Bafl A r s Epidemiyolojisi



Benzer belgeler
PRİMER BAŞAĞRILARI Semptomdan tanıya gidiş Migren ve Gerilim Başağrıları

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

Baş ağrısı tipi ile psikiyatrik eş tanı, depresyon ve anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi

Migren hastasının tedavi öncesi değerlendirimi

14 Aralık 2012, Antalya

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

DÜŞÜK PREVALANS HEKİMLİĞİ. Yrd. Doç. Dr. Yasemin ÇAYIR Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği AD

İlk basamak sağlık merkezi ne başvuran erişkin hastalarda baş ağrısının özellikleri ve etkili olabilecek etmenlerin belirlenmesi

Prof. Dr. F. Cankat Tulunay

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE MESLEK HASTALIKLARI

BAŞAĞRILI HASTANIN DEĞERLENDİRİLMESİ. Prof.Dr.Baki Göksan

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

YEREL ET K KURULLARLA LG L FAYDALI B LG LER fiule OKTAY, Prof. Dr., Oktay ÖZDEM R, Doç. Dr. Omega - CRO

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Doğum Mevsimi İlişkisi. Dr. Özlem HEKİM BOZKURT Dr. Koray KARA Dr. Genco Usta

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı HANEHALKI TÜKETİM HARCAMALARI

Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz

Doç.Dr. Nilay ÇÖPLÜ. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Salgın Hastalıklar Araştırma Müdürlüğü

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

Ekonomik Rapor Kaynak: TÜİK. Grafik 92. Yıllara göre Doğuşta Beklenen Yaşam Süresi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği /

pecya Başağrısı Poliklinik Hastalar ın ın Demografik ve Klinik Profili

MİGRENE KARŞI BAŞ BANTI

Kronik Böbrek Hastalarında Eğitim Durumu ve Yaşam Kalitesi. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği, Prediyaliz Eğitim Hemşiresi

BİYOİSTATİSTİK Sağlık Alanına Özel İstatistiksel Yöntemler Dr. Öğr. Üyesi Aslı SUNER KARAKÜLAH

Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp günümüzde alışılagelmiş tıbbın içinde sayılmayan farklı sağlık sistemleri ve uygulamalardan oluşan bir grup

UYKU. Üzerinde beni uyutan minder Yavaş yavaş girer ılık bir suya. Hind'e doğru yelken açar gemiler, Bir uyku âleminden doğar dünya...

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Çocukluk Çağı Kanserlerinin Epidemiyolojisi Prof. Dr. Tezer Kutluk

TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ ORTAK SINAV BAŞARISININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ


Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın

Gerilim tipi baş ağrısı erişkin yaşta % oranında yaygın görülür.

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

19 Şubat 2016, CUMA. 10:45-12:30 Oturum I - BAŞAĞRISINA GİRİŞ Moderatörler: Prof. Dr. Fethi İdiman, Prof. Dr. Deniz Selçuki

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1


Depresyonda İşlevsel İyileşme ve Brintellix

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir.

VERİLERLE TÜRKİYE ve DÜNYADA DİYABET. YARD.DOÇ.DR. GÜLHAN COŞANSU İstanbul Üniversitesi Diyabet Hemşireliği Derneği

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

Hipertansiyon ve Kronik Böbrek Hastalığı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Tedaviye Başvuran İnfertil Çiftlerde Kaygı, Öfke, Başa Çıkma, Yeti Yitimi Ve Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

AŞILANMA VE ÇOCUK SAĞLIĞI 11

Basın bülteni sanofi-aventis

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur.

Atriyal Fibrilasyonda Akılcı İlaç Kullanımı. Dr Özlem Özcan Çelebi

Prediyaliz Kronik Böbrek Hastalarında Kesitsel Bir Çalışma: Yaşam Kalitesi

TABLOLAR VE ŞEKİLLER LİSTESİ

Özgün Problem Çözme Becerileri

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Tablo Yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması Düzey-1 e göre Bireylerin Bilgisayar ve İnternet Kullanım Oranı

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti?

DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, Önlenebilen veya geciktirilebilen bir hastalıktır.

İNFEKSİYÖZ ENSEFALİTLER: HSV-1 E BAĞLI OLAN VE OLMAYAN OLGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI

Dr. Figen HANAĞASI Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Nöroloji Bölümü

KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125: Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

HEMODİYALİZ HASTALARININ HİPERTANSİYON YÖNETİMİNE İLİŞKİN EVDE YAPTIKLARI UYGULAMALAR

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu

GUNCEL TIP AKADEMISI NISAN K. K. T. C ARTEMIS OTEL. BAFRA

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü. Kaza Tarihi :... Kaza Gününde İşbaşı Saati :... Kazanın olduğu saat :...

TÜRKİYE DE SİGARA KULLANIMININ EPİDEMİYOLOJİSİ. Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Tıp Fakültesi

DÜNYA NÜFUSUNUN YAPISI

KEMIK ERIMESI ERKEKLERI DE TEHDIT EDIYOR

Dünyada ve Türkiye de Kronik Hastalıklar. Prof. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FRCP, FIDSA Hacettepe Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi

Türkiye de Bağımlılık Epidemiyolojisi. Dr. Zehra Arıkan

Adana İl Merkezi Acil Servis Hekimlerinin Sağlık Profillerinin Belirlenmesi

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

TND Böbrek Sağlığı Otobüsü

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

Türkiye Diyabet Prevalans Çalışmaları: TURDEP-I ve TURDEP-II

DÜŞÜKLER VE ÖLÜ DOĞUMLAR 6

Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ

BÖBREK NAKİLLİ ÇOCUKLARDA GEÇ DÖNEM AKUT REJEKSİYONUN GREFT SAĞKALIMI ÜZERİNE ETKİLERİ. Başkent Üniversitesi Çocuk Nefroloji Dr.

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı

BİRİNCİ BASAMAKTA DİYABETİK AYAK İNFEKSİYONLARI EPİDEMİYOLOJİSİ VE ÖNEMİ. Doç. Dr. Serap Çifçili Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

Türk Hipertansiyon İnsidans Çalışması

SAĞLIK ÖLÇÜTLERİ. Doç. Dr. Zeliha Öcek EÜTF Halk Sağlığı AD

Transkript:

.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Bafl, Boyun, Bel A r lar Sempozyum Dizisi No: 30 May s 2002; s. 9-14 Bafl A r s Epidemiyolojisi Prof. Dr. Aksel Siva Baş ağrısı, yaygın olarak görülen bir semptom olup, hekimlerin en sık karşılaştıkları ve doğal olarak kendilerinin ve yakınlarının da en çok etkilendiği bir sağlık sorunudur. Baş ağrılarının önemli bir bölümü migren ve gerilim tipi baş ağrısı özelliğinde olan süregen (kronik) ağrılardır. Bu baş ağrıları kişiyi, yaşamının önemli bir bölümünde hem ağrı özelliği ile, hem de ağrının dolaylı ve dolaysız sonuçları ile etkileyebilmektedir. Öte yandan kimi zaman depresyon ve diğer bazı psikiyatrik olaylar da bu tür ağrılara, ya da varolanların sıklaşmalarına neden olabilmektedir. Baş ağrılarına yönelik epidemiyolojik çalışmalar bu ağrıların sıklığını ve yayılımını, etkilendikleri çeşitli yaş, cinsiyet, ırk, sosyoekonomik durum ve diğer etkenleri değerlendirerek, ağrının mekanizmasına, özelliklerine, ve tedavisine yönelik anlayışımızın geliştirilmesine yaramaktadır. Öte yandan ağrıya bağlı işgücü kaybı, baş ağrısının neden olduğu sağlık harcamaları ve ilişkili ekonomik götürüler de sağlık sorunlarının bir diğer boyutunu anlamamızı sağlayacaktır. PR MER BAfi A RILARININ EP DEM YOLOJ S Migren Gelişmiş ülkelerde benzer yöntemlerle yapılan migren prevalans çalışmaları bu tür baş ağrısının erişkin kadınlarda %12 24; erkeklerde ise %5 12 oranlarında görüldüğünü göstermektedir. Ülkemizde gerçekleştirilen çok merkezli bir baş ağrısı epidemiyolojisi çalışmasında, 15 55 yaş grubunda migren prevalansı %16.4 olarak bulunmuş olup bu oran kadınlar için %21.8, erkekler için %10.9 dur. Bu değerler göreceli olarak yüksek izlenimi vermekle birlikte yakın zamanda batıda yapılmış çalışmalar ile uyumludur. Toplumumuzda migrenin en çok görüldüğü yaş grubu 30-39 olarak bulunmuştur. Öte yandan öğrenim düzeyi düşük, eşinden ayrılmış veya dul olanlarda migren daha yüksek oranlarda görülür iken, kırsal veya kent yerleşimli yaşam ve genelde sosyoekonomik düzey açısından migren prevalansı önemli farklılık göstermemek- 9

Aksel Siva tedir. Bölgesel olarak bakıldığında Marmara, Orta Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde prevalans %11.4-14.7 arasında değişmekte, buna karşılık Ege, Akdeniz ve Doğu-Güneydoğu Anadolu da artmakta ve %20.6-%24 gibi değerlere ulaşmaktadır. Migren prevalans değerlerinden söz edilirken verilen oranlar migren atağı haftada bir-iki kez gelenleri alabildiği gibi, yılda sadece birkaç atak geçirenleri de içermektedir. Amerikan Migren Çalışması nda migren atak sıklığı ayda birden az olanların oranı %36, 1-3 arası olanlar %38, daha sık olanların oranı ise %26 olarak bulunmuştu. Atakların süresi %76 migrenlide 12 saatten kısa, %12 sinde 12-24 saat, diğer %12 sinde de daha uzun, şiddeti ise %64 ünde çok, diğerlerinde orta veya hafif derecelerde tanımlanmıştı. Migrenle karşılaşılma sıklığı çocukluk döneminde anlamlı bir cinsiyet farkı göstermezken, puberteden sonra kadınlarda artmakta ve erişkin nüfusta kadın-erkek oranı, 2/1 e ulaşmaktadır. Çocuklarda migren prevelans değerleri %3-6 arasında bildirilmekle birlikte gerçekte bu oran olasılıkla çok daha yüksektir. Nitekim çocuklarda migren olarak kabul edilen baş ağrılarının gerek erişkinler kadar belirgin özellikler taşımaması, gerekse çocuklar tarafından herzaman iyi tanımlanamaması ve epidemiyolojik araştırmaların bu yaş grubunda kısıtlı olması nedeniyle gerçek oranların ne olduğu kesin söylenememektedir. Ülkemizde Mersin Bölgesi nde okul çocuklarında yürütülen bir çalışma ise ilköğretim öğrencileri arasında migren prevalansı %10.4 olarak saptanmıştır (Buğdaycı R, Özge A, Şaşmaz T, ve ark, 2002, yayında). Küme (Cluster) Bafl A r s Nadir karşılaşılan bu primer baş ağrısı ile ilgili epidemiyolojik çalışmalar sınırlı olup, bildirilen prevalans değerleri %0.1-0.4 arasında değişmektedir. Erkeklerde daha sık görülmekte olup, erkek/kadın oranı 5/1-2 olarak kaydedilmektedir. Gerilim Tipi Bafl A r s (GBA) ve Günlük Süregen Bafl A r s (GSBA) GBA sıklık ve şiddetine göre de değişkenlik gösterir, batıda yapılan çalışmalar bu ağrı sıklığının toplumda episodik tipte %60 lara kadar çıktığını, hatta aştığını, süregen tipte ise %3 ü aşmadığını göstermektedir. Ancak, ülkemizde bölgeler arasında farklar olmasına rağmen GBA prevalans oranları, episodik tipi için %20-30, süregen tip için %3.1 olarak bulunurken, %3.1 lik bir toplum kesiminde de günlük süregen baş ağrısı ile karşılaşılmıştır. Gerek migren, gerekse gerilim tipi baş ağrısı olarak başlayan ve zaman içinde giderek sıklaşan ve "primer" özelliklerinin bir kısmınının belirginliğini yitirdiği ve çoğu zaman aşırı ağrı kesici ve / veya ergotamin kullanımı ile ilişkili olan günlük süregen baş ağrısı (Chronic Daily Headache), 1988 Uluslararası Baş Ağrısı Der- 10

Bafl A r s Epidemiyolojisi neği nin (International Headache Society-IHS) 1988 sınıflamasında yer almamakla birlikte, 2003 te yayınlanması beklenen gözden geçirilmiş ve yeni sınıflamada bulunacaktır. Yakın zamanda Fransa da yapılan yeni baş ağrısı epidemiyoloji çalışmasında da GSBA için ülkemizdeki ile aynı oran bulunmuştur. BAfi A RILARININ TOPLUMA GET RD YÜK Baş ağrısı genellikle sadece "A r " boyutu ile ele alınmakta, ağrının gerek kişiye, gerekse topluma getirdiği yükler çoğunlukla göz ardı edilmektedir. Migren ve gerilim tipi primer baş ağrıları sadece bir ağrı sorunu olarak görülmemeli, tüm sonuçları ile birlikte değerlendirilmelidir. Nitekim "ağrı" ile birlikte aşağıda değineceğimiz diğer migren belirtileride kişinin yaşam kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir. Atakların sık geldiği kişilerde "gene atak gelecek" endişesi bu kişilerin bir kısmında depresyonun gelişmesi için neden oluşturabilmekte, depresyonun ortaya çıktığı kişilerde ataklar daha da sıklaşmakta ve böylece bir kısır döngü oluşmaktadır. Öte yandan ataklar kişinin diğer aile fertleri ile ilişkisini, çalışan bir kişi ise ayrıca işyerindeki verimini ve ilişkilerini giderek olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bunların sonucunda kişinin yaşam kalitesi giderek bozulurken, sağlık harcamalarının artması ile doğrudan, iş yerinde verimsizlik şeklinde de dolaylı olarak kendisine ve topluma ekonomik bir yük getirmektedir. Günümüzde hastalıkların toplumlara getirdikleri ekonomik yük giderek daha çok önem taşımaktadır. Bu yükün bir kısmı hastalıkların tanı ve tedavi giderleri olarak kabul edilen her türlü doktor, inceleme, hastane, tedavi ve benzeri tutarlar olarak hesaplanan "doğrudan" giderlerdir. Ancak ekonomik yükün daha önemli bölümü hastalığa bağlı işe gidememe ve işte verim düşüklüğüne bağlı iş gücü kaybından kaynaklanan "dolaylı giderler" olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada ev kadınlarının işgücü kaybının da ele alınmasının gerekeceğini ve evde hastası olan (örneğin çocuğu hasta olan çalışan anne) kişinin bu nedenle işine gidememesinin de bu giderler içinde önemli yer tutacağını unutmamak gerekir. Sadece migren türü baş ağrısının Amerika Birleşik Devletleri bütçesine getirdiği yıllık yükün 1.4-17.2 milyar Dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir. İngiltere'de yapılan bir çalışmada migrenin İngiliz ekonomisine yıllık yükünün 280 milyon sterlin olduğu ve bunun sadece 30 milyonunun -doktor ve tedavi- gideri olduğu, geri kalanının iş gücü kaybına bağlı dolaylı giderler olduğu öne sürülmüştür. İngiltere'de yapılan bir diğer çalışmada migrene bağlı iş gücü kaybının erkeklerde yılda 5.6 gün olduğu, bunun 1.5 gününün hiç işe gitmeme, 4.1 gününün işte migrenden dolayı verim düşüklülüğüne bağlı olduğu, kadınlarda bu kayıpların sırası ile 6.7, 2.1 ve 4.6 gün olduğu bildirilmiştir. Bu kayıpların ekonomik karşılığının yılda -diğer çalışmadan farklı olarak- 611-741 milyon sterlin olacağı hesaplanmaktadır. 11

Aksel Siva Türkiye çalışmasında son bir yıl içinde Migren e bağlı işgücü kaybının yılda ortalama 5.4 gün olduğu bulunmuştur. Bu işgücü kaybının, Şubat 2002 rakamlarına göre uyarlanmış günlük asgari ücret üzerinden bütçeye getirdiği tahmini yük ise yılda yaklaşık 270 trilyon TL (200 milyon Dolar) olarak hesaplanmaktadır. Bunlara sağlık harcamaları da eklendiğinde rakamlar daha da büyümektedir. Dolayısı ile migrenin doğru olarak tanınıp tedavi edilmesinin kişinin yaşam kalitesini düzeltme yanında, topluma da getireceği olumlu katkılar gözardı edilmemelidir. E-GBA na bağlı işgücü kaybının ise yılda ortalama 2.7 gün olduğu ve bütçeye getirdiği yükün yılda yaklaşık 270 trilyon TL (170 milyon Dolar) olacağı, süregen gerilim tipi ağrı için ise bu rakkamların 4.1 gün ve yaklaşık 80 trilyon TL (60 milyon Dolar) olacağı hesaplanmaktadır. Her ne kadar bu rakamlar kesin olmasa da primer baş ağrılarının dolaylı ekonomik yükünün ulaşabileceği boyutlar hakkında bilgi vermektedir. Bunun yanında altta yatan ciddi bir nedenin olmadığı bu primer-süregen baş ağrıları ile başvuran kişilerden istenecek olan, özellikle BT veya MRG gibi görüntüleme ve diğer inceleme yöntemlerinin aşırı ve gereksiz olması da doğrudan olan ekonomik yükü çok arttırabilmektedir. Bafl A r s için Doktora Baflvuru Baş ağrılarına bağlı gerek bireysel (fizik - psikolojik - ekonomik), gerekse toplumsal yükü azaltmanın ilk koşulu başı ağrıyan daha çok kişinin doktora başvurmasını sağlamak, bu kişilerin baş ağrılarını iyi tanıyabilmek ve doğru tedavi etmektir. Kadın migrenlilerin %60, erkeklerin de %70 kadarının hekim tanısı almadıkları "tanısı konmamış migrenli" oldukları bildirilmiştir. Çeşitli çalışmalarda migren veya diğer süregen-primer baş ağrısı olan kişilerin bu yakınmaları için doktora başvuru oranlarının %50'yi geçmediği kaydedilmektedir. Memleketimizde baş ağrısı nedeni ile doktora başvuru oranı %38.9 olarak bulunmuştur. Bu oran kadınlarda %46.1, erkeklerde %30.1 dir. Migren'lilerin doktora başvuru oranı %47.1'e yükselmekte, E-GBA olanlarda ise %26.8'i geçmemektedir. Bekleneceği gibi S-GBA'nda bu oran %54 ile en yüksektir. Migren'lilerin %75.4'ünde, gerilim tipi baş ağrısı olanların ise sadece yarısında doğru tanıya varılmaktadır. Öte yandan bu tür baş ağrıları nedeni ile doktora başvuranlara nadir olmayarak "kronik sinüzit", "boyun kireçlenmesi" ve "hipertansiyon" gibi gerçekte süregen baş ağrısı ile ilgisi olmayan tanılar konmaktadır! Bafl A r s için Doktor Seçimi Türk Baş Ağrısı Epidemiyolojisi Çalışması nın en önemli verilerinden biri başı ağrıyan kişilerin ilk olarak hangi doktora gittikleri sorusuna verdikleri yanıttır. Buna göre memleketimizde başı ağrıyanların %36.9'u öncelikle bir nöro- 12

Bafl A r s Epidemiyolojisi loğa, %27.8'i bir dahiliye, %16.3 ü bir KBB, %12'side bir nöro-şirürji uzmanına başvurmaktadır. Birinci basamak hekimlere başvuranların oranı ise sadece %16.3 tür. 1997 yılında gerçekleştirilen bu alan çalışmasında bulunan bu oranlar hekim seçimindeki yanlışı çok net bir şekilde vurgulamaktadır. Günümüzde halkın ilk basamak sağlık hizmetlerinden yararlanma oranının biraz daha düzeldiğini umut etsek bile, "önce bir uzman görsün" yaklaşımının ülkemizdeki sağlık anlayışı ve politikalarında öncelikle değişmesi gereken önemli bir soruna işaret ettiğini görmeli ve göstermeliyiz. Bafl A r s için laç Kullan m Baş ağrısı sırasında ağrı kesici kullandığını belirtenlerin oranı %85.7 olup, bunların ancak %33.6'sı söz konusu tedavilerinin bir doktor tarafından verildiğini, %11.4'ü aldıkları ilacın bir eczane ve %32.7'si başka bir baş ağrılı kişi tarafından önerildiğini, %29.6'sı ise doğrudan kendilerinin seçtiklerini belirtmektedirler. Baş ağrıları nedeni ile profilaksi amacı ile ilaç kullananların oranı %9.6 olup, migrenlilerin auralı, aurasız veya GBA ile birlikte olmasına göre bu oran %5.9-21.7 arasında, GBA grubunda ise alt gruplara göre %4.7-14.3 arasında değişmektedir. HASTALIK B RL KTEL (CO-MORBIDITY) Migren ve Di er Hastal klarla Birlikteli i Değişik çalışmalarda, migrenlilerde bazı hastalıklarla, migreni olmayanlara göre daha sık karşılaşıldığı bildirilmektedir. Bunların arasında öncelikli olarak bazı psikiyatrik hastalıklar, ayrıca hipertansiyon, mitral kapak prolapsusu ve inme sayılmaktadır. Migrenlilerde, epilepsi ile karşılaşılma olasılığını, normal nüfusta beklenen %0.5 in yaklaşık on katı olan %5.9 a kadar bildiren çalışmalar olmakla beraber bu oran genel pratikte bunun altında izlenimini vermektedir. Ancak, her ikiside artmış nöronal uyarılabilirlik durumu ile şekillenen bu nörojenik hastalıklara birlikte rastlanması şaşırtıcı değildir. Panik bozukluk, anksiyete ve affektif bozukluklar, majör depresyon tabloları migrenlilerde normal popülasyona göre 3-6 kez daha sık görülebilmektedir. Genç yaşta (45 yaş altı) karşılaşılan inme nedenleri arasında migren sıklıkla sayılmakla birlikte, bu ilişki daha çok 45 yaş altı migrenli kadınlarda ortaya çıkmakta, migrenin auralı olması, sigara tüketimi ve oral kontraseptif kullanımı ile inme geçirme riski giderek artmakta, ve normal nüfusa göre bu migrenlilerin 3-14 kez daha sık inme geçirebilecekleri bildirilmektedir. Bununla birlikte migren ile inme ilişkisinin farklı boyutları olabileceği unutulmamalıdır. Nitekim tesadüfi olarak iki olay bir arada görülebileceği gibi, inme sırasında migreni andıran bir baş ağrısı ortaya çıkabilir. Hastalık birlikteliği gerek tanı, gerekse tedavi seçenekleri açısından önem taşımaktadır. Örneğin migren ile epilepsi birlikteliğinde tercih edilecek ilk ilaç 13

Aksel Siva valproate, topiramate veya lamotrigin; migren ile hipertansiyon birlikteliğinde beta-blokerler, depressif bir migrenlide ise antidepressanlar öncelik kazanacaktır. KAYNAKLAR 1. Hayran O, Zarifoğlu M, Siva A. Baş ağrısı epidemiyolojisi. Erdine S (ed). A r 2000; 181-183 2. Headache Classification Committee of the International Headache Society: Classification and diagnostic criteria for headache disorders, cranial neuralgias and facial pain. Cephalalgia 1988; 8, Suppl.7:13-90 3. Lafnez, MJA, Vioque, J, Hernandez-Aguado, I, Titus, F. Prevalence of Migraine in Spain. In: Olesen J, ed. Headache Classification and Epidemiology. Raven Press Ltd, New York, 1994; 221-225. 4. Lipton RB. Epidemiology and comorbidity of headache. Headache in adults. Education program Syllabus, AAN 51st annual meeting, April 17-24; 1999; 7FC.004-21-40) 5. Peres MF, Epidemiology of headache. In ed. Gilman S. Medlink Neurology, April-June 2002, 6. Russel MB, et al. Int J Epidemol 1995; 24:612-618. 7. Schwartz BS, Stewart WF, Simon D, Lipton RB. Epidemiology of Tension Type Headache. JAMA 1998; 279:3811-383. 8. Silberstein SD, Lipton BR, Dalessio DJ. (eds): Wolff s Headache and other head pain, Seventh Edition, 2001 Oxford University Press. 9. Spierings LH. Migraine: Questions and Answers, Second Edition, Merit Publishing International, 2001. 10. Stewart WF, Shechter BA, Rasmussen BK.. Migraine prevalence: A review of population based studies. Neurology, 1994; 44 (suppl 4):17-23. Bu bölümde ülkemize ait verilen bilgilerin büyük kısmı 1997-8 sonucu elde edilen ve ilk kez Amerikan Nöroloji Akademisi nin 49. Kongresinde (1998) ön veriler olarak sonra da 31. Ulusal Nöroloji Kongresi nde ve 1999 Dünya Baş ağrısı Kongresi nde (IHS) ayrıntılı olarak sunulan sonuçlar olup bu çalışma grubu ve çalışmaya katkısı olanların ayrıntılı listesi aşağıda kaydedilmiştir: Türk Baş Ağrısı Epidemiyolojisi Çalışma Grubu: Marmara Bölgesi:. Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi: Y. Çelik, H. Denktaş, B. Göksan, E. Ilgaz, O. Kantarcı, H. Narlı, S. Saip, S. Selamet, A. Siva; Marmara Üniversitesi T p Fakültesi: O. Hayran; Uluda Üniversitesi T p Fakültesi: H. Akış, İ. Altaylı, N. Varlı, M. Zarifoğlu; ç Anadolu Bölgesi: Hacettepe Üniversitesi T p Fakültesi: M. A. Topçuoğlu, E. Saka, D. Haydari, K. Kayahan, M. Yemişçi, K. Selekler; Gazi Üniversitesi T p Fakültesi: S. Güllap, B. Cengiz, Ç. Timuçin, B. Nazlıel, B. Koçek, E. Kaleli, C. İrkeç; Ankara Üniversitesi T p Fakültesi: C. Tulunay; Osmangazi Üniversitesi T p Fakültesi: H. Akdemir, N. Uzuner; Ege Bölgesi: Celal Bayar Üniversitesi T p Fakakültesi: H. Mavioğlu, H.Yılmaz; Dokuz Eylül Üniversitesi T p Fakültesi: F. İdiman, V. Öztürk, Özakbaş; Akdeniz Bölgesi: Çukurova Üniversitesi T p Fakültesi: Y. Sarıca, Ş. Bıçakçı.; Karadeniz Bölgesi: Karadeniz Teknik Üniversitesi T p Fakültesi: A. Akbaş, C. Boz, O. Bölükbaşı, Özmenoğlu; Do u ve Güneydo u Anadolu Bölgesi: Dicle Üniversitesi T p Fakültesi: Y. Yücel, N. Taşdemir; nönü Üniversitesi T p Fakültesi: H. Ekmekçi, C. Özcan. Türkiye Bafl A r s Epidemiyolojisi Çal flmas Piar-Gallup ile birlikte ve Türk Bayer sponsorlu unda gerçeklefltirilmifltir. 14