Kriz, baflbakan geçti, bizi geçmedi!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kriz, baflbakan geçti, bizi geçmedi!"

Transkript

1 Kriz, baflbakan geçti, bizi geçmedi! Uzmanlar ekonomik kriz ve onun etkisiyle yükselmekte olan iflsizli in, önümüzdeki süreçte de artaca n, krizin y llara varan etkileri olaca - n belirtiyorlar. Bu öngörüye sahip olmak için ekonomist veya akademisyen olmaya da gerek yok. Halk n yaflad klar na bakmam z yeterli ve en sa lam veri de bu olacakt r. Bir yandan açl k ve yoksulluk s n r vb. araflt rmalara iliflkin çarp c veriler aç klan rken, di er yandan egemenlerin gündeminde rant kap s yerel seçimlerden baflka bir fley yok. flçi-köylü Gazetesi olarak, yaflanan kriz ile birlikte artmakta olan iflsizlik ve halk n sorunlar - na iliflkin söylefliler gerçeklefltirdik. stanbul Aksaray da iflçi pazar ve Tophane de bulunan fikur önünde emekçilerle görüfltük. Görüfltü ümüz iflçi, emekçi ve ifl arayan iflsizlerin anlatt klar rakamlar n so uk yüzünden ç kart p gerçeklerle yüzlefltiriyor. Sayfa 10 Say : 36 Demokratik Halk ktidar çin flçi-köylü flçi-köylü *6-19 Mart 2009 *Fiyat : 1.50 TL *ISSN: X Düzen partilerine oy yok! Yozlaflmaya karfl tek yumruk Tuzla, bir emekçi bölgesi olman n yan s ra, çeflitli illerden de yo un göç alan bir bölge. Deri ve Tersane iflkollar n n a rl kl olarak bulundu u bölgenin giderek artan sorunlar flu s ralar, sadece krize ba l iflsizlik ve bunun getirdi i yoksullu un ve sefaletin derinleflmesi de il. Birçok yoksul bölgede görülen ve özellikle de gençli i hedef alan yozlaflma, Tuzla n n birçok mahallesinde bafll ca sorunlardan biri olmay sürdürüyor. Sayfa 2 fiafl rt c olmayan bir seçim dönemi daha, al fl lagelmifl argümanlar, iddialar, benzer sloganlar, vaat ve suçlamalar ile sürüyor. Bir yandan birbirinin pisli ini ortaya serme gayreti içinde, düzenin elbirli iyle teflhirine soyunulurken rejimin esaslar ve özü konusunda tam bir mutabakat gösteriliyor. Di er yandan düzenin difllileri tam rand manla çal flmaktad r. Tuzla Tersaneleri nde seri katliam 120. kurban olarak Cemil Akgül ile hapishaneler son bir y lda tedavisi engellenerek ifllenen 39. cinayet neticesinde hasta tutsak Hasan Kert i ölüme göndermifltir. flsizlik konusunda TÜ K 16 fiubat ta yeni bir çal flma yay nlam fl ve buna dayanarak yap lan gerçekçi bir tespitle, reel iflsiz nüfusun 6.3 milyon, oran n ise yüzde 26 lara yükseldi ini kesinlefltirmifltir. Direnen kad nlar... Deri- fl Sendikas na üye olduklar için ifllerinden at lan iflçiler mücadelelerine kararl l kla devam ediyorlar. Baflta iflçilere üç befl çapulcu gözüyle bakan patron, hiç ummad flekilde uluslararas boyuta ulaflan bir muhalefeti karfl s nda görünce o üç befl çapulcu dedi i kesim gözünde bir anda büyüyüverdi. DESA Türkiye de efline az rastlan r bir flekilde, etkisini ülke s n rlar d fl na tafl yabilen bir direnifle sahne oluyor flu günlerde. Öyle ki, Mart ay n n ilk haftas ndan bafllayarak uluslararas eylem günleri düzenlenecek. spanya, Fransa, talya ve ngiltere de pefli s ra eylemler düzenlenecek. Gerek ulusal gerekse uluslararas boyutta oldukça etki yaratan DESA direnifline flöyle bir bakt m zda mücadelelerinde kararl ve militanca duran ve say lar topu topu 45 iflçiyi görürüz. O halde bu direnifli farkl k lan yanlar olmal. Bu etkiyi anlamak aç s ndan DESA direniflçilerinin kimlerden olufltu una bakmak gerekiyor. Sayfa 12 Seçim atmosferi her ne kadar kitleleri içine çekse de egemen s n flar aç - s ndan esas s k nt ekonomik krizin sosyal boyutlar yla birlikte giderek a rlaflacak faturas d r. Beklenen sosyal-siyasal patlamalar n, asl nda kendi beyinlerinde patlayaca n n bilincinde olan egemen s n flar, topyekun ve çok yönlü sald r lar n start n çoktan vermifllerdir. fiimdi bu topyekun sald r lar bofla ç karman n ve öfkemizi egemen s n flar n beyninde patlatman n zaman d r. Mart ay n n yüklü gündemleri ile birlikte Emekçi Kad nlar Günü nde yükselecek mücadele bayra n, 12 ve 16 Mart lardan Newroz a do ru geliflecek bir hatta tafl yarak, yalanlar na kanmad m z, krizin faturas n ödemeyece imizi gösterelim Krizin faturas n n ödetilmeye çal fl ld iflçi ve emekçiler, iflten atmalara, ücretsiz izinlere hay r demek ve örgütlenme hakk na sahip ç kmak için direniyor! Krizin faturas egemenlere! Yüzleflme BOTAfi kuyular n n aç lmas yla bafllar 90 l y llarda lambalar kapat ld ktan sonra söylenebilen gerçeklerle yaflayan bölge insan n n sesi bugüne kadar F rat n bat s na geçemedi. Ancak bugün Ergenekon operasyonuyla herkesin bildi i gerçekleri direkt failleri taraf ndan dile getirilir oldu. Ancak kaç r p iflkence tezgâhlar ndan geçirdikleri, sokak ortas nda infaz ettikleri, asit kuyular nda kaybettikleri binlerce insan n aç k adres vererek aç lmas n istedi i BOTAfi kuyular, Adalet Bakan Mehmet Ali fiahin in gündemine henüz girmifl de il! Sayfa 6 Cumartesi anneleri kald klar yerden.. 13 Mart 1999 tarihinde 200. Haftada ara verilen Cumartesi eylemleri y llar nda tutsak yak nlar yla yeniden gündeme gelmiflti. Galatasaray Lisesi bu kez de her Cumartesi F tipi hapishanelere, tecride karfl mücadelede evlatlar m z öldürtmeyece iz diyen tutsak yak nlar n n eylem alan olmufltu. Bugün de HD stanbul fiubesi nin yeniden biraraya getirdi i Cumartesi Anneleri ara verdikleri eylemlerine kald klar yerden, 201. Haftadan itibaren devam ediyorlar. Diyarbak r, stanbul, Ankara, zmir gibi illerde sokaklara ç kan kay p yak nlar kay plar n n ak betinin aç klanmas n istiyor. Sayfa 7 flçi-köylü den Yalanc n n mumu yats ya da kalmad Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin gündemi Pusula Evrensel Bak fl Son düzlükte, sonsuz enerjiyle S n f çal flmas ve demokrasi iliflkisi... Pratik duruflumuz sürecin gerçekli ine yan t olmal d r Kuflatma geniflleyerek sürüyor Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13 C M Y K

2 flçi-köylü 2 Yaflam n içinden 6-19 Mart 2009 Ayd nl ve fiifal gençler, yozlaflmaya karfl tek yumruk oldu! Yoz kültür gençleri köreltiyor, geliflmelerini engelliyor! Tuzla s n rlar içinde bulunan Ayd nl ve fiifa mahallelerinin gençleri, kendilerine yönelik yozlaflt rma sald r lar n fark etmekte ve buna karfl tav r almakta gecikmemifller. Bu yönlü çabalar, ilk önce Ayd nl l gençler aras nda ortaya ç km fl. lk etapta birkaç gencin biraraya gelerek bafllatt çal flmalar, önceleri etraftan tepki alm fl, kendi deyimleri ile. Baflar ya ulaflaca na kimse inanmam fl. Ama onlar üzerimizde oynanan oyunlar bofla ç karal m fliar na sar lmaya devam etmifller ve çabalar n n karfl l n almakta gecikmemifller. lk bafllarda bir elin parma n geçmeyen say larla yapt klar toplant lara kat lanlar n say s, k sa sürede onlarla ifade edilmeye bafllam fl. Ve ard ndan Tuzla Gençlik Evi nin kurulufluna karar verilmifl. Gençler flimdi bofl zamanlar nda burada toplanarak, sorunlar n tart fl yor, çözüm yollar ar yor ve önlerine bir dizi faaliyet koymaya çal fl - yorlar. Ayd nl l gençlerin, gençli imizi körelten, geliflimini engelleyen yoz kültürdür diyerek bafllatt çal flmalar, bir süre sonra fiifa Mahallesi nin gençlerince de örnek al nm fl ve benzer çabalar burada da gündeme gelmifl. Her iki mahallenin gençlerinin ayn amaçla hayata geçirilen çabalar, geçti- imiz günlerde ortak bir etkinlikte etekemi e büründü. fiifal gençler de Ayd nl daki arkadafllar n n yolundan giderek, onlar da gençleri yoz kültüre karfl örgütlemek üzere bir dernek açmaya karar verince, Tuzla Gençlik Evi nin organize etti i bir gece düzenlenmesi gündeme gelmifl. Ayd nl l gençler, gecede deneyimlerini paylaflmay da ihmal etmediler ve geceye gönderdikleri mesajda flöyle dediler: Tuzla ilçemizde, gençli imiz üzerinde oyunlar oynanmaktad r. Bizler biraraya gelerek, buna bir çözüm yolu oluflturmak, birbirimizi ayd nlatmak, gençli imizi, her gün giderek kirlenen çevreden, kötü al flkanl klardan uzak tutman n, ancak ve ancak hep birlikte örgütlenerek, ben de- il biz diyen bir durufl sergileyerek ve birlikte mücadele ederek mümkün olabilece ini düflündük. 21 fiubat ta yap lan ve özellikle de gençli in yo un bir ilgi gösterdi i ve Kötü Al flkanl klara Karfl Tuzla Gençlik fiöleni ad alt nda düzenlenen gece, hem örgütlenmenin daha genifl kesimlere duyurulmas, hem de aç lmas düflünülen derne in maddi-manevi alt yap s n oluflturmas gibi hedefleri de kapsayacak içerikte ele al nm fl. Gece bittikten sonra polisin gençleri kimlik kontrolü vb. biçimlerde taciz etmesi de, gençlerin örgütlenmesine yönelik tahammülsüzlü ü ortaya koyuyor. Bunun ötesinde nas l bir hedefle ele al nd n ve de gençlerin yozlaflma karfl t faaliyetlerinin ayr nt lar n ise, çal flmalar n Ayd nl aya nda yer alan arkadafllar m z n, gecede fiifal gençlerle yapt ve baflka bölgelerdeki gençlere de örnek olmas amac yla, afla da yay nlad m z görüflmeden ö renelim. - fiöleni düzenlemekteki amaçlar n z ve beklentileriniz nelerdir? - Amac m z tek yumruk olup, sorunlara bireysel de il de topluluk halinde müdahale etmek. Çünkü bugüne kadar bireysel çal flmalar m zla sesimizi duyuramad k ve de böyle devam edersek duyuramayaca m z, deneyerek de çok iyi anlad k ve böyle bir çal flma yürütme gere i hissettik. Bundan çok memnunuz. Asl nda flu an fiifa da tam bir kurum de iliz. fiimdilik bir tiyatro çal flmas yürütüyoruz. fiifa da ba ml l - a yönelen bir yo unlu un oldu unu zaten görüyorduk ve gittikçe artt n gördük. Art k müdahale edilmesi gerekti ini düflündük ve müdahale ettik. Daha önce de müdahale etmifltik, ama bireysel çal flmalar sonuç vermedi. fiu an ilk etapta bu tür çal flmalar m zla net bir tav r sergiliyoruz. Ve tam bir sonuca ulaflamasak da, olumlu bir yönde ilerliyoruz. -Çal flmalar m zda olumlu yönde ilerliyoruz dediniz, bir örnek verebilir misiniz? - Ba ml arkadafllar zorlayarak bu çal flmalar m za dahil ettik. Enerjilerini bu yönde harcamalar için ön çal flma yapt k. fiimdi hem arkadafllar m z memnun hem de biz bu gençleri kazand - m z için memnunuz. Bu bizim için bir ilk ad md. Ve biz inan yoruz ki sadece bu ad mla kalmay p daha büyük ad mlar da ataca z. - fiöleni kimler düzenliyor? - Mimar Sinan Mahallesi ndeki gençlik inisiyatifi çal flmas sonucu ortaya ç - kan bir flölen. Bu dönemdeki yozlaflmaya kirlenmeye karfl ayakta duran, mücadele eden gençler düzenledi. Ayr ca bir de Ayd nl ve Konafll daki arkadafllar da destek sundu. - Bu flöleni düzenleyenlerin bir ismi var m? Tuzla, bir emekçi bölgesi olman n yan s ra, çeflitli illerden de yo un göç alan bir bölge. Deri ve Tersane iflkollar - n n a rl kl olarak bulundu u bölgenin giderek artan sorunlar flu s ralar, sadece krize ba l iflsizlik ve bunun getirdi i yoksullu un ve sefaletin derinleflmesi de il. Bölgedeki birçok mahalle ayn zamanda Kentsel Dönüflüm Projesi kapsam nda, y k m tehdidi ile karfl karfl ya. Ancak buradaki mahallelerin sorunlar elbette sadece bunlarla s n rl de- il. Birçok yoksul bölgede görülen ve özellikle de gençli i hedef alan yozlaflma, Tuzla n n birçok mahallesinde bafll ca sorunlardan biri olmay sürdürüyor. - Evet, Tuzla Gençlik Evi Derne i - fiölenden sonra fiifa da dernek kurmay düflünüyor musunuz? - Evet. Zaten amac m z kurumsallaflmak, Tuzla Gençlik Evi Derne i nin bir flubesini açmak. Yani bu gecede sa lad m z gelirle bir dernek açmay hedefliyoruz. - Neden dernek kurma gereksinimi duyuyorsunuz? - Derne i kurarkenki amac m z, önümüzdeki sorunlara karfl birleflik bir durufl sergilemek. Bunun için böyle bir çal flma yapma gere i duyduk ve ço- unlu un gençlerden olufltu u bir toplant yapt k. Herkesin bu sorunlara duyars z kalmak istemedi i konufluldu. Biz kendi gelece imiz için bu çal flmalara gereksinim duyduk. - Mahalle iflçilerin-emekçilerin yo un oldu u bir yer mi? Ayr ca insanlar geçimini nas l sa l yor ve mahalle en çok nerelerden göç alm fl? - % 90 iflçi. Bir kesim deri iflçisi, bir kesim tersane, büyük bir kesimi de iflsiz. Yani buras emekçilerin bulundu- u bir mahalle ve bunun için de insanlar geçimini eme ini pazarlayarak sa l - yor. En çok göç ald yerler ise, Bingöl, Tunceli, Erzincan, Çank r, Giresun, Kars ve Trabzon. - Peki mahallede yozlaflma ne zaman bafllad, ne zamand r daha da artt ve bu art fl neye ba l yorsunuz? - Mahallede yozlaflma hep vard zaten. Ama son 5-6 y ld r daha da artt ve bu süreçte kendini fazlas yla göstermeye bafllad. Biz bu art fl n nedenini en baflta da tekelleflmenin artmas nda görüyoruz. flyerlerinin tekelleflmesi, iflsizlik, yoksulluk. Art fl tetikleyen en önemli faktörler bunlar. -Yozlaflmay kimler tafl yor mahalleye? - Devletin etkisi var. Zaten en büyük sebep devlet. Onlar n izledikleri politikalar nedeniyle bu haldeyiz. - Halk bu çal flmalar n za nas l tepki veriyor? - Tabi ki ilk çal flma yürüttü ümüzde olumlu tepkiler ald k diyemeyiz. Çünkü ilk çal flmalar m z bireysel olarak bafllad. Ve bireysel olarak bir fleyler yapamayaca m z anlay nca, bir toplant sonucu, toplu hareket etmeye karar verdik. Tek oldu umuzda tepkiler al yorduk, d fllan yorduk. Toplant sonras ald m z kararlarla 1 iken 5 olduk ve flimdi 100 ü geçtik. Ve art k tek yumruk olduk. fiimdi herkes olumlu bak yor ve çal flmalar m z destekliyorlar. - Dernekleflme vb. örgütlenmelerle yozlaflman n önüne geçilebilir mi? - Biz geçece imize inan yoruz. Ancak tabi ki kökten çözümün yolu devrimdir, zaten bunun baflka alternatifi de yoktur. - Mahallede Kentsel Dönüflüm Projesi kapsam nda bir y k m sorunu oldu unu da biliyoruz. Hatta geçen y l y k ma karfl ciddi bir direnifl yaflanm flt. Y k mlara karfl nas l bir önlem ve çözüm düflünüyorsunuz? - Bir bütün olarak mahalle halk yla birlikte tek vücut olup karfl duraca z. - Son olarak söylemek istedi iniz bir fley var m? -Biz bireysel hiçbir çaban n bir sonuca varmad n gördük. Sorunlar n karfl s nda durmak istiyorsak toplu, tek vücut olarak hareket etmek gerekti ini anlad k. Diyece imiz fley; hep birlikte hareket edersek, bir fleylerin karfl s nda durabiliriz. Biz bu çal flmalar m zla herkese örnek olmak istiyoruz ve herkesi dernek çal flmalar m za bekliyoruz. (Ayd nl K okurlar ) flçi-köylü den Yalanc n n mumu yats ya da kalmad Pratik, gerçeklerin aç a ç kmas n sa lar. Yan lt c, aldat c olan her fley, gerçe in tokad yla oldu u gibi ortaya ç kar. Ve prati in aç a ç kard gerçeklerin gücü karfl s nda ikiyüzlülü ün, yalanlar n yön verdi i hiçbir politikan n gelece i olmaz. Di er bir anlat mla aldatma ve yalanlar n ömrü uzun olmaz. Ama tüm bunlar üzerinde infla edilen politikalar n kitleler üzerinde yaratt olumsuz etkiler de görmezden gelinemez. Bu etkileri zay flatmak, kitlelerin gerçekleri görmesini sa lamak için sürekli bir devrimci prati e, ajitasyon-propaganda faaliyetine ihtiyaç vard r. AKP nin son dönemdeki Kürt, Alevi aç l mlar, TRT 6 vb. ad mlar yukar daki anlay fl çerçevesinde ele al n p de erlendirilmelidir. Ahmet Türk ün Grup Toplant s nda Kürtçe yapt konuflma, sistemin AKP vas tas yla uygulamaya koydu u Kürtçe üzerindeki yasaklar n kalkt yalan n herkesin görmesini sa lad ve egemenlerin ikiyüzlülü ünü belgeledi. K sacas yalanc lar, yalanlar yla bafl bafla b rakt. Öyle ya! Bir yanda Kürtçe yay n yapan TRT 6 öte yanda di er bir TRT kanal nda Kürtçe konufltu diye konuflmas n n yay nlanmas kesilen Ahmet Türk. Bir yanda miting alanlar nda bir kelime de olsa Kürtçe konuflan Tayyip, di er yanda Kürtçe konuflmalardan dolay mahkemelik olan gazeteciler, politikac lar vb. Kürt sorununa yaklafl mda bu inkarc zihniyet daha pervas zca sürdürülmektedir. AKP Kürt illerinde seçim propagandas için Kürtçe afifller as yor, kendi Kürdünü yaratmak için açt TRT 6 kanal nda sürekli Kürtçe yay n yap yor. Burada önemli olan devletin kanal nda yap lan resmi yay na ra men, hala Kürt dili üzerindeki bask lar n devam ettirilmesi gerçe idir. Bu demektir ki; devletin amac Kürt dili ve kültürü üzerindeki bask lar kald rarak bu konuda özgür bir ortam n yarat lmas de- ildir. Tam tersine yap lmak istenen, tek devlet, tek millet rkç yaklafl m n n Kürt dili arac l yla yay lmas d r. Deyim yerindeyse bir taflla iki kufl vurulmaya çal - fl l yor. Yani TRT 6 yla özgürlük demagojisi alt nda rkç politikalar sürdürülmek isteniyor. TRT 6 y tek bafl na bir seçim yat r m olarak alg lamak da yetersiz bir kavray flt r. TRT 6 genel olarak Kürt ulusunun hakl ve meflru mücadelesini sistem içine endeksleme politikas n n bir parças d r. Egemen s - n flar d flta Irak Kürtleri ile iliflki gelifltirme çabas n sürdürürken, içte de bu ve benzeri ad mlarla Kürt Ulusal Hareketi ne karfl bir kuflatma hareketi gelifltirmeye çal flmaktad r. Üniversitelerde Kürt dili ve edebiyat bölümleri aç lmas yönündeki çabalar da sürdürülen bu ikiyüzlü politikalar n bir parças d r. K sacas yerel seçimler sonras nda AKP hükümeti ne TRT 6 y kapatacak ne de baz üniversitelerde açmay düflündükleri Kürt dili ve edebiyat bölümlerinin aç lmas ndan vazgeçecektir. Çünkü izlenen bu politikalar hükümetlerin politikas n aflan sistemin genel ç karlar do rultusunda belirlenen politikalard r. Dolay s yla soruna daha genifl bir pencereden bakmal y z. Hedeflenen bu karfl devrimci politikalar n arkas nda yatan gerçekleri genifl y nlara tafl - ma konusunda asgari düzeyde görevlerimizi yerine getirmeliyiz. Yerel seçimler vesilesiyle kitlelerin politikaya ilgilerinin daha da artt bu dönemde sistem ve burjuva-feodal partilerin ikiyüzlü siyasetlerini teflhir etmek için ortaya ç kan bu f rsatlar en aktif flekilde de- erlendirme göreviyle yüzyüzeyiz. Bu görevi yaln z devrimci ve yurtsever adaylar destekledi imiz bölgelerde de il, çal flmalar m z n oldu u her alanda yürütmeliyiz. Yay nlar m z, bildirilerimizi en genifl kesimlere iletmeye, yeni güçlerle iliflkiler kurmaya çal flmal y z. Yani mevcut somut sorun üzerinde uzun vadeli bir çal flman n planlar n yürütme perspektifiyle hareket etmeliyiz. Propaganda-ajitasyon faaliyetlerimizde hem bölgelerin somut durumunu hem de tüm sorunlar aras ndaki iliflkiyi do ru tarzda kurarak yürütmeliyiz. Egemen s n flar n neden gündem de ifltirmeye çal flt klar n, halk n gerçek gündeminden uzak sorunlar üzerinde daha çok f rt na kopard klar n anlafl l r bir dille ortaya koymaya çal flmal y z. Seçim çal flmalar sürecinde baz alanlarda ortak platformlar içinde olmam z, hedeflerimize uygun bir çal flma yürütmemizin önünde engel de ildir. Propagandaajitasyon faaliyetlerinde serbestlik ilkesine uygun davranmal y z. Tabi bunu yaparken ortakl n üzerinde yükseldi i zemini zay flatacak tutumlardan uzak durmal y z. Fakat her halükarda tüm ezilenlerin, tüm emekçilerin yaflad sorunlar n ortakl, birlikte mücadele etmeleri gerekti i zorunlulu u üzerinde durmal y z. Pratik çal flmalarda, tüm güçlerimizi ve yak n çeperimizde duran güçleri harekete geçirme çabas içine girmeliyiz. Mart ay n n takvimsel etkinlikleri de dikkate ald m zda daha aktif, daha militanca bir çal flman n gereklili i ortadad r. Hepimiz görevlerimize bu sorumluluk bilinci çerçevesinde yaklaflmal y z.

3 6-19 Mart 2009 Politika-yorum flçi-köylü 3 Topyekün sald r lara karfl, topyekun direnifl! Ne Kürtçe kanal n aç lmas n n ne de hala devam eden sosyal yard mlar n, Kürtleri aldatmaya yetmeyece i, her kesimden yap lan kamuoyu yoklamalar ndan da art k çok net anlafl lm fl bulunuyor. Egemen s n flar aras ndaki, fillerin tepiflmesi olarak nitelendirilecek kap flma, h z kesecek gibi görünmüyor. Daha dün can-ci- er kuzu sarmas olan ve ayn çanaktan yiyenler, karfl s ndakinin ne kadar kirli çamafl - r varsa ortaya dökmek için adeta birbiriyle yar fl yor. Bunun en son örne i, Do an Medya Grubu ile AKP aras nda yaflanan kap flmada kendini gösterdi. Özünde Do an Medya n n ihalelerinin önünün kesilmesi ve AKP yandafllar na verilmesi vb. ç kar iliflkilerinin zedelenmesi yatt söylenen kap flmada, henüz mutlu sona gelinmifl de il! Son y ld r hükümete gelenlerle ve bir bütün olarak da devletle yak n iliflkiler kurarak, özellikle de, neredeyse TSK n n sözcülü üne soyunup, Mehmetçik Bas n görevinin hakk n vermeye çal flarak, ülkenin en zenginleri s ralamas nda en üstlere ç kmay baflarm fl olan Do an ailesi, elbette bu badireyi de atlatacakt r! Bunun sinyalleri ise daha flimdiden al nmaya bafllad bile. Do an Grubu na ait Radikal Gazetesi, AKP ile kap flman n t rmanma e ilimi gösterdi i günlerde önemli bir transfer gerçeklefltirdi. Ad Akif Beki olan bu transfer, belli ki uzun vadeli düflünülerek ve de zedelenen iliflkileri yerli yerine oturtmak amac yla gerçeklefltirilmiflti. Çünkü bilenler bilir ki, Akif Beki Erdo an a yak nl bilinen ve uzunca süre hükümetin bas n sözcülü ünü yapm fl, yeri geldi inde Erdo an a kendini siper etmifl bir kifliliktir. Ve bu iliflkisi hala sürmektedir ve belli ki Do an grubuna gelifli de daha çok bir arabulucu bir misyonuyla olmufltur. Nitekim Beki bu misyonunu hiç vakit kaybetmeden oynamaya bafllad ve Erdo- an a güzellemeler yapt yaz lar, Radikal de kendine ayr lan köflede kaleme almakta gecikmedi. Bu yaz larda ise ifli Erdo an ezilenlerin gönüllü sözcüsü yapmaya kadar vard rd. Kürt düflmanl ortak payda Seçimler-kriz-egemen s n flar aras kap flma ortam nda, yine egemen s n flar cephesinde ve de onlar n sözcülü üne soyunanlarda, tarihsel olarak de iflmeyen en belirleyici ortak paydan n, iflçi-emekçi düflmanl n n yan s ra, Kürt düflmanl nda s n r tan mama oldu unu görüyoruz. Yine rkç -floven dalgan n da, bu ortak paydan n t rman fl na paralel olarak, olanca h z yla t rmand r ld na flahit oluyoruz. Ancak bu t rman fl n merkezinde duran Kürt düflmanl, ayn zamanda birbiriyle çeliflen tutumlar da gizlenemez biçimde ortaya sermekte, kendine serbest, baflkalar na yasak zihniyetinin teflhir olmas n da beraberinde getirmektedir. Seçimlerin neredeyse art k, varl k-yokluk derecesinin ölçütü olarak ele al nmas, tüm pratiklerin de buna uygun gerçeklefltirilmesi ise, bu süreçte böyle bir tablonun ortaya ç kmas n kaç n lmaz k lmakta. ktidara giden yolda her fley mübah anlay fl içinde ele al nan bu pratikler bilindi i gibi, Kürtçe kanal n aç lmas ile bafllay p, Kürt illerinde sosyal yard m ad alt nda eflya da- t m na varm flt. Ancak ne Kürtçe kanal n aç lmas n n ne de hala devam eden sosyal yard mlar n, Kürtleri aldatmaya yetmeyece- i, her kesimden yap lan kamuoyu yoklamalar ndan da art k çok net anlafl lm fl bulunuyor. Egemen s n flar n ve onlar n temsilcilerinin, iktidar olma u runa halk düflmanl n nerelere vard rd klar n n da teyidi olan bu yaklafl mlar n sürdü ü günlerde, egemenler cephesinde hayli s k nt yaratacak olan bir baflka geliflme yaflan yor ve bu geliflme bir kez daha, Kürt aç l m n n sahtekarl n ortaya koyuyordu. Kürt düflmanl n n egemen s n flar n tüm kesimlerinde ne kadar üst boyutlarda bir seyir izledi i, Ahmet Türk ün mecliste yapt Kürtçe konuflman n yaratt infial üzerinden gözler önüne seriliyor, Kürtçe aç l m balonu da asl nda böylece sönüyordu. Kürtçe konuflulacaksa onu da ancak ben konuflurum ya da izin verdi im kadar konufltururum olarak özetlenebilecek bir durumun varl art k gizlenemiyordu. Ayn günlerde Diyarbak r ziyaret eden Erdo an ise, civar il ve ilçelerdeki afliretlerin ve AKP örgütlülüklerinin, gerek para vererek gerekse feodal vb. ba lar n bask s yla tafl d haz r k talara hitaben konuflmakla yetiniyordu. Sahibinin sesi medya ise, Erdo an kalabal k bir kitleye hitaben konufltu derken, hem bu gerçekli i hem de Diyarbak r n yerli halk n n ve de esnaf n n bu ziyarete hiç mi hiç ra bet etmedi ini, esnaf n kepenk kapatarak halk n ise seçim mitingine kat lmayarak, gereken cevab verdi ini gizlemek için özel bir çaba sarf ediyordu. Kitleler açl kla terbiye edilmek isteniyor Genel seçimler aç s ndan bir güven oylamas niteli i tafl d defalarca dile getirilen yerel seçim atmosferindeki geliflmeler, ortal toza-dumana katarken, emekçi y nlar aç s ndan hayati denebilecek meseleler ise, bu toz duman aras nda, bir kez daha unutturulmaya/geçifltirilmeye çal fl l yor, hatta yok say lmak isteniyor. Oy istemek için önlerinde türlü taklalar at lan iflçi ve emekçi y nlar n, her geçen gün daha derin bir yoksullu a itilerek, açl kla terbiye edilmeye çal fl lmas, iflsizler ordusuna kat lanlar n say s n n gün be gün ç gibi büyümesi, açl k s n r n n alt nda maaflla çal - flanlar n bile art k kendini mutlu az nl k olarak hissetmeye bafllamas, gündemin en gerilerine ötelenmeye devam ediyor. flçi ve emekçi y nlar n en temel haklar her geçen gün daha boyutlu sald r larla ellerinden al n rken, bu sald r lar uzunca zamand r birçok ifl kolunda haklar gasp edilen emekçiler taraf ndan, daha çok da kendili inden geliflen iflgal vb. radikal eylemlerle cevaplanmaktad r. Sar -reformist sendikal önderliklerin ise, emekçilerin hak alma mücadelelerini, sistemi hedefleyen, s n fsal zeminde bir mücadeleye kanalize etmek yerine, iflçi ve emekçilere, yapt klar n n hukuksuz oldu u vb. yönlü telkinlerde bulunarak, bu mücadeleleri pasifize etmeyi sürdürdüklerine flahit olunmaktad r. Sahte s n f önderleri misyonlar - n oynuyor Bu sözde s n f önderlerinin, emekçilerin mücadelesini bo maya dönük pratiklerini son dönemde biraz daha ileri tafl yarak, art k aç k aç k sermayenin sözcülü ünü yapmakta oldu unu görmekteyiz. Son günlerde hayli art fl gösteren bu yönlü aç k pratiklerden biri, 25 fiubat ta tersanelerde Dok Gemi- fl öncülü ünde gerçeklefltirilen ve özünü tersane patronlar na devlet yard m talebinin oluflturdu u eylemde görülmüfltür. Bir di er pratik ise, Tekstil- fl Genel Baflkan R dvan Budak taraf ndan sergilenmifltir. Budak 27 fiubat ta bir televizyon kanal nda kriz konulu bir programa kat larak, bafltan sona sermayeyi ac nacak pozisyonda ve krizin gerçek ma duru olarak gösterdi i ve devletin sermayeye acil olarak destek vermesi gerekti i yönlü bir konuflma yapm fl ve krizin bedelini gerçek ödeyenlerin ve hala da ödettirilmeye çal fl lanlar n iflçi-emekçiler oldu unun gizlenmesi çabalar na, kendinden beklenen katk y sunmufltur. Bunda elbette flafl lacak bir fley yoktur ve benzer pratikler, yine benzer durufllara sahip olan çok say da sendikal önderlik taraf ndan, hatta konfederasyonlar n yönetimleri düzeyinde hayata geçirilmektedir. Çünkü gidiflat en az egemen s n flar kadar onlar da korkutmaktad r. Emperyalistler ve onlar n her türden uzant lar, küresel mali/siyasal krize ba l olarak tüm dünyada sosyalsiyasal patlamalar yaflanmas n n an meselesi oldu unun fark ndalar. Bunu hem kendileri hem de ideologlar art k s kça dillendirmekteler ve buna dönük önlemlerin daha üst seviyelere ç kar lmas na dönük çabalar içindeler. Bu patlamalar n ba ml ülkelerdeki fliddetinin daha üst boyutlarda gerçekleflmesinin, ihtimalden de öte olmas, hem bu ülkelerdeki hakimiyetleri tehlikeye girecek olan emperyalistleri hem de onlar n yeminli uflakiflbirlikçilerini kara kara düflündürmektedir. fiu s ralar ayn kara düflünceler içinde olan Türkiye egemen s n flar ve de onlar n temsilcili ine soyunanlar da, tehlikeyi bertaraf etmenin aray fl içindeler. Bunun içindir ki, TSK n n, hükümetin ve de sistemden ç kar olan tüm kesimlerin, aralar ndaki kap flmalar ertelemeleri ve baflta ilerici-devrimci güçler olmak üzere, tüm toplumsal muhalefete dönük, -iflçi ve emekçi y - nlar da daha genifl içine alacak- topyekun ve çok yönlü bir sald r ya geçmeleri kaç n lmazd r. Beklenen sosyal-siyasal patlamalar n, asl nda kendi beyinlerinde patlayaca n n bilincinde olanlar, topyekun ve çok yönlü sald r - lar n start n çoktan vermifllerdir. fiimdi bu topyekun sald r lar bofla ç karman n ve yoksul y nlar n öfkesini egemen s n flar n beyninde patlatman n zaman d r. Bunun yegane yolu ise, egemenlerin topyekun sald r lar na karfl, emekçi y nlar n topyekun direniflini örgütlemekten geçmektedir! S n fsal Yaklafl m SON DÜZLÜKTE, SONSUZ ENERJ YLE fiafl rt c olmayan bir seçim dönemi, al fl lagelmifl üslup ve argümanlar, dosya ve iddialar, benzer tema ve sloganlar, vaat ve suçlamalar ile sürmektedir. Yine büyük bir riyakârl k, seviyesizlik, yalan ve sahtekârl k sergilenmekte, birbirinin pisli ini ortaya serme gayreti içinde düzenin elbirli iyle teflhirine soyunulmakta ama rejimin esaslar ve özü konusunda tam bir mutabakat ile hassas bir durufl gösterilmektedir. Deniz Feneri ya da Mehmet Sevigen olay ndaki çok etik de- il de de il örne inde kristalleflti i üzere yolsuzluk, soygun ve rüflvet rezilli i karfl l kl olarak alabildi ine kafl - n rken, Ahmet Türk ün Meclis gurubunda Kürtçe konuflmas na karfl ortak linç cephesi kurulmufltur. Di er yandan düzenin difllileri tam rand manla çal flmaktad r. Tuzla tersanelerinde seri katliam 120. kurban olarak Cemil Akgül ü, hapishaneler son bir y lda kasti tutumdan 39. cinayet neticesinde PKK li hasta tutsak Hasan Kert i ölüme göndermifltir. Ar - zal durumlar da yaflanmaktad r. Farkl niyetle kald r lan tafllar kendi ayaklar - na düflmektedir. Sözde itirafç lara, kontrgerillan n katliamlar n deflifre etme bak m ndan sözde bakan (Adnan Ekmen) ve milletvekilleri eklenmifl; intihar etmek, kontra flefleri (Behçet Oktay) için gelenek haline gelmifltir Seçim atmosferi her ne kadar kitleleri içine çekse de egemen s n flar aç s ndan esas s k nt ekonomik krizin sosyal boyutlar yla birlikte giderek a rlaflacak faturas d r. Sanayi üretimindeki çöküfl, imalat sektöründe fazlas yla kendisini gösteriyordu. Ocak ay nda TÜ K taraf ndan saptanan rakamlar son 18 y l n en düflük oranlar - n ortaya koydu. Geçen y la göre yüzde 16.5 oran nda meydana gelen düflüflte yüzde 78.3 oran nda talep yetersizli inin rol oynad aç kland. Bir baflka çarp c veri tar mda aç a serildi. TZOB (Türkiye Ziraat Odalar Birli- i) nin aç klamas na göre, 2008 de traktör üretimi yüzde 26, sat fllar yüzde 39 azalm flt r. Ayn dönemde (fiyat yüzde pahal laflan) gübre kullan m da yüzde 30 azalma göstermifltir. Nihayet iflsizlik konusunda TÜ K 16 fiubat ta yeni bir çal flma yay nlad ve buna dayanarak yap lan gerçekçi bir tespit, reel iflsiz nüfusun 6.3 milyon, oran n ise yüzde 26 lara yükseldi ini kesinlefltirmifl oldu. Tayyip Erdo an iflsizli e çözüm getirme flanslar, daha do rusu niyetleri olmad klar n Baykal ve Bahçeli ye seçim meydanlar ndan çözüm öneriniz varsa aç klay n, derhal yerine getirelim diye pervas z bir üslupla aç klarken, önümüzdeki dönemde yaflanacak daha zorlu günlerin haberini de vermifl olmaktad r. Türk devletinin, Obama n n 789 milyar dolar kurtarma paketi ile azg n sömürü cenderesine sokmak suretiyle iflsizli e el atmas fleklinde geçici çözümler üretme flans da yoktur. Reel sektörler, ucuz iflgücünü istihdam edecek kapasiteyi, tüketici talebindeki büyük düflüfl nedeniyle gösterebilecek durumdan yoksun hale gelmifltir. fiubat sonu rakamlar bu konudaki düflüflün sürdü ünü ve enflasyondaki yükselifli frenledi ini göstermektedir (TZOB, ). Onlar desteklemeye, IMF den seçim sonras al nacak kredi de yeterli olmayacakt r. Zira IMF nin hem öncelikleri farkl hem de verece i yard m miktar s n rl d r. Birkaç ay önce seçimlerden birinci parti olarak ç kamazsa b rakaca n söyleyen Tayyip, art k yüzde 47 yi aflma iddias yla hareket eder noktaya gelmifltir. Yürüttükleri kampanyan n baflar l oldu una getirdikleri kanaat ve kitlelere güven afl lama bak m ndan AKP di erlerinden yine birkaç ad m önde gitmektedir. Ülkenin her yöresine flu veya bu biçimde gidebilen, meydanlarda miting yap p kitle toplayan tek parti konumundad r. Bu yüzden di erlerini hakir görme ve yukar dan konuflarak alayc biçimde taciz etme tutumuyla puan toplamaktad r. Hükümet, parlamento ço unlu u ve belediyelerin ezici bölümünde yönetimleri elinde bulundurman n avantajlar yla yüklenmek, AKP nin iflini yine kolaylaflt rmaktad r. Ocak 2009 da ( bin TL), 2007 y l n n toplam ( bin TL) kadar sosyal amaçl yard mlarda bulunulmufltur toplam ise bin TL dir. Bu seçim yat r mlar ve rüflvetleri, fonlara yans yan boyuttaki rakamlard r. Yine de bu seçimler aç s ndan esas muharebe alan konumundaki üç büyük kent ile Kürdistan bak m ndan AKP nin durumu 2007 ye göre daha iyi bir görüntü vermemektedir. Ancak toplamdan hedeflerine büyük oranda ulaflarak ç kaca ve yoluna devam için vize alaca kesin görünmektedir. Sorun, daha önce de vurgulad m z gibi, Kürt illerindeki hesaplaflmaya yönelik kampanyan n önemi ile genel olarak sürecin görevleri ve s n f mücadelesinin gerekleri do rultusunda konumlanmay baflarabilmektedir. Hat rlatmaya gerek yok ki yerel seçimler yoluyla belli mevzilerin elde edilmesi, kimi deneyler vas tas yla devrim mücadelesine önemli kazan mlar sa lanmas ve deneyimler biriktirilmesi için yürütülecek çal flmalar yads nmamaktad r. Komünistler, ilerici, yurtsever ve devrimci güçlerin yürüttü ü seçim faaliyetleri cephesinde de flafl rt c olmayan geliflmeler yaflanmaktad r. Baz bölge, mahalle ve ilçelerde olumlu-ilkeli ittifak ve eylem birlikleri kurulur, güçlü dayan flma örnekleri verilir, birlikte kampanyalar yürütülürken, kimi alanlarda küçük hesaplarla eylem birlikleri kurulamam fl, ayn nedenle, kurulan birlikler bozulabilmifltir. Benzer durum hemen her dönem oldu u üzere, daha çapl /merkezi düzeyde oluflturulan seçim ittifak n n bafl na da gelmifltir. Yerel seçimlere iliflkin tavr m z aç klad m z yaz da, Kemalist kli in terkisine yedeklenen revizyonistlerden, sosyal-flovenizmle malul oportünistlere kadar bir dizi parti ve çevrenin emperyalizme karfl olma, Kürt sorununa duyarl - l k ve askeri vesayete tav r ekseninde baz devrimci, yurtsever ve ilerici çevrelerle bir araya gelmesi ve DTP ye aç ktan destek sunmas her fleye karfl n olumludur. ( ) Güçbirli i ttifak n n geçmifl y llarda düflülen k s r çekiflmelere kurban gitmeden, oluflturduklar platform ve destek hatt ndan kopmadan süreci tamamlamas yararl olacakt r. fleklinde görüfl ve temennilerimizi belirtti imiz üç ayl k süreci olan proje daha ilk ay nda çat rdamaya bafllam fl ve yar yola gelmeden büyük oranda iflasa sürüklenmifltir. Bunun temel nedeni, zemin ve koflullarda aranmal d r. ÖDP, EMEP, TKP gibi partiler ile benzeri gruplar her nas lsa imzac s olduklar böyle bir platform üzerinde bir bak ma en çok bu kadar ayakta kalabileceklerini kan tlam fllard r. Bunda ola an d fl bir durum yoktur. Kriz koflullar, Kürt ulusunun isyanc -direniflçi dinamizmi ile buluflacak bir iflçi-emekçi hareketini henüz ortaya ç karamam flt r. Rüzgâr n kuflatmad, sürüklemedi i durumda, ak ma karfl koymak ve egemen s n flara direnmek kolay de ildir. Bu konuda en tutars z ve sorunlu çevrelerin ismi geçen yap lar oldu u bilinmektedir. Ba ms z/tarafs z tutum tak nma ad na, esas olarak bat da CHP, Kürdistan da AKP ye kan tafl - ma anlam na gelen tav rlar, özellikle ittifaka dâhil olduktan sonra iyi niyet ve hesap hatas n sorgulatan bir noktay iflaret etti i için, özel olarak sorgulanmaya muhtaçt r. Bu ittifaka öznel de erlendirmelerde bulunmak suretiyle oldu undan farkl misyonlar biçen kimi devrimci yap lar fena halde yan lmaktad r. Süreç yaln zca s n f n dinamiklerindeki yoksunluk aç s ndan de il, Kürt ulusal hareketinin yaklafl m ndaki sorunlar nedeniyle de belli eksikler ve zaaflarla birlikte yol almaktad r. Bu hususlar do ru biçimde tespit edilmeden, baflka bir deyiflle nesnel durum gerçekçi bir biçimde tahlil edilmeden yap lacak de erlendirmeler kitlelerde yanl fl beklenti ve hayallerin yay lmas na hizmet eder ki bundan en büyük zarar görecek olan mücadelenin bizzat kendisidir. Son düzlü e Mart ay n n yüklü gündemiyle girilmifl olmas, devrimci görevlerin yerine getirilmesinde avantajlar n katsay s n büyütmektedir. Emekçi Kad nlar gününde yükselecek mücadele bayra, 12 ve 16 Mart lardan Newroz a do ru geliflecek bir hatta tafl narak, yürütmekte oldu umuz kampanya faaliyetinin çok daha etkin ve kal c sonuçlar getirmesinde belirleyici rol oynayacakt r. Bunun için k r-flehir bütün bölgelerde ve iflçi, semt, gençlik bütün faaliyet alanlar nda, seferber edilebilecek bütün güçlerimiz ve olanaklar m zla sürece yüklenmek, gündemleri ana çerçevenin içerisine ustal kla yedirerek çal flma yürütmek gerekmektedir. Önemli f rsatlar yla, tarihsel dönem itibar yla günün getirdikleri, gücümüz ne olursa olsun muazzam bir hareket yaratma ve müthifl bir potansiyeli aç a ç - karma flans yaratm flt r. Bunu de erlendirmek, yaln zca bizim elimizdedir, bize ait bir ifltir, unutulmamal, ihmal edilmemelidir

4 flçi-köylü 4 flçi/köylü 6-19 Mart 2009 Çok özel Evet, okuyamazs n z, ama biraz kula n z kabart rsan z duyabilirsiniz. Nereden mi? Her Cumartesi, stiklal Caddesi nde meflaleli yürüyüfller düzenleyen grevci gazetecilerden. Yolunuz düflerse, Sefaköy deki, Balmumcu daki, ATV-Sabah binas önündeki bas n emekçilerinden de duyabilirsiniz... Bu haberi okunamaz k lanlara gelelim y l nda Türkiye Gazeteciler Sendikas nda örgütlenerek, hak arama mücadelesine giren, Turkuaz Dergi Grubu nda çal flan bas n emekçisi dostlar m z anlat yor. Medya patronlar kendilerine Centilmen Do an, Çal k, Ciner vb. medyan n tekelci patronlar aras nda imzalanan bir centilmenlik anlaflmas oldu unu anlat yor, ATV-Sabah grevindeki dostlar m z. Grevdeki Foto Muhabiri Arzu Gündüz: Bütün medya patronlar - n n kendi aralar nda yapm fl olduklar bir centilmenlik anlaflmas var. Bu anlaflmaya göre, medya patronlar n n herhangi birisinin ifl yerinden, özellikle sendikal nedenlerden ötürü iflten at lan bir iflçiyi, di er medya patronu kesinlikle ifle almayacak. Biz Çal k Grubu nda çal fl rken iflten at ld k, Do an Medya da çal flam yoruz, çünkü bu durum büyük patronlar n centilmenliklerine ters düflüyor. Dolay s yla da bu grevin haberini yay nlamalar n beklemek de anlams z olur. Bu haberi baflka hiçbir yerde okuyamazs n z! Çal k Grubu kanunsuzluk yap yor Gündüz, sohbetimiz esnas nda, grev süreçlerini bafl ndan itibaren aktar yor. ATV ve Sabah a TMSF el koymadan önce, kâ t üzerinde çok fazla flirketin oldu unu ve bunun da örgütlenmeyi engelledi ini söylüyor. Yan n zdaki masada oturan arkadafl n z baflka bir flirkette çal fl yor, asl nda ayn iflyerindesiniz fleklinde anlat yor durumu. Bu çok parçal flirketler grubu TMSF nin el koymas yla birlikte, grevcilerin de dedi i gibi, bir durgunluk sürecine giriyor. Bu f rsattan yararlanan bas n emekçileri, ATV ve Sabah ta örgütleniyorlar. lk olarak ATV salt ço unlu u sa l yor ve yetkiyi al yor. Sonras nda Çal k Grubu na sat lmas yla birlikte, Çal k, Turkuaz Dergi Grubu nu tek flirket çat s alt nda topluyor. TGS nin ATV ve Sabah ta T S (Toplu fl Sözleflmesi) yetkisi oldu u için, kanunlara göre otomatikman, tek flirket çat s nda toplanan, Turkuaz Dergi Grubu nun tamam nda yetki sahibi olmas gerekli. Ancak, Çal k Grubu bu duruma itiraz ederek, sadece ATV yi kapsar iddias yla mahkemeye baflvuruyor. Gündüz ün anlat mlar na göre, Çal flma Bakanl bir yandan oyalarken, di er yandan da Çal k Grubu taraf ndan, say lar yetersiz fleklinde itirazlarla dava açarak, süreç uzat l yor. Al fl k oldu umuz patron oyunlar çerçevesinde bafllayan T S görüflmeleri, bir süre sonra t kan - yor. Bir taraftan sendika ile pazarl k yapan Çal k, di er yandan çal flanlara, centilmence bask lar n sürdürerek, sendikadan istifa etmeye zorluyor. Patronun sözcülerinden Ahmet Tezcan, yap lan son görüflmelerde, grev karar n tek tarafl olarak kald - r n, ondan sonras na bakar z dedikten sonra, bir daha görüflme olmuyor. Tabi sendika bu durumu kabul etmiyor, çünkü tek tarafl grev karar n kald rmak demek, sendikan n yetkisinin düflmesi anlam na geliyor. Ne kadar yanl haber, o kadar ekmek! Gündüz, gazetecilerin haberlerini bahsedildi i gibi özgür bir flekilde yapamad klar n, istenmeyen bir haber yap ld nda geri çekildi ini aktar yor. Gündüz, Patronun istemedi i bir haber yaparsan z sizi iflten atabilir. Bas n özgürlü ü diye bir fley yok sözleriyle yaflad klar n dile getiriyor. Amac m z T S imzalamak Türkiye Gazeteciler Sendikas Genel Baflkan Ercan Özipekçi ile görüflerek, genel duruma iliflkin bilgi ald k. Özipekçi, Çal flma Bakanl - na baflvurduklar nda TMSF nin itirazlar oldu- unu, aç lan davalar kazand klar n ve yetkiyi ald klar n anlat yor. 17 Aral k 2008 tarihinde al nan grev karar - n uygulamak için, 60 günlük yasal sürenin tamam n kulland klar n, sorunu masa bafl nda çözmek için çaba harcad klar n ifade ediyor. 13 fiubat günü fili olarak greve ç kt klar n belirten Özipekçi, Sendikaya üye olmayanlardan bile istifalar geldi fleklinde bask lar n boyutuna dikkat çekiyor. Greve ç kan iflçilerin iflten at lmas n n anayasay ihlal etmek oldu unu vurgulayan Özipekçi, bu kanunsuzlu a karfl n dava açt klar n ifade etti. Özipekçi, 10 kiflinin greve ç kmas n n patronda bir rahatlama yaratt n, ancak geliflen destekler ile birlikte yan ld klar n fark ederek rahats z olmaya bafllad klar n anlat yor. Sefaköy flyeri Temsilcisi U ur Güç, Sinema Dergisi nde Görsel Yönetmen olarak çal fl yor ve 18 y ld r gazetecilik yap yor. Örgütlenme düflüncesinin, yaflanan mesleki erozyon ile do du unu belirten Güç, Hak ve özgürlükleri kazanman n yolu örgütlenmekten geçer. Örgütlü oldu umuz zaman tek bafl - m za baflaramayaca m z fleyleri baflarabiliriz. ( stanbul) Grev ATV de (g)izlenir! 21 fiubat Cumartesi günü grev önlükleri, dövizleri ve meflalelerle Tramvay Dura nda toplanan bas n emekçileri, alk fl ve sl klar eflli inde sloganlar atarak yürüyüfle geçti. Galatasaray Lisesi önüne meflalelerle yürüyen gazetecilere, stiklal Caddesi boyunca halk da alk fllarla destek verdi. Lise önünde yap lan aç klamay TGS flyeri Temsilcisi U ur Güç okudu. Güç iki y l öce anayasal haklar n kullanarak sendikalaflt klar n, ço unlu u sa lad klar n ve Turkuaz da toplu sözleflme yetkisi ald klar - n, ancak patronun iflçileri sendikadan istifa ettirmek için birçok yola baflvurdu unu, bunun karfl s nda greve ç kmaya karar verdiklerini dile getirdi. Yürüyüfl boyunca Bu haberi baflka hiçbir yerde okuyamazs n z fleklinde konuflmalar ve ajitasyonlar eflli inde Grev Gazetesi da t ld. ( stanbul) Bas n emekçileri yaln z de ildir! 25 fiubat Çarflamba günü, gazetemiz flçi-köylü nün de aralar nda bulundu u, devrimci ve sosyalist bas n emekçileri olarak, ATV ve Sabah Gazetesi nin Balmumcu da bulunan binas önünde, grevlerini sürdüren TGS (Türkiye Gazeteciler Sendikas ) üyelerine, dayan flma ziyareti gerçeklefltirdik. Gazetemiz flçi-köylü, At l m, Devrimci Demokrasi, Yürüyüfl, Kald raç, K z l Bayrak, Odak, Proleter Devrimci Durufl ve Sosyalist Barikat emekçilerinin yer ald ziyarette Atv-Sabah ta grev var, bas n emekçileri yaln z de ildir yaz l pankart aç ld. Devrimci bas n emekçileri ad na bir konuflma yapan Erdal Bektafl, yaflanan ekonomik krizin faturas n n iflçi ve emekçilere ödetilmeye çal fl ld n, iflçilerin grevlerinin medya tekelleri taraf ndan sansürlendi ini, devrimci bas n olarak iflçilerin emekçilerin sesi olmaya devam edece imizi dile getirdi. ( flçi-köylü çal flanlar ) Procter&Gamble iflçileri greve gitti Gebze Organize Sanayi içinde faaliyet gösteren Procter&Gamble Tüketim Mallar Afi de, Eylül 2008 den bu yana süren T S görüflmeleri t kan nca, sendika grev karar ast. Böylece D SK e ba l TÜMKA n n (Türkiye Tüm Ka t Selüloz Sanayi flçileri Sendikas ) örgütlü oldu u iflyerinde çal flan iflçiler, 19 fiubat itibariyle greve ç kt lar. Grevdeki iflçiler, görüflmelerin, patronun ilk alt ay için % 0, ikinci alt ay içinse % 2 zam teklifi üzerine t kand n ve patronun flu süreçte tüm patronlar n yapt gibi, kriz bahanesine sar ld n söylüyorlar. Grevdeki iflçilere sendikalardan ve çeflitli iflyerlerinden destek ya makta gecikmedi. Grevdeki iflçileri yaln z b rakmama ad na yap lan destek ziyaretlerinden biri de, grevin 8. günü olan 26 fiubat ta gerçekleflti. D SK Genel Baflkan Süleyman Çelebi nin yan s ra, Lastik- fl, Genel- fl, Nakliyat- fl ve E itim-sen üye ve yöneticileri taraf ndan gerçeklefltirilen ziyarette, grevdeki iflçilere dönük konuflmalar yap larak, krize de inildi. Brisa ve Pireli üretime ara verdi Di er taraftan, patronlar n kriz bahaneli uygulamalar na her gün yenileri ekleniyor. Kocaeli Alikahya beldesinde kurulu bulunan Risa ve Pireli fabrikalar da kriz bahanesine s narak, buralarda örgütlü olan Lastik- fl Sendikas n n da onay yla, üretimi durdurma karar ald ve toplam 2 bin 200 iflçiyi bir hafta izne ç kard. (Kartal) Açl k grevindeki iflçilere sald r zmir Büyükflehir Belediyesi, kadrolu ifl talebiyle 2 aya yak n süredir Belediye binas önünde açl k grevinde olan Vira-Kürflat tafleron iflçilerinin taleplerine gözlerini kapatmaya, kulaklar n t kamaya devam ediyor. 7 Ocak 2009 da iflçiler sözleflmelerinin yenilenmesi ve kadrolu çal flma talepleriyle dönüflümlü açl k grevine bafllam fl ve çeflitli eylem ve etkinlikler ile de taleplerini sürekli yinelemifllerdi. flçilerin bu direnifli görmezden gelinmeye devam ediyor, ancak so uktan ve ya murdan korunmak için üstlerine gerdikleri naylon çad r ve di er eflyalar hala birilerinin gözlerinden kaçm yor. Geçti imiz günlerde Belediye nin görüntü ve çevre kirlili i yarat l yor flikayeti ile iflçilerin naylon çad r na ve eflyalar na el konulmufl, ard ndan da direnifli bitirmeleri söylenmiflti. Yaflanan bu müdahalenin bir benzeri de 24 fiubat 2009 akflam civar nda tekrarland. Ayn gerekçe ile gelen polis iflçilerin so- uktan korunmak için kulland klar naylon çad ra ve di er eflyalar na el koydu ve fiili güç kullanarak iflçileri gözalt na almak istedi. Vira-Kürflat tafleron iflçileri yaflanan bu sald r y 25 fiubat günü Belediye önünde yapt klar bir bas n aç klamas ile protesto etti. flçiler ad na bas n aç klamas n okuyan Özkan K l ç, tüm bask lara ra men mücadelelerinde sonuna kadar kararl olduklar n duyurdu. ( zmir) ncirlik te askerlere k yak, iflçilere k y m! Adana ncirlik Hava Üssü ndeki villa inflatlar nda çal - flan iflçiler maafllar n istiyor. 25 fiubat günü Adana fikur önünde biraraya gelen iflçiler Ücret hakt r gasp edilmez yaz l pankart açarak bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. flçiler, ABD li Tusek flirketine çal flan tafleron Makyal-Erka isimli firmadan 4 ayd r maafllar n alamad klar n, Ocak ay nda ücretsiz izne ç - kar ld klar n dile getirerek tafleron firmalar n suçu birbirlerine att klar n söylediler. Bas n aç klamas n n ard ndan 5 km yürüyerek Makyal- Erka firmas n n önüne gelindi. Bas n aç klamas yapmak isteyen iflçileri flirketin güvenlik çal flanlar engellemek istedi ancak iflçiler buna ra men eylemi gerçeklefltirdi. flçilerin avukat smail Hakk Atav firma yetkilileriyle görüfltü. Yap - lan aç klamada iflçiler haklar n alana kadar mücadele edeceklerini belirtti. (H. Merkezi) Emekçinin gündemi S n f çal flmas ve demokrasi iliflkisi... Demokrasi sorununu kavramada, ülkemizde demokrasi mücadelesinin ve demokratik kitle örgütlerinin önemi konusunda çeflitli yanl fllarla karfl lafl yoruz. Özellikle iflçi s n f ve emekçiler içerisinde yürütülen çal flmalar n, baflka bir deyiflle s n f çal flmas n n demokrasi mücadelesiyle iliflkisinde birbiriyle çeliflik görüfller tafl yoruz. Ülkemiz siyasi yönetiminin faflist karakteri hemen hepimizce biliniyor. Ülkemizde faflizmi yaratan ve besleyen unsurlar n bafl nda; emperyalizme ba- ml güçsüz ve geri bir ekonomik yap - n n varl ile baflta Kürt ulusu olmak üzere, ezilen ulus ve ulusal topluluklar üzerindeki inkarc siyasetiyle Türk egemen s n flar n n flovenizmi bulunur. Bu temel gerçeklerde ciddi de iflimler olmad kça ülkede demokrasinin varl ndan söz edilemeyece i aç kt r. Onun kadar aç k di er bir nokta da ülkemizde gerçek anlamda bir demokrasinin gelifliminin Demokratik Halk Devrimi mücadelesinden ba ms z olamayaca - d r. Özlüce söyleyecek olursak; ülkemizde demokrasi sorunu bir devrim sorunudur. Dolay s yla en ufak bir demokratik kazan mdan bir bütün demokrasi mücadelesine dek her türlü mücadeleye devrim perspektifinden bakmak ve gerekli önemi vermek s n f siyasetinin vazgeçilmez bir gere idir. Konunun teorik k sm bu kadar netken pratik faaliyetimizde ayn netlikte hareket etti imizi söyleyemeyiz. flçi ve emekçiler içerisindeki çal flmam z, onlar n hak ve talep mücadelesini devrim mücadelesiyle ba lant l düflündü ümüzü ifade etsek de bu noktada sol ve kestirmeci yaklafl mlara sahibiz. Demokratik hak ve kazan mlar art rmay, her türlü (s n fsal, ulusal, dinsel, cinsel ) bask karfl s nda ülkede bir bütün demokrasiyi gelifltirme konusunda yeterince duyarl ve aktif de iliz. Durum böyle olunca, demokrasi sorununu devrim sorunu olarak kavramada da tutars zl klar tafl d m z anlafl l r. Bu kavray fl e er demokratik hak mücadelesini pratikte küçümseme sonucunu do uruyorsa teorimizle prati imiz aras ndaki çeliflki aç kt r. Oysa bizim flu an özelikle kavramam z gereken fley; her türlü demokratik mücadele ve kazan m n devrime hizmet edece i, onu gelifltirece i gerçe- idir. Lenin in sözleriyle ifade edecek olursak; demokrasi yaln zca s n f savafl m n daha do rudan, daha genifl, daha aç k, daha belirgin hale getirir. Gerek duydu umuz fley de budur. ( ) Yönetim sistemi daha demokratik hale geldikçe iflçiler, musibet kayna n n, hak eksikli i de il, kapitalizm oldu unu daha iyi anlayacaklard r flçi ve emekçiler içerisindeki faaliyetimize iliflkin s n f çal flmas yürütmek ile demokratik çal flma yürütme/demokratik mücadele verme konular nda ilginç(!) baz karfl tl klar kuruldu unu görüyoruz. Yer yer bunlar n karfl karfl ya konuldu una tan k olsak da esas nda demokratik çal flmay talide b rakan, hatta küçümseyen yaklafl mlar göze çarp yor. Bu durum tam da ülkemizdeki komünist ve devrimcilerin temel zafiyetlerinden birine iflaret etmektedir. Demokratik alanlar n önemsenmeyerek küçük burjuva reformistlere b rak lmas, kitleselleflme konusunda yaflad m z sorunlar n da önemli bir aç klamas niteli indedir. Daha kötü olan ise bu olumsuz gerçekli in do ru kabul edilmesi, s n f çizgisinin bir gere i san lmas d r. flçilerin politik e itiminde sadece u rad klar ekonomik bask lara dayal bir ajitasyon ve propagandan n onlara s n f bilinci tafl maya yetmeyece ini biliyoruz. Ülkedeki her türlü bask ve eflitsizli inin teflhirinin yap larak iflçi s n f n n tutarl ve kararl bir demokrasi ruhuyla e itilmesi, burjuvaziye karfl savafl m nda s n fa gerekli olan temel bir niteliktir. Özelikle de bizimki gibi ülkelerde bu çok daha geçerlidir. Demokrasi bilinci geliflmemifl, kendi s n f sorunlar da dâhil toplumsal sorunlara bütünlüklü bakamayan bir iflçi s n f n n ekonomizmin, reformizmin ve flovenizmin etkisinden kurtulabilmesi mümkün de ildir. Bu nedenle iflçi ve emekçilere demokrasi bilincinin yerlefltirilmesi kadar onlar n demokratik mücadeleler ve çal flmalar içerisinde e itilmesi mücadelemiz için stratejik bir öneme sahiptir. flçi s n f teorisinde aç kt r ki demokrasi; eflitlik anlam na gelir. Biz bunu nihai olarak s n flar n ortadan kald r lmas olarak anlar ve fliar ediniriz. Bu anlamda demokrasi ya da eflitlik fliar n n çal flmalar m z aç s ndan önemi tart flmas zd r. Di er yandan biz, demokrasinin biçimsel bir eflitlik anlam na geldi ini de biliriz. En geliflkin demokraside dahi s n flar n henüz ortadan kalkmad -, tam ve gerçek bir eflitli e ulafl lamad do rudur. Fakat unutulmamal d r ki; özünde biçimsel bir eflitlik anlam na gelen demokrasi hayata geçti indedir ki, ancak o zaman gerçek eflitli in de yolu aç lm fl olacakt r.

5 6-19 Mart 2009 flçi/köylü flçi-köylü 5 Asil Çelik patronu iflçilerle oynuyor! Bursa Orhangazi ilçesinde kurulu olan Asil Çelik Sanayi Tic. A.fi. de toplu ifl sözleflmesi görüflmelerinin sonuçsuz kalmas n n ard ndan 30 Ocak 2009 tarihinden beri grevde olan Asil Çelik iflçileri, tüm zorluklara karfl n mücadelelerini sürdürüyor. Ancak Asil Çelik patronu da bofl durmuyor. Kriz sürecini kendi lehine çevirmek için 24 fiubat günü sendikay görüflmeye ça rarak, s f r zam teklifini yineledi. Birleflik Metal- fl Sendikas, Asil Çelik iflçilerinin aileleri ve Orhangazi halk ndan yüzlerce kifli ile birlikte 24 fiubat günü Orhangazi Meydan nda bir bas n aç klamas yaparak, patronun oyunlar n ve uzlaflmaz tutumunu protesto etti. Kitle ad na Birleflik Metal- fl Genel Sekreteri Selçuk Göktafl n yapt aç klamada Biz zaten yoksuluz, bizim yoksullu umuzu kimse kullanmaya kalkmas n dedi. flçiler sloganlar atarak halaylarla eylemde yerini ald. Eylemin ard ndan grevdeki iflçilerin grevle ilgili düflüncelerini gazetemizle paylaflmak istedik: - Sizi greve getiren süreçle ilgili düflüncelerinizi bizimle paylafl r m s n z? Hüseyin Gül: Biz bu greve toplu sözleflmede patronun uyuflmazl k tutumu ve s f r zam dayatmas ndan dolay gittik. 8 y l önce Asil Çelik kamuya aitti. Özellefltirildikten sonra dördüncü toplu sözleflme süreci yafl yoruz. lk toplu sözleflmede s f r zamma imza att k, ikinci toplu sözleflmede greve gittik. Üçüncü toplu sözleflmede yine grev aflamas ndan döndük. Dördüncü toplu sözleflmede yine patronun uzlaflmaz tutumundan dolay grevdeyiz. Patronu masaya ça rd m zda gelmiyor, geldi inde s f r zamla geliyor. Yani bizimle dalga geçiyor. Patronun bu tutumu biz iflçilerin birlikteli ini olumlu yönde etkiliyor. Çünkü patronun art niyetli oldu unu görüyoruz. Ekonomik krizin had safhada oldu u bir dönemden geçiyoruz. Ama bu zor dönem söz konusu olsa bile hakk m z almak için sonuna kadar grevde kararl y z. - Çal flma koflullar n z anlat r m s n z? - Ben 15 senedir burada çal fl yorum. 8 sene önce, özelleflmeden önce üretim 180 bin tondu. Özellefltikten sonra üretim 400 bin tona ç kt derece ateflin içinde çeli e flekil veriyoruz, art iflçilik maliyeti % 10 dan % 6 ya düfltü. Sürekli var olan haklar m z da elimizden almaya çal fl yorlar. Bu grev de zaten bize dayat lan bu kölece çal flma koflullar ndan dolay ortaya ç kt. Ahmet Güllü: Arkadafl n anlatt gibi biz flu an ma duruz. Patronun bask s tutumundan ve verilen sözlerin yerine getirilmemesinden dolay ma duruyuz. Özelleflip güzelleflece iz diye bu hallede düfltük. Rekor düzeyindeki üretim yapan bir yerde, bir de bir kriz bahanesi ile kesildi. Bu arada ücretler de zaman nda ödenmemeye baflland. Tafleronlarda çal flan arkadafllar iflten at ld. Onlar da ma dur edildiler. Biz hükümete derdimizi nas l, ne flekilde iletebiliriz? Zaten adamlar iflçi s n f n yok say yorlar. 8 senedir hükümetler iflçi lehine bir yasa ç karmad lar, hep sermayeye yönelik yasalar ç kar yorlar. Tuzla da yaflanan olaylar ortada. nsana sayg yok, eme e sayg yok. Yine s f r zam dayatmaya çal fl yorlar. Yalç n Sevimli: Ben de 22 y ld r Asil Çelik te çal fl yorum. Fabrika özellefltirildikten sonra süreç bizim aleyhimize h zla geliflti. Burada çal flan iflçinin patron için hiç önemi yok. Bu nedenle birinci suçlu devlet, ikinci suçlu da patrondur. Biz iflçiler olarak bu fabrika devlet elindeyken de çok fazla bir fley istemedik. Fabrikay alan kifliden de çok fazla bir fley istemedik. Biz sadece insanca yaflayabilecek bir ücret talep ettik. Onun için insanca haklar m z alana kadar direnece iz. Yoksa insanl m z yitirece iz. (Bursa) Asil Çelik iflçileri tüm s k nt lara ra men direnifllerine devam edeceklerini belirterek zaten onlar n gözünde iflçi s n f n n bir önemi yok diyorlar. Bak postac yürüyor! Haber-Sen Genel Merkezi fiubat ta PTT emekçilerinin sorunlar n kamuoyuyla paylaflmak ve kendilerine yönelik sald r lar protesto etmek amac yla Bak Postac Yürüyor fliar yla iki koldan Ankara ya yürüdü. 25 fiubat ta stanbul da bafllayan yürüyüfl Gebze, Kocaeli den sonra 26 fiubat günü Bursa ya ulaflt. Genç Osman PTT önünde karfl - lanan yürüyüfl kolu Bursa n n merkezi caddelerinde bildiri da tt. Saat de Timartaflpafla otobüs duraklar nda toplanan PTT emekçileri, Heykel PTT önüne kadar alk fl ve sloganlarla yürüdü. Burada KESK MYK üyesi Akman fiimflek ve Haber-Sen Bursa fiube Baflkan Orhan Çak r birer konuflma yaparak AKP hükümetinin sald r politikalar n elefltirdi. Yürüyüfl kolu aç klaman n ard ndan Eskiflehir e hareket etti. Birçok bölgede yürüyüfller ve bas n aç klamalar ile sorunlar na dikkat çeken posta emekçileri son olarak Abdi pekçi Park nda biraraya gelerek Bak postac geliyor hesap soruyor, Köle de il postac y z, PTT halk nd r sat lamaz sloganlar n hep birlikte hayk rd lar. Kefalet sand ndaki paralar m z geri ödensin, Angarya çal flt r lmaya son yaz l dövizler tafl yan PTT emekçileri sorunlar n n çözülmesini isteyerek PTT Genel Müdürlü ü ne yürüdüler. Burada bir konuflma yapan Haber-Sen genel baflkan Ali Y lbafl, postac lar n y ll k ve bayram izinlerini kullanamad n, özellefltirmelerle çal flma koflullar n n a rlaflt n dile getirdi. PTT emekçileri daha sonra son uyar mektuplar n gönderdi. (H. Merkezi) Grev, direnifl, iflgal! Sinter direnifliyle uluslararas dayan flma 22 Aral k 2008 den bu yana grevde olan Sinter iflçilerine verilen destek her geçen gün büyüyor. Hukuksal mücadelelerini de sürdüren ve açt klar davalardan birinin duruflmas geçti imiz günlerde görülen Sinter iflçilerine verilen bu yo un destek, sadece ülke s n rlar n de il, uluslararas alan da kapsam fl bulunuyor. flçilere uluslararas destek veren sendikalardan biri de Alman Metal flçileri Sendikas (IGM) oldu. 26 fiubat günü Sinter iflçilerini ziyaret eden IGM üyeleri, burada yapt klar konuflmalarda, enternasyonal dayan flman n güçlendirilmesi ça r s yapt lar. Ziyaret s ras nda bir konuflma yaparak, Tersanelerde krizle birlikte yaflanan iflçi k y mlar n n yan s ra, ifl cinayetlerinin de ard arkas kesilmiyor. Son iki ay içinde peflpefle gelen ifl cinayetlerine, 20 fiubat ta bir yenisi daha eklendi. Böylece Tuzla Tersaneleri nde ifl cinayetlerine kurban giden iflçi say s 120 ye ulaflt.120. ifl cinayetinin kurban ise Cemil Akgül adl tersane iflçisi oldu. Bir kez daha ifl güvenli ine dönük tedbirlerin yetersizli i nedeniyle yaflanan bu son ifl cinayeti ise, 22 fiubat ta yap lan bir eylemle protesto edildi. Limter- fl Sendikas n n örgütledi i eylemde, Cemil Akgül ün yaflam n yitirdi i Çiçek Tersanesi önüne siyah çelenk b rak ld. Ö len saatlerinde gerçeklefltirilen eylemde 120 Yetmez, Daha Fazla Öldürün yaz l bir pankart aç ld ve Tersane Gazi Mahallesinde Partizan okurlar n n yapt eylemde Direnifl! Grev! flgal! S n f kinimiz büyüyor yaz l pankart aç ld. 22 fiubat Pazar günü Gazi Mahallesi Partizan olarak dünyan n birçok ülkesini sar p sarmalayan yaflad m z co rafyada da kendisini yak c bir flekilde hissettiren ekonomik krize yönelik Fevzipafla Caddesi Dörtyol da bir bas n aç klamas gerçeklefltirdik. Direnifl! Grev! flgal! S n f kinimiz büyüyor yaz l Partizan imzal pankart m z açarak gerçeklefltirdi imiz bas n aç klamas nda; krizin egemenler taraf ndan yarat ld ve faturas n n zorla emekçi halka mal edilmeye çal fl ld ifade edilerek, halk n kendi öz sorunlar n n d fl na itilerek Ergenekon yalanlar yla meflgul edildi i söylendi. Ayr ca yaklaflan yerel seçimlerle eli kanl faflistler oy avc l na ç karak asl nda daha çok katliam, iflkence, y k m, yoksulluk ve yozlaflmay getireceklerini ifade etmektedirler denildi. Aç klamada ayr ca, çürümüfl düzene karfl örgütlü yaflam ve s n f mücadelesini gelifltirmenin önemi belirtilerek yaklaflan bahar ay nda isyan atefllerini büyütmek için 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü, 12 Mart Gazi katliam nda Partizan saflar nda hesap sormaya ça r yap lm flt r. Aç klama s ras nda Zafer direnen emekçinin olacak, Birlik mücadele zafer sloganlar at ld. (Gazi Mahallesi Partizan okurlar ) önünde bir bas n aç klamas yap ld. Aç klamay, Limter- fl Genel Sekreteri Kamber Sayg l yapt. Tersanelerde iflten ç kar lanlar n en baflta da ifl güvenli i uzmanlar oldu unu da söyleyen Sayg l, aç klamas n bu olumsuz tabloya 2.5 ay içerisinde 7 arkadafl m z n ifl cinayetine kurban gitmesi eklendi diyerek iflçi say s n n azalmas ile bir iflçinin üzerindeki ifl yükü artm fl ve iflçiler bitkin düflürülmüfltür fleklinde konufltu. Dok-Gemi fl patronlara destek eylemi yapt Tersane patronlar n n, patron yanl s duruflu nedeniyle tersanelerde örgütlenmesi için yo un destek verdi i Dok-Gemi fl, bu deste i karfl l ks z b rakmad! 25 fiubat günü tersanelerde sözde kriz küresel kriz koflullar nda iflçiler aras ndaki dayan flman n art k bir zorunluluk haline geldi ini belirten IGM Uluslararas Dayan flma Sözcüsü Klavas Trignetz, kendilerinin de dayan flmay büyütmek için yo un bir çaba içinde olduklar n vurgulad. Sinter iflçilerinin direniflinin baflar ya ulaflmas için bir tak m görüflmeler yapt klar n da belirten Trignetz, bu giriflimlerin, Sinter Metal in ifl yapt fabrikalarla görüflmeler fleklinde sürdü ünü belirtti. Sendikal haklar için verilen mücadelenin ayn flekilde Almanya da da sürdü ünü söyleyen Trignetz, örne in BMW ve Daimler Cruze fabrikalar nda haklar gasp edilen iflçiler için yo un bir çal flma içinde olduklar n aç klad. Birleflik Metal- fl yöneticilerinin de kat - larak, konuklara teflekkür niteli inde konuflmalar yapt ziyaret s ras nda hep bir a zdan ve s k s k Sinter iflçisi yaln z de ildir, Yaflas n s n f dayan flmas sloganlar at ld. Ziyaret alk fllar aras nda son buldu. (Kartal) 120 yetmez, daha fazla öldürün Binlerce emekçiyi yak ndan ilgilendiren Toplu fl Sözleflmesi görüflmeleri, birçok iflkolunda bafllam fl bulunmakta. T S görüflmelerini sürdüren iflkollar ndan biri kamu sektörüyken, bir di eri de Deri iflkolu. Deri ifl kolunda süren T S görüflmeleriyle ilgili Deri- fl Genel Baflkan Musa Servi yle görüfltük. Servi, ilk önce küresel mali krizin gölgesinin, kaç n lmaz olarak T S görüflmelerine de yans d n söyledi. Ayr ca iflveren cephesinin, uzunca zamand r gerçeklefltirdi i hak gasplar n n ç tas n, bu görüflmelerle birlikte daha da yükseltme e iliminde oldu unu aktar yor. flverenlerin bu yöneliminin çal flanlar cephesindeki yans mas n n ise birçok ifl kolunda, yeni haklar elde etmekten ziyade, mevcut haklar koruma e ilimi olarak otaya ç kt n vurguluyor. Ancak kendilerinin bu yönlü bir e ilimde olmad klar n, yeni haklar elde etme çabalar n n T S görüflmelerinde bahaneli bir eylem örgütleyen sar sendika, eylemde devletin patronlara kriz deste i yapmas n talep etti. Sedef Tersanesi önünde ve ö len yemek paydosu saatlerinde yap lan eyleme, bu tersanede çal flan iflçiler kat l rken, eyleme tersanenin beyaz baretli, yani patron temsilcisi çal flanlar n n da yo un bir kat l m sa lad gözlendi. Türk-Metal Sendikas ve Yol- fl Sendikas temsilcilerinin de kat ld eylemde, Türk- fl Bölge Baflkan Faruk Büyükkucak bir konuflma yapt. Eylemde yap lan konuflmalarda ifl cinayetlerine neredeyse hiç de inilmeyip, bir-iki k sa vurguyla geçifltirilirken, devletin sektöre sahip ç kmas gerekti i dile getirildi. (Kartal) Sald r lar geri püskürtmek, örgütlenmekle mümkündür! de sürdü ünü belirtiyor. flverenler derideki T S süreci daha bafllamadan, geçti imiz Aral k ay ndan bafllayarak, kriz var, iflçiler, ikramiye, sosyal haklar gibi haklar ndan taviz vermeli yönlü yaklafl - m n her vesileyle dile getirmeye bafllam fl. Bugüne kadar yap lan iki T S oturumunda da, böyle bir fleyi kabul etmeyeceklerini aç klam fllar. Yapt klar temsilciler toplant s nda ise, durumu temsilcilere aç p, önümüzdeki süreçte grevde dahil, bir dizi eyleme haz rl kl olunmas gerekti ini söylemifller. Servi son olarak, derideki T S görüflmelerinin sürdü ünü ve nas l bir sonuç ç kaca- n önümüzdeki sürecin gösterece ini söylüyor ve süreçteki kapsaml sald r lar geri püskürtebilmenin tek yolu, sadece sendikal alanda de il, s n f önderlerinin yaflam n her alanda iflçi-emekçi y nlar örgütleyip, harekete geçirmesiyle mümkündür diye cevapl yor. (Kartal) Resmi tefecilik üreticinin ümü ünü s k yor! Son günlerde TMO (Toprak Mahsülleri Ofisi) nin üreticiden alm fl oldu u ürünün ücretini 15 gün içinde ödeyece ini bildirmesi ve 60 gündür ödememesi ile üretici iki arada bir derede kalm flt r. Tüccarlara güvenmeyen köylüler, devlet kurumu diye güvendikleri TMO nun ücretlerini vermemesi ile tüccardan fark n n olmad - n bu vesile ile ö rendiler y l içinde de ayn prati i sergileyen TMO, sadece m s r de il, f nd k vb. ürünlerinde ödemesi için 25 günlük bir süre vermifl ve yine geciktirmifltir. Geciken her ödeme üretici bankan n kredi faizine maruz kalmakta ve alaca n n ortalama iki kat bir borç ile karfl karfl ya kalmaktad r. (H. Merkezi) Devrimci güçlerden mücadele ça r s Bir süre önce Ankara da Partizan, Al nteri, BDSP, DHF, ESP, Odak ve Kald raç tan oluflan devrimci bileflenler, Ankara yerelinde sendika flubelerini, emek ve kitle örgütlerini biraraya getirip krizin iflçi ve emekçiler üzerindeki etkisine; iflten atmalara, yoksullaflt rmaya, zamlara ve emperyalist yasalara karfl birleflik güçlü bir mücadele örmek için çal flmalara bafllam flt. Bu çal flmalar dâhilinde çeflitli sendika, platform ve siyasi partilerle görüflen devrimci yap lar gerçeklefltirdikleri bir bas n aç klamas yla konuya iliflkin görüfllerini deklarasyon fleklinde kamuoyuna aç klam flt. Bu kapsamda süreci tart flmaya açmak ve güçlendirmek amac yla 18 fiubat günü Kriz ve mücadele konulu bir panel gerçeklefltirildi. Panel öncesinde bileflenler ad na yap lan konuflmada süreçten k saca bahsedilip as l mücadelenin krizdeki düzene karfl verilmesi gerekti i vurguland. Ekin Sanat Merkezi nde gerçeklefltirilen panele konuflmac olarak Gazi Üniversitesi Ö retim Görevlisi Yüksel Akkaya, Tez Koop- fl Genel E itim Dan flman Volkan Yarafl r ve SES üyesi Yusuf Özden kat ld. lk konuflmay yapan Yüksel Akkaya, kapitalizmin tarihsel gelifliminden, girdi i süreçlerden, kriz ve bunal mlardan bahsetti. K rsal nüfusun yo un oldu u Türkiye de köylüler krizden en fazla etkilenecek kesimlerdir diyen Akkaya, tam da bu süreçte k r yoksullar n n örgütlenmesi gerekti ini söyledi. Daha sonra sözü alan SES üyesi Yusuf Özden, genel olarak sendikal çal flmadan bahsetti. Özden sendikalar n süreci karfl layabilecek durumda olmad n ve iflçilerin gerisinde kald n söyledi, yap lan ifl b rakma, iflgal ve direnifl eylemlerinde sendikalar n eylemi örgütleyicisi de il k smen destekçisi konumunda kald n vurgulad. Son konuflmac Volkan Yarafl r; iflçilerin fabrika iflgal ve direnifllerini örnek gösterdi, s n f n mesaj n verdi ini devrimcilerin bu mesaja do ru cevap vermesi gerekti ini söyledi. (Ankara)

6 flçi-köylü 6 Denge Azadi 6-19 Mart 2009 Yüzleflme BOTAfi n aç lmas yla bafllar 90 l y llarda lambalar kapat ld ktan sonra söylenebilen gerçeklerle yaflayan bölge insan n n sesi bugüne kadar F rat n bat s na geçemedi. Geçmek isteyenlerin de ak beti suda yitip gitmek oldu. Ancak bugün, TC nin özellikle bölgeye yönelik planlar çerçevesinde yeniden yap - lanmaya gitmek zorunda kalmas yla eski yi tasfiye etme çabas n n ürünü olan Ergenekon operasyonuyla herkesin bildi i gerçekleri direkt failleri taraf ndan dile getirilir oldu. Dalga dalga estirilen operasyon furyas zaten bilinen eli kanl katillerden devlet ad na hesap sorma gibi söylemlerle demokrasi bilincinin gelifltirilmesi fleklinde kan ksat lmaya çal fl l rken yüksek sesle söylenmek zorunda kal nanlar hala devam eden devlet terörünün bir parças n sundu. Sunulan k sm da ulusal/devrimci bilinci geliflen bir halk n yüzy llard r inkâr ve imha politikalar yla yok edilmesi çabalar n n kanl bilânçosunun tablosu oldu. Yakalanan, ele geçirilen Ergenekon elemanlar ne hikmettir ki klasörlere s mayacak itiraflar da bulunarak piflmanl klar n dile getiriyor. Kaç r p iflkence tezgâhlar ndan geçirdikleri, sokak ortas nda infaz ettikleri, asit kuyular nda kaybettikleri binlerce insan n aç k adres vererek aç lmas n istedi i BOTAfi kuyular, Adalet Bakan Mehmet Ali fiahin in gündemine henüz girmifl de il! Kaybedilen binlerce insan n fi rnak ta bulunan BOTAfi asit kuyular - n n içerisine at ld n itiraf eden J - TEM itirafç s Abdulkadir Aygan ve Ergenekon flarlatan Tuncay Güney in aç klamalar n yeterli delil olarak kabul etmesinin hukuken mümkün olamayaca n söyleyen fiahin için, ak beti bilinmeyen binlerce insan n varl yeterli bir kan t oluflturmuyor olsa gerek! Öldürürken hukukun olmad Kürt illerinde, hukuk aray fl na giren fiahin in aç klamalar, devletin Ergenekon ad yla ortaya serilenin, bahsedildi i gibi yüzleflme olmad n n aç k bir ispat niteli indedir. Ergenekon operasyonuyla devletin kendi kendisinden hesap soramayaca n iyi bilen Kürt halk ödenilen bedellerin hesab n soracak olan n yaln zca kendisi olaca n n bilinciyle bafllatt süreci devam ettirmekte kararl. Y llar süren ac l bekleyifllerinin son bulmas, her kap çal n fl nda bekledikleri haberi alamaman n yaflatt tedirginlikleri, kelimelerle ifade edilemeyen duygular n paylaflmak için bir mezar isteyen aileler HD ile birlikte aray fllar n savc lar harekete geçirmekle sürdürdü. 2 fiubat ta faili meçhul cinayetlerde yaflam n yitirenlerin ilk elden adresi olarak gösterilen Diyarbak r J - TEM Grup Komutanl n n çkale deki eski binas na giderek buradaki hücreleri inceleyen aileler, hücre bölümlerinde yap lan iflkencelerin izlerini bas na gösterdi. Duvarda sallanan ve ask olarak adland r lan iflkence aletlerinin hâlâ durdu u Diyarbak r J TEM Grup Komutanl - n n çevresi yeniden düzenlese de, o dönemin izleri silinemiyor. 18 fiubat ta Silopi Cumhuriyet Baflsavc l BOTAfi Karadeniz Elektrik Rafinerisi nde inceleme bafllatt. ncelemeye al nmayan kay p yak nlar ve DTP Silopi lçe Baflkan Süleyman fiavluk ise rafineri önünde incelemelerin sonlanmas n bekledi. Gözalt na al nd ktan sonra katledilen yüzlerce kiflinin BOTAfi ta asit kuyular na at ld iddialar na karfl kuyular n bir an önce aç lmas n ve sorumlular n yarg lanmas n isteyen kay p yak nlar ise 23 fiubat 2009 tarihinde Silopi deki BOTAfi kuyular n n önüne giderek bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. HD MYK üyeleri ile HD bölge temsilcileri, kuyular n aç lmas için ilk olarak Silopi Cumhuriyet Baflsavc l ile görüflmek istedi. Görüflme talebini önce reddeden Cumhuriyet Baflsavc s, daha sonra toplant s oldu unu ve kendisi ile görüflülmesi için önceden bir dilekçenin yaz lmas gerekti ini söyleyerek görüflmeyi yapmad. Baflsavc ile görüflemeyen HD liler BO- TAfi önünde bas n aç klamas yapt. Ölüm kuyular aç ls n, Ölülerimizin kemikleriyle yüzlefleceksiniz, Ergenekon un anas Tansu Çiller babas kim?, Kay p tarihin delikanl yoldafllar pankartlar aç larak, kay plar n foto raflar tafl nd aç klaman n ard ndan BOTAfi kap s önünde 10 dakikal k oturma eylemi yap ld. 18 y lda 4 bin kifli yok oldu T HV in raporuna göre, 1991 y l ndan 2008 y l na kadar Türkiye de yaflanan faili meçhul cinayetler 4 bin 122 kifliye ulaflt. T HV in düzenli tuttu u ve bir bölümü geçen Ergenekon operasyonu bafllad zaman çal nan rapora göre, 1993 y ll, 696 kifli ile en fazla faili meçhul cinayetin yafland y l olurken, T HV in kay tlar n tutmaya bafllad 1990 y l ise, 23 kifli ile faili meçhul cinayetlerin en az yafland y l oldu. Ancak bu say bir sonraki y l 5 kat - na ç karak, 1991 de 150 kifli ye ulaflt. Çat flmalar n gittikçe artt 1992 y l nda, yine faili meçhul cinayetler bir önceki y l 5 katlayarak, 663 kifliye ulaflt. Faili meçhul cinayetlerin do ura ç kt dönem ise 1993 y l nda oldu. Tansu Çiller in baflbakan oldu u 50. hükümet döneminde, Türkiye tarihinin en fazla failli meçhul cinayetinin yafland y l oldu. Genelkurmay Baflkanl n Orgeneral Do an Gürefl in de görev bafl nda oldu u dönemde faili meçhul cinayet say s 696 ya ulaflt te T HV raporlar na göre, 605 faili meçhul cinayet ifllendi. Yine bir sonraki y l, faili meçhul cinayetlerin say s nda nispetten bir azalma yafland ve kay plar n say s 299 kifliye geriledi. Ancak bir sonraki y l yani 1996 bu say tekrar 314 e ç kt. Genelkurmay Baflkan. Hakk Karaday dönemi boyunca faili meçhuller yaflanmaya devam ederken, 1997 y l nda 215 kifli ve 1998 y l nda 168 kifli, 1999 y l nda 170 kifli, 2000 y l nda 128 kifli ve 2001 y - l nda 118 kifli failli meçhul cinayete kurban gitti. Karaday dan sonra göreve gelen Hüseyin K vr - ko lu nun Genelkurmay Baflkanl - döneminde ise, 2002 y l nda 94 kifli faili meçhul cinayete giderken, 2003 y l nda 84 kifli daha öldürüldü. Genelkurmay Baflkan Hilmi Özkök ün görev yapt 2004, 2005 ve 2006 y llar nda 248 kifli faili meçhul cinayet sonucu öldürüldü. smi fiemdinli olay nda gündeme gelen Genelkurmay Baflkan Yaflar Büyükan t döneminde de ise görev yapt iki y l içinde 152 kifli failli meçhul cinayetlerde hayat n kaybetti. Toplam 4 bin 122 faili meçhul cinayetin % 90 bölgede gerçekleflti. HD den DTP ye yönelik sald r lara tepki HD zmir fiubesi yöneticileri yapt klar bir bas n toplant s ile çeflitli illerde DTP nin seçim bürolar na yönelik sald r lara karfl, yerel yönetim seçimlerinin adil ve demokratik bir ortamda yap labilmesi için yetkilileri gerekli tedbirleri almaya ça rd. 24 fiubat günü HD zmir fiubesi nde konuyla ilgili bas n aç klamas n HD ad na flube yöneticilerinden Av. Canan Uçar yapt. Uçar, DTP nin seçim bürolar na yönelik birçok yerde tafll, molotofkokteylli sald r lar oldu- una dikkat çekerek, yetkili makamlar n bu sald r lar münferit ve vatandafl hissiyat olarak niteleyerek hiçbir önlem almad n söyledi ve DTP ye yönelik sivil gibi görünen ve resmi olarak yürütülen tüm bu sald r lar n hükümetten güç almaks z n yap lamayaca - n belirtti. Bas n toplant s n n ard ndan söz alan zmir Birlikte Baflaraca z Platformu Büyükflehir Belediye Baflkan Aday Av. Arif Ali Cang da, Adalet Bakan Mehmet Ali fiahin in hükümetle ters düflenler projeleri için deste i Ankara dan alamaz sözünü hat rlatarak, DTP üzerindeki bask lar n fiahin taraf ndan itiraf edildi ini belirtti. ( zmir) Amed de Cumartesi eylemleri 10 y l aradan sonra HD nin ça r s yla bafllayan Cumartesi Eylemleri nin 5.si Kofluyolu Park Yaflam An t önünde gerçeklefltirildi. Failler ve silahlar bulundu, kay plar nerede! kampanyas çerçevesinde yap lan bas n aç klamas nda bir kay p ailesi, yak n n n kaybedilifl sürecini anlatt. HD flube yöneticileri, Bar fl Anneleri nisiyatifi ve kay p ailelerinin kat ld aç klama 10 dakikal k oturma eyleminin ard ndan Kay plar bulunsun, hesap sorulsun, fiehit namirin sloganlar yla sonland. Aç klaman n ard ndan Diyarbak r HD fiube Baflkan Muharrem Erbey, HD öncülü ünde geliflen Cumartesi Eylemleri süreci ve bu konu özgülünde baflka çal flmalar n n olup olmayaca yla ilgili sorular m za yönelik flunlar söyledi; 90 l y llarda J TEM in bölgedeki cinayetleri, Bolu Komando Tugay n n k rsal alanda de iflik bölgelerde insanlar kurfluna dizip daha sonra yakmak suretiyle öldürmesi vb. olaylar zaten bizim gündemimizdeydi. O y llarda burada ço unlu u J TEM olmak üzere hizbi-kontra veya di er karanl k güçlerce öldürülen sendika yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, ayd nlar ve yazarlara iliflkin olarak HD önemli çal flmalar yürüttü. ç hukukta bunlara iliflkin dava süreçlerini takip etti. Hukuk Komisyonumuz 100 den fazla olay Kürt dili, özgür Kürtlerle özgürleflir 21 fiubat Dünya Anadil Günü stanbul da Kürt Enstitüsü ve TZPKurdi üyeleri taraf ndan yap lan aç klama ile kutland. HD stanbul fiube binas nda yap lan aç klamaya, stanbul Kürt Enstitüsü ve TZPKurdi yöneticileri Mülaz m Özcan, Mevlüt Aykoç, Xunav Altun ve HD Yöneticisi Engin Do ru kat ld. Türkiye deki temel sorunlardan birinin de Anadil sorunu oldu unu belirten Engin Do ru, Kürtçe nin Cumhuriyetin kuruluflundan bu yana bir problem olarak görüldü ünü, aç l m söylemlerine ra men Dünya Anadil Günü nsan Haklar Mahkemesi ne tafl d ve bunlar Türkiye nin mahkûmiyetiyle sonuçland. Erbey ayr ca tüm bu giriflimlerin yarg n n ba ms z olmad n ve Türkiye nin bir hukuk devleti olmad n bir kez daha gösterdi ini, tafl atan çocuklara 23 y l ceza veren zihniyetin bu olaylar n üstüne gitmemesinin de bunu kan tlad n belirtti. Ayn zamanda Diyarbak r Cumhuriyet Baflsavc s n n kay plarla ilgili suçlamalara yönelik olarak: Böyle bir fley yok, kan tlayabilirseniz bana bir yer gösterin, kazay m demesinin ard ndan fiube Baflkan olarak bizzat kendisinin, tan klara, ailelerin beyanlar na ve Ergenekon itirafç lar n n itiraflar na dayanarak kaz lmas n istedikleri yerleri gösterdiklerini; ancak baflsavc dan ald klar cevab n ben bu kurumu tan m yorum oldu- unu ifade etti. J TEM itirafç s Abdülkadir Aygan n itiraflar ndan sonra HD Genel Merkezi olarak Cumartesi eylemlerinin bafllamas yla ilgili ça r da bulunduklar n ve Failler ve silahlar bulundu, kay plar nerede kampanyas çerçevesinde kay plar n ak betinin aç a ç kmas ve faillerin yarg lanmas n talep ettiklerini belirten Erbey, BOTAfi kuyular n n aç lmas yla ilgili giriflimlerinin sonuç verdi ini ve kuyular n kaz lmaya bafllad n ancak havan n ya fll olmas ndan dolay kaz ma flimdilik ara verildi ini de ifade etti. (Amed K okurlar ) Türkiye de Kürtçe probleminin tüm yak c - l yla devam etti ini aktard. stanbul Kürt Enstitüsü Yöneticisi, Mülaz m Özcan da, insanl n kat asimilasyoncu, inkârc ulus-devletler dönemini geride b rakt n ifade ederek, tehditlerin artmas ile halklar n kendi dillerine ve kültürlerine sahip ç kma bilincinin geliflti ini söyledi.kürtlerin son birkaç y ld r anadilde e itim talebi için sokaklarda oldu unu vurgulayan Özcan, Dünya Anadil Günü anadilini anas n n ak sütü gibi do al bir hak olarak gören ve seven herkese kutlu olsun. Anadili annelerin ak sütü gibi temiz ve tatl d r. Kürt dili özgür Kürtlerle özgürleflir. Art k yeter, ana dilimiz de resmi dil olsun dedi. ( stanbul) Kad n da olsa çocuk da olsa tutukland lar PKK lideri Abdullah Öcalan n uluslararas bir komployla yakalanarak Türkiye ye getirilmesinin 10. y ldönümünde baflta bölge illeri olmak üzere pek çok yerde protesto eylemleri yap ld. Genç-yafll, kad n-çocuk binlerce insan n Öcalan a özgürlük talebiyle ç kt sokaklar her 15 fiubat ta oldu u gibi yang n yerine döndü. Diyarbak r, Batman, Hakkari, Adana, Mersin, fi rnak, Siirt, stanbul vd. illerde yap lan protesto eylemlerine izin verilmeyerek ç kan çat flmalarda yüzlerce insan gözalt na al narak iflkencelerden geçirildi, hakaretler edilip yaraland. 15 fiubat yas ilan eden Kürtlerin anadilde e itim hakk, kay plar n bulunmas, mral Hapishanesi nin kapat lmas vb. yönlü taleplerinin de yer ald eylemlere izin vermeyen valilikler polisin orant l güç kullanma hakk n savunarak sözde diye tan mlad klar halk n can ve mal güvenli ine herhangi bir zarar gelmesini önledi. Ancak bilanço bunun tam tersini gösteriyor. Yine burjuva-feodal medya taraf ndan eylemlerde kullan l yorlar denilen çocuklar çat flmalarda ön saflardaki yerini al rken 15 fiubat tan günler önce haz rl klara bafllayan polis çocuklara zarar gelmemesi için çocuklara flirin görünerek kendi 15 fiubat gösterilerine kat lan herkesin evleri bas larak terör estiriliyor... çaplar nda önlemler alm flt. Buna ra men çocuklar n derslere girmeyerek eylemlerde yerini almas Çevik Kuvveti oldukça k zd rm fl olacak ki h rslar n yafllar aras nda de iflen onlarca çocu u ceplerinde misket, ellerinde çamur oldu u için bay lt ncaya kadar döverek gözalt na ald lar. Sokakta bafllayan, karakolda devam eden iflkenceler, durumlar a rlafl nca hastaneye kald r l ncaya kadar devam ederken çocuklar ç kar ld klar mahkemelerde tutukland lar. fi rnak dil de yap lan eylemde gözalt na al nan Mehmet Fidan n kulak zar patlat ld halde tedavi edilmedi. Polis korkusundan doktorun rapor yazamad Fidan, savc - n n sordu u sorular duymamas na ve cevap verememesine ra men tutuklanarak Midyat M Tipi Hapishanesi ne gönderildi. Yine dil de evinin bahçesinde çal fl rken 15 fiubat protestolar na sald ran polisin atm fl oldu u gaz bombas n n gözüne isabet etmesi sonucu 16 yafl ndaki.fi. sol gözünü kaybetti. Hastanelerin kabul etmedi i.fi. Diyarbak r Dicle Üniversitesi T p Fakültesi nde gözünden ameliyat olduktan sonra tedavisi yap lmadan taburcu edildi. Gözüne isabet eden gaz bombas n saklayan.fi. nin ailesine polisler ise olayda arkadafllar n n att tafllar sonucu gözünden yaraland n gördüklerini söylediler. Yemek yiyemeyen ve konuflamayan.fi. polis korkusundan geceleri uyuyam yor. Batman da yap lan eylemi izleyen Epilepsi hastas Sedat Ekmen yüzde 65 engelli raporu olmas na ald r lmadan gözalt na al narak tutukland. Ekmen le birlikte gözalt na al - nan 80 kifliden 40 tutukland. Yerlerde sürüklenen analar n da bulundu- u tutuklananlar içerisinde 4 de çocuk var. Ayn görüntülerin yafland - Adana ve Mersin de de gözalt na al nan 76 kifliden 40 çocuk. Adana da ço unlu u çocuk olmak üzere 24 kifli tutukland. Çocuklar n tutuklanmas na ceplerinden oyun oynad klar misketlerin ç kmas ve ellerindeki çamurlar gerekçe gösterildi. 15 fiubat protestolar na kat lanlar n hala evlerine bask n düzenlenmekte ve kad n da olsa çocuk da olsa evleri da t larak gözalt na al nmakta ve tutuklanmaktad r. (H. Merkezi)

7 6-19 Mart 2009 Halk n gündemi flçi-köylü 7 Cumartesi Anneleri kald klar yerden devam ediyor 90 l y llar, Türkiye de, Türkiye Kürdistan nda 12 Eylül sonras geliflen toplumsal muhalefeti ve Kürt Ulusal Hareketi nin mücadelesini bast rmak için yarg s z infazlar n, iflkencelerin, kendisinden bir daha haber al - namad diye bafllayan gözalt nda kay p haberlerinin s k s k yafland y llard. Özellikle Türkiye Kürdistan nda yo unlaflan bu sald r lar, katliamlar, bizzat TSK ya ba l Özel Harp Dairesi taraf ndan yürütülmüfl, operasyonlarda binlerce kifli katledilmifl, kaybedilmifltir. Bir süredir yürütülen Ergenekon davas çerçevesinde yap lan kimi itiraflar, bizzat J TEM taraf ndan yap lan katliamlarla kontrgerilla-devlet-ordu gerçekli ini yeniden gündeme tafl d. Özellikle J TEM üyesi itirafç Abdülkadir Aygan n kay plardan baz lar n J - TEM in öldürüp gömdü ünü belirtmesi ve gömülen yerleri aç klamas üzerine yap lan araflt rmalarda 90 l y llarda kaybedilen baz kiflilerin kemikleri bulunmufltu. T. Kürdistan nda kaç r larak katledilenlerin adresi olarak gösterilen Diyarbak r J TEM Komutanl n n çevresi ve özellikle Silopi deki BO- TAfi kuyular na iliflkin Abdülkadir Aygan n itiraflar zaten y llard r bilinen gerçekli in, bir de katillerin kendi dillerinden ifadesi oldu; J TEM e giren canl ç kmazd. Kuflkuland klar m - z, suçlu olsun, olmas n J TEM e çeker, sorgular, infaz ederdik. Sonra da yola atard k Bu itiraflar, yüzlerce katliam n, s k s k tekrarlanan bin operasyonun sadece küçük bir bölümü elbette. Silopi Cizre Karayolu üzerinde bulunan BO- TAfi ve di er tesislere ait arazilerde yer alan asit kuyular na birçok insan n at ld, oralarda toplu mezarlar n oldu u 90 l y llardan bu yana bölge halk n n gündeminde. Buralarda toplu mezarlar n oldu u yönünde çok somut deliller oldu u halde kay p yak nlar n n araflt rma yap lmas yönünde y llard r yapt klar baflvurular da hep geri çevrilmiflti. Silahlar yetmez, sorumlular yarg lans n Bütün bu geliflmeler, y llard r mücadele yürüten kay p ailelerini yeniden harekete geçirdi. Ergenekon un asl nda devletin kendisi oldu unu söyleyen kay p yak nlar baflta Türkiye Kürdistan olmak üzere birçok ilde eylem yaparak kay plar n bulunmas, sorumlular n yarg lanmas n istiyor. Daha önce y llar aras nda stanbul da her hafta Cumartesi günü Galatasaray Lisesi önünde Kay plar bulunsun, kaybedenler yarg lans n diyerek 200 hafta eylem yapan kay p aileleri, yap - lan kaz lar sonucu ortaya ç kan silahlar, J TEM in katliamlar na iliflkin çok somut yap lan itiraflar üzerine 9 y l aradan sonra kald klar yerden devam ederek 201. Haftadan itibaren Silahlar yetmez, kay plar bulunsun, sorumlular yarg lans n diyorlar. T pk Arjantin de kendilerine Plaza De Mayo Analar diyen, kaybolan k zlar n, o ullar n arayan analar, anneannelerin May s Meydan nda kay plar için yürüttükleri mücadele gibi ülkemizde de kay p aileleri mücadelelerini 95 y l n n May s ay nda her Cumartesi Galatasaray Meydan na tafl m flt. 12 Mart 1995 te Gazi Direniflinin ard ndan Hasan Ocak n 21 Mart ta gözalt na al narak 55 gün sona iflkence edilmifl bedeninin kimsesizler mezarl nda bulunmas üzerine di er kay plar n da bulunup sorumlular n yarg lanmas talebiyle periyodik eyleme bafllad lar. Her hafta Cumartesi günü saat de bir araya gelen kay p aileleri Cumartesi Anneleri olarak Galatasaray Lisesi ni mücadelenin bir mevzisi haline getirdiler. Her Cumartesi Galatasaray Lisesi nin önü kay p ailelerinin, tutsak yak nlar n n, devrimci, demokrat ve yurtseverlerin randevu yeri olmufltu art k. Her hafta bir kayb n tan t ld ve ak betinin soruldu u eylem, zamanla kitleselleflmifl, uluslararas kamuoyuna da tafl nm fl, yurtd fl nda gelen heyetleri de konuk etmeye bafllam flt. Demokrasi mücadelesinde önemli bir mevzi haline gelen Cumartesi eylemleri, stanbul un d fl nda baflta zmir Konak Meydan, Ankara Yüksel Caddesi olmak üzere di er illere de yay lmaya bafllam fl, buralar eylemlerin merkezi haline gelmiflti. Bütün bunlar hazmedemeyen devlet, çareyi bu eylemleri yasaklamakta buldu ve kolluk güçlerini, köpeklerini ailelerin Kaybedilen yak nlar n aramak için yola ç kan Cumartesi Anneleri, 204. kez Galatasaray Meydan nda oturma eylemi yapt. 21 fiubat ta ayn saatte ayn yerde buluflan kay p yak nlar bu kez HD Elaz fiube Baflkan Avukat Metin Can ve HD Üyesi Doktor Hasan Kaya n n ak betini sorarak, J TEM i korumaktan vazgeçin ça r s nda bulundu. Failler belli kay plar nerede pankart n açarak bir süre oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri ne destek vermek için eyleme kat lan Devlet Tiyatrolar Sanatç s Seray Gözler, aç klamay yapt. Gözler, Metin Can ve Hasan Kaya olay n n J TEM mensubu Abdulkadir Aygan n itiraflar nda da anlat ld na dikkat çekerek, Ancak devlet bugüne kadar hiçbir fley yapmad dedi. Cumartesi Anneleri, 28 fiubat 2009 tarihinde de 205. kez Galatasaray Meydan ndayd. Kaybedilenlerin foto raflar n tafl yan kay p yak nlar, Failler belli kay plar nerede? yaz l pankart tafl d. Cumartesi Anneleri nin eylemine Bingöl den gelen kay p yak n Fatma üzerine salmaktan çekinmedi. Özellikle son 7 ay boyunca aral ks z her hafta sald r ya u rad ana, baba, efl, kardefl ve çocuklar Yerlerde sürüklendiler, copland lar, gözalt na al nd lar, tutukland lar. Bütün bunlara ra men üç kifli de olsa, tek kifli de olsa her Cumartesi stiklal Caddesi ne ç kabilmenin türlü yollar n arayan Cumartesi Anneleri daha Galatasaray Lisesi ne ulaflmadan caddeye ç kar ç kmaz, hatta kimi zaman dernekte gözalt na al nmaya bafllam flt. 13 Mart 1999 tarihinde 200. Haftada ara verilen Cumartesi eylemleri y llar nda ise tutsak yak nlar yla yeniden gündeme geldi. Galatasaray Lisesi bu kez de her Cumartesi F tipi hapishanelere, tecride karfl mücadelede hücrelere izin vermeyece iz, evlatlar m z öldürtmeyece iz diyen tutsak yak nlar n n eylem alan oldu. Bugün HD stanbul fiubesi nin yeniden bir araya getirdi i Cumartesi Anneleri ara verdikleri eylemlerine kald klar yerden 201. Haftadan itibaren her hafta bir kay p dosyas n aç klamaya ve katillerin teflhirini yapmaya devam ediyor. Kay plar mücadelesinde daha önce de önemli bir ifllevi olan bu eylemler, bugün daha da çarp c bir flekilde aç a ç kan devletin katliamc yüzünün teflhir edilmesi aç s ndan desteklenmeli daha da güçlendirilmelidir. Yüzlerce kez sordular; Katiller nerede? Morsümbül de kat ld. Oturma eylemi s ras nda k sa bir konuflma yapan Morsümbül, 18 yafl ndaki o lu Hüseyin Morsümbül ün 12 Eylül Askeri Darbesi nden 1 hafta sonra Bingöl deki evlerinden dönemin askeri komutan Dursun K vrak taraf ndan gözalt na al nd n söyledi. Morsümbül ün konuflmas n n ard ndan 5 dakikal k sessiz oturma eylemi yap ld. Oturma eylemi s ras nda bu haftan n kay p hikâyesini 1995 y l nda stanbul un Avc lar ilçesinde ailesinin gözü önünde kaç r ld ktan sonra kendisinden bir daha haber al namayan Fehmi Tosun un k z Jiyan Tosun okudu. Tosun gözalt nda kaybedilenlerin dosyalar n n Ergenekon soruflturmas kapsam na al nmas n istediklerini belirtti. ( stanbul) Hasta tutsaklara tahliye öldükten sonra veriliyor Sivas ta sald r lar sürüyor Sivas ta geçti imiz aylarda aralar nda gazetemiz okurlar n n da bulundu u 7 ö renci keyfi gerekçelerle tutuklanm flt. Ard ndan ö rencilerin eylemlerine destek verdikleri ve sendika binalar na ald klar belirtilen KESK e ba l E itim- Sen Sivas fiube Baflkan Önder Do an ile Ba ms z Tafl mac l k Sendikas (BTS) Sivas fiube Baflkan Necat Sezginer de gözalt na al nd. Sivas Emniyet Müdürlü ü ne götürülen sendikac lar n ifadelerinin al nmas n n ard ndan gece geç saatlerde Numune Hastanesi Acil Servisi ne getirilerek, sa l k kontrolünden geçirildi. Sa l k kontrolünün ard ndan sendika baflkanlar Erzurum daki yetkili Cumhuriyet Savc l na götürüldü. Konuyla ilgili aç klama yapan KESK li emekçiler Bask ve Sald r lara Karfl Örgütlenme Komisyonu; Ekonomik ve politik krizde bo ulan faflizm, emekçilerin örgütlenmesine karfl sald r larla ayakta kalmaya çal fl yor. Faflizmin öfkesi ne tarafa yönelirse hepimiz oraday z. Baflta KESK olmak üzere, tüm sendikalar, demokratik kitle örgütlerini ve tüm emek örgütlerini sald r lara karfl tepkilerini dile getirmeye, dayan flma eylemlerini örgütlemeye ça r - yoruz dedi. (H. Merkezi) Ergenekon soruflturmas kapsam nda tutuklanan katiller yaflad klar sa l k sorunlar dikkate al narak GATA ya sevk ediliyor, tedavisinin yap lmas n n hapishane koflullar nda mümkün olmayaca yönünde düzenlenen raporlar sonucunda da tek tek sal veriliyorlar. fiener Eruygur, Hurflit Tolon gibi isimlerin tahliyesinden sonra 24 Mart 2008 de tutuklanan flçi Partisi Genel Baflkan Yard mc s olan Ferit lsever akci- er kanseri bafllang c oldu u gerekçesiyle 29 A ustos 2008 de tahliye edilmiflti. Tahliyesinden sonra yap - lan tetkiklerde ise kanser olmad ortaya ç km flt. En son Veli Küçük ün de hastaneye kald r ld n ö renince tahliye ihtimalini düflünmeden edemiyor insan. Devlet için kurflun s kan bu onurlu kahramanlar için h zl iflleyen süreç devrimci ve yurtsever tutsaklar için ölümle sonuçlan yor. Acilen tahliye edilerek tedavileri sürdürülmedi i takdirde ölümcül sonuçlarla karfl lafl lmas kaç n lmaz olan 19 tutsak için yap lan tüm giriflimlerden ise halen olumlu bir sonuç al nabilmifl de il. En son karaci er kanseri olan ve tahliye edilmesi için kampanyalar bafllat lan Ali Çekin Siirt Hapishanesi nde 29 Temmuz 2008 tarihinde 77 yafl nda öldü(rüldü)kten sonra d - flar ç kabilmiflti. Baflta HD ve TU- YAB olmak üzere hasta tutsaklar n bir an önce tahliye edilmesi için düzenledi i kampanya devam ederken yeni bir ölüm haberi de 17 fiubat 2009 da Diyarbak r D Tipi Kapal Hapishanesi nden geldi. PKK ye üye olmak ve üye kazand rmak gerekçesiyle 2.5 y l önce tutuklanarak Diyarbak r D Tipi Kapal Hapishanesi ne konulan ve hapishanende kan kanserine yakalanan Hasan Kert, hastal n n ilerlemesi üzerine 15 gün önce Ankara Numune Hastanesi ne sevk edildi. Hastanede yap lan tüm müdahalelere ra men Kert in yaflam burada son buldu. 10 çocuk babas 43 yafl ndaki Hasan Kert, 19 fiubat 2009 tarihinde binlerce kiflinin kat l m yla memleketi fi rnak n Silopi lçesi nin Çardakl köyünde topra a verildi. Araçlarda Kert in dev posteri ve foto raflar n tafl nd cenaze Çardakl (Xîrboê) Köyü nde binlerce kifli taraf ndan karfl land. Kad nlar n yo unlukta kat ld cenaze töreninde cenaze köyün mezarl nda topra a verildi ve demokrasi mücadelesinde yaflamlar n yitirenlerin an - s na bir dakika sayg duruflunda bulunuldu. DTP Silopi lçe Baflkan Süleyman fiavluk yapt konuflmada Ölümlerin sorumlusu AKP dir dedi. Hapishanede bir kifli daha yaflam n yitirdi Bu haberin ard ndan bir ölüm haberi daha gazetemiz yay na haz rlan rken geldi. fi rnak n Cizre ilçesinde 1.5 y l önce "Örgüte yard m yatakl k" iddias yla tutuklanarak Mardin E Tipi Kapal Hapishanesi ne konulan, 1.5 ay önce de Diyarbak r D Tipi Kapal Hapishanesi ne gönderilen böbrek yetmezli i ve hipertansiyon rahats zl olan Beflir Özer yaflam n yitirdi. Özer in cenazesi memleketinde defnedildi. (H. Merkezi) PSKAD Yakac k fiubesi ne sald r protesto edildi Toplumsal muhalefete dönük sald - r lar n artt her dönemde oldu u gibi, rkç -floven dalgaya paralel olarak yükselifle geçen sald r lar, çok say da kurumu hedef almay sürdürüyor. Bu sald r lardan nasibini alan kurumlardan biri de, Yakac k ta bulunan Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayan flma Derne i oldu. Kimli i belirsiz kifli veya kifliler, 22 fiubat gecesi derne e dönük bir sald r gerçeklefltirdiler. Can ve mal kayb - na yol açmayan, ancak halk muhalefetini sindirmeye dönük oldu u çok aç k olan bu sald r, derne e dönük gerçeklefltirilen ilk sald r de il. Daha önceki dönemlerde de h rs zl k süsü verilen benzer sald r lara maruz kalan derne in üyeleri, bu sald r lar protesto eden bir eylem gerçeklefltirdi. 24 fiubat akflam saat da yap lan eylemde Bask lara ve Sald r lara Boyun E meyece iz pankart açan dernek üyeleri ve eyleme destek vermek için gelen kitle ad na bir bas n aç klamas yap ld. Aç klamada, dernek olarak, baflta inanç özgürlü ü ve kültürel haklar olmak üzere, demokrasi, insan haklar ve özgürlükleri mücadelesi içinde yer al nd ve al nmaya devam edilece i vurguland. Eylem at lan sloganlarla sona erdi. (Kartal) Devrimci tutsaklar yaln z de ildir! Hapishanelerde disiplin cezalar ad alt nda devam eden keyfi uygulamalarla tutsaklar sindirme politikas sürüyor. Revir baflvurular geri çevrilerek kötü koflullar içinde tutsaklar hastal klar ile baflbafla b rak lmakta ve hastal k süresince birçok sald r ya da maruz kalmaktalar. Hasta tutsaklar için HD nin bafllatm fl oldu u Tutsaklara mektup kampanyas eylemlerinin 12.si 19 fiubat Perflembe günü stanbul, zmir, Diyarbak r, Elaz ve Ankara da yap - lan bas n aç klamalar ile gerçeklefltirildi. Bu aç klamalarda Bak rköy L Tipi Kad n Kapal Hapishanesi nde bulunan Hediye Aksoy ile Elaz E Tipi Kapal Hapishanesi nde bulunan Yusuf Kaplan a mektup gönderildi. Hapishanelerdeki sa l k sorunlar n kamuoyuna ve yetkili makamlara anlatmak için böyle bir kampanya bafllatt klar n aç klayan HD üyeleri, hapishanelerdeki hak ihlallerinin olmad söylemlerinin tamamen kand rmaca oldu unu belirterek kamuoyuna seslendiler. (H. Merkezi)

8 flçi-köylü 8 Politika-gündem 6-19 Mart 2009 Tar ma haks zl k etmeyelim, henüz ölmedi! Tar m sektöründe yaflat lan s k nt lar, sorunlar üreticilere az geliyormufl gibi ç kar - lan yasalarla emperyalist flirketler destekleniyor. Bu flirketler karfl s nda hiçbir güvencesi ve devlet deste i olmayan köylüler savunmas z b rak l yor. Kendi imkânlar yla ya da tefecilere borçlanarak üretim yapan köylüler giderek yoksullafl yor ve topra ndan koparak büyük flehirlere göç ediyor. Geçti imiz aylarda Tar m ve Köy flleri Bakan M. Eker kat ld bir toplant da tar m n ölmedi- i ni, tar ma haks zl k yap ld n dile getiriyordu, tar m politikalar na yönelik gelen elefltirilere yan t olarak. Tar m Bakan kuflkusuz ki devekuflu rolü oynamak ya da pembe dünyalarda dolaflmaktan çekinmeyebilir. Her 50 saniyede bir köylünün iflas etmesinden yüzü k zarmayabilir. Bu onun s n fsal duruflunun gere ini yerine getirdi inin ifadesidir. Tar mda yaflanan sorunlar n esas kayna n arazilerin çok küçük olmas fleklinde yorumlayan Bakan, her geçen y l daha da artan d fla ba ml l ve sorunlar n esas kayna n n emperyalist politikalar oldu unu görmezden geliyor. Fakat tar mda yaflananlar, madalyonun her iki yüzünü de gösteriyor. Her ne kadar tar mda hem sektörel bazda hem de tar msal üretimde pembe tablolar çizilmeye çal fl lsa da, at lan ad mlar, ç kar lan yeni y k m yasalar gidiflat n rengini gösteriyor. Bugün tar msal üretimde hemen her üründe ciddi s k nt lar, sorunlar yaflan yor. Bu ürünlerin içinde, ülke ekonomisine ciddi katk sa layacak tar m ürünleri (f nd k, tütün, fleker pancar vs.) bulunurken, üretimde dünya s ralamas nda belli bir yere sahip olan ürünler de yer al yor. Türkiye dün pamuk üretimi dünya s ralamas nda 5. s rada yer al rken, izlenen emperyalist politikalar sonucu bugün 7. s raya gerilemifltir. Son 8 y lda -ki bu AKP hükümetinin dönemine denk geliyorpamuk ekim alan yüzde 33 oran nda daralm flt r. Bu daralma sonucu pamuk üretimi iç tüketimi karfl layamaz konuma getirilmifltir. Bugün iç tüketimi karfl layacak ekim alan ve verimli arazi varken tüketim için gerekli olan pamuk ithal ediliyor. Bu durum giderek pamukta d fla ba ml l art r rken, di er yandan pamuk üreticisini olumsuz etkiliyor. Üreticiye karfl ithalat bir tehdit unsuru olarak kullan l p hem taban fiyatlar düflük aç klan yor hem de üretici, kötünün iyisine mecbur b rak l - yor. Üretici üretti i ürünün maliyetini karfl layamazken, emperyalist flirketler kârlar - na kâr kat yor. Pamuk üretimindeki sorunlar, hemen hemen di er ürünlerde yaflanan sorunlarla da benzer nitelik tafl yor. Neredeyse her y l zeytin hasad döneminde emperyalist flirketler ve yerli iflbirlikçileri taraf ndan zeytinya ithalat gündeme getirilerek, zeytin al m fiyatlar na bask uygulan yor. Bu y l 1 milyon 100 bin ton zeytin üretimi olaca söyleniyor. Bunun 160 bin tonu ile zeytinya üretilece i belirtiliyor. Zeytinya iç tüketiminin 60 bin ton, ihracat n ise 40 bin ton oldu u ülkemizde bu y l zeytinya üretiminde 60 bin ton üretim fazlas olacak. Geçen y ldan kalan 20 bin ton stok da eklendi inde bu rakam 80 bin tonu bulacak. Haliyle stokta fazlas yla zeytinya bulunuyorken; ithalat yapmak ya da gündeme getirmek için hiçbir neden yoktur. Fakat stokta fazlas yla zeytinya olmas na ra men ithalat yaygaras kopart l yor. Kopart lan bu yaygaran n amac gün gibi ortadad r. T pk pamukta oldu u gibi zeytin üretiminde de ç karlar gözetilen emperyalist flirketler ve onlar n yerli iflbirlikçilerinin kâr d r. fieker pancar üretiminde yaflananlar da tar ma haks zl k edilmedi ini aç kça gösteriyor. Dünyan n en büyük tatland r c üreticisi olan ABD flirketi Cargill in ç karlar do rultusunda fleker pancar üretiminde her geçen y l kotalar düflürülüyor. Kota fazlas üretim yapan üreticinin ürünü al nm yor, hiçbir masraf da karfl - lanm yor. Ayr ca fleker pancar üreticilerinin al m güvencesi olan fleker fabrikalar özellefltiriliyor. Tamam yla emperyalist flirketlere devrediliyor. Hem kotalar n düflürülmesi, hem de fleker fabrikalar - n n özellefltirilmesi demek; fleker pancar ve fleker üretiminin emperyalist flirketlerin tekeline b rak lmas demektir. Haliyle fleker pancar üreticisinin de emperyalist flirketlerin insaf na terk edildi- ini anlamak için uzman olmaya gerek kalm yor. Yeni y k m yasalar yolda Tar m ürünlerinde yaflat - lan bu s k nt lar, sorunlar üreticilere az geliyormufl gibi ç kar lan yasalarla emperyalist flirketler destekleniyor. Bu flirketler karfl s nda hiçbir güvencesi ve devlet deste i olmayan köylüler savunmas z b rak l yor. Kendi imkânlar yla ya da tefecilere borçlanarak üretim yapan köylüler giderek yoksullafl yor ve topra ndan koparak büyük flehirlere göç ediyor. Son y llarda tar mda gerçekleflen küçülmelere ra men M. Eker obezlerle ilgilenip demeçler veriyor, tar m n ölmedi ini, da t m sorunu oldu unu sözlerine ekliyor. Bu, Tar m Bakan n n hiçbir fley bilmedi inin, z rcahil oldu unun de il aksine bilinçli bir politikay hayata geçirdi- inin göstergesidir. Eker, bu konuda üzerine düflen vazifeyi yerine getirirken, partisi AKP de ülke tar m n emperyalist tekellerin istem ve ihtiyaçlar na uygun hale getirmek için canh rafl bir çaba sarf ediyor. Bunun son örne i AB lerleme Raporu nda ülke tar m na yönelik getirilen elefltirilerdir. Bu elefltiriler AB ye üye olma kapsam nda de il, ülke tar m n n Ortak Tar m Politikas (OTP) na uyumlu hale getirilmesi kapsam nda de erlendirilmelidir. Bilindi i gibi OTP, AB emperyalistlerinin kendi ç karlar do rultusunda oluflturduklar bir politikad r. AB li emperyalistler bizim gibi yar -sömürge ülke tar - m na getirdikleri elefltirilerle AKP hükümetinden OTP ye uygun ad mlar n at lmas n istiyor. AKP hükümeti de AB ye üye olma sevdas na AB emperyalistlerinin isteklerini yerine getirmek için tereddüt etmiyor. Ulusal Program Tasla ad alt nda ülke tar - m n, OTP ye uygun hale getirmek için yeni taahhütlerde bulunuyor. Ülke tar m ndaki yap sal sorunlara yama yaparak veya geçici çözümler sunarak sorunlar geçifltirme gayretinde olan AKP hükümeti, emperyalist politikalarla tar m kalk nd raca n söylüyor. Bu söylemlerin beylik laflardan ibaret oldu unu köylüler, tarlada kalan ürünlerinden çok iyi biliyor. Emperyalist politikalar n tar m çökertti ini Denizli-Gözler Beldesindeki üreticiler, daha önce tütüncülük yapt klar n, bölgede tütüncülü ün bitirilmesiyle kekik üretimine bafllamak zorunda kald klar n, bugün kekik üretiminde de durumun kötü oldu unu belirtiyorlar. Görüldü ü gibi emperyalist politikalar do rultusunda dayat - lan uygulamalarla ne sorunlar çözülüyor ne de bugüne kadar çözülmüfltür. Çünkü bunlar yaparken esas al nan tar mdaki sorunlar n çözümü de il, emperyalist flirketlerin ç karlar n n korunmas d r. AKP hükümetinin bugüne kadarki icraat da bu olmufl, ülke tar m n emperyalist flirketlerin dünya pazarlar nda satabilece i ürünlerinin üretildi i bir bahçe haline getirmifltir. Ülke tar m n n gelifltirilmesi rekabet gücünün yükseltilmesi, altyap s oluflturularak teknolojik geliflime paralel modernize edilmesi yönünde at lmas gerekirken, AKP hükümeti tam tersi tar m çökerten politikalar izliyor. Bu politikalar sonucu tüm sübvansiyonlar kald r lm flt r. Sözleflmeli üretim, düflük taban fiyat, kota uygulamas na geçilmifltir. Tar mda flirketleflme h zland r lm flt r. Devlet deste inden yoksun olan, hiçbir güvencesi olmayan, küçük üretim yapan köylülük yok olmakla yüz yüze getirilmifltir. Köylüler yaflad klar bu sorunlar etraf nda bir araya getirilmeli, bu sorunlar n as l kayna gösterilmelidir. Çeflitli örgütlülükler (dernek, sendika vb.) oluflturulmal, var olanlar daha aktiflefltirilmelidir. Küçük üreticiyi emperyalist politikalar karfl s nda ayakta tutacak güç, hakl ve meflru olan örgütlü mücadelesidir. Tar m Kongresi köylüyü te et geçti Türkiye Ziraatç lar Derne i (TZD) taraf ndan 19 fiubat Perflembe günü Ankara Gürkent Otel de gerçeklefltirilen Tar m Kongresi ne Tar m ve Köy flleri Bakan Mehmet Mehdi Eker, eski cumhurbaflkan Süleyman Demirel, çok say da meslek örgütü temsilcisi ve köylüler kat ld. Saat da bafllayan ve gün boyu süren kongrede bankalar n, Tar m Kredi Kooperatiflerinin, zirai kurulufl ve iflletmelerin sorun, istek ve önerileri tart fl l rken köylülerin sorunlar unutuldu. Tar m ve Köy flleri Bakan, sorunlar n dile getirmek için söz almak isteyen köylüleri yok öyle usul diyerek uyard. Kongrenin aç l fl konuflmas n TZD Baflkan brahim Yetkin yapt. Yetkin; kriz ve dalgalanmalar n en geç ancak en fazla tar m sektörünü etkiledi ine de indi. Son y llarda tar mda istihdam n artmas na ra men krizden dolay ürüne yönelik talepte azalma oldu unu söyleyen Yetkin, tar m sektörünün bu krizden en az zararla ç kabilmesi için yetkililerin acil önlem almas gerekti ini vurgulad. Yetkin in ard ndan kürsüye ç - kan Mehdi Eker, tar m n makineleflme ve teknik geliflmelerle birlikte önemli bir sektör haline geldi ini belirterek, finansal krizin bu alanda kendini henüz tam olarak hissettirmedi ini iddia etti. Eker, tar msal verimin düflmesinin, köylünün üretemez, ekip biçemez hale gelmesinin, Türkiye nin tar m ürünlerinde ithalata yönelerek d fla ba ml hale gelmesinin tek nedeni olarak 1997 de yaflanan kurakl gösterdi. Eker, Türkiye tar m nda 97 y - l na kadar üç y l üst üste önemli bir büyüme yafland n ancak sonras ndaki gerilemenin nedeninin 97 kurakl oldu unu savundu. Son dört y lda tar ma en fazla biz destek verdik diyen Eker m s r üretiminde iki milyon ton art fl yaflanm flt r, m s r iki milyon tondan dört milyon tona ç km flt r dedi. Ayr ca çeltik üretiminin de 360 bin tondan 760 bin tona ç kt n ekleyen Eker, bunun bir rekor oldu unu savundu. Köylüye kredi olanaklar da sunduklar n ifade eden Eker, Ziraat Bankas n n 8 milyar 300 milyon lira kredi fonu oluflturdu unu bundan bir milyon köylünün yararland n, kredilerde düflük faiz sübvansiyonlar uyguland - n söyledi. Çiftçiye yönelik 21 destekleme projesi gelifltirdik diyen Eker; mazot deste i, tar m sigortas deste i, sertifikal tohum ve fidan uygulamas ve üretimde prim uygulamas n n bunlardan birkaç oldu unu aç klad. Tar mda uygulanan taban fiyatlar ve kotalar yüzünden sürekli zarar eden ve üretemez hale gelen, iyice yoksullaflan köylünün durumunu görmeyen, tar mdaki gerilemeyi kurakl kla aç klayan bakan Eker e salonda bulunan köylüler tepki gösterdi. Üretici kan a larken Türk tar m n n ve çiftçisinin durumu daha iyiye gidiyor diye Eker i protesto eden Veysel M hl isimli köylü kömür da tt n z söylüyorsunuz, ben kömür istemiyorum, ifl verin. Biz bir evde on alt kifli yafl yoruz, yard m ediyoruz diyorsunuz, hiçbir yard m n z görmedik dedi. Bu day ve nohut üreticisi oldu unu belirten Erdal Yerden isimli köylü ise bakana Çiftçiyi destekledik, flu kadar verdik diyorsunuz, ben ald m bilirim dedi ve bakan n söylemlerinin inand r c olmad n, destek görmediklerini ifade etti. Kongrenin ö lenden sonraki program, PANKOB RL K, TAR fi Pamuk Birli i, Marmarabirlik ve ALARA tar m yöneticilerinin, flekerpancar, pamuk, zeytin ve meyvecilik üretimindeki sorunlar ve çözüm yollar üzerine sunumlar yla bafllad. Sonras nda AB den gelen konuflmac lar n kat l mc oldu u Avrupa Birli i ve Tar m konulu panel düzenlendi. Devlet bizi de il biz devleti destekliyoruz Tar ma en fazla biz destek verdik diyen Eker i rakamlar yalanl - yor. Tar m Kanunu nun 21. maddesi Bütçeden ayr lacak kaynak, gayri safi milli hâs lan n yüzde Tar m Kongresi nde Tar m ve Köy flleri Bakan, sorunlar n dile getirmek için söz almak isteyen köylüleri yok öyle usul diyerek uyard. birinden az olamaz derken hükümet 2009 y l bütçesinden tar msal destek olarak sadece 5.5 milyar YTL ay r yor. Yani hükümetin belirledi i tar msal destek miktar n n milli gelire oran % 0.49 (binde 49). Bu da kanunla belirlenmifl olan % 1 in yar s bile de il y l nda toprak iflleme, ekim, ilaçlama, sulama, hasat, nakliye vb. iflleri için 9.5 milyar YTL mazot kullanmak zorunda kalan köylünün tüm bu ifllerini yaparken sadece mazot için ödeyece i toplam vergi miktar 5.12 milyar iken tar ma ayr lan destek 5.5 milyar. Mazota, tohuma ve gübreye yap lan zamlar da tar m üreticisinin belini büküyor. Kompoze gübrede % 154, ürede % 123, amonyum nitratta % 122, amonyum sülfatta % 112 oranlar nda zam yap ld. Tar m üreticisinin % 0.49 luk destek oran yla ayakta kalamayaca n söyleyen Çiftçi Sendikalar Konfederasyonu yapt aç klamada laç, gübre, vb. al rken, mal m z satarken ödedi imiz KDV, ayr ca stopaj ad alt nda kesilen vergiler, ürünümüzü satarken çeflitli fonlar ad alt nda di er verdi imiz vergiler yan nda tüketici olarak ihtiyaçlar m z karfl larken ödedi imiz dolayl vergilerimizle gerçekte biz devleti destekliyoruz dedi. (Ankara)

9 flçi-köylü 9 Politika-gündem 6-19 Mart 2009 Abant tan Hewler e Kürt Sorununa emperyalist çözüm A. Öcalan n yakalanarak Türkiye ye getiriliflinin 10. Y ldönümü olan 15 fiubat ta yine özellikle T. Kürdistan illeri savafl alan na döndü, protestolara kat lan binlerce Kürt, devletin sopas yla hizaya sokulmak istendi. Bu, 10 y ld r her 15 fiubat ta yaflanan ve kazanan n kesinlikle gaz bombas, cop, panzer, silah sahiplerinin olmad protestolard. Bu muharebelerin zaferinden söz edilecekse çocu- uyla, yafll s yla, genciyle, kad n ve erke iyle serhildanlara kat lan Kürt halk n n onuru ve direniflinden söz etmek gerekir. Di er yandan bu y l 15 fiubat tarihinde yine Kürt meselesi ile ilgili bir baflka geliflme yafland. Abant Platformu 18. Toplant - s n Kürdistan Bölgesel Yönetiminin baflkenti Hewler de (Erbil) Kürt sorunu: Bar fl ve Gelece i Birlikte Aramak bafll alt nda fiubat tarihlerinde gerçeklefltirdi. Zamanlaman n di- er bir yan da Ulusal Hareket in gündeme getirdi i Kürt Ulusal Konferans öncesine denk gelmesiydi. Yani planlanan konferans bofla düflürme kayg s n da yabana atmamak gerekir. Abant Platformu denilen ve bugün özellikle Kürt meselesinde devletin (bugün AKP nin. Nitekim Platformun tüm toplant lar n n koordinatörlü ü AKP li devlet bakan Mehmet Ayd n taraf ndan yap lm fl) thinkthank kuruluflu olarak çal flan bir bileflim. Ayn Abant Platformu geçti imiz y l 4-8 Temmuz tarihlerinde Abant ta gerçeklefltirdi i seminerin sonuç bildirgesi üzerine 13 Eylül de Diyarbak r da tart flma yürütece ini aç klam fl ancak Diyarbak r Halk nisiyatifi nin (ki bu seminerin lkbahar aylar nda Diyarbak r da yap lmas na ve Abant a tafl nmas na neden olan da benzer aç klamalar yd ) uyar s sonucu iptal etmek zorunda kalm flt. nisiyatif, uyar s n flu gerekçeler ve sözlerle ifade ediyordu: Fetullah Gülen cemaati ve AKP nerede düflkün ve kaçk n bir Kürt varsa, yan na almaya ve sahte bir Kürt oluflumu yaratmaya çal fl yor. Dünyan n hiçbir yerinde bir sorun, muhataplar na ra men çözülememifltir. Kürt halk ve onun temsilcisi olan siyaset kendi yol haritas - n çizmifltir ve demokratik özerklik ilkesini benimsemifltir. AKP nin temel anlay fl Kürtler flöyle dursun, biz onlar n sorunlar n çözeriz diyor. Bu nedenle, baflta AKP olmak üzere, onlar n iflbirlikçi yan kurulufllar n uyar yoruz. Ve hiçbir onurlu Kürt ün, Abant Platformu benzeri tart flmalara kat lmamas gerekti ini bir kez daha belirtiyoruz. Bunu organize eden kesimleri de uyar yoruz ve Diyarbak r a gelmemeleri gerekti ini hat rlat yoruz. Tersi bir durumda her türlü meflru eylem hakk n Kürtler gelifltirecektir. Ve böylece Abant Platformu, ne semineri ne de sonuç bildirgesi toplant s n Diyarbak r da yapabiliyordu. Cemaatin Kürt ilgisi Abant Platformu nun Hewler deki toplant s na geçmeden önce 2008 deki toplant n n sonuçlar na bakmak, Platform u daha iyi anlamay sa layabilir. Zira Platform, bu toplant da tüm meseleyi anadilde e itim ve ekonomik kalk nma üzerine kurmufl ve her türlü fliddeti mutlak olarak reddederek, yöre insan n n fleref ve haysiyetlerinin hak ettikleri gibi yüceltilmesi dileklerinde bulunmufltu. Yani bildi imiz liberallerin Kürt sorunu yoktur, bölgenin ekonomik geri kalm fll sorunu vard r söylemine duygusal tiratlar eflli inde anadilde e itim meselesi eklenerek farkl l k ortaya konmufltur. Ancak bu benzeflmeden yola ç karak Abant Platformunu ve gelifltirdi i fikirleri yabana atmamak gerekir. Zira F. Gülen cemaatinin bireysel bir ilgisi de ildir mesele. Toplant n n yerinin özelli i de bu noktada takip edenlere ipucu verir niteliktedir. Zira geçti imiz y l Ba dat ta bir araya gelen ABD, Irak ve TC yetkilileri bir tak m ortak kararlara imza atm fllar ve Kürt Ulusal Hareketi nin tasfiyesi üzerine ortaklaflm fllard. Bu ortakl n en aç k sonucu K fl aylar nda ABD nin istihbarat ve Ba dat kukla yönetiminin (ve de Kürdistan Bölgesel Hükümetinin) göz yummas yla gerçeklefltirilen ancak yine de Ulusal Hareket karfl s nda hezimetle sonuçlanan s n r ötesi operasyonlar olmufltu. flbirlikçi Kürt yönetimi bu süreçte s n rlar - na müdahale edilmesine ve sivil bölgelerin bombalanmas na karfl bir-iki göstermelik ç k fltan öteye gidememiflti/gitmemiflti. Bu ittifak düflünüldü ünde, yan s ra Irak Kürdistan ndaki Bölgesel Yönetimle TC nin görüflmeleri s klaflt rmas hesaba kat ld nda meselenin cemaati (tüm gücüne karfl ) çokça aflt görülebilir. Ulusal Hareketi silahs zland rma (yani tasfiye etme) plan çerçevesinde yürütülen çal flmalar sonucu önümüzdeki ay Türkiye, ABD ve Irakl yetkililerden oluflacak üçlü komuta merkezi nin faaliyete geçecek olmas da yine ayn plan n bir parças olarak gündeme giriyor. Meselenin bir de gündemde olan ve bölgedeki Kürt partilerinin kat laca bir konferansta Kürt Silahs zlanma Manifestosu nun yay mlanmas yan var. Esas nda PKK nin silahs zland r lmas olan bu Manifesto ile Kürt ulusunun Kendi Kaderini Tayin Hakk n n emperyalist plan ve projelere devredilmesi amaçlan yor. Barzani nin güvenli- inde toplant Tekrar Abant Platformu na dönecek olursak; Hewler deki toplant ya kat lanlara bir göz atmak gerekir. F. Gülen in Platform taraf ndan düzenlenen toplant lara ilk kez mesaj gönderdi i Hewler Toplant s, Platformun Yönetim Kurulu ad na konuflan Mümtazer Türköne ye (kendisi eski MHP li olup, efli AKP milletvekilidir) bugüne kadar yap lan 18 toplant n n en önemlisi. Toplant ya Türkiye den 100 e yak n akademisyen, yazar ve siyasetçi kat larak bu öneme uygun davrand. Irak tan ise 40 a yak n kat l mc haz r bulundu. Barzani yanl s olarak tan - nan HAKPAR n Genel Baflkan Bayram Bozyel ve eski baflkan Sertaç Bucak n toplant ya kat lmamas düflünülemezdi zaten. AKP, son anda milletvekillerinin toplant ya kat lmas n engellerken sözcülü ünü yapan Zaman, Star ve Taraf gazetelerinin a r toplar n n orada bulunmas da yeterli gelmifltir. Taraf, özellikle Genelkurmay a yönelik sivri diliyle Kürt halk n n yan nda yer al yor ve demokrasi k l c oldu unu iddia ediyor olsa da Kürt meselesine ABD ci çözüm içindeki misyonu da aç a ç k yordu. Kürt illerinde ücretsiz da t lan ve Kürt halk n n orduya yönelik nefret ve tepkisini kullanarak prim yapan Taraf Gazetesi nin hiç de masum bir demokrasi havarisi olmad n ve büyük plan n küçük ama etkin bir parças oldu unu bir kez daha görüyoruz bu toplant sayesinde. Yurtd fl ndaki yaflam n b rak p, demokrasi mücadelesi için bedel ödeyen, mahkemelerde sürünen Y. Çongar han m da, gazetenin mali masraflar n karfl lamak için gece-gündüz ç rp nan Ahmet Altan da ne yapt klar n gayet iyi biliyordur. çlerinde bir-iki iyi niyet sahibi olsa da nihayetinde örne in mesele devrimcilik, silahl mücadele oldu unda en hafifinden küçümseme, i renme, alay etme ifadeleri yap fl yor köflelerine. Taraf bir tarafa b rakmadan önce bas na yans yan bir ayr nt y da eklemeden geçmeyelim. Y. Çongar n birçok gizli-aç k ba lant - s iddialar ortada dolafl rken, kendisinin de yak n dostum dedi i Lehigh Üniversitesi Uluslararas liflkiler Bölümü Baflkan Henry J. Barkey in Obama ya sundu u Kürt raporu tart fl l yor. Bu raporun daha önce Bush a sunulan rapordan farkl olarak tüm Kürt parçalar n n yer ald ifade ediliyor ve ciddi bir dil fark göze çarp yor. Geçti imiz haftalarda Washington da düzenlenen ve Kürdistan Üzerine Çat flmay Önleme bafll n tafl yan konferansa kat lan Barkey, k saca Irak ta federalizmin güçlendirilmesini talep ediyor ve Kürtler in merkezi hükümete ra men kendi kendilerini yönetmelerinden söz ediyormufl. Ancak Barkey, bunun Türkiye nin deste i olmadan gerçekleflemeyece ini de söylüyormufl. K - sacas Barkey, Türkiye nin Barzani lehine Irak a müdahil olmas n istiyormufl. Nitekim Irak Kürdistan ndaki Bölgesel Yönetimin son Öcalan n Türkiye ye getiriliflinin 10. y ldönümünde, 15 fiubat ta T. Kürdistan illerinde devlet terörü yaflan rken, Abant Platformu ayn tarihte Hewler de Kürt sorununa sözde çözümü tart fl - yordu. Benzer bir tarih örtüflmesi Platformun kuruluflunda da var. Abant Platformu Öcalan n Suriye den ç kmaya zorland tarihte kuruluflunu ilan etmiflti... Irak seçimlerinde istedi i sonucu alamam fl olmas (kimileri bunu hezimet ifade ediyor), ABD nin Irak tan çekilmesinin gündemleflti i durumda flu anda derin tart flmalar yaflad merkezi hükümetle karfl karfl ya kalacak olmas iflbirlikçi Kürtleri TC ile uzlaflmaya iten en önemli faktörler aras nda yer al - yor. Ancak meselenin esas yönünün ise ABD nin bu iki ufla n planlar do rultusunda bir arada tutmak üzerine kurulmufl oldu unu söylemek abart l olmayacakt r. Sahi biz toplant y nerede yap yorduk?! Meselenin Abant Toplant s yla ilgisi ise bu noktada daha bir netlefliyor. Ancak bu toplant ya Irak Kürdistan ndan kat lanlar Türkiye den kat lanlar aras nda derin bir bak fl farkl l oldu unu söylemek gerekir. Toplant sürecinde bu daha bariz olarak ortaya ç km flt r. Zira toplant da tart flmalar n özellikle ilk gün toplant n n yap ld yerin ad konusunda t - kand n ö reniyoruz. Hem toplant için Kürdistan Bölgesel Hükümetinin topraklar na gideceksin hem de gitti in yerin ad n söylemekten imtina ederek Kuzey Irak, Irak n Kuzeyi gibi çocukça ifadelerle inkârc yaklafl mlarla bu ad a z na almayacaks n. Üstelik de konumuz, Kürt Sorunu iken ve birlikte bar fl ve gelece i ararken! Herkesin gözünün önünde var olan ve ad herkesçe bilinen bir gerçekli i yok saymak konusunda TC kadar pervas z baflka bir devlet var m - d r acaba? Varsa da bu kadar aç ktan yapacak kadar ahmak m - d r? Genifl bir araflt rma konusu bu. Ancak Kürt sorununu çözmeye giden kafilenin TC nin inkârc politikalar n da çantalar nda götürmüfl olmalar herkese komik gelmiyor mu? Yine de meseleyi bir isimlendirme anlaflmazl ndan ibaret görmek s l k olur. Zira düne kadar Kürtler kart-kurt ken birden televizyonlar aç l p, imha-inkâr ve asimilasyon politikalar nda ders verebilecek bir devletin baflbakan yar m yamalak da olsa Kürtçe konuflabiliyorsa, yar n öbür gün Kürdistan a da Kürdistan diyebilirler. Mesele emperyalizmin politikalar içinde yer almak ve bu do rultuda hareket etmekse tüm tabular y kabilecek kadar da dirayetlidir bizim yöneticilerimiz ve sözcüleri! lk günün fiyaskosundan ve kat l mc lar n kendilerini evlerinde gibi hissetmelerine neden olan Erbil güzellemelerinden hariç, toplant n n bir sonuç bildirgesi dahi ç karamamas flafl rt c olmasa gerek. Muhataplar n bulunmad bir toplant yla sorunu çözmek istemek eni sonu edilen güzel sözler, iyi niyetli temennilerle kardefl kentten ayr lmay getirmifltir. Ve tabi ayn gün T. Kürdistan illerinde insanlar n üzerine gaz bombalar ya d r l rken, insanlar n gözleri kör edilirken, kad nlar yerlerde sürüklenirken kapanan gözler Hewler in güzelliklerini nas l görmüfllerdir, bu da ayr bir konu Hewler de baflar m hezimet mi? Tüm bu anlat mlara karfl n Abant Platformunun bu toplant - s n n baflar s zl kla sonuçland n söylemek, bafltan beri anlatmaya çal flt m z büyük plan görmemek demektir. Zira bu toplant önemli, ancak plan n (yani PKK yi silahs zland rmak ve tasfiye etmek, hatta daha ötesinde Ortado u ya yeniden bir flekil vermek) sadece bir parças d r. Geçmiflte Sovyetler Birli i ne karfl oluflturulan Yeflil Kuflak Projesinin bir benzerinin Kürt Ulusal Sorununda zaten epey bir süredir s t ld n söylemek mümkün. Bugün için nas l ki Ortado u projelerinde TC ye AKP eliyle Il ml slam, Demokrat slamc etiketleriyle misyon biçiliyorsa, Kürt meselesinde de yine AKP eliyle slami de erler üzerinden bir çözüm aran yor. 29 Mart ta yap lacak yerel seçimler de bu aray flta önemli bir gösterge olacak. Bu seçimlerle de Ortado- u nun yaramaz çocu u Kürt Ulusal Hareketi ne karfl etki alan n görmek mümkün olacak. Tarihsel bir süreçten geçti imiz do rudur. Ad yasakl bir ülkenin insanlar n n dilinde üstelik de resmi televizyon bir kanal açabilirken, baflbakan Kürtçe konuflurken, hatta Ahmet Türk ün meclisteki Kürtçe konuflmas belli çevreler d fl nda en az ndan kendilerine lay k bir tarzda (1991 deki DEP milletvekillerinin ak betini hat rlayal m) tepki uyand rmam flken, Genelkurmay da bu senaryo içindeki yerini al rken ve bu duruma göre flekillenirken her fleyin eskisi gibi olaca- n iddia etmek anlams zd r. Bugün, dünkünden daha büyük, kapsaml ve genifl bir tasfiye hareketiyle karfl karfl ya olundu unu söylemek gerekir. Bu harekete karfl belirleyici unsur ise Kürt halk ve Ulusal Hareketi nin tavr olacakt r.

10 flçi-köylü 10 Söylefli 6-19 Mart 2009 Kriz Baflbakan geçti, bizi geçmedi Uzmanlar ekonomik kriz ve onun etkisiyle yükselmekte olan iflsizli in, önümüzdeki süreçte de artaca n, krizin y llara varan etkileri olaca n belirtiyorlar. Bu öngörüye sahip olmak için ekonomist veya akademisyen olmaya da gerek yok. Halk n yaflad klar na bakmam z yeterli ve en sa lam veri de bu olacakt r. Bir yandan açl k ve yoksulluk s n r vb. araflt rmalara iliflkin çarp c veriler aç klan rken, di er yandan egemenlerin gündeminde rant kap s yerel seçimlerden baflka bir fley yok. flçi-köylü Gazetesi olarak, yaflanan kriz ile birlikte artmakta olan iflsizlik ve halk n sorunlar na iliflkin söylefliler gerçeklefltirdik. stanbul Aksaray da iflçi pazar ve Tophane de bulunan fikur önünde emekçilerle görüfltük. fikur un kapanma saatlerine kadar gelen- gideni eksik olmuyor. lk olarak Levent Y lmaz a yöneltiyoruz sorular m z. Seçimlerin yaklaflmas ile birlikte bafllayan aç l m furyas, gündemi yo un bir flekilde meflgul eden iflsizlik tart flmalar na da s çrad. CHP Genel Baflkan Deniz Baykal, büyük bir kurtar c edas ile iflsizli e ve krize yönelik bir çözüm reçetesi önerdi. Seçim propagandas kokan bu aç l ma göre; otomotiv ve dayan kl tüketimde KDV nin 6 ayl na kald r lmas, kur politikas n n gevfletilmesiyle ihracatç n n hareket alan n n geniflletilmesi, prim, sigorta, vergide 10 ar puan indirim yap lmas, bankalar n kredi verebilmesi için Kredi Garanti Fonu oluflturulmas öngörülüyor. Baykal n bu ç k fl Amerika n n yeniden keflfinden öte bir anlam tafl m yor. Öyle ki sözü edilen önerilerin hepsi flu an AKP hükümeti taraf ndan zaten uygulan yor. CHP nin bu noktada yeni bir fley söyledi i - Kendinizi tan t r m s n z? Levent Y lmaz: Aç k Ö retim de okuyorum, ayn zamanda çal fl yorum. Geçinmek zorunday m sonuçta. 5 ay özel bir flirkette çal flt m bilgisayar üzerine, iflten ç kar ld m. Ben de fikur a baflvurdum. Kriz söylentilerinden sonra daha çok toplu ç karmalar oldu. Biz evde 5 kifliyiz. Benim en az ndan kendi masraflar m karfl lamam gerekiyor. Krizin te et geçti ine inanm yorum. Bat dan Do u ya kadar herkes etkilendi. Bunu herkes görüyor. Daha önce çal flt m 2 3 yer olmufltu. Hiç böyle zorlanmam flt m. Zenginlere bir fley olmad Lise ça lar nda ifl arayan bir genç dikkatimizi çekiyor ve onunla sohbete bafll yoruz. - Kendiniz tan t r m s n z? Kriz sizi nas l etkiledi? Emre Çelik: Esenler de oturuyorum. 17 yafl nday m. Mardin K z ltepeliyim. Ben, babam, abim çal fl yoruz. Abim askere gidecek. fiu an çal flt m ifl yerinin verdi i maafl çok az. Otel iflinde çal fl yorum. Tabi otel ifli de durgun, flu an krizde. Ben de baflka bir ifl ar - yorum. Borçlar m z birikti. Üst üste y ld. Kriz bizi çok fena etkiledi. Bence kriz hiç te- et geçmedi. lk bizi vurdu. Zenginleri, Baflbakan vurmad. Param olsa beni de vurmazd. Kriz daha gelmeden biz etkilendik. Babam tek çal fl yordu. Bakt k olmuyor. Ben de okulu b rakmak zorunda kald m. Param olsa ben de okurdum. yok. As l mesele ise bu önlemlerin hepsi iflsizleri, emekçileri de il sermayenin ç karlar n koruyor ve onlara kaynak aktar m yap - yor. Bu aç klamalar ülkeyi AKP den kurtararak düzlü e ç karma nutuklar atan CHP nin özünde AKP den farkl bir icraat n n olmayaca na iflaret ediyor. Tayyip Erdo an n buna karfl l k aç klamalar ise CHP den afla kal r de il; flsizli e çaresi olan varsa aç klas n, yapamazsam siyaseti b rak r m. K sacas iflsizli e biz de çare bulamay z siz de! *** Devletin yetkili a zlar krizden etkilenmeyece iz demeçleri verse de hemen her ailede birkaç iflsiz oldu u bir gerçek. Ferhat Tosun da ailesinde yayg n iflsizlik olanlardan biri. - Nas l geçiniyorsunuz? Ferhat Tosun; Otogar da hamall k yap yorum. Millet çal flmay nca yolculuk yapm - yor. Bizim de iflimiz olmuyor. Eflya tafl yam - yoruz. Ayda 600 lira kira veriyorum. Tafl çatlasa lira kazan yorum. Babam da nakliyecilik yap yor. Onun da hiç ifli yok. Burada duranlar n ço u iflsiz, 2 tane kardeflim var, okuyorlar. Amcam iflsiz. Aç, susuz bekliyor. Ba c lar da oturuyorum. Kriz psikolojik de il, buna kat lm yorum. Kriz en çok kad nlar vuruyor flsizlik en çok da kad nlar etkiliyor. Krizin olmad dönemlerde bile ifl bulmakta zorlanan emekçi kad nlar n ifli biraz daha zor. K z ile birlikte fikur a baflvuran Canan Tekin le kriz ve yaflad klar üzerine sohbet ediyoruz. - fikur a ne için geldiniz, anlat r m - s n z? Canan Tekin: Biz kendimiz ç kt k iflten, cinsel taciz nedeniyle. 48 yafl nday m, aflç y m ve iki çocu um var. F nd kzade de bir ifl yerinde çal fl yordum, 70 yafl na yak n bir patronum vard, onun tacizine u rad m. Ben, k - z m ve muhasebe bölümünde çal flan bir arkadafl m z daha iflten ç kt k. Maddi ve manevi tazminat davas açt k. fiimdi kriz ortam nda iflsiz kald k, ifl de bulam yoruz. Hasta bak c s, yat l, ev temizli i gibi bir sürü ifle bak yorum ama bulam yorum, 40 yafl n üstünde alm yoruz diyorlar. Canan abla ile sohbetimizin ard ndan fi- KUR un yak nlar ndaki say sal loto bayisinin önünde uzanan kuyruk dikkatimizi çekiyor. Emekçiler umudu flans oyunlar nda ar yor. brahim amca da bunlardan biri. Baykal, Amerika y yeniden keflfediyor! flsizlik intihar ettirdi! zmir in Karaba lar ilçesi Yeflilyurt semtinde oturan 2 çocuk babas inflaat iflçisi 58 yafl ndaki Nuri Çakar yaklafl k 6 ayd r ifl bulamad için girdi i bunal m sonucu, efli ve çocuklar n n evde olmad s - rada kendisini yakt. Yak nlar n n 6 aydan bu yana iflsiz olmas nedeniyle s k nt lar yaflad n, kredi kart borcu oldu unu ve ekonomik sorunlar nedeniyle intihar etti- ini dile getirdikleri Çakar n cesedi eve gelen o ullar taraf ndan bulundu. Babas - n n uzun bir süredir iflsiz oldu unu ve bu nedenle kimseyle konuflmad n anlatan o lu M.Ç, Bir y l öncesine kadar babam n ifli çok iyiydi. flleri bozulmaya bafllad ktan sonra, içine kapanmaya bafllad. Bizimle, do ru dürüst konuflmaz olmufltu Bunun hesab n kim verecek? Kimlerden hesap soraca z? Bilmiyorum diye konufltu. Evini su bas nca... Bir kriz intihar haberi de stanbul Küçükçekmece den geldi. Üç çocuk babas emekli gardiyan smail Aral (47), çat da çamafl r ipiyle kendisini asarak intihar etti. Seyyar arabas yla temizlik deterjanlar satan Aral n Alt nflehir de bulunan, yol alt nda ve alt yap s olmayan iki katl evi son iki haftad r ya fl nedeniyle su bask n na u rad. Evindeki mobilyalar kullan lamaz hale gelen Aral n morali bu duruma oldukça bozuldu ve belediye yetkililerine müracaat etti. Ancak yerel yönetimlerden bekledi i ilgiyi göremeyen smail Aral çat ya çamafl r ipini ba lay p kendini ast. (H. Merkezi) Kriz 2001 den daha büyük olacak! Dünya Bankas Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Active Academy taraf ndan düzenlenen 3. Risk Yönetimi Zirvesi nde Türkiye de k sa zamanda büyümenin yavafllay p, iflsizli in artaca n belirterek, 2001 deki krizden daha büyük bir kriz yaflanacak sözlerini sarf etti. Ülkemizi bekleyen gelece e iliflkin toplumu ayd nlatan Ulrich Zachau, her fleyin alt ay içinde herkes için, Türkiye için de dramatik flekilde de iflti ini söyledi ve Bu sadece risk de il art k gerçek... ifadesini kulland. Daha düflük ekonomik büyüme olaca n, istihdam s k nt s yaflanaca n, iflsizli in artaca n ve 2001 krizinden daha büyük bir kriz yaflanaca - n söyleyen Ulrich Zachau, 2009 ve 2010 da iflsizli in rekor k raca n aç klad. Sözü edilen tabloya göre genç iflçilerin dörtte biri iflsiz kalacak. Ve bunun önünü almak da mümkün olmayacak!. flsizler ordusuna 314 kifli eklendi - Siz kriz tart flmalar ile ilgili neler söyleyeceksiniz? Kriz halk nas l etkiledi? brahim Ceyhan: Malatyal y m. Memleketin de iflece ine inanm yorum. Kendimi bildim bileli böyleyiz. 8 senedir stanbul day m. Kriz herkesi etkiledi. Tansu Çiller de Mesut Y lmaz da kriz varsa ben kafam keserim. Ben bir tatl sat yorsam flimdi 3 e 4 e bölüyorlar. flsizlik alabildi ine gitmifl. Normalde tane sat yorsam yar yar ya düfltü. Bu gidiflatla düzelece ine inanm yorum. *** Tafl topra stanbul a de iflik illerden gelen emekçiler krizle birlikte ifl bulmakta büyük zorluk çekiyor. fikur un önünden ayr l p Aksaray Fuar Otel in yan nda kurulan iflçi pazar na gidiyoruz. flsizlerin ifl aramak için topland iflçi pazar nda da ifller kesat. Buraya sabah n erken saatlerinde gelen insanlar ifl olmad için erkenden ayr lm fl. Urfa dan stanbul a gelen fiemsilhak Macer T. Kürdistan ndan çal flmak umudu ile stanbul a gelenlerden. - Nerelisiniz? Kaç y ld r stanbul da çal fl yorsunuz? fiemsilhak Macer: Urfa l y m, 95 den beri stanbul da oturuyorum. Deri sektöründe çal flt k. Daha sonra ifller bozulmaya ve durmaya bafllay nca iflsiz kald m. fiimdi ise 15 günde bir ifle gidiyorum. Krizden önce ifller s f rdayd, krizle birlikte ifller s f r n da alt na indi. Belediyeden ifl istedi imizde bizi özel sektöre veriyor. Özel sektör de seni alt ay çal flt r p bir ay sigortal gösteriyor. Anlayaca n z vatandafl ma dur ediyor. Bir senedir iflsiziz. Burada amele iflleri var. A ustos tan bu yana bu ifllerde de düflüfl var. Bu yüzden ülkeyi terk etmeyi düflünüyorum. ( stanbul) Felaket senaryosu çizen Zachau nun çözüm paketi ise hiç de sevimli görünmüyor: Daha esnek, yar zamanl ifllerle istihdam art rmak. Yani sendikal örgütlülü- ün olmad, daha yo un ve dizginsiz bir sömürünün yafland bir çal flma yaflam Bize önce ölümü gösteren sonra da s tmaya raz etmeye çal flan Ulrich Zachau, baklay a z ndan ç kararak niyetini de ortaya koyuyor. Emperyalistler daha fazla sömürü ve daha örgütsüz bir toplum istiyor. Yaflanan kriz ile birlikte gün afl r duydu- umuz iflçi ç kartmalar na bir yenisi de Ege Çelik Fabrikas nda eklendi. zmir in Alia a ilçesinde kurulu bulunan Ege Çelik Fabrikas ndan 314 iflçi yaflanan kriz bahane gösterilerek iflten ç kart ld. Fabrikada çal flan iflçilere bir süredir a r çal flma koflullar ve ayr ca ücretsiz izin gibi hak gasplar na raz olmalar dayat l yor ve bunu reddetmeleri halinde iflten ç kart lacaklar söyleniyordu. Son olarak Ege Çelik patronu iflçilere Dünyada ve ülkemizde yaflanan ekonomik kriz fabrikam z da etkilemifltir, ben de bu yüzden bu s k nt y aflana kadar ücretsiz izin ve di er uygulamalar kabul ediyorum içerikli dilekçeler haz rlayarak imzalatmak istemifl, ancak iflçilerin bir k sm bu dilekçeyi imzalamay reddetmiflti. Dilekçeyi imzalamayan iflçilere son uyar olarak ise haz rlanan dilekçeyi imzalamad klar takdirde 2 gün içersinde iflten ç - kart lacaklar n söylenmiflti. Bu uyar n n üzerinden 2 gün geçmesinin ard ndan 314 iflçi, yaflanan krizden zarar görmeden ç kmaya yönelik uygun görülen çözüme uymad klar ve çözüm yolu b rakmad klar gerekçesi ile tarihinde iflten ç kart ld. Ege Çelik te 2001 krizinde de benzer hak gasplar yaflanm fl, birçok iflçi iflten ç kart lm flt. ( zmir) Buz da n n görünen yüzü! Türkiye statistik Kurumu (TÜ K) Kas m 2008 de önceki y l n ayn dönemine göre iflsiz say s n n 645 bin kifli artt n aç klad. Buna göre iflsiz say s 2 milyon 995 bin kifliye yükseldi. 545 kifli sadece Kas m ay nda bir iflte çal - fl rken iflsiz kald. Genç nüfusta iflsizlik oran da yüzde 20 den yüzde 23.9 a yükseldi. Kentlerde de k rsalda da iflsizlik oran yüzde 2.2 artt ; kentte yüzde 14.2 ye, k rsalda ise yüzde 9.3 e yükseldi Hizmet sektöründe iflsizlik Kurumun aç klad verilere göre iflsizlerin, Yüzde 72.6 s erkek. Yüzde 59.4 ü lise alt e itimli. Yüzde 26.6 s bir y l ve daha uzun süredir ifl ar yor. flsizler s kl kla (yüzde 29.8) efldost vas tas yla ifl ar yor. Yüzde 86.5 i (2 milyon 592 bin kifli) daha önce bir iflte çal flm fl. Daha önce bir iflte çal flm fl olan iflsizlerin yüzde 46.7 si hizmetler, yüzde 25 i sanayi, yüzde 18.8 i inflaat, yüzde 9.5 i ise tar m sektöründe çal flm fl. Küçük iflyerleri a rl kta Yine TÜ K verilerine göre ayn dönemde istihdam edilenlerin, Yüzde 73.5 i erkek. Yüzde 59.5 i ücretli, maafll ve yevmiyeli, yüzde 27.5 i kendi hesab na ve iflveren, yüzde 13 ü ücretsiz aile iflçisi. Yüzde 59.5 i 1-9 kifli aras çal flan olan iflyerlerinde çal flmakta. Yüzde 3.1 inin ek bir ifli vard r. Yüzde 4.3 ü mevcut iflini de ifltirmek veya mevcut ifline ek olarak bir ifl aramakta. Sosyal güvence yok, kad n istihdam yerinde say yor Çal flmas na ra men bir sosyal güvenlik kurumuna üye olmayanlar n oran yüzde Önceki y la göre az bir düflüfl gerçekleflse de özellikle tar m sektöründe 10 kifliden dokuzu sosyal güvenlikten yoksun çal flt r l yor. Halen her dört kad ndan sadece biri çal - fl rken erkeklerde iflgücüne kat l m oran yüzde 71. E itim seviyesi yükseldikçe bu eflitsizlik de kapan yor; yüksekö renim mezunu kad nlar n yüzde 71 i erkeklerinse yüzde 89 u çal fl yor. TÜ K in bu aç klamalar n yorumlayan iktisatç Mustafa Sönmez in Bianet te yay nlanan analizlerine göre, TÜ K in aktif olarak ifl aramayanlar dahil etmemesi nedeniyle, gerçek iflsizlik oran aç klananlar n üzerinde. Sönmez e göre iflgücü olarak saptanan 24.3 milyonun içinde yer almayan, iflgücü say lmayan, gerçekte ise önemli bir k sm iflsiz say lmas gereken 3 milyonu aflan nüfustur. Bu nüfusun iflgücü olarak tan mlanmamas, gerçek iflsizli in boyutlar n n görülmesini de engelliyor. Sönmez; gerçek iflsiz say s n görmek için, 3 milyona yaklaflan aç k iflsizlere, umudunu yitirmifl, ifl aramayan, ifl bulursa çal - flacak, mevsimlik, eksik istihdam bafll klar ndaki iflsizlerin de eklenmesi gerekti- ine dikkat çekerek, önümüzdeki süreçte sanayide daralma yaflanaca n ve iflsizlik art fl - n n hizmet sektörüne de yans yaca bunun da iflsizlik rakamlar n önemli oranlarda art - raca n belirtiyor. Krizin ülke gündemine girdi i ilk günleren bu yana TÜ K kamuoyuna birçok konuda araflt rmalar n aç klad. TÜ K in araflt rmalar uzmanlar taraf ndan giderek daha fazla sorgulan r hale geldi. TÜ K in aç klad rakamlar gerçek iflsizli in küçük bir boyutunu göstermekte. Baflbakan Tayyip Erdo a n n bütün dünyay derinden sarsan kriz için Bizi te et geçecek sözleri ne kadar gerçekçi ise TÜ K in aç klamar da o kadar inand r c ama bu haliyle dahi tüyler ürpertici!

11 6-19 Mart 2009 Kavga okulu flçi-köylü 11 Newyork tan Karadeniz e bir direnifl ezgisi; Vard k, var z, varolaca z! Yükseklerde bir y ld z yitip gittikçe Bizde bir militan ölümsüzleflir Kas rgada yal m alm fl bir k l ç adab nda Tarihin sat r bafllar na zinsiz olarak düfleriz Yok olmak denince böyle biliriz Spartaküs ten beri böyle ölürüz Yare yar A zlarda tek fliar Hep t rman r z... Kemal Tutufl 8 Mart 1857 de ABD nin Newyork flehrinde on binlerce kad n iflçi sömürüye ve zulme baflkald rd. flçi kad nlar yüzy llard r ezilen, hor görülen kad nlar n birikmifl öfkesi ile geleceklerini istiyordu. Onlar sömüren, kölece çal flt ran ve insan yerine koymayan patronlardan ve onlar n düzeninden hesap soruyordu. Yüzy llarca köle olarak sat lan, bir eflya muamelesi gören kad nlar kapitalizmle birlikte ücretli köleler olmufllard. Ancak her fleye ra men yine de toplumun en fazla bask gören, ayr mc l a u rayan kesimini oluflturuyorlard. K sacas kad n n kaderinde de iflen çok bir fley de olmam flt. flte, emekçi kad nlar n karanl klar içindeki bu dünyas n ayd nlatan bir fl k parlad Newyork ta. Kad nlar, Biz de var z diyerek sözünü söylüyor, geleceklerine kendisi yön vermek istiyordu. Ayfer Celep Dokuma iflçisi kad nlar, gelece- e yürünecek yeni bir yol aç yordu. Bundan sonra kad nlar n kurtulufluna gidenler bu rmaktan akacakt. Her yeni bafllang ç gibi bunun için de büyük bir bedel ödenmeliydi. flçi kad nlar n gelecek düfllerine dikkatleri çeken bu iflaret fifle i yine kad nlar n bedeni ile yanacakt. Emekçi kad nlar n özgürlük, insanca bir yaflam iste ine zalimlerin yan t t pk atalar gibi korkunç oldu. 129 kad n kapat ld klar fabrikada can verdi. Özgürlük kavgas can istiyordu. Emekçi kad nlar gerekeni yapmaktan çekinmediler. Buzu k rd lar ve ard llar na yeni ufuklar açarak ölümsüzler kervan na kat ld lar. Tohum topra a bir kere düflmüfltü art k ötesi zaman ifliydi. Bunun için çok beklemeye de gerek kalmayacakt. Aradan birkaç y l geçmeden di erleri de yola düflmüfltü. Tohum filizlenmifl kar deliyordu art k. Newyork lu dokuma iflçilerinin kavgas bütün dünyay saracak, gökyüzünü fethe ç kanlara rehber olacakt. Yar na, güzel günlere sevdal yürekler bu ateflten beslenecekti. 8 Mart ta düflen üç Partizan yürek... Yine bir 8 Mart ve yine iyi ile kötünün, güzel ve çirkinin, eski ile yeninin karanl k ve ayd nl n cenge durdu u bir an. Kufllar, a açlar, çiçekler susmufl, yeryüzü üç karanfilin toprakla buluflmas na tan k olmakta. Newyork lu emekçi kad nlar n yakt atefli da lar n doruklar ndan tafl yanlar bu defa ölümün kuca- nda. Gelece e tafl nan bir fl k olsun diye bedenini vermekten çekinmeyenler bu defa namlular n hedefinde, düflman n pususuna düflen üç Partizan, Newyork lu kad n iflçilerin kavgas na harç olan, insan n insan taraf ndan sömürülmedi i, analar n ve çocuklar n a lamad, özgür bir dünya için yola ç - kanlar da lar n yücesinden selaml yor iflçi kardefllerini. Newyork ta yükselen isyan ateflleri Karadeniz da lar nda alazlan yor. Tokat Çöre ibüyük köyü tarihsel anlam olan bir cenge tan k oluyor. Üç Partizan emekçi kad nlar n özgürlük kavgas n köylü kad nlara, ezilenlere tafl mak için yola koyulmuflken topra a düflüyor. Yüzy llar önce emekçilerin yüre ine ekilen umut tohumlar sahiplerinin kanlar ile sulan yor. Karadeniz da lar nda umudun türküsünü söyleyen üç Partizan, a r bir sürecin tüm zorluklar na ra men dimdik ayakta. 8 Mart n tarihsel anlam na denk düflen bir Partizan n sesi yank lan yor koyaklarda. F rt nalar içinde b çak s rt nda örnek bir yaflam ile kavgay ard llar na devrediyor Ayfer Celep. Kad n n zincirlerini k rarak özgürleflmesinin en güzel örneklerinden, bir komutan, kavgaya özgürlü e sevdal bir Partizan selaml yor dünya emekçi kad nlar - n. Kad n n mücadele içinde sorumluluklar alarak geliflebilece ini, inisiyatif alabilece ini ve önder nitelikler kazanabilec ini gösterdi Ayfer Celep. Emekçi kad nlara zulümden baflka bir fley vaad etmeyen bu düzene baflkald - ran bir kad n. Halk düflmanlar ndan, ihbarc lardan hesap soran bir komutan. Yaflam yoksulluk içinde binbir zorluklar içinde geçmifl Münire Sa d ç ta ses buluyor isyan ç l klar. Abisi, yoldafl Yaflar Sa d ç n özlemlerini, kavgas n yükleniyor zay f bedeni ile. Sessiz, derinden, gürül gürül akan bir rmak misali yata na s m yor. Partizanlarla içiçe onlardan biri olma hayali ile büyüyor Münire Sa d ç. Emekçilerin kurtuluflu, özgürlü ü ad na sade, mütevazi bir miras b rak yor ard llar na de erkek iflçilerle ayn kaderi, umudu paylaflan ve ayn düflleri kuran emekçi kad nlar yine yoldafllar ile birlikteydi. Haks zl - a, zulme Münire Sa d ç gencecik yafl nda tav r koyan Kemal Tutufl, 8 Mart n s n fsal özünü, kad n-erkek mücadelenin ortakl n hayk r yordu düflman n surat na. Genç yafl na ra men zorlu süreçlerin insan oldu unu ortaya koyuyordu prati i ile. Hukuk Fakültesi ni kazanmas na ra men emekçilerin kurtulufl kavgas na daha fazla katk sunmak bilinci ile solu u da larda alarak, kad n yoldafllar ile birlikte düzene meydan okuyanlardand. Karadeniz halk n n ba r na kök salan Partizanlar 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nde kavgay büyütmenin ad oldular. Onlar fabrikalarda, atölyelerde, eme i gasp edilen, töre-namus k skac nda can çekiflen, solu u, iradesi yok say lan emekçi kad nlar n yükselen sesi oldular. Onlar, kad nlar n kurtuluflunun mücadelede, özgürlü ün bedel ödemeye cesaret etmekte oldu unu ö retti. Emekçi kad nlar n yaflad st raplardan kurtuluflunun örgütlü bir yaflam oldu- unu, mücadele edilmeksizin hiçbir fleyin kazan lamayaca n gösterdi de dokuma iflçilerinin, kad nerkek el ele yaratt gelenek 8 Mart 1999 da yine omuz omuza bir mücadele ile bir tu la daha örüldü. Kavgada ölümsüzleflenler Kenan Demir 2 Mart 1970 tarihinde Erzincan da dünyaya gelen Kenan Demir, ilkö renimini burada tamamlad ktan sonra ailesi ile birlikte sviçre ye yerleflir.1989 y - l nda mücadele ile tan flan Kenan Demir, 1994 y l nda darbecili e karfl tav r koyanlardand. Basel de yerel faaliyet yürüten ve çal flkanl, dürüstlü ü ile tan - nan Kenan Demir, 5 Mart 1998 de bir görev için gitti i alanda karfl -devrimci asalak bir çetenin sald r s sonucu flehit düfltü Kader Özgül K l ç 1974 y l nda Dersim Hozat Türktaner köyünde dünyaya gelen Kader Özgül K l ç, mücadeleye yak n bir ortamda büyüdü y l nda gerillaya kat ld. Kader Özgül K l ç (Y ld z) 1 Mart 1994 te Dersim Çemiflgezek te düflmanla girdi i çat flmada flehit düfltü. H d r Y ld z 1968 Dersim Hozat Amutka köyü Gefltek mezras nda dünyaya gelen H d r Y ld z, yoksulluktan kaynakl ilkokulu bitiremeden ailesi ile birlikte hayvanc l k yapmaya bafllad. lk kez 14 yafl nda bir komflusunun evinde Partizanlarla tan fl r. Gerilla ile iliflkisi zaman içinde derinleflir. Bir gün yak n köylerde ç kan çat flmada Ali Karada, Aziz Süer ve Murat Diri nin destans direnifllerine tan k olur. Bir süre milislik yapan H d r Y ld z, 17 yafl nda solu u da larda al r. 17 Mart 1985 te H d r Y ld z n da aralar nda bulundu u birlik bir görev için gittikleri Hozat a ba l Mistiken köyünde düflman pususuna düfler. Çat flmada yaralanan H d r Y ld z, yoldafllar n n onu almak istemelerine karfl l k birli in güvenli ini düflünerek bu talebi reddeder. Operasyondan bir sonuç alamayan düflmana yaral olarak tutsak düfler. H d r Y ld z hemen sorguya çeken düflman hiçbir yan t alamay nca onu kurfluna dizer. Niyazi Gündo du 1956 y l nda Sivas n Hafik ilçesinde dünyaya gelen Niyazi Gündo du mücadele ile stanbul da tan fl r. Bir süre Okmeydan Kültür Ve Dayan flma Derne i nin (Ok- Der) baflkanl n yürütür. 77 de tutuklan r. Hapishaneden ç kar ç kmaz askere al n r. Askerden sonra memleketine dönen Niyazi Gündo du, 16 Mart 1983 te gözalt na al narak bir gün sonra iflkencede katledilir. Mustafa Akda 19 Mart 1982 de Almanya da geçirdi i trafik kazas sonucu flehit düfltü. Binali Yi it Do um yeri olan Dersim Pülümür de zalim toprak a as Ali fian A a n n topraklar ndan kaçarak ailesi ile birlikte Konya ya yerleflen Binali Yi it, bu kaç fl na önderlik eden Kali Baba dan (Kali Durmufl) derin bir flekilde etkilenir. Onun yi itli i, fedakarl, zulme baflkald r s Binali Yi it in toprak a as na karfl duydu u nefretle birleflir. Ekonomik nedenlerle Almanya ya gitmek zorunda kalan Binali Yi it, AT F in örgütlenmesinde büyük çaba sarf eder. Almanya dan memleketine dönerken 12 Mart 1979 da fiereflikoçhisar da geçirdi i trafik kazas nda yaflam n yitirir. Pusula Pratik duruflumuz sürecin gerçekli ine yan t olmal d r Kavramak, uygulamakt r. Uygulamak, kavray flta derinli i, pratikte yöntem zenginli ini ve daha da önemlisi mücadelede srarl bir çabay zorunlu k lar. Devrimci çaba, devrimci cesaret, sorunlar n çözümü için at lacak ilk ad md r. Her sürecin ihtiyaç duydu u kadro ve militanlar n yarat lmas için, var olan zaaflar do ru tespit etmek önemlidir. Söz gelimi, bugün aç s ndan faaliyetçilerimizde en göze çarpan olumsuz özelliklerden biri, görevlerimizi yerine getirmede gereken özveri ve fedakarl göstermememizdir. Bunun temelinde tabiî ki ideolojik sorunumuz vard r ve sorunlar n çözüm için pratik ad mlar gerekir. Bu ad mlar n at lmas n sa layacak olan da parti ruhunun yeniden kazan lmas d r. Bugün s n f düflmanlar m z iktidarlar n sürdürmek için iflgaller, baflta iflçi s n f olmak üzere, tüm ezilen halklara ve uluslara karfl her türlü bask ve sömürü politikas n uygulamada hiçbir s n r tan m yorlar. Yani, s n fsal ç karlar için yap lmas gerekeni yap yorlar. Peki bizler, kendi s - n fsal ç karlar m za uygun bir durufl sergiliyor muyuz? Demokrasi, ba ms zl k ve sosyalizm mücadelesini yürüten militanlar koflullar n zorlu una, sorunlar n a rl na bakmadan her flart alt nda kazanma bilincine sahip olmal d r. E er devrimci militanlar baz görevlerin yerine getirilmesinin imkans z oldu- una inan rlarsa, orada zaten kaybedilmifl demektir. Çünkü; böylesi bir düflünüfl tarz, böyle bir kavray fl, do- al olarak tüm planlar n, tüm enerjisini kazan lamayaca hesaplar üzerine yapar. Tüm gerekçeler buna uygun olarak üretilir. Oysa öngörülen görevlerin yap labilece i özgüvenine sahip olmak ise; tüm planlar n, hesaplar n kazanma sürecine hizmet edecek tarzda yap lmas n sa lar. Devrimci bir prati in sergilenmesi, bir problemin çözülmesi için önce kafada kazanmak-çözmek gerekir esprisinin anlam da bu olsa gerek. Bu genel anlay fl bugün baz komiteler veya bireyler flahs nda somutlaflt rmaya çal flt m zda birçok pratik görev karfl s nda hesaplar n tersten yap ld na tan k olabiliriz. Olmaz, çok zor, sürece b rakmak laz m, bunun için adam gereklidir vb. gerekçeler dizisini ço altmak mümkündür. Elbette ki burada imkans z olan görevlerden söz etmiyoruz. Bilakis yap labilecek yani imkanlar dahilinde olan ama yaflanan k - r lmalar n yaratm fl oldu u özgüvensizlikten dolay imkans z olarak alg lanan görevlerden söz ediyoruz. Daha da olumsuz olan durum, imkans zl k konusunda insanlar n kendi kendilerini ikna etmesi ve mevcut gidiflatla kavgal de il, bar fl k olarak yaflamas d r. Kavgadan kast m z mevcut tablonun de ifltirilmesi için ortaya konulan devrimci çabad r. Olmazlar olur k lmak için, proleter ideolojiye, temsil etti i s n f n gücüne güvenmek flartt r. E er güçlü bir ideolojik donan ma, siyasal yetkinlik ve tarih bilincine sahip olunmazsa, emperyalist-kapitalist sistem ve onlar n uflak tak m n n yaratt ideolojik kirlenmelere karfl ne sa l kl bir mücadele yürütülebilir ne de ezilen genifl y nlar n kafalar nda yarat lan soru iflaretleri do ru bir tarzda giderilebilir. Yine demokrasi, ba ms zl k ve sosyalizm mücadelesini k sa tarihsel dönemlere hapsetmek, erken zafer beklentileri içine girmek, bu gerçekleflmeyince de örgütlü yaflamdan, ezilenlerin mücadele cephesinden uzaklaflmak, gereken dönüflümü sa layamayan, sürece uygun olarak kendini sürekli yenilemeyen küçük burjuvalar n ifli olabilir. Ama gerçek proleter devrimciler, mücadelenin uzun ve k sa süresine bakarak tutum belirlemezler. Çünkü onlar, insanl k tarihinin s n f mücadelesi tarihi oldu unun bilincindedirler. Ve dolay s yla s - n flar ad na her koflulda dövüflmeyi bir görev olarak alg larlar. Devrimcili in bir yaflam tarz oldu u esprisinin pratik karfl l da bu olsa gerek. Bu ifadeyi söylem olmaktan ç kar p içsellefltirmek olmazsa olmazd r. Bu yönlü tart flmalarda derinleflip, ileri düzeyde bir bilinç s çramas yarat lamazsa, yenilgi ve gerileme süreçlerinde emperyalist burjuvalar n kiral k kalemflörleri, genifl y nlar n mücadele bilinçlerini karartmak için her türlü demagojiye baflvururlar. Nitekim bu kiral k beyinler, s n f savafl m n inkar eden uyduruk teorilerle tarih sahnesinde yer almakta gecikmediler. Elbette ki s n f düflmanlar m z n tüm çarp tmalar na ra men ezen ve ezilenler aras ndaki savafl m fliddet ve bar flç l yöntemlerle, örgütlü ve kendili inden kitle hareketleriyle sürüyor. En sessiz süreçler dahi içinde bir hareketi, bir çat flmay bar nd r yor. Baflka türlü de olamaz. Çünkü; tarihin ilerleyifli z tlar n karfl l kl savafl m n n ürünüdür. Dolay s yla her ne gerekçeyle olursa olsun, s n f mücadelesinden, örgütlü yaflamdan yan çizenler, devrimcilerin yanl fl bir yolda oldu unun de il, bu insanlar n zorluklarla savaflma cesaretine sahip olmad klar n n kan t olabilir. Hiç kimse, baflar s zl klar, kiflisel sorunlar böylesi onurlu bir mücadelenin önüne ç karma hakk na sahip de ildir. Bu faktörleri gerekçe gösterip, ezilenlerin hakl ve meflru mücadelesinin d fl na ç kma, seyirci kalman n s n f mücadelesi aç s ndan pratik bir de eri yoktur. Yanl fllar düzeltmek, baflar s zl klar baflar ya dönüfltürmek için kurtulufla do ru akan nehrin içinde olmak gerekir. K y da kalarak ak nt lara dair fetva verenlerin sözleri hafif kal r. Hafif söylemlerin dinlenme ve de ifltirme gücü zay f olur. Oysa koflullar bize dinletme ve de ifltirme gücü yüksek olan söylemleri dayat yor. Yaz m z n girifl bölümünde ifade etti imiz gibi, pratik duruflumuz sürecin gerçekli ine yan t olmal d r. Di- er bir söylemle, sürecin zorluklar yla savaflacak militan bir flekillenifl ve zihinsel tembelli i yads yan, bilimsel inceleme yöntemini kavrayan politik bir kimlik. Tüm bu nitelikler kan ve ter içinde kazan l r. Di er önemli bir nokta ise; sürecin zorluklar ve bu zorluklar n getirdi i a r sorumluluklar dikkate alarak faaliyetçilerimizin içine düfltükleri eksiklikleri giderme temelindeki elefltirilerimizde yap c ve yol gösterici ve daha da önemlisi birlefltirici bir yol izlemeliyiz. Yine gelen elefltirilere karfl yaklafl mda da ayn sorumlu tutumu benimsemeliyiz. Sorumluluk yüklü elefltiriler, koflullar hesaba katan, düflündüren ve düflündürdükçe de iflime sevk eden elefltirilerdir. Elbette ki tüm yetersizlikler devrimci e itimle, s n f bilincimizi sürekli yükseltme çabas yla afl l r. Dolay - s yla devrimci pratik üzerinde yo- unlaflmak temel bir görevdir. Sürece yaklafl mda ve bize dayatt görevleri yerine getirmede her zaman bu sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz.

12 flçi-köylü 12 Gö ün yar s 6-19 Mart 2009 Direnen kad nlar Deri- fl Sendikas na üye olduklar için ifllerinden at lan iflçiler mücadelelerine ayn kararl l kla devam ediyorlar. Baflta iflçilere üç befl çapulcu gözüyle bakan patron, hiç ummad flekilde uluslararas boyuta ulaflan bir muhalefeti karfl s nda görünce o üç befl çapulcu dedi i kesim gözünde bir anda büyüyüverdi. DESA Türkiye de efline az rastlan r bir flekilde, etkisini ülke s n rlar d fl na tafl yabilen bir direnifle sahne oluyor flu günlerde. Öyle ki, Mart ay n n ilk haftas ndan bafllayarak uluslararas eylem günleri düzenlenecek. spanya, Fransa, talya ve ngiltere de pefli s ra eylemler düzenlenecek. Gerek ulusal gerekse uluslararas boyutta oldukça etki yaratan DESA direnifline flöyle bir bakt m zda mücadelelerinde kararl ve militanca duran ve say lar topu topu 45 iflçiyi görürüz. O halde bu direnifli farkl k lan yanlar olmal. Bu kadar say da direnen iflçinin yaratt etkiyi anlamak aç s ndan DESA direniflçilerinin kimlerden olufltu una bakmak gerekiyor. Ve bu direniflin yarat c lar ve büyüteni olan kad nlar n direniflini özellikle ifllemekte yarar var. DESA direnifli hem Düzce hem de Sefaköy olmak üzere iki fabrikada devam ediyor. Bu direniflin simgesi haline gelen Emine Arslan Sefaköy de, di erleri ise Düzce de fabrika önünde direnifllerine devam ediyorlar. Bir anne olan Emine Arslan n tek bafl na fabrika önünde direnifle geçmesi birçoklar n sarst elbette. Emine Arslan dosta ve düflmana mesaj n iletmeyi baflarabildi birçok yandan. Emine Arslan n mücadelesi sadece deri iflçilerinin mücadelesi olmaktan ç kt ve tüm ezilenlerin sesi olmay baflarabildi. Bu manada Arslan n direnifli sadece DESA direnifli olmaktan da ç km fl durumda. Kendi deyimiyle kafesteki kufl olan Emine nin özgürlü e do ru ç rpt kanatlar sadece bir iflçinin mücadelesi de il ayn zamanda bir kad n n da özgürlük mücadelesi anlam na geliyor. Emine nin mücadelesi, toplumsal eme in içerisinde kad nlar n rollerinin giderek artt modern sanayide iki kat ezilen kad n n mücadelesi ayn zamanda. Onu tek bafl na direnmeye itebilecek nedenlerin bafl nda kad n olmas yat yor. flçi bir kad n olmas yat - yor. flte sadece bir kad n n yapabildi- i ve elinden geldi i kadar yla verdi i mesaj bu oldu. O da direnmekti. Tek bafl na da olsa sonuna kadar mücadele etmeyi ye tuttu. flte herkesi sarsan ve bu sistemin de iflmesinde hemfikir olan herkes için sorgulanmaya yol açan mesele de bu oldu. Bir kad n tek bafl na direniyor cümlesi zihinlerde yer ald kça, hat rland kça, Emine Arslan srarla ve srarla devam ederek biricik ç k fl yolunu gösterdikçe bizlere karamsar olmamay, kendisinin umudunu kaybetmedi ini, umudumuzu kaybetmemiz gerekti ini, beklemeyi de il harekete geçmek, dayan flma içerisinde olmak, mücadele etmek gerekti ini sözleriyle de il yapt klar yla gösterebildi. Emine Arslan söylemeye kalksa, methiyeli sözcükleri birbiri ard na s ralasa de iflen pek bir fley olmazd, gündelik hayat n yaflayan birçok insan için. Ama o, bu gündelik hayat n içindeki birçok insana farkl bir mesaj vermeyi baflard. Türkiye nin en büyük deri firmas n n patronunun uykular n n kaçmas na neden olan Emine Arslan elinden geleni yap yor. Onun için on çevik kuvvet otobüsü gelse de tek bafl na direnirken yan bafl na, o buna ald r fl etmiyor. Sadece Emine de il elbette. Düzce deki Eminelerin mücadelesi de onunkinden farkl de il kesinlikle. Orada da Emineler ayn kararl l kla mücadelelerine devam ediyorlar. Kad nlar n bu direniflte etkileri tart fl lmaz bir durumda. Kad nlar n ço u muhafazakar bir kültürden gelmelerine ra men, kapal giyinen baflörtülü kad nlar, ileri diye görülen bafl aç k birçok kad ndan daha ileride koflarken, flekilcili e aldananlara da mesaj yolluyorlar. Baflörtülü kad nlar için neden dirensinler? sorusu, yerini nas l direniyorlar? a b rakm fl durumda. Efllerinden dayak yiyerek, efllerinden boflanmay göze alarak, aile bask s ndan kaçarak, flehrin, valinin, emniyetin, polisin, komutanl - n, jandarman n tüm bask lar na ra men direnifle geliyorlar baflörtülü kad nlar. Hem de direniflteki erkek iflçilerden daha kararl bir flekilde yürütüyorlar. Tek bafl na bir erkek iflçinin direnifle geçmesinin çok daha zor oldu u, kendi içinde erke in seçeneklerini ço altabilece i ama bir kad n iflçi için seçeneklerin çok daha az oldu u hatta tek bir yeri iflaret etti i koflullar içerisinde direniyor kad n DESA iflçileri. ki cins aras ndaki toplumsal eflitsizli in mücadele boyutuyla direnifle yans tt göstergeler bunlar. Mücadelenin kad ns z olmayaca- n, devrime giden yolda kad nlar n, Paris Komünü ndeki kad nlar n, Sovyet ve Çin Devrimi öncesi kad nlar n canla baflla mücadelesini, özgürlü e daha azimle koflmas da do al bir sonuç. Son dönemlerde iflçi direnifllerinin bir bir patlak verdi i, fabrika iflgallerinin gerçekleflti i günümüzde mücadelede kad nlar n ön saflarda yer tutmas iflaret etti imiz noktalar n sadece DESA özgülünde yaflanmam fl oldu u, aksine direniflin oldu- u her alanda kad n iflçilerin benzer flekilde davrand n görebiliyoruz. Kad n sorununun esasl bir flekilde ele al nmas gerekti i ve bu de erlendirmeler sonucunda kad n örgütlenmesine giden politikalar n ve araçlar n bu sayede gelifltirilebilece i aç k. (Bir K okuru) Yorumsuzlar Küçük yaflta evlendirilen kad nlar n dram hikayelerine bir yenisi daha eklendi. fianl urfa da neredeyse çocuk yaflta evlendirilen 17 yafl ndaki Han m Demirdil, Karaköprü beldesinde oturdu u evin 4. kat ndan atlayarak yaflam na son verdi. Han m Demirdil in annesi Fadile Demirdil, k z n n ailenin iste iyle 14 yafl nda iken görücü usulü ile niflanland n belirterek, 17 yafl nda ise evlendi ini ve 6 ay evli kald efli Ahmet Özkaya ve ailenin di er fertlerinin fliddetine maruz kald n söyledi. K z n n maruz kald fliddet nedeniyle kendilerine s nd n da dile getirdi. K z n n intihar edebilece ini hiç tahmin etmedi ini söyleyen anne Demirdil, k z n n gelenek ve göreneklerin kurban oldu unu belirterek, bizde afliretçilik yasalar geçerli, bir kad n evlendikten sonra art k baba evine dönmesi yad rgan yor diye konufltu. Bacca ya kaç kifli tecavüz etti? Dünya bar fl na dikkat çekmek için talya n n Milano kentinden Tel Aviv e gitmek üzere 8 Mart ta yola ç kan ve 31 Mart günü Gebze de tecavüz edilerek öldürülen talyan sanatç Pippa Bacca ya tecavüz etmekten yarg lanan Murat Karakufl, ifadesini de ifltirerek, Tehditle cinayeti üstlendim. 3 kifli beni bay lt p Bacca y öldürmüfl dedi. Kocaeli 1. A r Ceza Mahkemesi nde görülen davan n 5 duruflmas na A rlaflt r lm fl müebbet hapis cezas istemiyle yarg lanan tek san k Murat Karatafl (39), Pippa Bacca dün- Bacca n n ablas müflteki Pippa ya bar fl na dikkat Antonia Giuseppina Beatrice Pasgualina Di Ma- çekmek için tal- ya n n Milano rineo ve avukat Mehmet Eke kat ld. Durufl- kentinden Tel Aviv e gitmek üzemada, Adli T p Raporu na göre Bacca ya bir- re 8 Mart ta yola ç km flt... den fazla kiflinin tecavüz etti i konusunda DNA örneklerine rastlanmas n n ard ndan daha önce suçunu itiraf eden Karakufl, ifadesini de ifltirdi. Karatafl ifadesinde Pippa Bacca y yolda gördüm. Elinde Ankara yazan tabela bulunuyordu. Kendisini arabama ald m, otobana ç kt k, daha sonra tünele girdik. Arkam zdan bir minibüs geliyordu, selektör yap nca durduk. Minibüsten inen ve ellerinde tabanca olan 3 kifli yan ma geldi. Gözümü açt mda ormanl k alandayd m. Bacca da ç plak vaziyette yat yordu, a z burnu kan içindeydi, ölmüfltü. Olay üzerime kalmas n diye cesedini çal l klara b rakt m dedi. Karatafl n tutuklulu unun devam na karar veren mahkeme heyeti, duruflmay erteledi. Mahkeme sonucu konuflan Bacca n n avukat Mehmet Eke ise, san n ifadesini de ifltirmesini de erlendirerek, Adli T p raporunun gösterdi i hususlar fl nda bir tak m giriflimlerimiz oldu. Adli T p raporu çok detayl bir rapordur. Herkesin dikkate almas gereken bir evrakt r. Biz bu evraka güveniyoruz. San k bafltaki ifadelerinin tam tersi ifade vermeye bafllad. Mahkemenin hüküm vermesini engelleyecek, geciktirecek ifadeler de il. Ak ldan mant ktan uzak sözler, inand r c senaryolar de il diye konufltu. (H. Merkezi) 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü vesilesiyle, sendikalarda kad nlar n durumu üzerine, Türkiye Gazeteciler Sendikas stanbul fiube Baflkan Rüya Özkalkan dan, görüfllerini ald k. - Sendikalar n yönetim organlar ndaki kad n say s ne yaz k ki çok düflük. Kad n çal flanlar n yo un oldu u iflkollar nda örgütlenmifl sendikalarda da durum farkl de il. Bankac l k, turizm, e itim, büro-ticaret ve bas n gibi belirli iflkollar ve sektörlerde çal flan kad n say - s nda hissedilir bir art fl yaflanmas na karfl n, bu art fl, kad nlar n sendikal örgütlerdeki temsiline ne yaz k ki yans m yor. flyeri temsilcili i ve k smen de flube yönetimlerinde kad nlar olsa da daha ileri yöneticilik kademelerinde kad nlar görmek zor. KESK d fl nda konfederasyonlar n yönetim kurullar nda ise kad n üye yok. Kad n çal flanlar konfederasyon yönetimlerinde temsil edilmiyor. Türk- fl, D SK ve Hak- fl e üye sendikalar aras nda genel baflkan kad n olan sendika yok. Çal flma Bakanl na kay tl 96 sendikadan yaln zca üçünün baflkan kad n. Sendikalar n Kad nlar yönetim kurullar nda da kad nlar n temsili son derece sembolik düzeyde: Türk- fl e ba l sendikalardan yaln zca Hava- fl 2 ve Türkiye Gazeteciler Sendikas nda 1 kad n genel merkez yönetim kurulu üyesi var. D SK e ba l 5 sendikada 11 kad n yönetici bulunurken Hak- fl e ba l sendikalar n genel merkez yönetim kurullar nda ise hiç kad n üye yok. Kamu çal flanlar sendikalar nda durum görece daha iyi. Ama üç kamu çal flanlar sendikalar konfederasyonu içinde yaln zca KESK üyesi sendikalarda kad n genel baflkan görüyoruz. Türkiye Gazeteciler Sendikas nda ise genel merkez yönetim kurulunda yaln zca bir kad n üye bulunuyor. fiubeler düzeyinde bakt m zda ise stanbul flubesinde 4 kad n, An- Her Cumartesi DESA day z DESA Direnifliyle Dayan flma stanbul Kad n Platformu, DESA Deri de iflten at lan, Emine Arslan ile dayan flma eylemlerine devam ediyor. 21 fiubat Cumartesi günü, DESA n n stiklal Caddesi ndeki ma azas önünde buluflan kad nlar, iflçi ve sendika düflman DE- SA ürünlerini boykot etme ça r s n yineledi. DESA ma azas önünde, Platform ad na aç klama yapan Canan Ar, krizi bahane eden DESA patronunun özellikle sendikal iflçileri, en baflta da kad nlar iflten att n ifade etti. Ar, Düzce deki fabrikada hamile kad nlar n dahi 12 saat çal flt r ld n söyledi. Aç klaman n ard ndan kad nlar, DESA patronunu uyarmak amac yla ma aza önüne ayakkab lar b rakt. ( stanbul) ve sendikalar kara flubesinde 1 kad n üye bulunurken zmir ve Adana flubelerimizde kad n üye yok. Kad n n toplumsal yaflamdaki temel rolünün efl ve anne olarak tan mlanmas, kad nlar n çal flma yaflam na kat lmalar n engellemekle kalm yor, ayn zamanda çal flma yaflam ndaki konumlar n n belirleyicisi oluyor. Çal flma yaflam nda daha çok ev içi rollerin devam olan hizmet sektörüne yönlendirilen kad nlar, bu alanlarda ço- unluk olufltursalar bile yönetim kademelerinde görev alma konusunda birçok engelle karfl lafl yor. Kad nlar n genel olarak iflgücüne kat l m oran n n düflüklü ü, e itim olanaklar ndan yeterince yararlanamamas gibi etmenler kad nlar n sendikal haklar n kullanma konusundaki tav rlar n ve sendikal kat l mlar n da olumsuz yönde etkiliyor. Sendikal etkinliklerde ve örgütlenmede kad nlar n göz ard edilmesi, kad na iliflkin geleneksel yarg lar n sendikalarda da sürüyor olmas, do al olarak kad nlar n sendikadan uzak durmalar na yol açabiliyor. Sendikalara üye olsalar da yönetim kademelerinde yer bulam yorlar ve erkek egemen yap lar haline gelen sendikalar kad nlar için, içinde bulunulmas zor yap lar oluyor. Dünya Emekçi Kad nlar Günü, belki bu sorunlar n bir kez daha ele al nmas ve irdelenmesi için bir vesile olabilir ama art k konuflup öneri üretmekten eyleme geçmek, flimdiye kadar ileri sürülen önerileri prati e dökmek gerekir diye düflünüyorum. YDG den Emine Arslan a ziyaret Yeni Demokrat Gençlik (YDG), 24 fiubat günü Sefaköy de direniflini sürdüren DESA iflçisi Emine Arslan ziyaret etti. YDG liler burada yapt klar aç klamada k sa bir süre önce DESA iflçileri ile dayan flma amaçl küçük çapta bir yard m kampanyas bafllatt klar n ve bugün de bu kampanyan n ilk ziyaretini gerçeklefltirdiklerini belirttiler. Bu kampanyan n, iflçiler ile ö renci gençler aras nda yaflanan yabanc l n giderilmesi ve gençli in de bu mücadele saflar nda yer almas için küçük ama önemli bir ad m oldu unu vurgulad lar. ( stanbul) Dersim de bir kad n gördü- ü fliddet sonucu gözünden oldu. Ev kad n olan Elif Özdemir, evlendikten sonra efli taraf ndan bask ya ve fliddete maruz kald. Tek bafl na iki erkek çocu unu büyüttü. Eflinden boflanan Özdemir, büyük emeklerle büyüttü ü 19 yafl ndaki o lunun fliddetine maruz kald ve sol gözünü tamamen kaybetti. O lunun iki gün sonra askere gidece ini belirten Özdemir, Büyük o lum yan - m zda de il. Ben küçük o lumu askere u urlamaya haz rlan rken, o da beni bu hale getirdi dedi. Üzmez avratlarla u raflmayaca n aç klad Geçti imiz haftalarda duruflma ç k - fl nda kendisine flemsiye ve yumurta atan kad nlardan flikayetçi olmayaca n söyleyen Hüseyin Üzmez, Avratlarla u raflmam, korktuklar için bir daha gelmezler diyerek yüzsüzlü- ünü bir kez daha ortaya serdi. Üzmez flöyle dedi; Bunlar n bana yapt klar, benim için önemli de il. Önemli olan memleketim. Bunlar Anayasay çi niyor, toplant ve gösteri yürüyüflleri kanununa muhalefet ediyorlar. Anayasa onlara fikirlerini beyan etme hakk verir ama vatandafla hakaret, sald rma ve tehdit hakk vermez. Bunlar onu yap yorlar. Pankart aç p sövüyorlar söylüyorlar. Seni yaflatmay z diyorlar. Ben flimdi onlarla m u raflay m, avratlarla m u raflay m? fiikayetçi olmak istemiyorum. Onlarla ne u raflaca- m Allah aflk na! Yaflananlardan korktuklar için art k bundan sonraki duruflmaya geleceklerini düflünemiyorum. Hat rlanaca gibi Üzmez, 10 fiubat taki duruflmas na kat lmak için Adliye ye gelirken Bursa Kad n Platformu üyeleri taraf ndan pankart ve slogan at larak protesto edilmiflti. Üzmez duruflma sonras Adliye nin arka kap s ndan ç kmak isterken, bu kez kad nlar n yumurtal ve flemsiyeli protestosuyla karfl laflm flt.

13 6-19 Mart 2009 Guadeloupe dan Martinique e, Martinique ten Réunion a... Guadeloupe da haftalard r süren genel grev, aday adeta felç etmifl durumda. Okullar, benzin istasyonlar ve büyük marketler kapal ; elektrik yok, tüm kamu sektörü durgun... fiehirlerde, kasabalarda ve köylerde, iflçiler, köylüler, ö retmenler ve tüm emekçiler, sokaklar iflgal edin ça r s yla biten grev bildirgesinin 146 taleple birlikte yay nland ndan bu yana Guadeloupe sokaklar isyanc lar n sesiyle yank lanan yürüyüfllerle inledi. Bu sorun bugünün sorunu de il, tarihsel bir sorundur diye itiraf eden devlet yetkilileri, tarihsel sorunlar n do urabilece i sonuçlar göz önünde tutarak adaya silahl kuvvetlerini y m flt. LKP Kolektifi (Vurgunculara Karfl Toplanma Kolektifi) sözcüsü ve bir sendika baflkan Elie Donota, 15 fiubat Pazar günü gün gelecek Guadeloupe lular yürümekten b kacaklar diyerek öfkenin düzeyine dikkat çekmiflti. Bu, grevin yeni bir aflamaya geçti inin ilan yd. Ertesi günün flafa söktü ünde, direniflçiler Pointe-à-Pitre e yak n bulunan Gosier ekonomik ve ticari merkezine giden ana yollar barikatlarla kapatt lar. Nitekim genel grev, 27. günü olan 16 fiubat Pazartesi sabah çevik kuvvetlerle ilk çat flmas n yaflad. Yollarda barikat kuran grevcilere karfl, Baflbakan Fillon un geçifl özgürlü- ünü sa lamak için göreve direktifine uyan çevik kuvvet 8 stratejik barikat noktas na sald rd. Sald r da 80 in üzerinde gözalt yafland ve bunlardan 15 i hala tutuklu. Grev dalgas - n n bafllang c ndan itibaren yer alan sendika temsilcisi Alex Lollia, polis fliddetinden hastanelik oldu. Akflama do ru hastaneden ç kan Lollia, Vali nin grevcilerin taflla sald rmalar üzerine polisler kendilerini korumak durumunda kald lar yalan n teflhir ederken bir kez daha alt n çizerek ifade etti: Kavgam z sürecek... Devlet yetkililerinin sa duyu ça r lar na Guadeloupe halk kulak vermiyor. Gece boyunca araçlar yak larak barikatlar oluflturuldu, çevik kuvvetle fliddetli çat flmalar yafland. Elie Donota, yapt aç klamada, devletin fliddeti bizim fliddete baflvurmam z teflvik ediyor. Devlet, sorunu bu flekilde çözemez. Ancak hangi yönteme zorlan rsak zorlanal m, meflru gördü ümüz taleplerimizin karfl lanmas için verdi imiz mücadelenin de bir o kadar meflru oldu u herkes taraf ndan bilinmelidir diyerek devleti sa duyu- syan yarg lanamaz! Aral k isyan esnas nda veya sonras nda yap lan eylemler sonucu gözalt na al nan ve tutuklananlarla dayan flma için, 14 fiubat 2009 Cumartesi günü Atina ve Selanik te eylemler gerçeklefltirildi. Atina eylemi, içinde birçok parti ve demokratik kurumun bulundu u Aç k Komite taraf ndan organize edildi. Kitle saat te Propilea Meydan nda toplanmaya bafllad. Polisin yo un güvenlik önlemi ald eylemlere en kitlesel kat l m anarflist grup olan ktidar Karfl t Hareket gerçeklefltirdi. YKP(M-L) de pankart ve kitlesi ile eylemde yerini ald. Bildirilerde ön plana ç kan ortak nokta ise isyan n yarg lan p tutuklanamayaca, tutuklu olanlar n derhal serbest b rak lmas oldu. Kitle Meclis e do ru yürüyerek, devlet ve mahkeme terörünü protesto etti. Meclis e ulafl lmas ile bir süre beklendi. K sa bekleyiflin ard ndan kitle tekrar bafllang ç noktas na do ru yürüyüfle devam etti. Bu s rada polisin kortejlerin etraf nda belirmesi üzerine kitle hep bir a zdan Polis yürüyüflten d flar slogan n att. Bunun üzerine polis, yeniden ara sokaklara çekilmek zorunda kald. Yürüyüfl meydana ulafl lmas ile son buldu. Geride kalan anarflist gruplar bir süre polisle çat flt ktan sonra da ld lar. (Yunanistan K okurlar ) Dünyadan Frans z sömürgelerinde direnifl büyüyor! ya ve ak ll ca hareket etmeye ça rd. Di er yandan, b rakal m sa duyu nun sa lan p sa lanmamas - n, Guadeloupe u kas p kavuran direnifl atefli Fransa n n di er sömürgelerine de yans d. Guadeloupe gibi Karaibler de bulunan Martinique adas ile Afrika n n güney do usundaki Réunion adas nda da tepki büyüyor. 11. felç gününe giren Martinique deki grevciler, 85 benzin istasyonundan sadece 28 ini aktif halde tutturuyorlar. Geçti imiz hafta sonu açmak isteyen küçük istasyonlar uyaran ve tekrar kapatt ran grevciler, adadaki geliflmelere vak f ve hakim olduklar n göstermifl oldular. Yine Fort-De- France da (Martinique baflkentinde) 27 bin kiflinin (bu rakam Martinique adas ndaki di er kat l mlara k yasla oldukça büyüktür) hayat pahal l na karfl sokaklara inmesi Denizafl r Devlet Bakan Yves Jégo yu tedirginlefltirdi. Jégo, buna karfl l k 39 maddeli bir teklifte bulundu. Sendikalar, her bir madde için bir de ifliklik önergesiyle karfl l k verdiler. Adada en çok tepki çeken, 1978 de oluflan ba ms zl kç hareketin önderi Alfred Mariejeanne in ihanetidir. Öyle ki Mariejeanne, devletin, Bakan Jégo nun ve patronlar n k smi düzeyde geri ad m att klar bir ortamda yeni bir ça r yapt, ça r s nda dile getirdi i talepler bölgedeki UMP nin (hükümette olan partinin) milletvekilinin ayn s yd. Bu da devlet yetkililerinin durumunu güçlendirdi ve görüflmelerde flantaj olarak kullan ld. Ayn dalgan n Réunion da sergilenmesi, bir an önce sorunun çözülmesi için hareket edilmesi gerekti ini hat rlatm fl oldu. Bunun üzerine, 27 günden beri sessizli ini koruyan Cumhurbaflkan Sarkozy, 18 fiubat ta Guadeloupe n grev temsilcileriyle görüflece ini duyurdu. Yaln z 17 fiubat ta Guyana dan gelen haber, 18 fiubat ta Guadeloupe daki grev temsilcileriyle de- il, do rudan tüm Denizafl r Devlet temsilcileriyle görüflme yapaca n duyurdu. Öyle ki Frans z Guyanas nda, bir kolektif oluflturuldu unu ve hayat pahal l na karfl greve gidilece ini duyuran ça r yay nland. Emperyalist Frans z devletinin bu sorunlar karfl s ndaki kayg s sürpriz de ildir. Zira 17 fiubat ta Denizafl r Devlet Bakan Yves Jégo nun hayal kurulacak bir durum yok. Bu sorunu çözmek, kriz sorununu çözmek anlam na gelmez cümlesi ülkenin girdi i ç kmaz ifade etmektedir. Yine ayn kabineden baflka bir yetkili, ayn gün devlet radyosunda sarf etti i flu sözler dikkati yumuflak bir dille emperyalist karakterli bir devletin ç karlar na çekiyordu: Bunlara taviz verilse, yar n bizden ba ms zl klar n isteyecekler. Haydi diyelim ki istediler! Bu, halk n iradesini temsil etmiyor ve bu durum kimsenin yarar na olmaz zaten. Birincisi bu. kincisi, talep özgürlü ünü tafl mak ve bu hakk n kullanmak devletimizi kamuoyu karfl s nda iflgalci ilan etmeyi gerektirmez. Bu taraf m zdan hofl görülmemelidir ve hükümetimizin tedbirlerini bu temelde anlay flla karfl lamak gerekir. fiu bir gerçek ki ezen devlet bürokrasisi bunu anlar, ancak bask ya maruz kalanlar devlet bürokratlar de- il, yoksul halklard r. Onlar ise bunu anlamazlar ve anlamayacaklar. Berlin Havaalan nda uyar grevi Berlin Havaalan personelinin 23 fiubat günü gerçeklefltirdi i uyar grevi, hava trafi ini alt-üst etti. Greve havaalan itfaiyesi çal flanlar da kat ld. Sabah saat 6.00 ile 9.30 aras gerçeklefltirilen uyar grevi nedeniyle uçaklar n inifl ve kalk fllar yap lamad. Grev 300 havalan çal flan n kapsayan T S görüflmelerinde uzlaflmaya var lamamas üzerine gerçeklefltirildi. Kamuda grev Kamu çal flanlar da, 25 fiubat ta, Almanya genelinde kamuda süren T S görüflmeleri kapsam nda birçok ilde, greve gittiler. Greve binlerce kamu çal flan kat l rken, greve gitmeleri yasak olan devlet memurlar n n da eylemlere yo un kat l m sa lad gözlendi. Di er taraftan, iflyerleri tasfiye edilmek istenen Opel otomobil farikas n n ve yine Opel in ba l oldu- u Amerikan General Motor un çal flanlar, iflten ç - kar lma tehdidine karfl kitlesel eylemler gerçeklefltirdiler. Avrupa n n birçok kentinde gerçeklefltirilen eylemlere binlerce iflçi kat l rken, Almanya/ Rüsselheim da yap lan eyleme 15 bin Opel çal flan kat ld. Maoistler hapishane inflaat n havaya uçurdu Hindistan n Bihar Eyaletine yaklafl k 150 Maoist gerilla, inflaat halindeki hapishanenin duvarlar n havaya uçurdu. Edinilen bilgilere göre, Maoistler inflaat süren hapishaneye gelerek içeride çal flan iflçileri d flar ç kard, tüm iflçilerin d flar ç kmas yla hapishane duvar bombalama suretiyle y k ld. Hapishane inflaat n n tamamen y kan Maoistler, sald r n n ard ndan olay yerini terk ettiler. Polis bölgede operasyon bafllat rken, Maoistlerin iki gün önce de, hapishaneye gidecek olan yolu infla eden araçlar yakt klar duyuruldu. (Kaynak; Solun Do usu) flçi-köylü 13 Dünyadan k sa k sa FRANSA Üniversite ö rencileri, hükümetin yapmak istedi i reformlara karfl ç kan ö retim görevlilerine destek vermek amac yla, Paris te bulunan Sorbonne Üniversitesi ni iflgal ettiler. 18 fiubat gecesi gerçekleflen iflgale kat lan 200 ö renci, daha sonraki saatlerde polis zoruyla üniversiteden d flar ç kar ld. Üniversite ö rencileri ve ö retim görevlileri, ayn zamanda iflgalin gerçekleflti i gün Paris te 30 bin kiflinin kat ld bir yürüyüfl düzenlemifllerdi. TALYA talyan hükümetinin, Lampedusa Adas nda bulunan Göçmen Karfl lama Merkezi ni Kimlik Belirleme ve S n rd fl Merkezi ne dönüfltürme çabalar, adada bulunan mültecilerin isyan na neden oldu. syan s ras nda göçmen merkezi yanarken, polisle çat flmalar yafland ve 60 kifli yaraland. Mülteci ayaklanmas, 107 Tunuslu mültecinin s n rd fl edilece inin aç klanmas n n ard ndan geliflti. flgal savafllar n n ve de eperyalist ya ma ve talana ba l olarak yoksulluk ve sefaletin dünya ölçe- inde art fla geçmesi, baflta Afrika ülkeleri olmak üzere, birçok ülkeden insan mültecili e zorlamakta, mülteci olmak üzere ülkesini terk etmek zorunda kalanlar n say s her geçen gün artmakta. Labpedusa Adas da bu art fltan pay n al rken, sadece geçti imiz y l adaya gelen mülteci say s n n, önceki y llara oranla % 32 lik bir art fl göstererek, 32 bini geçti i bildirilmekte. RLANDA rlanda n n baflkenti Dublin, 21 fiubat ta, 1980 lerin bafl ndan bu yana gerçeklefltirilen en kitlesel eyleme sahne oldu. Yaklafl k 200 bin emekçi, hükümetin küresel krizle birlikte hayata geçirmeye çal flt uygulamalar protesto etmek için soka a ç kt. rlanda Sendikalar Birli- i nin (ICTU) ça r s ile gerçeklefltirilen eylem, hükümetin kamu çal flanlar n n maafllar nda % 7 oran nda bir kesinti yapmak istemesine karfl ç kman n yan s ra, küresel krizle birlikte birbiri ard na patlak veren kredi skandallar n protesto etmeyi de içermekte. Evrensel Bak fl Kuflatma geniflleyerek sürüyor Emperyalist iflgal savafllar n n ve de eski Do u Blo u ülkelerdeki renkli devrimlerin en büyük finansörlerinden biri olan George Soros, geçti imiz günlerde küresel krizle ilgili bir aç klama yapt ve krizden ç kman n yak n gelecekte mümkün olmad n söyledi. Bu krizin geçti imiz yüzy l n bafllar nda yaflanan krizden daha a r oldu- unu vurgulamay da ihmal etmeyen Soros, art k gizlenemez bir gerçek halini alan flu itirafta bulundu: Dünya finans sisteminin iflas na flahit olmaktay z! flas eden elbette salt finans sistemi de il. Gerçek iflas bir bütün olarak, emperyalist-kapitalist sistemde yaflanmaktad r. Bunun içindir ki, sistem sahipleri ve uzant lar, sömürü-ya ma sisteminin yeniden organize edilmesine dönük hummal bir çaba içine girmifllerdir. Bu oldukça zorlu çaban n baflar - ya ulaflma flans n n, sistemin zorba yüzünü yeni bir makyajla kaplamadan oldukça düflük oldu unun ise fark ndalar. Ancak dünya emekçi halklar, bundan birkaç on y l önce bafllayarak, 90 l y llar boyunca daha da yo un bir biçimde hayata geçirilen Yeni Dünya Düzeni ve Küreselleflme makyaj n n nas l k sa sürede döküldü üne flahit olmufllard. Uzunca y llar sistemin gerçek yüzünü maskelemeye hizmet eden bu kavramlar n yerini, halklara karfl topyekun savafl n ad olan Terörle Mücadele konseptinin almas uzun sürmedi ve emperyalist-kapitalist sistemin, katliamc -ya mac -talanc yüzü tüm ç plakl ile tekrar aç a ç kt. Emperyalistler, sistemin krizinin gözle görülür biçimde derinleflti inin en güçlü sinyallerinin de al nd 2000 li y llar n bafl ndan itibaren, askeri sald rganl k politikalar na daha s k sar lma ihtiyac duydular. Baflta Ortado u olmak üzere, Afrika ve daha birçok bölgede, iflgallerin yan s ra, karfl tl klar k - z flt r ld ve bölge ülkeleri iç savafllar n efli ine getirildi. Ancak askeri sald rganl k politikalar na dayal bu pratikler, emperyalist-kapitalist sistemin düze ç kmas n getirmedi/getiremedi. Ve sistemin krizi bugünkü noktaya, yani içinden ç k lmaz bir düzeye ulaflt. flte yüzünü yeni bir makyajla kaplama zorunlulu unu do uran da sistemin krizinde ulafl lan bu düzey oldu. Makyaj n ise elbette buna en fazla ihtiyaç duyan güce yap lmas gerekiyordu. Ve bu güç tabii ki ABD emperyalizminden baflkas de ildi. ABD emperyalizmi son y llarda halklar nezdinde yerle bir olan ve halklar n düflmanl n art ran imaj n, Obama ile yenileyerek, dünya halklar n aldatma girifliminde yeni bir evre bafllatm fl oldu. Baflta AB emperyalistleri olmak üzere, di er emperyalist güçler ve de emperyalizmin tüm uzant lar ise, koro halinde, bu aldatmacadaki yerlerini almakta gecikmediler. Fakat tüm bu çabalar, yap lan makyaj n, yüze sürülen yeni renkte savafl boyalar oldu unun ortaya ç kmas n engelleyemedi. Ve Obama n n kimli inde cisme bürünen yalanlar bir bir aç a ç kmaya bafllad. Bu süreçte imaj yenilemeye dönük öne ç kan argümanlar ndan (yalanlar ndan) biri de, iflgal savafllar nda esir al - nanlar n tutuldu u Guantanamo nun kapat laca yönlü oland. Buran n kapan p-kapanmayaca tart flmalar sürdü ü günlerde, Guantanomo da tutulan esirlerin avukatlar bir aç klama yap yor ve müvekkileri üzerindeki iflkence ve bask lar n, Guantanamo kapat lacak söylemlerine paralel olarak daha da üst seviyelere ç kt n söylüyorlard. Bu bask ve iflkencelerin baz lar n ise, tutsaklar n kol ve bacaklar n n k r lmas, açl k grevindekilere dönük zorla beslenmenin daha yo un bir biçimde hayata geçirilmesi vb. uygulamalar olarak getiriyorlard. flgallerin ürünü iflkence hapisanelerine dönük bir di er aldatmaca ise, Irak taki Ebu Garip Hapishanesi özgülünde yaflanmakta. Hapishane bilindi i gibi, bundan birkaç y l önce burada iflgal güçleri taraf ndan yap lan insanl k d fl iflkencelerin görüntüleriyle gündeme gelmiflti. Irak kukla rejimi Ba dat Merkez Hapishanesi ad alt nda yeniden aç lan hapishaneye iliflkin verdi i bilgilerde, hapishanede, mahkumlar n kullan m na sunulan, bilgisayar, kitapl - k, spor aletleri ve daha bir dizi donan mdan söz ediyor. Ebu Garip ve Guantanamo özgülünde yaflananlar, asl nda tüm dünyadaki hapishaneler gerçe inin de bir yans - mas d r. Hapishaneler sistem sahipleri aç s ndan, geçmifle oranla daha bir önem kazanm flt r. Gerek emperyalist ülkelerde gerekse ba ml ülkelerde, hapishane say s önemli ölçüde artt gibi, koflullar da giderek a rlaflmaktad r. Çünkü hapishaneler tarih boyunca sistem muhaliflerini sindirmenin-teslim alman n, alamad n ise en vahfli yöntemlerle imha etmenin en önemli araçlar olagelmifllerdir. Sisteme muhalif olanlar n say s ise tüm dünyada h zl bir yükselifl göstermektedir. Bunun içindir ki, tüm hapishaneler kapasitesinin çok çok üzerinde doludur. Bunlar n mimari yap lar ise birbiriyle ortak özelliklere sahiptir. Bu ortak özelli in ad yüksek güvenlik tir. Yüksek Güvenlik kavram n n önemi, egemen s n flar aç s ndan özellikle de son y llarda hayli artm flt r. Zirvelerde, yapt klar iç-d fl ziyaretlerde de öne ç kan Yüksek Güvenlik, asl nda duyduklar yüksek güvensizlik hissinin ürünüdür. Çünkü mali ve siyasal krize paralel olarak ald klar hiçbir önlemin ve de baflvurduklar hiçbir aldatmacan n kendilerini ezilen halklar n öfkesinden koruyamayaca n n çok iyi fark ndalar. T pk, tüm dünyay aç k bir hapishaneye çevirmeye ve böylelikle halklar kuflatmaya çal fl rken, gerçekte kendilerini halklar n kuflatmas alt na hapsettiklerinin ve bu kuflatman n her geçen gün geniflleyerek sürdü ünün fark nda olduklar gibi! Halklar n kuflatmas n fark nda olmalar n sa layan geliflmeler ise somut yans mas n, ezilen halklar n dünyan n dört bir yan nda sisteme karfl verdikleri ulusal-sosyal kurtulufl mücadelelerinin yükseliflinde, iflçi ve emekçi y nlar n, emperyalist metropolleri felç eden grev vb. eylemlerinde bulmaktad r!

14 flçi-köylü 14 Tarihten sayfalar 6-19 Mart Mart ta inad na isyan, inad na özgürlük 1857 y l nda ABD nin Newyork flehrinde bir tekstil fabrikas nda çal flan 40 bin dokuma iflçisi kad n, insanca bir yaflam amac yla greve ç kt.12 saatlik çal flma süresine ve ücretlerin düflük olmas na tepki gösteren kad nlar sokaklara döküldü. Emekçi kad nlar n talebini kabul etmeyen burjuvazi, bununla yetinmeyerek fabrikan n kap lar n iflçilerin üzerine kapatt. Bu s rada ç kan yang n büyük bir katliama dönüflür. Yang na ra men kap lar açmayan patronlar ço u kad n 129 iflçiyi katleder. Erkek iflçilerle birlikte omuz omuza mücadele eden ve bunun bedelini yaflamlar ile ödeyen kad n iflçiler için bu olay, haf zalarda unutulmaz bir iz b rak r. flçilerin bu onurlu mücadelesi büyük yank uyand r r. Gerçeklefltirilen cenaze törenine 100 binden fazla insan kat l r. Emekçi kad nlar n mücadelesi giderek büyümektedir y l nda Newyork ta 15 bin kad n iflçi çal flma saatlerinin k salt lmas, ücretlerin yükseltilmesi, oy hakk ve do um izni için eylem yapar. Tarihe düflülen bu not unutulmayacakt A ustos 1910 da Danimarka n n Kophenang kentinde toplanan 2. Enternasyonal Uluslararas Sosyalist Kad nlar Konferans nda Alman Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin taraf ndan yap lan öneri ile tekstil iflçisi kad nlar n mücadelesine atfen 8 Mart n Dünya Emekçi Kad nlar Günü olarak kutlanmas na karar verilir y l nda Newyork ta yaflam n kaybeden kad n iflçilerin mücadelesi böylece onurland r l r de Moskoava da gerçeklefltirilen 3. Uluslararas Kad nlar Konferans ile de 8 Mart ta kutlanmas na karar verilir. Kophenang karar ndan sonra 8 Mart ilk kez 19 Mart ta Avusturya, Danimarka, Almanya ve sviçre de kutland. Emekçi kad nlar alanlarda; oy verme, seçme seçilme, meslek edinme ve mesleki e itim görme haklar - n istediler y l nda Rus emekçi kad nlar Ekmek ve bar fl için grev yapt lar. 1. ve 2. Emperyalist Paylafl m Savafllar s ras nda kutlanmas birçok ülkede yasaklanan 8 Mart, 1960 l y llardan itibaren yeniden kitlesel bir flekilde kutlanmaya baflland. Türkiye de 1870 lerde kad nlar söz hakk, e itim hakk, aile içinde sayg n bir yer edinme hakk için mücadele etmeye bafllad - lar. Paylafl m savafl y llar nda kad nlar üniversitede okuma, devlet dairelerinde memur, fabrikalarda iflçi olarak çal flma hakk n kazand. Bu y llarda kad nlar oy hakk için mücadeleyi yükseltiyordu. Ancak kad nlar n bu mücadelesi Cumhuriyetin kurulmas ile birlikte fliddetli engellerle karfl laflt. Kad n hareketi Cumhuriyet Halk F rkas n n kontrolü alt nda giderek ezildi ve Kemalist bir karaktere büründürüldü l y llara kadar Türkiye de ciddi bir kad n hareketi göze çarpmaz iken bu y llardan itibaren yükselen kitle hareketleri emekçi kad nlarda da bir uyan fl beraberinde getirdi. 8 Mart ilk defa 1975 y l nda alanlarda kutland. 8 Mart emekçi kad nlar n günüdür! 16 Aral k 1977 tarihinde Birleflmifl Milletler Genel Kurulu 8 Mart n Dünya Kad nlar Günü olarak kutlanmas n kabul etti. 8 Mart tarihsel özünden kopararak ve Newyork lu kad n iflçilerin yaflad klar na de inmeden, emekçi kad nlar n sermayeye, yoksullu- a ve sömürüye karfl mücadelesinin bir simgesi oldu u gerçe ini çarp tarak tüm dünyada Kad nlar Günü olarak kutlanmaya baflland. Emekçi kad nlar n mücadelesine engel olamayan burjuvazi, bugünü tüm kad nlar n günü ilan ederek çarp tmaktad r. Kad nlar n yaflad sorunlar n kayna olarak sistemi görmeyen bu bak fl aç s hakim k l nmaya çal fl lmaktad r. S n fsal zemininden kopuk bir flekilde, kad n kimli i üzerindeki bask lar öne ç kar larak kad n olma temelinde tüm kad nlara ça r yap lmaktad r. Oysa bugün dünyada ezilen, eme ine el konulan, ana dilini konufltu u için bask lara maruz kalan tüm kad nlar de il emekçi kad nlard r. Fabrikalarda düflük ücretle çal flt - r lan, feodal de er yarg lar n n a na hapsedilen, cinsel sömürüye maruz kalan emekçi kad nlard r. flgallerde tecavüze u rayan, öldürülen, namus ad na yüzüne kezzap at lan egemen s n f mensubu kad nlar de il emekçi kad nlard r. Kürtçe konufltu u için polisin, askerin gardiyanlar n k sacas devletin fliddetine maruz kalan emekçi Kürt kad nlar d r. Emekçi kad nlar n bu mücadelesi ayn zamanda eme in özgürleflme mücadelesinin de önemli bir parças n oluflturmaktad r. Bunun yolu ise emekçi kad nlar da içine alan emperyalist-kapitalist sistemin ülkemizdeki temsilcilerine karfl mücadele etmekten, bu düzene isyan etmekten geçmektedir. Son y llarda daha s k gündeme gelen 8 Mart lar n erkeklerin kat l m ile veya erkeksiz kutlanmas tart flmas da bu çerçevede ele al nmal d r. Ayr flma noktas erkeklerin kat l m sorununu aflan bir içeri e sahiptir. Söz konusu olan erkeksiz ya da karma tart flmas de il 8 Mart n devrimci, s n fsal özünden kopar lmak istenmesidir. 8 Mart emekçi kad nlar n, emekçi erkeklerle, elele, omuz omuza sömürüye zulme, her türlü bask ya karfl sermayeye, egemenlere isyan bayra n dalgaland rd gündür. Tarihten k sa k sa Mart 1871 de Paris Komünü kuruldu. Komün 2 milyonluk Paris te tarihin ilk iflçi devletinin nüvesi say labilecek bir prati e giriflti. Zorunlu askerlik kald r ld, fabrikalar iflçiler taraf ndan yönetildi. Frans z burjuvazisinin Komün e düzenledi i sald r da 50 bin Parisli katledildi. 10 Mart 1879 da stanbul Yap iflçileri greve ç kt. 10 Mart 1965 tarihinde Zonguldak ta maden iflçisi greve ç kt. Anadolu Ajans çal flanlar 10 Mart 1969 da greve ç kt. 20 Mart 1971 de Batman da miting yapan köylüler aç z diye ba rd. 16 Mart 1977 de Beyaz t Meydan nda faflistler taraf ndan at lan bomba sonucu Hukuk ve ktisat Fakültesi nde okuyan 7 T P li ö renci yaflam n yitirdi, 52 ö renci yaraland. 13 Mart 1982 de TKEP üyesi Seyit Konuk, Necati Vardar ve brahim Ethem Coflkun iki kifliyi öldürdükleri iddias ile zmir Buca Kapal Hapishanesi nde idam edildi. 7 Mart 1983 te Zonguldak Kandilli Armutçuk taki maden oca nda büyük bir grizu patlamas oldu. Bu s rada Ocak ta 406 iflçi bulunmaktayd. Kazada 102 iflçi öldü. 16 Mart 1988 de Halepçe kasabas - na Irak Devlet Baflkan Saddam Hüseyin in emri ile kimyasal gaz at ld. ABD nin himayesinde Kürt halk na karfl giriflti i bu sald r da Saddam Hüseyin, 5000 kifliyi katletti. 21 Mart 1992 de fi rnak ve Cizre de Ortado u halklar n n direnifl ve isyan günü Newroz da soka a ç kan Kürt halk n n üzerine atefl aç ld. 57 kifli katledildi. 12 Mart 1995 te Alevi inanc ndan emekçilerin gitti i üç kahve otomatik silahlarla tarand. Bir kifli öldü, 20 kifli yaraland. Sald r y düzenleyenler gasp ettikleri taksinin floförünü öldürerek taksiyi atefle verdi. Olay protesto etmek amac yla biraraya gelen Gazi halk, karakola do ru yürüyüfle geçti. Polis kitlenin üzerine atefl açt. Ertesi gün yapt klar eylemlerle sald r lar protesto eden Gazi halk n n üzerine polis yine atefl açt. Aç lan atefl sonucu 15 kifli polis kuruflunu ile öldürüldü. Yüzlerce kifli yaraland. Sald r lar protesto etmek amac yla Ümraniye 1 May s Mahallesi nde toplanan kitlenin üzerine aç lan atefl sonucu 4 kifli yaflam n kaybetti. Katliam gerçeklefltirenlerin J TEM elemanlar oldu u, Ergenekon operasyonlar s ras nda kamuoyuna aç kland. 20 Mart 2003 tarihinde ABD Irak bombalayarak iflgale bafllad. ABD iflgali ile geçen 6 y l içinde 4.5 milyon Irakl evsiz, 5 milyon çocuk yetim kald, 1 milyonu aflk n insan öldürüldü. Tüm bunlara ra men Irak halk n n ABD ye karfl yürüttü ü direnifl sürüyor. TKP/ML militanlar Gazi katliam - n n 4. y ldönümü olan 12 Mart 1998 de katliam n hesab n sormak amac yla Ümraniye MHP il binas n bombalad. Irkç Sar Gelin in iç yüzü Sar Gelin, Ermeni meselesinin iç yüzü filminin Milli E itim Bakanl taraf ndan (MEB) ilkö retim okullar nda izletildi i ortaya ç k nca yüzlerce duyarl insan Baflbakan a gönderdikleri mektupla filmin gösteriminin durdurulmas n istedi. Yönetmenli ini smail Umaç ve Ahmet Çelenk in yapt belgesel film yay nlan r yay nlanmaz birçok kifliden hakl bir tepki toplad. flte gazetelere yans yan bir örnek; Doktor Serdar Kaya, 11 yafl ndaki k z na okulda izlettirilen Sar Gelin in çocu unun psikolojisini olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle film hakk nda Üsküdar HD den protesto HD stanbul fiubesi üyeleri, Sar Gelin Belgeseli ni protesto etti. Taksim Postanesi önünde biraraya gelen HD liler, M.E.B in çocuklar m za fliddet ve düflmanl k afl layan Sar Gelin Belgeseli genelgesi geri çekilmelidir pankart tafl d. Kitle ad na aç klamay okuyan HD stanbul fiube Baflkan Gülseren Yoleri, uzmanlar n çocuklar n Cumhuriyet Savc l na suç duyurusunda bulundu. Kaya, K z ma tüm insanlar n kardefl oldu unu telkin etti im halde, k z m n psikolojini bozan, kin ve düflmanl ortaya ç karan bu belgeselin k z m emanet etti im okul taraf ndan gösterilmesi, ailem aç s ndan sald r niteli i tafl maktad r dedi. Soyk r m kabul etmeyen ve as l soyk r m n Ermeni çeteleri taraf ndan Türklere yap ld n savunan resmi görüfl her f rsatta bu gerçe i Türk ve dünya kamuoyuna bilimsel araçlar ve belgelerle kan tlamak için ç rp n p dururken, nefret, düflmanl k ve rkç l kla dolu tezlerini ilkö retim okullar na kadar götürdü. duygusal ve zihinsel geliflmelerinde büyük tahribatlara neden olaca n belirtti i belgeselin yaklafl k 12 milyon ö renciye izletilece ini vurgulad. DVD de toplu mezarlar, kemikler, a layan yafll insanlar ve onlar n a z ndan anlat lan fliddet olaylar na yer verildi ini belirten Yoleri, Bu belgeseli izleyen çocuklarda kal c düflmanl k, kin duygular geliflebilecektir dedi. Yap lan aç klaman n ard ndan HD yöneticileri konuya iliflkin taleplerinin yer ald mektubu, Taksim Postanesi nden MEB e gönderdi. ( stanbul) Kültür-Sanat Sar Gelin, Ermeni çetelerinin 1915 y l ndan önce Türk köylerini basarak insanlar vahflice öldürdüklerini, evleri yak p mallar na el koyduklar n anlat yor. Konuflmac lar eflli inde toplu halde ya da teker teker öldürülmüfl insanlar n görüntüleri yer al yor. Belgesel, soyk r m konusundaki tezlerine 1980 sonras nda ASALA n n Türkiye de ve Avrupa da Türk vatandafllar na ve konsolosluk yetkililerine yönelik eylemleriyle bafll yor. 7 A ustos 1982 tarihinde Esenbo a Havaalan sald r s, kanlar içinde yerde yatan insanlar n görüntüleri Ermeni teröristlere lanetler okunarak gösteriliyor. Filmin, Türk soyk r m tezini kan tlamak için neden 1980 sonras ndaki eylemlerden yola ç kt ilerleyen k sm nda anlafl l - yor. Asl nda belgesel denemeyecek bu film, rkç ideolojiyi sosyo-psikolojik bir paradigmayla, izleyenlere afl lamaya çal fl yor. Masum insanlara yönelik silahl eylemleri kimsenin kabul edemeyece i, lanetleyece i gerçe i, Esenbo a ve Paris Orly Havaalan gibi sivil insanlar n zarar gördü ü ve ASALA taraf ndan gerçeklefltirildi i iddia edilen eylemin kan ve gözyafl görüntüleriyle bafllay p biraz daha gerilere giderek Taflnak Sutyun örgütünün Türklere yönelik iflkence ve katliamlar na, buradan da meselenin göbe ine; Ermeni ulusunun Osmanl despotlu una baflkald r fl na gelip oturuyor. Ermeniler, Osmanl n n dara düflmesini f rsat bilip huzursuzluk ç kar p ayaklanmalar tertip etmifllerdi! Ayaklanmac lar n önderleri yakalan p zindanlara at - l rken belgesele göre, bu ayaklanmalar s ras nda bir tek kiflinin burnu bile kanamad! Belgeselin iddialar bununla da s n rl de il. 1. Emperyalist Paylafl m Savafl s ras nda Osmanl Devleti Ermeni bölgelerindeki halka zarar gelmemesi için güvenlik önlemleri alm fl, Ermenilere Türk halk ndan daha fazla önem verilmifl! Tehcir konusunda ise belgesel de flöyle deniliyor; Osmanl devleti, Rus iflgali alt nda bulunan bölgelerde yaflayan Ermenilerin savafltan etkilenmemeleri için tedbirler ald. Yer De ifltirme ve skân Kanunu ile Ermeniler, Osmanl n n en güzel flehri Halep e yerlefltirildiler. Oysa resmi ideoloji kendi tezleriyle çelifliyor. Soyk r m yalan, onlar kendili inden öldüler deyip bu tehcir s ras nda on binlerce Ermeninin salg n hastal ktan öldü ü tezi de unutulmufl olmal! Ermeni çetelerinin cinayetlerini anlata anlata bitiremeyen Sar Gelin, 1980 den sonra Ermenilere karfl oluflturulan bafl n Abdullah Çatl n n çekti i cinayet timlerinin eylemlerinden hiç bahsetmiyor. Cebine para konulup Avrupa ya gönderilen Çatl ve ekibi burada Türk ntikam Tugaylar ad yla Ermeni ve Kürt vatandafllar - na yönelik say s z bombalama, suikast eylemi gerçeklefltirmiflti. Ermeni komünist Nubar Yal myan n da 5 Kas m 1982 tarihinde ayn ekip taraf ndan öldürüldü ü Ergenekon iddianamesinde yer alm flt. Bu derecede rkç, faflizan, halklar kin ve düflmanl kla mayalamaya çal flan Sar Gelin, Milli E itim Bakanl talimat yla ilkokul ö rencilerine izlettiriliyor. Üstelik gelen tepkiler üzerine da t m durdurulan belgesel ile ilgili yap lan aç klama da tüyler ürpertici fiöyle ki MEB, Genelkurmay taraf ndan haz rlanan filmin asl nda tarih ö retmenleri için haz rland n, 2008 deki üç hizmet içi seminerde tarih ö retmenlerinin materyali e itim aç s ndan nas l kullanabilecekleri hususunda bilgilendirildi ini söyledi. 30. y ldönümünde TAR fi direnifli TAR fi direniflinin 30. y ldönümünde zmir 78 liler Derne i, Konak Metro içinde direnifl haberlerinin ve foto raflar n n yer ald bir sergi açt. TAR fi te devlet eliyle yaflama geçirilmeye çal fl lan faflist kadrolaflmaya karfl iflçiler direnifle geçmifl, 22 Ocak 1980 de devlet asker ve polis ile direnifli k rmak için iflçilere arama ad alt nda büyük bir sald r bafllatm flt. Yaflanan sald r sonucu 50 iflçi yaralanm fl, 600 iflçi gözalt na al nm fl, sald r n n ard ndan TAR fi iflçileri, ifl ve can güvenli inin sa lanmas, gözalt na al nan iflçilerin serbest b rak lmas talepleriyle yeniden direnifle geçmifllerdi. zmir 78 liler Derne i, Halkevleri, D SK Birleflik Metal- fl zmir fiubesi, KESK zmir fiubeler Platformu taraf ndan düzenlenen TAR fi etkinlikleri kapsam nda aç lan sergide de zmir de, 1980 in Ocak ve fiubat ay nda yaflanan TAR fi direniflinin sürdü ü günlerde ç - kan gazete manfletleri ve foto raflar yer ald. zmir 78 liler Derne i aç lan sergide direniflin yo un bir mücadele sonucu kan ile bast r ld n bir kez daha hat rlatarak, sergiyi açmalar n n amac n n gelecek nesillere geçmiflte yaflananlar ö retmek, hat rlatmak oldu unu söyledi. ( zmir)

15 6-19 Mart 2009 Gençlik/okur flçi-köylü 15 YDG 19. Kongresi: Anti-emperyalist mücadeleyi yükseltelim! AT K-Yeni Demokratik Gençlik iki günlük kongre ile bir dönemi daha geride b rakt. Merkezi olarak 19. sunu geride b rakan YDG nin gündeminde uluslararas planda ticarileflen e itim sistemi vard. Toplam 43 delegeden 42 sinin yan s ra çok say da dinleyicinin kat ld 19. kongrede bu alana iliflkin yo un tart flmalar yafland. Delege tespiti ve sayg duruflu ile bafllayan kongrede divan seçiminin ard ndan Paras z- Demokratik E itim Hakk ve YDG yi Büyütmek çin; Enternasyonal-Birleflik Mücadeleyi Gelifltirelim! konulu siyasi taslak yaz s tart flmaya sunuldu. Taslak üzerinde yap lan tart flmalarda önerge ve elefltirilerin yan s ra; Bologna projesi ile sunulan e itim projesinin önümüzdeki süreçte de ele al nmas, arka plan n n halk gençli i içerisinde daha fazla teflhir edilmesi gerekti i vurguland. Genelde tüm gençli i ilgilendiren bu sorun karfl s nda özelde Türkiyeli göçmen gençli e yönelmek gerekti i vurguland. Birçok delege taraf ndan dile getirilen bir di er sorun ise, YDG nin salt ö renci gençli e yönelik politik aç l mlar sunmas oldu. Meslek liselerinde kay tl, iflçi veya iflsiz gençli e yönelik perspektif sunulmamas na vurgu yap ld ve bu eksikli in önümüzdeki süreçlerde giderilmesi gerekti i üzerinde duruldu. Oldukça uzun süren tart flmalar n sonucunda, yaz l önergeler do rultusunda oylamalar yap larak birinci gün son erdi. Birinci günün sonunda Grup Mozaik taraf ndan bir AT K-Yeni Demokratik Gençlik iki günlük kongre ile bir dönemi daha geride b rakt. dinleti sunuldu. Coflkulu halaylar n ard ndan ilk gün bitirildi. kinci gün yap lan tart flmalar n ard ndan, 18. Dönem Merkezi Yürütme Kurulu taraf ndan faaliyet raporu sunuldu. Bir y ll k faaliyetin de erlendirilmesinin yap ld gündem maddesinde merkezi faaliyetlerin yan s ra, örgütsel durum ve YDG nin bas n yay n politikas ele al nd. Anti-emperyalist mücadelenin yükseltilmesinin önemi üzerinde duruldu. Tart flmalar neticesinde, her y l geleneksel olarak yap lan gençlik kültür-sanat festivaline iliflkin bir komisyon oluflturuldu. Yine YDG yay n organ olan Solution dergisi redaksiyon kurulu yeniden belirlendi. Yap lan önergeler do rultusunda, NA- TO nun 60. y l kutlamalar na karfl örgütlenen eylemliliklere merkezi kat l m n sa lanmas ve YDG ye ait bir slogan da delegelerin oylar ile belirlenmifl oldu. Kongrede ayr ca bir tüzük maddesi yenilenerek, ülke gençlik komitelerinin bileflen tan mlamas eklendi. Kongre ye AT K Konseyi, UPOTUDAK, Yeni Kad n, Birkar-Gençli i, ADGH ve Red Block tan temsilciler kat larak mesajlar n sundular. ki gün yaflanan yo un tart flmalar n ard ndan kongre at lan sloganlarla sona erdi. (AHM-AT K Haber Merkezi) Özgürlük gezginlerinin öyküsü Antep te polis terörü Sanayinin en yo un oldu u ve iflçi s n f n n en çok sömürüldü ü bölgelerden biri Antep tir. Son dönemde krizi bahane olarak gösteren patronlar, iflçi emekçi s n f na sald r - lar n en had safhaya ç karm flt r. flçi ve emekçi s n f n n isyanlar büyürken, yeni direnifller boy verirken devrimci ö renciler bu süreci devrimin lehine çevirmek için çal flmalar n s klaflt rm fllard r. flçi s n f na ve ezilen halk - m za devrimci bilinci tafl mak u runa her türlü fedakarl kta bulunan ö renciler, bunu yaparken sermayenin bekçileri taraf ndan bir çok tehdit ve kötü muameleyle karfl lafl yoruz. Genellikle psikolojik olarak bask kurmaya çal flan sermayenin bekçileri okul idaresiyle iflbirli i yapmay da ihmal etmiyor. Biz ise flçi-köylü okurlar olarak hiçbir bask ve gözda n n bizi y ld rmayaca n söylüyoruz. Antep flçi-köylü okurlar olarak diyoruz ki; devrimci ö rencilere yap lan tehditler ve gözda na karfl saflar m z s klaflt ral m. Burjuvazin n ve sistemin her geçen gün büyüyen korkusunu kabusa çevirmek için devrimci ö renciler olarak iflçi ve emekçi s n f n n yan nda gerek politik gerekse teorik anlamda var olan bütün devrimci bilincimizi pratikte göstererek flu anda içinde bulundu umuz krizi derinlefltirerek devrim olanaklar için mücadele edelim. (Antep K okurlar ) S n f savafl m n n en zor koflulda eflitsiz dengesiz yürütüldü ü alanlardand r gerilla alan. Bu alanda yaflam kendine özgü çetin, sert ve zorlu özellikler gösterir. Dolay s yla burada faaliyet yürüten özgürlük savaflç lar n n kiflilik özellikleri ve nitelikleri de savafl alan ndaki özelliklere uygun olarak flekillenir. Do a ve iklim koflullar en baflta yenilmesi, alt edilmesi gereken zorluklar ve engellerdir. K fl n zorlu ve so uk koflullar, bahar n bol ya- fll ve nemli ortam, yaz n a r s cak ve bunalt c koflullar bafll bafl na afl lmas gereken birer engel olarak gerilla yaflam n n önünde durur. klimsel koflullar n sertli i ve zorlu uyla birlikte do a koflullar n n sertli i bafll bafl na birer do- al engel olarak durur gerilla yaflam nda. Ancak her fley kendi z dd n ba r nda tafl r. Do an n ve iklimsel koflullar n sert ve zorlu yap s birer h rç n engel olarak orta yerde duruyorsa her mevsimin kendine özgü eflsiz güzelli i ve avantajlar da z t bir özellik olarak mevcuttur. Her bir kar fl gerilla savafl topra ayn zamanda geçmifle ait tarihsel dokunun gizemli s rlar yla doludur. Ma aralar, terk edilmifl köyler, y k nt halindeki evler, eski köprüler, çeflmeler, y k k kiliseler geçmiflin farkl, ulusal dokunun say s z izlerini tafl r. Her bir kar fl toprak, geçmiflin tarihsel mozai ini yans t r. Her bir yafll ç - nar a ac, ifllenmifl kaya parças sonu belli olmayan yaz lmam fl aflklar n, dile gelmeyen sevgilerin gizli s rr olur. Do aya ait bütün canl hayvanlar (vahfli ve evcil kufllar, yabani hayvanlar) adeta yaflam n zorluklar içinde eflsiz güzellikler olur. Yeflilin, kahverengi ve grinin onlarca tonu ve inceli i do an n mevsimlik örtüsü olur. Süreç içinde gerilla do a ve tarihin do al bir parças ve onun vazgeçilmez hayran haline gelir. Do a ve tarihin derinliklerini keflfetmek, onlar hakk nda bilgiye sahip olmak gerillan n güçlü bir tutkusu olur. Topra- a ve gökyüzüne en yak n yaflamd r gerilla yaflam, ayn zamanda halka da en yak n yaflamd r. Her bir yafll -genç, kad n-erkek, çoluk-çocuk yaflam farkl renkteki kültürel-inançsal dokunun ayr özelliklerini bar nd r r. Kap s çal nan her bir köy evi, halka ait önemli bilgilerin birer parças n tafl r. U ran lan her bir köy ayn zamanda bölgenin tarihsel-toplumsal özellik parças n tafl r. Bundand r ki at lan her bir ad m, yan ndan geçilen her bir kaya parças, ç nar ve incir a ac halk n ac s n ve çilesini sus-pus ba r nda saklar. Ac s n ve çilesini saklad gibi kendi özgürlük gezginlerini, gerillay da s r gibi saklar. Ça dafl özgürlük gezginleri olan gerilla tarihe ve halka ait ac ve çile dolu s rlar aç a ç kartarak kendi kurtulufl yolunun güzergâh yapmaya çal fl r. Ac s derin, çeliflkisi keskin olan halk n yaflam güzergâh, gerillan n savafl ve direnifl güzergâh olur. Onun en fazla u rak yeri olur yoksul Kürt damlar. Yoksul köy ve zorlu da yaflam gerillan n vazgeçilmez yaflam olur. Onu solur, onu düflünür, onun kurtulufl yolunu örgütler. Ve onu bu mücadelenin gerçek sahibi yapmaya çal fl r. Bu mücadeleyi örgütlerken düflman gözetlemeyi, izlemeyi asla akl ndan ç karmaz. Düflman faktörü gerilla yaflam n n önemli a rl n oluflturur. Onun so uk solu unu, sinsi nefesini her zaman hisseder. Ona yabanc ve duyars z kalamaz, t pk yoksul ve çile dolu yoksul halka duyars z kalmad gibi. Gerillan n duyars z ve ilgisiz kalamayaca birbirine z t iki kutbun bir bafl nda halk, di er bafl nda düflman vard r. Sömüren ve sömürülen, bask ve zulüm uygulayan bask ve zulme maruz kalan iki z t güç; Halk ve düflman. Bu iki temel güç gerillan n en fazla ilgi alan n, düflünsel içeri ini oluflturur. Sömürü ve zulümden kurtulufl mücadelesi say s z zorluklarla ve ciddi engellerle doludur. Gerilla mücadelesinin zorluklar ve engelleri sadece düflman faktörünün eflitsiz dengesiz güçle ilgili olmas ndan de ildir. Ayn zamanda do aya ba l ve onsuz asla olmayan, onsuz düflünülmeyen zorlu ve engelli yaflamd r. Saatlerce bazen günlerce yürünen yollar, bazen hiç dinlenmeden, bazen k sa aral klarla verilen molalarla bitmek bilmeyen engebeli araziler. Afl lmas gereken geçit vermez sarp da lar, h rç n nehirler, uçurum dolu dar patikalar Ya mur alt nda, kar içinde çamurlu tozlu yollar z yapmadan, ses ç karmadan, görüntü vermeden geçilmesi gereken bol fl kl çevresi ayd nlat lm fl karakol görüntülü patikalar. Bazen çobanlara bile görünmeden, alçak yoksul köy daml fl klar na, çoban fenerlerine tak lmadan dostlara bile selam vermeden geçilen/geçilmesi gereken köy yollar, patikalar Ancak zorluklarla dolu bu yaflam nas l ki bütünü de ilse gerillan n ayn zamanda anlat lmaz düzeyde özgürdür onun onur ve direnç doludur öyküsü. Ne kadar zorluysa bir o kadar da kolayd r. Ne kadar zorluysa bir o kadar onurlu ve sayg nd r. Ne kadar zorluysa bir o kadar ve hiçbir yaflamda var olmayacak kadar özgürdür. (Dersim den bir gerilla) Birlikte olursak, gelece imizi kazanabiliriz! Sar gazi de (yeni ad Sancaktepe) bir süre önce faaliyetlerine bafllayan Munzur Kültür Derne i, 1 Mart tarihinde bir dayan flma gecesi yaparak, bölge halk - n n karfl karfl ya bulundu u, yoksulluk, sefalet, yozlaflma ve y k m tehdidine karfl birlik ve dayan flma ça r s yapt. Munzur u yaflanmaz k lmak ve de insans zlaflt rmak amac yla hayata geçirilmeye çal fl lan çevre katliam na karfl bir durufl sergilemeyi de içeren geceye oldukça yo un bir kat l m oldu. Akflam saat a do ru bafllayan gecede ilk olarak, devrim ve demokrasi flehitleri an s na bir dakikal k sayg duruflu yap ld. Ard ndan, dernek yönetim kurulu ad na söz alan Necati Arslan, gecenin önem ve anlam na dair bir konuflma yapt. Konuflmas na, memleketlerinden, köy yakma ve boflaltmalar gibi, çeflitli nedenlerle geldiklerine de inerek bafllayan Arslan, konuflmas na, kendilerini burada da, iflsizlik, yoksulluk, yozlaflma, kentsel dönüflüm gibi a r sorunlar n karfl lad n söyleyerek devam etti. Seçim sürecine de de inen Arslan, düzen partilerinin böylesi dönemlerde oy avc - l yapt klar na vurgu yaparak, bunlar n art k kitlelere güven vermedi inin alt n çizdi. Arslan konuflmas n, birlikte olursak aflamayaca m z hiçbir sorun yoktur, güç olursak, birlikte olursak, kazanabiliriz sözleriyle noktalad. Etkinlik program, tan klar n Dersim katliam n anlatt bir sinevizyonla devam etti. Oldukça coflkulu geçen gecede, P nar Sa, Metin Kahraman, Cevdet Ba ca, Grup Donan, Aliyar Nihan da sahne alarak, birbirinden güzel ezgiler seslendirdiler. Özellikle de P nar Sa, brahim Kaypakkaya y anmaya ve seçim sürecinde düzen partilerini teflhir etmeye dönük konuflmalar yla kitlenin yo un ilgisiyle karfl - land. Geceye, seçimlerde aday olan Arif Sa gibi isimler de kat larak, konuflma yapmak istediler. Ancak hiçbir adaya konuflma yapt r lmayaca n ö renince, k sa süre kalarak, salondan ayr ld lar. (Kartal) Yaflamlar m z on bin dolardan de erlidir! Ça m z n sundu u birçok teknolojik ve bilimsel geliflme yaflam m z n vazgeçilmez birer parças haline gelmifltir. Ancak bu geliflmeler ve teknolojiye ulaflman n da bir bedeli olacakt r elbette. Bilgi, bilim ve teknoloji egemenlerin elinde bulundurduklar ve bedelini ödemeden faydalanman n, ulaflman n imkâns zlaflt bir noktada durmaktad r. Yaflad m z co rafyada bu gerçekli in yans malar daha farkl ve çarp k bir geliflim seyri izlemektedir lar n ortalar ndan itibaren yaflam m za giren cep telefonlar bizler için günlük yaflam kolaylaflt ran, iletiflimde ç r açan birer arac ifade etti ilkin. Ancak gelinen aflamada bizlerin yerini tespit eden, özel yaflanlar m z n baflkalar taraf ndan takip edilmesini kolaylaflt ran, daha da kötüsü mezarlar m z kazan birer canavara dönüfltü. Örne in daha iyi hizmet vermek kapsama alan n ve etkisini güçlendirmek için yaflad - m z flehirlerin yüksek mahallelerinde mantar gibi birçok baz istasyonu türedi. Yüksek binalar n çat ve duvarlar çeflitli büyüklük ve çaptaki antenlerle doldu. Yaflad m z mahalle ve evler yerel birer nükleer santrale dönüfltü. Radyasyon dalgalar hepimizi etkilemeye ve garip bir flekilde kanser vakalar nda ve buna ba l ölümlerde az msanmayacak oranda art fllar görülmeye baflland. Bu gerçekler fl nda halk aras nda oluflan tepkilerden dolay baz istasyonlar gizlice kurulmaya ve bina sahiplerine hat r say l r y ll k kiralar ödenmeye bafllad. Bahsetti imiz baz istasyonlar ndan bir tanesi de semtimizde kuruldu. Baz istasyonunun gelmesinin ard ndan ayn binada yaflayan ve baz istasyonuna yak n olan binalarda yaflayan üç kifliye kanser teflhisi konuldu. Bu da yetmezmifl gibi baflka bir operatör ayn binaya baz istasyonunu gizlice kurdu. Halk aras nda yaflanan ve giderek artan tedirginlik bu gidiflata bir dur demek için bizleri harekete geçirdi. lk olarak bu sorun üzerine Kocasinan Mahallesi nde yaflayan ve bu duruma tepkili olan mahalle sakinleriyle bir toplant Gazi Katliam n Anma Program : gerçeklefltirdik. Toplant da mücadele biçimlerinin neler olabilece i üzerine tart flt k. Bu sorun özgülünde bir halk komitesi oluflturduk. lk olarak ifle baz istasyonlar n n nas l geri dönülmez zararlara neden olaca n anlatan bir bildiri haz rlay p da tmayla bafllad k. Bu bildiriyle birlikte tek tek kap kap dolaflarak bildirimizi insanlara ulaflt rd k ve mücadeleye davet ettik. Ayn zamanda imza föyleri oluflturduk ve imza kampanyas bafllatt k. Bu çal flmay bir kampanya tarz na dönüfltürerek ilerleyen günlerde daha da yo un ve aktif bir çal flmaya dönüfltürece iz. (So anl -Kocasinan Mahalleleri K okurlar ) 10 Mart, saat de Cemevi nde panel 11 Mart, saat aras Gazi Nalbur Dura nda sokak etkinli i, ayn gün saat de Nalbur Dura ndan bafllayarak taranan kahveye devam edecek yürüyüfl ve sinevizyon ve sergi gösterimi 12 Mart sabah saat de temsili Alibeyköy Mezarl ziyareti. Saat 9.30 da Nalbur Dura na karanfil b rakma, saat da Eski Karakol da yürüyüfl için toplanma, de yürüyüfl ve mezarl kta bas n aç klamas Gazi 12 Mart Platformu (Partizan, BDSP, DTP, ESP, PDD, DHF, DH, MB PLTF)

16 flçi-köylü B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R Umut Yay mc l k ve Bas m Sn. Ltd. fiti. Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mh. mam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray-Fatih/ stanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : SM Matbaac l k Adres: Çobançeflme Mh. Sanayi Cad. Altay Sk. No: 10 A Blok Yenibosna Bahçelievler stanbul Tel: BÜROLAR Kartal: stasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) Cep: Ankara: S hh ye Mh. Süleyman S rr Sk. Yunt Ap. No: 19/7 Çankaya Tel: (0312) Cep: zmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeralt Konak, Tel: (0232) Cep: Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Bar fl flhan Kat: 3 No: 94 Erzincan: Ordu Cd. Ordu flhan Kat: 3 Tel: (0446) Cep: Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez flsaray Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) Cep: Mersin: Silifke Cd. Çavdaro lu flhan Kat: 3 No: 1/8 Cep: Avrupa Büro: Weseler Str As-Druck Duisburg-Almanya Tel: Faks: Seçimler yerel, yalanlar evrensel! Devlet AKP a z yla aldatmaya devam ediyor Yerel seçimlere bir aydan az bir süre kalm flken, egemenler bölgede ve bilhassa Amed de AKP eliyle temsilini buluyor. Yeni aç l m lar eflli inde yeni bir aldatmaca ata bafllat l yor. fiüphesiz her yeni hamle, seçime dönük bir yat r m anlam na gelse de bununla s n rl olmad aç k. Hamleler özellikle zamanlama aç s ndan yerel seçimlere yat r m ifllevi görüyor. Devlet, Kürt ulusal sorununda yeni bir sürecin iflaretlerini çoktan vermifltir. Bu yeni lik, elbette fliddetin geri plana at laca anlam na gelmiyor. Faflizmin fliddeti sürecek, ancak savafl taktiksel bir zenginlik kazanacak sadece. Görünen odur ki, süreç, daha güçlü aldatmaca ve manipülasyon araçlar devreye sokularak iflletilecektir. TRT 6 n n 24 saat -akademik dilden uzak olsa da- Kürtçe yay na bafllam fl olmas, üniversitelerde Kürdoloji Enstitü ve bölümlerinin kurulacak olmas faflizm aç s ndan büyük bir ad m olarak de- erlendirilebilir. Elbette bu hamle, sadece Kürt dilinin gelifliminin önündeki engelleri dahi kald rmaya yetmez. Keza böyle bir hedeften söz etmek mümkün de ildir. Nitekim, özgün e itim kurumlar nda, Kürtçe nin anadil olarak müfredata dahil edilmesi mevzu bahis de ildir. Halen hapishanelerde Kürtçe konuflulmas, yaz flmalarda kullan lmas çeflitli flekillerde engellenmektedir. Halen seçim propagandas nda Türkçe den baflka bir dilin kullan lmas yasakt r. Ancak bu haliyle bile, devlet kendisini iffla etmifltir. Kürtçe ko- Dersimliler AKP nin beyaz eflya da t m n protesto etti Bursa Tuncelililer Kültür ve Dayan flma Derne- i 22 fiubat Pazar günü Setbafl Mahfel Cafe önünde yapt bas n aç klamas yla AKP nin elektriksiz, susuz köylere yapt beyaz eflya yard m n protesto etti. Dernek üyeleri Zam, zulüm, iflkence; Kömür, buzdolab, kanepe; flte AKP pankart n açarak Suyu olmayan köye çamafl r makinesi elektri i olmayan köye buzdolab iflte sosyal devlet mant, Dersim halk sat - l k de ildir, Dersim onurdur, onuruna sahip ç k yaz l dövizler açt. Kitle ad na bas n metnini okuyan Dernek Baflkan Özkan Arslan Seçimlerden seçime sosyal devlet söylemiyle karfl m za ç - kanlar bu seçimlerde de suyu olmayan köye çamafl r makinesi elektri i olmayan köye buzdolab vererek sosyal devlet mant n ortaya koymufllard r dedi. Bas n aç klamas sloganlar eflli inde sona erdi. Ayn gün akflam saatlerinde AKP bakan ve belediye baflkan n n Tuncelililerin de yo un olarak yaflad Teleferik semtine Akça layan Derne i Partizan okurlar Dersim de bildiri da tt Cemevi taraf ndan davet edildi ini ö renen Tuncelililer Kültür ve Dayan flma Derne i yöneticileri bunun üzerine teleferik semtine giderek toplant ya kat ld. Burada söz alan Dernek Baflkan Özkan Arslan konuflmas nda Dersim i, Dersim insan n sat n almak için elinizden geleni yap yorsunuz. Ama alamayacaks n z dedi. Ve ard ndan da toplant terk edildi. (Bursa K okurlar ) nuflulmas n bölücülük olarak lanse edip, bat illerinde linçleri örgütleyen bu devletin samimi olmamas bir yana, meseleye iliflkin argümanlar n n da bir safsatadan ibaret oldu u görülmüfltür. Kürt sorunu aç s ndan en etkili olabilecek di er bir hamle de, Ergenekon operasyonuyla beraber yeniden gündemleflen kay plar ve faili meçhuller iken devlet, bu konuda da ikiyüzlülü ünü aç ktan sergilemektedir. Mesele devrimcileri, yurtseverleri tutuklamak olunca, olanca çevikli ini sergileyen yarg mekanizmas, BOTAfi kuyular n n aç lmas n bile ancak 15 y l sonra savc - l k düzeyinde gündemine alm fl bulunmaktad r. TC yarg s n n adalet anlay fl - n n flüpheye yer vermeyecek derecede yerlerde sürünüyor olmas, soruflturman n ne kadar güdük ele al naca n n bariz iflaretidir. Sahnelenen senaryo tamamen devleti aklamaya dönük olacakt r. flkenceyi, gözalt nda katletmeyi münferit sayan devlet, insanl k d fl bütün icraatlar n, kendinden ba ms z göstermeye çal flt, sözde kontrol edilemez bir çeteye yükleyerek aklanmaya çal flman n, güven tazelemenin derdine düflmüfltür. 29 Mart yerel seçimleri, Kürt sorununda girilen yeni süreç bak m ndan büyük önem tafl maktad r. Egemen sistem Dersim de yerel seçimlerle ilgili bildiri da tan Partizan okurlar aç klamada emekçi halk n gündelik yaflam n n her geçen gün daha da çekilmez hale geldi i, ancak bunu görmezden gelen AKP hükümetinin emekçilere % 3 gibi komik rakamlarla ifade edilen zam yapt, özellefltirmelere h z verdi i ve ard ndan da yüzsüzce kriz psikolojiktir vb. söylemlerde bulundu una vurgu yap larak yaflam m z n daha da çekilmez hale geldi i flu günlerde, Mart ay nda gerçekleflecek olan yerel seçim sürecine dair yaflan lan tart flmalar tüm yak - c l ile devam etmektedir denildi. AKP hükümetinin Dersim i istiyorum aç klamas ndan sonra harekete geçerek Valilik arac l yla kömür yard m, flimdi de beyaz eflya da t larak halk n yaflad yoksulluktan faydalanarak düflkünlefltirilip, dilencilefltirilerek sadaka kültürüne al flt r p onurunu sat n alman n hesab n yapmaktad r fleklinde devam eden bildiri bizler biliyoruz ki hakim s n flar çok yo un bir çaba içerisine girerek Dersim i ele geçirmek istemektedirler. Bunun için Dersim de AKP ve CHP gericili ini devreye sokmakta ve bu gerici güçlere her türlü deste i sunmaktad rlar. Mevcut sürecin gerçekli inden hareketle parçal bir duruflun hakim s n flar n yo un deste- iyle AKP ve CHP gerici inin ifline yarayaca n görmeliyiz. Hakim s n flar n Kürt illerinde AKP flahs nda tek güç olarak DTP karfl s na ç kmas anlaml d r. AKP de cisimleflen imha ve inkar siyasetine karfl Kürt halk n n onurlu direnifline kay ts z kalmak, sadece sözde bir destek sunmak soruna dair samimi bir pratik olmayacakt r. Kürt halk n n her türlü demokratik talebini bask, zulüm ve iflkence ile susturmaya çal flan hakim s n flar kendi aras ndaki it dalafl n bir kenara b rakarak Kürt illerinde AKP isminde tereddütsüzce anlafl yorlarsa, bu sald r dalgas na karfl Kürt halk n n destans direnifline sessiz kalmak baflkan aday tart flmas yla aç klanacak bir durum de ildir. Biz Partizan olarak devrimci sorumlulu umuz gere i Kürt halk n n her türlü demokratik talebini bast rmaya çal flan, imha ve inkar dayatan devlet ve onun temsilcisi olan bütün düzen partilerine karfl Dersim de yerel seçimlerde DTP ile birlikteyiz fleklinde sona eriyor. Yine bir aç klama yapan Partizan okurlar Demokratik Haklar Federasyonu(DHF), Dersim Demokratik Halk Dayan flmas ad alt nda çal flma yürüterek yerel seçimlere ba ms z aday ile girme karar alm flt r. Yürüttükleri seçim çal flmalar nda kendilerinin Partizan oldu unu ya da Partizan n da kendilerini destekledi ini ifade eden aç klamalarda bulunmaktad rlar. DHF ya da DDHD nin bu tutumu devrimci bir yaklafl m tarz de ildir. Kendilerine aç s ndan mesele, tek bafl na bölgede birkaç belediye kazanman n oldukça ötesindedir. Bölgede AKP, DTP yi geçmelidir ki, devletin bölge halk üzerinde meflrulu u sa lanabilsin. Böylelikle Kürt ulusunu temsil iddias n tafl yan DTP özgülünde Kürt Ulusal Hareketi nin nüfuz alan daralt ls n. Devlet, Kürt sorununda halka gitmeyi ciddi bir flekilde ele alacakt r. Bilmektedir ki, önce halk kazanmak gerekiyor. Ancak sistemin halka verece i hiçbir fley yoktur. Bilakis halktan alaca vard r ki, bunun için de onu kand rmay tercih edecektir. Elinde ciddi bir ekonomik çözüm paketi olmamas na ra men, egemen s n f temsilcileri, srarla Kürt sorununu yoksulluk ve e itimsizli e ba lamaktad r. Üstelik bunun propagandas yap l rken, yoksullu umuzun yegane sebebinin bu köhnemifl düzen oldu unu unutturmaya çal fl yorlar. Yoksullu umuzu katmerlefltiren ekonomik-ticari politikalar kendilerinin hayata geçirdi ini unutturmaya çal fl yorlar. Diyelim ki, Kürt sorunu, salt ekonomik bir sorundur. Öyle olsa bile, bu devlet gerçekten halk için nerede proje gelifltirmifltir ki, Kürt illerinde gelifltirsin! Elbet, aldatmaya devam edecek onlar. Kazanan ise gerçekleri halka anlatanlar olacak. (Bir K okuru) Sadaka de il, topra m za dönmek istiyoruz Dersim köy dernekleri, Dersim de siyanürle alt n aramay, köy boflaltmalar ve köye geri dönüfllere konan engelleri protesto etmek için 16 fiubat Pazartesi Ankara ya gelerek çiflleri Bakanl yla görüfltü. Ankara Tunceliler Derne i önünde toplanan Dersimliler Sadaka de il, topra m za geri dönmek istiyoruz pankart n aç p buradan Yüksel Caddesi ne do ru yürüyüfle geçti. Kitle ad na bas n aç klamas n Mercan Yar mkaya Köyü Derne i Baflkan Sevgi Çaresiz okudu. Çaresiz, terörle mücadele ad alt nda köylülere uygulanan ambargonun köylüleri ciddi maddi zararlara u ratt na de inerek, bu nedenlerden ötürü köylerini terk etmek zorunda kald klar n belirtti. Seçilen heyetin çiflleri Bakanl yla görüflmesinden sonra tekrar dernek binas na yürüyen kitle eylemini burada sonland rd. Eyleme Munzur Çevre Derne i, Ziyaret Köyü Derne i, Mercan Yar mkaya Köyü Derne i, Hanufla, Topuzlu ve Sö ütlü Köy Dernekleri, Karatafl Köyü Derne i, Yenikonak Köyü Derne i, Gemlik Tuncelililer Derne i, Gebze Tuncelililer Derne i, Gevizlidere Köy Derne i kat l m sa lad. (Ankara) ait olmayan bir ismi kullanmalar faydac bir yaklafl md r dediler. (Dersim Partizan) Konak ta aday da yok, oy da Malatya da merkeze ba l belde iken al nan kararla mahalle yap larak merkeze ba lanan Konak Beldesi nde yaflayan halk bir yürüyüfl ve miting yaparak bu durumu protesto etti. AKP yi protesto etmek için mahallenin her yerine siyah bayrak asan halk, yerel seçimler de oy kullanmayacaklar n ve aday ç karmad klar n belirttiler. Halk n görüflü al nmadan yap lan bu düzenleme ile kendilerine sunulacak hizmetlerden yararlanamayacaklar n, emlak vergilerinin artaca, otobüs seferlerinin aksayaca n ve inflaat ruhsatlar n n da fiyat n n artaca n söyleyen halk tepkilerini dile getirirken bile jandarman n buna engel oldu unu belirtti. (Malatya) Bahçelievler de çal flmalar sürüyor *18 fiubat Çarflamba gecesi So anl daki seçim irtibat büromuza faflistlerce sald r ld. Büromuzun camlar k r larak tahrip edildi. Bu sald r üzerine, bölgemizde bulunan devrimci, demokrat ve ilericiler ile birlikte Perflembe günü saat13.00 te bir bas n aç klamas gerçeklefltirdik. DTP, ESP, Köz, Partizan, May s ta Yaflam Kooperatifi ve Halkevi nin bulundu u bas n aç klamas na yaklafl k 200 kifli kat ld. Bahçelievler DTP den bir arkadafl n konuflmas n n ard ndan Belediye Baflkan Aday Ayfle Yeter söz alarak, bu sald r n n Kürt halk na yönelik oldu unu, kad nlar, devrimci, demokrat ve ilericileri sindirme amac yla yap ld n belirtti. Yeter in ard ndan DTP 3. Bölge milletvekili Sebahat Tuncel de bir konuflma yaparak bizler buradan gitmeyece iz, seçim çal flmam z yürütece iz dedi. Tuncel in konuflmas n n ard ndan bas n aç klamas sona erdi. Gerginlik mahallemizde dinmedi. Akflam saatlerinde köfle bafllar nda toplanan faflistler, saat de, kiflilik bir grup oluflturarak, Türk bayra aç p, sloganlar eflli inde büromuz önünde yürüdüler. (So anl Partizan) * 22 fiubat Pazar günü, Birlikte Kazanaca z Platformu nun Bahçelievler seçim irtibat bürosu aç l fl gerçeklefltirildi. Aç l fl, yerel sanatç lar n kat l m yla ve çekilen halaylarla bafllad. Birlikte Kazanaca z Platformu ad na yap lan konuflman n ard ndan Bahçelievler Belediye Baflkan Aday Ayfle Yumli Yeter söz ald ve mevcut yerel yönetim anlay fl n elefltirerek, halk n iradesiyle yönetilen, demokratik bir yerel yönetim oluflturacaklar n ifade etti. Yeter in ard ndan, DTP stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan Aday Ak n Birdal da bir konuflma yaparak Yeter e destek ça r s yapt. Partizan dan Duygu Kaçmaz n sunuculu unu yapt aç - l fl, Ozan Reber ve Koma Awaza Gunda n n verdi i müzik dinletisi eflli inde devam etti. Aç l fl n bitti i s ralarda, ara sokakta toplanan bir grup sivil faflist, çevik kuvvet polisleri taraf ndan k flk rt larak provokasyon yarat ld. Faflistler ellerinde, sopa, demir çubuk ve tafllarla rkç sloganlar atarak küfür etmeye bafllad lar. Polisin alk fl tuttu u k flk rtmalara, aç l fla kat lan gençlerin cevap vermesi üzerine çat flma ç kt. Polis seçim bürosuna biber gaz atarak ortam iyice gerginlefltirdi. Bunun üzerine ara sokakta da lan faflistler, cadde üzerinde bir kere daha toplanarak yürüyüfl yapmak istedi. Yap lan görüflmeler sonucunda faflistler da t ld ve çat flma sona erdi. Çat flman n sonras nda ve sonras ndaki günde, bu durumu bahane eden polis, seçim bürosunun önündeki bekleyiflini ve seçim bürosuna giren ç kan koruma ad alt nda takip etmeyi sürdürdü. So anl Meydan nda iki çevik kuvvet arac ve bir panzerini sürekli olarak bekleten polis seçim bürosuna gelmek istenler üzerinde ürkütücü bir gürünüm oluflturuyor ve insanlar n gelip gitmesini engelliyor. Böylece seçim bürosundan, çevredeki halk yal tmay amaçl yorlar. ( stanbul) DTP Mezitli seçim bürosuna sald r Mersin DTP, Mezitli seçim bürosuna gece yap lan sald - r y k namak amac yla 25 fiubat 2009 tarihinde bas n aç klamas yapt. Mezitli seçim bürosuna düzenlenen bu sald r - n n 2. kez yafland sald r n n provokasyon ortam yaratmak amaçl yap ld belirtildi. Toplumun düflünce özgürlü ü oldu u, bu tarz eylemlerin demokratik anlay fl zedeledi ivurguland. DTP nin de düflüncelerini siyasi bir parti olarak belirtebilece i, bu seçimlerde kimin kazanaca n halk n kendisinin seçim sand klar nda verece i vurguland. Aç klamaya Mersin Büyük fiehir DTP Belediye Baflkan aday Alaaddin Erdo an, Akdeniz Belediye Baflkan aday M. Faz l Türk, Toroslar Belediye Baflkan Aday Filiz Y lmaz da kat ld. (Mersin) C M Y K

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu Bir Tavla Sorusu Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu tavla maç n kazan r. Kimi tavlac lar maç n 5-4 bitmesine raz olmazlar, aradaki fark n en az 2 olmas n isterler, 6-4, 7-5, 8-6 gibi...

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 76 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli konuklar, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları kapsamında düzenlediğimiz Kurumsal Yönetim konulu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1

FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1 FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1 FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 2 De erli arkadafllar m, Düzce deki üretim tesislerimizin temel atma törenini, 20 Eylül 2006 tarihinde gerçeklefltirece imizi bildirmekten

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ I Doç. Dr. Yonca Deniz GÜROL YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ II YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ Yay n No : 2377 flletme-ekonomi Dizisi : 447 1. Bask Ocak 2011 - STANBUL

Detaylı

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Sağlık ve Ev Hizmetleri Projesi kapsamında belediye temizlik ekipleri, ilçe sınırlarında ikamet eden 60 yaş üstü, kimsesiz, muhtaç ve engelli kişilerin evlerine

Detaylı

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 16 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Detaylı

ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ:

ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ: ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ: Sigortalının ürettiği malların/ürünlerin kullanılması esnasında 3.şahısların uğrayacağı zararlar neticesinde yasal olarak ödemekle sorumlu olduğu bedeni ve/veya maddi zararları

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÖNERGE 10 BÜTÇE YÖNERGESİ T E T A Ş TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BÜTÇE YÖNERGESİ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

ÖNSÖZ. Sevgili MMKD üyeleri,

ÖNSÖZ. Sevgili MMKD üyeleri, İçindekiler ÖNSÖZ... 2 GİRİŞ... 3 Genel Kurul Toplantısı... 3 Yönetim Kurulu nda Üye ve Görev Değişiklikleri... 3 MMKD Stratejik Plan Çalışması... 3 PROJELER... 4 Kapılar Müzecilere Açık Projesi... 4 Derneklere

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

skandinav mesleki güvenlik ortam anketi

skandinav mesleki güvenlik ortam anketi NOSACQ-50- Turkish skandinav mesleki güvenlik ortam anketi Bu anketin amac bu i yerindeki güvenlikle ilgili görü lerinizi almakt r. Cevaplar n z bilgisayara i lenecek ve güvenilir biçimde tutulacakt r.

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 27/10/2015 günlü, 17399 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler

2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler 2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar Konsolide Olmayan Veriler Rakamlarla Halkbank 70 y l Kooperatif ve KOB kredilerinde 70 y ll k tecrübe ve genifl müflteri taban Halkbank n rekabette kuvvetli yönleridir.

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı