Ekonomi Politiğin Yöntemi ve Kapsamı

Benzer belgeler
Ekonomi Politiğin Yöntemi ve Kapsamı

KAPİTALİZM: KURAMSAL YAKLAŞIMLAR

KAPİTALİZMİN (İKTİSADIN)ÜÇ SORUNU:

SRAFFA VE MARX: DÜŞMAN KARDEŞLER?

Evrim, İktisat ve Sosyal Teori: Aykırı Yol Arkadaşları?

Evrimsel İktisat ve Eleştirisi

AŞKIN BULMACA BAROK KENT

Sosyal Bilimin İnsansızlaşması? Auschwitz in ardından şiir yazmak, barbarcadır T. Adorno

İktisadi Düşünceler Tarihi (ECON 316) Ders Detayları

İktisat Tarihi I. 6-7 Ekim

METODOLOJİ PARADİGMA ARAŞTIRMANIN BİÇİMSEL YAPISI YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM ÇÜTCÜ

YÖNETİMDE SİSTEM YAKLAŞIMI

1. Giriş Giriş...19

Giriş İktisat Politikası. İktisat Politikası. Bilgin Bari. 28.Eylül.2015

Marksist İktisat Teorisi. Hüseyin Özel. Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü 06800, Beytepe, Ankara

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

METODOLOJİ PARADİGMA ARAŞTIRMANIN BİÇİMSEL YAPISI YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM ÇÜTCÜ

1.Tarih Felsefesi Nedir? 2.Antikçağ Yunan Dünyasında Tarih Anlayışı. 3.Tarih Felsefesinin Ortaçağdaki Kökenleri-I: Hıristiyan Ortaçağı ve Augustinus

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

1 TEMEL İKTİSADİ KAVRAMLAR

Temel Kavramlar Bilgi :

CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARİHİ. 9. Hafta Mikro Sosyoloji: Sembolik Etkileşimcilik, Fenomenoloji ve Etnometodoloji

Mesleki Sorumluluk ve Etik-Ders 1 Sorumluluk-Ahlak-Etik-Etik Teorileri

ÜNİTE:1. İktisadi Düşünceler Tarihine Giriş ÜNİTE:2. Modern İktisadi Düşüncenin Doğuşu: Mertantilizm ve Fizyokrasi ÜNİTE:3. Klasik Okul ÜNİTE:4

İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar)

ÖDEV ETİĞİ VE İMMANUEL KANT

FELSEFE BÖLÜMÜ SOFİSTLER DERSİ DERS NOTLARI (3)

ORGANİZASYONLARDA ÇEVREYE UYUM ve DEĞİŞİMLE İLGİLİ YAKLAŞIMLAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

EĞİTİM YÖNETİMİ BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

4)Yukarıdaki 3 temel varsayım altında ekonomi daima tam istihdamdadır ve fiyatlar genel seviyesi istikrarlıdır.

CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARİHİ. 8. Hafta: İşlevselcilik (Fonksiyonalizm)

AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL KAVRAMLARI

FELSEFİ PROBLEMLERE GENEL BAKIŞ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

TÜRKİYE NİN TOPLUMSAL YAPISI

İktisada Giriş II (ECON 102) Ders Detayları

Soyolojik Soru Sorma ve Cevaplama

İnsanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları, doğru-yanlış ya da iyi-kötü gibi ahlaksal

Kredisi AKTS Matematiksel İktisat I Ön Koşul Dersleri HAFTALIK DERS AKIŞI

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI FELSEFE

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM YENİLİK / YENİLİKÇİLİK: KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Yapılandırmacı anlayışta bilgi, sadece dış dünyanın bir kopyası ya da bir kişiden diğerine geçen edilgen bir emilim değildir.

3. Keynesyen Makro İktisat Teorisi nin Bazı Özellikleri ve Klasik Makro İktisat Teorisi İle Karşılaştırılması

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FELSEFEYE GİRİŞ DKB

SOSYOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ

philia (sevgi) + sophia (bilgelik) Philosophia, bilgelik sevgisi Felsefe, bilgiyi ve hakikati arama işi

ZANAATLA TEKNOLOJİ ARASINDA TIP MESLEĞİ: TEKNO-FETİŞİZM VE İNSANSIZLAŞMIŞ SAĞALTIM

Öğretmenlik Meslek Etiği. Sunu-2

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... iii GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM SOSYOLOJİYE GİRİŞ

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Hatta Kant'ın felsefesinin ismine "asif philosopy/mış gibi felsefe" deniyor. Genel ahlak kuralları yok ancak onlar var"mış gibi" hareket edeceksin.

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T + U Saat Kredi AKTS. ECON 606: İleri Makroiktisadi Analiz I. Ön Koşul Dersleri

İktisat, İdeoloji ve İktidar Hüseyin Özel 1

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ İŞLETME BÖLÜMÜ DERS BİLGİ PAKETİ Dersin Kodu / Adı İŞL 104/ YÖNETİM VE ORGANİZASYON 1. Sınıf Bahar Dönemi

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI

Ayrım I. Genel Çerçeve 1

KONU 1: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE ( ) İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ ve YATIRIMLAR İLİŞKİSİ (DOĞRUSAL BAĞINTI ÇÖZÜMLEMESİ) Dr. Halit Suiçmez(iktisatçı-uzman)

Ana fikir: Oyun ile duygularımızı ve düşüncelerimizi farklı şekilde ifade edebiliriz.

İÇİNDEKİLER. Yedinci Baskıya Önsöz 15 İkinci Baskıya Önsöz 16 Önsöz 17 GİRİŞ 19 I. BÖLÜM FELSEFE ÖĞRETİMİ 23

BİRDEN GÜNGÖREN BULGAN GEORG JELLİNEK İN HAK VE DEVLET KURAMI

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI

İKTİSAT YÜKSEK LİSANS PROGRAM BİLGİLERİ

Genel Teori ye Yol Açmış Olabilecek Toplum Felsefesi Üzerine

KYM363 Mühendislik Ekonomisi

İçindekiler kısa tablosu

ETKILI BIR FEN ÖĞRETMENI

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır.

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

İÇİNDEKİLER. 1. Bölüm Kamu Ekonomisi Disiplinine Tarihsel ve Analitik bir Perspektiften Bakış,

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

Felsefe Nedir OKG 1201 EĞİTİM FELSEFESİ. Felsefe: Bilgelik sevgisi Filozof: Bilgelik, hikmet yolunu arayan kişi

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

İKTİSAT BİLİMİ VE İKTİSATTAKİ TEMEL KAVRAMLAR

Hegel, Tüze Felsefesi, 1821 HAK KAVRAMI Giriş

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI

ÖĞRETİM İLKE VE YÖNTEMLERİ. 2. DÜŞÜNME TÜRLERİ VE ÖĞRETİM Yrd. Doç. Dr. Şenay YAPICI

1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ

BİLGİ VARLIK İLİŞKİSİ VE DEĞİŞİM PROBLEMİ. -İki Gizli Müttefik: PARMENİDES ve HERAKLEİTOS-

225 ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Yrd. Doç. Dr. Dilek Sarıtaş-Atalar

4.HAFTA/KONU: IMMANUEL KANT IN ETİK GÖRÜŞÜ: İNSANIN DEĞERİ. Temel Kavramlar: Ahlak yasası, isteme, ödev, pratik akıl, maksim.

ÜNİTE:1 Psikolojinin Tanımı ve Kapsamı. ÜNİTE:2 Psikolojide Araştırma Yöntemleri. ÜNİTE:3 Sinir Sisteminin Yapısı ve İşlevleri

Ergenlikte Kimlik Gelişimi. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Hasan Kalyoncu Üniversitesi

BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İŞLETME ANABİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

Temel Kavramlar. Bağlanım Çözümlemesi. Temel Kavramlar. Ekonometri 1 Konu 6 Sürüm 2,0 (Ekim 2011)

sorular sorular - sorular

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

4 -Ortak normlar paylasan ve ortak amaçlar doğrultusunda birbirleriyle iletişim içinde büyüyen bireyler topluluğu? Cevap: Grup

Uluslararası Siyasi İktisat (IR211) Ders Detayları

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Arz-Talep açısından bir Yaklaşım

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS MAKRO İKTİSAT TEORİSİ MAK

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji

Transkript:

Ekonomi Politiğin Yöntemi ve Kapsamı Hüseyin Özel Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü 06800, Beytepe, Ankara ozel@hacettepe.edu.tr 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 1

EKONOMİ POLİTİK 1. Yöntem 1.a. Görünüş ve Gerçeklik (Marx) 1.b. Değişme ve Evrim (Marx, Veblen, Schumpeter) 2. Birey Toplum İlişkisi: İnsan Doğası (Marx, Veblen, Polanyi, Weber) 2.a. Etik ve Politik İktisat 2.b. İnsan Doğası ve Toplum 3. Neoklasik İktisat Eleştirisi (Marx, Sraffa, Post Keynesyen İktisat) 3.a. Değerler ve Fiyatlar 3.b. Bölüşüm Teorisi 3.c. Sermaye Birikimi ve Bunalımlar 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 2

I. BİLGİ ve BİLİM 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 3

Bilimsel Gerçekçilik: Görünüş ile Gerçeklik birbirinden farklıdır; hatta gerçeklik «başaşağı» bir biçimde de kendisini gösterir. Politik iktisat, değişim (mübadele) perspektifinden daha derinlere inmeli, sığ homo oecomicus görüşünün ötesine geçmelidir. Vulgar iktisat, burjuva üretim ilişkileri içine kısılmış olan burjuva üretim eyleyenlerininn kavrayışlarını, doktriner bir biçimde yorumlamak, sistematize etmek ve savunmaktan başka bir şey yapmaz. Dolayısıyla, vulgar iktisadın kendini en rahat hissettiği alan... bu yabancılaşmış dış görünüşün alanı olduğu bizi şaşırtmamalıdır. Ancak, bilim, eğer dış görünüş ile şeylerin özü doğrudan üstüste binseydi gereksiz olurdu. Marx, Capital, Vol. III, Bölüm 48. (http://www.marxists.org/archive/marx/works/1894-c3/ch48.htm) 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 4

Örnek: Sınırları içinde emek gücünün alınıp satıldığı dolaşım, ya da meta değiş-tokuş alanı, aslında insanın doğuştan gelen hakları için bir Eden dir. Bu alan, Özgürlük, Eşitlik, Mülkiyet ve Bentham ın ayırdedici alanıdır. Özgürlük, çünkü bir metanın, haydi emek gücü diyelim, hem alıcısı hem de satıcısı, yalnızca kendi özgür istenci tarafından belirlenir. Bunlar her ikisi de yasa önünde eşit olan özgür insanlar olarak sözleşme yaparlar. Bu sözleşme, onların ortak istençlerinin ortak bir yasal dile getiriş buldukları nihai sonuçtur. Eşitlik, çünkü her ikisi de, yalınca metaların sahipleri olarak, ilişkiye girerler ve eşdeğer ile eşdeğeri değiş-tokuş ederler. Mülkiyet, çünkü her ikisi de yalnızca kendisinin olanı kullanırlar. Ve Bentham, çünkü her ikisi de yalnızca kendi çıkarını gözetir. (Marx 1976: 280) 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 5

Eleştirel Gerçekçilik (Critical Realism): Temel Sav: Bilimin nesnesi, gözlemin temel aldığı olay (event) değil, kendileri gözlenemese de var olan ve bu olayları ortaya çıkaran açıklayıcı yapılar (explanatory structures) ya da yaratıcı mekanizmalar (generative mechanisms)dır. Dünya olaylardan değil bu yapı ve mekanizmalardan kurulu olduğu için, bilimin ödevi bunların işleyişini ortaya koyabilmektir (Bhaskar, 1975: 47). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 6

Eleştirel Gerçekliğin Kurucu Unsurları: 1. Aşkın (transcendental) gerçekçilik (Bhaskar 1975): bilimsel bilginin nesneleri olan gerçek yapılar ya da mekanizmaların işleyişi, yarattıkları olaylardan ontolojik olarak ayrıdır; genellikle onlarla uyum içinde olmak zorunda değildir; hatta bazen bu olaylara karşıt bile olabilir. 2. Eleştirel Doğalcılık (Critical Naturalism) Eleştirel doğalcılık, bireyler onların farkında olmasalar da, toplum dünyasında etkili olan nedensel yasaların varlığına inanırken, bu yasaların kapalı sistemlerde ortaya çıkan ampirik düzenlilikler olmadığını ileri sürmektedir. Öte yandan da tıpkı yorumsamacı (hermeneuticist) gelenek gibi toplumsal gerçekliğin önceden yorumlanmış olduğunu, bu yüzden de eyleyenlerin yorumlarından bağımsız olmadığını, dolayısıyla da anlama etkinliğinin toplum biliminin ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünmektedir (Bhaskar, 1989: 159). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 7

Yaratıcı mekanizmalar ve yapılar, ontolojik olarak yarattıkları olaylardan ayrı tutulmalıdırlar; aynı zamanda, olay örüntüleri de duyu deneylerinden ayrı tutulmalıdır. Bu üç düzey, yani yapıların sözkonusu olduğu gerçeklik düzeyi (D r ), olayların sözkonusu olduğ aktüel düzey (D a ) ve duyu deneylerinin sözkonusu olduğu ampirik düzey (D e ) birbirinden farklıdır (Bhaskar, 1975: 13): D r > D a > D e 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 8

Buna karşılık pozitivist bilim anlayışında, bu üç düzey tek bir düzeye indirgemektedir; yani D r = D a = D e (Bhaskar, 1975: 229). Bunun anlamı, pozitivizmin, gerçekliği kapalı sistemler den (closed systems) yani değişmeyen bağlantılardan oluştuğunu varsaymasıdır: yani bir A tipi olaylar dizisi, her zaman B tipi olaylar dizisi tarafından izlenir (Hume un nedensellik anlayışı). Buna karşılık açık sistemlerde, böyle bir sürekli bağlantı, bir kural değil ancak bir istisnadır. Gerçeklik, çok katmanlı bir yapıya sahiptir; hiçbir katman ya da düzey, dayandığı bir başka katman ya da düzeye indirgenemez. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 9

Eleştirel Gerçekçilik, "varlık felsefesi açısından cesur, bilgi kuramı açısından temkinli (Bhaskar, 1989: 176) bir yaklaşımdır. Bilimsel etkinlik, gerçek yapı ve mekanizmaların bilgisine ulaşmayı gerektirdiğinden rasyonel ve ilerlemeci bir etkinlik olsa da, bu yapılar çok katmanlı ve karmaşık açık sistemleri içerdiğinden, bunların bilgisine ulaşılıp ulaşılmadığı hiçbir zaman bilinemeyebilir. Zaten bu yüzden, özellikle toplum bilimlerinde eleştirel bir bakış açısı her zaman gereklidir. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 10

Eleştirel gerçekçilik kapalı sistemlerin ancak ender olarak ortaya çıkabileceğini, açık sistemlerinde istisnadan çok kural olduğunu ileri sürmektedir. Açık sistemlerde yasalar olaylara dayanmaz; aksine, yasalar ampirik olmayan, olguların ötesinde (transfactual) bir niteliği olan, yaratıcı yapı ve mekanizmaların işleyişini ortaya koyan ve bu yapı ve mekanizmaların ortaya çıkardığı olaylar örüntüsünden bağımsız olan önermelerdir. (Bhaskar, 1975: 14). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 11

Açık sistemlerin önemli bir özelliği, gözlenen belirli bir etkinin birbirinden farklı, hatta bazen birbirine karşıt olan iki ya da daha fazla mekanizmanın işleyişi sonucu ortaya çıkıyor olmasıdır (Bhaskar, 1975: 119). Bu durumda yasalar da farklı mekanizmalar, ya da hatta bazen insan eyleyenleri tarafından da etkilenen ve kontrol edilebilen ikili ya da çoklu kontrole tabidir (Bhaskar, 1975: 113). Bunun da anlamı, yasa benzeri önermelerin yalnızca ampirik genellemeler olmaması, çünkü doğanın, belirli bir anda geçerli olan bu tür genellemelerin her zaman ve her yerde geçerli olmasının gerekmemesi anlamında, tekdüze (uniform) olmamasıdır. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 12

Dünyanın karmaşık bir bütün olduğu ve açık sistemlerden oluştuğu düşüncesinin kabulü, bilimsel etkinliğinin amacının eldeki görüngüleri açıklamak olduğu anlamına gelmektedir. Dünya, herbiri farklı yaratıcı mekanizmalardan oluşan, farklılaşmış (differentiated) ya da katmanlaşmış bir bütün olduğundan, bilimsel bilgi bir katmandan diğerine ilerlemek zorundadır. Bu yüzden, açıklamanın kendisi de çok katmanlı bir yapı göstermelidir, çünkü gerçekliğin kendisi çok katmanlıdır; hatta bu katmanlaşmanın bir sonu da olmayabilir. En azından bilim insanı hiçbir zaman nihai katmana ulaşıp ulaşmadığını bilemeyecektir (Bhaskar, 1975: 170-171). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 13

II. Sosyal Teori: Birey ve Toplum 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 14

Sosyal Teori: Yöntembilgisel Bir Sınıflama Açıklama Anlama Bütüncülük Sistemler Oyunlar Bireycilik Eyleyenler Aktörler 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 15

Bütüncülük - Bireycilik Yöntembilgisel Bireycilik: 1.Sosyal olgular ancak, bireysel davranışların analizi yoluyla açıklanabilir. 2.Sosyal olgular hakkındaki bütün önermeler, herhangi bir anlam kaybına uğramadan, bireylerin niteliklerine indirgenebilir. 3.Yalnızca bireyle gerçektir. Bu yüzden, kollektif özelliklere ya da sosyal sistemlere göndermede bulunan herhangi bir kavram, bireylere ait kategorilerin olmadığı kadar soyut modeller niteliğindedir. 4.Sosyal bilimlerde, bireylerin psikolojik eğilimlerine göndermede bulunanlar dışında, kolektif yasalar yoktur. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 16

Anlama Yorumsamacılık (Hermeneutics Yunanca hermeneus, çevirmen sözcüğünden), sosyal dünyanın dışarıdan açıklanmak yerine içeriden anlaşılması gerektiğini ileri sürer. Toplum özünde kavramsal niteliktedir ve bireylerin onu nasıl algıladığından bağımsız değildir. Bu yüzden sosyal bilim, yasaları değil, anlam kategorisi ile kavramsal bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışır. Anlam' terimi, bireylerin bilinçli bir biçimde kavradığı ya da niyetlendiği bir terim olmasının yanısıra, toplu olarak ve çoğunlukla bilinçsiz bir biçimde, niyetlerine dayanmayan bir biçimde anlamlı buldukları kategorilere kadar değişkenlik gösterir. (Hollis 1994: 17) 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 17

Anlama Sosyal bilimin amacı, insan eylemini bir nedensel yasayla açıklamak değil, ancak bu davranışı anlamlı kılan unsurları (kurallar ya da hedefleri) ortaya çıkarmaktır. Böylesi bir çaba ise yorumlamayı gerektirir. Başka deyişle, yorumsamacılık, toplumsal olguların şifrelerini, yaratıcı düşgücü yoluyla sosyal eylemin değişik unsurlarını yeniden kurma biçiminde ortaya çıkarmaya çalışır. (Little 1991: 68). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 18

Anlama Yorumsamacılık, sosyal olguların anlaşılmasına yönelik olarak aşağıdaki savları öne sürer (Little 1991, p. 68-69): 1) Bireysel eylemler ancak yorumlama yoluyla anlaşılabilir; 2) Sosyal yaşamın kavramlaştırılmasına ilişkin olarak, değişik kültürler arasında temel farklılıklar sözkonusudur; bu yüzden de farklı sosyal dünyalar ortaya çıkar; 3) Toplumsal pratikler, onlara katılan bireylerin atfettikleri anlamlar yoluyla yeniden üretilirler; 4) Sosyal bilimde kendi başına varolan, atomistik olgular yoktur; bütün olgular kültüre bağımlıdır. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 19

Örnek: Alman Dile gelmecilik (expressivizm) Yaklaşımı Bu gelenek, Leibniz in tekil tözün kendisinin bütün geçmişi ve geleceğinden oluşur diye görüldüğü monadoloji yaklaşımından Herder ile Hegel in metafizik tarihselciliğine kadar değişen bir bakış açısıdır. Görüş esas olarak, doğaya ve insan yaşamına yönelik olarak empirisist, mekanik, determinist, atomcu ve faydacı görüşleri içeren onsekizinci yüzyıl İngiliz ve Fransız Aydınlanma düşüncesine bir tepki olarak gelişmiştir. İnsan etkinliği ile yaşamını doğa yasalarının yönettiğini ileri süren doğalcı yaklaşıma karşı dile getirmecilik, insan etkinliği ve tarihini, insanın kendi özünü dile getirişi diye görmekte, bu dile getirmenin gerçek biçimi olarak da insan özgürlüğüne birincil önem atfetmektedir. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 20

Dile getirmeciliğin felsefi antropolojisi, insanın özünün dile gelişi olarak görülen insan eyleminin, insanın özünün gerçekleşmesine yöneldiğini, ancak bu gerçekleşmenin yalnızca bir ideanın cisimleşmesi anlamına değil, bu ideanın ne olduğunu kesin bir yoldan tanımlamak anlamına geldiğini öngörmektedir. Yani, insan amacının gerçekleşmesi, bu amaçların kişinin kendisi bakımından açıklığa kavuşturulması süreciyle elele gitmekte, bu yüzden de her bireyin kendi özünü öteki insanlardan farklı gerçekleştirebilmesi olanaklı olmaktadır. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 21

Bu yaklaşımın önemli bir içermesi, anlam ve varlık arasındaki Aydınlanmacı ikiliğin insan yaşamında geçerli olmadığı, insanın özünün dile gelişi diye görülen yaşam etkinliğinin insani ve etik değerler tarafından yönlendirildiği anlayışıdır. Yani, insanlar özleri gereği, sahip oldukları ahlaki değerlere göre özlerini gerçekleştirmeye çalışan ahlaki bireyler olmalarıdır. Bu bakımdan insan özgürlüğü anlayışı öne çıkmaktadır; ancak özgürlük, dışsal kısıtlardan kurtulmak anlamında değil, insanların temel hedefi olan otantik kendini dile getiriş ile nitelenmektedir. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 22

Aydınlanmanın insan doğasını öznenin bilgi edinme ve eyleme sürecinde ilgilenmek zorunda olduğu nesneleşmiş olgular kümesi olarak görmesi ile ruhu bedenden, aklı duygudan, akılyürütmeyi düşgücünden, düşünceyi duyulardan, isteği hesaplamadan... ayıran yaklaşımına karşılık dile gelmecilik, insan doğasını bir bütün olarak, tek bir yaşam ırmağı ya da hiçbir parçasının öteki parçalardan yalıtılmış biçimde tanımlanamayacağı bir sanat yapıtı modeli biçiminde görmektedir. Genel olarak dile gelmeciliğin dört önemli hedefi vardır: 1. insanın bölünmez bir bütün oluşturması anlamında, farklı düzeylerin birbirinden ayrılmasının (düşünceye karşı yaşam, bilince karşı akıl, bilgiye karşı irade gibi) yadsındığı bir birlik; 2. özgürlük; 3. insanın öteki insanlarla uyumu 4. insanın doğayla uyumu. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 23

Toplumsal Etkinliğin Dönüşüm Modeli (Transformational Model of Social Activity): Bilinçli insan etkinliği ancak verili nesneler yoluyla gerçekleştirilebilir; yani kendisini varolan toplumsal biçimler (yapılar, ilişkiler, kurumlar, vb.) yoluyla gerçekleştirir; aynı zamanda bu biçimleri dile getirir. Toplum bireye indirgenemez; bilinçli insan etkinliği için de zorunlu koşuldur. Bunun anlamı, toplumun ve insan etkinliğinin (ya da praksis in) ikili bir yapısı olduğudur: toplum insan eylemesinin (agency) hem maddi nedenidir hem de onun sürekli olarak yeniden üretilen sonucudur. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 24

Yapının ikiliği (duality of structure) olarak adlandırılan bu durum, aynı zamanda praksis in ikiliği ni de ortaya koyar; yani praksis hem bilinçili bir üretim, hem de çoğu kez bilinçsizce gerçekleştirilen bir yeniden üretimdir (Bhaskar, 1989: 34-35). Model, toplumu insanların yaratmadığını, onun önceden varolduğunu, aynı zamanda da insan etkinliğinin zorunlu koşulu olduğunu ileri sürmektedir. Toplum, bireylerin yeniden ürettikleri ve dönüştürdükleri yapıların, pratiklerin ve konumların bir bütünüdür. Bu yapılar, pratikler ve konumlar bireylerin eylemlerinden bağımsız olmasa da insan eylemi her zaman toplumsal biçimler bağlamında gerçekleşitr. Ne var ki bu, toplumsal biçimlerin insan eylemine indirgenebilecek olduğu anlamına gelmez (Bhaskar, 1989: 37). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 25

Yine de, toplumsal yapıların yeniden üretimi yeniden üretimi ve dönüşümü bütünüyle bilinçli davranışa bağlı değildir. İnsanlar kendi eylemlerini bilinçli bir biçimde gerçekleştirirken, kimi zaman ortaya çıkarmaya niyetlenmedikleri sonuçları ortaya çıkarırlar. Örneğin insanlar çekirdek ailenin yeniden üretilmesi için evlenmezler; ancak bu eylemlerinin sonucu çekirdek ailenin yeniden üretilmesidir. Genel olarak toplumsal biçimlerin yeniden üretilmesinin altında yatan mekanizma bu niyetlenilmemiş sonuçlardır (unintended consequences). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 26

Dolayısıyla toplumsal yeniden üretim, değişme ya da dönüşüm, yalnızca bireylerin istekleri, niyetleri ya da düşünceleri sonucu ortaya çıkmaz. Yine de bu tür istek, niyet ya da düşünceler olmadan eylem olanaklı olmadığından sözkonusu süreçler niyetli insan davranışını varsayar. Bir başka deyişle toplumsal yaşamda zorunluluk ilişkisi (toplumsal biçimlerin yeniden üretim/dönüşümü) son çözümlemede niyetli insan davranışını gerektirmektedir (Bhaskar 1989: 36). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 27

Doğal Dünya İle Sosyal Dünya Arasındaki Farklar: I. Ontolojik (Varlıksal) Fark: Sosyal yapıların kendileri sosyal ürünlerdir ve kendilerini yeniden üreten/dönüştüren etkinliklerden ancak göreli olarak özerktirler. Bu yüzden de bu tür yapılar (1) yönettikleri insan etkinliklerinden bağımsız olamazlar (etkinlik bağımlılığı); (2) insan eyleyenlerinin ne yapıyor olduklarına ilişkin düşünce ve anlayışlarından bağımsız olamazlar (kavram bağımlılığı) (3) Sosyal yapılar zaman ve mekandan ancak göreli olarak bağımsızdırlar (zaman-mekan bağımlılığı) (Bhaskar, 1989: 38). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 28

II. Bilgi Kuramsal Fark: toplumsal nesneler kendilerini yalnızca, ampirik düzenliliklerin bulunmadığı açık sistemler biçiminde ortaya koyarlar; bu yüzden yasaların belirlenmesi zordur (Bhaskar, 1989: 45). III. İlişkisel Fark, toplum bilimi, kendi inceleme nesnesine içseldir; bilimsel etkinliğin toplumsal nesneleri bu etkinliğin kendisinden bağımsız değildir; hatta onun tarafından etkilenebilir. Başka deyişle toplumsal bilimlerin kendileri, açıklamaya çalıştıkları şeyin bir parçası, hatta nedeni de olabilir (Bhaskar, 1989: 47 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 29

Çifte Yorumsama: Toplum biliminin kendisi, toplumdaki değişmelerden etkilenebilir; toplumsal değişmeler bilimin kendi yöntemler ve kavramler setinin de değişmesine yol açacaktır. Nesnenin kendi gelişimi ile bilimin kendi gelişimi arasındaki bu dinamik ilişki, bilim sosyolojisi yaklaşımını gerekli kılmaktadır. Toplum biliminin toplumun kendisinden bağımsız olamayacağı gibi toplumun kendisi de, bilimsel, yarı-bilimsel ya da ideolojik düşünceler kümesinden bağımsız olamaz. (Bhaskar, 1989: 48). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 30

Toplum bilimi açıklamaya yöneldiği gerçekliğin kendisinin biçimlenmesi ya da dönüşümünde etkin rol oynayan bir eyleyen haline gelmektedir. Toplum bilimi teorileri pratiklere ilişkin olduğundan ve pratikler de insanların yaptıklarına ilişkin düşüncelerine bağlı olduğundan, toplum biliminin teorilerinin hem bu pratikleri dönüştürmesi hem de onlardan etkilenerek kendisinin dönüşmesi mümkündür. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 31

Eyleme (Agency) Ancak insan eyleyeninin rolü, yalnızca pasif bir biçimde toplumsal biçim ya da yapıların yeniden üretilmesi için birer araç olmak değildir; kimi durumlarda bu yapıların dönüştürülmesini de sağlamaktadır. Eyleme, genel olarak bir fark yaratabilme gücü diye görülebilir. Başka deyişle eyleme, dünya üzerinde, ya da kendi üzerinde, ne kadar küçük ya da önemsiz olursa olsun bir değişiklik yaratabilme kapasitesidir (Bhaskar 1975: 109). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 32

Bu anlayışa göre, eyleme kavramı, bir varlığın kendi doğasından kaynaklanan, uygun biçimde uyarıldığı ve kısıtlamalar olmadığında bir etki yaratabilme gücü anlamında nedensel güce (Harré and Madden 1975: 16) sahip olmasına göndermede bulunmaktadır. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 33

Buna karşılık insan eyleyeni, esas olarak niyetli olma (intentionality) ile nitelenir. Kişinin kendi davranışlarını kontrol edebilme ve gözetim altında tutabilme (monitoring), yani yaptıklarına ilişkin düşünebilme yetisine sahip olma anlamındaki niyetlilik, aynı zamanda bir ikinci-derece gözetim kapasitesine, yani, kişinin yaptıklarına ilişkin düşüncelerine ilişkin düşünme ya da değerlendirme yetisine sahip olmayı da gerektirir (Bhaskar, 1989: 35). Bu da doğal olarak, insan davranışlarının ve eylemlerinin etik yönleri olduğu anlamına gelir. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 34

İnsanlar öz itibarıyle dört yüzlü toplumsal varlıklardır ; yani insan, (1) doğayla girişilen maddi etkileşim; (2) öteki kişilerle girişilen etkileşim; (3) toplumsal ilişkiler (4) ve öznellikler arası ilişkiler (intrasubjectivity) tarafından kurulan bir varlıktır (Bhaskar 1993: 153). Dolayısıyla insanlar doğa, toplum ve benlik ya da bireysellik arasındaki kesişme noktasında yer almaktadır ve böylelikle toplumsal yeniden üretim sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu süreç, insan özgürlüğünün hem dile getirilmesi, hem kısıtlanması, hem de hatta yokedilmesini de içeren çelişkili bir süreçtir. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 35

Dolayısıyla özgürlük, çok boyutlu ya da çok katmanlı bir kavramdır: (1) başka türlü yapabilir/davranabilir olma; (2) biçimsel yasal özgürlük; (3) kısıtlardan özgür olmak anlamında negatif özgürlük; (4) bir şey yapma ya da olma anlamında pozitif özgürlük; (5) belirli kısıtlamalardan kurtuluş; (6) kendi kendini belirleme anlamında özerklik (autonomy) ve son olarak da (7) iyi yaşam (etik özgürlük) anlamlarını içermektedir. (Bhaskar 1993: 283-83; 1994: 145). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 36

Bu bakımdan, insanların kendilerini kurtarmak için kendi eyleme güçlerini kullanmaları kişinin kendi kendini gerçekleştirmesi anlamında özgürlüğünün de yoludur. Bunun anlamı, insan eyleminin incelenmesinin etikten bağımsız olamayacağıdır; çünkü insanlar aynı anda hem eyleyen hem de yargılayan, konuşan varlıklardır (Bhaskar 1993: 141). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 37

Diyalektik ve Çelişki Aristoteles in Mantık Kuralları: 1. A = A (özdeşlik) 2. A - A (farklılık) 3. Ya A, ya da A; ikisi birden olamaz (Üçüncü halin Olanaksızlığı Çelişmezlik İlkesi) Çelişki: Hem A hem de A olması 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 38

İnsan Dünyasında Çelişki 1. Birey ve Toplumsal Varlık Olma İnsanlar en yalın anlamıyla bir ζώov πoλιτιχόv [politik hayvan]dır. Yalnızca sosyal bir hayvan değil, kendi kendisini ancak bir toplum içerisinde bireyleştirebilen bir hayvan (Marx 1973: 84). 2. Özgürlük ve Zorunluluk İnsanlar kendi tarihlerini yaparlar, ancak kendi seçtikleri koşullar altında değil, geçmişten taşınan, veri olarak alınan ve doğrudan karşılaştıkları koşullar altında (Marx 1963: 15). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 39

3. Eyleme ve Yapı: İnsanlık tarihi, bireylerin niyetli eylemleriyle gerçekleştiği halde, bu eylemlerin niyetlenilmemiş sonuçları, toplumsal yapıların, bireylerin amaçlarından bağımsız olarak yeniden üretilmesidir. İnsanın amaçlı eylemi her zaman önceden varolan toplumsal yapıları gereksinir, çünkü bu yapılar bireysel edimlerin koordinasyonu ve bütünleşmesini, dolayısıyla da sürecin sosyal niteliğini gerçekleştirir. Yine de, bireysel davranışın önkoşulu olan aynı sosyal ilişkilerin kendileri de, bu süreçte yeralan bireylerin etkinliklerinin bir sonucudur. Dolayısıyla, sosyal ilişkiler, hem bireysel davranışa olanak verir hem de onu kısıtlar (yapının ikiliği) (Hunt 1979a: 285). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 40

4. İnsanın Özü ile Varoluşu (Yabancılaşma) Marx, insanın özünü (Aristotelesci bir biçimde), her insanın sahip olduğu gelişme olanaklarının, bu gelişme uygun ya da doğal bir biçimde gerçekleştiğindeki biçimi (Hunt 1986: 97) olarak tanımlar. Ancak, eğer insanların içerisinde yer aldığı koşullar eğer kendi olanaklarını geliştirme ve gerçekleştirmelerini engeller nitelikte ise, öz ile varoluş arasında bir çelişki vardır (Hunt 1986: 97). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 41

III. DENGE, DEĞİŞME, EVRİM 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 42

ÜÇ KOORDİNASYON ÇERÇEVESİ SENKRONİK DİYAKRONİK DİNAMİK/ EVRİMSEL ANALİZ ÇERÇEVESİ Statik Karşılaştırmalı Statik Dinamik DENGE KAVRAYIŞI Statik Denge ( Dinlenme Durumu) Kayan Denge Geçici Denge Yapısal Değişme Yokluğu YÖNTEM Mekanik Mekanik Organik/Evrimsel DEĞİŞME - Sürekli ve tedrici Kesintili, sıçramalı DEĞİŞMENİN KAYNAĞI Sistem Dışı Sistem Dışı ( Kaydırma Değişkenleri) İçsel/Yapısal ( Yaratıcı Yıkım ) DÜZEN Görünmez El (İstikrarlı) Görünmez El/Ters El (İstikrarsız) Dağılan (Dissipative) (İstikrarsız) 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 43

KAPİTALİZM MODELLERİ (Schumpeter 1954: 565) ANALİZ ÇERÇEVESİ TEKLEMEYEN Senkronik ve Diyakronik TEKLEYEN Dinamik Düzen KURAMSAL YAPI Kapalı Açık YÖNTEM Statik/Karşılaştırmalı Statik Karşılaştırmalı Statik/Dinamik DÜZEN Kendiliğinden (Etkin) Evrimsel (Etkin olmayan) DENGE Dinlenme Durumu (Newtoncu) Yapısal Değişmenin Yokluğu (Boltzmancı) İSTİKRARSIZLIK Dışsal İçsel KAYNAĞI 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 44

ÜÇ KAPİTALİZM VİZYONU NEOKLASİK KEYNESCİ KLASİK/ MARKSİST/ SCHUMPETER ANALİZ Teklemeyen Tekleme Eğilimi gösteren Tekleyen DENGE Dinlenme Durumu Kayan Denge Çekim Merkezi (Center of Gravity) KOORDİNASYON VE DÜZEN Mekanik Mekanik Mekanik/ Dinamik İSTİKRARSIZLIK KAYNAĞI Hükümet / Merkez Bankası Para ve Finans Sistemi (Belirsizlik) Birikim (Kriz) Finansal Sistem Birikim Bıçak Sırtı 10.03.2014 (Knife-edge) Ekonomi Politiğin Yöntemi 45

TEKLEME EĞİLİMLERİ (Say Yasasında Sorunlar) 1.OPTIMAL PLANLAR ARASI UYUMSUZLUK : Farklı karar birimlerinin (üreticiler ile tüketiciler) ararlarının birbiriyle uyum içerisinde olması ancak tesadüfen gerçekleşebilir. (Koordinasyon Sorunu): Eksik Tüketim Teorileri Malthus, Marx, Keynes; Belirsizlik (Keynes) 2. İSTİHDAM KARARLARI SEÇİME BAĞLI DEĞİLDİR: İşsiz kalmak bir seçim sonucu değildir (gayri iradi işsizlik). Yedek Sanayi Ordusu (Marx); parasal ücretlerin katılığı (Keynes); 3. PARA NÖTR DEĞİLDİR : Para yalnızca bir değişim (mübadele) aracı değildir; aynı zamanda da bir finansal varlıktır. (Marx, Keynes). 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 46

TEKLEME EĞİLİMLERİ (Schumpeterci Kapitalizm Analizi) 1. Kapitalizm yaratıcı yıkım süreciyle nitelenen evrimsel bir gelişme gösterir. 2. Yenilikler (innovations) demetler (clusters) halinde gelir. 3. Kurumsal düzenlemeler demetler halinde gelir. Kapitalizmin evrimi yaratıcı yıkım yenilik kurumsal dönüşümler süreci ile nitelenir. 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 47

TEKLEME EĞİLİMLERİ 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 48

TEKLEME: EVRİMSEL BAKIŞ AÇISI DEĞİŞME DENGE DÜZEN UYARLANMACI / MALTHUSCU EVRİM Nedensel niceliksel: Fonksiyonel, Doğrusal, tersinir (Reversible): Çok nedenden tek sonuca eşleme (Many-to-one-mapping) Çizgisel Gelişim/determinizm Newtoncu : Güçler arası denge Denge ve Dengesizlik (Disequilibrium) Kendiliğinden/İstikrarlı (Optimizasyona dayanan; kesintisiz) DİNAMİK EVRİM Gelişme, Yenilik Uyarlamacı, Doğrusal Olmayan, Tersinemez (Irreversible) Tek Nedenden çok sonuca eşleme (One-to-many-mapping) Dallanma (Bifurcation) Termodinamik: Yapısal Değişme Yokluğu Kesintili Denge (Punctuated Equilibrium) Dengedışılık (Nonequilibrium); Oluşan (Emergent) İstikrarsız/Dağılan (Dissipative) EVRİM SÜRECİ Uyarlamacı Doğal Seçilim: Belirli, deterministik ve etkin (niyetlenilmemiş) sonuçlar: Görünmez El Rasgele Mutasyon Oluşan, belirsiz ve öngörülmeyen /niyetlenilmemiş sonuçlar Görünmez Ters El (?)/ Evrimsel El 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 49

TEKLEME: İKTİSADİ DÜŞÜNCE OKULLARI NEOKLASİK İKTİSAT KLASİK- MARKSİST İKTİSAT AVUSTURYA İKTİSADI KEYNESCİ İKTİSAT EVRİMCİ İKTİSAT SCHUMPETER SİSTEM Kapalı Açık Açık Kapalı (Keynes I) Açık (Keynes II) Açık DENGE Newtoncu Güçler Eşitliği Çekim Merkezi Optimal Planlararası Uyum Kayan/Geçici Denge Dengedışı EVRİM & DÜZEN Mekanik Mekanik Potansiyel olarak Evrimci, Mekanik (Keynes I) Evrimci (Keynes II), Evrimsel DÜZEN Görünmez El Görünmez Ters El, Görünmez El Görünmez Ters El Evrimci El İSTİKRAR- SIZLIK KAYNAĞI Dışsal: (Hükümet, Merkez Bankası, Oligopolistik Yapılar, vs.) İçsel: Sermaye Birikimi/Kriz ve Kriz Finansal Sistem Dışsal (Hükümet, Merkez Bankası, Tekelici Yapılar, vs İçsel: Finansal Sistem (Say Yasası) Sermaye Birikim (Bıçak Sırtı Denge) İçsel: Finansal Sistem ve Yaratıcı Yıkım 10.03.2014 Ekonomi Politiğin Yöntemi 50

Sonuç: Politik iktisat Hakkında Normatif Tezler 1. Radical economics should deal with the essences rather than appearances, thus value, production, accumulation and distribution should have analytical priority over prices and exchange and resource allocation. 2.Radical economics should take into account change and evolution that rests on the idea of development (or the punctuated equilibrium ) that Schumpeter emphasizes. In this process, history should be seen as a non-teleological process characterized by complexities and path dependencies etc.

3. Radical economics should rest on a conception of human nature that refers to human developmental potential, not as a metaphysically or genetically given and unchanging one. It should also recognize concrete, actual economies and institutions, and therefore the interaction between human nature and actual social institutions. 4. Radical economics should be normative in the sense that it should rest on the view that human beings are essentially moral beings who are concerned with good life. That is to say, there is an irreducible ethical dimension of economics. 5. Antinomies/cantradictions are important in the human realm: freedomnecessity; individuality-sociality etc. (Anti reductionism, though not antiessentialism):

6. Production is a Social Process; therefore, economics must be a social science. In this regard, the emergence of institutions through socialization (emulation) process should also be considered. 7. Radical economics should consider the fact that capitalist accumulation is a dynamic and contradictory process, full of turbulences and crisis, also the idea that the very success of capitalism is the basic cause of its failure (self-destruction). 8. Social processes and class struggle can be seen as the expression of human essence (objectification-alienation; predatory vs. workmanship instinct, etc.).