HIZLI ZAYIFLAMAK MÜMKÜN MÜ? 10 Gün içinde 10 kilo verin İstediğiniz kadar yiyin ve yine de kilo verin Bir günde bir beden incelin Moda diyetler ve zayıflatıcı gıda takviyeleri, kısa sürede daha ince bir vücut sözü verir. Eğer reklamlardaki iddialara inanıyorsanız, hızlı kilo verme, hızlı ve kolay olabilir! Peki bu ürünlerden herhangi biri gerçekten hızlı kilo verdiriyor mu? Güvenli mi? Bu kadar hızlı kilo vermenin riskleri nelerdir? BariatrikLab Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi kurucusu Prof. Dr. Halil Coşkun, bazı hızlı kilo verme iddialarını ve kanıtlarını sizler için değerlendirdi: Bu tür diyetlerin varyasyonları en az 1950 lerden beri var olmuştur. Ne yazık ki çok düşük kalorili diyet ve kilo verme cerrahisinin yanı sıra başka hiçbir ürünün, hapın veya diyetin hızlı kilo vermede işe yaramadığı ispatlanmıştır. Reçeteli ilaç orlistat yardımcı olabilir, ancak yavaş etki eder ve sadece diyet ve egzersizle işe yarar. Orlistat Xenical olarak pazarlanmaktadır. Orlistat ın, ciddi karaciğer hasarına neden olabileceği belirtilir. Herhangi bir hızlı kilo verme programında, gerçekten yağ yakan şey bir hap veya yiyecek türü değildir. Egzersizle birlikte, kalorilerin ciddi bir şekilde azaltılması vardır. HIZLI KİLO VERMENİN RİSKLERİ NELERDİR? Hızlı kilo kaybı, vücutta bazı problemlere yol açar. Olası ciddi riskler şunlardır: Safra taşları, birkaç aydan sonra çok fazla kilo veren insanların yüzde 12-25 inde görülür. Dehidrasyon, bol miktarda sıvı içmekten kaçınılması sonucu oluşur.
Dengesiz beslenme, genellikle bir kerede haftalarca yeterli miktarda protein yememekten meydana gelir. Elektrolit dengesizlikleri, nadiren yaşamı tehdit edebilir. Hızlı kilo vermenin diğer yan etkileri şunları içerir: Baş ağrısı Asabiyet Yorgunluk Baş dönmesi Kabızlık Adet düzensizlikleri Saç dökülmesi Kas kaybı Hızlı kilo vermenin tehlikeleri, diyet için harcanan zamanla birlikte artar. Proteinsiz bir diyet yapmak özellikle risklidir. HIZLI KİLO KAYBI İYİ BİR FİKİR DEĞİL MİDİR? Hızlı kilo verme diyetleri, hastalıklara neden olabilir, ancak obezite de aynı şekilde hastalıkların kaynağıdır. Bu nedenle, çok düşük kalorili diyetler kilo verme cerrahisi gibi belirli bir amaç için hızlı kilo vermeye ihtiyaç duyan obez insanlar için makul bir kilo verme seçeneği olarak kabul edilir. Çok düşük kalorili diyetler birkaç hafta süren doktor denetiminde olan diyettir. Yemekler beslenme açısından dengeli, ancak pahalıdır. İnsanlar zamanla binlerce lira
harcayabilirler. Çok düşük kalorili diyetler, 12 hafta içinde vücut ağırlığının yüzde 15 ila yüzde 25 inin kaybedilmesini güvenle sağlamaktadır. Bu süre sonunda, insanların yüzde 25 ila yüzde 50 si programı tamamlamıyor. Diyet bırakıldığında kilolar geri gelir ve bu hızlı bir şekilde olur. Bazı uzmanlar, düzenli diyetlere kıyasla kilo vermeye daha sürdürülebilir bir yaklaşımın daha iyi olacağını söylüyorlar. BİR ELBİSEYE SIĞABİLMEK VEYA PLAJDA İYİ GÖRÜNMEK İÇİN Hızlı kilo vermek isteyen insanların çoğu, genellikle bunu kendi başlarına yaparlar. Sık sık, bir elbiseye sığabilmek veya plajda iyi görünmek gibi kısa vadeli bir hedef elde etmek isterler. Kendinizi aç bırakmak kesinlikle iyi bir fikir değildir. Ancak, sağlıklı değilseniz, kısa süreli aşırı kalori kısıtlamasının size zorluk yaşatması muhtemel değildir. Ne yaptığınızı doktorunuza bildirin ve diyetinize protein eklemeyi unutmayın (günde 70 ila 100 gram). Bir multivitamin alın ve potasyumdan zengin yiyecekler (domates, portakal ve muz) yiyin. Ayrıca, şok diyetlerinin uzun süreli ve sağlıklı bir kilo elde etmenize pek yardımı dokunmayacağını unutmayın. Kaynak: http://www.womenshealth.com.tr/hizli-zayiflamak-mumkun-mu/?the me=mobile BİR PSİKOLOĞUN OBEZİTE ZAFERİ! Yrd. Doç. Dr. Nalan Linda Fraim, yaşadığı kabus dolu yılları
ve yeni hayatına dönüş sürecini anlattı ABD ye 48 kilo ile giden özel bir üniversitede Psikoloji Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nalan Linda Fraim, 70 kilo alıp 118 kiloyla döndü! Zayıflamak için denemediği yol kalmayan Fraim, obezite cerrahisiyle eski haline dönebildi. Fraim, yaşadığı kabus dolu yılları ve yeni hayatına dönüş sürecini şöyle anlattı: DENEMEDİĞİM YOL KALMADI Üniversiteyi okumak için 48 kilo ile Amerika ya gittim. Orada sağlıksız beslenme, fast food olsun tetikleyince kilo alımını durduramadım. Türkiye ye dönünce akupunkturdan özel hocalarla çalışmaya uzanan uzun bir yelpazede denemediğim yol kalmadı. Diyetisyenlerle 10 kilo verilip beş kilo geri alınıyordu, 20 verilip 10 alınıyordu. Tabi bu çok sinir bozucuydu. Mağazaya giriyorsunuz biz sizin bedeninizde çalışmıyoruz efendim diyorlar. Biliyorum çalışmadığınızı. Bunu duymak bile çok çok olumsuz etkiliyor ve insan düşünüyor ne olacak bu halim diye. Bu tabi sosyal ilişkileri, iş hayatını etkiliyor. Ben eski sporcuyum yüzme lisanslıyım. O kiloya rağmen çok
hiperaktiftim ve ben zumba çalıştayında tempo tutamadım. Otoparkta arabanın içinde bir buçuk saat ağladım AMELİYAT OLMADAN ÖNCE 118 KİLOYDUM, 60 KİLO VERDİM Tüp mide ameliyatı olmaya karar verdim. Annem de onaylayınca ameliyatı oldum. Ameliyatı Obezite ve Metabolik Cerrah Prof. Dr. Halil Coşkun ve ekibi gerçekleştirdi. Ameliyat olmadan önce 118 kiloydum, toplamda 60 kilo verdim, 58-60 arasında gidip geliyorum. O zaman bana bu kadar kilo vereceksin deseler, hadi canım derdim. Bu kadar kilo vereceğimi 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Tabi tüm gardrop 4-5 kez değişti bu süreçte. İlk girdiğim mağazayı hatırlamıyorum ama normal bedenimden birkaç beden küçük bir şeye sığınca Aaaa ben zayıflamışım hakikaten dedim. Arkadaşlar beni görüyordu, senin yüzüne birşeyler olmuş bir güzelleşmişsin, ne yaptın kilo mu verdin diyordu. İnsanların bunu farkediyor olması motivasyonu artırıcı birşey. Ara gazı veriyor insana.
BÜYÜK BEDENDEN XS BEDENE Ben Kıbrıs ta yaşıyorum, bir gün jimnastiğe gidecektim. Eşofman gibi bol bir şeyle gitmektense bir tayt almak istedim. Mağazaya girdim S beden var mı dedim. XS var dediler. Ben buna giremem ki hayatta olmaz dedim. Karşımdaki kişi ısrarla olacağını iddia etti. Herhalde algı yanılması var falan diye düşündüm. Bir giydim ki oldu. Yok artık dedim. Resmimi çekip sosyal medyaya koydum. İnanılmaz zevkli birşey. Bir şekilde mağazaya girip de birşey denemeden ben bunu beğendim alıyorum ya deyip almak acayip keyifli birşey. Hakikaten bu kilolarla yaşamak zorunda değil insanlar, bunun alternatifi var. Benim insanları yönlendiresim var, bana geliyor insanlar öncesini ve sonrasını anlatıyorum. Çok şaşırıyorlar, nasıl yani diyorlar. Kıbrıs tan 6-7 kişi bu ameliyatı oldu. Bu kilolarla yaşamanın ne kadar zor olduğunu insanlara anlatmak lazım. Parmağınızı kesince üzerine dezenfektan sürdükten sonra yara bandı sarıyorsanız bu da öyle bir şey. Ameliyatın üzerinden dört yıl geçti ve Linda Fraim bir daha kilo almadı, ideal kilosunu koruyor. Prof. Dr. Halil Coşkun: KİLOLARIN SADECE DİYET, EGZERSİZ, İLAÇ VE PSİKOLOJİK DESTEKLE DÜZELMEYECEĞİNİ GÖSTEREN ÇOK ÖNEMLİ BİR ÖRNEK Linda Fraim bir psikolog, kendisi kilo almanın psikolojik yönünü çok iyi bilen bir kişi. Tüm bunlara rağmen alınan kiloların obezite seviyesine ulaştığında sadece diyet, egzersiz, ilaç ve psikolojik destekle düzelmeyeceğini gösteren çok önemli bir örnek. Uygun hastalarda tecrübeli ekiplerce yapılan obezite ameliyatları hastalarımıza yeni bir beden ve
yeni bir hayat sunuyor. KAYNAK: 16 Ocak 2017 Pazartesi http://www.haberturk.com/saglik/haber/1352633-bir-psikologun-o bezite-zaferi NİŞANTAŞI NDA STİL SAHİBİ BİR PROFESÖR Instagram ın moda fenomeni aslında bir profesör! Prof. Dr. Halil Coşkun başarılı bir cerrah. Doktor kimliğiyle uluslararası birçok başarıya imza atmış. Lakin kişisel olarak kullandığı Instagram hesabı birçok moda bloggerından daha çarpıcı. Erkek modasına dair güncel ne varsa keyifli fotoğraflarla paylaşıyor. Bir çok Instagram erkek fashion sayfası da Prof. Coşkun u takip ediyor, fotoğraflarını paylaşıyor. Hastalarına ve işine gösterdiği özen kadar giyim tarzı ile de öne çıkan Prof. Dr. Halil Coşkun, hekimliğinden çok stilinin ön plana çıktığı 14 bin 400 takipçisi bulunan Instagram tutkusunu ve moda ile ilişkisinin nasıl başladığını anlattı. INSTAGRAM OLMASAYDI PAYLAŞMAYACAKTIM Giyim konusundaki merakım hep vardı, aslında kimde yok ki diye düşünüyorum. Ancak bunun sergilenmesi tamamen kişisel hobi üzerine ortaya çıktı. Belki Instagram aplikasyonu ortaya çıkmasaydı ben de hiç bir zaman böyle paylaşımlarda
bulunmayacaktım. MARKALAR ÜRÜN GÖNDERİYOR Herhangi bir markanın mankenliğini yapmıyorum, tamamen hobi üzerine kurulmuş bir kombin paylaşımım var. Bir çok markayı kullanıyorum ve bunları kendi hesabım olan @drhalilcoskun Instagram ortamında TAG leyerek markaları işaretlemiş oluyorum. Bu paylaşımlar bazen farklı markaların ürün gönderme ve bunların paylaşılma talebine neden olabiliyor. Uygun gördüklerimi ve beğendiklerimi kabul ederek paylaşımda bulunuyorum. YERLİ VE YABANCI MARKALARI PAYLAŞIYOR Marka tercihim değişkenlik gösteriyor, hem yurt dışı hem de yurt içi markalardan kullandıklarım oluyor. Birçok markanın hem kıyafet hem de aksesuarları bulunuyor, farklı şekillerde kullanmak mümkün. Örnek vermek gerekirse; Yurt içi: Vakko, Vakkorama, Beymen, Beymen Club, NetWork, W Collection, Cacharel, Silk and Cashmere, 4Fellas, Divarese. Yurt dışı: Armani, Hugo Boss, Calvin Klein, Louis Vuitton, Prada, Ted Baker, Burbery, Nialaya, Thompson, Massimo Dutti. FOTOĞRAFLARI EŞİ VE ASİSTANI ÇEKİYOR Fotoğraflarımın bir kısmını profesyonel işimdeki asistanım çekiyor, bu çekimlerde sadece iphone kullanıyoruz. Fotoğraf üzerinde herhangi bir oynama yok. Sadece ışık ve netlik için minimal ayarlamalar yapıyoruz. Fotoğrafların bir kısmını ise eşim profesyonel makine ile çekiyor. Kendisinin profesyonel çekim konusunda eğitimi var. Doğal olarak bu çekimler çok daha fazla detaylar içeriyor. ÇEKİM MEKANI NİŞANTAŞI-MAÇKA Çekim mekanları genellikle ofisim Nişantaşı-Maçka bölgesinde olduğu için bu civarlarda oluyor. Ofis çıkışında kısa bir zamanı bu çekimler için kullanabiliyorum. Bunun dışında İstanbul da bazen farklı mekanları da nadiren tercih edebiliyorum. Genellikle iş için yurt dışına gittiğim zaman buradaki orijinal mekanlardan faydalandığım da oluyor. Bu paylaşımlar şu an için bir hobi olduğundan kendimi çekim konusunda çok zorlamıyorum, şartlar, ortam ve mekanlar uygunsa çekim yapıyoruz. KİM GİYDİRİYOR?
Beni giydiren özel bir kişi veya modacı yok. Kendi seçimlerimin kombinlerini paylaşımda bulunuyorum. Giyim konusunda herkesin bir tarzı olduğunu düşünüyorum, benim de kendime göre bir tarzım var, o yılki trendlere göre ben de seçimler yaparak giyiniyorum. MANKEN GİBİ VÜCUDA SAHİP OLMANIN SIRRI Manken gibi bir vücuda sahip olduğumu düşünmüyorum, en azından çok uzun boylu değilim. Ancak kilo kontrolü ve fiziğimin belli standartlarda kalması için mesleğimin de gereği olarak sağlıklı beslenip düzenli spor yapmaya özen gösteriyorum. HASTALARI DA TAKİPTE Takipçilerimin bir kısmı hastalarım, bir kısmı arkadaş ve meslektaşlarım, büyük bir çoğunluğu da artık giyim konusuna meraklı takipçilerden oluşuyor. Genel olarak olumlu tepkiler alıyorum, özellikle hastalarımın geri bildirimleri çok güzel. Mesleki olarak obezite ve metabolik cerrahi ameliyatları yapan bir cerrah olduğumdan, hastalarımın kendisine özen gösteren bir hekimin işine de aynı şekilde özeni göstereceği yönünde bir bakış açıları var. Bu aslında haksız bir düşünce de değil, kişisel hayatımda ne kadar özenliysem mesleki olarak da aynı özeni gösteren birisiyim. Kaynak: http://www.mistikalem.com/instagram-in-moda-fenomeni-aslinda-b ir-profesor-58942-haberi/ DIŞARIDA YEMEK YERKEN DİKKAT! Masum gibi görünen bir salata, yemekten önce sunulan aperatifler, küçük olduğunu düşündüğünüz porsiyonlar Dışarıda yemek yerken ekstra kalori almamak için nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Sık sık dışarıda yemek yiyorsanız, sipariş vermeden önce menüyü detaylıca incelemenizi öneren Obezite ve Metabolik Cerrah Prof. Dr. Halil Coşkun, Diyet menülerine mutlaka göz atın. Düşük kalorili, yag sız, düşük karbonhidratlı, diyet yazan yiyeceklerin de içeriklerini sorun ve öyle
sipariş edin diyor. İşte Coşkun un dışarıda yeme içme önerileri SALATA SOSLARINA DİKKAT! Kızarmış ekmekler, haşlanmış mısır, peynir çeşitleri, mayonez, salata sosları salataların vazgeçilmezleri olsa da fazla kalori almaktan kaçınmalısınız. Taze salatalar, ekstra kalori eklemediğiniz takdirde size yardımcı olur. Mevsim salataları yerine makarna salatası, patates salatası tercih etmek tek kelime ile yanlış seçimlerdir. Salata sosu için çok az yağ veya sıfır yağ, limon suyu veya sirke tercih edebilirsiniz. Salata sosunu ilave etmeden önce salatanıza bir çatal batırın. Belki de salata sosu yerine yağsız peynir, lor ya da kekikli yoğurt ilave etmek salatanıza lezzet katabilir. ATIŞTIRMALIKLAR TEHLİKELİ İki kez düşük kalorili atıştırmalık yerine bir ara öğün ardından mini porsiyon ana yemek ve salata tercih edebilirsiniz. Hangi atıştırmalığı seçtiğinize dikkat etmelisiniz. Çünkü birçoğu bol yağda kızartılmış ve yüksek kalorili olabilir. Ekmek tercihi için; tam tahıllı ekmekleri seçin, yemek öncesinde servis edilen farklı aromalardaki ekmekleri veya pideleri tercih etmeyin. KIZARTMA YERİNE IZGARA Sağlıklı pişirme tekniklerine dikkat edin. Bu teknikler: ızgara, fırınlama, buğulama ya da haşlamadır. Bu pişirme teknikleri ile yapılan yiyecekleri tercih edin ve üzerine ekstra tereyagĭ veya sos ekletmeyin. Yüksek kalorili ve yağlı yemekler için pişirme teknikleriyse kızartma ve kavurmadır. Kremalı, tereyağlı, beşamel soslu, rendelenmiş kaşar peynirli yiyecekler ekstra yağ ve kalori demek olduğunu unutmayın. DOYDUYSANIZ PAKET YAPTIRIN Vücudunuz size yemeyi bırakmanız gerektiğinin sinyalini verdiyse yemeyi bırakın. Akıllıca yemek yemek, yemekten zevk alarak ve yavaş yemeyi gerektirir. Restoranlar büyük porsiyonlar servis etme eğilimindedirler. Porsiyonunuzdan geri
kalanını paket yaptırmayı düşünebilirsiniz. Ayrıca yarım porsiyon da sipariş edebilirsiniz. Kızarmış patates, pilav yerine buharda pişmiş sebze, yeşil salata, taze meyve ilave edip edemeyeceklerini sorun. Birçok restoran çok yönlü yemek çeşitlerine sahiptir. Şartları zorlamayı deneyin ŞEKERSİZ ÇAY-KAHVE İÇİN Gereksiz kalori alımını önlemek için su, şekersiz çay veya kahve için. Şeker yerine kalori içermeyen tatlandırıcılar tercih edin. Daha fazla kalsiyum almak için, düşük yağlı veya yağsız süt sipariş ediniz. TATLINIZI PAYLAŞIN Mevsimine uygun meyveleri tercih edin. Dondurulmuş yoğurt, meyve püresi yemeyi deneyin. Eğer yüksek kalorili tatlı seçerseniz, iki çatal alın ve geri kalanını başka biriyle paylaşın. Tatlı istegĭnizi birkaç ısırıkla geçirebilirsiniz. Kaynak: 2016 Kasım Elele Dergisi BU AMELİYATI OLUP PİŞMAN OLAN HASTAM YOK! DOÇ. DR. HALİL COŞKUN Obezite cerrahisini Türkiye de başarılı bir şekilde gerçekleştiren Doç. Dr. Halil Coşkun la, bu ameliyatların bütün ayrıntılarını konuştuk. Haberler.Com/Oğuzhan Saruhan Obezite, ne yazık ki dünyada ve ülkemizde bir çok insanın hayatındaki acı gerçeklerden biri. Türkiye nüfusunun 3 te 2 si
bu problemle karşı karşıya. Obezitenin bu kadar yaygın olmasıyla birlikte obeziteyle mücadelede de farklı yöntemler uygulanmaya başlandı. Bunların arasında obezite cerrahisi de var. Operasyonlarla ilgili merak edilenleri, ülkemizde bu ameliyatları başarılı bir şekil gerçekleştiren Doç. Dr. Halil Coşkun la konuştum. Ameliyatın öncesini, sonrasını ve risklerini ben sordum Halil Hoca bütün içtenliğiyle cevapladı. Röportajıma geçmeden önce Halil Coşkun la ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Halil Hoca ofisinde beni güler yüzüyle karşılayıp tüm sorularıma da bütün içtenliğiyle cevap verdi. Şık duruşuyla işte bir doktor böyle olmalı dedirtti bana. Beni sevindiren bir başka konu ise Halil Hoca nın sosyal medyayı çok iyi kullanması. Sosyal medya hesaplarında bu operasyonların teknik detaylarının dışında kendi stilini, hastalarındaki fiziksel değişikleri de paylaşıyor. Güzel bir haberim daha var Halil Hoca nın bir de İOS uygulaması var. Bu uygulamayı cep telefonunuza indirip obezite cerrahisi konusunda geniş bilgilere sahip olabilirsiniz. Şimdi röportajımıza başlayabiliriz. Bize genel hatlarıyla obezite cerrahisinde hastaya nasıl bir işlem uygulandığını anlatabilir misiniz? Obezite ameliyatları belli kilonun üzerinde bulunan, daha önce diyet, egzersiz veya medikal tedavilerle kilo veremeyen ya da verdiği kiloları geri alan hasta grubunda uygulanan bir yöntem. Genelde medyada tüp mide ameliyatını duyuyoruz ama tek tip bir ameliyat uygulanmıyor. Tüp mide ameliyatı dışında eskiden kelepçe ameliyatı vardı, gastrik by-pass ameliyatı var. Bu ameiliyatlarla insanların sindirim sistemlerinde yapılan değişikliklerle daha az yemek yemelerini ya da yedikleri gıdaların emilimini engelleterek kilo vermelerini sağlıyoruz. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık %80 lik kısmını alıp devre dışı bırakıyoruz. Midenin devre dışı kalmasıyla birlikte açıkma hissi veren hormonda da azalma oluyor. Hastalar bu ameliyattan sonra hem midenin küçülmesinden dolayı hem de açlık hormonun azalmasıyla kolay
kolay acıkmıyorlar ve kolay bir şekilde kilo veriyorlar. Peki bu ameliyatı kimler olmalı? Burada hastanın vücut kitle endeksine bakıyoruz. Vücut kitle indeksi 18-25 arası olanlar normal indeks değerindeki insanlar, 25-30 arasındakiler fazla kilolu, 30-35 arası obezitenin 1. grubu, 35-40 arası obezitenin 2.grubu, 40 ın üzerindekilere morbid obez, 50 nin üzerindekilere de süper morbid obez diyoruz. Vücut kitle endeksi 40 ın üzerinde olanları ameliyat yapabiliyoruz. Endeks değeri 35-40 olan hastaların bununla birlikte kiloya bağlı şeker hastalığı, tansiyon problemi, uyku apne sorunu, karaciğerde yağlanma gibi yandaş hastalıkları da varsa ameliyat edebiliyoruz. Bununla birlikte en az 3 yıldır obezitenin varolması gerekiyor. (Vücut kitle endeksi hesaplama örneği: Örneğin kilosu 97 kg, boyu 1,7 m olan bir kişinin VKİ si: 97/ (1,7 1,7)= 33,5 kg/metrakare dir) Ameliyatın uygulanmasında yaş sınırı var mı? Standartta 18-65 yaş arası hastalarda uygulanıyor. Ama deneyimli merkezlerde 65 yaş üzerindeki hastalarda da uygulanabilir. Benim 71 yaşında bir hastam vardı. 18 yaşın altında ise seçerek yapmak mümküm. Biz 15-16 yaşındaki bazı hastaları ameliyat ettik ama ülkemizde çok fazla yapılmıyor. Bu yaştaki hastalar için daha özel tetkiklerin yapılması gerekiyor ve mutlaka psikiyatri onayı almak gerekiyor. Çocuk reşit olmadığı için anne ve babanın da izni olması gerekiyor. Ameliyat olacak hastaların ameliyattan önce hangi tetkikleri yaptırması gerekiyor? Ameliyat olacak hastaya göre hazırlık yapılıyor. Rutin olarak genel kan tahlillerini yaptıyoruz, vitamin düzeylerine bakıyoruz, mutlaka endoskopi yapıyoruz ve bunlarla birliktel
ultrasonografi yapıyoruz. Hastanın uyku apne sendromu varsa uyku testi yaptırıp gerekirse bu hastalarımıza ameliyattan önce CPAP ve BİBAP dediğimiz makinalı kullandırtıp oksijenizasyonlarını artıyoruz ki ameliyattan sonra sıkıntı yaşamayalım. En sonunda da anesteziye gösteriyoruz, anestezi de yapılmış tüm tetkiklere bakıyor, anesteziden onay gelirse hastayı ameliyata alıyoruz. Ameliyat olan hasta, ameliyattan sonra yemek yeme kültürünü nasıl değiştirmeli? Benim kendi uygulamalarımda mutlaka ameliyattan önce ameliyata uygun bir beslenme eğitimine çağırıyoruz hastayı. Bu eğitimle hastaya ameliyattan sonraki beslenme profilini öğretiyoruz. Hastalar ameliyattan sonra ilk 2 hafta sıvı diyet, sonraki 2 hafta ise püreli diyet yapması lazım. Birinci aydan sonra yavaş yavaş normal gıdaya geçebiliyorlar. Bu tarz ameliyatlardan sonra proteinli beslenme lazım. Ameliyattan sonra tüketilen besin miktarı azaldığından dolayı alınan protein miktarı da azılıyor bu yüzden ameliyattan önce ciddi bir eğitim veriyoruz. Bu ameliyat kimlere uygulanmıyor? Hastanın alkol ve uyuşturucu bağımlılığı varsa öncelikle bunların tedavi edilmesi lazım. Psikiyatrik hastalarda da hekimiyle konuşulup onay alındıktan sonra bu ameliyat uygulanılabilir ama hastanın kontrol edilemeyen ağır depresyonu varsa bu hastaları ameliyat edemiyoruz. Peki bu ameliyat estetik kaygılarla yapılabilir mi? Mesela hastanın 5-10 kilo fazlası varsa bu ameliyatı olabilir mi? Hayır bu hastaları ameliyat yapmıyoruz. Hastaların en çok sorduğu soruyu sormak istiyorum. Bu ameliyatın riski nedir? Fazla kiloyla yaşamak mı daha riskli, bu operasyonu geçirmek mi?
Obez olarak yaşamak tabii ki daha riskli. Bu ameliyatların riski çok yüksek değil aslında. Bir hasta apandisit ya da bademcik ameliyatından da kaybedilebiliyor. Tabii ki bu ameliyatlarda hayatını kaybeden hastalar vardır ama genel olarak oranlara baktığımızda %0,3 lük bir risk oranı görüyoruz. Bu oran safra kesesi ameliyatının riskinden yüksek bir oran değil. Tüp mide ameliyatı; kanser ameliyatından, kalp ameliyatlarından, yemek borusu ameliyatından, akeciğer ameliyatından çok daha az riskli bir ameliyat. Şunu çok iyi bilmemiz lazım belli bir kiloyu aşmış kişilerin diyetle, egzersizle kilo vermesi imkansız artık. Hastanın bu konuda çok iyi karar vermesi gerekiyor. Ameliyattan sonra kilo verme süreci nasıl işliyor? İlk bir yıl boyunca kilo verme devam eder. Genelde de hasta, birinci yılın sonuna doğru fazla kilonun %70 ile %80 nini kaybeder. 18. aydan sonra hastanın kilo vermesini beklemiyoruz. İkinci yıldan sonra da hastanın dikkat etmesini istiyoruz çünkü ikinci yıldan sonra mide büyüyebilir, beslenme alışkanlıkları değişebilir. Hastaların ilk bir sene bol bol kıyafet masrafı çıkar diyebilir miyiz? Hastaların birinci yılın sonuna kadar kilo verebilecekleri için hemen alışverişe gitmelerini önermiyorum. SGK bu ameliyatı karşılıyor mu? Normalde SGK belli bir oranda ödüyor ama 2015 in Ocak ayından itibaran obezite ameliyatları zorunlu sağlık hizmeti kapsamı dışına alındı. Özel sigortaların da karşılamadığı bir ameliyat. Devlet hastanelerinde de SGK nın ödediği düşük bir miktar var bunun üç katına kadar fark alarak ameliyat edebileceklerini söylediler. Devlet hastaneleri ve devlet üniversitelerinde ücretsiz olması gerekirken fark alınarak ameliyat yapılıyor.
SGK, fıtık ameliyatını, apandisit ameliyatını ya da bademcik ameliyatını öderken neden obezite ameliyatını ödemiyor? O zaman obezite bir hastalık değil denmesi lazım. Bu ameliyatı olup pişman olan hastanız var mı? Bu ameliyatı olup da pişman olan hiçbir hastam yok. Uzun süre kilolu yaşayıp bu kilolardan kurtulan hastalar yeni bir hayata geçtiklerini ifade ediyorlar. Obezite ameliyatlarının kilo verme dışında insan sağlığına ne tür faydaları var? Hasta kilo verdiği için sosyal açıdan daha pozitif oluyor bu kesin. Çünkü kilolu olmak kişiyi depresyona sokan temel sebeplerden biri. Kilo iş hyatatınızdan tutun da okul yaşantınıza kadar herşeyi etkiler. Kilo özgüven eksiliğine neden oluyor. Bana göre güzel bir kadın ya da yakışıklı bir erkek hayatta her zaman 1-0 öndedir. Kilolu olmak da malesef negatiflik verir. Ayrıca kilo verilerek şeker hastalığı, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, tansiyon, kolestrol yüksekliği, gut hastalığı gibi problemlerin de önünü geçiliyor. Kilo vermek insanı her alanda normalize eden bir kavram. Ameliyattan sonra hastanın vücudunda operasyon izi kalıyor mu? Ameliyatları laparoskopik ya da robotik cerrahiyle yapıyoruz. Kullandığımız özel çubuklar vasıtasıyla içeri giriyoruz. Vücutta genelde 5 yerde birer santimlik küçük insizyonlar yapıp oralardan özel kanülleri sokup onların içinden çalışıyoruz dolayısıyla onlar çıktığında geriye kalan kısmı estetik olarak kapatıyoruz. Geriye çok küçük izler kalıyor. Bu ameliyatların herhangi bir yan etkisi var mı? Saç dökülmesi olabilir diye duydum bunun sebebi nedir? Olduğunuz ameliyat tipini göre değişiyor. Vitamin ve minarel eksikliği olabilir. Bütün kilo verme programlarında belli
oranlarda geçici saç dökülmesi görülebilir. Genelde üçüncü ayda meydana gelir, sekizinci aya kadar devam eder. Bir kanser hastasının saç dökülmesi gibi bir olay değil kesinlikle. Saç kırılması şeklinde görülür. Genellikle sekizinci aydan sonra saç eski haline gelir. Bunun dışında obezite ameliyatlarının ortaya çıkardığı negatif birşey yok. Ameliyattan sonra hasta acı hissediyor mu? Hasta uyandıktan sonra 3-4 saat gibi kısa bir sure az da olsa acı hissedebilir. Zaten ağrı kesiciler de verildiği için bu ameliyatlardan sonra çok fazla acı olmaz. Hastanın ameliyattan sonra kendine gelme, yürümeye başlama ve taburcu olma süreci nasıl işliyor? Ameliyattan 6-8 saat sonra hasta kalkıp yürüyebilir. Bu tarz ameliyatlarda hastanede kalma süreci ortalama 3 gün. İkinci gün kontrol filmlerini çekiyoruz üçüncü gün de hastayı taburcu ediyoruz. Taburcu olduktan sonra doktor kontrol sistemi nasıl işliyor? Ben kendi programımı anlayatayım. Ameliyattan önce kendi beslenme uzmanımız mutlaka eğitim veriyor, ameliyattan sonraki ilk bir hafta on gün ben mutlaka kontrole çağırıp görüyorum. Birinci ayında hem görüyorum hem beslenme uzmanımız tekrar eğitim veriyor hem de psikiyatrik olarak bizim akedemisyenimiz eğitim veriyor. Sonra 3-6-9 ve 12. aylarda kontrollere çağırıp kan tablosuna bakıp vitamin ve minarel düzenlemesini ona göre yapıyoruz. Ameliyat ettiğiniz en yüksek kilolu hasta kaç kiloydu? Ameliyat ettiğim en yüksek kilolu hasta 250 kiloydu. 2 kez balon uygulamasıyla 228 kiloya kadar indirdik. Sonra 100 kiloya yakın verdi. Hastalarınızla yaşadığınız ilişkileri göz önüne alacak olursanız yaşadığının en ilginç olayı anlatır mısınız?
Bu tarz ameliyatlarda evli olanlarda boşanma, bekar olanlarda da evlenme olabiliyor. Çünkü kilolu olmak genelde eşler arasında problemdir, kilouyu kaybedince özgüven yükselerek farklı şeyler görülebilir. Bekar olanlarda ise kilo verdikçe evlenme olabiliyor. Başarılı olmak için diyetinize sosyal medyayı dahil edin diyorsunuz. Sosyal medyanın kilo vermeye ne tür katkıları olabilir. Ben sosyal medyayı iyi takip ediyorum. Sosyal medyanın bir negatif yönü var bir de pozitif yönü var. Doğru ve düzgün kullandığınızda çok ciddi etkisini görebilirsiniz. Bizim Facebook ta Obezite ve Metabolizma Cerrahisi grubu Türkiye nin bu konuda en büyük grubu. Grubumuzun 21 Bin üyesi var. Bu grupta hastalarımız paylaşımlarda bulunuyor. Sosyal medya aslında hekimi de iyi bir şekilde yönlendiriyor. Siz iyi bir şey yaptığınızda orayada iyi şekilde yer alıyor, kötü şeyler yaptığınızda kötü şekilde yer alıyor. Sosyal medyada insanlar birbirlerini pozitif yönde etkileyerek diyetlerini daha iyi kontrol altında tutabiliyorlar. Örnek veriyorum Van da ameliyat olmuş ama bir türlü kimseyle görüşemiyor sosyal medya aracılığıyla İstanbul daki gerçek biriyle bir şeyler paylaşabiliyor olması çok önemli. Röportaj: Oğuzhan Saruhan http://www.haberler.com/halil-coskun-bu-ameliyati-olup-pismanolan-bir-7117349-haberi/
YENİ NESİL OBEZİTE AMELİYATLARI WOMEN S HEALTH Diyet ve egzersizden yeterli sonuç alınamadığında laparoskopik gastrik bypass ve tüp mide ameliyatları, kalıcı ve etkin kilo vermek için önemli yöntemler olarak gösteriliyor. Genel olarak Gastrik Bypass ameliyatı hastaları fazla kilolarının yaklaşık %80 ini verirken Tüp Mide hastalarının da yaklaşık %60-70 ini verdiğini belirten Obezite ve Diyabet Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Halil Coşkun, ameliyat yöntemleri ile ilgili merak ettiğimiz soruları yanıtladı. Kilo Kaybı Ameliyatlarında Hangi Yöntem Benim İçin En Uygundur? Kilo Kaybı Ameliyatlarının (KKA), önemli miktarda ve kalıcı kilo kaybı sağlamada en etkili olduğu artık tüm dünyada bilinmektedir ve bu birçok bilimsel makale ile desteklenmektedir. Bu ameliyatları düşünen hastalardan en sık aldığım sorulardan bir tanesi de; Hangi yöntemin benim için uygun olduğuna nasıl karar vereceğim? sorusudur. Benim görüşüm, bugün için en yaygın olarak yapılan ameliyatların (laparoskopik gastrik bypass ve tüp mide) her biri yetkin bir
cerrah tarafından, uyumlu bir hasta ile birlikte, kontrol ve takipler düzenli yapıldığı takdirde etkin olduğudur. Hasta hangi yöntemi seçerse seçsin kilo kaybının temeli, hastanın bu ameliyatı yaşam tarzı değişikliği uygulamada kullanmasını sağlamaktır. Mevcut ameliyatlardan her biri gerçekten de açlığı ve porsiyon büyüklüğünü kontrol etmeye yardımcı olan bir ARAÇ tır, ancak hepsi budur! Bu aracın avantajını nasıl kullanacağı tamamen hastaya kalmıştır. Aşağıda bir hastanın, kendisine hangi ameliyatın uygun olduğuna karar verirken göz önüne alması gereken bazı önemli noktalar yer almaktadır. Beklenen Kilo Kaybı Nedir? Genel olarak Gastrik Bypass ameliyatı hastaları fazla kilolarının yaklaşık %80 ini ve Tüp Mide hastaları yaklaşık %60-70 ini verirler. Ancak tüm bunlar; hastanın ne kadar iyi takip edildiğine ve hastanın, uzun vadede başarıyı sağlamak üzere yapılması gerekli olan tüm yaşam tarzı değişikliklerine ağırlık verip vermemesine bağlıdır. Kilo Kaybının Güvenilirliği Nasıl oluşur? Gastrik Bypass ve Tüp Mide hastaları, hemen her zaman yukarıda söz edilen beklenen kilo kaybına ulaşırlar. Ancak zamanla bir miktar yeniden kilo almaları söz konusu olabilir. Bu durum, kilo kaybı ameliyatlarından sonraki ilk bir yıl içerisinde gerekli yaşam tarzı değişikliklerini yapmadıklarında oluşmaktadır. Görüyorsunuz ki hastalar takip edilmezse ve yaşam tarzı değişikliği üzerinde hemen çalışmaya başlamazlarsa, ne yazık ki bu kilo kaybını ve kilo korumayı etkileyebilir. Ameliyat Sonrası Yeme-İçme Disiplini Ne Şekilde Uygulanır? Gastrik bypass hastaları, şeker içeren besinler aldıkları takdirde çok büyük bir olasılıkla Damping Sendromu yaşayacaklardır. Şekerli bir gıda aldıktan sonra kalpleri hızlanmaya ve terlemeye başlarlar, şiddetli karın ağrısı ile baş dönmesi çekerler ve çoğu kez ishal olurlar. Bu durum,
geçmişte problem yaşamalarına neden olabilen bu besinlerden uzak durmalarına gerçekten de yardımcı olacaktır. Bazı hastalar, ameliyatlarından sonra hile yaparlarsa, ameliyatlarının kendilerini cezalandıracağını bilme fikrini sevmektedir. Tüp Mide hastaları bu yüzden de tatlılar söz konusu olduğunda, gıda seçimlerinde daha disiplinli olmaları gerekir. Ameliyat Süreci ve Sonuçları Nelerdir? Gastrik bypass ameliyatı duymuş olabileceğiniz negatif bilgilere rağmen aynı şekilde geri çevrilebilmektedir. Kuşkusuz bir gastrik bypassı tersine çevirmek uğraştırıcı ve zordur, ancak yine de yapılabilir. Ne var ki Tüp Mide ameliyatı geri çevrilemez. Pek çok hasta Gastrik Bypass ya da Tüp Mide ameliyatından korkar, çünkü daha tehlikeli olduğu hissine kapılırlar. Tüm bunlara rağmen komplikasyon oranları her iki ameliyatta da %0.5 in altındadır. Cerrahınızın, sizin için en iyi ameliyatın hangisi olduğunu söyleyebilmesini sağlayacak bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Ameliyat için iyi bir adaysanız herhangi bir kilo kaybı ameliyatı büyük bir olasılıkla iyi netice verecektir. Sonuçta siz kendinizi bilirsiniz ve hastaların, hangi ameliyatı kendileri için uygun olduğuna en iyi kendilerinin karar vereceğine inanmaktayım. Sizin için uygun olduğunu hissettiğiniz ameliyat, büyük bir olasılıkla sizin için doğru olanıdır! Doç. Dr. Halil Coşkun Women s Health Aralık 2014 sayısı makalesi