TOPLUMSAL HAREKETLER VE PROLETER KAMUSAL ALAN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TOPLUMSAL HAREKETLER VE PROLETER KAMUSAL ALAN"

Transkript

1 Ekonomik!'aklaşım, Cilt: 17, Sayı: 60-61, ss TOPLUMSAL HAREKETLER VE PROLETER KAMUSAL ALAN Mustafa Kemal COŞKUN* ÖZET Kamıısal alan iizerine yapıjan tartişmalar özellikle 1980'lerden sonra oldukça artmıştır. Bu tartişmalarda toplumsalhareketlerin kamusal alandaki yeri ve işlevi meselesi ise her zaman önemli olmuştur. Bu çalişma, proleter kamusal alan kavramı ile toplumsal hareketler ilişkisini anlamaya yönelik bir çaba(br. Habermas'ın kamusal alan kavramtnm tek, özerk, hegemonik, ulusal ve kuşatıcı olduğu, toplumsal hareketlerin ise, tersine, alternatifikarşıt kamular yaratabildiği, dolayısıyla çoğul kamularm bulunduğu söylenebilir. Proleter bir kamusal alan ise ancak S!11!f temelli toplumsal hareketler ile kültiir/kimlik temelli toplumsal hareketler arasındaki ittifaktarla etkili olabilir. Anahtar Kelime/er: Btujuva Liberal Kamusal alan, Proleter Kamusal Alan, Eski ve Yeni Toplumsal Hareketler. ABSTRACT Social Movements and Proletarian Public Splıe~ e Tlıe discussions on the public sphere have fairly increased especially after J980s. At these discussions, t!ıe issue of the place and function of the social movements in public splıere lıas always been important. This study is an attempt to comprehend t!ıe relationslıip between tlıe notian of proletarian public splıere and tlıe social nwvenıents. W/ıile it can be said that Habermasian public sphere notian is /ıegenwnic, singular, autonomous, national and overarcfıing, conversely, the social movenıetıts can ereare altemative/counter or proletarian public splıeres, tlıerefore, rizere are multiplicity of publics. An proletarian pub!ic splıere can be effective the alliances betwl!en the social movenıents based on class and the social movenıents based on cultur!identity. Keywords: Bourgeois Liberal?ublic Sp/ıere, and Neıv Social Movements. Proletarian?ublic Sphere, Old Araş. Gör. Dr.. Ankara Üniversitesi. Dil ve Tarih Coğrafya Fakciltesi. Sosyoloji Bö!UnıU.

2 144 Mustafa Kemal COŞKUN GİRİŞ: BURJUVA LiBERAL KAMUSAL ALAN Kamusal alan, katılımcı demokrasi, toplumsal hareketler, sivil toplum gibi kavramlar günümüzde toplumsal gelişmeleri ve değişmeleri anlamak, incelemek amacını güden çalışına ve tartışınalarda sıkça göndermede bulu~ulan kavramlardır. Farklı disiplinler içinde yapılan çalışmalarda bu türden kavramların sürekli olarak bir tartışma konusu olduğu da söylenebilir. Bu kavramlar çerçevesinde yapılan tartışmaların 1980'1erin sonu ile 1990'ların başında oldukça hararetlendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Modern demokratik yapının kamusal alana yaygınlaşmış bir demokrasi anlayışıyla geliştirilmesi gerektiği çerçevesinde değerlendirilen müzakereci, agonistik ve örgütsel demokrasi yaklaşımları, demokrasinin şimdilerde yaşamış olduğu meşruiyet krizi karşısında getirilen çözüm önerileri arasında önemli bir yere sahiptir. Örneğin Habermas, Rousseau'daki önceden oluşmuş bir müzakere sürecini içermeyen genel irade kavramını "kamusal olmayan kanaatler demokrasisi" biçiminde eleştirerek, irade oluşumundaki müzakere etme sürecini meşruluğun kaynağına yerleştirmektedir (Hasdemir, 2005: 28-29). "Müzakereci demokrasi" teorisi sivil toplum alanını, kamusal alanda siyasi ve ahlaki açılardan özgür ve eşit bireylerin rasyonel bir diyalog ile konsensüse varabilecekleri bir alan olarak kavrar. Nitekim, Habermas'a (1987) göre, modernizm endüstriyel gelişmeyi sağlayarak bireylerin bir kısım ihtiyaçlarını giderebilmiş, fakat sivil toplum özel alan olarak, siyasal toplum ise kamusal alan olarak ayrıldığından dolayı yeterince demokratik olamamış ve bireylerin hak ve özgürlüklerine yönelik demokratik taleplerin gerçekleştirilmesi eksik kalmıştı. Modernliğin Habermas tarafından "bitmemiş bir proje" olarak adiandıniması da bu nedenledir. Habermas gibi başka düşünürler de (Arendt, 1994; Sennett, 1996; Bauman, 2000) günümüzde modern ulus-devlet tanımlamasındaki kamusallık fikrinin yeniden gözden geçirilmek zorunda olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu durumda, liberal demokrasinin işleyişinde bir "meşruiyet krizi" oluşmuş, bir tür devlet-toplum ilişkisi olarak düşünülen demokrasinin de geliştirilmesi ihtiyacı doğmuştu. Bu türden yaklaşımlar, vatandaşların kendilerini ilgilendiren sorunlar hakkında kendilerinin karar almasına dayalı bir anlayışa dayanmaktadır. Bunların uygulanabildiği alanın ise, eski toplumsal hareketlerden farklı olarak yaşam niteliğine vurgu yapan yeni toplumsal hareketlerı olduğu vurgulanmakta, bu hareketlerin gerek savundukları değerlerin ı Yeni toplumsal hareket kuramcıları buradaki "eski.. ve 'yeni.. kavramlarını kronolojik olmaklan öıe bu hareketlerin savundukları değerler ve çıkarlar açısından değerlendirirler. Eski hareketler ile işçi ve emekçi hareketleri aniatılmak istenir. Yeni toplumsal harekeller ise genellikle farklı ölçütler kullanılarak sııııflanır. Örneğin, kimileri çevre, anti-nükleer ve barış hareketlerini yeni toplumsal hareket olarak gösterirken. bazıları buna bir de feminist hareketi eklcnıektcdir. Aynı zamanda. Avrupalı yazarlar karşı kültürel hareketleri, alternatif ekonomi ve i~lıirliği hareketlerini, göçmen hareketlerini yeni toplumsal hareket olarak sınıflcırken_ Amerikalı yazarlar tıunlara ek olarak siyah sivil haklar hareketini, gcy ve lczbi ycn hareketlerini eklemekledir Aslında söylenen basitçe ~udur: Glinliınüzde işçi hareketi "devrimci

3 Toplumsal Hareketler ve Proleter Kamusal Alan 145 gerekse örgütsel yapılarının bu demokrasi yaklaşımlarının uygulanmasında daha uygun olduğu ileri sürülmektedir. Ne var ki Habermas'dan Laclau ve Mouffe ile Hirst'e kadar gelen kuramcılar, çoğunlukla burjuva liberal kamusal alanı idealize etmektedirler. Fraser'ın deyişiyle söylenirse (1990: 60-6!), örneğin Habermas, liberal ya da buıjuva olmayan, rakip kamusal alanları incelerneyi ihmal ettiği içindir ki bir buıjuva kamusal alanı idealleştirmektedir. Dolayısıyla hem müzakereci ve örgütsel demokrasi hem de agonistik demokrasi savunucuları, içinde müzakerelerin, mücadelelerin, hasımlıkların yaşandığı tek ve kapsayıcı bir kamusal alanı demokrasinin zorunlu koşulu olması gerekçesiyle birbirleriyle çatışma içinde olan kamusal alanların çoğulluğuna tercih eder. Böylece de "müzakere" sürecinin bizzat kendisinin bir toplumsal hareketi ehlileştirici/düzene koyucu yanı unutularak toplumsal hareketlerin değiştirici gücü genellikle tek ve kapsayıcı burjuva liberal bir kamusal alana sıkıştırılır. Oysa "ehlileşmiş olmak", toplumsal hareketlerin sadece "sistemin bir kenar süsü" (Bora, 1997: 32) olması anlamında intiharı anlamına gelir. Süreç böyle işlediği müddetçe toplumsal hareketlerin bir bütün olarak sistemi etkileme potansiyelleri de ortadan kalkacaktır. Diğer taraftan, buıjuva liberal bir kamusal alan söyleminin bugün sosyal bilimlerde hegemonik bir üstünlüğünün var olduğundan da bahsedilebilir. Zira, Habermas'ın burjuva kamusal alan kavramiaştırmasına karşılık Negt ve Kluge'nin (1993) yaptığı "proleter karşıt kamusal alan" kavramlaştırması ne gerektiği gibi değerlendirilebiimiş ne de çok fazla tartışılmıştır. Kaldı ki, çalışmalarının Almanca ilk baskısı 1972 tarihli olmasına rağmen, İngilizce'de tam biçimiyle 2 ancak 1993 yılında yayınlanması da bunun bir kanıtı olarak gösterilebilir. Negt ve Kluge, Habermas'ın daha sol ve Marksist bir eleştirisini yaparak proleter bir karşıt kamusal alanın ve bunun buıjuva kamusal alan ile ilişkisinin araştırması üzerine yoğunlaşırlar. Habermascı burjuva kamusal alan anlayışına karşılık geliştirilen çoğul kamular ve bunlar arasında proleter bir kamusal alan anlay ışı yeni bir çerçeve sunmaktadır. Bu yaklaşımın temel önemi, hem burjuva kamusal alanın örgütlü çıkarlarına muhalefet etme olanağını yaratması hem de gerek eski gerek yeni toplumsal hareketler arasında kurulabilecek ittifakları olanaklı kılmasında yatmaktadır. Çoklu kamular ve proleter bir kamusal alanın varlığının kabulü, aynı zamanda burjuva kamusal alanın idealleştirilmesine karşılık bu alanın özne konumunu kaybetmiş, yerine. kültürel malların üretimine ve bu üretimin amaçlarına odaklanan yeni çatışma zeminlerinin yaratt ığı 'yeni toplumsal hareketler" geçmiştir (Touraine, 1995: ). Aslı nda ' eski" hareketleri n eskiliği ve 'yeni" hareketlerin yeniliğ inin oldukça tartışmalı olduğunu belirtmek gereki r. işçi ve emekçi hareketleri kronolojik olarak eski olmasına rağm e n hiç de 'eskimiş" d eği ldir. Eski hareketler yerine işçi ve emekçi hareketleri demek daha uygun olmakla birlikte literatlirde 'eski ve yeni hareketler'' ifadesi daha yaygın olarak kullanıldığından bu ça lı ş mad a da böyle kullanı la cak tır. 1 Birkaç bölümlinlin in gili zce yay ınlandı ğ ı bir ça lışma için, bkz. Labanyi

4 146 Mustafa Kemal COŞKUN aslında sınıf tahakkümünün bir aracı olarak kurulmuş olduğunu ve "ideal" ile ' gerçekte ne olduğu" arasındaki farkı (Bunte, 1975: 53-55) anlamamıza yarayacaktır. Bu çalışınada iddia edilecek olan şudur: (l) Negt ve Kluge'nin çalışmalarına dayanarak, çoğul kamuları n, yani buıjuva kamusal alandan ' farklı ve ona karşıt olarak bir proleter kamusal alanın varlığının kabulünün Habermas, Laclau ve Mouffe'un önerdiği kamusal alan kavramına göre anlam üretmeye daha uygun olduğu; (2) böylesi bir proleter/karşıt kamusal alanın yeni ve eski toplumsal hareketlerin ortak mücadelesi ile burjuva kamusal alana rakip olabilme potansiyelinin varlığı. Zira, halkl_a ilişkiler denildiğinde halk kelimesinin çoğul bir niteliğe sahip olduğu, burada birbirinden farklı nitelikteki kamuların söz konusu edildiği söylenebilir (Hasdemir, 2005). KAMULARlN ÇOGULLUGU Karşıt kamuların varlığının kabul edilmesi, sivil toplumculuğun ya da çoğulculuğun kutsanması anlamına gelmemekte, tersine, hakimiyet koşulları altında oluşmuş olan kamusal alanların varlığını (Fraser, 1990: 70) ve bu yolla da burjuva kamusal alanın hakimiyetine karşı mücadele etme olanaklarının koşullarının yaratılmasını savunmak anlamına gelir. Aynı zamanda böyle bir yaklaşım, başta sınıfsal eşitsizlikler olmak üzere, cinsiyetçi, ırkçı vb. eşitsizlikleri kamusal alan oluşumunun temeline yerleştirerek mücadeleyi bu türden eşitsizliklere yöneltir. Dolayısıyla da, sivil toplum ve siyasal toplum ayrımı yapmayarak çoğul kamusal alanların politik karar alma süreçlerine katılımlarını, siyasal topluma müdahale etme ve onu değiştirme güçlerini artırır. Burada şu kısa hikayeyi anımsamakta fayda var belki. "Me-ti Özdeyişler" kitabında, öz ve biçim ilişkisini açıkladığı bir bölümde Bertolt Brecht kısa bir öykü anlatır: ' Bay Keuner bir resmi izliyordu, resimdeki şeylere çok başına buyruk bir biçim verilmiş olduğunu gördü. Dedi ki -'kimi sa natçılar dünyayı gözlemlerken birçok filozofun yaptığıııı yapıyorlar. Biçim için çaba gösterirken özü yitiriyorlar. Bir kez bir bahçıvaııın yanında çalı,ştıydım. Elime bir bahçe makası tutuşturup. bir defne ağacını budamaını istedi. Ağaç bir saksı içindeydi ve bir kutlama günü için kiraya verilmişti. Bunun için küre biçiminde olması gerekiyordu. Hemen sağdan soldan fışkırınış filizleri budamaya başladım. Ne kadar çok çaba tüketmiştim küre biçimini yakalamak için, aına epey zaman bunu başaraınadım. Birinde bir tarafından, diğerinde öbür tarafından çok kesmiş oluyordum. Sonuçta bir küre oldu yd u, aına küre küçücüklli. Bahçıvan düş kırıklığı içinde iyi. bu küre. aına defne nerede'" dcdiydi.''

5 Toplumsal Hareketler Pe Proleter Kamusal Alan 147 Habermas'ın buıjuva kamusal alanı da öyle budanmış ve küçülmüştür ki, örneğin proleter yaşam alanını ya da burjuva yaşam alanından farklı/alternatif yaşam alanlarını içermez. Aslına bakılırsa küre yapayım derken defneyi kaybetmektedir. Negt ve Kluge'nin belirttiği gibi: ''Kamusal alan kavramının hüküm süren yorumlarındaki çarpıcı olan şey. bir çok olguyu bir araya getirmeye çalışmaları, fakat en önemli iki yaşam alanını dışlama larıdır: bütün endüstriyel aygıtlar ve ailedeki toplumsallaşına. Bu yorumlara göre kamusal a lan, sözde toplumun tümünü temsil etmesine rağmen temelini herhangi bir belirli yaşam bağlamını özel olarak ifade etmeyen bir ara alandan almaktadır. Bütün buıjuva kamusal alan biçimlerinin karakteristik zayıflığı şu çelişkiden ortaya çıkar : burjuva kamusal alanı tözsel yaşam çıkarlarını dışla r, buna rağmen bir bütün olarak toplumu temsil ettiğini iddia eder Burjuva kamusal alanı tözsel yaşam çıkarlarına yeterince ot u rmadığından kapitalist üretimin daha maddi çıkarlarıyla müttefik olmak zorunda kalı r. Burjuva kamusal a l anı için proleter yaşanu "kendinde bir şey" olarak kalır: buıjuva kamusal alanı üzerinde bir etkiye sahiptir, fakat onun tarafından anlaşılmaz bir şey olarak kalır." (Negt ve Ki u ge, I 993: xl vi). Aslında burjuva kamusal alanın genel iradeyi temsil ett i ği iddiası, en başından beri güçlü bir dışlama mekanizması olarak çalışır. Hem işçiler, kadınlar gibi temel toplumsal grupların hem de her türlü farklılığın dışlanması söz konusudur (Hansen, 1993: xxvii-xxviii). Negt ve Kluge (1993: xliii), argümanlarının temel amaçlarını, proleter kamusal alana gerçeklik kazandırma çabalarının incelenmesi ve gelişmiş kapitalist toplumlarda ortaya çıkan çelişkiterin karşıt bir kamusal alan açısından taşıdığı potansiyeli irdelemek olarak açıklarlar. Çalışmalarının daha en başında Negt ve Kluge (1993: 1), bütün kamusal alan biçimlerinin "işçi sınıfının bu alandan ne derecede yararlanabildiği", "egemen sınıfların hangi çıkarlarını kamusal alan aracılığıyla sürdürebildiği" sor u ları etrafında incelenmesi gerektiğini belirtirler. Dolayısıyla Negt ve Kluge'nin kamusal alan yaklaşımı, burjuva kamusal alanın dışarıda bıraktığı, kapitalist ekonomik sistemin sömürüp parçaladığı toplumsal emek gücünün tecrübelerinin yeniden güçlendirilmesinin yaratacağı bir devrimci potansiyel oldijğu anlayışına dayanır. Bu nedenle de kamusal alanı, devlet ve toplum arasındaki bir ara alan 3 olarak ele almayıp, kamusal alan analizini maddi ve Hab e rnıascı ınü z akereci demokrasi anlayışı. Habermas ' ın bahsettiği meşru i yet ve motivasyon krizlerini ortadan kaldıracak bir devletisi vil toplum/ekonomi ayrıınıyla mümkün kılınmaktadır. Nitekim, gerek Habermas ve diğer mli zakereci demokrasi kuranıcıları gerekse Laclau ve Mouffe il e diğer postmarksistl er ve agonistik demokrasi kuramcı13rı, böylesi bir si vil toplum/siyasal topluın/ekonomik toplu nı a y rıını y la i ş e ba ş lamaktadırlar. Oysa Negı ve Kluge kamusal alanı bunlar arasında bir alan olarak

6 148 Mustafa Kemal COŞKUN toplumsal yeniden üretim zemininden yola çıkarak kavraınlaştırırlar (Özbek, 2004: 37). Bu türden bir kavraınsallaştırına, her şeyin kültür/kimlik temelinde açıklanınaya çalışıldığı ve emek kategorisinin politik söylemden dışlandığı günümüz neo-liberal dünyasında emek gücünün hala önemli bir mücadele alanı olduğunu düşünenler için oldukça önemli açılınılar sağlar. Zira Negt ve Kluge'nin kamusal alan anlayışı, prosedür ya da ınüzakereyi bütünüyle reddetnıese bile bunları merkezine almaz, daha çok, kamusal alanın üretimle ilişkisini vurgulayarak yaşamsal tecrübelerle ilgilenir. Hansen'in açıkladığı biçimiyle Negt ve Kluge'nin yaptığı, üç farklı kamusal yaşam tipini birbirinden ayırınaktır. Onlara göre toplumsal tecrübenin örgütlenınesinde; (l) klasik liberal burjuva kamusal alan, (2) (endüstriyel-ticari alanları içeren) üretimin kamusal alanları, (3) proleter kamusal alan bulunmaktadır. Bu kamusal alan tipleri, aynı mekanı payiaşarak ya da karşılıklı olarak üst üste bindiklerinden birbirlerinden izole edilerek ya da birbirlerinden apayrı olarak kavranamazlar (Hansen, 1993: xxix). Klasik kamusal alan ile üretimsel kamusal alanın Q.irleşmesinde tekrar ortaya çıkan şey, proleter yaşam bağlamlarının reddedilmesidir. Yaşam bağlaını üretimin ve kamusal alanın bir parçası olur, aynı zamanda ise özerk bir bütün olarak kamusal alanın somut bütünlüğünde tanımlanmadığı için dıştanır (Negt ve Kluge, 1993: 17). Proleter yaşanı bağlaını, böylece, iki eşit ama birbiriyle çelişkili parçaya ayrılır. Birincisi, üretimsel kamusal alanlarda emilir ve endüstrileşme sürecine katılır, ikincisi, toplumu belirleyen üretimsel kamusal alan ve üretim sistemleri tarafından kurulmuş çatı ile ilişkisinden diskalifiye edilir. Proleter kamusal alan bu durumda da tecrübesel değerini kaybetmez, ne var ki tecrübe, toplumsal iletişimle "anlaşılamaz" kılınır: sonunda özel bir tecrübe olur (Negt ve Kluge, 1993: 18). Burjuva sınıfında bireylerin çıkarları hem özel hem de kamusal biçimlerde örgütlenir. Bunun aksine işçilerin çıkarları sadece bir yaşanı bağlaınına, başka bir deyişle bir proleter kamusal alana girdilerse örgütlenebilir (Negt ve Kluge, 1993: 57). Proleter kamusal alan, egemen burjuva kamusal alanda var olan yaşam bağlaıniarını oluınsuzlar, üstelik bu, yeni değildir, geçmişte ingiliz Çartist hareketinde, İtalya'daki Maksimalist harekette bile ortaya çıkmıştır. Egemen kamusal alan, yaşam bağlamları arasındaki ilişkiselliği yıkar, bu perspektife göre bağımlı grupların yaşam bağlamları parçalıdır. Buna karşılık tecrübe eden öznelerin perspektifinden "ise bu yaşam bağlamları egemen kamusallığın bütünlüksüz görünmesine neden olan başka bir ufuk oluşturur. Burada üç ayrı öge birbirini diyalektik olarak etkiler: (1) Kapitalist yeniden üretim tecrübesi, (2) tecrübe eden görmeyip, bizzat devrimci mücadelenin ge li ş tirildiği, tecrübenin örgüt l endiğ i bir alan olarak kavrarlar. Bu nokta oldukça önemlidir, çünk ü bu tür bir kavranısallaştırnıa işçi sınırıılı tekrar mücadele alanına soka r ve burjuvaziye karşı direnişi o l a naklı kılar.

7 Toplumsal Hareketler 11e Proleter Kamusal Alan 149 öznelerin kamusal ifade ve temsiliyet ağlarından izole edilmiş olması, (3) kapitalist üretim tecrübesinde temellenen direnmeler (Hansen, 1993: xxxii). Dolayısıyla proleter kamusal alan kavramı, toplumsal üretim nosyonu kavramıyla yakından ilişkilidir. Kluge bir söyleşisinde bunu şu cümlelerle ifade eder: 'Haberıııas sadece söylemsel bir biçimde çalışır. Negt"in ve benim kamusal alan (Öffentlichkeit) kavramıııı ı z üretim alanından yola çıkar. Bunu hukuk biliminden bir örnekle yorumlayacağım. Biz, bir üretim yasası olduğunu söylüyoruz. Bir işçi bir şey üzerine çalıştığı zaman, o şey ona aittir. Birisinin üzerinde çalıştığı bir şeyi elinden almak adaletsizliktir. Biz, bu türden yasaları masallarda buluruz, öyle ki, insanların gerçekten anlayabildiği şey bu yasadır. Ne var ki. bizim, bir şeyi onu yapmıa değil de ona sahip olana veren dağıtım ilkelerine dayalı bir Roma hukukumuz var. Habermas'ın kamusal alanı dağıtınısal bir alanken, biz üretimsel bir alandan bahsediyoruz. Üzerinde çalışılması gereken, özel yaşamın en ıııahrcm alanlarında işleyen bu üretimsel alandır, zira l933'teki çöküşün kökenieri onda bulunmaktadır. (...)Bu nedenle kamusal alan, fethedilmenıesi için farklı yollarla güçlendiri lmelidir. Eğer politikanın kabı olarak kamusal alan yetersizse ve bu nedenle Nazi'ler tarafından fethedildiyse, o zaman Habermas ' ın yaptığı gibi, 18. ve 19. yüzyılların başarılarını çalışmak, eski kamusal alan kavramlaştırmalarını savunmak ve tekrar etmek faydasızdır, zira onun içinde nesnel olarak ahlaki bir direniş olanaklı olmamıştı. Bu, içinde direniş potansiyelinin saklı olduğu üretim alanıııı incelememiz gerektiği anlaıruna gelir" (Liebman, 1988: 42). Dolayısıyla Negt ve Kluge'ye göre kamusal alan, belirli kurumlara, faaliyetlere (kamu otoritesi, kamuoyu, kamu, basm, caddeler ve meydanlar gibi) işaret eder, aynı zamanda da genel bir toplumsal deneyim ufkudur (l993: 16). Bu nedenle kamusal alan, içerisinde toplumsal tecrübenin örgütlenebildiği bir alan olduğu zaman ancak proleterya için bir kullanım değerine sahip olabilir. Buradaki proleterya kavramı, Negt ve Kluge'nin kavrayışmda, üretim araçlarından yoksunluk, mülksüzlük olarak ortaya çıkar, bu nedenle de sömürü ya da tahakküm altında olan tüm üretici emek biçimlerini kapsar (Özbek, 2004: 53). Bu tartışmalardan ortaya çıkan sonuç şudur: proleter kamusal alan, doğrudan emek-sermaye çelişkisi üzerinde yükselen, sınıf mücadelesini öne çıkaran, anti-kapitalist ve kurucu nitelikteki politik eylemlilikleriri oluşturduğu bir alandır. Diğer taraftan proleter kamusal alanda işçi sınıfının pratik politik tecrübesi meselenin düğüm noktasını oluşturur. İşçi sınıfı kendi tecrübelerinin kamusal alanın dar ufkuyla tanımlanmasına izin vermeksizin burjuva kamusal alanıyla nasıl başa

8 ıso Mustafa Kemal COŞKUN çıkacağını ve bu alandaki tehditleri bilmelidir.-ı Aslında işçi sınıfı açısından burjuva kamusal alanın kullanım değeri bulunmamaktadır. Eğer kitleler kamusal alanın gücüyle daha fazla güçlenmiş bir egemen sınıfla savaşmaya çalışırlarsa, bu ümitsiz bir savaş olacaktır. Zira kamusal alanı oluşturanlar aslında kendileri olduğu için bu durumda daima kendilerine karşı savaşıyorlar demektir (Negt ve Kluge, 1993: xlviixlviii). Bütün bunlardan anlaşılacağı gibi Negt ve Kluge'nin kamusal alan anlayışları, işçi sınıfının örgütlenmesi ve mücadele edebilmesi açısından önemli açılımlar getirmektedir. Diğer taraftan karşıt kamusal alanların çoğubaşması başka bir çok problemi de ortaya çıkarır. Zira bu türden kamusal alanların çoğalması, Fraser'ın deyişiyle, toplumsal güçlerin de çoğaldığı anlamına gelmez. Eğer ittifak kurmak için bir takım çabalar olmazsa, bu çoğul kamusallık içinde tekil grupların muhalefeti, ya çokkültürlü çoğulculuk piyasasında nötrleşir ya da kutuplaşmalara doğru gidilir ki, her ikisi de sisteme karşı yapılacak bir mücadeleyi engelleyici işlev görürler. Dolayısıyla pek çok farklı kanıuyu barındıran bir toplum olacak, bu kamulardan bir tanesi de -elbetteki egemen sınıflar değil ama ezilenler açısındankamuların farklılıklarını ortak kesen çizgilerde herkesi ilgilendiren siyasalar üzerinde müzakerede bulunabilecekleri bir ortak kamu olacaktır (Fraser, 1990: 70). Dolayısıyla bugünkü ihtiyaç, burjuva kamusal alanından farklı olarak kapitalist sömürü altında ezilen, ötekileştirilen, aynıncılığa uğrayanların bu farklı kamular arasında bir arada oluşturacakları kapsayıcı, genel bir kamusal alanın varlığıdır. Bu genel ve kapsayıcı bir karşıt kamusal alan yaratma olanağı ise, eski ve yenı toplumsal hareketlerin bir arada mücadele edebilecekleri, ittifaklar kurabilecekleri bir alanın oluşması anlamına gelir. Aslında bu hareketlerin genel yapılarına ve temel özelliklerine bakıldığında böyle bir olanağın her zaman var olduğu da söylenebilir. Zira bir takım araştırmalar böyle bir olanağın varlığını da kanıtlamıştır. Nitekim Offe'ye göre (1985: ) yeni hareketlerin aktörleri, kendilerini yerleşik siyasal ve ekonomik kodlarla tanımlayamamaktadırlar. Buna rağmen, yeni toplumsal hareketlerin tabanı bütünüyle belirsiz değildir. Bu hareketlerin tabanını yeni orta sınıf, eski orta sınıfın unsurları (çiftçiler, esnaf ve zanaatkarlar) ve doğrudan emek piyasasında bulunmayanlar, yani öğrenciler, işsizler ve ev kadınları ol~şturmaktadır. Diğer taraftan, yeni toplumsal hareketler tarafından dile getirilen bireysel özgürlük, eşitlik, katılım, barış ve dayanışmacı toplumsal örgütlenme gibi değerler hiç de "yeni" değildir. Bu değerler ve ahlaki normlar, burjuvazi ve işçi sınıfının ilerlemeci hareketlerinden miras alınmıştır. Dolayısıyla bu " Elbette ki bu. küreselleşme ile birlikte gerek emek süreçlerindeki gerekse üretimin yapısındaki değişim ve dünüşliınlin i şçi sı nıfı tarafından idrak edi lm esiyle ilgilidir. Böyle bir bilinç ge liştiril emezse burjuva kamusal alanıyla m ticade k etmek de olanaksız olacakt ır.

9 Toplumsal Hareketler ve Proleter Kamusal Alan ısı hareketler ne "anti-modernist" ne de ''postmateryalist" bir özelliğe sahiptir. Daha çok modernleşmenin modern bir eleştirisi olarak görülmelidir. Bu anlamda yeni hareketlerin yükselişi, "hakim" ve bazı "yeni" değerlerin bir çatışmasından çok, modern kültürün değerlerinin kendi içindeki iç çelişki ve t~tars ı zlıklarının sonucu gibi görünmektedir (Offe, 1985: ; Bagguley, 1992: 31). Benzer olarak Wallerstein kapitalizmin içsel mantığı ile ırkçlık ve cinsiyetçilik arasında, yani üretim ile üretim dışı alanlar arasında bağlantılar kurmaya çabalar (Savran, 1992: 16). Wallerstein, kapitalizmin iki temel özelliğinden bahseder. Bunlardan birincisi, artı değeri artırmak için ücretli emekle çalışanların çoğalmasıdır. Buna bağlı olarak ikinci özelliği ise emek gücünün değerini azaltmak için ücretli emek arasında yapısal bir takım tabakalaşmalar yaratmaktır. Bu anlamda cinsiyetçilik, ırk ayrımcılığı türünden ayrımlar kapitalizmin lehine olarak tabakalaşmış ve farklılaşmış bir ücretli emek yaratır. Dolayısıyla kapitalizm bir taraftan bütün insanların ücretli emeğe katılımını sağlarken diğer taraftan emek gücü arasında ırkçı, cinsiyetçi vb. ayrımlar üretir (Wallerstein ve Balibar; 1993: 47-49). Ne var ki bu ayrımlar kadınların ya da etnik azınlıkların ücretli emeğe katılımını engelleyecek kadar aynıncı olamazlar. Çünkü ücretli emeğe onların da katılımı önemlidir. Diğer taraftan, kapitalist sistem ücretli emek içindeki bu katmanlaşmanın ortadan kalkmasını sağlayacak biçimde de eşitlikçi değildir. Bu nedenle Wallerstein'a göre örneğin cinsiyetçi ve ırkçı ayrımiara karşı mücadele eden toplumsal hareketler kapitalizmi tehdit edebilecek potansiyel bir güç taşımaktadırlar. Diğer taraftan Arrighi, Wallerstein ve Hopkins'e göre yeni toplumsal hareketler henüz kendilerine uygun örgütlenme biçimleri geliştirememişlerdir ve kitleleri bir anlamda apolitiktir (Arrighi, vd., 1995). Eski ve yeni toplumsal hareketler arasında kurulabilecek bir ittifak ve yaratılacak genel bir proleter kamusal alan bu hareketlerin politikleşmesi gibi bir işlev de görebi lir. Williams'a göre son yılların en önemli toplumsal hareketleri örgütlü sınıfın çıkarları ve kurumları dışında gelişmeye başlamıştır. Ne var ki, barış hareketi, ekoloji hareketi, kadın hareketleri, insan hakları savunucuları, üçüncü dünya ile dayanışma, kültürel yoksulluk ve bozulmaya karşı kampanyalar vb. türden hareketlerin hepsi de yanlış bir biçimde "sınıf politikasının ötesine geçmek" biçiminde yorumlanmıştır. Williams, belli başlı çıkar gruplarının sınırlarının da; olduğunu kabul etmekle birlikte, çevre, barış, insan hakları gibi sorunların hepsinin de bizi tekrar sanayi üretim tarzının başlıca sistemlerine ve özellikle de sınıflar sistemine götürmektedir. Bu anlamda yeni toplumsal hareketlerin ortaya çıkması ile ileri kapitalizm arasında çok güçlü bağlar bulunmaktadır. Kaldı ki Williams'a göre, bazı sendikaların yeni toplumsal üretim gruplarının, yeni toplumsal üretim biçimlerinin oluşturulmasına yönelik önerileri, yeni toplumsal hareketlerle bir takım bağlantı biçimlerini olanaklı kılacak önemli

10 152 Mustafa Kemal COŞKUN gelişmelerdendir (Williams. 1989: 167). Dolayısıyla yeni toplumsal hareketler kesinlikle s ınıf dışı sayılamazlar. Benzer olarak Klandermans, yeni toplumsal hareketlerin geleneksel örgütlenme biçimlerinden ayn olarak ele alınmasının basitleştirme anlamına geldiğini ileri sürerek, bu hareketlerin eski hareketler tarafından sağlanan fırsat ve kaynakları kullandığını bejirtir. Bu anlamda Klandermans' ın ( 1990: ) vurguladı ğı gibi eski ve yeni arasında yapılan ayrım tamamen bulanıktır. Benzer olarak Duyvendak (1995: 17), orta sınıfların eski emek hareketlerinde, orta sınıf dışındaki diğer sınıfların ise yeni toplumsal hareketlerde bulunmadığı düşüncesinin bütünüyle doğru olmadığını ileri sürer 5 aşırı Williams'ın belirttiği gibi her iki hareket biçimi arasında oluşabilecek bağlantılar, hem eski hem de yeni hareketleri güçlendiren ve geliştiren bir işlev görebildiği gibi, bu hareketlerin bir bütün olarak sistemi etkileme ve değiştirme şanslarını da artırır. Bu anlamda, Türkiye'de hem demokratik bir kamusal alanın oluşumunu hem de işçi sınıfının egemen kamusal alanın dışına çıkarak sisteme karşı bir mücadele perspektifi geliştirebilmesini eski ve yeni toplumsal hareketler arasında kurulabilecek ittifaklar belirleyecektir. Çünkü böylesi bir ittifak, hem eski tip hareketlerin hem de yeni hareketlerin birbirlerini etkileyerek yapılarını daha demokratik bir biçime dönüştürmelerine katkı yapabilir. Her iki harekette de böylesi bir potansiyel bulunmaktadır. 6 Diğer taraftan böylesi bir ittifak, yeni toplumsal hareketlerin popülerleşerek, siyasal anlamda toplumsal muhalefet boyutunun giderek törpülenmesi ve ortadan kalkması ihtimalini de en aza indirir. Nitekim, bazı toplumsal hareketler siyaseti sadece siyasal partilere özgü bir faaliyet alanı olarak görmekte, kendilerini bunun dışında tutmaktadırlar. Bu süreç böyle devam ettiği müddetçe, yeni toplumsal hareketler tarafından dillendirilen sorunların ve onların duyarlı olduğu konuların sistem tarafından kuşatılarak dönüştürülmesi gibi bir sorun ortaya çıkmaktadır. Bilindiği gibi bugün küreselleşme süreci işçi sınıfı üzerinde önemli etkilere sahiptir. Bunlardan birincisi, devletin sermayenin lehine olarak işçi haklarından 'Ayrıca Türkiye' deki toplumsa l hareketler örneği için, bkz. Coşkun, Son y ıllarda se ndikacılık alanında "toplumsal hareket sendikacılığı" adı altında yap ılan tanışmalar da böylesi bir olana,ğın var lığını göstermek tedir. Bu anlayışın en önemli özelliği, Waterınan a göre:'güçlü ve çok renkli bir sivi l toplum oluşturma mücadelesi ve ren ama s ınıfsa l olmayan ya da ya rı sınıfsal özellik taşıyan dcın ok.ratik hareketlerle bağlantı kurmayı. onlarla ilişki içinde olmayı önemsemesi" ve ''tüm toplumsa l ilişkiler ve yapı ların (ekonomik, siyasa l, toplumsal, konutsal, cinsel, kültürel gibi) değişimini s iirdürııı ek için çal ışma s ı (aktaran. Akkaya, 2004) gerekt iğidir. Yeni toplumsal hareket sendikacıl ığının ''yeni'' olup olmaması bir tarafa. eski tip toplumsal hareketlerin diğer toplumsal hareketlerle ili şki l er kurması gerek tiğini önerdiği için önemli bir başlangıç olarak göriilmclidir. Diğer taraftan send ik a ların yeni top lumsa l hareketlerin dillcndirdiği sorunlarla çok fazla içli dışlı olmasının işyerierindeki sorunlardan ve sın ıfın ç ıkarlarından giderek uzaklaşabileceklerine ili şk in eleştiriler de yap ılmaktadır

11 Toplumsal Hareketler ı e Proleter Kamusal Akuı 153 vazgeçmiş olmasıdır ki, bu durum Polulantzas'ın (1977: 155) bahsettiği devlet ve egemen sınıflar arasındaki göreli özerkliğin giderek daha fazla ortadan kalkması anlamına gelir. Bir başka etki, işgücünün içsel yapısının değişmesi ve çeşitlilik kazanması, buna bağlı olarak da yüksek vasıflı profesyonel çalışanların artmasıdır. Bu değişimin genellikle yeni toplumsal hareketlerin temelini oluşturduğu ileri sürülür. Bu gelişmelere karşılık olarak söylendiğinde özellikle Türkiye'deki sendikal hareketin durumunun pek de iç açıcı olduğu söylenemez. Genel anlamıyla ılımlı, uysal, reformist ve bürokratik bir sendikal yapılanınanın geliştiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Genellikle yeni kazanımlar için mücadele etme yerine varolanı korumaya ve daha az kaybetıneye açık bir sendikal anlayışın varlığı söz konusudur. Bir yandan üretimden dışlanma korkusu, diğer yandan kendi içinde parçalanmış olması nedeniyle emeğin kendisi etkin bir karşı koyuş sergileyeınemektedir (Öngen, 2005: 55). SONUÇ: PROLETER BİR KAMUSAL ALAN İMKANI Bütün bunlar göz önünde tutulduğunda günümüzde sendikaların, buıjuva liberal kamusal alanın dışında karşıt bir kamusal alan oluşturduğunu söylemek pek de olanaklı değildir. Ne var ki bir mücadele sürecine girdikleri dönemlerde, örneğin grev, direniş, fabrika işgalleri eylemlilikleri sırasında sendikaların kısmi de olsa müzakereye ve eşit katılıma dayalı bir proleter kamusal alan geliştirebildikleri söylenebilir 7 Bu nedenle her ne kadar şimdilerde gerilemiş olsa bile bu türden bir kamusal alan yaratma potansiyeli sendikaların yapısında içkin olarak vardır. Dolayısıyla bugün, Türkiye'deki sendikal hareketin kendisini devletten ve buıjuva kamusal alandan farklı bir alana yerleştirınesi, proleter bir kamusal alan geleneği yaratması zorunlu görünmektedir. Böylece kamusal alanı işçi sınıfının katılımıyla yeniden düzenlemek olanaklı olabilecektir. Ancak bunun, tek başına sendikaların mücadelesiyle gerçekleştirilmesi zor görünmektedir. Yukarıda değinildiği gibi, 7 Türkiye'de bu sorumı tartışanlar genellikle 1980 sonrasını milat olarak kabul ederler ve ileri sürdükleri müzakereci idealleri 1980 öncesi emek örgütlerinde. yani eski toplumsal hareketlerde aramazlar. Oysa bazı araştırmaların da gösterdiği gibi Türkiye'de 1980 öncesinde fabrikalarda ve maden ocaklarında yaşaııan bir takım öz yönetim örnekleri vardır 1968 yılında Alpagut maden ocağında yönetime el koyan maden işçileri tüm işçilerin katıldığı işçi genel kurulları oluşturmuş ve bu uygulama katılımcı karar alma süreçlerini uygulayan bir özyönetim örneği olmuştur. Aynı zamanda 1970'de Günterm Ka zan Fabrikası ' nda, 1977 yılında ise Aşkale maden ocağında benzer özyönetim deneyimleri yaşanmıştır. K;ıldı ki. işyerlerinde işçiler tarafından pratiğ e aktarılan özyönetiın örnekleri sadece Türkiye'de değil. a y nı zamanda Endonezya ve Cezayir gibi ülkelerde de görülmüştür (Yaraşır. 2002: 39-42, ) Bu örnekler emek örgütlerinin bireylerin kendisi ile ilgili kararlara kendisinin katılımına hiç de yabancı olmadığını gö s terdiği gibi. bu anlamda yeni toplumsal hareketlerle bir rekabet içinde olamayacağını da göstermektedir. llu nedenle de eski ve yeni toplumsal hareketler arasındaki a y rım. bireylerin bu örglillenme tiirleriııdc kararlara katılım lıiçiıni üzerinden kurulamaz.

12 154 Mustafa Kemal COŞKUN buıjuva kamusal alana karşılık olarak ezilenlerin, yoksunların, yoksulların, sömürülenlerin bütünü tarafından geliştirilecek ortak, kapsayıcı bir proleter kamusal alanla mümkün olabilir. Nasıl ki bugün egemen sınıflar örgütlü bir güç olarak hareket etmektedir, işçi sınıfı da bir siyasal birlik olarak hareket etme yeteneğini olabildiğince geliştirmek zorundadır. Bu, ezilenlerin rı;ücadelesinde sınıf pratiklerinin hala önemini koruduğunu gösterir. Proleter kamusal alan perspektifi bu gerçegı bir kez daha görmemize yardımcı olan bir yaklaşım olarak değerlendi ri lebilir. KAYNAKÇA Akkaya, Y. (2004). "Toplumsal Hareket Sendikacılığı Eski?", Ne Kadar Yeni, Ne Kadar Akşit, B - Tabakoğlu, B. - Serdar, A. (2002). "Ulus-Devlet ve Cemaatçi Kültür Arasında Sıkışan/Gelişen Sivil Toplum: Türkiye'de Sivil Toplum Kuruluşları ", A. A. Dikmen, (der.), Cumhuriyet Döneminde Siyasal Düşünce ve Modernleşme içinde, 7. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi, Ankara: imaj Yayıncılık. Arendt, H. (1994). İnsanlık Durumu, (çev.: B. Sina Şener), İstanbul: İletişim Yayınları. Arrighi, G. - Hopkins, T. -Wallerstein, I. (1995). Sistem Karşıtı Hareketler, (çev.: C. Kanat-B. Somay-S. Sökmen), İstanbul: Metis Yayınları. Bagguley, P. (1992). "Social Change, the Middle Class and the Emergence of 'New Social Movements': A Critica! Analysis", The Sociological Review, 38, Bauman, Z. (2000). Siyaset Aray1ş1, (çev.: T. Birkan), İstanbul: Metis Yayınları. Bora, T. (1997). "Sivil Toplum, Sivil inisiyatifler ve Siyaseti Yeniden Kurmak", Ağaçkakwı, Coşkun, M. K. (2006). "Süreklilik ve Kopuş Teorileri Bağlamında Türkiye'de Eski ve Yeni Toplumsal Hareketler", SBF Dergisi, 61/l. Duyvendak, J. W..( 1995). Tlze Power of Politics: New Social Mavemen ts in Fraııce, San Francisco: Westview Press. Fraser, N. (1990). "Rethinking the Public Sphere: A Contribution to the Critique of Actually Existing Democracy", Social Text, 25/26, Habermas, J. (1987). The Plıilosophi c al Discourses of Modern.ity, Cambridge: Polity Press.

13 Toplumsal Hareketler ve Proleter Kamusal Alan 155 Hansen, M. (1993). "Foreword", O. Negt-A. Kluge,?ublic Splıere and Experience içinde, Minneapolis: University of Minnesota Press. Hasdemir, Tuba Asrak (2005), Halkla İlişkiler ve Kamusal İletişim: Sentetik Bir Çerçeve Denemesi, İletişim Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, Sayı:20, Kış-Bahar. Klandermans, P. B. (1990). "Linking the 'Old' and 'New': Mavement Networksin the Netherlands", R. J. Dalton - M. Kuechler, (der.), Challenging the Political Orcler: New Social and Political Movements in Western Democracies, New York: Oxford University Press. Labanyi, P. (1988). "The Public Sphere and Experience: Selections", October, 46, s Liebman, S. (1988). "On New German Cinema, Art, Enlightenment, and the Public Sphere: An Interview with Alexander Kluge", October, 46. Negt, 0.-Kluge, A. (1993).?ublic Splıere and Experience, Minneapolis: University of Minnesota Press. Offe, C. (1985). "New Social Movements: Challenging the Boundaries of Institutional Politics", Social Research, 52/4. Öngen, T. (2005). "İşçi Sınıfının Yapısı ve Mücadele Pratiklerini Belirleyen Nesnel Koşullar", 1. Sınıf Çalışmalan Sempo:::yumu Bildiriler Kitabı içinde, İstanbul: Sosyal Araştırmalar Vakfı. Özbek, M. (2004). "Giriş : Kamusal Alanın Sınırları", M. Özbek (der.), Kamusal Alan içinde, İstanbul: Hi! Yayınları. Poulantzas, N. (1977). "Kapitalist Devlet: Miliband ve Laclau'ya Cevap", M. Belge,- A. Aksoy, (der), Kapitalist Devlet Sorunu, (çev.: Y. Berkman), İstanbul: Birikim Yayınları. Savran, G. (1992). "Marksizm ve 'Yeni Toplumsal Hareketler' Tartışması, Suuf Bilinci, ll, s Sennett, R. (1996). Kamtısal İnsanuı Çöküşü, (çev. S. Durak-A. Yılmaz), İstanbul: Ayrıntı Yayınları. Touraine, A. (1995). Modernliğin Eleştirisi, İstanbul: YKY Wallerstein, I.-Balibar, E. (1993). Irk, Ulus, Suuf, İstanbul: Metis Yayınları. Williams, R. (l989). 2000'e Doğru, istanbul: Ayrıntı Yayınları. Yaraşır, V. (2002). Sokakta Politika, İstanbul: Gendaş Yayınları.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü,

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, 1. Kisisel Bilgiler (Ad,Soyad) : H. Tülin Öngen (Hoşgör) Doğum yeri ve tarihi: Ankara, 1949 Mezun olduğu okullar: İzmir Kız Lisesi (İzmir, 1964-1967) W. Groves High School (Birmingham, Michigan, A.B.D.

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

A Framework for an Emancipatory Social Science

A Framework for an Emancipatory Social Science Lecture 1 A Framework for an Emancipatory Social Science Erik Olin Wright University of Wisconsin - Madison November, 2007 Çerçeveeve I. Ö Özgürleştirici Sosyal Bilim nedir? II. Üç Vazife III. Sosyalizm'in

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ. 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler

CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ. 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ 8. Hafta: Endüstri Sonrası Toplum ve Çağdaş Teoriler UYARI Bu bir dinleyici notudur ve lütfen ders notu olarak değerlendirmeyiniz. Bu slaytlar ilgili ders kitabındaki, 43

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır?

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? Kadın ve Çocuk Merkezleri ECE Hizmetleri Sunan Kadın Kooperatifleri Kadın Emeğii Değerlendirme

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM Bilgi, Ekonomi ve Kültür Prof. Dr. Veysel BOZKURT İstanbul Üniversitesi EKİN 2012 ÖNSÖZ ii Endüstriyel dönüşümün toplumsal sonuçlarını en iyi anlatan yazarlardan

Detaylı

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ 2012 1 PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ KAPSAM MADDE 1- Parti içi eğitim çalışmaları, Parti Tüzük ve Programında belirtilen amaç ve hedeflerini, partinin

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Latin Amerika da Toplum ve Siyaset PSIR 453 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI ESKİ VE YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER: TÜRKİYE DE DEMOKRATİK AÇILIMLAR

T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI ESKİ VE YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER: TÜRKİYE DE DEMOKRATİK AÇILIMLAR T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI ESKİ VE YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER: TÜRKİYE DE DEMOKRATİK AÇILIMLAR Doktora Tezi Mustafa Kemal Coşkun Ankara, 2004 T.C. ANKARA

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında Çalışanların Hakları İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER...VII GİRİŞ...1 I. Konunun Önemi...1 II. Çalışan Kavramının

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyasal Partiler ve Çıkar Grupları POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Bu çalışmada Devrimci İşçi Sendikaları

Bu çalışmada Devrimci İşçi Sendikaları TEZ ÖZETLERİ HAZIRLAYANLAR: ASLI KAYHAN MERVE MENEKŞE ÖZER TÜRKİYE'DE SENDİKA SİYASET İLİŞKİSİ: DİSK ÖRNEĞİ (1967-1975) YAZAR: SÜREYYA ALGÜL DANIŞMAN: Prof. Dr. DENİZ VARDAR Marmara Üniversitesi Sosyal

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI Stratejik İletişim Planlaması -1 İletişim temelinde, plan ve strateji vardır. Strateji bilgi üretimine dayanır. Strateji, içinde bulunduğumuz noktadan

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

5 Mart 2011 tarihinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle yapılan mitinge katılım sağlandı.

5 Mart 2011 tarihinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle yapılan mitinge katılım sağlandı. 13.10. Kadın Komisyonu TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Kadın Komisyonu, meslek alanımızdaki kadınların mesleki, sosyal, kültürel, ekonomik dayanışmasını sağlayacak yönde çalışmalar yapmak

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I)

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) Günümüzde bilişim ve iletişim teknolojilerindeki hızına erişilemez gelişme ve ilerlemelerin sonucunda özellikle

Detaylı

Türkiye de Kadın Alanındaki Koordinasyon Mekanizmalarının Analizi. Ülker Şener Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

Türkiye de Kadın Alanındaki Koordinasyon Mekanizmalarının Analizi. Ülker Şener Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye de Kadın Alanındaki Koordinasyon Mekanizmalarının Analizi Ülker Şener Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı 2 İçerik Kadın sorunu Soruna müdahale-çözüm arayışları: kim? Müdahale biçimleri

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU DEĞERLERİMİZ 1. Dürüstlük 2. Saygı 3. Sorumluluk 4. Üretkenlik 5. Farkındalık 6. Hoşgörü EVRENSEL DEĞERLERİMİZ 1. Evrensel kültür birikimine değer veririz. 2. Evrensel ahlak

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

TÜRKİYE DE BİRİNCİ BASAMAK SAĞLıK HİZMETLERİNDE NELER OLUYOR? SORUSUNU YANıTLAYABİLMEK İÇİN

TÜRKİYE DE BİRİNCİ BASAMAK SAĞLıK HİZMETLERİNDE NELER OLUYOR? SORUSUNU YANıTLAYABİLMEK İÇİN TÜRKİYE DE BİRİNCİ BASAMAK SAĞLıK HİZMETLERİNDE NELER OLUYOR? SORUSUNU YANıTLAYABİLMEK İÇİN 19. Pratisyen Hekimlik Kongresi 17 Mayıs 2015 - İSTANBUL Dr. Onur HAMZAOĞLU Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Projenin Hedefleri Projenin hedefi: Amasya da çalışmayan ama çalışmak isteyen ya da aktif olarak iş arayan 300

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

Sendikal harekette bir intihar denemesi : Toplumsal Hareket Sendikacılığı

Sendikal harekette bir intihar denemesi : Toplumsal Hareket Sendikacılığı Sendikal harekette bir intihar denemesi : Toplumsal Hareket Sendikacılığı Kurtar Tanyılmaz Giriş Gerek dünyada gerekse Türkiye de 80 li yýllardan günümüze sermayeemek çatýþmasýnýn en somut olarak açýða

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

JO-IN Anlaşmazlık Çözme Prosedürü

JO-IN Anlaşmazlık Çözme Prosedürü JO-IN Anlaşmazlık Çözme Prosedürü Giriş Bu belge, Jo-In projesi için bir anlaşmazlık çözme prosedürünü izah etmektedir. Aşağıda 1. Kısım, bu Prosedüre başvurulabilecek durumların kısa bir açıklamasını

Detaylı

Davranıs ve Çalısma İlkeleri

Davranıs ve Çalısma İlkeleri Davranıs ve Çalısma İlkeleri Saint-Gobain Grubu, hem yönetim hem de calışanlar tarafından uygulanan ve yıllar boyunca Grubun faaliyetlerine yön veren bir takım ilkeler geliştirmiştir. Günümüzde grup, bu

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Selçuk Üniversitesi, Karaman İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü

ÖZGEÇMİŞ. Selçuk Üniversitesi, Karaman İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Sefa USTA 2. Doğum Tarihi : 12/03/1981 3. Ünvanı : Yrd.Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Kamu Yönetimi İnönü Üniversitesi 2003 Y.Lisans Kamu Yönetimi

Detaylı

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT 23 27 TEMMUZ 2010 GELECEĞĠN LĠDERLERĠ ĠSTANBUL DA BULUġUYOR. AIESEC İstanbul Tomtom mah. İstiklal Cad. Nuru Ziya sok. NO:32/5 Beyoğlu İstanbul Tel: +90 212 293 8836,

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 10-11 Aralık 2005, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 1 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım.

Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. Sayın Birlik Başkanım, Odamızın Değerli Yöneticileri, Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım; Başlamadan, önce KMO Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri sevgi ve saygı ile selamlarım. İstanbul dan, İzmir den, Sivas

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İhtisas Komitesi Fatma YÜCEL

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İhtisas Komitesi Fatma YÜCEL Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İhtisas Komitesi Fatma YÜCEL UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İhtisas Komitesi Başkanı Komite Başkanı: Fatma YÜCEL Toplumsal

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ Enes SANAL Ankara, 2014 Giriş Siyasal iktidar ile din arasındaki ilişkiler, tüm çağlar boyunca toplumsal

Detaylı

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu SUNUŞ İşyeri sendika temsilcileri, işyerinde çalışan işçilerin mevzuattan, toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü hak ve çıkarlarını korumakla görevli olan, sendikasının örgütlenmesi ve güçlenmesi için

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri

Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri Kütüphaneler kullanıcılarının gereksinimlerini anlamak ve bu gereksinimleri karşılamada etkin bir rol üstlenebilmek amacıyla pazarlama stratejilerinden

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Haz: Emrah GÖKER, 4 Mayıs 2007 Ekonomi insanların nasıl tercih yaptıklarıyla ilgili ise, sosyoloji insanlara nasıl yapacak hiçbir tercih bırakılmadığıyla ilgilidir.

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Şubat 2015 Demokrat Bireyden Demokratik Topluma CÜNEYT TANDOĞAN Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Cüneyt Tandoğan Demokratikleşme ve İyi Yönetişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü toplumsal,

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

YÖNETİM BİLİMİ TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

YÖNETİM BİLİMİ TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÖNEİM BİLİMİ EZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Günümüzde evrensel yönetim yönetişim esaslarının ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve değerleri benimsemiş, kendi alanında ülkenin çağdaş uygarlık düzeyine çıkmasına

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Barış Çoban Doğum Tarihi: 13 Mayıs 1975 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans İngiliz Dili Eğitimi İstanbul Üniversitesi 1996 Y. Lisans

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

YÖNETİM BİLİMİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

YÖNETİM BİLİMİ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÖNEİM BİLİMİ EZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Günümüzde evrensel yönetim yönetişim esaslarının ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve değerleri benimsemiş, kendi alanında ülkenin çağdaş uygarlık düzeyine çıkmasına

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

YÖNETİM SİSTEMLERİ. Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı

YÖNETİM SİSTEMLERİ. Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı YÖNETİM SİSTEMLERİ Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı Genel Bilgilendirme Çevre Yönetim Sistemi (ISO 14001) İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi (OHSAS 18001) Sosyal Sorumluluk Standardı

Detaylı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

2 İNSAN KAYNAKLARI PLANLANMASI

2 İNSAN KAYNAKLARI PLANLANMASI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TEMEL KAVRAMLAR11 1.1. İnsan Kaynakları 12 1.1.1. Tanımı 12 1.1.2. Kapsamı 13 1.2. İnsan Kaynakları Yönetiminin Tarihçesi 14 1.2.1. Klasik Kuram 14 1.2.2.İnsani İlişkiler

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU. TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu

UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU. TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLAR KILAVUZU TTB-UDEK- Etik Çalışma Grubu 31 Ekim 2009 TTB-UDEK Etik Çalışma Grubu UZMANLIK DERNEKLERİ ETİK KURULLARI GENEL OLARAK ETİK KURULLAR Etik Kurullar: Tanım Etik

Detaylı

AJANDA HAKKIMIZDA EĞİTİMLERİMİZ. Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz. Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz

AJANDA HAKKIMIZDA EĞİTİMLERİMİZ. Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz. Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz AJANDA HAKKIMIZDA Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz EĞİTİMLERİMİZ Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz BİZ KİMİZ? Eğitim Sektöründe 11 yıllık tecrübe ve bilgi birikimine sahip olarak yola

Detaylı

SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI

SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI BIL3403 Öğ. Gör. ASLI BiROL abirol@kavram.edu.tr 01.10.2012 Dersin Amacı Bu ders ile öğrenci; edindiği mesleki bilgi birikimini kullanarak sektörde uygulanabilir bir projeyi

Detaylı