T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2736 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1697 KRİMİNOLOJİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2736 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1697 KRİMİNOLOJİ"

Transkript

1 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2736 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1697 KRİMİNOLOJİ Yazarlar Doç.Dr. Osman DOLU (Ünite 1, 3, 5, 7) Yrd.Doç.Dr. Mehmet Alper SÖZER (Ünite 2) Yrd.Doç.Dr. Oğuzhan BAŞIBÜYÜK-Yrd.Doç.Dr. Önder KARAKUŞ (Ünite 4) Prof.Dr. Aytekin GELERİ (Ünite 6) Yrd.Doç.Dr. Şener ULUDAĞ (Ünite 8) Editör Doç.Dr. Osman DOLU ANADOLU ÜNİVERSİTESİ i

2 Bu kitabın basım, yayım ve satış hakları Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Öğretim tekniğine uygun olarak hazırlanan bu kitabın bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan izin almadan kitabın tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz. Copyright 2012 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN ÖĞRETİM TASARIM BİRİMİ Genel Koordinatör Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Genel Koordinatör Yardımcısı Doç.Dr. Hasan Çalışkan Öğretim Tasarımcıları Yrd.Doç.Dr. Seçil Banar Öğr.Gör.Dr. Mediha Tezcan Grafik Tasarım Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Öğr.Gör. Nilgün Salur Kitap Koordinasyon Birimi Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Grafikerler Gülşah Karabulut Özlem Ceylan Dizgi Açıköğretim Fakültesi Dizgi Ekibi Kriminoloji ISBN Baskı Bu kitap ANADOLU ÜNİVERSİTESİ Web-Ofset Tesislerinde adet basılmıştır. ESKİŞEHİR, Kasım 2012 ii

3 İçindekiler Önsöz... iv 1. Kriminolojinin Dünü, Bugünü ve Geleceği: Kriminoloji Bilimine Giriş 2 2. Kriminolojinin Temelleri: Klasik Okul ve Pozitivizmin Doğuşu Suçun Nedenlerine İlişkin Birey Temelli Görüşler Sosyal Çevre ve Suç: Sosyal Yapı Teorileri Bireyin Toplumla Olan İlişkilerinin Bir Ürünü Olarak Suç: Sosyal Etkileşim Teorileri Organize Suç Teorileri Kültürel, Ekonomik ve Politik Çatışmanın Bir Ürünü Olarak Suç: Çatışma Teorileri Suç ve Suçluya Müdahalede Alternatif Bir Yaklaşım; Onarıcı Adalet iii

4 Önsöz İnsanlık tarihi kadar eski bir kavram olan suç, sebepleri, sonuçları, bireysel ve toplumsal hayat üzerinde meydana getirdiği etkileri itibariyle oldukça karmaşık bir sosyal olgudur. Bu nedenle, özellikle suçla mücadele eden özel ve kamu güvenlik birimleri için olmak üzere, ceza adalet sistemini oluşturan kolluk görevlileri (polis-jandarma), avukatlar, savcılar, hâkimler, ceza ve infaz görevlileri ve sosyal hizmet görevlilerinin suç ve suçlulukla ilgili temel kriminolojik bilgilere sahip olması büyük önem arz etmektedir. Bu itibarla, kısaca Suç Bilimi olarak tanımlayabileceğimiz Kriminoloji bilimi suçla en etkin şekilde mücadele edebilmek için ihtiyaç duyulabilecek teorik ve pratik bilgiyi sağlayabilecek en önemli başlangıç noktasıdır. Kriminoloji isimli bu kitabın amacı, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Özel Güvenlik ve Koruma Bölümünde/Programında uzaktan eğitim alan öğrencilere suçun nedenlerine ilişkin temel bilgiler vermektir. İçeriği bu doğrultuda şekillenen kitabın ilk ünitesinde Dolu, suç ve sapma, suçun ölçümü ve suçun nedenlerine ilişkin ortaya çıkan kriminoloji okulları gibi konuları ele almıştır. Böylece, kriminolojiye giriş mahiyetindeki bu bölüm ile okuyucuya kriminolojinin ana konuları ve temel kavramları hakkında temel alt yapı bilgisinin sunulması hedeflenmiştir. İkinci ünitede Sözer, kriminolojinin bir bilim olarak ortaya çıkış serüvenini klasik okul ve pozitivist kriminolojinin temel eserleri çerçevesinde tartışmıştır. Üçüncü ünitede Dolu, suçun nedenlerine ilişkin birey temelli kriminolojik görüşleri incelemiş, bu çerçevede rasyonel tercih teorisi ve caydırıcılık teorisi ile biyolojik ve psikolojik suç teorilerini incelemiştir. Dördüncü ünitede Başıbüyük ve Karakuş, suçu sosyal çevrenin bir fonksiyonu olarak ele almış ve sosyal yapının bireyler üzerinde suç ve sapma davranışları meydana getirme potansiyeli üzerinde durmuştur. Beşinci ünitede Dolu, bireyin toplumla olan ilişkilerinin bir ürünü olarak ele almış ve bu doğrultuda geliştirilen sembolik etkileşim eksenli teoriler olan öğrenme ve damgalama teorilerini ele almıştır. Bu teorileri bir blok olarak sosyal etkileşim teorileri olarak adlandıran yazar, suçun meydana gelmesinde sosyal ilişkilerin rolünü tartışmıştır. Altıncı ünitede Geleri, günümüzde ülke sınırlarını bile aşan bir noktaya gelen organize suç teorilerini incelemektedir. Bu bölümde, basit çeteleşmelerden son derece karmaşık organize örgütlere uzanan çizgide organize suçların temel dinamiklerine değinilmiştir. Yedinci ünitede Dolu, suçu, kültürel, ekonomik ve politik çatışmaların bir ürünü olarak gören güç ve çatışma eksenli kriminolojik görüşleri ele almıştır. Sekizinci ve son ünitede ise Uludağ, ceza ve cezalandırma temelli klasik ceza adaleti anlayışına alternatif bir sistem olarak ortaya çıkan onarıcı adalet felsefesinin temel argümanlarını anlatmıştır. Bu bölümde, ceza adalet sisteminin suçluyu cezalandırmak kadar suçlunun yaptığı yanlışlığın farkına varmasını sağlamak ve suçlu ile mağdur ve toplum arasında bozulan dengelerin yeniden kurmakla görevli olduğu vurgulanarak, suç ile meydana gelen hasarların nasıl tamir edilebileceğinin yollarına işaret edilmiştir. Kısaca temel argümanlarını saymaya çalıştığımız bu bölümlerden oluşan kitap ile esasen ilgi alanı oldukça geniş olan kriminoloji biliminin ana konularının temel düzeyde incelenmesi hedeflenmiştir. Öncelikle kriminoloji gibi önemli bir dersi Özel Güvenlik ve Koruma programına dâhil ederek öğrencilerinin suç alanında en temel bilgileri edinmelerini hedefleyen Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinin bu girişimini tebrik etmek, ardından da Açık Öğretim Fakültesinin değerli yetkililerini bu kitabın hazırlanması için ünite yazarlarına ve editör olarak da bana verdikleri bu fırsattan dolayı teşekkür etmek isterim. Kitabın hazırlanmasında çeşitli bölümleri yazarak katkı sunan ünite yazarları Prof. Dr. Aytekin Geleri ye, Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Başıbüyük e, Yrd. Doç. Dr. Önder Karakuş a, Yrd. Doç. Dr. Şener Uludağ a ve Yrd. Doç. Dr. Mehmet Alper Sözer e, bölümlerin Açık Öğretim Fakültesi formatına uygun olarak dizgi ve düzenleme işlemlerini gerçekleştiren Pakize Çıldır ve diğer görevlilere, kitabın başından sonuna dek bizi motive ederek sabırla ürünün ortaya çıkmasını bekleyen ve hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerim BANAR a ve Yrd. Doç. Dr. Ozan Ercan Taşkın a en samimi duygularla teşekkürlerimi sunmak isterim. Kitabın, başta Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi öğrencilerine ve kitabı okuyan herkese faydalı olmasını temenni ederim. iv Editör Doç.Dr. Osman DOLU Polis Akademisi Kriminoloji Öğretim Üyesi

5

6 1 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Kriminoloji yi tanımlayarak, çalışma alanlarını ifade edebilecek, Suç ve sapma kavramlarını açıklayabilecek, Suçun ölçümünü tanımlayabilecek, Kriminoloji de düşünce okullarını tanımlayabilecek, Suç teorilerini açıklayabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Kriminoloji Suç Sapma Klasik Okul Pozitivist Okul Eleştirel Kriminoloji Suçun Ölçümü Suç Teorileri İçindekiler Giriş Suç ve Sapma Kavramları Kriminolojinin Çalışma Alanları Suçun Ölçümü Kriminoloji Biliminde Düşünce Okulları Suçun Nedenlerini Açıklamaya Yönelik Çalışmalar: Suç Teorileri 2

7 Kriminolojinin Dünü, Bugünü ve Geleceği: Kriminoloji Bilimine Giriş GİRİŞ İnsanlık tarihi kadar eski olan suç, sosyal bir varlık olan insanın sürekli üstesinden gelmek için mücadele ettiği önemli sorunlardan biridir. Özellikle Modern Kriminoloji nin temellerinin atıldığı Beccaria ve Lombroso dan beri daha önce hiç olmadığı kadar hızlı bir gelişim trendi içine giren Kriminoloji bilimi, son 250 yılda suçu ve suçlu davranışı çok daha iyi anlayabilmemize olanak sağlayan teorik ve ampirik çalışmalarla günümüz ceza adalet sistemlerinin en önemli yardımcısıdır. Kısaca suç bilimi olarak tanımlayabileceğimiz Kriminoloji bilimi suç ve sapma teşkil eden bütün davranışlarla ilgilenen ve bu kavramlarla ilgili konuları inceleyen bir disiplindir. Bu çerçevede, Kriminoloji bilimi açısından incelenen davranışın kanunlarca yasaklanan bir eylem olarak suç ya da toplumsal normları ihlal eden bir davranış olarak sapma oluşu arasında herhangi bir fark yoktur (Dolu, 2011). Bu çerçeveden bakıldığında Kriminoloji nin kanunların yapılışları, kanun ihlalleri ve bu ihlallere karşı ortaya çıkan tepkileri (Sutherland ve Cressey, 1978:3) araştıran bir bilim olduğu kadar sosyal normlar ve değerleri ihlal eden davranışları ve bu ihlallere gösterilen tepkileri de inceleyen bir disiplin olduğunu görmekteyiz. SUÇ VE SAPMA KAVRAMLARI Kriminoloji nin temel ilgi alanını oluşturan iki olgu olan suç ve sapma, her ne kadar birbirleriyle ilişkili olsalar da esasen birbirlerinden farklı kavramlardır. İlişkilidirler, zira bu iki kavramın düzenlemeye çalıştığı sosyal alan büyük oranda ortaktır. Farklıdırlar, zira bu iki kavramın üzerinde yükseldiği referans noktaları farklıdır. Bu çerçevede Dolu (2011:32), Suçu kanunlarda açıkça yasaklanan ve karşılığında bir ceza ön görülen her türlü eylem olarak tanımlarken; sapmayı ise toplumsal normlar çerçevesinde öngörülen kabul edebilirlik sınırları dışına taşan her türlü davranış olarak tanımlayabiliriz demektedir. Şekil 1.1: Suç ve Sapma Arasındaki İlişki Çoğu zaman suç ve sapma kavramları arasında bir paralellik bulunur. Zira kanunlarda yer alan emirler, yasaklar ve düzenleyici hukuk kuralları gibi suçların da temel kaynakları arasında sosyal normlar, değerler, örf, adetler, gelenek, görenek ve töre gibi kültürel kurumlar önemli bir yer tutar. Bu itibarla, Şekil.1 de gösterildiği gibi, sosyolojik anlamda norm ihlali olarak tanımladığımız sapma davranışlarıyla hukuki tanımlar çerçevesinde suç teşkil eden davranışlar büyük oranda birbirleriyle örtüşürler. Ne var ki, bu durum aynı zamanda suç ve sapmanın bir diğeriyle karıştırılmaması gereken iki kavram olduğunun da net bir resmidir. Dolayısıyla, bazı yazarlar tarafından iddia edildiği gibi suç daha büyük bir küme olan sapmanın içindeki bir alt küme değildir. Bilakis, suç tanımlamaları kanunlarda 3

8 yerini alırken yalnızca sosyal ve kültürel kaynaklara başvurulmadığı için bu referanslarda karşılığı olmayan suç tanımlamalarının aynı zamanda sapma teşkil etmeyecekleri, sosyal ve kültürel normlar ve değerleri ihlal eden sapma davranışlarının tamamı suç olarak tanımlanmadığı için de bu davranışların aynı zamanda suç olmayacağı unutulmamalıdır. Örneğin, bir zamanlar hukuk sistemimizde bir suç olarak tanımlanan zina, daha sonra yapılan kanun değişiklikleriyle suç olmaktan çıkarılmıştır. Zinanın suç olduğu dönemlerde bu davranış toplum tarafından onaylanmayan, örf, adet ve geleneklere aykırı bir davranış olduğu için aynı zamanda sapma olarak değerlendirilmekteydi. Ancak, değişen şartlar neticesinde bu eylem suç olmaktan çıkarıldığı halde toplum nezdinde hala tasvip edilmeyen, onaylanmayan ve kınanan bir eylem olarak görülmeye devam etmiştir. Bu sebepten ötürü, Yargıtay evlilik kurumu içinde eşlerin birbirlerine sadakatsizlik etmesini boşanma için yeter şart olarak görmekle, zinanın suç olmaktan çıkmış oluşunun sosyal normlar ve değerler bağlamında hala onaylanmayan bir davranış olarak görülmeye devam edişinden farklı bir durum olduğunu ortaya koymuştur. KRİMİNOLOJİNİN ÇALIŞMA ALANLARI Genel olarak suç bilimi olarak tanımladığımız Kriminoloji bilimi, suçla ilişkili olan hemen her konuyla ilgilenen bir bilim dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolu (2011:36), Kriminoloji biliminin temel olarak altı farklı çalışma alanının olduğundan bahsetmektedir: 1. Kanunların yapılış ve uygulanışları 2. Zaman ve mekâna göre şekillenen suç işleme kalıpları 3. Suçun ve suçluluğun nedenleri 4. Suça karşı gösterilen toplumsal tepkiler 5. Ceza adalet yönetimi 6. Suçluların gözaltına alınmalarından başlayarak soruşturma, kovuşturma, cezalandırma ve ıslah aşamalarına kadar geçen süreçlerin tamamı. Görüldüğü üzere Kriminoloji nin oldukça geniş bir ilgi yelpazesi bulunmaktadır. Bu ders çerçevesinde Kriminoloji nin ilgi alanlarından ikinci, üçüncü ve dördüncü maddelere karşılık gelebilecek, doğrudan suç olayının kendisiyle ilişkili olan hususlara yer vererek Kriminolojinin en temel çalışma alanı olan suç ve suçluluğu mercek altına alacağız. SUÇUN ÖLÇÜMÜ Kriminolojik çalışmalar ilk olarak suç ve suçluluğun ölçümüne yönelik araştırmalarla başlamıştır. Suçun ölçümü esasen oldukça zor ve karmaşık süreçlerin takip edilmesini gerektiren bir işlemdir. Dahası, ölçüm sonrasında suçun gerçek miktarını ve dağılımını belirlemek çoğu zaman mümkün olmaz. Zira kullanılan ölçüm metoduna bağlı olarak bir takım gri alanlar oluşur. Bu sebeple, suçun miktarını, demografik, sosyal ve coğrafi dağılımını doğru bir şekilde belirleyebilmek için birden fazla ölçüm metodunun aynı anda kullanılarak bir metotla elde edilen verinin diğer bir metotla sağlamasının yapılması (triangulation) gerekir. Bu kısımda, her biri farklı bir dönemde ve farklı bakış açısıyla ortaya çıkmış alternatif suç ölçüm tekniklerini sırasıyla ele alacağız. Resmi İstatistikler Suçun miktarı, coğrafi, sosyal ve demografik dağılımına ilişkin çeşitli veri kaynakları bulunmaktadır. Özellikle ülkemizde suça dair tutulan resmi istatistikler söz konusu olduğunda (1) polis kayıtları, (2) mahkeme kayıtları ve (3) hapishane kayıtlarının en temel veri kaynakları olduğunu görmekteyiz. Bu kısımda sırasıyla bu veri kaynaklarını inceleyerek her bir kaynağın suçun ölçümü noktasında yeterlilik ve güvenirlik durumunu ele alacağız. Polis Kayıtları Polis kayıtları tüm dünyada suç sorununun genel görünümünü resmetme noktasında kullanılan birinci referans kaynağıdır. 7/24 esasına göre çalışan polis ve jandarma birimleri ülke genelinde meydana gelen bütün adli vakalara ilk müdahaleyi yapan, suç soruşturmasında suçla ilgili ihtiyaç duyulacak bütün 4

9 işlemleri yapan ve bütün bu süreçleri kayda geçen birimlerdir. İşlenen suça ilişkin soruşturmanın veya davanın sonucu ne olursa olsun bu suçlar polis kayıtlarındaki yerini alırlar. Zira polis kayıtları hem vatandaşlardan gelen suç şikâyetlerini hem de savcılıklardan gelen soruşturma dosyalarındaki suç vakalarını içerir. Türkiye de bütün emniyet birimlerini birbirine bağlayan POL-NET adı verilen Ulusal Polis Ağı sayesinde ülke genelinde meydana gelen bütün suçlara ilişkin güncel bilgiler polis kayıtlarına anlık olarak girilmektedir. Daha sonra, Polis ve Jandarma dan gelen bilgiler ortak bir bilgi havuzunda toplanarak kolluk suç kayıtlarını oluşturmaktadır. Polis kayıtları suçlarla ilgili en güncel ve hızlı veri kaynağı olsa da, bu verilerin bir ülkede meydana gelen bütün suçları yansıtmaktan çok uzak olduğunu belirtmeliyiz. Polislik ve kriminoloji alanlarında dünyanın en ileri ülkesi olan ABD de kısa adı FBI (Federal Bureau of Investigation) olan Federal Suçla Mücadele Dairesi tarafından 1930 yılından beri tutulan suç istatistiklerinin bugün bile tam anlamıyla ülkede polis kayıtlarına giren suçun bile tamamını yansıtmadığını bilmekteyiz (FBI, 2012). Ulusal Suç Kayıt Sistemi (Uniform Crime Report) adıyla bilinen bu sistemde, ülkede bulunan den fazla polis teşkilatı FBI a gönderdikleri suç kayıtları burada ortak bir havuzda birleştirilerek ulusal polis suç kayıtlarını oluşturmaktadır. Ne var ki, esasen katılım oranının oldukça yüksek olduğu bu sistemde ülkedeki bütün polis departmanlarının katılımının zorunlu olmayışı polise intikal eden bütün suçların merkezi havuzda yer almamasına yol açmaktadır. Ayrıca polis ya kendisine intikal eden bütün suçları kaydetmemekte veya bildirilen suçun/olayın kendine has şartları ve doğası gereği kaydedilmemektedir. Benzer bir durum, ülkemiz de dâhil olmak üzere çoğu ülkede yaşanan bir durumdur, örneğin ülkemizin özellikle belli bir bölgesinde meydana gelen kız kaçırma olaylarında, arazi anlaşmazlıklarında ve o bölgeye has şartlara uygun bir takım problemlerde gerek polis gerekse jandarma birimleri kendilerine bildirilen suçla ilgili olarak hemen resmi işlem sürecini başlatmamakta, öncelikle tarafları barıştırma yoluna giderek olayın ceza adalet sisteminin daha ileri aşamalarına geçmeden çözülmesine çalışmaktadır. Zira, taraflar hakkında işlem yapılması bazen daha farklı sorunlara yol açabilmekte, aileler ve hatta aşiretler arası kavgalara ve çatışmalara neden olabilmektedir. Bu tür durumlarda, bazı suçların kolluğa bildirildiği halde kayıtlara girmediği için resmi istatistikler nezdinde yaşanan suç sorunun olduğundan daha küçük görünmesine neden olabilmektedir. Özellikle son yıllarda yapılan düzenlemeler neticesinde kolluğun kendisine bildirilen olayları kayıt altına almama oranı neredeyse sıfıra yaklaşmıştır. Polis kayıtlarıyla ilgili bir başka sorun ise, vatandaşların başına gelen bütün suç mağduriyeti vakalarını polise bildirmeyişidir. Bu durumda kayıtlardaki suç ile gerçekte meydana gelen suç arasında oldukça büyük bir uçurum meydana gelmekte, polise intikal etmeyen suçlar da literatürde siyah sayılar (dark figure of crime) olarak ifade edilen suçun karanlıkta kalan yüzünü oluşturmaktadır (Dolu, 2011:165, 384, 394). Demokrasinin, gelişmişliğin ve kamu iktidarına olan güvenin sarsılması anlamına gelen siyah sayılar, vatandaşların sorunlarını çözerken devlet otoritesi yerine illegal oluşumlara başvurma olasılığındaki artışın da önemli bir göstergesidir. Bu itibarla, polis kayıtlarında suç oranlarının artışını yalnızca ülkedeki suçların arttığı şeklinde yorumlamak yanlış olacaktır. Zira polis istatistiklerinde artan suç oranları aynı zamanda siyah sayıların bütün suçlar içindeki oranının azalması anlamına gelmektedir. Mahkeme Kayıtları Polise intikal eden olayların tamamı mahkemelere intikal etmemekte, polis kendisine bildirilen veya bizzat kendisinin karşılaştığı ve müdahale ettiği olayları öncelikle savcılığa bildirmektedir. Savcılıklar, gerek polisten gelen gerekse vatandaşların doğrudan şikâyet yoluyla kendilerine bildirdikleri olaylar üzerinde gerekli tahkikatı yaptıktan sonra bu olayların yaklaşık yarısını mahkemeye taşımakta, kalan yarısı için ise takipsizlik kararı vermektedir. Takipsizlik kararı verilen olaylar mahkemeye intikal ettirilmemekte, polis tarafından da soruşturulmamaktadırlar. Yani mahkeme kayıtları, savcılık makamı tarafından hazırlanan iddianameler yoluyla mahkemeye taşınan olaylardan oluşmaktadır. Mahkemelere intikal eden olayların tamamı sanığın ceza alması ile sonuçlanmaz. Dolayısıyla her yıl açılan ceza dava sayısına bakarak suçun miktarını anlamak mümkün olmaz. Mahkemeler, önlerine gelen davaların bir kısmını delil yetersizliği sebebiyle düşürmekte, bir kısmında sanıkların beraatına karar vermekte, bir kısmında ise sanık hüküm giymektedir. Bu itibarla, yalnızca mahkeme kayıtlarına bakarak suçun miktarını anlamaya çalışmak, çoğunlukla yanlış çıkarımlarda bulunmaya neden olur. 5

10 Hapishane Kayıtları Hapishane kayıtları resmi suç istatistikleri içinde üçüncü halkayı temsil etmektedir. Hapishane kayıtları içinde çocuk hapishaneleri ve eğitim evleri ile yetişkin hapishaneleri için ayrı ayrı istatistikler bulunur. Yetişkin hapishaneleri içinde erkekler ve kadınlar ayrı yerlerde tutuldukları için bu alt gruplar için de ayrıca istatistiksel veriler tutulur. Esas itibariyle, hapishanelere ilişkin hazırlanan istatistikler ancak mahkeme tarafından suçlu bulunan kimseler arasından cezaevine gönderilmesine karar verilenleri yansıtır. Yani,.. adli para cezasına çarptırılanlar, aldıkları ceza ertelenenler, verilen hapis cezası iki yılın altında olduğu için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kapsamına girenler ve diğer özel durumlardan dolayı cezaevine gönderilmeyen kişiler mahkemelerce suçlu bulunarak cezalandırıldıkları halde cezaevine girmezler. Bu sebeple de hapishane istatistiklerine bu sayılar yansımaz. Dolayısıyla, aynen diğer istatistikler gibi hapishane istatistiklerinin nasıl oluştuğunu bilmeksizin yalnızca hapishane kayıtlarına bakarak ülkemiz veya herhangi bir ülkedeki suçun miktarı hakkında hüküm vermeye çalışmak son derece hatalı olacaktır. adresine giderek Adalet istatistikleri sekmesine tıklanması durumunda mahkeme ve cezaevi istatistiklerine ulaşılması mümkündür. Suç Araştırmaları ve Anketler Yukarıda saydığımız ve çeşitli başlıklar altında sıraladığımız sorunlar nedeniyle, bir ülkede meydana gelen suçlarla ilgili en geniş ve en güncel veri kaynakları olan polis, mahkeme ve hapishane kayıtlarının ne denli gerçek suç miktarını yansıtmaktan uzak olduğu çok daha iyi anlaşılacaktır. Bu nedenle dünyanın gelişmiş ülkelerinde suçun gerçek miktarını anlayabilmek için alternatif ölçüm metotları üzerinde çalışılmış ve aşağıda sırasıyla inceleyeceğimiz çeşitli suç ölçüm teknikleri geliştirilmiştir. Adalet Yayınevi. Polat, Ahmet ve Gül, Serdar Kenan (2010). Suçun ölçümü. Ankara: Fail İtiraf Anketleri Resmi suç kayıtlarının sınırlılıklarını aşmak için geliştirilen yöntemlerden birisi genel nüfus üzerinde uygulanan anketlerle insanlara daha önce suç işleyip işlemediklerini soran fail itiraf araştırmalarıdır (Polat ve Gül, 2010a). Çeşitli suç tiplerine ilişkin X suçunu daha önce hiç işlediniz mi? veya Son bir yıl içinde X suçunu işlediniz mi? tarzında ifade edilen sorularla insanların farklı suç tiplerini işleyip işlemedikleri ortaya çıkarılmaya çalışılır. Bu anketlerde katılımcıların kimlik bilgilerinin sorulmuyor olması ile insanların daha samimi cevaplar vermeleri amaçlanır. Böylece, resmi istatistiklere yansımayan suçluluğun bu şekilde ölçülmesi hedeflenir. Uluslararası Çocuk Suçluluğu Araştırması (International Self-Reported Delinquency Study ISRD) fail itiraf araştırmaları arasında dünya çapında çocuk suçluluğunu tespit etmeyi ve ülkelerarası karşılaştırmalar yapmayı hedefleyen önemli bir girişimdir (Araştırmayla ilgili bilgi için bkz: Barberet vd. 2004). J. Junger Tas, İneke Haen Marshall, D.Enzman vd. (2010). Juvenile Delmquency in Europe and Beyand. Sgringer. Suç Mağduriyeti Araştırmaları Gerek resmi istatistiklerde gerekse fail itiraf anketleriyle suçun fail ayağına yoğunlaşılmış ve mağdurlar uzunca bir zaman ihmal edilmiştir lerle birlikte mağdur hakları her yerde dillendirilen bir husus olarak ön plana çıkmış ve suç mağdurları suç araştırmalarına konu olmaya başlamıştır. Yaşanan suç mağduriyetlerini ve mağdurları sayı ve tür bakımından tespit etmeye yönelik bu araştırmalarla resmi 6

11 kayıtlara yansımayan suçun miktarı mağdurlar üzerinden belirlenmesi amaçlanmıştır (Polat ve Gül, 2010b). Böylece, resmi istatistiklere yansımayan siyah sayıların mağdurlar üzerinden yürütülen çalışmalarla azaltılması hedeflenmiştir. ABD de 1973 ten beri yapılan Ulusal Suç Mağduriyeti Araştırması (National Crime Victimization Survey), İngiltere de 1982 den beri yapılan Britanya Suç Araştırması (British Crime Survey) ve 1989 da ilk uygulaması gerçekleştirilen ve bu tarihten sonra 3 4 yıl arayla başta Avrupa olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirilen Uluslararası Suç Mağduriyeti Araştırması (International Crime Victimization Survey) hep bu çabaların neticesinde ortaya çıkmış olan suç mağduriyeti araştırmalarıdır (Jansson, 2009; Economic and Social Data Services, 2010; Lynn ve Eliot, 2000; Bureau of Justice Statistics, 2011; ICPSR, 2011). Maalesef ülkemizde bugüne dek yapılmış ulusal çapta bir suç mağduriyeti araştırması bulunmamaktadır. Bu link kullanılarak Birleşmiş Milletler altında yer alan Bölgelerarası Suç ve Adalet Araştırmaları Enstitüsü tarafından organize edilen Uluslararası Suç Mağduriyeti Araştırması na ulaşılabilir. SUÇUN NEDENLERİNİ AÇIKLAMAYA YÖNELİK ÇALIŞMALAR: KRİMİNOLOJİK DÜŞÜNCE OKULLARI VE SUÇ TEORİLERİ Yukarıdaki bölümde sıraladığımız suç ölçüm teknikleri kriminoloji literatüründe suçun nedenlerini açıklamaya yönelik geliştirilen farklı perspektiflerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Suçun ne olduğu, nasıl tanımlandığı ve suça neden olan şey(ler)in ne olduğu gibi konularda ortaya atılan her yeni görüşle birlikte suç çok daha farklı bir şekilde tanımlanmaya ve anlaşılmaya başlanmıştır. Esasen bu perspektiflerin her biri Kriminoloji literatürünü şekillendiren paradigmalar olarak ortaya çıkmış, her yeni paradigmayla birlikte suçun ne olduğu ve suçun nedenlerine ilişkin yepyeni teoriler geliştirilmiştir. Kriminolojik Düşünce Okulları Kriminoloji literatüründe suçun nedenlerine ilişkin görüşlerin temel olarak üç paradigma etrafında toplandığını görmekteyiz. Her biri suçun nedenlerini farklı bir perspektiften izah ederek alternatif açıklamalar getiren bu düşünce okulları (1) Klasik Okul, (2) Pozitivist Okul ve (3) Eleştirel Perspektiftir. Klasik Okul İnsanları kendi davranışlarının faili ve sorumlusu olarak gören Klasik Okul, insanları özgür irade sahibi, rasyonel, bencil ve hedonist (zevkleri ve hazları için yaşayan) varlıklar olarak değerlendirmiştir. Bu nedenle Klasik Okul a göre suça neden olan temel faktör bireyin suç işlemeyi istemesidir. Klasik Okul un insan doğasına ilişkin varsayımlarını ve suçun meydana gelmesinde insan iradesinin rolüne ilişkin düşüncelerini daha iyi anlayabilmek için Karanlık Çağ da Avrupa da hâkim olan dünya düzeni ve insanın bu düzendeki yerini bilmekte fayda bulunmaktadır. Bu itibarla, aşağıdaki bölümde Klasik Okul dan önceki suç, ceza ve adalet anlayışını kısaca izah edeceğiz. Kriminoloji literatüründe suçun neden meydana geldiğine ilişkin görüşlerin ilki doğaüstü güçler perspektifidir. Dini dogmaların ve batıl inançların hâkim olduğu Orta Çağ Avrupası nda suçlar ve cezalar keyfi ve çarpık bir adalet anlayışı içinde şekillenmiştir. Gücün kral, kilise, feodal beyler, aristokratlar ve burjuvazi arasında paylaşıldığı bu ortamda sosyal hayatı şekillendiren temel faktör hâkim sınıflar arasındaki çekişmeler ve çıkar çatışmaları olduğunu görmekteyiz. Bu yapının doğal bir sonucu olarak haklının güçlü değil, güçlünün haklı olduğu bir sistem ortaya çıkmış, suçlar ve cezaların belirlenmesinde en temel faktör siyasi, sosyal ve ekonomik güç olmuştur (Beirne ve Messerschmidt, 1991: ; Cullen ve Agnew, 2003:15 17). Dogmatizmin zirve yaptığı bu dönemde dini metinler halkın anlamadığı bir dilde yazılı olduğu için dini hayatın yaşanmasında sürekli olarak ruhban sınıfının aracılığına ve yorumlayıcılığına ihtiyaç 7

12 duyulmuştur. Benzer bir şekilde, toplumsal düzeni sağlaması gereken kanun ve kuralların da halk tarafından bilinmediği ve bu kuralların yazılı olmadığı bir sistem kurulmuştur. Böylece, her türlü keyfiliğe kapı aralanmış, hâkim sınıflara halkı ezme imkân ve fırsatı hazırlanmıştır. Orta Çağ karanlığından çıkış anlamında kullanılan Aydınlanma Çağı yla birlikte kilisenin ve kralın tartışmasız otoritesi sorgulanmaya başlamış, insan onuruna yakışmayan yapıların ortadan kaldırılmasına yönelik talepler gelmeye başlamıştır. Jean-Jack Rousseau, Voltaire, Hume, Thomas Hobbes ve benzeri pek çok filozof ve düşünür, dogmalardan arınmış, keyfilik ve haksızlık temelinde yükselen insan ve akılcılık eksenli yeni bir sosyal düzenin kurulması için fikirler ortaya atmışlardır. İşte tam da bu noktada Klasik Okul, Aydınlanma Çağı nın suç, ceza, adalet ve kanunlara ilişkin geliştirilen, insan ve akılcılık eksenli bakış açısını ifade eden önemli bir düşünsel parçası olarak ortaya çıkmıştır. Reform ve Rönesans hareketlerinin birbirini takip ettiği bu dönemde çığır açan eserler yazılmış, sosyal ve siyasi yapıda köklü değişiklikler yaşanmıştır. Martin Luther in kilise tarafından aforoz edilme pahasına 1534 te İncil i Almanca ya çevirerek halkın kutsal kitapta kendisine ne söylendiğini bilmeye hakkı olduğunu savunmasıyla başlayan süreçte insanların başta dini inançları olmak üzere kendi hayatları üzerinde söz sahibi olması gereken onurlu varlıklar olduğu vurgulanmıştır. Thomas Hobbes'un 1651 yılında yayınladığı Leviathan ı, John Locke'un 1690 da yayınladığı Uygar Yönetim Üzerine İkinci İnceleme (Second Treatise of Ciril Government) isimli eseri, Jean-Jacques Rousseau'nun 1762 yılında yayınlanan Sosyal Sözleşme (Du Contrat Social) isimli eseri bireyle devlet arasındaki ilişkilerin yeniden ele alınmasını sağlamıştır. Bu çerçevede, insanların kamu otoritesine özgürlüklerinin bir kısmını ancak yeteri kadarlık bir kısmını bırakırken karşılığında güvenlik ve adalet gibi temel bir takım hizmetleri almayı bekledikleri ifade edilmiştir. Sosyal sözleşme fikriyle birlikte yönetenle yönetilenler arasında karşılıklı haklar ve sorumluluklar olduğu belirtilmiş, böylece insanlara tebâ olma halinden vatandaş olma idealine doğru giden yol gösterilmiştir. Aydınlanma Çağı nın insan eksenli bu perspektifi, kriminoloji biliminde Klasik Okul olarak bilinen bir dönemin başlamasına yol açmıştır. Böylece suçlar, cezalar ve topyekûn ceza adalet sistemi için de farklı bir bakış açısı benimsenmiştir. Bu dönemde suçlar, ilahi emir ve yasakların ihlali olarak değil, sosyal sözleşmenin çiğnenmesi şeklinde tanımlanmıştır. Cesare Beccaria, 1764 yılında yazdığı Suçlar ve Cezalar Üzerine Bir Deneme (An Essay on Crimes and Punishment) isimli kitabıyla o günün ceza adalet sistemindeki keyfilikleri ve çarpıklıkları gözler önüne sererek kurulması gereken yapının temellerini atmıştır. Klasik Okul la birlikte insanı, özgür iradesiyle, düşünme, anlama ve muhakeme kapasitesiyle kendi eylemlerinin faili ve sorumlusu olarak gören yeni bir anlayış benimsenmiş, bu çerçevede suçlar da insanların rasyonel tercihleri sonucu gerçekleştirdikleri fiiller olarak değerlendirilmiştir. Bu dönemde insan, acılarını ve ıstıraplarını azaltma, hazlarını ve zevklerini artırma eğiliminde olan hedonist bir varlık olarak görülmüştür. Böylece suçlar, insanların bir takım doğaüstü güçlerin etkisinde kalarak gerçekleştirdikleri eylemler değil, bilerek ve isteyerek yaptıkları norm ihlalleri olarak değerlendirilmiştir. Suç, rasyonel bir tercih ile gerçekleştirilen bir eylem olarak değerlendirildiği için suçla başa çıkmanın en kestirme yolu olarak cezalar vasıtasıyla potansiyel suçluları caydırma ve suçtan vazgeçirme anlayışı benimsenmiştir. Bu bakış açısının bir yansıması olarak Klasik Okul düşüncelerinin günümüzün modern ceza adalet sistemlerinin temelini oluşturduğunu görmekteyiz. Pozitivist Okul Pozitivist Okul, pek çok sosyal bilim alanında olduğu gibi Kriminoloji de de günümüzde hâkim olan başlıca düşünce okullarından biridir. Sistematik deney ve gözleme dayalı bir bilim felsefesi olan pozitivizm, tekrarlanabilir, genellenebilir, güvenirlik ve geçerliliği yüksek sonuçları ortaya koymayı amaçlayan bir bilim felsefesidir. Suçun neden olan sebep olarak bireyin kontrolü dışındaki biyolojik, psikolojik ve sosyolojik faktörleri gören Pozitivist Kriminoloji, Klasik Okul un özgür irade ve rasyonalizm argümanlarını reddetmiştir. Bu perspektiften hareketle geliştirilen sayısız suç teorisi bazen biyolojik faktörleri, bazen psikolojik faktörleri, bazen de sosyolojik ve çevresel faktörleri ön plana çıkararak suçu pozitivist bir bakış açısıyla izah etmeye çalışmıştır (Bkz: Şekil 1.2). 8

13 Şekil 1.2: Pozitivist Okula Göre Suçun Nedenleri Pozitivizmin kriminoloji bilimine yaptığı katkıları ve kazandırdığı bakış açısının yansımalarını bu alanda geliştirilen pek çok teori çerçevesinde hem bu bölümün kalan kısımlarında hem de kitabımızın diğer bölümlerinde geniş bir şekilde ele alacağız. Bu noktada, pozitivist felsefenin Kriminoloji bilimine yaptığı etkileri çok daha iyi anlayabilmek için öncelikle pozitivizmin nereden çıktığını ve pozitivist düşünce sisteminin kökenlerini kısaca izah etmenin faydalı olacağına inanıyoruz. Pozitivizmin kökenleri, İstanbul un Osmanlılar tarafından fethini müteakiben ticaret yolları tıkanan Avrupalıların yeni ticaret yolları bulmak ve zengin olmak için yeni kıtalara yelken açtıkları dönemlere rastlar. O dönemde Avrupa dan gemilerle seyahate çıkan yalnızca sömürgeci askerler ve din adamları değildi. Aynı zamanda araştırmaya ve öğrenmeye meraklı bazı kimseler de bu yolculuklara katılıyorlardı. Bu insanlar, gittikleri yerlerde yaşayan hayvanların resimlerini çiziyor, bitkiler inceliyor, mümkün olduğunda gördükleri ilginç şeylerden yanlarına örnekler alıyorlardı. Daha sonra bu insanlar, gördükleri şeyleri kayıtlara geçiriyor ve bu kayıtları diğer insanlarla paylaşıyorlardı. Böylece, dünyanın çeşitli yerlerinden benzer konularda yapılan çalışmalar, toplanan örnekler ve çizimler bir araya getirilerek bitkiler, hayvanlar ve diğer tabiat olayları hakkında ortak bir anlayış ve kavrayışın gelişmesine imkân sağlandı. Türler arasında gözlemlenen benzerlikler ve farklılıklara dayalı olarak bitkiler ve hayvanlar tasnif edilmeye başlandı. Bu sayede günümüzün zooloji, botanik ve benzeri tabiat bilimlerinin Batı daki ilk çalışmaları yapılmış ve pozitivizmin temelleri atılmış oldu. Bu gezilerden biri de Charles Darwin tarafından Galapagos adalarına yapılmıştı. Darwin (1860) gidip her yerde yaptığı gözlemleri sistematik bir hale getirerek kısa adı Türlerin Kökeni (On the Origin of Species by Means of Natural Selection, or the Preservation of Favoured Races in the Struggle for Life) olan kitabını yazdı. Canlıların basitten karmaşığa doğru ileri bir hareketle evrimleşerek birbirinden türediği fikri, o dönemde pek çok insanı olduğu gibi Darwin in kuzeni olan Sir Francis Galton u da derinden etkiledi. Galton (1907, 1909), Darwin in biyolojik evrime ilişkin fikirlerini sosyal düzleme taşıyarak bazı insanların evrim sürecinde tam olarak insan olma seviyesine ulaşamamış olduğunu, dolayısıyla toplumda bu insanların tecrit edilmesi, evlenerek çoğalmalarına izin verilmemesi gerektiğini savundu. Ayrıca Galton, hastaların, sakatların ve akli dengesi yerinde olmayan insanların da evlenmelerine müsaade edilmemesi gerektiğini düşünüyordu. Dahası, saf hayvan ırklarının birbirleriyle çiftleştirilerek daha üstün hayvan ırklarının elde edilebileceği gibi, insanların da üstün ırklara mensup olanların kendi aralarında evlendirilerek hem bu ırkların korunabileceği hem de daha üstün insanlar elde edilebileceği iddia etti. Öjeni (eugenics) ismini verdiği bu yaklaşımın doğal bir uzantısı olarak Asyalılar, Ortadoğulular, Türkler, Araplar ve Afrikalıların aslında tam olarak insan olma düzeyine çıkamamış oldukları yönünde görüşler ortaya çıktı. Galton un fikirleri, daha sonra Nazi Almanya sı ve Musolini İtalya sının ortaya çıkmasına neden olan ırkçı akımların tüm dünyaya yayılmasında önemli tesirler icra etmiştir. ABD ve Avrupa da Öjeni toplulukları kurulmuş, öjeni kanunları çıkarılmıştır. Darwin ve Galton un fikirleri, İtalyan bir doktor olan Cesare Lombroso yu derinden etkilemiştir. Lombroso, evrimci bir bakış açısıyla hareket ederek, suçluların diğer insanlara göre evrimleşme sürecini tamamlayamamış insan-altı (sub-human) dejenere varlıklar olabileceği düşüncesini benimsemiştir. Askerler ve mahkumlar üzerinde yaptığı antropolojik ölçümler sonucunda suçluların fiziksel özellikler bakımından diğer insanlardan farklı oldukları kanaatine varan Lombroso, bu insanları doğuştan suçlu (born criminals) olarak nitelemiştir. Bu kimselerin kendilerinden önceki ilkel atalarına benzedikleri 9

14 düşüncesiyle bu duruma atavizm (atavism) adını vermiştir yılında İtalyanca ve 1911 de de İngilizce olarak yayınlanan Suçlu Adam (L Uomo Delinquente) isimli eseri ile 1911 yılında İngilizce yayınlanan Suç: Sebepleri ve Çözüm Yolları (Crime: Its Causes and Remedies) isimli kitabı Lombroso nun görüşlerini özetleyen başlıca eserleridir. Suçluların çene kemiklerinin daha geniş, köpek dişlerinin daha sivri, elmacık kemiklerinin daha çıkıntılı, kollarının daha uzun ve vücutlarının da daha kıllı olduğunu tespit ettiğini söyleyen Lombroso, suçluların diğer insanlara kıyasla çok daha yüksek bir acı eşiğine sahip olduklarını ve dövme yaptırdıklarını bildirmiştir. Lombroso nun çalışmaları daha sonraki dönemlerde Rafael Garafalo ve Enrico Ferri isimli iki İtalyan tarafından daha da geliştirilmiştir. Bu üç İtalyan ın fikirleri hem Kriminoloji biliminde hem de 1900 lerder itibaren Ceza Hukuku üzerinde oldukça etkili olmuştur. Kriminal antropoloji (criminal anthropology) olarak bilinen Lombroso nun çalışmaları Pozitivist Kriminoloji nin de başlangıcı kabul edilmektedir. Biyolojik determinizmle başlayan pozitivist çalışmalar, daha sonraki dönemde psikolojik ve sosyolojik çalışmalarla devam etmiştir. Suçu insan biyolojisindeki anormalliklerde arayan biyolojik çalışmaları psikoloji alanında yapılan çalışmalar takip etmiştir. Suç Teorileri: Teori, Araştırma ve Uygulamada Kriminoloji başlıklı eserinde Dolu (2011), psikoloji temelli suç teorilerini dört ana grupta toplamaktadır: (1) psikanaliz ve suç, (2) zekâ ve suç, (3) genel kişilik özellikleri ve suç, (4) ahlaki gelişim ve suç. Psikanalitik ve suç ilişkisi, Sigmund Freud un psikanaliz çalışmalarının suçlu davranışı açıklamak için kullanıldığı modellerde ele alınmıştır. Zekâ ve suç ilişkisini inceleyen çalışmalarda zekânın gerek suç işleme gerekse suç sonrasında yakalanma bakımından önemli bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Genel kişilik özellikleri ile bazı kişilik yapılarının şiddete başvurmaya ve saldırgan tutumlar sergilemeye daha yatkın olduklarını, bazı kişiliklerin empati yoksunu ve duygu derinliğinden yoksun oldukları için bu özelliklere sahip bireylerin suç işleme olasılığının daha yüksek olduğunu savunmaktadır. Ahlaki gelişim ve suç ilişkisini ele alan çalışmalarda ise bireylerin suç işleme olasılığının ahlaki gelişim düzeyindeki artışla birlikte azalacağı ifade edilmektedir. Suçu bireyin iç dünyasında yaşadığı çatışmalar, sosyalleşme sürecinde karşılaştığı sorunlar, düşük bir zekâ veya düşük bir ahlaki gelişim seviyesinde olmakla izah eden bütün bu modellerin ortak özelliği, suçu bireyin psikolojisinde meydana gelen problemlere bağlamış olmalarıdır. Pozitivist Okulda sosyolojik faktörlerin ayrı bir yeri vardır. Günümüz Kriminolojisine yön veren teorilerin, görüşlerin ve modellerin büyük çoğunluğu sosyoloji temelli argümanlardan oluşmaktadır. Sosyolojik faktörler, işsizlik, göç, geniş çaplı sosyal hareketler, sosyal yapı ve sosyal işleyişe dair hemen her şeyi içine alan geniş bir yelpazedeki sosyal gerçekliğin tamamını içine alırlar. Sosyoloji temelli suç teorileri bir yandan bireyin çevresiyle olan etkileşimi çerçevesinde kazandığı öğrenme tecrübelerini, bir yandan bireyi çepeçevre saran aile, arkadaş çevresi ve diğer sosyal ortamın bireyi suçtan alıkoyma kapasitesini, diğer yandan bozuk bir sosyal çevrede yaşamanın birey üzerinde yapacağı suça sevk edici etkileri hesaba katar. Böylece, bireyi içinde yaşadığı fiziki ve sosyal çevre ile etkileşim halinde görür; suçu da bu etkileşim çerçevesinde gerçekleşen sosyal bir olgu olarak değerlendirir. Görüldüğü üzere Pozitivist Okul, suçu biyolojik, psikolojik ve sosyolojik faktörlerin bir ürünü olarak görür. Suçu, kendisine etki eden faktörlerle birlikte sebep-sonuç ilişkisi içinde açıklamaya çalışır. Bunu yapabilmek için, elde ettiği sonuçların farklı zaman ve mekân kesişimlerinde de geçerli olup olmadığını sürekli olarak test edip genellenebilir sonuçlar elde etmeyi amaçlar. Eleştirel Perspektif Kriminoloji de 1970 lerden itibaren kendini gösteren bir diğer düşünce okulu da Eleştirel Perspektif (veya Eleştirel Kriminoloji) tir. Temel çıkış noktası geleneksel Kriminolojik çalışmaları eleştirmek olan bu yaklaşıma göre suçun nedenlerini izah etmeye çalışmak beyhude bir uğraşıdır. Zira İnsanlar neden suç işler? sorusunu sormadan önce suç olarak tanımlanan eylemlerin ceza kanunlarına nasıl girdiklerini sorgulamak daha doğru bir yaklaşımdır. Bugün bile dünyanın herhangi bir ülkesinde geçerli ceza kanunlarına baktığımızda halkın tamamının ya da en azından çoğunluğunun bütün suç tanımları üzerinde uzlaşmamış olacaklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Başka bir deyişle, ceza kanunlarında suç olarak tanımlanan eylemlerin tamamı o ülke halkının hoş görmediği, yasaklanmasını arzuladığı ve suç olarak tanımlanması için üzerinde uzlaştığı eylemleri içermemektedir. Dahası, halk için oldukça normal ve 10

15 sosyal normlar ve değerler bakımından meşru oldukları halde bazı davranışlar suç olarak tanımlanabilmektedir. Eleştirel kriminologlar bu durumu, sisteme hâkim sınıfların istedikleri suç tanımlamalarını kanun haline getirerek ceza adalet sistemini alt sınıfları yönetebilmek için bir araç olarak kullandıkları şeklinde yorumlamışlardır. Karl Marks ın fikirlerinin kaynaklık ettiği bu yaklaşım, başta devlet aygıtının kendisi olmak üzere, ceza adalet sisteminin ve ceza kanunlarının elit ve güçlü sınıflara hizmet etmek üzere tasarlandığı için suç olarak tanımlanan eylemlerin de halkın ortak değerlerini ve normlarını yansıtmadığını savunmuştur. Bu sebeple, hâkim sınıf alt sınıfları kontrol altına alabilmek için istediği eylemleri suç olarak tanımlayarak, kendilerine çizilen çizgilerin dışına taşan alt sınıfları kolaylıkla hapse attıkları bu insanları haksız ve yaptırımlara maruz bıraktıkları iddia edilmiştir. Eleştirel Kriminolojiye göre Acaba insanlar neden suç işliyor? sorusu, suç tanımlarının toplumsal uzlaşıyla oluşturulduğu ön kabulüyle sorulduğu için en başta sorulan sorunun kendisi yanlıştır (Dolu, 2011). Bu durumda, sorulması gereken ikinci bir soru daha vardır: Acaba aynı suçları işleyen herkese aynı yaptırımlar uygulanıyor mu? Eleştirel Kriminoloji, yalnızca suç tanımlamalarının problematik olmadığını, aynı zamanda kanunların uygulanışında da gücün önemli bir rol oynadığını savunmaktadır. Zira benzer ve hatta aynı eylemlerde bulundukları halde ceza adalet sistemi tarafından farklı muamelelere tabi tutulan insanların varlığı, önemli olan gerçekleştirilen eylemin ne olduğunun değil, eylemi gerçekleştiren kişinin kimliği olduğunu göstermesi açısından önemlidir (Dolu, 2011). Eleştirel Kriminoloji içinde birden fazla kol bulunmaktadır. Örneğin feministler geleneksel kriminolojik araştırmaları erkek-egemen olmakla eleştirerek kadın suçluluğunun erkeklerinkinden farklı olduğunu iddia etmiş ve kadınlara özel suç teorileri geliştirilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Damgalama teorisyenleri ise toplumun suça gösterdiği tepkilere yoğunlaşan görüşleriyle Eleştirel Kriminoloji içinde önemli bir grubu oluştururlar. Öncelikle bir kimsenin toplumda sahip olduğu gücün o toplumun o kimseye bir suç işlemesi durumunda gösterebileceği tepkiler üzerinde doğrudan bir etki yapacağı vurgulanmaktadır. Suça ve suçluya karşı gösterilen toplumsal tepkiler önemlidir zira herkesin o ya da bu şekilde hata yapabileceğini ve hatta bir suç işleyebileceğini dile getiren damgalama teorisyenleri, önemli olan şeyin suç işleyen kimselere toplumun göstereceği tepkilerin birey üzerinde yapacağı etkiler olduğunu söylemektedirler. Zira suç işleyen bir insana aşırı bir tepkiyle karşılık verilmesinin bu kimsenin daha sonra yeniden suç işlemesi için en temel faktör olacağı iddia edilmektedir. Damgalama teorisyenleri ceza adalet sisteminin ceza ve caydırıcılık eksenli suç önleme ve suçla mücadele yaklaşımını hatalı bularak aşırı tepkiler göstermenin suç işleyen insanları orta ve uzun vadede tamamen kaybetmek anlamına gelebileceğini ifade etmektedirler. Eleştirel Kriminoloji nin bir başka kolu ise Marksist Kriminolojidir. Marksist kriminologlar, ceza adalet sisteminin işleyişini suç tanımlarından başlayarak, kanunların herkese eşit bir şekilde uygulanmaması ve siyasi, ekonomik güce sahip olanların sistemi istedikleri gibi manipüle edebildiklerini söyleyerek cezaevlerine doldurulan insanların gerçekte toplumun en zayıf ve dezavantajlı gruplarından geliyor olmasının tesadüf olamayacağını savunmaktadırlar. Marksist kriminologlar ayrıca, devlet yönetimine etki edebilen güçlü sınıfların hem istedikleri kanunları çıkartarak istedikleri eylemleri suç olarak tanımlatıp istedikleri eylemleri suç olmaktan çıkardıklarını, hem de sahip oldukları güç sayesinde diğer insanların sahip olmadığı her türlü yasal ve pratik dokunulmazlığı kazandıklarını ifade etmektedirler. Özetle, Damgalama Teorisi, Feminist Kriminoloji, Marksist Kriminoloji ve diğer güç eksenli radikal söylemlerin hepsi bir arada değerlendirildiğinde, Eleştirel Kriminoloji nin Klasik Okul ve Pozitivist Okul gibi bütüncül bir düşünce sistemi olmadığı, içinde barındırdığı farklı bakış açılarıyla genel olarak protesto ve eleştiri perspektifli bir tutum sergilediği görülmektedir. Eleştirel Kriminoloji yle birlikte geliştirilen şüpheci ve sorgulayıcı araştırma yaklaşımı sayesinde Kriminoloji bilimi ve özellikle ceza adalet sistemi üzerine yapılan çalışmalar daha önce hiç olmadığı kadar ileri gitmiştir. Suç Teorileri Kriminoloji okullarına ilişkin yukarıdaki bölümde ele aldığımız hususlar, bu düşünce okulları altında belli noktalarda birbirinden ayrılmakla birlikte temel argüman ve paradigma bakımından birbirine benzer teorilerin geliştirilmesine yol açmıştır. Kriminoloji literatüründe son 250 yılda geliştirilen yüzlerce teori, temel olarak yukarıda saydığımız üç Kriminoloji Okulunun öncülüğünü yaptığı argümanların şerhi ve detaylandırılmış versiyonları olarak ortaya çıkmıştır. 11

16 Birey Eksenli Suç Teorileri Birey eksenli suç teorileri, suçun nedenlerini bireysel faktörlerle açıklayan teorilerdir. Bu teoriler ister suçu bireyin özgür iradesiyle gerçekleştirdiği bir eylem olarak değerlendirsin, isterse de özgür iradeyi reddederek pozitivist bir bakış açısıyla bireyde var olan bir takım biyolojik ya da psikolojik patolojilere bağlasın fark etmez; hepsinin ortak noktası, suçun sebebinin konumlandırıldığı yer olarak bireyi görürler. Çevre Eksenli Suç Teorileri Suçun nedenlerine ilişkin geliştirilen modeller arasında çevre eksenli teorilerin oldukça önemli bir yere sahip olduğunu görmekteyiz. Suça neden olma ve suçu kolaylaştırma bakımından sosyal ve fiziki çevrenin birey üzerideki etkilerinin ele alındığı bu teorilerde kötü çevrelerde yaşayan insanların suç işleme olasılığının diğer yerlerde yaşayan insanlara göre daha yüksek olacağı savunulmaktadır. İnsan yaşadığı çevrenin çocuğudur prensibini dillendiren bu teoriler, insanların içinde yaşadıkları çevrenin özelliklerine göre şekil alma eğiliminin yüksek olduğunu ifade etmektedirler. Sosyal Etkileşim Teorileri Bireyi içinde yaşadığı toplumla ve diğer insanlarla etkileşim halinde değerlendiren bu teoriler, suçlu insanlarla etkileşim halinde olan bireylerin suç işleme olasılığının diğer insanlara kıyasla daha fazla olduğunu savunmaktadır. Bu çerçevede ön plana çıkan öğrenme ve damgalama teorilerinin bazı noktalarda gözlemlenen fikir ayrılıkları bir yana, temelde suça neden olan temel faktör olarak sosyal etkileşimi gördüklerini söyleyebiliriz. Bu noktada, insanların birlikte vakit geçirdikleri kimselerin nasıl insanlar oldukları, içinde yaşadıkları kültürün bu insanlara nasıl davranmaları gerektiği konusunda söyledikleri, toplumun bu insanlara suç işlemeleri durumunda nasıl bir tepki göstereceği gibi hususlar bu teorilerin İnsanlar neden suç işler? sorusuna verecekleri cevap olarak sosyal etkileşime işaret etmektedir. Çatışma ve Güç Eksenli Suç Teorileri Suçu, sosyoekonomik statüsü ister yüksek isterse düşük olan insanlar açısından güç ve çatışma ile açıklayan bu teoriler, suçu yöneten sınıflarla yönetilen sınıflar arasındaki çatışmaların bir ürünü olarak görürler. Sisteme hâkim ve yönetici konumdaki sınıfların alt sınıfları kontrol altına almak için suç işleyebileceğini savunan bu görüş, yönetilen ve ezilen konumdaki alt sınıfların içinde yaşadıkları dezavantajlı konumda hayatta kalabilmek ve üst sınıflara karşı varlıklarını koruyabilmek amacıyla çeşitli suçlar işleyebileceğini savunmaktadır. Yani, bu görüş çerçevesinde suç, ya alt sınıfları kontrol altında tutma, ya da üst sınıflara karşı bir hayatta kalma yöntemi olarak ortaya çıkmaktadır. 12

17 Özet Kısaca suç bilimi olarak tarif edebileceğimiz Kriminoloji, suç ve sapma teşkil eden bütün davranışlarla ilgilenen bir disiplindir. Meşhur kriminolog Edwin Sutherland kriminolojiyi kanunların yapılışları, kanun ihlalleri ve bu ihlallere karşı ortaya çıkan tepkileri (Sutherland ve Cressey, 1978:3) inceleyen bir disiplin olarak tanımlamaktadır. Kriminolojinin çalışma alanlarını temel olarak; (1) Kanunların ortaya çıkışı, kanunların yapılma ve uygulanmalarına ilişkin hususlar, (2) suçun zamansal ve mekânsal dağılımına ilişkin özellikler ve suç işleme kalıpları, (3) Suçun nedenlerini açıklamaya yönelik çalışmalar (suç teorileri), (4) Toplum tarafından suça karşı gösterilen tepkiler, (5) Ceza adalet sisteminin kurumlar, aktörler, işleyişi ve yönetimine ilişkin hususlar, (6) Gözaltı işleminden başlayarak suçluların ceza adalet sistemi içinde geçtikleri soruşturma, kovuşturma, cezalandırma ve ıslah aşamaları ve bu aşamalarda yaşanan süreçler olmak üzere altı başlık altında inceleyebiliriz (Dolu, 2011). Kriminoloji, normalden sapan her türlü davranışı ilgi alanına alır. Kriminoloji hem kanun ihlalleri anlamına gelen suçlarla hem de sosyal normların ihlali anlamına gelen sapma davranışlarıyla ilgilenir. Bu itibarla Kriminoloji bilimi açısından incelenen kavramın suç ya da sapma olması arasında bir fark yoktur. Suç ve sapma kavramları birbirleriyle yakından ilişkili olmakla birlikte farklı kavramlardır. Sapma, bir toplumun sosyal hayatını düzenleyen her türlü normlardan ve değerlerden o toplumun tolere edebileceğinden daha fazla sapan ve kabul edilebilirlik sınırları dışına çıkan davranışları ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Suç ise, bir toplumda geçerli olan yasal sistem tarafından oluşturulan kanunlarda açıkça yasaklanan ve karşılığında bir ceza öngörülen her türlü davranışı ifade eder. Bu noktadan bakıldığında suç ve sapma tanımlamaları arasında çok geniş bir ortaklık olduğu görülecektir. Ne var ki, bütün sapma davranışları kanunlarda suç olarak tanımlanmadığı gibi, kanunlarda suç olarak tanımlanan bütün davranışlar da toplum tarafından sapma olarak değerlendirilen eylemlerden oluşmaz. Suçun nedenlerini anlayabilmemize olanak sağlayacak çalışmaların yapılabilmesi için öncelikle suçun ölçülmesi gerekir. Suçun ölçümü için kullanılan iki temel yaklaşım vardır: (1) resmi 13 suç istatistikleri, (2) suç araştırmaları. Polis kayıtları, mahkeme kayıtları ve cezaevi kayıtlarından oluşan resmi suç istatistikleri bize bir ülkede işlenen suçlardan devletin çeşitli kurumları tarafından hakkında işlem yapılanlarına ait genel görünümü resmeder. Hâlbuki gerçekte işlendiği halde ceza adalet sistemine intikal ettirilmeyen pek çok suçun var olduğu bilinmektedir. Resmi kayıtlara geçmeyen bu suçlara kriminoloji literatüründe siyah sayılar adı verilir. Bir ülkede siyah sayıların büyüklüğü o ülkede devlete ve sisteme olan güvenin en temel göstergelerinden biri olarak değerlendirilebilir. Devletin polisine ve mahkemesine, kısaca ceza adalet sistemine olan güven azaldıkça insanlar suçları devlete bildirmek yerine bu sorunları kendileri çözmek eğilimine girer ve mafya tipi yapılardan medet umar. Suçun ölçümünde kullanılan ikinci yaklaşım olan suç araştırmaları, resmi istatistiklere yansımayan suçu ve suçluluğu aydınlatmaya yönelik bir strateji olarak ortaya çıkmıştır. Bazen insanlara herhangi bir suçu işleyip işlemedikleri ve bu suçları kaç kere işledikleri şeklinde soruların yöneltildiği fail itiraf anketleri ile bazen de insanlara herhangi bir suçun mağduru olup olmadıkları ve bu suçların kaç kere mağduru oldukları nın sorulduğu suç mağduriyeti araştırmaları ile resmi suç istatistiklerinin güvenirlik ve geçerliliklerinin sağlaması yapılarak siyah sayıların büyüklüğü anlaşılmaya ve azaltılmasına çalışılır. Kriminoloji biliminde suçun tanımı, suçların kaynağı ve suçların nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin ortaya çıkan düşünce okulları vardır. Bu düşünce okulları suça farklı bir perspektiften yaklaşarak suçun nedenleri ve nasıl önlenebileceklerine dair farklı modeller sunmuşlardır. Bu düşünce okullarından ilki Klasik Okuldur. İnsanı özgür iradesi olan, rasyonel, bencil ve hedonist bir varlık olarak gören bu yaklaşıma göre suçlar, aynen diğer davranışlar gibi insanların bilerek ve isteyerek gerçekleştirdikleri eylemlerdir. Klasik Okul a göre bir kimsenin suç teşkil eden bir eylemde bulunması için suçun getirisi ve fail için sağlayacağı faydalarının çok, oluşturacağı riskler, neden olacağı zararlar ve cezaların da az olması veya fail tarafından öyle değerlendirilmesi gerekir. Pozitivist Okul suçları insanların özgür iradesiyle gerçekleştirdikleri eylemler olarak değil, bilakis insan iradesinin dışındaki biyolojik,

18 psikolojik ve sosyolojik bir takım faktörler neticesinde meydana gelen hadiseler olarak görür. Eleştirel Kriminoloji ise en baştan başlayarak suç tanımlarını sorgular ve suçun nedenlerini izah etmeye çalışmaktansa, gerek toplumun gerekse ceza adalet sisteminin kimlere ve neden yaptırım uyguladığının sorgulanması gerektiğini savunur. Bu çerçevede her bir düşünce okulu, suçun nedenlerine ilişkin alternatif paradigmalar sunarak suç olgusunu daha iyi anlayabilmemiz için ihtiyaç duyacağımız farklı bir perspektif sunar. Suç, oldukça karmaşık bir sosyal olgudur. Bu itibarla, suçun nedenlerine ilişkin Kriminoloji literatüründe son 250 yılda yüzlerce teorinin geliştirildiğini görmekteyiz. Bu süreçte özgür irade, biyolojik faktörler, psikolojik faktörler, sosyolojik faktörler, ekonomik ve politik faktörlerin hemen hepsinin farklı kurgularla suçu açıklayan modeller geliştirdiklerini görmekteyiz. Ne var ki, bu faktörlerin hiçbiri suçun neden meydana geldiğini tek başına izah edememiştir. Suçu büyük bir pastaya benzetecek olursak, her suç teorisinin bu pastadan ancak bir dilimlik bir bölümü açıklayabileceğini, bu nedenle suç olgusunu ve suça neden olan faktörleri doğru bir şekilde anlayabilmemiz için çok disiplinli bir bakış açısına ihtiyacımız olduğunu unutmamalıyız. 14

19 Kendimizi Sınayalım 1.. kanunlarda açıkça yasaklanan ve karşılığında bir ceza ön görülen her türlü eylem olarak tanımlarken;. ise toplumsal normlar çerçevesinde öngörülen kabul edebilirlik sınırları dışına taşan her türlü davranış olarak tanımlayabiliriz ifadesinde boş bırakılan yerlere gelmesi gereken kelimeler aşağıdakilerden hangisidir? a. Ceza suç b. Sapma ayıp c. Sapma normsuzluk d. Suç sapma e. Suç normsuzluk 2. Aşağıdakilerden hangisi kriminolojinin ilgi alanlarındandır? a. Kanunların yapılış ve uygulanması b. Suç ve suçluluğun nedenleri c. Ceza adalet yönetimi d. Suça karşı gösterilen toplumsal tepkiler e. Hepsi 3. Aşağıdakilerden hangisi bir ülkede suçun miktarını öğrenmekte kullanabileceğimiz kaynaklardan biri değildir? a. Resmi suç istatistikleri b. Polis kayıtları c. Mahkeme kayıtları d. Cezaevi kayıtları e. Sosyal hizmet kayıtları 4. Siyah sayılar nedir? a. Mafya tipi yapılar tarafından işlenen örgütlü suçlar b. Derin devlet tarafından işlenen karanlık suçlar c. Devlet tarafından suç miktarını düşük göstermek için istatistiklerden silinen suçlar d. Resmi istatistiklere yansımayan gizli kalan suçlar e. Can güvenliğine karşı işlenen sansasyonel suçlar Polis kayıtlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? a. Polis kayıtlarının bir kısmı vatandaşların şikâyet ettiği suç olaylarını içerir b. Polis kayıtlarının bir kısmı savcılıklardan gelen suç olaylarını içerir c. Polis kayıtları bir ülkedeki tüm suç verilerini içerir d. Polis kayıtları bir ülkedeki suçlarla ilgili en güncel veri kaynağıdır e. Polis kayıtlarında gözlemlenen suç oranlarındaki artış suçun arttığı anlamına gelmeyebilir. 6. Aşağıdakilerden hangisi Klasik Okulun insan doğasına yönelik varsayımlarından biri değildir? a. Hedonist b. Bencil c. Özgür iradeye sahip d. Rasyoneldir (kar-zarar hesabı yapar) e. Sevgi doludur 7. Klasik Okula göre insanlar neden suç işler? a. Doğaüstü güçlerin etkisinde kaldıkları için b. Krala karşı geldikleri için c. Suçu rasyonel bir tercih olarak gördükleri için d. Feodal beylerin zulmünden kurtulmak için e. Empati duygusuyla başka insanlara yardım etmek için 8. Pozitivist Okula göre aşağıda sıralanan faktörlerden hangilerinin suça neden olduğu varsayılmıştır? I. Biyolojik faktörler II. Psikolojik Faktörler III. Ekonomik Faktörler IV. Sosyolojik Faktörler V. Politik Faktörler a. I, IV ve V b. I, II ve IV c. II, IV ve V d. III, IV ve V e. I, III ve V

20 9. Aşağıdakilerden hangisi suçu psikolojik faktörler temelinde açıklayan görüşlerden biri değildir? a. Psikanaliz b. Zekâ ve IQ çalışmaları c. Genel kişilik özellikleri d. Kendini beğenmişlik e. Ahlaki gelişim 10. Aşağıdakilerden hangisi suçu sosyolojik faktörler temelinde açıklayan yaklaşımlardan biri değildir? a. Sosyal yapı b. İşsizlik c. Göç d. Atavizm e. Sosyal çevre Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı 1. d Yanıtınız yanlış ise Suç ve Sapma Kavramları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yanıtınız yanlış ise Kriminolojinin Çalışma Alanları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yanıtınız yanlış ise Resmi İstatistikler başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yanıtınız yanlış ise Polis Kayıtları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 5. c Yanıtınız yanlış ise Polis Kayıtları başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 6. e Yanıtınız yanlış ise Klasik Okul başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yanıtınız yanlış ise Klasik Okul başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yanıtınız yanlış ise Pozitivist Okul başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 9. d Yanıtınız yanlış ise Pozitivist Okul başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yanıtınız yanlış ise Pozitivist Okul başlıklı konuyu yeniden gözden geçiriniz. Yararlanılan Kaynaklar Adler, Freda; Mueller, Gerhard O. W. ve Laufer, William S. (2004). Criminology. Boston: McGraw-Hill. Barberet, Rosemary; Bowling, Benjamin; Junger- Tas, Josine; Rechea-Alberola, Cristina; van Kesteren, John; ve Zurawan, Andrew (2004). Self-Reported Juvenile Delinquency in England and Wales, The Netherlands and Spain. European Institute for Crime Prevention and Control, affiliated with the United Nations (HEUNI), Publication Series No. 43. Rapora tam metin olarak erişim adresi: Beccaria, Cesare (1764). An Essay on Crimes and Punishment. Orijinali İtalyanca olan bu eserin İngilizce çevirisine tam metin olarak erişilebilecek adres: Beirne, Piers ve Messerschmidt, James W. (2011). Criminology: A Sociological Approach. Fifth Edition. New York: Oxford University Press. Brown, Stephen E.; Esbensen, Finn-Aage ve Geis, Gilbert (2010). Criminology: Explaining Crime and Its Context. Seventh Edition. New Providence, NJ: Anderson Publishing, a member of the LexisNexis Group. Bureau of Justice Statistics (2011). National Crime Victimization Survey (NCVS). Erişim adresi: d=245 (Sayfanın son güncellenme tarihi: 10 Nisan 2011), Erişim tarihi 10 Nisan Cullen, Francis T. and Agnew, Robert (2003). Criminological Theory: Past to Present Essential Readings. Los Angeles, CA: Roxbury Publishing Company. Darwin, Charles (1860). On the Origin of Species by Means of Natural Selection, or the Preservation of Favoured Races in the Struggle for Life. Revised American Edition. New York: Appleton and Company. Dolu, Osman (2011). Suç Teorileri: Teori, Araştırma ve Uygulamada Kriminoloji. Üçüncü Baskı. Ankara: Seçkin Yayınevi. Economic and Social Data Services (2010). British Crime Survey. Online erişim adresi: (Sayfanın son güncellenme tarihi: 13 Mayıs 2010), Erişim tarihi: 14 Nisan

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİNİN TARİHÇESİ Doğaüstü Güçlere Dayalı Perspektif Klasik Okul

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Psikoloji *Psikoloji, pscyhe (ruh) ve logy (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. *Psikoloji, hayvan

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

KRİMİNOLOJİ -I- 17 Aralık 2015 Kriminolojide Araştırma Teknikleri. Yrd.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com

KRİMİNOLOJİ -I- 17 Aralık 2015 Kriminolojide Araştırma Teknikleri. Yrd.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com KRİMİNOLOJİ -I- Yrd.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com 17 Aralık 2015 Kriminolojide Araştırma Teknikleri İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ SUÇUN ÖLÇÜMÜNDE KAYNAKLAR Resmi suç istatistikleri:

Detaylı

25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI

25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI 25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI 25-26 Haziran 2013 Tarihlerinde, Hollanda Hükümeti tarafından desteklenen ve Adalet Akademisi

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104)

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) Yazar: Doç.Dr. İ. Hakkı CEDİMOĞLU S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme CRC/C/TUR/Q/2-3 Dağıtım: Genel 16 Kasım 2011 Aslı: İngilizce Çocuk Hakları Komitesi Altmışıncı Oturum 29 Mayıs 15 Haziran 2012 Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin

Detaylı

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır.

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. DR.HASAN ERİŞ İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle yönetimin temel görevlerinden birisi, örgütü oluşturan

Detaylı

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan

Detaylı

BIP116-H14-1 BTP104-H014-1

BIP116-H14-1 BTP104-H014-1 VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Erken Dönem Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Mitolojik Teori Mitlerin Meteorolojik Gelişimi Teorisi Güneş Mitolojist Okul ve Güneş

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Siyasette Orta Doğu POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS YE NASIL ÇALIŞMALIYIZ KPSS YE NASIL ÇALIŞILIR? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS Matematik Dersine Nasıl Çalışılır MATEMATİK DERSİNE ÇALIŞMA YOLLARI 1-Matematik Dersi çalışmaya başlamadan önce her

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Dünyada Ana D l Öğret m

Dünyada Ana D l Öğret m Dünyada Ana D l Öğret m -Program İncelemeler - Editör Yazarlar Yrd. Doç. Dr. Bekir İNCE Elif AYDIN Nuran BAŞOĞLU Tuğba DEMİRTAŞ Üzeyir SÜĞÜMLÜ Zekeriyya KANTAŞ Zeynep AYDEMİR Editör: DÜNYADA ANA DİLİ ÖĞRETİMİ

Detaylı

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) (ELP211) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) (ELP211) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan

Detaylı

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ Hafta 13 Yrd. Doç. Dr. Semra BORAN Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine uygun olarak

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Analiz Cilt 2 Ünite 8-14 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1082 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 600

Detaylı

Uygulamalı Ceza Hukuku / Cilt II. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Öğretim Üyesi. Uygulamalı CEZA HUKUKU

Uygulamalı Ceza Hukuku / Cilt II. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Öğretim Üyesi. Uygulamalı CEZA HUKUKU Uygulamalı Ceza Hukuku / Cilt II i Prof. Dr. Kayıhan İÇEL Prof. Dr. Yener ÜNVER İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Öğretim Üyesi Uygulamalı CEZA HUKUKU Ceza Muhakemesi Hukuku

Detaylı

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Ankara, 2010 Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Eğitimci El Kitabı 3 YAZARLAR (İsimlerine göre sıralanmıştır) - Ahmet TÜYSÜZ (Avukat, Şanlıurfa Barosu) - Feridun YENİSEY (Prof. Dr., Bahçeşehir Üniversitesi)

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi

Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Finans Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Özeti Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi Prof.

Detaylı

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak J.T.G.Y.K. 1 Amaç MADDE 1 - Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin getirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler.

Detaylı

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders)

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Dersin Kodu Dersin Adı T U/L Kredi ECTS EYD-504 Eğitim

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili PSİKOLOJİYE GİRİŞ Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

Sosyal Hizmet Uzmanlarının Çalıştığı Alana Dair Memnuniyet Araştırması

Sosyal Hizmet Uzmanlarının Çalıştığı Alana Dair Memnuniyet Araştırması Sosyal Hizmet Uzmanlarının Çalıştığı Alana Dair Memnuniyet Araştırması İçindekiler Sosyal Hizmet Uzmanlarının Çalıştığı Alana Dair Memnuniyet Araştırması (Haziran 2011)... 2 1-Ankete Katılan Katılımcı

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Seda Demiralp

DERS PROFİLİ. Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Seda Demiralp DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU

İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU 9-15 KASIM 2012 İÇİNDEKİLER 1. ÇALIŞMA ZİYARETİ KAPSAMI... 1 2. GENÇ İŞGÜCÜNÜN SORUNLARI PROJESİ... 1 2.1. Proje Amaçları ve Özeti... 1 2.2. Proje Kapsamında Planlanan Faaliyetler...

Detaylı

Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ

Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ I Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ II Yayın No : 2845 Teknik Dizisi : 158 1. Baskı Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377 868-4 Copyright Bu kitabın bu basısı için Türkiye deki yayın hakları BETA

Detaylı

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ Đnternete erişime ilişkin yasaklamalara sınırlama getiren ve muhtemel bir kötüye kullanma durumuna karşı hukuki kontrol güvencesi sunan katı bir yasal çerçevede alınmayan

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ YORUM KAVRAMI Betül CANBOLAT Kanun hükmü, yasama organının tercih ettiği çözümün yazılı olarak ifade edilmesidir. Kullanılan

Detaylı

GİRİŞİMCİLİK. Dr. İbrahim Bozacı. Örnekler ve İş Planı Rehberli. Kırıkkale Üniversitesi, Keskin Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi.

GİRİŞİMCİLİK. Dr. İbrahim Bozacı. Örnekler ve İş Planı Rehberli. Kırıkkale Üniversitesi, Keskin Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi. Dr. İbrahim Bozacı Kırıkkale Üniversitesi, Keskin Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi GİRİŞİMCİLİK Örnekler ve İş Planı Rehberli İş Fikri Küçük İşletme Pazarlama Aile İşletmeleri İnsan Kaynakları Hedef Kitle

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

ADLİ KOLLUK VE BİLİŞİM

ADLİ KOLLUK VE BİLİŞİM Dr. Ali Rıza ÇAM ADLİ KOLLUK VE BİLİŞİM Savcılık İle Kolluk Arasındaki Adli İşlemlerde Bilişim Teknolojilerinin Kullanımının Ceza Soruşturma Sürecine Etkisinin Mukayeseli İncelenmesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...

Detaylı

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Yay n No : 3075 Hukuk Dizisi : 1512 1. Baskı Şubat 2014 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-102 - 5 Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

T.C. EYYÜBİYE BELEDİYESİ STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ

T.C. EYYÜBİYE BELEDİYESİ STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ T.C. EYYÜBİYE BELEDİYESİ STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel İlkeler Amaç MADDE 1- Bu Yönetmeliğin amacı;

Detaylı

Sosyal Psikoloji GİRİŞ

Sosyal Psikoloji GİRİŞ Sosyal Psikoloji Prof. Dr. Turgut Göksu GİRİŞ Turgut Göksu 1 İki farklı bakış ve iki farklı tanım SOSYAL PSİKOLOJİ sosyolojik sosyal psikoloji 1908 Amerikalı ROSS Social Psychology psikolojik sosyal psikoloji

Detaylı

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ I.SINIF II.YARIYIL DOKTORA İŞLETME ANABİLİM DALI DERS TANITIM FORMU Dersin Kodu ve Adı: Uygulamalı Finansal Araştırmalar Bölüm / Anabilim Dalı: İşletme Yarıyıl

Detaylı

REKABET KURUMU REKABET RAPORU ÖZETİ Ahmet ÇELİK

REKABET KURUMU REKABET RAPORU ÖZETİ Ahmet ÇELİK GİRİŞ Rekabet Kurumu tarafından 2011 yılından itibaren yayımlanan Rekabet Raporu'nun bu yılki teması "Rekabet Hukuku ve KOBİ'ler" olarak belirlenmiştir. 2014 Rekabet Raporu'nda yalnızca rekabet hukuku

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU Kültegin Ögel Ceyda Y. Eke Nazlı Erdoğan Sevil Taner Bilge Erol İstanbul 2005 Kaynak gösterme Ögel K, Eke C, Erdoğan N, Taner S, Erol B. İstanbul

Detaylı

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER İSTANBUL CEZA HUKUKU VE KRİMİNOLOJİ ARŞİVİ...VII ÖNSÖZ... IX YAZARIN ÖNSÖZÜ...XIII İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR LİSTESİ...XXI

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

DERS PROFİLİ. Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane. Mehmet Turan Çağlar

DERS PROFİLİ. Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane. Mehmet Turan Çağlar DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

KADINA ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ YÖNELİK. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa

KADINA ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ YÖNELİK. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa PERSPEKTİF STRATEJİ ARAŞTIRMA ANALİZ - HAZİRAN 2015 ANALİZ NO: 6 Araştırma; doğru, nitelikli bilginin

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

Mobbing Araştırması. Haziran 2013

Mobbing Araştırması. Haziran 2013 Mobbing Araştırması Haziran 2013 Araştırma Hakkında 2013 Haziran ayında PERYÖN ve Towers Watson tarafından düzenlenen Mobbing Araştırması na çeşitli sektörlerden 143 katılımcı veri sağlamıştır. Ekteki

Detaylı

TÜRKİYE DENETİM STANDARTLARI RİSKİN ERKEN SAPTANMASI SİSTEMİ VE KOMİTESİ HAKKINDA DENETÇİ RAPORUNA İLİŞKİN ESASLARA YÖNELİK İLKE KARARI

TÜRKİYE DENETİM STANDARTLARI RİSKİN ERKEN SAPTANMASI SİSTEMİ VE KOMİTESİ HAKKINDA DENETÇİ RAPORUNA İLİŞKİN ESASLARA YÖNELİK İLKE KARARI TÜRKİYE DENETİM STANDARTLARI RİSKİN ERKEN SAPTANMASI SİSTEMİ VE KOMİTESİ HAKKINDA DENETÇİ RAPORUNA İLİŞKİN ESASLARA YÖNELİK İLKE KARARI 18 Mart 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28945 KURUL KARARI Kamu Gözetimi,

Detaylı

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU Sayı : 87742275-010.03-0124-2014 30/04/2014 Konu : En üst dereceli kolluk amirleri hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri GENELGE No: 3 Bilindiği

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Doç. Dr. Turan EROL un. Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi. Kapanış Toplantısı Konuşması. 11 Aralık 2007.

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Doç. Dr. Turan EROL un. Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi. Kapanış Toplantısı Konuşması. 11 Aralık 2007. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi Kapanış Toplantısı Konuşması 11 Aralık 2007 SPK Ankara Sayın Bakanım, Değerli Büyükelçiler, Saygıdeğer Konuklar,

Detaylı

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.

Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS YE NASIL ÇALIŞMALIYIZ KPSS YE NASIL ÇALIŞILIR? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. KPSS Matematik Dersine Nasıl Çalışılır MATEMATİK DERSİNE ÇALIŞMA YOLLARI 1-Matematik Dersi çalışmaya başlamadan önce her

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 002 İÇİNDEKİLER 003 GİRİŞ 008 ŞEKİLLER LİSTESİ 011 BİRİNCİ BÖLÜM ADLİ MUHASEBE KAVRAMI VE ADLİ MÜŞAVİRLİK MESLEĞİ

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 002 İÇİNDEKİLER 003 GİRİŞ 008 ŞEKİLLER LİSTESİ 011 BİRİNCİ BÖLÜM ADLİ MUHASEBE KAVRAMI VE ADLİ MÜŞAVİRLİK MESLEĞİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 002 İÇİNDEKİLER 003 GİRİŞ 008 ŞEKİLLER LİSTESİ 011 BİRİNCİ BÖLÜM ADLİ MUHASEBE KAVRAMI VE ADLİ MÜŞAVİRLİK MESLEĞİ 1.1. Adli Kelimesinin Tanımı 012 1.2. Adli Muhasebe Kavramı 012 1.3.

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

İnternet Destekli Temel Bilgisayar Bilimleri Dersinde Anket Uygulaması

İnternet Destekli Temel Bilgisayar Bilimleri Dersinde Anket Uygulaması İnternet Destekli Temel Bilgisayar Bilimleri Dersinde Anket Uygulaması Yalçın Ezginci Selçuk Üniversitesi Elk.-Elt.Mühendisliği Konya ANKET Anket, insanlardan fikirleri, duyguları, sağlıkları, planları,

Detaylı

Uygulamalı Ceza Hukuku / Cilt I. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Öğretim Üyesi. Uygulamalı CEZA HUKUKU

Uygulamalı Ceza Hukuku / Cilt I. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Öğretim Üyesi. Uygulamalı CEZA HUKUKU Uygulamalı Ceza Hukuku / Cilt I i Prof. Dr. Kayıhan İÇEL Prof. Dr. Yener ÜNVER İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Öğretim Üyesi Uygulamalı CEZA HUKUKU Ceza Hukuku Genel ve Özel

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU Bölüm TARİH ANA BİLİM DALI Bölüm Başkanı PROF.DR. AYGÜN ATTAR Bölümün amacı Tarih Anabilim Dalının amacı yüksek

Detaylı

İç Denet m Başarısı Üzer ndek Önem. Dr. Ramazan YANIK

İç Denet m Başarısı Üzer ndek Önem. Dr. Ramazan YANIK B l şsel Yetenekler n İç Denet m Başarısı Üzer ndek Önem Dr. Ramazan YANIK Dr. Ramazan YANIK Bilişsel Yeteneklerin İç Denetim Başarısı Üzerindeki Önemi ISBN 978-605-364-507-8 Kitap içeriğinin tüm sorumluluğu

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı TARİH PROF.DR. AYGÜN ATTAR Bölümün amacı Tarih Bölümünün amacı; tarih bilimi ile ilgili meslek

Detaylı

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

TÜRK CEZA ADALET SİSTEMİNİN ETKİNLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BİRİNCİ YIL DEĞERLENDİRME RAPORU

TÜRK CEZA ADALET SİSTEMİNİN ETKİNLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BİRİNCİ YIL DEĞERLENDİRME RAPORU TÜRK CEZA ADALET SİSTEMİNİN ETKİNLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BİRİNCİ YIL DEĞERLENDİRME RAPORU Bilindiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni ceza mevzuatı sonrası,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Üretim Yönetimi MAN 325 2 3 + 0 3 6. Program Öğrenme Çıktıları

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Üretim Yönetimi MAN 325 2 3 + 0 3 6. Program Öğrenme Çıktıları DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Üretim Yönetimi MAN 325 2 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Almanca Lisans Zorunlu

Detaylı

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii SUNU Zaman, sınır ve mesafe kavramlarının ortadan kalktığı, bir hızlı değişim ve akışın olduğu, metaforların sürekli değiştiği, farklılık ve rekabetin önemli olduğu yeni bir bin yılın içerisindeyiz. Eğitim

Detaylı