SENDii

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SENDii

Transkript

1 EKONOMIK Y AKLAŞIM 21 SENDii<AL 1-IAREKET NEREYE GiDiYOR? M. Kema/Öke Bu yazının konusu yeni bir yüzyıla girerken sendikal hareketin nereye gittiğinin bir tahlilidir. Bu tahlil yapılırken içinde bulunulan mevcut durum tespit edilerek, sorunların paylaşımı açısından Batı Sendikacılığı ile Türk Sendikacılığı arasındaki var olan paralellikler ortaya konacaktır. Başka bir anlatlmla, sendikacılık açısından evrensel nitelik taşıyan sorunlar ortaya konacak ve Türk Sendikacılığı için krizden kurtulma ve yeni bir yüzyıla güçlü bir örgüt olarak girebilmesi konusunda önerilerde bulunulacaktır. Gerek Türk Sendikacılığının, gerekse Avrupa Sendikacılığının bugün 20 yıl önceki gücünden çok uzak olduğu tartışmasızdır. Bu uzaklığın içsel nedenleri vardır. Dışsal nedenleri vardır. Dışsal nedenleri evrensel ya da uluslararası etkenler olarak tanımlamak da mümkündür. ll- SENDiKALARlN ÖNÜNDEKi ENGELLER Türk ve Dünya Sendikacılığının içinde bulunduğu zaafları dışsal ve içsel öge'ler olarak şöyle sıralamak mümkündür: A) D1şsol Öge'ler 1) Toplumun Yop1s1 Bilindiği gibi sendikal kurumlar, Sanayi Devrimi sonrasında doğmuş bir sanayi toplumu yapılanmasıdır. Dolayısıyla sendikanın varlığı ve gücü o toplumun sanayi toplumu olması ile yakından ilgilidir. Sanayileşmelerini tamamlamış Batılı ülkelerde sendikacılık, hiç değilse kuramsal olarak görece daha güçlü iken Üçüncü Dünyanın tarım ülkelerinele zayıf olmasının ilk ve dolaysız nedeni budur. Sendikacılık, sanayi toplumunda sanayi işçisinin var olduğu ortamda gelişir ve güçlenir. Peki Türkiye' nin durumu nedir? Türkiye bir sanayi ülkesi değil midir? Türkiye' de yeteri kadar sanayi işçisi yok mudur? Bu soruların yanıtlarını arayalım. Türkiyenin bir sanayi ülkesi olup olmadığını öncelikle Yedinci Beş Yıllık Plandaki şu *Türk Harb-hı Sendikası Danışmanı, Abant lzzet Boysol Üniversitesi Öğretim görevlisi Ekonomik \'oklcışım, Cilt 6, sayı 17, Ycız 1995

2 22 A1. I~E\ tj.l. C)KE rakarnlar gösteriyor: Sekiörel katma değerin Gayri Safi '{urt İçi Hasıla içindeki payı; Tarım' da %15; Sanayide %25.8; Hizmetlerde %59.2 Bu rakamlar, toplumun yapısı hakkında bir bilgi vermekle beraber, sendikal ortamın yeşerebilmesi için gerekli var olup olmadığı hakkında yeterli bilgi vermez. O halde istihdam sektörel dağılımına bakmak lazımdır. Yine yedinci planın rakamlarına göre sivil istihdamın sektörlere göre ve yıllar itibariyle dağılımı şöyledir : (15+yaş) (Bin kişi) S i vii istihdam Tarım Sanayi Hizmetler Rakamlara baktığımızda sivil istihdamın yarısına yakının tarım kesiminde, sadece % 15'inin sanayi kesiminde, arta kalanın da hizmetler sektöründe çalıştığını görüyoruz. Üstelik olaya yıllar itibariyle baktığımızda sanayi sektörü lehine çok önemli gelişmelerin de olmadığını görüyoruz. Tarım kesimindeki görece istihdam düşüşü hizmetler sektörüne kaymış, sanayi sektörü neredeyse yıllar itibariyle de olduğu yerde kalmıştır. Üstelik bu sanayi sektöründeki istihdarnın üçte birini sağlayan işletmeler de örgütlenmenin zor olduğu 1-9 işçi çalıştıran küçük işletmelerdir. 2000'e beş kala Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın% 15'ini sağlayan tarım sektörünün, istihdamın neredeyse yarısını bünyesinde taşıması, sanayi ülkesi dediğimiz gelişmiş Batılı ülkelerdeki rakamların ortaya koyduğu olgunun tam tersi bir sonuçtur. İşte bu rakamlar, sendikacılığın yeşermesi için olmazsa olmaz koşul saydığımız sanayi toplumundan uzak olduğumuzun bir kanıtıdır. Buna hemen yapılması gereken bir ilave de ücretli toplum olmaktan ne kadar uzak olduğumuzdur. OECD verilerine dayanan aşağıdaki tablo Türkiye ile diğer batılı ülkeler arasındaki mesafeyi açıkça gösteriyor: Ücretlileri n Ücretli!erin Ülkeler İstihdaına Oranı(%) Ülkeler İstihdama Oranı (%} ABD 91.2 Norveç 89.4 Japonya 79.5 Avusturya 86.6 Almanya 89.4 Belçika 81.6 Fransa 87.2 Hollanda 88.8 İngiltere 86.8 İspanya 73.1 İtalya 71.4 Portekiz 74.3 Danimarka 89.0 OECD Ülke Finlandiya 85.0 Avrupa Ülke İsveç 90.1 Türkiye 39.2

3 EKONOMIK Y AKLAŞIM 23 İstihdamın yarısının tarım sektöründe bulunmasından dolayı ücretli sayısı bu denli sınırlı?lan bir toplumda sendikacılığın yeşermesi için gerekli olan ilk unsurun, "oksijen" in olmadığı ya da yetersiz olduğu söylenir. 2) işsizlik Sendikacılık tarihi bize öğretmiştir ki; bir toplumda işsizliğin ve genel ekonomik durumun kötüye gittiği ortamlarda sendikacılık zayıflar aksine yükseliş dönemlerinde de güçlemr. Ülkemizde işsizlik oranının %ı 0.5 ve toplam işsiz sayısının ı.9 milyon olduğu resmi rakamlaı ca iddia ediliyorsa da, gerçek rakamların daha yüksek olduğu yolunda genel bir kanı vardır. İşsizlik rakamlarına %9.3'lük eksik istihdamı da ekiediğimiz de DiE ve DPT verilerine göre, işgücü arzının yaklaşık beşte birinin atıl olduğu ortaya çıkmaktadır. Eğer bu rakamlara açık öğretim vb. gibi daha çok işsizliği erteleme işlevine hizmet eden eğitim programlarında öğrenci görünen kitleyide ilave edersek, neredeyse çalışma yaşındaki her dört kişiden birinin işsiz olduğu anlaşılır. Bugünümüz böyle olmakla birlikte geleceğimizin daha da kötü olacağını rakamlar gösteriyor. Dünya Bankası verilerine göre bu doğurganlık hızı ile işsizliği sürekli pompalamamız, fert başına düşen milli geliri her gün daha aşağı çekmemiz, Avrupa ile aramızdaki mesafeyi açmamız ama tüm bunlara karşın Avrupanın en kalabalık ülkesi olmamız uzak değil. 12 Avrupa ülkesiyle dünkü ve bugünkü nüfusu karşılaştırdığımızda şu gerçekle yüz yüze geliyoruz: Nüfus (000 ki~i) ve Artı~ Hızı Ülkeler Artış Yüzdesi Belçika %4.17 Danimarka %4.89 Fransa %13 Almanya %3.67 Yunanistan %17.14 İrlanda %20.24 İtalya % 7.41 Lüksemburg %15.42 Hollanda % 8.87 İspanya %15.71 İngiltere %3.98 Türkiye % yılında Avrupa'nın altıncı kalabalık ülkesi idik yılında Almanya'nın ardın-

4 24 AA. KElvJAL ÖKE dan ikinci ı~alabalık ülkeyiz. Fransa, İtalya, İngiltere gibi ülkeler, dün Türkiye' den çok daha kalabalık ülkeler iken, bugün onları gerilerde bırakmı IZ. 22 yıllık dönemde en yüksek doğurganlığa ulaşan ülke %20.24 ile İrlanda olurken, ülkemiz bu oranı neredeyse dörde katlamış. Böyle bir nüfus patlaması sürdükçe işsizliği kontrol edebilmek, işsizlik de devam ettiği sürece sendikalaşmayı ayakta tutabilmek oldukça zor görünüyor. Çünkü işsizliğin giderek büyümesi; emek arz ve talebinde yapısal bozukluklara ve nihayet istihdamcia ciddi sorunlara yol açıyor. Sanayi sektörünün bu hızlı nüfus artışına paralel istihdam yaratması bir yana, sanayinin istihdam artışına katkısı son derece sınırlı kalmaktadır. Sözgelimi Doç. Dr Uğur Eser'in bulgularına göre döneminde toplam istihdamın gösterdiği 3 milyonluk artışın sadece 1 milyonunu imalat sanayi yaratmıştır. işsizlik konusundaa vrupa ülkelerine bakıldığında durumun buralarda da çok parlak olmadığı görülür. Bir yandan yaşanan resesyon, öte yandan neo - liberal politikanın özelleştirme ve taşaronlaştırma uygulamaları, Avrupalıyı da özellikle işsizlik konusunda bir krizin içine itmiştir. O kadar ki Avrupa Komisyonu Başkanı Jack Delors hazırladığı Beyaz Rapor' da 2000 yılına kadar ne yapıp yapıp, 15 milyon yeni iş alanın yaratılmasını birinci öncelik olarak ortaya koymuştu. Çünkü son üç yılda açık işsizlik oranı hızla artmış ve toplam işgücünün% I 0.5'unu bulmuştur. Bu nedenle Delors; büyüme, rekabet ve istihdamı büyütecek bir yandan da işgücünün eğitimini, kalifikasyonunu arttıracak politikalar uygulamalarını istemişti. Bir başka kurum da bu eğilimi doğruluyor ve konuya dikkat çekiyor. Uluslararası Çalışma Örgütü 75. Yıldönümü rnünasebetiyle hazırladığı raporda, 1993 yılında OECD ülkelerinin ulaştığı 35 milyonluk işsizliğin bir rekor olduğunu söylüyor. Rapor bu durumun ciddi bir gelir adaletsizliği yarattığına işaret ediyor. 3) informel sektör Gerçekten de gerek Türkiye' de, gerekse Batı Avrupa ülkelerinde işsizliği-n arttığı son yıllarda sendikaların gücünde, etkinliğinde ve mali yapılarında da bir zaaf gözlendi. Sendikaların üye sayıları düştü ve temsil ettikleri kitle daraldı. Çünkü işsiz kitlenin oluşturduğu yedek işgücü ordusu; sendikasız, sigortasız, kayıtsız çalışmaya razı bir potansiyel olarak ortaya çıktı. İnformel sektör dediğimiz kayıt dışı ekonomi için böyle bir potansiyel bulunmaz nimettir. Bu sektör elinin altındaki bu hazır potansiyeli kullanıyor. Bu gelişme çalışanlar ve sendikalaşma açısından iki önemli sonuç doğuruyor: a) Birincisi; yedek işgücü ordusu işverenler için ucuz işgücü olarak işçilere karşı ö nemli bir koz ve tehdit unsuru oluşturuyor. İşverenler bu potansiyeli kujlanarak ya da göstererek işçilerinin sendikalaşmaya ya da sigortalı olma taleplerini her zaman kırabilmeşlerdir. b) İkincisi; formel sektörle haksız bir rekabet içinde olan informel sektör, formel sektör üzerinde bozucu etki yapıp yavaş yavaş onları da informel sektöre çekebilmektedir. Ülkemizin de artık göç alan bir ülke olduğu ve yasa dışı yollardan kaçak olarak yurda girip çalışma hayatına atılan yabancılarm olduğu düşünülürse, bunlar da, informel sektörün işsiz Jik yanında ikinci önemli gıdasını teşkil etmektedir.

5 EKONOMIK Y AKLAŞIM 25 İnformel sektörün toplam ekonomik büyüklükler içinde ne kadar yer işgal ettiği, tespiti oldukça zor bir konudur. Ancak Prof. Osman Altuğ'un bu konudaki çalışmaları, rakamların ciddi boyutlara yükseldiğini (%34) göstermektedir. Bu konudaki iddialar spekülasyona açık olmakla birlikte Gayri Safi Milli Hasıla'nın %25'i tutarında bir meblağın yeraltına dolaştığı, ya da yer altından kazanç sağlandığı görüşü sıkça vurgulanmaktadır. Sendikacılığın güçlü olduğu ülkelerde informel sektörün ya da yedek işgücü ordusunun, işgücü piyasasını bozmasına sendikalar izin vermez. Hollanda buna bir örnektir. Ancak sendikacılığın güçsüz olduğu ülkelerde ve Türkiye' de informel sektör tahripkar etkisini bütün gücüyle gösteriyor. 4) H iz m et Sektörü Ülkemizde istihdamın dağılımında en büyük payın hizmetler sektörüne ait olduğunu yukarıda belirtmiştik. Bir ülkede hizmetler sektörünün büyüklüğü sendikalaşma ile ters o rantılıdır. Hizmetler sektörünün Türkiyede olduğu gibi %60'1ar düzeyinde seyretınesi ise sendikalaşma açısından en ciddi hanelikapları bünyesinde taşır. Nedir bunlar, teker teker ele almakta fayda var. a) Sektörün Özelliği: sanayi sektöründeki sanayi işçisinin toplu davranış biçiminin aksine hizmetler sektöründe daha bireyci davranışlar ağır basar. Sanayi sektöründe işin niteliği gereği işçilerin bir arada, dayanışma halinde, kader birliği sözkonusu iken, hizmetler sektörüıide işin niteliği böyle bir düşünce ve duyguyu gerekli kılmaz. Sanayi işeisinde haklar~ın korunınası ve savunulması için bir örgüt arayışı varken, hizmetler sektöründeki beyaz yakalı işçi kendi hakkını arayabileceğine inanır ve bir örgüt gereksinimi içinde değildir. Bu yaklaşımlar da sendikalaşma önündeki engellerden biridir. ' f b) Kısmi çalışma: sanayi sektörü, özelliği gereği kısmi çalışmaya uygun bir sektör değildir. Ama hizmetler sektörü bu atipik çalışma modeline son derece uygundur. Kısmi çalışma da bireysel davranışı öne çıkaran, toplu davranışı dışlayan, sendikal kültürden uzak bir istihdam türüdür. Son yıllarda tüm Batı ülkelerinde hızla yayılmaktadır. Sözgelimi 1985 yılında Prof. Bloomeyer'e göre İngiltere, Hollanda ve Danimarka' da toplam işçilerin yaklaşık %24'ü kısmi süreyle istihdam edilmişti. O dönemde bu oran Almanya'da yalnızca %12.9, İtalya, İspanya ve Lüksemburg'da sadece %4-6 civarında idi. Almanya'da kısmi süreli çalışanların 1960 yılından 1991 yılına kadar yaklaşık yedi kat arttığı düşünülürse ne denli süratle yayıldığı daha iyi anlaşılır yılına gelindiğinde kısmi süreli çalışma denilen atipik istihdam modelinde şu rakamlarla karşılaşıyoruz: Hollanda' da bu tür çalışma içinde olanlar toplam işgücünün %35'ine yakın bir oranla birinci sırayı işgal ediyor. O'nu %30'a yakın bir oranla Norveç izliyor. İsvcç, İngiltere ve Daııimarka ise %25 civarıııdal.i oraııla üçündi sın1yı alıyor. Bu grubu% l5'1er civanııcl<d;i bir o-

6 26 A1. ke/v1al. ÖKE ranla Almanya, Fr;.msa ve Belçika alıyor. İtalya, Lüksemburg ve İspanya küçük aıiışlarla %7'ler civarında seyrediyor. c) Kadın işçi, Sektörde en yoğun çalışan kitle kadın işçilerdir. Aşağıdaki tablodan anlaşılacağı üzere kısmi çalışma yöntemini kullananların büyük çoğunluğu da yine kadınlardır. Sözgelimi Almanya'da kısmi süreli çalışmaların %92'si, Fransada %83'ü, İrlandacia %66'sı kadındır. Hizmetler sektöründe herhangi bir ofiste gününün sadece bir kaç saatini geçiten ve kazandığı parayla yetinen kadın işçiler, Batı Avrupa'da sendikasızlıkta başı çekmektedir. Tüm Avrupalı sendikaların özellikle son yı11arda kadın üyeler üzerinde bu denli düşmesinin altında da bu etken yatmaktadır. Görünen o ki; sendikalar kan kaybediyor ancak kadın üye konusunda, hizmet sektöründe kısmi çalışanlar nedeniyle çok daha hızlı kan kaybediyor. Kısmi Çalışanların Ne Kadarı Kadın? % % Avusturya 89 Belçika 90 Danimarka 75 Finlandiya 65 Fransa 83 Almanya 92 Yunanistan 62 İrlanda 66 İtalya 69 Lüksemburg 89 Hollanda 75 Norveç 80 Portekiz 68 İspanya 77 İsveç 82 İngiltere 87 5) Robot ik Tekno/oj i Sendikalaşmanın önündeki ciddi engellerden biri de robotik ve kompüter destekli teknolojidir. Teknolojik gelişmenin kaçınılmaz sonucu emek yoğun teknolojiden sermaye yoğun teknolojiye geçiş bir yandan işçinin yerini makinanın almasını diğer yandan da çalışan işçinin niteliğinin değişmesi sonucunu doğurmaktadır. Robotik teknolojiele vasıfsız kol işçisinin yerini vasıflı beyaz yakalı işçiler almaktadır. Bu nitelikli emeğin kendini koruyabilecek özeiliklere ve silahiara sahip olması, toplu pazarlık yerine bireysel pazarlığı öne çıkarıyor ve örgütlenme gereksinimini ortadan kaldırıyor. Fütüristlere göre gelecek yüzyılın robot savaşları ya da robot yarışları dönemi olacağı düşünülürse, gelişmişler arasında bu yarışın bir var olma kavgasına dönüşeceğini kestirrnek zor olmasa gerek. Henüz ülkemizde yaşanmayan ancak dünyada hızla yayılan ve sendikaların korkulu rü-

7 EKONOMIK Y AKLA~IM 27 yası olan robot kullanımı konusunda Hikmet Ulubay'ın bulguları şöyle: Ülkeler Japonya ~0 ABD Almanya İtalya Fransa İngiltere İspanya Eğer değişik araştırma sonuçları bizi yanıltmıyorsa yıllar itibariyle endüstriyel robot kulamınında önemli bir artış var. Her bir robotun bir grup sendikalı sanayi işçisinin işinden ettiği düşünülürse zaman ile sendikalaşma arasında da pek istenmeyen bir yarış var. O kadar ki; PSI'ın Alternatif Ekonomik Strateji başlıklı çalışmasında Jeremy Rıfkin'in ABD için öngörüsü, 124 milyonluk işgücünün 90 milyonunun işini makinalara kaptırabileceği yolunda. Ülkemiz için henüz ciddiye alınmayan bu faktörün yakın gelecekte sendikasıziaştırma sürecinde katalizör rolü oynayabileceği öngürülebilir. 6) Neo-Liberal düzenin anti-sendikal politikalan 1980'li yıllarda itibar kazanan monetarist ekonomik politikaların, sendikaları ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren bir takım ara hedefleri ya da olmazsa olmaz koşulları vardı. Bunlardan; - birincisi devleti iktisadi ve sosyal işlevlerinden arındırarak devleti küçültmek - ikincisi deregülasyon - üçüncüsü sendikalardan kurtulmak - dördüncüsü de taşaron uygulamaları idi. Şimdi bunları sırasıyla inceleyelim; o) Devleti Küçültmek Devletin tüm iktisadi ve sosyal işlevlerini terketmesini öngören bu görüş, birinci olarak piyasa ekonomisinin devletin regülasyonuna gereksinim duymadığı, ikinci olarak devletin çok büyük olduğu tezine dayanır. Devletin ana sanayi malları ya da ara malları gibi tüm alanlardan, hatta stratejik sektörler olarak bilinen petro-kimya vb. alanlardan da çekilmesini üngörür. Bu çekilme özelleştirme ve taşaron yöntemi ile yapılacaktır. Ülkemizde ve diğer ülkelerde uygulanan bu politikalar sonucundaki özelleştirme işlemleri sonucu ka-

8 28 At KEiviAL ÖKE mu istihdamının önemli ölçüde aşağıya çekildi ği bilinen gerçektir. Türkiye' de döneminde toplam kamu imalat sanayi istihdamı Dr. Eser'in bulgularına göre yıllık ortalama %1.4 azalmıştır. Bunun rakamsal ifadesi 37 bin kişi olup kamu istihdamı açısından 15 yıl önceki duruma denk gelmektedir. Bu rakam sektörün istihdama katkısının hızlı düşüşünü göstermesi bakımından anlamlıdır. Bu azalma net yatırımların düşürülmesiyle birlikte diğer politikaların sonucudur. b) Deregülasyon Neo-libera1lerin ısrarla sarıldıkları enstrümaniardan biri deregülasyon yani kuralsızlaştırmadır. Deregülasyon yoluyla özellikle çalışma hayatını düzenleyen be11i ilkeler, belli kısıtlar içeren kuralların ortadan kaldırılması amaçlanır. Bunlardan başlıcaları; işe adam alma ya da işten adam çıkarma konusunda, asgari ücretin belirlenmesi, iş güvenceleri, örgütlenme ve nihayet sosyal ücret konularında kuralların kaldırılması ve esneklik sağlanması öngörülür. TÜSİAD tarafından "Dünya Çapında Bir Performansa Doğru" başlığıyla yayımlanan çalışmada Avrupa işveren örgütü UNİCE' nin rekabet gücü konusundaki görüşleri şöyle sıralanıyor; *ücret dışı maliyetler açısından, istihdam maliyetlerinin düşürülmesi, *işgücü piyasasına girişe engel olduğu durumlarda, asgari ücret düzeylerinin düşürülmesi *işgücü piyasaları üzerindeki baskı oluşturulması durumunda ücret farklılaşmasına gidilmesi * işe alma işten çıkarma maliyetlerindeki aşırılığın giderilmesi *işgücü piyasasının esnekliğinin arttırılmasının sağlanması. Hemen belirtilmelidir ki, ekonominin tüm alanlannda deregülasyon neo-liberaller tarafından oldukça kullanılmaktadır. Böyle bir yapının sendikal hak ve güvenceleri tehdit ettiği hatta ortadan kaldırıldığı açıktır. Deregülasyon konusunda Bretton Woods kurumlarının (IMF ve Dünya Bankası) sarıldıkları son nokta işgücü piyasalarının esnekleştirilmesidir. O kadar ki OECD bile aralarında Türkiye'nin de bulunduğu kimi ülkeler için hazırladığı "Country Notes" de işgücü piyasalarının esnekleştirilmesi tavsiyelerin başında geliyor. OECD nezdindeki Sendikal Danışma Komitesi (TUAC) aynı görüşte değil. Bu örgütün "Esnekliğe Karşı Oryantasyon" başlıklı çalışmasında bakın ne deniyor; "ücretin sabit tutulması, ya da ücretin esnekleştirilmesi ile toplam ekonomik performans arasındaki doğrudan bir ilişki yoktur. Ayrıca araştırmalar göstermiştir ki, çalışma standartlarının nın düşürülmesiyle büyüme arasında da doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır." ABD Çalışma Bakanı Robert Reich konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: "işgücü pi-

9 EKONOMIK Y AKLAŞIM 29 çıkarmanın ko yasasının esnekleştirilmesi denilen ve sadece ücretierin düşürülmesi, işçi laylaştırılması konusunda işvereniere özgürlük tanıyan bu kavram, hiçbir ülkenin hayat standardının yükselmesine katkı sağlamış mıdır? Katkı sağlayıp sağlamadığı bilinmez ama, deregülasyonun sendikasıziaştırma konusunda büyük işlev gördüğü bir gerçektir. Temel hedef sendikanın olmadığı, toplu pazarlığın olmadığı, iş güvencesinin olmadığı, işe giriş ve çıkışın kolaylaştırıldığı "casual" statüyü yaygınlaştıı-mak ve egemen kılmaktır. Türkiye deregülasyonla henüz ciddi ölçüde tanışmadı. Yakın gelecekte sendikalar ve sendikalılar üzerindeki deregülasyon tahribatı görülecektir. c) Sendikalardan kurtulmak Neo-liberaler, sendikaları; piyasa ekonomisinin işlerliğini engelleyen tıkaçlar olarak görmektedir. Sendikaların uyguladığı sosyal ücret politikaları verimsizliği ve tembelliği teşvik eden politikalardır. Piyasa ekonomisi içinde her fert kendi hak ve menfaatlerini koruyabilir, bu nedenle sendika gibi bürokratik bir takım kuruluşlara işçilerin gereksinimi yoktur. Tek başına bu politika belki çok anlamlı olmayabilirdi ama diğerleriyle birleşince gerçekten sonuç veren bir politika oldu. 1980'li yıllardan başlayarak tüm dünyada anti sendikal politikaların meyvaları toplanmaya başlandı. Bazı ülkeler dışındaki sendikal hareket güç kaybetti ve önemli oranda üye kaybetti. Esen bu rüzgarların yanında tüm dünyada sendikacıların maruz kaldığı baskılar da ihmal edilenüyecek boyuttadır. ICFTU yayın organı Free Labour World' a göre 1994 yılında öldürülen sendikacı sayısı 528; yaralanan sendikacı sayısı 5567; tutuklanan sendikacı sayası 4353; işini kaybeden sendikacı sayısı 66029'dur. Rakamlar sendika ve sendikacı üzerindeki baskıların şakaya gelir tarafı olmadığını gözler önüne seriyor. d) Taşaron Yeni liberallerin devleti küçültmek için bir yöntem olarak ortaya koydukları taşaron modeli tüm ekonomide benimsenmiş ve özel sektör tarafından da kullanılmıştır. Sendikal düzene son verme niyeti olduğunda başvurulan bu yöntem oldukça etkili sonuçlar vermiştir. e) Sonuç Ne Oldu?

10 30 lv1. KEA,1AL ÖKE l'ko-liberaler yukarıda sıralanan politikaların tümünü ııyguladılar. Sünuç ne oldu? Bunun cevabmı ILO'nun Kasım 93'de yayımlanan "21. Yüzyıla Doğru ILO" başlıklı çalışmadan aktaralım. *Dünya nüfusunun beşte birini teşkil eden 1 milyar 200 milyon insan uç sefajet noktasında yaşamakta ışsız *Gelişmekte olan ülkelerde hesap edilemeyen, sanayileşmiş ülkelerde 35 milyonu aşkın * 100 ila 200 milyon arasında tahmin edilen sömürüye açık çocuk işçiler *Değişik şekillerde angarya altında çalışan 33 milyon insan *Adına ekonomik san göçmen denilen ve sayıları durmadan artan 100 milyondan fazla in- Bunlar sadece gözle görülebilen sonuçlar. Şimdi de İMF'nin adına yapısal uyum programı denilen borçlanciırma politikalarının sonuçlanna bakalım: IMF rakamlarına göre gelişmekte olan ülkeler bütününde 1992 yılı toplam borç miktarı 1 trilyon 472 milyar dolardır. Sadece on yıl önce bu rakamın tutarı 846 milyar dolardı. Uygulanan ekonomik politikalarla azgelişmişlerin borcu neredeyse katlanırken aynı dönemde çok u luslu şirketlerin asset'leri yukarılara tırmandı. Mukayese edebilmek için bazı ülkelerin toplam milli geliri ile çok ulusltıların toplam assetlerine bakalım. Portekiz'in milli geliri 23 milyar dolar, Mısır'ın milli geliri 31 milyar dolarken dev çok uluslu şirket General Motors'un 191 milyar dolar; Shell'in 100 milyar dolar; IBM'in 86 milyar dolar. 7) Yeni Üretim Teknikleri Kapitalist sistemin en yaygın üretim tekniği olan Fordİst üretim tekniğinin yerini alan Toyotizm ve Post-Fordizm adlı yeni üretim teknikleri de sendikalaşma konusunda olumsuz sonuç doğuran gelişmeler olmuştur. Türkiye' de son derece sınırlı bir alanda uygulama yeri bulan bu üretim tekniğinin temel örgü'leri Dr. Kurtulmuş' a göre şöyle sıralanabi!ir: *Ekonominin sanayi yerine hizmetler sektörü etrafında örgütlenmesi *İstihdam piyasalarında vasıfsız ve orta vasıflı kol gücünün yerine üstün vasıflı işgücünün (beyingücünün) önem kazanması *Bireysel tatmin fonksiyonu açısından, ihöyaçlar hiyerarşisinde, temel bireysel ihtiyaçların tatmininden karmaşık ihtiyaçların tatminine yönelinmiş olması *"Ürün esaslı" strateji yerine global pazarlarda rekabeti esas alan, üretimde çokluk, çeşitlilik ve esnekliği öngören "pazar esaslı" üretim stratejilerinin benimsenmesi çiz Fordist ve Toyotist üretim tekniklerini kabaca mukayese edersek şu noktaların altını mek gerekecek;

11 EKONOMIK Y AKLAŞIM 31 *Fordizmde mass-production denilen kitlevi üretim yerini esnek ve küçük yığınsal üretime bırakmıştır. *Fordizmdeki ölçek ekonomisinde üretim hedefi varken, diğerlerinde; talep edildiğinde üretilen ve zaman israfının olmadığı, çok çeşitli modele dayalı bir esnek üretim sözkonusudur. *Yeni sistem, zamanında üretimi önemser, stok vb. ilişkileri reddeder. *Fordizmdeki üretimden sonra kalite kontrol mekanizması Toyotizmde her aşamada kalite kontrolu öne alan sürekli gelişim ve entegre kalite kontrol üzerine oturur. *İşgücü arasındaki kademeleme tamamen ortadan kaldırılarak grup ve ekip çalışınasına önem verilmektedir. *Nihayet Fordizmdeki güçlü hiyerarşi kaldırılıyor bunun yerine takımlar takım!iderleri ve nihayet yöneticiler konuluyor. Görüldüğü gibi beyaz yakalı işçileri kapsayan bu model, kitle davranışı yerine birey davranışını öne çıkaran bir esasa oturuyor. Bu nedenle bu sistem içinde örgütlenme ya da sendikalaşma da sistemin kendi mantığı içinde olmak zorunda. Nedir bu mantık şimdi onu irdeliyelim: Birinci alternatif; eğer mevcut endüstriyel ilişkiler yapısı çok taraflı sisteme yani toplu pazarlık düzenine dayanıyorsa, maliyet indirimleri yönetim güdümünde bir toplu pazarlık sistemini öngörür ki bunun adı korporasyon sistemi yani sendika-işveren işbirliğidir. İkinci alternatif; mevcut endüstriyel ilişkiler sistemi tek taraflı yani toplu pazarlıksız bir sistem üzerine oturuyorsa; maliyet indirici unsur olarak istihdam piyasalarında yeni yasal düzenlemeler yani deregülasyon gerekecektir. Bunun anlamı bireysel pazarlık demektir. Sistemin getirdiği yenilik de sendikasız endüstri ilişkileri olacaktır. Sonuç olarak sistem kendi mantığı içinde ya sendikayı yok edecek ya da manipüle edecektir. B) içsel Öge'ler 1) Yeni Değerler Genç insanlar babalarının sahip olduğu değerlere sahip değil. Bu nedenle sendikalar genç işçileri bünyelerine almak için oldukça zorlanıyor. Denebilir ki; tüm Avrupa sendikalarının önemli uğraşlarından biri genç işçilerdir. Gençlerin babaları kadar sendikal mücadeleyi ciddiye almaınaları, emekli olan sendikalıların yerinin dolınaması sonucunu doğuruyor. Dolayısıyla yeni değerler sorunu da sendikaların bir başka kan kaybı nedeni. Prof. Deppe'nin tespitlerine göre yeni kuşak gençler babalanmn yaptıklan işleri yap7

12 32 Al KEA1AL ÖKE mak istemiyor, onların sendikal kültürünü paylaşmak istemiyor. Günümüz dünyasının yükselen değerleri çok farklı, bunlar arasında işçi sınıfı kültürü de en az cazip gelenlerden. 2) Yeni Sendikal Strateji Sendikal yaşamın geleceğini karartan tüm bu olgular varken ya da gelişmeler yaşanıyorken, beklenen davranış; yeni ortamda ayak uyduracak ve bu sayede ayakta kalacak yeni sendikal stratejilerin geliştirilmesi olmalıydı. Ancak sendikalar gafil aviandı ve gelen dalganın şiddetini hesap edemedi. Üst üste gelen imha dalgaları dünya sendikacılığının hem üye sayısını hem de gücünü aldı götürdü. Buna direnen çok az sayıda ülke sendikası vardı. Bunlara örnek olarak İsveç-Almanya-Hollanda gösterilebilir. Bu konudaki en taze rakamlar 1 Temmuz 1995 tarihli "The Economist" de OECD'e atfen yayımlandı. Rakamların dili şunları söylüyor ve 1990 Yıllarında Sendikalann Ücretlilere Oranı(%) Ülkeler ~19~7~0~--~%~ 1990 İsveç Avusturalya İngiltere İtalya Kanada Almanya Japonya ABD Fransa Bu rakamlara bakınca; insanlar şunu düşünmekten kendilerini alakoyamıyorlar. 1980'li yıllar boyunca senelerce iktidarda oturan sosyalist François Mitterand' a rağmen Avrupanın en dramatik düşüşü nasıl oldu da Fransa'da yaşandı. Öte yandan Avustralya'da İşçi Partisi Lideri Bob Hawke'a rağmen bu düşüş nasıl yaşandı ABD ve Japon ya' da zaten beklenen tedrici düşüş, kimi Avrupa Ülkeleri' nde büyük şok derecesinde olurken, kimi Avrupa Ülkeleri'nde de düşüş değil, mevcudu koruma hatta biraz daha güçlenme görüldü. Bu sonuçlar son derece polemiğe açık bir tespite götürüyor insanları. O da şu; eğer düzenle uyum halinde, "establishment" ın parçası olan bir sendikal yapı varsa, bu sendikalar gücünü koruyor. Bunun örneği İsveç, Almanya. Yok eğer düzene muhalif bir sendikal örgütlenme sözkonusu ise, yani radikal bir yapılanma varsa, bunlar a cımasızca yok ediliyor. Bunun örneği de Fransa. Fransa sendikalarının ücretlilere oranının bugün % lo'un altına düşmesini, İspanya'nında söz konusu oranın ciddi düşüş içinde ol-

13 EKONOMIK Y AKLAŞIM 33 masını bu iddia doğruluyor, ancak bu konuda İtalya'nın gösterdiği yükseliş izaha muhtaç bulunuyor. Bu düşüşün altında yatan, kimi sendikalann düzenin parçası olmaması mı? Yoksa İngiliz Parlamenter Dennis Mcshane'in söylediği gibi kapitalizm değişti ama sendikalar değişemedi mi? Bu sorunlar sanırız uzun süreler tartışılacaktır. lll- YENi MUCiZE YA DA işgücü PiYASALARININ ESNEKLEŞTiRiLMESi Bir yanda işveren kesiminin çalışma hayatının katı kurallarından şıkayeti, öte yanda işçi sendikalarının buna karşı mücadelesi, bitmeyen savaşta tarafları ortak bir cephede birleştirdi: Bu cephe işgücü piyasalarının esnekleştirilmesi. Öyleki taraflar bu sihirli formüle büyük umutlar bağlamış ve bir çok sorunu onunla aşmaya hazırlanıyor. Hatta ILO' da 1994 Haziran Genel Kurulu'nda kısmi çaiışmayı bir uluslararası sözleşme haline getirdi. Bretton Woods kurumlarının ve OECD'nin hararetli savunucusu olduğu işgücü piyasalarının esnekleştirilmesi, Batılı ülkelerde bir süreden beri uygulana gelen ve Türkiye için son derece yeni bir kavram. İşgücü piyasalarının esnekleştirilmesi ne anlama geliyor, uygulamada karşımıza çıkan modeller nelerdir şimdi bunları inceleyelim: Esnekleşmenin Alman İş Hukuku açısından taşıdığı önemi açıklarken bakınız Prof. Karl-Georg Loritz Alman İş Hukukundan Esnekleşmeye Yönelik Çabalar konulu tebliğinde ne diyor: "... Alman işçileri için günümüzdeki en büyük tehlike, işin yitirilmesidir.. Bundan Alman İş Hukuk'nun esnek olmayışı büyük ölçüde sorumludur..."prof. Ekonomi' de esnekleşmen in Türk İş Hukuku açısından gerekliliğini savunurken, görüşlerini"... mümkün olduğu ölçüde işçinin korunması ve gerekli olduğu ölçüde kuralsızlaştırma..." şeklinde ifade ediyor. İşveren örgütlerinin ve kimi bilimadamlarının söylediği gerekçe; toplu iş sözleşmeleriyle iş sürelerinin kısaltılması karşısında işyerini kullanma süresinin uzatılınası, dolayısıyla makinaların çalışma sürelerinin arttırılması. İşgücü piyasasının esnekleştirilmesi dendiğinde ilk akla gelen iş süresinin esnekleştirilmesidir. İş Süresi Esnekleştirme Türleri Prof. Bloıneyer' e göre şöyle sıralanabilir; *Kısmi çalışma (Part-Time); En sık rastlanan esnekleştirme türü kısmi çalışmadır. Ancak Avrupa' da kısmi çalışınanın tanımı konusunda tartışmalar çıkmıştır. Sözgelimi Almanya, İrlanda, Lüksemburg, IIollarıJa gibi UlkeknJe haftalık 38 ~aatin altındaki çalışınalar losıni çalışma kabul edilir-

14 34 M. KEA1AL ÖKE ken; İspanya' da normal iş süresinin üçte ikisinden az süreye; Fransa' da haftalık iş süresinin %80'ininden az süreye kısmi çalışma denmiştir. Ayrıca Almanya'da aylık kazancın 530 DM'ın ve haftalık iş süresinin 15 saatin altında olduğu çalışma biçimine "cuzi istihdam" denmiş ve bunlar sosyal sigorta kapsamının dışına çıkarılmıştır. Kısmi çalışanların sosyal güvenlik hukuku ve kollektif hukuk bakımından tam zamanlı çalışanlardan bir farkı olmadığı hemen ilave edilmelidir. Hatta Avrupa Hukuku'na göre kısmi çalışanlara eşitsiz davranılması genel bir yasaktır. Ancak uygulamada fazla çalışma, asgari ücret vb. konularda bir takım duraksamaları n olduğu bir gerçektir. *İş Paylaşımı Uob Sharing); İki ya da daha fazla kişinin tek bir işi ortaklaşa yapmalarıdır. Kişilerin daha önce belirlenmiş iş planı içinde, belli iş süresinde, belli kurallar içinde ancak kendi aralarında görev bölümü yaparak işi sürdürmeleridil *Mevcut Personelin Esnek Kullanımı; Personelin aynı işletme içinde esnek kullanımında şu modellerden bahsedilmektedir. Birincisi işyeri içinde genişletilmiş nakil, ikincisi, değişik işyeri alanlarında çağrı üzerine kullanım, üçüncüsü de havuz yönetimi. Yani aynı meslek ve niteliktekileri bir yere toplayıp, iş gereği dağıtımını yapmalarıdır. *İşgücünün Evde İstihdamı Atipik istihdam modelleri içinde işverenlerin en tercih ettiği modeldir. Çünkü evinde çalışan ve ne sosyal güvenlik ne de toplu pazarlıktan yararlanmayan insanlar, çalıştıkları ve ürettikleri kadar para kazanabilmektedir. Bu insanlar hizmet akdi dışında çalıştıkları i çin de iş hukukunun koruması dışındadır. *Tele Çalışma İş Hukuku koruması altında olan ancak sürekli işyerinde bulunmayan işyerine bilgisayar ağıyla bağlanarak evinden ya da bürosundan hizmet sunan kişilerin yaptığı çalışmadır. *Ödünç Çalışma İşletmenin işçi gereksinimi olduğunda bir başka firmadan ödünç olarak işgücü kiralayıp bunun karşısında da belli bir ücret ödemesi dir. Almanya' da giderek yaygınlaşan bu modelin ürkünçlüğü karşısında işçi sendikaları yasaklanmasım isterken, ödünç işgücü veren şirketlerin sayısı 1984 yılında 1502 iken 1987 yılında 3255'e yükselmiştir. *İstisna Akdi

15 EKONOMIK Y AKLA~IM 35 İş hukukunun korunması dışına çıkabilmek için kullanılan modellerden biri de kabaca bir bölümünün üstlenilmesidir. taşaronluk diyebileceğimiz işin Esnekleştirme modelllerini açıkladıktan sonra bunların sendikalılığı nasıl etkidelediğini söylemeye gerek yok. Çünkü sendikalar açısından en ciddi darboğaz bu atipik istihdam modeli içinde bulunanların sendikal yaşamın dışına çıkmış olduklarıdır. Zaten istatistikler de bunu gösteriyor. Bu eğilim de ABD Çalışma Bakanı Robert Reich'ın "birisi esnek işgücünden bahsederken arka cebimden cüzdanıını çektiğini hissediyorum" sözlerini doğrular nitelikte. IV- TÜRK SENDiKAC/LGILI için BiR KAÇ SÖZ Sendikalaşma oranını %60'lar düzeyinde gösteren gerçeklerden uzak Çalışma Bakanlığı istatistikleri bir yana bırakılırsa, ülkemizdeki sendikalaşma oranının %1 O' lar düzeyinde olduğu konusunda bilimadamları ve teknisyenler mutabıktır. Bu rakam geçmişte de daha yukarıları tırmanmamışt1. Bundan sonra daha aşağı düşmesi kuvvetle muhtemeldir. Bunun sebeplerini şöyle sıralayabiliriz; *Neo-liberallerin anti sendikal politikaların sonuçları henüz yaşanmamıştır. Ya da yeni yeni yaşamaktadır. *Robotik teknoloji henüz uygulama alanı bulmamıştır. gibi yeni üretim teknikleri henüz işletmelere yeteri ölçüde girmemiştir. *Post-Fordizm *Özelleştirme ve taşaranıaştırma uygulamalarını arzuladıkları ölçüde gerçekleştirmemişlerdir. *İstihdam açısından tarım sektörünün küçülmesi sonucu, sanayi sektörü değil hizmetler sektörü büyümektedir. *İşgücü piyasasının esnekleştirilmesi gerçekleştirilememiştir. *İşsizlik azalmamakta artmaktadır. *İnformel sektör kontrol edilememiş aksine her geçen gün büyümektedir. *Deregülasyonun yıkıcı etkileriyle henüz yüz yüze gelinmemiştir. Bu faktörler Fransız Sendikacılarının yaşadığı şoku henüz Türk Sendikacılarına yaşatmamıştır. Ancak her geçen gün daha sorunlu ve sıkıntılı olacaktır. Deyim yerindeyse zaman sendikalarının aleyhine işlemektedir. İşte bu ortamda en hayati soru Türk Sendikacılarının bu olaylardan haberdar olup olmadığıdır. Ne yazık ki sorunun cevabı "hayır"dır. Türk Sendikacıları başlarına gelecek felakatten habersiz geleneksel olarak sürdürdükleri devletin kanatları altındaki "kamu sendikacılığını" devam ettirebileceklerini sanmaktadır. Oysa deııiz bitmek üzeredir ve bunun önlemleri alınmalıdır. Sendikacılar kendilerini yoke-

16 36 At KEA1AL ÖKE decek süreci tersine çevirmek için birşeyler yapmak zorundadır. Yapmak zorundadır çiinkü toplumun emek kesimindeki tek örgütlü güç olan sendikalar yok olursa bütünüyle örgüt ve örgütleşme kavramları yok olacaktır. Bu da zaten bireyi öne çıkaran yeni sağın istemlerine denk düşmektedir. Türk Sendikacılığı kaybettiği üyeyi, prestiji ve siyasal gücü sokaklarda aramak yerine Parlamento' da aramalıdır. Türk sendikacıları imkanların dağıtıldığı musluğa yani siyasal iktidara hep uzak durmuşlardır. Oysa sorunlarının çözümü iktidara yakın olmaktan geçer. Eğer örgütlü gücünü doğru siyasal tercihlerle sandığa yansıtabilirse siyasal iktidarı yakından etkileyebileceği bir yapıya kavuşması işten değildir. Ancak bu olay "siyasallaşmama" nedeniyle bir türlü akıllarına gelmemiştir. Siyasal tercih, bireysel değil kurumsal, hatta sınıfsal yapıldığı zaman bundan sonuç alamamak diye bir konu yoktur. Türk sendikalarına ilişkin üzerinde durulması gereken ikinci konu; sendika içi demokrasi kavramını hergün kullanmalarına karşın yaşama geçirme konusunda isteksiz olduklarından bir "oportünizm" illeti yakalarından düşmemektedir. Kitleyi temsil eden, kitleye layık, kitleyi sürükleyebilecek liderler örgütlerin başına geçememektedir. Bu yapı kırılmadıkça var olan potansiyel bile doğru zaman ve doğru yerde kullanılamaz. V-SONUÇ Tüm dünyada sendikacılık ciddi bir bunalımdan geçiyor. Bir yandan ekonomik ve teknolojik gelişim diğer yandan neo-liberal politikalar sendikaların sorununu yavaş yavaş hazırlıyor. Tüm bunlar yapılırken ülke ekonomilerinin yeteri kadar rekabetçi yapıya sahip o lamadığı ve bunun da sendikal yapı ve toplu pazarlık sisteminden kaynaklandığı söyleniyor. Örgütlenmenin, sendikalaşmanın geçmişte kalmış, fonksiyonlarını ifa etmiş kurumlar olduğu savıbretton Woods kurumlarınca da pompalanıyor. Genelikle çokulusluların karlı çıktığı bu yeni dünya düzenine karşı ILO ve bir takım uluslararası federasyonlar ciddi bir savaş veriyor. Ülkeler arasında, sınıflar arasında uçurumlar yaratan bu politikalara karşı şu görüşleri öne sürüyorlar: Yapısal Uyum Proğramları denilen politikalarla belki makro ekonomik düzeltmeler elde edilebilecektir. Ekonomiler belki görece daha rekabetçi olabilecektir. Ancak bunun faturası belli bir kitlenin işgücü piyasası dışına çıkanlması ve devasa işsizlik yaratılması ise, toplumsal demokratik rejimden umudunu kesmesi ise politikaların getirisi ve götürüsü iyi hesaplanabilmelidir. Gerçekten ortaya konan savlar çok ciddi ama onlara kulak asan yok. Ekonomik gücü kaybeden emek kesimi siyasal gücü de kaybederse 200 yıl öncesinin vahşi kapitalizm dönemi bizi bekliyor olacak. Ne dersiniz tarih tekerrürden mi ibaret!

17 EKONOMIK Y AKLAŞIM 37 KAYNAKÇA DPT 7. BEŞ YILLIK PLAN DiE-OECD İstatistikleri Prof. Dr. Karl-Georg Loritz, "Alman İş Hukuku'nda Esnekleşmeye Yönelik Çabalar", Çalışma Hayatında Esneklik, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Yayını, 1994, İzmir. Prof. Dr. Münir Ekonomi, "Türk İş Hukuku'nda Esnekleşme Gereği", Çalışma Hayatında Esneklik, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Yayını, 1994, İzmir. Prof. Dr. Wolfgang Blomeyer, "Almanya' da İstihdam İlişkilerinin Esnekleştirilmesi Yönünde Denemeler", Çalışma Hayatında Esneklik, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Yayını, 1994 İzmir. "The Future of Unions", The Economist, 1st-July "Adapt or Die" The Economist, 1st-July Prof. Dr. Frank Dep pe, "Batı Avrupa' da Sendikal Hareket Sorunları ve Perspektifleri", Konferans Notları, Mayıs "Public Seetar Report, The University of New South Wales, November 1994 "The /LO Towards the 21 st Century November Alternative Economic Strategy", PSI May 1994 TÜSİAD, Dünya Çapında Bir Peiformansa Doğru, Mayıs TUAC-OECD Adaptability Versus Flexibility Paris ILO,Defending Values, Pronıoting Change, Geneva Doç. Dr. Uğur Eser-Arş. Gör. Kadir Eser, Türkiye'de Sanayi Sektörünün Yapısı ve Geliş me Eğilimi, Türk Harb-İş Sendikası Yayını, Nisan 1995, Doç. Dr. Nurnan Kurtulmuş, "Ekonomik Kriz Koşullamıda Endüstri ilişkileri", Endüstri İ lişkileri Kongresinde sunulan tebliğ, Kasım International Meeting On Toyotism In The Car Sector, Transnational Information Exchange, Bareelona April l 991. ICFTU Free Labour World, yayın organı, Brüksel Petrol-IŞ, Yıllığı, Petrol-İş Yayını, Nisan Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu, Söyleyişi, Cumhuriyet Gazetesi , Hikmet Uluğbay, "Where Are W e Heading To?" Daily News, November 23-24,1994, TİSK, Avrupa Birliği'nin Beyaz Kitapları ve Türkiye için Bir Değerlendirme, TİSK Yayınları No:144, Mayıs PSI (Public Service International), Focus, Cedex-France, Prof. Dr. Nusret Ekin, 2000'/i Yıllara Doğru Çalışma Hayatı, Tühis Yayınları, Mayıs Dr. Arif Yavuz, "Esneklik ve Esnek Çalışmanın Endüstri İlişkilerine Etkisi", Petrol-IŞ Dergisi, Sayı:95, Haziran *Prof.Dr. Metin Kutal, "Türk İş Hukukunda Esnek Çalışma Konusunda Karşılaşılan Bazı Sorunlar", Petrol-iş Dergisi, Sayı:95, Haziran *Denis Mcshane, "Unions-At Home and Abroad", Dialogue The Economics Agenda, USA, February *EBSO, Çalışma Mevzuatınıızın Güncel Sorunları, Araştırma Serisi 3, Haziran 1995 *Department of Labour Report And Recommendaıions, Commisian on the Fuıure of Worker-. Management Relations, USA, December 1994.

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

Avrupa: bir ve bölünmemiş? Avrupa da Ekonomik Modeller

Avrupa: bir ve bölünmemiş? Avrupa da Ekonomik Modeller Avrupa: bir ve bölünmemiş? Avrupa da Ekonomik Modeller Konular Avrupa daki sosyoekonomik modeller: Rhineland Anglo-Saxon Akdeniz İskandinav Uygulama Modellerin performansı Türkiye nerede duruyor? 2 Avrupa

Detaylı

15.660 Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi. Profesör M. Diane Burton MIT Sloan School of Management

15.660 Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi. Profesör M. Diane Burton MIT Sloan School of Management 15.660 Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi Profesör M. Diane Burton MIT Sloan School of Management Çalışanlara İş Hayatlarıyla İlgili Ne Kadar Söz Hakkı Verilmelidir? İşle ilgili konularda çalışanlara

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK

TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK Yrd. Doç. Dr. S. Alp LİMONCUOĞLU İzmir 2010 TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK BİRİNCİ BÖLÜM İŞGÜCÜ PİYASASINDA

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

Toplumlar için bilginin önemi

Toplumlar için bilginin önemi Toplumlar için bilginin önemi İnsanlık tarihi günümüze kadar şu toplumsal aşamalardan geçmiştir: İlkel toplum Doğa, avlanma Tarım toplumu MÖ.800-1750 ler Toprak, basit iş bölümü Sanayi toplumu Makinalaşma

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Temmuz 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Temmuz 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 11 Temmuz 2014 10.07.2014 Açılış Kapanış % USD 1,36414 1,36087 0,23 ALTIN 1327,53 1335,49 0,59 USDTRY 2,11478 2,12323 0,39 TRY 2,88622 2,89122 0,17 USDJPY 101,636 101,340 0,29 GBPUSD

Detaylı

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ Komşular SUNAR T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ Asgari Ücretin Tanımı Çalışan bir kişinin en azından temel ihtiyaçlarını

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

TÜRKİYEDE VE DÜNYADA İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ

TÜRKİYEDE VE DÜNYADA İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ TÜRKİYEDE VE DÜNYADA İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ 1. ILO İstatistikleri Uluslararası Çalışma Örgütü nün (ILO) rakamlarına göre Dünyada her yıl 270 milyon is kazası gerçekleşmekte, 160 milyon insanda çalışmadan

Detaylı

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3]

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] Ek Karar 5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] KARAR NO Y 2005/3 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri Ülkemizin bilim ve teknoloji performansı, aşağıdaki

Detaylı

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN CALISMALARI ANABİLİM DALI Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği Yüksek Lisans Bitirme Projesi Derya Demirdizen Proje Danışmanı Prof.

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ DÜNYA EKONOMİSİNDE ÇÖKÜŞ VE KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 26 Şubat 2009 İstanbul Petrol-İş Kapitalizm Kapitalist ekonominin iki temel özelliği; Sermayenin çıkarı olarak üretim Piyasanın anarşik yapısı - Çok

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir?

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? tepav Economic Policy Research Foundation of Turkey Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? Güven Sak 28 Şubat 2012 Çerçeve Ne yapmak istiyoruz? İnsan gücümüz dünyanın en büyük 10 uncu ekonomisi olma

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition GENEL GİRİŞ

Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition GENEL GİRİŞ Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition Summary in Turkish Uluslararası Göç Eğilimleri: SOPEMI - 2004 Raporu Türkçe Özet GENEL GİRİŞ John P. Martin Çalışma, İşgücü ve Sosyal İşler Direktörü

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ Dilara SÜLÜN DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AB MASASI ŞEFİ (TD) Mayıs 2006 AB OTOMOTİV SEKTÖRÜ AB, dünya otomotiv pazarının %35'ine sahiptir. Otomobil

Detaylı

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr Öncelikle nüfusa ve bu nüfusun ne kadarının genç olduğunu anlatan rakamlara bakalım 2013

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 04 Haziran 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 04 Haziran 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 04 Haziran 2014 03.06.2014 Açılış Kapanış % 1,35964 1,36272 0,22 ALTIN 1243,65 1244,75 0,08 TRY 2,10783 2,11674 0,42 TRY 2,86377 2,88445 0,72 JPY 102,375 102,504 0,12 GBP 1,67452

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Milli geliri yükselterek, döviz rezervlerini artırarak, her yıl ortalama yüzde 5 büyüyerek bir ülkeyi değiştirmek mümkün olmuyormuş!

Milli geliri yükselterek, döviz rezervlerini artırarak, her yıl ortalama yüzde 5 büyüyerek bir ülkeyi değiştirmek mümkün olmuyormuş! Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO Her şey para değil Milli geliri yükselterek, döviz rezervlerini artırarak, her yıl ortalama yüzde 5 büyüyerek bir ülkeyi değiştirmek mümkün olmuyormuş!

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ESNEK GÜVENCE BAĞLAMINDA TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENCE Yasemin KARA Ağustos 2009 İÇERİK GİRİŞ TÜRKİYE HOLLANDA SONUÇ ve DEĞERLENDİRME 2 GİRİŞ 3 Matra Projesinin Temelleri Bu çalışma

Detaylı

OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005. Özet

OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005. Özet OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005 Summary in Turkish OECD Bilim, Teknoloji ve Sanayi: 2005 Skor Levhası Türkçe Özet Özet Bilgi tabanlı bir ekonomiye doğru uzun vadeli eğilim devam

Detaylı

ASGARİ ÜCRET VE EKONOMİK BÜYÜME RAPORU RAPORU

ASGARİ ÜCRET VE EKONOMİK BÜYÜME RAPORU RAPORU ASGARİ ÜCRET VE EKONOMİK BÜYÜME RAPORU RAPORU Rapor Dönemi : Aralık 2011 Rapor Tarihi : 26 Aralık 2011 Sayı :15 33 SENEDE EKONOMİ 3,5 KAT BÜYÜRKEN ASGARİ ÜCRET YERİNDE SAYDI KRİZDEKİ YUNANİSTAN DA ASGARİ

Detaylı

Yurtiçinde ise çevresel istihdam, gelir ve harcama istatistikleri açıklanacak.

Yurtiçinde ise çevresel istihdam, gelir ve harcama istatistikleri açıklanacak. Ekonomik Gündem Bugün Avrupa ve ABD seanslarında ekonomik veri takvimi Noel nedeniyle son derece sakin olacak. Günün ilk yarısında İngiltere Mortgage Onayları ikinci yarısında ise ABD den haftalık işsizlik

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı İthalatı (Milyon $) 12.000 10.000 8.000 7.621 8.562 9.924 10.536 11.241 6.000 4.000 2.000 0 2002 2003

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI

TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI TÜRKİYE DE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ RAPORU -Madencilik Sektörüne İlişkin Temel Veriler- DİSK/ SOSYAL-İŞ SENDİKASI 25.02.2010 Giriş: Balıkesir in Dursunbey İlçesi ne bağlı Odaköy yakınlarındaki Şentaş

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 KAMU İSTİHDAM RAPORU (Aralık, 2015) Ø KAMU SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİ SAYISI YÜZDE 3,4! GERİLEDİ. KADROLU İŞÇİ SAYISI İSE YÜZDE 4,6 DÜŞTÜ! Ø BELEDİYELERDE KADROLU İŞÇİ SAYISI

Detaylı

Sayı : 2015 / 6 Konu: Bilgilendirme 06 Ocak 2015. Ertürk Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. tarafından yayınlanan 2 nolu sirküler ilişikte sunulmuştur.

Sayı : 2015 / 6 Konu: Bilgilendirme 06 Ocak 2015. Ertürk Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. tarafından yayınlanan 2 nolu sirküler ilişikte sunulmuştur. Sayı : 2015 / 6 Konu: Bilgilendirme 06 Ocak 2015 Değerli Üyemiz, Ertürk Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. tarafından yayınlanan 2 nolu sirküler ilişikte sunulmuştur. Bilgilerinizi rica eder, çalışmalarınızda

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ

TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ 2013 ARALIK EKONOMİ TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ Erdem ALPTEKİN Giriş İzmir, 8.500 yıllık tarihsel geçmişe sahip, birçok medeniyetin birlikte hoşgörüyle yaşadığı, oldukça zengin

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

1 - ALMANYA. 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi;

1 - ALMANYA. 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi; 1 - ALMANYA 4 tip ek emeklilik uygulaması vardır: 1- İş verenin ek emeklilik yükümlülüğünü doğrudan kendisinin üstlenmesi; Bu uygulamada bağımsız ek emekli kuruluşu oluşturulmaz veya ayrı bir fon kurulmaz,

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) I. SON BİR YILDA İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER (OCAK 2013 İTİBARİYLE) a. İŞGÜCÜ KOMPOZİSYONU:

TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) I. SON BİR YILDA İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER (OCAK 2013 İTİBARİYLE) a. İŞGÜCÜ KOMPOZİSYONU: TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ NİSAN 2013 (SAYI: 23) (Ocak 2013 TÜİK HİA Verilerinin Değerlendirilmesi) Türkiye İstatistik Kurumu nun (TÜİK) Ocak 2013 Hanehalkı İşgücü İstatistikleri, 14 Nisan 2013 tarihli

Detaylı

OECD Gelir ve Kazançlar Üzerinden Alınan Vergiler/GSYH (2011) (Mahalli İdare Vergi Gelirleri Dahil)

OECD Gelir ve Kazançlar Üzerinden Alınan Vergiler/GSYH (2011) (Mahalli İdare Vergi Gelirleri Dahil) Danimarka Norveç Yeni Zelanda İzlanda İsveç Finlandiya Belçika Avustralya Kanada İtalya Lüksemburg İsviçre İngiltere Avusturya ABD OECD İrlanda Almanya Hollanda AB 27 Fransa İsrail İspanya Şili Japonya

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim)

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim) Rapor No: 212/23 Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (211/212 Ekim) Kasım 212 OSD OICA Üyesidir OSD is a Member of OICA 1. Otomobil Pazarı AB (27) ve EFTA Ülkeleri nde otomobil pazarı 211 yılı

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 27 Haziran 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 27 Haziran 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 27 Haziran 2014 26.06.2014 Açılış Kapanış % USD 1,36282 1,36095 0,13 ALTIN 1319,01 1316,37 0,20 USDTRY 2,13066 2,12497 0,26 TRY 2,90446 2,89413 0,35 USDJPY 101,861 101,728 0,13 USD

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB ÜLKELERĠNDE YATIRIM ORTAMININ ÇEKĠCĠLĠK SIRALAMASI, 2005 Yeni Zelanda ABD Kanada Norveç Avusturalya Danimarka İngiltere

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 25 Temmuz 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 25 Temmuz 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 25 Temmuz 2014 24.07.2014 Açılış Kapanış % USD 1,34626 1,34630 0,01 ALTIN 1304,33 1293,48 0,83 USDTRY 2,08720 2,09173 0,21 TRY 2,81341 2,81748 0,14 USDJPY 101,476 101,808 0,32 GBPUSD

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 17 Kasım 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 17 Kasım 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 17 Kasım 2014 14.11.2014 Açılış Kapanış % 1,2473 1,2519 0,37 ALTIN 1160,80 1188,80 2,41 TRY 2,2425 2,2286 0,62 TRY 2,7981 2,7861 0,43 JPY 115,80 116,20 0,35 GBP 1,5700 1,5658 0,27

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 08 Temmuz 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 08 Temmuz 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 08 Temmuz 2014 07.07.2014 Açılış Kapanış % EURUSD 1,35957 1,36043 0,06 ALTIN 1319,73 1319,60 0,01 USDTRY 2,13241 2,12844 0,18 EURTRY 2,89974 2,89612 0,12 USDJPY 102,062 101,856 0,20

Detaylı

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar

Detaylı

Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi

Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi Genel ekonomide üst sıralarda yer alan Çin, 2009'da, dünya tarımsal hasılasında liderliğini sürdürdü ve dünya tarımsal hasılanın yüzde 23,4'ünü tek başına

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY Bugün, yükselen ekonomisi ve gelişmekte olan performansıyla ülkesi için önemli bir katma değer oluşturan sayılı merkezlerden birisidir. Gelişmekte olan ekonomisine paralel olarak birçok sektörde yeni iş

Detaylı

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR!

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! Ülke yönetiminde söz sahibi olup, sorumluluk makamlarını temsil edenler iyi yönetim sergilediklerini her fırsatta kamuoyuna yüksek vurgularla belirtmektedirler. Yöneticilerin

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

Asgari ücretli her 100 lirasının 30 unu vergi olarak veriyor

Asgari ücretli her 100 lirasının 30 unu vergi olarak veriyor Tarih:10.01.2010 Sayı: 2010/1 Asgari ücretli her 100 lirasının 30 unu vergi olarak veriyor Vergi ve prim yükü çalışanı canından bezdirdi. 2007 de bin 500 lira maaş alan bir çalışan her 100 liranın 50 lira

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

türkiye talep profili 2014

türkiye talep profili 2014 1 AKDENİZ TURİSTİK OTELCİLERİ VE İŞLETMECİLER BİRLİĞİ türkiye talep profili 2014 ilk yarı Sonuçları (özet değerlendirme) 30 YIL 1984-2014 AKTOB ARAŞTIRMA /EROL KARABULUT GECELEMELER % 10, GELİR % 6 ARTTI

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Esnek Güvence Kavramı ve Türk Sosyal Güvenlik Mevzuatındaki Yeri. Sosyal Güvenlik Uzmanı Varol DUR

Esnek Güvence Kavramı ve Türk Sosyal Güvenlik Mevzuatındaki Yeri. Sosyal Güvenlik Uzmanı Varol DUR Esnek Güvence Kavramı ve Türk Sosyal Güvenlik Mevzuatındaki Yeri Sosyal Güvenlik Uzmanı Varol DUR 1 İçerik o Esneklik ve Güvenlik Kavramları o Esnek Güvence Kavramı o Avrupa Birliği nde Esnek Güvence o

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı 2010 Ocak Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 16,1 oranında artarak 1 milyar 143 milyon dolar

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 24 Temmuz 2014

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 24 Temmuz 2014 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 24 Temmuz 2014 23.07.2014 Açılış Kapanış % 1,34653 1,34627 0,01 ALTIN 1306,36 1304,41 0,14 TRY 2,10566 2,08727 0,87 TRY 2,83657 2,81048 0,91 JPY 101,458 101,476 0,01 GBP 1,70633

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı