Yoğun Bakım Tıbbında Etik Sorunlar Doç. Dr. İlhan İlkılıç Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Email: ilhan.ilkilic@istanbul.edu.tr
İçerik: Yoğun Bakım Tıbbında Temel Etik Yaklaşımlar Yoğun Bakımda Kararlar Yararsız / Boşuna Tedavi (medical futility) Tedavinin Kısıtlanması veya Sonlandırılması Kardiyopulmoner Canlandırma Yapılmasın (DNR) Kararı Kaynakların Adil Bir Şekilde Dağıtılması VAKA Tartışması 2
Tıbbi Etik Sorunların Ortaya Çıkış Nedenleri 1. Hızla artan bilgiye paralel olarak teşhis ve tedavi imkanlarının artması Temel Etik Sorun: Teknik olarak muktedir olduğumuz / yapabileceğimiz her şeyi yapmak zorunda mıyız? 2. Farklı dünya görüşlerinin / değerler sisteminin bir toplum içinde artış göstermesi ve klasik otoritelerin gücünü yitirmesi (sekülerleşme) 3. Ekonomik boyutun sağlık sisteminde giderek önemli bir yere sahip olması 3
Yoğun Bakım Tıbbı Yoğun bakım tıbbı 1960 lı yıllardan itibaren modern tıbbın en hızlı gelişen tıp dallarından biridir. Amaçları: İnsan hayatını tehdit eden durumlarda modern teknik ve tedavi yöntemlerini kullanarak hayati tehlikenin ortadan kaldırılması. Hayati öneme sahip olan organların hiç yada yeteri kadar çalışmadığı durumlarda bu organların fonksiyonlarının (geçici olarak) üstlenilmesi. Doğal yollardan mümkün olmayan beslenmenin suni yollarla gerçekleştirilmesi. Önemli: Yoğun bakım tıbbındaki uygulamalar süresiz olarak değil, sadece belli bir hedefe ulaşmak için, geçici bir süre için planlanır ve uygulanır! 4
Yoğun Bakım Tıbbı Tarihçe: 1954 yılında Björn Ibsen (Danimarkalı Anestezist, yoğun bakımın ilk kurucularından) 1952 yılında polio/çocuk felci epidemisinden dolayı suni solunum yardımına olan ihtiyacın artması Kalpkrizi geçirmiş hastaların sürekli EKG-takibi (yoğun bakımın ilk türleri) Çalışma Şartları: 1 hemşire 1-3 hastaya bakmakta (normal servislerde 1:20) Masraf: 1.000-3.000 YTL 5
Yoğun Bakım Tıbbında Temel Etik Yaklaşımlar Tıbbın her alanında olduğu gibi, yoğun bakım tıbbında da tedavi edilen ve bedenine tıbbi araç gereçlerle müdahele edilen hasta bir özne (obje değil süje) olarak bütün sağlık sisteminin merkezinde olmalıdır. Ø Bu bakış açısı yoğun bakım tedavilerinin hastanın perspektifinden değerlendirilmesini gerekli kılar. 6
Yoğun bakım hastaları: Kendisi hakkında karar verebilen hasta Yoğun Bakım Tıbbında Temel Etik Yaklaşımlar Kendisi hakkında karar veremeyen hasta (yasal bir temsilci, aile bireyi/leri, hasta vasiyetnamesi) Hastanın karar verme yeteneği için gerekli olan kriterler: Hastanın verilen bilgiyi anlayabilmesi Verilen tıbbi bilgiyi kendi bakış açısından kavraması ve değerlendirebilmesi Kendi durumu ve değerler sistemi içerisinde anlamlı ve tutarlı bir şekilde karar verebilmesi Önemli: Hastanın verdiği karar tıp/hekim açısından en doğru ve anlamlı karar olmak zorunda değildir! 7
Yoğun Bakımda Kararlar Yoğun bakım tıbbının imkanlarıyla uzatılabilecek insan hayatı bu uygulamalara maruz kalan kişi tarafından kabul edilebilinir olmalı. Bu uygulamalarla uzatılan yaşam acı ve ızdıraplarla dolu olmayıp hasta açısından anlamlı olmalı. Bu konularda karar verirken sadece tıbbi/bilimsel kriterler değil, aynı zamanda hastanın değerler sistemide göz önünde bulundurulmalıdır. Hastanın Yaşam Kalitesi (quality of life) dikkate alınmalıdır. 8
Yararsız / boşuna Tedavi (medical futility) Eğer tıbbi tedaviler sadece yaşamın uzatılmasına yardım ediyor ve hiçbir şekilde hastalığın tedavisine ve şikayetlerinin giderilmesine veya yaşam kalitesinin arttırılmasına katkıda bulunmuyorsa, bu gibi durumlarda tıbbi yararsızlık veya boşuna tedaviden bahsetmek mümkündür. Böylesi durumlarda karar verirken Tıbbi bilimsel çalışmaların sonuçları, Hekimin tecrübesi, Sosyal, kültürel ve dini değerler göz önünde bulundurulmalıdır. 9
Yoğun Bakım Tıbbında tedavinin kısıtlanması veya sonlandırılması Yoğun bakım tıbbındaki genel amaçlara ulaşılamıyorsa, yoğun bakım tedavileri belli kriterler gözönünde bulundurularak kısıtlanabilir yada sonlandırılabilir. Örn.: Eğer yapılacak uygulamalarla hastanın hayati fonksiyonlarının yerine getirilmesi bilimsel kriterler ve hekimin tecrübesi açısından kesin bir şekilde imkansızsa Hasta ve/veya yasal temsilcisi tedaviyi reddediyorsa Tedaviler hastanın yaşam kalitesini iyileştirmiyorsa Ø Çoğu kez prognozun netleşmesi için yoğun bakım tedavisine başlanılmaktadır. 10
Kardiyopulmoner Canlandırma Yapılmasın kararı (DNR do not ressucitate) Kriterler: 1. Reanimasyondaki müdahelenin hiç bir şekilde hastaya faydası olmayacağının bilinmesi. 2. Bu konuda hastanın reanimasyonu net bir şekilde daha önceden reddetmiş olması. 3. Reanismasyonun artık sona eren bir hayatta uygulanmasından sonra hastanın hayata döndürülmesiyle ulaşılabilecek hayat kalitesinin kabul edilemez olması. 11
Kaynakların adil dağıtılması Sorunlar: Yoğun bakım ünitelerinin ve yatak sayısının kısıtlı olması Personel azlığı Maddi kaynakların sınırlı olması Kriterler: Vakanın aciliyeti Hastanın iyileşme yada yoğun bakımdan istifade etme beklentisi Hastanın veya yasal temsilcisinin tercihi (hasta vasiyetnamesi) Kaynakların verimliliği hedef alarak dağıtılması 12
VAKA Karen Ann Quinlan D. 29.3.1954 Ö. 11.5.1985 13
Karen Ann Quinlan 21 yaşındaki Karen Quinlan Nisan 1975 yılında (ABD de) doğum günü partisinde alkol ve diazepam aldıktan sonra eve gelir ve iki defa 15 dakika süreyle solunumu durur. Acil müdaheleyle hastaneye kaldırılır ve komaya girer. Hastanede suni solunum cihazına bağlanır. Teşhis: Apalik sendrom / persisten vegetative state (PVS) Prognoz: Tekrar şuurunun açılması ve sağlığına kavuşması mümkün değildir. Soru(n)lar: 1. Siz anne baba olarak karar verme durumunda olsaydınız nasıl karar verirdiniz? Neden? 2. Siz hekim olarak karar vermek durumunda olsaydınız nasıl karar verirdiniz? Neden? 3. Siz Karen olsaydınız (ve karar verme imkanınız olsaydı) nasıl karar verirdiniz? Neden? 14
Karen Ann Quinlan Karen in anne ve babası kızlarının doğal bir şekilde ölmesi için yoğun bakımdaki makinaların durudurulmasını ister. Hastane ve sigorta bu isteğe karşı gelir ve vakayı mahkemeye taşır. Mahkeme Karen in babasını vasi tayin eder ve babası tedavilerin durdurulması için resmi müracaatta bulunur. Mahkeme bu müracaatı reddeder. Mahkemenin Gerekçesi: Makinaların durudurulması halinde Karen ölebilir ve bu durum yardıma muhtaç olan bir kişiye karşı mahkemenin/devletin koruma vazifesini yerine getirmemesi anlamına gelir. Diğer gerekçe: PVS Beyin Ölümü değildir. Soru(n)lar: 1. Mahkemenin verdiği kararı doğru buluyor musunuz? Neden? 15
Karen Ann Quinlan Bir üst mahkeme kararı bozar (31.3.1976). Gerekçe: Kendi hayatı hakkında karar verme hakkı (right of privacy) devletin yaşamı koruma görevinden daha önemlidir. Bu hak yasal temsilci tarafından kullanılabilir. Sorun: Babanın kararı gerçekten Karen in kararı mı? Soru(n)lar: 1. Üst mahkemenin verdiği kararı doğru buluyor musunuz? Neden? 16
Karen Ann Quinlan Çözüm arayışı: Babanın isteği kabul edilebilir / rasyonel bir istektir. Karen hiçbir zaman iyileşmeyecektir. Mayıs 1976 da suni solunum cihazı kapatılır. Beklenenin aksine Karen kendiliğinden nefes alıp vermeye başlar. Bir bakım evinde bitkisel hayatta, nasogastrik bir tüple beslenerek ve antibiyotik tedavisiyle 9 yıl daha yaşar. 11 Haziran 1985 de 30 kilo ağırlığında olduğu halde bakım evinde ölür. 17
Karen Ann Quinlan hakkında yayınlanan kitaplar... (1977) (2005) 18
TEŞEKKÜRLER...