İspanyol Devrimi 73 Yaşında

Benzer belgeler
Siyasi Parti. Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir.

Fidel ve Che : Birbirinden farklı iki politika

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

Devrim Öncesinde Yemen

İspanya devrim inin 70. yıldö nüm ü Durruti Dostları belgesine giriş

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

Mahir Çayan Son Gençlik Hareketleri Üzerine SON GENÇLİK HAREKETLERİ ÜZERİNE (*)

Halk devriminin düşmanları: diktatör rejim ve karşıdevrimci gerici güçler

Sınıf mücadelesi karşısında ilan edilmemiş ittifak: Esad- Merkel-Chavez Cephesi

Hükümet ile Gülen cemaatinin tartışması neyi ifade ediyor?

İ Ç İ N D E K İ L E R


UIT-CI/UBK Koordinasyon Komitesi deklarasyonu: Yaşasın Brezilya halkının mücadelesi!

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ...

Kuzey Irak Kürt halkı kendi kaderini tayin edebilmelidir

Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler

Türk Armatörler Birliği

SSCB - KADIN DEVRİMİ ÜLKESİ TEMEL GÖSTERGELER (100. YILINDA BÜYÜK SOSYALİST EKİM DEVRİMİ) 7. Makale

KOR KİTAP STRATEJi ve TAKTiK - J. V. STALiN. ÇEVİREN A. FIRAT KAPAK ve İÇ TASARIM DEVRİM KOÇLAN

Çok geç kalmış bir solun içinde olan bizlerin de geç kalmış olması şaşırtıcı değil

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ

29 Eylül 2010 Çarşamba (Canlı) DÜŞÜNCE KERVANI NDA FAŞİZM ÜZERİNE TARTIŞMALAR. CUMARTESİ SU TV. SAAT: (Tekrar)

Teröre karşı mücadele cephesi!

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1)

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

1: İNSAN VE TOPLUM...

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA!

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

İşçi Birlik Cephesi [Söz: Bertolt Brecht (1934), Müzik: Hanns Eisler (1935)] İşçi Yürüyor Baştan [Söz:? (?), Müzik: Saadettin Kaynak (?

Deniz Gezmiş Yaşasın Marksizm Leninizm

TKP-1920 nin 1 Mayıs 2015 Mitinglerine ve 7 Haziran Seçimlerine Çağrısı

Baskı: Estet Ajans Matbaacılık Merkezefendi Mah. Fazılpaşa Cad. 4. Zer San. Sit. No: 16/26 Topkapı / İstanbul Tel:

Önemli olanlardan başlar isek, Işık Ergüden 1970 li yıllardaki sol içi şiddet ortamını ilgili soruyu cevaplandırırken şöyle değerlendiriyor:

İKİNCİ BÖLÜM ENDÜSTRİ DEVRİMİ, SOSYAL SORUN VE SOSYAL POLİTİKA İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

N. KRUPSKAYA'NIN İLK RUS BASIMINA ÖNSÖZÜ

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum

Devrimci Marksizm. Bu sayı

İhvanı Müslimin'in kısa tarihi

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU

Sanayi Devriminin Toplumsal Etkileri

7. dönem çalışma raporu SOSYAL ETKİNLİKLER. EMO Kocaeli Şubesi

işçiokulu FASİKÜL 19:

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK

Perinçek'in KDHC'deki tarihi konuşması

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar

Nâzım ın Cep Defterlerinde Kavga, Aşk ve Şiir Notları - 1 ( )

Uluslararası Kadın Hareketinin Uyanma ve Ayağa Kalkma Zamanı Gelmiştir! 2011 Venezüella Dünya Kadınları Konferansı için hep birlikte ileri!

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ. Neslihan Erkan

ANAYASA DERSĐ ( ) ( GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ Siyaset, Toplum, Ekonomi. Neslihan Erkan

troçki nin mirası ve tarihteki yeri

UBK Kuruluş Deklarasyonu

Yeni anayasa neyi hedefliyor?

Arjantin de kadın hareketinin yükselişi üzerine söyleşi

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız?

129 KADINI TEMSİLEN 129 KADIN MHP YE ÜYE OLDU

Bahadın, 2 Ağustos 2014 Sevgili Yoldaşlar, Canlar, Yol Arkadaşlarım, Devrimciler Diyarı Bahadın da buluşan güzel insanlar,

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı

ANAYASA CEVAP ANAHTARI GÜZ DÖNEMİ YILSONU SINAVI Ocak 2019 saat 13.00

Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik)

KARANLIKTA FİLİZLENEN TOHUM

Kazandı ama bu sonuç Erdoğan ı mutlu etmez

FAŞİZMİN YIKILMASI DEVRİM SORUNUDUR Devlet iktidarındaki faşizm, kurumları, hukuki ve yasal sonuçları ve maddi temelleri ile toplumsal ve politik

NEWSLETTER 27 TEMMUZ TEMMUZ DARBESİ CIA İŞİN NERESİNDE?

Mete Yarar'dan 15 Temmuz kitabı : Darbenin Kayıp Saatleri

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

Suriye devrimi üzerindeki ihanet çemberi

Karl Heinrich MARX Doç. Dr. Yasemin Esen

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

ITUC KONGRESİ KARAR TASLAĞI NDA HAK-İŞ İN ÖNERİLERİ KABUL GÖRDÜ

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX

Arslan Bulut. demişti. Sivil direnişi, İran'da Humeyni, Türkiye'de Erbakan ve Türkeş örgütlemiş, komünistler etkisiz bırakılmıştı.

Silahlı propagandanın amacı her şeyden önce bu suni dengenin bozulmasıdır. Şimdi hepimizin bildiği bu teoriyi Mihrac Ural ın durumuna tercüme edelim:

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

TED İN AYDINLIK MEŞALESİNİ 50 YILDIR BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYAN OKULLARIMIZDA EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLADI

Hikayeye başlıyoruz...

V.Đ. LENĐN SOVYET ĐKTĐDARI VE KADININ DURUMU

İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI ARALIK AYI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU ARALIK 2012

Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB)

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256)

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Transkript:

İspanyol Devrimi 73 Yaşında İşçi sınıfının belleğine nakşolunmuş bazı anlar vardır ki, kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa yayılır. Hiçbir güç tarafından silinip, unutturulamaz. İnsanoğlunun kurtuluş ümidi, ezilenlerin yüz yıllardır sindirilmiş enerjisi, özveri ve cesaret işte o anlarla özdeşleşir. Sınıfın belleğinde durmaksızın yansıyan parlak bir aynaya dönüşür o anlar. 1936 Temmuzu nda patlak veren İspanyol İç Savaşı ve sosyal devrim deneyimi işte o anların başında gelir. Devrim hâlâ bir ihtimal ve çok güzel! 17-18 Temmuz 1936 tarihlerinde faşist General Franco ya bağlı güçlerin yasal bir hükümete karşı ayaklanmasının ve bu ayaklanmaya karşı koyan işçi sınıfı ve yoksul köylülüğün başlattığı sosyal devrimin uğradığı yenilginin korkunç deneyimlerinin üzerinden 73 yıl geçmiş durumda. Yaklaşık bir milyon insana mezar olan, uluslararası emperyalizm ile proletaryanın, devrim ile karşı devrimin, sadakat ile ihanetin yüzleştiği bir savaş alanıdır, İspanyol iç savaşı. Nazım Hikmet in deyişiyle hepimizin gençliği, alın yazısıdır İspanya. Şimdilerde kırmızı gelincik tarlalarına dönüşmüş, unutulmuş yol kenarlarındaki yüzlerce toplu mezarda, dünyanın dört bir yanından gelip o toprakları kanlarıyla sulayan sınıf kardeşleriyle koyun koyuna yatan yüz binlerce kadın ve erkek devrimci hepimiz için bir sembol artık. O eşsiz ana, uğultulu kalabalıklarla ve sabırla büyümekte olan devrime selam olsun. 39 da düştü Madrid, acı tatlı neler gelip geçti o gün bu gündür başından insanoğlunun. İspanya 39 da düştü,

Öfkeli sıcak sesi geliyor Asturya madenlerinden 62 de, Bilbao da aydınlığı alt edilemeyen umudumuzun. İspanya gençliğimizdi, İspanya gençliğimizdir, İspanya alınyazımızdadır hepimizin. Nazım Hikmet Ran 73 yıl sonra İspanyol Devrimini hatırlamak 70 yıldan fazla süredir yaşanmakta olan devrimler ve karşı devimlerin kesin bir şekilde kanıtladığı üzere, uluslararası bir devrimci önderliğin yokluğunda ve bürokrasinin önderliğinde dünya sosyalist devrimi yolunda proletaryanın elde ettiği en büyük zaferler ve ilerlemeler dahi, tam tersi sonuçlara dönüşmekte Bu yıl 73. Yaşına giren İspanyol devrimi ve proletaryanın kahramanca deneyimleri bu gerçekliğin hala en açık ve acı göstergelerinden biri. 19. yüzyıl boyunca deniz ötesi sömürgelerini kaybeden İspanya, etkisi bir yüz yıla yayılan ve liberal burjuvazi ile muhafazakâr sektörler arasındaki kontrol savaşlarına sahne oldu. Giderek zayıflayan monarşi, devasa etkisiyle kilise, geç kapitalizmin çözümlemekte yetersiz kaldığı toprak ve ulusal sorunlar, giderek radikalleşen işçi hareketi yeni yüz yıla çözümsüz miraslar olarak kalmıştı. İspanyol toplumunun gündemini belirlemekte olan temel faktörler, işçi sınıfının talepleri, toprak sorunu ve kilisenin egemenliği ile Katalunya Bask ülkesindeki bağımsızlıkçı taleplere önderlik eden ulusal hareketlerdi. Bu sorunlar özellikle 1931 ve 34 yılları arasında daha da yakıcı bir hale geldi. 12 Nisan 1931 de gerçekleştirilen ve cumhuriyet yanlısı partilerin açık zaferiyle sonuçlanan belediye seçimlerinin ardından Cumhuriyet ilan edildi ve kral yurtdışına kaçtı.

Bundan böyle genç cumhuriyet son derece kırılgan bir zeminde hareket edecekti. Bir yandan güçlerini yeniden toparlamaya başlayan monarşistler, falanjistler, toprak sahipleri ve kilise ayrıcalıklarını kararlılıkla savunmakta, diğer yanda ise zayıf İspanyol burjuvazisi bu güçlere karşı ülke içindeki başlıca düşmanından yani işçi sınıfından destek sağlama arayışındaydı. A las barricadas (Barikatlara) 16-17 Temmuz 1936 gecesi İspanyol Fas ındaki birlikler General Franco önderliğinde Halk cephesi hükümetine karşı isyan başlattılar. Hükümet ayaklanmadan haberdar olmasına karşın, bir gün boyunca sessiz kaldı. İşçiler hükümeti beklemeksizin 19 Temmuz da Madrid ve Barcelona daki kışlaları kuşatıp ele geçirdiler. İşçiler askeri ayaklanmaya karşı ayaklanmayla cevap verip birçok merkezde kendi imkânlarıyla silahlandılar. İşçi sınıfını silahlandırmak istemeyen hükümet 19 Temmuz da istifa etmek zorunda kaldı. İşbaşına geçen yeni hükümet ise artan basınçlar karşısında işçileri silahlandırmaya mecbur kaldı. Silahlanan işçi yığınlarının başlıca kentlerde ve süratle kıra yayılan bir biçimde kontrolü ele geçirmesiyle ülkede faşist ayaklanmaya karşı direnişin yanı sıra toplumsal bir devrimde paralel bir ritimle genişlemişti. İşçi örgütleri milisler oluşturdular ve devrimci mahkemeler, komiteler kurdular. Farklı adlara sahip olsalar da söz konusu komitelerin ayırıcı özelliği, kuruldukları bölgede iktidarı doğrudan üstlenmeye girişmeleriydi. Sanayi kuruluşları, bu komitelerce kamulaştırılıyor, gündelik hayatı işçi sınıfının ihtiyaçlarını temel alacak biçimde düzenleniyor, fiyatlara denetim uygulanıyor, kırda, büyük toprak sahiplerine ait araziler topraksız köylülere dağıtılıyor, eğitim ve sosyal güvenlik tedbirleri uygulanıyordu. Bu ikili iktidar odaklarının gücü aynı zamanda sahip oldukları işçi milislerine dayanmaktaydı. Devrimin ilk yılı içinde tüm işçi örgütlerinin toplam milis sayısının 100 bin civarındaydı.

Bunların 50 bini CNT ye, 30 bini UGT ye, 10 bini PCE ye ve 5 bini POUM a bağlıydı. Sendikalar ve işçi komiteleri, toplumsal mutfaklar, çamaşırhaneler kurdu. Çocuk bakımı için önlemler alındı. Devrimle birlikte özellikle kadınların yaşamı büyük değişimlere uğradı, kadınlar fabrika komitelerine, milislerine katıldılar. Yerel komitelere önderlik ettiler. İşçiler, kendiliğinden ve hemen hemen bir gecede, fabrikalara ve diğer işyerlerine el koydular; toprak kolektifleştirildi, kilise -işçi sınıfının ezeli düşmanı ve doğrudan faşist ayaklanmanın yandaşıydı- dağıtıldı ve mülklerine el konuldu. Savaşa katılan milyonlar için mücadele sadece faşizme karşı değil aynı zamanda daha adil ve eşit bir toplum ve sosyalist devrimin ilerletilmesi içindi. Devrim ve karşı devrim 1936 yazında gerçekleşen askeri kalkışmanın işçi sınıfının kitlesel direnişiyle yanıtlanması ve burjuva Halk Cephesi hükümetinin gelişmelerin hızı karşısındaki aczi, İspanya yı gerçek bir toplumsal devrime taşımıştı. Gelişmeler, İşçi örgütlerinin tüm gündelik hayatı emek temelinde yeniden kurguladıkları bir toplumsal yapıyla bir işçi devletine mi geçileceği yoksa bu devrimin durdurularak eski rejimin kurumlarının takviye edilmesi ve eski devletin Halk Cephesi eliyle yeniden mi güçlendirileceği sorunsalında düğümlenmişti. Bu noktada devrimin kaderini bu temelde belirleyen iki gelişmenin altı çizilmelidir. İlk olarak tartışmasız biçimde işçi sınıfının en etkin kesimlerini kendi saflarında toplamış olan Anarko Sendikalist CNT nin yerelci ve her türlü otorite yöntemini reddeden apolitik eğiliminin gelişmelerin seyrinde büyük etkisi olur. CNT önderliği, askeri ayaklanmanın bastırılarak, Barcelona nın işçilerin denetimine geçtiği günlerde yönetimi kendilerine

devreden Katalan başkan Lluis Companys ın önerisini kapitalist devlete ve iktidara olduğu kadar, devrimci bir iktidara da karşı oldukları gerekçesiyle reddetti ve burjuvazinin eski düzenini sürdürmesine olanak verdi. Troçki o günlerde bu gelişmeye yönelik olarak İktidarı almayı reddetmek gönüllü olarak iktidarı eski sahiplerine, sömürücülere bırakmaktır. Her devrimin amacı kendi programını uygulaması için yeni bir sınıfı iktidara getirmektir. Bir savaş ilan edip zaferi reddetmek imkânsızdır. Yığınları iktidarı almaya hazırlanmadan ayaklandırmak olamaz diye yazacaktı. Öte yandan aynı Anarşist önderlik bir süre sonra düzeni yeniden tesis eden burjuva Halk Cephesine dört bakan düzeyinde katılacaktı. CNT kendilerine kucak açan işçi sınıfına sırtını dönmüştü. Devrimin bir karşı devrime dönüşmesinin koşullarını hazırlayan bir diğer belirleyici faktör, kuşkusuz İspanyol Komünist Partisi PCE nin tutumuydu. Ülkenin tarihsel koşullarının bir sosyalist devrime olanak tanımadığını savunmakta olan PCE önderliğine göre temel görev, öncelikle Demokratik Burjuvaziyle faşizme karşı savaştı. Franco nun, Hitler in Almanyası ve Mussolini nin İtalyası ndan askeri destek almasından sonra devrimin ilk günlerinde küçük bir hizip olan İspanyol Komünist Partisi, Stalin Rusyasının kırılgan cumhuriyet hükümetine bir kalkan olmak üzere askeri görevliler ve siyasi danışmanlar ve bir miktar askeri yardımda bulunması ile başlıca güçlerden biri haline geldi. Başlangıçta emperyalist devletlerin tarafsızlık politikasına sağdık kalan Stalin, bir süre sonra Anarko Sendikalistlerin ve Troçkistlerin etkin olduğu ülkenin kontrolden çıkabileceği endişesiyle PCE aracılığıyla Halk Cephesi hükümetine destek sunmaya başladı. Bu destek koşulsuz olmayacaktı. Halk Cephesi öncelikle ispanyol işçi sınıfının devrimci öncülerini tesirsiz hale getirip imha edecek, burjuvaziyi ve küçük burjuvaziyi tehdit eden politikalara son verilecekti. Kısaca Moskova

bürokrasisi İspanya da bir sosyalist devrim görmek istemiyordu. Mayıs 1937 de Barcelona da PCE destekli HC güçlerince gerçekleştirilen karşı devrimle işçi sınıfının tüm devrimci kazanımları da Burjuvazi tarafından geri alınacaktı. İspanyol işçi ve köylüleri artık ne uğruna savaştıklarını sorgulamaktaydılar. Ekonomik ve politik açıdan İspanyol burjuva cumhuriyeti ile Monarşist ve falanjist güçler tarafından önerilen rejim arasındaki çizgi giderek incelmişti. Darbeciler savaşın başından itibaren hızla ilerlediler. Cumhuriyet hükümeti askeri operasyonlarında, Madrid savunması dışında çoğunlukla başarısız oldu. İspanyol işçi sınıfı ve yoksul köylüleri hemen her cephede kahramanca savaştılar ama 1937 baharında Barcelona işçi sınıfının silahsızlandırılıp devrimin ezilmesiyle Cumhuriyet in savaş gücü de tükendi. İspanyol Devrimi darbeye karşı tek üstünlüğü olan kitle hareketini de kaybettiği için yenilmişti. Ağustos 1938 de Cumhuriyet in birlikleri kesin olarak geri çekilmeye başladılar. 28 Mart 1939 da darbeciler direnişle karşılaşmadan Madrid ve Valencia ya girdiler. İspanya da tarihin en uzun faşist diktatörlüğü kurulmaktaydı. Ek 1: Mayıs 1937 Barselona Karşı devrimin zaferi Stalinist PCE nin etkinliğinin Sovyet yardımına bağlı olarak artmasıyla birlikte, hükümet üzerindeki etkisi de arttı. Şimdi tüm enerji işçi sınıfı içinde Halk Cephesi hükümetine karşı ülke çapında gelişmekte olan muhalefetin ezilmesine yoğunlaşmıştı. 1937 baharında, Devrimin varoluş gerekçelerini tasfiye etmekte olan HC hükümetine karşı büyüyen muhalefet CNT başta olmak üzere tüm işçi örgütlerine dalga dalga yayıldı. Barcelona da Milislerin düzenli burjuva ordusuna dâhil edilmesi girişimlerine karşı Durruti Dostları adında bir örgütlenme

oluşmuş, grubun etkinliği, ihanetçi olarak nitelendirilen CNT yi sarsmaya başlamıştı. Stalinistler, önce POUM a -Birleşik Marksist İşçi Partisisaldırmaya karar verdiler. POUM, yalnızca Stalinist bürokrasiye muhalefet geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda bazı Troçkist politikaları savunuyordu. CNT, başlangıçta Stalinistlerin HC hükümeti desteğiyle POUM u tasfiye politikasına Komünistlerin it dalaşı gözüyle bakarak kayıtsız kaldı. Nihayet Devrimin politik kaderini belirleyen çatışma 3 Mayıs 1937 tarihinde Barcelona da patlak verdi. HC hükümetine bağlı polis güçleri PCE militanlarının da desteği ile o döneme dek devrimci işçilerin kontrolü altındaki Telefon santralini ele geçirmek üzere harekete geçtiler. Bu faşizm tarafından kuşatılmış İspanyol işçi devrimine açıkça bir meydan okumaydı. Barcelona işçi sınıfı bu gelişmeleri savunma komiteleri ve barikatlar kurarak yanıtladı. CNT nin POUM ve Durutti dostları gibi işçi örgütlerini HC kuşatması karşısında yalnız bırakması mücadelenin yönünü değiştirecekti. 5 gün içinde kentte 500 kişi ölmüş, 1000 kişi yaralanmıştır. CNT savaş halindeki her iki sektör arasında arabulucuk rolü oynadı ve durum normale döndü. Stalinizm destekli HC hükümetinin kentte kontrolü yeniden ele geçirmesiyle Devrimci işçiler açısından tam anlamıyla bir sürek avı başlayacaktır. İşçi devrimi önce savaş sonra devrim naraları eşliğinde boğulmuştu. Ek 2: Bizimkiler 1917 ye dek Anarko sendikalist CNT saflarında mücadele veren Joaquin Maurin ve Andreu Nin Sovyet devrimini coşkuyla desteklediler ve 3. Enternasyonal in kuruluşuna katıldılar.

SSCB de Lenin in ölümünün ardından baş gösteren politik yozlaşma her iki Katalan önderi Troçkinin pozisyonlarına yaklaştırcaktı. Şaşırtıcı gelebilir ama 3. Enternasyonal in kuruluşunu takip eden dönemde İspanyol işçi sınıfı içinde olanca gücüyle etkin olan Anarko sendikalizme karşı zayıf İspanyol Komünist hareketinin kurucuları onlar olacaktı. Stalinist bloğun hem SSCB hem de enternasyonal düzeyinde elde ettiği zaferin ardından Sol Muhalefet çizgisini sahiplenen Nin in önderliğindeki kadrolar, PCE den tasfiye edildiler. Bu aşamadan sonra İspanyol sol muhalefetini örgütlemeye girişen Andreu Nin, Troçki nin CNT ve Sosyalist partinin işçi tabanına yönelinmesi doğrultusundaki önerilerini reddederek giderek merkezci bir parti kimliği kazanan Maurin in İşçi köylü bloğu (BOC) ile birleşti. Dördüncü enternasyonalin işçi sınıfı devrimciliği temelinde inşasını göz ardı eden bu tutum İspanyol sol muhalefetini bölmüştü. POUM Birleşik Marksist İşçi Partisi bu merkezci birleşmeden doğdu. Parti 29 Eylül 1935 tarihinde Tarrasa da gizlilik şartlarında kurulduğunda yaklaşık 10 bin militana sahipti ve temel olarak Katalan Proletaryası arasında etkindi. Her ne kadar Stalinist propagandanın etkisiyle POUM İspanyada Troçkizmin temsilcisi olarak tanınsa da gerçekte İspanyol Sol Muhalefeti POUM dan bağımsız olarak örgütlendi ve süratle gelişti. Örgütün kendine ait hücreleri ve çeşitli yayın organları vardı. Şüphesiz, anti stalinist tutumu, İspanyol devrimine yönelik asgari devrimci marksist politikası ve enternasyonalist çizgisi nedeniyle SM militanları savaşın sonuna dek, POUM saflarında çarpıştı. Troçki uzun bir süre POUM un izlediği merkezci politikayı eleştirerek düzeltilmesi doğrultusunda müdahalelerde bulundu, fakat ulusal basınçlara fazlasıyla açık POUM un CNT ile birlikte karşı devrimci Halk Cephesi hükümetine katılması iplerin tümüyle atılmasına yol açtı.

Mayıs 1937 Barcelona olayları sırasında parti faşistlerle işbirliği yapmak(!) suçlamasıyla yasadışı ilan edildi. Tüm önderleri tutuklanarak işkenceden geçirildi. Operasyon Bizzat moskovadan yönetilmekte ve devrimin ilerletilmesini savunan başta Troçkistler olmak üzere tüm unsurların tasfiyesini öngörmekteydi. Andreu Nin, bizzat SSCB gizli polisi GPU tarafından Madrid e kaçırılarak işkenceyle katledildi. Gerçek Troçkistlere gelince, 1934 Asturya işçi ayaklanmasından itibaren gelişme gösteren İspanyol Sol muhalefeti Nin gibi önemli bir önderi merkezci politikalara kaybetmesine karşın Troçki nin ve Dördüncü Enternasyonal in hayati politik müdahaleleri sayesinde devrimci bir çizgi geliştirmeyi başardı. İç savaş patlak verdiğinde doğrudan Dördüncü Enternasyonal tarafından gönderilmiş 300 den fazla uluslararası kadro POUM milisleri saflarında Huesca, Aragon ve Madrid cephelerinde kahramanca savaştı. Benjamin Peret, Juan Brea, Mary Low, Felix Morrow, Robert de Fauconnet, Nicola di Bartolomeo ( Fosco) Kurt ve Katia Landau ve en önemlisi zorlu gizlilik şartlarında bile gerçek bir örgütlenme dehası olan ve yenilgi günlerinde hareketin sürekliliğini canı pahasına garanti altına alan M. Casanova (Mieczyslaw Bortenstein) bu yoldaşların arasında anılabilir. Dördüncü Enternasyonal güçleri Franco diktatörlüğü boyunca gizlilik koşullarında mücadele yürüttü ama bir politik güç olarak yeniden açığa çıkmaları 60 lı yılların sonunda yükselen faşizm karşıtı işçi ve gençlik eylemleriyle mümkün olabildi. POUM ise gelişmeler karşısında yalpalamalara yol açan merkezci politikalarının sonunda siyaset sahnesinden çoktan silinip gitmişti. Ek 3: Şiir Karanlıkta Kar Yağıyor Ne maveradan ses duymak, ne satırların nescine koymak o anlaşılmayan şeyi, ne bir kuyumcu merakıyla işlemek kafiyeyi,

ne güzel laf, ne derin kelam Çok şükür hepsinin hepsinin üstündeyim bu akşam. Bu akşam bir sokak şarkıcısıyım hünersiz bir sesim var; sana, senin işitemeyeceğin bir şarkıyı söyleyen bir ses. Karanlıkta kar yağıyor, sen Madrid kapısındasın. Karşında en güzel şeylerimizi ümidi, hasreti, hürriyeti ve çocukları öldüren bir ordu. Kar yağıyor. Ve belki bu akşam ıslak ayakların üşüyordur. Kar yağıyor, ve ben şimdi düşünürken seni şurana bir kurşun saplanabilir ve artık bir daha ne kar, ne rüzgar, ne gece Kar yağıyor

ve sen böyle No pasaran deyip Madrid kapısına dikilmeden önce herhalde vardın. Kimdin, nerden geldin, ne yapardın? Ne bileyim, mesela; Avusturya kömür ocaklarından gelmiş olabilirsin. Belki alnında kanlı bir sargı vardır ki kuzeyde aldığın yarayı saklamaktadır. Ve belki varoşlarda son kurşunu atan sendin Yunkers motorları yakarken Bilbao yu. Veyahut herhangi bir Konte Fernando Valaskerosi de Kortoba nın çiftliğinde ırgatlık etmişindir. Belki Plasa del Sol da küçük bir dükkanın vardı, renkli İspanyol yemişleri satardın. Belki hiçbir hünerin yoktu, belki gayet güzeldi sesin. Belki felsefe talebesi, belki hukuk fakültesindensin ve parçalandı üniversite mahallesinde bir İtalyan tankının tekerlekleri altında kitapların. Belki dinsizsin, belki boynunda bir sicim, bir küçük hac.

Kimsin, adın ne, tevellüdün kaç? Yüzünü hiç görmedim ve görmeyeceğim. Bilmiyorum belki yüzün hatırlatır Sibirya da Kolçak ı yenenleri belki yüzünün bir tarafı biraz bizim Dumlupınar da yatana benziyordur ve belki bir parça hatırlatıyorsun Robespiyer i. Yüzünü hiç görmedim ve görmeyeceğim, adımı duymadın ve hiç duymayacaksın. Aramızda denizler, dağlar, benim kahrolası aczim ve Ademi Müdahale Komitesi var. Ben ne senin yanına gelebilir, ne sana bir kasa kurşun, bir sandık taze yumurta, bir çift yün çorap gönderebilirim. Halbuki biliyorum, bu soğuk karlı havalarda iki çıplak çocuk gibi üşümektedir Madrid kapısını bekleyen ıslak ayakların. Biliyorum,

ne kadar büyük, ne kadar güzel şey varsa, insanoğulları daha ne kadar büyük ne kadar güzel şey yaratacaklarsa, yani o korkunç hasreti, daüssılası içimin güzel gözlerindedir Madrid kapısındaki nöbetçimin. Ve ben ne yarın, ne dün, ne bu akşam onu sevmekten başka bir şey yapamam. Nazım Hikmet Ran (25 Aralık 1937) Ek 4: İspanyol devriminin tarihsel gelişimine yönelik Türkçedeki yayınların sayısı son yıllarda hayli arttı. Biz de konuya ilişkin bir dizi kaynağı okurlarımızla paylaşmak istedik. İspanyol Devrimi, Lev Troçki, (Çev. Emrah Dinç-Umut Konuş), Yazın Y. 2000; İspanya nın Kanı, Ronald Fraser (Çev. Yavuz Alogan), Belge Y, 1995; Halk Silahlanınca-Durruti ve İspanya Anarşist Devrimi, Abel Paz (Çev. Gün Zileli), Kaos Y, 1996; Anarşinin Kısa Yazı- Buenavenuto Durruti nin Kısa Yaşam Öyküsü, Hans Magnus Erzenberger, (Çev. Mehmet Aşçı), Ayrıntı Y. 1995; İspanyol Kanı, Michel del Castillo (roman, Çev. Aykut Derman), Can Y., 1997; Bask Ülkesi ve Katalonya İspanya İç Savaşı, Manuel Romero (Çev. Masis Kürkçügil), Yazın Y. 1996. Yazan: Murat Yakın (1 Temmuz 2009)