İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI"

Transkript

1 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2676 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1642 İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI Yazarlar Yrd.Doç.Dr. Göknil N. KOÇAK (Ünite 1, 2) Prof.Dr. Ali ŞİMŞEK (Ünite 3, 5) Öğr.Gör. Mine AYMAN (Ünite 4) Yrd.Doç.Dr. Jale BALABAN SALI (Ünite 6) Doç.Dr. Murat ATAİZİ (Ünite 7) Doç.Dr. H. Kemal SUHER (Ünite 8) Editörler Doç.Dr. N. Serdar SEVER Yrd.Doç.Dr. Nevzat Bilge İSPİR ANADOLU ÜNİVERSİTESİ i

2 İçindekiler Önsöz... iv 1. Bilimsel Araştırmada Temel Kavramlar Bilimsel Bilginin Niteliği İletişim Araştırmalarının Tarihi İletişim Araştırmaları Uygulama Alanları İletişim Araştırmalarında Nicel Yöntemler İletişim Araştırmalarında Nitel Yöntemler İçerik Analizi Araştırma Projelerinde Maliyet ve Fonlanması 154 iii

3 Önsöz Özel bir iletişim türü olan halkla ilişkilerin stratejik planlama sürecinde araştırılması önemli bir adımdır. Araştırma sonucu elde edilecek bilgiler ile halkla ilişkiler problemi doğru tanımlanabilir ve bu problemnin çözümüne yönelik eylemler planlanabilir. İletişim araştırmaları, çok yönlü bir konudur. Bu kitabın hazırlanmasındaki temel motivasyon, araştırma konusunda teknik detaylar içinde boğulmaktan çok, iletişim araştırmaları alanında kullanılabilecek temel yöntemleri tanımlamaktı. Kitaba kanımızca bu gözle bakılması doğru olacaktır. Elinizdeki kitap ayrıca bilimde araştırmanın yerine ve bilimsel araştırma ile entellektüel olma arasındaki ayrıma da ışık tutmakta; siz değerli okuyuculara karmaşık gelen çoğu araştırma kavramını anlaşılır bir dille sunmaktadır. Halkla İlişkiler ve Tanıtım önlisans programında yer alan bu kitap sekiz üniteden oluşmaktadır. Birinci ünitede bilimsel bilginin sahip olması gereken özellikler açıklanmaktadır. İkinci ünitede, bilimsel araştırma süreci ve bu araştırma sürecindeki temel kavramlardan bahsedilmektedir. Üçüncü ünite iletişim araştırmaları tarihini incelemektedir. Dördüncü ünite, iletişim araştırmalarının hangi alanlarda uygulanabileceğini açıklamakta ve örneklendirmektedir. Araştırma alanının temel yöntemlerinden birisi olan nitel yöntemler beşinci ünitenin konusudur. Altıncı ünitede, nicel araştırma yöntemleri detayları ile açıklanmaktadır. İletişim araştırmaları alanında önemli bir yere sahip olan içerik analizi yedinci ünitede ele alınmaktadır. İletişim araştırmaları kitabınızın son ünitesi olan sekizinci ünitede ise bir araştırma projesinin fonlanması nasıl yapılır ve araştırma proje maliyetleri nasıl yönetilir sorularının cevapları verilmektedir. İletişim Araştırmaları kitabının ortaya çıkması, birbirinden değerli yazarların gayretli çabaları ile mümkün olmuştur. Çok kısa bir sürede özverili bir çalışma ile bu kitabı ortaya çıkarmışlardır. Halkla İlişkiler ve Tanıtım önlisans öğrencileri başta olmak üzere araştırma alanına ilgi duyan herkesin başvuracağı bir kitap olması dileğimizle, başta değerli yazarlarımıza ve kitabın baskıya hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunarız. Editörler Doç.Dr. N. Serdar SEVER Yrd.Doç.Dr. N. Bilge İSPİR iv

4

5 1 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Bilimin temel kavramlarının neler olduğunu sıralayabilecek, Bilimin her bir temel kavramını açıklayabilecek, Bilimin temel kavramları arasındaki bağlantıyı açıklayabilecek, Bilimde kavramları belirginleştirmenin önemini tartışabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Bilim Teori Hipotez ve Sınama Nüfus ve Örneklem Bağımlı ve Bağımsız Değişken Gözlem Mediatör ve Moderatör Değişken Veri ve Bulgu Bilgi ve Soyutlama Geçerlilik ve Güvenilirlik İçindekiler Giriş Bilim Nedir? Teori (Kuram) Nedir? Hipotez ve Sınama Nedir? Gözlem Nedir? Nüfus ve Örneklem Nedir? Bağımlı, Bağımsız ve Aracı Değişkenler Nedir? Veri, Bulgu, Bilgi ve Soyutlama Nedir? Geçerlilik ve Güvenilirlik Nedir? 2

6 Bilimsel Araştırmada Temel Kavramlar GİRİŞ Bu bölümde, bilimsel söylemleri daha açık anlayabilmeniz için bilime dair bazı olguların kavramsal tanımları verilecektir. Bu tanımlara geçmeden önce, sonraki okumaları daha anlaşılır kılmak için olgu ve kavramsal tanım ifadelerini açıklamak gerekir. Olgu ; doğada var olan ve duyular yoluyla gözlemlenebilen oluşlardır. Her insan kendi çevresi itibariyle bir takım olguları gözlemleyebilir. Birey; hayattaki farklı karşılaşmalara hazırlıklı olmak için kendisi tarafından henüz gözlenmemiş başka olgularla ilgili olarak da bilgi sahibi olmayı ister. Öğrenciler; hayat içinde karşılaşılabilecek çeşitli olgularla ve olgular arası ilişkilerle ilgili olarak öğrenim yoluyla bilgi sahibi olurlar. Olgularla ilgili tartışabilmek için, öncelikle bir oluşa dair ortak bir karakteristik yapı, özellik ve durumların belirtilmesi gerekir. Bir olguya dair gözlenmiş ortak bir karakteristik yapı, özellik ve durumların açıklamasını içeren ifadelere kavramsal tanım denir. Kavramsal tanımlar belirli bir kavramsal çerçeveden gelir. Bu bölümde açıklanan kavramsal tanımların çerçevesi pozitivist yaklaşımdan gelmektedir. Bunun anlamı, bu bölümde açıklanan temel kavramlara pozitivist yaklaşımdan hareketle anlam yüklendiğidir. Pozitivizm; bilimsel bilgiye ulaşma yöntem ve süreçlerine dair metodolojik (yöntem bilimsel) bir yaklaşımdır. Neyi; nerede, nasıl, neden, kimin, ne kadar yaptığına (ve tüm bunlarının diğer oluşlardaki kimseleri, nerede, nasıl, neden ne kadar etkilediğine) dair soruların cevaplanma yöntem ve süreçlerini belirli bir dizgede sistematize ederek; sınanabilir, tekrarlanabilir ve böylece güvenilir, geçerli, nesnel ve genellenebilir kılmayı amaçlar. Günümüzde bilimsel araştırma pratiklerinin gerçekleştirilmesinde egemen olan yaklaşımdır. Bu nedenle bu bölümdeki temel kavramlara yönelik açıklamaların çerçevesinin pozitivist metodoloji kapsamında ele alınması uygun görülmüştür. BİLİM NEDİR? Akademik kitaplarda açıklanan olguların pek çoğunun ilk paragrafı; olgunun kavramsal tanımı üzerinde tam bir uzlaşı olmadığının belirtilmesiyle başlar. Olguların tanımlanışına yönelik bilimsel bilginin bir uzlaşıdan uzak gözüken bu hali, bilimi kavrayamamış insanlara şaşırtıcı gelebilir. Bunun nedeni çalışmaların süreğenliği, bilim adamlarının olgularla ilgili daha gelişkin kavrayışlara ulaşmak için hep daha derine ve daha uzağa, eleştirel ve çok yönlü bakabilme çabasıdır. Anlatmak istediğimizi bir örnekle somutlaştıralım. Yaşadığınız şehrin üzerinde havalanmakta olan bir uçakta olduğunuzu düşünün. Önce şehir içinde iyi bildiğiniz yerleri ayırt eder, sonra iyi bildiğiniz yerleri nirengi alarak daha az bildiğiniz yerleri fark edersiniz. Bu heyecan verici bir yükselme, diğer bir deyişle kavrayış sürecidir. Alçaktan bakışla ve kendi küçük adımlarınızla gezerken görebildiğinizden çok daha fazlasını görmektesinizdir. Uçak yükseldikçe ayrıntılar silikleşir, çizgilerle ayrılmış gibi desenlerden ve renklerden oluşan bir mozaik belirir. Şehri bu haliyle görmek şaşırtıcıdır. Şimdi sizden şehrinizi anlatmanız (tanımlamanız) istense nasıl anlatırdınız? Kendi tanımlarınız dahi şehre baktığınız farklı ufuk açılarından hareketle farklılaşırdı değil mi? Şehre bakış örneğinde olduğu gibi, pek çok farklı ufuk açısı ve nihayetinde ulaşılan çok yönlü kavrayış, bilimsel çalışmaların süregiden birikimli yapısının sonucudur. Bu nedenle de üzerinde tam olarak uzlaşıya varılmış mutlak tanımlar genellikle yoktur. Tüm bunların ardından BİLİM NEDİR 3

7 sorusuna cevaben, üzerinde tam uzlaşıya varılmış bir tanımın olmadığı da, bilimi kavramaya başlayan sizlerce rahatlıkla tahmin edilebilir. Bilimin ne olduğu konusunda tam bir uzlaşma sağlanmış değildir. Ancak tanımlarda bir uzlaşı olmaması bilimsel faaliyetin anlaşılırlığına engel değildir. Uçaktan şehri seyretme örneğinden devam edelim. Uçak havalanırken kafanızı cama yapıştırarak şehri görmeye çabalamanızın en temel sebebi merak tır. Bu merakı gidermek için yapmakta olduğunuz şey gözlem dir. Bu gözlemi yaparken gördüklerinize anlam yükleyebilmek için daha önce bildiğiniz yerleri nirengi alarak bilmediğiniz yerleri keşfetmeye ve bu bilmediğiniz yerlerin özelliklerini anlamaya/açıklamaya çalışırsınız. Bu bilim adamlarının kendi araştırmaları için, daha önce başka bilim adamlarınca yapılmış araştırma bulgularını dikkate alarak kavrayışlarını geliştirmelerine benzer. Uçak yükseldikçe ve manevra yaptıkça değişen manzaranın yere olan mesafe ve açıyla ilgili olduğunu fark eder, yani mesafe ölçüm ünün önemini kavrarsınız. Daha önce fark etmediklerinizi gözlemlediğiniz bu seyahatin dönüşünde şehre inince, kuşbakışı gördünüz bazı mahallelerin yakın görünüşteki detaylarını uzaktan görünüşleriyle karşılaştırmak yani bilimsel ifadesiyle sınamak istersiniz. İki büyük düşünür Albert Einstein ve Bertrand Russell ın bilim tanımları uçak metaforuyla kastedilenleri iki farklı bakışla açıklamaktadır. Einstein ın tanımı; bilim; düzenden yoksun duyu verileriyle, mantıksal olarak düzenli düşünce arasında uygunluk sağlama çabasıdır. Russell ın tanımı; gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla, dünyaya ait olguları ve bu olgular arasındaki bağlantıları bulma çabasıdır. Einstein ın bilim tanımındaki; düzenden yoksun duyu verileri araştırılan olguya ilişkin gözlemleri işaret etmektedir. Gerçekten de aynı insanın farklı mesafe ve açılardan yaptığı gözlemler değişebildiği gibi, aynı uçağın diğer yandaki camlarından bakanların gözlemledikleri de farklı olabilir. Ama tüm gözlemler gözlemciler tarafından mantıksal düşünceyle uyumlu hale getirilerek anlamlandırılmaya çalışılır. Russell ın bilim tanımındaki gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla, dünyaya ait olguları ve bu olgular arasındaki bağlantıları bulma çabası da yine duyu verileri ile mantıksal düşüncenin uyumlandırılması yoluyla daha gelişmiş kavrayışa giden ilişkilendirme/bağlantıları bulma sürecine dikkat çeker. Gerçekten de uçakta önce bir mahalle, sonra onunla ilişkili diğer mahalleler fark edilmişti. Tüm bu tartışmaları ve büyük düşünürlerin yaklaşımlarını bir araya getirdiğimizde bilimin tanımını şu şekilde derleyebiliriz: Bilim; gözlemleyebildiğimiz evrene dair sistemli biçimde veriler elde etmek, elde edilenleri diğer verilerle mantıksal ve anlamlı biçimde ilişkilendirmek ve ulaştığımız tüm yargıları alternatif gözlem ve ilişkilendirmelerle tekrarlı sınamalara tabi tutmaktır. Uçak havalanırken gözlediğiniz şehre yönelik izlenimlerinizi uçağın farklı yüksekliklerinden hareketle anlatınız ve hangi anlatımın daha doğru/gerçerli olduğunu tartışınız. Bir anlatımın diğerinden daha doğru veya geçerli olmasını sağlayan ne olabilir? TEORİ (KURAM) NEDİR? İnsanlar ezelden beri çevrelerini gözlemler ve gözlemlerinden hareketle bazı mantıksal ilişkiler kurarak sonraki durumlar için çıkarımlarda bulunurlar. Örneğin ağaçlarda olgunlaşan tüm elmalar yere düşer. Bir tüy süzülerek yavaşça yere düşerken bir taş yere hızla düşer. Ama gökyüzünde gördüğümüz ay yere düşmez. Neden elmalar düşerken ay düşmez? Neden taş tüyden hızlı düşer. Merak duyup araştıran bilim adamları sayesinde artık bunların cevaplarını biliyoruz. Hepimiz Newton un kütle çekim teorisinden haberdarız ve biraz önceki sorulara bu teori yardımıyla cevap bulabileceğimizi biliyoruz. İlgisi olup bu teoriyi inceleyenler, teoride ağırlık, hız, kütle, sürtünme gibi kavramlardan ve bunların birbirleriyle ilişkilerinden bahsedildiğini ve hatta ilişkinin yapısının matematiksel bir formülasyonla ifade edildiğini bilir. Teori; bir takım olguları ve bu olgular arasındaki ilişkileri anlamlı bir örüntü oluşturacak şekilde ortaya koyan kavramsal sistemdir. Bu tanımı çözümlersek; teorilerin olgulara ilişkin olduğunu, etkileşim halindeki bir grup olgunun birbiriyle ilişkisini nitelediğini, bu nitelemenin mantıksal olduğunu ve teoriyi ortaya koyma işinin kavramsal düzeyde yapıldığını anlayabiliriz. Teori bir icat değil, doğada zaten var olan oluşları ortaya koyan bir keşfin açıklamasıdır. Bu keşifsel açıklamalar sonraki icatlar, yaklaşımlar, 4

8 gelişmeler için kaynaklık yapar. Örneğin kütle çekim teorisiyle herhangi iki cismin birbirini çekme durumunun niteliği ve bu çekime direnmek için gereken kuvvetin miktarı tespit edilebilmiş ve yerin çekim kuvvetini aşacak yeterlilikte uzay roketleri icat edilebilmiştir. Şüphesiz teoriler doğa bilimleri kadar sosyal bilimler alanında da hayatımızı yönlendirici etkiye sahiptir. Örneğin hepimiz Pavlov un şartlı refleks teorisi ni duymuşuzdur. Bu teoride şartsız uyaran ile şartsız refleks ve şartlı uyaran ile şartlı refleks arasındaki ilişkisel yapı açıklanmış ve bu teoriden esinle insanlar üzerinde de ödülün istendik davranış elde etmede etkili olduğunu temel alan öğrenme teorileri yapılandırılmıştır. Gerçekten ödül beklentisi insanların davranışlarını çoğu zaman güdülemektedir. Sınavlara çalışarak mezun olmak, mezun olarak iyi bir işe girebilmek, işte çok çalışarak yükselmek, ulaşacağımız ödüller için davranışlarımızın yönlenişinin örnekleridir. Reklamlarda önerilen ürünü satın aldığımız koşulda ulaşacağımıza koşullandırıldığımız durumlar veya duygusal haller de benzer koşullanma teorileri doğrultusunda tasarlanmaktadır. Özetle insan davranışlarını yönlendirmekten, uzaya roket göndermeye kadar girişilmiş bilinçli çabaların gerisinde teorilerle ifade edilen keşifler vardır. HİPOTEZ VE SINAMA NEDİR? Gözlemlerimize konu sayısız olgu vardır ve bu olgular arasında sayısız ilişki cereyan eder. Tüm bunları açıklamak için pek çok teori geliştirilmiştir ve insan merak duymaya ve gözlem yapmaya devam ettiği sürece de teoriler gelişmeye devam edecektir. Ancak bazen aynı olgusal ilişkileri açıklayan farklı teorilerin olgular arasındaki ilişkileri açıklayış biçimleri arasında farklılıklar olabilir. Veya bir teorinin açıkladığı olgusal ilişkinin başka koşullarda da geçerli olup olmadığı belirgin olmayabilir. Bu durumda teoride öyle olduğu belirtilen (önerilen) ilişkisel yapının gerçekten de doğru olup olmadığının test edilmesi yani sınanması gerekir. Bu durumda teorinin önermelerinden hareketle sınanmaya uygun yargı ifadeleri ortaya koyarız. Teoride önerilen olgular arası ilişkilerden hareketle sınanmak amacıyla belirtilen yargı ifadelerine hipotez denir. Gözlem yoluyla bir hipotezdeki yargının doğruluğunu veya yanlışlığını saptamak amacıyla yapılan testlere sınama denir. Hipotezler doğrulanmak için değil sınanmak için ortaya atılırlar. Bu bilimdeki nesnellik anlayışının bir gereğidir. Sınama ifadesi yerine doğrulama ifadesi kullanmak hata olur. Birlikte basit bir deneme yapalım. Ünitenin bir önceki bölümünde insan davranışlarının ödülle güdülendiğine işaret eden teorilerden bahsetmiştik. Ama hepimiz biliriz ki; bazen birine bir şeyi yaptırmanın alternatif bir yolu da onu bir ceza ile korkutmaktır. Burada belirgin bir yaklaşım farklılığı ortaya çıkmaktadır. Bir teori insanları istendik davranışa yönlendirenin ödül olduğu belirtirken bir diğeri insanları istendik davranışa yönlendirenin ceza olduğunu belirtebilir. İki alternatif yaklaşım arasında hangisinin geçerli olduğunu belirleyebilmek için hipotezler ortaya atar ve sınama yaparız. Örneğin; istendik davranışı yaratmanın yolu ödüldür veya istendik davranışı yaratmanın yolu cezadır gibi. Ama bu ifadeler sınanmak için yeterli açıklığa sahip değildir. Uygun sınanma ifadesi şu şekilde olabilir: Ödül beklentisi ile istendik davranış arasında pozitif ilişki vardır. Bu hipotezi sınamak için yeterli sayıda ve uygun nitelikte bir grup birey belirleriz. Daha önceden tasarladığımız bir konuda ve farklı düzeylerde ödül öneririz ve ardından davranışlarındaki değişimi gözlemleriz. Gözlemlerimizi (veriler) kaydeder ve bazı istatitiki tekniklerle analiz ederiz. Kabul edilebilir bir güven aralığında ödül arttıkça istendik davranışın da artığı sonucuna vardıysak, ödül ve istendik davranış arasında pozitif ikişki vardır bulgusuna ulaşırız. Yani hipotezimiz desteklenmiş olur. Aynı araştırma sürecini ceza beklentisi ile istendik davranış arasında pozitif ilişki vardır hipotezini sınamak için de uygulayabiliriz. Bu tip hipotezlere doğrusal ilişki arayan hipotezler denir. Bazen de ilişki doğrusal değil eğrisel olabilir. Örneğin ödül beklentisi başlangıçta düzenli biçimde istendik davranışa neden olabilir ancak, belirli bir süre sonra artık ödülün istendik davranış üzerindeki etkisi düşmeye başlayabilir. Bu tip hipotezlere eğrisel (curvlinear) ilişki arayan hipotezler denir. Ancak sosyal bilimler alanında gözlem konusu insan olduğu için değişimi süreğen biçimde gözleyecek biçimde hassas ölçüm yapmak kolay değildir. Bu nedenle eğrisel ilişki arayanlara kıyasla doğrusal ilişki arayan hipotezlere daha sık rastlanır. Bazen de ödül ve ceza yaklaşımlarının davranışa etkililiği konusunda kadın ve erkek veya çocuk ve yetişkin 5

9 arasında fark var mı diye merak ederiz. Bunu bilmek önemlidir çünkü böylece hangi gruba yönelik olarak hangi taktiğin daha etkili olacağını bilebiliriz. Bu durumda da fark arayan hipotezler ortaya atarız. Hipotezimizin sınanmaya uygun olan formu şu şekilde olabilir: Kadınlar ile erkekler arasında cezaya gösterilen tepki düzeyleri arasında fark yoktur. Bu tip sınamalarda özellikle ilişkinin yokluğunu öneren hipotezler test edilir. Eğer ilişkinin yok olduğunu öneren hipotez red edilirse bu ilişkinin varlığına delalet eder. Sonraki aşamada kadın ve erkekler arasında hangi grubun cezaya daha çok tepki verdiği yine eldeki gözlem verilerinin istatistiksel analiziyle belirlenir. Bir teknik direktörün takım oyuncularını ceza ile mi ödül ile mi yönlendirmenin daha sıkı antreman yapmalarını sağlayabileceğini bilmesi, bir önceki maçın kaybedilmiş veya kazanılmış olması koşullarında ödül veya cezadan hangisinin daha etkili olduğunu bilmesi ne kadar yararlı olurdu değil mi? Alternatif koşullarda ödül ve cezanın davranışa etkisini açıklayan teorilerden hareketle önereceğimiz hipotezleri farklı takımlar üzerinde sınayarak doğru taktikleri geliştirebilmek heyecan verici olmaz mı? GÖZLEM NEDİR? Gözlem bir bilimsel araştırmada veri toplamak için kullanılan tekniklerin genel adıdır. Her araştırmanın amacı doğrultusunda nasıl bir gözlem yapılması gerektiği, yani uygun veri toplama teknikleri tasarlanır. Pozitivist bilim anlayışında sıklıkla kullanılan görgül bilim ifadesi de buradan gelir. Yani doğrudan ya da dolaylı olarak gözlenemeyen (metafizik) konular bilimsel faaliyetin dışındadır. Bu haliyle bilim, salt bir akıl yürütme faaliyeti olmaktan da uzaklaşır. Bu yaklaşım araştırmacıları tarafsız gözlem sonucu elde edilen veriler üzerinden konuşmaya yöneltir. Bilim adamı; gözlem verilerinin işaret ettiği bulgular üzerinden nesnel yorum yapar. Sistematik olarak tasarlanmış ve tekrarlanabilirliği sağlayacak şekilde raporlanmış gözlem süreçleri sonucu ulaşılan bulgular; bir araştırmacının öznel görüşünü yansıtmaktan çıkar. Bilimsel araştırmada alternatif gözlem yolları vardır. Bunlardan biri deneydir. Laboratuvar deneyleri karıştırıcı koşulların en üst düzeyde kontrol altında tutulabilmesi imkânını sağlar. Alan deneyleri karıştırıcı koşullardan izolasyon konusunda zayıf nitelik gösterse de sosyal bilimler alanında uygulanan gözlem tekniklerinden bir diğeridir. Deneysel olmayan yöntemlerle yapılan gözlemlerin en yaygınlarından biri yapılandırılmış görüşmelerdir. Halk arasında yaygın kullanımda anket olarak adlandırılan bu gözlem tekniği, çok sayıda veriye ekonomik olarak ulaşmayı sağladığı için yaygın kullanım alanı bulmaktadır. Çok sayıda örnekleme ulaşma imkânı tanıması nedeniyle, nüfus genellemesi (population sampling) amacını taşıyan araştırma tasarımları için uygundur. Genellikle nitel araştırma tasarımlarıyla ilişkilendirilerek uygulanan diğer gözlem çeşitleri; yarı yapılandırılmış görüşme, yapılandırılmamış görüşme ve odak grup görüşmeleridir. Bu tip gözlem teknikleri araştırmacının konuya ilişkin kavrayışını derinlemesine geliştirmesine ve çok yönlü ve detaylı veri toplamasına olanak tanır ve daha esnektir. Ancak bu tip gözlemlerde; çok sınırlı sayıda örneklemle çalışılabilmektedir. Bu nedenle; amacı nüfus genellemesi olan araştırmalardan ziyade, teorik genelleme (theoretical sampling) olan araştırmalarda kullanılır. Bunların dışında araştırma amacına uygun olarak, günlükler, resimler, arşivler gibi diğer dökümanlar üzerinde ve sosyal olaylarda da veri toplama için gözlem yapılabilir. Her gözlem tekniğin uygulamada pek çok ayrıntısı ve üstün ve zayıf yönleri vardır. Ancak bu konular bu bölümün amacı ve kapsamı dışında olduğu için ayrıntıya girilmemiştir. Önemli olan; seçilen gözlem teknik veya tekniklerinin araştırma amaçlarına uygunluğunun savunulabilmesidir. NÜFUS VE ÖRNEKLEM NEDİR? Bir önceki bölümde teorilerdeki önermeleri test etmek için hipotezler geliştirdiğimizden bahsetmiştik. Bu hipotezleri sınamak için de yeterli sayı ve uygun nitelikte bir grup birey belirlediğimizi söylemiştik. Bu bireyler üzerinde gözlem yapmış ve elde ettiğimiz verilerden hareketle de sonucu yorumlamıştık. Bu anlatılanlar gösteriyor ki; hipotezlerimizi sınamak için yeterli sayı ve uygun nitelikte bireyi gözlemlemeliyiz. Peki neden merak ettiğimiz konuyla ilgili herkesi gözlemlemiyoruz? Sadece bir grup insanı gözlemliyorsak, yeterli sayı ve uygun nitelik nedir? Sadece bir grup insanı gözlemleyerek 6

10 ulaştığımız verilerin gösterdiği sonucu herkese genellemek doğru olur mu? Bu soruların cevaplarını nüfus ve örneklem kavramlarından hareketle verebiliriz. Annenizi kek yaparken izlemişsinizdir. Un, şeker, yumurta ve yağdan belirli miktarlarda koyar ve iyice karıştırır. Tadı yerinde oldu mu diye parmağının ucuyla bir miktar alır ve tadar. Tadı yerinde mi diye bütün bulamacı yemesi gerekmez! Parmak ucunda duran küçük bulamaç, tüm bulamacın özelliklerini zaten taşımaktadır ve tüm hakkında fikir verir. İşte buradaki bulamacı nüfus, kâfi miktardaki parmak ucu tadımlığını da örneklem olarak değerlendirebilirsiniz. Bulamacın denenen kısmının bütünün özelliklerini gösterdiğini bilirsiniz. Yani nüfus ; hakkında araştırma yaptığımız, belirli bir konuda niteliğini öğrenmek istediğimiz kitlenin bütünüdür. Örneklem ise nüfusun genel özelliklerini yansıtan, yani nüfusun bütününü temsil niteliği taşıyan, yeterli büyüklükteki şeçilmiş nüfus parçasıdır. Nüfus ve nüfusu temsil eden örneklem seçiminde sosyal bilimlerdeki yaklaşım da kek tatmaya benzer niteliktedir. Genel seçimlere yakın; pek çok haber mecrasında, seçimlere giren partilerin oy dağılımlarına yönelik haberler verilir. Bunlar bazı kuruluşların seçimlere yönelik yaptıkları kamuoyu yoklamalarının sonuçlarıdır. Seçimler sonucunda bazı araştırma kuruluşlarının seçim sonuçlarını hatasız öngörebildiğini duyarız. Bu kamuoyu yoklamalarını yapmak için Türkiye de oy verme ehliyetine sahip nüfusun tümüne tercihini önceden sormak; ne zaman, ne de maddi imkânlar açısından uygun değildir. Bu koşulda nüfusu temsil yeteneğine sahip örneklem seçilir. Burada önemli püf noktası seçilen evrenin nitelik ve sayı bakımından örneklemi temsil yeteneğidir. Bu nasıl sağlanabilir? Aynı örnekten hareket edersek, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye nüfusunun demografik yapısı belirlidir. Yüzdesel dağılımla ne kadarı erkek, ne kadarı kadın, yaş gruplarının dağılımı nasıl, bölgelere göre nüfus dağılımı nasıl, gelir dağılım yapısı nasıl, kırsal ve kentsel yerleşim yoğunluğu, meslek grupları gibi farklı demografik verilere ulaşmak mümkündür. Bu verilere ulaştıktan sonra, tüm gerekli görülen demografik kategorilerden yeter sayıda katılımcıdan görüş sormak yeterli olacaktır. Örneğin Türkiye nüfusun %45 i erkek %55 i kadınsa, verilerin %45 i erkek %55 i kadın katılımcılardan oluşmalıdır. Aslında farklı amaçlar için doldurduğumuz anket formlarının giriş bölümünde bize sorulan demografik sorular (cinsiyet, yaş, meslek, gelir gibi) örneklem niteliğinin evren niteliğiyle uygunluğunu belirlemek içindir. Böylece araştırmacı topladığı verinin nitelik olarak örneklemi temsil ettiğinden emin olur. Bu durum genelleme yapabilmenin ön aşamasıdır. Nitelik açısından temsil yeterliliğini sağladıktan sonra dikkate alınması gereken diğer konu sayısal yeterliliktir. Bu konuda istatistiksel bazı hesaplama yöntemlerinden yararlanılır. Bilgisayar destekli istatistik programları da bu konuda yardımcı olabilir. Örneklem büyüklüğü konusunda ayrıntılı bilgi için şu kitap incelenebilir: Özdamar, Kazım (2003). Kaan Kitabevi, Eskişehir. BAĞIMLI, BAĞIMSIZ VE ARACI DEĞİŞKENLER NEDİR? Bu ünitenin başında yaptığımız bilim tanımını hatırlayalım. Bilimi; gözlemleyebildiğimiz evrene dair sistemli biçimde veriler elde etmek, elde edilenleri diğer verilerle mantıksal ve anlamlı biçimde ilişkilendirmek ve ulaştığımız tüm yargıları alternatif gözlem ve ilişkilendirmelerle tekrarlı sınamalara tabi tutmak olarak tanımlamıştık. Peki bilimsel faaliyete neden ihtiyaç duyarız? Bu soruya felsefi açıdan, ereksel açıdan, sosyolojik açıdan, ideolojik açıdan pek çok farklı cevaplar verilebilir. Burada bizi ilgilendiren bilimin fonksiyonel açıdan yapılma sebebi. Fonksiyonel açıdan neden bilim yaptığımız sorusu, bilim ne işe yarar sorusuyla aynı anlamda ele alınabilir. Bilim; (en genel haliyle) olgular arasındaki neden-sonuç ilişkilerinin yapısını çözümlemeye yarar. Neden ve sonuç arasındaki yapısal ilişkiyi çözümlediğimiz zaman; nedenleri değiştirerek (manipüle ederek), sonuçları daha istendik hale getirebiliriz. Örneğin günümüzde insanların aşırı kilolu olması bir sorundur. Bilim adamları bu soruna çözüm önerileri üretebilmek için aşırı kilolu olma durumunun nedenlerini araştırır. Farklı alanlardan bilim adamları farklı açılardan bu durumun nedenlerini sorgular. Örneğin bir sosyolog yalnız veya grup halinde yemenin yeme miktarıyla ilişkisini araştırırken, bir iletişimci, televizyondaki reklamların atıştırma eğilimi üzerindeki etkisini inceleyebilir. Bir hekim sık veya seyrek yemenin kan şekeri ve insülin direnci üzerindeki etkisini araştırabilir. Bu araştırmalar; hangi nedenin (nedenlerin) araştırılan sonuca sebep 7

11 olduğunu keşfetmeyi sağlar. Dahası; nedendeki pozitif veya negatif yönlü değişme düzeylerinin, sonucu etkileme düzeyi de belirlenir. Buna göre nedendeki bir birimlik değişmenin sonucu ne kadar değiştirdiği anlaşılır. Tıpkı yetişkin bir insanın günlük alması gereken ortalama 2500 kalorilik miktarın %10i azaltılmasının, kilo seviyesini belirli bir sürede %15 azaltması gibi (bu örnek tamamen varsayımsaldır). Burada, neden sonuç ilişkisi kurulan ve karşılıklı etkileşim durum ve düzeyleri incelenen olgulara değişken denir. Belirli bir sonucun nedeni olan, yani sonucun durumu üzerinde değişime neden olan değişkene bağımsız değişken denir. Bir nedene bağlı olarak durumu değişen değişkene ise bağımlı değişken denir. Yani bağımlı değişkendeki değişim, bağımsız değişkendeki değişime bağlıdır. Örneğin kilo ve yeme miktarı arasındaki ilişkiye bakarsak; kilo, bağımlı değişkendir ve yeme miktarına göre değişir. Yeme miktarı ise bağımsız değişkendir. Bu ders üzerinde tartıştığınız bazı arkadaşlarınız size, Bu doğru değil, yemiyorum ama yine de kilo alıyorum. Su içsem yarıyor diyecektir. Oysa siz yemeyi biraz azalttığınızda hemen kilo veriyor olabilirsiniz. Yemeği azaltınca siz hemen kilo verirken, diğer arkadaşınız için bu durumun geçerli olmama sebebi aracı değişkenler yoluyla açıklanır. Aracı değişkenler; bağımsız ve bağımlı değişken arasındaki ilişkinin yapısına farklı biçimlerde etki eden üçüncü grup değişkenlerdir ve moderatör ve mediatör değişken olarak iki gruba ayrılırlar (Baron ve Kenny, 1986). Mediatör ve moderatör değişkenlerin her ikisi de bağımsız ve bağımlı değişken arasındaki ilişkinin yapısında farklılığa yol açmasına rağmen birbirlerinden farklıdırlar ve karıştırılmamalıdırlar. Bağımlı ve bağımsız değişken arasında öngörülen ilişkinin yapısında değişikliğe neden olma potansiyeline sahip farklı gözlem kategorilerine moderatör değişken denir. Moderatör değişken; bağımsız ve bağımlı değişken arasındaki ilişkinin yönüne ve/veya gücüne etki eden üçüncü değişkendir. Örneğin ailenin gelir düzeyiyle çocukların aldıkları toplam eğitim süresi arasında doğrusal bir ilişki kurulabilir. Burada ailenin gelir düzeyi bağımsız değişkendir, çocukların eğitim süresi bağımlı değişkendir. Ailelerin maddi durumu iyileştikçe, çocukların eğitim aldıkları sürenin arttığı varsayılabilir. Ama bu ilişkide moderatör değişken olarak çocuğun zihinsel engelinin varlığı/yokluğu dikkate alındığında, ilişkinin yapısı değişebilir. Yani incelenen çocukların zihinsel engelinin olup olmamasına bağlı olarak bağımsız ve bağımlı değişken ilişkisinde gözlenen yapı değişebilir. Örneğin çocukta zihinsel bir anomali olmadığı koşulda; aile geliri arttıkça çocuk daha uzun süre eğitim alıyorken; çocuk zihinsel engelli olduğunda; aile geliri ile eğitim süresi arasında anlamlı ilişki çıkmayabilir. Özetlersek; ailenin gelir düzeyi = bağımsız değişken, çocukların eğitim süresi = bağımlı değişken, çocuğun zihinsel durumu = moderatör değişken. Burada dikkat çekici olan; bağımlı ve bağımsız değişken arasında anlamlı bir ilişki varken, moderatör değişkenin ne bağımlı ne de bağımsız değişkenle arasında anlamlı bir ilişki yoktur. Ama buna rağmen bağımlı ve bağımsız değişken arasındaki ilişkinin yapısını etkiler. Yani aile geliri ve eğitim süresi ile çocuğun zihinsel durumu arasında doğrudan bir ilişki (korelasyon) yoktur. Ama ailenin gelir düzeyi ile çocukların eğitim süresi arasındaki ilişki çocuğun zihinsel durumuna göre farklılaşabilir. Bağımlı ve bağımsız değişken arasında gözlenen ilişkinin şiddetini, bu değişkenlerle olan farklı ilişkisi nedeniyle azaltan veya ortadan kaldıran değişkene mediatör değişken denir. Mediatör değişkeni bir örnek üzerinden anlatalım. İnsanların bizim firmamızın kıyafetlerini tercih etmelerini sağlayacak bir reklam tasarlamak istiyoruz. Satın alma eğilimini (üzerinde değişiklik yapmak istediğimiz bağımlı değişken) arttırmak için reklamda hangi niteliğe vurgu yapmamız gerektiğini (yani bağımlı değişkeni etkileyen bağımsız değişkenleri) saptayacağız. Bu nitelikler kıyafetin kalitesi (tüketicinin algıladığı kalite) ve fiyatı (tüketicinin algıladığı fiyat) olsun. Gerçekten de fiyat ve kalite, bir kıyafeti alma kararımızda etkili olabilir değil mi? Böylece elimizde ilişkisel yapısını çözmemiz gereken üç değişken oldu. Bu üç değişken; algılanan fiyat (bağımsız değişken), satın alma eğilimi (bağımlı değişken) ve kalite algısı (mediatör değişken). Önce değişkenlerin tek tek birbirleriyle ilişkisine bakalım: 1. Algılanan fiyat (bağımsız değişken) ile satın alma eğilimi (bağımlı değişken) arasında negatif ilişki var. Yani fiyat arttıkça insanlar satın almaktan çekinir. 8

12 2. Algılanan kalite (mediatör değişken) ile satın alma eğilimi (bağımlı değişken) arasında pozitif ilişki var. Yani kaliteli ürünleri almayı tercih ederiz. 3. Algılanan fiyat (bağımsız değişken) ile algılanan kalite (mediatör değişken) arasında pozitif ilişki var. Yani bir ürünün fiyatının yüksek olmasını bize onun kaliteli olduğunu düşündürür. Eğer biz reklamda sadece fiyat unsurunun yüksekliğini vurgularsak, bu insanlarda satın alma eğilimini azaltabilir (1. maddeye bakınız, iki değişken arasında negatif korelasyon vardı). Ama biz fiyatın yanısıra kalite vurgusunu aynı anda kullanırsak, bu yüksek fiyatın satın alma eğilimi üzerindeki negatif etkisini azaltabilir ve hatta ortadan kaldırabilir çünkü kalite vurgusu ürünün fiyatının yüksek olmasını anlaşılır kılar. Yani mediatör değişken (kalite); bağımsız değişkenin (fiyat) bağımlı değişkenle (satın alma eğilimi) olan negatif ilişkisini azaltabilir ve hatta ortadan kaldırabilir. Moderatör değişkenin bağımlı ve bağımsız değikenler ile arasında doğrudan bir ilişki olmamasına rağmen; mediatör değişkenin hem bağımlı hem de bağımsız değişkenle arasında anlamlı ilişki vardır. Bu haliyle moderatör değişken; bağımlı ve bağımsız değişken ilişkisinin farklı kategoriler (kadın-erkek, engelli engelsiz) için değişmesine neden olurken, mediatör değişken hem bağımlı hem de bağımsız değişkenle olan ilişkisi nedeniyle bağımlı ve bağımsız değişken arasındaki ilişkinin gücünü etkilemektedir. Bağımsız değişken olan yeme miktarıyla, bağımlı değişken olan kilo miktarı arasındaki ilişkinin yapısında değişime neden olan mediatör ve moderatör değişkenler neler olabilir? Anne baskısı ve hormon düzensizliği iki aracı değişken olarak dikkate alınırsa, hangisi mediatör, hangisi moderatör olabilir? VERİ, BULGU, BİLGİ VE SOYUTLAMA NEDİR? Bilimsel çalışmalarda sıklıkla kullanılan ifadelerden biri de veridir. Veri; araştırmamızda incelediğimiz değişkenlerin gözlenen niteliksel veya niceliksel özelliklerine atfen saptanan değerlerdir. Örneğin; Türkiye İstatistik Kurumu her yıl enflasyon oranlarını açıklar. Bu bir veridir. Bu verinin elde edilmesi için enflasyon sepeti içinde dikkate alınacak ürün grupları belirlenir. Enflasyon sepeti şüphesiz çok çeşitli ürün gruplarından oluşmaktadır, ancak örneği basitleştirmek adına bu sepette giyim, gıda, ulaşım ve barınma gideri olduğunu varsayalım. Sepetteki her bir ürün grubunun hanehalkı harcamaları içindeki göreli payının öngörülmesi gerekir. Örneğin giyim %10, gıda %50, ulaşım %10, barınma %30 gibi. Enflasyon hesaplaması için her bir ürün grubunun kapsamı (örneğin gıda grubu için; un, şeker, tuz, et süt, yumurta gibi) belirlenir ve ilgilenilen dönem için (enflasyon hesaplamasında geçmiş bir yıl) belirlenen kalemlerdeki fiyat değişimleri kaydedilir, ortalamaları alınır. Sepetteki tüm ürün grupları için aynı işlem tekrar edilir. Bu örnekte gözlenen ürün fiyatları ve fiyatlardaki değişim oranları veri dir. Amaca uygun olarak; tablolar, grafikler veya alternatif şekillerle gösterilebilirler. Yani araştırmacıların amaçları doğrultusunda inceledikleri değişkenlerin aldıkları değerler veridir. Araştırmacılar veri elde etmek için bizzat kendileri gözlem yapabilecekleri gibi, amaca ve koşullara göre başkalarının gözlemleri sonucu elde edilmiş verilerden de yararlanabilirler. Araştırmacının bizzat kendi gözlemleri sonucu elde edilen verilere birincil veri denir. Araştırmacı amaçları doğrultusunda birinci elden gözlem yapar ve sonuçlarını kaydederek kendi verilerine ulaşır. Ancak bu her zaman gerekli ya da mümkün olmayabilir. Örneğin Türkiye nin son 20 yıldaki enflasyon oranları ve yatırım harcamaları arasındaki ilişkiyi incelemek istediğimizi düşünelim. Son 20 yıldaki, fiyat değişim yapısını gözlemleyerek enflasyon oranlarını ve yatırımlara harcanan toplam meblağı tespit etmeye çalışmak anlamlı değildir ve hatta münferit bir araştırmacı için mümkün değildir. Bu koşulda incelenen konuda daha önce derlenmiş verilerden yararlanılır (örneğin Türkiye İstatistik Kurumu verileri). Daha önce farklı araştırmaların gözlemleri sonucu elde edilmiş verilere ikincil veri denir. İkincil verileri elde etmek birilcil verilere kıyasla daha pratiktir ve daha az zaman alır. Çünkü yeni bir gözlem süreci gerektirmez. Bu nedenle ikincil verilerin maliyeti, birincil veri toplamaya kıyaslaya daha düşüktür. Ancak ikincil veriler her zaman birincil veriler kadar geçerli olmayabilir. Çünkü ikincil veriler daha önce farklı bir amaçla toplanmışlardır ve sonradan tasarlanan diğer araştırmanın amaçlarına ve gereklerine tam uygunluk göstermeyebilir. İkincil veri bazen tek bir kaynaktan elde edilebilir ve bu verilerin güvenilirliğini sınamak 9

13 için alternatif bir kaynak bulunamayabilir. Oysa birincil veride tekrarlı gözlemler yapılarak verinin güvenilirlik durumundan daha çok emin olunabilir. Veriler, ulaşılmak istenen bulgunun girdisini oluştururlar. Bölümün başındaki enflasyon hesaplaması örneğini hatırlayın. Enflasyon hesaplaması için alternatif ürün gruplarındaki kategorilere ilişkin elde edilen tüm veriler, başta öngörülen biçimde oranlanarak bütüne yansıtılır ve nihai enflasyon oranı bulunur. Bu nihai oran bulgu dur. Veya ikincil verilerden yararlanan bir araştırmacının son 20 yıldaki enflasyon oranları ve yatırım harcamaları verilerine ikincil kaynaklardan ulaştığını ve iki değişkenin ilişkisel yapısını çözümlediğini düşünün. Ortaya konan ilişkisel yapı da bulgu dur. Bulgu; verilerin amaç doğrultusunda seçilmesi, sınıflanması ve ilişkilendirilmesiyle ulaşılan sonuçtur. Veriler ham halleriyle bulgu olma niteliğine kavuşamazlar. Veriler amaca göre işlenerek (analiz edilerek) daha üst soyutlama seviyesine ulaşırlar ve bulgu haline gelirler. Aksi koşulda tek başına domatesin veya kiranın veya otomobilin fiyatlarını ve fiyatların değişim değerlerini veya her yıl yatırımlara ayrılan toplam meblağı belirlemiş (gözlemlemiş) olmak anlam ifade etmez. Parça parça elde edilen gözlem verileri anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde ortaya konduğu koşulda bulgulara ulaşılmış olur. Verilerin analizi sonucu ulaşılan bulgu da anlam yüklenmesi (soyutlama seviyesi) açısından yetersizdir. Türkiye deki enflasyon oranının %10 olarak bulunduğunu varsayalım. Bu bulgunun anlamı nedir? Yüksek mi düşük mü, refah seviyesi açısından, iyi mi kötü mü? Bulguların bilgi haline ulaşabilmesi için daha üst soyutlama seviyelerine ihtiyaç vardır. Soyutlama; gözleneni, bağlamı içerisinde değerlendirmektir. Ağlayan bir çocuk ve yanında ilgisiz bir anne gördüğünüzü düşünün (bunlar sizin gözlem verileriniz). Tek başına bu görüntü bir şey ifade etmez. Annenin ilgisizliği sürdükçe çoçuğun çığlıklarının arttığını fark ettiğinizde, annenin tutumu ile çocuğun tepkisi arasında bir ilişki olduğunu anladınız (bu sizin gözlem verileri sonucu ulaştığınız bulgu). Bu bulguyu nasıl yorumlarsınız? Çocuk canı yandığından mı, istediği oyuncak alınmadığından mı ağlamaktadır? Anne çocuğun canının yanmasını umursamadığı için mi, yoksa istediği bir şeyi elde etmenin yolunun ağlamak olmadığını öğrenmesi için mi kayıtsız durmaktadır? Eğer anne çocuğun canının yanmasını umursamıyorsa yargınız farklı, anne bu tavrıyla çocuğa, ağlamanın istediği bir şeyi elde etmenin yolu olmadığını göstermeye çalışıyorsa yargınız farklı olacaktır. Bir bulgu, bağlamından bağımsız ele alındığında anlaşılamayabilir veya daha kötüsü yanlış anlaşılabilir. Bu nedenle bilimde bulgular bilgi haline dönüştürülürken hangi bağlamla anlam yüklendikleri açıklanır. Bilgi; üst kavramlarla gerekçelendirilerek ilişkilendirilen bulgulardır. Yani bir bulgu ancak soyutlama bağlamı ve mantıksal kurgusu gerekçelendirilerek açıklandığı koşulda bilgi olma niteliğine kavuşur. Soyutlamanın yapılmasını sağlayan bağlamlar üst kavramlar dır (çocuğa kayıtsız kalan anne örneğinde; ilgi/ilgisizlik, sorumluluk/sorumsuzluk, terbiye, yaklaşım, gibi üst kavramlar). Bilimsel bir bulgunun bilgi haline dönüşebilmesi için, bir bulguya anlam kazandıran kavramsal çerçevenin (kavramsal çerçeve de teoriden gelir) belirgin olması gerekir. Yani gözlem verilerinden hareketle elde edilen bulguların hangi bağlamda değerlendirildiği mantıksal gerekçelendirmelerle açıklanır. Böylece bilimsel bulgunun hangi üst kavramlarla ilişkilendirildiği bilinir ve bilgi; bağlamı içinde güvenilir ve geçerli olur. Burada açıklanan bilgi; gözleme dayalı uslamlamanın, daha önce üretilmiş bilgilerle anlamlı şekilde ilişkilendirilmesiyle oluşturulan bilimsel nitelikteki bilgi dir. Değişkenlerin aldıkları tespit edilen değerler, diğer deyişle gözlem sonucu elde edilen veriler, araştırma tasarımına göre önerilen hipotezlerin sınamaya tabi tutulabilmeleri için gereklidir. Ünitenin üst bölümlerindeki tartışmalardan hatırlanacağı üzere; bilimsel bir araştırmada, teoriden hareketle değişkenler arasında var olduğu öngörülen ilişkileri sınıyorduk. Bu sınama için önce bağımsız değişkenin farklı düzeyleri için veri topluyor, sonra bağımsız değişkenin her bir düzeyi için bağımlı değişkenin düzeylerini belirliyorduk. Bağımlı ve bağımsız değişkenin niteliksel veya niceliksel özelliklerinin aldıkları değerleri veri olarak adlandırmıştık. Bağımlı ve bağımsız değişkenin birlikte değişim durumunu incelediğimizde, yani bağımsız değişkendeki değişimin, bağımlı değişkendeki varyasyonu açıklama düzeyini ve yapısını saptadığımızda bulgulara ulaşmış oluruz. Bilimsel araştırma tasarımlarında bulgu; araştırma amaçları 10

14 doğrultusunda test edilmek üzere ortaya atılan hipotezlerin sınama sonuçlarıdır. Bu bulguları, dayanılan teoriler ve/veya alternatif teorik yaklaşımlardan hareketle (bilimin tanımlandığı bölümdeki uçak örneğindeki nirengi noktasının işlevini hatırlayın) tartışarak ve yorumlayarak bulguya anlam yüklendiğinde bilgiye ulaşılmış olur. Bir bulguyu anlamlı kılan, bütün ile ilişki içerisinde kavrayışa yaptığı katkıdır. Tıpkı yapboz parçalarının tek tek bir anlam ifade etmeyip, kendileriyle ilişkili diğer parçalarla bir araya geldikçe anlam bulması gibi, her bulgu (yapboz parçası) bütün içinde uygun bağlama yerleştikçe (soyutlandıkça) anlam bulur ve bilgi olma niteliğine kavuşur. GEÇERLİLİK VE GÜVENİLİRLİK NEDİR? Geçerlilik ve güvenilirlik, bilimsel bilginin niteliğinin yorumlanışında kullanılan temel kavramlardır. Bilimsel bilgiyi diğer bilgi türlerinden ayırırken, geçerli ve güvenilir olduğu vurgulanır. Geçerlilik, bilimsel bulguların doğru olması, gerçeği göstermesidir. Güvenilirlik, tekrarlı sınamalarda aynı sonuca ulaşılmasıdır. Yani bilimsel bilgi, doğru olanı göstermeli (geçerlilik) ve bu doğru süreğen olmalıdır (güvenilirlik). Hatta bilim geçerli ve güvenilir bilgi olarak tanımlanabilmektedir. Geçerli olması gerekenin gerçekte ne olduğu konusunda farklı yaklaşımlar vardır. Geçerlilik genellikle ölçme aracının bir fonksiyonu olarak görülür. Ölçme aracının geçerliğinin sayısal ispatı için bazı istatistik analizler yapılır ve analiz sonuçlarının belirli kriterleri karşılaması beklenir. Diğer yandan geçerlilik ölçek ve ölçme süreçleri, yani tasarımın kendisi ile ilişkili bir kavram olarak da görülebilmekte veya araştırma sonuçlarının doğruluğu ile de ilişkilendirilebilmektedir. Yani geçerlilik niteliği atfedilen; araştırma tasarımı, ölçme aracı veya bulgular olarak değerlendirilebilmektedir. Bilimden beklenenin özü itibariyle doğru ve genellenebilir bilgi üretmesi olduğu düşünüldüğünde, geçerli yani doğru olması beklenenin en genel itibariyle bulgular olduğu söylenebilir. Ölçme aracını geçerli kılma çabası da nihayetinde geçerli bulgulara ulaşmak içindir. Bilimsel bulguların geçerliliğinin sağlanabilmesi için tüm araştırma sürecinin geçerlilik argümanını destekleyecek şekilde tasarlanması gerekir. Seçilen yöntemin amaca uygunluğu ilk adımdır. Gözlem teknik, araç ve süreçlerinin tasarımında, (1)araştırmacı yanlılığının (reseracher bias) engellenmesi, (2)araştırmacı yönlendirmesinin (responce construction) engellenmesi, (3)teyit edici yaklaşımların (confirmist responces) engellenmesi ve (4)sosyal kabul edilirlik kaygısının engellenmesi gerekir. Bunların dışında örneklemin uygunluğu, örnekleme tekniğinin uygunluğu, veri toplama zamanının uygunluğu, analizlerin uygunluğu da nihayetinde bulguların geçerliliği açısından önemlidir. Güvenilir olması gerekenin gerçekte ne olduğu konusunda da farklı yaklaşımlar vardır. Güvenilirliği de geçerlilik gibi ölçme aracının bir niteliği olarak gören yaklaşımlar olmakla birlikte, aynı ölçme aracıyla yapılan tekrarlı ölçümlerde aynı bulgulara ulaşmak olarak değerlendiren yaklaşımlar da vardır. Güvenilirlik, bilimsel bilginin evrenselliği yani genel geçerliğiyle ilgilidir. Bilimde genellenebilir ve evrensel bilgilere ulaşma çabası vardır. Elbette genelleme için tekrarlı sınamalar gerekir. Tekrarlı sınamalarda aynı bulgulara ulaşıldığı görüldüğünde, güvenilirlikten bahsedilebilir. Tekrarlı sınamalarda aynı bulgulara ulaşabilmenin ön koşulu şüphesiz ölçme aracının güvenilir olmasıdır. Bununla birlikte bulguların güvenilirliğinden emin olmak için tekrarlı sınamalarda aynı bulgulara ulaşmak gerekir. Bunun için araştırmacıların bilimsel çalışmalarını tekrarlanabilirliğe uygun detayda raporlamaları gerekir. 11

15 Özet Bu bölümde, bilimsel söylemleri daha açık anlayabilmeniz için bilime dair bazı olguların kavramsal tanımları açıklanmıştır. Olgu ; doğada var olan ve duyular yoluyla gözlemlenebilen oluşlardır. Bir olguya dair gözlenmiş ortak bir karakteristik yapı, özellik ve durumların açıklamasını içeren ifadelere kavramsal tanım denir. Bu bölümde verilen kavramsal tanımlar pozitivist metodoloji bağlamında tasarlanmıştır. Bilimin ne olduğu konusunda net bir uzlaşı olmamakla birlikte, en genel haliyle tanımlarsak; bilim; gözlemleyebildiğimiz evrene dair sistemli biçimde veriler elde etmek, elde edilenleri diğer verilerle mantıksal ve anlamlı biçimde ilişkilendirmek ve ulaştığımız tüm yargıları alternatif gözlem ve ilişkilendirmelerle tekrarlı sınamalara tabi tutmaktır. Teori; bir takım olguları ve bu olgular arasındaki ilişkileri anlamlı bir örüntü oluşturacak şekilde ortaya koyan kavramsal sistemdir. Bu tanımı çözümlersek; teorilerin olgulara ilişkin olduğunu, etkileşim halindeki bir grup olgunun birbiriyle ilişkisini nitelediğini, bu nitelemenin mantıksal olduğunu ve teoriyi ortaya koyma işinin kavramsal düzeyde yapıldığını söyleyebiliriz. Teoride önerilen olgular arası ilişkilerden hareketle sınanmak amacıyla ortaya konan yargı ifadelerine hipotez denir. Gözlem yoluyla bir hipotezdeki yargının doğruluğunu veya yanlışlığını saptamak amacıyla yapılan testlere sınama denir. Gözlem bir bilimsel araştırmada veri toplamak için kullanılan tekniklerin genel adıdır. Sistematik ve tekrarlanabilirliğe uygun raporlanmış gözlem süreçleri, araştırma bulgularının nesnelliği açısından önemlidir. Hipotez sınamalarda belirli bir nüfusa genellenme amacı olabilir. Nüfus; hakkında araştırma yaptığımız, belirli bir konuda niteliğini öğrenmek istediğimiz kitlenin bütünüdür. Hipotezleri sınamak için kitlenin bütününe ulaşmak her zaman mümkün olmaz veya gerekli de olmayabilir. O koşulda hipotezlerimizi örneklemden topladığımız verilerle sınarız. Örneklem nüfusun genel özelliklerini yansıtan, yani nüfusun bütününü temsil niteliği taşıyan, kâfi büyüklükteki şeçilmiş nüfus parçasıdır. 12 Belirli bir örneklemi gözlemleyerek sınadığımız hipotezler değişkenlerden hareketle kurulur. Neden sonuç ilişkisi kurulan ve karşılıklı etkileşim durum ve düzeyleri incelenen olgulara değişken denir. Belirli bir sonucun nedeni olan, yani sonucun durumu üzerinde değişime neden olan değişkene bağımsız değişken denir. Bir nedene bağlı olarak durumu değişen değişkene ise bağımlı değişken denir. Yani bağımlı değişkendeki değişim, bağımsız değişkendeki değişime bağlıdır. Bağımsız ve bağımlı değişken arasındaki ilişkinin yapısına farklı biçimlerde etki eden üçüncü grup değişkenlere aracı değişkenler denir ve moderatör ve mediatör olarak iki gruba ayrılırlar. Bağımlı ve bağımsız değişken arasında öngörülen ilişkinin yapısında değişikliğe neden olma potansiyeline sahip farklı gözlem kategorilerine moderatör değişken denir. Moderatör değişken; bağımsız ve bağımlı değişken arasındaki ilişkinin yönüne ve/veya gücüne etki eden üçüncü değişkendir. Bağımlı ve bağımsız değişken arasında gözlenen ilişkinin şiddetini, bu değişkenlerle olan farklı ilişkisi nedeniyle azaltan veya ortadan kaldıran değişkene mediatör değişken denir. Moderatör değişkenin bağımlı ve bağımsız değikenler ile arasında doğrudan bir ilişki olmamasına rağmen; mediatör değişkenin hem bağımlı hem de bağımsız değişkenle arasında anlamlı ilişki vardır. Bu haliyle moderatör değişken; bağımlı ve bağımsız değişken ilişkisinin farklı kategoriler (kadın-erkek, engelli engelsiz) için değişmesine neden olurken, mediatör değişken hem bağımlı hem de bağımsız değişkenle olan ilişkisi nedeniyle bağımlı ve bağımsız değişken arasındaki ilişkinin gücünü etkilemektedir. Teorideki önermelerden hareketle belirlenen değişkenlerle kurulan hipotezleri sınamak için seçilmiş örneklem grubu üzerinden veri toplarız. Veri; araştırmamızda incelediğimiz değişkenlerin gözlenen niteliksel veya niceliksel özelliklerine atfen saptanan değerlerdir. Araştırmacının bizzat kendi gözlemleri sonucu elde edilen verilere birincil veri denir. Araştırmacı amaçları doğrultusunda birinci elden gözlem yapar ve sonuçlarını kaydederek kendi verilerine ulaşır. Ancak bu her zaman gerekli ya da mümkün olmayabilir. Daha önce farklı araştırmaların gözlemleri sonucu elde edilmiş verilere ikincil veri denir. Bulgu; verilerin amaç doğrultusunda seçilmesi, sınıflanması ve ilişkilendirilmesiyle ulaşılan sonuçtur. Veriler ham halleriyle bulgu

16 olma niteliğine kavuşamazlar. Veriler amaca göre işlenerek (analiz edilerek) daha üst soyutlama seviyesine ulaşırlar ve bulgu haline gelirler. Soyutlama, gözleneni bağlamı içerisinde değerlendirmektir. Bir bulgu, bağlamından bağımsız ele alındığında anlaşılamayabilir veya daha kötüsü yanlış anlaşılabilir. Bu nedenle bilimde bulgular bilgi haline dönüştürülürken hangi bağlamla anlam yüklendikleri açıklanır. Bilgi; üst kavramlarla gerekçelendirilerek ilişkilendirilen bulgulardır. Yani bir bulgu ancak üst kavramlarla mantıksal bir kurgu içinde ilişkilendirilerek açıklandığı koşulda bilgi olma niteliğine kavuşur. Bilimsel bilgiyi diğer bilgi türlerinden ayırırken, geçerli ve güvenilir olduğu vurgulanır. Geçerlilik, bilimsel bulguların doğru olması, gerçeği göstermesidir. Güvenilirlik, tekrarlı sınamalarda aynı sonuca ulaşılmasıdır. Yani bilimsel bilgi, doğru olanı göstermeli (geçerlilik) ve bu doğru süreğen olmalıdır (güvenilirlik). Seçilen yöntemin amaca uygunluğu ve desenlemesi bulguların geçerliliği, tekrarlanabilirliği sağlayan raporlama güvenilirlik açısından önemlidir. 13

17 Kendimizi Sınayalım 1. Aşağıdakilerden hangisi kavramsal tanım ın taşıması gereken niteliklerden biri değildir? a. Sezgisel bir nitelik taşımalı b. Bir olguya dair olmalı c. Ortak bir karakteristik yapıyı nitelemeli d. Ortak özellikleri nitelemeli e. Ortak durumların açıklaması olmalı 2. Bilimde olguların kavramsal tanımları üzerine net bir uzlaşı olmamasının sebebi olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilemez? a. Bilimsel çalışmaların süreğenliği b. Bilimin eleştirel yapısı c. Bilimdeki çok yönlü bakış d. Bilimsel bilginin genellenemez oluşu e. Farklı nirengi noktalarının dikkate alınması 3. Bilimdeki teori kavramı için aşağıdakilerden hangisi geçerli değildir? a. Teoriler olgulara ilişkindir b. Teoriler bilim adamları tarafından icat edilir c. Teorilerde olguların birbiriyle ilişkisi açıklanır d. Teoriler kavramsal düzeyde ortaya konur e. Teoriler doğada var olan oluşlarla ilgilidir 4. Teoride önerilen olgular arası ilişkilerden hareketle sınanmak amacıyla belirtilen yargı ifadelerine ne denir? a. Örneklem b. Gözlem c. Kavramsal tanım d. Olgu e. Hipotez 5. Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırmadaki alternatif gözlem yollarından biri değildir? a. Laboratuvar deneyi b. Alan deneyi c. Yapılandırılmış görüşme d. Rüyalar e. Odak grup görüşmesi Bilimsel araştırmalarda; hakkında araştırma yaptığımız, belirli bir konuda niteliğini öğrenmek istediğimiz kitlenin bütününe ne denir? a. Nüfus b. Örneklem c. Kapsam d. Genel e. Tüm 7. Belirli bir sonucun nedeni olan, yani sonucun durumu üzerinde değişime neden olan değişkene ne denir? a. Bağımlı değişken b. Bağımsız değişken c. Moderatör değişken d. Mediatör değişken e. Aracı değişken 8. Aşağıdakilerden hangisi en üst soyutlama seviyesindedir? a. Birincil veri b. İkincil veri c. Bulgu d. Bilgi e. Gözlem 9. Bilimsel bilginin doğru olanı gösterme niteliğine ne ad verilir? a. Geçerlilik b. Güvenilirlik c. Sınanabilirlik d. Genellenebilirlik e. Tekrarlanabilirlik 10. Aşağıdakilerden hangisi bilimsel bilginin geçerliliğini sağlamak için dikkate alınan unsurlardan biri değildir? a. Yöntemin amaca uygunluğu b. Örneklemin uygunluğu c. Örnekleme tekniğinin uygunluğu d. Analizlerin uygunluğu e. Birincil veri kullanımı

18 Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. a Yanıtınız yanlış ise Giriş başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yanıtınız yanlış ise Bilim Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yanıtınız yanlış ise Teori Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. e Yanıtınız yanlış ise Hipotez ve Sınama Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yanıtınız yanlış ise Gözlem Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yanıtınız yanlış ise Nüfus ve Örneklem Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. b Yanıtınız yanlış ise Bağımlı, Bağımsız ve Aracı Değişken Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yanıtınız yanlış ise Veri, Bulgu, Bilgi ve Soyutlama Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yanıtınız yanlış ise Geçerlilik ve Güvenilirlik Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. e Yanıtınız yanlış ise Geçerlilik ve Güvenilirlik Nedir? başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. Sıra Sizde Yanıt Anahtarı Sıra Sizde 1 Uçak havalanırken gözlediğiniz şehre yönelik izlenimlerinizi uçağın farklı yüksekliklerinden hareketle anlattığınız koşulda çok farklı cevaplar vereceksiniz. Aynı şehir anlatılmasına rağmen birbirinden farklı anlatımlar oluşması doğaldır. Anlatımlarınızın doğru/geçerli olabilmesinin yolu, şehri nitelerken bulunduğunuz yüksekliği, bakış açınızı, anlatırken dikkate aldığınız kriterleri dürbün ya da çıplak göz gibi nasıl bir gözlem aracı kullandığınızı, şehirle ilgili daha önce hangi bilgilere sahip olduğunuzu açıklamaktır. Bu açıklamalar anlatımın hangi koşullar altında, nasıl, ne amaçla, hangi kapsamda, kim tarafından, hangi ölçme aracıyla yapıldığına açıklık getirir. Tekrarlanabilirliği ve sınanabilirliği sağlar. Tekrarlanabilirlik ve sınanabilirlik, anlatımların doğru veya geçerli olmasını sağlar. Sıra Sizde 2 Bağımsız değişken olan yeme miktarıyla, bağımlı değişken olan kilo miktarı arasındaki ilişkinin yapısında değişime neden olan mediatör değişkenlere örnek olarak; yemeğin lezzetine yönelik algı, yemeğe başlarkenki açlık düzeyi gösterilebilir. Aynı ilişkisel yapıda değişime neden olan moderatör değişkenlere örnek olarak, cinsiyet, yemeğin kalori değerleri gösterilebilir. Bu iki değişken arasındaki ilişkiye anne baskısı mediatör, hormon düzensizliği moderatör değişken olarak etki edebilir. Elbette bu öngörüleri analizlerle sınamak gerekir. Yararlanılan Kaynaklar Baron, R. M. ve Kenny, D. A. (1986). The Moderator-Mediator Variable Distinction in Social Psychological Research: Conceptual, Strategic and Statistical Considerations. Journal of Personality and Social Psychology, 51(6),

19 2 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Bilimsel bilginin diğer bilgi türlerinden neden farklı olduğunu açıklayabilecek, Bilimsel bilginin temel niteliklerini sıralayabilecek, Bilimsel araştırma sürecinin aşamalarını açıklayabilecek, Bilimsel araştırmada nesnellik yaklaşımın nasıl sağlanabileceğini anlatabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Bilgi Kaynakları Bilimsel Bilgi Amaç Literatür Yöntem Sınırlılık Nesnellik Kapsam İçindekiler Giriş Bilimsel Bilginin Ayırt Edici Özellikleri Bilimsel Araştırmada Amaç Bilimsel Araştırmada Literatür Taraması ve Sunumu Bilimsel Araştırmada Kapsam Bilimsel Araştırmada Yöntem Bilimsel Araştırmada Sınırlılık Bilimsel Araştırmada Nesnellik 16

20 Bilimsel Bilginin Niteliği GİRİŞ Akademi çatısı altında öğrenim gören öğrenciler aldıkları derslerde edindikleri bilgilerin doğru olduğunu düşünür ve güven duyarlar. Oysa farklı bilgi kaynaklarından gelen başka türlü bilgiler, akademisyenler tarafından aktarılan ve ders kitaplarında raporlanmış bilgilere kıyasla daha şüpheyle karşılanır. Bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Neden bölümünüzün ders kitaplarında yazan bilgilere tereddütsüz güveniyorsunuz? Televizyon kanallarının ana haber bültenlerinde kulağınıza çalınan şu tip anonsları hatırlayın: Amerika nın X üniversitesinde görevli bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre orta yaşlı insanların ihtiyaç duydukları ortalama uyku süresinin Y olduğu tespit edilmiştir. Veya; Avrupalı bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre, anne babaların çocuk iletişiminde otoriter ve ceza verici olmaktan çok hoşgörülü ve özgürlükçü yaklaşımı benimsemesinin çocuğun zeka gelişimini daha olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Bu haberlere diğerlerinden daha çok güven atfetmenizin nedeni nedir? Bu güvenin nedeni, size ulaşan bu bilgilerin bilimsel nitelikli olduğunu düşünmenizdir. Bilimsel bilginin daha güvenilir olduğu, insanlar arasında genel kabulünün daha yüksek olduğu açıktır. Peki acaba bilimsel olduğu için bu kadar sorgusuz kabullendiğimiz bilimsel bilgi nasıl bir niteliği sahiptir? Bilimsel bilgiyi bu kadar geçerli ve güvenilir kılan nedir? Ders kitaplarınızda yer alan bilimsel bilgiler; uzun ve birikimli taramalar, titiz tasarımlar, sistematik gözlem süreçleri, derlenen verilerin analizlerinin ardından ulaşılan bulguların, tekrar ve tekrar sentezlenerek sınanmalarını mümkün kılacak yapıdaki raporlamalarla ince bir imbikten süzülüp gelmektedir. Bilimsel bilginin taşıdığı ve taşıması gereken nitelikleri bilmek, tüm akademik hayat boyunca yapacağınız okumalar ve değerlendirmelerle beslenecek öğrenme süreciniz için rasyonel bir zemin oluşturacaktır. Dahası akademik hayat dışında karşılaşacağınız ve/veya üretmek zorunda kalabileceğiniz bilgilerin değerlendirilmesi anlamında da ayırt edici olacaktır. Bu ünitede öncelikle bilimsel bilgiyi diğer bilgi türlerinden farklı kılan ayırt edici özellikler açıklanmaktadır. Ardından bilimsel araştırma tasarımlarının hangi amaçlarla yapılabildiği, geçmiş bilimsel çalışmaların nasıl tarandığı ve bu taramaların nasıl sunulduğu anlatılmaktadır. Bilimsel araştırmada kapsam belirlemenin önemi ve bunun yöntem açısından neden önemli olduğu, bilimdeki alternatif metodolojik yaklaşımlar örneklenerek verilecektir. Bilimsel bilginin temel niteliklerinden olan nesnelliliğin ne olduğu ve nasıl sağlanabileceği ve genellemenin öneminden bahsedilecektir. Bu ünitede bilimsel bilginin niteliğine dair yapılan açıklamalar pozitivist metodoloji kapsamında değerlendirilmelidir. BİLİMSEL BİLGİNİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ İnsanların yaşadıkları dünyayı anlayabilmek, davranışlarını istendik sonuçlar elde edecek şekilde yönlendirebilmek ve böylece hedeflerine ulaşmak için bilgiye ihtiyaçları vardır. Dağarcığınızda pek çok farklı kaynaktan edinilmiş pek çok farklı bilgi vardır. Örneğin dünyada iyi insan olmanın ve iyi şeyler yapmanın ahirette cennete gitmek için gerekli olduğu, dini önermelerden gelen bir bilgidir. Pek çok insan için hayat içinde davranışlarını belirleyici bir referans olabilir. Büyükler başlamadan yemeğe başlamamak gerektiğini öğrenmiş olabilirsiniz. Bu bilgi size gelenekler yoluyla aktarılmıştır. Bir gün size büyükbabanız, iyi bir evlilik hayatı için tuş olmayı baştan kabul etmek gerektiğini söylemiştir ve 17

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ PROF. DR. EMRAH CENGİZ Bilim Tanımı, Nitelikleri ve Temel Kavramlar Bilim Tanımı Bilimsel

Detaylı

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir.

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir. VERİ ANALİZİ GİRİŞ Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir. Bilimsel Bilgi: Kaynağı ve elde edilme süreçleri belli olan bilgidir. Sosyal İlişkiler Görgül Bulgular İşlevsel

Detaylı

Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı

Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı 292 Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 292-297 KİTAP İNCELEMESİ Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı Editör Doç. Dr. Şener BÜYÜKÖZTÜRK Dilek SEZGİN MEMNUN 1 Bu çalışmada,

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Yaşa bağlı organizmadaki değişimleri inceler Çocuk psikolojisi Ergen Psikolojisi Yetişkin Psikolojisi Deneysel Psikoloji Temel psikolojik süreçler

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

NİCEL VE NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ

NİCEL VE NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ NİCEL VE NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TC AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ ÇAY MESLEK YÜKSEKOKULU İŞLETME YÖNETİMİ PROGRAMI YÖNETİM VE ORGANİZASYON BÖLÜMÜ BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ DERSİ NİCEL VE NİTEL ARAŞTIRMA

Detaylı

FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky

FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky Bir amaca ulaşmak için izlenen düzenli yola yöntem denir. Bilim olaylar ve olgular ile ilgili genel geçerliliği olan nesnel bilgiler elde etmek ister. Bilimin ortaya koyduğu

Detaylı

İLERİ ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ ARAŞTIRMA DESENİ RESEARCH DESIGN

İLERİ ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ ARAŞTIRMA DESENİ RESEARCH DESIGN İLERİ ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ ARAŞTIRMA DESENİ RESEARCH DESIGN 4 Prof. Dr. Mustafa Ergün Araştırma Desenleri (modelleri) Araştırmanın alt problemlerine yanıt aramak veya denenceleri test etmek için yapılan

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

Üstel ve Logaritmik Fonksiyonlar

Üstel ve Logaritmik Fonksiyonlar Üstel ve Logaritmik Fonksiyonlar Yazar Prof.Dr. Vakıf CAFEROV ÜNİTE 5 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; üstel ve logaritmik fonksiyonları tanıyacak, üstel ve logaritmik fonksiyonların grafiklerini

Detaylı

PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA

PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA Araştırma Problemi Araştırma problem çözmeye yönelik bir süreçtir. Bu kapsamda Araştırmaya başlamak için ortaya bir problem konulması gerekir. Öncelikle,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

ARAŞTIRMA ve BİLİMSEL ARAŞTIRMA TÜRLERİ

ARAŞTIRMA ve BİLİMSEL ARAŞTIRMA TÜRLERİ ARAŞTIRMA ve BİLİMSEL ARAŞTIRMA TÜRLERİ Bilimsel Araştırma Problemlere güvenilir çözümler aramak amacıyla planlı ve sistemli olarak, verilerin toplanması, analizi, yorumlanarak değerlendirilmesi ve rapor

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Uygulamalı İşletme İstatistiği BBA 282 Bahar 3+0+0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Uygulamalı İşletme İstatistiği BBA 282 Bahar 3+0+0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U+L Saat Kredi AKTS Uygulamalı İşletme İstatistiği BBA 282 Bahar 3+0+0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora ( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

Temel Kavramlar. Bağlanım Çözümlemesi. Temel Kavramlar. Ekonometri 1 Konu 6 Sürüm 2,0 (Ekim 2011)

Temel Kavramlar. Bağlanım Çözümlemesi. Temel Kavramlar. Ekonometri 1 Konu 6 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Bağlanım Çözümlemesi Temel Kavramlar Ekonometri 1 Konu 6 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) UADMK Açık Lisans Bilgisi İşbu belge, Creative Commons Attribution-Non-Commercial ShareAlike 3.0 Unported (CC BY-NC-SA 3.0)

Detaylı

NİTEL ANALİZLER (İÇERİK VE BETİMSEL ANALİZ)

NİTEL ANALİZLER (İÇERİK VE BETİMSEL ANALİZ) NİTEL ANALİZLER (İÇERİK VE BETİMSEL ANALİZ) Nitel analizler sosyal olaylar ve olguların nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğini anlamamızı sağlayan tekniklerdir. Nitel araştırmalarda amaç ölçmekten çok, değişkenlerin

Detaylı

1. İLİŞKİLERİN İNCELENMESİNE YÖNELİK ANALİZLER. 1.1. Sosyal Bilimlerde Nedensel Açıklamalar

1. İLİŞKİLERİN İNCELENMESİNE YÖNELİK ANALİZLER. 1.1. Sosyal Bilimlerde Nedensel Açıklamalar 1. İLİŞKİLERİN İNCELENMESİNE YÖNELİK ANALİZLER Daha önceki derslerimizde anlatıldığı bilimsel araştırmalar soruyla başlamaktadır. Ancak sosyal bilimlerde bu soruların cevaplarını genel geçerli sonuçlar

Detaylı

Pazarlama araştırması

Pazarlama araştırması Pazarlama araştırması Etkin bir pazarlama kararı alabilmek için gerekli olan enformasyonun ve bilginin toplanması ve kullanılmasıdır. Bu sayede, pazarla ilgili risk ve belirsizlik azalacak ve başarı artacaktır.

Detaylı

5E MODELİNE GÖRE HAZIRLANMIŞ DERS PLANI

5E MODELİNE GÖRE HAZIRLANMIŞ DERS PLANI 5E MODELİNE GÖRE HAZIRLANMIŞ DERS PLANI BÖLÜM 1 Dersin Adı: Sınıf: Ünitenin Adı/No: Konu: Önerilen Süre: Fen ve Teknoloji 7.Sınıf Kuvvet ve Hareket/ 2.Ünite Enerji ve Sürtünme Kuvveti 40 dakika BÖLÜM 2

Detaylı

2 PARADİGMALAR IŞIĞINDA BİLİMSEL ARAŞTIRMA ANLAYIŞLARI

2 PARADİGMALAR IŞIĞINDA BİLİMSEL ARAŞTIRMA ANLAYIŞLARI ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 BİLİM ve ARAŞTIRMA 11 1.1. Bilim 12 1.2. Bilimin Temel Özellikleri 13 1.3. Bilimin Dallarının Sınıflandırılması 13 1.3.1. Aksiyomatik Bilimler 13 1.3.2. Pozitif Bilimler 15

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU 2014 ÖNSÖZ Eğitim Bilimleri Enstitüsü 13/11/2010 tarih ve 27758 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2010/1053 Sayılı

Detaylı

Evren (Popülasyon) Araştırma kapsamına giren tüm elemanların oluşturduğu grup. Araştırma sonuçlarının genelleneceği grup

Evren (Popülasyon) Araştırma kapsamına giren tüm elemanların oluşturduğu grup. Araştırma sonuçlarının genelleneceği grup Evren (Popülasyon) Araştırma kapsamına giren tüm elemanların oluşturduğu grup Araştırma sonuçlarının genelleneceği grup Evrendeğer (Parametre): Değişkenlerin evrendeki değerleri µ : Evren Ortalaması σ

Detaylı

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER SAYI:3 1. SINIF III. PYP SORGULAMA ÜNİTESİ VELİ BÜLTENİ ANA FİKİR: Oyunlar duygu ve düşüncelerimizi keşfetme ve ifade etme yollarımızdan biridir. 1. Oyun çeşitleri 2. Oynarken hisset"klerimiz ve öğrendiklerimiz

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

Etki Değerlendirme Hülya ÖZTOPRAK YILMAZ Daire Başkanı

Etki Değerlendirme Hülya ÖZTOPRAK YILMAZ Daire Başkanı Etki Değerlendirme Hülya ÖZTOPRAK YILMAZ Daire Başkanı 1 / 30 İçerik Amaç / Hedef Önem Kamu Destekleri Temel Kavramlar Değerlendirme ne işe yarar? Yöntem 2 / 30 Amaç / Hedef Amaç Etki değerlendirme konusunda,

Detaylı

Veri Toplama Teknikleri

Veri Toplama Teknikleri A. Gözlem Yoluyla Veri Toplama Teknikleri B. Soruşturma Yoluyla Nicel Veri Toplama Teknikleri Yazılı Soruşturma Tekniği Anket, Başarı Testi Yapılandırılmış Gözlem Önceden hazırlanmış göstergeler ve semboller

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1 İstatistik 1 Yığın ve Örnek; Tümevarımcı ve Betimleyici İstatistik 1 Değişkenler: Kesikli ve Sürekli 1 Verilerin Yuvarlanması Bilimsel Gösterim Anlamlı Rakamlar

Detaylı

SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ

SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ SAĞLIK ETKİSİ Bir politikanın, bir stratejinin programın veya projenin nüfusun ve nüfus gruplarının sağlığı üzerinde dolaylı yada dolaysız etkileridir. SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİNİN

Detaylı

BÖLÜM-1.BİLİM NEDİR? Tanımı...1 Bilimselliğin Ölçütleri...2 Bilimin İşlevleri...3

BÖLÜM-1.BİLİM NEDİR? Tanımı...1 Bilimselliğin Ölçütleri...2 Bilimin İşlevleri...3 KİTABIN İÇİNDEKİLER BÖLÜM-1.BİLİM NEDİR? Tanımı...1 Bilimselliğin Ölçütleri...2 Bilimin İşlevleri...3 BÖLÜM-2.BİLİMSEL ARAŞTIRMA Belgesel Araştırmalar...7 Görgül Araştırmalar Tarama Tipi Araştırma...8

Detaylı

DERS TANIMLAMA FORMU. Proje/Ala n Çalışması 1. 2 0 0 - - 2 2

DERS TANIMLAMA FORMU. Proje/Ala n Çalışması 1. 2 0 0 - - 2 2 Dersin Kodu ve Adı : TRD101 Türk Dili I DERS TANIMLAMA FORMU Programın Adı: Makine Mühendisliği Yarıyıl Teor i Eğitim ve Öğretim Yöntemleri (ECTS) Uyg. Lab. Proje/Ala n Çalışması Diğer Topla m Krediler

Detaylı

Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri

Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri Soru Öğrencilerin derse katılım düzeylerini ölçmek amacıyla geliştirilen 16 soruluk bir test için öğrencilerin ilk 8 ve son 8 soruluk yarılardan aldıkları puanlar arasındaki

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Tek Denekli Araştırmalar. 2014-Kdz.Ereğli

Tek Denekli Araştırmalar. 2014-Kdz.Ereğli Tek Denekli Araştırmalar 2014-Kdz.Ereğli Tek Denekli Araştırma Nedir? Nerelrde Kullanılır? Sadece bir deneğe ilişkin bulguların yorumlandığı araştırmalardır. Yarı-deneysel bir araştırma türüdür. Değişimlerin

Detaylı

KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005

KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005 KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005 1 Karşılaştırma istatistiği Temel kavramlar: Örneklem ve evren:

Detaylı

DERS BİLGİ FORMU. IV Türkçe Zorunlu Ders. Haftalık. Ders. Okul Eğitimi Süresi. Saati

DERS BİLGİ FORMU. IV Türkçe Zorunlu Ders. Haftalık. Ders. Okul Eğitimi Süresi. Saati DERS BİLGİ FORMU DERSİN ADI SİSTEM ANALİZİ VE TASARIMI I BÖLÜM PROGRAM DÖNEMİ DERSİN DİLİ DERS KATEGORİSİ ÖN ŞARTLAR SÜRE VE DAĞILIMI KREDİ DERSİN AMACI ÖĞRENME ÇIKTILARI VE YETERLİKLER DERSİN İÇERİĞİ

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 7: CAPM ve APT. Bölüm 2: Uygulamalar ve Sınamalar

15.433 YATIRIM. Ders 7: CAPM ve APT. Bölüm 2: Uygulamalar ve Sınamalar 15.433 YATIRIM Ders 7: CAPM ve APT Bölüm 2: Uygulamalar ve Sınamalar Bahar 2003 Öngörüler ve Uygulamalar Öngörüler: - CAPM: Piyasa dengesinde yatırımcılar sadece piyasa riski taşıdıklarında ödüllendirilir.

Detaylı

SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER. Abdullah Can

SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER. Abdullah Can SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER SPSS in üzerinde işlem yapılabilecek iki ana ekran görünümü vardır. DATA VIEW (VERİ görünümü) VARIABLE VIEW (DEĞİŞKEN görünümü) 1 DATA VIEW (VERİ görünümü) İstatistiksel

Detaylı

Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma

Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma Kapsam Bilimsel araştırma fikri Problem tespiti Hipotez nedir? Nereden başlamalıyım? Problem Tespit i nedir? TDK: 1. Bir şeyi sağlam bir biçimde

Detaylı

3 KESİKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI

3 KESİKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 İSTATİSTİK ve SAYISAL BİLGİ 11 1.1 İstatistik ve Önemi 12 1.2 İstatistikte Temel Kavramlar 14 1.3 İstatistiğin Amacı 15 1.4 Veri Türleri 15 1.5 Veri Ölçüm Düzeyleri 16 1.6

Detaylı

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİNDE VERİLERİN GRAFİKSEL ANALİZİ

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİNDE VERİLERİN GRAFİKSEL ANALİZİ UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİNDE VERİLERİN GRAFİKSEL ANALİZİ Uygulamalı davranış analizinde verilerin gösterilmesi ve yorumlanması için grafikler kullanılır. Grafikler öğrenci performansının merkezi eğilimi,

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Temel olarak bir bilgisayar, çeşitli donanım parçalarını bir araya getirip uygun bir çalışma platformunu

Detaylı

Su Ürünlerinde Temel İstatistik. Ders 2: Tanımlar

Su Ürünlerinde Temel İstatistik. Ders 2: Tanımlar Su Ürünlerinde Temel İstatistik Ders 2: Tanımlar Karakter Araştırma yada istatistiksel analizde ele alınan ünitenin yapısal (morfolojik, fizyolojik, psikolojik, estetik, vb.) özellikleridir. Tüm karakterler

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İSTATİSTİK MATH 176 2 3 + 0 3 5. Program Öğrenim Çıktıları 1,5 2,3 2,5,12 8,12 1,2,5 2,12 1,3,4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İSTATİSTİK MATH 176 2 3 + 0 3 5. Program Öğrenim Çıktıları 1,5 2,3 2,5,12 8,12 1,2,5 2,12 1,3,4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İSTATİSTİK MATH 176 2 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ TMMOB Makina Mühendisleri Odası I. Ulusal Uçak Havacılık ve Uzay Mühendisliği Kurultayı 12 Mayıs 2001 Eskişehir-Türkiye UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ Mehmet Nazım

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖNSÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

Bilimsel Araştırma ve Proje

Bilimsel Araştırma ve Proje Bilimsel Araştırma ve Proje Prof.Dr. Mehmet AY 16 Haziran 2009 Bilim Nedir? Bilimsel bilgiyi üretme ve kullanma işlevi! Bilimsel bilgi nedir? Bilimsel yöntemler kullanarak sağlanan değerlendirilebilir/anlamlı

Detaylı

FEN ÖĞRETİMİNDE LABORATUVAR YAKLAŞIMLARI. Burak Kağan Temiz (burak@gazi.edu.tr)

FEN ÖĞRETİMİNDE LABORATUVAR YAKLAŞIMLARI. Burak Kağan Temiz (burak@gazi.edu.tr) FEN ÖĞRETİMİNDE LABORATUVAR YAKLAŞIMLARI 1800 lerden günümüze Bilgi Bilginin Elde Ediliş Yöntemleri Demonstrasyon Bireysel Yapılan Deneyler Öğretmen Merkezli Öğrenci Merkezli Doğrulama (ispat) Keşfetme

Detaylı

Hipotez Kurma. Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi. 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010

Hipotez Kurma. Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi. 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Hipotez Kurma Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Hipotez Nedir? Araştırmacının ilgilendiği bir konuda ispatlanmamış bir önerme

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ön Koşul Dersi bulunmamaktadır.

DERS BİLGİLERİ. Ön Koşul Dersi bulunmamaktadır. DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Yabancı Dil Öğr. Ölçme ve Değerlendirme YDI402 8.Yarıyıl 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Ön Koşul Dersi bulunmamaktadır. Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin

Detaylı

Araştırma Teknikleri

Araştırma Teknikleri Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu Yrd.Doç.Dr. Bayram Kılıç Ekim 18, 2010 Yalova Bilimsel Yöntem Modeli Bilimsel yöntemin aşamaları nelerdir? Araştırma Teknikleri 1. Güçlüğün sezilmesi Bu aşamada birey, kendisine

Detaylı

EVREN VE ÖRNEKLEM. EVREN Araştırma Bulgularının genellenmesi hedeflenen, veri toplamaya esas büyük kitle.

EVREN VE ÖRNEKLEM. EVREN Araştırma Bulgularının genellenmesi hedeflenen, veri toplamaya esas büyük kitle. EVREN VE ÖRNEKLEM EVREN Araştırma Bulgularının genellenmesi hedeflenen, veri toplamaya esas büyük kitle. ÖRNEKLEM Evrenden çeşitli tekniklerle seçilen, evrenin özelliklerini taşıması istenilen, verilerin

Detaylı

KAYNAK: Hüseyin (Guseinov), Oktay. 2007. "Skaler ve Vektörel Büyüklükler."

KAYNAK: Hüseyin (Guseinov), Oktay. 2007. Skaler ve Vektörel Büyüklükler. KAYNAK: Hüseyin (Guseinov), Oktay. 2007. "Skaler ve Vektörel Büyüklükler." Eğitişim Dergisi. Sayı: 15 (Mayıs 2007). SKALER VE VEKTÖREL BÜYÜKLÜKLER Prof. Dr. Oktay Hüseyin (Guseinov) Hayvanların en basit

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama. Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum

Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama. Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum Neden? Bilişimsel, eğitimsel ve teknolojik gelişmeler yüksek öğretim

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ ÇALIŞMAYA DAİR BİLGİLER 1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ SUNUM:(X) ATÖLYE ÇALIŞMASI: ( ) 2 UYGULAMADA YER ALAN DİĞER PAYDAŞLAR(DERSLER/KURUMLAR) Tüm derslerde uygulanabilecek bir çalışmadır.

Detaylı

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları PISA ARAŞTIRMALARI ve TÜRKİYE Yrd. Doç. Dr. Ergül Demir Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ankara, 21 Kasım 2015 1 PISA Nedir? Uluslararası eğitim

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Müfredat I. Yarıyıl Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Kredi AKTS Güz 3 3 6 Dili Seviyesi Yüksek Lisans Türü Zorunlu Amacı Öğrencilerin bilim ve bilim felsefesi konusunda

Detaylı

yollarla elde edilmiş ve geçerliliği kabul

yollarla elde edilmiş ve geçerliliği kabul Sürekli gelişmekte olduğu için kesin bir tanımı yoktur. Bilim, bilim insanlarınca belli yollarla üretilmiş bilgi birikimi olarak tanımlanabilir. Bilim güvenilir bilgi kaynağıdır. Bilim yöntem olarak düşünüldüğünde

Detaylı

ÇALIŞMALARIMIZ. Saygılarımla Sebahattin Dilaver Ankara /2013

ÇALIŞMALARIMIZ. Saygılarımla Sebahattin Dilaver Ankara /2013 ÇALIŞMALARIMIZ Öğrenme ve Düşünme Becerilerini Geliştirme Projesi tamamlandı. Görsel algıyı mükemmelleştiren, kendi kendine öğrenmeyi, doğru akıl yürütmeyi, üretken ve yaratıcı düşünmeyi gerçekleştiren

Detaylı

1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA

1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA 1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA Araştırmacı kişi ya da kurumlar birinci el veri elde etye yönelik araştırma yapmaya karar verdiklerinde çoğu zaman araştırma yapacağı grubun tüm

Detaylı

Bilimsel Yasa Kavramı. Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014

Bilimsel Yasa Kavramı. Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014 Bilimsel Yasa Kavramı Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014 Bilimsel yasa her şeyden önce genellemedir. Ama nasıl bir genelleme? 1.Bekarla evli değildir. 2. Bahçedeki elmalar kırmızıdır 3. Serbest

Detaylı

Yeşilalım Projesi. Eğiticilerin Eğitimi. 12-14 Şubat 2013 Ankara

Yeşilalım Projesi. Eğiticilerin Eğitimi. 12-14 Şubat 2013 Ankara Yeşilalım Projesi Eğiticilerin Eğitimi 12-14 Şubat 2013 Ankara 1 Öğrenme Hedefleri Yetişkin öğrenenlerin özelliklerini öğrenmek; Yetişkinlere uygun çeşitli eğitim yöntemleri ile yaklaşımlarını uygulamak;

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Sağlığın Geliştirilmesi Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( x) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim ( X) Uzaktan

Detaylı

TEKNOLOJĠ PLANLAMASI. Başkent Üniversitesi

TEKNOLOJĠ PLANLAMASI. Başkent Üniversitesi TEKNOLOJĠ PLANLAMASI Başkent Üniversitesi ÖĞRENĠM KAZANIMLARI Bu dersi bitirdiğinizde; Teknoloji planlamasının ne olduğuna ilişkin bilgi edinecek, Teknoloji planlamasının amacını öğrenecek, Teknoloji planı

Detaylı

Finansal Raporlama ve Analiz BBA 242 2 3+0+0 3 5. Yrd.Doç.Dr.Can Tansel Kaya, Yrd.Doç.Dr. Çağatay Akarçay

Finansal Raporlama ve Analiz BBA 242 2 3+0+0 3 5. Yrd.Doç.Dr.Can Tansel Kaya, Yrd.Doç.Dr. Çağatay Akarçay DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Finansal Raporlama ve Analiz BBA 242 2 3+0+0 3 5 Ön Koşul Dersleri BBA 241 Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM LİDERLİK EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM LİDERLİK EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM LİDERLİK EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders)

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Dersin Kodu Dersin Adı T U/L Kredi ECTS EYD-504 Eğitim

Detaylı

ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler

ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler ADC nin belki de en önemli örneği çözünürlüğüdür. Çözünürlük dönüştürücü tarafından elde edilen ikili bitlerin sayısıdır. Çünkü ADC devreleri birçok kesikli adımdan birinin

Detaylı

Nedenselliğin Doğası. Yaşar Tonta. H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta.

Nedenselliğin Doğası. Yaşar Tonta. H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta. Nedenselliğin Doğası Yaşar Tonta H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta.html Not Bu slaytlarda yer alan bilgiler BBY 207 Sosyal Bilimlerde

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

Template. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması

Template. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması WINTER Template Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması Doç.Dr.Serhat ODLUYURT Arş.Gör. Melih ÇATTIK Anadolu Üniversitesi Engelliler

Detaylı

Ünite 1: İşyerinde Etkililik. Ünite 2: Liderlik Becerileri Geliştirme PEARSON İŞ PASAPORTU

Ünite 1: İşyerinde Etkililik. Ünite 2: Liderlik Becerileri Geliştirme PEARSON İŞ PASAPORTU PEARSON İŞ PASAPORTU Ünite 1: İşyerinde Etkililik 1 İşyerinde etkili davranış biçimlerinin anlaşılması 2 Etkili çalışma davranışlarının sergilenebilmesi 3 Kendi performansını değerlendirebilme 1.1 Çalışanların

Detaylı

HEMġEHRĠ ĠLETĠġĠM MERKEZĠ ÇALIġANLARIYLA STRES VE KAYGI DURUMLARI ÜZERĠNE BĠR DEĞERLENDĠRME

HEMġEHRĠ ĠLETĠġĠM MERKEZĠ ÇALIġANLARIYLA STRES VE KAYGI DURUMLARI ÜZERĠNE BĠR DEĞERLENDĠRME HEMġEHRĠ ĠLETĠġĠM MERKEZĠ ÇALIġANLARIYLA STRES VE KAYGI DURUMLARI ÜZERĠNE BĠR DEĞERLENDĠRME Psi. Özge Kutay Sos.Yelda ġimģir Ġzmir,2014 HEMġEHRĠ ĠLETĠġĠM MERKEZĠ ÇALIġANLARIYLA STRES VE KAYGI DURUMLARI

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ölçme ve Değerlendirme MB302 6 3+0 3 3

DERS BİLGİLERİ. Ölçme ve Değerlendirme MB302 6 3+0 3 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Ölçme ve Değerlendirme MB302 6 3+0 3 3 Ön Koşul Dersleri Bu dersin ön koşulu ya da eş koşulu bulunmamaktadır. Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin

Detaylı

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program...

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... DeGiSen DUnyada GeliSmek Her Cocuk Fark yaratabilir Empati, Yaratıcılık, Liderlik, Ekip CalıSması Ashoka

Detaylı

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm 15 Aralık 2014 DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm OPEC in piyasaların yön bulmasındaki etkisi hala sürüyor. Geçtiğimiz hafta OPEC ABD de arzın artması ve küresel tüketim beklentilerin azalmasını beklediklerini

Detaylı

MIT OpenCourseWare http://ocw.mit.edu. 14.30 Ekonomide İstatistiksel Yöntemlere Giriş Bahar 2009

MIT OpenCourseWare http://ocw.mit.edu. 14.30 Ekonomide İstatistiksel Yöntemlere Giriş Bahar 2009 MIT OpenCourseWare http://ocw.mit.edu 14.30 Ekonomide İstatistiksel Yöntemlere Giriş Bahar 2009 Bu materyale atıfta bulunmak ve kullanım koşulları için http://ocw.mit.edu/terms sayfasını ziyaret ediniz.

Detaylı

Excel de Pivot Tablolar Tasarım ve Kullanımı

Excel de Pivot Tablolar Tasarım ve Kullanımı FARUK ÇUBUKÇU EXCEL AKADEMİ Excel de Pivot Tablolar Tasarım ve Kullanımı Pivot tablolar; satışlar, siparişler gibi verileri gruplamayı, alt toplamlarını almayı ve filtreleme işlemleri yapmayı sağlayan

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ 4-6 YAŞ ÇOCUK EĞİTİMİ VE ETKİNLİKLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ 4-6 YAŞ ÇOCUK EĞİTİMİ VE ETKİNLİKLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ 4-6 YAŞ ÇOCUK EĞİTİMİ VE ETKİNLİKLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2014 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

SURVEY TEKNİĞİ. Tarama Modelleri

SURVEY TEKNİĞİ. Tarama Modelleri SURVEY TEKNİĞİ Tarama Modelleri NİCEL ARAŞTIRMA MODELLERİ NİCEL 1.Tarama Modelleri ve Desenleri 2.Deneme Modelleri ve Desenleri 1.1.Genel Tarama Modelleri 1.2.Örnekolay Tarama Modelleri 1.3.Nedensel Karşılaştırmalı

Detaylı

250 BÜYÜK FİRMA VERİLERİNİN DEĞİŞKEN BAZINDA İNCELENMESİ

250 BÜYÜK FİRMA VERİLERİNİN DEĞİŞKEN BAZINDA İNCELENMESİ 250 BÜYÜK FİRMA VERİLERİNİN DEĞİŞKEN BAZINDA İNCELENMESİ Prof. DR. Necmi GÜRSAKAL I. GİRİŞ Çalışmamızın ilk bölümünde 2002 yılına ilişkin 250 büyük firma verilerini değişken bazında inceleyerek bazı yorumlar

Detaylı

MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA

MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA Algı Bireylerin çevrelerini anlamlandırabilmek adına duyumsal izlenimlerini düzenleme ve yorumlama sürecine verilen isimdir. davranışlarımız algıladığımız dünyaya göre

Detaylı

İndeksler, Ölçekler, Tipolojiler

İndeksler, Ölçekler, Tipolojiler İndeksler, Ölçekler, Tipolojiler Yaşar Tonta H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tonta@hacettepe.edu.tr http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/tonta.html Not Bu slaytlarda yer alan bilgiler BBY 207 Sosyal

Detaylı

PSİKOLOJİ 9.11.2015. Konular. Psikolojinin doğası. Konular. Psikolojinin doğası. Psikoloji tarihi. Psikoloji Biliminin Doğası

PSİKOLOJİ 9.11.2015. Konular. Psikolojinin doğası. Konular. Psikolojinin doğası. Psikoloji tarihi. Psikoloji Biliminin Doğası Konular nin Doğası Tarihi Antik dönemler PSİKOLOJİ Biliminin Doğası psikolojinin başlangıcı Günümüz k ler Biyolojik perspektif Davranışçı perspektif Bilişsel perspektif Psikanalitik perspektif Subjektif

Detaylı

ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL EGE İLKÖĞRETİM OKULU 4.SINIF MATEMATİK DERSİ PROJESİ PROJE KONUSU : GRAFİKLER, KULLANIM ALANLARI VE GRAFİK UYGULAMALARI HAZIRLAYANLAR : Egem ERASLAN F.Sarper TEK Göktürk ERBAYSAL Mert KAHVECİ ÖNSÖZ

Detaylı

ĐSTATĐSTĐK. Okan ERYĐĞĐT

ĐSTATĐSTĐK. Okan ERYĐĞĐT ĐSTATĐSTĐK Okan ERYĐĞĐT Araştırmacı, istatistik yöntemlere daha işin başında başvurmalıdır, sonunda değil..! A. Bradford Hill, 1930 ĐSTATĐSTĐĞĐN AMAÇLARI Bilimsel araştırmalarda, araştırmacıya kullanılabilir

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ FUAR STAND ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ FUAR STAND ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ FUAR STAND ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ Konusu Sürdürülebilir Yerel Kalkınma için Gençlerin Karar Mekanizmalarına Katılımı Araştırması Gerekçesi Bölgesel kalkınma ile ilgili çabaların sürdürülebilirliğinin sağlanması,

Detaylı

VAN HIELE GEOMETRİ ANLAMA DÜZEYLERİ

VAN HIELE GEOMETRİ ANLAMA DÜZEYLERİ VAN HIELE GEOMETRİ ANLAMA DÜZEYLERİ Van Hiele teorisi, 1957 de, iki matematik eğitimcisi olan Pier M. Van Hiele ve eşi Dina van Hiele-Gelfod tarafından Ultrehct üniversitesindeki doktora çalışmaları sırasında

Detaylı