HAYVANLARDA DOLAŞIM SİSTEMLERİ YRD. DOÇ. DR ASLI SADE MEMİŞOĞLU asli.memisoglu@deu.edu.tr kisi.deu.edu.tr@asli.memisoglu
HAYVANLAR NEDEN DOLAŞIM SİSTEMİNE İHTİYAÇ DUYAR? Çevreden alınan besinlerin ve oksijenin vücut hücrelerine ulaştırılması ve hücrelerde üretilen metabolizma atıkları ve karbondioksitin boşaltım organlarına taşınması gerekir Bazı hayvanların dolaşım sistemi yoktur: İnce uzun yapılı, suda yaşayanların tüm hücreleri suya yakındır Doğrudan difüzyonla gerekli maddeleri alır, atıkları çevreye verirler Yassı solucanlarda solunum difüzyonla, besinler dallanmış bağırsakla taşınır Süngerlerde bulunan gastrovasküler sistem dış çevreyi vücudun içine taşır Böylece tüm hücrelere ulaşılmış olur Dolaşım sistemine sahip olmayan hayvanlar genellikle metabolik olarak yavaştır, aktif değildir ve hatta hareket etmezler
DOLAŞIM SİSTEMLERİ Büyük vücutlu hayvanlarda difüzyon yetersiz kalır Glikozun difüzyonla 1 cm ilerlemesi için 3 saat gereklidir. Dolaşım sistemi, dolaşım sıvısı, bunu taşıyan damarlar ve pompalayan kalpten oluşur Görevleri: Hücrelere besin ve oksijen taşımak Atıkları hücrelerden boşaltım organlarına taşımak Hormonları hedef organlara taşımak Vücut ısısının düzenlenmesine yardım etmek Mikroorganizmalara karşı korumak
DOLAŞIM SİSTEMLERİ Tüm büyük ve hareketli hayvanların hücreleri hücre dışı sıvı tarafından desteklenir. Kan ile hücreler arasındaki madde alışverişi bu sıvı aracılığıyla olur Dolaşım sistemleri, damarların vücut boşluğuna açılıp açılmamasına göre 2 çeşittir: 1. Açık dolaşım sistemi: Omurgasızlardan yumuşakçalar, eklem bacaklılar ve derisi dikenlilerde görülür Sistem, bir veya birkaç odacıklı kalp, kısa atar ve toplar damarlardan oluşur Kılcal damarlar bulunmaz Kalbin kanı pompalamasıyla atardamarlara gelen kan, dokular arasındaki boşluklara (sinüs) yayılır. Buradan kan ile vücut hücreleri arasında madde alış verişi sağlanır. Kirlenmiş artık maddeleri taşıyan kan toplar damarlara geçer ve kalbe taşınır. Hücredışı sıvı ile dolaşım sistemindeki sıvı aynıdır = Hemolenf
DOLAŞIM SİSTEMLERİ Kan vücut boşluğuna yayıldığı için, kan dolaşımı çok yavaştır. Bu nedenle açık kan dolaşımına sahip canlıların metabolizma hızları da yavaştır. Eklembacaklılardan böceklerde (çekirge, arı, hamam böceği gibi ) açık kan dolaşımına rağmen metabolizma hızlıdır, hızlı hareket ederler. oksijenin direkt dokulara iletiminde rol oynayan trake solunumu. Oksijen trake borularıyla hücre ve dokulara taşındığından bu canlılarda kanla oksijen taşınmaz. Böceklerde hızlı hareketi sağlayan diğer faktör ise çizgili kasların bulunmasıdır. Kalp Tüp şeklinde kalp
DOLAŞIM SİSTEMLERİ 2. Kapalı dolaşım sistemi Toprak solucanları, mürekkep balıkları, ahtapot ve tüm omurgalılar. Dolaşım sistemi kalp, kan, damar ve kılcal damarlardan oluşur. Kılcal damarlar, atar ve toplar damarları birbirine bağlar. Gerekli besinler kılcal damarlardan hücre ve dokulara taşınır. Kılcal damarlardaki kan ile doku sıvısı arasında madde ve gaz değişimi olur Atık maddeler aynı yolla kılcal damarlara taşınır, buradan da toplar damarlarla kalbe geri döner.
KAPALI DOLAŞIM Avantajları Kan, damar dışına çıkmaz. Bu nedenle dolaşım daha hızlıdır ve besin ve gazları daha hızlı bir şekilde taşır Bazı damarların kasılıp gevşemesiyle kan basıncı ayarlanabilir İstenilen organa giden kan akışı ayarlanabilir Metabolizma ve hareket daha hızlıdır
KAPALI DOLAŞIM Toprak solucanları Kapalı kan dolaşımı görülen canlılarda hareket hızlıdır ancak toprak solucanlarında hareketin yavaş olması vücudun düz kaslara sahip olmasından kaynaklanır. Sırtta ve karında iki ana damar bulunur. Sırttaki ana damar ana kalp olarak iş görür Bu damarları her segmentte birbirine bağlayan halka damarlar bulunur. Halka ve ana damarlardan çıkan kılcal damarlar besin ve oksijeni hücre ve dokulara taşır. Halka damarlardan 5 çift damar kalp gibi kasılma özelliğine sahiptir ve kanın pompalanmasını sağlar. Kanın hareketi sırtta arkadan öne, karında önden arkaya doğrudur. Vücutta kirlenen kan deri altındaki kılcallarda temizlenir.
Kardiyovasküler sistem adı verilir Elemanları: Kalp KAPALI DOLAŞIM-OMURGALILAR Damarlardan gelen kanı alan bir veya iki kulakçık (atrium) Kanı damarlara pompalayan bir veya iki karıncık (ventrikül) Atardamar (arter) Kanı kalpten, organlara taşır Organların içinde incelir = arteriol Kılcal damar Atardamarları toplardamarlara bağlarlar Çok ince ve geçirgendirler = kan ile doku sıvısı arasında madde ve gaz geçişi Toplardamar (ven) Kanı kalbe getirirler Organlarda incelir =venül
KAPALI DOLAŞIM-OMURGALILAR Solungaç solunumu ve akciğer solunumu arasındaki fark: Solungaç solunumu yapanlarda tek dolaşım Kalpten pompalanan kan solungaçlara, organlara ve oradan kalbe döner Akciğer solunumu yapanlarda büyük ve küçük olmak üzere iki dolaşım sistemi bulunur. Kalpten pompalanan kan akciğerlere gider, buradan kalbe döner (küçük dolaşım) Temiz kan kalpten organlara gider, buradan kalbe döner (büyük dolaşım)
KAPALI DOLAŞIM-OMURGALILAR Balıklar: Balıklarda iki odalı kalp yapısı bulunur. Kalp bir kulakçık ve bir karıncıktan oluşur. Balıkların kalbinde CO 2 miktarı fazla kan bulunur. Kalbin karıncığından çıkan oksijence fakir kan atardamarla solungaçlara gelir. solungaçlarda temizlenir. Temizlenen kan (O 2 miktarı fazla) ana atardamarla vücuda taşınır. Vücut hücrelerinde metabolizma sonucu oluşan CO 2 kana geçer ve toplardamar ile kalbin kulakçığına taşınır. Balıkların kalbinde oksijence fakir, vücudunda oksijence zengin kan dolaşır. Kan basıncı solungaç kılcallarındaki sürtünme sebebiyle azalır ve organlardaki kılcallarda daha da azalır Dolaşım hızı yavaştır
KAPALI DOLAŞIM-OMURGALILAR Geçiş türü: Afrika akciğer balığı Bu tür arka arkaya gelen düşük oksijenli su dönemlerine veya yaşam alanlarında su seviyesinin azalmasına maruz kalmıştır Adaptasyon: Sindirim kanalının bir cep oluşturmasıyla akciğer oluşumu Solungaçlara giden arterlerden ikisi, sürtünmeyi azaltacak şekilde değişikliğe uğramıştır Yeni bir damar akciğerden kanı kalbe geri taşır Solungaç yarıklarından ikisi solungaçlarını kaybetmiştir Böylece kalpten akciğere direk bağlantı oluşmuştur Akciğer ve sistemik dolaşım arasında kısmen ayrılma vardır
Oksijence zengin kan Oksijence fakir kan Karışık kan Solungaçlar Karıncık Kulakçık Solungaç baypas Akciğer dolaşımı Akciğer kılcalları Bir kulakçığa akciğerden kan gelirken diğerine organlardan kan taşınır Sistemik dolaşım Doku kılcalları
KAPALI DOLAŞIM-OMURGALILAR İki yaşamlılar: Kalp üç odalıdır: İki kulakçık ve bir karıncık Kalbin sol kulakçığına oksijence zengin, sağ kulakçığına oksijence fakir kan taşınır. Sağ ve sol kulakçığın kasılmasıyla kan karıncığa geçer ve burada birbirlerine karışır. Karıncıktan pompalanan kan karışık kandır. Kanın bir kısmı vücuda, bir kısmı ergin kurbağalarda akciğere pompalanır. Akciğerlerde temizlenen kan, kalbin sol kulakçığına dökülür. Vücuda gönderilen karışık kan, hücre ve dokulardan geçerken CO 2 bakımından daha da artarak kalbin sağ kulakçığına taşınır. Dokulara giden kan, akciğer kılcallarında sürtünmeye uğramadığı için miktarı daha fazladır
KAPALI DOLAŞIM-OMURGALILAR Sürüngenler: Sürüngenlerde kalp yapısı kurbağalara benzer. Kalp 3 odalıdır. Ancak karıncıkta yarım bir perde (septum) bulunur. Yine de kulakçıklardan karıncığa dökülen kan karışır. Vücuda gönderilen kan karışık kandır. Kanın bir kısmı temizlenmek üzere akciğerlere gider ve temizlendikten sonra sol kulakçığa dökülür. Kalpten pompalanan kanın bir kısmı da hücre ve dokulara gönderilir.
Oksijence zengin kan Akciğer kılcalları Oksijence fakir kan Karışık kan Sağ aort Sol kulakçık Sol aort Sağ kulakçık Karıncık septum ile bir miktar bölünmüştür Karıncık Doku kılcalları
KAPALI DOLAŞIM-OMURGALILAR Timsahlar sürüngenler sınıfında yer almasına rağmen bu canlılarda kalp 4 bölmelidir. Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışmaz. Ancak kalpten çıktıktan sonra atardamarlar arasında yer alan panizza kanalında kan karışır. Bu nedenle timsahlar da soğuk kanlıdır
Oksijence zengin kan Oksijence fakir kan Karışık kan Akciğer kılcalları Sağ aort Sol aort Sol kulakçık Karıncıklar tamamen ayrıdır fakat isteğe bağlı olarak sağ karıncıktaki kanı akciğere veya dokulara gönderirler Sol karıncık Doku kılcalları Timsahlarda dolaşım
KAPALI DOLAŞIM-OMURGALILAR Kuş ve memelilerde dolaşım: Kalp 4 odalıdır. İki kulakçık, iki karıncık yapısı görülür. Oksijence fakir ve zengin kan kalpte ve vücutta karışmaz. Oksijence fakir kan akciğerlerde temizlenir. Temizlenen kan kalbin sol kulakçığına taşınır. Temiz kan kalbin sağ karıncığından aort atardamarıyla vücuda gönderilir. Aort atardamarı kuşlarda sağdan, memelilerde soldan dallanarak vücuda kanı taşımaktadır.
İNSANDA DOLAŞIM SİSTEMİ Kalp 4 bölmelidir. Üstte 2 kulakçık altta 2 karıncık bulunur. Kulakçıklara toplardamar kanı getirir. Karıncıklardan, kan pompalanır. Kalbin sağ bölümünde oksijence fakir, sol bölümünde oksijence zengin kan bulunur.
İNSANDA KALP Sağ kulakçığa üst ana toplardamar ile alt ana toplardamar bağlanır. Oksijence fakir kan taşır. Sol kulakçığa akciğer toplardamarı bağlanır. Oksijence zengin kanı taşır. Sağ karıncıktan oksijence fakir kan akciğer atardamarına, Sol karıncıktan oksijence zengin kan aort atardamarına geçerek kalpten uzaklaşır.
İNSANDA KALP Kulakçıklar ve karıncıklar arasında kanın geri dönmesini engelleyen atrioventriküler kapakçıklar bulunur. Sol kulakçık ve sol karıncık arasında ikili kapakçık (mitral) sağ kulakçık ve sağ karıncık arasında üçlü kapakçık (triküspid) bulunur. Bu kapakçıklar karıncıklara doğru tek yönde açılır. Karıncıklardan kanın atardamarlara pompalandığı yerlerde yarım ay (semilunar) kapakçıkları bulunur. atardamar yönünde açılarak kanın kalbe dönmesini engeller.
HTTPS://WWW.YOUTUBE.COM/WATCH?V=TMUJNUSIS4I
İNSANDA KALP DÖNGÜSÜ Kalbin sağ kulakçığının üzerinde kendi kendine uyarı gönderebilen bir grup hücre bulunur. Bu bölgeye sinoatrial düğüm (SA) denir. Sinoatrial düğümün oluşturduğu uyarı kas liflerine yayılır ve kulakçıklar kasılır. Kulakçıklar kasıldığında karıncıklar gevşer, karıncıklar kasıldığında ise kulakçıklar gevşer. Kulakçıklar kasıldığında kalp kapakçıkları açılır. Kan karıncıklara dolar. Karıncıklar kasıldığında kalp kapakçıkları kapanır. Kan karıncıklardan, yarım ay kapakçıklarının açılmasıyla atardamardan geçer
HTTPS://WWW.YOUTUBE.COM/WATCH?V=T1SRY2RCNRQ
İNSANDA KALP DÖNGÜSÜ Karıncıkların kasılmasına sistol, gevşemesine diastol denir. Diastolun hemen arkasından kulakçıklar kasılır. 1. sinoatrial düğümü elektrik uyarısı üretir. 2. İmpulslar bu bölgeden sağ ve sol kulakçıklara yayılır ve her iki kulakçık aynı anda kasılır. 3. Sinoatrial düğüm sağ kulakçık ve sağ karıncık arasında yer alan atrioventriküler düğümü (A.V) uyarır. 4. AV karıncıklara sağ ve sol karıncığa bölünen His demetlerini uyarır. 5. Purkinje lifleriyle karıncıklara yayılır 6. Karıncıklar kasılır. 7. Kan aort ve akciğer atardamarına geçer.
HTTPS://WWW.YOUTUBE.COM/WATCH?V=WNHDF0G03VS
İNSANDA KALP DÖNGÜSÜ Nabız: Kan karıncıklardan atardamarlara pompalandığında damar genişler, bu genişleme sayıldığında kalp atış hızı ölçülmüş olur Steteskopla duyulan sesler kalp kapakçıklarının kapanma sesidir. Seslerden birincisi AV kapakçıklarının kapanması İkincisi yarımay kapakçıklarının kapanmasıyla kanın bu kapakçıklara vurmasıdır. Kalp kapakçıklarından bir veya birden fazlasının çalışmasında bozukluk olursa kan geriye doğru kaçar = Üfürüm Genetik olabilir veya ateşli hastalıklar sonucu oluşabilir
KALP ATIŞININ DÜZENLENMESİ Kalp kendi sinirsel uyarısını üretse de, atış hızı otonom sinir sistemi tarafından düzenlenir Sinirler: Sempatik sinirler (hızlandırıcı) Parasempatik sinirler (yavaşlatıcı) (vagus) Hormonlar: Adrenalin tiroksin hormonları (hızlandırıcı) Asetil kolin (yavaşlatıcı) Vücut sıcaklığının artması (hızlandırıcı) Kanda CO 2 miktarının artması (hızlandırıcı) Nikotin, kafein gibi kimyasallar Yaş, boy, sağlık durumları ve yapılan fiziksel hareketler
DAMARLAR Atardamarlar Kalbin karıncıklarından çıkar. Akciğer atardamarları hariç bütün atardamarlar temiz kan taşır. Kanın akış yönü kalpten vücut çeperine doğrudur. Çeperleri kalındır, dağılışları düzenlidir. Genellikle vücudun derinliklerinde seyrederler. Kanın hareketi; karıncıkların kasılmasından doğan basınçla, kaslı tabakanın sağladığı esneklikle sağlanır.
DAMARLAR Toplardamarlar Kalbin kulakçıklarına gelir. Akciğer toplardamarı hariç kirli kan taşır. Kan, vücut çeperinden kalbe doğru akar. Genellikle alt bölgedeki damarlarda kapakçıklar bulunur. Çeperleri incedir, dağılışları düzensizdir. kanın hareketi; kapakçıklarla, vücut kaslarıyla (çizgili kaslar) kan basıncı ile, kulakçıkların oluşturduğu emme basıncı ile, solunum hareketleri ile diyaframın oluşturduğu negatif basınçla sağlanır. Vücudun yüzeyinden seyrederler.
DAMARLAR Kılcal damarlar Atardamarlarla toplardamarlar arasında bulunur. Yapılarında kaslı tabaka bulunmaz. Kan ile doku sıvısı (doku hücreleri) arasında madde alış verişini sağlar. Çeperleri incedir ve madde giriş çıkışını sağlayan gözenekler bulunur. Kılcalların toplam yüzeyleri çok geniş olduğundan kanın akışı yavaş olur.
LENF SİSTEMİ 1. Lenf sıvısı Lenf sıvısı alyuvar taşımayan, renksiz doku sıvısıdır. Bu nedenle akkan olarak da adlandırılır. Lenf sıvısında; kılcallardan doku sıvısına geçen maddeler, akyuvarlar, küçük protein molekülleri görülür. 2. Lenf damarları Yapı olarak toplardamara benzerler. Atardamar bulunmaz. Lenf kılcalları ve lenf toplardamarları bulunur. Lenf damarlarının ucu kapalıdır. Lenf damarlarının kapalı ucuyla doku sıvısı alınır ve büyük lenf damarına oradan da kan damarlarına bağlanır.
LENF SİSTEMİ I. Göğüs kanalı İnce bağırsaktan emilen yağ asitleri ve gliserol ile vücudun alt kısımlarından, (bacaklardan) toplanan lenf damarları göğüs kanalına, göğüs kanalından da sol köprücük altı toplardamarıyla üst ana toplardamara ve kalbin sağ kulakçığına taşınır. II. Büyük lenf damarı Baş ve gövdenin sağ tarafından, sağ koldan toplanan lenf, büyük lenf damarına açılır. Buradan sağ köprücük altı toplardamarına ve üst ana toplardamara taşınarak kalbin sağ kulakçığına iletilir.
LENF SİSTEMİ 3. Lenf düğümleri Bademcikler, dalak, timüs bezi lenf düğümleridir. Boyun, koltuk altı ve kasıklar gibi vücudun belli bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Lenfosit yapımında ve mikroplara karşı vücudun korunmasında görevlidir.
LENF SİSTEMİ Görevleri İnce bağırsaktan emilen yağ asitleri ve gliserolü kan dolaşımına katar. Lenfosit üreterek vücudun savunma sisteminde etkilidir. Doku sıvısı ile kan sıvısının dengede kalmasını sağlar. Kılcal damarlara geçemeyen fazlalıkları, dolaşım sistemine katarak dengeyi sağlar. Lenf düğümlerinde lenf sıvısını mikroplardan arındırır.