T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ARKEOLOJİ (KLASİK ARKEOLOJİ) ANABİLİM DALI TARSUS GEÇ ROMA SERAMİĞİ Doktora Tezi Işık Adak Adıbelli Ankara - 2006
İÇİNDEKİLER... i ÖNSÖZ...iii NOTLAR... v A GİRİŞ... 1 B CUMHURİYET ALANI KAZILARI... 12 C TARSUS TA BULUNAN KIRMIZI ASTARLI GEÇ ROMA SERAMİKLERİ.. 16 C.I AFRİKA KIRMIZI ASTARLILARI... 19 C.I.A AFRİKA KIRMIZI ASTARLILARI HAKKINDA GENEL BİLGİ... 19 C.I.A.1 Kil ve Astar Özellikleri... 23 C.I.A.2 Üretim Teknikleri... 28 C.I.A.3 Kap Biçimlerinin Gelişimi... 29 C.I.A.4 Süsleme... 33 C.I.B TARSUS TA BULUNAN AFRİKA KIRMIZI ASTARLILARI... 40 C.I.B.1 FORM 1 (Hayes 16)... 40 C.I.B.2 FORM 2 (Hayes 32)... 41 C.I.B.3 FORM 3 (Hayes 45)... 42 C.I.B.4 FORM 4 (Hayes 50)... 44 C.I.B.5 FORM 5 (Hayes 57)... 47 C.I.B.6 FORM 6 (Hayes 58)... 48 C.I.B.7 FORM 7 (Hayes 59)... 50 C.I.B.8 FORM 8 (Hayes 61)... 51 C.I.B.9 FORM 9 (Hayes 67)... 53 C.I.B.10 FORM 10 (Hayes 72-73,76)... 57 C.I.B.11 FORM 11 (Hayes 87)... 60 C.I.B.12 FORM 12 ( Hayes 91)... 61 C.I.B.13 FORM 13 (Hayes 93)... 65 C.I.B.14 FORM 14 (Hayes 96)... 66 C.I.B.15 FORM 15 (Hayes 97)... 67 C.I.B.16 FORM 16 (Hayes 99)... 68 C.I.B.17 FORM 17 (Hayes 104)... 71 C.I.B.18 FORM 18 (Hayes 105)... 78 C.I.B.19 FORM 19 (Hayes 90/ 105)... 80 C.I.B.20 FORM 20 (Hayes 107)... 81 C.I.B.21 FORM 21 (Hayes 108)... 82 C.I.B.22 FORM 22 (Hayes 109)... 83 C.I.C DEĞERLENDİRME... 85 C.II PHOKAİA KIRMIZI ASTARLILARI... 90 C.II.A PHOKAİA KIRMIZI ASTARLILARI HAKKINDA GENEL BİLGİ... 90 C.II.A.1 Astar ve Kil Özellikleri... 92 C.II.A.2 Üretim Teknikleri... 93 C.II.A.3 Kap biçimlerinin gelişimi... 95 C.II.A.4 Süsleme... 95 C.II.B TARSUS TA BULUNAN PHOKAİA KIRMIZI ASTARLILARI... 98 C.II.B.1 Form 1 (Hayes 1)... 98 C.II.B.2 Form 2 (Hayes 2)... 99 C.II.B.3 Form 3 (Hayes 3)... 101 C.II.B.4 Form 4 (Hayes 4)... 110 C.II.B.5 Form 5 (Hayes 5)... 110 2
C.II.B.6 Form 6 (Hayes 8)... 112 C.II.B.7 Form 7 (Hayes 10)... 112 C.II.B.8 Süslemeli Parçalar... 116 C.II.C DEĞERLENDİRME... 119 C.III KIBRIS KIRMIZI ASTARLILARI... 123 C.III.A KIBRIS KIRMIZI ASTARLILARI HAKKINDA GENEL BİLGİ... 123 C.III.A.1 Astar ve Kil Özellikleri... 124 C.III.A.2 Üretim Teknikleri... 125 C.III.A.3 Kap Biçimlerinin Gelişimi... 125 C.III.A.4 Süsleme... 126 C.III.B TARSUS TA BULUNAN KIBRIS KIRMIZI ASTARLILARI... 128 C.III.B.1 Form 1 (Hayes 1)... 128 C.III.B.2 Form 2 (Hayes 2)... 129 C.III.B.3 Form 3 (Hayes 7)... 131 C.III.B.4 Form 4 (Hayes 9)... 132 C.III.C DEĞERLENDİRME... 136 D KATALOG... 140 E SONUÇ... 233 F İNGİLİZCE TÜRKÇE ÖZET... 252 F.I ABSTRACT... 252 F.II ÖZET... 253 G BİBLİYOGRAFYA- KISALTMALAR... 254 H LEVHALAR LİSTESİ... 283 I LEVHALAR... 286 3
ÖNSÖZ Uzun yıllar boyu fazla önemsenmeyen Geç Roma Dönemi ve içerdiği malzeme, üzerinde pek durulmayan, dolayısıyla çok az tanınan bir alandır. Anacak son yıllarda bu konuya ilginin arttığı ve dönemin çoğunlukla karanlıkta kalan yönlerinin araştırılmaya başlandığını görüyoruz. Özellikle Roma İmparatorluğu nun ikiye bölünmesinden sonra Batı Roma yıkılırken Doğu Romanın ayakta kalabilmesinin sebepleri halen tartışma konudur. Bu dönemlerin bütün çalkantılarına şahitlik eden, devrin sosyal ve kültürel izlerini üzerinde taşıyan pişmiş toprak malzeme arasında Tarsus ta bulunan Geç Roma Kırmızı Astarlı seramikleri tezimin konusunu oluşturmaktadır. Bu konuda tez danışmanlığımı üstlenen Prof. Dr. Cevdet BAYBURTLUOĞLU na teşvik ve tavsileri için şükranlarım sonsuzdur. Ayrıca kazı malzemesini veren ve bilimsel kaynaklara ulaşmam konusunda benden yardımlarını esirgemeyen Prof. Dr. Levent ZOROĞLU çalışmalarımda verdiği destekten dolayı Tarsus Müze Müdürü Kadir YANIK a çok teşekkür ederim. Tarsus taki Geç Roma Seramikleri üzerine görüşlerinden faydalanma imkanı bulduğum Dr. Philip KENRICK e ve Dr. Billur TEKKÖK e, İzmir Müze Müdürlüğü tarafından kazısı sürdürülen Simyrna Agorası ndaki malzemeyi incelememe izin veren İzmir Müze Müdürü Mehmet TAŞLIALAN a, Elaiussa Sebaste Kazısı Başkanı Prof. Dr. Eugenia Equini SCHNEİDER e ve Phokaia Kazısı Başkanı Prof. Dr. Ömer ÖZYİĞİT e gösterdikleri yakın ilgiden dolayı çok teşekkür ederim. 4
Çizimlerin hazırlanmasında büyük emeği geçen Asena KIZILARSLANOĞLU na ve çalışmam boyunca bana her konuda yardımcı olan eşim Hüseyin ADIBELLİ ye, ayrıca bilgisayar işlerinde yardımını gördüğüm Mehmet ÖZDEMİR e çok teşekkür ederim. Tarsus Cumhuriyet alanı Kazısı nın sponsorluğunu üstlenerek bizlere bu çalışma imkanı ve ortamını sağlamasının yanı sıra bilimsel araştırmalarımızda desteğini esirgemeyen Berdan Tarih ve Kültür Varlıklarını Koruma Vakfı na ayrıca kütüphane ve misafirhanesini kullanmama izin veren İstanbul - Alman Arkeoloji Enstitüsüne teşekkürü bir borç bilirim. Bunların dışında çalışmalarımda ilgisini ve desteğini gördüğüm bütün iş arkadaşlarıma ve kazı ekibi üyelerine özellikle Akbil BENGÜL ve Çiğdem TOSKAY- EVRİN e- de teşekkür etmek isterim. 5
A GİRİŞ Prehistorik devirlerden itibaren önemli bir yerleşim merkezi olan Tarsus, Roma yönetimi sırasında da gelişmeye devam ederek uzun yıllar boyunca Kilikia bölgesinin başkentliğini yapmıştır. Ancak Roma İmparatorluğunun zayıflaması ile birlikte 3. yüzyıldan sonra bölgede üst üste kaybedilen büyük savaşlar Tarsus a büyük zarar vermiş, şehir eski ihtişamını ve gücünü büyük ölçüde kaybetmiştir. Bu dönemden sonra bölgede ilk Müslüman-Arap akınlarının başladığı 7.yüzyıl ortalarına kadar yaşanan yaklaşık 500 yıllık süre Geç Roma veya Geç Antik Çağ olarak da kabul edilmektedir.yaşanan bu zaman dilimi içerisinde İmparatorluk 395 yılında Batı ve Doğu olarak ikiye ayrılmış, Batı Roma İmparatorluğu 476 da resmen son bulurken 1 Doğu Roma İmparatorluğu yaşamaya devam edebilmiştir. Ancak bu süreç içerisinde siyasal, askeri ve ekonomik şartların oluşturduğu güç dengelerinin oldukça değişken olması bu bölgeye dolayısıyla Tarsus a da yansımış, şehrin profili büyük ölçüde değişmiştir. Dönemin bütün olumsuzluklarına rağmen, canlılığını kısmen koruyan şehirde yerleşim, birkaç kesinti dışında sürekliliğini günümüze kadar devam ettirmiştir. Bugün dahi yerleşimin aynı yerde olması, Tarsus u yaşayan bir höyük haline getirmiştir. Öte yandan günümüz şehrinin antik yerleşimler üzerinde yaşamaya devam etmesi, hem antik çağdan beri süre gelen tahribatın yoğunlaşmasına sebep olmuş, hem de kent genelinde kapsamlı arkeolojik kazı ve araştırmaları imkansız hale getirmiştir. Bütün bunlara rağmen sınırlı alanlar içerisinde yapılabilen az sayıdaki çalışma yine de şehrin geçmişinden bazı kesitler elde etmemizi sağlamıştır. 1 Grant 2000, 17. 6
Son yıllarda bu duruma en iyi örnek Cumhuriyet Alanı olmuştur. Burada, 1993 yılında dönemin belediyesi tarafından katlı otopark inşa etmek amacıyla yapılan hafriyat sırasında toprak altında kalmış yerleşim tabakaları kepçe ve iş makineleriyle kazıldığından büyük oranda tahrip edilmiştir. Ancak Antik Caddenin ortaya çıkmasıyla çalışmalar durdurulmuş ve başlatılan kurtarma kazısı Prof. Dr. Levent ZOROĞLU nun da katılımı ile bugüne kadar bilimsel çerçevede devam ettirilmiştir. Bu çalışmalar sırasında kazılan Geç Antik Çağ kalıntılarının olduğu bölüm, Tarsus ta yapılan kazılarda ortaya çıkan ve bu dönemi belgeleyen en belirgin katmandır. Kültürel, siyasal ve ekonomik açıdan büyük çalkantıların yoğun olarak yaşandığı dönem pek çok yer de olduğu gibi Tarsus ta da hem verilerin yetersiz olması hem de dönem fazla ilgi çekmediği için çoğunlukla karanlıkta kalmıştır. Ancak Cumhuriyet Alanı kazılarında ortaya çıkan yeni veriler, konuyla ilgili bazı soruların da cevaplanması ihtiyacını doğurmuş, tabakalardaki yoğun tahribat ve karışıklık bir çok konuda soru işaretleri ve tartışmalar yaratmıştır. Ancak bu dönemlere ait tarihlenebilir bazı buluntu gurupları bizlere tabakalarla dönemler arasında bağlantı kurma imkanı sağlamıştır. Bunlar arasında en önemlilerden birisi de, çalışma konumu oluşturan Geç Roma Seramikleridir. Oldukça karışık ve bir çok noktası ile karanlıkta kalmış Geç Roma Döneminin Tarsus taki durumu, elimizdeki Geç Roma Kırmızı Astarlı seramiklerinin sunduğu veriler ışığında ele alınacaktır. Amaç Anadolu daki pek çok eski yerleşim yeri gibi yerli ve yabancı araştırmacıların ilgisini çeken Tarsus ta ilk arkeolojik kazılar 1930 lu yıllarda Gözlü Kule 7
Höyüğünde başlamıştır. Ancak burasının şehrin en erken yerleşimlerinin merkezi olan bir höyük olması, kazılar sonucu yapılan araştırma ve yayınların da daha çok prehistorik uygarlıklara yönelik olasını sağlamıştır. Bunların yanı sıra höyüğün üst tabakalarında yer alan ve son derece zayıf olan Geç Antik Çağa ait bulgular ise yüzeysel bir şekilde ele alınmıştır 2. Tarsus un Geç Roma Seramiklerini temsil eden ve Late Roman Red Wares başlığı altında yayınlanan kırmızı astarlı seramikleri de bunların arasında mevcut terminoloji ve bilgiler ışığında değerlendirilmiştir 3. Daha sonraki yıllarda yapılan Donuktaş kazılarında ise elde edilen veriler hem daha kısıtlıdır hem de yapılan yayın mevcut bilgileri güncelleyecek nitelikte değildir 4. Ancak Cumhuriyet Alanı kazılarında ortaya çıkan ve oldukça zengin bir buluntu gurubu oluşturan Geç Roma Seramikleri her iki kazıda da eksik kalan verileri sağlayacak ve konuyla ilgili bilgileri güncelleyecek niteliktedir. Ayrıca sözü geçen Tarsus malzemesi ilk defa geniş ve kapsamlı bir şekilde incelenerek değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede ele geçen Geç Roma seramiklerinin üretim merkezlerinin tespiti, bu dönemde Tarsus ta üretim olup olmadığı, kapların oldukça tartışmalı olan üretim teknikleri gibi sorunların yanı sıra Cumhuriyet Alanındaki Geç Antik Çağ yerleşiminin durumu da elimizdeki malzeme ile mümkün olduğu kadar incelenecek, karşılaştırmalı değerlendirmeler yapılmıştır. Bunların dışında ortalama tarihleri ve üretim merkezleri sınıflandırılarak elde edilen istatistik sonuçlardan Geç Antik Çağ da Tarsus un ticari ilişkileri, ekonomik durumu, parçaların dönemsel azalma ve çoğalma oranlarına göre demografik değişimler üzerinde durulmuştur. Üstelik şehir içerisinde çeşitli sebeplerle yapılan sondaj kazılarından elde edilen 2 Goldman 1950, 17. 3 Jones 1950, 203-206, 276-277, pl. 163-165, 207-208 4 Baylan 2001, 58-67, bu yayında Geç Roma Kırmızı Astarlıları ele alınmamıştır. 8
bulgularla şehrin bu dönemdeki yerleşiminin durumunun kabaca tespitine çalışılmıştır. Materyal ve Metot Döneminin lüks üretimleri olarak nitelendirilebilecek bu malzeme, Tarsus ta, Cumhuriyet Alanı ndan başka Gözlü Kule ve Donuktaş kazılarında da ele geçmiştir. Ancak hem verilerin %95 i Cumhuriyet Alanı ndan geldiği, hem de 1997 yılından beri kazıda fiilen çalıştım için genel değerlendirme Cumhuriyet Alanı malzemesinden yola çıkılarak yapılmıştır. Elimizdeki parçaların değerlendirilmesi sırasında Hayes in Geç Roma seramiği üzerine 1972 ve 1980 yıllarında yaptığı genel incelemelerine dayalı tipoloji ve terminoloji Türkçeleştirilerek kullanılmıştır. Buna göre Afrikan Red Slip Ware: Afrika Kırmızı Astarlıları; Phocaean Red Slip Ware: Phokaia Kırmızı Astarlıları; Cypriot Red Slip Ware: Kıbrıs Kırmızı Astarlıları olarak Türkçe ye adapte edilmiştir. Bu ana başlıklar altında ayrılan parçaların oluşturduğu form guruplarının Tarsus örnekleri kronolojik sırayla birden başlayarak numaralandırılmış, alt tipleri için harfler kullanılmıştır. Hayes in bu formlara verdiği sıra numarası ayrıca belirtilmiştir. Literatürde tam karşılığı olmayan yeni kap biçimleri için ayrı form numarası, alt tiplere ise ayrıca harf verilmiştir. Malzemenin değerlendirilmesi sırasında Tarsus Cumhuriyet Alanı, Gözlü Kule Höyüğü ve Donuktaş kazısı buluntuları, ayrıca şehir içerisindeki kanal ve hafriyat kazılarından gelen bütün parçalar incelenmiş, üretim merkezlerine ve dönemlerine göre sınıflandırılmıştır. Tarsus ta özellikle bu dönemle ilgili stratigrafik veriler çok yetersiz olduğu için malzemenin tarihlendirilmesinde daha çok analoji yöntemi kullanılmıştır. 9
Malzemenin teşhis ve sınıflandırmasında ulaşabildiğim yayınların yanı sıra Cumhuriyet Alanı malzemesini görmeye gelen Dr. Philip Kenrick in ve Doç. Dr. Billur Tekkök un görüş ve tavsiyelerinden faydalanma imkanım olmuştur. Karşılaştırmalı değerlendirmelerde yayını yapılmış kazıların buluntularının yanı sıra henüz yayınlanmamış Kelenderis, Elaiussa Sebaste, Mersin Pompeipolis kazıları gibi Kilikia bölgesindeki merkezlerin aynı döneme ait malzemesi incelenmiştir. Bunların dışında Phokaia Kırmızı Astarlıları için Smyrna Agorası buluntuları incelenmiş ve Phokaia Kazısı Başkanı Prof. Dr. Ömer Özyiğit ile özel olarak görüşülmüş, Phokaia dan çıkan örneklere ait fotoğraflar ve örnekler incelenmiş, elimizdeki parçalarla karşılaştırılmıştır. Ele aldığımız malzeme her ne kadar döneminin lüks kullanımları arasında sayılsa da daha çok seri üretim malları niteliğindedir ve oldukça karakteristik özelliklere sahip ana formlardan oluşmaktadırlar. Bu sebeple özellikle kalabalık guruplar oluşturan formlarda kataloğa bütün parçalar alınmamış, mevcut formlara ait, bu formların özelliklerini ve varsa gelişimlerini gösteren örnekler seçilmiştir. İstatistik değerlendirmede ise bütün parçalar önce ana guruplarına, sonra da formlarına ve dönemlerine göre alt tiplerine ayrılarak sınıflandırılmıştır. Tarsus taki buluntu merkezleri arasındaki karşılaştırmalar ise daha çok Gözlü Kule ve Cumhuriyet Alanı arasında yapılmıştır. Katalog bilgileri verilirken parçaların ait oldukları sınıf ve forma göre başlıklar altında toplamıştır. Parçaların kazı envanter numarası, durumu belirtildikten sonra astar ve kil renkleri, özellikleri, varsa süslemesi tarif edilmiştir. Renkleri tanımlamak için C.E.C renk kataloğu kullanılmıştır. Son olarak literatür verilmiştir. 10
Parçaların çizimlerinde tam profil vermeyen örneklerin sadece kesitleri verilmiş ve sağda gösterilmiştir, tam profil veya parçanın form özelliklerini veren örnekler ise çift taraflı çizilmiş, bunlarda da profil solda, kesit sağda gösterilmiştir. 11
B CUMHURİYET ALANI KAZILARI 5 Günümüzde halen Antik yerleşimin üzerinde yaşamaya devam eden Tarsus ta farklı zamanlarda üç ayrı bölgesinde kısmi kazılar yapılmıştır. Bunların ilki şehrin en eski yerleşimlerinin tespit edildiği Gözlü Kule Höyüğü nde 1934-1939 ve 1947-1949 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Hetty Goldman başkanlığınlığında yürütülen kazıların Helenistik ve Roma dönemine ait seramikleri F.F. Jones tarafından yayınlanmıştır 6. Kazılarda ele geçen Geç Roma seramikleri de bu bölümde Late Roman Red Wares başlığı altında incelenmiştir. Höyükteki yoğun tahribat sebebi ile stratigrafik verilerden yoksun olan malzeme daha çok Waagé nin tipolojisi ve kronolojisi kullanılarak sınıflandırılmışlardır. Şehirdeki ikinci çalışma ise bugün Donuktaş olarak bilinen monumental Roma tapınağında yapılmış. 1982-1992 yılları arasında sürdürülen kazılarda daha çok yapının işlevine ve inşa tarihine yönelik araştırmalara ağırlık verilmiş. 2001 yılında yayınlanan seramikleri ise oldukça az miktarda ve yüzeysel bir şekilde ele alınmıştır. Yayınlanan Geç Roma malzemesi arasında bulunmayan Geç Roma Kırmızı Astarlılarının kazı malzemesi arasında olduğu tespit edilmiştir. Sayıları ancak 15 i bulan bu parçalarda stratigrafik verilerden yoksundur ve döküntü malzeme içerisinden gelmişlerdir 7. Kazısı 1994 yılında başlamış olan Cumhuriyet Alanı ise özellikle Antik Tarsus şehrinin Roma ve Geç Roma dönemlerinde yerleşimin yoğunlaştığı bir bölge olması sebebi ile adı geçen dönemlere ait önemli verilerin kaynağı olmuştur. Bu 5 Cumhuriyet Alnı ile ilgili bilgiler verilen kaynakların yanı sıra Prof. Dr. Levent Zoroğlu 6 Golman 1950. 7 Tarsus Müzesi depolarında bulunan Donuktaş Kazısı malzemelerinisini incelememe izin veren Prof. Dr. Nezahat Baydur a burada teşekkür etmek isterim. 12
veriler arasında Roma döneminin karakteristik lüks kaplarından sigillatalar ve Geç Roma çanak çömlekleri de bizlere oldukça sağlıklı veriler sağlayacak miktarda ele geçmiştir. Bu sebeple Cumhuriyet Alanı Kazıları hakkında daha ayrıntılı bilgi vermek grekmektedir. Alan Tarsus şehir merkezinde bulunmaktadır ve yaklaşık 8 dönüm genişliğindir. Kazıda plankare sistemi uygulanmaktadır ve her plankare 10x10 m. boyutlarındadır. Antik Cadde, güney doğu ucunda yer alan 0 noktasına göre şehir yüzeyinden 5 metre derinliktedir 8 ve, kazı alanını iki bölgeye ayırmaktadır. I. Bölge; şehir yüzeyinden -2.5/-3 metre derinlikte ve caddenin kuzey doğusunda yer almaktadır. Küçük Teras veya A sektörü olarak da adlandırılan bu bölümde 4I-L; 5J-L; 6J-L; 7K-L ve 8L plankareleri bulunmaktadır. Kazı çalışmalarınn yoğunlaştığı bu bölümde bir stylobat ve gerisinde yine bu stylobatla ilişkili olabilecek Roma İmparatorluk dönemine ait iri blok taşlardan örülmüş duvarlar mevcuttur. Stoa veya ona benzer bir yapı kompleksine ait olabilecek bu duvarlar 9 yer yer tahrip edilmiş, bazı kısmlarına ise eklentiler yapılmıştır. Bu durum geç dönem yerleşimlerinin mevcut duvar ve temellerinin, ihtiyaç doğrultusunda çeşitli eklemeler ve çıkarmalar yaparak, defalarca kullanmasından kaynaklanmıştır. Birbirinin üzerine inşa edilen bu kalıntılar her kullanımda farklı boyutlarda taşların kullanılması sonucu bir bütünlük içinde olmayan farklı örğü sistemlerinin oluşturduğu gelişigüzel inşaa edilmiş duvarları ve oldukça karışık planları ile bir çok kullanım evresini işaret etmektedirler. Duvarların özensiz işçiliği ve bazı kısımlarda tuğla ve taşın birlikte kıllanılması sadece geç dönem yapı özellikleri taşımaktadır. Ancak bunlar tarihlendirme açısından belirgin dönemsel özellikler taşımamaktadır. 8 Zoroğlu 1995a, 246. 9 Zoroğlu 1995a, 247-251; Zoroğlu 1995b, 59. 13
Burada sadece ele geçen buluntulara bakarak yapıların 4. yüzyıldan Orta Çağa uzanan bir süreç içerisinde kullanıldıklarını söyleyebiliriz (bkz. levha 43). Ayrıca konutların caddenin kanalizasyon sistemine bağlanan çok sayıda atık su kanalı, çöp çukurları ve kuyuları da bir önceki katmana büyük ölçüde zarar vermiştir. Bu katmanlar arasında bir sonraki yapılaşmaya geçişi gösteren dolgu tabakalarında Geç Roma dönemine ait üç ayrı evre tespit edilmiştir. Bunların ilki, çoğunluğu 4. yüzyıl sonları 5. yüzyıl ortalarına tarihlenen malzemenin oluşturduğu tabakadır. İkincisi ise; 5. yüzyıl sonları ile 6.yüzyıl ortalarına tarihlenmektedir. Üçüncü katmansa yine 6. yüzyıl ortalarından, 7. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen malzeme içermektedir. Bunların dışında çöp çukurlarından yoğun olarak 9 13. yüzyıllara ait sırlı ve kaba kap parçaları, kandiller ayrıca Emevi ve Abbasi sikkeleri gelmektedir. Daha aşağıda ve caddenin güney batısında yer alan II. Bölge ise yaklaşık 3.50/-5 metre derinliklerindedir ve Büyük Teras veya B sektörü olarak da adlandırılmıştır. Bu bölümde, 6H, 7H-I; 8H-J; 9H-J; 10H-J; 11H-J ve 12H-J plankareleri yer almaktadır 10 (bkz. levha 42). I. bölgeye göre yaklaşık 1 metre daha aşağıda kalan bu teras ise daha farklı bir görünüm içermektedir. Örneğin karşı tarafta cadde boyunca devam eden stylobat ve gerisindeki daha çok dükkan ve işlik olarak kullanılmış mekanlar bu tarafta yoktur. Caddenin güneybatı kıyısında, avlusu mozaik kaplı, kabaca 3.- 4. yüzyıllara tarihlenen bir Roma evinin kalıntıları mevcuttur 11. Büyük oranda tahrip edilmiş olan bu ev aşağı yukarı cadde seviyesindedir. Yine Büyük Terasta 2003 sezonunda 8J ve 9J plankarelerinde yapılan kazı çalışmalarında Küçük Terastakine benzer kuyular, atık su kanalları ve üst üste binmiş duvar kalıntıları açığa çıkarılmıştır (bkz. levha 44). Burada farklı olarak, daha önceki kazı 10 Zoroğlu 1995 a 246-247, Zoroğlu 1998 463. 11 Zoroğlu 1995b, 61. 14
sezonlarında -özellikle I. Bölgede- dağınık ve karışık olarak gelen Geç Antik Çağ malzemesi, söz konusu açmaların ortasında ve sınırları çok net olmayan bir çöp tabakasından konteks halinde bulunmuştur 12. Tarihlenmesinde Geç Roma Kırmızı Astarlılarının belirleyici olduğu bu tabakadan, yoğun olarak 6. yüzyılın ikinci çeyreği ile 7. yüzyıl ortalarına verilebilecek malzeme gelmiştir. Fakat buluntular arasında bu döneme ait sikkelerin çok az sayıda oluşu dikkat çekicidir ve bu özel durum Küçük Teras 13 ve Gözlü Kule kazılarında da belirgindir 14. Kazı alanında bir başka ilginç nokta da, alanın batı sınırının hemen bitişiğinde yer alan 9H plankaresidir. Burada açılan sondajda iri blok taşlarla örülmüş oldukça büyük bir yapıya ait temel kalıntısı ortaya çıkarılmıştır. Ancak çok küçük bir kısmı görülen bu yapı kalıntısı ile ilgili fazla veri elde edilememiştir. 12 Bu tabakadan Kırmızı Astarlı Geç Roma Seramiklerinin yanı sıra bunlarla çağdaş, çok sayıda mutfak kabı, amphora..vb. pişmiş toprak malzeme ele geçmiştir. Tarsus Cumhuriyet Alanı mutfak kapları Çiğdem Toskay Evrin tarafından Doktora tezi olarak, amphoraları ise Doç Dr. Kaan Şenol tarafından yayına hazırlanmaktadır. Kendilerine, konularındaki izlenimlerini benimle paylaştıkları için teşekkür ederim. 13 Cumhuriyet Alanı sikkeleri için özellikle Dr. Tolga Tek tarafından hazırlanan yayınlanmamış sikke raporları kullanılmıştır. Verdiği bilgiler için kendisine teşekkür ederim. 14 Goldman 1950, 33. 15
C TARSUS TA BULUNAN KIRMIZI ASTARLI GEÇ ROMA SERAMİKLERİ Roma seramik sanatının simgesi haline gelen terra-sigillatalar İmparatorluk genelinde kırmız astarlı kapların gelenekselleşmesini sağlamıştır. Uzun yıllar boyu devam eden bu geleneğin yansımaları Geç Antik Çağda da devam etmiştir. Ancak değişen ekonomik ve siyasi şartlar sonucu bazı atölyelerde üretim kesilirken farklı bölgelerde yeni üretim merkezleri ön plana çıkmaya başlamıştır. Doğudaki önemli merkezlerden biri olan Tarsus un da Doğu Sigillataları A gurubu için bir üretim merkezi olduğu düşünülmektedir 15. Burada 2. yüzyıl ortalarına kadar yoğun olarak bulunan kapların 2. yüzyıl sonlarından itibaren görülmemesi olası üretimin kesildiğini göstermektedir. Bu dönemden sonra kullanımı devam eden kırmızı astarlı kaplar sigillataların ardılları olan Geç Roma Seramikleridir. Tarsus ta farklı zamanlarda yapılan Gözlü Kule, Donuktaş, Cumhuriyet Alanı kazılarında ve şehrin değişik bölgelerinde çeşitli sebeplerle kazılan sondajlarda ele geçen Geç Roma Seramikleri üç ana sınıfa ayrılmaktadır. Bunlar Afrika Kırmızı Astarlıları, Phokaia Kırmızı Astarlıları ve Kıbrıs Kırmızı Astarlılarıdır. Kapların Tarsus taki varlıkları 2. yüzyıl sonlarına verilen 16 sınırlı sayıdaki örnekle başlamıştır. Hem Cumhuriyet Alanı hem de Gözlü Kule Kazılarında ele geçen parçalar Afrika Form 1 e (Hayes16) aittir. Ancak kapların ithalatı ancak 4. yüzyıl itibari ile belirginleşmiştir diyebiliriz. 5. yüzyıl sonrasında ise Tarsus pazarında görülmeye başlayan Phokaia ve Kıbrıs Kırmızı Astarlıları ile hem kap sayısı artmış hemde çeşit 15 Jones 1950, 181; Zoroğlu 2003, 123. 16 Form 1 e (Hayes 16) ait örnekler. Tarihlendirme için bkz. Hayes 1972, 42; Waagé 1948, 54; Lamboglia 1958, 266 (F 3c); Salomonson 1968, 104. 16
çoğalmıştır. Böylece her üç bölgeden gelen kapların ithalatı artan ve azalan değerlerle 7. yüzyılın ortalarına kadar devam etmiştir. Ayrıca biçimsel özellikleri ile saydığımız sınıflardaki bazı formlarla benzerlik gösteren ancak kil ve astar yapıları oldukça farklı özelliklere sahip olan çok az sayıda parça ele geçmiştir. Bu parçalar çoğunlukla birer örnekten oluşan numuneler niteliğindedir ve gurup oluşturan örnekler oldukça azdır. Bunlar arasında birbirleri arasında benzerlik gösteren ve bir gurup oluşturan parçaların sayısı ise 15 i geçmemektedir 17. 4% 1% Cumhuriyet Alanı Gözlü Kule Donuktaş 95% Grafik I: Gözlükule Cumhuriyet Alanı ve Donuktaş Geç Roma Kırmızı Astarlılarının birbirine oranı. Cumhuriyet Alanında bulunan ve pişmiş toprak malzeme içerisinde önemli bir gurup oluşturan kaplar yukarıdaki grafikte görüldüğü gibi yaklaşık 1900 ü geçen parça ile genel toplamın % 95 ine sahiptir. Gözlü Kule 74 parça ile %4, Donuktaş ve diğer merkezlerden ele geçen ve sayısı 20 yi geçmeyen küçük gurup ise %1 lik bir dilimi oluşturmaktadır. 17 Bunlar Afrika kaplarından Form 17 (Hayes 104) taklitleridir. 17
Aşağıda Tarsus ta tespit edilen ana atölyeler ve onlara ait kaplarla ilgili ayrıntılı bilgi verilmiştir. 18
C.I AFRİKA KIRMIZI ASTARLILARI C.I.A AFRİKA KIRMIZI ASTARLILARI HAKKINDA GENEL BİLGİ Doğu Akdeniz havzasında M.Ö. 2. yüzyıl ortalarında Doğu Sigillataları A gurubu ile moda olan kırmızı astarlı lüks kaplar, M.Ö. 1. yüzyıl başlarında batıda da yaygınlaşmıştır. Ancak bu kapların çıkış yeri olarak gösterilen doğuda, 1. yüzyıldan sonra bu kapların kalitesinde ve sayısında bir düşüş görülürken, Erken Roma form repertuarında da hiçbir gelişme gözlenmez. Biçim ve teknik açısından doğu atölyelerini aşmayı başaran batı üretim merkezleri, metal kaplardan adapte ettikleri form ve süslemeleri ile bu yeni ve daha çok tutan mallarla rakiplerinin önüne geçmeyi başarmıştır. Böylece bu dönemde moda olan yeni kap biçimleri, Doğu Sigillatalarının geç örneklerine adapte edilmiş ve geç dönem doğu sigillatalarını üreten merkezler artık batı atölyelerinin sevilen formlarının benzerlerini üretmeye başlamıştır. Bunu özellikle Doğu Sigillataları B veya Samian olarak isimlendirilen kaplarda görmek mümkündür 18. Batıda ise önceleri (Augustus ve Tiberius döneminde) İtalya atölyeleri söz sahibi iken M.S. 1. yüzyıl başlarında bayrağı Galia atölyeleri devralır. Batı Sigillataları Augustus döneminde bütün Akdeniz de yaygınken 1. yüzyıl sonlarına doğru sadece Batı Akdeniz, Adriyatik ve Ege pazarına hakimdir. Aynı dönemde üretim merkezleri yavaş yavaş Kuzey Afrika ya kaymaya başlar 19. Bu kapların yoğun buluntu merkezleri ve diğer kanıtlar kapların üretim merkezleri için, Afrika, Bizacena ve Numidia, yani günümüz Tunus ve Cezair in doğusunu içine alan bölgeyi 18 Hayes 1972, 8-12; Hayes 1972, 41-59. 19 Greene 1992, 30-31 19
işaret eder 20. Bu bölge içerisinde kaplar birkaç değişik atölyede, ama aynı yörede üretilmiş olmalıdır (Oudna, Raqqada, Sidi Aich, Sfax ve Gabes...gibi) 21. Üretime Batı Sigillatalarını taklitle başlayan Afrika atölyeleri zamanla kendi gelişim zincirini oluşturmuştur. 2. yüzyıldan itibaren endüstriyel ölçekte üretilen bu kaplar Hadrian ve Antoninus Pius dönemlerinde Batı Akdeniz pazarına egemenken, 3. yüzyılda Doğu Akdeniz e de el atar ve 4. yüzyılın ilk çeyreğine kadar bu bölgede bir tekel oluşturmayı başarır. Oysa ki Vandalların 429 da Afrika yı istila etmesi 22 bölgede siyasal dengelerin değişmesine ve sancılı bir dönem yaşanmasına sebep olmuş 23, ancak bölgenin ticari faaliyetleri kısa bir bocalamadan sonra eski canlılığına kavuşmuştur. 5. yüzyılın ikinci çeyreğinden sonra kısa bir kesintiye uğrayan kapların ihracatı 7. yüzyılın ortalarına kadar devam etmiştir 24. Kil ve astar kalitesi bakımından Terra Sigillatalarla denk olmayan bu kapların piyasayı ele geçirmesi ise tesadüf değildir. Asıl zenginlik kaynağı zirai ürünler olan Kuzey Afrika şehirlerinin önemli ve işlek ticaret yollarının üzerinde bulunmaları dağılımlarını oldukça kolaylaştırmıştır. Dolayısıyla Kırmızı Astarlı kaplar da bu ürünlerin ihracatı ile birlikte çoğunlukla bir yan ürün olarak pazarda yer bulmuştur. Bunu şarap ve zeytinyağı taşımacılığında kullanılan Afrika Amphoraları nın kırmızı astarlı kaplarla birlikte aynı batıklarda ve kazılarda bulunması da göstermektedir 25. Öte yandan merkeze (Roma ya) satış yapacak kadar yakın, ancak çalkantılarından etkilenmeyecek kadar uzak olan Kuzey Afrika şehirlerinde 3. yüzyılda Roma İmparatorluğunda başlayan genel gerileme ve dağılmanın etkileri pek görülmediğinden, Erken İmparatorluk döneminden kopuş bu 20 Hayes 1997, 59; Williams 1989, 38; Poblome 1999, 292. 21 Hayes 1972, 296-299. 22 Grant 2000, 28. 23 Schimidt 1936, 305-306, 309-312, 315 24 Lepelley 1999, 49. 25 Elton 2003, 173. 20
bölgede diğerlerine oranla çok daha yumuşak ve daha az belirgin olmuştur. Bu da Afrika daki klasik kentin birçok geleneğinin devamlılığını sağlamıştır. Yapımı ve tamiratı devam eden monumental kamu binaları 26 gibi Kırmızı Astarlı kap üretim geleneğini de bunların arasında sayabiliriz. Yaratıcı ama hala eski geleneğe bağlı Geç Roma kültürünün kalitesi ve canlılığını bu kaplarda görmek mümkündür. Zirai ürünlerin yanı sıra satılan bu mallar, bize dönemin ticari bağlantılarını göstermesi açısından da önemlidir ve bu kaplar bütün Akdeniz e, hatta İngiltere ve Rusya ya kadar ulaşmıştır 27. Bu kadar geniş yayılım alanı olan Afrika Kırmızı Astarlıları 19. yüzyılda Kuzey Afrika ya gelen diplomatlar tarafından ve antik dönemde ticaretin gelişmiş olduğu merkezlerden (İtalya, Sardunya, Mısır, Suriye ve Kıbrıs vd.) toplanıp Avrupa müze ve özel koleksiyonlarına taşınmaya başlamıştı. Çoğunlukla kaçak kazılar sonucu elde edildikleri için kaynağı bilinmeyen ve belli bir kontekse de sahip olmayan bu kaplar uzun süre yayınları yapılmadan koleksiyon amaçlı saklanmışlardır. Yapılan çok az sayıdaki yayında ise parçalar tek tek ve daha çok süslemeleri ön planda tutularak incelenmiştir. Bunlar arasında özellikle Geç dönem damga motifli kaplar süslemelerinden dolayı Hıristiyan sanatları araştırmacılarının dikkatini çekmiş, Roma ve Kartaca dan bir çok süslemeli parça yayınlanmasına 28 rağmen bu kapların birbirleriyle bağlantıları ortaya konulamamıştır. 19. yüzyılın sonları, 20. yüzyılın başlarında sadece batı Avrupa da toplanan örnekler bilinirken Atina Agorasında yapılan kazılarda çıkan parçaların Waagé tarafında incelerek sınıflandırmaya tabii tutulmasıyla kapların doğudaki uzantılarına 26 Lepelley 1999, 49-51. 27 Hayes 1972, 462-463, maps 19-30; Hayes 1980, 28 Dalton 1901; De Wall 1904. 21
da bir bakış yapılmıştır 29. Daha sonra Antiokheia kazılarında ortaya çıkan bol miktardaki buluntu doğudaki malzemeye geniş bir perspektif kazandırmış ve Waagé çok uzun yıllar boyunca kabul gören tipoloji ve kronolojisini kurmuştur. Bu kapların doğudaki dağılımları ve form çeşitliliği için Antiokheia buluntuları delillerin çoğunu sağlarken 30, 256 da Persler tarafından büyük bir yıkıma uğrayan Dura Europos, tahrip tabakalarının altında bize net bir terminus ante quem sağlar 31. Tarsus- Gözlü Kule 32 ve daha sonraki Atina Agorası 33 buluntuları bu çerçevede incelenmiştir. Batıda ise Salamonson 34, Lamboglia 35 ve Carandini 36 gibi araştırmacılar kendi form tiplerini ve adlarını kullanmışlardır. Lamboglia kapları 4 kısma ayrılmış, (Terra Sigillata Chiara A-D) ancak Afrika kapları ile çağdaş Galia üretimlerini ayırmada yanılgıya düşülmüştür. Bunlardan üç gurup (A, C ve D) Waagé nin kapları ile benzeşirken, B tipi daha çok Galia kaplarına yakınlık göstermektedir 37. Ancak Hayes in 1972 yılında hazırladığı ana çalışma içerisinde o güne kadar yapılan bütün çalışmalar ve sonuçları karşılaştırmalı olarak değerlendirilerek kaplar için gerekli kronolojik verileri değerlendirmiş ve günümüzde hala kabul gören tipolojisini kurmuştur 38. Yaptığı sınıflandırmaya göre 200 ana form belirlemiş ve kaplar 1. yüzyıldan Geç Antik Çağa uzanan bir zaman dilimi içerisine yerleştirilmiştir 39. 1980 yılındaki çalışmasında ise sonraki on yıl içerisinde kayda alınan yeni veriler değerlendirilmiştir 40. Burada ilk yayındaki temel bilgilere sadık 29 Waagé, 1933, 293-304. 30 Waagé 1948, 43-58 fig. 28-32, Pl.,VII-X. 31 Cox 1949, 15. 32 Jones 1950, 203-206, fig. 163, B-H, fig. 164, A-D, fig.165, no. 812, 816, fig. 166, no. 820-A, fig. 207. 33 Robinson 1959. 34 Salomonson 1968. 35 Lamboglia 1963. 36 Carandini 1969. 37 Hayes 1972, 287-288 38 Hayes 1972, 13-29. 39 Hayes 1972, 13-211. 40 Hayes 1980, 484-523 22
kalınarak bunlara yeni buluntu merkezleri, bazı formlara yeni alt tipler ve ufak tefek kronolojik değişiklikler eklenmiştir. Bunların dışında bazı antik yerleşim merkezleri de kronolojik dayanaklar için belirleyicidir. Korinth 41, Knossos 42, Saraçhane (İstanbul) 43, Sagalassos 44, Anemurium 45, ayrıca Filistin bölgesinde Kudüs 46 ve Caesarea 47, Mısırda Abu Mena 48 İskenderiye 49 ve Kanaris 50, Libya da Kyrenaika bölgesinde Tokra 51, Tunus ta Kartaca 52 iyi tarihlenmiş gruplara sahiptir. C.I.A.1 Kil ve Astar Özellikleri Afrika Kırmızı Astarlı kapların killeri oldukça iri ve tanelidir. Renkleri kiremit kırmızısı veya turuncu tonları arasında değişiklik gösterir. En çok görülen katkı maddesi kireç ve kumdur. Fakat çoğunlukla ince zerrecikler halinde görülen kireç ve kum tancikleri, bazı durumlarda kilin iyi elenmemesi veya yıkanmaması nedenlerine bağlı olarak kalın taneciklidir. Bunlar da pişme sırasında ısının etkisi ile yüzeye çıktığından kap yüzeylerinde noktacıklar halinde deliklerin veya atmaların oluşmasına sebep olmuştur. Bunların dışında mika da rastlanılan katkı maddeleri arasındadır. Çoğunlukla kilin bir veya iki ton koyu rengindedir ve kilin daha inceltilmiş ve kaliteli halinden elde edilmiştir. Kalın sürüldüğü zaman daha parlak ve hamur 41 Hayes 1973a, 104, 118,122, fig. 4, no. 32-52 Adamsheck 1979, Slane 1990, 54-57. 42 Hayes 2001, 434, 438, 442, 443, fig. 2, no.49,fig. 4, no. 20-21, fig. 6, no. 3-4. 43 Hayes 1968, 208, fig. E, no. 40-58; Hayes 1992, 5,7. 44 Poblome 1999, 293-297. 45 Williams 1989, 38-45, fig. 18-21. 46 Hayes 1985, 185-186, 192-193, fig. 61-62; Tushingham 1985, 62, 90-97. 47 Oleson 1994, 44-47, fig. 37-39. 48 Hayes 1972, 1. 49 Rodziewicz 1976, 27-37, Pl. 1-7. 50 Johnson 1981,9-10,46,50, 114-115, pl. 33-40, no. 213-240. 51 Hayes 1973b, 108-115. 52 Hayes 1976 a; Hayes 1978; Riley 1981; Machensen 1999. 23
rengine göre bir veya iki ton koyulaşırken, ince sürüldüğü durumlarda matlaşarak, renk tonları hamur rengine yaklaşır. Oldukça ince olduğu için gövdeye tamamen işleyen astar böylece kapla bütünleşir ve kabuklaşarak dökülme olmaz. Bunu özellikle Form 50 ye ait parçalarda görmek mümkündür. Katkı maddelerinin taneciklerinin astarı delmesi yüzeyde görülen en yaygın hasardır. Ancak kapları hafifçe perdahlayarak düzgün bir yüzey elde edilmiştir 53. Genel özellilerini bu şekilde tarif edebileceğimiz kapların kil ve astar özellikleri de üretildikleri uzun süreç içerisinde bazı değişikliklere uğramıştır. Dönemlerine, belki atölyelerine ve malın kalitesine göre geçirdikleri aşamaları aşağıda ki gibi tarif edebilmek mümkündür. 1. yüzyıldan 2. yüzyıl sonlarına kadar görülen en erken kil yapısı turuncumsu veya kiremit rengi ve iri tanelidir. Cidar orta kalınlıkta, hamur rengine yakın tonda astarlıdır. Katkı maddesi olarak mika, kuartz ve ince kireç zerrecikleri görülür. Kırığı kabadır. Yüzeyde noktacıklar halinde kabartılar vardır. Astar tüm yüzeyi kaplar, kaliteli, parlak veya yarı parlaktır. Erken örneklerde parlak astar daha çok görülür ve yüzeyde astar perdahlanırken oluşan ince izler belirgindir. Yüksek ısıda pişmiş bazı örneklerin astarlarının gevrekleşerek pul pul döküldüğü veya yüzeyde küçük kabarcıklar oluştuğu görülür 54. 3. yüzyıl başlarında ve ortalarında üretilmiş, çoğunlukla geniş çanaklardan oluşan bir seride astar daha kalın ve parlaktır. Kil biraz daha kabalaşarak parlak astarla kontrast oluşturur. İnce alet izleri yüzeyin düzeltilmiş olduğunu gösterir ve astar gevrektir. Bu parçalar başka bir atölyeyi işaret ederken, formlar eskilere 53 Hayes 1972, 14. 54 Salomonson 1968, 101-102; Lamboglia 1958, 268, 285-286;Camps 1955, 285; Holwerda 1936, no. 603-611. 24
yakındır. Bazı kap tipleri her iki atölye üretiminde de görülür 55. 2. yüzyıl sonlarından 3. yüzyıl ortalarına kadar görülen başka bir grupta ise kapların astarları daha da incelmiş ve donuklaşmıştır. Yüzey de buna bağlı olarak daha kabalaşmıştır 56. 3. yüzyıl ortalarında gelişmeye başlayan kaliteli kapların dokuları sigillatalarınkine benzer ve kırığı temizdir. Astar çoğunlukla çok incedir, yarı parlak veya mat bir görünüşü vardır ve kabın dokusuyla bütünleşmiş gibidir. Hatta bazen astarı, kabın düzeltilmiş kendi yüzeyinden ayırt etmek mümkün değildir. Bazı erken örneklerde kap tamamen astarlanmıştır. Ama çoğu örnekte astar içte ve dış kısmın üst tarafında görülür ve düzensiz bir hat halinde biter. Rengi portakalımsıdan pembemsi kiremit rengine dönmüştür. İçerisinde çok az kireç ve mika katkısı vardır. Cidar çok büyük ve geniş kaplarda bile incedir. Yüzey düzgündür, dışta kaide etrafında ince alet çizgileri, içte ise ince rötuş izleri görülür 57. Aynı dönemde üretilmiş olan Hayes Form 45 daha değişik bir yapıya sahiptir. Hamur yine incedir, fakat daha tanecikli bir yapısı vardır. Astar tüm yüzeyi kapladığı gibi parlaktır ve çoğunlukla benekli veya damarlı imajı yaratan dalgalı bir görünüşe sahiptir. Daha geç döneme ait kaplar (geç 3., erken 4. yüzyıl) daha yüksek ısıya maruz kaldığı için killeri ve yüzeyleri donuk kahve bir renk almıştır 58. 4. yüzyıldan 5. yüzyıl ortalarına kadar görülen serinin kapları bir öncekiler kadar kaliteli değildir ve cidar da kalınlaşmıştır (3-5 mm.). Kil biraz daha iri tanelidir ve kırılmaya daha az meyillidir. Astar biraz daha kalınlaşmıştır ve kabın sadece içinde, dış yüzeyin üst taraflarına uygulanmıştır ve mattır. Renk tonları kızıl, pembemsi kızıl, kızıl kahve veya hafif morumsu tonlardadır ve pişme ısısının 55 Hayes 1972, 288-289, F18, 28-33; Lamboglia 1958, 296, tip A; Salomonson 1968, 97 tip B. 56 Hayes 1972, 289, F 8, 9, 14, 16, 31, 44; Lamboglia 1958, 296, tip A; Salomonson 1968, 97 tip B. 57 Hayes 1972, 290; Waage 1948, 43; Carandini 1969, 56; Salomonson 1968, 116. 58 Hayes 1972, 290; Salomonson 1968, 116-118; Cox 1949, 15. 25
yüksekliğine göre değişiklik göstermektedir. Yüzey çoğunlukla düzgündür, ancak dibe doğru, erken serilerde olduğu gibi, çark izleri göze çarpar. Kenarları yassı ve eğimli küçük kaselerin kenar altlarında fırça izleri görülür 59. 4. yüzyılın sonundan 5. yüzyıla uzanan dönemde üretilmiş, daha kalitesiz ve kaba versiyonları olan kaplar da vardır; bunlar daha düşük ısıda pişirilmişlerdir. Renkleri turuncumsu kızıl, kiremit rengi ve pembemsi kiremit rengi tonlarındadır. Kil daha kalın taneli ve biraz kireç katkılıdır. Cidar orta kalınlıktadır (5-7mm.). Astar daha kalın olup, parlak veya yarı parlak görünüşlüdür ve yüzey düzeltilmiştir 60. 4. ve 5. yüzyılların daha kaba standart üretimleri erken kapların ardılları gibidir ve 4. yüzyıl başlarında görülmeye başlar. Ana fark ise, astarın dışta kabın tamamını kaplamamasıdır. Kil yapısı ince tanecikliden kalına doğru çeşitlilik gösterir. Erken örnekler genelde en kalitelileridir. Cidar önceleri orta kalınlıktayken, girerek kalınlaşır. Kalınlığı değişiklik gösteren astarın, erken örneklere göre parlaklığı azalır. Pişme ısısının yükselmesine bağlı olarak turuncumsu kızıl ve kiremit rengi tonlarından koyu kızıl tonlara geçiş gösterir 61. 5. ve erken 6. yüzyılda görülen bir seride de kaplar kalın, parlak, iyi perdahlanmış, gevrek ve kavlamaya yatkın astarlarıyla erken 3. yüzyıl kapları ile aynı yüzey görünüşüne sahiptirler. Bunlar ana serinin donuk yüzeyli kapları ile bir kontrast oluşturur. Bu kapların killeri daha kalın ve pişme ısıları daha düşüktür. Bu yüzden renkleri de daha açık tonlardadır (turuncumsu kiremit rengi, açık kiremit rengi ve açık kızıl kahve tonlarında). Kil içerisinde kireç katkısı belirgin olmasına karşın diğer katkı maddeleri çok azdır. Yüzey özenle düzeltilmiş, astar içte ve dışta 59 Hayes 1972, 290-291, F50, 52-53, 71; Waage 1948, 43, GRA; Jones 1950, 276, no. 812; Lamboglia 1963, 147; Salomonson 1968, 114-116. 60 Hayes 1972, 291, F 55-56, 62B, 73-74 Salomonson 1969, 24-25; Lamboglia 1963, 204, F 57; Allais 1959, 43. 61 Hayes 1972, 291, F58 B, -61, 63-65, 67; Waagé 1948, ; Salomonson 1968, 124;Lamboglia 1958, 275, F. 9B; Lamboglia 1963, 198-199; Camps 1955, 235. 26
üst kısımlarda ince bir şekilde uygulanmış ve mattır. Bazen dip kısma astarla yatay veya çapraz çizgisel motif izlenimi uyandıran uygulama yapıldığı da olmuştur 62. 5. yüzyıl sonlarıyla 6. yüzyıl boyunca standart kapların iki versiyonu mevcuttur. ilki ince donuk astarlı, pütürlü yüzeyli ve 4. yüzyılda yaygın olan kaplarının basit bir devamı gibidir, 6.yüzyıl ve 7. yüzyıldaki bazı derin çanak formlarında görülür 63. İkinci versiyon daha yaygındır, astarı daha kalın, yarı parlak ve perdahlıdır. Erken Afrika üretimleri ile aşağı yukarı aynı görünümleri vardır. Kil kaba ve yoğun kireç katkılıdır. Rengi turuncumsu kızıl ile kiremit rengi arasında değişir. Bu kapların karakteristik özelliği, dış yüzeyin astarlanmadan kabaca düzeltilmesidir ki, bu da yüzeye pürüzlü bir görüntü verir. Bu durum küçük kaplarda çok yaygındır, büyük kapların altında ise alet izleri görülür. Bazı erken örnekler oldukça kalitelidir. Fakat geç örneklerde kalite düşer, astar özensizce uygulanır ve yüzey kabaca bırakılır. Cidar ise 12 mm.ye kadar kalınlaşmıştır. Bu seri 7. yüzyılın ikinci yarısında yok olur 64. Son olarak 7. yüzyılda görülen bir gurup basit çanakta değişik bir uygulama dikkat çekicidir. Oldukça kaba ve kalitesi düşük kil yapına sahip bu kapların iç kısımlarında oldukça ince ve mat olan astar üzerinde helezon oluşturacak şeklinde uygulanmış ince parlak çizgiler görülür 65. Kiremit rengi tonlarında olan bu çizgiler dekoratif amaçlı olarak daha kalın bir astarın olasılıkla ince bir fırça veya benzeri bir alet yardımı ile uygulanması ile oluşturulmuştur. 62 Hayes 1972, 291. 63 Hayes 1972, 292, F. 93, 107; Waagé 1948, 44-45, 49-50, GRB. 64 Hayes 1972, 292, F. 91, 94-106; Williams 1989, 40-43; Lamboglia 1963, 184-185; Johnson 1981,9. 65 Hayes 1972, 292, F. 109; Williams 1989, 43. Ayrıca Tarsus taki örnekler için bkz. resim 4. 27
C.I.A.2 Üretim Teknikleri Oldukça kalabalık bir form repertuarına sahip bu kapların biçimleri iki ana sınıfa ayrılmıştır. Bunlardan ilki kapalı diğeri açık kaplardan oluşmuştur. Kapalı kaplar, serinin erken formlarıdır. Bunlar çömlekçi çarkında çekildikten sonra yarı kuru haldeyken çok belirgin olmayan kaideleri oluşturulmuş ve üzerlerindeki rulet, barbotine veya aplik süsleme bu aşamada yapılmıştır. Astar daldırma yöntemi ile uygulanırken, kaplar kurumaya bırakılmıştır 66. Açık kaplara baktığımızda ise bu tip temel açıklamalar tüm üretimlerin özelliklerini yansıtmaz. Kapların bazıları diğerlerinden değişik yöntemlerde üretilmişlerdir. Bu kapların kalıpta mı, yoksa çarkta mı üretildikleri sorunu hala çözülebilmiş değildir. Kuzey Afrika atölyelerden kap üretiminde kullanıldığı kanıtlanmış kalıplar bulunamamıştır. Ancak Hayes bazı kabartmalı kap ve çanakların kalıpta üretilmiş olma ihtimali üzerinde durmaktadır. Hayes buna göre kabartmalı kaplar için hem iç kalıp hem de dış kalıp tekniğinin bir arada kullanıldığı varsayımı üzerinde durmaktadır. Buna göre gövde için bir kalıp, dip kısmı içinse ikinci bir kalıp kullanılmış olmalıdır. Bazı aplik süslü kaplarda da kalıbın süsleme yapılırken kaba destekleyici olarak kullanıldığını öne sürmekte ve bu serideki bazı dışa uzantılı ve keskin hatlı kenarları olan kaplar için de dış kalıp tekniğini önermektedir 67. Ayrıca oldukça ince cidarlı olmasına rağmen son derece geniş ve yayvan dipli büyük çanakların (Hayes Form 50 gibi), ancak kalıpta bu kadar düzgün şekillendirilebileceğini belirtir 68. Bunların dışında bazı çanakların çömlekçi çarkına ek olarak kalıpta yapılmış olma ihtimalini de değerlendirilmiştir. 66 Hayes 1972, 292-293. 67 Hayes 1972, 293, F. 42, 54-56; örnekler için bkz; Salomonson 1969, 19, 108, fig. 2, 23, pl. IV, no. 1-2; Lamboglia 1963, 158-158; Allais 1959, 43-46, fig. 1. 68 Hayes 1972, 69, 93, 100, 294, fig.12, F50, fig. 17.F. 61. 28
Araştırmacılara göre bu uygulamada gövdesi çömlekçi çarkında kalıba sıvanan kabın kenarları dışa taşırılıp elle şekillendiriliyordu ve oldukça kaba killi bazı geniş çanakların oldukça düzgün yapılmış keskin geçişleri ve astarsız bölümlerinde bile yüzeyin düzgün olması bu üretim tekniğini akla getirmiştir 69. Kapların astarlarının hangi yöntemle uygulandığı da ayrı bir tartışma konusudur. Bazı erken örneklerde astarın kabın tamamını kapladığını, ancak üretimin yoğunlaştığı, özellikle 4. ve 5. yüzyıla ait birçok kapta astarın kabın içine tamamen uygulanırken dışta kenar altında veya gövde ortasında düzensiz hatlar oluşturduğu belirlenmiştir. Bu kapların kalıpta yapıldığı kabul edildiğinde ise kap henüz kalıbın içerisindeyken uygulanan astarın kabın sadece açıkta kalan kenar kısmına uygulandığı ileri sürülmüştür. Ancak astarı aynı şekilde uygulanmış Tarsus ta çıkan 6. yüzyıla ait bazı kaplarda- özellikle Hayes Form 104C ye ait parçalarda- dip kısmında çok belirgin çark izleri tespit edilmiştir. Bu yüzden kapların kalıp içerisindeyken astarlanmaları fikri pek akla yatkın görülmemektedir. Bu ancak üretimin çoğalması sonucu kalite ve özenin azalması ile açıklanabilecek bir durumdur. Afrika kapları çok iyi kontrol edilen oksidasyon şartlarında pişirilmişlerdir. Parçalar yanlışlıkla veya sonradan yakılmadıkça temiz kiremit kırmızısı tonlarındadır ve yaklaşık 1000 C de veya biraz daha düşük ısılarda pişirilmişlerdir 70. C.I.A.3 Kap Biçimlerinin Gelişimi En erken Afrika kapları Kuzey Afrika da bulunan İtalya ve Geç Galia üretimlerinin imitasyonları olarak 1. yüzyılda başlamış, ancak zamanla onların yerine 69 Hayes 1972, 112, 117, 294, fig. 19-20, F. 67-68. 70 Hayes 1972, 295. 29
geçmiştir (bkz. s. 19-20). Bunlar keskin hatlara sahip, hatta kaburgalı çanaklar ve dışa taşkın kenarlı kaselerden oluşmaktadır ( Hayes Form 1-5; Salomonson tip A1-2, 8; Lamboglia Form 5,17) 71. İkinci yüzyılda ise terra sigillataların modası geçmeye başlamış, alçak kaideli ve dışbükey kıvrımlı kaseler popüler hale gelmiştir. Bunlar 1. yüzyıldaki çanaklarla aynı boydadır ve rulet süsü tondo yerine dış yüze uygulanmıştır. Bu kapların daha az görülen, daha geniş ve aynı süslemeye sahip örnekleri de vardır (Hayes Form 1-7; Lamboglia Form 2b-c...) 72. Daha sonraki versiyonlarda rulet süsü yoktur. Düz veya hafif yuvarlatılmış kenarlı, yüksek gövdeli çanak formları keskin geçişleri ile birbirini yakın çizgilerle takip ederek gelişimini sürdürürken, bunlara daha sığ ve hafif bir açı ile dışa doğru genişlemeye meyillenmiş gövdesiyle yeni bir tip daha eklenmiştir (Hayes Form 14-16; Salomonson tip A12; Lamboglia Form 3a-b.. ) 73. Ayrıca ikinci yüzyılın sonunda basit ve sıradan bir çanak tipi üretilmeye başlamış; alışılagelmiş içe kıvrık kenarlı, geniş tabanlı ve alçak kaideli bir görünüme sahip olmuşlardır. Fakat basit ve kullanışlı şekilleriyle 3. yüzyılın standart çanak formu haline gelmişlerdir (Hayes Form 27; Lamboglia Form 9a.) 74. Yine bu yüzyılda kenarı kalınlaştırılmış ve dışa uzatılmış daha kaliteli çanak formları da oldukça yaygınlaşmıştır (Hayes Form 29-33; Salomonson tip A25a.) 75. Çanak formlarının yanı sıra derin dışa taşkın enli kenarlı küçük kâseler de piyasadaki yerini almıştır. 71 Hayes 1972, 15, 18-29, F.1-5; Salomonson 1968, 98-99, 101-102, 108, tip A1, A2, A8; Lamboglia 1958, 268, 285, F.5, 17. 72 Hayes 1972, 15, 31-37, F.7-10; Lamboglia 1958, 262,-4, 270-271, 288-289, F. 2b- c, 21; Camps 1955, 236, fig. 5, no. 9. 73 Hayes 1972, 15, 39-42, F. 14-16; Salomonson 1968, 104, fig. 18, no.3, tip A12; Lamboglia 1958, 265-266, 289-290, F. 3a-b, 22a, Camps 1955, 236, fig. 6. no. 3 74 Hayes 1972, 15, 49-51, F. 27; Lamboglia 1958, 274-275, F. 9a. 75 Hayes 1972, 15,52-56, F. 29-33; Salomonson 1968, 108, fig. 23, no. 1, tip A25a. 30
Bunlar 2. yüzyıl kaselerinden daha küçüktür ve bezemesiz çanaklara benzerler (Hayes Form 43-44; Salomonson tip C5, C10; Lamboglia Form 46.) 76. 3. yüzyılın kap formları çoğunlukla aynı biçimlerin biraz değiştirilmiş versiyonlarıdır. Genellikle orta boydaki geniş düz dipli çanak, tabak ve kase formlarından oluşmaktadır (Hayes Form 50; Waagé 836; Salomonson tip C1; Lamboglia Form 40... ) 77. Bu dönemde ayrıca geniş sığ dışa uzantılı kenarlı ve düz dipli çanaklar da popülerdir. Bunların çapı 20 cm den 50 cm ye kadar değişir. Bu kapların çoğunda rulet veya damga süsü görülür, kaideleri üçgen biçiminde alçak dip çıkıntısına doğru gelişir ve üzerinde yivler vardır (Hayes Form 45, 67, 68; Waagé 866k-871; Salomonson tip C3-4,7; Lamboglia Form 42; Cox no. 10; Robinson K3) 78. 4. yüzyıl başlarında basit biçimli geniş kapların yanı sıra 3. yüzyıla ait küçük ve geniş kenarlı kaselerin takipçileri de popüler hale gelmiştir. Kimi zaman kenarlarında aplik veya çentikleme şeklinde süslemenin de yer aldığı 11-20 cm çapında olan bu kaselerin 5. yüzyıla ait örneklerinde kaidenin alçaldığı görülmektedir (Hayes Form 52,70-74; Waagé 861-865; Salomonson tip C11, D3; Fevrier fig 35.) 79. 4. yüzyıl sonu ve 5. yüzyılda ise kaplardaki kaide olgusu iyice silikleşir ve kimilerinde tamamen ortadan kalkarak alçak dip çıkıntıları oluşur. Hatta kimi örneklerde taban altında silik bir oyuk olarak şekillenmiştir. Bu kaplar hala geniş ve düz diplidir ve daha da popüler hale gelmişlerdir. Genişlikleri 25-40 cm arasında değişmektedir ve bazı ender durumlarda 55 cm. çapında kaplar da görülür. Ayrıca 76 Hayes 1972, 15, 61-62, F. 43-44; Salomonson 1968, 117, 119-120, tip. C5, C10; Lamboglia 1963, 154, 156-157, F. 4/46, 35. 77 Hayes 1972, 294, fig.12, F50; Waagé 1948, Pl. IX, no. 836; Salomonson 1968, 114-116, tip. C1; Lamboglia 1963, 147, F 40; Carandini, 1969, 55-56; Robinson 1959, 60, 97, Pl. 12, 64, K1-2, M139; Oleson 1994, fig. 37-39; Fortner 1995, 106, fig. 2; Slane 1990, 56, no.110, 111. 78 Hayes 1972, 62, F45,67,68; Waagé 1948, Pl. IX, 866k,-871; Salomonson 1968, 116-118, tip. C3, C4, C7; Lamboglia 1963, 152-153, F42; Cox 1949, 15; Robinson 1959, 60, K3; Gassner 1997, 149. 79 Hayes 1972, 76, 119-124, F. 52, 70-74; Waagé 1933, 294, Pl. IX, no. 124; Waagé 1948, Pl. IX, 861,865; Salomonson 1968, 120, 124, Pl. IV, tip C11, D3; Salomonson 1969, 107; Février 1965, 135, fig. 35. 31
kapların tondolarında baskı tekniği ile yapılmış süslemeler yer almaktadır (Hayes Form 58-61; Waagé 820-23; Lamboglia Form 195-199) 80. 5. yüzyılın devamında kaideli tabaklar tekrar moda olur ve dipleri gittikçe daha çok kavislendirilen tabaklar 6. yüzyıl ve sonrasında standart hale gelir. Bunlar ve bunları takip eden yüksek kaideli tabakların biçimler metal kaplara yakınlık gösterir (Hayes Form 89) 81. İki ana tipi oluşan bu grubun ilki, keskin gövde taban geçişine sahip, çok yüksek olmayan, dışarı doğru hafifçe açılan veya dik duvarlı (Hayes Form 83-84, 103; Waagé 828-829; Lamboglia Form 60) 82, ikincisi ise tabandan kenara doğru kavisli bir şekilde açılan sığ çanak formlarından oluşmaktadır. Bu iki tipin de kenar bitimleri kalınlaştırılmış veya yumru haline getirilmiştir. Hepsinde de baskı tekniği ile yapılmış süsleme görülür ve rulet süsünün kombine edildiği örnekler de vardır ((Hayes Form 82, 87-88, 104; Waagé 803; Lamboglia Form 55B) 83. 5. yüzyılın sonlarına doğru küçük kaseler hala sevilen üretimler arasındadır. Bu kaselerin yüksek, dışa uzantılı kaideleri ve kavisli dip formları vardır. Gövde duvarından kaidenin üzerindeki küçük bir setle ayrılmışlardır ve genellikle merkezde çömlekçinin üslubunda yapılmış tek bir motif vardır. Bu kaplar 6. yüzyıl boyunca da yaygın olarak kullanılmış ve erken tiplerin dışa taşkın kenarları yerini (tabaklarda ve çanaklarda olduğu gibi) uçta kalınlaştırılmış ve yuvarlatılmış biçimlere bırakmıştır. Kenar çapları 17-22 cm. arasında değişiklik gösterir. Serinin 7. yüzyıla tarihlenen en geç örneklerinde süsleme yoktur (Hayes Form 99C,105-108; Waagé 802, 878k-p.) 84. 80 Hayes 1972, 93-107, F. 58-61; Waagé 1933, 296, pl. IX, no. 155; Waagé 1948, Pl. VIII, 820-823; Lamboglia 1963, 195-199; Février 1965, 123, fig. 26. F.1-2 ; Camps 1955, 235, fig. 5; Williams 1989, 38-39; Gassner 1997, Tafel, 49, no. 592 81 Hayes 1972, 136-139, F. 89; 82 Hayes 1972, 121-124, 157160, F. 83-84, 103; Waagé 1948, 48, no. 828-829; Lamboglia 1963, 205-220, 60. 83 Hayes 1972, 128-129, F. 82, 87-88, 104; Waagé 1948, Pl.VII, no. 803; Lamboglia 1963, 88-90, F. 55B. 84 Hayes 1972, 152, 155, 166-171, 99C, 105 108; Waagé 1948, Pl. VII-VIII, X, 802, 878k-p; 32
Küçük kaselerin yanı sıra pek yaygın olmayan daha geniş boyutlu kase formları da üretilmiştir. Bunlar dik kenarlı ve daha yüksek kaidelidirler. Bu formların üretiminin ne kadar sürdüğü ise belli değildir. Kenar çapları 25-30 cm arası değişiklik gösteren kapların erken örneklerinde damgayla yapılmış motifler görülür (Hayes Form 93-94, 107; Waagé 851a, 858; Rodziewicz B19) 85. Geç antik çağın en yaygın kaplarından birisi de çıkıntılı kenarlı kaselerdir. Bunların dip kısmında merkezden yukarı doğru genişleyen rulet süsü görülür. 5. yüzyıl ortalarında başlayan bu kapların üretimi 7. yüzyıl başlarına kadar devam eder. Ayrıca Geç İmparatorluk döneminde kuzey bölgelerinde yaygın olan ve kenarı çıkıntılı kaplarla ilişkili olabileceği de değerlendirilmiştir (Hayes Form 91) 86. Üretimin 7. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen son aşamasında çanak ve tabaklar süslemesiz ve daha yüksek kaideli tabak/çanak arası kap biçimlerinde kaynaşırlar. Serinin sonunda ise basit düz kenarlı derin çanak biçimini görebiliriz. Oldukça kalitesiz, kaba kil ve astar yapısına sahip kapların iç kısmında yanık kahve tonunda spiral oluşturan çizgisel bezeme mevcuttur (Hayes Form 109; Waagé 805x) 87. C.I.A.4 Süsleme Afrika Kırmızı Astarlıları üzerinde görülen en yaygın süsleme tipleri kısaca üç ana başalık altında sınıflandırılabilir. Bunlar kabartmalı süsleme, Baskı tekniği ile yapılan süleme ve ruletle yapılan süslerdir. 85 Hayes 1972, F. 93-94, 107; Waagé 1948 49, pl. IX, no. 851a, 858; Rodziewicz 1976, Pl. 5, no. B19. 86 Hayes 1972, 140-144, F. 91; Hayes 1976a, fig. 3, no. 15; Riley 1981, fig, 1, no. 4 7; Mackensen 1999, Abb. 2, no. 23. 87 Hayes 1972, 172, F. 109; Hayes 1992, fig. 50, 31/10; Hayes 2001, fig. 6, no. 3.; Waagé 1948, 47, fig. 28, no. 15, pl. VIII, 805x. 33
Yukarıda saydığımız süsleme unsurlarının yanı sıra bir çok kabın, dudak, gövde ve tabanına uygulanan yiv sıraları dekoratif amaçlı kullanılmıştır, ayrıca Hayes Form 72, 73 gibi bazı çanakların kenarında seyrek olarak çentikleme yapılarak, tırtıklı bir görünüş elde edilmiştir 88. a.kabartmalı Süsleme: Kabartma süslemeler üç yöntemle yapılmaktadır: İlki barbotine, ikincisi kalıpla yapılan süsleme, üçüncüsü ise aplik süslemedir. Barbotine tarzda yapılan süsleme serinin Batı sigillatalarından kopyalanan ve dışa uzantılı kenarlı ilk örneklerinde görülür. Bunlar kenarda görülen basit yaprak motifleridir ve sadece 1. ve 2. yüzyıldaki en erken örneklerde yer almaktadır 89. Buna karşın Afrika kaplarında kalıpla süsleme pek yaygın değildir, daha çok kapların kenarlarında dip kısımlarında av sahneleri, araba yarışları, yöneticilerin tasvirleri, Pegasus ve Nypheler, Troia savaşından bölümler, mitolojik sahneler, ayrıca haç monogramları ile birlikte azizlerin konu edildiği Hıristiyanlıkla ilgili motifler kullanılmıştır 90. Uygulama 2. ve 5. yüzyıllar arasında üretilmiş olan ve daha çok metal kaplardan adapte edilen Hayes Form 25, 35, 56 ve 89 A gibi köşeli hatlara sahip formlarla sınırlıdır. Ayrıca Hayes Form 180 gibi testi formlu kapalı kaplarda da bu tip süsleme görülür 91. İkinci gurupta yer alan aplik süsleme, kalıpla yapılan kabartma süslemeye göre daha yaygındır. Bu kapların üzerindeki desenler az çok aynı tarzda, biraz kaba, ama canlı, alçak ve yayvan kabartma şeklindedir. 3. ve 5. yüzyıllarda üretilmiş olan küçük ve orta boyutlu testiler, çift kulplu sürahiler, kulplu ve kulpsuz vazo ve şişeler (Hayes Form 171-179) ve bunlarla ilişkili açık kaplardan geniş tabaklar (Hayes Form 88 Hayes 1972, 120-121, fig. 21. 89 Hayes 1972, 19-25 F. 2-3; Salomonson 1968, 98-99 tip A1; Lamboglia 1958, 267, F.4/36. 90 Salomonson 1962, 58-82, Salomonson 1969, 57, 99, fig. 77. 91 Hayes 1972, 48, 57-60, 193-199, 211. 34
24) derin ve sığ çanaklarla, kaseler Hayes Form 36-41) de ve daha geç formlardan; Hayes Form 52B, 53A ve Form 51, 54-55 in bazı örneklerinde görülür. Erken ve Geç olmak üzere iki döneme ayrılırlar 92. 3. yüzyılın başlarından son çeyreğine kadar tarihlendirilen erken örneklerde kabartma kabın tamamına veya tabağın içine olduğu gibi yayılmıştır. Bunlar panellerle, yatay bantlarla bölünmüş veya serbest tarzdadır. Palmiye ağacı, meşe dalları ve diğer floral bezeklerin yanı sıra nadiren görülen sütunlar da panel işlevi görür. Bu panellerin içinde savaş sahneleri, av sahneleri, vahşi hayvan tasvirleri, arenada vahşi hayvanlarla mücadele eden gladyatörler, boksörler, aktörler, tiyatro maskları, ayrıca mitolojik sahne ve figürler yer almaktadır. Bazı kaplarda rozetler, kantharoslar ve içi rozetli eşkenar dörtgenler de görülür 93. 3. yüzyıl sonlarında üretildiği düşünülen bazı küçük kaselerde (Hayes Form 52B) görülen bir gurup süsleme, iki seri arasındaki geçişi işaret etmektedir 94. Bunlar değişik balık tipleri ve hayvanlar, meyve sepetleri ve benzerinden oluşmaktadır 95. 4. yüzyılın ikinci yarısına ve 5. yüzyılın başlarına verilen daha geç örnekler, Hayes Form 48 in bazı tabak versiyonlarında, Hayes Form 53A nın kase tipleri ve Hayes Form 54-55 in çanaklarında görülür 96. Bu grupta sahne kabın kenarında veya tabanında yer alır ve konu çeşitliliği artmıştır. Söz konusu stilin ana özelliği ise figürlerin birbiri ile bağlantılı ve kompozisyon oluşturacak şekilde aplike edilmesidir. Erken stildeki bazı kaba figürler hala revaçta olasına rağmen figürlerin yerleşim alanı çok değişmiştir. Tek figürler oldukça geniştir ve tipin erken örneklerinde kompozisyonlar aralıklıdır. Bunların arasında vahşi hayvanlar ve av 92 Hayes 1972, 211 93 Hayes 1972, 212-213, pl. VIII-X; Salomonson 1968, fig. 26; Carandini 1969, pl. III-V, LIV-LV. 94 Hayes 1972, 213. 95 Lamboglia 1963, 158; Salomonson 1969, 107, fig. 20a-b, pl. II, no. 6, Pl. IV, no. 6. 96 Hayes 1972, 214. 35
sahneleri yoğundur. Daha sonra bunların yerini mitolojik konular ve İncil den sahneler alır 97. b.baskı tekniği ile yapılan süsler: 4.-6. yüzyıllar arasında kapların tondoları üzerinde görülen en yaygın süslemedir. Motiflerin seçimi, alınışı ve düzenlenişindeki değişiklikler bunlar arasında belli dönemleri ve kap formlarını işaret eden stilleri belirleme olanağı vermiştir. Böylece kapların süslemeleri de formları gibi kesin tarih verebilmektedir. Damgaların gelişiminde üç ana gurup vardır. Bunların ilki 4. yüzyılın ilk çeyreği ile 5. yüzyılın ortaları arasında görülen stilize bitki motifleri ve geometrik desenlerden oluşmaktadır ve genellikle geniş tabanlı çanaklarda ve büyük kaselerde uygulanmışlardır. Bunlar daha çok merkezdeki küçük bir halka etrafında birbirini takip ederek kabın tabanına yayılan hurma dalları serisinin meydana getirdiği kompozisyonlar oluştururlar. Aralarına alternatif olarak yerleştirilen rozetler, daire ve konsantrik daire çeşitlemeleri ana kalıpları meydana getirir. Hurma dallar bu sitilin karakteristik bezeğidir ve zaman içerisinde değişikliklere uğramıştır. Erken örnekler çoğunlukla oval veya su damlası formundadır Aralarındaki boşluklara veya tepelerine küçük rozetler ya da konsantrik daireler eklenir. 4. yüzyılın ortalarından itibaren motifler daha büyük ve daha kaba bir hale gelmiştir ve baskı çok özenli değildir. Kompozisyon ise kalabalıklaşmıştır. En yaygın olanı hurma dallarının aralarına ikinci bir motif yerleştirilerek oluşturulandır Tipik hurma dalları, üçlüden altılı halkalara kadar çoğalan konsantrik daireler (dış sıralar dalgalanmıştır) ve tipik rozet varyasyonlarının yanı sıra yeni motifler eklenmiştir. Bunlar, içi taralı dörtgen ve daireler, yonca yaprakları...vd. 97 Salomonson 1968, 118, pl.iv, no.5; Salomonson 1969, 31, 33, 51-52, 103, 105, 108-109, fig. 21, 38, 69, 72; Lamboglia 1963, 158-159. 36
motiflerden oluşurlar ve Hayes Form 59A, 60, 61, 63 ve 67 de yaygın olarak görülürler 98. 5. yüzyılın ilk çeyreğinde artık desenler çoğunlukla büyük ve kabadır, detayları pek belirgin değildir. Önceki evrelerden derlenmiştir, içi taralı halkalar ve dış hatları tırtıklanmış daireler yaygındır. Değişime uğramış hurma dalları, dişli halkalar ve içi süslenmiş kare motifleri de görülür 99. 4. yüzyılın ortalarından 5. yüzyılın ilk çeyreğine kadar görülen bir başka seride Hurma dalları üçgen formludur ve alt kısımlarında kısa bir sap vardır. Basit ovoid tip sadece bazı erken örneklerde görülür. Konsantrik daireler çoğunlukla dörtlü veya beşlidir. Rozet seyrek olarak görülür. Motifler küçük ve kabartmalı detayları ile daha özenlidir. Hayes Form 62A, 66, 68 ve 60 varyasyonlarında görülürler. Bu seriyle bağlantılı başka bir gurupta hurma dalları yine üçgen formludur, ancak yaprakları aşağı doğru uzanır ve kargı benzeri bir sekil alır. Diğer motifler daire varyasyonlarından (etrafı noktalarla veya diş sırası ile çevrili..vs) ve içleri çizgiler veya noktalarla doldurulmuş çeşitli geometrik motiflerden oluşur. Bunlar Hayes Form 62B ye ait kaplarda görülürler 100. İkinci basamakta baskı çoğunlukla zarif ve belirgindir. Bir veya iki dar süsleme sırası ince yiv sıraları ile çevrilmiştir. Palmetler, yonca ve küçük hayvan figürleri çoğunlukla bir bandın içine alternatif olarak dizilir etrafını da tekli yiv sıraları sınırlar. Erken parçalarda daha çok geometrik süsleme görülür. Daha sonra süslemeye haç da katılır ve geç örneklerde merkezde etrafını yiv sıralarının çevirdiği haç işaretinden başka süsleme kalmaz. Yiv sıraları inceli kalınlı kombinasyonlar 98 Hayes 1972, fig. 38-43; Jones 1950; fig. 163, F-H, fig. 164, A-B; Waagé 1933, fig. 3, no. 147-152, 189, 190, 192, 194-198, 200, 221; Waagé 1948, fig. 29, no. 4-15; Williams 1989, fig. 21, 253-257; Gassner 1997, Tf. 49, no. 603. 99 Jones 1950; fig. 163, E; Waagé 1933, fig. 3, no. 236: Waagé 1948, fig. 29, no. 8, Atlante I, Tav. XI, 1-10. 100 Waagé 1948, fig. 30.no.8; Atlante I, Tav. XI, XII, 103, 112. 37
oluşturur. Bu seride bazen çok büyük ve incelikle işlenmiş haçlar da görülür. Çoğunlukla geniş kaideli tabak ve çanaklarda görülürler 101. Üçüncü basamakta süsleme daha kaba ve siliktir içi süslenmiş haçlar, insan ve hayvan figürlerinin yanı sıra diğer motifler de büyük kapların tabanlarında geniş sahneler oluşturmakta veya küçük kaselerin tabanında tek bir figür tüm alanı kaplamaktadır. Öncelikli bezekler stilize kuşlar (özellikle güvercin) ve diğer hayvanlar, insan figürleri, büstler, sade ve süslemeli haç çeşitleridir. Bu süsleme unsurlarının tamamında Hıristiyan sembollerini görebiliriz. Çanaklarda favori sahne, büyük bir haç veya ayakta duran bir insan figürünün etrafını daha küçük kuşlar, kuzular, büstlerin...vd. çevirmesi ile oluşturulmuştur. Ek süsler daha çok tekrar eden tek bir motiften oluşmaktadır. Bunların bazen yandan az olarak da tersten basıldığı görülür. 5. yüzyılın sonlarından 6. yüzyılın ilk yarısına kadar tarihlenen erken örneklerde figürler çoğunlukla orta boyutludurlar ve bazı haçlar ve kuşlar oldukça ince detaylara sahiptirler. Daha çok Hayes Form 98, 99A-B, 103A da görülürler 102. 6. yüzyılın ortalarından itibaren figürler büyür. Bunlarda detaylar kabaca çizgi ve noktalarla gösterilmiştir. Büyük boyutlu olmaları doğala daha yakın olmalarını sağlamıştır. Geç örneklerde işleme daha da yalınlaşır ve insan figürleri çok basitçe yapılmaya başlar. 6. yüzyıl sonu 7. yüzyıl başına tarihlenen en geç örneklerde ise tek bir silik motif kapların merkezinde belli belirsiz görülmektedir. Bu tip süsleme daha çok Form 104 e ait örneklerde görülür 103. c. Rulet: Afrika tipi kaplarda kabartma ve baskı tekniğinde yapılan süslemelerin yanı sıra ruletle yapılan süsleme de oldukça sevilerek kullanılmıştır. Erken örneklerde kapların dudak ucunda ve diplerinde ince sıralar halinde görülen 101 Hayes 1972, fig. Waagé 1948, fig. 30, no. 5,6,11 Atlante I, Tav. XII, 50-53. 102 Jones 1950, fig. 164, C- D, 166, 820; Waagé 1948, fig. 30, no.11, 15, fig. 31, fig. 32, 1. 103 Waagé 1948, fig. 32, no. 2,4. 38
rulet sıraları, 4. yüzyıldan itibaren kapların içlerinde geniş alanlar oluşturacak şekilde uygulanmaya başlar ve özellikle kenar altı dışa çıkıntılı kaselerde (Hayes Form 91) kuş kanadı veya yelpaze izlenimi uyandıran geniş ve zarif uygulamalar dikkati çeker 104. Bunların dışında 5. yüzyıl boyunca üretilmiş olan Hayes Form 81-85 gibi çanak ve kaselerde rulet, kabın dışında ince ve kalın sıralar ve bir birinin içine girmiş kombinasyonlar oluşturacak şekilde dizayn edilmiştir. Bu kapların geç örneklerinde rulet sıralarının daraldığı ve kabalaştığı görülür 105. Kenarı dışa uzantılı çanak ve kaselerde önceleri 3. ve 4. yüzyıllarda Hayes Form 45 de görülen ince rulet sıraları 6. yüzyılda üretilmiş olan Kaselerde geniş sıralar halinde daha kaba işçilikle tekrar görülmeye başlar 106. 104 Hayes 1972, fig. 26, F91-92; Hayes 1992, fig. 32, F 53; Waagé 1948, fig. 28.7; Gassner 1997, Tf. 49, no. 595 105 Hayes 1972, fig. 22-23, F 81-85; Waagé 1933, fig.2,no.135; Lamboglia 1963, 202, F. 55A. 106 Hayes 1972, fig. 11, 27, F45, 96; Waagé 1948, fig. 28, no. 5, Pl. IX, no. 857; Gassner 1997, Tf.49, no. 590; Rodziewicz 1976, Pl. 4, B11; Unterkircher 1983, 192, Abb, 6, 25, 3. 39
C.I.B TARSUS TA BULUNAN AFRİKA KIRMIZI ASTARLILARI C.I.B.1 FORM 1 (Hayes 16) Kase: Kenar hafifçe kalınlaştırılmıştır, dışta hafif içbükey profilli olup düz bir şekilde aşağıya iner ve kavisli bir dirsek yaparak kaideye doğru düzgün bir biçimde daralır 107. Afrika kaplarının erken örnekleri arasında yer alan kaplar doğu Akdeniz de Gözlü Kule 108, Antiokheia 109, Cezayir de Draria el-achour da 110, Tunus da Raqqada da 111, İtalya da Ostia 112 ve Ventimiglia da 113, İspanya da Tarragona da 114 ve Portekiz de Valdoca da 115 benzerleri çıkmış ve kaplar genel olarak 2. yüzyılın ortalarından üçüncü yüzyılın başlarına kadar olan döneme tarihlenmiştir. 116 Cumhuriyet Alanı ndan bu forma ait 5 parça ele geçmiş kataloğa 3 (no.1-3) örnek alınmıştır. Sadece kenar ve gövdelerinin bir kısmı korunmuş bu kapların astarları kabın içinde ve dışta dirsek yapan kısmın üzerinde oldukça kalın ve parlaktır. 1 ve 3 no.lu parçaların yüzeyi ısının etkisi ile yüzeye çıkan kum tanecikleri yüzünden kabartılıdır, 2 no.lu parçada ise astar daha gevrek bir yapıya sahip olduğu için kum tanecikleri iri gözeneklerin hatta atmaların oluşmasına sebep olmuştur. parçaların üçünde de dışta dirsek, parlaktır ve bu kısımda perdah izleri mevcuttur. Kenarın ve dirseğin alt kısmında ise hem astar mat görünüşlüdür hem yüzey oldukça pürüzlüdür. Parçaların kil yapıları bir biri ile biraz farklılık göstermektedir. Özellikle 107 Hayes 1972, 41, fig. 6, 16/1,16. 108 Jones 1950, fig. 207, no. 813. 109 Waagé 1948, 54, fig. X, no. 889. 110 Camps 1955, 236, fig. 6, no. 4; Hayes 1972, 42, no. 11. 111 Salomonson 1968, 104, fig. 18, no.3. 112 Hayes 1972, 41, no. 4-5. 113 Lamboglia 1958, 266, F3c1. 114 Lamboglia 1958, 266, F3c2. 115 Hayes 1980, 492, no. 20-21. 116 Hayes 1972, 42; Waagé 1948, 54; Lamboglia 1958, 266 (F 3c); Salomonson 1968, 104. 40
3 no.lu parça daha ince ve sıkı dokusu ile diğer ikisinden farklıdır. İkinci parça ise gevrek ve kat kat doksu ile birinci parçadan ayrılmaktadır. Ancak 3 parçada kaba kil dokuları, iri kum katkıları ile dönemlerinin özelliğini taşımaktadırlar. Parçaların çıktığı plankareler birbiri ile bağlantılı olmayıp özellikle 2. parça 10J plankaresinde oldukça karışık ve tahrip edilmiş olan üst tabakan çıkmıştır. Birinci parça ise 7K plankaresinde İslami yapılar tarafından tahrip edilmiş bir dolgu tabakasından çıkmıştır, beraberinde daha çok erken imparatorluk dönemine tarihlenen sigillatalar ve tanımsız kaba kap parçaları az miktarda ele geçmiştir. 3.cü parçanın geldiği 6L plankaresinde ise parçanın çıktığı tabaka kuyu ve çöp çukurları ile oldukça karışık hale getirilmiştir. Son iki parça ise seramik çukurundan toplanmıştır ve tabakaları belli değildir. Ancak parçaların astar ve kil yapıları ayrıca biçimsel özellikleri daha çok 2. yüzyıl sonları 3. yüzyıl başlarındaki örneklere yakınlık göstermektedir. C.I.B.2 FORM 2 (Hayes 32) Çanak: Dışa çıkıntılı, kalınlaştırılmış ve yassı kenarlı; hafif dış bükey, eğimli gövdeli. Sağlam örneklerde dip ve kaide geniş. İçte taban gövde geçişinde küçük bir çıkıntı görülürken, dışta ise kaideden bir santim kadar ileride keskin bir açı ile gövde geçişi sağlanır. 117 Parçaların tipolojik karşılaştırmalarını yaptığımız zaman Atina Agorası, Kyrene (Libya) ve Etruria dan çıkan benzerlerinin 3.yüzyılın başlarına ve ortalarına kadar olan döneme kadar tarihlendirilmiş olduğunu görürüz. 118 Cumhuriyet Alanında bu forma ait iki örnek ele geçmiştir (no.4-5). Sadece kenar ve gövde kısmı korunmuş oldukça kaba killi olan parçaların dokusu, birbiri ve 117 Hayes 1972, 54,fig. 9, form 32. 118 Hayes 1972, 55; Hayes 1976, 52; Salomonson 1968, 107. 41
Hayes in tarifi ile uyumludur 119. Birinci örnek biraz daha ince astarlı ve geniş kenarlıyken ikinci örnek daha kalın ve gevrek astarlıdır ve kenar biraz daha daralmıştır. Hamur özellikleri aynı olan bu iki kabın astarları ve biçimleri oldukça farklıdır. Yukarı terasta 4K plankaresinde bulunmuş olan 1 no.lu parça bu plan karenin oldukça karışık olan üst tabakalarından ele geçmiştir. 2 no. lu parça da aşağı terasta 10J plankaresinde son derece karışık ve tahrip edilmiş üst tabakadan ele geçmiştir. C.I.B.3 FORM 3 (Hayes 45) Geniş kase : Dışa taşkın, yassı ve uzun kenarlı, dış bükey kıvrımlı sığ gövdeli. Sağlam örneklerde, dip alçak, kaide üçgen formlu, alt kısımda küçük bir çıkıntı mevcut bazı örneklerin dip kısmında rulet süsü görülür 120. Çoğunlukla ince cidarlı olan kapların killeri de oldukça kaliteli ve ince yapılıdır. Astar yapıları genelde kalın ve orta kalınlıkta parlak ve yarı parlak, geç örnekler ise daha çok donuk kahve renkli, bazen dalgalı veya beneklidir. 121 Bu kaplara ait üç alt tip belirlenmiştir 122 A-Kenar üst yüzeyinde ve tondoda görülen rulet ve yiv sıraları bu tipin belirleyicisidir. B-Dışa uzanan kenar yüzeyi düz bırakılmıştır sadece kenar ucunda ve tondoda yiv sıraları görülür. C-Tip B ye benzer ancak bunda dudak ucu aşağı sarkık ve yivlidir. 119 Hayes 1972, 55. 120 Hayes 1976, 22, 77 ; Lamboglia 1963, 152-153, 121 Hayes 1972, 63; Unterkircher 1983, 192. 122 Hayes 1972, 62-63; Rodziewicz 1976, 28-29; Salomonson 1969, fig. 32-33. 42
Bu forma ait en erken örnekler, tip A ya aittir Dura Europos ve Samaria da 3. yüzyılın ortalarına verilmiştir. 123 Waagé 3. yüzyılın ikinci yarısı ile 4. yüzyılın başlarına tarihlendirdiği kapları Geç Roma A gurubu içerisinde değerlendirmiştir. 124, Korinth 125 Atina Agorasından 126, Selanikten 127 ve Ephesos tan 128 çıkan örneklerde 3. yüzyıla ve aynı yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir. Paphos tan çıkan parça ise 4. yüzyıla verilmiştir 129. Ayrıca Samos Heraion da yapılan kazılarda çıkan A tipine ait örnek de Hayes e göre tarihlendirilmiştir (230 340) 130. Bu parçaların çoğu ince cidarlı, parlak veya dalgalı astarlıdır 131. Kapların gelişimine baktığımız zaman 3. yüzyılın sonlarına 4. yüzyılın başlarına tarihlenen diğer parçalar daha kaba ve mat astarlı ve kahve tonlarındadır. Bu özellikler daha çok B ve C tiplerinin geç örneklerinde görülür 132. Tarsus Cumhuriyet alanı ve Gözlü Kule den 133 çıkan buluntular arasında sadece Hayes Form 45A-B ve Salomonson un C7 ve C3 gurubuna ait tiplerden birer örnek vardır 134. Katologdaki A tipine ait örneğin gövdesinin büyük kısmı ve kaidesi eksiktir (no. 6). Dudak ucunda üstte ve altta çok sığ birer yiv sırası ve kenar üst yüzeyinde belirgin bir rulet sırası mevcuttur. Kil ve astar rengi kahve ve koyu kahve tonlarında dalgalıdır ki bu form 45 in 3. yüzyılın sonlarına 4 yüzyılın başlarına ait parçaların da görülen bir özelliğidir 135. II. Bölgede ki 10J plankaresinde oldukça karışık bir tabakadan çıkan parça oldukça tahrip olmuş ve küçük boyutlardadır. Bu 123 Cox 1949, 15, pl. V, no 92-93; Kenyon 1957, 358. 124 Waagé 1948, 55. 125 Hayes 1973a, 118, fig. 4, no. 41. 126 Waagé 1933, 294 296; Robinson 1959, 60. 127 Hayes 1976 b, 22 128 Gassner 1997, 149. 129 Giudice vd. 1993, 302, fig. 8, no.1. 130 Unterkircher 1983, 192, Abb, 6, 25, 3. 131 Carandini 1969, 58; Rodziewicz 1976, 29. 132 Hayes 1972, 63. Cumhuriyet Alanından çıkan A tipine ait örneğin astar renginde kahve tonlar olmasına rağmen, yapısı parlak kalın ve son derece kalitelidir. 133 Jones 1950, fig, 207 816, 817. 134 Hayes 1972, 62, Salomonson 1968, 116,118. 135 Hayes 1972, 63, 290 43
tipe ait Gözlü Kule den çıkan parça hem daha büyük hem de açık kiremit rengindedir, ancak o da karışık bir tabakadan bulunmuştur 136 ve olasılıkla Cumhuriyet Alanı ndaki parçayla çağdaştır. Elimizdeki B tipine ait örnek son derece ince cidarlı ve geniş kenarlıdır, dudak ucundaki yiv de çok silik bir hat hâlindedir(no. 7). Astar ve kil rengi turuncuya yakın açık kiremit rengindedir bu durum Gözlü Kule deki örnekle uyumludur 137. Yukarı terasta 5L plankaresinde bulunan parça yine küçük boyutlardadır ve oldukça karışık bir tabakadan çıkmıştır. C.I.B.4 FORM 4 (Hayes 50) Geniş çanak: Düz kenarlı, geniş, yüksek, dışa doğru hafif eğimle açılan çanaklar. Sağlam örneklerinde kaide çok alçak ve geniştir 138. Oldukça geniş bir yayılım alanı olan bu form 3. yüzyıl sonlarından 139 başlayarak 5. yüzyıl başlarına kadar üretilmiştir. 140 Genelde ince cidarlı, ve süslemesiz olan bu kapların iki alt tipi vardır 141. A-Hafif dışa açık gövdeli, geniş dipli. Oldukça özenle yapılmış kaliteli kaplar. Erken örneklerinde cidar kap boyutlarına oranla çok ince. Kil yapısı ince, temiz ve sert. Astar, ince ve kabın tamamına uygulanmış, az sayıda örnekte parlakken, çoğunda mat ve yüzeyle bütünleşen bir görünüşe sahiptir 142. Serinin geç örneklerinin kalitesinde bir düşüş görülür; kil biraz kalınlaşır ve tanecikleri belirgin hale gelir, dokusu ise daha gevşekleşirken, astarda daha kalın 136 Jones 1950, fig. 165, 207, no 816. 137 Jones 1950, fig. 207, no. 817. 138 Hayes 1972, 68, fig 12; Jones1950, fig.207, 812, 813; Waagé 1948, pl.ix, no. 836; Salomonson 1968, 114-116, 124-125; Charleston 1955, no. 25A; Peppers 1979, 460, E293; Oleson 1994, fig.37-39; Fortner 1995, 106, fig. 2; Slane 1990, 56, no.110, 111. 139 Fortner 1995,106 140 Charleston 1955, pl. 25A; Fortner 1995, 106; Gassner 1997, 149,106, Hannah 1949,14, Hayes 1972, 73, Kenyon 1957, 358, Oleson, 1994, 47, Poblome 1999, 293. Waagé 194855, Williams 1989 39. 141 Hayes 1972, 69. 142 Hayes 1972, 72; Carandini 1969, 55-56, Salomonson 1968, 114-116, Robinson 1959, 60, 97, pl, 12, 64; Fortner 1995, 106. 44
sürülmeye başlamıştır. Gövde biraz daha dışa doğru genişlerken, hafif kıvrımlı bir form kazanmıştır. Kenar ise erken örneklere göre daha yuvarlak bir biçim almıştır 143. B-Daha dışa açık ve nispeten dar tabanlıdırlar, bazı örneklerde kaidenin silikleştiği görülür. Kil kalitesindeki düşüşe bağlı olarak cidar kalınlaşmış ve kaplar küçülmüşlerdir (çapları, 20-25cm). Gövdenin hafif dışbükey kıvrım yapan şekli ile, çanaktan ziyade dipleri hafif çukurlaştırılmış, sığ ve geniş kase formu kazanmışlardır. 144. Bu kap biçimleri ile tip A nın geç örneklerine benzeyen kaplar, onlardan astarlarının sadece içe ve kenarlarına uygulanması ile ayrılabilirler. Serinin en geç örneklerinde kap boyutları daha da küçülür ve kil yapısı da iyice kabalaşır. 145 Bu kapların da (Hayes Form 45 gibi) en erken örnekleri Ostia 146 ve Dura Europos dandır 147. Atina Agorasın da 148 ve Korinth te 149 de A tipinin erken örnekleri yine 3. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen tabakalarda ele geçmiştir. İtalya 150 ve İspanya da 151 ki örnekleri de 3. yüzyılın ikinci yarısına verilen kaplar, bu dönemde ve 4. yüzyılın ilk yarısında çok yoğun olarak üretilerek ihraç edilmişler, 4. yüzyılın sonlarına kadar da piyasada varlıklarını sürdürmüşlerdir 152. Serinin sonlarına doğru B tipine ait örnekler Ceasarea Maritima da 300-400 tarihleri arasına 153, Ceasarea Hipodrome de ise 3. yüzyılın ortalarından 4. yüzyılın ikinci yarısına kadar olan döneme verilmişlerdir 154. Korinth de 3. yüzyılın ortalarından 4. yüzyılın ortalarına 143 Hayes 1972, 71-72, Jones 1950, 276, Lamboglia 1963, 147; Oleson 1994, 47, fig. 37; 144 Hayes 1972, 71; Salomonson 1968, 124 125; Oleson 1994, fig. 38-39. Rodziewicz 1976, 29. 145 Hayes 1972, 72; Salomonson 1968, 124-125. 146 Carandini 1969, Tav.V, 86 87. 147 Cox 1949, 15. 148 Hayes 1972, 69, 72; Waagé 1933, 294; Robinson 1959, 60, 97 149 Slane 1990, 55. 150 Lamboglia 1963, 147, Carandini 1969, Tav II, 11-12. 151 Salomonson 1968, 115. 152 Hayes 1972, 73; Waagé 1948, 55, p IX, no. 836 a-x. 153 Oleson 1994, 47. 154 Riley 1975, 40. 45
kadar tarihlenen örnekler çıkmıştır 155. Gözlü Kule buluntuları belli bir tabakaya bağlı değildir 156, Antiokheia da çıkan en geç örnekler ise 4. yüzyıl sonlarına 5. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir 157. Ephesos daki örnek 4.yüzyılın ikinci yarısına verilirken 158 Sagalassos da ki benzerleri 4.yüzyılın ikinci yarısından 5.yüzyıl başlarına kadar olan dönem içerisinde değerlendirilmiştir 159. Tarsus Cumhuriyet Alanında bu forma ait 20 parça ele geçmiştir. Bunlardan iki tanesi gövde diğerleri kenar ve gövde profili veren parçalardır ve kataloğa 7 tanesi alınmıştır (no 8-14). bunların arasında A tipine ait olabilecek tek parçamız vardır (no.8). Diğerleri dışa açık biçimleri, ve astarlarının uygulanışı ile daha çok B tipine ait özellikler taşımaktadır. Her ne kadar 9 ve 10 no.lu parçalarımız ince kil ve cidarları ile A tipinin örneklerine yakınlık gösterseler de astarlarının kenar ucunda bitmesi ve dışa açık şekilleri ile ikinci tipe dahil edilmişlerdir. 5L ve 6L plankarelerinde ele geçen parçalar ortaçağ ve sonrasına ait yerleşimler tarafından tahrip edilmiş oldukça karışık üst tabakalardan ele geçmişlerdir ve çok küçük boyutlardadır. Birlikte bulundukları diğer malzeme ile birlikte döküntü veya dolgu niteliği taşımaktadır. Bunun dışında hem biçim hem astar özellikleri ile B tipine uyan diğer dört parçamızdan 11 no.lu örnek 4L plan karesinde çıkmıştır. Kenarı tepe noktasında hafif sivrilerek sonlanan parçanın, astarı içte orta kalınlıkta iken dışta daha ince ve dalgalıdır. Çıktığı tabaka 4.yüzyıl sonlarına aittir. Atina Agora sındaki benzerleri 4. yüzyıl sonlarına 5. yüzyıl başlarına verilmektedir 160. 4K plankaresinden çıkan 12-14 no. lu parçalar daha kalın killi ve cidarlıdırlar. 12. parçanın tepe noktası 155 3. yüzyılın ortaları için: Hayes 1973a, 118, fig.4, no. 46, 4. yüzyıl için: Hayes 1973a, 122, fig. 4, no.50; 4. yüzyıl ortaları için Slane 1995, 55. 156 Jones 1950, 276, fig. 207, no. 812-813. 157 Waagé 1948, 55. 158 Gassner 1997, 149. 159 Ppoblome 1999, 293, 296. 160 Hayes 1972, 69, 72; Waagé 1933, 294; Robinson 1959, 60, 97 46
da hafif sivrilirken 13 ve 14. parçalarda bu özellik görülmez. Astar, 12 ve 13. örneklerde ince ve dışta gövde ortasına kadar uygulanmıştır. 7. parça çok daha kalın cidarlı olup düz yuvarlak kenarlıdır ve formun 5. yüzyıl başlarına verilen son örnekleri arasında gösterilmiştir 161. Tabakasından çıkan sikkeler 4. yüzyıl sonları ile 5. yüzyılın ilk yarısına aittir. Bu parçada astar içte orta kalınlıkta dışta ise incedir, kenar dış yüzde pürüzlü bir şekilde bırakılırken iç ve dış yüzeylerde pürüzsüzdür. C.I.B.5 FORM 5 (Hayes 57) Geniş çanak : Dışa taşkın yassı ve düşey kenarlı, kenar üst yüzeyinde bir veya iki yiv sırası görülür, hafif dış bükey formlu ve dışa açılan gövdeli. Sağlam örneklerde dip geniş ve yassıdır. Astar kabın içinde tamamen dışında ise sadece üst kısımlarına uygulanmıştır. 162 Kil ve astar özelliklerine bakarak Form 58 in daha kaliteli bir versiyonu olarak değerlendirilen kaplar 163, Waagé tarafından Geç A gurubuna dahil edilmiştir 164. Pek yaygın olmayan formun örnekleri Atina Agorası 165, Smintheion 166, Antiokheia 167, Kudüs 168 Tunus (Raqqada) 169, Kartaca ve Malta kazılarında az sayıda ele geçmiştir ve yaklaşık 325-400 tarihleri arasına verilmiştir. 170 Cumhuriyet Alanından bu forma ait iki kenar parçası ele geçmiştir (no.20-21). Parçalardan birisi 7L diğeri 4K plankarelerinde karışık ve tahrip edilmiş üst tabakalarda bulunmuştur. Bunların ikisinin de kenar üst yüzeyinde iki sıra yiv 161 Hayes 1972, 73 162 Hayes 1972, 91. 163 Hayes 1972, 93. 164 Waagé 1948, 48. 165 Hayes 1972, 91-93. 166 Akyürek 1991, 163, no.84. 167 Waagé 1948, 48, Pl. VIII,820k. 168 Hayes 1985, fig.61, no. 2-3. 169 Hayes 1972, 91-93; Haye 1980, 499; Salomonson 1968, 122-124. 170 Hayes 1972, 93; Hayes 1985, 192. 47
bulunmaktadır. Dışta kenar gövde bağlantısının olduğu kısımda 20 no.lu parçanın geçişi oldukça yumuşaktır ve bu noktada üç adet çok sığ yiv sırası mevcuttur. 21 no.lu parçada bu geçiş belirgin tek bir yivin oluşturduğu keskin bir açıyla sağlanmıştır, parça daha ince cidarlıdır ve kenar daha uzundur. Ayrıca örneklerin ilki diğerine göre daha kaba killidir. Astar dışta kenar altından hemen sonra kesilir ve bu noktanın altında gövde çapaklı bırakılmıştır. Yüzey büyük oranda tahrip olmuş ve astar yer yer dökülmüştür. İkinci örnek ise öbürüne göre daha ve kaliteli kil yapısına sahiptir. Astar bu parçanın da sadece içine tamamen uygulanmış dışına ise sadece kenar altına kadar olan kısma sürülmüştür. Ancak bu da düzgün bir hat halinde değil olasılıkla bulaşma veya sonradan damlama yüzünden alt kısımda benek şeklinde görülür. C.I.B.6 FORM 6 (Hayes 58) Geniş çanak: Kenar Form 32 gibi dışa çıkıntılı yassı kimi örneklerde kalınlaştırılmış, kimilerinde ise uca doğru hafifçe incelme görülür. Çoğu örneğin dudak kenarında yiv vardır. Gövde çoğunlukla geniş, hafif dış bükey profilli. Sağlam örneklerde taban geniş, altta sığ bir iç bükey geçişle şekillendirilmiş, bazı örneklerde ise kaide yerine küçük bir çıkıntı yapılmış. İçte ise gövde taban geçişinin olduğu bölümde küçük bir tümsek ve çoğunlukla yiv sıraları görülür 171. Form 32 nin 3. yüzyıl sonları ve 4. yüzyıldaki devamı nitelindeki kaplar, Korinth 172 Atina Agorası 173, Thera 174, Antiokheia 175, Filistin (Caesarea Maritima) 176, Cezayir 171 Hayes 1972, 92 93, fig. 14; Holveda 1936, fig. 15, pl. V, no. 635 643; Lamboglia 1963, 196; Février 1965, 123, fig. 26 (F 1-2). 172 Hayes 1973a, fig. 4, no. 51. 173 Hayes 1972, 94, no.9, 11. 174 Hayes 1972, 94, no.10. 175 Waagé 1948, Pl. VIII, no. 820 823. 176 Oleson 1994, fig. 37, RG124-125 48
(Setif) 177, Tunus (La Skhira ve Kartaca) 178, ve İspanya da (Tarragona) 179 ele geçmiş ve çoğunlukla 4. yüzyıla tarihlenmiştir. 180 Kapları iki alt tipte incelemek mümkündür 181. A-Oldukça kaliteli ve temiz killi, ince cidarlı, tüm yüzeyi kaplayan yarı parlak astarlı, düzgün yüzeyli. Kil yapısı Form 45 e yakın B-Tip A ya göre daha sığdır ve kenar hafif aşağı sarkıktır. Tanecikleri belirgin olan kil yapısı kaba ve daha kalitesiz bir yapıdadır. Pişme derecesine göre rengi turuncumsu kırmızıdan kızıl kahveye kadar değişiklik gösterir. Bu kil yapısı çoğunlukla damga motifli olan 4.- 5 yüzyıl kapları için tipiktir. 182 Oldukça yaygın olan bu kap formu orta ve büyük boyutlardadır. Formun gelişimine bakıldığı zaman yüksek gövdeli ve daha dar kenarlı örneklerin serinin son tipleri oldukları görülür 183. Elimizde A tipine ait üç örnek vardır (no. 15-17). 15 ve 17 no. lu örnekler no.16 ya göre daha koyu renklidir. Kapların üçü de orta kalınlıktadır (6 mm.). 16 ve 17 no.lu parçalar uca doğru daralan kenarlıdır. İlk iki örnekte dudak ucunca tek bir sığ yiv sırası görülürken, üçüncü parça iki yivlidir. no.15 4K plankaresinde 4. yüzyıl sonlarına tarihlenen sikkelerle birlikte bulunmuştur (12 adet diğerleri okunamamış) ancak oldukça küçük olan parça tabakanın in situ buluntusu değildir 16no. lu parça 4J plankaresinde II. mekanda oldukça tahrip edilmiş bir tabakadan Helenistik ve Orta 177 Février 1965, 123, fig. 26, F1 2. 178 Hayes 1972, 94, no. 20.Hayes 1978, fig. 21, no. 37. 179 Lamboglia 1963, 196. 180 Hayes 1976b, 22-23; Waagé 1948, 48, 55; Salomonson 1968, 124; Lamboglia 1963, 196; Oleson 1994, 47; Giudice 1993, fig. 8, no. 2. 181 Hayes 1972, 93. 182 Hayes 1972, 95. 183 Hayes 1972, 95; Hayes 1976, 22-23; Waagé 1948, 48, 55-56; Salomonson 1968, 124; Lamboglia 1963, 196; Holwerda 1936, fig. 15, no. 635-642. 49
Çağ seramikleri ile birlikte bulunmuştur. 17 no.lu parça ise 4I plankaresinde yine oldukça karışık bir tabakadan ele geçmiştir. Elimizde B tipine ait de iki örnek vardır. İlk örnek yüzey buluntusudur, ikinci parça ise 5J plankaresinde stylobatın üst kısmından çıkmıştır. Beraberinde Erken İmparatorluk dönemine ait sigillatalar bulunmuştur. Parçalarda, kil ile aynı renkte olan astar, yarı parlak veya mat görünüşlüdür ve kabın içinde ve dışta sadece üst kısımlarındadır. Dışta astarlanmamış kısımlar sadece düzeltilmiştir. C.I.B.7 FORM 7 (Hayes 59) Geniş dipli çanak: Hayes Form 58 e benzer ancak daha sığ gövdeli ve geniş kenarlıdırlar. Kenar üzerinde iki kademe, set veya yiv bulunur. 4.yüzyılın ikinci çeyreğinden 5. Yüzyılın ilk çeyreğine kadar tarihlenen parçaların İki alt tipi vardır 184. A-Gövdesi kazımalı B- Gövdesi düz. Cumhuriyet Alanın da bu forma ait olabilecek çok küçük ve profil vermeyen iki parça varken, parçalar gövde profili vermediği için hangi tipe ait oldukları belli değildir ve kataloğa alınmamıştır. Ancak bu forma ait Gözlü Kule den 3 örnek mevcuttur 185. Geç Roma ünitesinde 4. ve 5.yüzyıl malzemesi ile birlikte bulunan parçalar 186, gövde kenar profili vermektedir ve süslemesiz gövdeleri ile B tipine aittirler. 184 Hayes 1972, 96. 185 Jones 1950, fig. 207, no. 819, C-D. 186 Jones 1950, 205. 50
C.I.B.8 FORM 8 (Hayes 61) Derin, geniş tabaklar: Kenarı içe dönük, dışta sert bir açı ile çıkıntı yaparak üçgen oluşturacak şekilde kalınlaşır, bu noktada başlayan gövde geçişi hafif dış bükey kavisle verilmiştir ve gövde fazla derinleşmeden geniş düz kaideye bağlanır. 187 Dipte baskı tekniğinde yapılmış süsleme görülür. İki alt tipi tespit edilmiştir 188. A-İçe kıvrık veya dikey kenarlı, dışta keskin bir açı ile çıkıntı yaparak kalınlaşır ve bu çıkıntının altında dışbükey kıvrımlı alçak gövde ile bağlanır. Dip genellikle geniş ve yayvandır. 189 B-Kenar dikey, dışta kenarın alt kısmı hafif oyulmuş, içte ise kenar orta kısmında dıştaki çıkıntı hizasında derin bir yivle profillendirilmiş. Gövde biraz daha yükselmiş ve kase biçimine yaklaşmış. 4. yüzyıl sonu, 5. yüzyıl ilk çeyreği ve ortalarına kadar üretilmiş serinin sonunda kenar iyice dikleşmiş ve gövde de yükselmiştir 190. Oldukça yaygın olan bu formun Benzerleri Atina Agorası 191, Ephesos 192, Anemurium 193, Antiokheia 194, Samaria 195 ve Gush Halav (Filistin) 196, Tipasa 197 ve Draria el-achour (Cezayir) 198, İskenderiye 199, Kartaca 200, ve Ventimiglia da 187 Hayes 1972, 100-101. 188 Hayes 1972, 100. 189 Hayes 1972, 100; Waagé 1948, Pl. VIII, 831m; Lamboglia 1963, 198-199, Holwerda 1936, 634, Rodziewicz 1976, 33, Pl. 3, B5a; Baradez 1961, 126, Camps 1955, 235, Williams 1989, 38-39, fig.18, no. 221. 190 Hayes 1972, 100,, 105-106, fig.16, no.29, 30, fig. 17, no.33; Hayes 1985, 193, fig.61, no.4; Waagé 1933, Pl. IX, no., 168-169; Waagé 1948, Pl. VIII, no. 831k; Holverda 1936, fig.14, no. 633; Rodziewicz 1976, 33, Pl. 3, B5c; Robinson 1959, pl, 70, no.l59. 191 Waagé 1933, Pl. IX, no. 169-170; Robinson 1959, Pl. 70, L59. 192 Gassner 1997, Tafel, 49, no. 592. 193 Williams 1989, 38-39. 194 Waagé 1948, Pl, VIII, 831u. 195 Kenyon 1957, 358-361. 196 Meyers 1978, 12-13, fig. 14, no. 16. 197 Baradez 1961,Pl. III, 1, no. 126. 198 Camps 1955, fig. 5,no. 1-5 199 Rodziewicz 1976, Pl. 3, B5a. 200 Hayes 1976a, fig. 8, no. 6-7; Hayes 1978, 70, fig. 21, no.39. 51
(İtalya) 201 ele geçmiş ve 3. yüzyıl sonlarından 5. yüzyıl ortalarına kadar olan döneme verilmişlerdir 202. Bu formun gelişimi oldukça belirgindir. Erken örneklerde kenar içe kıvrık ve dıştaki şev yataydır 203. Bunların killeri ince ve oldukça kalitelidir. İkinci aşamadaki kapların kenarları biraz daha dikleşmiştir ve içe o kadar dönük değildir. Dıştaki şevin eğimi daha azalmıştır 204. Bu tip A nın standart profilidir. Zamanla kenarın daha dikleştiği ve gövdenin de derinleştiği görülür. Tip A ile Tip B arasında geçiş formu sayılan örneklerde kenar ikinci tipe geçişin işaretlerini taşır ancak henüz daha tam şeklini bulamamıştır dışta dudak altında hafifçe oluşan girinti o kadar belirgin değildir 205. Kenar içte ve dışta hafif oyularak belirgin hale getirilmiştir. Kapların gelişim süreci içerisinde, dışta kenar altına yapılan oyuk giderek derinleşir ve bu en geç örneklerde dudağın uçta sivrileşerek hafif kanca şeklini almasına kadar sürer. Kaplar genelde kalın parlak astarlıdır. Bu astar yapısı 6. yüzyıldaki üretimlere benzer 206. Cumhuriyet Alanı kazılarında bu forma ait 14 kenar 6 kaide parçası ele geçmiştir. Kaidelerin hepsi de gövde ve taban başlangıcından kırık olduğu için hiç birisinin üzerinde olması gereken baskı bezekler yoktur 207. Bunlardan 6 kenar, 1 kaide parçası kataloğa alınmıştır(no.22-28). Bu parçaların karşılaştırmalı değerlendirmesini yaptığımız zaman Cumhuriyet Alanı ve Gözlü Kule kazılarında bu 201 Lamboglia 1963, 198-199. 202 Hayes 1972, 107; Hayes 1976, 66; Hayes 1978, 70; Hayes 1985, 193;Waagé 1948, 48; Gassner 1997,149 203 Hayes 1978, fig. 21, no.39 (4.yy.sonu); 204 Hayes 1972, 106; Hayes 1976, fig. 8, no. 6, 7; Jones 1950, fig. 208A; Waagé 1948, Pl. VIII, 831m; Slane 1990, 55-56, fig. 8, no. 115. 205 Hayes 1972, fig 17, no.26; Hayes 1978, fig. 21, no. 40(ca.400); Waagé 1933, Pl. IX, no.170; Waagé 1948, Pl.VIII, no 831u; Lamboglia 1963, 198-199; 206 Hayes 1972, 106. 207 Form 61 ile ortak süslemeye sahip Form 67 ye ait kaide parçaları üzerinde baskı süslemeleri belirgindir, bu iki formdan birine ait olabilecek, süslemeli dip parçaları (hamur ve astar özellikleri F 67 nin üçüncü ve dördüncü gurubundaki parçalra yakınlık göstermektedir.) F67 nin altında değerlendirilmişlerdir. 52
kapların tipolojik gelişimini verecek örneklerle karşılaşmayız 208. Sadece Hayes tarafından A tipi olarak değerlendirilerek 4. yüzyıl başlarından 5.yüzyılın başlarına kadar tarihlenen parçalar ile karşılaşırız. 209 Bunlardan 22, 26 ve 27 numaralı parçalar 4L plankaresinde 4.yüzyılın ikinci ve üçüncü çeyreğine ait sikkelerle, ayrıca Form 67 nin 41, 46 47, 53, 55, 60, 62 63, no.lu parçaları ile aynı tabakada bulunmuşlardır. Diğer parçalar 4J, 5L ve 11J plankarelerinde karışık tabakalardan ele geçmiştir bu sebeple bu parçalar için stratigrafik kanıtlarımız yoktur. Parçaların astarları orta kalınlıkta ve yarı parlaktır. Bazı örneklerde içte tamamen uygulanan astar dışta gövde ortasında kesilmiş ve ince mat görünüşlüdür. Parçaların killeri genelde iri tanecikli, ve gözenekli dokuya sahiptir. C.I.B.9 FORM 9 (Hayes 67) Çanak/ geniş kase: Kenar zikzak şeklinde iki kademeyle dışa açılarak, yükselir ve uçta kalınlaştırılmıştır. Dışta, ilk kademe gövdeye keskin bir içbükey kıvrımla bağlanır, düz bir meyille yükselir, keskin bir dışbükey kavisle çıkıntı yaparak ikinci kademeye bağlanır. İkinci kademe ise yine içbükey kavisle dışa doğru açılır. İçte kenar üzerinde çoğunlukla bir veya iki yiv bulunur. Gövde dışbükey formludur, sağlam örneklerde kaide alçaktır. Geniş ve düz olan tondo üzerinde iç içe yiv sıraları ile baskı tekniğinde süsleme görülür. 210 Keskin geçişleri ile metal kapları taklit eden bu form döneminin en popüler kapları haline gelmiştir. Değişik varyasyonları Gözlü Kule 211, Antaiocheia 212, Alahan 208 Jones 1950, fig. 208, no. A 209 Hayes 1972, 107 210 Hayes 1972, 112 211 Jones 1950, fig. 207, no, 818, A-B. 212 Waagé 1948, Pl. IX, no. 869f 871p 53
ve Anemurium, 213 Sagalassos 214,Halikarnassos 215, Atina Agorası 216, Kıbrıs (Karpasia da Ayios Philon) 217 Flistin (Petra, Kudüs, Mount Hebron, Ashqelon) 218, Mısır (İskenderiye ve Karanis) 219, Cezayir (Sidi Ferruch, Draria el-achour) 220, Kartaca 221, İtalya (Ventimiglia) 222 ve İspanya da (Coto de Dona Ana) 223 da ele geçen kaplar 4.yüzyılın ikinci yarısından 5. yüzyılın ilk yarısına kadar olan döneme tarihlendirilmiştir 224. Kapların kenarlar biçimleri oldukça geniş bir çeşitliliğe sahip olmasına rağmen belirgin bir tipolojik gelişimi yoktur Stratigrafiye bağlı çıkmayan örneklerin dönemlerinin tespiti için daha çok tondodaki damga süsleri belirleyicidir. Tarihlenebilmiş çok sayıdaki 4. yüzyıl örneğinde ince cidarlı, dudakları yuvarlatılmış özenli kaplar görülür. Bunların diplerindeki baskılarda dönemin özelliklerini yansıtır şekilde ince ve özenlidir. Süslemeleri ile 5. yüzyıla tarihlenen bir sonraki gurupta ise daha kalın killi ve cidarlı, tepe kısmında yiv olan örnekler yaygındır. Bunların bazılarında dudak ucu üçgen oluşturacak şekilde sivrilmiştir. Serinin sonundaki en geç örneklerde ise cidarın daha da kalınlaşarak kabın hantallaştığı gözlenir. 225 Cumhuriyet Alanından bu kaplara ait parçalar yoğundur, ancak hiç tam profil veren örnek yoktur 104 adet kenar ve gövde profili veren parça 30 adet sadece gövde parçası ve 10 adet kaide parçası ele geçmiştir. Bunlardan 38 kenar (no.29-62) ve 8 213 Alahan için: Williams 1985, 37, fig. 3, no.2 ; Anemurium için: Williams 1989, fig. 18, no. 225. 214 Poblome 1999, 293, 296 215 Hansen 2003, 198. 216 Hayes 1972, 112, 115; Waagé 1933, 291-296, Pl. IX, 157-158, 217 du Plat Taylor, Megaw 1981, fig. 55, no. 56 218 Hayes 1972, 112, Hayes 1985, 193, fig. 61. no. 7-14, Magness 1999, 202, fig. 3; Nahshoni 1999, 104, no.6; 219 Rodziewicz 1976, 33, Pl.3, B6a, B6b; Karanis için: Hayes 1972, 113, 115, no. 7, 12, 23-27; Johnson 1981, Pl. 33-34, no.114 119 220 Hayes 1972, 112, Camps 1955, 235, fig. 5.6, tip V. 221 Hayes 1976a, 50, 68, 70, fig. 1/III, no.1, fig.10, no.1; Hayes 1978, 25, no. 19; Riley 1981, 88-91, fig.1, no.1; 222 Lamboglia 1963, 192-193. 223 Hayes 1972, 115, no. 18. 224 Hayes 1972, 116, Hayes 1976a, 50, 68, 70, fig. 1/III, no.1, fig.10, no.1(kartaca 4.yy sonu) ; Hayes 1985, 193, fig. 61. no. 7-14; Waagé 1933, 291-296, Pl. IX, 157-158, 175-178; Waagé 1948, 56; Williams 1985, 37, fig.3, no.2 (4.yy sonu 5.yy başı, Alahan); Williams 1989, 38; Riley 1981, 88-91, fig.1, no.1; Lamboglia 1963, 192-193; Rodziewicz 1976, 33, Pl.3, B6a, B6b; Johnson 1981, 114 115 (no 218 hariç). Camps 1955, 235, fig.5.6, tip V; Holverda l936, fig 14, Pl. V,X, no. 649-653; Magness 1999, 202, fig. 3; Nahshoni 1999, 104, no.6; du Plat Taylor, Megaw 1981, fig. 55, no. 56; Poblome 1999, 293, 296 360-5yy nin ilk yarısı. 225 Hayes 1972, 115; Waagé 1948, 49. 54
kaide (no. 64-68, 71-72 ve 79) 226 parçası kataloğa alınmıştır. Oldukça yaygın olan bu forma ait örneklerimizin büyük bir çoğunluğu 227 4J, 4K, 4L ve 5K plankarelerinde, çoğu 4. yüzyılın ikinci çeyreğinden 5. yüzyılın ortalarına kadar tarihlenen sikkelerle birlikte bulunmuşlardır, no. 44 Kartaca da 5. yüzyıl başlarına verilen örneğe yakınlık göstermektedir 228, Kudüs kazılarında ele geçen ve 4. yüzyıl sonu 5. yüzyıl başlarına ait örneklerde no. 37 ve 38 ve 59a Mount Hebronda da bulunan ve 360-440 arasına verilen parça no. 49 ile benzerlik göstermektedir 229. Bunların yanı sıra kapların kenar profilleri genel olarak Hayes tarafından ikinci guruba verilen ve 5. yüzyıla tarihlenen parçalara benzerlik göstermektedir. Ayrıca kenar parçaları ile aynı tabaklarda çıkan üzeri baskılı dip parçaları stil kritik yöntemi ile daha sağlam kronolojik veriler sağlar. Bu parçaların az sayıdaki en erken örnekleri 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenirken, diğerleri daha çok 4. yüzyıl sonlarından 5. yüzyıl başlarına ve ilk yarısına tarihlenmektedir (bkz. katalog, no.64-77). Kaide parçalarının tabanlarında, yiv sıraları içinde baskı tekniği ile yapılmış süslemeler mevcuttur bunlar 4. ve 5. yüzyıllar için karakteristik olan stilize bitki motifleri (hurma dalları, yonca ve rozetler) ve geometrik motiflerin (konsantrik daireler, kareler) birlikte kullanılması ile oluşturulmuş basit desenlerdir. Kaplar üzerinde görülen en yaygın motif hurma dallarıdır ve çoğunlukla konsantrik daire 226 Katalogdaki diğer dip parçaları kaide profili vermediği için formları tam olarak tespit edilememiştir, bunlar Form 67 ye ait olabileceği gibi Form 61 e de ait olabilirler. Burada aynı tip ve yüzyıla ait süslemeli parçaların bir bütünlük oluşturmaları için hepsi bir arada verilmiştir. 227 Diğerleri ya tahrip edilmiş ve buluntuları arasında dönemsel bağlantıları olmayan döküntü tabakalardan çıkmıştır yada yüzey buluntusu niteliği taşımaktadır. 228 Hayes 1978, 25, no. 19. 229 Hayes 1985, 193, fig. 61. no. 13-14. 55
motifleri ile birlikte kullanılmışlardır. Benzerleri Gözlü Kule ve Antiokheia kazılarında çıkmıştır 230. Cumhuriyet alanında ele geçen kapların astarlarında ve killerinde bir standart yoktur. Ama çoğu kalın astarlı ve parlak diğerleri daha ince ve yarı parlaktır ve örneklerin hepsinde astar içte ve dışta kenar altına kadar dalgalı veya düzgün hat oluşturacak şekilde uygulanmış, gövdenin alt kısmı astarlanmadan bırakılmıştır. Bu özellik elimizdeki kaide parçalarında da görülmektedir. Parçaların hamurlarını dört ana guruba ayırmak mümkündür. Bunlardan ilk guruptakiler ince killi sert yapılı olup içerisindeki katkı maddelerinin (kireç, mika ve kum) çok az ve ince taneli olması sebebi ile oldukça yoğun ve sıkı bir dokuya sahiptirler (no. 29-32) İkinci guruptakilerin killeri, hala ince yapılı olmakla birlikte içerisindeki katkı maddelerinin oranları çoğalmış ve daha irileşmiştir (no. 33 44). Bunlardan bazılarında kireç taneleri normalde orta boyutlu olmasına rağmen arada kalmış tek tük çok iri birkaç tanesi kabın yüzeyinde veya cidarında oldukça iri gözeneklerin hatta astarda atmaların oluşmasına sebep olmuştur. Bu da kilin hazırlanışında gözle görülür bir özensizliğe işarettir. Üçüncü guruptaki kapların kil yapıları daha kaba, katkı maddeleri de yoğun ve iri tanelidir. Kimi parçalar içerisinde kireç, mika ve beyaz kuartz parçacıklarının yanı sıra seramik parçalarına ait olabilecek koyu kırmızı- kahve tonlarında tanecikler de mevcuttur. Kil yapıları hafif gözenekli, kırığı ince katlar oluşturur şekildedir. Çok sert olmayan parçalar diğer iki guruptakine göre daha kolay kırılabilmektedir (no. 45 56, 64 67, 72, 75). Dördüncü guruptaki kaplar serinin en kaba ve iri taneli örneklerinden oluşmaktadır. Katkı maddeleri de kilin yapısına doğru orantılı olarak irileşmiş ve çoğalmıştır. 230 Jones 50, fig 207, 818/A-B; Waagé 1948, fig. 29. 56
Bunların arasında siyah ve beyaz renkteki kuartz taneleri en belirgin olanlarıdır. Hamur yapıları da oldukça gevşek ve kırılgan bir hale gelmiştir (no.57 62, 68). Bunların dışında gurup oluşturmadıkları halde tek örnekle temsil edilen iki hamur tipi daha vardır. Bunlardan ilki (45 46) oldukça ince killi olmasına rağmen çok yoğun kırmızı kuartz veya seramik ve çok az kireç ve mika katkılıdır. Kırığı kat kat olan bu parçaların özellikle ikincisi oldukça sert ve yer yer gözeneklidir. Diğer parçanın kili Form 87 ye ait örneklerinki ile aynı özellikleri taşımaktadır (no. 63); kristalimsi iri tanecikli ve gevşek dokulu olan hamur oldukça serttir ve kil zerrecikleri ufalanarak dökülmektedir. C.I.B.10 FORM 10 (Hayes 72-73,76) 231 Çanak-küçük çanak: geniş dışa açılan kenarlı, yüksek dik duvarlı keskin hatlara sahip halka kaideli. A- Küçük çanak (Hayes Form 72): Hafifçe yükselerek dışa doğu açılarak genişleyen kenar uçta silik bir şekilde yumrulaştırılarak kalınlaştırılmıştır. Kenarın içinde ve dışında yiv sıraları yaygındır. Bazı örneklerin dudaklarının tepe noktalarında çentikleme bazılarında ise kabarılı noktalar görülür. Birçok çeşidi görülür. Kili genelde ince yapılı ve kalitelidir. Astar kabın iç kısmına ve kenarın dudak ucuna kadar uygulanmıştır 232. Pek yaygın olmayan bu formdan Cumhuriyet Alanında iki örnek çıkmış kataloğa biri alınmıştır (no.78). Kenar ve gövde başlangıcına ait olan bu parça üzerinde içte çok silik ve dışta belirgin yiv sıraları mevcuttur. Dudak üstünde 231 Hayes tarafından üç ayrı form olarak değerlendirilen bu kaplar biçim olarak bir birklerine çok benzemekte sadece detaylarda küçük faklılıklar göstermektedir. Bu sepeple aynı formun alt tipleri olarak değerlendirilmesi uygun görülmüşür. 232 Hayes 1972, 121-122, fig. 21 F 72, no. 4 6; Waagé 1948 Pl. IX No. 866 u. 57
kesintili olarak yapılmış çentiklerin son bir tanesi belirgindir. A ve B tipleri arasında bir çeşit olan parça oldukça ince ve kaliteli bir kil yapısına sahiptir 5L plankaresinde 3. mekanda çıkan kap, birlikte bulunduğu çok sayıda amorf kaba kap parçası ve Tip B ye ( Hayes 73) ait parçalarla birlikte dolgu malzemesi olarak kullanılmıştır. Diğer parça seramik çukurunda bulunmuştur oldukça küçük ve ilk parçaya göre daha sade ve kaba yapılıdır. Benzerleri Atina Agorası, Antiokheia, Cezair ve Tunus ta bulunan örnekler için 5. yüzyılın başları önerilmektedir 233. B- Küçük çanak (Hayes 73) : Oldukça geniş olan kenar yataydır, dudak uçta yükselir ve alt kısımda hafif kanca şeklini almıştır. Bazı örneklerde dudağın üst kısmı yer yer çentiklenmiştir. Dudak kenardan belirgin bir olukla ayrılır. Bu kapların kili biraz daha kabaca ve cidarı da daha kalındır. İki alt tip tespit edilmiştir 234. Bı-Kenar düz, dudak çentiklenmiş. Bıı-Kenarın orta kısmında bir yiv sırası bulunur, dudak topuz şeklindedir. B tipinin Antiokheia 235, Ramot Nof (Filistin) 236, Abu Mena (Mısır) 237 Tokra (Libya) 238, Kartaca 239 ve Atina Agorası nda 240 bulunan örnekleri 5. yüzyılın ikinci ve üçüncü çeyreğine tarihlenmişlerdir. Bu tipin düz örnekleri C tipi (Hayes 76) ile ilişkili olduğu düşünlmektedir. Abu Mena da bulunan düz örnekler MS 480 lere tarihlenmiştir. Bu onların beşinci yüzyılın ikinci yarısında üretildiklerini göstermektedir. Dudağı çentiklenmiş erken örneklerin bir kısmı tip A (Hayes 72) ile aynı tabakalarda bulunmuşlardır ve bunların 233 Hayes 1972, 121; Waagé 1948 49, Pl. IX No. 866 u; Fevrier 1965, 135, fig. 35; Allais 1957, 40, no. 15. 234 Hayes 1972, 121,123. 235 Waagé 1948, 49, Pl. IX, no. 66k. 236 Ustinova, Nahshoni 1994, fig. 7, no 1. 237 Hayes 1972, 123. 238 Hayes 1972, 123, fig. 21. No. 8. 239 Riley 1981, 91, fig. 1, no. 2. 240 Waagé 1933, fig. 2, no. 153. 58
420-475 tarihlerinde üretildiği ileri sürülmektedir 241. Cumhuriyet Alanında 4 örneği bulunan kapların 3 tanesi kataloğa alınmıştır(79-81). Parçalar 5L plankaresinde 3., 5. ve 7. mekanlardan aynı dolgu tabakasında ele geçmişlerdir. Elimizdeki parçalar biçimsel olarak daha çok Bı tipine yakınlık göstermektedirler. Parçaların büyük kısmı eksik olduğu için kenarlarında çentikleme olup olmadığı belli değildir, ancak üçüncü parçada çentiklerden dört tanesi görülebilmektedir. Kapların astar ve killerinin kalitesinde belirgin bir düşüş görülür. Astar ilk örnekte dışta dudak ucunda biterken, diğer iki örnekte gövde başlangıcına kadar inmektedir. Hamur dokusu ile birlikte katkıları da kabalaşan ve çoğalan kaplarda özellikle iri kireç tanelerinin yüzeye çıkması ile oldukça gevrek olan astarda atmalar ve yüzeyde geniş gözenekler oluşmuştur. Bu yüzeysel tahribat özellikle son iki parçada çok yoğundur. Üç örneğinde kırığı kat kattır. C- Çanak (Hayes 76): Oldukça geniş olan kenar uçta yumrulaşarak dudak oluşturur. Sağlam örneklerde gövde hafif dış bükey kıvrımlı ve alçaktır. Dip kısmı yayvan ve geniştir. B tipinin (Hayes 73) daha hantal versiyonudur. Astar kabın iç kısmına tamamen uygulanırken dışta dudak altında sona erer, yüzey hafif kabartılıdır. Dip kısmı silik kaide çıkıntısı ile Form 9 a (Hayes 67) benzer. Bazı örneklerin kenarlarında çift yiv sırası bulunur 242. Biçimsel gelişimi de belirgin olmayan ve Atina Agoras 243, Sagalassos 244 Antiokheia 245, Karanis (Mısır) 246 Setif 241 Hayes 1972, 121-124. 242 Hayes 1972, 124. 243 Waagé 1933, Pl. IX, no. 172, 174; Hayes 1972, 123-124. 244 Poblome 1999, 296. 245 Waagé 1948, Pl. VIII, no. 811. 246 Hayes 1972, 125, no. 1-2. 59
(Cezayir) 247 ve Kartaca da 248 örnekleri çıkan kaplar 5. yüzyılın başlarından son çeyreğine kadar tarihlendirilmişlerdir. Cumhuriyet Alanında bu tipi verdiğimiz 3 kenar parçası bulunmuş, bunlardan 2 tanesi kataloğa alınmıştır (no. 82-83). Bunlar çok küçük boyutlarda ve oldukça tahrip olmuştur. Astarları oldukça ince ve mattır, ancak killeri ve katkıları B tipine göre daha ince ve sıkı dokuludur. 4L ve 4J plankarelerinde ele geçen örnekler çoğunlukla 5. yüzyıla tarihlenen Afrika Form 9 ve Geç Roma C form 3 e ait kaplarla birlikte aynı sevilerde bulunmuşlardır, ancak bu katmanlar daha çok Geç Antik çağda döküntü malzeme ile tesviyesi yapılmış dolgu tabakasına denk gelmektedir ve in situ olmayan bu parçaların sadece kabaca tarihlenmesine olanak vermektedir. C.I.B.11 FORM 11 (Hayes 87) Çanak: Kalınlaştırılmış kenarlı, hafif dış bükey gövdeli ve alçak halka kaidelidir. Kenar gövdeden geniş bir yivle ayrılarak geliş açısını değiştirir. Uçta kalınlaştırılan dudak dışta, altta kanca şekli alır. Kil yapısı kaba astarı kalındır. Üç alt tipi tespit edilmiştir 249 A-Uçta kalınlaştırılmış kenar içte yassı veya konkavdır. Bazı örneklerin tabanında parlak desenler görülür. Buna alternatif olarak baskı ve yivlerde süsleme unsurları olara görülür. Gurubun bu ilk tipi diğerlerine göre daha erkendir ve Atina Agorasında 460-475 tarihlerine verilen tabakalardan bulunmuştur 250 B-Kenar biraz uzatılmıştır. Gövdeden belirgin bir olukla geliş açısını değiştirerek ayrılır. Dudak altında sivrilerek hafif kanca oluşturur. 247 Février 1963, 130, fig.4. 248 Hayes 1978, 70, fig. 21, no. 44. 249 Hayes 1972, 136. 250 Hayes 1972, 136. 60
C-Kalınlaştırılmış kenarlı; gövdeden keskin bir açı ile ayrılarak içe dönük profil verir ve tepede yassılaşarak köşeli formunu oluşturur. Dudak altta hafif sivrilerek kanca şeklini alır. Çapları 25-38 arasıdır. Pek yaygın değildirler. B C tipleri Antakya da 525 depremine ait yıkıntı tabakalarından gelmiştir 251. Saraçhane kazılarında ise 526-27 tarihlerine verilmiştir 252 Form 11, 4. yüzyılla 5. yüzyıl arasındaki damga süslü örneklerle 6. yüzyıldaki örnekler arasıdaki bağlantıyı en iyi gösteren formlardan birisidir 253. Ancak Cumhuriyet Alanında ele geçen bu forma ait 2 örnek sadece kenar ve gövde profili vermektedir (no. 84-85). İlk parçamız 7L plan karesinde Form 12 (Hayes 91) no. 92 ile birlikte bulunmuştur diğeri 5K plankaresinde karışık dolgu tabakasında ele geçmiştir. Biçim olarak birbirine çok benzeyen parçalar tip B ye yakınlık göstermektedirler 254. İkisi de aynı kil ve astar özelliklerine sahip olan kapların dokusu kalın ve kristalimsi tanecikler halindedir. Bu çanaklara oldukça gevrek bir yapı kazandıran bu kil çok kalitesizdir ve parçanın kırığından tane tane dökülmektedir. Diğer Afrika kaplarından çok farklı olan bu kil özelliği Form 9 ait (Hayes 67) 63 katalog no. lu parçada ve Form 22 ye (Hayes 109) ait örneklerde de gözlenmiştir. Bu özelliklerinden yola çıkarak kapların aynı yörenin üretimleri olduğunu söyleyebiliriz. C.I.B.12 FORM 12 ( Hayes 91) Kase : Kenar altı çıkıntılı kaseler. Kenar düz veya hafif yuvarlatılmış. Dış yüzde kenarın altında, ucu aşağı doğru hafifçe kıvrık bir çıkıntı mevcut. Sağlam 251 Waagé 1948, 57. 252 Hayes 1967, 278. 253 Hayes 1972, 136. 254 Hayes 1972, 135, fig. 24, no. 3. 61
örneklerde gövde küresel, kaide alçak veya küçük boylarda yassıdır. İçte dipten gövdeye doğru açılan rulet süsü görülür 255. Bu form 4.yüzyılın son çeyreğinden 256 7. yüzyılın ikinci yarısına kadar olan süre içerisinde üretilmiştir ve gelişimi son derece belirgindir. Erken tiplerin çıkıntıları oldukça geniştir ve uçları da sert bir açı ile aşağı doğru kıvrılmıştır. Kenar oldukça alçaktır. Daha geç örneklerde kenar yükselir, çıkıntı daralır uç hala aşağı kıvrıktır ancak 6.yüzyılın sonlarında çıkıntı iyice daralmıştır sadece hafif şekilde aşağı doğru eğimlidir. Parçalar dört alt gurupta incelenmiştir 257. A-Kenar alçak, gövde sığ ve açıktır. Hemen kenar altında dışarı uzanan çıkıntı geniş ve hafif köşeli bir biçimdedir. Kaplar ince cidarlı ve orta büyüklüktedir, çoğunlukla gövdenin üst kısmında çiftli yiv sıraları görülür. Gurubun en erken tipleri olan kaplarda kil ince zerreli kaliteli oldukça kalitelidir. Astar içte gövdeye tamamen uygulanırken dışta çıkıntının ucunda sonlanır. Pek yaygın olamayan kaplar orta boyutlardadır. 380-490 258 tarihleri arasındaki tabakalarda bulunmuşlardır. B-Kenar ve çıkıntısı tip A ya çok benzer ancak daha derin ve büyük boyutludurlar. Kaideleri de alçaklaşmıştır. Kil daha kabalaşırken, astar içte ve dışta çıkıntı ucuna kadar uygulanmıştır. A tipine göre daha yaygın olan kaplar, Saraçhane 259, Ephesos 260, Anemurium 261, Antiokheia 262, Filistin (Kudüs, Tel Ares, Tel Aar, Samaria, Galile, Golan ve Ashqelon) 263, Kıbrıs 264, Mısır (İskenderiye, 255 Hayes 1972, 142, fig. 26 256 Johnson 1981, Pl. 35. 257 Hayes 1972, 142. 258 Hayes 1972, 144; Riley 1981, 89. 259 Hayes 1992, fig. 33, 14/4, fig. 35. 21/1. 260 Gassner 1997, Tf.49, no. 595. 261 Williams 1989, fig 18, no. 227. 262 Waagé 1948, Pl. X, 883m, 263 Kudüs için: Hayes 1985, fig. 62, no. 2 4; Tel Ares ve Tel Aar için: Kenrick 1981, fig. 243, IX/54; Samaria için: Kenyon 1957, fig. 84, no. 6; Galile ve Golan için: Meyers 1978, fig. 14, no. 13; Ashqelon için: Nahshoni 1999, 104, no. 5. 264 du Plat Taylor ve Megaw 1981, fig. 3, no 488. 62
Karanis) 265, ve Kartaca 266, da yapılan kazılar da yoğun olarak bulunmuşlardır. Orta ve büyük boyutlu olan kapların tarihlenmesi sorunludur. Hayes bu kaplar için 5. yüzyılın ortalarından 6. yüzyılın ilk yarısına kadar olan dönemi önerirken Karanis te 267 ki örnekler 3. yüzyıl ortalarına kadar indirilir ve Karpasia da 268 5. yüzyıl başlarına verilirler. C-Bu tipte kaplar iyice derinleşmiş, kenarları da yükselmiştir. Ancak çıkıntı daha daralmış ve aşağı kıvrılan kısmı yuvarlanmıştır. Dip kısmı yayvan ve basıklaşmıştır. Ve dipteki rulet sırası daralmıştır. Kili daha da kalınlaşmış, astarda yarı parlak hale gelmiştir. Yaygın olan bu tip, Türkiye (Gözlü Kule 269, Antiokheia 270 ), Filistin bölgesi (Kudüs 271 ), Mısır (İskenderiye ve Karanis 272 ), Tunus (Kartaca 273 ), Yunanistan (Korinth 274 ve Knossos 275 ) İtalya (Ventimiglia 276 ), İspanya (Valensia 277 ), Güney Fransa da( St. Blaise) 278 yapılan kazılarda ele geçmiştir, ve Karanis 279 buluntuları hariç 6. yüzyılın ilk çeyreği ile 7. yüzyıl başları arasındaki döneme tarihlenmişlerdir. D-Boyutları iyice küçülen kaselerin yapımları ve killeri daha da özensizleşmiştir. Kenar altındaki çıkıntı ise iyice basitleşmiş ve kıvrımını kaybetmiştir. Dipteki rulet sıraları birkaç taneye düşmüş ve kabalaşmıştır. Oldukça 265 İskenderiye için: Rodzewicz 1976, Pl. 4. No. B9b; Hayes 1972, 141, fig.26, no.3; Johnson 1981, pl. 35, no. 226 227. 266 Hayes 1976a, fig. 3, no. 15; Riley 1981, fig, 1, no. 4 7; Mackensen 1999, Abb. 2, no. 23. 267 Johnson 1981,114, pl. 35, no. 226-227 268 du Plat Taylor, Megav 1981, 248, fig. 3, no 488. 269 Jones 1950, fig.207, G. 270 Waagé Pl. X, 833u. 271 Hayes 1985, fig. 62, no. 6. 272 İskenderiye için :Rodziewicz 1976 Pl. 4, B9a, e; Karanisiçin: Johnson 1981, Pl. 35, 228. 273 Hayes 1972, 141, no. 17. 274 Hayes 1972, 143, fig. 26, no. 23. 275 Hayes 2001, 438, fig. 4, no.20 (525 550) 276 Lamboglia 1950, 143, fig. 80, no 23; Lamboglia 1963, 191, form 38. 277 Lamboglia 1963, 190, no.1. 278 Lamboglia 1963, 189-190, no.959, Form 24/25. 279 Johnson 1981, 114, Pl. 35 36, no. 228, 230. 3. yüzyıl sonlarından 5. yüzyıl ortalarına kadar. 63
yaygın olan serinin bu son tipi, Antiokheia 280, Ephesos 281, Halikarnassos 282, Tokra 283, Mısır 284, Kartaca 285 kazılarında ele geçmiş, 7. yüzyıl başlarından ortalarına kadar tarihlenmişlerdir. Cumhuriyet Alanında bu formun gelişimini takip etmek mümkündür ve yukarıdaki dört alt guruba ait parçalardan da çıkmıştır. Ancak hiç tam profil veren örnek ele geçmemiştir, bulunan parçalar daha çok kenar ve gövde geçişine aittir. Bu yüzden A ve B tiplerini kesin olarak ayırt etmek mümkün olmamıştır. Bu yüzden ilk guruptaki örneklerin bazıları A/B olarak değerlendirilmiştir. Bu parçalardan 10 tanesi kenar 3 tanesi kaide 1 tanesi gövde parçası olarak belirlenmiş, bunlardan 5 kenar (no., 1 kaide ve bir gövde parçası katoloğa alınmıştır. Katalogdaki 87 89 no.lu parçalar tip A/B olarak sınıflandırılabilir, Bu dört parça da 4K plankaresinde bulunmuştur. 86 no.lu parçamız, bu plan karedeki 1. açmanın 1. mekanında 4. yüzyılın ikinci yarısına ve son çeyreğine ait sikkelerle birlikte bulunmuştur. Gurubun en erken örneğidir ve olasılıkla A tipine aittir. Diğer üç parçamız 2 açmada ve daha yukarıdaki karışık bir seviyeden ele geçmiştir. Parçalarla birlikte yoğun olarak 4. yüzyıl sonlarına 5. yüzyıl başlarına ait sikke ele geçerken Orta Çağa ait sırlı tabak ve Helenistik döneme ait kase parçaları da ele geçmiştir. Bu da parçaların kesin olarak bir tarihe verilmesini engellemektedir. 90 no.lu parça tip B ye aittir ve 4J plankaresinde 2 no.lu açmada küllü döküntü içerisinde yoğun kaba kaplarla ve no.97-98, 100, 104 ile aynı tabakada bulunmuştur. Bu guruba ait Gözlü Kule ve Donuktaş tan da birer örnek vardır. 280 Waagé 1948, Pl. X, no. 883x. 281 Gassner 1997, Tf. 49, 596. 282 Hansen 2003, 198. 283 Hayes 1972, fig. 26. No. 26; Hayes 1973 b, fig. 48, no. 2465 2467. 284 Rodziewicz, 176,Pl. 4, B9c (İskenderiye); Johnson 1981, Pl. 36, no. 231(Karanis). 285 Hayes 1978, fig. 3. No.17. 64
Gurubun en yoğun çıkan tipi C dir Gözlü Kule de 2 örneği olan bu tipten Cumhuriyet Alanında 15 kenar, iki kaide ve iki gövde parçası ele geçmiştir. Ayrıca tip C ile tip D arasında geçişi gösteren dört kenar parçası ve tip D ye ait 8 kenar, iki gövde parçası teşhis edilmiştir. Bunlardan 3 adet C tipine ait kenar (no.91-93), 1 adet C/D arası geçiş tipi (no.94), ve iki adet D(no. 95-96) tipine ait kenar ve gövde profili veren parça kataloğa alınmıştır. Parçalar, alan içerisinde dağınık olarak değişik açmalardan ve yüzeyden bulunmuşlardır. Bunlardan 91 92 ve 94 nolu parçalar 6. yüzyılın ortalarından 7. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen malzeme ile birlikte 6L, 7L ve 9J plan karelerinde ele geçmiştir. Ancak bu açmalardaki geç dönem tahribatları (kuyular, tuvalet çukurları, kanallar..vb) malzemenin karışmasına (bu tabaklardan çıkan erken dönem sigillataları ve ortaçağa ait sırlı seramikler..vb bize bunu göstermektedir) ve tabakanın bozulmasına sebep olmuştur. C.I.B.13 FORM 13 (Hayes 93) Geniş Kase: Kenar geniş, dışarı doğru uzatılmış, sağlam örneklerde gövde küresel, kaide ise yüksektir. İki alt tipi tespit edilmiştir 286. A- Kenar geniş uçta kalınlaştırılmış. B- Kenarı daha kısa ve kütlesel, bazı örneklerde uçta yumrulaştırılmış. Kil daha kaba, astar ise kalın. Cumhuriyet Alanında bu forma yakınlık gösteren iki parça tespit edilmiştir (no.105-106) 5K ve 6L plan karelerinde dolgu toprağı içerisinde ele geçen parçalar Hayes in tarif ettiği kadar geniş kaplara ait değildir hatta ilk parça (no.105) oldukça küçük bir kaseye aittir. Ve bu özelliği ile Form 98 e daha yakındır 287 ancak dudak 286 Hayes 1972, 145,146 fig. 27. 287 Hayes 1972, 151 65
ucunda oluşan yumru ile Form 13 B nin ucu yumrulaştırılmış modellerine yakınlık göstermektedir benzer örnekleri Antiokheia 288 ve İskenderiye de 289 görülen parçayı bir geçiş tipi olarak değerlendirmek mümkündür. İkinci parça (no. 106) diğerinin iki katı kadar büyük olmasına rağmen (Hayes 93 ün standartlarına göre) hala küçük bir kasedir. Kenar öbürüne göre daha geniş ve yere paraleldir altta gövde kenar bağlantısının olduğu noktada hafif bir içbükey kavis vardır parça B tipine yakınlık göstermektedir ve benzerleri; Antiokheia 290 İskenderiye 291 ve Tokra da (Libya) 292 görülür. Bu parçaların hamur ve astar özellikleri birbirine çok yakındır, ancak ikinci parçanın kili no. 105 kadar ince olmasına rağmen katkısı çok daha fazla ve kabadır. Kabın kesitindeki bir kireç tanesi neredeyse cidarını kaplamaktadır ki buda kilin çok iyi yıkanmadığını veya elenmediğini göstermektedir. Hayes tarafından 5.yüzylın sonlarına tarihlenen 293 bu kaplar için elimizde yeterli veri yoktur. C.I.B.14 FORM 14 (Hayes 96) Kase : Kenar dışa çıkıntılı, geniş ve hafif aşağı sarkık. Gövde dışarı dogru hafif eğimle açılarak yükselir. Uca doğru incelen kaide orta yüksekliktedir. Kenarın üst yüzeyi rulet süsü ile kaplıdır 294. Pek yaygın olmayan bu kapların benzerleri Antiokheia 295, İskenderiye 296, Setif (Cezayir) 297 Oudna ve Kartaca da 298 bulunmuş ve 5. yüzyıl sonları ile 6. yüzyıl ortalarına tarihlenmişlerdir. 288 Waagé 1948, Pl. IX, no. 854. 289 Rofdziewicz 1976, Pl. 5, B23 290 Waagé 1948, Pl. IX, no. 854. 291 Rofdziewicz 1976, Pl. 5, B23 292 Hayes 1973b, fig. 48, no. 2435. 293 Hayes 1972, 148. 294 Hayes 1972, 149, fig. 27, 96/1; Lloris 1978, L. LII, 634. 66
Cumhuriyet alanında bu forma ait 5 parça çıkmıştır bunlardan 4 tanesi kataloğa alınmıştır (no. 107-110). Ne yazık ki sadece 108 no.lu parçanın çıktığı yer bellidir. 5L plankaresinde 2. açmada çıkan parça yoğun kiremit ve tuğla atıklarının olduğu yüzeye yakın bir dolgu tabakasından ele geçmiştir. Diğerleri ise seramik çukurundan bulunmuştur. Genelde dışa çıkıntılı olan dudak kısmı kırılan bu kaseler oldukça tahrip olmuştur. Bizdeki örnekler Hayes in verdiği parçaya göre daha ince cidarlı ve kaliteli kil yapısına sahiptir. Katalogdaki ilk üç örnek aynı astar ve kil yapısına hatta hemen hemen aynı biçime sahipken, dördüncü parça diğerlerine göre daha ince cidarlı ve koyu renk ve killidir. Kapların ruletleri birbirinin aynı değildir ama yine de ilk üç örneğin ruletleri aynı tarzdadır dördüncü parça ise rulet tipi ile de diğerlerinden farklıdır ve bir benzeri Antiokheia kazılarında çıkmıştır 299. C.I.B.15 FORM 15 (Hayes 97) Kase: Bir önceki forma benzer ancak burada kenar yüzeyindeki rulet süsü görülmez ve kenar yatay düzlemde geniş iç bükey kavis ve uçta hafif sivrilen çıkıntılar oluştururlar. Gövde küresel kaide yüksektir 300. Benzerleri Atina Agorası 301, Anemurium 302, Antiokheia 303, İskenderiye 304 ve Kartaca da 305 bulunan kaplar 5. yüzyıl sonları 6. yüzyıl ortalarına tarihlenmişlerdir. 295 Waagé 1948, fig. 28, no. 5, Pl. IX, no. 857 296 Rodzewicz 1976, Pl. 4, B11. 297 Février 1963, 132, fig. 10. 298 Hayes 1972, 149, no.3-4. 299 Waagé 1948, fig. 28, no. 5. 300 Hayes 1976 a, fig. 3, no. 29 Robinson 1959, Pl. 71, M 349. 301 Waagé 1933, fig.3, no. 180; Robinson 1959, 116, Pl, 36, 71, M 349. 302 Williams 1989, fig.18, no. 234. 303 Waagé 1948, fig. 28, no. 9, Pl. IX, no. 856k. 304 Rodziewicz 1976, Pl. 5, B17a-c. 305 Hayes 1976a, fig. 3, VII/29. 67
Cumhuriyet alanından bu forma ait 20 adet kenar ve gövde profili veren parça ele geçmiştir. Hepsi de kenar ve gövde profili veren parçaların 9 tanesi katolağa alınmıştır (no.111-119). Çoğunluğu B sektöründeki 8J ve 9J plankarelerinde 6.yüzyılın ikinci çeyreğinden sonraki döneme tarihlenen malzeme ile birlikte bulunan parçaların bazıları A sektöründe 5K ve 6L plan karelerinde ele geçmiştir. Bu parçalar iki ayrı guruba ayrılır; kenar üstlerinde başlangıç kısmında tek bir yiv sırası görülenler ve kenar yüzeyi yivsiz olanlar. Bu kenarlar Hayes in tarif ettiği kapların üzerinde çit yiv sırası olan kaselerden bu özellikleri ile ayrıca astar ve killerinin biraz daha kaba olması ile ayrılmaktadırlar. Ancak örneklerin kil yapıları kendi aralarında birbirleri ile uyumludur, astarları ise kalın ve yarı parlaktır, yüzeyi yivsiz bazı örneklerde astarın diğerlerine göre donuklaştığı görülmektedir. C.I.B.16 FORM 16 (Hayes 99) Kase: Kalınlaştırılmış kenar, dışta yuvarlanır ve dış alt kısımda keskin bir iç bükey profille incelerek gövdeye bağlanır. Gövde dış bükey kavislidir. Kaide erken örneklerde orta yükseklikteyken zamanla alçaklaşır. Kapların killeri genellikle kireç ve kum çok azı da mika katkılı, ince ve sert yapılıdır. Çoğunlukla sadece kabın içinde ve dudak ucunda olan astar kalın ve parlak görünüşlüdür. Üretim tarihleri 5. yüzyıl sonları-6. yüz yılın başları ile 7.yüzyılın ilk çeyreği arasında kalan yüz yılı aşkın süre olarak tespit edilmiştir 306. Bu kaplar orta büyüklükte olup kenar çapları 14/20 cm. arasında değişmektedir ve zaman içindeki biçimsel gelişimlerine göre üç alt tipe ayrılmışlardır 307. 306 Hayes 1972, 155, Gassner 1997, 149, Poblome, 1995, 190. 307 Hayes 1972, 152. 68
A-Kenar geniş ve hantal, gövde dik, kaide orta yükseklikte ve geniş 308. Dipte çoğunlukla yiv sıraları içerisinde baskı tekniği ile yapılmış süsleme görülür 309. B-Kenar nispeten incelmiştir, gövde daha dışa açık ve dış bükey formludur. Kaide darlaşmış ve alçaklaşmıştır. Kaide ayağı da dolgunlaşarak üçgene yakın biçim almıştır 310. Tondoda baskı tekniğinde süsleme görülür 311. C-Kenar ve cidar oldukça incelmiş, kaide daha da basıklaşmıştır. Serinin sonunu oluşturan bu örneklerde baskı ile yapılan süsleme görülmez 312. Tarsus ta sadece Cumhuriyet Alanında çıkan bu kapların ilk iki tipe de ait olabilecek 23 adet kenar ve gövde parçası ele geçmiştir. Kenarları ve cidarları kalın olan bu tipe ait örnekler çoğunlukla çok küçük ve sadece kenar ve çok az gövde profili vermektedir. Ayrıca üç adet kaide, yüksek ayakları ve geniş ölçüleri ile tam olarak A, bir adet kaide parçası da B tipine uygundur. Kenar parçalarından 9 kaide parçalarından ise 2 tanesi kataloğa alınmıştır. Killeri oldukça ince yapılı olan bu kapların astarları da kalın ve parlak ve yarı parlaktır. Parçalar 6L, 5L ve 4L plan karelerinin üst yüzeyindeki dolgu toprağından ele geçmişlerdir ve oldukça tahrip olmuşlardır. Bunlardan özellikle tip A ya ait kaide parçaları oldukça küçük kırıklar halinde ele geçmiştir. 120-130 no.lu parçaların benzerleri Antiokheia 313, Saraçhanne 314, Kartaca 315, Tokra 316, Kudüs 317 kazılarında ortaya çıkmış ve kaidesiz kenar parçaları çoğunlukla A/B olarak sınıflandırılmıştır. Bu parçalar 5.yüzyıl 308 Hayes 1972, 152, fig. 28, no 1-12; Hayes 1973, fig. 50, no.2500; Hayes 1976, fig.3, no.30; Hayes 1992, fig. 33, 14/5; Waagé 1948, Pl. X, no. 878a; Riley 1976, fig. 4, no. 3-5. 309 Hayes 1972, 152. 310 Hayes 1972, fig. 28, no. 13-18; Hayes 1973, fig. 48, no. 2436, fig. 50, no 2501; Hayes 1976, fig.3, VII/33; Waagé 1948, Pl. X, no 878f; Riley1981, fig. 5, no. 10-22; Williams 1985, fig. 3, no.6; Rodziewicz 1976, Pl. 6, B25; 311 Hayes 1972, 152; Riley 1981, fig. 5, no10-13; Johnson 1981, Pl.38, no. 243-244. 312 Hayes 1972, fig. 28, no. 22-23; Rodziewicz Pl.6, B25a, e-f; Waagé 1948, Pl.X no. 878k-p; Gassner 1997, Tf.49, no.599; 313 Waagé 1948, Pl. X, no. 878a-f. 314 Hayes 1992, fig. 36, 23/1, 24/2 315 Hayes 1976, fig.3, no.30; Riley 1981, fig. 4, no.3-4, fig. 5, no 14-19; Mackensen 1999, Abb. 2, no.11, 12. 316 Hayes 1973, no. 2475, 2499. 317 Hayes 1985, fig. 62, no. 9. 69
sonundan 6. yüzyılın ortalarına kadar tarihlenen parçalarla yakınlık göstermektedir. Parçalar çıktıkları katmanları ve buluntu durumları itibari ile 5. yüzyıl sonu ile 6. yüzyılın ilk çeyreği arasına vermek uygun olacaktır. Tip B ye ait kaide parçası ise (no.130) 6L plan karesinde geç Antik çağa ait tuvaletin olduğu bölümden çıkmıştır. İlk iki tipten biçim olarak rahatlıkla ayırt edilebilen C tipine ait oldukça fazla (57 kenar, 33 kaide, 17, gövde ve 6 adet tam profil veren parça) örnek ele geçmiştir. Kenar parçaları cidarının inceliği ile, kaide ve tam profil verenler ise basık ve kütlesel kaideleri ile Hayes in form 99/C tipine yakınlık göstermektedir. Çoğunluğu 8J plankaresinde Form 104, 105, 107, 108, ve 109 ait örneklerle ve Justinianus a ait sikkelerle birlikte bulunan parçaların çıktığı tabaka 525 depreminden sonraki yerleşimin çöplüğü niteliği taşımaktadır 318. Yoğun bir kullanımın atıkları olan bu parçaların ilki (no.131) Tip B ile tip C arsında geçiş özelliği taşımaktadır, kaide ve gövde şekli ile Tip C nin özelliklerini taşıyan parça dip kısmının merkezindeki haç figürü ile bir önce tiple bağlantı kurmayı sağlamaktadır. Foseptik kanalından çıkan ikinci örneğin dip kısmı eksiktir ama kenarının ve kaidenin iyice incelmiş olması geçişin tamamlandığını göstermektedir. Bunların dışında yine aynı tabakadan çıkan dip kısmı korunmuş süslemesiz örnekler ikinci parça ile aynı özellikleri göstermektedir. Parçaların astarları ve killeri genellikle birbirine çok yakındır. Çoğunlukla orta kalınlıkta ve yarı parlak olan astar kabın içine tamamen uygulanırken dışta dudak altında bitirilmiştir. Bunların dışında A sektöründe 5K plankaresinde çıkan 138 nolu örneğimiz oldukça küçük boyutludur ve diğer buluntu merkezlerinde benzerine rastlamamıştır. Küçük kase olarak isimlendirebileceğimiz bu parçalar geç örneklerde olduğu gibi 318 Ayrıntılı bilgi için bkz. 8J plankaresi. 70
daha kalın killi, astarları ise ince ve mattır kazıda çıktıkları tabakaları da göz önüne alarak bu parçaları 6. yüzyıl sonlarına 7. yüzyıl başlarına tarihlemek mümkündür. C.I.B.17 FORM 17 (Hayes 104) Geniş çanak/kase: Kenar kalınlaştırılmış, hantal ve yüksek, gövde hafif dış bükey kıvrımlı, kaide halka biçimli ve orta yükseklikte. Tabanda çoğunlukla baskı tekniğinde süsleme ve etrafında yiv sıraları görülür. Oldukça geniş olan bu kapların gelişimini kenar, gövde ve kaide profillerinden takip etmek mümkündür. Buna göre üç alt sınıf belirlenmiştir 319. A- Çanak, kenar yüksek ve oval formlu dışta hafif dış bükey, altta daha kısa ve hafif uca doğru hafif sivri. Gövde, dış bükey formlu kaide, orta yükseklikte 320. B-Derin çanak; kenar biraz alçalmış ve basıklaşmış. Gövde daha düzleşmiş ve hafif bir eğimle dışa açılarak yükselmiş ve kaide de biraz alçaklaşarak köşeli bir form kazanmıştır 321. C-Derin çanak/ kase; yukarıdaki iki ana sınıfın yanı sıra yan gurup olarak bu forma eklenen kapların kenarları kalınlaştırılmış ve dudağı topuz oluşturacak şekilde yuvarlanmıştır. Gövde dışbükey kavisli ve derin, kaide alçak, ve hafif dışa açık biçimlidir. İçte kenarın gövdeyle birleştiği kısımda derin bir yiv sırası mevcuttur. Bazı örneklerde içte gövde üzerinde oldukça sığ ikinci yiv sırası vardır 322. Oldukça yaygın olan bu formun öncüsü sayılan Tip A nın örnekleri Gözlü Kule 323 ve Antiokheia 324 kazılarında da görülür. Kaplar Kilikia da Anemurium ve 319 Hayes 1972, 160, fig. 29, no. 2, fig. 30, no. 3, 13. 320 Hayes 1972, 160. Fig. 30. No. 15 16, fig. 31, no. 22. 321 Hayes 1972, 160; Hayes 1992, fig. 37, 26/1 322 Hayes 1972, 160, fig, 30, no. 23, 30; Hayes 1973b, fig. 50, no. 2506; Waagé 1948, Pl. VII, 805, u. 323 Jones 1950, fig. 207, 324 Waagé 1948, Pl. VIII, no. 803-805. 71
Alahan Manastırında 325, İstanbul da Saraçhane 326 kazılarında ve Yunanistan da Atina Agoras ında 327 ayrıca Filistin de Samaria 328, Mısır da İskenderiye 329, Libya da Tokra 330, Cezair de Tipasa 331 ve Tunus ta Kartaca da 332 6. yüzyılın ikinci çeyreğinden 7. yüzyıl başlarına kadar olan döneme verilen tabakalardan bulunmuştur. Çok popüler olan bu tipten Cumhuriyet Alanında 9 örnek vardır, 6 tanesi kataloğa alınmıştır. Değişik açmalarda dağınık olarak bulunan parçalardan bir tanesi (no.142) tam profil vermektedir ve 8J plankaresinde beraberinde bir kaç tane daha benzeri (no.147... vd) ve çok sayıda Afrika Form 16C, 17C, 18-22 ve Phokaia Form 3F, G ve 7 ye ait çok sayıda parça ile birlikte aynı çöp tabakasında ele geçmişlerdir. 143 ve 146 no.lu parçalar ise 170 no.lu (Form 17C ye ait) kase ile aynı tabakada bulunmuşlardır. 144 no. lu parça 6L plan karesinde 145 no. lu parça ise 4L plankaresinde yüzeye yakın ve karışık dolgu tabakasından ele geçmiştir. Diğer buluntu merkezleri özellikle Antiokheia örnekleri ile yakınlık gösteren parçalarımızın (bkz. Katalog) 8J plankaresinden çıkan örnekleri hariç çok küçük parçalar halinde ele geçmişlerdir. 8J den çıkan örneklerde çöp tabakasında dağınık kırıklar halinde ayrı ayrı bulunmuşlardır. İlk bakışta farklı kaplara aitmiş izlenimi veren parçaların çoğu birleşerek 142 ve 147 no.lu profilleri ortaya çıkarmıştır. 147 katalog no.lu parça iki tarafında kenar kalınlığı ve profili belirgin bir şekilde farklılık göstermektedir 333. Kenarın bir tarafı yüksek ve hantal biçimi ile tip A nın 325 Anemurium için: Williams 1989, fig. 19, no. 241; Alahan için: Williams 1985, fig. 3 no. 7. 326 Hayes 1992, fig. 34, 15/1 327 Waagé 1933, Pl. IX, no. 171; Hayes 1972, 163, fig. 30, no. 13. 328 Kenyon 1957, fig. 84, no. 24. 329 Rodziewicz 1976, Pl. 2, B3a. 330 Hayes 1973b, fig. 50, no. 2504. 331 Hayes 1972, 161, 163, no. 5-7, 9, 12. 332 Hayes 1976a, Fig. 3, VII/7; Hayes 1978, fig. 2, VII/76; Riley 1981, fig. 4, no. 6; Machensen 1999, Abb. 5, no. 21 333 8 parçanın birleştirilmesi ile oldukça geniş bir parça (25.2 cm)elde edilmiştir. Ancak bu kap çağdaşı diğer bazı örnekler gibi yapım hataları ve özensiz işçilikten dolayı dengesiz yapılmış ve iki ucunda farklı profil vermektedir. Bu durumu göstermek için iki ayrı profilde gösterilmiş ve çizimde 147a ve 147b olarak numaralandırılmıştır. 72
özelliklerine uyum sağlarken diğer uçta daha basık profili (sadece kenarda) ile A/B geçiş özelliği göstermektedir. Tip A nın benzeri ve devamı niteliğinde olan B tipi de yaygındır bu iki tip arasında geçişi gösteren örnekler Perge 334 ve Tokra da 335 bulunmuştur. Guruba ait diğer parçalar, Antiokheia 336, Kudüs 337 ve Karanis te 338 görülürken, batıda Saraçhane 339 ve Atina Agorası da 340 buluntu merkezleri arasındadır. Tip A ya göre daha geç üretilmeye başlayan kapları 7. yüzyılın ilk çeyreğine kadar çıkarmak mümkündür. Tarsus ta bu tipe ait örneklerden Cumhuriyet Alanında 3 tane ele geçmiştir (no. 148-150). Bu parçalar daha çok dağınık bir şekilde 7L, 9J, 10J plankarelerinde bulunmuşlardır, kenar ve gövde profili veren parçalardır. Tipin karakteristik özelliklerini taşıyan parçalar no. 148 ve 149 dur, 150 no.lu parça ise artık hafif yuvarlanmış kenar biçimi ile Tip C ile yakınlık göstermektedir. Daha küçük boyutlu olan Tip C ilk iki tipten farklı olarak derin çanak veya büyük kase görünümündedir. Saraçhane 341, Anemurium 342, Gözlü Kule 343, Antiokheia 344, Kudüs 345, İskenderiye 346, Tokra 347 ve Kartaca 348 kapların çıktığı buluntu merkezleri arasındadır. Tip B den daha erken döneme verilen ve 334 Atik 1995, Abb, 54, no. 24 335 Hayes 1973b, fig. 50, no. 2504. 336 Waagé 1948, Pl. VIII, no. 803f. 337 Hayes 1985, fig. 62, no. 15. 338 Hayes 1972, 163, no. 16-19, Johnson 1981, Pl, 39, no. 246. 339 Hayes 1992, fig. 35, 21/3, fig. 37, 26/1 340 Hayes 1972, 163, fig.30, no. 15. 341 Hayes 1992, fig. 35, 21/4 342 Williams 1989, fig. 19, no. 242-243. 343 Jones 1950, fig. 207,E 344 Waagé, 1948, Pl. VII, 805, p-u. 345 Hayes 1985, fig. 62, no. 14-16. 346 Rodziewicz 1976, Pl. 2, B3f-h 347 Hayes 1973b, fig. 50, no. 2506, 2514 348 Hayes 1976a, Fig. 3, VII/7; Hayes 1978, fig.12, no. 1; Riley 1981, fig. 6, no. 28-29 73
başlangıçları 6.yüzyılın ortaları olarak gösterilen bu kapların bulunduğu tabakalar 7. yüzyılın ilk çeyreğine kadar uzanmaktadır 349. Yayını yapılmış buluntu merkelerinde ilk iki guruba göre daha az görülen C tipi Cumhuriyet Alanında oldukça yoğun çıkan kaplar arasındadır ve bu guruba ait 110 parça tespit edilmiştir. Bunlardan 4 tanesi (no.170-173) tam profil verirken, 80 tanesi (kataloğa 17 tanesi alınmıştır; no. 151-167) kenar ve gövde profili verir ve 24 tanesi de ( kataloğa 8 tanesi alınmıştır; no. 168-169, 174-179) kaide parçalarından oluşmaktadır. Tam profil veren parçalardan bir tanesi (no.172) ayrıca kenar ve kaidelerin çoğu 8J plankaresinde Tip A no.142 ve147nin çıktığı tabakada yukarıda belirtilen malzeme ile birlikte bulunmuşlardır. Bunun dışında tam profil veren örneklerden bir tanesi (no.171)1993 yılında arkeolojik kazılar öncesi yapılmış hafriyat toprağı içerisinden parçaları toplanarak birleştirilmiş bu yüzden çıktığı yer ve seviyesi belli değildir. Diğeri (no. 170) 1994 yılında açılan araştırma sondajlarından ilkinde A tipine ait iki parça (143 ve146) ve Phokaia Form 3 ün geç tipleri (tip F ve G; no. 257, 281, 283 ve 294) ile birlikte bulunmuştur. 173 no.lu parça 6L plankaresinde, F 105 e ait tam profil veren tabak ve Phokaia Form 10 a ait 375 ve 379 no.lu parçalar ile aynı tabakada fakat farklı seviyelerden bulunmuşlardır. Bu tabaka yoğun olarak tahrip edilmiş ve burada çok sayıda (76 tane) 4. yüzyıl sonu 5 yüzyıl başına ait sikke çıkarken kaplarımızla çağdaş (Justinus I Trax, Justinianus I, Justinus II ve Sophia ya ait) 4 adet sikke bulunmuştur. Kaplar biçim olarak birbirine çok yakın olmakla birlikte ayrıntıda bazı farklılıkları vardır. Çoğunlukla kil ve astar özellikleri birbirine çok yakın olan çanaklar büyük olasılıkla aynı atölyenin mallarıdır. Bu örneklerin killeri kalın 349 Hayes 1972, 165-166. 74
zerecikli olup dönemin kapları ile uyumludur. Astar kabın iç tarafında ve sadece dudak üzerinde kalın bir tabaka halindedir, süsleme erken örneklerde oldukça belirgin ve ayrıntılı iken geç örneklerde silikleşerek kabalaşmıştır. Süslemenin iyice silikleştiği örneklerde kap biçimi ve kili diğerlerine göre oldukça kabalaşmış, hatta kabın dışındaki çark izleri düzeltilmeden bırakılmıştır. Ancak daha ince cidarlı, geniş ve yayvan olan 173 no.lu parçanın astar rengi de daha koyu kalın ve parlaktır ve kili de diğerlerinden biraz daha farklıdır. Özellikle tondosundaki baskısı korunmuş çok sayıda kaide ve tam profil veren örneği de 6. ve 7. yüzyıl kolleksiyonuna çeşitlilik ve yeni süsleme tipleri katmıştır. (bkz. katalog no.168-171, 173-179) Form 104 e ait parçalar üzerindeki süsleme kapların dip kısmında baskı tekniği ile yapılmış bezeklerden oluşmaktadır. Dip kısmı korunmuş kaide parçalarının hemen hemen hepsinde bu tarz süsleme elemanlarının en azından bir kısmını görmek mümkündür. Bu şekilde teşhis edilmiş parçalar üzerindeki motifleri 4 ana gurupta incelemek mümkündür, birinci gurupta Hayes in ve diğer araştırmacıların yayınlarında karşımıza çıkmayan hurma ağacı motifi bulunmaktadır. Dipte ikili veya üçlü yiv sırası içinde tam merkeze uygulanan bu deseni 168-171 no. lu parçalarda görmek mümkündür. İlk iki örnek eksik olmakla birlikte bize baskının özelliği hakkında fikir vermektedir. Buna göre 168 no. lu parçada baskısı oldukça belirgin olan ağacın detayları ayrıntılı bir biçimde verilmiştir, 169 no.lu parçanın gövde kısmı eksiktir ancak dalları ve meyvelerinin bir kısmı korunmuştur ve baskısı bir önceki örneğe göre daha siliktir. 170 ve 171 no.lu parçalarda motifin tamamını görmek mümkündür, bunlarda diğer iki örneğe göre bir gerileme görülür; dalların 75
altındaki meyveler işlenmemiş ve gövdede detaylarını kaybetmiştir. Oldukça silik olan baskılar aynıdır. İkinci gurupta tek örnekle temsil edilen hayvan figürü vardır ve profilden gösterilmiş bir kuzudur. Benzeri Anemurium kazılarında çıkan 350 kuzunun sadece baş boyun, kuyruk ve ön kısımları belirgindir, bunların dışında diğer ayrıntıları çıkmamıştır. Üçüncü gurupta insan tasvirli baskılar vardır, bunlardan İlk örneğimiz Form 17A ya aittir. (no. 142) kabın astarındaki atmalardan dolayı ayrıntıları çok zor seçilen bu örnekte üç figür bulunmaktadır, ortada cepheden ayakta duran bir aziz veya azize sağ elini havaya kaldırmış olasılıkla takdis işareti yapmaktadır, elbiselerinin ayrıntıları kısmen seçilebilen figürün sol tarafı siliktir, ancak gövde üzerinde verev duran çizgi sol elinde tutuğu asaya ait olmalıdır, bunu Antiokheia kazılarından çıkmış olan ve bizimki ile aynı olan- örnekte 351 ve Hayes in Hz. İsa olabileceğini ileri sürdüğü Louvre Müzesindeki başka bir benzerinde 352 daha net görmekteyiz. Figürün sağ ve sol yanlarında bulunan büstler, profilden ve boyun hizasındadır. Beceriksizce işlenmiş bu tip büstlerde, saçlar çizgisel yatay ve verev hatlar halindedir, baş profilden gösterilirken, gözler cepheden verilmiştir. Daha özenli çalışmalarda yüz hatları ince ve belirgin olan figürlerin gözleri iri badem şeklindeyken, daha özensiz çalışmalarda yüz hatları çok basit gözler ise yuvarlaktır. Cumhuriyet Alanındaki örnek ikinci guruba girerken Gözlü Kule de her iki tipe ait 350 Williams 1989, pl. 6, no. 259. 351 Waagé 1948, fig. 32,no. 1. 352 Hayes 1972, 266, fig. 51, no. 239B. 76
birer örnek vardır 353. Oldukça sık rastlanan bu bezekler 6. yüzyılın ortalarına ve sonlarına tarihlenmektedir 354. İkinci örneğimizdeki (no. 174) figür göğüs altına kadar korunmuş, gövdenin alt tarafı eksiktir, cepheden gösterilmiştir ve kabarık dalgalı saçlıdır. Ancak saç bukleleri oldukça basit ve stilize işlenmiştir. Aynı özensizliği sadece göz ve burun kısmı seçilebilen yüz hatlarında da görmek mümkündür. Olasılıkla bir yöneticiye ait olan figür sağ elinde asa veya benzeri bir nesne tutmaktadır, kıyafetin göğüs üzerindeki kıvrımları oldukça nettir, ayrıca sol tarafında betimlemenin devam ettiğini gösteren eğri bir çizgi mevcuttur. Üçüncü örnek bir savaşçıya aittir (no. 175). Sağ tarafında başının hizasında uzun bir mızrak tutan bu figürün dış konturları oldukça net ve derin çıkmış olmasına rağmen yüz hatları ve elbise kıvrımları ya hiç çıkmamıştır ya da kesik kesiktir 355. Bu tarz savaşçı figürleri 6. yüzyılın ikinci çeyreğine tarihlenmiştir 356. Bu gurubun son iki örneği yine cepheden işlenmiş erkek büstlerine aittir. Tarz olarak birbirine çok yakın olan bu iki figürde kabarık saçlar boncuk taneleri şeklinde iri noktalarla gösterilmiştir. Oldukça silik olan bu tarz figürler de 6. yüzyılın ikinci çeyreğinden sonra üretilen dönemin kapları üzerinde sevilerek kullanılmıştır 357. Kaplar üzerinde görülen bir diğer süsleme unsuru da haçlardır. Geç antik çağın en sevilerek kullanılan motiflerinden Cumhuriyet alanında iki tipe ait örnek çıkmıştır. İlkinin içerisi nokta ve noktalı eşkenar dörtgenlerle doldurulmuştur bu dolgu motifleri haçın üzerindeki mücevherleri temsil etmektedir, daha büyük boyutlu 353 Jones 1950, fig. 166, no. 820, A. 354 Hayes 1972, 269-270, fig. 52, no. 250-263; Waagé 1948, fig. 32, no.1, 5. 355 Bu durum, damganın işçiliğindeki özensizlikten ziyade Form 104A ve B gibi, dip kısmı daha geniş ve düz olan diğer çanaklara uygulanan damgaların, dip kısmı oldukça çukurda kalan 104C ye ait bu kase formu için geniş ve düz gelmesi yüzünden olmalıdır. 356 Hayes 1972, 263. 357 Hayes 1972, fig. 52, no.245-246; Waagé 1948, fig. 32, no. 4. 77
bir benzeri Kartaca da 358, ve daha sade (noktasız) örneği Gözlü Kule kazılarında 359 bulunmuştur. Cumhuriyet Alanı ndan üç örneği vardır kataloğa bir tanesi alınmıştır (no. 180), diğer örneğimiz çift bordürlü basit haçtır sadece sağ alt tarafı korunmuştur, benzeri Antiokheia kazılarında çıkmıştır 360. Bunların dışında sadece Gözlükule de bir örneği olan haç monogramı vardır 361. R harfi şeklinde olan haçın içerisi noktalarla doldurulmuştur ve kollarının altında W ve A harfleri vardır. Hayes bu parçayı 5. yüzyılın ikinci yarısından 6.yüzyılın ilk çeyreğine kadar tarihlediği guruplarda, erken safhaya yerleştirmiştir 362. Bunların dışında yine Form 17C tipine ait iki kaide parçasının üzerinde sadece uç kısmı korunmuş tanımsız bir figür parçası ile volutlü eşkenar dörtgen kataloğa alınan örnekler arasındadır. C.I.B.18 FORM 18 (Hayes 105) Geniş Tabak: Kenar kalınlaştırılmış, dudak uçta topuz şeklini almıştır, gövde sığdır ve hafif bir meyille kaideye bağlanır. Kaide orta yükseklikte halka formludur. Form 17 gibi kalın ve kaba yapılıdır. Kenar bazı örneklerde tepede yayvanlaşır, dışta yuvarlanarak alt kısımda tekrar yayvanlaşır. Uçta silik bir kanca oluşturur. Çoğu örnekte görülen köşeli kenar profili kareye yakındır. Kaide hantal ve yuvarlaktır, dışta içe göre daha yüksektir. Gövdeden çoğunlukla bir yiv sırası veya hafif yükselti yapan setle ayrılır. Dip süslemesizdir. Astar kabın sadece iç kısmına ve dışta dudak ucuna kadar uygulanmıştır. Yüzey özenle düzeltilmiştir ama kabın alt kısmında rötuş izleri belirgindir. Astar çoğunlukla ince ve kalitesizdir 363. 358 Hayes 1972, fig. 57, no. 330. 359 Jones 1950, fig. 164, no. C. 360 Waagé 1948, fig. 31, altta. 361 Jones 1950, fig. 164, D. 362 Hayes 1972, 274, no. 293, tarihlendirme için bkz. 273, no. 289. 363 Hayes 1972, 166, fig. 31, no. 3-17; Diederich 1980, Pl. 22, no. 285, 288, 290 78
Form 18 Afrika atölyelerinin son safhalarında ürettikleri en tipik kap formudur. Antiokheia 364, Anemurium 365, Ephesos 366, Halikarnassos 367, Saraçhane 368, Atina Agorası ve Korinth, 369, Khios 370 Knossos, 371 Kıbrıs (Salamis, Paphos ve Kalavasos Kopetra) 372, Filistin (Kudüs ve Herodium) 373, Mısır (Abu- Mena ve İskenderiye) 374, Libya (Apolloniada ve Tokra) 375 ve Kartaca da yoğun olarak bulunan kaplar 6. yüzyılın sonlarından, 7 yüzyılın ortalarına kadar olan döneme tarihlenmişlerdir. Kapların çıktıkları tabakalara göre tipolojik gelişimi de belirlenmiştir. Özellikle tabakların tabanlarında bulunan şev erken örneklerde henüz oluşmamıştır 376. Bu özellik Cumhuriyet Alanından çıkan 189, ve 191 no.lu parçalarda kendini gösterir. Ayrıca yüksek kenarlı parçalar daha erken döneme aitken geç örneklerde dudak daha basık ve geniş bir biçim almıştır bu parçalar Doğuda Arap akınları öncesi, Yunanistan da ise Slav akınlarının olduğu döneme verilebilir 377. Çoğunlukla Phokaia Kırmızı Astarlılarının en geç örnekleri ile birlikte bulunan tabaklar Cumhuriyet Alanında, 5L, 6L ve 8J plan karelerinde yoğun olarak ele geçmişlerdir. Serinin erken örneklerinden sayılabilecek 191 no.lu parça 6L plan karesinde olasılıkla geç antik çağ tuvaletinin inşası sırasında yoğun olarak tahrip edilmiş bir tabakada dağınık vaziyette ve çok farklı seviyelerde küçük parçalar 364 Waagé, 1948, Pl. VII, 802, f-k. 365 Williams 1989, fig. 19, no. 242-243. 366 Gassner 1997, Tf. 49, no.600. 367 Bass 1962, 556, fig. 9 (Yassı Ada batığından); Ayrıca kazı buluntusu olarak Hansen 2003, 198. 368 Hayes 1992, fig. 35, 21/4 369 Waagé 1933, Pl. IX, 173; Hayes 1972, 167, fig. 31, no. 7, Korinth için: no.3 370 Hayes 1972, 167, no.15-17. 371 Hayes 2001, fig. 2, no. 49. 372 Diederich 1980, Pl. 22, no. 285, 287-288 290; Paphos için: Giudice 1996, fig. 22, no. 4; Kavalasos- Kppetra için Mc Clellan, Rautman 1994, fig. 4 no.7 373 Hayes 1985, fig. 62, no. 17, 374 Rodziewicz 1976, Pl. 2, B 2a 375 Hayes 1973b, fig. 49, no. 2478 2480, fig. 50, no. 2508, 2513. 376 Hayes 1973b, 110, fig. 49, no. 2478-2479 377 Hayes 1972, 167-169 79
halinde toplanıp birleştirilmişlerdir (bu tabakada bulunan sikkelerde MS 3. yüzyıldan 6. yüzyılın ortalarına kadar çeşitlilik göstermektedir) ve tabağın yarısından fazlası eksiktir 378. Ancak kenarının yuvarlak hatları ile Form 17 ye yakınlık gösteren parça kenarın alt kısmındaki düzleşme ve hafif köşeli hatları, ayrıca gövde ve kaide biçimleri ile 18 in erken tiplerinin özelliklerini taşımaktadır. Kil yapısı ise kalınlaşmış ve kalitesi düşmüştür. Bunun dışında 5L plan karesinde çıkan parçalar da ne yazık ki yine oldukça karışık dolgu tabakalarından ele geçmiştir (no. 186, 190, 193). Katalogdaki diğer parçalar 8J plankaresinde çağdaşı formlarla birlikte (Phokaia, Form 3F ve G, 7 A-B-C, Afrika, Form 16C, 17, 20-22) ve Justinianus a ait bir sikke ile aynı çöp tabakasında bulunmuşlardır. C.I.B.19 FORM 19 (Hayes 90/ 105) Büyük Tabak: kalınlaştırılmış kenarlı, dudak Form 18 e yakınlık gösterir ancak burada hafifi aşağı sarkık bir biçim almıştır, ayrıca gövdede Hayes Form 90 da görülen kademe vardır. Ancak bu tabak hem kil yapısı ile hemde boyutları ile çok daha hantal ve kabadır. Kil ve astar özellikleri Form 17 (Hayes 104) ve 18 (Hayes 105) in kapları ile uyumlu olan parçanın10 mm civarındaki cidar kalınlığı ve 55 cm.lik kenar çapı ile yakınlık gösterdiği Form 18 e ait örneklerden bile büyüktür. Parçanın sadece kenar ve gövde parçaları ele geçmiştir, Hayes Form 90 a ait benzerlerinin kaideleri oldukça yüksek ve ince olmasına rağmen böyle bir tabağın kaidesinin bu kadar yüksek olmasındansa Form 18in tabakları gibi orta yükseklikteki halka kaideli olması daha çok akla yatkındır. 378 Üzerinde yanık izleri olan tabaktaki bu özellik, kabın çağdaşı sayılabilecek bazı Kıbrıs kaplarında da görülür, bkz. no. 407 80
B sektöründe Form 17-18, 20 ve 21 e ait örnekle birlikte aynı tabakada bulunan parça olasılıkla 6. yüzyıl sonu 7. yüzyılın ilk yarısına aittir. C.I.B.20 FORM 20 (Hayes 107) Geniş Kase : Kenar geniş dışa çıkıntılı, üstte yüzeyi düz veya hafif içbükey bir satıh oluştururken altta kenar ucunda yumru oluşturacak şekilde kalınlaştırılmış. Yuvarlak gövdeli kapların sağlam örneklerinde kalınlaştırılmış orta yükseklikteki kaide dışa dönüktür 379. Hayes Form 93 ün geç versiyonu olarak da değerlendirilen gurubun 6. yüzyılın sonlarına ait olabilecek bağlantıları Kartaca kazılarında ele geçmiştir 380. Çok yaygın olmayan bu kapların örneklerine Antiokheia kazılarında 381 Filistin de Shavei Zion da 382, Mısır da İskenderiye da 383 ve Libya da Kyrenaika bölgesinde (Apollonia, Tokra) 384 sadece 7. yüzyıl tabakalarında rastlanmıştır. Tarsus ta bu forma ait örneklerden sadece Cumhuriyet Alanı kazılarında 8 adet kenar ve gövde profili veren parça ele geçmiş bunlardan 5 tanesi kataloğa alınmıştır. Yoğunlukla 6. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen malzeme ile birlikte (Phokaia Form 7 A-B-C, Afrika Form 16 C, 17-19, 21-22) B terasında, 8J plankaresinin korunmuş üst tabakasından ele geçmiştir. Bu parçalar form olarak bahsedilen örneklere çok benzemesine rağmen kili ve astarı onlarınki kadar kalitesiz değildir. Turuncumsu kiremit rengi tonlarında olan astar parlaktır. Kilin bünyesinde yer yer bulunan ve pişme sırasında ısının etkisi ile yüzeye çıkan iri kum tanecikleri oldukça kalın olan astarda gözenek veya atma 379 Hayes 1972, fig. 33, no. 107/1-2; Hayes 1973b, fig. 49, no. 2469. 380 Riley 1981, 98-100, 102-104, fig. 4, no. 2, fig. 5, no. 7-8. 381 Waagé 1948, 58, Pl. IX, no. 852. 382 Hayes 1980, 506, 107/5-6 383 Rodziewicz 1976, Pl. 5, no. B19. 384 Hayes 1972, 171; Hayes 1973b, 108-110; Hayes 1980, 506, 107/ 4. 81
oluşmasına sebep olmamış sadece yüzeye kabarcıklı bir görünüm kazandırmıştır. Kabın içine tamamen uygulanan astar dışta, dudak altındaki çıkıntının ucuna kadar parlaklığını korurken kenar gövde bağlantısını olduğu kısma kadar ince ve mattır. Gövde üzerinde astar görülmez. Yüzey dışta gözenekli olmasına rağmen oldukça düzgündür. C.I.B.21 FORM 21 (Hayes 108) Kase : Dışa çıkıntılı, kalınlaştırılmış ve yayvan kenarlı belirgin dışbükey çıkıntılı alçak gövdeli, dar dipli. Yüksek halka kaideli. Astar kabın bütününe uygulanmış olmasına rağmen içte kalınca ve yarı parlak iken dışta daha ince ve mattır. Kil dokusu kaba ve taneciklidir. İkisinin de kalitesinde belirgin bir düşüklük göze çarpar 385. Hayes tarafından Form 98B nin daha geç ve kaba versiyonu olabileceği öne sürülen bu nadir kaplar Tokra 386 ve Apollonia da ele geçmiş ve 7. yüzyılın başlarına tarihlenmiştir. 387 Cumhuriyet Alanında üç örnekle (no.198-201) temsil edilen bu forma ait örneklerden bir tanesi tam profil vermektedir (no.198). Kil ve astar özellikleri Hayes in tarifi ile uyumlu olan örnekler 6. yüzyılın ilk çeyreği ile 7. yüzyıllın ortalarına kadar olan 8J plankaresindeki çöp tabakasında Afrika kaplarından Form 16C, 17-20, 22 ve Phokaia kaplarından Form 3F, G, ve 7 ye ait çok sayıda parça ile birlikte bulunmuşlardır. 385 Hayes 1972, 171; Hayes 1973b, fig. 49, no. 2470. 386 Hayes 1973b, fig. 49, no 2470. 387 Hayes 1972, 171. 82
C.I.B.22 FORM 22 (Hayes 109) Sığ çanak: Basit düz kenar, hafif dış bükey kıvrımlı gövdeye bir yivle bağlanır. Yayvan dipli veya silik kaidelidir. Tanecikli ve kaba killi, ince ve kalitesiz astarlıdır. Kabın iç kısmında, tabanda helezon şeklinde sonuçlanan parlak ince bantlar görülür. Antiokheia 388 ve Tokra da 389 Form 18 ve 20 (Hayes 105 ve 107) ile birlikte bulunan kaplar, Saraçhane kazılarında 6.yüzyıl sonlarına ve 7. yüzyıl ortalarına tarihlenen tabakalardan gelmiştir 390. Knossosda ise 7 yüzyıl çöplüğünde bulunmuştur 391. Gözlü Kule de örneği bulunmayan kaplardan, Donuktaş tan 1 (kenar parçası), Cumhuriyet Alanı kazılarından 35 parça ele geçmiştir, bunların 1 tanesi tam profil verirken 23 tanesi kenar ve gövde profili veren parça, 7 tanesi sadece gövde, 4 tanesi de kaide parçasıdır. Bunlardan 16 tane örnek kataloğa alınmıştır (no. 202-217). Parçaların hemen hemen hepsi 8J plankaresindeki çöp tabakasında Form 16C, 17-21, ayrıca Phokaia kaplarından Form 3F, G, ve 7 ye ait çok sayıda parça ile birlikte bulunmuşlardır, sadece 213 no.lu parça A sektöründe 6L plankaresinde çok karışık bir tabakadan ele geçmiştir. Parçaların hepsinin kil yapıları aşağı yukarı aynıdır, ve Hayes in tarifine uygundur. Bu kil yapısı Form 11ve Form 9 no. 63 ile aynı özellikleri göstermektedir. Astar renkleri farklılık gösteren parçaların bir kısmı açık devetüyü renkte (no. 205-206, 207, 210, 216), bir kısmı, koyu deve tüyü renkte (no.202-203, 215, 217) diğerleri de kiremit rengi tonlarındadır(no. 204, 207, 209, 213,-214...vd). Hepsi de son derece ince ve kalitesizdir, kabın sadece içine uygulanan astar dışta kenar altında 388 Waagé 1948, Pl. VIII, 805x. 389 Hayes 1973b, 110. 390 Hayes 1968, fig E no. 41-43; Hayes 1992, fig. 50, 31/10 391 Hayes 2001, fig. 6, no. 3. 83
dalgalı hat halinde biter ve gövde üzerine akıntılar oluşturur. İçte, astar üzerine kiremit rengi, parlak ve ince bantlar geçilmiştir. Bu bantlar çoğunlukla düzensiz eğri hatlar oluşturmaktadır. Özellikle kabın üst kısmında birbirine daha yakın olan -hatta çakışan- bantlar dibe doğru daha aralıklı yapılmışlardır. Bunu elimizdeki parçalarda net bir şekilde görmek mümkündür. 84
C.I.C DEĞERLENDİRME Yukarıda da belirtildiği gibi 1. yüzyıl sonlarından 7. yüzyıl ortalarına kadar uzun bir süre üretilen ve son derece kalabalık form repertuarına sahip olan Afrika Kırmızı Astarlıları Tarsus ta Gözlü Kule, Donuktaş ve Cumhuriyet Alanı kazılarından ele geçmiştir. %94lük oranı ile bu kaplara ait buluntu guruplarında en büyük paya sahip olan Cumhuriyet Alanı ndaki örneklerine bakarak Afrika üretimlerinin Tarsus a oldukça yoğun miktarlarda ithal edildiğini söyleyebiliriz. 22 ana form altında toplanan parçalar basit biçimli kase, çanak veya derin tabaklardan oluşmaktadır. Bulunan örnekler arasında, üzerlerinde kabartmalı dekorların bulunduğu daha özellikli tabak, tepsi veya kapalı kap formlarının olmaması ise oldukça dikkat çekicidir ki aynı özellik Antiokheia da da tespit edilmiştir 392. Ele geçen parçaların toplamı 665 i bulmaktadır. Ancak bu parçaların 2. yüzyıl sonlarından 7. yüzyıl ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde dağılım gösterdiğini düşünecek olursak bu yoğunluğu kapların genel toplamı olan tek bir rakam üzerinden değerlendirmek bizi doğru sonuçlara götürmeyecektir. Bu sebeple parçalar ait oldukları formlara göre sınıflandırılmış ve oluşturulan gurupların sayısal değerleri bize daha sağlıklı değerlendirme yapma olanağı tanımıştır. Parçaların tarihlendirmesini yaparken stratigrafik veriler yeterli olmadığı için daha çok analoji yöntemi kullanılmıştır. Son derece karakteristik biçimlerden oluşan kap formlarının bu özelliği küçük parçaların bile teşhisini kolaylaştırmıştır. Ayrıca dönemsel özellikler gösteren formların kronolojisinin ve gelişiminin büyük ölçüde tespit edilmiş olması sınıflandırmaların yapılmasında ve parçaların tarihlendirilmesinde kolaylık sağlamıştır. 392 Waagé 1948, 43-58. 85
Grafik 2: Cumhuriyet Alanında ele geçen Afrika Kırmızı Astarlıların Formlara göre Dağılımı 86
35 30 25 20 15 10 5 0 F1 (16) F3 (45) F4 (50) F7 (59) F8 (61) F9 (67) F12 (91) F13 (93) F16 (99) F17 (104) Toplam Adet 2 2 2 3 2 8 5 2 2 6 34 Grafik 3: Gözlü Kule de ele geçen Afrika Kırmızı Astarlıların Formlara göre Dağılımı Tarsus ta Afrika Kırmızı Astarlılarının en erken örnekleri 2. yüzyılın sonu -3. yüzyıl başlarına ait Form 1 (Hayes 16) varyasyonlarındandır. Oldukça az sayıdaki bu parçalar, hem Gözlü Kule hem de Cumhuriyet Alanı nda ele geçmiştir. Ancak bu dönemden hemen sonra Gözlü Kule de veriler kesilirken, Cumhuriyet Alanı nda 3. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen form 2 (Hayes 32) ye ait birkaç parça ele geçmiştir. 3. yüzyılın ikinci yarısından sonlarına kadar iki merkezde de kapların varlığı kesintiye uğrar ve bu boşluk aynı yüzyıl sonlarına kadar devam eder. 4. yüzyıl başların gelindiğinde ise Form 3, 4, 6 ve 8 in (Hayes 45, 50A, 58A ve 61A) erken örneklerinden az sayıda ele geçen örnekler ithalatta bir kıpırdanmanın habercisi gibidir. Bu durum 5. yüzyıla kadar artarak devam eder bu dönemde, Form 4B, 5 9 a (Hayes 50B, 57, 58, 59, 61A ve 67) ait örnekler mevcuttur. 5. yüzyılın ilk yarısında sayısı 110 u geçen kapların genel toplamın çoğunluğunu Form 9 a (Hayes 67) ait kaplar oluşturmaktadır ve bu çanakların yanında Form 10 A-C ye (Hayes 72, 73 ve 87
76) ait çok az parça mevcuttur. Yükselen miktarda 5. yüzyıl ortalarında keskin bir iniş söz konusudur ve sadece Form 12A (Hayes 91A/B) ye ait 10 kadar parça bulunabilmiştir. Afrika daki Vandal istilası ile ilişkilendirilen bu durum 6. yüzyıl başlarında değişir ve kapların ithalatında belirgin bir artış kaydedilir. Artış sadece miktara değil form çeşitliliğine de yansımıştır ve Form 12C-15, 16A, 17A-C (Hayes 91C, 93, 96, 97, 99A/B ve 104A-C) bu dönemde görülen çanaklardır. Ancak ithalat yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren yoğunlaşmış olmalıdır ki Form 11, 13-14 (Hayes 87, 93 ve 96 ) gibi 6. yüzyıl başlarına verilen formlar çok az miktarda ele geçmiştir. 6. yüzyılın ortalarından itibaren görülen grafikte bunu doğrular niteliktedir. Bu dönemde özellikle oldukça çok olan 16B/C, 17C ayrıca 12C (Hayes 99B/C ve 104C ve 91C) mevcuttur ve yüzyılın sonlarına doğru bir sonraki dönem için karakteristik olan Form18 ve 22 ye (Hayes 105 ve 109) ait örnekler belirmeye başlar. 7. yüzyıl başlarında biraz azalmaya başlayan kapların ithalatı, 16C, 17C ve 22 ye (Hayes 99C, 104C ve 109) ait örneklerle hala yoğundur ancak aynı yüzyılın ikinci çeyreğinden sonraya tarihlenen 20-22 nin (Hayes107, 108 ve 109) geç örneklerindeki azalma ile belirgin bir düşüşe geçer. Bu düşüş sonrası, 450-500 yıldır azalan ve çoğalan miktarlarla Tarsus pazarında alıcı bulmayı başaran kapların ithalatı 7. yüzyıl ortalarından itibaren kesilir. Süsleme unsurları da ele geçen formlarla bağlantılı olarak oldukça sade ve az çeşitlidir. Bunlar arasında rulet, Form 3 ve ve 14 e (Hayes 45 ve 96) ait örneklerin kenarında görülürken, Form 12 ye (Hayes 91) ait parçaların dip kısmındadır. Baskı tekniğiyle yapılan bezeklerin en erken örnekleri 4. yüzyılın ikici yarısına tarihlenmiş, çoğu Form 9 a (Hayes 67) ait çanaklarda görülmeye başlar. Çoğunlukla hurma dalları, konsantrik daireler, içi taralı kareler..vb. geometrik desenler ve stilize bitki 88
motiflerinin kombinasyonlarından oluşan bezekler 5. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen örnklerden oluşmaktadır 393. Bundan sonra Afrika kaplarının sayısındaki ani düşüşe bağlı olarak baskı süslü dip parçaları görülmez olmuştur ve 6. yüzyılın ilk yarısına kadar devam eden periyot içerisinde sadece Gözlü Kule den bir haç monogramı mevcuttur 394. 6. yüzyıl ortalarından itibaren ise süslemeli dip parçalarının sayısında ve çeşidinde belirgin bir artış kaydedilir. Bunlar arasında 16B/C ye (Hayes 99B/C) ait dip parçası üzerinde tek bir haç baskısı mevcutken, Form 17 ye (Hayes 104) ait çok sayıdaki örnekte özellikle hurma ağacı ve insan figürleri, ayrıca haçlar, geometrik desenler ve son olarak bir tane kuzu figürü görülen bezekler arasındadır. Bu süsleme unsurları çağdaşı diğer merkezlerde çıkan örneklerle aşağı yukarı paralel özellikler taşırken, form 17 ait dip parçalarında görülen hurma ağacı motifinin benzeri incelediğimiz hiçbir yayında bulunamamıştır. Yiv sıraları ise, daha çok tondo üzerinde gerek bezeklerin etrafında, gerekse tek başlarına kullanılmış, Form 3, 6, 9, 17 (Hayes 45, 58, 67,104.) gibi kap formlarında ise kenarda da uygulanmıştır. Son olarak Form 10 A-B ye (Hayes Form 72 ve 73) ait örneklerin kenarlarında yiv sıralarının yanısıra çentikleme ile yapılan süsleme vardır. 393 daha ayrıntılı bilgi için, bkz. Hayes Form 67, katalog, no. 64-77. 394 Jones 1950, fig. 164, D. 89
C.II PHOKAİA KIRMIZI ASTARLILARI C.II.A PHOKAİA KIRMIZI ASTARLILARI HAKKINDA GENEL BİLGİ 4. yüzyıl sonlarında üretilmeye başlayan ve Geç Antik Çağ boyunca özelikle Doğu Akdeniz (5. yüzyıldan 7. yüzyıla kadar) pazarına hakim olan bu kaplar 395, 4. yüzyıl sonlarında Doğu Sigillataları C gurubu veya Çandarlı üretimi olarak bilinen çanakların etkisiyle ve ardılı olarak piyasada kendini gösterir 396. Grubu ilk kez sınıflandıran Waagé, kapları Geç Roma C ( Late Roman C Ware ) olarak isimlendirmiştir 397. Bu terminoloji uzun süre kabul görmüş, daha sonra kapların İzmir in bugünkü Foça ilçesinde, yani antik Phokaia kentinde ve civarında üretildikleri tespit edilmiştir 398. Yapılan araştırmalar bu bölgede şimdilik 5 ayrı üretim merkezinin olduğunu ortaya koymuştur 399. Akdeniz pazarında yüzyıllar boyu tekel oluşturmayı başaran Afrika Kırmızı Astarlılarının en büyük rakibi olmayı başaran Phokaia malları 4. yüzyıl sonlarında pek yaygın değildir. Ancak Doğu Roma nın başkenti olan Konstantinopolis in servis kaplarına giderek artan ihtiyacıyla Phokaia atölyelerinin önemi de artmıştır 400 ve üretim artık endüstriyel ölçekte yapılmaya başlanmıştır. Böylece 5. yüzyıl ortalarından itibaren Akdeniz Havzasında ağırlığını hissettirmeye başlayan Phokaia Kırmızı Astarlıları özellikle Afrika daki Vandal istilasının ardından Kuzey Afrika üretimlerine baskın duruma gelmiştir. Önceleri Ege denizi kıyılarında yaygınken 5. yüzyıl ortalarına gelindiğinde bütün doğu ve batı Akdenizde en çok satılan malların 395 Waagé 1948, 52, Hayes 1972, 368. 396 Hayes 1972, 323. 397 Waagé 1933, 298. 398 Hayes 1980, 525; Langlotz 1969, 379-381; Mayet, Picon 1986, 129-142; Empereur, Picon 1986, 143-146. 399 Empereur, Picon 1986 143-146. 400 Hayes 1992, 5; Hayes 1997,62. 90
arasına girmeyi başaran Phokaia üretimleri, İngiltere nin batı kıyılarına kadar ulaşmış 401, hatta birer üretim merkezi olan Kıbrıs 402 ve Mısır 403 pazarında dahi kendilerini kabul ettirmişlerdir. Kapların batıdaki gelişimi ve stratigrafisi için Atina Agorası 404, Saraçhane 405 ve Ephesos 406 iyi tarihlenmiş parçalara sahiptir. Ayrıca Samos 407, Korinth 408 ve Knossos ta 409 yapılan kazılardan elde edilen sonuçlar bu verileri aşağı yukarı doğrular niteliktedir. Doğu içinse önceleri Anadolu da Antiokheia 410 ve Tarsus 411 kazıları veriler sağlarken, Suriye de Tell Rifa at çevresinde 412 yapılan surveyler ve Tell Kazel 413, Apameia 414 gibi kazılar kendi buluntu gruplarını ortaya koymuştur. Yine son zamanlarda Filistin bölgesinde yoğunlaşan kazı ve araştırmalar da bölgedeki Geç Antik Çağ için önemli sonuçları bu kaplarla sağlamaktadır 415. Kapların Afrika daki uzantıları Mısır da Abu Mena 416 ve İskenderiye de 417 ; Libya da ise Kyrenaika bölgesinde yer alan Tokra 418 ve Apollonia da 419 tespit edilmiştir. 401 Hayes 1972, map 15, Hayes 1997, 63. 402 Mc Clelean, Rautman 1989, fig. 2; Giuidice 1993, fig. 8; Giuidice 1996, fig.23; Giudice 1999, fig. 4. 403 Rodziewicz 1976, Pl. 8-9. 404 Waagé 1933, 298 300, Pl. IX-X, Hayes 1972, 323 3 70. 405 Hayes 1992, 5, 91-103, fig. 33-52. 406 Gassner 1997, 137 147, Tf. 44 48; Meriç 2002, Tf. 30. 407 Unterkircher 1983, 190-191, Abb. 6. 408 Adamsheck 1979, 98 99, fig. 10, Pl. 24; Slane 1990, 57-58, fig. 10. 409 Hayes 1973a, 122; Hayes 2001, 435-436, 438. 410 Waagé 1948, 51-53, fig.32 34, Pl, XI. 411 Jones 1950,Pl. 208. 412 Kenrick 1981, 447, 449 450, fig. 243, VII. (Tell Aar, El Aareime, Aazaz, Tell Ares, Beka, Tell Bouhira, Tell Fafine) 413 Gubel 1990, 28,31 fig. 6; al- Maqdissi 1990, fig. 47, a-c. 414 Mertens 1969, fig. 4. 415 Kudüs için: Hayes 1985, 185 186, 193, fig. 63 64; Tushingham 1985, 62, 90 98 ; Samaria için: Kenyon 1957, 358, fig. 84; Tell keisan için: Landgraf 1980, 54 58, fig. 14a; Herodium için: Birger 1981, 130, Pl.13, no.13 16; Magness 1992, 144 145, 148, 150 151, pl. 63, 65, 67; Magness 1999, 202 203, fig. 3 4; Khirbet Handoma için: Sion 1997, 152; Deir gazali için: Avner 2000, 38; Rama için: Tzaferis 1980, 71 73, fig. 3; Galile ve Golan için: Meyers 1978, 10 11, fig. 14; Karmiel için: Yeivin 1992, fig. 24; Dauphin 1991, fig. 4; Nahshoni, 1999, 106; Ramot Nof için: Ustinova, Nahshoni 1994; Tiberias için: Stepansky 1999, ; Beit Jala için: Hizmi, Shabtai 1997, 60. 416 Hayes 1972, 442. 417 Rodziewicz 1976, 39-41, Pl. 8-9. 418 Hayes 1973b. 419 Hayes 1972, 91
C.II.A.1 Astar ve Kil Özellikleri Hayes ve Waagé gurubun kil ve pişme özellikleri hakkında verdiği genel tariflere göre Geç Roma C nin kili pişme derecesine göre açıklı koyulu kiremit rengi tonlarında olup, bünyesinde kireç ve kum katkısı içermektedir ve çoğunlukla sert yapılıdır. Hatta bu gurubun geç örneklerinde cidarın oldukça incelmesi bile kapların sağlamlığını bozmaz. Astar, kil rengine göre bir - iki ton koyu, kap yüzeyini tamamen kaplayan ince bir tabaka halindedir ve kapla bütünleşmiştir. Astarın kalın ya da ince olması, yüzeyin yarı parlak veya mat oluşunda etkendir. Bazı çanakların kenar dış yüzü olasılıkla pişmeye bağlı olarak koyulaşmış, kahverengi, hatta mat siyah veya krem-beyaz bir renk almıştır. 420 Bu durum kapların fırına, kenarları aşağı gelecek şekilde üst üste istiflenmesi sırasında, kenarın dudak oluşturan bölümünün dışarıda kalarak daha çok ısıya maruz kalmasından kaynaklanmıştır 421. Tarsus ta ele gele geçen Phokaia Kapları genel olarak yukarıdaki tariflerle uyumludur. Ancak kapların kil ve astar yapıları daha ayrıntılı incelendiği zaman kil yapılarına göre iki ana tipe ayrıldıkları gözlenmiştir. Birinci tipe giren kapların killeri daha ince, sıkı dokulu ve içerdikleri kireç katkısı oldukça azdır. İkinci tiptekiler ise öncekine göre daha kaba dokulu ve çok yoğun kireç katkısı içermektedirler 422. 438 771 Tip1 Tip2 Grafik 4: Phokaia Kırmızı Astarlılarının kil tiplerine göre dağılımı 420 Waagé 1933, 298; Hayes 1972, 323-324. 421 Hayes 1972, 324. 422 Phokaia da ele geçen parçalarda da her iki kil tipinin özelliklerini gösteren örnekler incelenmiş, Tarsus takilerle karşılaştırılmış ve aynı özelliklere sahip oldukları görülmüştür. 92
Yukarıdaki grafikte görüldüğü gibi ilk tipe giren parçalar daha yoğundur. Bu durum özellikle Form 1-6 nın örneklerinde belirgindir. 6. yüzyılın ortalarından itibaren üretilen örneklerde (Form 3F/G ) görülmeye başlayan ikinci tipteki kil yapısı özellikle 6. yüzyılın sonlarında ve sonrasında üretilen örneklerde (Form 7) yoğunlaşır.yinede genel çoğunluk daha ince yapılı ve az katkılı olan birinci guruptaki örneklerde toplanmıştır. Astar yapıları da erken ve geç örneklerde farklılıklar göstermektedir; erken örneklerde daha kalın ve yarı parlak olan astar geç dönem örneklerinde incelmiş ve oldukça matlaşmıştır. C.II.A.2 Üretim Teknikleri Bu kapların yapım teknikleri tartışmalıdır. Bazı Afrika kapları gibi kalıpta şekillendirildiklerini ileri süren Hayes in 423 aksine üretimin çarkta yapıldığına dair bir anti tez geliştirilmiştir 424. Önce Landgraf Tell Keisan daki Phokaia Kırmızı Astarlılarının yapım izlerini inceleyerek, Hayes e göre kalıp izi olan gövde üzerindeki gözenek ve çiziklerin, çömlekçi spatulası ile yapılan düzeltme işleminden kaynaklandığı ileri sürmüştür 425. Kapların bir çok alt tipe ayrılan kenar ve dudak çıkıntılarının ise aynı tiplerde bile farklılıklar gösterdikleri belirlenmiştir. Kapların yapım sürecinin dipten yukarı doğru ele alan araştırmacı, önce gövdeyi şekillendiren ustanın kabın üst kısmında biriktirdiği kille de kenar ve dudağı yapabileceğini iddia etmiştir 426. Aynı şekilde Vaag da bu teze katılmış ve Atina Agorası ndaki örnekler üzerinde yaptığı 423 Hayes 1972, 294. 424 Landgraf 1980, 56, 57; Vaag 2003, 203-206. 425 Landgraf 1980, 56 426 Vaag 2003, 205. 93
incelemede çarka tam merkezleyerek oturtulmadığı için, prorporsiyonu bozuk örnekler tespit etmiştir 427. Bu araştırmacıların belirttiği durumlar Tarsus ta bulunan çok sayıdaki örnekte de tespit edilmiş (bkz. resim 5) ve konu ile ilgili yaptığım deneysel araştırmalar sonucu (Yapılan örnekler için bkz. res. 15-16) 428 yukarıdaki verilerin benzerleri ve aşağıdaki ek veriler de tespit edilmiştir. 6. yüzyılın başlarına kadar üretilen örneklerin iç yüzeyleri oldukça pürüzsüz, astarın kalın uygulandığı durumlarda yarı parlak bir görünüşe sahiptir. Bu kaplar ilk rötuştan sonra tekrar düzeltilmiştir. Ayrıca astarda kaba ıslakken ve dip kısmındaki baskılar yapılmadan önce uygulanmış olmalı ki baskıların içerisinde bir birikme veya astar renginde bir koyulaşma görülmez (bkz. Res. 7-8). Aynı durum dudak üzerine yapılan rulet süslemesi için de geçerlidir 429. 6. yüzyıldan sonra üretilen Form 3 ün geç örneklerinde ve Form 7 ye ait parçaların iç kısmında görülen ve pürüzlü bir yüzey oluşmasına sebep olan ince paralel çizgiler ise giderek dejenere olan bu çanakların artık kap ıslakken yapılan ilk rötuş işleminden sonra tekrar düzeltilmediğini ve kabaca bırakıldığını göstermektedir (bkz. Res. 6). Bu izler de yine Hayes in ileri sürdüğünün aksine fırça izleri değil, kabın iç kısmında oluşan çark izlerini düzeltmek amacı ile yapılan, ilk rötuş işleminden kaynaklanıyordu 430. 427 Vaag 2003, 204. 428 Konuyla ilgili uygulamalı açıklama ve yardımlarından ötürü İznik Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Turgut Tuna ya ve çömlekçi ustası Hasan Çakır a teşekkür ederim. 429 Bu gözlem Tarsus (Cumhuriyet Alanı, Gözlü Kule ve Donuktaş), Elaiussa Sebaste, Smyrna Agorası ve Phokaia kazılarından çıkan parçalar üzerinde yapılmıştır. 430 Landgraf 1980, 56; Vaag 2003, 204; Bu uygulama çağdaş çömlekçiler tarafından süngerle yapılmakta ve üretilen çanakların yüzeylerinde benzer izler oluşmaktadır. Antik çağda da bu uygulama olasılıkla deniz süngeri veya benzeri bir malzeme ile yapılmaktaydı. 94
C.II.A.3 Kap biçimlerinin gelişimi Afrika Kırmızı Astarlıları gibi çok çeşitli form repertuarına sahip olmayan bu gurupta, genelde orta boy çanak ve kaselerden oluşan kap biçimleri fazla çeşitlilik göstermez. 4.yüzyıl sonları 5.yüzyıl başlarında görülmeye başlayan serinin ilk örnekleri, Çandarlı Kırmızı Astarlıları ndan, Hayes Form 4 ün ardılları veya taklitleri olarak üretilen basit, içe kıvrık kenarlı çanaklar 431 ve Afrika atölyelerinin etkisi ile üretilen Hayes Form 2 nin dışa çıkıntılı, geniş kenarlı çanaklarından oluşur 432. Ancak bu gurubun en popüler formu 5. yüzyıl başlarında şekillenmeye başlar dışta kalınlaştırılmış, yüksek kenarlı çanaklardan oluşan bu seri 150 yıllık bir gelişim sürecine sahiptir. Dönemin ihtiyaç ve beğenisine göre şekillenen bu form alçak halka kaideleri ve dış bükey kıvrımlı sağlam gövdeleri ile taşıma ve istiflemede kolaylık sağlayacak şekilde tasarlanmışlardır. Zaman içinde kenarı kısarak yumrulaşan bu kaplar, daha derin çanak biçimlerinde kullanıma sunulmuştur. 5. yüzyılın ortalarında dışa uzatılmış kenarları ile Form 3 ten farklılık gösteren Form 5-6 gibi çanaklarda alternatif formlar olarak karşımıza çıkar. Serinin en geç örneklerinde kenarın iyice yuvarlaşarak topuz biçimini aldığı kaplar derin çanak Formları ile 7. yüzyılın ortalarına kadar üretilirler (Form 7). Bu çanakların yanı sıra, 6. 7. yüzyılarda az miktarda, halka kaideli küçük kaselerde seyrek olarak üretilmişlerdir 433. C.II.A.4 Süsleme Afrika tipi kaplarda olduğu gibi bu kapların dış yüzünde rulet ve tondoda baskı tekniği ile yapılmış geometrik simgeler, stilize bitki ve hayvan motifleri ve geç 431 Hayes 1972, 325-326. 432 Hayes 1972, 327, 328; 433 Hayes 1972, 342. 95
dönemde değişik haç versiyonları görülmektedir. Bu damgalar önceleri 4. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Afrika kaplarının etkisi ile özellikle Form 2 ye ait kaplarda hurma dalları, konsantrik daireler, rozetler ve bunların yiv ve rulet sıraları içerisindeki basit kombinasyonları şeklindedir. 5. yüzyılın ortalarına kadar kullanılan bezeklerin erken versiyonları daha küçük ve zariftir, bunlar zamanla daha büyük ve geniş motiflere dönüşür 434. 5. yüzyılın ortasından sonlarına kadar floral ve geometrik bezekler yaygındır, Afrika kaplarındaki palmetlere benzer motiflerle başlayan seri giderek çeşitlenmiş, stilize bitkiler ve çizgisel desenler bir araya gelerek basit motifler oluşturmuştur 435. Serinin sonundaki bazı kombine motiflerde gizli haç vardır 436. Bu seriyle çağdaş ve uzun süre kullanılan bir diğer gurupta stilize kantharoslardır, çok yaygın olmayan bu bezekler Afrika kaplarından adapte edilmişlerdir. Ancak ustalar burada da kendi tarzını oluşturmuş ve figürleri şematik hale getirmişlerdir 437. 5. yüzyılın ortalarından 6. yüzyıla kadar olan evrede en yaygın görülen motifler hayvan figürleridir. Koşar vaziyette profilden yaban tavşanı veya köpek 438, geyik ve at türü büyükbaş hayvanların 439 yanı sıra tavus kuşu ve tavuk benzeri kuşlarla 440, yunus balığı ve balık motifleri 441 sevilerek kullanılmıştır. Aslan gibi vahşi hayvanlar ise çok seyrek kullanılan figürler arasında yer alır. Erken örnekleri yine Afrika kaplarının etkiyle yapılan bu bezeklerin ilk örnekleri daha büyük boyutlu 434 Hayes 1972, 350, fig.72; Hayes 1997, 64.; Jones 1950, fig. 165,D; Waagé 1933, fig. 4, no. 220, 222; Waagé 1948, fig. 32; Williams 1989, fig. 23, no. 284; Conrad 2000, Abb. 3, no. 9-10. 435 Hayes 1972, fig. 73-74; Jones 1950, fig. 165, A-B, F-G;Waagé 1933, fig. 4, no. 224, 226-227, 237; Waagé 1948, fig. 32; Conrad 2000, Abb. 4-5, no. 11-12;Topoleanu 2003, Pl. CXIV, no. 12-16. 436 Hayes 1972, 347, fig. 74, no. 33, 34. 437 Hayes 1972, 348, fig. 78, no.59-60; Jones 1950, fig. 165, I; Waagé 1948, fig. 32, sağ en alt; Topoleanu 2003, Pl. CXIV, no. 11. 438 Hayes 1972, fig. 74-75, no. 35 a-y; Hayes 1985, fig. 64, no. 18; Hayes 2001, fig. 2, no. 5; Waagé 1933, fig. 4, no. 229; Waagé 1948, fig. 33; Conrad 2000, Abb.7, no.2; Topoleanu 2003, Pl. CXIV, no. 17. 439 Hayes 1972, fig. 74-75, no. 35 a-y; Hayes 1985, fig. 64, no. 18; Hayes 2001, fig. 2, no. 5; Waagé 1933, fig. 4, no. 229; Waagé 1948, fig. 33; Conrad 2000, Abb.7, no.2; Topoleanu 2003, Pl. CXIV, no. 17. 440 Hayes 1972, fig. 77, no. 46a-d, 47-50; Hayes 1985, fig. 64, no 19; Waagé 1948, fig. 33; Rodziewcz 1976, Pl. 9, Ck-l. 441 Hayes 1972, fig. 76, no. 45n-p; Waagé 1933, fig. 4, no. 231, 233, 235. 96
ve beceriksizce işlenmiştir, bunlar zaman geçtikçe nispeten ustaca yapılmaya başlamış ve boyutları da küçülmüştür 442. İnsan figürleri bu kaplar üzerinde çok nadir görülen süsleme unsurlarından birisidir. 5. yüzyıl sonları ile 6. yüzyıl başları arasında görülen ve Afrika örneklerinden esinlenen bu figürler son derece beceriksizce ve kabaca işlenmişlerdir, ve 6. yüzyılda Afrika da yapılan örneklerle pek bağlantıları yoktur 443. Haçlar, 5. yüzyıl ortalarından 6. yüzyıl sonlarına kadar kullanılan en yaygın bezeklerdir 444. En erken örnekleri Afrika modellerinin etkisi ile yapılmış olan monogram şeklinde olanlardır 445. Ayrıca çift damarlı ve Yunan haçının 5. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen hurma dalları ve geometrik bezeklerle aynı kapta kombinasyon oluşturan örnekleri bulunmuştur 446. 5. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaygınlaşan bu tip haçların, Afrika kaplarında paralelleri yoktur. Aynı yüzyılın son çeyreğinden itibaren haç biçimlerinde çeşitlilik artar. Bunlar arasında benzerleri Afrika kaplarında görülen ve 6. yüzyılın ortalarına kadar kullanılan çift bordürlü basit haçların 447 yanı sıra kesişme noktaları yuvarlak şekillerle doldurulmuş (pendantlı) haçlar, kimi zaman tepesinde gizli Rho harfi ile görülür 448. Kolları uçlara doğru genişleyen haçlar daha erken, kolları dik çıkanlar ise daha geç örneklerdir. 6. yüzyılda A ve W lı haçlarla, içi noktalanmış Yunan haçı, ayrıca kesişme noktaları ve içi süslenmiş haçlar da görülen örnekler arasındadır 449. 442 Hayes 1972, 347-348 443 Hayes 1972, 348, 362, fig. 77, no. 53-58. 444 Hayes 1972, fig. 78-79;Jones 1950, fig. 164, J-S; Waagé 1933, fig. 4, no. 239-241; Waagé 1948, fig. 34; Landgraf 1980, fig. 14b, no. 1-5; Rodziewcz 1976, Pl. 9, Cm-n; Conrad 2000, Abb.7, no. 13-14; 445 Hayes 1972, 348. 446 Conrad 2000, Abb. 5, no. 12. 447 Hayes 1992, fig. 50, no. 11-12; Waagé 1948, fig. 34; 448 Hayes 1972, fig. 78-79, no. 67-68, 79-80; Hayes 1985, fig. 64, no 21-22; Jones 1950, fig. 164, J-O,Q; Waagé 1948, fig. 34; Rodziewicz 1976, Pl. 9, Cm-n; Mertens 1969, fig. 4. 449 Hayes 1972, 348-349, fig. 79. 97
C.II.B TARSUS TA BULUNAN PHOKAİA KIRMIZI ASTARLILARI C.II.B.1 Form 1 (Hayes 1) Kenarı içe dönük kase : Kenar hafifçe kalınlaştırılmıştır ve içe dönük, gövde kenarın altında hafif bir dışbükey profil yaptıktan sonra aşağı doğru daralır ve sağlam örneklerinde alçak halka kaide görülür. 450 Hayes tarafından form 1 olarak tanıtılan kapların kenar çapları 10-32 cm arasında değeşiklik göstermektedir ve bunlar 4 alt tipe ayrılmıştır. 451 A-Kenar basit ve hafif içe dönük, gövde geniş ve yüksek, kaide orta yükseklikte. İçte gövde kaide geçişinde belirgin bir kademe yapılmış. B-A tipine benzer hatları daha basitleşmiş ve kaide daha alçaklaşmıştır. C-Kenar uçta hafif kalınlaştırılmış ve dış yüzüne rulet süsü eklenmiştir. D-Diğerlerine göre daha küçük boyutlardadır, kenar hafif kalınlaştırılmış, kaide iyice basıklaşmıştır. Bu kaplarda C tipinde görülen rulet sıralarının dışında süsleme görülmez. Oldukça az örnekle temsil edilen bu tip kaselerden Cumhuriyet Alanında 6 kenar ve gövde profili veren parça ele geçmiş bunlardan 5 tanesi kataloğa alınmıştır (no.118-222). Parçalar 4J, 4K, 5K ve 5L plankarelerinde ve birbirinden farklı ünitelerde ele geçmişlerdir. Ancak birinci ve ikinci parçalar 5K plan karesinde birbirlerine oldukça yakın sevilerde aynı dolgu tabakasında ele geçmişlerdir bu 450 Hayes 1972, 325. 451 Hayes 1972, fig. 65, no 7. 98
tabakada ele geçen oldukça fazla Geç Roma sikkesinin okunabilen az sayıdaki örneği (12 adet) 4. yüzyılın ikinci yarısından sonlarına kadar tarihlenmiştir 452. Kapların ilki içe kıvrık kenar ve belirgin gövde kıvrımı, kalın ve yarı parlak astarı ile tip A ya benzemektedir, ikinci örneğimiz her ne kadar geniş kenar çapına sahip değilse de biçimi ile B tipine benzerken küçüklüğü ile tip D ye yakındır ve ikisi arasında bir geçiş tipi olarak değerlendirilebilir. Diğer üç örneğimiz ise artık kalınlaştırılmış kenarları ve küçük kenar ölçüleri ile tip D ye ait örneklere yakındırlar 453. Son dört örneğimizde astar incelmiş ve Form üçün erken örneklerinde olduğu gibi, yüzey içte düzeltilmiş kaygan bir zemin oluşturulmuştur. C.II.B.2 Form 2 (Hayes 2) Kenarı dışa uzantılı çanak/tabak: Kenar geniş ve yassıdır. Gövde dışbükey kavisli ve sığdır. Sağlam örneklerde dip hafif çukurlaştırılarak kendinden kaide oluşturulmuştur. Çoğunlukla pişirmeden dolayı açık kiremit rengi tonlarındadır. Bazı örneklerde kenar ucunda rengin beyazlaştığı görülür. 3 alt tip belirlenmiştir. 454 A-Büyük çanak tondosunda damga ile yapılmış motifler mevcut. B-Orta veya küçük boyutlu çanak, süsleme görülmez, kenar daha dar ve hafif dışbükey ve çoğunlukla dudak ucunda yiv görülür. C-Kenarının üzerinde çıkıntı olan çanaklar çok nadir görülür. Form 2 ye ait geniş tabakların tondolarında baskı tekniğinde yapılmış süsleme görülür. Bu bezekler daha çok Afrika Kırmızı Astarlılarının 4. yüzyıla tarihlenen formlarında görülen görülen Sitilize hurma dalları ve bitkisel motifler, konsantrik 452 Tek 2002, sf. 12-23. 453 Hayes 1973, fig. 48, no. 2452; Hayes 1992,fig. 32, 11/3; Williams 1989, fig.22, no.263; Slane 2003, 57 58, fig. 10, 120. 454 Hayes 1972, 327 99
daireler ve diğer geometrik şekiller...vb. desenlerden oluşmaktadır 455. Bazı kaplarda bunların rulet sıraları ile kombine kullanıldığı da görülmektedir 456. En erken örnekleri Atina Agorasında 370 lere verilen tabakalardan bulunan 457 Form 2 ye ait Ephesos ta ele geçen parçalar 4. yüzyıl sonu ile 5. yüzyılın ilk yarısı arasına verilmiştir 458. Korinth teki örneği 4. yüzyıl malzemesi ile birlikte yüzey buluntusu olarak kaydedilen formun 459 Kastel Iatrus dan çıkan örneği ise 5. yüzyılın başları ile ilk yarısına denk gelen tabakada bulunmuştur 460. Bu kapların üretimi 425-450 lere kadar sürmüştür ve 5.yüzyılın ikinci yarısından sonra üretildiklerine dair bir veriye rastlanmamıştır. Bu dönemde artık Hayes Form 3 standart hale gelmiştir. Cumhuriyet alanında bu forma ait 3 adet örnek ele geçmiştir. Bunların ilki (no. 223) küçük boyutlu bir çanağa aittir ve kenarının şekli ile tip A ya yakındır, seramik çukurundan çıkan parçanın bulunduğu plankare ve tabakası belli değildir, benzerleri, Ephesos 461, Knossos 462 ve Kıbrıs ta (Ayios Philon da) 463 bulunmuş ve 5. yüzyılın başlarına tarihlenmiştir. Diğer parçamız (no. 224) daha büyük boyutlu bir çanağa aittir ve gövde ve kenar profili vermektedir. Boyut olarak tip B ye benzemekle birlikte dudak ucunda yiv yoktur. Astarı ince olmakla birlikte diğer Geç Roma C gurubu kaplarına göre biraz daha kalınca ve koyudur kabın her iki yüzü de düzgündür. Parça 4L plankresinde Form 61A (no.22), Form 67 (9 parça) ve form 76 nın (no. 82) 4. yüzyıl sonu 5. yüzyıl başlarına verilen parçaları ile birlikte aynı tabakada bulunmuşlardır. Kil özellikleri diğer kaplarla uyumludur. Kabın en yakın 455 Hayes 1972, 328. 456 Conrad 2000, Abb. 4, no 11a - b. 457 Hayes 1972, 328 458 Gassner 1997, 141-142. 459 Hayes 1973a, 122, fig. 4, no. 53. 460 Conrad 2000, 220-221, Abb. 4, no 11a - b. 461 Gassner 1997, Tf. 45, no. 541. 462 Hayes 1973a, fig. 4, no 53. 463 Du plat Taylor, Megaw 1981, fig. 62, no. 473. 100
benzeri Ephesos tandır ve 5.yüzyıla tarihlenmiştir 464. Son parçamız yine çok küçük boyutlu bir kaseye aittir ve formun kenarı biraz kısalmış bir versiyonudur. Kil ve astar kalitesi bir önceki örneğe göre daha düşük olan parça 4K plankaresinde yine form 67 ve 91 ile birlikte 5. yüzyıla tarihlenen tabakasında ele geçmiştir. Bu kabın da en yakın benzeri Ephesos ta bulunmuştur ve 5. yüzyıla verilmiştir 465. C.II.B.3 Form 3 (Hayes 3) Çanak veya kase: Değişik formlarda, derinlikleri çok çeşitlilik gösteren çanak ve kaseler. Kenar, yüksek ve kalınlaştırılmış, dış yüzüne içbükey bir biçim verilerek, dışta oluşan dudağın alt kısmı bir çıkıntı ya da omuz haline getirilmiştir. Kenarın üst yüzeyi kimi zaman şevli, düz ya da oluklu yapılmıştır, gövde kabın derinliğine göre dik veya hafif dışbükey, kaide yuvarlak ve sığ 466. Kimi örneklerin kenar dış yüzünde rulet ile yapılmış süsleme bulunur, ayrıca tondolarında baskı ile yapılmış çeşitli bezekler vardır 467. Bu formun üretim tarihi için genel buluntular 5. yüzyıldan 6.yüzyılın ortalarına kadar olan 150 yıllık bir gelişim sürecini işaret etmektedir 468. Bu süreç içerisinde özellikle geç örneklerde kenarın kısalarak daha da kalışlaştığı ve yumru haline geldiği tespit edilmiştir. Formun değişik alt tiplerini içeren sınıflandırmalar da yapılmıştır. İlk sınıflandırmayı yapan Waage Atina Agorası ve Antiokheia daki 464 Gassner 1997, Tf. 45, no. 540; Meriç 2002, Tf. 30, K334. 465 Gassner 1997, Tf. 45, no. 542. 466 Hayes 1972, 329, 331, 337, 338. 467 Hayes 1972, 324, 468 Hayes 1972, 329, Hayes 1980, 525 526; Waagé 1948,56; Williams, Zevros 1982, 136; Willams 1989, 47, Isler 1969, 221 226; Gassner 1997, 137; Poblome 1999, 297. 101
örneklere tiplerine göre numara verirken 469 Hayes bu kaplar için 8 alt tip belirlemiştir 470. A-Uca doğru incelen kenarlı, dışta kaburga veya silik bir dudak oluşturur. Formun erken örnekleridir. Küçük ve büyük boyutlarda üretilmişlerdir. Gurubun en erken tipi olan bu kapların örnekleri, Selanik, Korinth, Atina Agorası, Korfu ve Ephesos da çıkmış 5. yüzyılın ilk yarısına tarihlenmişlerdir 471. B-Kenarın üst yüzeyi oluklu ya da hafif çukurlaştırılmış sığ çanaklar. Oldukça yüksek olan kenar dışta hafif bir çıkıntı ile dudak oluşturur. Kenar tepede içe doğru hafif şevli veya konkav. Tipin en dikkat çeken özelliklerinden ilki kenardan sonra gövdenin kaideye doğru düz bir eğimle bağlanmasıdır. Bunların cidarları oldukça kalındır, kenarın dış yüzeyinde ve dipte rulet süsü görülür. Ayrıca kenar dış yüzü ve kısmen de gövde başlangıcında siyah- koyu kahve renk oldukça yaygındır 472. Atina Agorası 473 ve Smyrna Agorasında çok yoğun bulunan kaplar Balkanlara kadar ulaşmıştır (Kastell Iatrus) 474. C-Derin çanaklar: dik ve yüksek kenarlı, kalınlaştırılmış dudak dışta burun yaparak gövdeden uzaklaşır, böylece dudak dış yüzde iç bükey bir form oluşturur ve tepede yuvarlanır. B tipine göre daha derinleşen çanakların cidarları incelmiştir 475. 469 Waagé 1933, Pl. IX, no. 204 215, Pl. X219 241; Waagé 1948, Pl. XI, no. 937 947u. 470 Waagé 1948, 51 53; Hayes 197,329-331; 471 Hayes 1972, 337, Gassner 1997, 143, Tf. 46, no. 551 554. 472 Hayes 1972, 329, fig. 67, no. 1 2, 4 5. 473 Hayes 1972, 329, 331,333, fig. 68, no. 1-2, 4-5 474 Conrad 2000, 221, Abb. 5, no. 12. 475 Hayes 1972, 329, fig. 67, no. 7, 9, fig. 68, no. 10. 102
Gözlü Kule 476, Antiokheia 477, Kyaneai 478 Ephesos 479, Smyrna Agorası, Atina Agorası 480, Korinth 481, Samos Heraion 482, Tokra da 483 çıkan parçalar Suriye Filistin bölgesinde 484 ve Kıbrıs ta da görülürler 485 ve 5. yüzyılın ikinci yarısı ile son çeyreği arasına tarihlendirilirler. D- Tip C ye benzer, dudak ucundaki burun altta bombe yaparak yuvarlak bir hat oluşturduktan sonra gövdeye bağlanır. Pek yaygın olmayan kaplarda, dışta dudak üzerinde oldukça belirgin ve derin üç sıra yiv bulunur 486. Benzerlerine Filistinde, Gush Halav da 487 rastlanmıştır. E-Derin çanak, kenar tip C nin varyasyonu, ancak burada dudağın ucundaki burun kütleselleşerek gövdeye bağlı sivri bir çıkıntı haline gelmiştir, gövde, dudak bağlantısının olduğu kısımda ise ince set vardır 488. Benzerleri Iatrus 489, Saraçhane 490, Tokra 491, ve Paphos ta 492 ele geçmiş ve 6. yüzyıla tarihlenmişlerdir. F- D ve E tiplerinin gelişmiş hali, kenar basıklaşmış ve iyice kalınlaşmış, dudak altındaki çıkıntı iyice kütleselleşerek belirgin hale gelmiştir. Dışta içbükey 476 Jones 1950, fig. 208 K. 477 Waagé 1948, Pl. XI, 941f k. 478 Mader 1996, Abb. 30. No. 45. 479 Gassner 1997, Tf. 46, 555 557. 480 Hayes 1972, 331. 481 Williams Zevros 1982, fig. 2, no63 64. 482 Isler 1969, Abb. 47. 483 Hayes 1973, fig. 48, no. 2431, 2438. 484 Hayes 1985, fig. 63, no. 8 10, fig. 64, no. 5; Birger 1981, Pl. 13, no. 13; Yeivin 1992, fig. 24, no.15; Kenyon 1957, fig. 84, no. 13; Al Maqdissi 1990, fig. 47, c; Gubel 1990, fig. 6, c. Meyers 1978, fig. 14, no.11 12, 24. 485 Giuidice 1996, fig. 23, no. 2; Giudice 1999, fig. 4 /d7. 486 Hayes 1972, 331, fig. 68, no. 13. 487 Meyers 1978, fig. 14, no. 8. 488 Hayes 1972, 331, fig. 68, no. 14; Waagé 1948, Pl. XI, no. 943. 489 Conrad 2000, Abb. 5, no.15 a-b. 490 Hayes 1992, fig. 34 15/2, 16/2, 17/2. 491 Haye 1973, fig.48, 2439. 492 Giudice 1993, fig. 8, no. 3. 103
veya uca doğru yuvarlanan bir form oluşturur, altta genişler, yayvanlaşır ve gövdeye ince bir setle bağlanır. Bazı örneklerin dudaklarında belirgin rulet sıraları görülür. Çok fazla çeşitliliğe sahip olan bu tip; Yunanistan (Atina Agorası, Korinth, Samos ve Knossos) 493, Türkiye (Saraçhane Ephesos, Anemurium, Gözlü Kule, Antiokheia) 494 Suriye (Apameia. El Aareime, ve Tell Kazel) 495 ve Filistin bölgesi (Kudüs, Samaria, Tel Keisan, Rama, Tiberias, Ramot- Nof, Ashqelon, Karmiel, Beit Jala- Khirbet en- Najjar, Khirbet Abu Rish, Khirbet al-karak, Deir Ghazali, Galile ve Golan, Herodium) 496, Kıbrıs (Paphos ve Ayios Philon) 497, Mısır (İskenderiye) 498 ve Libya da (Tokra) 499 yapılan kazılarda yoğun olarak ele geçmiş ve 6. yüzyılın başlarından ortalarına kadar tarihlenmişlerdir. G- Tip F ye benzer, ancak bunda dudak hafif dışbükey form kazanırken, içte derin bir girinti oluşturulmuştur. Dudakta rulet süsü görülmez. Bu tipin geç örneklerinde Form 10 a geçişin izlerini görmek mümkündür. İyice toparlanan dudak Form 10 un A tipi gibi yumru oluşturur hala gelmiştir. Ayrıca dudak altına yapılan ve gövde geçişinde bulunan ince set gövdeye doğru indirilerek dudak biraz daha 493 Atina Agorası için: Robinson 1959, Pl. 33,36, 71, M350-351: Korinth için: Hayes 1972, 335, fig. 69, no.23; Samos için: Isler 1969, Abb. 45-46, 49; Knossos için: Hayes 2001, fig. 14, A16; 494 Saraçhane için: Hayes 1992, fig. 33, 14/9-13, fig. 34, 16/2-5, 17/ 3, fig. 37, 26/2, 27/3, fig 50, 31/ 12; Ephesos için: Gassner 1997, Tf. 46, no. 562; Anemurium için: Williams 1985, fig. 3, no. 10; Gözlü Kule için Jones 1950, fig. 208, O-Q; Antiokheia için: Waagé 1948, Pl. XI, 944-946. 495 Apameia için: Mertens 1969, fig. 4; El Aareime için: Kenrick 1981, fig. 243, VIII 42; Tell Kazel için: Gubel 1990, fig. 6 a. 496 Kudüs için: Hayes 1985, fig. 63, 15, fig. 64, no 1-2, 4, 6-8,; Samaria için: Kenyon 1957, fig. 84, no. 11, 15-16; Tel Keisan için: Landgraf 1980, fig. 14a, no. 1-31; Rama için: Tzaferis 1980, fig. 3, no. 7-8; Tiberias için: Stepansky 1999, 82, no.17; Ramot- Nof için: Ustinova, Nahshoni, 1994, 167, no. 4, 6-7;Ashqelon için: Nahshoni 1999, 106, no.7; Karmiel için: Yeivin 1992, fig. 24, no 15-17; Beit Jala- Khirbet en- Najjar için: Hızmı,Shabtai 1997, 60, no. 1;Khirbet Abu Rish için: Magen, Baruch 1997, 142, no. 5; Khirbet al-karak için: Delougaz, Haines 1960, Pl. 54, no. 9; Deir Ghazali için: Avner 2000, 38, no. 2; Galile ve Golan için: Meyers 1978, fig. 14, no. 9-10; Herodium için: Birger 1981, Pl. 13, no. 14-16; 497 Paphos için: Giudice 1993, fig. 8, no. 4; Ayios Philon için: du Plat Taylor, Megaw 1981, fig. 55, no. 408. 498 Rodziewicz 1976, Pl. 8, C1a - C7b arasındaki 14 parça. 499 Hayes 1973, fig. 48, no, 2332-2333, 2453, fig. 49, 2485, fig. 50, 2523 2524. 104
uzun ve sündürülmüş bir biçim kazanmıştır ki bu da Form 10 un B ve C tiplerinde görülen bir özelliktir. 6. yüzyılın ortalarına ait olan bu tipteki parçalar Knossos 500, Saraçhane 501, Antiokheia 502, Apameia 503, Flistin bölgesi (Kudüs, Samaria, Galile-Golan ve Tel Keisan) 504 ve Tokra da 505 ele geçmiştir. H- Üçgene yakın formlu kalınlaştırılmış kütlesel kenarlı, dudak altı düz veya gövde bağlantısında ince bir set olabiliyor. Kili diğerlerine göre daha kaba ve kalın cidarlı, astar içte kalın ve yarı parlak. Bazı örneklerin dış yüzünde basit rulet süsü görülür. benzerleri, Iatrus 506, Atina Agorası 507, Herodium 508, Tokra 509 ve Kıbrıs ta Paphos ve Ayios Philon da 510, ele geçmiştir 6. yüzyılın ikinci çeyreğine ve ortalarına tarihlenmişlerdir. I-Kase; Bu saydığımız tiplerin yanı sıra Hayes in çalışmasında bulunmayan küçük ve çok küçük kaselerden oluşan bir gurup daha vardır bunlar, tepeye doğru hafif sivrilen kalınlaştırılmış kenarlıdırlar. Kenar dış yüzde bir şev oluşturarak kalınlaşır ve uçta sivrilerek veya kütleşerek üçgene yakın bir dudak profili oluşturacak şekilde iç bükey kavisle gövdeye bağlanırlar. Benzerleri, Ephesos 511 ve 500 Hayes 2001, fig. 14, no. 17 18. 501 Hayes 1992, fig. 37 27/2. 502 Waagé 1948, Pl.XI, no. 947a-u 503 Mertens 1969, fig. 4. 504 Kudüs için: Hayes 1985, fig. 64, no. 3, 9 10; Samaria için Kenyon 1957, no.17; Galile ve Golan için: Meyers 1978, fig. 14, no. 23; Tel Keisan için Landgraf 1980, fig. 14a, G/1-13. 505 Hayes 1973, fig. 48, no. 2454, fig. 49, no. 2485. 506 Conrad 2000, Abb. 5, no. 13. 507 Hayes 1972, 335, fig.68, no.28-29. 508 Birger 1981, Pl. 13, no. 13. 509 Hayes 1973, fig. 48, no. 2463. 510 Giudice 1993, fig. 8, no. 6; du Plat Taylor, Megaw 1981, fig. 63, no. 486. 511 Gassner 1997, Tf. 47, no. 569. 105
Kudüs te 512 görülen bu tip yaygın değildir. Çıktığı merkezlerde 6. yüzyıla tarihlenmişlerdir. 600 500 400 300 200 100 0 3A 3B 3C 3 B/C 3 C/E 3 C/F 3D 3E 3F 3 E/F 3 F/H 3 F/G 3G 3H 3I Tpl. Adet 2 4 14 4 2 2 9 4 287 4 4 11 116 19 35 517 Grafik 5 :Cumhuriyet Alanında ele geçen Form 3 e ait parçaların alt tiplerine göre dağılımı. Ephesos da bu alt tiplere ek olarak 4 ayrı tip daha belirlenmiştir 513. Cumhuriyet Alanında bulunan ve burada kataloğa aldığımız parçaların bir kısmı bu tiplerle yakınlık göstermekle birlikte, bazı ayrıntılarda farklar vardır. Bunlar kendisini daha çok kenar profilinde ve çanakların ölçülerinde belli etmektedir. Kataloğumuzdaki ilk iki örnek B tipine aittir(no. 226-227) benzerlerine Gözlü Kule de rastlanmayan kaplardan Cumhuriyet Alanında sadece 4 örnek ele geçmiştir. Bu örneklerden ilki daha uzun kenarlıdır, ve 5K plankaresinde Form1 e ait ilk iki parça ile aynı tabakada bulunmuştur. Kenar tepede biraz dışa çıkıntılı olduğu için yassı yüzey daha belirgin içbükey profil vermektedir. Bu yüzey üzerinde dikdörtgen 512 Hayes 1985, 193, fig. 63, no. 11. Buradaki tip erken olarak nitelendirilirken belli bir tarih verilmemiş. 513 Gassner 1997, 138 139. 106
kafes şeklinde rulet süsü görülür gövde derincedir. İkinci parça yüzey buluntusudur, öbürüne göre daha kısa kenarlı ve sığ gövdelidir. Dudak üzerinde çubuk şeklinde basit rulet süsü görülür İkici gurupta C, tipi varyasyonları bulunmaktadır. Cumhuriyet Alanında 16 adet kenar ve gövde profili veren örneği çıkan bu tipten kataloğa 6 tanesi alınmıştır no. 228-233 kaplar 4K, 4L, ve 5K plankarelerinden ortaçağ kuyu ve çöp çukurları ile iyice tahrip edilmiş oldukça karışık bir dolgu seviyesinden gelmiştir. Parçaların 3 tanesinin dudağında rulet süsü vardır. Bunların dışında 234 ve 235 no.lu parçalar iki tip arasında geçiş göstermektedir. Bunlardan ilki 10J plankaresinde içerisinde modern atıkları olduğu tahrip edilmiş bir tabakadan gelmiş diğeri ise 5L plankaresinde 7. Mekanda kesit düzeltme çalışmaları sırasında ele geçmiştir. Cumhuriyet Alanında D tipine benzerlik gösteren yaklaşık 10 kenar parçası ele geçmiştir. Bunlardan 1 tanesi kataloğa alınmıştır (no.237). Parça beraberinde bulunduğu yine tip D ye benzeyen diğer iki örnekle birlikte 1994 yılında açılan III. genişleme alanında çoğunlukla 6. yüzyıla tarihlenen malzeme ile birlikte bulunmuştur. Hem çıktığı tabaka ve dönemi hem de biçimsel açıdan tip F ye yakınlığı ile bu parçayı diğer örnekleri ile iki tipin arasında bir geçiş olarak değerlendirebiliriz. E tipi Cumhuriyet Alanında bu tipe de tam benzerlik gösteren örnek yoktur ancak yine tip C ile tip F arasında geçiş tipi olabilecek her üç tipin özelliklerine de sahip 5 parça ele geçmiştir bunlardan 1 tanesi kataloğa alınmıştır. Bu parça da 5L plankaresinden çıkmıştır (no.236). F tipi 275 kenar parçası ile Cumhuriyet Alanında çıkan Geç Roma Kırmızı Astarlı kaplar arasında en kalabalık gurubu oluştururlar. Cumhuriyet Alanında 107
hemen her açmada çok sayıda ele geçen parçaların boyutları çok küçükten orta büyüklükte kırıklar halinde değişmektedir. Genellikle dolgu niteliği taşıyan tabakalarda çok küçük parçalar halinde ele geçerken, çöp çukurlarından daha büyük profiller veren parçalar gelmektedir. Özellikle 8J plankaresindeki büyük çöplükten tip G ve Form 10 a ait parçalarla birlikte yoğun olarak (76 parça) bulunmuşlardır. 6. yüzyılın ikinci çeyreğine ve ortalarına tarihlenebilecek bu parçalar bu dönemin özelliği olan basık ve kalınlaştırılmış kenar profillerine sahiptirler. Oldukça fazla biçim çeşitliğine sahip olan bu tip kendi başına bir seri oluşturmaktadır. Kataloğumuzda bu guruptan örnekler 238-256 no. lu parçalarla yer almıştır. Bunların arasında tip C ve E nin geç versiyonlarıda sayılabilecek örnekler mevcuttur. Cidar iyice incelirken, çapları 10-13 cm ye kadar küçülen minik kaselerde bu tipin yan çeşitleri olarak karşımıza çıkmaktadır, katalogda 9 tanesini (no. 257 259, 274 280) değerlendirdiğimiz bu parçalardan yaklaşık 40 kadar örnek çıkmıştır. Benzerleri diğer kazılarda da bulunan küçük örnekler 514 erken ve öncü tipler oldukları görüşü ileri sürülmüştür, ancak bu kapların bazıları 8J plankaresinde ve 1994. yılında kazılan I.. açmada (no.274, 279-280) 6. yüzyılın ikinci çeyreğinden sonraya tarihlenen tabakalarda büyük boyutlu örneklerle birlikte gelmişlerdir. Tip F den sonra, 107 parça ile Form 3 ün ikinci en kalabalık gurubunu G tipi oluşturur. Katalogdaki 260-270 no.lu parçalar bu guruba ait örnekleri temsil etmektedir. Bu parçaların en yoğun çıktığı alan ise 8J plan karesidir bu alandaki çöp tabakasından 85 adet G tipine ait parça çıkmıştır. Diğer parçalar ise dağınık olarak A sektöründeki plankarelerden belli bir stratigrafiye bağlı olmadan çıkmıştır. Bu tipin geç örneklerinde Form 10 a geçişin izlerini görmek mümkündür. İyice toparlanan 514 Hayes 1973, fig. 48, no, 2461, 108
dudak Form 10 un A tipi gibi yumru oluşturur hala gelmiştir. Ayrıca dudak altına yapılan ve gövde geçişinde bulunan ince set gövdeye doğru indirilerek dudak biraz daha uzun ve sündürülmüş bir biçim kazanmıştır. Özellikle 8J plankaresinde çıkan parçalarda görülen bu özellik (bkz. no.268) Form 10 un B ve C tiplerinde de görülen bir uygulamadır. Cumhuriyet Alanında H tipine ait olabilecek 19 parça ele geçmiş, bunlardan 3 tanesi kataloğa alınmıştır ( no. 271-273). Dönem olarak F tipi ile çağdaş olan bu kaplar biçim olarak daha hantal ve özensiz işçiliğe sahiptirler. 4K, 4L ve 5K plankarelerinde ele geçen parçalar bir birlerine yakın seviyelerde açığa çıkmıştır. Ancak oldukça tahrip edilmiş bu tabakalarda helenistik ve ortaçağa ait malzemede döküntü olarak ele geçmiştir. Cumhuriyet Alanında 35 parçalık bir gurup oluşturan I tipine ait örnekler Gözlü Kule ve Donuktaş kazılarında ele geçmemiştir. Cumhuriyet Alanında çoğunlukla 94I, 5K ve 8J plankarelerinde 6. Yüzyılın ikinci çeyreğinden sonraya tarihlenen malzeme ile birlikte bulunmuşlardır. Yukarıda görüldüğü gibi Form 3 e ait kenar tipleri çok fazla çeşitlilik göstermektedir, bunlardan bazıları diğer tiplerle de benzeşmekte ve aradaki geçişleri göstermektedir, özellikle C ve D tiplerine ait özelliklerin görüldüğü bazı parçalar ara tipler olarak değerlendirilmiştir. Bunlar arasında F/G tipleri arasında geçiş tipleri olduğu gibi Form 3 ile Form 7 arasındaki geçişi gösteren örneklerde yoğun miktarda ele geçmiştir. Tip F nin G tipi ile ilişkili olan bir benzerleri de Saraçhane kazılarında 6. yüzyılın sonlarına tarihlenen 22. Tabakadan çıkmıştır 515. Diğer parçalar, arasında da çok farklar olduğu gibi birbirine çok yakın biçimlerde teşhis edilmiştir. Ancak bu 515 Hayes 1992, 97, fig. 35 22/1, fig. 37, 27/1, fig. 50 31/13 109
parçalar her ne kadar bir birine çok benzese de ayrıntıda veya ölçülerinde birbirlerinden ayrılmaktadırlar. Kimilerinde rulet süsü de görülen kapların gelişimi çok net değildir. Gözlü Kule ve Donuktaş kazılarında da ortaya çıkmış olan bu kaplar Tarsus un merkezinde hatta şehre oldukça uzak bazı mahallelerde yapılan değişik amaçlı sondajlarda da ele geçmiştir 516. Bu parçalarda artık astar iyice incelmiş, kil çok yoğun kireç katkısı ile kabalaşmıştır. C.II.B.4 Form 4 (Hayes 4) Derin çanak: Form 3 e çok yakınlık gösteren kaplar da yine kalınlaştırılmış kütlesel kenarlıdır. Ancak burada çanak gövdesi daha da dikleşerek derinleşmiş, kenar üst yüzeyi iç bükey bir kavisle uca doğru dolgun bir çıkıntı oluşturmuştur. kaideleri alçaktır ve kalın cidarlıdırlar. Hayes bu tipin, form 3 ün erken varyasyonları olabileceğini öne sürer 517. Pek yaygın olmayan bu çanaklardan Cumhuriyet Alanında 12 parça ele geçmiş, bunlardan 6 tanesi kataloğa alınmıştır. Gelişimi ve yayılımı ile ilgili fazla bir veri olmayan bu formdan, Cumhuriyet Alanı nda ya karışık tabakalardan gelmiştir yada yüzey buluntusu niteliği taşımaktadır sadece birkaç parça 4J, 4K ve 4L plankarelerinde üst seviyelerde ele geçmişlerdir. Hayes in 6. yüzyıla tarihlediği ve Form 4 ile ilişkilendirdiği bazı kapların benzerlerine de rastlanmıştır. C.II.B.5 Form 5 (Hayes 5) Çanak : Geniş ve yatay kenarlı, dışbükey gövdeli, alçak kaideli dir. Dudak uçta kalınlaştırılmıştır, yüzeyi üstte iç bükeydir. Dip kısmında çoğunlukla damga 516 Özellikle iki yıldır Tarsus Belediyesince 2 yıldır yoğunlaştırılan alt yapı çalışmalarına yönelik hafriyatlarda. 517 Hayes 1972, 338. 110
süsü var ancak bu süsleme küçük örneklerde görülmez. Kenar profillerine göre iki alt tipi tespit edilmiştir. A- Dışa uzantılı kenar nispeten daha kısa ve kalınlaştırılmış, kenar uçta hafifçe yuvarlanmıştır. B-Daha geniş kenarlı, alt yüzey hafif konkav, gövde kenar bağlantısı küçük bir çıkıntı ile belirginleştirilmiş. Bazı örneklerin üzerinde rulet süsü mevcut. Gövde tip A ya göre daha derincedir. 6.yüzyılın ilk yarısı. Çap normal boyuttakiler için:23-38, küçük kaplarda:15-20 cm arasında. 460-500 arası görülen Tip A, Tip Bye göre daha önce üretilmeye başlamıştır ve bunlar arasındaki geçişi gösteren bir örnek Antiokheia kazılarında ele geçmiştir 518 Genel gelişim kenarın uzayarak, dudakta belirgin bir çıkıntı oluşturmasıdır. Antakya 913 a gibi formlar olasılıkla serinin son örnekleridir. Bu form, Form 3 ile çağdaştır ve ona paralel gelişim gösterir. Agora örnekleri 470 lerden 6. yüzyılın ortalarına kadar uzanırken 519. Antakya daki en geç parçalar 6. yüzyılın başlarına verilmektedir 520. Cumhuriyet alanında Form 5 e ait her iki tipten de birer örnek vardır. Birinci örnek kalın cidarlı ve hantaldır. Kil yapısı ise oldukça ince ve temizdir, ancak astar yüzeye homojen dağılmamıştır. İkinci örnek ise daha ince cidarlı ve narin yapılıdır. Kil yapısı birici ile aynı özelliklere sahipken, astar daha ince ve mat görünüşlüdür ancak yüzeye homojen dağılmışır. 518 Waagé 1948, Pl. X, no. 913u 519 Hayes 1972, 339. 520 Waagé 1948, 52 54. 111
C.II.B.6 Form 6 (Hayes 8) Kase: Geniş dışa uzantılı, aşağı sarkık ve uca doğru incelen kenarlı. Kenar üst yüzeyi konkav ve yivlendirilmiş veya ince tümsekler oluşturulmuş. Genelde kenar üzerinde çift çıkıntı, bazı durumlarda ise altta gövde kenar bağlantısının olduğu kısımda yine küçük bir çıkıntı görülür 521. Yüzey içte tam düzeltilmemiş ve rötuş izleri mevcuttur. Cumhuriyet Alanında üç örneği olan kapların Gözlü Kulede örneği yoktur. Benzerleri Kuzey Suriye de Aazaz da çıkmış ve 5. yüzyılın ikinci yarısına verilmiştir 522. Antiokheia da 5. ve erken 6.yüzyıl tabakalarında bulunan kaplar 523, Atina Agorasında 5. yüzyılın ikinci yarısına, Saraçhane kazılarında ise 6. yüzyılın başlarına tarihlenmişlerdir 524. Cumhuriyet Alanın da sadece 4 örneği tespit edilebilen parçaların 3 tanesi kataloğa alınmıştır (no. 332-334). Bunlardan iki tanesi 4K plankaresinde aynı tabakada birlikte bulunmuş, üçüncüsü yüzey buluntusudur. Kenar ve gövde profili veren parçalar Geç Roma C gurubunun genel kil ve astar özelliklerine uyumludur. C.II.B.7 Form 7 (Hayes 10) Derin çanak: Kenar kalınlaştırılmış, dışta hafif yuvarlanmış veya yayvan çıkıntı şeklindedir. Çoğunlukla bu çıkıntının altında silik bir içbükey geçiş ve ince bir çıkıntı ile gövdeye bağlantı sağlanmıştır. Sağlam örneklerde gövde hafif dışbükey geç örneklerde ise meyilli forma ve alçak kaideye sahiptir. Form 3 ün 6. yüzyıldaki devamı olarak kabul edilen kaplar için Waagé belirgin bir ayrıma gitmezken, Hayes 521 Hayes 1972, 342. 522 Kenrick 1981, 448 449, fig. 243, VIII/53. 523 Waagé 1948, 56-57. 524 Hayes 1965, 235. 112
bu kapları ayrı bir form olarak değerlendirmiş ve biçim olarak daha basitleşmiş bu çanakları üç alt tipe ayırmıştır 525. A-Kenarın dışta yumru şeklinde kalınlaştırıldığı çanaklar. Örnekleri Yunanistan da (Korinth, Atina Agorası, Knossos) 526, Türkiye de (Saraçhane, Ephesos, Antiokheia) 527, Suriye (El- Aareime, Beka, Tel Bouhaira) 528 Filistin de (Kudüs, Tell Keisan ve Khirbet Handoma) 529 ve Kıbrıs ta (Ayios Philon ve Kavalassos- Kopetra ) 530 ele geçmiş ve 6. Yüzyıl sonları 7. yüzyıl başalarına tarihlenmişlerdir. B- Kenarı kalınlaştırılmış ve dışa doğru uzanmış olup, kenarın gövdeye bağlandığı alt yüzü içbükey profillidir. Çok yaygın olmayan bu tipten Atina Agorası, Anemurium ve Antiokheia, Kudüs ve Tell Keisan dan 531 örnekler çıkmış 6. yüzyıl sonları ve 7. yüzyıl başlarına tarihlenmişlerdir. C-Kenarı keskin hatlar oluşturacak şekilde dışarı uzatılmış çanaklar: ilk iki tipe göre daha geç döneme tarihlenen Kaplar Khios 532, Knossos 533, Saraçhane 534, Ephesos 535, Antiokheia 536, Filistin (Caesarea, Tell Keisan, Khirbet Handoma ve Khirbet Jannaba) 537, İskenderiye ve Kavalassos- Kopetra da ele geçmiştir. 525 Hayes 1972, 343-345. 526 Korinth ve Atina Agorası için Hayes 1972, 343, fig. 71, no, 2, 4-6; Knossos için Hayes 2001, fig. 2, no.50. 527 Saraçhane için: Hayes 1992, 97-100, fig. 35, 22/3-4, fig. 36, 24/3, 25/1, fig. 37, 27/5; Ephesos için: Gassner 1997, Tf. 48, no. 581; Antiokheia için: Waagé 1948, Pl. XI, no. 949. 528 Kenrick 1980, 447, 449, fig. 243, no. 43. 529 Kudüs için: Hayes 1985, fig.64, no.14; Tell Keisan için Landgraf 1980, fig.14a, 10/ 1-4; Khirbet Handoma için: Sion 1997, 152, no. 3. 530 Ayios Philon için: du Plat Taylor, Megaw 1981, fig.55, no.413; Kavalassos- Kopetra için: Mc Clellan, Rautman 1989, fig. 2, no. 4. 531 Kudüs için: Hayes 1985, fig.64, no.17; Tell Keisan için: Landgraf 1980, fig.14a, 10/ 5-7. 532 Hayes 1972, 343, fig.71, no11,14. 533 Hayes 2001, fig. 6, B1. 534 Hayes 1992, 99, fig.36, 25 bis/1-2. 535 Gassner 1997, Taf. 48, no. 586. 536 Waagé 1948, Pl. XI, no. 949. 537 Caesarea için: Magness 1992, 151, fig. 67, no. 16. Tell Keisan, Khirbet Handoma ve Khirbet Jannaba 113
6. yüzyıl sonlarından itibaren form 3 ün ardılı olarak piyasada yerini alan bu kaplar 240 kenar parçası ile Cumhuriyet Alanının Phokaia Form 3 ten sonra en yoğun gurubudur. 250 200 150 100 50 0 7A 7B 7C Toplam Adet 102 41 97 240 Grafik 6: Phokaia Form 7 nin tiplere göre dağılımı Gurubun öncüsü sayılan tip A ya ait kendi arasında çeşitlilik gösteren 102 parça teşhis edilmiştir. Bunlardan 29 tanesi kataloğa alınmıştır. Büyük çoğunluğu 8J plankaresinde ele geçen parçaların küçük terasta 7L ve 6L plankaresinde de birlikte bulunmuş örnekleri mevcuttur (no.336, 341, 364, 368, 370, 372, 374, 379). Aralarında tip B (no. 350-352) ve Tip C ye (no. 353-355) geçiş izleri de taşıyan bazı örnekler yine bu gurup içerisinde diğerleri ile bağlantılı olarak değerlendirilmiştir. Parçaların çok büyük bir kısmı 8J plankaresinde ele geçmiştir. Gurup içinde tam profil veren tek örnek küçük çanağa aittir, ve 10 benzeri daha vardır. bu parçaların hepside 8J plankaresinde birlikte bulunmuştur. bunların dışında yine küçük boyutlu ve pek yaygın olmayan birkaç parçada burada değerlendirilmiştir (no.338-340). Bunlardan sadece 339 no. lu parçanın Kudüs te benzeri bulunmuştur 538. 538 Hayes 1985, fig. 64, no. 13. 114
B tipi 41 parça ile Form 7 nin en küçük gurubunu oluşturmaktadır, tip A ile C arasında bir geçiş tipi olarak da değerlendirebileceğimiz bu parçaların yine çok büyük kısmı 8J plankaresinde bulunmuştur. Küçük ve orta boyda çanaklara ait olan bu parçalardan kataloğa 8 örnek alınmıştır (no.364-371). C tipi 97 parça ile yine kalabalık bir gurup oluşturmaktadır. Tarsus taki Geç Roma Kaplarının en geç guruplarından birini oluşturan bu parçalar da 8J, 6L ve 7L plan karelerinde büyüklü küçüklü parçalar halinde bulunmuşlardır. Bunlardan 9 tanesi kataloğa alınmıştır (no. 372-380). Serinin son örnekleri arasında yer alan parçalar bir birine yakın biçim özellikleri göstermektedirler. Bunların erken örnekleri (no.372-377) daha kalın ve hafif kıvrık kenarlıyken, geç örneklerde (no.378 380) kenarın nispeten inceldiği ve hafif uzadığı görülür. Bunların dışında yine 8J plankaresinde ele geçen, C tipi varyasyonlarından iki örnekte (no. 381-382) formun dejenere olmuş son örnekleri arasına verilebilir. Son olarak bu formun çanak ve derin çanak biçimindeki kaplarına ait olabilecek 140 kadar kaide ele geçmiştir. Birbirine çok yakın olan bu kaidelerin hangi tipe ait olduğunu tespit etmek mümkün olamamıştır. Ancak erken örneklerde kaide alçak halka formluyken (no. 383-385) ilerleyen zamanlarda dıştaki profilini kaybeder ve kabın alt kısmının hafif tıraşlanması ile oluşturulan, gizli kaide biçimini alır (no. 386-388). Kapların cidarlarının da, pişme derecesinin artmasıyla daha inceldiği söylenebilir (bkz. no. 374, 379). Aynı şekilde astar ve hamur rengi gurubun diğer tipleri ile uyumlu olarak kiremit renginin kahve ve bordo tonları arasında koyulaşmaktadır. Kapların çoğunun dış yüzü gözenekli ve ince çizikli olmasına ve bunlar birbirinin aynı gözükmesine rağmen ayrıntıda bazı farklar vardır; kiminin 115
gözenekleri daha iri, kimi yoğun çiziklidir. Bu çizikler bazı kaplarda yiv derinliğindedir, ancak büyük parçalarda bu yiv benzeri çiziklerin sürekliliği olmağı ve bir noktadan sonra kesildiği görülmektedir. Bazılarının da kenarlarının alt kısmı perdahlanmış ve düzeltilmiştir. Bunlar kabın kilindeki katkılardan ve ustanın tekniğinden kaynaklanan küçük farklılıkları göstermektedir. Bazı kaplarda özellikle gövdenin kenarla birleştiği kısımlarda yüzeysel çatlamalar oluşmuştur. Renkleri de diğerlerine göre daha koyu (siyah-kahve) olan bu kaplarda meydana gelen çatlamalar yüksek ısı ile bağlantılı olmalıdır. C.II.B.8 Süslemeli Parçalar Bu kaplarda daha çok Form 3 e ait parçaların bazılarının kenarlarının dış yüzeyi üzerinde rulet süsü tondoda ise yaygın olarak damga motifleri kullanılmıştır. Cumhuriyet Alanından çıkan baskı tekniği ile yapılan bezekler arasında Afrika kaplarında özellikle Form 9 a (Hayes 67) ait kapların dip kısmında görülen hurma dalı ve konsantrik daire motiflerinin kombinasyonundan oluşan süslemenin taklitleri niteliğinde olan örneklerden sadece bir tane ele geçmiştir. 4. yüzyılın sonlarına verebileceğimiz bu parça Form 2 veya Form 3 ün erken örneklerinden olan tip B ile birlikte ortak olarak kullanılan bir bezektir. Phokaia kaplarında kaide biçimleri genellikle birbirine çok yakın olduğu için parçanın kaide biçimi bu konuda bize fazla ip ucu vermez. Bu yüzden bu kaide parçası iki form arasında değerlendirilmiştir. Diğer süslemeli parçalar, 5. yüzyılın ortalarına tarihlenen sitilize bitki motifleridir. Bunlardan 304 no.lu parça büyük kısmı eksik bir palmet motifidir ve Gözlü Kule de iki 539 örneği daha vardır. Volütlü eşkenar dörtgen çeşitlemeleri 539 Jones 1950, fig. 164, R, fig. 165, F. 116
oldukça popülerdir ve bunlardan Gözlü Kule de 2 540, Cumhuriyet Alnında da 3 tane bulunmuştur (no.305-307). Lotus tomurcukları kapalı (no. 308) ve açık (no. 309) betimlemeleri ile Phokaia kaplarının bilinen motifleri arasındadır ve birer örnekle temsil edilmektedir. Ayrıca 310 no.lu parça üzerindeki soğan benzeri desende bir çeşit stilize bitki motifi veya açmamış tomurcuk olarak yorumlanabilir. Bunların dışında diğer geometrik süslemeler Hz. Davutun yıldızının değişik bir versiyonu (no. 317), damla motifi (no. 312), ve büyük kısmı eksik olduğu için tanımlanamayan bir dolgu motifidir (no.313). Havyan figürleri de oldukça az sayıda ele geçmiştir. Formun en popüler hayvan figürü profilden koşar şekilde işlenmiş koşan bir yaban tavşanı veya köpek olabilecek figürdür. Gözlü Kule de iki örneği olan 541 bu bezeklerden Cumhuriyet Alanı nda 3 örnek ele geçmiştir (no.314-316). Oldukça yaygın olan bu bezekler 5. yüzyıl sonlarına tarihlenmektedir 542. Bunların dışında geyik benzeri bir hayvana ait oldukça sitilize başka havyan figürü de bulunmuştur (no. 317). Bu tarz basit ve kabaca işlenmiş geyik ve büyükbaş hayvan motifleri de 5. yüzyıl sonlarında yaygındır ancak elimizdeki örneğin benzeri bulunamamıştır. Bulduğumuz süslemeli parçalar arasında en kalabalık gurubu 5. yüzyıl sonlarından 6. yüzyıl ortalarına kadar tarihleyebileceğimiz haç baskılı örnekler oluşturmaktadır ki bu da çağdaşı kenar parçalarının çokluğu ile doğru orantılıdır. Bu haç baskıları da kendi aralarında 6 alt tip oluşturmaktadırlar. İlk gurupta kenarları çatallanmış Yunan Haçı na ait tek bir parça vardır(no. 318). İkinci tip ise üst 540 Jones 1950, fig. 165, B, G. 541 Jones 1959, fig. 165, H, I. 542 Hayes 1972, fig. 74-75, no. 35 a-y; Hayes 1985, fig. 64, no. 18; Hayes 2001, fig. 2, no. 5; Waagé 1933, fig. 4, no. 229; Waagé 1948, fig. 33; Conrad 2000, Abb.7, no.2; Topoleanu 2003, Pl. CXIV, no. 17. 117
tarafında gizli R harfi vardır, ne yazık ki hem Gözlü Kule 543 de hem de Cumhuriyet Alanında çıkan örneklerin sadece üst kısımları korunmuştur 544. Üçüncü tipte, haçın üst veya altında yada her iki tarafında da yuvarlak bezelerin yerleştirilmiş olduğu ve pendatlı haçlar olarak bilinen guruptur. Gözlükule de 4 örneği olan 545, bu guruptan Cumhuriyet Alanında 6 parça ele geçmiştir, bunlardan 4 tanesi kataloğa alınmıştır (no. 320-323). örneklerimizin ilki tam merkezde ve oldukça siliktir etrafına yine çok silik yiv sıraları mevcuttur. Dört pendantlı olan bu haçın sağ tarafı siliktir. Diğer örneklerimiz daha küçük parçalar üzerinde ve az bir kısmı korunmuştur. 321 no.lu parçanın alt tarafı eksik olduğu için sadece üst tarafındaki yumrular korunmuştur, alt kısmında pendant olup olmadığı belli değildir. Diğer parçalar ise büyük oranda eksik olmalarına rağmen sadece alt kısımlarında pendant olduğu bellidir. 5. tip ise alt kısmında A ve W harfleri olan haç motifidir ki bu tipten de sadece 1 örnek varır (no.324). Gurubun en çok örneği olan tipi 6 dır, 10 tane olan bu parçalardan 6 tanesi kataloğa alınmıştır (no.325-330). Bunlar etrafı tekli, çiftli veya üçlü bordürle çevrilmiş basit haç motifidir. İlk örneğimiz oldukça derin ve belirgin bir baskıya sahiptir ancak sadece çok küçük bir kısmı korunmuştur. Diğer parçalar da yine kısmen tahrip olmuş veya silik basılmış örneklerden oluşmaktadır. Gözlü Kule deki 2 örnekte bunlarla aynı özelliklere sahiptir 546. Bunların dışında Gözlü Kule de görülen bezeklerden kantharos, içi bezeli eşkenar dörtgen ve elips şeklinde basit bezeklerde mevcuttur 547. 543 Jones 1950, fig. 164, J. 544 Benzeri ve tam örnekleri için bkz: Hayes 1972, fig. 78, no. 66-68. 545 Jones 1950, fig. 164, K, M-O, Q. 546 Jones 1950, fig. 164, L, P. 547 Jones 1950, fig. 165, A, E, I. 118
C.II.C DEĞERLENDİRME En erken örnekleri 4. yüzyıl sonlarına tarihlenen 548 Phokaia Kırmızı Astarlıları 5. yüzyıl itibariyle yaygınlaşmaya başlamış ve aynı yüzyıl ortalarında özellikle Akdeniz pazarında Afrika atölyelerinin oluşturduğu tekeli kırmayı başarmıştır. Tarsus ta da Geç Roma seramikleri arasında en yoğun gurubunu oluşturan bu kapların en erken örnekleri 5. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir 549. Ait oldukları formlara göre sınıflandırılan gurupların sayısal değerleri bize daha sağlıklı değerlendirme yapma olanağı tanımıştır. Parçaların tarihlendirmesi de daha çok form ve tiplerin gelişimi göz önünde tutularak yapılmıştır. Ancak kap formlarının belirlenmesi daha çok kenar profillerine dayanarak yapılmıştır. Çünkü bu kapların gövde ve kaide biçimleri Afrika Kırmızı Astarlılarında olduğu gibi formlara göre ayırd edici farklılıklar veya belirgin özellikler taşımamaktadır 550. Ancak sığ yada derin çanaklar oluşturacak şekilde biçimlendirilen duvarları ve alçak halka kaideleri ile birbirine yakın özellikler gösteren gövde ve kaide parçalarını dönemsel özelliklerine göre kabaca ayırmak mümkün olmuştur 551. Cumhuriyet Alanında ele geçen çok sayıdaki örnek aynı zaman da Tarsus un bu gurubuna ait form repertuarını da belirlemektedir. 7 ana formdan oluşan bu gurubun büyük çoğunluğunu 517 kenar parçası ile Form 3 varyasyonları 548 Hayes 1972, 327-328. 549 Gözlü Kule de çoğunlukla Waagé nin kronolojisi kullanılarak tarihlendirilen bu kaplar, bazı noktalarda Geç Roma Ünitesi ndeki sikkelere göre kendi içinde tarihlendirilmiş ve 4. yüzyıla ait çok sayıda sikkeden yola çıkılarak en geç 4. yüzyıla verilmiştir. Ancak bu tabakalardaki karışıklık pek dikkate alınmadığı için çoğunluğu aslında 5. yüzyılın ortalarından sonrasına ait olan Phokaia Kırmızı Astarlıları (Geç Roma C), burada 5. yüzyıl öncesine verilmiştir. 550 Bu uygulama olasılıkla hem yapımı basit hem de pişirme ve taşıma işlemleri sırasında istifleme açısından son derece kullanışlı olan bu biçimlerin üretici ve aracılara büyük kolaylık sağlaması sebebi ile tercih edilmiş olmalıdır. Ayrıca dönemin yemek alışkanlıklarına son derece uyumlu olan bu çanak formlarının kullanıcılar tarafından da talep görmesi bu kapların basit gövde biçimlerinde bir çeşitlilik arayışını gereksiz hale hetirmiş olmalıdır. 551 Parçalardaki astar uygulanışı, ve yapımlarındaki kalite ayrıca bazı kaide parçalrı üzerindeki bezekler, ait oldukları dönemi göstermektedir. 119
oluşturmaktadır. Aynı şekilde şehir içinde yapılan sondajların bazılarında 552 oldukça az sayıda ele geçen örneklerde bu formun en çok görülen F tipine aittir. Form 3 e ait örneklerin yanı sıra Cumhuriyet Alanında Form 7 (Hayes10) de oldukça yaygındır. Bunların dışında Form 1, 2, 4, 5 ve 6 ya ait örneklerden ise çok az sayıda ele geçmiştir. Aşağıdaki grafiklerde ele geçen parçaların formlara göre dağılımı belirtilmiştir. 1400 1200 1000 800 600 400 200 0 F1 F2 F3 F4 F5 Adet 6 3 517 23 2 4 240 147 163 104 1209 F6 (8) F7 (10) Kaide F 3/? Gövde F 3/? Kaide F 3/7 Toplam Grafik 7: Cumhuriyet Alanında Bulunan Phokaia Kırmızı Astarlıları nın formlara göre dağılımı 5. yüzyıl başlarına tarihlenen Form 1 ve 2 ye ait oldukça az sayıdaki parça sadece Cumhuriyet Alanında ele geçmiştir. Bunun yanı sıra Form 3 ün 5. yüzyıl ortalarına tarihlenen erken örneklerinden ise üç kazıda da mevcuttur ancak bunlar oldukça az sayıdadır. Bu oran 5. yüzyıl sonlarına kadar fazla bir değişime uğramaz 552 Bu sondaj kazıları daha çok kanalizasyon kazıları sırasında veya kentsel sit içerisinde yapılacak inşaatların temel kazıları sırasında Tarsus Müze Müdürlüğü tarfından gerçekleştirilmiştir. Kapların ele geçtiği alnlar ise daha çok bu günkü Makam ve Kilise Camiin bulunduğu mevkiden öteye geçmemektedir. 120
bu döneme kadar sayıları Cumhuriyet Alanında en fazla 20 yi geçmeyen gurupların (Form 3 B-E) Gözlü Kule ve Donuktaş tan sadece birer örneği vardır. 40 30 20 10 0 F3 F4 F6(8) kaideler Toplam Adet 11 2 1 22 36 Grafik 8: Gözlü Kule de Bulunan Phokaia Kırmızı Astarlıları nın formlara göre dağılımı Ancak Form 3 ün 6. yüzyıl ve sonrasına tarihlenen örneklerinin sayısı Cumhuriyet Alanın da birden aşırı yükselmiştir. Gözlü Kule kazılarında çıkan Kırmızı Astarlı Geç Roma Seramik gurupları arasında da yine bu döneme tarihlenen Hayes Form 3F ye ait parçaların diğerlerine sayıca üstün olduğu görülmektedir. Ancak 6. yüzyıl üçüncü çeyreğinde bir boşluk söz konusudur. Bu döneme ait tabakalar tahrip edilmiş olduğu için mimari buluntularla karşılaştırma yapma imkanı olmamıştır ancak sikkelerde de aynı döneme ait bir boşluk tespit edilmiştir. 6. yüzyılın sonu 7. yüzyılın başlarına geldiğimizde aynı döneme tarihlenen Form 7 (Hayes 10) ait örneklerle yine oldukça fazla olan kapların 200 ü geçen miktarı hem kullanımın yoğunluğunu hem de üretim merkezi ile ticari ilişkilerin kopmadığını göstermektedir. Gözlü Kule kazılarında bu döneme ait hiç parça ele geçmezken, 121
Donuktaş ta sadece 1 tane 6. yüzyıl sonlarına tarihlenen Hayes Form 10A ya ait örnek görülmektedir. Kapların 6. yüzyıl sonrasında aşırı artan sayıları ilk etapta burada yerel üretim olabileceği fikrini akla getirse de kapların kil ve astar özelliklerinin incelenmesi sonucu orjinallerinden farklı olmadığı görülmüş, ayrıca Tarsus çevresindeki bilinen kil yatakalarından (Akkoçtepe, Tekke ve Kurbanlı) alınan örneklerde yapılan kimyasal ve ince kesit analizleri de kapların kil yapıları ile uyumlu çıkmamıştır. Bunların dışında kapların üretimine kanıt olabilecek, üretim artığı veya hatalı üretim gibi parçalar ele geçmemiştir. Üstelik oldukça büyük miktarlarda üretilen bu kaplar sağlamlıkları ve ucuz fiyatları ile piyasadaki rakiplerine lokal üretimler dahi olsa fazla şans tanımamıştır. Bunu Ephesos 553 ve Konstantinopolis 554 gibi yerel üretimin de olduğu merkezlerde de görmekteyiz. 553 Ladstatter, Sauer 2002. 554 Hayes 1967; Hayes 1992. 122
C.III KIBRIS KIRMIZI ASTARLILARI C.III.A KIBRIS KIRMIZI ASTARLILARI HAKKINDA GENEL BİLGİ Waagé tarafından Geç Roma D tipi olarak isimlendirilen bu kapların 555, üretim merkezi veya merkezleri tam belirlenememiş sadece Kıbrıs kökenli oldukları önerilmiş ve Hayes tarafından Geç Roma Kıbrıs seramiği olarak adlandırılmıştır 556. Bu gurup da diğer örneklerde olduğu gibi yerel sigillata üretimi geleneğinin devamı olarak karşımıza çıkar 557. MS. 4. yüzyıl sonlarından 7. yüzyıl sonlarına kadar üretilen bu kaplar Akdeniz Havzasında sevilerek kullanılmış, Afrika ve Phokaia atölyelerine rakip olmayı başarmıştır. Kıbrıs ta yapılan kazılarda (Salamis, Kalavasos- Kopetra, Ayios Philon, Paphos ve Kornos Cave) 558 yoğun olarak ele geçen kaplar, Anadolu da özellikle Batı ve Orta Akdenizde (Perge 559, Limyra 560, Anemurium 561, Kelenderis 562 ), oldukça yaygındır, Orta Anadolu da 563 da varlıkları tespit edilen gurubun doğuya yaklaştıkça yoğunlukları Afrika ve Phokaia Kırmızı Astarlılarına oranla azalmaktadır. Bunu Gözlü Kule 564 ve Antiokheia da 565 ayrıca Suriye-Filistin bölgesinde, (Tel Aar, Tell Kazel; Kudüs, Caesarea, Samaria, Tiberias, Tel Keisan 555 Waagé 1948, 52. 556 Hayes 1972, 371. 557 Hayes 1972, 371; Williams 1989, 28. 558 Salamis için: Catling- Dikigoropoul 1970, fig. 7, no. 1-2; Diederich 1978, fig. 1, SAL 4079, 6605-6606, 6806; Diederich 1980, Pl. 24, no.292-295. Kalavasos- Kopetra için: Mc Cllelan, Rautman 1994, fig. 4, no.1, fig. 6, no.1; Ayios Philon için du Plat Taylor, Megaw 1981, fig. 56, no. 20-22; Paphos için: Giudice 1993, fig.9, no.1-5; Giudice 1994, fig. 13, no. 3-7, fig. 14, no. 7; Giudice 1996, fig. 24-25, Giudice 1999, fig, 4a, 4-5; Kornos Cave için: Catling, Dikigoropoul 1970, fig. 3, no. 2-3. Pl. XXX, no. 2-3. 559 Fırat 1999, 36-65. 560 Eisenmenger 2003, 194. 561 Williams 1989, fig. 11 17, no. 154 216. 562 Kelenderis te yapılan kazılarda Kıbrıs kaplarının ( Anemurim da olduğu gibi) Phokaia ve Afrika kaplarına oranla daha yoğun olduğu görülmüştür. Malzemeyi gösteren Prof. Dr. Levent Zoroğlu ve Araştırma Görevlisi (doktora öğrencisi) Mehmet Tekocak a burada tekrar teşekkür ederim 563 Fırat 1999, 38. 564 Jones 1950, fig. 165, J, K, fig. 208, no. 822, U, W. 565 Waagé 1948, Pl. X, no. 948, Pl. XI, no.930 f-u, 932f-k. 123
Ramot Nof, Asqelon, Khirbet Abu-Rish, Khirbet Handoma) 566 yapılan kazılarda elde edilen sonuçları dikkate alarak görmek mümkündür. C.III.A.1 Astar ve Kil Özellikleri Kili, genelde ince ve yoğun yapılı olup tanecikleri belirgin olmayan kapların, kırığı da düzgündür. Ancak hamur içerisinde kireç katkısı oldukça belirgindir. Kimi zaman bu taneciklerin çok büyük boyutlu olması kabın yüzeyinde büyük gözeneklerin oluşmasına sebep olur. Buda bize kilin inceliğinin, geçirdiği işlemlerden değil de, doğal yapısından dolayı olduğunu gösterir. Kapların pişirme derecelerine bağlı olarak ve hamur renkleri çok çeşitlidir. Bunlar kirli sarı tonlarından kiremit renginin açıklı koyulu bütün tonlarına uzanan bir renk yelpazesine sahiptir. En çok görülen renkler ise pembemsi kiremit rengi ile kestane rengidir 567. Astar kabın tamamına ince bir tabaka halinde uygulanmıştır ve açık turuncu ile kiremit renginin açıklı koyulu tonları arasında olup, hamur renginden bir ton koyu renge sahiptir. Kenarda ise çoğunlukla koyu kahve, siyah veya bej tonlarında farklı rekler görülür. Kil ile aynı yapıya sahip olan astar çoğu zaman yüzeye öyle nüfuz etmiştir ki kapla tam bir bütünlük içerisindedir. Pişirme kalitesi düşük kaplarda yüzey matken, daha yüksek ısıda pişirilmiş örneklerin metalik bir parlaklığı vardır. Hayes Form 1 gibi erken örneklerde astar biraz daha kalın ve parlaktır, bu da Kıbrıs sigillatalarının benzeri bir görünüş yaratır 568. 566 Suriye de, Tel Aar için: Kenrick 1981, fig. 243, X/55; Filistin de, Kudüs için: Hayes 1972, 375, no. 7 ve Hayes 1985, 65, no. 9; Caesarea için: Magness 1992, fig. 67, no. 17-28; Samaria için: Kenyon 1957, fig, 84, no. 21; Tiberias için: Stepansky 1999, 82, no.16; Tel Keisan için: Landgraf 1980, 51-67;Ramot Nof için: Ustinova Nahshoni 1994, fig. 7. No. 8 9; Asquelon için ; Nahshoni 1999, 106, no. 3; Khirbet Abu-Rish için: Magen, Baruch, 142, no. 10; Khirbet Handoma için: Sion 1997, 152, no. 4. 567 Hayes 1972, 371. 568 Hayes 1972, 371; Williams 1989, 28. 124
C.III.A.2 Üretim Teknikleri Kaplar çoğunlukla kalın cidarlı ve özensiz yapılmışlardır. Yüzey içte ilk rötuştan sonra düzeltilmemiş, dışta ise kaide ve gövde kabaca tıraşlanmış, çark izleri yer yer belirgin halde kalmıştır. Çoğunlukla alçak olan kaide, dip hafif oyularak belirgin hale getirilmiştir. Hayes Form 9 gibi düz dipli kapların bazılarında ise çömleği çarktan ayıran ip veya sicim izleri belirgindir. Bu delillere dayanarak Kıbrıs kaplarının basit çark üretimleri olduklarını söylemek mümkündür 569. C.III.A.3 Kap Biçimlerinin Gelişimi Kıbrıs Kırmızı Astarlılarında ana kap formları azdır ve bu formlar arasında geçişi gösteren çizgiler belirgin değildir. Çok yakın tiplerdeki kaplar, bir birini etkileyerek formları oluşturan kenar biçimlerinde bir standart oluşmasını engellemiştir. Çanaklarda, Hayes Form 1 ve 2 ye ait öncü tipler daha çok orta boyutlu ve alçak kaideliyken 570, Hayes Form 9 gibi geç örneklerde kaidenin daha da basıklaşarak düz bir hale geldiği görülür 571. Küçük boyutlardaki kase formları çok az miktarda üretilmişlerdir ve bu kaselerin çizgilerinde Hayes Form1 ve 2 nin etkileri vardır 572. Bunların dışında, Hayes Form 7, 10 ve 11 gibi daha çok, geniş ve büyük boyutlarda çanaklar ve küçük leğenler kulplu ve kulpsuz örnekleri ile çokça görülürler 573. Hayes in kaydettiği bu formların yanı sıra Anemurium da tespit edilen yeni tipler de vardır. Bunların ilki biçim olarak Hayes Form 9-10 ile ilişkili çok küçük ve 569 Hayes 1972, 372. 570 Hayes 1972, fig. 80; Waagé 1948, pl. X, XI, 928, 930f-k; Williams 1989, fig. 11, no. 154-163. 571 Hayes 1972, fig. 81; Waagé 1948, pl. XI, 931, 970f-k; Williams 1989, fig. 11-12, no. 166-177. 572 Hayes 1972, fig. 80; Waagé 1948, pl. XI, 932f-k. 573 Hayes 1972, fig. 81, 7/1,fig. 82, 10/1, fig. 84, 11/1-2; Williams 1989, fig. 13-16, no. 179-180, 195-210. 125
sığ çanaklardan oluşmaktadır ve 6. yüzyıl sonları ile 7.yüzyıla tarihlenmektedirler 574. İkinci gurupta ise Anemurium Well Form olarak adlandırılan basit ve kaba çanaklar vardır. 7.- 8. yüzyıllara tarihlenen, serinin bu son örnekleri isimlerini bulundukları kuyu konteksinden almıştır 575. Bunların dışında yoğun buluntu guruplarına sahip Perge kazılarında da yeni formlar teşhis edilmiştir. Büyük bir bölümü Hayes Form 9 a biçim olarak yakınlık gösteren bu çanaklar dudak ve gövde biçimlerindeki farklılıklar göz önünde tutularak Perge 1-4 olarak isimlendirilen dört yeni form başlığı altında incelenmiştir 576. Ayrıca özellikle Perge kazılarında kaplarının hemen her formuna ait yoğun miktarda taklit üretimlerde tespit edilmiştir 577. C.III.A.4 Süsleme Süsleme daha çok kapların ön yüzlerinde görülen özensiz rulet sıraları şeklindedir. Bunlar 2 li 3 lü kombinasyonlar oluşturduğu gibi aralıklarla yapılmış tekli sıralar halinde de karşımıza çıkar. Çoklu rulet sıralarının birbirinin içine girmiş şekilde uygulanışını ilk olarak Form 2 nin örneklerinde görmek mümkündür. Ancak buradaki süsleme - Kıbrıs Kırmızı Astarlılarının kopyaladığı- Afrika kaplarının yüzeyinde görülen ince işçilikten yoksundur. Kapların yüzeyine özensizce yapılan rulet sıraları yer yer oldukça derin ve belirgin yer yer silik hatta kaybolmuştur 578. Kabın gövdesine uygulanan rulet sıraları daha sonra diğer formlarda da daha basit ve birbirinden ayrı tekli sıralar halinde görülür. Yivlendirme daha çok kenarda tercih edilirken, kapların diplerinde yine baskı tekniği ile yapılmış desenlerin, sade veya yiv 574 Williams 1989, 33, fig. 14, no.181-184. 575 Williams 1989, 34-34, fig. 15, no. 191-194; Mc Clelean, Rautman 1994, fig. 4, no.4. 576 Fırat 1999, 60-64, no, 459-506. 577 Fırat 1999, 112. 578 Hayes 1972, 372, fig. 80, F 2; Williams 1989, fig.11, 160-161, 163-164; Giudice 1994, fig. 13, no.3-4; 126
sıraları içine yerleştirildiği görülür. Bunlar da Phokaia Kırmızı Astarlıları nda olduğu gibi önceleri Afrika atölyelerinin etkisi görülürken daha sonra kendi sitilini oluşturmuştur. Sevilerek kullanılan haç motifleri çok fazla çeşitliliğe sahip olmayan kısa ve çatallı bitimleri olan, Yunan Haçı şeklindedir. Çok azı dönemin sikkelerinde görülen ince ve uzun biçimlidir. Bu motifler diğer geç Roma kaplarındakilerle bağlantılı değildirler ve daha çok gümüş kapların üzerindekilerle karşılaştırılabilirler 579 Kapların özellikle geç örneklerinde kenar üzerinde derin veya alçak kazıma ile kısa dalga motifleri Kıbrıs kaplarının karakteristiği haline gelmiştir 580. 579 Hayes 1972, 372, 381-382, fig. 84; Diederichs 1980, pl. 25, 293b; Giudice 1994, fig. 14, no. 6; Giudice 1996, fig. 25, no. 2; Dodd, Kent 1961. 580 Dederichs 1980, pl. 24, 293-295; Williams 1989, fig. 12-13, no. 173, 175, 179; Giudice 1994, fig. 13, no. 5; Giudice 1996, fig. 25, 4-5 127
C.III.B TARSUS TA BULUNAN KIBRIS KIRMIZI ASTARLILARI C.III.B.1 Form 1 (Hayes 1) Küçük Çanak: kenar basit, kalınlaştırılmış üst yüzeyi düz, kabın cidarı oldukça kalın, gövde dışbükey profilli. Sağlam örneklerde kaide sığ geniş ve süslemesiz. 581 Kapların gelişimine bakıldığı zaman gövdenin geç örneklerde dışa doğru düz bir eğimle açıldığı ve kavisini kaybettiği görülür 582. Filistin de bulunan parçalar 4. yüzyılın ortalarından 5. yüzyılın başına kadar olan evre çerisinde değerlendirilirken 583 Antiokheia ve Atina Agorasındaki örnekleri 5.yüzyıla tarihlenen parçalarla birlikte bulunmuştur 584. Bu form daha çok 4.yüzyılın sonlarına 5. yüzyılın ortalarına verilmektedir. Cumhuriyet Alanında bu forma ait 7 parça ele geçmiş, kataloğa 5 örnek alınmıştır. Bunlar 4L ve 9H plankarelerinde çıkmıştır. 4L plankaresindeki örnekler aynı tabakada farklı kotlarda dağınık bir şekilde bulunmuşlardır. 4. ve 5. parçalar, Afrika Kırmızı Astarlılarından Hayes Form 67. nin 5. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen parçaları ile birlikte aynı tabakada çıkmıştır ve 5. yüzyılın başlarına ve ilk yarısına tarihlenmiştir. Elimizdeki örneklerin yapım astar ve kil özellikleri bir birine çok yakındır. Çok özenli bir işçiliğe sahip olamayan kapların, kenar iç kısımlarında da oluşan çapaklar ve küçük oyuklar rötuş yapılmadan bırakılmıştır Astar kapların iç yüzeyini kaplarken dışta kenar altında dalgalı bir akıntı şeklindedir, bu dalgalanmadan dolayı dış yüzde renkte dalgalıdır ve metalik bir parlaklığı vardır. Killeri ince yapılı az kireç katkılı, ve koyu renklidir. 581 Hayes 1972, 374. 582 Hayes 1972, 373. 583 Hayes 1985, 194, fig. 65, no. 1. 584 Waagé 1948, Pl. X, no.928. 128
C.III.B.2 Form 2 (Hayes 2) Çanak: Kenar dışta yumru şeklinde bir dudak oluşturacak biçimde kalınlaştırılmış, tepe kısmında iki veya üç sıra yiv bulunur. Gövde yüksek ve dik kaide alçak. Gövde üzerinde ikili veya üçlü rulet kombinasyonu, bazen de tabanda da yiv sıraları içerisinde baskı tekniği ile yapılmış motifler görülür. Kap süslemesi, kalınlaştırılmış ve yivlendirilmiş kenarı ve dik gövde profili ile Afrika tipi form 84 ün uyarlamasıdır 585. Erken örnekler Form 84 e daha yakın geç örneklerde kenar daha basit ve kabadır, gövde de daha sığ ve basit hale gelmiştir. Bir kaç örnekte ise kenarda kısa dalga motifi kazıma tekniği ile yapılmıştır ki bu özellik geç örneklerde tekrar ortaya çıkar. 6. yüzyıl sonrasında Form 2 üretiminin son bulduğu ve yerine form 9 un üretilmeye başladığı görülür. Geç örneklerin iyi pişirilmediği görülür. Oldukça yaygın olan bu kapların örnekleri, Antiokheia 586, Anamurium 587, Sagalassos 588, Limyra 589, Atina Agorası 590, Knossos 591, Filistin bölgesi (Kudüs, Samaria, Ramot Nof, Tel Aar, Herodium ve Tiberias) 592 ve Mısır da(iskenderiye, Abu Mena) 593 karşımıza çıkar. 5. yüzyılın ortalarında üretimine başlanmış olan bu kapların yoğun olarak üretildikleri dönem 5.yüzyıl sonları ve 6.yüzyılın başlarıdır 594. Atina Agorası nda 5. yüzyılın ikinci yarısına ve üçüncü çeyreğine verilen erken örnekleri mevcuttur. Abu Mena da erken örnekleri çıkarken 6. yüzyılın başlarına tarihlenen parçalar da 585 Hayes 1972, 373-375 586 Waagé 1948, Pl. IX, 930 f-u, 932f-k. 587 Williams 1989, fig.11, no. 154-164. 588 Poblome 1999, 297 589 Eisenmenger 2003, 194. 590 Hayes 1972, 373, fig. 80, no. 2. 591 Hayes 2001, 438, fig. 4, A22. 592 Kudüs için: Hayes 1985, 194, fig. 65, no.2; Samaria için: Kenyon 1957, fig. 84, no. 27; Ramot Nof için: Ustinova, Nahshoni, 1994, fig. 7, no.11; Tel Aar için: Kenrick, 1981, fig. 243, X/55; Herodium için: Birger 1981, 76, Pl. 13, no. 11-12; Tiberias için: Stepansky, 1999, 82, no. 19. 593 İskenderiye için: Rodziewicz 1976, Pl. 12, D8a-f; Abu- Mena için: Hayes 1972, 373-375, fig. 80, no. 1,10. 594 Hayes 1972, 375; Williams 1989, 30; Kenrick 1981, 448-449; Birger 1981, 76; stepansky, 1999, 82. 129
çıkmıştır 595. Antiokheia örnekleri ise 525 depremi ve öncesine ait tabakalardan ele geçmiştir 596. Gözlü Kule kazıların dan 597, üç örneği olan bu kaplardan, Cumhuriyet Alanı nda 10 parça ele geçmiştir ve bunların üç tanesi tam profil vermektedir. Ancak bu parçalar tam profil vermesine rağmen büyük kısmı eksiktir ve mevcut profilleri, küçük terasta 5K ve 5L plankarelerinde değişik zamanlarda ve seviyelerde çıkmış küçük parçaların birleştirilmesi ile elde edilmiştir. Diğer parçalarda yine küçük terasta, 4K, 6K ve 7L plankarelerinde karışık dolgu tabakalarında ele geçirilmiştir. Parçaların astar özellikleri farklılık göstermesine rağmen, kil yapıları birbirine çok yakındır. 397 no.lu parça oldukça kalın ve koyu kahve renkte astarlıyken, no 393 ve 396 daha ince ve metalik bir parlaklığa sahiptir. 396 no.lu parçanın astar rengi Afrika kaplarına benzetilmeye çalışılmış ve daha açık kiremit rengi bir renk kullanılmış, diğer örneklerde ise astar oldukça ince ve mat bir görünüşe sahiptir. Kapların yapımındaki özensizlik 393 no.lu parçamızda oldukça belirgindir üç parça halinde birleştirilen bu kap oldukça acemice şekillendirmiş ve hem eğri kenar çizgileri hem de her noktasında değişken olan cidarı ile hem de düzensiz rulet sıraları ile her parçada ayrı bir kap izlenimi yaratmaktadır ve bu özensizlik sadece bahsedilen kaba ait bir özellik değildir, diğer parçalarda da bu tip eğrilikler ve dengesizlikler tespit edilmiştir. 595 Hayes 1972, 373-375. 596 Waagé 1948, 56-57. 597 Jones 1950, fig. 208, no. 822. 130
C.III.B.3 Form 3 (Hayes 7) Geniş çanak/küçük leğen: Kenar kalınlaştırılmış, ve üçgen biçimli, üzerinde yiv sıraları mevcut, gövdeye geniş bir oluk oluşturan iç bükey kavisle bağlanır ve burada keskin bir dirsek yapar oldukça dik bir meyille kaideye iner. Oldukça büyük boyutlu olan bu kapları cidarları da kalındır. Gövde üzerinde rulet sıraları görülür 598. Gözlü Kule ve Antiokheia kazılarında benzerleri görülmeyen kapları en çok Anemurium 599 ve Perge 600 kazılarında görmek mümkündür. Bunun dışında yine Kelenderis te formun görüldüğü merkezler arasındadır. Kıbrıs ta Paphos 601 ve Kalavasos- Kopetra 602 kazılarında da örnekleri ele geçen kapların Filistin bölgesinda sadece Samaria dan 603, Mısır da İskenderiye dan 604 ve Libya da Apollonia dan 605 kaydedilmiş örnekleri vardır. Çok yaygın olmayan bu büyük boyutlu bu kapların gelişimi tam olarak tespit edilememiş, bulunduğu merkezlerde 6. yüzyılın ortalarından 7. yüzyıla kadar olan süre içerisine verilmişlerdir. Cumhuriyet Alanında bu forma ait 6 kenar parçası ele geçmiş bunlardan 1 tanesi kataloğa alınmamıştır, ayrıca yine bu forma ait olabilecek bir kaide parçası (no. 406) yine bu gurup içerisinde değerlendirilmiştir. Örneklerimiz biçim olarak diğer merkezlerdeki parçalara yakınlık göstermekle birlikte daha çok kenar yüzeyleri diğer merkezlerdekiler gibi düz değil dışta aşağı doğru hafif eğimlidirler, 403 no.lu parçada çok belirgin olmayan bu özelliği en iyi, 404 ve 405 no.lu parçalarda görmek mümkündür; kap biçimi ve keskin hatları ile Form 7 nin özelliklerini taşıyan bu çanaklar eğimli ve uca doğru incelen dudak profili ile Form 9 C veya Form 10 ait 598 Hayes 1972, 376 599 Williams 1989, no. 195-199. 600 Fırat 1999, 49, ayrıca yoğun olarak bulunduğu belirtilen taklitleri için: 50. 601 Giudice 1996, fig. 24, no. 6. 602 Mc Clellan, Rautman 1994, fig. 4, no.1. 603 Kenyon 1957, fig. 84, no. 21. 604 Rodziewicz 1976, Pl. 15, D11j-k. 605 Hayes 1972, 377, fig. 81, no.7/1. 131
çanakların etkisini taşımaktadırlar. 407 no.lu parça hepsine göre daha silik ve kütlesel kenar gövde profiline sahiptir ve eksik tarafındaki kulp veya tutamağın sadece bağlantı yeri korunmuştur. 9Jve 8J plankaresindeki 6. yüzyılın ikinci çeyreğinden 7. yüzyılın ortalarına kadar olan döneme ait malzeme veren çöp tabakasının uzantısında çıkan parça, diğer merkezlerdeki tarihleme ile aşağı yukarı uyumludur. Son örneğimizde kenar üst yüzeyinin diğerlerine göre daha yayvan ve hafif içe taşkın olduğu görülür. Keskin gövde profilini kaybetmiş olan bu parçanın cidarı da diğerlerine göre daha incedir. Astar özellikleri bu parçalarda da oldukça değişkendir, 403-404 ve 407 nolu parçalar ince, gevrek ve metalik astara sahipken, 405 no.lu parça kalın ve parlak astarlıdır. 408 nolu son kenar parçası ve kaide parçası ise ince ve mat astarlıdır. C.III.B.4 Form 4 (Hayes 9) Çanak: Kalınlaştırılmış ve hafif içe dönük kenarlı, dışa doğru meyilli veya içbükey kıvrımlı gövdeli, geniş ve yayvan dipli, alçak kaideli. Kaide çoğunlukla tabandan geniş bir oyukla ayrılır ve silik bir çıkıntı görünümündedir. Gövde üzerinde bir veya iki silik yiv sırası kesik hatlar oluşturur. Tabanda seyrek olarak baskı tekniğinde yapılmış süsleme vardır. Çoğu örneğin kenar dış yüzünde kazıma ile yapılmış kısa dalga motifi görülür. 606 Bu kaplar 6.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Form 2 nin yerini alarak standart çanak formu haline gelmiştir. Oldukça popüler olan bu form Kıbrıs taki merkezlerden (Salamis, Kalavasos- Kopetra, Paphos ve Kornos) 607 sonra Anemurium 608 ve Perge de 609 yine oldukça fazla çeşitlilikle temsil 606 Hayes 1972, 379. 607 Salamis için: Catling- Dikigoropoulos 1970, fig. 7, no. 1-2; Diederich 1978, fig. 1, SAL, 4079, 6605-6606, 6806; Diederich 1980, Pl. 24, no.292-295. Kalavasos- Kopetra için: Mc Cllelan, Rautman 1994, fig. 4, no.2-3, fig. 6, no.1; Paphos için: Giudice 1993, fig. 9, no.7-8; Giudice 1994, fig. 15, no. 1-3; Giudice 1996, fig. 25, no.3-132
edilirken, Limyra 610 ve Kyaneai 611, Yunanistan da Atina Agorası 612 ve Knossos ta 613 buluntu merkezleri arasındadır. Doğuda Antiokheia da 614 bulunan kapların örneklerine Filistin bölgesindeki kazılarda (Kudüs, Caesarea, Tiberias, Ramot Nof, Asqelon, Khirbet Handoma, Herodium, Khirbet al- Karak, Ramat Rahel) 615 ve Mısır da (İskenderiye, Abu Mena) 616 ve Libya da (Apollonia) 617 rastlanmıştır. Üç alt tipi tespit edilmiştir. A- Kenar hafif yumrulaştırılmış, kaide sığ bir çıkıntı şeklinde. B- Kenar daha yayvan, tepede hafif sivrileşmiş ve içe dönük. Dip geniş ve yayvan, altta uca doğru yapılan bir olukla kaide görünüşü kazandırılmış. C- Kenarın dış yüzüne çift yiv sırası yapılmış, kaide B tipi ile aynı. Bu kapların ilk evreleri hariç kronolojik verileri sağlanmıştır. Tip A Kudüs te 6.yüzyılın ikinci yarısına ait tabakalardan ele geçerken 618, Abu Mena da geç 6. yüzyıl malzemesi ile birlikte bulunmuştur. Ancak 7. yüzyıl tabakalarında kesin veriler ele geçmemiştir 619. Gurubun standart biçimlerini oluşturan B ve C tipleri ise 7.yüzyıl tabakalarında birlikte ele geçmektedir ve aşağı yukarı aynı zaman dilimi içerisinde üretilmiş olmalıdırlar. Antiokheia da 7. yüzyılın ilk yarısında görülmeyen kaplar 620, Khirbat al- Karak, Ramat Rahel, Caesarea ve benzeri doğu yerleşimlerinde 7, fig. 26, no. 1-4; Giudice 1999, fig, 4a, 4-5; Kornos için: Catling, Dikigoropoulos 1970, fig. 3, no. 2-3. Pl. XXX, no. 2-3. 608 Williams 1989, fig. 12-13, no. 166-176. 609 Fırat 1999, 610 Eisenmenger 2003, 194 611 Mader 1996, 92, Abb, 30, no.44, Abb. 31, no. 51, 55. 612 Hayes 1972, fig. 81, no. 9 613 Hayes 2001, 443, fig. 6, no. B5. 614 Waagé 1948, Pl. IX, no. 930u 615 Kudüs için: Hayes 1972, 375, no. 7 ve Hayes 1985, 65, no. 5; Caesarea için: Magness 1992, fig. 67, no. 17-18; Tiberias için: Stepansky 1999, 82, no.16.; Ramot Nof için: Ustinova, Nahshoni 1994, fig. 7. No. 8 9; Asquelon için ; Nahshoni 1999, 106, no. 3; Khirbet Handoma için: Sion 1997, 152, no. 4; Herodium için: 1981, 76. 616 İskenderiye, için: Rodziewicz 1976, 46, Pl. 12-13, D9a-h; Abu Mena için: Hayes 1972, 382. 617 Hayes 1972, 381, fig. 81, no. 5. 618 Hayes 1985, 194, fig. 65, no. 5. 619 Hayes 1972, 382. 620 Waagé 1948, 57-58. 133
6. yüzyıl sonları 7. yüzyıl başlarına tarihlenen tabakalarda ele geçmiştir 621. Kyrenaika dan (Libya) çıkan örnekler ise 642-43 lere tarihlenen Arap akınlarına denk gelmektedir. Ayrıca Kıbrıs tan gelen örneklerle formun üretimi 7. yüzyılın sonlarına kadar çıkarılmaktadır 622. Tarsus ta Sadece Cumhuriyet Alanı nda ele geçen bu bu form ait 8 kenar ve gövde profili veren parça bulunmuştur ve kaplardan 7 si kataloğa alınmıştır. Bu parçaların çoğu B sektöründe 8J, 9J ve 10J plankarelerinde ele geçmiştir. Dudak üzerinde dalga motifi bulunan iki parça (no. 409-410) 10J plankaresinde aynı seviyede bulunmuşlardır, ancak bu tabaka ne yazık ki inşaat hafriyatı evresinde tahrip edilmiş ve sonradan doldurulmuş olduğu için kapların çıktığı seviyeden modern atıklarla (naylon torba vb.) birlikte bulunmuşlardır. Bunun dışında 412-414 nolu parçalar 9J ve 8J plankarelerinde Geç Antik Çağ a ait çöp tabakasında 6. yüzyılın ikinci çeyreğinden 7.yüzyılın ilk yarısına kadar olan döneme tarihlenen malzeme ile birlikte bulunmuştur. Bunlar arasında Afrika Kırmızı Astarlılarından Form 12D, 15, 16C-22; Fokaia Kırmızı Astarlılarından Form 3F-G ve Form 7 ye ait yüzlerce parça mevcuttur. Elimizdeki kapların kil yapısı çoğu örnekte ince ve kalitelidir. Cidarları ince pişme kaliteleri iyi olan parçalarda astar iyice incelmiş ve kalitesiz hale gelmiştir. Bunlar arasında sadece 415 no. lu parça kalın ve parlak astara sahiptir bu parçanın diğerlerinden bir farkı da A sektöründe 4K plankaresinde Phokaia Form 3F ye ait örneklerle aynı tabakada çıkmış olmasıdır. Biçim olarak ta Phokaia kaplarına 621 Delougaz 1960, Pl. 32, no. 3, Pl.52, no. 32-38, Pl. 53, no. 2, Pl. 54, no. 4; Aharoni 1962 fig. 17, no. 5; Magness 1992, 150-151, fig. 67, no. 17-18; Birger 1981, 76; 622 Hayes 1972, 382; Giudice 1994, 255, Catling- Dikigoropoulos 1970, 54. 134
yakınlık gösteren bu örneğin dudağı üzerindeki astar daha pişirilmeden kaptan ayrılmıştır 623. Elimizdeki örnekler biçim olarak incelendiği zaman daha çok tip A ve B ye yakınlık göstermektedirler, benzerleri Anemurium 624, Xantos 625 ve İskenderiye de 626 bulunan parçaları 6. yüzyılın sonlarından 7. yüzyılın ilk yarısına kadar olan tarihe verilebiliriz. 623 olasılıkla fırına yerleştirme esnasında başka bir kaba yapışarak çıkan astarın olası geren yerde pürüzlü ve hasarlı bir görünüm oluşmuştur. 624 Williams 1989, fig. 12, no 166-167. 625 Hayes 1972, fig. 81, no. 1. 626 Rodziewicz 1976, Pl. 12, D9a, Pl. 13, D9d-f. 135
C.III.C DEĞERLENDİRME Tarsus taki Geç Roma Kırmızı Astarlıları arasındaki en küçük buluntu gurubunu oluşturan bu kaplardan sadece Gözlü Kule ve Cumhuriyet Alanı nda örnekler ele geçmiştir. Fazla bir form çeşitliliğine sahip olmayan bu guruptan Tarsus ta dört ana form ve alt tipleri belirlenmiştir. Bunlar Form 1-4 (Hayes 1, 2, 7, 9) olarak isimlendirilmişlerdir. 45 40 35 30 25 20 15 10 5 0 F1 F2 F3 (7) F4 (9) Kaide F? Gövde F? Toplam Adet 7 10 7 8 5 4 41 Grafik 9: Cumhuriyet Alanı nda bulunan Kıbrıs Kırmızı Astarlılarının formlara göre dağılımı. Cumhuriyet Alanı ndaki en erken parçalar aynı zamanda Tarsus taki en erken örnekleri oluşturmaktadır. Bunlar 5. yüzyıl başlarına tarihlenen Form 1 in örnekleridir. 5. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Form 2 ye ait öncü tipler görülmeye başlar ve bu formun ardılları 6. yüzyılın ortalarına kadar devam eder aynı dönemde Form 3 ün (Hayes 7 nin) geniş çanak tipleri de belirir. Bunlar da 6. yüzyılın sonlarına kadar Form 4 (Hayes 9) ile birlikte ithal edilir. 7. yüzyıla gelindiğinde ise 136
sadece form 4 e ait birkaç örnek mevcuttur. Sadece Hayes Form 2 ye ait örneklerin tespit edildiği Gözlü Kule de ise kapların varlığı çok daha siliktir 627. Kıbrıs Kırmızı Astarlılarının pek standandart oluşturmayan genel tariflerine uyumlu olan parçalar. Oldukça az olan sayılarına rağmen özellikle geç döneme ait (Form 3 ve 7) parçaların astar yapılarının farklılık gösterdiği görülmüştür. 627 Gözlü Kule örnekleri tek bir forma ait 4 parçadan oluştuğu için ayrıca grafikte gösterilmemiştir. 137
DİĞERLERİ Yukarıda adı geçen gurupların yanı sıra çok az sayıda ve belli bir guruba yerleştirilemeyen, dolayısıyla üretim merkezleri tespit edilemeyen bazı parçalar mevcuttur. Bunlar ilk bakışta Afrika, Phokaia ve Kıbrıs atölyelerinin, özellikle 6. yüzyıl sonrası tiplerinin varyasyonları gibi gözükmektedir. Ancak incelendikleri zaman, onlardan bazı biçimsel farklılıkları olmasının yanı sıra, kil ve astar özelliklerindeki değişiklikler de fark edilir. Bunların ilki tek örnekle temsil edilmektedir (no. 417), kenar ve gövde profili veren parça dışta kalınlaştırılmış dudak ve çanak biçimli gövdesi ile Phokaia kaplarından Form 3C/F arası görünüşe sahiptir. Ancak gerek kabın içine yapılmış üçgen biçimli rulet süsü gerekse kil yapısı ile değişik bir üretim merkezini işaret eder. 418 ve 419 no.lu parçalar ise kalınlaştırılmış kenar biçimleri ile Kıbrıs kaplarından Form 4 e yakınlık göstermektedir. Ancak bunlarında kil yapıları Kıbrıs Kaplarında görülenden çok farklıdır. Benzerlerinden 5 kadar örneği olan parçalar 8J plan karesinde 6. yüzyılın ikinci çeyreğinden 7.yüzyılın ortalarına kadar tarihlenen çöp tabakasında ele geçmiştir. 420 no.lu parçamız ise yine Phokaia kaplarından Form 10A ya yakınlık göstermektedir. Ancak tam profil veren bu kabın kaidesi Phokaia Kırmızı astarlılarına göre kalın ve yüksekçe bir biçime sahiptir. Kabın sadece içine ve dudak ucuna uygulanan koyu kızıl renkteki astar, kalın ve yarı parlaktır. Astarın dokusu ve uygulanışı, Afrika Kırmızı Astarlıları ndan Hayes Form 104 ve 105 e ait örneklere yakınlık göstermektedirler. Astar rengi ile aynı olan kil ise, son derece ince, yoğun 138
ve temiz yapısıyla her iki bölgenin mallarından da farklıdır. Bu kap 418 ve 419 no.lu örneklerle aynı tabakada, parçalar halinde bulunarak bir araya getirilmiştir. Gurubun son iki örneği Afrika kırmızı Astarlılarından Form 17C nin taklitlerinden oluşmaktadır. Biçim olarak bir birlerine yakınlık gösteren bu kapların kil ve astar özellikleri iki guruba ayrılmaktadır. İlk guruptakiler turuncuya yakın açık kiremit rengi tonlarında astarlı ve açık deve tüyü tonlarında killidir. İkinci guruptakiler ise koyu kızıl tonlarında, ince ve mat astarlıyken, kil koyu deve tüyü tonlarında son derece kalitesiz ve kabadır. 139
D KATALOG 140
AFRİKA KIRMIZI ASTARLILARI FORM 1 1-Env. No.:T.99.AT.7K.48. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın ve parlak. K.: F9, az kireç, normal mika ve yoğun kum katkılı, iri tanecikli, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 6.7, Y.:3.2, Ç.:14. Krş.: Hayes 1972, fig. 6 form16, no.16. 2-Env.No.: T.03.BD.10J.ün.3.02. Kenar Gövde geçişine ait parça. A.: F10, kalın ve parlak. K.: F10, çok az kireç, normal mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve kat kat bir dokusu var. G.: 5.2, Y.: 2.2, Ç.: 15. Krş.: 3- Env.No.:T.97.BL.6L.118. Kenar, gövde geçişine ait parça. A.: F11, kalın ve parlak. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı. İnce tanecikli gevrek ve sıkı dokulu. G.: 4.2, Y.: 2.3, Ç.: 18. Krş.: FORM 2 4-Env.No.:T.98.BG.4K2.17. Kenar ve gövde profili veren parça, dudak ucunda silik bir yiv var. A.: G11, ince ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte, gevrek ve gevşek dokulu. G.: 9.6, Y.: 3.4, Ç.: 36. Krş.: Hayes 1972, fig. 9, F32, no1. 141
5-Env.No.: T.03.AL.10J.ün.3.01. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, orta kalınlıkta, parlak ve gevrek. K.:E9, az kireç ve mika, yoğun kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte, gevrek ve gevşek dokulu. G.: 7.9, Y.: 3.7, Ç.: 26. Krş: FORM 3 6-Env.No.:T.00.AR.10J.05. Kenar gövde profili veren parça, kenarın üst yüzeyinde rulet sırası, ucunda üstte ve altta birer yiv sırası mevcut. A.:E12/H11 arası dalgalı. Kalın, homojen ve parlak. K.: H10, az kireç ve mika katkılı. İnce sert ve sıkı dokulu. G.: 8.7, Y.: 1, Ç.: 20. Krş.:Hayes1973, fig.4,no 41. 7-Env.No.:T.97.AT.5L4.11. Kenar ve gövde profili veren parça, kenarda uçta, tek sıra yiv mevcut. A.: F11, kalın ve parlak. K.: F10, kireç mika ve çok az kum katkılı. İnce, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6.4, Y.: 2.1, Ç.: 19. Krş.: FORM 4 8-Env. No.: T.03.SÇ. Kenar ve gövde profili veriyor. A.: F11, orta kalınlıkta, yarı parlak ve homojen. K.: F11, çok az kireç, mika ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 6.4, Y.:3.9, Ç.: 30. Krş.: Slane 1990,fig. 9, no 11. 9-- Env. No.: T.98.5L1. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: F11, ince ve mat. K.: F10, çok az kireç, mika ve kum katkılı. İnce, sert ve sıkı dokulu. G.: 2.5, Y.:3.9, Ç.: 33. Krş.: Kenyon 1957, fig. 84, no 2; Oleson 1994, fig. 38, RG.133. 142
10- Env. No.: T.97.BL.06L.146. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: F11, ince ve mat. K.: F11, çok az kireç, mika ve kum katkılı. İnce sert ve sıkı dokulu. G.: 1.8, Y.: 2.5, Ç.: 31. Krş.: Oleson 1994, fig. 38, RG.134. 11- Env. No.: T.98.CL.4L2.06. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: İçte G11, ince ve mat. Dışta F11/12 arası çok ince ve dalgalı. K.: F11, kireç ve az mika katkılı. İnce, sert ve çok küçük gözenekli bir yapısı var. G.: 9.9,Y.: 4.1, Ç.: 29. Krş.:Waagé 1948, pl. 9, 836u. 12- Env. No.: T.98.BL.4K1.53. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G11, ince ve mat. K.: F11, çok az ve ince kireç, mika ve kum katkılı. Tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 13.3, Y.: 6, Ç.: 32. Krş.: Oleson 1994, fig. 37, RG.127; Robinson 1956, Pl. 64, K1. 13- Env. No.: T.98.BN.4K1.17(bothros). Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9/G10 arası dalgalı, ince ve mat. K.: F10, çok az kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 8.5, Y.:5.9, Ç.: 31. Krş.: Oleson 1994, fig. 38, RG.130; Robinson 1956, Pl. 64, K2 14- Env. No.: T.98.BK.4K2.17. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G11, ince ve mat. K.: F11, yoğun ve çok ince kireç, az mika katkılı. İnce, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7.2, Y.: 3.7, Ç.: 31. Krş.: Jones 1950, fig. 207, no. 812. 143
FORM 5 15-Env.No.:T.98.BI.4K.77. Kenar ve gövde profili veren parça, kenar ucunda tek yiv sırası mevcut. A.: F12, kalın ve yarı parlak. K.: G11/H9 arası dalgalı, kireç, mika ve az kum katkılı. İnce belirgin tanecikli, orta sertlikte ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 4.7, Y.: 2.8, Ç.: 26. Krş.: Hayes 1972, fig14, F 58, no. 3 16-Env.No.:T.01.DG.4J2.01. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, kalın, dışta yarı parlak, içte parlak. K.: G9, çok az kireç katkılı, ince, sert, kat kat ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7.2, Y.: 4.2, Ç. :34. Krş.: Hayes 1972, fig14, F 58, no. 6. 17-Env.No.:T.02.AM.4I.20. Kenar ve gövde profili veren parça, kenar ucunda iki derin yiv sırası mevcut. A.: İçte altta F12, üstte ve dışta F11/12 arası dalgalı, ince ve yarı parlak. K.: F11, az kireç ve mika katkılı. İnce tanecikli, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5.4, Y.: 2.1 Ç.: 22. Krş.: Hayes 1972, fig. 14, F 58, no.1 18-T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça, kenar ucunda ince bir sıra yiv var. A.: G10, ince ve yarı parlak. K.: F9, kireç, mika ve kum katkılı. Tanecikleri belirgin, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 8, Y.: 4, Ç.: 32. Krş.: Hayes 1972, fig. 14, F 58, no.11 19-Env.No.:T.94.I.BB.9. kenar ve gövde profili veren parça. A:G11, ince ve mat. Yz.: Çentikler ve aşınmalar var. K:G9, kireç ve kum katkılı. Tanecikleri belirgin, gevrek ve kat kat dokulu. G.: 9.5, Y.: 4, Ç.: 24. Krş.: 144
FORM 6 20-Env.No.:T.96.BT.7L.12. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G11/10 arası dalgalı, ince ve yarı parlak. K.: F10, kireç, çok az mika ve kum katkılı. İnce orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 2.3, Y.: 1.6, Ç.: - Krş.: 21-Env.No.:T.98.BG.4K2.28. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G11, ince ve yarı parlak K.:G10, çok az kireç ve mika katkılı, ince, sert ve çok ince gözenekli bir dokuya sahip. G.: 2.4, Y.: 1.3, Ç.: 24. Krş.:Hayes 1973b, fig. 4, no. 51. FORM 8 22- Env. No.: T.98.CM.4L2.08. Kenar ve gövde profili veren parça. A: F10/11 arası kalın ve parlak. K: F10 az ve küçük taneli kireç mika ve kum katkılı. İnce sert ve çok ince katmanlı bir dokusu var. G: 6.5, Y: 3.6, Ç: 32. Krş.: 23- Env. No.: T.00.AU.11J.24. Kenar ve gövde profili veren parça. A: F10/11 arası dalgalı ince içte mat, dışta yarı parlak. K: F10, çekirdeği G10, kireç, mika ve kum katkılı. Tanecikli, orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G: 5.2,Y: 3.5, Ç:30. Krş.: Waagé 1948, pl. 8, no. 831; Jones 1950, fig. 208 A. 24- Env. No.: T.98. 5L2. (İki parça) Kenar ve gövde profili veren parça. A: F11 kalın yarı parlak. K: F10, çok az kireç mika ve kum katkılı. İnce, orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. Kırığı katmanlı. G: 6.2, Y: 3.4, Ç: 26. Krş.: 145
25- Env. No.: T.98.4L1. Kenar ve gövde profili veren parça. A: içte F11, dışta E11/H10 arası dalgalı. İnce ve yarı parlak K:F10, kireç, mika ve kum katkılı ince, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5.1, Y.:2.8, Ç.: 28. Krş.: 26- Env. No.: T.98.4L2. Kenar ve gövde profili veren parça. A: F11, ince, gevrek ve yarı parlak. K: F10, çok az kireç mika ve kum katkılı. Tanecikli, gevrek ve gevşek dokulu. G.: 5.4, Y.: 2.5, Ç.: 28. Krş.:Waagé 1948, Pl.VIII, 831 m. 27- Env. No.: T.01.DM.4J2.I.m Kenar ve gövde başlangıcı. A: F11, kalın parlak ve gevrek K: F11, az kireç mika ve kum katkılı, ince, orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. Kırığı kat kat. G.: 6.1, Y.: 2.6, Ç.: 28. Krş.:Meyers 1978, fig. 14, no. 19. 28-Env.No.:T.03.SÇ. Kaide gövde profili veren parça. A: F11, sadece içte, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K:F10, çok az kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 4.3, Y.: 1.3, Ç.: 24. Krş.: FORM 9 29- Env. No.: T.01.DL.4J2. I.m. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın, ve parlak. K.: F10, az ve ince kireç ve mika katkılı, ince, sert, ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 4, Y.: 1.3, Ç.: 28. Krş.: 146
30-Env.No.:T.01.DJ.4J1.G. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, orta kalınlıkta, yarı parlak, K.: F10, az ve çok ince kireç, mika ve kum katkılı, ince, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.:1.8, Y.: 1, Ç.:?. Krş.: 31-Env.No.:T.01.DC.4J2.G. Kenar profili veren parça. A.: F10, ince ve parlak. K.: F9, az kireç, mika ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 4.7, Y.: 1, Ç.: 31. Krş.: 32-Env. No.: T.01.CH.5K.06. (IV. Böl.). Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, orta kalınlıkta, yarı parlak. K.: F11, az kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 2.8, Y.: 1, Ç.:?. Krş.: 33-Env. No.: T.98.BO.4K1.53. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince ve yarı parlak K.: F11, kireç, mika ve az kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 4.5, Y.: 1, Ç.: 3. Krş.: 34-Env. No.: T.01.CH.5K(IV. Böl) 03. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: İçte F10, dudak ucunda F12, ince ve parlak. K.: F9, kireç, mika ve kum katkılı, ince, gevrek, ve çok küçük gözenekli bir yapısı var. G.: 4, Y.: 1.4, Ç.: 30. Krş.: 35-Env. No.: T.00.AU.6L.67. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, ince ve mat. K.: F9, kireç, az mika ve kum katkılı, ince, sert ve çok küçük gözenekli bir yapısı var. G.: 7.9, Y.: 2.1, Ç.: 39. Krş.: 147
36-Env. No.: T.01.CG.4J2.01. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudak kancalaştırılmış, üstte bir set oluşturulmuş. A: F10, ince ve yarı parlak. K: F10, az ve ince kireç, mika ve kum katkılı, ince, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 7.4, Y.: 2.1, Ç.: 38. Krş.:Waagé 1933, Pl. IX, no. 158. 37-Env. No.: T.96.BR.9H.05. Kenar ve gövde profili veren parça. A.:G11, kalın ve parlak. K.:F9, çok az kireç ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.5, Y.: 3.9, Ç.: 36. Krş.: Hayes1972, fig. 19, F67/9 38-Env.No.: T.98.BF.4K1.41. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F10, çok ince kireç, mika ve kum katkılı, ince, sert ve çok küçük gözenekli. G.: 7.4, Y.: 2.2, Ç.: 28. Krş.: Hayes 1985, fig. 61, no. 13. 39-Env.No.: T.01.DM.4J2.I.m. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F11, çok ince kireç ve mika katkılı, ince, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6, Y.: 2.1, Ç.: 38. Krş.: Hayes 1978, fig. 1, III/1. 40-Env. No.: T.01.CF.4J2.02. Kenar ve gövde geçişi. A.: F11, orta kalınlıkta ve mat. K.: F10, kireç, mika ve az kum katkılı, ince,sert ve çok küçük gözenekli bir yapısı var. G.: 10.6, Y.: 2, Ç.: 33. Krş.: 41-Env. No.: T.98.CJ.4L1.II. m.. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G10, ince ve yarı parlak. K.: F9, kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince, sert ve çok küçük bir dokusu var. G.: 12.2, Y.: 2.3, Ç.: 35. Krş.: Waagé 1948, Pl. IX, no. 869p. 148
42-Env. No.:T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın ve parlak. K.: F10, çok ince, mika ve az kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.1, Y.: 1.6, Ç.: 30. Krş.: 43-Env. No.: T.96.AS.10G.21. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F10, az kireç, mika ve kum katkılı, ince orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 6.3, Y.: 1.3, Ç.: 26. Krş.: 44-Env. No.: T.98.BO.4K1.50. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın ve parlak. K.: F10, kireç ve mika katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 14.1, Y.: 6.3, Ç.: 34. Krş.: 45-Env. No.: T.98.BK.4K2.18. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın ve yarı parlak. K.:F9, kireç ve kum katkılı, ince, sert kat kat ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.6, Y.: 2.3, Ç.: 30. Krş.: Waagé 1933, Pl. IX, no. 177. 46-Env. No.: T.98.4L1. Kenar gövde başlangıcı. A.: F10, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F10, az kireç, mika ve kum katkılı, ince sert ve kat kat bir dokuya sahip G.: 6.8, Y.: 2.1, Ç.: 30. Krş.: Waagé 1933, Pl. IX, no. 176. 47-Env. No.: T.98.4L2. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın ve parlak, K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, Tanecikleri belirgin, gevrek ve sıkı dokulu. G.: 3, Y.: 1.6, Ç.:?. Krş.: 149
48-Env. No.: T.98.CG.4K1.14. İki parça. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11/G10 arası, orta kalınlıkta ve parlak K.: F10, kireç, mika ve az kum katkılı, tanecikleri belirgin, sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 14.1, Y.: 2.3, Ç.: 40. Krş.: 49-Env. No.: T.01.CZ.4J2.K. Kenar profili veren parça. A.: F11, çok ince ve mat. K.: F10, kireç, mika ve çok az kum katkılı, tanecikleri belirgin, sert ve sıkı dokulu. G.: 6.9, Y.: 1.9, Ç.: 37. Krş.: Magness 1999, fig. 3 50-Env. No.: T.03.BD.10J.ün-01. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K: F10, kireç, az mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gözenekli. G.: 4.9, Y.: 2.3, Ç.: 38. Krş.: Waagé 1933, Pl. IX, no. 175. 51-Env. No.: T.98.BL.5K.25. Kenar ve gövde profili veren parça. A.:G11 kalın ve parlak K.: F11 kireç katkılı, mika ve az kum katkılı, tanecikleri belirgin, tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 6.2, Y.: 2.9, Ç.: 29, Krş.: Jones 1950 fig. 207/B, Waagé 1948, pl. IX, 871p. 52-Env. No.: T.01.AL.5L.V.m. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, orta kalınlıkta ve yarı parlak K.: F9, çok ince kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte, gevrek ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5.9, Y.: 2.7, Ç.: 30. Krş.: 150
53-Env. No.: T.98.CK.4L2.08. Kenar ve gövde profili veren parça. A.:F11,orta kalınlıkta, yarı parlak ve gevrek. K.: F11, kireç mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gözenekli. G.:7.7, Y.:3.2, Ç.:34. 54-Env. No.: T.96.BN.7L.1. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, ince ve yarı parlak. K.: F9, çok az kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, sert ve çok küçük gözenekli bir yapısı var. G.: 5.3, Y.: 1.3, Ç.: 36. Krş.:Johnson 1981, PL.33, no. 216. 55-Env. No.: T.98.CJ.4L2.06. Kenar ve gövde profili veren parça. Kenar uçta diğerlerine göre daha ince şekillendirilmiş. A.: G11, ince ve mat. K.: E9, kireç ve mika katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli. G.:7.6, Y.: 3.4, Ç.: 30. Krş.: Waagé 1948, Pl. IX, 870a 56-Env. No.: T.02.BK.4I.Ün-35. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G11, ince, mat ve homojen. K.: F10, az kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sert ve gözenekli. G.: 7.6, Y.: 1.5, Ç.: 36. Krş.: 57-Env. No.: T.98.BF.4K2.36. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, orta kalınlıkta ve mat. K.: F9, kireç, mika ve iri kum (beyaz ve siyah) katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte, gözenekli. G.: 3.9, Y.: 1.9, Ç.: 30. Krş.:du Plat Taylor, Megaw 1981, fig. 55, no. 406. 151
58-Env. No.: T.98.BT.4K2.35. Kenar ve gövde profili veren parça. A.:G9, ince ve mat. K.:F9, kireç ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.:6.2, Y.:2.2, Ç..: 26, Krş.:Waagé 1948, PL. IX, 870k. 59-Env. No.:T.01.DA.4J1.K Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, çok ince ve mat. K.: F9, kireç, mika ve yoğun kum katkılı, kalın, gevrek ve gözenekli bir yapısı var. G.: 7.8, Y.: 2.3, Ç.: 25. Krş.: Hayes 1985, fig. 61, no.9; Rodziewicz 1976, pl. 2, B6a; Waagé1948, Pl. IX, 871a. 60-Env. No.: T.98.4L2. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: İçte F10 kalın, dudak ucunda F11 daha kalınca, yarı parlak. K.: E9, kireç, mika ve kum katkılı, kalın, kaba, sert ve sıkı dokulu. G.: 3.2 Y.: 1.4, Ç.:?. Krş.:Williams 1989, fig. 18, no. 226. 61-Env. No.: T.94.CJ.14. Gen Al. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, çok ince ve yarı parlak. K.: E8/D10 arası dalgalı, kireç, mika ve kum (seramik?) katkılı. Kalın, kaba, ve gevşek dokulu (süngerimsi). G.: 7.5, Y.: 2.3, Ç.: 25. Krş.: Hayes 1985, fig. 61, no. 8; Johnson 1981, Pl, 33, no. 215. 62-Env. No.: T.98.AU.4L1.028. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: İçte F10, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı. Kalın, kaba, orta sertlikte ve küçük gözenekli bir yapısı var. G.: 12.1, Y.: 4.9, Ç.: 36. Krş.: Waagé 1948, Pl. IX, 869p 152
63-Env. No.: T.98.4L2. Kenar, gövde geçişi. A.: G11, orta kalınlıkta, yarı parlak, dudak altına kadar uygulanmış. K.: G11, kireç, mika, kum (beyaz ve siyah) katkılı. Tanecikleri belirgin, gevrek ve sıkı dokulu. G.: 4.4, Y.: 1.8, Ç.:?. Krş.: SÜSLEMELİ PARÇALAR 64-Env. No.:T.98.CH.4K2.13. Kaide ve gövde geçişine ait parça. Kısmen yanmış, tondoda, üç yiv sırası içerisinde alternatif olarak hurma dalları ve dış hatları dalgalı üçlü konsantrik daire motifi sıralanmış. A.: F11, ince ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikli, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.:11.3, Y.: 1.6, Ç.: 10. Krş.: Hurma dalı; Hayes 1972,fig. 38, no. 3g, daireler; Hayes 1972, fig. 40, 35 Tarih: 4. yüzyılın ikinci yarısı, 5.yüzyılın başları. Form 67, 62 ile birlikte kullanılmış, Hayes Form 67 ye ait. 65-Env. No.: T.01.BE.5L.VII.m. Tondo parçası. İki dar yiv sırası içerisinde hurma dalları ve 4lü konsantrik daireler alternatif olarak sıralanmış. A.: F10/11, arası orta kalınlıkta ve parlak. K.: F9, kireç, kum ve az mika katkılı. İnce taneli orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokuya sahip. G.: 6.7, Y.: 0.5, Ç.: - Krş.: Hurma dalı; Hayes 1972, fig 38, no.4 varyasyonu. Daireler; Hayes 1972, fig 40, no 27h. Tarih: 4. yüzyılın ikinci yarısı- 5. yüzyıl başları. Hayes Form 61 ve 67 ile birlikte kullanılmış. 66-Env. No.: T.98.BT.4K1.34. Kaide ve gövde geçişine ait parça, tondoda, iki dar yiv sırası içerisinde hurma dalları ve dış sırası noktalı ikili konsantrik daireler alternatif olarak sıralanmış. A.: F11, kalın, parlak ve sadece içte. K.: F11, kireç, ince mika ve kum katlı, kalın taneli, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 7, Y.: 0.7, Ç.: 13. 153
Krş: Hurma dalı; benzeri bulunamadı, Daireler; Hayes 1972, fig. 40, no 31. Tarih: 4.yüzyıl sonu, 5. yüzyıl başı. Olasılıkla Hayes Form 67 ye ait. 67-Env. No.: T.98.AL.4L2.19. Kaide ve gövde geçişine ait parça, tondoda, iki dar bir geniş yiv sırası içerisinde hurma dalları ve 4 lü konsantrik daireler alternatif olarak sıralanmış. A.: F10/11 arası orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F10, kireç, çok az mika ve iri kum katkılı, tanecikli, gevrek ve ince gözenekli bir dokusu var. G.: 7.7, Y.: 2.2, Ç: -. Krş.: Hurma dalı: Hayes 1972, fig38, no 2d. Daireler; Hayes 1972, fig. 40, no. 27. Tarih: 4. yüzyılı kinci yarısı ve sonları. Form 60, 61, 62 ve 67 ile birlikte kullanılmış. Olasılıkla Hayes Form 67 ye ait. 68-Env: No.:T.99.AU.6L1.40. Kaide ve gövde geçişine ait parça. tondoda, üç dar iki geniş yiv sırası içerisinde alternatif olarak sıralanmış, hurma dalları ve altılı konsantrik daire motifi. A.: F11, ince ve mat. K.: F11, az ve ince kireç, mika ve kalın taneli, orta sertlikte ve gevşek dokulu G.: 4.6 Y.: 0.6, Ç.:15. Krş.: Hurma dalı; Hayes 1972, fig. 38, 2/d., daire; Hayes 1972 fig. 40, 29/l stil A(ii). Tarih: 4. yüzyılın ikinci yarısı ve sonu. Hayes Form 67 ye ait. 69-Env. No.: T.98.BA.5L2.17. Çok küçük tondo parçası, arkası parçalanmış, içte tek yiv sırası içerisinde stilize dört yapraklı yonca. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F9, kireç, mika ve kum katkılı, ince orta sertlikte ve küçük gözenekli bir dokusu var G.: 2.9, Y.:-, Ç.:-. Krş.:- Tarih: olasılıkla 4. yüzyıl sonu 5.yüzyıl başları. Form,- 154
70-Env. No.: T.00.AV.6L.26. Tondo parçası iki dar bir geniş yiv sırası içerisinde içi çift taraflı taralı kare sırası mevcut. A.: F9, ince ve mat. K.: F8, kireç, az mika ve kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6.7, Y.:-, Ç.:-. Krş.: Hayes 1972, fig., 42, no. 69c. Tarih:5. yüzyılın ilk yarısı. Hayes Form 61, 64 ve 67 ile birlikte kullanılmış. 71-Env. No.: T.03.SÇ. Kaide gövde profili veren parça. Tondoda çift sıra yiv içerisinde içi taralı kare motifi mevcut. A.: F11, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F11, az kireç, kum ve mika katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve küçük gözenekli bir dokuya sahip. G.: 8.1, Y.: 6.8, Ç.:11, Krş.: Kare motifi; Hayes 1972, fig., 42, no. 69d. Tarih, 5. yüzyılın ilk yarısı. Hayes Form 67 ye ait. 72-Env. No.: T.98.CG.4L1.10. Kaide ve gövde geçişine ait parça, tondoda, iki dar bir geniş yiv sırası içerisinde içi çift taraflı taralı ve noktalı dikdörtgen ve dörtlü konsantrik daireler alternatif olarak sıralanmış. İçte iki geniş yiv sırası içerisinde sadece uç yaprakları korunmuş hurma dalları ile yine dörtlü konsantrik daireler alternatif olarak sıralanmış. Burada daireler ve yapraklar bir biri ile çakışmakta. A.: F11, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 9.1, Y.: 1.5, Ç.: 17. Krş.: Dikdörtgen; Hayes 1972, fig. 42, no. 71h; Daireler; Hayes 1972, fig.40, no.27; Hurma dalı; Hayes 1972, fig38, no.3f ve g. Tarih: 4. yüzyılın ikinci yarısı 5.yüzyılın başları. Hayes Form 67 ile birlikte kullanılmış. 155
73-Env. No.: T.98.CN.4L2.07. Tondo parçası, üzerinde, içi çift taraflı taralı dikdörtgenler ve hurma dalları alternatif olarak sıralanmış. Dikdörtgenle hurma dalı kesişmekte. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F9, az ve küçük kireç, mika ve kum katkılı, ince taneli, orta serlikte, ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 4.8, Y.:-, Ç.:-. Krş.: Hurma dalı; Hayes 1972, fig 38, no. 4 varyasyonu. Dikdörtgen; Hayes 1972, fig. 42, no.71. Tarih: 4. yüzyıl sonu 5.yüzyıl başı. Hayes Form 61 ve 67 ile birlikte kullanılmış. 74-Env. No.: yüzey 27. Tondo parçası, üzerinde, İki ince iki geniş yiv sırası içerisinde alternatif olarak sıralanmış düz ve kıvrık hurma dalı motifi. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F9, az kireç, mika ve kum katkılı, ince sert ve sıkı dokulu., G.: 3.5, Y.:-. Krş.: Hurma dalı; Hayes 1972, fig.38, no. 2d veya 4i, Kıvrık hurma dalı; Hayes 1972, fig.42. no 73 l Tarih: olasılıkla 4.yüzyılın son çeyreği. Hayes Form 67 ye ait. 75-Env. No.:T.98.CN.4L2.12. Kaide ve gövde geçişine ait parça, tondoda üç dar, iki geniş yiv sırası içerisinde alternatif olarak sıralanmış düz ve kıvrık hurma dalı motifi. A.: F11, ince ve yarı parlak. K.: F11, yoğun kireç, çok az mika ve kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5.1 Y.: 1.2 Ç.: 14. Krş.: Hurma dalı; Hayes 1972 fig.38, no. 2d, Kıvrık hurma dalı; Hayes 1972, fig.42. no. 73k. Tarih: 4. yüzyıl sonları. Hayes Form 67 ye ait. 76-Env. No.:T.98.CL.4L2.09. Tondo parçası, üzerinde, İki sıra yiv içerisinde alternatif hurma dalları ve yaprakları noktalı rozet sırası. A.: F10/11 arası dalgalı, 156
ince ve yarı parlak. K.: G9, az kireç katkılı, yapısı ince sert ve sıkı. G.: 5.7, Y.:3, Ç.:-, Krş.: Hurma dalı; Hayes 1972, fig. 38, no.5 l. Rozet; Hayes 1972, fig. 41, no. 52 m varyasyonu. Tarih: 4. yüzyılın son çeyreği 5. yüzyılın ilk çeyreği. Hayes Form 67 ye ait. 77-Env. No.: T.CN.4L1.04.IV.m Tondo parçası, üzerinde iki dar bir geniş yiv sırası içerisinde hurma dalı ve üç yapraklı yonca motifi alternatif olarak sıralanmış. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 4.6, Y.: 1, Ç.:-. Krş.: Hurma dalı; Hayes 1972, fig. 38, no.4. Yonca; Hayes 1972, fig. 43, no. 78 a. Tarih: 4. yüzyılın son çeyreği. Hayes Form 67 ye ait. FORM 10 78-Env. No.: T.98.AS.5L1.05. Kenar ve gövde geçişine ait parça. A.: F11, ince ve yarı parlak. K.: F11, çok az ve ince kireç ve mika katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.4, Y.:2.8, Ç.:16. Krş.:Hayes 1985, fig. 61, no. 1 79-Env. No.:T.01.AL.5.m.02. Kenar parçası. A.: F10, ince ve mat. K.: F10, kireç, kum ve mika katkılı. Tanecikli, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var, kırığı kat kat. G.: 13.9, Y.:2.2, Ç.:19. Krş.: Ustinova, Nahshoni 1994, no. 1 157
80-Env. No.:T.01.AL.5.m.01. Kenar gövde geçişine ait parça. A.:F10, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, kum ve mika katkılı. Tanecikleri belirgin, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var, kırığı kat kat. G:11.6, Y:3.8, Ç:19. Krş.: 81-Env. No.: T.02.AI.5L.3.m.01. Kenar ve gövde profili veren parça. Kenarın tepesi kısmen çentiklenmiş. A.:F9, ince, mat ve gevrek. K.: F9, kireç, mika ve kum katkılı. İnce ama tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 12.6, Y.: 3.2, Ç.: 17. Krş.: 82-Env. No.: T.98.4L2. Kenar parçası. A.: F11, ince ve yarı parlak. K.: F11, çok az ve ince kireç mika v e kum katkılı. İnce tanecikli, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6.4, Y.: 1.2, Ç.: 18. Krş.: 83-Env. No.:T.01.CM. 4J2.G.Kenar parçası. A.: F11, çok ince ve yarı parlak. K.: çok az ve ince kireç mika ve kum katkılı. İnce tanecikli, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var G.: 3.8, Y.: 1.3, Ç.: 18. Krş.: FORM 11 84-Env. No.:T.96.BH.7L.10. Kenar ve gövde başlangıcına ait parça. A.: F10, ince parlak/yarı parlak. K.: F11, kireç, mika ve az kum katkılı. Tanecikli ve kristalimsi bir dokusu var. G.: 5.6, Y.:, Ç.:. Krş.:Hayes 1992, fig. 154,no.14/1-2 158
85-Env. No.:T.01.CJ.5K.01. (1.Böl). Kenar ve gövde profili veren parça. A.:F11, ince ve yarı parlak. K.: F11, No 1 ile aynı. G: 4.9, Y.:, Ç.:. Krş.: Hayes 1992, fig. 154, no 14 FORM 12 86-Env. No.:T.98.CK.4K1.14.1.m. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, kalın ve parlak. K.: F10, kireç mika ve kum katkılı, ince taneli, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 9.2, Y.: 3.6, Ç.: 19. Krş.: Hayes 1972,fig. 26, no. 2; Hayes 1976a, fig. 10, no. 8; Kenyon 1957, fig. 84, no. 6 87-Env. No.:T.98.BG.4K2.14. Kenar ve gövde geçişine ait, iki parça halinde yapıştırılmış. A.: F10, ince ve yarı parlak bazı bölümleri yanmış. K.: F10, kireç mika ve çok az kum katkılı. Tanecikleri belirgin, orta sertlikte sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 12.4, Y.: 2.6, Ç.: 22. Krş.: Hayes 1985, fig. 62, no. 2 ; Hayes 1992, fig. 33, no. 14/4 ; Waagé 1948, PL. X, 883k; Nahshoni 1999, fig. 104, no. 5. 88-Env. No.:T.98.BI.4K1.65. Kenar ve gövde geçişine ait parça. A.: F11, çıkıntının uç kısmı F12, ince ve yarı parlak. K.: F11, çok ince kireç mika ve ve daha kalın tanecikli (siyah) kum katkılı. İnce sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 7, Y.: 2.9, Ç.: 20. Krş.: Hayes 1985, fig. 62, no. 3; Mackensen 1999, Abb2, no 23; Gassner 1997, gf.49, no 595. 159
89-Env. No.: T.98.BE.4K2.07. Kenar ve gövde geçişine ait parça. A.: F11, kalın ve parlak. K.: F 10, çok az ve ince kireç mika ve kum katkılı, çok ince orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 7.6, Y.: 3, Ç.:?. Krş.:Hayes 1976a, fig. 3, no. 15; Hayes 1985, fig. 62, no. 4Riley 1989, fig. 1, no. 4; Waagér 1948, PL. X 883 m. 90-Env. No.:T.01.CH.4J2. Kenar ve gövde geçişine ait parça, çıkıntısı kırık yapıştırılmış A.: F10, kalın ve parlak. K.: F10, kireç mika ve kum katkılı.tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 4.9, Y.: 1.8, Ç.: 20. Krş.: Hayes 1976a, fig. 3, no. 40,fig. 8, no. 10; Johnson 1981, Pl. 35, no.227; Kenrick1981, fig. 243 IX/54 ; Meyers 1978, fig. 14, no. 13. 91-Env. No.:T.03.AM.9J.ün 2. Kenar gövde geçişine ait parça. A.: F10, kalın ve parlak. K.: F10, kireç mika ve kum katkılı. İnce ama tanecikli, sert ve küçük çizgisel gözenekli bir dokusu var. G.: 3.5, Y.: 2.2, Ç.:?. Krş.: Rodziewicz 1976, Pl. 4, B9e. 92-Env. No.:T.96.BT.8I(7L).14. Kenar ve gövde geçişine ait parça. A.: F11, kalın ve parlak. K.: F10, çok az ve ince kireç mika ve kum katkılı. İnce sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5, Y.: 2.6, Ç.: 14. Krş.: Hayes 1972, fig. 26, no. 21; Hayes 1985, fig. 62, no. 6; Rodziewicz 1976, Pl. 14, B9a 93-Env. No.:T.01. teras, Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın ve parlak K.: F10, kireç mika ve kum katkılı. İnce sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5.1, Y.: 2.9, Ç.:? Krş.: Waagé 1948, Pl. lx, no. 834; Jones 1950, fig. 207, G 160
94-Env. No.:T.96.AU.6L.07. Kenar ve gövde geçişine ait parça. A.: F10, kalın ve parlak. K.: F11, çok ince kireç mika ve az ve irice kum katkılı. İnce orta sertlikte ve çok küçük çizgisel gözenekli bir dokusu var. G.: 5.3, Y.:2.9, Ç.:15. Krş.: 95-Env. No.:T.98.5K. Kenar ve gövde geçişine ait parça. A.: F11, kalın, parlak ve gevrek. K.: F10, az kireç, mika ve kum katkılı. Tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 7.9, Y.: 2.7, Ç.: 18. Krş.:Hayes 1972, fig. 26, no. 16; Hayes 1978, fig. 3, no. 17; Hayes 2001, fig. 4, no. 20; Rodziewicz 1976, pl. 4, B9c. 96- Env. No.:T.03.BU.12H.ün.1 Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, kalın, parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı. Tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 8.6, Y.: 3.9, Ç.: 12. Krş.: Hayes 1972, fig. 26, no. 16; Hayes 1973b, fig. 48, no. 2465-2466; Gassner fig. 49, no. 596; Waagé 1948, Pl.X, 883 X. 97-Env. No.:T.01DF.4J2.1.m. Kaide ve gövde profili veren parça. İçte rulet süsü mevcut. A.:F10, çok ince ve yarı parlak. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı. Tanecilleri belirgin orta sertlikte ve gevşek bir dokusu var. G.:3, Y.: 1.6, Ç.:?. Krş.:Riley 1981, fig. 1 no. 7. 98-Env. No.:T.01.CT.4J2.1.mek. Gövde parçası. İçte rulet süsü mevcut. A.: F11, ince ve yarı parlak. K.: F11, kireç, mika ve yoğun kum katkılı. Tanecikleri belirgin 161
orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.:2.4,Y.:-, Ç.:-. Krş.: Waagé 1948, fig. 28, no. 2. 99-Env. No.:T.98.BI.4K1.69. Kaide ve gövde profili veren parça. A.:F11, ince ve yarı parlak. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı. Tanecilleri belirgin orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.6, Y.: 3.9, Ç.: 12. Krş.: 100-Env. No.:T.01.DL.4J2.1.m. Kaide ve gövde geçişine ait parça. İçte rulet süsü mevcut. A.:F11, ince ve yarı parlak. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı. Tanecilleri belirgin orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.:2.7, Y.: 1.5, Ç.:?, Krş.: 101-Env. No.:T.97.BV.5L1.121. Gövde parçası. İçte rulet süsü mevcut. A.: F11, ince ve yarı parlak. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı. Tanecikleri belirgin orta sertlikte ve gevşek bir dokusu var. G.:4.5, Y.: -, Ç.: -. Krş.: 102-Env. No.:T.98.5K. Gövde parçası. İçte rulet süsü mevcut. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F11, az kireç, mika ve kum katkılı. Tanecikleri belirgin orta sertlikte ve gevşek bir dokusu var. G.: 4.6, Y.: -, Ç.: -. Krş.: 103-Env. No.:T.01.AL.5L.V.m. Gövde parçası. İçte rulet süsü mevcut, gövde üzerinde bantlar oluşturulmuş. A.: F10, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: E9, çok az ve ince kireç ve mik katkılı.ince tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 4, Y.: -, Ç.: -. Krş.: 162
104-Env. No.:T.01.DJ.4J2. Gövde parçası. İçte rulet süsü mevcut. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F10, az kireç, mika ve kum katkılı. Tanecikleri belirgin orta sertlikte ve gevşek bir dokusu var. G: 3.2, Y.: -, Ç.: -. Krş.: Gassner 1997, Tf. 49, no. 596. FORM 13 105-Env. No.:T.98.YB.5K.02 Kenar ve gövde geçişine ait parça. A.: F9, ince ve parlak. K.: F9, az kireç mika ve kum katkılı, ince, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.:3.2, Y.:1.2, Ç.: 10. Krş.: Waagé 1948, Pl. IX, no. 853. 106-Env. No.:T.96.BO.6L.19. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, kalın ve parlak. K.: F9, kireç, mika ve kum katkılı, ince orta sertlikte ve sıkı doklu. G.: 4.9, Y.: 2, Ç.: 20. Krş.: Waagé 1948, Pl. IX, no. 853. FORM 14 107-Env. No.:T.98.AK.5L2.09(+T. 98. YB). İki parça. Kenar ve gövde profili veren parça. Üst yüzeyde rulet süsü var. A.: F10, kalın ve parlak. K.: F10, kireç katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 9.5, Y.: 3, Ç.: 17. Krş: Hayes 1972, fig. 27, F 96, no. 1. 108-Env. No.: T.98.YB.150. Kenar ve gövde profili veren parça. Üst yüzeyde rulet süsü var. A.: F11, kalın ve parlak. K : F10, kireç katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 6.5, Y.: 3.4, Ç.: 17. Krş.: 163
109-Env. No.: T.03. YB. Kenar profili veren parça. Üst yüzeyde rulet süsü var. A.: F11, kalın ve parlak. K.: F10, kireç katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 7, Y.: 1.4, Ç.:17. Krş: 110-Env. No.: T.03.S.Ç. Tam profil veren parça dudak ucu eksik. Üst yüzeyde rulet süsü var. A.: F10, kalın ve K.: F10, kireç katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 11.1, Y.: 4.8, Ç.(kenar):15, Ç. (kaide):9. Krş.: FORM 15 111- Env. No.:T.03.BC.8J.ün2.01. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F10, orta kalınlıkta ve yarı parlak ve sadece içte. K.: F10, kireç, yoğun mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 10, Y.: 4.3, Ç.: 17. Krş.: 112-Env. No.:T.03.BA.8J.ün.2.10. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F10, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 8, Y.: 4.2, Ç.: 17. Krş.: 113-Env. No.:T.00.AU.6L.68. Kenar ve Gövde profili veren parça. A.: A10/D11 arası dalgalı, orta kalınlıkta, parlak ve homojen. K.: F10/D10 arası dalgalı, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 7.9, Y.: 2.4,Ç.: 16. Krş.: 164
114-Env. No.:T.03.AH.9J.ün2. Kenar ve gövde profili veren (3) parça A.:.F10, içte, orta kalınlıkta, yarı parlak, dışta ince ve mat. K.: F11, kireç, yoğun mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.:10.9, Y.: 4.3, Ç.: 17. Krş.: Rodziewicz 1976, Pl. 21, K 32. 115-Env. No.: T.03.AH.9J.ün:2.01. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F10, kalın, parlak ve homojen. K.:.F10, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 3.9, Y.: 2, Ç.: 15. Krş.: 116-Env. No.:T.01.DN.5K.3.m. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F11, kalın ve parlak. K.:.F11, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 5.7, Y.: 3.8, Ç.: 15. Krş.: Robinson 1956, Pl. 71, M 349. 117-Env. No.:T.03.BD.8J.ün2.02. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F10,orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F10, kireç, yoğun mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 6.5, Y.: 3.8, Ç.: 16. Krş.: 118-Env. No.: T.03.AI.9J.ün 2.01. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F11, orta kalın ve yarıparlak. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 5.9, Y.: 3.4, Ç.: 16. Krş.: 119-Env. No.: T.03.AZ.8J.ün7.53 Kenar ve gövde profili veren parça A.: F10, orta kalın ve yarıparlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 5, Y.: 1.8,Ç.: 15. Krş.: 165
FORM 16 120-Env. No.: T.98.4L2. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: F10, kalın, parlak ve homojen. K.: F10, çok az kireç, mika ve kum katkılı, ince, orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 5.3, Y.: 2.4, Ç.:? Krş.: Hayes 1976, fig. 3, no. 30; Hayes 1992, fig. 34, no. 16/1, fig. 33, no. 14/5 121-Env. No.: T.96.AR.9H.01. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F11, kireç, mika ve az kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 3.9, Y.: 3.5, Ç.: 27. Krş.: Hayes 2001, fig. 4, no. 21; Riley 1981, fig. 4, no. 3. 122-Env. No.: T.97.CR.5L.633. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F11, kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 4.3, Y.:3.1, Ç.:17. Krş.: Rodziewicz 1976,PL.6, B 25c 123-Env. No.: T.97.BE.6L.25. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: Gövde F11, dudakta G12, orta kalınlıkta, mat, homojen. K.: F11, çok az kireç, mika ve kum katkılı, ince,gevrek ve sıkı dokulu. G.: 4.4, Y.: 2.5, Ç.: 16. Krş.: 124-Env. No.: T.97.BY.5L3. 87. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: F10, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F10, Kireç çok ince mika ve kum katkılı ince, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 3.3, Y.: 2.1, Ç.: 15. Krş.: 166
125-Env. No.: T.01.BU.5L 7. m.(t.98. 5L). İki parça. Kaide gövde geçişi. A: F 10, orta kalınlıkta ve parlak sadece içte. K: Gövde F10, Kaide F11, (gövde ve kaide arasındaki ton farkı keskin bir hat halinde belirgin). Kireç mika ve kum katkılı ( kaide kısmında katkı daha yoğun, özellikle kum ve kireç daha iri tanecikli). İnce sert ve sıkı dokulu. G.: 9.7, Y.: 2.3, Ç.: 8.4. Krş.: Hayes 1973b, fig. 50, no. 2500; Rodziewicz 1976, pl. 6, B 25 126-Env. No.:T.98. YB. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: F11, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F11, çok ince kireç, mika ve kum katkılı. İnce, sert ve sıkı dokulu. G.: 3.3, Y.: 2.4, Ç.: 16. Krş.: Rodziewicz 1976, pl.6, R 25. 127-Env. No.: T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F10, çok az kireç, mika ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 1.9, Y.: 2.4, Ç.: 28. Krş.: Hayes 1992, fig. 36, 24/2 128-Env. No.: T.97. BP.5L3.49. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F10, çok az kireç, mika ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 3.6, Y.: 3.8, Ç.: 22. Krş.: Riley 1981, fig. 4, no. 4, fig. 5, no. 14; Williams 1985, fig. 3, no. 6; Rodziewicz 1976, pl. 6, B 25a. 129-Env. No.: T.95.DH.9H. 8. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F10. Kireç, mika ve kum katkılı ince sert ve sıkı dokulu. G.: 5, Y.: 4.5, Ç.: 17. Krş.: Hayes 1973b, fig. 50, no. 2499; Hayes 1992, fig. 36, no. 23/1; Riley 1981, fig. 5, no. 17. 167
130-Env. No.: T.97.BM.6L.81. Kaide gövde geçişi. Dipte tanımsız bir damga motifi mevcut. A:F10, parlak ve orta kalınlıkta. K:10,az kieç mika ve çok az kum katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 9.6, Y.: 3.5, Ç.: 8.4. Krş.: Waagé 1948, pl. X, 878f 131-Env. No.: T.03.AZ.8J.ün.7.42. Tam profil veren parça. Dipte yarısı korunmuş haç motifi mevcut. A:F11, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F9, az kireç mika ve kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 11.8, Y.: 5.4, Ç. kenar:18, Ç. kaide: 7.4. Krş.: Hayes 1992, fig. 35, 21/2; Mackensen 1999, Abb. 5, no. 16; Riley 1981, fig. 5, no. 12. 132-Env. No.: T.03.AK.10J.ün.3. Tam profil veren parça. Yarısı eksik. A.: F9, orta kalınlıkta ve parlak. K.: F9, az kireç mika ve kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 16.8, Y:.5.3, Ç. kenar:18 Ç. kaide: 7. Krş.: Waagé 1948, pl. X 87k (kaide için). 133-Env. No.: T.00.AT.6L.14. Tam profil veren parça. A.: F11, ince ve yarı parlak, K.: F11, kireç, çok ince mika ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 12.5, Y.: 4.9, Ç.kenar: 18, Ç.kaide: 7. Krş.: 134-Env. No.: T.97.BM.6L. 55. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: F10, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F 10, Kireç, mika ve kum katkılı, ince, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 4.7, Y.: 2.6, Ç.: 18. Krş.: Riley 1981, fig. 5, no. 20. 168
135-Env. No.: T.96.BN.8I(7L).7. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: F10, orta kalın ve yarıparlak. K.: F10, çok az kireç, mika ve kum katkılı, ince, orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 2.9, Y.: 2.3, Ç.: 16. Krş.: Riley 1981, fig. 5, no. 15. 136-Env. No.: T.97.BG.06L.23. Kenar ve gövde başlangıcı. A.: F11, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F11, çok ince kireç, mika ve kum katkılı. İnce sert ve sıkı dokulu. G.: 2.9, Y.:2.6, Ç.:18. Krş.: 137- Env. No.: T.95.I. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika ve az kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 9, Y.: 5.8, Ç.: 19. Krş.: Waagé 1948, pl. X, 878p. 138-Env. 27. No.: T.99.AL.7K.13. Tam profil veren parça. A.: F11, kalın ve parlak. K.: F11, çok ince kireç, mika ve kum katkılı. İnce, sert ve sıkı dokulu. G.: 8.5, Y.: 3.5, Ç.( Kenar): 12.4, Ç.(kaide): 5. Krş.: 139-Env. No.: T.01.DG.4J1.1.m. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F 10, orta kalın ve yarı parlak. K.: F10, çok az kireç, mika ve kum katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 5.3, Y.: 3, Ç.: 16. Krş.: 140- Env. No.: T.97.BH.6L.82. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, orta kalınlıkta ve yarı parlak K.: F10, kireç, mika az ve iri taneli kum katkılı, ince, sert, kat kat, ve sıkı dokulu. G.: 4.4, Y.: 2.1, Ç.: 27. Krş.: 169
141-Env. No.: T.01.AM.5L.5.m. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F.: 10, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika az ve iri taneli kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 7.4, Y.: 3.3, Ç.: 17. Krş.: FORM 17 142-Env. No.: T.03.BJ(BK).8J.ün12. Tam profil veren parça, gövdenin çoğu kaidenin küçük bir kısmı eksik. Tondoda çift sıra yiv içerisinde, üç figür bulunmakta, bunlardan; merkezdeki cepheden ve boydan bir aziz veya azizeye ait olabilecek, insan figürü, sağ kolu dirsek hizasından yukarı kalkmış. Başının üzerinde hale var. Saçları uzun göz hizasından itibaren noktalarla gösterilmiş. Yüz oval, gözler yuvarlak diğer hatları seçilemiyor. Kıyafeti boydan ayak bileklerine kadar iniyor, gövde kısmı büyük oranda tahrip olmuş, kıvrımların çok azı silik bir şekilde seçilebiliyor. Gövdeye çapraz olasılıkla bir asanın alt kısmı sağda belirgin, üst kısmı seçilemiyor. Elbise kıvrımları oldukça stilize kıyafetin üst kısmında yatay, alt kısmında dikey çizgiler halinde işlenmiş. Kıyafetin altında sadece sağ ayak görülebiliyor. Ayak sağa dönük ve sandaletli. Bu figürün iki yanında da bir birinin aynı iki adet büst mevcut. Bunlar boyun hizasından ve profilden gösterilmiş. Oldukça tahrip oldukları için bazı hatları seçilemiyor. Saçlar ortada, yatay bir diademle ikiye ayrılmış iki bölümde birbirine ters verev hatlar oluşturacak şekilde düzenlenmiş. Gözler yuvarlak, burun oval, yüzün diğer hatları seçilemiyor. Oldukça beceriksizce stilize işlenmişler. A.: F10, orta kalınlıkta, parlak, gevrek ve kabın sadece içine ve dışta dudak ucuna kadar uygulanmış. K.: F10, kireç, mika ve çok iri kum katkılı kalın taneli, orta serlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 21, Y.: 8.5, Ç.: 19. Krş.: 170
Form için: Jones 1950, fig. 207, no. 820 ve f; Waagé 1933, Pl. IX, no.71; Waagé 1948, Pl. VIII, 804a; Williams 1989, fig. 19, no. 241; Makensen 1999 Abb. 5 no.21, Rodziewicz 1976, pl. 2, B3a.; Bezek için: Waagé 1948, fig. 32, no.1. Tarih: 6.yüzyılın ikinci yarısından sonlarına kadar. Form 104 A 143-Env. No.: T.94.I.BG.7. Kenar gövde geçişine ait parça. A.: F10, kalın ve parlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 8.1, Y.: 2.4, Ç.: 30. Krş.: Willams 1985, fig. 3. No. 7. 144-Env. No.: T.97.BZ.06L.127. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F12, ince ve gövde de mat, dudakta parlak ve gevrek. K:F11, kireç, mika ve kum katkılı, ince taneli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 10.6, Y.: 3.2, Ç.: 26. Krş.: Waagé 1948, pl. VIII, no. 805a. 145-Env. No.: T.98.4L2. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6, Y.: 2.3, Ç.: 36. Krş: Kenyon 1957, fig. 84, no. 24. 146-Env. No.: T.94.I.AZ.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, kalın parlak ve gevrek. K:F10, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7.3, Y.: 2.5, Ç.: 30. Krş:Hayes 1976a, fig.3, VII/7; Waagé 1948, pl. VIII, no. 803. 171
147-Env. No.: T.03.BJ.8J.ün.12.07. Kenar ve gövde profili veren parça proporsiyonu bozuk iki ucunda farklı profil veriyor. A.: F10, kalın parlak ve gevrek. K:F10, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 25.2, Y.: 5, Ç.: 38.5 Krş: Jones 1950, fig. 207, f; Waagé 1933, Pl. IX, no.71; Waagé 1948, Pl. VIII, 804a; Williams 1989, fig. 19, no. 241; Makensen 1999 Abb. 5 no.21; Rodziewicz 1976, pl. 2, B3a. 148-Env. No.: T.96.AO.7L.35. Kenar ve Gövde profili veren parça. A.: F10, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve katlı bir dokusu var. G.: 11.5, Y.: 4.1, Ç.: 34. Krş: Hayes 1985, fig. 62, no.15. 149-Env. No.:T.03.AH.9J.ün2.01. Kenar gövde başlangıcına ait parça. A.: E8/F9 arası dalgalı kalın, parlak ve homojen. K.: F12, kireç, mika ve kum katkılı, ince tanecikli, sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6.3, Y.: 3.4, Ç.: 26. Krş.: 150-Env. No.:T.03.BF.10J.ün 5.01. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F12, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F12, çok az kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert, gözenekli ve kristalimsi bir dokusu var. G.:4.3, Y.:4.2, Ç.:?. Krş.: Waagé 1948, pl. VIII, no. 805k. 151-Env. No.:T.03.BD. 8J.ün 2.105. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve gevşek dokulu. G.:8.7, Y.:5.5, Ç.: 33. Krş.: Hayes 1973b, fig. 50, no. 2056. 172
152-Env. No.:T.03.AI.10J.ün 3.01. Kenar ve gövde profili veren parça A.: E9, ince ve yarı parlak. K.: E10/9 arası, çok az kireç, normal mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve gevşek dokulu. G.: 9.7, Y.: 5.1, Ç.: 32. Krş.: Waagé 1948, pl. VIII, 805p. 153-Env. No.:T.03.AM.9J.ün7.01. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, kalın, yarı parlak ve gevrek. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, ince ama tanecikleri belirgin, sert kristalimsi ve sıkı dokulu. G.: 6.1,Y.: 4.6, Ç.: 30. Krş.: Hayes 1985, fig. 62. No 14. 154-Env. No.:T.03.BF.8J.ün2.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, gevrek ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.2, Y.: 4.1, Ç.: 28. Krş.: Hayes 1985, fig. 62, no.15. 155-Env. No.:T.03.BB.8J.ün2.14. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın, gevrek ve parlak. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7, Y.: 3.2, Ç.: 28. Krş.: 156-Env. No.:T.03.AK.10J.ün3.01. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, ince ve yarı parlak. K.: F10, çok ince kireç, mika ve iri kum katkılı, kalın taneli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 9.9, Y.: 4.8, Ç.: 26. Krş.: Hayes 1978, fig. 12, no. 1. 173
157-Env. No.:T.03.AK.10J.ün3.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.:F11, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F11, az kireç, mika ve normal kum katkılı, kalın taneli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 10.1, Y.: 3.2, Ç.: 26. Krş.: 158-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün7.45. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, kalın, ve parlak. K.: F10, kireç, mika ve az kum katkılı, kalın taneli, sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 7.1, Y.: 3.6, Ç.: 32. Krş.: 159-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün7.60. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince ve yarı parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, sert ve gevşek dokulu. G.: 4.7, Y.: 3.1, Ç.: 24. Krş.: 160-Env. No.:T.03.AZ.9J.ün7.48. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın, yarı parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve ince katlar halinde gözenekli. G.: 5.6, Y.: 2.9, Ç.: 31. Krş.: 161-Env. No.:T.03.BE.10J.ün 8.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, az mika ve çok az kum katkılı, kalın taneli, sert ve gevşek dokulu. G.:7, Y.:4.2, Ç.: 23. Krş.: 162-Env. No.:T.96.AS.8G.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F12, orta kalınlıkta, yarı parlak ve gevrek. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve kristalimsi bir yapısı var. G.: 3.4, Y.: 4.4, Ç.:? Krş.: 174
163-Env. No.:T.02.CL.5K.1.m. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın ve yarı parlak. K.: F11, çok az kireç, mika ve normal miktarda kum katkılı, ince, sert ve az gözenekli bir dokusu var. G.: 6.6, Y.: 4.6, Ç.: 28. Krş.: Hayes 1985, fig. 62, no.16; Rodziewicz 1976, Pl. 2, B3f. 164-Env. No.:T.98.5K.03. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, kalın, yarı parlak ve gevrek. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve gevşek bir dokusu var. G.: 11, Y.: 5.6, Ç.: 31. Krş.: Williams 1989, fig. 19, no. 242. 165-Env. No.:T.03.BC.8J.ün6.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince, yarı parlak, dudak ucu kalın. K.: F11, çok az ve küçük kireç, mika ve kum katkılı, ince taneli, sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6, Y.: 2.8, Ç.: 28. Krş.: Riley 1981, fig. 6, no.28. 166-Env. No.: T.98.5K.05. Kenar ve gövde başlangıcına ait parça. A.: F10, ince ve parlak ve gevrek. K.: F12, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5.8, Y.: 2.2, Ç.: 25. Krş.: 167-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün7. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, parlak ve gevrek. K.: F12, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 4.1, Y.: 2.1, Ç.: 24. Krş.: Rodziewicz 1976, Pl. 2, B3h. 175
168-Env. No.:T.03.BM.8J.ün2.03. Kaide parçası, tondoda 2 sıra yiv içerisine, merkezde stilize hurma ağacı, parçanın sadece ağacın yalnız alt kısmının olduğu alanı korunmuş. Gövde oldukça belirgin, verev çizgilerle detaylandırılmış, dalların sadece uç kısmı korunmuş, meyveleri, ağacın iki tarafında da, armudi bir öbek içerisinde iri noktalar halinde gösterilmiş. A.: F10, orta kalınlıkta ve parlakyz.: İçte, düzgün ve gözenekli, dışta, çark izleri belirgin, kaidenin altı hafif aşınmış. K.: F10, az kireç, mika ve yoğun kum katkılı, kalın sert ve gevşek dokulu. G : 6.7, Y.: 1.8, Ç.: 11. Krş: - Tarih: 6. yüzyılın ikinci yarısından sonlarına kadar. Hayes Form 104 C. 169-Env. No.:T.03.BF.8J.ün2. 03. Kaide ve gövde profili veren (2) parça, tondoda 3 sıra yiv içerisine, merkezde stilize hurma ağacı, parçanın sadece ağacın yalnız üst tarafının yarısının olduğu kısım korunmuş, dallar aşağı doğru yay şeklinde kıvrık ve altında meyveleri armudi bir öbek içerisinde bir arada iri noktalar halinde gösterilmiş. A.: F10, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F10, çok az kireç, normal mika ve yoğun kum katkılı, kalın sert ve gevşek dokulu. G.: 10.2, Y.: 4.3, Ç.: 10. Krş.: no. 169, Tarih: 6. Yüzyılın ikinci çeyreğinden sonlarına kadar. Hayes Form 104 C. 170-Env. No.:T.94.I.CV.01. gen. al Tam profil veren parça. Restore edilmiş. Tondoda, üçlü yiv sırası içerisinde, merkezde, silik bir hurma ağacı baskısı var. A.:F12, kalın ve yarı parlak. K.: F11 kireç ve çok az mika ve kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve gevşek dokulu. Y.:7, Ç. kenar: 28. Ç. kaide: 11.5. Krş.: 176
171-Env. No.:T.94.YB... Tam profil veren parça. Restore edilmiş. Tondoda, üçlü yiv sırası içerisinde silik bir hurma ağacı baskısı var. A.: F12, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F11, kireç, çok az mika ve kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve gevşek dokulu. Y.: 7,Ç. kenar: 27.2, Ç. kaide: 10.9, Krş.: no 16. Tarih: 6. Yüzyılın ikinci yarısı - sonları. Hayes Form 104 C. 172-Env. No.:T.03.BC.8J.ün 6. 07 (T.03.AZ.9J.ün7.65.). iki parça tam profil veriyor. kenarda çift yiv var. A.:F12, ince ve mat. K.: F12, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 4.9, Y.:5.7, Ç. kenar:25, Ç. kaide:10. Krş: hayes 1978a, fig. 12, no.2. 173-Env. No.: T.99.AV.6L2. Tam profil veren parça. Tondoda, çift sıra yiv içerisinde merkezde, profilden, ayakta duran kuzu mevcut. Oldukça silik sadece başı ve vücudunun dış hatları seçilebiliyor. A.: G12, kalın ve yarı parlak K.: F11, kireç ve çok az altın mika katkılı, yapısı kalınca sert ve sıkı. G.: 22.8, Y.: 4.1, Ç.:29, Krş.: Kuzu; Williams 1989, pl. 6. No. 259. Tarih: 6. Yüzyılın ikinci yarısından sonlarına kadar. Hayes Form 104 C ye ait 174-Env. No.: T.03.BF.10J. ün 5.01. Kaide ve gövde geçişine ait parça, tondoda, çiftli yiv sırası içerisinde, cepheden erkek büstü, göğüs altına kadar olan kısmı korunmuş. Saçları kabarık, dalgalı, hatlar iri bukleler halinde işlenmiş. Gözler iri yuvarlak, kaşlar kalın yay şeklinde ve burunla birleşmiş, ağız silik seçilemiyor. Yüz hatları yuvarlak. Omuzlar silik, gerdanda kıyafetin yakasına ait kalın hafif kavisli bir çizgi mevcut, kıyafetin hatları oldukça belirgin, göğüs üzerinde kıvrımlar iç içe V 177
yapacak şekilde işlenmiş. Figürün sağ tarafında başı hizasına kadar yükselen bir asa veya benzeri nesne tutuğu görülür. Sol tarafta ise gövdeye doğru taşan yay biçimli başka bir çizgi burada olasılıkla, başka bir figürün olduğuna işaret etmekte. A.: F11, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F11, kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte, kristalimsi ve gevşek dokulu. G.: 8.7, Y.: 1.6, Ç.: 14, Krş.: -. Tarih: 6.yüzyılın ikinci çeyreği 7. yüzyıl başı. Form olasılıkla 104 C. 175-Env. No.: T.03.BM.8J.ün2.1. Kaide gövde profili veren parça, bir kısmı çatlak. Tondoda, üç sıra yiv içerisinde, merkezde cepheden bir savaşçı figürü. Üzerinde dizlerine kadar inen bir tünik, elinde uzun bir mızrak. Figürün dış hatları oldukça belirgin işlenmiş olmasına rağmen içte kalan yüz ve kıyafetin ayrıntıları belli olmuyor. Başta saçlar kısa ve dik çizgiler halinde, yüz oval. Sağ omuz düşük ve silik, sol omuz daha belirgin. Kıyafetin ayrıntıları biraz daha belirgin. sağ omuzda toplanmış olan elbisenin başlangıç kıvrımları seçilebiliyor. Sağ kol, dirsekten kıvrılarak mızrağı kavramış. El ve parmaklar çok basit ve kabaca işlenmiş. Mızrağın axı üstte ve altta birbirini tutmuyor, üste doğru inceliyor ve tepede ucuna flama veya benzeri bir şey bağlanmış. Sol kol yanda düz bir şekilde aşağı doğru sarkıyor ve kalça hizasında bel altını tutar vaziyette. Bacaklar açık sol ayak hafif ileri atılmış, sağ bacak ise hafif sağa dönük. Diz kapakları iki basit çizgi ile belirtilmiş. Bacaklar gövdeye göre oldukça ince işlenmiş. A: F11, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.:F11, az kireç, mika ve yoğun kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 20.5, Y.: 4, Ç.: 11.4. Krş.: -. Tarih: 6. Yüzyılın ikinci çeyreği ile sonu arası. Hayes Form 104 C 178
176-Env. No.: T.96.AU.5I.04. Kaide ve gövde geçişine ait parça, tondoda, üçlü yiv sırası içerisinde, cepheden göğse kadar erkek büstü. Saçları kabarık ve kıvırcık boncuk taneleri şeklinde işlenmiş, gözler iri yuvarlak, kaşlar kalın, burun düz, yüz hatları yuvarlak, ağız silik seçilemiyor. Sağ omzu silik, sol omzu belirgin, gerdanda kıyafetin yakasına ait bir çizgi mevcut ancak kıyafetin hatları belirgin değil. A.: F10, ince, parlak ve gevrek. K.: F11, kireç, mika ve yoğun kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 8.7, Y.: 1.6, Ç.: 14, Krş.: Hayes 1972, fig. 245 a. Tarih: 6.yüzyılın ikinci çeyreği 7. yüzyıl başı. Olasılıkla Hayes Form 104. 177-Env. No.: T.96.AR.9F(8F).02. Kaide ve gövde geçişine ait parça, tondoda, üçlü yiv sırası içerisinde, cepheden göğse kadar erkek büstü. Oldukça silik, ayrıntılar pek belli olmuyor. Saçları kabarık ve kıvırcık boncuk taneleri şeklinde işlenmiş, gözler iri badem biçimli, kaşlar kalın ve gözü çevreler biçimde, yüzde başka detay seçilemiyor. Sağ omzu silik, sol omzu belirgin, çok silik olduğu için kıyafeti seçilemiyor. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika ve yoğun kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 5.9, Y.: 1.7, Ç.: 13, Krş: Hayes 1972, fig. 245 a. Tarih: 6.yüzyılın ikinci çeyreği, 7. yüzyıl başı. Olasıllıkla Hayes Form 104. 178-Env. No.:T.03.AT.8J.ün.2.06. Kaide gövde geçişine ait parça. Tondoda tanımsız bir baskı motifiparçası. A.: F10, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika ve yoğun kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 9.9, Y.: 1.5, Ç.: 11 179
179-Env. No.:T.03.AT.8J.ün.2.09. Kaide gövde geçişine ait parça. Tondoda volütlü eşkenar dörtgen. A.: F11, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 8.9, Y.: 1.8, Ç.: 10.5 180-Env. No.: Yüzey. 28. Tondo parçası, üzerivde iki yiv sırası içerisinde çift bordürlü haç, içine nokta ve eşkenar dörtgenlerle dolgu yapılmış. A.: G12, ince, yarı parlak ve gevrek. K.: G11, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, orta sertlikte ve gevşek dokulu. G.: 4, Y.:- Ç:-. Krş: Hayes 1972, fig. 57, no.330 b. Tarih: 6. yüzyılın ikinci çeyreği. Form103 A ve 104 A ile birlikte kullanılmış. 181-Env. No.: T.98.AO.5K.22. Kaide ve gövde geçişine ait parça, tondoda, iki ince yiv sırası içerisinde çift bordürlü haç mevcut. A.: F11, ince ve parlak. K.: F9, yoğun kireç, kum ve az mika katkılı, kalın tanecikli, orta sertlikteve gevşek dokulu. G.: 8.8, Y.: 3, Ç.: 13, Krş.: Hayes 1972, fig 56, no, 311e. Tarih : 5.yüzyıl sonu, 6.yüzyıl başı. FORM 18 182- Env. No.: T.03.AZ.8J.ün7.49. Kenar gövde başlangıcına ait parça. A.: G12, kalın ve parlak. K.: F12, kireç, mika ve kum katkılı, yapısı tanecikli, gevrek, kristalimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.2, Y.: 2, Ç.: 32. Krş.: Waagé 1948, Pl. VII, no. 802f; Birger 1981, Pl.13, no.17. 183- Env. No.:T.03.AZ.8J.ün7.50. Kenar ve gövde profili veren parça. Kısmen yanmış A.: F10, kalın ve parlak. K.: F11,çekirdeği E11, kireç, mika ve kum katkılı, 180
yapısı tanecikli, gevrek, kristalimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 8.5, Y.: 3.4, Ç.: 29. Krş.: hayes 1985, fig. 62, no.17; Waagé 1948, Pl. VII, no. 802k; Mackensen 1999, Abb. 5, no.27. 184-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün7.63. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince ve yarı parlak. K.: F10, çekirdeği E11, kireç, mika ve kum katkılı, yapısı tanecikli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 10.6, Y.: 3.9, Ç.: 30. Krş.: Hayes 1973bb, fig. 49, no. 2481, Hayes 2001, fig. 2, no. 49. 185-Env. No.:T.03.AV.8J.ün 2.01 Kenar gövde profili veren parça. A.: F10 kalın ve parlak. K.: F10 çekirdek F12, yoğun kireç, mika ve kum katkılı, yapısı tanecikli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.:11.5, Y.: 2.8, Ç. :32. Krş: Waagé 1933, Pl. IX, no.173; Gassner 1997, Tf. 49, no. 600; Rodziewicz 1976, Pl. 2, B2a. 186-Env. No.: T.97.BP.5L3.96 Kenar ve gövde profili veren parça var. A.: F12, ince ve yarı parlak. K.: F12,ince kireç, mika ve kum katkılı, kalın taneli, sert ve kristalimsi bir dokusu var. G.: 6.2, Y.: 2.1, Ç.: 30. Krş.: Hayes 1973bb, fig. 49, no.2480; Hayes 1978, fig. 14, no. 1. 187-Env. No.:T.03.BA.8J.ün 2.04. kenar gövde profili veren parça. A.: F10, içte kalın ve parlak, dışta ince ve mat. K.: F12, kireç, mika ve kum katkılı, yapısı tanecikli, gevrek, kristalimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.3, Y.: 3, Ç.: 32. Krş.: Hayes 1972, fig. 31, no.10. 181
189-Env. No.:T.03.AV.8J.ün 2.01 Kaide, gövde profili veren parça. A.: F10 kalın ve parlak. K.: F10 çekirdek F12, yoğun kireç, mika ve kum katkılı, yapısı tanecikli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 8.5, Y.: 3.9, Ç.:18. Krş: Hayes 1972, fig. 32, no.8-9, 16; Hayes 1973b, fig. 49, no. 2478-2479. 190-Env. No.:T.98.AZ.5L1.16 Kaide gövde başlangıcına ait parça. Gövde geçişinde bir set var. A:F11 kalın ve parlak. K.: F10, çekirdeği E11, çok az kireç, mika ve kum katkılı, yapısı ince tanecikli, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.:14, Y.: 3.5, Ç.: 15. Krş.: Hayes 1972, fig. 32, no.16. 191-Env. No.:T.00.AZ.6L.13. Tam profil veriyor, 6 parça halinde yapıştırılmış. A.: F12, ince ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, yapısı kaba, gevrek ve sıkı dokulu. G.: 26, Y.: 6.6, Ç. kenar: 36, Ç. kaide: Krş.: Hayes 1972, fig. 31, no.17. 192-Env. No.:T.03.BF.8J.ün2.01. Kaide gövde başlangıcına ait parça. Kaide de üç adet yiv sırası, gövde geçişinde yüksek bir set var. A.: F10 ince, gevrek ve yarı parlak. K.: F10, çekirdeği E12, kireç, mika ve kum katkılı, yapısı tanecikli,gevrek, kristalimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 9, Y.: 4.5, Ç.: 18. Krş.: Hayes 1973b, fig. 50, no. 2508. 193-Env. No.:T.98.AP(AI).5L2.32 Kaide gövde başlangıcına ait.(4 parça, yapıştırılmış.) Gövde geçişinde yüksek bir set var. A.:F10 kalın ve yarı parlak. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, yapısı tanecikli, sert ve gözenekli bir dokusu var. 182
G.:20.2, Y.: 3.2, Ç.:17. Krş:.: Hayes 1972, fig. 31, no 13, fig.32, no.15; Hayes 1973b, fig. 50, no. 2513. FORM 19 188-Env. No.:T.03.BP(BV)8J.ün13.01. Kenar, gövde profili veren parça. Gövde ortasında yüksek bir set var. A.: F10, içte, kalın, parlak ve gevrek. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, yapısı kalın taneli, orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 31.6, Y.: 2.6, Ç.: 55. Krş.:- FORM 20 194-Env. No.: T.03.BJ.8J.ün.2.1. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F10, içte kalın parlak, dudakta yarı parlak. K.: F10, kireç mika ve kum katkılı, ince orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 12.9, Y.: 5.4, Ç.: 26. Krş.: Hayes 1973b, fig. 49, no. 2469; Riley 1981, fig. 6, no.31. 195-Env. No.: T.03.AH.9J.ün.2.1. Kenar ve gövde geçişine ait bir parça. A.: F10, içte kalın parlak. K.: F10, kireç mika ve kum katkılı, ince orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.9, Y.: 2.5, Ç.: 26. Krş.: Riley 1981, fig. 5, no. 8. 196-Env. No.: T.03.BJ.8J.ün.12.06. Kenar ve gövde geçişine ait parça. A.: F10, içte kalın ve parlak. K.: F:10, kireç mika ve kum katkılı, ince orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.:10.3, Y.: 3.9, Ç.: 28. Krş.: Riley 1981, fig. 6, no. 31. 183
197-Env. No. :T.03.BK.8J.ün.12. Kenar gövde geçişine ait parça. A.: F10, orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F10, az kireç mika ve yoğun kum katkılı, ince sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. :G.:5.8, Y.: 2.8, Ç.: 27.5. Krş.: Waagé 1948, pl. IX, 352k- p. 198- Env. No.: T.03.BJ.8J.ün.12.05 Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, orta kalınlıkta, parlak ve gevrek. K.: F10, kireç mika ve yoğun kum katkılı, kalın taneli, orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 8.2, Y.: 4.5, Ç.: 21. Krş.: Rodziewicz 1976, pl. 5, B 13e. FORM 21 199-Env. No.: T.03.BR.8J.ün.13.04/09. Tam profil veriyor, 4 parça, yapıştırılmış. A.: F11, içte kalın parlak, dışta ince ve mat. K.: F10, kireç mika ve kum katkılı, orta kalınlıkta ve serlikte, ince gözenekli bir dokusu var. G.:11.6, Y.:3.9, Ç.kenar:14, Ç. kaide: 6.5. Krş.: Hayes 1973b, fig.49, no.2470. 200-Env. No.: T.03.BR.8J.ün13. Kenar gövde başlangıcına ait parça. A.: F11, içte orta kalınlıkta yarı parlak, dışta ince ve mat. K.: F10, kireç mika ve kum katkılı, orta kalınlıkta ve serlikte, ince gözenekli bir dokusu var. G.: 4.3, Y.: 1.8, Ç.: 14. Krş.: No. 198 ile aynı 184
201-Env. No.: T.03.BE.8J.KD. Kenar gövde başlangıcına ait parça. A.: F11, içte ince, dışta çok ince ve mat. K.: E11, az kireç mika ve kum katkılı, kalın, orta serlikte, ve gözenekli bir dokusu var. G.: 4.2, Y.: 1.8, Ç.: 14. Krş.: no.198 ile aynı. FORM 22 202-Env. No.: T.03.AT.8J.ün.2.08. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince ve mat, içteki bantlar; F11, kalın gevrek ve parlak. K.: F11, az kireç, mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 8, Y.: 2.8, Ç.: 24. Krş.: 203-Env. No.: T.03.BK.8J.ün.2.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince ve parlak, bantlar astarla aynı renkte, dar ve belirgin hatlar oluşturur şekilde parlatılmış. K.: E10, çok az kireç, normal mika ve yoğun kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 7.7, Y.: 2.7, Ç.: 20. Krş.: 204-Env. No.: T.03.BF.10J.ün.5.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince ve parlak. K.: F11, az kireç, mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 4.6, Y.: 2, Ç.: 22. Krş.: 205-Env. No.: T.03.BP.8J.ün13. 02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, ince ve parlak, bantlar ince gevrek ve parlak, dar ve yer yer silik. F11 K.: F11, kireç, mika ve iri kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 5.1, Y.: 2.7, Ç.: 22. Krş.: Hayes 1978, fig. 14, no.7. 185
206-Env. No.: T.03.BN.8J.ün.13.25.Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F6, ince ve mat, bantlar F11, ince ve parlak, hatları düzensiz ve kısmen silik. K.: F10, az ve yer yer iri kireç, normal mika ve kum katkılı, kristalimsi, ince tanecikli, gevrek ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 8.7, Y.: 2.9, Ç.: 22.5. Krş.: Hayes 2001, fig. 6, no. 3. 207-Env. No.: T.03.BN.8J.ün.13.29. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince ve mat, bantlar astarla aynı renkte, eşit ve belirgin hatlar oluşturur şekilde parlatılmış. K.: F10, kireç, mika ve yoğun kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 5.2, Y.: 0.8, Ç.: 6. Krş.: Hayes 1973b, fig. 49, no. 271. 208-Env. No.: T.03.BR.8J.ün.13.05. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, ince ve mat, bantlar F11, ince parlak kısmen aşınmış ve düzensiz hatlar oluşturur şekilde yapılmış. K.: F11, az kireç, mika ve yoğun kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.:4.9, Y.: 3.1, Ç.: 22. Krş.: 209-Env. No.: T.03.BC.8J.ün.6.01. Kenar ve gövde profili veriyor 7 parça, yapıştırılmış. A.: F10, ince ve mat, içteki bantlar, F11, ince ve parlak. K.: F11, az kireç, mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 16.5, Y.: 4.6, Ç.: 26. Krş.: Hayes 1978, fig. 8, no.1; Hayes 1992, fig. 50, 31/10; Waagé 1948, Pl. VIII, 805x. 186
210-Env. No.: T.03.BN.8J.ün.13.26/28. Tam profil veriyor.2 parça, yapıştırılmış. Kaide üzerinde foseptik kalıntıları var bu yüzden hem yüzeyi tahrip olmuş hem de koyulaşmış. A.: F9, üstte F8/F11, ince ve mat, bantlar F10 altta F11, üstte düzensiz altta ince ve belirgin hatlar oluşturan konsantrik daireler şekilde parlatılmış. K.: F10, kireç, mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.:7.2, Y.: 3.1, Ç. keanar: 14, Ç. kaide: 6. Krş.: 211-Env. No.: T.98.5K.01. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince ve mat, içteki bantlar; astarla aynı renkte ince ve yarı parlak. K.: E11, çok az kireç, normal mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 5.8, Y.: 2.2, Ç.: 23.5. Krş.: Hayes 1973b b, fig. 49, no.2472; Hayes 1978, fig. 14, no.8. 212-Env. No.: T.03.BK.8J.ün.12.01. Yanmış. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince ve parlak, bantlar astarla aynı renkte dar ve belirgin. K.: F10, kireç, mika ve iri kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 5, Y.: 2.4, Ç.: 22. Krş.: Hayes 1985, fig.62, no.18. 213-Env. No.: T.97.BE.6L1.30. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, içte ince ve parlak, İçteki bantlar astarla aynı renkte, dar ve belirgin hatlar halinde parlatılmış. K.: F10, çok az kireç, mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 3.1, Y.: 2, Ç.: 22. Krş.: Hayes 1978, fig.12, no. 11. 187
214-Env. No.: T.03.AZ.8J.ün7.54. Kaide gövde geçişine ait parça. A.: F11, ince ve parlak, bantlar astarla aynı renkte, orta kalınlıkta parlak, geniş ve düzensiz yer yer birbirine girmiş. K.: F11,az kireç, mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 5.3, Y.: 1.2, Ç.: 5.6. Krş.: Hayes 1978, fig. 2, no.12. 215-Env. No.: T.03.BB.8J.ün2.17. Kaide gövde geçişine ait parça.a.: E11, çok ince, mat ve gevrek, bantlar F12, ince ve yarı parlak, dibe doğru incelen dar hatlar halinde. K.: E11, az kireç, mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 5.2, Y.: 0.8, Ç.: 9.4. Krş.: 216-Env. No.: T.03.BN.8J.ün.13.27. Kaide gövde geçişine ait parça. A.: F9, ince ve mat, bantlar F10, ince parlak dar ve belirgin, konsantrik daireler oluşturur şekilde. K.: F10, az kireç, yoğun mika ve kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 6.7, Y.: 0.9, Ç.: 5.5. Krş.: 217-Env. No.: T.03.BK.8J.ün.2.102. Kaide, gövde geçişine ait parça. A.: F11, ince ve mat, bantlar astarla aynı renkte, dar ve belirgin hatlar oluşturur şekilde parlatılmış. K.: E10, çok az kireç, normal mika ve yoğun kum katkılı, kristalimsi, tanecikli, gevrek ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 4.9, Y.: 0.8, Ç.: 6. Krş.: 188
PHOKAİA KIRMIZI ASTARLI KAPLARI (GEÇ ROMA C) FORM 1 218-Env. No.: T.01.CA.5K.3. böl(197, 186) Kenar gövde geçişine ait parça, A.: E11, dışta kenarda E12 kalın parlak ve homojen. K.: E11, çok az kireç ve mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5, Y.: 3.7, Ç.: 17. Krş.: Hayes 1972, fig. 65, no1.; Hayes 1985, fig. 63, no. 3; Gassner 1997, Tf. 44, no.534. 219-Env. No.: T.98.4K2.024. Kenar, gövde başlangıcına ait parça. A.: F10, gövde ince mat, kenar kalın yarı parlak. K.: F10, çok az kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte hafif tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 3.8, Y.: 2.8, Ç.: 16. Krş.: Gassner 1997, Tf. 44, no. 536.; Kenrick 1981, fig. 243, VIII/52. 220-Env. No.: T.98.AU.5K.051. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: Gövde F11, kenar B5, içte kalın yarı parlak, dışta ince mat. K.: F10, Kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5.6, Y.: 3.4, Ç.: 18. Krş.: Hayes 1992, fig. 32, 11/3 221-Env. No.: T.97.BS.5L3.03. Kenar gövde başlangıcına ait parça, A.: İçte,G12 kalın mat, dışta E10 ince mat. K.: E10 Kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 3.9, Y.: 3, Ç.: 11. Krş.: Hayes 1973b, fig. 48, no. 2452. 189
222-Env. No.: T.01.CU.4J2.2. mek. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: Dışta F12, kalın, yarı parlak, içte F11, çok ince ve mat. K.: F11, çok az ve ince kireç ve mika katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 3.4, Y.: 2.3, Ç.: 20. Krş.: Williams 1989, fig. 22, no.263. FORM 2 223-Env. No.:T.03.SÇ. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, dudak ucu, F11, ince, mat ve homojen. K.: F10, çok az kireç ve mika katkılı, ince orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.3, Y.: 2.5, Ç.:16. Krş.: Gassner 1997, Tf. 45, no. 541; du Plat Taylor, Megaw 1981, fig. 62, no. 473. 224-Env. No.:T.98.CL. 4L2. 03. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F11, ince, yarı parlak ve homojen. K.: F11, yoğun kireç, çok az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 10.1, Y.: 3.8, Ç.: 18. Krş.: Hayes 1972, fig. 66, no.2.; Gassner 1997, taf. 45, no.540; Meriç 2002, Tf. 30, K334. 225-Env. No.:T.98.BN.4K1.07. Kenar ve gövde başlangıcına ait parça. A.: F10, ince, mat ve homojen. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte ve hafif gözenekli bir dokusu var. G.: 5.5, Y.: 1.7, Ç.:15. Krş.: Gassner 1997, Tf. 45, no 542. FORM 3 226-Env. No.:T.98.AD.5K.15. Kenar, gövde profili veren parça, dudakta rulet süsü var. A.: Gövde G11, dudak ucunda H10-12 arası dalgalı, içte ince, dışta çok ince, ve 190
mat. K.: G11,kireç ve çok az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.5, Y.: 2.5, Ç.:18. Krş.: Hayes 1972, fig. 67, no.1.; Gassner 1997, Tf. 46, no.555. 227-Env. No.:T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudakta rulet süsü var. A.:G11, dudak ucunda A10-H12 arası dalgalı,ince, mat ve homojen. K.: F10-D9 arası dalgalı, kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 13.6, Y.: 2.1, Ç.:19. Krş.: Hayes 1972, fig. 67, no.5.; Williams/Zevros, 1981, fig. 2, no.19-20. 228-Env. No.:T. 98.4L2 Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F11, içte kalın dışta ince ve silik mat. K.: F10 kireç ve az mika katkılı, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 15.3, Y.: 3.4, Ç.: 22. Krş.:Hayes 1972, fig. 67, no.7.; Kenyon 1957, fig. 84, no.13.; Giudice 1993, fig. 8, no.3.; Mc Clelean/ Rautman 1989, fig. 2. no.2. 229-Env. No.:Y.B. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F11, dudak G12, ince ve mat. K.: F10, kireç ve mika katkılı sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.7, Y.: 2.8, Ç.: 21. Krş.: Giudice 1996, fig.23. no.2.; Giudice 1999, fig. 4, d/7.; Meyers 1978, fig. 14, no.11.;magen 1997, 142, no.7. 230-Env. No.: T.00.AK.10J.15. Kenar gövde profili veren parça, A.: E11, çok ince ve mat. K.:E10,çok ince zerrecikler halinde yoğun kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 6.8, Y.:3.3, Ç.: 20.Krş.: Mader 1996, Abb. 30. no. 45. 191
231-Env. No.: T.94.I.CM.10. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: G12, ince dalgalı yer yer silinmiş, mat. K.: F11, kireç katkılı, sert ve az gözenekli. G.: 5.3, Y: 3.4, Ç.: 23. Krş.: Gassner 1997, Tf. 46, no555.; Magness 1992, fig. 63, no.13. 232-Env. No.:T.98. 5K. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F12, ince, mat, dışta aşınmış içte korunmuş. K.: F11, Kireç ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 9.1, Y.: 3.5, Ç.: 26.5. Krş.: Giudice 1996, fig. 23, no. 1. 233-Env. No.:T.98.BG.4K2.20 Kenar ve gövde profili veren parça. Dudakta dörtlü rulet sırası var. A.: F12, dudakta E12/H11, ince ve mat. K:E9/F11, kireç ve kum katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 8.9, Y.: 3.6, Ç.: 24. Krş.: Zelle 1990, Abb. 20, no. 80.; Isler 1969, Abb. 47.; Al-Maqdissi 1990, fig. 47/ b. 234-Env. No.: T.03.BF.10J.ün5.03. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudakta üçlü rulet sırası var. A.: İçte H10, dışta, A11, ince mat ve homojen. K.: H10, dudak ucu A11, az kireç katkılı, ince çok sert ve sıkı dokulu. G.: 8.6, Y.: 3.2, Ç.: 26. Krş.:Ustinova 1994, 167, no.3. 235-Env. No.: T.02.AI.5L.7.mek. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudakta çift sıra rulet süsü var. A:F10, ince, mat ve homojen. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7.2, Y.: 4.8, Ç.: 28. Krş.: Waagé 1933, Pl.IX, no.208.; Isler 1969, Abb.50. 192
236-Env. No.: T.98.5L2. Kenar gövde profili veren parça, A.: iç ve dudak, F11/12 arası dalgalı, dış H10, ince ve mat. K.: F11/12 arası dalgalı, yoğun kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.5, Y.: 2.5, Ç.: 27. Krş.: Hayes 1973b, fig.50, no.2454.; Hayes 1992, fig.33, 14/9.; Isler 1969, Abb. 49. 237-Env. No.: T.94.III.BL.29. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: Dışta F11, içte F10, ince, homojen ve yarı parlak. K.: F10, kireç katkılı, ince, orta sertlikte. Tebeşirimsi ve gözenekli dokuya sahip. G.: 8.4, Y.: 3, Ç.: 18.5. Krş.: Magness 1992, fig. 63, no.12.; Yeivin 1992, fig. 24, no. 15.; Hızmi 1997, 60, no.7. 238-Env. No.:T.01.CJ.5K.02.I.mek. Kenar gövde profili veren parça, dudakta rulet süsü var. A.: F11, ince ve mat. K.: F10, kireç katkılı sert ve sıkı dokulu. G.: 8.7, Y.: 3.1, Ç.: 20. Krş.: Kenrick 1981, fig.243,viii/41. 239-Env. No.: T.98.YB. Kenar gövde profili veren parça, dudakta rulet süsü mevcut. A.: F12, ince ve mat, dudak F9/11 çok ince ve mat. K.: F11, kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.3, Y.: 2.6, Ç.: 20. Krş.: Landgraf 1980, fig.14a, F3/24.; Isler 1969, Abb. 43. 240-Env. No.: T.98.CD.5L2.14. Kenar gövde profili veren parça, A.: G12, ince ve mat. K.: G11, yoğun kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 8.9, Y.: 2.6, Ç.: 21. Krş.: Magness 1992, fig.63, no12, Yeivin 1992, fig. 24, no.15.; Hizmi 1997, 60, no. 7. 193
241- T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça, A.:11F, ince, mat ve homojen. K.: F10 kireç ve az mika katkılı, ince, orta serlikte ve gözenekli. G.: 6.2 Y.: 2.8 Ç.: 24.5 Krş.:- 242-Env. No.: T.98.4L2. Kenar gövde profili veren parça, A.:F11, ince, mat ve homojen. K.: F10 az kireç ve kum katkılı, ser ve sıkı dokulu. G.: 6.9, Y.: 2.6, Ç.: 22. Krş.: Kenyon 1957, fig. 84, no.16. 243-Env. No.:T.98.BG.5K.42. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: G12, dudak H9, ince ve mat. K.:G12, yoğun kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 6.9, Y.: 2.9, Ç.: 21. Krş.: Gassner 1997, Tf. 46, no.558, Meriç 2002, Tf. 30, no.336. 244-Env. No.:T.98.Y.B. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F11, dudak G12, ince homojen ve mat. K.: F10, kireç katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 8.4, Y.: 2.3, Ç.: 23. Krş.: Gassner 1997, Tf. 46, 561.; Landgraf 1980, fig. 14a, F3/21. 245-Env. No.:T.97.BM.6L.27 Kenar gövde profili veren parça, A.: F10/11 arası dalgalı, ince ve mat. K.: E10, az kireç katkılı ince, orta sert ve sıkı dokulu. G.: 5.2, Y.: 1.7, Ç.: 22. Krş.: Hayes 1972, fig. 68, no16.; Waagé 1933, Pl. IX, 204.; Isler 1969, Abb. 48. 246-Env. No.: T.96.BE.7J.7. Kenar gövde profili veren parça, A.: F12, dudak H12, dışta ve dudakta ince ve mat, içte kalın ve yarı parlak. K.: G12, orta sertlikte, hafif 194
tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 5.7, Y.: 2.5, Ç.: 21. Krş.: Hayes 1972, fig.68, no16.; Gassner 1997, Tf. 47, no 567.; Brock, Young 1949, fig.15, no. 5. 247-Env. No.: T.97.BE.6L.62. Kenar gövde profili veren parça, A.: Dışta F12, içte F10, dudaktae10/12 dalgalı,ince ve mat. K.: F10, az kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.5, Y.: 1.7, Ç.: 18. Krş.: Hayes 1972, fig. 68, no16.; Kenyon 1957, fig. 84, no.11.; Tzaferis 1980, fig. 3, no. 8. 248-Env. No.:T.01.CJ.5K.05.1.Mek Kenar, gövde geçişine ait parça. A.: Gövde G12, dudak H11, ince, mat ve homojen. K:G11, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6, Y.: 1.6, Ç.: 19. Krş.: Hayes 1972, fig. 68, no.16.; Avner 2000, 38, no. 2. 249-Env. No.: T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça, dışta dudak kenarında rulet süsü var A.: E10, içte orta kalınlıkta, yarı parlak, dışta ince, mat. K.: E9, kireç ve az mika katkılı, ince, orta sertlikte, tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 11, Y.: 3.1, Ç.: 21. Krş.: 250-Env. No.:T.98.Y.B. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F12, ince, homojen, mat. K.: F11, az kireç ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 8, Y.: 3.1, Ç.: 18.5. Krş.: 195
251-Env. No.:T.01.CC:5K. Kenar gövde profili veren parça, A.: G12, ince ve mat. K.: F11 yoğun kireç ve az mika katkılı, ince, orta serlikte, hafif tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 6.4, Y.: 2.2, Ç: 19. Krş.: Waagé 1933, Pl. X, 285. 252-Env. No.: T98.YB. Kenar gövde profili veren parça, A.: F10/11 dalgalı, ince ve mat. K.: F10, kireç katkılı, sert ve yer yer gözenekli. G:6.9, Y:2.4, Ç:19. Krş.: Gassner 1997, Tf. 47, 566. 253-Env. No.: T.03.AT.8J.ün2.13. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde F10, dudak, E10/G11 arası dalgalı, ince mat ve homojen. K.: F10, kireç ve az mika katkılı, ince orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 11, Y.: 3.6, Ç.: 28. Krş.: Gassner 1997, Tf. 47, no. 570. 254-Env. No.: T.98.Y.B. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: G11, ince, homojen ve yarı parlak. K.: F11, kireç katılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 6.3, Y.: 4, Ç.: 19.4. Krş.: 255-Env. No.:T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça, A.:11F ince, mat ve homojen K: F10 kireç katkılı, ince ve orta serlikte ve gözenekli. G.: 6.2, Y.: 2.8, Ç.: 24.5. Krş.: Hayes 1992, fig. 33, 14/12.; Robinson 1956, M350; Isler 1969, Abb. 44. 256-Env. No.: T.94.I.AN.5. Kenar gövde profili veren parça, A.: F12, dudak H12, dış ince ve mat, iç kalın ve yarı parlak. K.: E9, kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu G.: 5.7, Y.:1.9, Ç.: 17. Krş.: Hayes 1973b, fig.48, no. 2439.; Meyers 1979, fig. 15, no.10. 196
257-Env. No.: T.98.AM.5K.028 Kenar ve gövde profili veren parça, A.: G11, içte kalın, dışta ince ve yarı parlak. K.: E11, yoğun kireç katkılı, ince, sert yer yer gözenekli. G.: 7.1, Y.: 2, Ç.: 23.5. Krş.: Gassner 1997, Tf. 46, no.567. 258-Env. No.: T.98.YB. Kenar gövde profili veren parça, A.: F12, ince ve mat. K.: F11, yoğun kireç katkılı, ince, orta serlikte, hafif tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 5.1, Y.: 1.7, Ç.: 13. Krş.: Tzaferis 1980, fig. 3. no. 7. 259-Env. No:.T.98.AE.5K.004. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Dışta F12, içte F11, ince, homojen ve mat. K.: F9, az kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 6.2, Y.: 1.9, Ç.: 14. Krş.: Nahshoni 1999, 106, no. 7. 260-Env. No.:T.01.CS.5K.1mek, batı. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G12, dudak H10, ince, homojen ve mat. K.: F11, yoğun kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu.g.: 3.7, Y.: 2.6, Ç.: 13. Krş.: Giudice 1996, fig. 23, no.5. 261-Env. No:.T.97.BI.6L.224 Kenar gövde profili veren parça, A.: Dışta F11, içte F10, ince ve mat, dudakta G12, daha kalın K.: F10, az kireç ve kum katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 4.4, Y.: 2, Ç.: 15. Krş.: Landgraf 1980, fig. 14a, F3/16.; Birger 1981, Pl, 13, no.14. 262-Env. No.:T.02.AJ.5L.7m. Kenar, gövde geçişine ait parça. Dudakta rulet süsü var. A:F10, ince mat ve homojen. Dudakta aşınmış. Yz.: İçte ince rötuş izleri, dışta 197
ince gözenekler var. K.: F10, kireç ve a mika katkılı ince, orta sertlikte, tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.5, Y.: 2, Ç.: 20. Krş.: Landgraf 1980, fig. 14a, f3/15. 263-Env. No.:T.97.BR.5L3.91. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F12, ince, mat ve homojen. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 4.4, Y.: 1.9, Ç.: 16. Krş.: Kenrick 1981, fig. 243, VIII/42; Mc Clelean, Rautman 1989, fig. 2, no. 1. 264-Env. No.:T.98.YB. Kenar gövde profili veren parça, A.: F10, ince, mat ve homojen. K.: F9 az miktarda kireç ve kum katkılı ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.6, Y.: 2.4, Ç.:13.Krş.: Giudice 1993, fig. 8, no.4. 265- Env. No.: T.97.Y.B. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, dudak G12, ince ve mat. K.: F10, kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.8, Y.: 2.3, Ç.: 13. Krş.: 266-Env. No.: T.98.BG.5K.39. Kenar gövde profili veren parça, dudakta rulet süsü mevcut. A.: F10, ince ve mat. K.: F10, az kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 4.9, Y.:2.1, Ç: 22. Krş.: Hayes 2001, fig. 4, A18.; Meriç 2002, Tf. 30, K338. 267-Env. No.:T.03.AL.10J.030. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: G9, dudak kenarı H12, homojen, ince ve yarı parlak. K.: G9, kireç katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.:6.8, Y.: 2.7, Ç.: 18. Krş.: Landgraf 1980, fig.14a, F3/G2 198
268-Env. No.: T.03.BF.8J.ün 2.05. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10/11 arası dalgalı, çok ince, mat ve yer yer silinmiş. K.: F10, az kireç ve mika katkılı ince,hafif gözenekli ve tebeşirimsi bir dokusu var. G.:9.5, Y.: 3.6, Ç.: 23. Krş.: Landgraf 1980, fig. 14a, F3/G4, Isler 1969, Abb. 45. 269-Env. No.: T.03.BK.8J.ün2. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F9, Dudak: F10, ince, gevrek, mat ve homojen. K.:F9, kireç ve az mika katkılı, ince hafif gözenekli ve tebeşirimsi bir dokusu var. G.: 12.2, Y.: 3.7, Ç.: 21.5. Krş.: 270-Env. No.: T.98.AO.5K.36. Kenar gövde profili veren parça, A.: F11, ince ve mat, ön yüzde yapım hatasından kaynaklanan tahribat mevcut, iç kısın ve dudak pürüzlü. K.: F10, kireç katkılı sert ve sıkı dokulu. G.: 7, Y.: 2.2, Ç.: 17. Krş.: Landgraf 1980, fig. 14a, F3/G6. 271-Env. No.: T.01.CL.5K.1.Mek. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F12, çok ince ve silinmiş. K.: F10, kireç ve mika katkılı, kalın, orta sertlikte, tebeşirimsi, kat kat dokuya sahip. G.: 6.7, Y.: 2.9, Ç.: 30. Krş.: Hayes 1992, fig. 52, 13/5. 272-Env. No.:T.98.BH.4K2.045. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: E11, dudakta H10 içte kalın yarı parlak dışta ince mat. K.: F10, az kireç katkılı, kalınca yapılı sert sıkı dokulu. G.: 7, Y.: 3.1 Ç.: 28. Krş.: 199
273-Env. No.: T.98.4L1. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F11, ince, homojen ve mat. K.: F10/11 arası, kireç katkılı, ince, sert ve gözenekli. G.: 6.4, Y.: 2.9, Ç.: 22. Krş.: Waagé 1933, Pl. IX, no.209. 274-Env. No.: T.03.AZ.8J.ün.7.16. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: gövde, F11, dudak, F12, ince mat ve homojen. K.: F10, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 7, Y.: 2.4, Ç.: 13, Krş.: Hayes 1973b, fig. 48, no. 2453. 275-Env. No.:T.98.5L Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F12, ince, homojen ve mat. K.: F11, kireç katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 4.1, Y.: 2.9, Ç.: 13. Krş.: 276-Env. No.:T.97.5L. tarla Kenar ve gövde profili veren parça. A.:G12, dudak D12, ince, homojen ve mat. K.: G11, yoğun kireç katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 3.9, Y.: 1.9, Ç.: 11.5. Krş.: Gassner 1997, Tf. 47, no.572. 277-Env. No.:T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11,ince ve mat. K.: E10, az kireç ve mika katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.5, Y.: 2.1, Ç.: 14. Krş.: Magness 1999, fig.3, en üst sol.; Rodziewicz 1976, Pl. 8, C2. 278-Env. No.:T.97.BG.6L.24. Kenar ve gövde profili veren parça. A.:G12, dudak E12, ince, homojen ve mat. K.:G11, yoğun kireç katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.:4.1, Y.:1.9, Ç.:12. Krş.: 200
279-Env. No.: T.94.I.BG.017. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F12, dudak çıkıntısı H9, ince homojen, mat. K.: F11, yoğun kireç katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 7.5, Y.: 3.2, Ç.:13. Krş.: 280-Env. No.: T.94.I.AN.56. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: İç ve dudak çıkıntısı G12, ince mat, dışta dudak altından itibaren F9, ince yarı parlak. K.: F10, çok az kireç katkılı, ince, tebeşirimsi ve gözenekli bir yapıya sahip. G.: 6.2, Y.: 2.4, Ç.: 15. Krş.: Magness 1999, fig.3, en alt orta. Giudice 1996, fig.23, no.4.; 281-Env. No.: T.97.5L. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: gövde F10, dudak F12, ince, mat ve homojen. K.: F9, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 4.1, Y.: 2.6, Ç.: 13. Krş.: Williams 1989, fig. 23, 277. 282-Env. No.: T.94.IAF.20. Kenar ve Gövde profili veren parça. A.: F10, ince mat, dudak ucu G11, kalın ve yarı parlak. K.: F10, yoğun kireç katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 4.4, Y.: 2.4, Ç.: 16. Krş.: Hayes 1985, fig. 63. no.7. 283-Env. No.:T.97.BM.6L.154. Kenar ve gövde profili veren parça. A.:F11, ince ve mat, dudak, F12, çok ince ve silik. K:F10, çok ince zerre halinde kireç katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 2.8, Y.:1.7, Ç.:11. Krş.: 284-Env. No.:T.01.AH.5L.4.m. Kenar ve gövde profili veren parça. A.:G11, ince ve mat, dudak F12 çok ince ve silik. K.: F11, çok ince zerreler halinde kireç katkılı, ince, sert az gözenekli. G.: 3.4, Y.: 22.5, Ç.: 10. Krş.: 201
285-Env. No.:T.94.III.BK.28. Tam profil veren parça dip kısmı eksik. A.: Gövde F10, dudak, H10, ince, mat ve homojen. K.: F9, kireç ve az mika katkılı, ince orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.7, Y.: 3, Ç.: 9. Krş.: 286-Env. No.:T.01.AL.5L.5.mek. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G11, dudak: H10, dışta ince, içte kalın ve mat. K.: G10, kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 9.6, Y.: 2.3, Ç.: 12.5. Krş.: 287-Env. No.: T.01.DA.4J1.kuzey. kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde, G11, dudak, H10/E10 arası dalgalı, ince, içte mat, dışta yarı parlak. K.: Gövde G12, dudak, E9, kireç ve az mika katkılı. İnce, sert ve sıkı dokulu. G.: 4.5, Y.: 2.9, Ç.: 14. Krş.: Waagé 1933, pl. X, 287. 288-Env. No.:T.97.SÇ. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Dışta H12, içte G12, ince, kısmen silinmiş ve mat. K.: F11, kireç katkılı, ince, çok sert ve gözenekli. G.: 4, Y.: 2.1, Ç.: 13. Krş.: Williams 1989, fig. 22, no. 276. 289-Env. No.: T.01.CJ.5K.1.mek.06. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, mat ve homojen. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince orta sertlikte, ve sıkı dokulu. G.: 4, Y.: 2.7, Ç.: 12. Krş: 202
290-Env. No.: T.01.CR.4J2. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G11, ince mat ve homoje. K.: G9, çok az kireç ve mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G. :2.7, Y.: 3.1, Ç.: 14. Krş.: 291-Env. No. :T.01.CM.5K.1.mek. Tam profil veren parça dip kısmı eksik. A.: F10, dudak ucu, H10/G12 ince, mat ve homojen. G.: 8.2.Y.: 4.3, Ç.: 16. Krş: Gassner 1997, Tf. 47, no.576. 292- Env. No.: T.98.BR.6K.36. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: H10, kenarda H12, ince ve mat. K.: H9, kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.:4.8, Y.:2.5, Ç.:. Krş.: Hayes 1992, fig. 32, 13/1. 293- Env. No.: T.97.CC.5L4,18. Kenar gövde profili veren parça, A.: G12, ince, mat ve homojen. K.: G10, Kireç ve az kum katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 6, Y.: 2.5, Ç.: 15. Krş.: Giudice 1994, fig. 13, no.2. 294-Env. No.:T.94.I.AR.26. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G11, ince homojen ve mat. K.: F11, yoğu ve iri tanecikli kireç katkılı, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.7, Y.: 1.7, Ç.: 14. Krş.: Williams 1989, fig. 23.no.278. FORM 4 295-Env. No.: T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: Gövde G12, dudak H12/9 arası dalgalı ince, mat ve homojen. K.: G11, çok küçük ama yoğun kireç ve 203
çok az mika katkılı, ince, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 3.4, Y.: 2.6, Ç.: 25 Krş.:. Hayes 1972, fig. 69, no.1. 296-Env. No.: T.98.4L1. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde F11 kenar dışta G12 ince, mat ve homojen. K.: F10, çok az ve ince kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 9, Y.: 3.6, Ç.: 27. Krş.: 297-Env. No.: T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: Gövde F10, dudak G11, ince, mat ve homojen. K.: F11, kireç ve çok az mika katkılı, ince, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 3.5, Y.: 2.7, Ç.:21. Krş.: 298-Env. No.: T.98.YB. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: Gövde F10, dudak G11, ince, mat ve homojen. K.: E10, içe doğru F10, kireç ve çok az mika katkılı, ince, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 8.5, Y.: 3.8, Ç.: 29. Krş.: 299-Env. No.: T.01.DA.4J1.(Kuzey). Kenar ve gövde profili veren parça, A.: Gövde, F11, kenar dışta G12, ince ve mat. K.: F10,kireç ve çok az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.3, Y.: 2.9, Ç.: 15. Krş.: 300-Env. No.: T.98.BF.4K1.038. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: Gövde G11, dudak G10/11arası dalgalı, içte gövde de kalın yarı parlak, içte kenardan itibaren ve dışta ince mat K.:F11, kireç ve çok az mika katkılı, ince, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 11.7, Y.: 3.4, Ç.:28. Krş.: 204
FORM 5 301-Env. No.:T.94.III.BL.20. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, içte ince, alt kısımları yarı parlak, üstte ve dışta çok ince,mat. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince orta sertlikte ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 13, Y.: 2.7. Ç.: 23. Krş.: Hayes 1972, fig.70, no.1.; Hayes 1973b, fig. 51, no. 2528. 302-Env. No.: T.01.CH.5K.4.böl. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, içte ince, dışta çok ince ve mat. K.: F10, kireç ve az mika katkılı, ince, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.:10.7, Y.: 2, Ç.: 23. Krş.: Hayes 1992, fig.33,14/16.; Magness 1992, fig.67, no.15. SÜSLEMELİ PARÇALAR 303-Env. No.:T.98.BI.4K2.051. Kaide ve gövde profili veren parça. Tondoda, hurma dalları, üstünde üçlü konsantrik daire. Hurma dallarının sadece üst kısımları korunmuş. A.: F10, içte ince ve mat, dışta çok ince ve mat. K.: F10, çok az kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 13.3, Y.: 2.1, Ç.: 12, Krş: hurma dalı; Hayes 1972, fig. 72, no. 1 varyasyonu, Daireler; Hayes 1972, fig72, no2 a. Tarih:360 450. Hayes Form 2 veya 3. 304-Env. No.:T.01.CE.5K.4.böl. Kaide ve gövde geçişine ait parça. Tondoda, çok küçük bir alan korunmuş, üzerinde, palmet motifi, uç kısmı kırılmış. Çift volüt arasında kalp şeklinde taç yapraklar ve tepede damla şeklinde yaprak. A.: F12, orta kalınlıkta, mat ve sadece içte. K.: F12, kireç ve az mika katkılı ince sert ve sıkı 205
dokulu. G.:2.8, Y.:1.1, Ç.:?. Krş: Jones 1950, fig.164, no. R, fig.165, no.f; Hayes 1972, fig. 73, no 8e, Waagé 1948, fig.32. en dipte ve solda, Tarih: 440-490. Hayes Form 2 veya 3. 305-Env. No.:T.98.BP.4K2.41. Kaide ve gövde profili veren parça. Tondada, dış kısımda tek yiv sırası içerisinde volütlü eşkenar dörtgen, sadece üst kısmı korunmuş. A.: F11,ince,mat ve homojen. K.: F10, kireç ve az mika katkılı, ince orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. Krş.: Jones 1950, fig 165. No.B; Hayes 1972, fig.73, no. 17w. Tarih: 360-440. Hayes Form 2 veya 3. 306-Env. No.:T.98.AN.5K.10 Kaide profili veren parça, tondoda volütlü eşkenar dörtgen.a.: F10, ince mat ve homojen. K.: E9, mika katkılı, yapısı ince, tebeşirimsi ve az gözenekli bir dokusu var.g.: 6, Y.: 2, Ç.: 13. Krş.: Jones 1950, fig. 165, no. G; Hayes 1972, fig.73. 17 varyasyonu; Waagé 948, fig 32 dipte sağdan ikinci; Peppers 1979, Fig116, no c.x433; Topoleanu, 2003, pl,cxiv,no.15; Tarih 360-440. Hayes Form 2 veya 3. 307-Env. No.:T.99.BJ.6K.02 (1.51). Kaide profili veren parça, tondoda volütlü eşkenar dörtgen. A.: F12, ince ve mat. K.: E11, az kireç ve mika katkılı, ince, tebeşirimsi ve az gözenekli bir dokusu var. G.: 4.9, Y.: 1.2 Ç.: 17. Krş.: Hayes 1972, fig.73, no. 16 varyasyonu; Conrad 2000, Abb. 7, no.17.b. Tarih: 5.yüzyılın ortaları. Olasılıkla form 3. 206
308-Env. No.:T.98.YB.29. Tondo parçası. Nilüfer tomurcukları dizisi. A.: F9, çok ince, yarı parlak, aşınmış ve sadece içte. K.: F10 kireç katkılı, yapısı ince sert ve az gözenekli. G.: 6.7, Y.: -, Ç.:-. Krş.: Hayes 1972, fig. 73, no. 12 l. Tarih:440 450. 309-Env. No.:T.98.YB.5K. Tondo parçası, üzerinde nilüfer çiçeği dizisi. A.: G11, ince,mat ve sadece içte. K.: F11, kireç katkılı, yapısı ince sert ve gözenekli. G.: 2.3, Y.: 0.5, Ç.:-.Krş.: Hayes 1972, fig. 73, no. 12 varyasyonu. Tarih: 440-490 310-Env. No.:T. 98.YB.31. Tondo parçası, üzerinde soğan dizisi. A.: G12, kalın, yarı parlak ve sadece içte. K.: F12, az kireç ve mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G:3.8, Y:0.6. Krş.: Hayes 1972, fig. 73, no. 13r; Waagé 1933, Fig. 4, No. 237. Tarih : 440-490, Hayes Form 3 veya 5. 311-Env. No.:T.98.AN.5K.031. Kaide ve gövde profili veren parça. Tondoda iki yiv sırası arasında çift bordürlü damla motifleri sıralanmış A.: F10, içte ince ve mat, dışta çok ince ve mat. G.: 5.6, Y.: 1.3, Ç.: 12. Krş.:-. Tarih: 360-450?. Hayes Form 2 veya 3. 312-Env. No.:T.98.AT.5K.011. Kaide ve gövde profili veren parça. Tondoda tek yiv sırası içinde üzeri noktalı,sağ ve sol yanı kalp şeklinde bezekle doldurulmuş çapraz motif. A.: F10, içte orta kalınlıkta ve yarı parlak, dışta çok ince ve mat. G.:10.5, Y.: 2.9, Ç.:13. Krş.:-. Tarih: 360-450?. Hayes Form 2 veya 3. 207
313-Env. No.:T.99.BF. 7K.13. +1.30. Tondo parçası. Merkezde Hz. Davud un yıldızı, A.:F 10 çok ince, silik, mat ve homojen. K.: F9, az kireç katkılı, yapısı ince, sert ve sıkı. G.: 3.1, Y.: 0.5, Ç.: -. Krş.: 314-Env. No.:T.03. SÇ.1, Kaide gövde geçişine ait parça, merkezde, profilden, sola doğru koşan yaban tavşanı. A.: F11, çok ince, mat ve homojen. K.: F10 az kireç katkılı, ince sert ve az gözenekli bir dokusu var. G.:4.3, Y.: 1.6, Ç.: 14, Krş.: Conrad 2000, Abb. 5, no 13. Tarih 360-405/423. Hayes Form 3. 315-Env. No.:T.98.BN.5K.022. Tondo parçası, merkezde, profilden sola doğru koşan yaban tavşanı. A:F10, çok ince, mat ve sadece içte. K.:F9, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 6.6, Y.: 0.6, Ç.: 14, Krş.: Hayes 1972, fig. 74, no. 35 varyasyonu., Hayes 2001, fig.2, no5. Tarih:450-490. Olasılıkla Hayes Form 3. 316-Env. No.:T.99.AI.6L1.29.(1.50) Tondo parçası, merkezde, profilden sola doğru koşan yaban tavşanı. A.: F11, çok ince, mat ve sadece içte. K.: F10 az kireç katkılı, ince sert ve az gözenekli bir dokusu var. G.: 3.4, Y.: 0.5, Ç:-. Krş.: Hayes 1972, fig. 75, no. 35 varyasyonu,waagé 1948, fig.33. Tarih: 5. yüzyılın sonlarına ait. Olasılıkla Hayes Form 3. 317-Env. No.:T.98.AS.5L1.06. Tondo parçası, merkezde, sağa doğru koşan geyik. Figür oldukça net, ancak boynuzlarının sadece küçük bir kısmı korunmuş. A.: F11, çok ince, mat ve sadece içte. K.: E9, az kireç ve mika katkılı, ince, sert ve sıkı 208
dokulu. G.: 8.1, Y.: 0.8, Ç:- Krş.: Hayes 1972, fig. 76, no. 41 varyasyonu. Tarih:470-580. Hayes Form3 veya 10. 318-Env. No.:T.98. YB.30. Tondo parçası, sadece merkez korunmuş, çift bordürlü Yunan haçı. A.:F12, ince, mat ve sadece içte. K.:F12, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 2.7, Y.: 0.6, Ç.:-. Krş.: Jones 1950, fig. 165, no C; Hayes 1972, fig. 78, no 69q; Waagé 1948, Fig.34. sağ üstte birinci; Conrad 2000, Abb.7, no.14; Topoleanu 2003, pl. CXV, no.22. Tarih: 480-520?. Olasılıkla Hayes Form 3. 319-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün.7.28. Kaide ve gövde profili veren parça. Dipte sadece üst kısmı korunmuş, haç motifi var. Haçın tepesinde gizli rho (R) harfi var. A.: G11, ince, mat ve homojen. K.: Yoğun kireç, az mika katılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.3, Y.: 1, Ç.: 320-Env.No.:T.01.DE.4J1.I mek. Tondo parçası. Üzerinde dört pendantlı haç motifi var. A.: F11, ince, mat ve homojen. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 4.9, Y.: -, Ç.:-. Krş.: 321-Env. No.:T.99.CF.6L.02 (+78) Tondo parçası, merkezde yarısı korunmuş çift pendantlı? haç. A.: F12, çok ince mat, K:F12, yoğun kireç katkılı, yapısı ince sert ve sıkı, G.:5.7, Y.: 0.6, Ç.:-, ; Krş.: Jones 1950, fig.165, no. K, N, Q; Hayes 1972, fig. 78, no. 67-68, fig. 79, no.79p, 80t; Hayes 1985, fig. 64, no.21; Adamsheck 1979, pl. 24, no.35l,35o; Landgraf 1980, fig. 14b, no1, 209
322-Env.No.:T.99.CA..6L.04 (+1.04) Tondo parçası, merkezde yarısı korunmuş çift pendantlı haç. A.: F11, çok ince mat, K.: F11, yoğun kireç katkılı, yapısı ince sert ve sıkı, G:4.6;Krş.: Hayes 1972, fig. 78, 67/l, Adamsheck 1979, pl.24, no.35n, 323-Env. No.:T.03.BF.8J.ün.7.01. Tondo parçası, merkezde çift pendantlı haç, alt kısmı kırılmış. A.: F9, çok ince, mat ve homojen. K.: F9, kireç ve az maka katkılı, ince, orta sertlikte, tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.6, Y.: -, Ç.:-.. Krş.: 324-Env. No.:.97.BG.6L.15. Tondo parçası, merkezde yarısı korunmuş A ve W lı haç. A:F11 çok ince mat. K.: F12, kireç katkılı, yapısı ince sert ve sıkı, G.: 5.7, Y.: 0.6, Ç.: -. Krş.: Hayes 1972, fig. 78, 66 varyasyonu; Adamsheck 1979, pl.24, no.35r; Tarih: 325-Env. No.: Env. No.:T.00.AH.9J.07. Kaide, gövde geçişine ait parça, merkezde tek kolu kurunmuş haç. A.: F11, içte ince, dışta çok ince ve mat. K.: F11, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.1, Y.: 2, Ç.:.Krş.: 326-Env. No.:T.99.BG.6L1.07.(+111m.) Tondo parçası, merkezde çift bordürlü haç. Yarısı korunmuş, A.: F11 çok ince ve mat. K.: F11 yoğun kireç, az mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 7.4, Y.:-, Ç:-. Krş.: Jones 1950, fig164, no. L, P; Hayes 1972, fig. 79, no. 71b; Waagé 1948, Fig. 34, sağda üstten üçüncü; Landgraf 1980, fig, 14b, no.3; Topoleanu 2003, pl. CXV, no.22; 210
327-Env. No.:T.01.BJ.5L.7.mek. Tondo parçası, merkezde çift bordürlü haç. Yarısı korunmuş, A.: F11 çok ince ve mat. K.: F11 kireç ve az mika katkılı, ince, orta sertlikte ve sıkı.dokulu. G.: 2.1, Y.: -, Ç.: -. Krş.: 328-Env. No.:T.98.BB.5K.kesit. Tondo parçası, merkezde üç bordürlü haç motifi, üst kısmı kırılmış. A.: F12, çok ince, mat ve sadece içte. K.: F12, yoğun kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 3.8, Y.:, Ç.: -. Krş.: Waagé 1948, Fig.34, sağ üstten üçüncünün yanı. Tarih: 329-Env. No.:T.98.BI.5K.37. Tondo parçası, merkezde, çift bordürlü haç, sol kolu kırık. A.: F10, ince, mat ve homojen. K.:F10, az kireç ve mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 3.2, Y.:-, Ç.: -. Krş.: 330-Env. No.:T.96.AV.8G.05. Kaide ve tondo profili veren parça, merkezde çift bordürlü haç büyük oranda korunmuş. A.: G12, çok ince ve mat, K.: F11, yoğun kireç katkılı, yapısı ince, sert ve sıkı. G.: 7, Y.: 1.9, Ç.: 8.3. Krş.: Hayes 1972 fig.79, no. 71d; Waagé 1948, Fig. 34, sol üstten üçüncü; Isler 1969, Abb. 52; Peppers 1979, fig115, f. X425, g.x426; 331-Env. No.:T.96.AL.9F.8. Kaide ve tondo profili veren parça, merkezde haç?. A.: F11, çok ince, mat ve homojen. K.: F11, yoğun kireç, az mika katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 9.4, Y.: 1.7, Ç.: 7.5. Krş.: - 211
FORM 6 332-Env. No.: T.94.III.BH.9. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde F10, dudak G11, çok ince, kısmen aşınmış ve mat. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 5.4, Y.: 2.7, Ç.: 20. Krş: Zelle 1990, Abb. 20, no. 77. 333-Env. No.: T.98.BH.4K2.40. Kenar, gövde başlangıcına ait parça. A.: Gövde F10, Dudak ucu G11, ince mat ve homojen. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince,orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve küçük gözenekli bir dokusu var. G: 10, Y: 2.4,Ç: 26. Krş: 334-Env. No.: T.98.BH.4K2.44. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: içte F10, dudak ucu G11. K: F10, az kireç ve mika katkılı, ince,orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve küçük gözenekli bir dokusu var. G: 6, Y: 2.7, Ç.: 26. Krş.: FORM 7 335-Env. No.: T.03.BD.10J.ün 3.06. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, mat, homojen. K.: F10, Çok yoğun kireç az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6, Y.: 3.3, Ç.: 30. Krş.: Hayes 1972, fig. 71. no. 4. 336-Env. No.:T.99.AH.7L1.017 (+1.80). Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G12 dudakta G 10/ H 11 arası ince, mat, homojen, dalgalı. K.: G11, çok yoğun kireç az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli. G.: 11.4, Y.: 3.1, Ç.:26. Krş.: Waagé 1948, pl. XI, no.949. 212
337-Env. No.: T 96.AP.8F.15. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: E10, ince ve mat, kenar E9, daha ince yer yer aşınmış. K.: F9, az kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.1, Y.:3.7, Ç.:27. Krş.: Hayes 1973b, fig. 48, no. 2464. 338-Env. No.:T.03.AV.8J.ün. 2. 05. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, dudakta yer yer G11, ince mat ve homojen. K.: F10, kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince, orta sert tebeşirimsi ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 4, Y.: 1.8, Ç.: 13. Krş.: 339-Env. No.:T.01.DP.5K.3.mek. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde de F10, dudakta, G11, ince mat dudakta yer yer silinmiş. K.: F10, kireç ve az mika katkılı, ince tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7.4, Y.: 2.2, Ç.: 18. Krş.: Hayes 1985, fig. 64, no.13. 340-Env. No.: T.03.AZ.8J.ün 7.23. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde F11, ince ve mat, kenar G11 E 8 arası dalgalı, biraz daha kalın yer yer dökülmüş. K.: F11 No 2 gibi. G.: 4.2, Y.:2.3, Ç.:26. Krş.: 341-Env. No.: T.96.AS.7L.5. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde F11, dudak H11 / E8 arası dalgalı, ince, mat, dudağın üst kısmında yer yer dökülmüş. K.: F10 / H10 arası dalgalı, kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu 213
var. G.: 3, Y.: 3.3, Ç.:?. Krş.: Hayes 1973b, fig. 49, no.2486; Mc Clelean, Rautman 1989, fig. 2, no. 4. 342-Env. No.: T 03. BF. 8J. ün. 7. 05. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, dudakta yer yer E11. İnce, mat, içte yer yer dökülmeler var. K.: F11, yoğun kireç az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli. G.: 17, Y.: 4.2, Ç.: 27. Krş.: Sion 1997, 152, no. 3. 343-Env. No.: T.03.AL.10J.ün7. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, kenar H 11 E 8 arası dalgalı, ince, mat ve homojen. K.:E8, tepede F10, kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7.2, Y.:2.3, Ç.:24. Krş.: Hayes 1985, fig. 64.no.14. 344-Env. No.: T 03.BA.8J.ün.2.01. Kenar ve gövde profili veren parça. Gövdenin alt kısmında alçak bir set var. A.: F10, çok ince, gövdeyle bütünleşmiş, mat ve homojen. K.: F10, kireç, kum ve mika katkılı, ince, orta sert ve çok küçük gözenekli. G.: 17.3, Y.: 5.1, Ç.: 26. Krş.: Hayes 1973b, fig. 51, no. 2533. 345-Env. No.: T 03.BF.10J.ün 5.12. Kenar ve Gövde profili veren parça. A.: F11, dudakta H12, ince, mat, dudakta yer yer silinmiş. K.: F11, (dudak üstü E9) yoğun kireç az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli. G.: 9, Y.: 4, Ç.: 26. Krş.: Gassner 1997, Tf. 48, no.581. 214
346-Env. No.: T.03.AZ.8J.ün7.12 Kenar ve gövde profili veren parça. kenar gövde geçişindeki setin altında yiv var. A.: F10, ince, mat ve homojen. K.: F10, kireç ve çok az mika katkılı, ince sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 5.7, Y.: 3.8, Ç.: 25. Krş.: Landgraf 1980, fig. 14a, F10/4.; Kenrick 1981, fig. 243, no. 43. 347-Env. No.: T 03, BF. 8 J. ün 7. 06. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10 No 13 gibi. K.: F9, (üst tarafta damarlı, yer yer E10) kireç ve az mika katkılı, tanecikleri belli orta sert ve gözenekli. G.: 5.5, Y.: 3.4, Ç.: 22. Krş.: Landgraf 1980, fig.14a, F10/3 348-Env. No.: T.97.AY.5L3.21. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11 ince, mat, homojen. K.: F11 kireç ve az mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 6, Y.: 2.3, Ç.: 30. Krş.: Landgraf 1980, fig.14a, F10/1 349-Env. No.: T.03.AS.8J.ün 2. 05. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince, mat ve homojen. K.: F10, yoğun kireç az mika katkılı. İnce sert ve küçük gözenekli. G.: 5.1, Y.: 2.3, Ç.: 17. Krş.: Landgraf 1980, fig.14a, F10/2 350-Env. No.: T 03.AS.8J.ün. 2.02. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F 11 ince, mat ve homojen. K.: F 11 kireç az kum ve mika katkılı. İnce, sert ve küçük gözenekli. G.: 10.2, Y.:5, Ç.:25. Krş.: Hayes 2001, fig.2, no 50. 215
351-Env. No.:T.00.AG.9K.03 Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, çok ince, mat ve homojen. K.: F11, kireç ve az mika katkılı, ince,sert ve sıkı dokulu. G.:6, Y.:3.8, Ç.: 26. Krş.: Hayes 2001, fig. 2. no. 50. 352-Env. No.:T.03.AT.10J.ün 5. Kenar ve gövde profili veren parça. dudağın ucunda yiv var. A.: Gövde F9, dudak G11/E6 arası dalgalı. K.: F10, kireç ve az mika katkılı. İnce orta sertlikte ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 7.5, Y.: 2.9, Ç.: 27. Krş.: 353-Env. No.:T.00.AR.11K.017 Kenar ve gövde profili veren parça. A.:F10, İnce, mat ve homojen. K.: F9, kireç kum ve az mika katkılı, diğerlerine göre kalın, orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 3.8, Y.: 2.1, Ç.: 14. Krş.: 354-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün 7.22.Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, içte kalın, yarı parlak, dışta ince ve mat. K.: F10, az kireç mika ve kum katkılı. İnce orta sertlikte (tebeşirimsi) ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.4, Y.: 2.1, Ç.: 22. Krş.: 355-Env. No.: T.03.BD.8J.ün.2.51 Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde F11, dudak H11/7 arası dalgalı. K.: F11, yoğun kireç az mika katkılı dokusu No 42 gibi. G.: 6.3; Y.: 3.3, Ç.: 20. Krş.: 356-Env. No.: T 03.AK.10J.ün.3. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11 ince, mat ve homojen. K.: F11 kireç az kum ve mika katkılı. İnce, sert ve küçük gözenekli. G.: 10.2, Y.: 3.3, Ç.: 26. Krş.: Gassner 1997, Tf. 48, no. 583. 216
357-Env. No.:T.03.BD.8J.ün 6.01 Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövdede F11, dudakta H12/D5 arassı dalgalı ince mat homojen. K.: F10, yoğun kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6, Y.: 4.7, Ç.:22. Krş.: 358-Env. No.: T 94.9H.4S.FG.11. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F 10 dudak E12/E6 arası dalgalı. İnce, mat, homojen. K.: F10, yoğun kireç, az mika katkılı, diğerlerine göre tane boyutu daha irice, orta sertlikte, tebeşirimsi ve gözenekli. G.: 9.2, Y.:3.1, Ç.: 25. Krş.: Hayes 1973b, fig. 49, no. 2487. 359-Env. No.: T 03.AZ.8J ün.7.14. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince, mat, homojen. K.: F11, kireç ve az mika katkılı. İnce, orta hafif tebeşir, sert ve gözenekli. G.: 8.4, Y.: 2.8, Ç.: 20. Krş.: Sion 1997, 152, no. 2. 360-Env. No.: T 03.AU.11J.ün 3.12. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, No 19 gibi. K.: F11, kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli. G.: 8.5, Y.: 2.9, Ç.: 26. Krş.: Sion 1997, 152, no. 2. 361-Env. No.: T.03.BC.8J.ün.6.14. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10 Dudak tepede D7 ince, mat, gevrek, homojen. K.: F10, kireç, çok az mika ve kum katkılı ince, orta sert, hafif tebeşirimsi ve çok küçük gözenekli. G.: 4.5, Y.: 3, Ç.: 27. Krş.: Sion 1997, 152, no. 2. 217
362-Env. No.:T.03.BM.8J.ün.13.01(T.03.BK, 8.J.ün.2. Tam profil veren parça. dibin çoğu eksik. A.: Gövde G11, dudak H11, ince mat ve homojen. K.:F11, yoğun kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.:19.9, Y.:4.8, Ç.kenar: 20, Ç. kaide: 8.8. Krş.: Avner 2000, 38, no. 1. 363-Env. No.:T03.AS.8J.ün2.4. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince, mat ve homojen. K.: F11, kireç ve az mika katkılı, ince, sert ve ince çizikler halinde gözenekli. G.: 12.6, Y.: 2.3, Ç.: 28. Krş.: Avner 2000, 38, no. 1. 364-Env. No.: T.97.BK.06L.128. İki parça. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince, mat ve homojen. K.: F10, kireç çok az kum ve mika katkılı, diğerlerine göre biraz daha kalın, orta sert ve çok küçük gözenekli. G.: 6.8, Y.: 2, Ç.: 22. Krş.: Hayes 1972, fig. 71, no. 7. 365-Env. No.: T 03.BD.8J.ün 2. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudağın altındaki yiv derin bir iç bükey kavis haline gelmiş. A.: İçte F10, dudak B5, dışta F11, çok ince mat dudakta yer yer dökülmüş. K.: F11 çok yoğun kireç ve az mika katkılı. İnce, orta sertlikte ve küçük gözenekli. G.: 4,4, Y.: 2.8, Ç.: 16. Krş.: 366-Env. No.: T 00.AP.9L.031. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: Gövde A12, dudak H 11, ince, mat ve homojen. K.: A2 çok yoğun kireç katkılı ince, orta sertlikte ve çok küçük gözenekli. G.: 5.8, Y.:4.6, Ç.:22. Krş.: 218
367-Env. No.: T 01.AM.5L.V. mek. Kenar ve gövde profili veren parça A.: F11, ince mat dudakta H11/F11 arası dalgalı. K.: F11, yoğun kireç ve çok az kum katkılı, ince, orta sert ve gözenekli. G.:11.8, Y.: 4, Ç.: 20. Krş.: Williams 1989, fig. 23, no. 279. 368-Env. No.: T 96.AO.7L.46. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, mat, dudak üzerinde biraz daha kalın ama çoğu dökülmüş. K.: F10, yoğun kireç az mika katkılı. İnce sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6.4, Y.: 3.8, Ç.: 26. Krş.: 369-Env. No.: T03.BA.8J.ün2.08. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, ince, mat, homojen. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince orta sert,hafif tebeşirimsi ve gözenekli. G.: 7.3, Y.: 2, Ç.: 28. Krş.: Hayes 1985, fig. 64, no.17. 370-Env. No.: T 97.BD.06L.208. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: İçte E8, dışta: F10/ E 8 arası dalgalı, dudak G10, çok ince, mat, homojen. K.: F10, kireç ve çok az mika katkılı. İnce sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 4.9, Y.:1.8, Ç.:26. Krş.: Williams 1989, fig. 23, no. 280. 371-Env. No.: T 03.BD.8J.ün2. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10/ F11 arası, ince, mat ve homojen. K.: F 10, gövdede çekirdek oluşmuş (G10). Kireç ve az mika katkılı. Tanecikleri belirgin, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli. G.: 6.4, Y.: 3.2, Ç.: 20. Krş.: Landgraf 1980, fig. 14a, F10/8. 219
372-Env. No.: T.96.AO.7L.31 iki parça. Kenar ve gövde profili veren parça.kenar gövde bağlantısında set var. A.: F10, ince, mat ve homojen. K.:F10, kireç ve az mika katkılı. İnce sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 14.2, Y.: 3.1, Ç.: 26. Krş.: Waagé 1948, pl. XI, no. 949. 373-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün 7. 21. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, çok ince mat homojen. K: F10, yoğun kireç ve az mika katkılı. İnce, orta sertlikte, tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 6, Y.: 3.7, Ç.:?. Krş.: Kenrick 1981, fig.243, VIII/44. 374-Env. No.: T.03.BF.8J.ünite 2. 08. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F10, çok ince, mat, homojen. K.: F10, kireç ve az mika katkılı,ince, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.:10.3 Y.: 3.6, Ç.: 20. Krş.:Landgraf 1980, fig.14a, F10/10 375-Env. No.:T 01.AB,AG.6L/5L.araba yolu. 2 parça. A.: H12 dudak A 10/ H 12 arası dalgalı. K.: Gövde H12 dudak H11, çok yoğun kireç katkılı; ince, orta sert ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 20.3, Y.: 4.3, Ç.: 25. Krş.: Gassner 1997, Tf. 48, no. 585. 376-Env. No.:T.03.BD.8J.ün 2.52 Kenar ve gövde profili veren parça. A.:F11, ince, mat ve homojen. K.: F10, yoğun kireç ve az mika katkılı. Dokusu no 42 gibi. G.: 3.8, Y.: 3, Ç.:?. Krş.: 220
377-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün 7.05. Kenar ve gövde profili veren parça. A :F11, orta kalınlıkta yarı parlak ve homojen. K.: F11, yoğun kireç ve az mika katkılı. İnce sert ve çok küçük gözenekli. G:6.6, Y:3, Ç:24. Krş.: Hayes 2001, fig.6, B1. 378-Env. No.:T.97.CA.5L4.35(31). İki parça. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: G12, çok ince, mat ve homojen. K.: G12, yoğun kireç katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 8.7, Y.: 3.1, Ç.: 25. Krş.: Hayes 1972, fig. 71, no.11.; Gassner 1997, Tf. 48, no. 586; Mc Clelean,Rautman 1989, fig. 2, no. 5. 379-Env. No.: T.01.AG.6L. araba yolu. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince mat ve homojen. K.: E10, kireç ve az mika katkılı, ince orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 9.7, Y.: 3.8, Ç.: 25. Krş.: Rodziewicz 1976, Pl.8, C10.; Sion 1997, 152, no.1.; Dauphin 1991, fig. 4, no. 3. 380-Env. No.: T.97.BK.06L.133. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: F11, ince mat ve homojen. K.:F11, yoğun kireç ve az mika katkılı. İnce sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 7.2, Y.: 3.5, Ç.: 29. Krş.: Waagé 1948, Pl, XI, 949 u. 381-Env. No.:T.03.AZ.8J.ün.7.61. Kenar ve gövde profili veren parça. A: gövde F10, dudak G11, ince mat ve homojen. K.:F10, kireç çok az mika ve kum katkılı. Dokusu no 42. gibi. G.: 6.1, Y.: 1.7, Ç.: 20.5. Krş.: Hayes 1972, fig. 71, no. 12. 221
382-Env. No.: T 03.BC.8J.ün.2.04. Kenar ve Gövde profili veren parça. A.: F11 ince, içte mat, dudak H12, D6 arası dalgalı, K.: F11, Yoğun kireç, az kum ve mika katkılı, ince sert ve küçük gözenekli. G.: 2.8, Y.: 3.2, Ç.:?. Krş.: 383-Env. No.: T.03.BK.10J.ün.3. Kaide gövde geçişine ait parça. A:.F11, içte ince, dışta çok ince ve mat. K: F11, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G:7.1, Y:1.3, Ç:11.4. Krş.: 384-Env. No.: T.O3.BJ.8J.ün.12. Kaide gövde geçişine ait parça, kaidenin proporsiyonu bozuk. A.: F10, içte orta kalınlıkta yarı parlak, dışta ince ve mat. K.: F10, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 5.9, Y.: 2.2, Ç.: 10. Krş.: 385-Env. No.: T.03.BG.8J.ün.7.01 Kaide gövde geçişine ait parça. A.: G12, içte ince ve kısmen yarı parlak, dışta çok ince ve mat. K.: G12, yoğun kireç ve az mika katkılı, İnce sert ve sıkı dokulu. G.: 8, Y.: 4.4, Ç.: 10. Krş.: 386-Env. No.:T.03.BD.8J.ün.2. Kaide gövde geçişine ait parça. A:F9, ince mat ve homojen. K:F9, kireç ve az mika katkılı, ince, orta sertlikte hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7.7, Y.: 1.5, Ç.: 7.8. Krş.: 387-Env. No.:T.03.BF.10J.ün.5.(kanal). Kaide gövde geçişine ait parça. A.: İçte F10, ince, dışta F11çok ince ve mat. K.:F11, kireç ve az mika katkılı, ince sert ve sıkı dokulu. G.: 5.5, Y.: 1.5, Ç.: 5.4. Krş.: Rodziewicz 1976, Pl. 8, cf. 222
388-Env. No.:T.03.BV.8J.ün.13.06. Kaide gövde geçişine ait parça. Hem içte hem de dışta kazıma ile düzensiz şua benzeri motif mevcut. A.: F10, ince, homojen ve mat. K.: F10, kireç ve az mika katkılı, ince orta sertlikte ve sıkı dokulu. G.: 14.3, Y.: 2.4, Ç.: 12. Krş.: 223
KIBRIS KAPLARI (GEÇ ROMA D) FORM 1 389-Env. No.: T.98.CR.4L2.02(4. mek) Kenar ve gövde profili veren parça, kısmen yanmış. A.: E10/G12 arası dalgalı, kalın, parlak (metalik) ve homojen. K.: E11, kireç, az mika ve kum katkılı, ince sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6.3, Y.: 3.1, Ç.: 20. Krş.: Hayes 1972, fig. 80, 1/2. 390-Env. No.: T.98.4L1. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: İçte F12, kalın ve parlak (metalik), dışta E10/F11 arası dalgalı orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F10, kireç, çok az mika ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G:5.3, Y.: 3.3, Ç.: 28. Krş.: 391-Env. No.: T.98.CN.4L2.09 Kenar ve gövde profili veren parça, A.: F10, ince ve yarı parlak, içte az dışta yoğun dökülmeler var. K.: E11, kireç, az mika ve kum katkılı ince sert ve çok küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 6.3, Y.: 2.2, Ç.: 23. Krş. 392-Env. No.: T.98.4L1. Kenar ve gövde profili veren parça, A.: İçte F11, ince ve yarı parlak, kenarın üstünde kısmen aşınmış, dışta E10/G12 arası dalgalı orta kalınlıkta, gevrek ve parlak(metalik). K.: E11, Kireç, az mika ve kum katkılı, ince, sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 7.1, Y.: 3.8, Ç.: 28. Krş.: 224
393-Env. No.: T.96.AR.9H.03. Kenar, gövde geçişine ait parça, A.: İçte F11, orta kalınlıkta ve yarı parlak, dışta ince mat ve kısmen dökülmüş. K.: F10 Kireç, çok az mika ve kum katkılı, ince, sert ve sıkı dokulu. G.: 5.7, Y.: 2.1, Ç.: 26. Krş: Hayes 1972, fig. 80, 1/ 4. FORM 2 394-Env.No.: T.98.AN.5K.20.(T.98.AU.5K.39). Tam profil veren parça dudak üzerinde 3 yiv sırası var. Proporsiyonu çok bozuk, dışta gövde üzerinde düzensiz rulet kombinasyonu mevcut. Dipte, düzensiz iki yiv sırası içinde yine düzensiz konsantrik daire motifi var. A.: E11, kabın tamamına uygulanmış, kalın ve parlak, ruletli kısımda ince ve mat. K.: E11, çok küçük kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 16.3, Y.:5.5, Ç. kenar: 24, Ç. kaide: 17.4 395-Env. No.: T.98.BI.5K.033. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudak üzerinde 2 li yiv, gövde de 3 lü rulet sırası var. A.: İçte F11, orta kalınlıkta, dışta E8/G11 arası dalgalı, ince ve mat. K.: E10, kireç, mika ve kum katkılı, ince, orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.:4.5, Y.: 4.2, Ç.: 26. Krş.: 396-Env. No.: T.98.BY.4K2.024. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudak üzerinde 3 lü yiv sırası gövde de 3 sıra rulet süsü var. A.: Gövde E11, dudak ucu C10 ince ve mat. K.: E11, çok küçük kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.:4.5, Y.: 4.1, Ç.: 22. Krş.: 225
397-Env. No.: T.97.5K. Tam profil veren parça. Kenar diğerlerinden farklı olarak hafif dışa uzantılı, dudak üzerinde 2 li yiv, gövde de tek rulet sırası A.: İçte ve dışta üst kısımda F10, alt kısımda H10, orta kalınlıkta ve yarı parlak, üstte kısmen dökülmüş, dış alt kısımda kavlamış. K.: E10, az kire, mika ve kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 9.8, Y.: 5.3, Ç. kenar: 22, Ç. kaide: 15.2. Krş.: 398-Env. No.: T.98.AT.5L1.45/44,.. Tam profil veriyor 4 parça. dudak üzerinde çift yiv sırası var. Dip bezemesiz, dışta basit rulet süsü var.a.: Gövde, E11/12 arası dalgalı, dudak H12, kalın parlak ve homojen. K.: E11 çok küçük kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 15.5, Y.: 3.7, Ç. kenar: 16, Ç. kaide: 12. Krş.: 399-Env. No.: T.96.BT.7L.07. Kenar ve gövde profili veren parça. Burada cidar incelmiş, kenarın üst kısmı aşağı doğru eğim kazanmış. Dudak üzerinde 2 yiv sırası, gövde de 3lü rulet kombinasyonu var. A.: İçte F11, dışta E9/F11 arası dalgalı, ince ve mat, içte ve dudakta kısmen dökülmüş. K.: F10, kireç ve mika katkılı, ince sert ve gözenekli. G.: 4.5, Y.: 2.9, Ç.: 16. Krş.: 400-Env. No.: T.99.AF.6K.11. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudak üzerinde 2 yiv sırası dışta gövde de 2 li rulet süsü var. A.: İçte F11, dudakta D9, dışta E9/F11 arası dalgalı ince ve mat yer ter özellikle dudak ucunda aşınmış. K.: F10, kireç ve mika katkılı, ince, orta sertlikte ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.:4.1, Y.: 2.4, Ç.: 16. Krş.: 226
401-Env. No.: T.98.Yüzey.20. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudak üzerinde 2 yiv sırası A.: İçte E11, orta kalınlıkta ve mat, dışta E8/F11 arası dalgalı ince ve mat. K.: E11, çok küçük kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 5.8, Y.: 3.1, Ç.: 16. Krş.: 402-Env. No.: T.98.BF.4K1.37. Kaide parçası, tondoda üçlü yiv sırası içinde üç tane ikili konsantrik dairenin kombinasyonuna nokta ve sap eklenerek oluşturulmuş stilize bitki motifi mevcut. A.: E11/F10 arası dalgalı, yer yer metalik yer yer yarı parlak, dışta F10 ince ve mat. K.: E10, çok küçük kireç, mika ve çok az kum katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokusu var. G.: 6.6, Y.: 1.9, Ç.: 15. Krş.: 403-Env. No.: T.01.CR.4J2. Tondo parçası. Çiftli yiv sırası içinde, içerisi nokta ile doldurulmuş haç işaretinin alt kısmı korunmuş. A.: İçte E9/E12 arası dalgalı, dışta E10 ince ve mat. K.: E10, çok az kireç, mika ve normal kum katkılı, ince, ser ve sıkı dokulu. G.: 3.3, Y.:, Ç.:. Krş.: FORM 3 404-Env. No.: T.97.BA.5L4.17. Kenar ve gövde profili veren parça.a:e9/f10 arası dalgalı, ince, mat ve gevrek, içte çoğu dökülmüş. Dışta ruletlerin içi koyu renk, üst yüzeyler ince ve açık tonda. K: E9, çekirdeği, F10, kireç ve mika katkılı, ince orta sertlikte ve hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.:10, Y.: 3.9, Ç.: 22. Krş.: 405-Env. No.: T.03.AZ.8J.ün7.01. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudak üzerinde 2 sıra yiv gövde de birbirinden bağımsız 5 sıra basit rulet süsü var. Kenarın 227
altındaki rulet sırası kısmen silik. A.: İçte F11/12 arası çok ince ve mat yer yer silinmiş, dışta E9/F12 arası orta kalınlıkta ve yarı parlak. K.: F9, çekirdeği, E9, kireç ve az mika katkılı, ince orta sertlikte ve hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 8.9, Y.: 6.4, Ç.: 28. Krş.: 406-Env. No.: T.99.AJ.6L1.16. Kenar ve gövde profili veren parça. Dudak hafif eğimli, üzerinde çift yiv, gövde de üç düzensiz rulet sırası var. A.: İçte üstte H12, altta F12 orta kalınlıkta ve yarı parlak, dışta E9/H11 arası kalınlı inceli dalgalı, metalik ve yarı parlak. K.: E9, kireç ve az mika katkılı. ince orta sertlikte ve hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 22.6, Y.: 9.3. Ç.: 28. Krş.: 407-Env. No.: T.98.BP.5K.93. Kaide ve gövde geçişine ait parça. Kısmen yanmış. Dış yüzünde çok silik iki sırs rulet var. A.: F10, ince, mat ve homojen. K.: E10, az kireç, mika ve kum katkılı, ince orta sertlikte ve gözenekli bir dokusu var. G.: 10.6, Y.: 4, Ç.: 18. Krş.: 408-Env. No.: T.03.AM.9J(ün 2).01. Kenar ve gövde profili veren parça, gövde geçişinde dirsek yok, iki yiv ve kulp bağlantısı izi belirgin. A.: İçte F11, ince, mat ve gevrek, Dışta, H11/F10, arası dalgalı, kısmen dökülmüş ve kavlamış, orta kalınlıkta ve parlak. K.: E10, kireç, az mika ve kum katkılı, ince, orta sert, tebeşirimsi ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.: 8.9, Y.: 8, Ç.: 27. Krş.: 409-Env. No.: T.96.AP.8F.12. Kenar ve gövde profili veren parça. Düz profil veriyor. A.: İçte ve dışta kenarın üst kısmında E8/H11 arası dalgalı, dışta C5, ince ve 228
mat. K.: D9, dudakta çce doğru, B10, kireç az mika ve kum katkılı, ince orta sertlikte, hafif tebeşirimsi ve küçük gözenekli bir dokusu var. G.:12.4, Y.: 5, Ç.: 28. Krş.: FORM 4 410-Env. No.:T.03.BG.10J.ün 5. Kenar, gövde ve kaide geçişine ait (3) parça, profil no 1 gibi. A.: İçte F10, dışta G11, ince ve mat. K.: E10, az kireç ve mika katkılı, ince orta sert ve hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 15.3, Y.: 4.9, Ç.: 22. Krş.: 411-Env. No.: T.03.BN.10J.ün 3.19. Kenar ve gövde profili veren parça, dudak dışta uca doğru gövdeden uzaklaşmıştır. Kenarda kazıma ile dalga süsü var. A.: Gövde de E9/F11 arası dalgalı, dudak, E8/D6 arası dalgalı, ince ve mat. K.: E9, az kireç ve mika katkılı, ince orta sert ve hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 8.4, Y.: 3.5, Ç.: 21. Krş.: 412-Env. No.: T. Yüzey 34. Kenar ve gövde profili veren parça form no1 gibi. A.: Gövde G11, dudak D6, ince ve mat. K.: F10, az kireç ve mika katkılı, ince orta sert ve hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 8.4, Y.: 2.3, Ç.: 21. Krş.: 413-Env. No.: T.03.AH.9J.ün 2.01. Kenar gövde geçişine ait parça. İçe kıvrımlı, kalınlaştırılmış kenarlı, gövde de çok silik rulet izleri seçilebiliyor. A.: içte F10, kenar D6, dışta, E8/G10 arası dalgalı, ince ve mat. K.: E10, az kireç ve mika katkılı, 229
ince orta sert ve hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.:7.7, Y.: 2.5, Ç.: 23. Krş.: 414-Env. No.: T.03.AH.9J.ün 2.01. Kenar gövde geçişine ait parça, profil no1 gibi. A.: İçte F10, dudakta D6, dışta G10, ince ve mat. K.: E10, az kireç ve mika katkılı, ince orta sert ve hafif tebeşirimsi ve gözenekli bir dokusu var. G.: 4.1, Y.: 1.8, Ç.: 23. Krş.: 415-Env. No.: T.03.BB.8J.ün 2.19. Kenar ve gövde profili veren parça, form no1 gibi. A.: F10, içte ince, gevrek, mat ve kısmen dökülmüş, dudakta aşınmış, dışta ince yarı parlak ve kısmen aşınmış. K.: F10, (içe doğru B10 hafif yeşilimsi, iyi pişmemiş), az kireç ve mika katkılı, ince orta sertlikte G.: 5.2, Y.: 2.9, Ç.: 22. Krş.: 416-Env. No.: T.98.BN.4K1.04. Kenar ve gövde profili veren parça. A.: E12/10 arası dalgalı, koyu renkli kısımlar kalın ve metalik, açık renkli bölümler ise ince ve mat, dışta dudak üzeri tamamen sökülmüş. K: F11/E11 arası dalgalı, az kireç katkılı, ince sert ve gözenekli bir dokuya sahip. G.: 11.5, Y.: 2.7, Ç.: 18. Krş.: 230
DİĞERLERİ 417- Env. No.: T.03.BN.4K2.45. Kenar ve gövde profili veren parça. Kenar dış yüzü yivli, içte basit rulet sırası var. A.: F10, ince, mat ve homojen. K.: F10, kireç ve az mika katkılı, ince sert, hafif tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 7.3, Y.: 3.9, Ç.: 20. Krş.:- 418-Env. No.: T.03..AZ.8J.ün 7.19. Kenar ve gövde profili veren parça. (Kıbrıs F2-9 arası) Kenar kalınlaştırılmış, alta hafif içbükey profillendirilmiş. A.: Gövde F10, kenar D10/F12 arası dalgalı, ince ve mat. K: F10, yoğun kireç ve az mika katkılı, ince sert, hafif tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 5.8, Y.:3.3, Ç.: 15. Krş.: 419-Env. No.: T.03..AS.8J.ün 2.11. Kenar ve gövde profili veren parça. (Kıbrıs F2-9 arası) Kenar kalınlaştırılmış. A.:içte F10, dudak F12/D6 arası dalgalı, dışta F11 ince ve mat. K.: F10, yoğun kireç ve az mika katkılı, ince sert, hafif tebeşirimsi ve sıkı dokulu. G.: 13.3, Y.:4.9, Ç.: 18. Krş.: 420-Env. No.: T03.BA.8J.ün2.02 (T03.AZ.8J.ün.7.13).Tam profil veren parça. Phokaia F10A taklidi. A.: F11, içte ve dudakta kalın, yarı parlak, dışta F11 astarsız. Dudağın dışa bakan kısmı D6. K: F10, kireç,ve az mika katkılı. Çok ince orta sert tebeşirimsi ve gözenekli. G.: 30, Y: 5.9, Ç.(kenar): 34, Ç. (kaide): 18 421-Env. No.: T.97.BI.5L4.59. Kenar ve gövde profili veren parça. (Afrika F104 C taklidi?) Kenar kalınlaştırılmış, içte derin bir yiv ile gövdeden ayrılır. A.:G11, orta 231
kalınlıkta, homojen ve mat. K: E10, kireç, mika ve kum katkılı, ince,tebeşirimsi ve gözenekli bir dukusu var. G.: 6, Y.: 3.7, Ç.:?. Krş.: 422-Env. No.: T.97.BI.5L4.59. Kenar ve gövde profili veren parça. (Afrika F104C taklidi?) Kenar kalınlaştırılmış, içte derin bir yiv ile gövdeden ayrılır. A.:F9, orta kalınlıkta, yarı parlak ve sadece içte. K: F8, kireç, mika ve kum katkılı, tanecikleri belirgin, tebeşirimsi ve gözenekli bir dukusu var. G.: 6.7, Y.: 3.9, Ç.: 30. Krş.: 232
E SONUÇ Tarsus ta ele geçen Geç Roma Kırmızı Astarlı Seramiklerinin incelendiği bu çalışmamızda söz konusu malzemenin sağladığı verilerden yola çıkarak şehrin Geç Antik Çağda seramik kullanımındaki özellikler değerlendirilmiş ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda öncelikle Cumhuriyet Alanından ele geçen Geç Roma dönemine ait kırmızı astarlı seramikler sınıflandırılmış, bu sınıflandırmada özellikle üretim yerleri ve kendi içinde biçim özellikleri dikkate alınmıştır. Bunlar Afrika Kırmızı Astarlıları, Phokaia Kırmızı Astarlıları ve Kıbrıs Kırmızı Astarlıları olup, Tarsus ta özellikle Cumhuriyet Alanı kazılarında bulunan bu malzemenin kil ve astar özellikleri, süslemeleri, yapım teknikleri hakkında bilgi verilmiştir. Belirlenen guruplara dahil olmayan birkaç örnek ise, ayrı bir başlıkta değerlendirilmiştir. Özellikle Cumhuriyet Alanı malzemesinin diğer merkezlerde bulunan benzer malzeme ile fiziksel kıyaslaması yapıldıktan sonra parçalarla ilgili stratigrafik verileri daha sağlıklı değerlendirmek amacı ile geldikleri tabakalardaki konteksleri listelenmiş, bu katmanlardan çıkan diğer buluntu gurupları ile karşılaştırılmıştır. Ancak Tarsus un özellikle Geç Antik Çağda geçirmiş olduğu çeşitli felaketler nedeniyle, buluntularımız çoğu zaman mimari ile bağlantılı bir biçimde ele geçmemiş; daha çok yerleşim evreleri arasına serilen tesfiye katmanlarının içinde bulunmuştur. Bu ve diğer verilerin ışığı altında kentin konumuz ile ilgili olan seramik kronolojisini şu şekilde ele alabiliriz. Diğer buluntu yerlerinde de M.S. 4. yüzyılın ikinci yarısından 6. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen Afrika Kırmızı Astarlıları Form 4-17, Phokaia kırmızı Astarlıları Form 1-3, Kıbrıs Kırmızı Astarlıları Form 1-2 Cumhuriyet Alanı A Sektörü 4J, 4K, 4L ve 5K plan karelerinde +2.80/1.70 metre kotları arasındaki 233
tabakada karışık bir şekilde ele geçmişlerdir. Malzemenin bu şekilde karışık çıkmasında en büyük etkenlerden ilki, M.S. 6. yüzyılın ortalarında bu alanda, portiğin duvarlarından ve diğer malzemelerinden de yararlanılarak geniş bir terasın oluşturulmasıdır. Kazı alanının ilk tabakasını oluşturan terastaki mimari tabakanın üstündeki dolgu ise, otoparkın açılması sırasında (yaklaşık 2,50 m. derinliğe kadar) kaldırılmıştır. Ancak, kaldırılan bu tabakalardaki Orta Çağ ve sonrası yerleşimlere ait olan konutların sadece -kimi - 4 m derinliğe kadar inen- çöp ve fosseptik çukurlarının alt kısımları ayrıca oldukça fazla sayıda tandır ve fırın kalıntıları ele geçmiştir. Böylece, söz konusu çukurların ve tandırların açılması sırasında yalnızca önceki dönemlere ait tabakalarda tahribat olmamış, aynı zamanda açılan kuyuların kazılması sırasında, içerisinde konu ettiğimiz seramik gurubuna ait örnekler de asıl tabakalarından üst seviyelere taşınmıştır628. Burada sadece, kalıntıların alanın diğer bölümlerine göre daha seyrek olduğu 4K plan karesinde M.S. 4. yüzyıl sonundan 5. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen 65 adet sikke629 ile birlikte aynı ünitede bulunan Form 4-6 ve 9 (Hayes 50, 57 ve 67) a ait 20 kadar parçanın, hem bu sikkelerle hem de birbirleri ile çağdaş olmaları, söz konusu açmanın, alanın bu kısmında nispeten korunmuş bir bölüm olduğunu göstermektedir. A sektöründe ele geçen (yaklaşık 50 parça) az sayıdaki 6. yüzyıl sonu ile 7.yüzyıl ve sonrasına tarihlenen malzeme ise bu bölümün doğusunda yer alan 5L, 6L ve 7L plan karelerinde ele geçmiştir. Ancak bu açmalarda karışıklık çok daha belirgindir. Çünkü 4. yüzyıl ortalarından 7. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen Geç 628 Bu bölüm ve sonrasında ele alacağımız kazı alanının tabakaları ve stratigrafi için L. Zoroğlu tarafından hazırlanan Tarsus Cumhuriyet Alanı Kazıları 1994-2003 adlı kitabın I. Bölümündeki manuskriptlerden yararlanılmıştır. Henüz yayınlanmamış bu bilgileri kullanmama izin verdiği için L. Zoroğlu na yeniden teşekkür ederim. 629 Cumhuriyet Alanı Sikkeleri Dr. A. Tolga Tek tarafından yayına hazırlanmaktadır. Sikkelerle ilgili bilgiler yayın metninden temin edilmiştir. 234
Roma Seramikleri630 yaklaşık +2.85/1.55 metre kotları arasında çoğunluğu Orta Çağ a ait olmak üzere Helenistik döneme kadar çeşitlilik gösteren malzeme ile birlikte bulunmuşlardır ki, bu duruma, yukarıda değindiğimiz gibi kuyular neden olmuştur. Bizim için bir başka önemli ölçüt de, Cumhuriyet Alanının görkemli yapısı olan portiğin seviyesinde ve oldukça uzun bir süre kullanıldığı anlaşılan bu yapının sağlam kalan bölümlerindeki dolgunun alt seviyelerinde en erken Geç Roma Kırmızı Astarlılar Gurubunu oluşturan Afrika Kırmızı Astarlılar gurubuna ait örneklerin ele geçmemiş olmasıdır631. Çok kısa bir çalışma yapılmış olan (2003 yılı) B sektöründe ise durum biraz daha farklıdır. Öncelikle belirtmeliyiz ki, kazı başkanı tarafından Cumhuriyet Alanı için önerilen yerleşim özelliği, burada kente ait konutların olduğu biçimindedir ki, gerçekten de kazıların ilk yıllarında temizlenerek ortaya çıkarılan bir iç avlulu ev bu sektörün caddeye en yakın yapısını oluşturmaktadır. Ancak bir taraftan A Sektöründe olduğu gibi burada da değişik dönemlerde çeşitli yıkımların söz konusu olması, ama aynı zamanda bu alana yapılacak otopark inşaatının oluşturduğu tahrip, bazı önemli bilgileri de yok olmasının nedenidir. Ancak 8J plan karesinde yaklaşık +1.70/0.98 metre kotları arasında, nispeten korunmuş bir bölüm açılmıştır. M.S. 6. ve 7. yüzyıllara tarihlenen ve Afrika Form 12D, 15, 16C, 17A-C, 18, 19, 20, 21, 22; Phokaia Form 3F-G, 7A-C; Kıbrıs kaplarından Form 3, 4 ayrıca yine bunlarla çağdaş çeşitli mutfak ve pişirme kaplarına632 ait çok sayıda parça birlikte ele geçmiştir. 8J plan karesindeki bu ilk tabakanın, A sektöründeki eşzamanlı tabakadan yaklaşık 1 630 Burada A sektöründeki diğer plan karelerde çıkan Kırmızı Astarlılara ek olarak Afrika Form 18 ve Phokaia Form 7 ye ait örekler ele geçmiştir. 631 2. yüzyıl sonlarından 3. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen çok az sayıdaki örnek de üst tabakalarda değişik dönemlere tarihlenen malzeme ile birlikte ele geçmiştir. 632 Cumhuriyet Alanı mutfak kapları Çiğdem Toskay -Evrin tarafından Doktora tezi olarak hazırlanmaktadır. Konuyla ilgili verdiği bilgilerden dolayı kendisine teşekkür ederim. 235
metre kadar daha aşağıda olması ve cadde seviyesinden de fazla yüksek olmaması değerlendirmelerimize ışık tutmuştur. Yukarıda sözünü ettiğimiz Roma evinin avlusundaki mozaiğin ve yıkılmış duvarlarındaki fresk kalıntılarının da ortaya koyduğu gerçek, evlerin zaman zaman yenilendiği, kanal vb bazı eklemeler yapıldığı şeklindedir. Eldeki verilere göre bu evlerin Roma Erken İmparatorluk zamanından, yani yaklaşık olarak M.S. 1. yüzyılın sonlarından M.S. 3. yüzyıla ortalarına kadar kullanıldığı ve 4. yüzyılda, yeniden inşa faaliyeti sırasında, yenilenen konutların 6. yüzyıl ortalarına kadar kullanıldığı da anlaşılmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi büyük ölçüde tahrip edilmiş bu tabakalardan bulunan malzemenin çoğunu stratigrafik verilere göre tarihlemek mümkün olmamıştır. Ancak ele geçen seramiklerin formlarına ve tiplerine göre büyük oranda belirlenmiş kronolojileri633 sayesinde parçaların, analoji yöntemi ile, tasnifleri yapılabilmiş ve formların tipolojik gelişimlerini tespit etmek mümkün olmuştur. Böylece tarihleri belirlenerek oluşturulan seramik gurupları ait oldukları dönemlere dair değerlendirmelere yeni bir boyut kazandırmıştır. Örneğin A sektöründe genel olarak ele geçen ve 4. yüzyıl ortalarından 5. yüzyılın ortalarına kadar tarihlenen sikke sayısı 350 nin üstünde olmasına rağmen bu döneme tarihlenen pişmiş toprak kap sayısı sikke sayısı ile doğru orantılı değildir. Buna ters olarak 6. yüzyıla ait sikke sayısı hem A hem de B sektöründe toplam 40 ı bulmazken, bu döneme ait kapların sayısı büyük artış göstermektedir. Pek çok soru işaretini de beraberinde getiren bu durum aslında sadece sikkelere bakılarak yapılacak değerlendirmelerin, alanın özellikle 6. yüzyıl sonrasındaki durumu için hatalı çıkarımlara yol açabileceğini göstermektedir. Özellikle 6. ve 7. yüzyıllara ait sikkelerin son derece az bulunduğu 633 Hayes 1972; Hayes 1973; Hayes 1976a; Hayes 1977b; Hayes 1978; Hayes 1980a; Hayes 1980b; Hayes 1992; Hayes 2001; Johnson 1988; Landgraf 1980; Lund 1996; Machensen 1999; Magness 1992; Magness 1999; Marty; 1979; Megaw 1972; Neuru 1980; Oleson 1994; Peppers 1979. 236
Tarsus ta bu zaman aralığına tarihlenen kapların Cumhuriyet Alanı nda çokça ele geçmesi, bu yüzyıllardaki yaşantının özellikle şehrin bu bölümündeki canlılığına dair bir kanıt niteliğindedir. Afrika, Phokaia ve Kıbrıs gibi bir birinden uzak ve farklı olan üç ayrı bölgeden ithal edilen bu malların yoğunluklarının bir birine oranı da oldukça farklıdır. Ancak bu parçaların 2. yüzyıl sonlarından 7. yüzyıl ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde dağılım gösterdiğini dikkate alırsak, bu yoğunluğu kapların genel toplamı olan tek bir rakama göre oranlamak hiç de sağlıklı sonuçlar vermeyecektir. Bu sebeple yapılacak değerlendirmeler için kapların kronolojik sınıflandırmalarının yapılması önemlidir. Parçaların tarihlendirmesini yaparken stratigrafik veriler yeterli olmadığı için J. Hayes in oluşturduğu ve ondan sonrada fazla değiştirilmeyen kronolojik veriler temel alınmıştır. Buna göre yukarıda sıraladığımız her bir atölyenin dönemsel özellikler gösteren formlarının kronolojisinin ve gelişiminin ana hatlarıyla tespit etmiş olmakla formlarına göre sınıflandırılan parçaların (bkz. Grafik 2, 7 ve 9) tarihlenmesi de kolaylaşmıştır. Bu verilere dayanarak Tarsus Cumhuriyet Alanı Geç Roma Kırmızı Astarlılarının istatistiksel değerlendirilmesi sonucu aşağıdaki grafik hazırlanmıştır. 800 700 600 500 400 300 200 100 0 175-250 250-300 300-350 350-400 400-450 450-500 500-550 550-600 600-650 Afrika 7 17 59 111 10 130 173 132 Phokaia 22 89 726 117 255 Kıbrıs 7 5 13 13 3 Grafik 10 :Cumhuriyet Alanında Bulunan Kırmızı Astarlı Geç Roma Kaplarının Kronolojik Olarak Atölyelerine Göre Dağılımı. 237
Buna göre 1. yüzyıl sonlarında üretilmeye başlayan ve Doğu Akdeniz piyasasını 4-5. yüzyıllar arasında tekeline almayı başaran Afrika Kırmızı Astarlıları, Tarsus ta en önce görülen Geç Roma Kaplarıdır ve ilk defa Form 1 in (Hayes 16) 2. yüzyıl sonlarına verilen634 az sayıdaki örneği ortaya çıkmıştır. Bu oran 3. yüzyılın ilk yarısında daha da azalmış ve Tarsus ta bu döneme verilebilen sadece Form 2 ye (Hayes 32) ait birkaç parça ele geçmiştir. 3. yüzyılın ikinci yarısından 4.yüzyıl başlarına kadar üst üste gelen çeşitli istilaların ekonomik istikrarsızlıkların etkisi Tarsus ta oldukça belirgindir. Öyle ki bu döneme ait oldukça sınırlı buluntu gurupları arasında Kırmızı Astarlı Geç Roma Seramiklerine neredeyse hiç rastlanmaz. 4. yüzyıl başı itibariyle tekrar görülmeye başlayan kapların bu yüzyılın ilk yarısında en çok görülen Form 3-4, 6A ve 8A ya (Hayes 45, 50, 58A ve 61A ya) ait sınırlı sayıda örnekleri mevcuttur. Aynı yüzyılın ortalarından itibaren kapların sayısı çoğalırken form çeşitliliği de artmaktadır. Özellikle Form 4 ve 8 in (Hayes 50B ve 61A) baskın olduğu bu dönemde Form 5-7 ve 9 a (Hayes 57, 58B, 59 ve 67) ait örnekler de mevcuttur. 5. yüzyılın başına gelindiğinde ise sayı artmış, oldukça az miktarda da olsa Phokaia (Form 1-2) ve Kıbrıs (Form1) Kırmızı Astarlıları görülmeye başlamıştır. Afrika atölyelerinin baskın olduğu bu dönemde piyasaya neredeyse tek kap formu hükmetmektedir ve sayısı 120 yi bulan gurup Form 9 un (Hayes 67) geç örneklerinden oluşmaktadır. Bu formun yanı sıra görülen Form 10 a (Hayes 72, 73 ve 76) ait birkaç parçalık gurup ise numune niteliğindedir. Ancak 5. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Afrika kaplarında miktar aniden düşer ve sayıları 10 u geçmeyen Form 12 ye (Hayes 91A/B) ait az sayıdaki parçadan başka örnek görülmez. Bunda 429 da Vandallar ın Kuzey Afrika yı istila etmesinin ve 634 Waagé 1948, 54; Lamboglia 1958, 266; Salomonson 1968, 104; Hayes 1972, 42. 238
Akdeniz de korsanların ticareti olumsuz etkilemelerinin635 payı büyüktür. Afrika kaplarındaki bu ani azalma genel toplamı da etkilemiş ve önceki döneme göre % 82 artış göstererek sayıları 89 a çıkan Phokaia kaplarına rağmen miktar azalmıştır. Sayıları ile birlikte form çeşitliliği de artan bu kaplardan Form 3B/C ve 4 çoğunluğu oluştururken, Form 5A ve 6 nın (Hayes 8) sayısı birkaç parçayı geçmez. Kıbrıs kapları ise bir önceki döneme göre artış göstermiş, ancak Form 2 nin örnekleri 15 le sınırlı kalmıştır. Bütün bu gelişmelere rağmen genel miktarın azalmasının en büyük sebebi İsauria lıların kıyılardaki korsanlık faaliyetlerinin deniz aşırı ticareti olumsuz etkilemesi olmalıdır. Zira 5. yüzyılın sonlarında İsauria ile yapılan barış anlaşmasının636 ardından 6. yüzyılın ilk yarısında deniz aşırı faaliyetlerinde bir canlanma başlamıştır. Hatta 537 ardından 550 yılında meydana gelen büyük sel baskınının ardından Justinianus un Kydnos nehrinin yatağını değiştirerek637 şehirde yaptığı imar faaliyetleri de şehrin gelişmesinde önemli bir faktördür. Bunu ithal kapların bir önceki evreye göre 7 kat artarak 860 lara varan miktarı da göstermektedir. Ayrıca Justinianus un generallerinden Belisarus un 533 de Kuzey Afrika yı tekrar ele geçirmesiyle638 bölge ile alış verişin ivme kazandığını, bunu da Afrika Kırmızı Astarlıları nın 130 bulan sayısı ve zenginleşen form repertuarı ile desteklemek mümkündür. Form 11-17 ye (Hayes 87, 91B/C, 93, 96, 97, 99A/B, 104 e) ait çanak ve kâseler dönemin sevilerek kullanılan kap formlarıdır. Ancak piyasanın egemen malı % 84 lük pazar payı ile Phokaia Kırmızı Astarlılarıdır ve bu atölyenin en sevilen kapları Form 3 ün alt tiplerine ait (özellikle tip F ve G) çanak ve 635 Grant 2000, 28, 149-150. 636 Hellenkemper ve Hild 1990, 42. 637 Zoroğlu 1995b, 26. 638 Raven 1993, 210-212. 239
küçük kaseleridir. Çok az bir artış kaydeden Kıbrıs kapları ise bu dönemde de Form 2 ve 3 e (Hayes 2 ve 7 ye) ait 13 kadar parça ile silik kalmaktadır. 6. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde ise 561 yılında kentte yaşanan deprem ve ardından gelen salgın639 nedeniyle şehir bir kez daha zarar görmüş, kırmızı astarlı kapların genel toplamında da yarıdan fazla düşüş kaydedilmiştir. Ege yi de etkileyen söz konusu salgın Afrika yı fazla etkilememiş olmalıdır ki; Phokaia kaplarındaki belirgin azalmaya rağmen Afrika mallarında belirgin bir artış söz konusudur. Öte yandan Kıbrıs ın silik varlığında bir değişim olmamıştır. Tarsus taki 6. yüzyıl sonuna kadar belirlenen kap repertuarı ise, Afrika Kırmızı Astarlıları nda Form 12C, 16B-C, 17B-C, 18 ve 22 (Hayes 91C, 99B/C, 104B-C, 105 ve 109); Phokaia Kırmızı Astarlılarında Form 7A-B (Hayes 10A-B); Kıbrıs Kırmızı Astarlıları nda yine Form 3 ve 4 ten (Hayes 7 ve 9) oluşmaktadır. 7. yüzyıla gelindiğinde bölgenin yine savaşların gölgesinde kaldığını ve bunun bir sonucu olarak 613-627 yılları arasında Pers işgalinin yaşandığını görmekteyiz. Ancak bu kısa süre zarfında ticarete olumsuz bir etkinin yaşanmadığını, önceki evreye göre artan ithalatı göz önüne alarak söyleyebiliriz. Form 7 nin tiplerinden oluşan Phokaia mallarının baskın olduğu bu dönemde Afrika seramiklerindeki azalma, özellikle 7. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren piyasadan çekilen Form 16C ve 17C (Hayes 99C ve 104C) ile belirginleşmiştir. Buna karşın Form 12D, 18-22 nin (Hayes 91D, 105, 107, 108 ve 109 un) geç örneklerine ait az sayıdaki parça yüzyıl ortalarına kadar varlığını sürdürmüştür. Phokaia Kırmızı Astarlıları ise aynı yüzyılın ortalarına kadar Form 7C nin (Hayes 10 C nin) en geç tipleri ile etkinliğini korumayı başarmıştır. Kıbrıs malları da bu dönemde iyice 639 Cameron 1993a, 111. 240
silikleşerek Form 4 e (Hayes 9 a) ait birkaç örnekle temsil edilir. Bu dönemde 636/637 deki Arap akınlarıyla başlayan ve 551/552 de Emeviler in şehri ele geçirmesine640 kadar süren savaş ortamının olumsuz etkileri oldukça ağır hissedilmiştir. Kazılardaki en geç bulguların 7. yüzyıl ortalarından itibaren kesilmesi de durumu açıkça yansıtmaktadır. Yukarıdaki dağılımda da görüldüğü gibi Tarsus taki Geç Roma Seramiklerinin yoğunlukları evrelere göre değişmektedir. Özellikle 5. yüzyıl sonrasında artmaya başlayan ve 6. yüzyılda doruk noktasına ulaşan malların oranlarındaki fark daha belirgindir. Bu dönemde Tarsus ta Afrika ve Phokaia kapları zaman dilimlerine göre değişken oranlarla tercih edilirken, Kıbrıs kaplarının sönüklüğü dikkat çekicidir. Aynı durum bu dönem için, özellikle ticari zenginliği ile ön plana çıkan Suriye641 ve Filistin642 bölgesindeki şehirlerde de belirgindir. Oysa Tarsus un batısında kalan Dağlık Kilikia kentlerinden Kelenderis ve Anemurium da, hatta daha batıda Pamphylia Bölgesinde yer alan Perge de oldukça baskın olan mal gurubu Kıbrıs Kırmızı Astarlılarıdır643. Ancak Dağlık Kilikia da yer almasına rağmen yukarıdaki şehirlere göre daha doğuda kalan Elaiussa Sebaste te durum biraz daha farklıdır. Bu şehirde de her ne kadar Kıbrıs Kapları, Phokaia üretimlerine göre daha yoğunsa da baskın olan mal gurubu Afrika Kaplarıdır. Kıbrıs kaplarının Tarsus ta bu denli az olması, aslında Phokaia ve Afrika ya göre Kıbrıs la olan yakınlığı ve prehistorik dönemlere dayanan ticari ve kültürel bağlantıları ile tezat oluşturmaktadır. Kıbrıs Kırmızı Astarlılarının yukarıdaki merkezlere oranla çok düşük olması, ayrıca bu kapların ana üretim merkezinin belki 640 Zoroğlu 1995b, 26. 641 Waage 1948, 57-58 pl.xi, fig.35; Kenrick 1981, fig. 243. 642 Kenyon 1957, fig. 84; Birger 1981, 76; Hayes 1985, 65; Magness 1992, fig. 67; Nahshoni 1994, fig.7; Nahshoni 1999, 106; Sion 1997, 152, Stepansky 1999, 82. 643 Fırat 1999, 104-105. 241
de Kıbrıs olmadığı yolundaki görüşlerin ortaya atılmasına da sebep olmuştur644. Bu konuda özellikle Perge645 ve Anemurium646 kazılarında tespit edilen yeni form biçimleri ve kap yoğunluklarına bakarak, üretimin Pamphylia ve Dağlık Kilikia arasındaki bir bölgede yapılabileceği düşüncesi geliştirilebilir. Oysa yerli üretim konusu Tarsus ta halen tartışılan, özellikle incelediğimiz Geç Antik Çağ için açıklığa kavuşmamış bir durumdur. Konuya ilgili olarak Helenistik ve Roma dönemlerinin karakteristik kaplarından olan terra sigillataların alt tipi olan Doğu Sigillataları A Gurubu için önerilen olası üretim merkezleri arasında Tarsus ta vardır647. Gözlü Kule ve Cumhuriyet Alanı Kazılarında, ayrıca şehrin birçok noktasında açılan sondajlarda yoğun miktarda ele geçen bu kapların baskınlığı tartışılmazdır. Ancak bunların en geç örneklerinin 2. yüzyılın sonlarına verildiği göz önüne alınırsa648, üretimin de bu tarihlerde sona erdiğini söylemek mümkündür. Zaten Tarsus ta da 3. yüzyıla ait lüks kap parçalarının azalması, sadece Kıbrıs Sigillatası ve Afrika Kaplarının erken örneklerinden Form 1 (Hayes 16) gibi birkaç ithal parçayla temsil edilmesi de bu durumu desteklemektedir. Yine de söz konusu bu kopukluğa rağmen Tarsus gibi eski ve köklü geleneklere sahip bir şehirde Geç Antik Çağ da lüks kap üretiminin yeniden başlayıp başlamadığı ciddi bir tartışma konusudur. Ancak bu kaba üretim için geçerli değildir: Cumhuriyet Alanı nın da ele geçen 5. yüzyıla ait üretim atığı bir amphora parçası649 bu dönemde kaba kap üretiminin bir göstergesidir. Öte yandan da şarap ve zeytinyağı gibi ticari 644 Bu görüş XXIV. Rei Cretarie Romanae Fautores uluslar arası kongresinde J. Gunneweg tarafından öne sürülmüş. 645 Fırat 1999, 58-64; Fırat 2000, 35-37. 646 Williams 1989, 29. 647 Jones 1950, 181; Zoroğlu 2003, 123. 648 Gözlü Kule için, Jones 1950, Cumhuriyet Alanı için Prof. Dr. Levent Zoroğlu malzemeyi yayına hazırlamaktadır. 649 Cumhuriyet Alanı amphoralarını yayına hazırlayan Doç. Dr. Kaan Şenol parçayı 5. yüzyıla tarihlemektedir. Kendisine bu konuda verdiği bilgi ve yardımları için teşekkür ederim. 242
değeri olan ürünleri depolamak ve satabilmek için ambalaj niteliğindeki bu tür taşıyıcı kapların üretilmiş olması, çok farklı kil, astar ve yapım özelliklerine sahip lüks kap üretiminin varlığı için bir dayanak sayılmaz. Konuyla ilgili olarak daha sağlam çıkış noktaları için öncelikle bir üretime işaret edebilecek yoğun buluntu gurupları değerlendirilmiştir. Bunlar arasında 6. yüzyıl ve sonrasında aynı tip kapların miktarındaki yoğun artış dikkat çekici ve incelemeye değerdir. Özellikle dönemin en yoğun buluntu gurubunu oluşturan Phokaia kapları öncelikli olarak ele alınmış, parçaların kil ve astar yapıları morfolojik olarak incelenmiş, diğer buluntu merkezlerindeki ve Phokaia kazılarında ele geçen örneklerle karşılaştırılmıştır. Konuyla ilgili çalışma yapanlarla Tarsus malzemesi incelenmiş, elimizdeki örneklerin Phokaia malzemesinin kil ve astar özellikleriyle örtüştüğü ortak görüşüne varılmıştır. Ayrıca söz konusu dönemle ilgili seramik üretimini destekleyecek fırın, üretim artığı veya hatalı üretim gibi bulgular da şimdiye kadar elde edilememiştir. Bunların dışında ele geçen Afrika kaplarından yine 6. yüzyılın ikinci yarısına ait Form 12 ve 17 (Hayes 91 ve 104) gibi sayısı fazla olan örnekler de aynı incelemeye tabii tutulmuştur. Parçaların büyük çoğunluğu dönemin karakteristik kil ve astar özelliklerini taşırken, oldukça kaba killi ve kalitesiz astar yapısına sahip 15 kadar Form 17 taklidi örnek tespit edilmiştir650. Döneminin en yaygın formlarından biri olan Afrika Kırmızı Astarlılarının Mısır ve Gerasa da 6. yüzyıl sonrasında yerel taklitlerinin yaygın bir biçimde üretildikleri bilinmektedir651. Ancak elimizdeki parçaların kil ve astar özellikleri adı geçen merkezlerdekilerin tanımları ile uyuşmamaktadır. Son derece kalitesiz üretimler olan bu parçaların (bkz resim. 12) varlığı olası bir yerel üretimin denendiğini veya parçaların yakın bir çevreden 650 Bu parçaların örnekleri diğerleri başlığı altında incelemiştir. Bk. no. 421-422, ayrıca res. 12. 651 Hayes 1972, 397-401.Watson 1989, 223-257. 243
geldiğini akla getirmektedir. Fakat bu kapların sayıca az oluşu orijinalleri ile rekabete giremediğini göstermektedir. Öte yandan eski gücünü kaybetmişse de önemini hiç yitirmeyen Tarsus un bu dönemde Suriye ve Filistin bölgesinde yaşanan ticari hareketlilikten652, özellikle Antiokheia ya olan yakınlığı ve bağlantıları sayesinde faydalandığı bilinmektedir. Aynı zengin coğrafyanın nimetlerinden yararlanan her iki şehrin bir ortak noktası da Kırmızı Astarlılarının ithal mallardan oluşmasıdır ki, böyle işlek merkezlerde seramik endüstrisinin bu denli geri kalması oldukça ilginçtir. Ancak ticari zenginlikleri ile ön plana çıkan bu tip şehirlerde dönem ekonomisinin tipik özelliği olan takas sisteminin etkisini ve bu sistemin Kırmızı Astarlı kapların dağıtımındaki rolünü653 dikkate almak gerekir. Bu sistem karşılıklı çıkarları korumaya dayalı mal değişimini sağlamış, böylece yerel üretimlerden daha ucuza gelen ve karşılığında kendi mallarını verebilecekleri bir çark oluşturmuştur. Bu durumda ticaretin daha zayıf olduğu Dağlık Kilikia ve çevresindeki olası yerel üretimler ön plana çıkarken, ticari hareketliliği ile ön plana çıkan Tarsus ve Antiokheia gibi şehirlerin kendi mallarını takas edebildiği ithal kaplara yönelmesi akla yatkın gelmektedir. Üstelik oldukça büyük miktarlarda üretilen bu kaplar sağlamlıkları ve ucuz fiyatları ile piyasadaki rakiplerine lokal üretimler dahi olsa fazla şans tanımamıştır. Ephesos654 ve Konstantinopolis655 gibi Phokaia ile sıkı ticari ilişkileri olan merkezlerde bile yerel üretimlerin orijinal Phokaia kaplarının yanında oldukça silik kalan miktarları bu durumu ortaya koymaktadır. 652 Cameron 1993b, 84. 653 Cameron 1993b, 89-90. 654 Ladstatter, Sauer 2002. 655 Hayes 1967; Hayes 1992. 244
Kapların işlevleri ile ilgili olarak tespit ettiğimiz kap formları arasında, özellikle Afrika Kırmızı Astarlıları nda görülen testi, sürahi, şişe vd. gibi kapalı kaplar Tarsus a ithal edilen lüks mallar arasında bulunamamıştır. Ele geçen örneklerin sadece çanak, kâse ve tabak gibi açık kaplardan oluştuğu, bunların arasında da orta ve küçük boyda kase ve çanak gibi derin kapların özellikle tercih edildiği, ancak tabak tiplerinin pek revaçta olmadığı görülmektedir. Derin kapların ise daha çok çorba gibi sulu yemeklerin servisi için elverişli, üstelik bu tip gıdaların da gelir düzeyi düşük halkın beslenme şartları ile uyumlu olduğu düşünüldüğünde, lüks olarak nitelenen bu kapların aslında orta ve alt düzeyde gelir gruplarına hitap ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca barbotine, aplik veya kalıp tekniğiyle yapılan kabartmalı süslemelerin görüldüğü daha özellikli tabak formlarının eksikliği de, tüketici kitlenin standartları hakkında bir fikir vermektedir. Üstelik bulguların diğer Doğu Akdeniz şehirleri ile uyumlu olması656 da durumun bölgesel niteliğini ortaya koymaktadır. Seramiklerin ait oldukları dönemlerle ilgili verdikleri başka bir önemli bilgi de kültürel hayatla ilgilidir ve bunu daha çok süsleme unsurları ile yansıtırlar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Tarsus a ithal edilen Afrika Kırmızı astarlıları arasında aplik veya kalıp tekniği ile yapılmış süsleme unsurlarına sahip daha nitelikli kaplar bulunamamıştır. Özellikle Afrika ve Phokaia Kırmızı Astarlıları na uygulanan baskı tekniğindeki bezekler Tarsus ta 4. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Afrika Kırmızı Astarlıları nda görülmeye başlar. Çoğunlukla bitkisel ve geometrik motiflerin tercih edildiği bu süsleme tarzı en fazla 5. yüzyılın ortalarına kadar tarihlendirilen Form 9 a (Hayes 67 ye) ait kapların dip kısımlarında görülür. Bu 656 Hayes 1980; Landgraf 1980; Johnson 1988; Magness 1992; Oleson 1994; Waagé 1945. 245
dönemden sonra bayrağı devralan Phokaia kaplarında da yine bitkisel ve geometrik bezekler ve hayvan figürleri görülmektedir. Ancak Afrika ve Phokaia Kırmızı Astarlılarında sevilerek kullanılan figürler arasında özellikle balık ve kuş (kumru, güvercin..vd) çeşitleri, Tarsus ta bulunan parçalarda tespit edilememiştir. 5. yüzyıl sonlarından itibaren kaplarda görülen süsleme unsurlarında dini simgeler daha çok tercih edilmeye başlanır. Özellikle Phokaia kaplarından Form 3 ün geç örnekleri üzerinde görülen haç baskılarının sayısında ve çeşitliliğinde belirgin bir artış vardır. Ayrıca Hıristiyanlarca kutsal sayılan aziz tasvirleri, kuzu ve hurma ağacı gibi figürler de, haç baskılarının yanı sıra Afrika kaplarından Form 17 nin (Hayes 104 ün) çanaklarında tercih edilen bezekler arasına girmiştir. Bunlar arasında hurma ağacı şimdiye kadar taranan literatürde ve incelenen bir çok kazı merkezindeki örnekler arasında görülmemiştir. İlk defa Tarsus Cumhuriyet Alanı kazılarında tespit ettiğimiz bu bezeğin diğerlerine göre daha yaygın olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü şimdiye kadar ele geçen baskı süslemeli parçalardan arasında birer örnek mevcutken, bu süslemenin bulunduğu dört ayrı kap ele geçmiştir. Bu dört figürden ilk ikisi (no 168-169) tam olmamakla birlikte gövde detaylarının ve meyvelerinin işlenmiş olması ve baskılarının daha belirgin oluşu ile diğerlerinden ayrılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu özellikleri ile daha erken üretimler olarak değerlendirmek mümkündür. Tam çanak profili veren diğer iki örnekte (no.170-171) baskılar silikleşmiş, figürler ise dahi basit ve özensiz çizilmiştir. Kaplar üzerindeki insan figürleri de dönemin portreleri ile kıyaslanabilir. Buna göre çanakların dip kısmına uygulanan figürlerin dış konturları kabataslak işlenmiş, çizgiler oldukça özensiz ve stilize bir şekilde yapılmıştır. Dönemin heykel 246
ve sikkelerinde gördüğümüz ve kutsal çehrenin en büyük özelliği olan aşırı irileştirilmiş gözler657 bu figürlerin de ortak noktasıdır. Genelde servis kabı olarak kullanıldığı düşünülen bu çanakların çoğunlukla dini nitelik kazanan süsleme unsurları taşımaları, kilise ayinlerinde kullanılmak üzere üretildikleri görüşünün ileri sürülmesine sebep olmuştur658. Diğer yandan haç ve benzeri süslemeye sahip seramiklerin kazı alanlarında diğer günlük kullanım kapları ile birlikte oldukça fazla miktarda bulunması bu kaplara halk arasında da rağbet edildiğini göstermektedir. Ancak 6. yüzyıl sonlarına doğru kaplardaki süsleme unsurları silikleşerek iyice dejenere olmuştur. Özellikle insan figürlerinde görülen bu yozlaşma sonrası, daha çok 7. yüzyılda kullanılan Form 18-22 (Hayes 105, 107, 108, 109 a) ait örneklerde baskı tekniğinde süsleme görülmez ve kaplar sade bir şekilde üretilmeye başlar. Aynı durum Phokaia Kırmızı Astarlıları nın 7. yüzyıla tarihlenen Form 7 ye (Hayes 10 a) ait örnekleri için de geçerlidir. Kapların yaygın oldukları pazarlarda bu denli baskın olması ise her bir atölyenin popülerliğini koruması yönünde hem artan taleplere cevap verebilmesi hem rekabeti sürdürebilmesi için seri üretim ön koşul olmaktadır. Zaten birçok kazı merkezinde yığınlar halinde bulunan bu kapların nasıl üretildikleri ayrı bir tartışma konusudur. Özellikle üretimin kalıpla mı, yoksa elde mi yapıldığı ile ilgili tartışmalar daha çok standart biçimlerle tanımlanan Phokaia kapları için gündeme gelmiştir. Konuyla ilgili eldeki parçalar üzerinde yaptığımız incelemelerde kapların çömlekçi çarkında elle çekildiğine dair çark ve sonradan rötuşlandığına dair alet izlerine 657 Grant 2000, 124. 658 Hayes 1972,425. 247
rastlanmıştır. Üstelik oldukça basit gövde ve kaide biçimlerine sahip olan bu kapların elde seri bir biçimde üretilebilecekleri de deneysel olarak test edilmiştir659. Tarsus un Geç Antik Çağdaki belirsizliğini koruyan bir diğer konu da, şehrin bu dönemdeki yayılma alanıdır. Tarsus ta Roma Döneminin şehrinin bugünkü modern merkezinde geliştiği hem Gözlü Kule660 hem de Cumhuriyet Alanı kazıları ile ortaya konmuştur. Ayrıca şehir içinde çeşitli sebeplerle yapılan kazı ve hafriyat çalışmalarında elde edilen bulgular661 aşağı yukarı tahmin edilen yerleşim sınırlarını daha belirgin hale getirmiştir. Kaldı ki Cumhuriyet Alanı nda şimdiye kadar yapılan kazılar şehrin bu bölümünde, Helenistik Dönem itibari ile -3. yüzyıl ortalarındaki Pers662 ve 7. yüzyılın ortalarındaki Emevi istilaları sonucu yaşanan büyük yıkımların yarattığı boşluklar dışında663- yerleşimin sürekliliği takip edilebilmiştir. Geç Antik Çağ yerleşimindeki mimari kalıntıların bozulmuşluğu ve 6. ve 7 yüzyıllara ait sikkelerin de yok denecek kadar az olduğu tabakalardaki yaşam izlerine ait en büyük kanıtımız bu tarihlere ait karakteristik Geç Roma Seramikleri olmuştur. Özellikle Afrika Kırmızı Astarlılarından 6. yüzyıl sonlarından 7. yüzyıl ortalarına kadar tarihlenen Form 18-22 (Hayes 105, 107-109) ; Phokaia Form 7 (Hayes 10) ve Kıbrıs Form 4 e (Hayes 9) ait kapların varlığı bize bunu göstermektedir. Ayrıca malzemenin yoğunluğu da yerleşimin kalabalıklığı hakkında fikir vermektedir. Buna göre şehrin diğer bölümlerine bakacak olursak Gözlü Kule de ele geçen en geç 659 Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için bk. s. 88-89, res. 5-6, 660 Goldman 1950, 3-4. 661 Konuyla ilgili bulguların çıktığı kazılar daha çok kentsel sit içerisinde kalan Kızılmurat Mahallesinde St. Paulus Kuyusu, Hikmet Pekcan Evi, kaçak kazılarla Cumhuriyet Mahallesinde ortaya çıkan 2. Roma Hamamı, bunların dışında Şehitkerim mahallesinde Şahlan Aydınlatma inşaatı hafriyatında yapılan sondaj kazısı, Emniyet Sarayı İnşaatı, Eski Ömerli Mahellesinde çıkan Roma yapısı ve son yıllarda yapımı devam eden kanalizasyon çalışmaları sırasında belirlenen yine kentsel sit içerisinde kalan Çağlayan Mahallesindeki nekropol alanı, Makam mevkiinde Roma kanalizasyon sistemi, Caminur Mahallesinde Kleopatra Kapısı olarak bilinen Orta Çağ Sur Kapısı kalıntısının olduğu bölgedeki nekropol alanı. Bkz. levha. 39. 662 Zoroğlu 1995b, 26. 663 Zoroğlu 1995b, 26, Hellenkemper ve Hild 1990 43-45. 248
parçalar 6. yüzyıl sonlarına kadar tarihlenen Form 17 ye ait (Hayes 104) örneklerdir. Donuktaş taki en geç parça yine 6. yüzyıl sonlarına tarihlenebilecek bir adet Form 22 ye ait parçadır. Bunların dışında şehrin doğu kısmında kalan Makam Mevkiinde yine en geç 6. yüzyılın ortalarına tarihleyebileceğimiz Phokaia Form 3F ve Afrika Form 12D ve 17 ye ait parçalar ele geçmiştir664. Bu alanın 150 metre kadar doğusunda Demirkapı Mevkiinde yapılan sondaj çalışmasında665 ise İslami tabakaların hemen altında sadece Roma İmparatorluk Dönemine ait buluntular ortaya çıkarken, Geç Antik Çağa ait her hangi bir bulguya rastlanamamıştır. Bu verilere dayanarak Roma İmparatorluk döneminde oldukça geniş olan şehir sınırlarının Geç Antik Çağda daraldığını söyleyebiliriz ki bu durum Kilikia daki pek çok kent için geçerlidir. Buna göre batıda Gözlü Kule, doğuda ise Roma Hamamı nın olduğu bölgeyi şehrin uç mahalleleri olarak kabul edersek, 6. yüzyıl sonlarından itibaren zayıf da olsa yerleşimin devam ettiğini, Gözlü Kule ve Roma Hamamı nın olduğu bölümün de terk edilerek, şehrin iyice küçüldüğünü söylemek mümkündür. Tarsus ta ele geçen Geç Roma Kırmızı Astarlı Seramiklerinden yola çıkarak yaptığımız değerlendirme ve ulaştığımız sonuçları özetleyecek olursak; Tarsus ta ilk örnekleri 2. yüzyıl sonlarından itibaren görülmeye başlayan Geç Roma Kırmızı Astarlılarının Afrika, Phokaia ve Kıbrıs Kırmızı Astarlıları olarak üç ana guruba ayrıldığı tespit edilmiştir. Ele geçen çok az sayıdaki taklit üretimin 6. yüzyıl sonrasına ait olduğu, yerel üretim olabilecek bu malların ithal mallara alternatif 664 Şehrin bu bölümünde yapılan kanalizasyon kazıları sırasında yapılan Müze sondaj kazıları ayrıca en son yapılan Roma Hamamı sondaj kazıları bize bu verileri sağlamıştır. 665 Bugünkü Şehit Kerim mahallesi sınırları içinde kalan Şahlan Aydınlatma inşaatı hafriyatında yapılan müze sondaj kazısı bkz levha 39. 249
oluşturacak nitelikte ve nicelikte olmadığı görülmüştür. Bunların dışında yerel üretimlerinin varlığına dair her hangi bir somut veri veya kanıt elde edilememiştir. Kronolojik ve tipolojik olarak sınıflandırılan parçaların ithalatının 2. yüzyıl sonlarından itibaren Afrika üretimleri ile az miktarda başladığı, 5. yüzyıldan sonra ise Phokaia ve Kıbrıs Kırmızı Astarlılarının da gelmesiyle Tarsus ta ithalatın kesintisiz bir şekilde 7. yüzyıl ortalarına kadar artan ve düşen değerlerle devam ettiği belirlenmiştir. Bir birinden farklı coğrafyalarda bulunan üç ayrı merkezden ithal edilen kaplar ve onların yoğunlukları deniz aşırı ticaretin ne denli hareketli olduğunu kanıtlamaktadır. Ayrıca kapların geldikleri bölgelerle yaşanan ticari ilişkileri ve bu ilişkilerin sürekliliğini göstermesi açısından önemlidir. Özellikle Afrika ve Phokaia mallarının burada çok yoğun olarak ele geçmesi iki bölge ile olan karşılıklı ticaret hacmi hakkında fikir vermektedir. Oldukça fazla miktarda ele geçen parçaların açık kaplardan oluştuğu, bunlar arasında da orta ve küçük boyda kase ve çanak gibi daha derin kaplar tercih edilirken, tabakların pek revaçta olmadığı görülmüştür. Kapların işlevleri ve kaliteleri de bunların orta ve alt düzeyde gelir gruplarına hitap eden seri üretimler olduğunu göstermektedir. Özellikle 6. yüzyıl sonrasında hem sayısı hem de form çeşitliliği artan kaplarda yeni form veya alt tipler, ayrıca şimdiye kadar literatüre geçmemiş bezeklerde belirlenmiştir. Bunlardan Afrika Kırmızı Astarlılarından form 19 ve ayrıca hurma ağacı baskılı Form 17 ye ait çanaklar, ilk defa Tarsus ta belirlenmiştir. Ayrıca Phokaia Kırmızı Astarlılarından Form 3 ve Form 7 ye ait çok sayıda parçanın oluşturduğu tipolojik zenginlik de ilk defa bu çalışmada ortaya konmuştur. 250
Kaplarla ilgili bir diğer çalışma da Phokaia Kırmızı Astarlılarının üretim teknikleri üzerine yapılmış ve bunların Hayes in öne sürdüğü gibi kalıpta değil de çarkta ve elle şekillendirildiğini göstermiştir. Son olarak bu seramiklerinin şehir içerisindeki bulunduğu noktalardan yola çıkılarak Geç Antik Çağ yerleşiminin merkezi ve evrelere göre değişen sınırları kabaca belirlenmiştir. 251
F İNGİLİZCE TÜRKÇE ÖZET F.I ABSTRACT The subject of this study is Late Roman Pottery in Tarsus. I found these wares in Donuktaş, Gözlü Kule and Cumhuriyet Alanı excavations. After classifying them, it shows that all of them are imported goods and they divide into 3 main groups these are; African, Phocaean and Cypriot Red Slip Wares. Because we found 95% of these wares from Cumhuriyet Alanı I use this group for general evaluation. First we saw African Red Slip Wares in Tarsus at the end of 2nd. century and till the end of 5th. century these are the only fine wares in Tarsus. By the 5th century importation of Phocaean and Cypriot Red Slip Wares were started in little quantities. This scheme changed after the Vandal invasion to North Africa in 429. After 2nd. half of the century the importation of African products sharply increased because of this Phocaean Red Slip Wares were dominant in the market. At the beginning of 6.th century there was big change in this period importation of all wares were at maximum degree but Phocaean Red Slip Wares were nearly take over the market. After middle of this century the scheme change again we saw that quantity of Phocaean Red Slip increased very much while African Red Slip Wares started to decrease and became dominant once again. This went on by the end of century and after 2.nd. quarter of 7.th. century importation of African products increase again and we saw these wares at least by the middle of 7.th century in little quantities. But the position of Phocaean Red Slip Ware was different the quantity of this products was decreased and this value was went on till the middle of century. In this long period Cypriot Red Slip Ware was very indistinct and it couldn t be able to take a big piece in the market. This shows that the trade connections between Tarsus and Cypriot were too weak in Late Roman Period. 252
F.II ÖZET Bu çalışmanın konusununu Tarsus ta bulunan Kırmızı Astarlı Geç Roma seramikleri oluşturmaktadır. Kapların varlığı Gözlü Kule, Donuktaş ve Cumhuriyet Alanı nda tespit edilmiştir. Bunlar Afrika, Phokaia ve Kıbrıs Kırmızı Astarlılarıdır ve buluntuların %95 i Cumhuriyet Alanına Alanı na aittir. Bu yüzden genel değerlendirme Cumhuriyet Alanı buluntuları dikkate alınarak yapılmıştır. Buna göre Sigillatalardan sonra 2. yüzyıl sonu itibari ile Tarsus ta görülmeye başlayan kırmızı astarlı seramiklerin ithalatının 7. yüzyıl ortalarına kadar devam ettiği belirlenmiş, bu süreç içerisinde yerel üretime dair bir kanıt elde edilememiştir. 5. yüzyıl başlarına kadar sadece Afrika kırmızı astarlılarının görüldüğü Grafikte bu dönemden sonra Phokaia ve Kıbrıs malları da yer almaya başlamıştır. Kıbrıs Kırmızı Astarlıları ile birlikte silik bir şekilde beliren Phokaia kapları 5. yüzyılın ortalarından 6. yüzyılın ortalarına kadar pazara hakim olmayı başarmış ve Afrika mallarının en büyük rakibi haline gelmiştir. 6. yüzyılın ortalarından sonra Afrika atölyeleri öne geçse de, 7. yüzyıla gelindiğinde Phokaia Kırmızı Astarlıları tekrar baskın hale gelmeyi başarmıştır. Bu süreç içinde Afrika ve Phokaia kapları rolleri değişerek bir birine rakip olmayı başarırken Kıbrıs kapları Tarsus ta hiçbir zaman etkin konuma gelememiştir. 253
G BİBLİYOGRAFYA- KISALTMALAR AA: Archäologischer Anzeiger. AAS: AASOR: Les Annales Archeologiques de Syrie. Annual of the American Schools of Oriental Research in Jerusalem. ABADIE REYNAL 1987: C. Abadie-Reynal, Céramique romaine. La nécropole d Amanthonte. Tombes 113 367 II: Céramiques non chypriotes. Etudes chypriotes, VIII. ABADIE REYNAL 1989: Céramique et commerce dans le bassin égéen du IVe au VIIe siécle. Hommes et richesses dans l empire Byzantine, Vol. I, IVe VIIe siécle, 143-159. ABADIE REYNAL 2003: La céramique du Haut-Empire a Porsuk. Les céramiques en Anatolie aux Epoques Hellenistique et Romaine Actes de la Table Ronde d Istanbul 22-24 mai 1996. ed. C. Abadie Reynal, Varia Anatolica, XV, 101-109, pl; LXXI. ADAK 1995: ADAK 1997: ADAMS 1962: ADAMSHECK 1979: I. Adak, Arykanda Sigillataları, Yayınlanmamış Lisans Tezi, Ankara. Zeugma Sigillataları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara. W. Y. Adams, An Introductory Classification of Christian Nubian Pottery. Kush Journal of the Sudan Antiquities Service, X: 245-88. B.Adamsheck, Kenchreai, Eastern Port of Corinth IV: The Potery. Leiden. ADAN-BAYEWITZ 1982: D. Adan-Bayewitz, The Ceramics from the Synagogue of Horvard Amudin and their Chronological Implications. IsrExplJ, 32: 13-31. ADAN-BAYEWITZ 1986: The pottery from The Late Byzantine Building (Stratum 4) and its Implications. Excavations at Caaesrea Marittima:1975, 1976, 1979- Final Report. ed. L.I. Levine, E. Netzer, QEDEM, 21: 90-129. 254
AHORONI 1962: Y. Ahoroni, Excavations at Ramat Rahel: Seasons 1959 and 1960. Universita di Roma, Centro di Studi Semitici. serie archeologia 2: Roma. AHORONI 1964: Excavations at Ramat Rahel: Seasons 1961 and 1960. Universita di Roma, Centro di Studi Semitici. serie archeologia 6: Roma. AJA: AKŞİT 1985: AKYÜREK 1992: ALLAIS 1957: American Journal of Archaeology. O. Akşit, Roma İmparatorluk Tarihi. İstanbul E. Akyürek, Terra Sigillata aus dem Heiligtum des Apollon Smintheios. AMS, 2:152-163. Y. Allais, Note sur quelques tesson de Djemila. Libyca, V: 37-42. ALLAIS 1959: Plat de Djémila à décor mythologique. Libyca, VII : 43-58. ALLAIS 1960: ALMAGRO 1955: ALMAGRO, LAMBOGLIA 1959: AM: AMS: ANDERSON 1980: ANRW: ARGOUD 1980: ATİK 1995: ATLANTE I: Note complémentaire sur des plats au décor mythologique. Libyca, VIII : 125-130. M. Almagro, Las Necropolis de Ampurias II. Barcelona. M. Almagro, N. Lamboglia, La estratigrafia del Decumano A de Ampurias. Ampurias, XXI : 1-28. Mitteilungen des Deutschen Archäologischen Instituts. Asia Minor Studien. A. C. Anderson, A guide to Roman Fine Wares. Leicester. Aufstieg und Niedergang der römischen Welt. G. Argoud, O. Callot, B. Helly, Une residence L Huilerie. Salamine de Chpre, XI: 37-38. N. Atik, Die Keramik aus den Südthermen von Perge. Tübingen. Enciclopedia dell arte Antica Classica e Orientale: Delle forme ceramiche I. (1981), Roma. 255
AVNER 2000: BABesch: BAGATTI 1969: BAGATTI 1979: BALLARDINI 1964: BALLET, WAY 1993: R. Avner, Deir Ghazali: A Byzantine Monastery Northeast of Jerusalem. Atiqot, XL: 25-52 (ingilizce özet 160-161). Bulletin van de Vereeniging tot Bevordering der Kennis van de Antieke Be schaving te s Gravenhage. B.Bagatti, Excavations in Nazareth I. from the Beginning till the XII: Century. SBF, 17: Jerusalem. Antichi Villaggi christiani di Samaria. Jerusaleme. G. Ballardini, L eredita Ceramistica dell antico Mondo Romano.Roma. P. Ballet, Th. V. Way, Exploration archéologique de Bouto et de sa région (époques romaine et byzantine). MDIK, 49: 1-22. BALTY 1962: T. J. C. Balty, The Pottery Excavations at Nessana 1. ed: H. D. Colt, London. BALTY 1967: Rapport Sommaire Concernait les Campagnes de 1965 et1966 Apamée (Qalat El Moudig). AAS, 17 : 45-54. BAR NATHAN ADATO 1986a: R.Bar-Nathan, M. Adato Byzantine Pottery (Stratum 5) Excavations at Caaesrea Marittima:1975, 1976, 1979 Final Report. ed. L.I. Levine, E. Netzer. QEDEM, 21: 132-136. BAR NATHAN ADATO 1986b: Pottery: Excavations at Caaesarea Maritima: 1975, 1976, 1979 Final Report. ed. L.I. Levine, E. Netzer, QEDEM, 21: 160-169. BARADEZ 1967: BARAMKI 1931: BARAMKI 1936: J. Baradez, Grands plats chrétiens de Tipasa: céramique africane orangée et sigillata chiara. MEFR, 1XXIX: I, pp. 231-68. D. C. Baramki, Note on a Cemetery at Karm al Shaikh, Jerusalem. QDAP, 1: 3-9. An Early Byzantine Bazilica at Tell Hassan Jericho. QDAP, 5: 82-88. 256
BARAMKI 1941: The Pottery from Khirbet el Mefjer. QDAP, 10: 65-103. BASOR: BASS 1962: BASS 1971: BAYDUR 1987: BAYDUR 1988: BAYDUR 1989: BAYDUR 1990: BAYDUR 1991: BAYDUR 1992: BAYDUR 2001: Bulletin of the American Schools of Oriental Research in Jerusalem. G. Bass, Underwater Excavations at Yassı Ada; A Byzantine Shipwreek. AA, 77: 537-564. G. Bass F. Doorninck, A Fourth Century Shipwreek at Yassı Ada. AJA, 75: 27-37. N. Baydur, Tarsus Donuktaş Kazısı 1986 Kazı Sonuçları Toplantısı IX: 253-272. Tarsus Donuktaş Kazısı 1987 Kazı Sonuçları Toplantısı X: 109-134. Tarsus Donuktaş Kazısı 1988 Kazı Sonuçları Toplantısı XI: 161-178. Tarsus Donuktaş Kazısı 1989 Kazı Sonuçları Toplantısı XII: 377-390. Tarsus Donuktaş Kazısı 1990 Kazı Sonuçları Toplantısı XIII: 309-322. Tarsus Donuktaş Kazısı 1991 Kazı Sonuçları Toplantısı, XIV: 415-430. Arkeolojik Tanımlama Tarsus Donuktaş Kazı Raporu. İstanbul. ed. N. Baydur, N. Seçkin, İstanbul. 1-7 BAYDUR, SEÇKİN 2001: N. Baydur, N. Seçkin, Tarsus Donuktaş Kazı Raporu. İstanbul. BAYLAN 2001 : BCH: BEN TOR 1978: E. Baylan, Çanak Çömlek Buluntuları. Tarsus Donuktaş Kazı Raporu. ed. N. Baydur, N. Seçkin, İstanbul. 58-67. Bulletin de Correspondance Hellénique. A. Ben Tor, R. Rosenthal, The First seasons of Excavations at Tel Yoqneam 1977. ısrexplj, 28: 57-82. 257
BENGSTON 1970: BERGAMINI 1973: BERGAMINI- SIMONI 1979: BERTI 1970: BETTS 1990: BIMSON 1956: BIRD 1977: BIRGER 1981: H. Bengston, Grundriss der römishen Geschichte mit Quellenkunde.1er Band. Republic und Kaiserzeit bis 284n. Chr. Munich M. Bergamini, La Ceramica Romana. Faenza. M. Bergamini Simoni, Terre Sigillate con bolli dal territorio di Budrio. Perugia. F. Berti, Ostia 2 Le Terme del Nuotatore, Scavo dell Ambiente l. Rome. D. Betts, Roman Pottery in the John Elliott classics museum at the Universty of Tasmania. Mediterranean Archaeology, 3: 143-156. M. Bimson, The Technique of Greek Black and Terra Sigillata Red. Antiquaries Journal, 36: 200-204. J.Bird, African Red Slip Ware in Roman Britain. ed. J. Dore,K. Greene, Roman Pottery Studies in Britain and Beyond, BAR Supp. Series 30: Oxford, 269-277. R.Birger, Pottery and Misellaneus Finds of Byzantine Period: Greater Herodium. ed. N. Avigad, J. Aviram, D. Barag, E. Stern, T. Dothan, QEDEM, 13: 75-78, pl. 6, 12-13. BOARDMAN 1989: J. Boardman, The Finds: Excavations in Chios 1952 1955. Byzantine Emporio. BSA Supp. Vol. 20: 86-142. BOCKISCH, BÖTTGER 1966: BONINU 1972: BOUNNI 1981: BOURRIAU 1981: G. Bockısch, B. Böttger, Das Limeskastel Iatrus in Moesia inferior (Ergebnisse der Grabugskampagnen 1958, 1960 und 1962) Spatrömische und Früchbyzantinishe Keramik. Klio, 47: 209-256. A. Boninu, Catalogo della Ceramica sigillata chiara africana del Musseo di Cagliari. Studi sardi, XXII: 5-50, pl. I - IX. A. Bounni, vd., Rapport préliminaire sur la quatriéme campagne de fouilles 1878 a Ibn Hani (Syrie). Syria, 58 : 215-297. J. Bourriau, Pottery from the Nile Valey Befre the Arab Conquest. Cambridge, London. 258
BRIEND, HUMBERT 1980: BROCK- YOUNG 1949: BROUGHTON 1975: BROWN 1971: BROWN 1991: BSA: BURKHALTER 1987: CAMERON 1982: J. Briend, J. B. Humbert, Tell Keisan (1971-1976): une cité phénicienne en Galilé e Orbis biblicus et orientalis, series archaeologia 1. Fribourg. Göttingen and Paris (seramik; J. Langraf) J.K. Brock, G. M.Young, Excavations in Siphnos. ABS, XLIV. 63-73. T. R. S. Broughton, Roman Asia Minor: An Economic Survey of Ancient Rome. ed. T. Frank. New York, 503-917. P.D.C. Brown, Roman Pottery Kilns at Jericho., 3: 95-96. R.M. Brown, Ceramics from Kerak Plateau: Archaeolocical survey of Kerak Plateau Conducted During 1978-1982, ed. J.M. Miller. Atlanta, Georgia. Annual of the British Scholl at Athens. La céramique hellénistique et romaine du Sanctuare d Aphrodite a Amaathonte. BCH, 111 : 353 395. A. Cameron, Byzantine Africa- The Literary Evidence. Excavations at Carthage, Vol. VII: ed. J.H. Humprey - Ann Arbor. CAMERON 1993 a: A. Cameron, The later Roman Empire, AD 284 430. London. CAMERON 1993 b: CAMERON 1996: CAMPS 1955: CARANDINI 1969: CARANDINI 1976: The Mediterranean World in Late Antiquity, A.D. 395-600. New York. Changing Cultures in Early Byzantium. Varriorum, G. Camps, La nécropole de Draria-el-Achour. Libyca, III: 225-264. A. Carandini, vd., Le terme del Nuotatore: scavo dell ambiente IV. Ostia 1, Rome. Storia di una forma ceramica afrikana. Un e sempio di selezione artigianale. Studi Miscellanei 22: In memoria di Giovanni Becatti (Rome) 45-56. 259
CARANDINI 1977: La terrasigillata africana- La ceramica a patina cenerognola e a orlo annerito di età imperiale. L instrimentum domesticum di Ercolono e Pompei nella prima età imperiale, Quaderni di cultura materiale I; Rome. 23-24, pl. VII. CATLING, DIKIGOROPOULOS 1970: H. W. Catling and A.I. Dikigoropoulos, The Kornos Cave : An Early Byzantine Site in Cyprus. Levant, 2: 37-61 CATLING 1972: C.E.C: CHARLESTON 1955: CLOVER 1982: COLDSTREAM, HUXLEY 1972: COLT 1962: COMFORT 1936: CONRAD 2000: CONZE 1903: COSTER 1968: COTTICA 2000: H. W. Catling, An Early Byzantine Pottery Factory at Dhiorios in Cyprus. Levant, 4: 1-82. Farbkarte. Shade Guide. Nuancier, carta Colori, Fédération européenne des fabricants de carreaux céramiques. R.J. Charleston, Roman Pottery (of The Victoria and Albert Museum). Londra. F. M. Clover, Carhage and the Vandals: Excavations at Carhage 1978. Carhage, VII: 1-22. J. N. Coldsream and G. L. Huxley, Kytera: Excavations and Studies. Londra. H. D. Colt, Excavations at Nessana (Auja Hafir, Palestin). Vol. 1: London. H. Comfort. A Preliminary Study of Late Italian Sigillata. A.J.A, 40: 437-451 S. Conrad, Stempelverzierte Keramik aus dem Kastell Iatrus (Moesia Secunda). ReiCretRomFautActa, XXXVI: 217-224. A. Conze, Die Kleifunde aus Pergamon. Berlin. C. H. Coster, Late Roman Studies. Harvard Universty Press, Cambridge. D. Cottica, Late Roman Imported and Localy Produced Poterry from Hieropolis (Pamukkale, Turkey): Preliminary evidence. ReiCretRomFautActa XXXVI: 49-56. 260
CROWFOOT 1957: CROWFOOT 1936: COX 1949: CUMMONT 1917: J.W. Crowfoot, G. M. Crowfoot, K. M. Kenyon, The Objects From Samaria. Samaria Sebaste, Reports of the Work of the Joint Expedition in 1931-1933 and of the British expedition in 1935, no.3. London. G. M. Crowfoot, The Nabatian Ware of Sbaita. PEFQ, 14-27. D.H. Cox, The Greek and Roman Pottery; Excavations at Dura Europos (Final Report IV) part 1, fascicle 2. New Haven. F. Cummont, Etudes Syriennes. Paris. DADDI 1970: F. Daddi, Scavi al Parco del cavollo N.S.A. III: 367-400. DADON 1997: DAR 1993: DARLING 1977: DARE, GREEN 1977: DARLING 1977: DASZEWSKI 1968: DASZEWSKI 1970: M. Dadon, The Basilica Church at Shıloh. Atiqot, XXXII: 167-175. (İngilizce özet: 49.) S. Dar, Ituraen Culture in the Hellenistic and Roman Period: Settlement s and Cult Sites on Mount Hermon, Israel. BAR international series 589, Oxford. M.J. Darling, A Group of Late Roman Pottery from Lincoln. Lincoln. J. Dare, K. Greene, African Red Slip Ware in Roman Britain. London. M. J. Darling, A group of Late Roman Pottery from Lincoln. Lincoln. W. A. Daszewski, Preliminary Report on The Excavations of the Polish Archaeological Mission at Kato ( Nea) Paphos in 1966 and 1967. RDAC, 33-61. Polish Excavations at Kato ( Nea) Paphos in 1968 and 1969. RDAC, 112-141. DASZEWSKI 1990: W. A. Daszewski, G.Majcherek, Z. Sztetyllo, I. Zych, Excavations at Marina al-alamein 1987-1988. MDIK, 46: 15-51. DAUPHIN 1991: Claudine Dauphin, The Excavations of a Byzantine site at Khirbet Jannaba, Et- Tahta. Atiqot, XX: 11-118. 261
DAUPHIN 1998: DAVIDSON 1952: DÉCHELTTE 1904: DELOUGAZ, HAINES 1960: La Palestine Byzantine, Peuplement et Populations. Vol I, II, III BAR international Series 726, Oxford. G.R. Davidson, Corinth; The Minor Objects. Results of Excavations Conducted by the American Scool of Classical Studies at Athens 12: New Jersey. J. Déchelette, Les vases céramiques ornesde la Gaule romaine. Paris. P. Delougaz, R. C. Haines, A Byzantine Church at Khirbet al Karak. Chicago. DEVREKER 1994: J. Devreker, Excavations at Pessinus. AMS, 12:105-130. DIEDERICHS 1980a: DIEDERICHS 1980b: DODD, KENT 1961: DOP: DORE, GREENE 1977: C. Diederichs, Ce ramiques Hellenistiques, Romaines et Byzantines. Salamine de Chpre, IX: Paris. Plats Estampés D époque Byzantine. Salamine de Chpre, IX: Paris. E.C. Dodd, J.P.C. Kent, Byzantine Silver Stamps. Washington. Dumbarten Oaks Papers. J. Dore, K. Greene, Roman Pottery Studies in Britain And Beyond: Papers Presented to John Gilliam, July, 1977. British Archaeological Reports, Supplementary Series 30. Oxford. DÖRNER,NAUMAN 1939: F. Dörner, R. Nauman, Forshungen in Komagene. Berlin. DUNCAN 1930: S. C. Duncan, Corpus Palestinian Pottery British School of Archaelogy in Egypt. London. DUNCAN 1964: A Roman Pottery Near Sutri. PBSR, 19: 38-89. EFFENBERG, SEVERIN 1992: EISENMENGER 2003: E. Effenberg, H. G. Severin, Das Museum für Spatantike und Byzantinishe Kunst. Berlin. Late Roman Pottery in Limyra (Lycia). Les céramiques en Anatolie aux Epoques Hellenistique et Romaine: Actes de la Table Ronde d Istanbul 22-24 262
mai 1996. ed. C. Abadie Reynal, Varia Anatolica, XV: 193-196, pl. CIX- CX. ELSNER 1996: J. Elsner, Art and the Roman Viever: Transformation of Art from the Pagan World to Christianity. Cambridge. ELTON 2003: H. Elton, The Economy of Cilicia in Late Antiquity. Olba, 8: 173-181. EMPEREUR, PICON 1986: J. Y. Empereur, M. Picon, A propos d un nouvel atelier de Late Roman C. Figlina, 7: 143-186. EtTrav : ERZEN 1943: FÉVRIER1963: FÉVRIER 1965: FIRAT 1999: FIRAT 2000: Études et Traveaux, Warszawa. A. Erzen, Tarsus Kılavuzu. İstanbul. P. A. Février, Remarques préliminaires sur lacéramique romaine d Afrique du Nord. Riv. st. lig. XXIX : 125-136. Fouilles de Sétif: les basiliques chrétiennes du quartier nord ouest. Paris. N. Fırat, Perge Konut Alanı Keramiği, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul So-called Cpriot Red Slip Ware from The Habitation of Perge Pamphylia ReiCretRomFautActa, 36: 35-38. FITZGERALD 1931: G. M. Fitzgerald, Beth- Shan Excavations 1921-1923 The Arab and Byzantine Levels. Vol. III: Philadelphia. FLORIMONT 1984: FORTNER 1995: FRANTZ 1988: FREEMAN, KENNEDY 1983: C. Florimont, Matérial Céramique d une fosse Byzantine à Tell Keisan. Paris. S. Fortner, Hellenistic and RomanFine Ware From Bethsaida Excavation Project. Vol. I. Ed. Raimi Araw and Richard A. Freund. Missouri. A. Frantz, H. A. Thompson, J. Travlos, Late Antiquity A.D. 267 700. The Athenian Agora, XXIV: New York. P. Freeman, D. Kennedy, Defence of the Roman and Byzantine East. Ankara. 263
FREESTONE 1997: FREMERSDORF 1958: GABELMANN 1974: GASSNER 1991: GASSNER 1997: GASSNER 1999: GASSNER 2000: GEBARA 1982: GICHON 1974: GIUDICE 1993: GIUDICE 1994: I. Freestone, D. Gaimster, Pottery in the Making: World Ceramic Traditions. British Mus. Press. London. F. Fremersdorf, Nordafrikanische Terre Sigillata aus Köln. Kölner Jahrbuchfür Vor und Frühgeschichte, III: 11-19. H. Gabelman, Zur hellenistisch- römishen Bleiglasurkeramik in Kleinasien. Jdl,. 89: 260-307. V. Gassner, Arkeometrische Untersuchungen zur Keramikproduktion in Carnuntum. Wien. Das Südtor der Tetragonas-Agora. Keramik und Kleifunde. Forschungen in Ephesos, XIII: 1/1, Wien. Feinware: Untersuchngen zu den Grabeldern in Cagnuntum band 1, Der archaologische Befund. Der Römishe Limes in Österreich, 37-39. Die Keramik mit Ausnahme der Terra Sigillata: Das Kastel Mautern Favianis. Der Römishe Limes in Österreich, 184-270. C. Gebara, Remarques sur la sigillée orientale d aprés les foilles de Khan Khaldé (heldua). Archéologie au Levant: Recueil a la mémoire de Roger Saidah, 409-414. M. Gichon, Fine Byzantine Wares from the South of Israel. PEFQ, 119-139. F. Giudice, Paphos, Garnisons Camp. Campagna 1989. RDAC: 279-328. Paphos, Garnisons Camp. Campagna 1990. RDAC: 215-268. GIUDICE 1996: Paphos, Garnisons Camp. Campagna 1991. RDAC : 171-268. GIUDICE 1999: Paphos, Garnisons Camp. VI. Campagna. RDAC : 279-314. GOLDMAN 1950: H. Goldman, Excavation at Gözlü Kule, Tarsus; The Hellenistic and Roman Periods. Vol. I, Princeton, New Jersey 264
GOMEZ 1996: GOUGH 1973: GRACE 1934: GRAHAM 1933: GRANT 2000: GREENE 1986: GREENE 1992: GUBEL 1990: GUNNEWEG1983: GUNNEWEG 1987: HAMMOND, SCHULLARD 1970: HANSEN 2003: B. Gomez, M. L. Rautman, H. Neff, M. D. Gloascock, Clays used in the Manufacture of Cypriot Red Slip Pottery and Related Ceramics RDAC: 69-82. M.Gough, The Origins of Christian Art. Thames and Hudson. V. Grace, The American Excavation in the Athenian Agora. Fourth Report. Hesperia, 3: 197-310. J.W. Graham, Mosaics, Vases and Lamp of Olynthus found in 1928 and 1931. Olynthus V. K. Greene, The Archaeology of the Roman Economy. London. Roman Pottery. California. E. Gubel, vd. Tell Kazel, Syria AUB Museum excavation 1985-1987. Preliminary report. Area I Berytus, XXXVIII: 23-54. J. Gunneweg vd The Provenience, Typology and Cronology of Eastern Terra Sigillata. Qedem, Jarusalem. J. Gunneweg, Roman Pottery Trade in the Easthern Mediterranean. ReiCretRomFautActa, 25/26: 119-129. N. G. L. Hammond, H. H. Scullard, Clasical Dictionary. London. S. L. Hansen The Roman and Late Roman Fine Wares from The Danish Excavations of a Late Roman Villa in Halikarnassos. Les céramiques en Anatolie aux Epoques Hellenistique et Romaine Actes de la Table Ronde d Istanbul 22-24 mai 1996. ed. C. Abadie Reynal, Varia Anatolica, XV:197-201, pl. CXI. HARDING 1946: L. Harding, A Nabatean tomb at Amman. QDAP, 13: 59-62. HAMILTON 1941: R.W. Hamilton, Excavations Against The Nort Wall, Jerusalem. QDAP, 10: 1-53. 265
HAYES 1967: J.W. Hayes, Cypriot Sigillata. RDAC: 65-77. HAYES 1968: HAYES 1972: HAYES 1973 a: HAYES 1973 b: HAYES 1976 a: HAYES 1976 b: HAYES 1977 a: HAYES 1977 b: A seventh- Century Pottery Group. DOP, XXII:195-216. Late Roman Pottery. London. Roman Pottery from the South Stoa at Corinth. Hesperia, 42: 416-470. The Roman Deposits. 2. The Pottery in J Boardman and J. Hayes, Excavations at Tocra 1963 1965 II, The Archaic Deposits II, and Later Deposits. BSA suppl. Vol. no.10, London, 108-119. Pl. 52-53. Pottery Stratified Groups, Excavations at Carthage 1975 ; Conducted by The University of Michigan. Vol. I. ed. J.H. Humprey. Tunis. Roman Pottery in the Royal Ontaria Museum. Toronto. North African Flanged Bowls : A Problem in Fifth Century Chronology. ed: J. Dore, K. Greene, London. Early Roman Wares from the House of Dionysos- Paphos. ReiCretRomFautActa, 17/18: 96-108. HAYES 1978: Pottery reports, Excavations at Carthage 1976; Conducted by The University of Michigan. Vol. I. Ed. J.H. Humprey. Ann Arbor. HAYES 1980: HAYES 1983: HAYES 1985: HAYES 1992: HAYES 1997: Supplement to Late Roman Pottery. London. The Villa dionisos Excavations, Knosssos. The Pottery, BSA 78: 97-169. Hellenistic to Byzantine Fine Wares and Derivatives in The Jerusalem Corpus. Excavations in Jerusalem 1961-1967 Vol. I. ed. A. D. Tusningham. (ROM) Toronto. The Pottery; Excavations at Saraçhane in İstanbul. Vol. II: Princeton. Handbook of Mediterranean Roman Pottery. British Museum Press, London. 266
HAYES 2000: From Rome to Beirut and Beyond: Asia Minor and eastern Mediterranean Trade Connections. ReiCretRomFautActa, XXXVI: 285-297. HAYES 2001: Early Christian Pottery from Knossos: the 1978-1981 finds from the Knossos Medical Faculty Site. BSA, 96: 431-454 HAYNES 1981: HEBERDY 1906: HEIMBERG 1982: HELLENKEMPER, HILD 1990: HELLSTRÖM 1965: HENDRIX 1997: HIZMI, SHABTAI 1997: HROUDA 1962: HORSFIELD 1939: ISAAC 1995: ISLER 1969: IsrExplJ: D. B. Redford, Interim Report on the Excavations at East Karnak- 1977-78. Journal of the American Research Centre in Egypt, 28: 19-26. R. Heberdy, Forschungen in Ephesos. Band I: Vienna. U. Heımberg, Die keramik des Kabirions. Berlin. H. Hellenkemper, F. Hild, Kilikien und Isaurien. Tabula Imperii Byzantini 5. Teille 1/2. Verlag der Österreichischen Akademie der Wissenschaften. Vienna. P. Hellström, Pottery of Classical and Later Date Terracota, Lamps and Glass- Labraunda II. Munich. R. E. Hendrix, vd. Ancient pottery of Trasjordan. An Introduction Utilizing Published Whole Forms. Late Neolitic Trough Late Islamic. Jerusalenme. H. Hızmı, Z. Shabtai, Khirbet En- Najjar in Beit Jala. Atiqot, XXXII: 57-61. (ingilizce özeti: 39) B. Hrouda, Tell Halaf IV. Berlin. G. and H. Horsfield, Sela Petra, The Rock of Edom And Nabatene. IV: The Finds. QDAP, 9: 105-204. B. Isaac, The Army in the Late Roman East: The Persian Wars and the defence of the Byzantine provinces The Byzantine and Early Islamic Near East, Vol I. State, resources and Armies. ed. Averil Cameron. Princeton. H. P. Isler, Heraion fon Samos: Eine Frühbyzantinishe Zisterne. AM, 84: 202-230. Israel Exploration Journal. 267
JACQUET- GORDON 1972: JES 2001 : Jdı : JOHNSON 1981: JOHNSON 1988: JOHNSTON 1995: JONES 1950: H. Jacquet- Gordon, Les Ermitages Chréties du Désert d Esna 3: Céramique et Objects. Institut Français d Archéologie Orienttale du Cairo. K. Jes, Zur Bauornametik des Donuktaş-Temples. Tarsus Donuktaş Kazı Raporu. ed. N. Baydur, N. Seçkin. İstanbul. 39-54. Jahrbuch des Deutschen Archäologischen Instituts. B. Johnson, Pottery from Karanis. Excavations of University of Michigan. Ann Arbor Michigan. B. L. Johnson, The Pottery, Excavations at Jalame. Site of a Glass Factory in Late Roman Palestine. ed. G. D. Weinberg, Jerusalem. J. H. Johnston, The Two great Power in the Late Antiqity: a comparison- The Byzantine and Early Islamic Naer East, Vol I. ; State, resources and Armies. ed by; A. Cameron. Princeton. F. F. Jones, The pottery: Excavations at Gözlü Kule, Tarsus, The Hellenistic and Roman Periods. ed. H. Goldman, Vol. I, Princeton, New Jersey JONES 1964: A. H. M. Jones, The Later Roman Empire 284-602. Blackwell, Oxford. JONES 1975: KEAY 1984: KENRICK 1978: KENRICK 1981: KENRICK 1985: The Decline of the Ancient World. London. S. J. Keay, Late Roman Amphorae in the Western Mediterranean. A Typology and Economic Study: The Catalan Evidence. BAR,Oxford. P. M. Kenrick, A Summary of Dated Deposits Excavations at Sidi Khrebis Bengazi (Berenice). Supplement to Libya Antiqua V, vol.i:289-311. Fine Ware of Hellenistic and Roman Period: The River Qoueiq, Norhern Syria, and its Catchment Studies Arising from the Tell Rifa at Survey 1977-79. part II, ed: J. Matthers, Bar/ 98(11). Oxford. Excavations at Sidi Khrebis Bengazi (Berenice) III.1: The Fine Pottery ( Supplements to Libya Antiqua 5). Tripoli. 268
KENYON 1957: KNIPOWITSH 1929: KOCH 1996: KRAELING 1938: LADSTATTER SAUER 2002: LAMBOGLIA 1941: LAMBOGLIA 1950: LAMBOGLIA 1958: LAMBOGLIA 1963: LANDGRAF 1980: LANGLOIS 1947: K.M. Kenyon, Roman and Later Wares-Samaria Sebaste III: The Objects from Samaria. G. W.Crowfoot, G. M. Growfoot, K. M. Kenyon. London. T. Knipowitsh, Materialen zur Römisch- Germanischen Keramik IV.1: Die Keramik Römisher Zeit aus Olbia in der Sammlung der Eremitage. Frankfurt. G. Koch, Early Christian Art and Architecture: An Introduction. SCM Press. K. H. Kraeling, Gerasa: City of Decapolis. New- Haven. S. Ladstatter, R. Sauer, Late Roman C Ware in Ephesos: The Significance of Imported and Local Production by Petrological and Minerological Methods. Modern Trends in Scientific Studies on Ancient Ceramics, ed: V. Kilikoğlu, A. Hein, Y. Manitas. BAR, 1011: 323-333 N. Lamboglia, Terra Sigillata Chiara. Rivista Ingauna e Intemilia Riv.st.lig. VII: 7-22. Gli Scavi di Albintimilium e la Cronologia della Ceramica RomanaI: Campagne de Scava 1934-1940. Bordighera. Nuove osservazioni sulla terra sigillata chiara. Riv. st.lig. XXIV: 257-330. Nuove osservazioni sulla terra sigillata chiara. Riv. St.lig. XXIX: 145-212. J. Landgraf, Keisan s Byzantine Pottery, Tell Keisan (1971-1976): une cité phéniienne en Galilée, ed : J. Briend, J. B. Humbert, 51-99. V. Langlois, Eski Kilikia. (çeviri; M.R. Balaban) Mersin. LANGLOTZ 1969: E. Langlotz, Beobachtungen in Phokaia. AA, 377-385 LAPP 1961: P. Lapp, Palestinian Ceramic Chronology: 200 B.C.E. - C.E. 70. New Haven. 269
LEVY 1960: S. Levy, The Ancient Synagogue at Maon (Nirim): (A Preliminery Report). Eretz - Israel 6: 77-81. LLORIS 1978: LOESCHCKE 1912: LOFREDA 1970a: LOFREDA 1970b: LOFREDA 1974: L ORANGE 1965: LUND 1992: LUND 1995: LUND 1996: MACHENSEN 1999: M. B. Lloris, Ceramica Romana: Tipologia y Clasificacion. Saragossa. S. Loeschcke, Sigillata Topferien in Tschandarlı. A.M, 37: 344-407 L. Loffreda, Scavi di et- Tabgha, SBF Minor Collections 7, Jerusalem. La ceramica della Sinagoga di Cafarnao, La Sinagoga di Cafarnao, SBF Minor Collections 9, Jerusalem. Cafernao II: La Ceramica Studium Biblicum Franciscanum 19. Jerusalem. H.P. l Orange, Art forms and Civic Life in the Late Roman Empire. Princeton University Press. J. Lund, Centuries of Darkness? A Ceramic Sidelight on Cyprus and the Eastern Mediterranean between A.D. 200 and A.D. 350. Acta Cypria, 2: 193-213. A Fresh Look at the Roman Fine Wares from the Danish Excavations at Hama, Syria. Hellenistic and Roman Pottery in the Eastern Mediterranean Advances in Scientific Studies, Acts of the II Nieborow Pottery Workshop 18-20. December 1993, ed. H. Meyza J. Mlyharczk, Warşova, 135-161. From Archaelogy to History Reflections on the Cronological Distribution of Ceramic Finewares in South Western and South Eastren Asia minor from the 1st. to the 7th. c. AD. Hellenistiche und kaiserzeitliche Keramic des östlishen ittelmeegebietes, Kolloquium Frankfurt 24 25 April 1995, ed. M. Herfort koch, U. Schadler, 105-125. M. Machensen, Spatantike Keramikensembles und Baumassnahmen in der Südlichen Raumzeile Der insula E 218.; Die Deutchen Ausgrabungen in Karthago. Mainz. 270
MACALISTER 1912: MACALISTER DUNCAN 1926: R. A. S. Macalister, The Excavations at Gezer III. London. R. A. S. Macalister, J. G. Duncan, Excavations on The Hill of Ophel, Jerusalem, 1923-1925. London. MACHOULY 1939: N. Machouly, Rock- Cut Tobs at E Jish. QDAP, 8: 45-50. MADER 1996: MADER 1998: I. Mader, Keramik der Feldforshungen im Gebiet von Kyenai aus den Jahren 1989-1992. AMS, 27: 87-127. Keramik der Feldforshungen auf dem Gebiet von Kyenai (Yavu- Bergland). Ergebnisshe der Kampagnen 1993/1994 ed: F. Kolb, 91-123. MAGEN, BARUCH 1997: Y. Magen, Y. Baruch, Khirbet Abu Rish. Atiqot, XXXII: 135-146. (ingilizce özet, 46). MAGETTI 1982: MAGIE 1950: MAGNESS 1989: MAGNESS 1992: MAGNESS 1999: MAJCHEREK 1992: MARION 1960: MARTY 1979: M. Magetti, Phase analysis and its Significance for Tecnology and Oricgin. Archaeological Ceramics, ed: J. Olin, 121-133. D. Magie, Roman Rule in Asia Minor I-II. London. J. Magness, A Typology of the Late Roman and Byzantine Pottery of Jerusalem. Jerusalem. Late Roman and Byzantine Pottery, Preliminary Report, 1990: Caesarea Papers; Straton s Tower, Herod s Harbour, and Roman Byzantine Caesarea. ed: R.L. Vann. JRA. Supplement series 5, 129-153. Redating the forst and Ein Boqeq, upper zohar, and other sities in SE Judae, and implications for the nature of the limes Palestine. ed: J. H. Humprey, Roman and Byzantine Near East 2, 189-206. G. Majcherek, The Late Roman Ceramics from Sector G Alexandria. 1986-87), EtTrav, XVI: 81-117. J. Marion, Vlubilis, un Four de Potier. Bulletin d Archéologie marocaine, 4: 491-505. J. Marty, Sellected Roman Pottery, Istmia Excavations; 1967-1972, Pennsylvania. 271
AL-MAQDISSI 1990: MARTIN MASCARELL 1969: MAYET, PICON 1986: MAZAR 1971: MAZAR 1973: M. Al-Maqdissi, Tel Kazel, Syria AUB Museum Excavation 1985-87 Preliminary report: Area III. Berytus 37: 87-93. G. Martin, M. G. Mascarell, La romanization enel campo de Liria. PLAV, 7 : 23-40. F. Mayet, M. Picon, Une sigillée phocéenne tardive (Late Roman C ware) et sa diffusion en Occident. Figlina, 7 : 129-142. B. Mazar, The Excavations in the Old City of Jerusalem Near The Temple Mount. Second Preliminery Report. 1969-70 Seasons. Eretz-Israel, 10: 1-34. Beth She arim; Report on The Excavations During 1936-1940 Vol. I. Catacoms 1-4. Jerusalem. Mc CLELLAN, RAUTMAN 1989: M. C. McClellan, M. L. Rautman, The 1987 and 1988 Field Seasons of the Kvalassos- Kopetra Project. RDAC, 157-166. Mc CLELLAN 1994: M. C. McClellan, M. L. Rautman, The 1991 and 1993 Field Seasons at Kvalassos- Kopetra. RDAC, 289-308. Mc EWAN 1958: MDIK: MEFR: MEGAW 1972: MERİÇ 2002: MERTENS 1969: C W Mc Ewan, vd., Soundings at Tell Fakhariah. Universty of Chicago, Oriental Institute, Publications 79, Chicago. Mitteilungen des Deutschen Archäologischen Instituts Abteilung Kairo. Mélanges d Archéologie et d Historie. Ėcole Française de Rome. A. H. S. Megaw, Supplementery Excavations on A Castle Site at Paphos, Cyprus. DOP, 26: 322-344. R. Meriç, Spathellenistisch römishe Keramik und Kleifunde aus einem Schachtbrunnen am Staatsmarkt in Ephesos. Forschungen in Ephesos IX/3 68-69, taf. 30. Wien. J. Mertens, Sondages dans, la grande clonande et sur l enceinte; Apamée de Syrie. ed: J. Balty. Bruxelles. 272
MEYERS 1976: MEYERS 1978: E. M. Meyers, Ancient Synagogue Excavations at Khirbet Shema, Upper Galilee, Israel. Jerusalem. E. M. Meyers, J. F. Strange, D. E.Groh, The Meiron Excavation Project : Archeological Survey in Galilee and Golan 1976. BASOR, 230: 1-24. MEYERS, STRANGE 1979:E. M. Meyers, J. F. Strange, Preliminary Report on the 1977 and 1978 Seasons at Gush Halav (el- Jish). BASOR, 233: 33-58. MITFORT: T. B. Mitfort, Roman Rough Clicia. ANRW II, 7. 2, 12-50. MOSS 1966: MURRAY 1905: MURAY, ELLIS 1940: NAHSHONI 1999: H.S.R. Moss, The Formation of the east Roman Empire, 330 717: Byzantine Empire; Part 1 Byzantium and Its Neigbours. ed: J. M. Hussey, The Cambridge Medieval History IV: 3-41. Murray, History of Ancient Pottery. Cilt 2, London. M. A. Muray, J. C. E Ellis, A Street at Petra. London. P. Nahsoni, A Byzantine site in the Migdal Neigbourhood, Ashqelon. Atiqot, XXXVII : 99-111.(ingilizce özeti, 229) NEGEV 1972: A. Negev, Nabatean Sigillata. R.bibl, 79: 381-398. NEGEV 1977: NEURU 1980: NEURU 1987 a: NEURU 1987 b: NICOLAOU 1985: NSA: The Pottery of the Nabatean Necropolis at Mampsis. ReiCretRomFautActa, XVII/ XVIII: 109-120. L. Neuru, Late Roman Pottery A Fifth Century Deposit From Carthage. Antiquities Africanes, 16: 195-211. Red Slip Wares of Southwestern Central Tunisia: New Evidence, ReiCretRomFautActa, XXV/XXVI:175-188. L. Neuru, D. Soren, Significant Pottery and Lamps from the Temple, The Sanctuary of Apollo Hylates at Kourion, Cyprus. ed: D. Soren, 232-262. I. Nicolaou, Excavation at the Eastern Necropolis of Amathous in 1984. RDAC, 257-285. Notizie degli Scavi di antichite Roma. 273
OLCAY 1998: OLESON 1994: OSWALD PRYCE 1965: OTTENBURGS 1993a: OTTENBURGS 1993b: PARMAN 1989: PBSR: PEACOCK 1977: PEACOCK WILLIAMS 1986: PEACOCK 1990: PEDRAZZINI 1973: PEFQ: PELEG 1990: Y. Olcay, Tarsus Cumhuriyet Alanı Kazısı Cam Buluntuları. Adalya, 169-177. J. P. Oleson, M. A. Fitzgerald, A.N. Sherwood, The Harbours of Caesarea Martima: Results of the Caesarea Ancient Harbour Excavation Project, 1980-85. Ed: J. P. Oleson vol II, The Find and The Ship. BAR 594, Oxford. F. Oswald, T. D. Pryce, An Introduction to the study of Terra sigillata. Londra R. Ottenburgs, C. Jorissen, W. Viaene, Study of the Clays. Sagalassos I: 163-169. R. Ottenburgs, C. Jorissen, W. Viaene, Mineralogy an Firing Properties of Clays at and Near the Archaeological Site of Sagalassos, Sagalassos II: 209-220. E. Parman, The Pottery from st. John s Basilica at Ephesos. BCH Supp. 18: 277-289. Papers of the British School at Rome D. P. S. Peacock, Ceramics in Roman and Medieval Archaeology, Pottery and Early Commerce, Characterisation and Trade in Roman Later Ceramics, ed. D.P.S. Peacock, 21-33. D. P. S. Peacock, D. F. Williams, Amphorae and the Roman Economy. London. D. P. S. Peacock, F. Bejaoui, N. Ben Lazreg, Roman Pottery Production in Central Tunisia. JRA, 3: 59-84. M. P. L. Pedrazzini, Scavi di Zuni II. Roma. Palestine Exploration Fund Quarterly M. Peleg, A Bibliography of Roman Byzantine and Early Arab Pottery from Israel and Neighbouring Countries. Jerusalem. 274
PEPPERS 1979: J. M. Pepers, Istmia Excavations 1967-1972. Pensilvania. PETRU 1972: S. Petru, Emonske Necropole. Lubiara. DU PLAT TAYLOR 1940: J. du Plat Taylor, Roman Tombs at Kambi Vasa. RDAC, 10-45. DU PLAT TAYLOR MEGAW 1981: J. du Plat Taylor, A. H. S. Megaw, Excavations at Ayios Plion, The Ancient Carpasia II.: The Early Christian Buildings. RDAC, 209-250. POBLOME WAELLKENS 1993: J. Poblome, M. Waelkens, Fine Ware- Sagalassos I, 113-170. POBLOME DEGEEST 1994: POBLEME 1995: POBLEME 1999: QDAP: J. Poblome, R. Degeest, A Model of Ceramik Evolution the Pottery Found at Site N. Sagalasos II, 149-181. The archaeological Process of Dating Sagalassos Red Slip Ware- Sagalassos III, 177-195 Sagalassos Red Slip Ware Typology and Cronology. Studies in Eastern Mediterranean Archaeology, Brepols. QEDEM: PRAUSNITZ 1967: RADFORD 1956: RAMSEY 2000: RAUTMAN 1992: RAVEN 1993: ReiCretRomFautActa: M. W. Prausnıtz, Excavations at Shavei Zion, The Early Christian Church, II The Pottery. Roma. C. A. R Radrod, Imported Pottery Found at Tintagel, Cornwall. ed: D. B. Harden, Dark Age Britain: London. 59-70. W. M. Ramsey, Tarsus (çeviri; Levent Zoroğlu), Ankara. M. L. Rautman, M. C. McClellan, Excavations at Late Roman Kopetra. Cyprus, JRA 5, 265-271. S. Raven, Rome in Africa. Londra. Rei Cretetarıae Romanae Favtorvm Acta. 275
Rbibl: RDAC: RILEY 1975: RILEY 1981: RILEY 1991: RICE 1980: RIGOIR 1968: Riv.St.Lig: ROBINSON 1959: RODZIEWICZ 1976: ROSENTHAL 1978: Revue Biblique. Report of the Department of Antiquities, Cyprus. J. A. Riley, The Pottery from The First Season of Excavation in The Caesarea Hippodrome. BASOR, 218: 25-63. The Pottery from the Cistern1977.1, 1977.2 and 1977.3: Excavations at Carthage 1977, conducted by the University of Michigan. Carhage, VI: 85-124 The Pottery, survey of the Abu Shaar Nile Road. ed: S. E. Sidebotham, R. E. Zitterkopf, J.A. Riley, AJA 95: 600-619. M. Rice, Pottery Analysis. New York. J. Rigoir, Les sigillées paléocrétiennes grises et orangées Gallia XXVI.1: 177-244. Rivista di Studi Liguri. H. S. Robinson, Pottery of Roman Period Athenien Agora. Vol. V, Princeton. M. Rodziewicz, Alexandrie I: -La Ceramique Romaine Tardive d'alexandrie-alexendrie I. Warşova. R. Rosenthal, The Roman and Byzantine Pottery, Excavations at Tel Mevorakh (1973-1976), Part 1: from the Iron Age to The Roman Period. ed: E. Stern, QEDEM, 9: 14-19. SAFRA 1994: Z. Safra, The Economy of Roman Palestine. London / New-York. SAGUI 1957: Lucia Sagui, Ceramica Africano della Villa di Tiberio a Sperlonga. MEFR, 12 : 471-544. SALLER 1941: S. J. Saller, The Memorial of Moses Mount Nebo I. Studium Biblicum Franciscanum 1. Jerusalem. SALLER 1957: Excavations at Bethany Studium Biblicum Franciscanum 12. Jerusalem. 276
SALOMONSON 1962: SALOMONSON 1964: SALOMONSON 1968: SALOMONSON 1969: SALOMONSON 1971: SAUER 1973: SCHMIDT 1936: SCHNEIDER 2000: SCHNEIDER 1959: SCORPAN 1975: SCUPINSKA - LOUSET 1976: SELLERS BARAMKI 1954: J. W. Salomonson, Late-Roman Eartenware with Relief Decoration found in Norhern Afrika and Egypt OMRL, XLIII : 53-95, Pl. XI-XXXII. Un plat de terre cuite trouvé à El Djem piéced importation ou produit local?. Cahiers de Tunisie, XII: 107-127. Études Sur la Ceramique Romaine D afrique. BABesch, XLIII: 80-145. Spatrömische Rote tonware mit reliefverzierung aus Nordafrikanishen Wekstatten. Roma. Roman Pottery: A source of Information for Historians and Archaeologists. BABesch, XLVI: 173-192. J. A. Sauer, Heshbon Pottery 1971: A preliminery Report on The Pottrey from The 1971. Excavations at Tell Heshbon. Michigan. L. Schmidt, The Sueves, Allans and Vandals in Spain, 409-429, The Vandal Dominion in Africa, 429 533: The Christian Roman Empire and the Foundation of the Teutonic Kingdoms ed: H.M. Gnatkin, J.P. Whitney, vol I. Cambridge Medieval History. G. Schneider, Chemical and Minerogical Studies of Late Hellenistic to Byzantine Pottery Production in the Eastern Mediterranean. ReiCretRomFautActa, XXXVI: 525-536. H. R. Schneider, The Memorial of Moses on Mount Nebo III: The Pottery. Jerusalem. C. Scorpan, Ceramica Romano-Byzantina. de la Socidava Pontica, 8: 109-141. I Scupinska Louset, The Ustinov Collection. Oslo. O. R. Sellers, D. C. Baramki, A Roman Byzantine Burial Cave in Northern Palestine. BASOR Suppl. 15-16. 277
SION 1997: SLANE 1990: SLANE 2000: SMITH 1973: SMITH, DAY 1989: SMITH MC. NICOLL 1992: SMITH1992: SOREN 1978: STRONG 1966: STEPANSKY 1999: SUCEVEANU 1982: O. Sion, Mishor Adummım (Khirbet Handoma). Atigot, XXXII: 149-158 (ingilizce özet; 47-48) K. W. Slane, The Sanctuary of Demeter and Kore the Roman pottery and Lamps- Corinth XVIII /II. Princeton East West Trade in Fine Wares and Commodities: The View from Corinth. ReiCretRomFautActa, XXXVI: 299-312. R. H. Smith, Pella of Decapolis Vol. I; The 1967 season of The College of Wooster Expedition to Pella. London. R. H. Smith, L. P. Day, Pella of The Decapolis. Vol. II. Final Report on the College of Wooster Excavations in Area IX, The Civic Complex,1979-1985. Sydney. R. H. Smith, A. Mc. Nicoll, The Roman Period Pella in Jordan: the second interim report of the Joint University of Sydney and college of Wooster excavations at Pella 1982 1985. ed: P. C. Edwards, vd. MAS, 2: Sydney. 119-144. R. H. Smith, vd. The Byzantine Period Pella in Jordan: the second interim report of the Joint University of Sydney and college of Wooster excavations at Pella 1982 1985. ed: P. C. Edwards, vd. MAS 2: Sydney. 145-182. D. Soren, The Roman Pottery From Utica Tunisia. Cahiers des études anciennes, 8: 109-141. D. E. Strong, Greek ands Roman Gold and Silver Plate. Londra. Y. Stepansky, Two Mausolea on the Fringes of the Roman-Period Cemetery of Tiberias. Atiqot, XXXVII: 73-90.(ingilizce özeti, 226-227) A. Suceveanu, Les Termes Romains. Hıstria VI, Paris. SUSSMAN 1976: V. Sussman, A Burial Cave at Kefar Ara. Atigot, 11: 92-101. 278
TALLON 1964: THOMPSON 1948: TOMBLER 1993: TOPOLEANU 2003: TOSKAY-EVRİN 2002: TOUMA 1989: TUSHINGHAM 1972: M. Tallon, Les Monuments Mégalithiques de Mengez. Bulletin du Museé de Beyrouth, 17: 1-152. The Excavation at Athenian Agora- Twelfth Season: 1947. Hesperia,17: 149-196. R.Tombler, Quantitative Approaches to the Investigations of Long- Distance Exchange. JRA, 6 : 143-166. F. Topoleanu La Diffusion de la céramique d Asie Mineure a Halmyris. Les céramiques en Anatolie aux Epoques Hellenistique et Romaine Actes de la Table Ronde d Istanbul 22-24 mai 1996. ed. C. Abadie Reynal, Varia Anatolica, XV : 209-218, pl; CXIV- CXV. Ç. Toskay-Evrin, Tarsus Republic Square Late Roman Cooking Wares-2001. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara. M. Touma, La céramique probyzantine d Amathonte: remarques sur le matériel en 1988. BCH, 113: 871-875. A.D. Tushingham, The Excavation at Dibon (Ghiban) in Moab. The Third Campaign 1952-1953. AASOR, 40 : 1-172. TUSHINGHAM 1985: A. D. Tushingham, vd., Excavations in Jerusalem 1961 1967. (ROM) Toronto. TZAFERS 1980: V. Tzaferis, A Roman Bath at Rama. Atiqot, XIV: 66-75. TZAFERS 1983: The Excavations of Kursi Gergasa. Atiqot, 16: 1-65. UNTERKIRCHER 1983: E. Unterkircher, Terra Sigillata aus dem Heraion von Samos. AM, 98: 173-214. USTINOVA NAHSHONI 1994: VAAG 2003: Y. Ustinova, P. Nahshoni, Salvage Excavation in Ramat Nof, Be er Sheva. Atiqot, XXV: 157-177. L. E. Vaag A Closer Look at the Making of Phocaean Red Slip Ware Bowls. Les céramiques en Anatolie aux Epoques Hellenistique et Romaine Actes de la 279
Table Ronde d Istanbul 22-24 mai 1996. Ed. C. Abadie Reynal, Varia Anatolica, XV : 203-207, pl; CXII CXIII. VESSBERG WESTHOLM 1956: VIAENE 1994: WAAGÉ 1933: WAAGÉ 1948: WAMPLER 1947: WATSON 1989: WILLIAMS 1977: WILLIAMS ZERVOS 1982: O. Vessberg, A. Westholm, The Hellenistic and Roman Periods in Cyprus; The Swedish Cyprus Expedition Vol IV. Part 3. Lund. W. Viaenne vd. Analysis of Slip of Sagalassos ware Sagalassos II: 221-223. F. O. Waagé, Excavations in the Athenian Agora: The Roman and Byzantine Pottery. Hesperia, 2: 279-328. Ceramics and Islamic Coins-Antioch on the Orontes. Princeton. J. C. Wampler, Tell en Nasbeh II.: The Pottery. Berkeley and New- Haven. P. M. Watson, Jerash Bowls: Study of a Provıncial Group of Byzantine Decorated Fine Ware.; Jerash Archaeological project 1984-1988 (II), Fouilles de Jéras. Paris. C. Williams, A Byzantine Well Deposit from Anemurium (Rough Cilicia). Anatolian Studies, 27: 175 190. C. K. Williams, O. H. Zervos, Corinth 1981: East of The Theatre. Hesperia, 51: 115-163. WILLIAMS ZERVOS 1983: Corinth 1981: East of The Theatre. Hesperia, 52: 1-47. WILLIAMS 1985: WILLIAMS 1989: WINNETT, REID 1964: The Pottery and Glass at Alahan, Alahan, An Early Christian Monastery in Southern Turkey. ed: M. Gough, Wetteren/ Belgium, 35-53. Anemurium. The Roman and Early byzantine Pottery. Wetteren. F. Winnett, W. Reid, The Excavations At Gibbon (Dhi Ban) in Moab. AASOR, 36-37. 280
WINTERMEYER 1980: U. Wintermeyer, K. Tuchelt, Didyma 1975-1979: 5 Katalog Ausgewählter Keramik und Kleinfunde. Istanbuler Mittelungen, 30: 122-160. YEIVIN 1973: Z. Yeivin, Excavations at Khorazin. Eretz-Israel, 11: 144-157. YEIVIN 1992: ZEHAVI 1999: Excavations at Carmiel ( Khirbet Bata). Atiqot, XXI: 109-128 E. K. Zehavi, Late Roman Byzantine Remains at Ashqelon. Atiqot, XXXVII: 113-126 (İngilizce özet, 230-231) ZELLE 1990: M. Zelle, Terra Sigillata von Assos. AMS, 2: 97-137. ZOROĞLU 1995a: ZOROĞLU 1995b: ZOROĞLU 1996: ZOROĞLU 1997: ZOROĞLU 1998: ZOROĞLU 2003: L. Zoroğlu, Tarsus Cumhuriyet Alanı 1994 Yılı Çalışmları Kazı Sonuçları Toplantısı XVII:255-262. Tarsus Tarihi ve Tarihsel Anıtları. Adana Tarsus Cumhuriyet Alanı 1995 Yılı Kazısı Kazı Sonuçları Toplantısı XVIII:401-408. Tarsus Cumhuriyet Alanı 1996 Yılı Kazı Çalışmaları Raporu Kazı Sonuçları Toplantısı XIX: 493-506. L. Zoroğlu vd. Tarsus Cumhuriyet Alanı 1997 Kazı Sonuçları Toplantısı XVIII: 463-474. Doğu Sigillataların İmalat yerleri ve Dağılımı Sorunu Les céramiques en Anatolie aux Epoques Hellenistique et romaine Actes de la Table Ronde d Istanbul 22-24 mai 1996. ed. C.Abadie Reynal, Varia Anatolica, XV : 121-123. 281
C.E.C RENK KATALOĞU AÇIKLAMASI * A10 A11 A12 B5 B10 C5 C10 D5 D6 D9 D10 D11 E6 E7 E8 E9 E10 E11 E12 F9 F10 F11 F12 G9 G10 G11 G12 H7 H8 H9 H10 H11 H12 Füme kahve. Siyah kahve. siyah. bej. limon küfü. açık deve tüyü. Devetüyü. pembe krem. pembe krem. pembe - deve tüyü açık deve tüyü. deve tüyü. pembe- krem. ten rengi. açık kiremit rengi. açık kiremit rengi. kahve- kiremit rengi. açık kestane (maron) kestane (maron). pembe - açık kiremit rengi. kiremit rengi. Kahve - kiremit rengi. kahve - kitemit rengi. kızıl- açık kiremit rengi. kızıl kiremit rengi. kızıl- kiremit rengi. kızıl- koyu kiremit. pembe-gül kurusu. kızıl- gülkurusu. kızıl- kestane. kızıl-kahve. koyu-kahve. siyah-kahve. * sadece katalogda kullanılan renk kodlarının açıklaması verilmiştir. 282
H LEVHALAR LİSTESİ Afrika Kırmızı Astarlıları Levha 1 : no.1-3, Form 1; no. 4-5 Form 2; no.6-7 Form 3; no.8-14 Form 4. Levha 2 : no.15-19, Form 6; no. 20-21, Form 5; no. 22-28, Form 8. Levha 3 : no. 29-54, Form 9. Levha 4 : no. 55-68, Form 9; no. 69 Form 9/8? Levha 5 : no. 44, 71-72, 75 Form 9; no. 70, 73, 74, 76-77 F9/8?. Levha 6 : no.78-83 F10; no.84-85, Form 11 ; no. 86-90, Form 12. Levha 7 : no. 91-104, Form 12. Levha 8 : no.105-106, Form 13; no.107-110, Form 14; no.111, Form 15. Levha 9 : no.112-119, Form 15. Levha 10: no.120-132, Form 16. Levha 11: no.133-141, Form 16. Levha 12: no.142, Form 17. Levha 13: no.143, Form 17. Levha 14: no.153-167, Form 17. Levha 15: no.168-170, Form 17. Levha 16: no.171-172, Form 17. Levha 17: no.173-174, Form 17. Levha 18: no.175-177, Form 17. Levha 19: no.178-179, Form 17; no.180-181, Form 17?; no.183-187, Form 18.; no. 189, Form 19 Levha 20: no.189-193, Form 18. 283
Levha 21: no.194-198, Form 20; no.199-201 Form 21. Levha 22: no.202-217, Form 22. Phokaia Kırmızı Astarlıları (Geç Roma C) Levha 23: no.218-222, Form 1; no. 223-225, Form 2; no.303, Form 2/3, no.226-233 Form 3. Levha 24: no.234-253, Form 3. Levha 25: no.254-276, Form 3. Levha 26: no.277-294, Form 3. Levha 27: no.195-300, Form 4; no.301-302, Form 5; no.304-312, Süslemeli Dip Parçaları Form 3/5. Levha 28: no.314-325; Süslemeli Dip Parçaları Form 3/5. Levha 29: no.326-331, Süslemeli Dip Parçaları, Form 3; no.332-334 Form 6. Levha 30: no.335-352, Form 7. Levha 31: no.353-371, Form 7. Levha 32: no.372-388, Form 7. Kıbrıs Kırmızı Astarlıları (Geç Roma D ) Levha 33: no.389-393, Form 1; no.394-396, Form 2. Levha 34: no.397-403, Form 2. Levha 35: no.404-407, Form 3. Levha 36: no.408-409 Form 3, no.410-412 Form 4. Levha 37: no.413-416 Hayes Form 4. Diğerleri Levha 38: no.417-422. 284
P lanlar Levha 39: Tarsus Şehir Planı Levha 40: Gözlü Kule Plan 1: genel görünüş. Levha 41: Gözlü Kule Plan 2: Geç Roma tabakası. Levha 42: Cumhuriyet Alanı Plan 1: genel görünüş. Levha 43: Cumhuriyet Alanı Plan 2: küçük teras. Levha 44: Cumhuriyet Alanı Plan 3: büyük teras, 8-9J plankareleri. Resimler Levha 45: Resim 1: Afrika Kırmızı Astarlıları- Form 9 veya 8 e (?) ait süslemeli dip parçaları; Resim 2: Savaşçı figürü (Afrika Kırmızı Astarlıları- Form 17C) Levha 46: Resim 3: Afrika Kırmızı Astarlıları Form 17C insan figürlü dip parçaları; Resim 4: Afrika Kırmızı Astarlıları Hayes Form 22 Levha 47: Resim 5: Phokaia Kırmızı Astarlıları, dış yüzey; Resim 6: Phokaia Kırmızı Astarlıları İç yüzey. Levha 48: Resim 7: Phokaia Kırmızı Astarlıları, Floral ve Geometrik Bezekli Dip Parçaları; Resim 8: Phokaia Kırmızı Astarlıları, Hayvan Figürlü Dip Parçaları. Levha 49: Resim 9: Phokaia Kırmızı Astarlıları, Haç Baskılı Dip Parçaları; Resim 10: Phokaia Kırmızı Astarlıları, Haç Baskılı Dip Parçaları. Levha 50: Resim 11: Phokaia Kırmızı Astarlıları, Haç Baskılı Dip Parçaları. Resim 12: Afrika Form 17 taklidi parçalar. Levha 51: Resim 13: Donuktaşta Ele Geçen Afrika Kırmızı Astarlıları. Resim 14: Donuktaş ve Diğer Sondajlardan ele geçen Phokaia Kırmızı Astarlıları. Levha 52: Resim 15: Phokaia Form 3-4 Modern İmitasyonları Resim 16: Phokaia Kırmızı Astarlıları Modern İmitasyonları. 285
I LEVHALAR 286
i