ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRGESİ Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü tarafından yürütülen TRH2.2.IQVETII/P- 03/658 sözleşme sayılı, "Yenilenebilir Kaynaklı Enerji Teknolojileri Alanında Mesleki ve Teknik Eğitim Kapasitesinin Arttırılması" başlıklı proje kapsamında, 20 Mart 2015 tarihinde Güneş Enerjisi Enstitüsünde Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Alanında Mesleki ve Teknik Eğitimin Önemi ve İstihdama Etkisi konulu bir çalıştay gerçekleştirilmiştir. Çalıştaya farklı kurum ve kuruluşlardan konusunda uzman kişiler davet edilmiş ve Yenilenebilir Enerji Teknolojileri alanındaki sektör ve ülke ihtiyaçları doğrultusunda nitelikli ara elemanların iş piyasasına entegrasyonu başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası standartlar ile ulusal yeterlilikler çerçevesinde mesleki/teknik eğitimin Yenilenebilir Enerji Teknolojileri alanındaki rolü ayrı ayrı irdelenmiştir. Yard. Doç. Dr. Burak Çapraz ın Moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte üç farklı masa oluşturulmuş ve masalarda ihtiyaç ve beklentiler, durum analizi ve deneyim ve çözüm önerileri tartışılmıştır. Sektör, kurum ve STK temsilcilerinin katılımı ile tartışma zenginliği yaratılmış ve bu konulardaki görüş ve bilgilerin rahatlıkla tartışılıp fikir alışverişinde bulunulduğu güzel bir atmosfer yakalanmıştır. Etkinlik kapsamında, Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi tarafından İzmir İl Özel İdaresi ne İZKA desteği ile hazırlanan ve sektörün sorunlarının ele alındığı sektör analizi raporunda belirtilen ihtiyaçlar doğrultusunda, ele alınan ana konular şu şekilde sıralanmaktadır: İhtiyaçlar ve Beklentiler Yetkin eğitici/eğitmen durumu nedir? Saha kurulumu ve üretimine yönelik yetişmiş eleman gereksinimi hakkında görüşler İstihdam durumu ve beklentiler ne düzeydedir? Verilen kurslar, sertifikalar, bu sertifikaların geçerliliği ve ihtiyacı karşılama durumu hakkında görüşler Yasal ve geçerliliği olan sertifikalandırma gereksinimi bulunmakta mıdır? Eğitim veren/verecek kurumların uygulamalı eğitime yönelik fiziki ve teknik altyapısı güncel ihtiyaçları karşılayabilecek durumda mıdır? Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Alanında Mesleki ve Teknik Eğitimin Durum Analizi Akıntı-gelgit, ısı pompası, kollektörler, PV, CSP, ozmos, rüzgâr, biyokütle, jeotermal gibi pek çok yenilenebilir enerji teknolojisi varken, bu başlıkta tek bir alan oluşturulabilir mi? Müfredat içerikleri nasıl düzenlenmelidir? MYK tarafından yenilenebilirler alanında yayınlanmış meslek standartlarını temel alan eğitimler için mesleki eğitim programları mı yoksa seçmeli dersler ve eğitim modülleri mi uygun seçim olacaktır?
Yenilenebilir enerji programlarında eğitim veren personelin yeterlilikleri nasıl belirlenmelidir? Mevcut halde bu personelin nitelikleri ne durumdadır? Sektörün beklediği personelin yeterlilikleri ne çerçevededir, teknolojiler arası ortak personel kullanımı var mıdır? Teknik eğitim personeli için hizmetiçi eğitim ne çerçevede planlanmalıdır, gerekli midir? Pilot okullarda yenilenebilir enerji alanında eğitim alan öğrencilerin sayısı nedir? İstihdam politikaları ile uyumu nasıldır? Fiziki ve insan kaynağı altyapısı için öncelikli konular nelerdir? Deneyimler, Çözüm Önerileri: Standartlar, Yeterlilik, Akreditasyon ve Sertifikasyon Süreçleri Katılımcıların yenilenebilir enerji alanında deneyimledikleri mesleki eğitim çalışmalarındaki izlenimleri nedir? Deneyimledikleri bu çalışmalarda ne tür belgelendirme yapılmıştır? Avrupa Yeterlilik Çerçevesi (AYÇ) ve Ulusal Yeterlilik Çerçevesi (UYÇ) kapsamında yenilenebilir enerji sektörü için tanımlanan mesleklerin seviyesi ve beklentileri nedir? MYK nezdinde beklenen akreditasyon ve sertifikasyon süreçleri nedir? TSE nezinde personel belgelendirmesinin yeri ve anlamı nedir? TÜRKAK'ın meslek yeterlilikleri akreditasyon süreçleri nelerdir? Diğer ilgili katılımcıların süreçle ilgili tecrübe ve çözüm önerileri nelerdir? Geçmişte farklı sektörlerde "Sınav ve Belgelendirme Merkezi (SBM)" olarak yetkilendirilen kuruluşların sektörlerine katkısı ne şekilde gözlemlenmiştir. Gerçekleştirilen çalışmada ihtiyaçlar ve beklentiler başlığı altında tartışılan konularda, yenilenebilir enerjiler ile ilgili eğitim verme konusunda, MEB tarafından yetkilendirilen 26 mesleki ve teknik lisede görev yapan öğretmenlerin bu konudaki bilgileri, deneyimleri ve altyapı eksikliği göze çarpmaktadır. Müfredatların ve eğitim modüllerinin oluşturulmasını sağlayan İzmit Atatürk Teknik ve Meslek Lisesi öğretmenlerine, diğer okullardan destek için talep gelmektedir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğunun Elektrik-Elektronik eğitimi çıkışlı olmasından dolayı, yenilenebilir enerjiler konusunda, bu alanlara ağırlık verilmiştir. Kaliteli eğitim sunulabilmesi, kalifiye ve konusunda uzmanlaşmış 4. Seviye meslek grubunda mezun verebilmek için, liselerde eğitim veren eğiticilerin mutlaka ulusal ve uluslararası geçerliliğe sahip, akredite olmuş kurum içi eğitimlere katılması veya düzenlenen kurs, eğitim gibi etkinlikleri katılması gerekmektedir. Aynı zamanda, kaliteli bir eğitim için, bu eğitimi vermek üzere yetkilendirilen liselere kısıtlama ve belirli şartlar getirilmelidir. Örneğin eğitimi veren lise öğretmeninin belirli kurs ve eğitim programlarından geçmiş olması, sertifikalı olması ve deneyim sahibi olması gibi konularda yetkinlik şartı konulması gerekmektedir. Piyasada yenilenebilir enerjilerle ilgili çalışmalar yürüten işletmelere istihdam edilen personelden, sadece uzmanlaştığı alan değil, tüm işlerde görev yapması beklenmektedir. Bu da kişilerin iş tercihi yaparken zorlanmalarına, iş yükünden dolayı zaman ve enerji kaybına
yol açmaktadır. Bu durumun önlenmesi adına ilgili kurum-kuruluşların işletmelerle işbirliği yapması gerekmektedir. Aynı zamanda Meslek Yüksek Okulları ve 4 senelik lisans eğitimlerinde bu konuların daha yoğun olarak çalışılabilmesi için YÖK ün devreye girmesi gerekmektedir. Ülkemizde yenilenebilir enerjiler konusunda akredite olmuş ve geçerliliği olan sertifika verebilen bir kuruluş mevcut değil. Verilen kurslar ya da eğitimler ise yetersiz kalmakta ve katılımcıların çok ilgisini çekmemektedir. Yeterliliklerin yayınlanmasının ardından kurulacak eğitim ve belgelendirme merkezlerinin bu görevi üstlenmesi gerekmektedir. Bunun dışında, mevcut yenilenebilir enerji kurslarının ders saatlerinin 400-500 gibi yüksek bir saat dilimine yayılmış olması, katılımcıları olumsuz etkilemektedir. Bunun yerine, daha spesifik konularda açılacak kısa ders süreli kursların düzenlenmesi daha çekici ve yüksek katılımlı olacaktır. Saha kurulumu ve üretimine yönelik yetişmiş eleman gereksinimi konusunda yeterli yetişmiş eleman olmadığından sıkıntılar yaşandığı ifade edilmektedir. Meslek liselerinde yetişen kalifiye kişilerin bu konudaki boşluğu dolduracağı düşünülmektedir. Ancak özel sektör tarafından verilen bazı yüksek ücretli kursların gerek ihtiyaca yönelik olmadığı gerekse de durumdan vazife çıkarırcasına hazırlanıldığı ve bu konuda bir boşluk olduğu ifade edilerek, eğitime odaklı kursların düzenlemesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Mesleki yeterlilik konusunda otoritenin bu konuda eğitim programları açması veya düzenlemesi isteği öne çıkmaktadır. Bu konularda çalışacak teknik personel gereksinimi özellikle işletmeler için çok önemlidir. Bu konuda şirketlerin kurumlarla işbirliği yapması gerekliliği doğmaktadır. Mevcuttaki eğitimlerin zorluğu ve uzun olması katılımcıları olumsuz etkilemektedir. Bu konuda etkin, uygulamalı eğitimlere yönelik eğitim kurslarının planlanmasının hem sektör hem de faydalanıcılar açısından daha verimli olacağı ifade edilmektedir. Ayrıca verilen eğitimlerin akredite olması ve uluslararası geçerliliği olması gerekmektedir. Akreditasyonla ilgili yenilenebilir enerji alanında bir otorite boşluğu olduğu ifade edilmektedir. İstihdam durumu ve beklentiler açısından bakıldığında TSE nin nitelikli eleman ihtiyacını karşılamaya yönelik çabaları mevcuttur. Bu konulara benzer konularda eğitim de verebilmektedir. TSE de akreditasyon altyapısı mevcuttur. Yeni yatırımlar gerçekleştirilmektedir, bu nedenle yeni elemanlara bu konuda ihtiyaç duyulmaktadır. TSE nin bu konuda kalifiye kişilere ihtiyacı var. Yurtdışında özellikle Avrupa da kurslarla istihdam sağlandığı ifade edilmektedir. Yurtdışı eğitimlerde, saha montajı, çatı montajı gibi konu özel eğitimler alınmakta, bizde ise işe alınan personelin her alanda çalıştırıldığı ifade edilmektedir. Bu durumun müfredat hazırlamada sorunlar yarattığı belirtilmektedir. Verilen kurslar, sertifikalar, bu sertifikaların geçerliliği ve ihtiyacı karşılama durumu hakkında görüşler çoğunlukla olumsuz. Özel sektörün verdiği düzgün bir kurs yok. Geçerli olması için Halk Eğitim Merkezinde olan bir geçerli kursa katılmak gerektiği ifade
edilmektedir. Geçerliliği olan kursların olması gerekmektedir. TSE nin bir PV laboratuvarı vardır. Bu altyapıdan faydalanılarak sertifikalı eğitim verilip verilemeyeceği araştırılacaktır. Yasal ve geçerliliği olan sertifikalandırma gereksinimi bulunmakta mıdır? Sorusuna ise katılımcıların bu durumun zaten mevcut olduğunu, tehlikeli ve çok tehlikeli alanlarda çalışan kişilerin MYK yeterliliği almadan çalışamayacaklarına göre mecliste hazırlanmış bir yönerge bulunduğu bildirilmiştir. Bir diğer konu ise bu konudaki yaptırımlardır. Özel sektöre bu konuda zorunluluk getirilmesi tavsiye edilmektedir. Bu işi yaptıracak elemanı alırken o kişinin ilgili yenilenebilir enerji konusunda belirli bir sertifikasyona sahip olması aranmalıdır. Eğitim veren/verecek kurumların uygulamalı eğitime yönelik fiziki ve teknik altyapısı güncel ihtiyaçları karşılayabilecek durumda mıdır? Sorusuna genellikle olumsuz bir yaklaşımda bulunulmuştur. Bu tip eğitimlerin kısa süreli olması ve kurs sonunda kurs sertifikalandırılma yapılması gerekliliğinden bahsedilmiştir. Ancak bu konudaki altyapının henüz ihtiyaca cevaz vermediği ifade edilmiştir. Bu başlık altında ortaya çıkan diğer görüşler şu şekilde sıralanabilir; Mesleki yeterlilik ve akreditasyon gerekliliği, Verilen eğitimlerin konusunda yetkin, akredite kurumlarca verilmesi, Eğitim programı ve müfredat yeterli içerikle tanımlanması, Sertifika geçerliliği ile ilgili sorunların bertaraf edilmesi, Eğiticilerin eğitilmesi, Yenilenebilir Enerji konusunda eğitimcilerin yetiştirilmesi, Teknik uzmanlığı olmayan personellerin şirket içinde usta-çırak yöntemiyle eğitilmesi, ÖSYM nin meslek liselerinin ilgili bölümlerinin önünü açması, Lisans sonrasında mühendislere eğitim ve sertifikasyon verilmesi, İş-Kur a bu alanda henüz başvuru yapılamaması, MEB e bağlı meslek liselerindeki öğretmenlerin kıdeme göre atanması, Uygulanan materyallerin yetersiz ve pahalı olması, Elemanların saha kurulumuna yönelik olarak eğitimden geçmesi gerekliliği, Saha deneyimi olan kişiler eğitimci/uzman olarak tercih edilmesi. Okullar arası kadro değişikliğinin sürdürülebilirlik üzerine olan olumsuz etkisi, Saha tecrübesi oldukça önemli, dolayısıyla mühendislik bilgisi yanı sıra meslek eğitimi de büyük önem taşıyor. Teorik eğitimler öğrencilerin ilgisini çekmiyor, dolayısıyla uygulamalı eğitim altyapısı bu eğitimler için oldukça önemli. Dolayısı ile uygulamalı eğitim için yeterli altyapının sağlanması, Yenilenebilir enerji kaynaklarının bir bütün olarak değil ayrı ayrı tanımlanması gerekmektedir. Öğretmenlerin eğitim altyapısı yenilenebilir enerji konusuna tam olarak karşılık gelmiyor. Yenilenebilir şeklinde bölüm mü olmalı yoksa diğer mesleklerin altında mı tanımlanmalı ayrımının tam olarak belkirlenmesi gerekmekte.
Mühendislerin hizmet içi eğitimi var odalarda ama odalarla eğiticilerin eğitimi şeklinde bir protokol ile güçlendirilmesi gerekmekte. Eğitimlerde kullanılacak ekipmanlar konusunda varolan eksiklikler projelerle karşılanabilir. Bölgesel projelerde bölgesel eğitimler ve istihdam çözümleri olmalı. Önümüzdeki zaman diliminde ülkemizde bakım onarım süreçleriyle ilgili istihdam ön plana çıkacak, Sektöre belgeli eleman çalıştırma kısıtı getirilmelidir. MDC tarafta eğitim eksikliği var, AC taraf zaten elektrik mühendisleri tarafından biliniyor. Şu an sektördeki durum Avrupa dan örnekseme şeklinde yürütülmektedir. AB de bulunan bazı ülkelerde yenilenebilir enerji bölümleri var ancak son iki senesinde uzmanlık oluyor (FV Rüzgar şeklinde). Milli eğitim bakanlığında geçen sene alana geçiş için başvurular açıldı. Alan değişikliğine başvurup bu alanda ders veren öğretmenler var ama aksaklıklar mevcut. Sağlıklı bir eğitici durumu mevcut değil. Enerji verimliliği konusu da yenilenebilirin gelişmesinde önemli bir parametre olarak karşımıza çıkıyor. Meslek odalarıyla süreli protokoller yapılarak eğitmenlerin eğitimi yapılabilir. Sektörde birçok mühendis var ama saha tecrübesi olan mühendis bulmak zor olmaktadır. Eğitmenlerin eğitimi şeklinde bir eğitim MMO da planlanabilir. TSE uygulamalı eğitim konusunda staj imkânı sunabileceğini ifade etmektedir.. Eğitim sektörü şu an fırsat olarak görünüyor ve bu da zamanla içi boş eğitimleri ve güvensizliği birlikte getiriyor.
GÜNDEM 2: YENİLENEBİLİR ENERJİ TEKNOLOJİLERİ ALANINDA MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN DURUM ANALİZİ ÖZET Yenilenebilir enerji konusu, ülkemizde henüz gelişmekte ve araştırılmakta olan bir konu. Son 3 senedir liselerde bu konular üzerine, ki bu konular şu an için sadece fotovoltaik ve rüzgar enerjisi sistemleri olarak geçmekte, eğitim verilmektedir. Öğrencilerin yenilenebilir enerjiler konusunda bilinçlenmelerini ve farkındalıklarının artmasını sağlamak, ülkemiz için yeni ve temiz enerji kaynaklarını tanıtmak için zorunlu dersler koymak gerekmektedir. Lise eğitiminin ilk yılında tüm yenilenebilir enerji kaynaklarını kapsayan genel bir ders verilerek ilgilendikleri alanı kendilerinin seçmesi beklenmelidir. Ayrıca, eğitim müfredatının fotovoltaik ve rüzgar enerjisi ile sınırlı kalmaması, aynı zamanda, özellikle sektördeki personel ihtiyacı göz önüne alınarak biyokütle enerjisi konusunda da müfredat hazırlanarak eğitimlere başlanması gerekmektedir. Aynı zamanda, son günlerde öne çıkan hibrit sistemlerin kurulumu ve işletimi için, bu konuda da personel yetiştirmek, bu nedenle ilgili bir müfredat hazırlamak özellikle gelecek yıllar için önem taşımaktadır. Bunlara ek olarak, enerji verimliliği konusunda, lise eğitiminden başlamak üzere, yenilenebilir enerjiler alanında çalışma yapan ve yapmayı düşünen kişilere eğitimlerin verilmesi gerekmektedir. Uygun çalışmalar yapılabilirse, enerji verimliliği konusunda liselerde zorunlu dersler açılabilir. Yenilenebilir enerjiler konusunda müfredat hazırlığında bulunan ve eğitim veren kişilerin tek bir alandan mezun kişilerden oluşmaması, multidisipliner bir grup oluşturulması gerekmektedir. Tek bir disiplinden oluşan grupların hazırladığı müfredatların veya verdikleri eğitimlerin, kendi branşları yönünden ağır basacağı ve konuya sınırlı bir yaklaşımda bulunacağı bilinmektedir. Bu nedenle disiplinler arası çalışmalar ve işbirlikleri yürütülerek, özellikle yeni hazırlanacak müfredatların ve yapılması planlanan eğitimlerin multidisipliner bir yapıdan oluşması gerekmektedir. Aynı zamanda, bu eğitimcilerin ilgili konularda sertifikalı olması zorunluğu bulunmalıdır. Eğitim veren kişilere, özellikle dünyadaki gelişmeleri ve teknolojik yenilikleri yakından takip edebilmek ve kaliteli eğitim olanağı sunabilmek için sürekli periyotlarda eğitimlerin verilmesi gerekmektedir. Bunların yanı sıra, eğitim kurumlarında alt yapının ve eğitim materyallerinin eksikliği, uygulama yapma konusunda zorluklar ortaya çıkarmaktadır. Devlet desteği ya da özel firmaların hibe desteği alınması, bu durumu azaltabilecektir. Sektörde yenilenebilir enerji konusunda çalışan kurum ve kuruluşlar ile yükseköğretim kurumlarının özellikle temel eğitimin verildiği liseler ile iş birliği içinde olması, sürekli ve güncel bilgi paylaşımında, deneyim paylaşımında bulunması gerekmektedir. Bu özellikteki iş birlikleri ile, mezun edilecek öğrenci yerinde sistem kurulumu, işletimi ve ilgili diğer detaylar konusunda daha bilgi sahibi olacak, mezun olduktan sonra ise istihdam edilmesi konusunda ilgili firmalarla görüşme olanağı bulabilecektir. Önümüzdeki yıl sonunda, Türkiye genelinde şu anda mezun durumu bulunan 140 öğrenci mevcuttur. Bunlardan 40 tanesi rüzgar enerjisi, 100 tanesi ise güneş enerjisi (fotovoltaik sistemler) konusunda eğitim almış, 4. Seviye kalifiye eleman olarak sektörde yer alacaklardır.
YENİLENEBİLİR ENERJİ TEKNOLOJİLERİ ALANINDA MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİ KONUSUNDA BELİRTİLEN ÖNERİLER Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Alanında Mesleki Ve Teknik Eğitimin Durum Analizi Akıntı-gelgit, ısı pompası, kolektörler, PV, CSP, ozmos, rüzgâr, biyokütle, jeotermal gibi pek çok yenilenebilir enerji teknolojisi varken, bu başlıkta tek bir alan oluşturulabilir mi? Müfredat içerikleri nasıl düzenlenmelidir - Liselerde özellikle ilk senelerde öğrenci tüm yenilenebilir enerjilerle ilgili temel bilgi verilip, kendilerinin ilgilendiği alanı seçmesinin beklenmesi. - Özellikle hibrit sistemler konusunda artmakta olan çalışmalar göz önüne alındığında PV ve güneş ısıl sistemler için güneş enerji konu başlığı altında ortak bir müfredat hazırlanması. - PV ve güneş ısıl sistemler için ders içerikleri konu bakımından tamamen değişiklik göstermektedir. Tek bir ders olarak hazırlasanız bile, iki ayrı ders gibi iki ayrı müfredat hazırlanması önerilmektedir. - Özellikle güneş enerjisi için PV ve güneş ısıl sistemler adına yan dal-ikinci dal şeklinde branş açılması konusunda öneri mevcuttur. - Bunun dışında, piyasadaki işletmeler ve bunların ihtiyaç duyduğu personel bakımından biyokütle enerjisi ile ilgili müfredat hazırlanması gerekmektedir. - Biyokütleden hidrojen üretiminin yeni bir alan olması nedeniyle mezun öğrencilerin istihdamı için sorun oluşturabileceği belirtimiştir - Önemli ve gündemde olan konulardan biri de enerji verimliliği. Bu konuda müfredat hazırlanarak derslerin açılmasının gerekliliğinden bahsedildi. Zorunlu ders olması avantaj sağlar ancak seçmeli olarak sunulabilir. MYK tarafından yenilenebilirler alanında yayınlanmış meslek standartlarını temel alan eğitimler için i eğitim programları mı yoksa seçmeli dersler ve eğitim modülleri mi uygun seçim olacaktır? - - Meslek standartları hazırlandıktan sonra Bakanlar Kurulu altında müfredatların hazırlanması gerekliliği belirtilmiştir, standartlara ait seçmeli ders olmadığı, zorunlu ders olması gerekliliği belirtilmiştir. Modül, alan ya da dal açma MEB e bağlı olduğu ayrıca belirtilmiştir. - Müfredatların hepsinin MYK standartlarını içermesinin zorunluluğu belirtilmiştir. Yenilenebilir enerji programlarında eğitim veren personelin yeterlilikleri nasıl belirlenmelidir? Mevcut halde bu personelin nitelikleri ne durumdadır? - Yenilenebilir enerjiler konusunda eğitim verenler kişilerin özellikle lise düzeyinde eğitim veren eğitimcilerin yasal olarak belirlenen sertifikalara sahip olma zorunluluğu olması gerekliliği belirtilmiştir. - Eğiticilerin standartları için MYK dan 6. Seviye ve üstü standartların hazırlanması gerekliliği belirtilmiş, bunun dışında, farklı konuların bir araya gelmesi için multidisipliner yapının oluşturulması gerekliliği üzerinde durulmuştur.
Sektörün beklediği personelin yeterlilikleri ne çerçevededir, teknolojiler arası ortak personel kullanımı var mıdır? - Sektörün de yeterliliğinin bu konularda düşük olduğu belirtilmiştir. Uygulama konusunda kaynak bulmada zorluklar yaşandığına ve sektörün bilgi paylaşımında bulunmamasının problem yarattığı vurgulanmıştır. - Sektörün beklentileri çalıştıkları konular temelinde değişiklik göstermektedir. Örneğin TSE için, hibrit sistemler konusunda özellikle güneş ısıl ve PV sistemlerin birlikte kullanımı konusunda bilgili kişilerin istihdam edilmesi önem taşıdığı vurgulanmıştır. Teknik eğitim personeli için hizmet içi eğitim ne çerçevede planlanmalıdır, gerekli midir? - Türkiye deki liselerde bu konuda çalışan hocalara eğitim verilmesi gerekliliği ve sürekli olan eğitim programları düzenlenmesi belirtilmiştir. - Yenilenebilir enerjilerle ilgili dünyadaki gelişmeleri ve yeni teknolojileri takip etmek için periyodik eğitimlerin düzenlenmesi gerekliliği üzerinde durulmuştur. Pilot okullarda yenilenebilir enerji alanında eğitim alan öğrencilerin sayısı nedir? İstihdam politikaları ile uyumu nasıldır? - Bu konuda İzmit Atatürk Teknik ve Meslek Lisesi nde bu dalda 10. Sınıfta 44, 11. Sınıfta 40 öğrenci mevcut olduğu, toplamda 84 öğrenci bulunduğu, Niğde de eğitim veren teknik ve mesleki lisede ise 60 a yakın öğrenci bulunduğu, önümüzdeki sene sonunda hepsi mezun olursa 140 kişinin iş bekliyor olacağı, 140 mezundan 40 tanesi rüzgar 100 tanesi güneş dalından mezun olacağı belirtildi. - İZKA nın iki projesinin mevcut olduğu, birincisi Okulumda Güneş Açtı adlı proje kapsamında 30 öğrencinin mezun edilmesi planlandığı, Kiraz da bir meslek lisesinin projesi var olduğu ve 30 kw lık sistemler kurulu, İzmir in iki meslek lisesinde bu bölümler mevcut olduğu belirtildi. - Devletin desteği konusunda İZKA, İzmir için vizyon çizdiklerini, ve bu bölgeden sorumlu olduklarını belirtmişlerdir. İZKA nın yenilenebilir enerjilerle ilgili liselerde bölüm açıldığında bu bölümün %70-80 nini destekleyeceklerini belirttiklerini vurguladılar. Fiziki ve insan kaynağı altyapısı için öncelikli konular nelerdir? - Bu konu ile ilgili olarak fiziki olarak laboratuvar ve uygulama alanlarının alt yapılarının tamamlanması gerekliliği belirtilmiştir. - Akreditasyon olan kurumların 17025 dokümanlarının incelenmesi gerekliliği, laboratuvar için donanım, teçhizat konuları gibi konularda akreditasyon alınması şart olduğu, akredite kişiler için uzman istihdamı gerekliliği vurgulanmıştır. Bu başlık altında ortaya çıkan diğer görüşler şu şekilde sıralanabilir; Eğitimler modül yerine program açılarak uygulanmalı
Öncelikle talebin en fazla olduğu sektörlerde uygulanıp bir model geliştirilmeli Modül materyalleri, sektör-akademi arasında ortak görüşe uygun olmalı Eğitim fakültelerinde de yenilenebilir konusunda mesleki branşlar olmalı Eğitim ve mühendislik fakültelerinde teknik uzman yetiştirilmeli Mühendislik fakültesi mezunlarının formasyon vb. eğitimi alarak eğitmen olması Alanında iyi kişilerin eğitim vermesi teşvik edilmeli Öğrencilerin uzun dönem saha stajı yapması ve şirketlerin bu konuda teşvik alması İş-Kur un İş Başı Eğitim Programı nın uygulanması Teknik öğretmenlerin saha tecrübesi sahibi olması ve sektörde staj yapması Alanında uzmanlaşmış meslek okullarında bu programın açılması İstihdam yaratma potansiyeli olan konulara yönelinmeli Bölgesel personel yetiştirme üzerinde çalışılmalı Hazırlanan modüllerin ve müfredatların ortaklaşa görüşler doğrultusunda değerlendirilip hazırlanması Sorunlar piyasadan tespit edilerek o konulara yönelik müfredat hazırlanmalı OSTİM de yenilenebilir enerji koleji mevcut. Yenilenebilir enerji kaynakları için ayrı ayrı tanımlama olmalı, hepsini kapsayan bir tanımlama doğru değil. Her bölümün gereksinimi farklı olduğu için, eğitim içerikleri ve bölümler bazında farklı tanımlanmalıdır. Genel dersleri birlikte alabilir ama uzmanlaşma farklı olmalıdır. Meslek liselerinde yenilenebilir enerji alanı diye geçiyor, mezun olan öğrenci 11. Sınıfta ders seçimleri yapıyor ancak, mezuniyetinde uzmanlığı belirtilmiyor. Milli eğitimde müfredatı hazırlayan öğretmenler de uzman değil bu konularda. Yenilenebilir enerji alanında meslek liselerinde uzman öğretmen yok, sabit modül yok, uzman eğitici yok. Türkiye de mesleki eğitim konusu teoriğe dayalı, uygulama tarafında yeterli eğitim yok. Avrupa da ise bunun tam tersi. Bu durum da sahada yeterliliğe sahip teknik elemanın eksik olmasını doğuruyor. Bu alanlara özel eğitici tanımlanmalı ve geçerliliği olan bir sertifikalandırmadan geçmelidir. Mevcut halde bu eğiticilerin nitelikleri yeterli değildir. Şu an öğretmenler arası alan değişikliği var, sadece hizmet puanına bakılıyor ancak bu puanlama yeterliliği tam olarak karşılamıyor. Bu noktada sıkıntılar doğuyor. Alan değişikliği yapmayı planlayan öğretmenler için adaptasyon eğitimi tanımlanmalı ve hizmet puanı ikinci planda olmalıdır. Teknolojiler arası inşaat ve elektrik altyapısında ortak kullanım var, ancak teknoloji özelinde farklılıklar çok. Toplamda 500 öğrenci civarında olabilir. Öncelikli konuların başında mesleki sertifika zorunluluğu getirilmeli.
GÜNDEM 3: DENEYİMLER, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ: STANDARTLAR, YETERLİLİK, AKREDİTASYON VE SERTİFİKASYON SÜREÇLERİ ÖZET Ülkemizde yenilenebilir enerjiler konusunda akredite olmuş ve eğitim-sınav merkezi bulunmamaktadır. MYK ve EÜ-GEE arasında imzalanan protokol kapsamında 2010 yılından itibaren Biyogaz Sistemleri Personeli, Güneş Isıl Sistem Personeli, Fotovoltaik Güç Sistem Personeli ve Rüzgar Güç Sistemi Personeli 3.,4. ve 5. seviyeler için standartlar hazırlanmış (Resmi Gazete de yayımlanma tarihi 2012), ardından da bu standartlara ilişkin Mesleki Yeterlilikler oluşturulmuştur (Nisan 2015 te yayımlanması beklenmektedir.). Adı geçen standartlar dışında yeni bir standart oluşturulması çalışmasına girecek kurum ve kuruluşların, ülkemizce kabul edilen Avrupa Yeterlilik Çerçevesi (AYÇ) literatürlerini mutlaka incelemeleri ve hazırladıkları dokümanlarda AYÇ ye referans vermeleri gerekmektedir. MYK tarafından ilgili yeterliliklerin onaylanması ve Resmi Gazete de yayımlanmasını takiben eğitim verecek ve sınav merkezi olacak kurum ve kuruluşların başvuru yapması beklenmektedir. Başvuru sahiplerinin, öncelikle TÜRKAK resmi internet sitesinden edinebilecekleri 1004 ve 3001 numaralı rehberlere ulaşarak incelemesi gerekmektedir. Bu rehberler, akreditasyon başvuru sürecini detaylı bir şekilde anlatmaktadır. Başvuruların ilk merkezi olan TÜRKAK, ön değerlendirmeyi kurum-kuruluşların, başvuru yaptıkları ana kadar en az 3 ay boyunca 17024 dokümanına ya da ya da 9001 şartlarına uygun bir sistem kurmuş ve çalışıyor olması gerekmektedir. Ön onayı geçen kuruluşlar yerinde denetime tabii tutulmaktadırlar ve bu denetimde sınav uygulamasından, soru havuzuna, ofis çalışmalarından altyapı durumuna kadar pek çok kriter göz önünde bulundurulmaktadır. Toplam ortalama sürek 13 aydan oluşmaktadır. Bu uzun süreç göz önüne alındığında, kurum ve kuruluşların ilk aşamada en deneyimli oldukları ve uzmanlaştıkları konu üzerinde, küçük başlıklar halinde akreditasyon başvurusu yapması önerilmektedir. İlk akreditasyon prosedürleri başarı ile tamamlandığında, kapsam genişletilebilir ve akreditasyon alınması planlanan konular artırılabilir. Bu kapsamda, akreditasyon sürecinde denetleyiciler tarafından en çok dikkat edilen konular soru havuzunun çeşitliliği, güvenliği, teknik altyapı ve sınav uygulama yöntemleri olarak belirtilmiştir. Mevcut olan 3.,4. ve 5. seviye yenilenebilir enerjilerle ilgili standart ve yeterliliklere 6. ve 7. seviyeler, yani 4 yıllık lisans mezunları ve yüksek lisans derecesi de eklenebilir. Ancak sektördeki ihtiyaca bakılacak olursa, ara eleman eksikliği ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle, mevcut yeterlilikler üzerinden devam edecek eğitim ve sertifikalandırma faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda bu konuda sağlanacak eğitimlerin ve belgelendirme merkezlerinin sektöre olan katkısı, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi konuları, kurumlar bazında mutlaka araştırılmalı ve ilgili kurum-kuruluşlar ile paylaşılmalıdır.
DETAYLI ANLATIM Deneyimler, Çözüm Önerileri: Standartlar, Yeterlilik, Akreditasyon ve Sertifikasyon Süreçleri Katılımcıların yenilenebilir enerji alanında deneyimledikleri mesleki eğitim çalışmalarındaki izlenimleri nedir? - 2010 yılından itibaren sadece EÜ-GEE ile çalışma yürütüyldüğü ve imzalanan protokol kapsamında Biyogaz Sistemleri Personeli, Güneş Isıl Sistem Personeli, Rüzgar Güç Sistemleri Personeli ve Fotovoltaik Güç Sistemleri Personeli 3., 4. ve 5. Seviye olmak üzere, 4 yenilenebilir enerji konusunda standartlar hazırlanarak, 2012 yılında yayımlanması gerçekleştirildiği belirtilmiştir.. Bu süreci takiben, Nisan 2015 tarihinde bahsi geçen meslek standartlarının yeterlilikleri de yayımlanacağı söylenmiştir. Bu konuda sertifikasyon merkezi olmak isteyen kuruluşlarla protokol imzalanacağı, ancak öncelikle TÜRKAK tan akreditasyon alınması koşulu var olduğu belirtilmiştir. Sınav ve belgelendirme kuruluşlarının yeterli ve uzman oldukları konularda ancak yetki verilebildiği, aynı anda birden fazla belgelendirme kuruluşu olabileceği söylenmiştir. - Ayrıca, hazırlanacak standartlar ve yeterlilikler AYÇ (Avrupa Yeterlilik Çerçevesi) ile ilişkilendirilmelidir. Ülkemizde standart ve yeterlilik oluşturmada AYÇ nin 8 li yapısı kabul edilmiştir ve derecelere göre AYÇ den referans verilerek hazırlık yapılması gerekmektedir. Bu derecelendirmeye göre 1. Seviye okuma-yazma bilmek; 8. Seviye ise doktora unvanını kazanmış olmak şeklinde basamaklandırılmıştır. - Kuruluşları akredite etmek için belirli bir sürecin varlığı belirtilmiştir. Süreci detaylarıyla anlatan 1004 ve 3001 (personel belgelendirme ) numaralı rehberlere TÜRKAK web sitesi üzerinde ulaşım sağlanabilir. Mevcut yeterliliklere göre, akredite olmak isteyen bir kuruluşun öncelikle TÜRKAK a başvuru yapması gerekmektedir. TÜRKAK olarak incelenen ön şart personel belgelendirme kuruluşunun 3 ay boyunca 17024 dokümanına uygun bir sistem kurarak ya da 9001 şartlarını uygun çalışmasıdır. Bu ön koşul sağlanmışsa, müracaat kabul edilmektedir. Yine web sitemizde belirtilen zorunlu dokümanların doldurulması gerekmektedir. Bu dokümanlar önce TÜRKAK ilk denetleyicileri tarafından incelenmektedir. Eğer uygun görülürse derleme kurulu oluşturulmakta ve onay alınırsa, başvuru yapan kuruluşa gidilerek sahada uygulama yaptırılmakta, ardından ofis denetlemesi sonrasında ise sınav sistemine ve soru havuzuna bakılmaktadır. TURKAK denetimcilerinin yanında, katılımcılara sınav uygulaması yapılmaktadır. Denetçilerden gelen onay durumuna göre düzenleyici faaliyet gibi (uygunsuzluk durumunda) etkinlikler yapılıyor. Bu prosedür tüm işlemlerle birlikte, maksimum 3 ay ön hazırlık + 6 ay denetleme + eksiklik varsa 3 ay düzeltme + 1 ay sonuçlanma olarak toplamda 13 ay almaktadır. Akreditasyon 4 yıllık olarak verilmektedir. 4 senenin dolmasına 6 ay kala yeniden başvuru yapılıyorsa 4 ay daha uzatılabiliyor. Her sene yerinde gözetim yapılarak denetleme sağlanmaktadır. - Kurumların en iyi oldukları alanlarda, en çok deneyime sahip oldukları alanlarda küçük başlıklarla akreditasyon yapmaları daha büyük avantaj sağlamakta olduğu, ilk akreditasyon süreci atlatıldıktan sonra kapsam genişletilebileceği belirtilmiştir.
Avrupa Yeterlilik Çerçevesi (AYÇ) ve Ulusal Yeterlilik Çerçevesi (UYÇ) kapsamında yenilenebilir enerji sektörü için tanımlanan mesleklerin seviyesi ve beklentileri nedir? - 3.,4. ve 5. seviyenin yanında 6. ve 7. seviye de yapılabileceği, ancak sektörde ara eleman eksikliği ön planda olduğundan, 3., 4. ve 5. Seviye eleman yetiştiriciliği daha önemli olduğu vurgulanmıştır. Geçmişte farklı sektörlerde "Sınav ve Belgelendirme Merkezi (SBM)" olarak yetkilendirilen kuruluşların sektörlerine katkısı ne şekilde gözlemlenmiştir. - TSE de güneş enerjisi konusunda yıllardır eğitim verilmekte olduğu, bu konuda sektöre yüksek oranda kaliteli eleman sağlandığı, katma değerin arttırıldığı belirtilmiştir. Başarılı sonuçlanan eğitimler, kendi reklamını yapmakta. Bu nedenle güneş enerjisi eğitimleri için TSE ye yapılan başvurularda her sene artan talep söz konusu olduğu belirtilmiştir. - Ayrıca sektöre etkisi konusunun araştırılmasının önemi üzerinde durulmuştur. Bu başlık altında ortaya çıkan diğer görüşler şu şekilde sıralanabilir; - Sektörde sertifikalı elemanlar çalışmalı, devlet teşvik verilmeli - Sınav ve Belgelendirme Merkezi ne başvuru yapılmalı - Montaj esnasında denetim olmalı - Eğitim programlarına deneyimli öğretmenler atanmalı - Teknik eğitmenler için MEB de kadro açılmalı Mesleki eğitimle ilgili akredite olmak için TÜRKAK a başvuru; akredite olduktan sonra test ve sınav merkezi (UGETAM); Eğitim ve sınav merkezi farklı olmalı VOG ile ilgili proje çağrısı TÜRKAK personelinin altyapısı sektörle ilgili sorgulanmalı (uzmanların denetçi havuzuna dahil olarak oluşturulması vb.) TÜRKAK ve MYK denetimi Rüzgar ve Fotovoltaik, Alman Ticaret Odası test ve sınav ile sertifika (soru bankasından 150 soru): Yazılı sınav ve sözlü sınav (sektörden temsilciler): %80 doğru cevap verilmeli Konuşulan müfredat ve içerikler biz faaliyete geçenekadar güncelliğini kaybediyor olacak. Teknoloji ilerlediği için. Prof. Dr. Günnur KOÇAR MÜDÜR