K M YANLIfi ANLAYIfiLAR ÜZER NE...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "K M YANLIfi ANLAYIfiLAR ÜZER NE..."

Transkript

1 Emperyalist ve gerici teröristlerin teröre karfl savafl ve K M YANLIfi ANLAYIfiLAR ÜZER NE... ABD emperyalizminin bafl n çekti i emperyalistlerden ve gericilerden oluflan genifl bir savafl koalisyonu terörizme karfl mücadele ad na anda Afganistan da Taliban rejimini y kmaya yönelik bir savafl yürütüyor.(*) Hemen hemen tüm emperyalist ve gerici ülkelerde d flta oldu u gibi içte de savafl düzenine geçiliyor. Bu içte kimi burjuva demokratik haklar n h zla t rpanlanmas, militarizmin ve flovenizmin yükselmesi anlam na geliyor. Savafl ve ona karfl tak n lan tav rlar esasta siyasi güçlerin niteli ini belirleme aç s ndan bir turnusol kâ d ifllevini görür. Bu tav rlara bakarak kimin gerçek anlamda devrimci, kimin reformist; kimin gerçek anlamda sosyalist, marksist, kimin Marksizm ad na konuflan oportunist/revizyonist vb. oldu unu tespit etmek mümkündür. Afla da biz bu savafl ba lam nda da yürüyen tart flmalarda ve tak n - lan tav rlarda ortaya ç kan kimi yanl fllar üzerinde duraca z.

2 Savafla yaklafl m S avafl, siyasetin örgütlü fliddet araçlar ile sürdürülmesidir. Clausewitz in bu sözü, her savafl n de erlendirilmesinde marksist-leninistlerin de ç k fl noktas d r. Her savafl de erlendirirken marksist-leninistler, bu savaflta, savaflan taraflar n bu savaflla hangi siyaseti güttüklerini, amaçlar n n ne oldu unu sorgular ve bu sorgulama sonucunda savafl n niteli ini belirlerler. Savafl ba lam nda marksist-leninistler savafl siyasetin bir devam olarak gördüklerinden, onlar her savafl reddetmez, her savafla karfl ç kmaz, savafllar konusunda ayr mc yaklafl rlar. Marksist-leninistler savafllar toplumlar ilerleten, ileriye götüren amaçlar için yürütülen hakl savafllar (ki bunlar ulusal ve sosyal kurtulufl savafllar, devrimci savafllard r) ve var olan sömürü sistemlerini ayakta tutmaya ve sa lamlaflt rmaya, flu veya bu sömürücü gücün imtiyazlar kazanmas na vb. yönelik amaçlar için yürütülen, insanl n ilerlemesine hizmet etmeyen haks z savafllar (ki bunlar emperyalist, gerici, karfl devrimci savafllard r) olarak ikiye ay r r. Marksist-leninistler hakl savafllar destekler, onlara kat - l r ve hatta örgütlerken; haks z savafllar kökten reddeder. Savafllara bu ayr mc yaklafl m, marksist-leninistleri, her türlü savafl savafllar insanlara felaket getirir gerekçesiyle vb. reddeden burjuva pasifistlerinden ay r r. Kuflkusuz burjuva pasifizmi, somut olarak yürüyen haks z bir savafla karfl ç k p bu savafl n durdurulmas n talep etti- inde vb., ayn savafl savafl oldu u için de il, haks z savafl oldu u için reddeden marksist-leninistlerle ayn saflarda geçici bir birlik oluflturabilir. Burada önemli olan, marksist-leninistlerin bu birlik içinde kendi özgün görüfllerini hiç bir yanl fl anlay - fla meydan vermeyecek bir berrakl kta savunmalar, burjuva pasifist pozisyonlara kaymamaya ajitasyon ad na bile olsa dikkat etmeleridir. Savafllar n hakl savafl, haks z savafl biçiminde ikiye ayr larak de erlendirilmesi; marksist-leninistleri sald ran kim, savunan kim ikilemi içinde tart flan ve sald ran n haks z, savunan n hakl oldu unu söyleyen burjuva de erlendirmelerinden de ay r r. Belirleyici olan kimin sald r da, kimin savunmada oldu u de- il (bu, bir savafl içinde k sa sürede de iflebilir de), savaflta kimin hangi siyaseti güttü ü, savafl n hangi amaçla yürütüldü üdür. Sorunlara bu temelde yaklafl ld - nda bugün yürüyen savafl marksist-leninist aç dan do ru de erlendirmede fazla zorluk yoktur: Bugün yürüyen savaflta iki taraf vard r. Taraflardan biri bafl n ABD emperyalizminin çekti i uluslararas koalisyondur. Bu koalisyon, içinde çok çeflitli emperyalist ve gerici güçleri bar nd rmaktad r. Bu koalisyonun ilan edilmifl hedefi dünyan n bafl belas haline gelmifl olan insanl k düflman uluslararas terör a lar - n parçalamak; terörizmin insanl a zarar vermesini engellemek tir. Koalisyonun bafl n çeken ABD nin uzun sürece ini ve çok yönlü olarak sürdürülece ini ilan etti i bu savaflta uluslararas terör örgütleri yan nda bu örgütlere yard m eden devletler ve güçler de hedef al nacakt r. Anda Usame bin Ladin in bafl n çekti i söylenen El Kaide isimli örgüt ve bu örgütü ve liderini teslim etmeyi reddeden Afganistan daki Taliban rejimi koalisyonun ilk sald - r hedefi durumundad r. (*) Burada, 11 Eylül eylemlerinin gerçekten de El Kaide örgütü hücreleri taraf ndan gerçeklefltirilmifl oldu unu var say yoruz. Eylemlerin sonuç olarak emperyalistlere, en baflta da ABD emperyalizmine yarad olgudur. Verilen bir dizi bilginin inan l rl k derecesinin de gayet düflük oldu u ortadad r. Eylemlerin El Kaide örgütü d fl ndaki kimi güçler taraf ndan yap lm fl olmas, ABD ve di er emperyalist, gerici güçlerin gizli servislerinin iflin içinde flu veya bu biçimde olmas bütünüyle d fltalad m z olas l klar de ildir. Biz bütün emperyalist dünyan n üzerinde birleflti i eylem versiyonunu do ruymufl gibi kabul ederken, bu do runun emperyalist-gerici egemen s n flar taraf ndan sunulan do ru oldu unun da, onlar n yalan söylemelerinin olas oldu unun da bilinçte tutulmas gerekti ini düflünüyoruz. Bizim için bu ba lamda belirleyici olan soru kimin yapt ndan çok, kime, nas l yarad sorusudur. Savafl n bu taraf n n bu savaflla izledi i siyaset, kendi aç klamas na göre, insanl terörizm belas ndan korumak, kurtarmakt r. Bu noktada, bu taraf n bafl düflman ilan etti i terörizm den ne anlad ve kendisinin gerçekte neyi yok etmek istedi i sorgulanmak zorundad r. Terörizm in flimdiye dek uluslararas alanda kabul görmüfl bir ortak tan m yoktur. fiimdi Birleflmifl Milletler Örgütü nde çeflitli alt komisyonlarda emperyalist ve gerici güçlerin temsilcileri ortak bir tan mda anlaflabilmek için pazarl klar yürütüyorlar. Emperyalist dünyada belirleyici olan n güç oldu u bilindi inde böyle bir ortak tan m n da pek fazla bir ifle yaramayaca, en az ndan hiç bir emperyalist büyük gücü onun kendi ç - karlar na ters gördü ünü terörist olarak damgalamas n engelleyemeyece i en bafl ndan bellidir. Böyle bir ortak tan m en iyi halde emperyalizme ba ml güçler ve zay f emperyalist güçler aç s ndan ba lay c, belli ölçülerde engelleyici olabilir. Terör ne? Terörizm ne? S özcük anlam olarak ele al nd - nda latince terrere = korkutmak kökünden gelen terör, herhangi bir kifliyi, kurumu, gücü korkutma, y ld rma amac yla fliddet kullan m na verilen add r. (Bkz. Meydan Larousse, cilt 22, sayfa 11444) Terörizm de bu durumda korkutma ve y ld rma amac yla fliddetin sistemli bir biçimde kullan lmas n n ad d r. Siyasetle ba içinde ele al nd nda terör, belirli bir siyasi amaca ulaflmak için korkutma ve y ld rmaya yönelik fliddet uygulamas, terörizm de bunun sistemli bir biçimde yap lmas d r. Marksist-leninistler, terör ve terörizm sorununa da savafl sorununa benzer bir biçimde yaklafl rlar. Onlar her türlü terör ve terörizmi reddetmez, terör ve terörizmin kim taraf ndan ne için uyguland na bakarlar. Hakl ile haks z olan terör ve terörizmi birbirinden ay r r, hakl terör ve terörizmden yana tav r koyarken haks z olan n reddederler. Kuflku-

3 suz marksist-leninistler kullan lan araçlarla, amaçlar n uygunluk içinde olup olmad n da sorgular, kullan - lan araçlar n amaçla uygunluk içinde olmas na dikkat ederler. Amaçlar çok iyi olanlar n bile, kulland klar araçlar n kötülü ü sonucu, amaçlar na ters yerlere varabilecekleri s kça görülmüfl, yaflanm flt r. Bu soruna afla da yine dönece iz. Soruna kavramlar n sözlük anlam temelinde yaklafl ld nda, ilk ve yüzeysel bir bak flla, terörizme karfl mücadele ad na yola koyulan koalisyonun belirli siyasi amaçlara ulaflmak amac yla fliddeti ve fliddetin sistemli kullan lmas n ortadan kald rmak istedi i, amac n n bu oldu u san labilir. Fakat bunun do ru olmad ortadad r. Bu koalisyonun mimarlar ve esas ortaklar, bizzat kendileri fliddeti örgütleyen ve fliddeti sistemli ve yayg n bir flekilde uygulayan, kendi deyimleriyle fliddet tekeli ne sahip olan devletlerdir. Bunlar n elinde fliddeti sistemli olarak uygulaman n polis gibi, ordu gibi, yarg kurumlar, hapishaneler vb. gibi araçlar vard r. fiu anda fliddetin en üst biçimi olan savafl yürütmekte, Afganistan halk n n bafl na bomba ya d rmaktad rlar. O halde genelde teröre ve terörizme karfl olmalar sözkonusu de ildir. Tersine soruna, kavram n sözlük anlam nda, fliddet ve fliddetin sistemli biçimde uygulanmas olarak yaklafl ld nda, bugün dünyan n en güçlü devletlerinin en büyük teröristler oldu u söylenmek zorundad r. O zaman, terörizmden kastettikleri nedir? fiimdiki savafl n bahanesi olan 11 Eylül Washington ve New York eylemleri hakk nda burjuvazinin propagandac lar n n yapt klar de erlendirmeler göz önüne al nd - nda, terörizmden anlafl lan fliddet ve fliddetin sistemli bir biçimde kullan lmas de il, onun belli bir biçimde kullan lmas oldu u ç k yor. ki temel özelli i var burjuvazinin terörizm diye adland rd fliddet eylemlerinin: Birincisi: Terörist eylem burjuvazinin fliddet kullanmas n meflru gördü ü devlet güçlerinin d fl nda olan güçler, yani devletin fliddet tekeli içinde yer almayanlar ki bunlara terörist ad n veriyorlar taraf ndan gerçeklefltiriliyor. Bu, emperyalistlerin kontrollerinde olmayan kimi devletleri de (Irak somutunda oldu u gibi) terörist ilan edip sald rmas n n engeli de ildir. kincisi: Terörist eylem amaç için her arac mübah görüyor, sivil suçsuz insanlara zarar veriyor. Emperyalistlerin derdi halk n güvenli i de il! Onlar sahtekârd r! B u ikinci özellik, koalisyon ortaklar n n ilan etti i terörizme karfl mücadelede gerçekte ciddi olarak bir sald r hedefi de ildir. Yaln zca kitlelerin gözünü boyamak için öne sürülen bir kand rmacad r. Kitleler aç s ndan gerçekten de terörizm denince akla ilk gelen fley, asker-sivil, suçlu-suçsuz ayr m yapmadan, sivil hedefleri de vuran ve hatta sivil hedefler daha kolay oldu u için, öncelikle ve özellikle onlar vuran, onlar vurmak üzerinden zarar verilmek istenen güçlere bask yapmak, teslim almak vb. isteyen; yani ne zaman nereden vuraca belli olmayan ve istisnas z her vatandafl vurabilecek eylemlerdir. fiantaj amac yla veya belli amaçlara ulaflmak için, olayla do rudan ilgisi olmayan insanlar n rehin al nmas, sivil halk n kalabal k bulundu u mekânlara, alanlara (örne in otobüs duraklar, tren istasyonlar, pazar yerleri, disko vb.) bomba koyma, ayr ms z tesadüfen bir yerde bulunan insanlar diyelim ki bir lokantay, kahveyi, pazar yerini vb. otomatik silahlarla tarama, uçak kaç rma, otobüs tarama vb. genelde terörizm denince anlafl lan fleydir. Böyle anlafl lan bir terörizm marksist-leninistlerin reddetti i bir terörizmdir. Marksist-leninistlerin savundu u devrimci terör: a) Öncelikle ezilen kitlelerin kitlesel olarak uygulad terördür. Lenin, en güçlü bombalar n bile kitle olmad kça güçsüz oldu unu söyler. (Bkz. Lenin, Devrimci Macerac - l k, Lenin Eserler, Almanca, cilt 6, sayfa 183) b) Devrimin askeri program kitlelerin sömürü sistemine karfl ayaklanmas n n örgütlenmesini temel sorun olarak görür. Her terör eylemi de bu hedefe varmaya ne ölçüde hizmet etti i bak fl aç s yla ele al n p de erlendirilir. Devrimci terör eylemleri, e er do rudan devrimin öznesi olan iflçi-köylü-emekçi kitlelerinin eylemleri olarak geliflmiyorsa, onlar n devrimci savafl m n n bir parças olarak gelifltirilen ve emekçi kitlelerin mücadelesine destek veren ve o mücadeleyi ilerletmeye hizmet eden eylemlerdir. c) Örgütlü güçlerin, kitlelerin kitleler halinde yer ald yürüyen bir savafl n parças olarak gerçeklefltirdi i, terör eylemlerinde sivil halka en az zarar verecek biçimde planlama ve uygulama sözkonusudur. d) Hedefsiz kör terör, devrim aç - s ndan kitleleri örgütleyip ilerletecek yerde, en iyi halde kitleler içinde d fltan kurtulufl beklentisi yarat r, en kötü durumda ise kitlelerin karfl saflara geçmesine neden olur. Devrimciler taraf ndan bile yap lsa bu tip eylemler devrimci terör eylemi olarak de erlendirilemezler. Genifl emekçi y nlar taraf ndan hakl olarak da reddedilen bu tip bir terörizm, antiterör mücadelesi ad - na konuflan koalisyonun gerçek sald r hedeflerinden biriymifl gibi gösterilmektedir. Onlar böylelikle kendi antiterör mücadelelerini, genifl y - nlar bu tip terörden koruma mücadelesi olarak, dertleri sanki genifl y nlar n güvenlik içinde yaflamas - n sa lamakm fl gibi göstererek, genifl y nlar n deste ini arkalar na almak istemektedir. Ne yaz k ki bunda baflar l da olmaktad rlar. Bu büyük bir sahtekârl kt r. Çünkü bu tip terörün de dik alas n yapan, bu alanda en büyük olanlar gerçekte devletler en baflta da emperyalist büyük güçlerdir. Güya sivil halk n zarar görmesini terör ilan edenlerin yapt klar na bir bak n: ABD - nin daha kuruluflunda yerli halka karfl soyk r m yatmaktad r; iç savaflta karfl l kl olarak terörist eylemler yo un biçimde yaflanm flt r; yak n tarihte Vietnam da, Laos ta, Kamboçya da, Grenada da, Pana-

4 ma da vb. vb. ABD nin yapt klar na bak n. fiimdi yürüyen savaflta Afganistan da kaç sivil ve suçsuz insan n bombalamalar s ras nda öldü ünü bat l medya söylemiyor. Fakat hepimiz Washington ve New York taki eylemde kaç kiflinin öldü ünü bu medyadan ö reniyoruz. Washington ve New York ta ölenler terör kurban, onlar için yas törenleri düzenleniyor! Fakat Afganistanl ölü köylüler istenmeyen zarar hanesine yaz l yor. srail in Filistin Arap halk üzerine panzerlerle yürümesi, evleri havaya uçurmas, insanlar kurflunlamas, bombal tuzaklar kurmas vb. vb. terörizme karfl mücadele oluyor, Filistin halk n n ulusal devleti için mücadelesinin ad ise terörizm! Afganistan-Pakistan s n r ndan gelen resimlere, tek suçu can n kurtarmak için Pakistan a s nmaya çal flmak olan binlerce insan n üzerlerine atefl aç lmas na, sopalarla, coplarla dövülmesine bak n! Ülkemize bak n! Bu yaz n n kaleme al nd gün, stanbul da Küçükarmutlu, polis taraf ndan bir hafta içinde ikinci kez bas lm flt! Difline t rna na kadar silahl, çelik yelekli polisler panzerler eflli inde medyada terör yuvas olarak hedef gösterilen mahalleyi temizliyordu! Polisin att gaz bombalar Küçükarmutlu da orada bulunan herkese zarar veriyordu! Yap lan mitinglere, gösterilere polisin azg nca sald rmas n vb. an msay n! May - s nda Taksim de yaflanan katliam an msay n. Ya da ülkemizde Hizbullah an msay n! Terörizmle ve bölücülü e karfl mücadele ad na bizzat devletin deste inde Kuzey Kürdistan da kurulan bu örgüt yüzlerce insan hunharca katletmiflti. Susurlu u hat rlay n! Devletin gizli örgütlerinin binlerce fail-i meçhul!!! cinayetlerini hat rlay n! Bizzat devlet içinde yer alan güçler, yukar daki tan m içinde al - nan biçimiyle terörist eylemler için örgüt kurmufllard! vb. vb. Yani antiterör mücadele ittifak güçlerinin gerçek derdi sivil halk n kör teröre karfl korunmas vb. de ildir. Emperyalistlerin ve gericilerin derdi: Devletin fliddet tekelinin korunmas! G eriye birinci özelli e ba l bir amaç kal yor. Devletin fliddet tekelinin korunmas! Bu ba lamda da bilinmesi gereken fludur: Devletler aç s ndan fliddet tekeli, gerekli ve uygun görüldü ü zaman, devletin kontrolünde özel terör örgütlerinin kurulmas n da, var olan kimi örgütlerin kullan lmas n da d fltalamaz. Örne in bin Ladin ve onun örgütü bir süre ABD taraf ndan Rus sosyalemperyalizmine karfl mücadelede kullan lm flt r. Örne in Taliban da yine bir süre ABD emperyalizmi taraf ndan kendi amaçlar için kullan lm fl bir harekettir. Emperyalistler ve gericiler aç s ndan sorun bizzat gerici, emperyalist, faflist kimi devletler taraf ndan yarat - lan, desteklenen bu canavarlar n, kontrol d fl na ç kt nda bafllamaktad r. O zaman devletlerin resmi güvenlik güçleri, art k ifllevini doldurmufl bu kamburlardan devleti temizlemek, izlerin üzerini örtmek için antiterör operasyonuna giriflmektedir. Bugünkü savaflta bin Ladin ve Taliban a karfl yap lan budur. Bunun sivil halk n terör eylemlerine karfl korunmas vb. ile uzaktan yak ndan ilgisi yoktur. En iyi halde sömürücü devletlerin fliddet tekelinin korunmas ya da yeniden tesis edilmesi sözkonusu olabilir. Böyle bir amaçla yürütülen bir savafl n iflçiler-emekçiler aç s ndan desteklenecek bir yan yoktur. Devletin fliddet tekelinin savunulmas, sonuçta devrimciler aç s ndan devrimci fliddetin reddine götürür. Savafl n niteli i S avafl n bu yan n n kendi ilan etti i hedeflerin gerçek hedefler olmad n, söylenenler içinde tek gerçek olan n, anda kontrol d fl - na ç kan bin Ladin ve Taliban n cezaland r lmas oldu unu gördük. Peki ama bizzat koalisyonun bafl n çeken ABD nin uzun sürece ini ilan etti i savafl n tek ve gerçek nedeni ve amac bu mu? Hay r, yürüyen savafl asl nda emperyalist dünyada de iflen güç dengelerinin zorunlu k ld dünyan n yeniden paylafl lmas dalafl n n bir parças d r. ABD bu dalaflta 11 Eylül New York ve Washington eylemlerinin yaratt ortamda eline büyük bir f rsat geçirmifltir, bu f rsat de- erlendirmektedir. Sorun andaki savaflta öncelikle Orta Asya ülkelerindeki do algaz ve petrol yataklar üzerindeki egemenlik; bunun için Afganistan da stratejik üstünlük sa lama sorunudur. Savafl Afganistan la da s n rl kalmayacakt r. ABD Baflkan Bush un savafl n uzun sürece i fleklindeki sözleri ciddi bir tehdit olarak alg lanmal d r. S rada devletin fliddet tekelinin bulunmad, iktidar n çeflitli savafl a alar aras nda parçalanm fl oldu u Somali gibi ülkeler vard r. Ortado u da egemenlik ba lam nda emperyalist güçlerin önündeki pürüzlerin kald r lmas da gündeme gelecek, getirilecektir. Di er emperyalist büyük güçler de ABD nin etraf nda oluflan ittifak içinde kendileri için azamiyi elde edebilmek için çabalamaktad r. Yani savafl gerçekte ç plak emperyalist ç karlar için yürütülen bir savaflt r. Haks z, emperyalist bir savaflt r. Savafl n di er taraf nda anda Afganistan daki Taliban rejimi ve onun emperyalistlere teslim etmeyi reddetti i bin Ladin ve El Kaide örgütü vard r. Bu ikisi gelinen yerde adeta birleflmifl durumdad r. Bunlar n yürüttü ü savafl, hangi siyasi hedefler u runa yürütülmektedir? Savafl n bu taraf aç s ndan savafl hangi siyasetin sürdürülmesidir? Savafl n bu taraf bu sorulara, bin Ladin in a z ndan, yürüttükleri savafl n inançl Müslümanlar n, inanmayanlara karfl savafl oldu unu, Müslümanl k için cihad oldu unu söyleyerek cevap veriyor. El Cezire TV nin yay nlad bir video filminde savafl New York, Washington eylemlerine benzer komando eylemleriyle emperyalist metropollere tafl yacaklar n, belli flartlar yerine getirilmeden, emperyalist metropollerdeki insanlar n art k hiç bir zaman güvenlik içinde yaflayamayacaklar -

5 n ilan ediyor. fiartlar olarak Afganistan daki slami rejime karfl savafl n derhal durdurulmas ; yabanc askerlerin derhal slam n kutsal topraklar ndan çekilmesi (kastedilen Suudi Arabistan d r), Filistin üzerindeki iflgalin kald r lmas ve Irak a karfl uygulanan ambargonun kald - r lmas say l yor. Bu taleplerin her biri hakl taleplerdir. O halde savafl n bu taraf hakl m d r? Hay r. Çünkü bu savaflta bu talepler Taliban / bin Ladin taraf ndan gerçekte bir temel amaç etraf nda ezilmifl, horlanm fl, afla lanm fl Müslüman emekçileri birlefltirmek için ileri sürülen taleplerdir: Bu temel amaç slam devletidir. Afganistan daki Taliban rejimi, savafl n bu yan n n savaflla korumaya çal flt slami devlet (dâr-ül slam) projesinin örne idir. Savafl esas olarak bu projeyi korumak ve cihad yoluyla geniflletmek için yürütülüyor. Olumlu örne i Afganistan daki Taliban rejimi olarak görülen slami devletin iflçi ve emekçi y nlar aç s ndan savunulacak bir yan yoktur. flçileremekçiler aç s ndan bu rejim Ortaça n lonca ve derebeylik sistemi içinde sömürü koflullar nda yaflamak anlam na gelmektedir. Yani savafl n bu yan n n savaflla sürdürdü ü siyaset Ortaça n karanl klar na dönüfl siyasetidir; din savafllar na dönüfl siyasetidir. Savafl n, Taliban bin Ladin taraf ndan temsil edilen bu yan da haks zd r. Desteklenemez. Bir bütün olarak ele al nd nda iki tarafl bir haks z savaflla karfl karfl yay z. ki tarafl haks z savaflta marksistleninistlerin tavr aç kt r: ki yanl devrimci bozgunculuk! Savaflan iki taraf n da yan nda yeralmamak; birini di erine karfl desteklememek; her iki taraf n da bu savaflla güttükleri gerici amaçlar kitlelere aç klamak ve her iki yanda savafltan kitleleri devrime yak nlaflt rmak için azami ölçüde yararlanmak! Bugünkü flartlarda ne Afganistan da ne de savafl n di er taraf olan emperyalist-gerici-faflist ülkelerde savafltan devrimle ç kmak mümkün görünmüyor. Bu ortamda, emperyalist ülkelerde geliflen bar fl hareketine damgas n vuran görüfller de pasifist görüfller. Bunun yan nda Müslüman ülkelerde ise yer yer Taliban, bin Ladin yanl s gösteriler var. Yap lmas gereken bu hareketlerin içine do ru görüfllerin tafl nmas, gerçek çözümün iflçi s n f önderli inde devrimde oldu unun propagandas - d r. Savafl n niteli inin net olarak belirlenmesi tak n lacak tav r aç s ndan belirleyici önemdedir. Bu ba lamda daha iflin bafl nda yer yer devrimcilik ad na da yap lan bir dizi yanl flla karfl lafl yoruz. Savafl olmayan savafl safsatas Ö nce burjuvazinin liberal pasifist savunucular n n bir bölümü, asl nda anda yürüyenin gerçekte savafl olmad konstrüksiyonuna sar l yorlar. fiöyle bir mant k yürütüyorlar: Klasik anlamda savafl devletler aras nda yürür. Terörizme karfl savafl, devletler aras nda yürüyen bir savafl de ildir. Devletlerin d fl nda olan kimi güçlere karfl yürütülmektedir bu savafl. Devletler ancak, herhangi bir devlet aç kça teröristlere yard m etti i, yatakl k etti i durumda sald r hedefi olmaktad r. Burada da devletleraras bir savafl, yani sözcü ün klasik anlam nda bir savafl sözkonusu de ildir. Ayn yoksullu- a karfl savafl, uyuflturucuya karfl savafl taki, savafl kavramlar gibi, Terörizme karfl savafl taki savafl kavram da kararl l ifade etmek için kullan lan bir metafordur. (Bunu en aç k ifade eden Amerikal filozof Michael Walzer) Tabii ki, savafl gerçek anlamda savafl de il de, yaln zca kararl l n ifadesi olan bir metafor olunca, liberal pasifistler de, bu savaflta liberalliklerine ve pasifistliklerine hâlel gelmeden savafltan yana tav r tak n p burjuvazilerinin kuyru una tak labilirler! ABD de, Almanya da bir dizi emperyalist ülkede flimdi bir zamanlar n radikal pasifistlerinin bir bölümünün, özgürlük, adalet, insan haklar vb. ad - na emperyalist savaflç olduklar bir süreci yafl yoruz. Yaflanan zaten gerçek anlamda savafl de ildir teorileri bu sürecin vicdan rahatlatma teorisi olarak ifllev görüyor. Bu teorinin emperyalist burjuvazi aç s ndan bir baflka ifllevi daha var: çte faflistleflmenin ilerletilmesi, d flta sald r için klasik savafl tan m n n art k yeterli görülmemesi. Gelinen yerde tekni in ola anüstü ilerlemesi sonucunda devlet d fl küçük, örgütlü gruplar, hatta yeter teknik bilgi ve mali güce sahip tek tek bireyler bile devletlere zarar verebilecek duruma/konuma gelmifllerdir. Bu durumda savafl kavram n n içeri inin, y lda 1000 in üzerinde ölüme neden olan devletleraras silahl çat flmalar veya devletler içindeki silahl çat flmalar (BM de savafl böyle tan mlan yor!) biçiminde doldurulmas n n ötesinde, devletlerin fliddet tekeli d fl nda kalan kifli ve gruplara karfl mücadele olarak da geniflletilmesi gereklidir. Kavram n içeri inin bu flekilde geniflletilmesi emperyalistlere, e er güçleri yetiyorsa istediklerine istedikleri anda terörizme karfl mücadele ad na savafl açma imkân vermektedir. Nitekim yap lan da bu olmufltur. Burjuva medya büyük gürültüyle 21. yüzy l n ilk savafl dedi- i savafl n art k eski savafllardan olmad n vurgulam flt r sürekli olarak. NATO nun asl nda d fltan devlet sald r s karfl s nda tavr öngören 5. maddesi, NATO tarihinde ilk kez iflletilmifl; New York ve Pentagon- daki eylemler, ABD ye ve tüm NA- TO ya karfl savafl ilan olarak kabul edilmifltir. ki tarafl haks z savafl net tespitinden kaç nma S oruna sol ve devrimci çevreler aç s ndan yaklaflt m zda flunu tespit ediyoruz: Sol ve devrimcilik ad na konuflan hareketlerin büyük ço unlu u, aç k bir biçimde savafl n iki yönlü haks z savafl oldu u tespitini yapm yor. fiimdiye kadar inceledi imiz hiç bir aç klamada, yürüyen savafl iki yönlü haks z savaflt r tespiti aç k tespit olarak yok. Solda büyük ço unluk savafl n Taliban / bin Ladin cephesi konusunda

6 suskunlu u tercih ediyor. Emperyalist sald r ya karfl ç k l p orda duruluyor. Taliban / bin Ladin den kendini ay rma çabas pek görülmüyor. Bu ay rma kendini en i- yi halde bu güçlerin emperyalizmin beslemesi oldu u vb. tespitler yap lmas biçiminde oluyor. (bkz. flçi Köylü 12/26 Ekim 2001, sayfa 30) Fakat bunlar n halklar n kurtulufl projesinin gerici, karfl devrimci oldu unun tespitinden kaç n l yor. Savafllar n n haks z oldu u tespiti, hiç bir yanl fl anlamaya meydan b rakmayacak aç kl kta yap lm yor. Halbuki bu tam da özellikle bizim gibi nüfusunun ço unlu unun Müslüman oldu u, emekçilerin slami söylemli demagojilere çok aç k oldu u ülkelerde ola anüstü önem tafl yan bir sorundur. ki yanl savafl de il, tek yanl sald r teorisi U luslararas alanda yürüttü ümüz tart flmalarda yer yer iki tarafl haks z savafl tespitinin yap lmamas n n bir gerekçesi olarak, asl nda iki tarafl bir savafl n sözkonusu olmad, savafl n tek yanl emperyalist bir sald r savafl oldu u, savafl n hedefinin Taliban rejimi/bin Ladin de il Afganistan halklar oldu u vb. argümanlar savunuldu unu gördük, yaflad k. Burada gözden kaç r lan bir gerçek fludur: Her savaflta, savafltan en fazla zarar görenler hep halk y nlar d r. Bu anlamda tabii ki Afganistan daki savaflta emperyalistlerin sald r hedefi Afganistan halklar d r. Fakat bunun kadar flu da do rudur: ABD emperyalistleri ve onunla ayn safta yer alan güçler, Taliban rejimini y kmay, bin Ladin örgütünü da t p onu ortadan kald rmay gerçekten de hedeflemektedirler. Tek ve esas amaçlar tabii ki bu de ildir. Fakat bu da savafl n önemli hedeflerinden, amaçlar ndan biridir. Anda Taliban rejimine karfl sald r n n Afganistan daki aya, Afganistan halklar - n n bir bölümünü temsil eden Afganistanl güçlerdir. Sald r ya karfl direnen, gerçekten savaflan güçler, Taliban n örgütlü güçleri ve onun destekleyicileridir. Yani Taliban / bin Ladin gerçek savafl taraf durumundad r. Onlar bu savafl Afganistan s - n rlar d fl nda da sürdürecekleri tehditlerini savurmaktad r ve e er güçleri gerçekten yeter ve imkân bulurlarlarsa sürdürecekleri konusunda da kimsenin kuflkusu olmamal d r. Gerçek durum bu iken, Taliban / bin Ladin i savaflan güç olarak var saymamak, bu güçlere de karfl tav r tak nma zorunlulu undan kendini kurtarmaya yarayan bir konstrüksiyondur. Devrimci çevrelerdeki tart flmalarda kendini kesin çizgileriyle Taliban / bin Ladin den ay rmama tavr n n bir gerekçesi olarak da, yer yer ABD nin sald ran durumunda oldu- u; Taliban / bin Ladin in savunma durumunda oldu u argüman getirilmektedir. Bu argüman savafl sorununa marksist yaklafl mdan uzakt r. Yukar da da ortaya koydu umuz gibi kimin sald r da, kimin savunmada oldu u savafl karfl s ndaki tav rda belirleyici rol oynamaz. Ayn biçimde bir savaflta güç dengesi sorunu da savafl n niteli ini belirlemede tayin edici bir rol oynamaz. Bu ba lamda ABD nin bafl n çekti i koalisyonun Taliban / bin Ladin e karfl savafltaki güç dengesi aç kça ve çok büyük farkla birincinin lehindedir. Antiemperyalist savafl m? D evrimci çevreler içinde yürüyen tart flmalarda ve tak n lan tav rlarda ortaya ç kan bir yanl fl tav r da, savafl n bin Ladin / Taliban taraf na hakl, antiemperyalist savafl, ulusal kurtulufl savafl niteli ini yak flt ran tav rd r. Bunu ülkemizde üç dünyac -karfl devrimci Ayd nl k / P çok aç k biçimde yapt. Fakat bir dizi devrimci güç de savunduklar kimi görüfllerle benzer konumlar sergiledi. Bu ba lamda bizim uluslararas alanda da do rudan yürüttü ümüz kimi tart flmalarda karfl m za flu argümanlar ç kt : Taliban / bin Ladin dinci, gerici bir ideolojinin savunucusu da olsalar, bugün objektif olarak emperyalizme karfl dünyan n ezilen halklar - n n mücadelesinin saflar nda yer al - yorlar. Bugün dünyada ezilen uluslar n önemli bir bölümünü dini inançlar itibariyle Müslüman olanlar oluflturmaktad r. Ezilen Müslüman halklar n dine bir kurtar c olarak sar lmas, bu ülkelerde emperyalizme karfl mücadelenin bir çok halde dini bir görünüme bürünmesi anlafl l r bir fleydir. Taliban / bin Ladin ve benzerleri örne in Filistin de Hamas, Hizbullah gibi örgütler de ezilen y nlar n hakl antiemperyalist öfkesine sahip ç kan örgütlerdir. Bunlar objektif olarak antiemperyalist konumdad r. Onlar n mücadelesi emperyalizme darbe vuruyor, emperyalizmi zay flat yor. Asl nda marksist-leninistlerin görevi bu ba lamda bu güçlerle bir cephe oluflturmaya çal flmakt r. Bu ba lamda flunlar tespit etmek istiyoruz : Taliban / bin Ladin; Filistin de Hamas, Hizbullah; Afganistan da Kuzey ttifak içinde yer alan bir dizi islamc -dinci güç gibi güçler antiemperyalist güçler de illerdir. Bunlar emperyalizme en iyi halde ondan daha geri bir pozisyondan muhalif olan dinci-gerici güçlerdir. Emperyalizme karfl olan muhalefetleri e er böyle bir muhalefet gerçekte sözkonusuysa, ki bir çok halde bu örgütler emperyalizmin devrime karfl kurdu u, besledi i örgütler konumundad r en iyi halde, emperyalizmi gâvur icad, gâvur hegemonyas vb. görme ve emperyalizmi Allah n egemenli inin yerine paran n egemenli ini geçirme noktas ndan elefltirme temelinde bir muhalefettir. Bu muhalefetin gelece e yönelik toplum projesi, kapitalizmemperyalizmin de gerisinde olan, Ortaça a ait olan bir toplum projesi, slami din devleti projesidir. Kuflkusuz bu örgütlerin sahip ç kt Müslüman y nlar n emperyalizme karfl nefreti hakl d r ve fakat onlar bu hakl nefreti emperyalizmi gerçekten y k p yerine ondan daha iyi ve ileri bir düzeni kurma mücadelesinin de il, halklar için ondan da berbat bir düzenin kurulmas mücadelesi için kullanmaktad r. Bu noktada bu örgütlere antiemperyalizm

7 EK 1 2 Bildiride bir tek kez bile anti-emperyalist anti-feodal devrimin do rudan propagandas yap lm yor. Bunun yerine Afgan halk n n zorlu savafl, silahl mücadelesi nden vb. sözediliyor. Tabii ki zorlu savafl, silahl mücadele propaganda edilmeli, ama bununla yetinilmemesi; bu silahl mücadelenin devrim mücadelesi oldu unun konmas do rudur. Kurtuluflun halk iktidar ya da iflçi-köylü iktidar ndan geçti inin konmas do ru olur. (Bu nokta da veto noktas d r.) 3 Afganistan daki gerici gruplar hakk nda, bunlar n yurtd fl nda para yedikleri, Afganistan da savaflanlar n bunlar olmad, bunlar n maddi imkanlara ra men halk uzun süreli bir savafl için örgütleyemeyecekleri söyleniyor. Sorunun böyle konmas, biraz gerçek durumun tam yans t lmamas gibi görünüyor. Görünen en az ndan d flardan bak ld nda görünen bu gruplar n bugün direnifl hareketi içinde çok önemli, evet yönlendirici bir etkiye sahip olduklar d r. Gerçek durum oldu u gibi konmaz ise, bu durumu de ifltirmek de mümkün olmaz. Ajitasyon için gerçek durum çarp t lmamal. Bunlar n oynad bu rolden ç kan sonuç, bunlara karfl mücadelenin de çok önemli, belirleyici önemde bir role sahip oldu udur. Bunlara karfl mücadele ile birlefltirilmeyen bir anti-rus mücadele, Afganistan da halk y nlar n gerçek kurtulufla götüremez. Bu noktada bildiride söylenenler yeterli de il. Ayn zamanda bu gerici gruplar n pek ço unun islamc oldu unun aç kça söylenmemesi de bize yanl fl görünüyor. Önerimiz, bu elefltirileri dikkate alan köklü düzeltmelerin yap lmas d r. Bu konuda da en sondaki fliarlarda tav r tak n lmas do rudur. (Bu da veto noktas d r.) (Bolflevik Partizan, say 21, sayfa 30) vb. atfetmek büyük bir yanl flt r. Yap lmas gereken, bu örgütlerin gerçek yüzlerinin kitleler içinde teflhir edilerek bunlar n etkisinin k r lmas, y nlar n kendili inden antiemperyalist nefretinin, gerçek antiemperyalist devrim mücadelesi mecras nda toplanmas d r. Yer yer halk n dini duygular na sayg l olmak ad na, dinci örgütlerin gerçek yüzlerinin antiemperyalist mücadele sürecinde yer yer ortak mücadele ad na, flimdi zaman de il ad na vb. teflhir edilmemesi, gerici dinci ideolojinin y nlar içinde her küçümsenmesi, dünya devrim tarihinde büyük felaketlere yol açm flt r. flte ran örne i! Devrimcilerin müttefik gördü ü, elefltirip teflhir etmeyi acil görev saymad islamc - lar n iktidara geldiklerinde, devrimcilere karfl estirdikleri terör, y k lan fiah rejiminin terörünü aratmayacak düzeyde oldu. ran ilerleyecek yerde geri gitti. ran daki molla rejimi ran halklar na kan kusturdu, kusturuyor. Evet ABD emperyalizminin fiah dönemindeki mutlak egemenli i k r ld, fakat bu ran n emperyalist sistem d fl na ç kmas anlam na vb. gelmedi, gelemezdi. ran da fiah a karfl devrimde çok önemli rol oynayan sol, devrimci güçler, anti-fiah muhalefeti içindeki dinci gericileri do ru bir tarzda elefltirseler bile, belki dincilerin iktidara gelmesini engellemek mümkün olmayabilirdi; fakat e er dinci gericiler hakk nda bu arada kendi gücü hakk nda da hayallere sahip olunup bu hayaller yay lmasa idi, dinci rejimin sonraki sald r lar na haz rl kl olunur, bu kadar a r kay plar verilmeyebilirdi. Afganistan da da benzer bir olay yafland. Afganistan da Rus sosyalemperyalizminin iflgali döneminde, devrimci sol muhalefet, Rusya n n iflgaline karfl savaflta dinci örgütlerin gücünü oldu undan az gördü ve gösterdi, kendi gücünü ise abartt. Devrimci sol muhalefet ran daki devrimcilerin yapt na benzer bir hata yaparak Afganistan daki dinci muhalefeti dinci görüflleri nedeniyle, din devleti projesi nedeniyle elefltirip teflhir etmekten kaç nd. Kutsal slam dini karfl ya al nmadan, dinci gericiler en iyi halde Kutsal slam dinini kendi ç karlar için kullanmakla elefltirildiler. (Bkz. Afganistanl Marksist-Leninistlerin Aral k 1979 da GUAFS Kongresi ne gönderdikleri mesaj; bkz. EK 1: Bolflevik Partizan da bir eylem birli- i ertesi yap lan de erlendirmede getirilen elefltiri. BP say 21, sayfa 30) Sonuçta, genifl halk y nlar slam n bayra alt nda Rus gâvuruna karfl mücadele olarak yürüttüler mücadeleyi. Bu mücadele gerçek anlamda antiemperyalist bir mücadele de ildi. Mücadelenin sonunda iktidar ele geçiren dinci savafl a alar, Afganistan oldu u yerden daha geri götüren bir rejimi kurup ilk s rada devrimci muhalefeti yokettiler! K saca: dinci gerici örgütlerin antiemperyalist örgütler olarak tan - t lmas, bunlara antiemperyalist mücadeleci yaftas as lmas, bütünüyle yanl flt r. Bunlar n esas niteli- i Ortaça a dönük bir gericiliktir. Bunlar belli bir dönem antiemperyalist mücadele içinde (örne in iflgale karfl savafl vb.) yer al yorlarsa, bu mücadele içinde bunlar n gerçek yüzünün kitleler içinde teflhiri devrimciler aç s ndan acil ve hayati önemde bir görevdir. Bu görevden halk n dini duygular n rencide etmemek, antiemperyalist birli i bozmamak, bunlar zaten güçsüz, zarar veremez vb. vb. gerekçelerle uzak durmak, devrimci güçlerin y nlara yanl fl bilinç vermesi, kendi mezarlar n kendi elleriyle kazmas demektir. Taliban ve bin Ladin in antiemperyalistlikle, emperyalizme darbe

8 vurmayla vb. uzaktan yak ndan ilgileri yoktur. Bunlar emperyalizmden de daha geri bir gericili in temsilcisi, emperyalizm gibi halklar n düflman olan güçlerdir. Kuflkusuz bunlar n emperyalizmle olan çeliflmelerinden antiemperyalist mücadele aç s ndan yararlanmak, bunlarla belli bir süre birlikte hareket etmek mümkündür. Ancak bunun için önflart, bunlarla emperyalizm aras ndaki asl nda karfl devrimin kendi içindeki çeliflmeler kategorisinde olan çeliflmelerden yararlanacak güçte bir sol muhalefetin varl d r; ki böyle bir sol muhalefet y nlar içinde bu müttefiklerin nas l müttefikler oldu u konusunda aç k tav r tak n r, bunlar n gerçek niteli i hakk nda elefltirilerini aç kça getirir, y nlar bunlar n etkisinden kurtarmak için sürekli sistemli bir ideolojik mücadele yürütür. Devrimci ve komünist ajitasyon-propaganda özgürlü ü, iflçilerin, köylülerin, emekçilerin anda birlikte hareket edilen dinci gericilerin gerçek amaçlar konusunda da ayd nlat lmas özgürlü ü, iflçileri, köylüleri, emekçileri devrimci ve komünist örgütlerde örgütleme özgürlü ü, böyle bir birlikte yürümenin olmazsa olmaz ön flart d r. Sol muhalefetin yeterince güçlü olmad - yerde dinci gericilerle bir ittifak gerçekte bunlar n kuyru una tak lmaktan baflka bir anlama gelmeyecek, felaketli sonuçlara yolaçacakt r. Emanullah Han benzetmesi... B urada karfl m za ünlü Emanullah Han sorunu ç k yor. Bugün Taliban / bin Ladin gibi islamc dinci gruplar n antiemperyalist mücadele yürüttü ünü savunanlar, yer yer andaki durumu 1920 li y llarda Afganistan da Emanullah Han n durumuna da benzetiyorlar. Bilindi i gibi Stalin Leninizmin Temelleri Üzerine adl eserinde Leninizm in ulusal sorundaki tavr n ortaya koyarken, ulusal hareketlerin devrimci karakterinin belirlenmesi ba lam nda flu tespitleri de yapar: Ulusal hareketlerin muazzam ço- unlu unun kuflku götürmez devrimci karakteri, t pk tek tek baz ulusal hareketlerin mümkün gerici karakterinin göreli ve kendine özgü olmas gibi, göreli ve kendine özgüdür. Emperyalist bask koflullar alt nda ulusal hareketlerin devrimci karakteri, harekette mutlaka proleter ögelerin yeralmas gerekti ini, hareketin devrimci ya da cumhuriyetçi bir programa, demokratik bir temele sahip olmas gerekti ini önflart koflmaz. Afganistan emirinin Afganistan n ba ms zl için mücadelesi, emirin ve mücadele arkadafllar n n monarflist görüfllerine ra men, nesnel olarak devrimci bir mücadeledir; çünkü bu mücadele emperyalizmi zay flatmakta, parçalamakta ve onun alt n oymaktad r; oysa örne- in Kerenski ve Tsetereli, Renaudel ve Scheidemann, Çernov ve Dan, Henderson ve Clynes gibi çaresiz demokratlar n ve sosyalistlerin, devrimcilerin ve cumhuriyetçilerin emperyalist savafl s ras ndaki mücadelesi gerici bir mücadele idi; çünkü emperyalizmi flirin gösteriyor, sa lamlaflt r yor ve zafere götürmek istiyordu. (Stalin, Eserler, cilt 6, sayfa 139, nter Yay nlar ) Stalin in bu al nt s na dayanarak, bugünkü Taliban / bin Ladin in de Emanullah Han n konumunda oldu- u iddia edilebiliyor. (Geçmiflte biz henüz TKP/ML içindeyken de, Fahri Üyeler Hikmetyar gibi islamc faflistleri, antiemperyalist, milli burjuvazinin temsilcisi, ulusal devrimci vb. olarak de erlendirebiliyordu.) Öyle ya bunlar n dinci slam devleti program var, ama olsun, önemli olan bunlar da emperyalizmi zay flatmakta, parçalamakta, alt n oymaktad r! Bunlar n mücadelesi de Emanullah Han n mücadelesi gibi, objektif olarak devrimci bir mücadeledir. Bu benzetme kökten yanl flt r. fiöyle ki, Emanullah Han hareketi, bu hareketin cumhuriyetçi bir programa sahip olmamas na ra men, 1920 li y llar n flartlar nda, Afganistan n ba ms zl savafl nda, ngiliz emperyalizminin sömürgeci iflgaline karfl savafl yor, emperyalizme darbe vuruyor, objektif olarak Afganistan n genç Sovyet Rusya ya karfl sald r üssü olarak kullan lmas n engelliyor, böylece Sovyet Rusya flahs nda dünya proleter devrimine destek oluyor, objektif olarak proleter dünya devriminin yedek bir gücünü oluflturuyordu. Onu devrimci k lan o günün objektif flartlar nda bu hareketin oynad objektif roldü. Stalin in de tart flt budur. Bu Emanullah Han meselesinin daha iyi anlafl labilmesi için çünkü bu hep yeniden karfl m za ç k yor ekte (EK-2) 1953 bas m Büyük Sovyet Ansiklopedisi nin Afganistan bölümünde söylenenlerden bir aktarma yap yoruz. Bu aktard m z bölümde söylenenlerden ç kan nedir? «Emanullah Han hareketi, s n fsal olarak, iflçi s n f n n hemen hemen olmad bir ülkede, toprak beyleri ve tüccarlar n ilerici kesimine dayanmaktad r. «Emanullah Han hareketi, afliretlere bölünmüfl çok geri bir toplumda, toplumun önemli bir bölümünü, ngiliz emperyalizminin ülkeyi sömürgelefltirmesine karfl mücadele bayra alt nda (yani milli kurtulufl savafl / milli devrim bayra alt nda) toplamay baflarm fl; savafl sonucu ülkenin tam siyasal ba ms zl n n kazan lmas na öncülük etmifltir. «Emanullah Han n yaflad ve etkin oldu u dönem uluslararas alanda durum Rusya da proletaryan n iktidar ele geçirmifl oldu u ve bu iktidar emperyalist ittifak n d fltan ve içten sald r lar na karfl savaflla ayakta tutmaya çal flt bir dönemdir. Afganistan Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Federasyonu nun güney komflular ndan biridir, ngiliz emperyalizmi Afganistan Sovyet Rusya ya karfl sald r üssü olarak kullanmak istemektedir. Bu ortamda Afganistan da feodal gericili in temsilcisi olan güçler, en baflta da din alimleri / ulema ngiliz emperyalizmi ile birlikte hareket ederken, Emanullah Han Sovyet Rusya ile ittifak aramaktad r. Emanullah Han hareketi Afganistan n Sovyet Rusya ya sald r üssü olmas n n önünde engeldir. Sovyet Rusya n n müttefikidir, objektif olarak proleter dünya devriminin bir yedek gücü konumundad r.

9 «Emanullah Han iktidarda oldu- u sürede Sovyetlerle dostluk, onun d fl politikas n n temel tafllar ndan biri olmufltur. «çte kurdu u rejim, dinci-feodal gericili e karfl, islamc dinci feodalizmi kapitalizm lehine geriletmeye yönelik burjuva reformlar yapan krall k rejimidir. Reformlarda yar yolda durmas, gericilerle uzlaflma / denge aramas Emanullah Han a soldan yöneltilen elefltiridir. «Siyaset olarak Emanullah Han n izledi i siyaset o s n fsal köken itibariyle feodal olmas na, cumhuriyet yerine krall k kurmas na ra men tipik milli burjuva siyasetidir. Sovyet Rusya n n varl onun emperyalizmden görece ba ms z bir siyaset izleyebilmesini kolaylaflt rm flt r. Emanullah Han n siyaseti, Afganistan n Türkiye ye göre çok daha geri yap s gözönüne al nd nda özünde Kemalizm in siyasetine benzeyen bir siyasettir. Ayn Kemalizm gibi reformlar üstten yap lan, üst tabaka reformlar d r; antiemperyalist devrim güdük bir antiemperyalist devrimdir, yani ülkenin sömürgelefltirilmesini engellemifl, siyasi anlamda ba ms z bir Afganistan devleti kurulmas na ön ayak olmufl, fakat emperyalizme ba ml l k zincirini k r p atamam flt r. Ayn kemalist iktidarda oldu u gibi, Emanalluh Han iktidar n n karfl s ndaki esas iktidar alternatifi, emperyalist güçlerce de desteklenen dinci-gerici feodal güçler olmufltur. Bütün bunlar bilindi inde, flimdi Afganistan daki Taliban rejiminin, Usame bin Ladin in vb. Emanullah Han la karfl laflt r lmas bütünüyle yanl flt r. Karfl laflt rma yap lan güçler, gerçekte genel konumlar itibariyle, Emanullah Han hareketinin karfl s nda olan güçlerdir. slamc - dinci feodal güçlerdir. Bu güçler e er ille bir benzetme yap lmak istenirse Emanullah Han n üstten reformlar na karfl direnen, bu direniflte emperyalistler taraf ndan en baflta da o dönemde ngiliz emperyalistleri taraf ndan desteklenen güçlerin devam konumundad rlar. Bu islamc dinci gerici güçlerin gâvur a karfl mücadelesinden proleter dünya devriminin yede i olarak yararlanacak güçte bir komünist hareket, iktidar vb. de yoktur. Sözkonusu örgütler ve onlar n eylemleri objektif olarak emperyalizme darbe vurup onu zay fatmamaktad r. 11 Eylül eylemleri emperyalizme darbe mi? B u ba lamda 11 Eylül de Washington ve NewYork taki eylemin ve sonuçlar n n de erlendirilmesi konusunda tart flmalarda da bir dizi farkl görüfller ortaya ç k yor. Önce eylemin kendisi ile ilgili olarak, devrimcilerin bir bölümü bu eylemleri devrimcilerin de yapabilece- i, hedefi do ru seçilmifl, emperyalizme a r darbe vuran vb. eylemler olarak de erlendiriyor. Bu eylemlere yer yer g pta ile bakanlar bile var. Bu tavr n en iyi ifadelerinden birini Çözüm dergisinde buluyoruz. Çözüm ün Ekim 2001 say s nda Amerikan emperyalizminin ezilen halklara yönelik sald rganl bofla ç kar lacakt r bafll kl yaz da flöyle deniyor: 11 Eylül günü, Amerikan emperyalizmi, sermaye ve askeri kurumlar na yönelik gerçeklefltirilen eylemlerle sars ld. Bu flok ve sars nt salt ABD yle s n rl kalmad, bir bütün olarak emperyalist sistemi sarst. Çünkü eylem emperyalist kapitalist sistemi ve onun YDD politikas n hedefleyerek, dünyan n barbarca talan edilmesinin kolay olmad - n n mesaj n bütün ezilen halklara tafl m fl oldu. Eylem sonras gelifltirilen bütün senaryolara tüm spekülasyonlara ra men eylemin meflru ve hakl yönelimi, gelifltirilmek istenen terörizm edebiyat n yerle bir etmifltir. Ezilen halklar n yüzy llard r kapitalist emperyalist sömürgecilik alt nda sömürülmesine karfl yükseltilen bir isyan olmufltur. Eylemin hangi örgüt taraf ndan gerçeklefltirildi i tart flmalar önemsiz kalm flt r. Zira eylem hedef ve sonuçlar yla bunu gölgede b rakacak niteliktedir. (abç) Bunlar söyleyenler sosyalizm ad - na konuflan devrimciler! K saca bu adeta kendili inden kim taraf ndan yap lm fl olursa olsun(!) ezilen halklar n yüzy llard r kapitalist emperyalist sömürgecilik alt nda sömürülmesine karfl yükseltilen bir isyan olan(!) eylemin ne oldu unu an msayal m: Önce bir kez daha flunu bilince ç - kartal m: 11 Eylül eyleminin kim taraf ndan, hangi amaçlarla nas l gerçeklefltirildi ini tam olarak bilmiyoruz. Bu konuda bütün bilgiler herhangi bir örgüt bu eyleme do rudan sahip ç kmad ; eylemden sorumlu tutulan El Kaide örgütünün bafl oldu u söylenen bin Ladin, yay nlanan aç klamas nda eylemi övdü ve fakat do rudan sahiplenmedi ABD emperyalizminin güvenlik güçlerinin, emperyalist ülkelerin gizli servislerinin ve polis teflkilatlar n n verdi i bilgiler! Bu bilgiler yürüyen savaflta bir savafl taraf n n verdi i, bu savafl taraf na yarayan bilgilerdir. Bu bilgilerin temel ifllevi yürüyen savaflta ABD emperyalizminin savafl n gerekçelendirmek, savafl için kamuoyu deste i sa lamakt r. Bu bilgilerin dezenformasyon olmas olas l da vard r. Bunun bilincinde olarak flu anda bütün emperyalist ve gerici dünyada egemen olan eylem versiyonu flöyledir: ABD emperyalistlerinin güvenlik güçlerinin islamc -cihadc El Kaide örgütünden oldu unu söyledi i intihar komandolar ABD de 11 Eylül de ayn anda dört yolcu uça kaç r yorlar. Kaç r - lan uçaklar normal yolcu uçaklar, bunlar içinde seyahat eden insanlar, s radan yolcular. Bunlar o gün tesadüfen o uçaklarla uçan insanlar. Tek ortak noktalar o gün o saatte, o uçakta olmalar! Bu insanlarla birlikte kaç r lan uçaklar bomba haline getirilip ABD emperyalizminin sembolleri konumunda olan binalara çarpt r larak patlat l yor! Sözkonusu binalarda ve çevrede o anda bulunan insanlardan 5000 kadar bu eylemde ölüyor. Bütün dünyada kapitalizmin sembol binalar ndan biri olan Dünya Ticaret Merkezi kuleleri çöküyor. ABD nin askeri sald r planlama merkezi Pentagon un anda tamiratta oldu u söylenen bir kanad nda

10 hasar meydana geliyor. Bu intihar sald r s n n gerçeklefltirildi i ortam flöyledir: ntihar sald - r s n n gerçeklefltirildi i ABD de s - n f mücadelesi gayet geri seviyede; iflçi s n f n n mücadelesi en iyi halde reform mücadelesi s n rlar içinde hareket ediyor; silahl mücadele biçimlerini s n f mücadelesinin seviyesi getirip gündeme koymufl durumda de il. Yani eylem ABD deki s n f mücadelesinin bir parças vb. olarak de il; ABD d fl nda, ABD içindeki s n f mücadelesi ile ba olmayan unsurlar n yapt ; ABD iflçi s n f ve emekçileri aç s ndan d flta olan güçlerin yapt, ve ABD li y nlar aç s ndan tüm ABD lilere karfl yap lm fl bir eylem olarak kavranacak bir eylem. Eylemin yap l fl biçimi de, zaten ABD deki insanlar n tümünü düflman gören, ya da en iyi halde onlar n hayat na daha büyük amaçlar u runa!!! hiç de er vermeyen bir düflüncenin ürünü ve yans mas oldu unu gösteriyor. Eylem, bu eylemde hayat n kaybeden insanlar n büyük ço unlu u aç s ndan, do rudan savafl taraf olmayan sivillere, iflinde gücünde olan s radan vatandafllara, esasta emekçilere yönelik bir eylem. Eylem için kapitalizmin sembol binalar n n seçilmifl olmas, bu gerçe i de- ifltirmiyor. Sonuçta kapitalizmin o sembol binalar nda da çal flan insanlar n büyük ço unlu u, emekçiler. (Ölenlerin isim listesi içinde örne- in, ikiz kulelerin temizlik ifllerinde kaçak çal flan 300 Meksikal iflçinin ismi yok! Onlar resmi iflçi olmad klar için ölüleri bile emperyalistler taraf ndan say lm yor. Onlar saymayan bu ba lamda ne yaz k ki yaln zca emperyalistler de il, sözkonusu eylemi kim yaparsa yaps n, amaç ve hedefleri aç s ndan do ru, emperyalizme darbe vuran, onu sarsan eylem olarak de erlendiren devrimciler için de(!) eylemde ölen emekçilerin fazla bir de eri yok! Onlar da devrimci bir eylemin(!) istenmeyen yan zararlar olarak görülüyor herhalde!!!) Devrimciler soruna böyle yaklaflamaz! Devrimci teröre evet; Devrimci terör nedir? K apitalizm-emperyalizme gerçekten zarar verecek, onu zay flatacak devrimci eylemler, iflçi-emekçi y nlar emperyalizmekapitalizme karfl örgütlü mücadeleye çekecek, onlar örgütlemeye hizmet edecek eylemlerdir. Siz Pentagon binas n istedi iniz kadar y k n. On tane Dünya Ticaret Merkezi ni bombalay p y k n, e er iflçileremekçiler kapitalizm-emperyalizme karfl örgütlü mücadelede yoksa, burjuvazi on tane yeni Pentagon, on tane yeni Dünya Ticaret Merkezi kurar. Bunun paras n da emekçilerden toplar! Kapitalizm-emperyalizm sürer. Sembollere zarar vermekle, emperyalizme-kapitalizme gerçek anlamda zarar verilmez! flçilerin-emekçilerin örgütlenme ve bilinç seviyesini gelifltirmeye hizmet etmeyen hiç bir terör eylemi, devrimci eylem olarak görülemez. S n f mücadelesi biçimleri içinde en yüksek biçim olan silahl mücadele bütün mücadele biçimleri gibi s n f mücadelesinin seviyesinden, andaki durum ve taleplerinden ba ms z olarak, d fltan s n f mücadelesine dayat lamaz. Bütün mücadele biçimleri gibi, silahl mücadele de örgütlü güçler taraf ndan, devrimin gerçek öznesinin, iflçi s n f n n ve emekçi y nlar n durumu ne olursa olsun, ondan ba ms z bir biçimde iradi olarak seçilip kullan lmaz. Silahl mücadele, verili bir ülkede, verili bir anda s n f mücadelesinin geliflmesinin, kitlelerin silahl mücadeleye at lmaya haz r oldu u seviyesinde ve kitlelerin silahl mücadelesi olarak yürütülebildi i oranda ve durumda kendini gündeme getirir. Küçük, örgütlü gruplar da böyle bir ortamda, asl nda savafl konumunda olan kitlelerin savafl n ilerletmek için, buna hizmet edecek silahl eylemlere giriflirler. Bunu böyle yapmayan, gerçekte silahl mücadele konusunda marksist-leninist devrimci olarak de il, en iyi halde kitleden kopuk bireysel terör eylemleriyle uyuyan kitleyi uyand r p öncü etraf nda toplama iddias nda olan öncü savaflç lar, iyi niyetle devrimci enerjiyi yanl fl kullanan devrimci macerac lar olarak davranmaktad r. Bu ba lamda Lenin Nereden Bafllamal? makalesinde flöyle diyor: lkesel olarak terörü hiç bir zaman reddetmedik ve reddedemeyiz. Terör, çarp flman n belli bir an nda, askeri güçlerin içinde bulundu u belli bir durumda ve belirli koflullar alt nda kesinlikle ifle yarar ve hatta zorunlu savafl yöntemlerinden biridir. Fakat, meselenin özü, bugün terörün, savaflan bir ordunun tüm savafl sistemiyle s ms k ba l ve koordineli operasyonlar ndan biri olarak de il, kendi bafl na ve herhangi bir ordudan ba ms z bir münferit sald r arac olarak ön plana ç kar lmas d r. (abç.) (Lenin, Seçme Eserler, cilt 2, sayfa 29, nter Yay nlar ) Ekte Lenin in devrimci terör konusuna nas l yaklaflt n göstermek için onun baz yaz lar ndan al nt lar yay nl yoruz. (Bkz. EK-3) fiimdi kimi devrimcilerin emperyalizme a r darbe vurdu unu söyledi i 11 Eylül eylemlerinin iflçi s n f ve emekçilerin mücadelesi baz al nd nda, bu eylemlerin savaflan iflçi ve emekçilerin savafl n n bir parças olarak yap lmad yapanlar n da böyle bir derdinin olmad da ortadad r. Bu eyleme devrimci bir terör eylemi olarak sahip ç kmak, gerçekte devrimci terörü yaralayan bir tav rd r. Kitlelerin silahl eyleminde, kitlelerin savafl nda, veya bu savafl n bir parças olarak yürütülen gerilla eylemlerinde kuflkusuz sivil halktan da kay plar olacakt r. Fakat bunlar kesinlikle devrimciler aç s ndan amaçlanan kay plar de ildir. Gerek kitlelerin silahl savafl nda, gerekse kitlelerin silahl savafl n n bir parças olarak ele al nan gerilla eylemlerinde bu ikincisinde çok daha fazla sivil halka zarar vermemeye azami dikkat gösterilir. Sosyalizm emekçi insan n kurtuluflunu, eme in kurtuluflunu bayra na yazm fl bir sistemdir. O, emekçi insana en fazla de eri veren sistemdir. Bu sistem için mücadele edenlerin, mücadele-

11 lerinin merkezinde emekçi insan duranlar n, eylemlerinde büyük ço- unlu u emekçiler olan sivil halka zarar vermemek için azami dikkat sarfedecekleri aç kt r. Bunun olmad yerde, sivil halktan kay plar en az tutma çabas n n görülmedi i hiç bir eylem devrimci eylem de ildir. Bu eylem devrim ad na da yap lsa, devrimciler taraf ndan devrimci amaçlarla da yap lsa bile, bu böyledir. Örne in; emekçi halktan insanlar n yo un bir biçimde bulundu u bir belediye otobüsü veya bir tren gar - na bomba koyma eylemi kim taraf ndan hangi amaçla yap l rsa yap ls n bizim devrimci bir eylem olarak kabul edemeyece imiz bir eylemdir. Devrimcilerin yapaca eylemlerde emekçi halka zarar vermeme çabas herkes taraf ndan aç kça görülebilmelidir. (Dikkat edilsin burada sözünü etti imiz, devrimci örgütlerin planlamas dahilinde, örgütlü olarak gerçeklefltirilen askeri eylemlerdir. Kitlelerin kendili inden eylemi içinde kitlelerin birikmifl öfkesinin d flavurumu olan fliddet eylemlerinde yer yer afl r l klar olmas bundan baflka bir fleydir, anlafl l r, baz hallerde kaç n lmazd r.) Devrimciler asl nda en bafltan sivil halka zarar vermeme çabas n n herkes taraf ndan aç kça görülmedi i hiç bir eylemi kabul etmediklerini aç klasalar, böyle bir durumda at izi ile it izinin birbirine kar flma durumu da ortadan kalkar; do rudan halk y nlar n terörize etmeye yönelik her eylemin faflist eylem veya provokasyon eylemi oldu u ya da devrimcilik ad na yanl fl ifller yapan kimi kiflilerin macerac eylemleri oldu u ç kar ortaya. Ne yaz k ki bugün durum bu de il! Yani k sacas : New York ve Washingtondaki intihar eylemleri; «ABD deki s n f mücadelesinden ba ms z olarak yap lan, «flçi s n f ve emekçilerin bilinçi ve örgütlenme seviyesini ilerletmeye hizmet etmeyen, «Sivil halktan kay plar en az tutma çabas n n görülmedi i eylemler olarak devrimci eylemler de ildir. Bunlar bu eylemlerin devrimci görüldü ü veya devrimcilere mal edildi i flartlarda henüz devrimci bilince sahip olmayan tüm insanlar bunlar emekçilerin büyük ço unlu- unu oluflturuyor devrime düflman edebilecek, bunun için kullan lmaya aç k eylemlerdir. Devrime sempati duyan insanlar aç s ndan da bu eylemler, en iyi halde k sa süre için bir oh olsun duygusu yaratan ve yine en iyi halde mücadele yerine yeni eylemleri beklemeye götüren veya yine en iyi halde devrimci insanlar n devrimci enerjilerini bu gibi temsiliyetçi, fedai eylemlerinde çar çur etmeye yarayan eylemlerdir. Cihad emperyalizme darbe mi? N ew York-Washington eylemleri ba lam nda bir baflka sorun daha var: Emperyalistler bu eylemin gerisinde cihad ça r lar n n ve düflüncesinin yatt n iddia ediyor. E er bu gerçekse, o zaman eylem bu amac yla da tart fl lmak zorundad r. Bir devrimcinin cihad amac na hizmet için yap lan bir eylemi emperyalizme-kapitalizme darbe vurdu vb. flekilde de erlendirmesi asl nda düflünülmemelidir, fakat oluyor, görüyoruz. Bu nereden geliyor, neyi ifade ediyor? Asl nda aç kça cihad n, yani slam n iktidar amac yla yürütülen bir mücadelenin, emperyalizme darbe vurmas n beklemek, bunu yapt n varsaymak; emperyalizmin iflçi s n - f ve emekçi y nlar n devrimiyle y k laca projesinden vazgeçmek, iflçi s n f n n devrimci misyonundan vb. umudu kesmek anlam na gelir. Cihad mücadelesinin geliflmesinin, onun baflar s n n emperyalizmin zay flamas oldu unu sananlar ve savunanlar, cihad n Ortaça gericili ini, onun slami biçimini egemen k lmak için mücadele oldu unu kavramam flt r. Bu cihad u runa ölüme giden insanlar n, bu dünyan n en ezilenlerinin, en horlananlar n n bir bölümünün emperyalizme karfl duydu u nefreti de ifade etti inden ba- ms z bir olgudur. Görev, cihadc lar antiemperyalist mücadeleci olarak görüp göstermek de il, onlar n antiemperyalizminin sahte oldu unu göstererek, onlar n emperyalizmden yaka silken insanlara gerçekte olumlu hiç bir fley veremeyeceklerini, onlar daha da geriye, karanl a sürükleyeceklerini göstererek y nlarda biriken antiemperyalist nefreti ve öfkeyi devrim mücadelesi mecras na ak tmakt r. Düflman m n düflman dostum mudur acaba? N ew York ve Washington eylemlerini bu eylemler kim taraf ndan, ne ad na yap lm fl olursa olsun, emperyalizme darbe vuran eylem olarak görenler, gerçekte düflman m n düflman dostumdur cizvit ilkesini, devrimci bir ilkeymifl sananlard r. flçi s n f ve emekçilerin devrim mücadelesine kazan lmas için, onlara kimin dost, kimin düflman oldu unu çok net olarak göstermek komünistlerin görevidir. Evet; iflçi s n f ve emekçi y nlar n düflmanlar yekpare bir bütün de ildir, bunlar n kendi aralar nda bir dizi çeliflme vard r. Ve bunlar kendi aralar nda da iktidar için dalaflmakta ve bu mücadelelerinde de iflçi ve emekçileri kendi yanlar na çekmeye çal flmaktad rlar. Düflmanlar n kendi aralar ndaki bu çeliflme ve dalaflmalardan belli flartlarda yararlanmak mümkündür. Fakat hiç bir zaman bu yararlanma gerçek düflmanlar dost görme ve göstermeyi hakl ç karmaz. Düflman bir baflka düflman m n düflman da olsa düflmand r. Anda onun baflka düflmana zarar vermesi sözkonusu olabilir; bu bizim iflimizi de kolaylaflt rabilir. Fakat bu, düflman düflman olmaktan ç karmaz! Somut konuflursak, islamc cihadc lar n ABD emperyalizmine sald r - s, onlar halklar n dostu, eylemlerini ezilen halklar n isyan yapmaz! Sorunu böyle görüp gösterenler, gerçekte y nlara yanl fl bilinç vermekte, antiemperyalist mücadeleye de zarar vermektedir!

12 11 Eylül ün gerçek sonuçlar N ew York ve Washington eylemlerinin gerçek sonuçlar na bir göz atal m: New York ve Washington eylemi dünya emperyalist sistemine zarar verdi mi? Bu soruya örne in Çözüm dergisinin verdi i cevab yukar da aktard k. Birço u da ayn cevab veriyor ABD sars ld, sadece o de il, emperyalist sistem sars ld vb. vb. Bu bir genel de erlendirme ve bu genel de erlendirmenin gerçekle ilgisi yok. Burada istekler konufluyor. Emperyalizme verilen zarar ba lam nda gerçek durum fludur: Bu eylemlerin verdi i somut bir zarar vard r. Zarar iki yönlü verilmifltir: a) Maddi zarar: Y k lan-yak lan binalar baz nda verilmifltir, bomba haline getirilen uçaklar baz nda verilmifltir. New York borsas bir haftaya yak n kapal kalm fl, borsalarda belli bir de er kayb yaflanm flt r. Hava yolculu u ve turizm sektöründe ve sigorta flirketlerinde belli bir gerileme sözkonusu olmufltur. Buna karfl n silah sanayi tekellerinin tahvil de erleri katlanarak büyümüfltür. Bir bütün olarak ele al nd nda, 11 Eylül eylemi, emperyalistlere kriz içinde olan ve depresyon e iliminde bulunan ekonomilerindeki kötü durumu aç klama bahanesi vermifltir. Ekonomiyi savafl düzenine geçirerek var olan krizi aflmak için yeni f rsatlar yaratm flt r. Bu ba lamda emperyalizmin a r yara ald n filan söylemek emperyalizmden bir fley anlamamakt r. b) Manevi zarar: ABD nin ve bütün emperyalist metropollerin en güvenlikli merkezlerinde bile iyi örgütlenmifl bir grup taraf ndan askeri olarak vurulabilece ini göstermifltir. Bu noktada bir prestij kayb sözkonusudur. Manevi bir zarar sözkonusudur. Fakat bu zarar flimdi daha fazla güvenlik ad na, terörizme karfl mücadele ad na iç faflistleflme azd r larak emperyalizmi daha güçlü k lacak biçimde telafi edilmifltir. ABD deki iflçi s n f ve emekçilerine ve bütün emperyalist metropol ülke iflçi ve emekçilerine savafl n kendi ülkelerine tafl nmas n n ne anlama gelece ini gösterecek bir örnek sunmufltur. Fakat iflçi s n f ve emekçileri düflünmeye itebilecek bu faktör, burjuvazi taraf ndan kolayl kla tersine çevrilebilmifl, iflçi ve emekçilerin büyük ço unlu u, esas nda bizim devletimiz di er ülkelerde halklara zulüm uyguluyor vb. deme yönünde geliflecek yerde; yaflas n gözbebebe imiz Amerika flovenizmi içinde, yaflas n bizim uygar ülkelerimiz gürültüsü içinde bo ulma yönünde etkilenmifltir. Bugünkü durumda baflka türlüsünü beklemek zaten safl k olurdu. Emperyalizmin, en baflta da ABD emperyalizminin aç k kazançlar na gelince: Sonuçlar itibar yla bu eylem, emperyalistlerin dünyay yeniden paylaflma dalaflmalar nda içte faflistleflme, d flta yeni savafllara yönelmek için mükemmel bir bahane sunmufl, bütün emperyalistler en baflta da ABD emperyalizmi taraf ndan bu eylemler halklara karfl genel sald r için tepe tepe kullan lm flt r. Eylemler de fakto k sa süre için bu kesindir özel olarak ABD emperyalizminin, genelde de emperyalist ve gerici güçlerin güçlenmesine hizmet etmifltir. Öyle ki flimdi ABD emperyalistleri kendi seçtikleri herhangi bir ba ml ülkeye, terörizme karfl savaflma ad na askeri sald r düzenleme için uluslararas lisansa sahip durumdad r. Öyle ki emperyalist ülkelerde baflka bir durumda on y llarca sürecek iç faflist yasal düzenlemeler, iki ayda halledilebilmifl, fazla bir tepki görmemifltir. Öyle ki örne in ülkemizde faflist devlet gö sünü gere gere flimdi bat n n da bizim dedi imize geldi tavr na girebilmektedir. srail, Filistin Kurtulufl Hareketi ne karfl son on y llar n en yo un terörist sald r lar n ard ard - na düzenlemekte, uluslararas alanda belirleyici bir tepkiyle karfl laflmamaktad r. Sabra-fiatila katliam n n kasab, bugünün srail Baflbakan fiaron, ABD nin Filistin devleti kurulmas yönünde taleplerine, Arafat srail in bin Ladin i olarak adland rarak cevap verebilmektedir. Bütün emperyalistler ve gericiler kendi düzen d fl ve düzen içi muhalefetlerini hizaya getirmektedir vb. Emperyalist ülkelerde ve ba ml ülkelerde egemenlerin kendi ülkelerindeki her türlü devrimci muhalefeti ezmeleri için elleri serbest kalm flt r. Ne de olsa flimdi uluslararas terörizme karfl mücadele gündemdedir!!! Emperyalist ülkelerdeki devrimci harekete destek mi? K imi emperyalist ülke devrimcileriyle yürüttü ümüz tart flmalarda yer yer emperyalist ülkelerdeki s n f mücadelesinin gerili i flartlar nda, geri ülkelerde devrimcilerin, savafl emperyalist ülkelere tafl malar n n dünya devrimini ilerletmek için yap labilecek en iyi fley oldu u vb. argümanlar da geldi. Bununla ilgili de flu bilinmelidir: Devrim ihraç mal de ildir. Verili bir ülkede devrim, o ülkenin iflçilerinin emekçilerinin yapaca bir ifltir; d flardan tafl ma suyla de irmen dönmez. Her ülke devrimcisinin dünya devrimine yapaca maksimum katk, kendi ülkesinde devrimi mümkün olan en ileri noktaya kadar gelifltirmek, di er ülke devrimlerine ve devrimcilerine de onlar n talep etti i yard m yapmakla olur. O ülke devrimcilerinin yerine, o ülkede terör eylemleri yapmakla de il. Böyle bir çizgi, sözkonusu emperyalist ülkelerde devrimin geliflmesi aç s ndan yararl de il, zararl sonuçlara yol açar! Bu ba lamda kinci Dünya Savafl nda Sovyetler Birli i K z l Ordusu nun Avrupa da Almanya içlerine kadar ilerlemifl olmas n n gündeme getirilmesi vb. de yanl fl benzetmedir. Evet K z l Ordu, kinci Dünya Savafl nda ay y ininde öldürmek amac yla iflgalci Nazi ordular n Almanya n n göbe ine kadar kovalam fl, Do u Avrupa da bir dizi ülkede Nazi iflgali ile birleflen faflizmin egemenli i önemli ölçüde K z l Ordu- nun Alman Nazi ordusuna karfl kazand askeri zafer sonucu y k lm flt r. Sovyetler Birli i, Nazi iflgalinden kurtar lmas na büyük katk da

13 bulundu u ülkelerde antifaflist güçlere kendi ülkelerinde antifaflist iktidarlar kurmas için destek vermifl, yard mc olmufltur. Bu, kinci Dünya Savafl n n özel flartlar n n yaratt bir durumdur. Sovyetler Birli- i nin kurtulufluna yard mc oldu u halklar Almanya d fl nda zaten önemli ölçüde Nazi imparatorlu una ve Nazi ordular n n iflgaline karfl direnifl, savafl içindeydiler. Sovyetler Birli i K z l Ordusu, onlara bu savafllar nda-direnifllerinde yard mc oldu. Bu durumu bugünle karfl laflt rmak abestir. Savafl karfl t hareketlerde kimi yanl fllar Y ürüyen savaflta karfl ç k lmas gereken kimi yanl fllar da geliflen savafl karfl t hareket içinde ortaya ç kmaktad r. slam nüfusu yo un olan ülkelerde bu arada bizde de ABD nin önderli indeki ittifak n Afganistan a sald r s na karfl geliflen kitlesel eylemler, esas olarak islamc lar n önderli inde slam lehine, cihad lehine, Taliban ve bin Ladin lehine eylemler olarak da geliflmektedir. slamc kesim d fl ndaki antisavafl eylemleri oldukça c l zd r. Bunlarda da milliyetçi kayg ve gerekçelerle savafla karfl l k, eylemlerde ve tav rlarda önemli bir yer tutmaktad r. Bir çok halde örne in Türk askerinin savafla gönderilmemesi istenirken, onun ABD nin paral askeri olarak EK 2 BÜYÜK SOVYET ANS KLOPED S NDEN AFGAN STAN ÜZER NE nsanl k tarihinde yeni bir ça açan Büyük Sosyalist Ekim Devrimi sömürge do u ülkeleri bu arada Afganistan aç s ndan da büyük bir etkiye sahipti. Afganistan n ilerici insanlar Sovyet Rusya s nda ulusal mücadelelerinin tek dostunu ve müttefi ini görüyorlard de ngiliz askerleri ran iflgal ettiler ve buray üs alarak Sovyet devletinin Orta Asya daki topraklar na, sald rd lar. ngiliz emperyalistlerinin plan nda Afganistan özel bir yere sahipti. W. I. Lenin, ngilizlerin Afganistan bütünüyle boyunduruk alt na ald ktan sonra, orada baflka uluslar bask alt na almak, sömürge imparatorluklar n geniflletmek için ve Sovyet Rusya ya sald r için bir üssü çoktan oluflturduklar tespitini yap yordu. (Lenin, cilt 23, sayfa 156) Fakat ngiliz emperyalistleri Afganistan Sovyetlere karfl sald r üssü olarak kullanmay beceremediler. Onlar n müdahale ve sömürge siyaseti Afganistan nüfusunun genifl kesimlerinin ve Afganistan da toprak beyleri ve tüccarlar n ilerici kesimlerinin direnifli ile karfl laflt. 21 fiubat 1919 da Habibullah Celalabad kenti yak nlar nda çad r nda öldurülmüfl olarak bulundu. Bu cinayetin hemen ertesinde bir çeflit asker sovyeti oluflturmufl olan Celalabad daki garnizonda askerler topland. Bu flûra bir dizi gerici subay tutuklad ve ülkenin tam ba ms zl n talep etti. Bu s rada Habibullah n o ullar ndan biri olan ve Genç Afgan Hareketine ( Jön Türk Hareketi ne atfen bu adla an l yorlar. ÇN) sempatisi nedeniyle ülkede oldukça tan nan Emanullah Han Kabil emiri ilan edilmiflti. Emanullah Han gericilerin direniflini bast rd. Afganistan n tam ba ms zl n ilan etti ve en a r feodal vergilerin bir bölümünü kald rd. Nisan 1919 da özel bir elçiler heyetini, özel bir mektupla W. I. Lenin e, Sovyet Rusya ya gönderdi. Sovyet Hükümeti May s 1919 da Afganistan n ba ms zl n kay ts z koflulsuz tan d. ngiliz emperyalistleri ise, yaln zca Afganistan n ba ms zl k ilan n tan mamakla kalmad lar, ayn zamanda ülkede yeniden savafl ç kard lar. Savafl bir ay sürdü. ( 3 May s-3 Haziran 1919 aras.) 9 A ustos 1919 da Hindistan da Ravalpindi kentinde geçici bir Afganistan- ngiliz bar fl anlaflmas imzaland. Bu anlaflma bölgesel statükoyu koruyordu. ngilizler ayn zamanda özel bir aç klama ile Afganistan n tam ba- ms zl n kabul ettiklerini aç klad lar. Afganistan n ba ms zl n n kabülünde, onun Sovyet Rusya taraf ndan desteklenmesi ve ngiliz emperyalistleri ve di er müdahalecilerin Sovyet Rusya da a r bir yenilgi alm fl olmalar belirleyici bir rol oynad de Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Federasyonu ile Afganistan aras nda, tam eflitlik ilkesine dayanan ve iki ülke aras nda normal diplomatik iliflkileri kuran bir dostluk anlaflmas imzaland. Sovyet Hükümeti Afganistan a, onun ba ms zl n gerçekten güvence alt na alabilmesi için, oldukça önemli mali ve teknik yard mda bulundu. Emperyalistlerin tasmalar na ba l gerici güçler bu anlaflmay bozmak için ellerinden geleni yapt lar. Fakat 1921 de Emanullah taraf ndan toplant ya ça r lan temsilciler meclisi bu anlaflmay onaylad. ngiltere ancak bundan sonrad r ki 1921 Sonbahar nda Afganistan n ba ms zl n resmen de tan mak ve onunla diplomatik iliflkiye girmek zorunda kald. Afganistan daha sonra baflka devletlerle de diplomatik iliflkiler kurdu. Emanullah Afgan toprak beyleri ve tüccarlar n n ilerici kesimine dayanarak merkezi bir devlet idaresi oluflturdu, iç gümrüklerin bir bölümünü kald rd, köle ticaretini yasaklad, köleleri özgürlü üne kavuflturdu ve bujuva yasalar yürürlü e koydu. Fakat bütün bu reformlar üst tabaka taraf ndan gerçeklefltirildi. Emanullah n reformlar hem okul e itimi ve yarg konusunda tekellerini yitiren ve slami örgütlerin toprak mültkiyeti olan vak f topraklar üzerinde de devlet kontrolünden rahats z olan gerici din alimi zümreyi (ulema, ÇN), hem de Emanullah n ellerinden vergi

14 Afganistan a gidece i, Türkiye nin Afganistan daki bölüflümde pay alamayaca, bir ç kar olmad vb. gerekçeler öne sürülmektedir. Bu yaklafl m tüm reformist, legal solda egemendir. Bunun yan nda yer yer devrimci sol kesimin ajitasyonuna da yans maktad r. Bu gibi gerekçeler, tersi sözkonusu oldu unda, yani TC gerçekten de emperyalist kurtlar sofras nda gerçek bir pay kapacak durumda oldu unda, emperyalist savafltan yana olman n da gerekçesidir ayn zamanda. Nitekim egemen s - n flar n propagandac lar savafla kat lma halinde alacaklar n n hesaplar yla kitleleri savafla kazanmaya çal flmaktad r. Savafla Türkiye nin ç - kar (ki bu gerçekte, bugünkü flartlarda Türk hakim s n flar n n ç kar - d r) olmad vb. nedeniyle de il, savafl halklara karfl emperyalist bir savafl oldu u için, iki tarafl haks z bir savafl oldu u için, bütün dünyada iflçilerin emekçilerin ç karlar na ters oldu u için karfl ç k lmal d r. Egemen s n flara, bu savafl sizin savafl - n z, onu bizsiz yap n denmelidir. Bizim savafl m z, s n f savafl d r denmelidir! Savafl iki tarafl haks z bir savafl oldu u için bu savafla karfl ç - k lmal, her iki yana da tabii öncelikli olarak emperyalist sald r ya karfl olmak üzere karfl ç k lmal, emekçilere do rular anlat lmal d r. Emperyalist ülkelerdeki bar fl haraketine gelince: Önce flu tespit edilmelidir: Anda yürüyen savafla karfl bar fl hareketi, daha önceki dö- toplama yetkilerini ald Afgan kabile aristokrasisini afl r derecede rahats z etti. Hanlara verilen vergilerde ve onlar n bir dizi imtiyaz nda yap lan kesintiler de hiç de küçümsenmeyecek bir tepki yaratt. Afganistan gericileri (Emanullah a karfl, ÇN) yabanc, en baflta da ngiliz emperyalistlerinden gelecek her yard m sevinçle karfl l yordu. Ülkenin ba ms zl için yürütülen mücadele bafllang çta Emanullah a köylülerin sempatisini kazand rm flt. Fakat k sa süre içinde, ülkenin ham maddelerini komik derecede ucuz fiyatlarla kapatan, buna karfl sanayi ürünlerini ülkeye normal pazar fiyatlar n n üç misli fiyata satan tekel gruplar n n marifetleri sonucu vergilerin yükseltilmek zorunda kal nmas, toprak kiralar ndaki yükselifl ve bunun sonucunda küçük toprak mülkiyetinin büyük toprak sahiplerinin, tefecilerin ve devlet memurlar - n n eline geçmesi, bu sonuncular n rüflvetçili i köylülerde hoflnutsuzlu u gelifltirdi. Ülkenin sosyo ekonomik aç dan genel gerili i, endüstrinin çok az geliflmifl olmas ve istikrar kazanm fl bir iflçi s n f n n yoklu u, gericilerin ajitasyonu için uygun flartlar oluflturdu ve 1925 te Khost bölgesinde ve Güney Do u Afganistan n de iflik bölgelerinde gerici darbeler yafland. Bu darbelerin oldu u bölgeler Hindistan a komflu bölgelerdi. Bu durum isyanc lar n yurtd fl ndan silah ve di er yard mlar almas n kolaylaflt r yordu. Emanullah bu ortamda Afganistan n en ünlü soylu ailelerinden birine mensup olan Nadir Han Savafl Bakan olarak isyanlar bast rmakla görevlendirdi. Ancak Nadir Han isyanlar bast racak yerde, onlar destekleyen bir tav r tak nd. Bunun üzerine görevinden al narak Paris elçili ine atand. 31 A ustos 1926 da Paghman da emirin yazl k malikanesinde SSCB ile Afganistan aras nda karfl l kl sald rmazl k pakt imzaland. Bu anlaflmaya göre her iki taraftan birinin bir üçüncü devlet taraf ndan sald r ya u ramas halinde, di er taraf tarafs z kalmay garanti ediyordu. Paghman Antlaflmas, Sovyetler Birli i ile Afganistan aras ndaki dostça iliflkilerin daha da iyileflmesinin bir ad m oldu ve Afganistan n uluslararas konumunu da hissedilir derecede sa lamlaflt rd da Emanullah Han padiflah ünvan n ald sonunda bir yurtd fl gezisine ç kt. Emanullah n bu gezi s ras nda SSCB ziyareti Afganistan la Sovyetler Birli i aras ndaki dostlu un pekifltirilmesine hizmet etti. A ustos 1928 de Padiflah Afganistan a geri döndü ve yar liberal reformlar n sürdürdü Sonbahar nda Afganistan da yeni büyük bir isyan patlad. Ülkenin Güney Do u sunda feodal beyler ve din adamlar n n önderli inde Afgan kabileleri Emanullah a karfl ayakland lar; Kabil bölgesinde islamc din adamlar önderli inde isyanc gruplar oluflturan köylüler devletin vergi tahsildarlar na sald r p öldürdüler. Bu çeteler içinde Afgan ordusundan kaçm fl olan ve Sakao lu (Batçe-i Saka) diye an lan Habibullah n çetesi çok ünlendi. syan n örgütlenmesinde ngiliz casusu Lawrence de önemli bir rol oynad. Sakao lunun çeteleri baflkentin içine kadar ilerlediler. Bu ortamda yüksek din adamlar flûras Emanullah azletti ini aç klad Ocak nda o döneme kadar hükümet ordusu saflar nda çat flan Mangal afliretinin silahl güçleri Sakao lu ( Batçe-i Saka) çetesi saflar na geçti, böylece bu çete için Kabil yolu önemli ölçüde aç lm fl oldu. Emanullah krall ktan, a abeyi nayetullah Han lehine feragat etti ini aç klad ve 14 Ocak 1929 da Kandahar a kaçt. Fakat nayetullah Han yerine Kabil i ele geçiren isyanc lar n bafl Kabil emiri oldu. Amanullah Batçe-i Sako nun krall n ilan etti ini ö renince, feragat n geri ald n aç klad ve 10 bin kiflilik bir ordunun bafl nda Kandahar dan Kabil e do ru yürüyüfle geçti. Ancak bu sefer, ne siyasi ne de askeri aç dan iyi haz rlanm fl bir sefer de ildi un bafl nda Emanullah ordusu Gazni de Habibullah n güçleriyle giriflti i muharebede büyük bir yenilgiye u rad. Emanullah bunun üzerine Afganistan terketmek zorunda kald bahar nda Batçe-i Sako nun kendine verdi i isim olan Habibullah Han n iktidar Afganistan n genifl bir bölümüne yay ld. Gerçekte Afganistan birbirinden ba ms z bir dizi bölgeye bölünmüfl durumdayd. ( ) (Büyük Sovyet Ansiklopedisi, Dünya Ülkeleri dizisi 7, Afganistan, Alm., 1953 Leipzig, sayfa 40-45)

15 EK 3: Evet, merkezi bir örgütün yoklu u ve yerel devrimci örgütlerin güçsüzlü ü koflullar nda zaten terör de bundan baflka bir fley olamaz. Tam da bu nedenle biz kararl l kla, bugünkü koflullar alt nda böyle bir savafl arac n n zamans z ve elveriflsiz oldu unu, en aktif savaflç lar, hareketin bütününün ç karlar için en önemli, gerçek görevlerinden sapt rd n ve hükümet güçlerini de il, devrim güçlerini parçalad n aç kl yoruz. Son olaylar an msans n: kent iflçilerinin ve kentlerin afla halk n n genifl kitlelerinin mücadele iste iyle nas l yan p tutufltu unu görüyoruz, fakat devrimcilerin bir yöneticiler ve örgütçüler kurmay na sahip olmad klar görülüyor. Bu koflullar alt nda en enerjik devrimcilerin teröre yönelmeleri, ciddi umutlar besleyebilece imiz biricik ordunun güçsüzleflmesi tehlikesini içinde bar nd rm yor mu? Bu, devrimci örgütlerle, güçsüzlükleri tam da da n kl klar nda yatan hoflnutsuzlar, muhalifler ve mücadele etmek isteyenler kitlesi aras ndaki ba n kopmas tehlikesini yaratm yor mu? Oysa baflar m z n tek güvencesi bu ba da yat yor. Yap lan tek tek kahramanca eylemlerin bütün önemini reddetme düflüncesinden çok uza z, fakat terör sarhofllu una kap lmaya, bugün pekçok devrimcinin meyilli oldu u, onu en önemli ve en temel mücadele arac olarak kabul etmeye karfl uyar da bulunmak bizim görevimizdir. Terör hiçbir zaman ola an bir savafl yöntemi olamaz: En iyi halde terör, sadece tayin edici taarruz yöntemlerinden biri olarak uygundur. çinde bulundu umuz durumda böyle bir taarruz ça r s yapabilecek durumda m y z? Belli ki Raboçeye Dyelo bu soruya olumlu yan t veriyor. En az ndan flu ça r y yap yor: Taarruz kollar oluflturun! Fakat burada da gayretkeflli i akl ndan a r bas yor. Askeri güçlerimizin esas kütlesi gönüllülerle isyanc lard r. Daimi ordu olarak sadece baz küçük birliklere sahibiz, ve bunlar da seferberlik halinde de iller, birbirleriyle ba lant halinde de iller, b rak n taarruz kollar oluflturmay, herhangi bir askeri kol oluflturmak için bile e itilmifl de iller. Mücadelemizin genel koflullar n, bunlar tarihsel olaylar n her dönüm noktas nda unutmadan görebilecek durumda olan herkes için, bugün fliar m z n Haydi taarruza! de il, Düflman kalesinin kurala uygun flekilde kuflat lmas olabilece- i aç kt r. Baflka kelimelerle: Partimizin dolays z görevi, bütün mevcut güçleri flimdi bir taarruza ça rmak olamaz; daha çok, bütün güçleri birlefltirebilecek ve hareketi sadece sözde de il gerçekte yönetecek, yani tayin edici savafl için ifle yarar askeri güçleri ço altmak ve güçlendirmek amac yla yararlan lmas gereken bütün protestolar ve devrimci patlamalar desteklemeye daima haz r olacak bir devrimci örgütün yarat lmas ça r s olmal d r. (Lenin, Seçme Eserler, cilt 2, sayfa 29-30, nter Yay nlar ) D) Ekonomizmin Terörizmle Ortak Yan Nedir? Yukar daki dipnotta, bir Ekonomistle, sosyal-demokrat olmayan bir teröristin, tesadüfen birbiriyle mutakabat içinde oldu u görülen görüfllerini aktard k. Ne var ki, genel konufluldu unda, bu ikisi aras nda tesadüfi de il, zorunlu bir iç ba nt vard r, ve bunun üzerinde daha sonra ve tam da devrimci faaliyete e itmek sorununda duraca z. Ekonomistlerle günümüz teröristlerinin ortak bir kökü var: bu, önceki bölümde genel bir olgu olarak söz etti imiz ve flimdi politik faaliyet ve politik mücadele alan ndaki etkileri aç s ndan inceleyece- imiz kendili indenli e tapman n ta kendisidir. lk bak flta, iddiam z paradoks gelebilir, çünkü monoton günlük mücadele yi vurgulayanlarla, tek tek insanlar en özverili mücadeleye ça ranlar aras ndaki fark çok büyük gözükür. Fakat bu paradoks de ildir. Ekonomistler ve teröristler, kendili inden hareketin iki farkl kutbuna tapanlard r: Ekonomistler, salt-iflçi-hareketi nin kendili indenli ine, teröristler ise, devrimci çal flmay iflçi hareketiyle bir bütün halinde birlefltirmeyi bilmeyen ya da bu olanaktan yoksun ayd nlar n tutkulu öfkesinin kendili indenli ine taparlar. Bu olana a art k inanmayan ya da hiç inanmam fl olan birine, öfke duygusuna ve devrimci enerjisine terörden baflka bir ç kar yol bulmas gerçekten zor gelebilir. Böylece, sözünü etti imiz iki ak mda da kendili indenli e tapma, ünlü Credo program n n gerçeklefltirilmeye bafllamas ndan baflka bir fley de ildir: iflçiler iflverenlere ve hükümete karfl ekonomik mücadele ( Credo nun yazar, düflüncesini Martinov un sözleriyle ifade etti imiz için bizi ba fllas n! Buna hakk m z oldu unu düflünüyoruz, çünkü Credo da da, iflçilerin ekonomik mücadelede nas l kafalar n politik rejime çarpt klar ndan söz edilmektedir), ayd nlar ise kendi güçleriyle politik mücadeleyi yürütsünler, elbette teröre bafl vurarak! Bu tamamen mant ki ve kaç n lmaz bir sonuçtur, bu sonucun kaç n lmazl bu program gerçeklefltirmeye bafllayanlar n bilincine ç kmam fl olsa da, bu sonuçta srar etmemek elde de ildir. Politik faaliyetin kendi mant vard r, ve bu mant k, en iyi niyetle ya teröre baflvurmaya ya da ekonomik mücadelenin kendisine politik bir nitelik kazand rmaya ça ranlar n bilin- nemlerdeki bar fl hareketleriyle karfl laflt r ld nda, kitlesel kat l m aç - s ndan geri düzeydedir. Geçmiflte bar fl hareketinin içinde yer alanlar n önemli bir bölümü, bugün savafl yürüten iktidarlar n parçalar durumundad r. ABD nin Avrupa daki büyük emperyalist müttefikleri talya d flta tutuldu unda sol (sosyalistsosyaldemokrat-yeflil) hükümetler taraf ndan yönetilmektedir. kinci olarak kitlesel olarak güçsüz olan bar fl hareketine damgas n vuran yine burjuva pasifizmidir. Her türlü savafla ve fliddete karfl ç kma temelinde bir savafl karfl tl, içinde bulunulan anda savafl taraf bulunan emperyalist ülkelerde bu somut

16 cinden ba ms zd r. Cehenneme giden yol da iyi niyet tafllar yla döflenmifltir, ve bu durumda iyi niyet insan, en az direnme yolu na tamamen burjuva Credo program yoluna girme kendili inden çabas ndan kurtarmaz. Pekçok Rus liberalinin aç ktan liberallerin ve Marksist maskeli liberallerin teröre içten bir sempati duymas ve bugün ortal a yay lm fl olan terörist ruh hallerini teflvik etmeye çal flmas da tesadüf de ildir. flçi hareketini her bak mdan ilerletme görevini önüne koyan, fakat bunu yaparken terörü ve deyim yerindeyse sosyal-demokrasiden kurtulmay program na alm fl olan devrimci-sosyalist grup Svoboda n n ortaya ç kmas olgusu, sosyal-demokrat yalpalamalar n yol açaca bu sonucu daha 1897 sonunda harfiyen öngörüp ( Bugünkü Görevler ve Taktik Sorunu Üzerine ) ünlü iki perspektif ini çizen P. B. Akselrod un ola- anüstü zekâs n bir kez daha do rulam flt r. Rus sosyal-demokratlar aras nda daha sonra ortaya ç kan bütün anlaflmazl klar ve görüfl ayr l klar, t pk bitkinin tohum içinde bulunmas gibi, bu iki perspektifte içerilidir. (1) Bu aç dan bak ld nda, ekonomizmin kendili indenli ine karfl koyamayan Raboçeye Dyelo nun, neden terörizmin kendili indenli ine karfl koyamad da anlafl l r. Burada, Svoboda n n terörizmi savunmak için benimsedi i özel argümantasyona iflaret etmek çok ilginç olacakt r. Svoboda terörizmin y ld r c rolünü tamamen reddeder ( Devrimcili in Yeniden Do uflu, s. 64), bunun yerine terörün sars p uyand r c önemi ni ön plâna ç kar r. Bu, ilk olarak, teröre baflvurmaya zorlayan o geleneksel (sosyal-demokrasi öncesi) düflünce çevresinin parçalanma ve çözülme safhalar ndan biri olarak karakteristiktir. Bugün hükümetin terörle y ld r - lamayaca n ve dolay s yla da dezorganize edilemeyece ini tan mak, bir mücadele sistemi olarak, program taraf ndan tasdik ve kabul olunan bir faaliyet alan olarak terörü mahkûm etmek demektir. kinci olarak bu, kitleleri devrimci faaliyete e itme alan ndaki acil görevlerimiz konusunda anlay fl k tl n n örne i olarak daha da karakteristiktir. Svoboda, terörü, iflçi hareketini sars p uyand rma n n, ona güçlü bir itki vermenin arac olarak propaganda ediyor. Kendi kendisini bundan daha çarp c biçimde çürüten bir baflka argümantasyon tasavvur etmek zordur! Rus gerçekli inde özel sars p uyand r c araçlar keflfetmeyi gerektirecek kadar az m rezalet var? Öte yandan, Rusya da egemen olan zorbal n bile harekete geçirmedi i ve geçiremeyece i birisi, hükümetle bir avuç terörist aras ndaki düelloyu kollar n kavuflturup, durup seyredecektir. As l mesele, iflçi kitlelerinin Rus yaflant s n n afla- l klar taraf ndan, mücadele etme için çok güçlü biçimde sars l p uyand r lmalar d r, ne var ki biz, Rus yaflant s n n hepimizin zannetti inden ve inand ndan çok daha büyük miktarlarda üretti i halk öfkesinin bir tek muazzam rmak halinde birlefltirilmesi gereken, deyim yerindeyse, tüm damla ve dereciklerini toplamay ve merkezilefltirmeyi bilmiyoruz. Bu görevin gerçeklefltirilebilecek oldu unu, iflçi hareketinin muazzam büyümesi ve yukar da saptad m z iflçilerin politik yaz na duyduklar açl k, çürütülemez biçimde kan tlamaktad r. Oysa terör ça r lar, t pk ekonomik mücadelenin kendisine politik bir nitelik kazand rma ça r s gibi, Rus devrimcilerinin önündeki en acil görevden: çok yönlü politik ajitasyonu örgütleme görevinden kaçman n farkl biçimleridir. Svoboda ajitasyonun yerine terörü geçirmek istiyor; kitleler aras nda güçlü, enerjik bir ajitasyon bafllad nda, terörün sars p uyand r c rolünü yerine getirmifl olaca n aç kça ilan ediyor ( Devrimcili in Yeniden Do uflu, s. 68). flte bu, hem teröristlerin hem de Ekonomistlerin, ilkbahar olaylar - n n (2) sundu u aç k kan tlara ra men, birilerinin yapay sars p uyand rma araçlar arayarak, di erlerinin ise somut talepler den söz ederek kitlelerin devrimci eylemlili ini küçümsediklerini göstermektedir. Ne biri, ne de di eri, politik ajitasyon ve politik teflhirin örgütlenmesi alan nda kendi eylemliliklerini gelifltirmeye yeterli dikkati göstermiyorlar. Fakat bu eylemlili in yerine bir baflka fleyi geçirmek, ne flimdi, ne de herhangi baflka bir zaman olanakl d r. [D PNOTLAR: (Numaralamay biz yapt k.)] (1) Martinov baflka daha gerçekçi(?) bir ikilem tasavvur etmektedir ( Sosyal-Demokrasi ve flçi S n f, s. 19): Ya sosyaldemokrasi, proletaryan n ekonomik mücadelesinde do rudan önderli i üstlenir ve bu sayede(!) bu mücadeleyi devrimci s n f mücadelesine dönüfltürür Bu sayede yani besbelli ki ekonomik mücadelede do rudan önderlik sayesinde. Martinov bize, sadece sendikal mücadeleye önderlik sayesinde, trade-unionist bir hareketi devrimci bir s n f hareketine dönüfltürmenin baflar ld n n nerede görüldü ünü bir göstersin bakal m. Böyle bir dönüflüm için çok yönlü politik ajitasyona do rudan önderlik etmeye aktif biçimde giriflmenin zorunlu oldu unu kavram - yor mu? Ya da öteki perspektif: Sosyal-demokrasi, iflçilerin ekonomik mücadelesinin önderli inden uzaklafl r ve böylece kendi kanatlar n keser Raboçeye Dyelo nun yukar da aktar lan görüflüne göre, uzaklaflan Iskra d r. Oysa gördük ki Iskra, ekonomik mücadeleye önderlik için Raboçeye Dyelo dan çok daha fazla fley yapmakta, bunu yaparken kendisini sadece bununla s n rlamamakta ve bu görev u runa politik görevlerini ihmal etmemektedir. (2) Kastedilen 1901 ilkbahar nda baflgösteren büyük sokak gösterileridir. (Yazar n 1908 bask s na dipnotu. Alm. Red.) (Lenin, Seçme Eserler, cilt 2, sayfa , nter Yay nlar ) savafla da karfl ç kt noktada, hiç yoktan iyidir, fakat bu pozisyon, hakl haks z savafl ayr m yapmad noktada, gerçekte en iyi halde statükoyu yani emperyalizmin egemenli ini objektf olarak savunan bir pozisyondur. Bu pozisyon, bu pozisyonun savunucular kendilerini do rudan sald r hedefi olarak gördükleri noktada, militan savunma, askeri opsiyon savunmaya dönüflebilecek bir pozisyondur. Örne in Almanya da Yefliller partisinde yaflanan geliflme budur. Özellikle Avrupa da geliflen bar fl hareketinin bir baflka hastal da, hareket içindeki milliyetçi görüfllerdir. Egemen olan kendi egemen s -

17 n flar n n savafl konusundaki tavr - n n hedef tahtas n n merkezine konmas de il, ABD nin öncelikli hedef olarak al nmas d r. Antiamerikanizm bir çok halde kendi emperyalizminin sald r hedefi olmaktan ç - kar lmas yla elele gitmektedir. Görev bu bar fl hareketi ba lam nda da, bu hareket içinde pasifist görüfllere karfl da tutarl bir mücadeledir. Bunun yan nda milliyetçi antiamerikanizme karfl da Alman komünisti Liebknecht in Birinci Dünya Savafl n n öngününde hayk rd fliar Bafl düflman kendi ülkemizdedir fliar hareketin içine srarla tafl nmal d r. 13 Kas m 2001 Son geliflmeler B u yaz kaleme al nd ktan sonra geçen süre içinde burada sözünü etti imiz Afganistan da Taliban rejimini y kmaya yönelik savafl savafl n bir yan n oluflturan, bafl n ABD nin çekti i emperyalist-gerici güçler koalisyonunun askeri zaferiyle esas olarak sonuçland. Bu askeri zaferde, emperyalist-gerici koalisyonun Afganistan daki kara ordusunu esasta kendini Kuzey ttifak olarak adland ran savafl sürecinde ismini Birleflik Cephe ye dönüfltürdü ve de iflik etnik gruplardan, de iflik ç karlara sahip savafl a alar n n ordular ndan oluflan, ortak paydalar Taliban rejimini devirmek hedefi olan Afganistanl güçler oluflturdu. Taliban rejiminin egemen oldu u dönemde de ülkenin kuzeyinde topraklar n yüzde 10 unu elinde bulunduran bu güçler, öncelikle ABD nin yo un hava bombard man deste inde üç ay içinde ülkenin tümünde kontrolü ele geçirdiler. Taliban rejimi askeri olarak bütün alanlarda, ABD nin yo un hava bombard man terörüne dayanan bir askeri strateji ile y k ld. Talibanlar n elinde olan alanlar Kuzey ttifak n n hedefi göstericili inde, önce çok yo un hava bombard manlar ile terörize edildi. Bu bombard manlar s ras nda binlerce Afgan emekçisi hayat n kaybetti. Milyonlarca sivil halktan insan hayat n kurtarabilmek için göç yollar na düfltü, bombalanan alanlar terketti. Emperyalist gerici ittifak n kara ordusu, Kuzey ttifak güçleri havadan bombalanan alanlar karadan da ablukaya ald. Cephe savafl nda Taliban güçlerinin, karfl lar ndaki muazzam askeri güce karfl zafer kazanma flans yoktu. Esasta Pafltun nüfus içinde deste e sahip Talibanlar, ABD nin yo un bombard man terörü ile, do rudan örgütlü olmayan güçler içinde de desteklerini önemli ölçüde kaybettiler. Böyle bir durumda Talibanlar için iki yol kal yordu. Kan n n son damlas na kadar savaflarak flehit olup cennete kavuflmak ya da mümkün olan, kaç n lmaz olan askeri yenilgiyi en az kay pla atlatmak; elde tutulan alanlardan geri çekilmek, uzun vadeli iktidar mücadelesi için güçlerini yeniden düzenlemek. Görünen odur ki, Talibanlar ikinci seçene i tercih ettiler. Çok kanl çat flmalar olmaks z n, Taliban rejimi iktidardan çekildi; Taliban rejiminin Pakistan daki elçisi ve sözcüsü konumunda olan kifli, Taliban hareketinin siyasi hareket olarak kendini feshetti ini aç klad. Bütün savafl içinde en kanl çat flma, Mezar- fierif te teslim olmufl ço u Arap cihadc lar n isyan bast rma ad na katledilmesinde yafland. 400 ün üstünde tutsak bütün dünyan n gözü önünde adeta canl yay nda katledildi. Asl nda Taliban n güçlerini önemli ölçüde koruyarak iktidar teslim etmesi, onun fazla askeri zarar almadan savafltan ç kmas, ABD nin beklentilerine uygun bir geliflme olmad. ABD nin hesab Kuzey ttifak güçleriyle, Taliban güçleri aras ndaki çat flmalarda Taliban güçlerinin fiziken de yokedilmesiydi. fiimdiki durumda Talibanlar hem bar flç geliflme opsiyonunda, hem de gerilla savafl opsiyonunda Afganistan da önemli bir rol oynayabilecek durumda savafltan ç kt - lar. Taliban güçleri, yaln zca Afganistan da de il, önümüzdeki dönemde belki baflka isimler alt nda Pakistan da da rol oynayabilecek durumdad r. Rejim çöktü, yeni egemenler Taliban n s radan üyelerine af ilan ettiler. Yöneticiler için de öngörülen af ABD nin vetosundan döndü.

18 Savafl flu anda yaln zca bir alanda, Tora-Bora isimli da içine gömülü kalenin çevresinde yürüyor. Emperyalist-gerici ittifak güçleri bu da kalesinde El Kaide örgütünün elemanlar oldu unu, belki de Bin Ladin in kendisinin de burada olabilece ini söylüyor. Bu kalenin de ele geçirilmesi görünürde uzun sürmeyecek. Böylece bu savafl bu biçimiyle bitmifl olacak. Savafl sonras rejim için de BM - nin gözetiminde Bonn da düzenlenen Afganistan Konferans nda belirli somut ad mlar at ld. 22 Aral k- tan itibaren Afganistan da iktidar devralacak 6 ay süreli bir geçici hükümet kuruldu. De iflik etnik ve siyasi gruplar n temsil edildi i bu hükümetin baflkanl Pafltun etnik grubundan olan Karzai ye verildi. 6 ayl k süre sonras nda toplanacak bir Meclis in yeni hükümeti seçmesi; BM çerçevesinde kurulacak bir bar fl gücünün de bu geliflmeleri denetlemesi, ülkede bar fl korumas öngörülüyor. Ancak emperyalistlerin dayatmas ile kurulan bu hükümet, ülkede çeflitli güçlerin onay na sahip de il. Örne in ülkenin Kuzeydo u sunda iktidar elinde bulunduran ve Türkiye ile çok s k f k iliflkiler içinde bulunan General Dostum, hoflnutsuzlu- unu aç kça dile getiriyor, kendi bölgesine hükümet güçlerini sokmayaca n aç kl yor, gelecekteki Afganistan içinde de genifl özerklik talep ediyor. Ayn flekilde BM Bar fl Gücü nün ülkeye yerleflmesi plan da ülkede tepki çekiyor. Kandahar çevresinde de iflik Pafltun savafl a alar iktidar paylaflm fl durumdalar. Anda görünen, BM gözetiminde kurulan geçici hükümetin iktidar n n gerçek anlamda Kabil ve çevresiyle s n rl kalaca ve de iflik etnik gruplar ve savafl a alar aras nda iktidar dalafl n n yer yer silahl çat flmalar biçiminde de sürece i Tabii ki, bu arada emperyalistlerin kendi aralar ndaki dalafl da sürüyor. Rusya Kabil e insani yard m ad na kurdu u hava köprüsüyle küçümsenmeyecek bir köprübafl kurdu. fiimdilik Kabil e kurulan hastane üzerinden uzmanlar n ki bunlar n ço unun geçmiflte Afganistan tecrübesi olan KGB elemanlar oldu u bilinen bir giz durumunda yerlefltiriyor. O, gelece in Afganistan için dalaflta do rudan söz sahibi olabilmek amac yla bu flekilde önemli bir ad m atm fl oldu. ABD, her ne kadar Kuzey ttifak güçlerini kendi kara ordusu gibi kulland ysa ve uzmanlar üzerinden yönlendirdiyse de, bizzat kendisi askeri olarak Afganistan içinde gücü olmad zaman avantajlar n yitirece inin bilincinde, savafl n son döneminde kara güçlerini de yo un bir biçimde önemli alanlara indirmeye bafllad. Kabil de ABD konsoloslu- u ABD nin özel güçlerinin kontrolüne / iflgaline al nd ; Kandahar çevresine 2000 civar nda özel kuvvet yerlefltirildi. ABD Afganistan n do rudan ABD taraf ndan askeri iflgalinin olas sonuçlar n düflündü- ünden, belli alanlar n BM Bar fl Gücü üzerinden kontrol edilmesinin yeterli olaca n düflünüyor. Almanya, diplomatik alanda elde etti i baflar lar (Afganistan Konferans n n baflar s Alman diplomasisinin baflar s olarak görülüyor) ekonomik alanda yo un yat r mlarla, kültürel alanda geleneksel ba lar güçlendirmekle destekleyerek Afganistan da gücünü art rmak istiyor. Kurulacak BM Bar fl Gücü nün, en az ndan ilk alt ayda ifli çok zor. Çünkü bar fl yaln zca görünürde sa lanm fl durumda. BM Bar fl Gücü- nün bizzat kimi çat flmalara girmesi olas l hiç de az de il. Di er yandan BM Bar fl Gücü nün halk n büyük kesimi aç s ndan yabanc bir iflgal gücü olarak görülmesi, özellikle Hristiyan yabanc lar n genifl y nlar içinde gâvur, düflman görülmesi olas l yüksek. Bu yüzden bu dönemde BM Bar fl Gücü ne önderlik edecek gücün Afganistan halklar nezdinde prestij kaybetme olas l yüksek. Bu yüzden BM Bar fl Gücü ne önderlik edecek güç konusunda ABD nin tercihi Almanya! Alman emperyalistleri, bu konuda önceli i ngilizlere ve Frans zlara lütfediyor, onlar n öncülü ünde bir bar fl gücünde yer almak istediklerini belirtiyorlar. Bu konuda pazarl klar n sonucu 15 Aral k a kadar belli olmas gerek. Geçici hükümetin ifline bafllamas ile, BM Bar fl Gücü - nün devreye girmesinin ayn tarihlerde olmas planlan yor. Türk hakim s n flar bu bar fl gücünde, asl nda önder güç olarak da yer almaya hevesli ve haz r. Fakat ona s ra gelene dek epey emperyalist aday var. Türk hakim s n flar flimdilik ABD emperyalizminin yan nda, onun NATO içindeki en güvenilir müttefi i siz isterseniz emir kulu olarak da okuyabilirsiniz olarak, ABD emperyalizminin ona biçti i rolü oynamaktan öte bir fley yapacak durumda de il. Afganistan daki dalaflta General Dostum ile iyi iliflkiler ve Müslüman bir ülke olmak Türk hakim s n flar n n pazarl k gücünü biraz art ran kozlar. Fakat bunlar da TC nin rolünün tafleronluktan öteye geçmesini beraberinde getirecek fleyler de il. K saca: Savafl sonucu Afganistan daki Taliban rejimi y k ld. fiimdi gerek emperyalistleraras dalafl, gerekse Afganistan n yerli güçleri aras ndaki iktidar dalafl gündemde. Sonuç belli de il. ABD nin bafl n çekti i terörizme karfl savafl aç s ndan, Afganistan etab s cak savafl olarak flimdilik kapanm fl durumdad r. fiimdi yeni hedefler gündeme gelecektir. Yeni hedefler ba lam nda bugünkü genifl ittifak n aynen sürmesi beklenmemelidir. Özellikle Irak n hedef olmas halinde, bugünkü ittifak n belli parçalar n n örne in Rusya, örne in Çin, belki Avrupa n n belirli güçleri, de- iflik Arap ülkelerinin bu ittifaktan çekilmesi kimseyi flafl rtmamal d r. Türk hakim s n flar ABD ye iyice ba lanm fl durumdad r. ABD nin girdi i bir savaflta, flu veya bu biçimde onun yan nda yer almaya, en az ndan destek verme, üsleri kullan - ma açma, hava sahas n açma vb. biçiminde ve fakat büyük olas l kla daha aktif bir flekilde do rudan askerle kat lma biçiminde eli mahkumdur. 12 Aral k 2001

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi

Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi Bu Ne Biçim Seçim 1 Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi bulmufl 2. Demek ki ngilizler o zamanlar bir yandan sömürüyor, öte yandan demokrasi üzerine araflt rma yap yorlarm fl.

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107. Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR

GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107. Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107 Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR 30/11/2014 tarihli ve 29191 sayılı Resmi Gazete de İthalatta Haksız

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (TEKNE - SÜRE) (Yard mc tercüme metin) TEKNE 1/11/95

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (TEKNE - SÜRE) (Yard mc tercüme metin) TEKNE 1/11/95 ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (TEKNE - SÜRE) (Yard mc tercüme metin) 1/11/95 TEKNE 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak, geminin (afla dakiler) nedeniyle

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7

İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7 İÇİNDEKİLER 1 Projenin Amacı... 1 2 Giriş... 1 3 Yöntem... 1 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6 5 Kaynakça... 7 FARKLI ORTAMLARDA HANGİ RENK IŞIĞIN DAHA FAZLA SOĞURULDUĞUNUN ARAŞTIRILMASI Projenin Amacı : Atmosfer

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE

Detaylı

GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 26/12/2014 Sayı: 2014/127 Ref : 6/127

GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 26/12/2014 Sayı: 2014/127 Ref : 6/127 GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 26/12/2014 Sayı: 2014/127 Ref : 6/127 Konu: ÇİN HALK CUMHURİYETİ VE İSRAİL MENŞELİ TEMPERLENMİŞ VEYA LAMİNE EDİLMİŞ EMNİYET CAMLARI NIN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu?

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu? OTOPS Cengiz Özak nc 77 y l sonra ilk kez yay mlanan belgelerle Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu? Y l, 1933. Ermeni Tehciri nin üzerinden 18 y l geçmifl;

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Resim 1: Kongre katılımı (erken kayıt + 4 günlük kongre oteli konaklaması) için gereken miktarın yıllar içerisindeki seyri.

Resim 1: Kongre katılımı (erken kayıt + 4 günlük kongre oteli konaklaması) için gereken miktarın yıllar içerisindeki seyri. Patoloji Dernekleri Federasyonu Başkanlığına, Son yıllarda patoloji kongrelerinin katılım ücretlerinin çok yüksek olduğu yakınmaları arttı. Bu nedenle kongrelerimizi daha ucuza yapmaya çalıştık. Hemen

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı 5651 Sayılı Kanun 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı Kanun maddesi internet erişiminin kontrol altına alınmasını amaçlamaktadır. Bu sayede internet üzerinden işlenen bilişim suçlarının önemli ölçüde önüne

Detaylı

1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2

1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 İÇİNDEKİLER 1. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.3.1. ÖRNEK OLAY (DURUM ÇALIŞMASI) YÖNTEMİ...

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yurtdışından Öğrenci Başvuru ve Kayıt Kabul Yönergesi

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yurtdışından Öğrenci Başvuru ve Kayıt Kabul Yönergesi HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yurtdışından Öğrenci Başvuru ve Kayıt Kabul Yönergesi Dayanak Madde 1- Bu yönerge, Hacettepe Üniversitesi ne yurt dışından öğrenci kabulü kriterlerini

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-1-69 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 16-02/30-9 Karar Tarihi : 14.01.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

OHSAS 18001 fl Sa l ve Güvenli i Yönetim Sisteminde Yap lan De iflikliklere Ayr nt l Bak fl

OHSAS 18001 fl Sa l ve Güvenli i Yönetim Sisteminde Yap lan De iflikliklere Ayr nt l Bak fl OHSAS 18001 fl Sa l ve Güvenli i Yönetim Sisteminde Yap lan De iflikliklere Ayr nt l Bak fl Altan ÇET NKAL MESS fl Sa l ve Güvenli i Uzman Geliflen yeni yönetim anlay fllar, hiyerarflik yap - lanmadan

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar Endüstri 4.0 ve nsanl n Gelece i Tümüyle bilgisayar 40 y l içinde sistemli ve yapay insanlar n yapt zeka donan ml makinelerin, üretim ve hatta bilgisayarlar n her ifli makine ve hizmet sektöründe çal flmas

Detaylı

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Amasya Üniversitesi bünyesinde kurulan Etik Kurulun oluşumunu, görevlerini

Detaylı

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK 2009 8.SINIF SBS SINAV SORUSU 6. Yukarıdaki tablo 1906 yılında Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Tablonun adı Kaplumbağa Terbiyecisi dir. Bu tabloyla ilgili aşağıdaki

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim Kurulunun önerileri doğrultusunda bu çalışma yapılmıştır. GENEL KONULAR: Madde 1.Tanım: 1.1.

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim 2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim (TÜSİAD ve UNFPA Ortak Raporunun Değerlendirilmesi) Prof. Dr. Zafer Öztek 27 Kasım 2012 Fütürist Prof. David Passig 2050 adlı eserinde Türkiye nin 2050 yılında Dünyadaki

Detaylı

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU 2015-2016 EĞİTİM ve ÖĞRETİM YILI MERKEZİ YERLEŞTİRME PUANIYLA YATAY GEÇİŞ İŞLEMLERİ (EK MADDE-1 E GÖRE) ve BAŞVURULARI Yükseköğretim Kurumlarında Ön lisans ve Lisans

Detaylı

BACADER BACA İMALATÇILARI VE UYGULAYICILARI DERNEĞİ

BACADER BACA İMALATÇILARI VE UYGULAYICILARI DERNEĞİ BACADER BACA İMALATÇILARI VE UYGULAYICILARI DERNEĞİ 2006 BACADER BACA İMALATÇILARI VE UYGULAYICILARI DERNEĞİ BACADER; ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinin ayrılmaz bir parçası olan baca uygulamalarının

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet 57 Yrd. Doç. Dr. Yakup EMÜL, Bilgisayar Programlama Ders Notları (B02) Şimdiye kadar C programlama dilinin, verileri ekrana yazdırma, kullanıcıdan verileri alma, işlemler

Detaylı