar, karaciğer, vs. gibi diğer organlar. Kafa Beyin Beyin omurilik sıvısı Kafa tası Kaslar 14

Hacimsel iletken olarak İnsan Vücudu Dokuların Direnci: İnsan vücudu rezistif, kısmen homojen ve lineer iletken olarak değerlendirilebilir. Birçok doku izotropik olmasına rağmen kas ve beyin anizotropik yapıdadır. 15

Kanın rezistif değeri büyük ölüçüde hemoglobin sayısına bağlıdır. Her iki denklem de büyük ölçüde doğru sonuç verir. 16

Kafa Modeli İnsan yaşamsal faaliyetlerin önemli merkezi olan beyin uyarılabilen nöron dokularının bir araya gelmesi ile oluşmuştur. Beynin elektriksel aktiviteleri kafa derisinden kolaylıkla ölçüle bilinir ve EEG olarak isimlendir. Beyin yalnızca elektriksel kaynakların olduğu bir organ değildir. Aynı zamanda kafa tası ve derisi gibi hacimsel iletkenleri de içerir. Hacimsel iletkenleri modellemek için bir dizi küresel alan tanımlanmıştır (Bkz. Şekil). Bu modelde iç ve dış kafa tası yarı çapı 8-8,5 cm arası, tüm kafa ise 9.2 cm olarak belirlenmiştir. Beyin ve kafa derisi direnci 2.22 Ωmolarak seçilmiştir. Kafa tası 80 2.22 Ωm =177 Ωmolarak tanımlanır. Bu değerler kafa modelinin matematiksel ya da bilgisayar modelini çıkarmak için tanımlanırlar. Göğüs Kafesi Modeli Göğüs kafesinde kalp ve diğer organlar elektrik kaynağı olarak ifade edilir. Rush, Abildskov, ve McFee (1963) ilk defa göğüs kafesi için iki model oluşturmuştur. Her ikisinde de dış sınır göğüs kafesidir. Daha basit olanında akciğerler 10 Ωm, kalp içi kan direnci ise 1 Ωm olarak seçilmiştir (Bkz. Şekil B). Daha gerçekçi olan diğer modelde ise akciğerler 20 Ωm seçilmiştir. Bu modelde ayrıca kalp kasları ve kaburga kasları 4 Ωm, ve kalp içi kan direnci 1.6 Ωm olarak belirlenmiştir (Bkz. Şekil A). Günümüzde ise çok daha detaylı göğüs kafesi modelleri gelişen bilgisayar teknolojisinin de yardımıyla üretilmektedir. 17

İleri ve Geri Problem 18

İleri Problem ile medikal alanda tanı koymak için kullanılmamaktadır. Geri Problemleme ise tıbbi tanı koyma aşamasının önemli ve vazgeçilmez alanıdır. Örneğin, kardiyolog ve nörologlar klinik muayenelerinde biyoelektrik ve biyomanyetik sinyalleri ölçüp, bu ölçülen sinyalin kaynağında herhangi bir anormalliği araştırırlar. Ters Problemin Çözülebiliriliği Her devrede de çıkış gerilimi 2v tur. Tüm devrelerin Thevenin ya da Norton eşdeğer devre modeli elde edilerek bulunabilir. Bu örnekteki devrelerin çıkışı aynı olmasına rağmen her biri farklıdır. Bu örnek, Ters problemde kaynağın kendisinden ölçüm almadan sonucun 4 farklı devreden hangisine ait olduğunu bulmanın kolay olmadığını göstermiştir. Bu amaçla bir çok teori üretilmiştir. İlk teori 1853 yılında ortaya konan Hermann von Helmholtz a aittir. 19

Ters Problemin çözümüne ilişkin yaklaşımlar 1) Deneysel Yaklaşım: Burada tanı koymak için ölçülen sinyalin daha önce yapılan deneysel çalışmalardan elde edilen sinyaller ile karşılaştırılıp konulmasına dayanır. Bunun için ilk defa Macfarlane and Lawrie, 1974 yılında bir bilgisayar programı yazmıştır. 2) Fizyolojik Kısıtlar Daha önceki örnekten görüldüğü üzere ters problemde tek bir çözüm yoktur. Fakat burada tanıyı koymak için daha önce karşılaşılan fizyolojik kısıtlar göz önünde bulundurulur. Dipollerin kaynakların hep dışa doğru çıktığı, aktivasyon sırasının devamlı olduğu, v.s. 3) Alan Yolu Teorik Yaklaşımı Birim dipol kaynak için pozisyon ve yönün bir fonksiyonu olarak yol boyunca ölçülen gerilim; bir noktadaki yol hassasiyeti (lead sensitivity), maksimum cevap almak üzere yönü ayarlanan dipol için yol gerilimidir. Bu yaklaşım; her bir yolun aktivasyon dipol bileşenlerini bulmasına dayanır. 4) Basitleştirilmiş Kaynak Modeli Yaklaşımı Ters problem, biyoelektrik veya biyomanyetik sinyal kaynaklarını ve hacimsel iletkenleri modellemeye ve bunları çözmeye dayanır. (Malmivuo, 1976): 20

Basitleştirilmiş Kaynak Modeli Yaklaşımı 1. Kaynak sinyalinin modeli oluşturulur. Belirli sayıda bağımsız değişken içerir. 2. Hacimsel iletken için model oluşturulur. Oluşturulan iletken modeli kaynak sinyal modeli kadar ya da ondan daha iyi olmalıdır. 3. Birçok bağımsız ölçüm sonucu yapılmalıdır. Bu şekilde bir çok denklem ve değişken bulunur. Modelleme Yöntemi ile Ters Problemin Çözümü 21

Ödev Konuları 1) 12 Lead ECG (Elektrokardiyografi) Sistemi (Bölüm 15) 2) Vektörkardiyografi Lead Sistemi ve ECG (Bölüm 16 ve 18) Sisteminde bozucu faktörler 3) ECG Sisteminin Temelleri (Bölüm 19) (Alındı) 4) Magnetokardiyografi (Bölüm 20) 5) Impedance Plethysmography (Bölüm 25) 6) Impedance Tomography (Bölüm 26) (Alındı) 7) Biyolojik Sistemin EM Görüntülenmesi (Alındı) 8) RF kaynakların uzak alanlarına maruz kalan insan vücudunda soğrulma (Chp 10) (Alındı) 9) Baz istasyonları ve cep telefonları ile insan vücudunda soğrulma (Alındı) 10) MR Manyetik Rezonans Görüntüleme (Alındı) 22