İdeaAyrıntı Dizisi Ayrıntı Yayınları
Ayrıntı: 712 İdeaAyrıntı Dizisi: 17 Hıristiyanlıktaki Ateizm Exodus un ve Krallığın Dini Ernst Bloch Kitabın Orijinal Adı Atheismus im Christentum Zur Religion des Exodus und des Reichs İdeaAyrıntı Dizi Editörü Burhan Sönmez Almanca dan Çeviren Veysel Atayman Yayıma Hazırlayan Mehmet Celep Bu kitabın Türkçe yayım hakları Ayrıntı Yayınları na aittir. Kapak Fotoğrafı DEA / M. Seemuller / De Agostini / Getty Images Turkey Kapak Tasarımı Gökçe Alper Dizgi Esin Tapan Yetiş Baskı Kayhan Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Davutpaşa Cad. Güven San. Sit. C Blok No.:244 Topkapı/İstanbul Tel.: (0212) 612 31 85 Sertifika No.: 12156 Birinci Basım: 2013 İstanbul Baskı Adedi: 2000 ISBN 978-975-539-742-9 Sertifika No.: 10704 AYRINTI YAYINLARI Basım Dağıtım Tic. San. ve Ltd. Şti. Hobyar Mah. Cemal Nadir Sok. No.:3 Cağaloğlu İstanbul Tel.: (0212) 512 15 00 Faks: (0212) 512 15 11 www.ayrintiyayinlari.com.tr & info@ayrintiyayinlari.com.tr
Hıristiyanlıktaki Ateizm Exodus un ve Krallığın Dini Ernst Bloch
İDEAAYRINTI DİZİSİ KURTULUŞ TEOLOJİSİ Ed.: Christopher Rowland KİRLİLİK KAVRAMI VE ALEVİLİĞİN ASİMİLASYONU Mevlüt Özben İSLAM IN GELECEĞİ Wilfred S. Blunt İSLAM IN İKİNCİ MESAJI Mahmut Muhammed Taha TANRISIZ AHLAK? Walter Sinnott-Armstrong DÜŞMANIN TARİHİ Gil Anidjar İSLAM DA 50 ÖNEMLİ İSİM Roy Jackson ESRÂRNÂME Ferîdüddîn Attâr İHVÂN-I SAFÂ RİSÂLELERİ 1. Cilt SÜRYANİLER Mutay Öztemiz KIZILBAŞLAR/ALEVİLER Krisztina Kehl-Bodrogi İBNİ HALDUN Tarih Biliminin Doğuşu Yves Lacoste İBNİ ARABÎ VE DERRİDA Tasavvuf ve Yapısöküm Ian Almond CENNETİN ELEŞTİRİSİ Roland Boer MÜSLÜMAN KÜLTÜRÜ V. V. Barthold İHVÂN-I SAFÂ RİSÂLELERİ 2. Cilt
İçindekiler Ernst Bloch ve Umudun Kuantum Mekanikleri... 13 Çeviri Bağlamında Birkaç Not... 37 Birinci Bölüm Hıristiyanlıktaki Ateizm A. SADECE SESSİZLİK... 47 B. KARŞI KOYMAK... 47 C. KÖLE DİLİNE BAKIŞ... 48 D. HINDENBURG UN BIYIĞI... 50 E. SÖZCÜK ENİNE YÜRÜYOR... 51 İkinci Bölüm Öfke ve Budalalık A. ARTIK O KADAR BOYUN EĞİCİ DEĞİL... 55 B. İNLEMEKTEN MIRILDANMAYA... 55 C. RET VE BÜYÜDEN (YANILSAMADAN) KÖTÜ ARINDIRILMIŞ OLANLAR... 57 D. KUTSAL KİTABIN İLGİNÇ HER YERDELİĞİ VE DİLİ... 61 E. FAKAT: SON ALMAN ÇOBAN MEKTUBU (1936)... 65 F. PEKİ, GENE DE KİMLER İÇİN BU YAZI?... 72 Üçüncü Bölüm Prometheus da Bir Mitostur A. YUKARIYA KENDİN YÜKSEL... 77 B. MIRILDANMAKTAN KAVGAYA... 77 C. EFENDİ KARANLIKTA OTURMAK İSTİYOR... 78 D. İNCİL DEKİ BİRBİRİNE KARŞIT İLKELER YARATILIŞ VE KIYAMET... 79
E. MİTOLOJİNİN İÇİNDE AYRIM; BULTMANN IN SALT RUH ANLAYIŞINA, OTTO NUN, KARL BARTH IN İNSANDAN ARINDIRILMIŞ SAKLI TANRISINA DA KARŞI. PROMETHEUS MİTİ DE DAHİL, HER MİTOS ARINDIRILMAYI GEREKTİRMEKTE MİDİR?... 85 Rivayetlerden, Uydurma Hikâyelerden Kaçalım...85 Bultmann ın İyi Dinsel Kulübesi: Modern İnsan...90 Barth ın Gizli Kabinesi ve Transzendenzin Sağlam Kalesi...94 Albert Schweitzer dan Beri Not Edilmiş ve Bekletilmiştir; Yazıya Eskatolojik Çağrı...103 F. MARKSİZM İLE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE... 111 Papaz Unutulmamalı...111 Halkın Afyonu, Görevini Yeterince Yerine Getiriyor mu?...112 Yemekten Önce Başka Türlü Okunurdu; Çömez Hareketi Olarak Mistik, Köylü Savaşının Ateşi, Yalınlaştırma...117 Statik Metafiziğin Sonu; Somut Ütopya...120 G. DEDEKTİFLİK ÇALIŞMASI OLARAK KUTSAL KİTAP KRİTİĞİNİN YOLU; METİNLERİ TEOKRASİNİN BASTIRICI MÜDAHALELERİNDEN ARINDIRMA... 124 Dördüncü Bölüm Yehova Tasavvurundaki Exodus un Anlamı, Teokrasiden Arındırma A. ŞİMDİYE KADAR OLDUĞU GİBİ PEŞİNDEN GİDEREK DEĞİL... 145 B. HİÇ DUYULMAMIŞ BİR İSA SÖZÜ: YOLA ÇIKIŞ... 145 C. KAÇIŞTAN ESKİ GÖRÜNTÜLER; YILANA YÖNELİK İLK İNCELEME... 146 D. TEOKRATİK YEHOVA İMGESİNDEN KAÇIŞLAR; EXODUS IŞIĞINA YÖNELİK BİR İLK İNCELEME... 151 E. NASIRALILAR VE PEYGAMBERLER,YEHOVA NIN EVRENSEL-AHLAKİ OLANA ÇIKIŞI KEHANET... 159 Ek 1: Olgun, Erişkin Biri Olarak Kendini Sınayabilmek...172 Ek 2: Kabullenen ve Aktif Peygamberlik (Kassandra, Yeşaya, Deneme Vakası Yunus), İyi Niyet ve İdeal Arzu Ülkesi, Karşıt Kader...174 Ek 3: Peygambere Her Seferinde Musa nın Yenileyicisi Olarak Niçin Kulak Verildiğine Dair...178 Ek 4: Tanrıya İnanıyorum Ama Onun Dünyasını Reddediyorum (İvan Karamazof); Bu Cümlenin Peygamberler Açısından Taşıdığı Anlam...183
F. SABRIN SINIRLARI; EYÜP YA DA YEHOVA TASARIMINA GİRİŞ DEĞİL DE BU TASARIMDAN ÇIKIŞ; MESİYANİZMİN KESKİNLİĞİ... 189 1. Eyüp Ayrılacağını Bildiriyor...189 2. Sabır Küpü mü Yoksa İbrani Prometheus u mu? Yehova Dışarıda Kalsa da Eyüp ün Soruları Henüz Halledilmiş Değildir...204 Beşinci Bölüm Ya Sezar ya da İsa A. BİZ İNSANLARIN NE KADAR HUZURSUZ, İÇİN İÇİN KAYNAR OLDUĞUMUZ... 215 B. ILIMLILIK VE ÖFKESİNİN IŞIĞI (WILLIAM BLAKE)... 216 C. İSA NIN YEHOVA NIN İÇİNE YERLEŞMESİ... 218 Gelmesi Gerekenin Vaftizcisi...218 Efendi Korkusuna Karşı Hamle: Evangelium (Müjdeli Haber); İsa nın Yehova nın içine Yerleşmesi...220 İncil Kitaplarındaki Ahlaki ve Eskatolojik Aydınlatma...235 D. GİZLİ İŞARET OLARAK İNSANOĞLU; TANRININ OĞLU YERİNE CHRISTUS; KRALLIĞIN SIRRI... 246 E. İNSANOĞLUNUN BÜYÜKLÜĞÜ DE KAYBOLUYOR; KRALLIK KÜÇÜKTÜR... 259 F. İNSANOĞLU UNVANI ESKATOLOJİKTİR, SONRAKİ KYRIOS CHRISTOS /EFENDİ CHRISTUS UNVANI İSE SADECE KÜLT KARAKTERLİDİR... 265 G. YUHANNA 17 YE, İNCİL İN ANAHTARINA GÖRE TOTAL İSA-MERKEZCİLİK... 272 H. PAVLUS, ÇARMIH SABRI DENEN ŞEY VE DE DİRİLİŞ VE HAYATA ÇAĞRISI... 279 I. DİRİLİŞ, GÖĞE YOLCULUK (MİRAÇ), KURBAN ÖLÜMÜNE RAĞMEN ARZU GİZEMİ OLARAK GÖKTEN DÖNÜŞ; İNSANLAŞTIRMAK İNSANLARIN SÖZCÜSÜNÜ ZARARSIZLAŞTIRMIYOR... 289 J. YILANA YÖNELİK İKİNCİ İNCELEME, YILANA TAPICI OPHİTLER... 295 K. EXODUS IŞIĞINA YÖNELİK İKİNCİ İNCELEME: MARCION, BU DÜNYADAN OLMAYAN YABANCI BİR TANRIDAN MESAJ... 302
Altıncı Bölüm Ya Logos ya Kozmos A. KAPININ ÖNÜNDEN DIŞARIYA ÇAĞIRMAK... 313 B. ORPHEUS VE SİRENLER... 313 C. STOACILARDA VE GNOSTİKLERDE ÇIKIŞ VE ELDE TUTULAN KOZMOS... 316 D. ASTRAL MİTOSUN KUTSAL KİTAPTAKİ YANSIMALARI... 321 E. EXKURS: ARKADYA VE ÜTOPYA... 327 F. YÜKSEKTEKİ ÇİFT YA DA AŞKTA VE AŞKIN ÜTOPYASINDA AY-GÜNEŞ KARŞIT BİRLİĞİ... 336 G. LOGOS MİTOSUNA YENİDEN DÖNÜŞ YA DA İNSAN VE GEIST: FEUERBACH IN CUR DEUS HOMO SU, HIRİSTİYAN MİSTİĞİ... 347 Bizim Kıvılcımımız Hâlâ Sönmedi...347 Feuerbach ve Antropolojik Olan...348 Antropolojik Eleştirinin Mistik Eleştiriyle İlginç Buluşması...352 Hıristiyan Mistiğinin Objektif Niyetlerinin İçindeki Özgür Düşünce, Ruhun Gücü...354 H. LOGOS MİTİNİN YOL AÇTIĞI BAŞKA SONUÇLAR: PANTOKRATOR YORTUSU, VENI CREATOR SPIRITUS ( GEL YARATAN RUH ), DOĞASIZ KRALLIK FİGÜRÜ... 357 Atalar ve Hedef...357 Başlangıç, Yol ve Son Arasındaki Gerilimin İlk Aşamaları...359 Hamsin Yortusu, Veni Creator Spiritus a Aktarılmış Yaratılış...361 Bir Kez Daha Alfa Mundi, Dünyanın Yaratılışının Başlangıcı; Metruk, Issız, Bomboş. Kıyamet Sonrası Başlangıçta Ne Ay Ne de Güneş Var; İsa Biçimli Krallık Figürünün Resmi...365 I. HER ŞEYE RAĞMEN ASTRAL MİTOS DÜNYEVİYDİ, SPİNOZA NIN DEUS SIVE NATURA SINDA PANTEİZME İNKÂR EDİLEMEZ MİRAS OLARAK KALMIŞTI... 368 J. PARALELLİK DEĞİLSE DE MANTIKSAL TUHAFLIK: İNSANA ÖZGÜ OLAN İLE MATERYALİZM KUTSAL TRANSZENDENZİN İÇİNE BİRLİKTE DALIYORLAR, ONUN YERİNİ ALIYORLAR... 376 Yedinci Bölüm Yaşama Cesaretinin Kaynakları A. YETMEMEK... 383 B. İNSANIN TEREDDÜTSÜZ GÜVENİP TUTUNABİLECEĞİ DESTEK... 384 C. SAHİCİ AYDINLANMA NE BAYAĞILAŞTIRIR NE DE ARKA PLANDAN YOKSUNLAŞTIRIR... 385
D. AYDINLANMA VE ATEİZM, ŞEYTANİ OLANI TANRI HİPOSTAZINA YÖNELİK AYNI DARBEYLE KARŞILAMAZLAR... 391 E. YAŞAMA GÜÇ VE CESARETİNİN AHLAKİ VE NİHAİ KAYNAKLARI... 401 F. MÜMKÜN ÖLME CESARETİNİN KAYNAKLARI YA DA AYRILMA... 410 G. AÇLIK, HAYALLERDEKİ BİR ŞEY, UMUDUN TANRISI, BİZİM İÇİN ŞEYLER... 420 H. MARX VE YABANCILAŞMANIN ORTADAN KALDIRILMASI... 423
Düşünmek sınır aşmak demektir. Dinin en iyi tarafı heretikler doğurmasıdır. Religion Re-ligio dur; geriye bağlama, geriyle irtibat, özellikle de başlangıcın mitik bir Tanrısına, Dünyayı yaratan Tanrıya; bu nedenle Exodus un o ben ne olacaksam o olacağım sözünü ve İnsanoğlunun (temsil ettiği) Hıristiyanlığı ve Eskatonu, kurtuluşu benimsemek ve ona inanmak artık din değildir. Sadece bir ateist iyi bir Hıristiyan olabilir, sadece bir Hıristiyan iyi bir ateist olabilir. Tayin edici olan: Transzendentsiz bir transzendentleştirme. Biz kendimiz o Yedinci Gün olacağız. Augustinus
Ernst Bloch ve Umudun Kuantum Mekanikleri Ölme korkuları vardır onların, ölüm korkusu değil; bunun nedeni bir ben lerinin olmamasıdır. Dies septimus nos ipsi erimus (Biz kendimiz o Yedinci Gün olacağız). Birbiriyle rekabet halindeki dini ve seküler halifeliklerin entelektüel ve politik alanlarda baskın oldukları dönemler bunlar. Şu anda böyle bir ortamdan geçiyoruz ve bunun aşikâr belirtileri istemediğimiz kadar bol. Bir yanda popüler ve radikal İslamın yükselişi diğer yanda Hıristiyan Evangelizminin yeniden keşfi; New Age spiritüelliğinin içine uçuşlar, Yeni Ateist rasyonalizm; İngiliz Kilisesinin cinsellik ve cinsiyet alanındaki tartışmalarla hızlandırılmış o yavaş atan nabzı; inançsızlığın fonuna karşı Çin de ya geleneksel Konfüçyüsçülüğün, Taoizmin ya da Budizmin aniden tekrar ortaya çıkması ya da Yeni Hıristiyanlar akımı ya da doksanlı yılların başında gene Çin de ortaya çıkan töre ve gelenek çöküşüne karşı Falun Gong akımı. Sonsuzdur bu liste ve günümüz dünyasındaki ideolojik şekillenmelerin içinde yatan gerilimlerin ve çekişmelerin yeni düzeyine işaret etmektedir. Bütün bunların gösterdiği ise dinin hem bir tartışma alanı hem de yaşama tarzı olarak rasyonalist, bilimci ve modernize edici bir Aydınlanma ve pazar ekonomisinin globalleşmesi karşısında çöküp gitmek şöyle dursun, hâlâ, apaçık görüldüğü gibi, açıklanması epey zor bir potansiyele ve güce sahip olduğu gerçeğidir. 13
Hıristiyanlıktaki Ateizm Şu anki ekonomik kriz ve öncesinde buna yol açan ve onu tırmandıran savurgan, har vurup harman savrulan yıllar bize bir şeyi gösterdi; o da üretimin sosyal ilişkileri ile bizim bu ilişkileri anlama, kavrama tarzımız arasındaki bağıntının her zamanki gibi alabildiğine zorlayıcı, gergin ve birbirinden ayrılmaz iki düzlem oluşturduğu gerçeğidir. İşte dini inançlar tartışmasında, bu nedenle, teistler ve ateistler, her biri kalın kafalılığın, dogmatikliğin ve akıldışılığın birleşiminden oluşan bir dalga olarak gördükleri şeye karşı mücadele ettiklerini ileri sürerken; bizi teokrasilerle, teknokrasilerle, steril demokrasilerle, inançsız bilimcilikle, değerden yoksun liberallikle ve de fundamentalist rejimlerle ve hareketlerle bunaltıp duruyorlar. Din ile bilim ilişkisi konusunda düalist ama esasen statik bir düşünmenin tuzağına düşmüş görünüyoruz. Sürekli olarak bilgi ile inancın, teknoloji ile dinin, hesaplanabilir olan ile dokunulmaz, kutsal olanın arasındaki ilişkiyi, her ne kadar farklı şekilde de olsa, düşünüp dururuz. Gelgelelim bu sürecin içinde, gene de, kutsal olsun olmasın, hesaplanabilir, akla uygun olan ile olmayan arasındaki ittifakı sürekli karşımıza almaya son vermiş değilizdir. Bloch a döndüğümüzde, onun bu durumda kullanmış olacağı sözlerle söylemek gerekirse, ya/ya da pozisyonunun steril hali, bir durumun içerdiği zıtlık ve çelişkilerin o duruma yönelik potansiyel çözümü de içerdiğini ve birinin sağladığı fazlanın ötekine aktarılabileceğini anlama ve kavrama becerimizi dumura uğratmaktadır. Dinin sınırlarını aşabilme adına bu sınırları aklın denetimine açarak onların engelleyiciliğini etkisizleştirebilme umuduyla doğrudan üzerlerine gitmek değildir elbette çözüm; yapılacak olan bizatihi dinin içindeki aşılması zor düalist çelişkileri yakalayıp bunları diyalektiğin sonraki basamağına, aşma evresine taşımaktır. Bu bağlamda Bloch dini dünya görüşünün içinde karşımıza çıkan metafizik kavrayış ve algıyı materyalizmin temelinde değerlendirip incelemeye çalışacaktır. Amacı, fantezi dediğimiz şeye öldürücü darbeyi indirmek değil mitosun belli bir bölümünü tek bir diyalektik süreç içinde kurtarmak ve gene belli bir bölümünü de imha etmektir; bunun da yolu, mitosa, mitolojik dünyaya ışık tutmak, onu iyice aydınlatmaktan geçer. Bloch korunması gereken mitosa, saray darbesi, aydınlatıcı mitos gibi tanımlarla işa- 14
15 Ernst Bloch ret eder. Ortadan kaldırılması gereken dine geçmiş mitik etkiler değil batıl inancın kendisidir ona göre. Bloch Hıristiyanlıktaki Ateizm de Kutsal Kitap yorum ve tefsirlerini ve de gerek Kutsal Kitabı gerekse Yahudi-Hıristiyan geleneğini okuyuşunu bir bütün olarak dedektif çalışması diye tanımlamaktadır. Bu dedektif gibi çalışmanın amacı din mesajının içindeki çelişkilerin maskesini düşürüp onları aydınlatmaktır. Vincent Geoghegan ın belirttiği gibi (Ernst Bloch, Londra, Routlege, 1996) Hıristiyanlıktaki Ateizm (1968) metni Bloch un, Ütopyanın Ruhu (1918), Devrim Teoloğu Olarak Thomas Münzer (1921) ve Experimentum Mundi (1975) arasında bütün bir kitabı Hıristiyanlığın incelenmesine, dinin oynadığı sosyal rolün anlaşılmasına ayırdığı, bu sorun alanlarını merkeze yerleştirdiği tek kitabı temsil etmektedir. Gene de Bloch un yapıtlarını ve çalışmasını geç dönem ve erken dönem olmak üzere iki öbekte toplamak yerinde olmayacaktır. Kuşkusuz Ütopyanın Ruhu nu ve Umut İlkesi ni izleyen sonraki evrede, bu iki dönem, erken ve geç dönem arasında farklılıklar gözlemlenebilmektedir; ama bu, söz konusu iki dönem arasında net bir kopmanın söz konusu olduğu anlamına gelmemektedir. Örneğin en eski çalışmalarından birinde (1907) ben ile varlık halini, olmuşluk halini birbirinden ayıran bir giriş cümlesi buluyoruz. [Dilimizde im/ım içinde ben kişi zamiri de ifade edildiği için (Bloch un) kastettiği ilişkiyi İngilizce den giderek, Thomson un yapmaya çalıştığı gibi izlemeyi denemek durumundayız; I am yapısında, I kişi zamirinin am den ayrı tutulduğu biçimsel bir modelleştirmeyle kavramaya çalışabiliriz burada söylenmek isteneni. V.A.] Bloch salt olma (Sein) anlayışının süreç içinde içinin dolması, önce I ile buluşup varlıklaşması ve en nihai aşamaya doğru kendini gerçekleştirmeye yönelmesi anlamında bir ontoloji koyuyor önümüze genelde. Bloch 1907 den yaklaşık yetmiş yıl sonra (1975) Dünya Deneyi diye çevirebileceğimiz Experimentum Mundi yi bu kez (İngilizce söyleyecek olursak) I am diye açar. Ben artık dir/dır, im/ım a kavuşmuştur. Gelgelelim, bu im/ım-dir/dır durumundan oluşmayı sürdürme sürecine geçmemiz şarttır Bloch a göre. Çünkü o Ben, benim kendiliğime henüz sahip değildir, ben im halindedir henüz, bu da kim olduğumuzu henüz bilmediğimiz anlamına gelir ve kayıp, yitik, bir sürü şeyle dolup taşmaktadır bu parçasını bulmamış ben. İnsan varlığının içinde ise o bir şeyin peşinden
Hıristiyanlıktaki Ateizm sürükleyen bir itki vardır, onu bulabileceğimiz her yerde buluruz. Metinlerde, geleneklerde ve düşüncelerde bizi çeken, bunların içinde neler bulunduğunu bize aratan şeyin ne olduğunun peşine düştüğümüzde onu kendi içimizde görüp ele geçirebileceğimiz noktaya kadar ona yaklaşırız. Hiper-rasyonalizmin ya da dogmatik materyalizmin perspektifinden bakarak bizi oraya yaklaştıran gelenekleri ve metinleri reddedersek insanlık kültürünün önem ve anlamını yitirmekten kurtulamayız. Kendi dedektiflik becerimizi kullanarak yirminci yüzyılın içinde yazılmış bu önceki kitaplara ve Bloch un yaratıcılık hayatına baktığımızda, şu olmakta-olma, kim olduğumuz değil de kim olmakta-olduğumuz ve olacağımız anlayışlarını Bloch a da uygulayabiliriz. İç ve dış dünya ile bu olmakta olanın kurduğu ilişkiler açısından değerlendirdiğimizde karşımıza önce bir genç adamın kendi hayat güçleri, direnç ve potansiyelleriyle olan obsesif ilişkisi çıkıyor. Dönemin Nietzsche anizminin büyük etkisi altındadır bu hayat güçleri anlayışı onun. Bu Nietzsche ci dönemin sonrasında, ikinci evrede, oradaki ben in yerine biz geçmeye başlar. Bu, gerçek aydınlanmaya bireyin sadece kendi içinden gelen bir geçişle adım atmanın mümkün olmadığı, bu geçişin sadece ve sadece onun ötekilerle, toplumsalla kuracağı karşılıklı ilişkilerle mümkün olacağı anlamına gelmektedir. Elimizdeki çalışma, Hıristiyanlıktaki Ateizm o sözünü ettiğimiz önceki kitaplar ile sondaki Experimentum Mundi nin arasında kalır ve ateizmin Hıristiyanlığa karşı değil de Hıristiyanlığın içinde oynadığı rolün söz konusu geçişi sağlayacağına dair Bloch un angaje olduğu düşünceyi yansıtır; Bloch un, birey toplumun ve insanlığın dışında değil de içinde bulunmalıdır düşüncesiyle örtüşür bu kavrayış. Bu geçiş, dönüşme hali, Girişteki, Sadece Sessizlik bölümünün şu cümlelerinde kendini ele verir: Burada biri kendi içine giriyor. Bu ona iyi gelecektir diye düşünüyor. Gelgelelim orada, içeride çok uzun kalırsa bunu kimse fark etmeyecektir. O da sık sık kendini insafsızca hırpalayıp duracaktır orada. (Demek aydınlanacaksak kendi içimizden dışarıya, toplumun içine girmeye yönelmek zorundayızdır.) Bunu izleyen öteki iki kısa bölümde, dini ve dünyevi otoritelerin ağzımızı bağlamak için kullandıkları bağları kaldırıp atmaya ve Yukarıdaki-Üstteki Efendilere meydan okumaya çağırır alttakileri. Kutsal Kitap dilini kullanma konusunda usta Bloch, 16