ALMANYA DA ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ (Bavyera Eyaleti Örneği)

Benzer belgeler
DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

ISLAM YASASI Kısım Yasal Durum Kamu hukukunun bir kurumu

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi

2005, yıl:1, sayı:4, ss de yayımlanmıştır.

\.- s o, q \ İSLAMi İLİMLER FAKÜLTESi ATATÜRK.ÜNİVERSİTESİ. 1. Sayı, Aralık 1975 / ~

Alan: Sosyal Psikololji. 04/ /2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE'DE ORTAK BİR KİMLİK OLARAK "ÖTEKİLİK" İKİNCİ BÖLÜM ARAŞTIRMADA İZLENEN YÖNTEM... 27

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

T.C. ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ FELSEFE-DĠN BĠLĠMLERĠ (DĠN EĞĠTĠMĠ) ANABĠLĠM DALI

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m

TÜRK HUKUK DÜZENİNİN YÜRÜRLÜK KAYNAKLARI (2) Dr. Öğr. Üyesi Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi

Avrupa da Fransa ve Almanya Örneğinde Gayri Hıristiyanların Durumları. Dr. Albrecht Fuess

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

ALMANYA DA 2012 MAYIS AYI İTİBARİYLE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ALANINDA MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER. 1. İstihdam Piyasası

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Karşılaştırmalı Yazınbilim II BİS

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve Uygulaması

ÇOCUK, GENÇ, AİLE PSİKOLOJİSİ VE DİN

Sosyal Düzen Kuralları. Toplumsal Düzen Kuralları. Hukuk Kuralları Din Kuralları Ahlak Kuralları Görgü Kuralları Örf ve Adet Kuralları

Sosyal Düzen Kuralları

MEVLÜT GÖL KARŞILAŞTIRMALI HUKUKTA ANAYASA BAŞLANGIÇLARININ SEMBOLİK VE HUKUKİ DEĞERİ

Avrupa da Yerelleşen İslam

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri

TÜRK KAMU YÖNETİM SİSTEMİ

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN EĞİTİMİ

Prof. Dr. Gülten Güler Tel: +90 (224)

ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ TÜRLERİ VE NİTELİKLERİ

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

CURRICULUM VITAE ( ) Adres : Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bilkent. Ankara, Türkiye. Doçent Doktora (Hukuk) 2001

DİN EĞİTİMİ - 4. Dr. Öğr. Ü. M. İsmail BAĞDATLI.

9.Sınıf Sağlık Hizmetlerinde İletişim. 3.Ünte Toplumsal İletişim HUKUK KURALLARI / İNSAN HAKLARI 21.Hafta ( / 02 / 2014 )

T.C. HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU

2015 Yılı Basın Toplantısı. İnci Gökçe. DZT Alman Turizm Merkezi, İstanbul. 21 Mayıs 2015

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yılı. Lisans Hukuk İstanbul Üniversitesi Y. Lisans Özel Hukuk İstanbul Üniversitesi 1984

Almanya da İslam İlahiyatı Teorik ve Kurumsal Zorluklar. Istanbul, 16. Ekim Almanya da İslam İlahiyatının Gelişmesi

(TERCÜME) 1 IRZ. Telefon: Fax: E-posta: vitzthum@irz.de. 12 Kasım 2013

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

DĐN VE KÜLTÜRLERARASI DĐYALOG II. Türk-Alman Sempozyumu Đzmir

Deutsche Islam Konferenz

Ekonomik Veriler: Almanya

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

Ülkelere göre öğretmen yetiştirme modelleri

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ

(İKİNCİ PARÇA) (NOT: Bu çalışma parçalar halinde paylaşılmakta olup, kaynakçası son bölüm ile birlikte verilecektir.)

1. İnsan Hakları Kuramının Temel Kavramları. 2. İnsan Haklarının Düşünsel Kökenleri. 3. İnsan Haklarının Uygulamaya Geçişi: İlk Hukuksal Belgeler

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

Soest ve Çevresindeki Okullarda Köken Dil Dersleri

"Allah Adına Şiddete Hayır! Barışın Savunucuları Olarak Hıristiyanlar ve Müslümanlar"

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE KÖKENLİ ALMAN VATANDAŞLARININ ALMANYA FEDERAL MECLİSİ (BUNDESTAG) SEÇİMLERİNDE SİYASAL DAVRANIŞLARI

ALMAN FEDERAL ANAYASA MAHKEMESİ BAŞÖRTÜSÜ DAVASI NI KARARA BAĞLIYOR

ilahiyat Araştırmaları Dergisi 1 Journal of Divinity Studies

Öğretmenlik Meslek Etiği. Sunu-2

Almanya da Yatırımların Hukuki Çerçevesi. Prof. Dr. Christian Rumpf Rechtsanwalt in Stuttgart/Avukat

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: , Sayısı: 28821

SEVGİ USTA VELAYET HUKUKU

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ

ÜYE ROBERT CAROLAN TARAFINDAN BİLDİRİLEN KARŞIOY VE MUTABIK GÖRÜŞ YAZISI

T.C. GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SPOR FAALİYETLERİNİN DÜZENLENMESİ VE YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNERGE

Birinci Delil Eǧitim Akademisi Sempozyumu. Almanya ve Avrupa da Aleviliğin Kurumsallaşması Zorluklar ve Fırsatlar

Yahudi Din Dersi ve Yahudi Öğrencilerin Dinlerarası Eğitim Hakkındaki GörüĢleri

30 Temmuz 2008 tarihinde Mahkeme başvuru sahiplerinin 3 Eylül 2008 e dek İran a sınır dışı edilmemeleri hakkında 39 sayılı Kuralı yayınladı.

TÜRKİYEDE ÇEVRESEL BİLGİLENME HAKKI VE AB DİREKTİFLERİ. Yrd. Doç. Dr. Necla Akdağ Güney

Aliağa Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

TÜRKİYE Önemli Bulgular Arka Plan

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ

Almanya'daki Devlet Okullarında 'İslam Din Dersi' Sorunu ve Çözüm Arayışları

KAMUDA KAYNAK KULLANIMI VE DENETİMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

ÖZGEÇMİŞ /1322;

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Almancadan Türkçeye Çeviri YDA

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

Hazırlayan: TACETTİN ÇALIK. Tacettin Hoca İle KPSS Vatandaşlık

DEUTSCHLAND UND DİE TÜRKEI AKTÜELLE ASPEKTE DEUTSCH-TÜRKISCHER WISSENSCHAFTSKOOPERATION / TÜRK-ALMAN BİLİMSEL İŞBİRLİĞİNİN GÜNCEL KONULARI

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. ÖĞRENİM DURUMU : Doktora Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi, Almanya ( ) Lisans İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ( )

İZMİR DEMOKRASİ ÜNİVERSİTESİ ÖZEL ÖĞRENCİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Transkript:

T.C. ANKARA ÜNĐVERSĐTESĐ SOSYAL BĐLĐMLER ENSTĐTÜSÜ FELSEFE VE DĐN BĐLĐMLERĐ (DĐN EĞĐTĐMĐ) ANABĐLĐM DALI ALMANYA DA ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ (Bavyera Eyaleti Örneği) DOKTORA TEZĐ HALĐSE KADER ZENGĐN ANKARA-2007

T.C. ANKARA ÜNĐVERSĐTESĐ SOSYAL BĐLĐMLER ENSTĐTÜSÜ FELSEFE VE DĐN BĐLĐMLERĐ (DĐN EĞĐTĐMĐ) ANABĐLĐM DALI ALMANYA DA ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ (Bavyera Eyaleti Örneği) DOKTORA TEZĐ HALĐSE KADER ZENGĐN Tez Danışmanı Prof. Dr. Cemal TOSUN ANKARA-2007

T.C. ANKARA ÜNĐVERSĐTESĐ SOSYAL BĐLĐMLER ENSTĐTÜSÜ FELSEFE VE DĐN BĐLĐMLERĐ (DĐN EĞĐTĐMĐ) ANA BĐLĐM DALI ALMANYA DA ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ (Bavyera Eyaleti Örneği) Doktora Tezi Tez Danışmanı: Prof. Dr. Cemal TOSUN Tez Jürisi Üyeleri Adı ve Soyadı Đmzası Prof. Dr. Firdevs Güneş... Prof. Dr. Mualla Selçuk... Prof. Dr. Cemal Tosun... Prof. Dr. Nevzat Y. Aşıkoğlu... Prof. Dr. Recai Doğan... Tez Sınavı Tarihi 13.09.2007

ÖNSÖZ Müslüman nüfusun oranı Federal Almanya da her geçen gün artmaktadır. Yaklaşık 3,5 milyon Müslüman nüfusun Almanya daki önemli sorunlarından bir tanesi din eğitimidir. Müslümanlara okullarda din öğretimi imkânı sağlansın mı sağlanmasın mı tartışmalarından daha çok, hangi din öğretimi modelinin daha uygun olduğu sorgulanmaktadır. Eyaletlerde atılan yeni adımlar ve yapılan uygulamalar, bilimsel araştırmalarda incelenmeye başlanmıştır. Yapılan araştırmayla Federal Almanya daki Đslam Din Öğretimi Modelleri eyaletlere göre incelenmiş, Bavyera Eyaletindeki üç Đslam Din Öğretimi Modeli arasındaki farklılaşmalar alan araştırmasıyla tespit edilmiştir. Çalışma Giriş, Sonuçlar ve Öneriler kısmı hariç üç bölümden oluşmuştur. Giriş kısmında, araştırmanın problemi, amacı, önemi, soruları, kavramları, ilgili araştırmalar vb. yer almıştır. Đkinci bölümde çalışmanın yöntemi, veri torplama ve analzi edilmesine ilişkin bilgiler sunulmuştur. Üçüncü bölümde Bavyera eyaletindeki Đslam din öğretimi modellerine yöenlik bulgular verilmiştir. Dörüdüncü bölümde alan araştırması sonucu ulaşılan veriler analiz edilmiştir. Son kısımda ise araştırmada ulaşılan sonuçlar ve öneriler belirtilmiştir. Çalışmanın gerçekleşmesinde katkısı olan öncelikle Alman Akademik Değişim Kurumu na (DAAD) teşekkür ediyorum. Bana burs alma hakkını vererek, konuyu yerinde inceleme fırsatını sağlamıştır. Araştırmanın oluşmasında katkısı olan başta hocam Prof. Dr. Cemal Tosun a, Almanya da yardımlarını ve desteğini esirgemeyen hocam Prof. Dr. Johannes Lähnemann a, teşvik ve yönlendirmeleriyle destek olan hocam Prof. Dr. Mualla Selçuk a, tez izleme jürisinde yer alarak araştırma boyunca açılımlar sağlayan hocam Prof. Dr. Firdevs Güneş e, tezi okuyarak çok ciddi katkılar sunan hocam Prof. Dr. Recai Doğan ve Doç. Dr. Nurullah Altaş a en içten şükranlarımı sunarım. Ayrıca değerli öğretmenlerimiz sınıflarını gözleme açarak destek olmuşlardır, teşekkür ediyorum. Türk, Müslüman veli ve öğrenciler de gönüllerini ve evlerini çekinmeden açarak araştırmaya katılmışlardır. Kendilerine minettarım. Komisyon çalışmalarına katılma fırsatı tanıyan Alman ve yetkili makamlara en içten teşekkürlerimi sunarım. Halise Kader ZENGĐN I

ĐÇĐNDEKĐLER ÖNSÖZ... I ĐÇĐNDEKĐLER... II KISALTMALAR...VII I. BÖLÜM GĐRĐŞ A. PROBLEM...1 1. ĐSLAM DĐN DERSĐNĐN HUKUKÎ SINIRLARI VE TARTIŞILAN BAZI KONULAR...3 a. Okuldaki Din Dersinin Đmkânına Đlişkin Yasalar...3 b. Đslam Din Dersi nin Okullarda Uygulanmasına Đlişkin Tartışılan Bazı Konular...6 (1) Đslam Din Dersi Đçin Muhatap Kabul Edilecek Dinî Cemaat Sorunu...6 (2) Kiliselerin Đslam Din Öğretimine Yaklaşımı...12 (3) Đslam Din Dersinin Đçeriğine Yönelik Tartışılan Konular...13 (4) Đslam Din Dersinin Diline Yönelik Tartışmalar...14 (5) Öğretmenlerin Yetiştirilmesi veya Geldikleri Ülkenin Sorun Olması...15 (6) Đslam Din Bilgisi Dersleriyle Đlgili Tartışmalar...18 2. FEDERAL ALMANYA DA ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ...19 a. KUZEY REN WESTFALYA...21 (1) Ana Dil Dersi Kapsamında Din Bilgisi Dersi...21 (2) Din Bilgisi-Kültürü Dersi (Unterweisung-Islamkunde)...22 (3) Đslam Din Dersi...25 (4) Alevilik Din Dersi...26 b. BERLĐN...27 (1) Ana Dili Tamamlama Dersi Çerçevesinde Din Bilgisi Dersi...27 (2) Đslam Kültürü Dersi (Đslamkunde)...27 (3) Đslam Din Dersi...28 (4) Alevi Dersi...29 c. HESSEN...30 (1) Din Bilgisi Dersi...30 (2) Ahlak Dersi...30 (3) Alevilik Din Dersi...31 (4) Đslam Din Dersi Çabaları...31 d. BADEN WÜRTTEMBERG...32 (1) Din Bilgisi Dersi...32 (2) Đslam Din Dersi...33 (3) Alevi Din Dersi...34 e. BREMEN...35 (1) Din Bilgisi Dersi...35 (2) Đslam Kültürü Dersi (Đslamkundlicher Unterricht)...35 (3) Đslam Din Dersi...36 f. HAMBURG...36 (1) Din Bilgisi Dersi...36 (2) Herkes Đçin Din Dersi...36 g. SCHLESWIG-HOLSTEIN...38 (1) Din Bilgisi Dersi...38 II

(2) Đslam Din Dersi...38 (3) Alevilik Din Dersi...38 h. RHEINLAND PFALZ...38 (1) Din Bilgisi Dersi...39 (2) Đslam Din Dersi...39 i. AŞAĞI SAKSONYA...39 (1) Eyalet Kültüründe Dini Konular Dersi (Religiöse Themen der Landeskunde)...40 (2) Đslam Din Dersi...40 (3) Alevilik Din Dersi...41 j. BRANDENBURG...42 k. SACHSEN, SACHSEN ANHALT, MECKLENBURG VORPOMMERN, THÜRINGEN...42 l. SAARLAND...42 m. BAVYERA...42 B. ARAŞTIRMANIN AMACI...43 C. ARAŞTIRMANIN ÖNEMĐ...44 D. ARAŞTIRMANIN SORULARI...45 E. ĐLGĐLĐ ARAŞTIRMALAR...45 F. KAVRAMLAR...47 II. BÖLÜM YÖNTEM A. EVREN VE ÖRNEKLEM...49 B. METOT VE TEKNĐKLER...52 1. Veri Toplama ve Verilerin Analizi...52 a. Veri Toplama...52 (1) Görüşme...53 (2) Katılımlı Gözlem...55 b. Verilerin Analizi...58 (1) Kodlama ve Kategorileştirme...58 (a) Görüşmelerin Analizinde Çıkan Kategoriler...58 (I) Velilerle Görüşme...59 (II) Öğrencilerle Görüşme...60 (b) Ders Gözlemlerinin Analizinde Çıkan Kategoriler...61 (2) Verilerin Analiz Edilmesi ve Yorumlanması...62 (3) Raporlaştırma...62 III. BÖLÜM BAVYERA EYALETĐNDE UYGULANAN ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ HAKKINDA BULGULAR VE YORUMLAR A. BAVYERA EYALETĐ...63 1. Bavyera Eyaleti Okul Sistemi...63 2. Bavyera Anayasasında ve Bavyera Okul Kanununda Din Dersleri...65 B. BAVYERA EYALETĐ ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ...66 1. Türkçe Ana Dil Dersi Çerçevesinde Verilen Türkçe Din Bilgisi Dersleri...67 III

a. Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretim Programı...68 (1) Türkçe Din Bilgisi Dersi 1-3. Sınıf Öğretim Programı...68 (2) Türkçe Din Bilgisi Dersi 4. Sınıf Öğretim Programı...70 b. Türkçe Din Bilgisi Dersi Ders Kitapları...72 (1) Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğrenci Kitapları...72 (2) Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmen Kitapları...73 c. Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmenleri...74 (1) Türkiye den Gönderilen Öğretmenler Đçin Kriterler ve Uygulanan Sınavlar...75 (2) Yurt Dışı Göreve Hazırlık Seminerleri...80 (3) Yurt Dışına Gönderilecek Öğretmenlerin Eğitimleri...82 (4) Yurt Dışı Din Dersi Öğretmenliği Yan Alan Programı...82 d. Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğrencileri...84 2. Almanca Din Bilgisi Dersi...85 a. Almanca Din Bilgisi Dersi Öğretim Programı...86 b. Almanca Din Bilgisi Dersi Ders Kitapları...89 c. Almanca Din Bilgisi Dersi Öğretmenleri...91 d. Almanca Din Bilgisi Dersi Öğrencileri...93 3. Almanca Đslam Dersi...94 a. Almanca Đslam Dersi Programı...97 b. Đslam Dersi Kitapları...103 c. Đslam Dersi Öğretmeni...103 (1) Đslam Dersi Öğretmenin Eğitimi...104 d. Đslam Dersi Öğrencileri...107 IV. BÖLÜM DURUM ĐNCELEMESĐNDE ANALĐZLER VE YORUMLAR A. TÜRKÇE DĐN BĐLGĐSĐ DERSĐNĐN ANALĐZĐ...108 1. Birinci Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi...108 a. Görüşme 1...108 (1) Anne ve Babayla Görüşme...108 (2) Çocukla Görüşme...114 b. Ders Gözlem Analizleri...121 (1) Derslerin Đçeriği...122 (2) Öğretim...126 2. Đkinci Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi...131 a. Görüşme 2...131 (1) Anneyle Görüşme...131 (2) Çocukla Görüşme...136 b. Ders Gözlem Analizleri...145 (1) Derslerin Đçeriği...145 (2) Öğretim...148 3. Üçüncü Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi...156 a. Görüşme 3...156 (1) Anneyle Görüşme...156 (2) Çocukla Görüşme...159 b. Ders Gözlem Analizleri...164 IV

(1) Derslerin Đçeriği...164 (2) Öğretim...167 4. Dördüncü Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi...170 a. Görüşme 4...170 (1) Anneyle Görüşme...170 (2) Çocukla Görüşme...174 b. Dördüncü Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi Ders Gözlem Analizleri...179 (1) Derslerin Đçeriği...179 (2) Öğretim...181 B. ALMANCA DĐN BĐLGĐSĐ DERSĐNĐN ANALĐZLERĐ...185 1. Birinci Sınıf Almanca Din Bilgisi Dersi...185 a. Görüşme 1...185 (1) Babayla Görüşme...185 (2) Çocukla Görüşme...193 b. Ders Gözlem Analizleri...204 (1) Derslerin Đçeriği...204 (2) Öğretim...207 2. Đkinci Sınıf Almanca Din Bilgisi Dersi...211 a. Görüşme 2...211 (1) Anneyle Görüşme...211 (2) Çocukla Görüşme...216 b. Ders Gözlem Analizleri...223 (1) Derslerin Đçeriği...223 (2) Öğretim...224 3. Üçüncü Sınıf Almanca Din Bilgisi Dersi...232 a. Görüşme 3...232 (1) Anne ve Babayla Görüşme...232 (2) Çocukla Görüşme...238 b. Ders Gözlem Analizleri...244 (1) Derslerin Đçeriği...244 (2) Öğretim...246 4. Dördüncü Sınıf Almanca Din Bilgisi Dersi...249 a. Görüşme 4...249 (1) Anne ve Babayla Görüşme...249 (2) Çocukla Görüşme...257 b. Ders Gözlem Analizleri...262 (1) Derslerin Đçeriği...263 (2) Öğretim...264 C. ĐSLAM DERSĐNĐN ANALĐZLERĐ...268 1. Birinci Sınıf Đslam Dersi...268 a. Görüşme 1...268 (1) Anneyle Görüşme...268 (2) Çocukla Görüşme...274 b. Ders Gözlem Analizleri...280 (1) Derslerin Đçeriği...280 (2) Öğretim...285 2. Đkinci Sınıf Đslam Dersi...292 a. Görüşme 2...292 V

(1) Anne ve Babayla Görüşme...292 (2) Çocukla Görüşme...299 b. Ders Gözlem Analizleri...307 (1) Derslerin Đçeriği...307 (2) Öğretim...314 3.Üçüncü Sınıf Đslam Dersi...322 a. Görüşme 3...322 (1) Anneyle Görüşme...322 (2) Çocukla Görüşme...328 b. Ders Gözlem Analizleri...334 (1) Derslerin Đçeriği...334 (2) Öğretim...344 4. Dördüncü Sınıf Đslam Dersi...351 a. Görüşme 4...351 (1) Anneyle Görüşme...351 (2) Çocukla Görüşme...355 b. Ders Gözlem Analizleri...362 (1) Derslerin Đçeriği...362 (2) Öğretim...368 V. BÖLÜM SONUÇLAR VE ÖNERĐLER SONUÇLAR...381 ÖNERĐLER...385 KAYNAKLAR...387 EK-1...400 EK-2...401 EK-3...403 EK-4...407 EK-5...408 EK-6...414 EK-7...416 EK-8...428 ÖZET...452 ZUSAMMENFASSUNG...453 VI

KISALTMALAR A.g.d. :Adı geçen ders Age. :Adı geçen eser Agm. :Adı geçen makale Bkz. :Bakınız M :Mülakat yapan MEB. :Milli Eğitim Bakanlığı Öğrt. :Öğretmen s. :Sayfa St: :Satır TDV. :Türkiye Diyanet Vakfı Va :Veli anne Vb :Veli baba Yay. :Yayınlayan VII

I. BÖLÜM GĐRĐŞ A. PROBLEM Federal Almanya II. Dünya Savaşı ndan sonra iş gücü açığı ile karşı karşıya kalmıştır. Ülkedeki bir kısım göçmenin savaş sebebiyle ülkelerine dönmesi, geriye kalan insanların da savaş ekonomisi ile uğraşması nedeniyle, iş gücü açığını kapatmak üzere 1960-1974 tarihleri arasında Akdeniz komşu ülkelerinden işçi istenmiştir. 1 Türkiye den bu talep 1961 yılından itibaren karşılanmaya başlanmıştır. Tarihi süreç incelendiğinde Türklerin ve Müslümanların Avrupa yla tanışması çok eskilere dayandırılmaktadır. 2 1970 li yıllardan itibaren başlayan aile birleşimiyle birlikte, Türklerin ve Müslümanların ihtiyaç ve beklentileri artmış ve çeşitlenmiştir. Đşçiler işverenlerin kiraladıkları yurt, ev ve ortak barınma mekânlarında yaşamaktaydılar. Fakat eşlerin ve çocukların göç etmesi sosyal, kültürel, eğitsel, dinî vb. sorunları ortaya çıkarmıştır. Hıristiyan bir toplumda yaşamaya başlayan Türklerin ve Müslümanların en önemli sorunlarından birisi de din eğitimi olmuştur. Đşçi ailelerin din hizmeti ihtiyacı, yaygın din eğitimi alanında uzun süre ihmal edildiğinden bu hizmeti yapmak üzere çeşitli siyasî- ideolojik- dinî gruplar faaliyet göstermeye başlamıştır. Diyanet Đşleri Başkanlığı ise ilk defa camilere 1979 yılında altı ay süreliğine din görevlisi göndermeye başlamış, 1984 te DĐTĐB 3 kurulana kadar altışar aylık din görevlisi gönderme süreci devam etmiştir. 4 1 Fas tan 1963, Tunus tan 1965 ve eski Yugoslavya dan 1968 yılında işçi gelmeye başlamıştır. Libya dan 1975, Đran dan 1979, Afganistan dan 1979, Bosna Hersek ten 1992, Kosova dan 1999 yılından itibaren göçmen ve iltica edenler Almanya ya gelmeye başlamıştır. Bkz. Thomas Lemmen, Islamische Vereine und Verbände in Deutschland, Friedrich Ebert Stiftung, Bonn 2002, s. 17. 2 Müslümanların Almanya daki tarihi süreci 1731 yılında Kurland Dükü nün Prusya Kralı I. Friedrich Wilhelm in (1713-1740) hizmetine verdiği 20 Türk uzun boylu adamlar la başlatılır. Almanya da Müslümanların tarihi hakkında daha geniş bilgi için bkz. Muhammed Salim Abdullah, Geschichte des Islams in Deutschland, Yayına Hazırlayanlar (Hrsg): M.Fitzgerald, A.Th.Khoury, W.Wanzura, Verlag Styria, Graz, Wien, Köln 1981, s.13-77. 3 DĐTĐB (Türkisch-Islamische Union der Anstalt für Religion) kısaltması, derneğin Türkçe adından yapılmaktadır. Türkçesi, Diyanet Đşleri Türk Đslam Birlikleri dir. 05 Temmuz 1984 yılında Köln de kurulmuştur. Vatandaşlık haklarına göre üye birliklerin dinî, sosyal, kültürel faaliyetlerini düzenlemek üzere Almanya genelinde çatı örgüt olarak kurulmuştur. Bu derneğe kurulduğu yılda 230, şu anda 870 birlik üyedir. Yerel üye cemaatler hukukî ve ekonomik konularda bağımsızdırlar. DĐTĐB in aynı prensip ve tüzüğüne göre hareket ederler ve DĐTĐB i çatı örgüt olarak tanırlar. Yapılan araştırmaya göre Almanya da yaşayan Müslümanların %70 ini DĐTĐB temsil etmektedir. DĐTĐB birlikleri Türkiye Diyanet Đşleri Başkanlığından imam istemektedir. Bu görevliler Diyanet Đşleri Başkanlığı ndan

Örgün eğitim kurumlarında da Türklerin din eğitimi uzun süre ihmal edilmiştir. Đlk Đslam Din Öğretimi çalışmaları Kuzey Ren Westfalya Eyaletinde, 1978 yılında Kültür Bakanlığı tarafından, Đslam Đnancındaki Öğrenciler Đçin Din Öğretimi Modeli adıyla, Soest Okul ve Hizmet Đçi Eğitim Eyalet Enstitüsünde başlatılmıştır. 1980 li yıllardan itibaren Türkiye den görevlendirilen öğretmenlerin desteğinde, Türk çocukları için Türkçe Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Türkçe Đslam Din Bilgisi Dersleri okutulmaya başlanmıştır. Başlangıçta Almanya ya gelen göçmenlerin tekrar ülkelerine geri dönecekleri düşünülmüştür. Bu sebeple göçmen çocukları tekrar ülkelerine döndüklerinde uyum sorunu yaşamaması için ona göre geliştirilen ve hatta bazı eyaletlerde Türkiye Cumhuriyet inden aynen alınan öğretim programları ve ders kitaplarıyla öğretim yapılmıştır. 1990 lı yıllara gelindiğinde üçüncü kuşak gençler, yasal haklardan en üst düzeyde faydalanmak amacıyla Alman vatandaşlığına geçmeye başlamıştır. Artık ülkelerine geri dönecek işçi göçmenler değil, Alman vatandaşı Müslümanlar vardır ve sayıları artmaktadır. Yetkili makamlar, sadece Türklerin din öğretimi ile değil, Müslümanların okuldaki din öğretimi sorunuyla ilgilenmek, farklı kültür ve dinden insanların, topluma entegrasyonunu sağlamakla görevli olmuşlardır. Çocukların ve gençlerin, kendi dinlerini öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak ve onların topluma entegrasyonunu sağlamak maksadıyla bazen eyalet yetkilileri bazen de cemaatler/dernekler okulda, Đslam din öğretiminin yapılması için çeşitli çözüm önerileri sunmaktadır. Ancak okulda gerçekleştirilecek bir din öğretiminin Federal Alman yasa ve kanunlarıyla, eyalet yasalarıyla uygunluk arz etmesi gerekmektedir. Đslam Din Dersi nin yasa ve kanunlarda nasıl sınırlandırıldığı ve hangi yönlerden tartışıldığı aşağıda incelenmiştir. Almanya da yaptıkları iş karşılığında maaş almaktadırlar. Türkiye den gelen bu görevlilerin yurt dışı şartlarına, topluma uyum sağlayamadıkları ayrıca dil yetersizliği sebebiyle gerekli faaliyetleri de yapmakta zorlandıkları çeşitli yerlerde ifade edilmektedir. Bkz. http://www.diyanet. org/de/grundung/ index.php, (erişim 05.05.2007); Lemmen, Islamische Vereine und Verbände in Deutschland, s.34. 4 Almanya daki camilerin fonksiyonları ve verilen eğitimler hakkında bilgi için bkz. Cemal Tosun, Almanya da Türk- Đslam Kültür Merkezleri: Camiler, Đslami Araştırmalar, Cilt: 6, Sayı: 3, Yıl: 1992, s.177-180; Cemal Tosun, Din ve Kimlik, TDV. Yayınları, Ankara 1996, s.61-64, 121-155; Hasan Alacacıoğlu, Auβerschulischer Religionsunterricht für muslimische Kinder und Jugendliche türkischer Nationalität in NRW, LIT Verlag, Münster 1999, s. 179-256. 2

1. ĐSLAM DĐN DERSĐNĐN HUKUKÎ SINIRLARI VE TARTIŞILAN BAZI KONULAR Okuldaki din derslerini sınırlayan, okula, aileye ve ilgili cemaate yönelik görev alanlarını belirten yasalar mevcuttur. Söz konusu yasaların anlaşılması ve uygulanmasına yönelik ortaya çıkan tartışmalar, okullarda verilecek Đslam din öğretimini de ilgilendirmektedir. Bu nedenle burada öncelikle Đslam din dersinin Alman okullarında yer almasını sağlayacak yasalar ve yorumları hakkında bilgi verilmektedir. a. Okuldaki Din Dersinin Đmkânına Đlişkin Yasalar Bu başlık altında sadece Federal Almanya Anayasası çerçevesinde yasal haklar incelenecektir. Uluslar arası anlaşmalar ve yasal düzenlemeler araştırmanın dışında bırakılmıştır. 5 Federal Almanya Anayasasının 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre herkes din, vicdan ve inanç özgürlüğüne ve bireysel anlamda başkasını rahatsız etmeden dinî uygulamaları yapma hakkına sahiptir. Bu madde çerçevesinde Müslümanların din dersi talep etme hakkının olduğu ifade edilmektedir. 6 Dinî açıdan tarafsız olan devlet, okulda çocuğuna din eğitimi verilmesini isteyen velinin hakkını korumalıdır. Devlet bunu kendi başına yapamayacağı için dersin içeriğini dinî cemaat oluşturmalıdır. 7 Almanya da okullardaki Din Derslerini ilgilendiren temel Anayasa maddesi 7. maddedir. Buna göre: hakkıdır. 1. Bütün okul rejimi devletin denetimi altındadır. 2. Çocukların din dersine katılıp katılmayacaklarına karar vermek velilerin 3. Din dersi, mezhepsiz okullar dışındaki kamu okullarında düzenli derslerdendir. Din dersi, devletin denetim hakkına zarar vermeyecek şekilde, dinî 5 Konuyla ilgili bilgi için bkz. Norbert Rixius, Unterricht für ausländische Kinder und Jugendliche in der Bundesrepublick Deutschland und in West Berlin, Yayına Hazırlayan (Hrsg): Landesinstitut für Schule und Weiterbildung, Rahmenbedingungen und Materialien zur religiösen Unterweisung für Schüler Đslamischen Glaubens, Express Edition, Berlin 1987, s. 11-17. 6 Anayasanın 4. maddesi 1. ve 2. fıkralarında geçen din, inanç, din özgürlüğü ve dinî uygulama kavramları hakkındaki tartışmalar için bkz. Thorsten Anger, Islam in der Schule, Rechtliche Wirkungen der Religionsfreiheit und der Gewissensfreiheit sowie des Staatskirchenrechts im öffentlichen Schulwesen, Duncker & Humblot GmbH Berlin 2003, s. 36-149. 7 Bu konuda farklı uygulamalar mevcuttur, mesela cemaat ve Eyalet Kültür Bakanlıkları ortak bir program çalışması yapabilmektedir. Burada asıl vurgu, devletin tek başına din dersi içeriğini oluşturamayacağıdır. 3

cemaatlerin temel ilkeleriyle uygunluk içinde verilir. Hiçbir öğretmen, iradesine aykırı olarak din dersi vermeye zorlanamaz. 4. Özel okul açma hakkı güvence altındadır. Kamu okullarının yerine geçmek üzere özel okullar devletin izniyle kurulurlar ve eyalet yasalarına tabidirler. 7. Madde fıkralarında geçen ifadeler açıklanırsa, birinci fıkrada geçen devletin denetlemesi ifadesi, devletin tarafsızlık prensibiyle çelişmemektedir. Devlet-kilise ayırımı korunmaktadır. Alanlar ayırımı söz konusudur ve devlet bütün dinlere eşit mesafede yaklaşmaktadır. Bu fıkra daha çok devletle dinî cemaat arasındaki ilişkiye (ortaklığa), devletle dinî cemaatin birçok alanda karşılaştığına işaret etmektedir. Đkinci fıkrada veliye, çocukların din dersine katılıp katılmayacağına karar verme yetki ve sorumluluğu verilmektedir. Aslında Anayasanın 6. maddesi 2. fıkrasında geçen Çocukların bakım ve eğitimi ana ve babanın doğal hakkı ve en önde gelen yükümlülüğüdür genel ifadesiyle verilen görevden farklı değildir. Dolayısıyla bu hükümlerle, verilecek olan din dersinin ailenin isteğinin dışında olmaması gerektiği ifade edilmektedir. Bu sebeple de öğrenci okula kayıt olurken çocuğun ailesine, din dersine çocuğunu göndermek isteyip istemediği ve hangi din dersine göndermek istediği sorulmaktadır. Genel olarak eyaletlerde on dört yaşına kadar bu belirlemeyi aile yapmaktadır. Din dersine katılmayan öğrenciler için eyaletlerde farklı dersler konulmuş ve çoğunlukla da Etik Dersi olarak şekillenmiştir. Mesela; Aşağı Saksonya da Değerler ve Normlar, Brandenburg ta Yaşamı Düzenleme- Etik- Din Bilgisi (LER), Bavyera da Etik adını almaktadır. Din dersini seçmeyen bir öğrenci Bavyera da Etik dersine devam etmek zorundadır. Đkinci fıkrada geçen Kamu okulları ifadesinden kastedilen, eyaletler ve belediyeler tarafından desteklenen ve eyalet hukukunca kamu okulu olarak kabul edilen okullardır. Din dersinin düzenli ders (ordentliches Lehrfach) olması ise diğer branş dersleriyle aynı konumda, ders planının içinde, zorunlu olan ve personel talebinin karşılanması devlet tarafından desteklenen derslerdir. Diğer branşlarda olduğu gibi devlet derse en az katılımcı sayısını belirleme yetkisine sahiptir. Dersin, devletin denetim hakkına zarar vermeyecek şekilde ve dinî cemaatlerin temel ilkeleriyle uygunluk içinde verilmesinden anlaşılanlar şunlardır: Devletin denetim hakkına zarar vermeyecek şekilde ifadesi aslında 7. maddenin 1. fıkrasında geçen Bütün okul rejimi devletin denetimi altındadır cümlesiyle açıklanmaktadır. 4

Devlet denetiminden eyalet in anlaşılması gerektiği bildirilmektedir. Oebbecke, devlet denetiminden okul yetkililerinin yönetim ve karar verme yetkisini anlamaktadır. Buna göre dersin hedefleri, organizasyon sınırlarının tespiti, öğretim programının düzenlenmesi, öğretmenin ve ders kitaplarının seçimi, okul denetiminden geçmektedir. Anayasaya, yasalara ve kamu düzenine aykırı hususlar denetlenmektedir. Dersin, dinî cemaatin temel ilkeleriyle uygunluk içinde olmasının istenmesi aslında aşağıda ayrıntılı olarak ele alınacak olan devlet kilisesi hukuku ile ilgilidir. Buna göre ders mezhep merkezlidir. 8 Dersin dinî muhtevasını oluşturmak ve hedeflerini belirlemek dinî cemaate aittir. Devlet ise okulda din dersinin verilebilmesi için organizasyon imkânlarını sunmaktadır. 9 Cemaat, dersin dinî muhtevasını ve hedeflerini belirlemede söz sahibi olduğu gibi öğretmenlerin eğitimi ve hizmet içi eğitimleriyle de ilgilenmektedir. Hıristiyan Din Dersi Öğretmeni olacak öğretmen adayları, bir okulda öğretmenlik yapabilmeleri için aynı zamanda bağlı oldukları dinî cemaatten onay almaktadır. Katolik mezhebinin öğretmeni missio canonica, Protestan mezhebinin öğretmeni vocatio icazeti alır. Anayasaya göre, öğretmenin vicdanıyla çelişen bir dersi vermesi söz konusu değildir. Dolayısıyla öğretmen din dersini verip vermemekte özgürdür. Bremen, Berlin ve Brandenburg eyaletlerinde Anayasanın 141. maddesi uygulanmaktadır. Buna göre 1949 tarihli Anayasa yürürlüğe girmeden önce din dersi için farklı bir düzenleme yapılmıştır. Bu sebeple din dersinin sorumluluğu ve denetimi tamamen dinî cemaate aittir. Bunun haricinde diğer kurallar her eyaletin yasalarında ve okul kanunlarında yer almaktadır. Đslam Din Dersi ile ilgili yasaların yorumlanmasında ve uygulanmasında farklılıklar olabilmektedir. Konuyla ilgili tartışmalar aşağıda yer almaktadır. 8 Janbernd Oebbecke, Islamischer Religionsunterricht an deutschen Schulen Aktuelle Fragen und Problemstellungen, epd-dokumentation, Islamischer Religionsunterricht an deutschen Schulen? Fragen, Probleme, Konzeptionen und Perspektiven. Beiträge einer Tagung in Ev. Akademie Mülheim, 10 Ocak 2000, Cilt: 2/00, s. 5-6. 9 Devlet ve dinî cemaatin görev dağılımı ve sorumlulukları, ortak çalışma alanları hakkında daha geniş bilgi için bkz. Martin Heckel, Der Rechtsstatus des Religionsunterrichts im pluralistischen Verfassungssystem des Grundgesetz, Zeitschrift Für Theologie Und Kirche, 96 Jahrgang, Mohr Siebeck Verlag Tübingen 1999, s. 553-554; Martin Heckel, Religionsunterricht auf dem Prüfstand, Zeitschrift Für Theologie Und Kirche, 102. Jahrgang, Cilt 2, Mohr Siebeck Verlag, Haziran 2005, s. 251-252, 264-266. 5

b. Đslam Din Dersi nin Okullarda Uygulanmasına Đlişkin Tartışılan Bazı Konular Tartışılan konuların başında muhatap kabul edilebilecek dinî cemaat sorunu bulunmaktadır. Dinî cemaat sorunu ise çok boyutlu tartışılmakta ve yorumlar yapılmaktadır. Tartışmalarda yer alan diğer konular Đslam din dersinin programı, dili, öğretmeni, kiliselerin tutumu vb. konulardır. (1) Đslam Din Dersi Đçin Muhatap Kabul Edilecek Dinî Cemaat Sorunu Anayasaya uygun bir din dersinin okullarda okutabilmesi yine Anayasaya uygun muhatap dinî cemaatin olmasına bağlıdır. Anayasada geçen dinsel topluluk ile dinî cemaatin aynı anlamda kullanıldığı belirtilmektedir. 10 Buna göre aslında dinî cemaat ten Hıristiyan kiliseler kast edilmektedir. Çünkü bu hükümler Katolik ve Protestan Kiliselerin faaliyetlerini düzenlemek üzere yasalaşmıştır. 11 Ancak bu cemaat Hıristiyan olmayan bir dinî cemaat olabildiği gibi dünyevî bir görüşü savunan cemaatte olabilmektedir. 12 10 Simone Spriewald, Rechtsfragen im Zusammenhang mit der Einführung von islamischen Religionsunterricht als ordentliches Lehrfach an deutschen Schulen, TENEA Verlag, Berlin 2003, s. 98. 11 Almanya tarihinde ve Almanca konuşulan devletlerin tarihinde 1520 yılına kadar Katolik Kilisesi hâkim rol oynamıştır. Bu tarihten sonra Katolik ve Protestan kiliseler arasında rekabet oluşmaya başlamıştır. Ortaçağ da kilise savaşları Katolik kilisesi ile Kutsal Roma Krallığı Alman Nasyonali arasında olmuştur. Reformasyon dan sonra ise Katolik ve Protestan kiliseler arasında çatışma yaşanmıştır. 17. Yüzyılda bu savaşlar o kadar genişlemiştir ki, bir kiliseye sempati duyan ülke ile diğer bir kiliseye sempati duyan ülke arasında savaşlar olmuştur. Bunlardan en zarar verici olanı 30 Yıl Savaşları olarak bilinir. 17.ve 18. Yüzyılda savaşlar, Protestan kilisesinin kendi içine yönelmiş ve Lutherciler, Kalvinistler ve Reformasyoncular arasında bir çatışma olmuştur. Katolik Kilise si, Reformasyon dan itibaren merkezî olarak organize olmuş ve Roma ya yönlendirilmiştir. Onun görevi tüm yeryüzünde misyonerlik yapmaktır ve bu amaçla yola çıkarak Katolik ülkelerde kendine güç aramıştır. 1871 ve 1878 yıllarında Alman ve Prusya Đmparatorluğu döneminde, kilise ve Đmparatorluk arasında kültür savaşları mevcuttur. Bu dönemde kilisenin tekelinde olan evlenme törenleri, onların yetkisinden alınmıştır. Đmparatorluk kanunlarına göre bu dönemden itibaren kilise nikâhı gerekli görülmemiş ve hatta yasaklanmış devlet nikâhı yeterli olmuştur. Kilise gittikçe yetkisini kaybetmeye başlamıştır. Weimar Anayasası da bu dönemin sonlarında 1919 yılında kabul edilmiştir. 1949 Anayasası kilise hukuku ile ilgili olarak hâlâ Weimar Anayasası ndaki maddeleri kabul etmektedir. 1949 Anayasası nda kilise hukuku ile ilgili bir değişiklik yapılmamıştır. Bunun sebepleri konusunda bazı tartışmalar yapılmaktadır: Yasa koyucuların bu maddeleri düzenlemek için yeterli vakitleri olmamıştır ya da yasa koyucu politikacıların kilise ve devlet arasındaki ilişkiyi düzenleyen kuralları koyacak yeterlikte değillerdi, gibi. Ayrıca Kilise düşmanı Nasyonal Sosyalist Devlet in, kilise ve din özgürlüğünü bilinçli olarak kısıtlamak maksadıyla Weimar Yasalarını görmezden geldiği de belirtilmektedir. Geniş bilgi için bkz. Joachim Rottmann, Rechtliche Stellung von Religionsgemeinschaften im demokratisch verfaßten pluralistischen Staat, Wolfgang Döring Vakfı Theoder Heuss Akademisi, Gummersbach ta, 1988 ve 1994 yılında sunulmuş tebliğ, s.1-5. 12 Kamu tüzel kişi hakkı statüsünü kazanan Yahudiler, bu hakkı 1949 Anayasası ile devam ettirmişlerdir. 2003 yılında Federal Almanya Hükümeti ile Yahudilerin merkez konseyi arasında bir sözleşme imzalamıştır. Bu sözleşmeyle Almanya daki Yahudilere yüksek meblağda mali destek 6

Anayasanın 140. maddesi şöyledir: 11 Ağustos 1919 tarihli (Weimar) Alman Anayasası nın 136, 137, 138, 139. ve 141. madde hükümleri, bu Anayasanın ayrılmaz parçasıdır. Weimar Anayasası nın ilgili hükümleri incelenecek olursa 136. maddesi şöyledir: 3. Hiç kimse dinî inancını açıklamakla yükümlü değildir. Resmi makamlar ancak kişi için hak ve yükümlülükler doğurması ya da yasayla düzenlenen istatistiklerin gerektirdiği ölçüde, bir kiliseye ya da bir dine mensubiyet konusunda soru sorma hakkına sahiptir. 4. Hiç kimse bir kilise ibadetine veya törenine veya dinî bir ibadete katılmaya veya dinî bir yemin şeklini kullanmaya zorlanamaz. Weimar Anayasası nın 137. maddesi: 1. Devlet kilisesi yoktur. 2. Dinsel topluluk kurma hakkı güvence altına alınır. Dinsel toplulukların Đmparatorluk sınırları içinde birleşmeleri hiçbir sınırlamaya tabi değildir. 3. Her dinsel topluluk, kendi işini, herkes için geçerli olan yasaların sınırları çerçevesinde bağımsız olarak düzenler ve yönetir. Görevlilerini, devlet ya da belediyelerin katılımı olmaksızın belirler. 4. Dinsel topluluklar, medeni hukukun genel hükümlerine göre hukuksal yeterlik kazanırlar. 7. Belirli bir dünya görüşüne ortaklaşa hizmet etmeyi kendilerine amaç edinmiş birlikler de dinsel topluluklara eşit sayılırlar. Weimar Anayasası nın 138. maddesi: 2. Dinsel topluluk ve derneklerin mülkiyet ve diğer hakları, onların diyanet, öğretim ve hayırsever amaçlara hizmet eden kuruluş ve vakıfları ve diğer servetleri güvence altına alınır. Weimar Anayasası nın 141. maddesi: Orduda, hastanelerde, cezaevlerinde ve diğer kamu kuruluşlarında ibadet ve maneviyat takviyesine gereksinme olduğu ölçüde dinsel topluluklara, gerekli dinsel işlemlerin yapılması hususunda izin verilmelidir. Bu arada her türlü zorlamadan kaçınılmalıdır. sağlama kararı alınmıştır. Geniş bilgi için bkz. Recai Doğan, Avrupa Birliği Sürecinde Dinî Kurumlar ve Din Eğitimi: Almanya Modeli, Avrupa Birliği Sürecinde Dinî Kurumlar ve Din Eğitimi, Đslâmi Đlimler Araştırma Vakfı Yay., Đstanbul 2007, s.257. 7

Federal Almanya Anayasasının 141. maddesi ise yukarıda da belirtildiği üzere bazı istisnalara işaret etmektedir. 7. Maddenin 3. fıkrasının 1. cümlesinin hükmü 1 Ocak 1949 tarihine kadar eyalet hukukunca başka türlü düzenlenmiş bulunduğu takdirde, o eyalette uygulanmaz. 141. madde uyarınca din dersi devlet tarafından verilen düzenli bir ders değildir, dinî cemaatler tarafından kilise içi bir durum olarak kabul edilir. Yasaya göre, devlet ders içeriğini ve öğretmeni belirlemeye yetkili değildir, dersin okulda verilmesi için imkânları hazırlamaktadır. 13 Berlin ve Bremen eyaletlerinde Anayasanın 7/3. maddesi geçerli değildir. Brandenburg Eyaleti de bu konuda Federal Anayasa Mahkemesine başvurarak bu hakkın kendisi için geçerli olmasını istemiştir. Kişiler, dinî cemaati oluşturabilmek için Anayasanın geçerliliğinin bulunduğu alanda belirli ortaklıklar etrafında birleşmelidir. Bu cemaatin din derslerini üstlenebilmesi ise belirli bir öğretiye sahip olmayı gerektirmektedir. Din dersi vermek için çoğunluğun görüşüne göre, bir dinî cemaatin, tüzel kişi hakkını elde etmesi gerekli değildir. Okullarda din dersi vermek için tüzel kişilik hakkını elde etmek gerekmese de bu hak elde edildiğinde din dersi verme hakkı da elde edilmiş olmaktadır. 14 Hukukçular dinî cemaat olarak kabul edilmede bazı şartlar koymaktadır. Bu şartlar Anayasa yorumcuları ve araştırmacılar tarafından genelde şöyle sıralanmaktadır: Söz konusu dinî cemaatin tüzüğünün olması, cemaatin devamlılığının garanti edilmesi (var oluş süresi), üye sayısının belli çoğunlukta, üyelerinin belirli ortaklıklar etrafında birleşmesi ve üye olma kurallarının belirli olması, diğer cemaatlerden farklı bir özelliğinin olması, Anayasaya bağlı kalması ve dikkat etmesi. 15 Şartların detaylarında ve uygulamasında bazı belirsizlikler mevcuttur. 16 Özellikle süre ve üyenin ne kadar olması gerektiği konusunda netlik yoktur. Üye sayısında 13 Geniş bilgi için bkz. Martin Heckel, Verfassungsrechtliche Gesichtspunkte zu einem Religionsunterricht für muslimische Schülerinnen und Schüler, Yayına Hazırlayanlar (Hg): P. Schreiner, K. Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s. 95. 14 Cemal Tosun, Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Basılmamış Araştırma, Ankara 2002, s. 63, 65. 15 Ali Özgür Özdil, Aktuelle Debatten zum Islamunterricht in Deutschland, E.B.-Verlag, Hamburg 1999, s.63; Spriewald, age., s.125-128; Axel Emenet, Verfassungsrechtliche Probleme einer islamischen Religionkunde an öffentlichen Schulen, Dr. Hänsel-Hohenhausen AG. Verlag., Frankfurt am Main 2003, s. 155-166; Doğan, agm., s. 259-260. 16 Đslami Din Cemaati Hessen in, Đslam Din Dersi talebi 14 Eylül 2005 yılında Hessen Đdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Sebep olarak da Anayasaya uygun bir din cemaati olmadığı, bireysel projeleri uygulamaya koymak isteyen ilgili bir dernek olduğu belirtilmiştir. 8

kesinlik olmadığından ancak uygulamalardan yola çıkılarak bazı tespitlerde bulunulabilmektedir. Küçük dinî gruplardan mesela Kuzey Ren Westfalya Eyaleti nde Adventist ler 5300 üye ile dinî cemaat olarak tanınmıştır. Mormonlor ve Yeni Apostolik Kilise bu hakkı elde eden diğer küçük cemaatler arasında sayılmaktadır. Tosun, dinî cemaatin diğer üyelerinin de temsil edebilmesi için üye gerekli sayısının 10 bin ila 80 bin arasında ifade edildiğini belirtmektedir. 17 Hıristiyan cemaatlerin üye sayısı kısmen vaftiz uygulamasıyla resmi olarak tespit edilebilmektedir. Vaftiz olan kişiler aynı zamanda kilise cemaatine üye olabilmektedir. Ancak Đslam da kişilerin Müslüman olduğuna dair resmi bir işlem, şayet başka bir dinden Đslam a geçmediyse, yapılmamaktadır. Özellikle Almanya şartları düşünüldüğünde herhangi bir Đslami dernek ya da birliğe üye olmayan fazla sayıda Müslüman mevcuttur. Birliğin/derneğin geçmişi, var olma süresi ile ilgili farklı ifadeler mevcuttur. En az ifade edilen süre 10, en çok 80 yıllık geçmişinin olması gerektiğini belirtenler olduğu gibi, yaklaşık 30 yıl kadar geçmişinin olmasını yeterli bulanlar da vardır. Ayrıca eyaletlerin bu konuda tek başlarına karar veremeyecekleri 16 eyaletin birlikte karar vermek zorunda olduğu da ifade edilmektedir. Bir eyalette Almanya daki Yahova Şahitleri nin 1997 yılında kamu tüzel kişi hakkı talepleri demokratik düzeni desteklemedikleri sebebiyle ret edilirken 16 Haziran 2006 yılında artık bu birliğin kamu tüzel kişi hakkını elde etmesine karar verilmiştir. 18 Kamu tüzel kişilik hakkını elde eden bir diğer birlik Alman Demokratik Cumhuriyeti zamanında başvuru yapan Alman Demokratik Cumhuriyet inde Đslami Din Cemaati dir. Cemaat, 1990 yılının başlarında kurulmuştur. 09.03.1990 yılında Alman Demokratik Cumhuriyeti Anayasasının 39. maddesine istinaden kamu tüzel kişi hakkını elde etmiştir. Đslami Din Cemaati, iki Almanya nın birleşmesinden sonra 1991 yılında yeni bir tüzük oluşturarak modern ve demokratik yasalara bağlı olduğunu ifade etmiştir. 19 17 Tosun, Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, s. 64. 18 Spuler Stegeman, Muslime in Deutschland, Herder Verlag, Freiburg im Breisgrau 2002 s.231; http://www.berlin.de/ landespressestelle/archiv/ 2006/06/13/41992/index.html, (erişim 23.05.2007). 19 http://islam.de/3132.php, (erişim 23.05.2007). 9

Dinî cemaatin gerçek kişilerden (natürlicher Personen) bir araya gelmiş bir organizasyon olması gerektiği, çatı örgütü olmaması gerektiği de tartışılan konulardan bir başkasıdır. 20 Müslümanların, kamu tüzel kişi statü hakkını elde etmelerine karşı olan görüşler de mevcuttur. Stegemann, Katolik ve Protestan kilisesinin, küçük Hıristiyan gruplarının kamu tüzel kişi hakkını elde edebildiklerini ve Hıristiyanlardan birleşmeleri istenmezken Müslümanlardan böyle bir talepte bulunulmasının adil olmadığını belirtir. Ona göre, Đslam ın kamu tüzel kişi olarak ispat edilmesini istemek, onu batı düşünce ve organizasyonuyla ortaya koymaktır. Bu ise Đslam a uymayan Đslami Kilise oluşturma çabasıdır. 21 Aynı görüşü farklı bir bakış açısıyla savunan Tibi de Müslümanların kamu tüzel kişi hakkı elde etmeye zorlanmasına karşıdır. Sebebini de şöyle açıklar: Almanya da derneklerde organize olmuş Đslam ın altında, din olarak Đslam dan daha çok politik ideolojiye sahip Đslamcılık ve dinî dogmatik olarak Đslami Ortodoksluk bulunmaktadır. Müslümanlar ne mezhepsel olarak ne de kültürel olarak aynıdırlar. Camileri bir ibadet evidir, kiliseye benzer kurum değildir. Ona göre, Đslam ve Đslamcılığın ayrılması güçtür. Đslamcıların kamu tüzel kişi hakkı elde etmesiyle, demokratik bir şekille kendilerine alan açılmaktadır. Đslami Ortodoksluk, inanç özgürlüğünü tanımamaktadır. Tibi, Đslam dan dönenleri mürtet ilan ettiklerini ve mürtetlerin akıbetlerinin ise Salman Rüşdi gibi olacağını düşünmektedir. O, bu sebeple Müslümanlara, Alman-Avrupalı vatandaş anlamında citizens olarak bireysel insan haklarının tanınması gerektiğini savunur. Çok kültürlülüğü kabul eden birlik haklarına Avrupa da karşıdır. Ona göre, Đslami bir kilise ile entegrasyon ve tolerans oluşmayacağı gibi din dersi ile de oluşmayacaktır. Đslami cemaatler kamu tüzel kişi hakkını elde etmek için Đslam Din Dersini araç olarak kötüye kullanmaktadır. Tibi, Đslamcılar tarafından şekillendirilecek bir din dersi yerine başka bir branşa entegre edilmiş Đslam dersi teklif eder. Đbrahimî Dinlerin Değer ve Normları ya da Monoteist Ahlak gibi. 22 20 Adel Theodor Khoury, Peter Heine, Janberd Oebbecke, Handbuch Recht und Kultur des Islams in der deutschen Gesellschaft, Gütersloher Verlagshaus, Gütersloh 2000, s.322. 21 Stegeman, Muslime in Deutschland, s.232. 22 Bassam Tibi, Die christliche Kirche als Modell für eine islamische Religionsgemeinschaft in Deutschland?, Der Islam und Deutschland, Muslime in Deutschland, Deutsche Verlags-Anstalt, Stuttgart München 2001, s.265-290. 10

Bir başka sorun da Anayasaya uygun bir Đslam cemaatinin kabul edilebilmesi için Müslümanların tek bir dinî cemaatte organize olmasının beklenmesidir. Bunun sebebi devlet yetkililerinin ortak iş yapacağı, iletişime geçeceği tek bir muhatabın olmasıdır. Müslümanlar çok sayıda dernek ve birlik adı altında organize olduklarından bunun sorun teşkil ettiği belirtilmektedir. Bu tür bir söylemin altında Sünnilere, Şiilere, Alevilere ayrı ayrı din dersi düzenlemekten kaçınma amacı vardır. Şayet ders, çok sayıda Müslüman ın din dersi ihtiyacına cevap teşkil etmezse, derse katılım oranı düşecektir. Fakat benzeri durum Hıristiyanlar için de söz konusudur. Birçok mezhepsel bölünmeler mevcuttur. Onlardan böyle bir talep beklenmemektedir. 23 Özetle, Đslam ın kilise benzeri bir hiyerarşisinin olmaması sebebiyle 24 onun kiliseye benzetilerek bazı haklara kavuşması ve bunun için de cemaatlerin zorlanmasının olumlu bir yaklaşım olmayacağı dile getirilen hususlar arasındadır. Alman Anayasası ve kanunlarında Đslam ın kamu tüzel kişi statüsünde tanınmasına yönelik yeni kararlar alınıp alınmayacağı da tartışılmaktadır. 25 Mevcut sorunun aşılmasında diğer Avrupa ülkelerindeki uygulamaların çözüm üretmede yardımcı olabileceği de düşünülmektedir. 26 23 Oebbecke, agm., s. 9-11; Hıristiyan mezhep ve grupların üye sayısı ve çeşitleri için bkz. http: // www.remid.de/ remid_info_zahlen.htm, (erişim 23.05.2007). 24 Đslam da kiliseye benzer bir yapının olmamasına rağmen bir kurumsallaşmanın var olduğunu belirten araştırmacılar da mevcuttur. Hıristiyanlık taki dinî lider ve cemaati temsil eden şahsın benzeri olarak Sünni Osman lıda Şeyhülislam, Safavi Şiiler de Sadr, çağdaşlardan Ezher Üniversitesi Rektörü milli büyük müftü verilen örnekler arasındadır. Mathias Rohe, Der Islam-Alltagskonflikte und Lösungen, Verlag Herder Freiburg im Breigrau 2001, s. 174. 25 Almanya Sosyal Demokrat Partisi nden Azınlık Çalışma Grubu Eyalet Başkanı Kenan Kolat benzer görüşü savunmaktadır. Muhatap olarak bir organizasyonun alınmasına karşıdır. Yaptığı bir konuşmada Fatiha Suresi ni okuyarak insan ile Allah arasında kişi ve organizasyon yer alamaz, demiştir. Muhatap konusunu teolojik olarak temellendirdikten sonra Anayasa da değişiklik yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ona göre, Đslam için farklı ekler konulmalıdır. Alman Üniversitelerinde Đslam Enstitüsü, Fakültesi kurulmalıdır. Bu Fakülte bilimsel olarak çalışmalı ve Đslam ülkelerinden gelen uzmanlardan oluşan bir danışma kurulu kurulmalıdır. Almanya da Müslümanların temsilcisi olarak muhatap kabul edilmelidir. Forum Werte bezogene Bildung in der Demokratie III, Islamischer Religionsunterricht an Berliner Schulen Probleme, Fragen, Antworten Podiumsdiskussion am 29. Mart 2000, Friedrich Ebert Stiftung, Berlin, s. 10-11. 26 Rohe, 1983 yılında Đslam Din Dersi nin kurumsallaştığı Avusturya nın hukuki durumunun ancak Bremen ve Berlin gibi eyaletler için örnek olabileceğini belirtmektedir. Anayasanın 141. maddesi gereğince (Bremer Klausel). Bkz. Rohe, Der Islam-Alltagskonflikte und Lösungen, s. 171; Avrupa da Đslam Din Dersi uygulamaları için bkz. Irka Christin Mohr, Islamischer Religionsunterricht in Europa, transcript Verlag, Bielefeld 2006, s. 143-147, 209-214; Adnan Arslan, Religiöse Erziehung der muslimischen Kinder in Deutschland und Österreich, Islamisches Sozialdienst- und Informationszentrum, Stuttgart 1998, s.202-234; Harry Harun Behr, Christoph Bochinger, Gritt Klinkhammer, Perspektiven für die Ausbildung muslimischer Religionslehrerinnen und 11

(2) Kiliselerin Đslam Din Öğretimine Yaklaşımı Müslümanların Đslam Din Dersine yönelik çabaları konusunda görüş belirtenler arasında kiliseler de vardır. Protestan kilisesi 1983 yılındaki Müslüman Çocuk ve Gençlerin Eğitim ve Öğretimi başlıklı açıklamasından sonra 1999 yılının Şubat ayında konuya ilişkin görüşlerini tekrar belirtmiştir. Özetle şöyledir: Din özgürlüğü sadece Hıristiyan batı dinleri için geçerli değildir. Tersine yabancı bir kültürün dinine sahip olsalar dahi devletin bütün vatandaşlarının din hakları garanti altına alınmıştır. Müslümanlar, Anayasa da talep edilen ve Alman devletinin dinî cemaatte muhatap kabul edeceği otoriteyi çıkartmada zorluk yaşamaktadır. Bu sebeple çatı örgütleri kurmaktadırlar. Bu örgütler şayet dinî cemaat statüsünü elde edebilirlerse, din dersi için devletin muhatabı olabilirler. Müslüman çocuklara, dinî yaşam açılımları sağlaması ve diğer dinî anlayışları kavramalarını kolaylaştırabilmesi için geldikleri ülkenin geleneklerini öğrenmeleri önemlidir. Onları dinsiz ve sahipsiz bırakma sorumluluğu alınamaz. Kilise ye göre, Müslüman ailelerin, çocuklarını çoğunlukla Đslami dernek ve cemaatlerin özel organizasyonlarına (Kur an Kursu) bırakması ürkütücüdür. Burada çocuklar Federal Cumhuriyetin Anayasasına aykırı olacak radikal etkilenmelere maruz kalmaktadır. Bu sebeple Hıristiyan Din Dersi gibi Müslümanların da devletçe desteklenen, bilimsel ve konuşma yeteneğini geliştirici bir derse sahip olması entegrasyona hizmet edecektir. Bu ders Anayasanın 7/3. maddesine uygun olmalıdır. Ana dili tamamlama dersi çerçevesinde verilen Đslam Dersi Anayasaya uygun değildir. Devlet şayet dinî cemaati kendi oluşturma yoluna giderse devletin tarafsızlığı ilkesini ihlal etmiş olur. Türk olmayan öğrenciler bu derse, ders dilinin Almanca olmaması sebebiyle katılamamaktadır. Söz konusu olan dersin, Türk Devleti ile bağlantılı olması da problem teşkil etmektedir. Almanya daki Türk kurumlar bütün Müslümanları temsil etmemektedir. Eyaletlerdeki Müslüman dernek ve gruplar din dersi için birleşmelidir. Devlet tarafından desteklenen Đslam Kültürü (Islamkunde) türünde dersler Anayasanın 7/3. maddesine uygun değildir. Müslümanların Anayasa ya uygun dersleri olmalıdır. Religionslehrer in Deutschland, Universität Bayreuth, Kulturwissenschaftliche Fakultät, Januar 2003, s. 60-68. 12

Her din dersi Almanca ve Alman okul denetiminde olmalıdır. Dersin öğretmenleri, eğitimli ve devletçe tanınan, devlet gözetiminde olan öğretmen ya da ruhanî olmalıdır. Alman üniversitelerinde Đslam Öğretmenliği bölümleri gereklidir. Đslam din dersi, Hıristiyan din dersinin bilimselliği ve pedagojisi seviyesinde olmalıdır. 27 Katolik Kilisesi de Anayasanın 7/3. maddesine uygun olan bir Đslam Din Dersini onaylamaktadır. Ancak bu dersin uygulamaya konulmasında bazı sorunların olduğuna dikkat çekmektedir. Đslam da bu dersin içeriğine karar verecek resmi bir merci yoktur. Böyle bir otoritenin olması devletin de muhatabı olacaktır. Dersi verecek öğretmenler, devlet tarafından kabul edilen öğretmenlik eğitimi almış olmalıdır. Bu nitelikte öğretmenler henüz eksiktir. Okulda düzenli bir ders olarak verilecek Đslam din dersinin, anayasa ve eyalet yasalarıyla uyum içinde olması gerekir. Buna din özgürlüğü vb. dâhildir. 28 (3) Đslam Din Dersinin Đçeriğine Yönelik Tartışılan Konular Đslam din dersinin içeriğine yönelik yapılan tartışmaların başında, dersin anayasa ve eyalet yasalarına uygun olup olmadığı konusu gelmektedir. Alman okullarında okutulacak dersler ancak anayasa ve eyalet yasalarına aykırı olmadığında okullarda yer alabilmektedir. Đslam din dersinin içeriğine ilişkin tartışılan konular, özellikle Đslam ceza hukuku, aile ve muamelat hukuku ile ilgili bazı Kur an ayetleri ve uygulamalardır. 29 Alman anayasa ve değerlerinin geçerli olduğu devlet ve toplumda, 27 Evangelische Kirche in Deutschland, Religionsunterricht für muslimische Schülerinnen und Schüler, Eine Stellungnahme des Kirchenamtes der EKD vom 16.02.99; Ayrıca Kasım 2006 da yayınlanan EKD-Texte 86, Klarheit und gute Nachbarschaft, Christen und Muslime in Deutschland, Eine Handreichung des Rates der EKD, s.61-62 de, Protestan Kilisesi nin Đslam Din Dersi ile ilgili görüşlerinde bir değişme olmadığı anlaşılmaktadır. Aynı görüşler için bkz. Jörn-Erik Gutheil, Evangelische Kirche und Islam, Bundesamt für Migration und Flüchtlinge, Fachtagung, Integration und Islam, Band 14, 2006, s. 39. 28 Prälat Ernst Blöckl, Stellungnahme des Katolischen Schulkommissariates in Bayern zu Vorschlägen, einen islamischen Religionsunterricht als ordentliches Schulfach einzuführen, 12. Ocak 1999, Staatsinstitut für Schulpädagogik und Bildungsforschung, Islamischer Religionsunterricht an bayerischen Schulen?, März 2000, s.42. 29 Tartışılan konular hakkında geniş bilgi için bkz. Hans Peter Füssel, Tilman Nagel, Islamischer Religionsunterricht und Grundgesetz, Yayına Hazırlayan (Hrsg): Landesinstitut für Schule und Weiterbildung, in: Rahmenbedingungen und Materialien zur religiösen Unterweisung für Schüler islamischen Glaubens, Express Edition GmbH, Berlin 1987, s.39-51; Katrin Janke, Institutionalisierter Islam an staatlichen Hochschulen, Peter Lang Europäischer Verlag der Wissenschaften, Frankfurt am Main 2005, s. 161-183; Adel Theodor Khoury, Peter Heine, Janberd Oebbecke, age., s. 237-241; Christine Schirrmacher, Ursula Spuler Stegemann, Frauen und die Scharia, Die Menschenrechte im Islam, Heinrich Hugendubel Verlag, Kreuzlingen München 2004, 13

inanılan ve uygulanılan bazı din anlayışlarının geçerliliğini devam ettirip ettirmediği, modern çağa göre yorumların değişip değişmediği sorgulanmaktadır. Đslam Din Dersi nin fundementalist içerikle hazırlanılmasından endişe edilmektedir. Aşağıda Đslam la ilgili tartışılan ve üzerinde yorum yapılan konulardan bazıları yer almaktadır: 1. Kadın: Kadın erkek eşitsizliği, kadının boşanması, kadının dövülmesi, erkeklerin Yahudi veya Hıristiyan bir kadınla evlenmesine izin verilmesi, dolayısıyla kadınların Yahudi ve Hıristiyan larla evlenememesi hükmünün çıkartılması, erkeğin dört kadınla evlenmesine izin verilmesi, kadının mirastan payının azlığı, kadının şahitliğinin yarım sayılması vb. 2. Ceza hukuku: Hırsızlık yapanların ellerinin kesilmesi, zina eden kadın ve erkeğin yüz değnek sopa ile cezalandırılması, Allah a ve elçisine savaş açanların öldürülmeleri ve asılmaları, kan davasını tamamen sona erdirmeyen uygulamalar olarak gösterilen kısas ayetleri. 3. Din Özgürlüğü: Uygulamalardan hareketle din özgürlüğünün olmadığı savunulmaktadır. Müslüman olup daha sonra dinini değiştiren veya dinsizliğini ilan eden kimsenin öldürülme kararı, herkesin dinî inanç ve kanaatlerini serbestçe yaşamasına Đslam ın izin verip vermediğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. 4. Đslam ın demokrasi ile uygunluğu. 5. Đslam ın cihadı teşvik etmesi. 6. Đslam ın, kendisinden önceki dinlerin ve kitaplarının tahrif edildiğini bildirmesi, Yahudi ve Hıristiyanların dost edinilmemesi. (4) Đslam Din Dersinin Diline Yönelik Tartışmalar Đslam Din Dersi ile ilgili tartışılan diğer bir konu dersin diline yöneliktir. Ders dilinin Almanca olması konusunda Alman tarafında ısrar söz konusudur. Bu konuda ısrarın sebebi ise hem dersin denetiminin daha kolay yapılabilmesi hem de farklı milletten Müslümanların aynı dersi almasını sağlama amacı vardır. Alman Müslümanlar, Türk kuruluşlarından da Avrupa Milli Görüş Teşkilatı 30, Avrupa Türk s.37-53; EKD-Texte 86, Klarheit und gute Nachbarschaft, Christen und Muslime in Deutschland, Eine Handreichung des Rates der EKD, s.22-71. 30 Avrupa Milli Görüş Teşkilatı nın tarihi serüveni ve bağlantıları şöyledir: Teşkilat ikinci büyük Türk Đslam organizasyonudur. 1976 yılında Türk Birliği Avrupa (Türkische Union Europa e.v.) ismiyle kurulmuştur. Bu kuruluş 1982 yılında Đslam Birliği Avrupa (Islamische Union Europa e.v.) olarak 14

Đslam Birliği 31 gibi dernekler ders dilinin Almanca olmasını istemektedirler. Ancak ders dilinin Almanca olmasında bazı sakıncalar belirtilmektedir. Bu olumsuzlukların başında; öğrencilerin derste öğrendikleri bilgileri ancak Almancayı bilebildikleri oranda öğrenmeleri gelmektedir. Çocuklar, kendi ana dillerinde dini öğrendiklerinde söz konusu sorunun daha az derecede yaşanacağı düşünülmektedir. Diğer taraftan ders dilinin Almanca olmasında belirtilen fayda ise; çocukların, yaşadıkları toplumda kendi dinlerini anlatabilmeleridir. Bu konuda dikkat edilmesi istenilen husus, Đslam ın yine kendi kültürüne ait kavramlarla öğretilmesi, Hıristiyanlığın kavramlarıyla karıştırılarak verilmemesidir. Aksi takdirde bir inkültürasyondan söz edilmektedir. 32 (5) Öğretmenlerin Yetiştirilmesi veya Geldikleri Ülkenin Sorun Olması Đslam Din Derslerinin düzenli bir ders olarak okutulması talebi ve sonuçları aynı zamanda bu ders için öğretmenlerin nerede yetişeceği, sorusunu da beraberinde getirmektedir. Đslam ın devlet kilisesi şeklinde bir kurumsal statü elde etmesi, onun Yüksek Okullarda din dersi öğretmeni yetiştirebileceği anlamına gelmektedir. Fakat bu hakkı şimdiye kadar elde eden bir cemaat yoktur. adlandırılmıştır. 1984 yılında Đslam Birliği Avrupa içinde şiddetli tartışmalar çıkmış ve aynı yıl içinde Cemaleddin Kaplancılar olarak adlandırılan grup bu kuruluştan ayrılmıştır. 20 Mayıs 1985 te Köln de Đslam Birliğinin devamı olarak Avrupa Milli Görüş Teşkilatları (die Vereinigung der neuen Weltsicht in Europa e.v.) kurulmuştur. 1994 yılında ise AMGT, Avrupa Cami Yapımı ve Cami Cemaatini Destekleme (Europäische Moscheebau und unterstützungs Gemeinschaft e.v. (EMUG)) birliğine dönüşmüştür. 1995 yılında Bonn da yer alan AMGT nın isimlendirmesinde tekrar değişiklik yapılarak Đslam Toplumu Milli Görüş (Islamische Gemeinschaft Milli Görüş e.v. (IGMG)) olmuştur. Dolayısıyla her iki birlikte (EMUG, IGMG) çalışmak suretiyle bir görev paylaşımı yapılmıştır. IGMG, Avrupa genelinde 514 cami cemaatine sahiptir bunların 323 ü Almanya da bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak, genç, kadın, spor ve eğitim birlikleri mevcuttur. Toplam olarak 1833 yerel birlikler vardır ve yaklaşık 87.000 üyesi mevcuttur. Cemaat büyüklüğü ise 300.000 kişiden oluşmaktadır. IGMG nin Necmettin Erbakan la ve Türkiye deki zamanın MNP, MSP, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve şuan ki Saadet Partisiyle bağlantıları olduğu belirtilmektedir. IGMG Bavyera Đç Đşleri Bakanlığının her sene yayınladığı Đslamcı Aşırılık kitapçığında Đslamcı Radikal Gruplar arasında yer almaktadır. Bakanlık, bu grupların, savaşçı Đslam ın propagandasını yaptıklarını, kendi ülkelerindeki rejim ve toplum düzeniyle çatıştıklarını ifade etmektedir. Teokratik devlet kurma amacındadırlar. http://www.igmg.de/index.php?module= ContentExpress &func= display& ceid=191, (erişim 06.05.2007); Lemmen, Islamische Vereine und Verbände in Deutschland, s. 40, 44-45. 31 Açılımı Avrupa Türk Đslam Kültür Dernekleri Birliği dir. 21 Mayıs 1988 yılında Avrupa Demokratik-Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu ndan ayrılarak kurulmuştur. Lemmen in bildirdiğine göre kendisine 126 birlik 25.100 şahısla üyedir. Dernek çok kuvvetli Türk Đslam milliyetçisi olarak tanınmaktadır. Ancak Đslamcı yönünün daha ağır bastığı ifade edilmektedir. Tüzüğünde birliğin kültürel, sosyal, dinî ve pedagojik sorumlulukları olduğu belirtilmektedir. Lemmen, Islamische Vereine und Verände in Deutschland, s.57-58. 32 Mualla Selçuk, Cemal Tosun, Türkiye de ve Almanya da (Đslam) Din Dersleri, III. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri (20-24 Eylül 2004), Diyanet Đşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2005, s. 426-427. 15

Öğretmen ve teolog yetiştirmek üzere Üniversitelerde Đslam Kürsüsü için başvurular yapılmaktadır. Islamrat, 33 VIKZ, 34 Zentralrat, 35 yerel cemaatlerden Đslam Din Toplumu Hessen, Aşağı Saksonya daki Şura, Hamburg ta der Rat der islamischen Gemeinschaften in Hamburg, Sünni Đslam ın dışında Almanya da Alevi Cemaat Federasyonu da Üniversitede kürsü isteyenler arasında sayılmaktadır. 36 33 Islamrat (Islamrat für die Bundesrepublik Deutschland) Türkçe adıyla Almanya Đslam Konseyi. Dernek 1932 yılında kurulan Đslam Dünya Kongresi nin devamı şeklinde, 21 Kasım 1986 da Berlin de VIKZ, Nur Cemaati e.v., sufi cemaat Les amis de I Islam e.v. ve Đslam Dünya Kongresi/Alman Grup e.v. kurucu üyelikleriyle kurulmuştur. Đki yıl sonra VIKZ, 1990 yılında AMGT bu dernekten ayrılmıştır. Konsey, kendisini Đslam Dünyası ve Almanya arasında bir köprü olarak görmektedir. Almanya Đslam Konseyi nin temeli Kur an ve sünnete dayalı Đslam öğretisi ve gelenektir. Federal Almanya Anayasası nı ve özgür demokratik ve sosyal hukuk devletini kabul etmektedir. Almanya da Đslam ın kamu tüzel kişi olarak tanınmasını talep etmektedir. Görev alanını, Almanya da yaşayan Müslümanlara sosyal, kültürel ve dinî yönden desteklerde bulunmak olarak açıklayıp sıralamaktadır. Đslam din derslerinin kamu okullarında Almanca, düzenli bir ders olarak okutulması ve Đslam bilginleri, din dersi öğretmenlerinin yetişmesi için yüksek okulların Almanya da kurulmasını istemektedir ve eyaletlerde okul kanunlarını da göz önünde bulundurarak yetkililere bildirmekle sorumlu olduklarını ifade etmektedir. Bu çatı örgütüne, 19 ülke genelindeki dernekler, IGMG gibi, 10 bağımsız eyalet dernekleri, Đslam Federasyonu Berlin gibi ve 2 bölgesel ve yerel birlik, Đslami Bilgilendirme Kültür Merkezi e.v. gibi dernek ve birlikler Đslam Konseyine üyedir. VIKZ 1988 yılında Islamrat tan ayrılıp Zentralrat a geçmiştir. Oradan da 2000 yılında ayrılmıştır. Stegemann, Muslime in Deutschland, s.110; http://www.islamrat.de/ selbstd/ darstellung.html, (erişim 20.05.2007); Lemmen, Islamische Vereine und Verbände in Deutschland, s.85; Thomas Lemmen, Muslimische Spitzen organisationen in Deutschland: Der Islamrat und der Zentralrat, Verlag für Christlich-Islamisches Schrifttum, Altenberge 1999, s. 8; http://www.islamrat.de/ selbstd/ darstellung. html, (erişim 20.05.2007); Islamrat für die Bundesrepublik Deutschland, Memorandum zur Frage des Islamischen Religionsunterrichts (IRU), Yayına Hazırlayan (Hg): Peter Schreiner, Karen Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Comenius Institut, Münster 2001, s.43; http://www.islamrat.de/ selbstd/mitglied.html#land, (erişim 20.05.2007). 34 VIKZ ın, (Verband der islamischen Kulturzentren) Türkçe açılımı Đslam Kültür Merkezleri Birliğidir. 15 Eylül 1973 yılında Köln de Islamische Kulturzentrums Köln e.v (IKZ) olarak kurulmuş 29 Eylül 1980 den itibaren de Verband der Islamischen Kulturzentren e. V. (VIKZ) adını almıştır. Temelde Kur an Kursu hareketi olarak başlamış ve Türkiye de Kur an Kursu Federasyonu olarak anılmıştır. Hareket Süleyman Hilmi Tunahan a (1888-1959) kadar geri gitmektedir. Tunahan, Nakşibendi Tarikat ındandır. Geriye yazılı bir kaynak bırakmamıştır. Onun faaliyetleri Kur an Kursu kurmak ve öğrenciler yetiştirmektir. Đslam Kültür Merkezleri Birliği tüzüğünde kendilerini, dinî cemaat ve partiler üstü, politik olmayan birlik olarak tanıtmaktadır. Lemmen, Islamische Vereine und Verbände in Deutschland, s. 49; Abdullah, age., s.95-98. 35 Zentralrat ın, (Zentralrat Der Muslime In Deutschland) Türkçe açılımı Almanya Müslümanları Merkez Konseyi dir. Kamu okullarında Đslam Din Derslerinin okutulması, hayvanların Đslami usullere göre kesilebilmesi, üçüncü ve dördüncü neslin problemlerine çözüm bulunulması amacıyla 1986 yılında büyük Đslam dernekleri, organizasyonları ve kültür merkezlerinin bir araya gelmesi ile Đslamische Arbeitskreis oluşmuştur. 1994 yılında bu dernek isim değişikliği yapmış ZMD olmuş ve 1995 yılında resmen kurulmuştur. Islamische Arbeitskreis ın kurucuları arasında VIKZ, AMGT, DĐTĐB, ATĐB gibi büyük Türk Đslam Derneklerinin de olduğunu ancak 1993 yılında AMGT nin 1994 yılında DĐTĐB in ve 2000 yılında VIKZ ın, ZMD den ayrıldığı bildirilmektedir. ZMD, kendilerini Almanya daki Đslami çatı örgütlerin merkezî derneği (Spitzenverband) olarak görmektedir. Üyeleri arasında 19 çatı örgütü ve Türk, Alman, Arap, Boşnak, Arnavut, Đran Müslümanlar vardır. http://zentralrat.de/2594.php, (erişim 20.05.2007); Lemmen, Islamische Vereine und Verbände in Deutschland, s. 88, 90; Lemmen, Muslimische Spitzen Organisationen in Deutschland: Der Islamrat und der Zentralrat, s.13-14. 36 Janke, age., s.1-2. 16

Janke, Federal Almanya daki bu çabaları Teoloji Kürsüsü ve Din Bilimi Kürsüsü talepleri olmak üzere iki başlıkta incelemiştir. Teoloji Kürsüsü; Baden Württemberg Eyaleti nde parlamentoda tartışılmaktadır. Somut bir sonuç henüz yoktur. 2002-2003 yılında başlayan Đslam Din Dersi Pilot Projesi için öğretmenler, Pedagoji Yüksek Okulu Karlsruhe, Ludwigsburg ve Tübingen Üniversitesi ve başvuru yapan din cemaati ile ortak bir Eğitim Semineri taslağı çerçevesinde dersler almaktadırlar. Bavyera da, Bayreuth Üniversitesi Vakıf Profesörlüğü elde etme çabası içindedir. Friedrich Alexander Erlangen-Nürnberg Üniversitesi nde Đslam Din Öğretmenliği için Disiplinler Arası Merkez kurulmuş ve 2002-2003 yılından itibaren Misafir Profesörler dersler vermiş ve 2005 yılında daimi Profesör atanmıştır. Hamburg ta, Hamburg Üniversitesi nde Diyalogta Dünya Dinleri Merkezi nin bir parçası olan Dünya Dinleri Akademisi taslağı geliştirilmiştir. Kısa, orta ve uzun vadeli öğretim imkânı sunulması amaçlanarak, öğrencilerin ana dal, yan dal ya da Master programlarında dinlerden birisi üzerinde öğrenim görmesi ön görülmüştür. Henüz bir Đslam Profesörü atanmamıştır. Aşağı Saksonya Eyaleti Osnabrück Üniversitesi nde, eğitim seminerleri şeklinde, on beş Din Dersi Öğretmenine eğitim verilmiştir. Öğretmenlerin mezun olmasından sonra Đslam Din Pedagojisi Master Programı açma çalışmaları başlamıştır. 2007-2008 öğretim yılından itibaren Đslam Din Eğitimi Master Programına öğrenci alma kararı verilmiştir. Din bilimi kürsüleri için verilen örnekler de şöyledir: Hessen Eyaletinde Frankfurt am Main da Johann Wolfgang Goethe Üniversitesi bünyesinde Đslam Dini için bir vakıf Profesörü görevlidir. Kuzey Ren Westfalya Eyaleti nde Westfälischen Wilhelms Münster Üniversitesi nde Din Araştırmalar Merkezi nde Đslam Din Dersi öğretmeni yetiştirmek üzere Đslam Dini kürsüsü vardır. 2004 yılında bir Profesör atanmış ve henüz düzenli bir Đslam Din Dersi olmadığından, öğretmenlik bölümünde okuyanlara yönelik altı sömestrlik bir program (Weiterbildung) açılmıştır. Program, öğretmen adaylarını sistemdeki Đslam Din Bilgisi Dersine hazırlamaktadır. 37 Bütün bu arayış ve uygulamalar, henüz devletin muhatap kabul edeceği bir Đslam Din Cemaatinin olmamasından kaynaklanmaktadır. Almanya da öğrenimlerini tamamlayan ve buna ilave olarak Đslam Din Öğretimi sertifika programlarına katılan öğretmenlerin dışında, bu programlara hiç katılmamış öğretmenler bölgeden atanan 37 Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için bkz. Janke, age., s.5-35; Behr, Bochinger, Klinkhammer, age., s. 72-85. 17

öğretmenler ve Türkiye den ya da diğer ülkelerden görevli gelen Müslüman öğretmenler vardır. Türkiye den görevli gelen öğretmenler, Türkçe Din Bilgisi Derslerini vermek üzere Almanya ya gelmektedir ancak ilgili Bakanlıkların istekleri doğrultusunda diğer Đslam Din Bilgisi/Kültürü Derslerini de verebilmektedir. Türkçe Din Bilgisi Dersi için öğretmenlerin beş yıllığına Türkiye den görevli gitmesi ve bu süre sonunda tekrar ülkelerine dönmesi, her seferinde görevlendirilen öğretmenlerin uyum ve tanıma süreci yaşamasına neden olabilmektedir. Almanca yapılan Đslam Din Bilgisi/Kültürü Dersleri ve de Đslam Dersleri için söylenen, bu derslerin Almanya da öğrenimlerini tamamlamış Müslümanlar tarafından verilmesinin daha uygun olduğudur. Dolayısıyla Türkiye den ve diğer ülkelerden gelen öğretmenlerin Almanya daki çalışma dönemlerine, geçiş dönemi olarak bakılmaktadır. Đslam Din Dersine yönelik yapılan tartışmalar sadece öğretmen, dil, dersi üstlenecek muhatap vb. konularda olmamaktadır. Aynı zamanda bir Đslam Din Dersi uygulamaya konuluncaya kadar uygulanan diğer din öğretimi modelleri de tartışılmaktadır. (6) Đslam Din Bilgisi Dersleriyle Đlgili Tartışmalar Đslam Din Bilgisi Dersi uygulamada olan model derslerden birisidir. Ancak bu derslerin üstlenicisi dinî cemaatler değildir. Anayasaya uygun bir Đslam Din Dersi ni okutma hakkı dinî cemaatler tarafından elde edilemediğinden, din dersi için söz konusu programların hazırlanması da dinî cemaatlere bırakılmamaktadır. Bu sebeple Federal Almanya Cumhuriyeti, kendi desteğiyle dinî içerikli derslerin verilmesini düzenlemektedir. Eyaletlere göre içerikleri ve isimleri kısmen değişiklik gösteren derslerin yasal statüsü ve uygulaması benzerlik göstermektedir. Türkçe Đslam Din Bilgisi Dersi için ilk defa öğretim programının hazırlanma kararı 1976 ve 1979 Kültür Bakanlığı Konferans ına dayanmakta ve ilk olarak Kuzey Ren Westfalya eyaletinde denenmeye başlanmıştır. Birinci bölümde ayrıntılı olarak ele alınan dersin, hukukî yönü ile ilgili sıkıntılar mevcuttur. Anayasaya göre devlet, din dersinin içeriğini belirleme ve dersin öğretmenlerini seçme yetkisine sahip değildir. Fakat bu dersin içeriği, eyaletlere göre değişmesine rağmen, büyük oranda 18

Öğretim ve Kültür Bakanlığının ya da Türk Milli Eğitim Bakanlığı nın oluşturduğu ve denetlediği içerikte okutulmaktadır. Diğer bir sorun ders muhtevasının öğrenciye din hakkında bilgi mi vermesi, yoksa öğrenciyi öğretilen içeriğe inandırması mı gerektiğidir. Anayasaya uygun olan Đslam Din Dersi, ancak öğrencileri inancı benimsetmeye yönlendirebilir. Onun dışındaki dersler daha çok din hakkında öğrenme şeklinde olmalıdır. Almanca Đslam Din Bilgisi ve Almanca Đslam Din Kültürü Dersi nin programı ilgili Bakanlıklarca kısmen Müslümanların işbirliği ile hazırlanmaktadır. 1999-2000 eğitim-öğretim yılından itibaren Kuzey Ren Westfalya eyaletinde 120 okulda Đslam Kültürü Dersi denemesi yapılmaktadır. Yine Bremen de 2003-2004 eğitim-öğretim yılından itibaren Almanca Đslam Din Bilgisi model denemesi vardır. Bu ders Đncil Tarihi ve Felsefe Dersine alternatif olarak programa konulmuştur. 2001-2002 eğitimöğretim yılından itibaren Bavyera da Đslam Din Bilgisi Almanca olarak denenmeye başlamıştır. Đçerik olarak Türkçe Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Programlarından faydalanılarak geliştirildiği belirtilen ders, aslında Almanca Modellere geçiş görevini de üstlenmiştir. Almanca Đslam Din Bilgisi Modeli, Türkçe Din Bilgisi ile benzer eleştiriler almaktadır. Dersin hukuki statüsü, programının devletçe hazırlanması, öğretmenlerin eğitimi, velilerin kabulü, ders dilinin fonksiyonu vb. sorun teşkil eden konulardır. Yasal sınırlılıklar, Đslam ın yapısı ve cemaatlerin mevcut durumu, yukarıda tartışılan konular doğrultusunda ilgili makam ve dinî cemaatleri farklı çözüm yolları bulmaya yönlendirmiş ve eyaletlerin eğitim işlerinde bağımsız olması nedeniyle çok çeşitli din öğretimi modellerin uygulanmasına yol açmıştır. Aşağıda Almanya da uygulanan Đslam Din Öğretimi Modelleri tanıtılacaktır. 2. FEDERAL ALMANYADA ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ 1983 yılında eyaletlerin Kültür Bakanları Konferansı bir komisyon kurarak Đslam Din Derslerinin kamu okullarında nasıl yer alabileceği üzerinde bir çalışma yapılmasını istemiştir. Söz konusu komisyon ders içeriği ya da eyaletlerdeki organizasyonları uzlaştırma üzerinde değil Đslam Din Dersi nin imkânı ve temelleri üzerinde çalışmıştır. Komisyon, Đslam Din Dersi nin okullarda yer alabilmesi için 19

bazı sorunların aşılması gerektiğini belirterek 38 yedi model ortaya koymuştur. Komisyonun çalışması Haziran 1984 yılında Kültür Bakanlığı tarafından onaylanmıştır. Çalışma sonucunda ortaya konan ders modelleri ve uygulanma durumları şunlardır: MODEL I: Alman yetkililerin onayı ile okul dışında verilen Đslam Din dersleridir. Bu derste Đslami organizasyonlar aktiftir. Ders, okul saati dışında hukuki düzenlemelere aykırı olmayan bir içerikle gerçekleştirilir. MODEL II: Diplomatik temsilcilerin Müslüman öğrencilere, Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Đslami temelde verdiği Din Bilgisi Dersi dir. Bu ders, Türkiye ya da Đslam Devletlerinin öğretmenleri ve kendi programlarıyla uygulanır. Baden Württemberg, Berlin, Bremen, Hamburg, Saarland, Schleswig Holstein bu modele göre dersler düzenlemiştir. MODEL III: Eyalet eğitim yetkililerinin Türk öğrencilere Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Đslami temelde verdiği Din Bilgisi Dersi dir. Ders Türkçe, Türk öğretmenler tarafından yine Türk dilini Tamamlama Dersi kapsamında verilmektedir. Bavyera, Hessen, Hamburg, Aşağı Saksonya, Kuzey Ren Westfalya ve Rheinland- Pfalz ta dersler eyalet denetiminde verilmektedir. MODEL IV: Müslüman öğrenciler için düzenli dersler çerçevesinde Đslami değer tasavvurları temelinde Din Kültürü (Religionskundlich) ya da Ahlak Dersi dir. Ders Almanca, iki ders saati Almanca programlarla, Alman ya da yabancı öğretmenler tarafından verilir. Kuzey Ren Westfalya da uygulanmaktadır. MODEL V: Düzenli dersler kapsamında Türk öğrenciler için Türk tarafının hazırladığı programlarla Đslami temelde Din Bilgisi Dersi dir. Ders, Türk öğretmenler tarafından Türkçe, iki ders saati verilir. Türk hükümetinin, bu dersin yürütülmesinde işbirliği gereklidir. Hiçbir yerde uygulaması yoktur. MODEL VI: Türk öğrencilere Almanca programlarla düzenli dersler kapsamında Đslami temelde Din Bilgisi Dersi dir. Türk ya da yabancı Müslüman öğrencilere yine 38 Sorunlar; Đslam Din Dersi nin içeriğinin Anayasayla uygunluğu, Đslam Din Dersi nin içeriğini devlet belirlediğinde devletin tarafsızlığı ilkesi, Anayasanın 7/3. maddesini yerine getirmek için gerekli şartlar gibi. Geniş bilgi için bkz. Gerhart Mahler, Möglichkeit religiöser Unterweisung muslimischer Kinder an öffentlichen Schulen in den Ländern der Bundesrepublik Deutschland entsprechend dem Beschluß der Kultusministerkonferenz, Yayına Hazırlayan (Hg): Landesinstitut für Schule und Weiterbildung, Rahmenbedingungen und Materialien zur religiösen Unterweisung für Schüler islamischen Glaubens, Express Edition, Soest 1987, s. 30-31. 20

Türk ya da başka Müslüman öğretmenlerce Almanca, iki ders saati verilir. Bavyera, Hamburg ve Aşağısaksonya da uygulanmaktadır. MODEL VII: Đslami din cemaatleriyle işbirliğinde düzenli ders olarak Müslüman öğrencilere verilen Đslam Din Dersi dir. Đki ders saati, Almanca, Alman ya da yabancı Müslüman öğretmenler tarafından verilir. Bu model mezhebe bağlı din dersi için anayasaya en uygun olanıdır. 39 Bavyera da ve diğer eyaletlerde deneme aşamasındadır. Komisyon kararlarında yer alan ve almayan Đslam Din öğretimi/ Đslam a yer veren modellerin eyaletlerde uygulanması ayrıntılı olarak aşağıda sunulmuştur. a. KUZEY REN WESTFALYA Eyaletteki Müslüman öğrencilerin oranı %80 Sünni %20 Şii dir. %63 oranında Türk, %10 Alman, %27 diğer olarak adlandırılan Müslüman vatandaşlar vardır. 40 Uygulamada olan Đslam din öğretimi modelleri şunlardır: (1) Ana Dil Dersi Kapsamında Din Bilgisi Dersi 1979 yılında zamanın Kültür Bakanı, Okul için Eyalet Enstitüsünden Đlkokul 1.- 4. sınıflar için Đslam Din Dersi Programı geliştirilmesini istemiştir. Bu dersin Almanya da yaşayan Müslüman çocuklara Đslam inancını ve davranışlarını öğretmesi hedeflenmiştir. Hıristiyan kiliseler, isminden dolayı böyle bir dersin dinî cemaat olmadan verilemeyeceğini belirtmesi üzerine dersin, bağımsız bir ders olmaktan ziyade Ana Dil Dersi kapsamında verilen, inandırma hedefli olmayıp sadece bilgi vermeye yönelik yapılan, Đslam Din Bilgisi Dersi olmasına karar verilmiştir. 1986 yılında Eyalet Enstitüsü Almanca ve Türkçe, Đlkokullar için programı (Religiöse Unterweisung für Schüler islamischen Glaubens-24 Unterrichtseinheiten für die Grundschule) yayınlamıştır. Aynı ders için Dinimizi Öğreniyoruz öğrenci kitapları eyalet tarafından hazırlanmıştır. Eyalet 1991 yılında 5.ve 6. sınıflar için 12 ders ünitesi, 1996 yılında ise 7-10. sınıflar için 24 ders ünitesi oluşturmuştur. Bunların aynı şekilde Türkçe Ana Dil Dersi kapsamında verilmesi düşünülmüş ancak 39 Mahler, agm., s.33-37; Anna Siegele, Die Einführung eines islamischen Religionsunterrichtes an deutschen Schulen, Verlag für Interkulturelle Kommunikation, 2. baskı, Frankfurt 1995, s. 34-36. 40 Ulrich Pfaff, Zur Situation des Islamunterrichts in Nordrhein Westfalen, Yayına Hazırlayan (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s. 136. 21

Almanca basılmıştır. Ders 1990 lı yıllarda Boşnakça ve Arapça olarak da geliştirilmiş ve okutulmuştur. 41 Söz konusu ders, Anayasanın temel değer düzenlemesi çerçevesinde ve Eyalet Anayasasının dinî bilinçlendirme eğitim ve öğretim hedefinde yapılır. Ders inandırma hedefli değildir. Almanya daki Müslüman öğrencilere kendi tarihlerinde Đslami geleneği, ahlakı ve dini öğretmek hedeflenmektedir. Amaç, seküler Hıristiyan kültürü tarafından şekillendirilmiş bir toplumda öğrencilerin Müslüman olarak yaşayabilmelerine yardımcı olmaktır. Derse katılım serbesttir, öğrencilerden başvuranlar bir öğretim yılı boyunca derse devam etmektedir. En az katılım sayısı ana dil dersinin düzenlenmesine bağlıdır. Beş saatlik ana dil dersinin iki ders saati Din Bilgisi Dersi ne ayrılmaktadır. Öğrencilerin, ana dil dersine katıldığını belgelendirmek maksadıyla not verilir. Eyalet tarafından görevlendirilen ana dil dersi için Müslüman öğretmenler, kendilerinin hazır ve uygun olduklarını bildirdiklerinde bu dersi verebilmektedir. Öğretmenlerin seçimine okul yetkilileri karar vermektedir. 1999 yılında çıkartılan genelge ile dersler iki şekilde verilmeye başlanmıştır: 1. Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Türkçe, Arapça ve Boşnakça. 2. Bağımsız bir ders olarak Almanca, zamanı belli olmayan okul denemesi şeklinde. 42 (2) Din Bilgisi-Kültürü Dersi (Unterweisung-Islamkunde) 1999 yılında çıkartılan genelge ile Din Bilgisi Dersinin ilk defa Almanca verilmesi kararlaştırılmıştır. Öğrenci faaliyetleri değerlendirmeye tabi tutulacak ve ders geçmeye etkisi olacaktır. Ders, 1999-2000 eğitim öğretim yılından beri okul sayısı arttırılarak uygulanmaktadır. Mezhep merkezli bir ders değildir ve her milletten Müslüman a açıktır. Öğrenci faaliyetlerine not verilmektedir. Din Bilgisi Dersi, Türkçe verilen Din Bilgisi Dersinin hedefinden farklı bir hedefe sahip değildir. Öğrencileri inandırmak, hedef olarak konulmamıştır. Hedef, Almanya daki Müslüman öğrencilere, Đslami geleneği kendi tarihlerine, ahlak ve dinlerine göre öğretmektir. 41 Pfaff, agm., s.137-139. 42 Genelge için bkz. RdErL.d., Ministerium für Schule und Weiterbildung, Wissenschaft und Forschung, V. 28.5.1999 (ABl. NRW.1 S.96), Islamische Unterweisung, P. Schreiner, K. Wulff, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s.105-106. 22

2000 yılında 22 okulda denenen model için yeni geliştirilmiş bir ilkokul programı kullanılmamıştır. Ders, Ana Dil Dersi çerçevesinde verilen Din Bilgisi Dersi için geliştirilen programa göre yapılmıştır. 20 sene önce geliştirilen programın güncel olmaması da sorun teşkil etmiştir. Kiefer, Đslam ın programda Yabancıların Dini olarak sunulduğunu belirtmektedir. Biz yabancı bir çevrede yaşıyoruz, Sokağımızda biz yabancıyız gibi konuların, Almanya da doğup büyüyen yeni nesle hitap etmediğini belirtmektedir. Ayrıca ona göre, konuların sadece Sünni inancına göre oluşturulması, Alevi ve Şii öğrencilerin dikkate alınmadığını göstermektedir. Bu sebeple 2002 yılında yeni bir öğretim programı geliştirilmeye başlanmış, 2005 yılında çekirdek program çıkmıştır. Mart 2006 da 1.-4. sınıf ders programı yayınlanmıştır. Ders Programlarının tamamının 2007-2008 öğretim yılına kadar hazır olması planlanmıştır. 43 2005 yılında dersin adı Đslam Kültürü (Islamkunde) olarak değiştirilmiştir. 2003-2004 öğretim yılında 110 okul, okul denemesine katılmıştır. Dersin açılabilmesi için en az katılım sayısının 12 öğrenci olması gerekmektedir. Dersi almak için başvuran öğrenciler, bütün bir öğretim yılı derse devam etmektedir. Katolik Alman Öğretmenler Derneği, Đslam Din Bilgisi Dersine karşıdır. Bu ders yerine Müslüman öğrencilerin Pratik Felsefe dersine zorunlu olarak devam etmelerini ve bu sayede öğrencilerin yönlendirilip yönlendirilemeyeceğinin denenmesini istemektedir. Dernek, dinî cemaatlerle müştereken yapılan bir Đslam Din Dersine olumlu yaklaşmaktadır. 44 Protestan kilisesinin tutumu da farklı değildir. Kuzey Ren Westfalya da 3 Protestan Kilisesi Đslam Din Derslerini desteklediklerini, Đslam Din Bilgisi Dersine; Müslüman öğrencilere Hıristiyan kültürü ile şekillenmiş bir eyalette Müslümanca yaşamalarına yardımcı olmadığı, kişisel kimliklerini bulmalarına ve dinî, dünyevî grupları anlamalarına yardımcı olmadığı gerekçesiyle karşıdır. Okul denemesi ara çözüm olarak görülmektedir. 45 43 Michael Kiefer, Islamkunde in deutscher Sprache in Nordrhein- Westfalen, LIT Verlag, Münster 2005, s.113-114; 1.-4. sınıf Đlkokul Islamkunde öğretim programı hakkında bilgi için bkz.http://www.learn-line.nrw.de/angebote/svislam/download/lehrplan.islamkunde.pdf,(erişim 03. 07. 2007). 44 Anmerkungen zu einem Erlaßentwurf des Misnisteriums für Schule und Weiterbildung, Wissenschaft und Forschung in Nordrhein-Westfalen, Islamische Unterweisung, P. Schreiner, K. Wulff, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s. 123; Kiefer, age., s.115. 45 Stellungnahme der Ev. Landeskirchen in Nordhrein-Westfalen zum Entwurf eines Runderlass Islamische Unterweisung, (15.03.1999 tarihli yazı), P. Schreiner, K. Wulff, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s.115; Kiefer, age., s. 114. 23

Ders dilinin Almanca olması, Almanca dil yeterliliği olmayan öğrenciler için zorluk oluşturabilmektedir. 46 Bu sebeple Kiefer, Ana Dil Dersi çerçevesinde verilen Din Bilgisi Derslerin iki dilli yapılabileceğini ve Almanca Din Bilgisi Dersi nin de ikinci ya da üçüncü sınıftan itibaren başlatılabileceğini belirtmektedir. Ona göre önemli Đslami kavramların Almancalaştırılması yerine dilsel çoğulculuğu koruyan bir sözlük geliştirmek gereklidir. Sözlüğün Arapça, Almanca ve Türkçe olmasını önermektedir. Yeterince Almanca ders materyali olmadığından öğretmenlerin zamanlarının büyük kısmı materyal geliştirmekle geçmektedir. 47 Dersi veren öğretmenler, eğitim kurslarına alınmıştır. Türkçe Din Bilgisi Dersi öğretmeni olanlarla, Đslam Bilimcilere farklı eğitim seminerleri düzenlenmektedir. Birinci gruptaki öğretmenlere alan eğitimi olarak adlandırılan; Đslam ın ve dolayısıyla Müslümanların tarihi, Đslam Metinleri Filolojisi, Đslam Sosyal Bilim Analizi gibi dersler verilmektedir. Đkinci gruptakilere ise derse hazırlık anlamında ünitelerin bölümlenmesi, yıllık planın oluşturulması, pedagoji ve Đslami kavramlar üzerinde çalışma, derste kullanılabilecek metot ve teknikler hakkında olmak üzere genel pedagoji, okul ve ders organizasyonu, genel öğretim metotlarında bilgi verilmekte ve okulda uygulama yapılmaktadır. 48 Daha önce de belirtildiği üzere 2002 yılında Münster Üniversitesinde Din Araştırmalar Merkezinde, Đslam Dini kürsüsü 46 1999-2000 öğretim yılında 6 okulda öğretmenlik yapan Hüseyin Çetin, bazı okullarda azınlık çocuklarının Almanca yı iyi bilmediğini bu sebeple bazı kavramların iki dilli verilmesinin anlamlı olacağını ifade etmiştir. Ona göre, çocuklar dinî ve Đslami kavramları sadece kendi ana dillerinde tanımaktadır. Geniş bilgi için bkz. Hüseyin Çetin, Islamische Unterweisung im Schuljahr 1999-2000, Yayına Hazırlayan (Hg): Eckart Gottwald, Dirk Chr., Siedler, Islamische Unterweisung in Deutscher Sprache, Neukirchener Verlag, Neukirchen Vlyun 2001, s.54. 47 Michael Kiefer, Islamische Unterweisung in deutscher Sprache, Yayına Hazırlayan (Hg): Eckart Gottwald, Dirk Chr., Siedler, Islamische Unterweisung in Deutscher Sprache, Neukirchener Verlag, Neukirchen Vlyun 2001, s. 62-63. 48 Klaus Gebauer, Islamkunde in NRW, Yayına Hazırlayan (Hg): Stefan Reichmuth, Mark Bodenstein, Michael Kiefer, Birgit Väth, Staatlicher Islamunterricht in Deutschland, LIT Verlag, Berlin 2006, s. 29-30; Klaus Gebauer, Schulversuch Islamischer Unterweisung in Deutscher Sprache, Hg: Eckart Gottwald, Dirk Chr., Siedler, Islamische Unterweisung in Deutscher Sprache, Neukirchener Verlag, Neukirchen Vlyun 2001, s. 30-31; Kiefer, age., s. 105-112; Đlk dönemlerde bu dersi veren öğretmenlerin çoğu Türkçe, Arapça öğretmenidir. Bazılarının Ana Dil Dersi kapsamında verilen Din Bilgisi Dersi dolayısıyla Đslam bilgisi vardır. Fakat bu öğretmenlerin Almanca günlük konuşmalarını yapabildikleri halde birçoğu, derste Almanca yı kullanmakta sıkıntı yaşamıştır. Hatta bazen öğrencilerin öğretmenlerden daha iyi konuştukları durumlar olduğu belirtilmektedir. Bu eğitim seminerlerinde ortaya çıkan tespit, öğretmenlerin günlük konuşmalarını yapmalarının yeterli olmamasıdır. Öğretmenlerin günlük planlarını yapabilmeleri için pedagoji diline de ihtiyaç duydukları ifade edilmektedir. Gebauer, Schulversuch Islamischer Unterweisung in Deutscher Sprache, s.28, 35-36. Son dönemlerde ise Almanya da öğretmenlik bölümünü okuyanların ve doktora çalışması yapanların benzer sertifika programlarına katılması sebebiyle dil problemi yok denecek kadar azalmıştır. 24

kurulmuştur. Mevcut öğretmenlerin öncelikle burada 4 sömestrlik eğitim kurslarına katılarak yetiştirilmesi söz konusudur. Birinci Devlet Sınavını veren öğrenciler Đslam Din Dersi için verilen eğitim kurslarına katılabilmektedir. Kiefer, 14 okulda yaptığı bir araştırmada velilerin çocuklarının çok etnikli sınıflarda okumasına karşı olmadıklarını ve birçok sınıfta Sünni ve Alevi öğrencilerin birlikte okuduklarını, Afgan, Arnavut, Boşnak, Alman, Irak lı, Đran lı, Ürdün lü, Kosova lı, Fas lı, Tunus lu, Türk, Suriye li ve daha başka etnik kökenli öğrencilerin aynı sınıfta okuduklarını tespit etmiştir. 49 (3) Đslam Din Dersi Almanya Müslümanları Merkez Konseyi (ZMD) ve Đslam Konseyi (Islamrat) Kuzey Ren Westfalya okul bakanlığına, 1996 yılında Almanca Đslam Din Dersi için dilekçe vermiştir. Özdoğan, Almanca verilecek bir dersin diğer Müslüman öğrencileri de kapsayacağını, Türkçe Din Bilgisi Dersi ni veren öğretmenlerin yeterlik gösteremedikleri için (dersi verenlerin sadece Türk olması ve dersi vermeye hazır olmamaları sebebiyle) velilerin bundan hoşnut olmadıklarını belirtmektedir. Öğretmenlerin Đslam la bağdaşmayan yaşantıları nedeniyle, veliler çocuklarının Türkçe Din Bilgisi Dersi nden kayıdını sildirmektedir. 50 Bu ve benzeri nedenlerle ZMD, Almanca bir Đslam Din Dersi Programı hazırlamıştır. 51 Pfaff, 2000 yılında öğrenci velileri ve ZMD, Islamrat ın birlikte Đslam Din Dersi için dilekçe verdiklerini ancak Đdare Mahkemesinin söz konusu cemaatlerin Anayasanın 7/3 e uygun bir dinî cemaat olmadığı gerekçesiyle taleplerini redettiğini bildirmektedir. Münster Yüksek Đdare Mahkemesi de aynı kararı vermiştir. Dinî cemaat ve üyelerinin asli üye olmadıkları belirtilmektedir. Henüz cemaatlerin kendilerini savunucu açıklama yapmamıştır. 52 49 Michael Kiefer, Der Islam in der Schule, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Eckart Gottwald, Dirk Chr., Siedler, Islamische Unterweisung in Deutscher Sprache, Neukirchener Verlag, Neukirchen Vlyun 2001, s.50-51. 50 Hasan Özdoğan, Stellungnahme zum Runderlaß NRW IRU, P. Schreiner, K. Wulff, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s.112-113. 51 Bkz. Zentralrats der Muslime in Deutschland, Entwurf Eines Lehrplans für Islamische Religionslehre (Grundschule), Köln 1999; Programın teolojik ve pedagojik açıdan analizi için bkz. Harry Behr, Curriculum Islamunterricht, Basılmamış Doktora Tezi, Bayreuth Üniversitesi, Bayreuth 2004, s. 197-457. 52 Pfaff, agm., s. 143-144. 25

ZMD ve Islamrat ın çabalarının dışında entegrasyon politikasının bir parçası olarak Eğitim Bakanlığı nın devlet gözetiminde planladığı, Köln ve Duisburg ta Almanca Đslam Din Dersi denemelerinden söz edilmektedir. 53 Köln ve Duisburg taki cami cemaatlerinin bir din dersi programı hazırlamak için bir araya gelmesi durumunda söz konusu dersin, 2008 yılından itibaren uygulanmaya konulması düşünülmektedir. 54 (4) Alevilik Din Dersi 2001 yılında Alevi Cemaati, Alevilik Din Dersi için dilekçe vermiştir. Kuzey Ren Westfalya, Baden Württemberg, Hessen ve Bavyera Eyaletleri Kültür Bakanları, Prof. Spuler Stegemann dan Alevilik hakkında din bilimsel bir rapor, Prof. Stefan Muckel den de cemaatin Anayasanın 7/3. maddesine uygun cemaat olup olmadığını belirten bir rapor hazırlaması istenmiştir. Her iki uzman AABF nun 55 bir dinî cemaat olduklarına ve din dersini üstlenebileceklerine karar vermiştir. 56 2008 yılından itibaren Alevilik Din Dersleri nin okullarda okutulması hedeflenmiştir. Kaplan, Alevilik Din Dersi nin de temelinde yer alan inanç öğretilerini dört basamakta açıklamaktadır: 1. Allah tan başka Tanrı yoktur. 2. Muhammed onun peygamberidir. Allah ın sözünü bildirmiştir. O, Allah ın bildiricisidir.(vermittler). 3. Ali kutsaldır. O kutsal yaşamıştır ve insanlara Allah a giden yolu göstermiştir. 4. 53 http://www.integrationsbeauftragter.nrw.de/pdf/presseschau/presseschau41.pdf, (16.08.2007). 54 http://www.integrationsbeauftragter.nrw.de/pdf/pressespiegel/ps-klassenzimmer.pdf, (16.08.2007). 55 AABF nun açılımı Almanya Alevi Birlikler Federasyonu dur. Federasyonu kurma çalışmaları 1988 de başlamıştır. Bu çalışmanın sonucu olarak Avusturya dan bir, Almanya dan yedi dernek bir araya gelerek Federasyon Kurucu Meclisini oluşturmuşlardır. 17.01.1991 tarihinde Federasyon tüzüğü onaylanarak resmiyet kazanmıştır. Merkezi Mainz da olan kurul, 1993 yılında Köln e taşınmıştır. Federasyona Almanya dışından da çok fazla derneğin üye olması sonucu Federasyonun adı Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu olarak değiştirilmiştir. Bu Federasyonda Almanya, Đsviçre gibi çeşitli ülkelerden 140 kadar derneğin ve 100.000 i aşan üyenin yer aldığı belirtilmektedir. 25.11.1997 tarihinde Avrupa çapında Konfederasyon kurulması ve Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu nun, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu olarak anılması kararlaştırılmıştır. AABF, ilk defa Mart 1995 te bütün batı Eyaletleri Kültür Bakanlıklarına ve Eğitim Senatörlerine ders için başvuru yapmıştır. 2000 yılının başında Baden Württemberg, Bavyera, Hessen eyaletlerinde Alevilik Dersleri için dilekçe verilmiştir. 17.04.2002 tarihinde Berlin de Alevilik Dersleri verme hakkını kazanmışlardır. AABF tarafından bu dersleri verecek olan öğretmenlere kurslar verilmektedir. 2006-2007 öğretim yılında Baden Württemberg Eyaletinde üç şehirde, Bavyera ve Hessen, Kuzey Ren Westfalya Eyaletlerinde 2008-2009 öğretim yılları için Alevilik Derslerinin konulması planlanmıştır. http://www. alevi. com/aabf0+m5e59f9aec9f. html, (erişim 09.05.2007); http://www. alevi.com/ alevilik_dersi+m59d33ce9a47.html, (erişim 08.05.2007). 56 Đsmail Kaplan, Staatlicher Islamunterricht aus der Aleviten, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Stefan Reichmuth, Mark Bodenstein, Michael Kiefer, Birgit Väth, Staatlicher Islamunterricht in Deutschland, LIT Verlag Berlin 2006, s. 107-108. 26

Allah-Muhammed-Ali birdir. Onlar ayrılamazdır. 57 2001 yılında Almanya Alevi Cemaatinin oluşturduğu taslak planda şu ana konular yer almıştır: Allah, Birleme (Allah, Muhammed, Ali), Đnsan, Beden, Ruh ve Nefis, Tanrısal Bilgi için Ehli Beytin Yolu (Der Weg der Ehli Beyt zur göttlichen Erkenntnis), Bilge Hacı Bektaş Veli, Din Görevlileri ve Görevleri, Dört Kapı Kırk Makam, Cem Evi, Cem, Muharrem Orucu, Kurban ve Kurban Bayramı, Semah, Ben Bir Aleviyim, Arkadaşımın Başka Bir Đnancı Var. 58 b. BERLĐN Eyalette uygulanan/tartışılan modeller incelendiğinde aşağıdaki modeller tespit edilmiştir. (1) Ana Dili Tamamlama Dersi Çerçevesinde Din Bilgisi Dersi Konsolosluğun gözetiminde verilen Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Türkçe Din Bilgisi Dersleri verilmektedir. (2) Đslam Kültürü Dersi (Đslamkunde) Şubat 2000 den itibaren Đslam Kültürü Dersi nin 1.ve 2. sınıflarda okul denemesi olarak okutulmasını 15 Türk Eyalet Dernekleri birleşerek talep etmiştir. Dersin amacı, Đslam ı merkeze alarak bütün dinler hakkında bilgi vermektir. Katılım serbesttir, Müslüman öğrenciler dışındaki öğrencilerin de katılımına açık olması talep edilmiştir. 59 Protestan Kiliseler birliği 14 Ekim 1999 da yaptıkları basın açıklamasında Berlin ve Brandenburg eyaletlerinde Din Dersi dışındaki modellerin Anayasaya aykırı olduğunu duyurmuştur. 60 57 Kaplan, agm., s.113. 58 Kaplan, agm., s.116. 59 Emenet, age., s.43; Staatsinstitut für Schulpädagogik und Bildungsforschung, Islamischer Religionsunterrichrt an bayerischen Schulen?, München 2000 s.24; Ali Özgür Özdil, Islamicher Religionsunterricht, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Peter Schreiner, Karin Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Comenius Institut, Münster 2001, s.19. 60 EKD zur Situation des Religionsunterrichts in Berlin und Brandenburg: Religiöse Bildung gehört zum Auftrag der Schule 14 Ekim 1999, bkz. http://www.ekd.de/print.php?file=/presse/707.html, (erişim 27.06.2007). 27

(3) Đslam Din Dersi Berlin eyaletinde Anayasanın 7. maddesinin 1. fıkrası geçerli değildir. 141. maddeye (Bremer Klausel) göre dersin üstlenicisi dinî cemaattir. Din dersi kamu okullarında düzenli bir ders değildir. Din dersleri okul kanunun 23. ve 24. maddelerine göre düzenlenmektedir. Okul yetkilileri sadece haftanın iki saatini ders planında boşaltmak ve yer göstermekle görevlidir. Ders öğretmenlerini dinî cemaat görevlendirmekte, ücretini devlet ödemektedir. Derse karnede not verilmemektedir. 1980 de kurulan Đslam Federasyonu 1980, 1983, 1987 ve 1993 te birçok kez Đslam Din Dersi için dilekçe vermiş fakat mahkeme kararıyla ret edilmiştir. Gerekçe olarak Đslam Federasyonun bir din cemaati olmadığı tersine sadece birliklerin anlaşması olduğu vurgulanmıştır. Yüksek Đdare Mahkemesi 04.11.1998 yılında Đslam Federasyonunu, din cemaati olarak kabul etmiştir. Federasyon, 23.02.2000 tarihinde Berlin okullarında kendi Đslam din dersini verme hakkını elde etmiştir. 61 Ders öğretim programı 27 Nisan 2000 tarihinde hazırlanmıştır, en son hali Mayıs 2001 de dördüncü kez geliştirilerek kabul edilmiştir. 62 5. ve 6. sınıflar için program geliştirme çalışmaları devam etmektedir. 1.-4. sınıflar için geliştirilen programda yedi öğrenme alanı mevcuttur: 1. Evren 2. Đbadet 3. Ben ve diğerleri I 4. Ben ve diğerleri II 5. Kur an 6. Bayramlar 7. Peygamberler. 63 2002-2003 öğretim yılında 15 okulda Đslam Din Dersi verilmiştir. Toplam 1657 öğrenci derse katılmıştır. 1-6. sınıfa kadar olan öğretim kademesinde Đslam Din Dersine, % 21.06 Arap, %0.72 Pakistan lı, % 1.03 Arnavut, % 0.84 Boşnak, % 1.75 Alman, % 74.05 Türk, % 0.12 Afgan, % 0.12 Yunan, % 0.12 Đran lı öğrenci katılmıştır. 64 2003-2004 öğretim yılında 48 okulda ders verilmiştir. % 74.06 Türk, % 21.09 Arap, %1.27 Alman, % 3.58 Diğer (Arnavut, Afgan, Yunan, Boşnak, Yunan, Đran lı) öğrenciler katılmıştır. 65 61 Irka Christin Mohr, Muslime zwischen Herkunft und Zukunft, Das Arabische Buch Verlag, Berlin 2000, s.18-19; Özdil, Islamischer Religionsunterricht, s. 19. 62 http://www.islamische-foederation.de/irugeschuaktu.htm, (28.06.2007). 63 Vorläufiger Rahmenplan Islamischen Religionsunterricht, Klassenstufe 1.-4. Ekim 2000; Programın teolojik ve pedagojik açıdan değerlendirmesi hakkında Harry Behr in Doktora Tezi incelenebilir. Behr, age., s. 197-457. 64 http://www.islamische-foederation.de/iru/statistik/schulen%20mit%20zahlen.pdf;http://www. islamische-foederation.de/iru/statistik/geschnatio1.pdf; (28.06.2007). 65 http://www.islamische-foederation.de/iru/statistik2003/herkunft03.pdf, (erişim 28.06.2007). 28

(4) Alevi Dersi 2000 yılında Köln de yapılan Tartışmalı Đlmi Toplantıda, Köln Alevi Cemaati Federasyonunu temsîlen konuşan Đsmail Kaplan, Berlin de 15.000 alevi çocuğun olduğunu belirtmiştir. Ailedeki eğitime katkı sağlayan, çeşitli kültür ve değerlerden örnek veren, Aleviliği içeren bir dersi desteklediklerini ifade etmiştir. Alevi eğitiminin hedefleri arasında eşitlik, yardımlaşma, tolerans, adalet vardır. Bunlar Alevilik te ve ailedeki eğitimde önemlidir. Bu sebeple Kaplan, bir din dersine ihtiyaçları olduğunu söylemiştir. 66 Alevi cemaati, mevcut Đslam Din Bilgisi Dersi, Alevilik hakkında bilgi vermemesi ve de Türkiye den görevli gelen öğretmenlerin derste Sünni Đslamını anlatmasından dolayı kendi derslerini organize etmek istediklerini belirtmektedir. 17.05.2002 tarihinde Anadolu Alevileri Kültür Merkezi, Alevi Din Dersi verme hakkını kazanmıştır. 2002-2003 öğretim yılında 12 okulda yaklaşık 60 öğrenci bu dersi almıştır. 2004-2005 yılında sayı 360 a çıkmıştır. Dersler Almanca ve Alevi Toplumu Almanya nın hazırladığı taslak programa göre yapılmaktadır. Ders öğretmenleri, Alevi Toplumu Almanya tarafından eğitime alınmaktadır. Lise seviyesinde bu dersin okutulmadığı bildirilmektedir. 67 Engin, Alevi Din Dersi için öğretmenlerin yetiştirilmesini bir sorun olarak görmektedir. Berlin de bu sorun geçici çözümlerle aşılmıştır ancak Berlin Eğitim Senatörlüğünün bu dersi vereceklerin öğretmenlik eğitimi almasını şart koşmuştur. Öğretim programında bazı eksikler gören Engin, programı öğrenci seviyesine uygun bulmamaktadır. Dersin uygulanmasında karşılaşılan en önemli sorun, aralarında 4-5 yaş fark olan öğrencilerin aynı derste öğrenim görmeleridir. Ders materyallerinin geliştirilmediği de ifade edilmektedir. 68 66 Forum Werte bezogene Bildung in der Demokratie III, Islamischer Religionsunterricht an Berliner Schulen Probleme, Fragen, Antworten Podiumsdiskussion am 29. Mart 2000, s. 13-14. 67 http://www.alevi.com/religionsunterricht0+m582cc2f345b.html, (28.06.2007); 2004-2005 yılında 14 okulda ders okutulmuştur. 68 Havva Engin, Almanya da Alevi-Đslam Din Dersleri yle Đlgili Genel Değerlendirmeler, Uluslar arası Bektaşilik ve Alevilik Sempozyumu 1, Süleyman Demirel Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi, 28-30 Elim 2005, Isparta, SDÜ. Đlahiyat Fakültesi Yayınları, Isparta 2005, s. 479-481; Almanya daki Alevi Din Dersi nin Türkiye Cumhuriyeti ne muhtemel yansımaları hakkında Havva Engin in tebliğ müzakeresine bkz. Müzakere: Cemal Tosun, Uluslar arası Bektaşilik ve Alevilik Sempozyumu 1, Süleyman Demirel Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi, 28-30 Ekim 2005, Isparta, SDÜ. Đlahiyat Fakültesi Yayınları, Isparta 2005, s.512-513. 29

c. HESSEN Eyalette aşağıda sunulan dört farklı model için çaba gösterilmektedir. (1) Din Bilgisi Dersi 1987 den beri Ana Dil Dersi çerçevesinde Türkçe Din Bilgisi Dersi verilmektedir. Bir ders saatidir. (2) Ahlak Dersi Ağırlık noktası Đslam Ahlakı ve Felsefe olan bir Ahlak dersidir. Bu ders, Hessen Kültür Bakanlığının projesi olarak, 5. sınıftan 9-10. sınıflara kadar Hauptschule, Realschule, Gesamtschule, Gymnasium okullarında uygulanmaktadır. Kültür Bakanı, bu dersin 2007-2008 öğretim yılından itibaren bütün okullarda yer alacağını belirtmiştir. Böylece Đslam Ahlakı nın temel konuları, soruları ve problemlerinin öğretilmesi amaçlanmıştır. Dersin amacı, Müslüman öğrencilerin ahlakî karar verme, davranma yeteneklerini geliştirme, insan hakları, anayasa, Hessen eyalet yasalarına bağlılığını geliştirme vb. hedeflenmektedir. 6., 8. ve 10. sınıflarda işlenen bazı konular şunlardır: Đyi ve Kötü-Vicdan, Arkadaşlık-Sevgi ve Cinsellik, Birliktelik, Evlilik, Aile, Hak ve Adalet. 2002-2003 öğretim yılında üç okulda denemesi yapılan ders, başarılı bulunmuştur. Ders materyalleri ve taslakları geliştirilmiştir. Dersi veren öğretmenler, daha önce Etik Dersini veren öğretmenlerdir. Ancak, konuları Müslüman çocukların hayatlarına yakınlaştırmak maksadıyla, Đslami cemaatlerden kişilerle görüşülmekte ve sınıfa davet edilmektedir. Aynısı Hıristiyan ve Yahudi cemaatleri için de geçerlidir. Öğretmenlerin eğitimi konusunda Frankfurt am Main daki Johann Wolfgang Goethe Üniveristesi nin Oryantalistik Bölümü ve Hessen Pedagoji Eyalet Enstitüsü ile işbirliği yapılmaktadır. 69 69 Hessen Kültür Bakanı Karin Wulf a yöneltilen sorulara cevabını içeren 06.09.2004 ve 19.10.2004 tarihli yazısı için bkz. http://www.landtag.hessen.de/dokumente/plenarsitzungen/02420.pdf, http:// www.landtag.hessen.de/dokumente/plenarsitzungen/02553.pdf, (erişim 28.06.2007). 30

(3) Alevilik Din Dersi AABF nin Eğitim Sorumlusu Đsmail Kaplan, yaptığı açıklamada 2008-2009 öğretim yılından itibaren Hessen eyaletinde Alevi Din Dersi nin uygulanacağını belirtmiştir. Ders planı çalışmaları Kuzey Ren Westfalya, Hessen, Bavyera, Baden Württemberg eyaletlerinden ve Alevi Toplumu Almanya nın katılımıyla oluşturulan komisyon tarafından çalışılmaktadır. 70 (4) Đslam Din Dersi Çabaları 1995 yılında kurulan Đslami Çalışma Dairesi Hessen çeşitli sebeplerden dolayı 1997 de Đslami Din Cemaati Hessen olarak tekrar kurularak 2005 yılına kadar üzerinde çalışılan ve geliştirilen tüzüğünü oluşturmuştur. Cemaat başta Sünni ve Şii Müslümanların okullarda Đslam Din Dersi talebine cevap verebilmek için çaba göstermektedir. Cemaat, 23.05.1998 tarihinde okullarda Đslam Din Dersi verebilmek için başvuru yapmıştır. Wielandt ve Prof. Dr. Füssel söz konusu cemaati incelemek üzere danışman seçilmişlerdir. Her iki uzman Đslam Din Cemaati Hessen in (IRH) Đslam ı temsil edemeyeceğine karar vermiştir. Araştırmalar göstermiştir ki, IRH, Selefi Đslam la (Suudi Arabistan daki gibi) geleneksel anlayış arasında Ortodoks Sünni anlayışına sahiptirler. 71 30.10.2001 tarihinde ne organizasyonlarının ne de cemaatin dinî tüzüğünün Anayasanın 7/3. maddesine uygun olduğu belirtilerek, IRH ın dilekçesi reddedilmiştir. IRH ın buna itiraz etmesi de sonuç vermemiştir, 15.06.2004 tarihinde Wiesbaden Đdare Mahkemesi Đslam Din Dersi isteğini reddetmiştir. IRH ın dinî cemaat olmadığı ve şuan ki yapılarıyla da gelecekte de olamayacakları bildirilmiştir. IRH kararı Yargıtay a iletmiş, Hessen Đdare Mahkemesi ise 14.09.2005 tarihinde temyiz kararını reddetmiştir. Şikâyet davasının bir üst mahkeme olan Federal Almanya Đdare Mahkemesi tarafından incelenmesi sonucunda 20.06.2006 tarihinde IRH nin şikâyet dilekçesi tekrar ret edilmiştir. 72 70 http://www.alevi.com/religionsunterricht0+m5448acfca16.html, (29.07.2007); ayrıca Hessen Kültür Bakanlığı Ders Programları web sayfasında Alevi Din Dersi yer almaktadır. Bkz. http://www. itlhessen.de/go/ ausgabe.asp?q = 2739&modus= 22 &g =&nav= 85&kat=1, (erişim 29.07.2007). 71 Wielandt, IRH nin verdiği bir fetvayı sorgulamıştır. Buna göre, Müslüman öğrenciler okul gezilerine mesafesi 81 km yi geçtiğinde ancak mahremleri olduğunda katılabileceklerdir. Böyle bir fıkıh komisyonuna sahip birliğin Avrupa da Đslam ın gelişmesine nasıl katkı sağlayacağını Wielandt, sorgulamıştır. 72 Franz Köller, Rechtliche Probleme im Zusammenhang mit der Einführung eines islamischen Religionsunterrichts in Hessen, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s. 117-127. 31

IRH nin din dersi modellerinde Đslam ın Kur an ve sünnete dayalı olarak öğretimi, öğreti ve uygulamanın ayrılmazlığı, öğreti, iman içeriği, Müslüman ın yaşam pratikleri, ibadetler gibi konuların programda yer alması ön görülmüştür. Ders dili Almanca dır. Hedefleri arasında milli gelenek ya da politik içeriğin öğretilmemesi, azınlık problemlerine değinilmemesi, Đslam ın güncel sunumu, dini kimliğin oluşmasına yardım, bu topluma aidiyetin vurgulanması, gibi hedefler sayılmaktadır. 73 IRH, Đslam Din Dersi Öğretmenin eğitimi ile de ilgilenmektedir. Wiesbaden Đslamoloji Enstitüsü ile ortak çalışma yapılarak Đslam Din Dersi Öğretmeni yetiştirmek üzere 3 sömestrlik bir programı Şubat 2001 den beri uygulanmaktadır. 74 Kültür Bakanı Wulf un 03.04.2007 tarihinde yaptığı açıklamada halen Đslam Din Dersi için muhatap bulunmadığını, IRH nin şartları yerine getirmediğini belirtmektedir. Söz konusu dersi üstlenebilecekler arasında DĐTĐB nin adı da zikredilmektedir. 75 d. BADEN WÜRTTEMBERG Eyalette üç farklı modelin uygulaması vardır. (1) Din Bilgisi Dersi Bu eyalette 1995 yılında 5 saat uygulanan Ana Dili Tamamlama Dersinin 2 saati öğleden önceye alınmıştır. Bunun sebebi Hıristiyan din dersleriyle Türk çocuklarına verilen Din Bilgisi Dersinin paralel olmasını sağlamaktır. Bir diğer sebep çocukların din bilgisini kontrol edilemeyen Kur an Kursları ndan edinmelerine engel olmaktır. 76 Bu ders konsolosluklar tarafından organize edilmekte ve dersin içeriğine karar verilmektedir. Ders materyalleri, gelinen ülkelerden temin edilmektedir. Derse katılım, dersi seçmeye bağlıdır. Okul yöneticileri, ücret talep etmeden sınıfları derse açmak durumundadır. 73 http://www.irh-info.de/index.php?kon=projekte&zeige=iru/iru_konzept, (erişim 29.06.2007). 74 Programa katılan öğretmenlerin istatistik durumu için bkz. http://www.irh-info.de/ projekte/ iru/pdf/ IRH_IRU_Statistik.pdf, (erişim 28.06.2007). 75 Frankfurter Allgemein, Vor Minderheiten nicht zurückweihen, 03.04.2007. 76 Özdil, age., s. 99-100. 32

(2) Đslam Din Dersi Đslam Din Dersi için ilk olarak 1994 yılında Đslam Din Toplumu (Religionsgemeinschaft des Islam) Kültür Bakanlığına dilekçe vermiş fakat reddedilmiştir. 1996 yılında Islamischen Bund Mannheim ve Christlich Islamischen Gesellschaft, Almanca Đslam Dersi pilot projesinin uygulamaya konulmasını istemiş ancak bu dersin Türk Büyükelçiliğinin politik baskısı sebebiyle engellendiği bildirilmektedir. Bundan sonra Đslam Din Toplumu ve başka organizasyonların da bu taleple başvuruda bulundukları belirtilmektedir. Başvuru yapan kişi ve kuruluşlar: 1. Religionsgemeinschaft des Islam- Landesverband Baden Württemberg 1998 yılında, ardından Karlsruhe Pedagoji Yüksekokulu başkanı Peter Müler 1999 yılında bir dilekçe vermiştir. 2. Zenralrat der Muslime in Baden Württemberg başvuranlar arasındadır. 3. Institut für Islamische Erziehung Stuttgart 1999 yılında talepte bulunmuştur. 77 Schneider, 1994 ten 2001 tarihine kadar sekiz Đslami Organizasyonun Đslam Din Dersi için dilekçe verdiğini belirtmektedir. Beş dilekçe müzakere edilmek üzere Gençlik, Kültür ve Spor Bakanlığında beklemektedir. 78 2001 tarihinde dönemin eski Kültür Bakanı, Sünni Đslam Din Dersi ile ilgili bir grubun program çalışmalarını sürdüreceğini ve Alevilerin ayrı bir program oluşturduklarını belirtmektedir. Resmi yazıda dersle ilgili, üstlenicinin kim olacağı ve öğretmenlerinin nasıl yetiştirileceği gibi bazı sorunlara da değinilmiştir. 79 Ders için dilekçe veren üç Sünni dernek, 2004 yılında Boşnak ve Arnavut eyalet dernekleriyle birleşmiş ve yeni bir dinî cemaat kurmuşlardır. 80 Yaklaşık altı yıl süren çalışmalardan sonra bir taslak din dersi programı Religionsgemeinschaft des Islam LV. Baden Württemberg birliği tarafından 05.08.2005 tarihinde Bakanlığa sunulmuştur. 81 2006-2007 öğretim yılından itibaren 2 ders saati Đslam Dersi verilmesi 77 Özdil, Islamischer Religionsunterricht, s.20; Özdil, age., s.125; Eckhart Marggraf, Religionsunterricht für Müslime Überfällig, Yayına Hazırlayan (Hg): Peter Schreiner, Karin Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Comenius Institut, Münster 2001, s.132,135. 78 Karl Schneider, Islamischer Regionsunterricht an Staatlichen Schulen in Baden Württemberg?, Yayına Hazırlayan (Hg): Islamischer Religionsunterricht, Otto Lembeck Verlag, Frankfurt am Main 2001, s. 131. 79 http://www3.landtag-bw.de/wp13/drucksachen/0000/13_0493_d.pdf, (erişim 27.06.2007). 80 Barbara Lichtenthäler, Islamische Religion im schulischen Unterricht: Baden-Württemberg, Yayına Hazırlayan (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s. 82. 81 Ders programını incelemek için bkz. http://www.rg-islam.de/bildungsplanislamischerru.pdf, (erişim 27.06.2007). 33

kararlaştırılmıştır. Dört yıl sürecek olan deneme aşamasının 12 ilkokulda yapılacağı belirtilmiştir. Ders dili Almancadır. Dersi, Müslüman öğretmenlerin vermesi kabul edilmiştir. Ludwigsburg ve Karlsruhe Pedagoji Yüksek Okullarında öğretmenlerin meslek içi eğitime alınması kararlaştırılmış ve öğretmenler buralarda yurt dışından gelen uzmanlar tarafından da eğitilmiştir. 82 Sünni din dersinin içeriği daha önceki Kültür Bakanı Anette Schavan tarafından belirlenen bir grup tarafından geliştirilmiştir. Tanrı-Đnsan-Yaratılmışlar, Kur an ve Đslami kaynaklar, Dinler ve Yaşam Biçimleri, Bireysel ve Toplumsal Đnancın Đfade Biçimleri konu alanları olarak sıralanmaktadır. Hem Đslam Din Dersi hem de Alevi Din Dersi öğretmenleri için 6 aylık meslekî eğitim ön görülmüştür. Sünni inancı için Freiburg, Karlsruhe, Sttutgart taki 10 okul deneme okulu olarak belirlenmiştir. 83 (3) Alevi Din Dersi Alevi Din Dersi, Alevi Cemaati Almanya Birliği tarafından Baden Württemberg eyaleti için model deneme olarak geliştirilmiştir. Öğretmenlerini kendileri seçeceklerdir. Aynı şekilde ders, bu inanca sahip pedagojik bilgisi olan öğretmenlerce verilecektir. Alevi Din Dersi için Karlsruhe ve Freiburg ta 2 okul deneme okulu olarak belirlenmiştir. 84 Alevi Din Öğretisi başlığını taşıyan öğretim programının ve dersin dili Almanca dır. Aleviler, ders dilinin Almanca olmasını dinler arası diyalogu sağlaması açısından önemli bulmaktadır. Fakat temel kavramların; dede, semah, cem gibi, aslî dilde kullanılması yani Türkçe olması kabul edilmektedir. 1. ve 2. sınıflar, 3. ve 4. sınıflar için ortak bir program düşünülmüştür. Yeterlik alanları; din, kültür, dil, yorum, yöntem, estetik, kişisel, ahlakî, iletişimsel ve sosyal alanlar belirlenmiştir. Öğrenme alanları; insan, yol, ev şeklinde üç başlıkta toplanmıştır. Konular, sınıflara göre belirlenirken bu başlıklar altında yer almaktadır. Programın yapılandırmacı yaklaşıma göre geliştirildiği anlaşılmaktadır. 82 Öğretmenlerin eğitiminde Ankara Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi, Din Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden destek alınmaktadır. 83 Lichtenthäler, agm., s.84. 84 05.09.2006 tarihli Baden Württemberg Eyaleti Kültür, Gençlik ve Spor Bakanlığının basın açıklaması için bkz. http://www.km-bw.de/servlet/pb/-s/11c20cx1bs7alx1asrqq91uj6dgc1g52dzo/ menu/1188850/index.html, (erişim 27.06.2007). 34

e. BREMEN Bremen Eyaleti Anayasası, Federal Anayasa dan önce yürürlükte olduğu için din dersleri Eyalet Anayasası nın 141. maddesine (Bremer Klausel) göre düzenlenmektedir. (1) Din Bilgisi Dersi Konsolosluk dersleri olarak Ana Dili Tamamlama Dersleri çerçevesinde verilmektedir. (2) Đslam Kültürü Dersi (Đslamkundlicher Unterricht) Bremen Eğitim Senatörlüğü Đslam Din Bilgisi Dersi hazırlık çalışmaları için oluşturduğu Yuvarlak Masa Komisyonunda; Eğitim Bakanlığı, Bremen deki Müslümanlar, Protestan ve Katolik Kilise temsilcileri bir araya gelmişlerdir. Komisyon bu dersin Almanca okutulmasına ve her dinden öğrencinin katılabileceği bir ders olmasına karar vermiştir. Ders öğretmenlerinin, Alman Üniversitelerinde yetişecek Đslam Din Dersi öğretmenleri tarafından eğitilmesini kabul etmiştir. Komisyon tarafından hazırlanan program Eyalet Okul Enstitüsü tarafından onaylanmıştır. Dersin 2002-2003 öğretim yılından itibaren 5. sınıfta, 2003-2004 öğretim yılından itibaren 6. sınıfta ve 2005-2006 öğretim yılında 7. sınıfta uygulanması kararlaştırılmıştır. 2005-2006 öğretim yılından itibaren uygulamanın diğer okullara da genişletilmesi düşünülmüştür. 85 5. ve 6. sınıf programında içerik iki alana göre; Dinî Oryantasyon ve Ahlakî Davranışlarda Oryantasyon şeklinde düzenlenmiştir. Dinî oryantasyonda yer alan konular; Oluşum Tarihi, Peygamberlik ve Kur an, Müslüman ın Hayatında Đslam, Kitaplı Dinlerin Đnanç Temelleridir. Ahlaki oryantasyonda yer alan konular; Tanrı ya Đnanma ve Yaratılmışlara Değer Verme, Đnsanın Kendisiyle ve Diğer Đnsanlarla Đlişkisi, Toplumsal Yaşam Gerçekliğidir. Dersin hedefi öğrencilere, dinî, kültürel, tarihî ve ahlakî yönelimler sağlamaktır. 86 85 Bremen Eğitim Senatörlüğünün 08.09.2005 resmi yazısı. 86 Islamkunde, Rahmenplan für die Sekundarstufe I, Jahrgang 5 und 6, Entwurf 2003. 35

(3) Đslam Din Dersi Bremen de Đslam Cemaatleri Çalışma Dairesi 05.09.2001 tarihinde bir temel program taslağını Eğitim ve Bilim Senatörlüğüne sunmuştur. O da çeşitli cemaat temsilcilerini bu program taslağını müzakere etmek üzere Yuvarlak Masa Toplantısına davet etmiştir. Yapılan müzakereler sonucunda Đslam din dersi, Almanca, bir okulda 2003-2004 öğretim yılında denenmeye alınmıştır. Dersin bundan sonraki gelişim süreci hakkında veri elde edilememiştir. f. HAMBURG Eyalette iki model uygulama vardır. (1) Din Bilgisi Dersi Türkçe Ana Dil Dersi çerçevesinde verilen Türk Çocuklar Đçin Đslam Din Dersi mevcuttur. Bu ders için not verilmemektedir. Öğretmenlik eğitimi almış Türk öğretmenler tarafından dersler verilmektedir. Öğretmenlerin Din dersi verebilir yeterliliğine sahip olması istenmektedir. Bir öğretmenin bu dersi üstlenmesi kendisinin oluruna bırakılmaktadır. (2) Herkes Đçin Din Dersi Herkes Đçin Dinler Arası Din Dersi bu eyalette çözüm olarak üretilen bir modeldir. Ders içerisinde Đslam la ilgili bilgilere yer verilmektedir. Protestan Kilisesi nin desteğinde yürütülen bu ders için Hamburg ta Dinler Arası Din Dersi Müzakere Grubu oluşturulmuştur. Bu grupta Yahudi, Müslüman cemaatler, Alevi Kültür Merkezi nin Konferansı, Tibet ve Budist Kültür Merkezleri yer almaktadır. Komisyon, din dersinin gelecekteki durumuna yönelik öneriler geliştirmektedirler. 87 87 Harry Noorman, Almanya da Hıristiyan Din Dersinin Hukuksal Çerçeve Koşulları ve Đslam Din Dersi Đçin Olası Modeller, Editörler: Hasan Coşkun, M. Zeki Aydın, Lars Peter Schmidt, Helga Schenk, Türkiye ve Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Konrad Adenauer Vakfı, Ankara 2000, s.24-25; Dinler Arası Din Dersi Müzakere Grubu nun, Herkes Đçin Din Dersi hakkındaki görüşleri için bkz. Gesprächkreis Interreligiöser Religionsunterricht in Hamburg, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Folkert Doedens, Wolfram Weiße, Religionsunterricht Für Alle, Waxmann Verlag, Hamburg 1997, s. 35-41; Müslümanların ders hakkındaki görüşleri için bkz. Halima Krausen Wie kann ein Religionsunterricht für alle von Muslimen theologisch verantwortet werden? Eine muslimische Position, Yayına Hazırlayanlar (Hg):, Wolfram Weiße, Folkert Doedens, Religiöses Lernen in einer pluralen Welt, Waxmann Verlag Münster 2000, s. 39-42. 36

Farklı din ve mezheplerin derste konu edilmesi iki şekilde olmaktadır. Ya dersin merkezinde (ana konu olarak) dinlerin ve mezheplerin çeşitliliği ayrı ayrı açıklanarak ve kişisel kanaatler konuşularak ve gelenekler açıklanarak ya da belli başlı ibret verici rivayetlerin, tecrübeler ve kanaatlerin öğrenciler tarafından sözlü olarak ifade edilerek ve diğer dinlerin rivayetleriyle geliştirilerek uygulanır. Đşlenen bazı üniteler şunlardır: 1. Kendimi Tanıyorum ve Diğer Đnsanları Daha Đyi Tanıyorum. 2. Toplum Đçerisinde Yaşıyoruz. 3.Đnsanların Đnançlarında Ne Önemlidir. 4. Bizler Bir Dünyada Yaşıyoruz. 88 1991 yılında Aleviler Hamburg ta ayrı bir ders için kampanyalar başlatmıştır. Bu sebeple 1998 yılında Alevilikle ilgili konular da programa dâhil edilmiştir. Mesela Alevilerin Đbadeti, Muharrem Orucu, Aşura Günü, Hızır Đlyas Günü, Semah Ritüeli ve Müziğin Önemi gibi konular yer almaktadır. 89 Ders Protestan Kilisesi nin desteğinde ve şekillendirmesinde gerçekleştiğinden, dersin anayasanın 7/3. maddesine uygun bir ders olmadığı belirtilmektedir. Devlet din dersinin içeriğini belirleme hakkına sahip değildir. Đnanç öğretimi ancak öğrencilerin kendi inanç esaslarına uygun olduğunda anayasaya uygun olmaktadır. Herkes için yapılan bir ders, gerçekleştirilme aşamasında bütün dinî cemaatlerin sorumluluğunda olmalıdır. Bu sebeple Hamburg Modeli nin Dinler Arası bir ders olarak değil de Protestan Din Dersi olarak anayasaya uygun olduğu ifade edilmektedir. 90 Eleştirilen diğer bir konu da çocukların diğer dinlerle karşılaşmadan önce veya onun yanında kendi dinlerinde bilgilenmesinin daha uygun olup olmadığıdır. Kendi dinini yeterince bilmeyen bir çocuk, bu dersin öğretmeni de Đslam uzmanı olmadığı takdirde, kendi dinini bu derste nasıl temsil edecek ve dahası kendi kimliğini nasıl oluşturacaktır? Doedens, Herkes Đçin Din Dersi ni, Dinler Hakkında Öğrenme değil Dinden Öğrenme olarak ifade etmektedir. Ona göre Dinler arası Din Dersi, diyaloga ve iletişime dayalı bir derstir. Çok kültürlü bir okulda diğeriyle karşılaşma, 88 Hamburg Okullar Dairesi, Đlkokullar için Din Dersi Çerçeve Plan Tasarısı, 26.01.2001. 89 http://www.alevi.com/religionsunterricht0+m582cc2f345b.html, (28.07.2007). 90 Heckel, Religionsunterricht auf dem Prüfstand, s. 272-278. 37

çocukların ve gençlerin kimlik gelişimini desteklemektedir. Yabancı ile karşılaşma kendine ait olan kimliği fark ettirmekte ve geliştirmektedir. 91 g. SCHLESWIG-HOLSTEIN Eyalette iki model uygulanmaktadır. Bir model için talep vardır. (1) Din Bilgisi Dersi Konsolosluk dersi olarak verilen Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Din Bilgisi Dersleri kamu okulları dışında okutulmaktadır. (2) Đslam Din Dersi 2007-2008 öğretim yılından itibaren 8 okulda Đslam Din Dersi uygulamasının başlatılması kararlaştırılmıştır. Bu programda bir yorum ve mistik eğilim olarak Aleviliğe ve Şiiliğe de yer verilmiştir. Aşağı Saksonya Eyaletinde geliştirilen Đslam Din Dersi Programı, Schleswig Holstein da yeniden üzerinde çalışılarak bu eyalete uyarlanmaya çalışılmıştır. Dersin genel ve özel amaçlarının yazılmış olması ve eski Đlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretim Programına benzemesi, o programdan yararlanıldığını göstermektedir. Program incelendiğinde sekiz öğrenme alanın olduğu tespit edilmiştir. Bunlar: 1. Ben ve Cemiyetim 2. Đslam Etiği 3. Peygamberlerin kıssaları 4. Peygamber Hz. Muhammed 5. Kur an 6. Đslam ın Temel Prensipleri 7. Đslam ın Yorumlanması 8. Dinlerin ve Đslam ın Evrensel Öğütleri. 92 Birinci ve ikinci sınıflar için ve üçüncü, dördüncü sınıflar için bir içerik belirlenmiştir. (3) Alevilik Din Dersi AABF, Alevilik Din Dersi için eyalet Kültür Bakanlığı na başvuru yapmıştır. h. RHEINLAND PFALZ Eyalette iki model uygulama vardır. 91 Folkert Doedens, Interreligiöses Lernen im Religionsunterricht für alle, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Folkert Doedens, Wolfram Weiße, Religionsunterricht für Alle, Waxmann Münster/New York/München/Berlin, Münster 1997, s. 67-68. 92 Aşağı Saksonya Kültür Bakanlığı, Đslam Din Dersleri, Okul Denemesi Çerçeve Talimatları, 04.01.2005. 38

(1) Din Bilgisi Dersi Devlet gözetiminde verilen Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Din Bilgisi Dersleri okutulmaktadır. 1.-10. sınıflara kadar verilen derse katılım başvuru ile olmaktadır. Dersten kayıt sildirme ancak öğretim yılı sonunda yapılmaktadır. Öğrencilerin ders etkinliklerine katılımı notlandırılmaktadır fakat ders ortalamasına tesiri olmamaktadır. (2) Đslam Din Dersi 2004-2005 öğretim yılında dört yıllığına denenmek üzere bir okulda başlatılan uygulamanın 2006 yılında başka bir okula daha yaygınlaştırılıp yaygınlaştırılmayacağı tartışılmıştır. Ancak son kararlar hakkında bilgi edinilememiştir. Ludwigshafen- Pfingstweide Đlkokulu nda öğrencilerin yarısı Müslüman dır. Ağırlıklı olarak Türk, Tunus lu, Arnavut ve Afgan dır. Dolayısıyla bu dersle öğrencilerin topluma entegrasyonuna katkı hedeflenmektedir. Din Dersini destekleyenler arasında en başta Hıristiyan Müslüman Konuşma Dairesi ve IGRA (Türk Kadın Öğrenim Đnsiyatifi) vardır. Ders için kısmî çerçeve program (Teilrahmenplan) oluşturulmuştur. Programda önemli konular ve ulaşılması gerekilen beceriler yer almakta fakat bunlar sınıflara göre belirlenmemiştir. Öğrenciler çok heterojen olacağından, öğretmene de bazı belirlemelerin bırakılması uygun bulunmuştur. Üç öğrenme alanı belirlenmiştir: Müslüman Olarak Yaşama, Đslam ın Temelleri, Dinler Arası Diyalog. 93 i. AŞAĞI SAKSONYA Eyalette iki model denemesi vardır ve bir modelin uygulamaya konulması için çaba gösterilmektedir. 93 Islamischer Religionsunterricht in der Grundschule Ludwigshafen- Pfingstweide, Entwurf eines Teilrahmenplans, Aralık 2004. 39

(1) Eyalet Kültüründe Dini Konular Dersi (Religiöse Themen der Landeskunde) 1985 yılından beri Aşağı Saksonya eyaletinde Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Eyalet Kültüründe Dini Konular Dersi 1.-13. sınıflarda verilmektedir. Derse iki ders saati ayrılmıştır ve ders, şayet 8 öğrenci tarafından seçildiğinde açılmaktadır. Dersten kayıt sildirme ancak öğretim yılı sonunda mümkündür. Öğretmenler, eyalet tarafından atanmaktadır. Öğretmenlerin, ya geldikleri ülkede ya da Almanya da öğretmenlik eğitimi almış olmaları ve iyi Almanca bilmeleri gerekmektedir. Aşağı Saksonya Okul Kanunu na uygun olarak Çerçeve Programları vardır. Ders veren öğretmenlerden öğretmenlik eğitimi almış olmalarının yanı sıra meslekte tecrübelerinin olması istenmektedir. Öğretmenlerin, Din Derslerini verebilmesi için yeterliliğinin olması gerekmektedir. Öğretmenlerin bu dersi vermek üzere görev almaları kendilerinin oluruna bağlıdır. (2) Đslam Din Dersi 24 Ekim 2001 tarihinde Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakan ı yaptığı açıklamada Müslüman öğrencilere de Hıristiyan, Yahudi veya mezhepsiz öğrencilere davranıldığı gibi eşit davranılmasını istediklerini, onların da ya Değerler ve Normlar Dersine ya da Din Dersine katılmalarını arzuladıklarını ifade etmiştir. Konuşmasının devamında başbakan, devlet denetiminde Almanca Đslam Din Dersine imkân tanıyacaklarını bildirmiştir. 23 Temmuz 2002 de Eyalet Hükümeti, dersi uygulamaya karar vermiştir. Hukukî anlamda bir Đslam Din Cemaati olmadığından Kültür Bakanlığı, Müslümanların temsilcilerinin katıldığı Yuvarlak Masa komisyonu oluşturmuştur. 94 Bu komisyon Müslüman öğretmenlerin katılımıyla bir Çerçeve Program oluşturmuştur. 25 Temmuz 2003 te Çerçeve Program (Rahmenrichtlinien) Aleviler haricinde Müslümanlar tarafından kabul görmüştür. Aleviler, Alevilikle ilgili içeriğe yeterince yer verilmemesi sebebiyle söz konusu çalışmayı onaylamamıştır. 95 94 Niedersachsen Schura olarak adlandırılan komisyonda Türk derneklerin temsilcileri, Arap, Boşnak, Pakistan, Alman Cemaatinin üyeleri yer almıştır. 95 Birgit Väth, Islamischer Religionsunterricht an staatlichen Schulen-Zwei Modellprojekte zu seiner Etablierung in Niedersachsen, Yayına Hazırlayan (Hg): Stefan Reichmth, Mark Bodenstein, Michael Kiefer, Birgit Väth, Staatlicher Islamunterricht in Deutschland, LIT Verlag, Berlin 2006, s. 72-73. 40

2003-2004 öğretim yılından itibaren sekiz okulda denenmeye başlayan model, 19 okula genişleyerek devam etmiştir. 2006-2007 öğretim yılında üç okulda daha uygulanma kararı alınmıştır. Dersin dili Almanca dır ve dersi Ana Dil Dersi çerçevesinde Eyalet Kültüründe Dinî Konular Dersini veren öğretmenler uygulamaktadır. Derse en az katılımcı sayısı 12 olmalıdır. Bu sayıya ulaşılmadığında 1. ve 2. sınıflar birleştirilebilmektedir. Ders, iki ders saati şeklinde düzenlenmiştir. Ders programı, Aşağı Saksonya Kültür Bakanlığının söz konusu Müslüman Organizasyon ve birliklerle birlikte hazırladığı Đslam Din Dersi Programına göre yapılmaktadır. Programı, Sünni ve Şii grupların onayladıkları fakat Alevilerin onaylamadıkları belirtilmektedir. Derste öğrenci faaliyetleri notlandırılmamaktadır. Fakat ders, öğrencilerin çalışmasına ve sosyal davranışlarına katkı sağlamak durumundadır. 96 Program incelendiğinde altı öğrenme alanının olduğu tespit edilmektedir. 1. Ben ve Benim Cemaatim 2. Đslam Ahlâkı 3. Peygamberler Tarihi 4. Peygamber Muhammed 5. Kur an 6. Đslam ın Şartları. Dersin görev ve hedefleri arasında; var oluş soruları olarak kabul edilen nereden, nereye sorularıyla ilgilenmek, insan Allah ilişkisi, Allah ve yaratılmışlarla olan ilişkisini, Kur an ve peygamberler tarihiyle ortaya koymak sayılmaktadır. Ayrıca, inancın ve uygulamanın öğrencinin hayatıyla ilişkilendirilmesi, öğrencilerin kendi din kimliğini oluşturarak diğer din mensuplarına karşı saygı geliştirmelerine katkı sağlaması hedeflenmektedir. 97 Ders öğretmenlerine Osnabrück Üniversitesi Eğitim ve Kültür Bilimi Fakültesi nde, Almanca Đslam Din Dersi-Öğretmenlere Bilimsel Eğitim Kursu açılmıştır. Bu program 2007-2008 öğretim yılında açılan Master Programı nın da temelini oluşturmaktadır. Eğitim kursuna Birinci Devlet Sınavı nı veren öğretmenlik bölümü öğrencileri ve hizmette bulunan öğretmenler katılmıştır. (3) Alevilik Din Dersi Alevi Toplumu Almanya, Đslam Din Dersi için oluşturulan Yuvarlak Masaya katılmış fakat orada oluşturulan programda Alevilikle ilgili konuları yeterli 96 Rolf Bade, Islamischer Religionsunterricht- ein niedersachsischer Schulversuch, Yayına Hazırlayan (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s.129-131. 97 Rahmenrichtlinien für den Schulversuch, Islamischer Religionsunterricht (Entwurf), 29 Nisan 2003. 41

bulmadığı için AABF, Mayıs 2003 tarihinde Aşağı Saksonya Kültür Bakanlığına Alevilik Din Dersi için dilekçeyle başvurmuştur. 98 j. BRANDENBURG Brandenburg eyaletinde Müslümanlar için ayrı bir ders söz konusu değildir. Öğrenciler, din dersinin yerine Yaşamı Düzenleme-Etik- Din Bilgisi (LER) Dersine devam etmek zorundadır. Bu ders, tarafsız olarak verilmektedir ve bilgilendirme amaçlıdır. k. SACHSEN, SACHSEN ANHALT, MECKLENBURG VORPOMMERN, THÜRINGEN Yukarıda adı geçen eyaletlerde Đslam Din Dersi için herhangi bir talebin bulunmadığı belirtilmektedir. 99 Dolayısıyla eyaletlerde Türkçe Ana Dil Dersleri de mevcut değildir. Đslam inancına sahip Türk öğrenciler, din dersi yerine Okul Kanununca belirtilen Etik dersine ya da Çocuklarla Felsefe Yapmak, Felsefe Yapma derslerine (Mecklenburg Vorpommern) girmek durumundadır. l. SAARLAND Saarland da Türk konsolosluğu Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Din Bilgisi Dersleri vermektedir. Ders programları gelinen ülkeler tarafından oluşturulmaktadır. Ders, beş ders saatidir. Öğrenci sayısı 15 olduğunda ders açılmaktadır. Öğretmenler, geldikleri ülkelerden ilkokul ya da ortaokul öğretmenliği yeterliliğine sahip olmalıdır. Đslam Din Dersi için bir girişim tespit edilememiştir. m. BAVYERA Bavyera eyaletinde, Đslam din öğretimi konusunda, üç faklı din öğretimi modeli vardır. Türkçe Din Bilgisi Dersi (Müslüman Đnancındaki Türk Öğrencilere Türkçe Din Öğretimi), Almanca Din Bilgisi Dersi (Almanca Đslam Öğretimi) ve Đslam Dersi. Bavyera daki Đslam din öğretimi modellerinin; tarihsel gelişimi, öğretim programları, 98 http://www.alevi.com/religionsunterricht0+m582cc2f345b.html, (erişim 29.06.2007). 99 Janberd Oebbecke, Islamischer Religionsunterricht an deutschen Schulen- Aktuelle Fragen und Problemstellungen, Yayına Hazırlayan (Hg): Peter Schreiner, Karin Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Comenius Institut, Münster 2001, s. 84-85; Islamischer Religionsunterricht an der Staatlichen Schulen in Deutschland, Eylül 2000, s.11. 42

ders kitapları, öğretmenleri ve öğrencileri III. Bölüm de incelenmiştir. Uygulanan üç model bu eyaleti Federal Almanya da Đslam din öğretimi model arayışları araştırmasına evren ve örneklem olma bakımından uygun bulunmuştur. Araştırmanın Problem Cümlesi: Bavyera eyaleti örneğinde Federal Almanya kamu okullarında Đslam din öğretimi model arayış ve denemelerini, veli öğrenci ve öğretmenleri kapsayan alan araştırmasıyla betimlemek ve değerlendirmektir. B. ARAŞTIRMANIN AMACI Federal Almanya da Đslam Din Öğretimi modelleri eyaletlere göre çeşitlilik arz etmektedir. Müslüman çocukların din eğitimi olması sebebiyle aileleri yakından ilgilendiren bu sorun, aynı zamanda Federal Alman Cumhuriyeti nin de bir sorunudur. Sorunun çözümünde en uygun modelin hangisi olduğu ve uygulamaya nasıl geçirileceği konusunda tartışmalar yapılmaktadır. Görüşler, bazen siyasî olduğu kadar ideolojik de olabilmektedir. Tartışmalar tek yönlü olmayıp; bir din öğretimi modelinin nasıl olacağı, programlarının nasıl ve kimler tarafından geliştirileceği, eğitim öğretim durumlarının nasıl düzenleneceği, öğretmenlerin nasıl eğitileceği ya da hangi ülkenin desteğinde yetiştirileceği gibi konularda olabilmektedir. Araştırmayla bu sorunun betimlenerek, çeşitli boyutlarının açıklanması ve bilimsel çözüm önerileri getirilmesine katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Araştırmanın genel amacı; Federal Almanya Bavyera Eyaleti nde uygulanan üç farklı modeli betimlemek, çıkarım ve önerilerde bulunmaktır. Araştırmamızda Bavyera Eyaleti Đslam din öğretimi modellerini tespit etmek; bu modellerin her birinin dayandığı öğretim programı yaklaşımlarının, programlarının, eğitim öğretim durumlarının, ders kitaplarının, öğretmenlerinin öğrenci grubunun temel niteliklerini tespit ederek karşılaştırmalı şekilde ortaya koymak ve her bir model hakkında öğretmen, öğrenci ve velilerin tutum görüş ve beklentilerini tespit edip değerlendirmek ve bunlara dayalı çözüm önerileri üretmek araştırmamızın amaçları arasında yer almaktadır. 43

C. ARAŞTIRMANIN ÖNEMĐ Almanya da Đslam Din Öğretimi Modelleri (Bavyera Örneği) adlı çalışma ile öncelikle eyaletlerde geliştirilmek istenen Đslam Din Öğretimi Modellerinin son durumu betimlenip açıklandığından önemlidir. Evren ve Örneklem kısmında daha detaylı olarak ortaya konulacak olan Bavyera eyaletindeki üç Đslam din öğretimi modeli, çalışmanın problem kısmında incelenen ve eyaletlerde denenen Đslam din öğretimi modellerine yaklaşım ve uygulama açısından benzerlik göstermektedir. Türkçe Din Bilgisi Dersi birkaç eyalet dışında tamamında uygulanmaktadır ve benzer uygulama Bavyera eyaletinde de vardır. Bavyera da denenen Almanca Din Bilgisi Dersi, Kuzey Ren Westfalya, Berlin, Bremen deki uygulamalara benzemektedir. Bavyera daki Đslam Dersi denemesi birkaç eyalet dışındaki diğer eyaletlerde denenmeye başlanılan veya başlanılacak olan derse benzemektedir. Bu nedenle Bavyera Eyaletindeki model arayışlarını ortaya koymak, diğer eyaletlerdeki din öğretimi modellerini de anlamak açısından önemlidir. Bavyera Eyaletinde uygulanmakta olan üç Đslam Din Öğretimi Modeli, ilk defa ilgili kişilerle görüşme ve okullarda derslerin ve program geliştirme komisyonunda çalışmaların gözlenmesi yoluyla derinlemesine araştırılıp, betimlendiğinden ve bilimsel tespitlerde bulunulduğundan daha da önem arz etmektedir. Yapılmış olan araştırma, uygulamaya yönelik bilgi vermektedir. Bu nedenle araştırma ile Alman il eğitim müdürlerine ve bakanlık yetkililerine, görevlendirdikleri öğretmenlerin modelleri uygulamalarına yönelik bilgi vermesi ve program geliştiricilere, veli ve öğrencilerin modellerle ilgili düşünce ve beklentilerini öğrenmelerine yardımcı olması beklenmektedir. Ayrıca model uygulayıcılarına, velilerin ve öğrencilerin modelle ilgili düşünce ve beklentilerini öğrenmelerini sağlayacaktır. Türkiye deki Milli Eğitim Bakanlığına, Almanya da görevlendirilen öğretmenlerin, orada katıldıkları projelere, modellere ve verdikleri derslere yönelik derinlemesine bilgi vermesi ve Almanya da yaşayan vatandaşlarının (veli, öğrenci) Đslam din öğretimine ilişkin görüş ve beklentilerini öğrenmelerine katkı sağlaması beklenmektedir. Ayrıca Bavyera Eyaleti örneğinde Đslam Din Öğretimi Model arayış süreci bilimsel olarak betimlenip açıklandığından, Müslümanların din öğretimi sorunlarının 44

çözümüne bilimsel katkı sağlaması; ilgili çevrelerce uygun devlet politikalarının belirlenmesine yardımcı olması beklenmektedir. D. ARAŞTIRMA SORULARI 1. Bavyera Eyaletinde hangi Đslam Din Öğretimi Modelleri uygulanmaktadır? 2. Bavyera Eyaleti Đslam Din Öğretimi Modelleri öğretim programlarının geliştirilme süreçleri nasıldır ve temel nitelikleri nelerdir? 3. Bavyera Eyaleti Đslam Din Öğretimi Modelleri, ders kitapları, öğrenci ve öğretmenleri arasında bir farklılaşma var mıdır? 4. Bavyera Eyaletinde uygulanan Đslam Din Öğretimi Modellerinden veli ve öğrenci memnuniyeti sağlanmakta mıdır? 5. Bavyera Eyaletinde uygulanan Đslam Din Öğretimi Modelini ve dilini velilerin tercih etme nedenleri nelerdir? 6. Bavyera Eyaletinde uygulanan Đslam Din Öğretimi Modelleri ile veli beklentilerini karşılanmakta mıdır? 7. Bavyera Eyaleti Đslam Din Öğretimi Modellerinin muhteva ve öğretim uygulamaları açısından nitelikleri ve farklılıkları nelerdir? 8. Okul dışı/camide din eğitimi görme ile Đslam Din Öğretimi Modellerine karşı veli ve öğrenci tutumları arasında bir ilişki var mıdır? E. ĐLGĐLĐ ARAŞTIRMALAR Federal Almanya da Đslam Din Öğretimi 1980 li yıllardan beri tartışılan ve üzerinde düşünülen konular arasında yer almaktadır. Konuyla ilgili bilimsel araştırmalar mevcuttur. Bu araştırmalar arasında, çalışmayla doğrudan ve dolaylı olarak ilgili olanları şunlardır: 1. Lähnemann, Nach langem Anlauf-endlich islamischer Religionsunterricht?, 100 adlı makalesinde Müslümanların Almanya daki Đslam Din Öğretiminin tarihi sürecini anlatmış ve Đslam Din Dersinin uygulamaya konulmasında karşılaşılan güçlükleri ele almıştır. Çeşitli eyaletlerdeki ders 100 Johannes Lähnemann, Nach langem Anlauf-endlich islamischer Religionsunterricht?, Verkündigung und Forschung, 49. Jahrgang, 1-2004, Gütersloher Verlaghaus, Gütersloh 2004, s.49-64. 45

denemlerinden örnekler verdikten sonra Erlangen de uygulanan Đslam Din Öğretimi Modelinin, uygulamaya geçiş sürecine yönelik bilgi vermiştir. 2. Fuchs un Islamunterricht aus der Sicht der Eltern, 101 isimli Bachelor bitirme tezi Bayreuth Üniversitesi nde hazırlanmıştır. Söz konusu çalışma hem metot açısından hem de içerik olarak araştırmacının yaptığı çalışmaya en yakın olanıdır. Fuchs, uygulamada olan Đslam Din Dersine çocuklarını gönderen iki aile ile görüşme yapmak suretiyle model hakkında durum incelemesi yapmıştır. Böylece velilerin uygulanmakta olan din dersi hakkındaki görüşleri, beklentileri alınmıştır. 3. Spriewald, Rechtsfragen im Zusammenhang mit der Einführung von islamischen Religionsunterricht als ordentliches Lehrfach an deutschen Schulen, 102 isimli çalışmasında Almanya da Đslam ın kurumsallaşmasını ve bu bağlamda Đslami Dernekleri, Đslam Din Dersinin düzenli bir ders olarak okutulmasında hukuki sorunları ve bazı Đslam Ders modellerini incelemiştir. 4. Tosun, Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, 103 araştırmasını 2001 yılında gerçekleştirmiştir. Đslam Din Dersinin okullarda müstakil bir ders olarak yer almasında karşılaşılan sorunları ele almış ve çeşitli eyaletlerdeki din dersi uygulamaları ve tartışmaları belirterek değerlendirmiştir. 5. Aşıkoğlu, Almanya daki Đslam Din Dersi Öğretmenlerinin Yeterlikleri ve Eğitimi, 104 isimli tebliğinde Almanya da yaşayan Türklerin ihtiyaç ve sorunlarını sıralamış ve Bavyera Eyaleti nde görevli Türk öğretmenlerin durumları üzerinde 1989 ve 1996 yılları arasında yaptığı araştırmaları karşılaştırarak değerlendirmiştir. Din Dersi branş öğretmenlerinin yetiştirilmesine yönelik öneriler sunmuştur. 6. Arslan, Religiöse Erziehung der muslimischen Kinder in Deutschland und Österreich, 105 başlıklı araştırmasında Müslümanların Almanya ve Avusturya ya 101 Veronika Fuchs, Islamunterricht aus der Sicht der Eltern, Eine qualitativ-empirische Studie zum Modellversuch Islamunterricht in Erlangen, Bayreuth Üniversitesi, Kültür Bilim Fakültesi, Bachelor Bitirme Tezi, Bayreuth 2004. 102 Simone Spriewald, Rechtsfragen im Zusammenhang mit der Einführung von islamischen Religionsunterricht als ordentliches Lehrfach an deutschen Schulen, TENEA Verlag, Berlin 2003. 103 Cemal Tosun, Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Yayınlanmamış Araştırma, Ankara 2002. 104 Nevzat Yaşar Aşıkoğlu, Almanya daki Đslam Din Dersi Öğretmenlerinin Yeterlilikleri ve Eğitimi, Editörler: Hasan Coşkun, Lars Peter Schmidt, Mehmet Zeki Aydın, Helga Schwenk, Türkiye ve Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Konrad Adenauer Vakfı Yayınları, Ankara 2000, s.92-104. 105 Adnan Arslan, Religiöse Erziehung der muslimischen Kinder, Islamisches Sozial dienst-und Informationszentrum, Stuttgart 1998. 46

gidişleri hakkında bilgi verdikten sonra Almanya ve Avusturya daki Müslümanların din eğitimlerini yakından incelemiştir. Bu anlamda Đslam Din Derslerinin okullarda okutulmasında karşılaşılan güçlüklere her iki ülkeyi karşılaştırarak yer vermiştir. 7. Aşıkoğlu, Almanya da Temel Eğitimdeki Türk Çocuklarının Din Eğitimi 106 isimli çalışmasında öncelikle Almanya da temel okul eğitiminde Đslam Din Derslerinin genel durumunu betimledikten sonra Baden Württemberg ve Bavyera Eyaletlerinde Đslam Din Derslerinin genel durumunu belirtmiştir. Araştırmacı, anket, görüşme ve okulda gözlem yaparak ulaştığı bulguları karşılaştırmıştır. 8. Siegele, Die Problematik der Einführung eines islamischen Religionsunterrichts an deutschen Schulen 107, adlı çalışmasını bitirme tezi olarak hazırlamıştır. Araştırma bu konuyla ilgili yapılan ilk çalışmalar arasında sayılmaktadır. Federal Almanya da uygulanan ve uygulanabilecek Đslam Din Dersi modellerini tanıttıktan sonra Kuzey Ren Westfalya Eyaleti ve Hamburg Eyaleti nde uygulanan din derslerini detaylı olarak incelemiştir. 9. Mahler, Möglichkeiten religiöser Unterweisung muslimischer Kinder an öffentlichen Schulen in den Ländern der Bundesrepublik Deutschland entsprechend dem Beschluβ der Kultusministerkonferenz 108 adlı makelesinde Almanya daki Đslam Din Dersi için anayasal tartışmaları verdikten sonra Almanya da uygulanabilecek ve uygulanan Đslam Din Dersi modellerini tartışmıştır. F. KAVRAMLAR MODEL: Almanya daki okullarda; eyaletlere, dersin teorik temellerine, programların hazırlanma sürecine, programlarına ve programların uygulanma şekline, öğretmenlerine göre değişiklik gösterebilen ders yaklaşımlarıdır. Dolayısıyla Model kavramı çalışmada Almanya daki okullarda uygulanabilecek en uygun Đslam Din Dersine ulaşmak için denenen dersler için kullanılmıştır. 106 Nevzat Yaşar Aşıkoğlu, Almanya da Temel Eğitimdeki Türk Çocuklarının Din Eğitimi, TDV. Yay., Ankara 1993. 107 Anna Barbara Siegele, Die Problematik der Einführung eines islamischen Religionsunterrichts an deutschen Schulen, Oldenburg Üniversitesi, Lisans Tezi, Oldenburg 1988. 108 Gerhart Mahler, Möglichkeiten religiöser Unterweisung muslimischer Kinder an öffentlichen Schulen in den Ländern der Bundesrepublik Deutschland entsprechend dem Beschluβ der Kultusministerkonferenz, Yayına Hazırlayan (Hrsg): Landesinstitut für Schule und Weiterbildung, Rahmenbedingungen und Materialien zur religiösen Unterweisung für Schüler Islamischen Glaubens, Express Edition, Berlin 1987. 47

DĐN ÖĞRETĐMĐ: Okullarda yapılan planlı, programlı din eğitimi için kullanılmıştır. DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELĐ: Almanya daki okullarda; eyaletlere, dersin teorik temellerine, programların hazırlanma sürecine, programlarına ve programların uygulanma şekline, öğretmenlerine göre değişiklik gösterebilen din öğretimi modeli yaklaşımına dayalı üretilmiş ve denenen her bir derstir. ĐSLAM DĐN DERSĐ ÖĞRETMENĐ: Almanya da, okullarda Đslam Din Öğretimi Modelleri çerçevesinde din öğretimi yapan öğretmenlerdir. DÜZENLĐ DERSLER: Öğretim Programı içerisinde yer alan ancak öğrencinin derse katılması, dersi seçmesine bağlı olan derslerdir. Devlet öğretmen görevlendirmekle sorumludur (Berlin, Bremen ve Brandenburg hariç) ve diğer branşlardaki gibi derse katılacak en az öğrenci sayısını belirtmektedir. DĐN KÜLTÜRÜ DERSĐ: Hiç bir Đslami cemaatin sorumluluğunda olmayan ancak eyalet kültür makamlarının sorumluluğunda olan derstir. Đslami temelde Etik Dersi bu tipin içinde sayılır. Ders Đslam hakkında bilgi verirken Đslam dışındaki dinlere ve dünya görüşlerine karşı davranışları da içerir. ĐSLAM DĐN BĐLGĐSĐ DERSĐ: Đçerik olarak Đslam Din Dersi ile sınırlıdır. Mezhep merkezli bir ders değildir. Dersin sorumlusu ülkelerin diplomatik ve konsolosluk temsilcileri veya eyaletteki kültür makamlarıdır. Öğretim Müfredatı nın hazırlanmasında ve uygulanmasında Đslami cemaatlerle birlikte çalışılmaz. Đslam hakkında bilgi verilmesi hedeflenir. ĐSLAM DERSĐ: Đslami bir cemaatle anlaşılarak devletin sorumluluğunda verilen düzenli bir derstir. Öğretim programını ilgili cemaat hazırlar ve dersin öğretmenini belirler. Dersin amacı, dinî muhtevaya öğrenciyi inandırmaktır. TRANSKRĐPSĐYON: Transkripsiyon kelimesi çalışmada, görüşme ve ders gözlem verilerinin yazıya geçirilmiş metinleri için kullanılmıştır. 48

II. BÖLÜM YÖNTEM A. EVREN VE ÖRNEKLEM Çalışmanın evrenini, Bavyera Eyaleti nde Türkçe Đslam Din Bilgisi ve Almanca Đslam Din Bilgisi, Đslam Dersi nin uygulandığı okullar oluşturmaktadır. Bu üç modelin okullarda ders gözlemi ve öğretmen, öğrenci ve velilerle görüşme yapmak suretiyle incelenebilmesi için Orta Frankaya Yönetimi nden (Regierung von Mittelfranken), Federal Almanya da araştırmaya danışmanlık yapan Johannes Lähnemann, önce sözlü ardından yazılı olarak izin istemiştir. Bakanlığın yazılı isteğe cevabı 12.11.2004 tarihinde olmuş ve üç okulda belli şartlar dâhilinde araştırmaya izin verilmiştir. Araştırmaya başlamadan önce gözlem ve görüşmelerde kullanılacak soruların gönderilmesi ve araştırmanın yapılabilmesinin bazı şartların yerine getirilmesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Đstenen belgeler Orta Frankaya Yönetimi ne (Regierung von Mittelfranken) ulaştırılmıştır. Cevaben gönderilen 12.01.2005 tarihli resmi yazıda açıklamalar uygun bulunmuş ve araştırmaya izin verilmiştir. Orta Frankaya Yönetimi nden (Regierung von Mittelfranken) alınan izinden sonra belirlenen okullara gidilip okul müdürleri ve okuldaki modelin öğretmenleriyle görüşülmüştür. Araştırma 1.-4. sınıflarla sınırlı tutulduğundan, bu sınıflarda din bilgisi dersine giren öğretmenler ve onların sınıfları tercih edilmiştir. Bir okulda sadece Đslam Dersi uygulandığından X Okulu, Đslam Dersi Modeli için seçilmiştir. Y Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersi sadece 1. ve 3. sınıflarda okutulmaktadır. 2. ve 4. sınıflarda Türkçe Din Bilgisi Dersi okutulmaktadır. Z Okulunda ise hem Türkçe Din Bilgisi hem de Almanca Din Bilgisi 1.-4. sınıflarda okutulmaktadır. X ve Z Okulları asıl araştırma okulları ve Y Okulu ise öğretmenleri ve dersleri karşılaştırma yapma imkânı sunacağından karşılaştırma okulu olarak kullanılmaya karar verilmiştir. 109 109 Y Okulundaki Almanca Din Bilgisi öğretmeni kendisi ve öğrencileriyle görüşme yapılmasına olumlu yaklaşmış ancak dersin gözlenmesine 1hafta izin vermiştir. Bu dersi veren öğretmen, Almanya da (asıl branşı) Đlkokul Öğretmenliği eğitimi almıştır. Öğretmenin Türk olması da araştırma için önem arz etmektedir. Aynı okulda Türkçe Din Bilgisi Dersini veren öğretmen ise Türkiye den 5 yıllığına 2004 yılında görevli geldiğinden önemlidir. Çünkü Z Okulundaki Türkçe Din Bilgisi öğretmeni Almanya ya önce işçi olarak gitmiş daha sonra Türkiye de öğretmen olarak çalıştığı için

Sadece Türkçe Din Bilgisi Dersine giren öğretmenler derslerinin izlenmesine çok olumlu yaklaşmış diğer öğretmenler çeşitli sebepler sunarak derslerinin gözlemlenmesine olumlu yaklaşmamıştır. Modeller için belirlenen okullarda; Z Okulunda Türkçe Din Bilgisi Dersi nde 1. sınıfta 36 öğrenci, 2. sınıfta 24 öğrenci. 3. sınıfta 19, 4. sınıfta 22 öğrenci vardır. Z Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersi ni 1. sınıfta 15, 2. sınıfta 10, 3. sınıfta 9 öğrenci 4. sınıfta 10 öğrenci seçmiştir. Y Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersini 1. sınıfta 12, 3. sınıfta 19 öğrenci almaktadır. X Okulunda Đslam Din Dersini 1. sınıfta 12, 2. sınıfta 8, 3. sınıfta 12, 4. sınıfta 7 öğrenci almaktadır. Tablo:1 Modeller Đçin Belirlenen Okulların Tablosu Okullar Modeller Sınıflar Öğretmenler Toplam Öğrenci Sayısı X Đslam Dersi 1.-4. Sınıflar Bölgeden Atanmış 39 Okulu Y Okulu Türkçe Din Bilgisi Dersi 2. ve 4. Sınıflar MEB. Tarafından Görevli 25 Z Okulu Almanca Din Bilgisi Dersi Türkçe Din Bilgisi Dersi Almanca Din Bilgisi Dersi 1. ve 3. Sınıflar Bölgeden Atanmış 31 1.-4. Sınıflar Bölgeden Atanmış 101 1. ve 4. Sınıflar Bölgeden Atanmış 44 Araştırmaya katılma gönüllülük çerçevesinde olacağından okul müdürleri, velilere bir mektupla ulaşılmasını ve araştırma hakkında bilgi verilmesini istemiştir. Kendileriyle görüşülmesini kabul etmeleri halinde mektubu imzalayarak tekrar öğrenci vasıtasıyla öğretmenlerine ulaştırmaları istenmiştir. Mektuplar iki dilde Türkçe ve Almanca hazırlanmıştır. 110 Z Okulunda Türkçe Din Bilgisi Dersi için 1.-4. sınıflarda öğretmenin de örneklemi oluşturmaya katkısını almak üzere tamamına yakınına görüşme için mektup verilmiş 1. sınıftan 7 kabul mektubu, 2. sınıftan 7, 3. sınıftan 6, 4.sınıftan 6 kabul mektubu imzalanarak geri gönderilmiştir. öğretmenliğe geçmiştir. Dolayısıyla bu öğretmen Federal Almanya makamlarınca atanan öğretmendir. Aynı şekilde Z Okulundaki Almanca Din Bilgisi Dersini veren öğretmen de Almanya da (asıl branşı) Hauptschule öğretmenliği eğitimi almış ve Alman makamlarınca bu ders için atanmıştır. 110 Velilere gönderilen mektup için bkz. Ek- 1, Ek-2. 50

Z Okulu Almanca Din Bilgisi Dersi için 1. sınıftan 3, 2. sınıftan 5, 3. sınıftan 4, 4. sınıftan 6 kabul mektubu imzalanarak geri gönderilmiştir. Y Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersi sadece 1. ve 3. sınıflarda vardır. Bu sebeple 1. sınıfta 4, 3. sınıfta 9 kabul mektubu geri ulaştırılmıştır. X Okulunda Đslam Din Dersi için 1. sınıftan 6, 2. sınıftan 6, 3. sınıftan 6, 4. sınıftan 6 kabul mektubu geri iletilmiştir. Birinci örneklem oluşturma aşamasında, ders türüne göre öğrenci isimleri karışık olarak sınıflarına göre listelenmiş ve bu listenin ilk dördünde yer alan kız ve erkeklerden örneklem oluşturulmaya çalışılmıştır. Kız ve erkek öğrencilerin eşit şekilde dağılımı hedeflenmiş ancak bazı modellerin sınıflarında görüşmeyi kabul eden kız ya da erkek öğrenci bulmak mümkün olmamıştır. Türkçe Din Bilgisi Dersi için (1. sınıftan 2 kız - 2 erkek ve velileri, 2. sınıftan 2 kız - 2 erkek ve velileri, 3. sınıftan 2 kız - 2 erkek ve velileri, 4. sınıftan 2 kız - 2 erkek ve velileri ile) toplam 16 öğrenci ve 16 veli ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Almanca Din Bilgisi Dersi için (her bir sınıf için birer öğrenci ve velisi ile deneme görüşme yapılmıştır. 1. Sınıfta 2 kız - 2 erkek öğrenci ve velisi, 2 sınıfta 2 kız- 2 erkek öğrenci ve velisiyle, 3. sınıfta 4 erkek öğrenci ve velisiyle, 4. sınıfta 2 kız- 2 erkek öğrenci ve velisiyle) toplam 16 öğrenci ve 16 veli ile görüşme yapılmıştır. Almanca Din Bilgisi Modelinin görüşmeleri yeter sayıya ulaşması için iki okuldan (Z Okulu ve Y Okulu) örneklem oluşturulmuştur. Đslam Din Dersi için (1. sınıftan 2 kız- 2 erkek öğrenci ve velileri, 2. sınıftan 1 kız- 3 erkek öğrenci ve velileri, 3. sınıftan 4 erkek öğrenci ve velileri, 4. sınıfta 2 kız - 2 erkek öğrenci ve velileri ile) toplam 16 öğrenci ve 15 veli ile görüşme yapılmıştır. Yapılan görüşmelerin transkripsiyonu aşamasında, elde edilen verilerin çok fazla olduğu görülmüştür. Bu görüşme metinlerinin kodlanması ve analiz edilme aşaması için belirlenen süreden daha fazla zaman ve emeğe ihtiyaç duyulması, çalışmayı güçleştireceğinden örneklemin küçültülmesine karar verilmiştir. Đkinci örneklem oluşturma aşamasında bütün din öğretimi modelleri için her bir sınıftan bir öğrenci ve velisini örneklem seçme yoluna gidilmiştir. Bu aşamada deneme görüşmelerinden sonra yapılan ilk görüşmeler örneklem kabul edilmiştir. Dolayısıyla öğrenci ve veli görüşmeleri için kullanılan okul sayısı da ikiyle (X ve Z Okulları) sınırlandırılmıştır. 51

B. METOT VE TEKNĐKLER Konunun araştırılmasında nitel araştırma 111 yöntemi tercih edilmiştir. Nitel araştırma, gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı, algıların ve olayların doğal ortamda gerçekçi ve bütüncül bir biçimde ortaya konmasına yönelik nitel bir sürecin izlendiği araştırma olarak açıklanmaktadır. 112 Nitel araştırmalarda ağırlıklı olarak iki grup veri üzerinde çalışılmaktadır. Bunlardan birincisi, sözel veriler dediğimiz görüşmelerdir. Bunların değişik şekilleri vardır. Đkincisi ise görsel veriler dediğimiz gözleme dayanır ki bunlar katılımlı ya da katılımsız olabilmektedir. Nitel araştırmalarda araştırmacı, bizzat durumun içindedir. Doğal ortamda insanların davranışlarını inceleme imkânı vermektedir. Alandan elde edilen deneyim ve görüşler birebir, verilerin analizinin de doğru şekilde yapılmasını sağlamaktadır. Bu araştırma yaklaşımı aynı zamanda önceden belirlenen araştırma sorunlarının alanda şekillenmesine de yardımcı olmaktadır. Dolayısıyla araştırmaya açık ve esnek bir tutum sağlamaktadır. 113 Bu sebeple Almanya daki Đslam din öğretimi modellerini, özelde Bavyera Eyaleti ndeki mevcut durumu daha iyi analiz edebilmek maksadıyla bu araştırma yöntemi seçilmiştir. 1. Veri Toplama ve Verilerin Analizi Veri toplama ve verilerin analizi başlıkları altında araştırmada kullanılan teknikler açıklanmıştır. a. Veri Toplama Almanya da hangi eyaletlerde, hangi Đslam Din Öğretimi Modelleri olduğu ve nasıl uygulandığını incelemek üzere tarama modeli benimsendiğinden, yasal metinler 111 Nitel araştırma metodu Psikoloji ve Sosyal Bilimlerde uzun bir geçmişe sahiptir. Psikoloji alanında Wilhelm Wundt Toplum Psikolojisi (1900-1920) araştırmaları çerçevesinde deneysel metotların yanında anlamaya ve tasvire dayanan metotları kullanmıştır. Amerikan Sosyolojisinde ise 1940 ların ortasına kadar Biyografik Metotlar, Durum Analizleri, Tasvir Edici Analizler merkezî konumdaydı. 1960 lardan itibaren Amerikan Sosyolojisinde standardize edilmiş nicel sosyal araştırmalara ve onların teori anlayışlarına yönelik kritikler başlamıştır. Alman literatüründe ise bu durum 1970 leri bulmaktadır. Nitel araştırmanın tarihî gelişim süreci hakkında daha geniş bilgi için bkz. Uwe Flick, Qualitative Sozialforschung, Rowohlts Taschenbuch Verlag, Hamburg 2002, s. 20-26. 112 Ali Yıldırım, Hasan Şimşek, Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri, 5. baskı, Seçkin Yay., Ankara 2005, s. 39. 113 Nitel araştırmanın özellikleri için bkz. Siegfried Lamnek, Qualitative Sozialforschung, 4. baskı, Beltz Verlag., Weinheim Basel 2005, s. 20-27. 52

(kanun, genelge vb.), konuyla ilgili araştırmalar (tez, kitap vb.), doküman, öğretim programları vb. hakkında veriler taranarak toplanmıştır. Nitel alan araştırmasında ve özellikle durmum incelemesinde kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme (öğrenci, öğretmen ve velilerle) ve katılımlı gözlemlerle (okuldaki derslerde, program geliştirme komisyonun, kitap hazırlama komisyonunda) veri toplanmıştır. Katılımlı gözlem, görüşmeleri tamamlamak üzere yapılmıştır. 114 Veri toplama esnasında Alan Notları tutulmuştur. Görüşme yapılırken tutulan Alan Notları daha çok görüşmenin nasıl geçtiği üzerinedir ve gözlem esnasında tutulan Alan Notları ise bazı önemli durumların tespitini kolaylaştırmak için kullanılmıştır. Aşağıda, çalışmada kullanılan görüşme ve gözlem veri toplama araçlarına ilişkin detaylı bilgi verilmiştir. (1) Görüşme Nitel görüşme çeşitlerinden olan yarı yapılandırılmış görüşme ile önceden hazırlanan soruların yanında, görüşme esnasında konuşmanın durumuna göre ek sorular ya da konuyu açıcı sorular da sorulabilmektedir. Tamamıyla yapılandırmış görüşmeden farklı olarak, esneklik sağlayan bu görüşme çeşidi, öğrenci ve velilerin, öğretmenlerin ihtiyaç, beklenti, öneri ve eleştirilerinin tespiti için uygun bulunmuştur. Görüşme esnasında kullanılan Yarı Yapılandırılmış Form, görüşmenin amacından kaymasını engelleyerek, araştırmacıya görüşme hedefini hatırlatma fonksiyonunu görmüştür. Araştırma sorunlarına ilişkin öğrenci, veli ve öğretmenlere yönelik açık uçlu sorular hazırlanmıştır. Görüşme sorularını denemek ve görüşmenin en iyi şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak maksadıyla, her bir sınıftan bir öğrenci ve velisi ile görüşme yapılmıştır. Böylece görüşme sorularının anlaşılma durumu, amaca hizmet etmesi denenmiştir. Deneme aşamasından sonra sorular yeniden şekillendirilerek, daha açık, anlaşılır olmasına, ayrıntıya ve açıklamaya yönelik sonda soruların arttırılmasına karar verilmiştir. 115 Görüşmenin güvenilirlik ve geçerliğini artırmak maksadıyla, görüşmeye başlamadan önce araştırma ve araştırmacı hakkında kısaca bilgi verilmiştir. 114 Gözlem çeşitleri için bkz. Flick, age., s. 200. 115 Görüşme soruları için bkz. Ek-3. 53

Kendileriyle görüşme sonucu elde edilen verilerin tamamen anonim kullanılacağı belirtilmiş, bu sebeple görüşülen kişilerin düşünce ve duygularını rahat bir şekilde ifade etmeleri istenmiştir. Sorulara kendi tecrübe ve düşüncelerinden yola çıkarak cevap vermelerini sağlamak maksadıyla yönlendirmelerden kaçınılmıştır. Verilen cevaplar karşısında yorum yapılmamış, cevapların araştırmacı için değerli olduğu ifade edilmiştir. Görüşülen kişilerle beden diliyle de iletişim kurulmaya çalışılmış ve konuşmaya teşvik edilmiştir. Görüşmenin dili, öğrencilerle görüşüldüğünde dersin diline göre belirlenmiştir. Ders Almanca ise Almanca, Türkçe ise Türkçe olmuştur. Velilerle görüşmede ise veli Türk olduğunda, görüşme Türkçe olmuştur. Ancak her iki konuşma dilinde de esneklik gözetilmiştir, ifade edilmek istenen şayet görüşülen dilde ifade edilemiyorsa, görüşme iki dilli olarak da yürütülmüştür. Görüşülen bireylerin, istedikleri dili tercih etmelerine imkân tanınmıştır. Görüşme esnasında kullanılan ses kayıt cihazı için önceden izin istenmiştir. Bu şekilde görüşme tamamen kayıt altına alınmış ve verilerin kaybolması ya da eksik not alınması söz konusu olmamıştır. Sadece iki öğretmenle görüşmede, kendilerinin isteği doğrultusunda ses kayıt cihazı kullanılmamış, konuşma esnasında not alınmıştır. Görüşme verilerinin yazıya geçirilmesinde herhangi bir genel geçer standart transkripsiyon 116 şekli kullanılmamakla birlikte metinlerinin çözümlenmesinde kısmen yorumlayıcı transkripsiyon uygulanmıştır. Bu transkripsiyon şeklinde; konuşma durumu, konuşmaya verilen aralar, gülmeler, vurgular metinde belirtilmektedir. Konuşma metninin haricinde çeşitli açıklamalar ya da işaretler de kullanılmaktadır. 117 Transkripsiyonda araştırmacının kullandığı bazı işaretlemeler şunlar olmuştur: : Üç nokta konuşmanın ya da gözlemin devam ettiğini, göstermek için kullanılmıştır. (güldü): Görüşme esnasında görüşülen kişinin konuşurken gülmesini anlatmaktadır. 116 Transkripsiyon kelimesi, yapılan çalışmada nitel verilerin yazıya geçirilmesini ifade etmektedir. Görüşme ve ders gözlem verilerinin yazıya geçirilmiş metni için kullanılmıştır. Kelime hakkında geniş bilgi için bkz. Hubert Knoblauch, Transkription, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Ralf Bohnsack, Winfried Marotzki, Michael Meuser, Hauptbegriffe Qualitativer Sozialforschung, Leske + Budrich Verlag, Opladen 2003, s.159-160. 117 Geniş bilgi için bkz. Philip Mayring, Einführung in die Qualitative Sozialforschung, Beltz Verlag, Weinheim und Basel 2002, s. 91-94. 54

Karşıyım: Altı çizili kelime görüşülen kişinin ifade ettiği şeyi vurgulu ve sesini yükselterek söylediğini göstermektedir. Đsted- : Kısa çizgi işareti ile yarım bırakılan kelimeyi, kişinin konuşurken söylediği kelimeyi yarım bıraktığını göstermektedir. (.) : Konuşan kişinin konuşmasına bir saniyelik verdiği arayı göstermektedir. (2) : Konuşan kişinin konuşmasına iki saniyelik verdiği arayı göstermektedir. (3): Konuşan kişinin konuşmasına üç saniye verdiği arayı göstermektedir. ( ): Metin içinde boş bırakılan parantezler konuşmanın yazılı hale getirilirken ses kayıtında anlaşılmayan kelimeleri göstermektedir. 118 Analiz yapmayı kolaylaştırması için transkripsiyon metinlerinin satırları numaralandırılmıştır. Görüşmelerin transkripsiyonu yapılırken görüşme hangi dilde yapıldı ise o dilde transkripsiyonun yapılmasına dikkat edilmiştir. Bu şekilde anlam kaybolması engellenmiş, veri üzerinde çalışıldıktan sonra Türkçe ye tercüme edilmesi benimsenmiştir. Araştırmanın geçerlik ve güvenirliğini arttırmak maksadıyla, araştırmayı çeşitleme (Triangulation) yoluna gidilmiştir. Bu anlamda çeşitleme yapmak suretiyle katılımlı gözlem kullanılmış ve araştırma sonuçlarının geçerlik ve güvenirliği arttırılmıştır. (2) Katılımlı gözlem Bireylerin belirttikleri ile derste uygulananlar arasında farkın olup olmadığı, onların ifade etmediği beklenti ve ihtiyaçların tam anlamıyla tespit edilebilmesi amacıyla katılımlı gözlemin uygulanması tercih edilmiştir. Katılımlı gözlem, açık ve esnek bir yapıda olduğundan, gözlem esnasında önceden tahmin edilemeyen, beklenmeyen davranışların ve ifadelerin tespitini kolaylaştırmaktadır. Katılımlı gözlem için öğretmenlerle önceden görüşme ve izin alma imkânı tanınmadığından, Bakanlıkça belirlenen okullardaki öğretmenlerden ısrarlar sonucu destek alınmıştır. Đki öğretmen hariç, diğer öğretmenler; sınıfta bir yabancının bulunmasından öğrencilerin rahatsız olacağı, bir iki saatlik ders gözlemin bir modeli tanıtma açısından yeterli olacağı kanaatinde olmuşlardır. 118 Görüşmelerin transkripsiyonunda kullanılan çok çeşitli işaretlemeler ve yollar vardır. Geniş bilgi için bkz. Flick, age., s.253-254; Ralf Bohnsack, Rekonstruktive Sozialforschung, Einführung in qualitative Methoden, 5. baskı, Leske + Budrich, Opladen 2003, s.235. 55

Açık gözlem yapıldığından, (yani gözlem ortamındaki bireylerin gözlendiğinin farkında oldukları gözlem) ders gözlemleri esnasında ders işlenişinin bozulmamasına ve araştırmacıdan etkilenilmemesine gayret gösterilmiştir. Bu sebeple sınıfın en arkasında bütün öğrencileri görecek ve dersi izleyebilecek şekilde oturulmuştur. Gözlem esnasında esnek olmaya çalışılmış dolayısıyla görüşmelerde ortaya çıkan verilerin gözlemlenmesi haricinde, dikkat çekici davranış ve ifadelerin de tespitine gayret sarf edilmiştir. Ders gözlemleri yarı yapılandırılmış formla yapılmıştır. 119 Çünkü ders gözlemlerinin, görüşmeleri tamamlaması düşünülmüştür. Mayring, katılımlı gözlemin nitel bir teknik olarak düşünüldüğünde tamamen yapılandırılmaması gerektiği görüşündedir. Ona göre, nitel araştırmada kullanılacak gözlem, neyin araştırılacağını tam olarak gösteren, gözlemleyenin üzerine yorumlarını yazdığı ve yeni bakış açılarını ortaya çıkardığı bir form yardımıyla yapılmalıdır. 120 Mayring in görüşü, gözlem esnasında önceden düşünülmeyenleri de araştırmaya dâhil etme imkânı verdiğinden uygulamada bu yol tercih edilmiştir. Öğretmen ve öğrencilere rahatsızlık vermemek için gözlem esnasında kamera ya da ses kayıt cihazı kullanılamamıştır. Bunun yerine derslerin gözlemi esnasında rapor tutulmuştur. Rapor tutma şekli olarak seçici raporlaştırma tekniği tercih edilmiştir. Derste geçen bütün konuşma metinlerinin ve davranışlarının kaydedilmesi yerine incelenen durumlara ve gözlem esnasında tespit edilen önemli davranış ve sözlere yönelik tanımlayıcı notlar tutarak rapor oluşturulmuştur. 121 Seçici rapor tutanaklarının oluşturulmasında kimi zaman konuşma metinlerinin aynen çözümlenmesi yoluna gidilmiş kimi zaman da davranışları kayıt altına almak maksadıyla özet ifadeler halinde yazılması tercih edilmiştir. Aynen yazılan ifadeler raporda tırnak içinde verilmiştir. Uzun ve kayıt altına alınmasının gereksiz olduğu belirlenen yerlerin belirtilmesinde ise üç nokta konulmuş ya da metinde boşluk bırakılmıştır. Gözlem esnasında raporların objektif olmasına ve araştırmacının yorum ve düşünceleriyle karıştırılmamasına özen gösterilmiştir. Araştırmacının kendi ifade ve yorumlarını gözlemlenenlerden ayırmak üzere, raporda söz konusu metnin başına 119 Gözlem Formu için bkz. Ek-4. 120 Mayring, age., s.81; aynı görüşü Flick te savunmaktadır. Bkz. Flick, age., s.208. 121 Seçici raporlaştırma hakkında geniş bilgi için bkz. Mayring, age., s.97-98. 56

Ps. kısaltması konulmuştur. Öğretmenlerle ders esnasındaki konuşmalar da rapora eklenmiş ve bunlar Öğrt. K. kısaltması ile metinde belirtilmiştir. 122 X Okulunda Đslam Din Dersi 1. sınıfta 7 saat, 2. sınıfta 11 saat, 3. sınıfta 11 saat, 4. sınıfta 11 saat gözlenmiştir. Ders gözlemleri 02.03.2005-09.06.2005 tarihleri arasında yapılmıştır. Y Okulunda Türkçe Din Bilgisi Dersi 01.03.2005-08.03.2005 tarihleri arasında, 2. sınıfta 2 ders saati, 4. sınıfta 3 ders saati gözlenmiştir. Y Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersi 1. sınıfta 2 ders saati, 3. sınıfta 2 ders saati 01.03.2005-03.03.2005 tarihleri arasında gözlemlenmiştir. 123 Z Okulunda Türkçe Din Bilgisi Dersi, 1. sınıfta 8 ders saati, 2. sınıfta 6 ders saati, 3. sınıfta 4 ders saati, 4. sınıfta 8 ders saati gözlemlenmiştir. Ders gözlemleri 15.02.05-07.07.2005 tarihleri arasında yapılmıştır. Z Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersi, 1. sınıfta 4 ders saati, 2. sınıfta 4 ders saati, 3. sınıfta 4 ders saati, 4. sınıfta 4 ders saati gözlemlenmiştir. Ders gözlemleri 16.02.2005-24.02.2005 tarihleri arasında yapılmıştır. Tablo: 2 Gözlem Okulları ve Gözlem Süreleri Gözlemlenen Modeller 1. Sınıf 2. Sınıf 3. Sınıf 4.Sınıf Gözlem Süresi Okullar X Okulu Đslam Dersi 7 ders saati 11 ders saati 11 ders saati 11 ders saati 02.03.2005-09.06.2005 Türkçe Din ---- 2 ders ---- 3 ders 01.-08.03.2005 Y Okulu Bilgisi Dersi saati saati Almanca Din 2 ders ----- 2 ders ---- 01-03.03.2005 Bilgisi Dersi saati saati Z Okulu Türkçe Din Bilgisi Dersi 8 ders saati 6 ders saati 4 ders saati 8 ders saati 15.02.2005-07.07. 2005 Almanca Din Bilgisi Dersi 4 ders saati 4 ders saati 4 ders saati 4 ders saati 16.-24.02.2005 122 Güvenirliliği sağlamak ve objektifliği korumak adına not tutmada bazı teknikler kullanılmıştır. Bu teknikler araştırmacının kendisine göre geliştirdiği belirteçlerdir. Konuyla ilgili benzer teknikler için bkz. Flick, age., s.321. 123 Y Okulunda Almanca Din Bilgisi öğretmeni dersin gözlemlenmesine ancak bir hafta izin vermiştir. Ayrıca okulda 1.ve 3. sınıflarda öğrenciler Almanca Din Bilgisi Dersi, 2. ve 4. sınıflarda da Türkçe Din Bilgisi Dersi verilmektedir. 1.-4. sınıfların hepsinde aynı ders modelini gözlemleme imkânı vermediğinden hem Türkçe Din Bilgisi Dersi hem de Almanca Din Bilgisi Dersi derinlemesine araştırılamamıştır. Örneklemin dışında tutulmuş, sınırlı derecede elde edilen veriler diğer okuldaki uygulamalarla karşılaştırılabildiği oranda kullanılmıştır. 57

Dillingen Öğretmen Geliştirme Enstitüsü nde bir hafta süreyle Almanca Din Bilgisi öğretmen el kitaplarının hazırlanması, tamamlanması çalışmasına katılınmış ve gözlem yapılmıştır. Model uygulayıcıları ile görüşülmüştür. Đslam Dersi 5.-10. sınıflar Program geliştirme Komisyon çalışmalarına katılınmış ve çalışma şekilleri gözlenmiştir. Komisyon üyeleri ile görüşülmüştür. b. Verilerin Analizi Durum (Tek Olay) Đncelemesinde, Bohnsack yaklaşımı verilerin analizi, değerlendirilmesi ve yorumlanmasında kullanılmıştır. 124 Analizde üç önemli işlem süreci izlenmiştir: 1. Yazılı hale getirilen görüşme ve gözlemlerin kodlanması ve kategorileştirilmesi. 2. Kategorileştirilen metinlerin analiz edilmesi ve yorumlanması. 3. Đkinci basamakta elde edilen verilerin raporlaştırılması. (1) Kodlama ve Kategorileştirme Kodlama ve Kategorileştirme basamağında transkripsiyonu yapılan metinlerin bütüncül olarak gözden geçirilmesi söz konusu olmuştur. Metinde yer alan üst ve alt konuları daha da ön plana çıkartmak hedeflenmiştir. Bunun için metinler, anlamlı bölümlere (sözcük veya cümle veya paragraflara) bölünerek başlık verilmek suretiyle kodlanmıştır. Kodlanan bu metinler araştırma soruları da göz önünde bulundurularak belli konular altında sınıflandırılmak suretiyle kategorileşmiştir. 125 Bu aşamada daha sonraki basamakta detaylı olarak yorumlanacak bölümler seçilmiştir. (a) Görüşmelerin Analizinde Çıkan Kategoriler Görüşmelerin analizinde ortaya çıkan kategorler yukarıda belirtildiği üzere verilerin kodlanması ve araştırma sorularının gözönünde bulundurulmasıyla belirlenmiştir. Görüşmeler analiz edilirken her bir görüşmede benzer kategoriler aranmış ancak görüşmelerin transkripsiyonunda yer almayan kategoriler analiz edilmemiştir. Analiz aşamasında bulunmayan üst kategoriler yeri geldiğinde dipnotta 124 Durum Đncelemesi (Tek Olay) hakkında geniş bilgi için bkz. Bohnsack, age., s.129-144. 125 Flick üç tür kodlama şeklinden bahseder; Açık kodlama, Axiales kodlama, Seçici kodlama. Bu kodlama şekillerinin aslında birbirlerinden çok bağımsız olmadığı görüşündedir. Çünkü yorumlama süreci açık kodlama ile başlar ve analiz sürecinde ise seçici kodlama daha çok öne çıkar. Geniş bilgi için bkz. Flick, age., s.258-269. Kodlama ve kategori oluşturmanın nasıl yapılacağına ilişkin bilgi için bkz. Yıldırım, Şimşek, age., s.228-238. 58

verilmiştir. Yine kategoride yer almayan fakat analiz esnasında yorumlamaya yardımcı olan verilere de önemi nedeniyle zaman zaman yer verilmiştir. (I) Velilerle Görüşme Velilerle yapılan görüşmelerde, Đslam Din Öğretimi Modeline ilişkin görüşleri alınmıştır. Görüşmelerin analiz aşamasında öne çıkan altı ana konu olmuştur. Bu altı ana konu üst kategorileri oluşturmuştur. Çocuğun dersleriyle ilgilenme Birinci kategori ikinci kategoriyle ilişkilidir. Bu kategori altında incelenecek alt kategoriler ikinci kategorideki verilerin analizine yardımcı kabul edilebilir. Burada ele alınan konular; velinin öğretmenlerle görüşme sıklığı, din dersi öğretmenini tanıması, çocuğunun devam ettiği din dersinden ve derste neler öğrendiğinden haberdar olması, çocuğunun derslerine yardım etmesi, zorlandığı dersleri bilmesi, çocuğunun hangi dilde daha yeterli olduğunu fark etmesi, gibi alt konulardır. Din dersini ve dersin dilini tercih Velinin din dersini tercih şekli ve amacı, ders dilini tercih sebebi, çocuğunu gönderdiği modelde kararlılığı, seçtiği dersin dili dolayısıyla yaşadığı güçlükler gibi konular alt konulardır. Din dersinden hoşnut olma Din dersinden hoşnut olma kategorisinin altında yer alan konular; ders dilinden, öğretmenden, çocuğunun öğrendiklerinden, ders programından, ders saatinden, ders kitaplarından, çalışma yapraklarından, öğretme etkinliklerinden, dersin uygulanıyor olması memnun olmadır. Din dersinden hoşnutsuz olma Öğretmenden, öğretmenin öğretme yönteminden, sınıf yönetiminden, ders saatinden, kitaplardan, çalışma yapraklarından, programdan, okul yetkililerinden vb.memnun olunmayan konular alt kategoriler olarak ortaya çıkmıştır. 59

Din dersine yönelik beklentiler Velinin sözkonusu modele yönelik beklentileri bu kategoride incelenmiştir. Öğretmenden, Türk makamlarından, Alman makamlarından, öğretilen konularla ilgili ve ders saatine yönelik beklentiler alt konulardır. Çocuğu camiye gönderme Çocuğu camiye gönderme kategorisi üçüncü kategori ile bağlantılı olmakla birlikte ayrıca kategorileştirilmesi uygun bulunmuştur. Düzenli olarak çocuğun camiye gönderilmesi, gönderilme sebepleri, gönderilme zamanı, camiye gitmesine karşı olunması, göndermek istenilip de çeşitli sebeplerle gönderilememesi, cami yerine aile ve çevreden dini bilgilerin öğretilmesi alt konularıdır. Velilerden başka öğrencilerle de görüşme yapılmıştır. Aşağıda öğrenci görüşmelerine ilişkin bilgiler verilmiştir. (II) Öğrencilerle Görüşme Öğrenci görüşme analizilerinin hem veli görüşmeleri ile hem de ders gözlem analizleri ile ilişkileri vardır. Öğrenci görüşmelerinde ortaya çıkan kategoriler şunlar olmuştur: Ders çalışma Öğrencinin derslerine etütte çalışması, aile üyelerinden yardım alması, kendi başına derslerini yapması, gibi kategoriler bu üst kategori altında yer almaktadır. Veli görüşmelerinin analizinde ortaya çıkan Çocuğun dersleriyle ilgilenme kategorisi ile ilişkilidir. Dolayısıyla karşılaştırma imkânı da sağlamaktadır. Din Dersi etkinlikleri Din dersi etkinlikleri kategorisi, öğrencinin din dersinde hangi etkinliklerle öğrendiğine ilişkindir; konuşma, okuma, hikâye dinleme, oyun oynama, şarkı söyleme, boyama yapma, çalışma yaprağıyla çalışma, sûre ezberleme, grup çalışması, ödev yapma, ödevlerin kontrol edilmesi, yer almıştır. 60

Öğretmenin sınıf yönetimi Eğitimdeki yeni yaklaşım ve anlayışlara göre sınıf yönetimi etkinlikleri daha kapsamlı kabul edilmektedir. 126 Bu çalışmadaki sınıf yönetimi kategorisi altında ise ödül ve ceza, disiplin, derse giriş gibi kategorilerin yer alması uygun bulunmuştur. Derste öğrenilenler Derste öğrenilenler kategorisi öğrencilerin öğretim programına uygun konuları öğrenip öğrenmediğini, ne kadarını ve nasıl öğrenildiğine yönelik verilere ulaşılmasını sağlamıştır. Dersten hoşnut olma/olmama Öğrencilerin modele ilişkin nelerden memnun oldukları ve nelerden memnun olmadıkları analiz edilmiştir. Öğretmenden, öğrenilen konulardan, ders etkinliklerinden, sınıf yönetiminden gibi hususlar alt kategorileri oluşturmuştur. Ders dili Devam edilen dersin dilinden memnuniyet ve memnuniyetsizlikler, kavramları anlama/anlamama, kullanma, dil tercihi, Türkçe karşılıklarıyla eşleştirebilme gibi kategoriler oluşturulmuştur. Camiye gitme Öğrencilerin camiye gidip gitmedikleri, ne zaman gittikleri, niçin gittikleri, ne sıklıkla gittikleri, neler öğrendikleri, cami eğitimi hakkındaki görüşleri bu kategori altında incelenmiştir. (b) Ders Gözlemlerinin Analizinde Çıkan Kategoriler Model ders uygulamalarının, ders gözlem analizleri iki ana kategori altında incelenmiştir. Bunlar altında oluşan alt kategoriler veli ve öğrenci görüşmeleriyle birlikte değerlendirildiğinde güvenilir ve geçerli analizlerin yapılmasını sağlamıştır. 126 Bkz. Plan ve program etkinlikleri, Öğrenme ortamını düzenleme etkinlikleri, Đletişim ve etkileşimi düzenleme etkinlikleri, Öğrenme ve öğretme etkinlikleri, Becerileri geliştirme etkinlikleri, Değerlendirme etkinlikleri süre kullanımına ilişkin etkinlikler olarak sıralanmaktadır. Firdevs Güneş, Yapılandırmacı Yaklaşımla Sınıf Yönetimi, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara Mart 2007, s. 29. 61

Derslerin Đçeriği Đçerik kategorisi, öğretmenin derste verdiği dinî muhtevayı anlatmaktadır. Bu kategori altında öğretmenin dinî kavramları açıklaması, doğru ve yeterli bilgi sunması, öğrencinin ne öğrendiği, öğretmenin içerik olarak ne sunduğu ön plana çıkmaktadır. Öğretim Öğretim kategorisi altında öğretmenin ders etkinlikleri, programa uyması, sınıf yönetimi gibi konular vasıtasıyla model uygulamada kullanılan yöntem ve tekniklere yönelik analizler yapılmıştır. (2) Verilerin Analiz Edilmesi ve Yorumlanması Kodlama ve kategorileştirmede metni yeniden oluşturma söz konusu iken bu aşamada metnin çerçevesi de göz önünde bulundurularak bölümlerin açıklanması, yorumlanması söz konusudur. Birinci basamakta ne söylenmiştir? sorusuna cevap aranırken bu basamakta nasıl ve niçin söylenmiştir? sorusu daha ön plandadır. Elde edilen bulgular açıklanmaya ve bulgular arasında sebep-sonuç ilişkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Görüşme ve gözlemler diğer görüşme ve gözlemlerin bulgularıyla yorumlanmıştır. (3) Raporlaştırma Raporlaştırma basamağında ulaşılan bulgu ve yorumların bütüncül olarak sunulması söz konusudur. Bu yapılırken araştırma soruları göz önünde bulundurulmuş, bulgu ve yorumların özet olarak sunulmasına, okuyanların metin transkripsiyonu olmadan, sonucu anlayacak kadar açık yazılmasına dikkat edilmiştir. Araştırma sonucunda hem durum Analizi Raporları hem de tarama modeli ile elde edilen sonuçlar yardımıyla söz konusu Federal Almanya Bavyera Eyaleti nde uygulanan üç din öğretimi modeli hakkında ulaşılan sonuçlar belirtilmiştir. 62

III. BÖLÜM BAVYERA EYALETĐNDE UYGULANAN ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ HAKKINDA BULGULAR VE YORUMLAR Üçüncü bölümde öncelikle Bavyera Eyaleti hakkında bilgi verilmiş ardından Bavyera okul sistemi, Bavyera Anayasası nda Din Öğretimi, Bavyera Okul Kanunu ve Bavyera Eyaleti ndeki Din Öğretimi Modelleri incelenmiştir. A. BAVYERA EYALETĐ 70.551.57 km² yüzölçümü ile Bavyera Eyaleti Federal Almanya nın en fazla yüz ölçümüne sahip eyaletidir. Kuzey Ren Westfalya eyaletinden sonra 12.488.392 nüfusu ile en fazla nüfusa sahiptir. Başkenti Münih tir. Sınır eyaletleri Baden- Württemberg, Hessen ve Thüringen, Sachsen, güneyde Avusturya, Đsviçre ve doğuda Çek Cumhuriyeti ile komşudur. Bavyera Eyaleti geleneksel olarak üç kısıma ayrılır: Franken, Schwaben ve eski Bavyera dır ki o da yukarı- ve aşağı Bavyera, yukarı Pfalz gibi kısımlara ayrılır. Bavyera yedi yönetim bölgesine ayrılmıştır. Yönetim bölgeleri: Oberbayen (başkenti Münih), Niederbayern (başkenti Landshut), Oberpfalz (başkenti Regensburg), Oberfranken (başkenti Bayreuth), Mittelfranken (başkenti Ansbach), Unterfranken (başkenti Würzburg), Schwaben (başkenti Augsburg) dir. Yönetim Bölgelerinin, her birinin Đç Đşleri Bakanlığı tarafından atanmış yönetim başkanları vardır. Yönetimler, Đç Đşleri Bakanlığı na bağlı çalışmaktadır. Bavyera Eyaleti nin ekonomisi çok güçlüdür ve eyalet çok zengindir. En güçlü ekonomiye sahip yönetim bölgesi Münih ve çevresidir. 1. Bavyera Eyaleti Okul Sistemi Federal Almanya on altı eyaletten oluşmaktadır. Her eyalette farklı uygulamalar söz konusudur. Sebebi ise, eyaletlerin eğitim, bilim ve kültür işlerinde bağımsız olmalarıdır. Anayasanın 30. maddesine göre Bu Anayasa daki özel hükümler saklı kalmak üzere, devlet yetkilerinin kullanılması ve görevlerinin yerine getirilmesi eyaletlere aittir. Yine her eyaletin kendi eyalet yasası ve eyalet hükümeti vardır.

Bavyera Eğitim ve Öğretim Đşleri Hakkındaki Kanun ların 2. Kısmı I. Bölümü 6. Madde sinde, Bavyera Eyaletindeki Okul Çeşitleri belirtilmektedir. Bu maddeye göre, okul çeşitleri genel öğretim yapan ve mesleki okullar olarak ayrılmaktadır. Okul çeşitleri şunlardır: 1. Genel öğretim yapan okullar: a. Đlkokul 127 ve Hauptschule 128 (Ortaokul), Realschule 129 (Ortaokul), Gymnasium 130 (Lise). b. Đkinci öğretim yoluyla eğitim yapan okullar: Akşam Realschule, Akşam Lisesi, Kolej (Yüksek Okul Düzeyine Ulaşmak Đçin Enstitü). 2. Meslek Okulları: Meslek Okulu, 131 Meslek Branş Okulu (Berufsfachschule), Ekonomi Okulu (Wirtschaftsschule), Branş Okulu (Fachschule), Branş Yüksek Okulu (Fachoberschule), Meslek Yüksek Okulu (Berufsoberschule), Branş Akademisi (Fachakademie). 3. Destekleme Okulları 132 (Förderschulen): Genel Öğretim yapan Destekleme Okulları (allgemein bildende Förderschulen), Mesleki Destekleme Okulu (berufliche Förderschulen). 4. Hastalar Đçin Okullar (Schulen für Kranke). 127 Đlkokul altı yaşından on yaşına kadar çocuklar için birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan kısmı kapsar. Đlkokul 4. sınıfı bitiren çocuklara geçiş karnesi verilir. Bu okulu bitiren öğrenciler Hauptschule, Realschule ya da Gymnasium a gitmeye hak kazanır. Bavyera Eğitim ve Öğretim Đşleri Hakkındaki Kanunlar ın 7/4-5.maddeleri Đlkokul hakkındadır. Din dersleri 1. ve 2. sınıflarda 2 ders saati, 3. ve 4. sınıflarda 3 ders saatidir. 128 Hauptschule, temel özellikte genel öğretim yapar, meslek bulmaya yardım eder ve nitelikli mesleki öğretimin ön şartlarını oluşturur. Meslek okullarıyla bağlantılı olarak, meslek eğitimini tamamlayan ve mesleki niteliklerini devam ettirmeye yönelten, öğrenim yollarını açar. Đlkokulun üzerine devam edilen okuldur ve 5-9. sınıfları kapsar şayet Orta Düzey Sınıflar 10. sınıfa kadar devam ediyorsa 10. sınıfı da kapsar. 129 Realschule, oldukça geniş ve mesleğe hazırlayıcı öğretim yapmaktadır. Kendi içinde bütünlük gösteren öğretim imkânı ile mesleki branşların da yer aldığı bir okul olarak nitelendirilir. Meslek eğitiminin temelini oluşturur ve daha sonra çeşitli teorik ve pratik meslek alanlarında nitelikli faaliyetler göstermeye yardımcı olur. 5-10. sınıfa kadar olan kısmı kapsar. Đlkokuldan sonra devam edilir ve mezuniyet sınavı ile Realschule mezuniyetine sahip olunur. 130 Gymnasium, üniversite için gerekli olan derinlemesine öğretimi yapar, ayrıca üniversite dışındaki meslek öğrenimi için gerekli şartları oluşturur. 5-13. sınıfa kadar sınıfları kapsar. Đlkokulun üzerine devam edilir ve Abitur sınavıyla tamamlanır. Öğrenciler, üniversiteye devam hakkı kazanır. 131 Meslek Okulu, kısmî zamanlı ve tam zamanlı okulda mesleki öğretim yapan ve meslek okuluna gitmek zorunda ve yetkili olanların devam ettiği okullardır. Öğrencilere işletme (fabrika vb.) meslek eğitimi verir ya da mesleki faaliyeti göz önünde bulundurarak eğitir ve öğretir, genel öğretimi destekler. Meslek okulu, 10 dan 12 ya da 10 dan 13. sınıfa kadar olan basamağı kapsar. 132 Destekleme okulları, özel pedagojiye ihtiyaç duyan ve bu sebeple genel ya da mesleki okullarda yeterince desteklenip eğitilemeyen çocuk ve gençleri desteklemeye ihtiyacı olduğunu teşhis eden, eğiten, öğreten, öğüt vererek yardımda bulunan okullardır. Bavyera Eğitim ve Öğretim Đşleri Hakkındaki Kanunların 19/1.-4. fıkraları bu okullar hakkındadır. 64

Đlkokul (Grundschule) ve Ortaokul (Hauptschule) daki eğitim Hıristiyan inanç prensiplerine göre şekillendirilmektedir. Aynı inanca sahip öğrencilerin birlikte olduğu sınıflarda özellikle bazı inanç prensiplerinin dikkate alındığı ifade edilmektedir. 133 2. Bavyera Anayasasında ve Bavyera Okul Kanununda Din Dersleri Bavyera Anayasası nda, okullardaki öğretimin hedefleri açıklanmaktadır. 131. maddede okulların sadece bilme ve yapmayı öğretmemesi aynı zamanda kalbi ve karakteri de eğitmesi istenmektedir. En yüksek hedef ise Tanrı ya saygı, dinî kanaatlere ve insan onuruna saygı, kendine hâkim olma, sorumluluk hissi ve sorumluluk sevinci, yardım severlik ve gerçek, güzel, iyi olan her şeye açık olma ve tabiata ve çevreye karşı sorumluluk bilincinde olmadır. 134 Anayasada dinî duyguya saygı ve din dersinin garanti edilmesi 136/1.-5. fıkralarında belirtilmiştir. Buna göre, din dersleri bütün Halk Okullarında, Meslek Okullarında orta ve yüksek öğretim seviyelerinde düzenli bir derstir. Đlgili dinî cemaatin prensiplerine uygun olarak verilmelidir. Din dersini vermek üzere hiç bir öğretmen zorlanmamalıdır. Öğretmenler, ilgili dinî cemaatin onayı ile dersi verebilirler. Gerekli okulların sınıfları hizmet için düzenlenmelidir. Din dersine, kilise faaliyetlerine ve kutlamalara katılım eğitim sorumlularının isteğine bağlıdır. 18 yaşını doldurduğunda öğrencinin kendisine aittir. 135 Bavyera Eyaleti Okul Kanunun 5. Bölümü 46. Maddesi okullardaki din dersleri hakkındadır: 1. Din Dersleri, Halk Okulları (Volksschulen), Ortaokullarda (Realschulen), Liselerde (Gymnasium), Destekleme Okullarında (Förderschulen), Ekonomi Okullarında (Wirtschaftsschulen), Branş Yüksek Okullarında (Fachoberschulen), Meslek Yüksek Okullarında (Berufsoberschulen) ve diğer okul çeşitlerinde düzenli (zorunlu) derstir. Ders, inançlara göre ayrılarak, ilgili kilise ya da cemaatin prensiplerine uygun olarak verilmektedir. 2. Öğretmenler din dersini verebilmek için ilgili kilisenin ya da cemaatin icazetini almalıdır. Hiçbir öğretmen isteği dışında din dersi vermek zorunda değildir. 133 Bavyera Eğitim ve Öğretim Đşleri Hakkındaki Kanunlar, Madde 7/2. 134 Bavyera Yasası, 3. Bölüm, Toplum Yaşantısı Bölümü, 2. kısım, 131/1-4. fıkralar. 135 Bavyera Yasası, 3. Bölüm, Din Dersine Serbest Katılım, 137/1-2. fıkralar. 65

3. Halk okullarında ve Özel Pedagojik Destek Veren Okullarda kilise ya da cemaat tarafından din dersi için atanan öğretmenler din derslerinin tamamını verebilir. 4. Eğitimden sorumlu olanlar, çocuklarını din dersinden alma hakkına sahiptir. 18. yaşını doldurduğunda bu hak öğrencilerin kendisine aittir. Derse katılım ve kayıt sildirme ile ilgili kuralları Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı düzenlemektedir. Din dersi herhangi bir inancı olan öğrenci için zorunlu derstir. Din dersinden kayıdını sildirmek isteyen bir öğrencinin velisi bunu yazılı olarak talep etmelidir. Ders dönemi başladığında en geç bir hafta içinde başvuru yapmalıdır aksi takdirde çok önemli bir mazeret bildirdiğinde mümkündür. Din dersini kontrol etme hakkındaki kanun maddesi Bavyera Okul Kanunu nun 5. kısmında 112/1-2. fıkralarda belirtilmiştir. Buna göre; devletin, okul kontrolü din dersini de kapsamaktadır. Kilise ve dinî cemaatler ders içeriği ve öğretimine karar verirler. Belirlenen din görevlisi vasıtasıyla kilise ve cemaat kendi inançlarına göre öğrencilere ders verebilir. Kilise ve dinî cemaatin din dersini veren öğretmenlerin hizmetlerini denetleme yetkisi yoktur. Kilise ve dinî cemaat temsilcileri, eksikliği nedeniyle öğretmeni görevden alabilir. Okul yetkililerini arayarak kuşkusunu bildirebilir. Din derslerine devam etmeyen öğrenciler için Etik Dersi mevcuttur. Okul Kanunun 47. maddesi şöyledir: 1. Etik Dersi, din dersine katılmayan öğrenciler için zorunlu bir derstir. 2. Etik Dersi öğrencileri değer anlayışı ile karar vermeleri ve davranmaları için eğitir. Đçeriği Anayasa ve kanunlarda belirtildiği üzere ahlakî temellere göre düzenlenmektedir. Ders, inançların ve dünya görüşlerinin çokluğunu gözetmektedir. Hiç kimse dinî davranışa ya da faaliyete katılmaya zorlanamaz. B. BAVYERA EYALETĐ ĐSLAM DĐN ÖĞRETĐMĐ MODELLERĐ Bavyera Eyaleti Đslam Din Öğretimi Modelleri başlığı altında, Bavyera Eyaleti ndeki üç çeşit din öğretimi modeli; Türkçe Ana Dil Dersi çerçevesinde verilen Din Bilgisi Dersleri, Almanca Din Bilgisi Dersleri ve Đslam Dersi betimlenmiştir. Alevilik Din Dersi için başvuru yapılmış ancak araştırmanın 66

yapıldığı zaman diliminde uygulamaya geçilmemiştir. Bu sebeple Alevilik Din Dersi araştırmanın dışında bırakılmıştır. 1. Türkçe Ana Dil Dersi Çerçevesinde Verilen Türkçe Din Bilgisi Dersleri 1980 li yılların başında Türk çocuklarının din eğitimlerini okul dışındaki yerlerden almaya başlaması üzerine Bakanlık ideolojik etkilenmelerden ve dinî radikalizme kayma endişesinden dolayı çalışma başlatmıştır. Öğretim Planlama Komisyonu 1986 yılında seçimlik Türk öğrenciler için Đslam Đnancında Din Bilgisi Dersini okutma kararı almıştır. Bunun üzerine 1987-1988 öğretim yılından itibaren 1.-3. sınıflarda Türkçe Din Bilgisi Dersleri ve 1988-1989 öğretim yılında da 4.-5. sınıflarda Türkçe Din Bilgisi Dersleri okutulmaya başlanmıştır. Söz konusu dersler Ortaokul düzeyinde (Hauptschule) 6.-9.,10. sınıflarda seçildiği takdirde okutulmaktadır. 2005 yılına kadar bu sınıflar için Đlkokulda olduğu gibi ayrı bir Din Dersi Programı yoktu. Bu sebeple, öğretmenler Türkiye Cumhuriyeti nde okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Programlarından faydalanarak dersi okutmaktaydılar. Dersler, Türk öğretmenlerin Türkçe programlarla ve Alman yetkililerin gözetiminde verilmektedir. 136 Ders saatleri, öğretmenin ve okulun programına göre değişiklik göstermektedir. Ana Dili Tamamlama Dersleri için en fazla 5 ders saati ayrılmıştır. Bunun iki ders saati din bilgisi içindir. Fakat şartlar göz önünde bulundurularak ders saatlerinde oynamalar yapılmaktadır. 137 Gözlem yapılan X Okulunun programında öğleden önceleri din dersine yine seçmeli olarak öğleden sonra ise Ana Dil Dersine yer ayrılmıştır. Türkçe derslerinde öğrenciler birleştirilmiş sınıflar halinde ders işlemektedirler. Birinci sınıfın bir sınıfının mevcudu çok olduğundan (20 kişi) yalnız onlar tek, diğerleri birleştirilmiş sınıflar halinde, 1.-2. ve 3.-4. sınıflar olmak üzere öğrenim görmektedirler. Ders saatleri ise hem din dersinde hem de Ana Dil Dersinde 136 Staatsinstitut Für Schulpädagogik und Bildungsforschung, Islamischer Religionsunterricht an bayerischen Schulen?, s.27,34. 137 Bütün öğrencilerin Türkçe ya da Din Bilgisi Derslerinden az da olsa faydalanması amaçlandığından, dersler kimi zaman ve de çoğunlukla farklı seviyedeki sınıflarla birleştirilerek işlenmektedir. Farklı seviyedeki sınıflar 3 farklı seviyede olursa (7. 8. ve 9. sınıflar gibi) o zaman bu sınıflar Problem Sınıflar olarak isimlendirilmektedir. Bir başka uygulama ise farklı okullardaki öğrencilere ders vermek hedefleniyorsa ders saatlerinde azaltma yoluna gidilmektedir. Böylece öğretmen daha çok okul dolaşmaktadır. Din Derslerinin zamanı velilerin çoğunluğunun bu derse başvuru yapması sebebiyle %72 oranında öğleden önce yapılmaktadır. Horst Unbehaun, Harald Schüler, Türkische Lehrer in Bayern, Bamberg Üniversitesi Araştırma Projesi, Bamberg 1998, s.148,168. 67

2 saatle sınırlıdır. Toplam 4 ders saati Ana Dili Tamamlama Derslerine ayrılmış durumdadır. a. Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretim Programı 1987-1988 ve 1988-1989 öğretim yıllarında uygulamaya konulan programlar (1.- 3. ve 4.-5. sınıflar için), 2005 öğretim yılından itibaren Bavyera Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığının Đlkokul (Grundschule) ve Ortaokul (Hauptschule) için hazırladığı Türkçe Đslam Bilgisi Ders Programı (Lehrplan für die islamische Unterweisung in türkischer Sprache) ile kaldırılmıştır. 138 2006 yılında Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Yurt Dışındaki Türk Çocukları Đçin Türkçe ve Türk Kültürü Dersi Öğretim Programı (1.-10. Sınıflar) nı bütün Almanya geneli için hazırlamıştır. 139 Fakat Bavyera Eyaleti nin 2005 yılında kendi hazırladığı program şu an uygulamadadır. Araştırmanın, özellikle ders gözlemleri ve görüşmelerin yapıldığı dönemde, 1987-1988 yılında uygulamaya konulan program yürürlükte olduğu için bu programın tanıtılması uygundur. (1) Türkçe Din Bilgisi Dersi 1-3. Sınıf Öğretim Programı 140 Çerçeve Programın önsözünde yer alan bilgiler, programın felsefesi ve hazırlanması hakkında bilgi vermektedir. Programın, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığının 7 Haziran 1982 yılında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi için 138 Yürürlüğe konulan bu programın Almancası model denemede olan Almanca Din Bilgisi Ders Programı nın aynısıdır. Türkçe Din Bilgisi Dersi nde Türkçesi uygulanmaktadır. 139 Programın giriş kısmında dersin amaçlarından söz edilmektedir. Din Kültürü ile ilgili olabilecek tek amaç şudur: Türkçe ve Türk Kültürü Dersi Öğretim Programı yla yurt dışında yaşayan Türk çocuklarının; Türk kültürünü, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda geliştirmeleri, maddi ve manevi değerlerini yakından tanıyarak sahip çıkmaları bu yolla da ulusal benliklerini korumaları amaçlanmıştır. Programın, Türk Kültürü Dersi Öğretim Programı kısmında 1.-3. sınıflar, 4.-5. sınıflar, 6.-8. sınıflar ve 9.-10. sınıflar için ortak üniteler hazırlanmıştır. Programın Uygulanması Đle Đlgili Açıklamalar kısmında ise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi konuları işlenirken laiklik ilkesinin esas alınması gerektiği, dinin özelliklerinin kavratılması, dinin sevdirilerek öğretilmesi, bilişsel bilgilerin verilmesi ve farklı inançta olanlara hoşgörülü davranılması gerektiğine yönelik açıklamalar yapılmıştır. Dinî ve ahlakî konular programın bu kısmında yer almaktadır. 4. sınıftan itibaren dinî konular programa yerleştirilmiştir. Đman, Đslam ve Ahlak Ünitesi 4.-5. sınıflarda yer almaktadır. Đlk defa sure ve duaların anlamının öğretimi yine bu sınıfta bu ünitede yer almıştır. 6.-8. sınıflarda Đslam, Đnanç ve Değerler Ünitesi, 9.-10. sınıflarda Din, Kültür ve Medeniyet Ünitesi vardır. Program içeriğinin Almanya da Hıristiyan bir toplumda yaşayan çocukların Đslam Dini hakkında, sadece kültür boyutunda dahi bilgilenmeleri için yetersiz olduğu söylenebilir. Programın Đslam Dini öğretilerinin, uygulanmasına yönelik beceri geliştirmeyi amaçlamaması öğrencilerin bu açığı yaygın eğitimle, farklı yollardan gidermelerine yol açabilecektir. 140 Program için bkz. Ek-5. 68

geliştirilen programdan yola çıkılarak ortaya konduğu belirtilmektedir. Söz konusu program, Türkiye dışındaki Türk çocukların hayat şekilleri ve dinî çevreleri göz önünde bulundurularak içerik bakımından düzenlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti nin uyguladığı programlarda yer alan Türk vatandaşlığı ile ilgili bilgiler programa alınmamıştır. Çerçeve Programın hedefleri ve içeriği hakkında şu bilgiler verilmektedir: Her sınıf için öğrenme hedefleri ve üniteler altında mümkün olan içerik belirtilmiştir. Öğrenme hedefleri ile içerik ilişkilidir. Her ünitenin altındaki konu alanları birbirleriyle ilişkilendirilmiştir. Konular, kısmen din kültürü kısmen de hayatı yönlendirici konulardır. Programın girişinde yapılan açıklamalarda konuların sırayla işlenmesinin zorunlu olmadığı ifade edilmiştir. Đşlenilen konunun başka konularla bağlantısı kurulabilir. Konuların sıralanışının, söz konusu öğretim yılını ve öğrencilerin hazır bulunuşluklarını, yıllık takvimi -dinî bayramları vb.- göz önünde bulunduracak olan öğretmene ait olduğu belirtilmektedir. Birinci sınıfta çocukların özellikle kimliklerini öğrenmelerine Türk ve Müslüman olduklarını bilmelerine yönelik konulara yer verilmiştir. Ben Kimim, Benim Dinim Đslam, dinî bayramlarla ilgili üniteler kimlik öğretimi için düşünülmüş konulardır. Namaz konusu ilk defa üçüncü sınıfta Đslam ın Temel Esasları ünitesinde yer almıştır. Diğer dinlerle ilgili konulara birinci sınıftan itibaren, diğer din mensuplarının da dua ettiği, Hıristiyanların kutladıkları bayramların öğretimiyle başlanmıştır. 3. sınıfta Diğer Dinleri de Tanıyoruz ünitesi ile Yahudilik, Hıristiyanlık ve Đslam ın ortak yönleri tanıtılmıştır. Đkinci ve dördüncü sınıflarda diğer dinlerle ilgili konular öğretilmemektedir. Programda içerik hatalarına rastlamak da mümkündür. Đkinci sınıf Kutsal Gün ve Geceler ünitesinde Mirac gecesinin, Hz. Muhammed in peygamberliğinin kesinleştiği gece olarak öğretilmesi uygun değildir. Mirac, Hz. Peygamberin Medine ye hicretinden yaklaşık bir yıl önce olmuştur. Dolayısıyla Hz. Muhammed Mirac gerçekleştiğinde peygamberliğinin onuncu yılındaydı. 69

(2) Türkçe Din Bilgisi Dersi 4. Sınıf Öğretim Programı 141 Programın önsözünde yer alan bilgiler programı tanıtır mahiyettedir. 4. ve 5. sınıf Türk öğrenciler için Din Bilgisi Çerçeve Programı nın, (Richtlinie) Öğretim Bakanlığı tarafından 14 Mayıs 1986 da kabul edilen, 1. 3. sınıflar için olan öğretim programını tamamladığı bildirilmektedir. 4. sınıf programı Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı nın 7 Haziran 1982 de çıkarttığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Programı temel alınarak geliştirilmiştir. Daha önceki sınıflarda olduğu gibi program, Türkiye dışındaki Türk çocukların yaşam şekilleri ve dinî çevreleri göz önünde bulundurularak içerik bakımından tamamlanmıştır. Aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti hazırladığı programda yer alan Türk vatandaşlığı ile ilgili bilgiler alınmamıştır. Programın içeriği hakkında verilen bilgiler 1-3. sınıflar için olan programla aynıdır. Her sınıf için öğrenme hedefleri ve üniteler altında içerik belirtilmiştir. Her ünitenin altında konu alanları birbirleriyle ilişkilendirilmiştir. Konu alanları kısmen din kültürü kısmen de hayatı yönlendirici konular olmuştur. Dersin öğretmenine yönelik açıklayıcı bilgi ve yönlendirmeler programın önsözünde mevcuttur. Konuların dersin temel unsurları olduğu fakat ünitelerin sıralandığı şekilde işlenme zorunluluğunun olmadığı vurgulanmıştır. Güncel olaylarla ya da dinî bayramlarla ve de diğer bağlantılarla ilişkilendirmeler yapılması gerekli görülmüştür. Din Bilgisi Dersi nin çocukların vicdan ve düşünce özgürlüğünü dikkate alır biçimde şekillendirilmesi öğretmenlerden istenmiştir. Programın önsözünde diğer din mensuplarıyla ilişkilere dikkat çekilmiştir ve öğretmenler buna yönlendirilmiştir. Öğrencilere sadece kendi dininden olan insanlarla güzel ilişkiler kurma fırsatını sağlamak değil, aynı zamanda diğer din mensuplarıyla da arkadaşlık ve birlikte çalışma fırsatları oluşturan imkânlar sunulması istenmiştir. Dinî uygulamalara hiç kimse zorlanmamalıdır. Din Bilgisi Dersi çerçevesinde çocukların saygıyı, sevgiyi ve şükretmeyi bunları Allah a ifade etmeyi, birlikte yardımseverlikle ve hoşgörü göstererek yaşamayı öğrenmesi amaçlanmıştır. Ahlakî bazı hususlara da değinilmiştir. Đbadetin yanında dışsal temizlenme ve ahlakî davranışlar göstermeye önem atfedilmiştir. Dolayısıyla inanma ve davranış 141 Program için bkz. Ek-6. 70

birlikteliğine dikkat çekilmiştir. Gelenek, örf ve âdetlerin göz önünde bulundurulması, dinin bir toplumun gelişmesindeki rolü üzerinde durulması öğretmenlerden istenmiştir. Programın önsözünde ayrıca Kur an ayetlerinin kullanımına ilişkin yönlendirmeler de vardır. Seçilen Kur an ayetlerinin, hadislerin, okuma parçaların ya da şiirlerin her bir konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacağı belirtilmiştir. Önemli Kur an ayetleri ve hadisler açıklanmalı ve ezberlenmelidir. Bununla beraber Arapça yazıyı öğrenme ders içeriği olarak görülmemektedir. Ünite konularının öğrencilerin günlük hayatlarıyla ilişkilendirilerek sunulması amaçlanmıştır. Programda ilk defa dördüncü sınıfta, dua ve surelere; Sübhaneke, Kevser, Fatiha ve Đhlâs surelerine, Tahiyyat, Salli, Barik dualarına ve namazın kılınışına yer verilmiştir. Programa ilişkin değerlendirme yapan Rohe, 1.-3. sınıf programında Biz Ülkemizi (Vaterland) Seviyoruz konusu ve 4.-5. sınıf programında Ülkeye sevgi, Yurt Dışında Bile Biz Ülkemizi Düşünüyoruz konularının, ülkelerine geri dönecek insanlar için hazırlanmış konular olduğunu bunun yerine artık Almanya da uzun süre kalacak ve çoğu Alman vatandaşlığına geçmiş insanlara yönelik programların hazırlanılması gerektiğini ifade etmektedir. 142 Program, Sünni Đslam ın anlatıldığı Aleviliğin dışarıda bırakıldığı gerekçesiyle eleştirilmektedir. Z Okulundaki Türkçe Din Bilgisi öğretmeni, programı yeterli görmektedir. Ona göre bu derste öncelikli hedefin, çocukların kendi dinlerini tanımaları, ailelerinin dinlerini tanımaları ve kendi din kültürlerinden yola çıkarak ahlakî bir boyut kazanmalarıdır. Derste inanç geliştirmeyi de hedefleyen öğretmen, iman ve inancın din dersinin temelinde olduğunu açıklamıştır. Öğretmene göre, inanç olmadan ahlak da kazandırılamaz. Veliler, çocuklarını bu derse, sahip oldukları inançları çocuklarının da öğrenmesi ve onların imanlarının kuvvetlendirilmesi için göndermektedir. 143 Öğretmenin bu yaklaşımı, Din Bilgisi Dersi nin hedefleriyle uyumlu değildir. Sözkonusu ders, yaklaşım itibariyle dinî muhteva hakkında bilgi vermeyi amaçlamamaktadır. Y Okulundaki Türkçe Din Bilgisi öğretmeni, uyguladığı programın Almanya da yaşayan çocuklara Đslam hakkında bilgi verdiğini ve Müslüman olduklarını 142 Rohe, age., s.166-167. 143 18.07.2005 tarihinde Z Okulundaki Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmeni ile görüşme. 71

unutturmadığını, diğer dinler hakkında da bilgi sahibi kıldığını belirtmektedir. Đnanç geliştirmenin ailede gerçekleşeceğini söyleyen öğretmene göre, Đslam okulda ne kadar ifade edilirse edilsin, inanmak için yeterli olmayacaktır. Çocukların hepsinde Allah inancı vardır, kendisi peygamber inancını geliştirmeye çalışmaktadır. 144 b. Türkçe Din Bilgisi Dersi Ders Kitapları T.C. Nürnberg Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesinden, Türkiye den görevli gelen öğretmenlere derste kullanılmak üzere hangi kitapların tavsiye edildiği öğrenilmiştir. Ders gözlemlerinin yapıldığı sınıflarda kullanılan kitapların dışında Yurt Dışındaki Türk Çocuklarına Din Bilgisi (1.,2.,3.,4., sınıflar için ayrı ayrı) adlı öğrenci kitaplarının da bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kitap serisi Tarık Önel başkanlığında bir komisyon tarafından hazırlanmıştır. Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı nın 27 Nisan 1981 sayılı tarih ve 2085 sayılı tebliğler dergisinde yayınlanan kararla öğretmenlere önerilmiştir. Bu kitapların geliştirilen programlardan eski olduğunu söylemek mümkündür. Öğretmenler ve öğrencilerin kullandıkları kitaplar aşağıda belirtilmiştir. (1) Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğrenci Kitapları Ders gözlemi yapılan sınıflarda öğrencilerin kullandıkları kitaplar şunlardır: - Đhsan Hökelekli, Đsmail Dolap, Asalet Akdoğan, Kadir Akyazı, Dinimiz Đslam 1, Okur Verlag, Gelsenkirchen 1981. - Đhsan Hökelekli, Đsmail Dolap, Asalet Akdoğan, Kadir Akyazı, Dinimiz Đslam 2, Önel Verlag, Köln 2000. - Đhsan Hökelekli, Đsmail Dolap, Asalet Akdoğan, Kadir Akyazı, Dinimiz Đslam 3, Önel Verlag, Tarihsiz. - Đhsan Hökelekli, Đsmail Dolap, Asalet Akdoğan, Kadir Akyazı, Dinimiz Đslam 4, Önel Verlag, Köln 2000. Öğretmenler genel olarak Türkiye den gönderilen kitapların hem içerik hem de şekil olarak Almanya da yaşayan çocukların seviyesine ve ilgisine uygun olmadıklarını belirtmektedir. Din Dersi kitaplarının programa uygun olmadığı ifade edilmektedir. Materyal eksikliği öğretmenler için sorun olmaktadır. Derslerde 144 03.03.2005 tarihinde Y Okulundaki Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmeni ile görüşme. 72

sıklıkla kullanılan, Almanya da basılan Önel ve Anadolu Yayınevlerinin kitaplarının çocukların anlayacağı dilde yazılmaması ve imla hataları olması nedeniyle eleştiri getirilmektedir. Öğretmenlerin, öğrencileri için okul yöneticilerinden kitap temininde olumsuzluklar yaşanabilmektedir. Okul yöneticileri, yeterli bütçe olmaması sebebiyle öğretmenlerin istedikleri kitapları almayabilmektedir. 145 (2) Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmen Kitapları Ders gözlemi yapılan Z Okulundaki sınıflarda öğretmen, öğrencilere çeşitli çalışma yaprakları dağıtmıştır. Çalışma yaprakları aşağıdaki kitaplardan alınmıştır. - Celalettin Ağırbaş, Đlkokullar Đçin Din Bilgisi 1 Alıştırma Defteri, Önel Verlag, Köln, Tarihsiz. - Komisyon, Din Bilgisi Çalışma Kitabı 2, Önel Verlag, Köln, Tarihsiz. - Komisyon, Din Bilgisi Çalışma Kitabı 3, Önel Verlag, Köln, Tarihsiz. - Komisyon, Din Bilgisi Çalışma Kitabı 4, Önel, Verlag, Köln, Tarihsiz. Z Okulundaki öğretmen Türkiye den gönderilen kitapların içlerinde Atatürk ve bayrağın var olması sebebiyle Bakanlıkça toplatıldığını bildirmiştir. Kendisinin derste kullandığı diğer kitaplarla ilgili düşüncesi ise şöyledir: benim okulumda pek sorun olmuyor çünkü ben destek oluyorum. Đki dili de bilmeyenlere ben Almancasını hemen söylüyorum. Hazırlanışı güzel olmuş, kelimelerin açıklanışı var ama gene de çocuklar onu anlamıyor o ayrı bir dava. Buradaki çocuğun seviyesinde değil dil ama önemli değil, o öğretmenin kendisinin yüklü olması lazım. Öğretmen çocuklarla kitaplardan işleyebiliyorsa gidiyor kitaplar, bu kitaplar fena değil. Biraz daha imlasına dikkat edilebilir, içerik olarak biraz daha Đslam a uygun olabilir, bazı şeyler var çocukları şey yapabiliyor, emm sanki onu öyle yapmazsan olmaz, hep böyle yapmak zorundasın gibi ifadeler de var.kitaplarda Yunus tan var, Mevlana dan var, şiirler var. Şiirler daha öz olmalı, çocuk seviyesinde olmalı. Ağır şiirler, ifadeler ağır. Bunlar hakkaten ağır çocukların anlayabileceği seviyede gitmeli dinî bilgiler, basamak basamak 146 Y Okulunda öğretmen kendisini derse hazırladığı ve derste de kaynak olarak kullanıp oradan anlattığı Türkiye Diyanet Vakfı na ait bir kitap vardır. (Temel Dini Bilgiler Kitabı) Öğrencilerin derste kullandıkları bir kitap yoktur. 145 Unbehaun, Schüler, age., s. 98-101,104. 146 18.07.2005 tarihinde Z Okulundaki Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmeni ile görüşme. 73

c. Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmenleri Almanya ya görevli giden öğretmenler, dersin çeşidine göre iki şekilde gönderilmektedir. Bunlardan beş eyalet kendi ihtiyacı olan öğretmenleri Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla istemektedir ve istihdam etmektedir. Maaşlarını eyaletler ödemektedir. Bu ders çeşidi Federal Almanya Eyalet Milli Eğitim Müdürlüklerinin denetiminde verilmektedir. Konsolosluk dersleri olarak adlandırılan dersin öğretmenleri, Federal Almanya da Türk konsolosların denetiminde derslerini işlemektedir ve maaşlarını yine buradan almaktadır. Almanya ya görevli giden öğretmenlerin, Bakanlar Kurulunun 5.6.2003 tarihli 5753 sayılı kararının 8. maddesine göre görev süresi 1+4 yıldır. Toplam beş yıllık görev sürelerinin sonunda, öğretmenler tekrar Türkiye ye dönmek durumundadırlar. Mesela; Z Okulundaki dersi gözlemlenen bir öğretmen, bölgeden atanmıştır. Kendisi Đlköğretmen Okulunda okuduktan sonra Türkiye de beş sene ilkokul öğretmenliği yapmıştır. 1972 yılında Almanya ya gelmiştir. 1972 yılından 1976 yılına kadar işçi olarak çalışmıştır. Ondan sonra da Z Okulunda öğretmenliğe başlamıştır. Yirmi dokuz senedir aynı okulda çalışmaktadır. 147 Y Okulunda Türkçe Din Bilgisi Dersini veren öğretmen, Türkiye de Almanca Öğretmenliği bölümünü okumuş ve sınıf öğretmeni olarak sekiz yıl görev yapmıştır. Almanya da öğretmenliğinin ilk senesidir. 148 Đki dilli sınıfların azalması nedeniyle öğretmenler, asıl görevli oldukları okulların yanında sayısı dokuza kadar çıkan çevre okullarda da ders vermek üzere görevlendirilmektedir. 149 Öğretmenlerin yaşadıkları önemli zorluklardan birisi çok fazla okulda görevli olmalarıdır. Çünkü öğretmenler, yollarda harcadıkları süre sebebiyle yorulduklarını ve derslerde yeterli performans göstermekte zorlandıklarını ifade etmektedir. 147 18.07.2005 tarihinde Z Okulundaki Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmeni ile görüşme. 148 03.03.2005 tarihinde Y Okulundaki Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmeni ile görüşme. 149 1996-1997 öğretim yılında dokuz okul değiştiren bir öğretmen ve on okul değiştiren mahallen atanan bir öğretmen tespit edilmiştir. Unbehaun, Schüler, age., s.92. 74

(1) Türkiye den Gönderilen Öğretmenler Đçin Kriterler ve Uygulanan Sınavlar Yurt dışında görevlendirilen öğretmenlerin seçim esas ve usulleri, görev süreleri, aylıkları, izinleri, geri çağrılmaları ve diğer hususlara ilişkin iş ve işlemler 3 Temmuz 2003 tarih ve 25157 sayılı Resmî Gazete de yayımlanan 5/6/2003 tarih ve 2003/5753 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Fakat 2003 yılına gelinceye kadar öğretmen seçim yollarında farklı uygulamaların yapıldığı ve kriterlerin getirildiği belirtilmektedir. 1970 li yıllardan itibaren öğretmenlerin yurt dışına gönderilmelerinde yapılan uygulamalar incelendiğinde: 1. 1970 li yıllarda öğretmenlerin görev sürelerinde hiçbir ceza almamalarına ve iyi değerlendirmelere sahip olmalarına bakılarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir seçim yapıldığı, belirtilmektedir. Yazılı bir sınavın o dönemde mevcut olmadığı belirtilmiştir. Yine bu dönemde MEB nın siyasî görüşünün de öğretmenleri seçmede rol oynadığı ifade edilmiştir. 2. 1980 li yıllara gelindiğinde yazılı bir sınavın, öğretmen seçmede uygulandığı bildirilmektedir. Bu sınavı geçen öğretmenler sözlü sınava alınmıştır. Sözlü sınavlarda öğretmenlerin dünya görüşlerini tespit etmeye yönelik soruların sorulduğu ve buna göre seçildiği ifade edilmiştir. 1980 li yıllarda yurt dışına gönderilmek üzere seçilen öğretmenlerin daha çok sağ, muhafazakâr görüşte oldukları belirtilmektedir. 3. 1996-1997 öğretim yılına gelindiğinde artık sınavların objektiflik derecesinin arttığı, sınavda sorulan soruların öğretmenlerin pedagojik ve alan yeterliklerini ölçmeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır. 150 4. 2000 li yıllara gelindiğinde görevlendirmeler biraz daha sistemleşmiştir. Dış Đlişkiler Bakanlığı ne kadar öğretmenin gönderileceğini belirlemektedir. Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyon u da bir genelge ile bunu duyurmaktadır. 1999-2000 yılından itibaren herhangi bir bölümden mezun olup sınıf öğretmeni olarak çalışan ve KPDS den C düzeyinde başarı gösterenlerin yurt dışında öğretmen olarak atanabilecekleri belirtilmektedir. 2007 yılında ise başvuruda bulunabilecek öğretmenlerde aranan şartlar şunlardır: 01 Ocak 2007 tarihi itibariyle en az beş yıl öğretmenlik hizmeti bulunup, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa 150 Unbehaun, Schüler, age., s.37-40. 75

tâbi olarak Milli Eğitim Bakanlığı na bağlı Devlet okulları ile Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında fiilen çalışıyor olmak, Özel okullarda çalışanlara getirilen ek bir şart ise son üç yılını devlet okullarında görevli geçirmektir. 151 Almanya, Belçika Fransa, Đngiltere, Đsviçre de görevlendirilecek sınıf öğretmenlerinden istenen şartlar ise şöyledir: sınıf öğretmenlerinde; yüksek öğretim kurumlarının sınıf öğretmeni yetiştiren bölümlerinden veya bu bölümlerin dışında herhangi bir bölümden mezun olup Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavında (KPDS) son 5 (beş) yıl içerisinde en az (D) düzeyinde başarılı olduklarını belgelendirmek veya yüksek öğretim kurumlarının Almanca, Fransızca, veya Đngilizce bölümlerinden mezun olup belirlenen sürede sınıf öğretmenliği yapmış olmak, Branş öğretmenlerinde (Yabancı dil branşı hariç) Almanca, Fransızca veya Đngilizce dillerinden Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tepsi Sınavında (KPDS) son 5 (beş) yıl içerisinde en az (D) düzeyinde başarılı olduklarını belgelendirmek (Yabancı dil ile eğitim yapan fakültelerden mezun olanlarda KPDS şartı aranmaz). 152 Yurt dışında görevlendirilecek olan öğretmenlerden istenen dil yeterliliği yıllara göre değişebilmektedir. Ayrıca sınıf öğretmeni dışındaki bölüm mezunlarının da Almanya da Türkçe Türk Kültürü Dersleri dolayısıyla Din Bilgisi Dersleri vermek üzere atanabildikleri anlaşılmaktadır. Adaylar ilgili yerlere başvurularını yaptıktan sonra Mesleki Yeterlik Sınavı ve Temsil Yeteneği Sınavına alınmaktadır. Mesleki Yeterlik Sınavı, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (ÖDYM) Başkanlığınca 110 dakika süren ve test şeklinde yapılan bir sınavdır. 153 151 Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenleri Seçme Sınavı ve Görevlendirme Kılavuzu, Ankara 2007, s.4. 152 Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenleri Seçme Sınavı ve Görevlendirme Kılavuzu, 2007, s.5; Bakanlığın web sayfasında 2007 Yurt Dışı Öğretmenlik Sınavı Analizinde belirtilen puanlara göre, Almanya, Belçika, Fransa, Đngiltere, Đsviçre ülkelerine Sınıf Öğretmenliği grubundan (Almanca) en yüksek puan 82, en düşük 50, Din Kültürü Ahlak Bilgisi Grubundan ise (Almanca) en yüksek 62, en düşük 61, (Đngilizce) en yüksek 78, en düşük 69 puanla öğretmenler atanmıştır. 153 Bu sınavda çıkan konular ve puanları şöyledir: 1. Türkçe (Türkçeyi doğru kullanma, dilbilgisi ve anlam bilgisi): 25 puan, 2. Sosyal Bilimler (Atatürk Đlkeleri ve T.C. Đnkılâp Tarihi, Türk Tarihi, Türk Kültür ve Medeniyeti, Türkiye Coğrafyası, Vatandaşlık Bilgisi): 25 puan, 3. Mesleki Bilgi: 25 puan, 4. Genel Kültür (Matematik, Uluslararası Kuruluşlar, Ekonomi, Türk Edebiyatı, Milli Eğitim Mevzuatı):25 puan; Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenleri Seçme Sınavı ve Görevlendirme Kılavuzu, 2007, s.7; Mesleki Bilgi den ne anlaşılması gerektiği Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel 76

Sınav değerlendirmeleri optik okuyucular tarafından yapıldıktan sonra en az 50 ve daha yüksek puan alanlar her branş ve ülke grubu için ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. En yüksek puan alan adaydan başlanmak üzere sıralamalar yapılmaktadır. Dış Đlişkiler Genel Müdür Yardımcısı ile yapılan görüşmede, sınavda dinle ilgili hiçbir sorunun yer almadığı, en fazla Đslam Tarihi ne yönelik soruların yer alabileceği belirtilmiştir. Dinle ilgili konularda neden soru sorulmadığına ilişkin Dış Đlişkiler Genel Müdür Yardımcısı verdiği cevapta, sınavı kendilerinin yapmadığını kendilerinin sadece test etmek istedikleri konuları Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ne bildirdiklerini ifade etmiştir. Yine aynı şekilde Temsil Yeteneği Sınavı nda mülakatlarda dinle ilgili mahsusen bir sorunun sorulmadığı ancak Đslam Tarihi ile ilgili soruların sorulabildiği belirtilmiştir. 154 Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonunca Temsil Yeteneği Sınavı mülakat şeklinde yapılmaktadır. Bu komisyonda Dış Đşleri Bakanlığı koordinatörlüğünde Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığından temsilciler bulunmaktadır. Sınavda her bakanlıktan 3-4 personel yer almaktadır. Mülakat esnasında adayların giyimleri, tutum ve davranışları, Türk kültürünü ve Türkiye yi yurt dışında temsil edebilme güçleri ölçülmektedir. 155 Değerlendirmeler, temsil yeteneği sınavı puanlarına göre, branşlar ve ülke grupları dikkate alınarak yapılmaktadır. Temsil yeteneği sınavı sonucunda en az 50 puan ve daha yukarı alan adaylar başarı sırasına göre sıralanmakta, ülkelere ve branşlara göre istenen sayıda öğretmen açığına göre seçilmektedir. Sonuç olarak, MEB. Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü nün yurt dışında Din Bilgisi Dersi ni vermek üzere atadığı öğretmenlerin seçiminde dinle ilgili doğrudan hiçbir Müdürlüğü, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik/Yabancı Dil ve Temsil Yeteneği Sınavı Kılavuzu, 2007, s. 7 de belirtilmektedir. Buna göre Mesleki Bilgi, Öğretmenlik Meslek Bilgisi olarak açıklanmıştır. Meslek Bilgisi nin hangi konularla ölçüldüğü ise ifade edilmemiştir. 154 09.02.2006 tarihli MEB. Dış Đlişkiler Genel Müdür Yardımcısı ile görüşme. 155 09.02.2006 tarihli MEB. Dış Đlişkiler Genel Müdür Yardımcısı ile görüşme; Almanca, Fransızca veya Đngilizce konuşulan ülkelerde görevlendirilecek öğretmenlerin mülakat sınav konuları, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenleri Seçme Sınavı ve Görevlendirme Kılavuz unda belirtilmiştir. Buna göre; 1. Türkçeyi Doğru Kullanma Becerisi: 20, 2. Milli Şuur, Atatürk Đlkeleri ve T.C. Đnkılâp Tarihi: 20, 3. Genel Kültür: 20, 4. Genel Görünüm, Tutum ve Davranış: 20, 5. Yabancı Dil Bilgisi: 20 puandır. 77

soru sorulmamaktadır. Öğretmenlerin din bilgisine ilişkin yeterlikleri ölçülmemektedir. Federal Almanya da Türkçe Türk Kültürü Derslerini veren öğretmen sayısı 1606 dır. Bölgeden görevlendirilen 436, Bakanlığımızca atanmış olan öğretmen sayısı 1170 tir. 156 2001-2006 yılları arasında Federal Almanya da görevlendirilen öğretmenlerin toplam sayısı 463 tür. Bunlardan 93 ü Bavyera da görevlendirilmiştir. 157 2004 yılı istatistiklerine göre Münih te 67 bakanlıkça görevli öğretmen, 17 bölgeden atanmış görevli öğretmen vardır. Toplam 84 öğretmendir. Nürnberg te 29 bakanlıkça görevli, 35 bölgeden atanmış görevli öğretmen vardır. Toplam 64 öğretmendir. 158 2005-2006 öğretim yılında toplam 131 Türk öğretmen Bavyera eyaletindeki okullarda görevli olarak çalışmıştır. 159 Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonu nun 11.01.2005 tarihli 01 sayılı kararı ile 2005-2006 öğretim yılı için yayınlanan genelgede Almanca, Fransızca, Đngilizce konuşulan ülkeler için Sınıf Öğretmenliği, Almanca öğretmenliği, Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı (Almanca) için 54 kontenjan, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (Almanca) Öğretmenliği için 3 ve Sınıf Öğretmenliği, Almanca Öğretmenliği, Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı (Đngilizce) 26, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (Đngilizce) 3 kontenjan ayrılmıştır. 160 Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonu nun 18 Aralık 2006 tarih ve 105 sayılı kararında Almanya, Belçika, Fransa, Đngiltere, Đsviçre ülkelerinde görev alacak Sınıf Öğretmenliği, Almanca, Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri için 156 http://digm.meb.gov.tr/yurtdisigorev/rehber/rehber_iii_almanya.html, (erişim 10.07.2007). 157 Đstatistiksel veriler 10 Mart 2007 tarihli güncellemelere göredir. Bkz. http://digm.meb.gov.tr/ yurtdisigorev/ ogretmen/ogretmenler_ulkedagilimi.doc, (erişim 10.07.2007). 158 Almanya Federal Cumhuriyetinde Yaşayan Vatandaşlarımızla Đlgili Đstatistikî Bilgi Formu (2004), MEB. Dış Đlişkiler Dairesinden ulaşılmıştır. 159 Ulrich Seiser, Dieter Schütz, Islamische Religion im schulischen Unterricht: Bayern, Yayına Hazırlayan (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s. 87. 160 http://www.meb.gov.tr/duyurular/duyurular2005/genelgeler/yurtdisgorogretmenler/ Genelge2005 _6.htm, (erişim 10.07.2007); Bu dönemde Yabancı Dil Bölümlerinden mezun olanlar hariç diğerleri için (D) seviyesinde yabancı dil şartı aranmıştır. Fakat 09.02.2003 tarihli Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonu nun Kararında ise yurt dışına gönderilecek öğretmenler arasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerine hiç kontenjan ayrılmamıştır. Öğretmenlerden (C) seviyesinde yabancı dil istenmiştir. 78

(Almanca) 225 kontenjan, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Đmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri Öğretmenleri için (Arapça hariç, Almanca) 3 kontenjan belirlenmiştir. 161 07 Haziran 2007 tarih ve 30 sayılı Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonu nun kararında Almanca, Fransızca, Đngilizce konuşulan ülkelerde görevlendirilmek üzere seçilecek öğretmenlerin branşları ve sayıları arasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine kontenjan ayrılmamıştır. Sınıf Öğretmenliği, Almanca, Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı (Almanca) 120 kontenjan ayrılmıştır. Kamu Personeli Yabancı Dil Sınavından en az (B) seviyesinde 80 puan aranmıştır. 162 Yurt dışında görevlendirilen öğretmenler Türkçe Türk Kültürü Derslerini vermek üzere görevlendirilmektedir. Din Bilgisi Dersi de bu dersin bir parçasıdır. Aşıkoğlu nun araştırmasında ve Almanya da yapılan diğer araştırmalarda Din Bilgisi Dersini veren öğretmenlere ilişkin çeşitli tespitlerde bulunulmuştur. 163 Belirtilen tespitler arasında sadece dil sorunun çözüldüğünü söylemek mümkündür. MEB. Dış Đlişkiler Genel Müdür Yardımcısı, öğretmenlerin Temsil Gücü Sınavlarında bulunması nedeniyle yurt dışında görevlendirilen öğretmenleri tanımakta ve uzun süre yurt dışında kendisi görevli çalıştığından mevcut durumu bilmektedir. Yetkili makam yurt dışında görevli öğretmenlerin dini çok iyi bilmediklerini ve öğretmenlerin de inançlarının olmaması durumunda öğretimin daha 161 Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenleri Seçme Sınavı ve Görevlendirme Kılavuzu, 2007, s. 2. 162 Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik/Yabancı Dil ve Temsil Yeteneği Sınavı Kılavuzu, 2007, s.2,5; 1982 yılı istatistiklerine göre Almanya ya 736 Türk öğretmen ve 1990 yılı istatistiklerine göre 729 öğretmen gönderilmiştir. Fakat bunlar arasında da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin yine yer almadığı belirtilmektedir. Bkz. Nevzat Yaşar Aşıkoğlu, Almanya da Temel Eğitimdeki Türk Çocuklarının Din Eğitimi, Türkiye Diyanet Vakfı Yay., Ankara 1993, s.46,64. 163 Aşıkoğlu, Bavyera da görevli Türk öğretmenleri üzerinde yaptığı araştırma sonucunda şu tespit ve önerilerde bulunmuştur: 1. Din Dersini veren bu öğretmenler branş öğretmeni değillerdir. 2. Öğretmenler 1.-9. sınıf öğrencilerinin din derslerini vermektedir. 3. Yabancı dil bilgisi konusunda yetersizlikleri vardır. 4. Din derslerinin öğretimi branş öğretmenlerine bırakılması daha uygun olacaktır. Aşıkoğlu, araştırmasını yaptığı 1996 yılı için, öğretmenlerin yabancı dil yetersizliklerine sahip oldukları ifade edilebilir. Aynı tespit 1996-1997 öğretim yılında Bavyera daki Türk öğretmenler üzerinde yapılan araştırmada öğretmenlerin, Almanca dil problemlerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Fakat son yıllarda yabancı dil yeterliliğinde yükselme olduğu açıktır. Bkz. Nevzat Yaşar Aşıkoğlu, Almanya daki Đslam Din Dersi Öğretmenlerinin Yeterlikleri ve Eğitimi, Editörler: Hasan Coşkun, M. Zeki Aydın, Lars Peter Schmidt, Helga Schenk, Türkiye ve Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Konrad Adenauer Vakfı, Ankara 2000, s.102; diğer araştırmaların öğretmenlerle ilgili tespitleri için bkz. Unbehaun, Schüler, age., s. 51-52; Aşıkoğlu, age., s.109-110, 142; Staatsinstitut Für Schulpädagogik und Bildungsforschung, Islamischer Religionsunterricht an bayerischen Schulen?, s.28-29. 79

da zorlaştığını anlatmıştır. 164 Bavyera Eyaletinde görevli öğretmenlerin yaptıkları açıklamaya göre, ateist veya alevi inancında olan meslektaşları Türk Kültürü Dersleri çerçevesinde Din Bilgisi Derslerini vermek zorunda kalmaktadır. 165 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenleri ise istenen seviyede dil yeterliliği gösteremedikleri için kendilerine kontenjan ayrılsa bile başvuramamaktadır. 166 Yetkili makamın sözlerinden ve araştırmaların sonuçlarına göre anlaşılmaktadır ki din öğretimi, 2007 yılına kadar geçen zaman diliminde, 167 öğretmenlerin kendi ilgi, bilgi ve becerilerine bırakılmıştır. Bavyera Eyaleti nde yaşanan son gelişmelerden bir tanesi öğretmenlerin maaşının artık eyalet tarafından karşılanılmamasıdır. Bu karara ilişkin MEB. Dış Đlişkiler Personeli durumun, Türkiye Ataşesi tarafından Bakanlığa bildirildiğini fakat Alman tarafından henüz resmi bir yazının gelmediğini ifade etmiştir. Bavyera Eğitim Bakanlığı yetkilileri ise finanse edilen ve denetimi yapılan Türkçe ve Türk Kültürü Derslerinin 2005-2006 öğretim yılından itibaren 5 yıl içinde kademeli olarak finansmanının yapılmayacağını belirtmektedir. Yurt dışında görevlendirilen öğretmenlere, bazı seminerler verilmektedir. Bir sonraki başlıkta bu konuda bilgi verilmiştir. (2) Yurt Dışı Göreve Hazırlık Seminerleri MEB. Hizmet Đçi Eğitim Dairesi Başkanlığı nın düzenlediği seminerlere yurt dışında görevlendirilecek bütün adaylar katılmak zorundadır. Seminerleri, üniversitelerde görevli öğretim üyeleri, Đç işleri Bakanlığından, Dış Đşleri Bakanlığından, Kültür ve Turizm Bakanlığından personeller vermektedir. Seminerlerde, gidilecek ülke ile ilgili bilgiler verilmekte, yurt dışında öğretmenlerin dikkat etmesi gereken hususlar üzerinde durulmaktadır. 18 Aralık 2006 Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonunun kararıyla seçilen ve Yurt Dışına Gönderilecek Öğretmenlere 07-18.05.2007 tarihleri arasında düzenlenen seminerler incelendiğinde ağırlıklı olarak şu konularda seminer verildiği tespit edilmiştir: 164 09.02.2006, MEB. Dış Đlişkiler Genel Müdür Yardımcısı ile görüşme. 165 Unbehaun, Schüler, age., s.90, 170. 166 09.02.2006, MEB. Dış Đlişkiler Genel Müdür Yardımcı ile görüşme. 167 Eğitim Fakültelerinde açılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümüne 2007 yılında YÖK ün aldığı kararla 3. sınıftan itibaren Yurt Dışı Öğretmenliği Yan Dal Uygulaması getirilmiştir. 80

1. Yurt dışı görevi ile ilgili iş ve işlemler (3 ders saati), Yurt dışında yaşantı ve dikkat edilecek hususlar, sosyal çevre ile ilişkiler (2 ders saati), Çağdaş iletişim yolları ve teknikleri (3 ders saati) 2. Türkiye nin dış politikasına yönelik konular ve yurt dışı teşkilatı, uluslar arası kuruluşlar (2 ders saati), Türkiye nin Kıbrıs politikası (2 ders saati), 1915 olaylarının temelleri (3 ders saati) 3. Öğretmen-misyon ilişkileri ve protokol kuralları, yurt dışında yaşayan vatandaşların sorunları (3 ders saati), Türk kültürünün ülkemiz dışında yaşayan vatandaşlarımız arasında korunması ve yabancı çevrelere tanıtılması (3 ders saati) 4. Öğretmenlerin davranış kuralları, giyim kuşam, beklenen tavır, nezaket ve çevre kuralları hakkında bilgilendirilmesi (2 ders saati) 5. Asya ve Afrika ülkelerinde görevlendirilecek öğretmenlerin dikkat etmesi gereken hususlar (1 ders saati), Yurt dışında Türkiye ye yönelik yıkıcı ve bölücü faaliyet, illegal örgütler (3 ders saati) 6. Türk Kültürünün Yurt dışındaki öğrencilere kolay aktarımını sağlayacak ve kültürü sevdirecek mizahla öğretim teknikleri (4 saat), Yurt dışında görev yapacak öğretmenlerin mali hakları (2 ders saati), Temsil görevinin önemi (1 ders saati) 7. Đslam din dersleri öğretimi (3 ders saati), Yurt dışında görevli din görevlileri ile öğretmenlerin Türk Kültürünü aktarmada işbirliği (3 ders saati) 8. Türkçe öğretim teknikleri (15 ders saati) 9. Türkiye AB ilişkileri (2 ders saati) 11. Đki dilli dil edinimi (2 ders saati), Đki dilli kavram öğretimi (2 ders saati), Doğrudan etkinlikler (2 ders saati) Toplam 65 ders saati Hizmet Đçi Eğitim seminerlerine katılan öğretmenlerimiz sadece 3 ders saati (her ders 50 dakikadır) Đslam Din Dersleri Öğretimi hakkında seminer almaktadır. 168 Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun (Sadece Almanca, Fransızca, Đngilizce konuşulan ülkelere toplam 309 öğretmen atanmıştır) tek bir salonda eğitim alması, eğitimin kalitesini düşürmekte ve seminer verenlerin uygulamak istedikleri öğretim tekniklerini uygulayamamasına neden olmaktadır. 168 T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığı, Yalova- Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü nde 7-8 Mayıs 2007 Tarihleri arasında düzenlenen 145 numaralı Yurtdışı Göreve Uyum Semineri Programı. 81

Milli Eğitim Bakanlığı Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından öğretmenler için bir Yurt Dışı Eğitim Personeli Rehber Kitabı hazırlanmış ve yurt dışında görevlendirilen öğretmenlere verilmiştir. Kitapta, yurt dışında görevlendirilen personelle ve öğrenci işlemleri ile ilgili mevzuat, yurt dışında görevlendirilen personelin görev ve sorumlukları, görevli gönderilen personellerin gittikleri ülkeler, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ve soydaşlarımız ile görevlendirilen personeller hakkında genel bilgiler ve görevli gidilen ülkeler hakkında ve orada okutulacak derslere ilişkin bilgiler yer almaktadır. 169 2006 yılında çıkan bu kitap aslında olumlu bir gelişme olarak nitelendirilebilir. Daha önce görevli gönderilen öğretmenlere, kendilerine yardımcı olacak ve bilgi edinebilecekleri bir kaynak sunulmamıştır. (3) Yurt Dışına Gönderilecek Öğretmenlerin Eğitimleri Yurt dışında görevlendirilecek olan öğretmenlerin yeterlik düzeylerini arttırmaya yönelik bazı sertifika, bölüm ya da tezsiz yüksek lisans programlarının açılmasına dair öneriler, 2007 yılına kadar bilim insanları tarafından yapılmaya devam etmiştir. 170 Önerilerin detaylı olarak incelenmesi yerine yeni açılan programın tanıtılması ve incelenmesi uygun olacaktır. (4) Yurt Dışı Din Dersi Öğretmenliği Yan Alan Programı Öğretmen yetiştiren lisans programlarının aksayan yönlerini gidermek ve geliştirmek maksadıyla 5-11 Mart 2006 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ile Đlköğretim Genel Müdürlüğü nün de katılımıyla, eğitim fakültelerinden öğretim üyeleriyle birlikte Eğitim Fakülteleri Program Geliştirme Çalıştayı yapılmıştır. Çalıştay ın ilk ve ortaöğretime öğretmen yetiştiren bölümlerinde yürütülen programları (Ortaöğretim branş öğretmenliği hariç) 21.07.2006 tarihinde YÖK Genel Kurulunda uygulanması için olur almıştır. 2006-169 Geniş bilgi için bkz. http:// digm.meb.gov.tr/ yurtdisigorev/ rehber/ RehberKitap. pdf (erişim 01.07.2007). 170 Öneriler konusunda bkz. Hasan Coşkun, Eğitim Teknolojisi Bağlamında Đslam Din Dersi Konularının Türkçe ve Türk Kültürü Derslerine Entegrasyon Olanakları, Editörler: Hasan Coşkun, M. Zeki Aydın, Lars Peter Schmidt, Helga Schenk, Türkiye ve Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Konrad Adenauer Vakfı, Ankara 2000, s.88-91; N. Yaşar Aşıkoğlu, Almanya daki Đslam Din Dersi Öğretmenlerinin Yeterlikleri ve Eğitimi, s.103-104; N. Yaşar Aşıkoğlu, Avrupa daki Türk Çocuklarının Đslam Din Eğitimi (Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri), III. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri (20-24 Eylül 2004), Diyanet Đşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2005, s.476-478. 82

2007 öğretim yılından itibaren uygulamaya giren yeni programlarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programına ilişkin yenilikler şunlar olmuştur: Yeni programlarda, ihtiyacın ortadan kalkması nedeniyle (iki fakültedeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği dışında), yan alan uygulamasına son verilmiştir. Böylece yeni uygulama ile öğretmen adayının kendi alanında daha derinlemesine eğitim görerek yetişmesi mümkün olabilecektir. 171 Đki Fakültede yurt dışı din dersi öğretmenliği yan alan programı açılmıştır. Bu programa kabul şartları; Đlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Eğitimi öğrencisi olmak, (üniversitenin yan alan kabul şartlarının belli olması) yan alan programının, yabancı dil hazırlık sınıfını başarıyla bitirmek veya KPDS ya da dengi bir sınavdan 100 üzerinden 65 puan ve üzeri almak, 2. sınıfın sonunda bütün derslerden başarıyla geçmiş olmak, şeklinde sayılmaktadır. V. Dersin Adı Yarı yıl YA Yabancı Dil (Mesleki dil) III YA Yurt Dışındaki Türkl. Dini ve Eğit. Sorunları YA Temel Dini Bilgiler (Yabancı Dilde) Programda yer alan dersler: 172 T U K VI. Dersin Adı T U K Yarıyıl 2 0 2 YA Yabancı Dil 2 0 2 (Mesleki Dil) IV 2 0 2 YA Hıristiyanlık Tarihi, 2 0 2 Mezhepleri ve Temel Đnançları 2 2 3 YA Birlikte Yaşama 2 0 2 Kültürü ve Din Toplam 6 2 7 Toplam 6 0 6 171 Eğitim Fakültelerinde Uygulanacak Yeni Programlar Hakkında Açıklama, s. 2, http://www. yok. gov.tr/egitim/ ogretmen/programlar_aciklama.doc (erişim 20.07.2005). 172 Eğitim Fakültesi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programı, 2007. 83

VII. Yarı yıl Dersin Adı T U K VIII. Yarıy ıl Dersin Adı T U K YA Avrupa da Din 2 0 2 YA Avrupa nın Dini ve 2 0 2 Eğitimi Uygulamaları Kültürel Yapısı YA Dinlerarası Eğitim 2 0 2 YA Din Öğretimi 2 2 3 (Yabancı dilde) YA Mukayeseli Dini- 2 0 2 YA Dinlerarası Đlişkiler 2 0 3 Kelami Metinler Toplam 6 0 6 Toplam 6 2 6 Programdaki Hıristiyanlık Tarihi, Mezhepleri ve Temel Đnançları, Avrupa nın Dini ve Kültürel Yapısı ve Avrupa da Din Eğitimi Modelleri dersleri mümkün olduğu ölçüde yurt dışından davet edilecek öğretim üyelerince verilmesi kararlaştırılmıştır. Programda, teorik ders sayısı toplam 24, uygulama 4 tür. Toplam programın kredi sayısı 26 ve saati 28 dir. Bu programı başarıyla bitiren öğrencilere sertifika verilmesi uygun görülmüştür. Programın etkililiği ve verimliliği henüz denenmediği için tespit edilememiştir. Ancak her öğrenciye kendi yabancı diline uygun, eğitim imkânı sağlanıp sağlanamayacağı bir soru olarak durmaktadır. d. Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğrencileri 1999-2000 öğretim yılında, 1-5. sınıflarda Türkçe Din Bilgisi Dersine devam eden öğrencilerin Bavyera daki toplam sayısı 11.305 tir. 173 2004-2005 öğretim yılı ders gözlemi yapılan Z Okulundaki öğretmenin, üç ayrı 1. sınıf Ana Dili Tamamlama Dersi çerçevesinde Đslam Din Bilgisi Dersi vardır. Sınıf mevcutları 14, 8, 14 olmak üzere 36 öğrencidir. 2. sınıf iki sınıfta ayrı ayrı 12 öğrenci 173 Staatsinstitut Für Schulpädagogik und Bildungsforschung, Islamischer Religionsunterricht an bayerischen Schulen?, s. 27. 84

toplam 24 öğrencidir. 3. sınıfta 19, 4. sınıfta 14 ve 8, olmak üzere 22 öğrenci vardır. Dersi alan öğrencilerin tamamı Türk tür. 2005-2006 öğretim yılında Bavyera da toplam 36.339 Türk öğrenciden 13.023 ü Türkçe Din Bilgisi Dersini almıştır. 174 2. Almanca Din Bilgisi Dersi 2001-2002 öğretim yılında 14 okulda uygulamaya başlanan model, o tarihten beri Bavyera nın 35 okulunda denenmiştir. 2001-2002 öğretim yılında ilkokulun birinci sınıflarında uygulanmaya başlanmış ve 2004-2005 öğretim yılında dördüncü sınıflara ulaşılmıştır. 2005-2006 öğretim yılında ise uygulama faaliyetleri ortaokul (Hauptschule) düzeyine ulaşmış ve Ortaokul 5. sınıflarda denenmiştir. 2006-2007 öğretim yılında 77 ilkokul ve ortaokulda uygulanmıştır. 175 Kültür Bakanı Hohlmeier, yaptığı basın açıklamasında Almanca Đslam Din Bilgisi Dersi ni, aktif entegrasyon politikasının bir parçası olarak göstermiştir. Pedagojik açıdan entegrasyon, gençlerin yaşadıkları topluma dil ve kültürel gelenekleriyle intibak ettiğinde gerçekleşecektir. Bu sebeple Hohlmeier, Almanca Đslam Din Bilgisi Derslerini, Türkçe verilen derslerin yanında geliştirmeyi planlamıştır. 176 Ders saatleri Türkçe Din Bilgisi Dersi nin saatlerine göre düzenlenmiştir. (2-2-3-3, 1.-4.sınıflar) Ancak okul organizasyonlarına, şartlara göre 2-2-2-2 olarak da verilebilmektedir. Ders gruplarında en az 12 öğrenci bulunmak durumundadır. Grupların birleştirilmesi de duruma göre uygun bulunmuştur. Ders saatleri, okul programında Etik ve Türkçe Din Bilgisi Ders saatleriyle aynı zamana konulmaktadır. 177 Ders dili Almancadır dolayısıyla bütün Müslüman öğrencilere açıktır. Derste önemli kavramlar Arapça ve Türkçe kullanılmaktadır. 174 Seiser, Schütz, agm., s.86; Öğretim ve Kültür Bakanlığından alınan 10.03.2003 tarihli yazı, Islamische Unterweisung in deutscher Sprache, (Grundschule) ve yine aynı Bakanlık tan alınan 18.09.2003 tarihli Sachstand bei den Angeboten islamischer Erziehung, adlı belge. 175 Bavyera Kültür Bakanlığı, Bakanlık Yöneticisi Josef Erhard ın Kasım 2006 da Alman Okullarında Đslam Din Dersleri konulu sempozyumda konuşması, www. eugen-biser -stiftung. de/nachricht. html? Cnachricht_id=242;Cmenue_id=88, (erişim 24.06.2007). 176 www.km.bayern.de/km/asps/presse/presse_anzeigen.asp?index=76, (erişim 31.03.2007). 177 2003-2004 öğretim yılında okullarda denenen model %78,9 oranında öğleden önce diğer derslerle birlikte okutulmuştur. Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırması Devlet Enstitüsü, Islamische religiöse Unterweisung in deutscher Sprache, Münih 2005, s.14. 85

Okullar, mevcut uygulanan modeller hakkında velileri bilgilendirmek durumundadır. Buna göre veliler de çocuklarının hangi derste yer alacağını belirtilmiştir. Ders seçildikten sonra bir yıl süreyle dersten ayrılmak, istisnalar dışında mümkün değildir. Şayet yazılı bir kayıt sildirme vb. isteği olmazsa okul yetkilileri öğrencinin diğer sınıflarda da aynı modelde ders alacağını kabul etmektedir. Bu modelin öğrencileri inandırmaya sevk etmesi söz konusu değildir. Yasal statüsü sebebiyle ders, Etik Dersi gibi tarafsız olarak işlenmek durumundadır. 178 Yapılan bir araştırmada velilerin bu dersi seçmesinde % 46 oranında dersin dili ile ilgili getirilen gerekçeler yer almıştır. Açıklamalarda dersin Almanca işlenmesi sebebiyle çocuğunun dil bilgisinin gelişmesinin istenmesi, çocukların Almancayı ana dillerinden daha iyi bilmesinin istenmesi ve çocukların Almanya da doğup büyüdüğü ve gelecekte de orada yaşayacağı sebebiyle dersin tercih edildiği bildirilmiştir. Üçte bir oranında veli ise dersin içeriği sebebiyle gerekçeler sunmuştur. % 20 oranında diğer sebepleri belirtenler arasında, ana dilleri sebebiyle başka alternatiflerinin olmadığını söyleyenler yer almaktadır. 179 2005 yılında Almanca Din Bilgisi modelinin değerlendirmesi yapılmıştır. Bu amaçla model denemelerinde yer alan okullara anketler gönderilerek okul yöneticileri, öğretmenler, okul aile birliği üyeleri ve velilere modelle ilgili sorular sorulmuş geri bildirim alınmıştır. Alınan sonuçlardan yola çıkılarak model denemesine devam edilmeye karar verilmiştir. a. Almanca Din Bilgisi Dersi Öğretim Programı Bakanlık yetkilisi, ders içeriklerinin 1.-3. ve 4.-5. sınıflar için geliştirilen Türkçe Din Bilgisi Dersi Çerçeve Programına ve Türkiye Cumhuriyeti Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Programlarına göre geliştirildiğini belirtmiştir. 180 Geliştirilen program, içerik olarak tamamlanmış ve öğrencilerin Almanya daki dinî ve kültürel çevreye uyumlarını kolaylaştıracak şekilde düzenlenmiştir. Programı geliştirmek üzere Okul 178 Öğretim ve Kültür Bakanlığından alınan 10.03.2003 tarihli yazı, Islamische Unterweisung in deutscher Sprache, (Grundschule) ve yine aynı Bakanlık tan alınan 18.09.2003 tarihli Sachstand bei den Angeboten islamischer Erziehung, adlı belge; Seiser, Schütz, agm.,s.88. 179 Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırması Devlet Enstitüsü, Islamische religiöse Unterweisung in deutscher Sprache, s.36-37. 180 Program için bkz. Ek-7. 86

Kalitesi ve Öğretim Araştırma Devlet Enstitüsü nde (ISB) bir çalışma dairesi oluşturulmuştur. Program geliştirme komisyonunda çalışan bir Türk öğretmenle yapılan görüşmede 181 komisyonun çalışma şekline ve üyelerine dair bilgi elde edilmiştir. Kendisi Hacettepe Almanca Öğretmenliği mezunudur ve 2000 yılında Almanya ya görevli olarak gitmiştir. Almanya ya gitmeden önce Türkiye de Sınıf Öğretmeni olarak görev yapmıştır. Almanya ya gittikten bir yıl sonra ilgili proje başlamış ve projeye dâhil olmuştur. Başlangıçta bu projenin Türk çocukları için Türkçe Din Bilgisi Programı geliştirmek üzere kurulduğunu ve bu amaçla çalıştıklarını belirtmiştir. Fakat geliştirilecek olan bu programa, yetkili katılımcıların Alman ve programın da Almanca hazırlanmış olması nedeniyle, Almanca Din Bilgisi Dersi Programı ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla model ilk önce Almanca denenmeye başlanmıştır. Program hazırlama komisyonunda hem politikacı hem de il eğitim müdürü olan bir Alman Hıristiyan, bir Alman Hıristiyan Hauptschule (Ortaokul) öğretmeni, bir Türk yerel atanan öğretmen ve dört Türkiye den görevli gelen Türk öğretmen ve bir Alman Profesör çalışmıştır. 182 Komisyon üyesi öğretmen, Türkiye deki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi programlarından özellikle konu dağılımına baktıklarını, onları esas aldıklarını ama Almanya da geliştirilen diğer dinlere ait din dersi programlarını da metot, teknik ve şekil açısından incelediklerini belirtmiştir. Komisyon, programın konularını oluştururken özellikle diğer din mensubu insanlarla bir arada yaşamaya ilişkin, Alman toplumunda Müslümanların yaşamasını kolaylaştıracak konulara yer vermişlerdir. Eski programdaki vatan sevgisi, Türkiye, Atatürk gibi konular programda yer almamıştır. Program hazırlanırken en çok zorlandıkları husus dinî terimlerin Almanca ya doğru bir şekilde aktarılması olmuştur. Özellikle Türkçe de kullanılan bazı Arapça kökenli terimlerin Almanca ya çevrilmesinde sıkıntı yaşanmıştır. Bunların 181 20.05.2005 tarihinde Program Geliştirme Komisyonu Üyesi bir öğretmenle görüşme. 182 Din Öğretimi Genel Müdürlüğü nün 2002 yılına ait bir belgesinde, öğretmenin görüşmede belirttiği kişilerle hemen hemen aynı şahısların komisyonda yer aldığı tespit edilmiştir. Buna göre 2001 yılında 6-9 (10). sınıf Almanca Din Bilgisi Öğretim Programını çalışmak üzere Okul Pedagojisi ve Öğretim Araştırma Devlet Enstitüsünde sekiz kişilik bir komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyonda üç Ana Dili Tamamlama Derslerini veren ve MEB. tarafından görevlendirilen Türk öğretmenle, bir bölgeden atanmış Türk öğretmen yer almıştır. Bir Alman öğretmen, bir Alman Bavyera Öğretmenler Derneği Temsilcisi, Türk Konsolosluğu Eğitim Ataşesi ve bir Alman Komisyon başkanı katılmıştır. 87

araştırılarak üstesinden gelindiği öğretmen tarafından belirtilmiştir. Öğretmen, hazırlanılan programdan memnundur. Öz veriyle çalışıldığını, kendisinin bizzat programı okulda uyguladığını ve baştan beri komisyon çalışmalarında ve kitap hazırlama komisyonunda yer alan biri olarak, programlar içerisinde en yalın, en güzel bilgi veren ve de kardeşlik, kendine güven duygusunu öğrencilere aşılayan tek program olduğunu ifade etmiştir. Öğretmen, Din Bilgisi Dersi Programı nın hedefini, Almanya da yaşayan Müslüman çocuklara kendi kişilikleri ve dinleri hakkında bilgi kazandırmak şeklinde açıklamıştır. Ona göre, kendisini tanıyan ve kendisi ile barışık olan insan diğer toplumlara da toleranslı ve anlayışlı olacaktır. Programın öğrenciyi inandırmayı hedefleyip hedeflemediği sorulduğunda, küçük çocukların ister istemez öğretmenden her duyduğuna inandığını, yapabilme edebilme fiillerinin de inanma duygusunun bir sonucu olarak geliştiğini, çocukların inandıkları için bunları uyguladıklarını ifade etmiştir. 183 Öğretmenin açıklamalarından onun, öğrencide inanmayı geliştirdiğini söylemek mümkündür. Z Okulunda uygulama yapan öğretmen, dersin hedefini kendi amaçlarıyla da birleştirerek açıklamıştır. Öğretmen, çocuklara kendi dinlerini sevdirmeyi hedeflemiştir. Katı kurallarla çevrili bir din değil, sevgiyi öne çıkartan bir din olduğunu göstermeye çalışmıştır. Almanca Din Bilgisi Dersi, diğer Müslümanların da bu dersten faydalanmasını ve diğer din mensuplarıyla kendi dinlerini karşılaştırma imkânını çocuklara sunmuştur. Đslam a karşı gelişen ön yargı, çocukların kendi dinlerini tanımaları ve de Almanca başkalarına anlatmaları yoluyla yıkılacaktır. 184 Z Okulundaki öğretmen dersin daha çok entegrasyon boyutunu öne çıkartmıştır. Öğretmenin Đslam ı tanıtmayı hedeflediği sözlerinden anlaşılmaktadır. Y Okulundaki öğretmene bu dersin amacı sorulduğunda verdiği cevap şu olmuştur: Aslında topluma uygun, kanunlara göre hareket etmesini hedefliyor ve aynı zamanda Đslam dinine uygun hareketler. Mesela sosyal konularda bugün işlediğimiz konularda, isterim yapmalarını uygulamalarını. Ama tabi bunun hiç garantisi yoktur, her çocuk farklıdır, her insan farklıdır ve din için de aynısı geçerlidir. Benim için önemli olan tanımaları, bilmeleri gereken şeyleri bilmeleri. 183 20.04.2005 tarihinde kitap çalışma komisyonunda yer alan öğretmenle görüşme. 184 16.03.2005 tarihinde Z Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersini veren öğretmenle görüşme. 88

Uygulama konusu kendi kararlarıdır. 185 Y Okulundaki öğretmenin bilişsel düzeyde öğretimi düzenlediği anlaşılmaktadır. Geliştirilen program incelendiğinde, programın genel olarak Đslam ın farklı yorumları karşısında ortak inanç ve geleneklerin öğretilmesini benimsediği, her sınıf için üniteler ve konu alanlarının belirlendiği görülmektedir. Ünite sıralamasının, güncel konular ya da bayramlar vb. sebebiyle yer değiştirilmesine izin verilmiştir. Öğrencilerin, Đslam Tarihi ve peygamber hakkında anlatımlarla ve onun aktardıkları hakkında bilgi edinmesi hedeflenmiştir. Öğrencilerin, kitaplı dinlerin ortak köklerini öğrenip bunları kültürler arası öğrenme için vesile kılmaları amaçlanmıştır. Öğrencilere sadece kendi dindaşlarına karşı değil, diğer din mensuplarına karşı da iyi davranışlar içinde olmasının öğretilmesi hedeflenmiştir. Öğrencilerin, insanların ve kültürlerin eşit şekilde yan yana ve birlikte yaşayabileceklerini bu programla öğrenmesi istenmiştir. Öğrencilerin aynı zamanda Hıristiyan ibadetlerini ve kavramlarını tanıması ve anlaması amaçlanmıştır. Bu derste, diğer din mensuplarıyla iletişimin kolaylaştırılması ve diğer dinler hakkında bilgi verilmesihedeflenmiştir. Programda, Protestan, Katolik Din Dersleri ve Etik Dersi ve diğer derslerle ilişkilendirmeler yapılmıştır. Ders konuları, Gelenekten Gelen (Nakledilen Konular) ve Güncel Hayat Gerçekliğinden Konular şeklinde sınıflandırılmıştır. Programda her konunun altında alt konular sıralanmış ve didaktik açıklamalara yer verilmiştir. Mümkün olan öğrenci aktiviteleri beş başlık altında sunulmuştur ve her sınıfta yer alan konular için ayrı ayrı düşünülmüştür. Söz konusu aktiviteler; Bireysel öğrenme, Cemaatte öğrenme, Öğrenme grubunun dışında öğrenme, Kendi dinî ve kültürel tecrübelerini kullanma, Diğer dinlerle karşılaşarak öğrenme şeklinde başlıklandırılmıştır. Her sınıfta ve ünitede diğer dinlerle ilişkilendirilmiş, ikinci sınıftan itibaren ufak dua cümlelerine, üçüncü sınıfta Sübhâneke duasına ve Kevser suresine, dördüncü sınıfta Fatiha suresine yer verilmiştir. b. Almanca Din Bilgisi Dersi Ders Kitapları Bu ders için Öğrenci Kitabı bulunmamaktadır. Ancak öğretmenlerin derste kullanabilecekleri ve ders öncesinde hazırlık yapmalarını sağlayacak bilgiler içeren 185 16.03.2005 tarihinde Z Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersi ni veren öğretmenle görüşme. 89

kitaplar vardır. Söz konusu kitaplar Dillingen de Öğretmen Eğitimi ve Personel Yetiştirme Akademisi nde öğretmenler tarafından hazırlanmaktadır. Dersin model denemesini yapan öğretmenler ve diğer din mensubu iki öğretmen aynı komisyonda çalışmaktadır. Çalışma şekilleri şöyledir: Kitap çalışma komisyon yöneticisi, konuları/üniteleri öğretmenlere paylaştırmaktadır. Öğretmenler, akademiye kendi kaynaklarını getirmektedir ve komisyon yöneticisi çeşitli kaynaklar temin etmektedir. Đkişerli gruplar halinde çalışma yaprakları, resimler, konuyla ilgili öğretmene yönelik içerik hazırlanmaktadır. 186 Kitap çalışma komisyonunda yer alan bir Türk öğretmen, zaman zaman zorluklar yaşadıklarını belirtmektedir. Kendilerine bir görev verilmiştir, bu konuda onların uzman oldukları söylenmiştir. Fakat yine aynı yetkili kişiler tarafından yeri geldiğinde onların hiçbir şey bilmedikleri ifade edilmiştir. Öğretmen, kendilerini yalnız hissettiklerini, arkalarında Türkiye den bir gücün olmasını beklediklerini söylemiştir. Đçinde bulundukları durumu şu cümleyle anlatmıştır. Đstedikleri gibi bizimle oynadılar, top gibi... Komisyon üyelerinin yaşadıkları diğer bir zorluk ise dinî görüşlerin farklılık arz etmesindendir. Özellikle kitaba resim koyma, peygamberin yüzünü resimleme, hadislere kısa ya da uzun yer verme, bilinen görüşlerden farklılık arz eden görüşlere yer verme ya da vermeme konuları tartışılmış ve bir ortak noktada buluşularak kitaba konular alınmıştır. Hıristiyan öğretmenler, Đslami bilgilerin içerisine Hıristiyanlığa ait bilgileri yerleştirmek istediklerinde onlara müdahale edildiği ve Đslam da o konu nasıl yer alıyorsa, o şekilde kitaba alındığı belirtilmiştir. Özellikle diğer din mensubu öğretmenlerden metot ve teknikler konusunda bilgiler edinildiği söylenmiştir. 187 Çalışma komisyonunda Müslüman ve Hıristiyan öğretmenlerin birlikte uyum içinde çalıştıkları, onların daha çok Hıristiyanlıkla ilgili konuları ya da Hıristiyanlıkta da yer alan konuları hazırladıkları gözlemlenmiştir. Kitap çalışma komisyonundaki üyeler, özellikle bir Müslüman din eğitimcisine, dinî bilgiye sahip ve de Almanca bilen akademisyene ihtiyaçları olduklarını dile getirmiştir. Akademide öğretmenlere, her zaman olmasa da seminerler verilmektedir. Yılda iki defa çalışmak üzere bir araya gelen öğretmenlere 04.02.2002 tarihinde 186 18-22.04.2005 tarihleri arasında kitap çalışma komisyonu Dillingen, Öğretmen Eğitimi ve Personel Yetiştirme Akademisi nde (Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung) gözlemlenmiştir. 187 20.04.2005 tarihinde kitap çalışma komisyonunda yer alan öğretmenle görüşme. 90

Kett Metodu- Bütüncül, Dinî Eğitim hakkında ve 27.01.2003 tarihinde Đslam Din Öğretimi ile Đlgili Teolojik Sorular konulu bir seminer verilmiş, 12.05.2004 tarihinde Lauingen Cami Đmamı tarafından bilgi verildiği öğrenilmiştir. Komisyonda 2002 yılından beri Hıristiyan öğretmenlerle birlikte sayısı 8 ile 12 arasında değişen komisyon üyeleri çalışmıştır. Hazırlanan kitaplar araştırmanın yapıldığı dönemde henüz herkese açık hale getirilmemiştir. Sadece ders uygulaması yapan öğretmenler kullanmaktadır. Đlk dört sınıf için yapılan çalışmalar şunlardır: - Yayınlayan: Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 1. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 2002. - Yayınlayan: Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 2. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 2004. - Yayınlayan: Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 2004. - Yayınlayan: Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 4. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 2005. Öğretmen el kitaplarında öğretmenlere konuyla ilgili içerik bilgisi, öğretim durumlarının nasıl şekillendirilebileceğine ilişkin bilgiler ve öğretimi gerçekleştirmede kullanılabilecek konuyla ilgili çalışma yaprakları mevcuttur. Öğretmenler artık 5. sınıf materyal kitabını hazırlama çalışmalarına geçmiştir. c. Almanca Din Bilgisi Dersi Öğretmenleri Ders öğretmenleri çok farklı gruplardan gelmektedir. Türkiye den görevli gelen öğretmenlerin yanında Alman vatandaşlığına geçen ve Bavyera Üniversitelerinde öğretmenlik eğitimi alan öğretmenler de mevcuttur. Dersleri gözlemlenen ve kendileriyle görüşme yapılan öğretmenlerden Z Okulundaki öğretmen, önce Türkiye de Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı nı okumuş ardından Almanya da Eğitim Fakültesi nde Hauptschule öğretmeni olarak asıl branşı Almanca 91

öğretmenliği, yan dal olarak Tarih, Sosyoloji, Resim ve Đngilizce eğitimi almıştır. Yedi yıldır öğretmenlik yapmaktadır. Đki yıldır Almanca Din Bilgisi Dersini vermektedir. Y Okulundaki Almanca Din Bilgisi Dersi Öğretmeni, eğitimini Almanya da tamamlamıştır. Đlkokul Öğretmenliği Bölümünü Eğitim Fakültesi nde okumuştur. Altı yıldır öğretmenlik yapmaktadır. Dört yıldır Din Bilgisi Dersini vermektedir. Almanca Din Bilgisi Dersini veren öğretmenler aynı zamanda diğer branşları da okutmaktadırlar. Yapılan bir araştırmada bu öğretmenlerin, Türkçe, Türkçe Ana Dil Derslerine, Türkçe Din Bilgisi Derslerine girdikleri, bütün branşları okuttukları (sınıf öğretmeni), destekleme dersleri verdikleri tespit edilmiştir. Bu model öğretmenlerin, Almanca dil seviyesi de çok iyi olarak belirtilmektedir. 188 Y Okulundaki öğretmen, model dersi uygulamak üzere seçilmesindeki kriterleri şöyle açıklamıştır: Dinimi sordular, aslında o yetti. Almanca bilgim ve burada öğretmen olmam. Mükemmel insanlar bunlardı, bunları yapabilecek. Emm dili Almanca olan ve Almanya da öğretmenlik yapması. Türkiye den gelen öğretmenlerin zaten belli dinleri, buraya da gelmişler ve Almancaları var. Fazla bişey sormadılar. Bana yapar mısınız dediler, ben de evet dedim. Evet demekle, Erlangen de kalma şansını elde ettim ve açıkça söyledim ben, günde beş vakit namaz kılan, oruç tutan biri değilim ben. Onlarda Din Dersi değil ya, Din Bilgisi Dersi. O sebeple yok dediler, önemli olan düşünceleriniz, inanıyor musunuz dediler, ben de evet dedim. O yetti yani. 189 Model uygulamada görevli öğretmenlerin memnun olmadıkları bir husus, model uygulamada yer alan öğretmenlerin gerekli kriterlere göre seçilmemesidir. Bir öğretmen şöyle demektedir: Tabii ki benim memnun olmadığım husus daha kimin bu dersi vereceği belli değildir. Bizim de böyle kukla gibi kullanılmamız benim hoşuma gitmiyor. Đçimizde belki bunu özveriyle yapan vardır, belki sadece isim yapmak için yapan vardır, proje olduğu için. Bunlar aslında çok acı veriyor bana. Bu işi bilen de yapıyor bilmeyen de yapıyor, açıkçası Öğretmen, meslektaşlarının model uygulamada görevlendirilmeden önce bir testten geçirilmelerini istemektedir. Testten geçirilmesini öğretmenlerin restmen yani sadece bir kuru diplomaya değil 188 Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırması Devlet Enstitüsü, Islamische religiöse Unterweisung in deutscher Sprache, s.15-16. 189 03.03.2005 tarihin Y Okulunda Almanca Đslam Din Bilgisi Dersini veren öğretmenle görüşme. 92

de ya da sadece burada yaşadığından dolayı değil de, Müslüman olmasından sadece değil de, gerçekten yetkili insanlar tarafından ki, bu Türkiye olarak görüyorum ben 190 Aynı öğretmenler, Dillingen deki Öğretmen Eğitimi ve Personel Yetiştirme Akademisinde (Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung in Dillingen) seminerler almakta ve ders için materyal geliştirmektedirler. d. Almanca Din Bilgisi Dersi Öğrencileri 2003-2004 öğretim yılında Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırması Devlet Enstitüsü nün yaptığı araştırmada toplam 743 Müslüman Türk öğrenciden bu dersi alan öğrencilerin sayısı 283 olarak belirlenmiştir. Diğer ülkelerden gelen 288 Müslüman öğrenciden167 si bu dersi almıştır. 191 Aynı yıl dersi alan öğrencilerin % 51,1 i Türk Vatandaşı, % 28 9 u Alman, %22,9 u diğer (Etiyopya, Afganistan, Arnavut, Arap, Bosna, Yunan, Irak, Yugoslav, Makedonya, Pakistan, Sırp, Fas, Đran, Lübnan gibi ülkelerden) ülkelerin vatandaşlığına sahiptir. Bu öğrencilerin evlerinde % 40,6 sının Almanca, % 66,0 ının Türkçe ve % 26, 3 ünün diğer dillerde (Kürtçe, Arnavutça, Yugoslavca, Yunanca, Fransızca, Đngilizce, Boşnakça vb.) konuşulmaktadır. Öğretmenleri, bu öğrencilerin Almanca dil yeterliliğini % 50,5 oranında iyi bulmaktadır. 192 Veliler de, çocuklarının Almanca dil yeterliliğine ilişkin benzer cevaplar vermişlerdir. % 36,4 oranında çok iyi, % 59,1 iyi cevabını vermiştir. Ana dillerindeki seviyeleri ise % 39,2 çok iyi, % 47, 9 iyi olarak belirtilmiştir. Bu çocukların evlerinde % 64,8 i Türkçe, % 56,8 i Almanca ve geri kalanında diğer dilleri konuştuğu tespit edilmiştir. 193 190 20.04.2005 tarihinde Program Geliştirme Komisyonunda çalışan ve model uygulamada görevli olan bir öğretmenle görüşme. 191 743 Müslüman Türk öğrencinin derslere dağılımı şöyledir: 2 öğrenci Protestan Din Dersine, 191 i Etik Dersine, 267 si Türkçe Din Bilgisi Dersine, 283 ü de Almanca Din Bilgisi Dersine katılmıştır. Diğer ülkelerden Müslüman öğrencilerin gittikleri derslerse; 3 öğrenci Protestan Din Dersine, 109 u Etik Dersine, 9 u Türkçe Din Bilgisi Dersine, 167 si Almanca Din Bilgisi Dersine devam etmiştir. Buna göre Müslüman öğrencilerin % 29 u Etik Dersine, %27 si Türkçe Din Bilgisi Dersine, % 44 ü Almanca Din Bilgisi Dersine devam etmiştir. Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırması Devlet Enstitüsü (Staatsinstitut Für Schulqualität Und Bildungsforschung), Islamische religiöse Unterweisung in deutscher Sprache, s. 11 (Tablo 1) - 12. 192 Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırması Devlet Enstitüsü, Islamische religiöse Unterweisung in deutscher Sprache,s.18-21. 193 Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırması Devlet Enstitüsü, Islamische religiöse Unterweisung in deutscher Sprache, s.43-45. 93

Ders gözleminin yapıldığı Z Okulunda 1. sınıf öğrencileri 15 kişidir. 1 Afgan, 3 Irak lı, 1 Arnavut, 2 Alman vatandaşı Türk, 1 Alman, 4 Türk, 3 Yugoslav öğrenci vardır. 2. Sınıfta 10 öğrenci; 2 Arnavut, 4 Alman vatandaşı Türk, 1 Türk, 3 Irak lı mevcuttur. 3. Sınıfta; 2 Mısır lı, 1 Pakistan lı, 2 Türk, 1 Alman vatandaşı Türk, 1 Alman, 2 Irak lı öğrenci olmak üzere toplam 9 öğrenci ders almaktadır. 4. Sınıfta 10 öğrenci; 2 Irak lı, 4 Türk, 3 Alman vatandaşı Türk, 1 Arnavut vardır. Đlk üç sınıf öğrencileri üç ayrı şubeden gelen öğrencilerden 4. sınıf öğrencileri iki ayrı şubeden gelen öğrencilerden oluşmaktadır. 3. Almanca Đslam Dersi Almanca Đslam Dersi, CSU, SPD, Bündnis 90/Grüne partilerinin, Müslüman grupların, Bavyera Öğretmen Derneğinin, Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığının, üniversitedeki alan uzmanlarının tartışmaları sonucunda karar kılınan ve onların desteğinde gelişen modeldir. Đslam Din Dersi veya Đslam Din Bilgisi Dersleri için eyalet çapında bir Yuvarlak Masa Komisyonu oluşturulmasına karar verilmiştir. Yuvarlak Masa, Đslam Din Cemaati Bavyera nın kurulmasını teşvik etmiştir. Aleviler, kendi din derslerini oluşturacaklarını belirtmeleri üzerine cemaatte temsil edilmemiştir. Öncelikle Almanca Đslam Din Bilgisi denemeleri başlatılmış ve ders öğretmenlerinin Dillingen deki enstitüde kurs alarak eğitilmesi düşünülmüştür. Đslam Din Cemaati Bavyera, Đslam Din Dersi ni vermek üzere dilekçe ile başvurmuş fakat bu talebi sınırlı sayıda Müslüman ı temsil ettikleri gerekçe gösterilerek retddedilmiştir. Bunun üzerine Đslam Din Dersi için çalışmalar yerel seviyede Đslam Din Cemaati Erlangen ile sürdürülmeye başlanmıştır. 194 Đslam Din Cemaati Erlangen (IRE), Erlangen deki farklı milletten Müslümanlardan oluşan üyelerle (Sünni ve Şii Müslümanlardan) Đslam Din Dersi için bir araya gelmiştir. Cemaat, Đslam ın özellikle de ahlak ve etik kurallarının yol göstericiliğini kabul etmektedir. Cemaat üyeleri Federal Alman Anayasası, Bavyera Yasalarına ve hukuka saygı gösterecekleri konusunda mutabıktırlar. Erlangen deki Müslümanlar, kültürler arası ve dinler arası diyalogu ve de toplumun huzuru için 194 Johannes Lähnemann, Nach langem Anlauf-endlich islamischer Religionsunterricht?, Yayına Hazırlayan (Hg): Theo Sundemeier, Verkündigung und Forschung, Yıl: 49, Sayı: 1-2004 Gütersloher Verlaghaus, Gütersloh 2004, s.62. 94

somut ilişkiler kurmayı planlamaktadır. Cemaatin hedefleri, Đslam Din Dersi ile ilişkilidir. Đslam Din Dersi nin desteklenmesi, öğretim programının oluşturulması, öğretmen eğitimi için çerçeve programın, ders kitaplarının hazırlanması Bavyera Kültür Bakanlığındaki ve diğer yetkililerle birlikte çalışarak yapılması hedeflenmektedir. IRE, hedeflerini uzmanlar ve komisyon vasıtasıyla gerçekleştirmektedir. 195 1999-2000 yılında Meltem Rudolph a, Erlangen Yabancılar Meclisi nin, Đslam Din Dersine ihtiyacı tespit etmek üzere, Erlangen de yaptırdığı bir araştırma vardır. Bu araştırma ile hangi okulda kaç Müslüman öğrenci okumakta ve milliyetleri nedir, sorusuna cevap bulunmuştur. Müslüman aileler, dernek yetkilileri ve okul yetkilileri ile görüşmeler yapılmıştır. Müslüman çocukların en fazla Pestalozzi ve Brucker Lache Okulu na devam ettikleri tespit edilmiştir. Rudolph un bu araştırmasından sonra IRE Đslam Din Dersi için, 1999 yılında dilekçe vererek talepte bulunabilmiştir. 196 2002 yılında Bavyera Eyalet Meclisi, Đslam Din Dersinin Erlangen ya da Münih gibi büyük şehirlerde verilebileceğine karar vermiştir. Bavyera Öğretim Bakanlığı, bir yuvarlak masa toplantısı oluşturmuştur. Bu masaya, Bavyera daki Müslüman organizasyonlar ve IRE davet edilmiştir. Öğretim Bakanlığının buradaki rolü sadece yönetici olmaktır. Yuvarlak Masa toplantısında Müslümanların ortak bir duruş sergileyemedikleri ve temsilci çıkartamadıkları görülmüştür. Çalışmalara yerel seviyede Erlangen deki Müslümanlarla devam edilmiştir. Müslümanlar, çalışmalara devam edilirken iki şeyin garantisini istemiştir. Hıristiyan taraf, Đslam inanç öğretisi ile ilgili müfredatta yer alan konulara müdahale etmeyecek ve de içeriğin en son haline Müslümanlar karar verecektir. Öğretmenlerin dersi vermek üzere atanmasında da aynı yetki Müslümanlarda olacaktır. IRE nin öğretim programını hazırlayacak teolog ve din pedagoğu uzman personeli olmadığından Öğretim Bakanlığından bu konuda destek istenmiştir. Ayrıca Müslümanların isteği üzerine Bakanlık, geliştirilen programın hukukî açıdan da sakıncalı içeriğe sahip olup olmadığını denetlemiştir. 197 195 Islamische Religionsgemeinschaft Erlangen, Satzung, s. 2-3. 196 Fuchs, age., s.13. 197 Mathias Rohe, Zur Genese des Erlanger Schulversuchs Islamunterricht, www.zr2.jura.unierlangen.de/schulversuch.pdf, (erişim 23.06.2007). 95

Yaklaşık 70-80 üyesi bulunan IRE nin başkanı Makine Mühendisi ve tahsilini de Almanya da yapmış bir Müslüman Türk tür. Cemaat başkanı olarak yetkileri vardır. Özellikle Đslam Dersi ni verecek öğretmenin belirlenmesinde, müfredat programının ve fakülte düzeyinde öğretmen yetiştirecek programın belirlenmesinde hep son söz yasal olarak cemaat başkanına aittir. Cemaat yukarıda da anlatıldığı üzere Đslam Dersi için oluşmuştur. Mevcut Türkçe Din Bilgisi ve Almanca Din Bilgisi derslerini onaylamamaktadır. Cemaat Başkanıyla yapılan görüşmede, başkan Đslam Din Dersi ni veya Đslam Dersi ni verecek olan kişilerin Müslüman ve teolog olması ve ayrıca dini yaşayan insanlar olması gerektiğini belirtmiştir. Erlangen de öğretmenlik yapan Türk öğretmenlerden örnekler vererek, ateist insanların Đslam Dersi verdiklerini ve bundan memnun olmadıklarını ifade etmiştir. Ayrıca ona göre, camide çocuklara verilen eğitimlerde de sorunlar vardır. Çocuklar beş on dakikalık okumalar için üç dört saat beklemektedir. Çocuklar, DĐTĐB caminin dışında diğer dernek camilerinde de eğitim alabilmektedir ve bu da sakıncalıdır. Bu sebeple okulda bir Đslam Dersi nin olmasını istemektedir. 198 Đslam Cemaati, fakültedeki Đslam Din Öğretimi Đçin Disiplinler Arası Merkez inde (IZIR) öğretmen adaylarının, ders programının geliştirilmesi konusunda son kararı verme yetkisine sahiptir. Fakat bu yetkinin daha çok sembolik olduğu fakültedeki uzmanların daha çok yönlendirici ve karar verici olduğu görülmüştür. 2003-2004 öğretim yılından itibaren Đslam Dersi model denemesi, Erlangen Brucker Lache Đlkokul unda 1.-4.sınıflarda aynı zamanda uygulanmaya başlamıştır. Model uygulamaya, Öğretim ve Kültür Bakanlığının sorumluluğunda, bölgesel bir din cemaatin talepleri doğrultusunda geçilmiştir. Bu model, Anayasanın 7/3. maddesine uygun bir derstir. 199 Almanca ve Türkçe Din Bilgisi Dersleri nin tarafsızlığına karşın Đslam Dersi, öğrencileri inandırmayı hedeflemektedir. Sünni ve Şiilerin ayrıldıkları konularda salt bilgi verilmesi amaçlanmıştır. 200 Mezhepler üstü bir anlayış benimsenmiştir. Ders dili Almanca dır. Derste, önemli kavramların 198 07.02.2005 tarihinde Đslam Din Cemaati Başkanı ile görüşme. 199 Bakanlık yetkilisi bu dersin Anayasanın 7/3. maddesine uygun olduğunu belirtmesine rağmen dersin uygulanmasında aktif yer alan Prof. Johannes Lähnemann, Anayasanın 7/3. maddesinin istediği muhatap sorununun tam anlamıyla çözülmemesi sebebiyle dersin Đslam Din Dersi olarak değil de Đslam Dersi olarak anıldığını ifade etmiştir. Bu dersi, Đslam Din Bilgisi Dersi nden ayıran yönün ise Müslüman bir cemaatle işbirliğinde yapılmasındadır. Lähnemann, Nach langem Anlaufendlich islamischer Religionsunterricht?, s.62-63. 200 Öğretim ve Kültür Bakanlığından alınan 18.09.2003 tarihli Sachstand bei den Angeboten islamischer Erziehung, adlı belge. 96

Arapça ve Türkçe açıklandığı belirtilmektedir. 201 Fakat ders uygulamalarının gözlemlerinde, derste hiç Türkçe açıklama yapıldığı görülmemiştir. Kavramlar genellikle Arapça ve Almanca kullanılmıştır. a. Almanca Đslam Dersi Programı Kültür Bakanlığı, Đslam Dersi için bir Öğretim Programı Komisyonu oluşturmuştur. Bu komisyona Đslam Din Cemaati Erlangen danışman olarak katılmıştır. Program komisyonunda dokuz erkek iki kadın, beş Müslüman iki Protestan iki Katolik yer almıştır. Đki ilkokul öğretmeni Müslüman kadın çalışmıştır. Đki Protestan din bilimcisinin Đslam hakkında çok şey bildiği belirtilmekte, Katolik Nürnberg Đl Eğitim Müdürü nün uzun süre Đslam Din Bilgisi Đlkokul-Ortaokul Programını geliştirme komisyonunda çalıştığı ifade edilmektedir. Katoliklerden diğeri Wolfgang Ambros tur. Aynı zamanda komisyon başkanıdır. O da uzun süre Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırma Devlet Enstitüsünde (ISB) program geliştirme komisyonlarında çalıştığı için, Đslam Dersi Komisyonu na başkanlık etmiştir. Komisyon çalışmasının başlangıcında misafir Đslam Profesörü de yer almıştır. Komisyonda yer alan diğer iki Müslüman üye içerikten sorumlu olmuştur. Đlkokul öğretmenleri, içeriğin öğrenci seviyesine uygunluğu konusunda yardımcı olmuşlardır. Diğer iki Müslüman kişiden biri model denemesini yapan öğretmendir ve diğeri Erlangen Din Cemaatinin (IRE) başkanıdır. Münih Program Geliştirme Uzmanı ve komisyon başkanı, farklı inançlara sahip insanların hiç bu kadar dikkatli çalıştıklarını yakından tecrübe etmediğini söylemektedir. 202 Kendisi çalışmalar esnasında, Đslam la ilgili içerikten sorumlu olmamıştır. Çıkartılacak olan programdan sorumlu olduğunu, tartışmaların nerede kesileceği, nasıl sonuca ulaşılacağı ve orta yolun nasıl bulunacağı konusunda görevli olmuştur. Program geliştirme çalışmalarından ve yapılan gözlemlerden 203 ulaşılan sonuç şudur ki Erlangen Din Cemaati başkanı, program içeriğinde yer alan 201 Seiser, Schütz, agm., s.89. 202 Wolfgang Ambros, Lessings Lektion, Bavyera Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı, Lehrerinfo, Islam in der Schule, Sayı:1, Münih Mart 2005, s.12. 203 25 Şubat 2005 ve 20 Mayıs 2005 tarihlerinde Ortaokul (Hauptschule) Đslam Dersi Program Geliştirme Komisyonunda gözlem yapılmıştır. Đlkokul Programı komisyonundaki üyelerin hemen hemen aynısı Orta Öğretim Komisyonunda da çalışmaktadır. Hatta Đslam Din Bilgisi Program Geliştirme Komisyonun da görevli olmuş kişilerden de özellikle Đslam Dersi komisyonuna seçilmiş olanlar vardır. 97

konuların cemaatin beklentisine cevap verip vermediğine karar vermiş, komisyon başkanı yönetici konumunda çalışmalar yapmış, kalan diğer üyelerin hepsi üzerlerine düşen konunun açılımlarını ve didaktik yönüne ilişkin hazırlıklarını tamamlamışlardır. Komisyon başkanı, Đlkokul Đslam Dersi Program Geliştirme Komisyonu nda Hıristiyan üyelerin konuyla ilgili üzerlerine düşen hazırlıkları yaptıklarını ve yapılan çalışmalara komisyonda tartışılarak son halinin verildiğini, gerekli düzeltmelerin yapıldığını belirtmiştir. Komisyon başkanı, programın iki temel unsurundan söz etmiştir. Birisi demokratik hukuk devletinin anayasasına ve Bavyera Eyaleti kanunlarına uygun bir program olması diğeri de Đslam öğretisini içeren ve ona uygun bir program olmasıdır. Bu iki unsur çalışmalar esnasında gözetilmiştir. 204 Program geliştirme çalışmalarında Anayasaya bağlılığı geliştirme o kadar önemli bir yere sahip olmuştur ki komisyonda çalışan bir kişi, dinsel bir hedef olarak teolojiden yola çıkarak Müslüman ın, hukuk düzenine uyumunu nasıl sağlacaklarını düşündüklerini söylemiştir. Bunu politik eğitimin bir parçası olarak görmekte ve Đslam Dersi ne karşı olanlar için bir savunma unsuru olduğunu ve programın aklanması için kullanıldığını düşünmektedir. Kendisi bireysel olarak iki şeyi çalışmalarında göz önünde bulundurmuş ve sürekli dile getirmiştir: Birincisi muhatabın 6-10 yaş arasında çocuklar olduğu ikincisi de Đslam teolojisidir. 205 Programın mezhepler üstü ve dinler arası açılımlı olduğu belirtilmiştir. Programı, Sünni ve Şiilerin onaylayacağı fakat Alevilerin benimsemeyeceği ifade edilmiştir. Yaklaşık bir yıllık çalışmadan sonra program, Kültür Bakanlığı nın 12 Temmuz 2004 tarihli ve III. 7-5 O 4244-6.23573 sayılı kararı ve onayı ile kabul edilmiştir. 206 Programın baş kısmında Đslam Dersi nin okula eğitsel katkısından söz edilmektedir. Buna göre dersin, Müslüman çocukların okul çevresine ve topluma entegrasyonuna eğitsel katkı sağlaması beklenmektedir. Dersin amacı, çocuklara dinî sorumluluk 204 Komisyon çalışmasında yer alan diğer bir Profesör programın dayandığı temelleri üç maddede özetlemiştir. 1. Özgür demokratik hukuk sistemini onaylama ve Alman eğitim sistemine uygun bir anlayış 2. Müslüman öğrencilerin dinî kimlik oluşturmalarına yardımcı olma 3. Diğer inanç mensubu insanlarla birlikte yaşamaya katkı sağlama. 20 Mayıs 2005 Ortaokul (Hauptschule) Đslam Dersi Program çalışması komisyonunu gözlem ve üyelerle görüşme. 205 08.02.2005 tarihinde Đslam Dersi Program Geliştirme Komisyonu nda çalışan, Müslüman bir kişi ile yapılan görüşme. 206 Program için bkz. Ek-8. 98

kazanabilmeleri için kendi dinlerinin öncelikli temellerini öğretmek ikinci amaç da çocukları Müslümanlarla ve Müslüman olmayanlarla diyaloga geçirip Almanca kendi dinlerini anlatabilecek donanıma sahip olmalarını sağlamaktır. Bu yaş dönemi çocukların dinî sorularından söz edilmektedir ve gelişim basamaklarının Hıristiyan çocuklardan farklı olmadığına dikkat çekilmektedir. Đslam ın insanda oluşturmak istediği değer, erdemli davranışların, Hıristiyanlık için de anlam taşıdığı ve Hıristiyanlıkta da benzer erdemlerin olduğu belirtilmektedir. Buradan yola çıkılarak bu dersin, Đslam inancını ve Đslami dinî bilinci oluşturma ve derinleştirmeyi hedeflediği aynı zamanda demokratik bir toplumda Müslüman ve Müslüman olmayan insanların birlikte yaşmalarına imkân tanıyacak erdem ve değerlerin (tolerans, kadın ve erkek eşitliği gibi) öğretildiğine işaret edilmektedir. 207 Ders, çocuğun hayatında anlam taşıyacak ve ona yardım edecek dinî kimlik oluşturmayı, yaratılmışların bir parçası olarak kendisini görmeyi ve sorumluluk almaya hazır olmayı ve çocukların kendi şahsiyetlerini oluşturmayı hedeflemektedir. Çocuklara dinî bilgi ve anayasal değer düzenlemelerinin öğretilerek hayatlarında kullanabilecekleri temel unsurlar ve bakış açılarının verildiği ifade edilmektedir. Dersin hedef boyutları üç basamakta sıralanmıştır: Çocuğun Müslüman olarak kendi vicdanı ile olan boyutu, Çocuğun Allah a bağlılık yeteneği ve diğer insanlara bağlılık yeteneğidir. Bütün bunların ve Đslam Dersi nin, Müslüman çocukları kendi yaşantılarında Federal Almanya vatandaşı olarak hazırlamaya hizmet ettiği anlatılmaktadır. 208 Program, Spiral program anlayışına göre hazırlanmıştır. Böylece konuların tekrar edilmesi ve derinleştirilmesi mümkün olmuştur. Programda sekiz öğrenme alanı yer almaktadır: 1. Birlikte Yaşama Öğrenme Alanı: Diğer insanlarla toplumda birlikte yaşamayı konu edinir. Đslam din dersi, çocukların alıştıkları sınıf ortamından başka bir grubun içine girmelerine neden olacaktır. Dolayısıyla öğrenciler bu grupta yeniden diğerleriyle tanışmak durumunda kalacaklardır. Öğrenciler Müslüman olan ve 207 Bavyera Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı, Bavyera Đlkokulunda Đslam Dersi Okul Denemesi Đçin Branş Öğretim Programı (Fachlehrplan für den Schulversuch Islamunterricht an der bayerischen Grundschule), Kabul tarihi KMS 12 Temmuz 2004, s.1. 208 Bavyera Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı, Bavyera Đlkokulunda Đslam Dersi Okul Denemesi Đçin Branş Öğretim Programı (Fachlehrplan für den Schulversuch Islamunterricht an der bayerischen Grundschule), s.2. 99

olmayan ayrımı yapmaksızın bir toplumda yaşayacaklarından bu öğrenme alanının özgür ve demokratik hukuk devletinde birlikte yaşamalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. 2. Đnanç Öğretisi Öğrenme Alanı: Allah, yaratma/evren, tabiat ve hayatın anlamı hakkındaki temel soruları içerir. Öğrenciler, tabiatta dünyayı Allah ın bir yaratması olduğunu öğrenmektedir. Allah ın yaratılmışları sevdiğini fakat sorumluluğunu ve onların korunmasının insanlara bırakıldığını bilmektedir. Bu bağlamda Allah ın belli özelliklerini tanımakta ve diğer dinlerde de yaratıcı olarak Allah ın kabul edildiğini öğrenmektedir. Var oluşla ilgili sorulara Đslam ın inanç öğretisinden yola çıkılarak cevaplar verilmektedir. 3. Đbadet Öğrenme Alanı: Đbadet öğrenme alanında ritüel uygulamalar ve serbest ibadetler ele alınmaktadır. Ritüel ibadetler olarak, namaz gibi ibadetler ifade edilirken, serbest formüle edilen ibadetler olarak da (dua ve sureler aracılığıyla) istekler, teşekkürler ve övgüler kast edilmektedir. Diğer dinlerin merkezinde de ibadetlerin olduğunu öğretmek amaçlanmaktadır. 4. Dinî Yaşam Öğrenme Alanı: Dinî Yaşam Öğrenme Alanı, Đslami, dinî ve Allah a hizmet davranışları içeren bir merkezî alan olarak açıklanmaktadır. Öğrencinin camiyi, cemaatle ibadet edilen ve Müslümanların karşılaştıkları yer olarak öğrenmesi beklenmektedir. Bu alanda öğrencilerin, diğer din mensuplarının ibadet mekânlarını öğrenmesi öngörülmüştür. Ramazan ayında oruç tutma, zekât ve sadaka vermenin ahlakî, dinî ve sosyal boyutu, Đslam da hac etmenin önemi bu alanda öğrenileceklerdendir. 5. Muhammed Öğrenme Alanı: Muhammed Öğrenme Alanı nda, Tarihî ve dinî bakış açısıyla Muhammed in peygamberlik fonksiyonu ele alınmaktadır. Kur an ı getiren, Müslümanlara elçi gönderilen ve insanlara örnek olan Peygamber Muhammed dir. Öğrencilerin Muhammed in hayatı hakkında ilk ve temel şeyleri öğrenmeleri ve çocukluğuna ait hikâyeler dinlemeleri öngörülmüştür. 6. Kur an Öğrenme Alanı: Kur an Öğrenme Alanı nda, Kur an dan seçilmiş metinlerle ilk yönlendirmelerin yapılması düşünülmüştür. Öğrenciler, Kur an nın peygamberin diliyle ve çok önceki Müslüman topluluğa indiğini öğreneceklerdir. Kur an ın yaşamı yönlendiren ilkeler içerdiğini bileceklerdir. Kısa surelerin ölçülü olarak ezberlenmesi metne temel basamak oluşturmaktadır. Özellikle Allah 100

tasavvurunu öğretmede ve namaz ibadetini yerine getirmede önemli role sahip olacaktır. Dolayısıyla öğrencilerin, Arap dilinin dinî pratikler için önemini ve Đslam ın bugünkü kültür dili olmasını, oyun yoluyla öğrenmesi amaçlanmıştır. 7. Peygamberler Öğrenme Alanı: Peygamberler Öğrenme Alanı, Kur an dan seçilmiş bazı peygamberler anlatılmak suretiyle, öğrencilere ilk yönlendirmelerin yapılmasını içerir. Öğrenciler, peygamberlerin ve onların yanındaki insanların hayatlarının nasıl değiştiğini, bu alanda öğreneceklerdir. Özellikle insanların nasıl yanlış davranışlarda bulunduğunu ve Allah ın vahyinin geldiğini bileceklerdir. Kur an da geçen birçok peygamberin Yahudilik ve Hıristiyanlık için de anlam taşıdığını öğrenmeleri hedeflenmiştir. 8. Diğer Dinler Öğrenme Alanı: Diğer dinlerin içerikleri hakkında ve diğer din mensuplarıyla birlikte yaşama ile ilgili alandır. Öğrenciler, bu öğrenme alanında Đslam dinindeki iki büyük bayramın ay vasıtasıyla belirlendiğini kavrayacaklardır. Onlar, ailevi ve kültürel ön tecrübeleri ile bu bayramların kutlanmasındaki örf ve adetlerin Đslam la ilişkisini öğreneceklerdir. Farklı din mensubu insanlar dünyanın her yerinde yaşamaktadır. Çeşitli dinden insanlar, yaşantılarını karşılıklı olarak şekillendirmektedir. Dolayısıyla okul yaşantısında birlikte düzenlenen kutlamalar, öğrencilere diğer din mensuplarının da kutlamaları vasıtasıyla cemaat olma tecrübesini ve diğer din mensuplarıyla karşılaşma imkânını vermesi amaçlanmıştır. Öğrenme alanlarından Đbadet, Kur an, Peygamberler ve Diğer Dinler her sınıfta ünite adları aynı kalmıştır, diğer öğrenme alanlarında ise her sınıfta ayrı bir üniteye yer verilmiştir. Mesela 1. sınıfta Kur an Öğrenme Alanında Kur an Bizim Đnancımızda En Önemli Kaynaktır, Fatiha Suresi Kur an ı Açıyor/Başlatıyor 2. sınıfta Nas Suresi, Felak Suresi, 3. sınıfta Kevser Suresi, Asr Suresi, 4. sınıfta Kâfirun Suresi, Nasr Suresi, Mâ un Suresi dir. Peygamberler Öğrenme Alanında 1. sınıfta Yusuf, 2. sınıfta Nuh, Yunus, 3. sınıfta Davut, Musa, 4. sınıfta Đbrahim, Đsa dır. Ders içeriklerinin kültürler arası ve dinler arası eğitime katkı sağlaması da ön görülmüştür. Bu sebeple branşlar arası; Protestan ve Katolik Din Dersleriyle ve Etik Dersiyle, Almanca, Sanat Eğitimi Dersiyle, El Đşi-Teknik Dersiyle, Türkçe Ana Dili Tamamlama Dersiyle vb. ilişkilendirmeler yapılmıştır. Mesela 1. sınıfta Đnanç Öğretisi Öğrenme Alanında Allah kimdir? konusu Etik 2.5, Katolik Din Dersi 1.6, 101

Protestan Din Dersi 1.5, Ana Dili Tamamlama Dersi 1.1 konularıyla ilişkilendirilmiştir. Bazı kavramların hem Arapçası hem de Almancası kullanılmıştır. Mesela; peygamber isimleri, sure isimleri. Didaktik açıklamaların ve yönlendirmelerin yer aldığı programda oyun yoluyla, müzik eşliğinde/şarkı söyleme, kolaj çalışması, boyama, diğer din mensuplarıyla birlikte kutlama yapma, yemek yeme, ibadet etme vb. öğrenme etkinlikleri önerilmektedir. Programda diğer dinler öğrenme alanı ayrıca yer almışken, diğer öğrenme alanlarında da diğer dinlerle ilgili konulara yer verilmiştir. Dolayısıyla diğer dinler e ilişkin konular her öğrenme alanında öğretilebilmektedir. Mesela 1.4.1. Müslümanların Toplandıkları ve Đbadet Ettikleri Mekânlar konusunun altında Diğer Dinlerin de Đbadethaneleri Vardır, 2.3. Allah la Konuşmak başlığının altında 2.3.3. Allah Bütün Đnsanları Duyar konusu vardır ve diğer din mensuplarının nerede, nasıl hangi dualarla ibadet ettikleri öğretilmektedir. 2.4. Müslümanlar Oruç Tutarlar başlığı altında 2.4.2. Diğer Dinlerde Oruç konusu yer almaktadır. Örnekleri çoğaltmak mümkündür 4.4.3, 3.3.3 gibi. Birinci sınıftan itibaren abdestin alınışı ve namazın kılınışı hakkında bilgi verilmeye başlanmıştır. Üçüncü sınıftan itibaren namazı ve abdesti bozan şeylerin, namazın kısaltılmasının ve birleştirilmesinin öğretime konu edilmesi amaçlanmıştır. Bu konuların üçüncü sınıf öğrencileri tarafından öğrenilmesinin güç olacağını söylemek mümkündür. Dördüncü sınıfta öğrencilerin seviyelerinin üstünde olan ve detay bilgiyi içeren farz, vacip ve nafile namaz konuları öğretilmektedir. Cuma namazı, bayram namazı ve teravih namazının öğretime konu edilmesi bu yaş seviyesi öğrencilere öğretilmesi zor olabilir. Aynı şekilde dördüncü sınıf konusu olarak 4.2.2 Yaşam ve Ölüm başlığı altında Son ve Başlangıç Olarak Ölüm, Mezardaki Zaman, Dirilme ve Sonsuz Hayat konularının öğretilmesi çocukların psikolojilerini olumsuz etkileyebilecektir. Đslam Dersi öğretmenine, programın amacı sorulduğunda verdiği cevap şöyle olmuştur: Đlk sene camiyi ziyaretten sonra kiliseyi ziyaret etmek istedik, hiç bir çocuk kiliseye gitmek istemedi. Karşı koydular. Đki sene sonra aynı şekilde cami ziyaretinden sonra kiliseye gideceğiz deyince, itiraz etmediler. Çok kültürlü bir 102

toplumda kendi dinini öğrenmelerinden sonra diğer dinlere de saygı göstermesini öğreniyorlar. Kendi dinlerini çocuklar öğrensin, kimliğini bilsin, bu toplumun içinde kendi kültürü ile yaşayabilsin, cevabını vermiştir. Konuşmasının devamında yetiştirmek istedikleri insan tipini açıklamıştır: Biz burda gerçekten Müslüman çocukların önce kendi dinlerini öğrenmelerini sonra Getto değil de, bu toplumda kendi kimliği ile var olarak toplumun değerlerine saygı göstererek yaşayan insan tipi yetiştirmek istiyoruz. Çok kültürlü, çoğulculuktan yana Đslam ı yaşamaya çalışan insanlar yetiştirmek istiyoruz. 209 b. Đslam Dersi Kitapları Đslam Dersi ne, ait öğrenci ders kitabı ve öğretmen el kitabı bulunmamaktadır. Ders öğretmeni, derste kullanılacak Almanca çok sayıda kitabın bulunduğunu belirtmiştir. Ancak derste öğretmenin, ders notları dışında konuyu anlatmak üzere ve öğrencileri üzerinde çalıştırmak üzere kullandığı iki kitap tespit edilmiştir: Ahmad von Deffner, Islam Für Kinder, Yayınevi Haus des Islam, Achen 1998. Baki Bilgin, Mein Leben für den Islam 2, Religionslehrbuch für die 7. und 8. Schulstufe, Yayınlayan Islamischen Gemeinschaft in Österreich, Viyana 1995, Köln 2001. c. Đslam Dersi Öğretmeni Model denemesini uygulayan ve aynı zamanda stajer öğretmen adayların uygulamadaki öğretmeni, Mısır El-Ezher Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi mezunu bir Türk tür. Almanya da Đslam Bilim Fakültesi nde Master (yan dal olarak Pedagoji ve Politik Bilim) yapmıştır. 1994 yılından beri Almanya da yaşamaktadır ve Almanca yı kursa giderek orada öğrenmiştir. Daha önce hiç din dersi vermemiştir. Đki yıldır Almanya da Đslam Dersi ni Đlkokul seviyesinde okutmaktadır. 210 Đlkokul Đslam Dersi Program Geliştirme Komisyonu nda da yer alan öğretmen, komisyon çalışmalarında Đslam teolojisi ile ilgili konuları kendisinin üstelendiğini belirtmiştir. Dersin öğretmeni, Đslam Bilim Fakültesi nde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Aynı zamanda misafir öğretim üyelerine bilimsel asistanlık yapmış, Fakülte deki Đslam Dini Öğretmenliği Sertifika Programı nda dersler de vermektedir. 209 28.07.2005 tarihinde Đslam Dersi Öğretmeni ile telefonla görüşme. 210 Üçüncü yıldan itibaren 5. sınıf model denemesini de yine aynı öğretmen yapmaya başlamıştır. 103

(1) Đslam Dersi Öğretmenin Eğitimi 2002-2003 güz dönemi öğretim yılından beri Erlangen Nürnberg Üniversitesi nde Đslam Dini Öğretmenliği Eğitimi yapılmaktadır. Bu uygulama aynı zamanda Brucker Lache okulundaki staj uygulaması ve model denemeyle paralel olarak devam ettirilmektedir. Bütün bu faaliyetler Đslam Din Öğretimi Đçin Disiplinler Arası Merkez in kurulmasıyla mümkün olmuştur. Merkezin kurucu üyeleri şunlardır: Prof. Dr. Hartmut Bobzin (Đslam Bilimcisi, Arabist ve Rektör Yardımcısı), Prof. Dr. Johannes Lähnemann (Protestan Din Eğitimi Kürsü Başkanı- Eğitim Fakültesi), Prof. Dr. Mathias Rohe (Uluslar Arası Hukuk, Karşılaştırmalı Hukuk, Islam Hukuku- Hukuk Fakültesi Dekanı). Daimi bir Đslam Profesörü atanmadan önce 2002-2003 öğretim yılında Prof. Dr. Halit Ünal (Erciyes Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi), 2003-2004 öğretim yılında Prof. Dr. Cemal Tosun misafir öğretim üyesi olarak dersler vermişlerdir. 2004-2005 öğretim yılı geçiş yılı olarak da görülebilir. Bu dönemde Prof. Dr. Fuad Kandil (Karlsruhe Üniversitesi/Sosyolog) ve onun asistanı olarak ders veren Mısır lı bir imam (asıl mesleği Mühendisliktir) misafir öğretim üyesi olarak çalışmıştır. Eğitim Bilimleri, Din Bilimleri ve Đlahiyat dışındaki Đslam Bilimleri için mesela Arapça dersleri üniversitenin kendi öğretim elemanları tarafından verilmektedir. 2005-2006 öğretim yılından itibaren Đslam Profesörü olarak Harry Harun Behr atanmıştır. Program, branşlar üstü integratif karakterli, Protestan ve Katolik Din Dersi öğretmeni standartlarında öğretmen yetiştirmek üzere planlanmıştır. Eğitim Bilimleri, Din Bilimleri ve Đslam Bilimlerinden oluşan ve modüler sisteme göre yapılandırılması sürdürülen program, beş dönemden oluşmaktadır. Deneme mahiyetindeki sertifika programına 8 öğrenci ile başlanmış ve öğrenci sayısı 2004 yılında yaklaşık 30 kişiyi bulmuştur. Bu program ana alan ve yan alan olarak değil bunlara ek olarak isteğe bağlı okunmaktadır. 64 krediyi doğrudan veya dolaylı olarak başka fakültelerden aldığı dersleri kabul ettirerek tamamlayan öğrenciler, sözlü sınava alınmaktadır ve başaranlara sertifika verilmektedir. 211 211 Interdisiplinäres Zentrum für Islamische Religionslehre der Universität Erlangen-Nürnberg (IZIR), Islamische Religionslehre Studienanleitung, Ekim 2003; Interdisiplinäres Zentrum für Islamische Religionslehre der Universität Erlangen-Nürnberg (IZIR), Ausbildung islamischer Religionslehrereinnen und Religionslehrer an der Universität Erlangen-Nürnberg, Zum Stand der Entwicklung 2004. 104

Programa devam eden öğrencilerin önemli bir kısmı Türk tür. Boşnak, Tunus lu Fas lı, Mısır lı, Pakistan lı öğrencilerin yanında Alman Müslüman öğrenciler de vardır. Bu öğrenciler arasında Erlangen Nürnberg Üniversitesi nde çeşitli seviyelerde (Đlkokul, Ortaokul vb.) öğretmenlik eğitimi alanların dışında, Đslam Bilimi öğrenciler ve Master seviyesinde öğrenimlerini tamamlamış öğrenciler de yer almaktadır. 2003 tarihli kayıt şartlarına göre bu programa kayıt yaptırmak için Üniversite de okuyor olmak yeterli görülmüştür. Şayet öğrenciler, asıl öğrenimlerini Đlkokul, Hauptschule (Ortaokul) ve Realschule (Ortaokul) seviyesinde yaparlarsa Đslam Din Dersi Öğretmeni olarak atanabileceklerdir. Đkinci yol ise Master programı olarak kayıt yaptırmak suretiyle olabilmektedir. Bunun için de Đslam Bilimi dalı ana alan olarak seçilmektedir. Bunun yanında iki yan dal ya da pedagojiyle ilgili bir ana dal tercih edilebilmektedir. 2004 yılında oluşturulan ve geliştirilmeye devam edilen modüller şunlardır 212 : 1. Oryantasyon Kursu Đslam Din Öğretimi 2 hafta saat 2. Đslam Öğretmenleri için Arapça 12 hafta saat 3. Kur an Bilimi(Tefsir) 4 hafta saat 4. Siyer (Peygamberin Hayatı), Hadis Bilimi 4 hafta saat 5. Đslam Đnancı nın Temelleri (Akaid), Teoloji (Kelam), Dindarlık/Mistik, Ahlak 6 hafta saat 6. Đslam Tarihi ve güncel şekilleri 4 hafta saat 7. Đslam Hukuku (Fıkıh) 2 hafta saat 8. Din Bilimi, Dinler Tarihi(Đslam dışındaki Dinler)6 hafta saat 9. Din Eğitimi/Alan Didaktiği 8 hafta saat 10. Uygulama, Uygulamaya Eşlik 4 hafta saat Öğrenim alanları şu şekilde tasnif edilmiştir: Öğrenme alanı 3-4 (Kur an Bilimi, Siyer, Hadis Bilimi) Öğrenme Alanı 5 (Akaid, Kelam, Mistik, Etik) 212 Modüller ve öğrenme alanları aynen tercüme edilmiştir. Interdisiplinäres Zentrum für Islamische Religionslehre der Universität Erlangen-Nürnberg (IZIR), Islamische Religionslehre Studienanleitung, Ekim 2003; Ausbildung islamischer Religionslehrerinnen und Religionslehrer an der Universität Erlangen-Nürnberg, Zum Stand der Entwicklung 2004 ; Kur an Bilimleri dersinin hafta saati Entegrasyon ve Đslam Bilimsel Toplantı sında Lähnemann tarafından 6 hafta saat olarak verilmiştir bkz. Johannes Lähnemann, Islamischer Religionsunterricht/Ausbildung islamischer Religionslehrer Das Erlanger Model, Bundesamt für Migration unf Flüchtlinge, Integration und Islam, 21.06-22.06.2005, Migration, Flüchtlinge und Integration, Schriftenreihe Band 14, s. 59. 105

Öğrenme Alanı 6-7 (Đslam Tarihi, Güncel Đslam, Hukuk/Fıkıh) Öğrenme Alanı 8 (Din Bilimi) Öğrenme Alanı 9-10 (Din Eğitimi/Alan Didaktiği, Din Dersinin Metotları) Derslerin Eğitim Bilimiyle ilgili olanları, Eğitim Fakültesinde (Felsefe Fakültesi ndeki Pedagoji bölümünde de olabilir) öğrencilere sunulan derslerle (Genel Pedagoji, Okul Pedagojisi, Eğitim Sosyolojisi, Eğitim Psikolojisi, Genel Öğretim Metotları vb.) ortak alınabilmektedir. Din Bilimi alanındaki dersler (Dinler tarihi, Diğer Dinler vb.) ise Đslam Profesörü nün verdiği derslerden ve Teoloji Fakültesi nde verilen ortak derslerden alınabilmektedir. Đslam Teolojisi/ Din Eğitimi alanında verilen dersler Đslam Profesörünün verdiği derslerden ve Đslam Bilimi Fakültesi nde, Hukuk Fakültesi nde verilen ortak derslerden alınabilmektedir. 213 Đslam Profesörü nün 2005 yılında atanmasına kadar geçen eğitim öğretim dönemlerinde öğrencilerin programla ilgili yaşadıkları bazı sıkıntılar olmuştur. Özellikle diğer din mensubu öğretmen adaylarıyla ortak alınan derslerde, Đslam Din Dersi öğretmen adayları, dersi veren öğretim elemanlarının Đslam ı yeterince bilmediklerini ifade etmiştir. Özellikle özel öğretim yöntemleri derslerinde, diğer din mensuplarının kullandıkları çeşitli metot ve tekniklerinin (Peygamberlerin resimlerini boyama, Allah ın isimlerini yere atarak çalışma, peygamberleri drama yoluyla canlandırma vb.) Đslam a uygun olmadığı ama öğretmen adaylarının bunları uygulamaya teşvik edildikleri belirtilmektedir. Öğretmen adayları, Đslam Din Öğretimi, Đslam Tarihi gibi bizzat Đslam la ilgili olan derslerin bir Đslam Profesörü tarafından verilmesini istemektedir. Hıristiyan bir Đslam Tarihçisi ile Müslüman bir Đslam Tarihçisinden alınan dersler arasında farklar olduğu belirtilmektedir. Öğretmen adayları özellikle derslerde ödevlerini hazırlayacakları ve staj için ders içeriğini oluşturacakları, yeterli Almanca kaynaklarının olmaması sebebiyle zorlanmaktadır. Đslam Profesörü atanmadan önce öğrencilerin uygulama okullarındaki uygulamaları misafir profesör olmadığında, bir Hıristiyan Profesör gözetiminde yapılmıştır. Đslam Profesörü olmadığında ders içeriklerinin Đslam a uygunluğunu değerlendirmek güç olabilmiştir. 213 Eğitim Bilimleri, Din Bilimleri ve Đslam Teolojisi şeklinde yapılan tasnifin altında yer alan dersler için bkz. Lähnemann, Islamischer Religionsunterricht/Ausbildung islamischer Religionslehrer Das Erlanger Model, s. 57-58. 106

Öğretmen adaylar, misafir profesörlerin Blok Seminerler şeklinde kısa sürede çok fazla bilgi verdiklerinde, bu bilgilerin kalıcı olmadığı görüşündedir. Bu sebeple, öğrenciler diğer öğretmenlik eğitimlerinde olduğu gibi geniş zamana yayılmış bir öğretim programı taraftarıdır. Gelen misafir öğretim üyelerinin, uzmanlık alanlarının dışında dersler vermesi, eleştirilen konular arasında yer almaktadır. d. Đslam Dersi Öğrencileri Protestan ve Katolik Din Derslerine paralel verilen Đslam Dersi, Müslüman öğrencilerin velilerinin seçimine bağlıdır. Müslüman öğrenciler, Đslam Dersi ni seçmedikleri takdirde Etik Dersine devam etmek durumundadır. Okulda bu modelden başka bir model ne Türkçe Din Bilgisi Dersi ve ne de Almanca Din Bilgisi uygulanmaktadır. 2003-2004 öğretim yılında toplam 45 öğrenci bu programda yer almıştır. 1. sınıfta 12, 2. sınıfta 11, 3. sınıfta 6, 4. sınıfta 16 öğrenci, 2004-2005 öğretim yılında 1. sınıfta 12, 2. sınıfta 8, 3. sınıfta 12, 4. sınıfta 7 öğrenci bu derse devam etmiştir. Öğrencilerin büyük bir çoğunluğunu Türkler oluşturmuştur. Az sayıda farklı milletten; Mısır lı, Kosova lı, Sırbistan lı öğrenciler dersi tercih etmiştir. 2005-2006 öğretim yılında 42 öğrenci bu dersi almıştır. 214 214 Öğretim ve Kültür Bakanlığından alınan 18.09.2003 tarihli Sachstand bei den Angeboten islamischer Erziehung, adlı yazı; Seiser, Schütz, agm., s.89; Araştırmacının okuldaki gözlemleri ve okul müdüründen alınan bilgi. 107

IV. BÖLÜM DURUM ĐNCELEMESĐNDE ANALĐZLER VE YORUMLAR Durum Đncelemesi bölümünde Bavyera Eyaletinde uygulanan Đslam Din Öğretimi Modelleri; öğrenci ve velilerle yapılan görüşmeler ve öğrencilerin devam ettikleri Đslam din öğretimi modellerinin ders gözlem analizleri yapılmak suretiyle incelenmiştir. Bavyera Eyaleti nde uygulanan her üç modelden ilkokul kademesinde (1.-4. sınıflar) her bir sınıf için bir öğrenci ve onların velileri ile görüşmeler, aynı öğrencilerin takip ettikleri dersler analiz edilmiştir. A. TÜRKÇE DĐN BĐLGĐSĐ DERSĐNĐN ANALĐZĐ 1. Birinci Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi a. Görüşme 1 (1) Anne ve Babayla Görüşme Anne, Şükran Görür ve baba Emin Görür le görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme, 17.06.2005 tarihinde velinin evinde, Türkçe gerçekleştirilmiştir. Kişisel Bilgiler: Vb, 215 otuz dört yaşındadır. 1978 den beri Almanya da ikamet etmektedir. Ortaokul (Realschule) ve Meslek Lisesini bitirmiştir. Meslek Lisesinin en üst kademesinden mezun olmuştur. Serbest elektrik ustası olarak çalışma hakkına sahiptir. Üç senedir serbest çalışmaktadır. Va, 216 otuz yaşındadır ve eğitimini Türkiye de almıştır. Ticaret Meslek Lisesi mezunudur. 1995 yılında evlilik yoluyla Almanya ya gelmiştir. Sabahları temizlik işinde çalışmaktadır. Haftada iki gün çocuk bakıcılığı yapmaktadır. Ailenin bir kız bir erkek olmak üzere iki çocukları vardır. Erkek çocukları görüşmenin yapıldığı tarihte altı yaşındadır. 217 215 Vb kısaltması Veli baba yı ifade etmektedir. Metin içerisinde baba yerine Vb kısaltması kullanılacaktır. 216 Va kısaltması Veli anne yi ifade etmektedir. Metin içerisinde anne yerine Va kısaltması kullanılacaktır. 217 Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 2, St:1-38.

Çocuğun dersleriyle ilgilenme Özgür ün öğretmenleriyle görüşmeye Vb gitmektedir çünkü Va nin dil problemi vardır. Vb, veli toplantılarına nadiren katılmaktadır. Öğretmenlerin görüşme saatlerine de bir iki kez katılmıştır. Gittiğinde sınıf öğretmeniyle görüşmüştür. 218 Özgür ün dersleriyle Va daha çok ilgilenmektedir. Çocukları okuldan sonra etüde gitmektedir. Orada yetiştiremediği dersleri olduğunda, Va evde yardımcı olmaktadır veya orada yaptıklarını kontrol etmektedir. 219 Özgür okuldan geldikten sonra kendisi ödev yapmaya istekli değildir. Va nin ısrarıyla ödevlerini yapmaktadır. 220 Özgür en çok yazı yazmakta zorlanmaktadır. Va ile Özgür iki sene kadar Hippy Programına (Anne Çocuk Programı) katılmışlardır. O programda da Özgür biraz tembel davranmıştır, Va nin ısrarıyla etkinlikleri yapmıştır. 221 Va, Özgür ün Türkçe ile Almanca dilini anlama ve konuşmasını karşılaştırdığında, Almancasını iyi ve orta olarak ifade ederken, Türkçesi ni daha iyi ama çok iyi olmadığını belirtmiştir. Özgür, cümleleri iyi kurup konuşmaktadır. Almanca anlamaktadır ama konuşmaktan çekinmektedir. 222 Özgür derste ne işlediklerini gelip Va ye anlatmamaktadır. Dolayısıyla aile de çocuğunun evde yaptığı ödevleri doğrultusunda veya kendisine sorulduğunda, bu derste çocuklarının neler öğrendiğinden haberdar olmaktadır. Besmeleyi, Allah ın yarattıklarını, hac konusunu, bayramları öğrenmiştir. 223 Va konuşmanın devamında çocuğunun, abdesti, Allah ı, Allah kavramını, Allah ın varlığını, peygamberini, peygamberin ismini, annesini, babasını, dedesini öğrendiğini belirtmiştir. Birinci sınıfa giden bir çocuk için Va, öğrendiklerini yeterli görmektedir. Daha fazla olursa sıkılabilir düşüncesindedir. 224 Özgür okula yaşından erken kayıt olmuştur. O sebeple ailesi tarafından henüz oyun çocuğu olarak görülmektedir. 225 218 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:40-50. 219 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:51-60. 220 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:67-70. 221 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:73-78. 222 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:85-95. 223 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:255-264. 224 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:277-286, 294-307. 225 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:307-315. 109

Din dersini ve dersin dilini tercih Vb çocuğunu okula kayıt ettirirken Almanca Din Bilgisi Dersini mi, Türkçe Din Bilgisi Dersini mi tercih edeceği kendisine sorulmuştur. Vb, özellikle çocuğunun Türkçe Din Bilgisi Dersi ne gitmesini istemiştir. Nedeni Türkçeyi, onun dil bilgisi kurallarını iyi bilen birisinin diğer dilleri de kolaylıkla öğreneceği düşüncesindendir. Çünkü bütün dillerin bir dil bilgisi yapısı vardır. Onu bilen diğer dilleri de öğrenebilecektir. Ona göre, insanın kelime hazinesini okuyarak ve konuşarak geliştirilmesi mümkündür. 226 Vb ya sunulan formda her iki dilde din dersi seçeneği mevcuttur. Almanca Din Bilgisi Dersi ile ilgili herhangi bir bilgi verilmemiştir, sadece onun alternatif ders olduğu belirtilmiştir. Okul yetkilileri, tercih hakkını Vb ya bırakmıştır. 227 Vb, dersi Türkçe seçmelerindeki nedeni konuşmasında tekrar vurgulamıştır çocuklarımızın bilhassa Türkçe almasının, dersi Türkçe almasının en büyük önemi de, çocuğun zaten Türkçeyi daha iyi konuşabilmesinden kaynaklanıyor. Çünkü Türkçeyi iyi anladığı için söylenileni daha iyi kapabilecek ama Almanca daha henüz o kadar değil. Şimdi Almanca konusunda, eğer Almancası da çok süper olmuş olsa idi, Đslamiyet i Almanca olarak anlatmakta da hiçbir beis yok. Aksine güzel bir hizmettir çünkü burda yaşayan Alman toplumuna da hizmet sunmak, Đslamiyet i anlatmak, Đslamiyet in güzelliğini anlatmak önemli. Çok önemli. 228 Vb, din dersini toplumsal katkılarından dolayı önemsemektedir. Đnsan kendi dinini ve dilini iyi bilirse, toplumda huzur ve ahenk içerisinde, barış içerisinde yaşaması daha kolay olur 229, Ama insanın dini olmazsa veyahut da inançsız bir insan olursa, hedeflerinde insanların, o sosyal dayanışma konusundaki, o fonksiyonda bir hedefi olamaz. Sadece kendi çıkarı için bir hedef olabilir. Çünkü inanmayan insanın perspektifinde her zaman kendisi için vardır. Toplum için değil. Ama inanan insan öyle değildir. Đnanan insan, kardeşliği, paylaşmayı, sosyal yaşantıyı, sosyal dayanışmayı iyi sinteze ve analize edebilen insandır. Çünkü dinimiz 226 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:102-112. 227 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:113-130. 228 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:165-172. 229 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:137-139. 110

gereği Cenabı Allah bizi kardeşliği ve barışı emrediyor böyle yüce Đslam ın olduğu gibi, ( ) olduğu gibi, gençlerimize insanlarımıza sunmak, anlatmak ve aktarmak bizim büyük görevimiz. Çünkü çocuklarımıza biz güzelliği öğretemezsek, o çocuklar o güneşi görmeyeceklerdir. Gözünü kapatan her zaman için kendini kapatır. Ama güneş var, ışık var, Đslam var. Yani insan bu bilgileri edinerek, Allah'ı tanıyarak peygamberi tanıyarak, kendi kendine de barışık olmayı sağlar. Ama bu kavramları Cenabı Hakkı bilmeyip, peygamberi bilmeyen bir insan kendi kendine de huzurlu ve barışık olması çok zordur. Yani olamaz demiyorum ama çok zordur 230 Vb, Almanca Din Bilgisi Dersi için hazırlanan programın da önemli olduğuna dikkat çekmektedir: ben şahsi düşüncem sadece müfredat çok önemli. Bu dersi kim verecek? Kimin tarafından verilecek? Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Diyanet Đşleri Başkanlığı nın nezdinde gerçekleşen Milli Eğitim Bakanlığı nın nezdinde gerçekleşeeeen müfredatı kabul ederiz. Ama burada öyle bir sıkıntılar var ki, müfredatın kim tarafından hazırlanacağı konusunda herhangi bir konsensus sağlanmış değil. Yani bu mesele bu mevzu din derslerinin Türkçe ve Almanca olma konusu uzun zamandır süre gelen bir hadise. Ama bir sonuca bağlanmamış hadise. Proje çalışmaları var Erlangen de, bilmiyorum belki biliyorsunuz, Prof. Schmidt in 231 öncülük yapmış olduğu proje var. O da işte tam resmiyet kazanmış değil henüz. Öyle bir model denemesi. Tabii ki orda başarı sağlanırsa eğer, ilerde bir resmiyet kazanacak, diye düşünüyorum. Ama şöyle bir şey, şimdi sözlerimin doğru anlaşılmasını isterim. Türkçe olması güzel ama Almanca olması da önemli. Çünkü yaşadığımız toplum şu andaki ülke Almanya, Almanların içerisinde yaşıyoruz. Kendimizi Almanlara anlatamazsak, Almanlar her zaman için bizi iki üç metre uzaktan mesafe olarak duvar gererek, o şekilde bakarlar. Ama kendimizi güzel şekilde ifade edersek, onlara anlatabilirsek Đslam ın mükemmelliğini kendilerine arz edebilirsek, o zaman bakış açıları tamamen değişiyor Müslümanlar olarak dinimizi iyi yaşamalıyız iyi anlatmalıyız ki, bunun yolu da tabii ki bu ülkede yaşıyorsak o ülkenin dilini en iyi şekilde bilmekle geçer. Ama ben bunu söylerken şunun üzerine basa basa ve bütün ortamlarda da zikrediyorum ve söylüyorum, Türkçeyi çok iyi bilmesi gerekir, Türk vatandaşı, Türk olan bir insan. Eğer Đspanyol birisiyse, o da kendi dilini iyi bilmeli. Kendi dilini ve lisanını çok iyi bilmesi gerekir. Artı bu, iki 230 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:141-158. 231 Đsim değiştirilmiştir. 111

dilli olmak ayrı bir zenginliktir. Bir insan, bir lisan bir insan, iki lisan iki insan. Öyle değil mi? 232 Din dersi öğretim programlarının hazırlanmasında Protestan rahiplerin bulunmasını eleştiren Vb, Bir papaz veyahut da rahip Protestan, benim dinimi tam manasıyla bilmeyen yaşamayan daha doğrusu iyi yaşamayan ama bilgi edinmiş olabilir, okumuş olabilir, ama içinde yaşamamış içinde yoğrulmamış, onun perspektifinden bana anlatmaya çalışırsanız olay farklıdır. Ben içi- yaşamışım, yaşayarak, görerek ve de canıgönülden mevzuyu dile getirmem farklı olur. Đşte yüzeysel şekilde anlatmak farklı olur. Anlatabiliyor muyum? Burada tabii ki Đlahiyat Fakültesinde görev yapmış bir insanın ve de diyanet işlerinde çalışan bir insanın, dinî bilgileri aktarma konusu benim için daha güvencelidir, diye düşünüyorum. Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum? 233 Vb, din derslerinin Almanca verilmesinin siyasî bir boyutunun da olduğunu düşünmektedir. Ders Almanca olduğunda bunun için gerekli personel Almanya da yetişeceketir. Türkiye den görevli gelmeyecektir. 234 Din dersinden hoşnut olma Va ve Vb farklı olarak memnuniyetlerini ifade etmişlerdir. Va: Bence en güzeli Türkçe olması. Türkçe yi güzellikle böyle ifade ediyor karşısındaki öğretmen, o da dinleyip mesela onları bize anlatıyor ya da artık kafasına katıyor düzgün bi şekilde. Vb: Bi de güzel olan taraf, tabi çocuğun anlayabileceği bir dille siz de fark ettiyseniz defteri gördünüz, resmi cisimlerle ifadeler eee, yer buluyor dolayısıyla çocuğun öğrenmesi konusunda büyük adımlar atılıyor o konuda. 235 Din dersinden hoşnutsuz olma Vb, bu dersi veren öğretmenlerin Đlahiyat Fakültesi mezunu olmamasından rahatsızdır. Öğretmen Türkçe öğretmeni, dil bilgisi öğretmeni ve branşı farklıdır. Branşının uzmanı öğretmenlerin, bu dersi verdiğinde daha farklı olacağı kanaatindedir. 236 232 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:174-200. 233 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:243-252. 234 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:224-228. 235 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:326-331. 236 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:337-342. 112

Din dersine yönelik beklentiler Din Dersi öğretim programlarının hazırlanması konusuyla ilgili olarak Vb, Türkiye den ve onun kurumlarından bazı beklentiler içerisindedir. biz Diyanet Đşleri ne güveniyoruz. Yani diyoruz ki, o bizim ülkemizde, din işleriyle ilgilenen kurum, bu kurumdur. Onun Din Đşleri Yüksek Kurulu vardır, fetva verirler vs. Biz onlara itimat etmişiz güveniyoruz 237 Vb, her iki ülkenin ortaklaşa çalışmasını beklemektedir. Yani önemli olan şu ne yapıp yapıp biran önce iki ülkenin Türkiye Cumhuriyeti ve Almanya Federal ülkesinin birlikte, burada yaşayan Türk toplumu için ciddi manada çözümler bulması gerektiğini, altını üç dört sefer çizerek vurguluyorum ve söy- bunlarında gereken yerlere iletilmesini istiyorum... 238 Çocuğu camiye gönderme Va ve Vb, çocuklarının camiye gitmesi için henüz erken olduğunu düşünmektedir. Vb: Đstiyoruz ama ben biraz da erken buluyorum. Yani ilk önce okuma yazmayı söksün çocuk. Ne yazıldığını, ne konuşulduğunu, ne söylenildiğini anlar duruma gelsin ondan sonra, Va: (söze karışır) Seneye 239 Ditib camiinde hoca mevcuttur ve hafta sonları çocuklara kurs vermektedir. 240 Cami eğitimini niçin önemsediklerini şöyle anlatmışlardır: Va: Şimdi orda Kur an-ı da Kur anımızı da öğrenecekler. Alfabesini de öğrenmiş olcaklar. Onun yanında her hafta değişik konulara da değiniyorlar. Bir hafta abdest, gene böyle Đslam dersinde olduğu gibi. Bir hafta hac, bir hafta zekât nedir? Daha böyle derinliğine belki, ama her hafta cumartesi pazar oluyo orda. Vb: Şimdi dernekte, camide olan konular sosyal, sosyal konular. Yani işte biraz önce anlattığımız gibi toplumda nasıl yaşanılır, içtimaî vazifelerimiz, çocuğun anneye babaya karşı olan vazifesi, çocuğun öğretmenine olan karşı vazifeleri vs. bu tür konular işleniyor. Yani ahenk ve düzen nasıl sağlanmalıdır? Bunlar güzel işleniyor. Kur an-ı Kerim, Kur an okunması öğretiliyor. 237 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:209-213. 238 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:404-407. 239 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:370-373. 240 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:374-375. 113

Va: Biz hani o görevleri- Vb: (sözü keserek)temel dini bilgiler öğretiliyor. Va: Nasıl hani anne babamız bizi, mesela biz de gittik camiye dörd- beşinci sınıfta başladık, nasıl öğrettiler hani onları aynı şekilde, insan kafasında tasarlıyor insan. Biz de öğretmeliyiz, hani çünkü küçük yaşta daha iyi, gerçekten bi yaşı geçince her şey insanın kafasına zor giriyor. Şimdi hani hem dinimizi de öğrenmesi lazım iyi bir şekilde hem de Kur an-ı Kerim i tabii ki. Vb: Şimdi tabii ki Kur an-ı Kerim okumasını öğrenmesini istiyoruz. Neden derseniz? Biz inançlı insanlarız Peygamber efendimizin sallahu aleyhi vessellemin hadisine göre Sizin en hayırlınız Kur an ı öğrenen ve öğreteninizdir diyor. Bu hadisin ışığına da dayanarak, bu hadisin yolunda gidecek olursak bu bizim üzerimize birer görevdir. Çocuklarımıza öğretmek zorundayız. Artı Kur an-ı Kerim den her bir harf öğrenenin, ezberleyenin de ayrı bir sevap olacağı, rahmet melekleri tarafından kuşatılacağı da inançlarımızın inanç prensiplerimizin içerisinde olan bir meseledir. Dolayısıyla bizim için önemli. 241 (2) Çocukla Görüşme Özgür Görür le görüşülmüştür. 242 Görüşmeye Dair: Görüşme, 17.06.2005 tarihinde evlerinde yapılmıştır. Özgür, görüşme esnasında çekingen davranmıştır, bu durum ailesinin de belirttiği üzere her zamanki durumudur. Dersle ilgili hatırladıklarını ve söylemek istediklerini konuşmuş, bunun dışındakilere sessizce bilmiyorum demiştir. Konuşma Türkçe gerçekleştirilmiştir. Derste işledikleri konuları hatırlaması için ders defterine bakılarak görüşülmüştür. Kişisel Bilgiler: Altı yaşında Holzgarten Okulu 1. sınıf öğrencisidir. 243 241 A.g.d.,Transkripsiyon 2, St:378-401. 242 Çocukla görüşme sonucunda Öğretmenin Sınıf Yönetimi kategorisi oluşmamıştır. 243 A.g.d.,Transkripsiyon 1, St:1-6. 114

Ders çalışma Özgür, ödevlerini etütte yapmaktadır. Etüt öğretmeni, sadece okumalarını evde yapmasını istemektedir. Evde, derslerine yardım istediğinde annesi yardım etmektedir. 244 Din dersi etkinlikleri Öğretmeni derste sorular sormaktadır. Çalışma yaprakları vermektedir, öğrenciler bu yaprakların üstüne yazılar yazmaktadır, boyamaktadır ve bunları kendileri kesip defterlerine yapıştırmaktadır. 245 Öğrenciler, her derste halka şeklinde oturmaktadır. 246 Derste oyun da oynamaktadır. Özgür bu oyunu sağ, sol olarak adlandırmaktadır. Nasıl olduğunu gösterdiğinde onun bir halay figürü olduğu anlaşılmıştır. Bütün öğrenciler yuvarlak olup ayaklarıyla sağa ve sola işaret etmişlerdir. Bu hareketi yaparken de sağ, sol diye söylemişlerdir. Bunun dışında Özgür, oyun oynayıp oynamadıklarını bilmemektedir. 247 Bu derste şarkı da öğrenmiştir, sınıfta hep birlikte söylemişlerdir. Nasıl olduğunu hatırlamayan Özgür, o şarkıyı defterine yapıştırdığını belirtmiştir. 248 Derste hiç el işi teknik yapmamışlardır. 249 Öğretmeni derste ödev vermektedir. Ödevler bir şeyi boyamak şeklindedir. Fakat sonra yapıp yapmadıklarını kontrol etmemektedir. 250 Derste öğrenilenler Özgür, derste Besmeleyi öğrenmiştir ve hatırlatılınca okumuştur. Besmele ile ilgili şu konuşma geçmiştir: M: Ben sana bismilla. Dersem devamını biliyor musun sen onun? 251 Ö: Hı hı 252 M: Nasıldı? 244 A.g.d.,Transkripsiyon 1, St:7-17. 245 A.g.d.,Transkripsiyon 1, St:28-41. 246 A.g.d.,Transkripsiyon 1, St:42-47. 247 A.g.d.,Transkripsiyon 1, St:48-62. 248 A.g.d.,Transkripsiyon 1, St:65-75. 249 A.g.d.,Transkripsiyon 1, St:78-79. 250 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:347-354. 251 M harfi metinde Mülakatı Yapan anlamında kullanılmıştır. 252 Ö harfi Özgür ün kısaltılmışıdır. 115

Ö: Bismilahirehmenirahim. M: Hı hı M: Sen bunu nerden öğrendin? Ö: Frau (Bayan) Galip M: Herkes öğrendi mi? Ö: Evet anlamında başını saladı. M: Sonra size söylettirdi mi sınıfta, sen söyle sen söyle diye? Ö: Hı hı M: Peki bu ne demekmiş sen bunun Türkçesini biliyor musun? Ö: Bilmiyom. M: Bunu ne zaman söylüyoruz biz? Ö: Yemek yerken M: Başka? Ne zaman söylüyoruz? Ö:.. M: Sen başka ne zaman söylüyorsun? Ö: Yemek yerken hep. 253 Defterindeki dua eden çocuk üzerinde konuşulduğunda, çocuğun Allah a dua ettiğini, Allah ım bana yardım et dediğini belirtmiştir. Kendisi her zaman dua etmemektedir. 254 Allah bizi görmektedir ama biz onu görememekteyiz. Çalışma yaprağındaki resimlerin; balık, kuş, çiçeğin Allah la olan bağlantısı sorulduğunda Allah ın yarattığını belirtmiştir. 255 Resimde top oynayan çocuklar vardır. Ancak konu Öğretmenlerim, arkadaşlarım beni seviyor dur. Özgür, bu çalışma yaprağıyla ne öğrendiğini hatırlayamamıştır. 256 Defterine cami ve Kur an resmi, namaz kılan insanlar çizmiştir. Camiye her gün gidilebileceğini söylemiştir. Derste öğretmeni onlara hiç Kur an göstermemiştir ama o evde görmüştür. 257 253 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:104-122. 254 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:124-135. 255 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:136-151. 256 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:153-159. 257 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:160-176. 116

Oruç konusunu öğrenmiştir. Oruçlu iken yemek yenmediğini daha sonra yendiğini bilmektedir. Defterinde yiyeceklerin üstünü çizmiştir. 258 Camide neler yapılmaz onları öğrenmiştir. Bununla ilgili çalışma yaprağında camide uyuyan, ayakkabısıyla giren, üstü kirli olan vb. altı tane çocuk resimleri vardır. Özgür yapılmaması gereken davranışları saymış ve abdest almanın olumlu davranış olduğunu ifade etmiştir. 259 Allah ın yarattıkları ve Đnsan ın Yaptıkları konusunda ineği, güneşi, ağacı, bulutu Allah yaratmış televizyonu ve kanepeyi, evi insanlar yapmıştır. Nasıl ayırt ettiği sorulduğunda resimlerin üzerine yazdığı A harfi ile Đ harflerinden bildiğini belirtmiştir. Koltuk, sandalye ve lambanın insanlar tarafından yapıldığını belirtmiştir. Çünkü babasının bunları aldığını, tamir ettiğini vb. görmüştür. M: Koltuğu? Ö: Đnsan M: Nereden biliyorsun insanın yaptığını? Ö: Đşte M: Gördün mü yoksa? Ö: Babam almıştı bu koltukları! M: Hıım Ö: Bi de o şeyleri aldı, bi de sandalyeleri. M: Peki ışığı, Allah mı yarattı, insan mı yaptı? Ö: Đnsan yaptı. M: Neden insan yaptı, Güneş de ışık veriyor? Ö: Güneşi Allah yarattı. M: Işığı da yaratmıştır belki? Ö:.. M: Nerden biliyorsun ama ben bilmiyorum? Ö: Biliyom çünkü babam ışıkları da tamir ediyor. 260 Özgür, hac konusunu öğrenmiştir. Yedi defa Kâbe nin etrafında dönüldüğünü bilmektedir. Dönerken dua etmektedirler. 261 258 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:177-182. 259 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:183-210. 260 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:211-253. 261 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:254-265. 117

Yasaklar konusunu işlemişlerdir. Bunun için Emirler ve Yasaklar çalışma yaprağından faydalanılmıştır. Bu kâğıt üzerinde çeşitli resimler vardır: Domuz, şişe, kirli çocuk, kavga eden çocuklar, çalışan adam, oyun kartı, babasının elini öpen çocuk vb. Özgür, bu yasaklar çerçevesinde yer alan resimleri saymış; domuz, içki, oyun kartı gibi. Bunların yapılmamasını, yenilmemesini söylemiştir. 262 Kurban Bayramını ve kurban edilen hayvanları öğrenmiştir. Çalışma yaprağında yapması gerekenleri öğretmeni söylemiştir çocuklara, hangi hayvanı nereye yapıştıracaklarını, hangisi kurbanlık hangisi değildir. 263 Özgür, derste şarkı öğrenmiştir. Öğretmen şarkıyı tahtaya yazmıştır, onlarda oradan defterlerine yazmıştır. Şarkının adı Allah a teşekkür ediyorum. 264 Bunlardan başka vücudumuz, çalışmak (Herkes çalışmak zorundadır, Çalışan insan), başkalarına yardım etmek (Bisiklet kazası) konularını işlemişlerdir. 265 Dersten hoşnut olma/olmama Din dersinde hiç sıkılmadığını belirten Özgür, derste yapılanların hoşuna gittiğini söylemiştir. En çok neden hoşlandığı sorulduğunda teneffüs cevabını vermiştir. 266 Derste nelerden hoşlandığı tekrar sorulduğunda, yazmak, okumak, boyamak cevabını vermiştir. 267 Derste hoşlanmadığı şey yoktur. Her şeyden memnundur. 268 Dersin dili Özgür, dersi Türkçe görmesine rağmen, onunla kurbanlık hayvanlar üzerinde konuşulurken hayvanların isimlerini Türkçe hatırlayamamış, hayvanların Türkçeleri hatırlatılsa bile bilmemiştir. Bu sebeple Almancasını söyleyebilmiştir. 269 262 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:270-293. 263 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:294-320. 264 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:328-334. 265 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:335-346. 266 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:80-85. 267 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:90-96. 268 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:366-372. 269 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:299-310 118

Camiye gitme Özgür le cami hakkında konuşulmuştur. Camiye gitmiştir, caminin içerisini anlatmıştır. Đmamın nerede namaz kıldırdığını bilmektedir. 270 Görüşmelerin Raporu 1. Baba, Almanya da okuyup büyüdüğünden ve mesleğini yapmaya Almanya da başladığından, Alman eğitim sistemini ve mevcut okutulan dersleri yakından tanımaktadır. Anne, Almanya ya evlendikten sonra geldiği için, halen dil ve uyum problemi yaşamaktadır. Babanın çalışması sebebiyle, Özgür ün etütte tamamlamadığı dersleriyle anne ilgilenmek ve onları kontrol etmek durumundadır. Özgür le yapılan görüşmede de annenin yardımcı olduğu ifade edilmiştir. 2. Anne ve baba, çocuğunun Din Bilgisi Dersinde neler öğrendiği hakkında, onun soruları ve defterinde yer alan konular doğrultusunda bilgi sahibidir. Bu bilgi doğrultusunda da çocuklarının öğrendiklerini yeterli görmektedirler. Özgür le yapılan görüşmede derste öğrendiği konuların şunlar olduğu tespit edilmiştir: Besmele, dua, Allah ın yarattıkları insanın yaptıkları, Sevgi konusu, (Öğretmenim, arkadaşlarım beni seviyordur), cami ve camide neler yapılmaz, oruç, hac, emirler ve yasaklar, (Emirler ve Yasaklar çalışma yaprağıyla), Kurban Bayramı ve kurban edilen hayvanlar, (Aynı başlıklı çalışma yaprağıyla) Allah a teşekkür ediyorum şarkısı, vücudumuz, çalışmak (Herkes çalışmak zorundadır, Çalışan Đnsan çalışma yaprakları), nerede ne denir? (Bisiklet Kazası çalışma yaprağı) konularıdır. Derste zaman zaman halay çektiklerini belirten Özgür, bunu oyun olarak nitelemiştir. Bunun dışında derste bir şarkı öğrenmiştir. Derste öğrenilen konuların ders programında yer alıp almadığı incelendiğinde, Besemele konusu programda 4. sınıfta Allah ve besemele konusu olarak yer almaktadır. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı programda yer almaktadır ancak hangi hayvanlardan kurban kesildiği konusuna yer verilmemiştir. Kurban kesimi ve et dağıtımı konuları programda vardır. Emirler ve yasaklar, cami ve camide neler yapılmaz, nerede ne denir? (Bisiklet Kazası) konuları programda yer almamaktadır. Bu durum öğretmenin programda olmayan konulara da yer verdiğini ortaya koymaktadır. 270 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:371-386. 119

3. Anne ve Babanın Türkçe Din Bilgisi Dersi ni tercih sebepleri şunlardır: Baba, Türkçe yi ve onun dil bilgisi yapısını iyi öğrenen insanların diğer dilleri edinmesinde zorlanmayacağı düşüncesindedir. Yani Türkçe Din Bilgisi Dersi ni bu durumda bir araç olarak görmektedir. Amaç Türkçe yi iyi öğrenmektir. Đkinci olarak da çocuğunun Türkçe yi daha iyi konuşması sebebiyledir. Anne ve baba, Özgür ün, Türkçe dil yeterliliğinin Almanca sından daha iyi olduğunu belirtmekte ama konuşmanın başında da çocuklarının Almanca sını iyi ve orta olarak değerlendirirken Türkçe sini daha iyi ama çok iyi değil demişlerdir. Dolayısıyla Özgür ün her iki dilde de sorun yaşadığı ortadadır. Fakat baba, oğlunun Türkçe yi daha iyi anladığını belirtmiştir. Özgür le yapılan görüşmede defterindeki kurbanlık hayvanlar üzerinde konuşulurken, Özgür hayvanların isimlerini Almanca ifade etmiştir. Kendisine Türkçeleri söylendiğinde dahi bilmemesi onun Almanca yı daha aktif kullandığını göstermektedir. Çoçuklarının Almancası daha iyi olması halinde Almanca Din Bilgisi Dersi ni tercih edebilecekleri, babanın konuşmalarından anlaşılmaktadır. Ancak buradaki amaç çocuğunun kendi dinini öğrenmesinden ziyade Alman toplumuna Đslam ı Almanca anlatabilecek seviyeye gelebilmesidir. Çocuğunun Đslam ı anlatabilmesini, baba çok önemsemektedir. Anlaşılmaktadır ki bu durumda baba, Türkçe Din Bilgisi Dersi ni çocuğunun Đslam ı anlaması açısından önemli bulmakta fakat Almanca Din Bilgisi ni de çocuğunun anlatabilmesi bakımından önemsemektedir. Baba, Türkçe Din Bilgisi Dersi ni tercih etmelerindeki diğer bir sebep, Almanca Din Bilgisi Dersi nin ders programlarının hazırlanması aşamasında, Hıristiyanların fazlasıyla yer almasıdır. Hıristiyan uzmanların, Đslam konusunda bilgili olmasını normal karşılamakta fakat baba, onların inançlarının farklı olması nedeniyle yapılan çalışmanın da Hıristiyan bakış açısıyla bir Đslam olacağı düşüncesinde ve endişesindedir. Baba, yapılan çalışmayı güvensizlikle karşılamaktadır. Bu sebeple Almanca Din Bilgisi Dersi ni tercih etmemiştir. Đslam Din Dersi ne yönelik bir çalışma yapılacaksa, bunun kendisinin güvendiği kaynak ve kurumlarla yapılmasını istemektedir. Sorumluluğun Türkiye de bu işleri üstlenmiş olan kurumlara ait olduğunu söyleyen baba, programların Türkiye ve Almanya nın ortak çalışmasıyla yapılmasını beklemektedir. 120

Baba, Din Dersi nin Almanya da Almanca yapılmasını önemsemektedir. Çünkü yaşanılan toplumda Đslam a ve Müslümanlara korkuyla yaklaşılmaktadır. Đslam tanıtılmazsa, tanıtıldığında Almanca yapılacaktır, Đslamiyet e karşı saldırılar devam edecektir. Đslam ın anlatılabilmesi için Almanca ve Almanca Đslam Din Bilgisi Dersi bir araç konumundadır. 4. Türkçe Din Bilgisi Dersi nde memnuniyet verici olan çocuğun kendi dilinde öğrenmesi ve öğrendiklerini rahatlıkla ifade edebilmesidir. Öğretilenler, çocuğun seviyesine uygundur ve görsel materyallerle desteklenmektedir. Dolayısıyla aile, çocuklarının defterlerinde yer alan çalışma yaprakları veya resimleri olumlu bulmaktadır. Özgür le görüşmede, kendisinin derste hoşuna giden etkinliklerin, çalışma yapraklarıyla, boyama ve yuvarlak masa yaparak konuşmalar yoluyla öğrenme etkinlikleri olduğu tespit edilmiştir. Özgür ün birinci sınıfta olduğu göz önünde bulundurulduğunda okuma ve yazmayı henüz öğrendiği açıktır. Dolayısıyla öğretmen, ders etkinliklerinde okuma yazmayı asgari oranda kullanmıştır. Ders etkinliklerinden öğrenci memnundur. 5. Baba, dersi veren kişinin dersin uzmanı olmasını talep etmektedir. Türkçe öğretmeninin, din bilgisi öğretmesini bir anlamda kaygıyla karşılamaktadır. 6. Hem anne hem baba cami eğitimini önemsemektedir. Çocukları, biraz daha büyüyüp geliştikten sonra Kur an okuması ve dinî bilgiler alması için camiye göndermek istemektedirler. Baba, orada öğreneceği konuların daha çok sosyal içerikli olması nedeniyle okulda öğrendiklerinden biraz daha farklı bulmaktadır. Ayrıca anne, çocukların camide eğitim almasını devam edegelen bir gelenek olarak görmektedir. Çünkü kendileri de çocukken camide eğitim almışlardır. Küçük yaşta öğrenmenin kalıcılığına ve kolay olmasına dikkat çekmektedirler. Baba, çocuklarının Kur an okumasını öğrenmesini, dinen de temellendirmektedir. Özgür ün, babasıyla camiye gittiği, camide namaz kılanları gördüğü ve caminin içerisindekilere dikkat ettiği anlaşılmaktadır. b. Ders Gözlem Analizleri Toplam on ders saati gözlemlenen (03.02.2005, 16.06.2005, 21.06.2005, 23.06.2005, 05.07.2005) birinci sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi nin analiz edilmesinde 121

çeşitli kategoriler oluşmuştur. Bu kategorilerin Derslerin Đçeriği ve Öğretim olmak üzere iki ana başlık altında incelenmesi uygundur. (1) Derslerin Đçeriği Derslerin içeriği başlığı altında yer alan kategoriler Nerede ne denir, dinî objeler, Kurban, Peygamber ve Kur an dır. Nerede ne denir? Bisiklet Kazası isimli çalışma yaprağıyla konuyu öğreten öğretmen, konuyla ilgili çalışma yaprağının okunmasının ardından, soru ve cevaplarla konuyu açmıştır. Öğrt: - Geçmiş olsun Aydın! Ne zaman diyoruz? Neriman: Annem hasta olunca Büşra: Parmağını kesince Erhan: Benim annemin şekeri var, iğne yapıyor ben de geçmiş olsun diyorum Öğrt: Demek ki Aydın düşünce arkadaşları ona geçmiş olsun demiş. Başka arkadaşları da gelmiş onlar ne demiş? Allah kimsenin başına vermesin demiş. Bunu ne zaman diyoruz? Ferda: Başına bir iş gelirse, kaza yaparsa Öğrt: Evet. Şimdi ben okuyacağım siz de takip edin, birlikte okuyun. Bisiklet Öğrenciler: Bisiklet Öğrt: Kazası Öğrenciler: Kazası Bu şekilde metin okunmuştur. Öğretmen sorular sorarak öğrencilere anlattırmıştır. Öğrt: Ne olmuş? Şevket: Çocuk kaza yapmış. Öğrt: Adı ne çocuğun Özgür: Bilmiyorum Öğrt: Biliyorsun, bak kitabına orda yazıyor. Sonra ne olmuş? Özgür: Kaza yapmış okula giderken. Öğrt: Ne demiş arkadaşları? 122

Öğrt: Geçmiş olsun Aydın, Allah kimsenin başına vermesin, Allah korumuş demişler. Başka ne söyleriz bu durumda? Neriman: Arkadaşım iyi misin? Yardıma ihtiyacın var mı? Öğrt: Aferin başka ne deriz? Büşra: Bir şey oldu mu? Öğrt: Başka? Erhan: Bacağın acıyor mu? Öğr: Arkadaşım dizin acıyor mu, anneni çağırayım mı? Öğrt: Şimdi ben tahtaya üç şey yazacağım, bu bulduklarımızı siz de onu noktalı yerlere yazın. Ama nokta bitince de devam edin aşağıya geçmeyin. Öğrt: Siz konuşma çizgisi koymayın var çünkü benimle havada yaz. (Çocuklar parmakları ile yazılışı havada gösteriyorlar) Yardım edeyim mi? (Bu cümlenin Y si kırmızı, soru işareti yeşil yazılması istenmiştir) Öğrt: Ne yazdım Ahmet? Öğrenci okumuştur. Öğretmenin tahtaya yazdığı cümleler: Bir yerin acıyor mu?( B kırmızı,? yeşil) Doktor çağıralım mı? Öğrt: Şimdi beni dinleyin sonra yanlış olmasın arada boşlukları görüyor musunuz? (kelime aralıklarını göstermiştir) Soru işaretleri o kadar büyük olmasın, büyük harfler kadar olsun. Anladın mı çocuğum, kim güzel yazarsa badem alacak. 271 Dinî Objeler: Öğretmen çalışma yaprağı dağıtmadan önce konuyla ilgili soru cevap yoluyla bilgi vermiştir. Öğrt: Bizim dinimiz? Erhan: Đslam Öğrt: Peygamberimiz? Özgür: Hz. Muhammed Öğrt: Kitabımız? Öğrt: Kur an-ı Kerim (4) Müslümanlar ibadet etmek için nereye gidiyor? Öğrenciler:..(ses yok) 271 16.06.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 3, iki ders saati. 123

Öğrt: Đbadet ne demek? Öğrenciler (ses yok) Öğrt: Namaz kılmak için nereye gidiyorlar? Ferda: Camiye Öğrt: Caminin nesi var? Böyle uzun? Öğrenciler:.(ses yok) Öğrt: Defterinizde cami resmi var mı? Öğrenciler defterlerini açmışlardır. Öğrt: Bu uzun şeyler ne? Adını söyledim? Öğrenciler:..(ses yok) Öğrt: Mi, mi, minare. Minarede ne oluyor? Ben çıktım. Şevket: Çünkü ordan birşey duydum, ordan söyleyince herkes duyuyor. Öğrt: Onun ne olduğunu bilmiyorsunuz. Ezan. Allah büyüktür, Allah büyüktür. Neden ezan okunuyor? Neden camide beş defa okunuyor? Ferda: Çünkü ne zaman namaz başlıcak bilemiyorlar. Öğrt: Aferin. Eskiden saat yoktu ordan biliyorlardı. Caminin içinde böyle çekiliyor çekiliyor, o ne? Erhan: Tespih Öğrt: Camide üzerinde namaz kılınan şey ne? Neriman: Seccade Öğrt: Bir de böyle kitap konan şey var, onu biliyor musunuz? Şimdi size kâğıt vereceğim, orada göreceksiniz 272 Kurban Kurban Olan ve Olmayan Hayvanlar konulu çalışma kâğıdı ile öğretmenin yaptığı bir ders şöyle olmuştur: Öğretmen bir çalışma yaprağını dağıtmıştır. Bu yaprakta kurban olacak hayvanlarla, kurban olmayacak hayvanlar karışık olarak verilmiştir. Öğretmen önce yaprak üzerinde açıklama yapmıştır. Öğrt: Bu hayvanlardan hangileri kurban edilir? Öğrenciler tahminde bulunmuştur. Öğretmen hayvanların hangilerinin kurban edildiğini söylemiş ve herhangi bir açıklama 272 05.07.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 124

yapmamıştır. Sadece kurban edilmeyen horoz için o çok küçük denilmiştir. Arkasından öğrencilerin bunları uygun biçimde kesip yapıştırmaları istenmiştir. 273 Peygamber ve Kur an Peygamberimiz Kitabımız çalışma yaprağıyla işlenen konuda öğretmenin öğrencilere verdiği bilgi şöyledir: Öğrt: Son satırı okuyacaksın. (Çalışma yaprağındaki son satır kastedilmektedir) Ferda: Peygamberimizden sonra peygamber gelmeyecektir. Öğrt: Siz peygamberi gene anlamadınız. Her ders söylüyoruz. Đnsanları kim yarattı? Allah. Đnsanlar birbirlerine kötülük yapıyorlar. Neriman: Eroin içiyorlar, adamlar evleri kırıyorlar, bıçakla öldürüyorlar. Öğrt: Allah iyi insanlardan kendilerine yardımcı seçmiş. Bir sürü peygamberler seçmiş. Onların kulaklarının içine bir şeyler söylemiş. Öğrt: Bizim dinimiz neydi? Özgür: Đslam Öğrt: Bizim hem peygamberimiz hem de Kur anımız var. Hadi alın gelin! (masa da Kur an var, her zaman orada duruyor) Neriman: Ben elleyemem Öğrt: Ellersin, niye elliyemicen, insanlar yazmış onu. Çocuklar Kur an ı getirmişlerdir. Öğrt: Peygamberin adı neydi? Büşra: Hz. Muhammed Öğrt: Kitabımızın adı ne? Şevket: Kur an-ı Kerim Öğrt: Bu Türkçe, bu Türkçe Arapça, bu Almanca. Bunlar böyle süslü kitaplar, siz de defterinizdeki kitabı böyle süsleyebilir misiniz? (Çalışma yaprağındaki Kur an resmini kastediyor) 273 03.02.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 13, iki ders saati. 125

(2) Öğretim Öğretim başlığı altında yer alan kategoriler ders etkinlikleri; çalışma yaprağı ile çalışma ve sınıf yönetimi; derse giriş (şarkı söyleme) kategorileri pedagojik açıdan incelenmiştir. Çalışma Yaprağı ile Çalışma Bisiklet Kazası isimli çalışma yaprağını öğretmen derste şöyle kullanmıştır: Öğrt: Şimdi sizlere kâğıt dağıtacağım. Ben kâğıdı verdikten sonra ne olduğunu anlayınca yanıma geleceksiniz. Önce okuyacaksınız. Öğrenciler okumaya başlamıştır. Öğrt: Ne okuduğunuzu anladıysanız yanıma gelin, bademle üzüm vercem. Neriman: Aydın yolda giderken kaza yapmış, bacağı yaralanmış. Öğrt: Peki bunu ne yapacaksın, keseceksin sonra Neriman: Başlığı sarıya, büyük harfleri kırmızıya, vürgül, nokta yeşil yapcam. Öğrt: Evet Çocuğa, öğretmen badem vermiştir. Çocuklar öğretmene tek tek gelip ne anladıklarını söylemiş ve yapacaklarını anlatmışlardır. Çocuklar, çalışma yapraklarını kendileri kesip yapıştırmıştır ve birkaç kez okumuşlardır. Öğrt: Gelin artık yanıma aradaki sandalyeleri alın sıraları birleştireceğiz. Kalemleri kaldırın, defterlerinizi alın Oturma düzeni sağlanmıştır. Öğrt: Evet, şimdi Lale okumaya başlıyor. Güzel okuyanlar hem badem hem de üzüm alacaklar. Lale: Bi, bisik- Öğrt: Arda sen oku. Arda: Bisiklet kazası Öğrt: Şimdi onun okuduğunu tekrar ediyoruz. Öğrenciler: Bisiklet Kazası Arda: Aydın Öğrenciler: Aydın Arda: Okula Öğrenciler: Okula Arda: Bisikletle 126

Öğrenciler: Bisikletle Öğrenci ilk cümleyi okuduğu için öğretmen ona badem ve üzüm almasını söylemiştir. Sonra bir başka öğrenci aynı şekilde okumuştur. Öğrt: Hepiniz takip etsin, hepiniz öğretmen olacaksınız. Öğrt: Aferin Melike sen devam et. Melike, her kelimeyi okuduktan sonra diğer öğrenciler tekrar etmiştir. 274 Peygamberimiz Kitabımız isimli çalışma yaprağıyla yapılan derste, Öğretmen öğrencilere çalışma yaprağını dağıtmış ve onları etrafına toplamıştır. Ne yapacaklarını anlatmıştır. Başlık sarı boyanacak, büyük harfler kırmızı, nokta virgül yeşil boyanacak demiştir. Öğrt: Yapan kesip yapıştırsın sonra benim yanıma gelsin. Çocuklardan bitirenler, öğretmenin yanına gelmiştir. Onlara okutturmaya başlamıştır. Peygamberimiz, kitabımız Satır satır sırayla okumuşlardır. Öğrt: Kimmiş bizim peygamberimiz? Özgür: Hz. Muhammed Öğrt: Peygamber neydi, Allah ın neyiydi? Büşra: Kulu Öğrt: Kulu ve Öğrt: Elçisi. Yani yardımcısı. Allah ın emirlerini söyler. Arda: Öldü mü? Öğrt: Çok oldu. Allah birçok peygamber göndermiş sonuncusu Hz. Muhammed. 275 Konuyla ilgili bilgi verildikten sonra çalışma yaprağını doldurmaya sıra gelmiştir. Çocuklar tekrar yerlerine geçmişler ve resmi boyamışlardır. Öğrt: Bitirenler yanıma gelsin (başka bir masada yine öğrenciler grup oluyorlar) Bitirenler öğretmenin yanına gelmiştir. Öğrt: Burada nokta nokta bizim peygamberimiz yazıyor. Buraya ne yazacaksınız? 274 16.06.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 3, iki ders saati. 275 21.06.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 5, iki ders saati. Aynı ders bir başka birinci sınıfta da işlenmiştir. Öğretmen, çalışma yapraklarını dağıtıp büyük harfleri kırmızı, noktalama işaretlerini yeşil yapmalarını, resimleri boyamalarını istemiştir. Çocuklar çalışma yaprağını kesip yapıştırdıktan sonra sınıfça okuma alıştırmaları yapılmıştır. Bir öğrenci okumuş diğerleri de tekrar etmiştir. Konuyla ilgili çocuklara peygamberimizin adını, kitabımızı ve dinimizi sormuş, öğrencilerden cevap almıştır. Başka bir bilgi verilmemiştir. 23.06.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi,, Transkripsiyon 7, iki ders saati. 127

Öğretmen yazacakları şeyleri önce onlara sormaktadır ama kendisi cevaplandırmaktadır. Çocuklar yanlış yazınca sinirlenmektedir. Cevaplar burada var! Küçük yaz çocuğum! Çocuklar eksik harfle yazmaktadır ve cevapların altta olduğunu anlamamışlardır. Bekliyorlar ya da parçadan tam cümle almaktadırlar. Peygamber yazması gerekirken metinden peygamberdir kelimesini aynen almaktadır. Öğretmen yazanların yazılarını kontrol etmektedir. Bitirenlere her şeyinizi kaldırın, okuma yapacağız demiştir. 276 Peygamberimiz Kitabımız çalışma kâğıdının devamı olan dinî sembollerle ilgili çalışma yaprağını öğretmen derste şöyle kullanmıştır: Öncelikle içinde geçen kavramları açıklamıştır. Sonra Öğrt: Kalemlerinizi alın gelin yanıma. Çocuklar, öğretmenin yanına gelmiştir, masaya toplanmışlardır. Birlikte boşluk doldurmaları yapmışlardır. (M nare) Öğrt: Ne gelcek oraya? i harfi hadi yazın. Diğer kelimeler: Seccade, Takke, Tesbih, Rahle dir Öğrt: Önce bunları yazacaksınız, üç defa. Sonra kesip yapıştırıp, boyayacaksınız. Anladınız mı bunları? Minarede ne yapılıyor? Ezan okunur. Seccadede ne yapılıyor? Namaz kılınıyor. Takke? Adamlar namaz kılarken takıyor. Tespih? Dua çekiliyor, Allah anılıyor. Rahle? Kur an konuyor, eskiden masa yoktu buna konuluyormuş, şimdi masa var ona konuluyor. Öğrt: Bitirenler yanıma gelsin. Öğretmen başka bir çalışma yaprağı almış ve onun üzerinde bitirenlerle konuşmuştur. Öğrt: Büyüklerimiz bize nasıl bir dünya bırakabilirler? Biraz konuştuktan sonra kesin, yapıştırın demiştir. 277 Bu dersin devamında öğretmen hemen bir başka konuyla ilgili Büyüklerimizden Temiz Bir Dünya Đstiyoruz çalışma yaprağını vermiştir. Bu yaprak üzerinde çalışmalarını bitirenlerle konuşmuştur. Öğrt: Büyüklerimiz bize nasıl bir dünya bırakabilirler? 276 21.06.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 5, iki ders saati. 277 05.07.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 128

Konuyla ilgili biraz konuştuktan sonra kesin, yapıştırın demiştir. Öğretmen çalışma yaprağının altındaki her şeyi Allah yarattı cümlesini öğrencilerden, defterlerine yazmalarını istemiştir. Öğrenciler, çalışma yaprağındaki resmi boyadıktan sonra öğretmen metni yazmalarını istemiştir. Öğrt: Yazınca akıllarında daha iyi kalır. Demiştir. Öğretmen, öğrencilerin yazıp yazmadıklarını kontrol ettikten sonra onların toplanmalarını istemiştir. 278 Sınıf Yönetimi Derse giriş Öğretmen dersi şarkı söyleyerek başlatmıştır. Öğretmen, hep birlikte öğrencilerle sınıfın ortasına geçmiş, bazı rontları da kullanarak şarkıyı söylemişlerdir. Çocukların hem elleri hem ayakları hareket etmektedir. Şarkının sözleri şöyledir: Ağaçları donatan, çiçekleri açtıran bir Allah tır, bir Allah. Hayvanları yaratan, insanları yaşatan, dünyamızı koruyan Bir Allah tır bir Allah. 279 Bu şarkı çocukların defterlerine yapıştırıp, boyamaları için verilmiştir, (Ali ile Ailesi çalışma yaprağı) bestesini öğretmen yapmıştır. Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Nerede ne denir? Konusu işlenirken Bisiklet Kazası çalışma yaprağı yardımıyla ders öğretimi yapılmıştır. Ancak öğretmen, kaza yapan çocuğa ne denileceğini öğrencilere sormuş ve ardından kendisi tahtaya üç cümle yazmıştır: Yardım edeyim mi?, Bir yerin acıyor mu?, Doktor çağıralım mı?. Bu olayla ilgili dinî boyut üzerinde durulmamıştır. Başkalarına yardım etmenin, dinin de öğütlediği davranışlardan olduğu belirtilmemiştir. Sadece kaza yapan bir kimseyle diyalogta kullanılacak ifadeler üzerinde durulmuştur. Nerede ne denir? konusu programda yer almamaktadır. Programda 1. Ünite de Aile Hayatı konu başlığı altında Birbirine yardım etmek ve yardım kabul etmek konusu vardır, o da aile ilişkilerine yönelik işlenmesi istenen bir konudur. 2. Dinî objeler konusunda öğretmen, soru cevap yoluyla öğrencilere bilgi vermiş, kısmen onlara buldurmuştur. Fakat Đbadet ne demek? sorusunu sorup cevabını 278 05.07.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Đslam Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 279 03.02.2005 tarihli 1. sınıf, Türkçe Đslam Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 13, iki ders saati. 129

almadan ve bir açıklama yapmadan soruyu geçmiştir. Verilen bilginin öğrencilerin ezberlemesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır; çünkü çalışma yaprağında istenen bilgilere ilişkin açıklama yapılmamıştır. 3. Kurban olan hayvanların işlendiği derste, öğretmen öğrencilere hangi hayvanların kurban olacağını sormuştur. Öğrenciler gelişi güzel tahminde bulunmalarına karşın, öğretmen konuya ilişkin hiçbir açıklama yapmamıştır. Kendisi hangilerinin kurban olduğunu söylemiştir ve öğrencilerde ona göre çalışma yaprağında işaretlemeler yapmıştır. Konu programda yer almamaktadır ve öğrenci seviyesine de uygun değildir. Bunun yerine bayramda et yeme ve et dağıtma ile ilgili açıklamalar yapılıp konun dinî yönden açıklanması uygun olacaktır. 4. Peygamberimiz ve Kitabımız konusu da programda yer almamaktadır. Ancak öğretime konu edilmiştir. Bir öğrencinin Kur an a dokunamam ifadesi üzerinde konuşulmamıştır. Sadece Kur an ın insanlar tarafından yazıldığı, bu nedenle Kur an a dokunabileceği söylenmiştir. Öğrencinin ön bilgileri veya hangi sebeple böyle söylediği üzerinde durulmamıştır. Peygamber in adı söylenmekle yetinilmiş başka bilgi verilmemiştir. Kur an ın farklı dillerde yazılmasına yönelik örnekler gösterilmiştir. Kur an ın ne olduğu, niçin kutsal kabul edildiği üzerinde konuşulmamıştır. Öğrencilerin kendi tecrübelerinden hareketle öğretimi gerçekleştirmek öğrenmeyi kolaylaştıracaktır. 5. Pedagojik açıdan çalışma yapraklarıyla birinci sınıfta çalışmak, şayet çalışma yaprağı da uygun içerikte ise olumlu bir tercihtir. Öğretmen öncelikle, çalışma yaprağı ile öğrencilerin ne yapacağı konusunda bilgi vermektedir. Ardından okuyup anlamalarını ve defterlerine kesip yapıştırmalarını istemektedir. Öğretmen öğrencilerin kendilerinin yaptıklarının dışında birlikte okuma alıştırmaları da yapmaktadır. Bu etkinlikle çocukların okuma becerisini geliştirmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Kendisiyle yapılan görüşmelerde, okuma faaliyetini önemsediğini de ifade etmiştir. Ayrıca noktalama ve imla işaretlerinin farklı kalemlerle boyanması yine Türkçe Dil Bilgisi yeterliliğini geliştirmeye yöneliktir. Fakat bunların din öğretimi ile ilşkisini kurmak zordur. Öğrenciler, çalışma yaprakları ile yapmaları gerekenleri yaptıktan sonra öğretmen, okunanları konuşmak üzere yuvarlak masa oluşturmuştur. Konuşma 130

etkinliği ve birlikte çalışma için kullanılan bu oturma düzeni öğrencilerin daha zevkle çalışmasını sağlamaktadır. Öğretmenin çalışma yapraklarındaki boşluklara gelecek şeyleri söylemesi, öğrencinin bilgiye kendisinin ulaşmasını engellemektedir. Dolayısıyla bu davranış, ezberci anlayışa daha uygundur, bağımsız çalışan bir zihin geliştirmeye engel olacaktır. 6. Derse, konuya uygun şarkı ile başlama ve ona uygun rontları yapma öğrencileri motive eden bir etkinliktir. Öğrenilen konuyla bağlantılı olması bilginin zihinde kalıcılığını arttıracaktır. Ayrıca şarkı içinde geçen sözler öğrencilerin anlayacağı ve şarkı melodisinin öğrencilerin söyleyebilceği seviyede olduğu görülmüştür. 280 Ara Özet Görüşme ve ders gözlemleri karşılaştırıldığında ifade edilenlerin, ders gözlemlerinde karşılık bulduğu görülmektedir. Ancak anne ve babanın, derste öğretilen konuların programda yer alıp almadığı ve onların içeriğinin yeterince açıklanıp açıklanmadğı konusunda bilgi sahibi olmadıkları anlaşılmaktadır. Derste farklı etkinliklere yer verilmektedir, Türkçe okuma alıştırmaları yapılmakta, imla ve noktalama işaretlerine dikkat çekilmektedir. Dolayısıyla velinin, çocuklarının Türkçe Dil Bilgisi ni öğrenmesi talebi karşılanmaktadır. 2. Đkinci Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi a. Görüşme 2 (1) Anneyle Görüşme Kezban Tatar la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: 31.05.2005 tarihinde Va nın evinde görüşülmüştür. 280 Din öğretiminde şarkının kullanılması hakkında geniş bilgi için bkz. Johannes Lähnemann, Musik und Lied im Religionsunterricht, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Gottfried Adam, Rainer Lachmann, Methodisches Kompendium für den Religionsunterricht 1, Vandenhoeck & Ruprecht, Göttingen 2002, s.299-326. 131

Kişisel Bilgiler: Va Türkiye de doğmuştur, otuz üç yaşındadır. Ev hanımıdır. Daha önceleri mesleği olmadığından temizlik işlerinde çalışmıştır. Ortaokul ve Meslek Lisesi ni okumuştur. Meslek Lisesi nde bir mesleği tam olarak öğrenmemiştir. Çünkü bir sene devam edebilmiştir. Almanya ya 1977 yılında gelmiştir. Eşi otuz dört yaşındadır. Vb, Almanya da doğup büyümüştür. Aynı şekilde Ortaokul ve Meslek Lisesi ni okumuştur. Üç çocukları vardır. On altı, on üç ve sekiz yaşlarındadır. Va, on altı yaşında evlenmiştir. Genç bir annedir. 281 Çocuğun dersleriyle ilgilenme Va, çocuğunun okul toplantılarına katılmaktadır. Bir problem olmadığı ve çağrılmadığı sürece görüşmeye gitmemektedir. 282 Aydan ın dersleriyle anne, kendisinin ilgilendiğini söylemektedir. Evet beraber yapıyoruz sayılır yani(güldü) 283 En çok matematik ve Almanca derslerinde yardım istemektedir. Aydan, çok mükemmel Almanca konuşamamaktadır ancak şu anda dili yeterli gelmektedir. Yazı yazmada ve anlamada zorlanmaktadır. Okulda verilen Almanca destek derslerine katılmaktadır. 284 Va, bu derse çocuğunun hangi zamanlarda gittiğini, kaç saat ders aldığını bilmemektedir. Plana göre değiştiğini ifade etmiştir. 285 Va, din dersi öğretmeniyle henüz tanışmamıştır. Büyük kızı ve oğlu da ondan ders almasına rağmen sadece duyumlardan tanımaktadır. 286 Bu derste çocuğunun neler öğrendiğini anlatan Va, çocuğunun Allah ın bir olduğunu, Kelime-i Şehadeti, besmeleyi, bazı hikâyeleri öğrendiğini bildirmiştir. Mesela Bayramlarda Kurban bayramı neden yapılır, nasıl yapı- oluyo eee falan hepsini öğrenmişler çocuklar. Ramazan Bayramı nda mesela, bütün hepsi defterlerinde mevcut. 287 Anne, çocuğunun defterlerine baktığını ifade etmiştir. 288 281 Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 4, St:1-53. 282 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:61-71. 283 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:73. 284 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:74-91. 285 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:92-98. 286 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:255-259. 287 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:183-185. 288 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:186-189. 132

Din dersini ve dersin dilini tercih Dersi nasıl tercih ettiğini anlatan Va, kendisine gönderilen bir belgede, din dersini seçmiştir. Çocuğunun hem din dersi hem Türkçe Dersine gitmesini istemiştir. Din Bilgisi Dersi için not verilmesinin istenip istenmediği kendisine sorulmuştur. Va, not verilmesini istememiştir. 289 Va, din dersini niçin tercih ettiğini şöyle anlatmıştır: Çünkü dinimizi de öğrenmeleri açısından en azından bazı bilgileri edinmeleri için. Tam detaylı da olmasa biraz çocuklar bazı şeyleri kapıyorlar, din dersindende. M: Detaylı da olmasa derken Va: Yani tam inceden inceye öğrenilmese de bilmeleri, gene de gidip öğrenmelerinde fayda var. 290 Va ye neden Türkçe Din Bilgisi Dersi ni tercih ettiği, okulda Almanca Đslam Din Dersi nin de olduğu sorulduğunda Va, öyle evet, onu da yeni duydum (gülerek) Almanca dan din dersi verildiğini Alman öğretmenler tarafından din dersi verildiğini daha yeni duydum ben (gülerek) eee arkadaş söyledi. Ama benim tercihim gene Türklerde Tabi. Çocukların zaten daha iyi anlayabilmeleri için Türkçe verilmesi daha iyidir. Türkçe ana dilleri. Almanca da mesela bi şey dese çocuklar bu sefer iki dini de birbirine karıştırma şeyleri de olabilir. 291 Demiştir. Konuşmalarından ve görüşmenin devamından anlaşıldığı üzere Va nin okuldaki Almanca Đslam Din Bilgisi Dersi nden haberi yoktur ve Etik dersiyle karıştırmaktadır. Yok ya ben fark etmedim. Ama ben arkadaştan duydum. Çünkü Etikler oluyor, ben Etiklerde başka şeyler yapıldığını düşünüyordum, gerçi öyle yapılıyordu eskiden. Şimdi Etik te Alman öğretmeni, Almanca din dersi verdiğini duydum, ay Türkçe din dersi verdiğini duydum. 292 demektedir. Böyle bir dersin çocuklar için uygun olmayacağını belirten Va, sebebini şöyle açıklar: Çünkü eğer bütün derslerden ver- bütün dinleri öğretiyorlarsa çocuklarda bocalama çıkar. Hangisi neydi, diye. Çünkü gerçekten dinimiz çok ince bir dindir. Bunu da en iyi bilen kişiden eğitimini alıcaksın ki ona göre çocuklarımız da öğrensin. 293 289 A.g.d., Transkripsiyon 4, St: 99-104. 290 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:108-112. 291 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:114-120. 292 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:132-135. 293 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:150-152. 133

Ders dili Almanca olduğunda çocuğunun zorluk çekeceğini belirten Va, şunları söylemiştir: Yok uyuşturmaya şey yapardı ama bocalardı. Çünkü Türkçe mizde, biz tam Türkçe yi bilmiyoruz ve bi kelime çıkıyor ortaya mesela soruyor, anne bu Türkçe ama bunun anlamı nedir? Diyor, bilmiyor çocuk. Mesela namaz kılmayı sordu bana, diyorum ki böyle böyle, böyle böyle yapılacaktır diye. Yani anlattın mı çocuk onu kavrayabiliyor. Ama Almanca olmada biraz yani bizim çocuklarımız zorluk çeker. 294 Din dersinden hoşnut olma Derslerin yeterli olmadığını söyleyen Va, tam yeterli şey değil ama en azından iyidir. Çünkü bizler de yeteri kadar ilgi- ilgilenemiyoz. Her şeyi öğretemiyoruz çocuklara. Gene de yani ben memnunum. 295, Ha az olması. Çünkü heralde ya zaman kısıtlı ya da haftada bir kere oluyor Türkçe Din Dersi. O zarfın içinde de tabii ki çocuklara hepsini öğretmek çok zor. O yüzden de hep kısa kısa alınmış bölümler ama ıııı kısa olmasına rağmen bayağ bişey öğrettiklerini zannediyorum. 296 Çocuğunun bu derste Allah ın yarattıklarını öğrenmesi ve konuyla ilgili resimler çizmesi annenin çok hoşuna gitmiştir. 297 Din dersinden hoşnutsuz olma Va, din dersi ile ilgili kendisini rahatsız eden, memnun olmadığı herhangi birşey olup olmadığı sorulduğunda, cevabı Valla şu anda aklıma gelmiyor öyle bişey çünkü yani biz öyle olmuşuz ki, ne kadar ders verilirse, neler yapılırsa o kadar da artık tamam diyoruz. Yani bilemiyorum o konuda aklıma hiç bişey gelmiyor. 298 294 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:159-163. 295 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:191-193. 296 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:195-198. 297 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:221-224. 298 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:230-232. 134

Din dersine yönelik beklentiler Va nin tek beklentisi çocuğunun dinini öğrenmesi, hangi dinden olduğunu bilmesi dir. Kendileri çocuklarına din konusunda destek olamamaktadır, bu sebeple okulda öğrenmelerini istemektedir. 299 Va, dinle ilgili konuların kademeli olarak öğretilmesini beklemektedir. çocuğun yaşına göre bazı alımlı şeyler var. Mesela diyelim ki, biz kalkıpta yirmisekiz tane peygamberi çocuğa anlattık mı, o artık şaşırır. Hangisi hangisi diye. Fakat bölüm bölüm en azından anlatılırsa yani bugün ikinci sınıfsa, yarın üçüncü sınıf, daha farklı şeyler öğretilse, hani daha değişik şeyler öğretilse, böyle yavaş yavaştan bütün hepsini dokuzuncu sınıfa kadar, olur mu bilmiyorum ama kavrayabilse yani. Bütün temelini alabilse. Hani zamanla diyorum ben. Çünkü tabii ki hepsini isterim sure öğrenmesini de isterim, peygamberleri de tanımalarını isterim hepsini istiyorum. Ama hepsi sığmıyor bir yere çünkü zaman az bir saate iki saate hiçbir şey sığmıyor. 300 Çocuğu camiye gönderme Va, Almanya da eğitim almıştır ve aynı din derslerini kendileri de görmüşlerdir. Kendisinin dinle ilgili öğrendiklerini daha çok cami eğitimi sayesinde olduğunu ifade etmektedir. Kızlarını da bu sebeple camiye göndermek ve temel eğitimlerini oradan almalarını sağlamayı arzulamaktadır. Va, büyük çocuklarını daha önce camiye götürüyorken zamanla pazar günlerini kendisi için ayırmak istemiştir. Zaman kısıtlığından ve caminin uzak oluşu nedeniyle camiye götürmekten vazgeçmiştir. Aydan, henüz hiç camide eğitim almamıştır. 301 Fakat Va, Aydan ın camide eğitim almasını çok arzulamaktadır. Niçin şöyle (sesini yükseltti) Kur an-ı Kerim i okumayı, Arapça okumayı öğrensin, çünkü ben de evlenene kadar camide okuyordum. Hem dışarı hem de camide okuyordum. Hem ne bileyim daha çok, o kadar çok bilgiler var ki, onların hepsini okulda alacağına inanmıyorum zaten. Çünkü yeterli değil kısıtlı zaten, o yüzden de camide daha fazla bilgi alacağına inanıyorum. 299 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:202-206. 300 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:210-219. 301 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:238-247. 135

Hani en azından Arapça öğrenmeleri, Arapça nın manasını da öğrenebilirler. Bilemiyorum (sessiz) 302 (2) Çocukla Görüşme Aydan Tatar la görüşülmüştür. 303 Görüşmeye Dair: 31.05.2005 tarihinde çocuğun evinde Türkçe görüşülmüştür. Kişisel Bilgiler: Sekiz yaşında Holzgarten Okulu 2. sınıf öğrencisidir. 304 Ders çalışma Aydan derslerini yapmada bazen zorlanmaktadır. En çok Almanca da zorlanmaktadır. Yardım istediğinde annesi yardım etmektedir. Din Bilgisi Dersinde zorlanmamaktadır. 305 Din dersi etkinlikleri Derste yaptıklarını anlatan Aydan, şunları söylemektedir: Iım böyle yanımıza, yanınıza yanına çağırıyor ondan sonracıma anlatıyor, böyle şöyle yapcanız diye. Yazma şeyinde de çizdiriyor kalemle hafiften, onlara bakarak yazıyoz. Böyle anlatıyor. Şimdide bugün de hızlı öğrenme şeyi var, okuma şeyini yaptık oyun gibi, ondan sonracıma bi Dakka, ondan sonracıma onları saydık, öyle bitti. Hıh (güldü) 306 Öğretmen derste hızlı okuma yarışı yapmıştır. Herkes kitaplarından seçilen metni okumuştur ve öğretmen de çocuklara dakika tutmuştur. Süre bitiminde kimin kaç kelime okuduğuna bakılmıştır. Bu yapıldıktan sonra okudukları hikâyede ne anlatıldığı üzerinde konuşulmuştur. Çocuklara ne anladıkları sorulmuştur. 307 Öğrenciler derste, halka oluşturmaktadır. Bu halkada oturup, konuyla ilgili ne anladıklarını, öğrendiklerini konuşmaktadır. Sandalyesiz halka yaptıklarında birinci sınıfta, öğrendikleri şarkıyı söylemişlerdir ve ayaklarını folklor figürü olan sağa ve 302 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:249-254. 303 Görüşmede Dersin Dili ve Camiye Gitme kategorileri oluşmamıştır. 304 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:1-6. 305 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:7-16. 306 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:35-38. 307 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:39-66. 136

sola sallamışlardır. Aydan, Böyle şarkı söyleyerek sağ sol yapıyoz, bazen sonra şarkı söylüyoz, sağ sol ayağmızı, sağ sol demiyoz ama öyle devam yapıyoz, şarkının böyle devamlarını yapıyoz. Demiştir. Ama Aydan bu şarkıyı hatırlamamıştır. Çünkü bu oyunu oynayalı çok olmuştur. 308 Bundan başka derste oyun oynamamışlardır. 309 Aydan, bir tane de ilahi öğrenmiştir ama unutmuştur. Đlahinin defterinde olduğunu belirtmiştir. 310 Fakat daha sonra bunun folklor figürlerini yaptıkları şarkı olduğunu söylemiştir. Birinci sınıfta bu şarkıyı öğrenmişlerdir, ikinci sınıfta da bunu öğretmen çalışma yaprağında vermiştir. 311 Bazen derste öğretmen, çalışma yaprakları dağıtmaktadır. Çalışma yapraklarını öğrenciler, önce defterlerine yapıştırmaktadır sonra boyanacak yerleri boyayıp, okumaktadır. 312 Derste el işi-teknik yapmamaktadır. 313 Öğretmen ödev vermektedir. Şey kitaptan bişeyler yazıyoz vayahutta Bil-(res-) ııım Resimli Hikaye yapıyoz, bazen müzik öğreniyoz. Tek bi tane öğrendik şimdiye kadar. M: Ev ödevi olarak? A: Hı hı 314 Öğretmen ödevlere bakmaktadır ancak Aydan, onun bazen unuttuğunu ifade etmiştir. 315 Derste okudukları bir metnin resimli hikâye olarak boyamaları istenebilmektedir. Taş kaynatan kadın hikâyesini bu şekilde çalışmışlardır. 316 Dağıtılan çalışma yaprağında bazı kelimelerin farklı renklere boyanması istenmektedir. Aydan bunun sebebini bilmedikleri kelimelerin dikkatlerini çekmesi için yapıldığını belirtmiştir. 317 Öğrenciler, kitaptan yazı yazmayı çok sık yapmaktadır. M: Buraya da doğrulukla ilgili bişeyler yazmışsın. A: Evet yazdık ondan sonra. M: Bunu kitabınızdan mı yazdınız? 308 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:69-84. 309 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:85-87. 310 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:88-91. Đlahinin metni şöyledir: Allahıma teşekkür ediyorum. Yürüdüğüm koştuğum için Allah a teşekkür ediyorum. Okuduğum yazdığım oynadığım için Allah a teşekkür ediyorum. Sevdiğim sevildiğim yaşadığım için Allah a teşekkür ediyorum. 311 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:95-103. 312 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:104-114. 313 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:115-116. 314 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:20-23. 315 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:25. 316 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:248-253. 317 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:215-220. 137

A: Kitabımızdan yazdık. M: Öğretmenin dediği yerleri yazdınız herhalde? A: Evet her gün öyle yapıyoruz ( gülerek) 318 Bu derste sınav olmamışlardır. Türkçe dersinde olmuşlardır. 319 herhangi bir konunun olmadığını söylemiştir. 320 Anlamadığı Sınıf yönetimi Öğretmen derste konuşulduğu zaman kızmaktadır (Gülerek) Bigün bi sınıftan kafasına vurdu defterle, konuşuyor diye çok, bazen de kızıyor. Sinirli diğil az kızıyor, konuşanlara ama çok kızıyor 321 Derste öğrenilenler Bu derste neler öğrendiğini anlatan Aydan Hacta döndüklerini falan anlattı, onu insanlar boyadık. Hac şeyini verdi kâğıdını, onu kesip yapıştırdık, ondan sonracıma boyadık, ondan sonracıma başlarında bi şey var çiçekli, Arapçasında bismilaramanirarahimi öğretiyordu, ondan sonracıma Türkçesinden de vardı. Onun da vardı, altta yazıyordu ondan sonracıma..ıhh unutmadım esirgeyen bağıslayan Allah ın adıyla başlarım. Ondan sonra defterden yazdığımız şeyleri kitaptan ondan yazdığımız şeyleri anlatıyor bize, şöyle böyle diye, o kadar. Aydan aslında hac, besmele ve kitaptan okudukları konulara işaret etmektedir. 322 Defterine birlikte bakılıp konuşulduğunda besmele çalışma yaprağı verilmiştir. Öğretmen sadece besmeleyi ezberleyin demiştir. Kavramlarını açıklamamıştır; esirgeyen, bağışlayan kavramları vb. 323 Ali ile Ailesi çalışma yaprağını okumuşlar, boyamışlardır. Burada Ali nin yaşamayı Allah ı sevdiğini öğrenmişlerdir. Allah la ilgili öğretmenden öğrendiklerini nakletmiştir. Allahımız ağaçları, şey güneşi falan onları yaratıyor dedi. Ondan sonracıma mesela dua ettiğin zaman çocuk istediğin zaman mesela onu veriyor işte. Đstediğin her şeyi yapıyor, bazen dedi. Ondan 318 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:461-466. 319 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:581. 320 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:577-579. 321 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:117-121. 322 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:139-144. 323 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:148-154. 138

sonracıma kötü bişey söylediğiniz zaman eksi yapıyor size diyo, iyi bişey yaptığınız zaman diyo, şeey eemm doğru şey veriyor, dedi. Öyle anlattı. 324 Fakir çocukları boyadıkları derste fakir çocuklara nasıl yardım edebiliriz, neler verebiliriz bunlar üzerinde konuşulmuş ve çocuklar bunları resmetmiştir. 325 Peygamberimizin 571. yılında doğduğunu kırk yaşında peygamber olduğunu öğrenmiştir. Peygamberlerin insanlara yardım ettiğini, Allah ın dediklerini yaptıklarını öğrenmiştir. Konuyla ilgili çalışma yaprağı dağıtılmış oradaki bilgiler okunmuş ve boyanmıştır. Hz. Peygamberin sarı renkte boyanması istenmiştir. 326 Ramazan Bayramı konusunda büyüklerin ellerinin öpüldüğünü, büyüklerin şeker, para verdiklerini konuşmuşlardır. Konuyla ilgili çalışma yaprağı verilmiştir. Çocukların bayramı nasıl kutladıkları ve niçin bayram kutlandığı üzerinde konuşulmamıştır. 327 Taş kaynatan kadın isimli metni çocuklar okumuştur. Onun resimlerle ifade edilmesi istenmiştir. Aydan ın ifadesine göre metin öğrencilere açıklanmamış, üzerinde konuşulmamış, çocukların ne anladıkları sorulmamıştır. 328 Đlk kurban konusunu kitaptan okumuşlar, Hz. Đbrahim in oğlunu kurban etmek istemesini öğrenmişler ve öğretmenin işaretlediği yerleri kitaptan defterlerine yazıp onunla ilgili resim boyamışlardır. 329 Yalancı Çoban hikâyesi kitaptan işlenmiştir. Önce metni okumuşlar sonra üzerinde öğretmen çocukları konuşturmuş ve ardından resimli hikâye yapmalarını istemiştir. Bu hikâye ile ilgili konuşulduğunda şunlar çıkmıştır: Aydan Bu adam şimdi yetişin kurbanlarımı şeyler yiyor diyordu, kurtlar, ondan sonracıma geliyordu şeyler, ondan sonracıma şapıyordu gülüyordu, onlar da geri gidiyordu. Ondan sonracıma gerçek olay burda oldu. Ondan sonracıma yetişiiin diye bağırdı, onlarda inanmadılar öyle öldüler koyunları. M: Ne öğrendin sen bu hikâyeden, sonuçta çobanlar hep böyle yalan mı söylermiş? 324 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:156-167. 325 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:175-183. 326 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:185-214. 327 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:221-235. 328 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:240-249. 329 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:255-281. 139

A: Ihh. Yalan söylemezlermiş. Yalan söylediği için başına bu gelmiş işte. Gerçekten onlar da inanmamış yine yalan atıyor diye. Ondan sonracıma kurbanları da ölmüş sonunda. M: O zaman biz ne yapmalıyız? A: Biz yalan atmamalıyız, şaptı. 330 Balıkçılar hikâyesi yine kitaptan okunmuş ve belli yerleri defterlerine yazılmıştır. Resimli hikâye yapmışlardır. Bu hikâye hakkında konuşulduğunda Aydan şunları söylemiştir: A: Allah a fırtına geldikten sonra yalvarabiliriz, kötü bişey olduktan sonra. M: Kötü bişey olmadan önce yalvarsak olur mu? A: Olmaz M: Đlla kötü bişey mi gelcek? A: Ihh (güldü) 331 konuşmanın devamında Aydan, Allah ın her zaman yardım edeceğini düşündüğünü ama öğretmenin bazen Allah ın yardım etmeyebileceğini dediğini, söylemiştir ve ona yalvarmazsak başımıza daha büyük bişey gelir demiştir. 332 Cami ve Kilise çalışma yaprağında Aydan, Burda kilise ve camiyi öğrendik. Burda hilal yazıyor, hilal bu demekmiş. Öyle çizdik sarı renge boyadık, sarı renkle de buraya şaptık. Papaz da kilise de bu demekmiş, yok papaz ha bu demekmiş, onu yaptık. Öyle devam yaptık, öğretmen de bize boyattırıp da yaptı işte. Cami ile kiliseyi beraber yaptık çünkü bu kilise bu cami. Böyle yaptık. 333 Büyüklerimizden temiz bir dünya istiyoruz çalışma yaprağında Burda diyor ki büyüklerimiz, bir temiz dünya istiyor. Ondan sonracıma, burda Allah bize çoğaaalmak emirini vermiştir diyor. Çoğalmak için sağlıklı olmak gerekir diyor. Biz de bunu böyle boyadık, temiz olalım ondan sonra öğretmenimiz bize anlattı, sokakları pis bırakmıyalım diye. Ondan sonracıma biz de evet dedik, temiz bırakmamız lazım dedik. Ondan sonracıma öyle devam ettik boyamaya. M: Çoğalmak ne demek Merve? 330 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:302-310. 331 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:336-340. 332 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:355-358. 333 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:362-365. 140

A: Çoğalmaaak, em böyle (5) ııııı meselaa çoğalmak böyle temeşirler tavşanlar gelir herhalde. Resimde (gülerek) öyle gösteriyor. M: Allah bize çoğalma emrini vermiştir. Ne demek bu? Allah bize çoğalma emrini vermiştir? A: ıııı (7) 334 Bu konuyla ilgili olarak defterlerine yazı yazmışlardır Allah her şeyi yaratmıştır demişler. Allah ın yaratması ile ilgili Aydan la konuşulduğunda Yaratmak, mesela ağaçları yarattı, çiçekleri ondan sonracıma toprakları falan onları yarattı demek 335, Đnsanlar ev yaratabilir taşlarla, ondans- insanlarda yaratabilir toprağı ekerek, domates felan. Ondan sonracıma. M: Đnsanlar nasıl yaratır Allah nasıl yaratır? A: Allah M: Arada ne fark var? A: Hiçbir fark yok. M: Ama insanlar mesela toprağı eker dedin, A: Evet toprağı eker ama Allah da topraktan büyütür.(güldü) 336 Öğrenciler, Hac konusunu öğrenmişlerdir. Kâbe resmi çalışma yaprağında verilmiştir. Öğrenciler onu kesip defterlerine yapıştırmış ve onun etrafında tavaf yapan insanlar çizmişlerdir. Kâbe nin etrafında yedi defa döndüklerini, hacca gitmek isteyenlerin gidebileceğini, orada insanlar beyaz bir şey giyindiğini, dua edip namaz kıldıklarını öğrenmiştir. Hac konusuyla ilgili sorulan bir soruya verdiği cevap dikkat çekicidir. M: Hacca gidince Allah sever mi insanları? A: Sever (sessiz gülerek) ama normal normalde olanları da sever. Her türlü olanları sever. 337 Öğrenciler, Kurban Bayramını öğrenmişlerdir. Bu bayramda ne yaptıklarını konuşup bunu resimlemişlerdir. Niçin kutlandığı hakkında konuşmamışlardır. 338 Öğrenciler, Doğruluk konusunu kitaplarından öğrenmişlerdir. Oradan defterlerine Aldatan bizden değildir, hile düzen cehennemedir, hadisini yazmışlardır. Aldatmanın ne olduğunu Aydan, bilmemektedir. Ancak hile ile ilgili örnek vermiştir. 334 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:377-387. 335 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:403-404. 336 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:406-413. 337 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:444-446. 338 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:447-460. 141

Sağlam elmaların içerisine satıcı çürük elma koyarsa hile yapmış olmaktadır. Doğru olmak içinse temiz elmaları koymak gerekmektedir. 339 Ben Müslümanım konusunu yine kitaptan işlemişlerdir. Öğrenciler, defterlerine belli yerleri yazıp kilise ve cami resimleri boyamışlardır. 340 Aydan, Peygamberimiz Ulu şiirini çok uzun bulduğu için anlamadığını söylemiş, sadece şiiri kitaptan yazdığını belirtmiştir. 341 Susuz köpek hikâyesini kitaplarından öğrenmişlerdir. A: Evet burda koyun emm peygamberimiz bir bahçedeydi onu şapıyordu. Bu da ona şikâyet ediyordu, birisini. Hep şey ediyordu şikâyet ediyordu işte. Peygamberimiz de dedi ki, bu deve kimindir? O da benimdir, bu da benimdir diye şaptı. Peygamberimiz de sen Allah tan korkmaz mısın dedi, o da bişey demedi. Ondan sonracıma M: Peygamberimiz nerede? A: Peygamberimiz burada (resmini çizmiş) M: Bunu niye böyle sarı yaptın? A: Peygamberimizin yüzü yok diye sarı yaptım. Saten telezyonlarda sarı gösteriyorlar. 342 Susuz köpek hikâyesinden Aydan şunları öğrenmiştir: Su da verebiliriz ama onu evimize alıp besleyebiliriz de. Veyatta sahibinden şey yapmış olabilir, kapıdan çıkabilmiş olabilir, onu görüpte gasteye ilan verebilir sahibine sonra onu geri verebiliriz. 343 Öğrenciler Ağlayan Deve hikâyesini öğrenmişlerdir ancak Aydan bu hikâyede ne öğrendiğini hatırlamamaktadır. Sadece resimli hikâyesini yapmıştır. Kahramanların, neler konuştuklarını konuşma balonlarına yazmışlardır. 344 Çalışmak konusunu ( Barışmak için çalışmak lazım, Herkes çalışmak zorundadır) öğrenmişlerdir. 345 Dersten hoşnut olma/olmama Aydan, öğretmenin dersteki etkinliklerinden ve derste öğrendiklerinden memnundur. 346 En çoook kitaptan hikâye yazmamız hoşuma gidiyor, Resimli 339 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:461-479. 340 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:482-488. 341 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:500-506. 342 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:519-526. 343 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:556-558. 344 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:533-545. 345 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:562-575. 142

Hikâye yaptırması hoşuma gidiyor. Boyatması hoşuma gidiyor. 347 Hoşuna gitmeyen bir şey yoktur, demektedir. 348 Görüşmelerin Raporu 1. Anne, Almanya da ilkokula ve ortaokula gitmiş ancak herhangi bir meslek edinememiştir. Baba da aynı şekilde Almanya da okumuştur. Anne, Aydan ın sadece okul toplantılarına katılmaktadır. Din Dersi öğretmeniyle hiç görüşmemiştir. Diğer çocukları da aynı öğretmenden ders almasına rağmen onların döneminde de öğretmeni tanımamıştır. Anne, çocuğunun derslerine yardımcı olduğunu söylerken tereddütlü konuşmuştur. Evet beraber yapıyoruz sayılır yani (güldü) Sayılır ifadesi pek olumlu bir ifade değildir, ayrıca böyle dedikten sonra annenin gülmesi de söylediklerinin doğrulunda şüpheye düşürmektedir. Anneye göre, Aydan ın Almancası yeterli değildir ve bu sebeple destek dersleri almaktadır. Fakat ne kadar kaç saat aldığını annenin bilmemesi, çocuğunun dersleriyle ne kadar ilgilendiğini göstermektedir. 2. Çocuğunun bu derste neler öğrendiğini, anne çocuğunun defterine bakarak öğrenmiştir. Defterinde gördüklerini saymaya çalışmıştır. Fakat söylediği konular oldukça azdır; Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Kelime-i Şehadet, Besmele ve bazı hikâyeler. Aydan, derste hızlı okuma etkinlikleri yaptıklarını, kitaptan bazı yerleri yazdıklarını, yazmadan önce öğretmenin işaretlettirdiğini ifade etmiştir. Bazı kelimelerin farklı renklerde boyanmasının, öğretmen tarafından istenmesi, çocukların Türkçe dil gelişimlerine yönelik yapılan çalışmalar olarak kabul edilebilir. Çünkü amaç bilmedikleri Türkçe kelimelerin işaretlenmesidir. Aydan, öğretmenin kitap merkezli ders işlemesine dikkat çekmiştir. Her ders kitaptan bazı konuları yazmaktadır. Bunu ifade ederken Aydan ın gülmesi aslında onun da sürekli kitaptan yazmalarını normal bulmamasından kaynaklanmaktadır. Aydan, derste bir folklor figürü dışında eğitsel oyun oynamamıştır. Zaman zaman derste çalışma yaprakları ile çalışmışlardır. Aydan ın defterine bakarak yapılan görüşmede programda yer almayan konuları, onun derste öğrendiği görülmüştür. Hac, Besmele, Ramazan 346 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:131-135. 347 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:583-584. 348 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:587. 143

Bayramı, Kurban Bayramı, Doğruluk, diğer dinlerle ilişkileri anlatan kitaptan bir okuma parçası (Ben Müslümanım) 349, Barış ve Đslam ın katkısını anlatan bir konu (Barışmak Đçin Çalışmak Lazım), Hz. Peygamber in çalışmakla ilgili bir hadisini (Herkes Çalışmak Zorundadır) kitapdan öğrenmişlerdir. Bunlar arasından Hz. Đbrahim in oğlunu kurban etmesi (Đlk Kurban), yalan söylemek (Yalancı Çoban), Allah a inanmak ve dua etmek (Balıkçılar Hikâyesi), cami ve kilise konuları programda yer almayan ancak çalışma kitaplarında çalışma yaprağı veya ders kitaplarında okuma parçası olarak yer alan konulardır. Fakat bunlar öğretime konu edilmiştir. 3. Anne, bu dersi kendisine gönderilen bir formla tercih etmiştir. Aydan hem Türkçe hem de Din Bilgisi Dersine devam etmektedir. Din Bilgisi Dersine çocuğunu gönderme sebebi, çocuğunun bazı dinî bilgileri öğrenmesi amacıyladır. Anne, okulda verilen Almanca Din Bilgisi Dersi nden habersizdir. Neden Almanca Din Bilgisi Dersi ni tercih etmediği anneye sorulduğunda Etik dersi ile karıştırmıştır. Dolayısıyla annenin çocuğunun derslerine olan ilgisizliği tekrar ortaya çıkmıştır. Anne, diğer bir modelin uygulamasından habersizdir. Fakat haberli olsa dahi, yine de Türkçe Din Bilgisi Dersi ni tercih edeceğini belirtmesi, çocuğun Almanca dil yeterliliğinin olmamasındandır. Çünkü Aydan, Almanca ek ders almaktadır. Dolayısıyla Almanca Din Bilgisi Dersi nde verilen bilgiyi de çok iyi anlayamayacaktır. Annenin, Türkçe Din Bilgisi Dersi ne karşı tutumu ise aslında çok olumlu değildir. Dersin hiç olmamasındansa, olmasının iyi olduğunu düşünmektedir. Çünkü evde kendisi dinî bilgi verememektedir. Dolayısıyla bu açığı çocuğu, okulda gittiği derste kapatacaktır. 4. Anne, çocuğunun dersleriyle ilgilenememektedir. Derste öğretilen konuların aşamalı olarak öğretilmesini istemektedir. Ayrıca ikinci ve üçüncü sınıflarda farklı şeylerin öğretilmesini beklemektedir. Aslında annenin söylemlerinden aynı konuların gösterilmesinden hoşnut olmadığını çıkartmak mümkündür. 349 Ben Müslümanım okuma parçasında Müslüman bir çocuğun Hıristiyan bir arkadaşı ile önce kiliseye ardından camiye gitmeleri ve ibadethanelerde edindiği izlenimleri anlatmasından ibaret bir hikâyedir. Ancak hikâyede bilgi hatası mevcuttur. Hikâyede kiliseye gidildiğinde Hıristiyan çocuk Müslüman çocuğa bilgi vermektedir Çarmıha gerilmiş büyücek bir heykel vardı. Arkadaşım kulağıma bu heykelin peygamberleri Jesus (Đsa) olduğunu söyledi Đsa, Hıristiyanlıkta peygamber değildir. Okuma parçası için bkz. Đhsan Hökelekli, Đsmail Dolap, Asalet Akdoğan, Kadir Akyazı, Dinimiz Đslam 2, Önel Yayınevi, Köln 2000, s.17. 144

Aydan, öğretmenini ve derste öğrendiklerini çok sevmektedir. Onun derste hoşlanmadığı şey yoktur. Ancak öğretmenin zaman zaman derste konuşanlara kızdığını belirtmiştir. Boyama yapmayı çok sevdiğinden, derste yapılan resimli hikâye etkinlikleri, Aydan ın çok hoşuna gitmektedir. 5. Anne, kendisi dinle ilgili bilgilerini camide öğrenmiştir. Bu sebeple çocuğunun camide eğitim almasını istemektedir. Okulda ders saatinin az olması sebebiyle yeteri kadar bilgiyi edinemeyeceğini savunmaktadır, bu nedenle camide daha çok öğreneceğini düşünmektedir. Va, geçmişten gelen bir geleneği devam ettirme düşüncesindedir. Okulda verilecek bir din bilgisi dersi temel eğitimi sağlayacak şekilde düzenlenmektedir fakat velinin bu konuda güvensizliği mevcuttur. b. Ders Gözlem Analizleri Toplam altı ders saati (15.02.2005, 21.06.2005, 05.07.2005) gözlemlenmiştir. Bu altı ders saatinin iki ders saatinde (15.02.2005 tarihli ders gözlemi) öğretmen, çocukları defterlerinden çalıştırarak konu tekrarı yaptırmıştır. (1) Derslerin Đçeriği Derslerin içeriği başlığı altında yer alan kategoriler Allah ın Yaratması, Đnsanlar ve Dinler dir. Allah ın Yaratması Kitapta yer alan Allah vardır ve birdir konulu okuma parçası bir önceki derste okunmuş üzerinde konuşulmuştur. Gözlem yapılan bu derste, bir önceki derste öğrenilenler tekrar edilmiştir. Öğrt: Kitabınızı alıp öne gelin. Çocuklar sandalyelerini de alıp daire olmuşlardır. Öğrt: Son derste ne yaptık? Neşe: Allah vardır ve birdir. Öğrt: Peki Allah vardır ve birdir den ne öğrendik, aklımızda ne kaldı? Đsmail: Allah ın yarattıkları ile insanların neler yaptığını öğrendik. Öğrt: Mehmet sen ne öğrendin? Mehmet:.(cevap gelmez) 145

Öğrt: Yasemin? Yasemin: Dünyamızı da öğrenmiştik. Öğrt: Neyini öğrenmiştik? Öğrt: Cem? Cem: Cami de Öğrt: Sayfa kaçtı orayı açın bir hatırlayın, sessizce bakın. Öğrt: Hatırlayanlar kapatsın kitabını. Cengiz ne öğrenmişiz? Öğrt: Ay, güneşin etrafında hani Cengiz:.(cevap gelmez) Öğrt: Yasemin? Yasemin: Güneşin arkasına gelince, Öğrt: Hı, göremiyoruz Ay ı. Dünyamız yaklaşınca güneşe sıcak oluyor, uzaklaşınca soğuk oluyor. Öğrt: Allah ın yarattıkları ile insanların yarattıkları arasında ne fark var? Cengiz: Allah yaratıyor, insanda ondan bir şeyler yapıyor. Öğrt: Allah ın yarattıklarını incelediğiniz zaman insanlar ondan bir şeyler yapıyor. Allah taş yaratmış ondan evler yapıyoruz. Allah ne yaratmış? Aydan: Su, güneş, ağaç. Öğrt: Evet anlaşılmış. Đnsan mobilya yapıyor, ev yapıyor ama Allah ın yarattıklarından yapıyor. 350 Đnsanlar ve Dinler Đnsanlar ve Dinler konusunu çocuklar kitaptan okuduktan sonra okuduklarını özetlemeye çalışmışlardır. Arkasından öğretmen konu hakkında bilgi vermiştir: Öğrt: Şimdi şu haritaya gelin, sizinle konuşalım. Öğrenciler duvarda asılı olan dinler haritasının önünde toplanmışlardır. Öğrt: Dünya dönüyor mu? Aydan: Evet. Öğrt: Kaç şekilde dönüyor? 350 21.06.2005 tarihli 2. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 4, iki ders saati. 146

Öğrenci bunu sandalye ile göstermiştir. Hem sandalyenin etrafında hem de kendi etrafında dönerek dönmüştür. Öğrt: Kendi etrafında dönünce ne oluyor? Cengiz: 365 gün. Öğrt: Hayır gece gündüz. Geçen ders konuşmuştuk. Şimdi haritaya dönelim. Bu mavi yer ne? Yasemin: Su var. Öğrt: Diğer yerlerde insanlar yaşıyor, bu haritada hangi dinler var, onları gösteriyor. Bu okulda kaç tane din var? Mehmet: Almanlar var. Öğrt: Yok yavrum, hangi din? Öğrt: Hıristiyanlar. Hani bazen yanıma geliyorlar ya öğretmenleri olmayınca. Pembe yerler en çok, kimmiş bunlar? Christen. Yani Hıristiyanlar. Ama değişecek bu. Onlar Đsa peygambere inanıyorlar, biz de inanıyoruz ama buna girmeyeceğim. Sarı yerler Müslümanlar. Turuncu, Hindular, onlar Allah a inanmıyor. Đneği kutsal sayıyorlar. Öğrt: Dünyada çeşit çeşit neler var? Mehmet: Đnsanlar Öğrt: Çeşit çeşit insanlar olduğuna göre? Cem: Hıristiyanlar var. Öğrt: Dinler var. Yahudilik, Hıristiyanlık, ateistler var. Size şimdi bir şey sormak istiyorum, bizim okulumuzda da böyle değil mi? Herkes Müslüman mı? Hayır. Öğrenciler tekrar daireye geçtiler. Öğrt: Demek ki başka dinler olduğuna göre bizim nasıl davranmamız lazım? Öğrt: Ayşe Ayşe: Öğretmenim ne dediniz? Öğrt: Dinlemedin ki çok ayıp. Öğrt: Đnsanlar kendi kafalarına göre dinlere şekil vermişler, isim vermişler. Bizim okulumuzdakilerin çoğu ne idi? Neşe: (3) Etik 147

Öğrt: Hıristiyan dedik ya. 351 (2) Öğretim Öğretim başlığı altında yer alan kategori ders etkinlikleri; Okuma-Anlama- Yazma-Boyama etkinliğidir. Okuma-Anlama-Yazma-Boyama: Aslında öğretmen bu tekniği yazma-okumakonuşma metodu olarak ifade etmiştir. Fakat uygulamada en son aşama boyama olmuştur. Đnsanlar ve Dinler konusunda uygulanan bu etkinlik sırasıyla şöyle yapılmıştır: Öncelikle okuma ve anlatma: Öğrt: Şimdi kitabınızı açın, yapmadığımız bir şeyi bulun, söyleyin. (3) Susuz köpeği yaptık mı? Öğr: Yaptık. Cem: Temizlik. Öğrt: Onu yaptık sanıyorum. Đnsanlar ve Dinleri yapmadık mı? Bunu yapmadık değil mi çocuğum?(4) Şimdi yerinize gidin okuyun, saati kuracağım, anladıktan sonra yanıma geleceksiniz Çocuklar yerlerine geçmiştir. Öğrt: Hazır mısınız? Gürültü yaparsanız olmaz. Biiir, (2) başka yerlere gidebilirsiniz, rahatsız etmeyin birbirinizi. Bir, iki, üç. Öğretmen kronometreyi ayarlamıştır, dakika tutmaktadır. Öğrenciler ders kitaplarındaki konuyu okumaya başlamışlardır. Öğrt: Bak geçen ders gibi olursa kızarım Sema! Anlamadan gelmeyin. Önce yerinde bir anlat, buraya gelip zorlanma. Öğrt: Evet, birbirinize anlata durun. (beş dakika geçmiştir) Öğrt: Derya, başla çocuğum. Sırayla anlatıyoruz. Derya: Allah ın gönderdiği şeyleri anlatıyor. Herkesin Hıristiyan olup olmadığını anlatıyor. Almanya da Hollanda da çok Müslüman yokmuş. Öğrt: Evet sen anlat. 351 21.06.2005 tarihli 2. sınıf, Türkçe Din BilgisiDersi, Transkripsiyon 4, iki ders saati. 148

Yasemin: Herkes Müslüman değildir Aydan: Allah peygamberimizi insanlara göndermiş, Peygamber de onlara anlatmış, doğru konuşcaksın böyle kötü konuşmiyacaksın, Hollanda da hiç böyle Müslüman yokmuş. Öğrt: Orada kimler varmış? Hıristiyanlar (5) Aydan: Allah ilk önce en başta Adam la Havva yı yaratmış. Sonra da bir sürü insanlar olmuş. Sonra da bütün insanlar Müslüman değilmiş. Öğrt: Çeşit çeşit dinler olmuş. Allah ama hep peygamberler göndermiş. En sonuncusu kim o peygamberlerin bizim peygamberimiz? Mehmet: Hz. Muhammed Öğrt: Başka ne yazıyor? Cengiz: Başka resimlere tapmicaksınız demiş. Öğrt: Evet Neşe. Neşe: Alleah- Öğrt: Allah diyeceksin. Yasemin: Allah peygamber yaratmış. Peygambere söylemiş ki- Öğrt: Cem sen? Cem: Allah insanları yarattı. Öğrt: Güzel. Cem: Ve toprak, ağacı ve çicekler oldu. Allah taşları yarattı. Öğrt: Burada ne yazıyor Derya, onları söyliyeceksin. Derya:.. Öğrt: Aydan? Aydan: Allah insanları yarattı. Öğrt: Đlk önce kimleri yarattı. Adam baba ile Havva anayı yarattı. Mehmet: Onlardan da ağaçları, çiçekleri yarattı. Öğrt: Berkay, onu geçen ders konuştuk, demek ki tam okumamışsın. Sen söyle çocuğum Neşe: Allah insanları yarattı. Başka dinleri de. Öğrt: Yasemin sen söyle. Yasemin: Allah görünmez, ağaçları yarattı. Öğrt: Yavrum kitaptaki okuduğunu anlat. 149

Yasemin: Allah her şeyi yarattı. Herkes her yerde Müslüman değil. Öğrt: Hı. Đşte bugün bunu konuşacağız. Bizim dinimiz Đslam, ama Müslüman olmayan bir sürü insan var. Sen? Cengiz: Allah insanları yarattı. Toprakları. Öğrt: Yavrum okuduğunu anlat. Sen söyle! Neşe: Başka yerlerde Müslüman olmayanlar var. Öğretmen haritanın önünde konuyla ilgili dünyadaki dinler hakkında bilgi vermiştir. Arkasından yazı yazma etkinliği ve boyama etkinliğine geçilmiştir: Öğrt: Şimdi kitabınızı alıp kaleminizi alıp yanıma gelin. Birleştirilmiş masalarda çalışmaya başlamışlardır. Öğrenciler masaların etrafında sandalyelere oturmuşlardır. Öğretmen öğrencilerin yazacağı yerleri göstermiştir. Öğrt: Önce tarih atıp başlığı yazıyoruz. Sonra buraya kadar yazacaksınız.(kitaptan göstermiştir) Sonra da resimler yapacaksınız. Camiden, kiliseden yapabilirsiniz. Gittiniz mi kiliseye? Başka dinlerden resimler yapabilirsiniz, biliyorsanız. Büyük harfleri kırmızı, noktalama işaretlerini yeşil yapacaksınız. Öğretmen çocukların resimlerine bakmıştır. Öğrt: Bitiremeyenler evde devam etsin. Toplanın yavaş yavaş. 352 Bir başka konuda yine aynı etkinlik uygulanmıştır. Daha önceki derste Çevremizdeki Hayvanlar konusu kitaptan öğrenilmiştir. Gözlemlenen derste öğretmen, öğrenciler tarafından konunun tekrar edilmesini istemiştir: Çocukları ön tarafa toplanmıştır. Sandalyelerle yuvarlak oluşturmuşlardır. Öğretmen kitaptan bir konu aramıştır. Bunu yaptık mı? Öğrenciler: Evet Öğrt: Geçen ders ne yaptık tekrar hatırlayalım. Cengiz: Çevremizdeki hayvanları konuştuk. Öğrt: Đçinizdeki şeytanları atın artık. Bismillahirrahmanirrahmanirrahim derseniz gider. Evet Sema Sema: Hayvanlara acı çektirmicez. Mehmet: Hayvanlara çok iş yaptırmicaz, yemek vercez, başka bilmiyorum. Aydan: Aç bırakmicaz, susuz bıarkmicaz, onlara çok iş yaptırmicaz. Neşe: Hayvanlara iyi bakcaz. 352 21.06.2005 tarihli 2. sınıf, TürkçeDin Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 4, iki ders saati. 150

Öğrt: Sen hasta olunca doktora götürüyorlar mı? Neşe: Evet. Öğrt: Onların da doktoru var. Derya: Hayvanlarla oyniycaz. Öğrt: Aferin bunu bekliyordum. Hayvanların da gezmeye, tozmaya ihtiyacı yok mu? Siz de gezmeye gidiyorsunuz. Sema nın köpeği var. Sen gezdiriyor musun? Sema: Evet. Öğrt: Ama ben karşıyım evde köpek beslemeye. Niye? Cengiz: Evde köpek varsa melek girmez. Öğrt: Yok öyle şey yanlış aktarmışlar sana. Ondan değil. Kıl kaçabilir vücuduna, zararlı, sakın annenizi babanızı üzmeyin köpek istiyorum diye. Aydan: Hayvanları susuz bırakmicaz yormicaz. Öğretmen, çocuklar konuyu özetlerken kitaptan konuyu okumaktadır. Öğrt: Sen devam et! Mehmet: Acı çektirmicez, tekme atmicaz, iyi yönetecez onları, sularını vercez, dışarı çıkartcaz. Çocuklar hep aynı şeyleri tekrar edip durmakta, öğretmen ise tepki göstermeden beklemektedir. Öğrt: Bugün az uyudum, bir buçuk saat lütfen beni üzmeyin. Çabuk sinirlenebirim. Yasemin: Aç bırakmicaz, temizliğine dikkat etcez, pek iş yaptırmicaz, sırtlarında şey taşımicaz, oturmalarına izin verecez. Sema: Gezdircez, oynatcaz, vurmicaz, öldürmicez. Öğrt: Susuz Köpeği hatırlayan var mı? Çocuklar parmak kaldırmıştır. Öğrt: Bayağı hatırlayan var. Sen hatırlat bakalım. Aydan: Bir tane köpek susuzdu.. (anlatıyor) Öğrt: Sen anlat. (yarıdan devam ettirdi) Yasemin:.. (cevap gelmez) Öğrt: Sonra onları kim karşıladı? Cengiz: Peygamberimiz ve arkadaşları. Öğrt: Yani bizim dinimiz ne diyor? Ne istiyor bizden? Mehmet: Allah a inanmamızı. 151

Öğrt: Bu hikâyede? Neşe: Köpekleri susuz bırakmicaz. Öğrt: Yalnız köpekleri değil, bütün hayvanları. Dersin devamında öğretmen kitaptan Peygamberim Ulu dur şiirini işlemek istemiştir. Ancak öğrenciler daha önce bu konuyu öğrendiklerini belirtmiştir. Öğretmen o zaman, tekrar peygamberin babasının ve annesinin adlarını hatırlatmıştır. Bundan sonra öğretmen kitaptan bir başka konu daha söylemiştir ancak öğrenciler onu da okuduklarını söylemiştir. Son olarak Dinimizde Saygı ve Sevginin Yeri parçasını okumalarını istemiştir. O konu okunmamıştır. Öğrt: En güzel okuyandan başlayalım. Đsterseniz yerinizde bir okuyun sonra beraber okuyalım, önemli yerleri tespit edelim. Saati kurucam anlayan ön tarafa gelsin. Anlatacaksın ama. Öğrt: Çocuğum eline incecik bişey al, kalem al, gözünle takip et kalemi, o zaman daha çabuk okursun. Öğrenciler tahtanın önünde yuvarlak olmuşlardır. Sırayla konuşmuşlardır. Öğrt: Başla Mehmet. Mehmmet: Kardeşlerimizden, Allah Neşe: Çocuklar büyüklerine iyi davranmalı. Onlar da küçükleri sever. Öğrt: Büyükler nasıl olacak? Yasemin: Sevecek. Öğrt: Ben onu değiştirdim, büyüklerimiz onu eksik söylemiş. Hem büyükleri hem küçükleri sayıp seveceğiz. Saygı ne demek karşısındaki insana değer vermek demek, Şimdi o büyük diye, küçük diye değer vermiyeceğiz mi? Hem büyükleri hem küçükleri sayıp sevmek Allah ın emri. Cem: Kardeşlerimizle güzel oyniyacağız. Onlar bir şey atarsa yine de oynamalıyız Derya: Büyüklerin bayramda elini öpeceğiz. Öğrt: Bayramda neler yapacağız? Öğrt: Sokakta gördüğün kötü büyükler de var. Onlara değil tanıdıklarımızın elini öpeceğiz, yardım edeceğiz. Ama sokakta iyiler de var. Kimlere? Sema: Yaşlılara yardım edeceğiz. Öğrt: Yürüyemiyorsa yardım etcez, yer vereceğiz. Aydan: Yaşlılara su vereceğiz. 152

Cengiz: Büyüklere şunu getir bunu getir demiyeceğiz Yasemin: Yaşlılara yardım edeceğiz. Mehmet: Büyüklere yardım edeceğiz, selam vereceğiz, torbalarını taşiyacağız. Derya: Büyüklerin yanından gidiyorsak ve torbaları ağırsa yardım edeceğiz. Öğrt: Burada okuduklarından anlat. Kafanızdan anlatmayın. Öğrt: Peygamberimiz ne demiş anladınız mı? Cengiz: Yumuşak olacağız. Öğrt: Hadi şimdi kitabınızı alın gelin masaya işaretleyelim. Öğrt: Neşe iyi hatırlattı. Birgün ben yaşlı birinin yanından gidiyordum, torbaları ağırdı onları aldım. Arkamdan biri geldi, genç, Mehtap ın annesi, o da benim torbalarımı aldı. Öğrt: Tırnak işareti içindekileri sarı yapıyorsunuz, işaretler yeşil, yazılar sarıya boyanacak. Peygamber, Allah a imandan sonra amellerin en güzeli insanlara sevgidir, demiş bunu siz anlayamazsınız, ben açıklarsam anlarsınız. Allah a inandıktan sonra insanlara nasıl davranacağız, sevgiyle. Đkinciyi okuyacağım, Sizden biriniz (yani insanlardan biri) kendi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçekten iman etmiş olmaz. Ne demek bu? Mesela Neşe iki alıyor, Cengiz üç alıyor. Neşe ben bir alayım o, altı alsın diyebilir mi? Sema: Kendisi çok iyi olmak istiyor. Öğrt: Kendisi çok iyi olmak istiyor kardeşi kötü olsun diyebilir mi? O zaman iman etmiş olabilir mi? Mesela sen araba istiyorsan arkadaşın için de isticeksin. Ev istiyorsan arkadaşın için de isticeksin. Başka örnek verin bana. Öğrencilerden biri bir örnek vermeye çalışmış, cümlesini uzatıp açıklayamamıştır. Öğrt: Neyse siz bunu anlayamazsınız ama yazacağız bunu. Ama bir kere daha söyliyeceğim. Peygamberimiz ne demiş? Kendimiz için istediğimiz şeyi başkaları için de isteyeceğiz. Đyi Müslüman olmayız. Üçüncüyü okuyorum. Akrabasından iyiliği kesen cennete giremez Ne demek? Kendi akrabalarınız var mı? Onlara para gönderiyor musunuz? Derya: Evet Öğrt: Onlara yardım ediyorsunuz. Öğrt: Şimdi dediğim gibi yazın. 153

Öğrenciler yerlerine geçmiş ve öğretmenin kitaptan işaretlediklerini yazmaya başlamıştır.(hadisleri) 353 Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Allah ın yaratması konusu, Allah ın yarattıkları ve insanın yaptıkları şeklinde bir ayırımla öğretilmiştir. Aynı bilgilerin birinci sınıf öğrencilerin de öğrendikleri bir önceki analizde görülmüştür. Öğretmenin bu derste, Allah ın insanlara olan sevgisi, insanlara verdiği nimetler, O nun güzel isimleri çerçevesinde farklı bir boyutta konuyu öğretilebilirdi. Konu, kitapta verilen bilgiyle sınırlı kalmıştır. 354 2. Đnsanlar ve dinler konusunda öğrencilerin, gelişim seviyeleri nedeniyle din ve milliyet ayırımı yapamadıkları gözlemlenmiştir. Konu, haritada bilgi verilmek suretiyle öğretilmek istense de öğrenciler henüz din in ne olduğunu bilmemektedir. Bu okulda kaç tane din var? veya okuldakilerin çoğu ne? sorularına dersin sonunda bile Almanlar veya Etik cevabı gelmiştir. Öğretmen, derste ateist kavramını kullanmış fakat açıklamamıştır. Başka dinler olduğuna göre bizim nasıl davranmamız lazım? sorusu da yine cevaplandırılmamıştır. Bu konunun dinleri tanıtan resim ve semboller, materyallerle işlenmesi konuyu daha anlaşılır ve öğretici yapacaktır. 3. Okuma-Anlama-Yazma-Boyama etkinliğinde öğretmen, kitaptan konuyu okutturmaktadır. Okunacak konu veya öğrenilecek konu, o anda belli olduğundan öğrencilerin önceden konuyu evde okuyup gelmeleri gibi bir şansları yoktur. Ayrıca okuma parçası tespit edilirken, öğrencilere bunu yaptık mı?, yapmadığımız yer bulun! denmesi veya daha önce üzerinde çalışılmış bir konuyu, öğretmenin tekrar 353 05.07.2005 tarihli 2. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 8, iki ders saati. 354 Benzer bir konu Y Okul undaki öğretmen tarafından, 03.03.2005 tarihinde 2. sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi nde işlenmiştir. Öğretmen Türkiye den görevli gelmiştir ve görev yılının ilk senesidir. Konu Allah kullarına karşı sevgisini göstermek için ne yapmıştır? Öğretmen, öğrencilerin, Allah ın kullarına sevgisini nasıl gösterdiğini bir önceki dersten öğrendiklerinden hareketle cevaplamalarını istemiştir. Öğrenciler kul kelimesini anlamamıştır. Öğretmen, kelimeyi Đnsanlar olarak açıklamıştır. Öğrencilerden alınan cevaplar: Bizi yaratarak, Ağaçları yaratarak, Her şeyimizi vererek, olmuştur. Bunlara ilave olarak öğretmen insanlara düşünebilmeyi verdiği, hayvanların düşünemediği üzerinde konuşmuştur. Đnsanların O na karşı sevgilerini göstermesinin üç yolu olduğunu belirtmiştir: 1. Đbadet ederek, 2. Dürüst olarak. 3. Söylediklerinin dışına çıkmamak, yap dediğini yapmak, yapma dediğini yapmamak. Öğretmenin, bu dersinin çocukların seviyesine, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun olmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca ders, öğretmen merkezli işlenmiştir. Öğrenciler bir önceki derste öğretmenin aktardıklarını, bir sonraki derste tekrar eder konumdadır. Görsel hiçbir materyal kullanılmamıştır. Öğrenci tecrübelerinden faydalanılmamıştır. Etkili olarak kullanılmayan soru cevap tekniği dışında öğretmen konuşmasıyla ders sürdürülmüştür. 154

okutturmak istemesi, dersin plansız işlendiğini göstermektedir. Ayrıca din bilgisi dersinin okuma parçası eksenli işlendiği ve bu konuların din konusuyla ilişkilendirilmediği görülmüştür. Yani çocuk öncelikle susuz köpek olarak öğrendiği hikâyeyi söylemekte ve hatırlamaktadır. Hayvanlara yardım etmek konusu ile bağlantısı, sorulduğu takdirde ve eğer öğrenci ilişki kurabilmişse söylenmektedir. Öğrencilerin konuyu anlatması, kitapta yazılanlar doğrultusunda olmaktadır. Öğrenciler sırayla konuşmaktadır. Öğretmen kime söz hakkı verirse veya konuşmasını isterse o konuyu özetlemektedir. Oysa sınıf ortamındaki iletişimin iki yönlü yani öğretmen-öğrenci şeklinde değil öğrenci-öğrenci, öğrenci-öğretmen şeklinde olması, yeni eğitim yaklaşımlarında istenmektedir. Öğrenciler birbilerinin söylediklerine katkı yapamamakta, birbirlerine soru yöneltememektedir. Öğrenci, konuyla ilgili farklı bir bilgi ya da cümle kullandığında öğretmeni kitapta ne yazıyorsa onu söyleyin şeklinde uyarmaktadır. Bu uygulama, anlatma tekniğinin amacı değildir. Önemli olan çocukların kendi ifade şekilleri ve tecrübeleri doğrultusunda bilgisini özetlemesidir. Aksi takdirde geleneksel anlayıştaki ezberci yaklaşımla, ders yapılmış olmaktadır. Yazma etkinliğinde öğrencilere özgürlük sağlanmamaktadır. Öğrenciler, kendi öğrenmelerini kendileri şekillendirmemektedir. Öğretmen neleri yazacaklarını önce onlara kitapta işaretlettirmekte ardından öğrenciler yazmaktadır. Öğrenci neyin önemli neyin önemsiz olduğuna kendisi karar verememektedir. Konuya uygun resim yapılması aşamasında, öğretmen tekrar belirleyici rol oynamaktadır. Onlara hangi resimleri yapacakları söylenmektedir. Ara Özet Annenin aşamalı olarak bilginin öğretilmesini istemesinin nedeni ders gözlemlerinde ortaya çıkan durumla ilgili olabilir. Birinci sınıfta işlenen konu aynı içerikte öğretilmiştir. Ayrıca din öğretiminin kitap merkezli yapılıyor olması ve Türkçe Dersi gibi işlenmesi, çocuğun sürekli yeni bir okuma parçası üzerinde çalışmasını gerektirmiştir. Aydan ın gülerek ifade ettiği evet her gün öyle yapıyoruz demesi, derste kitaptan her ders okuduklarını yazdıklarını anlatmak içindir. Ders gözlemleri esnasında bu uygulamanın oldukça sık, çocuklar tarafından yapıldığı gözlemlenmiştir. 155

3. Üçüncü Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi a. Görüşme 3 (1) Anneyle Görüşme Hilal Akarca ile görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: 06.03.2005 tarihinde Va nın evinde görüşme Türkçe yapılmıştır. Görüşme esnasında çocuklar evde bulunmuştur. Vb çalışmaktadır. Va, genç ve bakımlı bir annedir. Aile dinî pratikleri çok olan bir aile değildir. Yılbaşında kutlama esnasında alkol içtiklerini ve Vb ye bazen alkol içirttiğini ifade etmiştir. Tanışmanın ardından görüşmeye geçilmiştir. Va, görüşme esnasında zaman zaman heyecandan sesi yükselmiş ve hızlı konuşmuştur. Fikirlerini çok cesaretle ve açık sözle dile getirmiştir. Bazen konunun öneminden kaynaklanan bir sinirlenme söz konusu olmuştur. Va, hararetle Türkçeyi ve Türklüğünü savunan bir annedir. Kişisel Bilgiler: Va, otuz iki yaşındadır ve Almanya da doğmuştur. Ortaokul ve Meslek Lisesi ni bitirdikten sonra işçi olarak çalışmıştır. Üç sene kuaför olarak çalıştıktan sonra mesleğini bırakmıştır. Dokuz ve üç yaşında, iki çocuk annesidir. 355 Çocuğun dersleriyle ilgilenme Va, çocuğunun okul toplantılarına katılmaktadır. Bunun dışında herhangi bir problem olursa okula gitmektedir. Problem olduğunda öğretmen de anneyi çağırabilmektedir. 356 Va, üç senedir çalışmadığı için çocuğun dersleriyle ilgilenebilmektedir. Ama tekrar çalışmaya başladığında ilgilenemeyebilir, düşüncesine sahiptir. Gizem in matematik dersinde ve Almanca yazı yazmasında desteğe ihtiyacı vardır. Va, çocuğunun bu dersleriyle ilgilenmektedir. 357 Çocuğun din dersinde neler öğrendiğini şöyle anlatmıştır: Din dersinde işte (.) Allah ın birliğini öğreniyor, peygamberimizin hayatını öğreniyor, sureler öğreniyor ondan sona birçok şeyi çok önemli şeyleri öğreniyor Gizem. Defterlerini her zaman 355 Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 6, St:1-20. 356 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:23-31. 357 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:33-38. 156

kontrol ediyorum, çok süper şeyler öğreniyor, zamanında benim öğrendiğim şeyleri öğreniyor, bu da beni mutlu ediyor 358 Din dersini ve dersin dilini tercih Çocuğunun Türkçe ve Din Bilgisi Dersi almasını hem kendisi hem de Vb istemiştir. Sebebini şöyle açıklamıştır: Niçin (2) çünkü benim ana dilim, yani bizim ana dilimiz, ana dil diye bişey var. Niye unutalım ki? Yani demek isted- ben öğrendim, annem beni o zaman Türk sınıfları vardı, Alman okulunu kabul etmedi Türk sınıflarına yolladı, aynı şekilde Türk sınıfları olsaydı, ben de çocuğumu yollayacaktım ama ııı yanı sıra Türkçe olsun din dersi olsun, neden öğrenmesin benim çocuğumun kökü Türk. Müslümanız biz yani sonuçta ne kadar Alman- Almanya da da yaşasam ben de burada dogmuş olsam benim kültürüm. 359 Va, okuldaki Almanca din öğretimi modelinden haberlidir. Ya (.) bilmiyorum ki (.) hiç görmedim etmedim ama Almanca din dersi- yani bi de Holzgarten Schule Türk öğretmeni var, Türkçe veriyor niye onu kabul etmeyelim, Almanca yı kabul edelim? Ben öyle düşündüm, özür dilerim belki ters gelir ama Hocam var yani benim orda. Öğretmen var bi tane orda, ne diye Türk ü sokmayim da Almanı sokayim şimdi. Çocuk ben diyorum, ana dil ilk önce, bi ana dili bi düzgün öğrensin. Yani mümkün olduğunca yani anneannesi de din dersi veriyor, yeri geldiği zaman ama niye kabul edeyim ben şimdi Almanca yı, onu anlamadım yani çoğu kişide dedi saten, aynı soruyu sordu bana. Aynı şekilde bu şekilde konuşuyorum onlara da (2) Eğer ama hocam olmasaydı? Türkçe veren olmasaydı, çaresiz kalsaydım o zaman yapardım? (.) Đslam a gitmesi için çaresiz yapardım? Etiğe gine göndermezdim onu da söylim altını çizerek. Ama eğer hocam olmasaydı yani deselerdi ki bana, Türk öğretmeni yok. Türkçe veremez Almanca ama var, verebilir deselerdi, gene kabul ederdim (2) Benim yiğenimin okulunda yok oğlan kardeşim gönderemiyor. Etiğe gönderiyor ve benim annem çok üzülüyor, annem diyor ki madem okulda görmüyor o zaman hafta sonu çocukları getirin, ben öğretim sureleri falan diyor, çocuğum yani yapmayın böyle, kendi annem öğretiyor 360 358 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:66-69. 359 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:42-47. 360 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:50-64. 157

Türkçeyi öğrenmenin önemine dikkat çeken Va, çocuğun ilk başta kendi dilini çok iyi öğrenmesi gerektiğini düşünmektedir. Almanya da yaşıyorum Almanca da çok önemli, şimdi Almanlara dediğim zaman ilk önce ana dil. Bak ben şimdi üç yaşındaki çocuğa ana dilini öğretiyorum ki, o Anaokulu nda o çocuk saten öğrenecek Almanca yı okulda, saten öğrenecek ama önce ilk ana dilini öğrensin tam olarak, net olarak yoksa yarı yarı çat pat konuşacak Türkçe yi. Türkiye ye gittiği zaman aa bu çocuk Türkçe konuşamıyo deniliyo ben Alman vatandaşlığına geçtim kardeşim ama benim köküm Türk görüyorsunuz benim görünüşüm hiç Alman a benziyo mu? (güldü) 361 Din dersinden hoşnut olma Va, dersin var olmasından memnundur. Size bişey söyleyim mi olmasını şu anda istediğim her şey oluyo saten ama yeterki dediğim gibi, bozmasınlar bu şeyi çok üzülürüm, eğer kaldırırlarsa, şey yaparlarsa inan çok yıkılırım, benim gibi çoğu kişi karşı gelecek 362 Va, konuların yaşlarına göre öğretildiğinden emindir ve memnundur. Tabii ki her şeyin yaş grubu var, hocam çocuklara her şeyi yaş grubuna göre öğretiyor, yavaştan yavaştan ve büyüdükçe büyüdükçe tabi ona göre şeyi değişecek yani ben şu anda Gizem in öğrendiği şeylerden çok memnunum kendisi de (öyle saten) 363 Din dersinden hoşnutsuz olma Türkçe ve Din dersinin saatlerinin az olmasından memnun değildir. Bu derslere katılan öğrencilerin sayısının artmasını arzu etmektedir. 364 Din dersine yönelik beklentiler Va, çocuğunun öğrendiklerini yeterli bulmaktadır. En önemli noktaları öğreniyor. Bunlar çok önemli benim için tabii ki ıııı ilerde daha da öğrenmesini isterim mesela ııı benim çocuğum ilerde Kur an-ı Kerim de Arapça okumasını da bunu da isterim ama tabi bu okullarda yok. Iıı önemli çocuk nerden geldiğini işte 361 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:140-146,159-160. 362 A.g.d., Transkripsiyon 6, St: 98-100. 363 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:105-107. 364 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:111-113. 158

Allah ın bir olduğunu, peygamberimizi, hayatını, onlar çok önemli onları öğreniyor, benim için yeterli oluyor onlar. Diğerini saten çocuk aile içerisinde çoğu zaman kapıyo öğreniyo mesela ben evet burda doğdum modern bişeyim ama ben, dinime düşkün bi insanım, belki başımı kapatmam ama belki şey yapmam, belki orucumu tutarım, namazımı kıl-,çoğu zaman kılıyom, çoğu zaman kılmıyorum (güldü) o benim kendi şeyime bağlı bişey ama dediğim gibi, biz (2) şey olarak inançlıyız çocuklar bunu görüyor, ben de çünkü annemde gördüm onu babam (.) babam tamam bizimle beraber değildi, ama annem anneannem gördüm, yani o yüzden istiyorum çocuğum da şey yapsın öğrensin ve öğreniyor da çok şükür 365 Çocuğu camiye gönderme Gizem e anneannesi bazen okulda öğrendiklerini tekrar ettirmektedir, sure öğretmektedir ve tatillerde de komşusu Kur an harflerini öğretmektedir. 366 Anneannesinden öğrenmesini dersin yetersiz olmasıyla ilgisi yoktur. Tekrar amaçlıdır. bi de yatarken de hepsini tekrarlıyor saten tekrarlıyor bi de yiğenlerim aynı yaştalar hepsi bir araya toplandıkları zaman, çocuklara biraz da eğlence gibi geliyo, işte sen kızım suphanekeyi oku, hadi anne-anneannecim sen de Fâtiha yı oku birbirlerine böyle şey gibi oyun gibi geliyo çocuklara 367 (2) Çocukla Görüşme Gizem Akarca ile görüşülmüştür. 368 Görüşmeye dair: Görüşme 06.03.2005 tarihinde çocuğun evinde, Türkçe yapılmıştır. Kişisel Bilgiler: Gizem, dokuz yaşında Holzgarten okulu 3. sınıf öğrencisidir. 369 365 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:72-83. 366 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:119-124. 367 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:133-137. 368 Görüşmede Ders dili ve Öğretmenin sınıf yönetimi kategorileri oluşmamıştır. 369 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:1-6. 159

Ders çalışma Va nin zamanı olduğunda, Perşembe günleri öğretmenle konuşma saatlerine gitmektedir. Vb çalışmaktadır. 370 Derslerinde zorluk çekerse annesi yardımcı olmaktadır. Matematik ve Almanca Gizem in zorlandığı derslerdir. 371 Din dersi etkinlikleri Gizem, ders etkinliklerini şöyle anlatmaktadır: G: Şebnem öğretmen de::e ıııı Đslam kitabımızı okuyoruz (2) ııı Türkçe dua öğreniyoruz. M: Duaları nasıl öğreniyorsunuz öğretmen derste okuyor mu yoksa siz evde mi ezberleyip geliyorsunuz? G: Iıı Öğretmen bazen tahtaya yazıyo bazen de (2) kâğıdın üstünde veriyo biz de evde yapıyoruz. 372 Öğrenciler bazen yuvarlak şeklinde oturup, derste öğrendiklerini konuşmaktadır. Derste öğrenciler boyama yapmaktadır. 373 Şarkı, din dersinde bu sene söylememişlerdir. Önceki senelerde Türkçe dersinde söylemişlerdir. 374 Bazen kitaptan yazı yazmaktadır. ııı öğretmen ne yazcamızı kurşun kalemle, ne yazcamızı işaretliyor, biz de yazarız kitaptan kitapta var yani 375 Öğretmen derste bitiremedikleri faaliyetleri eve ödev olarak vermektedir. Gizem, Kitaptan yazı yazmayı en çok okulda yapıyoruz, boyamayı da en çok ev de yaparız, en çok boyuyoruz demektedir. 376 Ödev kontrolünü öğretmen şöyle yapmaktadır Bakıyo, ıııı bazen güvenmiyor güvenmeyenleri çağırıyor tahtaya, defterine tek tek bakıyo güvendiklerine zaten bakmıyo. 377 Derste öğrenilenler Gizem neler öğrendiğini anlatmıştır: G: ııı dualardan Amentü yü öğrendim Türkçe sini ve Arapça sını Fâtiha yı öğrendik kitaplardan bazı::ıı dersleri iki tane. 370 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:7-9. 371 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:10-13. 372 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:21-25. 373 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:26-30. 374 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:31-32. 375 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:60-61. 376 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:160-167. 377 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:181-182. 160

M: Hangileri? G: Birisi(2) annenin dili diye bişey 378 Gizem in defterine bakarak sohbet ettiğimizde Dünyamızda Đnsanlar diye bir konuyu kitaplarından işlemişlerdir. Belli yerlerini de defterlerine yazmışlardır. 379 Dinimiz Đslam konusunu yine kitaptan işlemişler ve yazmışlardır. Sureleri kitaptan yazmışlardır. Đslam ın şartlarını yazmışlardır. Ancak Gizem öğretmenin namaz kılmasını gösterip göstermediğinden emin olamamıştır. 380 Đmanın şartlarını yazmışlardır. Amentü nün Türkçesini ve Arapçasını yazmışlardır. Gizem bunları ezberlemiştir. Hayır ve şerrin ne olduğu sorulunca bilememiştir. Başka kavramları öğrendiğini söylemiştir. Ahiret günü gibi ancak onu da bayramlarla karıştırmıştır. Ramazan, Kurban Bayramı gibi demiştir. Allah ın Kitaplarından kastın Kur an olduğunu ve onun nasıl yazıldığını anlatmıştır. 381 Osman Gazi ve Kur an a Saygı, Kutsal Varlıklar adlı okuma parçaları kitaptan öğrenilmiş ve belli yerleri yazılmıştır. Bunlarla ilgili resimler yapılmıştır. Gizem, kutsalın ne demek olduğunu bilememiştir. 382 Nemrut ve Hz. Đbrahim konusunu kitaptan okumuşlar, yazmışlar ve boyamışlardır. 383 Hırsızlık konusuyla ilgili olarak Annenin Dili okuma parçası kitaptan okunmuş ve resimli hikâyesi yapılmıştır. 384 Fâtiha suresini ezberlemişlerdir. Arapçasını ve Türkçesini de öğrenmiştir. Öğretmen derste Fâtiha nın Türkçe si üzerinde durmuş ve geçen kavramları açıklamıştır. Din günü, gazap, nimete erenler gibi. 385 Bizim Komşular okuma parçasını kitaptan okumuşlar ve resimli hikâyeyi okulda bitiremedikleri için kendilerine ev ödevi olarak verilmiştir. 386 378 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:50-53. 379 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:57-61. 380 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:62-67. 381 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:70-85. 382 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:90-95. 383 A.g.d., Transkripsiyon 5, St: 96-98. 384 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:103-109. 385 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:110-129. 386 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:130-134. 161

Dersten hoşnut olma/olmama Bu derste bilmediği şeyleri öğrenmek istemektedir. Derslerde sıkılmamaktadır ve derslerin zevkli geçtiğini ifade etmektedir. 387 Dualar öğrenmek, ödevlerde en çok boyama yapmak hoşlandığı etkinliklerdir. 388 Camiye gitme Kendisi evde Sübhâneke yi bir kitaptan öğrenmektedir. 389 Anneannesinde kaldığında, onunla duaları tekrar etmekte ve öğrenmektedir. Anneannesine bazen hafta sonları, kuzenleri de geldiğinde gitmektedir. 390 2004 yılında camiye gitmeye başlamıştır fakat zamansızlık sebebiyle artık gidemediğini belirtmiştir. Camide ne yaptığını şöyle anlatmıştır: Kur an öğrenmek için Kur an ı çünkü annem çok istiyor öğrenmemi, ben de istiyorum ama öğrenemedim. Orda Kur an öğreten bi öğretmen var, bunu bunu söyle bakalım diyo, buna çalış diyo orda masalara oturup sıramızı bekliyoz ve gelince söylüyoz. 391 Komşudan Kur an harflerini öğrenmektedir. 392 Görüşmelerin Raporu 1.Va, Almanya da doğmuş ve büyümüştür. Dolayısıyla eğitim sistemini ve tarihi süreçte Türklere verilen dersleri, tanınan imkânları bilmektedir. Va, eskiden daha farklı uygulama ve imkânların olduğunun ve bunun gittikçe kaldırıldığının farkındadır. Bu sebeple Türkçe Din Bilgisi Dersi nin geleceğinden de endişe duymaktadır. Onun da bir gün kaldırılacağı korkusunu yaşamaktadır. 2. Va, doğum izni sebebiyle üç senedir evdedir. Evde olması nedeniyle çocuğunun dersleriyle ilgilidir. Din Bilgisi öğretmenini yakından tanımaktadır. Din bilgisi dersinde çocuğunun birçok şeyi öğrendiğini söylerken Va, kendisinin daha önce öğrendiği şeyleri çocuğunun da öğrendiğini ifade etmiştir. Bu durumdan memnundur. Oysa aynı şeylerin seneler sonra hiç değiştirilmeden veriliyor olması, 387 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:35, 46-47. 388 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:201-204, 209. 389 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:137. 390 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:149-158. 391 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:217-230. 392 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:215-216. 162

bilginin çağa göre, yeni gelişme ve anlayışlara göre yorumlanmadan ve şekillendirilmeden sunulması, sorgulanmaya değerdir. Gizem, dersleriyle annesinin ilgilendiğini, babasının çalıştığını ifade ederek Va yla aynı bilgileri vermiştir. Đslam kitabımızı okuyoruz (2) ııı Türkçe dua öğreniyoruz ifadesiyle aslında nasıl ve neler öğrendiğini özetlemektedir. Gizem, derste Fâtiha suresini öğrendiğini belirtmiştir. Ancak programda bu sure yer almamaktadır. Âmentü duası da Đman ın Şartları bağlamında vardır. Dua olarak ezberlenmesi öngörülmemiştir. Hırsızlıkla ilgili herhangi bir konu da pogramda yer almamaktadır. Öğretmen derste, kitaptan okutturmaktadır ve okudukları metinlerin belli yerlerini yazdırmaktadır. Dua ve sure öğretimini öğretmen, dua ve sure metnini tahtaya yazarak veya çalışma yaprağında vererek yapmaktadır. Dolayısıyla çocuklar onları sınıfta değil, evde de çalışıp öğrenebilmektedir. Öğrenciler, yuvarlak masa yapıp, öğrendikleri veya okuduklarını konuşmaktadır ve zaman zaman boyama yapmaktadır. Derste bitiremedikleri faaliyetleri öğretmen tarafından eve, ödev olarak verilmektedir ve bu genelde bir şey boyamadır. 3. Va nin çocuğunun Türkçe Din Bilgisi Dersi almasını tercih etmesinde bazı nedenler vardır. Birincisi Türkçe yi unutmaması amacıyladır. Va, bu konuda aşırı duyarlılık göstermektedir. Almanca Din Bilgisi Dersine gittiği zaman çocuğunun Türkçe yi unutacağı ve Türk kimliğinden uzaklaşacağı kaygısını taşımaktadır. Đkinci olarak kendilerine bu okulda, Türkçe Din Bilgisi Dersi nin veriliyor olması gibi bir imkân tanınmıştır. Böyle bir durumda öğretmeni tanımaları nedeniyle, dersi öncelikle tercih etmektedir. Şayet bir imkân tanınmasaydı, Almanca Din Bilgisi Dersini zorunlu oldukları için tercih edebilecektir. Üçüncü olarak dile getirdiği neden, dil edinim kurallarına göre, kendi ana dilini öncelikle iyi öğrenenlerin daha sonra diğer dilleri kolay öğrenebilmesidir. Dolayısıyla Va, ilk önce çocuğunun bu ders yardımıyla Türkçe yi öğrenmesini istemektedir. Dinî bilgiyi ikinci plana atmaktadır. Onu, anneannesi de öğretebilir düşüncesine sahiptir. Yani okulda öğrenmese de olur. 4. Va, ders saatinin arttırılmasını istemektedir. Derste çocuklarının öğrendiklerini yeterli bulmaktadır. Gizem, derste en çok boyama yapmaktan ve dua ezberlemekten hoşlanmaktadır. Derste sıkılmadığını belirtmektedir. 5. Va, okulda öğrendiklerinin dışında çocuğunun Kur an okumasını ve Arapça yı da öğrenmesini istemektedir. 163

Gizem, anneannesinden bazı dinî bilgiler öğrendiğini sureleri birlikte okuduğunu belirtirken, annesinin yeterince din konusunda yardımcı olamadığını ifade etmektedir. Çünkü bu görevi anneanne üstlenmiştir. Gizem, Kur an okumayı istemektedir. Bu aynı zamanda annesinin de isteğidir, Gizem komşularından Kur an okumasını öğrenmeye çalışmaktadır. b. Ders Gözlem Analizleri Toplam dört ders saat olarak gözlemlenen (15.06.2005, 06.07.2005) Türkçe Din Bilgisi Dersi nin analizi Derslerin Đçeriği ve Öğretim Durumları olarak iki ana başlık altında ve alt kategorileriyle incelenmesi uygun bulunmuştur. (1) Derslerin Đçeriği Bu Derslerin içeriği başlığı altında iki konu incelenmiştir. Hz.Ömer Bir önceki derste kitaptan Sevgi başlıklı konu işlenmiştir. Konu Hz. Ömer in vali tayin ettiği bir şahsın çocukları sevmemesi hakkındadır. Hz. Ömer bu durumu öğrendikten sonra o şahsı vali tayin etmekten vaz geçmiştir. Gözlem yapılan derste öğretmen ilk önce bu konunun tekrar edilmesini istemiştir. Bir öğrenci hikâyeyi anlatmıştır: Öğrt : Geçen derste ne işlemiştik? Fatma: Sevgi Öğrt: Anlat! Fatma: Hz. Ömer vali tayin etmiş. Ömer sormuş sen çocukları sever misin demiş, onun sevmediğini öğrenince çocukları sevmeyen, başkalarını sevmez Fatma kitaptaki hikâyeyi anlatmıştır. 164

Başkalarına Yardım Etmek Hz. Ömer le ilgili hikâyeden sonra öğretmen kitaptan başka bir konuya geçmiştir. Öğrencilerin, kitaptan Cennetin Hangi Köşesi? isimli hikâyeyi açmalarını istemiştir. 393 Öğrt: Sayfa altmış dördü açın saati kurucam, okuyun ve iyice anlayınca en öne sessizce gelip sandalyenizi alıp, öne geçin. Nasıl anlıyorsan öyle oku, yerinde tekrar et ne anladığını, kendinden emin ol, ondan sonra ön tarafa geç. Bir, iki, üç başla Öğretmen kendisi de onlarla birlikte metni okumuştur. Çocuklar yuvarlak masa oluşturmuştur. Öğrt: Dairede sessizce anlatın birbirinize Öğretmen artık geriye kalan, anlamayan ve hâlâ sıralarında okuyan çocukları da (üç öğrenci) daireye çağırmıştır. Öğrt: Buraya geldiniz gerçekten anladınız mı? Cihan: Çok az. Öğrt: Nimet anlat bakalım. Nimet: Çok eskiden bir adam varmış, ben cennete mi gitcem, sen koyunları kuzuları kurtardın, bilirsin demiş. Đbadet edersen cennetin bir köşesine gidersin demiş. Öğrt: Kim tam anladı, Canan sen anlat. Canan: Çok eskiden bir şehir varmış. Öğrt: Nasıl bir şehirmiş? Canan: Ağaçlı, güzel Öğrt: Nürnberg e benziyormuş. O şehirde kim yaşıyormuş? Canan: Đki adam yaşıyormuş. Öğrt: Adı neydi onların? Öğrenciler bilememiştir. Öğrt: Kitabınıza bakın gelin. Öğrenciler koşarak sıralarındaki kitaplardan bakıp gelmişlerdir. 393 Hikâye de sadece namaz kılıp, oruç tutan, ibdetlerini yerine getiren ve çevresindeki insanlara yardım etmeyen bir köylü ile ibadetlerini yerine getirmeyen fakat ormanda çıkan yangını söndürmüş bir köylü vardır. Her iki köylünün Hızır la geçen diyalogları hikâyeye alınmıştır. Hızır, hangi köylünün cennete gideceğini Allah a sormakta ve ibadet etmeyen köylünün cennete diğerinin cehenneme gideceğini haber vermektedir. 165

Öğrt: Kambur Hıdır. Kambur ne demek? Kamburun ne olduğunu öğretmen kendi eğilerek göstermiştir. Öğrt: Diğerinin adı Hızır, Hızır ne demek? Bildiğim şey, sıkıntı da iken ya da bir zorluk yaşıyorsak aniden biri gelir, bir yardım olur. Deriz ki, Allah Hızır gibi insan gönderdi deriz. Nimet sen devam et Nimet: O şehre bir adam geliyor Ona sor demiş. Öğrt: Neden Durmuş Ağa kendinden çok emin cennete gideceğine çok emin. Niye? Emrah: Çünkü namaz kılıyor. Öğrt: Başka kim vardı? Gizem: O da ben cehennemin hangi tarafına gideceğim demiş, Kambur Hıdır. Öğrt: Neden cehenneme gideceğini düşünüyor? Namaz kılmıyor, oruç tutmuyor o yüzden öyle düşünüyor Öğrt: Noldu sonra Hızır gidip sordu mu? Büşra: Sordu Öğrt: Hızır, Durmuş Ağa ya ne dedi? Öğrencilerden cevap gelmemiştir. Öğrt: Kitabınızdan bulup okuyup geleceksiniz Öğrenciler okuyup geldiler ama anlamamışlar, öğretmen tekrar göndermiştir. Öğrt: Bakacağım, nereyi okuyorsunuz, kontrol edeceğim? demiş ve öğrencilere göstermiştir. Anlaşılması için öğrencilere metinde bazı yerleri işaretlettirmiştir. Öğrt: Kurşun kalemlerinizi elinize alın, bana da bir kurşun kalem getirin. Herkes yanıma gelsin (öğretmen boş bir sırada oturmuş ve öğrencileri etrafına toplamıştır) Öğretmen, konuşma ifadelerini, soruları kitaptan işaretlettirmiştir. (Kim kime ne demiş cümleleri ve o cümlelerin ayırımı.) Öğrt: Bir şey okurken en önemlileri bulup çıkartmanız lazım. Birincisini kim sordu, bunu kim dedi Herkes o bölümleri okumuştur. Bir öğrenciyi tahtaya kaldırmış ve anlamayan var mı diye tekrar sormuştur. Cihan anlamadığını söyleyince, Emrah ı onun yanına göndermiş ve anlattırmıştır. Tahtadaki öğrenci anlatmaya başlamış fakat anlatırken karıştırmıştır. Öğretmen yarım bıraktırmıştır. 166

Öğrt: Önce yazın, o zaman daha iyi anlarsınız. Gelecek derse anlamış şekilde geleceksiniz Metnin anlaşılmadığını gören öğretmen bu sefer de yazmalarını istemiştir. Sonra Öğrt: Bu hikâyeden ne anladınız, kim anlatacak? Büşra: Đnsan sadece namaz kılmak, oruç tutmakla, ibadet etse cennete gidemez. Çalışmak da gerekir. Öğrt: Hem namaz kılacağız, oruç tutacağız hem de durmadan çalışacağız. Tam yirmi dakikanız var, yirmi dakikada biter diye düşünüyorum. Defterlerinize bakacağım, gelecek hafta karne notlarınızı vereceğim, hiç eksiğiniz olmasın defterinizde 394 (2) Öğretim Öğretim başlığı altında ders etkinlikleri; grup çalışması alt kategorileri incelenmiştir. Grup Çalışması Öğretmen grup çalışması yapacağını söylemiş ve grupları ayarlamıştır. Her çocuk istediği kişinin yanına oturmuştur. Gruplara ufak kâğıt dağıtmış ve gruptaki arkadaşlarının adlarını ve kendi adlarını yazmalarını istemiştir. Öğrt: Masanın üstünde defter, kâğıt, kalem kalsın. Kalemlik ve kitaplarınızı kaldırın. Öğrt: Beni aldatırsın, arkadaşını aldatırsın ama kimi aldatamazsın? Cihan: Allah ı Öğrt: O zaman şeytan sana güler. Defterine eksiler yazılır. Sonra başka yerde başına bir iş, bela gelir. Buna inanın. Öğretmen grup çalışmasının nasıl yapılacağını anlatmıştır. Grup arkadaşları defterden, gruptan bir kişiye soru soracak sonra o soru sorulan öğrenci, bir başka arkadaşına soracaktır. Sırayla sorular sorulacak ve ona göre puanlama yapılacaktır. Öğrt: Nasıl çalışacağınızı öğrendiniz mi? Öğrencilere tekrar ettirmiştir. Öğrt: Gruptaki arkadaşlarımıza nasıl davranacağız? 394 15.06.2005 tarihli 3. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 1, iki ders saati. 167

Büşra: Đyi davranacağız, kızmıyacağız Bazı öğrenciler eksi aldıkları için üzülmüştür, gruba katılmak istemeyen ya da öğretmene şikâyete gelenler olmuştur. Grup çalışması sona ermiştir. Öğretmen herkesin sandalyesi ile gelip dairede yerini almasını istemiştir. Öğrt: Bir hafta zaman veriyorum size. Bir hafta konuları tekrar edip gelin. Haftaya kadar karne notu için şansınız var. Söz veriyor musunuz? Çalışacak mısınız? Grup çalışmasını yaparken biraz sesli oldunuz. Başarılı olmak için çalışmak istiyorsanız sessiz olun. Sessiz konuşun, başkalarını rahatsız etmeyin. Beynini de yorma. Bu grup çalışmasında ne dikkatini çekti, neye üzüldün, neye sevindin? Fatma: Bazı çocuklar hasta olduğu için bazı sayfaları yapamadılar. Bazıları çok iyi bildi onlara sevindim. Nisa: Bilmeyen birisi vardı ama o da sonra öğrenebilir, ona üzüldüm. Gizem: Biz sessiz çalıştık, bağırmadık. Emrah: Ben bir şey bilemedim, Nisa da bana yardım etti. Öğrt: Ayıp değil ki, bilmemek, öğrenmemek ayıp. Benim bilmediğim o kadar çok şey var ki! Nimet: Ben üzüldüm. Tamara bizle çalışmadı diye. Bilmiyor diye. Canan: Bizim grupta herkes çok iyi çalıştı. Gürültü olunca konsantrasyonum bozuldu. Ama bilmeyen kişiler öğrendi. Büşra: Çok sevdim bunu, çok öğrendik. Öğrt: Öğrendiklerimize çalışacak mısınız? Allah çalışanı yarı yolda bırakmaz. Tembel insanlar geri de kalır. Zengin olmaz. 395 Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Sevgi okuma parçası Hz. Ömer in vasıfları ile ilgili bir hikâyedir. Çocukları sevmesi, iyi bir yönetici olması ve yöneticileri de ona göre ataması hakkındadır. Konu ders başında tekrar edilmiştir. Öğretmenin bu konuyu hangi bağlamda işlediği ve ne tür bilgiler verdiği gözlemlenen dersten anlaşılmamaktadır. Ancak konuyu tekrar eden öğrenci yine kitapta yazan ifadeleri aynen tekrar etme çabası içerisinde 395 06.07.2005 tarihli 3. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 10, iki ders saati. 168

olmuştur. Dolayısıyla bu da ders muhtevasının kitapta yazılanların dışına çıkılmadığı izlenimini vermektedir. 2. Cennetin Hangi Köşesi? başlıklı okuma parçası çevremizdeki insanlarla iyi ilişkiler kurma konusunda işlenebilecek bir konudur. Programa göre bu konu, başka bir konu altında yer bulmamaktadır. Seçilen hikâye üçüncü sınıf seviyesine göre anlaşılması zor bir hikâyedir. Hikâye nin dinî muhtevasının doğruluğu da şüpheli gözükmektedir. Öğretmenin Hızır la ilgili yaptığı açıklama anlaşılmamıştır. Hızır ın kim veya ne olduğu tam olarak bilinmemektedir, konuyla ilgili çeşitli yorumlar yapılmaktadır. Kur an-ı Kerim de Kehf Suresi nin 60-82. ayetlerinde Hz. Musa ve bilge kişiden söz edilmektedir. Tefsir kaynaklarında ve hadislerde bu bilge kişinin Hızır olduğuna ilişkin yorumlar yapılmaktadır. Kur an-ı Kerim de doğrudan Hızır adında bir şahıs geçmemektedir. Bazı yorumcular, Hz. Musa nın bilgi peşindeki serüvenini anlatan kıssanın sembolik olduğunu da ifade etmektedir. Mutasavvıflar ise Hızır ın hayat suyundan içtiği ebediyete kadar yaşadığını görüşündeler. 396 Öğretmenin öğrencilere sadece namaz kılmanın, oruç tutmanın yeterli olmadığını, çalışmanında gerekli olduğunu söylemesi yerine, öğrencilerin tecrübelerinden hareketle öğretimin yapılması mümkündür. Öğrencilere çevrelerindeki insanlara yardım edip etmedikleri, niçin çevrelerindeki insanlara yardımcı oldukları/olmadıkları sorulabilir. Sorulara öğrencilerin kendilerinin cevap bulması sağlanabilir. Diğer insanlara yardım etmenin önemi, Kur an ve sünnetteki temel ilkeler ve öğütler çerçevesinde öğretimi yapılabilir. Öğretmenle, ders sonunda yapılan görüşmede öğretmen şunları ifade etmiştir: Türkiye de olsam çok farklı olurdu. Ben burada Türkçe okuma yazma ile uğraşıyorum. Okuma, yazma, anlatma önemli. Bu bir aşamadır. Çocuklar devamlı çalıştırmaktır. Biz anahtar veririz, öğrenci açar, girer. Türkiye de sürekli anlatırlar, demezler ki, bu öğrenci beni anladı mı? Aslında ders gözlemi sonrasında öğretmenin Türkiye deki uygulamalar için ifade ettiklerinin, kendi dersi için geçerli olduğu açıktır. Çocuklar anlamayı öğrenmek, bağımsız bir zihinle hareket etmek 396 Bkz. Muhammed Esed,, Kur an Mesajı, meal- tefsir, Çev: Cahit Koytak, Ahmet Ertürk, Đşaret Yayınları, Đstanbul 1999, Kehf Suresi, Dipnot: 67-80, s.597-602; M. Kemal Atik, Hızır Maddesi, Hazırlayanlar: Kemal Atik, Ali Bardakoğlu, Celal Kırca, Selahattin Polat, Ali Toksarı, Đslâmî Kavramlar, Sema Yazar Gençlik Vakfı Yayınları, Ankara 1997, s. 317-319. 169

yerine, öğretmenin dediklerini yapmakta, kitapta yazılanları aynen ifade etmekte ve kitaptan nereleri yazacağına yine öğretmen karar vermektedir. Öğretmen her seferinde kapıyı açmakta ve nasıl açtığını da göstermemektedir. 3. Derste öğrenilenlerin grup çalışmasıyla tekrar edilmesi ve öğrencilerin arkadaşlarıyla iletişimde öğrenmeleri, yapılandırmacı yaklaşıma da uygundur. Öğretmen öncelikle grup çalışması yapacaklarını belirtmiş, grupları birlikte oluşturmuşlardır. Öğretmen, grup çalışmasında grup kurallarını öğrencilere buldurmuştur. Ancak grup çalışması esnasında öğrencilerin birbirlerini eksi ve artı ile değerlendirmesi çocuklar arasında olumsuzluklar yaratmıştır. Bunun yerine farklı bir akran değerlendirme formu veya grupla çalışma formu öğrenciler tarafından kullanılabilir. Ayrıca öğretmen, çalışma sonrasında öğrencilerin duygu ve düşüncelerini almış, onları öğrenmeye motive etmiştir. Öğrenmeye teşvik açısından olumlu bir yaklaşımdır. Ara Özet Anneyle görüşmede çocuğunun öncelikle Türkçe yi öğrenmesini istediği ortaya çıkmıştır. Ders etkinliklerinde de Türkçe okuma anlama, yazma faaliyetlerinin olması, annenin beklentilerine cevap veren bir ders olduğunu göstermektedir. Gizem in de ifade ettiği şekilde öğrencilerin kitaptan okumaları, yazmaları, yuvarlak masa yapıp konuşmaları, ders gözlemleri sırasında da görülmüştür. Öğretmen, birinci sınıfta din öğretimini ağırlıklı olarak, çocukların okuma yazması olmaması nedeniyle çalışma yapraklarıyla yapmaktadır. Fakat iki ve üçüncü sınıftan itibaren kitap merkezli öğrettiği gözlemlenmiştir. 4. Dördüncü Sınıf Türkçe Din Bilgisi Dersi a. Görüşme 4 (1) Anneyle Görüşme Lerzan Sağlam la görüşülmüştür. 397 397 Görüşmede Din dersinden hoşnutsuz olma kategorisi oluşmamıştır. 170

Görüşmeye Dair: Görüşme, 29.03.2005 tarihinde Va nin evinde Türkçe gerçekleştirilmiştir. Kişisel Bilgiler: Va, elli bir yaşındadır. Türkiye de doğmuş ve liseyi bitirmiştir. Almanya ya 1973 yılında gelmiştir. Yirmi bir yıl Grundig Fabrikasında çalışmıştır. Yirmi bir yıldan sonra çocuklara bakmak için altı yıl doğum izni almıştır. Sonra Anne-Çocuk Eğitimi Projesinde bir buçuk yıl görevli çalışmıştır. Đki yıldır da, görüşmenin yapıldığı dönemde dâhil işsizdir. Va, on bir ve on yaşlarında iki çocuk annesidir. 398 Anne, çocukların her şeyiyle ilgilenmektedir. Onları spora göndermektedir. Geç evlilik yaptığından çocuklarıyla arasında yaş farkı fazladır. Va, namaz ibadetine dikkat etmektedir. Çocuklarını da yanına alıp onlara öğretmek istemektedir. Vb, Şizofren hastasıdır. Çocuğun dersleriyle ilgilenme Va, öğretmenlerin görüşme saatlerinde görüşmeye gitmektedir. öğretmenlerin uygun zamanlarında arıyorum, onların konuşma saatlerine göre, öğretmenler de gelin dediği zaman gidiyorum. Fakat Mustafa nın öğretmeni uzun zamandır hasta, uzun zamandır konuşamadık hastalığından dolayı. 399 Din dersi öğretmenini tanımaktadır. Şebnem öğretmenle 400 özel bir görüşmeye gitmedim zaten sırf din dersine geliyor, tanışıyoruz da onla, konuştuğumuz zaman geçen sene demişti, ben Mustafa dan çok çok memnunum, çok sevimli bir çocuk diye. En azından sorunu olmadığı için Şebnem Öğretmen le görüşmeye gitmedim. 401 Va, çocuğun dersleriyle de ilgilenmektedir. Motivasyon eksikliği vardır, kendi isteyerek derslerini yapmamaktadır. Yeni yeni kendi isteğiyle yapmaya başlamıştır. Mustafa, öğlen saatlerinde bir saat öğlen gözetimine kalmaktadır. Ancak orada da şimdiye kadar bir sefer ev ödevini yapıp gelmiştir. Genellikle evde anne yardımcı olmaktadır. 402 398 Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 8, St:1-20. 399 A.g.d, Transkripsiyon 8, St:24-28. 400 Dersin öğretmeni. 401 A.g.d, Transkripsiyon 8, St:30-33. 402 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:37-43. 171

Va ve Mustafa, hemen hemen bütün derslere beraber çalışmaktadır. Matematik, Almanca ya da biz kendimiz Türkçe ye, Hayat Bilgisi ne getir bakalım diyorum, çalıştırmaya çalışıyorum. En azından ne konular işlemişler bakıyorum, o konuları tekrar ettirmeye çalışıyorum öğrensin diye. 403 Din dersinde Mustafa nın anlattıkları ya da bazen sordukları doğrultusunda Va, çocuğunun namazın şartlarını, içindeki ve dışındaki şartları ve Đslam ın şartlarını öğrenmiştir. Bunlar aynı zamanda yazılı sorularıdır. Öğrendikleri bütün konuları hatırlayamamaktadır. 404 Şöyle demektedir: en azından hani kendi de dikkat ediyor biraz daha bilincinde diye, mesela eve gelip yazıyor, yazmam gerek diyor. Bu sene biraz daha bilincinde o yüzden ben de ilgilenmedim. Her an takip etmedim ama okula gideceği zaman akşamdan başlıyorum, perşembe günü zaten din dersi, hani unutuyor yapacağını, oğlum kitabını defterini koy, yarın din dersi var, oğlum kitabını koy defterini koy, yani onu koydutturuyorum en azından, sabah soruyorum koydun mu çantana diye 405 Din dersini ve dersin dilini tercih Tükçe Din Bilgisi Dersini, Va okulda kendisine sorduklarında tercih etmiştir. Sebebini şöyle açıklamaktadır: Almanca yeterince anlayamaz, bir şeyler edemez, en azından Türkçe daha iyi öğrenir diye istedim. Hem Türkçesi de ilerler, bu arada Türkçe dersine gitmediği için en azından din dersinde Türkçe görmüş olur. Mustafa nın Almancası iyidir fakat annesi dersi Türkçe görmesini istemektedir. Mustafa nın dersi Almanca görmesi halinde durumu şöyle değerlendirmiştir. Bizim anladığımız şekilde anlayamazdı diye düşündüm Halise Hanım. Şimdi duaları felan mesela zorlanıyor ya da Türkçe o dua kitaplarından felan okuduğum zaman, Türkçe hikâyeleri dinî yönden daha çok gelişsin diye şeyleri, onda bile bazı Türkçe şeyleri kelimeleri soruyorlar, anne bu ne diye, anlamını tam içeriğini bilemiyorlar. Hani Almanca da da yeterince anlayamaz diye düşünüyorum açıkçası. Bizim öğrendiğimiz şekilde din bilgisini, temelinden öğrendiğimiz şekilde, Almanca dan öğrenemez diye düşünüyorum. O yüzden Türkçe istiyorum. 406, Öz- Öz- Özünü mesela, diyelim ki 403 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:45-47. 404 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:81-91. 405 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:91-97. 406 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:56-62. 172

şimdi abdesti Almanca (gülerek) tarif et et diyelim, Mustafa etsin diyelim, öğrensin diyelim, daha iyi olacak diye düşünüyorum, Türkçe öğrense daha iyi olacak diye düşünüyorum. Ve diğer şeyleri de aynı şekilde. 407 Din dersinden hoşnut olması Va, çocuğunun çok hareketli olduğunu ve spora da gittiğini, Mustafa nın kapasitesinin belli olduğunu, bu sebeple öğretmenin şu an öğrettiklerini öğrenirse bundan memnun olacağını belirtmektedir. Daha fazla olduğunda sıkılabilir düşüncesindedir. 408 Va nın önem verdiği bazı davranışlar vardır: Yalan söylememek, dürüst olmak, ikiyüzlü olmamak, sahtekârlık yapmamak, temiz olmak, başkasının hakkına riayet etmek gibi. Va, evde bunları çocuğuna öğretmektedir. Okulda öğrendikleri şeyler de bu doğrultuda olduğundan Va memnundur. 409 Din dersine yönelik beklentiler Ahlakî değerlerin öğretilmesinin yanında anne çocuğuna daha gerçekçi şeylerin öğretilmesini ve bunların hikâyeler yoluyla yapılmasını istemektedir. 410 Çocuğu camiye gönderme Va, dinin gereken temel şartlarını öğretmen okulda öğretmektedir. Kur an okulda öğretilmemektedir, bu sebeple yaz tatilinde çocukları, camiye göndermektedir. Orada çocuklar dualar öğrenmiştir ve Kur an a geçecekleri zaman okul açıldığından devam edememiştir. Çünkü hafta sonları çocuklar uyumak, televizyon izlemek istemektedir. Ayrıca spora da gitmektedir. 411 Va nın düşüncesine göre, camide çocukların hocadan öğrenmesi, evde kendisinden öğrenmesinden daha uygundur. Çocuklar camide duaları daha zevkle arkadaşlarıyla birlikte öğrenmektedir. Kur an ı da öğrenebilirlerse daha iyi olacaktır. 412 407 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:64-66. 408 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:113-117. 409 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:145-149. 410 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:150-151. 411 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:119-127. 412 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:180-185. 173

Evde de Mustafa ya Va, bir şeyler öğretmeye çalışmaktadır. zaman zaman evde ben kendi yanıma alıp, kendim namaz kıldırıyorum. Tatillerde, Cuma gününe denk gelen, babası yanına alıp, bu sene Cuma namazlarına götürmeye başladı Mustafa yı. Ve bayağda heveslenmeye başladı Cuma namazlarına. Son iki üç bayramdır okula göndermedim, bir gün evde bıraktırdım, bayramın ilk günleri, babasıyla beraber bayram namazına gitti, ondan geri kaldı. En azından görsün dedim, öğrensin dedim. Bayram namazından zevk aldı. 413 (2) Çocukla Görüşme Mustafa Sağlam la görüşülmüştür. 414 Görüşmeye Dair: Görüşme 29.03.2005 tarihinde evinde Türkçe gerçekleştirilmiştir. Mustafa yla defterine bakmadan konuşulmuştur. Kişisel Bilgiler: Mustafa dokuz yaşında Holzgarten Okulu 4.sınıf öğrencisidir. 415 Ders çalışma Va, okul toplantılarına katılmaktadır. Bazen de teneffüslerde öğretmenle konuşmak için okula gitmektedir. Mustafa nın, annesinin din dersi öğretmeniyle bir kere konuşmaya gittiğinden haberi vardır. 416 Derslerine bazen Va yardım etmektedir, derslerini çoğunlukla okuldan sonra gittiği öğlen gözetiminde yapmaktadır. Matematik ve Almanca derslerine öğlen gözetimindeki öğretmenler yardımcı olmaktadır. Din dersiyle ilgili Mustafa bazen, derste anlamadıklarını annesine sormaktadır. 417 Bazen de öğretmenine sormaktadır. 418 413 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:166-171. 414 Görüşmede Ders dili kategorisi oluşmamıştır. 415 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:1-2. 416 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:5-11. 417 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:25-28. 418 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:33-34. 174

Din dersi etkinlikleri Mustafa, din dersinde sadece yazdıklarını söylemektedir. 419 Öğrenciler, kitaptan metinleri okumaktadır. Mustafa şöyle anlatmıştır. Mu: Önce biz bazen de öğretmen okuyooor sonra da biz- içimizden okicaz diyo, okuyoz iki kere ya da üç kere sonra Şebnem öğretmen 420 okuyoz hem de çocuklara. M: Ondan sonra da açıklıyor mu ne olduğunu? Mu: Ondan sonra da bize soruyor, açıkladıktan sonra bize gene soruyor. Şimdi kitabı okuduktan sonra soruyor nasıl olduğunu öyle şeyler, ne olduğunu. 421 Öğrenciler bazen tahtaya yazmaktadır. Sınav sorularını yazmıştır. Fakat artık dersleri kendi din sınıfında yapamadıkları için öğretmenin eskisi gibi tahtayı kullanmadığını belirtmiştir. 422 Öğretmen, çalışma yaprakları dağıtmaktadır. Öğrenciler, üzerinde yazılı olanı öğrenmekte ve boyamaktadır. Mesela namazın vakitlerinin ve rekâtlarının olduğu çalışma yaprağı verilmiştir. Bundan da sınav olmuşlardır. 423 Çok nadir olarak oyun oynamaktadır. Oyun, köşe kapmaca şeklindedir. Mustafa oyunun nasıl oynandığını anlatmıştır: Böyle şimdi öğretmen bize sorular soruyor dört kişi var, biri o Ecke ye (köşeye) bir o Ecke ye biri o Ecke ye hem oraya, kim bildikten sonra karşıya geçiyo. M: Ne sorular soruyordu? Mu: Mekke den, camilerden camilerden değil de, bazen camilerden ama artık oyun oynamıyoz. 424 Bu oyunu ikinci ve üçüncü sınıfta oynamışlardır. 425 Öğrenciler derste, el işi-teknik hiç yapmamışlardır. 426 Allah la ilgili bir şarkıyı önceden öğrenmişlerdir. Bazen öğretmenle şarkı söylemektedirler fakat öğretmen şarkıyı ezberlemelerini istememiştir. 427 Öğretmen ödev olarak öğrencilere, kitaplarından hikâyeleri yazmalarını istemektedir. Kitaptaki okuma parçaları öğrenciler tarafından yazılıp, okunduktan sonra sınıfa anlatılmaktadır. Öğretmen, ödevlerini kontrol etmektedir. 428 419 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:24. 420 Dersin öğretmeni. 421 A.g.d., Transkripsiyon 7, St: 88-92. 422 A.g.d., Transkripsiyon 7, St: 95-98. 423 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:101-104. 424 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:121-125. 425 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:126-128. 426 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:128-129. 427 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:130-134. 175

Öğretmenin sınıf yönetimi Zaman zaman öğretmen öğrencilere kızmaktadır. Bunun sebebi konuşan öğrencilerin olması ve de sınavdan zayıf alan, çalışmayan öğrencilerin olmasıdır. 429 Derste öğrenilenler Hz. Muhammed hakkında, camiler ve namaz kılmayı öğrenmiştir. Fâtiha suresinin Arapçasını ve Türkçesini ezberlemiştir. Âmentüyü de ezberlemiş ama unutmuştur. Cami adabını öğrenmiştir: Mu: Ihı eskiden, ha ayakkabılarımızı çıkartmamız gerekiyor, camiye girmeden önce abdest almamız gerekiyo, temiz gitmemiz gerekiyor, her şey temiz olcak, bunları öğretti. M: Namaz kılmadan önce neler yapmamız gerekiyor? Mu: Namaz kılmadan önceee ımm abdest almamız gerekiyo, sonra üstümüz temiz olcak, yer çevre temiz olcak, sonrada emm kıbleye dönülcek, demiştir. Namaz konusunu kitaptan öğrenmişlerdir. 430 Bundan başka öğretmenleri konuyla ilgili çalışma yaprağı vermiştir. Orada namaz vakitleri ve rekât sayıları vardır. 431 Bir de kitaptan içkiyle ilgili bir konuyu işlemişlerdir. 432 Dersten hoşnut olma/olmama Derste şarkı söylemek ve kitaptan okuyarak öğrenmek hoşuna gitmektedir. Din de oynamak benim hoşuma gidiyor da ama orda daha çok öğrenmek istiyorum. demektedir. 433 Derste boyama yapmak, okumak, haritanın önünde durup öğrenmekten zevk almaktadır. 434 Mustafa nın derste hoşuna gitmeyen bir şey yoktur ve sıkılmamaktadır. 435 428 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:180-201. 429 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:216-224. 430 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:40-63, 74-80. 431 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:100-104. 432 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:187-196. 433 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:153-154, 158-163. 434 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:225-232. 435 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:210-214. 176

Camiye gitme Mustafa, Ağustos tatilinde okul açılasıya kadar camiye gitmiştir. Mustafa camide ne yaptığını anlatmıştır Tam Kur an a geldim. Dualar öğrendim. Kur an dan önce böyle bişey verdiler, orda harfleri öğrendim ama tam öğrenemedim. Öğrendim hepsini sonra Kur an a geliyordum sonra okul başladı. Ondan sonra devam gitmedim. M: Camiye peki niçin gitmiştin Mustafa? Mu: Dualar öğrenebileyim diye Kur an a geleyim diye 436 Görüşmelerin Raporu 1. Babanın rahatsız olması sebebiyle, anne ailevi bütün sorumlulukları tek başına yüklenmiştir. Çocukların dersleriyle de, anne ilgilenmektedir. Mustafa nın Din Bilgisi Dersi nde ne öğrendiğini, anne tam olarak hatırlayamamıştır fakat Mustafa yı sınava hazırlarken beraber çalıştığı konuları söyleyebilmiştir. Bu öğretim yılında Mustafa, kendisine hatırlatılmadan evde derslerine çalıştığından, anne çok fazla ilgilenmemiştir. Mustafa ya bırakmıştır. Mustafa da, annesinin bir kere din dersi öğretmeniyle görüşmeye gittiğini belirtmiştir. Mustafa daha önceki yıllara ait bir bilgiyi hatırlıyor olabilir. Annesi ödevlerini çoğunlukla evde yaptığını ifade etmesine rağmen Mustafa, çoğunlukla öğle saatindeki gözetimde (Mittagsbetreung) yaptığını belirtmiştir. Mustafa bazen din dersi için annesinden yardım aldığını belirtmiştir. Anne de oğluna din dersi çalıştırdığını söylemiştir. Sonuçta annenin çocuğun derslerine yardımcı olduğunu söylemek mümkündür. 2. Anne, çocuğunun öğrenme durumunu, dikkat eksikliğini vb. bilmektedir, bu sebeple de derste öğretmenin gösterdiği konuları öğrenmesi halinde, onların yeterli olacağını düşünmektedir. Anne, okulda verilen eğitimle yetinmemektedir. Kendisi de evde bazı konuları öğretmektedir. Özellikle evde öğretilen bazı ahlakî ilke ve davranışların okulda öğretime konu edilmiş olması, anneyi mutlu etmektedir. Ancak annenin, günlük hayata yönelik bazı bilgilerin yine hikâye yoluyla öğretilmesini istemesi, okulda öğretilen konuları yetersiz bulduğunu göstermektedir. Anne, din 436 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:235-242. 177

bilgisi öğretmenini tanımaktadır fakat görüşmenin yapıldığı öğretim yılında kendisiyle oğlunun dersleri hakkında görüşmemiştir. Mustafa, derste sadece yazdıklarını söylerek aslında ağırlıklı olarak kitap merkezli çalıştıklarını ifade etmek istemiştir. Kitaptan bazı okuma parçalarını okumaktalar ve üzerinde konuşmaktalar. Namaz konusunu çalışma yapraklarındaki resimlerden öğrenmişlerdir. Daha önceki öğretim yılında köşe kapmaca tarzında oyun oynamışlardır. Anlaşılmaktadır ki, öğretmen dinî içerikli sorular sorarak öğrencilerin bilgilerini tekrar etmelerini sağlamıştır. Derste şarkı söyledikleri de olmuştur. Öğretmen müzikle öğrenmeye önem vermektedir. Verilen ödevler sınıftaki etkinliklerden farklı değildir. Ders kitaplarındaki bir metnin yazılması şeklindedir. Mustafa, derste öğrendiklerinin arasında Âmentü yü ve içki konusunu da saymıştır. Ancak bu konular programda yer almamaktadır. Öğretmen program dışı konulara yer vermiştir. 3. Mustafa en çok şarkı söylenmesi ve kitaptan bişeyler yazılmasından hoşlanmaktadır. Öğretmenin zaman zaman sınıf yönetimini sağlayamayıp öğrencileri susturmak için bağırdığı da olmuştur. Öğretmenin, sınıf yönetiminde zaman zaman sorun yaşadığı sonucuna varmak mümkündür. 4. Türkçe Din Bilgisi Dersi ni anne, kendisi isteyerek seçmiştir. Đki nedenden söz etmiştir. Birincisi, ders Türkçe anlatıldığında çocuğu daha iyi anlayacaktır. Almanca anlatıldığında bazı şeyleri anlayamabilir, düşüncesindedir. Hatta çocuğunun abdesti almanca tarif etmesi bile anneye tuhaf gelmektedir. Belki de anne, buna alışık olmadığından veya duymadığından nasıl olacağını bilememektedir. Đkinci sebep de dersi Türkçe gördüğünde çocuğunun Türkçesi ilerleyecektir. Çünkü Mustafa, Türkçe derslerine katılmamaktadır. Dolayısıyla anne ilk sırada çocuğunun dinî bilgileri anlamasını öncelemektedir, ardından dilini geliştirmesini beklemektedir sonucunu çıkarmak mümkündür. 5. Anne, çocuğunu yaz tatillerinde camiye göndermiştir. Çocukları hafta sonları spora gitmeleri ve kalan sürede de dinlenmek istemeleri nedeniyle anne, çocukları öğretim yılı içerisinde Kur an öğrenmeye göndermemektedir. Camide verilen eğitimin çocuklar tarafından daha da önemsendiğini düşünmektedir. Anne ve baba Mustafa ya cemaatle yapılan ibadetleri de tanıtmak ve öğretmek istemektedir. 178

Mustafa da annesini doğrular bilgiler vermiştir. Kendisinin Kur an harflerini öğrendiğini Kur an okumaya geçecek iken okulların açıldığını ve devam edemediğini belirtmiştir. Mustafa nın konuşmalarından camiye olumsuz bir tutumunun olmadığı anlaşılmıştır. b. Ders Gözlem Analizleri Toplam altı ders saati (03.02.2005, 23.06.2005, 07.07.2005) gözlemlenmiştir. Türkçe Đslam Din Bilgisi Dersi nin analizi iki ana başlık altında incelenmiştir. (1) Derslerin Đçeriği Derslerin Đçeriği başlığı altında namaz ve dua kategorileri aşağıda incelenmiştir. Namaz Namaz konusunu grup çalışmasıyla öğrenen çocuklara, öğretmen konuyla ilgili şu bilgileri vermiştir: Öğrt: Namaz kılan insan Allah a teşekkür ediyor, bize verdiklerinden dolayı. O zaman melekler bizle beraberdir. Şeytan uzaklaşır gider, şeytan içinizdeki kötü düşünce. Namaz kılmayanların içinde hep kötü düşünce var. Ali öyle mi? Beş alsanda boş ver önemli değil diyor içindeki ses. Yolda giderken hep dua okuyorum. Ne kadar dua okursam Allah bana yardım eder, sıkıntıda kalmam. Đçinizdeki şeytanı atın. O kötü düşünceleri atsanız, birkaç dua öğrenseniz, Allah a dua etseniz, okudukça bir daha öğrenirsiniz, okudukça bir daha öğrenirsiniz. Çok rica ediyorum, haftaya o öğrenmeyenler öğrensin, bir tane dua öğrenseniz o dua sizi kötülüklerden korur. Çocuklar namazın kılınışını grupla çalışarak öğrenme alıştırmaları yaptıktan sonra öğretmen namaz konusunda bilgi vermeye devam etmiştir. Öğrt: Çocuklar öne gelin ve daire olun. Kimlerin ailesinde namaz kılınıyor? Çocuklardan birkaçı hariç parmak kaldırmıştır. Öğrt: Şimdi herkes namazı kılmanın bize faydası ne, birer cümle ile söylesin. Niçin namaz kılmayı öğreniyoruz? Çiğdem: Allah a dua edebilmek için. Öğrt: Neden dua ediyoruz? 179

Melek: Teşekkür etmek için. Öğrt: Niçin teşekkür ediyoruz? Rıdvan: Bizi yaşattığı için. Ali: Bizi yarattığı için. Kevser: Bizi çok iyi yapmış. Öğrt: Ya görünüşümüzü çok güzel yapmış. Namaz kılmayan ile namaz kılan arasında ne fark var? Tülay: Đçinde şeytan olur. Öğrt: Đçinde kötü düşünceler olur. Mustafa: Namaz kılarsa çalışkan olur. Öğrt: Đş alabilirsin. Öğrt: Namaz kılanlar neden çalışkan? Remzi: Allah yardım ediyor. Öğrt: Ama başka sebepte var. Hakan: Okuyor. Çiğdem: Đçinden geliyor. Öğrt: Kaç defa namaz kılıyoruz? Tülay: Günde beş defa. Öğrt: Sayın bakalım. Mustafa: Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı. Öğrt: Namaz kılan insan günde beş defa namaz kılar. Đnsan sabah erken kalkar. Benim babam sabah güneşi çişliye akşam güneşi güzele gelir derdi, neden acaba? Çiğdem: Akşam çok su içtiği için işiyor. Öğrt: Ben size anlatayım. Sabah erken kalkıp abdest alırsan vücudunu elektrik yüklüyor, enerji yüklüyor, günün verimli olur, birçok işini yaparsın. Gündüz yatanlar varya onlara atalarımız çişli demiş. Onlar erken kalkmadığı için onlara çişli denmiş. Erken kalkana akşam güneşi vurduğundan güzelliği ortaya çıkıyor. Hakan: Akşam namazını geç kılarsan kabul olmaz. Öğrt: Hepsi kabul olur onun vakti kısa ondan çabuk geçiyor. Tıbben de faydası tespit edilmiş enerji yükleniyor insana. Öğrt: Hadi bakayım yerlerinize, eşyalarınız toplayın. 437 437 23.06.2005 tarihli 4. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon ve Notlar 6, iki ders saati. 180

(2) Öğretim Öğretim başlığı altında yer alan kategoriler ders etkinlikleri; gösterip yaptırma ve grupla çalışma teknikleri incelenmiştir. Gösterip Yaptırma Almanca Đslam Din Bilgisi Dersi nden misafir gelen öğrencilerle birlikte halka olunmuş ve namazın içindeki ve dışındaki şartlar tekrar edilmiştir. Arkasından namaz hareketleri tek tek öğrencilerle birlikte uygulamalı olarak gösterilmiştir. 438 Bir başka derste namaz konusuna devam edilmiştir. Öğretmen, geçen hafta zayıf alan öğrencilere namazı öğrenip öğrenmediğini sormuştur. Ali, öğrendiğini söylemiştir. Öğretmen ayağa kaldırmıştır. Sınıfın önüne geçirmiştir. Öğrt: Açın kitaplarınızı o anlatırken doğru mu anlatıyor bakın. Ali çalıştım diyor, inşallah kurtarır. Başla! Ali: Niyet ettim Allah rızası için namaz kılmaya Tekbir aldı, Sübhâneke, Euzu besmele, Fâtiha, Kevser surelerini okumuştur. Rukû yapmıştır. (üç defa Rabbenalekel- hamd demiştir), secde yapmıştır (üç defa subhane-rabbiyel-âlâ demiştir) Đkinci rekâtta; besmele çekmiş, Fâtiha suresini okumuştur. Rukû yapmıştır, (Semiallahü limen hamideh, Rabbena lekel hamd demiştir), secde yapmıştır, Tahiyyat ve Salli Barik dualarını okumuş, selam vermiştir. Öğrt: Bir verelim artık değil mi, öğrenmiş. Öğrt: Hakan gel bakalım. Hakan: Niyet ettim Allah rızası için iki rekât sabah namazının sünnetini kılmaya, Allahu ekber, öğrenci el bağlamış ve öylece kalmıştır. Öğrt: Öğrenmedim desene, niye geldin, annenin haberi yok mu namazı öğrendiğinden, niye öğretmedi? Annen beni arasın. Öğretmen öğrenciye telefon numarasını vermiştir. 439 Bir başka derste öğretmen öğrencilerle halka şeklinde oturmuştur. Namaz kılmasını ve duaları öğrenen öğrencileri birlikte izlemişlerdir. 438 03.02.2005 tarihli 4. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 12, iki ders saati. Bu derse misafir gelen diğer modelin Türk öğrencileri namaz konusunda bildiklerini Türkçe anlatmakta zorlanmışlardır. Kavramları yanlış kullanmışlardır. 439 23.06.2005 tarihli 4. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 6, iki ders saati. 181

Öğrt: Sandalyelerinizi alıp öne gelin. Öğretmen namazı öğrenen Remzi den anlatmasını istemiştir. Remzi: Şeklini öğrenmedim, duaları öğrendim. Öğrt: En önemlisi o zaten, onu oku hadi! Remzi: Sübhâneke, Fâtiha, Kevser, Đhlâs, Tahiyyat, Salli, Barik (öğrenci bunların Arapçalarını okumuştur) Öğrt: Teşekkür ederim yavrum sözünde durdun, aferin. Haftaya kadar namazı öğren, haftaya camiye gideceğiz, orada sıkılma. Bu dairede konuşma bitince kendine bir arkadaş seç, onla namazın şekillerini çalış. Öğrt: Ne biliyorsun Emre? Emre: Niyet, Sübhâneke, Elham Öğrt: Oku hepsini Emre: Niyet ettim.. (devam edemedi) Öğrt: Gizem sen? Gizem: Niyet ettim sabah namazının sünnetini kılmaya. Đnnâ atayna (Namazın kılınışını biraz anlatmaya çalışmış fakat yarım bırakmıştır.) Öğretmen çocukları namaz kılmasını öğrenmeleri için şu şekilde motive etmeye çalışmıştır: Öğrt: Tembel erkeklere akıllı kızlar gelmez. Yarın büyüyecek, evleneceksiniz. Yarın baba olacaksınız, tembel baba mı olacaksınız Öğretmen çocukları konuşturmuştur. Öğrt: Emre ye ve Gizem e ne söylerdiniz? Remzi: Bir kere çalış sonra gözlerini kapat aklına girer. Tülay: Đki sayfa yaz sonra oku. O zaman anlarsın. Ali: Annenle çalış. Remzi: Arkadaşlarımızı çağırabilirsiniz, o biliyorsa önce o yapar sonra siz yaparsınız. Mustafa: Maçı bir hafta bırakacaksınız sonra namaza çalışacaksınız hep, teneffüs yapabilirsiniz. Hakan: Dışarıda da öğrenebilirsin kitabı alırsın. Ali: Camide de öğrenebilirsiniz. Öğrt: Şimdi herkes bir arkadaş alacak, onunla birlikte tekrar çalışacak. Tülay: Öğretmenim biz öğretirken daha iyi aklımıza giriyor. 182

Grup Çalışması Öğretmen namaz kılmasını ve duaları öğrenen öğrencilerle, henüz tam olarak öğrenememiş öğrencileri grup yapmıştır. Đkişer kişilik dört grup oluşmuştur. Ancak namaz kılmasını bilen iki öğrenci açıkta kalmıştır. Onlara da kitaptan bir konu vermiştir. Yunus Emre nin şiirini önce okuyup anlayacaklardır, sonra defterlerine yazacaklar ve resim boyayacaklardır. Öğretmen gruplar çalışırken dolaşmış ve onları motive etmiştir. Öğrt: Bak sizin ikiniz öğrenirseniz, sizlere bir şey alcam. Hem öğrenen hem öğretene Mevlana nın şiirini öğrenen çocuklar ne resim yapacaklarını sordular. Öğrt: Tabi şiir Allah la ilgili. Allah ın resmini yapamazsınız ama içinde Kâbe var, namaz kılan insanlar var, onları yapabilirsiniz. Öğretmen öğrencileri yanına çağırmış ve tekrar onları motive etmiştir. Teneffüse kadar öğretirlerse onlara bir şeyler alacağını söylemiştir. Bir sonraki derste tekrar öğrenciler gruplar halinde namazı ve duaları birbirlerine öğretmek üzere çalışmışlardır. 440 Ders Gözlem Analizlerinin Raporu 1. Namaz konusunda verilen bilgiler incelendiğinde, namazın şükür boyutundan söz edildiği görülmüştür. Đnsanların namazla Allah a teşekkür ettikleri belirtilmiştir. Namaz kılan insanların içinde iyi, kılmayanların içinde kötü düşünce bulunduğu söylenmiştir. Kötü düşünce ise şeytan olarak anlatılmıştır. Dinî muhtevada şeytanın içteki kötü düşünce şeklinde yorumlanması tartışılabilir. Şeytan ın insana vesvese verdiğini söylemek mümkündür. Dinî terminolojide şeytan, gözle görülmeyen, fakat varlığı kesin olan ve insanları doğru yoldan saptıran veya saptırmaya çalışan gizli ve açık her türlü güç 441 olarak açıklanmaktadır. Kırca, şeytanı insanın dışında ve insana yabancı, düşman bir varlık olarak açıklar. Şeytan ın kötülüğün bir sembolü olduğu da söylenmektedir. 442 Bu anlamda Kehf Suresi 50. ayette geçen iblis de kimilerine göre melek kimilerine göre cinlerdendi. 443 Konuyla ilgili farklı yorumlar mevcuttur. 440 07.07.2005 tarihli 4. sınıf, Türkçe Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 11, iki ders saati. 441 Celal Kırca, Şeytan Maddesi, Hazırlayanlar: Kemal Atik, Ali Bardakoğlu, Celal Kırca, Selahattin Polat, Ali Toksarı, Đslâmî Kavramlar, Sema Yazar Gençlik Vakfı Yayınları, Ankara 1997, s.654. 442 Geniş bilgi için bkz. Kırca, Şeytan Maddesi, age., s.654-656. 443 Esed, Đblisin meleklerden olduğunu söylemektedir. Bkz. Esed, age., Kehf Suresi, Dipnot: 53, s.596. 183

Şeytan ın çocukların içinde olması gibi bir aktarım pedagojik açıdan uygun değildir. Çocukları psikolojik olarak rahatsız edebilir. Çocuklara korkutucu ve rahatsızlık verecek açıklamalar yapmaktan kaçınılmalıdır. Derste namazın faydaları öğrenciler tarafından sayılmıştır. Öğretmenin buna ilave olarak verdiği bilgi abdest almakla insanın güç topladığı, günü verimli kullandığı şeklindedir. Bu yaştaki çocuklarla namazla ilgili ayet ve hadisler üzerinde konuşulabilir ve konunun dinî temellendirmesi yapılabilir. Onların ve çevresindeki insanların tecrübelerinden yola çıkmak da mümkündür. Dolayısıyla öğretim konusu olarak namazın kılınışı ve abdestin alınışının biraz daha geliştirilmesi uygun olcaktır. 2. Namazın gösterip yaptırma etkinlikleriyle öğretimi, namaz hareketlerinin öğrenilmesi açısından önemlidir. Namaz kılmasını henüz öğrenenlerin sınıfta göstermesi ve diğer arkadaşlarının da onları takip ederek, doğru yapıp yapmadıklarını izlemesi yeni öğrenenlerle, öğrenmiş olanların ortak çalışmasını sağlamıştır. Bu sayede öğrenmiş olanlar bilgilerini tekrar etmişlerdir. 3. Benzeri bir etkinlik de grupla çalışmadır. Onda da bilen ve bilmeyen öğrenciler birlikte çalışmış ve eksikliklerini tamamlamış, namaz kılmasını, dua ve sureleri doğru okumasını öğrenmişlerdir. Grupların dışında kalan ve namaz kılmasını bilen öğrencileri, öğretmenin farklı bir çalışmaya yönlendirilmesi de onların sıkılmalarını, boş durmalarını engellemiştir. Ara Özet Anne ve öğrenci görüşmelerinde kısmen ifade edilen dua ve sure öğretimi, ders gözlemleri esnasında daha da ön plana çıkmıştır. Namaz öğretimi için çalışma yapraklarını dağıtarak öğrencilerin kendi öğrenme şekillerine karar vermelerine olanak tanınmıştır. Ayrıca sure ve namaz öğretimi, uygulamalı ve diğer etkinliklerin tersine etkileşim süreciyle ve işbirlikli öğrenme 444 ile yapılmaktadır. Namaz ve sure öğretimi konusu annenin, okul dışında çocuğuna öğretmeye çalıştığı bir konudur. Dolayısıyla okuldaki Türkçe Din Bilgisi Dersi ile velinin istekleri ve beklentileri de karşılanmış olmaktadır. Öğretmen, uzun süre Almanya da 444 Yapılandırıcı yaklaşımda etkileşim sürecininin önemi ve işbirlikli öğrenme çalışmaların önemi hakkında bkz. Güneş, Yapılandırmacı Yaklaşımla Sınıf Yönetimi, s. 101-102; 109-112. 184

öğretmenlik yaptığından ve Almanya da yaşayan aileleri tanıdığından onların beklentilerine karşılık verebilmektedir. 445 B. ALMANCA DĐN BĐLGĐSĐ DERSĐNĐN ANALĐZLERĐ 1. Birinci Sınıf Almanca Din Bilgisi Dersi a. Görüşme 1 (1) Babayla Görüşme Yaşar Seçilmiş le görüşülmüştür. 446 Görüşmeye Dair: Görüşme 06.04.2005 tarihinde Vb nın çocuklarıyla yaşadığı evde gerçekleştirilmiştir. Görüşmenin dili Türkçe olmuştur. Kişisel Bilgiler: Kendisiyle görüşüldüğü tarihte Vb nın hem Türk hem de Alman vatandaşlığı vardır. 447 Elli yedi yaşındadır. Đlkokul, Ortaokul, Lise (Tesfiyecilik- Makine Bölümü) ve Akademi de (Televizyonculuk ve Film) okumuştur. 448 Almanya ya 1968 yılında gelmiştir. 449 Uzun süre reklâm şirketlerine laboratuarlık yapan bir iş yerine sahip olmuştur. Bunun yanında elektronik eşya satan ve aynı zamanda seyahat acentesi olan bir yeri daha işletmiştir. 450 Asıl mesleği 445 Y Okulunda Türkiye den görevli gelen öğretmenin Türkçe Din Bilgisi Dersleri de karşılaştırma yapabilmek amacıyla gözlemlenmiştir. Öğretmen in Almanya daki görev süresinin ilk senesidir. 4. sınıflara 01.03.2005 ve 03.03.2005 tarihlerinde yaptığı dersler gözlemlenmiştir. Ders konusu Hz. Peygamber in hayatıdır. Bir önceki derste Hz. Peygamber in amcaları anlatılmıştır, gözlemlenen derste öğretmen Hz. Peygamber in ticaretle uğraşması, Hz. Hatice ile evlenmesi, çocukları ve vahiy almasını anlatmıştır. Kureyş in Đslam a düşman olmasının nedenlerini dört madde halinde tahtaya yazmış, onlar üzerinde öğretmen konuşmuştur. Ders, arada öğrencilere konuyu tekrar maksatlı sorulan sorular dışında öğretmen ve konu merkezli bir ders şeklinde işlenmiştir. 03.03.2005 tarihli derse yine öğrencilerin konuyu tekrar etmesi ile başlanılmıştır. Öğrenciler, anlamadıkları Türkçe kavram ve kelimeleri öğretmene sormuşlardır. Mesela: Sembol, göçebe, put gibi. Öğrenci ve öğretmen arasında geçen diyalog şöyle olmuştur. Kerime: Put ne?, Öğrt: Put aslında (duvardaki haçı göstermiştir) bu, demiştir. Elleriyle yapıp taptıkları şey, taptıkları şey., Selçuk: Ama Jesus ölmedi., Öğrt: Đnsanların alıştığı düzenden vazgeçmeleri mümkün değildir. Size kardeşim sen yatakta yatmayacaksın tavanda yatacaksın deseler, Büşra: Olmaz., Öğrt: Allah a şirk koşmak, eş koşmak olmaz., Zehra: Günah, Öğrt: Evet en büyük günah. Öğretimi yapılan bu konu hem programda olmayan konudur hem de verilen bilgi Almanya da yaşayan çocukları, içinde yaşadıkları toplumla çatışmaya yönlendirebilir. 446 Görüşmede Din dersinden hoşnut olma kategorisi oluşmamıştır. 447 Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 1, St:3-7. 448 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:205-229. 449 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:257. 450 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:231-240. 185

Mühendis liktir. Vb, eşinden boşanmıştır. Çocuklara kendisi baktığından artık iş hayatından geri çekilmiştir. Ev işleri ve çocuklarla ilgilenme onun vaktini almaktadır ve aynı zamanda sosyalleşmesine de engel olmaktadır. Vb nin Almanya da ailesi ve akrabaları da bulunmamaktadır. Üç senedir eşinden ayrı ve iki senedir de çocukların bakımını tek başına üstlenmiştir. Çocukların anneleri aynı şehirde oturmaktadır ve iki hafta da bir üç saat çocukları görebilmektedir. 451 Đlk eşiyle on iki, on üç sene evli kalmış ancak çocukları olmayınca ayrılmışlardır. Đkinci eşiyle Vb, artık Türkiye ye dönmek istediğinde ve eşi bunu kabul etmeyip boşanma davası açtığında ayrılmışlardır. 452 Boşandıktan sonra çocuklarda bazı psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkmış, baba bunların tedavisi ile uğraşmıştır. 453 Görüşmenin yapıldığı sene baba, tekrar Türkiye ye dönme isteğinde ve hazırlıklar içindedir. 454 Çocukları on ve altı buçuk yaşlarındadır. 455 Kendi hayatından örnek veren Vb, kendisinin döneminde din dersi Türkiye de seçmelidir. Vb, din dersine bir gün gitmiş ve hoşlanmadığı için de devam etmemiştir. Onun yerine başka bir ders almıştır. Daha sonraki hayatında da dinle ilgili okumamıştır. Kendi inancını açıklarken şöyle ifade etmiştir: ben insanlığa, ben öbür tarafı filan düşündüğüm yok. Ben şu an yaşadığım müddetçe çevre içinde toplum içinde insanlığa inanıyorum. Đnsanlara insan gibi yanaşmak, kendi çıkarını düşünmeden, ben şu toplumda yaşıyorsam, Alman toplumunda, bu toplumun çıkarını düşünüyorum, komşumu. Ben çocuklarıma da devamlı söylerim, radyoyu açtığın zaman fazla şey yapmicaksın alt taraftakini üst taraftakini rahatsız etmiyeceksin, arkadaşlarınla kavga etmiyeceksin, küçüğünü ezmiyeceksin ben, bir insanın yapması gerekli neyse onları şey yapıyorum. Đnsana, insanoğluna doğaya her şeye hayvana zarar vermicek şekilde. Benim inancım bu. 456 Vb, çocuklarının din dersine gitmesine karşı çıkmamaktadır. Öğrensin, o, o kendi şeyi kendi meselesi. Şimdi bakın ben çocuğuma demiyorum, çocuğuma demiyorum ki ben inancım var veyahutta yok onu söylemiyorum. Bana söylediği zaman baba ne iş yapıyorsun, 451 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:9-26. 452 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:42-49. 453 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:71-82. 454 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:124-129. 455 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:258-261. 456 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:433-440. 186

zamanım yok veyahutta yapmıyorum sen yap. Ben onu zorlamıyorum illede yapacaksın diye zorlamıyorum, kendi tercihine bırakıyorum. 457 Vb, okul aile birliği temsilcisi olarak da sorumluluklarını yerine getirmektedir. Kayıtlar esnasında velilerle ve okul yetkilileri ile konuşmaktadır. Vb nın aynı zamanda eskiden siyasetle ilgilendiği konuşmalarında yer almaktadır. Çocuğun dersleriyle ilgilenme Vb, çocukların öğretmenleriyle altı haftada, sekiz haftada bir on dakikada olsa görüşmektedir. Aksi takdirde ona göre öğretmenler, velileri çocuklarla ilgilenmiyor, biz niye ilgilenelim diyebilmektedir. 458 Vb, çocukların dersleriyle ilgilenmektedir. Oğlunun en fazla zorlandığı Almanca ve Hayat Bilgisi derslerinde yardımcı olmaktadır. Kızı ödevlerini etütte yapmaktadır. Bu sebeple yardıma ihtiyaç duymamaktadır ama yine de Vb, evde kızının ödevlerini kontrol etmektedir. 459 Çocukların her türlü eğitim isteklerini desteklemektedir. Tiyatro, müzik, bale dersleri almak istediklerinde çocukları kurslara göndermiştir. 460 Din Dersinde çocuklarının ne öğrendiğini konuşurken Vb, bazı tespitlerde bulunmuştur. Oğlu Osman dördüncü sınıfa gitmektedir. Onun defterine baktığında Ramazan Bayramı, oruç tutma, abdest alma, Đslam ın şartları konularını öğrenmişlerdir. 461 Dikkatimi çeken şeyler Sevgi nin ve Osman ın din bilgisi defterlerinde bazı şeyler aşağı yukarı aynı. Iıııı aynı resimler aynı resimler şey olarak seviye olarak ben baktım, birisi dördüncü sınıfta öbürü birinci sınıfta. Hani Türkçe de olsun Matematikte olsun veya başka bi şeyde olsun basamak basamaktır. Yaşına göre ıı herkesin anlayabileceği, birinci sınıfta abdest almasını, namaz kılmasını veya ne zaman oruç tutulur, ne zaman yenir, bunları öğreniyorsa üçüncü veya dördüncü sınıfta biraz daha derinleşmesi lazım. Şimdi biraz daha derinleşmek lazım. Fakat bakıyorum şimdi ikisinin şeyinde aynı, Sevgi ben bu resmi bi yerden tanıyorum diyor, Osman baba, bende var diyor. Ama şimdi burda yaş ve sınıf farkı ortadan kalkıyor. Demek ki yaşa göre tam eğitim değil. Yanılmıyorsam öyle olcak. 457 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:443-445. 458 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:265-283. 459 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:289-315. 460 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:462-470. 461 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:516-518. 187

Iııı çünkü yedi yaşındaki çocuğun anladığı şekilde basit olarak anlatabilirim fakat on, on bir yaşındaki çocuk artık gençliğe doğru gidiyor, biraz daha derinleştirmem lazım. Öyle olması lazım. 462 Aynısı, konu olarak aşağı yukarı aynı, Sevgi zaten istemiyerek Türkçe ye de din bilgisine de istemiyerek gidiyor 463 Din dersini ve dersin dilini tercih Din dersi, okula kayıt yapılırken tercih edilmektedir. Çocukların velilerine, Türk olanlara Türkçe mi, Almanca mı din dersi görmek istedikleri sorulmaktadır. Veliler, kayıt için doldurdukları forma ek bir belgede cevaplandırmaktadır. 464 Vb, okulda Alman vatandaşı olan çocukların Almanca Din Dersine zorunlu olarak gitmesi gibi bir dayatmanın olmaması gerektiğini belirtmiştir. Bu konuda okul müdiresi ve sekreteriyle konuşmuştur. Kanunen çocuklar on sekiz yaşına kadar hem Alman hem Türk vatandaşıdır. On sekiz yaşında bir seçimde bulunmak durumundadır. Dolayısıyla çocuğun hangi derse gideceğine kendi (velisi) karar vermelidir. 465 Fakat Almanca Din Dersinin seçiminde ya da okunmasında Vb, bir dayatmanın olduğunu da ifade etmektedir. Siz şey yapamazsınız ki bunun pasaportunda Alman, çünkü orda yazıyor Türk mü Alman mı? Ha velilerin yapacağı hem Türk hem Alman a orda çarpı işareti koyması lazım. Ama çoğu bunu bilmiyor bilmediği için de yapılmıyor 466 Vb, o çevrede oturan insanların okulda Almanca Din Bilgisi Dersi verildiğini bilmediklerini söylemektedir. Bu bilgisizliği de velilerin ilgisizliğine bağlamaktadır. 467 Vb nın dersi tercihindeki görüşleri şunlardır: Iıı şimdi din dersi veya o inanç meselesi eee çok çok kritik ben Türkiye dekinden de memnun değilim buradakinden de. Yani Türkiye deki din üzerine eğitim veyahut da inanç üzerine düşünceyle burdakilerine ben tamamen karşıyım. Şimdi din diyoruz ama yeryüzünde sadece Türkler Müslüman değil, Türklerin dışında Afrika lılar var Orta, Balkanlar da olanlar var. Mesela Osman ın sınıfında ııı Yugoslavya dan gelen var, Irak tan var Tunus tan 462 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:524-535. 463 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:539-540. 464 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:859-873. 465 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:876-894. 466 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:906-910. 467 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:947-951; 975-978. 188

var, başka yerlerden gelenler filan var. Iıı mademki biz burda çok kültürlü bir toplumda yaşıyoruz, bu din hepimizin dini Türklerin tekelinde diğil. Türkiye deki ben dedim, mademki şey olacak çocuklar din dersi görecek Türkçe istemiyorum. Ha Türkçe olsaydı daha mı iyi anliycak Almanca yı ne kadar anlıyorsa Türkçe yi de o kadar anlıycak çünkü çocukların Türkçesi mükemmel değil, Almancası da değil. Iıı diğer taraftan en azından dedim, Almanca şeyi olur ise din dersi gördüğü zaman en azından birazcık şey yapabilir, Almanca terimler kavrayabilir şeyi zengin olur, dili zengin olur. Ve Türklerin haricinde başka çocuklarla da sınıfta şey yaparlar... 468 Konuşmasının bir başka yerinde Vb, çocuklarını Almanca Din Dersine bilinçli olarak gönderdiğini belirtir. Burda kalıcaksa dinini bir Almana anlatıcaksa veyahutta bir münazara şeyinde en azından anlatabilsin en azından bir ders saatinde çocuğun iki tane üç tane Almanca terimler öğrenebilir dedim. Onlar için mühim felan dedim, gitti. Ama diğer taraftan Şebnem Hoca hakatten iyi bir pedagok olmuş olsaydı belki düşünürdüm Türkçe din dersine göndermeyi. Çünkü o benim için pedagok değil, eee din dersi zaten şey yapamaz çünkü şöyle diyim ıı onun tavırları ben be- ben pek hoşlanmadım, öğretmendir her şeyin üstünde ne bileyim çok yukarlarda erişilmesi zor, lise mezunu. lise mezunu eskiden öyleydi. Ortaokulda iki sene okurdunuz öğretmen olurdunuz. Bişey diğil kaç senelik öğretmen istersen yüz senelik öğretmen ol. Sen eğitimi almadıktan sonra bugün Ortaokuldan sonra iki sene oku lise dengi bile değil lisenin çok altında. Bi o meseleler hani çok iyi bir Türkçe öğretmeni olmuş olsaydı bir heyecanla çocuklara bir şeyler öğretmeye kalksaydı o zaman derdim ki tamam okey 469 Vb, okul müdiresi ile bizzat konuşmuş ve ondan bilgi aldıktan sonra çocuğunu bu derse kayıt yaptırmıştır. Ben dedim çocuğumu din dersine yazdırıyorum ama bana garanti verebilir misiniz, burda din dersi verecek kişi her hangi bir cemaatin değil, eğitilmiş bir pedagoktan benim çocuğum din dersi almasını istiyorum şayet bu yoksa ben dedim, din dersine çocuğumu şey yapmak istemiyorum, dedim. Dinsiz yazın dedim, dinsiz yazın dedim. Ben de çocuğumu çıkartayım. Yok dedi, ben size o garantiyi veririm pedagok dedi. Pedagok eğitimi görmüş birisi din dersi verecek dedi. Çünkü şimdi bu maalesef biz de her şeyin tadını kaçırıyoruz. Cematler para kazanabilmek için devletten yardım alabilmek için, din dersi veriyor. Niteliksiz, 468 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:327-341. 469 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:956-968. 189

pedagogik bişeyi yok, eğitimi yok. Hani ben bişeyi bilirim ama pedagok olmadıktan sonra insana bir şey öğretemem. Pedagok olmam lazım... 470 Türkçe Dersini veren öğretmenin sürekli rapor alması sebebiyle Vb, büyük çocuğu Osman ı Türkçe Dersi nden kayıdını sildirmiştir. 471 Aynı öğretmen okulda Türkçe Din Bilgisi Dersi ni vermektedir. Din dersinden hoşnutsuz olma Vb, her iki çocuğunun aynı konuları öğrendiklerine dikkat çekmektedir. Valla şimdiye kadar şey olarak defterlerine baktığım zaman konular birbirinin benzeri, ıı peki ee Sibel 472 ııı bunun öğretmeni pedagogisch eğitim olarak ııı din eğitimi almış mı yoksa felsefeci mi? 473 Din dersi belli bir grubun ya da görüşün yayıcısı olursa Vb, buna karşıdır. Şimdi şöyle bir tarikatın, bir inancın fikrini yayma düzeyinde olursa ben ona karşıyım, ben laik sistemi takdir eden uygulamasını isteyen bir insanım. Ama bir Milli Görüş ün bir veyahutta görüşün fikirlerini propagandasını benim çocuğum dinlemeye mecbur değil. Kafasını zehirletmem, gitmesin, hiç gitmesin ondan iyi. Zehirlenene kadar hiç gitmesin daha iyi. Ben buna karşıyım. Maalesef Berlin de olsun Osnabrück te olsun parçalanmalar var. Herkes kendi görüşüne göre eğitmek istiyor.(3)para, para para. Para toplayabilmek için ama tabi şey olarak pedagok olarak, bunun şey olarak eğitimini yapmış Đlahiyat Fakültesi ni bitirmiş bir kişi olursa bilinçli olursa çocuğa eğitim vermesi daha başka türlü olur. Şuanda yapılan şey kâğıt üzerinde verileni aktarmak, aktarmak alternatifi olmadığı için. Yanılmıyorsam o bakımdan Alman hükümetinin istediği yeni nesillere bilhassa burda büyüyen burda eğitimini görmüş liseyi bitirmiş kişilerin Teoloji şeyine gidip veyahutta Đlahiyat Fakültesine gidip Đslamiyet, Đslamiyet üzerine Felsefe, Sosyoloji üzerine eğitim yapması. 474 470 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:389-397. 471 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:474-494. 472 Sibel, Almanca Din Bilgisi Dersi ni veren öğretmendir. 473 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:654-656. 474 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:672-682. 190

Din dersine yönelik beklentiler Vb nin, bu dersten hiçbir beklentisi olmadığını belirtmiştir. Fakat çocuğunun bu derste ahlakî konuları öğrenmediğini, dersin adından yola çıkıldığında (Din ve Ahlak Bilgisi) 475 öğretmenin eksik bıraktığı şeyler olduğu görüşündedir. 476 Vb, Matematik ve Almanca Derslerinin çocuğun ileriki eğitim hayatı için önemli bulmakta ve bu dersleri önemsediğini ifade etmektedir. 477 Vb, çocuğunun bir uzmandan dinî bilgi almasını istemektedir. Iıı ha çocuklar bir şey öğrencekse bilirkişiden öğrensin kulak dolgunluğu ile falan değil. Dua dilinde anlatılan veya sokak arasında, evdeki dedikodulardan filan değil de, bilen kişi ııı o bakımdan ben, ııı genellikle eğitim veren kişinin pedagok olmasına önem vermiştim. Ha biz öğrenirdik ama kulaktan dolma amcadan dededen öteden beriden, insanlar bişey filan anlatırlar. E tabi bu sağlıklı olmuyor 478 Konuşmasının bir başka yerinde Vb, aynı şeyi tekrar eder. ama şey olarak şöyle diyim, din eğitimi verecek kişi Đlahiyetten olursa, mademki din dersine girecek çocuk bişey öğrensin. Orda çocuk bir saat veya iki saat kalıyorsa bişeyler öğreniversin, hiç olmazsa sağda solda yapılan dedikodular olumlu olumsuz, en azından doğru olup olmadığını kendi kafasından der, ya bu yanlış söylüyor. Đnsanlarımızın hepsi eğitilmiş olsaydı Türkiye de eğitilmiş kişiler tarafından din dersi verilmiş olsaydı, insanlar dine karşı da şey olmazlardı( sessizleşerek) 479 Vb, doğrudan din dersi ile değil ama genel olarak Türk çocuklarının eğitimi ile ilgili olarak Konsolosluklardaki Eğitim Ataşelerinden ve velilerden beklenti içerisindedir. Velilerin kendi haklarını aramalarını ve çocuklarıyla ilgilenmelerini istemektedir. Eğitim Ataşelerinin de daha çok dernekler ve camilerle ilgilendiğini, eğitimle ilgili çalışmalar ve araştırmaların yapılmadığını ifade etmektedir. 480 Çocuğu camiye gönderme Vb nın cami hakkındaki görüşleri şöyledir: Maalesef, ıı ne yazıkki, ne acıki bir şehirde on tane on beş tane cami var, birinin gittiği camiye öbürü gitmez öbürünün 475 Vb, dersin adını Türkçe ye, Din ve Ahlak Bilgisi olarak çevirmiştir. 476 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:555, 558-563. 477 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:592-596. 478 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:567-572. 479 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:718-724. 480 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:596-639. 191

gittiği camiye öbürü gitmez. Artık Türkiye deki partiler nasıl laşkalaştıysa buradaki cami cemaati de aynen öyle oldu. Ticarethane ye döndü, aşırılığa döndü. Ben yetmiş üç yetmiş dörtte talebe olduğum zaman eee bu camilerin temeli filan atıldı. Eee aşırı uçlar filan başladı o oraya giden öbürüne gitmez. Yani ibadethane ise her tarafa gidilmesi lazım neden bu ayrımcılık Kilise de öyle değil. Kilisede öyle değil. Bizde bu sorun çok büyük sorun 481 Vb, çocukların camiye gidip ders almasına karşıdır. Yok yok. Ben camiye mamiye gidipte buna karşıyım. Ben Kur an Kursu na da karşıyım, cami dediğin eğitime de karşıyım, okul varken okulun yerini başka bişey dolduramaz, alternatifi yok bi defa. Ee bunun arkadaşları var, çocuğun Türkçesi yok, Almancası zayıf, haftada bir iki sefer camiye gidiyor Kur an Kursu ötesi berisi. Çocuk hiçbirini beceremiyor, çocuk sınıfın en gerisi Niyazi. Matematiği dahi çocuk beceremiyor Almanca sı çocuğun beş, Hayat Bilgisi dört beş gidiyor Đyi güzel de çocuğun kapasitesi beyin alcak mı bakim, çocuk ilk önce bişey öğrensin. Bi şey öğrensin ondan sonra öbürünü sırayla 482 Vb, aynı düşüncelerini tekrarlayarak cami eğitimine karşı olduğunu bir kez daha vurgulamıştır: Hı ben karşıyım buna. Çocuğum okula gidiyorsa ve de ödevini yapcak çıkcak dışarıda temiz hava alsın sporunu yapsın, başka şeyler yapsın başka şeyler yapsın. Beyin de bi boşluk olsun, beyini devamlı doldurduğun zaman patlicak çocuk. Ve bunu yapan çocukların hiçbirisi okulda başarılı değil 483, sonra ben buna karşıyım, ben buna karşıyım. Mademki devletin okulu var, devletin okulunda da bir din eğitimi var, o zaman şey yapalım din eğitimi veren kişi yetenekli değilse yetenekli biri gelene kadar mücadele verelim o versin. Niye gidipte, camide Kur an Kursu olmaz camide ibadetini yaparsın, camide bakkalcılık olmaz, berbercilik olmaz, yani insanlar şey gibi hep kendine doğru yontuyo 484 Niye Türkiye de Đmam Hatip ve Đlahiyat Fakültesi kurulmuş çünkü şeyhden ebedeb dededen diğil de eğitimli kişilerden eğitim olsun diye Cumhuriyet döneminde yapılan şeyler bunlar, göz ardı edilecek şeyler değil ama ihtiyaç kadar kaliteli, kaliteli, bi eğitim olsun. Đnsanlara 481 A.g.d., Transkripsiyon 1, satır 343-358; Vb nin uzun süre Almanya da kalmasına karşın kiliseler arasındaki ayrışmaları bilmediği anlaşılmaktadır. Hıristiyanlık içinde en büyük kilise teşkilatları Katolik, Protestan ve Ortodoks luktur. Her dinî cemaat mensubu, kendi kilisesine gitmektedir. 482 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:733-744. 483 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:755-758. 484 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:766-774. 192

kaliteli eğitim verilsin, eğitimin her şeyi iyidir. Eğitilmiş kişiden alırsanız, eğitilmemiş kişiden alırsanız ben bunu çok tehlikeli görüyorum. 485 Vb, gazetecilik yaptığı yıllarda edindiği tecrübelere dayanarak camiye Đlahiyat Fakültesi mezunu birisi de gelse, cami de görevli olan kimselerin sıradan insanlar olmadığı, politikacı veya politik bir partiye üye ya da sempatizanı olduğu görüşündedir. 486 Aynı şeyin Diyanet in camileri için de geçerli olduğunu belirtir. 487 Camideki din eğitimcilerinden beklentisi de bu doğrultudadır. Gönül ister ki buradaki din eğitimi veren kişiler bilinçli, hiç bir şeye bağımlı olmadan, hiçbir partiye bağlı olmadan, hiçbir tarikata bağlı olmadan, dinin gereği neyse onu, gerçek din neyse onu insanlara öğretsinler, çıkar değil. Onu öğretsinler. Bu din ne olursa olsun onu öğretsinler. Ama ben bugün kaplancının gösterdiği bi din dersine çocuğumu gönderirsem kaplancı militanı olur, Milli Görüşçü militanı olur. Gerçek din eğitimi almaz ve bizim dincilerimiz yorumlattığı zaman herkes başka türlü yorum yapıyor. Demek ki bunda bi laçkalık var, tüm eğitimimizde yalnız din eğitiminde değil tüm eğitimimizde bir laçkalık var bi düzene girmesi lazım 488 (2) Çocukla Görüşme Sevgi Seçilmiş le görüşülmüştür. 489 Görüşmeye Dair: Görüşme 06.04.2005 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Sevgi nin kendi tercihi üzerine konuşma Türkçe başlamış ve Almanca devam etmiştir. Kişisel Bilgiler: Görüşmenin yapıldığı dönemde Sevgi, yedi yaşına girecektir. 490 Holzgarten okulu 1. sınıf öğrencisidir. 491 485 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:778-783. 486 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:784-788. 487 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:816-818. 488 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:829-837. 489 Görüşmede Camiye gitme kategorisi oluşmamıştır. 490 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:261. 491 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:1-6. 193

Ders çalışma Sevgi daha çok yazı yazarken zorlanmaktadır. Okumalarını artık yapabilmektedir. Babası derslerinde bazen yardımcı olmaktadır. Derslerine okuldan sonra gittiği etütte çalışmaktadır. 492 Din dersi etkinlikleri Din Dersi öğretmeni derste çalışma kâğıtları dağıtmaktadır. Onları kesip boyayıp defterlerine yapıştırmaktadır. Ancak kesme işlemini öğretmeni yapmaktadır. 493 Derste oyun oynadıklarını belirten Sevgi Evet bazen, dinle işimiz bitince oynuyoruz, bazen uçtu uçtu bazen komik şeyler, bazen de başka şeyler oynadıklarını söylemiştir. Sık oynadıklarını ve din bitince oynadıklarını tekrar ifade etmiştir. Her hafta oynayıp oynamadıkları sorulduğunda Sürekli oynuyoruz cevabını vermiştir. 494 Derste şarkı söylediklerini, öğrendiklerini belirtmiş ancak unuttuğunu ifade etmiştir. 495 Öğretmeni bazen boyamak üzere ev ödevi vermektedir. 496 Öğretmenin sınıf yönetimi Öğretmeni, çocuklar söz hakkı istemeden konuştuklarında kızmaktadır. Bu durumda öğretmen, hiçbir şey açıklayamamakta ve bazen de söyledikleri duyulmamaktadır. 497 Derste öğrenilenler Sevgi nin derste öğrendikleri hakkında defterine bakılarak konuşulmuştur. Defterindeki ilk sayfa Allah ın yarattıklarıdır. Sevgi, çalışma yaprağını görünce Allah yaptı demiştir. Allah ın neleri yaptığını saymıştır Çiçek, inek, kız, makas ve adam. Kedi sorulduğunda Onu da Allah yaratmıştır cevabını verir. Fakat ev sorulduğunda insan demiştir. Sebebi ise; çünkü zaten bizde de hep insan yapıyor 492 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:7-20. 493 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:27-34. 494 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:395-403. 495 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:404-411. 496 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:431-436. 497 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:418-422. 194

böyle evleri demiştir. Yine topu insan ama köpeği Allah yapmıştır. 498 Allah la ilgili olarak O nun sevimli vb. olduğunu, insanlara verdiğini belirtmiştir. 499 Besmele konusu Sevgi nin defterinde vardır. Defterindeki çalışma yaprağında yazılı olan besmeleyi okumuştur. Ancak Sevgi, besemeleyi ezbere bilmemektedir. Ne zaman söylenebileceğini ise şöyle sıralar: Gece olduğunda, uyumadan önce, sabah, öğlen ve öğleden sonradır. 500 Camide Đbadet Ediyoruz çalışma yaprağında bulunan camiyi ve Kur an ı tanımıştır. Ancak Kur an hakkında başka bir şey bilmemektedir. 501 Kendimi nasıl yıkıyorum? Çalışma yaprağındaki, çocuğun ne yaptığı sorulmuştur. Sevgi Đnsan her zaman kendisini yıkamalıdır. Burası ağız yoksa sivilceler çıkarmış öyle söyledi. Ellerini ve ayaklarını da Kirli olmaması için, kollarını da temiz olması için Ne zaman sorusuna cevabı Öncelikle yemekten önce, yemekten sonra, tuvaletten sonra olmuştur. 502 Oruç ve oruç vakti ile ilgili çalışma yaprağındaki resimleri görünce güneşin batışı demiştir. Başlık oruç okunup ne olduğu sorulduğunda ibadet gibi bir şey cevabını vermiştir. Nasıl olduğunu hatırlamamaktadır. Güneşin batışı ile ilgisini kuramamıştır. Güneş ilk önce buraya gelir, sonra buraya, sonra buraya. Çünkü ilk önce güneşte de sahip olunabilir bazen ve bu da alabilir ve bazen biz güneşin batışını alabiliriz. 503 Üzerinde cami resmi ve minareler arasında Ramazan yazan yapraktaki camiyi tanımıştır. Ama daha önce Ramazan ı duymadığını, unuttuğunu belirtmiştir. 504 Dinî objelerin olduğu çalışma yaprağı üzerinde konuşulduğunda Sevgi, seccadeyi Allah halısı olarak nitelemiştir. Ona göre Üzerine çıkılıp oturulur Kâbe yi cami olarak nitelemiştir. Kâbe yi hiçbir zaman duymadığını söylemiştir. Tesbihi Boğaza takılan kolye olarak açıklamıştır. Besmeleyi tanımamıştır, (Almanca Basmala yazılıdır) Muhammed in kim olduğunu bilmemektedir. Ama Sevgi, 498 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:38-54. 499 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:61-66. 500 A.g.d., Transkripsiyon 2, St: 68-85. 501 A.g.d., Transkripsiyon 2, St: 88-103. 502 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:105-113. 503 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:116-126. 504 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:135-147. 195

öğretmeninin kim olduğunu söylediğini ifade etmiştir. Peygamber in ne demek olduğunu bilmemiştir çünkü bu konuları öğreneli çok olmuştur. 505 Müslümanlar Bayram kutluyorlar çalışma yaprağında, çocukların el öptüğünü bayram olduğunu belirten Sevgi ancak bayramların adını hatırlayamamıştır. Ramazan Bayramı mı Şeker Bayramı mı diye sorulunca, Şeker Bayramı demiştir. Bayramda bazen para ve şeker verildiğini belirtmiştir. 506 Ramazan Bayramı ve Noel Gecesi çalışma yaprağında yer alan ufak resimler üzerinde Sevgi yle konuşulmuştur. Resimde şarkı söyleyen çocuklar, kilise, incil, cami, dua eden adamlar, takvim, Đsa nın bebekliği, Kur an, oyuncaklar, yılbaşı çamı, şekerlemeler, noel baba takvimi vardır. Sevgi nin yorumu şunlar olmuştur: S: Bunlar bir şey söylüyorlar, bu bir ev ve bu kitap. M: Nasıl bir kitap? S: Đncil M: Daha önce Đncil i duymuş muydun? S: ıı ıı M: Bu adamlar ne yapıyor? S: Dua ediyorlar. M: Niçin? S: Para kazanmak için. M: Bu resim de ne var? S: Çok komik gözüküyor. M: Bu çocuk mu? S: Evet M: Ve bir adamla kadın var. S: Evet onlar onu alıyorlar. M: Bu resimlerin üstünde R yazıyor neden böyle yazdın? S: Çünkü bir renk olması gerekiyordu mavi yapmalıydım ve ben de o zaman mavi yaptım. M: Bunların üstüne böyle yazın diye öğretmeniniz mi söyledi? S: Evet 507 505 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:54-195. 506 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:96-205. 507 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:210-231; R harfi Ramazan Bayramını göstermektedir. 196

Sevgi, Ağlayan deve hikâyesinde devenin aç olduğunu ve Allah ın ona yemek verdiğini anlatmıştır. 508 Đslam ın şartlarının yer aldığı bir çiçek figüründe yazılanları okurken zekâtın (Almancası yazıyordu Almosensteuer) ne olduğunu bilmediğini söylemiştir. Şehadetin ne olduğu sorulduğunda hatırlayamamış ancak birazcık söyleyince devamını getirmiştir. 509 Dua eden eller resmini görünce bu resimde dua yı öğrendiğini söylemiştir. Dua edenin para için dua ettiğini, sabah, öğlen ve uykudan önce dua edebileceğimizi ifade etmiştir. 510 Cami resminin bulmaca şeklinde verildiği ve çocukların ancak belli rakamları, belli renklere boyamaları sonucu oluşan bu resimde Sevgi, Burada renklerle boyamamız gerekiyordu. Sarıyla bu boşlukları buralar beyaz olmalı. Ve bu bir cami demiştir. Burada ne öğrendiği sorulduğunda sadece boyadık cevabını vermiştir. 511 Allah la konuşuruz eğer diye devam eden cümlenin bulunduğu çalışma yaprağında dört resim yer almaktadır. Sevgi, bunlara bakarak Allah la ne zaman konuşulduğunu söylemiştir: Üzgün olduğumuzda, korktuğumuzda, yalnız kaldığımızda ve uyuduğumuzda. 512 Ancak son iki resimde çiçeği sulayan bir kız çocuğu ve hasta yatan bir erkek çocuk yer almaktadır. Sevgi bunları duayla ilişkilendirmemiştir. Aile senin için ne zaman özellikle önemlidir? Çalışma yaprağı üzerinde konuştuğumuzda kâğıttaki resimlerin bireysel değerlendirildiği tespit edilmiştir. Mesela bir resimde annesinin kucağında ağlayan çocuk ve bir başka resimde annesinin kucağında gülen çocuk bir sefer ağladı sonra sevindi şeklinde açıklanmıştır. Neden sorusuna cevabı çünkü belki bir şey hediye almıştır ya da onun gibi demiştir. Aynı şekilde bisikleti tamir eden baba için adam bisikleti tamir ediyor sonra tekrar bozulduğunda tamir etmek için, diğer bir resimde baba çocuklarla oyun oynamaktadır bunun için oynuyorlar ve burada bisiklete biniyorlar ve burada bişeyler yemek yiyorlar ve acıktığında yemek yemesi için bir şeyler getiriyor büyükanne dinlemek istediğinde kitaptan bir şeyler okuyor ve burada kim 508 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:232-246. 509 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:247-262. 510 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:263-276. 511 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:286-290. 512 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:278-281. 197

beraber maç yapmak ister diye soruyor şeklinde yorumlamıştır. 513 Sevgi, hiçbir zaman anne veya baba kelimesini kullanmamıştır. Ailemizle isimli çalışma yaprağında, anne ördek ve yavruları vardır. Sevgi ye hayvanlarında bir ailesi olup olmadığını mı öğrendikleri sorulmuş ve evet onlarında bir ailesi var denilerek hemen bir sonraki sayfaya geçilmiştir. 514 Đnsanlar birbirlerine yardım ediyorlar. Eğer insanlar birbirlerine yardım ederse inanabiliriz ki Allah da beraberdir, çalışma yaprağında bir çember içinde çeşitli resimler vardır. Bunlar yerde yatan yaralı insan, sakat arabasında bir insan, doktor, çöpçü, yatakta yatan çocuk vb. Sevgi nin yorumu S: Eğer yere düşmüşsek ve bir tarafımız kırıldıysa mesela bisikletten düşülmüşse, o zaman orda kalınır ve birisi söyleyebilir. M: Belki yardım edebilir. S: Evet yardım da M: Burada ne yazıyor? S: Allah beraberdir. M: Ne anlama geliyor? S: Allah beraberdir. M: Her zaman mı? S: Eeeeveet 515 Burada ne öğrendiğini Sevgi tekrar şöyle anlatır: Birisi yaralanmışsa o zaman doktor çağırabiliriz ya da onun gibi şey ya da ambulans çağırabiliriz. M: Allah burada nerede? S: O burada değil. M: Peki neden burada böyle yazıyor? S: All-llah da be- ra ber- dir. Çünkü o gökyüzünde beraberdir. 516 Başkaları için var mısın? Çalışma yaprağında, yine başkalarına yardım konusu işlenmiştir. 517 Kurban Bayramı çalışma yaprağında, koyun satın alan insanlar vardır. Sevgi hayvanlar böyle öldürülür, bu hayvanlar demiştir ve sebebi sorulunca çünkü (10) 513 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:291-301. 514 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:303-305. 515 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:305-315. 516 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:319-324. 517 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:326-331. 198

kurban bayramında hayvanlar kesilir diyerek bu işlemin yapmak zorunda değil ama yapabilir zorunluluk olmadığını belirtmiştir. Her ne kadar resmin altında bu etlerin kimlere verildiği; aile, komşu, fakir insanlar, yazsa da Sevgi etlerin kasaba götürülmesi ve oraya koyulması gerektiğini anlatmıştır. 518 Bir başka çalışma yaprağında da dört kurbanlık hayvanı öğrenmiş ve bunların Kurban Bayramı nda öldürüldüğünü söylemiştir. 519 Kader konusuyla ilgili çalışma yaprağında da, bir labirent içinde bir çocuk ve labirentin bazı yollarında hırsızlık, yalan, kıskançlık yazmaktadır. Labirent dışında da çocuğun ulaşması gereken bir Kur an vardır. Sevgi, dışarıda duran bu kitabın Kur an olduğunu bilmekte ancak çocuğun ona neden ulaşması gerektiğini belki ödünç almıştır, tekrar geri vermek zorundadır şeklinde açıklamaktadır. Kaderin ne demek olduğunu ve labirentteki diğer kavramları anlamlandıramamıştır. 520 Bir başka çalışma yaprağında ortada Allah yazmaktadır. Kenarlarda ateş, toprak, su, hava yazılıdır ve bunların resimleri vardır. Sevgi bunu şöyle açıklamıştır: Toprağa ihtiyaç vardır, eğer toprakta değilsek o zaman taşlarda oluruz altta ve o zaman acır, hava onunla nefes alalım diye hava olmadığında o zaman bazen ölünebilir, su için su olmazsa o zaman hiçbir şey içemeyiz, ateş içinse bir şeyler pişirmek istersek o zaman pişiremeyiz. Resimlerin ortasında Allah yazmasını da bunları Allah ın yaptığını söyleyerek açıklamıştır. 521 Her şeyi Allah yaratmıştır çalışma yaprağında bazı resimler ve öğrencilerin bunların ne olduğunu yazmaları için boş kutucuklar vardır. Sevgi, tüm bunları saymıştır: Yıldız, güneş, bulut, ağaç, deniz, keçi, kelebek, adam, dağ, çim, çiçek, solucan, bitki. Resimlerin altında yazan Allah her şeyi yaratmıştır yazısını okuyup çünkü her şeyi Allah yaratmıştır, demiştir. 522 Dersten hoşnut olma/olmama Derste her yaptıklarının hoşuna gittiğini belirtmiş ve derste hiçbir zaman sıkılmadığını ifade etmiştir. 523 518 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:333-342. 519 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:345-355. 520 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:351-368. 521 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:370-383. 522 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:386-394. 523 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:412-418. 199

Ders dili Derste öğretmeninin anlattığı her şeyi anladığını bazen öğretmeninin tahtaya yazdığını ve oradan defterlerine yazdıklarını belirtmiştir. 524 Görüşmelerin Raporu 1. Baba, eşinden boşanmış olması nedeniyle üzerinde çok fazla sorumluluk taşımaktadır. Hem çocuklarla hem de evle ilgilenmek durumundadır. Çocuklara bakması sebebiyle baba, artık çalışmamaktadır. Çocuklar, babanın ikinci eşinden olduğu için de çocuklarla baba arasında çok fazla yaş farkı olduğu görülmektedir. Babanın, dünya hayatını öncelediği ve insanlarla olumlu ilişkiler içerisinde olmayı önemsediği anlaşılmaktadır. ben öbür tarafı falan düşündüğüm yok ifadesi de dinî kaygılar içerisinde yaşamadığına, yaşadığı zaman dilimini düşünerek hayatını şekillendirdiğine işaret etmektedir. Kendisinin yaşam felsefesini şu cümle ortaya koymuştur Đnsana, insanoğluna, doğaya, her şeye, hayvana zarar vermicek şekilde. Benim inancım bu. Siyasî görüş olarak da Türkiye de bir sağ partiyi onaylamaktadır. 2. Kızının öğretmenleriyle sık görüşmektedir. Kızı, derslerini okul sonrası etütte yaptığından yardıma ihtiyaç duymamaktadır ancak baba yine de yaptığı ödevleri kontrol etmektedir. Kızının derslerini tamamen etütteki öğretmenlerin desteklerine bırakmamaktadır. Çocuğunun dersleriyle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Sevgi yle yapılan görüşmede Sevgi de aynı şeyleri ifade etmiştir. Derslerini etütte yapmaktadır. Babası bazen yardımcı olmaktadır. 3. Almanca Din Bilgisi Dersi ni baba kayıtlar esnasında bir belge ile tercih etmiştir. Tercih esnasında kendisi bir zorluk yaşamamıştır. Fakat kayıtlar sırasında aslında velilerin, bu dersi tercih etmeleri için zor durumda bırakıldıklarına şahit olmuştur. Alman vatandaşı olanların Almanca Din Bilgisi Dersi ne gitmek zorunda olduğuna ilişkin bir tartışmanın yaşandığı ve babanın konuyla ilgili açıklama yaptığı anlaşılmaktadır. Kanunen çocuklar on sekiz yaşında hangi vatandaşlığı tercih ettiklerine kendileri karar vermek durumundadır. Bu yasal düzenlemelerden velilerin 524 A.g.d., Transkripsiyon 2, St:423-426. 200

haberi olmadığından karmaşa yaşanmaktadır. Velilerin bir kısmı okulda, iki farklı din öğretimi model uygulaması olduğundan habersizdir. Bunun sebebi velinin yeterince çocuklarıyla ilgelenmemesidir. Babanın, Almanca Din Bilgisi Dersi ni tercih etmesindeki sebepleri incelediğimizde ilk olarak; çok kültürlü bir ortamda yaşanıldığı ve çocuğunun da çok fazla farklı milletten arkadaşlarıyla birlikte olduğu ifade etmiştir. Dolayısıyla baba böyle bir toplumda dinin sadece Türklere yönelik sunulmasını tasvip etmemektedir. Đkincisi; dersin Almanca yapılıyor olması çocuğuna bir dezavatantaj değildir. Çünkü Türkçe yi de çok iyi bilmemektedir dolayısıyla Almanca dil yeterliliği de iyi olmadığından her iki dildede eşit seviyede öğrenecektir. Üçüncüsü, dersi Almanca öğrendiğinde Almanca yeni kavram ve kelimeler öğrenecektir ve farklı milletten öğrencilerle aynı ortamda bulunduğundan diyalog kurabilecektir. Dinini Almanlara anlatmak istediğinde çok rahat derste öğrendiklerinden hareketle anlatabilecektir. Dördüncüsü, baba Türkçe Din Bilgisi Dersi ni veren öğretmenden memnun değildir. Öğretmen, lise mezunudur ve pedagok değildir. Bu eğitime sahip olan birisi din dersi verme yeterliliğine sahip değildir. Tükçe yi çok iyi öğretmediği için de baba, çocuğunu onun derslerine göndermemektedir. Öğretim yılında çok fazla rapor aldığından oğlunu Türkçe Derslerinden de almıştır. Babanın bazı bilgilere sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Öğremen le yapılan görüşmede, Şebnem Hanım ın Öğretmen Lisesi mezunu olduğu ve sonrasında Açıköğretim Fakültesi nde Üniversite tahsilini tamamladığı öğrenilmiştir. Baba, Din Bilgisi Dersi ni veren öğretmen hakkında bilgi aldıktan sonra çocuğunu derse kayıt ettirmiştir. Herhangi bir cemaate mensup bir kişi tarafından çocuğunun eğitilmesini istememektedir. Bunu tehlikeli görmektedir. Onun için önemli olan bu dersi verecek kişinin öğretmenlik formasyonuna sahip olmasıdır. Çeşitli cemaatlerin din dersleriyle ilgilenmesini tamamen çıkar amaçlı bulmaktadır. 4. Babanın dikkatini çeken şey, dördüncü sınıfa giden oğlu ile birinci sınıfa giden çocuklarının aynı konuları, aynı çalışma yapraklarıyla öğrenmesidir. Baba, bu durumdan hoşnut değildir. Birinci sınıfta öğrenilen bir konunun dördüncü sınıfta tekrarı olsa bile daha derinlemesine öğrenilmesi gerektiğinin bilincindedir. Dolayısıyla aynı çalışma yaprakları ve aynı seviyede yapılan bir eğitimi normal 201

bulmamakta bunu da öğretmenin eğitimine bağlamaktadır. Baba, Sibel Hanım ın din eğitimi alıp almadığını sorgulamaktadır. Sevgi, derste çalışma yapraklarıyla çalıştıklarını ve oyun oynadıklarını belirtmiştir. Sevgi nin dinle işimiz bitince oyuna geçiliyor ifadesi, derste oynanan oyunların dinî konuların öğretimi ya da tekrarı için oynanmadığını anlatmaktadır. Kendisi de zaten uçtu uçtu oyunu, komik şeyler şeklinde ifade etmesi bunu göstermektedir. Derste oyuna yer verilmiş olması eğitim yaklaşım ve anlayışlarınca da benimsenmekte ve sosyal becerileri geliştiren teknikler olarak kabul edilmektedir. 525 Ancak bu etkinliğin dersten bağımsız olması yerine, ders içeriği ile bütünleşmesi katkı sağlayıcı olacaktır. 526 Sevgi nin sürekli oynuyoruz sözü ders gözlemlerinde anlaşılacak bir ifadedir. Sevgi nin, derste hiç sıkılmadığını ve derslerin çok hoşuna gittiğini belirtmesi oyun sebebiyle olabilir. Kendimi Nasıl Yıkıyorum? Çalışma yaprağıyla abdest konusu, Oruç ve oruç vakti, Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı, Ramazan Bayramı ve Noel Gecesi karşılaştırması, Đslam ın şartları, Aile senin için ne zaman özellikle önemlidir? Ve Ailemizle çalışma yaprağıyla aile konusu, Kurban Bayramı, Kader konusu birinci sınıf programında yer almayan konulardır. Sevgi nin ve Osman ın defterleri incelendiğinde babanın, çocuklarının aynı konuları işledikleri konusundaki ifadenin doğru olduğu görülmüştür. Tespit edilen ortak çalışma yaprakları şunlar olmuştur: Oruçta Günün Akışı, Müslümanlar Bayram Kutluyor, Bayram yeri, Kurban Bayramı, Kurban Bayramı için Kurbanlık Hayvanlar, Đnsanlar Birbirne Yardım Eder, Diğerleri Đçin Var mısın?, Dinî Objeler. Bunların birinci sınıf programında yer almayan bazı konular olduğu tespit edilmiştir. Bazı konuların da yeterince açıklanmadığı söylenebilir: Özellikle abdest konusu ve oruç, Ramazan ve Noel karşılaştırması gibi. Sevgi her ne kadar derste anlamadığı herhangi bir şeyin olmadığını belirtse de kendisiyle defterdeki öğrenilen konular üzerinde konuşulduğunda Sevgi nin anlayamadığı ortaya çıkmaktadır. 4. Alman Hükümeti nin, Almanya da okuyan gençlerin Đlahiyat Fakültesi nde eğitim görerek sonrasında Almanya daki çocuklara din dersi verme tasarısını, baba 525 Sosyal becerileri geliştiren teknikler; rol oyunu, gösteri, oyun ve drama sayılmaktadır. Geniş bilgi için bkz. Güneş, Yapılandırıcı Yaklaşımla Sınıf Yönetim, s. 122-125. 526 Eğitsel oyunların din öğretiminde kullanımı hakkında bkz. Halise Kader Zengin, Eğitsel Oyunlar ve Đlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersinde Kullanımı, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2002, s. 64-116. 202

olumlu bulmaktadır. Din Derslerinin cemaatlere bırakılmamasını istemektedir. Fakat Anayasaya uygun bir Đslam Din Dersi nden söz edecek olursak babanın, bu talebinin gerçekleşmesi mümkün değidir. Çalışmanın giriş bölümünde konu detaylı olarak incelenmiştir. Almanca Din Bilgisi Dersi nde çocuğunun ahlakî konuları öğrenmediğini söylemiştir. Baba, kendisi dersin adını Din ve Ahlak Bilgisi olarak çevirdiğinde, ona göre öğretmen bu konuları ihmal etmektedir. Din Dersi çocuğunun gelecekteki eğitim hayatını etkilemeyeceğinden baba, din bilgisi dersinden hiçbir beklenti içerisinde değildir. Aslında Matematik ya da Almanca dersi kadar önemli bulmamaktadır. Çünkü ilkokuldan sonra okul yönlendirmesinde din dersi önemli değildir. Babanın beklentisi çocuğu Din Bilgisi Dersi nde bir şey öğrenecekse uzmanından, Đlahiyat Fakültesi mezunu bir öğretmenden öğrenmesini istemektedir. Bu talepten anlaşıldığı üzere baba, diğer branş öğretmenlerini din bilgisi verecek yeterlikte görmemektedir. Din öğretimin ailede yapılmasını da uygun bulmamaktadır çünkü kendiside din uzmanı değildir. Veli, Almanya daki eğitim ataşelerinden Türk çocukların eğitimleriyle ilgilenmelerini istemektedir. Bunun sebebi ise ataşelerin çeşitli faaliyetlere katılarak eğitim sorunlarını ve meslelerini ihmal etmesi anlaşılmaktadır. 5. Baba, camide verilen eğitime karşıdır. Cami eğitimi, okulun alternatifi değildir. Camilere çeşitli siyasi görüşlerin yer bulduğu mekânlar olması nedeniyle olumlu bakmamaktadır. Çocukların hem okulda hem de camide eğitim almaları onları çok yorduğundan başarısızlığa neden olmaktadır. Baba, okulda verilen din öğretiminin yetersizliği nedeniyle çocukları camiye yönlendirmek yerine okuldaki öğretmenlerin kalitesini arttırmaya çalışılmasını savunmaktadır. Babanın bu talebi haklıdır fakat okul ve cami eğitimi birbirini tamamlar şekildedir. Birisi örgün diğeri yaygın eğitim yapmaktadır ve eğitim-öğretim muhtevası da farklıdır. Babanın cami eğitimine karşı olmasında en büyük etken Almanya daki camilerin belli cemaat ve siyasi görüşlerin savunulduğu ve aktarıldığı yerler olmasıyladır. 203

b. Ders Gözlem Analizleri Birinci sınıflar 17.02.2005 ve 24.02.2005 tarihlerinde gözlemlenmiştir. Öğrenci sayısı derste 12-14 arasında değişiklik göstermiştir. 3 Irak lı, 1 Afgan, 5 Türk, 3 Kosova lı, 1 Yugoslav, 1 Boşnak öğrenci derse katılmıştır. 9 kız, 6 erkek öğrenci vardır. (1) Derslerin Đçeriği 17.02.2005 tarihinde yapılan derste Kader konusu işlenmiştir. Derste öğretmen konuyla ilgili şu bilgileri vermiştir: Öğrt: Allah bir bebek dünyaya geldiğinde onun ne kadar yaşayacağını, nasıl yaşayacağını bilir. Dedikten sonra Öğretmen El Kitabı nda yazanlar çerçevesinde öğretmen; Allah benim nasıl olacağımı, ne yapacağımı bilir. Fakat işlediğim suçlar beni ilgilendirir çünkü Allah bize özgür irade vermiştir, Allah bize neyi yapmamız neyi yapmamamız konusunda bilgi vermiştir. Özgür irademizin dışında da bazı şeyler vardır mesela dünyaya gelmemiz, ne zaman öleceğimiz gibi bilgiler sunmuştur. 527 Öğretmen konuyla ilgili Öğretmen El Kitabı nda yer alan bir şiiri okumuş ve öğrenciler de tekrar etmiştir. Sen Biliyorsun Çok Büyük Allahım Sen biliyorsun çok büyük Allah ım Gökyüzünde uçan kuşları Gördüğümüz rüyaları Her yaptığımız şeyi Sen biliyorsun çok büyük Allah ım Gökyüzünü, denizleri, dağları, Yere düşen her bir yaprağı Her olan şeyi ve olacak olanı, Sen biliyorsun çok büyük Allah ım! 527 17.02.2005 tarihli 1. Sınıf, Almanca Din Bilgisi Dersi, Ders Gözlemi 4, Transkripsiyon 4, bir ders saati. Öğretmenin Kader konusunda verdiği bilgiler için bkz. Kadere Đnanma Konusu, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. 204

Yarın ne olacağını? Kim ölecek kim kalacak? Kim sevinecek kim üzülecek? Sen biliyorsun çok büyük Allahım! Öğretmen, öğrencilerden neyin kader olduğu neyin olmadığı konusunda örnekler istemiştir. Öğrt: Đnsanın hayatında neler olabilir? Burçin: Hastalık. Dilara: Kötü ailelerde çocuk olabilirdik. Fatıma: Okulda tembellik. Öğrt: Bu kader değil kişinin elinde olan bir şey. Emre: Karda kayıp düşmek. Öğrt: Kayıp düşmek senin suçun Allah düşmeni istemez. Öğrt: Allah ne zaman öleceğini, kaza geçireceğini belirler. Ne kader değildir? Hayatımızda neyi değiştirebiliriz? Miremya: Pişirdiklerimiz. Nişuva: Oynadıklarımız. Burçin: Satın aldıklarımız. Dilara: Nasıl makyaj yaptığımızı. Öğrt: Okulda neyi belirleyebilirsin, neyi değiştirebilirsin? Hasan: Alıştırma yapar öğrenirsin. Öğrt: Diyebilir misinki Allah istemedi ben iyi iş bulamadım? Hayır iyi okul okursan bulabilirsin. Bazı şeyler kader bazıları değil. Bu konuşmadan sonra öğretmen öğrencilerle grup çalışması yapmıştır. Öğrt: Şimdi herkes yanındaki arkadaşıyla iki şey düşünsün kader olan ve olmayan Nişuva: Yemek, insan belirler. Hastalık ve ölüm Allah belirler. Hasan: Matematik öğrenme insana ait, ölmek Allah. Ev ödevi Allah. Öğrt: Ona sadece sen karar verirsin. 205

Öğretmen kader konusuyla ilgili olan Öğretmen El Kitabı ndaki bir çalışma yaprağını öğrencilere dağıtmıştır. Çalışma yaprağında aşağıdaki şekil yer almaktadır. 528 Labirent içerisinde Almanca olarak yazılmış kıskançlık, yalan ve hırsızlık kelimeleri yer almaktadır. Öğretmen çalışma yaprağı ile ilgili şu bilgileri vermiştir: Kim önce bitirirse birinci, Hırsızlığı vs.yi Kur an la engelleyebiliriz, o sebeple resimde Kur an ve çocuk labirenti var. 529 Öğretmen çocukların çalışma yaprağını doğru yapıp yapmadıklarını kontrol etmektedir. Öğrenciler arasında dolaşmaktadır. Öğretmen, çocukların çalışma yaprağını defterlerine yapıştırdıktan sonra altına Kader (DIE VORHERBESTIMMUNG) yazmalarını istemiştir. Ders bitimine otuz dakika kala hangi oyunu oynayalım tartışmaları başlamıştır. Öğretmen dersin özetleneceğini, neler öğrendiklerini soracağını söylemiştir ancak sormamıştır. Oyuna geçilmiştir. 528 Çalışma yaprağı için bkz. Kadere Đnanma Konusu, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. 529 Bu çalışma yaprağı ile ilgili aslında öğretmene daha fazla bilgi sunulmasına rağmen, öğretmen bu kadar söylemekle yetinmiştir. 17.02.2005 tarihli 1. Sınıf, Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 4, bir ders saati. 206

Oyunun adı Uçtu uçtu ne/kim Uçtu? 530 Öğretmen oyunu başlatmıştır. Öğrencileri şaşırtmak için cümleler kurmakta ve aynı zamanda parmağını yukarı kaldırmaktadır. Böylece de öğrenciler şaşırtılmak istenmektedir. Öğrt: Uçtu uçtu çiçek uçtu. Şaşıran öğrenciler ve parmağını kaldıranlar oyun dışı kalmaktadır. Aynı şekilde öğretmen devam etmektedir. Uçtu uçtu masa uçtu. Şarkı Oyunun arkasından sınıfça bir şarkı 531 söylenmiştir. Şarkı söylenirken ona uygun rontlar yapılmıştır. Tanrı nın Sevgisi Çok Güzel Tanrı nın sevgisi o kadar güzeldirki, o kadar güzellikte büyüktür. O kadar yüksek, ne olabilir ondan daha yüksek? O kadar derin, ne olabilir ondan daha derin? O kadar geniş, ne olabilir ondan daha geniş? O kadar güzellikte büyüktür. 532 Şarkı söylendikten sonra ders bitmiştir. (2) Öğretim 24.02.2005 tarihli ders gözlemidir. Sınıf yönetimi ve ders etkinlikleri kategorileri incelenmiştir. 530 Oyun, şaşırtmaca oyunudur. Öğretmen uçan şey ve canlılar arasında, uçmayan şeyleri ya da canlıları söyleyerek öğrencilerin ellerini havaya kaldırmalarını sağlamaya çalışmaktadır. Uçmayan şey ve canlı söylendiğinde elini kaldıran oyun dışında kalmaktadır. 531 Söylenen bu şarkı Hıristiyanlık dininde kullanılan özellikle Đsa nın hayatı anlatılırken öğrencilerle söylenen şarkıdır. Şarkının Hıristiyanlıktaki kullanımı için bkz. Norbert Thelen, Kinder erleben die Bibel, 21 Jesusgeschichten anschaulich und spielerisch, RPA Veralg, Landshut 2003, s.38. 532 Öğretmen El Kitabında şarkının üzerinde bir not da yazılmıştır. Tanrı kavramı yerine her defasında Allah konulabilir denmiştir. Ancak öğretmen böyle bir değişikliği söylerken yapmamıştır. Ayrıca kelimelere uygun rontların neler olabileceği de belirtilmiştir. Mesela yüksek denilince çocukların ellerini yukarıya havaya doğru açması, geniş denilince yan taraf doğru açması gibi. Geniş bilgi için bkz. Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 1. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.06.2002, Öğretmenler Đçin Temel Yardımlar Bölümü. 207

Sınıf Yönetimi Derse Giriş Öğrencilerle selamlaştıktan sonra öğretmen, hangi konuda kaldığını hatırlamak için öğrencilerin defterlerine bakmıştır. Öğrencilere dağıtacağı çalışma yaprağının kenarlarını kesmiştir çünkü kâğıdın kenarında hangi sınıfa ait çalışma yaprağı olduğu yazılıdır. Kavga Konusunu bu derste öğreneceklerini belirtmiştir. Öğrt: Kavga ettiğin kimse oldu mu? sorusunu sormuş ve öğrencilerden cevap almıştır. Derse gelmeyen öğrencilerin adını ve sınıflarını sınıftaki öğrencilere sormuştur. Sekreterliğe verilmesi gerekmiştir. Dersin yirmi dakikası bununla geçmiş ve henüz derse başlanılmamıştır. Ders etkinlikleri Rol Oyunu Öğrencilere aşağıdaki metni Öğretmen El Kitabından okumuştur: Kemal: Benim dolma kalemim nerede? Sen onu benden çaldın, aptal adam. Ahmed: Böyle bir yalan, ben değildim. Đğrenç dolma kalemine bari daha dikkatli ol! Ayrıca ben aptal adam değilim. Kemal: Ben çok net gördüm, senin benim kalemliğimden nasıl çaldığını. Ahmed: Hayıııır. Sen delirmişsin. Ben değildim. Şimdi bir yumruk yiceksin. Kemal: Eğer sen hemen benim dolma kalemimi vermezsen, asıl sen bir tane yumruk yiceksin! 533 Öğretmen metni okumasının arkasından iki öğrenciden okuduğu bu metni oynamalarını istemiştir. Rol oyunu ile öğrenciler bu kavganın sonucuna yönelik çözüm aramıştır. Öğrenciler çözümlerinde: Burçin: Belki ödünç almak istedi kalemini. Miremya: Belki şaka yapmak istedi... 533 Bir Toplumda Yaşamak Ünitesi, Kavga, Suç ve Uzlaşma Konusuyla ilgi Başka Yapı Taşı, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. 208

. Öğrt: Problem neden kaynaklanıyor? Dilara: Her yeri arayabilir. Öğrt: Ne diyebilir? Nişuva: Özür dileyebilir. Hasan: Kalemini geri verir. Öğretmen, çocukların arkadaşlarıyla kavga ettikleri bir durumu düşünmelerini ve bu düşündüklerini sınıf arkadaşlarına rol oyunuyla göstermelerini istemiştir. Çocuklar düşündüklerini oynamışlardır. 534 Bu etkinlikle ders bitmiştir. Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Programa göre Kader konusu üçüncü sınıfta Đman ın şartları arasında yer almaktadır. Birinci sınıfın seviyesine uygun olmayan ve dinî muhteva olarak da çok tartışılan, üzerinde konuşulan bir konudur. Kader konusunu öğretmen anlatırken kavram açıklaması yapmadan, örneklerden yola çıkarak açıklamaya çalışmıştır. Bazı şeylerin değiştirilemeyeceğini ama bazı şeylerin insanın özgür iradesine bağlı olduğunu ifade etmiştir. Öğrenciler, yapılan etkinliklerle kulun fiilleri ile Allah ın fiillerine örnek bulmaya çalışmıştır. Bu konu Kelam Đlmi nin tartıştığı zor konulardan birisidir. Dolayısıyla öğrencilerin verdiği örneklerden de konuyu anlamadıkları görülmektedir. Hatta bazı verilen örnekler yanlış olduğu halde öğretmen tarafından düzeltilmemiştir. Kader konusuyla ilgili derste okunan şiir içerik olarak uyuşmaktadır. Cümlelerin anlaşılması zor değildir. Ancak öğretmen bu şiiri okumuş ve öğrenciler tekrar etmiştir. Şiirin içeriği ile işlenen konu arasında bağ kurulmamıştır. Labirent örneğinde öğrencilere yapılan açıklama yeterli ve açık değildir. Hırsızlığı Kur an la bir insan nasıl engeller? Bu konuda açıklama yapılmamış, öğrencilerin çalışma yaprağındaki çocuğu labirentten geçirerek Kur an a ulaştırmaları istenmiştir. Bu kazanım yeterli olmuştur. Kader konusunun arkasından seçilen oyun, eğitsel boyutu olmayan bir oyundur. Konuyu özetleyen, tekrar amaçlı oyunların seçilmesi daha uygun olacaktır. Oyun sonrasında söylenen şarkı Allah la ilgili olması açısından 534 24.02.2005 tarihli 1. Sınıf, Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 8, bir ders saati. 209

konuya uygundur. Ancak Hıristiyan dinine ait bir şarkının söyleniyor olması, fark edildiğinde bazı öğrenciler ve aileler açısından sorun teşkil edebilir. 2. Öğretmenin kavga konusunu işlediği derse, nerede kaldığını hatırlamak üzere çocukların defterine bakması, onun plansız ders işlediğini göstermektedir. Öğrencilere dağıtacağı çalışma yaprağının kenarlarını sınıfta kesmesi ve hazırlık yapması aynı izlenimi vermektedir. Kavga ve Uzlaşma konusu üçüncü sınıfın programında yer alan konudur. Öğretmen birinci sınıfın konusunu işlemediği için çalışma yaprağının kenarındaki üçüncü sınıf yazısını kesmiştir. Öğretmenin öğrencilerin tecrübelerini sorarak konuya giriş yapması didaktik açıdan uygundur. 3. Rol oyunuyla öğrencilerin, öğretmen tarafından okunan kavga olayını çözmeye çalışmaları hem problem çözme hem de zihinsel becerileri ayrıca akranlarıyla birlikte oynamaları sebebiyle sosyal becerileri geliştirilmektedir. Ara Özet Görüşmelerde belirtilenlerin, ders gözlemlerinde de yer aldığı tespit edilmiştir. Baba, kızının seviyesine uygun olmayan konuların derste öğretime konu edildiğini belirtmiştir. Babanın bu tespiti ders gözlemlerinde de ortaya çıkmıştır. 535 535 Y Okulunda Almanca Din Bilgisi Dersi ni veren öğretmen Almanya da Đlkokul Öğretmenliği Bölümünü okumuştur. Birinci sınıflarda yaptığı dersler 01.03.2005 ve 03.03.2005 tarihlerinde gözlemlenmiştir. Bu derslerde öğretmen Besmele konusunu öğretmiştir. Derse bir şarkı ile başlamıştır. Benzer şarkıları Z Okulundaki öğretmen Sibel Erdal da kullanmaktadır. Söylenen şarkı üzerinde konuşulmuştur. Daire şeklinde oturma düzeni oluşturulmuştur. Ardından Öğretmen kartondan iki çocuk resmini yere koymuştur. Ve hikâye anlatmıştır. Evangelist bir çocukla Müslüman bir çocuk okulda karşılaşıyorlar. Öğrt: Sizce Julia Đslam hakkında ne düşünmüş olabilir? Ali: Biz camiye gidiyoruz, Öğrt: Cami nedir?, Kemal: Kilise gibi, Öğrt: Tam olarak değil. Đçinde ne var? Dilara: Kitap, Öğrt: Ne kitabı?, Nil: Arapça, Öğrt: Ne yazıyor?, Ali: O Kur an, Öğrt: Kim getirdi bu kitabı?, Cemil: Muhammed, Öğrt: Kim o?, Dilara: Peygamber, Öğrt: Ne demek Peygamber? Nil: Đnsanlara yapmaması gereken şeyleri söyler, Öğrt: Sadece onu mu?, Ali: Hayvanlara iyi davranmak, beslemek, Öğrt: Evet. Ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı söylemiştir ve Kur an da her surenin başında bismillah yazar ki onu düşünelim Öğrt: Bismillah la ne yapabilirsin bugün? Cemil: Ödevlerime başlarım, Dilara: Ama ben bir şey söylemiyorum Öğrt: Söylemek zorunda değilsin ama deneyebilirsin. Sonra nasıl olduğuna bakarsın, Ali: Yemekten önce o zaman yemeğin tadı güzel oluyor, Öğrt: Yazın nereye gidiyorsunuz?, Nil: Pakistan a, Öğrt: Neyle gidiyorsunuz?, Nil: Uçakla, Öğrt: Uçak kalkmadan söyleyebilirsiniz. Bazen bazı insanlar korkar. O zaman Bismillah diyebiliriz. Perşembe ye kadar nelere bismillah dediğini bir düşün. Ve Perşembe günü bana söyle Öğrencilere, öğretmen sırayla bismillah dedirtmiştir. Sonra isteyenler Bismillahirrahmanirrahim demiştir. Hep birlikte iki üç defa öğretmenle birlikte besmeleyi söylemişlerdir. Öğrt: Akşam annenize söyleyebilir misiniz?, Cemil: Kısasını, Öğrt: O da güzel Bundan sonra öğretmen öğrencilerin sessizce yerlerine gitmelerini istemiştir. Öğrencilere çalışma yaprağı dağıtılmıştır. Kâğıtta yazılı olanı okumalarını (kağıtta bismillah, Allah ın adıyla yazıyor) sonra kağıdı ters çevirip söylemelerini istemiştir. Ödev olarak çalışma kâğıdının kenarını kesip defterlerine yapıştırmaları ifade edilmiştir. Ders şarkıyla bitmiştir. 03.03.2005 tarihli derste aynı konuya devam edilmiştir. Öğretmen besmeleyi hatırlatmış ve annelerine söyleyip söylemediklerini 210

Sevgi nin hep oynuyoruz ifadesi kısmen doğrulanmıştır. Derste uçtu uçtu oyunu oynanmış ve şarkı söylenmiştir. Oynamanın her ders yapılıp yapılmadığını birinci sınıf ders gözlemlerinden tespit etmek mümkün olmamıştır. Ancak oyun oynandığı tespit edilmiştir ve Sevgi nin belirttiği oyun oynanmıştır. Sevgi nin ifadeleri ve gözlenen iki derste oyun oynandığı görülmüştür. Öğretmenin konuları öğretimi, ders etkinliklerini uygulama açısından iyi olmasına karşın dinî muhtevalarda, öğretmen el kitabında yazılanlara bağımlı kalınmıştır. Dolayısıyla sınıf ortamında yeterli açıklamalar yapılamamıştır. Özellikle kavga konusunda dinî hiçbir temellendirme yapılmamıştır. 2. Đkinci Sınıf Almanca Din Bilgisi Dersi a. Görüşme 2 (1) Anneyle Görüşme Güner Durmaz la görüşülmüştür. 536 Görüşmeye Dair: görüşülmüştür. Görüşme 07.04.2005 tarihinde Va nin evinde Türkçe Kişisel Bilgiler: Va, kırk iki yaşındadır. Türk vatandaşı bir ev hanımıdır. Temizlik işinde günde iki saat çalışıyorken başörtüsü takması sebebiyle işten çıkartılmıştır. Đlkokul dördüncü sınıfa kadar okuyabilmiş ondan sonra Almanya ya gelmiştir. Va nin babası onu okula göndermemiş, Va komşularının yardımıyla çok şey öğrenmiştir. Otuz bir senedir Almanya da ikamet etmektedir. Babası kendilerinden önce işçi olarak gelmiş sonrasında ailesini getirmiştir. Va nin diğer kardeşleri iki erkek bir kız kardeşi, okula devam edebilmişlerdir. Va ise annesinin sormuştur. Tahtaya bazı resimler çizmiştir. Resimler ne zaman besmele söylendiğini anlatmaktadır. Bunları öğrencilerin bulmalarını istemiştir. Öğrencilerden defterlerine bir çocuk boyamalarını ve başka ne yapmadan önce besmele söyleyebileceklerini düşünmelerini ve resmini yapmalarını istemiştir. Y Okulunda yapılan gözlemlerde öğretmenin öğrencilerin seviyesine ve programda belirtilen konulara uygun ders işlediği gözlemlenmiştir. Derste şarkı söylenmiş, yuvarlak masada konuşmalar yapılmış, kuklalar kullanılmış, sınıf tahtasına resimler çizilmiş ve çalışma yaprağı kullanılmıştır. Besmeleyi söyleme alıştırmaları yapılmıştır. Ancak besmele konusunda muhteva açısından eksiklikler söz konusudur. Neden Allah ın adıyla başlandığı tam olarak öğrencilere açıklanmamıştır. Açıklama yapmak yerine ne zaman söylendiği ve nasıl söylendiği üzerinde durulmuştur. Çocuklara Allah ı hatırlayarak işlerimize başladığımız, onun korumasını ve yardımını istediğimiz gibi açıklamalar yapılması seviyeleri açısından uygun olacaktır. 536 Görüşmede Din dersinden hoşnut olma kategorisi oluşmamıştır. 211

beyin travması geçirmesi sebebiyle ona bakmak durumunda kalmıştır. Yasal olarak da bakıcı kabul edildiğinden okuldan muaf olmuştur. Annesi iyileştikten sonra da babası okul müdürüyle anlaşmış, Va ara sıra okula gitmiş ve on altı yaşında da evlenmiştir. Evlendikten sonra da çocuklarının olması sebebiyle gitmemiş ve yasal zorunluluklardan muaf olmuştur. Yirmi dört, yirmi üç, yirmi iki, on altı ve dokuz yaşlarında beş çocuk annesidir. 537 Va nin eşi dört senedir Türkiye de ikamet etmektedir. Bundan sonra da orada kalmaya devam edecektir. 538 Çocuğun dersleriyle ilgilenme Va, Sacid in okul toplantılarına katılmakta ve randevu alıp görüşmeye de gitmektedir. Din dersi öğretmeniyle henüz tanışmamıştır. Öğretmenle tanışmama sebebini de memnun olmamasına ve arkadaşının yaşadığı kötü bir diyaloga bağlamıştır. 539 Sacid in dersleriyle daha çok ablası ilgilenmektedir. Fakat karnede üç tane altısı vardır. 540 Va, çocuğunun neden zayıf getirdiğini anlayamamaktadır çünkü derslerine destek olunmaktadır. Galiba dikkatini vermiyor okulda. Mesela burda yapıyor getiriyor doğru çıkıyor, otutturuyorum oraya ilahi açıyorum, televizyon felan hepsi kapalı, oğlum önce konsentre ol ondan sonra derse başla, ben gidiyorum mutfağa sonra soracan olduğu zaman geleyim ben. Gel otur anne yanımda derse gelip oturuyorum yok anne sen git ihtiyacım yok derse gidiyorum, ben işimi yapıyorum. Arada sırada çağırıyor anne yardım eder misin diye? Geliyorum bakıyorum. Bi de doğru mu yaptı diye bakıyorum. Gerçekten doğru yapıyor yanlışlarını da şunu da oğlum bi güzel hesapla. Doğrusuna bakınca onun yanlış olduğunu anlıyor onu siliyor tekrar yapıyor. Ama okulda herhalde dikkat etmiyor. Doktora götürcem. 541 Va, oğluna aldığı dinî içerikli kitaplarla çocuğunun öğrenmesine yardımcı olmaktadır. Temel Dini Bilgiler Kitabı, Beni Kimin Yarattığını Biliyorum gibi kitapları Sacid okuduktan sonra soruların cevaplandırılmasını, bilgilerin tekrarlanmasını Va ile yapmaktadır. 542 Evde kendisi sure de öğretmektedir. 543 537 Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 3, St:1-51. 538 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:204-209. 539 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:52-56. 540 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:188. 541 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:195-203. 542 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:101, 107-111. 212

Va din dersinde çocuğunun ne öğrendiğinden daha çok neyi öğrenmediğini belirtmektedir. Abdest alması, namaz kılması, sureleri öğrenmemiştir. Bundan başka ben soruyorum oğlum ne yaptınız ne ettiniz, anne bunu boyadık. Hep aynı hep aynı. Bi yere kadar ondan sonra çocuk bıkıyor. Bıkkınlık geliyor yani 544 Din dersini ve dersin dilini tercih Va, Almanca Din Bilgisi Dersini niçin tercih ettiğini şöyle açıklamaktadır; E ben istedim ki, din dersini Almanca alsın zaten Türk veriyor, Türk dedim güzel verir Almanca alsın, Türkçe aldığı zaman belki Almanca yı Türkçe ye karıştırabilir.(3) Diye ben Almanca din dersine gönderdim çocuğu. Şebnem öğretmen de göndermeyin dedi, ben verim din dersini dedi. Onun da ne kadar yeterli olduğunu bilmiyorum ama bu kızım da, ee bunun küçüğü oğlum da Şebnem öğretmen güzel din dersleri felan veriyordu. Bunların 545 öğretmenleri de Şebnem öğretmenden harika adamdı. Memnundum yani her dersinden memnundum. 546 Karıştırmasın diye ben Almanca ya verdim. Bilmiyorum doğru mu yaptım yanlış mı yaptım. Ama yani Almanca yla Türkçe nin de pek farkı yok çünkü arkadaşın çocuğu da Türkçe ye gidiyor. Komşunun çocuğu. 547 Va, dersi seçme şeklini eve gelen bir belge üzerinde işaretleme yaparak tercih ettiğini belirtmiş ve bu seçimin herkesin kendi isteğine bağlı olduğunu söylemiştir. Ders seçiminde kendisine herhangi bir soru sorulmamış ve dayatma olmamıştır. 548 Bir başka tercih sebebini, görüşme sonrasında yapılan konuşmada ifade etmiştir. Hastanede yattığı dönemde yaşadığı bir olay kendisini çok etkilemiştir. Bir Alman niçin başını örttüğünü ve diğer bir hanımın niçin örtmediğini sormuştur. Alman, iki farklı davranıştan hangisinin doğru olduğunu öğrenmek istemiştir. Va kendini ifade etmede zorlanmış fakat diğer hanım Almanca yı iyi bildiği için anlatabilmiştir. Çocuğu da eğer Almancayı iyi öğrenirse kendi dinini rahat anlatabilir ve savunabilir, diye düşünmektedir. 543 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:177-178. 544 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:166-167. 545 Sacid in ablaları. 546 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:76-82. 547 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:84-86. 548 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:89-97. 213

Va, bu dersi değiştirmeyi düşünmüştür. Değiştirmeyi ee bu sene düşündüm ben aslında. Şebnem öğretmenle görüştüğümde, Şebnem öğretmen dedi, bana gelsin diye, ben istedim göndermeyi. Gittim öğretmeniyle konuştum, dedi Durmaz çok geç dedi artık yani. Okulun ortasında alınıp da oraya verilmez. Bunu dedi, baştan yapman gerekiyordu dedi. Artık dedim bu sene gitsin, hani kendim evde eğitiim, öbür seneye de inşallah Türkçe olarak göndermeyi istiyorum, istemiyor değilim yani 549 Din dersinden hoşnutsuz olma Din dersi öğretmeniyle tanışmamış olan Va, öğretmenden memnun olmadığını belirtmektdir. Va, arkadaşının öğretmenle yaşadığı bir olayı anlatmıştır. Arkadaşı din dersi öğretmenine dersin yeterli olmadığını, bu şekilde ders istemediklerini, öğretmenin çocuklarına en azından abdest almasını ve namaz kılmasını (masada gösterme şeklinde de olsa) öğretmesini, onları camiye götürmesini istemiştir. Öğretmen de kendisine karışmamalarını söylemiştir. 550 Diğer bir hoşnutsuzluk ve aynı zamanda beklentisini de içeren ifadeleri şunlardır: Eve geliyo bakıyorum, hep yapışma veriyor, yapıştırıyor yazıyor veya normal bi şekilde veya resim olarak, onları veriyor. Yani demiyor ki ee bi surelerden en kısa da olsa birisini öğretelim veya çocuklar öğrensin veya evde aileleri öğretsin. Ben uğraşıyorum öğretmeye zaten (2) öyle bi şey yok yani. (2)Ben memnun değilim. 551, Gönderiyorum ama ne de olsa benim içime sinmiyor yani. Rahat edemiyorum yine de. 552 Va çocuğunun öğrendiklerini yeterli görmediğini belirttikten sonra, dersin Almanca olduğunu ve dersi verenin bir Türk öğretmen olduğunu ifade etmiştir. 553 Memnun değilim. Yani çocuk gelipte içi ata ata anne öğretmenimiz din dersinden bize şunu öğretti (2) demiyor, ben soruyorum oğlum ne yaptınız ne ettiniz, anne bunu boyadık. Hep aynı hep aynı. Bi yere kadar ondan sonra çocuk bıkıyor. Bıkkınlık geliyor yani. Ya şimdi öyle bi durum ki çocuklar burda din dersi görse veya şöyle diyim gelecekteki çocukların temeli diyim daha doğrusu, çocukların temeli daha sağlam olur. Belirli bi yaşa kadar bi hani yoldan moldan çıkmış derler ya, biz de 549 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:125-130. 550 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:56-62. 551 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:66-70. 552 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:122-123. 553 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:72-73. 214

öyle derler, yoldan çıkmış şöyle olmuş böyle olmuş ama onda o temel var ki, o temel onunla beraber gittiği sürece bir gün o tarafa yönelecek mutlaka 554 Din dersine yönelik beklentiler Derslerin aslında uygulamalı öğretilmesi Va nin beklentisidir. En azından abdest ve namaz konularının öğretiminde uygulama istenmektedir. Ayrıca cami ziyaretlerinin yapılması da beklenilmektedir. 555 Çocuğunun ders kitapları yoktur, kendisi pahalı da olsa çocuğuna yardımcı kitaplar almıştır. Bu kitaplardan Sacid abdest almasını öğrenmektedir. Buna benzer kitaplar Türkiye den getirtilebilir, Almanca ya çevirtilip bastırılabilir. Almanca da buna benzer kitaplar mevcuttur. 556 Çocuğu camiye gönderme Güner Hanım camiye giden bir veli iken, sonra şartlarının değişmesi sebebiyle gidememiştir. Camiye gidiyorduk camiye sık gider gelirdik önceleri, ee sonra benim durumum çok kötü oldu, çok çok düştüm maddi durumdan çok kötü oldum, hani derler ya düşenin dostu yoktur diye düşene bi de vuruyorlar. Biz öyle olduk şu anda camiye felan da gitmiyorum. Her gün de içim içimi kemiriyor. 557 Va, Milli Görüş ün camine gitmektedir. Yaşadığı kötü bir olay olmuştur, bir de buna cami cemaatinin olumsuz tutumlarının eklenmesiyle artık camiden uzaklaşmıştır. Oğlunu da götüremediği için üzülmektedir. 558 Va, Sacid in camiye gittiğinde neler yaptığını anlatmıştır: Çoğu zaman Sacid oyun oynardı. Ama vaazı çok güzel dinlerdi, otururdu mayışırdı böyle. Hiçbir çocuğum böyle olmamıştı bu başka yani. En çok hoşuna giden hocalarla konuşmak oluyor. Bir de Türkiye de şey var onu çok severdi, ııı neydi Sacid ilahi söyleyen ıııı 559 554 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:165-172. 555 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:56-62. 556 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:100-106, 110-118. 557 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:130-133. 558 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:138-146. 559 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:152-155. 215

Va, oğlunun camiye gitmesini istemektedir. Dinini öğrenmek kadar güzel bişey yok demektedir. 560 Şimdiki çocuklarda temel olmuyor, olmuyor eğer anne baba ne verirse onunla kalıyor, okuldan hiç fayda yok, yok yani. Đstiyorum Kur an öğrensin, camiye göndercem tatillerde felan yatılı alıyorlar. 561, Kur an öğrensin de diyorum nerde öğrenirse öğrensin 562 (2) Çocukla Görüşme Sacid Durmaz la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 07.04.2005 tarihinde Türkçe evlerinde gerçekleştirilmiştir. Kişisel Bilgiler: öğrencidir. 563 Sacid; dokuz yaşında, Holzgarten Okulu ikinci sınıf, Türk Ders çalışma Sacid, Va nin sadece toplantılara katıldığını belirtmektedir. 564 Sadece Matematik dersinde zorlanmaktadır, derslerine okullarını bitiren ağabeyi ve ablası yardımcı olmaktadır. 565 Din dersi etkinlikleri Din dersi öğretmeninin ders etkinlikleri hakkında bilgi veren Sacid, öğretmenin çalışma yapraklarını vermeden önce konu hakkında bilgi verdiğini, sonra onları dağıttığını, bu yaprakları defterlerine yapıştırdıklarını ve öğretmenin tahtaya yazdıklarını defterlerine yazdıklarını söylemiştir. Öğretmen, derste kendilerini de konuşturmaktadır. 566 Çalışma yapraklarını öğretmen kendisi kesmektedir, öğrenciler 560 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:163. 561 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:172-174. 562 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:177. 563 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:1-8. 564 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:11. 565 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:13-22. 566 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:25-32. 216

de yapıştırmaktadır. 567 Bazı çalışma yapraklarının birinci sınıftakilerle aynı olduğunu belirtmiştir. 568 Öğrenciler, dersin birinci saatinde din hakkında öğrenmektedir ve hep ikinci saatte oyun oynamaktadır. Uçtu uçtu ve dedektif oyunlarını oynamaktadır. Dedektif oyununda, bir öğrenci arkadaşlarına arkasını dönmektedir ve diğerleri sınıfta bir şey değiştirmektedir. Bunlar bazen kıyafet, bazen gözlük, ayakkabı olabilmektedir. 569 Đki tane şarkı öğrenmiştir. Fakat görüşme yapılırken bunları hatırlayamamıştır. Şarkıları bazen söylediklerini çoğu zaman söylemediklerini belirtmiştir. Şarkıları öğretmen kendisi söyleyerek öğretmiştir. 570 Derste bazen boyama yapmaktadır. 571 Öğretmeni derste ödev vermemektedir. Öğrenciler, boyama faaliyeti, derste bitmezse bile onu isterlerse evde boyamaktadır. 572 Öğretmen öğrenciler soru sorduğunda elindeki kitaba bakıp cevap vermektedir. Derste de elinde sürekli bir kitap vardır oradan okumaktadır. 573 Öğretmenin sınıf yönetimi Öğretmen derste konuşan öğrencilere kızmaktadır. Birinci sınıfta öğrencilerine yıldız vererek ödüllendirmiş en çok yıldız sayısına bakmıştır. 574 Öğretmen derste konuşan ve terbiyesiz davranışlarda bulunan öğrencilere kızmaktadır. Bir öğrenciyi bu sebeple Müdüriyete göndermiştir. 575 Derste öğrenilenler Sacid, Đslamın Beş Şartını, Türklerin Kâbe nin etrafında nasıl döndüklerini, Allah ın neler yarattığını, öğrenmiştir. 576 567 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:73-74. 568 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:191-192. 569 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:33-48. 570 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:52-70. 571 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:71-72. 572 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:233-238. 573 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:273-284. 574 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:80-86. 575 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:244-253. 576 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:99-106. 217

Şehadet i bilip bilmediğini sorunca hatırlayamamış ancak kendisine biraz okununca biliyorum demiştir. Bunu öğretmenden öğrendiğini belirtmiştir. Şehadet in Almanca ne demek olduğu sorulduğunda cevap alınamamıştır. Aynı durum Tevhit için de söz konusu olmuştur. Öğretmenden öğrendiğini sadece Gamze ve Hasan ın öğrenmediğini belirtmiştir. Sebebini de Çünkü onlar ee Alman hep alıştırma yapmadıkları için demiştir. Onların evde alıştırma yapmak istemediklerini tekrarlayan öğrenci öğretmenin bundan haberinin olmadığını söylemiştir. Öğretmen herkese okutturmamaktadır, sadece ezberleyenlere okutturmaktadır. Öğrenmeyenler, öğretmene bir şey söylememektedir. 577 Sacid, Kader konusunu öğrenmiştir. Bunu şöyle açıklamaktadır: S: Allah büyüyünce benim ne olcamı biliyo, büyüyünce ne şeklim olcak biliyo, başka kaç tane çocuk olcak biliyo, ee belki ev alamicam param olmicak. M: Allah her şeyi biliyor o zaman. O demek mi? S: Hı hı. 578 Allah ın yarattıkları ile ilgili konuşmamızda Sacid, Allah ın ağaçları, bitkileri ve hayvanları yarattığını söylemiştir. Evi ve arabaları insanlar yapmaktadır. Çünkü bir tek insanlar arabanın nasıl yapılacağını bilmektedir. Ekmeği de Allah vermektedir. Ekmeğin önce buğdaydan olduğunu sonra fırıncıların onu sattığını, toprağın Allah tarafından verildiğini ifade etmiştir. Bu sonuca, televizyonda seyrettiği bir filmden ve kendisinin de bir kere buğday ekmesinden yola çıkarak ulaşmıştır. Konuyla ilgili öğretmeni ise birinci sınıfta bilgi vermiştir. Bu öğretim yılında öğrendiği ile aynı olduğunu söylemektedir. 579 Nasıl dua edildiğini öğretmen sadece anlatmıştır: Dedi ki ee ellerinizi yukarıya açın böyle ondan sonra istediğinizi dileyin dedi. 580 Duayı namazdan sonra yapabileceğini ise annesinden öğrenmiştir. 581 Sacid, namaz konusunda öğretmeninden bir şey öğrenmemiştir. Kendisi namaz hareketlerini evdeki Temel Dini Bilgiler 1 ya da 2 kitabından öğrenmiştir. 582 577 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:107-149. 578 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:155-158. 579 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:159-190. 580 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:210. 581 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:211-216. 582 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:217-222. 218

Görüşmenin yapıldığı gün öğretmen derste Đslam ın beş şartını, şehadeti ve besmeleyi tekrar ettirmiş ve bunların anlamlarını sormuştur. 583 Birinci derste hiçbir çalışma yaprağı dağıtmadan ve yuvarlak şeklinde oturmadan bunlar konuşulmuş ikinci saatte oyun oynanmıştır. Oyunun adı Uçtu Uçtu dur. 584 Peygamberle ilgili öğretmenden öğrendikleri S: Dedi ki Allah bi tane Melek gönderdi, Kur an ı ona verdi kafası ee kafası çalışmadı onu okumaya. M: Öyle mi dedi yoksa okuyamadı mı dedi? S: Okuyamadı. M: Sonra? S: Sonrada başka şey yok. 585 Peygamberle ilgili bir şey öğrenmemiştir. Kimlerin peygamber olduğunu bilmemektedir. Nuh u öğrendiğini ve Đsa ya da ne verildiğini öğrendiğini söylemiştir. 586 Dersten hoşnut olma/olmama Sacid, öğretmenin derste oyun oynatması ve çalışma yaprakları dağıtması hoşuna gitmektedir. Ama bazen çalışma yapraklarının sıktığını da belirtmiştir. Din dersi öğretmeninin bu şekilde öğretmeye devam etmesini istemektedir. 587 Derste her şeyin hoşuna gittiğini ifade etmiş ve de oyun oynamaktan şarkı söylemekten zevk aldığını söylemiştir. 588 Değişmesini istediği ve hoşlanmadığı şeyleri ifade eden öğrenci; eee arkadaşlarım derslerini iyi yapsın. Eee bağırmasın Bayan Erdal 589 çünkü hep şey oluyo biz (3) en öndeyiz Hasan lan ondan hep bizim önümüze geçiyo bağırıyo. 590 Demiştir. Öğretmenin kıyafeti ile ilgili hoşnut olmadığı husus ise öğretmenin ayakkabılarıdır. Derste çok fazla ses çıkarttığı için dikkatini dağıtmaktadır. 591 583 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:323-333. 584 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:336-345. 585 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:349-354. 586 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:355-366. 587 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:89-98. 588 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:269-272. 589 Dersin öğretmeni. 590 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:242-243. 591 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:256-264. 219

Ders dili Derste hiç anlamadığı şey olmamıştır. 592 Öğrenci, ders dili ile ilgili olarak Türkçe daha iyi benim için demiştir. Annesi bu dersi tercih ettiği için Almanca Din Bilgisi Dersi ne gitmektedir. 593 M: Türkçe olsa daha iyi mi anlarsın? S: (Evet anlamında başını salladı) M: Ama senin Almancan da iyi S: Ama Türkçe olursa benim için daha iyi. M: Neden? S: Bilmiyom öyle. 594 Camiye gitme Sacid, camiye bazen gitmektedir. Ağabeyi götürmektedir. Camiye gidiş amacı kuzenleriyle buluşmak ve oyun oynamaktır. Camide sure ya da Kur an okumasını öğrenmemektedir. Bazen Kur an yarışmalarını izlemektedir. 595 Görüşmelerin Raporu 1. Ailevi şartlar dolayısıyla anne eğitimini tamamlayamamıştır. Küçük yaşta Almanya ya gelmiştir ve uzun süredir orada yaşamaktadır. Babanın Türkiye de kalmak zorunda olması nedeniyle çocukların bakımı ve onların sorumlulukları annenin üzerindedir. Yaşadıkları bazı olaylar, ekonomik sorunlar yaşamalarına da neden olmuştur. Anne, bu sebeple kendi içine kapanmış, çocuklarıyla hayatını sürdürmeye çalışmıştır. Sacid, annenin en küçük oğludur. Anne, onun okuldaki toplantılarına katılmaktadır fakat dersleriyle daha çok ablası ilgilenmektedir. Anne, çocuğuna ders çalışma ortamı hazırlamakta, onun çalışması için her türlü desteği göstermektedir. Çocuğu dikkat eksikliği yaşamaktadır, bu nedenle onu doktora götürmeyi düşünmektedir. Annesinin sözlerine uygun açıklamaları Sacid de yapmıştır. Derslerine en çok ablası yardımcı olmaktadır. Annesinin okul toplantılarına katıldığını belirtmiştir. 592 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:223-232. 593 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:367-371. 594 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:376-381. 595 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:285-321. 220

Ablanın derslere yardımcı olması hem dil yeterliliğine sahip olması hem de eğitim sistemini yakından tanıyor olmasındandır. Annenin eğitim seviyesi düşüktür. Bu sebeple annenin üstleneceği rolü büyük kardeşler üstlenmiştir. 2. Sacid, derste çalışma yapraklarıyla çalıştıklarını, öğretmenin zaman zaman tahtaya yazdığını, hep birlikte bir konu hakkında konuştuklarını anlatmıştır. Sacid, kendilerine derste verilen bazı çalışma yapraklarını birinci sınıfta da gördüğünü belirtmiştir. Öğrenciler, her dersin ilk saati din bilgisi öğrenmektedir, ikinci saati oyun oynamaktadır. Oynanılan oyunlar uçtu uçtu ve dedektif oyunudur, bu oyun birinci sınıfta oynanan oyundan farksızdır. Birinci sınıf öğrencisiyle görüşmede söylenen hep oynuyoruz ifadesi burada biraz daha açıklanmaktadır. Çünkü her dersin ikinci saati oyun oynanmaktadır. Görüşmenin yapıldığı gün, Din Bilgisi Dersinde yine aynı şekilde birinci saat öğrendikleri konuların tekrarı yapılmış ikinci saat uçtu uçtu oyunu oynanmıştır. Anne, evde kendisi de çocuğuna dinle ilgili bilgi vermeye çalışmaktadır. Çocuğunun daha fazla dinî bilgi edinebilmesi için bazı dinî içerikli kitaplar almaktadır. O kitaplar içerisindeki soruları beraber cevaplandırmaktadırlar. Bu davranıştan anlaşılıyor ki, Va okulda verilen din eğitimini yeterli görmemekte evde de kendisi çocuğunu bilgilendirmeye çalışmaktadır. 3. Anne, çocuğunun hep aynı şeyleri öğrendiğini, derste aynı şeylerin yapıldığını belirterek durumdan memnun olmadığını anlatmaya çalışmıştır. Annenin din dersinden beklentisi, çocuğunun derste abdest almasını, namaz kılmasını öğrenmesi ve sure ezberlemesidir. Yani dinin daha çok uygulamaya dönük yönünün öğretilmesini istemektedir. Çalışma yaprağı ya da boyama ile yapılan din öğretimini yeterli görmemektedir. Çünkü bunlar sürekli verilmektedir. Veli bunların sürekli veriliyor olmasını kaygıyla karşılamaktadır. Va, Almanca Din Bilgisi Dersi nden memnun olmadığı için dersi değiştirmek istemiş ve Türkçe Din Bilgisi Dersi ne çocuğunu geçirmek istemiştir. Tercihini Etik değil de Türkçe Din Bilgisi için kullanmak istemiştir. Fakat değişiklik yapılamaması nedeniyle çocuğu Almanca Din Bilgisi Dersi ne devam etmek zorunda kalmıştır. Anne, bu durumdan vicdanen rahatsızlık duymaktadır. Almanya da yaşayan çocukların din eğitimi almasını önemsemektedir. Çocuklar, uygun olmayan davranışları veya alışkanlıklara yönelse bile almış oldukları eğitim onları bu kötü durumdan tekrar uzaklaştırıcı bir vazife 221

görecektir. Dolayısıyla anne, din eğitiminin ilerde çocukları için bir kalkan görevi üstleneceğini düşünmektedir. 4. Çocukların derste, camiye götürülmesi istenilmektedir. Anne, ders kitaplarının olmamasını anlayamamaktadır. Anne, çocuğuna çeşitli dinî içerikli kitaplar temin etmektedir. Benzer şekilde Almanca Din Bilgisi Dersi için kitap temin edilebileceğini ifade ederek bu konudaki memnuniyetsizliğini ortaya koymaktadır. Yetkililerin derse yeteri kadar önem vermediğini ifade etmeye çalışmaktadır. Anne, camiye giden sosyal bir anne iken ailevi sebepler yüzünden artık vaktini çoğunlukla evde geçirmektedir. Yaşadığı küskünlük çocuğunu da etkilemiştir. Önceleri Sacid i de kendisiyle birlikte cami etkinliklerine götüren anne, istemesine rağmen artık bu faaliyetlere katılamamaktadır. Camiden uzaklaşmanın acısını ve üzüntüsünü yaşamaktadır. Cami eğitimini önemseyen anne, çocuğunun her nerede olursa olsun Kur an okumasını öğrenmesini istemektedir. Ayrıca okulda verilen din eğitiminin yetersizliğine işaret eden anne okuldan hiç fayda yok, yok yani. demektedir. Anlaşılan o ki, anne hem çocuğunu camiye götürememekte hem de okulda verilen eğitimi yetersiz bulmaktadır. Bu sebeple din eğitimi verme görevini kendisi üstlenmiştir. Sacid de annesini doğrular şekilde bilgi vermiştir. Camiye önceleri oyun oynamak ve çeşitli faaliyetlere katılmak üzere gittiğini belirtmiştir. 6. Derste öğretmen, Öğretmen El Kitabını sıklıkla kullanmaktadır. Öğrencilerin bunu ders esnasında görmesi, öğretmenin bu kitabı kaynak olarak kullandığını göstermektedir. Sacid in derste öğrendiği konular arasında Kader konusu, Đslam ın Beş Şartı, Hac konusu ikinci sınıf ders programında yer almamaktadır. Sacid derste, bazen sıkıcı da olsa çalışma yapraklarıyla öğrenmekten hoşlanmaktadır. Öğretmenin zaman zaman bağırmasından hoşlanmamaktadır. Çünkü en önde oturması sebebiyle ve öğretmenin de onların önünden uyarı yapması, Sacid i rahatsız etmektedir. Derste öğretmenin sınıfta yürürken topuklu ayakkabısı sebebiyle çıkarttığı ses de onu rahatsız etmektedir. Öğrenilen konuya dikkatini toplayamamasına neden olmaktadır. 7. Anne, Almanca Din Bilgisi Dersi ni bilerek seçmiştir. Tercih etmesinde etkili olan hususlar; dersin Türk öğretmen tarafından veriliyor olması, çocuğunun Türkçe ve Almanca dilini birbirine karıştırmaması isteğidir. Türkçe Din Bilgisi Dersi ni 222

veren öğretmenin ne kadar yeterli olduğunu sorgulamaktadır. Ondan da emin değildir. Türkçe Din Bilgisi Dersi ile Almanca Din Bilgisi Dersi arasında çok fazla farkın olmadığını dile getirmesi aslında o dersin de beklentilerine cevap verecek bir ders olmadığını anlatmaktadır. Almanca Din Bilgisi Dersini ni tercih etmesindeki bir başka neden, çocuğunun kendi dinini Almanca başka insanlara anlatabilecek seviyeye gelmesidir. Bu beceriyi kazanmasıdır. Anne, kendisinin sahip olduğu eksikliği çocuğunun da yaşamasını istememektedir. b. Ders Gözlem Analizleri Đkinci sınıfların dersleri 17.02.2005 ve 24.02.2005 tarihlerinde gözlemlenmiştir. Öğrenci sayısı derste 8-10 arasında değişmiştir. 2 Irak lı, 2 Kosova lı, 6 Türk öğrenci derse katılmıştır. 6 kız, 4 erkek öğrenci vardır. (1) Derslerin Đçeriği 17.02.2005 tarihinde yapılan ders gözlemidir. Aile konusu incelenmiştir. Öğretmen aile kavramı ile ilgili akıllarına neler geldiğini öğrencilere sormuş ve cevaplarını almıştır. Arkasından şu soruları yöneltmiştir: Öğrt: Benim ailem her zaman yanımdadır, ne demek? Öğrt: Cennet annelerin ayakları altındadır sözü ne demek? Bu sorulara tam cevap alınmayınca, öğretmen bir soru daha sorup açıklama yapmıştır. Öğrt: Cennet ne demek? Đyi insanlar cennete gelir. Cenneti güzel yer olarak düşünebilirsiniz. Başka bir şekilde insanlar orada yaşamaya devam ederler. O zaman cennet annelerin ayakları altında ne demek? Mehmet: Onlar bizim için pişiriyor Gonca: Anneler çocukları dünyaya getirdikleri için 596 Ardından öğretmen bazı resimler göstermiştir: - Bazı çocuklar bisiklet sürüyor. - Hasta çocuğa babası yardım ediyor. - Çocuklar oyun oynuyor. Öğrt: Ne tür aile tanıyorsunuz? Ailede kimler var? 596 17.02.2005 tarihli 2. Sınıf, Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 2, iki ders saati. 223

Öğrencilerden cevaplar alınmıştır. Öğrt: Başka hangi canlılarda aile var? Öğretmen çocukları yanına çağırarak resimleri göstermiştir. Onları ailedeki görevler hakkında konuşturmuştur. Öğrencilere ailede ne yaptıklarını sormuştur. Bu konuşmalardan sonra öğretmen, çocukların bir kâğıda ailelerini boyamalarını ve alltına ailenin neden önemli olduğunu üç noktada yazmalarını istemiştir. Çocukların tahtaya çıkıp ailelerini tanıtacaklarını söylemiştir. Öğrenciler resimlerini bitirdiklerinde tahtada arkadaşlarına ailelerini tanıtmışlardır. Öğrenciler Ailen senin için neden önemli? sorusuna cevap vermişlerdir. Çocuklara Cennet annelerin ayakları altındadır konulu resimli çalışma yaprağı verilmiştir. Öğrencilerin bunu okumaları ve boyamaları istenmiştir. Sonra da defterlerine yapıştırmaları söylenmiştir. Öğretmen hadisi öğrencilerin ezbere söylemelerini istemiştir. Ders kelime oyunu ile bitirilmiştir. Öğretmen bir harf söylemiş ve öğrenciler de o harfle başlayan Đslam la ilgili bir kelime söylemişlerdir Öğretmen: Mmm Mehmet: Muhammed ( Mohammed ) Öğrt: pı Şah: Hac ( Pfilgerfahrt ) Öğrt: gı Kurina: Namaz ( Gebet ) Öğrt: f Melissa: Oruç ( fasten ) (2) Öğretim 24.02.2005 tarihinde yapılan ders gözlemidir. Sınıf Yönetimi; derse giriş, ödül ve ders etkinlikleri; hikâye anlatma, grup çalışması, rol oyunu, soru cevap, dua öğretimi incelenen konulardır. 224

Derse Giriş Öğretmen beş dakika dışarıya çıkmıştır. Öncelikle çocukların defterlerine hangi konuda kaldığına bakmıştır. Öğretmen El Kitabı ndan konulara bakmıştır. Ardından öğrencilerle selamlaşmıştır. Kâbe nin yapılışı konusunu işleyeceğini belirtmiştir. Hikâye Anlatma Öğrt: Kâbe nedir?, Nerededir? Öğrencilerden sorularına cevap almıştır. Çocukların cevabını onaylarken öğretmen elindeki kitaba bakmaktadır. Ardından öğretmen Đbrahim in hikâyesini Öğretmen El Kitabı ndan faydalanarak anlatmıştır. 597 Konuyu öğrencilere anlatırken bazı kelimeleri öğrencilere sormuştur ve açıklayarak devam etmiştir. Kurak toprak, (trockene Land), verimsiz bölge (unfruchtbare Landschaft) gibi. Öğrt: Verimsiz bölgede nasıl yaşıyor olabilirler? Mehmet: Belki Allah yardım ediyordur Öğrt: Zemzemi hiç duydunuz mu? Öğrenciler bu konuyu daha önce okuduklarını söylemişlerdir. Öğretmen de bu konuyu daha derinlemesine işlemek istediğini belirtmiştir. Öğrt: Müslümanlar ne zaman gider oraya? diye sormuş ve kendisi cevaplandırmıştır. Öğrt: Hac, peygamber Muhammedi tekrar hatırlamak içindir. Đkinci, üçüncü defa gitmek zorunlu değildir insan. Onun yerine o parayla başkalarına yardım edebilirsin. Grup Çalışması Öğretmen çalışma yaprağı dağıtmıştır. 598 Kızlar ve erkekler grubu oluşturmuştur. Hangi grubun daha hızlı çalışacağını sormuştur. Çalışma yaprağında konuyla ilgili 597 Konuyla ilgili hikâye için bkz. Đslamda ve Diğer Dinlerde Peygamberler Ünitesinde Đbrahim Peygamber Konusu, Đbrahim ve Oğlu Kâbe yi Yapıyorlar Hikâyesi, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. 598 Đslam ın Beş Şartı Ünitesinde Hac Konusu, Kâbe nin Yapılışı, 2. Grup Etkinliği, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 4. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 22.04.2005. 225

sorular mevcuttur. Öğrenci gruplarının bu soruları cevaplandırmalarını istemiştir. Kızlar grubu önce bitirmiştir. Gruplar çalışmalarını bitirdikten sonra sorular tek tek cevaplandırılmıştır. Sorular haccın ne zaman yapıldığı, Kâbe yi kimin yaptığı, Kâbe nin ne anlama geldiği dir. Haccın ne zaman yapıldığı konusunda öğrenciler zorlanmışlardır. Cevap için bilginin metinde geçen yeri okunmuştur. Grup çalışmalarından sonra Kâbe ve hac konusuyla ilgili bilgi verilmiştir: Yedi defa Kâbe nin etrafında dönüldüğü ve siyah taşa el sürüldüğü, Safa ve Merve arasında yedi defa gidip gelindiği, Arafat dağında durulduğu, şeytanın taşlandığı, kurbanlık hayvan kesildiği söylenmiştir. Öğrencilerden birisi orayı gördüğünü ifade etmiştir ama öğretmen onu konuşturmamıştır, öğrencinin tecrübeleri sorulmamıştır. Rol Oyunu Öğrencilerden sıralarla Kâbe yapılması istenmiştir. Đki sıra yan yana getirilmiştir. Üzerine koyu renkte öğrencilerin montları örtülmüştür. Öğrt: Müslüman olarak Hac ta nelere dikkat ederiz? Önce abdest alırız. Bütün öğrencilerden yedi defa sıralar etrafında dönmelerini istemiştir. Öğretmen elindeki Öğretmen El Kitabı ndan da destek alarak, Đbadette içinizden dua okuyacaksınız ve Kâbe ye el süreceksiniz demiştir. Ancak dua konusunda bilgi vermemiştir. Safa ve Merve canlandırmasını da öğrenciler, iki sandalye arasında gidip gelerek yapmışlardır. Öğretmen Safa ve Merve nin isimlerini karıştırmamak için kitaptan bakarak söylemiştir. Öğretmen daha sonra Arafat dağına çıktıklarını söylemiştir. Öğrt, Orada içsel olarak dua ediyorlar. Allah ın büyüklüğünü düşünün ve sizi korumasını isteyin demiştir. Şeytan taşlamayı da şöyle yapmışlardır: Öğrt: Kalemlerinizi alın taş yerine kalemlerinizi atın demiştir. Öğrencilerden birisi kalemini yere atınca kırıldığını söylemiştir. 226

Son olarak kurban kesildiği belirtilmiştir. Bunun kaça ayrıldığı ve kimlere verildiği söylenmiştir. Öğretmen, akrabaya, fakirlere vs. Ama Hac ta fakirler düşünülür demiştir. Soru Cevap Öğretmen test yapacağını söylemiştir. Bunun için öğrencilere bazı sorular sormuştur. Öğrt: Hac yapacak kişi ne yapar? Nereye gider? Şah: Kâbe ye. Öğrt: Yedi defa Kâbe yi dolaşmalı başka? Mehmet: Tepeler arasında dolaşır. Öğrt: Sonra Melissa: Taş atılır. Öğrt: Tepenin adı neydi? Gonca: Arafat. Öğrt: Orada ne yapılıyor? Mehmet:.(Cevap gelmez) Öğrt: Đçsel olarak Allah a dua eder, günahları için konuşabilir. Önemli olan Allah a yönelmiş olmandır. Son Olarak? Melissa: Hayvan kurban edilmeli. Kurbanın temel amacı, fakirlere yardım etmektir. Et yemeyenlere vermektir. Öğretmen Hac ne zaman yapılır?, Hac kavramı ne demektir bunu konuşacaklarını belirtmiştir. Dağıtılan çalışma yaprağı öğretmen tarafından kesilmiştir, öğrenciler de defterlerine yapıştırmıştır. Bazı öğrenciler ama öğretmeni beklemeden kendileri kesmişlerdir. 599 Ödül ve Oyun Çocuklar iyi çalıştıkları için öğretmen onlara şeker dağıtmıştır. Geçen sefer bir öğrenci çukulata kazanmış ama öğretmen unuttuğu için getirmemiştir. Öğretmen, 599 Çalışma yaprağı için bkz. Đslam ın Beş Şartı Ünitesinde Hac Konusu, Haccın yapılışı, Kabe Metni, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 4. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 22.04.2005; ders gözlemi ile ilgili rapor 24.02.2005 tarihli 2. Sınıf, Almanca Đslam Din Kültürü Dersi, Transkripsiyon 6, iki ders saati. 227

aldığını ama evde unuttuğunu belirtmiştir. Öğrenciler oyun oynamak istemiştir. Uçtu Uçtu kim Uçtu? Oyunu oynanmıştır. On beş dakika oyun oynandıktan sonra tekrar konuya dönülmüştür. Soru cevap 1 Öğrt: Hac ta Allah ı düşünmek gerekir. Buna ne deriz? Öğr:.(cevap gelmez) Öğrt: Đbadet. Niçin ibadet önemli bizim için? Kendimizi nasıl hissederiz ibadet edince? Şah: Allah a inandığımızı gösteririz. Mehmet: Allah ın yanımızda olduğunu biliriz. Melissa: Kendimizi güvende hissederiz. Periva: Dua etmezsek Allah bize yemek vermez, içecek vermez. Öğrt: Bu yanlış. Soru cevap 2 Ders sonunda kullanılan soru cevapla, dinle ilgili konular genel olarak konuşulmuştur. Öğrt: Bazı insanların kötü yaşaması Allah ın suçu mudur? Kurina: Bu insanların suçu tembel oldukları için Şah: Allah a inanmadıkları için Öğrt: Bu yeterli değil. Parayı kim buldu? Allah mı? Zengin ya da fakir olmak para ile ilgili. Bu da insanlardan kaynaklanıyor. Çalışkan insanlar daha zenginler. Fakir insanlar için ne yapabiliriz? Öğr: Onları doktora götürürüz. Seda: Tedavi ederiz. Melissa: Ekmek verebiliriz. Kurina: Para verebiliriz. Seda: Ekmeğimiz çoksa veririz. Şah: Kötü ise ona para vermem. Öğrt: Bu doğru yol mu? Şah: Belki Allah a inanmıyordur. 228

Öğrt: Đnanmayan insanlara sırt dönmek doğru mudur? Mehmet: Doğru. Periva: Allah a inanırsan fakir olmazsın diyebiliriz. Şah: Eğer hala inanmazsa o zaman bir şey olur, fakir olur. Öğrt: Allah a nasıl inandırırız onu? Şah: Allah dünyayı yarattı. Gonca: Bizi yarattı yemekleri yarattı. Öğrt: Seni kim yarattı? Annen baban yarattı. Allah bir kadına bir çocuk dünyaya getirme imkânı verdi. Gökyüzüne bakın. Seda: Sürekli Allah orda yukarda. Öğrt: Bu doğru değil onu görmüyorsun. Mehmet: Güneş, yıldız Öğrt: Bunu insan yapabilir mi? Su da ne var onu düşünün. Kuşina: Balık Öğrt: Bütün bunları insan yapabilir mi? Hayır. Bir güç olduğunu görüyoruz. Đlk insan kim? Öğrenciler: Allah, Muhammed, Abraham, Adam. Öğrt: Ayrıca o ilk peygamberdi. Son peygamber kimdi? Gonca: Muhammed Öğrt: Biz böyle inanıyoruz. Bu yüzde yüz böyle olmayabilir. Bu bizim inancımız. Dua öğretimi Öğrt: Herkes kendi dilinde (yabancı dilde) dua etsin. Önce besmele çekin. Şah: Arkadaşımın ve ailemin sağlıklı olmasını istiyorum. Melissa: Bütün insanların yiyecekleri olsun, şanslı olsunlar. Periva: Savaş bitsin. Mehmet: Bütün insanların sağlıklı olmasını diliyorum. Gonca: Tekrar sağlıklı olmak istiyorum. Kurina: Ailemin sağlıklı kalmasını, savaşın bitmesini, bütün insanların barış içinde yaşamasını istiyorum. Seda: Bütün ailelerin sağlıklı yaşamasını istiyorum. 229

Aytül: Herkesin bir evinin olmasını istiyorum. Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Aile konusu öğrencilerin tecrübelerinden hareketle işlenmeye çalışılmıştır. Onların tecrübeleri alınmıştır. Cennet annelerin ayakları altındadır hadisi konusunda yeterli açıklama yapılmamıştır. Bu hadisin ezberlenmesi istenmesine rağmen, sözü kimin söylediği belirtilmemiştir. Ayrıca cennet, hakkında yapılan açıklama yeter değildir. Kur an ayetleri ve hadislerden faydalınalarak cennetin ne olduğuna ilişkin açıklama yapmak mümkündür. Cennet in niçin annelerin ayakları altında olduğu konusunda da açıklama yapılabilir. Derste çocukların söyledikleriyle yetinilmiştir. 2. Ders sonunda oynanan oyun öğrenilen konuyla ilgili değildir. Fakat oyun çocukların, dinle ilgili kavramları hatırlamalarına yardımcı olan ve tekrar ettiren bir oyundur. 3. Hac konusunun öğretildiği derse başlamadan önce öğretmenin çocukların defterlerine bakması, ardından Öğretmen El Kitabı ndan işleyecek konu araması onun plansız ders işlediğini göstermektedir. Okunan hikâyenin öğrenciler tarafından hatırlanılması ve daha önce öğrendikleri ifade edilmesi üzerine öğretmen konuyu daha derinlemesine öğreteceğini söylemiştir. Daha derinlemesine öğretilecek bir konuda aynı hikâyenin aynı şekilde kullanılması ve üzerinde konuşulması öğretmenin işlediği konuyu unuttuğu izlenimini vermiştir. Bunun yerine hikâyeyi hatırlatıcı sorularla kısa bir tekrar yapılıp konunun daha derin işlenmesine geçmek mümkündür 4. Öğretim teknikleri arasında yer alan hikâye anlatımı Hırıstiyan din öğretiminde Salzmann a kadar geriye götürülmektedir. Salzmann, anlatmanın çocuklara din öğretimi yapılırken kullanılabilecek en etkili yol olduğunu ifade etmiştir. Tekniğin kullanımında dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar vardır. 600 Sibel Hanım, buna dikkat etmiştir. Özellikle hikâyede geçen analşılması güç kavramları açıklamıştır. Öğrencilere sorular yöneltmiştir. 600 Din öğretiminde hikâye kullanmanın önemi ve Đncil hikâyelerinin kullanımına ilişkin geniş bilgi için bkz. Gottfried Adam, Erzählen, Hg: Gottfried Adam, Rainer Lachmann, Methodisches Kompendium für den Religionsunterricht1,Vandenhoeck & Ruprecht, Göttingen 2002, s. 141-157. 230

5. Grupla çalışma yöntemi de etkenlikle kullanılmıştır. Çalışma yapraklarındaki soruları cevaplandıran öğrenciler bu yolla konuyu daha iyi öğrenmişlerdir. Ardından öğretmen daha geniş bilgi vermiştir. 6. Hac konusunun ve aşamalarının en iyi öğretime konu edilmesi uygulama yoluyladır. Öğrenciler rol oyunu ile öğrendiklerini canlandırmışlardır. Soru cevap yöntemi ile tekrar bu öğrenilenler üzerinde konuşulmuştur. Öğretmen, öğrenilenlerin kalıcılığını sağlamıştır. Oynanılan oyunun derste öğretilen konuyla bir ilgisi yoktur. Dua öğretimi ya da dua edilmesi aşamasında öğretmenin herkesin dilinde dua etmesini istemesi, her dilde dua edilbileceğini öğretmektedir. Fakat bunun dışında duanın içeriğine yönelik hiçbir açıklama yapılmamıştır. Dua eden öğrencilerin duaları üzerinde konuşmak ve hac konusuyla ilşkilendirmek öğrenmeyi kalıcı sağlayacaktır. 601 Dersin sonunda kullanılan soru cevap yöntemi ise genel olarak öğrenilenlerin tekrarı şeklindedir. Dersin bütünü göz önünde bulundurulduğunda konuların kopuk kopuk işlenildiği, birbirinden bağımsız konuların ve konuya hizmet etmeyen etkinliklerin kullanıldığını söylemek mümkündür. Ara Özet Anne, din öğretiminin uyguluma boyutuna dikkat çekmiş ve dinî bilgilerin uygulanmasına ilişkin beklentilerine cevap bulamadığını belirtmiştir. Ancak ders gözlemlerinde ortaya çıkmıştır ki, öğretmen uygulamaları değişik etkinlikler kullanarak öğretmeye çalışmaktadır. Hac cın yapılışını rol oyunuyla canlandırmaları gibi. Sacid ve anne, ders etkinliği olarak, öğretmenin çalışma yapraklarını derste kullandığını ve sık verdiğini ifade etmiştir. Belirtilen husus ders gözlemlerinde tespit edilmiştir. Derste öğrencilerin oyun oynadıkları doğrudur. Her sınıfta aynı oyunlar oynanmaktadır. Uçtu uçtu oyunu örneğinde olduğu gibi. Öğretmenin programda yer almayan konuları işlemesi ders gözlemlerin de ortaya çıkmıştır. Hac konusu 2. sınıf programında yer almamaktadır. 601 Dua öğretimi konusunda geniş bilgi için bkz. Recai Doğan, Cemal Tosun, Đlköğretim 4. ve 5. Sınıflar Đçin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretimi, 2. Baskı, PegemA Yayıncılık, Ankara 2003, s. 13-136. 231

3. Üçüncü Sınıf Almanca Din Bilgisi Dersi a. Görüşme 3 (1) Anne ve Babayla Görüşme Muhammed ve Fatıma Kuddus la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 11.04.2005 tarihinde ailenin evinde Almanca olarak gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye hem Va hem de Vb katılmıştır. Va nin Almancası çok iyi olmadığı için çoğunlukla Vb konuşmuştur. Va anlatmak istediği şeyleri anlatamadığında eşinden destek almıştır. Kişisel Bilgiler: Va ve Vb, Mısır lı ve Alman vatandaşıdır. Va, ev hanımıdır. Vb, serbest çalışmaktadır. Araba komisyoncusudur. Baba, elli yedi yaşında, anne ise otuz beş yaşındadır. Vb, Almanya da Makine Teknikerliği eğitimi almıştır. Mısır da Hukuk okumuştur. Đki senedir emekli olmasına rağmen meşgul olmak adına araba komisyonculuğu işini yapmaktadır. Va, Satın Alma Uzmanı dır. Bütün eğitimini Mısır da almıştır. Bunun için birinci sınıftan on ikinci sınıfa kadar okumak gerekmektedir. Yani orta kısımdan sonra üç sene daha okumuştur. Vb, yirmi beş yıldır Almanya dadır. Almanya ya gelmesinin sebebini bir macera olarak adlandırmaktadır. Vize ile gelmiş sonra Almanya da Makine Teknikerliği eğitimi almıştır. Va, on yıldır Almanya dadır. Üç çocukları vardır. Dokuz yaşlarında ikiz iki erkek çocuğu ve iki yaşında bir kız çocuğu. 602 Çocuğun dersleriyle ilgilenme Vb, oğlunun okul toplantılarına katılmaktadır ve sınıf öğretmeniyle görüşmektedir. Şimdiye kadar din dersi öğretmeniyle görüşmemiştir. 603 Çocukları derslerini yaparken normalde yardım istememektedir, ancak Vb, çocuklarının ödevlerinin doğru olup olmadığını kontrol etmektedir. Çocukları daha çok Almanca dersinde zorlanmaktadır. Bunun sebebini de, Vb kendi dillerini de aile içinde öğretmeye çalışmalarına bağlamaktadır. Her yıl Mısır a gitmekteler, onlara göre eğer çocuklar kendi dillerini öğrenmezlerse Mısır da dilsiz kalacaklardır. 604 602 Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 5, St:1-58. 603 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:62-63. 604 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:67-80. 232

Çocukların, Almanca bilgisinin Arapça dan daha iyi olduğu belirtilmektedir. Çocuklar, Arapça yı ailelerinden öğrendikleri kadar konuşabilmekte fakat okuma ve yazmaları yoktur. Sadece biraz Kur an ı okuyabilmekte ve kısa surelerden ezbere bilmektedir. Çocukların Arapça öğrenmeleri için onları Đslam Merkezinde verilen Arapça kurslarına göndermektedirler. 605 Çocukların Almancalarının iyi olduğunu söyleyen Vb, bazen okulda öğrendiklerini evde de sorduklarını ama bunun Almancalarının eksikliğinden olmadığını belirtmiştir. Mesela okulda öğretmen zekât demektedir, zekât konusuyla ilgili çocuklara çok birşey anlatmamaktadır. Çocuklar zekâtın ne olduğunu sormaktadır. O zaman Vb, onlara zekâtın sahip olduklarımızdan birazının fakir çocuklara vermek olduğunu anlatmaktadır. 606 Vb ya göre çocuklar Etik dersinde öğreneceği her şeyi Đslam Din Dersin de öğrenmektedir. Kaç kere namaz kılınacağını, Đslam ın beş şartını, Şehadeti, Tevhiti, orucu, zekâtı vb. öğrenmektedir. Đslam ı ve nasıl Müslüman olunacağını bilmektedirler. Çocuklar okulda Đslam ın Almancasını Đslam Merkezinde ise bütün bunların Arapçasını öğrenmektedir. Va, çocuklarının Arapça öğrenmesini olumlu bulmaktadır çünkü çocuklarıyla Arapça konuşmakta fakat çocukları Arapça çok konuşamamaktadır. 607 Konuşmanın devamında Vb çocuklarının neler öğrendiklerini tekrar etmiştir. Derste nasıl namaz kılındığını, orucu, zekâtı, Muhammed peygamberden öğrenmişlerdir. 608 Namazın nasıl kılınacağını evde öğrenmişlerdir. Çocuklar bazen babaları ile camiye gitmektedir. 609 Okuldaki derste taharet konusunu da öğrenmişlerdir. 610 Din dersini ve dersin dilini tercih Vb ve Va, Đslam Din Dersini bilinçli olarak tercih etmişlerdir. Kendilerine Đslam Din Dersi gibi bir avantaj sağlandıysa, o zaman dersi seçmek durumunda olduklarını ifade etmişlerdir. Çocuklarını Đslam Din Dersine gönderme sebebini Vb, şöyle açıklamaktadır: Biz müslümanız ve biz ııı biz istiyoruz ki bizim çocuklarımız bizim 605 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:82-96. 606 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:370-379. 607 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:129-142. 608 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:203-206. 609 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:270-276. 610 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:281-285. 233

ııı nasıl söylenir ıııı bizim zihniyetimize evet, onlar bizim zihniyetimizi bilmeli. Onlar biliyorlar ki Alman zihniyeti çok farklı, onlar bir şekilde nasıl söylemeli ıııı mesela anne tatilde ise çocuklar onun peşinden gitmeli öğle değil mi? O zaman anne için çok normaldir, öylece hiçbir şeysiz dolaşması ve sonra ve o davranışı alırlar. Buna göre çocuk annesini ya da beş yaşındaki bir oğlan çocuğu karısını, annesini üstsüz görmektedir. Veya bir kız çocuğu üstsüz dolaştığını görmektedir. Ve kendileri on üç, on dört olduklarında annem öyle üstsüz dolaşıyordu, ben de dolaşabilirim der. Çünkü bu ayıp değildir. Fakat bizim için bizim çocuklarımız, bizim zihniyetimize yönelmelidir. Biz yapamayız mesela ben evde ibadet ediyorum, çocuk bunu fark ediyor ve sonra o da ibadet ediyor. Ya da sokakta bazı kurallara göre davranmam gerekir ya da, ya da kötü söz söylememem gerekir, buradaki Almanca ifadeler gibi. Çocuk bunu babasından ya da annesinden hemen almaktadır. Eğer baba, deli köpek derse ve çocuk bunu duyarsa çocuk onu hemen diğer arkadaşlarından öğrenir.(güldüler) Ve ben uğraşıyorum ki benim çocuğum eğer Alman toplumunun, çocuk, toplumun zihniyetine yoğun olarak girmesin. Çocukların, benim çocuklarıma evimizde kötü söz öğretmesini istemiyorum. Bunların neler olduğunu siz biliyorsunuz deli köpek, azgın köpek gibi. Buna rağmen teneffüslerde iki çocuk kavga ederken duyuyorlar ama burada değil. 611 Vb, din dersini tercih nedeni ile ilgili soruya ne demek tercih?, bu zaten benim dinim şeklinde cevap vermiştir. 612 Dersin dili ile ilgili mevcut durumdan yola çıkarak düşüncelerini ifade etmişlerdir. Sınıfta üç Türk, bir Yugoslav, altı Arap varsa hepsine ayrı bir dille ders anlatılamaz. Bu sebeple ortak dilleri Almanca dır, her çocuk Almanca yı anlamaktadır. 613 Va ve Vb Arapça din dersi olmasını aslında istemişlerdir. Ancak okuldaki Arap öğrencilerin sayısı azdır. Öğretmen üç beş kişiye ders verememektedir. Diğer bir faktör de çocuklar farklı ülkelerden gelmektedir; Lübnan, Irak, Mısır gibi. Bütün çocuklar Almanca yı iyi anlamaktadır fakat örnek verilecek olursa Lübnan Arapçası ndaki lehçeleri hepsi anlamamaktadır. Arapça bir ders, 611 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:102-123. 612 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:125. 613 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:155-157. 234

yüksek Arapça derste kullanılırsa gerçekleşebilir. Fakat aileler evde lehçe konuşmaktadır. 614 Din dersinden hoşnut olma Din Dersini veren öğretmenin bir Türk bayan olması aileyi mutlu etmektedir. Çünkü içsel olarak Đslam ı bilmektedir. Bunun yerine bir Hıristiyan ın bu dersi vermesi olmazdı. 615 Dersin diğer okullarda olmayıp çocuklarının okullarında az da olsa var olması Va yi ve Vb yı mutlu etmektedir. 616 Her şeye rağmen hiç olmamasından olması daha iyidir diyen Va, dersin var olmasından memnundur. 617 Okuldaki sergi panosunda Kur an ve Muhammed le ilgili şeylerin ve Mekke nin resminin olması Vb yı sevindirmiştir. Okul müdiresinin böyle bir imkânı sağlamasını olumlu bulmaktadır. Ayrıca dinî bayramlarda çocuklara okula gitmeme izni verilmesini de olumlu karşılamaktadır. 618 Sevindirici olan şeyin dersin var olmasıdır. Gerçekten Đslam Din Dersini düşünmeleridir. Benim hoşuma giden bu yabancı ülkede Protestan ve Katolik in olması ve de sonra bunun yanına Đslam Dersi nin de gelmesidir. On ya da on iki sene evvel hiçbir şey yoktu sadece herkes için Etik dersi vardı. 619 Va ve Vb nın din dersinde değiştirilmesini istedikleri herhangi birşey yoktur hatta dersten daha fazlasını istemektedir. Dersin okulda okutuluyor olmasını bir ilk adım olarak görmektedir. 620 Dersten memnun olduklarını konuşmanın ilerleyen zamanlarında Va tekrar etmiştir. Bunun için Allah a şükretmektedir. Dört senedir Nürnberg te ikamet ettikleri için çok memnundur. 621 Almanya da çok farklı zihniyete sahip bir toplumda olduklarını belirten Vb, akşam altı yedi gibi Televizyon da erken saatlerde uygunsuz programlar çıktığını söylemektedir. Bu durum onların gelenek ve göreneklerine göre normal değildir. Almanya da Đslam Din Dersi nin olmasının çok büyük bir avantaj olduğunu 614 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:163-200. 615 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:143-154. 616 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:159-162. 617 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:230. 618 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:305-318. 619 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:397-400. 620 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:410-416. 621 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:479-480. 235

düşünmektedir. Çocukları çizgi film seyrederken açık görüntülerin çıkmasını, kendi problemleri olarak görmektedir. Çocukları dansöz çıktığında dahi seyretmemektedir, Va nin ve Vb nın onları uyarmasına gerek yoktur. Vb, Kim çocuğunu uydu anteni varken dahi dinle koruyabilir? Çocuklar bunların kötü olduğunu bilmektedir demektedir. Bunun eğitim işi olduğunu arka arkaya vurgulamaktadır. 622 Din dersinden hoşnutsuz olma Va ve Vb ders saatinin az olmasından memnun değildir. Hafta da bir sefer iki saat olduğunu belirtmişlerdir. Ders notu da etkili değildir. Ana branş dersi değildir. 623 Vb, din dersinin içerik olarak daha fazla derinleştirilmemesinden hoşnutsuzdur. Her konunun bir ünite şeklinde olmasını istemektedir. Mesela namaz konusu, günde beş kere kılınması, namaz vakitlerinin hesaplanması, namazdan önce neler yapılması gerektiği anlatılmalıdır. Oruç ünitesinde, niçin oruç tutulduğu, Allah ın ve Peygamberin ifadelerini bilmeleri, orucun ilk başta sabahtan akşama kadar aç durup akşam yemek yemek şeklinde olduğunu sonra adım adım konuyla ilgili bilgileri genişletmeleri gerektiğini ifade etmektedir. 624 Sözlerinin devamında aynı isteği tekrar ifade etmiştir. Dersler daha derinlemesine işlenmelidir. 625 Vb, çocukların çalışma yapraklarıyla yetinmelerini ve defterleri kullanmalarını yeterli görmemektedir. Bu faaliyetin bir alıştırma olduğu düşüncesindedir. Çocuklara ödev verilmediğini, bu şekilde çocukların sadece bu yaprakları boyadıklarını belirtmektedir. Fakat ellerinde bir kitap olmaları halinde önceki öğrendiklerini hatırlayabilecekler, tekrar edebileceklerdir. 626 Dersin uygulama boyutunun eksik olduğuna dikkat çeken Vb şunları söylemiştir: Uygulama da eksik değil mi? Bugün çocuklar namazı öğreniyorlar. O zaman öğretmen omuz omuza bir uygulama yapmamaktadır. Fakat çocuklar bunu burada öğreneceklerdir çünkü bu bir şekilde zahmetli ve onun ders için bir sınırı vardır ve o sınırın dışına çıkmamalıdır. Bazen doğrudur ama bazen. O, dersiyle sınırlıdır. Çünkü bunun için birçok sebep vardır. Şu sıralar Đslam terörle ne bileyim ve herkes bunun dersten daha fazla bir şey olduğunu biliyor. Herkes kendi sınırları içinde konuşmaya 622 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:481-502. 623 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:217-229. 624 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:243-253. 625 A.g.d.,Transkripsiyon 5, St:478. 626 A.g.d.,Transkripsiyon 5,St:255-269. 236

dikkat etmelidir ki bir sıkıntı olmasın Konuşmasının devamında Vb, Cuma namazlarında caminin polisler tarafından izlendiğini ve hutbelerin dinlendiğini anlatmıştır. Devletin güvenliği açısından önemli bulduğunu söylemiştir. 627 Din dersine yönelik beklentiler Va ve Vb çocuklarının Kur an ı öğrenmelerini istemektedir. Biraz okumayı ve anlamayı öğrenmişlerdir. Öğretmenin de biraz Arapça biliyor olmasını beklemektedir. Çocuklar o zaman mesela Fâtiha suresini kelime kelime öğrenebilirler. Hem dinleyip hem de görebilirlerdi. Mısır da çocuklara alfabenin harfleri resimlerle öğretilmektedir. 628 Vb, çocuklarının Đslam dan çok şey anlamalarını ve peygamber Muhammed i örnek olarak görmelerini beklemektedir. Derste peygamber Muhammed in örnek olarak sunulmasını, onun nasıl olduğunu, neler söylediğini ve çevresine nasıl davrandığını bilmelerini istemektedir. Vb ye göre çocuklar herhangi birini örnek alabilmektedir. Dokuz, on yaşlarındaki arkadaşı, sigara içtiğinde çocuk ben neden içemeyim diyebilir. Bunun için başka bir örnek Peygamber Muhammed çocuklara öğretilmelidir. O sıddık idi, doğruydu, insanlara kızmamıştır, hataları vardı. Bunlar çocuklara öğretilmeli ki örnek alsınlar. Kur an ve Đslam derinlemesine okunmalıdır. Kur an ın kuralları vardır. Đslam ın niye geldiğini bilmeliler. On iki on üç yaşındaki çocuklar sokak ortasında öpüşüyorlar. Bunlara bunun normal olmadığı, evlilik müessesinin olduğu ya da büyüdüklerinde meslek sahibi olduklarında evlenebilecekleri anlatılmalıdır. Bu çocuk oyuncağı değildir. Bunlar aslında evde öğretilmelidir ancak çocuklar öğretmenlerden daha çok şey almaktadır. Çünkü çocuk okula öğrenmek için gitmektedir. Evde farklı sorumlulukları vardır; ödev yapma, televizyon seyretme, oyun oynamak gibi. Bizi, evde namaz kılarken görüyor ama ben yine de onu uyarmam gerekiyor. Okulda namaz öğretilmiş olsaydı o zaman namaz kılması gerektiğini birisinin söylemesine gerek kalmazdı. Eğer okulda din, ders olarak okutuluyorsa o zaman çocuğun bu dinden fazla şeyler öğrenmesine çalışılmalıdır. 629 627 A.g.d.,Transkripsiyon 5,St:386-395. 628 A.g.d.,Transkripsiyon 5,St:323-336. 629 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:340-367. 237

Çocuğu camiye gönderme Çocuklar hafta sonraları camiye gitmektedir ama bazen istemediklerinde ya da Vb nın götürmek için vakti olmadığında gitmemektedir. Gitmeleri için baskı yapmak gerekmektedir. 630 Va rahatsız olduğu için yaklaşık yarım yıldır çocuklar camiye gidememişlerdir. Bazen hafta sonları gitmektedir. Va, çocukların Arapça öğrenmeleri ve Đslam ı tekrar Arapça olarak öğrenmeleri için camiye gitmelerini önemli bulmaktadır. Vb, Müslümanların bu alışkanlığını kaybetmemesi gerektiğini düşünmektedir. Bu, günlük ibadet etme görevidir. Okulda da Đslam hakkında öğrenmelerine rağmen camide eğitim almalarını Va tekrar Arapça ya vurgu yaparak açıklamıştır. Va, çocukların okulda daha fazla Đslam hakkında öğrendiklerini, cami de ise Arap alfabesine ağırlık verildiğini söylemiştir. Camide Đslam hakkında öğrenmeye yarım saat kadar bir süre ayrılmaktadır. 631 Đslam Merkezi nde çocuklar sure öğrenmekte ve Arapça yazılar yazmakta, konuşma pratikleri yapmaktadır. Çocuklar bilir ki, bugün öğretmen gelecek sure öğrenmesi gerekir. Va, çocukların okuldaki gibi sessiz durup öğrenmediklerini, Arap öğretmenin sınıf yönetimi problemi yaşadığını belirtmektedir. Vb, bunun sebebini okulda çocukların not aldıklarını, orada öğrenmek zorunda olduklarını ve yaşanılan sorunların çocukların çalışmasına, sakin olmasına ve öğretmene bağlı olduğunu söylemektedir. Va, çocukların bu merkeze devam mecburiyetinin olmadığını da belirtmektedir. 632 (2) Çocukla Görüşme Kâmil Kuddus la görüşülmüştür. 633 Görüşmeye dair: Görüşme, 11.04.2005 tarihinde çocuğun evinde Almanca yapılmıştır. 630 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:288-292. 631 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:422-452. 632 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:453-466. 633 Görüşmede Öğretmenin sınıf yönetimi kategorisi oluşmamıştır. 238

Kişisel Bilgiler: Dokuz yaşında, ikiz eşidir. Holzgarten Okulu 3. sınıf öğrencisidir. 634 Ders çalışma Kâmil derslerinde genelde zorlanmamaktadır sadece biraz Almanca yazmada zorlanmaktadır. Ödevlerini kendisi yapmaktadır. 635 Din dersi etkinlikleri Öğrenciler, derste yazı yazmaktadır. Öğretmen, çalışma yaprakları dağıtmaktadır, onları doldurup boyamaktadır. Öğretmen çalışma yapraklarını kestikten sonra çocuklar defterlerine yapıştırmaktadır. Çalışma yapraklarını çoğunlukla öğretmen kesmektedir, 636 öğretmen, çalışma yapraklarını derste her zaman değil, bazen dağıtmaktadır. 637 Derste öğrenciler, oyun oynamaktadır. Uçtu uçtu, Senin Görmediğin Şeyi Görüyorum, Kulaktan Kulağa,(Đslam la ilgili kelimeler oluyor), Dedektif oyunu oynadıkları oyunlardır. 638 Bazen öğretmen, birinci saat ders yapmaktadır, ikinci saat oyun oynatmaktadır. 639 Öğrenciler, öğretmene çoğunlukla soru sormamaktadır. Sorduklarında ise öğretmen, elindeki kitaba bakıp sonra cevaplandırmaktadır. 640 Derste, öğrenciler el işi-teknik yapmamaktadır. 641 Derste çok sayıda şarkı öğrenmişlerdir. Kâmil, ısrar edilince birazcık şarkıyı hatırladığını söylemiştir. Teşekkürler bu güzel sabah için, teşekkürler bu güzel gün için teşekkürler Allah bütün sıkıntıları aldığın için 642 Öğretmen ödev vermektedir. Örnek olarak Kâmil, aylar öncesi Şehadet i ezberlemek durumunda olduklarını belirtmiştir. 643 Öğretmen, ödevleri bazen kontrol etmektedir. 644 634 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:1-4. 635 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St: 9-16. 636 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:17-35. 637 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:59. 638 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:35-58. 639 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:67-70. 640 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:61-66. 641 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:72. 642 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:77-89. 643 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:256-259. 239

Derste sınav olmuşlardır. Sınav konularından hatırladıkları şunlardır: Besmele nin anlamı, cami de görevli insanlar, kutsal kitaplar, peygamberlerin isimleri vb. 645 Derste öğrenilenler Kâmil, Đslam ın beş şartını, caminin kısımlarını, caminin içinin nasıl olduğunu, zekât konusunu, camide görevli olan kişileri öğrenmiştir. 646 Cami görevlilerinin; hatib, kayyim vb.nin ne yaptığını öğretmen önce tahtaya yazmış ve sonra açıklamıştır. 647 Kurban Bayramında kesilen hayvanları öğrenmişlerdir. 648 Özürlülerle ilgili bir çalışma yaprağı vardır. Yaprakta Ve Allah a güven Allah koruyucu olarak yeterlidir ayetinin Arapçası ve Almancası yazılıdır. Öğretmen bu konuda ayetin ne demek olduğunu açıklamamıştır. Öğretmen metni tahtaya yazmış ve öğrencilerde çalışma yapraklarının alt kısmına yazmıştır. Problem durumlarında özürlülere nasıl yardım edilebilir?; Trafik Lambasının düğmesine basılabilir, Đşitme Engellilerin Đşaret Dilinin öğrenilmesi vb. En alt satırda Allah ihtiyaç sahiplerine zor durumda yardım edenlerin en merhametlisidir yazmışlardır. Öğrenci, en merhametli (Allerbarmer) sözünün ne demek olduğunu bilememiştir. 649 Namaz konusuyla ilgili önce öğretmen bir çalışma yaprağı dağıtmıştır. Sonra sadece bu yaprak üstündeki hareketleri göstermek üzere çocuklardan bazılarını tahtaya çıkartmıştır. Öğretmen, rukû ve secde anında nelerin söylendiğini belirtmemiştir. Namaz vakitlerini ve namazların isimlerinin olduğu bir başka çalışma yaprağında da ne zaman hangi namaz kılındığını öğrenciler sıraya koymuş ardından öğretmen doğrusunu söylemiştir. 650 Görüşmenin yapıldığı hafta, öğretmen son derste konuları tekrar ettirmiştir. Đslam ın beş şartını, Đman ın şartlarını, zekât, hac, caminin kısımlarını konuşmuşlar 644 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:264-265. 645 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:266-271. 646 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:100-107. 647 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:108-121. 648 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:122-124. 649 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:125-148. 650 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:149-176. 240

ve Şehadet i ezberleyip ezberlemediklerini kontrol etmişlerdir. 651 ezberlememişlerdir. 652 Hiç sure Dersten hoşnut olma/olmama Derste hiç sıkılmamaktadır ve bu şekilde öğrenmekten memnundur. 653 Kâmil, Đslam la ilgili ailesinin daha iyi bildiğini bu sebeple onlara sorduğunu belirtmiştir. Niçin böyle düşündüğünü açıklamamış ama sınıfta soru sormaktan utanmadığını sebebin bu olmadığını söylemiştir. 654 Dersin bu şekilde işlenmesinden memnundur. Her şey hoşuna gitmektedir en çok da oyun ve yazı yazmaktır. 655 Dersin dili Đlk başta bütün kelimeleri ve konuları anladığını söylemesine rağmen daha sonra derste zaman zaman anlamadığı kelimelerin olduğunu ifade etmiştir. Bunlar Arapça ve Almanca kelimelerdir. Mesela Allerbarmer (en merhametli) kelimesi. 656 Camiye gitme Okul dışında Kâmil, camideki Arap okulunda Đslam la ilgili bir şeyler öğrenmektedir. Burada sureleri ezberlemektedir. Camide öğrenirse okuldaki din dersinde de başarılı olacağını düşünmektedir. Okulda din dersinde öğrenmek daha çok hoşuna gitmektedir. Sebebi ise Arap Okulu nun sürekli hafta sonları olmasıdır. 657 Görüşmelerin Raporu 1. Babanın yirmi beş yıldır Almanya da olması ve Almanya da öğrenim görmesi nedeniyle Almanca dil yeterliliği anneye göre daha iyi durumdadır. Çocukların okul ve dersleriyle de baba ilgilenmektedir. Henüz Din Bilgisi öğretmenini tanımamışlardır. Dolayısıyla onunla hiç görüşmedikleri anlaşılmaktadır. 651 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:179-232. 652 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:260-261. 653 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:92-99. 654 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:233-240. 655 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:272-278. 656 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:241-253. 657 A.g.d.,Transkripsiyon 6, St:290-308. 241

Çocukları en çok Almanca dersinde zorlanmaktadır çünkü evde çocuklarla Arapça konuşulmakta ve Arapça öğretilmek istenmektedir. Ancak çocuklar Arapça okuma ve yazma becerisini henüz kazanamamışlardır. Çünkü çocuklar okulda Almanca eğitim almaktadır. Arapçayı sadece evde ve caminin yanında yer alan Đslam Merkezi nde öğrenmeye çalışmaktadır. Arapça, Kuddûs ailesi için önemlidir. Her sene Mısır a gidilmektedir ve oraya gidildiğinde çocukları dil bilmedikleri için diyalog kuramamakta, kendi kültürüne yabancılaşmaktadır. Çocukların iki dil arasında kaldıklarını söylemek mümkündür. 2. Baba, Din Bilgisi Dersi nde, Etik dersinde öğrenilenlerin hepsinin öğrenildiğini söyleyerek, aslında bu dersin Etik dersinden daha fazla bilgi içerdiğine işaret etmektedir. Neler öğrendiklerini sayarak baba, dersin içeriğinden haberdar olduğunu göstermiştir. Çocuğu, okulda namaz konusunu öğrenmiştir ancak nasıl kılındığını ailede öğrenmiştir. Aile, çocukların her iki dilde Đslam hakkında öğrenmelerini önemli bulmaktadır, bu sebeple okulda Almanca öğrendiklerini Đslam Merkezi nde Arapça öğrenmektedir. Aile, Din Bilgisi Dersi ni kendilerine sunulmuş bir avantaj olarak görmüştür. Bu ders, çocuklarını ailenin kendi zihniyetine göre yetiştirmesine yardımcı olacaktır. Babanın toplumda görülen ahlak dışı davranışların kendi ahlak anlayışıyla uyuşmadığını ve çocuğunu Đslam Ahlâkı na göre yetiştirmek istediği anlaşılmaktadır. Verdiği örneklerden anlaşılmaktadır ki, Din Bilgisi Dersi çocuğunu dışarıdaki ahlak dışı davranışlardan koruyacaktır. Ders dilinin Almanca olması, çok kültürlü ve farklı milletten Müslümanların olduğu bir ortamda kaçınılmazdır. Ortak dil Almanca dır. Arap öğrenciler için ayrı bir ders talep edilmesine rağmen Kuddûs ailesi bu hakkı elde edememiştir. Okuldaki Arap öğrenci sayısı azdır. Kuddus ailesinin aslında Arapça verilen bir Din Bilgisi Dersi ni istediklerini buradan çıkartmak mümkündür. Önlerinde başka alternatif olmadığı için çocukları Almanca Din Bilgisi Dersi ne devam etmektedir. Ders, Arapça olduğunda değişik milletler arasındaki Arapça lehçe farklarının da Arap öğrencilerin dersi anlamasını engelleyecektir. Bu da bir sorun olarak ifade edilmektedir. Doğru bir tespit olarak görülebilir çünkü çocuklar okulda yüksek Arapça ile öğrenim görseler bile aileleri ile anlaşmada sorun ortaya çıkabilir. Arap ailenin durumu Türkçe Din Bilgisi Dersi ni isteyen Türk velilere benzemektedir. Onlar da kendi dillerinde yapılan bir din öğretimini tercih etmektedir. 242

Tek fark Türk öğrenci sayısının fazla olması nedeniyle kendilerine Türkçe Din Bilgisi Dersi, imkânının tanınmış olmasıdır. Benzer istek ve düşünceler Kuddûs ailesinde de bulunmaktadır. Kâmil, derste anlamadığı bazı Arapça ve Almanca kelimeler olduğunu belirtmiştir. 3. Baba, derste ibadetlerin uygulama boyutunun eksik olduğuna işaret etmektedir. Namaz ibadetinin tam anlamıyla gösterilerek öğretilmediğinden şikâyetçidir. Okulda dinî muhtevanın yeterli verilmemesinden rahatsızdır. Çalışma yapraklarıyla yapılan dersleri yeterli görmemektedir. Çocukların evde çalışacakları bir ders kitaplarının olmasını istemektedir. Öğretmenin Arapça bilmesi, öğretimi yaptığı konular açısından talep edilmektedir. Hz. Peygamber in çocuklara örnek olarak daha fazla anlatılması istenmektedir. Bu sayede çocuklar doğru şahsı örnek alacaklardır. Ahlakî konuların ve namaz konusunun öğretimine ağırlık verilmesi istenmektedir. Kâmil le derste öğrendikleri üzerinde konuşulurken öğretmenin çalışma yaprakları verdiğini ve bazen oyunlar oynadıklarını, şarkı söylediklerini ifade etmiştir. Dersin birinci saati dinle ilgili öğrenmektedir, ikinci saat bazen oyun oynamaktadır. Derste öğrendiği Kurban Bayramında kesilen hayvanlar, namaz konusu üçüncü sınıf öğretim programında yer almayan konulardır. Ders programında sure öğretimi yer almasına rağmen hiç ezberlememişlerdir. Ders etkinliklerinden memnun olan Kâmil, Đslam la ilgili ailesine daha çok soru sorduğunu ifade etmiştir. Bunun sebebi öğretmenin bilgisine olan güvensizlik olabilir çünkü sınıfta soru sormaktan utanmadığını ifade etmiştir. Dersi veren kişinin bir Türk öğretmen olması, bir Hıristiyanın gelmemesi anne ve baba için memnuniyet vericidir. Ayrıca bu model uygulamanın olduğu okul yakınında oturmaları ve imkândan faydalanıyor olmaları, onları mutlu etmektedir. Diğer Müslümanlar bu dersten mahrumdur. 5. Đslam Merkezi ne çocuklarının devam etmesini üç konuda önemsemektedir. Birincisi, çocuklar Arapça öğrenmektedir. Đkincisi dinî bilgileri Arapça öğrenmektedir. Üçüncü olarak sure öğrenmektedir. Dolayısıyla bu merkez okulda öğrenilenlerden biraz farklılık arz etmektedir. Kâmil de Đslam Merkezi nde öğrendiğini görüşmede anlatmıştır. Okulda öğrenmek daha çok hoşuna gitmektedir 243

çünkü hafta sonlarını da Đslam Merkezi nde öğrenerek geçirmekten hoşlanmadığı anlaşılmaktadır. b. Ders Gözlem Analizleri Üçüncü sınıflar 16.02.2005 ve 23.02.2005 tarihlerinde dersler gözlemlenmiştir. Öğrenci sayısı derste 8 kişidir. 2 Irak lı, 1 Tunus lu, 3 Türk, 2 Mısır lı öğrenci derse katılmıştır. (1) Derslerin Đçeriği 16.02.2005 tarihinde yapılan ders gözlemidir. Nuh Peygamber konusu incelenmiştir. Öğrenciler halka şeklinde sandalyelerini öne alıp oturmuşlardır. Bir şarkı ile Allah a teşekkür etmişlerdir. Teşekkürler bu güzel sabah için Teşekkürler bu güzel gün için Teşekkürler Tanrı bütün sıkıntıları aldığın için Nuh Peygamber Şarkıdan sonra Nuh peygamber konusuna geçilmiştir. Öğrt: Hangi peygamberleri tanıyorsunuz? Öğrencilerden cevap alınmıştır. Öğretmen Nuh kıssasıyla ilgili bir hikâye okumuştur. Hikâye özetle şöyledir: Đnsanlar doğru yoldan ayrılmışlardır ve Allah ı unutmuşlardır. Đnsanlar kendi kurallarını kendileri koymaya başlamıştır. Kuvvetli her zaman haklıdır. Allah bu insanlara peygamber göndermiştir. Nuh bu insanlara Ey insanlar! Allah a yönelin onun dışında güç yoktur. Adaletsiz olmayın demiştir. Bazı insanlar Nuh u dinlememişlerdir. Allah ın kurallarına uymamışlardır. Nuh ve arkadaşları bir gemi yaparlar. Nuh, Allah a inanan insanları gemiye çağırmıştır. Đnanmayan insanlar onu dinlememiştir. Allah Nuh a her canlıdan bir çift almasını söylemiştir. Nuh, Allah ne dediyse öyle yapmıştır. Yağmur başlamıştır. Su her yeri kaplamıştır. Allah, yağmurun durması emrini vermiştir. Sular çekilip, güneş doğmuştur. Gemi, bir dağın 244

zirvesine oturmuştur. Nuh ve gemideki insan ve hayvanlar gemiden inmiştir. Yeryüzüne yayılıp, yeryüzünü imar etmişlerdir. 658 Öğretmen, hikâye arasında sorular sorup öğrencileri düşündürtmüştür. Öğrencilerden bu hikâyeyi canlandırmalarını istemiştir. Öğrenciler, hikâyede geçen insanları ve hayvanları, Nuh peygamberi canlandırmışlardır. Öğretmen sıraları, gemi olarak kullanmalarını istemiştir. Öğrenciler soruları canlandırmıştır. Arkasından bir çalışma yaprağı dağıtmıştır. Çalışma yaprağında etrafında hayvanların olduğu bir bulmaca vardır. Öğrencilerden bu hayvanların isimlerini bilip bulmacada yerine yerleştirmeleri istenmektedir. Đlk bitiren birinci olduğu için herkes birinci olmaya çalışmaktadır. Öğretmen kavram ve kelimelerin doğru yazılıp yazılmadığını kontrol etmiştir. Bulmaca öğrencilerle tek tek çözülmüştür. Konu soru cevapla derinleştirilmiştir. Öğrt: Hangi peygamberleri tanıyorsunuz? Öğrenciler tanıdıkları peygamberleri saymıştır. Öğrt: Bu insanlar neden bu kadar önemliydi? Allah a inanmak neden bu kadar önemliydi?, Biz insanlar ne zaman dua ederiz? Emrah: Sorunumuz olursa. Hüseyin: Üzgünsek. Kemal: Büyük problemimiz varsa. Tarık: Bir şey istediğin zaman. Öğrt: Allah a inanırsak o kadar çok hata yapmayız. Peygamberler Allah tan kurallar getirir. Barış olması için. Kurallar olmasa ne yapardık? Öğrenciler cevap vermiştir. Sonuçta, öğretmen günlük hayatla Allah ın kuralları arasında ilişki kurmuştur. Trafik kuralları olmadığında nasıl bir karışıklık çıkacaksa, Allah ın kurallarının da olmaması durumunda sorunlar yaşanacaktır. Ders bir şarkı ile bitmiştir. Öğrt: Sormak istediğiniz her hangi bir şey var mı? Ders bitimine on beş dakika varken, çıkış hazırlıkları başlamıştır. 659 658 Hikâye için bkz. Đslam da ve Diğer Dinlerde Peygamberler Ünitesi, Nuh Peygamber Konusu, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. 659 16.02.2005 tarihli 3. Sınıf, Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 1, iki ders saati. 245

(2) Öğretim 23.02.2005 tarihinde yapılan ders gözlemidir. Sınıf yönetimi; derse giriş, ders etkinlikleri; çalışma yaprağı ile çalışma incelenen konulardır. Sınıf Yönetimi Derse Giriş Öğretmen öğrencilere nasıl olduklarını sormuştur. Arkasından defterlerine bakmıştır. En son ne işlediklerini kontrol etmiştir. Öğretmen Nuh la ilgili bir konu işlemek istemiştir. Ama öğrenciler işlediklerini söylemişlerdir. Ders Etkinlikleri Çalışma Yaprağı 1 Öğretmen Her Üç Dakikada Bir Çocuk Ölüyor Çalışma Yaprağını dağıtmıştır. 660 Öncelikle bu metni öğretmen okumuştur. Metinle ilgili sorular sorarak açıklamalar getirmeye çalışmıştır. Özür üzerine konuşmuştur. Ne gibi özürlerin olduğunu söylemiştir. Çocuklara yardım bekleyen insanlara nasıl yardım ettiklerini sormuştur. Öğrt: Kur an da yardım etmekle ilgili bir şey var mı? Kur an da bir sure var. Asıl iyilik o kimsenin iyiliğidirki, Allah a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. Allah rızası için yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilencilere ve boyunduruk altında bulunan köle ve esirlere sevdiği maldan harcar. 661 demiştir. Öğretmen: Kur an a göre kimlere yardım edilmesi isteniyor? sorusunu sormuştur. Öğrenci ayette geçenleri saymıştır. Öğretmen, bunlarla ilgili bir açıklama yapmamıştır. 660 Çalışma Yaprağı için bkz. Bir Toplumda Yaşamak Ünitesi, Biz Yoksul, Yaşlı ve Özürlü Đnsanlarla Đlgileniyoruz Konusu, Çalışma Yaprağı 7, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. 661 Bakara Suresi 177. Öğretmen sure ve ayet numaralarını söylememiştir. Aynı zamanda ayetin başını ve sonunu okumamıştır. Ayet Öğretmen El Kitabından okunmuştur. 246

Çalışma Yaprağı 2 Öğretmen ikinci çalışma yaprağını, Özür ü dağıtmıştır. 662 Bu kâğıtla öğrencilerin hangi yardımların yapılabileceğini düşünmelerini istemiştir. Öğrencilerin sadece beş dakika düşünmelerini istemiştir. Sonra birlikte dolduracaklarını ve konuşacaklarını söylemiştir. Öğrt: Bir kimse duyamıyorsa ne hissediyordur? Bir çocuktan tahtaya çıkmasını ve hiç bir ses çıkartmadan bir cümle söylemesini istemiştir. Sonra öğrenciye ne hissettiğini sormuştur. Öğrt: Bu tür insanlara nasıl yardım edebiliriz? Öğrenciler çözüm aramışlardır. Öğrt: Böyle kimseye nasıl davranabiliriz? Öğretmen yardımcı olmaya çalışabileceğimizi onun hislerini düşünebileceğimizi belirtmiştir. Dağıtılan çalışma yaprağında boş bırakılan bir yer vardır. Ben de Bir Şeyler Yapabilirim! başlığı altında öğrencilerin doldurması için yer ayırılmıştır. Öğretmen çalışma yaprağı ile ilgili konuşmuştur. Ardından bu başlık altına ne yazılabileceğini sormuştur. Öğrenciler söyledikçe öğretmen tahtaya söylenenleri formule ederek yazmıştır. Özür Problemli durumlarda yardım etmek (mesela Trafik Lambalarında) Đşitme engellilerin işaret dilini öğrenmek Arkadaşlık kurmak Öğrt: Görme özürlü insanların çok iyi ne gibi özellikleri vardır? Öğrencilerle birlikte şu sonuca ulaşılmıştır. - Duyuları kuvvetlidir - Đç hisleri kuvvetlidir. Öğretmen, Allah ın merhametli (Barmherzig) olmasından iki cümleyle bahsetmiştir. Allah ın herkesin ihtiyacını gördüğünü söylemiştir. Allah sıkıntıda olanları tek tek gören en merhametlidir. Demiştir. 662 Çalışma Yaprağı için bkz. Bir Toplumda Yaşamak Ünitesi, Biz Yoksul, Yaşlı ve Özürlü Đnsanlarla Đlgileniyoruz Konusu, Özür Çalışma Yaprağı, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. 247

Çalışma Yaprağı 3 Öğretmen başka bir çalışma yaprağı dağıtmıştır. Bakara suresinin 177. ayetinin olduğu bir yapraktır. Bu yaprağın kesilip defterlerine yapıştırılmasını istemiştir. 663 Öğrt: Çocuklar başka nasıl yardım edebiliriz? Trafik lambasında geçebilmelerine yardımcı olmanın dışında. Aç olan çocuklara nasıl yardım edebiliriz? Hüseyin: Yemek verebiliriz. Tarık: Bağışta bulunabiliriz. Ders bitmiştir. Zil çalmasına on beş dakika kala öğrenciler sınıf temizliğine başlamışlardır. 664 Ders Gözlemlerinin Raporları 1. Nuh peygamberin kıssası hakkında verilen bilgi 3. sınıf öğrencileri için yeterlidir. Ancak öğretmenin hikâye üzerinde soru cevap yoluyla verdiği bilgiler biraz daha genişletilebilir, Kur an ve hadislerle desteklenmesi uygun olacaktır. Gemiye binen hayvanların isimlerini bulmaca yoluyla derste bulunması, konuyla ilgili öğrenciye bir kazanım sağlayıcı gözükmemektedir. 2. Öğretmenin 23.03.2005 tarihli derste, öğrencilerin defterlerini kontrol edip nerede kaldığına bakması ve işlenmiş olan konuyu tekrar işlemek istemesi öğretenin plansız hareket ettiği izlenimini vermektedir. 3. Çalışma Yaprağı 1 de yer alan metni öğrenciler okumuş ve öğrencilerin soru cevap yoluyla konuyu anlaması sağlanmıştır. Öğretmen ilgili ayet metnini okumuş ve kimlere yardım edilebileceğini ayetten hareketle öğrencilerin saymasını istemiştir. Öğretmen, ayetin açıklamasını yapmamıştır. Ayetlerin açıklanarak çocukların seviyesine uygun hale getirmek anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Yanlış anlaşılmaların da düzeltilmesine yardımcı olacaktır. 4. Çalışma Yaprağı 2 de öğrenciler Özür konusunu öğrenmişlerdir. Yine sorular ve cevapların öğrencilerin bulduklarından hareketle birlikte cevaplandırılması 663 Çalışma Yaprağı için bkz. Bir Toplumda Yaşamak Ünitesi, Biz Yoksul, Yaşlı ve Özürlü Đnsanlarla Đlgileniyoruz Konusu, Metin Yaprağı 1 e 16, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrganstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. 664 23.02.2005 tarihli 3. Sınıf, Almanca Đslam Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 5, iki ders saati. 248

yeni eğitim yaklaşımlarına da uygundur. Öğrenciler kendileri konu hakkında düşünmüş, karar vermiş ve uygun şekilde düşüncelerini ifade etmişlerdir. 5. Çalışma Yaprağı 3 te daha önce derste öğretmen tarafından ifade edilen Bakara 177. ayet vardır. Öğrencilerin bu ayeti kesip sadece defterlerine yapıştırmaları, öğretmenin ayetlerle çalışma tekniği hususunda yetersizliğe sahip olduğunu düşündürtmektedir. 665 Ara Özet Anne ve babanın dersin uygulama yönüne ilişkin eksikler olduğunu ifade etmesi derste gözlemlenememiştir. Öğretmen özellikle rol oyunlarıyla öğrettiği konunun canlandırmasını öğrencilere yaptırtmaktadır. Fakat namaz konusunda bilhassa babanın uygulama yapılmadığını ifade etmiş olması Kâmil in de belirttiği bir husustur. Derste namaz ibadetinin sadece hareketleri gösterilmiştir. Kâmil in derste çalışma yapraklarıyla çalıştıklarını söylemesi ders gözlemlerinde de tespit edilmiştir. Ancak gözlemlenen derslerde hiç oyun oynanmamıştır. Kâmil in birinci saat ders yapıyoruz ikinci saat oyunuyoruz ifadesi, ikinci sınıf ve birinci sınıf ders gözlemlerinde, öğrenci görüşmelerinde de belirtilen bir konudur. Derste öğretmenin Kur an ayetlerini ve hadislerini açıklamada ya da kullanmada yetersizlikler yaşadığı gözlemlenmiştir. 4. Dördüncü Sınıf Almanca Din Bilgisi Dersi a. Görüşme 4 (1) Anne ve Babayla Görüşme Melek ve Enes Çalışkan la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 03.04.2005 tarihinde Va ve Vb nın evinde gerçekleştirilmiştir. Türkçe konuşulmuş ama bazı kelimeler Almanca kullanılmıştır. Va ve Vb görüşmeye birlikte katılmışlardır. Her ikisi de konuşmalarında oldukça cesur izlenimi vermiştir, samimi olarak tüm düşüncelerini açıklamışlardır. Dindar bir aile olarak gözlemlenmiştir. Çocuklarının din eğitimi için evde kendileri de çaba göstermektedir. Vb, Milli Görüş Cami nde eğitim başkanlığı görevini yürütmektedir. 665 Kuran ayetlerinin derste kullanımıyla ilgili bilgi için bkz. Nurullah Altaş, Mahmut Ay, Đlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Morpa Yayınları, Đstanbul 2007, s.180-213. 249

Kişisel Bilgiler: Va ve Vb otuz üç yaşında Türk vatandaşıdır. Her ikiside Almanya da ortaokul ve Meslek Lisesi ni okumuşlardır. Vb, Almanya da doğup büyümüştür Va ise Almanya ya bir yaşında gelmiştir. Đki kız çocukları vardır on bir ve on yaşlarındadır. Vb, oto elektrikçisi olarak çalışmaktadır. Va, kuaförlük eğitimi almış ama bir kurumda çocuk bakıcılığı yapmaktadır. 666 Kızlarının birisi Almanca Din Bilgisi Dersine diğeri de Türkçe Din Bilgisi Dersine gitmektedir. Çocuğun dersleriyle ilgilenme Va, çocuklarının öğretmenleriyle senede iki sefer toplantılara katılarak, bunun haricinde problem olduğunda özel görüşme saatlerinde görüşmektedir. Ortalama üç ayda bir görüşmeye gitmektedir. Aile, öğretmene not yazarak da iletişim kurabilmektedir. 667 Din Dersi öğretmeniyle tanışmamışlardır. Diğer öğretmenlerden farklı olmadığını düşünmektedir. 668 Çocukları derslerini kendileri yapmaktadır, yardım istediklerinde Va destek olmaktadır. Yardım istemezlerse Va ödevlerini kontrol etmektedir. En çok Almanca ve Matematik derslerinde zorlanmaktadır. Din Dersi için yardım istememektedir. 669 Va şu açıklamayı yapmıştır: Şimdi şöyle din dersinde genellikle çocuklar dinlerini biliyorlar, o yüzden kolay geliyor sadece Meryem, Almanca olduğundan dolayı biraz eee isimler farklı Almanca kavramlar farklı olduğundan dolayı birazcık zorlanıyor ama öbür türlü problem mroblem çıkmıyor soru moru yok. 670 Meryem le okulda öğrendikleri hakkında evde tekrar konuşulmaktadır. Mesela şöyle bir şey em Đslam ın beş şartı, mesela zekât çok değişik bi şekilde söyleniyo, hani o gerçi biliyo anlıyo ama yinede biz oturuyoz konuşuyoz hani eşim oturuyo anlatıyo, şöyle şöyle filan diye hani öbür türlü genellikle sorun çıkmıyor. 671 Va ya göre, Meryem derste Đslam ın Şartını, Đmanın Şartını, Euzü Besmele nin Almancasını, Kelime-i Tevhit in Almanca sını, namazın şartlarını içindeki ve dışındaki şartları Almanca ve biraz da Arapça olarak öğrenmiştir. Va, kızına namazın 666 Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 7, St:1-36 667 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:37-44. 668 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:93-94. 669 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:45-54. 670 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:56-59. 671 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:64-66. 250

kılınışını ve namaz vakitlerini kendisi evde tekrar açıklamış, öğretmiştir. 672 Bu dersin yavaş yavaş ilerlediğini, kızının bu konuları öğrendiğini, çocuğunun güzel şekilde anlatabileceğini fakat bundan daha fazlasının olmadığını belirtmiştir. Henüz kızının temeli oluşmamıştır. 673 Din dersini ve dersin dilini tercih Va nin ve Vb nın kızlarından birisi Türkçe Đslam Din Bilgisi Dersine diğeri de Almanca Đslam Din Bilgisi Dersine gitmektedir ve ikisi de 4. sınıf öğrencisidir. Çocuklardan büyük olanı Mevlide okula başladığında bu model henüz uygulamada değildir. Meryem bir sene sonra gitti onda daha yeni başlamıştı. Onda yeni başlayınca Meryem i önce almak istemediler biz de Alman vatandaşlığına daha yeni müracaat etmiştik daha hiçbir bilgi yoktu, gelmemişti. Ona saten soru işareti koydular eğerki yer varsa alacaklar yoksa Türkçe ye gönderceklerdi sonunda da aldılar, Almanca ya. 674 Va çocukların bu derse katılabilmeleri için Alman Vatandaşı olma şartının arandığını belirtmektedir. 675 Va, Almanca Đslam Din Bilgisi Dersini tercih sebeplerini şöyle açıklamaktadır: Va: Yok biz istedik eşim daha çok, ben pek istemedim çünkü çocuklar daha Almanca sorunu yaşıyorlar, yani ee ne kadar da Anaokuluna gitseler burda olsalar yani Almanca ları yeterli kalmıyor o yüzden ben pek istemedim. Çünkü din dersinde zorlancak ama eşim de dedi, yok dedi din der- dinini Almanca görürse daha iyi tebliğde bulunabilir daha güzel konuşabilir amacıyla öyle düşündük ve bize de bunu dediler eğerki Alman vatandaşı değilseniz giremez. Biz de o zaman daha yeni müracaatta bulununca biz söyledik, şuanda bulunduk ama daha bi karar gelmedi. O hemen dedi, soru işareti koyuyoruz ( ) eğer ki yer dolu olursa çok çocuk olursa alamayız. 676 Meryem dört senedir bu dersi almaktadır. 677 672 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:249-259. 673 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:319-322. 674 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:105-109. 675 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:110-113. 676 A.g.d.,Transkripsiyon 7, St:128-135. 677 A.g.d.,Transkripsiyon 7, St:195-196. 251

Va ve Vb, büyük kızları Mevlide nin de bu derse girebilmesi için çaba göstermiştir. Ancak onlara bir gerekçe gösterilmeden, bunun olamayacağı belirtilmiştir. 678 Dersi tercih sebepleri ile ilgili Vb nın düşüncesi şöyledir: Şimdi bunun en güzel örneği benim aslında. Şimdi herhangi bir yabancı dili öğrenmek için kendi dilinizin ya da ana dilinizin veya öğrendiğiniz en iyi dili iyi bilmeniz lazım. Ben de ne Almanca yı ne Türkçe yi mükemmel biliyorum. Hani sorunlarım var. Onun için başka bir dil de öğrenemiyorum. Dil bilgisini, herhangi bir dilin dil bilgisini bilmediğim için. Onun için çocuklar Almanca dil bilgisi alıyor dolayısıyla en iyi konuştukları lisan Almanca olcak ilerde. Yani Türkçe den daha iyi konuşcaklar. En azından yani akademik çerçevede diğim yani bir kitabı okurken falan Almanca daha akıcı gelcek bunlara veya daha iyi analiz etcekler onun için her şeyi Almanca yapmalarını istedim. Din dersini de sonuç itibariyle Türkçe yi bizden alıyorlar, Türkçe ders de görmüyorlar zaten, çok zayıf. 679 Almanya da yaşayan gençlerin Almancalarının Türkçelerinden daha iyi olduğunu, en iyi konuştukları dilin de Almanca olması sebebiyle, bu tür bir dersin onların dinî terimleri öğrenmesine katkı sağlayacağı Vb tarafından düşünülmektedir. 680 Görüşme sonrasında yapılan konuşmada Vb, okullarda verilen iki saatlik Türkçe dersiyle çocukların Türkçe öğrenemeyeceğini belirtmiştir. Dersi tercih sebeplerini yineleyen Vb şunları söylemiştir: Yani toplamak gerekirse Almanca din dersine göndermemizin yegâne sebebi Almanca yı daha iyi konuştukları için ilerde bunun daha yardımcı olacağına inandığımız için E şimdi ben bakıyorum, burda doğdum burda büyüdüm ama ben çıkıpta bi Alman arkadaşıma dinimi anlatcak olsam bayağ (vurgulu) zorlanırım yani. Kavramlar, terimler. 681 Dersi Meryem, Türkçe öğenmiş olsaydı, dinini anlatamaz mıydı? Sorusuna Va kendisinden örnek vererek açıklamıştır. Yaşadığı bir olaydan yola çıkarak, Ama etkili olmaz o da. Yani ben kendim bile öyle, yine böyle din konusu geçmişti, ben istediğim gibi Đslamiyet i anlatamıyorum. Yani anlatamadığım gibi etkili de olmuyor, 678 A.g.d.,Transkripsiyon 7, St:142-150. 679 A.g.d.,Transkripsiyon 7, St:153-162. 680 A.g.d.,Transkripsiyon 7, St:164-169. 681 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:295-304. 252

yani yüzeysel gidiyor. Yani insan ister ki, güzel bir tebliğ olsun karşı tarafa bir şey yansısın, ısınsın yani o kavramlar bayağı bi kayıyor. 682 Vb, Meryem in din dersinde her şeyi anlayamadığını ancak bunun ilerde olacağını, şimdilik bir başlangıç yaptığını belirtmektedir. Tabi ama şu da var Đslami bazı terimler şeydir yani geneldir. Mesela bir zekât bütün Đslam âleminde bilinir. Fakat bunu Almanca ya çevirdiğin zaman değişik bir tabir çıkıyor ortaya. Onu da öğrenmesi önemli ileriye yönelik 683 Va, bu dersi diğer milletten olan Müslüman çocuklar için olumlu bir gelişme olarak görmektedir çünkü daha önce bu çocuklar mecburen Etik dersine gitmek durumunda kalmışladır. 684 Meryem in derste öğrendiği bazı kavramlar Va ye ve Vb ya yabancı gelmiştir. Va:... Mesela meleklerin adı Cebrail in biz Gabriel olduğunu bilmiyorduk, yani Gabriel var ama hangi meleğin adı olduğunu, hani onlardan bizde güzel öğreniyoruz., Vb: Çok ilginçtir mesela Gabriel bunlarda çok kullanılan bir isim bizde de ben hiç Cebrail diye bir isim duymadım (gülerek). Mikail var ama Cebrail diye hiçbir isim duymadım (gülerek) bu ilginç geldi bana bilmiyorduk yani. Gabriel in Cebrail olduğunu. Yani en basiti. 685 Vb, Türkçe Din Bilgisi Dersini verenlerin, Đlahiyat Fakültesi mezunu olan öğretmenler olduğu takdirde çocuğunu bu derse gönderebileceğini söylemiştir. Böyle bir değişiklik onun düşüncesini kendi deyimi ile radikal bir şekilde değiştirecektir. 686 Ayrıca yine okulda Đslam Din Dersi başlarsa onu da destekleyeceklerini belirten aile Meryem in şuanda gittiği dersin Đslam Din Bilgi Dersi olduğunu ve Đslam Din Dersi nden farklı olduğunu söylemiştir. 687 Din dersinden hoşnut olma Vb, ders içeriklerinde caminin kısımlarının işlenmesini güzel bulmaktadır. 688 Vb, bu derste çocuğunun farklı terimler öğrenmesini olumlu bulmaktadır. Terimlerin Almancasını öğrenmektedir. Onu oturup konuşabiliyoruz. Yani bu nedir, 682 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:309-317. 683 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:179-181. 684 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:138-141. 685 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:70-75. 686 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:497-506. 687 Görüşme sonrası yapılan konuşmaların notlarında. 688 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:101-102. 253

nasıldır? Kelime-i Şehadetin Almancası. Türkçede değişik bi Kelime-i Şehadet yok, yani kimse Đnanıyorum ki Allah birdir, Resulullah s.a.v. onun elçisidir demiyor. Herkes Kelime-i Şehadeti Arapça söyler. Yani içeriğini öğreniyor çocuklar, Almanca da daha iyi 689 Bu dersin uluslar arası bir boyutunun olması Vb nın hoşuna gitmektedir. Çocuklar sadece Türkleri Müslüman olarak tanımayacaklardır. 690 Din dersinden hoşnutsuz olma Va, çocuğunun derste fazla bir şey öğrenmediği görüşündedir. Va: Ya aslında pek fazla bişey yapmıyorlar çok fazla saten haftada bir veya iki defa. Đki defa var herhalde (sessizleşti) bir ya da iki defa. Hem onda da yavaş yavaş ilerliyorlar bi de öğretmenleri, (sesini yükseltti) bi de şunu gözlemledim, öğretmenleri bilmiyor ne yapacağını, din dersinde kesinlikle yani doğru dürüst kitapları yok 691 Va ve Vb öğretmenlerden şikâyetçidir. Bu dersi veren öğretmenleri yeterli görmemektedir. Va: Gerçekten Din Dersi Türkçe var şeysi ama Almanca yok. Benim Meryem ilk senesinde gittiğinde öğretmeni de ilk din dersini verecekti, bundan da hiç bi haberdi biliyorsunuz değil mi Ayça Özbek ti sonradan oldu. Ondan sonra bizden yardım istedi, hani bildiğiniz isim şu bu filan. Ben de mesela Türk kitabı vardı, dedim elimden gelen şeyleri resimli olaraktan gönderdim, biraz hani yardımcı olmaya çalıştık. Ama resimli olaraktan hani en azından resimler çok önemliydi, hani altına Almancasını yazabilirdi. Abdesti almak vs., Vb: Ya bu şuna benziyordu hani Türkçe öğretmeninin iki kelime Đngilizce bilmeyip de Đngilizce dersine girmesi gibi bir şey. Kimseyi yadırgayamazsınız dinini bilmiyor diye ama Din Dersi Öğretmeni olarak girmesi çok komik. Siz Đlahiyatçısınız siz girebilirsiniz mesela bir Đlahiyatçıya ihtiyaç var bu konuda. 692 Aynı düşüncesini sonra tekrar yinelemiştir. Benim için en önemli faktör ehil insanın ders vermesi. Ehil insan ders verirse, o bize monoton, o bize klasik gelen şeyleri de çok daha açacaktır ve çocuklara indirgicektir diye düşünüyorum. 693 689 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:222-227. 690 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:325-328. 691 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:77-80. 692 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:82-91. 693 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:490-492. 254

Va, derste işlenilen konuların hep aynı olduğunu, bilgi içermediğini ifade etmektedir. Kendi zamanlarında da din dersinde aynı şeyler işlenmiştir. 694 Ders içeriğinin ilk etapta Meryem in anlayamayacağı seviyede olduğunu söyleyen baba, ileri dönemde çocuğunun bunu anlayabileceğini belirtmektedir. 695 Va, çocuklarının din derslerinde sure öğrenmediklerini bildirmektedir. Sadece Türkçe Din Bilgisi Dersine giden kızı, Fâtiha suresini ve anlamını öğrenmiştir. Türkçe Din Dersi içeriği de hep aynıdır. Ya saten sure de öğrenmiyorlar ki. Okulda sure öğrenmiyorlar ki. Benim çocuklarım biliyor ama camiden. Küçükken götürüyordum o zaman yerleşti, gerçi biraz unuttular ama şimdi tekrarlanıyor. Vb: Bizde okulda, bizim geldiğimiz tarihler de din dersi daha ağırlıklı bir dindi, derste biz de yani sureleri felan öğrenmedik. Va: Sadece Ettehiyyatu, Salli Barik o kadar. Bi de Elham, o kadar. Başka değil. Benim demek istediğim her sene ikiye de gitse üçe de gitse yüksek okula da gitse her sene aynısı her sene aynısı. Baştan baştan hep öyle. 696 Öğretmenin giyim şeklini eleştiren Va, din dersine gelen öğretmenin normal standartlar içinde giyinmesi gerektiğini, mini etek ya da açık bir bulüzle derse gelmemesi gerektiğini, çocukların bundan olumsuz şekilde etkilendiklerini söylemektedir. 697 Öğretmenin dinî pratiklerinin olmaması da çocuklarda olumsuz duygular uyandırmaktadır. Va: Mesela namazdan anlatılıyor ve öğretmene soruyorlar. Öğretmenim siz namaz kılıyor musunuz? Hayır, cevabını alınca çocuklar çok değişik bi tepki, değişik bi görüntü ile karşılaşıyorlar. Din dersinde mesela böyle sordukları zaman, yani (gülerek) çocuklar tabii ki şaşırıyorlar. Biz müslümanız, biz dinimizi yaşıyoruz, namaz farz olduğu için, o zaman hoca neden kılmıyor? Yani çocuklar bunların hepsini düşünebiliyorlar, sorabiliyorlar. Yani o zaman tam bi örnek olmuyor. 698 694 A.g.d., Transkripsiyon 7, St: 95-97. 695 A.g.d., Transkripsiyon 7, St: 100-101. 696 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:230-245. 697 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:349-357. 698 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:507-512. 255

Din dersine yönelik beklentiler Bu dersten beklentilerinin olup olmadığı sorulduğunda Va beklentisinin olmadığını söylerken Vb, karşılanmıyor demiştir. 699 Va: Em şimdi şöyle bi şey, kendileri çünkü kendileri de ders planını bilmiyorlardı. Dediğim gibi çok bilinçsiz bir şekilde girildi. Yani öğretmen de kesinlikle bilmiyordu ne yapcanı. Vb: Öğretmen de bu konuda ehil değil. Va: Ben elimden geldiğini, öğretmen de ehil olmadığı için o yüzden bi beklentim yoktu. Öğretmen de bişeyden bihaber olduğunu, nasıl öğretceni ne yapcanı bilmiyordu. Sadece Türkçe sini Almanca ya çevirdi. E şimdiki öğretmeninden, şimdiki öğretmeniyle ben hiç tanışmadım aslında isterdim ama hiç öyle bi duruma gelmedik. 700 Vb, bu derse henüz toleranslı bakmaktadır, Va ise beklentisinin olmadığını ifade etmektedir. Her ikiside, bu dersin pilot proje olduğunu bilmektedir ve bu sebeple her an değiştirilebileceğini, yok edilebileceğini düşünmektedir. Bu nedenle tolerans göstermektedir. 701 Va çocukların din konusunda dışardan desteklendiğini ifade etmektedir. Va: Zaten çocuklarda alt yapı olduğundan dolayı çocuklar genellikle biliyorlar, duyuyorlar. Kitap olsun, etraf olsun, cami cemaati olsun veya da bütün peygamberlerle ilgili çocuklar için Cd ler var ve onlar görüntülü olduğundan dolayı çocukların aklında çok güzel kalıyor ve bunu birazcık konuşunca, anlatınca veya da kendi etrafında uygulanmış olarak görünce, bizim çocuklarda birazcık şey var, yapı var. O yüzden pek bi beklenti dediğimiz gibi yeni olduğundan dolayı derslerin şu anda yok. Zaten denemede olduğunu da biliyoruz. Çok yeni bişey, denemede. 702 Vb, Türkiye den hiçbir beklentisinin olmadığını söylüyor ve konuşmasının devamında Türkiye den gelen vatandaşların burada çok sıkıntı çektiklerini ve bunlarla hiçbir yetkilinin ilgilenmediğini, sadece buraya vatandaşların gönderilmesiyle yetinildiğini belirtmiştir. Türk makamların Almanya ya yıllarca solcu öğretmenleri gönderdiklerini onlarında burada bu görüşü empoze etmeye çalıştıklarını anlatmaktadır. Vb, bundan rahatsız olduğunu dile getirmiştir. 703 Görüşmenin ilerleyen zamanında baba, Beklentimiz var ama ben bunlara artık 699 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:338-339. 700 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:340-346. 701 A.g.d., Transkripsiyon 7, St: 472-475. 702 A.g.d., Transkripsiyon 7, St: 476-482. 703 A.g.d., Transkripsiyon 7, St: 360-391. 256

ütopya gözüyle bakıyorum. Olamaz artık, şeyde görmez artık talepte görmez. Buralar bize yabancı, bu kültür bize yabancı. Bakın biz burda doğduk burda büyüdük ama alışamadık. Alışamıyoruz da, alışan insanlarımız da kendini kaybediyor. Bunlar, bize uygun diğil buralar 704 diyerek bir anlamda küskünlüğünü ve yalnızlığını ifade etmektedir. Çocuğu camiye gönderme Okul dışında Meryem camide de eğitim almaktadır. Camide Đslam ın şartını, Đman ın şartını bu gibi konuları öğrenmiştir. Orada oyunla, geziler düzenleyerek eğitim verilmektedir. Camiye haftada bir kere Kur an okumasını öğrenmek, vakit değerlendirmek amacıyla gitmektedir. Va, bu zamanda çocukların camiye gitmedikleri takdirde ve alt yapıları oluşmadığında ileride gitmeyeceklerini belirtmektedir. Bu anlamda okuldaki eğitimi az bulmaktadır ve o eğitim zorunludur. Vb, Materyalist bir toplumda yaşıyoruz, çocuklar böyle bir potada erimesin diye camiye gönderiyoruz.çocukların temeli oturması lazım, farz mı, sünnet mi, vacip mi bunlar oturmalı, bu yaptığım ne? Onu öğrenmeli demektedir. Bunun haricinde kızları Nur cematinin küçük çocuklar için yaptıkları sohbete gitmektedir. Yedi öğrenci katılmaktadır. Çocuklar sohbette oynayarak öğrenmektedir. 705 (2) Çocukla Görüşme Meryem Çalışkan la görüşülmüştür. Görüşmeye dair: 17.03.2005 tarihinde Almanca, Đslam Din Bilgisi Dersin in yapıldığı sınıfta görüşülmüştür. Sınıf ortamında diğer öğrencileri rahatsız etmeden görüşmeyi gerçekleştirmek biraz sıkıntı oluşturmuştur. Derste başka öğrencilerle de konuşulduğundan görüşme diğerlerine göre daha az sürmüştür. Kişisel Bilgiler: Meryem, Holzgarten okulu on yaşında, 4.sınıf öğrencisidir. 704 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:458-465. 705 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:521-532. 257

Ders Çalışma Meryem in ailesi görüşme saatlerinde öğretmenle konuşmaya gelmektedir, ancak bazen çalıştıkları için gelememektedir. 706 Din dersi etkinlikleri Öğrenciler, bazen oyunlar oynamaktadır bazen de oldukça çok yazı yazmaktadır. 707 Oynadıkları oyunlar hakkında bilgi veren öğrenci Bazen iki ders oyun oynuyoruz. Mesela bir çocuk dışarıya çıkıyor herkes bir şey değiştiriyor sonra onu bulmaya çalışıyor ya da Uçtu uçtu kim uçtu? Oyunu., Harf Oyunu oynuyoruz. Mesela M dediği zaman öğretmen Mohammed diyoruz. 708 Öğretmenin sınıf yönetimi Öğretmenin bazen kızdığını söyleyen Meryem çalışma yapraklarını öğretmen kesiyor, deftere yanlış yapıştırınca da bağırıyo. 709 Demiştir. Görüşme sonrasında öğrenci ile konuşmalarda öğrenci dersten sıkılmadığını belirtmiş ve biz ne istiyorsak onu yapıyor ifadesini kullanmıştır. 710 Derste öğrenilenler Kutsal geceleri 711 Đslam ın beş şartını öğrenmişlerdir, hac, alfabe oyunu (öğretmen kelimenin baş harfini söyler ve öğrenciler bunun ne olabileceğini bulmaya çalışır) 712 namazın şartlarını öğrenmiştir, kutsal geceleri işlemelerine rağmen bu gecelerin ne olduğunu hatırlamamıştır. 713 Dersten hoşnut olma/olmama Öğretmenin, çalışma yapraklarıyla ve yazı yazdırarak öğretmesi Meryem in hoşuna gitmektedir. 714 Meryem, din dersinden memnundur. Din Dersinde her ne 706 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:1-4. 707 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:11-12. 708 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:87-89. 709 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:84-85. 710 Mülakat sonrası yapılan konuşmaların notlarında. 711 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:10. 712 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:13-19. 713 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:34-42. 714 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:42-44. 258

yapıyorsak hepsi hoşuma gitmektedir demiştir. 715 Derste neden sıkılmadığını da şöyle açıklamaktadır: Çünkü Bayan Erdal dedi ki, bir saat yazı yazıp konuşabiliriz sonra oyun oynayabiliriz. Ve bu da sıkıcı olmuyor 716 Hoşlanmadığı şeyi ise şöyle ifade etmiştir: Çocuklar hasta olunca ya da eksik olunca yazılı yapmasın. Arkadaşım daha yüksek not alıyor o zaman, soruları öğreniyor bi de yanlış yapıştırınca bize bağırmasın. 717 Dersin dili Meryem in derste anlamadığı konular olmaktadır, anlamadıklarını tekrar sormaktadır. 718 Kavramları ne kadar anladığını tespit etmek için bazı sorular sorulmuştur: M: barmherzig (merhametli) ne demek biliyor musun? Meryem: Đslam ın beş şartına mı dâhil bu? M: Bilmiyorum. Bazıları diyor ki Allah çok barmherzig (merhametlidir) Meryem: Iııı (7) belki onun bizi görebilmesi ya da onun gibi bişey? M: Belki şehadeti duymuşsundur? Meryem: Iı ıı M: Tevhit? Meryem: Iı ıı M: Eşhedü Enlâ nın devamını getirebilir misin? Meryem: Đlâhe illâllah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasuluh. M: Buna ne denir? Meryem: Allah tan başka Tanrı yoktur eee Mohemmed onun elçisidir 719 Camiye gitme Meryem, cumartesi ve pazar günleri bir yere gittiğini ve orada iman ve benzeri şeyler hakkında yazılar yazdıklarını söylemiştir. Gittikleri yer cami değildir, bir çocuğun evi ya da öğretmen dedikleri şahsın evidir. Evde onlara bir şeyler anlatılmaktadır ve Allah hakkında okunmakta, açıklamalar yapılmaktadır. Cumartesi 715 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:53-56. 716 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:58-60. 717 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:81-83. 718 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:45-47. 719 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:20-31. 259

günleri de Milli Görüş Cami ndeki Kur an Kursu na gitmektedir. Camide, Kur an okumasını öğrenmektedir, peygamber hakkında öğrenmektedir ve yakında peygamber Muhammed konusunda yazılı olacaklardır. Camideki hoca bayan hocadır. 720 Görüşmelerin Raporu 1. Anne ve baba Almanya da öğrenimlerini tamamladıkları için Alman eğitim sistemini ve verilen dersleri tanımaktadır. Kendileri de zamanında Türkçe Din Bilgisi Dersi gördüklerinden modelleri daha iyi bilmektedir. Baba, daha çok çalışarak dışarıda vakit geçirdiğinden annenin çocuklarla ilgilendiği tespit edilmiştir. Henüz Đslam Din Bilgisi Öğretmeni ile tanışmamıştır. Fakat daha önceki öğretmenle tanışmış hatta ona kaynak kitap desteğinde bulunmuştur. 2. Din dersinde çocuklar zorlanmamaktadır ve yardım istememektedir. Bunu anne, kendilerinin okul dışında gönderdikleri kursa ve evde öğrettiklerine bağlamaktadır. Dolayısıyla çocuklar sadece okuldaki dersle yetinmeyip dışarıda da dinî konularda öğrenmektedir. Anne, kızının öğrendiği konuları sayarak çocuğunun derste ne öğrendiğinden haberdar olduğunu göstermiştir. Okulda öğrenilen konuların çok yavaş ilerlemesinden Va hoşnut değildir. Meryem derste çok yazı yazdıklarını ve oyunlar oynadıklarını ifade etmiştir. Bazen iki ders oyun oynadıklarını ya da bir saat ders, bir saat oyun oynadıklarını ifade etmesi, diğer çocuklarla yapılan görüşmelerde söylenilenlere yakındır. Onlar da hep oynuyoruz, ya da bir saat ders bir saat oyun oynuyoruz, demişlerdir. Oynanan oyunlar birinci ve ikinci sınıfta oynanan oyunlarla aynıdır. Sadece harf oyunu dinî kavramların Almanca ezberlenmesi ya da hatırlanmasına yönelik bir oyundur. Meryem dersten hoşlanmaktadır. Biz ne istersek yapıyor demesi, dersin öğrencilerin isteklerine göre şekillendiğini ve onlar tarafından planlandığını göstermektedir. 3. Baba ve anne, bilinçli olarak Almanca Din Bilgisi Dersi ni tercih etmiştir. anne, derse kayıt için Alman vatandaşı olma şartı arandığını belirtmiştir. Bu uygulama okul müdiresinin kendi insiyatifinde olan bir uygulamadır. Büyük kızı bu sebeple Türkçe Din Bilgisi Dersine devam etmek zorunda kalmıştır. Okul müdiresine 720 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:62-80. 260

böyle bir uygulama olup olmadığı sorulduğunda, olmadığını ifade etmiştir. Ancak ilk yapılan görüşmede birinci sınıf velisi babanın, okul aile birliği üyesi olması nedeniyle, o da bu gibi sorunlarla karşılaşıldığını ifade etmiştir. Dolayısıyla resmiyette böyle bir kural olmamasına rağmen, uygulamada veliler farklı durumlarla karşılaşmaktadır. Dersin Almanca olması nedeniyle Va biraz tereddüt yaşamıştır çünkü çocukların henüz Almanca yeterliliğinin olmadığnı düşünmektedir. Baba ise ısrarla dersin Almanca olmasını istemiştir. Dersi tercih nedenlerinin başında kızlarının Almanca dil bilgisi öğrenmesi sebebiyle Almanca yı daha iyi öğreneceği düşüncesi vardır. Çünkü okulda Türkçe Dersi iki saattir ve bu, Türkçe öğrenmek için yeterli değildir. Dil bilgisi öğrenmeyen kişi, bir dili iyi öğrenemeyecektir. Dolayısıyla kızının Almanca yı daha iyi bilmesi, bu dersin ona ilerde yardımcı olmasını sağlayacaktır. Đkincisi baba, ailede öğrendiği Türkçe yi çocukları için yeterli görmektedir. Fakat sadece Türkçe Din Bilgisi Dersine devam etmesiyle ya da dinî bilgiyi Türkçe öğrenerek anne ve baba, kızının Đslam ı Almanca anlatmada zorluk çekeceğini savunmaktadır. Buna kendi hayatlarından örnek vermektedirler. Ayrıca Türkçe Din Bilgisi Dersi ni veren öğretmen Đlahiyat Fakültesi mezunu değildir. Konunun uzmanı değildir. O sebeple de Türkçe Din Bilgisi Dersi ni tercih etmemişlerdir. Anne ve baba, Meryem in okulda anlamadığı bazı kelime ve bilgilerle karşılaştığını anlatmaktadır. Aile bunu normal görmektedir. Đlerde daha iyi anlayacağını düşünmektedir. Ancak ailenin de kızının okulda öğrendiği bazı kelime ve kavramları anlamadığı da ortaya çıkmıştır. Bu durumda hem kızının öğrendiklerinden kendileri de yeni bir şey öğrenmekte hem de ailede konuşulan din dilinin farklı olduğunu göstermektedir. Ailede din, Türkçe anlatılmaktadır. Meryem e derste geçen bazı kavramlar sorulmuştur. Merhametli, Şehadet, Tevhit (Barmherzig, Schahada, Tavhid) gibi. Meryem in bu kavramların ne anlama geldiğini anlamadığı görülmüştür. Dolayısıyla velinin, belirttiklerini doğrulamaktadır. 4. Kızlarının derste Đslam la ilgili yeni kavram ve kelime öğrenmesi anneyi ve babayı mutlu etmektedir. Sadece Türk Müslümnlarla değil farklı milletten öğrencilerle bir arada öğrenmektedir. Aile, derste çok fazla yeterli bilgi verilmemesinden rahatsızlık duymaktadır. Derse gelen öğretmenler, derste ne 261

yapacaklarını, konuyu nasıl anlatacaklarını bilmemektedir. Çünkü daha önce derse gelen öğretmen, velilerden kaynak istemiştir. Konunun uzmanı olmayan bir kişinin derse girmesi baba ve anneyi memnun etmemektedir. Derste öğrendikleri konular sınıf seviyesine göre değişmemektedir ve anne kızının okulda sure öğrenmediğini ifade etmektedir. Bundan hoşnut değildir. Öğretmen, öğrettiği konunun uygulayıcısı değildir. Çocuklar bunu fark ettiklerinde hayal kırıklığına uğramaktadır. Bu nedenle anne, öğretmenin davranışlarına ve giyim tarzına daha dikkat etmesini istemektedir. 5. Dersten ailenin çok fazla bir beklentisi olmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü anne ve baba, derse gelen öğretmenlerin yeterliliklerini bilmektedir. Uzman olmamaları, anneyi babayı derse daha toleranslı davranmaya sevk etmiştir. Kızları okul dışında da çeşitli yerlerde ve materyaller yardımıyla dinî bilgi öğrendiği için okulun vermesi gereken bilgi dışarıda karşılanmaktadır. Baba, okuldaki Türkçe Din Bilgisi Dersi ne Đlahiyat Fakültesi mezunu öğretmenler gelmeye başladığında dil faktörünü düşünmeden bu modeldeki derse çocuğunu gönderecektir. Yine okulda Đslam Din Dersi uygulamaya konulsa onu da destekleyeceğini ifade etmektedir. Buradan babanın din dersinden daha fazla beklenti içinde olduğu anlaşılmaktadır. 6. Anne ve baba, okuldaki eğitimi az bulduğu için kızını haftada bir defa camiye göndermektedir. Çocuklarının, temel dinî eğitimlerini camide almalarını istemektedir. Anne ve babanın, okuldaki din derslerini temel din bilgisi verecek seviyede görmediği anlaşılmaktadır. Baba, Milli Görüş cemaatine üye olmasına karşın kızını Nur Cemaatinin dini sohbetlerine göndermektedir. Meryem de Cumartesi Pazar günleri Nur cemaatinin dini sohbetlerine katıldığını ayrıca Cumartesi günleri camide Kur an okumasını öğrendiğini ifade etmiştir. Söylenilenler babanın ve annenin söyledikleri ile uyuşmaktadır. b. Ders Gözlem Analizleri Dördüncü sınıflar 17.02.2005 ve 24.02.2005 tarihlerinde gözlemlenmiştir. Öğrenci sayısı derste 8-14 (misafir öğrencilerle) arasında değişiklik göstermiştir. 2 Irak lı, 1 Arap, 4 Türk, 1 Kosova lı, öğrenci derse katılmıştır. 6 kız, 2 erkek öğrenci derste bulunmuştur. 262

(1) Derslerin Đçeriği 17.02.2005 tarihinde yapılan ders gözlemidir. Đnsanlık konusu analiz edilmiştir. Öğretmen Đnsanlık konusuna soruyla başlamıştır. Öğrt: Ne zaman insanlara yardım edersiniz? Öğrencilerin tecrübeleri, yaşadıkları olaylar öğrenilmiştir. Öğrt: Allah bizim karşılıklı birbirimizi gözetmemizi istiyor. Sadece namaz kılmak, oruç tutmak yeterli değildir, insanlara yardım etmek de önemlidir. Dedikten sonra konuya çalışma yaprağıyla devam etmiştir. Öğrencilere resim de gördüklerini sormuş cevaplar almıştır. Öğrt: Özürlülere nasıl yardım edilebilir? Ne yapılabilir? sorularını sormuştur. Grup çalışmasıyla öğrenciler arkadaşlarıyla birlikte hangi konuda insanlara yardım edilebilir, nasıl yardım edilebilir bunları bulmaya çalışmışlardır. Öğretmen, düşündükleri şeyleri sınıfa göstermelerini istemiştir. Öğrenciler pandomimle şunları göstermişlerdir: Diğerleri de tahmin etmiştir. Serpil: Özürlü arabasındaki birisine yardım etmek Mustafa: Annenin çocuğuna bakması Floransa: Bir görme özürlüye yardım etmek Şano: Sarhoşa yardım etmek ya da düşene Çalışma yaprağında yer alan Başkasına yardım edersen Allah ın orada olduğunu hissedersin cümlesini Öğretmen: Başkasına yardım ederseniz Allah sizi görür şeklinde açıklamıştır. Öğretmen ikinci bir çalışma yaprağı dağıtmıştır. Başkaları için var mısın? (Bist du für Andere da!) Öğrt: Hangi konuda başkalarına yardım ediyorsunuz, onu resimlendirin! demiştir. Öğrenciler resimlerini yaptıktan sonra kime nasıl yardım ettikleri ile ilgili olarak resimlerini anlatmışlardır. Öğretmen tekrar bir soruyla devam etmiştir. Öğrt: Müslümanların bu dünyada başkalarına yardım etmeleri neden önemli? Mustafa: Allah tan ödül alınır. Sevda: Đnsan içten yardım etmeli, ödül düşünmemeli. Öğretmen, bu cümle ile ilgili ek açıklama yapmamıştır. Çocuklar çalışma yaprağını deftere yapıştırmıştır. 263

Ders bitimine yirmi dakika varken oyun oynamaya geçilmiştir. Çocuklar halka şeklinde sandalyelerde oturmaktadır. Oyunun adı Alfabe Oyunu. Öğretmen bir harf söylüyor öğrenciler de onunla ilgili sırayla bir kelime söylüyor. Öğretmen Irak lı çocuktan Đhlâs suresini okumasını istemiştir. Öğrenci sureyi okumuştur. Öğretmen surenin anlamını da okumasını istemiştir, çocuk yarısına kadar anlam verebilmiştir, devamını getirememiştir. Öğretmen de hiçbir müdahalede bulunmamış, eksiğini tamamlamamıştır. Arap öğrenci Nas suresini okumuştur. Anlamını vermekte zorlanmıştır. Đki Irak lı öğrenci anlam vermeye çalışmıştır. Fakat yine olmamıştır. Öğretmen yardımcı olmamıştır. Öğrt: Surelerin anlamını bilmeniz gerekir demekle yetinmiştir. Bu etkinlikten sonra soru cevapla derse devam edilmiştir. Öğrt: Đnanmak niçin önemli? Senin için niye önemli?, Allah la konuşunca kendini nasıl hissediyorsun?, Konuşmak için sadece Arapça mı gerekli? sorularını sormuştur. Mustafa: Niçin çok din var? Öğrt: Farklı insanlar olduğu için farklı düşünüşler olmuş, o yüzden dinler olmuş. Ama son din Đslam. Öğrencilerin Allah hakkında anlattığı yanlış şeyleri düzeltmemiştir. Bazıları Allah ı gördüğünü iddia etmiş, bunun üzerine herhangi bir açıklama yapılmamıştır. 721 (2) Öğretim 24.02.2005 tarihinde yapılan ders gözlemidir. Sınıf Yönetimi; derse giriş, ders etkinlikleri; çalışma yaprağı ile çalışma, yuvarlak masa çalışması incelenen konulardır. Sınıf Yönetimi Derse Giriş Öğretmen, öğrencilerin defterlerine bakmıştır. Arkasından, Öğrt: Hacla ilgili konuyu tamamlamak istiyorum demiştir. 721 17.02.2005 tarihli 4. Sınıf, Almanca Din Bilgisi Dersi, Transkripsiyon 3, bir ders saati. 264

Ders Etkinlikleri Çalışma Yaprağı Öğretmen hacla ilgili bir çalışma yaprağı dağıtmıştır. 722 Öğrencilerin onu okumalarını istemiştir. Kâğıtta yazılı metin öğrencilere sesli olarak okutturulmuştur. Her cümleyi farklı bir öğrenci okumuştur. Metin altındaki sorular öğrenciler tarafından cevaplandırılmıştır. Sorular 1. Hac kelimesi ne demektir? 1. Neden Müslümanlar hac yapmaktadır? 2. Hac zamanı ne zamandır? Çalışma yaprağının altında kıbleyi gösteren soldaki şekil yer almaktadır. Fakat bunla ilgili bir açıklama yapılmamıştır. Öğrencilerden çalışma yaprağını defterlerine yapıştırmaları istenmiştir. Yuvarlak Masa Çalışması Öğretmen aynı konu ile ilgili çalışmasını bitince diğer bir konu Đslam da ve Hıristiyanlıkta Kutsal Gün ve Geceler konusuna geçmiştir. Öğretmen, kutsal gün ve geceleri şöyle açıklamıştır. Allah ı düşündüğümüz, dinlerimiz için önemli olan gecelerdir. Öğretmen, öğrencilerden tahtaya yazdıklarını yazmalarını istemiştir. Tahtaya yazdıklarını Öğretmen El Kitabı ndan yazmıştır. 723 1. Regaib (Peygambere hamile kalınması ve dileklerin kabulü) 2. Mevlit (Peygamberin doğumu) 3. Kadir (Kur an ın yeryüzüne gönderilişi) 722 Çalışma yaprağı için bkz. Đslam ın Beş Şartı Ünitesi, Hac Konusu, Hac Çalışma Yaprağı, 1, Grup. Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 22.04.2005. 723 Çalışma yaprağı için bkz. Đslam da ve Hıristiyanlıkta Kutsal Gün ve Geceler Ünitesi, Đslam da Kutsal Gün Ve Geceler Konusu, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 22.04.2005. 265

4. Miraç (Peygamberin gökyüzü yolculuğu) 5. Bera at (Günahların bağışlanması) Öğretmen yazı yazması bitenlerin halka şeklinde oturmasını istemiştir. Öğrt: Kutsal Gece deyince aklına ne geliyor? Neler yapılıyor? Mustafa: Ramazan da gece kalkılıp bir şeyler yapılıyor. Öğrt: Bu her kutsal gece için değil. Sen ibadet edildiğini söylüyorsun. Meryem: Camiye gidilebilir. Florensa: Aile ile kalınır. Öğretmen dersi bir hikâye ile devam ettirmiştir. Hikâye de Regaib gecesinde bir ailenin neler yaptığı anlatılmaktadır. 724 Öğrt: Bu hikâyeden ne öğrendiniz? Sevda: Camiye gidilebilir. Öğrt: Regaib gecesinin anlamı ne? Ne oldu? Şano: Allah ı düşünürüz. Öğrt: Bebeğin annenin karnına düşmesidir. Kutsal gecede ne yapılabilir? Mustafa: Dileklerimiz dile getirilir. Floransa: Cami ye gidilebilir. Meryem: Đbadet edilebilir. Öğrt: Üç ayların ilk ayı olan Recep ayının ilk Perşembesini Cumaya bağlayan gecedir. Öğretmen, üç ayların ne olduğunu açıklanmamıştır. Öğretmen, Mevlit Gecesi ni açıklamak istemiştir. Konuyu Öğretmen El Kitabı ndan okumuştur. Mevlit in ne olduğunu, ne zaman olduğunu söylemiştir. Mevlit, Peygamber Muhammed in doğum günüdür. Đslam ay takviminin üçüncü ayı olan Rebiül Evvel ayının 12. gecesi Mekke de doğmuştur. Öğretmen, Mevlit gecesinde yapılanları açıklamıştır: ilahiler okunur, kasideler söylenir. Mevlidi şerif okunur. Dualar yapılır. Peygamberin örnekliği anlatılır. Denmiştir. Öğretmen bunları anlattıktan sonra öğrencilere sorular yöneltmiştir. Öğrt: Regaibin özelliği ne? Ne yapılır? 724 Çalışma yaprağı için bkz. Đslam da ve Hıristiyanlıkta Kutsal Gün ve Geceler Ünitesi, Đslam da Kutsal Gün Ve Geceler Konusu. Regaib Çalışma Yaprağı, Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 22.04.2005. 266

Öğrencilerden cevaplar alınmıştır. Öğrt: Mevlit in özelliği ne? Şano: Muhammed doğdu. Meryem: Đlahiler okunur. Öğrt: Đlahiler ne ile ilgili? Sevda: Allah Mustafa: Peygamberin nasıl olduğu ile ilgili. Öğrt Beş kutsal geceyi öğrenmenizi istiyorum. Ailelerinizle konuşun, ne yaptığınızı öğrenin demiştir. Konu açıklandıktan sonre derse gelen diğer öğrencilerle tanışılmıştır. Onların hangi yeteneklere sahip oldukları sorulmuş, iyi fıkra anlatan, şarkı söyleyenler bu yeteneklerini sınıfta göstermiştir. 725 Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Đnsanlık konusunda işlenilen başkalarına yardım etmek konusuyla ilgili verilen çalışma yapraklarının (Başkasına yardım edersen Allah ın orada olduğunu hissedersin ve Başkası için var mısın?) birinci sınıfta da kullanıldığı tespit edilmiştir. Đnsanlara hangi konularda yardım edileceği üzerinde öğrenciler düşünmüştür ve arkadaşlarına ne düşündüklerini göstermişlerdir. Konunun dinî muhteva boyutu ile ilgili verilen bilgi yeterli değildir. Derste Allah bizim karşılıklı birbirimizi gözetmemizi istiyor. Sadece namaz kılmak, oruç tutmak yeterli değil, insanlara yardım etmek de önemli denilmiştir. Konunun, Kur an ve sünnetten örnek ayet ve hadisler yardımıyla açıklanması uygun olacaktır. Başkasına yardım edersen Allah ın orada olduğunu hissedersin cümlesinin ne anlama geldiği öğrencilere yeterince açıklanmamıştır. Konunun arkasından ders bitimine yirmi dakika kala oyun oynanmaya geçilmiştir. Oynanan oyun konuyla ilgili oyun değildir. Arap öğrencilerden sureleri bilenlere Đhlâs ve Nas sureleri okutturulmuştur. Bu surelerde konuyla ilgili değildir. Ayrıca öğretmenin sureler okunurken hiçbir katkı yapmaması okunan surelerin tekrar amaçlı olduğunu göstermektedir. Ancak Meryem in annesi okulda hiç sure ezberlenilmediğini ifade etmiştir. Derste Arap öğrencilerin sure okuması için tercih edilmesi onların bildiklerinden emin olunmasındandır. Sure 725 24.02.2005 tarihli 4. Sınıf, Almanca Đslam Din Kültürü Dersi, Transkripsiyon 7, iki ders saati. 267

okuma etkinliğinden sonra soru cevapla Allah hakkında ve diğer konularda konuşulması genel konuşma şeklindedir. 2. Çocukların defterlerine bakarak 24.02.2005 tarihli derse başlaması, öğretmenin plansız ders işlediğini göstermektedir. Hac konusunda kullanılan çalışma yaprağı öğrencilerin konuyla ilgili kendi öğrenmelerini yapılandırmalarına imkân tanımıştır. Öğretmenin hac konusunu bitirir bitirmez hiçbir geçiş yapmadan ve ilişki kurmadan başka bir konuya geçmesi konularda kopukluk oluşturmuştur. 3. Kutsal gün ve gecelerin neler olduğunu tahtaya yazarak öğrencilere bilgi vermesi ve ardından öğrenilenler üzerinde daire yapılarak konuşulması, konuşma etkinlikleri için kullanılan bir oturma ve çalışma şeklidir. Öğretmenin, farklı etkinlikleri, öğrettiği konuya göre rahatça kullandığı görülmektedir. Ancak Kutsal Gün Ve Geceler konusunu anlatırken sürekli Öğretmen El Kitabı ndan okuması ve yazması, elinde tutması konuyla ilgili önceden yeterli hazırlık yapmadığını göstermektedir. Ara Özet Öğrenciler anne ve babanın belirttiği gibi derste yeni kavramlar öğrenmektedir. Ayrıca öğretmenin plansız ders işlediği derste gözlemlenmiştir. Öğretmenin önceden dersi planlamadığı, derste birbirinden ayrı konular üzerinde konuşulduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca Đlahiyat Fakültesi mezunu olmaması sebebiyle ayet ve hadisleri yeterince kullanamadığı da gözlemlenmiştir. Meryem in belirttiği oyun gözlemlenen derste de oynanmıştır. C. ĐSLAM DERSĐNĐN ANALĐZLERĐ 1. Birinci Sınıf Đslam Dersi a. Görüşme 1 (1) Anneyle Görüşme Zeynep Arıkan la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 04.05.05. tarihinde Va nin evinde gerçekleştirilmiştir. Va, konuyla ilgili görüşlerini araştırmacıyla içtenlikle 268

paylaşmıştır. Türkçe konuşmada zorlanmadığı için görüşme dili Türkçe olmuştur. Va ile görüşme esnasında çocuklar kendi odalarında bulunmuşlardır. Kişisel Bilgiler: Va, otuz dört yaşında, Türk tür. Eğitimini Türkiye de almıştır, lise mezunudur. Almanya ya gelmesi, Vb ile evlenmesi sonucunda olmuştur. On üç yıldır Almanya da ikamet etmektedir. Alman vatandaşıdır. Yedi ve on bir yaşlarında iki erkek çocuğu annesidir. Büyük oğlu da küçük oğluyla aynı okulda ve aynı Đslam Dersi ne devam etmektedir. Dördüncü sınıf öğrencisidir. Va nin eşi, öğrenimini Almanya da yapmıştır. Đlkokul döneminde Almanya ya gelmiştir ancak Meslek Lisesi ni terk ederek öğrenimini yarım bırakmıştır. Va, çocuklarla daha fazla vakit geçirme şansına sahiptir. Sabahları dört saat temizlik işinde çalışmasının yanında evde paketleme işi yapmaktadır. Evde daha fazla bulunması nedeniyle Va, çocukların dersleriyle de ilgilenmektedir. Va, Almanya ya ilk geldiği dönemlerde çocuklarının doğmasından sonra dil problemini çok ciddi olarak hissetmiş ve oldukça zorluk çekmiştir. Artık o problemi aştığını kendi işlerini dil desteği almadan yapabildiğini, okuldaki görüşmelere katılabildiğini belirtmiştir. 726 Çocuğun dersleriyle ilgilenme Va, çocukların öğretmenleriyle görüşmeye gitmekte, Burak ın 727 okul toplantılarına katılmaktadır. Öğretmen görüşmek istediğinde, herhangi bir problem varsa ya da Va, kendisi görüşmek istediğinde Burak ın defterine not yazarak randevu talep etmektedir veya yazışarak da öğretmenle görüşebilmektedir. 728 Öğretmenle istenildiği takdirde iletişim kurmak mümkündür. Ancak Va, din dersi öğretmeniyle şimdiye kadar hiç görüşmemiştir. 729 Burak ın dersleriyle genellikle Va, ilgilenmektedir. Onun anlamadığı Almancasının yeterli olmadığı zaman çocukların Vb ya sormalarını istemektedir. Çocukların ikisi de Lernstube ya da Hort dedikleri okuldan sonra etüte kalmaktadır. Ödevlerini orada yapmaktadır. Etüt öğretmenlerinin yardımlarıyla 726 Đslam Dersi, Transkripsiyon 1, St:1-46. 727 Kendisiyle görüşme yapılan Va nin oğlu. 728 Adı geçen ders, Transkripsiyon 1, St:47-53. 729 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:185-188. 269

çocuklar, sınavlarına orada çalışmaktadır. Etütte ödevlerini yapmadıkları takdirde çoğunlukla da Matematik dersinde Va, yardımcı olabilmektedir. 730 Burak derste öğrendikleri ile ilgili anladıklarını ya da anlamadıklarını evde söylemektedir. Dolayısıyla onun söyledikleri, soruları vasıtasıyla Va, din dersinde çocuğunun neler öğrendiğinden kısmen haberdardır: evet mesela önceden yoktu din dersi bir senedir var. Geçen yıl oldu, bu sene ikinci yılı duaların okunmasını soruyorlar veya şu dua neydi diye soruyorlar, namazda an- hatırladıklarını hatırlayamadıklarını soruyorlar. Bir ara Kâbe den, zemzemden şeyi ıııı haccı anlatmıştı öğretmenleri, orayı soruyorlardı, Burak diyordu, hadi gidek!, Kâbe ye gidek anne hadi, diyordu.(güldü) 731 Bunların haricinde çocuğunun dualar öğrendiğini, namaz hareketlerini, peygamberler hakkında öğrendiklerini belirtmektedir. 732 Din dersini ve dersin dili tercih Okulda din dersi daha önce mevcut değildir. Dersin okul programında yer alması için yapılan çalışmalarda Va yeterince bilgilendirilmemiştir. Çocukların bu derste neler öğreneceği Va ye anlatılmamıştır. Sadece bir kâğıtta tercih yaptığını ifade eden Va, kendilerinin imza atmaları halinde bu dersin okutulmaya başlanacağının kendisine ifade edildiğini söylemektedir. Va, dersin bir ay kadar okutulduğunu sonra devlet tarafından çıkan bir sorun sebebiyle kaldırıldığını, sonra tekrar imza toplanıldığını anlatmıştır. Đmzaladıkları belgede dersin öğretmeninin adı ve bu ders için çalışan cemaat başkanının da adı yer almaktadır. 733 Va sözlerine, hiç din dersi görmemesindense Almanca olarak görmesinin daha iyi olacağını söyleyerek başlamaktadır. Ancak sözlerinin devamında; Va: Ya bu okulda din dersi hiç yoktu, Türkçe de yok ama Almanca da var, hiç yoktan gene iyidir dedik, onay verdik. Gene öbür türlü gene iyi oldu, yani faydası oldu. Đlle Türkçe olsun ama Türkçe yok, öbür türlü ( ) gitmesi lazım onu da gidemiyoz problemler oluyor M: Yani Türkçe olsa daha mı iyi olurdu diyorsunuz? 730 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:54-65. 731 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:68-72. 732 A.g.d., Transkripsiyon 1, St:118-120, 90-91. 733 A.g.d. Transkripsiyon 1, St:273-284. 270

Va: E tabi Türkçe olsa daha iyi olurdu, zannederim, bilmiyorum. M: Yani daha iyi anlayacaklarını mı düşünüyorsunuz? O yönden mi daha iyi olurdu? Va: Yok yani daha dilimizce öğrenirlerdi, Almanca belki bazı şeyleri gene de çözemiyorlar, Almanca anlatıldığı için Almanca nın Türkçe nin şeysi değişik olduğu için bazıları gene çözemiyorlar. M: Kelimeleri mi? Va: Kelimeleri anlamıyorlar işte. Veya Almanca öğrenirlerse bunun Türkçesi ney diyorlar. M: Hıım V: Onu soruyorlar. 734 Aslında Va, dinin Almanca anlatılması ile Türkçe anlatılması arasında bir fark olacağı düşüncesindedir. Ama yine de Türkçe olsa daha iyi olurdu, zannederim, bilmiyorum ifadesi dersin Türkçe öğrenilmesi konusunda da kararsızlığını ortaya koymaktadır. Çocukların ne tür kelimeleri anlamakta ya da eşleştirmede zorlandığı konusunda; Türkçe olsa daha iyi olurdu heralde ama bi yönden de Almanca ders görüyorlar, Almanca anlıyorlar, Türkçe de fazla bilmiyorlar, belki o zaman da bocalarlardı bilemicem orasını da artik. 735 Demiştir. Görüşmenin devamında okulda bu dersin alternatifi olarak Türkçe din dersinin bulunması halinde hangi dersi tercih edeceği ile ilgili olarak, Va biraz düşünmüş ve gülmüştür. Çocuklar Türkçe Dersine devam etmiş olsalar, gramer öğrenseler o zaman Türkçe Din Dersi nin daha kolay olacağı düşüncesindedir. Türkçe Din Dersi mi Almanca Din Dersini mi tercih edeceği konusunda ise Düşünürdüm yani (çok sessiz) ama burada Almanca olmaz da Türkçe olsaydı mecburi olarak gönderirdim ama Almanca varsa çocuklara sorardım hangisini tercih ediyorlarsa (sesi bu cümlede yükseldi) Hangisini anlıyorlarsa hangisini tercih ediyorlarsa ona gönderirdim. 736 Sonuçta anne okulda sadece Türkçe Din Dersi olsa mecburen gönderecektir çünkü seçme şansları olmayacaktı. Va, hem Türkçe hem Almanca Din Dersinin olması halinde tercih hakkını çocuklara bırakmaktadır. Çünkü onlar orda ders yapıp 734 A.g.d. Transkripsiyon 1, St:74-86. 735 A.g.d. Transkripsiyon 1, St:94-96. 736 A.g.d. Transkripsiyon 1, St:258-267. 271

öğrenecekler ben öğrenmeyeceğim, ben sadece gönderirim. Ama çocuk bilmiyorsa ben ne yapayım yani anlamıyorsa. 737 Evde çocuklarla Türkçe konuşulmaktadır. Ancak çocukların Almancaları Türkçe lerinden daha iyidir. Bazı Türkçe kelimeleri anlamamaktadır. Çocuklar Almancasını bildikleri bazı kelimelerin Türkçesini, Türkçesini bildiklerinin Almancasını bilemeyebilmektedir. Va ya göre iki dil arasında kalmış durumdalar. 738 Va, bazen çocukların okulda öğrendikleri kelimeleri anlamayınca sözlük kullanmaktadır. Ancak dinî terimleri sözlükte bulmak mümkün olmamaktadır. Derste öğrendiği kelimeyi de yanlış öğrenince tamamen karmaşa çıkmaktadır. Va, yaşadığı bir örneği anlatmıştır. Burak okuldan gelip Va sine şöyle söylemiş Biz de Zomzom var mı? Zom zom içelim. Zom zom alak. Dedim, Zom zom ney lan, ben anlamiyom dedim. Zom zom Kâbe de var Kâbe de, diyor. Sonra su deyince, Zemzem mi? Dedim, he ondan, dedi. Dinî olarak tabi bulamıyoz, Almanca olarak da bilmiyor. Almancasını bilmiyor ya, Türkçe sini değişik söyleyince anlamıyom(güldüler). 739 Din dersinden hoşnut olma Va, çocuğunun dinle ilgili öğrendiği bazı şeyleri memnunluk verici olarak görmektedir. Kâbe hakkında öğrendikleri, namaz kılmasını öğrenmesi, namaz kılmak için dualar öğrenmesi, camiye ziyarete gitmeleri sevindirici olarak ifade edilmiştir. 740 Din dersinden hoşnutsuz olma Burak ın derste öğrendiklerine ilişkin Va genel olarak memnun değildir. Öğrendiklerini yeterli bulup bulmadığı sorulduğunda yeterli olmadığını belirtmiştir. Va: Bunlar bu arada sadece namazı öğreniyorlar, sadece namaz olarak değil dinî bilgiler olarak da bir şeyler öğrenmelerini isterdim ben. Fazla dinî bilgilerden bahsetmiyor heralde öğretmen öğretmiyor. Öğretmenin sürekli namaz kılmasını mı gösterdiği sorulduğunda Va: Namaz kılmadan, dualardan ondan sonra ııı fazla dinî bilgilerden şey etmiyorlar herhalde diyerek cevap vermiştir. Va, dinî bilgi derken 737 A.g.d. Transkripsiyon 1, St:270-272. 738 A.g.d. Transkripsiyon 1, St:97-101. 739 A.g.d. Transkripsiyon 1, St:111-114. 740 A.g.d. Transkripsiyon 1, St:160-162. 272

aslında peygamberin yaşantısı hakkında bilgilendirilmelerini, neyin doğru neyin yanlış olduğunu, günlük hayatında kullanacağı şeyleri kast ettiğini anlatmıştır. 741 Öğretmenin sınıf yönetimindeki yetersizliğine dikkat çeken Va, bundan rahatsız olmaktadır. Öğretmen derste yaramazlık yapan çocuklara artı eksi vermektedir. Ders saatinde öğrenciyi dışarıya atmaktadır. Va, çocuğuna ceza verilmesine değil onun dışarıda güven içerisinde olmamasından endişe etmektedir. Öğretmenin içeride ceza vermesine razıdır. 742 Va büyük oğlunun birkaç kez bu şekilde dışarı atıldığını ve derste yaramazlık yaptığını, sınıf öğretmeninden öğrenmiştir. Đlk sınıf toplantısı yapılıncaya kadar bu konudan haberi olmamıştır. Va, din dersi öğretmeninin Türk olması nedeniyle, böyle bir durumun kendisine din dersi öğretmeni tarafından haber verilmesini beklemektedir. Din dersinde, çocuğunun yaşadığı bir problemi sınıf öğretmeninden duymak Va yi üzmüştür. Öğretmenin velilerle iletişim kurmamasından, velilerle birlikte çocuklarının sorunlarına çözüm aramamasından dolayı hoşnutsuzdur. 743 Din dersine yönelik beklentiler Va, çocuğunu bu derse gönderirken çocuğunun en azından namaz kılmasını öğrenmesini istemiştir. Şayet camiye gidilmiyorsa ve okulda da böyle bir ders yoksa çocuklar bir dua bile öğrenememektedir. Çocuğu camiye gönderme Çocukların her ikiside camiye hafta sonları devamlı olmamak şartıyla gitmektedir. Devamlı olmamasının sebebi ise Va nin ifadesine göre, çocuklar bazen gitmek istememektedir çünkü cami ödevlerini yapmamışlardır. Dördüncü sınıf öğrencisi olan büyük oğlu Kur an okumayı öğrenmiştir. 744 Burak ta abisinin yanında camiye gidiyor ve oradaki Elif Ba Cüzü nden öğrenmeye başlamıştır. Camide öğrendiği o kitaptan sipariş edilmiş ama henüz gelmediği için iki haftadır devam etmemiştir. Camide çocuklar öncelikle Kur an okumasını öğrenmekle başlamakta sonra sure öğrenmektedir. 741 A.g.d. Transkripsiyon 1,St:131-148. 742 A.g.d. Transkripsiyon 1,St:177-179. 743 A.g.d. Transkripsiyon 1,St:191-222. 744 A.g.d. Transkripsiyon 1,St:162-170, 232-236. 273

Va, çocuklarının Kur an okumasını öğrenmelerini önemsiyor. Okulda da din dersi almalarına rağmen camiye gönderme ihtiyacı hissetmesini şöyle açıklıyor: Okulda ama okulda Kur an öğrenmiyorlar ki, mesela Kur an ı öğrensinler dedim, orda öğretiyorlar dediler. Ben bir ara abisi küçükken de göndermiştim, o zaman biraz birkaç sayfa öğrendi sonra gitmediydi. Bi senedir de gene gidiyor işte. 745 (2) Çocukla Görüşme Burak Arıkan la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 04.05.05. tarihinde Burak ın evinde gerçekleştirilmiştir. Kendisiyle görüşme Almanca olmasını istemesi nedeniyle Almanca yapılmıştır. Derslerde de çok sessiz olan Burak, konuşma esnasında da sessizdi. Kişisel Bilgiler: Görüşmenin yapıldığı zamanda Burak yedi yaşındadır. Brucher Lache Đlkokulu birinci sınıf öğrencisidir. Ders çalışma Burak yazı yazarken zorlanmaktadır. Ödevlerini okul sonrasında etütte yapmaktadır. Ödevlerini orada yapmadığında evde ağabeyinin kendisine yardımcı olduğunu belirtmektedir. 746 Din Dersi etkinlikleri Đslam Dersi öğretmeninin derste neler yaptığı, nasıl ders anlattığı ile ilgili Burak önce o söylüyor sonra biz tekrar ediyoruz 747 diyerek derste sure öğrendiklerini ifade etmiştir. Burak, derste sure öğrenimini sıkıcı bulmaktadır. Öğretmen kimin adını söylerse, o sureyi okumaktadır. Sureler bir çalışma kâğıdında zaman zaman kendilerine sunulmaktadır. 748 Fâtiha ve Đhlâs surelerini Đslam Dersi nde ezberlemiştir. 749 745 Ali, Burak ın abisidir. A.g.d. Transkripsiyon 1, St:237-253. 746 Đslam Dersi, Transkripsiyon 2, St:7-18. 747 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:27. 748 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:45-50. 749 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:40-42. 274

Sure öğrenmenin dışında öğretmen, bazen hikâye okumakta, bazen de boyama yaptırmaktadır. 750 Burak, oynadıkları iki oyundan söz etmiştir: Birisi herhangi bir şeyi saklama şeklindedir. Sınıftan bir öğrenci dışarıya çıkar ve sınıfta bir nesne saklanır. Sınıfa tekrar gelen öğrenci bu nesneyi (teneke kutuyu) bulmaya çalışır. Diğer oyun ise saklambaca benzer bir oyundur. Bir öğrenci arkasını diğer arkadaşlarına döner ve üçe kadar sayar. Bu sırada arkasında duran öğrenciler sayı sayan arkadaşlarına ulaşmaya çalışır. Sayı sayan arkadaş arkasını döndüğünde kimi hareket eder görürse, o öğrenci, oyun dışında kalır. Burak, bu oyunu sınıf içinde din dersinde oynadıklarını ifade etmiştir. 751 Burak, Đslam dersinde şimdiye kadar hiç şarkı söylememiştir. 752 Derste daha çok boyama yapmayı sevmektedir. 753 Öğretmen, bazen derste verdiği boyamaları öğrenciler bitiremediklerinde ev ödevi olarak vermektedir. Sonrasında da kontrol etmektedir. 754 Kendisine başka türlü öğrenmek ister misin? Denildiğinde evet cevabını vermiş neden? Sorusuna ise çünkü deyip düşünmeye başlamıştır. Hoşuna gitmiyor mu? Sorusuna hayır cevabı vermiştir. 755 Öğretmenin sınıf yönetimi Öğrenciler ders esnasında öğretmenden artı ya da eksi almaktadır. Bu durum Burak ın hoşuna gitmektedir. Şayet derste sure ve duaları güzel ezbere okursa ve sessiz durursa, artı ama boş konuşursa eksi almaktadır. Eğer eksi sayısı üç olursa o zaman öğretmen kızmaktadır ve öğrenci dersten dışarı atılmaktadır. Dışarıda bir süre beklemesi gerekmektedir. 756 Derste öğrenilenler Burak a hangi konuları şimdiye kadar öğrendiği sorulduğunda sessiz kalmıştır. Sorular yardımıyla alınan cevaplar şunlar olmuştur: 750 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:31. 751 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:51-63. 752 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:64-65. 753 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:72-73. 754 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:206-209. 755 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:66-71. 756 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:307-325. 275

Muhammed in (s.a) çocukluğu annesi ve babası hakkında öğrenmiştir. Babasının adı ona göre, Ebu Talip tir annesinin adını hatırlamamaktadır. 757 Allah hakkında henüz bir şey öğrenmediğini, Allah ın rahman olmasının ne demek olduğunu bilmediğini belirtmiştir. 758 Diğer dinlerin ibadet yerleri konusunda, neler öğrendiğini tespit etmek için Hıristiyanların nerede ibadet ettikleri sorulmuştur. Burak uzun süre düşünmüştür ve ııı şöyle bir bina demiştir. Ona yardımcı olmak maksadıyla camide değil tersine denilmiştir yine cevap gelmemiştir. Tekrar açılım sağlamak için o tür binaları her yerde görüyorsun denilince evet, çocuk etüt merkezinde de var dedi. Fakat cevap gelmeyince adı kilise mi? denilmiş ve Burak evet diyerek onaylamıştır. 759 Yahudiler hakkında bir şey öğrenmemiştir. Kim olduklarını bilmemektedir. 760 Đslam ın anlamını da Müslüman olarak açıklamkatadır. 761 Kelime-i Şehadeti öğrenememiştir, öğretmenleri henüz bir haftadır öğretmeye başlamıştır. Bu sebeple çok yeni olduğundan öğrenememiştir. Kelime-i Tevhid i söylemiştir fakat onu da sınıfta öğrenmemiştir. 762 Kur an ın nasıl geldiği veya nerden geldiği konusunda sessiz kalmaktadır. Onun bir kitap olduğunu bilmektedir. Sınıfta öğretmenin elinde görmüştür. 763 Meleklerle ilgili derste konuştuklarını belirtmektedir. Muhammed in (s.a) mağarada melekle karşılaşmasından sonra peygamber olup olmadığı sorulduğunda evet cevabını vermiştir. Meleklerin beyaz olduğunu ifade etmiştir bunu ise sınıfta öğrenmemiştir. Şeytan hakkında öğrenmemiştir. 764 Surelerden Fâtiha nın Arapçasını öğrenmiş, Almanca sını öğrenmemiştir. Fâtiha suresini okumuştur. Fakat Đhlâs suresini henüz öğrendiği için okumamıştır çok iyi bilmemektedir. 765 757 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:76-87. 758 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:88-91. 759 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:101-110. 760 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:111-112. 761 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:137-138. 762 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:113-136. 763 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:145-150. 764 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:155-169. 765 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:176-190. 276

Namaz konusunu da derste öğrenmişlerdir. Namaz kılmasını öğretmeni derste göstermiş, bütün öğrenciler de tekrar etmişlerdir. Namazın günde beş kere kılınacağını bilmekte ancak namaz vakitlerini bilmemektedir. 766 Dersten hoşnut olma/olmama Burak ın derste hoşlandığı ve devam etmesini istediği şeyler; oyun ve Đslam. Đslam ı yani Đslam okumak 767 diyerek açmaya çalışmıştır. Derste nelerin hoşuna gitmediği ve ne zaman sıkıldığı konusundaki cevabı bilmiyorum olmuştur. Bu konuda daha fazla bilgi alınamamıştır. 768 Ders dili Derste aynı anlamda kullanılan Arapça ve Almanca kelimelerin, Burak ın farkında olup olmadığını tespit etmek için Tanrı 769 ve Allah kelimeleri sorulmuştur. Bu kelimelerin aynı anlamda olup olmadığı sorulduğunda Burak önce düşünmüştür. Sonra cevabı evet olmuştur. Hıristiyanlar neye inanıyorlar? Sorusuna ise ıııııııı Tanrı cevabını vermiştir. Neden Allah a değil? Sorusuna ise bilmiyorum demiştir. 770 Burak, derste anlamadığı herhangi bir konu ya da kelimenin olmadığını, Arapça ve Almanca kelimelerin hepsini anladığını belirtmiştir. 771 Camiye gitme Burak, bazen camiye ağabeyi ile gitmektedir. Camide sure, dua ve kitaplar okumaktadır. Teneffüs olduğunda da oyun oynamaktadır. 772 Okulda da Đslam hakkında öğrenmesine rağmen neden camiye gitmek istediğini şöyle açıklamaktadır: B: Ben henüz öğrenmiyorum abim öğreniyor çünkü benim kitabım yok. M: Sure öğrenmiyor musun? B: Biraz öğrendim. M: Cami de mi öğrenmek hoşuna gidiyor yoksa okulda mı? 766 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:191-200. 767 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:300-304. 768 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:305-306. 769 Gott ve Allah. 770 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:92-100. 771 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:201-205. 772 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:330-331, 337. 277

B: Camide M: Neden? B: Çünkü orada sürekli teneffüsler var. M: Teneffüste oyun oynayabilirsin herhalde? B: Evet ve bir şeyler satın alabiliriz. M: Hııım B: Ve Kika da oynayabiliriz? M: Kika nedir? B: Bir maç oyun türü 773 Görüşmelerin Raporu 1. Anne, Almanya ya evlendikten sonra gelmiştir. Bu nedenle Almanca dil yeterliliği çok iyi değildir. Baba, çalıştığından çocuklarla anne ilgilenmektedir. Çocuklar, derslerini okul sonrasında gittikleri etütte yapmaktadır. Anne, henüz ders öğretmeniyle tanışmamıştır. Çocuğunun din dersinde ne öğrendiğinden ve nasıl öğrendiğinden biraz da olsa haberdardır. Burak da derslerini etütte yaptığını belirtmiş orada yapamadığı zaman ağabeyinin kendisine yardımcı olduğunu söylemiştir. Đslam Dersi nde Burak, dua öğrendiğini ve duayı/sureyi nasıl öğrendiğini de belirtmektedir. Fâtiha ve Đhlâs surelerini öğrenmiştir. Derste öğrenciler oyun da oynamaktadır ancak oynanan oyunların din öğretimiyle bir ilgisi ve eğitsel yönü yoktur. Hiç şarkı söylememeleri öğretmenin şarkıyı din öğretiminde kullanmadığını göstermektedir. 2. Anne, dersin okulda okutulması için yapılan çalışmaları bilmektedir. Bunun için kendilerinden imza toplanılmıştır. Ancak dersin içeriği hakkında kendisine bilgi verilmemiştir. Annenin çocuğunu bu derse gönderme sebebi aslında gönderdiği dersten başka alternatif dersin olmamasıyla ilgilidir. Okulda okutulan başka Đslam Dersi veya Din Bilgisi Dersi yoktur. Etik Dersi ne de göndermeyi düşünmediğinden gönderilecek tek ders Đslam Dersi olmaktadır. Bu sebeple dersin Almanca olmasını çok sorun etmemektedir. E tabi Türkçe olsa daha iyi olurdu, zannederim, bilmiyorum ifadesi annenin yaptığı tercihteki kararsızlığını göstermektedir. Fakat annenin, dersin 773 A.g.d. Transkripsiyon 2, St:338-349. 278

Almanca anlatılması ile Türkçe anlatılması arasında bir farkın olacağını düşünmektedir. Çocukların çok fazla Türkçe bilmemesi nedeniyle anne, dersin Almanca olmasını olumlu bulmaktadır. Türkçe olduğunda muhtemelen çocukların zorlanacağını düşünmektedir. Okulda hem Türkçe hem de Almanca Din Dersi olması halinde anne seçimi çocuklara bırakacaktır. Çocukların hangi dersi daha iyi başarabileceklerine anne karar verememektedir. Tercih hakkını böyle bir durumda çocuklara kalmaktadır. Evde Türkçe konuşulmasına rağmen çocukların Almancaları Türkçelerinden daha iyidir. Aslında çocukların bazı kelimelerin Almancalarını bazılarının da Türkçelerini bilmeleri her iki dilde de yeterliliğe sahip olmadıklarını göstermektedir. Burak, derste anlamadığı herhangi bir kelime olmadığını söylemesine rağmen derste kullanılan Tanrı ve Allah kelimelerin aynı varlık için kullanıldığının farkında değildir. 3. Anne, çocuğunun derste dinle ilgili öğrendiklerinden mutluluk duymaktadır. Ancak derste öğrendiklerini yeterli bulmamaktadır. Çünkü anne, çocuğuna derste daha çok uygulamaya yönelik bilgilerin öğretildiğini; namaz kılmak, abdest almak ve dua ezberlemek gibi düşünmektedir. Günlük hayatta çocuğunun kullanabileceği diğer bilgileri de öğrenmesini istemektedir. Burak la görüşmede sure ve namaz kılmasını öğrendiği tespit edilmiştir. Hz. Muhammed hakkında öğrenmişlerdir. Fakat bu konuda öğrendikleri net değildir. Kelime-i Şehadeti derste yeni öğrenmeye başlamışlardır. Burak, derste en çok oyun oynamaktan ve Đslam la ilgili bir şeyler öğrenmekten hoşlanmaktadır. Nelerden hoşlanmadığını bilmemektedir. Burak ın hoşlanmadığı bir şeyi söylememesi onu derste sıkan bir durumun olmadığını gösterir. Öğretmenin derste çocuklara artı eksi vermesi ve cezalandırmak için öğrencileri sınıftan atması anneyi kaygılandırmaktadır. Anne, öğretmenin, ödül ve ceza sistemini sorgulamaktadır. Çocuğunun dışarıya atılarak cezalandırılmasından hoşnut değildir. Burak da annenin söylediklerini doğrulamıştır. Derste yaptıklarının karşılığında artı ve eksi aldığını bildirmiştir. Üç eksisi olanı öğretmenin dışarıya attığını ya da kızdığını belirtmiş ama annenin tersine Burak bundan hoşlanmaktadır. 279

4. Annenin derse çocuğunu gönderirken beklentisi çocuğuna en azından namaz kılma becerisinin kazandırılmasıdır. 5. Anne, çocuklar istedikleri zaman onları camiye göndermektedir. Burak ağabeyiyle camiye gitmekte ve Kur an harflerini öğrenmeye başlamıştır. Çocukların camiye gitmelerini anne, orada Kur an öğrenmeleri açısından önemsemektedir. Burak, camiye gittiğinde orada sure ve dua öğrenmektedir, kitaptan okumaktadır. Kendisinin henüz Kur an harflerini öğrenecek kitabı yoktur. Burak a camide öğrenmek daha zevkli gelmektedir. Çünkü camide sürekli teneffüs vardır. Camide Burak ın daha rahat hareket ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca camide oyunda oynayabilmektedir. b. Ders Gözlem Analizleri Toplam yedi ders saati gözlemlenen (02.03.2005, 27.04.2005, 11.05.2005, 01.06.2005, 02.06.2005, 08.06.2005, 09.06.2005) birinci sınıf Đslam Dersi nin analiz edilmesinde çeşitli kategoriler oluşmuştur. Bu kategoriler Derslerin Đçeriği ve Öğretim olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. (1) Derslerin Đçeriği Bu başlık altında yer alan kategoriler Abdest ve Namaz, Sure ve Dua, Peygamber dir. Abdest ve Namaz Abdest ve namaz konularını öğretmen her seferinde uygulamalı olarak öğretmektedir. Abdest ve namaz konusunun işlendiği bir derse öğretmen ezan okuyarak başlamıştır. Ardından öğrencilere bunu tanıyıp tanımadıklarını sormuştur. Fatma: Dua Öğrt: Teşekkür ederim ama doğru değil. Ezan ne? Benim okuduğum ezan, kim bana ezanı açıklar? Kerem: Müslümanları namaza çağırır. Öğrt: Evet, Müslümanları namaz kılmaya gelin diye çağırır. Kim çağırır? Mehmet: Tanrı Öğrt: Bu çağrı kimden gelir? 280

Mehmet: Tanrı Öğrt: Müslümanlar ezanı duyunca ne yapar? Sinem: Namaz kılar. Öğrt: Namazdan önce ne yapar? Fatma: Abdest alır. Öğrt: Aferin, kim açıklar abdest nasıl alınır? 774 Öğrenciler abdestin nasıl alındığını tahtada göstererek anlatmaya başlamıştır. Öğretmen sınıfın ortasına battaniye sermiş ve gönüllü iki kız ve erkek öğrenci çıkartmıştır. Öğrt: Şimdi Allah la buluşacağız o sebeple uslu olmanız gerekiyor. Namaz kılarken kıbleye yöneliyoruz. Öğretmen ses tonunu alçaltmıştır. O bize bakıyor, bizi görüyor, o bize yardım ediyor. vb. cümleler söylemiştir. Erkeklerin nasıl tekbir getirdiğini, ardından kızların nasıl tekbir getirdiğini, sınıfın ortasına çıkarttığı öğrencilere uygulamalı olarak göstermiştir. Beraber sureleri okumuşlardır. Önce öğretmen okumuş sonra öğrenciler tekrar etmiştir. Rükû ve secdelerin nasıl yapıldığını göstermiştir. Buralarda neler okunduğunu söylemiş ve birlikte okumuşlardır. Kızların namaz kılarken başlarını örttüklerini belirtmiştir. Abdestimiz var, halımız temiz, elbisemiz temiz diyerek ikinci gruba tekrar namazın kılınışını göstermeye devam etmiştir. Đkinci grupta iki kız, iki erkek öğrenci uygulama yapmıştır. Uygulamanın ardından öğretmen namazla ilgili şu açıklamalara yer vermiştir: Öğrt: Neden namaz kılmalıyız? Fatma: Allah bizi sevsin diye. Öğrt: Biz de onu sevdiğimiz için namaz kılmalıyız. Mehmet: Yardıma muhtaç olanlara yardım etmek iyi bişey. Öğrt: Fakir bir kimseye bir Avro verirsen Allah sana on Avro verir. Deneyin bir kere. En azından bir Avro geri gelir. Bu konuşmalardan sonra öğretmen Allah a şükür konusuyla namaz konusunu ilişkilendirmiştir. Öğrt: Gözlerini kim verdi? Sinem: Allah, Tanrı 774 02.03.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 3, bir ders saati. 281

Öğrt: Kulaklarını kim verdi? Selim: Allah ve her şeyimi o verdi. Bütün vücudumu, o verdi. Cemil: Allah hatta bize iyi bir kalp verdi. Öğrt: Gücümüzü kim verdi, koşalım diye? Kerim: Allah Öğrt: Güzel, temiz havayı kim verdi? Kerim Allah Öğrt: Annesi babası olmayan çocuklar var ya da ölmüşler. Annemizi babamızın yaşamasını, yanımızda olmasını kim sağlar? Zeynep: Tanrı Öğrt: Kolumuzu kim verdi? Zeynep: Allah Öğrt: Buna karşın sadece beş kere Müslüman namaz kılmalı. Burada namaz kılmasını öğrenirseniz camiye gideceğiz 775 Aynı ders uygulamalarının 02.06.2005 tarihli derste de olduğu gözlemlenmiştir. Öğrenilen bütün dua ve sureler tekrar edildikten sonra abdest öğrenciler tarafından gösterilerek tarif edilmiştir. Ardından öğretmen battaniye üzerine çıkan öğrenci gruplarına namazı öğretmiştir. Đki gruba namaz kılmasını uygulamalı gösterdikten sonra öğrencilerle şu konuşma geçmiştir: Öğrt: Böyle namaz kıldığımız için yüzünüz böyle nur oldu. Baksana? Mehmet: Nasıl ki? Öğrt: Sen bunu göremezsin? Öğrt: Kim kılmadı? Birkaç kişi parmak kaldırmıştır. Öğrt: Siz de sonraki derste. Ders bitiş zili çalmıştır. 776 Öğretmen, namaz konusuna bir sonraki hafta da devam etmiştir. Aynı konuşmaların o derste de değişmeden geçtiği gözlemlenmiştir. 777 775 02.03.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 3, bir ders saati. 776 02.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 19, bir ders saati. 777 Öğrt: Niçin namaz kılıyoruz?, Zeynep: Allah dediği için, Öğrt: Gözünü kim verdi?, Sinem: Allah, Öğrt: Ağzını?, Mehmet: Allah, Öğrt: Burnunu, Mehmet: Allah, Öğrt: Kalbini, Fatma: Allah, Öğrt: Her şeyi Allah verdi. O senin ibadet etmeni istedi. Đbadet etmezsek utanmalıyız. O sebeple, bizim görevimiz ibadet etmek. Bütün insanlar, canlılar birgün ölecek ve tekrar 282

Sure ve dua Ders başlangıçlarında okunan bazı dualar vardır: Tahiyyat, Salli, Barik, Rabbena gibi. Ancak öğretmenin bu duaları derse başlangıç olarak okumaktan ziyade öğrencilere öğretme amaçlı okuttuğu tespit edilmiştir. Öğrt: Büyük bir olasılıkla gelecek hafta perşembe günü camiye gideceğiz. Fatma: Bir şey getirecek miyiz? Öğrt: Hayır Cemil: Para Öğrt: Tabi onu nasılsa getireceksiniz Burak: Benim mobicard ım var Öğrt: Okey, ben organize ederim Öğrt: Tahiyyatı ve salli, bariki öğrendik mi? Keren: Hayır Öğrt: O zamana kadar öğrenmeliyiz çünkü cami bizim için çok önemli. Sinem: Ama en önemlisi Kâbe Öğrt: Evet ama Kâbe den sonra Mescidi Nebevi ve Aksa var, o Jerusalem de. Okey, şimdi Ettehiyyatü. (iki defa okunmuştur) Hep birlikte öğrenciler duaları okumuşlardır ardından Rabbena duasını okumuşlardır. Devamında Fâtiha suresini okumuşlardır. Öğretmen, okumuş, öğrenciler tekrar etmiştir. Sonra Đhlâs suresini okumuşlardır. Öğrt: Kim öğrendi? Öğrenciler parmak kaldırmıştır ve bazı öğrencilere Fatiha ve Đhlâs suresini okutmuştur. 778 Aynı uygulamanın bir başka derste de yapıldığı gözlemlenmiştir. Öğrt: Ne öğrendik surelerden, burada? Sinem: Fatiha Öğrt: Başka? dünyaya gelecekler, hayır yanlış söyledim.(öğrenci itiraz ettiği için sözünü değiştirmiştir) tekrar dirilecek. O zaman iki imkân var, ya cennet ya da cehennem. Cehenneme gitmek istemiyoruz, kim cennete gitmek ister?, Sinem: Ben, Öğrt: Ben de. Biz orda peygamberi de göreceğiz, o dedi ki ben sizi tanıyacağım. Nereden bilecek bizim Müslüman olduğumuzu, Kerem: Cennette olduğun için, Fatma: Đbadet ettiğimiz için, Öğrt: Yüzümüzden tanıyacak, halka olacak ve ayağımızda da hal hal olacak. Cennete gelin benim halkım, diyecek. Cennette her şey var, her ne mümkünse.o sebeple Allah a şükretmek için vazife olarak ibadet etmeliyiz.08.06.2005 tarihli, 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 24, bir ders saati. Bu konuşmayla hemen hemen aynı konuşma 1. ve 2. sınıflarla birlikte yapılan cami gezisinde de geçmiştir. 09.06.2005 tarihli 1. ve 2.sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 27, iki ders saati 778 02.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 19, bir ders saati. 283

Burak: Kulhü vallahü Tarık: Ettehiyyatü Öğrt: Salli, Barik, Rabbena ve nasıl namaz kılınır Öğretmen bunları söyledikten sonra besmele çekmiş ve Fâtiha yı bir defa, Đhlâs Suresi ni de iki defa okumuştur, öğrenciler de tekrar etmiştir. 779 Peygamber Öğretmen tahtaya konuyu Peygamber Muhammed olarak yazmış ve çocuklara Muhammed in çocukluğunu daha önce öğrendiklerini şimdi ise başka şey öğreneceklerini söylemiştir. Rabbena dualarını hep birlikte okuduktan sonra derste şu konuşmalar geçmiştir: Öğrt: Bizim peygamberimiz nerede doğdu, kim söyler? Cemil: Mekke Öğrt: Đlk cami nerede ve önemli cami? Öğrenciler:.(öğrencilerden cevap gelmez) Öğrt: Mekkede. Kâbe de Mekke de yani o Kâbe nin olduğu yerde doğdu. Babası daha önce ölmüştü. Annesi? Kerem: Sekiz yaşında iken. Öğrt: Kırk yaşında peygamber oldu. Đlk ayeti ben size söylemiştim, o daha önce hiç melek görmedi. Melek geldi ve ona oku, dedi. Ben okuma bilmem, dedi. Tekrar oku dedi, ben okuma bilmem, dedi tekrar oku, dedi o zaman, ne okuyayım? dedi. Đlk ayetler beş ayet geldi. Peygamber ne dedi diğerlerine. Allah a inanın sizi yaratan Allah a. Hangi Allah a? Aslı: Tek Allah a Öğrt: Mekkeliler ne yaptı? Fatma: Taşladılar, iteklediler Öğrt: Hatta bazıları onu öldürmek istediler ama öldüremez, neden? Zeynep: Çünkü Allah istemez. Burak: Çünkü iyi şeyler yapıyor. Ardından öğretmen konuyu Amentüyle devam ettirmiştir. Öğrt: Altı şeye inanmanız lazım, neler bunlar? Sinem: Allah a 779 08.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 24, bir ders saati; Ayrıca 01.06.2005 tarihli derste Amentu duasını öğrenme alıştırmaları yapılmıştır. Öğretmen okumuş öğrenciler tekrar etmiştir. 284

Öğrt: Başka ne, Melaiketihi, meleklere ve kütübihi ne demek? Onun kutsal kitabı ve rusuluhi, gönderdiklerine vel yevmilâhiri, ne demek? Son gün. Öğretmen tahtaya alt alta şunları yazmıştır: Allah, Melekler, Kitaplar, Elçiler, Kıyamet Günü, Öldükten Sonraki Hayat (Allah, Engeln, Bücher, Gesandter, Jungste Tag, das Leben nach dem Tod) Sonra Âmentü yü okutturmuştur. Çocuklardan bazıları şeytanla ilgili sorular sormuştur. Öğr: Ama biz şeytana da inanıyoruz Öğrt: Hayır biz ondan bişey duymuyoruz diyerek açıklama getirmiştir. Bu konuşmanın devamında konu tekrar Muhammed e gelir. Öğrt: Kim Muhammed i seviyor? Kerem: Ben Öğrt: Ben de seviyorum. Ama onu sevdiğimi nasıl göstermeliyim? Bunu göstermeliyim, o nasıl yaşadı ise ben de öyle yaşamalıyım. O bizim için ne? Burak: Tanrı Öğrt: Hayır, Örnek Öğretmen bu konuşmadan sonra çocuklara boyamaları için çalışma yaprağı dağıtmıştır. Yaprakta mağara resmi vardır. 780 Çocukların bu resmi boyamalarına da yirmi beş dakika ayrılmış ve ders bitmiştir. (2) Öğretim Öğretim başlığı altında yer alan kategoriler sınıf yönetimi; derse giriş, ödül ve ceza, ders etkinlikleri; hikâye anlatma, sure ve namaz öğretimidir. Sınıf Yönetimi Öğretmen derse farklı uygulamalarla başlamaktadır. Đlk ders gözlemi yapılmaya başlandığı gün, birinci sınıf öğrencileri başka bir dersten sonra Đslam Dersi sınıfına gelmişlerdir. Sınıf kapısı kapalı olduğundan, kapının önünde öğretmenlerini beklemişlerdir. Öğretmenleri geldiğinde sınıf kapısını açmış ve öğrencilere tek tek selamun aleykum, hoş geldin diyerek içeriye almıştır. 781 Ancak bu uygulama gözlemler boyunca bir kere yapılmıştır. Bu davranışın karşı sınıfta ders yapan 780 27.04.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 7, bir ders saati. 781 02.03.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 3, bir ders saati. 285

Protestan Din Dersi öğretmeninin öğrencilere her seferinde uygulaması (Hoş geldin, demesi) dikkat çekicidir. Đslam Dersi öğretmeninin de o uygulamayı örnek aldığını akla getirmektedir. Öğretmen tahtaya işlenecek konuyu yazıp ondan sonra çocukların hatırlarını sormuştur. Konuyla ilgili kısa bir açıklama yaptıktan sonra dua okuyarak derse başlamışlardır. Bu ders saatinde Rabbena dualarını önce öğretmen okumuş sonra öğrenciler tekrar etmiştir. 782 Diğer bir ders saatinde ders duası olarak Tahiyyat, Salli, Barik duaları okunmuştur. Sadece Rabbena duasının Almancası okunmuştur. Okuma şekli her seferinde aynıdır. Önce öğretmen okumakta ardından öğrenciler tekrar etmektedir. Öğretmen duaya geçmeden önce çocukların kendilerini duaya vermeleri için Konsantre ol, Allah seni görüyor uslu durursan seni sever diyor 783 veya Konsantre ol, Allah seni görüyor, uslu olursan seni sever ve yardım eder diyerek ilave yapıyor. 784 Ödül ve Ceza Öğretmenin derse katılan öğrencilere tahta da oluşturduğu listede artı verdiği gözlemlenmiştir. Mesela Abdestin nasıl alındığını anlatan, namazın nasıl kılındığını gösteren öğrencilere artı vermiştir. 785 Fâtiha suresini öğrendikleri derste, Fâtiha suresini okuyan öğrencilere çok güzel demiş ve sınıfça alkışlamışlardır, iyi okuyamayanları alkışlamamışlardır. 786 Yaramazlık yapan çocukları sözle de uyarmıştır. Onlara Müslüman olduklarını hatırlatmaktadır. 11.05.05 tarihli ders saatinde öğrenciler birbirlerini şikâyet etmeye başladıklarında Bana söz verdiniz, Müslüman çocuklar çok uslu olacaklardı. Biz Müslümanız burada uslu olmalıyız. Biriniz uslu olmazsa çok kızarım demiştir. Gözlemler boyunca birinci sınıf öğrencilerinden hiç kimseyi eksisi fazla olduğu ya da yaramazlık yaptığı için sınıftan atmamıştır. 782 27.04.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 7, bir ders saati. Çocukların hatırlarını sorarak derse başlamasına 01.06.05 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 16, bir ders saati. 783 11.05.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 11, bir ders saati. 784 08.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 24, bir ders saati; Ayrıca aynı duaları okuduklarına dair 02.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 19, bir ders saati. 785 02.03.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 3, bir ders saati. 786 01.06.05 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 16, bir ders saati. Fatiha ve Đhlâs suresini öğrenmeye devam ettikleri ertesi günde aynı uygulama devam etmiştir. 02.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 19, bir ders saati. 286

Ders etkinlikleri Hikâye anlatma Yusuf Peygamberi işlediği derste öğretmen öncelikle tahtaya peygamber Yusuf/Josef yazmıştır ardından ders duası olarak Tahiyyat, Salli, Barik ve Rabbena dualarını okumuş öğrenciler de tekrar etmiştir. Öğrencilerin birbirlerini şikâyet etmelerinden sonra derse geçilmiştir. Öğrt: Bugün bir peygamber öğreneceğiz. Peygamber Yusuf. Kim onu tanıyor? Kerem: Ben bir film seyrettim Sinem: Tahtadaki Peygamberi yanlış yazmışsın. Öğrt: Teşekkürler. Başka kimin adı Yusuf, kimi tanıyorsunuz? Orada doğru yazıyor (tahtayı gösterdi) Cemil: Benim kuzenim Yusuf. Öğrt: Şimdi Yusuf hikâyesini dinleyeceksiniz. Yakup peygamberin on iki oğlu vardı. Yakup kim? Zeynep: Yusuf un babası Öğrt: Evet. Onun küçük çocuklarının adı Benjamin ve Yusuf tur. Onu babası çok seviyordu, o sebepten kardeşleri onu kıskandılar. Bir gün Yusuf bir rüya gördüğünü babasına açıkladı. On iki yıldız bana rükû ediyorlardı (rükûyu göstermiştir) Yakup biraz düşündü. Herhalde Yusuf u bu dünyada ve ahirette ödüllendirecek, herkes tarafından tanınacak. O nedenle çok iyi korunması gerekirdi. Oğluna fısıldadı: Kardeşlerine anlatma bunu, belki kötü şeyler yapar çünkü şeytan kötü, onları, kimseye anlatmazsan Allah seni ödüllendirir ve sana öğretir. Allah seni ve senden sonrakileri koruyacaktır. Yusuf babasını dinledi ve bir köşede her şey üstünde düşündü. Bir gün kardeşleri bir araya geldi ve konuştular. Babamız Yusuf u ve Bünyamin i daha çok seviyor, biz daha çok şey yaptık sevgisini hak etmek için. Ya onu öldürelim ya da babamızdan uzaklaştıralım. Sonra Allah tan özür dileriz. Kardeşleri onu öldürmek istiyorlardı. Onu bir kuyu içine atarsak daha iyi olur dediler. Yakup, Yusuf u hiç yalnız bırakmaz hep yanında götürürdü. Nasıl ayıracaklardı? Bir kardeş, neden bizle oynamasına izin vermiyorsun? dedi. Onu yalnız bırakamam. Ama o hapishanede gibi, ama burada oynayabilir. Yarın bizle oynamasına izin ver. 287

Baba: Onu bir kurdun kapmasından korkuyorum der. Çocuklarının yalvarmasına bir şey diyememiştir ve Yusuf onlarla gider. Evlerinden uzaklaşırlar ve kıskançlıkları ile ona kızıyorlar, itekleyip duruyorlar. Sonra bir kuyuya gelirler onun gömleğini çıkarttırıp kuyuya attılar. Gömleğini de kana buladılar. Yusuf gözünü açtığında bir kuyuda idi ama korkmuyordu çünkü Allah o kuyudan çıkacağı hissini verdi. Oyun oynarken onu kurt kaptı dediler babalarına. Gömleği burada dediler. Gömlekte ama kurdun izleri yoktu. O, çocuklarının bir şey yaptığını düşündü. Yusuf, bir kurt tarafından öldürülmedi. Siz ona bir şey yaptınız. Bana ancak sabrım yardım eder dedikten sonra öğretmen Hikâye böyle devam ediyor demiştir. Öğrencilere üzerinde kuyu resmi olan bir çalışma yaprağı dağıtılarak bunun boyanması istenmiştir. 787 Kıssa Hz. Yusuf un kuyuya atılması ve Hz. Yakup a kardeşlerinin söylemesine kadar okunmuş ve hikâye böyle devam ediyor denmiştir. Üzerinde bir kuyu resmi olan çalışma yaprağı dağıtılarak öğrencilerin bunu boyamaları istenmiştir. Hikâye ile ilgili herhangi bir soru ya da çocukların öğrenip öğrenmediklerine yönelik değerlendirmeler yapılmamıştır. Sure ve namaz öğretimi Sure ve dua öğretiminde öğretmenin öncelikle öğrenilecek olan metni kelime kelime söylediği ve öğrencilerin de söylenilenleri tekrar ettiği ve artık ezberlendiği düşünüldükten sonra öğrencilere okutturulduğu gözlemlenmiştir. Çok nadir Tahiyyat ve Rabbena duasının Almancası da okunmuştur. 788 Namaz öğretimi de öğretmenin öğrenci gruplarıyla sınıf ortasına serilen battaniye üzerinde yapılan uygulamalar şeklindedir. Bu uygulamalarda öğretmen hareketleri göstermiş ve okunacak duaları okumuştur. Öğrenciler de onları tekrar etmiştir. Birinci ve ikinci sınıflarla birlikte yapılan cami gezisinde de birlikte namaz kılınmıştır ve aynı uygulama orada da yapılmıştır. Öğrenciler camiye gidecekleri için dua, sure ve namaz kılmayı öğrenmeye çalışmışlardı ancak uygulama yine 787 11.05.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 11, bir ders saati. 788 27.04.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 7, bir ders saati; 11.05.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 11, bir ders saati; 01.06.05 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 16, bir ders saati; 02.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 19, bir ders saati; 08.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 24, bir ders saati. 288

öğretmenin göstermesi şeklinde olmuştur. 789 Sadece abdest öğretiminde belki öğrenciler artık öğrendikleri için onlar tarif edip gösteriyorlar, öğretmenleri eksikliklerini tamamlamaktadır. 790 Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Namaz konusu birincisi sınıf programında yer alan bir konudur. Programda namaza hazırlık ve kılınışının öğretilmesi hedeflenmiştir. Öğretmen ezanı tanıtarak konuya giriş yapmıştır. Öğrencilerin namaza konsantre olmaları için bazı uyarılarda bulunmuştur. Abdestin alınışı ve namazın kılınışı uygulamalı olarak doğru bir şekilde öğretilmiştir. Niçin namaz kılındığı öğrencilere buldurulmuş ve şükür amaçlı olduğu ifade edilmiştir. 02.06.2005 tarihli derste namaz konusuyla ilgili yaptığı açıklama öğrencilerin anlayabileceği bir seviyede değildir. Namaz kılanların yüzlerinin nurlanması anlaşılmadığı için bir öğrenci nasıl olduğunu sormuştur. Fakat öğretmen anlaşılmadığını fark etmesine rağmen hiçbir açıklamada bulunmamış, sen göremezsin demekle yetinmiştir. Velinin çocukların çok sık namaz kılmasını ve sure öğrendiklerini ifade etmesi ders gözlemlerinde de ortaya çıkmıştır. Uygulama her seferinde aynı ve öğretmenin namaz konusuyla ilgili yaptığı açıklamalar da aynıdır. 2. Programa göre çocukların Asr, Đhlâs surelerini ve kısa dua cümlelerini ezberlemeleri hedeflenmektedir. Fatiha suresinin ise anlamı üzerinde de durulacaktır. Bunun dışında birinci sınıf öğrencilerinden hiçbir sure ve dua ezberlemesi, öğrenmesi beklenmemektedir. Dolayısıyla dersin öğretmeni, belki kendisinin faydacı yaklaştığını düşünmekte ve program dışı olan duaları da öğretmektedir. Burak da dersde sure ve dua ezberi yaptıklarını ifade etmiştir. 3. Peygamber Muhammed konusunun programda; çocukluğu, ailesi ve özelliklerinin öğretilmesi hedeflenmektedir. Derste verilen bilgiler incelendiğinde Hz. Muhammed in peygamber olması ve sonrası anlatılmıştır. Ardından konu bir şekilde Âmentü ile birleştirilmiştir. Öğrencilere, Muhammed peygamberi sevmeleri 789 02.03.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 3, bir ders saati; 02.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 19, bir ders saati; 08.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 24, bir ders saati; 09.06.2005 tarihli 1. ve 2.sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 27, iki ders saati. 790 02.03.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 3, bir ders saati; 02.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 19, bir ders saati. 289

gerektiği ona sevgilerini onun gibi davranarak gösterebilecekleri söylenmiştir. Ancak konu hakkında yetersiz bilgi verilmiştir. Hz. Muhammed i örnek almakla ilgili ayet ve hadisler açıklanabilir ve konunun dinî temellendirmesi seviyeye uygun olarak yapılabilir. Öncelikle peygamber in ne demek olduğunun açıklanması, öğrencilerin derste olduğu gibi peygamberi Allah la karıştırmasını engelleyecektir. Anne, genellikle namaz kılınışı ve surenin öğretildiği başka konuların öğretilmediğini söylese de derste başka konuların da öğretildiği gözlemlenmiştir. Ancak yeteri kadar yer verilmemesi, annede hiç öğretilmediği kanaatini oluşturmuş olabilir. 4. Öğrencilerin ders başlangıcında okudukları dualarda benzerlikler söz konusudur. 791 Tahiyyat, Salli, Barik ve Rabbena duaları genellikle okunmaktadır. Ancak bu duaların Almancası her zaman okunmayabiliyor. Öğrencilerin, kendi ifadeleriyle dua yapması teşvik edilmemektir. Öğretmen kendisi duayı okuyor, öğrenciler tekrar ediyor. Bu dualar anlam açısından da derse başlamaya ve öğrencileri öğrenmeye teşvik edici değillerdir. 792 Ders başlangıcında yapılacak dualar farklı anlamlar içerebilir. Öğrenciler kendi dua cümelelerini oluşturabilirler. Öğretmenin ders başında yaptığı bu duaların daha çok öğrencilere duayı ya da sureyi ezberletme amacı olduğu gözlemlenmiştir. Geleneksel yaklaşımlara göre bilgi sınıfta sürekli tekrar edilmelidir. Bilginin unutulmasını engelleyecek etkinlikler yapılmalıdır. Öğretmenin de bu anlayışta olduğu gözlemlenmiştir. 5. Öğretmenin ödül ve ceza olarak artı ya da eksi vermesi ve buna göre öğrencilerde davranış gelişimini beklemesi davranışçı anlayışa göre yapılan sınıf yönetiminde söz konusudur. Olumlu davranışlar ödülle pekiştirilir, olumsuz davranışlar cezalandırılır. Davranış değişmesi amaçlanır. Öğretmenin özellikle sure ve namaz öğretiminde artı ve eksi kullandığı gözlemlenmiştir. Yeni yaklaşımlara 791 Aynı duaları okuduklarına dair 02.06.2005 tarihli 1. sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 19, bir ders saati. Bu duaların diğer sınıflarda da okunduğu gözlemlenmiştir. 11.05.05. 3.sınıf. 792 Mesela Salevat-ı Şerifelerin anlamı, Ey Allahım Muhammed e ve O nun âline salât et. Đbrahim e ve âline salât etiğin gibi, şüphe yok ki, sen Hamîdsin, Mecîdsin ; Ey Allahım Muhammed e ve O nun âline mübarek eyle. Đbrahim e ve âline mübarek eylediğin gibi! Şüphe yok ki, sen öğülmüşsün, öğülmeye lâyık, şan ve şeref sahibi yalnız sensin. Ayrıca Rabbena dualarının özellikle son kısımları cehennemle ilgili olması nedeniyle; Rahmetinle bizi cehennem azabından koru., Ey Rabbimiz hesabı görülecek olan o kıyamet gününde beni, annemi, babamı ve müminleri bağışla. Duaların öğrencileri öğrenmeye ve derse katılmalarına tesir edecek yönü görülememiştir. 290

göre değerlendirmede, ürün değerlendirme yerine süreç değerlendirme ön plandadır. Öğrencinin gelişimini izlemek ve değerlendirmeyi sürekli kılmak önerilmektedir. 793 6. Yusuf Hikâye sinde söz konusu kahramanların davranışlarının ahlakî boyutu ve onun öğrenciye yaklaştırılması, günlük hayatı ile ilişkilendirilmesi yapılmamıştır. Öğretmen fazlasıyla konuşmuştur. Hikâye başlangıcında hikâyeye giriş yapmak maksadıyla sorular sorulmuştur. Hikâye yarım bırakılarak işte böyle devam ediyor denilmesi, hikâyenin derste kullanımı açısından uygun değildir. Çünkü öğretmen bir sonraki ders yarım bıraktığı konuyu ve hikâyeyi devam ettirmemiştir. 01.06.05 tarihli derste öğrenci: Kuyuyu boyamaya devam edecek miyiz? sorusunu sormuş öğretmen de: Hayır, Yusuf peygambere devam edeceğiz ama camiye gitmeden önce bu duaları öğrenin istiyorum demiştir. Çünkü o derste öğretmen yarım bıraktığı konuyu tamamlamak yerine Fâtiha suresini derste okuma alıştırmaları yaptırmıştır. Gelenekesel eğitim anlayışlarında öğretmen bilir, öğrenci bilmez. Öğrenci öğretmenin dediklerini aynen alır ve istendiği zaman geri aktarır konumdadır. Benzer durum namaz ve sure öğretiminde de söz konusudur. Öğrenciler kendi öğrenmelerini yapılandıramamaktadır. Her seferinde öğretmen namaz kılınışını göstermiş veya sureleri okumuştur. Ara Özet Annenin, çocuğunun öğrendiklerine ilişkin tespitlerinin ders gözlemlerinde çoğunlukla doğrulandığı görülmüştür. Dinin uygulama boyutunun dışındaki bilgilere de derste yer verilmesi isteği büyük oranda haklı bir istektir. Çünkü namaz ve abdest, sure öğretimine çok fazla ders ayrılmaktadır. Ders esnasında öğretmenin konudan konuya geçtiği, plansız hareket ettiği gözlemlenmiştir. Öğretmenin program dışında bazı duaları ve sureleri öğrettiği de tespit edilmiştir. Konuları yarım bıraktığı ve önemsemediği gözlemlenmiştir. Sınıf yönetiminde Annenin ve öğrencinin belirttiği gibi artı ve eksi kullandığı belirlenmiştir. 793 Yapılandırmacı yaklaşıma göre ölçme ve değerlendirme için bkz. Güneş, Yapılandırmacı Yaklaşımla Sınıf Yönetimi, s. 176-180. 291

2. Đkinci Sınıf Đslam Dersi a. Görüşme 2 (1) Anne ve Babayla Görüşme Tülay ve Soner Özkan la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 01.05.2005 tarihinde Özkan ailesinin evinde gerçekleştirilmiştir. Va çocuklarla ilgilendiği için babayla konuşulmaya başlanmıştır. Eve gidildiğinde, belirtilmesine rağmen çocuklarla görüşme yapılmayacağı düşünülerek onlar camiye götürülmüştür. Va önce, çocukların camideki derslerinin kaçta biteceği vs. ile ilgilenmiştir. O sırada biraz Vb la konuşulmuştur. Sonra Vb, çocukları camiden alıp gelmiştir. Konuşma sıcak bir ortamda ve Türkçe gerçekleştirilmiştir. Kişisel Bilgiler: Va temizlik işçisi olarak birkaç yerde çalışmaktadır. Kırk bir yaşındadır, lise mezunudur. Va Almanya ya 1986 yılında gelmiştir. Vb uzun süre işçi olarak çalışmış ancak görüşmenin yapıldığı dönemde işsizdir. Kırk yaşındadır. Almanya ya Đlkokulu bitirdikten sonra gelmiştir. Meslek Lisesi nin Marangozluk bölümünü bitirmiştir. Va ve Vb nın on sekiz, on alt, sekiz ve yedi yaşlarında dört çocukları vardır. 794 Çocuğun dersleriyle ilgilenme Va, veli toplantılarına her zaman katılmaktadır. Bunun haricinde üç haftada bir çocukların öğretmenleriyle görüşmeye gitmektedir. Efe 795 okuldan sonra etüte gitmekte ve derslerini orada yapmaktadır. 796 Etütte yapamadığı ders olduğunda büyük ağabeyleri yardım etmektedir. Efe daha çok matematik dersinde zorlanmaktadır. 797 Đslam Dersi nde Efe, bildiği surelerin üçünü dördünü, namaz kılmayı, abdest almayı ve Mevlit kandili hakkında öğrenmiştir. 798 794 Đslam Dersi, Transkripsiyon 3, St:40-68. 795 Kendisiyle görüşme yapılan çocuk. 796 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St: 69-83. 797 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St.87-94. 798 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:337-341. 292

Vb, din dersi öğretmenini tanımaktadır. Daha önce derse gelen öğretmeni yeterli görmemiş ama Abdurrahman Bey den 799 memnundur. Onun bilgisini orada yetişen gençlere göre yeterli görmektedir. Almanya da yetişen ile Türkiye de yetişen arasında fark görmekte, çocuklarının da Türkiye usullerine göre yetişmesini istemektedir. Türkiye usulü ile de dinî bilgileri kastetmektedir. 800 Din dersini ve dersin dilini tercih Anaokulunu bitiren çocuklar için her sene Đlkokul a kayıt dönemi olmaktadır. Bu kayıt dönemlerinde sırasında okulda Abdurrahman Bey de bulunmaktadır. Va gelen veliler Türk olduğunda tabi Đslam dersi için, bu iki senedir çıktı, istediğin için işaretliyorsun, o kâğıtları topluyorlar, kaç öğrenci var kaç tane oldu diye. Đstendiği için zannetmiyorum, yok diyen de var mı, onu bilemicem, zannetmem. Olurmu ya olamaz. 801 Yeni kayıt yaptıranlara ders tanıtılmamaktadır. Va Hayır. Sadece seçenek söyledi mesela dedi, hanımefendi burayı imzalar mısın? dedi, bu Đslam la ilgili dedi, ben de öğretmeniyim, dedi. Okey dedim, imzaladım aynısı Şebnem de 802 de oldu. Hayır, ben hiç öyle bişey duymadım. Zannedersem bir resim veriyor öyle bir din dersiyle ilgili defterde yok galiba. 803 Va, Đslam Din Dersini bir kâğıt imzalayarak kendisi tercih etmiştir. Tercih sebebine Çünkü alman okulunda olduğu için Almanca onlara daha bi değişik geldi. 804 Demiştir. Va, Đslam Dersi nin bir ihtiyaç olduğunu ifade ederken Vb da, Đhtiyaç ihtiyaç kız çocuğunu gönderdiğiniz zaman mesela evlendiği zaman her şeyi bilmesi lazım, oğlan evlendiği zaman nikâh mikah kıyıldığı zaman ee otuz iki farzı bilmese olur mu? O din dersinde her şeyi de öğretiyorlar.(eşi konuşmasına müdahale eder.) 805 Ders dili ile ilgili Va ve Vb farklı görüşlere sahiptir. Vb, Almancanın iyi olmadığını çocuğunun Türkçe her şeyi öğrenmesini istemektedir. Va, buna karşı çıkmaktadır. Ben Almancaya imza attım. Çünkü etraftaki Türklerin çoğu mesela 799 Đslam Dersi ni veren öğretmendir. 800 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:13-19, 23-27. 801 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:368-370. 802 Şebnem ailenin küçük kızıdır. Efe nin kız kardeşi. 803 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:373-376. 804 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:118. 805 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:128-131. 293

Tunus lu gidiyor, Arap gidiyor ee çoğunluk ben Türkçe deyince bütün Türk çocukları için ayrı bir bölümde Türkçe vermeleri lazım. Tunus lulara veyahutta Araplara da ayrı bir yerde Almanca. Neden hepsi Almanca, alman okulundalar. Daha da gelişiyor. 806 Vb, söze karışır ve Arapların öğretmesi ile Türklerin öğretmesinde farklılıklar olacağını mesela namazın daha uzun süreceğini ifade ederek, dersin Türkçe olması halinde çocukların daha iyi anlayacağını belirtmektedir. Arapların Đslam ı uygulamalarında farklılıklardan dolayı özellikle orucu erken açmalarının, bayramı bir gün evvel ya da bir gün sonra yapmaları ya da namazı geç kılarsa bunun çocuğa olumsuz etkisini, çocuğun çelişki içinde kalacağını düşünmektedir. Va ise bu dersin çocukların kaynaşması açısından iyi olduğunu, çocukların bölüm bölüm gelip derste hepsinin Müslüman olduklarını bildiklerini ve iletişime geçtiklerini söylemektedir. 807 Vb nın belirtmiş olduğu bu farklılıkların yaşanmasına ilişkin, kızları bir kere bir olay yaşamıştır. Arap bir sınıf arkadaşı Fâtiha suresini okurken, kızları yanlış okuduğunu sınıf öğretmenine söylemiştir. Öğretmen ise Arap çocuğun doğru okuduğunu belirtmiş, Va bu durumun okunuştaki farklılıktan kaynaklanmış olabileceğini düşünmüştür. 808 Evde çocuklarla hep Türkçe konuşulmaktadır. Çocuklar şaşırıp Almanca konuşmaları halinde de tekrar Türkçe devam etmeleri istenmektedir. Okulda Efe nin Đslam Din Dersinde öğrendiği bazı kavram veya kelimeleri Va anlamakta zorlanmaktadır. Efe, okulda öğretmenin ölümden sonraki hayatla ilgili anlattıklarını, cennet ve cehennemi annesine Almanca anlatmıştır. Va, çocuğun cennet anlamında kullandığı Paradies kelimesini anlamamış ve bu kelimenin ne anlama geldiğini çocuktan öğrenmiştir. Ancak Va, çocuğunun cennet yerine Paradies kelimesini kullanarak konuşmasını normal bulmakta çünkü dersin Almanca anlatılmasını kendisi tercih etmiştir. 809 Fakat kendisi Almanca ve Türkçe kavramları eşleştirmede biraz zorlandığını da belirtmektedir. 810 Kızlarının Allah için Gott (Tanrı) kelimesini kullanmasını yadırgamış, kullanmasına kızmış ancak derste 806 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:136-139. 807 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:140-153, 173-178. 808 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:159-164. 809 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:195-202. 810 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:207-211. 294

öğretmenin bu şekilde kullanmasından dolayı kabullenmiştir. 811 Buna karşın Va çocuklarının Almanca daha iyi kavradıklarını düşünmektedir. Ayrıca çocuklarının camide de öğrenmeleri sebebiyle bir bocalama yaşamadıklarını, karşılaştırma yapabileceklerini, iki taraflı öğrendiklerini belirtmektedir. 812 Gabriel Kur anı getirdi denildiğinde Gabriel in Türkçe karşılığını bulup bulamayacakları sorulduğunda Va, bu kelimeyi anlayamayacağını, ne anlatılmak istenmektedir, diye düşüneceğini ifade ederken, Vb, dersin Türkçe olması halinde Gabriel kelimesinin değil, Cebrail kelimesinin kullanılacağını söylemektedir. 813 Va, ders dilinin Almanca olmasını niçin istediğini şöyle gerekçelendirmektedir: Okulda Türk çocuklarının sayısı çok değildir. Yabancı ama Müslüman çocuklarının sayısı daha fazladır. Bu sebeple Abdurrahman Bey in din dersi için istenemeyeceğini, herkesin ayrı din dersi talep etmesi halinde o kadar ders planının hazırlanması gerekeceğini bunun ise mümkün olmayacağını savunmaktadır. Anneye göre, her ailede Türkçe konuşulmamaktadır dolayısıyla Türkçe bilmeyen çocuk ve veli sayısı artmaktadır. Anne, baba Türkçe bilmediği zaman çocuk eve gelip Türkçe anlattığı takdirde aileler anlamayacaktır. Vb da, bu konuda Va ye katılmakta, Almanya da yetişen ve evlenen neslin Türkçe yi bilmediğini çocuklarına da öğretemediğini söylemektedir. 814 Din dersinden hoşnut olma Öğretmenin disiplinli olmasından Va memnundur. duyduğuma göre heralde zannedersem eksi, artı eksi veriyor sonra üç tane olana bi ceza mı veriyor bişeyler ediyor. Onu ne bileyim, biraz daha bi disiplin var. Zannedersem bana öyle geliyor. 815 Ardından çocuğunun zaman zaman artı ve eksi aldığına örnek vermektedir. Öğretmeniyle tesadüfen karşılaştıklarında, öğretmeni Efe nin derste şımardığını ev de biraz annesinin sıkılamasını istemiştir. Anne çocuğuna uyarıda bulunmaktadır. Hatta ben diyorum o Türk öğretmen kulağınızı çeker. Hani ben dedim, çeksin kulağınızı diyom, yalan söylüyom. 816 811 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:211-213, 229-230. 812 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:214-222. 813 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:251-258. 814 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:259-269. 815 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:348-350. 816 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:359-360. 295

Anne, çocuklarının din dersinde uygulamalı olarak öğrenmelerinden hoşnuttur. Tek tek kalkıp namaz kılmaları veya tet tek duaları okumaları böyle herkeşe bi ayrıcalık, teker teker olması beni gerçekten sevindiriyor. Yani hoca okuyupta bırakmıyor. Sırasıyla kaldırıp imtihan ediyor, ona göre not veriyormuş o da çok güzel bişey. Yani imkânı var. 817 Din dersinden hoşnutsuz olma Vb, dersin Almanca olması sebebiyle yeterli bulmamaktadır. Türkçe olmadığı zaman tam olmayacağı düşüncesindedir. 818 Va, ders saatini yetersiz bulmaktadır. Đki defa birer saat; perşembe bir saat, çarşamba bir saattir. Çocukların yerlerine oturması ve derse motive olması zaman almaktadır. Ders saati ileride üç ya da dört saat olduğunda yeterli olacağını düşünmektedir. 819 Vb ise ders saatinin üç saat olmasını fazla bulmaktadır. Bunun yetkili makamlarca belirlenmiş olabileceği, çocukların sıkılacağı fikrindedir. 820 Efe, hem okulda hem de camide öğrenmektedir. Dolayısıyla Va, Efe nin okulda öğrendikleri ile ilgili bir tahmin yapmaktadır. Hangisini nerede öğrendiği konusunda net bir bilgiye sahip olmadığını söylemektedir. Bizimki karışıyor şimdi ben oraya ne desem boş olur. Sadece gitse okula, yetersiz bulabilirim tahminime göre. Tahminime göre ben yetersiz bulurum. Açıkca söyleyim çünkü bir saat ne öğrenecek ki çocuk o arada? Benimkiler değişik olduğu için cumartesi pazar devamlı camideler. Normalde iki günlüğüne gidiyorlar diyelim karışıyor benimkiler ayırım olmuyor. Ben bazen soruyorum Efe bunu hangi hocan öğretti, diyor bazen Recep 821 hocam, bunu kim öğretti Abdurrahman Temel öğretti. Yani bizde beraberlik var. Hani bi tek bi yöne gitse o zaman belki de çok fazla yetersiz bulurdum. Bi saatte bilemedin iki saatte bu kadar şey öğrenemez çocuklar. Ama benimkiler zusammen olunca hepsi bir birine giriyor. 822 Va, öğretmenin sadece resim vermesinden, çocukların defterlerinin olmamasından memnun değildir. Çocuğunun din dersi defterinin olmadığını 817 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:468-471 818 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:298,301. 819 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:304-309, 452, 460-461. 820 A.g.d. Transkripsiyon 3, St:462-465. 821 Camide ders veren hocadır. 822 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:314-322.Aynı görüşler için A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:452-458. 296

düşünmektedir. Hayır, yok defteri. Efe, gelince sorarız. Ama dosya gibi mesela namazın şeylerini yapmışlar, öyle bi resimleri gördüm. Ama din dersinde, ama bak şu da olabilir yanılmış- almanca yazdığı için din dersinde Türkçe olmadığı için de olabilir. Efe ye sormamız lazım din dersi defterini getir diye. O da olabilir. M: Defterleri bildiğim kadarıyla sınıfta topluyor. Va: Hah. Đşte böyle bir iki bişey gördüm, onu demek istiyorum. Yok çünkü ben de görmedim ben kendim hiç görmedim. Öyle bir iki tane resim gördüm. Kızlar nasıl durur oğlanlar nasıl durur, onlar hatta Şebnem de de aynısını gördüm, ayrı yapıyorlar ya dersleri, biri ikinci sınıf biri birinci sınıf, aynısı onda da vardı, dedi bundan eksi almadım artı aldım anne dedi. Resimleri tanıdım, boyadım filan dedi. Defter görmedim. Çünkü Türkçe zaten yazmıyor. 823 Va şimdiye kadar sadece bir resim görmüştür, dosyasını da görmemiştir. 824 Din dersine yönelik beklentiler Va ve Vb, çocukların defterlerinin eve de verilmesini, evde merak ettiğinde, öğrenmek istediğinde bakabilmesini istemektedir. Bunun normal ve güzel birşey olduğunu düşünmekte, niçin çocukların evde çalışamadıklarını anlamamaktadır. 825 Bu uygulamaya ilişkin bazı tahminler yapmaktadırlar: Çocukların sınıfta ufak dolapları vardır bazı defterlerini oraya koymaktadır, belki Đslam defteri de oraya bırakılmaktadır. Çocukların kirletmesini, yırtmasını engellemek de amaç olabilir. Ya da Đslam ın diğer derslerle karıştırılmasını engellemek için defterler eve verilmemektedir. 826 Vb, din dersinden beklentisini şöyle belirtmektedir: Şimdi şöyle benim beklentim şu, diyelim ki bi Alman arkadaşı var, Almanca bildiği için, adam Đslam nasıl bişey der, onu Almanca anlatır yani. O şeyi var bir de belki değişiklikler olabilir yani ıııı Türkçe de olmayanı belki Almanca da da anlatabilir yani. Bazı şeyleri. M: Kavramlar mı? Vb: Kavram 827 823 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:378-388. 824 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:390. 825 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:400-410. 826 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:413-419. 827 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:434-439. 297

Va ise beklentisine kimlik bilgisini de dâhil etmektedir. Dini tam Almanca olsun veyahutta Türkçe olsun öğrensin. Yani seçilsin dinini bilsin, Müslüman olduğunu tanısın, ister Almanca ister Türkçe fark etmez dedim, benim görüşüm. Çünkü Alman okuluna gidiyor, Alman arkadaşına uyupta yani şuan sor, kimin kulusun de, onları neyi yerine göre öğrensin bilsin, ona göre devam etsin. Kimliğini tespit etsin. Ben kimim? Nerden geldim, neyim 828 Çocuğu camiye gönderme Va, çocuklarının okuldaki din dersine daha çok severek gittiklerini belirtmektedir. Fakat konuşmasının devamında cami eğitimine ilişkin şu açıklamaları yapmıştır: Çünkü defteri bitmiş, defter alacan, niye Đslam dersim var, Şebnem bugün senin Đslam dersin var mı? Benim var, sen ne yapacan? Ben bunu yapacam diye. Bunlar okulda mecbur görmüyorlar mesela diyelim ki mecbur diye değil ama okulda nasıl olsa vardır ama camiyi mecbur görüyorlar. Yani gitmezlerse rahatsız oluyorlar camiye. Uyuyayım kalayım diyorum, hayır anne, gidilecek camimize. Çok fazla mesela şuna da açıklık getireyim ben, normalde caminin hocasına giderken bu kadar değildi. Bu iki aydır Recep Hoca ya gidiyor açık söyleyim, çocuk değişik gidiyor. Nasıl diyim, atılarak gidiyor. Şebnem öbür tarafta, sağolsun sinemaya götürüyormuş, sinemaya götürüyormuş, topa götürüyormuş, çocukların nazıyla oynuyormuş duyduğuma göre. Okumuş o da tamam, karalamak istemiyom ama Efe de bi daha atiklik var. Tabi Abdurrahman Temel de o kadar fazla şey etmekte iyi değil ama bi saat yani. Ama surelerin üçünü dördünü kendi Abdurrahman Temel den öğrendiğine eminim. 829 Va okuldaki Đslam Din Dersinin saatinin az olması sebebiyle çocuklarını camiye göndermektedir. Çocukları üç aydır camiye devam etmektedir. Hocaya aylık yirmi beş Avro ödemektedir. Bilgi açısından çocukların okulda öğrendiklerini tamamlamasını düşünmüşlerdir. 830 Camideki hoca zorunlu olarak defter istemektedir. 831 Camide çocuklar elif cüzü okumaktadır ve Kur an a geçeceklerdir. 832 828 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:441-445. 829 A.g.d.,Transkripsiyon 3, St:325-338. 830 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:473-479. 831 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:394. 832 A.g.d., Transkripsiyon 3, St:37. 298

(2) Çocukla Görüşme Efe Özkan la görüşülmüştür. 833 Görüşmeye Dair: Görüşme 01.05.2005 tarihinde Özkan ailesinin evinde gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye Türkçe başlanmış ancak Almanca devam edilmesi, öğrenci ile anlaşma açısından daha uygun görülmüştür. Efe çok konuşkan ve hızlı hareket eden bir çocuktur. Sınıftaki gözlemlerde de derse katılan, çekinmeyen bir çocuk olarak gözlemlenmiştir. Görüşme esnasında da çekinmeden rahatça konuşmuştur. Kişisel Bilgiler: Görüşmenin yapıldığı zamanda Efe sekiz yaşındadır. Brucker Lache Đlkokulunda ikinci sınıf öğrencisidir. 834 Din dersi etkinlikleri Efe, öğretmenin ders etkinliklerini anlatmak için şu ifadeyi kullanmıştır: Hep dua söylüyos ve basteln yapıyoz 835 Basteln i ise E: Adamlar böyle eee şimdi böyle bi tane adamlar var eee hep şey eee M: Boyuyor musunuz? E: Evet M: Boyama yapıyorsunuz. E: Sonra yapıştırıyoz. M: Ne zaman yaptınız Perşembe günü mü adamları boyadınız? E: Hı hı. M: O zaman basteln değil o boyamaktır. E:.. 836 Şeklinde anlatmaya çalışmıştır. Öğretmen derste bazı şeyleri anlatmaktadır ve arada anlayıp anlamadıklarını da sormaktadır. 837 Öğrenciler sadece saklama oyunu oynamaktadır. Sınıfta bir oyuncak ya da başka bir şey saklanır ve sınıf kapısının önünde bekleyen çocuk içeriye çağırılır 833 Görüşmede Ders çalışma kategorisi oluşmamıştır. 834 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:1-10 835 Basteln, kâğıt vb. şeylerin keisilip yapıştırılması şeklindedir. El işi, teknik demektir. A.g.d., Transkripsiyon 4, St:16. 836 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:18-26 837 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:28-30. 299

ve o saklananı bulmaya çalışır. Saklayan öğrenciler de arayan arkadaşlarına yaklaşma durumuna göre sıcak ya da soğuk demektedir. 838 Şimdiye kadar Efe derste hiç şarkı söylememiştir ve ayrıca din dersinde de öğrenmemiştir. 839 Sure ve duaları öğretmen sınıfta okumaktadır ardından öğrenciler tekrarlamaktadır. Evde çalışırken de Efe, öğretmenin verdiği kâğıtlardan çalışmaktadır. Sonra o kâğıtları Ödev Dosyasına takmaktadır, annesine vermektedir ve o şekilde öğrenmektedir. 840 Öğretmen sadece boyamayı ödev olarak vermektedir. Efe, boyamayı tekrar derse götürmekte ve bazen ondan not almaktadır. Öğretmen, sınav yapmamıştır. 841 Kendisine din dersi öğretmeninin derste yaptıklarını beğenip beğenmediği, Almanca ya da Sosyal Bilgiler (Heimat und Sachkunde) dersinin mi yoksa Đslam Dersi nin mi daha çok hoşuna gittiği sorulduğunda, Almanca dersini tercih etmektedir. Bu dersi daha zevkli bulmaktadır. Çünkü öğretmenini sevmekte ve bu derste değişik öğrenmekte, daha fazla oynamaktadır 842 Öğretmenin sınıf yönetimi Öğretmen derste artı ve eksi vermektedir. Efe nin anladığına göre öğretmen şımardıklarında eksi, akıllı durduklarında artı vermektedir. Akıllı durmaktan ne kast ettiğinin susup konuşmamak, şımarmamak mı olduğu sorulduğunda evet cevabını vermektedir. Çok eksi aldıklarında, eksi alan öğrenci kapının dışına çıkmaktadır. Kapının dışına çıkınca, kapının önünde mi durdukları sorulduğunda E: Evet sonra Abdurrahman Temel gelicek kulandan çekicek. M: Kulağından çekiyor kapının dışında? E: Ihı M: Ondan sonra içeriye mi alıyor tekrar? E: Ihı M: Kapının dışında kızıyor mu size, bi daha yaramazlık yapma diyor mu? 838 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:33-40. 839 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:41-44. 840 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:45-61. 841 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:354-365. 842 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:440-450 300

E: Evet 843 cevabını vermiştir. Öğretmen Efe ye hiç vurmamıştır ama kulağını çekmiştir. Kulağını öğretmenin nasıl çektiğini de göstermiştir. Derste öğrenilenler Efe, derste Đhlâs, Felak, Nas, Fâtiha surelerini ve Tahiyyat duasını öğrenmiştir. Bunların sadece Arapçalarını bilmektedir, Almancalarını bilmemektedir. 844 Âdem ve Havva kıssasını öğrenmiştir. Âdem ve Havva cennette iken şeytan gelir ve ağacın meyvesinden yemelerini söyler. Âdem ve Havva şeytanı dinledikleri için Allah cennete gitmeyin yeryüzüne gidin, der ve yeryüzüne giderler. Cennetin nasıl olduğu, öğretmenin anlatıp anlatmadığı sorulduğunda hayır cevabını vermiştir. Şeytanın nasıl olduğu sorulduğunda da onun boynuzlarının ve tırpanının olduğu söylenmiştir. Şeytanın kötü olduğunu, onu göremediğimizi fakat onun bizi gördüğünü, bizim hoşumuza giden şeyleri yaptığını anlatmıştır. 845 Efe, namaz kılmasını öğrenmiştir. Namazın günde beş defa kılınacağını bilmektedir. Ancak namaz vakitlerini sayarken araştırmacıdan destek almıştır ve Almancalarını saymıştır. Arapçalarını bilmemektedir. 846 Efe, orucu hiçbir şey yememek olarak açıklamaktadır. Gece yenilebilir ama güneş varken yenilemez. Diğer din mensuplarının da oruç tutup tutmadığı sorulduğunda sadece Müslümanlar demiştir. 847 Muhammed in peygamber olduğunu bilmektedir. Evlendiği kişinin Hatice olup olmadığından emin değildir. Bir mağarada Cebrail meleğiyle konuştuğunu ama ne söylediğini bilmemektedir. Bu konuşmadan sonra galiba peygamber olmuştur demektedir. Cebrail den korkmuş mudur? Sorusuna evet demekle yetinmiştir. Peygamberin, Kâbe nin içinde öldüğünü düşünmektedir. Mezarının orda olup olmadığını bilmemektedir. 848 Nuh peygamber hakkında öğrenmiştir. Allah Nuh a bir gemi yapmasını eee ve o zaman galiba Nuh bir şehirdeydi, o zaman bir insan bir insan dedi ki, sen peygamber değilsin. Ve sen bizim gibi bir insansın. 843 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:74-89. 844 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:100-104. 845 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:114-138. 846 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:149-162. 847 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:184-190. 848 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:195-230. 301

M: Ve sonra Nuh ne yaptı? E: Gemi yaptı ve oğlu ben başka bir dağa gideceğim, büyük. M: Ve sonra hepsi kurtuldu mu? E: Evet. Bi dakka oğlu öldü, şimşek çaktı sonra fırtına oldu ve yıkıldı her yer. M: Efe sen bunu daha önce mi öğrenmiştin Anaokulu nda yoksa yeni mi öğrendin? E: Anaokulu ndan biliyorum. M: Hım hikâye aynıydı galiba? E: Ihı 849 Efe ye göre tamamen yalnız kaldığında ve korktuğunda dua edilir. Kaçırıldığında ya da bir canavar geldiğinde seni öldürmek istediğinde söylenir. Sevinçli olduğumuzda dua edilmez. Allah a teşekkür etmek için dua edilebilir. 850 Ölüm sonrası ile ilgili Efe yle konuşulduğunda ortaya şunlar çıkmıştır: Biraz düşündükten sonra kendisini öldürenlerin cehenneme gittiğini kendini öldürmezse insanın cennete gittiğini öğretmeninden öğrenmiştir. Öldükten sonra galiba gökyüzüne gitmektesin, ya da cennette kalmaktasın demektedir. 851 Şehadet ve Tevhit konusu konuşulurken kendisine Şehadet (Schahada) sorulmuştur: M: Şehadeti söyleyebilir misin? E: Şehadet galiba cennet, hayır. M: Şehadet nedir? E: (cevap gelmez) M: Glaubensbeketnnis i (Şehadet) biliyor musun? E: Bunu evet Abdurrahman (.) söylemişti. M: Glaubisbekkentnis (Şehadet) mi? E: Galiba cennet. M: Tavhid i (Tevhit i) duydun mu? E: ıı ıı M: Tevhit? Birinci sınıfta da mı öğrenmedin? E: ıı ıı M: Sana La ilahe dersem 849 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:241-252. 850 A.g.d., Transkripsiyon 4, St: 283-293. 851 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:294-304. 302

E: illallah M: Ve devamı Muhammeden E: Abduhü ve rasuluh M: Rasullullah E: Bunu tanıyorum ııı bu Şehadet, hayır, M: Tevhit mi yoksa Şehadet mi? E: M: Galiba bu Tevhit. Bunu tanıyor musun Eşhedu enla ilahe E: illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve rasuluh. M: Bunu nerede öğrendin camide mi yoksa sınıfta mı? E: Camide M: Recep hoca da mı? E: Evet Recep M: Hım o zaman sınıfta ezbere öğrenmediniz? E: Iı ıı. 852 Dersten hoşnut olma/olmama Efe, öğretmenin ders anlatma şeklini anlatmasına ve derste sıkılmadığını belirtmesine rağmen, derslerin bazen zevkli geçtiğini söylemektedir. Ne zaman sıkıcı olduğu tekrar sorulduğunda, saklama oyunu oynamadıkları zaman olarak açıklamaktadır. 853 Derste sürekli namaz kılmaları hoşuna gitmektedir ama sürekli olduğunda sıkılmaktadır. Bunu öğretmen bazen sık yapmaktadır. Bunun bir ders saati sürüp sürmediği sorulduğunda bazen evet demektedir. Öğretmenin kızdığı zaman, sıkılıp sıkılmadığı sorulduğunda evet kızdığında sıkılıyorum. Eğer biz çok sesli isek o zaman bağırıyor sonra hepimiz sessiz oluyoruz. 854 Derste yapmaktan hoşlandığı şeyler dışarı gitmek ve oyun oynamak tır. Derste sure öğrenmek hoşuna gitmemektedir. Sebebi sorulduğunda da sessiz kalmaktadır. 855 852 A.g.d.,Transkripsiyon 4, St:326-357. 853 A.g.d.,Transkripsiyon 4, St:64-71. 854 A.g.d.,Transkripsiyon 4, St:368-381. 855 A.g.d.,Transkripsiyon 4, St:384-396. 303

Derste oyun oynamak hoşuna gitmektedir. Bazen öğrenciler dışarı çıkmaktadır. Bir defasında birinci sınıfta iken dışarı çıkmışlar ve yaprakları incelemişler. Öğretmen yaprakların da kemikleri olduğunu söylemiştir. Yaprakları toplayıp onların kemiklerine ve renklerine bakmışlardır. Yani Allah ın her şeyi yarattığı mı öğrenildiği sorulduğunda evet demiştir. 856 Dersin dili Efe, derste anlamadığı kelimeler ya da konu olmadığını söylemiştir. Ancak bazı uzun Almanca ya da Arapça kelimeleri ( ikama ya da schahada gibi) anlamamaktadır. Anlamadığı kelimeler sorulduğunda Arapça kelimeler başka yok demektedir. 857 Camiye gitme Efe cami ile okuldaki öğrenmeyi karşılaştırmıştır. Okulda Abdurrahman öğretmenin dersinde öğrenmeyi daha çok tercih ettiğini belirtmektedir. Çünkü sadece okuldaki derste boyamak için bazı şeyler verilmektedir. Cami de ise dua ve elif cüzü, Kur an öğrenmektedir. Camide her gün yazı yazmakta ama boyama yapmamaktadır. 858 Camiye niçin gittiği sorulduğunda gitmek zorundayım cevabını vermiştir. Sebebini ise şöyle açıklamaktadır: Çünkü Abdurrahman Temel de hiçbir tane Kur an ve benzeri yoktur demektedir. Kur an ın yirmi yedinci sayfasına gelmiştir. 859 Görüşmelerin Raporu 1. Anne, çocuğunun okulu ve dersleri ile ilgili bir annedir. Çocuklarının öğretmenleriyle oldukça sık görüşmektedir. Efe, derslerini okuldan sonra gittiği etütte yapmaktadır. Anne, din dersi öğretmenini tanımaktadır ve derste çocuğunun ne öğrendiğini bilmektedir. Baba, öğretmenin eğitimi sebebiyle dersten memnundur çünkü daha önce gelen öğretmeni yetersiz bulmuştur. 856 A.g.d.,Transkripsiyon 4, St:419-429. 857 A.g.d.,Transkripsiyon 4, St:318-325. 858 A.g.d., Transkripsiyon 4, St:399-418 859 A.g.d.,Transkripsiyon 4, St:230-239. 304

2. Đslam Dersi ni anne, kayıtlar esnasında tercih etmiştir. Öğretmen, ders içeriği hakkında bilgi vermeden kendisini tanıtmış ve Đslam dersi için imza istemiştir. Anne, bu belgeye herkesin imza atmış olabileceğini düşünmektedir. Çünkü konu Đslam Dersidir. Baba, dersi önemli bulduğunu belirterek, çocuğunun özellikle evlenirken ve sonrasında dinî bilgiye ihtiyaç duyacağını ifade etmektedir. Baba, dersin Türkçe olmasını tercih etmektedir. Ders, Türkçe olduğunda çocukları daha iyi anlayacaktır. Arap Đslam ı ile Türk Đslam ı arasındaki farklılıklara dikkat çeken baba, ortak ders yapıldığında bu durumun çocukların zihnini karıştıracağını düşünmektedir. Anne ise tam tersi dersin Almanca olmasını istemiştir. Sebebi ise çocuklarının çok farklı milletten öğrenciler ile birlikte okumalarıdır. Müslüman olan bu öğrencilerin ortak dili Almancadır. Ayrıca Almanya da yaşayan birçok aile artık Türkçe yi kullanmamakta ve anlamamaktadır. Dolayısıyla anne, Almanca yapılan dersin onlar için de faydalı olacağını düşünmektedir. Baba, Almanca yapılan bir ders sayesinde çocukların kendi dinlerini başkalarına anlatabilceğini ifade etmektedir. Anne, çocuğunun bu ders sayesinde kendi kimliğini bulacağını düşünmektedir. Evde çocukların Türkçe konuşması istenmektedir. Çocuklar, okulda dini Almanca öğrendiklerinden, öğrendiklerini evde anlattıklarında, anne bazen ifade edilenleri anlamakta güçlük çekmektedir. Çocukların okulda öğrenilenle, evde anlatılan Đslam da kullanılan kavramları eşleştirmede zorlanmayacağı belirtirken anne, bunun nedenini çocukların aynı zamanda cami eğitimi ile desteklenmesine bağlamıştır. Çünkü camide Türkçe dini bilgiler öğrenmektedir. Efe ye dinî bazı kavramlar sorulmuş ve bunlar üzerinde konuşularak kavramları anlayıp anlamadığı, zihininde eşleştirme yapıp yapmadığı öğrenilmek istenmiştir. Fakat Efe, kendisine söylenilen bu kavramları anlayamamıştr. Sorulan kavramlar Arapça kavramlardır. Schahada, Tavhid gibi. Efe, kendisi de derste geçen bazı Almanca ve Arapça kelimeleri anlamadığını ifade etmiştir. 3. Öğretmenin dersini, daha disiplinli bulan anne, çocuğuna ödül ve ceza verildiğinin farkındadır. Öğretmen, aileden çocuğunun derste şımarmaması için destek istemiştir. Çocuğunun derste cezalandırılmasını normal karşılamaktadır Hatta ben diyorum o Türk öğretmen kulağınızı çeker. Hani ben dedim, çeksin kulağınızı diyom, yalan söylüyom Bu ifade ile anne, çocuğunun kulağının 305

çekildiğini belirtmektedir ve öğretmenin bu davranışını Türk olması sebebiyle olumlamaktadır. Aksi takdirde çocuğuna yalan söylemesine gerek yoktur. Efe, derste hep dua okuyoruz, resim yapıyoruz demekle, ders etkinliğinin neler olduğu konusunda ipucu vermektedir. Derste ara sıra oyun da oynamaktadırlar. Oyun nesne saklama şeklindedir. Dolayısıyla derse katkısı olan bir oyun değildir. Sure ve duaları öğretmenin okuyarak öğrettiğini belirten Efe, zaman zaman bunların olduğu çalışma yaprakları da derste almıştır. Okulda gördüğü diğer derslerle din dersini karşılaştırdığında, Efe diğer dersleri daha çok sevmektedir. Nedeni diğer derslerde öğretim etkinliklerinin daha güzel olmasıdır. Efe, derslerin bazen zevkli olduğunu belirtmekte, oyun oynamadığında dersi sıkıcı bulmaktadır. Derste sürekli namaz kılınıyor olmasından hoşnut değildir. Aynı şekilde derste dua öğrenmekten de hoşlanmamaktadır. Bunların derste çok sık tekrar ediliyor olması öğrenciye bıkkınlık vermiş olabilir. 4. Zannedersem bir resim veriyor, öyle bir din dersiyle ilgili defterde yok galiba diyerek anne, okulda çocuğunun yeteri kadar dinî bilgi almadığına işaret etmektedir. Sadece resim verilmesinden memnun değildir. Çocuğunun defterini de henüz görmemiştir bu sebeple defterinin olmadığını belirtmektedir. Şayet çocuklarının okul defterleri varsa onun eve de verilmesini isteyen anne, çocuklarının evde çalışabileceğini düşünmektedir. Anne, öğretmenin birinci ve ikinci sınıflarda aynı çalışma yapraklarını kullandığına dikkat çekmektedir. Derste uygulama yapılması annenin hoşuna gitmektedir. Ancak ders saatlerini az bulmaktadır. Bu sebeple cami eğitimini önemsemektedir. Çünkü cami, okulun eksik bıraktıklarını tamamlayıcı ve destekleyici bir rol üstlenmiştir. Efe derste öğrendiklerini belirtmiştir. Felak ve Nas sureleri programda yer almaktadır fakat Efe, okulda Đhlâs, Felak, Nas, Fâtiha surelerini ve Tahiyyat duasını öğrendiğini ifade etmiştir. Öğrendiği diğer surelerin birinci sınıfta öğrendiği düşünülebilir. Sadece Tahiyyat duası programda yer almamaktadır. Derste öğrendiği diğer konular programda olan konulardır. 5. Cami eğitimi ile okul eğitimini anne karşılaştırdığında, çocuklarının okul eğitimini tercih edeceklerini belirtmiş fakat konuşmasının devamında çocukların camiye daha çok severek gittiğini ifade etmiştir. Annenin söyledikleri arasında bir tutarsızlık gözükmektedir. Fakat açıklamlarından camide verilen eğitimi daha çok 306

beğendiği anlaşılmaktadır. Çünkü Recep Hoca ders verdiği çocuklar ile daha çok ilgilenmektedir. Va nin okuldaki öğretmeni de kötülemek istemediğini söylemesi bu tespiti kuvvetlendirmektedir. Efe, okuldaki eğitimi tercih edeceğini ifade etmiştir. Nedeni okulda boyama yapılacak bir şeylerin verilmesidir. Efe nin boyama yapmayı seviyor olması bu tercihte bulunmasına neden olmuş olabilir. Camide çünkü dua ve Elif Cüzü nden öğrenmek durumundadır. b. Ders Gözlem Analizleri Đkinci sınıf dersleri toplam on bir ders saati (02.03.2005, 27.04.2005, 11.05.2005, 01.06.2005, 02.06.2005, 08.06.2005, 09.06.2005) gözlemlenmiştir. Derslerin içeriği ve Öğretim durumları kategorileri altında dersler incelenmiştir. (1) Derslerin Đçeriği Derslerin Đçeriği başlığı altında yer alan kategoriler Abdest ve Namaz, Sure ve Dua, Peygamber dir. Abdest ve Namaz Abdest konusunun işlendiği ders şöyle olmuştur: Öğrt: Nasıl abdest alınır?, Müslümanlar ezanı duyunca ne yapar? Sorularını sormuştur ve cevap olarak gene kendisi Namaza hazırlık yaparlar demiştir. Öğrt: Nasıl abdest alınır? Bir öğrenci abdestin nasıl alındığını sınıfın ortasında göstermiştir. Diğer öğrenciler unuttuklarını, eksikliklerini söylemişlerdir. Sırayla diğer öğrenciler de kalkıp abdestin nasıl alındığını göstermişlerdir. Öğretmen abdesti anlatan öğrencilere namaza hazır olduklarını söylemiştir. 860 Öğretmen, abdestin ne işe yaradığı ile ilgili Abdest aldıktan sonra Kur an okuyabiliriz. Başka ne yapabiliriz? sorusunu sormuş ve camiye gidebiliriz, önemli olan ibadet etmeden önce abdest almamız gerekir 861 demiştir. Öğretmen, abdest almayı öğrencilere tarif ettirdikten sonra namaz konusunu anlatmaya soruyla başlamıştır. 860 02.03.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 2, bir ders saati. 861 02.03.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 2, bir ders saati. 307

Öğrt: Kime ibadet edilir? Semra: Allah a Öğrt: Niçin ibadet ederiz? Bilal: O bize her şeyi verdiği için mesela ev gibi. Öğrt: Aferin, Allah bize onu tanımamız için bunları verdi. Hilal: Đbadet edince sevap alırız. Öğrt: Allah ın bizim ibadetimize ihtiyacı var mı? Hatice: Evet Öğrt: Đbadet etmezsek ona zarar verebilir miyiz? Hayır, kendimiz için yaparız. Đnsan abdest alınca mutlu olur, temiz olur. Müslümanlar günde kaç defa ibadet etmeli? Efe: Beş defa Öğrt: Ne zaman? Semra: Sabah, öğle, öğleden sonra, akşam, gece ibadeti. Öğrencilere tekrar ettirmiştir. 862 Öğrt: Đbadetler bize mi gerekli Allah a mı gerekli? Hilal: Kendimiz öğrenelim diye. Efe: Bize gerekli. Fatih: Temiz olmak için. Hatice: Đbadet edelim diye. Öğrt: Đçsel huzurumuz olur sonra. Bazen caddede insanlar görürüz, yüzü asık, kötü görünüşlü. Ama insan Allah a ibadet ederse mutlu olur. Allah a şükranımızı göstermeliyiz. Allah neden bize her şeyi vermiştir. Onu tanıyalım diye. Allah ı nasıl tanırız? Ona ibadet edince onu tanırız. Nasıl ibadet ederiz? 863 Namaz konusu ile ilgili bu bilgiler verildikten sonra uygulamaya yönelik bilgilere geçilmiştir. 862 Namaz vakitleri, Tahiyyat ve diğer duaların öğretiminin yapıldığı derste tekrar işlenmiştir. Öğretmen: Günde kaç defa Namaz kılıyoruz?, Zeliha: beş defa, Öğretmen: Ne zaman namaz kılıyoruz?, Ahmet: Sabah, öğle ikindi, akşam, yatsı (Almancalarını söylemiştir), Öğretmen: Arapçalarını nasıl söyleriz? Fecr, Zuhur, Asr, Magrib, Đşa Bunlar öğrencilerle birlikte iki defa tekrar edilmiştir. Bkz. 01.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 15, bir ders saati. Ayrıca namaz vakitleri tekrar 08.06.2005 tarihli derste tekrar edilmiştir. Öğrt: Günde kaç kere namaz var Müslümanlar için?, Fatih: Beş, Öğrt: Kim söylicek, ne zaman?, Hilal: Sabah, öğlen, ikindi, akşam, yatsı (Früh, mittag, nacmittag, abend, nacht), Öğrt: Arapçasını kim söyliyecek?,öğretmen söylemiştir, öğrenciler tekrar etmiştir. 863 02.03.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 2, bir ders saati. 308

Bir battaniyeyi sınıfın ortasına sermiş ve birlikte namazı öğreneceklerini söylemiştir. Erkek öğrencileri öncelikle battaniyenin üzerine çıkartmış ve onlara namazın kılınışını göstermiştir. Öğretmen, Kâbe ye yönelip namaz kıldıklarını belirtmiştir ve Namaz kıldığımız yer temiz olmalı, elbiselerimiz temiz olmalı demiştir. Öğrt: Namaz kılarken kimle buluşuyoruz? Hatice: Allah Öğrt: Bunun için uslu olmalıyız ve iyi davranışlar göstermeliyiz. Đki rekât namazın nasıl kılındığını göstermiş beraber sureleri okumuşlardır. Rukûnun nasıl yapıldığını göstermiş ve düzgün olup olmadığını kontrol etmiştir, secdeye eğiliş şeklini de aynı şekilde göstermiş ve kontrol etmiştir. Bu uygulamadan sonra öğretmen secde hakkında bilgi vermiştir. Neden iki defa secde yaptık? sorusunu sormuş ve cevabı yine kendi vermiştir. Şeytan bir defa bile yapmadı, ona inat biz iki defa yapıyoruz demiştir. Sonra kızlarla namaz uygulaması yapmıştır. Erkeklerle kadınların namaz kılışlarındaki farkı göstermiştir. El bağlama, oturma vb. Ayrıca kadınların eşarp takmaları ve uzun etek giymeleri gerektiğini belirtmiştir. 864 864 02.03.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 2, bir ders saati. Namaz konusu ile ilgili 09.06.2005 tarihli 1.ve 2. Sınıflarla birlikte yapılan cami ziyaretinde öğretmen camide namaz kılmanın önemine yönelik şunları söylemiştir: Evet ama evde kılarsan bir ödül var camide kılarsan yirmi yedi kat daha fazla ödül var. Fakat camide Cuma namazı kılarsan elli kat daha fazla ödül alırsın. Namaz da kadın ve erkelerin saf tutmaları ile ilgili verdiği bilgi şudur: Normal şartlar altında, peygamberin sünneti büyük camide isek ilk sırada erkekler sonra ikinci sırada çocuklar sonra kadınlar gelir. Eskiden peygamber zamanında ilk önce erkekler sonra çocuk, kadınlar vardı. Şimdi iki rekât namaz (beten) kılacağız. Okulda yaptığımız gibi. Kâbe ye yöneliyoruz. Niçin namaz kılındığı konusuna ilişkin öğrencilerle öğretmen arasında şu konuşmalar geçmiştir: Öğrt: Kim Allah ı seviyor? Öğrenciler parmak kaldırır. Öğrt: Niye? Semra neden?, Semra: Çünkü Allah her şeyi benim için yaptığı için., Ahmet: Beni yarattığı için, Bilal: Hayvanları yarattığı için, Kemal: Yemek ve içecek için, Zeynep: Para yarattı, Öğrt: Bu doğru değil, Burak: Çünkü Allah dedi ki her insan sevimli olmalı, Öğrt: O sebeple sen de Allah ı seviyorsun, Kerem: Çünkü her şeyi bizim için yaptığı için, Fatma: Bizi yarattı ve yeryüzünde barışı oluşturalım ve ona ibadet edelim, Zeynep: Bize zor olan şeylerde yardım ediyor, Hilal: Biz Allah a ve Muhammed e ibadet etmeliyiz, Öğrt: Hayır, Allaha ibadet etmeliyiz ama peygamber Muhammed in ibadet ettiği gibi. O bize örnek., Efe: Ona ibadet edersek bizi hırsızlardan korur, Sevinç: Şeytandan korur ibadet edersek. Konuşmaların devamında öğretmen bazı sorular sormuştur: Öğrt: Kim iki gözünü verdi?, Semra: Allah, Öğrt: Ellerini?, Hilal: Allah, Öğrt: Burnunu kim verdi?, Sevgi: Allah, Öğrt: Güzelliğini kim verdi?, Burak: Allah, Öğrt: Kim yemek veriyor?, Davut: Allah, Öğrt: Güneşi kim yarattı?, Fatih: Allah, Öğrt: Her şey Allah tan geliyor bu sebeple onu seviyoruz ve ona şükretmek için namaz kılıyoruz 309

Sure ve dua Öğretmen, öğrencilere ezberlemeleri gereken sureleri ders başlangıcında da okutturmaktadır. Felak ve Nas surelerini öğrenmişlerdir. Derste okuma alıştırmaları yapılmıştır. 865 01.06.2005 tarihli dersin başlangıcında Tahiyyat, Salâvat duaları ve Rabbena duası okunmuştur. Barik ve Rabbena dualarını okuma alıştırmaları yapılmıştır. Ardından dersin ilerleyen zamanlarında Tahiyyat duası üzerinde durulmuştur. Öğretmen Felak, Nas ve Đhlâs surelerini öğrendiklerini belirtmiş, bir öğrenci de Tahiyyat duasını da öğrendiklerini söyleyince dua ile ilgili okuma alıştırmaları yapılmıştır. Öğretmen, Tahiyyat duası ile ilgili ışığı kapatarak şunları anlatmıştır: Bir gün peygamber gökyüzüne yolculuk yaşadı. Onun yanında bir melek vardı, adı Gabriel (Cebrail) di. Belli yere kadar Peygamberle geldi. (Tahtaya yatay çizgiler çizdi.) Son noktaya geldiğinde Gabriel (Cebrail) ben gelemem dedi. Peygamber yalnızdı ve Allah ı gördüğünde söyleyeceklerini unuttu. Düşün bakalım, Allah la karşılaşınca sen ne söylerdin? O da öyle oldu. Beyaz ve akıcı, soğuk bir şey bana verildi, onu içtikten sonra konuşabildim, dedi. O Allah la konuştu. Ettehiyyatülillahi vesselavatü.sonra Allah konuştu..ve orada bazı melekler vardı onlarda neşhedü enlâ ilâhe illâllah ve neşhedü enne Muhammeden.bu ne demek? Biz teşehhütte oturursak ne yaparız? Allah la konuşuruz, namaz kıldıktan sonra okuyoruz. Camiye gitmeden önce Tahiyyat ı öğrenelim. Kim biliyor? 866 02.06.2005 tarihli dersin başlangıcında öğretmenle Salâvat ve Rabbena dualarını okumuşlar ve ardından şöyle bir açıklama getirmişlerdir: Felak ve Nas ı da öğrendik. O sebeple namaz kılarken onu okuyacağız. Önce onları alıştırma yapalım namazda okuyacaz demiş ve okuma alıştırmaları yapmışlardır. Uyumadan önce Kulhu, Felak ve Nas ı okuyacağımıza anlaşmıştık diyerek çocuklara hatırlatma yapmıştır. 867 865 27.04.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 6, bir ders saati. 866 01.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 15, bir ders saati. Dersin sonunda öğretmenin açıklaması şu olmuştur: Camiye gitmeden önce hepsini öğrensinler istiyorum, namaz surelerini. Bir ve ikinci sınıflarda tercümeleri ile öğrenmeleri çok zor oluyor üç ve dörtlerde biraz oluyor, denedim. Çocuklar berikini öğrenirken ötekini unutuyorlar. 867 02.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 20, bir ders saati. 310

08.06.2005 tarihli derste öğretmen Felak, Nas ve Đhlâs surelerini okuma alıştırmaları yapmıştır. Bu derste öğretmenle öğrenciler arasında şu konuşma geçmiştir: Öğrt: Peygamber uyumadan önce Kulhuvallahü ehadı, Felak, Nas ı okumuş. Efe sen de okuyor musun? Efe: Evet Öğrt: Rüyanda bazen kötü şeyler görüyor musun? Semra: Evet Öğrt: Eğer okur uyursan bir şeytan yanına hiç yaklaşmaz Bilal: Şeytan hizmetlisiydi Öğrt: Allah ı dinlemediği için Şeytan oldu Hilal: Melek miydi? Öğrt: Evet melek gibiydi 868 Yunus Peygamber Yunus peygamberi anlatmaya öğretmen şu cümlelerle giriş yapmıştır: Bugün Peygamber Yunus konusunu işleyeceğiz. Bütün peygamberlere inanıyor muyuz? Hilal: Evet 869 Kayıtlarda yer alanlar şunlardır: Bu soru ve cevaptan sonra öğretmen hikâyeyi okumuştur. Irak da bir şehir vardı Nive, oradakiler puta inanıyordu. Put her tarafta vardı. Her putun kendi adı vardı. Biri gök için biri yer için, biri gece biri gün için Tanrı vardı. Ona hediye veriyorlardı. Kazandıklarının bir kısmını onlara veriyorlardı. Karanlık olduğunda ise Kral ın askerleri gelip, Tanrı lara verilen her şeyi toplayıp Kral a götürmüşlerdir. Yunus, halkın bu kadar nasıl aptal olduğuna inanamıyor. Hem elleri ile yapıyorlar ve hem de tapıyorlar. O tek Allah a inanıyordu. Şayet sizin Tanrılarınız akıllı olsaydı, hareket edebilseydi biri diğeri ile savaşırdı, biri barış isterken diğeri savaş, biri güneş, biri yağmur isterdi. Onlar Yunus a, sana şeytanlar eşlik ediyor, dediler. Yunus, halkı nasıl uyaracağını düşünüyordu. O sırada Allah Cebrail i gönderdi ve ona öğretti. Halk, madem öyle Allah ın seni kurtarsın, dedi ve ona işkence etmişler. Ona sadece iki kişi iman etti. Yunus Allah a dua etti ve 868 08.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 23, bir ders saati. 869 11.05.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 10, bir ders saati. 311

çok üzgün olduğunu söyledi halkı için azap istedi, daha önceki halklara verilen azabı istedi. Halk, onla dalga geçmeye devam etti. Birden bir rüzgâr çıktı, ama bazısı yine dalga geçtiler, bu rüzgâr nasılsa geçecek. Sonra gökyüzü karardı, insanlar çok korktular, Yunus un evine koştular. Yunus u aradılar ama bulamadılar. Gel bizi kurtar, ne yapmamız gerekiyorsa onu söyle. Đman eden iki kişi onlara anlattı, Allah a hemen inandılar ve Allah a inandıkları için mutluydular. Yunus yoktu, Yunus korku ile şehri terk etti. Ağlıyordu. Dağları taşları aşarak, o şehirden uzaklaştı. Deniz yolcularını gördü, gemiden onu da almalarını istedi. Yolcular, Yunus un onlar için dua edeceklerini düşünerek aldılar çünkü şansa ihtiyaçları vardı. Yunus, iç huzura kavuştu. Şehri terk ettiğim için mi acaba? Dedi. O sırada gemi, orada kaldı. Devam etmiyor. Aramızda bir günahkâr olmalı, dediler o sebeple durdu gemi. Belki de bir köle vardır efendisinden izinsiz gelmiştir. O sırada Yunus, benim köle efendimin izni olmadan şehrimizi terk ettim, dedi. Sonra kura yoluyla çekiliş sonucu birini atmaya karar verdiler. Çekilişte Yunus çıktı. Yaşlı ve zayıf olduğu için onun günahkâr olduğuna inanmadılar ama Yunus benim günahkâr, dedi. Tekrar kura çektiklerinde üçüncü kurada da Yunus çıktı. Fırtına çıktı ve beni atın denize, ben tanrısal görevimi yapmadım, beni atın, dedi. Sonra Yunus, denize atıldı. Ve bir balığın karnında yaşadı. Taki, günahı affedilinceye kadar. Senden başka hiç kimse benim günahımı bağışlayamaz, dedi. Allah kimi severse onu her zaman her yerde korur. Bir süre sonra balığın karnından çıktı ve tekrar kendi gücüne kavuşunca tekrar terk ettiği şehre gitti. Herkes, seni arıyorduk, neredeydin? Diyorlar. Kral bile onun elini öpmek istedi, bizi bağışla sana zorluk yaşattık, dediler. Yunus, Allah a dua etti, ben sana daha ibadet etmek istiyorum. Göklerin ve yerin tanrısı Allah ım dedi. Hikâye öğrencilere sunulduktan sonra devamında şu bilgiler verilmiştir. Öğrt: Bu hikâyeyi nereden biliyoruz, Yunus un peygamber olduğunu? Hatice: Kur an dan 312

Öğrt: Aferin bir artı sana, teşekkürler. Kur an da hangi sure Yunus u anlatır? Yunus suresi, aynı isimle. Yunus Almanca ne demek? Jones. Allah bu hikâye ile bize ne anlatıyor? Erdal: Sabırlı olmamız gerektiğini. Öğrt: Aferin teşekkürler. Yunus halkını neden terk etti? Bilal: Çünkü. Hatice: Çünkü çok kuvvetli rüzgâr vardı. Semra: Çünkü,. Öğrt: Kaç tanrıları vardı? Efe: Çok Öğrt: Onların çok Tanrı ları vardı. Yunus u dinlemediler, o sebeple terk etti. Hilal: Yerlerin tanrısı göklerin tanrısı. Öğrt: Hayır onlar yanlış düşündüler. Kaç Allah var? Emre: Tek bir Allah var. Kerem: Şeytan da bir Allah. Öğrt: Hayır Hatice: Allah ın yüz adı var ve birini kendinde bırakmış. Öğrt: Evet doksan dokuz tane. Hatice: Ben birkaç tane biliyorum. Öğrt: Say! Hatice: Er Rahman, Rahim, Melik, Kuddüs, Selam, Mümin, Müheymin, Aziz Öğrt: Cabbar Hatice: Cabbar, Mütekebbir, Halık Öğrt: Sana teşekkür ederim. Kim bana Yunus hakkındaki düşüncelerini söyler? Efe: Gerçek olduğunu? Öğrt: Tabii ki gerçek böyle oldu. Ema ne düşünüyorsun? Ema: (Öğrenciden cevap gelmez) Öğrt: Sonra düşünün üstünde 870 870 Bu hikâye Hrsg: Institut für Islamische Erziehung, Quranische Geschichten kitabından sunulmuştur. 11.05.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 10, bir ders saati. Bu hikâye Yayınlayan (Hrsg): Institut für Islamische Erziehung, Quranische Geschichten kitabından sunulmuştur. 313

(2) Öğretim Bu başlık altında yer alan kategoriler, sınıf yönetimi; derse giriş, ödül ve ceza, ders etkinlikleri; hikâye anlatma, sure ve namaz öğretimi. Sınıf Yönetimi Bir önceki derste Felak ve Nas surelerini ezberleme alıştırmaları yapılmıştır. Ne yapıldığını hatırlamak üzere öğrencilere Geçen ders ne yaptık? sorusunu sormuş ve aldığı cevap üzerine derse Felak ve Nas surelerini okutturarak başlamıştır. Öğretmen okumuş ve öğrenciler tekrar etmiştir. 871 Yunus peygamberi anlattığı derse de, ders duası olarak Rabbena dualarını okuyarak başlamıştır. Duayı okumadan önce öğrencileri motive etmek istemiştir, Önce konsantre ol dua yapacağız demiştir. Ardından Rabbena dualarının Arapça sını ve Almanca sını okumuş öğrenciler tekrar etmiştir. 872 Ders başlangıcında öğretmen öğrencilerin yerlerini düzenlemek istemiştir. Ardından konstantre ol diyerek Euzu besmele çekip Tahiyyat, Salâvat dualarını, Rabbena dualarını okumuştur. Barik duasını iki kere okuduktan sonra Rabbena duasına geçmiştir. 873 08.06.2005 tarihli derse öğretmen yine dua okuyarak başlamıştır. Dua öncesinde çocukların dikkatini toplamasını istemektedir Konsantre ol. Allah seni görüyor, uslu durursan seni sever. Euzbil Ettehiyyatü.Salli Barik Rabbena amin (sadece Tahiyyat ın Almancası okunmuştur.) 874 Ödül ve Ceza Öğretmen, abdesti göstererek anlatan öğrencilere tahtada artı vermiştir. Ayrıca derste üç artısı olan bir öğrenciye balon vermiştir. 875 27.04.2005 tarihli derste derse Felak ve Nas surelerini okuyarak başlamış ardından parmak kaldırıp okumak isteyen öğrencilere okutturmuş ve artı vermiştir. 876 01.06.2005 tarihli derste Barik duasını okumak isteyen öğrenciye duayı okutturmuş ve ardından çok güzel diyerek artı 871 27.04.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 6, bir ders saati. 872 11.05.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 10, bir ders saati. 873 01.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 15, bir ders saati. 874 08.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 23, bir ders saati. 875 02.03.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 2, bir ders saati. 876 27.04.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 6, bir ders saati. 314

vermiştir. Aynı öğrenci daha sonra Tahiyyat duasını okumuş bu seferde okuduğu için bir eksisini silmiştir. 877 11.05.2005 tarihli derste öğretmen, ders etkinliği olarak hikâye okurken bir öğrenci güldüğü için sınıftan atılmıştır. Bir öğrenci öğretmenin Yunus Kıssası ile ilgili sorduğu soruya doğru cevap verdiği için artı almıştır. Öğretmen aferin bir artı sana, teşekkürler demiştir. 878 Öğretmen, öğrencilerin oturma düzenlerini değiştirmek istemiş ve öğrenciye başka yere geç demiştir. Öğrenci yerini değiştirmeyince Bak dışarıya atarım demiş, öğrenci de o zaman çıkayım ben demiştir ve dersten çıkmıştır. Öğretmen arkasından gidip üç dört dakika sonra tekrar derse dönmüştür. 879 Öğretmen, bir başka derste öncelikle tahtaya öğrencilerin isimlerini yazmıştır. Derste sureleri tam okuyan öğrencilere artı, eksik okuyanlara yarım artı vermiştir. 880 08.06.2005 tarihli derste de öncelikle tahtaya çocukların isimlerini yazmıştır. Ders duasına Erdal, iyi katıldığı için öğretmen artı vermiştir. Sure okuma alıştırmalarında sureleri tam okuyan öğrencilere aferin, çok güzel, hoşuma gitti gibi ifadeler kullanmıştır. Derste konuşan bir öğrenciye de eksi vermiştir. 881 09.06.2005 tarihinde yapılan cami ziyareti çıkışında öğretmen, çukulata dağıtmıştır. Öğrt: Bu Allah ın size hediyesidir. Camiye gelip namaz kıldığınız için demiştir. 882 Ders Etkinlikleri Hikaye anlatma Nuh kıssasını anlattığı derse öğretmen Felak ve Nas surelerini tekrar ettirerek başlamıştır. Ardından kıssaya geçmiştir. Nuh kıssasına bir soruyla giriş yapmıştır: Öğrt: Kim tanıyor Nuh u? Hikâyesini tanıyor musunuz? Öğrenciler bilmediklerini söylemiştir. Öğretmen sınıfın ortasına bir sandalye çekmiş ve oturmuştur. Eline kitabı alıp hikâyeyi oradan okumuştur. Ara sıra sorular sormuştur. Allah ın planını kim bozar? 877 01.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 15, bir ders saati. 878 11.05.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 10, bir ders saati. 879 01.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 15, bir ders saati. 880 02.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 20, bir ders saati. 881 08.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 23, bir ders saati. 882 09.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 27, bir ders saati. 315

Hilal: Kimse. Öğrt: Aferin demiştir 883 Nuh kıssasını böyle okurken öğrencilerden bazıları hikâyeyi anaokulundan hatırladıklarını söylemiştir. Derste Nuh peygamberle ilgili şu bilgiler yer almıştır: Öğrt: Kim hikayeyi anlatabilir?, Nuh kim?, Melek mi insan mı? Hatice: Đnsan, iyi insan. Bilal: Peygamber Öğrt: Peygamber ve insandı bizim gibi. Halkına ne dedi? Efe: Allah a inanın dedi. Öğrt: Hangi Allah a? Bir tek Allah a inanın, dedi. Hepsi inandı mı? Erdal: Oğlu dışında arkadaşları, ailesi inandı. Öğrt: Karısı ve oğlu inanmadı. Đnanmak istemeyenler ne dedi? Bilal: Sen de bizim gibi insansın dediler. Semra: Đnanmayanlar, inançsızlar. Öğrt: Tamam ama ne dediler? Ema: Sen de bizim gibi insansın sana inanmayız Öğrt: Sana inananlar zayıf ve fakir insanlar, dediler. Nuh ne dedi? Hasan: Đnanmayanlar ceza alacaklar. Öğrt: Ne ceza alacaklar? Hilal: Yağmur Hatice: Şimşek Bilal: Fırtına Öğrt: Ne inşa ettiler? Semra: Gemi, sonra en yüksek dağa oturdular. Öğrt: Gemisine kimi aldı, yanında? Erdal: Ailelerini ve hayvanlarını Öğrt: Sadece onlar mı? Hilal: Arkadaşlarını Öğrt: Hangi arkadaşlarını? Ema: Allah a inananları. 883 27.04.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 6, bir ders saati. 316

Öğrt: Kim onla birlikte gelmek istemiyor? Bir çocuk mu yoksa kendi çocuğu mu? Semra: Kendi oğlu Öğrt: Babasına ne dedi? Hatice: Hoşça kal. Öğrt: Hoşça kal demedi. Dağda ne oldu, orda yaşadı mı? Erdal: Boğuldu. Öğrt: Neden boğuldu? Ema: Çünkü tek bir Allah a inanmadığı için, cezalandırıldı. Öğrt: Bu hikâyeden ne öğrendik? Semra: Allah a inanmazsak cezalandırılırız. Öğrt: Hangi Allah? Semra: Tek bir Allah Öğrt: Nuh peygamberdi. Bizim peygamberimiz kim? Hilal: Muhammed Öğrt: Bizim sadece bir tane mi peygamberimiz var? Hilal: Hayır hepsi öldü. Öğrt: Hepsine mi inanacağız? Erdal: Hayır Bilal: Jesus a (Đsa ya) da inanmalıyız. Öğrt: Đnanmalı mıyız? Hatice: Biz bütün peygamberlere inanmalıyız. Öğretmen bu öğrenciyi tahtaya çıkartmış ve orada tekrar söylettirmiştir. Öğrt: Jesus a (Đsa ya) da inanmalıyız. Nuh a da inanmalı mıyız? Ema: Evet Hatice: O, Nuh değil Noah, Almanca Noah tır. Öğrt: Fark etmez Nuh ya da Noah. Hikâye den ne öğrendin Ema? Ema: Bir Allah a inanmalıyız. Öğrt: Başka? Sadece Allaha inandım demek yeterli mi? Bilal: Hayır Semra: Fakirlere yardım etmeliyiz. Öğrt: Hepimiz cennete gitmek istiyor muyuz? 317

Öğrenciler: Eveeet Öğrt: Bunun için Şehadeti önce söylemeliyiz. Tek Allah a inanıyor muyuz? Öğrenciler: Eveeet Öğrt: Yarın Nuh hikâyesini birlikte oynayacağız 884 Sure ve namaz öğretimi Bir önceki derste Felak ve Nas surelerini öğrenmiş olan öğrenciler bir sonraki derste bir defa öğretmen okumuş ardından tekrar etmişlerdir. Sekiz öğrenciden altısı sureleri ezberlediklerini söylemişlerdir. Öğretmen tek tek parmak kaldıran öğrencilere okutturmuş diğer öğrenciler de okuyanları dinlemişlerdir. Okuyan öğrencileri artı vererek ödüllendirmiştir. 885 Tahiyyat suresini okuma alıştırmaları yaptıkları bir derste öğretmen öncelikle duayı kimlerin bildiğini sormuştur ve sekiz öğrenciden altısı parmak kaldırmıştır. Öğretmen okumuş ve ardından öğrenciler tekrar etmiştir. Sonrasında öğretmen sırayla öğrencilere okutmaya başlamıştır. Okurken hatalarını düzeltmektedir. Henüz okuyacak duruma gelmeyen Hatice ye okutturmak istemiş ancak o ben bilmiyorum demiştir. Bunun üzerine öğretmen okumuş ve Hatice tekrar etmiştir. Öğretmen sınıfa Hepimiz birlikte okuyalım sonra Hatice okuyacak demiştir. Hep birlikte okuduktan sonra öğretmen Hatice ye de yardım ederek okutturmuştur. Hatice ye duayı yarına kadar ezberlemesini söylemiştir. Ardından Erdal a okutturmuş ve sonrasında hep birlikte okumuşlardır. Üç öğrenciye daha okutturduktan sonra tekrar Hatice ye okumasını söylemiştir. Hatice okumaya çalışmış, öğretmen de yardımcı olmuştur. 886 Felak ve Nas surelerini okuma alıştırmaları yaptıkları derste Felak suresini önce öğretmen okumuş ardından öğrenciler tekrar etmiştir. Đki kere bu uygulama yapıldıktan sonra öğretmen okumak isteyenlere okutturmuştur. Nas suresini de aynı şekilde önce öğretmen okumuş ardından öğrenciler tekrar etmiştir. Bu uygulamada üç kere yapıldıktan sonra bütün öğrencilere okutturulmuştur. Đhlâs suresini kimin okuyabileceği sorulmuş ancak parmak kaldıranlardan bir kişiye okutturulmuştur. 887 884 27.04.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 6, bir ders saati. Yunus peygamberi anlattığı derste de hikâyeyi kitaptan okuması 20 dakika sürmüştür. Arkasından bazı sorular sorarak dersi bitirmiştir.11.05.2005 tarihli ders. 885 27.04.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 6, bir ders saati. 886 01.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 15, bir ders saati. 887 08.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 23, bir ders saati. 318

Namaz konusunu işlediği derste öğrencilerle birlikte önce sure okuma alıştırmaları yapılmış ardında abdestin tarif edilmesiyle devam edilmiştir. Öğrt: Erkekler şimdi öne geliyorlar. Ayakkabılar çıkıyor! Daha önce abdest (Vorwäsche) almanız lazım Semra: Ne? Öğrt: Wudu, abdest (Vorwäsche). Efe tarif et bakalım! Öğretmen Efe nin anlatmasına yardım etmiştir. 888 Öğrt: Okey, şimdi sabah (Früh) namazı kılalım! Salatül Fecr Erdal: Salatül Fecr Öğrt: Ne tarafa dönüyoruz? Kâbe yönüne. (Tekbir alınışını göstermiştir), eller kulağa yakın geliyor. (Sonra el bağlamasını göstermiştir.) Birlikte Sübhâneke, Fâtiha, Felak ı okumuşlardır. Öğretmen okumuş, öğrenciler tekrar etmiştir. Rukûda sırtın nasıl olacağını göstermiştir, secdede de yine aynı şekilde, ayakların duruşunu göstermiştir. Bu grup iki rekât kılmıştır. O, çocuklara öğretirken kızlar kendi hallerinde sıralarında oturmaktadır, gürültü yaptıkları için, öğretmen onları uyarmıştır. Đkinci rekâtta Fâtiha ve Nas ı okumuşlardır ardından rukû ve secde yapmışlardır. Öğretmen, kızlar kalemlikle oynuyorlar ve de öğretmeni dinlemiyorlar diye kalemliklerini ellerinden almıştır. Tahiyyata oturduklarında, öğretmen Tahiyyatı okumuş öğrenciler tekrar etmiştir. Arkasından Salli Barik ve Rabbena yı okumuşlardır. Sıra kızlara gelmiştir. (üç kız) Öğrt: Đki rekât kılacağız. Salatul Zuhur, öğle namazı (Mittagsgebet) Önce bir kız öğrenciye abdesti anlattırmıştır. Öğrt: Kâbe yönüne demiştir. Tekbir almayı ve el bağlamayı göstermiştir. (Bu gruba örtünme ve kısa kollu giymeme meselesinden söz etmemiştir) Sübhâneke yi okutturmuş, Euzu Besmele, Fâtiha ve Felak okunmuştur. Rukû yapmışlardır. Sübhanerabbi, semiallâhü limen ardından secdeyi yapmışlardır. Secdede burnun ve alnın yere değmesi gerektiğini bir öğrenciye 888 08.06.2005 tarihli derste de öğretmen namazın uygulamasını işlediği derste, abdestin nasıl alındığını bir öğrenciye sınıfın ortasında tarif ettirmiştir. 09.06.2005 tarihli cami gezisinde de öğretmen bütün öğrencilerin abdest almasını istemiştir. 319

söylemiştir. Đlk oturuşu, ilk rekâtta yapmışlar ve Tahiyyatı, Salli, Barik ve Rabbena yı okumuşlardır. Selam vermişler ve ders bitiş zili çalmıştır. 889 Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Abdest ve Namaz konusunda öğretmenin verdiği bilgiler birinci sınıfta verdiği bilgilerle aynıdır. Abdest konusu ikinci sınıfta yer almamaktadır. Bunun yerine içsel ve dışsal temizlik ayırımının öğretilmesi programda amaçlanmıştır. Niçin ibadet ediyoruz, konusunda da söylenilenler aynı şeylerdir. Programda namazla ilgili olarak yer alan konudan birisi de günde kaç defa namaz kılındığıdır. Derste namaz vakitleri öğrencilere tekrar ettirilmiştir. Ardından namazın kılınışı ile ilgili aynı bilgiler verilmiştir. 2. Ders süresince öğretmen konulardan bağımsız, ders aralarında, ders başlangıcında dua ve sure okutturmaktadır. Programa göre öğretmen Felak ve Nas Surelerinin anlamı üzerinde durması gerekirken Tahiyyat duasına ilişkin bilgi vermiştir. Verilen bilgiler duanın içeriğine yönelik bilgilerdir. Felak ve Nas surelerine ilişkin ise öğrencilerin bu sureleri uyumadan önce okuyup okumadıkları sorulmuştur. 889 02.06.2005 tarihli 2. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 20, bir ders saati; Öğretmen sabah namazının iki rekâtını 08.06.2005 tarihli derste de uygulamalı olarak işlemiştir. Öğrencilerden birisi abdestin nasıl alındığını tarif etmiştir. Ardından öğretmen kabeye yöneldiklerini söylemiş ve tekbir almıştır ve kızların nasıl tekbir alacağını ellerini nasıl bağlayacağını göstermiştir. Öğrt: Önce Subhanekeyi oku!. Hatice okudu sonra sırayla hepsi okudu. Öğretmen Euzubesmele çekmiştir. Elhamı birlikte okumuşlardır. Kulhuyü birlikte okumuşlardır. Ruku yapmışlar, subhane rabbiyel azim Semiallâhülimen.Rabbena lekel hamd dedikten sonra secde yapmışlardır subhanerabbiyelâla. Kızlar secde yaparken iki erkek öğrenci de yere, betona secde yapmaktadır. Öğretmen onlara bir şey dememiştir. Tahiyyatı birlikte okumuşlardır. Öğretmen okumuş öğrenciler tekrar etmiştir. Salli, Barik, Rabbena yı öğretmen okumuştur onlar tekrar etmiştir. Selam vermişlerdir. Öğrt: bir şey anlatcam, şayet abdest alırsak peygamber der ki, bütün canlılar öldükten sonra Allah azze ve celle hepimizi toplicak, peygamber dedi ki ben sizi tanıyacağım, demiş. Nasıl tanıyacak? Yüzümüzden tanıyacacak ve ayağımızdaki halhaldan bilecek. Bilezik ne demekti? (bunu Türkçe sordu) Armband. Zil çalmıştır ; 09.06.2005 tarihli 1. ve 2. sınıflarla birlikte yapılan cami gezisinde Tekbir almışlardır. Kadınların tekbirini göstermiştir. Subhaneke, Euzu besmele, Elham, Kulhü yü okumuşlardır. Öğretmen okumuş, öğrenciler tekrar etmiştir. Ruku yapmışlar, Subhanerabbi ve secde yapmışlardır, Subhanerabbiyeala öğrenciler oturmuşlardır. Öğretmen erkek çocukların ayaklarını kontrol etmiştir, tekrar secde yapıp kalkmışlardır. Fatiha yı, Felak ve Nas ı okumuşlardır aynı şekilde. Rükü yapmışlardır. Secde yapmışlardır. (Öğretmen, ilkönce yüzünü kıbleye dönmüş iken sonra çocuklara doğru dönmüştür.) Oturuş yapmışlardır, Tahiyyat ı, Salli, Barik ve Rabbena yı okumuşlardır. Önce öğretmen okumuş sonra çocuklar kelime kelime tekrar etmiştir. Selam vermişlerdir. Allahümme entesselam tebarek- teyazelcelâli 320

3. Yunus Kıssası hakkında yeterli bilgi verilmiştir. Ancak hikâye üzerinde konuşulurken hikâyede geçen kahramanların davranışları ahlakî yönden incelenmesi ikinci sınıf öğrencileri için uygun olacaktır. Sadece tek Tanrı ya inanma boyutu üzerinde durmak yeterli olmayacaktır. 4. Derse sure ve dua ile başlama geleneğinde ikinci sınıf uygulamalarında bir değişiklik yoktur. Ders başlangıcında okunanlar, öğrencilere ezberletmek amacıyla okunmaktadır. 5. Öğretmenin geleneksel anlayışla ödül ve ceza vermeye devam ettiği görülmüştür. Öğretmenin isteklerine cevap veren öğrenciler ödüllendirilmektedir. Öğretmenin beklentisine aykırı hareket eden öğrenciler dersten atılabilmektedir. Bu da öğretmenin sınıf yönetiminde ne kadar başarısız ve aciz kaldığını göstermektedir. 6. Öğretmenin hikâyeleri genellikle okuyarak öğrencilere aktardığı gözlemlenmiştir. Oysa ki bu tür konularda daha önce de değinildiği gibi öğretmen anlatması etkili bir yoldur. Hikâye sonrasında öpretmenin soru cevapla konuyu açmaya ve anlaşılır kılmaya çalışması, bu etkinlik için çok uygundur. 7. Sure ve namaz öğretiminde sürekli öğretmenin öncelikle sureyi okuduğu ve namazın nasıl kılındığını gösterdiği gözlemlenmektedir. Öğrenmenin çok sayıda kişide gerçekleşmesi istendiğinde, öğrencilere farklı etkinlikler yapma imkânı verilmelidir. Farklı zekâ çeşitine sahip olan öğrenciler hangi çalışmayla daha iyi öğrendiklerine karar verebileceklerdir. Yaparak, filmden izleyerek, namaz hareketlerini boyuyarak, arkadaşına anlatarak vb. Öğrencilerin uygulayarak öğrenmesi isteniyorsa o zaman yine kendi öğrenmelerini şekillendirmelerine izin verilmelidir. Öğrenciler gruplar halinde çalışılabilir. Ayrıca öğretmen bir gruba uygulama yaptırırken, diğer grup sıralarında kendi hallerinde kalması, uygulamayı takip etmemesi, öğretmenin sınıf yönetiminde sorun yaşadığını göstermektedir. Ara Özet Anne ve babanın, öğrencinin dersin işlenişine yönelik belirttikleri, ders gözlemlerinde ortaya çıkmıştır: Sure ve dua ezberlenmesi, öğretmenin tek tek namaz kıldırması, çok fazla materyal vermemesi gibi. Bunun haricinde öğretmenin program dışı dua ve sure ezberlettiği gözlemlenmiştir. 321

Annenin ve Efe nin de belirttiği, öğretmenin disiplin uygulaması sınıf dışına atılma olayları gözlemlenen derslerde de olmuştur. 3. Üçüncü Sınıf Đslam Dersi a. Görüşme 3 (1) Anneyle Görüşme Serpil Arhan la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 13.05.2005 tarihinde Va nin evinde gerçekleştirilmiştir. Görüşme dili Türkçe olmuştur. Va sorulara içtenlikle cevap vermiş, çocuklarının öğrenme güçlüklerini dahi araştırmacıyla paylaşmıştır. Kişisel Bilgiler: Va, otuz sekiz yaşında bir genç annedir. Almanya da Ortaokul (Hauptschule) arkasından Meslek Lisesi ni okumuştur. Đşçi olarak bir fabrikada çalışmaktadır. Vb de otuz dokuz yaşındadır. Almanya ya Türkiye den gelmiştir, lise mezunudur. Đşçi olarak bir fabrikada çalışmaktadır. Vb, 1988 yılında Almanya ya gelmiştir, kendisi ise altı yaşında iken gelmiştir. Ailenin iki çocukları vardır. Görüşmenin yapıldığı tarihte on ve dokuz yaşlarındadır. 890 Va nin altı yedi sene çocuğu olmadığı için çocuklarına çok bağlanmış ve aşırı düşkündür. 891 Büyük oğlu da küçük oğluyla aynı okulda aynı öğretmenden din dersi almaktadır. Çocuğun dersleriyle ilgilenme Va, çocuklarının okul toplantılarına katılmaktadır. Aynı zamanda büyük oğlunun veli sınıf temsilcisi görevini yürütmektedir. Toplantıların dışında bir problem olduğunda ya da dersleri kötü gittiğinde sık sık görüşmeye gitmektedir. Çocukları okula bıraktığında yine çok kısa öğretmenle konuşmaktadır. 892 Çocuklar derslerini okuldan sonra gittikleri etütte yapmaktadır. Va, çocukların dersleriyle akşamüstü ilgilenmektedir. Özellikle Hayat Bilgisi Dersi nden (Hemat und Sachkunde) sınavları olacağı zaman onları çalıştırmaktadır. Onların ezberlediklerini kontrol etmektedir, 890 Đslam Dersi, Transkripsiyon 5, St:1-34. 891 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:166-169. 892 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:38-44. 322

beraber yazı yazmaktadırlar. Oğlu Đlker, 893 en çok Hayat Bilgisi Dersi nde zorlanmaktadır. 894 Va, akşam çocuklar eve geldiklerinde çocukların bütün defterlerini kontrol etmektedir. Zaman zaman öğretmen, çocuklarıyla ilgili notlar yazabilmektedir. Çocukları derslerde dikkat toplama güçlüğü yaşadıklarında onları terapiye götürmektedir. Va, çocuklarının öğrenme stillerini fark etmiştir. 895 Çocuklarının okuması için her türlü fedakârlığı yapmaya hazır olduğunu belirtmektedir. Niye yani benim çocuklarım okusun bilsin, kenarda kalsın ama gene gidip temizlik yapıyorsa yapsın ama çocuğum bu Allah üzerine kal- şeyinde kalsın burada kalsın onun için. Eşim o kadar vakit ayıramıyor ama ben işimi de bıraktım beş sene evdeydim, daha yeni birinci aydan beri yarım gün çalışıyorum o da. Üzülüyorum bugün Mert 896 üç yazmış üzülüyorum. Temizlik yapıyorum bilmem ne yapıyorum diye, çocuğumu ihmal ettim yani ben ona sonra kendi kendime üzülüyorum oturuyorum sonra pişman oluyorum. 897 Đslam Dersi öğretmeninin verdiği bir çalışma kâğıdını Va, anlamakta zorlandığında çocuğunu Vb ye de yönlendirmektedir. Çünkü eşi altı yedi yıl Kur an Kursu na gitmiştir. 898 Din dersini ve dersin dilini tercih Çocukların Din Dersi almalarını Va tercih etmiştir. Va, din dersini tercih sebebini şöyle açıklamaktadır: Şöyle ben fazla em Türkçe ıı Đslam olarak eşim çok biliyor ama o da çalıştığı için çocuklarıma yardımcı olamıyor. Ben de fazla eğitim hani bilmediğim içün çocuklarımı bazı sorular sorduğu zaman cevaplandıramıyorum, en azından din dersine giderse hem ken- Đslam ımızı bilir hem de diyelim kafalarında olan soruları sorunları öğretmeniyle cevaplarını almış olur, diye düşündüm. Öğretmenin anlatmasıyla benim anlatmam arasında bir dağlar kadar fark var hani. 899 Đlker iki yıldır Đslam Dersi almaktadır. Birinci sınıfta böyle bir ders yoktur. Dersin dili ile ilgili anne şöyle düşünmüştür. Evet Türkçe olsaydı, güzel olurdu çocuklarımız en azından bi ana diliyle almış olurlardı ama bana bilgide şey dediler 893 Kendisiyle görüşülen ve dersleri gözlemlenen çocuk. 894 A.g.d., Transkripsiyon 5, satır 47-54. 895 A.g.d., Transkripsiyon 5, satır 133-147. 896 Đlker in ağabeyi. 897 A.g.d., Transkripsiyon 5, satır 152-158. 898 A.g.d., Transkripsiyon 5, satır 125-128. 899 A.g.d., Transkripsiyon 5, satır 60-65. 323

(3) ım Türk olmayıp da diyelim ki Đslam çocuklarımız var dediler, onlar Türkçe anlamadıkları için Almanca olucak dediler, bi de dediler ki Bayern den biz bunu kabul ediyoruz ama bi şartımız var, Almanca anlatılacak. Ama hangisi doğru bilemiyorum yani. Önce on çocuk var diyorlar mesela Yugoslav kızı var ama Đslam, dini Đslam olduğu için, ama Türkçe olmuş olsa, yararlanamaz diyerekten Almanca kabul ettiler. Müdürümüzde, size bir imkân tanıdılar ama din dersi verilecek çocuklarınıza Almanca şartıyla, bunu kabul ederseniz dilekçe yazacaksınız Bayern e, okey- önce bir kısmını onun geri çevirdiler geri verdiler, sonradan okeylendi önce kabul edilmedi. Sonra ailelerce biz bütün herkese imza toplanıldı. Temel de 900 vardı beraber bir beyle. Bütün imza toplanıldı dilekçe yazıldı ve ondan sonra tamam denildi, din dersi verilcek çocuklarınıza ama bi şartla Almanca verilcek Türkçe yi kabul etmiyoruz çünki biz öğrenmek istiyoruz acaba nasıl bir din öğretiliyor, diyerek. Veliler o şartı kabul etti yani önemli olan çocuklarımız Etiğe gitmesin Đslam olsun en azından Đslam ın şartını öğrenir çocuklarım. Şuan Mekke yi öğrendiler, orucun niçin tutulduğunu, niye kurban kesildiklerini hep böyle şeyleri hepsi sırf sure öğrenmiyorlar, bilmiyorum siz hiç katıldınız mı diğer şeylerle hepsi beraber yürütüyor yani surede öğreniyorlar ama oruç niçin tutuluyor, Mekke yi filan yanında bazı onlar da anlatılıyor yani. 901 Çocuklarının Đslam Dersi nde öğrendiklerinden haberlidir. Hacca niçin gidilir o öğrenildi. Ondan sonra kurban bayramı niçin var o öğretildi. Benim bildiğim kadarıyla, oruç niçin tutuyoruz, o öğretildi: Beş vakit namazı başka ne vardııı M: Bunlar şey mi Mert in mi? Va: Đkisinin de Đlker de aşağı yukarı onları öğrendi. Đkisi de aynı konu. 902 Va, görüşme sonrasında da aynı düşüncesini yinelemiştir. Çocuklarım hemen hemen aynı şeyleri öğreniyorlar, bir hafta ara ile, bir ay ara ile ya da bir yıl ara ile. Va, tekrar çocuğunun Etik dersine gitmesinden Almanca Din Dersi almasının daha uygun olduğunu vurgulamıştır. müdürde size bir şeker sunuluyor ama şart Almanca olacak, biz de dedik ki niçin bize imkân veriliyorsa çocuklarımız için Almanca, ha ama ben namazı niçin kılıyorum, niye biz oruç tutuyoruz, bunları öğrenir diyerekten ben de kabul ettim yani. Niçin Etiğe gitsin ki çocuklarımız Türk, 900 Dersin öğretmeni. 901 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:71-91. 902 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:210-214 324

Alman şeyini öğrenesiye kadar Jesus u bilmem neyi, benim dinimi öğrensin, Đslamı mızın şartını öğrensin, onu olarak kabul ettim ben. 903 Ders dilinin aslında Türkçe olmasını tercih etmektedir ancak böyle bir imkân kendilerine sunulmamıştır. Ben kendim Müslüman olduğum için dinim Đslam olduğu için, Türkçe konuştuğum için, tabii ki benim için gurur verirdi, bu Türkçe konuşulmuş olsaydı. Hem çocukların Türkçesi ilerlerdi çünkü ben bilmiyorum siz nasıl- bize diyorlar ki ana dilini bilen bir çocuk okulda daha iyi başarılı olur, şu an Đlker im bocalıyor, Türkçe yi sanki Alman dan dönmüş bir çocuk Türkçe yi çat pat konuşur ya, Đlker şuan o durumda. Đlker im şimdi bazen iki kelimeyi bir araya getiremediği zaman üzülüyorum bir anne olarak. Ben de Türkçe yi dört dörtlük konuşamıyorum belki sizin kadar konuşamıyorum,. Ailem bana fazla Đslam a karşı ne diyeyim bilgim yok, niye yalan söyleyim ki. O yüzden ben üzüldüm, ona benim çocuğum niye bilmesin ki? Ya da Türkçe yi niye güzel konuşmasın ki benim vatanım Türkiye sonuçta, burada da yaşasam dört dörtlük Türkçe yi de bilsin isterim, Almanca yı da. Mesela şuan gitmiş olsa Türkçe yi daha güzel yapabilirdi belki ama şuan maalesef ortada kaldık. O yüzden Türkçe yi de konuşmasını isterim. 904 Ders dilinin Türkçe olmasını çocuklarla aynı kavramlarla konuşma açısından da istemektedir. Çocukların Abraham demesini üzücü bulmaktadır. Türkçe nasıl söyleniyorsa öğretmenin de o şekilde kullanmasını istemektedir. 905 Ders dilinin Almanca olmasının çocukların Almanca sının gelişmesine katkısının olmayacağını düşünmektedir. Çünkü Đslam Din Dersi nde çocuklar Đslam ın şartlarını Almanca öğreneceklerdir ama Almanca Dersi nde cümle yapılarını görecektir. Almanca dersinde öğretmenin Đslam ın şartını sormayacaktır. Dolayısıyla Đslam Dersinin dil yönünden faydası olmayacaktır. 906 Din dersinden hoşnut olma Va, çocuklarının derste öğrendiklerinden mutluluk duymaktadır. Çocuklarım Đslam dan bişeyler öğrenebildikleri için o beni memnun etti. Hiç olmasaydı 903 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:96-101. 904 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:104-108,112-114, 116-120. 905 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:277-281. 906 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:240-246. 325

üzülüyordum Etiğe gidiyorlardı. Çocuklarım ama en azından o memnun etti beni, bilgi. 907 Din dersinden hoşnutsuz olma Va çocuğunun öğrendiklerini yeterli görmemektedir. Eksik geliyor yani az. Đki senedir aşağı yukarı beş vakit namaz nasıl kılıncak, rukûya nasıl gidilcek falan öğretildi ama ya çocuklarımız bunu fazla kavramıyor mesela Mert e desem ki sabah namazı kaç, nasıl niyet etceksin, onları bilmiyor. Bilemez yani iki farz iki sünnet, onları bilmiyor. Şu an tek başına namaz kıl desem kılamaz. Biraz daha gerekiyor bence herhalde... Daha üstünde durulsun istiyorum ama bi de dediler ki cami hocası ile onun arasında fark var. Cami hocası sadece sana namazı söyler ama bu biraz da Mekke yi diğer şeyleri anlattığı için belki de o kadar yeterli mi görüyor ya da çocuklara birden bıkkınlık baskı yapmak istemediği içinde olabilir yani Temel le o kadar içeriye girip konuşmadım yani. 908 Va, çocuğu Etik dersine gitmemesi ve ders saatinin öğleden önce olması Va yi memnun etmektedir. Ya kitapları filan yook saten sırf deftere yazıyorlar hepsini, saat deseniz çok uygun önceleri öğleden sonra diyorlardı ama onu kabul ettirmedik Etiğin yerine din dersine girdiği için o da iyi Öğleden sonra olsaydı üzülürdüm yani. 909 Din dersine yönelik beklentiler Öğrenileceklerin hepsini çocuğunun öğrenmesini istemektedir. Đslam da ne varsa ne öğrenilecekse, bi çocuğumuzun ya da bi Türk ün bizlerin ne bilmesi şartsa onların hepsini öğrenmesini isterim yani. 910 Va, öğretilmeyen konuların da derste öğretilmesini istemektedir. Ama biraz daha öğrenilirse çok daha güzel olur mesela ben tam bilmiyorum ama Đslam ın şartını tam bilmiyorlar daha. Onlar filan öğrenilmedi daha. Biraz daha güzel öğretilsin isterim biraz daha derine girilsin (güldü) 911 907 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:283-284. 908 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:216-226. 909 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:291-294. 910 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:231-232 911 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:315-318. 326

Çocuğu camiye gönderme Cami eğitmini Va, çocukların isteğine bırakmıştır. tatillerde, cumartesi günleri arzu ederlerse zorlamak istemiyorum mesela bugün camiye bugün gitmek istiyor musunuz diyorum, gitcez derlerse gönderiyorum. Ama baskıda, hayır biz gitmicez dedikleri zaman göndermek istemiyorum çünkü o zaman daha çok çocuklar benim düşüncemde yapmicaz derler. Đzne gittiğim zaman kayınvalidemler iki üç sene önce çocuklara gidin camiye bir ay da olsa, hiç bişey bilmiyonuz Kelime-i Şehadet bile getirmeyi bilmiyonuz diyorlardı. Çocuklarıma kalkın gidin diyorlardı ve çocuklarım ağlıyorladı gitmek istemiyorlardı, ee tabi onlarda büyük olduğu için ben de karşılık vermiyordum hadi oğlum tamam diyordum, sizin kötülüğünüzü istemiyor, bişeyler öğrenmenizi istiyor, diyordum. Çocuklarım da biz buraya tatile geldik diyorlardı. O yüzden burada din dersini biraz olsun sureyi biraz olsun, hepsini dört dörtlük öğrenmeseler bile bişeyler öğrendikleri zaman, izne gittiğimiz zaman ben çocuğuma az buçuk burada aldıkları için camiye gittikleri için çocuklarımı orda rahat bırakabilirim. Derim ki tamam, onların eğitimi orda var orda alıyorlar, bildikleri biraz sure var. Mesela onlar deseler Đslam ın şartı kaç say deseler, en azından saydığı zaman benim için yeterli. Fazlada derin hoca olsun- olmicaklar ama en azından bilgileri olduğu için tatile gittikleri zaman çocuklarım büyüklerin yanında camiye gidin dediklerinde off be demesinler. Đslam dan korkmasın çocuklarım, mesela Đlker istemiyordu niye baskı yapıyorlardı, mecbur muyum öğrenmeye diyordu. Ama şimdi geçen hafta anne camiye ben kendim gitmek istiyorum diyerek, isteyerek gittiği için benim için daha güzel bişey, niye zorlayım ki çocuklarımı? O yüzden buna da razıyım (gülerek) buna da razıyım 912 Va nin çocuğu sınıfla birlikte camiye gitmiştir. Gittikleri zaman namaz filan kılmamışlar herhalde Temel de iki üç defa götürmüş herhalde namaz göstermişler. ıııım Đlker, geçenlerde gittiklerinde Alfabeyi Arapça öğretmişler. Önce Arapça öğrenilirse daha güzel sureler öğrenilir diye. Bi kere gidiyor gitmediği için şey yapıyorlar, önce Kur an öğretiyorlar. 913 Va, çocuklarının camiye Kur an okumak için gitmeleri halinde bundan hoşnut olacaktır. 914 912 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:299-315. 913 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:320-323. 914 A.g.d., Transkripsiyon 5, St:325. 327

(2) Çocukla Görüşme Đlker Arhan la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 13.05.2005 tarihinde Đlker in evinde gerçekleştirilmiştir. Görüşme Almanca yapılmıştır. Kişisel Bilgiler: Đlker, sekiz yaşındadır. Brucker Lache Đlkokulu 3. sınıfa gitmektedir. 915 Ders Çalışma Đlker dersleri için bazen yardım istemektedir. Daha çok Almanca ve Hayat Bilgisi derslerinde zorlanmaktadır. Derslerine etütte öğretmeni, ev de ise annesi ya da arkadaşları yardımcı olmaktadır, anlamadığı yerleri açıklamaktadır. 916 Din dersi etkinlikleri Đlker, öğretmenin ders işleme şeklini şöyle açıklamaktadır: O, o bir kelime söylüyor bismillahirahmani- sonra biz konsantre oluyoruz sonra biz aynısını söylüyoruz sonra o tekrar bir söz yapıyo sonra biz de aynısını yapıyoruz 917 Öğrenciler, bu şekilde dua ve sure öğrenmektedir. Bazen öğretmen, peygamberler ya da sureler hakkında hikâye anlatmaktadır. 918 Sadece Fîl suresinin hikâyesini iki kere öğrendiklerini söylemiştir. Öğretmen tekrar Fîl suresini anlatmaya başlayınca, bunu öğrendiklerini söylemelerine rağmen öğretmen anlatmaya devam etmiştir. Belki de öğretmen, bu hikâyeden sınav yaptığı için tekrar edilmiş olabileceğini düşünmektedir. Çünkü hikâyeden sonra grup çalışmasında tek tek yaptıkları çalışmayı sınav olarak kabul etmiştir. 919 Aynı hikâyeyi daha önce tahminen iki ay önce işlemişlerdir. 920 915 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:1-6. 916 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:7-13. 917 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:134-135. 918 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:136-141. 919 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:144-160. 920 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:173. 328

Derste öğrenciler, Saklama Oyunu oynamaktadır. Bu oyun, kimin yanında oyuncak hayvanı varsa ya da bir oyuncağı onun saklanması ve sınıf dışına çıkmış olan öğrencinin saklanan nesneyi bulması şeklindedir. Ama öğrenciler dışarıda hiç maç oynamamaktadır. 921 Bir kere de Adam Asmaca oynamışlardır. Derste oyun çok az oynanmaktadır. 922 Hiç el işi-teknik yapmamış ve şarkı söylememişlerdir. 923 Aslında öğretmenleri ödev vermemektedir ancak bir kere bir şeyi ezbere öğrenmeleri gerekmiştir ve görüşmenin yapıldığı gün de bir çalışma kâğıdını, ödev olarak vermiştir. Ezber yaptıklarında aslında kontrol etmemektedir, defterlerini alıp düzeltmekte ve not vermektedir. Not vereceği zaman ezberlediklerini söylemektedirler. 924 Öğretmenin sınıf yönetimi Öğrenciler derste artı eksi almaktadır. Şayet üç artıları olursa balon almaktadır. Üç eksileri olursa, öğrenciler o zaman dışarı çıkmak durumundalar ya da bir beyaz masa da oturmaktadır. Eğer birisi çok yaramaz ise o, Müdür Sekreterliğine gitmek zorunda ya da dışarıya beş dakika çıkmak zorunda ya da bir masa da yalnız oturmaktadır. 925 Öğretmen derste kızmaktadır. Đlker bunun sıklığını sık sayılır şeklinde ifade etmiştir. Derste, Ramazan a ve Stefan a ve Bekir e çok kızmaktadır. Bu üçü çok sık dışarı atılmaktadır. 926 Derste öğrenilenler Derste ne yaptıklarını açıklarken Đlker şunları söylemiştir: Đ: Biz bazen bazı sure ve ondan sonra ıııııı hikâyeleri şey üzerine sureler üzerine. Şey gibi ıııı M: Filler Hikâyesi (Almanca) ya da fîl(arapça)? 921 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:178-182 922 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:184, 189. 923 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:191. 924 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:200-205. 925 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:115-121. 926 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:122-129. 329

Đ: Hani taşlarla ilgili tebiil sıcak taşların öldürdüğü, Abraham ın Mekke sine saldırmak istediğinde. Develer eee develer ya da filler, yüz deve ya da filleri Muhammed in dedesinden almak istiyordu. O, onlar benim taşlarım demiştir, onlar saldırmak istediğinde. M: Bu hangi sureden? Đ: Elem- ıııı M: Elemtera? Đ: Keyfe galiba 927 Bunun dışında öğretmenden yaşadığı gerçek bir olayı da hikâye olarak derste dinlemiştir. Öğretmen uçakta Allah a inanmayan bir adamla yolculuk yaparken bir fırtına çıkar ve adam dua ederek Allah a inanmaya başlar. Đlker bu hikâyeden Mekke nin önemli olduğunu öğrenmiştir. 928 Derste hikâyelerden başka sureler öğrenmiştir: Asr suresi, Fîl suresini, Kureyş suresi öğrenmiştir. Tahiyyat duasını öğrenmeye daha yeni başlamışlardır. Rabbena dualarını dua olarak öğrenmişlerdir. Fâtiha suresini ikinci sınıfta öğrenmiştir. Bütün surelerin hikâyelerini öğrenmemişlerdir sadece Fîl suresinin hikâyesini öğrenmişlerdir ve Asr suresi hakkında öğrenmişlerdir. 929 Đlker le namaz hakkında konuşulurken cemaat ve namazı bozan şeyler hakkında bir şey öğrenmediği ifade edilmiştir. Zekât ve sadaka hakkında da henüz bir şey öğrenmemiştir. 930 Dua konusunda şunları öğrenmiştir: Đ: Şayet zor durumda isek ya da takip ediliyorsak o zaman çabuk olmalıyız, o zaman Tanrı yardım eder, biri korkmuşsa şayet tehlikede ise. M: Tehlikede değilsem o zaman dua etmiyecek miyim? Đ: Hayır, etmek zorunda değilsin? 931 Dersten hoşnut olma/olmama Đlker, dersin surelerin tekrar edilerek öğrenilmesinden memnundur. Bu şekilde daha iyi hatırlayabilmektedir. 932 Derste en çok hoşlandığı ve değişmesini istemediği 927 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:15-25. 928 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:27-33. 929 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:34-53, 58-70. 930 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:79-96. 931 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:99-107. 330

şey, sürekli sure ve duaları tekrar edebilmedir, bu şekilde daha iyi anlamaktadır. 933 Derslerde en çok sıkıldığı zamanları şöyle dile getirmektedir: Şayet sürekli sureleri ya da duaları on defa ya da mesela çok defa tekrar edersek, bazen yapabildiğim için sıkılıyorum ve o zaman da o, daha beş kere falan yapıyor 934 Dersin dili Derste anlamadığı her hangi bir konu ya da kelime olmamıştır. 935 Ders dilinin Türkçe olmasını istemektedir çünkü o zaman Türkçe de konuşabilecektir. Almanca Đslam ı da anlamaktadır. Fakat yine de Türkçe de ısrar etmektedir çünkü Türkçe olduğunda Türkçe dua edebilecektir. 936 Camiye gitme Okul dışında Đlker camiye gitmektedir. Orada bir kitap satın almış ve harfleri öğrenmektedir. Cami de öğrenmeyi niçin önemli bulduğunu şöyle açıklamaktadır: Çünkü orada da bir şeyler öğrenilebilir ve daha sonra da tehlike içinde olunduğunda, şayet bir şey öğrenilmezse ya da öğrenmek istenilmezse, o zaman sonra da tehlike içinde olduğunda da yardım edilemez, şayet öğrenilirse tehlike anında Tanrı dan yardım görülür 937 Đlker in okulda, sınıfta öğrenmek daha çok hoşuna gitmektedir. Çünkü sınıfta sure öğrenmekte ve hikâyeler ilginç gelmektedir. Fakat camide sadece harfleri öğrenmektedir. 938 Görüşmelerin Raporu 1. Anne, Almanya da öğrenimini tamamladığı için Almancası eşine göre daha iyidir. Bu sebeple veli sınıf temsilcisi olmuştur. Uzun süredir evde olduğu için çocuklarının dersleriyle ilgilenebilmiştir. Anne, Đlker in öğretmenleriyle görüşmektedir. Đlker, etütten eve geldiğinde onun defterlerini annenin kontrol etmesi, 932 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:193. 933 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:216-218. 934 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:222-224. 935 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:194-198. 936 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:239-243. 937 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:226-234. 938 A.g.d., Transkripsiyon 6, St:236-237. 331

çocuğunun çalışmasını takip ettiğini göstermektedir. Çocuğu zayıf aldığında, anne kendini bundan dolayı suçlu görmektedir. Đlker de annesi ile benzer şeyler ifade etmiştir. Derslerini etütte yaptığını evde derslerine yardım istediğinde annenin yardımcı olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla Annenin çocuğun derslerinden haberdar olduğu söylenebilir. 2. Annenin Đslam Dersi ni tercih etmesinin nedenlerini şöyle sıralamak mümkündür: Anne, yeteri kadar Đslam la ilgili bilgiye sahip değildir. Kendisi çocuğuna bilgi veremediği için bunun okulda yapılmasını istemektedir. Çocukların yaş seviyelerine göre dinle ilgili soruları olabilmektedir. Bu sorulara cevap bulmaları okuldaki dersle olacaktır. Okulda başka Đslam la ilgili ders yoktur. Çocukları ya Etik dersine gitmek zorundadır ya da seçerlerse Đslam Dersi ne. Anne, çocuğunun Etik dersine katılmasındansa Đslam Dersi ne devam etmesini daha iyi bulmaktadır. Ders diline ilişkin belirttikleri incelendiğinde annenin, aslında dersin Türkçe olmasını istediği anlaşılmaktadır. Kendilerine dersin okullarda yer alabilmesi için bazı açıklamalarda bulunulmuştur. Türk olmayan Müslüman çocukların da Đslam Dersinden faydalanabilmesi ve Bavyera Hükümeti nin bu dersin içeriğini kontrol edebilmesi için Almanca olması gerektiği ifade edilmiştir. Annenin başka bir alternatifi olmadığından bunları kabul ettiği anlaşılmaktadır. Anne, dersin Türkçe olmasını yine iki sebepten dolayı istemektedir. Birincisi, kendisi Türk tür ve Türkçe konuşmaktadır. Türkçe verilen bir dersi de kendi kimliğinin bir parçası olarak görmektedir. Đkincisi, anadilini bilen çocuğun okulda daha başarılı olacağı fikridir. Dersi Türkçe öğrendiğinde Đlker in Türkçesi de gelişmiş olacaktır. Ayrıca ders dili Türkçe olursa çocuğuyla aynı dilde din hakkında konuşabileceklerdir. Ders dilinin Almanca olmasının çocukların Almancalarını geliştirecek bir fonksiyonu olmayacağını düşünmektedir. Çünkü Đslam Dersi nde çocuklar Almanca dil bilgisini öğrenmemektedir. Đlker de annesiyle aynı fikirdedir. Dersin Türkçe olmasını istemektedir. Türkçe Din Dersi aldığında Türkçe konuşması da gelişecektir. Đlker, Almanca Đslam Dersi ni rahatlıkla anladığını ama buna rağmen dersin Türkçe olmasını istediğini belirtmektedir. 3. Anne, çocuklarının Đslam Dersi nde neler öğrendiğinden haberdardır. Çocuklarının ikisi de aynı dersleri aldığından anne, büyük ağabeyi (4. sınıf) ile 332

hemen hemen aynı konuları öğrendiğini fark etmiştir. Anne, çocuklarnın Đslam hakkında öğrenebildikleri için mutlu olmaktadır. Ancak öğretilen konuları yeterli görmemektedir. Daha derinlemesine öğretilmesini istemektedir. Çocuğunun iki senedir namaz kılmasını öğrendiğini ancak tek başına namaz kılacak duruma gelmediğini belirtirken bu durumdan memnun olmadığını ifade etmektedir. Çocuklarının ders kitaplarının olmaması da anne için olumsuz bir durumdur. Đlker, derste sure öğrendiklerini anlatmaya çalışmıştır. O, o bir kelime söylüyor biz konsantre oluyoruz sonra biz aynısını söylüyoruz. sonra o tekrar bir söz yapıyo sonra biz de aynısını yapıyoruz cümlesi ile anlatmak istediği, öğretmenin nasıl sure öğretimi yaptığıdır. Asr, Fil, Kureyş surelerini öğrenmişlerdir. Tahiyyat duasını yeni öğrenmeye başlamışlardır. Surenin dışında derste peygamber hayatlarından ve bazı hikâyeler öğrendiklerini belirtmiştir. Derste bazen oynadıkları oyunlar da vardır. Bunlar Saklama Oyunu ve Adam Asmaca dır. Öğretmen, ezberledikleri sure/dualardan not vermektedir. 4. Đlker, derste sure tekrarı yapılmasını kendisinin öğrenmesi açısından olumlu bulmaktadır. Fakat sure ve duaları öğrendiğinde ve öğretmen çok fazla tekrar yapmaya devam ettiğinde sıkılmaktadır. Annenin ifade etmediği ama Đlker in öğretmenin sınıf yönetimine ilişkin sözleri de önemlidir. Öğretmen derste ödül ve ceza olarak artı, eksi kullanmaktadır. Üç artısı olana balon vermektedir. Eğer bir öğrenci fazla yaramazlık yaparsa sınıftan atılmaktadır. Đlker, dersten dışarıya çok sık atılan üç arkadaşının ismini vermiştir. 5. Çocuğunun Đslam la ilgili her şeyi öğrenmesini isteyen anne, çocuğunun öğrendiklerinin yüzeysel bilgi ifade etmemesini beklemektedir. 6. Çocuklarını camiye anne, kendi istekleri doğrultusunda göndermektdir. Onları sıkmak istememektedir. Çocuklarının camiye gitmesini önemsiyor çünkü Türkiye ye tatile gittiklerinde aile büyüklerinin çocuklarını zorla camiye göndermelerinden hoşnut değildir. Şayet Almanya da dinî bilgi edinirlerse Türkiye ye tatile gittiklerinde camiye gitmek zorunda kalmayacaklardır. Anne, çocuklarının Kur an okumayı öğrenmesini istemektedir. Din Dersi öğretmeni de birkaç kez çocuklarını camiye götürmüştür. Đlker, camide öğreneceği şeylerin ona tehlike anında yardımcı olacağını düşünmektedir. Dua etme konusunda söylediği gibi, duayı Allah tan yardım isteme 333

aracı olarak görmektedir. Đlker okulda din hakkında öğrenmeyi daha çok istemektedir. Çünkü okulda daha farklı şeyler öğretime konu edilmektedir oysa camide sadece Elif Cüzü okunmaktadır. b. Ders Gözlem Analizleri Üçüncü sınıf dersleri on bir ders saati (02.03.2005, 27.04.2005, 11.05.2005, 12.05.2005, 01.06.2005, 02.06.2005, 08.06.2005, 09.06.2005) gözlemlenmiştir. Derslerin Đçeriği ve Öğretim başlıkları altında dersler incelenmiştir. (1) Derslerin Đçeriği Cami Adabı ve Namaz 02.03.2005 tarihli derste, bir önceki ders yapılan cami ziyareti ve bu ziyaret esnasında öğrenilenlerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Abdest in alınışı ve camide neler yapılmaz konuları hakkında konuşulmuştur: Öğrt: Ne öğrendik camide? Cemil: Otuzüç kolye. Öğrt: Allah ın adı için tesbih vardı. Orada namaz kıldık. Zehra: Nasıl namaz kılındığını öğrendik ve abdest nasıl alınır onu öğrendik. Öğrt: Kim bana abdesti gösterecek? Bir öğrenci sınıfın ortasına çıkıp göstermiştir. Öğrt: Camiye gelirken kim abdest almadı? Bir iki öğrenci parmak kaldırmış ve hasta olduklarını söylemişlerdir. Öğrt: Başka ne öğrendik? Yusuf: Düzgün durmamız gerektiğini. Zafer: Namaz kılarken kıbleye dönmemiz gerektiğini. Ali: Sağa sola bakmamalıyız, önümüze bakmalıyız. Emin: Đyi davranmalıyız. Zehra: Halıda sağa sola koşmamalıyız. Öğrt: Başkalarını rahatsız edebilir miyiz? Cemil: Hayır. Öğrt: Gülebilir miyiz? Đlker: Hayır, Allah ın evi. 334

Öğrt: Namaz kılarken gülersek ne olur? Ali: Günah. Öğrt: Abdestimiz bozulur yeniden almalıyız. Yusuf: Tuvaletede gidemeyiz. Öğrt: Müslümanlar neden Allah a ibadet eder? Zehra: Namaz kılmazsak şeytana söyler. Öğrt: Evet şeytan Allah a ibadet etmemizi istemez. O zaman diyeceğiz ki şeytan seni dinlemiyorum. Đlker: Gaz çıkartırsak da abdestimiz bozulur 939 dersin devamında öğretmen namaz vakitlerini sorar ve öğrenciler sayarlar. Çocuklar namaz konusu işlenirken Şeytan ı da konuya dâhil etmişlerdir. Ali: Şeytan namaz kılma kılma diyor. Cemil: Şeytanı duymayız sadece beyinde o. Yoksa gerçekten duymayız. Öğrt: Hayır duyarız sen duymuyorum diyorsun, şeytanı dinlemediğin için. Zehra: Allah şeytanı ve cehennemi kaldıramaz mı? Öğrt: Kaldırır tabi. Đyi olursak cennete gideriz. Yusuf: Omuzlarımızda melekler var. Birisi kötü davranışlarımız birisi iyileri yazar. 940 Bu konuşmadan sonra öğretmen konuyu tekrar camiye çeker ve bulundukları şehir de kaç cami olduğunu sorar. Bu konuda bilgi verir. Bundan sonra çocukların soruları tekrar şeytan ve ölüm sonrasına kayar, öğretmen bazılarına cevap verdikten sonra işledikleri konuya tekrar dönmek istediğini belirtir. Caminin Allah ın evi olduğunu öğrendik. Camiye gidersek önce abdest almışsak iyi, almadıysak abdest almalıyız. Camiye girerken sağ ayakla girmeliyiz. Ne zaman girdiğin önemli değil, Selamlama Đbadeti yapabilirsin, Tahiyyatül Mescid. Bu Allah ı selamlamadır, iki rekâttır. Eğer ibadet edersek Kâbe ye yönelip ve safta kılmalıyız. Önümüzdekinin yanına geçmeliyiz. Öğretmenin bu açıklamasından sonra çocuklardan birisi soru yöneltmiştir: Cemil: Kâbe de cami var mı? Öğrt: Evet çok büyük. Öğrt: Arka arkaya durmalıyız. Berna: Ben ama sol ayağımla giriyorum. 939 02.03.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 4, bir ders saati. 940 02.03.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 4, bir ders saati. 335

Öğrt: Sağ ayağınla girersen daha iyi. Mihrap ve Minberle ilgili olarak şu hatırlatmalar yapılmıştır: Öğrt: Camide iken imamın namaz kıldığı yer vardı ona ne diyoruz? Mihrap. Yusuf: Mihrap. Öğrt: Bir yer daha var ona Minber denir. Kim Cuma Namazı nda vardı? Ali: Ben Öğrt: Cuma namazında imam merdiven gibi şeye çıkıyor. Berna: Camide neden çok kamera var? Öğrt: Allah ın evi olduğu için. Đyi olmayan insanlardan korunmak için hırsızlık olaylarına karşı. Ali: Neden Kâbe camisi böyle de ötekisi öyle? (Normal Türk camileri ile karşılaştırmıştır) Öğrt: Kâbe Đbrahim zamanından eski. Berna: Onu yıkabiliriz. Öğrt: Hayır yıkamayız. Đlker: Kamera vardır değil mi? Öğrt: Evet Allah ın kamerası da var o sebeple. Zafer: Annem Kâbe yi yedi defa dolanmış. Sonra gelince Hacı Baba deniyor. Öğrt: Hayır öyle demek gerekmez. Konu cami olunca öğrencilerden birisi camiye bağış yaptığını söylemiştir. Öğrenci on Avro, kardeşinin de elli Cent verdiğini anlatmıştır. Öğrt: O zaman kesin sen Allah tan altı Avro almışsındır anlatsana. Öğrenci kardeşi ile paralarını birleştirmiş o sebeple daha çok parası olmuştur. Zehra: Doğru değil Allah gökten para atmalıydı. Öğrt: Daha senin altı Avro n olmamış biraz sabretmen gerek. Dersin kalan süresinde Maun suresini öğrenme alıştırmaları yapılmıştır. 941 Sure ve dua Asr suresini okuma alıştırmaları yapıldıktan sonra öğretmen, surenin anlamı üzerinde durmuştur. Zamanın önemi üzerinde konuştuktan sonra konu namaz, şeytan 941 02.03.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 4, bir ders saati. 336

ve melek konularına kaymıştır. Bu sebeple Allah günde beş defa namazı emretti, zamanı öğrenelim diye. Her insan başlangıçta kayıptadır ama inananlar dışında Müslümanlar neye inanıyor? Neye inanıyoruz? Müslümanlar kaç Tanrı ya inanıyor? Ali: Bir Öğrt: Yeryüzünde kaç Allah var? Cemil: Bir Yusuf: Bazıları Allah diyor bazıları Gott. Zehra: Neden iki tane şeytan var? Öğrt: Đki tane mi var? Kaç tane var? Zafer: Neden dört melek var, Allah bir tane? Öğrt: Dört melek olduğunu kim söyledi? Emin: Hayır çok var, biliyorum. Zafer: Ama neden bir Allah var? Öğrt: Birçok melek var. Berna: Allah ın çok meleği var o çok güçlü. Öğrt: Neden tek Allah var kim açıklayacak? Zehra: Ve çok şeytan var. Cemil: Đki tane olsaydı biri güneş doğsun derdi, biri de batsın o zaman çatışma olurdu. Emin: O zaman dünyada barış olmazdı. Biri yaz biri kış isterdi. Öğrt: Đnsanı kim yarattı? Berna: Tanrı Öğrt: Tanrı Allah. Bütün insanları mı yarattı? Melekleri kim yarattı? Zehra: Allah Öğrt: Şeytanı kim yarattı? Yusuf: Allah Öğretmen soru ve cevapların arkasından, altı şeye inanılması gerektiğini belirtmiş ve Âmentü duasını okumuş, öğrenciler de tekrar etmiştir. Fakat şeytanla ilgili sorular öğrenciler tarafından tekrar sorulmaya devam etmiştir. 942 942 27.04.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 8, bir ders saati. 337

11.05.2005 tarihli derste öğretmen hangi sureleri öğrettiğini çocuklara sormuştur. Öğrt: Yarın Fîl suresinin hikâyesini anlatacağım. Fîl, Liîlafi yi öğrendik, Eraeytellezi yi öğrendik mi? Öğr: Hayır Đnnaatayna yı Öğrencinin cevabı üzerine öğretmen programı alıp bakmıştır. Ardından Asr suresini okumuş ve öğrenciler de tekrar etmiştir. Okumak isteyenlere söz vermiştir. Üç defa Fîl suresini okumuşlar ve ardından okumak isteyen öğrenciler okumuştur. Son olarak da Kureyş suresi birlikte okunmuştur. 943 Fîl suresinin hikâyesini anlatmadan önce Fîl suresini birlikte okumuşlar ve peşinden hikâyeyi anlatmaya geçmiştir. Bu surenin hikâyesi ne? Peygamber olarak daha işlemedik Đbrahim ve Đsmail i. Bir peygamber var Đbrahim oğlu Đsmail. Allah, Đbrahim ve Đsmail e dedi: Mekke de ev yapması Allah ın emri idi. Orada kimse oturmamalı sadece insanlar ibadet için toplanmalıydı. Đbrahim ve Đsmail ağır taşlar taşıdı ve ev yapıyorlar. (Öğretmen kâğıttan okuyup ara sıra sorular sormaktadır.) Evi yaptıktan sonra Allah a dua ettiler, görevimizi kabul et, senin hizmetçin olalım.. sana nasıl ibadet edeceğimizi öğret sadece sen en güçlüsün. Ev, basit bir evdi. Mekke deki evlerden büyüktü, zar şeklindeydi. O dönemde insanlar çok katlı ev yapmıyorlardı. Şekli sebebiyle Kâbe denmiştir. Seneler geçmesine rağmen Kâbe hala orda. Putlar içinde kullanmışlardır. Tahtaya bir kare şekli çizmiştir, altı taş, üstünde siyah örtü var demiştir. Öğrt: Kâbe neden bizim için önemli? Zehra: Allah ı düşünmemiz için önemli. Yusuf: Namaz kılacağımız zaman o tarafa döneriz. Cemil: Allah Kâbe yi koruyormuş onun eviymiş. Berna: Neden o tarafa dönmek zorundayız? Öğrt: Allah ın emri dönmeliyiz. Zafer: Bilmezsek, bir şey olmaz. Bilerek başka bir yere, bilerek dönersek namazımız kabul olmaz. Öğrt: Kapısı var, ama hiç kimse giremez. Đlker: Hırsızlar girer ama Ali: Hayır görürüz. 943 11.05.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 12, bir ders saati. 338

Öğretmen, bir camideki kıbleyi ve siyah beyaz Kâbe resmini, çocuklara göstermiştir. Zehra: Köşelere doğru da namaz kılabilir miyiz? Öğrt: Evet. Haccı (Pilgerhartı) daha işlemedik. Herkese bir defa gitmesi farzdır. Tahtaya daha önce çizdiği karenin etrafına daire çizmiştir. Kabeyi yedi defa dönüyorlar demiştir. Tavaf ederken ne okunduğunu, ne söylendiğini söylemiştir. Öğrt: Arapça, Elhamdülillah Türkler, Allah ım günahlarımı affet,derler Almanlar, Allahım günahlarımı bağışla (almanca söylemiştir), derler. Berna: Almanlar Kâbe ye gelmezler ki onlar Hıristiyan Đlker: Ama onlardan Müslümanlar da var Öğrt: Kâbe yi kim yaptı? Zehra: Mohammed Ali: Đbrahim Öğrt: Kimle? Ali: Đsmail Zehra: Neden Kâbe yi Muhammed yapmadı? Öğrt: Đbrahim ondan önce yaşadı, o yaptı. Ama insanlar hatalar yaptı, kötülükler yaptı. O.tekrar Zafer: Niye hata yapıyorlar? Öğrt: Ama sen insansın sen de hata yapıyorsun. Ali: Ama hata yaparsak, tekrar güzel şeyler yapmalıyız Emin: Benim arkadaşım dedi ki Allah fanteziymiş. Öğrt: Ah Yusuf: O aptal Zehra: Benim arkadaşım da Allah a inanmıyormuş. Öğrt: Fîl suresini bir daha okuyalım. Öğretmen okumuş, öğrenciler tekrar etmiştir. Üç kere ezbere okumuşlardır. Sonra tekrar hikâyeye devam edilmiştir. Öğrt: Kâbe ye put koymaya başladılar. 339

Öğrt: Kim yaptı? Arap kavimleri. Neden? Çünkü tek Allah a inanmıyorlardı. Güneş için, av için bunlara Put denir. Bunlar taştan yapılıyor, altınla kaplanıyor ve onlar çok Tanrı ya inanıyorlar. Birçok kabile Kâbe ye hacca gitti ama orada putlara taptılar. Allah Muhammed i insanlara gönderdiğinde orada insanlar puta tapıyordu ve ticaret merkeziydi. Đbrahim, Negustan Ebrehe. Ebrehe, Kâbe gibi bir yerde yapmak istiyordu. Đnsanlarımızın bizim şehrimize gelmesi için biz de Kâbe gibi bir bina yapmalıyız, dedi. Askerlerine, Kâbe gibi ondan daha büyük ve güzel görkemli ev yapmalarını istedi. Ev yapılmasına rağmen insanlar yine Kâbe ye gitti. O sebeple yıkmak istedi Kabe yi. Fillerden bir ordu oluşturdu. Ashab el- fîl dendi onlara. Bu, fillere sahip kimseler demektir. Ebrehe yaklaştığında Abdulmuttalib develeri hazırlamıştı. Öğrt: Abdulmuttalib kim? Çocuklar öğretmenin sorusuna doğru cevap verdiler ve hikâyeyi de tanıdıklarını söylediler, daha önce öğretmenden duymuşlar. Çocuklar tek tek daha önceki anlatımdan akıllarında kalanları anlatmışlardır. Öğretmen, anlatmaya kalan yerden devam etmiştir. Abdulmuttalib: Kâbe Allah ın evi, o evini koruyacaktır. Kâbe, savunmasızdı. Abraham: Allah onların planlarını tanıyordu. Bu sırada çocuklar kuşların adını hatırlamaya çalıştılar ve bilmişlerdir. Hikâye nin devamını anlatmışlardır. Kuşların taş attığını insanların öldüğünü ve geri çekildiğini söylemişlerdir. Öğrt: Onlar Allah ın evini yıkmak istediler ne oldu? Zehra: Öldüler, kaçtılar. Öğrt: Ebrehe, Abdulmuttalib in sözünü hatırladı. Allah evini koruyacaktır. Ama Ebrehe öldü. Bu olay Hicri 570 de oldu. Bundan elli gün sonra Muhammed doğdu. Ne zaman? Öğr: 571 Öğrt: Doğru Birinci ders için beş dakika sınıf içi teneffüs verilmiştir. Đkinci derste ise konuyla ilgili çalışma yaprakları dağıtılmış ve grup çalışmasıyla bunların cevaplandırılması istenmiştir. 944 944 12.05.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 13, bir ders saati. 340

Kuran Harfleri Kuran harflerini öğrettiği derse şöyle başlamıştır: Tahtada bir önceki dördüncü sınıfın dersinden kalmış olan Arap harfleri vardır. Bu harflerin harekelerini silmiştir. Kur an ı göstermiştir. Öğrt: Bu Kur an hangi dilde Kur an? Kur an ı öğrencilere tek tek göstermiştir. Öğrt: Hangi dilde? Zehra: Arapça!!! Öğrt: Kur an tercümeleri neredeyse bütün dillerde var. Yaklaşık olarak tercüme edilmiştir. Fakat gerçek orjinal metin Arapçadır. Ali: Ve sağdan sola mı yazılıyo? Öğrt: Evet Yusuf: Tahtayı okuyabilir miyim? Öğrt: Hayır Yusuf: Neden okuyamam? Öğrt: Sonra. Tahtaya yazdığım Arap alfabeyi kim biliyor? Bir kişi parmak kaldırmıştır. Öğrt: Zehra hani sen de biliyordun? Zehra: Evet ama ezbere değil. Zehra tahtaya bakarak okumuştur sonra Berna okumuştur. Öğrt: Nereden öğrendin? Zehra: Babam kitap hediye etmişti. Đlk iki sayfasını ezberledim. Babam dedi ki, kitabın hepsini öğrenirsem, Allah bana her zaman yardım edermiş Öğrt: Doğru Öğretmen sonra tahtadaki harfleri tek tek okutturmuştur. ث harfi üzerinde durmuştur. söylettirmiştir. harfi üzerinde durmuş ve herkese ذ Öğrenci ل harfini okurken o lam değil yot (j) demiştir. Öğrt: Bu Arapça 341

Öğrencilere boş bir çizgisiz kâğıt dağıtmıştır. Öğrt: Tahtadaki gibi yazın aralarını boş bırakın. Öğretmen, sağdan sola yazacaksınız diye sonra çocukları uyarmıştır. Bazı çocuklar soldan yazmaya başlamıştır. Çocuklardan bazıları çizgili kâğıt almışlardır, ona yazmayı tercih etmişlerdir. Öğretmen tahtadaki harfleri fetha ile harekelemiştir. Öğrt: Her harf ya a ile ya da e ile okunacak. Öğretmen sırayla okumuş ve öğrenciler tekrar etmiştir. Öğrencilerin de fetha ile harekelemelerini istemiştir. Öğrt: Yarın harflerin altını işaretliyeceğim. O zaman i, bi, ti diye okuyacağız. 945 Bir sonraki derste Kur an harflerinin öğretimine devam edilmiştir. Öğrt: Dünki yazdığınız kâğıtlar yanınızda mı? (arap alfabesi) diye sorduktan sonra derse başlangıç duasını okumuşlardır. Öğrt: Dün Arapça harfleri öğrendik. Tekrar alıştırma yapacağız, fetha ile devam edelim esreli okuyacağız sonra harfin üstü ile devam edeceğiz. Öğretmen okumaya başlamıştır e, be, te, se diye öğrenciler tekrar etmiştir. Sandalyeye oturup eline uzun bir demir çubuk almıştır ve onunla göstermiştir. Tahtadaki ilk satırı birkaç kez tekrar etmişlerdir.( ز - ا arası harfler) Öğrenci ج harfini okurken ci demiştir, o da üstü fetha olduğu için ce demiştir. Öğrencilere ilk satırı tek tek okutturmuştur. Đkinci satıra geçmiştir, orayı istediği öğrenciye okutturmuştur.( ق - س arası) Ardından tahtadaki Arap harflerin üçüncü sırasını okumuşlardır.( ى - ك arası) Öğrt: Ne zaman lâ diyoruz? Lâilahe illâllah muhammeden resûlullullah Öğrenciler tekrar etmişlerdir. Öğrt: Teşekkürler Öğretmen, parmak kaldıran öğrencilere okutturmuştur. Beş dakika içme teneffüsü vermiştir, bu arada kendisi dışarı fotokopi çekmeye çıkmıştır. Öğretmen çektirdiği fotokopi kâğıdını dağıtmıştır. Kâğıtta Elif Cüz ünden fetha ile okuma alıştırmaları vardır. Öğrt: Dikkat edin bazı şeyler burada yanlıştır! (Türkçe kısmına işaret etmiştir). 945 01.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 17, bir ders saati. 342

Đlk satırı okutturmuştur sonra okumak isteyen öğrencilere okutturmuştur. Öğrt: Başka kim okuyabilir? Buyurun 946 Öğrencilerden bazıları okunuşu takip etmediği için okuyamamıştır, bu sebeple birinci satırı beraber okumuşlardır. Öğrencilerden birisi kâğıdın altında yazılı Türkçe kısmına da bakmıştır. Yanına gidip iki kere Buraya bakmalısın yukarıya, aşağıya değil demiştir ve kâğıdın altını kapatmıştır. Cemil: Neden biz bu Arapça yı öğreniyoruz? Kim Arabistan a uçmak istiyor? Öğrt: Bir dakkika deyip tahtaya خلق yazmıştır. Kim okumak ister? demiştir. Öğrencilere tek tek harfleri göstermiştir., ل, خ ق harflerini okutturmuştur sonra okutturmuştur. yazmıştır. Öğrt: Kim okumak ister? demiştir ve öğrencilere حلق Öğrt: Cemil dinle, cevap istiyor musun? Biz Kur an okursak önemli, geçen sene Felak suresini öğrendin. Kul eûzu birabbil felak خلق harfi خ ) ile) bizi yarattı demektir. حلق ح ) ile) ise traş etti anlamına gelmektedir. Öğrt: Ben bir kere daha okuyacağım sonra herkes okuyacak. Öğrt: Herkes parmağıyla göstersin! ile) arasındaki farka vurgu yapmıştır (biri zel ile diğeri ze جذ ب ile جزب Öğrt: Şimdi hep birlikte, Elhamdülillâhi rabbilâlemin diyerek Fâtiha suresini kelime kelime okumuşlardır, öğrenciler de tekrar etmiştir. Arkasından Fîl suresini okumuşlardır. Sure okuma alıştırmasından sonra öğretmen grup çalışması yapılmasını istemiştir. Öğrt: Đkili gruplar halinde çalışın demiştir. Okuma alıştırmasını iki kişilik gruplar halinde okumuşlardır, öğretmen grupları dolaşmış ve öğrencilerin okuma hatalarını bulmuştur. 947 Öğretmen Kur an harflerinin öğretimine bir sonraki derste de devam etmiştir. Yine fethalı ve kesralı okumalara devam edilmiştir. 946 Öğrencilerden bazıları aldıkları bu çalışma yaprağını defterlerine yapıştırmaları gerip gerekmediğini sormaktadır. Öğretmen buna izin vermemiştir. Şuanda henüz öğrendiklerini söylemiştir. Öğretmenin izin vermemesi, harflerin okunuşunun programda yer almaması sebebiyle olabileceği düşüncesini akla getirmektedir. 947 02.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 18, iki ders saati. 343

Lâmelifle ilgili şu örneği vermiştir: Öğrt: Ne zaman (fethalı lâmelifi göstererek) lâ diyoruz? Li ilafi Zehra: Lâ ilahe illâllah Öğrt: Ne anlama gelir, hayır demek? Hiç Tanrı yoktur, Ali: Hayır Öğrt: Yemek yedin mi? lâ, lâ demek hayır. Evet, neam demek. Kesralı okuttururken bir öğrenci si, bizde domuz demek demiştir. Ancak öğretmen, Harfleri iyi öğrenirseniz, zammeyi de öğrenirseniz Kur an okuyabilirsiniz demiştir. Dersin devamında harflerin önemi ile ilgili söylenilenler şunlar olmuştur: Bu harfler Müslümanlar için çok önemli. Bunları öğrenmeniz lazım iyi not verebilmem için. Ben size iyi not vermek istiyorum. Öğretmenin bu sözlerinden sonra öğrenci yaşadığı bir olayı aktarmıştır. Cemil: Etütteki öğretmen dedi ki, niye Arapça öğreniyorsun? Öğrt: Kur an Arapça olduğu için öğreniyoruz. Biz Arapça değil, Kur an okumasını öğreniyoruz Cemil: Ve sen dedin ki Allah ödevlerimize yardım eder, ama Karin 948 hayır, dedi. Sen iyi bilirsen ya da bilmezsen onunla alakalı dedi. Öğrt: Hayır, Allah sana güç, kuvvet verir. Sana iki göz vermiş doğru değil 949 (2) Öğretim Sınıf Yönetimi; derse giriş, ödül ve ceza; ders etkinlikleri; grupla çalışma analiz edilen konulardır. Sınıf yönetimi Derse giriş Cami ve Namazla ilgili konuştukları derse, dua ile başlamadan önce öğretmen Allah seni görüyor, uslu olursan seni sever. Konsantre ol. Demiş ve ardından Rabbena dualarını kelime kelime okumuş öğrenciler de tekrar etmişlerdir. Aynı şekilde Almancasını da okumuşlardır. 950 Bir başka derste öğretmen çocukları uyararak derse başlangıç yapmıştır. Yaramazlık yapan ve burada öğrendiğimiz, 948 Karin, çocuğun etütteki öğretmenidir. 949 08.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 25, bir ders saati. 950 02.03.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 4, bir ders saati. 344

sureleri öğrenemeyen kimseler kötü not alır. Konuşmadan önce parmak kaldırın. Ardından öğretmen dua etmeleri için önce konsantre olmalarını istemiştir. Hep birlikte önce öğretmen sonra öğrenciler kelime kelime tekrar ederek Asr suresinin Arapça ve Almancasını üç kere öğretmenle birlikte tekrar ederek okumuşlardır. Sonra ezberleyen beş altı öğrenci sırayla okumuştur. 951 11.05.05 tarihli derste öğretmen önce bu derste Fîl suresini öğrendiklerini ama hikâyesini öğrenmediklerini belirtmiş ve öncelikle okuma alıştırmaları yapacaklarını ifade etmiştir. Öğrencilere bu dersten önce hangi derslerinin olduklarını sormuş, birlikte konuşmuşlardır. Tekrar onları duaya motive etmek istemiştir, artık konuşamazsınız, içemezsiniz. Konsantre ol, o seni seviyor eğer uslu olursan demiştir. Tahiyyatı öğretmen okumuş, onlar tekrar etmiştir. Salli, Barik duaları okunmuştur. Ardından Rabbena duaları okunmuştur ama sadece bunun Arapçası ve Almancası okunmuştur. 952 Bir başka derste öğretmen, derse giriş duası olarak Tahiyyat, Salli ve Barik dualarını okuyarak başlamıştır. Öğrenciler de tekrar etmiştir. 953 Öğretmen bir dersine, dua okumadan önce oturma düzenini yaparak başlamıştır. Arkasından Biz Kur an okursak, Allah bizle konuşuyor demektir, biz Kur an okursak onunla konuşuyoruz demektir, dinlersek de Allah ı dinliyoruz, demektir. Bir kere okuyacağım sonra tekrarlayacaksınız. Fîl suresinin Arapça sını okumuş ve öğrenciler tekrar etmiştir. 954 Öğrenciler bir derste sınıfa geldiklerinde, öğretmen dersin başında iki dakika içecek teneffüsü vermiştir. Çocukları çok yorgun görmüştür. Teneffüsten sonra derse geçmiştir. 955 Ödül ve Ceza Öğretmen, öğrencilere Asr suresini okuma alıştırmaları yaptırırken bir öğrenci şımarıyor diye onu sınıftan atmıştır. Arkasından tahtada artı eksi tablosunu 951 27.04.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 8, bir ders saati. 952 11.05.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 12, bir ders saati. 953 02.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 18, iki ders saati, aynı duaları 08.06.2005, 09.06.2005 tarihli derslerde de yapmışlardır. 954 12.05.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 13, bir ders saati. 955 01.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 17, bir ders saati. 345

oluşturmuş ve okuyan öğrencilere artı, okuyamayan ve şımaranlara eksi vermiştir. 956 Benzer bir uygulama 11.05.2005 tarihli derste de olmuştur. Sureleri tam olarak bilen ve okuyan öğrencilere öğretmen tahtada artı vermiş, tam öğrenememiş olanlara da yarım artı vermiştir. 957 Đki saatlik dersin, ilk ders saatinin bitiminde iki öğrenci yemek yemek istemiştir. Öğretmen, öğrencilerin tutumu üzerine birisini sınıftan atmıştır. Ancak öğrenciyi dışarıya attıktan sonra beş dakika içecek arası vermiştir. Đkinci saat yapılan grup çalışması etkinliğinde de bir öğrenci şımardığı için dışarı atılmıştır. 958 Kur an harflerini öğrettiği derste Bilal dersi dinlemediği için onu dışarı atmış ve o da beraber çıkmıştır. Birkaç saniye dışarıda durmuş, dışarıda onla konuşmuş ve tekrar içeri almıştır. 959 Kur an harflerini öğretmeye devam ettiği dersin başlangıcında önce Zafer in ve Ali nin isimlerini tahtaya yazmıştır ardında duayı okumaya başlamıştır. Dersin devam eden süresinde bir çocuğu konuşuyor diye dışarı atmıştır. Çocuk dışarıda bir müddet kaldıktan sonra öğretmen onunla dışarıda konuşup tekrar içeriye almıştır. Aynı çocuk derste tekrar konuşunca öğretmen Sen söz vermiştin, sen Müslümansın!!! demiştir. Erkam: Fakat o başladı. Öğrt: Kimin başladığı fark etmez!!! demiştir. Harfleri iyi okuyan bir öğrenciye Mükemmel, iyi, teşekkürler demiştir. Đkinci dersin başlangıcında Cemil konuştuğu için iki eksi almıştır ama o konuşmaya devam etmiştir. Öğretmen Dışarı mı gitmek istiyorsun? Cemil: Evet Öğrt: O zaman git!! demiştir. Dersin devamında öğretmen Yusuf a okunanları takip etmediği için eksi vermiştir. Öğrenci başka şeyle ilgilenip öğretmenin nereyi okuduğunu gösterememiştir. Öğretmen tahtada Cemil e ve Ali ye eksi vermiştir. Ali bu duruma itiraz etmiş ve Neden? Açıklama istiyorum demiştir. Bunun üzerine öğretmen okey diyerek verdiği bir eksiyi silmiştir. 956 27.04.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 8, bir ders saati. 957 11.05.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 12, bir ders saati. 958 12.05.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 13, bir ders saati. 959 01.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 17, bir ders saati. 346

Öğretmen çocukların dikkatini derse çekememektedir. Çocuklar şımardığı için onları uyarmıştır: Öğrt: Bay Stein 960 burada, bana, yaramazlık yapan olursa Bay Stein a göndermem söylendi. Cemil: Yukarıya göndermek Ali: Yukarıya göndermek denir! Bir öğrencinin yanına sinirli şekilde hızlıca gitmiştir, nerede kaldım ben? demiştir. Öğrencinin göstermesini istemiştir. Çocuk da öğretmenin nereyi okuduğunu söylemiştir, öğretmen tekrar neresi? demiş ve çocuk tekrar göstermiştir. Çocuk doğruyu söylediği için öğretmen, kızamamıştır. Ne yapacağını şaşırmıştır. Bu sefer diğer öğrencilere sormuştur tek tek. Nerede kaldım ben? Dışarıya attığı bir öğrencinin yanına gidip iki saniye sonra tekrar birlikte sınıfa gelmişlerdir. 961 08.06.2005 tarihli derste dersin başında duaya katılıp gözünü kapatan öğrenciler artı almıştır. Öğrenciler bilerek bu davranışta bulunmaktadır, ardında da öğretmenin artı verip vermediğine bakmaktadır. 962 09.06.2005 tarihli dersin başlangıcında öğretmen, öğrencilere koyduğu kuralları hatırlatmıştır. Üçüncü sınıf oldunuz artık konuşmayacaksınız, konuşmak isteyen parmak kaldırsın demiştir. Derste üç eksisi olan Remzi yi sekreterliğe göndermiş sınıftan atmıştır. 963 Ders Etkinlikleri Grupla Çalışma Öğretmen ilk ders Fîl suresinin hikâyesini anlattıktan sonra ikinci saat konuyla ilgili her öğrenciye bir çalışma kâğıtı vermiştir. Kâğıtları dağıttıktan sonra her öğrenciden cevaplandırmasını istemiştir. Fakat daha sonra öğrencilerin isteği üzerine sınıf dört kişilik gruplara bölünmüştür. Öğrt: Bir kişi yazsın ve birisi grup sözcüsü olsun demiştir. 960 Okul Müdürü. 961 02.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 18, iki ders saati. 962 08.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 25, bir ders saati. 963 09.06.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 26, bir ders saati. 347

Öğretmen bütün grupları dolaşmıştır ve onlara önce tartışmalarını söylemiştir. Öğrencilerden bir grup, bir kişi yazacak deyince gruptaki öğrenciler kendi kâğıtlarını tekrar geri vermiştir fakat sonrada tek kâğıtla çalışmaları zor olmuştur. Öğretmen gruplara kaç dakikada soruları cevaplandırmaları gerektiğini söylememiştir. Gruptan bir öğrenci şımardığı için atılmıştır. Öğretmen çocuklara grup notu vereceğini söylemiştir. Öğretmen grupları dolaştığı esnada yanlış yazan çocukların yazdıklarını düzeltmiş ve onlara soruların cevabını söylemiştir. Öğrenciler de, kendi aralarında tartışma yapmadan, birbirlerinden öğrenmeden cevapları yazmak için uğraşmaktadırlar. Öğretmen biraz sorunun cevabını söyleyip sonra diğer gruba geçmiştir. Kalanını siz cevaplandırın demiştir. Diğer gruplarda her öğrenci yazmaktadır. Öğretmen kâğıtlarını geri veren öğrencilere, kâğıtlarını tekrar vermiş ve onların da yazmalarını istemiştir. Bu çalışmadan sonra öğretmen gruplardan sırayla çıkıp soruların cevaplarını tahtada cevaplandırmalarını istemiştir. Birinci gruptan bir öğrenci çıkmış bütün sorulara yazdıkları cevapları okumuştur. O, okurken de zil çalmıştır. Öğrenciler hazırlanmaya başlamıştır. Yazdıkları kâğıtları çocuklar öğretmene vermek istemiştir ancak öğretmen eve götürmelerini ve verdiği diğer çalışma yaprağını da ödev olarak doldurmalarını istemiştir. 964 Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Cami adabı ve namaz konusunun öğretildiği derste öğretmen daha önceki sınıflarda öğrettiği şekilde, abdesti öğrencilere tarif ettirmiştir. Buna ilave olarak başka bilgi verilmemiştir. Camide nasıl davranılması gerektiği üzerinde konuşulmuştur. Niçin namaz kılındığına ilişkin yeterli bilgi verilmemiştir. Beş vakit namaz sayılmıştır. 2. Melek ve şeytan konusunda öğretmenin omuzlarımızda melekler var. Birisi kötü davranışları birisi iyileri yazar açıklaması bu yaş seviyesindeki çocukları psikolojik olarak rahatsız edebilecek bir ifadedir. Bunun yerine öğrenciler iyi davranışlar yapmaya teşvik edilebilir, Allah ın o insanları daha çok seveceği açıklanması uygun olacaktır. 964 12.05.2005 tarihli 3. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 13, bir ders saati. 348

3. Kâbe nin cami olup olmadığı konusu öğrenciler tarafından tam olarak anlaşılmamıştır. Neden onun şekli değişiktir? Değiştirilemez mi? Gibi sorular öğrenciler tarafından cevap bekleyen sorular olmuştur. 4. Sadaka vermek ya da bağışta bulunmak konusunda öğretmenin yaptığı açıklama yeterli değildir. Öğrenci, mutlaka Allah tarafından daha fazla para kazanacağı düşüncesine yöneltilmiştir. Öğrenci sürekli böyle bir beklenti içinde kalabilir. 5. Asr suresinin anlamı üzerinde durulurken konu yüzeysel işlenmiş ve bir şekilde yine Allah inancına gelmiştir. Asr suresinin içeriğinde sadece bunlar yer almamaktadır. Asr suresinden Âmentü duasına geçilmesi de öğretmenin plansız işlediğini göstermiştir. Daha önceki sınıflarda da benzeri ilişkilendirme yapılmıştır. 6. Fîl suresi ile ilgili yeterli açıklama yapılmıştır. Kâbe nin yapılışı anlatılmıştır. Kâbe ye Almanların da geleceği bir öğrenci tarafından belirtilmesi üzerine öğrenciler onların Hıristiyan olduklarını düşünmüşlerdir. Kendi aralarında konuşmuşlardır. Öğretmen, öğrencilerin söylediklerine açıklık getirmemiştir. Aynı şekilde Allah ın olmadığına ilişkin konuşmalarda da açıklama yapılmadan geçilmiştir. 7. Öğretmenin Kur an harflerini öğrettiği derste öncelikle Kur an dan ve onun tercümelerinden konuşulmuştur. Ardından Kur an harflerinin okunuşu üzerinde durulmuştur. Harflerin okunuşunda mahrec hataları düzeltilmiştir. Programa göre öğretmenin bu harfleri öğretmesi hedeflenmemektedir. Amaç Kur an ın tanınmasıdır. Bu sebeple programda bu konu yer almaktadır. Ancak öğretmen klasik usûl harfleri öğretmeye çalışmıştır. Harflerin birleştiğinde nasıl değiştiğini öğretmeden okutturma alıştırmaları yapılmıştır. Çocuklardan bunları tanıması istenmiştir. Kur an harflerinin niçin önemli olduğu ders başlangıcında açıklanmamıştır. Sadece öğrenciler iyi öğrenirse, iyi not alacakları ifade edilmiştir. Öğrenci dersin sonunda niye bu harfleri öğrendiklerini sormuştur. 8. Öğretmenin ders başlangıcında dua ve sure okuması tamamen çocuklara ezberlettirmek maksatlı olduğu gözlenmiştir. Öğretmen, ders başlangıcında uyulmasını istediği kuralları hatırlatmış ve uyulmadığında ve derste öğretilenlerin öğrenilmediğinde kötü not alacakları ifade edilmiştir. Öğrenciler notla korkutulmaktadır. Öğretmenin derse başlamadan önce, öğrencilerin oturma düzenlerini düzenlediği de olmuştur. Öğrenciler, Đslam Dersi ne geldiklerinde 349

yorgunsalar, derse başlamadan önce öğrencilere dinlenmeleri için biraz vakit tanımıştır. Öğretmenin, ödül ve ceza uygulamasında sorunlar yaşadığı gözlemlenmiştir. Dua ve sure öğretiminde ve özellikle öğretmenin isteklerine cevap veren öğrenciler artı almaktadır. Şımaran, derste konuşan öğrenciler ise eksi almakta, sınıftan atılmaktadır. Öğrenciler müdüre gönderilmekle de korkutulmaktadır. 9. Öğretmen, grup çalışmasını etkenlikle kullanamamıştır. Grup çalışmasının nasıl yapılacağına ilişkin önceden bilgi verilmemiştir. Süre iyi planlanmamıştır. Öğretmen, grupları dolaşırken onları soruların cevaplarını bulmaya teşvik etmek yerine, onlara soruların cevaplarını söylemeyi tercih etmiştir. Bütün grupların cevapları değerlendirilememiştir. Öğrenciler soruların cevaplarını o derste öğrenmeden ders bitmiş, öğretmen konuyla ilgili başka çalışma yaprağını ödev vermiştir. Ara Özet Đlker in sure ve dua öğrendiklerini ifade etmesi ders gözlemlerinde de tespit edilmişdir. Anne, çocuğunun namaz konusunda hâlâ yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade etmesi, öğretmenin namaz uygulamasını sürekli öğrencilere kendisinin gösterip uygulattırmasından kaynaklandığı düşünülebilir. Çünkü namaz, sure ve dua öğretiminde öğrenciler, öğretmen ne yapıyorsa ve ne söylüyorsa aynısını tekrar etmektedir. Öğretmenin sure ve dua öğretiminde faydacı yaklaştığı ve bunları sürekli tekrar ettirdiği gözlemlenmiştir. Đlker in görüşmede belirtmiş olduğu sınıfta artı, eksi alma ve sınıftan atılma ödül ve cezaları ders gözlemlerinde de gözlemlenmiştir. Öğretmenin öğrencilerin sorularını yeterince cevaplandırmadığı ve hatta duymazdan geldiği görülmüştür. Öğrenciler konuları öğrenirken, o konuyu niçin öğrendiklerini bilmedikleri tespit edilmiştir. Öğretmenin program dışı hareket ederek Kur an okumasını sınıfta gözlemlenen derslerde öğretmeye çalıştığı tespit edilmiştir. 350

4. Dördüncü Sınıf Đslam Dersi a. Görüşme 4 (1) Anneyle görüşme Hatice Yılmaz la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Görüşme 02.05.2005 tarihinde Va nin evinde gerçekleştirilmiştir. Konuşma Türkçe yapılmıştır. Va konuyla ilgili görüşlerini içtenlikle paylaşmıştır. Kişisel Bilgiler: Va kırk iki yaşındadır, aslen Türk fakat Alman vatandaşıdır. Görüşmenin yapıldığı tarihte kendisi ev hanımıdır. Evlendiği yıllarda sekiz saatlik bir işte çalışmıştır. Sonra kendi işçilik hakkını Vb ya devretmiştir. Va on beş yaşına kadar Türkiye de Bursa da kalmıştır daha sonra ailesi Almanya da olduğu için o da Almanya ya gelmiştir. Va ortaokulu bitirdikten sonra, lise bir ya da ikiye geçerken anne olmuştur. Dört çocuk annesidir. Yirmi bir, onaltı, on (Ayşegül) ve dokuz yaşlarındadır. Almanya da Meslek Lisesini (Berufschule) bitirmiştir. Bir yıl devam ettiği için meslek öğrenmemiştir. Almanya ya tam hangi tarihte geldiğini bilmemektedir. Vb Almanya ya evlendikten dört sene sonra 1986 yılında gelmiştir. Vb nın, mesleği kaynakçılıktır. Almanya da bu mesleği yapamamış bir inşaatta çalışmış görüşmenin yapıldığı dönemde de Türk bakkalına yardım etmektedir. Vb nın Almancası, Va ye göre daha yeterlidir. Kendisi evde oturduğu için konuşurken zaman zaman takıldığını ifade etmiştir. 965 Çocuğun dersleriyle ilgilenme Çocukların veli toplantılarına bazen Va, bazen Vb katılmaktadır. Öğretmenden ya randevu istenildiğinde ya da öğretmen istediğinde görüşmeye gidilmektedir. Anne, etüte çocuklarını almaya gittiğinde, öğretmenlerine çocukların durumlarını sormaktadır. Ayşegül 966 ve kardeşi derslerini etütte yapmaktadır. Etüt öğleden sonra dörde, beşe kadar sürmektedir. Çocuklar, sınavları olduğunda evde çalışmaktadır. Ayşegül ün derslerine evde, ağabeyleri eve geldiğinde onlar yardım etmektedir. 967 965 Đslam Dersi, Transkripsiyon 7, St:1-56. 966 Kendisiyle görüşme yapılan öğrenci. 967 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:57-76. 351

Çocuklar not aldıklarında Va nin haberi olmaktadır. Kötü not aldıklarında onları çalıştırmaktadır. Ayşegül ün başarısını kardeşine göre daha iyi bulmaktadır. Kızı, liseye gitmeyi kazanmıştır. 968 Đslam Dersi nde neler öğrendiğini Va şöyle anlatmıştır: nasıl bismillahirrahmanirrahim öğrendiklerini sofraya oturunca. Bu gibi şeyleri anlatıyorlardı ben bi de camiye gönderiyorum Cumartesi Pazar günü. Erlangen in camisine Kur an öğrensinler diye. 969 Va nin çocukların derste öğrendikleri şeylerden hatırladığı şudur: Anlatıyorlar ama pekte şey yapmadım aklımda yok, en çok Mekke yi filan onları galiba geçmişler.(4) 970 Konuşmanın devamında söyledikleri ise V: Kâbe yi filan yaptılar plaketini onu gördüm. M: Bunun dışında neler öğrendiler mesela surelerden? Va: Evet sureleri öğreniyorlar. Elham suresini filan okudular burada. Her Cuma zaten ölmüşlerimize Kur an okuruz. 971 Konuşmanın başka yerinde aynı şeyi tekrar belirtmiştir. tabi okulda da duaları öğretiyorlar, Elhamı filan öğretmişlerdi. Abdest almayı galiba Kelime-i Tevhid i öğretmişlerdi, bismillahirrahmanirrahimin önemini, onları biliyorum yani. Kâbe nin maketini yaptılar. O şekil yani. 972 Din dersini ve dersin dilini tercih Va, Almanca Đslam Dersi ni nasıl tercih ettiği sorulduğunda tepkisi şöyle olmuştur: yoook Türk öğretmeni geliyor işte, biraz önce Abdurrahman Bey geliyor, Almanca din dersine girmiyor, onların diniyle ilgili bir şeye. M: Đslam Dinini Almanca olarak görüyorlar ama Va: Hıı ama öğretmenleri Türk. M: Öğretmenleri Türk ama dersi Almanca işliyorlar. Va: Eveeet 973 Va, Đslam Dersi ni sonradan kabul etmiştir ama kaç senedir çocukların devam ettiğini kesin olarak hatırlamamaktadır. Ondan önce de zaten şey yapmadılar, biz kabul ettik, bize bir kâğıt geldi, onu imzaladık ondan sonra gitmeye başladılar 968 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:78-86. 969 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:92-94 970 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:102-103. 971 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:159-162. 972 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:182-184. 973 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:111-116. 352

Abdurrahman Temel e. Ama Ayşegül kaçıncı sınıftaydı, iki olması lazım, ikinci sınıftaydı. 974 Dersi tercih sebebi ise Faydalı olsun diye, dinî öğrenmek güzel bir şey mesela 975 konuşmanın devamın da Ama Türkçe öğretmeni geliyor ya o yüzden yani Almanca yı seçtik. Dinini öğrensin istedik 976 demiştir. Va nin dersin diline ilişkin görüşlerini öğrenmek maksadıyla, çocuklarının dini Türkçe öğrenmelerini isteyip istemedikleri sorulduğunda, Va çocuklarının camide aldıkları eğitimleriyle bağlantı kurmaktadır: Tabi tabi güzel bir şey. Çocuklarla biz zaten evde Türkçe konuşuyoruz. O şekilde de, camide de zaten Türkçe görüyorlar. Duaları öğreniyorlar, Kuran a zorla geçmeye başladılar. Ayşegül zaten Kur an da öbürküsü Kur an a yakın iki üç sayfası kaldı elif be de. 977 Ders dilinin Türkçe olması halinde, Va sonucun ne olacağı hakkında şu tespitte bulunmuştur: Evet düşünüyorum. Anlarlar yani daha iyi olur. Gerçi onların Almanca ları da güzel. 978 Va nin büyük oğlu Türkçe eğitim aldığı için daha sonraki eğitiminde zorluk çekmiştir. Büyük oğlum dördüncü sınıfa kadar Türkçe eğitim yaptı, haftada bir kere Almancası vardı. O yirmi bir yaşında, o seneler böyleydi. Türk çok olduğu için Türk öğretmeni vardı. Dördüncü sınıftan sonra Gymnasium sınavlarına girdi, onu başaramadı sonra biz altıncı sınıfta falan, biz buraya geldik Erlangen e, beyimin işi vardı. Burada inşaatcı, demirci firması ondan sonra burada alman okuluna gitti biraz bocaladı, sonradan çok güzel oldu. Dokuzuncu sınıfta on bir tane biri vardı çocuğumun. Sonra ordan Realschule mezuniyeti yaptı. Onuncu sınıftan çıktı burda Erlangen de Meslek Yüksek Okul una (Fachoberschuleye) gitti, sonradan da Üniversite. Şimdi de Üniversite de ikinci sınıfta Ama ikinci oğlan öyle olmadı on altı yaşındaki direkt Alman okuluna. O zaman buraya taşınmıştık biz, yalnız ikinci sınıfı iki ay okudu. Ordan aldılar, Forschule ye 979 gönderdiler, öğretmeni daha faydalı olur dedi, şimdi o da Gymnasium da. Çocuklarım iyi maşallah 980 974 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:121-123. 975 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:125. 976 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:169 977 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:127-129. 978 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:138. 979 Destekleme okulu. 980 A.g.d., Transkripsiyon 7, St: 232-246. 353

Din dersinden hoşnut olma Okulda öğrendiği konuları yeterli görüp görmediği sorulduğunda Va cevapsız kalmıştır. Va: Ya bu ara ben de şey yapamadım pek (güldü) M: Size yansıyan bişey olmadı galiba? Va: Dersiyle pek ilgilenemedim M: Hım 981 Din dersinden hoşnutsuz olma Va, Almanca din dersinin faydasını görmediğini belirtmiştir. 982 Va nin dersle ilgili olarak hoşnut olmadığı bir durum yoktur. 983 Din dersine yönelik beklentiler Va çocuğunu din dersine gönderirken dinini öğrenmesi beklentisi içerisindedir. 984 Konuşmasının devamında bu ifadesini biraz daha açan Va, Namaz, abdest, Kur an a saygı filan öyle şeyleri, yemeğe başlarken bismillahirahmanirahim, Kelime-i Tevhit bu gibi şeyler. Hac nasıl bi şey olmalı bunların hepsini. Bilmiyorum anlatılıyor mu ama? 985 Bu dersten beklentisi sorulduğunda verilen cevap cami eğitiminden beklentisiyle benzerdir: Tabi aynı şekilde benim bilmediğim konuları da öğrenmelerini istiyorum. Dinle ilgili çünkü Türkiye de ben okula gittiğimde üç ay gidiyordum, yine baştan yine baştan hiç Kur an a geçemedim her seferinde okul bitiyor başlıyordu Ama çocuklarım okusun güzel okusun istiyorum. 986 Çocuğunu camiye gönderme Va, çocuklarını camiye göndermektedir. ben bi de camiye gönderiyorum Cumartesi Pazar günü. Erlangen in camisine Kur an öğrensinler diye. 987 981 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:155-158. 982 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:144-147. 983 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:198. 984 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:169. 985 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:171-173. 986 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:175-180. 987 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:93-94. 354

Cami de neler öğrendiklerini sayana Va okuldaki din dersinden daha fazla cami eğitimiyle ilgili olduğunu göstermektedir. O şekilde de, camide de zaten Türkçe görüyorlar. Duaları öğreniyorlar, Kur an a zorla geçmeye başladılar. Ayşegül zaten Kur an da öbürküsü Kur an a yakın iki üç sayfası kaldı elif be de. Çocuklar hafta sonları bir yere gezmeye gidilmediği sürece iki senedir cami eğitimlerine devam etmişlerdir. 988 Camiye gönderme sebebi okuldaki din dersini yetersiz gördüğü için değildir. Bunu şöyle açmaktadır: Yok Kur an dersi öğretcekler miydi bilmiyorum ki, Kur an öğrenmesi de mühim o yüzden. Dualar bilhassa, duaları öğretirler herhalde okulda da. Fakat Kur an ı bilmiyorum. O yüzden yani. M: Hım Kur an ı öğrensin diye yani. V: Hı hı. 989 Va, çocuklarının camiye daha isteksiz gittiklerini belirtmiştir. Bunun sebebi de çocukların camide okuma sırası beklemeleridir. Çocuklar gitmemek için bahane bulsalar da Va onları göndermektedir. 990 (2) Çocukla Görüşme Ayşegül Korkmaz la görüşülmüştür. Görüşmeye Dair: Ayşegül le görüşme Almanca 21.05.2005 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Kişisel Bilgiler: Ayşegül on yaşındadır. Brucker Lache Đlkokulu dördüncü sınıf öğrencisidir. 991 Ders Çalışma Öğrenci, derslerini anlamadığı zaman yardım istemektedir. Ödevlerini çoğunlukla etütte yapmaktadır. Almanca dersinde zorlanmaktadır. Evde ödevlerini yaptığında ağabeyleri yardım etmektedir. 992 988 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:127-135. 989 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:150-153. 990 A.g.d., Transkripsiyon 7, St:204-205. 991 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:1-6. 992 A.g.d., Transkripsiyon 8, St: 7-14. 355

Din dersi etkinlikleri Öğretmen derste çocuklara sureleri öğretmek için önce kendisi birkaç kelime sureden söylemekte, arkasından öğrenciler tekrar etmektedir. Öğrenciler, iyice öğreninceye kadar ders sürekli böyle devam etmektedir. Bazen de öğretmen, üzerinde surelerin Arapçası ve Türkçe sinin bazen de Almanca sının yazılı olduğu çalışma kâğıtları dağıtmaktadır. Ayşegül, surelerin Almanca tercümeleri ile ilgili ise Surelerin Almancasını bazen öylesine söylüyor galiba onu öğrenmek zorunda değiliz demektedir. 993 Konulara yönelik çalışma kâğıtlarını stajyer öğrenciler geldiğinde, onlar kendi ders etkinlikleri için vermişlerdir. Din dersi öğretmeni çoğunlukla sadece boyamaları için çalışma kâğıdı vermektedir. Boşluk doldurma tarzında çalışma kâğıtlarını öğrenciler çok nadir almaktadır. Çalışma kâğıtlarını çoğunlukla defterlerine yapıştırmaktadır, bazen de öğretmen yanına almaktadır. 994 Aynı konuyu tekrar tekrar öğrendikleri olmuştur. Özellikle Kâbe ile ilgili savaşı anlatan hikâyeyi üç ya da dört defa öğrenmişlerdir. Çok sık ders konusu edilmektedir. 995 Sınıf yönetimi Derste öğretmen yaramaz olduklarında eksi, uslu olduklarında da artı vermektedir. Üç eksisi olan dışarıya atılmaktadır. Üç artısı olanın sadece üç artısı olmaktadır. Üç artı alana bir şey verilmemektedir. Ayşegül, üç eksisi olup olmadığına da dikkat edilmediği görüşündedir. çünkü benim bir kere bir eksim vardı ve dışarı atıldım demektedir. Derste bu şekilde artı, eksi verilmesinden hoşnut değildir çünkü üç artı aldığında karşılığını görmemiştir. 996 Öğretmen, derste çocuklar boş konuşursa çok sık olarak kızmaktadır. 997 Öğretmen, derste söz istemeden konuşmalarına eksi vermekte ve kızdığında çok yüksek bir ses tonuyla bağırmaktadır. Ayşegül kendilerine öğreten insanın bu şekilde davranmamasını istemektedir. 998 993 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:20-36. 994 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:37-48. 995 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:233-238. 996 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:59-74. 997 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:80-82. 356

Derste öğrenilenler Derste öğretmen Peygamber hikâyelerinden anlatmaktadır ve çoğunlukla sure öğretmektedir. 999 Kureyş, Fîl, Fâtiha, Ma ûn surelerini öğrenmişler ve Asr suresini öğrenmeye başlamışlardır. Salâvat dualarını ezberleme alıştırmaları yapmışlar ama Ayşegül öğrenmediğini söylemiştir. Rabbena dualarını öğrenmiştir. 1000 Ümmet konusunu, Almanya da Müslümanlar konusunu öğrenmişler ama içeriğini hatırlamamaktadır. 1001 Ölümden sonraki hayatla ilgili öğrenmiştir. Sınıfça ve diğer öğrencilerle birlikte mezarlık ziyareti yapılmıştır. Öğretmen cenaze ve dua hakkında konuşmuştur. Öldükten sonra mezarda iki melek kime inandığını ve peygamberini, buna benzer sorular sormaktadır. Soruları başardıktan sonra iyi ve kötü davranışlar tartılmaktadır, kötü davranışlar çoksa cehenneme iyi davranışlar çoksa cennete gitmektedir. Cennette her istenilen olmaktadır ama paylaşmak gerekmektedir. Cehennemde yanılmaktadır. Cennete iken ya da belki cehennemdeyken tekrar diriliş olabilmektedir. Cennete gidilirse o zaman sonsuz yaşam olabilir, cehennemde değil. 1002 Öğrenciler, Hıristiyan mezarlığını ziyaret etmişlerdir. Hıristiyan Mezarlığı olduğunu Ayşegül, haçlardan ve çeşitli şeylerden anlamıştır. Öğretmenin Müslüman ve Hıristiyan mezarları arasındaki farklardan bahsedip etmediğini hatırlamamaktadır ancak Müslümanlarda haç ve mumların olmayacağını, bunun yerine çiçek olabileceğini tahmin etmektedir. 1003 Ayşegül, Allah hakkında şunları öğrenmiştir: Her şeyi yapabilir, çok değişiktir insanlardan farklıdır. Yemeğe ihtiyacı yoktur, bizim ihtiyacımız olan hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Esma ül Hüsnayı öğrenmemiştir. Zikr hakkında ise, Cami de isek Tanrı yı biraz düşünmeliyiz, hatırlamalıyız. Çünkü orada senin yanında ee önünde 1004 demiştir. 998 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:434-441. 999 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:17-18. 1000 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:105-131. 1001 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:134-140. 1002 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:141-177. 1003 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:181-190. 1004 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:197-215. 357

Ayşegül, namaz kılmadan önce abdest alınması gerektiğini belirtir. Önce eller yıkanır sonra üç kere ağız ve üç kere burun ve sonrada yüz yıkanır. Sağ kol ve sol kol yıkanır, baş mesh edilir, kulaklar ve ayaklar yıkanır. Sonra hangi namaz ise ona niyet edilir. 1005 Namaz kılmasını iki ya da üç defa öğrenmişlerdir. Tam olarak ne kadar ders saati öğrendiklerini bilmemektedir. Her şeyi öğrendiklerini belirtmektedir. 1006 Yemekten önce besmele çekmek ve sonrasında elhamdülillah demek konusunu öğrenmişlerdir. Çeşitli Müslümanlar, dinler ve ülkeler hakkında konuşmuşlardır. Bayramlarda neler yenilebileceği, hangi hayvanların kesilebileceği, kesilemeyeceği üzerinde konuşulmuştur. 1007 Oruç ve zekât konularını derste işlemişlerdir. Sürekli Peygamberlerin hikâyelerini okumuşlardır. Sayısını hatırlamamaktadır. Neler yapılamaz, mesela; hırsızlık, kaçak toplu taşıma araçlarına binmemek gibi konuları öğrenmişlerdir. 1008 Hicret hikâyesini öğrenmişlerdir. Mekke lilerden Peygambere inanmak istemeyenler onu öldürmek istemişlerdir. Bu sebeple Medine ye gitmiştir. Muhacir ve ensarların neler yaptıklarını öğrenmişlerdir. 1009 Musa ve Đbrahim Peygamberlerin hikâyelerini de öğrenmişlerdir. 1010 Öğretmen derste neredeyse hiç ödev vermemektedir. Ancak verdiğinde bunlar boyama, sure öğrenme ya da boşluk doldurmadır. Ödevleri kontrol etmektedir ama bazen öğrenciler hiç bir şey yapmamaktadır. 1011 Hiç sınav olmamışlardır. 1012 Hava güzel olduğunda dışarıda maç yapmışlardır. Bunun dışında bazen adam asmaca oynamışlardır. Mekke ve Medine ile ilgili, birine yardım etmekle ilgili bazen rol oyunları yapmışlarıdır. Üç hafta kadar önceleri adam asmaca oyununu sık oynamakta iken görüşmenin yapıldığı dönemde artık oynamamaktadırlar. 1013 1005 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:222-227. 1006 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:231-232. 1007 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:240-246. 1008 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:248-253. 1009 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:270-283. 1010 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:285-294. 1011 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:384-389. 1012 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:391. 1013 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:417-426. 358

Dersten hoşnut olma/olmama Ayşegül, sureleri farklı şekilde öğrenmek istemektedir. Bir çalışma kâğıdıyla kendilerine verilmesini ve sonra evde ya da derste kendilerinin öğrenmelerini istemektedir. Sureleri öğrendiği zaman artık öğrenmeye devam etmemekte, diğerleri öğrenmeye devam etmektedir. Kendisi de bu durumda dersin dışında kalmaktadır. 1014 Derste el işi (basteln) yapmaları hoşuna gitmektedir. Mesela Kâbe maketi. Boyama yapılmasını ve anlaşıldığında güzel hikâyeleri de iyi bulmakta bazen hikâyeleri heyecanlı hale getirebilmektedir. Bunların uygulamasının devam etmesini istemektedir. 1015 Derste yazı yazdıkları zaman çok yazmaktadırlar. Ayşegül bundan hoşlanmamaktadır. Bir de söz istemeden konuşurlarsa ve eksi alırlarsa bu hoşuna gitmemektedir. Öğretmen kızdığı zaman çok gürültü olmaktadır. Onlara bir şeyler öğreten birisinin bu şekilde bağırması hoşuna gitmemektedir. 1016 Ders dili Ayşegül ün, derste anlamadığı çoğunlukla Arapça kelimeler olmaktadır. Bunları öğretmene sormaktadır. Ümmet gibi. 1017 Ayşegül ders dilinin Almanca olmasını tercih etmektedir. Çünkü Almanca öğrenmek zorundadır zaten. Aslında onun için ikisi de aynıdır. Türkçe öğrenmek durumunda olduğunda her gün üç saat gitmek zorunda kalacaktı. Almanca yı daha iyi anlamaktadır. Türkçe yi o kadar iyi bilmemektedir. Ayşegül, camide Türkçe öğrenmektedir. Ama camide hocaya soru soramamaktadır. Çünkü otuz kadar çocuk vardır ve herkes soru sorduğunda hoca kızmaktadır. Bu sebeple Almanca öğrenmek istemektedir. Bazen camide hoca anlamadığı Arapça kelimeler kullanmakta ve açıklamamaktadır. Kendisine sorulmasından da hoşlanmamaktadır. 1018 Türkçe ve Almanca olarak öğrendiklerini eşleştirip eşleştiremediği sorulduğunda; Türkçe ve Almanca, bilmiyorum. Bazen kelimeyi Türkçe olarak daha iyi biliyorum ve Almanca da hiç bilmiyorum. Bazen Almanca da biliyorum ve Türkçe de 1014 A.g.d., Transkripsiyon 8, St:369-374. 1015 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:394-405. 1016 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:429-441 1017 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:377-383. 1018 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:483-502 359

bilmiyorum. Bazen de ne Türkçesini, ne de Almanca sını biliyorum. Bazen ikisini birden biliyorum. Bunları karşılaştırmak tam olarak mümkün değildir. 1019 Camiye gitme Ayşegül iki buçuk yıldır camide öğrenmektedir. Kur an okumasını öğrenmiştir. Bunun dışında Otuz Đki Farzı öğrenmektedir. Öğrenmesi gereken şeyleri öğrenmek istediğinde bir kitaptan da öğrenmektedir. Sureleri çoğunlukla Kur an dan öğrenmeye çalışmaktadır. 1020 Ayşegül e camide öğrenmek isteyip istemediği sorulduğunda biraz annesinden çekinerek cevap vermiştir. Camide öğrenmeyi her zaman olmadığında istediğini belirtmiştir. Onu ailesi camiye göndermektedir. Tatilde bile camiye gitmek durumundadır. 1021 Görüşmelerin Raporu 1. Anne Almanya da öğrenim görmesine rağmen uzun süre iş hayatından uzak kaldığı için Almanca konuşma becerisi zayıflamıştır. Ayşegül den büyük iki ağabeyi olması Ayşegül ün onlardan destek almasını sağlamıştır. Bu sebeple anne, Đslam Dersi nde çocuğunun ne öğrendiği konusunda tam bir bilgiye sahip değildir. Çocukları zayıf aldığında anne, çocuklarının derslerine yardımcı olmaya çalışmaktadır. Ayşegül evde ders çalıştığında kendisine ağabeylerinin yardımcı olduğunu ifade etmiştir. Derste sure öğrendiklerini ve sureyi öğretmenin dediklerini tekrar etmek suretiyle yapmaktadır. Çalışma yapraklarının stajyer öğrenciler varken daha fazla veriliyor olması, öğretmenin onlar varken derse daha da dikkat ettiğini göstermektedir. Çoğunlukla boyamaları için verilen çalışma yaprakları, öğretmenin hazırlık yapmadan verdiği çalışma yaprakları izlenimini vermektedir. Ayşegül derste aynı konuları bazen defaatle öğrendiklerini söylemiştir. Bu da öğretmenin plansız hareket ettiğine ilişkin ipucu vermektedir. Sınıf yönetiminde kullandığı ödül ve cezalar diğer sınıflarda da kullanılanlardır. Öğretmen dördüncü sınıfta da aynı uygulamayı devam ettirmektedir. Programa göre Kâfirûn, Nasr ve Mâ ûn surelerini 1019 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St:504-506. 1020 A.g.d., Transkripsiyon 8, St: 444-470. 1021 A.g.d.,Transkripsiyon 8, St: 471-477. 360

öğrenmeleri gerekirken derste Mâ ûn suresine ek olarak Kureyş, Fîl, Fâtiha ve Asr surelerini öğrenme alıştırmaları yapmışlardır. Salâvat duaları da öğrenilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla öğretmenin program dışı dua ve sure öğrettiğini ifade etmiştir. Derste Adam Asmaca oyunu oynanmaktadır. Ayşegül ün ifadesine göre üç hafta öncesine kadar çok sık oynanıp sonra oynanması, araştırmacının ders gözlemlerine başladığı dönemle aynı zamana denk gelmektedir. 2. Anne, çocuğunun Đslam Dersi ni Almanca öğrendiğinin farkında değildir. Israrla ama Türk öğretmen geliyor demektedir. Đslam dersini seçmelerinde öğretmenin Türk olması etkili olmuştur. Ders dilinin Almanca olmasının önemini diğer çocukların tecrübelerinden örnekler vererek anlatmıştır. Büyük oğlu hep Türk sınıfında öğrenim gördüğü için daha sonraki öğrenim hayatında zorlanmıştır. Diğer çocuğu doğrudan Almanca sınıfına başladığından böyle bir sorunla karşılaşılmamıştır. Büyük oğlunun yaşadıklarını kızının da yaşamasını istememektedir. Đslam Dersi Türkçe olursa çocuğu dersleri anlayacaktır fakat diğer taraftan Va çocuğunun Almanca dil yeterliliğinin artmasını istemektedir. Ayşegül, dersi Almanca öğrenmek istediğini ifade etmiştir. Çünkü bunu bir zorunluluk olarak görmektedir. Diğer dersleri Almanca dır ve Almanca yı anlıyordur. Almanca ve Türkçe kelimeleri karşılıklı eşleştirip eşleştiremediği konusunda ise Ayşegül böyle bir tespitte bulunmanın güçlüğüne işaret etmiştir. Çünkü bazı kelimelerin Almanca sını, bazılarının Türkçe sini bilmekte bazen de her ikisini de bilmemektedir. Bu ifadeden Ayşegül ün her iki dili kullanmada yeterliliği olmadığı söylenebilir. 3. Anne, Đslam Dersi nde kızının ne öğrendiğini tam olarak bilemediği için dersin yeterliliği konusunda yorum yapamamıştır. Hoşnut olmadığı bir durum yoktur. Ayşegül, derste hoşlanmadığı durumları sıralarken başta sure öğretim şeklinden sıkılmaktadır. Kendisi duayı ya da sureyi öğrendiğinde öğretmenin hâlâ tekrar ettirmesi ve bunun ders ortamında olmasından hoşnut değildir. Evde öğrenmek istemektedir. Benzer şeyi üçüncü sınıf öğrencisi de söylemiştir. Ayşegül ün hoşlanmadığı diğer bir durum ise öğretmenin sınıfta bağırıp, kızması ve artı vererek ödüllendirmesi, eksi ile cezalandırmasıdır. Öğretmen bazen eksi sayısına bakmadan sınıftan öğrencileri atabilmektedir. Bu durumdan Ayşegül rahatsız olmaktadır. 361

4. Anne, derste kızının kendisinin de bilmediği konuları öğrenmesini beklemektedir. Yani Đslam konusunda kendisinden daha fazla bilgili olmasını arzulamaktadır. Özellikle kendisi yeteri kadar Kur an okuyamadığı için onun Kur an okumasını istemektedir. Çocuğunu camiye gönderme nedeni de budur. Yoksa okuldaki dersleri yetersiz gördüğü için kızını camiye gönderiyor değildir. Görüşme esnasında anne, okulda Kur an öğretilip öğretilmediğini de sorgulamıştır. Bundan emin olamamıştır. Ayşegül ün camiye ailesinin zorlamasıyla gittiği anlaşılmaktadır. Çünkü tatil zamanlarını camide öğrenmekle geçirmektedir. Camide, Kur an okumasını öğrenmiştir, bazı sureleri öğreniyordur. Otuz iki farz gibi dinî bilgilerin de kendisine verildiği anlaşılmaktadır. b. Ders Gözlem Analizleri Dördüncü sınıf dersleri on bir saat (02.03.2005, 27.04.2005, 11.05.2005, 01.06.2005, 02.06.2005, 08.06.2005) gözlemlenmiştir. Gözlemlenen derslerin incelenmesi Derslerin Đçeriği ve Öğretim kategorileri altında incelenmiştir. (1) Derslerin Đçeriği Cami Adabı ve Namaz Cami ziyaretinin yapıldığı derste öğretmen çocuklara caminin içini tanıtmış ve namaz kılınışı hakkında bilgi vermiştir. Öğrencilerle birlikte namaz kılınmıştır. - Mihrap, Allah ı selamladığımız yerdir. Minber:. demiştir. - Camide neler yapılmaz? Sorusunu sormuştur. Cevap olarak sakız çiğnenmez demiştir. - Camide kıbleye dönmemiz gerek demiştir. - Abdestin nasıl alındığını öğrencilere anlattırmıştır. - Kâbe ye yönelmemiz gerekir dedikten sonra namaz nasıl kılınır onu anlatmıştır. Tekbir alınışını ve el bağlamayı göstermiştir. Sûbhaneke yi birlikte okumuşlardır. Besmele çekmişler ve Fâtiha suresini ardından Fîl suresini okumuşlardır. Rukû ve secdede, el ve ayakların nasıl konulduğunu göstermiştir. Öğretmen, öğrencilere iki rekât namaz kıldırmıştır. 362

- Namaz kılmak Müslümanlar için bir görevdir demiştir. 1022 Ma ûn suresini öğrendikleri derste, öğretmen surenin içeriğinden söz ederken konuyu namaza getirmiştir. Müslümanların günde kaç sefer namaz kıldığı üzerinde durmuştur. Namaz vakitlerinin Arapçasını öğretmiştir. Öğretmen derse namazı öğretmekle devam etmiştir. Sınıfın ortasına battaniye sermiştir. Önce erkeklerin sabah namazını kılmalarını istemiştir. Đki rekât sünnet iki rekât farz olduğunu söylemiştir. Namaza başlamadan abdest almaları gerektiğini belirtmiş ve iki öğrenciye anlattırmıştır. Öğrt: Önce niyet etmeniz gerekir demiştir. Sonra üç çocukla birlikte namaz kılmaya başlamışlardır. Fâtiha yı ardından Ma ûn suresini okumuşlardır. Çocuklardan birisi rükuya giderken tekbir getirmiştir diğerleri de aynı şeyi yapmıştır. Öğretmen de: Bir mezhep var, Şafiiler, onlar öyle yapıyor diğerlerinde Hanefiler de yok demiş ve geçmiştir. Öğretmen konuyla ilgili daha fazla açıklama yapmamıştır. Öğrenciler, öğretmenin yaptığı o kısa açıklamayı da dinlememiştir. Çocuklar tekrar rukûya giderken bir öğrenci hariç yine tekbir getirmişlerdir. Namaz kılanları izleyen çocuklar niye yapıyorlar, gerek yok demişlerdir. Öğretmen tekrar Hanefi mezhebinde gerek yok demekle yetinmiştir. Öğretmen başka bir açıklama yapmamıştır. Son oturuştaki duaları öğretmen okumuştur: Tahiyyat, Salli, Barik, Rabbena dualarını öğrenciler de tekrar etmiştir. 1023 Sure ve dua Ma ûn suresinin ezberleme çalışmalarının yapıldığı derste öğretmen sureden hareketle şu konular üzerinde durmuştur: Öğrt: Ebu Cehil kim? Öğrt: Ebu Cehil Muhammed in düşmanıdır Öğrt: Yaptığımız davranışların iyi mi kötü mü olduğunu nereden biliyoruz, nerede yazıyor? Semih: Kur an da Selena: Kur an ve Bibel (Öğretmen bu cevabı geçiştirmiş, duymazdan gelmiştir) 1022 02.03.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 1, iki ders saati. 1023 27.04.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 5, iki ders saati. 363

Öğrt: Ve sünnette Öğrt: Bizim Peygamberimiz insan mıydı, Tanrı mıydı? Tarkan: Đnsan Kevser: Tanrı Ayşegül: Đnsan Tarkan: O insan ama Allah tarafından gönderildi. Öğrt: Niçin onun insan olması gerekir? Dilek: Đnsan olması gerekir çünkü çağırdığı diğerleri de insan. Öğrt: O bizim için örnek. Bazı insanlar o, sadece Allah tan mesajları ilettiği için ona düşmandılar. Öğretmen Ebu Cehil konusuna devam etmiştir. Öğrt: Neden o cahiliyyeden biri? Çünkü o tek olan Allah a inanmak istemedi. Bizim Peygamberimiz ilk mi son mu peygamber? Metin: Son Öğrt: Tek olan Allah a inanın dediğinde bir kısım insanlar ona inandı, bazıları inanmadı. Onu öldürmek istediler. Yetim çocuk ne demek? Ayşegül: Sokakta yaşayanlar. Selena: Barınma evinde yaşayanlar, ailesi olmayan çocuklar Öğretmen, yetim ve miskin kelimelerini sormuş ve açıklamıştır. Yetim=Waisenkind, Miskin=Arm şeklinde açıklamıştır. Öğrt: Dünyada fakir insanlar var mı? Metin: Afrika, Asya Öğrt: Fakirlere yardım etmeli miyiz? Tarkan: Yiyecek, içecekleri yok, evleri yok, onların ölmelerini istemiyoruz. Kevser: Yeryüzündeki insanların çoğu fakir. Semih: Allah yardım edin dediği için zekât vermeliyiz Tarkan: Biz de onlar gibi fakir olabiliriz, o sebeple onlar da bize vermezse sonra. Öğrt: Evet, Allah a şükrümüzü göstermek için vermeliyiz. Müslümanlar günde kaç defa namaz kılmalı? Dilek: Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı (Çocuklar Almanca söylemiştir.) 364

Öğrt: Arapçasını bilen var mı? Semih: Fecr, zuhur, asr Tarkan: Mağrib, işa (Öğretmen, Arapçalarını öğrencilere tekrar ettirmiştir) Öğrt: Bir Müslüman ibadet etmezse? (namaz kılmazsa?) Selena: O zaman Müslüman olmaz Öğrt: Mesela Metin, o günde beş defa namaz kılıyor. Başka kim kılıyor? dedikten sonra öğretmenle birlikte son olarak öğrenciler sureyi üç defa daha okumuştur. 1024 Peygamber Hz. Peygamber in Hicretinin anlatıldığı derste peygamberle ilgili şu bilgiler verilmiştir: Hz. Peygamberin nasıl hicret ettiği anlatılmıştır. Önceki dersle ilgili sorular sorulmuştur. Ardından peygamberin kırk yaşına kadar nasıl yaşadığı üzerinde konuşulmuştur: Tarkan: Düşmanları vardı. Ayşegül: Yetim büyüdü. Öğrt: Nasıl, ne olarak çalıştı? Metin: Ticaret yapmasını öğrendi. Öğrt: Nerede yaşadı hangi şehirde? Selena: Mekke de yaşadı. Öğrt: Hılf ul- Fudul da ne yaptı? Öğrenciler bunu daha önce öğrendiklerini söyleyerek dinlemek istememiştir. Öğretmen Hılf ul- Fudul u açıklamaya devam etmiştir. Öğrt: Kur an daki ilk ayet hangisi? Ayşegül: Oku Öğrt: En son ayet hangisi? Biz sizin dininizi tamamladık ayetidir. Bu demektir ki, biz sizin için gerekli şeyleri Kuran da tamamladık. Öğretmen Kur an daki Mekkî ve Medenî surelerden bahsetmiştir. 1024 27.04.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 5, iki ders saati. 365

Öğrt: Kur an daki bütün Mekkî sureler Kur an da iki tür sure çeşiti var: Mekkî, Medenî. Mekke de inen surelere Mekkî Sure, Medine de inen surelere Medenî Sure denmektedir. Öğrt: Mekke de Muhammet kaç yıl yaşadı? Yirmi üç yıl yaşadı. Niçin Medine ye gitmesi gerekiyordu? Metin: Çünkü onu öldürmek istiyorlardı. Öğrt: Muhammed e Medine liler ne dedi? Selena: Dinlediler. Öğrt: Medine ye gittiğinde Müslümanlar da Medine ye gitmeleri gerekiyordu. Dilek: Müslümanlar gizlice gitmeleri gerekiyordu. Öğrt: Medine ye gidenler sadece pantolon ve gömlekleri ile gitmişlerdi, o sebeple orada fakirlerdi. Metin: Bu beni ilgilendirmiyor. Öğrt: Medine ye geldiğinde oradakiler evimin bir odası size ait dediler. Öğretmen sınıfın ortasına iki öğrenci çıkartmıştır. Rol oyunu ile ensar ve muhacirleri canlandırmalarını istemiştir. Öğrencilerden birisi Mekke li diğeri Medine li olmuştur. Semih: Bana davetlisin, sahip olduklarımın yarısı senin Tarkan: Teşekkürler Öğretmen, zekâtla, infakla ilgili sureler olduğunu, buralarda fakirlere vermemiz gereken şeylerden bahsettiğini söylemiştir. Zekât, Sadaka, Garz al-hasen bunlar üstünde durmuştur. Öğrt: Param varsa zekât verebilirim, sadaka verebilirim. Zekâtla ilgili ayetler zenginler için diyebilirlerdi. Peygamber de dedi ki: Siz de onlar gibi ecir almak istiyor musunuz, o zaman otuz üç Sûbhanallah, otuz üç Elhamdülillah, otuz üç Allah u Ekber demeniz lazım. Öğrt: Kaç yıl peygamberlik yapmış? Metin: Kırk. Selena: Yetmiş iki. Ayşegül: Yirmi üç. 366

Öğrt: Doğru. Mekke de kaç yıl kaldı? Dilek: Kırk üç Öğrt: Yanlış. Mekke de kaç yıl peygamber olarak yaşadı? Kevser: On üç Öğrt: Evet On üç yıl. Toplam Mekkede kaç yıl yaşadı? Tarkan: Elli üç Öğrt: Doğru. Hılful Fudul da kaç yıl çalıştı? Selena: Gençken bir anlaşma yaptı Öğrt: Medine de kaç yıl peygamber olarak kaldı? Ayşegül: On Öğrt: Kırk yaşında peygamber olduysa kaç yıl yaşadı? Altmış üç yıl. 1025 Kuran Harfleri Öğretmenin elinde iki Kur an bulunmaktadır ve bu şekilde derse giriş yapmıştır. Öncelikle bir soru sormuştur. Öğrt: Kur an hangi dilde? Metin: Arapça Öğrt: Arapça mı? Burada Türkçe açıklamalı Kur an yazıyor, burada Kur an yazıyor. Selena: Hepsi olabilir Öğrt: Kur an ın orjinal yazısı ne? Dilek: Mekkî, Medenî Kevser: Arapça Öğretmen Kur an ı açıp göstermiştir. Arapça kısmının yanında Türkçe kısmı var, demiştir. Sonra Almanca tercümesi olan Kur an ı göstermiştir. Arapça ve Almanca demiştir. Ama Almanca sı için yaklaşık deme gereği duymuştur. Semih: Neden Arapçası çok, Almancası az. Öğretmen bu soruyu duymazdan gelmiştir. Öğrt: Aynı şekilde Yugoslavca var ama Yugoslavcası da yaklaşık. Selena: Neden yaklaşık? Öğrt: Onuncu sınıfta olduğunuzda neden öyle olduğunu öğreneceksiniz 1025 11.05.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 367

Öğretmen Kur anı ağır ağır oku ayetini okumuştur. Öğrt: Bu ne demek? Mesela ibadet edersek, Arapça orjinalini okumalıyız, demektir. Fâtiha yı nasıl okuyoruz, Arapça. Arapça Müslümanlar için önemli. Bugün Arapça harfleri öğreneceğiz. Benim yazdıklarımı tam olarak yazın, sonunda not da alacaksınız. Metin: Ben biliyorum. Öğretmen tahtaya arap alfabesini yazmıştır. 1026 (2) Öğretim Bu başlık altında Sınıf yönetimi; derse giriş, ödül ve ceza, Ders etkinlikleri; sure öğretimi, boyama, Kur an harflerinin öğretimi konuları incelenmiştir. Sınıf yönetimi Derse giriş Cami gezisinin yapıldığı derste öğretmen, camide çocukları öncelikle uyarmıştır: Çocuklar Allah ın evindeyiz, kimseye zarar vermek istemiyorum, bağırmak istemiyorum 1027 Bir başka ders saatinde, öğretmen derse on dakika geç gelmiştir. Fotokopi işleriyle uğraşmıştır. 1028 Yine gözlemlenen bir ders saatinde öğretmen, ders yapmak için sınıf aramıştır. Çünkü her zaman ders yapılan sınıfta tadilat vardır. On beş dakika derse geç başlanılmıştır. Sınıf bulunduktan sonra derse dua ile giriş yapılmıştır. Önce çocuklar konsantre olmuşlardır ve Rabbena dualarını Arapça ve Almanca olarak okumuşlardır. 1029 Bazen de öğretmen derse uyarı ile de başlayabilmektedir. Öğrt: Sakızı çıkart, konsantre ol! Euzu billahimineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim gibi. Ardından Tahiyyat duasını kelime kelime çocuklar tekrar etmiştir. Sonra Salli ve Barik duaları aynı şekilde okunmuştur. 1030 1026 01.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 14, iki ders saati. 1027 02.03.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 1, iki ders saati. 1028 27.04.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 5, iki ders saati. 1029 11.05.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 1030 01.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 14, iki ders saati; Benzer uygulama 02.06.2005 ve 08.06.2005 tarihli derste de yapılmıştır. 02.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, 368

Öğretmen her zamanki okudukları duaların dışında derste öğrendikleri diğer sureleri de ders başlangıcında tekrar ettirmektedir. Öğrt: Geçen hafta Kur an harflerini öğrendik. Ama önce daha önce öğrendiğimiz Eraeytellezi suresine devam etmek istiyorum. Daha önce öğrenmiştik biraz onu tekrar edelim. 1031 Ödül ve Ceza: Sure öğretimi yaptığı derste, öğrenciler sureleri okurken sınıf yönetimini sağlayamamıştır. Öğrenciler başka şeylerle ilgilenmişlerdir. Sürekli susmaları için bağırmıştır. Eğer bir şey söylemek istiyorsan söz hakkı istemelisin!! demiştir. Sure öğretimine devam ettiği bu derste, öğretmen hemen tahtaya artı eksi tablosunu oluşturmuş, öğrencilerin isimlerini yazmıştır. Konuşanları oraya işaretlemiştir. Bir öğrenciyi çok yaramazlık yapıyor diye sınıftan atmıştır. Konuyu işlemeye devam ederken dışarıya gönderdiği öğrenciyi tekrar içeri almıştır. Aradan çok az bir süre geçtikten sonra üç eksisi olan bir başka öğrenciyi daha dışarıya göndermiştir ve sekreterliğe gitmesini istemiştir. 1032 Bazen bir eksisi olan öğrenciler de dışarı atılabilmektedir. 11.05.2005 tarihli derste Semih in tahtada bir eksisi vardı, konuştuğu için sınıftan atılmıştır. 1033 Öğretmen Ma ûn suresini okumaya çalışan ve okuyan öğrencilere derste artı vermiş ya da eksileri varsa onları silmiştir. 1034 Çocuklardan dersin başında okunan duaya iyi katılanlar da artı alabilmektedir. 1035 Kur an harflerini öğrettiği derste öğretmen, başka şeylerle ilgilenenleri uyarmıştır. Metin in elinden cetveli almıştır. Tarkan ın elinden de şapkasını almıştır. Arada konuşanlara eksi vermiştir. Ayşegül, arkadaşları harfleri okurken konuştuğu için eksi almıştır. Öğrt: Dinlesenee Meetin!!! diyerek bağırmıştır. Öğretmen, tahtada bir öğrenciye harfleri okuttururken sınıf yönetimini kaybetmekte, diğer çocuklar konuşmaktadır. Öğretmen tehdit etmeye başlamaktadır. Öğrt: Önce dinleee!!! Eğer dinlemezsen, içme teneffüsü yoook. Anlaştık mı hiç bir şey yok. Semih, öğretmene göstermeden limonata içmiştir, arkadaşlarını Transkripsiyon 21, bir ders saati; 08.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 22, iki ders saati. 1031 08.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 22, iki ders saati. 1032 27.04.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 5, iki ders saati. 1033 11.05.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 1034 11.05.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 1035 01.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 14, iki ders saati. 369

güldürmüştür. Öğretmen, bu sırada tahtada bir öğrenciye okuttuğu için Semih i görmemiştir. Metin derste konuştuğu için iki eksi almıştır. Öğrt: Söz verirseniz uslu duracağınıza içme teneffüsü verebiliriz. Öğrencilerden tek tek söz almıştır ve ondan sonra izin vermiştir. Tekrar derse geçildiğinde Metin e ağzında sakız olduğu için bir eksi daha vermiştir, böylece üç eksisi olmuştur. Öğretmen, Dışarı çık diyerek onu sınıf dışına göndermiştir. 1036 Öğretmen dersin başında duaya iyi katılan öğrencilere tahtada artı vermektedir. Ama herhangi bir açıklama yapmamaktadır. Kur an harflerini öğrettiği bu derste sınıf yönetimi ile ilgili sorunlar yaşanmıştır. Öğretmen, konuşan, ilgilenmeyen öğrencilere sinirli bakmıştır ve telaşla tahtada artı, eksi vermek için eline tebeşiri almıştır. Çocuklar bu durumdan korkmuştur. Bir derste çocuklar dersi dinlemeyip kendi aralarında konuşmaya, şakalaşmaya başlamışlardır. Semih, Metin le şakalaşmıştır. Öğretmen de Semih in yerini değiştirmiştir. Metin, bu davranışa sinirlendiği için öğretmen Metin i sınıftan atmıştır. Hâlbuki Metin in bir eksisi vardır. Aslında tek suç onun değildir. Sınıfın kapısında da gelcek hafta benim dersime hiç gelme demiştir. Sınıfta diğer konuşan öğrencilere eksi vermiştir. Dersin ortasında dışarıya attığı öğrenci sınıf kapısını çalarak girebilir miyim? demiştir. Öğretmen bu duruma sinirlenmiş ve onun yanına gitmiştir. Sınıf kapısını kapatıp dışarıda ona bir şeyler söylemiş ve tekrar içeri gelmiştir. Öğretmen içeriye girdiğinde kızgın bir şekilde Tarkan a bakmıştır. Çocukta Türkçe olarak ben bir şey yapmadım yaa! demiştir. 1037 Ders etkinlikleri Sure öğretimi: Dersin başında öğretmen Ma ûn Suresini sınıfın ortasına aldığı bir sandalyeye oturarak okumuştur. Öğrenciler de tekrar etmiştir. Öğretmen ve öğrenciler birlikte okuduktan sonra öğrenciler sırayla Ma ûn suresini okumaya başlamıştır. Ezberlemeyenler öğretmenin dağıttığı, önlerindeki fotokopiye bakarak okumuşlardır. Ma ûn suresini sadece iki öğrenci ezbere bilmektedir. Daha sonra Ma ûn suresinin bir ayetini Arapça bir ayetini Almanca ve her seferinde bir başka öğrenci okumuştur. 1036 01.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 14, iki ders saati. 1037 02.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 21, bir ders saati. 370

Çocuklar Almancalarını okumakta zorlanmıştır ama öğretmen kelimelerin anlamları üzerinde durmamıştır. 1038 Hicret Olayını ve Hılful Fudul ü anlattığı dersin sonlarında tekrar Ma ûn Suresini öğrenme alıştırmaları yapılmıştır. Öğretmen Ma ûn suresini tecvit kurallarına göre okumuş, öğrenciler tekrar etmiştir. Sureyi öğretmen Kur an dan okumuştur. Ardından okumak isteyen öğrencilere okutturmuştur. Okuyanlara tahtada artı vermiştir. Bazılarının da eksilerini silmiştir. 1039 Öğretmen, Kur an harflerini öğrettiği derse, öncelikle yeni öğrenmeye başladıkları Ma ûn suresini okutturma alıştırmaları yaparak başlamıştır. Öğr: Ben yapabiliyorum Öğrt: Başka kim biliyor? Parmak kaldıranlar olmuştur. Öğrt: Güzel o zaman biraz okuyalım Öğretmen okumuş öğrenciler tekrar etmiştir. Öğretmen okurken harflerin mahreclerine dikkat etmektedir. Derse iyi katılan, gözlerini kapatanlara tahtada artı vermektedir. Tarkan a artı vermiştir. Selena parmak kaldırmıştır, Ma ûn suresini okumuştur. Öğretmen artı vermiştir. Ma ûn suresi bir kere tekrar edilmiştir ve bütün öğrenciler okumaya başlamıştır. Okurken zorlanan öğrencilere öğretmen yardım etmiştir. 1040 Boyama Hicret ve Hılful Fudul konusunun işlendiği ve Ma ûn suresini okuma alıştırmalarının yapıldığı dersin sonunda öğretmen, çocukların boyaması için çalışma yaprağı dağıtılmıştır. Kâğıtta cami, deve, dağlar, ağaçlar vardır. Öğretmen çocukların sessizce boyamalarını istemiştir. Öğrenciler boyarken, öğretmen öğrencilerin kâğıtlarına bakmıştır. Resmin üzerindekiler hakkında konuşmuştur. Boyadıkları renklere bakıp fikir vermiştir. On beş dakika boyama yapılmıştır. Boyama yapıldıktan sonra çalışma yaprakları toplanmıştır. 1041 1038 27.04.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 5, iki ders saati. 1039 11.05.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 1040 08.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 22, iki ders saati. 1041 11.05.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 9, iki ders saati. 371

Kuran harflerinin öğretimi 01.06.2005 tarihli derste öğretmen tahtaya Arap alfabesini yazmıştır. Çocuklara çizgisiz bir kâğıt vermiştir ve harfleri yazmalarını istemiştir. Çocuklar yazmakta zorlanmaktadır. Tahta çizgili olduğu için kendisi çizgilere göre düzgün yazmaktadır. Öğrt: Benim gibi boşluk bırakarak yazın çünkü aralara başka şeyler yazacağız Tarkan: Neden şimdi söylüyorsun. Öğrt: Özür dilerim. Öğretmen öğrencilerin yazdıklarını kontrol etmektedir. Bazı öğrenciler biz yazamıyoruz deyince bazı harfleri onlara yazmıştır. Öğretmen bitiren öğrencilerden ikinci kez aralıklı yazmalarını istemiştir. Öğrt: Đlk defa olmasına rağmen güzel yazıyorsunuz. Selena: Đlk değil ki, üçüncü sınıfta da yapmıştık. Öğrt: Doğru ama bir kere yaptık. Ayşegül: Evet, o zamanda böyle yazmıştın yukarıya ve aşağıya bir şey yazmıştın. Öğrt: Metin tahtaya bak, benim gibi mi yazdın? Öğrt: Okey Metin. Kim okuyabiliyor? Dört kişi parmak kaldırmıştır. Sınıfta toplam zaten yedi kişi vardır. Metin: Ben ezbere biliyorum. Öğrt: Hayır ezbere olmaz. Öğretmen parmak kaldıranlara okutturmaya başlamıştır. Öğrt: Metin oku. Metin: Ben bilmiyorum. Metin, harfleri ben bilmiyorum deyince öğretmen, bütün sınıfın karşısında kaç senedir Arapça kursuna geliyorsun iki mi, üç mü ve hala bilmiyorsun dedikten sonra araştırmacıya dönmüş ve bak hala öğrenememiş demiştir. Çocuklar da hem de bu sınıfta Arapça dersi veriliyor demiştir. Metin Ama artık gelmiyorum, camiye gidiyorum demiştir. Öğretmen de Tabi artık kurs verilmiyor da ondan gelmiyorsun demiştir. (Metin, Tunus lu bir öğrencidir.) Öğrenciler derste okudukça nereden, kimden öğrendin? diye sormaktadır. Sınıfta sadece iki kişi bilmemektedir. 372

Öğrt: Şimdi benim nasıl okuduğuma dikkat edin. Öğretmen okumuş, öğrenciler tekrar etmiştir. ح ev ث harfini okuma alıştırması yapmışlardır. Bir harfi tahtada göstererek bir kaç defa okumuştur. Ardından ذ harfini okuma alıştırması yaptırmıştır. Sırayla bütün öğrenciler söylemiştir. Okurken sesler bir birine karışmakta, çocuklar sonraki harfleri okumaktadır. Öğrt: Kim biliyor? Yine dört kişi parmak kaldırmıştır. Sırayla okutturmuştur, Ayşegül okumuştur. Onun mahrec hatalarını düzeltmiştir. Öğretmen artık öğrencileri tahtaya kaldırarak okutturmaya başlamıştır. Çocuklar harfleri göstererek okumaktadır. Semih e okutturmaktadır, o sırada çocuklar başka şeylerle ilgilenmektedir. Selena okumaktadır, bilmediği için öğretmen ona tek tek harfleri söylemiştir. Öğrt: Kim iyi öğrendi? Bir kişi parmak kaldırmıştır. Öğrt: Şimdi herkes yukarıya fetha yapacak. Kendisi de harfleri harekelendirmiştir. Öğrt: Benden sonra okuyun e, be, te, se, Kendisi okuduktan sonra okuyabilen çocuklara oturdukları yerden okutturmuştur. Öğrenememiş olan öğrencilere (çoğunluk bilmiyor) tek tek söylemiştir, onlar da tekrar etmiştir. Öğrt: Şimdi parmak kaldıracaksınız. Tahtadan ص harfini sormuştur. Kevser: Sa Öğrt: yi ز göstermiştir. Dilek: Se Öğrt: Yanlış ze Öğrt: yı خ göstermiştir. Ayşegül: Ha Öğrt: Parmak kaldırmak zorundasın!!!söz iste!! yı ظ sormuştur. Selena: Za Öğrt: Za çok güzel ı غ sormuştur. Öğrt: Söz iste!! 373

Semih: Ga Öğrt: Ga? Yanlış, bu ne? Metin: Bilmiyorum. Dilek: Ğa Öğrt: Ğa, iyi i ذ sormuştur Öğrt: Fatih Tarkan:..bilmiyorum Kevser: Re Öğrt: Re değil Öğrt: Ze ı ص göstermiştir. Selena Selena: Da Öğrt: Bu da mı? Öğrt: Sa, sa yi ز sormuştur. Tarkan Tarkan: Ze Öğrt: Ze غ sormuştur. Semih Semih: Ve Öğrt: Kafasıyla hayır işareti yapmıştır. Metin Metin: Ga Öğrt: Bu ga mı? Metin: Ğa Öğrt: Ğa, ğa. Kim okuyabilir sırayla? Ayşegül okumuştur e, be, te, se. Zil çalmış ve ders bitmiştir. 1042 02.06.2005 tarihli derste Kur an harflerinin öğretimine devam edilmiştir. Öğretmen tahtada yazılı Kur an harflerini okutturmaya başlamıştır. (e, be, te, se, ce, ha, ha) Beraber okuduktan sonra Kim okuyacak? demiştir. Đki kişi parmak kaldırmıştır. Ayşegül e okutturmuştur. Metin parmak kaldırmamıştır ama Metin e okutturmuştur. Selena okumuştur. Öğretmen Dilek demiştir ve Dilek okumaya başlamıştır. Öğrt: Kim okumadı? Tarkan okumamış ona okutturmuştur. Semih e tek tek okutturmuş ve okurken yardım etmiştir. 1042 01.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 14, iki ders saati. 374

Öğretmen: Tekrar grup çalışması yapacağız demiştir. Bir çalışma kağıtı dağıtmıştır üzerinde fethalı Kuran harfleri vardır. Önce tahtaya kağıtı yapıştırmıştır ve ilk satırı kendi göstererek okumuştur. Sonra ikinci satırı okumuştur. Öğrt: Okuduklarımı takip edin. Kağıtın altındaki Türkçe yazıları okumayın! demiştir. Kızlar üçlü grup olmuştur, erkekler ikili grup ve Semih le Metin ikili grup olmuştur. Öğrenciler harfleri tanımadıklarından onları çalışma kağıtına motive etmek zor olmaktadır. Öğretmen grupları dolaşmıştır. Öğrt: Haftaya çalışıp gelin, not vereceğim! demiştir ve ders bitmiştir. 1043 08.06.2005 tarihli derste öğretmen önce sure ve dua öğretimi yaptıktan sonra Kur an harflerinin öğretimine devam etmiştir. Öğrt: Geçen hafta size verdiğim kâğıtları çıkartın, Kur an harflerinin olduğu. Öğrenciler çıkartmıştır. Öğretmen tahtaya tekrar harfleri yazmaya başlamıştır, çocuklar bu arada kendi hallerinde kalmışlardır. Öğrt: Okey, buraya dikkat edin! Kim okumak ister? Harfleri üstün ile harekelemektedir. Çocuklar parmak kaldırmıştır. (Üç kız) Kevser okumuştur mahrec hatalarını düzeltmiştir. Ayşegül okumuştur, onun da mahrec hatalarını düzeltmiştir. Selena okumuştur. Tarkan la Semih konuşurken, Öğretmen aralarına girmiş ve oturmuştur. Semih, kopya çekerek okumak istemiştir, öğretmen elindeki kağıtı almış ve tahtaya bakarak okumasını istemiştir. Okuduğu kağıtı yere atmıştı fakat oradan kopya çekmektedir. Öğretmen onu da almıştır. Semih de artık okuyamıyorum demiştir. Öğretmenle beraber okumuşlardır. Metin e yardım ederek okutturmuştur. Metin, bilemezse harfleri diğer öğrencilere sormaktadır. Öğretmen okuturken diğer öğrencileri unutmaktadır. Onlar kendi hallerinde kalmışlardır. Ara sıra çocuklara ters bakarak uyarmaktadır. Semih e okutturmak istemiştir ama Tarkan konuşuyor diye, ona Semih in bilmediklerini soracağını söylemiştir. Semih e harfleri okutturmuştur. Öğrt: Kim daha okumadı? Dilek okurken, öğrenciler kendi hallerinde konuşmaktadır. 1043 02.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 21, bir ders saati. 375

Öğrt: Kim daha okumadı? diye sormuştur. Herkes okumuştur. Öğrt: Beş dakika içecek teneffüsü ve sessiz durduğunuz için yiyecek teneffüsü. Aranızda sadece fısıltı ile konuşabilirsiniz. Öğretmen öğrencileri bırakıp sınıftan çıkmıştır. Geçen derste de öyle yapmıştır. Çocuklar dışarı çıkmıştır. Öğrt: Şayet uslu durmazsanız yarın antraman yapamazsınız. Kâğıdı olmayanlara fotokopi çektirmiştir. Öğrt: Kâğıtların altındaki Türkçe kısımları önce katlayın demiştir. Saate bakmış çocuklar yemek yemeye devam etmiştir. Bir dakika daha veriyorum sonra yemek içmek yasak Öğrt: Süre tamamlanmıştır dediiiim!!! Arkamdan tekrar edin hep birlikte! Metin: Hangi sayfa? Öğrt: Birinci sayfa Öğretmen kelimeleri okumaktadır: ا رب (erabe), öğrenciler tekrar etmiştir. Öğrt: Herkes kâğıdına baksın! Harflere dikkat edin doğru öğrenmeniz lazım. Okurken çocuklara nereyi okuduğunu sormaktadır, takip edip etmediklerini kontrol etmektedir. Konuşanlara eksi vermektedir. Kâğıdın altındaki Türkçelere bakanlara kızmaktadır. Tarkan ın eline vurmuştur. Öğrt: Kaç defa söylicem bakmayın demiştir. Kevser: Bu harf ى değil mi? Öğrt: Hayır o ك harfi, öyle de yazılıyor. Ben size dedim harfleri iyi öğrenin diye. Öğretmen tahtadaki harfleri esrelemiştir. Öğrt: Şimdi buraya bakın! Çocuklar okumuştur. Öğrt: Sadece bak dedim. Ben okuduktan sonra tekrar edin. Selena: Bişey dicem ل harfini li okuyoruz ama öteki de (لا) li neden? Öğrt: Sonra gelecek öğrencez, mesela Kuran okurken daha sonra لا birinci kısmını lam okuyacaz sonrakini elif. Bu güzel, bunu fark etmen. Bu sonra gelecek önce böyle öğrenin. Öğrencilere okutturmuştur, isteyenler okumuştur onların hatalarını düzeltmiştir. Öğrt: Kim okumak ister? 376

Öğrenciler ذ harfini esreli okuma uygulamaları yapmışlardır. Öğretmen söyleyemeyen öğrencilerin yanına gidip ağzından harfin çıkışını göstermiştir. Metin i konuşuyor diye sınıftan atmıştır. Tahtada eksi vermeye devam etmiştir. Selena eksi almıştır. Kevser okumuştur ona okurken yardım etmiştir. Dışarıya gönderdiği öğrenci dışarıda gezmeye başlayınca, dersi bırakmış onun peşine gitmiştir. Çocuklarda dersi bırakmış, öğretmeni pencereden izlemeye başlamışlardır. Semih okumuştur. Ardından Hikmet e okutturmuştur. Eğer bilmezse Semih sen okuyacaksın demiştir. Kevser dinlemiyor, sıkılmış gözükmektedir. Sonra Kevser okumuştur. Çocuklar artık çok sıkılmıştı, dinlemek istememektedir. Sağa sola bakmaktadır, başka şeyle ilgilenmektedirler. Öğrt: Metin okuyacak, bilmezse sen söyleyeceksin. Semih tekrar okurken zil çalmıştır. Öğrt: Bir dakika!!!! Ben daha bitmedim Semih e tamamını okutturmuştur, çocuklar beklemiştir. 1044 Ders Gözlemlerinin Raporu 1. Cami gezisinin yapıldığı derste öğretmen caminin içini öğrencilere tanıtmış ve derste öğrendikleri şeyleri bir kere daha camide tekrar etmişlerdir. Abdestin nasıl alındığını öğrenci tarif etmiştir fakat namazın kılınışını yine öğretmen göstermiştir. Derste caminin önemi, fonksiyonlarından söz edilmemiştir. Camide yapılmaması gerekenler arasında sakız çiğnememek de sayılmıştır. Oysa bunun yasak olmasından ziyade saygısızlık olabileceği ya da çevreyi rahatsız edeceği ifade etmek uygun olacaktır. Programa göre artık namazın kılınışı değil cemaatle namaz kılma kuralları ve buna ilişkin bilgilerin verilmesi gerekmektedir. Namaz çeşitlerini öğrenmek yine dördüncü sınıfın programında yer almaktadır. Sınıfta namaz kılarken Şafii bir öğrencinin farklı namaz kılması diğer Hanefi öğrencileri de şaşırtmıştır. Öğretmenin bu konuda yeterli açıklama yapmadığı gözlemlenmiştir. Çünkü Hanefi öğrenciler aynı davranışı ikinci kez tekrarlamıştır. 1044 08.06.2005 tarihli 4. Sınıf, Đslam Dersi, Transkripsiyon 22, iki ders saati. 377

2. Ma ûn suresinin içeriği açıklanırken öğretmen bazı konular üzerinde durmuştur: Ebu Cehil in kim olduğu, Peygamberin insan mı Tanrı mı olduğu, fakir insanlara yardım etmek gerektiği. Fakat diğer yoksul insanlara yardım konusu anlatılırken dinî bir temellendirme ya da açıklama yapılmamıştır. Surenin içeriği hakkında yeterli açıklayıcı bilgi verilmemiş ve eksik bırakılmıştır. Surenin içeriği kopuk kopuk konuşulmuştur. Çocukların, Ma ûn suresinin anlamını öğrendiklerini fark etmeleri biraz güç gözükmektedir. 3. Hicret olayının anlatıldığı derste hicretin nasıl olduğuna ilişkin bilgiler verilmiştir. Hz. Peygamberin, peygamber olmadan önceki hayatı hakkında konuşulmuştur. Đlk vahiy alması anlatılması ardından tekrar Hz. Peygamber in Medine ye göç etmesi üzerinde konuşulmuştur. Peygamber in niçin hicret ettiğini öğrenciler bulmaya çalışmıştır. Ensar ve Muhacir kardeşliği anlatılmıştır. Hz. Peygamber in kaç yıl Mekke de kaç yıl Medine de kaldığı hesaplanmıştır. Bu hesaplamayı öğrencilerin yapması zaman kaybıdır. 4. Kur an harflerinin anlatıldığı derste önce Kur an tanıtılmak istenmiştir. Kur an ın orjinal yazısının Arapça olduğu söylenmiş fakat diğer dillerdeki Kur anların manasının yaklaşık olduğu ifade edilmiştir. Yaklaşık nitelendirmesini öğrenciler anlamamıştır. Öğretmen bu ifadeyi derste kullanmış ve ne demek olduğunu ilerde öğreneceklerini söylemiştir. Şayet öğretmen bu nitelemeyi açıklamak istemiyorsa kullanmaması daha uygun olacaktır. Kur an farklı yönlerden tanıtabilir. Kur an ının neden Arapça sı çoktur Almancası daha az? Sorusu öğrencinin merak ettiği bir konudur. Ancak öğretmen cevap vermemiştir. Müslümanlar, Kur an ın Arapçası ile ibadet etmeleri nedeniyle Arapçanın önemli olduğu belirtilmiştir. 5. Derse başlama, genellikle sure ve dualarla yapılmıştır. Zaman zaman öğrencilere uyarılar yapılarak başlanmıştır. Öğretmen, derse önceden hazırlık yapmadığı için derse geç başladığı olmuştur. 6. Derste öğretmenin ödül ve ceza olarak sıklıkla artı ve eksi verdiği gözlemlenmiştir. Diğer sınıflardaki uygulamalardan farklı olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmen, öğrenciler sure okuduklarında ya da dualara içtenlikle katıldıklarında artı almışlar dersi dinlemediklerinde, gürültü yaptıklarında eksi almışlardır. Bazen de 378

tehdit edilmiştir. Öğretmenin sabrı taştığı noktada eksi sayısına bakılmadan öğrenciler dışarıya atılmaktadır. 7. Sure öğretimi genellikle ders başlarında surelerin tekrar edilmesiyle yapılmaktadır. Öğretmen sureleri okumakta öğrenciler tekrar etmektedir. Ardından okuyabilen öğrenciler ezberledikleri dua veya sureleri öğretmene okumuşlardır. Öğretmen, okurken zorlanan öğrencilere yardım etmiş onların mahrec hatalarını düzeltmiştir. Sure ve dua öğretimin çok klasik yollarla yapıldığı gözlemlenmiştir. Bu konuda hafıza geliştirme, ezberleme tekniklerinden faydalınabilir. Öğrenciler çeşitli araç gereçlerle kendi öğrenme yollarına kendileri karar verip sure ve duaları öğrenebilirler. Öğretmen, sureyi tekrar ettirirken, ezberlemiş olan öğrenciler sıkılmaktadır ve derse katılmamaktadır. Ezberleyen öğrencilerin artı verilerek ödüllendirilmesi yerine süreç değerlendirme yoluna gidilmesi uygun olacaktır. 8. Hz. Peygamber in hicretine ilişkin verilen çalışma yaprağının boyanması seviye olarak dördüncü sınıfa uygun bir etkinlik değildir. Konun boyama ile birleştirilmesi zihinde kalıcılığı arttıracaktır. Fakat çalışma yaprağındaki resimlerin renkli boyanması yerine, öğrenciler kendi öğrendiklerinden yola çıkarak, yaratıcılıklarını kullanabilirler. Öğretmenin, öğrenciler resimleri boyarken dolaşması ve yaptıkları çalışmaları incelemesi olumlu bir davranıştır. 9. Kur an harflerinin öğretiminin çok klasik usullerle yapıldığı gözlemlenmiştir. Konu programda yer almamasına rağmen öğretmen ısrarla birkaç ders saati buna ayırmıştır. Öğrencilerin aynı çalışmaları üçüncü sınıfta da yaptıklarını belirtmesine rağmen ısrarla devam etmiştir. Öğretmen harfleri parmak kaldıranlara ve kaldırmayanlara okutturmuş, okuyan öğrenci bilmediğinde diğer arkadaşlarına sormuş onlardan cevap almıştır. Grup çalışması yolula öğrencilerin kendi aralarında öğrenmelerini istemiştir. Öğretmen, öğrencilere Kur an harflerinin olduğu bir çalışma yaprağı vermiştir. Çalışma yaprağının altında harflerin Türkçe okunuşları yazmaktadır. Öğretmenin bu yaprağı vermeden önce burayı kesmeyi düşünmemiştir. Derste de öğrencilerin oraya bakmasını engellemek için mücadele vermiştir. Öğrenciler harflerin nasıl birleştiğini öğrenmeden, öğretmen kelime okumaya geçmiştir. Dolayısıyla öğrenciler harfleri tanımamış ve zorlanmışlardır. 379

Ara Özet Ayşegül ün ders etkinliklerine ve derste öğrendiklerine ilişkin söyledikleri, ders gözlemlerinde de tespit edilmiştir. Derste sure ve dua öğrendikleri, abdest almasını ve namaz kılmasını, hicret olayını öğrendiklerini belirtmiştir. Ders gözlemlerinde bu konuların öğretildiği gözlemlenmiştir. Ayşegül, öğretmenin sure öğretimi yaparken çok sık tekrar ettiğini ve bundan sıkıldığını ifade etmesi doğrudur. Ders gözlemlerinde, sureleri bilen öğrencilerin ya da namaz kılmasını bilenlerin dersi dinlemedikleri ve sıkıldıkları tespit edilmiştir. Aynı şekilde ödül ve ceza konusunda öğretmenin artı ve eksi vermeyi bir disiplin aracı olarak gördüğü gözlemlenmiştir. Öğrenciler derse katılmadıklarında ya da kendi aralarında konuştuklarında sınıftan atılmaktadır. Bazen eksi sayısına da dikkat edilmemektedir. Öğretmenin ders başlangıçlarında ezberlettirdiği dua ve surelerinderste öğrenilen konularla ilgisi olmamıştır. Zaman zaman derse geç başlanıldığı ya da öğretmenin derse hazırlıksız olduğu gözlemlenmiştir. Derste hiç oyun oynandığı gözlemlenmemiştir. Öğretmenin program dışı konuları öğrettiği, mesela Kur an okumak için harf okuma çalışmaları yaptığı tespit edilmiştir. Öğretmenin derste öğrencilere muhtevayı kopuk kopuk öğrettiği gözlemlenmiştir. Konular bir bütün olarak ele alınmamıştır. Öğrencilerin bazı soruları geçiştirilmiş ve bazı konularda açıklama yapılmamış ya da yapılmış ama öğrenciler tarafından anlaşılmamıştır. Özellikle Şafiilerin namaz kılışı ve Kur an tercümelerinin yaklaşık anlam ifade etmesinde öğrencilere yeterli açıklama yapılmamıştır. Ayşegül, öğretmenin artık doldurulmak üzere çalışma yaprağı vermediğini sadece boyama yapmak üzere verdiğini ifade etmesi de ders gözlemlerinde doğrulanmıştır. Hicret olayı anlatıldıktan sonra boyamak için çalışma yaprağı verilmiştir. Elif Cüz ünden fotokopi alınmış ve Kur an harfleri çalışma yaprağı olarak verilmiştir. 380

SONUÇLAR V. BÖLÜM SONUÇLAR VE ÖNERĐLER 1. Bavyera Eyaleti nde üç farklı Đslam Din Öğretimi Modeli uygulanmaktadır: Türkçe Din Bilgisi Dersi, Almanca Din Bilgisi Dersi ve Đslam Dersi. 2. Türkçe Din Bilgisi 1-4. sınıflar için 14 Mayıs 1986, 16 Mart 1988 tarihli Öğretim Programları, Bavyera Eyaleti Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı tarafından Türkiye deki 1982 tarihli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi nin Öğretim Programı temel alınarak Almanya şartlarına uyarlanmıştır. Türk kültürüne ait konular programdan çıkartılmıştır. Çerçeve programda belirtilen hedefler daha çok programın davranışçı yaklaşımla oluşturulduğunu göstermektedir. Program din hakkında bilgi vermeyi amaçlamaktadır. Ders, anayasanın istediği din dersi olmadığından inandırmak hedef olarak konulmamıştır. Almanca Din Bilgisi Dersi Programı ise Bavyera Eyaleti Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığının bünyesinde Hıristiyan Alman uzmanlar ve Türk öğretmenler tarafından hazırlanmıştır. Programı hazırlama sürecinde Müslüman taraftan, ne Đlahiyat Fakültesi mezunu bir öğretmen ne de din eğitimcisi bilim insanı yer almıştır. Oysa program geliştirme komisyonlarında işin uzmanı olan kişilerin çalışması öngörülendir. Ayrıca program geliştirme sürecinde Türkçe programlardan ve Türkiye de geliştirilen programlardan yararlanılmış olması, Türkiye nin bu konudaki birikimlerinin önemli rol oynadığına işaret etmektedir. Programın öğrencilerin içinde yaşadıkları topluma uyumlarını ve diğer din mensubu insanlarla barış içinde yaşamalarını amaçlaması ve buna uygun davranış geliştirmek üzere hedefler koyması, programın davranışçı yaklaşımla oluşturulduğunu göstermiştir. Program din hakkında bilgi vermeyi amaçlamaktadır. Đslam Dersi Programı, Đslam Toplumu Erlangen dinî cemaatin, Bavyera Eyaleti Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı ndan destek istemeleri üzerine, Hıristiyan uzmanlarca oluşturulan komisyonla, ortak çalışılarak geliştirilmiştir. Ancak Đslam Dersi Programının hazırlanmasında da müslüman bilim uzmanı kişilerin komisyon çalışmasında eksikliği Hıristiyan uzmanların çalışmalarda daha etkin olması sonucunu doğurmuştur. Program anayasaya uygun bölgesel bir dinî cemaat tarafından üstlenildiği için inandırmak amaçlı şekillendirilmiş ve Đslam öğretisinin uygulama boyutuna önem verilmiştir.

3. Türkçe Din Bilgisi Dersi Kitapları, Türkiye den gönderildiği gibi Almanya daki çeşitli yayınevlerinde de basılabilmektedir. Ders kitapları Türkiye den gönderilenler uygulamadaki programa uygun değildir ve kitabın dili öğrencilere ağır gelmektedir. Almanya da basılan kitaplarda yazım ve imla hataları ve içerik hataları yapılmaktadır. Türkçe Din Bilgisi Dersi Öğretmenleri, Türkiye den Almanya ya görevli giden Türk (çoğunlukla Sınıf Öğretmeni) Öğretmenler ve Almanya da ikamet eden ve Bakanlıkça atanan Türk öğretmenler olabilmektedir. Dolayısıyla bu dersi verenler Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmeni değildir. Dersi tercih eden öğrencilerin hepsi Türk kökenlidir. Almanca Din Bilgisi Dersi için öğrenci ders kitapları yoktur ancak öğretmenlerin derslerde kaynak olarak kullandığı ve kitap içinden öğrencilere çalışma yaprakları şeklinde verdiği Öğretmen El Kitapları mevcuttur. Dersler bu kitaptaki muhteva ve çalışma yaprakları üzerine kurulmuştur. Model deneme derslerini yapan öğretmenler Almancaları çok iyi olan, Türkiye den Almanya ya görevli gelen Türk (çoğunlukla Sınıf Öğretmeni) öğretmenler ve Almanya da eğitimini almış ve ikamet eden, Bakanlıkça atanan Türk öğretmenlerdir. Türkçe Din Bilgisi Dersinde olduğu gibi alan uzmanları bu dersi vermemektedir. Dersi tercih eden öğrenciler, farklı milletten Müslüman öğrencilerdir. Đslam Dersi nin ders kitapları yoktur. Öğretmenin derslerde kaynak olarak kullandığı ve öğrencilere içinden fotokopi çekerek çalışma yaprağı verdiği, çeşitli kitaplar mevcuttur. Model denemeyi yapan öğretmen eğitimini, Türkiye ve Mısır da tamamlamış Đlahiyat Fakültesi mezunu Türk Müslüman dır. Modeli tercih eden öğrenciler, farklı milletten Müslüman öğrencilerdir. 4. Türkçe Din Bilgisi Dersine çocuklarını gönderen velileri memnun eden hususlar; dersin Türkçe yapılıyor olması, çocukların öğrendiklerini Türkçe anlatabilmesi, dini konuların öğrenilmesi, dersin var olması, ahlakî konuların öğretiliyor olmasıdır. Veliyi memnun etmeyen hususlar; dersi veren öğretmenlerin Đlahiyat Fakültesi mezunu olmaması, ders saatinin az olmasıdır. Veliler ne kadar öğretim yapılırsa o kadarına razı olmaktadır. Türkçe Din Bilgisi Dersi ne devam eden öğrenciler modelden memnundur. Onların memnuniyetini derste uygulanan etkinliklerin etkilediği ortaya çıkmıştır. 382

Almanca Din Bilgisi Dersi ne çocuklarını gönderen veliler; dersi verenin Türk olması, modelin var olması, dinle ilgili terimleri çocuklarının Almanca öğrenmesi gibi nedenlerle memnundur. Onları memnun etmeyen hususlar genellikle aynı konuların farklı sınıf kademelerinde aynen öğretilmesi, aynı çalışma yapraklarının kullanılması, öğretilen konuların yetersiz kalması, sürekli çalışma yaprağı veriliyor olması, namaz kılmasının ve surelerin öğretilmemesi, aynı konuların öğretilmesi, ders saatinin az olması ve konuların yüzeysel öğretilmesi, ders kitaplarının olmaması, dersi veren öğretmenin Đlahiyat Fakültesi mezunu olmaması gibi nedenler dolayısıyla memnun değillerdir. Öğrenciler derste yaptıkları etkinlikler dolayısıyla modelden memnundur. Đslam Dersi ne çocuklarını gönderen veliler; çocuklarının derste öğrendiklerinden, dinî uygulamaları yaparak öğrenmesinden, dersin var olmasından memnundur. Öğretmenin sürekli sure okutması ve namaz kıldırmasından, diğer bilgileri öğretmemesinden, öğrencileri cezalandırma şeklinden, sadece boyamak üzere çalışma yaprağı vermesinden, ders kitaplarının olmamasından memnun değillerdir. Öğrenciler, dersteki etkinlikler dolayısıyla memnundurlar ancak sure okuma ve dua öğretimi derste çok sürdüğünde sıkıcı bulunmaktadır. Ayrıca öğretmenin ödül ve ceza şekli bazı öğrencilerin hoşuna gitmemektedir. 5. Türkçe Din Bilgisi Dersini seçen velilerin daha çok çocuklarının Türk dilini öğrenmesinde Türkçe Din Bilgisi Dersini bir fırsat şeklinde görmeleri etkili olmuştur. Çocuğun kendi dilinde öğrenmesi ve öğrendiklerini kendi dilinde anlatabilmesi, çocukların Almanca dil yeterliliğinin iyi olmaması dersi tercih etmedeki diğer faktörler olarak çıkartılmıştır. Almanca Din Bilgisi Dersine çocuğunu gönderen veliler; çocuklarının çok kültürlü bir ortamda yaşaması, Almancasının ilerlemesi, dersi daha iyi anlayabilmesi, Almanca dinini diğer insanlara anlatabilmesi, dinin sadece Türklere anlatılmasının tasvip edilmemesi, diğer modelin öğretmeninden memnun olunmaması, gibi nedenlerle seçmişlerdir. Türk olmayan diğer milletten öğrencilerin velileri modeli zorunlu olarak tercih etmişlerdir. Çünkü Almanca başka din öğretimi modeli mevcut değildir. Dolayısıyla onların modeller arasında seçme şansları olmamıştır. 383

Đslam Dersini tercih eden velilerin okulda, çocuklarını gönderebilecekleri başka Đslam din öğretimi modeli yoktur. Ancak veliler büyük oranda dersin Almanca yapılıyor olmasına olumlu yaklaşmışlardır. Çünkü Almanca, Müslümanlar için ortak bir dildir ve çocuklarının Almancası gelişecektir. Ancak kendilerine Türkçe bir Đslam din öğretimi modelinin de tercih hakkı olarak sunulmasını isteyen veliler de mevcuttur. Bazı veliler, çocuklarının Türkçe ve öğrendikleri Đslam ın Türk kültürü ve yorumuyla şekillendirilmesini istemektedir. 6. Türkçe Din Bilgisi Dersini tercih eden velilerin beklentisi genellikle dersi veren kişinin Đlahiyat Fakültesi mezunu olması, konuların aşamalı şekilde öğretilmesi, ders saatinin arttırılması, günlük hayata yönelik bilgilerin verilmesi şeklinde iken Almanca Din Bilgisi Dersini tercih eden veliler de öğretmenin Đlahiyat Fakültesi mezunu olması talep edilmektedir. Ayrıca bu modelde çocuklarına namaz kılınması, abdest alınması, sure öğretilmesini bekleyen veliler de vardır. Veliler, çocuklarının ders kitaplarının olmasını ve camiye götürülmesini istemektedir. Bu modeli tercih eden velilerin beklentisinin ders yaklaşımıyla uyuşmadığı ortadadır. Dolayısıyla velilerin modellerden habersiz olarak beklenti içerisine girdiklerini söylemek mümkündür. Đslam Dersini tercih eden veliler ise, çocuklarının günlük hayatta kullanabileceği şeylerin öğretilmesini, sadece resimleri boyama yoluyla öğretim yapılmamasını, ders defterlerinin eve de gönderilmesini, yeteri kadar dinî bilgi verilmesini beklemektedir. 7. Türkçe Din Bilgisi Dersinin muhteva ve öğretim uygulamaları bakımından nitelikleri ve farklılıkları şunlardır: Derste daha çok okuma alıştırmaları yapılmış, öğrencilerin okuma becerileri geliştirilmeye çalışılmıştır. Türkçe imla ve noktalama işaretlerine dikkat çekilmiştir. Öğretim, çoğunlukla kitaptan okuma parçası okuma şeklinde yapılmıştır. Derste daha önce kitaptan okunulmamış metin aranmış ve okunanların özetlenmesi ve yazılması aşamasında kitap ve öğretmen belirleyici olmuştur. Modelde program dışı konulara da yer verilmesi ve öğretilicek konunun derste belirlenmesi, öğretimin plansız yapıldığını göstermiştir. Dinî muhtevanın öğretiminde de yetersizlikler olduğu belirlenmiştir. Almanca Dil Bilgisi Dersinde ise aynı konuların farklı sınıf kademelerinde aynı çalışma yaprakları ve muhtevayla öğretilmesi, araştırmacıyı öğretimin plansız ve 384

program dışı yapıldığı sonucuna ulaştırmıştır. Derste öğretime konu edilen konuların dinî muhteva yönünden yeterince açıklanmaması, konuyla ilgili bilgi eksikliğinin olduğunu, derste rol oyununa ve şarkılara yer verilmesi, modelin uygulanmasında farklı etkinliklerin kullanıldığını göstermiştir. Fakat derste sürekli oyun oynanması ve oynanan oyunların eğitsel yönünün yok denecek kadar az olması, zamanın bir şekilde doldurulduğu izlenimini vermiştir. Đslam Dersinde dua ve sure öğretiminin yapılması, namaz kılınmasının öğretilmesi ve bu etkinliklere çok fazla vakit ayırılması (derse giriş genellikle bir/birkaç duayla yapılmıştır), dersin plansız yapıldığı ve öğretmenin kendi isteği doğrultusunda öğretilecek konuları belirlediği sonucuna götürmüştür. Ayrıca derste öğrencilere artı ve eksi verilerek disiplin sağlanmaya çalışılması ve öğrencilerin sınıftan atılması öğretmenin sınıf yönetimi bilgisi ve becerisinin olmadığını ortaya çıkarmıştır. Öğretmenin her sınıf kademesinde aynı şekilde namaz ve abdest ve sure öğretimi yapması eğitim öğretim durumlarının düzenlenmesinde sorunlar olduğunu göstermektedir. 8. Okul dışı/ camide din eğitimi görme ile Đslam din öğretimi modellerine karşı veli ve öğrenci tutumlarında bir farklılaşma görülmemiştir. Her üç modelde veli ve öğrenciler okul dışı din eğitimini, okulda öğretilmeyen dinî muhteva ve çoğunlukla Kur an-ı Kerim okumasını öğrenmek maksadıyla gitmişlerdir. Çok az sayıda veli okuldaki din eğitimini yetersiz bulduğu için çocuğuna okul dışı din eğitiminden destek almıştır. Almanca din öğretimi modelinde ders alan Türk ve Arap öğrenciler için okul dışı din eğitimi ayrıca kendi dillerinde dinî bilgi öğrenme imkânını da sağlamıştır ve bu nedenle de tercih edilmiştir. ÖNERĐLER 1. Velilerin Đslam din öğretimi modellerine yönelik tutumlarında dersi veren kişilerin uzman olması önemli rol oynamaktadır. Đslam din öğretimi yapan kişilerin Đlahiyat Fakültesi mezunu alan uzmanlarının olması istenmektedir. Bu nedenle Türk Alman Karma Eğitim Uzmanları Komisyonu 15. Toplantısında ifade edilen ve bir daha gündeme gelmeyen Türk öğretmenlerin hizmet içinde ve gerek Türkiye gerek Almanya daki Đlahiyat Fakültelerinde yetiştirilmesi konusunda Alman ve Türk taraflarının çaba sarf etmesi uygun olacaktır. Özellikle öğretmen yetiştirme 385

konusunda Almanya da yaşayan müslümanların büyük oranının Türk olduğu gözönünde bulundurulursa bu konuda Türkiye Cumhuriyeti nin katkısı ve tecrübeleri önemli olacaktır. 2. Đslam din öğretimi modellerine yönelik geliştirilecek programların kaliteli ve doğru muhtevayla şekillenmesi için Đslam din eğitimcisi alan uzmanlarından komisyonlarda destek alınması uygun olacaktır. 3. Velilerin çocuklarını gönderecekleri Đslam din öğretimi modelleri konusunda okullarda kayıt dönemlerinde bilgilendirilmesi ve kendilerine tercihte bulunacakları iki modelin sunulması daha uygun olacaktır. Aksi takdirde veli istemediği halde çocuğunu zorunlu olarak bir modele gönderecektir. Ayrıca okullarda iki model uygulanıyorsa bunların tüm sınıf kademelerinde uygulanması öğrenciler açısından daha iyi olacaktır. Birinci sınıfta çocuklar bir modelde okuyup ikinci sınıfta başka bir modelde okumaya sevk edildiğinde zorlanmaktadır. 4. Almanca Đslam din öğretimi yapan öğretmenlerin, derste kullancakları materyallerin geliştirilmesi ve çocukların ders kitaplarının olması öğretimin kalitesini yükseltecektir. Yeni araç gereç üretilmesine ihtiyaç vardır. Türkçe din öğretimi yapan öğretmenlerin kullandıkları materyallerin Almanya da yaşayan çocuklara göre hem dil hem de şekil ve muhteva açısından düzenlenmesi gerekmektedir. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti nin yapacağı yeni ve modern çalışmalara ihtiyaç vardır. 5. Velilerin Đslam din öğretimi modelini tercih etmede dilin önemli bir faktör olduğu gözönünde bulundurulursa, yabancı (Türk, Arap vb.) öğrencilerin din derslerinde dili (Almanca, Türkçe, Arapça) ne kadar öğrendiği, kendi dinini ne kadar anladığı, dinini kendi dilinde öğrenenlerin kendisini ve dinini yabancı dilde ifade edebilme düzeyleri konusunda yapılacak bilimsel araştırmalara ihityaç vardır. 386

KAYNAKLAR Abdullah, Muhammed Salim, Geschichte des Islams in Deutschland, Yayına Hazırlayanlar (Hrsg): M. Fitzgerald, A. Th. Khoury, W.Wanzura, Verlag Styria, Graz, Wien, Köln 1981. Adam, Gottfried, Erzählen, Hg: Gottfried Adam, Rainer Lachmann, Methodisches Kompendium für den Religionsunterricht1,Vandenhoeck & Ruprecht, Göttüingen 2002, s. 137-162. Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 1. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.06.2002. Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 3. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 21.10.2004. Akademie für Lehrerfortbildung und Personalführung, Islamische Unterweisung Deutsch 4. Jahrgangsstufe, Methodisch-didaktische Anregungen und Materialsammlung, Dillingen 22.04.2005. Alacacıoğlu, Hasan, Auβerschulischer Religionsunterricht für muslimische Kinder und Jugendliche türkischer Nationalität in NRW, LIT Verlag, Münster 1999. Altaş, Nurullah; Ay, Mahmut, Đlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Morpa Yayınları, Đstanbul 2007. Ambros, Wolfgang, Lessings Lektion, Bavyera Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı, Lehrerinfo, Islam in der Schule, Sayı:1, Münih Mart 2005, s.12 Anger, Thorsten, Islam in der Schule, Rechtliche Wirkungen der Religionsfreiheit und der Gewissensfreiheit sowie des Staatskirchenrechts im öffentlichen Schulwesen, Duncker & Humblot GmbH Berlin 2003. Anmerkungen zu einem Erlaßentwurf des Misnisteriums für Schule und Weiterbildung, Wissenschaft und Forschung in Nordrhein- Westfalen, Islamische Unterweisung, Đçinde (in): P. Schreiner, K. Wulff, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s. 122-123. Arslan, Adnan, Religiöse Erziehung der muslimischen Kinder in Deutschland und Österreich, Islamisches Sozialdienst- und Informationszentrum, Stuttgart 1998. 387

Aşağı Saksonya Kültür Bakanlığı, Đslam Din Dersleri, Okul Denemesi Çerçeve Talimatları, 04.01.2005. Aşıkoğlu, Nevzat Yaşar, Almanya daki Đslam Din Dersi Öğretmenlerinin Yeterlikleri ve Eğitimi, Editörler: Hasan Coşkun, M. Zeki Aydın, Lars Peter Schmidt, Helga Schenk, Türkiye ve Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Konrad Adenauer Vakfı, Ankara 2000, s.92-104. ---------------------------, Avrupa daki Türk Çocuklarının Đslam Din Eğitimi (Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri), III. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri (20-24 Eylül 2004), Diyanet Đşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2005, s.469-480. ---------------------------, Almanya da Temel Eğitimdeki Türk Çocuklarının Din Eğitimi, TDV Yayınları, Ankara 1993. Atik, M. Kemal, Hızır Maddesi, Hazırlayanlar: Kemal Atik, Ali Bardakoğlu, Celal Kırca, Selahattin Polat, Ali Toksarı, Đslâmî Kavramlar, Sema Yazar Gençlik Vakfı Yayınları, Ankara 1997, s.317-319. Bade, Rolf, Islamischer Religionsunterricht- ein niedersachsischer Schulversuch, Yayına Hazırlayan (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s.129-133. Bavyera Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı, Bavyera Đlkokulunda Đslam Dersi Okul Denemesi Đçin Branş Öğretim Planı (Fachlehrplan für den Schulversuch Islamunterricht an der bayerischen Grundschule), Kabul tarihi KMS 12 Temmuz 2004. Behr, Harry Harun; Bochinger, Christoph; Klinkhammer, Gritt, Perspektiven für die Ausbildung muslimischer Religionslehrerinnen und Religionslehrer in Deutschland, Universität Bayreuth, Kulturwissenschaftliche Fakultät, Januar 2003. Behr, Harry, Curriculum Islamunterricht, Basılmamış Doktora Tezi, Bayreuth Üniversitesi, Bayreuth 2004. Blöckl, Prälat Ernst, Stellungnahme des Katolischen Schulkommissariates in Bayern zu Vorschlägen, einen islamischen Religionsunterricht als ordentliches Schulfach einzuführen, 12. Ocak 1999, Đçinde (in): Staatsinstitut für Schulpädagogik und Bildungsforschung, Islamischer Religionsunterricht an bayerischen Schulen?, März 2000, s.42. Bohnsack, Ralf, Rekonstruktive Sozialforschung, Einführung in qualitative Methoden, 5. baskı, Leske + Budrich, Opladen 2003. 388

Bremen Eğitim Senatörlüğünün 08.09.2005 resmi yazısı. Coşkun, Hasan, Eğitim Teknolojisi Bağlamında Đslam Din Dersi Konularının Türkçe ve Türk Kültürü Derslerine Entegrasyon Olanakları, Editörler: Hasan Coşkun, M. Zeki Aydın, Lars Peter Schimdt, Helga Schenk, Türkiye ve Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Konrad Adenauer Vakfı, Ankara 2000, s.79-91. Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenleri Seçme Sınavı ve Görevlendirme Kılavuzu, Ankara 2007. Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Yurt Dışında Görevlendirilecek Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik/Yabancı Dil ve Temsil Yeteneği Sınavı Kılavuzu, 2007. Doedens, Folkert, Doğan, Recai, Interreligiöses Lernen im Religionsunterricht für alle, Hrsg: Folkert Doedens, Wolfram Weiße, Religionsunterricht für Alle, Waxmann Münster/New York/München/Berlin, Münster 1997, s. 55-81. Avrupa Birliği Sürecinde Dinî Kurumlar ve Din Eğitimi: Almanya Modeli, Avrupa Birliği Sürecinde Dinî Kurumlar ve Din Eğitimi, Đslâmi Đlimler Araştırma Vakfı Yay., Đstanbul 2007, s.256-299. Doğan, Recai; Tosun, Cemal, Đlköğretim 4. ve 5. Sınıflar Đçin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretimi, 2. Baskı, PegemA Yayıncılık, Ankara 2003. Eğitim Fakültesi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programı, 2007. EKD-Texte 86, Klarheit und gute Nachbarschaft, Christen und Muslime in Deutschland, Eine Handreichung des Rates der EKD, November2006. Emenet, Axel, Verfassungsrechtliche Probleme einer islamischen Religionkunde an öffentlichen Schulen, Dr. Hänsel- Hohenhausen AG. Verlag., Frankfurt am Main 2003. Engin, Havva, Esed, Muhammed, Uluslar arası Bektaşilik ve Alevilik Sempozyumu 1, Süleyman Demirel Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi, 28-30 Elim 2005, Isparta, SDÜ. Đlahiyat Fakültesi Yayınları, Isparta 2005, s. 479-484. Kur an Mesajı, meal- tefsir, Çev: Cahit Koytak, Ahmet Ertürk, Đşaret Yayınları, Đstanbul 1999. 389

Evangelische Kirche in Deutschland, Religionsunterricht für muslimische Schülerinnen und Schüler. Eine Stellungnahme des Kirchenamtes der EKD vom 16.02.99. Flick, Uwe, Qualitative Sozialforschung, Rowohlts Taschenbuch Verlag, Hamburg 2002. Frankfurter Allgemein, Vor Minderheiten nicht zurückweihen, 03.04.2007. Forum Werte bezogene Bildung in der Demokratie III, Islamischer Religionsunterricht an Berliner Schulen Probleme, Fragen, Antworten Podiumsdiskussion am 29. Mart 2000, Friedrich Ebert Stiftung, Berlin. Fuchs, Veronika, Islamunterricht aus der Sicht der Eltern, Eine qualitativempirische Studie zum Modellversuch Islamunterricht in Erlangen, Bayreuth Üniversitesi, Kültür Bilim Fakültesi, Bachelor bitirme tezi, Bayreuth 2004. Füssel, Hans Peter; Nagel, Tilman; Islamischer Religionsunterricht und Grundgesetz, Yayına Hazırlayan (Hrsg): Landesinstitut für Schule und Weiterbildung, in: Rahmenbedingungen und Materialien zur religiösen Unterweisung für Schüler islamischen Glaubens, Express Edition GmbH, Berlin 1987, s.39-51. Gebauer, Klaus, Islamkunde in NRW, (Yayına Hazırlayan) Hg: Stefan Reichmuth, Mark Bodenstein, Michael Kiefer, Birgit Väth, Staatlicher Islamunterricht in Deutschland, LIT Yayınevi, Berlin 2006, s. 27-52. ------------------, Schulversuch Islamischer Unterweisung in Deutscher Sprache, Hg: Eckart Gottwald, Dirk Chr., Siedler, Islamische Unterweisung in Deutscher Sprache, Neukirchener Verlag, Neukirchen Vlyun 2001, s. 23-39. Gutheil, Jörn-Erik, Evangelische Kirche und Islam, Bundesamt für Migration und Flüchtlinge, Fachtagung, Integration und Islam, Band 14, 2006, s. 34-51. Güneş, Firdevs, Yapılandırmacı Yaklaşımla Sınıf Yönetimi, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara Mart 2007. Hamburg Okullar Dairesi, Đlkokullar için Din Dersi Çerçeve Plan Tasarısı, 26.01.2001. Heckel, Martin, Der Rechtsstatus des Religionsunterrichts im pluralistischen Verfassungssystem des Grundgesetz, Zeitschrift Für 390

Theologie Und Kirche, 96 Jahrgang, Mohr Siebeck Verlag Tübingen 1999, s. 525-554. ------------------, Religionsunterricht auf dem Prüfstand, Zeitschrift Für Theologie Und Kirche, 102. Jahrgang, Cilt 2, Mohr Siebeck Verlag, Haziran 2005, s. 246-292. ------------------, Verfassungsrechtliche Gesichtspunkte zu einem Religionsunterricht für muslimische Schülerinnen und Schüler, Yayına Hazırlayanlar (Hg): P. Schreiner, K. Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s. 93-97. Hökelekli, Đhsan, Đsmail Dolap, Asalet Akdoğan, Kadir Akyazı, Dinimiz Đslam 2, Önel Yayınevi, Köln 2000. Interdisiplinäres Zentrum für Islamische Religionslehre der Universität Erlangen- Nürnberg (IZIR), Islamische Religionslehre Studienanleitung, Ekim 2003. Interdisiplinäres Zentrum für Islamische Religionslehre der Universität Erlnagen- Nürnberg, Ausbildung islamischer Religionslehrereinnen und Religionslehrer an der Universität Erlangen-Nürnberg, Zum Stand der Entwicklung 2004. Islamischer Religionsunterricht an der Staatlichen Schulen in Deutschland, Eylül 2000. Islamische Religionsgemeinschaft Erlangen, Satzung,s.1-7. Islamischer Religionsunterricht in der Grundschule Ludwigshafen- Pfingstweide, Entwurf eines Teilrahmenplans, Aralık 2004. Islamkunde, Rahmenplan für die Sekundarstufe I, Jahrgang 5 und 6, Entwurf 2003. Islamrat für die Bundesrepublik Deutschland, Memorandum zur Frage des Islamischen Religionsunterrichts (IRU), Yayına Hazırlayan (Hg): Peter Schreiner, Karen Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Comenius Institut, Münster 2001, s.43. Janke, Katrin, Kaplan, Đsmail, Institutionalisierter Islam an staatlichen Hochschulen, Peter Lang Europäischer Verlag der Wissenschaften, Frankfurt am Main 2005. Staatlicher Islamunterricht aus der Aleviten, Đçinde (Hg): Stefan Reichmuth, Mark Bodenstein, Michael Kiefer, Birgit Väth, Staatlicher Islamunterricht in Deutschland,LIT Verlag Berlin 2006, s. 106-117. 391

Khoury, Adel Theodor ; Heine, Peter; Oebbecke, Janberd, Handbuch Recht und Kultur des Islams in der deutschen Gesellschaft, Gütersloher Verlagshaus, Gütersloh 2000. Kırca, Celal, Şeytan Maddesi, Hazırlayanlar: Kemal Atik, Ali Bardakoğlu, Celal Kırca, Selahattin Polat, Ali Toksarı, Đslâmî Kavramlar, Sema Yazar Gençlik Vakfı Yayınları, Ankara 1997,s.654-656. Kiefer, Michael, Islamische Unterweisung in deutscher Sprache, Hg: Eckart Gottwald, Dirk Chr., Siedler, Islamische Unterweisung in Deutscher Sprache, Neukirchener Verlag, Neukirchen Vlyun 2001, s. 61-63. -------------------, Der Islam in der Schule, Hg: Eckart Gottwald, Dirk Chr., Siedler, Islamische Unterweisung in Deutscher Sprache, Neukirchener Verlag, Neukirchen Vlyun 2001, s.40-53. -------------------, Islamkunde in deutscher Sprache in Nordrhein- Westfalen, LIT Verlag, Münster 2005. Knoblauch, Hubert, Transkription, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Ralf Bohnsack, Winfried Marotzki, Michael Meuser, Hauptbegriffe Qualitativer Sozialforschung, Leske + Budrich Verlag, Opladen 2003, s.159-160. Komisyon, Gesprächkreis Interreligiöser Religionsunterricht in Hamburg, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Folkert Doedens, Wolfram Weiße, Religionsunterricht Für Alle, Waxmann Verlag, Hamburg 1997, s. 35-41. Köller, Franz, Krausen, Halima, Rechtliche Probleme im Zusammenhang mit der Einführung eines islamischen Religionsunterrichhts in Hessen, Đçinde (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterrciht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s. 117-127. Wie kann ein Religionsunterricht für alle von Muslimen theologisch verantwortet werden? Eine muslimische Position, Yayına Hazırlayanlar (Hg):, Wolfram Weiße, Folkert Doedens, Religiöses Lernen in einer pluralen Welt, Waxmann Verlag Münster 2000, s. 39-42. Lähnemann, Johannes, Islamischer Religionsunterricht/Ausbildung islamischer Religionslehrer Das Erlanger Model, Bundesamt für Migration unf Flüchtlinge, Integration und Islam, 21.06-22.06.2005, Migration, Flüchtlinge und Integration, Schriftenreihe Band 14, s. 52-61. 392

--------------------------, Musik und Lied im Religionsunterricht, Yayına Hazırlayanlar (Hg): Gottfried Adam, Rainer Lachmann, Methodisches Kompendiuım für den Religionsunterricht 1, Vandenhoeck & Ruprecht, Göttingen 2002, s.299-326. --------------------------, Nach langem Anlauf-endlich islamischer Religionsunterricht?, Yayına Hazırlayan (Hg): Theo Sundemeier, Verkündigung und Forschung, Yıl: 49, Sayı: 1-2004 Gütersloher Verlaghaus, Gütersloh 2004, s.49-64. Lamnek, Siegfried, Qualitative Sozialforschung, 4. baskı, Beltz Verlag., Weinheim Basel 2005. Lemmen, Thomas, Islamische Vereine und Verbände in Deutschland, Friedrich Ebert Stiftung, Bonn 2002. ---------------------, Muslimische Spitzen organisationen in Deutschland: Der Islamrat und der Zentralrat, Verlag für Christlich-Islamisches Schrifttum, Altenberge 1999. Lichtenthäler, Barbara, Islamische Religion im schulischen Unterricht: Baden- Württemberg, Yayına Hazırlayan (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s. 79-84. Mahler, Gerhart, Möglichkeiten religiöser Unterweisung muslimischer Kinder an öffentlichen Schulen in den Ländern der Bundesrepublik Deutschland entsprechend dem Beschluβ der Kultusministerkonferenz, Yayına Hazırlayan (Hrsg): Landesinstitut für Schule und Weiterbildung, Rahmenbedingungen und Materialien zur religiösen Unterweisung für Schüler Đslamischen Glaubens, Express Edition, Berlin 1987, s.29-37. Marggraf, Eckhart, Religionsunterricht für Müslime Überfällig, Yayına Hazırlayan (Hg): Peter Schreiner, Karin Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Comenius Institut, Münster 2001, s.131-132. Mayring, Philip, Einführung in die Qualitative Sozialforschung, Beltz Verlag, Weinheim und Basel 2002. Ministerium für Schule und Weiterbildung, Wissenschaft und Forschung, V. 28.5.1999 (ABl. NRW.1 S.96), Islamische Unterweisung, Đçinde (in): P. Schreiner, K. Wulff, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s.105-106. 393

Mohr, Irka Christin, Islamischer Religionsunterricht in Europa, transcript Verlag, Bielefeld 2006. ------------------------, Muslime zwischen Herkunft und Zukunft, Das Arabische Buch Verlag, Berlin 2000. Noorman, Harry, Almanya da Hıristiyan Din Dersinin Hukuksal Çerçeve Koşulları ve Đslam Din Dersi Đçin Olası Modeller, Editörler: Hasan Coşkun, M. Zeki Aydın, Lars Peter Schimdt, Helga Schenk, Türkiye ve Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Konrad Adenauer Vakfı, Ankara 2000, s.10-40. Oebbecke, Janbernd, Islamischer Religionsunterricht an deutschen Schulen- Aktuelle Fragen und Problemstellungen, Yayına Hazırlayan (Hg): Peter Schreiner, Karin Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Comenius Institut, Münster 2001, s. 83-92. ------------------------, Islamischer Religionsunterricht an deutschen Schulen Aktuelle Fragen und Problemstellungen, epd- Dokumentation, Islamischer Religionsunterricht an deutschen Schulen? Fragen, Probleme, Konzeptionen und Perspektiven. Beiträge einer Tagung in Ev. Akademie Mülheim, 10 Ocak 2000, Cilt: 2/00, s. 3-13. Okul Kalitesi ve Öğretim Araştırması Devlet Enstitüsü, Islamische religiöse Unterweisung in deutscher Sprache, Münih 2005. Öğretim ve Kültür Bakanlığından alınan 10.03.2003 tarihli yazı, Islamische Unterweisung in deutscher Sprache, (Grundschule) ve yine aynı Bakanlık tan alınan 18.09.2003 tarihli Sachstand bei den Angeboten islamischer Erziehung, adlı yazı. Özdil, Ali Özgür, Islamicher Religionsunterricht, Hg: Peter Schreiner, Karin Wulf, Islamischer Religionsunterricht, Comenius Institut, Münster 2001, s.19-22. --------------------, Aktuelle Debatten zum Islamunterricht in Deutschland, E.B.- Verlag, Hamburg 1999. Özdoğan, Hasan, Stellungnahme zum Runderlaß NRW IRU, Đçinde (in): P. Schreiner, K. Wulff, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s.112-113. Pfaff, Ulrich, Zur Situation des Islamunterrichts in Nordrhein Westfalen, Yayına Hazırlayan (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s. 135-148. 394

Rahmenrichtlinien für den Schulversuch, Islamischer Religionsunterricht (Entwurf), 29 Nisan 2003. Rixius, Norbert, Rohe, Mathias, Unterricht für ausländische Kinder und Jugendliche in der Bundesrepublick Deutschland und in West Berlin, Yayına Hazırlayan (Hrsg): Landesinstitut für Schule und Weiterbildung, Rahmenbedingungen und Materialien zur religiösen Unterweisung für Schüler Đslamischen Glaubens, Express Edition, Berlin 1987, s. 11-17. Der Islam-Alltagskonflikte und Lösungen, Verlag Herder Freiburg im Breigrau 2001. Rottmann, Joachim, Rechtliche Stellung von Religionsgemeinschaften im demokratisch verfaßten pluralistischen Staat, Wolfgang Döring Vakfı Theoder Heuss Akademisi, Gummersbach ta, 1988 ve 1994 yılında sunulmuş tebliğ. s.1-22. Schirrmacher, Christine; Stegemann, Ursula Spuler, Frauen und die Scharia, Die Menschenrechte im Islam, Heinrich Hugendubel Verlag, Kreuzlingen München 2004. Schneider, Karl, Islamischer Regionsunterricht an Staatlichen Schulen in Baden Württemberg?, Đçinde (in): Islamischer Religionsunterricht, Otto Lembeck Verlag, Frankfurt am Main 2001, s. 131. Schreiner, Manfred, Model Islamunterrciht in Bayern-ein pragmatischer Weg zur Integration, Yayına Hazırlayan (Hg): Johannes Lähnemann, Bewahrung-Entwicklung-Versöhnung,Referate und Ergebnisse des Nürnberger Forums 2003, EB- Verlag Hamburg, 2005, s. 285-290. Seiser, Ulrich; Schütz, Dieter Islamische Religion im schulischen Unterricht: Bayern, Yayına Hazırlayan (Hg): Wolfgang Bock, Islamischer Religionsunterricht?, Mohr Siebeck Verlag, Tübingen 2006, s. 85-92. Selçuk, Mualla; Tosun, Cemal Türkiye de ve Almanya da (Đslam) Din Dersleri, III. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri (20-24 Eylül 2004), Diyanet Đşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2005, s. 417-427. Siegele, Anna Barbara, Die Problematik der Einführung eines islamischen Religionsunterrichts an deutschen Schulen, Oldenburg Üniversitesi, Lisans Tezi, Oldenburg 1988. 395

Siegele, Anna, Die Einführung eines islamischen Religionsunterrichtes an deutschen Schulen, Verlag für Interkulturelle Kommunikation, Frankfurt 1995. Spriewald, Simone, Rechtsfragen im Zusammenhang mit der Einführung von islamischen Religionsunterricht als ordentliches Lehrfach an deutschen Schulen, TENEA Verlag, Berlin 2003. Staatsinstitut Für Schulpädagogik und Bildungsforschung, Islamischer Religionsunterricht an bayerischen Schulen?,München, März 2000. Stegeman, Spuler, Muslime in Deutschland, Herder Verlag, Freiburg im Breisgrau 2002. Stellungnahme der Ev. Landeskirchen in Nordhrein-Westfalen zum Entwurf eines Runderlass Islamische Unterweisung, (15.03.1999 tarihli yazı), Đçinde (in): P. Schreiner, K. Wulff, Islamischer Religionsunterricht, Münster 2001, s.114-115. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığı, Yalova- Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü nde 7-8 Mayıs 2007 Tarihleri arasında düzenlenen 145 numaralı Yurtdışı Göreve Uyum Semineri Programı. Thelen, Norbert, Tibi, Bassam, Tosun, Cemal, Kinder erleben die Bibel, 21 Jesusgeschichten anschaulich und spilerisch, RPA Veralg, Landshut 2003. Die christliche Kirche als Modell für eine islamische Religionsgemeinschaft in Deutschland?, Der Islam und Deutschland, Muslime in Deutschland, Deutsche Verlags- Anstalt, Stuttgart München 2001. Almanya da Đslam Din Dersi Tartışmaları, Yayınlanmamış Araştırma, Ankara 2002. -----------------, Almanya da Türk- Đslam Kültür Merkezleri: Camiler, Đslami Araştırmalar, Cilt: 6, Sayı: 3, Yıl: 1992, s.173-180. -----------------, Din ve Kimlik, TDV. Yayınları, Ankara 1996 -----------------, Müzakere: Almanya da Alevi-Đslam Din Dersleri yle Đlgili Genel Değerlendirmeler, Uluslar arası Bektaşilik ve Alevilik Sempozyumu 1, Süleyman Demirel Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi, 28-30 Elim 2005, Isparta, SDÜ. Đlahiyat Fakültesi Yayınları, Isparta 2005, s.512-513. 396

Unbehaun, Horst; Schüler, Harald Türkische Lehrer in Bayern, Bamberg Üniversitesi Araştırma Projesi, Bamberg 1998. Väth, Birgit, Yayınlayan (Hrsg): Islamischer Religionsunterricht an staatlichen Schulen-Zwei Modellprojekte zu seiner Etablierung in Niedersachsen, Yayına Hazırlayan (Hg): Stefan Reichmth, Mark Bodenstein, Michael Kiefer, Birgit Väth, Staatlicher Islamunterricht in Deutschland,LIT Verlag, Berlin 2006, s. 69-82. Institut für Islamische Erziehung, Quranische Geschichten, Tarihsiz. Yıldırım, Ali; Şimşek, Hasan Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri, 5. baskı, Seçkin Yay., Ankara 2005. Zengin, Halise Kader, Eğitsel Oyunlar ve Đlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersinde Kullanımı, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2002. Zentralrats der Muslime in Deutschland, Entwurf Eines Lehrplans für Islamische Religionslehre (Grundschule), Köln 1999. ĐNTERNET KAYNAKLARI http://www.km.bayern.de/km/asps/presse/presse_anzeigen.asp?index=76, (erişim 31.03.2007) http://www.diyanet.org/de/grundung/index.php, (erişim 05.05.2007) http://www.igmg.de/index.php?module= ContentExpress&func= display& ceid=191, (erişim 06.05.2007) http://www. alevi.com/ alevilik_dersi+m59d33ce9a47.html, (erişim 08.05.2007). http://www.alevi. com/aabf0+m5e59f9aec9f. html, (erişim 09.05.2007) http://www.islamrat.de/ selbstd/ darstellung.html, (erişim 20.05.2007) http://www.islamrat.de/selbstd/darstellung.html, (erişim 20.05.2007) http://www.islamrat.de/selbstd/mitglied.html#land, (erişim 20.05.2007). http: // www.remid.de/ remid_info_zahlen.htm.(erişim 23.05.2007) http://www.berlin.de/ landespressestelle/archiv/ 2006/06/13/41992/index.html, (erişim 23.05.2007) http://islam.de/3132.php, (erişim 23.05.2007). http://www.zr2.jura.uni-erlangen.de/schulversuch.pdf, (erişim 23.06.2007) 397

http://www. eugen-biser - stiftung.de/nachricht.html?cnachricht_id=242;cmenue_id=88, (erişim 24.06.2007) http://www.km-bw.de/servlet/pb/-s/11c20cx1bs7alx1asrqq91uj6dgc1g52dzo/ menu/1188850/index.html, (erişim 27.06.2007) http://www3.landtag-bw.de/wp13/drucksachen/0000/13_0493_d.pdf, (erişim 27.06.2007) http://www.rg-islam.de/bildungsplanislamischerru.pdf, (erişim 27.06.2007) http://www.ekd.de/print.php?file=/presse/707.html, (erişim 27.06.2007) http://www.irh-info.de/projekte/iru/pdf/irh_iru_statistik.pdf, (erişim 28.06.2007) http://www.landtag.hessen.de/dokumente/plenarsitzungen/02420.pdf (erişim 28.06.2007) http://www.landtag.hessen.de/dokumente/plenarsitzungen/02553.pdf, (erişim 28.06.2007) http://www.islamische-foederation.de/irugeschuaktu.htm, (28.06.2007) http://www.islamische-foederation.de/iru/statistik/schulen%20mit%20zahlen.pdf; (28.06.2007) http://www.islamische-foederation.de/iru/statistik/geschnatio1.pdf; (28.06.2007) http://www.islamische-foederation.de/iru/statistik2003/herkunft03.pdf, (erişim 28.06.2007) http://www.alevi.com/religionsunterricht0+m582cc2f345b.html, (erişim 28.06.2007) http://www.irh-info.de/index.php?kon=projekte&zeige=iru/iru_konzept, (erişim 29.06.2007) http://www.alevi.com/religionsunterricht0+m582cc2f345b.html, (erişim 29.06.2007) http://digm.meb.gov.tr/yurtdisigorev/rehber/rehberkitap.pdf (erişim 01.07.2007) http://www.learn-line.nrw.de/angebote/svislam/download/lehrplan.islamkunde.pdf, (erişim 03.07.2007) http://www.meb.gov.tr/duyurular/duyurular2005/genelgeler/yurtdisgorogretmenler / Genelge2005 _6.htm, (erişim 10.07.2007) http://digm.meb.gov.tr/yurtdisigorev/rehber/rehber_iii_almanya.html, (erişim 10.07.2007) http://digm.meb.gov.tr/ yurtdisigorev/ ogretmen/ogretmenler_ulkedagilimi.doc, (erişim 10.07.2007) 398

http://www.alevi.com/religionsunterricht0+m582cc2f345b.html, (erişim 28.07.2007) http://www.alevi.com/religionsunterricht0+m5448acfca16.html, (erişim 29.07.2007) http://www.itl-hessen.de/go/ausgabe.asp?q=2739&modus=22&g=&nav=85&kat=1, (erişim 29.07.2007) http://www.integrationsbeauftragter.nrw.de/pdf/presseschau/presseschau41.pdf, (erişim 16.08.2007) http://www.integrationsbeauftragter.nrw.de/pdf/pressespiegel/ps-klassenzimmer.pdf, (erişim 16.08.2007) 399

EK-1 Bayan Halise Kader Zengin 01.03.2005 Drausnickstr.39 91052 Erlangen Cep Tel: 01735746414 Kıymetli Hanımlar ve Beyler, Đnsanın en önemli ihtiyaçlarından birisi; yeterli, doğru bilgi ve uygun metotlarla yapılan din eğitimidir. Özellikle çocukluk döneminde verilen din eğitimi, çocukların daha iyi gelişmesine yardımcı olmaktadır. Bu sebeple okullarda verilen Đslam Din Derslerinin bilimsel bilgi ve uygun yollarla öğretilmesi çocuklarımızın zihinsel ve ruhsal gelişimleri için önemlidir. Ben, Türkiye den geliyorum ve Ankara daki Đslam Đlahiyat Fakültesi nde Din Eğitimi Asistanıyım. Müslüman çocukların, din eğitimi ihtiyacının, Almanya da uygulanan çeşitli Model Đslam Din Dersleriyle nasıl giderildiğini araştıran bir çalışma yapıyorum. Araştırma konum olan Almanya da Đslam Din Öğretimi Modelleri (Bavyera Örneği) için sizlerin yardımlarını rica ediyorum. Bu çalışma, Müslüman çocukların diğer Katolik ve Protestan din mensubu çocukların aldıkları kalitede bir ders almalarına katkı sağlayacaktır. Bunun için sizlerle ve çocuğunuzla görüşme(konuşma) yapmak istiyorum. Benimle yapacağınız çalışma beni mutlu edecektir ve sizlere müteşekkir olacağım. Tabii ki benimle görüşmek isteyip istememeniz serbesttir. Ancak böyle bir görüşme yapılacak olan Doktora Tezime katkı sağlayacağı için benim geleceğim açısından da önemlidir. Sizlerden aldığım önemli bilgiler mutlaka genel ifadelerle(isim verilmeden) kullanılacaktır. Eğer benim çalışmam da yer almak isterseniz, sizden bu belgeyi imzalamanızı ve bir sonraki Đslam Dersine getirmek üzere çocuğunuza vermenizi rica ederim. Sonraki bir zamanda sizlere, bu çalışmada ne zaman yer almak istediğinizi sormak üzere telefon açacağım. Merak ettiğiniz bir konu varsa bana yukarıdaki numaradan ulaşabilirsiniz ya da tel. numaranızı yazarsanız ve bilgi isterseniz ben sizi ararım. Saygılarımla Halise Kader Zengin.. Öğrencinin Adı.. Sınıfı Ben Almanyada Đslam Din Öğretimi Modelleri(Bavyera Örneği) konulu araştırma projesi için Görüşmeye katılıyorum.. Đmza... Adres-Telefon no 400

EK-2 Frau 01.03.2005 H. Kader Zengin Drausnickstr. 39 91052 Erlangen Mobil: 0173/5746414 Sehr geehrte Damen und Herren, eines von den wichtigsten Bedürfnissen des Menschen ist die methodisch und fachwissenschaftlich kompetente und ausreichende religiöse Erziehung. Insbesondere die religiöse Erziehung im Kindesalter dient bei der guten Erziehung sehr fördernd. Deshalb ist es für die kognitive und seelische Entwicklung unserer Kinder sehr wichtig, dass der islamische Religionsunterricht in den Schulen sowohl auf einer fachwissenschaftlichen Ebene, als auch auf einer geeigneten Art und Weise unterrichtet wird. Ich komme aus der Türkei und bin in Ankara an der Theologischen Fakultät Wissenschaftliche Assistentin. Ich arbeite gerade an einem Forschungsprojekt, das untersucht wie der Bedarf an Religiöser Erziehung muslimischer Kinder anhand von verschiedenen Unterrichtsmodellen in Deutschland gedeckt wird. Für mein Forschungsthema Die islamisch religiösen Unterrichtsmodelle in Deutschland (Beispiel Bayern) suche ich Ihre Unterstützung. Diese Arbeit soll den muslimischen Schülern einen islamischen Religionsunterricht gewährleisten auf gleichem Niveau, wie der Religionsunterricht für die Evangelische und Katholische Kinder. Deshalb möchte ich mit Ihnen und mit den Schülern ein Gespräch führen. Ihre Zusammenarbeit würde mich sehr freuen und ich wäre Ihnen sehr dankbar. Natürlich liegt die Entscheidung bei Ihnen, ob Sie an diesem Gespräch teilnehmen möchten oder nicht. Aber ein Dialog dieser Art könnte meine Promotionsarbeit unterstützen und es wäre diesbezüglich für meine Zukunft sehr wichtig. Die Informationen, die ich von Ihnen erhalte, werden anonym behandelt. Wenn Sie an meinem Projekt teilnehmen möchten, bitte ich Sie dieses Schreiben zu unterschreiben und es mit Ihrem Kind zum nächsten Religionsunterricht zu schicken. Später würde ich Sie anrufen, um nachzufragen, wann Sie an diesem Projekt teilnehmen wollen. Für weitere Fragen stehe ich Ihnen gerne unter meiner Telefonnummer zur Verfügung oder wenn Sie mir Ihre Telefonnummer mitteilen und eine Information benötigen könnte ich Sie auch anrufen. Hochachtungsvoll Halise Kader Zengin 401

.. Name der Schülerin /des Schülers.. Klasse Ich würde gerne an der Befragung für das Projekt Die islamisch religiösen Unterrichtsmodelle in Deutschland (Beispiel Bayern) teilnehmen... Unterschrift des Erziehungsberechtigten. Adresse- Telefon Nummer 402

VELĐLERLE MÜLAKAT SORULARI EK-3 KĐŞĐSEL SORULAR 1. Cinsiyeti 2. Mesleği 3. Çalışıma durumu 4. Yaşı 5. Eğitim durumu 6. Eğitimini nerede aldığı 7. Almanya da ikamet süresi 8. Çocuk sayısı DERSLE ĐLGĐLĐ SORULAR 9. Çocuklarınızın öğretmenleri ile görüşmeye gidiyor musunuz? 10. Çocuklarınızın dersleri ile ilgilenebiliyor musunuz? 11. Evetse, hangi dersleri ile nasıl ilgileniyorsunuz? 12. Çocuğunuzun Türkçe Din Bilgisi Dersi/Almanca Din Bilgisi /Đslam Dersi almasını siz mi istediniz? 13. Niçin? 14. Türkçe Din Bilgisi Dersi/Almanca Din Bilgisi /Đslam Dersi din derslerinde çocuğunuz neler öğreniyor? 15. Öğrendiklerini yeterli buluyor musunuz? 16. Niçin? 17. Türkçe din dersinden beklentileriniz nelerdir? 18. Bu dersle ilgili olarak değişmesini istediğiniz bir husus var mı? 19. Varsa nelerdir? 20. Çocuğunuz okul dışında din eğitimi alıyor mu? 21. Evetse, niçin ihtiyaç duyuyorsunuz? 403

ÖĞRENCĐLERLE MÜLAKAT KĐŞĐSEL SORULAR 1. Cinsiyeti 2. Yaşı 3. Okulu 4. Sınıfı DERSLE ĐLGĐLĐ SORULAR 5. Aileniz, okula öğretmenlerinizle görüşmeye gelir mi? 6. Aileniz derslerinizde size yardımcı oluyor mu? 7. Evet/Bazense en çok hangi derslerinizde yardımcı olur? 9. Türkçe Din Bilgisi dersinde /Almanca Din Bilgisi/Đslam Dersi neler yapıyorsunuz? 10. Etkinlikler yapıyor musunuz? 11. Farklı işlensin ister miydiniz? 12. Bu derste neler öğrendiniz? 14. Öğretmeniniz bu derste size ödev veriyor mu? 15. Evetse, nasıl ödevler? 16. Kontrol ediyor mu? 17. Sınav oluyor musunuz? 18. Bu dersle ilgili olarak değişmesini istediğiniz hususlar nelerdir? 19. Bu dersle ilgili olarak devam etmesini istediğiniz hususlar nelerdir? 20. Okul dışında başka bir yerden din eğitimi alıyor musunuz? 21. Evetse niçin? 404

ÖĞRETMENLERLE MÜLAKAT SORULARI KĐŞĐSEL SORULAR 1. Cinsiyeti 2. Yaşı 3. Eğitim durumu/okullar 4. Asıl branşı 5.Öğretmenlik tecrübesi 6. Almanya da ikamet süresi DERSLE ĐLGĐLĐ SORULAR 7. Türkiye de daha önce hiç din dersi verdiniz mi? 8. Elinizdeki müfredat programını yeterli buluyor musunuz? 9. Hayırsa, hangi yönden yetersiz buluyorsunuz? 10. Bu dersin hedefleri nelerdir? Öğrencileriniz de ne tür davranışlar geliştirmeyi hedefliyor? 11. Bu ders için elinizde kitap var mı? 12. Evetse, hangi kitaplar? 13. Kitapları yeterli buluyor musunuz? 14. Hayırsa, hangi yönlerden? 15. Derse girmeden önce hazırlık yapabiliyor musunuz? 16. Evetse, ne tür hazırlıklar yapıyorsunuz?(hedef belirleme, plan, içerik) 17. Derslerinizde çeşitli öğretim materyalleri kullanabiliyor musunuz? 18. Evetse, ne tür? 19. Konu ile ilgili öğrencilerinize ödev veriyor musunuz? 20. Evetse, kontrol ediyor musunuz? Nasıl değerlendiriyorsunuz? 21. Bu derste sınav yapıyor musunuz? 22. Evetse, nasıl yapıyor ve değerlendiriyorsunuz? 405

23. Derste, anlatmakta zorlandığınız konular oluyor mu? 24. Evetse, ne tür konular? 25. Öğrencilerinizin bu derse ilgileri nasıldır? 26. Sizce öğrenciler niçin bu dersi seçiyorlar? 27. Bu dersle ilgili olarak karşılaştığınız güçlükler var mı? 28. Evetse, ne tür? 29. Bu dersten beklentileriniz nedir? 30. Bu dersle ilgili olarak değişmesini istediğiniz hususlar var mı? 31.Varsa, neler? 406

EK-4 GÖZLEM FORMU 1. Öğretmen öğrettiği konuyla ilgili yeterli ve doğru dinî muhtevayı veriyor mu? 2. Öğrencilerin dinî konuyla ilgili sorularına cevap veriyor mu? 3. Dinî muhtevayı öğrenci seviyesine uygun hale getirebiliyor mu? 4. Sınıf yönetimini sağlayabiliyor mu? 5. Derse uygun giriş yapıyor mu? 6. Konuya uygun metot, teknik kullanıyor mu? 7. Kullandığı metot ve teknikleri etkin kullanıyor mu? 8. Programa uygun ders anlatıyor mu? 9. Ders öncesinde öğreteceği konuya hazırlık yapıyor mu? 10. Derste hangi materyalleri kullanıyor? 11. Veli ve öğrenci görüşmelerinde belirtilenler sınıfta uygulanıyor mu? 407

EK-5 1-3.Sınıf Türkçe Din Bilgisi Programı Aşağıda yer alan çerçeve program Almanca dan aynen tercüme edilmiştir. 1045 1. Sınıf: ÜNĐTE 1: Ben kimim? o Almanya da Türk Müslüman bir çocuğun hayatı - Aile hayatı Karşılıklı olarak güvenmek ve sevmek Birbirine yardım etmek ve yardımı kabul etmek Aile içinde kendini güvende hissetme ve sorumluluklarını yerine getirme - Okul günü Sorumluluklarını tanıma Đyi işler için teşekkür etme Okul topluluğunu yaşama ve kendini dâhil etmek - Arkadaş ve Oyun arkadaşları Okul arkadaşlarıyla boş zamanını geçirmek Başka çocukları da tanıma ve onlarla oynama - Türkiye ve Almanya da akrabaları ziyaret Büyük mesafeye rağmen akrabalık ilişkilerimizi koruyoruz. Ailenin bir arada olması herkes için önemlidir ÜNĐTE 2: Benim dinim Đslam o Đlk olarak Allah hakkında bilme - Allah bir tek Allah tır - O her şeyi yaratmıştır - Allah bize yol gösterir - Muhammed Allah ın peygamberidir o Din bir Müslüman dan taleplerde bulunuyor - Sağlığımıza ve temizliğimize dikkat ederiyoruz - Biz namazdan önce kendimizi temizleniyoruz - Çevremizi düzenli tutuyoruz - Allah ın bize verdiklerine şükrediyoruz 1045 Bavyera Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığının 14 Mayıs 1986 tarihli, Đlkokul 1.- 3. Sınıf Müslüman Türk öğrenciler için Din Bilgisi Dersi Programı, Resmi Evrakı. 408

o o o - Biz en iyi gücümüzle çalışıyoruz - Biz ülkemizi(vaterland) seviyoruz Dua da Allah a yöneliyoruz - Çeşitli durumlar için dualar öğreniyoruz Biz tanıdık dua cümlelerini tekrar ediyoruz Yeni dua cümleleri öğreniyoruz: Allah ın adıyla başlarım! Allah a şükürler olsun! Allah rahatlık versin! Allah a emanet ol! Allah korusun! Allah bağışlasın! Allah sana ebedi huzur versin! Allah a iyilikleri için şükürler olsun! Allah ın koruması üzerimizden eksik olmasın! - Müslüman olmayanlar da dua eder. ÜNĐTE 3 Müslümanlar Bayram kutluyorlar - Ramazan Bayramı Müslümanlar Bayram dan önce oruç tutarlar (Güneşin doğmasından güneşin batmasına kadar ne yemek ne de içmek, oruç zamanında Allah ı düşünmek) Faaliyet, Hazırlık, Bayram zamanı (Temiz kıyafet, Tatlı ikramı, Bayram ziyareti ve tebrikler, küslerle barışmak) - Kurban Bayramı Đnsanlar bayram yapar (Camide bayram namazı, Kurban kesimi, et dağıtımı, bayram ziyaretleri ve tebrikler, küslerle barışmak) Mekke ye Hac yolculuğu - Diğer bayram günleri Hıristiyanlar bayram kutluyorlar - Noel Đsa nın doğumunu düşünme 409

Bayramı kutlama (Kilise de bayram ayini, Sembolik Kutsal Doğum Dekoru (Weihnachtskrippe) oluşturma, Noel ağacı koyma ve hediyesi) - Paskalya Đsa nın ölümünü ve dirilişini düşünme Paskalya gelenekleri (Kilise girişi, Paskalya ateşi, Paskalya yumurtalarını boyama ve saklama) - Küçük Paskalya/Panktot Yortusu Hıristiyan cemaatler 2.SINIF Ünite 1: Allah her şeyin yaratıcısıdır o Yaratılış hikâyesi - Dünyanın ve insanın yaratılması - Đlişkili Kur an ayetleri o Allah ın nitelikleri - Allah bir ve tektir Allah her yerdedir Hiç kimse Allah ı göremez Hiç kimse Allah ı tahayyül edemez - Allah ın kudreti (Gaben) Çevremizde her ne görüyorsak, her şeyi o yaratmıştır Allah ın yarattığı her şeyi kullanabiliriz O ne yarattıysa hepsine iyi davranırız - Allah ın insanlara sevgisi o Đnsanların Allah a ve yaratılmışlara karşı davranışları - Đnsanların Allah a sevgisi Allah ın bizim için yaptıklarını fark ediyoruz Allah a teşekkür ediyoruz Onu seviyoruz. - Đnsanların birbirlerine karşı davranışları Allah insanları da yaratmıştır, diğer insanlarla ilişkilerimizde buna dikkat ederiz Biz diğer insanlara yardımsever ve kibarca yaklaşırız Biz yardım veririz 410

Biz görevlerimizi tanıyoruz - Yükümlülük taşıyan insanlara dikkat Onlar sorumluluk taşıyorlar Onlar ihtiyaç sahiplerine yardım ederler Ünite 2: Allah ın peygamberleri o Peygamberlerin özellikleri - Onlar Allah tarafından seçilmiş insanlardır - Onlar örnektir o Peygamberlerin görevleri - Onlar Allah ın insanlara vahiy bildirilerini aktarırlar - Đnsanları doğru yola iletirler o En önemli peygamberler - Đbrahim Allah ı bulan - Musa yasa koyucu - Đsa diğer insanları seven - Muhammed kutsal Kur an ı aktaran ve son peygamber olarak tanınır Ünite 3 Kutsal gün ve geceler o Kutsal gün ve gecelerde özel olayları hatırlarız - Cuma günü, Cuma namazı ve vaaz günüdür - Mevlit gecesi, peygamberin doğumunun düşünüldüğü gecedir. - Regâib gecesi, peygamberin annesinin hamile olduğunu bildiği gecedir. - Kadir gecesi, Kur an vahyinin başladığı gecedir. - Mirâc gecesi, Muhammed in peygamberliğinin kesinleştiği, günahkâr insanların tövbelerinin kabul edildiği gecedir. o Đnananlar özel dualar okurlar 3. SINIF: Ünite 1: Biz bir toplumda yaşıyoruz o Ailemin geldiği ülke - Türkiye nin çeşitli bölgeleri ve gelenekleri - Şehirde ya da köyde yaşam o Almanya daki evim - Burada ailem ve kardeşlerimle yaşıyoruz, birçok tanıdıklarımız yanımızda değil - Ailemiz çalışıyor 411

- Çevremizdeki insanlarla iyi ilişkiler kurmaya gayret ediyoruz Ünite 2: Cami nin bölümlerini ve görevlilerini öğreniyoruz o Camiler toplu ibadetlerin yeridir - Günlük ibadetler için - Bayram ibadetleri için - Cuma namazı ve vaaz için - Ölmüşlerin ruhuna okumalar yapmak üzere toplanmak için o Caminin önemli kısımları ve anlamları - Şadırvan, temizlenmek için yıkanma yeri - Vaaz verenler için vaaz kürsüsü ve minber - Kutsal Kur an ı okumak için rahleler - Caminin ortasında ibadet kısmı, imam için Mekke yi gösteren mihrap. o Caminin hizmetinde çalışan görevliler - Đmam - Vaiz - Müezzin Ünite 3: Đslam ın temel esasları o Şehadet o Namaz o Oruç o Hac o Zekât Ünite 4: Đmanın şartları o Allah a inanmak o Meleklerine inanmak o Kitaplarına inanmak o Peygamberlerine inanmak o Ahiret gününe inanmak o Kadere inanmak Ünite 5: Diğer dinleri de tanıyoruz o Yahudilik, Hıristiyanlık ve Đslam ortaklıklara sahiptir - Bu dinlerin müntesipleri tek bir Allah a inanırlar - Allah ın vahiylerine inanırlar - Kutsal kitaplara inanırlar (Tora, Yeni Ahit, Kur an) 412

- Aynı dinî hikayelere inanırlar: Hava ve Adem, Nuh ve Tufanı, Đbrahim, Musa ve Harun, Yunus ve Balık Ünite 4: Peygamberimizin örnek davranışları ve dört halife o Muhammed, Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali insanlara yaşamları için öğütler sunmuşlardır - Çocuklara sevgiyi göstermek - Komşularına yardım etmek ve korumak - Adil davranmak - Öğrenmeye ve çalışmaya hazır olmak. 413

EK-6 4. Sınıf Türkçe Din Bilgisi Programı 4. sınıf: 1046 Ünite 1: Allah ve Allah ı tazim o Allah ve Besmele o Allah a karşı görevlerimiz - Đbadet - Đtaat o Allah a karşı görevlerini yerine getirenlerin kazançları - Huzur - Teselli o Allah her zaman her yerde kendisine yönelmeye ve kulluk etmeye imkân vermektedir. - Camide ibadet - Evde Allah a tazim o Önemli dualar/sureler (Gebete) ve onların anlamları - Sûbhaneke - Kevser Suresi Ünite 2: Đslam ın temelleri o Allah ve Kutsal Kur an o Allah ın sözüne teslim olma o Peygamberimiz ve hadisleri o Peygamberin örnek ahlakî davranışlarını takip etmek o Peygamberlik ve din o Önemli sureler ve anlamları - Fatiha Suresi - Đhlâs Suresi Ünite 3: Đslam ın temel dayanakları o Tek olan Allah a inanmayı kabul etme (Kelime-i Şehadet, Kelime-i Tevhit) o Namaz ibadeti - Hazırlık ve abdest - Ezan ve kamet 1046 Program Almanca dan aynen tercüme edilmiştir. bkz. Bavyera Öğretim ve Kültür ve Bilim ve Sanat Devlet Bakanlığının 16 Mart 1988 tarihli, Đlkokul 4.- 5. sınıf Müslüman Türk öğrenciler için Din Kültürü Dersi Programı, Resmi Evrakı. 414

- Namazın kılınışı - Namazın bozulması - Namaz çeşitleri (Beş Vakit Namaz-Cuma Namazı-Bayram Namazı Cenaze Namazı) - Namazın faydaları - Tahiyyat duası ve anlamı o Oruç ibadeti - Orucun anlamı - Orucun özellikleri - Orucu bozan şeyler - Orucun faydaları - Allahümme Salli ve Allahümme Barik duaları ve anlamları o Zekât- yardım ibadeti - Zekât ın anlamı ve toplumsal yararları - Zekât verme sorumluluğu - Namaz yönü Mekke deki Kâbe binası ile tespit edilmiştir. - Kurban Ünite 4: Đslam da ahlakî görevler o Ailede sevgiyi ve barışı öğrenme o Çevremizdeki diğer din mensuplarıyla iyi ilişkiler kurma ve devam ettirme o Komşu haklarına dikkat etme o Tabiatı ve hayvanları sevme ve koruma o Çalışmayı dinî görev olarak görme 415

1.-4. Sınıflar Almanca Din Bilgisi Programı EK-7 Programın giriş kısmı hariç konu dağılımı ve didaktik açıklamalar kısmı aynen tercüme edilerek aşağıda verilmiştir. 1047 1.Sınıf -Đlkokul Oryantasyon kazanma- Birlikte yaşama Peygamber Muhammed- Bizim Örneğimiz Allah en büyüktür! Allah u Ekber Allah bizi koruyor Đbadetler günü düzenler Oryantasyon kazanma- birlikte yaşama Bir dünyanın çocukları Kim için önemliyim Bu benim Öz içerik (hedefler) Allah hakkındaki ön bilgileri aktif hale getirme Allah ın tek ve eşsiz olduğunu bilme Her birimizin farklı olduğunu fark etme Benden bir tane olduğunun bilincinde olma- Kimin için önemliyim? Dünyadaki bütün çocuklarla birbirlerine bağlı olduklarını kavrama Çeşitli vesilelerle yapılan duaları bilme- Besmele Muhammed in doğumunu ve çocukluğunu bilme Muhammed in örnek olduğunu anlama, mesela Allah a güven konusunda 1047 Bayersiches Staatsministerium für Unterricht und Kultus, Lehrplan für die islamsiche Unterweisung in deutscher Sprache, Grundschule, Hauptschule (1-10), 2005. 416

Gelenekten/Nakledilenlerden konular Bir Allah (Allahu Ekber- Allah en büyüktür ) - Allah her yerdedir ve biz insanları korur. - Kimse O nu göremez ve buna rağmen O burada. - Kimse Allah ı tahayyül edemez, o hiç kimseye hiçbir şeye benzemez. Biz Müslüman bir cemaate aidiz (Ümmet) - Đslam, insanlar arasında barış demektir. - Çeşitli vesilelerle Đbadetler: Övgü, Şükür, Dilek- Besmele. - Đnsanlar, ibadetle Allah tan yardım dilerler. Bizim Peygamberimiz Muhammet - Muhammed in doğumu ve çocukluğu hakkında hikâyeler - Muhammed Allah a güveniyor ve o onun koruması altındadır Güncel hayat gerçekliklerinden konular - Allah hakkında bildiklerim: Öğrencilerin Allah hakkındaki düşünceleri (mesela bazı güzel isimleri) ve Onun dünyadaki işleri Hepimiz farklıyız Ben: Benden sadece bir tek var-kim için önemliyim. Sen: Sen benim arkadaşımsın, benim komşum Biz: Sınıfta birlikte yaşama; bütün dünya çocukları ile bağlı olma; birbirimizle paylaşmak hayatı kolaylaştırır - Düzenli bir gün akışının (dua vasıtasıyla) anlamı vardır - Dersin başlangıç ve kapanış duası Örnek insanlar yaşam yolumuzda yön bulmamıza yardımcı olurlar - Muhammed hakkında bildiklerim - Müslümanlar Muhmmed i örnek alırlar. A Mümkün Olan Öğrenci Aktiviteleri Bireysel Öğrenme Bir Ben- Sen Biz kitabı oluşturma (Bu benim, Benim Arkadaşlarım, Bizim grubumuz) Allah ın bir tek olduğuna inanma (Tevhit) öğrenme Düşünebildiğim en büyük ve en eski olanlardan resim yapma Allah ın hiç kimse tarafından görülmediğini ve buna rağmen burada olduğunu bilme Besmeleyi tanıma ve basit duaları ezbere öğrenme Muhammed in çocukluğuna ait seçilmiş hikâyeleri (onun erdemleri) öğrenme ve onun Allah a güvenini kavrama 417

Topluluk içinde öğrenme Şarkılar ve oyunlar yardımıyla birbirini tanıma Sınıfı süsleme (mesela Mekke ve Medine resimleri, Kaligrafi) Topluluk resmi olarak parmak- ya da el baskısı (Bunlar biziz) Topluluğun nasıl oluşacağına dair fikirler geliştirme Allah ın nasıl olduğuna dair düşünceleri karşılıklı paylaşma (mesela; bazı güzel isimleri) ve buradan hareketle onun dünyaya etkisi Allah ın insanları nasıl koruduğuna dair hikâyeler dinleme veya kısa oyun senaryoları oluşturma ve oynama Güven, emniyette olma, adalet tecrübesi için sembol geliştirme Đnsanların dua yardımıyla nasıl Allah dan yardım dilediklerini öğrenme Dersin başlangıcı ve sonu için dua öğrenme ve uygulama Bir günün- haftanın akışı, mesela resimlerle duvar kâğıdı oluşturma Diğer ülkelerde yaşayan çocuklar hakkında kitap getirme, bakma, açıklama Sosyal yardımlaşma kuruluşları için yaratıcı çalışma Muhammed in yaşam dünyası ile ilgili resimler ve filmlere bakma Öğrenme grubu dışında öğrenme Başka ülkelerde yaşayan çocukların hayatları hakkında kitaplarla bir sergi düzenleme (mesela Türkiye, Bosna Hersek, Mısır) Cemaatte yapılan ibadeti tanıma Ailelerle birlikte bir yemek düzenleme (mesela Ramazan ın içinde ya da sonunda) Dinî adetler mesela camide birlikte yaşama ve belki de buna katkı sağlama Kendi dinî ve kültürel tecrübelerini kullanma Kısa şükür duası söyleme, kim benim için önemli ve ben kimin için önemliyim Allah ve dinimle beni ilişkiye geçiren nesneler getirme ve onlar hakkında konuşma Allah ın yeryüzünü ne kadar güzel yarattığına çeşitli anlamlar vasıtasıyla (koklama, görme, tatma, dokunma) yaratılmışları algılayarak hayret etme ve üzerinde konuşma (Mikro ve Makro evren, Tabiat, Đnsanlar ) Kutlama düzenleyerek birbirine hediye verme ve saygı duyma Diğer dinlerle karşılaşma yoluyla öğrenme Đslami kutlama günleri vesilesiyle küçük bir kutlama düzenlemek üzere davetler 418

Đslami kutlama günü vesilesiyle diğer din gruplarıyla birlikte bir kutlama yapma Hıristiyan adetlerini birlikte yaşama ve üzerinde konuşma 2. Sınıf- Đlkokul Topluluğu Meydana Çıkarma- Sorumluluk Alma Peygamberler- Cemaat için yol göstericidir Allah her şeyin yaratıcısıdır Yaratılmışlar bize emanettir Đbadet cemaati oluşturur Topluluğu meydana çıkarma Sorumluluk alma Kurallar birlikte yaşamımızı düzenler Kendimi nerede mutlu hissederim Ailem ve Ben Öz içerik (hedefler) Allah ın her şeyin yaratıcısı olduğunu bilme Bizim Allah ın yarattıklarından sorumlu olduğumuzu fark etme Kendi evim ve ailemin önemini keşfetme Kuralların birlikte yaşamayı düzenlediğini (aile içinde de) anlama Đbadeti cemaat inancının ifade biçimi olduğunu kavrama Peygamberlerin bildirisini ahlakî davranışların ölçüsü olarak algılama Sure ve duaları tanıma- Besmele, Euzu Besmele, Tevhit, Şehadet 419

Gelenekten/Nakledilenlerden konular - Peygamberlerimizin geldiği yer - Đslam ın bir arada yaşamaya ilişkin kuralları Allah her şeyin yaratıcısıdır - Yaratılış hikâyesi: Dünyayı ve insanları yaratma - Allah yarattıklarını sever Đbadetler - Đbadetin çeşitli şekilleri hakkında bilgi edinme (Serbest ibadet=dua ve Ritüel Đbadet = Namaz - Kur an dan ve sünnetten dualar Tanrının isteklerini bildirenler- Peygamberler - Đbrahim, Đnancın atası ve Allah ı arayandır - Kitaplı peygamberler: Kanun koyucu olarak Musa, Adaleti savunucu olarak Davut, Đnsanları seven olarak Đsa, Kur an ı ileten ve son peygamber Muhammed Güncel hayat gerçekliklerinden konular Ben ve Ailem - Geldiği yer/ailemin vatanı - Benim evim (Almanya da) - Đlişkilerimizi (Aile de) nasıl düzenlediğimiz? Tanrı nın güzel yaratmasına hayret etme - Dünyanın oluşumunu öğrencilerin düşünmesi - Allah ın her yarattığına iyi davranırız Đnsanlar Đbadet ederler - Đnsanlar nasıl dua ederler (Kültürel ve dinî farklılıklar) - Allah ile niçin konuşuruz (vesileler) - Ne zaman Allah ile konuşuruz - Çeşitli sure ve duaları öğrenme Mümkün Olan Öğrenci Aktiviteleri Bireysel Öğrenme Sure ve dua öğrenme (Besmele, Euzu Besmele, Tevhit, Şehadet) şahsi dua kitabı oluşturma ve devam ettirmek Yaratılmışların Allah tarafından yaratıldığını ve sevildiğini kavrama ve kendi çeşitliliğinde tanıma mesela resimler, filimler. Allah ın güzel yaratmasına ilişkin Kur an ayetlerini boyama (Kaligrafi) Đbrahim, Musa, Davut, Đsa ve Muhammed peygamberden seçilmiş hikâyeleri tanıma ve canlandırma 420

Birlikte yaşamak için (özellikle ailede) gerekli olan Kur an ın ve geleneğin öğütlerini dinleme Topluluk içinde öğrenme Sınıfı süsleme (mesela Mekke ve Medine resimleriyle) Oyun yoluyla Allah ile ne zaman ve niçin konuştuğumuzu bulma (Dua etme) Dünyadaki bütün Müslümanlarla birlikte dua etmenin anlamını fark etme Toplulukta neyin iyi bir ortam oluşturmaya katkı sağlayacağını düşünme ve uygulama Tek tek peygamberlerin hikâyeleri ile ilgili oyun senaryoları düşünme ve oynama Allah ın yarattıklarıyla iyi ilişki kurmamızı sağlayacak kurallar bulma ve uygulama Öğrenme grubu dışında öğrenme Camideki namaz ibadetini birlikte yaşama Aile ziyaretleri yapma ve raporlaştırma ve/veya Ailelerle bayram kutlama Bir ders girişini tabiatta planlama ve raporlaştırma Kendi dinî ve kültürel tecrübelerini kullanma Đbadetinin imkânları ve şekli hakkında konuşarak bilinç oluşturma Yaratılmışlar için sevinç ve şükrünü ibadetle ve yaratıcı faaliyetlerle ifade etme Evle ilgili ve ailenin/büyük anne ve babanın vatanı ile ilgili resimleri getirme ve üzerinde konuşma Diğer dinlerle karşılaşma yoluyla öğrenme Farklı ülkelerdeki çeşitli dinlere mensup insanların nasıl ibadet ettiklerini gösteren bir sergi hazırlama Kutlamada (mesela Đsa Peygamber in doğumu ile ilgili ve /veya Muhammed) veya okul ayininde kendi geleneklerini paylaşma Diğer din mensubu gruplarla birlikte çevre aksiyonu düzenleme veya katılma (mesela okulun yakınındaki çiçek, ağaç bakımını üstlenme) 421

3. Sınıf- Đlkokul Đnanç tasavvurları oluşturma- diyalog kurma Đslam da ve diğer dinlerde peygamberler Đslam ın iman şartları Topluluğu kuvvetlendirme- Zayıflara yardım Đbadethaneler Đnanç tasavvurları oluşturma-diyalog kurma Kavga ve Uzlaşma Allah ın hizmetindeki insanlar Kur an ve Sünnet ten Dualar Öz içerik (hedefler) Đslam ın inanç temelleri hakkında ön bilgi edinme (Đmanın şartları) Güçsüzlerle karşılaşmaya ve onlara yardım etmeye hazır olma Kavga ve suçun nasıl uzlaşmayla bertaraf edildiğini fark etme Cami ve diğer ibadet evlerinin görevlerini ve düzenini bulma Kur an dan ve Đncil den anlatımlardaki paralellikleri fark etme Şimdiye kadar öğrenilen sureleri ve duaları içselleştirme ve buna ilave olarak Sûbhaneke duasını ve Kevser suresini öğrenme Gelenekten/Nakledilenlerden konular Đslam ın Đman Şartları - Allah a inanma Meleklerine inanma Kutsal kitaplarına inanma Peygamberlerine Güncel hayat gerçekliklerinden konular Ne hayatımı korur - Hayatımın Allah ın koruması altında olduğunu biliyorum - Adil yönlendirmeyi nerede 422

inanma Kadere inanma Öldükten sonra yaşama inanma Kur an ve Sünnetten Dualar - Peygamberler nasıl barışı sağladılar Đbadethaneler - Caminin ve diğer ibadethanelerin görevlerini ve düzenini tanıma, Đbadethanelerde/ dinî cemaatlerdeki görevlileri tanıma Kutsal kitaplardan hikâyeler - Hıristiyan ve Müslümanların birlikte paylaştıkları Peygamber hikayeleri: Mesela Adem ve Havva, Nuh ve Tufanı, Đbrahim, Yusuf ve kardeşleri bulabiliriz - Bir örneği önemli kılan özellikler - Đnanç günlük hayatta nasıl somutlaşır - Yaşamımızda korkmaya gerek yok Bir toplulukta yaşama- Topluluğu tecrübe etme - Kavga, suç ve uzlaşma - Fakir, yaşlı ve özürlü insanlarla ilgileniyoruz - Yaşlı insanlara saygı, küçüklere sevgi - Hıristiyan ve Yahudilerin çeşitli inanç kanaatlerini paylaşıyoruz. Mümkün Olan Öğrenci Aktiviteleri Bireysel Öğrenme Sure ve duaları tekrar etme- özellikle Sûbhaneke duası ve Kevser suresini; bunun için bir bireysel dua kitabı oluşturma ve devam etme Đman esaslarıyla kâğıt üzerinde süsleme yapma Hıristiyanların ve Müslümanların ortak inanç tasavvurları konusunda basit bir oyun bulma Hıristiyanların ve Müslümanların ortak paylaştıkları peygamberlerin hikâyelerini içeren hikâye kitabı Toplulukta öğrenme Cami (Đmam ve Hoca) ve kilisede (papaz, kilise görevlisi, rahibe, kilise hizmetlisi) görevli insanları davet etme ve görüşme yapma (okul gazetesine katkı) Günlük hikâyeleri (mesela televizyondan) tartışma ve örnekliğin önemi ve nelerin örnek olduğu üzerinde çalışma 423

Öğrenme grubu dışında öğrenme Cami ve kilise ile ilgili kitaplardan hazırlanan dokümanlar (fotoğraf, ilan, video..)ya da beraber hazırlanan ders materyalleri (Eğer mümkünse farklı mezheplerden: Protestan, Katolik, Reformist (Resim yasağı var), Ortodoks) Kendi dinî ve kültürel tecrübelerini kullanma Konuşma etkinliğinde korku ve korunma tecrübelerini ifade etme Kendi yaşadıkları kavga, suç ve uzlaşma tecrübelerini rol oyunuyla ifade etme Đnancı günlük yaşamda somutlaştıran, bazı materyalleri beraberinde getirme (seccade, takvim, tespih) Diğer dinlerle karşılaşma yoluyla öğrenme Kendi inanç kanaatlerini dinî gruplarla (Müslüman, Katolik, Protestan) karşılıklı ziyaretler yaparak fark etme Özürlü veya yaşlılar evini, branşlar üstü bir proje olarak hediyelerle (müzik, el işi ) ziyaret etme. 4. Sınıf- Đlkokul Sorumluluğu öğrenme- Đslam ı tecrübe etme Đslam ın beş şartı Sorumlu yaşama- Peygamber Muhammed Dünya- Büyük yaşam topluluğu Đslam ın Önderleri Sorumluluğu öğrenme-đslam ı tecrübe etme Allah ın yarattıklarına karşı sorumluluk duyma Biz de ve diğer dinlerde kutlama günleri Đslam ın anahtarı Fâtiha 424

Öz içerik (hedefler) Đslami yaşantıyı temel düzenleyicisi olarak Đslam ın beş şartı Önemli Fâtiha suresinin anlamını öğrenme Müslümanların dünyadaki bütün insanlar için kendilerini sorumlu hissettiklerini fark etme Đslam ın dört adil halife gibi, örnek şahsiyetlerini tanıma Đslami ve Hıristiyan kutsal günlerini tanıma ve dini anlamlarını bilme Şimdiye kadar öğrenilen sure ve duaları içselleştirme buna ek olarak Đhlâs Suresi Gelenekten/Nakledilenlerden konular Đslam ın beş şartı - Şehadet - Namaz ibadeti (Salât) - Oruc (Savm) - Fakirlere yardım (Zekât) - Mekke ye yolculuk (Hac) 1.Sure (Fâtiha) Đbadetin merkezi olarak Bizim peygamberlerimiz ve Đslam ın diğer Önderleri - Peygamberimiz Muhammed in örnek davranışları (Sünnetten ve hadisten seçmeler) - Dört halife Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali gibi gelenekten örnek kişiler Đslam da kutsal geceler - Mesela Mevlit, Regaib, Kadir, Mirac, Berat Gecesi Güncel hayat gerçekliklerinden konular Bir topluluğu ne birbirine bağlar: - Ortak kanaatler, ilgiler, örnek şahsiyetler vb. - Bir inancı taşıma - Düzen - Belli şeylerden kaçınma - Paylaşmayı öğrenme - Bir hedefin olması Büyük yaşam topluluğu olarak dünya - Tüm dünyadaki insanlar bizi ilgilendiriyor - Müslümanlar bütün insanlar için diğer din mensupları için de sorumluluk taşırlar - Yaşam alanı olarak dünyaya özen gösteririz. (çevre temizliği, hayvanları koruma vb) Bayram ve kutlama günleri - Neler özellikle günleri kutlama günleri yapar (doğum günleri..) - Müslümanlarda Cuma- 425

Hıristiyanlarda Pazar günü - Hıristiyanlıkta kutsal gece (Noel) Mümkün Olan Öğrenci Aktiviteleri Bireysel Öğrenme Fâtiha yı öğrenme ve buna ek olarak bir şahsî dua kitabı süsleyerek oluşturma ve geliştirme Şehadeti okuyuşumuzu kasete çekiyoruz Đnsanların davranışlarıyla yakın çevresine veya çok uzaklara sorumluluk bilicini nasıl gösterdiklerine dair hikâyeler düşünme Toplulukta öğrenme Sınıfı düzenleme (mesela Mekke ve Medine resimleri, Kaligrafi) Mekke ye hac ziyaretini oyun yoluyla canlandırma Nakil hikâyelerinden (dört halife gibi) oyun senaryoları geliştirme ve oynama Kutlama günleri hazırlama (mesela hediyeler, masa ya da oda süslemesi, kutlama tebrikleri, müzik kullanma) ve kutlama Öğrenme grubu dışında öğrenme Namaz ibadeti ders başlangıcında bir camide cemaatte birlikte tekrar etme Fakirlere yardım (zekât) projesinde yer alma (mesela Kızılay) yardıma muhtaç olanlara yardım etme Çevreciler ve hayvan koruma organizasyonlarından bilgi alma Kendi dinî ve kültürel tecrübelerini kullanma Oruç anlamında olan basit sakınma şekillerine, hikâye ve rol oyunları yoluyla açık olma Ailenin veya camilerin resimleriyle bir kutlama takvimi oluşturma ve buna çocukların kısa tanıtımının da yer aldığı doğum günlerini ekleme Diğer dinlerle karşılaşma yoluyla öğrenme Medya aracılığıyla ya da doğrudan karşılaşarak yakın ve uzaktaki insanların ilgi ve meraklarını çekme 426

Diğer din gruplarıyla birlikte bir hayırsever aksiyonu yapma ve bunda yer alma (mesela Pazar, iş hizmeti ) Çeşitli vesilelerle Müslüman ve Hıristiyan kutlama günleri düzenleme ve karşılıklı ziyaretler ve gerekli hazırlıkları yapma (davetiye hazırlama, ikramlar oyunlar, sunumlar vb) Müslümanların Cuma günü ve Hıristiyanların Pazar gününün anlamı ve önemi hakkında bir gösteri hazırlama. 427

EK-8 Đslam Dersi 1-4. sınıflar için ders programına aynen tercüme edilerek yer verilmesi, programın tanıtılması açısından uygun olacaktır. 1048 1. SINIF 1.1. BĐRLĐKTE BAŞLAMAK 1.1.1 Birbirmizi Tanıyoruz Kimim ve neden hoşlanıyorum Nereden geliyoruz Nerede yaşıyoruz Bizi birbirimize ne bağlıyor Günlük hayatımızda dini nerede yaşıyoruz Tanışma oyunları: Kendisinin ve ailesinin resimlerini boyama ve takdim etme; günün akışını resimlerle sıralama ve karşılaştırma; Pandomimler: En sevdiğim hayvan, severek yaptıklarım, en iyi yaptığım, severek yapmadıklarım; Toplum resmi olarak el baskısı yapma ve seçme; sesinden tanıma Birlikte sınıfı düzenleme; Kompliman: ben seni seviyorum, çünkü Sınıf görevlileri, konuşma kuralları ve ritüeller oluşturma HSU 1.4., 1.2.4,.2.5, 1.6.1 ve 1.6.3; D 1.1, 2.1; KR 1.1; EvR 1.1; Eth 2.1, 2.6 KuE 1.2, 1.3; MuE 1.1; WTG 1.3.1 1049 1.1.2. Ne bizim için önemli Günlük yaşantımızda belli davranışları gösteriyoruz. Barış selamı Allah ın adı ile başlama (besmele) Sağlığımıza dikkat ediyoruz Yemekte nasıl davranıyorum Yemek yeme kurallarına uyuyorum Birbirimize saygı gösteriyoruz ve karşılıklı olarak birbirimize yardım ediyoruz. Davranış biçimlerini denemek ve korumak Sevimlilik Yardım severlik Nezaket Adalet Doğru giyiniyorum Çok hareket ediyorum ve sağlıklı besleniyorum Vücudumu temiz tutuyorum Helal/Haram Sağ elle yenir Yemek yerken ve içerken sağ taraf ölçüdür Yemekler paylaşılır Tartışma: Sağlıklı olan ve olmayan 1048 Bavyera Öğretim ve Kültür Devlet Bakanlığı, Bavyera Đlkokulunda Đslam Dersi Okul Denemesi Đçin Branş Öğretim Planı (Fachlehrplan für den Schulversuch Islamunterricht an der bayerischen Grundschule), 2004. 1049 Kullanılan kısaltmalar, ilişkilendirilen dersleri göstermektedir. Mesela HSU: Hayat Bilgisi Dersi, D: Almanca Dersi, KR: Katolik Din Dersi, EvR: Protestan Din Dersi, Eth: Etik Dersi, KuE: Sanat Dersi, MuE: Ana Dili Tamamlama Dersi, WTG: El Đşi- Teknik Dersidir. 428

1.2. 1.2.1. 1.2.2 Çocuklarla birlikte diğer dinleri ve inançları barış içinde tecrübe ediyoruz. ALLAHIN EŞSĐZ DÜNYASINI KEŞFEDĐYORUZ Hayrete değer ve harikulade dünya Dünyayı duyularımızla keşfediyoruz. Neye hayret ediyoruz Yaratılmış olanlara seviniyoruz ve Allah a bunun için teşekkür ediyoruz Allah kimdir? Allah bir tektir Allah yaratıcıdır Allah ın sıfatları Allah her şeye gücü yetendir Allah daima vardır Allah her yerdedir Allah her şeyi görür ve duyar Allah merhametlidir Müslümanlar Tanrı yı Allah olarak adlandırır Diğer din mensubu insanlar da yaratıcı olarak Allah ı övmektedir. nedir? Yazlık ve kışlık kıyafetlerin kullanım kılavuzlarından kesip bir Kolaj çalışması yapmak; Sağlığı koruyan aktivitelerden haftalık plan; Hijyen kurallarının anlamı ve sebebi hakkında konuşma mesela tuvaletini yaptıktan sonra temizlik ve sağ, sol el ayırımı(hadis: Temizlik imandandır); Hijyen planı hazırlama; Bir kelebeğin koza ve tırtıldan gelişmesine hayret etmek (resim sıralaması); Bir bitkinin tohum tanesinden çimlenmesini gözlemlemek; Özgür tabiatta ders girişi (mesela güneşin doğuşu); Şarkı: He s got the whole world in his hand (Almancası için melodi bulunacak) Tanrı nın yarattıkları eşsiz, Teşekkürler Allah hakkında bildiklerim üzerinde konuşma; Öğretmen anlatımı: Kuran ın Allah hakkında bildirdikleri; Kolaj ya da tablo: Allah ne yarattı? Onun hangi sıfatları benim için özellikle önemlidir? Allah adı kaligrafisi, harfleri, çizgileri resmetme ya da boyama; Şarkı Cd si diğer dinlerden ilahiler Đlahi Cd leri HSU 1.5; Eth 2.5; KR 1.6; EvR 1.5; MuE 1.1, 1.3.2; WTG 1.1; KuE 1.1, 1.4; D 2.1.1, 2.1.1, 2.1.2, 2.1.3 1.3 ALLAHLA KONUŞMAK Bireysel Đbadet (Dua) Allah beni görüyor ve beni duyuyor Küçük dua sözcükleri Küçük tespihatları ezbere öğreniyoruz Allah a işaret eden (Allah la ilgili) eşyalar getirmek; Allah ı nerede ve nasıl hissettiğine dair birlikte konuşmak; Duvar süsü yapma: Yeryüzünde Allah ın izleri; Örnek hikâyeler dinleme, tekrar etme ve oynama; duaları resimle gösterme; Allah a mektup yazma; tanıdığım dualar; durum hikâyeleri ve dualar formüle etme; Tanıdıklar, 429

1.3.2 Ritüel Đbadet (Namaz) Namaz için belli şartları yerine getiriyorum Namaz için abdest alıyorum: Eller, Ağız, Burun, Yüz, Kollar, Baş ve Kulaklar, Ayaklar Vücudumla birlikte namaz kılıyorum Her namaz tekbirle başlar ve selamla sona erer. Yalnız ya da cemaatle namaz kılıyorum Küçük Kur an surelerini ezbere öğreniyorum Sureler, 103, 112. Diğer din mensupları da ibadet ediyor akrabalar ve öğrenci, arkadaşlar için dua oluşturma Öğrenciler küçük dualar ve Arapça tespihatları aynı zamanda Almanca olarak da öğrenirler (Bismillah; Sûbhanallah; Elhamdülillah; Allahuekber; Lâilahe Đllalla ; Şehadet) Namaz kurallarını resimle ifade etmek ve deftere yapıştırmak; namazları birlikte kılmak; şahsi ibadet kitabı oluşturmak ve yapmak; Konuşma: Diğer dinlerde nasıl ibadet edildiği; sınıfla birlikte çok dinli sabah kutlaması yapma; benim kendi seccadem var; sınıfımızla birlikte ibadet ediyoruz; küçük kuran surelerinin Almanca anlamlarını öğreniyorum; öğrenciler diğer dinî cemaatler hakkında haber veriyorlar D 1.2.3, 2.1.1; KuE 1.4 1.4. 1.4.1 CAMĐYE GĐDĐYORUZ Müslümanların toplandıkları ve ibadet ettikleri mekânlar Cami bizim ibadethanemiz Diğer dinlerin de ibadethaneleri vardır Hıristiyan Kiliseler Sinagoklar Dinî karşılaşma yerleri Bir caminin sembollerini tanıyoruz. Bir caminin dışı Bir caminin içi Bir cami ziyaretinde belli kurallara uyuyoruz Ayakkabılarımı çıkartıyorum Abdest alıyoruz Her yerde ibadet edebiliriz mesela ibadet mekânlarında Burada mutlaka cami ziyareti tavsiye edilmekte buna ek olarak kulağa ve göze hitap eden materyaller kullanılmalıdır. Ön öğrenmeleri alma; bir cami inşa etme (kopya tasarımına göre); cami boyama; mandala- mozaik boyama (mesela Elhamra dan); sınıfta süsleme yapma; Konuyla ilgili resim ya da leporello Camide bu şekilde davranıyorum ve biz camideydik KuE 1.4,1.2; WTG 1.3.2 430

1.5 1.5.1 ALLAH MUHAMMEDĐ SEÇTĐ Muhammed in Çocukluğu Muhammed hakkında anlatıyoruz Muhammed Allah ın en son elçisidir Muhammed in doğumu Doğum yeri: Mekke Baba ve annesi: Abdullah ve Âmine Büyük baba: Abdulmuttalib Muhammed in çocukluğu O öksüz ve yetim kaldı Onun çok iyi vasıfları var Muhammed bütün yaratılmışlara karşı sevgi dolu Şarkı: Allah ın Muhammed i yaratmasına teşekkür olarak Allah ın yarattıkları eşsiz ; cümle çizgilerini boyama, mümkünse Arapça ve Almanca karşılıklı olarak (Muhammed benim peygamberim, Muhammed Allah ın elçisidir); Pencere resmi ya da çalışma yaprağı olarak Arapça Muhammed yazısı; öğretmen anlatımı, Muhammed in doğumuyla ilgili kıssalar; öğrenciler Muhammed in doğumuyla ilgili resimleri inceliyorlar ve betimliyorlar; o dönemin yaşantısına ait resimler; Muhammed in çocukluğuna dair öğretmen anlatımı; Hayvan hikâyeleri: Muhammed in hayvanlarla iletişimi D 1.2.1, 2.1.5, 2.3.; WTG 1.3.2; KuE 1.2,.3, 1.4 1.6. 1.6.1 KURANI TANIYORUZ Kur an bizim inancımızın en önemli kaynağıdır Kur an Allah tan vahyedilmiştir Bir melek Kur an ı Muhammed e getirmiştir Kur an Arapça vahyedilmiştir Resim desteğiyle öğretmen anlatımı (mesela mağara, Kur an); Güven altına alma: Çalışma yaprağına Meleğin sözlerini alma, otantik olması bakımından bir Kur an ın tasvir edilmesi. Bir kısmı deftere yapıştırılabilir ve öğretmen anlatımı resmedilebilir Öğrenciler ön bilgilerini getiriyorlar, öğretmen onları gerekli ise tamamlıyor 1.6.1 Fâtiha Suresi Kur an ı Açmaktadır Fâtiha Suresinin anlamını öğreniyorum ve onu ezberliyorum O her namazda okunur Allah âlemlerin rabbidir Allah, din gününün sahibidir Allah tan bizi doğru yola iletmesini istiyoruz Bir sınıf dua defteri oluşturma (mesela DIN A 5); her bir sayfası bir çocuk tarafından yapılabilir; duaları birlikte okuma, varyasyonlar yapılabilir: Ses yüksekliği ( fısıldama, yüksek sesle), öğretmen bir kısmını okur, öğrenciler tekrar eder, metni çocuklara paylaştırma; refleksiyon ve bilinçlendirme: Kendini nasıl hissediyorsun ibadet ettiğinde? (cemaatle birlikte iken) Deftere yapıştırma: Sure deftere yapıştırılır, öğrenciler grupla birlikte iken hallerini resmederler; Đçsel güven: Allah sana nerede yardım edebilir? Sana hiç yardım etti mi? Öğrenciler resim boyuyorlar, mesela sınıf kolaj çalışması. 431

D 2.3.1; KuE 2.4; WTG 1.3 1.7 1.7.1 PEYGAMBERLER HAKKINDA ÖĞRENĐYORUZ EvR 1.6.2, 1.6.3 Yusuf Yusuf, Đsrailoğulları nda bir peygamberdir. Yusuf, peygamber ailesinden gelmektedir. Yusuf un çocukluğu Yusuf un rüyası Yusuf un yükselişi Yusuf un hayatını resimleri sıralayarak anlatma; Yusuf un rüyalarını oyunla canlandırma; Yusuf un hislerini pantomimle canlandırma; tek tek oyunlar için diyaloglar bulma; hikâyedeki kişiler arasındaki iletişimi betimleme; Tartışma: Yusuf a güç veren nedir? Dinler arası proje: Yusuf tiyatrosu D 2.1.4, 2.3.1, 1.2, 1.4; KuE 2.4; MuE 2.4.2 1.8 1.8.1 FARKLI DĐNLERDEN ĐNSANLAR BĐRLĐKTE YAŞIYORLAR KR 1.3., 1.5. EvR 1.2., 1.4., HSU 1.4.1., 1.6.3., KuE 1.2., WTG.1.3.1. Önemli Dini Bayramlar Müslümanlar Ramazan Bayramı Kurban Bayramı Diğer dinler Noel Paskalya Sınıf takviminde, sınıf üyeleriyle birlikte kutlanan dinî bayramları kaydetmek; bayramlarımızı birlikte kutluyoruz HSU 1.2.1, 1.6.3 2. SINIF 2.1 DĐĞERLERĐNE DAVRANIŞLARIM 2.1.1 Sınıf Topluluğunda Yaşama Yardım severlik Dürüstlük Kavga ve Uzlaşma Đnsanların kendi aralarındaki davranışları konusunda Muhammed in talepleri, Muhammed in çatışmaları çözmesine dair sünnetten anlatımlar; örnek hikâyeler dinleme ve analiz etme; Karşılıklı olaylarda mümkün olan çeşitli ifade biçimlerini bulma (renkler, patırtı gürültü, mimiklerle oyunlar, jest vb); kendisi ve arkadaşı arasındaki ilişkiyi betimleme; hislerini sembollerle sunma; çıkış noktası olarak güncel kavgalar: Rol oyunuyla çözüm bulma; çözüm önerilerini konuşma, çatışmayı resimleme; kendisini, problemi 432

2.2 2.2.1 2.2.2 BENĐM YARATILMIŞLARLA ĐLETĐŞĐMĐM Âdem ve Havva Cennette Âdem insan ve peygamberdir Âdem e yeryüzünün Allah valiliği görevi verilmiştir Havva, bütün insanların anasıdır Suç Allah, Âdem ve Havva yı yeryüzüne gönderdi Đnsan yaratılmışlara karşı sorumludur Tabiata ve çevreye karşı sorumsuz davranışlar insana tekrar geri dönecektir olan bir çocuğun his ve düşünce dünyasına koyma; ona nasıl yardım edileceğine ona nasıl yardım edebilineceğini ve de davranabilineceğini düşünme; çeşitli dinden öğrencilerin aynı sınıfta nasıl yaşadıklarını konuşma; okulun küsleri barıştırıcı öğrencilerini takdim etme Cennet plaketi oluşturma; kumda cenneti oluşturma; meditasyon: Cenneti nasıl düşünüyorum, sonra tartışma; cennet için teşekkür duası; Konuşma: Allah erkekleri ve kadınları aynı değerde yaratmıştır; oğlanların ve kızların sınıfta, okulda, ailede görevlerini konuşma; öğrenci haberleri: Annemin benim için yaptıkları, babamın benim için yaptıkları Tabiattaki ritim ve düzeni ekin ve hasat örneğiyle, mevsimlerin dönüşümünü ağaçlarda ve benzer örneklerden öğrenim; insanların yaratılmışlara müdahalesine örnek mesela nehrin akışının değiştirilmesi; Okulda çevre projesi oluşturma, mesela çöp ayırma, derenin vaftiz babalığı, enerji tasarruf etme. Bağlantı EvR 2.5, 3.2 2.3. 2.3.1. ALLAH LA KONUŞMAK Bireysel Đbadet (Dua) Küçük dualar ezberliyorum Allah a kendimi nasıl hissettiğimi söylüyorum: Sevinç, Umut, Memnuniyet, Şükran, Gerginlik, Üzüntü, Yalnızlık, Korku, Kızgınlık Allah tan ne bekliyorum, O benden ne bekliyor? Dualar Yemekten önce ve sonra Uykudan önce Uyandıktan sonra Küçük bir tahta ya da poster olarak duaların, asılabilmesi için Almanca metinlerinin ve Arapça yazılarının oluşturulması. (karton, tahta, kil, cam arkası-kaligrafi) Şahsi dua defterini devam ettirme; Allah a ne söylemek istediğini kendisi için yazması 433

2.3.2. Ritüel Đbadet (Namaz) Namaz için kuralları öğreniyorum Temizlik konusunun derinleştirilmesi Günün zaman dilimlerini belirlemek Namaz Takvimi Düzenli olan ara sıra olandan daha iyidir Đnancımı kuvvetlendiriyorum (Namazımda şehadeti okuyorum) Cemaatle birlikte namaz kılmanın kurallarını öğreniyorum Oturulduğunda (Teşehhüt) şehadet tekrar edilir Namaz için çağrı (ezan, kamet) yapılır Öğrenilen bazı kuralların derinleştirilmesi: Dışsal maddi temizliği, içsel ritüel temizlikten ayırmak Düzenli olanın seyrek olandan önceliği (nefes almak, içmek, yemek, uyumak, öğrenmek ve ibadet etmek) Bir ibadet saati yapmak: Bir renkli levhayı beş namaz süresine göre hazırlamak ve namaz isimlerini yazmak Namaz isimlerini yazmak: Sabah namazı (fecr) Öğle namazı (zuhur) Đkindi namazı (asr) Akşam namazı (mağrib) Yatsı namazı (işa); Toplulukla namaz kılmanın neden daha iyi olduğunu konuşma 2.3.3. 2.4. 2.4.1. Allah herkesi duyuyor Diğer dinî cemaat üyeleri nasıl ibadet ediyor? Diğer dinî cemaatler nerede ibadet ediyorlar? Mezmurlar, Yahudilik, Hıristiyanlık ve Đslam ın ortak mirasıdır Diğer ibadethaneleri ziyaret ediyoruz MÜSLÜMANLAR ORUÇ TUTAR Ramazan Oruç ayı Ramazan Đslamî ay yılının 9. ayıdır Muhammed in ilk vahyi aldığı Hıristiyan duaları: Đstavroz çıkartma Babamız Eva Meryem (Ave Maria) Tespih Sabah ve akşam duaları, yemek duasına örnekler Đbadethaneler ve onların işaretleri: Kilise Sinagok Tapınak Dua evi Đbadete çağrının diğer çeşitleri Vurmalı çalgılar Çan Üflemeli çalgılar Ramazan ayı, Ay takvimine göre düzenlenmektedir. Ramazanın başlamasını bekliyoruz Yeni ayın başlamasına dikkat etme Ramazan her zaman aynı mevsimde olmaz 434

2.4.2. aydır Oruç Đslam ın şartlarından üçüncüsüdür Ramazan özel bir zamandır: Her şeyden daha fazla Allah ı düşünüyorum Her şeyden daha fazla diğer insanları düşünüyorum Davranışlarımda daha saygılıyım Yemek ve içmekle ilgili özel kuralları öğreniyorum Hangi oruç kuralına şimdiden dikkat edebiliyorum? Diğer dinlerde oruç Diğer dinlerde de oruç zamanları ve kuralları vardır Ay ve güneş takvimlerini karşılaştırma Oruç takvimi Oruç tutmak zorunda olmayanlar: 12 yaşına kadar çocuklar Hamile ve emziren kadınlar Yolcular Hastalar Müslümanların oruç tutma sebepleri hakkında konuşma Oruç yemek yemekten ve içmekten daha fazla bir şeydir: Müslüman sabırlı olmaya ve sinirlenmemeye ve küfür etmemeye çaba gösterir. Oruç zamanında ve dışındaki gün akışı ile ilgili resim sıralaması. Diğer din mensubu arkadaşlarına oruç zamanları ve kuralları hakkında sorma. 2.5. 2.5.1. 2.5.2. MUHAMMED ĐN EVLENMESĐ VE GÖREVLENDĐRĐLMESĐ Muhammed in Evliliği Muhammed Hatice nin hizmetinde liyakatini göstermiştir Muhammed gelecekteki Peygamberliğin işaretlerini taşımaktadır Hatice Muhammed e evlilik teklif etti Mekkeliler Muhammed den Kâbe nin yeniden inşasındaki çatışmayı çözmesini istemiştir. Muhammed in Görevlendirilmesi Muhammed Mekke de mağarada Elçilikle görevlendirilmesi Tekrar (çocukluğu) Öğretmen anlatımı Veya Muhammed konusuyla ilgili sürekli ilişki kurulan, görsel desteklerle oluşturulmuş kumaş duvar (mesela Hatice hakkında yazılar asma) Resim eki: Mekke de Kâbe Kumaş duvardaki(panodaki) resimlere devam (mağara, Kur an) Mağara ve Kur an dan resimleri deftere ekleme Meleğin sözlerini içeren Kur an metnini (96: 1-5) süslemek ve içselleştirmek için bir çalışma yaprağını deftere ekleme (Đslam da okumanın anlamı) 435

2.6. 2.6.1. 2.6.2. KURANI TANIYORUZ Nas suresi (Đnsanlar) Nas suresinin anlamını öğreniyoruz Felak suresiyle birlikte koruyucu suredir Allah ın özellikleri (Eigenschaften): O Rab dir, Hükmedici dir ve Đlah tır Allah insanları seviyor ve onlara içsel tehlikelere yönelik sığınma sağlıyor Đnsanlar ve Cinlerden (Kötü Ruh) tehlikeli etkileri Felak Suresi (Alaca Karanlık) Surenin anlamını öğreniyoruz Nas Suresi gibi koruyucu surelerden Allah gördüğümüz ve göremediğimiz tehlikelere karşı korur Tehdit: - Fiziksel tehlikeler için sembol olarak karanlık - Aldatma anlamında sihirbazlık ya da irade kuvveti - Kıskançlık Allah bizi koruyacak kadar şefkatlidir Sureyi ezbere okuma Sureyi uyumadan önce korku durumları için okuma; Nelerden korkuyoruz? Korktuğumuz zaman ne yapıyoruz? Âdem ve Havva nın Đblis le olan hikâyesini göstermek; Đyi bir arkadaşlık için Muhammed ve Ebu Bekir i örnek gösterme; Đyi ya da kötü bir toplumda bulunursam beni nasıl etkiler Sureyi ezbere öğrenme; sure uykudan önce ya da korku anında okunur Musa ve Firavun un sihirbazları arasındaki yarışma Kıskançlık hakkında kendi hikâyelerini anlatma: Niçin kıskanç oluyoruz? Buna karşı ne yapılabilir? Kıskançlığı ne takip eder? Medineliler sahip olduklarını Mekkeli göçmenlerle paylaşıyorlar; Mekkeliler kıskanç olmamayı öğreniyorlar 2.7. 2.7.1. PEYGAMBERLER HAKKINDA ÖĞRENĐYORUZ Nuh Nuh başka insanları uyarıyor Nuh un zamanındaki insanlar Allah ın kurallarına dikkat etmiyorlardı Varlıklı ve önde gelenler fakirlere kötü davranıyorlar Nuh gemiyi inşa ediyor Nuh, tufanın geleceğini halkına haber veriyor O kuru bir alanda gemiyi inşa ediyor ve içine fakirleri alıyor Halkı onunla alay ediyor EvRel 2.5.1; Eth 1/2. 3; HSU 2.5.1 Öğretmen anlatımı: Neden insanlar Allah ın yarattığı iyi düzene müdahale ediyorlar? Allah ın iyi düzenini bozmaya ve emirlerine riayet etmemeye ilişkin örnekler toplama Allah ın Nuh u görevlendirmesini tasvir Nuh ve diğer insanların tartışması ile ilgili rol oyunu; Bir resimde konuşma baloncuklarını doldurma 436

2.7.2. 2.8. 2.8.1. 2.8.2. Tufan geliyor Đnsanlar ve hayvanlar gemiye sığındılar ve kurtuldular Nuh oğlunu kaybetti Yunus Yunus birlikte yaşadığı insanları uyarıyor Onlar Allah a inanmak istemiyorlar Yunus görevinde ikileme düşüyor Yunus vazgeçiyor Şehirden kaçıyor ve bir gemide işe başlıyor Gemi tehlike geçiriyor Deniz yolcuları kura çekiyorlar ve Yunus u denize atıyorlar Yunus bir balık tarafından yutuldu Yunus pişman oldu O balığın karnında dua etti Bir karaya atıldı Tekrar görevini üstlendi ve başarılı oldu FARKLI DĐNDEN ĐNSANLAR BĐR ARADA YAŞIYORLAR Çalışmak ve Dinlenmek Đyi Đşler Günü olarak iş günü Dinlerin kendi ritimleri vardır: Cuma Günü, Şabat, Pazar Günü, Bayram Günü Müslüman yılında önemli olaylar Yeni Yıl Muhammed in doğumu Nuh un gemisini ve hayvanlarını poster olarak hazırlama Geminin üzerindeki gökkuşağını oluşturma; bir teşekkür şarkısı söyleme Birlikte Proje: Protestan/Katolik Dini, Etik, HSU Antik şehirlerdeki kötü davranışlarla ilgili öğretmen betimlemesi (mesela Mezopotamya daki şehir resimleriyle) ve Yunus için zor görev Peygamberin ikilemini ve kaçışını pantomim olarak canlandırma Gemideki tartışmayı oyun yoluyla canlandırma Bir Yunus duası oluşturma Kuran daki Yunus un duası Bir Yunus oyunu hazırlama ve oynama Konuşma: Đnsanlar neden dinlenmek durumundadır? Haftalık bir planı kendi aktiviteleriyle oluşturma; Almanya da Pazar Günü olduğu nereden bilinir? Müslüman öğrenciler, yeni yıl kutlamasını nasıl yaptıklarını anlatıyorlar; çeşitli Đslam ülkelerinde nasıl yeni yıla girildiğini öğrenmek; Yeni yılda gelenekler ve örfler; Muhammed in doğum günü Đslami yılın 3. ayı Rebiyülevvel ayının 12. günüdür; halk tarafından kutlanan bayram; Bireysel kutlamaları rol oyunu, şekillerle canlandırma; 437

Diğer dinlerde alaylar ve dinî alaylar (mesela dua alayları, Katolik ekmek şarap ayini) 3. SINIF 3.1. 3.1.1 3.1.2. 3.2. 3.2.1. 3.3. 3.3.1 MÜSLÜMAN TOPLUMU Aile Anne, baba ve çocuklar Büyük anne, baba Kardeşler Akrabalar Müslümanlar kendi geldikleri ülkelerden bağımsız olarak inançlarını korurlar Aile üyeliği Komşular Arkadaşlar Sınıf arkadaşları YARATILMIŞLARA DAVRANIŞIM Karıncalar vadisindeki Süleyman Đnsan küçük hayatlara da dikkat etmeli Tabiatın ve çevrenin korunmasında temeller Đnsan yaratılmışların rabbi değildir Kullanmak ve güzellik birbirine aittir ALLAHLA KONUŞMAK Bireysel Đbadet (dua) Küçük duaları ezbere öğreniyorum Ben birisi için dua ediyorum Ben birisinden bana dua etmesini istiyorum Ben Allah a teşekkür ediyorum Kendi aile ilişkilerinden anlatma, rol oyunuyla ya da resimlerle ifade etme; birlikte faaliyetlerden anlatma, birbiriyle bağlantılı olan hisler hakkında konuşma Başkasına yardım etme tecrübesini anlatma; sonucunda oluşan hissi anlatım (sözel, yazıyla, pantomimle vb); komşuluk hakkı; sınıfta kenarda kalan ve problemli çocuklara görev verme Sınıf birlikteliği için sınıf temsilcisi, barış görevlisi vb. Film: Orman polisi olarak karıncalar; örümcek ağı plaketi yapma; ekolojik dengeyi gösterme; ekolojik zincir diyagramı; yaratılmışlardan sahip olunan fenomenlere ilişkin dualar formüle etme, mesela baharda renkli yapraklar; şiir: Josef Guggenmos un Bir dev taş yuvarladı ; somut sorumluluklar üstlenme mesela bitkiler, hayvanlar, insanlar için Kuran daki hayvanlar Şahsi dua defterine devam etme; Allah a bağışlanmak için dua etmek; Dualar Evden çıkarken Abdest alırken Özel durumlarda (namaz sonrasında, Ramazanda ); Hasta olanların ve yolcuların 438

3.3.2. 3.3.3. 3.4. 3.4.1. Küçük dualar günlük hayatımda bana eşlik ediyor Ölmüşlere dua ediyorum Ritüel Đbadet ( Namaz) Cemaatle namaz Namazı bozan şeyler Şayet namazda bir hata yaptıysam Namazda kolaylaştırıcı unsurlar Allah bütün insanları duyuyor Bütün insanlar birbiriyle akrabadır Dualarımızı bütün insanlara ediyoruz Diğer din mensubu öğrencilerle birlikte dua ediyoruz ĐSLAMIN HĐZMETĐNDE OLAN ĐNSANLAR Birbiri için olmak, yardım etmek, bağış yapmak Zekât: Fakirlere yardım etmek Đslam ın dördüncü şartıdır Kelime anlamı ve açıklaması: Hırs ve egoizmden temizlenme Kurallar Sadaka: Serbest iyi davranış Anlamı: Özgürce iyilikte Bir arada yaşayan Müslümanlar ibadet topluluğu olabilirler mesela Ailede Okulda Cemaatle namazda bir imam seçilir Namazı bozan şeyler: Yönünü değiştirme Abdesti bozan şeyler Namazı kolaylaştırma: Yolculukta, hastalıkta, zaman azlığında ya da korkuda namazı kısaltma ve birleştirme Biz namazı seyretmeye ya da birlikte kılmaya davet ediyoruz Diğer dinî cemaatlerle nasıl ve niçin namaz kıldıkları üzerine konuşma; Duaları kendin oluşturma; Belli durumlar için dualar mesela barış için Allah ın zekâtı neden emrettiğine dair gerekçeler bulma: Kıskançlıktan ve çekememezlikten kurtulma Sorumluluk hissi ve topluluğu kuvvetlendirme Allah zekât verenleri ve iyilik yapanları bu dünyada ve öbür dünyada ödüllendirir Ailelerin ve akrabaların nasıl zekât verdiğini öğrenme; Kimler kime zekât veriri sorusunu açıklama; Zekât kıyafetlerden ve gıdadan vb. den verilebilir; Muhammed zamanında zekâtın nasıl verildiğine ve dağıtıldığına dair örnekler Allah insanların birbirine bakmalarını 439

bulunmak, vermek ve paylaşmak Zekât ve sadaka arasındaki fark istiyor; Neden insanlar diğerine yardım etmeli? Diğeri için ne yapabilirsin üzerinde düşünme; mesela bir şey vermek, bir şeyine yardım etmek, teşekkür etmek, tebessüm etmek; sana nasıl yardım edildiğine dair tecrübeni betimlemek; sadakanın değerini neyin düşürdüğü üzerine düşünmek; sadaka ile ilgili bir hadis 3.4.2. Diğer dinlerde görevli insanlar Diğer din mensuplarının da yardım ve bağış yapması önemlidir Diğer dinlere mensup öğrencilere onlarda nasıl bağış yapıldığını sorma 3.5. MUHAMMED MEKKEDE 3.5.1. 3.5.2. 3.6. Muhammed inanmaya davet ediyor Muhammed insanlar arasındaki haksızlığa dikkat çekmiş ve Đslam a çağırmıştır Mekkeliler arasında Muhammed in arkadaşları ve düşmanları Muhammed in gökyüzü yolculuğu Đlk Göç Çok sayıda Müslüman Etiyopya ya göç etti Hıristiyan Etiyopya Kralı Müslümanları korudu KURANI TANIYORUZ Kur an dan seçilmiş sureler Surelerin anlamlarını öğreniyoruz Mekke nin o dönemki durumunu betimleme Mekkelilerin Muhammed i nasıl kabul ettiklerini düşünme Muhammed in Mekkelilere karşı nasıl davrandığını anlatma Öğretmenin anlatması sırasında kaçış duygusu verilebilir Empati: Đnsanlar ne hissediyorlar? Onların korkuları ve düşünceleri nedir? Tanımadığın bir yere yerleşmen gerekirse sen ne hisseder ve düşünürdün? Hep birlikte kralla göçü anlatan, resmi yapma (her bir figüre konuşma balonları) Etiyopya nın Hıristiyan kralı ile Müslüman göçmenler arasında geçen konuşmayı anlatma Sureyi ezbere öğrenme Kevser, peygamberin topluluğu için su havuzu olarak cennette nehirdir 440

3.6.1. 3.6.2. Kevser (sure 108) Allah peygamberini teselli ediyor Nuzul sebebi: Allah elçisine, oğlu olmadığı için hakaret edilmesi Bir ibadeti yerine getirme görevi ve Allah a yetenekleri için teşekkür etme Kızlar ve erkekler aynı değerdedir Asr (sure 103) Allah bu surede bize bu dünya da ve öbür dünyada mutlu olmanın yollarını göstermektedir Bu yol şunlarla karakterize olmakta: - Đnanç - Dürüst davranış - Karşılıklı olarak direnmeye ve dürüstlüğe çağrı Fîl (sure 105) Nuzul sebebi: Yemenli kral Ebrehe güçlü bir orduyla Kâbe ye saldırdı; Allah evini korudu Allah her şeye kadirdir, Ebrehe nin çöküşü bir mucizeyle olmaktadır Adaletsiz davranış kişinin kendisinin batışına neden olur Arap alfabesiyle ilk karşılaşma Allah kelimesi örneğinde açıklama: Arapça sağdan sola doğru yazılır Kelimenin tek tek harfleri renkli boyanır Kevser in bir başka anlamı iyiliklerin karşılığıdır. Allah bize ne verdi? Ona karşı şükranımızı nasıl gösterebiliriz? Peygamber ve arkadaşları Mekke de kıtlık yaşadılar ve takip edildiler (Siyer den anlatma); Kurban bayramına işaret Đnanç kendini iyi davranışlarda gösterir; Medine deki yaşamı Muhammed in davetinden öncesiyle karşılaştırma; puta tapıcılık, kölelik, genç kızların öldürülmesi; muhacir ve ensar arasındaki kardeşlik; peygamberin arkadaşları vedalaşmaya başladıklarında bu sureyi okurlardı ve tokalaşırlardı; Vedalaşmayı senaryo olarak canlandırma; toplumda daha çabuk sabırsızlaşıyoruz Kâbe den fillerden ve kuşlardan resim boyama Bu olay peygamber Muhammed in doğduğu zamanda olmuştur, Fil yılı denir Kaligrafi betimleme, çeşitli yazı biçimlerini karşılaştırma Kendi adını Arapça harflerle yazma Bütün Arapça harfleri tahtaya asma 3.7. 3.7.1. PEYGAMBERLER HAKKINDA ÖĞRENĐYORUZ Davud Đsrailli ler kuvvetli bir krala çağırıyorlar Golyat Đsrailli lere baskı 441

yapıyordu Talût Đsrailli lerin kralı oluyor Đsrailli lere tekrar vatanlarına kavuşma sözü verildi Nehirdeki sınav Golyata karşı savaş Đsrailliler zayıflatıldı Davud Golyat ı yendi ve kral oldu Đsrail in Golyat ve onun birliği sebebiyle yaşadığı sıkıntıları anlatma Güçlü bir kralın çağrısını oynama Hikâye ye uygun resimler hazırlama 3.7.2. Musa Firavun güce sahiptir Hayatın ve ölümün Tanrı sı olarak kendini görür Đsrail halkına adaletsiz davranır Musa nın çocukluğu ve gençliği Musa nın annesi çocuklarının hayatından endişe etmektedir Musa Firavun un ve eşinin evinde büyümüştür Musa bir kavgada adama vurur ve Medyen den kaçar Musa Allah tarafından görevlendirilmiştir Allah Musa yla konuşmuştur O, ondan Firavunu uyarmasını istedi Musa korkmuştur ve kardeşi Harun u kendisine yardımcı almıştır Musa Firavun a gider Allah ın emirlerini ona bildirir Büyücülerle düello Đsrailli lerin Mısır dan göçü Musa Đsrailli leri Kırmızı Deniz den Sina ya geçirmiştir Bir resim folyosu hazırlama (duvar resmi, kartlar, leporello) Firavun un gücünü canlandırma (resimlerle, pantomimde) Hikâyede ezilenlerin bakış açısını anlatma Onun çocukluğu ve kurtuluşunu anlatma (mesela: Annesinin gözünden); Firavun ve Filistin e ait resimleri gösterme Betimleme: Musa ülke insanlarına acımıştır Musa nın Allah tarafından görevlendirilmesini anlatma Musa nın korkmasını ve kaçışını ve onun kuvvetlenişini ve Allah vasıtasıyla cesaretlendirilişini pantomimle gösterme; boğazında topak olmak Firavun un gücünü ve güçsüzlüğünü gösterme (mesela konuşma oyunu ile resimlerle ve sembollerle) Yarış için rol oyunu Farklı katılımcıların bakış açısından hikâye anlatma 442

3.8. 3.8.1. 3.8.2. 3.8.3. FARKLI DĐNDEN ĐNSANLAR BĐR ARADA YAŞIYORLAR Müslüman ın hayatında önemli olaylar Doğum Oğlanların sünneti Diğer din mensuplarının hayatlarında önemli olaylar Vaftiz Đlk liturya Diğer dinlerin ana hatları Yahudilik Halk içindeki çatışma durumlarını gösterme (konuşma senaryoları) Đsrail halkının kıtlık ve korunmasını betimleme Đslam diğer insanları ezmeyi yasaklar Ailem benim doğumumla ilgili ne anlatıyor? Mesela olaylar Şarkı: Senin doğmuş olman ne güzel ; Sünnetle ilgili kendimin ve diğerlerinin tecrübeleri; Öğretmen anlatımı/ sünnetin anlamı ile ilgili Kur an tercümesi; Sünnet ritüeli/çeşitli Đslam ülkelerindeki -gelenek; Resim: Sünnet için bir oğlan böyle giydirilir Ön bilgilerini ifade etme; Vaftizin sembolik anlamı; Vaftizde gelenekler ve ritüeller; ilk lituryanın anlamını açıklama; Müslüman olmayan sınıf arkadaşlarıyla görüşme Çıkış hikâyesini dinleme ve resimlerle gösterme, bir Đsrailli nin gözüyle açıklama, senaryo canlandırma vb; Hamursuz bayramının (Mısır dan çıkış bayramı; hamursuz yapılan ekmek bayramı) okuma parçası; bir Yahudi ailesinin yaşantısını resimlerden anlatma, Tanrı yı hatırlatan işaretleri tanıma ve anlatma; Yahudi şarkıları dinleme; Đsa Yahudi inancında büyüdü ve Yahudi olarak yaşadı 4. SINIF 4.1. 4.1.1 TOPLULUKTA YAŞAMA Müslüman Cemaat (Ümmet) Dünyadaki bütün Müslüman toplumu Karar vermenin temeli danışma (şûra) Kart çalışması: Dünyada Müslümanlar nerede yaşıyor? Bir Müslüman okula mektup yazma; Şûra ya dayanan Kur an ayetini öğrenme; Buna ek olarak kaligrafi 4.1.2. Müslümanlar Almanya da yaşıyor Müslümanlar içinde yaşadıkları toplumun hukuk Kur an, sünnetten (Medine sözleşmesi) 443

kurallarına uyarlar Almanya da insanların bir arada yaşamaları ve ülkede ikamet eden herkes için geçerli olan bağlayıcı kurallar vardır. ve Đslam Tarihi nden temellendirme Đnsanların birlikte yaşaması ile ilgili kuralları öğrenme (mesela Đnsan Hakları, Anayasa, Bavyera Anayasası) Çocukların hangi haklara sahip olduğunu düşünme; Avrupa Birliğinin Çocuk Hakları Konseyini ve Federal Yasanın 1631.paragrafın 2. maddesi: Bedenî cezalardan koruma Ruhî cezalardan koruma Devlet bu hakkı azınlıklar için garanti eder ve bütün ikamet edenlerden buna uymalarını ister Örnek: Din özgürlüğü, dinî binalar Hoşgörü, karşılıklı anlayış, temel olarak bilgi Mümkün olan aktiviteleri gerçekleştirme: Camilerde açık kapı günü Hıristiyan ve Müslümanlar karşılıklı olarak ziyaretleşiyorlar Çatışmaların barışsal çözümü Barış içinde bir arada yaşamaya Müslüman olarak nasıl katkı sağlayabiliriz Okulda ve sınıfta birlikte yaşama kuralları sıralama ve konuşma; mesela Okul yasası Sınıf yasası Okulda ve günlük hayatta çocukların davranış kuralları mesela - Çalmamak ve yalan söylememek - Đllegal olarak taşıtlara binmemek - Tam zamanında ve güvenle derse ulaşma - Sınıfı rahatsız etmemek, konuşma kurallarına uymak - Sınavlarda kopya çekmemek - Sınıfta ve okul topluluğunda birlikte yaşama kurallarına uyma - Bir hakem kararını (Futbol, okuldaki çatışma çözücüler ) - Diğer cinsiyettekilere eşit ve adil davranma 444

4.2. 4.2.1. 4.2.2 ĐNSAN HAYATININ SINIRLARIYLA KARŞILAŞIYORUZ Sağlıklılık ve hastalık Hastalıklar sınavlardır fakat Allah ın cezaları değildir Allah hastaların dualarını duyar Hayat ve Ölüm Son ve başlangıç olarak ölüm Mezardaki zaman Diriliş ve sonsuz hayat Cennet yolu olarak inanç ve doğru yaşam - Kendi hukukundaki diğer kişilere, haksız davranmama Hangi insanlara ibadet ve davranışlarımızla özellikle yardım etmeliyiz? Bütün dinlerden merhametli olmaya örnekler; Sağlık için teşekkür duası hazırlama Öğrencilerin ölümle karşılaşma tecrübeleri mesela sevdikleri hayvanlar; dünya dinlerinde cenaze törenlerinde ritüeller; çeşitli mezarlıkları ziyaret ve farklılıkları ve ortaklıkları keşfetme; bir Müslüman mezarlığı ziyaret; metin ya da resim kolajı: Öldükten sonra hayatı nasıl tasavvur ettiğim; Kur an: Allah canlıdan cansızı ve ölüden diriyi yaratır; döngüyü gösterme 4.3 4.3.1. ALLAHLA KONUŞMAK Bireysel Đbadet (dua) Ben büyüyorum- Allah ile konuşmalarım değişti mi? Kavga olduğunda hep beraber Allah tan yardım istemek Neden Allah tan istenilen her şey gerçekleşmiyor? Kur an da geçen peygamberlerde Allah a dua etmiştir Allah ı düşünüyorum (zikir) Allah ı övüyorum (tespih) Dua ya tam olarak kendimi vermeyi öğreniyorum Şahsi dua defterini devam ettirme; belli peygamberlerin Kur an dan duaları: Nuh, Đbrahim, Yusuf, Musa, Yunus Beraber üzerinde konuşma Đnsanların Allah tan istedikleri her şey gerçekleşmiş olsaydı ne olurdu? Đnsanlar Allah tan ne bekliyor? Allah insanlardan ne bekliyor? Allah ın güzel isimleri (Esma ül Hüsna) Nakledilen ve serbest ifade edilen dualar; dini sanat formları (mesela müzikte, mimaride, dansta ) Dua için atmosfer oluşturma (sessiz oda, koku, renk, ) Susmak/sessizlik konuşmaktan daha çok şey söyleyebilir Sözsüz kalma Kendi tespihini oluşturma: 33 ya da 99 tahta boncuğu (ya da başka materyal) bir ipe ya da deri banda dizme; okulda ayin düzenleme Farz olan namazla sünnet olan namaz; 445

4.3.2. 4.3.3. Ritüel Đbadet (Namaz) Ben farz, vacip ve nafile namazları ayırıyorum Ramazan daki teravih namazını öğreniyorum Her iki bayram namazını öğreniyorum Cuma namazını öğreniyorum Ezanı dinliyoruz Camideki namazın şartlarını ve gerekçelerini öğreniyorum Namazı her yerde kılabiliriz Allah bütün insanları duyar Bir ibadetin işaretlerini öğreniyorum Cami ye misafirlerimizi götürüyoruz Özel serbest namazlar: Đkiye bölünemeyen namaz (vitr namazı) Ramazan namazı (vitir namazı) Camiye girildiğinde kılınacak namaz (tahiyyat ül mescit) Cenaze namazı Bayram namazı Sıkıntı namazı Tövbe namazı Camide namaz ve vaazı ziyaret; Okulda birlikte Cuma namazı; Camide davranış kurallarını öğrenme ve konuşma: Sağdakinin önceliği vardır Namaz kılanın önünde durmamak ya da önünden geçmemek Safa durmak Gürültü ve diğer rahatsızlıkları engellemek Tabiatta namaz kılmak: Allah yeryüzünü mescit yapmıştır Kendi seccadeni oluşturma (alternatif materyaller ve el işiyle oluşturma) Konuşma/Hikâye: Namazla ilgili zorluklar, isteği olmamak, sabah kalkmak istememek, kendini zorlanmış hissetmek Diğer dinlerdeki ibadetleri nereden tanıyacağını düşünme: Dil Vücut duruşu ve hareketleri Özel davranışlardan Özel nesnelerden Đbadet şekli olarak ilahi ya da vaaz; Yunanca ilahi Cd leri; Bir ibadet nasıl yapılıyor ya da etkiliyor? Đbadet şekli olarak çalışmak ve öğrenmek Biz ziyaretçilere caminin fonksiyonlarını anlatıyoruz ve saygı gösteriyoruz 446

4.4. 4.4.1. HAC Đslam yılı Ay ın hareketlerine göre yönelme Zaman hesaplanmasının başlangıcı: Medine ye hicret Kumaş duvara (panoya) ekleme (Muhammed in Medine ye ulaşması) Đslamî zamanın hesaplaması olarak Ay ayı 4.4.2 Hac Đslam şartlarının beşincisi Đslam dan önceki zamanda Hac Hac cın nitelikleri Hac la bağlantılı olan sosyal ve dinî tecrübeler Muhammed in veda haccı Öğretmen anlatımı: Kâbe de 360 tane put vardı Pazar olarak Hac Muhammed, Kâbe yi Mekke ye tekrar geri döndüğünde temizledi Allah Müslümanlara Hac etmeyi ömründe bir kere olsun farz kıldı Milyonlarca insan Allah a birlikte ibadet etmek üzere toplanıyor; Hacılar Allah önünde eşit olduklarını tecrübe ediyorlar Kim Kâbe ye hac ederse, peygamberlerle ve kendisini bütün Müslüman larla bağlantılı hisseder Öğrenciler Hac cın nasıl yapıldığını öğrenirler (filimler, fotoğraflar, asetatlar..): Temizlik Đhramı giyinme: Başlangıçta Lebbeyk Allahümme Lebbeyk! Ben sana geldim ey Allah sana kulluk etmeye! Kâbe yi yedi defa tavaf Safa ve Merve arasında gidip gelme Arafat ta Allah ın önünde durma Öğrenciler bir Hacı dan hac tecrübelerini öğreniyorlar 4.4.3 4.5. 4.5.1. Diğer dinlerdeki haclar Kudüs, Roma Okul yakınındaki hac yerleri MUHAMMED MEDĐNEDE Đkinci göç (Hicret) Müslümanlar Medine de korunma ve yeni bir yurt buldular Hıristiyanlar da kendi dinlerinin merkezi yerlerini haccederler Ortak proje: Đslam da Hac ve Hıristiyan mezheplerinde Hac Đlk göçün tekrarı ve onunla bağlantı kurulması; bu sefer umut ışığı ve hedef olarak Medine Medine ile ilgili resimler gösterme 447

4.5.2 4.6. 4.6.1 Ali Muhammed i öldürme komplolarını bozdu Muhammed ve Ebu Bekir takipçilerinden kurtuldu Muhammed, kendisine verilen emanetleri geri iade etmesi için Ali yi görevlendirdi Đlk Đslamî yılın zaman hesaplaması başlıyor Topluluk oluşuyor Medineliler Mekke den gelen mültecileri evlerine alıyorlar Çeşitli dinlerdeki insanlar barış içinde birlikte yaşamaya uyum gösteriyorlar Medine deki caminin inşası KURANI TANIYORUZ Kur an dan seçilmiş sureler Surelerin anlamını öğreniyoruz ve sureleri ezberliyoruz: Kafirûn (Sure 109) Tek bir Allah a inanıyoruz Herkes kendi inancına sahip olmalıdır: Müslümanlar kendi inançlarına göre yaşıyorlar fakat diğer inançta olanlara da saygılıdırlar Nasr (sure 110) Veda haccına işarettir Allah ın yardımı olmadan başarı yoktur Başarı anında dahi Allah tövbe etmemizi istiyor Allah ı överken ona şükranlarımızı bildiriyoruz O dönemki Müslümanların yerine kendini koyma: Takip edilme hikâyesi; bir güvercin ve bir örümcek Muhammed i ve Ebu Bekir i Mekke li takipçilerden korudu. Ders konuşması: Müslümanlar ne hissediyorlar? Yeni ülkenin Müslümanlar için anlamı veya Almanya daki mülteci çocukları yeni ülkeleri hakkında konuşturma; Biz de okulda nasıl? Okulda ülkeler ve dinler hakkında kolaj çalışması; barış ve birlikte olmak üzerine şarkı; sınıfta sembolik yolu birlikte oluşturma; hacılarla Mekke resmi (şuanla ilişkisini kurma) Nüzul sebebi: Muhammed in düşmanları Đbrahim in geleneğini devam ettireceklerini ve bu sebeple Allah elçisine inanmalarına gerek olmadığını bildirmeleri Müslümanlarla Muhammed in düşmanları arasında geçen diyalogu oynama Birini inancından dolayı küçük görmeye hiç bir neden yok Vahyedilen bütün surelerin sonuncusudur Mekke ye döndükten sonra Muhammed in örnek davranışları Allah, peygamberden ve arkadaşlarından tövbe etmelerini istemektedir- neden tövbe bu kadar önemli? Ma ûn (Sure 107) Gerçek Allah hizmetinin anlamı: - Đnanç - Yoksullara, pratik yardımcı olacak sevgi Neden yoksullara yardım edildiğini düşünme Yoksullara nasıl yardım ettiğimizle ilgili örnekler Erdem in aslî formu yoksullara yardım 448

4.6.2 - Đyi davranışta samimiyet - Namazda özensiz olmamaya dikkat etmeliyiz Kur an da geçen diğer dinlerin kutsal yazıları Đmanın şartlarından üçüncüsü Allah ın kitaplarına inanmaktır: Đbrahim in suhufları Musa nın Torası Davud un Zebur u Đsa nın yeni Ahit i Đbrahim in suhufları kaybolmuştur Kur an bize kalan kitapları insanların değiştirdiğini ve eklemeler yaptıklarını bildirmektedir. etmeye bizi sevk eden Allah sevgisidir, mesela onları doyurmak Kutsal kitaplara işaret eden Kur an sureleri mesela 5:44-46 57:27 Diğer dinlerin kitaplarından örnekler gösterme 4.6.3. 4.7. 4.7.1. Arap Alfabesi hakkında bilgimizi genişletiyoruz PEYGAMBERLER HAKKINDA ÖĞRENĐYORUZ Đbrahim Đbrahim in çocukluğu ve gençliği Đbrahim in babası putlar yapmaktadır Đbrahim Allah ı arıyor ve buluyor Đbrahim suçlandı, ateşe atıldı ve kurtarıldı Đbrahim Mekke deki vadide Hacer, Đsmail ve Zemzem kuyusu Đbrahim ve Đsmail Kâbe yi yapıyorlar Đbrahim çok zor sınavdan geçirildi (kurban senaryosu) Đbrahim birçok peygamberin atasıdır Đbrahim den sonra gelenler Đbrahim in öğretisi: Adalet ve güven Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar Đbrahim e 3.sınıfta kazanılan bilgilerle bağlantı kurma (3.6.2) Đbrahim ve onun babasıyla olan kavgasını oynama; Đbrahim in arayışı ile ilgili resim sıralaması yapma Đbrahim in buluşları ile ilgili sözleri Hacer in aramasını canlandırma; yerler ve olaylarla ilgili resimler hazırlama Đbrahim in tam anlamıyla Allah a olan inanç bakış açısını ve bir insanın kurban edilmesini engellemesini anlatma- Kurban bayramına bağlayarak Bir kök ağacını Đbrahim, Đsmail ve Đshak, Yakup, Yusuf, Musa, Davud, Đsa ile. 449

4.7.2. 4.8. 4.8.1. 4.8.2 dayanmaktadır Đsa Meryem Meryem in geldiği yer ve karakteri Đsa nın doğacağının bildirilmesi Đsa doğuyor Meryem için zor zamanlar Đsa beşikte konuşuyor Đsa nın mucizeleri Đsa nın hayatı ve ölümü Đsa nın havarileri Masa mucizesi Allah Đsa yı yanına almıştır Đsa nın öğretisi Allah ın elçileri inanmaya ve adil davranmaya çağırıyor ÇEŞĐTLĐ DĐNLERDEN ĐNSANLAR BĐR ARADA YAŞIYORLAR Đslam hakkında özetleyici bilgi Đslam ın beş şartı Şehadet Namaz Oruç Zekât Hac Đslam ın Đman esaslarının altısı Allah a inanmak Meleklerine inanmak Kitaplarına inanmak Peygamberlerine inanmak Kıyamet gününe inanmak Öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmak Dinlerdeki önemli olayların karşılaştırılması Doğum Evlenme Cenaze 3:35. sure ve devamını ve 19. sureyi anlatma Örnek olaylar yardımıyla özetleyici tekrar; ezbere öğrenilen ve tecrübe edilenlerin vb. tekrarı; öğrenciler gruplar halinde bir şartı derinliğine çalışırlar veya imanın şartlarından biriyle çalışırlar; bütün önemli bilgileri içeren ve sonrasında resimle açıklanabilen bir poster oluşturma; sınıf sonuçlarının açıklanması ve sunulması; okul binasında posteri sergileme; Çeşitli dinlerden öğrencilerle görüşme: doğum, evlenme, cenaze ailende nasıl kutlanmakta/yapılmaktadır? Araştırma: Çeşitli dinlerin çeşitli gelenek, görenekleri, görünüşleri; öğretmenin içerik bilgisi/ materyallerle tamamlaması; farklı sembolleri açıklama; Konuya paralel grup çalışması: Bir Müslüman ın (Yahudi, Hıristiyan)doğum 450

4.8.3 Diğer dinlerin ana hatlarını öğreniyoruz Hıristiyanlık günü/evliliği/cenazesi böyledir ; bir sergide sonuçları sunma; Katolik ve Protestan din dersi ile kültürler arası diyalog; Đçerik görünüşü: Yaratılış hikâyesi Aslî günah olayı (tekrarı) Đsa Yahudi olarak büyüdü (ön bilgiler!) O Tanrı nın oğludur ve insanları günahtan kurtarmak için çarmıhta öldü Hıristiyanlar onun dönüşünü, kıyamet gününü, mahkemeyi ve cenneti beklemektedir Metotlar: Ön bilgileri güncelleme Öğretmen anlatımı Đsa nın hayatı hakkında film Anlatılan olayları canlandırma yoluyla gösterme, mesela bir mucizesi; Şeytanın çölde Đsa yı kandırmaya çalışması; Đsa nın çarmıhtaki cesareti vb; Sembolün açıklanması 451

ÖZET Zengin, Halise Kader, Almanya da Đslam Din Öğretimi Modelleri (Bavyera Eyaleti Örneği), Doktora Tezi, Danışman: Prof. Dr. Cemal Tosun, 451 s. Çeşitli ülkelerden gelen insanlar vasıtasıyla Almanya da kültürel ve dinî çeşitlilik artmıştır. Dinî cemaatler anayasanın ve eyalet yasalarının taleplerini yerine getirdiklerinde kendi dinlerini eğitim ve öğretim hakkına sahip olmaktadır. Bu hak anayasanın 7/3. maddesinde belirtilmiştir. Eyalet yetkilileri ve dinî cemaatler gençlere dinlerini öğretmek maksadıyla farklı çözüm önerileri geliştirdiklerinden Đslam din öğretimi modelleri de çok çeşitlenmektedir. Almanya da Bavyera Eyaleti üç farklı Đslam din öğretimi modelinin uygulanması bakımından önem arz etmektedir. Araştırmanın problemini Bavyera eyaleti örneğinde Federal Almanya kamu okullarında Đslam din öğretimi model arayış ve denemelerini, veli öğrenci ve öğretmenleri kapsayan alan araştırmasıyla betimlemek ve değerlendirmek oluşturmaktadır. Belirlenen üç okulda ders gözlemleri ve dersleri gözlemlenen öğretmenlerle, istekli olan her bir sınıf kademsinden (1.-4. sınıf) bir öğrenci ve veli ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular durum incelemesi yolu ve Bohnsack yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Sonuçta ders programlarının geliştirilme süreçlerinin birbirinden farklı olduğu ve programların niteliklerinin yaklaşıma göre değiştiği saptanmıştır. Genel olarak öğrenci ders kitapları ve materyalleri konusunda çalışmalara ihtiyaç olduğu ortaya çıkmıştır. Bir model hariç diğer modellerde dersi veren öğretmenlerin din dersi öğretmeni olmaması velileri bu yönde beklenti içerisinde olmaya sevk etmiştir. Velilerin model tercihlerinde dilin önemli bir faktör olduğu çıkarılmıştır. Veliler modelin yaklaşımına bakmaksızın dinin uygulamaya yönelik öğretiminin yapılmasını istemektedir. Türkçe Din Bilgisi Dersinde daha çok yazma ve okuma etkinlikleri yer alırken Almanca Din Bilgisi Dersinde çalışma yaprakları ile çalışma ve Đslam Dersinde dinin uygulamaya yönelik kısmının öğretimi ağırlıklı olarak yapılmaktadır. 452

ZUSAMMENFASSUNG Zengin, Halise Kader, Die islamisch religiösen Unterrichtsmodelle in Deutschland (Beispiel Bayern,) Dissertation, Gutachter: Prof. Dr. Cemal Tosun, 451 Seite. Mit der Einwanderung von Menschen aus verschiedenen Ländern nach Deutschland wuchs die kulturelle und religiöse Vielfalt in Deutschland. Gemeinden haben das Recht, ihre Religion zu lernen und zu lehren, wenn sie die verfassungs- und landesrechtlichen Voraussetzungen erfüllen. Da die Gemeinden in den Bundesländern verschiedene Lösungsvorschläge einbringen, variieren die Modelle islamischen Religionsunterrichtes. Insbesondere kommt in diesem Kontext dem Land Bayern eine besondere Stellung zu, da hier die Möglichkeit besteht drei verschiedene Modelle zu untersuchen. In diesem Rahmen wird das Problem dieser Arbeit wie folgt gestellt: Die Untersuchung und Bewertung verschiedener Modelle islamischen Religionsunterrichtes an öffentlichen Schulen des Bayerns durch die Ansicht und Erwartungenshaltung der Schüler, Lehrer und Eltern. Als Untersuchungs Methode habe ich, Literaturrecherche und empirische Methode gewählt. Zur meiner Ziel zu erreichen habe ich Unterrichts Hospitationen (die Klassen 1-4.) und Lehrer-, Schüler, Elterninterviews geführt. Nach der Datenerhebung sind die Daten transkriebiert und nach Bohnsack (Fallbeschreibung) analysiert. Die allgemeine Ergebnisse: Die Lehrprogramme und ihrer theoretischen Grundlagen unterscheidet sich nach die Modelle. Brauchbar sind für den Religionsunterricht Schulbücher und Medien. Die Eltern erwarten, dass die Lehrer Fachlehrer sei. Es ist herausgestellt, dass die Sprache des Unterrichts Einfluss hat. Die Eltern möchten, dass ihrer Kinder durch die religiöse Erfahrungen lernen. Als Lehrmethode abschreiben und vom Buch lesen kommt oft vor an der Religiöse Unterweisung auf Türkisch. Mit der Arbeitsblätter wird an der Religiöse Unterweisung auf Deutsch gearbeitet und im Đslam Unterricht wird oft Gebet geübt. 453