3 Davranış... 279 Davranışa Etki Eden Faktörler... 280 Doğuştan Gelen Davranışlar... 280 Refleks... 281 İçgüdüler.... 281 Öğrenilmiş Davranışlar... 282 Alışma... 283 Şartlanma... 283 Basılanma... 284 İzleyerek Öğrenme... 285 Kavrama... 285 Yön Bulma ve Yer Belirleme... 285 Sosyal Davranışlar... 287 İş Birliğine Dayalı Davranışlar... 287 Çatışma ve Baskınlık Davranışları... 288 Hayvanlarda Yurt Savunması... 289 Sosyal Gruplarda İletişim... 289 Etkinlikler... 291 Testler... 293
Yıllar önce, Japonya nın Koshima adasında bir makak (Macaca fuscata) grubunu parçaları atarak maymunları açık alanlara çekiyorlardı. Maymunlar patateslerin üzerindeki kumları temizlemeye çalışıyor ancak parçalar kirli kalıyordu. Günün birinde, Imo adlı genç bir dişi, patatesini suya batırıp kumundan arındırdı. Çok geçmeden, kardeşleri ve oyun arkadaşları olan diğer gençler Imo nun bu yeni davranışını taklit etti. Ardından anneleri de patateslerini yıkamaya başladı. Ergin erkeklerden hiçbirisi bu davranışı taklit etmezken, genç erkekler davranışı annelerinden ve kardeşlerinden öğrendiler ve büyüdüklerinde de patateslerini yıkamaya devam ettiler. Bilim insanları Imo nun yaratıcı davranışının popülasyondaki yayılma şekline Bazı davranışlar öğrenilerek kazanılır. Maymunlar öğrenme yoluyla patates parçalarının hayran kalmışlardı. Maymunlara, başa çıkmaları gereken yeni bir problem sundular üzerindeki kumları temizleme davranışını kazan- ve kıyıya buğday serptiler. Buğday tanelerini kumdan ayıklamak zor ve yorucuydu. mışlardır. Makak dünyasının dâhisi gibi görünen Imo, buna da bir çözüm buldu: Bir avuç kumlu buğdayı götürüp suya attı. Kum çökerken buğday su yüzünde kaldı; böylece taneleri su yüzünden sıyırıp yeme imkânı buldu. Bu etkili beslenme davranışı da tıpkı patates yıkama gibi, popülasyonda önce diğer gençler, ardından anneler arasında, sonra da annelerden erkek ve dişi yavrulara aktarılarak yayıldı. Bu gruptaki makaklar şimdi yiyeceklerini rutin şekilde yıkıyorlar. Onlar, aynı zamanda, daha önceden hiç yapmadıkları şekilde okyanusta oynuyorlardı; ve denizden elde ettikleri yiyecekleri, diyetlerine eklemişti. Belirli ki, bu maymun popülasyonunda bir kültür, yani popülasyon üyeleri tarafından paylaşılan ve sosyal öğrenme yoluyla aktarılan sonradan icat edilmiş bir dizi davranış söz konusu. Öte yandan hayvanlar, öğrenmiş olmadıkları incelikli davranışlar da sergilerler. Örneğin, örümceklerin ağ örmesi, alıştırma yapmayı ya da önceden deneyim edinmeyi gerektirmez. Birçok örümcek türünde, dişiler yumurtlamalarının hemen ardından ölürler; yumurtadan çıkan örümcek yavruları, annelerini, onun ya da başka örümceklerin ördüğü ağı hiç görmezler. Yine de, ilk kez ördükleri kendi ağları, deneyimlerinin yardımı ya da örnek alacakları bir model olmadan da kusursuz olur. Ağ örmek için, doğru sırayla yapılan binlerce hareket gerekir. Bu sıranın büyük Bazı davranışlar doğuştan itibaren yapılan öğrenilmemiş davranışlardır. Yeni doğan bir kısmı basmakalıptır, yani her seferinde aynı şekilde yapılır. Farklı örümcek türleri, farklı hareket sıralamalarına başvurarak farklı tasarımlarda ağlar örerler. Ancak, her bir örümcek kimseyi gözlemeden ağ yapabilme ye- örümcek kendi türüne özgü ağı ne şekilde öreceğini daha dünyaya gelirken bilmektedir; teneğine sahiptir. bu davranış kendi genetik kalıtımının bir parçasıdır. 279 araştırmakta olan bilim insanları, hareket halindeki bir tekneden kıyıya tatlı patates ÜNİTE 3
ÜNİTE 3 Maymunların kumlu patatesi yıkayarak yemesi, örümceklerin ağ örmesi hayvanlar âleminde görülen davranış çeşitlerine ait iki örnektir. Organizmaların iç ve dış ortamdan gelen uyarılara karşı meydana getirdikleri aktivitelerin tamamına davranış denir. Canlılardaki davranışları inceleyen bilim dalına ise etoloji adı verilir. İç ya da dış ortamda meydana gelen, canlılarda tepki oluşturabilecek fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişiklikler uyarı; uyarana karşı efektör organların verdiği cevaba ise tepki denir. Davranış, uyarı ve tepkinin bir sonucudur. Aşağıda bu ilişki bir örnekle açıklanmıştır. Besin kokusu aç bir köpek için uyarıcıdır. Besin kokusu alan köpeğin tükürük salgılaması tepkidir. Uyarı ve tepkinin etkisiyle köpeğin besin aramaya başlaması ise davranıştır. A ETKİ EDEN FAKTÖRLER Bilim insanları çok eski yıllardan beri davranışların nedenlerini, gelişimini ve ortaya çıkmasındaki faktörleri incelemektedirler. Bu çalışmaların sonucunda davranışları ortaya çıkaran genel nedenin, hayvanların değişen ortam koşullarına uyum sağlayarak hayatta kalmaya çalışmaları olduğu ortaya çıkmıştır. Hayvanlar yiyecek bulma, iletişim kurma, yavru bakımı, üreme ve avcılardan korunma gibi olaylar için birçok davranış sergilerler. Hayvan davranışları, sinir sisteminin kontrolü altında bulunan kaslar yardımıyla bir uyarıya karşı verilen basit ya da karmaşık tepkilerdir. Bu tepkiler bireysel ya da toplumsal olabilir. Hayvansal davranışların ortaya çıkmasında hem kalıtsal hem de çevresel faktörler etkilidir. Davranış; doğuştan gelen davranış, öğrenilmiş davranış ve sosyal davranış olmak üzere üçe ayrılır. Doğuştan gelen davranışlar a. Refleks b. İç güdü Öğrenilmiş davranışlar a. Alışma b. Şartlanma c. Basılanma d. İzleyerek öğrenme e. Kavrama Sosyal davranışlar a. İş birliğine dayalı davranışlar b. Çatışma ve baskınlık davranışları c. Hayvanlarda yurt savunması 1. DOĞUŞTAN GELEN LAR Bu davranışlar doğuştan itibaren yapılan öğrenilmemiş davranışlardır. Kalıtsal olup nesilden nesile aktarılırlar. Çevrenin bu davranışlar üzerine etkisi çok azdır. Hep aynı şekilde gerçekleştirilen bu davranışlar, öğrenme yoluyla değiştirilemezler. Bu davranışlar refleksler ve içgüdüler olmak üzere iki grupta incelenirler. 280
Göç Her bahar mevsiminde, kar kazları (Chen caerulescens) kışladıkları Güney Meksika dan yuva yapacakları Grönland, Kanada ve Alaska ya göç ederler. Sonbaharda ise kışlaklarına geri dönerler. a. Refleks Hayvanlarda çeşitli uyarılara karşı oluşan ani ve değişmez tepkilere refleks denir. Sinir sistemine sahip olan bütün canlılarda refleksler görülür. Aşağıda bu duruma ait bazı örnekler verilmiştir. Asit damlatılan kurbağanın ayağını çekmesi Yeni doğan bir bebeğin annesini emmesi Yumurtadan yeni çıkan balıkların yüzmesi Diz kapağının hemen altına vurulması ile dizin ileri fırlaması b. İçgüdüler Reflekslere göre daha çeşitli ve karmaşık davranışlardır. Üreme, yavru bakımı, yuva yapma ve göç etme gibi davranışlar içgüdüsel olarak gerçekleştirilir. ÜNİTE 3 NOT İçgüdüler kalıtsal olup öğrenme ile oluşmaz. Ancak bilinçli olarak gerçekleştirilir. Aşağıda farklı canlılara ait içgüdüsel davranışlara ait bazı örnekler verilmiştir. Kuşların yuva yapacak malzemeyi bulması ve taşıması Kazların göç yolculuklarında ''V'' şeklinde dizilmesi Yumurtadan çıkan deniz kaplumbağası yavrularının denize doğru yüzmesi Hayvanların göçler sırasında hangi yöne gideceğini belirlemesi Bir davranışın içgüdüsel olup olmadığını anlamak için etologlar yoksun bırakma deneyleri uygularlar. Öğrenme ortamından uzak tutulan bir hayvan, türe özgü davranışları gerçekleştiriyorsa bu doğuştan gelen bir davranıştır. Büyütüldüğü çevrede akarsu ya da su birikintisi bulunmayan bir ördeğin, bir gölün kenarına bırakıldığında suya girip etkin bir şekilde yüzebilmesi bu duruma ait bir örnektir. Ördeklerde yüzme olayı içgüdüsel olarak gerçekleştirilir. İçgüdüler doğuştan gelen davranışlar olmasına rağmen deneyimle değiştirilebilirler. Örneğin, örümceklerin avlanmak için ağ örmeleri içgüdüsel bir davranıştır. Yeni doğan bir örümcek içgüdüsel olarak ağ örebilir. Fakat zamanla daha iyi ağlar örmeye başlar. Çünkü iyi örülmüş bir ağ, daha iyi avlanmayı sağlayacak ve örümceğin hayatta kalma şansını arttıracaktır. 281
ÜNİTE 3 Doğuştan gelen davranışlar, genellikle özgül uyarılara verilen tepkilerdir. Etologlar, uyarıcı adını verdikleri bu tür uyarıları özenle belirlerler. Uyarıcılar genellikle, çevrede bulunan çok basit bilgi parçalarından oluşur. Örneğin Tinbergen martı yavrularının yiyecek isteme davranışları üzerine çalışmalar yapmıştır. Yetişkin martıların gagasında kırmızı bir benek vardır. Ebeveyn martılardan biri yavruları beslemek üzere yuvaya geldiğinde yavrular bu beneği gagalarlar. Bu, ebeveynin yiyeceği kusmasını sağlayan bir uyarı oluşturur. Tildenberg, yavruların anne ve babalarının gagasını gagalamasını neyin uyardığını araştırmak için farklı deneyler yapmıştır. Bu deneylerin sonucunda, yavrularda gagalama davranışının uyarılması için kırmızı beneğin gerekli olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. (A) (B) Gagada kırmızı beneğin varlığı Kafanın şekli Kafanın rengi Gagalama tepkisi (kontrol grubuna göre yüzde) Kontrol 100 62 35 91 125 98 99 Kırmızı benek, gerçeğe uygun bir profilden daha önemlidir. Kırmızı beneğin gagalama tepkisi ortaya çıkarma yeteneği üzerine, kafa renk ve şeklinin etkisi azdır. Doğuştan Gelen Davranışların Uyarılması : (A) Martı yavruları içgüdüsel olarak, ebeveynlerinin alt gagasındaki kırmızı beneği gagalarlar. Bu davranış ebeveynin, yavrunun ağzına yiyecek kusmasını teşvik eder. (B) Tinbergen'in araştırması, ebeveynin gagasındaki kırmızı beneğin, gagalama tepkisini uyaran en önemli bileşen olduğunu gösterdi. 2. ÖĞRENİLMİŞ LAR Deneyimler sonucu değişen davranışlara öğrenilmiş davranışlar denir. Bu davranışlar sabit olmayıp aynı türe ait bireyler arasında bile farklılık gösterir. Öğrenilmiş davranışlar yeni bir uyarıya karşı bireyin en uygun tepkiyi vermesine yardımcı olur. Sonuç olarak öğrenme, bireyin değişik ortamlara uyumunu kolaylaştırır. NOT Öğrenilmiş davranışların ortaya çıkmasında genetik faktörlerin yanısıra çevresel faktörlerde etkilidir. Acıkan bir farenin besin araması içgüdüseldir. Besinin bulunduğu yeri bir defa öğrenen bir farenin her acıktığında aynı yere gitmesi öğrenilmiş bir davranıştır. Öğrenme beş farklı biçimde gerçekleşir. 282
a. Alışma Öğrenmenin en basit şeklidir. Bir uyarıya karşı tepkinin kararlı bir şekilde azalması ve zamanla ortadan kalkması alışma olarak adlandırılır. Şehir merkezlerinde yaşayan güvercinlerin insanlara alışması bu duruma örnek olarak verilebilir. b. Şartlanma Doğuştan gelen bazı davranışların, öğrenme yoluyla değiştirilmesi ile oluşan davranışlara şartlanma denir. Şartlama klasik ve işlevsel (edimsel) şartlanma olmak üzere ikiye ayrılır. ÜNİTE 3 Klasik şartlanmada basit bir uyaran başka bir uyaranla aynı anda verilir. Uyaranların eşleşmesi sonucu klasik şartlanma gerçekleşir. Rus fizyolog lvan Pavlov, bu konuda yaptığı öncül deney ile beslenmeden önce çalınan zile alışan köpeğin, yemek verilmeden çalınan zil ile birlikte de salya salgılayabileceğini ispatlamıştır. Yiyecek, koşulsuz tepkiye yol açan koşulsuz bir uyarıdır. Ses, tepkiye neden olmayan nötr bir uyarıdır. (A) Koşullanmadan önce Koşullanma sırasında tekrar tekrar, nötr uyarının hemen ardından koşulsuz uyarı verilir. (B) Koşullanma + Nötr uyarı, kendi başına koşullu tepkiye yol açan bir koşullu uyarı haline gelir. (C) Koşullanmadan sonra Pavlovun klasik şartlanma deneyi 283
ÜNİTE 3 İşlevsel şartlanmada bir uyarının bir ödül ya da ceza ile eşleştirilmesi sonucu öğrenme gerçekleşir. Hayvanlara ödül verilerek ilgili davranışı sergilmesi veya ceza verilerek davranışı yapmaması öğretilir. B.F. Skinner fare kullanarak yaptığı bir deneyde, hazırlamış olduğu deney düzeneğindeki pedala basan farenin önüne besin düşmesini sağlamıştır. Ödüllendirme ile oluşan bu davranışta fare acıktıkça pedala basmayı öğrenmiştir. Bu yöntemle kedi ve köpek gibi hayvanların eğitilerek çeşitli davranışları yapmaları sağlanmaktadır. Örneğin bir köpeğe istenilen bir hareketi yapması sonucu Basılanma, hayvan davranışlarını yönlendir- besin ödülü verilerek öğrenme olayı hızlı bir biçimde gerçekleştirilir. mede de kullanılabilir. Bir turna kostümü giyen ve planörü süren pilot, turnalarının anneleri gibi davranarak göç rotasını yönlendiriyor. c. Basılanma Basılanma, bir hayvanın bir dizi uyarıyı duyarlı dönem adı verilen sınırlı bir süre içinde öğrenmesidir. Sürü ya da koloni halinde yaşayan hayvanlarda, ebeveynler ile yavruların doğumdan hemen sonra birbirlerini ayırt etmeleri, kalabalık içinde birbirlerini bulabilmeleri açısından çok önemlidir. Böyle durumlarda, basılanma yoluyla bir ebeveyn - yavru bağı kurulur. Konrad Lorenz kaz yavrularının, yumurtadan çıktıktan sonraki 12 ile 16. saatler arasında basılanma yoluyla ebeveynleri ile bağ oluşturdukları tespit etmiştir. Bu kritik dönemde kendini ebeveynlerin yerine koyarak, Lorenz kaz yavrularının kendisine basılanmalarını sağlamıştır. Lorenz'i ebeveyn olarak kabul eden kaz yavruları her yerde onu tekip etmişlerdir. Basılanma için çok kısa bir maruz kalma süresi yeterlidir; buna karşılık etkileri çok güçlü ve uzun süre kalıcıdır. İmparator penguenlerinde yumurtadan çıkan yavrular basılanma yoluyla ebeveynlerinin seslerini tanırlar. Böylece binlerce penguenin bulunduğu bir kolonide ebeveyn ve yavrular birbirini ayırt edebilir. (A) (B) Basılanma ebeveyn ile yavruların birbirlerini tanımalarına yardımcı olur (A) Yavruyken Konrad Lorenz e basılanmış olan boz kaz, nereye (B) Basılanma sayesinde erkek imparator penguen, diğer birçokları gitse onun peşinden ayrılmaz. arasında kendi yavrusunu bulur. 284
d. İzleyerek Öğrenme Bazı hayvanlar, aynı türe ait diğer canlıların yaptıklarını taklit ederek belirli problemlere çözüm bulmayı öğrenir. Özellikle hayvan yavruları anne ve babalarını izleyerek yürümeyi, avlanmayı ve gizlenmeyi öğrenirler. Şempanzelerin sevdiği besinlerden birisi palmiye fındığıdır. Fakat palmiye fındığının kabuğu çok serttir. Genç şempanzeler, anne ve babalarını izleyerek palmiye fındığının kabuğunu kırmayı öğrenirler. Başkalarını izleyerek öğrenme tipine sosyal öğrenme de denir. ÜNİTE 3 Genç bir şempanze palmiye fındığını kırmayı tecrübeli olan daha yaşlıları gözlemleyerek öğrenir. e. Kavrama Öğrenmenin en ileri şekli olup gelişmiş yapılı olan daha çok omurgalı hayvanlarda görülür. Birey yeni bir sorunla karşılaştığında önceki deneyimlerinden yararlanarak sorunu çözer. Şempanzelerle yapılan bir deneyde içinde çok sayıda kutunun bulunduğu bir odanın tavanına muz asılmıştır. Şempanze muza ulaşmak için yaptığı birkaç başarısız deneme sonunda durumu değerlendirip kutuları üst üste koyarak muza ulaşmıştır. YÖN BULMA VE YER BELİRLEME Hayvan davranışları her zaman sadece içgüdüsel ya da sadece öğrenilmiş şeklinde ikiye ayrılamaz. Hayvanların yön bulma ve yer belirleme davranışlarında çoğunlukla içgüdüler ve öğrenme etkileşim halindedir. Hayvanlar yaşam alanı, besin ve eş bulmak gibi farklı amaçlar için sürekli yer değiştirirler. Bu sırada yön bulmak ve yer belirlemek için çeşitli mekanizmalar kullanırlar. Bunlar canlı türüne, yolculuğun yapıldığı alana ve kat edilen mesafeye göre değişiklik gösterir. Çevresel koşullara doğru hareket etmenin en basit iki şekli kinesis ve taksisdir. 285
ÜNİTE 3 Canlıların kendileri için daha uygun bir yere ulaşıncaya kadar rastgele yönlere hareket etmesine kinesis denir. Örneğin zamanının büyük bölümünü taşların altında ya da ağaç kütüklerinin arasında geçiren tespih böcekleri yaşamak için nemli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Vücudu kurumaya başlayan bir tespih böceği daha nemli bir ortama ulaşıncaya kadar rastgele değişik yönlere hareket eder. Nemli bir ortama ulaşan böcek uzun süre hareketsiz kalır. Canlıların bir uyarıya doğru gitme ya da ondan kaçma davranışına taksis denir. Kinesisin aksine taksiste hareket yönü bellidir. Bazı canlılar fototaksis (ışığa yönelme) hareketi yapar. Örneğin öglena ışığın geldiği yöne doğru hareket eder. Buna pozitif yönlü fototaksis denir. Sinek larvalarının ışıktan açması ise negatif yönlü fototaksistir. Hayvanlar gelişmişlik düzeylerine göre yön bulmak ve yer belirlemek için daha karmaşık mekanizmalar kullanırlar. Pek çok hayvan yön bulmak için hafızaya kaydettiği (öğrendiği) görsel işaretlerden yararlanır. Kuşlar, balinalar, bazı kelebek ve balıklar göç sırasında çok uzun mesafeleri aşmak zorunda kalabilirler. Böylesi uzun mesafelerde yön bulmak için görsel işaretler tek başına yeterli olmaz. Pek çok kuş türü yön bulmak için güneş pusulası kullanır. Yani güneşin gün içerisindeki hareketini kendi iç saatleriyle karşılaştırarak yorumlar. Gece göç eden kuşlar ise gökyüzündeki yıldız kümelerini hafızalarına kaydederek yön bulur. Bu amaçla yeri hiç değişmeyen ve hep kuzeyi gösteren kutup yıldızından yararlanırlar. Bazı kuşlar ise yeryüzünün manyetik alanından yararlanarak yön bulurlar. Manyetik alanın büyüklüğü ve yönü yeryüzünün farklı bölgelerinde değiştiğinden yön bulmada kullanılabilir. Örneğin güvercinler gündüz güneşi, gece de yıldızları kullanarak yönlerini bulurlar. Bu morina balinaları gibi göç eden bazı hayvanlar, Dünya'nın manyetik alanını algılamaktadırlar ve yönlerini bulmak için bu bilgileri ve diğer ipuçlarını kullanmaktadırlar. Göç sırasında yön bulmanın yanı sıra yer belirleme yeteneğine de ihtiyaç vardır. Yer belirleme, yabancı bir çevrede sadece yönü değil, bir menzili de bulabilme yeteneğidir. Kuşlar yer belirlemek için yeryüzü şekilleri gibi görsel işaretlerden de yararlanırlar. Kuşların yön bulma ve yer belirleme yeteneği harita duygusu olarak da adlandırılır. Sığırcıklar üzerinde yapılan gözlemler bunların ancak göç yollarındaki yeryüzü şekilleri gibi görsel işaretleri hafızalarına kaydettikten sonra hedef bölgenin doğru yerini belirleyebildiklerini göstermiştir. Bu kuşlar ilk seferinde sadece yön bularak göç etmektedirler. Sürüyle birlikte yapılan ilk göçler sırasında görsel işaretleri öğrenen kuşlar, daha sonraki göçlerinde hedefin yerini bulabilmektedirler. 286
rlanda ngiltere Finlandiya Üreme alan Litvanya ÜNİTE 3 K fllama alan Hollanda sviçre Belarus spanya Anahtar Üreme bölgesinden göç Normal göç Deneysel tafl ma Gençlerin göçü Deneyimli kufllar n göçü Sığırcık kuşlarında göç: Araş tır ma cı lar kuş la rın üre me böl ge si olan ku zey do ğu Avru pa da kış la ma alan la rı olan İn gil te re, İr lan da ve Fran sa nın ku ze yi ne göç le ri sı ra sın da Hol lan da dan yak la şık 11.000 sı ğır cı ğı ya ka la mış lar dır. Bun lar İs viç re ye (kır mı zı ok) götü rü lüp ser best bı ra kıl dı ğın da da ha ön ce hiç yol cu luk yap ma mış olan genç bi rey ler batı ya ve gü ney ba tı ya (ma vi ok lar) uça rak İs pan ya ya doğ ru git miş ler dir. Bu yol cu lu ğu da ha ön ce bir den faz la kez ya şa mış olan eriş kin ler ise nor mal de ta kip et me dik le ri; an cak on la rı kış lan ma alan la rı na ulaş tı ra cak olan ku zey ba tı (ye şil ok) yö nün de göç etmişlerdir. Her iki gru bun üye le ri de yön le ri ni bul ma ye te ne ği ne sa hip tir; an cak yal nız ca eriş kin ler nak le dil dik le ri ye re gö re he def böl ge nin doğ ru ye ri ni sap ta ya bi le cek ha ri ta du yu su na sa hip ol duk la rın dan yön le ri ni bu la bil miş ler dir. 3. SOSYAL LAR Aynı yaşama alanında bulunan organize olmamış canlılara topluluk, organize olmuş canlılara ise sosyal grup adı verilir. Bir sosyal grup, belirli bir görevi yerine getirmek için özelleşmiş üyelerden meydana gelen bir popülasyondur. Genellikle aynı türe ait olan iki ya da daha çok hayvan arasındaki iletişime dayalı davranışlarla sosyal davranışlar denir. Arılar ve karıncalar gibi koloniler halinde yaşayan canlılarda sosyal davranışlar görülür. Bu davranışlar üçe ayrılır. a. İş Birliğine Dayalı Davranışlar Aynı türe ait bireyler avlanma, savunma, yaşam alanı bulma, çiftleşme ve yavrularını koruyarak neslini devam ettirme gibi iş birliğine dayalı davranışlar sergilerler. Bu tür davranışlar aslanlar, vahşi köpekler, misk öküzleri, pelikanlar, balık ve kuş sürüleri gibi pek çok canlı türünde gözlenebilir. 287
ÜNİTE 3 Afrika yaban köpeklerinde iş birliği ile avlanma Pelikanlarda iş birliği ile avlanma Afrika yaban köpeklerinin avlanması bu duruma iyi bir örnektir. Sürüler halinde avlanmakla afrika yaban köpekleri, bir köpeğin tek başına avlaması mümkün olmayan Doğduğu yerden ortalama uzaklaşma miktarı 300 200 100 Erkek Dişi 0 1 2 3 4 12 13 14 15 25 26 Yaş (Aylar) Yer sincaplarında akraba seçilimi ve alturizm. Şekildeki grafik, yer sincaplarındaki alturistik davranışın dişi ve erkek arasındaki farklılığını açıklamaya yardımcı olmaktadır. Sütten kesilen dişiler, erkeklere oranla yuvanın yani akrabalarının yakınlarında olmayı erkeklere göre daha fazla tercih iri vücutlu hayvanları rahatlıkla avlayabilirler. Sürü ne kadar büyük olursa, avlanma başarısının oranı o kadar artar. Ayrıca sürü halinde bulunma av öldürüldükten sonra, yaban köpeklerinin avlarını daha iri leş yiyicilere (sırtlan gibi) kaptırma riskini de azaltır. Bazı hayvanlar kendi türünün diğer üyeleri için yararlı, ancak kendileri için zararlı olan davranışlarda bulunurlar. Bunlara fedakarlık davranışı (alturizm) denir. Batı Amerika'nın bazı dağlık bölgelerinde yaşayan yer sincapları şahin ve çakal gibi avcılara karşı oldukça korumasızdır. Bir avcının yaklaştığını gören sincap, sıklıkla yüksek sesli bir uyarı çağrısı yaparak durumdan habersiz bireyleri yuvalarına çekilmesi için uyarır. Ancak, diğerlerini tehlikeden koruyan sincap, çıkardığı uyarı sesi ile avcıların dikkatini çektiğinden, kendini tehlikeye atmış olur. eder. Bu sayede dişi fedakar, alarm çağrısı yaptığında kendi akrabalarını uyarmış olur ve kendi kapsamlı uyumunu artırır. b. Çatışma ve Baskınlık Davranışları Bazı sosyal gruplarda canlı sayısının artması iş birliği yerine çatışma davranışlarını ortaya çıkarır. Bu durum grubu oluşturan bireyler arasında sosyal hiyerarşinin ortaya çıkmasına neden olur. NOT Sosyal hiyerarşi bireylerin üstünlük durumlarına göre kademe kademe sıralanması ve birbirini kontrol etmesidir. Hiyerarşik olarak en üst düzeyde bulunan birey, ihtiyaçlarını öncelikli olarak karşılar. Bu durum sırasıyla alt kademelere doğru devam eder. En alt düzeydeki bireylerin yaşaması zordur. Aslan ve kurt gibi popülasyonlarda hiyerarşi belirgin olarak görülür. 288
Hayvanlarda Yurt Savunması Bir bireyin yaşamsal faaliyetlerini devam ettirmek amacıyla kendi türünden başka bireylere karşı koruduğu alana savunak (territoryum, yurt, egemenlik alanı) ÜNİTE 3 c. denir. Hayvanlardaki savunak edinme eğilimi bireyler arasındaki çekişmeyi azaltır, verimli şekilde kullanılır. (A) Diomedea melanophris (B) Mirounga angustirostris (C) Centrocercus urophasianus Hayvanların Çeşitli Genişliklerde Edindiği Savunaklar: (A) Çoğu deniz kuşunun yuvalanma savunakları, ancak yuvadan ayrılmaksızın sahip çıkabilecekleri kadarlık bir alan kaplar. (B) Erkek deniz filleri, dişilerin yavrularını doğurmak üzere karaya çıktıkları kumsal alanlarını savunmak için birbirleriyle şiddetli kavgalara tutuşurlar. (C) Erkek çalı tavuğu Colorado da (ABD), dişileri etkileyip onlarla çiftleşme şansı yakalamak için gösteriler yapabileceği, lek adı verilen alanları savunur. Savunak davranışları, diğer hayvanların bir habitat ya da kaynağa erişimini etkin bir şekilde engellemek üzere, bir hayvanın başvurduğu saldırganlık davranışlarıdır. Birçok hayvan (genelde erkekler) kendilerine yuva yeri, besin ve eş edinme olanağı sağlayan çok amaçlı savunakları savunurlar. Savunak sahibi, komşularıyla saldırgan etkileşimler içine girerek kendi sınırlarını belirler; sonrada bu sınırları sürekli nöbet tutarak korurlar. Sosyal Gruplarda İletişim Sosyal davranışların düzenli bir biçimde devam edebilmesi için bireyler arasında iletişimin olması gerekir. Bu nedenle sosyal gruplarda iletişimi sağlayan bir çok mesaj oluşturulur. Bu mesajlar kimyasal salgılar, sesli veya görsel uyarılar olabilir. Bazı hayvanların haberleşmede kullandıkları kimyasal salgılara feromon denir. Bu maddeler genelde eşeysel çekim için kullanılır. Vervet maymunları uyarı çağrılarını doğru kullanmayı öğreniyor. Bir piton görülmesi (ön planda) ardından vervet maymunları belirgin bir yılan uyarısı (dışa doğru çıkan resim) veriyorlar ve maymunların hepsi ayağa dikilip yeri kontrol ediyor. Sesli mesajlar maymunlar, böcekler, kurbağalar, kuşlar ve balinalar gibi birçok hayvan grubu tarafından kullanılır. Görsel mesajlar arılardaki iletişimi sağlamada önemlidir. Arılar yaptıkları danslar ile buldukları besinin uzaklık ve yönünü diğer arılara bildirirler. 289 popülasyonun kontrollü bir şekilde büyümesini sağlar. Böylece çevresel kaynaklar daha
ÜNİTE 3 (a) Ar lar kovana yeni dönen iflçinin etraf nda toplan rlar. 1 2 3 30 (b) Halka dans (c) Sallanma dans 1 30 2 Kovan 3 Arılarda görsel mesajlar iletişimi sağlar. a. Arılar, kovana yeni dönen işçi arı etrafında toplanırlar. b. Halka dansı, besin kovana yakın olduğunda arının yaptığı harekettir. Yön konusunda özel bilgi vermez. c. Sallanma dansı, besin kovana uzak olduğunda arının yaptığı harekettir. Mesafe ve yön ile ilgili bilgi verir. 1 Dans yukarı doğru ise bu besinin güneş ile aynı yönde olduğunu ifade eder. 2 Dans aşağıya doğru ise bu durumda besin güneş ile tam zıt yöndedir. 3 Dans düşeyde 30 sağda ise bu durumda besin, güneşin izdüşümüne göre 30 sağda anlamına gelir. Ayrıca salgılanan kokular ve ses, besinin yeri ve kalitesi konusunda bilgi verir. 290
Etkinlik - 1 Davranış Doğru - Yanlış Soruları Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına ''D'', yanlış olanların yanına ''Y'' harfi yazınız. ÜNİTE 3 1. Canlılardaki davranışlar uyarı ve tepki sonucu oluşur. 2. Yeni doğan bir bebeğin annesini emmesi içgüdüsel bir davranıştır. 3. Bir hayvanın bir dizi uyarıyı duyarlı dönem adı veilen sınırlı bir süre içinde öğrenmesi basılanma olarak adlandırılır. 4. Alışma sürecinde bir uyarıya karşı verilen tepki zamanla azalır. 5. Doğuştan gelen davranışlar hiçbir şekilde değiştirilemez. 6. Kavrama öğrenmenin en ileri şekli olup daha çok omurgalı hayvanlarda görülür. 7. İş birliğine dayalı davranışlar, bir popülasyondaki bireylerin yaşama ve üreme şansını artırır. 8. Sosyal hiyerarşinin görüldüğü popülasyonlardaki tüm bireyler kaynakları eşit olarak paylaşır. 9. Sosyal gruplardaki iletişim kimyasal salgılar, sesli veya görsel uyarılarla olabilir. 10. Refleksler doğuştan gelen bir davranış şeklidir. 11. Bir köpeğe istenilen bir davranış yaptığı zaman ödül; istenmeyen bir davranış yaptığı zaman ceza verilmesi klasik şartlanma ile öğrenmeyi sağlar. 12. Evcilleştirilmiş bir aslanın, vahşi doğaya salındığında avlanmaya çalışması içgüdüsel bir davranıştır. 13. Kaz yavruları, yumurtadan çıktıktan kısa bir süre sonra basılanma yöntemiyle ebeveynleri ile bağ kurarlar. 14. Arılar yaptıkları danslar ile buldukları besinin yönünü ve uzaklığını diğer arılara bildirebilirler. 15. Alışma ve şartlanma doğuştan gelen davranış çeşitleridir. 291
ÜNİTE 3 Etkinlik 2 Davranış Boşluk Tamamlama Soruları Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri tabloda verilen kavramlar ile tamamlayınız. basılanma uyarı etoloji işlevsel şartlanma klasik şartlanma çatışma ve baskınlık öğrenilmiş territoryum feromon refleks dans alışma doğuştan gelen davranış içgüdü izleyerek öğrenme 1. Hayvanlarda çeşitli uyarılara karşı oluşan ani ve değişmez tepkilere... denir. 2. Doğal koşullarda hayvanlardaki davranışları inceleyen bilim dalına... adı verilir. 3. Kuşlarda yuva yapımı, üreme ve yavru bakımı gibi davranışlar... ile gerçekleştirilir. 4. Bir uyarıya karşı tepkinin kararlı bir şekilde azalması ve zamanla ortadan kalkması... olarak adlandırılır. 5. Rus fizyolog Ivan Pavlov'un köpek deneyi... ile öğrenmeye örnek olarak verilebilir. 6. İmparator penguenlerinde yumurtadan çıkan yavrular... yoluyla ebeveynlerini tanırlar. 7. Bir canlının iç ve dış ortamdan gelen uyarılara karşı meydana getirdiği aktivitelerin tamamına... denir. 8.... bir uyarının bir ödül ya da ceza ile eşleşmesi sonucu öğrenilmesini sağlar. 9. İzleyerek öğrenme ve kavrama... davranışlara örnek olarak verilebilir. 10. Bazı hayvanların haberleşmede kullandıkları kimyasal salgılara... denir. 11. Bir organizmada tepki oluşturabilecek fiziksel, kimyasal ya da biyolojik değişimlere... denir. 12. Genç aslanların anne ve babaların takip ederek avlanmayı öğrenmesi bir... örneğidir. 13. İçgüdüler ve refleksler... davranış çeşitleridir. 14. Arıların... ederek buldukları besinin uzaklık ve yönünü diğer arılara bildirmesi görsel bir mesaj çeşididir. 15. Sumsuk kuşlarının yaşamsal faaliyetlerini devam ettirmek için kendi türünden başka bireylere karşı koruduğu alana... denir. 16. Kurt gibi bazı canlılarda görülen... davranışları sonucunda, bireyler arasında bir hiyerarşi oluşur. 292
TEST 1 1. Maymunlar kendi türünden bireylerin uyarı çığlıklarını tanır. Bu uyarılar sonucu bir saldırı gerçekleşmiyorsa uyarı çığlıkları karşısında tepki vermeyi bırakır. Bu davranış şekli ile ilgili, I. Öğrenmenin en ileri biçimidir. II. Alışma olarak adlandırılır. 4. Köpeklerin eğitimi sırasında istenilen davranışı gerçekleştiğinde ödül; istenilen davranış gerçekleşmediğinde ceza verilir. Bu durumla ilgili, I. İşlevsel şartlanma örneğidir. II. Kalıtsal olarak tür içinde aktarılır. ÜNİTE 3 III. Gereksiz yere enerji harcanımını azaltır. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III III. Çevresel faktörlerden etkilenmeyen bir davranış biçimidir. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) I ve III E) II ve III 2. Birçok örümcek türünde, dişiler yumurtlamalarının hemen ardından ölürler. Yumurtadan çıkan yavrular, annenin ya da başka bir örümceğin ördüğü ağı hiç görmezler. Buna rağmen kendi türüne özgü olan ağı örebilir. Örümceklerde görülen bu davranış türü aşağıdakilerden hangisine örnektir? A) İçgüdü B) Basılanma C) Kavrama D) Alışma E) Şartlanma 5. Kuluçka makinesinden çıkan kaz yavruları belirli bir süreyi Lorenz ile geçirdikten sonra sürekli onu takip ettikleri gözlenmiştir. Bu deney yavrular yumurtadan çıktıktan dört gün sonra yapıldığında aynı sonuç alınamamıştır. Bu deneye göre kaz yavrularında öğrenme şekli ile ilgili, I. Sadece belirli bir dönemde gerçekleşebilir. II. Kalıtsal olarak bir nesilden diğerine aktarılır. III. Basılanma ile öğrenme örneğidir. ifadelerinden hangileri yanlıştır? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III 3. Hayvanların kanında bulunan, I. ısı, II. hormon, III. kimyasal madde miktarlarından hangileri içgüdüsel davranışların ortaya çıkmasını sağlayabilir? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 6. Aşağıdakilerden hangisi öğrenilmiş davranışlara örnek olarak verilemez? A) Kavrama B) Alışma C) İzleyerek öğrenme D) Şartlanma E) Refleks 293
ÜNİTE 3 7. Yumurtadan çıktıktan sonra annesini kaybeden bir kırlangıç, üreme mevsimi geldiğinde daha önce hiç görmediği halde toprak kullanarak yuva yapmaya başlar. Kırlangıçta görülen bu davranış biçimi ile ilgili olarak, I. İçgüdüsel olarak gerçekleşir. II. Aynı türe ait diğer bireylerde de görülür. III. Öğreme sonucu ortaya çıkar. ifadelerinden hangileri doğrudur? 10. Hayvanlarda görülen yurt savunması ile ilgili, I. Omurgalı hayvanlardan memelilere özgü bir davranış biçimidir. II. Tür içi rekabeti azaltan mekanizmalara sahiptir. III. Sadece besin bulmaya yönelik olan bir davranış şeklidir. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III A) Yalnız II B) Yalnız III C) I ve II D) I ve III E) II ve III D) I ve II E) I ve III 8. Aşağıdakilerden hangisi hayvanlarda görülen sosyal davranışlardan biri değildir? A) Çatışma ve baskınlık davranışları B) Yurt savunması C) Bireyler arası iletişim D) Refleks E) İş birliğine dayalı davranışlar 11. Farklı canlılara ait aşağıda verilen bazı davranış örneklerinden hangisi bir yönü ile diğerlerinden ayrılır? A) Yeni doğan bir ceylan yavrusunun annesini emmesi B) Asit damlatılan kurbağanın ayağını çekmesi C) Kazların göç yolculuklarında ''V'' şeklinde dizilmesi D) Fazla ışıkta göz bebeğinin küçülmesi E) Diz kapağının altına vurulması ile dizin ileri fırlaması 9. Doğuştan gelen davranışlarla ilgili olarak, I. Kalıtsal olarak yeni nesillere aktarılırlar. II. Bazı doğal davranışlar sonradan ortaya çıkabilir. III. Öğrenme sonucu oluşurlar. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 12. Aşağıdakilerden hangisi öğrenilmiş davranışlara örnek olarak verilemez? A) Kurt yavrularının anne ve babalarını takip ederek avlanmaya başlaması B) Şehir merkezinde yaşayan güvercinlerin insanlara alışması C) Leyleklerin mevsime bağlı olarak göç etmesi D) Atların ödül ve ceza verilerek eğitilmesi E) Penguenlerin, yumurtadan çıktıktan kısa bir süre sonra anne ve babalarını tanımaları 294 1. D 2. A 3. E 4. A 5. B 6. E 7. C 8. D 9. B 10. B 11. C 12. C