Çocuk ve Ergen Obezitesinde Ağırlık Yönetimi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Çocuk ve Ergen Obezitesinde Ağırlık Yönetimi"

Transkript

1 Derleme - Review Klinik Tıp Pediatri Dergisi Cilt: 5 Sayı: 5 Eylül - Ekim 2013 Diyetisyen Hatice KARSLIOĞLU Kibem Kişisel Beslenme Eğitim Merkezi, Ankara Yazışma Adresleri /Address for Correspondence: Cinnah Caddesi.24/9 Çankaya ANKARA Tel/phone: Anahtar Kelimeler: Çocukluk, obezite, diyet ilkeleri, obezitede davranış tedavisi. Keywords: Childhood, obesity, dietary instructions, formation of habits in obesity. Çocuk ve Ergen Obezitesinde Ağırlık Yönetimi Weight Management in Childhood and Adolescent Obesity Özet Obezite hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde prevalansı artan, erişkinleri olduğu kadar, giderek çocukları da etkileyen kronik bir hastalıktır. Günümüzde obezitenin görülme sıklığı her yaş grubunda artmaktadır. Bunun nedeni modern yaşamın getirdiği fast-food tüketiminin fazla miktarda tüketilmesi, ailenin yanlış beslenme alışkanlıkları, çocukların fiziksel aktiviteden uzaklaşarak televizyon ve bilgisayar oyunlarına yönelmeleridir. Erken müdahale ile çocuklara doğru beslenme alışkanları ve fiziksel aktivite kazandırılarak erişkinlikte obezitenin oluşması engellenebilir. Summary The prevalence of obesity is increasing in both developed and developing countries, is increasingly affecting children as well as adults, and is a chronic disease. Nowadays, the incidence of obesity is increasing in every age group. The reason for this is that consuming a lot of modern life, fast food consumption, physical activity away from the wrong family eating habits, children's inclining towards television and computer games. Early intervention with children with proper nutrition and physical activity by means of the formation of habits in late adolescence obesity can be prevented. Giriş Dünya genelinde çocuklarda görülen aşırı kilo/obezite çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. Elde edilen bilgilere göre dünya çapında çocukların %20-25 i aşırı kilolu veya obezdir. Kız çocuklarında ve adolesanlarda obezite görülme sıklığı erkeklere oranla daha fazladır. ABD de 11 milyon çocuğun aşırı kilolu veya aşırı kilolu olmaya çok yakın olduğu bilinmektedir. Ayrıca adolesan dönemdeki erkeklerin %23.7 si kızların %36.4 ü kendini fazla kilolu hissetmektedir (1). Çocuklukta obezite yaşamın ilk yılı, 5-6 yaş arası ve puberte döneminde artış göstermektedir. Obez çocukların 1/3 ü, obez adolesanların ise %80 i erişkin yaşa ulaştıklarında da obez kalmaktadırlar. Diğer yandan erişkin yaşlarda görülen obezite vakalarının %30 kadarında başlangıcın çocukluk çağlarına dayandığı bilinmektedir. Düşük 35

2 ya da iri doğum ağırlıklı bebeklerin çocukluk ve erişkin dönemde obez olma riskleri yüksektir (2). Obezite sıklığı sosyo-ekonomik düzeye göre değişim göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde obezitenin yüksek sosyo-kültürel düzeylerde daha sık olduğu gösterilmektedir (2,3). Vücutta yağ dokusunun fizyolojik olarak en yüksek olduğu iki dönem sütçocukluğu dönemi (%28 kadar) ve prepubertal dönemdir (%25 kadar) (4). İlk yaşta, özellikle ilk 6 ayda şişmanlık sıktır. Çocuğun yürümesi ve hareketlerinde artış nedeniyle bir yaşından sonra şişmanlık sıklığı giderek azalır. Prepubertal dönemde kız ve erkek çocukta şişmanlık sıklığında ikinci bir artış gözlenir. Menstürasyon başladığı sırada kız çocuklarının önemli bir oranında ağırlık fazlalığı görülür. Erkek çocuklarında ise pubertenin ilerlemesi ile yağ dokusunda azalma dikkati çeker (5). Araştırmalara göre çocukluk çağı şişmanlığın 30 yıl öncesine göre arttığı ve şişman çocukların %30 unun şişman yetişkin olduğu rapor edilmiştir (6,7). Bu araştırmaların bazı sonuçlarına göre: Bebeklik döneminde ağırlığı 90.persantilin üzerinde olanların %60 ının çocuklukta, %36 sının da yetişkin dönemde şişman oldukları, Erişkin şişmanların yaklaşık 2/3 ünde şişmanlık başlangıç yaşının 5-6 yaşlarında olduğu, Hatta erişkin şişmanlığın sorumlusunun 2 yaş üzeri ve ergenlik çağı şişmanlık olduğu vurgulanmaktadır (Tablo 1). Tablo 1. Yetişkinlerde BKİ (kg/m 2 ) göre ağırlık artışının başlama dönemleri. BKİ (kg/m 2 ) Ağırlık Artışının >35 Başlama Dönemi Kilolu (n:48) Şişman (n:34) Ağır Şişman (n:30) Bebeklik (%) Adolesan (%) Yetişkin (%) Galtier FD, et al. Int J Obes 1995; 19 (7): 443. Çocukluk ve Adolesan Dönemde Obeziteyi Etkileyen Faktörler 1. Genetik faktörler Çocukluk ve adolesan çağı obezitesinde genetik faktörlerin çok önemli olduğu bilinmektedir. Obezite aşırı adipoziteye yatkınlık olarak tanımlanabilen bir polijenik hastalık olduğu için, çocuk obezitesinde bazı genetik mutasyonların önemli olduğu ve hastalığı beraberinde getirdiği gözlenmiştir. Ayrıca etnik kökene bağlı olarak da yine genetik faktörlerin etkisiyle obezite görülme sıklığı da değişebilir. ABD de beyaz Amerikalılara oranla siyah, yerleşik ve Hispanik Amerikalıların daha kilolu olduğu belirtilmektedir (8). Çocuğun obez olma şansı; her iki aile obez ise %80, sadece biri obez ise %40, her ikisi de obez değilse %14 dür (2,5). Kilo alma ile ilgili genler daha çok kilo almaya eğilimli ortamlara maruz kalan kişilerde kilo alma riskini arttırırlar, direk olarak kilo almaya sebep olmazlar (9). 2. Çevresel Faktörler İnsanlar çevresel faktörlere anne karnından itibaren maruz kalmaya başlarlar (10). Prenatal dönem obezite gelişiminde kritik ve duyarlı bir dönemdir. Annenin diyabetik veya obez olması ve hamilelik sırasında aldığı kilo obezite riskini arttırmaktadır (11). Erken hamilelik döneminde malnütrisyona maruz kalan annelerin çocukları hayatın ilerleyen dönemlerinde daha fazla obez olma riskine sahiptirler. Benzer şekilde intrauterin dönemde hiperglisemiye maruz kalan çocuklarda çocukluk döneminde glukoz intoleransı geliştirirler ve obez olma riskleri artar. Bu değişikliklerin mekanizmaları tam anlaşılmamıştır. Ancak hayvan deneyleri hamilelik sırasında ciddi aşırı beslenme veya ciddi az beslenmeye maruz kalmanın hipotalamik gelişim ve pankreatik beta-hücre gelişimini etkilediğini düşündürmektedir (12). 3. Hastalık Faktörleri Çocuklarda görülen hipotiroidizm (hipotalamik, hipofiz veya tiroid kökenli olabilir), hiperkortizolizm (Cushing sendromu; aydede surat, santral obezite, glikoz intoleransı, kısa boy ile karakterizedir), primer hiperinsülizm, psödohipoparatiroidizm, büyüme hormonu eksikliği (kısa boy, obezite, artmış kolesterol, yağ distribüsyon değişimleriyle karakterizedir) ve hipotalamik hasar (adiposit hipotrofisi, baş ağrısı, görme bozuklukları, hiperfaji, hipodipsi, aşırı uyuma, konvülziyonlar, santral hipogonadizm-hipotiroidizm, hipoadrenalizm, diabetes insipidus, hiperprolaktinemi, hiperinsülinizm ve tip IV hiperlipidemiyle karakterize olarak gelişebilir) obezitenin önemli nedenlerindendir. Ayrıca hipotalamik tümörler, enfeksiyonlar, travmalar, vasküler lezyonlar ve sendromlar obeziteye neden olabilir (13). 4. Ailesel Faktörler Şişmanların fazla yeme isteğinin ve beslenme biçiminin aile çevresinden edinilen bir alışkanlık olduğu ileri sürülmektedir (5). Çocuklar için, yeme genellikle sosyal bir durumdur. Aileyi, diğer gençleri, akranları içeren diğer insanları gözlemleyerek kendi yeme davranışını ve ter- 36

3 cihini oluşturur. Çocukların yiyecek tercihleri, ailelerinin yeme davranışlarından ve yiyecek seçim tercihleri ile şekillenir (10). Çocuklar enerji yoğunluğu olan besinleri tercih etmeyi öğrenmeye eğilimlidirler. Çocuk öğretmenin, anne-babanın veya arkadaşların yediği yemekleri yemeye eğilimlidirler. Yemek yediği için ödüllendirildiğinde çocuk aşırı yemeğe başlayacaktır. Çocuk görebildiği ama yasaklanmış olan yiyecekleri arzular (14). Çocukların kendi kendilerini kontrol etme yeteneklerini, anne babaların belli davranışlarından etkilenebilirler. Anne babaların çocuklarını açlık ve doygunluk işaretlerine göre besledikleri veya tabaklarındaki bütün yemeği bitirdikleri için ödüllendirildikleri bir çalışmada, çocukların kontrol enerji alımını kontrol etme yetenekleri kaybolduğu ve yemek yeme karşılığında ödüllendirilme bağlamında yemek alımı artmıştır (15). Brich in çalışmalarından bazıları, çocuklara bir öğünden sonra (doyduktan sonra) ek yemek yeme olanağınının verildiği serbest giriş prosedürünü kullanılır. Çocuklar odada 10 dakika boyunca oyuncaklar, kitaplar ve çok miktarda çerez (patlamış mısır, patates cipsi, çikolata ve dondurma gibi) yalnız bırakırlar. Serbest giriş süresi içinde ortama kalori alımı, o yaş grubu için önerilen günlük kalori alımının %6-12 sidir. Çocuklar aç olmasalar bile, çerez yiyecekler sunulduğu zaman bunları yiyeceklerdir. Erişkinler ile ilgili yapılan retrospektif bir çalışmada, kendi anne-babalarınının yiyecekleri ödül olarak kullandığını hatırlayan kişilerin, yiyeceklerin bu şekilde kullanıldığını hatırlamayan kişilerle karşılaştırıldığında, diyete uyamadıkları ve aşırı yemek yemeye eğilimli oldukları saptanmıştır (16). 5. Reklamlar ve Televizyon Yeme isteğini arttırıcı reklamlar ve değişik şekillerde yeme modelleri ve mesajları veren programlar da çocukların yeme seçimleri üzerine etki etmektedir (17). Çocuk 2 yaşını geçtiği zaman, beslenme ile ilgili toplumsal mesajlar belirgin olarak değişir. Sağlık için uygun besin maddelerinin önemine dikkat çekilmezken, çocuklar sağlıksız besin maddeleri ile ilgili çok sayıda reklamın hedefi haline gelirler. Çocuklar her yıl 10,000 besin maddesi reklamına maruz kalmaktadır. Bu besin maddelerinin %95 i, fast-food, şeker, kahvaltılık gevrek ve meşrubattır (18). Okul öncesi çağa geldiğinde, çocuğun belli gıda ürünleri için tercihleri olmaya başlar ve McNeal a göre baskıya bağlı tüketici haline gelir (19). Reklamcılar kahvaltılık gevrek kutularını çocuğun göz seviyesine göre yerleştirirler; çünkü küçük çocukların bunların markalarını tanıdıklarını ve el arabasında oturdukları yerden bunları isteyeceklerini bilirler (20). Anne-babalara yönelik gıda ürünleri reklamlarında ise bir çocuğa şeker vermenin çocuğu daha tatlı yapacağı veya çocuğa onu ne kadar çok sevdiğinizi anlatacağı mesajını vermektedir de besin endüstrisi, reklam için 7 milyar dolar harcadı: bu miktar, aynı yıl ABD Tarım Bakanlığının beslenme eğitimi için harcadığı 333 milyon doların 21 katıdır (21). 6. Psikolojik Faktörler Bazı çocuklarda psikolojik sorunlara tepki olarak aşırı iştahsızlık görülebileceği gibi, bazılarında bu tepki fazla yeme şeklinde ortaya çıkar. Anne baba ve çocuk arasındaki ilişkiler, ev ortamındaki problemler, arkadaş grupları tarafından kabul edilmeme, derslerdeki başarısızlıklar bireyin ruhsal yapısını etkileyerek beslenme bozukluklarına neden olmaktadır (22). Bazı çocuklarda özellikle puberte döneminde arkadaş edinememe, grup faaliyetlerine katılmama gibi ortaya çıkan psikolojik bozukluklar çocuğun obezite derecesini arttırmaktadır (2). Nadir olarak obezite, psikiyatrik bir hastalığa eşlik edebilir. Mental retarde çocuklarda da obezite sıklığı yüksektir (5). Psikanalitik kurama göre fazla yeme, psikoseksüel gelişmenin oral dönemine bağlı kalmasından kaynaklanır. Yemek yeme, parmak emme gibi oral etkinlikler erken yaşamda yakınlığa ve sevgiye eşdeğerdir, daha sonraki yaşamda sevgi ve güvenliğe olan gereksinim doyurulmamışsa, oburluk bunların yerine geçer. Yaşam üzücü ise, kişi yiyeceği duygularını doyurmak için kullanır. Çocuklarının her ağlama ve rahatsızlığına her zaman meme ya da biberonla cevap veren anneler, böylece onların oral doyum ve yaşantı açlığını koşullandırarak ileride stres altında kaldığında oral doyum aramasına neden olur (23). 7. Fiziksel Aktivite (FA) Faktörleri Sedanter yaşam biçiminin bir uzantısı obezitedir. Obezite genellikle düşük FA ile beraberlik göstermektedir. Düşük düzeyde FA nin obezitenin nedeni olmaktan çok sonucu olduğu da düşünülebilir. Fiziksel olarak inaktif bir yaşam sürdürenler ya da inaktif hale gelenler, genellikle aktif kişilere göre daha obezdir. Hareketsizlik, obezite nedeni olarak gözlenmekte, obezite ise hareket eksikliğine yol açarak kısır bir döngü oluşturmaktadır (23). Televizyon seyretmek ile obezite arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Televizyon seyretmek ile vücut yağ dağılımı ve total vücut yağı arasında bir ilişki olduğu da saptanmıştır. Televizyon reklamları, kişinin tükettiği gıdanın nitelik ve niceliklerini etkilemekte, obeziteye yol açan kötü 37

4 diyet alışkanlıklarına yol açmaktadır. Televizyon seyretme süresi boyunca kişilerin ana öğünlerine ilaveten ara öğün yaptıkları sıkça görülmüştür. Televizyon seyretme süresi fazlalaştıkça kişinin oturma süresi artmakta, bu da Beden Kitle İndeksi (BKİ) sinde artışa yol açmaktadır (23). Obezite sıklığı, 4 saatten daha fazla televizyon izleyen çocuklarda, 1 ya da 1 saatten daha az televizyon izleyen çocuklara göre daha yüksek olarak saptanmıştır (24). Çocuk ve Gençlerde Şişmanlığın Yol Açtığı Sağlık Sorunları Şişman çocuklar, iri ve erken gelişen çocuklardır. Ergenlikten önce boyları ve kemik olgunlaşma düzeyleri yaşıtlarına göre ileridedir. Bu nedenle ergenlik belirtileri erken yaşta ortaya çıkar, büyüme de erken yaşta tamamlanır. Şişman çocuklarda yürüme gecikir. Ekstremitelerin (kol-bacak) alt bölümlerinde yağ toplanması fazladır. Düztabanlık, bacaklarda eğrilik gibi ortopedik sorunlar sıklıkla izlenir. Deri kıvrımlarında ve bacak aralarında sürtünme sonucu pişikler görülür. Şişman erkek çocuklarda meme bölgesinde yağ toplanması (jinekomasti) görülür. Karın ve kalçalarda yağ fazlalığı nedeni ile deri çatlamaları (strialar) gözlenir. Deri altı yağ dokusunun artışı ile deri enfeksiyonları gelişebilir. Soluk alıp vermede güçlük, şişman çocukların önemli solunum yolu rahatsızlıklarındandır. Şişmanlık, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet gibi hastalıkların çocukluk yaşlarında ortaya çıkmasına neden olur. Kan yağları, kolesterol düzeyleri artar. Şişmanlık ne kadar erken başlarsa hastalık riski de o oranda artış göstermektedir. Şişmanlık, dengesiz beslenme sonucu geliştiğinden gerekli besin öğelerinin tüketilmemesi sonucunda bağışıklık sisteminin gelişimi ve etkinliği de azalır. Bu nedenle şişmanlık çeşitli hastalıkların hazırlayıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır (25). Çocuklarda Obezitenin Sınıflandırılması Şişmanlığın sınıflandırması; 1) Yağ dokusunun dağılımı ve anatomik özelliklerine göre, 2) Şişmanlığın başlama yaşına göre, 3) Etiyolojiye göre yapılabilir. Bu sınıflama daha ayrıntılı olarak Tablo 2 de verilmiştir. Çocukluk Obezitenin Değerlendirilmesi 5 yaş altı çocuklarda yaşa göre ağırlık, boya göre ağırlık değerlendirilmesi önemlidir. Persantilere göre kıyaslandığında persantil değerleri kilolu olma durumunu >95 persantil değerlerin üstü ise şişmanlığın belirleyicisidir (27). BKİ diğer bir hesaplama yöntemi olup yaşa ve boy ağırlığı dikkate alınarak değerlendirilmesi önemli bir faktör- Tablo 2. Şişmanlığın sınıflandırılması (26). Yağ dokusunun dağılımı ve anatomik özelliklerine göre I. Hipersellüler şişmanlık II. Hipertrofik şişmanlık III. Android tip şişmanlık IV. Jinekoid tip şişmanlık Şişmanlığın başlama yaşına göre etiyolojiye göre Etiyolojiye göre I. Çocukluk döneminde başlayan şişmanlık II. Erişkin dönemde başlayan şişmanlık I. Basit şişmanlık (ekzojen obezite) II. Metabolik ve hormonal bozukluklara ikincil, A. Endokrin nedenler: Hipotalamik bozukluklar Cushing hastalığı ve send. Hipotiroidizm Büyüme hormonu eksikliği Psödohipoparatiroidi İnsulinom, hiperinsulinizm Polikistik over sendromu B. İlaçlar: Glukokortikoidler Trisiklik antidepresanlar Siproheptadin Fenotiyazin Östrojen ve progesteron Lityum III. Genetik sendromlar Prader Willi send. Bardet-Biedl send. Cohen send. Carpenter send. Turner send. Alström send. 38

5 dür yaş grubunun BKİ ye göre şişmanlık değerlendirilmesi Tablo 3 de verilmiştir (25). Tablo 3: yaş grubu çocuklarda BKİ ye göre şişmanlığın değerlendirilmesi. Hafif Şişman (BKİ) Şişman BKİ) Yaş (Yıl) Erkek Kız Erkek Kız Çocukluk Çağı Şişmanlığın Tedavisi Çocukluk çağı şişmanlığın tedavisi oldukça zordur ve başarılı bir tedavi için şişmanlığın nedenlerinin doğru olarak saptanması ve iyi bir ekip çalışması gereklidir. Tedavide uygulanan yöntemler 5 grupta toplanabilir (25). Fiziksel aktivite Davranış tedavisi Beslenme tedavisi İlaç tedavisi Cerrah tedavisi Ancak ilaç tedavisi ve cerrahi tedavinin çok zorunlu durumlar dışında çocuklukta uygulanmasının sakıncalı olduğu bildirilmektedir. Bu tedavi yöntemlerinin uygulanabilmesi için ekipte mutlaka bulunması gereken elemanlar doktor, diyetisyen, psikolog ve egzersiz fizyoloğudur. Çocuk ve ergende olumlu ve kalıcı davranış değişikliklerinin oluşturulabilmesi ve başarılı bir tedavi için ailenin, akrabaların, arkadaş çevresinin, okul çocuğu ise öğretmenlerinin ve diğer sağlık personeli ile işbirliği sağlanmalıdır. Tedavide öncelikle ele alınması gereken ve daha kolay başarı sağlanan çocuklar şunlardır (25): Gerçekten zayıflama isteği olan çocuklar veya ebeveyni yardım isteyenler, Şişmanlığa ek olarak başka bir hastalığı olanlar, Şişmanlığa bağlı komplikasyon ve psikolojik sorunları gelişmiş olanlar, Diyabet veya kardiyovasküler hastalık gibi aile öyküsü bulunanlar, Kan basıncı yüksek olanlar. Çocukluk Çağı Şişmanlık Tedavisinde Fiziksel Aktivite Obeziteye ilişkin çalışmalar tek başına beslenme tedavisinin başarılı olmadığını, fiziksel aktivite ve beslenme tedavisinin birlikte daha etkili ve uzun süreli kilo kaybı sağladığını, kilo kaybını korumak için yaşam şekli düzenlenmesi ile düzenli fiziksel aktivitenin şart olduğunu belirtmektedir (25). Çocukluk çağında egzersiz fizyolojisi erişkine göre farklılıklar göstermektedir. Ergenlik döneminde ise çocuğun puberteye girip girmemesi egzersize yönelik fizyolojik özelliklerini belirler. Prepubertal adolesanlar çocuk-preadolesan özelliklerini gösterirken, postpubertal adolesanların egzersize yanıtı erişkinlere benzemektedir (25). Yapılan çalışmalar da 9-13 yaşta her 10 çocuktan 6 sının okul dışında düzenli herhangi bir fiziksel aktivite programında yer almadığı, bu durumun eğitim ve sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelerde daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Yaklaşık %23 ü boş zamanlarında hiçbir fiziksel aktiviteye katılmamaktadır (21). Şişman çocuklar egzersiz sırasında vücutlarını hareket ettirebilmek için normal kilolu çocuklara göre %50 daha fazla enerji harcarlar. Şişman çocuk yürürken uyluklar ve gövde ile kollar arasındaki sürtünmeyi yenmek için daha çok enerji harcayacağından, tükettiği enerjiye göre oluşturduğu mekanik iş azalmaktadır. Normal kilolu bir çocuğa göre şişman çocuk daha ağır olan vücudunu hareket ettirebilmek için daha yüksek kardiyak ve solunum gücüne gereksinim duyduğundan solunum işlevlerinde de bir miktar bozukluk söz konusudur. Şişman çocuklarda yürüme gibi egzersizler esnasında enerji gereksinmesi ve oksijen kullanımı eşit şiddette egzersiz yapan normal kilolu çocuklara göre büyük oranda artar. Normal kilolu çocukları serbest aktiviteye bırakıp gözlemlemek yeterli olmakta iken, şişman çocuklar serbest oyun ortamlarında genelde gözardı edildiklerinden veya alay konusu olmaktan korktukları için genellikle kapalı mekanları ve sedanter aktiviteleri tercih ederler. Bu nedenle şişman çocuklarda fiziksel aktivite konusunda motivasyon sağlamak zordur. Ayrıca şişman çocuklarda egzersiz toleransındaki düşüklük nedeniyle, hareket rahatsız edici hatta ağrılı olabilir (25). Şişman çocuklarda fiziksel aktiviteyi arttırmaya yönelik girişimlerin başarısızlığın altında genellikle uygun olmayan egzersiz önerileri yatmaktadır. Çocukluk döneminde zorla egzersiz yapması istenen çocukta, erişkin yaşta edinmiş olmasını hedeflediğimiz fiziksel aktivite alışkanlığı zedelenebilir. Okul ortamında şişman çocuklar için uygun eg- 39

6 zersiz ortamlarının bulunmayışı ve duygusal sorunlar, bu çocukların yeterli düzeyde motive edilebilmelerini engelleyici etmenlerdir (25). Çocukluk Çağı Şişmanlıkta Davranış Tedavisi Şişman çocuk için sembolik bir anlam bulunmadığından doyum aranır. Aile ise eğitici olması gerekirken beslenmeye yönelir. Bu çocuklarda sıklıkla ailenin duygusal yönünde eksiklikler bulunmaktadır. Aile içindeki çocuğun her tepkisine anneler besin vererek yanıt verirler. Bu tutum çocuğun açlık hissini köreltir (28). 21.yüzyılda, şişman olmak kötüdür. Ama neden kötüdür? Obez kişilerle ilişkilendirilen genel klişeler, bu kişilerin tembel, yetersiz, disiplinsiz, iradesiz ve duygusal anlamda sağlıksız olduğu şeklindeki düşüncelerdir. Hem laboratuvar, hem de saha çalışmaları istihdam, sağlık, eğitim ve barındırma gibi alanlarda obez kişiler için ayrımcılık yapıldığı saptanmıştır (29). Arkadaşları tarafından ciddi olarak damgalanma sonucunda bazı obez çocukların intihar ettikleri bildirilmiştir (30). 3-5 yaşları arasındaki okul öncesi çocuklar, fazla kilolu bir çocuğu, normal kilolu çocuğa göre kötü ve daha az istenen oyun arkadaşı olarak görmüşlerdir (31). Başka Bir çalışmada 3 yaşındaki çocukların fazla kilolu çocukların kötü, aptal, çirkin, mutsuz, tembel ve az arkadaşı olan çocuklar olarak gördüğünü saptamıştır (32). Tedavide dikkatin şişmanlık belirtilerine yöneltilmesi başarısızlıkla sonuçlanır. Çünkü aile diyet yapmayı isterken, çocukta böyle bir istek yoktur. Tedavide beslenme tedavisi önemli yer tutar ancak bu tedaviye çocuğun uyumu olmadan hiçbir işe yaramaz. Beslenme tedavisi esnasında birkaç kez tedavi amaçlı görüşme yada destekleyici psikoterapi gereklidir (25). Psikolojik tedavide nedensel etkenlerin ortadan kaldırılması ve destek tedavileri uygulanabilir. Tedavi yöntemleri sağlıklı yaşam tarzını destekleyen davranışçı tedavi ve bilişsel psikoterapiyi içermektedir. Sıklıkla uygulanan tedavi, yeme tutumlarını değiştirmeye yönelik davranış değişikliği tedavisidir. Değerlendirme sürecinde ayrıntılı öykü alınması önemlidir. Tercih edilen yemek çeşitleri, tatlılara eğilim, aşırı yeme dönemlerinin ortaya çıktığı zaman, iştahın uyarıldığı çevresel koşullar, gece atıştırma, sosyal baskılar, stres etkenleri, eşlik eden depresyon ve diğer psikiyatrik bozukluklar ile ilgili ayrıntılı öykü alınmalıdır. Önemli olan aşırı yeme davranışını özendiren çevresel etkenleri kontrol etmektir. Tedavinin başarısı için çocuk ya da ergenin motivasyonu önemlidir (28). Tedavi öncesinde hastanın ve ailesinin hedeflerinin değerlendirilmesi de çok önemlidir. Bazen hedefler gerçek dışı olabilir (kısa sürede aşırı kilo verme gibi). Birçok şişman, kahvaltı veya öğle yemeğini yemeyerek kilo vereceklerine inanırlar. Ancak asıl sorun yavaş kilo verme ve verilen ağırlığın korunmasıdır (25). Tedavide aile işbirliği de önemlidir. Özellikle ergenlerle çalışılırken sorumluluğun ve kontrolün hastada olması, çevrenin yalnızca ona destek olan bir rolde kalması önemlidir. Gerekirse okul, öğretmen ve arkadaş gibi sosyal destek sistemleri de değerlendirilmedir. Çocuklarda yeme davranışının düzenlenmesi ve fiziksel aktivite, yalnız eğitime göre kısa dönem tedaviden daha üstündür. Prognozunun çok iyi olmaması nedeni şişmanlığın ortaya çıkmadan önce ya da başlangıçta tanınması tedavi ve izlemede önemli olacaktır (28). Çocuk ve Ergenlerde Obezitenin Tedavisi Obezite tedavi edilmesi zorunlu bir hastalıktır. Kilo kaybının; obeziteyle ilgili semptomları azaltıcı ya da ortadan kaldırıcı, yandaş hastalıklardan oluşan sorunları giderici ve bunlarla ilgili mortaliteyi azaltıcı etkileri tartışılmazdır (23). Teorik olarak çocuk/ergen obez bireylerin günlük aldığı enerjiden yapılacak azaltma ile negatif enerji alımı sağlandığında hasta kilo verir. Ama gerçekte bu durum her obez birey için farklıdır. Çünkü metabolik cevabı etkileyen birçok endokrin, emosyonel vb faktör vardır. Her hasta bireysel olarak değerlendirilmeli, tedavi stratejisi doğru tespit edilmeli ve hedefler gerçekçi olarak seçilmelidir. Bu nedenle obezite tedavisi, konusunda uzmanlaşmış endokrinolog, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistten oluşmuş bir ekip tarafından yürütülmelidir (33). Tedavinin başlangıcında çocuk ve/veya ebeveyn, şişmanlık ve sakıncaları konusunda bilgilendirilir, çocuğun tanısı, yaşına göre olması gereken ağırlık ve boy uzunluğu ile tedavi süresi belirlenir, hızlı zayıflamaya neden olan moda diyetlerin sakıncaları anlatılarak tedavi için ikna edilir. Tedavi süresince belirlenen aralıklarla çocuğun büyümesi izlenmelidir. Çocuğun aile yapısı, sosyo-ekonomik ve kültürel durumu, çocuk-ebeveyn-arkadaş ilişkileri, yaşam tarzı, ilgi alanları öğrenilerek gerekli psikolojik tedavi ile çocuğun desteklenmesi, daha etkili ve uzun süreli bir tedaviye olanak sağlar. Çocuğun ve ailenin beslenme alışkanlıkları ve hatalı uygulamaları, besin hazırlama ve pişirme yöntemleri, daha önce diyet uygulayıp uygulamadığı, uyguladı ise başarısızlık nedenleri, varsa aldığı harçlık miktarı ve harcama şekli ayrıntılı bir öykü alınarak saptanır. Bu bilgiler yardımı ile çocuğun yaşına uygun, kabul edilebi- 40

7 lir bir diyetin düzenlenmesi ve hatalı beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gereklidir. Tedavinin yapıtaşı olan diyetin iyi anlaşılması ve uygulanabilmesi, diyetisyen tarafından verilen beslenme eğitimi ile sağlanabilir. Bu eğitim çocuğun yaş grubuna göre teorik veya uygulamalı olarak, sağlık ve yeterli-dengeli beslenme ilişkisi, temel besin grupları ve değişim listeleri konularını kapsamalıdır. Hedef, çocuğa günlük enerji tüketimini ayarlayabilme, ideal beslenme modelini geliştirebilme yeteneğinin kazandırılması olmalıdır (25) (Tablo 4). Tablo 4: Çocuk ve adolesanlarda önerilen ağırlık yönetimi tedavi aşaması. Yaş < BKİ Kategorisi Boya göre Ağırlık persantiller veya sağlık riski olmayan persantiller arası Sağlık riski olan persantiller arası >= 95.persantil persantiller veya sağlık riski olmayan persantiller arası Sağlık riski olan persantiller arası persantiller arası >99. Persantil persantiller veya sağlık riski olmayan persantiller arası Sağlık riski olan persantiller arası persantiller arası >99.persantil BKİ Persantilini İyileştirmek için Ağırlık Hedefi Uygulanabilir değil Ağırlık kazanımı hızını korumak Ağırlığı korumak veya yavaş kilo kazanımı Ağırlığı korumak (ayda 500 g kilo kaybı kabul edilebilir eğer BKİ > 21 ise) Ağırlık kazanımı hızını korumak Ağırlığı korumak Kademeli ağırlık kaybı (ayda 0,5 kg kayıp) Ağırlık kaybı (haftada en fazla 1 kg) Ağırlık kazanımı hızını korumak, lineer büyüme durduktan sonra ağırlığı korumak Ağırlığı korumak veya kademeli ağırlık kaybı Ağırlık kaybı (haftada en fazla 1 kg) Ağırlık kaybı (haftada en fazla 1 kg) Beslenme Tedavisi İlkeleri Enerji: Çocuğun büyüme ve gelişme döneminde vücut bileşimindeki değişiklikler iyi değerlendirilmeli ve cinsiyet göz önüne alınmalıdır. Günlük enerji gereksinmesi harcanan kadar olduğunda vücut ağırlığı korunmuş olur. Enerji harcaması bileşenleri bazal metabolizma (BMR) veya dinlenme enerjisi (REE), fiziksel aktivite (FA) ve çocuk ve gençler söz konusu olduğunda büyüme ve gelişme (B+G) için harcanan enerjidir. Şişman bireylerde vücut cüssesi fazla olduğu için BMR yüksek ise de, BMR/kg veya BMR/yağsız doku kitlesi (LBM) düşüktür. Çünkü yağ hücreleri daha az aktif olup BMR e katkısı azdır. Diğer taraftan fiziksel aktivitenin artması ile LBM miktarı da artar, bu da aerobik kapasiteyi, dolayısıyla enerji harcamasını arttırır. Çocuk ve gençlerde enerji sınırlandırılması harcanan enerji kadar olmalıdır ve çocuğun enerji gereksinmesi olması gereken ağırlık üzerinden hesaplanmalıdır. Diyetin enerji bileşenlerinin Tablo 5: Çocuk ve ergenler için önerilen enerji gereksinmesi Yaş Enerji (kkal/kg/gün) 7-10 yaş Yal (yıl) Erkek Kız x ağırlık x175* 33.0 x ağırlık x164* x ağırlık x178* 25.5 x ağırlık x155* x ağırlık x160* 26.5 x ağırlık x155* x ağırlık x160* 25.5 x ağırlık x153* *Fiziksel aktivite için standart enerji değerleri obezite tedavisinde rol oynayarak enerji dengesini etkilediği bildirilmiştir. Çünkü şişmanlık yağ ve şekerden zengin ve posadan yetersiz bir beslenme alışkanlığı sonucunda gelişmektedir. Tablo 5 de çocuklar ve ergenler için enerji gereksinmeleri verilmiştir (25). Karbonhidrat: Enerjinin %55-60 ı karbonhidratlardan gelmelidir. Karbonhidrat miktarının çoğunluğu kompleks türde olmalıdır. Posa içeriği yüksek olan oligo ve polisakkaritler tokluk hissini oluşturur ve böylece enerji alımı kontrol edilir. Karbonhidratların yağa göre enerji yoğunlukları fazladır, açlığı bastırma etkisi fazladır, depo kapasitesi azdır, termik etkisi fazladır, solunum oranı (RQ) yüksektir, lipojenik etkisi düşüktür (25). Hızlı sindirilen veya glikoza erken dönüştürülen yiyecekler yüksek glisemik indekse sahiptir. Yüksek glisemik indeksli gıdaların alımından sonra ortaya çıkan metabolik ve hormonal değişikliklerin aşırı besin alınımına neden olduğu gös- 41

8 terilmiştir (34) yılları arasında yine ABD de yapılan bir taramada, sağlıklı çocuklar arasında %4 obes çocuklarda ise %30 oranında insülin rezistansı olduğu bildirilmiştir (35) yılında İngiltere de yapılan bir çalışmada obes çocuk ve gençlerin üçte birinde insülin rezistansı saptanmıştır (36). Bu yüzden glisemik indeksi yüksek besinler tercih edilmemelidir. Posa: Diyetin posa içeriği de yüksek olmalıdır. Bunun için sebze-meyve, kuru baklagil ve tahıl ürünleri tercih edilmelidir. Düşük enerjili olmasının yanı sıra posalı besinlerin çiğneme süresi uzundur, mide boşalma hızı ise yavaştır. Bunun için daha az besin tüketilmesini sağlarlar. Ayrıca barsak hareketlerini arttırdığı için dışkı hacmini de arttırmaktadır. Diyet posasının birçok işlevi vardır. Bunlardan biri de enerji alımının denetimi ve şişmanlık oluşumunu azaltmaktır. Diyet posası enerji alımının düzenlenmesi ve şişmanlık gelişimindeki rolü doygunlukta erken sinyallerin oluşmasına yardım eden fiziksel ve kimyasal özellikler ile ilişkilidir, doygunluk sinyallerini azaltır veya arttırır. Posa alımı için önerilen miktar çocuklar için g/gün, genç ve yetişkinler için ise g/gün olmalıdır (25). Protein: Günlük enerjinin %12-15 i kaliteli proteinden sağlanmalıdır. Yetersiz protein alımı (< 40gr/g) veya düşük kaliteli protein tüketimi, ventriküler aritmi gelişmesine neden olabilirken, yüksek protein tüketiminin hiperlipidemiyi artırdığı ve özellikle çocuk ve adolesanlarda, insülin artışı ve büyüme hormonu azalması ile birlikte erken yağlanmayı (adiposity rebound) desteklediği gösterilmiştir (37). Yağ: Enerjinin %25-30 u yağlardan gelmelidir. Eğer obez bireyin hiperlipidemisi yok ise bu yağın; 1/3 doymuş yağ asitlerinden, 1/3 ü tekli doymamış yağ asitlerinden ve 1/3 ü de çoklu doymamış yağ asitlerinden sağlanmalıdır. Hiperlipidemi mevcudiyetinde ise tekli doymamış yağ asitleri oranı azaltılmalıdır. Gereksinimden fazla alınan protein ve karbonhidratlar yağa çevrilerek adipoz dokuda depolanmakta ise de bu besin öğelerinin yağa dönüşüm elverişliliğinin düşük olduğu ve yağdan alınan enerjinin daha lipojenik olduğu ileri sürülmektedir (37). D Vitamini ve Kalsiyum: D vitamini yetersizliğinin glikoz tolerans bozukluğu için risk faktörü olduğu uzun süredir bilinmektedir. Tip 2 diyabetiklerde 25OHD düzeyi diyabetik olmayanlardan düşük bulunmuştur. Yapılan çalışmalarda glukoz toleransı normal olan normal tartılı kişilerde de 25OHD düzeyi ile insülin duyarlılığı arasında pozitif ilişki saptanmıştır ve 25OHD nin düşük düzeylerinin geniş popülasyonlarda metabolik sendrom için bağımsız bir risk faktörü olduğu sonucuna varılmıştır (38). Diyabetes mellitus açısından riskli hastalarda 25OHD düzeyi risk taşımayan hastalara göre daha düşük bulunmuştur. D vitamini yetersizliği diyabet için yüksek risk faktörü olan bozulmuş insülin salınımı ile ilişkilidir (39). Bir çalışmada D vitamini yetersizliğinin hücre işlevlerine olumsuz etkisi ile birlikte 25OHD düzeyleri ile insülin duyarlılığı arasında pozitif ilişki gösterilmiştir (38). ABD de şişman ve şişman olmayan erişkinlerde yapılan bir çalışmada D hipovitaminozu ve ikincil hiperparatiroidizm sıklığı araştırılmış ve BKİ nin artmasıyla D hipovitaminozu sıklığının arttığı görülmüştür. Bu çalışmada PTH nin 25OHD düzeyleri ile negatif ilişkili olduğu, klinikte önemli D vitamini eksikliklerinde ikincil hiperparatiroidi geliştiği gösterilmiştir. Ayrıca D hipovitaminozunun oluşumuyla birlikte gelişen iyonize kalsiyum düşüklüğü ve PTH artışı yağ dokusu artışından sorumlu tutulmuştur (40). PTH serum kalsiyum düzeyi düştüğünde salgılanarak kalsiyum dengesini sağlar. Kalsiyum metabolizmasının bozulması kilo alımı ile ilişkili bulunmuştur (29). Bu nedenle fazla kalsiyum alımı şişmanlıktan koruyucu olabilir (30). Bunun dışında düşük D vitamini alımı sonrası gelişen kalsiyum düşüklüğü kuzey Norveç popülasyonunda BKİ de artış ile ilişkili bulunmuştur (31). Vücuttaki D vitamini miktarının göstergesi olan 25OHD durumunun önemli oranda belirlediği PTH düzeyindeki artış, yağ hücreleri içine kalsiyum akışına neden olur. Bu hücrelerde kalsiyum birikimi yağ yapımını güçlendirir. Diyette kalsiyum alımının arttığı durumlarda PTH düzeyindeki azalmaya bağlı tartı kaybı gözlenmektedir. Yüksek PTH düzeylerinin şişmanlığa neden olması gibi bir görüş de vardır (29). Diyetteki kalsiyum enerji metabolizmasının düzenlenmesinde önemli rol oynar. Yüksek kalsiyum içeren diyet yağ hücrelerinde yağ birikimini azaltmaktadır. Şişman ve insülin direnci olan olgularda yağ hücrelerindeki hücre içi kalsiyumu yağ metabolizmasının düzenlenmesinde ve trigliserid depolanmasında anahtar rol oynamakta ve hücre içi kalsiyum artışı lipojenik gen ekspresyonuna, yağ yapımına ve yıkımın baskılanmasıyla yağ hücrelerinde yağ birikimine yol açmaktadır. Günümüzde düşük kalsiyum içeren diyete yanıt olarak kalsitriol yapımındaki artışın tetiklediği yağ hücrelerine kalsiyum akışının yağ birikimine neden olduğu düşünülmektedir. Bununla ilişkili olarak yüksek kalsiyumlu diyetlerle kalsitriolün baskılanması şişmanlığın tedavisinde ve şişmanlıktan korunmada ilginç bir hedef olarak görünmektedir. Bu görüşü transgenik farelerde düşük kalsiyumlu diyete yanıt olarak yağ hücrelerindeki agouti gen eks- 42

9 presyonundaki artışın (insandakine benzer özellikte) yüksek kalori alımındakine benzer şekilde yağ birikimiyle tartı alımına neden olduğunun ve yüksek kalsiyumlu diyetin ise yağ yapımını baskılayarak ve yıkımı hızlandırarak ısı üretimini artırdığının, yağ birikimi ve tartı alımını engellediğinin gösterilmesi desteklemektedir (32,41). Bebeklik Dönemi (0-1 yaş) Beslenme Tedavisi Bebeklik dönemindeki beslenme şekli çocuğun ileri yıllardaki beslenme alışkanlığını belirler. Anne sütü ile beslenmenin obezite oluşumunu önleyici etkisi iyi bilinmektedir (2). Çocuk her ağladığında biberon ile süt vermek, muhallebi gibi kaloriden zengin besinlere erken başlamak ve bunları fazla miktarda vermek çocuklarda şişmanlığa yol açan yanlış uygulamalardır (5). Ayrıca biberon ile beslenen çocuklarda, anneler şişede ne kadar yiyecek kaldığını görerek, çocuğun ne kadar yediğini görebilir, biberonu bitirme konusunda çocuğunu teşvik edebilir. Fakat emzirilen çocuklarda, kontrol çocuktadır (42). Arslan ve ark. ları (43) Ankara çevresinde 1500 çocuk ve annesinde yaptıkları obezite araştırması ve anne eğitimi çalışmasında (0-12 yaş çocuklar) çocukların %19.4 ünde persantilde, %6.1 i ise 95.persantil üstünde olduğu tesbit edilerek kilo fazlasının anne sütünün kesilmesi ve yardımcı gıdaların erken başlamasından kaynaklandığını, bu grupta eğitim ile çocuk kilolarında % arasında azalma olduğunu göstermişlerdir (Tablo 6). Tablo 6: Anne sütü ve kilolu olma durumu ISAAC Study (17) Anne Sütü ile Beslenme Kilolu Olma Durumu Hiç %17-4 <2 ay % ay % ay %8-13 Int J Obesity 25(11): 1644, Obez bebeklerde düşük kalorili diyetler ya da anne sütünden kesmek kesinlikle yanlıştır. Sadece yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltmek yeterlidir. Bunun için ek besinlere erken başlanılmamalı ve ayına göre besinler verilmelidir. Ek besin olarak unlu mamuller, muhallebiler, bisküviler, şeker, bal verilmemelidir. Ek besin miktarları fazla olmamalı ve yemesi için zorlanmamalıdır. Biberon yerine kaşık ile beslenmelidir. Hazır mamalara su yerine süt kullanılmamalıdır. Hazır mamalara ek olarak, bal, şeker, bisküvi katılmamalıdır (27). Okul Öncesi Dönemde Beslenme Tedavisi Bu yaş grubu çocuklar aile bireylerini taklit ederler. Bunun ailenin beslenme alışkanları değerlendirilmeli ve anne ve babanın beslenme alışkanlıkları değiştirmesi konusunda eğitilmelidir. Çocuğu önerilen beslenme alışkanlıkları aile bireylerini de dikkate alarak beslenme tedavisi verilmelidir. Ailenin çocuğun yedikleri ile diğer çocukları kıyaslamamalıdır. Oyun, masal ve ödüller çocuğun beslenme alışkanlıklarının gelişmesini engeller (43). Bunun için şeker ve yağ oranı yüksek besinler ödül olarak ya da çocuk istedi diye verilmemelidir. Çocuğun yaşına, kilosuna göre büyüme ve gelişmesi engel olmayacak beslenme önerileri verilmelidir. Düşük kalorili diyetler kesinlikle verilmemelidir. Bu dönemdeki çocukların posa ihtiyacı ergen ve yetişkinlere daha düşük olduğu için besinlerden alınan posa miktarı yeterlidir. Bu yüzden kepekli ekmek ya da besinlere kepek eklenmemelidir. Anaokullarında yapılan bir çalışmada, çocukların aşırı tuz, şeker ve yağın sağlıksız olduğunu bildikleri, ama yine de bu yiyecekleri tercih ettikleri saptanmıştır (40). Deney ortamında, Fisher ve Brich ortada olan yiyeceklerin yasaklanmasının, çocuğun bu yiyeceklere karşı isteğini ve bu yiyeceğe karşı isteğini ve bu yiyeceklerin alımını artırdığını göstermiştir (36). Bir çalışmada anne-babanın takibinin etkisi araştırıldı. Tüm çocuklar anne-baba tarafından takip edilirken bir gruba yalnız oldukları diğer gruba ise anne-babaların onları izlediği söylendi. Yalnız olduklarını düşünen çocuklar, takip edildiklerini bilen çocuklara göre daha fazla sağlıksız yiyecekler seçtikleri ve bu çocuklarda total kalori alımının daha fazla olduğu saptandı (35). 5 yaşındaki kız çocuklarının ve anne babalarının yeme davranışları değerlendirildi ve çocukların, anne babaların isteklerini düşündüklerinin tam tersini yaptıkları saptandı (38). Anne-babalara ve çocuklara iyi beslenmenin öneminin öğretilmesinin, beslenme davranışında düzelmeye yol açmayacağı gösterildi. Beslenme ile ilgili bilgi, ortamda mevcut olan yiyeceklerden daha az önemli bulunmaktadır. Anne ve babalara sahip oldukları beslenme bilgisini nasıl kullanacaklarını öğretmek daha yararlı olabilir. Doğal olarak sağlanan ortam, beslenme kuralları ile uyumlu olduğu zaman, çocuklar bu kurallara daha çok uyacaktır. Tüm aile için sağlıklı beslenme konusunda model oluşturmak, diyet konusunda önerilerde bulunurken sadece fazla kilolu çocuğa yönelmemek gerekir. Anne- babalar tıpkı evde sigara içilmesine izin verilmemesi gibi, sağlıksız yiyecekleri eve sokmama kararı alabilirler (33). Fransa ve İtalya da yapılan çalışmalarda erken dönem diyet eğitimi ve pre- 43

10 ventif uygulama ile çocuk obezitesinde %30 önleme olduğu bildirilmektedir. Okul Dönemi ve Adolesan Dönemde Beslenme Tedavisi Yedi yaş ve daha büyük çocuklarda eğer obezitenin ikincil komplikasyonu yok ise ve BKİ persantil arasında ise ağırlığın korunmasının devamı uygundur. Fakat Amerikan Pediatri Akademisi bu yaş grubunda BKİ persantil arasında olup obezitenin akut olmayan sekonder komplikasyonuna sahip olan ve BKİ 95. persantil ve üzerinde olan çocuklarda ağırlık kaybının hedeflenmesini önermektedir (25). Hafif şişmanlarda olması gereken ağırlığa uygun dengeli bir diyet verilir. Ağır şişmanlarda ise, kısa süreli enerji sınırlaması yapılır. Ancak bu, çocuğun olması gereken ağırlığa göre verilmesi gereken enerjinin %60 ından daha az olmamalıdır, çocuğun vitamin ve mineral gereksinmeleri karşılanmıyorsa ekleme yapılmalıdır. Düşük enerjili diyetlerin uzun süre kullanılması zor ve yanlıştır. Kişinin kısa sürede diyeti bırakmasına neden olmaktadır. Yeterli ve dengeli diyetlerin kabulü daha kolay, kullanım süresi daha uzundur (25). Bir çalışmada, kızların diyetsel kısıtlanması, anne babanın daha fazla yeme konusundaki baskısının algılanması ile ilişkili idi ve kızların baskılanmamış olarak yemek yemesi anne-babaların bu yiyeceklerin yasaklamasının algılaması ile ilişkili bulundu. Ayrıca, kızların 1/3 ü, 5 yaşında iken yemeklerinin kısıtlandığını bildirmişlerdir ve 3/4 ü istenilen yiyecekler sunulduğu zaman baskılanmamış yeme bildirmişlerdir. Baskılanmayan yemek açısından genetik öğe olabilir ve diyetsel baskılanmama ile savaşan anneler, bu hassasiyeti çocuklarına genetik olarak geçirmiş olabilirler (39) sınıfların değerlendirildiği uluslararası çalışmada, kilo vermek için öğrencilerin %32 sinin öğün atladığı, %22 sinin kendini aç bıraktığı, %7 sinin zayıflama hapı kullandıkları, %5 inin yemekten sonra kusma eğilimine girdiği, %3 ünün ise laksatif kullandıkları saptanmıştır. Bu dönemde yapılması gerekenler (25): Düşük ve çok düşük enerjili diyetler kesinlikle uygulanmamalıdır. Büyümenin yeniden hızlandığı bu evrede bu tür diyetler büyüme ve gelişmeyi engeller. Ayrıca düşük kalorili diyetler B grubu vitaminleri, kalsiyum, demir gibi besin öğelerinden yetersiz olduğundan önerilmez. 44

11 Yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmelidir. Günlük enerji olması gereken ağırlığa göre hesaplanmalıdır. Öğün atlanmamalı, öğün sayısı arttırılmalı, öğünlerde dört besin grubundan alınması sağlanmalıdır. Günlük enerjinin %15-25 i kahvaltıda, %25-35 i öğle ve akşam yemeklerinde, %10-15 i ise kuşluk, ikindi ve gece öğünlerinde verilmelidir. Sebze-meyve tüketimi, tam taneli unlu besinlerin, kuru baklagillerin tüketimi arttırılmalıdır. Yiyeceklere kepek eklenmemelidir, aşırı posa tüketiminden kaçınılmalıdır. Yağ ve şeker içeriği yüksek besinler önerilmemelidir. Fiziksel aktivite arttırılmalıdır. Beslenme Eğitimi Horne ve ark. ları çocukları (44) yaşıtlarının yer aldığı videolar ile ödüllerle tüketime teşvik edilmelerinin etkili olacağını ileri sürmüştür ( peer modelling+rewards ). Bu çalışmada 5-11 yaş arası çocuklar 4 ay izlenmiş, Food Dudes programı uygulanmış eğitim verilmeyen okul ile karşılaştırılmıştır. Food Dudes programında, yaşlarında 4 tane kahraman çeşitli meyve ve sebzeleri keyifle tüketmektedirler ve bu görüntüleri çocuklar izlemekte aynı zamanda şarkılar ile meyve ve sebzelerin yararlı etkilerinin olduğu vurgulanmaktadır. Yapıştırmalar, çıkartmalar, kalem ve silgiler de çocukların belirtilen miktarda meyve ve sebzeyi tüketmesi ile hediye edilmektedir. Ayrıca öğretmenler sınıfta çocuklara Food Dudes kahramanları ile ilgili yazılar okumaktadır. Hem yaşıtlarının yer aldığı görüntüler hem ödüller çocukların meyve ve sebzelerin tadına sürekli bakmalarını sağlamaktadır. Böylece besinlerin beğenilirlikleri ve tüketimleri de artmaktadır. Ayrıca bu program çocukların meyve ve sebzeler hakkında konuşmasını sağlamakta ve bu da besinlerin tüketimini arttırmaktadır. Meyve tüketimi başlangıçta %36 olup çalışma sonunda %61 e çıkmıştır. Sebze tüketimi %44 olup, çalışma sonunda %59 a çıkmıştır. Başlangıçta en az tüketenler çocukların %38 i, %4 tüketirken izlem sonrası %48 tüketmektedir, bu da 10 kat artışın olduğunu göstermektedir. 402 çocuk ile ilk olarak yürütülen bu çalışmada çocukların öğle yemeğinde, ara öğünlerde ve evdeki tüketimleri artmıştır. Bu çalışmada doğru eğitimler ile çocukların tüketmedikleri besinleri tüketmelerinin sağlanabileceği, görüntüler içeren bilgilerin ve çocuklara besinlerle ilgili hikâyeler anlatılarak o besini tüketmelerine teşvik edilmeleri ile sevilmeyen besinlere olan ilgi arttırılarak tüketimin sağlanacağı saptanmıştır (44). Televizyon çocukların hayatında çok fazla yer tutmakta ve çocuklar günde ortalama 3 saat televizyon izlemektedirler. Bu nedenle çocukların televizyonda gördükleri şeker, tuz ve doymuş yağ içeriği yüksek olan sağlıklı tercihlere yönelmesi meyve sebze tüketiminin azalmasına neden olmaktadır. Reklamlarda yer alan sağlıksız besinler gibi sağlıklı seçeneklerin de görsel şekilde çocuklara sunulması tüketimlerine olumlu katkılar sağlayacaktır (44). Çocuklara sevmedikleri bir besinin tümünü tüketmelisin demek yerine, sadece tadını bak demek daha olumlu sonuçlar sağlamaktadır. Yemeye zorlama çocukta stres, korku ve endişeye neden olmaktadır. Bu yüzden çocukların besin tercihinde yapılabilecek en önemli etken oyunlarla sebze ve meyvelerin tadına bakmalarının sağlanmasıdır. Ödüller tüketime teşvik etse de besinlerin beğenilirliğini azaltmaktadır (37). Moore ve ark. ları (45) yaptığı çalışmada 3-5 yaş arası çocuğu olan 12 anne ile görüşmüştür. Bu çalışmada ailelerin çocukların yeni besin tüketimini sağlarken kullandıkları stratejiler sorgulanmıştır ve sıklıkla başvurulan yöntemin model gösterme olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çocuklarının yemesini sağlamak için anneler çocukları ile beraber o besini tüketmektedirler, herkese aynı yemekler servis edilmekte ve yemeğin lezzeti hakkında çocuğa bilgi verilmektedir. Aileler orta derecede baskı ile de besinlerin tüketimini sağlamaya çalışmaktadır. Tatlı, televizyon izleme gibi ödüllere ek olarak, ısrar etmekte, tehdit ve ceza yöntemleri, ödülün geri alınması gibi yöntemlerle de çocuklar yemeye zorlanmaktadırlar. Bazı aileler çocukların sevdiği besinleri eve almayarak, çocukların fast-food tüketimini sınırlandırarak yemek yemelerini sağlamakta ve böylece çocukları sağlıksız seçeneklerden uzak tutmaya çalışmaktadırlar. Anneler ayrıca çocuklara sevdikleri ve sevmedikleri besinleri beraber servis etmekte, farklı sunumlar hazırlamakta, sebzelerin çocuk tarafından fark edilmediği yemeklerin hazırlanması az miktarda sebze tüketmelerini sağlamaktadır (45). Tekrar tadına bakarak tüketimin sağlanması az tercih edilen bir yöntem olmaktadır. Çocukların yeni bir besini görünce kokusuna veya yapısına bakarak yemeyi reddettikleri belirlenmiştir. Bu davranışlar aynı zamanda annenin meyve sebze tercihi, şeker kullanımı ile ilgili olarak da değişmektedir. Moore ve ark. ları (45) yaptığı çalışmada görüldüğü üzere aileler besinin tadına maruz kalma ile besinlerin tercihinin artacağından habersizdirler. Ailelerin amacı çocukların sağlıklı yeme alışkan- 45

12 lıkları kazanmasından çok, fazla besin tüketiminin sağlanmasıdır (45). Çocuk ve Ergen Obezite Tedavisinde Oluşan Engellerin Belirlenmesi ve Önlenmesi Protokolü Besin tüketimi kaydı Fiziksel aktivite kaydı ve sedanter alışkanlıklarının tespiti Medikal durumun ve eşlik edenlerin tespiti Psikolojik durumun değerlendirilmesi -Davranışsal fonksiyon -Duygusal Fonksiyon - Anne-baba yetenekleri - Ailenin tedaviyi destekleyecek şekilde dahil edilmesi - Hastayı ve aileyi motive edici faktörler - Beslenme ve aktivite ile ilgili kültürel görevlerinin belirlenmesi - Beslenme ve aktivite üzerindeki etkilerinin gözetlenmesi Tedavi Tedavide kullanılacak terimler hakkında bilgilendirme, Ölçülebilir, ulaşılabilir, spesifik nedenlerin belirlenmesi, Hedeflerin olumsuz etkileyen engeller ve durumlarına göre hedeflerde düzeltmelerin yapılması, Bir dahaki ilk görüşmeye kadar öncelikle hedeflerin belirlenmesi ve 1 ile 3 adet hedef üzerinde anlaşma sağlanması, Aile ve çocuk/ergen tarafından hedefleri konu alan yazıların takip edilmesi, Bir sonraki görüşmede, hedeflerin tekrar özetlenmesi, hedeflere giden aşamaların grafiğe yansıtılması, Öncelikli hedefler listesinden en fazla 3 adet alacak şekilde seçim yapılması, Verilen kilolar korunana kadar ilk 3-6 ay ayda 1 kez sonrasında kazanımına engel olmak için yılda 3 veya 4 kez takip edilmesi, Programın başarı ile tamamlanması, Okul Menüleri ve Kantinler Çocuk ve ergenler en az bir öğün okulda yemektedirler. Okulda sunulan menülerin yeterli ve dengeli beslenme kuralları içerisinde olması, yaş gruplarına göre günlük enerji ve besin öğelerini karşılayacak düzeyde planlanması önlenmelidir. ABD de ADA koordinasyonlu Sağlıklı Okul Menüleri Programları yürütülmektedir Okul menülerinde sebze-meyve, kurubaklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, tam taneli ürünler ve yağsız sütyoğurt eklenmesi, 2005 Amerikalılar için Beslenme Klavuzuna uygun beslenme politikalarının okul menülerine uyarlanması, yaş gruplarına göre uygun porsiyonların oluşturulması, menüdeki tuz ve yağ oranlarının düşürülmesi, yüksek yağlı besleyici değeri olmayan besinlerin menülerden çıkarılması, enerji yoğunluğu yüksek içeceklerinin yerine şekersiz besleyici değeri yüksek sağlıklı içeceklerinin konulması, çocuk ve ergenin okul menüsüne katılmasını sağlamak ve maliyeti düşük besleyici değerlerinin uyarlanması US Department of Agriculture s ile Beslenme Eğitimi Takımı oluşturulmuş ve okul menülerinin denetimini, çocuk ve ergenlere sağlıklı beslenme eğitimi verilmesi yürütülmektedir (46). Kaynalar 1. States of Arkansas. The impact of obesity: economics, health, prevention and treatment. Presented by Obesity Task Force, Available online at:htpp://www.brfss.arkansas. gov/pdf/obesity_report.pdf. 2. Cinaz P, Bideci A. Obesite. In: Günöz H, Öcal G, Yordam N, Kurtoğlu S, eds. Pediatrik Endokrinoloji, 1. Basım. Pediatrik Endokrinoloji ve Oksoloji Derneği Yayınları 1: Kalkan Matbaacılık, 2003: Dündar Y, Evliyaoğlu O, Hatun Ş. Okul Çocuklarında Boy Kısalığı ve Obesite: İhmal Edilen Bir Sorun. Türkiye Klinikleri Pediatri 2000; 9: Günöz H, Saka N, Darendeliler F, Bundak R. Büyüme, Gelişme ve Endokrin. In: Talat Cantez, ed. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları. İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri, 2003: Günöz H, Saner G, Demirkol M, Gökçay G, Hüner G, Garibağaoğlu M. Beslenme ve Beslenme Bozuklukları. In: Neyzi O, Ertuğrul T, eds. Pediatri, 3.Baskı. Ankara: Nobel Tıp Kitapevleri, 2002: Charney E, Goodman HC, McBride M. Childhood antecedents of adult obesity: Do chubby infants become obese adult? N Eng J Med 1976; 95: Fomon SJ. Nutrition of normal infants. Mosby: St.Louis Laron Z. Increasing incidence of childhood obesity. Pediatr Endocrinol Rev 2004; 1 (Suppl 3): Gürel FS. ADÜ Tıp Fakültesi Dergisi 2001; 2 (3): Birch LL, Davison KK. Family environmental factors influencing the developing behavioral controls of food intake and childhood overweight. Pediatrics Clinics of North America 2001; 48 (4): Whitaker RC, Dietz WH. Role of the prenatal environment in the development of obesity. J Pediatr 1998; 132: Strauss RS. Effects of the intrauterine environment on childhood growth. Br Med Bull 1997; 53: Daniels SR, Arnett DK, Eckel RH, et al. Overweight in children and adolescents: Pathophysiology, consequences, prevention and treatment. Circulation 2005; 111: Schwartz MB, Puhl P. Psikoloji bölümü, Yale Üniversitesi New Haven, CT, ABD

13 15 Birch LL. Development of food accetance patterns. Develop Psyc 1990; 26: Puhl R, Schwatz MB. If you are good you can have a cookie: How memories of childhood food rules link to adult eating behaviors. Eating Behaviors Dickinson R, Leader S. Consumers International, A spoonful of sugar. Television food advertising aimed at children: an international comparative survey. 43a. Television and food choice. MAFF R & D and surveillance report 1999; No: Horgen KB, Choate M, Brownell KD. Television food advertising: Targeting children in a toxic environment. In: Singer DG, Singer JL, eds. Handbook of Children and Media. Sage: Thousand Oaks, CA, 2001: McNeal J. Kids as customers: a handbook of marketing to children. Lexington Books: Lexington, MA, Schaefer CE, DiGeronimo TF. Toilet training without tears. Revised edition. Signet: New York, Gallo AE. Food advertising in the United States. America s Eating Habits: Changes and Consequences. Food and Department of Agriculture Yiğit H, Ertekin V, Altınkaynak S. Çocukluk çağında obesite. Sendrom 2002; 14: Durukan P. Fiziksel Aktivite ve Psikososyal Faktörlerin Obesite Üzerine Etkisinin Değerlendirilmesi. Uzmanlık Tezi, Ankara Babaoğlu K, Hatun Ş. Çocukluk çağında obesite. STED 2002; 11: Köksal G, Gökmen Özel H. Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Obezite. Birinci Basım : Şubat 2008, Sağlık Bakanlığı Yayın No: Kandemir N. Obezitenin sınıflandırması ve klinik özellikleri. Katkı Pediatri Dergisi 2000; 21 (4): Arslan P. Turkish Journal of Endocrinology and Metabolism 2003; (Suppl 2): Şenol S. Obezitenin psikososyal yönü ve tedavisi. Pediatrik Endokrinoloji ve Oksoloji Derneği Eğitim Kursu-1, Çocuk ve Ergen Obezitesi, Pediatrik Endokrinoloji ve Oksoloji Derneği, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı, 3 Mayıs 2002, Ankara s: Zemel MB, Shi H, Greer B, Dirienzo D, Zemel PC. Regulation of adiposity by dietary calcium. FASEB J 2000; 14: Heaney RP, Davies KM, Barger-Lux MJ. Calcium and weight: clinical studies. J Am Coll Nutr 2002; 21: Kamycheva E, Joakimsen RM, Jorde R. Intakes of calcium and vitamin D predict body mass index in the population of Northern Norway. J Nutr 2002; 132: Zemel MB. Mechanisms of dairy modulation of adiposity. J Nutr 2003; 133: Baş M. Dinamik Beslenme Modeli. Çocuk ve Ergen Obezite Kurs Kitabı 2009: Cinaz P, Bideci A. Obezite. In: Günöz H, Öcal G, Yordam N, Kurtoğlu S, eds, Pediatrik Endokrinoloji, 1.Basım. Pediatrik Endokrinoloji ve Oksoloji Derneği Yayınları: 1, 2003: Cook S, Weitzman M, Auinger P, Nguyen M, Dietz WH. Prevalence of a metabolic syndrome phenotype in adolescents: findings from the third National Health and Nutrition Examination Survey, Arch Pediatr Adolesc Med 2003; 157: Viner RM, Segal TY, Lichtarowicyz-Kyrnska E, Hidmarsh P. Prevalence of insulin resistance syndome in obesity. Arc Dis Child 2005; 90: Wardle J, Cooke JL, Gibson EL, Sapochnik M, Sheiham A, Lawson M. Increasing children s acceptance of vegetables; a randomized trial of parent-led exposure. Appetite 2003; 40: Chiu KC, Chu A, Go VL, Saad MF. Hypovitaminosis D is associated with insülin resistance and cell dysfunction. Am J Clin Nutr 2004; 79: Boucher BJ, Mannan N, Noonan K, Hales CN, Evans SJ. Glucose intolerance and impairment of insulin secretion in relation to vitamin D deficiency in east London Asians. Diabetologia 1995; 38: Yanoff LB, Parikh SJ, Spitalnik A, et al. The prevalance of hypovitaminosis D and secondary hyperparathyroidism in obese black Americans. Clin Endocrinol 2006; 64 (5): Shi H, Douglas D, Zemel MB. Effects of dietary calcium on adipocyte lipid metabolism and body weight regulation in energy- restricted ap2-agouti transgenic mice. FASEB J 2001; 15: Birch LL, Fisher JO. Development of eating behaviors among children and adolescents. Pediatrics 1998; 101: Arslan P, Bozkurt N, Karaağaoğlu N, Mercalıgil S, Akal S. Yeterli ve Dengeli Beslenme ve Sağlıklı Zayıflama Rehberi. Özgür Yayınevi: İstanbul, Horne PJ, Tarper K, Lowe CF, Hardman CA, Jackson MC, Woolner J. Increasing children s fruit and vegetable consumption: a peer-modelling and rewards-based intervention. European Journal of Clinical Nutrition 2004; 58: Moore SN, Tarper K, Murphy S. Feeding strategies used by mothers of 3 5-year-old children. Appetite 2007; 49: Miller CH. A practice perspective on the third school dietary asseement study. Evaluation s vital in healfier school meals.jada 2009; 109 (2): Childhood Obesity Prevention and Treatment American Academy of Pediatrics. Pediatrics 2005; 116 (1):

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ dokusunun oranı; Yetişkin erkeklerde % 12 15, Yetişkin kadınlarda %20 27 arasındadır. Bu oranların

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler:

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler: Obezite alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasıyla oluşur. Bunu genetik faktörler, metabolizma hızı, iştah, gıdaya ulaşabilme, davranışsal faktörler, fiziksel aktivite durumu, kültürel faktörler

Detaylı

Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır

Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır OBEZİTE Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Kliniği

Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Kliniği Şişmanlık Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Kliniği Tanım Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Obezite VKİ > 95 persantil Kilolu olmayı VKİ 85-95 persantil VKİ = ağırlık (kg) / boy

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır. Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz Diyetisyen Serap Orak Tufan İstanbul 2015 NEDEN OKULA GİDERİZ? PEKİ NEDEN YEMEK YERİZ? Hastalanmamak için Daha Güçlü olmak için Daha çabuk büyümek için Karnımızı

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

Çocukluk Çağı Obezitesi

Çocukluk Çağı Obezitesi Çocukluk Çağı Obezitesi Prof. Dr. Hilal Özcebe Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü hozcebe@hacettepe.edu.tr Çocuklarda Obezite Son yıllarda önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmesi Gelişmiş

Detaylı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı HASTA BİLGİLENDİRME FORMU HİPERLİPİDEMİ Hiperlipidemi; kanda çeşitli yağların yüksekliğini

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

OBEZİTENİN ÖNLENMESİNDE BESİN SANAYİNİN ROLÜ

OBEZİTENİN ÖNLENMESİNDE BESİN SANAYİNİN ROLÜ OBEZİTENİN ÖNLENMESİNDE BESİN SANAYİNİN ROLÜ Türkiye Obezite ile Mücadele ve Kontrol Programı Eğiticilerin Eğitimi Toplantısı 4 8 Ekim 2010, Antalya Dr. Dyt. Zehra Büyüktuncer Hacettepe Üniversitesi Sağlık

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

SÜT, OYUN, OKUL VE ERGENLİK DÖNEMİNDE BESLENME - 2

SÜT, OYUN, OKUL VE ERGENLİK DÖNEMİNDE BESLENME - 2 SÜT, OYUN, OKUL VE ERGENLİK DÖNEMİNDE BESLENME - 2 OKUL ÇOCUĞUNUN BESLENMESİ Okul çağı 7-12 yaş arasıdır. Bu dönem, adölesan (ergenlik) dönemine göre oldukça sakin, sınırlı değişimlerin olduğu bir zamandır.

Detaylı

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler; kemik

Detaylı

Çocuğumun Obezite Sorununa Karşı Nasıl Önlem Alabilirim?

Çocuğumun Obezite Sorununa Karşı Nasıl Önlem Alabilirim? Çocuğumun Obezite Sorununa Karşı Nasıl Önlem Alabilirim? Çocuklarda yeme ile ilgili olarak ortaya çıkan, ancak anoreksiyanın arkasında kalmış bir sorundur. Özellikle de erişkinlerdeki obezite ile ilgili

Detaylı

Ergenlik döneminin gelişimsel özelliklerini konu edinen bir çok çalışma olmasına rağmen dönemin temel özellikleri ve yaş sınırları gibi konularda çok

Ergenlik döneminin gelişimsel özelliklerini konu edinen bir çok çalışma olmasına rağmen dönemin temel özellikleri ve yaş sınırları gibi konularda çok Ergenlik döneminin gelişimsel özelliklerini konu edinen bir çok çalışma olmasına rağmen dönemin temel özellikleri ve yaş sınırları gibi konularda çok farklı görüşler vardır. Dünya Sağlık Örgütünün tanımına

Detaylı

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD.

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. OBEZİTE VE DEPRESYON Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. Obezite nedir? Obezite BKİ>30 kg/m² Çoğul etyolojili Kronik Tekrarlayıcı Yaşam kalitesini bozan Çeşitli

Detaylı

Araş.Gör.İnci Türkoğlu Araş.Gör.Neslihan Ülger Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Araş.Gör.İnci Türkoğlu Araş.Gör.Neslihan Ülger Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araş.Gör.İnci Türkoğlu Araş.Gör.Neslihan Ülger Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Genel Bilgiler Hasta Adı: Cinsiyet: B.Y. Kadın Yaş: 40 Eğitim: Meslek: Lise

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ İstanbul Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ Dr. Dyt. Cemile İdiz Ne yemeliyim? DİYABET Tatlı meyve yeme!! Limon şekeri düşürür

Detaylı

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI Türkiye beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahiptir. Ülkemizde halkın beslenme

Detaylı

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet Chapter 10 Summary (Turkish)-Özet Özet Vücuda alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda ortaya çıkan obezite, günümüzde tüm dünyada araştırılan sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin görülme

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI Ekmek, diğer tahıllar ve patates Meyve ve sebzeler Et, balık ve alternatifleri Yağ ve şeker oranı yüksek yiyecek ve içecekler Süt ve süt ürünleri Sağlıklı beslenme tabağı insanların

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

DAVRANIŞSAL KİLO KONTROLÜ VE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

DAVRANIŞSAL KİLO KONTROLÜ VE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Kilo alma karışık mekanizmaların sonucudur. Genetik, fizyolojik, çevresel ve davranışsal öğelerin bir karışımıdır. Sanıldığının aksine, psikolojik sorunların aşırı kiloya neden olmadığı, tam tersine aşırı

Detaylı

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1 YETERLİ ve DENGELİ BESLENME PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ OKUL ÇAĞINDA BESLENME Okul çağı dönemi, büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, besin

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

PROF. DR. ERDAL ZORBA

PROF. DR. ERDAL ZORBA PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler, kemik mineral yoğunluğundaki artış, beden suyundaki değişimler,

Detaylı

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi büyüme ve gelişme geriliği diş çürükleri zayıflık ve şişmanlık okul çağı çocuk ve gençlerde demir yetersizliği anemisi 0-5 Yaş Grubu Çocuklarda iyot yetersizliği hastalıkları vitamin yetersizlikleri raşitizm

Detaylı

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ Dr. Sema ÖZBAŞ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanı Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk

Detaylı

OBEZİTE NEDİR? Erkeklerde %20,5 Kadınlarda ise % 41,0 Toplamda % 30,3 olarak bulunmuştur. İstanbul 33,0 Orta Anadolu 32,9

OBEZİTE NEDİR? Erkeklerde %20,5 Kadınlarda ise % 41,0 Toplamda % 30,3 olarak bulunmuştur. İstanbul 33,0 Orta Anadolu 32,9 OBEZİTE NEDİR? Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır. Günlük yaşamda bireylerin (gebe, emzikli, bebek, okul çocuğu, genç,

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar

TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar EKMEK REYTINGI EN YUKSEK BESIN Ekmek KİLO ALDIRIYOR Ekmeğin üzerine SAĞLIĞA ZARARLIDIR yazılmalı (19.03.2013 Sabah Gazetesi) Ekmek

Detaylı

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Bu sunu Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hayatboyu Öğrenme Programı Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen Eğitim Toplantıları için hazırlanmıştır.

Detaylı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı Dengeli Beslenme Yaşamımız boyunca sürekli büyürüz. Bebeklikten itibaren sağlıklı bir şekilde büyümek ve gelişmek için düzenli, dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Beslenmek yani yemek yemek günlük

Detaylı

BESLENME VE SPOR. E.Ü.T.F Hastanesi Başdiyetisyeni Dilay Çopuroğlu

BESLENME VE SPOR. E.Ü.T.F Hastanesi Başdiyetisyeni Dilay Çopuroğlu BESLENME VE SPOR E.Ü.T.F Hastanesi Başdiyetisyeni Dilay Çopuroğlu BESLENME VE SPOR Yeterli ve dengeli beslenmenin bir sporcunun başarısını garanti etmediği ancak yetersiz ve dengesiz beslenmenin bazı sağlık

Detaylı

SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ HAZIRLAYAN:FZT.MELTEM ERASLAN DANIŞMAN:PROF.DR.İSMET MELEK Obezite (şişmanlık),vücutta aşırı ölçüde

Detaylı

Diyabet ve komplikasyonlarıyla. yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, r. Lao Tzu MÖ 600

Diyabet ve komplikasyonlarıyla. yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, r. Lao Tzu MÖ 600 İki veciz söz s Diyabet ve komplikasyonlarıyla yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, tek bir adımla başlamak zorundadır. r. Lao Tzu MÖ 600 Şeker Hastalığı; Ülkemizde;

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZĠTESĠ VE BESLENME. Dyt.Seyran Seçil KURAL

ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZĠTESĠ VE BESLENME. Dyt.Seyran Seçil KURAL ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZĠTESĠ VE BESLENME Dyt.Seyran Seçil KURAL Ana Hedef Sağlıklı bireylerden oluşan sağlıklı bir topluma ulaşmaktır. Amaç Örgün ve yaygın eğitimde obezite ile mücadele konusunda, okul öncesi

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

OBEZİTE (ŞİŞMANLIK) Diyetisyen Emel DEMİRCİ Tokat Halk Sağlığı Müdürlüğü

OBEZİTE (ŞİŞMANLIK) Diyetisyen Emel DEMİRCİ Tokat Halk Sağlığı Müdürlüğü OBEZİTE (ŞİŞMANLIK) Diyetisyen Emel DEMİRCİ Tokat Halk Sağlığı Müdürlüğü Son yıllarda tüm dünyada obezitenin görülme sıklığı giderek artmaktadır Dünyada Durum 2000 Obezite : 300 Milyon Fazla Kilolu :

Detaylı

SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ

SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ SPORCU BESLENMESİ SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ Yeterli ve dengeli beslenmenin bir sporcunun başarısını garanti etmediği, ancak yetersiz ve dengesiz beslenmenin bazı sağlık problemlerine ve performans

Detaylı

HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ

HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ Hiperlipidemi; kanda çeşitli yağların yüksekliğini ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bu çeşitli yağ tipleri kolesterol, trigliserid, LDL-kolestroldür.

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK; Fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. BESLENME; Büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Diyabette Beslenme. Diyabet

Diyabette Beslenme. Diyabet Diyabette Beslenme Diyabet BR.HLİ.044 Diyabet Hastası Nasıl Beslenmeli? Halk arasında şeker hastalığı olarak adlandırılan diyabet, düzenli beslenme programı gerektirir. Düzenli ve bilinçli bir beslenme

Detaylı

TAMAMLAYICI BESLENME Prof.Dr Sevin Altınkaynak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

TAMAMLAYICI BESLENME Prof.Dr Sevin Altınkaynak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı TAMAMLAYICI BESLENME Prof.Dr Sevin Altınkaynak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı 1 / 29 Tanım Tamamlayıcı beslenme DSÖ tamamlayıcı beslenmeyi; 6. aydan sonra anne sütü yanında diğer Sadece anne

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

Uzm.Dyt. Rukiye BOZBULUT GAZİ ÜN. TIP FAK. HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ BİLİM DALI

Uzm.Dyt. Rukiye BOZBULUT GAZİ ÜN. TIP FAK. HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ BİLİM DALI Uzm.Dyt. Rukiye BOZBULUT GAZİ ÜN. TIP FAK. HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ BİLİM DALI OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARINDA BESLENME YETERLİ VE DENGELİ BESLENME Karın doyurmak yada açlık duygusunu bastırmak değildir. Sevilen

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

Sağlık deposu meyveler

Sağlık deposu meyveler Yaz Mevsiminde Sağlığın Anahtarı: Yaz Meyveleri Meyveler, sağlık için ne kadar önemli olduğunun bilinmesine rağmen; pek çok kişi tarafından yeterli miktarlarda tüketilemiyor. Yaz ayları ise meyve çeşitliliği

Detaylı

5. Sınıf Fen ve Teknoloji

5. Sınıf Fen ve Teknoloji KONU: Besinler ve Dengeli Beslenme Besinlerin gerekliliği Bütün canlılar büyümek, gelişmek, ve yaşamını sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmek için beslenmeye ihtiyaç vardır. Canlılar koşmak, yürümek

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ. Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü

21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ. Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü 21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü 1 OKULDA DİYABET PROGRAMI www.okuldadiyabet.org DİYABET VE OBEZİTE 2 KAN ŞEKERİ, İNSÜLİN VE DİYABET

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği

ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği Diyabet Nedir? Önce Hastalığımızı Tanıyalım! Şeker Glikoz Karbonhidrat! İnsülin!

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

Kanser Hastalarında Beslenme

Kanser Hastalarında Beslenme Kanser Hastalarında Beslenme Tedavi Öncesi, Tedavi Süresince ve Tedavi Sonrası Beslenme İpuçları Uzm.Dyt.Elvan YILMAZ AKYÜZ Hedefler Sağlıklı kiloyu korumak Vücudun onarımını ve tedavisini sağlayan sağlıklı

Detaylı

DiYABET VE BESLENME N M.-

DiYABET VE BESLENME N M.- DiYABET VE BESLENME Diyabet tedavisinin amacı;kan şekeri kontrolünü sağlayarak diyabetin seyrinde gelişebilecek bozuklukları (komplikasyonları) önlemek veya geciktirmek; böylece yaşam kalitenizi yükseltmektir.

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ?

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı

Detaylı

Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Kanser Hastalığına Eşlik Eden Kronik Hastalıklar-I Hipertansiyon

Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Kanser Hastalığına Eşlik Eden Kronik Hastalıklar-I Hipertansiyon Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kanser Hastalığına Eşlik Eden Kronik Hastalıklar-I Hipertansiyon HİPERTANSİYON Dr. Hatice ODABAŞ Yüksek Kan Basıncının Nasıl Bir Tehlikesi Vardır?

Detaylı

GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENMEYE DESTEK VERİYORUZ

GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENMEYE DESTEK VERİYORUZ GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENMEYE DESTEK VERİYORUZ 1 2 SAĞLIKLI BESLENMEYE DESTEK VERİYORUZ Toplumun sağlıklı yaşaması ve ekonomik yönden gelişmesi onu oluşturan bireylerin sağlıklı olmasına

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Beslenme ve Sağlık Beyanları

Beslenme ve Sağlık Beyanları Beslenme ve Sağlık Beyanları PROF. DR. SİBEL KARAKAYA E.Ü. MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BESLENME BİLİM DALI 12-14 KASIM 2014 Resmi Gazete Tarihi: 29.12.2011 Resmi Gazete Sayısı: 28157

Detaylı

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir.

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir. Doğru beslenme için karbonhidrat, yağ ve proteinler belirli oranlarda belirli miktarlarda düzenli olarak alınmalıdır. Alınan kalori verilen kaloriden fazla olduğu zaman kilo alımı başlar. Her gün yenilen

Detaylı

İŞÇİLERDE, SPORCULARDA VE YAŞLILARDA BESLENME

İŞÇİLERDE, SPORCULARDA VE YAŞLILARDA BESLENME İŞÇİLERDE, SPORCULARDA VE YAŞLILARDA BESLENME Besinlerle alınan enerjinin başlıca kaynağı olan besin öğeleri proteinler, karbonhidratlar ve yağlardır. Enerji gereksinimi ne olursa olsun, günlük alınan

Detaylı

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein,

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, karbonhidrat, yağ ve enerji ihtiyacınızı karşılayacaktır. * Bu

Detaylı

Yaşlı Diyabetik Hastanın Beslenme Tedavisi

Yaşlı Diyabetik Hastanın Beslenme Tedavisi Yaşlı Diyabetik Hastanın Beslenme Tedavisi Prof.Dr. Neslişah Rakıcıoğlu Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 49. Diyabet Kongresi 20 Nisan 2013, Antalya TBT KİŞİYE

Detaylı

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı?

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı? Başarılı bir kilo verme ve daha da önemlisi bu kiloyu korumada en önemli anahtar egzersizdir. Kilo verdikten sonra egzersiz yapmayı bırakanlar yeniden kilo alırken, egzersize devam edenlerde bu ihtimal

Detaylı

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ Dünya da bir yanda obeziteyle mücadele yapılırken diğer tarafta açlıktan ölme noktasına gelen insanlara

Detaylı

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME NEDEN ÖNEMLİDİR? Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Gebelik öncesi ideal ağırlığında olan yetişkin kadınların ortalama 9-14 kg arasında (ayda 1-1,5kg)

Detaylı

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Bekleniyor Sağlık harcamalarında kısıtlama (dünya

Detaylı

DÜZEN SAĞLIK GRUBU OLARAK 14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ NEDENİYLE Farkındalık ve Koruyucu Sağlık İçin, Ekte belirtilmiş risk faktörlerini taşıyan 10 19 yaş arasındaki çocukların aileleriyle birlikte (anne,

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Sürdürülebilir Beslenme ve Geleceğin Gıda Gündemi

Sürdürülebilir Beslenme ve Geleceğin Gıda Gündemi Sürdürülebilir Beslenme ve Geleceğin Gıda Gündemi Dyt.Ece Nevra Durukan İstanbul Sağlık ve Beslenme Bienali, Sürdürülebilir Beslenme Beslenme ve kültürel ihtiyaçları karşılayan, aktif bir yaşam tarzını

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor.

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Sağlıklı çocuk izlemi: Çocuğun yaşına uygun ruhsal, fiziksel

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

SUNUM PLANI MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENOPOZDA GÖRÜLEN SORUNLAR MENOPOZ DÖNEMİNDE BESLENME İLKELERİ YAŞLILIKTA BESLENME

SUNUM PLANI MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENOPOZDA GÖRÜLEN SORUNLAR MENOPOZ DÖNEMİNDE BESLENME İLKELERİ YAŞLILIKTA BESLENME MENAPOZDA VE YAŞLILIKTA BESLENME SUNUM PLANI MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENOPOZDA GÖRÜLEN SORUNLAR MENOPOZ DÖNEMİNDE BESLENME İLKELERİ YAŞLILIKTA BESLENME YAŞLILIKTA BESLENME İLKELERİ YAŞAM BEBEKLİK

Detaylı

Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Diyabetik Ayağa Nasıl Bakıyor? Sağlık Bakanlığı Görüşü. Prof. Dr. Nurhan İNCE Türkiye Halk Sağlığı Kurumu

Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Diyabetik Ayağa Nasıl Bakıyor? Sağlık Bakanlığı Görüşü. Prof. Dr. Nurhan İNCE Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Diyabetik Ayağa Nasıl Bakıyor? Sağlık Bakanlığı Görüşü Prof. Dr. Nurhan İNCE Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Anahtar Gerçekler 2014 yılı, 18 yaş üzeri yetişkinlerde

Detaylı

İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA. Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu.

İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA. Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu. İŞYERİNDE SAĞLIĞI GELİŞTİRME ve PROGRAM PLANLAMA Prof.Dr.Ayşe Beşer Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ayse.beser@deu.edu.tr 1 HEDEFLER.Sağlığı, koruma ve geliştirme kavramlarını bilme İşyerlerinde

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Gamze AKBULUT. Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik ABD. gakbulut@gazi.edu.tr

Yrd. Doç. Dr. Gamze AKBULUT. Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik ABD. gakbulut@gazi.edu.tr Yrd. Doç. Dr. Gamze AKBULUT Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik ABD gakbulut@gazi.edu.tr 1977 yılında Ankara da doğdu. 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik

Detaylı

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Prof. Dr. Lemi İbrahimoğlu İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Gestasyonel Diyabetes

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği

Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği Ayfer Bayındır Şeyda Özcan İlhan Satman Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Koç Üniversitesi Hemşirelik

Detaylı