EYÜP TE AF FE HATUN TEKKES VE REST TÜSYON ÖNER S Prof.Dr. Ahmet Ersen - Mehmet Ulukan (Mimar) 1953 te stanbul da do du. 1977 de D.G.S. Akademisi Yüksekokulu nu bitirdi..t.ü. Mimarl k ta lisans n yapt. 1982 de.t.ü. Mimarl k Fakültesi, Restorasyon Anabilim Dal nda ö retim görevlisi oldu. 1986 da doktoras n, 1993 de doçentli ini verdi. 2000 y l nda profesör oldu. Yay nlanm fl kitaplar ve makaleleri bulunan Ersen birçok projede yöneticilik yapt. Ahmet Ersen halen.t.ü. Mimarl k Fakültesi Restorasyon Anabilim Dal ö retim görevlisi olarak çal flmalar n sürdürmekte. 1975 Manisa Demirci Do umlu olan Ulukan lk ve Orta Okulu Demirci de liseyi zmir de okudu. Yüksek ö renini.t.ü. Mimarl k Fakültesi nde tamamlad. Halen Ayn üniversitede Restorasyon kürsüsünde Araflt rma Görevlisi olarak çal flmaktad r. 152
Afife Hatun Tekkesi, Eyüp Cezeri Kas mpafla Mahallesi nde, Zal Mahmut Pafla Caddesi ile Balc yokuflunun kesiflim noktas nda, yokuflun sol köflesi, 63 ada 20 no lu parselde yer almaktad r. (fiekil.1) Eyüp Sultan Semtinin en ifllek ve en yo un ulafl m arteri olan Zal Mahmut Pafla Caddesi ile Kalenderhane Caddesi nin birleflim noktas üzerindedir. Eyüp Sultan Camii ve Külliyesi ile Zal Mahmut Pafla Cami ve Külliyesi bu caddeler üzerinde bulunmaktad r. (Resim 2, 3). Tekkenin haziresinin Zal Mahmut Pafla Caddesi yönündeki s n r nda Sokullu.(flehid) Mehmed Pafla Çeflmesi yer almaktad r. (Resim 4). Akarçeflme yönüne uzayan yönünde yani yap n n arsas n n güney kanad ndaki hazirenin sa üst taraf ndaki yamaca, 1956-1957 y llar nda yol yap m çal flmalar esnas nda kald r lan Ca alo lu Cezeri Kas m Pafla Camii nden, Saraçhane Mimar Ayas Camii nden ve Belediye Saray arkas ndaki Ankaravi Medresesi haziresinden kabir tafl nakilleri yap lm flt r. Bu mezarlar içinde Fatih Camii mimar Mimar Ayas n mezar n n da oldu u belirtilmektedir [1] (Resim 5, 6) Tekkenin kaynaklarda rastlanan di er isimleri Balc Dergah, Abdünnafi tekkesi, Afife Hatun Balc Dergah, Mehmed Efendi Nakfli Tekkesi, Nafi efendi tekkesi, Abdünnafi Efendi Tekkesi dir [2]. En yayg n kullan m Afife Hatun Tekkesi ve Balc Dergah d r. Yap n n mülkiyeti Vak flar genel Müdürlü üne devredilene kadar Tiryaki Hasan Pafla Vakf na ba l olarak kalm flt r. [3] Tekkenin Banisi Mehmet Nafi Efendi, Koca Dervifl Lakapl Hattat fiehreminli Hac Mustafa Efendi nin o ludur. Mehmed Nafî Efendi tekkeyi annesi Afife Han m (Ö:1834) için 1844 y l nda infla ettirmifltir. Babas Hattat Hac Mustafa efendi Hicri 1166 1242 y llar aras nda yaflam fl olup, kabri halen Topkap civar ndad r [4] Mehmed Nafi Efendi Devlet kademesinde üst düzeyde çok çeflitli görevler alm flt r. 1821 de Divan Kaleminden (1) yükselerek Haceganl a getirilmifltir. Sonra orduda Amedi Resim 1; Afife Hatun Tekkesi nin bu günkü hali fiekil 1; Tarihi belgelerde Tekkenin yeri Atatürk Kütüphanesi, stanbul. Harita Arflivi. (1) Divan Kalemi: Osmanl imparatorlu unda Padiflaha ba l olarak çal flan meclise Divan, en üst seviyedeki devlet yap s olan bu kuruma ba l di er bürokratik iflleri yapan bürolara da kalem ad verilmifltir. Resim 2-3; Eyüp Sultan Camii ve Külliyesi ile Zal Mahmut Pafla Cami ve Külliyesi, Afife Hatun Tekkesiyle ayn cadde üstündedir. Resim 4; Sokullu.(flehid) Mehmed Pafla Çeflmesi 153
Resim 5; Tekkenin haziresi (Kültür ve Tabiat Varl klar n Koruma Üst Kurulu, stanbul. Yap n n Dosyas.) Resim 6; Tekke haziresi günümüzde. Resim 7; Tarihi krokide Tekkenin yeri. (Kültür ve Tabiat Varl klar n Koruma Üst Kurulu, stanbul. Yap n n Dosyas.) 2 Reisülküttab n hususî kalemi olan medî Kalemi, Divân- Hümayûn'un kalemlerinden biridir. medî Kalemi'nin flefine medcii, medî Efenddi veya medî-i Divân- Hümayyûn denilmifltir.sadrazam taraf ndpadiflaha yaz lacak telhis ve takrirlerle, yabanc devletlerin hükûmet baflkanlar na yine sadrazam taraf ndan gönderilecek mektuplar n müsveddeleri, sulh anlaflmalar ile her çeflit ahidnâme ve anlaflmalar n metinleri, görüflme mazbatalar ve protokoller, yabanc elçilere, konsoloslara ve yabanc tüccarlara ait her çeflit yaz lar ve evrak burada yaz l r ve as llar bu kalemde saklan rd. Yine Osmanl Devleti'nin hâriçte bulunan elçilerinden gelen raporlar n flifreleri burada çözülür, cevaplar da bu kalem arac l ile verilirdi. Tanzimat'tan sonra medî Kalemi'nin ehemmiyeti artm fl, vekiller heyetinin teflkilinden sonra da bunun zab t kâtipli ini bu kalemin flefleri yapm fl ve bu durum 1908 y l na kadar sürmüfltür. 3 Beylikçi: Reisülküttab n bafl yard mc s. Divan- Hümayun'daki di er kalem katiplerinin üstünde bir konumdad r. Divan kararlar n tutarlar ve divanda müzakere edilen evrak gereken yerlere havale edip mühimme defterlerinin hem müsveddelerini hem de temizlerini haz rlarlar. Beylikçi kaleminde belgelerin yazd r lmas ve ifllemlerin takibinden sorumlu bir kisedar bulunurdu. 4 Serasker: Osmanl idari yap - lanmas nda askeri ifllerden sorumlu bakan. 5 Meclis-i Vala : Uzun yaz l fl ile Meclis-i Vala-y Ahkam- Aliye; slahat hareketlerinin icabettirdi i yeni nizannameleri haz rlamak, memurlar n muhakemeleriyle meflgul olmak, lüzum gösterilen devlet ifllerinde rey vermek üzere 1837 y l nda kurulan dan flma meclisi Memurlu u (2) na getirilinceye kadar stanbul Vergi Tahsilat Dairesi Baflkan olarak kalm flt r. S k s k yer ve vazife de ifltiren Mehmed Nafi Efendi 1829 da D fl flleri Bakanl nda memur olarak görev alm fl, uzunca bir süre bu görevine devam etmifl, 1837 de Beylikçi kisedarl na (3) ve ard ndan da Beylikçi li e terfi etmifltir. Nitekim buradaki vazifesi de uzun sürmemifl 1838 de Serasker (4) müsteflar, ve ayn y l n sonuna do ru da Meclis-i Vala (5) azas olmufltur. Bundan sonraki görevleri ise 1841 de Bahriye müsteflarl, 1842 de Adalet Bakanl ve yine ayn y l Paris Büyükelçili i, 1846 da yeniden Meclis-i Vala Azal, 1848 de ikinci defa Serasker Müsteflarl d r. Bundan sonra yine görevi s k s k de iflmeye devam etmifl, vefat etti i tarih olan 28 Kas m 1857 ye kadar, 1854 de Meclis-i Vala da üst rütbeye getirilmifl, ayn y l n sonuna do ru tekrardan Bahriye Müsteflarl na, ve son olarak yeniden 1855 de Meclis-i Vala Azal na getirilmifltir. Tekkenin sembolik olarak fleyhli ini de yapan Nafi efendi 28 kas m 1857 de vefat ederek tekkenin haziresine gömülmüfltür [5]. Yap n n inflas ndan önce bu civar n Baba Geylani mezarl olarak an ld, tekkenin haziresinin bitifli indeki Sokullu Mehmed Pafla çeflmesinin kitabesindeki Afife Han m oldu garke-i rahmet bu mevkide denilmesinden anlafl lmaktad r. Bu kitabeden Afife Han m n bu civarda vefat etti i, o lu Nafi Efendi nin de buray sat n alarak bir adet küçük kapsaml tekke (zaviye) ve Sokullu Mehmed Pafla çeflmesi için laz m olan bir adet su haznesi infla ettirdi i anlafl lmaktad r. Çeflmeye su haznesi ilavesi esnas nda eklenen bu kitabe mermerden barok tarzda yap lm flt r. (Resim 4) Bu kitabede; Bu dilcû çeflmenin bânii evvelisi (K r k) itmifl Hazine yabmadan vaktiyle ol zât- behiflt mevâ Afife Han m oldu garke-i rahmet bu mevki de Hûda rûh- revan n âb- kevserle ide irvâ Ol iffet piflenin Nâfi Efendi ya ni mahdumu Hazine eyledi ruhu içün bu çeflmeyi inflâ denilmektedir. [6] Tekkenin haziresinde Afife Han m a ait mezar ve flahide bulunamam flt r. Tekke mensuplar n n ço unun tekkenin haziresinde gömülü olduklar belirtilse de günümüz- Resim 8; Hazireden genel görünüfl Resim 9-10; Hazirede barok lahitler Resim 11; Sökülen tu ran n yeri Resim 12; (Eyüp Sultan Vakf, Tarih ve Kültür Varl klar foto raf Arflivi.) 154
de bu mezarlardan geriye sadece k r k dökük, parçalanm fl ve da n k olarak duran mezar tafllar kalm flt r. Hazirede kendi haline b rak lm fl, birinin flahidesi yok olmufl iki adet barok süslemeli mermer lahit de bulunmaktad r. (Resim 9, 10) Tekkenin ilk yap m nda, Orta Asya dan ve özellikle Nakflibendîli in merkezi olan Özbekistan dan stanbul a gelen seyyah ve bekâr Nakflibendî dervifllere (vakfiyedeki tabirle Kalenderân- Özbekiyyeye ) mahsus olarak infla edildi i, yak n nda, daha önce (1733 te) ayn amaçla tesis edilmifl Kalenderhane (Özbekler) Tekkesi ne (Resim 7) ba l, küçük kapsaml bir zaviye oldu u belirtilse de, yap n n sonradan zaviyeye göre daha genifl kapsaml tekkeye dönüfltürülmesi esnas nda htiyaç olan mekanlar n yap program na eklendi i gözlenmektedir. Mehmet Nafi Efendi, vakfiyesinde yap - n n, yak n ndaki Eyüp Özbekler Tekkesine ba l olmas n flart koflmufltur.[2] 1889 tarihinde, devlet taraf ndan stanbul da faaliyet gösteren tekkeler hakk nda istatistiksel bilgiler oluflturmak için haz rlat lm fl olan Mecmua-i Tekaya isimli kitapta Özbek tekkelerinin, Nakflibendi tarikati ne ba l olduklar belirtilmektedir. stanbul da bu flekilde Eyüp Özbekler Tekkesi hariç 2 tane daha Özbek Tekkesi vard r. Bunlardan biri, Sultan Ahmed de, di eri ise Üsküdar da Sultantepe dedir. Bu kay tlara göre üçü de Nakflîbendîyye Tarikati ne mensuptur.[7] Bu nedenle Afife Hatun Tekkesi resmi kay tlara Nakflibendi tarikat na ba l bir tekke olarak girmifltir. Yap tekke ve zaviyelerin kapat lmas kanunun ç kmas na kadar faaliyetlerine devam etmifl, ard ndan 1999 y l na kadar Vak flar Genel Müdürlü ünün kirac lar veya kaçak kullan c lar taraf ndan konut olarak kullan lm flt r. Bu tarihten sonra boflalt larak kendi kaderine terkedilmifltir. Girifl kap s ndaki kitabenin kaz nmas ve yap n n üzerindeki izlerden anlafl lan olmas muhtemel tu ran n yerinden sökülmesi, tekke ve zaviyelerin kapat lmas kanunun ç kt döneme rastlar.[2] (Resim 11). Yap, 1999 y l ndan sonra çat s n n ortadan kalkmas yla birlikte bafllayan h zl bir bozulma sürecine girmifl, ilk olarak ahflap döfleme elemanlar çürüyerek çökmüfl, ahflap Tevhidhane ek odas or- Resim 13; Tekkenin günümüz kalabilen duvarlar Resim 14; (Kültür ve Tabiat Varl klar n Koruma Üst Kurulu, stanbul. Yap n n Dosyas.) Resim 15; Resim 16; 155
Resim 17; Resim 18; Resim 19; (Kültür ve Tabiat Varl klar n Koruma Üst Kurulu, stanbul. Yap n n Dosyas.) Resim 20-21; (Kültür ve Tabiat Varl klar n Koruma Üst Kurulu, stanbul. Yap n n Dosyas.) tadan kalkm fl, ard ndan kap ve pencere do ramalar çal nm fl, çevrenin çöpünün yap n n içine boflalt lmas yla yap, moloz ve çöp y nlar ile dolu bir harabe bina haline gelmifltir. (Resim 12) çini dolduran çöp ve moloz y nlar n n temizlenmesinin ard ndan, yap n n günümüzde sadece kargir duvarlar ayakta kalabilmifltir.(resim 13) Afife Hatun Tekkesinin program ve mimari üslubu di er tekke yap lar ndan oldukça farkl d r. Masif tek kütle halindeki yap di er tekke yap lar n n ço unun ahflap ve kompleks bir plan program na sahip olmas - n n aksine; kagir, tek bir kütleden teflekkül ve küçük kapsaml bir tekkedir. Bitifli inde bir zamanlar var oldu u, yap ya ait eski foto raflardan anlafl lan ahflap meflruta, yap - n n program na sonradan eklenen hacimlerdendir. Yine ayn foto raflarda gözlenen meflruta binas ile ayn bahçeyi paylaflan ahflap bina hakk nda, yeterince ayd nlat c bir bilgi yoktur. Ancak gerek ortak bahçeyi kullanmalar, gerek mimari üsluplar n n benzerli i, gerekse tekkenin banisi Mehmed Nafi Efendi ve ondan sonra o ullar n n tekkenin fleyhli ini üstlenmeleri, bu binan n Mehmed Nafi Efendi nin evi olabilece i izlenimini kuvvetlendirmektedir.(resim 14). Afife Hatun Tekkesi iki kattan oluflmakta olup; zemin katta: girifl holü, üst kata ç - kan Merdiven, mutfak, fleyh odas, sanduka odas ve su haznesi bulunmakta, üst katta; ise ana mekan olarak tevhidhane, hemen bitifli inde flerbethane, abdesthane ve harem bulunmaktad r.(çizim 4, 5). Günümüzde bitifli indeki ahflap meflruta binas ve fleyh evi ortadan kalkm flt r. Kagir duvarlar ayakta olan yap n n zemin kat ; kireç harc ile kaba yonu küfeki tafl ndan, üst kat ise zemin kattan farkl olarak kireç harc ile moloz devon kalkerinden örülüdür. Duvar örgüsündeki bu farkl laflma pencere stillerine de yans maktad r. D fltan düz al nl, içten tu la yuvarlak kemerli olan pencereler zemin katta iç duvar yüzeyinden pencere do ramas hizas na do ru daralarak, yelpaze kemer biçimlenifli olufltururken, üst katta düz duvar aç kl na sahip, yuvarlak kemerlidir. (Resim 15, 16). Pencere kemeri iç yüzeyi kalem ifli bezemeler s van n dökülmesi ile ortadan kalkm fl, halihaz rda varolanlar da her geçen gün yok olmaktad r. (Resim 17, 18) 156
Çizim 1; Çizim 2; Çizim 3; Yap n n ana girifl kap s n n söveleri düz beyaz Marmara Mermeri nden yap lm fl olup üst söve her iki yanda di er sövelerden ç k nt yapar. Sövelerin üzerinde eskiden kitabe yaz l oldu u anlafl lan, 1930 lu y llarda çelik kalemle t raflland söylenen mermer al nl k, bu al nl n her iki yan nda birer adet gülçe, ve bunlar n üzerlerinde de stilize çam kozala bulunmaktad r. Al nl n üzerinde, dairesel bir formun kaidesi olacak flekilde yontulmufl mermer parças n n üzerinde, eskiden Abdülhamit veya Abdülmecit tu ras oldu u söylenmektedir[2]. (Resim 11). Kap iç yüzeyde yelpaze kemer oluflturur. Yap n n di er iç kap lar tu la yuvarlak kemerli olup, özgün durumda kemer içlerinin dolu oldu u gözlenmektedir. Ortadan kalkan ahflap elemanlar tan mlamada, halihaz rda yap çevresinde bulunan kal nt lar yetersizdir. REST TÜSYON Yeniden kurma, ilksellefltirme, ilk flekline getirme, canland rma eflitleme [8] manalar na gelen restitüsyon Frans zca restitution kelimesinden türemifltir [9]. Mimari olarak sonradan de iflikli e u ram fl, k smen y k lm fl ya da yok olmufl ö elerin, yap lar n veya yerleflmelerin ilk tasar mlar ndaki ya da belirli bir tarihteki durumlar n n, arfliv kay tlar ndan, yap üzerindeki izlerden, yap ya, yerleflmeye ait çizim foto raf gibi belgelerden yararlan larak mimari çizim kurallar na göre anlat m na restitüsyon denmektedir.[10] Restitüsyon, yap n n özgün tasar - m konusunda fikir vermek amac yla yap - lan bir çal flmad r. Yap hakk nda bir çok ayr nt n n bilinmemesi bu çal flman n küçük ölçekli çizim ya da maket olarak kalmas n, uygulamaya gidilememesini gerektiren güçlü bir nedendir. Ancak, restitüsyonu güvenilir, ayr nt l verilere göre hassas biçimde haz rlanabilen bir yap n n, bu çizim ve maketlerden yola ç karak k smen ya da tamamen tümüyle yap labilmesi de olas d r.[11] Yap lmas zorunlu bir bilimsel çal flma olan restitüsyon aflamas nda, yap n n üzerindeki izlerden, korunmufl parçalardan, benzer yap lardan yararlan larak, y k lan boyutu de ifltirilen, yok olan yap elemanlar n n özgün durumlar tespit edilerek proje üzerinde ifade edilirler. Yap üzerinde bir veya birden fazla onar m ve tadilat tespit edilebiliyorsa yap n n ilk yap m aflamas ve sonras müdaheleler dönemlere ayr larak ifade edilir[10]. Afife Hatun Tekkesi nde 3 farkl dönem müdahale gözlenmektedir. Bina üzerinde yap lan çal flmalar sonucu elde edilen bulgular fl nda yap y dönemlere ay rd - m zda: 1.Dönem: 1844 y l yap n n ilk infla edildi i tarih. Bu dönemde yap sadece türbe halindedir; sofa-mescit ve sanduka odas ndan ibarettir. (Çizim 1) fieyh evinin 1844 öncesi infla edildi i, ve kendi içinde birkaç tadilat ve onar m geçirdi i yap n n 1969 y l ndaki çekilmifl foto raflar ndan anlafl lmaktad r. Bir 19. y.y yap s olan ahflap konutun zemin kat nda düzgün almafl k duvar örgüsü 16.y.y yap m tekni ine sahiptir. Foto raf Çizim 4; Çizim 5; 157
Çizim 6; üzerindeki bu bilgilerin ötesinde yap hakk nda daha fazla bir bilgi yoktur. (Resim 25) 2.Dönem: 1850-1900 y llar aras : Yap - ya mutfak, kiler, meydan odas ve üst kat n ilave edilmesi ile tekke haline getirildi i dönem (Çizim 2,3). Bu dönemde yap n n üst kat na Tevhidhane ilavesi ile birlikte burada zikir ayinleri bafllam flt r. 3. Dönem: 1925 öncesi; Yap n n ifllevinin müstakil bir tekke olarak de iflmesiyle birlikte artan ihtiyaca ba l olarak yeni mekanlar n ilave edildi i dönemdir. Binaya su haznesi ve üzerindeki oda, ahflap Tevhidhane ek odas ve bitifli ine ahflap meflruta ilavesi yap lm flt r. (Çizim 4,5) Bahsi geçen bu üç dönemin izlerini ihtiva eden yap n n (Çizim 6) 1969 y l foto raflar nda Kuzey-Bat (Girifl) cephesi yap detaylar n okuyabilmek mümkündür. Bu tarihte hem yap n n özgün durumunu büyük ölçüde korudu u hem de bitifli indeki ahflap yap lar n mimari özelliklerini muhafaza ettikleri ayr nt l olarak gözlenebilmektedir. (Resim 5,14,19,20,21) Yap n n restitüsyonu Resim 22; Sokulu Mehmed Pafla Çeflmesi Bitifli indeki kalayc dükkan ve cephe restitüsyonu önerisi (Çizim 7) Resim 23-24 Mehmed Nafi Efendi nin ahflap evi (fleyh evi) yerindeki yap Çizim 8-9; cephe önerisi Resim 25; (Süheyl Ünver, K z l Mescid de eskiden Yeni, 1966.) 158
aç s ndan önemli belgeler olan bu foto raflar ayn zamanda plan flemalar hakk nda yeterince bilgi sahibi olunamayan bitiflikteki ahflap binalar için de ayr ca önem arzetmifltir. Foto raflar üzerinden ayr nt l cephe analizleri yap labilen ahflap binalar n, ça dafl yap özelliklerinden de yararlanmak suretiyle, kap ve pencere yerlerinin tespiti ile yaklafl k mekan organizasyonlar oluflturularak plan flemalar n n ç kar lmas mümkün olmufltur. (Çizim 1-5) Halihaz rda oldukça kötü durumda olan tekke ana binas n n restorasyonu çal flmalar ile birlikte bitifli indeki ahflap yap lar n da yeniden inflas ele al nmal d r. Ortadan kalkan bu ahflap binalar n yerine sokak silüetini bozan vas fs z yap lar n infla edildi i göz önüne al nd nda, cephesel olarak büyük ölçüde otantikli in sa lanabildi i bu binalar n restitüsyon projelerinin, ana binan n restorasyonu ile birlikte hayata geçirilmesi (rekonstrüksiyon), stanbul ve Eyüp ün tarihi-kültürel miras na katk s n n yan nda Eyüp ün tarihi sokak silüetlerinin canland - r lmas çal flmalar na da ayr ca önemli bir katk olacakt r. (Çizim 8,9,10) Kaynaklar [1] Haskan, M.N., 1996. Eyüp Tarihi, Prestij Matbaas, stanbul [2] Ekicigil, R.,1982. stanbul kültür ve sanat ansiklopedisi, Tercüman Matbaac l k Bas mevi, stanbul [3] Vak flar Genel Müdürlü ü, stanbul. Yap n n ilgili dosyas [4] Tekeli,., 1993. Dünden Bugüne stanbul ansiklopedisi, Ana Bas m A.fi., stanbul [5] Süreyya M., 1988. Sicill-i Osmani yahud Tezkire- i Meflahir-i Osmaniyye, Sebil Yay nevi, stanbul. [6] Haskan, M.N., 1993. Eyüp Tarihi, Türk Turing Turizm flletmecili i Vakf Yay nlar, stanbul. [7] Band rmal zade S.A.M.Ü.,1889. Mecmua-i Tekaya,Acem Matbaas, stanbul [8] Alsaç, Ü., 1992. Türkiye de Restorasyon, letiflim Yay nlar, stanbul. [9] Hasol D., 1990. Ansiklopedik Mimarl k Sözlü ü, YEM yay nevi, stanbul. [10] Ahunbay, Z., 1999. Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon, YEM Yay nevi, stanbul. [11] Ahunbay, Z., 1997. Eczac bafl Sanat Ansiklopedisi, C.3., YEM Yay nevi, stanbul Resim 26; Afife Hatun Tekkesi nin genel görünümü Çizim 10; Afife Hatun Tekkesi günümüzdeki durumu (Resim 1) ve restitüsyon önerisi (Çizim 4,5,10) Çizim 11; Çizim 11; Ad geçen 4 binan n oluflturdu u sokak silüeti 159