Kefir Sağlığıma Kefil Prof. Dr. Candeğer YILMAZ Prof. Dr. Harun Raşit UYSAL Arş. Gör. Aslı AKPINAR Bornova - İZMİR
EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HALK KİTAPLARI SAĞLIK SERİSİ 38 Kefir Sağlığıma Kefil Prof. Dr. Candeğer YILMAZ Prof. Dr. Harun Raşit UYSAL Arş. Gör. Aslı AKPINAR Haziran 2013, Birinci baskı ISBN: 978-605-338-011-5 Bu kitabın tüm yayın hakları Ege Üniversitesi ne aittir. Kitabın tamamı ya da hiçbir bölümü yazarının önceden yazılı izni olmadan elektronik, optik, mekanik ya da diğer yollarla kaydedilemez, basılamaz, çoğaltılamaz. Ancak kaynak olarak gösterilebilir. Proje Üst Yöneticileri Ege Üniversitesi Rektörü: Prof. Dr. Candeğer Yılmaz EÜ Tıp Fakültesi Dekanı: Prof. Dr. Kamil Kumanlıoğlu Yayın Yönetmenleri: Prof. Dr. Ayşenur Oktay, Prof. Dr. Tahir Yağdı Yayın Alt Kurulu Başkanı: Prof. Dr. Ufuk Çağırıcı Sağlık Kitapları Serisi Çalışma Grubu: Prof. Dr. Elvan Erhan, Prof. Dr. Mehtap Çınar, Prof. Dr. Alpaslan Çakan Koordinasyon: EÜ Tıp Fakültesi Yayın Bürosu Kapak İllüstrasyonu: Merve Evren Sayfa Tasarım: Hülya Sezgin Basım Yeri: Ege Üniversitesi Basımevi Bornova, İZMİR Tel : 0 232 388 10 22 e-posta : bsmmd@mail.ege.edu.tr
Değerli Okuyucumuz; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi; 2012 yılının sonu itibariyle 500 öğretim üyesi, 600 e yakın araştırma görevlisi, 2000 in üzerinde tıp öğrencisi ile yaklaşık 2000 yataklı hastanede eğitim, öğretim ve araştırma yapmakta ve sağlık hizmeti vermektedir. Bu dönemde yaklaşık 900 bin poliklinik hastasına ve 54 bin yatan hastaya tedavi uygulanmış, 2750 doğum gerçekleştirilmiş, 80 bin acil servis hizmeti verilmiştir. Ülkemizin en büyük sağlık kurumlarından olan fakültemiz hastanesinde 2011 yılında 16 bin olan özellikli ameliyat sayısı 2012 yılında yaklaşık 18 bine çıkmıştır. Verilen sağlık hizmetleri yanında Öğretim Üyelerimizin ulusal ve uluslararası dergilerde 1 yıl içinde yayınlanan bilimsel makale sayısı 800'ün üzerindedir. Bu rakamlar Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini ülkemizin en büyük sağlık kurumlarından birisi yapmaktadır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi nin en önemli vizyon ve misyonunu toplumsal sorumluluk bilinci oluşturmaktadır. Bu bilinçle çalışan Ege Tıp topluma nitelikli ve kaliteli sağlık hizmeti vermekte; Toplum Sağlığı Hizmeti ni diğer tüm görevlerinin üzerinde tutmaktadır. Ege Tıp Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı, Türkiye de bir ilk olarak ve 11 yıldır Sağlık Halk Kongresi düzenleyerek toplum sağlığı için hizmet anlayışını gerçek bir bilgilendirme, uygulama ve deneyim paylaşımı şeklinde sürdürmektedir. Bilimsel araştırmalarla elde edilen bilgilerin kalıcılığı ve yaşama geçirilmesi; bunların başvuru kaynağı belgelere dönüştürülmesi ile sağlanır. Ege Tıp Halk Kitapları Sağlık Serisi bu anlayışımızın bir ürünüdür. Bu seride III
yayınlanan kitaplarımızın önemi ve farkındalık yaratacak temel özelliği; ülkemizin önceliğinde olan güncel sağlık konuları yanında; güncelliğini yitirmiş olsalar bile, ciddi bir sağlık sorunu olduğunu düşündüğümüz konuları da ele almış olmalarındadır. Ege Tıp Halk Kitapları Sağlık Serisi yazarlarının tümü Ege Üniversitesi nde görev yapan ve konusunda uzman öğretim üyeleridir. Serideki kitapların konu seçimleri ve içeriklerinin hazırlanmasında birden çok bilim insanının görüşlerinin yansıtılması sağlanmıştır. Seride yayınlanan kitaplardaki grafik ve fotoğraflar çoğunlukla kurumumuzun ürünüdür. Serimizin dil editörü her kitabı sadelik ve anlaşılabilirlik yönünden incelemektedir. Neden böyle bir seriye gereksinim duyulmuştur? Sağlık konularında dolaşımda olan, kolay ulaşılan ve günlük yaşamda kullanılan bilgilerin çoğunun gerçek bilimsel bilgi olup olmadığı kaygısı, bilim insanları olarak bizleri daha da sorumlu davranmaya ve güven sarsılmasına neden olan özensizliklerden uzak durmaya sevk etmektedir. Birçok konuda doğru ve güvenilir bilginin üretimi ve yayılması üniversitelerin öncelikli görevleri arasındadır. 2013 yılı kitaplarımız Daha İyi Bir Dünya İçin Yeni Yollar, Herkes İçin Sağlık EXPO 2020 Aday Şehir İzmir e adanmıştır. Saygılarımızla... Prof. Dr. Kamil Kumanlıoğlu Prof. Dr. Candeğer YILMAZ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ege Üniversitesi Dekanı Rektörü IV
Prof. Dr. Candeğer YILMAZ 1973 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi nden mezun olmuştur. 1977 de İç Hastalıkları Uzmanı 1982 de Doçent olan Candeğer YILMAZ, 1988 yılında Profesör unvanını almıştır. 1988-1992 yılları arasında EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim Yardımcılığı, 1994-1997 yılları arasında ilk kadın Başhekim olarak görev yapmıştır. EÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanlığı da yapan Prof. Dr. YILMAZ, Evli ve 2 kız çocuk annesidir. 2008 yılından itibaren Ege Üniversitesi Rektörlüğü görevini ilk kadın Rektör olarak yürütmektedir. Prof. Dr. Harun Raşit UYSAL 1961 yılında Kuşadası nda doğmuştur. İlköğrenimini Kuşadası Yeniköy İlkokulu nda, ortaöğrenimini İzmir Güzelyalı Ortaokulu nda, liseyi İzmir İnönü Lisesi nde tamamlamıştır. 1984 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ürünleri Teknolojisi Bölümü nden (Gıda Bilimi ve Teknolojisi) mezun olmuştur. 1987 yılında Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Süt Teknolojisi Anabilim Dalı ndan yüksek lisans, 1993 yılında aynı Anabilim Dalı nda doktora eğitimini tamamlamıştır. 1993 yılında Yardımcı Doçent, 1996 yılında Doçent, 2003 yılında Profesör unvanını almıştır. Aynı bölümde halen öğretim üyesi olarak çalışan Prof. Dr. Harun Raşit Uysal, aynı zamanda 17 Ekim 2011 tarihinden itibaren Tire Kutsan Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğünü de yürütmektedir. V
Prof. Uysal ayrıca Milliyet Ege, Üretici gazeteleri ile Ege Burada internet gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Aynı zamanda TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyeliği, Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Bilim Kurulu Üyeliği ile IDF (İnternational Dairy Federation) Türkiye Ulusal Bilimsel Komite Üyeliği de yapan Prof. Dr. Harun Raşit Uysal evli ve iki çocuk babasıdır. Arş. Gör. Aslı AKPINAR 1981 tarihinde İzmir de doğmuştur. İlk, orta ve lise eğitimini sırasıyla; Gazi İlköğretim Okulu, Alsancak Ortaokulu ve İzmir Karataş Lisesi nde tamamlamıştır. 1999 Yılında Ege Üniversitesi Hazırlık Bölümünü okuduktan sonra 2000 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Hayvansal Üretim Programında Lisans eğitimine başlamıştır. 2003 yılında opsiyonlara ayrıldıktan sonra eğitimine Süt Teknolojisi Bölümünde devam etmiştir. 2004 yılında adı geçen bölümden mezun olmuş Ziraat Mühendisi unvanı almaya hak kazanmıştır. 2008 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nde "Değişik Aroma Maddeleri Eklenerek Üretilen Asidofiluslu Sütün Özellikleri" konusunda Yüksek Lisansı'nı tamamlamıştır. Aynı yıl, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nde doktora eğitimine, 2008 Ekim ayından itibaren bölümde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. İngilizce bilen Aslı Akpınar ın uzmanlık alanları süt teknolojisi, süt mikrobiyolojisi ve saf kültür üretim teknolojisidir. VI
İÇİNDEKİLER Giriş 1 1. Kefirin Bilinen Bir Tarihçesi Var Mıdır?... 5 2. Kefir Danem (Mayam) Nedir?... 8 3. Kefirimi Evde Nasıl Yapayım?... 10 4. Kefirim Besin Değerleri Açısından Söylendiği Kadar Zengin Mi?... 24 5. Neden Kefir Tüketmeliyim?... 33 6. Faydalı Olması İçin Ne Kadar Kefir Tüketmeliyim?... 36 7. Kefirimin Bilmediğim Bir Zararı Var Mı?... 37 8. Kefirim Söylendiği Gibi Doğal Sağlık İksiri Midir?... 37 9. İyi Bir Kefir Nasıl Olmalı?... 40 10. Yoğurt ve Kefirin Farkı Var Mı?, Kefir Yerine Yoğurt Yiyebilir Miyim?... 41 11. Kefiri Süt Dışında Başka Maddelerle de Yapılabilir Mi?. 43 12. Türkiye ye Kefir Ne Zaman Geldi?... 43 13. Tıp Dünyasında Kefir Nasıl Tanındı?... 45 14. Sonuç... 46
GİRİŞ Bugün Dünyada yoğurttan sonra en fazla tanınan fermente süt ürünlerinden biri de kefirdir. Soğuk bir iklime sahip olan Kafkasya nın dağ köylerinde çok eski yıllardan beri yapılan ve tüketilen kefir, önceleri bu bölgede yetiştirilen keçi ve koyun sütlerinden, ancak daha sonraları inek sütünden de yapılmaya başlanmış ve buradan dünya ya yayılmıştır. Kuzey Kafkasya kökenli olan kefir bugün özellikle Rusya, Macaristan ve tüm Kuzey Avrupa ülkelerinde bol miktarda tüketilmektedir. Bazı literatürler, anlamının keyif vermekten ileri geldiğinden bahsederler. Halbuki kefir, kımız gibi keyif veren alkollü bir içecek değildir. Orijini Kuzey Kafkasya olduğu ve buradan dünyaya yayıldığına göre, Kafkas dillerinde de bir anlamının olması gerekir. Evet Kafkas dillerinden olan ve bugün gerek Kafkasya da gerekse diasporada yaşayan Adige lerin 1
(Çerkes) konuştuğu dilde, kefirin bir anlamı vardır ve bu karşılık tam da yerine oturmaktadır. Bu da fıçılarda olgunlaştırılan içecek anlamındadır. Eskiden paslanmaz çelik tanklar yoktu. İçecekler tahta fıçılarda ekşitilerek elde edilirlerdi. Buradaki key kelimesi fıçı, fır ekşitilen, keyfır, yani kefir fıçıda ekşitilen içecek anlamına gelmektedir. Yıllarca Kafkasya da yaşayan halkların 100-130 yaşlarına kadar sağlıklı bir şekilde yaşamalarının sebebi olarak gösterilen kefir, günümüzde pek çok ülkede tüketilmesine rağmen ülkemizde yeterince tanınıp, tüketilmediğinden üretimi sınırlı sayıda yapılmaktadır. Halbuki hem sağlık açısından, hem de ekonomik yönden kefirin üretim ve tüketiminin yaygınlaştırılması önem taşımaktadır. Kefir içilecek kıvamda, hafif ekşimsi, alkollü ve köpüklü bir süt ürünüdür. Bu özelliği nedeni ile de Fermente Süt İçkisi olarak da tanımlanmaktadır. 2
Kefir Sağlığıma Kefil Bugün çok çeşitli ülkelerde ve büyük miktarlarda üretimi yapılan kefir, yalnız beğenilen tadından dolayı değil, bunun yanı sıra şifa verici özelliğinden dolayı da büyük ilgi görmektedir. Bu nedenledir ki bazı literatürlerde kefirin Sağlık ve Mutluluk İçkisi olarak tanımlandığı dikkati çekmektedir. Son yıllarda Türkiye de fonksiyonel gıda pazarının gelişmesine paralel olarak kefirin de üretimi artmıştır. Önceleri sadece Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümünde mayası üretilip satılan kefiri, bugün marketlerin raflarında görmek oldukça sevindirici bir gelişmedir. Son zamanlarda birçok firma karlı bir yatırım olarak düşündükleri kefir piyasasına girmişlerdir. Hatta kefir üretiminden bazı dizilerde bile bahsedilmiştir. Başlangıçta sade üretilirken şimdilerde aromalı, light, probiyotik adlarıyla piyasaya kefirler sunulmuştur. 3
EÜ Tıp Fakültesi Halk Kitapları Sağlık Serisi ~ 38 Kefir Sağlığıma Kefil 4
Kefir Sağlığıma Kefil 1. KEFİRİN BİLİNEN BİR TARİHÇESİ VAR MIDIR? On dokuzuncu yüzyılın ortalarında Rusya da değişik ve ilginç bir içecek hakkında bilgiler yayılmaya başlamıştı. Öyle bir içecek ki yaşamı uzatan, hastalıkları iyileştiren yani her derde deva bir üründü bu. Söylentiye göre sütten yapılıyordu ve besleyiciydi. Bu içeceği Kafkasya da Lermontov da içmişti. Kafkasya da savaşan ya da çeşitli nedenlerle oralarda bulunmuş olan başka Ruslar da bundan içmişlerdi. Kafkasyalılar bu içeceğin mayasını, hediye olarak dahi başkalarına verirlerse ya da nasıl yapıldığını öğretirlerse Tanrının onlara çok kızacağına, mayayı işe yaramaz hale getirerek başkalarına veren halkı cezalandırıp onları açlığa mahkum edeceğine inanıyorlardı.
EÜ Tıp Fakültesi Halk Kitapları Sağlık Serisi ~ 38 Kefir mayasını Rus gezgin ve tıp adamları suni olarak elde edememişlerdi. Bu nedenle bu içeceğin gizli mayasını dağlı Kafkasyalılardan almak gerekiyordu. Yirminci yüzyılın başlarında Rusya Tıpçılar Birliği, Moskova da süt fabrikası bulunan Blandov a kefir imal edilmesi önerisinde bulundular. Blandov un Kuzey Kafkasya da Narsana (Kislovodsk) ve Üçköken yörelerinde 12 adet peynir imalathanesi bulunuyordu. Blandov, kefir mayasını almak üzere fabrikada çalışan İrina Saharova yı göndermeye karar verdi. Güzel ve akıllı İrina, 1906 yılında Moskova daki Süt Ürünleri Enstitüsü nü birincilikle bitirmişti. Blandov un şirketi Paris te düzenlenen bir yarışmada İrina nın elleriyle yaptığı tereyağı ile altın madalya kazanmıştı. Blandov eğer İrina kefir mayasını Moskova ya getirebilirse çok para kazanacağını ve prestijinin artacağını biliyordu. Blandov un peynir imalathaneleri müdürü Vasiliev ile İrina birlikte kendilerine en çok süt ve peynir getiren Karaçaylı Bayçoralanı Bekmirza nın yanına gittiler. Amaçları Bekmirza dan, Kuzey Kafkasyalıların Ruslardan gizledikleri kefir mayasını alabilmekti. Bekmirza onlara oldukça konukseverlik göstermesine rağmen sorularını yanıtsız bırakır. İrina ve Vasiliev çaresiz geriye dönerler. Ancak dönüş yolunda bir grup maskeli atlı, bindikleri faytonu durdurarak İrina yı kaçırırlar ve bir dağ evine götürürler. Ertesi gün dağ evine Bekmirza gelir. Kendisini kaçırdıkları için İrina dan özür diler. Kız kaçırmanın Kafkasyalıların bir geleneği olduğunu kendisini çok beğendiğini ve evlenmek istediğini söyler. 6
Bu sırada Vasiliev in haber vermesi üzerine gelen jandarmalar Bekmirza yı tutuklarlar. İrina, Bekmirza yı mahkemeye verir. Hakim in kaçırma olayında herhangi bir zorlama olmaması nedeniyle şikayetini geri alma önerisini İrina tek bir şartla kabul eder; Bekmirza kendisine 10 funt (1funt=409.5 gr.) ağırlığında kefir mayası getirecektir. Bekmirza da bunu kabul eder ve ertesi gün bir buket çiçekle birlikte istediği miktarda mayayı İrina ya gönderir. İrina kefir üzerine daha fazla bilgi almak amacıyla bir ay daha Narsana Üçköken bölgesinde kalır. Daha sonra Moskova ya döner. 1908 yılının yaz aylarında ilk kez İrina, Saharova nın yaptığı Kefir Moskova daki Botkins- 7
EÜ Tıp Fakültesi Halk Kitapları Serisi ~ 38 kaya Hastanesi nde hastaları iyileştirmek amacıyla ilaç olarak verilir. Bir süre sonra da bütün Rusya da dükkanlarda satılmaya başlanır. 2. KEFİR DANEM (MAYAM) NEDİR? Geleneksel kefir danelerinin, Kafkasya da keçi tulumu içinde, inek sütünün dana veya koyun şirdenleri ile pıhtılaştırılması ve pıhtılaşmayı takip eden birkaç hafta sonra tulum iç yüzeyinde oluşan, suda erimeyen jelimsi yapının kurutulması sonucunda elde edildiği bilinmektedir.
Kefir Sağlığıma Kefil Kefir danesi; fındık yada buğday büyüklüğünde, renkleri beyaz, beyaz-sarı arasında küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir. Boyutları 0,5-3 cm arasında değişir. Taneler sütü fermente edici rol oynar ve en önemli özelliği fermantasyon sonunda süzülerek tekrar kullanılabilmesidir. Resim-1. Kefir danesi Kefir daneleri kazein ve birbirleri ile ortak yaşayan mikroorganizmaların meydana getirdiği jelatinimsi koloniler oluştururlar. Çok karışık bir mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Değişik araştırmacılar, değişik bölgelerden aldıkları kefir tanelerinde farklı sayıda, oranda ve cinste 9
EÜ Tıp Fakültesi Halk Kitapları Sağlık Serisi ~ 38 mikroorganizma tespit etmiştir. Danede genel olarak laktik asit bakterileri, laktozu fermente eden ve edemeyen mayalar mevcuttur. Homofermantatif laktobasiller (Lb. kefir, Lb.casei, Lb.caucasius, Lb.bulgaricus) bakteriyel floranın en önemli bölümünü oluştururlar. Kefir danesinde laktobasillerden farklı olarak çeşitli laktokok türleri (L.lactis, L.cremoris) ve asetik asit (Asetobacter aceti, Asetobacter ranens) bakterileri ile toplam flora içerisinde %5-10 arasında yere sahip laktozu fermente etme yeteneğinde olan mayalar (K. Marxianus, T. Delbrueckii, C.kefir, S. Cerevisiae) bulunur. (Bkz. sayfa 23, çizelge-1). Kefir danesinde saf toz halde liyofilize kültürler üretilmiştir. Avrupa ülkelerinde ve ABD inde genellikle saf kültürlerden kefir üretilirken, Rusya, Asya, Doğu Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri ile Türkiye de orjinal taneden kefir üretilimektedir. ABD de dondurulmuş olarak kefir tabletleri satılmaktadır. Almanya, Finlandiya, Fransa, İsveç ve Çek Cumhuriyetinde ticari olarak üretilip satılımaktadır. Bugüne kadar laboratuvar koşullarında kefir danesi üretmek mümkün olmamıştır. 3. KEFİRİMİ EVDE NASIL YAPAYIM? Geleneksel kefir üretiminde dane, direkt olarak belli bir oranda süte aşılanmakta ve istenen asitlik oluşumunu takiben pıhtılaşmış sütten ayrılmaktadır. Endüstriyel üretimde ise süt dane yerine, danenin süte aşılanması sonucu elde edilen kültür kullanılmaktadır. Kefir danesi veya kefir kültürünün süte aşılanması ile mikroorganizmalar, süt bileşenlerini farklı düzeyde fermente ederek parçalamaktadırlar. Laktik asit bakterileri 10
Kefir Sağlığıma Kefil laktozu laktik asit ve diğer organik asitler, aroma maddeleri ve CO 2 'e dönüştürürken biyolojik açıdan önemli bazı antimikrobiyel maddeler oluştururlar. Bu arada mayalarda alkol ve CO 2 üretirler. Kefirdeki alkol oranı oldukça düşük orandadır ve %0.2 0.8 arasında değişir. Laktik asit bakterileri ve mayaların salgıladıkları proteolitik enzimler sayesinde süt proteinleri peptid ve amino asitlere kadar parçalanmakta ve kefire has lezzet oluşmaktadır. Ayrıca sınırlı da olsa söz konusu organizmaların salgıladıkları lipolitik enzimler süt yağını hidrolize ederek ortamda serbest yağ asitlerinin artmasına neden olmaktadır. 3.1.Evde Kefir Üretimi Sütün Kaynatılması 20-25 0 C ye Soğutma Kefir Danelerinin Aşılanması 15-20 gr/l 18-28 Saat Fermantasyon 20-25 0 C de Kefir Danelerinin Süzülmesi 4 0 C ye Soğutma Tüketim 11
EÜ Tıp Fakültesi Halk Kitapları Sağlık Serisi ~ 38 Geleneksel kefir üretimi süte direk olarak kefir danesi ilave edilerek yapılmaktadır. Yarım litre pastörize süt 20-25 ºC ye ısıtılır veya 20-25 ºC deki dayanıklı süt (UHT süt) temiz bir cam kavanoza konur ve içerisine Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi veya diğer güvenilir kurumlardan alınan yaklaşık 20-25 gram civarındaki kefir danesinden ilave edilir. Kavanozun ağzı kapatılır ve 20 25 0 C de 18 24 saat temiz ve ışık almayan bir ortamda bırakılır. Bu süre sonunda sütün pıhtılaştığı görülür. Kavanozun kapağı açılır, geniş temiz bir kabın üzerine süt süzgeci yerleştirilir ve pıhtı süzgeçten süzülerek kefir daneleri ayrılır. 24 Saat 48 Saat Resim-2. Bir gün ve iki gün sonra dane ile mayalanmış sütün görünümü 12
Kefir Sağlığıma Kefil Not: 49
Yayımlanmış Kitaplarımız Hipertansiyon Osteoporoz (Kemik Erimesi) Düşmeler ve Önlenmesi Obezite Meme Kanseri Cerrahisine Bağlı Lenfödem
Yayımlanmış Kitaplarımız Kan Yağları ve Kalbimiz Her Yaş İçin Spor ve Sağlık Diyabetik Ayak Sağlıklı Beslenme Varis
Yayımlanmış Kitaplarımız Göğüs Ağrısı, Kalp Krizi, Aspirin Kullanımı Herediter Anjioödem Kanın Pıhtılaşmasını Önleyen İlaçlar ve Kalbiniz, Atriyal Fibrilasyonlu Yaşam Kalp Yetersizliği ile Yaşamak, Kalp Pili İle Yaşamak, Kalp İlaçlarını Nasıl Kullanalım Kalp Hastalığında Cinsel Yaşam/Şeker Hastalığı/ İnme Teşhis ve Ameliyatsız Tedavi
Yayımlanmış Kitaplarımız Mitral Kapak Sarkması Nedir? Koroner Arter Baypas Ameliyatınız, Kalp Kapağı Ameliyatınız Damar Sertliği ve Risk Faktörleri Guatr ve Tiroid Hastalıkları Diyabetim ve Ben Çocuklarda Yanık ve Korunma Yolları
Yayımlanmış Kitaplarımız Sünnet Çocuklarda Fıtık ve İnmemiş Testis Sağlığımız ve Genetik Uyku Bozuklukları ve Tedavi Yaklaşımları Şaşılık ve Tedavisi
Yayımlanmış Kitaplarımız Kadınlarda İdrar Kaçırma Şikayeti ve Tedavi Yöntemleri Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Sağlıklı Beslenme ve Zeytinyağı Sjögren Sendromu Nedir? (Kuru Göz-Kuru Ağız) İşitme Kayıpları
Yayımlanmış Kitaplarımız Sağlık İçin Vazgeçilmez Kaynak: SU Sağlık İçin Süt İçin İnsanoğlunun Evrimsel Sağlık Sorunu Çölyak Hastalığı Kefir Sağlığıma Kefil