EYÜP SULTAN S LÜET NDE VAZ EFEND CAM Prof. Dr. Gönül Cantay Mimar Sinan Üniversiesi Fen Edebiyat Fakültesi ö retim üyesidir. Türk Sanat n n geneli içinde Türkiye Cumhuriyeti s n rlar n n tayin etti i alanda, menzil yollar üzerindeki kervansaraylar, külliyeler ve bu yap lar rn çekirdek oluflturdu u flehirler (yerleflmeler) konusunda yapt araflt rma, uygulama ve çal flmalar bulunmaktad r. Ayr ca Anadolu Türk Mimarisi içinde t p medrese ve darüflflifalar ile ilgili araflt rma, inceleme ve yay nlar yla tan nmaktad r. Günümüzde de bu çal flmalar n yogun bir biçimde sürdüren Gönül Cantay, Edirne Kültür ve Tabiat Varl klar n Koruma Kurulu nda görev yapm flt r. Halen Trakya ve Çanakkale bölgesi ile ilgili konularda araflt rmalar yapmaktad r. Yazar n bilimsel bildiri, makale, araflt rma yaz lar ve yay nlanm fl kitaplar bulunmaktad r.. 90
Resim 1; vaz Efendi Camii ne ç kan yol üzerindeki tonozlu yap kal nt s Resim 2;Teodosius Duvarlar n n kuzey-güney yönünden uzand çizgide kot farkl yap laflma Eyüp ün biraz güneyine düflen ve surlar n iç taraf ndaki, E rikap ile Haliç surlar aras ndaki, Ayvansaray Semti, stanbul un Türk tarihi bütünlü ünde Eyüp le daima ba lant l olmufltur. Günümüzde de bu oluflum sürmektedir. Roma fiehri Ayvansaray Semti, geçmiflte stanbul un Tarihi yar madas n n ilk surlar n n d fl nda ayr bir yerleflimdi. M.S. V. Yüzy l bafllar nda gözden geçirilerek yaz l m gerçeklefltirilen ve stanbul u 14 Bölgeye ay rarak mahallelerini tan mlayan kayna a göre (1) ; bir Roma kentinin bütün mimari yap lar n n bulundu u anlafl lan bu yer mabed, saray, meydan çeflmesi (nympheum), hamam, tiyatro, oyun yeri (lusarium) ve iki yan direkli caddesi ile evleri bulunan bir yerleflimdi. Bütün bu mimari varl klar n etraf bir surla çevrilmiflti. Bu tarif bize lkça n Roma modeli olan suriçi, kale-flehir kuruluflunu ifade ediyor ve Costantin in ilk flehir surlar na oldukça uzak bir yerleflme oldu u, anlafl l yor. flte bu müstakil kale-flehir, M.S. V. Yüzy l bafllar nda ( mp. II. Teodosius, 408-450) günümüze ulaflabilen kara surlar infla edilirken, Tekfur Saray yak n nda Blakhernai Surlar ile birlefltirilmifl, bir taraftan kara sular n n Haliç e inifli gerçeklefltirilmifltir, di er taraftan da Blakhernai yerleflmesi stanbul un suriçi bütünlü üne kat lm flt r. Ça içinde surlar n inflaas nda ve flekillenmesinde co rafi topografyan n birincil etken oldu u, burada aç k bir flekilde görülmektedir. II. Teodosius un kara surlar üzerinde Tekfur Saray Kap s ndan sonraki ikinci aç kl k E ri Kap (Kaligoria) ad yla bilinmektedir. E ri Kap bulundu u yerin co rafik e imi ile ilgili bir isimlendirme olmal d r. Gerçekte arazi bu kap dan itibaren Haliç e do ru büyük kot farklar yla h zla ve dar teraslar fleklinde alçalmaktad r. (2) Oldukça sarp bir yerleflme yeridir. Anadolu da günümüze ulaflabilen, ya da kaz larla ortaya ç kar lan Roma flehirleri de böyle benzer co rafyalar n seçildi i örnekler olmaktad rlar. simlendirme Bat l Bizans yazarlar n n ve daha önce bu alanda kaz çal flmalar yapan Feridun Dirimtekin (3) in (1950 li y llarda), alanla ilgili verdikleri bilgi ve görüfller hakk ndaki düflüncelerimi sakl tutarak, Ayvansaray (Blakhernai) isimlendirmesine gramatik yap yönünden bak lmas gereklili i düflüncesindeyim. (4) Ayvansaray n ad n n Evliya Çelebi nin de Seyahatname de yazd gibi Eyüb semtine aç lan sur kap s na Eyub Ensari Kap s ad - na atfen buraya Ayvansaray denilmesi (5) ise Blakhernai nin Ortaça sonras, daha do rusu stanbul un Fethi nden sonraki isim tan m (1) Eyice, Semavi; stanbul da hmal Edilmifl Tarihi bir Semt, Ayvansaray, TAÇ, 2/5, Nisan 1987, stanbul, s.33-49 dan (not; Notitia Urbis Constantinopoleia dan naklen.) (2) Blakhernai kale-flehir surlar - n n do u ve bat sur duvarlar - n n zaman içinde ortadan kalkt belirtilen makalelere ra men; Dirimtekin, F; XIV. M nt - ka (Blakhernae) Surlar, Saraylar ve Kiliseler, Fatih ve stanbul, ( stanbul Fetih Derne i Mecmuas ), C.I, S.2, s.193-222, stanbul, 1953 (?). Blakhernai yi bat dan saran yeni surlar içinde kalan Roma flehiriçi surlar n n ve kap lar n n günümüze gelebilen varl n n yeniden incelenmesi ve stanbul surlar ile nas l kaynafl p kaynaflmad n n da ayr - ca incelenmesi gerekti i düflüncesindeyim. (3) Dirimtekin, F; Ayvansaray- Blakhernae deki mparator Saraylar Bölgesinde yap lan kaz hakk nda özet, Türk Arkeoloji Dergisi, S. IX-2, 1959, Ankara, 1960, s.18-23. (Türkçe, Frans zca) (4) Say n S. Eyice M.S.II. yüzy lda yaflad san lan Dionysios Byzantios a göre bu yer ad n Blakhernos isimli bir Trak flefinden ald görüflünü akla yak n buluyor. Ayvansaray n Do u Roma ve sonra Bizans dönemindeki isimlendirmesi Blakhernai olmas, yörenin do al bitkisi olan nanegillerden blekhron ya da E relti otu blekhon kelimeleri gibi, bizansl ad yla Lakhernai denilen Palamut Bal n n isim vermifl olmas yerine, bu kelimelerin, Bizantium da konuflulan dilin gramatik yap s yla irdelenerek çözüme kavuflturulmas n n do ru olaca kan s nday m. Lakhernai (Palamut) günümüzde de ayn bal ktan yap lan tuzlu salamuran n ismi olan Lakerda da yaflad di er taraftan Blakhernai ve Lakhernai kelimelerinin yap l fl da dikkat çekici bir özellik göstermektedir. (5) Mordtmann, Esguisse topographie de Constantinople. Lille, 1872, s. 35-39; S.E. Ayvansarayi den aktarm fl. Resim 3; Blakhernai (Ayvansaray) Bölgesinin kroki plan (F. Dirimtekin den) 91
Resim 4; Blakhernai (Ayvansaray) Bölgesinin kroki plan (S. Eyice den) Resim 5; Ayvansaray Bölgesi (R. Pervitich ten) Resim 6; vaz Efendi Camii ve civar ndaki yap lar (F. Dirimtekin den) Resim 7; vaz Efendi Camii ve Emin Buharî Tekkesi (F. Dirimtekin den) Resim 8; Blakhernai (Ayvansaray) Bölgesinin vaziyet plan (F. Dirimtekin den) olmal d r. Gerçekte Anadolu kentlerinde günümüzde de yaflayan geleneksel bir isimlendirme olarak görülen, sur kap lar na verilen isimlerin, kap dan ç kan yolun ulaflt yer ad yla isimlendirilmifl, olmas d r. znik, Erzurum, Sivas vs. flehir örneklerinde de görüldü ü gibi. Ancak en yak n örnek stanbul un kara surlar ndaki iki önemli suriçi yolunun d fla aç ld kap lardan biri Roma ya uzanan, di eri Edirne ye uzanan yolla ba lant l olmas ve Edirnekap s ad yla tan nmas d r. Saray Alan Yap laflmas fiimdiki durumuyla Ayvansaray n, daha Do u Roma idaresinde bir kale-flehir olarak kuruluflu, mimari yap laflmas ve bu alan n Bizans yönetiminde oldukça savunmas kolay ve korunakl yüksek bir alan oldu u, Haliç ile Ka thane ye aç lan manzaras ile de kullanabilirlili ine inan larak, saray alan olarak tekrar yap laflt n anlamak kolaylaflmaktad r. Ayvansaray co rafi topografyas nedeniyle büyük bir saray yap s na sahip olamam fl, ayr ayr ifllevsel yap lardan meydana gelen bir saray külliyesi fleklinde yap lanm flt r. Dolay s yla her yap n n ayr ayr planlanm fl olmas do al idi. Yap lar aras ndaki ba lant - lar rampa-merdivenlerle aç k alanlarda gerçeklefltirilmifltir. Bu durum kaz belgeleriyle aç kl k kazanmaktad r. Di er taraftan kot fark fazla olan yerlerdeki yap laflmalar ve özellikle sa lam zemin oluflturmak için, istinat duvarlar yap lm flt. Bunlardan en önemlileri kuzey-güney yönünde uzanan Theodosius un infla ettirdi i istinat duvarlar d r. Yay nlarda, günümüze parça parça ulaflt bildirilen Teodosius Duvarlar, Pervitich. Pl.29 da da benzer durumda görülmektedir. Ancak, yerinde yapt m z araflt rmalar s ras nda Teodosius Duvar n n Pervitich te gösterildi i gibi parça parça de il, kuzey güney yönündeki büyük bir k sm n n günümüzde de ev ve bahçe duvarlar alt nda devam etti i anlafl lm flt r. Teodosius istinat duvarlar, yer yer topografik boflluklarda tonozlu mekânlara da sahiptir. Zaman nda depo ve belki de ah r olarak kullan lan bu mekânlardan baz lar, bugün halen görülebilmektedir. 1559 tarihli Merchior Lorichs in Ayvansaray ile ilgili paftas nda Teodosius Duvar tamamen ifllenmifltir. Daha M.S. V. Yüzy lda yap laflmaya bafl- 92
lad ö renilen bu saray alan n n ilk yap s bir triklios (üç ifllevsel mekana sahip; ibadet, kabul salonu ve yatak odas ) olarak, bafllam fl, sonra da bu yap lar n say s dörde ç km fl (Soros, Danubios, Anastasios ve Okeanos) ve X. yüzy la kadar bu saray külliyesi yap laflmas devam etmifl, XI. yüzy lda Bizans imparatorlar n n tercih etti i bir yer olmufltu. I. Aleksios Komnenos un (1081-1118) bu Triklios yap - s n n, vaz Efendi Camii nin kuzeyindeki alanda yer ald belgelerde iflaretlendirilir. (6) S. Eyice (a.g.m. s.34 te) I. Aleksios Komnenos un Triklios yap s n vaz Efendi Camii nin yer ald teras üzerinde bulundu unun san ld n ifade etmektedir. Gene F. Dirimtekin in, alanda yap lan sondaj ve kaz larla ilgili raporlar nda, istinat duvarlar ile ilgili bilgi verilmekte, hatta istinat duvar ifllevine sahip tonozlu galerilerle topografik düzeltmeler yap ld tan t lmaktad r. Bu istinat duvarlar gerisinde dolgu topra ndan söz edilmektedir. (7) Ayvansaray n Sur D fl Konumu Fetihten sonra stanbul yeniden imar edilirken, Blakhernai bölgesinin önemini kaybetti i anlafl l yor ve h zla harabiyete gidiyor. flte stanbul un XV. Yüzy lda ilk Selâtin Camii Külliyesinin Fatih Sultan Mehmed taraf ndan Eyüp Sultan Külliyesi (1459) olarak gerçeklefltirildi i, Eyüp Semtinin sur d fl konumu, âdeta Ayvansaray n Blakhernai ad yla tan nd, sur d fl ndaki, yerleflim durumunun Yeni Ça bafllar ndaki örne ini oluflturuyor. Eyüp Cami Külliyesi yle bafllayan Eyüp bölgesinin iskân na karfl l k Ayvansaray n flenlenmesi, iskân XVI. yüzy l n sonlar na kalm fl Mimar Atîk Sinan, Mimar Hayreddin ve ekolü, Mimar Koca Sinan ve ekolü adeta stanbul u bütünüyle külliyelerle yap laflt rd ktan sonra, Ayvansaray önem kazanm flt r. Ayvansaray da II. Bayezid in Sadrazam Koca Mustafa Pafla (öl.1512), kendi ad yla tan nan semtteki, plan yla Bizans döneminin tek örne i olan, Hagios Andreas Kilisesini camiye dönüfltürerek medrese, çifte hamam ve Sümbül SinanTekkesi, kendi türbesi ve Hz. Ali nin torunlar n n aç k türbesiyle, günümüze ulaflmayan arasta (sadece birkaç dükkan günümüze ulaflm fl) yap s yla büyük külliyeyi infla ettirmifl, sonra da Ayvansaray daki Câbir bin Abdullah Ensarî nin kabrinin bulundu u, Câbir Camii ad yla bilinen yap y, gene Bizans dönemi kal nt lar n de erlendirerek, bölgede Osmanl yap laflmas n bafllatm flt. Ayvansaray da külliye olarak yap laflman n gerçekleflmesi ise, XVI. Yüzy l sonlar nda Alanyal Kazasker vaz Efendi nin (öl.994/1586) infla ettirdi i külliyesi, (cami, çeflme ve hamam) ile gerçekleflmifltir. vaz Efendi Külliyesi Mimar Sinan n, Ayvansaray surlar n n d fl ndaki ilk külliyesi, co rafyas zor bir yerde, mekân kurulufluyla Zal Mahmud Pafla Camii (1566-68) ve ba l yap lar d r ki, Ayvansaray Eyüp menzilinde önemli bir külliye olarak, stanbul la Eyüb ün ba lant s n sa lamlaflt rd - n, ayn zamanda Haliç ten stanbul un sur d - fl alanla yap sal siluetinin bütünlü ünü sa lad n bilmekteyiz. Ayvansaray da Blakhernai Saray alan nda, hem co rafyas n n zorlu u hem de önceki yap laflmalar n kal nt lar aras ndaki düzlükte Resim 9; Ayazma arkas ndaki sur duvarlar (F. Dirimtekin den) Resim 10; stinat Duvarlar (F. Dirimtekin den) Resim 11; Afla Blakhernai den yukar Blakhernai ye ç kan rampal yol (6) Pervitich; pl. 29. (7)Dirimtekin, F.; a.g.m., s.18-23. Resim 12; vaz Efendi Camii ve çevre plan (Müller-Wiener den) 93
Resim 13; Anemas Zindan n n girifli (May s 2003) Resim 14; vaz Efendi Camii, girifl cephesi (May s 2003) Resim 15; vaz Efendi Camii (Müller-Wiener den) (8) Çeçen, Kaz m; II. Bayezid Su Haritas, stanbul 1997. (9) Aslanapa, Oktay; Osmanl Devri Mimarisi, stanbul, 1986, s.302. Resim 16; vaz Efendi Camii, Bat cephesi (May s 2003) Resim 17; vaz Efendi Camii, Do u cephesi (May s 2003) vaz Pafla Camii ni infla etmifl, yak n ndaki Hançerli Hamam da bu cami bütünlü üne katm flt r. Di er taraftan, Hançerli Hamam Soka n n aç ld meydan ms küçük yol a z nda da bir su maksemi ve çeflme infla etmifltir. Böylece XVI. Yüzy l sonlar nda, varl bilinen hamam ihya edildi i gibi cami ile hamama ve mahalleye su ba lanm fl oldu unu anl yoruz. (8) Zemin Sinan, vaz Efendi Camii ni Aleksios Saray alan n n güneyindeki düzlükte, Anemos Zindan n n güney dar kenar n n kuleye bitiflti i s n r aras nda infla etmifltir. Mimar n bu alan seçmesi, sa lam ve daha önce yap laflmam fl bir düzlükte camiyi infla etme iste idir. Kare plan yorumu içinde duvara ba l alt destekle tafl nan kubbesiyle bu cami düzlü- üne bir rampa-merdivenle ç k l r. Günümüzde örülen bir duvarla, bu rampa merdiven iptal edilmifltir. Kare plan yorumundan mihrap bölümüyle d fla taflan k ble cephesi d fl nda yap d fltan üç yönde tek meyilli çat ile örtülü revakla çevrili olarak yap lm flt r. Bu revak 1935 den sonra kald r lm flt r. Kubbeyi tafl - yan duvar payaleri derinli ince üç yönde iç mekan galerileri meydana getirilmifltir. (9) Cepheler Yap n n kare prizmatik mekân kuruluflu ve cephelerde pencere s ralar ile tafl-tu laderz hat l dokusuyla çok katl görünümü, bu enine cephe kuruluflu ifadesi pencere s ralar - n n dikeyli iyle dengelenmifltir. Di er taraftan kubbeye kat lan eksedralar aras na, girifl cephesinde pencereli bir üst kat cephesi ile bütünleflen yap, e imli arazinin de verdi i avantajla, Haliç ten bak ld nda kubbe ile bütünleflmifl çok katl cephesiyle, adeta bir sivil mimarl k örne i anlay fl yla alg lan r. vaz Efendi Camii mihrap yönünün zorunlulu u nedeniyle, surlara yak n konumuyla ve en önemlisi k ble taraf ndaki yolla ba lant s, do rudan mümkün olmad ndan, farkl bir girifl cephesine sahip olmufltur. Duvarla ortadan kalkan, rampa-merdivenle ulafl lan bu cephe de, ortas nda bir dizi pencere s ras, iki yanda ise girifl kap lar aç lm flt r. Üstte, gene pencere s ras cepheyi oluflturur. Caminin bulundu u düzlük, cami için bir ön avlu ya da revakl avluya, hatta derin bir son cemaat yerine imkan vermedi inden, di er taraftan cephenin ortas na aç lacak bir cümle kap s, hemen surlar n gerisindeki, bu küçük yap ya an tsal bir cephe görünüflü kazand ramayaca ndan, Sinan caminin cephesini Haliç e bakan kuzey cephe ile bütünlefltirerek, farkl bir yorumla ifade etmifltir. Minarenin mihrap duvar na bitiflik kuzey-do u köflede infla edilmesi de, gene Haliç yönünde stanbul un kuzey-bat köflesindeki görünüflünü tamamlam flt r. Zal 94
Mahmud Pafla ve Eyüp Sultan Cami ile zincirin halkas n meydana getirmifltir. (10) Sinan ekolünün yüzy l n sonlar na do ru gerek stanbul da, gerekse Anadolu da planlay p infla etti i bilinen yap larda pencere s ralar yla çok katl görünüfl sergileyen cami yap lar - n n uygulamalar görülmektedir. Manisa daki Muradiye Külliyesi Camii nde de cepheler benzer özellikler gösterir. (11) Sinan Haliç te daha önce planlay p infla etti i Kas mpafla daki Kaptan- Derya Piyale Pafla (1573) Külliyesi nde de camiyi alüvyonlu zemin üstüne fevkânî olarak infla etmifl ve yap y d fltan tonozlu revaklarla kuflatm flt. Minareyi ise, enine uzun girifl cephesinin ortas na al p, iki yanda girifl kap lar n açm fl, yap ya adeta banisinin mevkini belirleyen sembolik bir ifade kazand rm flt. flte vaz Efendi Camii nde de gene bir yüksek düzlük üzerinde tromplu kubbesiyle bütünleflen cephe kuruluflu ile, cami bütünlü- ünde âdeta yap n n bulundu u alan n önceki yap laflmas n simgeleyecek, buras eskiden saray alan yd dedirtecek bir ifade ve görünüfl sunulmufltur. KAYNAKÇA Aslanapa, Oktay; Osmanl Devri Mimarisi. stanbul, 1986. Ayverdi, E. Hakk ; 19. As rda stanbul Haritas, (Haz rlan - fl ; 1875 ler), stanbul, 1958. Cantay, Gönül; stanbul un Tarihi Topografyas, III. Eyüp Sultan Sempozyumu Tebli leri, stanbul, 1999, s. 86-93. Cantay, Gönül; Cezerî Kas m Pafla Külliyesi, V. Eyüp Sultan Sempozyumu Tebli leri, stanbul, 2001, s. 116-121. Cantay, Gönül; Baflkentlerin do uflunda Mimari Kültürün Rolü, Türk Kültür ve Sanat ndan Kesitler, (21. Yüzy l E itim ve Kültür Vakf ), stanbul, 2002, s. 97-101. Cantay, Gönül; Osmanl Külliyelerinin Kuruluflu, Ankara, 2002. Çeçen Kâz m; II. Bayezid Suyolu Haritalar. stanbul, 1997. Dirimtekin, F.; Fetihten Önce Haliç Surlar. stanbul, 1956. Evliya Çelebi; Seyahatname. c.1, (yay. Zuhuri Daniflman), stanbul, 1969,s. 109-112. Eyice, Semavi; Tarihte Haliç, Haliç Sempozyumu Bildirileri, (.T.Ü.) 10-11 Aral k 1975, stanbul 1976. Eyice, Semavi; stanbul da ihmal edilmifl Tarihi bir semt Ayvansaray, TAÇ, 1/1, stanbul, 1986, s. 29-36. Eyice, Semavi; Kâ thane-sâdâbâd-ça layan, TAÇ, 2/5, stanbul, 1987, s. 33-49. Eyice, Semavi; Zal Mahmut Pafla Camii ve Mimar Sinan, V. Eyüpsultan Sempozyum Tebli leri, st.l, 2001, s. 12-21. Hüseyin, Ayvansarayî; Hadikat ül Cevamî. stanbul, 1281, c.1, s. 147, 167. stanbul fiehri Rehberi, stanbul 1934. Pervititch, Jacques; Sigorta Haritalar nda stanbul. (bas m yeri, y l yok) (Pafta No:29) Kayra, Cahit; stanbul Haritalar, Ortaça dan Günümüze. stanbul, 1990. Koçu, R. Ekrem; Ayvansaray, stanbul Ansiklopedisi, III, 1960, s. 1642-1655. Mortmann; Esguisse topographie de Contantinople. Lille, 1872, s. 35-39. Müller-Wiener, W.; Bildlexikon zur Topographie stanbul. Tübingen, s. 223-224. Resim 18; vaz Efendi Camii, K ble cephesi (May s 2003) Resim 19; vaz Efendi Camii (May s 2003) (10) Cantay, Gönül; Cezerî Kas m Pafla Külliyesi, Eyüp Sultan Sempozyumu Tebli ler, stanbul 2001, s.109-112. (11) Cantay, Gönül; a.g.e. s.109-112. Resim 20; vaz Efendi Camii, iç mekandaki ahflap revaklar (May s 2003) Resim 21; vaz Efendi Camii, çini mihrab (May s 2003) Resim 22; vaz Efendi Camii, çini mihrab ndan detay (May s 2003) 95