Yrd. Doç. Dr. Ayfer KÜÇÜK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yrd. Doç. Dr. Ayfer KÜÇÜK"

Transkript

1 BİLİM M TARİHİ VI. BÖLÜM: B İSLAM SLAM DÜNYASINDA D BİLİMB Yrd. Doç. Dr. Ayfer KÜÇÜK 1

2 İslamiyet'ten önce Arabistan uzun yüzyıllar gezgin kabile veya aşiretlerin yaşadığı bir bölgeydi. Musevilik ve Hıristiyanlıktan önce bölgede çoktanrılı ilkel bir din, yer yer putperestlik egemendi. M.S.570'te dünyaya gelen Hz. Muhammed, kırk yaşında kendisine vahiy edilen mesajını ("Allah tektir; Muhammed, O'nun peygamberidir") ilkin yalnız karısına ve çok yakınlarına açabildi. Bu mesaj daha geniş çevrelere duyurulunca Mekke'den Medine'ye göçmek zorunda kaldı (M.S.622). Burada da yakın ilgi ve anlayış gördü. Müslümanlık çok kısa zamanda benimsenme olanağı buldu. 2

3 Yeni inancın verdiği güçle Araplar askeri fetihlere girişmekte gecikmediler. M.S arasında Filistin, Irak, Suriye ve Mısır'ı ele geçirirler. Daha sonra doğuda İran ve Türkistan'a, batıda Kuzey Afrika'dan İspanya'ya kadar genişlediler. Baş döndürücü bir hızla dünyanın en büyük imparatorluklarından birini kurdular. 3

4 İslam dininin ortaya çıkışıyla tarihin parlak dönemlerinden biri başlamıştır. Arapların başlangıçta komşu ülkelerin fetihleriyle başlayan yayılmaları çok geçmeden bilim ve felsefede önemli gelişmelere sebep oldu. M.S.8. ve 12. yüzyıllar arasında geçen 400 yıllık dönemde bilim ve düşüncenin meşalesi, Atlas Okyanusu kıyılarından Kuzey Hindistan ve Orta Asya'ya kadar uzanan İslâm dünyasında yanmıştır. 4

5 İslam slam DünyasD nyasında nda Bilimin Gelişmesine Ortam Hazırlayan Faktörler: İslam uygarlığının çıkış noktası, esin ve otorite kaynağı, kutsal kitabı KURAN'dır. Sırf bu yüzden bile İslam biliminin ilk kaynağının Kuran olduğunu söyleyebiliriz. 5

6 Kuran sayesinde önce Araplar, sonra İslam'ı benimseyen diğer toplumlar, bir kimlik ve kendine güven duygusu kazanmış, kavimcilikten kurtulup evrensel bir bakış acısı oluşturmuş ve bu sayede Müslümanların geleneksel olmayan düşüncelere korkusuzca yaklaşabilmesi mümkün olmuştur. 6

7 Bunun yanısıra, Kuran'da bilgi (ilim) sahibi olmaya büyük önem verilmesi, doğada Allah'ın varlığına ait işaretlerinin varolduğunun belirtilmesi bu dönemde özel olarak bilimin gelişmesine itici güç sağlamıştır. 7

8 KURAN-I I KERİM DEN د ف ع الل ه ال م ل ك و ال ح ك م ة و ع لم ه م ما ي ش اء و ل و ل ا ف ه ز م وه م ب ا ذ ن الل ه و ق ت ل د او د ج ال وت و اتيه ه الل ه ذ و ف ض ل ع ل ى ال ع ال مين ال ناس ب ع ض ه م ب ب ع ض ل ف س د ت ال ا ر ض و لك ن الل ه BAKARA/251. Sonunda Allah'ın n izniyle onları yendiler. Davud da Câlût'u öldürdü. Allah ona (Davud'a( Davud'a) ) hükümdarlh mdarlık k ve hikmet verdi, dilediği i ilimlerden ona öğretti. Eğer Allah'ın n insanlardan bir kısmk smının kötülüğünü diğerleriyle savması olmasaydı elbette yeryüzü altüst olurdu. Lâkin Allah bütün b n insanlığ ığa a karşı lütuf ve kerem sahibidir. فى ق ل وب ه م ه ن ا م ال ك ت اب و ا خ ر م ت ش اب ه ات ف ا م ا ا لذين ه و ا لذى ا ن ز ل ع ل ي ك ال ك ت اب م ن ه اي ات م ح ك م ات و ال راس خ ون ف ى ال ع ل م و اب ت غ اء ت ا ويل ه و م ا ي ع ل م ت ا ويل ه ا ل ا الل ه ز ي غ ف ي تب ع ون م ا ت ش اب ه م ن ه اب ت غ اء ال ف ت ن ة ا ول وا ال ا ل ب ا ب ي ق ول ون ام نا ب ه آ ل م ن ع ن د ر بنا و م ا ي ذ آ ي ذ آ ر ا لا AL-İ İMRAN/7. Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kuran'ın) n) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik e olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için i in ondaki mütem teşâbih âyetlerin peşine düşerler. d Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek y pâyeye erişenler enler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındand ndandır, derler. (Bu inceliği) i) ancak aklıselim sahipleri düşünüp d p anlar. 8

9 ب م ا ا ن ز ل ا ل ي ك و م ا ا ن ز ل م ن ق ب ل ك لك ن ال راس خ ون ف ى ال ع ل م م ن ه م و ال م و م ن ون ي و م ن ون ا ولي ك س ن و تيه م ا ج ر ا و ال م و ت ون ال زآوة و ال م و م ن ون ب الل ه و ال ي و م ا ال اخ ر و ال م قيمين ال صلوة ع ظيم ا NİSA/162. Fakat içlerinden i ilimde derinleşmi miş olanlar ve müminler, minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler; Allah'a ve ahiret gününe ne inananlar var ya; işte i onlara pek yakında büyük b mükâfat vereceğiz. ل ه اد بك ف ي و م ن وا ب ه ف ت خ ب ت ل ه ق ل وب ه م و ا ن الل ه و ل ي ع ل م ا لذين ا وت وا ال ع ل م ا ن ه ال ح ق م ن ر ا لذين ام ن وا ا لى ص ر اط م س ت قيم HACC/54. Bir de, kendilerine ilim verilenler, onun (Kuran'ın) n) hakikaten Rabbin tarafından gelmiş bir gerçek ek olduğunu unu bilsinler de ona inansınlar, nlar, bu sayede kalpleri huzur ve tatmine kavuşsun. Şüphesiz ki Allah, iman edenleri, kesinlikle dosdoğru bir yola yöneltir. y 9

10 HADİSLER "Alimin âbide üstünlüğü,, benim, sizden en basitinize olan üstünlüğüm m gibidir" "Allahu Tela Hazretleri, melekleri, semâvat ehli, deliğindeki indeki karıncaya, denizindeki balıklara varıncaya kadar arz ehli, halka hayrı öğretene mağfiret duasında bulunur. "Tek bir fakih (bilgili), şeytana bin âbidden daha yamandır." "Dinde fakih olan kimse ne iyi kimsedir! Kendisine muhtaç olununca faydalı olur. Kendisine ihtiyaç olmayınca ilmini artırır." r." 10

11 "Kim bir ilim öğrenmek için i in bir yola sulûk k ederse Allah onu cennete giden yollardan birine dahil etmiş demektir. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine) koyarlar. Semavat ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için i in istiğfar ederler. Âlimin âbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer yıldy ldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakb rakırlar, rlar, ama ilim miras bırakırlar. rlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasip elde etmiştir." tir." 11

12 "İlim talebi için i in yola çıkan kimse dönünceye d nceye kadar Allah yolundadır." "Kim ilim talep ederse, bu işi, i i, geçmi mişteki günahlarına kefaret olur." "Kim, bir ilimden sorulur, o da bunu ketmedip söylemezse (Kıyamet günü) g ) ateşten ten bir gem ile gemlenir." "Kim bir ilim öğretirse ona bu ilimle amel edenlerin sevabı vardır. r. Bu amel edenin ücretini eksiltmez." 12

13 Müslümanların kendinden önceki kültürlerin bilimsel ve entelektüel birikimlerini kolayca benimsemelerinin sebeplerinden biri de gene Kuran'a dayanan, her kültürde ilahi vahyin bozulmuş da olsa izlerinin olduğu görüşüydü. İslam uygarlığına dışarıdan gelen en büyük etki olan Yunan kültürünün benimsenmesi hem bu sayede hem de (mesela ayni kültürle İlkçağ sonunda karşılaşan Hıristiyanlığın durumunun tersine) bu kültürün sahiplerinin siyasi rakip konumunda olmamaları sayesinde mümkün olabilmişti. 13

14 Doğrudan Kuran'dan kaynaklanan etkilerin yanında nda İslam biliminin zamanın n genel düşünce d ortamından kaynaklanan bazı özellikleri de vardı. Kuran'da da ısrarla srarla vurgulanan tevhid yani yaratıcı ve yönetici y gücün g n birliğine ine dair inanç, evrenin bir bütün b n olarak görülmesi, g her şeyin birbirine bağı ğımlılığı, fiziksel ve ruhani alemin içi içeliği ve beraberce anlaşı şılması gerektiği zamanın n bütün b n bilim geleneklerince kabul ediliyordu. 14

15 Diğer bir ortak özellik de, bilginin birikerek doğrusal bir şekilde ilerlediği i yönündeki y ndeki modern görüşün n aksine, döngüsel bir gelişme me-bozulmaya dayanan bir tarih anlayışı ışının n benimsenmesi ve eski uygarlıklar kların n bilimde en üst noktaya çıkmış olabileceklerinin kabul edilmesiydi. Bu yüzden y mesela 12. yüzyy zyılda yasayan İbn Rüşd'e göre bile Aristoteles kendisine ilim verilmiş bir bilgeydi ve bilim alanında nda hata yapamaz ve asılamaz bir konuma sahipti. 15

16 Son olarak, Ortaçağ'daki bilimin genel olarak teknolojiye ve ekonomiye katkısı yoktu. Bilimsel faaliyet sadece belli bir zümreye z has, halka inmeyen bir uğrau raştı.. Bu yüzden y bilimsel motivasyon kaynakları entelektüeldi. eldi. Fakat bunda saf entelektüel el merak kadar doğadaki ilahi işaretleri i görmek, g Tanrı'n 'nın bilgeliğinin inin farkına vararak bundan ruhani dersler çıkarmak amacı da vardı. 16

17 Antik Cağı ğın n Mirasının n Aktarılmas lması İslam slam dünyasd nyasında nda bilimsel faaliyeti başlatan asıl itici gücün, g diğer kültk ltürlerin ve özellikle de Eski Yunan'ın n bilimsel birikiminin Arapça'ya a'ya aktarılmas lması olduğunu unu söylemek gerekir. 17

18 Fetihler kendilerinden önceki medeniyetlerin yarattığı eserlerden yararlanmak gerektiğini ini anlayan MüslM slümanlar, özellikle Abbasîler döneminde yoğun bir çeviri faaliyetine girişerek, bilim ve felsefe alanlarında nda atağa a kalkmış ışlar ve önce varolan birikimi anlamaya ve daha sonra da geliştirmeye çalışmışlardır. r. 18

19 Başlang langıçta Arap Yarımadas madası'nda yoğun bir bilimsel faaliyetle karşı şılaşılmamaktadır. Ancak komşu ülkelerde, Doğu'da Hindistan'da, Batı'da İskenderiye, Bizans ve Suriye'de bir hayli gelişmi miş bir bilimsel faaliyet vardı. İslâm DünyasD nyası ilkin Hint kültk ltüründen etkilenmiş ve yararlanmış ıştır. İlk çevirilerden biri hayvan masallarını konu alan KELİLE LE VE DİMNED adlı eserdir. Yine ilk yapılan çevrilerden biri, Hindistan'da yaşam amış meşhur astronomlardan, Brahmagupta'nın SİDDHANTA adlı eseridir. 19

20 İlk lk tercümeler Abbasi hanedanının n başlang langıç dönemlerinde, özellikle de Harun Reşid id, Memun ve Mutasim zamanında nda yapılm lmıştı ve gayet pratik sebeplere dayanıyordu. yordu. Arapların n tıp t p alanındaki ndaki yetersizliği tıbbi eserlerin, fethedilen topraklarda yaşayan ayan ve Eski Yunan'ın mirasına sahip Hıristiyanlarla H entelektüel el düzeyde d mücadele edebilmek isteği i de mantık k ve felsefe alanındaki ndaki eserlerin tercüme edilmesine yol açmışa ıştı. İlk lk tercümanlar arasında Hıristiyan Huneyn bin İshak, Harranlı Sabit bin Kurra ve Zerdüştçü çülükten İslam'a gecen İbn Mukaffa vardı. 20

21 Çevrilen eserler arasında felsefe alanında nda Platon ve Aristoteles'in birçok eserinin yanı sıra bunların düşüncelerinin Yeni-Platoncu yorumları vardı. Bilim alanında nda ise; Hippokrates ve Galenos'un tıpla, Batlamyus'un astronomi ve optikle, Euklides'in matematikle, Archimedes'in mekanikle ve Aristoteles'in genel olarak fizik ve biyolojiyle ilgili birçok eseri çevrilmişti. 21

22 Bunlar arasında özellikle Aristocu dünya d görüşüg (mantığı ığın n bilgi edinmedeki merkezi rolü, sistematik metafizik, bilimlerin sınıflands flandırılması, vb.) Müslüman felsefeci ve bilim adamlarının düşünce sistemini köklk klü bir değişime ime uğratmu ratmıştır. Çeşitli yönlerden y zaman zaman eleştiriye uğrasa u da İslam bilimi yüzyy zyıllar boyunca temelde Aristocu kimliğini ini sürds rdürmüştür. r. 22

23 DOĞU İSLÂM DÜNYASI BİLİMSEL KURUMLAR İslâm DünyasD nyası'ndaki bilimsel etkinliklerin gelişmesini sağlayan üç önemli kurumun bulunduğu bilinmektedir. Bunlar; BEYTÜ'L 'L-HİKME (Bilgelik Evi), GÖZLEMEVLERİ ve HASTAHANELERdir. 23

24 BİLGELİK K EVİ İlk önemli araştırma rma ve eğitim e kurumu 815 civarında Abbasi halifelerinden el-mem Memûn tarafından Bağdat'ta kurulan Beyt'ul-Hikme idi. Bu sayede bilim adamlarının n bir araya gelmesi sağlanm lanmış ve çoğu tercüme burada yapılm lmıştı. 24

25 Bağdat'ta kurulmuş olan Bilgelik Evi'nin en önemli nemli görevi, dönemin ünlü astronomlarını, ilerini ve hekimlerini bir araya matematikçilerini ve hekimlerini bir araya getirmek ve bilimin çeşitli alanlarındaki ndaki belli başlı yapıtlar tları muhtelif dillerden ve özellikle de Yunanca'dan Arapça'ya a'ya çevirmekti. Zengin bir kütüphanesi k bulunan Bilgelik Evi'nin müdürlüğünü,, dönemin d önde gelen bilim adamları yapmış ışlardı.. Bunlar arasında FADL İBN NEVBAHT ve HÂRİZM ZMÎ gibi bilginler de bulunmaktaydı. 25

26 GÖZLEMEVLERİ İlk lk gözlemevleri, g Ortaçağ İslâm DünyasD nyası'nda ortaya çıkmıştır. Gerçi İskenderiye'de bir gözlemevinin bulunduğundan undan söz s z edilmektedir. Ancak bu gözlemevi g gözlemler g yapmak maksadıyla örgütlenmiş bir kurum niteliğinde inde değildir. İslâm slâm DünyasD nyası'nda pek çok gözlemevi g mevcuttu ve bunlardan büyük b k bir kısmk smı,, hükümdarlar h tarafından kurulmuştu. Ayrıca özel ve seyyar gözlemevleri de bulunmaktaydı. 26

27 Bu gözlemevlerinde, g düzenli d ve devamlı bir surette günlük k gözlemlerg yapılm lmıştı.. Gözlemevlerinin G sabit bir yeri, özenle ve dikkatle hazırlanm rlanmış aletleri, özel bir kütüphanesi, k gözlemcileri, g hesapçılar ları ve bu gözlem g ve hesapları değerlendiren erlendiren astronomları bulunuyordu. Ayrıca, araştırmac rmacılara yardımc mcı olmak amacı ile idarî elemanları da vardı. 27

28 Gözlemevlerinin kuruluşlar larındaki en önemli neden, hassas gözlemlerin g yapılabilmesi için i in ölçüm m aletlerin boyutlarının n büyütülmesiydi. b Yapılan gözlemler g sonucunda elde edilen gözlem verileri, ZÎC olarak adlandırılan tablolarda toplanmış ve ibadet vakitlerinin belirlenmesi ve takvimlerin hazırlanmas rlanması gibi günlük k gereksinimleri ilgilendiren işlemler, i bu tablolar aracılığı ığıyla yapılm lmıştı. 28

29 HASTAHÂNELER Tedavi kurumları ilk olarak Batı Anadolu da da ortaya çıkmıştır r ve bunlar hastalıklar kların n tedavisinde banyo, uyku, müzik m ve istirahat gibi teknikleri kullanmaktaydılar. lar. Bu tedavi kurumları daha çok bir Dinlenme Evi niteliğini ini taşı şıyorlardı ve tedaviden sorumlu olan kişiler iler ise rahiplerdi. 29

30 Ayrıca bulaşı şıcı hastalıklar için i in de, hasta olan bireyleri hasta olmayan bireylerden ayırmak ve tedavi etmek maksadıyla bazı kurumlar oluşturulmu turulmuştu. tu. Her ne kadar mikrop fikri için henüz çok erken ise de, bazı hastalıkların temasla insandan insana geçtiği bilinmekteydi. Meselâ Câhiliye Dönemi'nde Arabistan yarımadas madasında yaşayan ayan Araplar, bulaşı şıcı hastalıklar kların n görüldg ldüğü yerlerden kaçarak arak çöle sığınıyorlardı. 30

31 İslâm DünyasD nyası'nda ilk hastane Emevîler Dönemi'nde Şam'da kurulmuştur. Bu hastanede daha çok Hint tıbbt bbının n etkili olduğu düşünülmektedir. İkinci hastanenin Kahire'de, üçünc ncü hastanenin ise Abbasî halifesi Mansûr zamanında nda ( ) 775) Bağdat'ta kurulduğu bilinmektedir. Üçünc ncü hastane, birincisi gibi, yoğun Hint etkisi taşı şımaktadır. Burada başhekim olarak görev g yapan İbn Dehenî el-hind Hindî,, Hint tıbbt bbının n klasik eserlerinden olan SUSRUTA'y 'yı Arapça'ya a'ya tercüme ederek Hint tıbbt bbının İslâm DünyasD nyası'na girmesini sağlam lamıştır. 31

32 İslâm DünyasD nyası'nda dördüncü hastane, Harun el- Reşid zamanında nda ( ), 809), Cundişapur Hastane'sinde hekim olarak görev g yapan Cibril ibn Buhtyişu tarafından Bağdat'ta kurulmuştur. Dönemin beşinci hastanesi Halife I. Mütevekkil'in ( ) 861) Türk T komutanlarından ndan Feth İbn Hakan tarafından, altınc ncı hastanesi ise Tolunoğullar ullarından Ahmed ibn Tolun tarafından Kâhire'de kurulmuştur. 32

33 Tolunoğlu Hastanesi, bazı yönleriyle daha önceki hastanelerden ayrılmaktad lmaktadır. Çünk nkü bu hastanenin koğuşlar ları sınıflanmış ve farklı ve bu arada akıl hastal hastalıklara göre g l hastalıkları için in de ayrı bir koğuş oluşturulmu turulmuştu. tu. Tedavi ücretsizdi ve hastalar, hastaneye girmeden önce giysilerini çıkarıyorlardı,, böylece, b bazı istenmeyen maddelerin ve bugünk nkü anlayış ışa a göre g söylersek s mikropların n dışd ışarıdan taşı şınması engellenmiş oluyordu. 33

34 Daha sonra Bağdat'ta kurulan yedinci hastane de vakıf f ilkeleriyle insanlık k yararına kurulmuştu. Bu hastahânede bugünk nkü ifade ile poliklinik uygulamasına geçilmi ilmiştir. 13., 14. ve 15. yüzyy zyıllarda İtalya ve Fransa'da kurulan hastahânelerle karşı şılaştırıldıklarında, aynı zamanda eğitim de verilen bu hastanelerin daha iyi örgütlenmiş ve düzenlenmid zenlenmiş oldukları açığa çıkmaktadır. Hastalıklar için i in farklı koğuşlar ların oluşturulmas turulması,, temizliğin in sağlanmas lanması,, tedavi hizmetlerinin toplumun bütün b n kesimlerine yayılmas lması ve vakıflar yoluyla desteklenmesi bu kurumları,, Avrupa'daki benzerlerinden daha üstün kılmıştır. 34

35 BİLİMLER VE BİLİM B M ADAMLARI MATEMATİK ϒİslâm slâm matematikçilerinin ilerinin başta aritmetik olmak üzere, matematiğin in geometri, cebir ve trigonometri gibi dallarına önemli katkılar ları olmuştur. ϒBu dönemde d gerçekle ekleşen en gelişmelerden en önemlisi, geleneksel EBCED RAKAMLARI nın yerine Hintlilerden öğrenilen renilen HİNT RAKAMLARI nın kullanılmaya lmaya başlanmas lanmasıydı.. Hint rakamları,, 8. yüzyılda İslâm DünyasD nyası'na girdi ve hesaplama işlemini kolaylaştırd rdığı için in matematik alanında nda büyük k bir atılımın n gerçekle ekleştirilmesini sağlad ladı. 35

36 Cebir İslâm Cebir bilimi İslâm DünyasD nyası matematikçilerinin ilerinin elinde bir disiplin kimliği i kazanmış ve özellikle HÂRİZM ZMÎ,, KERECÎ ve ÖMER EL-HAYYÂM gibi matematikçilerin ilerin yazmış oldukları eserler, Batı'y 'yı büyük ölçüde etkilemiştir. tir. slâm DünyasD nyası'nda büyük b k ilgi gören g astronomi alanındaki ndaki araştırmalara rmalara yardımc mcı olmak üzere trigonometri alanında nda da seçkin çalışmalar yapılm lmıştır. Bu konudaki en önemli katkı,, açıa hesaplarında sinüs s ve kosinüs s gibi trigonometrik fonksiyonların kullanılm lmış olmasıdır. 36

37 HÂRİZM ZMÎ yüzyy zyılda Hârizm'de doğdu duğu u için i in Hârizmî adıyla tanınan nan ve büyük b k bir olasılıkla Türk T olan Muhammed İbn Musa, Memun'un Bağdat'ta kurduğu Bilgelik Evi'nde bulunmuş ve bu kurumun kütüphanesinde k matematik ve astronomi alanlarında nda araştırmalar rmalar yapmış ıştır. Aritmetik ve cebirle ilgili iki yapıtı,, matematik tarihinin gelişimini imini büyük b ölçüde etkilemiştir. tir. 37

38 Aritmetik kitabının n Arapça a aslı kayıpt ptır. Bu nedenle bu yapıt, DE NUMERO INDORUM (Hint Rakamları Hakkında) adıyla Adelard tarafından yapılan Latince tercümesi sayesinde günümüze kadar ulaşabilmi abilmiştir. Hârizmî,, bu yapıtında, on rakamlı Hint rakamlama sistemini anlatmış ıştır. Batılı matematikçiler, iler, Hint rakam ve hesap sistemini kullanmayı bu yapıttan öğrenmişlerdir. Bu hesaplama sistemine, daha sonraları ALGORİSM denecektir. 38

39 ƒ Hârizmî'nin cebir konusundaki yapıtı ise, EL- KİTÂBÜ'L-MUHTASARFÎ HİSÂBİ'L-CEBR VE'L- MUKÂBELE (Cebir ve Mukabele Hesabının Özeti) adını taşı şır r ve bu konuda yazılm lmış ilk müstakil m kitaptır. Buradaki cebir sözcs zcüğü,, aslında, bir denklemdeki negatif terimin eşitlie itliğin in öbür r tarafına alınarak pozitif yapılmas lması işlemini, mukabele sözcüğü ise denklemde bulunan aynı cins terimlerin sadeleştirilmesi işlemini i ifade etmektedir. Hârizmî bu eserinde, birinci ve ikinci dereceden denklemlerin çözümleri, binom cebir problemleri ve miras hesabı incelemiştir. çarpımları, çeşitli gibi konuları 39

40 Gerek Gerek Abdülhamid İbn Türk T ve gerekse Hârizmî cebire ilişkin çalışmalarında, özellikle ikinci dereceden denklemler üzerinde durmuşlar ve birinci dereceden denklemlerin çözümünde "Yanlış Yolu İle Çözme Yöntemi" Y ntemi"ni ni kullanırken, bugün n ax 2 + bx + c = 0 biçiminde iminde gösterdig sterdiğimiz imiz ve çözümünü x = - b ± b 2-4ac / 2a eşitlie itliği i ile bulduğumuz umuz ikinci dereceden denklemlerin çözümünü ise "Kareye Tamamlama İşlemi" lemi"ne dayanan ayrı bir çözüm m yöntemi y önermişlerdir. 40

41 Bu denklem ile çözüm m yöntemi y şöyledir: x 2 + bx = c, x = (b/2) 2 + c - b/2 Bu denklemin çözümü için, in, ilkin bir kenarı x olan bir kare çizilir. Bu karenin üst sağ köşesinden her iki yöne de b/2 kadar bir uzunluk eklenir ve bu uzunlukların n ucundan şekil kareye tamamlanır. x 2 x x b/2 b/2 41

42 Şimdi ortaya çıkan ikinci karede, bir kenarı x büyüklüğünde olan bir kare (x 2 ), bir kenarı x ve diğer kenarı b/2 uzunluğunda unda olan iki dikdörtgen (x.b/2) ve bir de bir kenarı b/2 uzunluğunda unda olan bir kare (b/2) 2 mevcuttur. Yani, [x + (b/2)] 2 = x (b/2 x) + (b/2) 2 olur. [x + (b/2)] 2 = x 2 + bx + (b/2) 2, x 2 + bx = c [x + (b/2)] 2 = c + (b/2) 2 b/2 [x + (b/2)] 2 = c c + (b/2) 2 x + b/2 = = c + (b/2) 2 x = (b/2) 2 + c b/2 x 2 x b/2 x 42

43 Hârizmî, Batlamyus'un COĞRAFYA adlı yapıtını KİTÂBU SURETİ'L 'L-ARD (Yer'in Biçimi imi Hakkında) adıyla Arapça'ya a'ya tercüme etmiş ve böylece Yunanlılar ların n matematiksel coğrafyaya ilişkin bilgilerinin İslâm DünyasD nyası'na girişinde inde önemli bir rol oynamış ıştır. 43

44 ABDÜLHAM LHAMİD İBN TÜRKT Hayatı hakkında bilinenler çok azdır. rk lakabını taşı şıyan nadir Türk T adamlarındand ndandır. Hârezmi'nin şıdır. Cebir konusunda yazdığı ve Tarihte Türk T lakab bilim çağdaşı bugün n sadece bir kısmk smı mevcut olan eserde özel tipler halinde gruplandırılm lmış ikinci derece denklemlerinin çözümleri, Hârizmî'ninkilerden daha ayrınt ntılı olarak verilmiştir. 44

45 SABİT İBN KURRÂ Harran'da doğan ve yetişen en Sabit İbn Kurrâ ( ) dönemin d önde gelen matematikçilerinden ilerinden ve astronomlarından ndan biridir. Apollonios, Archimedes, Eukleides ve Batlamyus gibi Yunan bilginlerinin en önemli yapıtlar tlarından bazılar larının Arapça'ya a'ya tercüme etmiştir. tir. 45

46 Batlamyus'un Almagest i için in yapmış olduğu yorumda, sinüs s teoreminin tanımını vermiş ve bu teoremi astronomiye uygulamış ıştır. Dost Dost sayılar, üzerine yapmış olduğu incelemeler, Pythagorasçılar ların sayılar teorisi ile ilgili çalışmalarına âşinâ â olduğunu unu göstermektedir. Cebiri geometriye başar arıyla uygulamış ıştır. 46

47 Platon'un Menon adlı diyalogunda, Sokrates, bilginin doğuştan getirildiğini ini kanıtlamak maksadıyla, bir köleye, k dik kenarları birbirine eşit e olan bir dik üçgende, dik kenarların n karelerinin toplamının hipotenüsün n karesine eşit e olduğunu unu buldurmuştur. 47

48 Buna Buna göre, g bir ABCD karesinde birbirine eşit e dört d tane dik üçgen bulunur ve bu karenin uçlaru larından geçmek koşuluyla bir EFGH karesi çizildiğinde, inde, ikinci kare, birinci karenin iki katı olacağı ğından, A E F ABCD = 4 Diküç üçgen EFGH = 8 Diküç üçgen ve buradan, D B 2 (ABCD) = (EFGH) olur. H C G Öyleyse, ABD dik üçgeninde iki dik kenarın n (AB ve AD) karelerinin toplamı,, hipotenüsün n (BD) karesine eşittir. e Bu yöntem geometri tarihinde oldukça a eskidir ve Bölme B ve Ekleme Yöntemi Y olarak adlandırılır. r. 48

49 Sabit İbn Kurrâ,, bu özel durumdan yararlanarak daha genel durumlara ulaşmış ve Pythagoras Teoremi'nin dik kenarları birbirine eşit e olmayan dik üçgenler için i in de geçerli erli olduğunu unu göstermiştir. tir. Bunun için i in dik kenarları birbirine eşit e olmayan bir ABC dik üçgeni çizilir ve bu dik üçgenin dik kenarlarından ndan birisi (CB), diğer dik kenarın n (AB) büyüklb klüğü kadar uzatılır; sonra büyüklüğü,, CB doğru çizgisinin büyüklb klüğü kadar olan başka bir doğru çizgi (ED), DC doğru çizgisine dik olarak indirilir ve E ucu C noktasına na birleştirilir; böylece b birbirine eşit e iki dik üçgen elde edilmiş olur. Daha sonra, ED, AB ve AC doğru parçalar aları bir kareye tamamlanır. Bu durumda, L ACEL = Hipotenüsün n Karesi EFHD = Uzun kenarın n Karesi ABHG = Kısa K kenarın n Karesi ve ACEL = EFHD + ABHG olacaktır. E D C G H F A B 49

50 KERECÎ yüzyy zyıl l sonları ile 11. yüzyy zyıl l başlar larında Bağdad'da yaşam amış,, meşhur matematikçilerden ilerden birisi de Kerecî'dir 'dir.. Cebir ve aritmetiğin in yanında nda teknik konularda da eserler yazmış ıştır. Kerecî,, belirli ve belirsiz denklemleri, cebirsel üsleri sleri incelemiş,, aritmetik işlemlerini i cebirsel terimlere ve ifadelere uygulamış ve cebirsel polinomlara ulaşmış ıştır. Onun incelediği i ve çözümünü verdiği i bir belirsiz denklem örneği şöyledir. 50

51 x 3 + y 3 = z 2 ve m ve n pozitif ve rasyonel sayılar olmak kaydıyla, yla, y = mx ve z = nx olsun. Bu durumda, x 3 + m 3 x 3 = n 2 x 2 x 3 (l + m 3 ) = n 2 x 2 x = n 2 / (l + m 3 ) olur. Kerecî bu denklemin özel bir çözümü olarak x = l, y = 2, z=3 değerlerini erlerini bulmuştur. Onun bu konuda Diophantos'dan etkilendiği i bilinmektedir. 51

52 ASTRONOMİ Bu bilim dalı da çeviriler yoluyla Yunanlılardan lardan alınm nmıştır. İslâm DünyasD nyası'nda astronomlar birbirleriyle bağlant lantılı olan iki tür r etkinlik üzerinde yoğunla unlaşmışlardı. Hem gözlem aletleriyle gökyg kyüzünü gözlemliyorlar ve hem de gözlem g verilerini hareketli geometrik düzeneklerle d açıklamaya a çalışıyorlardı. 52

53 Bunlardan ilki pratik astronominin sahasına giriyordu ve bu konuda İslâm astronomları,, belki de gözleme daha yatkın n olan bilim anlayış ışlarının bir sonucu olarak Yunanlılardan lardan daha derin izler bıraktılar. İlk gözlemevlerig onlar tarafından kuruldu. Gözlemlerin dakikliğini ini arttırmak rmak için i in yeni gözlem araçlar ları ve gözlem g teknikleri geliştirdiler. Hatta bu maksatla, açılara ların ölçümünde yeni bulunan trigonometrik fonksiyonları kullanmaya başlad ladılar. lar. 53

54 Ancak kuramsal astronominin sahasına giren ikinci etkinlikte aynı ölçüde başar arılı olduklarını söylemek mümkm mkün n değildir. Müslüman astronomlar, Aristoteles'in yolundan giderek, Yer'in hareket etmeksizin evrenin merkezinde durduğuna una ve GüneG neş de dahil olmak üzere diğer bütün b n gök g k cisimlerinin onun çevresinde dairesel yörüngeler y üzerinde sabit hızlarla dolandığı ığına inandılar. Bu konuda, Batlamyus tarafından önerilen dışd merkezli ve taşı şıyıcı düzenekler önemli değişiklikler iklikler yapılmadan alınm nmıştır. 54

55 O dönemlerde, d gözlemevlerinde g yapılan gözlem g sonuçlar larının n tablolar halinde gösterildig sterildiği katologlara zic denilmekteydi. Zicler,, bu tabloların n yanı sıra; trigonometriye, küresel astronomiye, takvim çeşitlerine ve yapımına, izdüşüm m yöntemlerine, y gözlem aletlerinin yapılışı ışı ve kullanımına, na, astrolojiye ve ibadet vakitlerinin belirlenmesine ilişkin bilgileri de kapsamaktaydılar. 55

56 FERGÂNÎ Fergânî 9. yüzyy zyılda yaşam amış olan ünlü bir astronomi bilginidir. Türkistan' T rkistan'ın Fergânâ bölgesinde doğup büyümüşb ancak daha sonra zamanın n bilim ve kültk ltür r merkezi olan Bağdat'a yerleşmi miştir. Astronomi konusunda yazdığı ASTRONOMİNİN N VE GÖĞÜN G HAREKETLERİNİN N ESASLARI (Cevâmî İlm en-nücûm ve'l-harekât es- Semâviye) adlı eseri birkaç kez Latinceye tercüme edilmiştir. 56

57 BATTÂNÎ Battânî ( ), devrinin en önemli astronomlarından ndan ve matematikçilerindendir. ilerindendir. Rakka'da özel bir gözlemevi g kurmuş ve burada tarihleri arasında son derece önemli gözlemler g yapmış ıştır. Güneş,, Ay ve gezegenlerin hareketlerini gözlemlemiş,, yörüngelerini y doğru bir biçimde imde belirlemeye çalışmıştır. GüneG neş ve Ay Tutulmaları ile ilgilenmiş,, mevsimlerin süresini s büyük b k bir doğrulukla hesaplamış ıştır. Ayrıca, ekliptiğin in eğimini de dakika olarak belirlemeyi başarm armıştır. 57

58 Aynı zamanda matematikçi i de olan Battânî,, bu alanda da son derece önemli çalışmalar yapmış ıştır. Sinüs, kosinüs, s, tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı gerçek ek anlamda ilk defa kullanan bilim adamının Battânî olduğu söylenmektedir. Battânî, çalışmaları sırasında bazı temel trigonometrik bağı ğıntılara ulaşmış ve bunları astronomik hesaplamalarda kullanmış ıştır. 58

59 EBU'L VEFA EL-BUZCÂN BUZCÂNÎ Yazmış olduğu u eserlerle astronomiye büyük b hizmetlerde bulunan Ebu l l Vefâ el- Buzcânî ( ), 998), küresel astronomide karşı şılaşılan sorunların çözülebilmesi için, i in, yeni trigonometrik bağı ğıntıların keşfedilmesi gerektiğini ini anlamış ve araştırmalar rmalarını daha ziyade bu alana yöneltmiştir. tir. Tanjant ve sekant fonksiyonlarını tanımlam mlamış ve trigonometrik fonksiyonların n yayların büyüklüğüne göre g değişen en değerlerini erlerini 15 dakikalık k aralıklarla hesaplayarak tablolar halinde sunmuştur. 59

60 Ebu'1-Vefâ el-buzcân Buzcânî,, küresel k üçgenlerin çözümünde kullanılan lan çeşitli bağlant lantıları bulmak suretiyle bu konunun gelişmesine de büyük k hizmetlerde bulunmuştur. Müslüman matematikçiler iler tarafından Şeklü'l- Katta, yani Kesenler Teoremi diye adlandırılan Menelaus Teoremi'ni kullanarak bir dik açılıa küresel üçgene sinüs s teoremini uygulamış ıştır. 60

61 Bağdat'ta yaptığı gözlemlerle ekliptiğin in eğimini ölçmüş, mevsim farklarını bulmak için i in ekinoksları gözlemlemiş, ayrıca Bağdat' dat'ın n enlemini ölçmüştür. Astronomide ilk müşterek m vermiştir. Ebu l Vefa Ba çalışma örneğini l Vefa Bağdat'ta, Beyrûnî ise Harezm'de 997 yılındaki y Ay tutulmasını gözlemlemişlerler ve her iki kentteki tutulma farkını bir saat olarak bulmuşlard lardır. r. Buradan iki kent arasındaki boylam farkını doğru olarak saptama olanağı ğını elde etmişlerdir. Ayrıca her iki bilim adamı da tutulma düzlemini d 23 derece 37 dakika olarak belirlemişlerdir. lerdir. 61

62 FİZİK İslâm slâm DünyasD nyası'ndaki fizik çalışmaları, hareket ve boşluk gibi, Aristoteles'in belirlediği i konular çerçevesinde evesinde kalmış ıştı ve onun görüşlerine g dayanmaktaydı. Olan ve bozulan her şey, Aristoteles metafiziğinin inin temelini oluşturan dört nedensel ilke doğrultusunda açıklanmaya çalışılmıştı. Hareket, belirli bir cismin, belirli bir biçimde imde gerçekle ekleşen en yer değişiminden iminden oluşmu muştu ve bu yer değişimin imin hem bir yapıcısı ve hem de bir amacı vardı. 62

63 Yine bu dönem d fiziğinin inin diğer bir özelliği, i, bugün n fiziğin in bir dalı olan, ışık k ve ses gibi belli başlı konuların, n, o dönem d için i in fiziksel bilimlerin değil de, matematiksel bilimlerin bir dalı olarak kabul edilmesidir. Nitekim optik konusunda çok değerli erli çalışmalar yapan İbnü'l-Heysem, uzun süre s Doğu'da ve Batı'da bir fizikçiden iden ziyade bir matematikçi olarak algılanm lanmış ve tanınm nmıştır. 63

64 FÂRÂBÎ Felsefenin MüslM slümanlar arasında tanınmas nmasında nda ve benimsenmesinde büyük b k görevler g yapmış olan Türk filozof ve siyaset bilimcilerinden Fârâbî'nin ( ), fizik konusunda dikkatleri çeken en önemli çalışması, BOŞLUK ÜZERİNE adını verdiği i makalesidir. Fârâbî'nin bu yapıtı incelendiğinde, inde, diğer Aristotelesçiler iler gibi, boşlu luğu u kabul etmediği i anlaşı şılmaktadır. 64

65 Fârâbî'ye göre, eğer e er bir tas, içi i i su dolu olan bir kaba, ağzı aşağıya gelecek biçimde imde batırılacak olursa, tasın n içine i ine hiç su girmediği i görülür; g r; çünk nkü hava bir cisimdir ve kabın n tamamını doldurduğundan undan suyun içeri i girmesini engellemektedir. Buna karşı şılık k eğer, e er, bir şişe e ağzından a bir miktar hava emildikten sonra suya batırılacak olursa, suyun şişenin içinde i inde yükseldiy kseldiği i görülür. g r. Öyleyse doğada boşluk yoktur. 65

66 Ancak, Fârâbî'ye göre ikinci deneyde, suyun şişe içerisinde yukarıya ya doğru yükselmesini y Aristoteles fiziği i ile açıklamak a mümkm mkün n değildir. Çünk nkü Aristoteles suyun hareketinin doğal yerine doğru, yani aşağıa ğıya doğru olması gerektiğini ini söylemis ylemiştir. Boşluk da olanaksız olduğuna una göre, g bu olgu nasıl l açıklanacakta klanacaktır? 66

67 Bu durumda Aristoteles fiziğinin inin yetersizliğine ine dikkat çeken Fârâbî,, hem boşlu luğun un varlığı ığını kabul etmeyen ve hem de bu olguyu açıklayabilen a yeni bir varsayım m oluşturmaya çalışmıştır. Fârâbî,, suyun şişenin içinde i inde yükselmesinin, y boşlu luğu u doldurmak istemesi nedeniyle değil, kap içindeki indeki havanın n doğal hacmine dönmesi d sırasında, hava ile su arasındaki komşuluk ilişkisi yüzünden, suyu da beraberinde götürmesi g nedeniyle oluştu tuğunu unu bildirmektedir. 67

68 Yapmış olduğu u bu açıklama a ile Fârâbî,, Aristoteles fiziğini ini düzeltmeye d çalışmıştır. Ancak açıklama a yetersizdir. Çünk nkü havanın n neden doğal hacmine döndüğü konusunda suskun kalmış ıştır. Bununla birlikte, Fârâbî'nin bu açıklamasa klaması,, sonradan Batı'da Roger Bacon tarafından doğadaki bütün b n nesneler birbirinin devamıdır r ve doğa a boşluktan sakınır biçimine imine dönüştürülerek d genelleştirilecektir. 68

69 İBNÜ'L-HEYSEM İbnü'l-Heysem (965 - çalışmış ve çok başar 1039) optik konusunda olmuş bilim adamlarından arılı olmu birisidir. Optiğin in görme, g yansıma, kırılma, k gökkuşağı ve renk gibi hemen bütün b n konularında nda incelemelerde ve araştırmalarda rmalarda bulunmuştur. Asıl l büyük b k başar arısı, çok eski dönemlerden d beri görmenin gözden g çıkan ışınlarla gerçekle ekleştiğini ini savunan Göz G z IşıI şın n Kuramını reddetmiş olmasıdır. deneysel olarak 69

70 İbnü'l-Heysem'in kanıtlar şunlardır: r: bu konuda ileri sürms rmüş olduğu Karanlıkta göremeyiz. g Eğer E karanlıkta kta görmemiz g gerekirdi. Kuvvetli bir ışınlar gözden g çıksaydı, Kuvvetli bir ışığa a baktığı ığımızda gözlerimiz g kamaşmaktad maktadır. Eğer ışınlar gözden g çıksaydı,, gözlerimizin g kamaşmamas maması gerekirdi. Eğer karanlık k bir odanın n tavanına na bir delik açarsak, a arsak, sadece o noktayı ve gelen ışığı görürüz. Halbuki ışınlar gözümüzdeng zden çıksaydı,, her tarafı görmemiz gerekirdi. Yine, ne zaman yıldy ldızlara baksak onları anında nda görürüz. g EğerE ışınlar gözden g çıkmış olsaydı,, yıldy ldızları görmemiz için i in belirli bir zamanın n geçmesi gerekirdi. Böyle B olmadığı ığına göre g demek ki ışınlar gözden g çıkmaz. 70

71 İbnü'l-Heysem'in yansıma konusuna katkısı ise, gelen ışın n ile yansıyan ışının n neden eşit e açılar a oluşturdu turduğunu unu fiziksel ve geometrik yoldan göstermiş olmasıdır. İbnü'l-Heysem'in kanıtlamas tlamasında dikkati çeken en önemli nokta, gelen ve yansıyan ışınlar nların n biri dik diğeri ise yüzeye y paralel olan iki kuvvetin etkisinde kaldığı ığını ve hareketin yönünüy de bu kuvvetlerin bileşkesinin belirlediğini ini belirtmiş olmasıdır. 71

72 İbnü'l-Heysem yansımadan sonra kırılmayk lmayı da incelemiştir. Yansıma olgusu gibi, kırılma k olgusunu da fiziksel ve geometrik yoldan inceleyen İbnü'l-Heysem, konuya gözlemsel g ve deneysel bilgi açısından a önemli katkılarda bulunmuştur. Fakat diğer optikçiler iler gibi, İbnü'l- Heysem de Kırılma K Kanuna ulaşamam amamıştır. Kırılma Kanunu, çok sonraları Snell ( ) tarafından bulunacak ve bundan dolayı Snell Kanunu olarak da tanınacakt nacaktır. 72

73 KİMYA İslâm slâm DünyasD nyası'ndaki kimya çalışmaları,, daha önce Hellenistik Çağ'da İskenderiye'de yapılm lmış olan simya çalışmalarından etkilenmiştir. tir. yoğun bir biçimde imde Bu çalışmalar sırass rasında yavaş yavaş belirginleşmeye başlayan Yapısal Dönüşüm D Kuramı'na göre, doğadaki bütün b n metaller, aslında bir kükürt-civa bileşimidir. imidir. Ancak bunların n içi ve dış niteliklerinde farklılıklar klar bulunduğu u için, i in, kükürt ve civa kullanmak suretiyle istenilen metali elde etmek mümkm mkündür. 73

74 Müslüman simyagerilerin birisi de bu dönüşümüd ger İKSİRi (filozof taşı şı), maddeyi bulmaktır. M metal altın n olduğu i çalışmalarda alt n görülmektedir. İksir, ayn maksatlarından ekleştirecek EL- gerçekle ), yani mükemmel m r. Mükemmele en yakın u için, in, genellikle bu malarda altının kullanıld ldığı ksir, aynı zamanda sonsuz yaşam amın n kapısını aralayacak bir anahtar olarak da düşünülmd lmüştür. 74

75 Ortaçağ İslâm DünyasD nyası'nda, simyayı benimseyenlerle benimsemeyenler arasında süregelen tartış ışmaların, kimyanın n gelişimi imi üzerinde çok olumlu etkiler yaptığı görülmektedir. Çünk nkü bu tartış ışmalar sırass rasında, taraflar, görüşlerinin g doğrulu ruluğunu unu kanıtlamak için, in, çok sayıda deney yapmış ve bu yolla deneysel bilginin artmasında önemli bir rol oynamış ışlardır. r. 75

76 CÂBİR İBN HAYYÂN Yapmış olduğu u kuramsal ve deneysel araştırmalarla rmalarla kimyanın n gelişimini imini büyük b ölçüde etkilemiş olan Câbir İbn Hayyân'ın hayatı hakkında pek fazla bir bilgiye sahip değiliz. Batıda GEBER adıyla anılır. Câbir de, Aristoteles'i izleyerek maddeyi dört d unsur (toprak, su, hava ve ateş) ) kuramıyla açıklamaya a çalışmış ve bu unsurların n nitelikleri (kuru-ya yaş ve soğuk uk-sıcak) farklı olduğu u için i in bunların birleşmesinden oluşan maddelerin de farklı özelliklere sahip olduğunu unu belirtmiştir. tir. 76

77 Hellenistik Dönem simyagerlerinden de etkilenmiş olan Câbir İbn Hayyân, yeryüzü'ndeki bütün b n maddeleri 3 ana grupta toplamış ıştır: Alkol gibi uçucu u ucu maddeler. Altın, gümüş, g, bakır r ve kurşun un gibi metaller. Bazı boya maddeleri gibi, uçucu u ucu ve metalik olmayan ara maddeler. 77

78 Cabir e e göre, g hiçbir madde doğada saf olarak bulunmaz ama damıtma işlemiyle i onları saflaştırmak mümkm mkündür. Ayrıca sadece cansızlar zları oluşturan maddeler değil, canlılar ları oluşturan maddeler de damıtılabilir. Organik kökenli k kenli maddeleri damıtmak suretiyle, Câbir'in çeşitli boyaları, yağlar ları ve tuzları elde ettiği i bilinmektedir. Cabir in in Damıtma DüzeneD zeneği 78

79 Metallerin oluşumunu umunu açıklamak a maksadıyla ortaya atılm lmış olan kükürtk rt-civa kuramına göre; g altın, gümüşg ve bakır r gibi metallerin birbirlerinden farklı olmasının n sebebi, bu metallerin temelini teşkil eden kükürdk rdün n farklılığı ığı ve oluşmalar maları sırasındaki ısı farkları ve GüneG neş ışığıdır. Yeni bir metal meydana getirmek üzere birleşen en kükürt ve civa daha önceki özelliklerini terk ederek yeni bir birim oluştururlar. Câbir'in bildiği metaller altın, gümüş, g, bakır, demir, kurşun un ve kalaydan ibarettir. 79

80 Câbir İbn Hayyân'ın yapmış olduğu u araştırmalar rmalar sonucunda, kimya bilimine yapmış olduğu katkılar ları üç madde altında toparlamak mümkündür: i. Element görüşünün g n oluşmas masına olmuştur. yardımc mcı ii. iii. Deneylerinde, ölçü ve tartı işlemleri üzerinde hassasiyetle durduğu u için, i in, nicellik anlayışı ışının n güçg üçlenmesini sağlam lamıştır. Çalışmaları sırasında geliştirmi tirmiş olduğu yeni aletlerle kimya teknolojisinin ilerlemesine aracı olmuştur. 80

81 KİNDÎ 9. yüzyy zyılda Bağdad'da yaşayan ayan Kindî (yaklaşı şık k ) Ortaçağ İslâm Dünyası'nın n büyük b k filozoflarından birisidir. Arapça'ya a'ya çeviriler yapmış ış, matematik, astronomi, fizik ve kimya gibi bilimlerle de ilgilenmiştir. Optiğe ilişkin çalışmaları, Eukleides'in araştırmalar rmalarına dayanmaktadır. 81

82 Kindî,, Câbir İbn Hayyân'ın aksine, doğada bulunan metaller bileşik ik değil basittirler ve her birinin kendisine özgü nitelikleri vardır. r. Birinin diğerine dönüşmesi d veya dönüştürülmesi olanaklı değildir. Dolayısıyla yla simyevî işlemler aracılığı ığıyla, bakır r veya kurşun un gibi değersiz ersiz metallerden altın n ve gümüş gibi değerli erli metaller üretilemez. retilemez. şeklinde düşünmektedir. d 82

83 Kindî, Eukleides'in Göz z IşıI şın n Kuramı'n 'nı benimsemiş ve ışınlar nların n gözden g çıktığını kanıtlamak için i in iki gözlemden yararlanmış ıştır: i. Ona göre g bir duyu organının n yapısı,, onun işlevini i belirler. Nitekim kulak sesi toplamak için i in oyuk ve hareketsiz, göz g z ise küresel k ve hareketli olarak yaratılm lmıştır. Yapısı gereği i etkin olduğuna, una, yani karanlıkta kta görmeyi g sağlad ladığına göre, g ışınlar nların gözden çıktığını kabul etmek daha doğrudur. ii. Eğer görme, g algılanan lanan nesnelerin biçiminin iminin göze g gelmesiyle oluşuyor uyor olsaydı,, göz g önüne ne yanlamasına na konulan bir dairenin, bir doğru parças ası şeklinde değil, tam bir daire şeklinde algılanmas lanması gerekirdi. Böyle B olmadığı ığına ışınlar gözden g çıkmaktadır. göre g 83

84 Kindi, ışık ışınlar nlarının n yayılım m biçimiyle imiyle de ilgilenmiş ve gözden g çıkan ışınlar nların n bir koni oluşturdu turduğunu unu belirtmiştir. tir. Ancak Eukleides'den farklı olarak, bu koninin kesikli olmadığı ığını,, tıpkt pkı Batlamyus'ta olduğu u gibi, kesiksiz olduğunu unu söylemiştir. Çünk nkü ona göre, g koninin kesikli olduğunu unu kabul etmenin temelinde ışınlar nların n tek boyutlu olduğu inancı yatmaktadır. Halbuki ışın n karanlığ ığa a etki ettiğine ine ve etki etmek, ancak üç boyutlu cisimlere özgü olduğuna una göre, ışınlar da üç boyutlu olmalıdır. 84

85 Kindî'nin koninin kaynağı ğıyla ilgili görüşleri g de, Eukleides'in görüşlerinden farklıdır. r. Ona göre, g görsel ışınlar, göz g z merkezinden değil, dışd ışbükey kısmının n her noktasından, ndan, yani bugünk nkü anlamında nda korneanın n her noktasından ndan yayılmaktad lmaktadırlar. Bu durumda tek bir görsel g koni değil, gözlemcinin g gözünün g n yüzeyindeki y her noktadan çıkan pek çok koni olacaktır. GÖZ 85

86 RÂZÎ Yerleşik inançlar ları sorgulayan felsefî düşünceleriyle tanınm nmış olan Râzî (öl. 925), bilimle de ilgilenmiş ve kimya ve tıp t p gibi alanlarda yapmış olduğu çalışmalarla bilim tarihinde seçkin bir yer edinmiştir. Kimya biliminde Câbir'in açmışa olduğu u yoldan giderek yapısal dönüşüm d m kuramını benimsemiştir. Ancak Câbir gibi Aristotelesçi i değildir. Maddenin oluşumunu umunu dört d unsurun birleşmesiyle değil, atomların n birleşmesiyle açıklama a eğilimindedir. e 86

87 Câbir gibi, bir dizi deney yaparak saf elementi elde etmeye çalışmış ve bu işlemin, i maddenin erimesi, çözülmesi, parçalanmas alanması,, ortaya çıkan parçalar aların n farklı parçalarla alarla birleşmesi ve oluşan ürünün çökelmesi gibi ayrı süreçten geçti tiğini ini belirtmiştir. tir. Çalışmaları sırasında yeni kimyevî maddeler, yeni yöntemler ve yeni aletler geliştiren Râzî demir gibi zor eriyen metallerin ergitme işlemleri i ile ilgili araştırmalar rmalar yapmış ıştır. 87

88 Râzî'nin kimya alanındaki ndaki çalışmalarının n yanı sıra, tıp t alanındaki ndaki çalışmaları da çok önemlidir. Rey'deki bir hastanede doktor olarak görev g yapmış ıştır. Kendisine daha çok Hippokrates'i örnek alan Râzî, Hippokrates gibi, hastalarını tedavi süresince s dikkatle gözlemig zlemiş ve teşhis ve tedavisini bu gözlemler g sırass rasında elde etmiş olduğu bilgiler ışığında yönlendirmiy nlendirmiştir. Teşhis sırass rasında özellikle nabız, idrar, yüz y z rengi ve terleme gibi göstergeleri g göz g önünde nde bulundurmuştur. 88

89 Râzî ilk defa Ortadoğu ülkelerinin çoğunda yaygın olarak görülen g çocuk hastalıklar klarından çiçek ve kızamığın n tanılar larını vermiş ve bunlar arasındaki farkları belirlemiştir. Râzî hastalıklar kların n tedavisinde, ilaçla tedavi yöntemini tercih etmiştir. tir. Böbrek taşlar larının n ve mesane taşlar larının çıkarılması gibi, genellikle cerrahî müdâhalenin beklendiği i durumlarda bile, ilaçla tedaviyi yeğledi lediği i görülmektedir. g 89

90 BİYOLOJİ Erken tarihli biyoloji yapıtlar tları ansiklopedik bir nitelik taşı hayvanlarla ilgili yüzeysel y g genellikle şır. Bunlarda, bitkilerle ve zeysel gözlemlerin yanı sıra, hikayelere ve hadislere de yer verilmiştir. İncelenen bitkiler daha çok tıbbt bbî bitkilerdir. Hayvanlara ilişkin açıklamalara klamaların n ise, özellikle at, deve ve koyun gibi gündelik yaşant antıyı doğrudan doğruya etkileyen canlılar lar üzerinde yoğunla unlaştığı görülmektedir. Bitkibilimle ilgilenenler genellikle doktorlardır. r. Çünk nkü tedavi sırass rasında daha çok bitkilerden yapılan ilaçlar lar kullanılmaktad lmaktadır. 90

91 CÂHİZ Dönemin önde gelen düşünürlerinden d olan Câhiz,, yazmış olduğu u yedi ciltlik Kitâbü'l 'l-hayavân (Hayvanlar Kitabı) eserinde, çok sayıda hayvanı tanıtm tmış ancak bilimsel olan değerlendirmelerin erlendirmelerin yanında, nda, bilimsel olmayan değerlendirmelere erlendirmelere de yer verilmiştir. Yazılış ış maksadı,, daha çok yaratıklardan örnekler getirmek yoluyla Yaratan'ın varlığı ığını kanıtlamak ve Allah'ın n yararsız z bir hayvan yaratmamış olmasındaki İlâhî Hikmeti övmekti. Câhiz,, canlılar lar dünyasd nyasını,, hayvanlar ve bitkiler olmak üzere iki bölüme b ayırd rdıktan sonra, hayvanları hareket biçimlerine imlerine göre; g Yürüyenler, Uçanlar, U Yüzenler Y ve Sürünenler olmak üzere dört d grupta toplamış ıştır. 91

92 COĞRAFYA Ortaçağ İslâm DünyasD nyası'nda, coğrafyac rafyacılar, Dünya'nın çapının n veya çevresinin hesaplanması,, haritaların düzgün n bir şekilde çizilebilmesi için i in uygun izdüşüm yöntemlerinin geliştirilmesi, Yeryüzü'ndeki önemli noktaların n enlem ve boylamlarının n belirlenmesi gibi matematiksel işlemlere i dayanan matematiksel coğrafya rafya ile bilinen Dünya'nD nya'nın n beşer erî özelliklerini kapsayan tasvirî coğrafyan ve fizikî gelişimi imi lardır. r. larda rafyanın geli yolunda önemli girişimlerde imlerde bulunmuşlard Bilhassa, tasvirî coğrafya alanına na değerli erli katkılarda bulunmuşlard lardır. r. 92

93 Matematiksel coğrafya konusundaki çalışmalar, Abbasî halifesi Memûn döneminde ( ) 833) Arapça'ya a'ya çevrilmiş olan Batlamyus'un Coğrafya rafya'sına dayanmakta ve Yunanlılarda larda olduğu u gibi, astronominin bir dalı olarak kabul edilmekteydi. Memûn,, belki de tarihte ilk defa olarak, dönemin d meşhur astronom ve coğrafyac rafyacılarından teşkil edilmiş bir bilim kuruluna Yer'in çevresini ölçerek büyüklb klüğünü belirleme görevinig vermişti. İki ayrı yerde yapılan ölçümlerde, bir meridyen dairesinin bir derecelik yayına karşı şılık k gelen uzunluk, astronomik yöntemlerle y ölçülerek bulunan değer er 360 ile çarpılmış ve Dünya'nD nya'nın çevresinin uzunluğu u bulunmuştur. 93

94 Coğrafyan rafyanın n bütün b n alanlarında nda önemli eserler vermiş olan Biruni de yerölçü çümü ile ilgilenmiştir. Bu alanda kullanmış olduğu u yöntemlerden y birincisi, yukarda verilen yöntemin y aynısıdır r ve söylediğine ine göre, g elde ettiği i sonuç Memûn dönemindeki ölçümleri doğrular niteliktedir. İkinci yöntem ise, Biruni'ye aittir. Hindistan'a yapmış olduğu u bir seyahat sırass rasında, geniş bir ovaya hakim olan yüksek y bir dağa çıkmış ve orada ölçtüğü ufuk alçalma alma açısından a yararlanarak Yer'in çevresinin büyüklüğünü hesap etmiştir. tir. 94

95 a = ufkun alçalma alma açısıa r = Yer'in yarıçap apı h = dağı ğın n yüksekliy ksekliği A olduğuna una göre, g AMC üçgeninde; cos a = AM / MC = r / r + h ve buradan r'yi çekersek, r = (r + h). cos a r = r. cos a + h. cos a r - (r.cos. a) = h. cosa r. (l - cos a) = h. cos a r a r = h. cos a /1 cos a ve l - cos a = 2 sin2 a olduğundan, undan, r = h. cos a / 2 sin2 a olur. a ve h ölçülebildiğine ine göre, g bu formülle Yer'in yarıçap apı ve sonra da 2πr'den2 çevresi bulunabilir. a C r M h 95

96 MESCÛDÎ "Müsl slümanların n Herodotos'u" (öl.957), tarihî olayları olu lakabıyla tanınan nan Mescûdî na göre birbiri ardı sıra ışı yerine, yeni bir anlayış oluş anlarına g dizmeyi amaçlayan tarih anlayışı geliştirmi tirmiş ve olayları hanedanlara ve uluslara göre g sınıflama yoluna gitmiştir. tir. Mescûdî,, diğer birçok MüslM slüman coğrafyac rafyacı ve tarihçi i gibi, bilgi edinmek için i in uzun gezilere çıkmış ve hayatının n son on yılını otuz ciltlik MURÛCU'Z CU'Z-ZEHEB ZEHEB VE MA'ÂDİNU'L NU'L- CEVHER (Altın Çayırlar ve GümüşG Madenler) adlı yapıtını hazırlamak maksadıyla Suriye ve Mısır'da M tüketmit ketmiştir. tir. Yapıtta, İslâmiyet'in doğuşundan undan Mescûdî'nin dönemine değin geçen en olaylar ayrınt ntılı bir biçimde imde anlatıld ldıktan sonra, Müslümanların n temas halinde oldukları uluslar, tarihî bir çerçeve eve içerisinde i bütün b n yönleriyle y tanıtılm lmıştır. 96

97 TIP Yunan hekimleri tarafından yazılm lmış olan bilimsel yapıtlar Arapça'ya a'ya çevrilmeden önce, Ortaçağ İslâm DünyasD nyası'ndaki tıp t p bilgisi, geleneksel anlayış ve uygulamalar ile Hazret-i Muhammed'in beden ve ruh sağlığı ığının korunmasına na ilişkin önerilerinden oluşuyordu. uyordu. Peygamber TıbbT bbı olarak adlandırılan bu birikim, Müslümanlar arasında yaygın n bir biçimde imde benimsenmiş ve kullanılm lmıştır. 97

98 Çevirilerden sonra, MüslM slüman hekimler arasında özellikle Galenos'un görüşlerinin yaygınla nlaştığı görülmektedir. Ancak MüslM slüman hekimler Yunan birikimini yeterli bulmamış ışlar ve yaptıklar kları araştırmalar rmalar sırass rasında edinmiş oldukları kişisel isel gözlemleri ve deneyimleri bu birikimle kaynaştırarak tıp t p biliminin gelişimine imine önemli katkılarda bulunmuşlard lardır. r. Râzî,, Ali İbn Abbâs, İbn Sînâ, Zehrâvî ve İbn Nefis gibi isimler, bu dönemin önde gelen hekimleri arasında bulunmaktadır. 98

99 ALİ İBN ABBÂS 10. yüzyy zyılda yaşayan ayan Ali ibn Abbâs Ortaçağ'ın önde gelen hekimlerinden biridir. KİTÂBÜ'S-SINAAT SINAAT (Tıp p Sanatı) adlı kitabı tıpla ilgili bütün b n konuları içermektedir. Ali İbn Abbâs bu yapıtında baştan ayağa a doğru, bütün b n beden hastalıklar klarını sırasıyla konu edinmiş ve bunların belirtileri ile teşhis ve tedavileri hakkında ayrınt ntılı bilgiler vermiştir. Yaralar, tümörler t ve taşlar gibi cerrahî müdahale gerektiren durumlarla karşı şılaşıldığında, cerrahların şu u koşullar ulları gerektiğini ini savunmuştur: göz önünde nde bulundurmaları i. Cerrahın n anatomi bilgisi yeterli olmalıdır. ii. iii. Ameliyat öncesinde, aletler temizlenmelidir. Ameliyat sonrasında, nda, hastanın n bakımına önem verilmelidir. 99

100 İSLAM FELSEFESİ İslam slam biliminin kaynaklarından ndan biri de bunun düşünsel temelini oluşturan İslam felsefesiydi. Bu yüzden y düşünceleri d bilim alanında nda özellikle etkili olmuştu. Filozof-bilim adamları geleneğinin üç önemli temsilcisi Kindi, Farabi ve İbn Sina'nın varlık k ve bilgi teorisi konularındaki ndaki görüşlerini g kısaca k incelemek yararlı olacaktır. 100

101 KİNDİ Kindi ( ) 870) İslam felsefesinde Aristocu geleneği izleyen Messai okulunun ilk temsilcisiydi ve kendinden sonra gelen felsefeciler gibi ana amacı felsefi ve dinsel bilgiyi tek bir sistem içinde i inde birleştirmekti. Kindi, felsefe ve din arasında görünürdeki g rdeki çelişkilerin giderilebileceğine ine inanıyordu. Buna rağmen Kindi'nin bu tür t r sorunlara orijinal çözümler getirdiği i söylenemez. s Evrenin ortaya çıkışıışı konusunda ise Kindi Aristoteles'in ezeli evren anlayışı ışından ayrılıp İslami yoktan yaratılış ış görüsünü benimsemişti. 101

102 Kindi'ye göre g varlıklar, duyularla algılanabilenler lanabilenler (tikeller), akılla algılanabilenler lanabilenler (tümeller) ve vahiy yolu dışıd ışında hakkında bilgi edinilemeyenler (ilahi varlıklar) olarak sınıflans flanıyordu. Bilgi teorisi konusunda fazla bir şey yazmasa da diğer İslam felsefecileri gibi genelde Aristoteles'in 'RUH ÜZERİNE' ('Peri Psuche') adlı eserindeki Akıl l (Nous( Nous) ) anlayışı ışını benimsemişti. 102

103 Bilimleri sınıflands flandırışıışı da Aristocu nitelikteydi ve varlık k teorisini takip ediyordu. Değişime ime tabi varlıklar kların n incelendiği i fiziksel bilimler (fizik, biyoloji, coğrafya, vb.); Değişmez formların n konu edildiği i mantıksal bilimler (matematik, mantık, müzik, m metafizik, astronomi); Maddeden tamamen bağı ğımsız z varlıklar kların n konu edildiği i dinsel bilimler. Bunlar aynı zamanda önemsizden önemliye doğru sıralanıyordu. 103

104 FARABİ Farabi'ye ( ) geldiğimizde imizde ortada çok daha tutarlı ve özgün n bir felsefi sistem olduğunu unu görüyoruz. Farabi Kindi'den farklı olarak Aristocu felsefenin kendisinden ziyade bunun özellikle kozmolojisi itibariyle İslam'la daha uzlaşabilir abilir gibi görünen g Yeni-Platoncu yorumunu benimsemişti. 104

105 Ona göre g doğrudan gerçeğe e ulaşman manın n yolu felsefeydi; din ise bu gerçeğin halkın anlayabileceği şekle sokulmuş haliydi. Dinle felsefe arasındaki görünüşteki g çelişkiler dinin sembolik anlatımından ndan kaynaklanıyordu yordu ve bu gibi durumlarda akıl l yoluyla varılacak sonuçlar esas alınmal nmalı,, dinsel hükümler h buna göre g yorumlanmalıyd ydı. 105

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ RASATHANESİ AY

ANKARA ÜNİVERSİTESİ RASATHANESİ AY ANKARA ÜNİVERSİTESİ RASATHANESİ AY Uydumuz Ay Yer in tek doğal uydusu Ay, DünyaD nya nın n tek doğal uydusudur. Geceleri gökyg kyüzümüzü aydınlat nlatır r ve bazen onu gündüzleri de görürüz. g Üzerinde

Detaylı

Danışman Öğretmen:Şerife Çekiç

Danışman Öğretmen:Şerife Çekiç Bartu İNCE Yiğit TUNÇEL Berkay Necmi TAMCI Yusuf Kaan UZAR Danışman Öğretmen:Şerife Çekiç TRİGONOMETRİ TANIMI Trigonometri, üçgenlerin açıları ile kenarları arasındaki bağıntıları konu edinen matematik

Detaylı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) Hipokratik-Galenik Tıp ekolunun devamı Cerrahi teknikler bilinmesine rağmen, yüksek enfeksiyon riski nedeniyle zorunlu haller dışında pek uygulanmıyor Tam olarak hangi

Detaylı

MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI

MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI Öğrenci Bilgileri Ad Soyad: İmza: MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI 23 Ocak 2014 Numara: Grup: Soru Bölüm 1 Bölüm 2 Bölüm 3 21 22 23 24 25 TOPLAM Numarası (1-10) (11-15) (16-20) Ağırlık 20 10

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ 1.YAZILI KONULARI 4. Ünite Kur an-ı Kerimin Temel Eğitici Nitelikleri İslam Dininin Temel Kaynağı Kur an

Detaylı

AKSARAY KANUNİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 11.SINIFLAR ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI TEKNİKLER

AKSARAY KANUNİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 11.SINIFLAR ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI TEKNİKLER AKSARAY KANUNİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 015-01 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 11.SINIFLAR ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SÜRE: MANTIK(30) ÖNERMELER VE BİLEŞİK ÖNERMELER(18) 1. Önermeyi, önermenin

Detaylı

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ ALT ÖĞRENME. Örüntü ve Süslemeler

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ ALT ÖĞRENME. Örüntü ve Süslemeler 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ SÜRE ÖĞRENME Ay Hafta D.Saati ALANI EYLÜL 2 Geometri 2 3 Geometri 2 Geometri 2 Olasılıkve ALT

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Eski çağlara dönüp baktığımızda geçmişteki gç ş insan topluluklarının yazılı, yazısız kültür miraslarında Güneş ve Ay tutulmalarının nedeni hep doğaüstü güçlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan tasvirlerde

Detaylı

2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ ORTAOKULU MATEMATİK 8.SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANDIR.

2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ ORTAOKULU MATEMATİK 8.SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANDIR. EYLÜL 2013-201 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ ORTAOKULU MATEMATİK 8.SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANDIR. 9-13 Örüntü ve Süslemeler Dönüşüm Geometrisi 1. Doğru, çokgen ve çember modellerinden

Detaylı

SINAV TÜRÜ YGS YGS SORU DAĞLIMI SINAV NO 1211 YGS TÜRKÇE SINAV ADI YGS DS 01 01 (EG01-SS.13DS01) YGS SOSYAL - TARİH FORMÜL ADI

SINAV TÜRÜ YGS YGS SORU DAĞLIMI SINAV NO 1211 YGS TÜRKÇE SINAV ADI YGS DS 01 01 (EG01-SS.13DS01) YGS SOSYAL - TARİH FORMÜL ADI SINAV TÜRÜ YGS YGS SORU DAĞLIMI SINAV NO 1211 YGS TÜRKÇE SINAV ADI YGS DS 01 01 (EG01-SS.13DS01) YGS SOSYAL - TARİH FORMÜL ADI YGS-YENİ YGS SOSYAL - COĞRAFYA YGS ALTERNATİFLİ YGS SOSYAL - FELSEFE LYS ALTERNATİFLİ

Detaylı

ASTRONOMİ TARİHİ. 2. Bölüm Antik Astronomi. Serdar Evren 2013

ASTRONOMİ TARİHİ. 2. Bölüm Antik Astronomi. Serdar Evren 2013 ASTRONOMİ TARİHİ 2. Bölüm Antik Astronomi Serdar Evren 2013 Fotoğraf: Eski Yunan mitolojisinde sırtında gök küresini taşıyan astronomi tanrısı, ATLAS. En Eski Astronomi (Antik veya Teleskop Öncesi) Kültürel

Detaylı

Yönetimin Fonksiyonları. İşletmeye Giriş. neltme. Yönetimin Fonksiyonları. Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalı. vturker@marmara

Yönetimin Fonksiyonları. İşletmeye Giriş. neltme. Yönetimin Fonksiyonları. Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalı. vturker@marmara İşletme BölümüB İşletmeye Giriş Ders Notu - 9 Yönetimin Fonksiyonları vturker@marmara marmara.edu..edu.tr www.volkanturker volkanturker.com..com.tr 1 2 Yönetimin Fonksiyonları İşletme BölümüB Planlama

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm %50 2) Sayısal Bölüm %50 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım

Detaylı

2013 YGS SORU DAĞILIMLARI VE UZMAN YORUMLARI

2013 YGS SORU DAĞILIMLARI VE UZMAN YORUMLARI MEHMET ÖZÖNCEL ANADOLU LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ 2013 YGS SORU DAĞILIMLARI VE UZMAN YORUMLARI TÜRKÇE 2013 YGS soruları geçmiş yıllardaki sınav müfredatına uygun olarak geldiği söylenebilir. 2013 YGS soruları,

Detaylı

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 MİT VE DİN İLİŞKİSİ (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Mit ve Din Mitolojiler genel olarak dinsel, ruhani ve evrenin ya da halkların oluşumu gibi yaratılış veya türeyiş gibi temaları içerirler.

Detaylı

BÖLÜM I MATEMATİK NEDİR? 13 1.1. Matematik Nedir? 14

BÖLÜM I MATEMATİK NEDİR? 13 1.1. Matematik Nedir? 14 İÇİNDEKİLER Önsöz. V BÖLÜM I MATEMATİK NEDİR? 13 1.1. Matematik Nedir? 14 BÖLÜM II KÜMELER 17 2.1.Küme Tanımı ve Özellikleri 18 2.2 Kümelerin Gösterimi 19 2.2.1 Venn Şeması Yöntemi 19 2.2.2 Liste Yöntemi

Detaylı

6.12 Örnekler PROBLEMLER

6.12 Örnekler PROBLEMLER 6.1 6. 6.3 6.4 6.5 6.6 6.7 Çok Parçalı Taşıyıcı Sistemler Kafes Sistemler Kafes Köprüler Kafes Çatılar Tam, Eksik ve Fazla Bağlı Kafes Sistemler Kafes Sistemler İçin Çözüm Yöntemleri Kafes Sistemlerde

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ EGE BÖLGESİ OKULLAR ARASI MATEMATİK YARIŞMASI 1.AŞAMA KONU KAPSAMI

ÖZEL EGE LİSESİ EGE BÖLGESİ OKULLAR ARASI MATEMATİK YARIŞMASI 1.AŞAMA KONU KAPSAMI ÖZEL EGE LİSESİ EGE BÖLGESİ OKULLAR ARASI MATEMATİK YARIŞMASI 1.AŞAMA KONU KAPSAMI 6. SINIF 5. SINIF TÜM KONULARI 1.ÜNİTE: Geometrik Şekiller 1) Verileri Düzenleme, Çokgenler ve Süsleme 2) Dörtgenler 3)

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm 0 2) Sayısal Bölüm 0 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım kurallarını

Detaylı

OKUL ADI : ÖMER ÇAM ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI : 2015 2016 DERSİN ADI : MATEMATİK SINIFLAR : 9

OKUL ADI : ÖMER ÇAM ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI : 2015 2016 DERSİN ADI : MATEMATİK SINIFLAR : 9 OKUL ADI : ÖMER ÇAM ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI : 015 01 1 Eylül 18 Eylül Kümelerde Temel Kavramlar 1. Küme kavramını örneklerle açıklar ve kümeleri ifade etmek için farklı gösterimler.

Detaylı

BİLİM TARİHİ IV. BÖLÜM: ROMALILAR DA BİLİM

BİLİM TARİHİ IV. BÖLÜM: ROMALILAR DA BİLİM BİLİM M TARİHİ IV. BÖLÜM: B ROMALILAR DA BİLİM Yrd. Doç.. Dr. Ayfer KÜÇÜK ÜÇÜK 1 M.Ö.3.y.y..3.y.y. da Romalılar lar bütün b İtalya'yı hakimiyetleri altına almış ıştı. Bundan iki yüzyy zyıl l sonra, Yunan

Detaylı

17. yy. Dehalar Yüzyılı

17. yy. Dehalar Yüzyılı 17. yy. Dehalar Yüzyılı 20. yy a kadar her bilimsel gelişmeyi etkilediler. 17. yy daki bilimsel devrimin temelleri 14.yy. da atılmıştı fakat; Coğrafi keşifler ile ticaret ve sanayideki gelişmeler sayesinde

Detaylı

E-DERGİ ÖABT SOSYAL BİLGİLER VE SINIF ÖĞRETMENLİĞİ İÇİN COĞRAFYA SAYI 2. www.kpsscografyarehberi.com ULUTAŞ

E-DERGİ ÖABT SOSYAL BİLGİLER VE SINIF ÖĞRETMENLİĞİ İÇİN COĞRAFYA SAYI 2. www.kpsscografyarehberi.com ULUTAŞ E-DERGİ ÖABT SOSYAL BİLGİLER VE SINIF ÖĞRETMENLİĞİ İÇİN COĞRAFYA SAYI 2 ULUTAŞ DÜNYA'NIN HAREKETLERİ ve SONUÇLARI Dünya'nın iki çeşit hareketi vardır. Dünya bu hareketlerin ikisini de aynı zamanda gerçekleştirir.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS GÜNÜMÜZ MÜSLÜMAN TOPLUMLAR İLH 340 6 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

TOPOĞRAFYA Temel Ödevler / Poligonasyon

TOPOĞRAFYA Temel Ödevler / Poligonasyon TOPOĞRAFYA Temel Ödevler / Poligonasyon Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ JDF 264/270 TOPOĞRAFYA DERSİ NOTLARI http://geomatik.beun.edu.tr/marangoz http://jeodezi.karaelmas.edu.tr/linkler/akademik/marangoz/marangoz.htm

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

DÜNYA NIN ŞEKLİ ve BOYUTLARI

DÜNYA NIN ŞEKLİ ve BOYUTLARI 0 DÜNYA NIN ŞEKLİ ve BOYUTLARI Dünya güneşten koptuktan sonra, kendi ekseni etrafında dönerken, meydana gelen kuvvetle; ekvator kısmı şişkince, kutuplardan basık kendine özgü şeklini almıştır. Bu şekle

Detaylı

TRIGONOMETRI AÇI, YÖNLÜ AÇI, YÖNLÜ YAY

TRIGONOMETRI AÇI, YÖNLÜ AÇI, YÖNLÜ YAY TRIGONOMETRI AÇI, YÖNLÜ AÇI, YÖNLÜ YAY A. AÇI Başlangıç noktaları aynı olan iki ışının birleşim kümesine açı denir. Bu ışınlara açının kenarları, başlangıç noktasına ise açının köşesi denir. B. YÖNLÜ AÇI

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KAZANIMLAR

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KAZANIMLAR KASIM EKİM EYLÜL Ay Hafta D.Saat i 0 04 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE SÜRE ÖĞRENME ALANI ALT ÖĞRENME ALANI Örüntü Süslemeler si KAZANIMLAR.Doğru, çokgen

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Konu Başlıkları

ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Konu Başlıkları ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Varlıklar Âlemi Meleklere İman Kur an a Göre Cin ve Şeytan ÜNİTE 1 Şeytanın Kötülüğünden Korunma Konusunda Kur an ın Öğütleri Toplumda Yaygın Olan Bazı Batıl İnançlar Ahirete

Detaylı

Murat Kaya / Rehber Öğretmen www.psikorehberim.com 1

Murat Kaya / Rehber Öğretmen www.psikorehberim.com 1 MATEMATİK Sayılar 9 6 7 6 9 8 9 7 8 6 8 9 6 4 5 Üslü-Köklü İfadeler 4 5 4 2 2 1 1 3 2 4 2 4 2 4 2 Oran ve Orantı 1-3 1 1 1 2-1 2 1 1-1 1 Çarpanlara Ayırma 3 3 2 3 1 3-3 1 1 4 4 4 4 1 Denklemler-Problem

Detaylı

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir?

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir? İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ 22.10.2013 MEKANİK ANABİLİM DALI Dr. Dilek OKUYUCU Mekanik Nedir? Mekanik: Kuvvetlerin etkisi altında cisimlerin davranışını inceleyen bilim dalıdır. FİZİK Mekanik

Detaylı

9. SINIF. NET ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 10.12.2009 TARİHLİ GENEL DEĞERLENDİRME SINAVI - 03 (GDS - 03) KONU DAĞILIMLARI

9. SINIF. NET ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 10.12.2009 TARİHLİ GENEL DEĞERLENDİRME SINAVI - 03 (GDS - 03) KONU DAĞILIMLARI Paragraf 4 Sözcükte Anlam 3 Edebi Türler 1 Noktalama 2 Dillerin Sınıflandırılması 1 Şiir Bilgisi 9 İletişim 1 Dilin İşlevleri 2 Ses Olayları 1 Dil Dışı Göstergeler 1 TÜRKÇE Yazım Kuralları 2 Dil ve Kültür

Detaylı

Muhammed ERKUŞ. Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK

Muhammed ERKUŞ. Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK Hazırlayan: Sunan: Muhammed ERKUŞ Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK 20047095 20043193 FİBONACCİ SAYILARI ve ALTIN ORAN Fibonacci Kimdir? Leonardo Fibonacci (1175-1250) Pisalı Leonardo Fibonacci Rönesans öncesi Avrupa'nın

Detaylı

9. SINIF EV ÇALIŞMALARI AYRINTILARI / DİL VE ANLATIM

9. SINIF EV ÇALIŞMALARI AYRINTILARI / DİL VE ANLATIM / DİL VE ANLATIM 01 İletişim 02 İnsan, İletişim ve Dil - Dilin İşlevleri 03 Dil - Kültür İlişkisi 04 Dillerin Sınıflandırılması 05 Türk Dilinin Tarihi Gelişimi 06 Türkçenin Ses Özellikleri - I 07 Türkçenin

Detaylı

NYASI NDA NDA. Yrd.Doç.Dr.Ayfer KÜÇÜK

NYASI NDA NDA. Yrd.Doç.Dr.Ayfer KÜÇÜK BİLİM M TARİHİ VI. BÖLÜM: B İSLAM DÜNYASID NYASI NDA NDA BİLİM Yrd.Doç.Dr.Ayfer KÜÇÜK 1 BATI İSLÂM DÜNYASID NYASI ENDÜLÜS S EMEVÎLER LERİ Doğu İslam DünyasD nyası nda nda bilim faaliyetler hızla h ilerlerken,

Detaylı

HAREKET HAREKET KUVVET İLİŞKİSİ

HAREKET HAREKET KUVVET İLİŞKİSİ HAREKET HAREKET KUVVET İLİŞKİSİ Sabit kabul edilen bir noktaya göre bir cismin konumundaki değişikliğe hareket denir. Bu sabit noktaya referans noktası denir. Fizikte hareket üçe ayrılır Ötelenme Hareketi:

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

Test 16. 1. Teorem: a R ve a 1 ise 1 1. 4. İddia: 5 = 3 tür. 2. Teorem: x Z ve. Kanıt: Varsayalım ki, 1 olsun. a 1

Test 16. 1. Teorem: a R ve a 1 ise 1 1. 4. İddia: 5 = 3 tür. 2. Teorem: x Z ve. Kanıt: Varsayalım ki, 1 olsun. a 1 Test 6. Teorem: a R ve a ise a dir. Kanıt: Varsayalım ki, olsun. a a olduğundan a 0 dır. Bu durumda, eşitsizliğin yönü değişmeden, a a olur. Demek ki, a a dir. Fakat bu durum a hipotezi ile çelişmektedir.

Detaylı

ýçindekiler Ön Söz xiii Antenler 1.1 1.2 1.3 1.4 1.5 1.6 Temel Anten Parametreleri 27 2.1 2.2 2.3 2.4 2.5 2.6 2.7 2.8 2.9 2.10 2.11 2.12 2.13 2.

ýçindekiler Ön Söz xiii Antenler 1.1 1.2 1.3 1.4 1.5 1.6 Temel Anten Parametreleri 27 2.1 2.2 2.3 2.4 2.5 2.6 2.7 2.8 2.9 2.10 2.11 2.12 2.13 2. çindekiler Ön Söz xiii 1 Antenler 1 1.1 Giri 1 1.2 Anten Tipleri 4 1.3 I ma Mekanizmas 7 1.4 nce Tel Antende Ak m Da l m 17 1.5 Tarihsel Geli meler 20 1.6 Multimedya 24 Kaynakça 24 2 Temel Anten Parametreleri

Detaylı

YGS PİANALİTİK KONU TESTLERİ KONU BAŞLIKLARI COĞRAFYA KONU TESTİ. 1. Doða ve Ýnsan. Göçlerin Nedenleri ve Göç Türleri. 2.

YGS PİANALİTİK KONU TESTLERİ KONU BAŞLIKLARI COĞRAFYA KONU TESTİ. 1. Doða ve Ýnsan. Göçlerin Nedenleri ve Göç Türleri. 2. YGS PİANALİTİK KONU LERİ COĞRAFYA 1. Doða ve Ýnsan 27 Göçlerin Nedenleri ve Göç Türleri 2. Harita ve Ölçek 28 Göçlerin Mekânsal Etkileri 3. Haritalarda Yüzey Þekillerinin Gösterilmesi 29 Geçmiþten Günümüze

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler İçindekiler xiii Önsöz ı BİRİNCİ KISIM Sofistler 3 1 Giriş 6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler 17 K a y n a k la r 17 Sofistlerin G enel Ö zellikleri

Detaylı

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması OPTİK Işık Nedir? Işığı yaptığı davranışlarla tanırız. Işık saydam ortamlarda yayılır. Işık foton denilen taneciklerden oluşur. Fotonların belirli bir dalga boyu vardır. Bazı fiziksel olaylarda tanecik,

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

11.1 11.2. Tanım Akışkanların Statiği (Hidrostatik) Örnekler Kaldırma Kuvveti. 11.3 Örnek Eylemsizlik Momenti. 11.4 Eylemsizlik Yarıçapı

11.1 11.2. Tanım Akışkanların Statiği (Hidrostatik) Örnekler Kaldırma Kuvveti. 11.3 Örnek Eylemsizlik Momenti. 11.4 Eylemsizlik Yarıçapı 11.1 11. Tanım Akışkanların Statiği (Hidrostatik) Örnekler Kaldırma Kuvveti 11.3 Örnek Eylemsizlik Momenti 11.4 Eylemsizlik Yarıçapı 11.5 Eksen Takımının Değiştirilmesi 11.6 Asal Eylemsizlik Momentleri

Detaylı

G D S 4 2013 MART. Sınıf Ders Ünite Kazanım. 9. sınıf Dil ve Anlatım Türkçenin Ses Özellikleri 1. Türkçedeki seslerin özelliklerini açıklar.

G D S 4 2013 MART. Sınıf Ders Ünite Kazanım. 9. sınıf Dil ve Anlatım Türkçenin Ses Özellikleri 1. Türkçedeki seslerin özelliklerini açıklar. G D S 4 2013 MART Sınıf Ders Ünite Kazanım 9. sınıf Dil ve Anlatım Türkçenin Ses Özellikleri 1. Türkçedeki seslerin ni açıklar. 9. sınıf Dil ve Anlatım Türkçenin Ses Özellikleri 2. Türkçedeki ses uyumlarının

Detaylı

11. SINIF ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVLARI LİSTESİ / DİL VE ANLATIM

11. SINIF ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVLARI LİSTESİ / DİL VE ANLATIM SINAVLARI LİSTESİ / DİL VE ANLATIM * Metinlerin Sınıflandırılması Anlatım Türleri Mektup Anı (Hatıra) Biyografi (Hayat Hikayesi) Otobiyografi Gezi Yazısı Ses Bilgisi Zarf (Belirteç) Anlatım Bozuklukları

Detaylı

Elipsoid Üçgenlerinin Hesaplanması Yedek Hesap Yüzeyi olarak Küre

Elipsoid Üçgenlerinin Hesaplanması Yedek Hesap Yüzeyi olarak Küre Jeodezi 7 1 Elipsoid Üçgenlerinin Hesaplanması Yedek Hesap Yüzeyi olarak Küre Elipsoid yüzeyinin küçük parçalarında oluşan küçük üçgenlerin (kenarları 50-60 km den küçük) hesaplanmasında klasik jeodezide

Detaylı

Yenilik yaratma süreci, s. şımlar. Dördüncü Nesil Yaklaşı. reç olarak tanımlayam yaptığı demektir. W. Edwards Deming. olarak

Yenilik yaratma süreci, s. şımlar. Dördüncü Nesil Yaklaşı. reç olarak tanımlayam yaptığı demektir. W. Edwards Deming. olarak Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Teknoloji ve Yenilik Yönetimi Dersi Yenilik Yaratma SüreciS Yaptığınızı bir süres reç olarak tanımlayam mlayamıyorsanız, ne yaptığı ığınızı bilmiyorsunuz

Detaylı

Fizik ve Ölçme. Fizik deneysel gözlemler ve nicel ölçümlere dayanır

Fizik ve Ölçme. Fizik deneysel gözlemler ve nicel ölçümlere dayanır Fizik ve Ölçme Fizik deneysel gözlemler ve nicel ölçümlere dayanır Fizik kanunları temel büyüklükler(nicelikler) cinsinden ifade edilir. Mekanikte üç temel büyüklük vardır; bunlar uzunluk(l), zaman(t)

Detaylı

Ürün Detayları 2015-2016 EGO0-11.06DS 11. SINIF DENEME SINAVLARI SORU DAĞILIMLARI. Eğitim doğamızda var

Ürün Detayları 2015-2016 EGO0-11.06DS 11. SINIF DENEME SINAVLARI SORU DAĞILIMLARI. Eğitim doğamızda var . 99 // 11. Sınıf Programı - Dil ve Anlatım // 01 Metinlerin Sınıflandırılması 02 Anlatım Türleri 03 Öğretici Metinler (Mektup) 04 Öğretici Metinler (Günlük) DİL ve ANLATIM DİL ve ANLATIM 05 Ses Bilgisi

Detaylı

GÖRSEL PROGRALAMA HAFTA 3 ALGORİTMA VE AKIŞ DİYAGRAMLARI

GÖRSEL PROGRALAMA HAFTA 3 ALGORİTMA VE AKIŞ DİYAGRAMLARI GÖRSEL PROGRALAMA HAFTA 3 ALGORİTMA VE AKIŞ DİYAGRAMLARI DERS İÇERİĞİ Algoritma nedir? Akış Diyagramı nedir? Örnek Uygulama ALGORİTMA Algoritma sözcüğü Ebu Abdullah Muhammed İbn Musa el Harezmi adındaki

Detaylı

Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı. ALES / Đlkbahar / Sayısal II / 22 Nisan 2007. Matematik Soruları ve Çözümleri

Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı. ALES / Đlkbahar / Sayısal II / 22 Nisan 2007. Matematik Soruları ve Çözümleri Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı ALES / Đlkbahar / Sayısal II / Nisan 007 Matematik Soruları ve Çözümleri 1. 3,15 sayısının aşağıdaki sayılardan hangisiyle çarpımının sonucu bir tam

Detaylı

Bölüm 3: Vektörler. Kavrama Soruları. Konu İçeriği. Sunuş. 3-1 Koordinat Sistemleri

Bölüm 3: Vektörler. Kavrama Soruları. Konu İçeriği. Sunuş. 3-1 Koordinat Sistemleri ölüm 3: Vektörler Kavrama Soruları 1- Neden vektörlere ihtiyaç duyarız? - Vektör ve skaler arasındaki fark nedir? 3- Neden vektörel bölme işlemi yapılamaz? 4- π sayısı vektörel mi yoksa skaler bir nicelik

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Bilimsel Yasa Kavramı. Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014

Bilimsel Yasa Kavramı. Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014 Bilimsel Yasa Kavramı Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014 Bilimsel yasa her şeyden önce genellemedir. Ama nasıl bir genelleme? 1.Bekarla evli değildir. 2. Bahçedeki elmalar kırmızıdır 3. Serbest

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

11.Konu Tam sayılarda bölünebilme, modüler aritmetik, Diofant denklemler

11.Konu Tam sayılarda bölünebilme, modüler aritmetik, Diofant denklemler 11.Konu Tam sayılarda bölünebilme, modüler aritmetik, Diofant denklemler 1. Asal sayılar 2. Bir tam sayının bölenleri 3. Modüler aritmetik 4. Bölünebilme kuralları 5. Lineer modüler aritmetik 6. Euler

Detaylı

SİDRE 2000 ORTAOKULU 2014 2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 8. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

SİDRE 2000 ORTAOKULU 2014 2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 8. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI -6.09.0 DÖNÜŞÜM Sİ 5-9.09.0 ÖRÜNTÜ VE SÜSLEMELER SİDRE 000 ORTAOKULU 0 05 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 8. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI,. Doğru, çokgen ve çember modellerinden örüntüler

Detaylı

Diğer sayfaya geçiniz. 2013 - YGS / MAT TEMEL MATEMATİK TESTİ. olduğuna göre, a kaçtır? olduğuna göre, m kaçtır?

Diğer sayfaya geçiniz. 2013 - YGS / MAT TEMEL MATEMATİK TESTİ. olduğuna göre, a kaçtır? olduğuna göre, m kaçtır? TEMEL MATEMATİK TESTİ 1. Bu testte 40 soru vardır. 2. Cevaplarınızı, cevap kâğıdının Temel Matematik Testi için ayrılan kısmına işaretleyiniz. 1. 3. olduğuna göre, a kaçtır? olduğuna göre, m kaçtır? A)

Detaylı

KİTABIN REHBERLİK PLANLAMASI. Bölümler. Bölümlere Ait Konu Kavrama Testleri KONU KAVRAMA TESTİ DOĞA VE İNSAN 1 TEST - 1

KİTABIN REHBERLİK PLANLAMASI. Bölümler. Bölümlere Ait Konu Kavrama Testleri KONU KAVRAMA TESTİ DOĞA VE İNSAN 1 TEST - 1 Sunum ve Sistematik SUNUM Sayın Eğitimciler, Sevgili Öğrenciler, ilindiği gibi gerek YGS, gerekse LYS de programlar, sistem ve soru formatları sürekli değişmektedir. Öğrenciler her yıl sürpriz olabilecek

Detaylı

DİKKAT! SORU KİTAPÇIĞINIZIN TÜRÜNÜ "A" OLARAK CEVAP KÂĞIDINA İŞARETLEMEYİ UNUTMAYINIZ. SAYISAL BÖLÜM SAYISAL-2 TESTİ

DİKKAT! SORU KİTAPÇIĞINIZIN TÜRÜNÜ A OLARAK CEVAP KÂĞIDINA İŞARETLEMEYİ UNUTMAYINIZ. SAYISAL BÖLÜM SAYISAL-2 TESTİ ALES İlkbahar 007 SAY DİKKAT! SORU KİTAPÇIĞINIZIN TÜRÜNÜ "A" OLARAK CEVAP KÂĞIDINA İŞARETLEMEYİ UNUTMAYINIZ. SAYISAL BÖLÜM SAYISAL- TESTİ Sınavın bu testinden alacağınız standart puan, Sayısal Ağırlıklı

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız 1 2 TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız Tunç Tort a ve kütüphane sorumlusu Tansu Hanım

Detaylı

KÂĞIDA İŞLENEN UYGARLIK- Kâğıdın Tarihi ve İslam Dünyasına Etkisi, Jonathan M. Bloom (trc. Zülal Kılıç), Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, 336 s.

KÂĞIDA İŞLENEN UYGARLIK- Kâğıdın Tarihi ve İslam Dünyasına Etkisi, Jonathan M. Bloom (trc. Zülal Kılıç), Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, 336 s. sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 11 / 2005, s. 251-255 kitap tanıtımı KÂĞIDA İŞLENEN UYGARLIK- Kâğıdın Tarihi ve İslam Dünyasına Etkisi, Jonathan M. Bloom (trc. Zülal Kılıç), Kitap Yayınevi,

Detaylı

Eğitim Programı Tasarımı S.47-57

Eğitim Programı Tasarımı S.47-57 Eğitim Programı Tasarımı S.47-57 Kaynak II; Eğitimde Program Geliştirme Yazar;Ö.DEMİREL Hazırlayan; 2006 Ders Sor.; Doç. Dr. Nasip DEMİRKUŞ, 1-Önce Soruları Tıklayın Yanıtlamaya Çalışın. 2-Verdiğiniz Yanıtların

Detaylı

Yaşam Boyu Öğrenme S.221-225

Yaşam Boyu Öğrenme S.221-225 Yaşam Boyu Öğrenme S.221-225 Kaynak II; Eğitimde Program Geliştirme Yazar;Ö.DEMİREL Hazırlayan; Cemil YAYLAR 2005-2006 Ders Sor.; Doç. Dr. Nasip DEMİRKUŞ, 1-Önce Soruları Tıklayın Yanıtlamaya Çalışın.

Detaylı

6. Sınıf Süreç Değerlendirme Testi 1

6. Sınıf Süreç Değerlendirme Testi 1 6. Sınıf Süreç Değerlendirme Testi Bölüm Adı Kazanımlar Soru Sayısı Türkçe Matematik Fen Bilimleri Gerçek, Mecaz, Terim ve Yan Anlam Aynı Kavram Alanına Giren Sözcükler Eş, Zıt, Yakın Anlamlılık ve Eş

Detaylı

BİLİM TARİHİ III. BÖLÜM: HELENİSTİK ÇAĞ DA BİLİM

BİLİM TARİHİ III. BÖLÜM: HELENİSTİK ÇAĞ DA BİLİM BİLİM M TARİHİ III. BÖLÜM: B HELENİST STİK ÇAĞ DA BİLİMB Yrd. Doç.. Dr. Ayfer KÜÇÜK ÜÇÜK 1 3.HELENİSTİK ÇAĞ'DA BİLİM 3.1.İskenderiye'nin Kurulması Hellen birliğini sağlayan Makedonyalı Philip'in öldürülmesinden

Detaylı

VAN HIELE GEOMETRİ ANLAMA DÜZEYLERİ

VAN HIELE GEOMETRİ ANLAMA DÜZEYLERİ VAN HIELE GEOMETRİ ANLAMA DÜZEYLERİ Van Hiele teorisi, 1957 de, iki matematik eğitimcisi olan Pier M. Van Hiele ve eşi Dina van Hiele-Gelfod tarafından Ultrehct üniversitesindeki doktora çalışmaları sırasında

Detaylı

ÜNİTELENDİRME ŞEMASI

ÜNİTELENDİRME ŞEMASI LENDİRME ŞEMASI ÜNİTE DOĞRULAR VE AÇILAR. Aynı düzlemde olan üç doğrunun birbirine göre durumlarını belirler ve inşa eder.. Paralel iki doğrunun bir kesenle yaptığı açıların eş olanlarını ve bütünler olanlarını

Detaylı

Marie Curie. Thomson Cabir bin Hayyan. Henry Becquerel

Marie Curie. Thomson Cabir bin Hayyan. Henry Becquerel Marie Curie Thomson Cabir bin Hayyan John Dalton Albert Einstein Henry Becquerel 1 John Dalton John Dalton (Eaglesfield, Cumbria, 6 Eylül 1766 Manchester, 27 Temmuz 1844) İngiliz kimyager ve fizikçi, Cumberland

Detaylı

EKVATORAL KOORDİNAT SİSTEMİ_devam. Serap Ak

EKVATORAL KOORDİNAT SİSTEMİ_devam. Serap Ak EKVATORAL KOORDİNAT SİSTEMİ_devam http://star-www.st-and.ac.uk/~fv/webnotes/chapter5.htm http://star-www.st-and.ac.uk/~fv/webnotes/chapter4.htm Gök küresinde bulunan önemli yıldızların ekvatoral koordinatları

Detaylı

Dokuz Eylül Üniversitesi Đnşaat Mühendisliği Bölümü YAPI MALZEMESĐ I DERSĐ MEKANĐK. Doç. Dr. Halit YAZICI. http://kisi.deu.edu.tr/halit.

Dokuz Eylül Üniversitesi Đnşaat Mühendisliği Bölümü YAPI MALZEMESĐ I DERSĐ MEKANĐK. Doç. Dr. Halit YAZICI. http://kisi.deu.edu.tr/halit. Dokuz Eylül Üniversitesi Đnşaat Mühendisliği Bölümü YAPI MALZEMESĐ I DERSĐ MEKANĐK ÖZELLĐKLER Doç. Dr. Halit YAZICI http://kisi.deu.edu.tr/halit.yazici/ Dış kuvvetlerin etkisi altında değişik ik zorlamalar

Detaylı

SeyitGazi yi. Gürcan Banger. 4 Eylül l 2005

SeyitGazi yi. Gürcan Banger. 4 Eylül l 2005 SeyitGazi yi Düşünmek Gürcan Banger 4 Eylül l 2005 Önce: Sosyo Ekonomik Durum Eskişehir, sosyo ekonomik gelişmi mişlik açısından a Türkiye nin 6 ınc6 ncı ilidir. Eskişehir merkez ilçesi, ülkenin en gelişmi

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Bölüm 2 CEBİR 43

İÇİNDEKİLER. Bölüm 2 CEBİR 43 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 SAYILAR 13 1.1 Doğal Sayılar 15 1.1.1. Tek ve Çift Sayılar 15 1.1.2. Asal Sayılar 15 1.1.3 Doğal Sayıların Özellikleri 15 1.1.4 Doğal Sayılarda Özel Toplamlar 16 1.1.5. Faktöriyel

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

İBN SİNA'NIN BİLİMLER SINIFLAMASI

İBN SİNA'NIN BİLİMLER SINIFLAMASI T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ Sayı: 9, Cilt: 9, 2000 İBN SİNA'NIN BİLİMLER SINIFLAMASI Hidayet Peker * İbn Sina'nın bilimler sınıflaması, müstakil olarak bu konuya ayrıdığı "Aklî Bilimlerin

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Küresel Aynalar Testlerinin Çözümleri. Test 1 in Çözümleri

Küresel Aynalar Testlerinin Çözümleri. Test 1 in Çözümleri üresel Aynalar estlerinin Çözümleri 1 est 1 in Çözümleri. v 1,5 1. A B A B B A ışınının ʹ olarak yansıyabilmesi için ların odak noktaları çakışık olmalıdır. Aynalar arasındaki uzaklık şekilde gösterildiği

Detaylı

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 9 / 2004 s. 219-223 kitap tanıtımı HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz

Detaylı

ÖLÇME BİLGİSİ. PDF created with FinePrint pdffactory trial version http://www.fineprint.com. Tanım

ÖLÇME BİLGİSİ. PDF created with FinePrint pdffactory trial version http://www.fineprint.com. Tanım ÖLÇME BİLGİSİ Dersin Amacı Öğretim Üyeleri Ders Programı Sınav Sistemi Ders Devam YRD. DOÇ. DR. HAKAN BÜYÜKCANGAZ ÖĞR.GÖR.DR. ERKAN YASLIOĞLU Ders Programı 1. Ölçme Bilgisi tanım, kapsamı, tarihçesi. 2.

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI 23NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI Bitkileri tanıdık. Bitkileri gözlemledik. Bitki türlerini isimlendirdik. Bitkilerin

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı