BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ SEKTÖRÜNÜN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ: ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMA VE TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ SEKTÖRÜNÜN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ: ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMA VE TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ"

Transkript

1 BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ SEKTÖRÜNÜN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ: ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMA VE TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ Uzmanlık Tezi T.C. KALKINMA BAKANLIĞI YÖNETİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BİLGİ VE BELGE YÖNETİMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Ocak 2015 Mehmet Yaşar ŞAF Necatibey Cad. No: 110/A Yücetepe - ANKARA Tel: +90 (312) Faks: +90 (312) ISBN NO : KALKINMA BAKANLIĞI YAYINLARI BEDELSİZDİR, SATILAMAZ. BİLGİ TOPLUMU DAİRESİ BAŞKANLIĞI Ocak 2015

2 Yayın No: 2918 BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ SEKTÖRÜNÜN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ: ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMA VE TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ Uzmanlık Tezi Mehmet Yaşar ŞAF BİLGİ TOPLUMU DAİRESİ BAŞKANLIĞI Ocak 2015

3 ISBN Bu tez Müsteşar Yardımcısı Erhan USTA başkanlığında, Nihal ERCAN, Şevki EMİNKAHYAGİL, Hayri MARAŞLIOĞLU, Bahaettin GÜLGÖR, Mustafa DEMİREZEN, Doç. Dr. Adil TEMEL ve Dr. Vedat ŞAHİN den oluşan Planlama Uzmanlığı Yeterlik Sınav Kurulu tarafından değerlendirilmiştir.

4 ÖZET Planlama Uzmanl ğ Tezi BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ SEKTÖRÜNÜN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ: ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMAVE TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ Mehmet Yaşar ŞAF Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün ülke ekonomileri üzerindeki etkisi ve önemi gün geçtikçe artmakta ve artmaya devam edeceği görülmektedir. Son y llardaki çal şmalara göre gelişmiş ülkelerin bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü gelişmekte olan ülkelere göre daha yavaş büyümektedir. Bunun en önemli sebebi olarak, gelişmiş ülkelerin bilişim teknolojileri alan nda belli bir olgunluğa erişmiş olmalar, bunun yan nda gelişme yolundaki ülkelerde alt yap geliştirme ve sektörlerdeki yap sal değişimin bu ivmeyi kazand rd ğ söylenebilir. Birçok gelişmekte olan ülke, bilgi ve iletişim teknolojilerini verimlilik art ş na önemli katk larda bulunan bir faktör olarak görmekte ayr ca, kalk nma stratejilerinin önemli bir parças olarak değerlendirmektedir lerden itibaren Brezilya, Çin, Hindistan, İrlanda ve İsrail gibi ülkelerinbilgi ve iletişim teknolojileri alan nda ald klar stratejik kararlar n bugün meyvelerini verdiği görülmektedir. Türkiye de Beşinci Kalk nma Plan döneminde ( ) yani yaklaş k bu ülkelerle ayn dönemde bilgi ve iletişim teknolojileriyle ilgili politika oluşturmaya başlasa da bu politikalar n yeterince sahiplenilmemesi, ekonomik istikrars zl k, yükselen enflasyon ve ekonomik krizler sebebiyle yeterli odaklanmay sağlayamam şt r. Bu çal şmada bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün çeşitli ülke ekonomileri üzerindeki etkisi ve sektör yap s Girdi-Ç kt Modeli yard m yla incelenmiştir. Ayr ca, dünyada bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişim süreci anlat larak, bu teknolojilerin verimliliğe özellikle işgücü verimliliğine etki yollar irdelenmiş ve ekonomik büyüme üzerine etkilerini araşt ran çal şmalar n sonuçlar sunulmuştur. Tez çal şmas sonucunda bilgi ve iletişim teknolojilerinin ülkelerin kalk nma önceliklerinde hala ilk s ralarda yer ald ğ görülmüş, gelişmiş ülkelerde tüm sektörlerde yarat lan katma değerde BİT sektörünün pay n n yüzde 15 lere kadar ç kt ğ gözlemlenmiştir. Elde edilen sonuçlardan biri de bilgi ve iletişim teknolojilerinin ekonomik büyümeye katk s n n gelişmiş ülkelerdeki seviyelere ulaşmas için bilgi ve iletişim teknolojilerinin diğer sektörlere özellikle teknoloji yoğun sektörlere yay lmas ve bu alanda belli bir yetenek birikiminin sağlanmas gerektiğidir. Türkiye 1998 ve 2002 y l G-Ç tablolar yla yap lan analizlere göre ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojileri yat r mlar n n teknoloji yoğun imalat sanayii sektörlerinde art ş gösterdiği, ancak bu teknolojilere olan ithal bağ ml l k ve bu alandaki yeteneklerin s n rl kalmas sebebiyle bilgi ve iletişim teknolojilerinin tüm sektörlerde yarat lan katma değer art ş ndaki pay n n da s n rl kald ğ gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Bilgi ve iletişim teknolojileri, bilgi ekonomisi, ekonomik büyüme, verimlilik, toplam faktör verimliliği, Girdi-Ç kt Modeli i

5 ABSTRACT Planning Expertise Thesis MACROECONOMIC IMPACT ANALYSIS OF INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGIES SECTOR: INTERNATIONAL BENCMARKING AND TURKEY ASSESSMENT Mehmet Yaşar ŞAF The impact and importance of Information and Communication Technologies (ICT) sector on economies grow day by day and it seems that it will continue growing. According to recent studies, ICT sector in developed countries has grown more slowly with respect to developing countries. The most important reason of this is that ICT sector in developed countries has reached a certain maturity level. In addition, capacity building and the structural change can be said to cause this growth in ICT sector of developing countries. Many developing countries consider ICT as a factor that contributes productivity. Moreover, they regard ICT as an essential part of development strategies. Today the fruit of the strategical decisions taken by countries like Brazil, China, India, Ireland and Israel in ICT sector since 1980can be seen. Turkey also started to construct ICT policies during the period of Fifth Development Plan ( ) which corresponded almost the same period with the countries mentioned above.however, Turkey hasn t been able to focus on the matter satisfactorily due to lack of awareness, economical unstability, rising inflation and economical crisis. In this study, the impacts of ICT sector on various economies are analyzed using Input-Output Model. In addition, the development phases of ICT sector in the world is mentioned, the impact of ICT on productivity especially labor productivity is examined and the conclusions of the studies searching the impact of ICT on economical growthare presented. As a result of this study, ICT is noticed to take place in the first steps of the development priorities. Moreover in developed countries the share of the value added in ICT sector is observed to increase up to 15 percent as a share of all sectors valueadded.anotherresult is that in order to reach as high level contribution of ICT on economic growth as that of developed countries, ICT should diffuse into other sectors especially technology intensive sectors and a certain amount of ICT competence should be acquired. In our country ICT investments were observed to increase in the sectors that use technology intensively according to the analysis of 1998 and 2002 I-O tables of Turkey.However, the value-added in the ICT sector were observed to be confined as a share of all sectors valueadded in Turkey because of import dependency of these technologies and limited competence in this sector. Key Words: Information and communication technologies, information economy, economical growth, productivity, total factor productivity, Input-Output Model. ii

6 İÇİNDEKİLER Sayfa No: ÖZET... i ABSTRACT... ii TABLOLAR... vi ŞEKİLLER... vii KISALTMALAR... ix GİRİŞ BİLGİ TOPLUMU VE BİLGİ EKONOMİSİ Bak ş Aç s Değişimi - Endüstri Toplumundan Bilgi Toplumuna Bilgi Ekonomisi Bilgi ekonomisi kavram Bilgi ekonomisinin özellikleri Bilgi ve iletişim teknolojilerinin uluslararas piyasalar n entegrasyonundaki rolü Doğrudan yabanc yat r mlar DÜNYADA VE TÜRKİYE DE BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİSEKTÖRÜ Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün Tarihsel Gelişimi Avrupa Birliği nde (AB) Bilgi ve İletişim Teknolojileri Politikalar Yükselen Ekonomilerde BİT Politikalar Brezilya Hindistan Çin Küresel Ekonomik Krizi Öncesi ve Sonras nda Dünyada Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektöründeki Yap sal Değişim ve Yeni Eğilimler iii

7 2.6. Türkiye de Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü Yasal çerçeve Türkiye de bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün gelişimi Telekomünikasyon sektöründeki gelişmeler Bilgi teknolojileri sektöründeki gelişmeler Kalk nma planlar nda bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü e-dönüşüm Türkiye projesi BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ SEKTÖRÜNÜN MAKROEKONOMİK ETKİSİ Teknolojinin Ekonomik Büyümeye Etkisi Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Verimliliğe Etkisi Bilgi ve iletişim teknolojilerinin verimliliğe katk yollar Bilgi ve iletişim teknolojileri sermayesinin derinleşmesi Toplam faktör verimliliğindeki art ş Üretimin yeniden organize olmas Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün İstihdama Etkisi BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN MAKROEKONOMİK ETKİLERİNİN GİRDİ-ÇIKTI MODELİYLE ANALİZİ Girdi-Ç kt Modeli Girdi-Ç kt modelinin kullan m alanlar Girdi-Ç kt tablolar n n yap s Girdi-Ç kt modelinin yap s ve çözümlenmesi İleri ve geri bağlant katsay lar (Besleme ve uyarma etkisi) Sektörlerin ithalata bağ ml l klar nnhesaplanmas Faktör katsay lar ile çarpan etkisinin hesaplanmas iv

8 4.2. Modelin Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörüne Uygulanmas Veri ve metodoloji Girdi-Ç kt modeliyle çeşitli ülkelerde bilgi ve iletişim teknolojilerinin makroekonomik etkisinin ölçülmesi SONUÇ VE ÖNERİLER EKLER 115 KAYNAKLAR DİZİN v

9 TABLOLAR Sayfa No: Tablo 2.1.Türkiye Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü Pazar Göstergeleri Tablo2.2. Telekomünikasyon Altyap s na İlişkin Baz Temel Göstergeler Tablo 2.3. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Tablo 2.4. BİT Alan nda Faaliyet Gösteren Girişim Say s Tablo 2.5. BİT Sektörü İstihdam Tablo 2.6. Kamu BİT Yat r mlar Tablo 2.7.Türkiye BİT D ş Ticareti Tablo 3.1. Gelişmiş Ülkelerde Büyümedeki Yavaşlama Tablo 3.2. Gelişmiş Ülkelerde Emek Verimliliği BİT İlişkisi Tablo 4.1. Varsay msal G-Ç Tablosu Tablo 4.2. BİT Sektörünü Oluşturan Alt Sektörler Tablo 4.3. İlk G-Ç Tablolar ndan Hesaplanan Leontief Ters Matrisi BİT Sektörü Kolonu Tablo 4.4. İkinci G-Ç Tablolar ndan Hesaplanan Leontief Ters Matrisi BİT Sektörü Kolonu Tablo 4.5. Türkiye 1998 G-Ç Tablosuna göre Hesaplanan Leontief Ters Matrisi BİT Sektörü Kolonu Tablo 4.6. Türkiye 2002 G-Ç Tablosuna göre Hesaplanan Leontief Ters Matrisi BİT Sektörü Kolonu Tablo 4.7. BİT Sektörü Hanehalk Tüketim Art ş Sonucu Oluşan Değerler Tablo 4.8. BİT Sektörü Sabit Sermaye Birikimi Art ş Sonucu Oluşan Değerler Tablo ve 2002 İthalat Ters Matrisi Göstergeleri Tablo Ülkeler Baz nda Makine ve Teçhizat Sektörü RCA Oranlar ( ) Tablo Türkiye nin İmalat Sanayii Sektörleri RCA Oranlar ( ) vi

10 ŞEKİLLER Sayfa No: Şekil 2.1. ABD deki Risk Sermaye Yat r mlar (Q Q3 2008) Şekil 2.2. Brezilya BİT Pazar Gelişimi Şekil 2.3. Hindistan Yaz l m ve Hizmetler Pazar Gelişimi Şekil 2.4. Hindistan Yaz l m Gelirleri ( ) (Milyon ABD dolar ) Şekil 2.5. Dünya Telekomünikasyon Sektörü Şekil Pazar Segmentine Göre Dünya BİT Harcamalar Şekil Y l Pazar Segmentine Göre BİT Harcamalar Şekil Y llar Aras nda BİT Harcamalar En Fazla Büyüyen Ülkeler Şekil 2.9. Küresel BİT Harcamas Şekil En Büyük Alt Pazar n BİT Pazar Büyüklükleri Şekil Seçilmiş Ülkelerin BİT Pazar Büyüklükleri Şekil Y l BİT Pazar n n Bölütler İtibar yla Dağ l m Şekil ve 2006 da Tüm Sektörlerde Yarat lan Katma Değerdeki BİT in Pay 32 Şekil Bilgi Teknolojileri Pazar Şekil BİT in Bilgi Toplumu Stratejisindeki Önemi Şekil 3.1. BİT in İşgücü Verimliliğine Katk Yollar Şekil 3.2. BİT Sermayesi Yat r mlar n n Fert Baş na GSYH Art ş Üzerinde Etkisi Şekil 3.3.BİT Üretiminin Y ll k Ortalama İşgücü Verimliliği Art ş na Katk s Şekil 3.4.BİT Kullanan Sektörlerin Toplam İşgücü Verimliliği Art ş na Katk s Şekil ve 2006 da Toplam İstihdamdaki BİT İstihdam n n Pay Şekil 4.1. G-Ç Modeline Göre Dairesel Ak m Şemas Şekil Ülkenin son iki G-Ç tablosundan hesaplanan BİT sektörü geri bağlant katsay lar vii

11 Şekil Aras Dünyada BİT Ürünleri Ticareti Şekil 4.4. Ülkelerin BİT Sektörü Geri Bağlant Katsay Oranlar Şekil 4.5. BİT Sektörü Ara Mal Kullan m Oranlar Şekil 4.6. BİT Sektörü Katma Değer Oranlar Şekil 4.7. BİT Sabit Sermaye Birikimi Oranlar Şekil 4.8. BİT Gelişmişliği BİT in Refah Art ş na Etkisi İlişkisi Şekil 4.9. İmalat Sanayii Sektörlerinde İthalat-Toplam Arz Oranlar, 2002 (Yüzde) viii

12 KISALTMALAR 3I AB ABD Ar-Ge AT BİT BRICS BT BTK CMM CMMi DPT DTÖ EIU GATT G-Ç GSYH IDC IEEE ILO Hindistan, İrlanda ve İsrail (India, Ireland and Israel) Avrupa Birliği Amerika Birleşik Devletleri Araşt rma ve Geliştirme Avrupa Topluluğu Bilgi ve İletişim Teknolojileri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika (Brazil, Russia, India, China, South Africa) İngiliz Telekomünikasyon (British Telecommunications) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yaz l m Yetenek Olgunluk Modeli (Capability Maturity Model) Entegre Yaz l m Yetenek Olgunluk Modeli (Capability Maturity Model integration) Devlet Planlama Teşkilat Dünya Ticaret Örgütü Ekonomik İstihbarat Birimi (Economic İntelligence Unit) Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmas (General Agreement on Tariffs and Trade) Girdi-Ç kt Gayri Safi Yurtiçi Has la Uluslararas Veri Şirketleri (International Data Corporations) Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (Institute of Electrical and Electronics Engineers) Uluslararas İşgücü Organizasyonu (International Labour Organisation) ix

13 IMF I-O Uluslararas Para Fonu (International Monetary Fund) Girdi-Ç kt (Input-Output) ISO Uluslararas Standartlar Organizasyonu (International Standards Organization) ITU Uluslararas Telkomünikasyon Birliği (International Telecommunications Union) KDV KGF KOSGEB Katma Değer Vergisi Kredi Garanti Fonu Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanl ğ NACE Ekonomik Aktiviteler İstatistiki S n fland rmas (Nomenclature Générale des Activités Économiques) NASSCOM Hindistan Ulusal Yaz l m ve Hizmet Firmalar Birliği (National Association of Software and Service Companies) NESSI NSD OECD Avrupa Yaz l m ve Hizmetler Ağ Girişimi (Networked European Software and Services Initiative) İrlanda Ulusal Yaz l m Direktörlüğü (National Software Directorate) İktisadi İşbirliği ve Kalk nma Teşkilat (Organisation for Economic Cooperation and Development) p. Sayfa (Page) pp. Sayfadan sayfaya (Page to page) RCA Aç klanm ş karş laşt rmal üstünlük (Revealed Comparative Advantage SOFTEX SPICE STPI Brezilya Yaz l m Mükemmelliği Destekleme Birliği (Association for Promoting the Brazilian Software Excellence) Yaz l m Süreç Geliştirme ve Yetenek Belirleme Standard (Software Process Improvement and Capability Determination) Hindistan Yaz l m Teknoparklar (Software Technology Parks of India) x

14 TESK TFV TGB TİKA TK TMSF TTGV TÜBİTAK TÜİK UNCTAD WB WITSA WTO Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Toplam Faktör Verimliliği Teknoloji Geliştirme Bölgesi Türk İşbirliği ve KoordinasyonAjans Başkanl ğ Telekomünikasyon Kurumu Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakf Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araşt rma Kurumu Türkiye İstatistik Kurumu Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalk nma Konferans (United Nations Conference on Trade and Development) Dünya Bankas (World Bank) Dünya Bilgi Teknolojileri ve Hizmetleri Birliği (World Information Technology and Services Alliance) Dünya Ticaret Örgütü (World Trade Organisation) xi

15

16 GİRİŞ Son yirmi y lda teknolojide meydana gelen gelişmeler ekonomik gelişimi destekleyerek ülkelerin büyümelerine olumlu katk lar yapm şt r. Özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) iş süreçlerine uygulanmas, iş yapma biçimlerini yeniden yap land rm ş, süreçleri iyileştirmiş ve işgücü verimliliğine olumlu katk lar sağlam şt r. Günümüzün küreselleşen dünyas nda bilgi ve iletişim teknolojilerinden en fazla yararlanan toplumlar, gelişmiş ülkeler olmuş, bu teknolojilerden yeteri kadar yararlanamayan ülkeler ekonomik ve sosyal aç lardan gelişmişlik seviyesinin gerisinde kalm şlard r. Brezilya, Hindistan, Çin, İsrail, İrlanda gibi ülkeler çok erken dönemlerde bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünü stratejik sektör olarak değerlendirip ekonomilerinde önemli büyüme h zlar yakalam şlard r. Donan m, yaz l m ve hizmetler alt dallar n kapsayan bilgi ve iletişim teknolojileri pazar nda 2000 li y llardan itibaren yaz l m ve hizmetlerin pay önemli ölçüde artm ş, sektörde yarat lan katma değerin üçte ikisinden fazlas n n bilgi ve iletişim hizmetlerinden kaynakland ğ ve bu oran n giderek artt ğ gözlemlenmiştir. Ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojilerine ilişkin ilk politikalara Beşinci Plan da yer verilmiştir. Diğer Planlarda da bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüne önem verilmiş ve sektörün gelişmesine yönelik politikalar belirlenmiştir. Bilgi teknolojileri ile ilgili eleman aç ğ ve bu aç ğ n kapat lmas gerekliliği Kalk nma Planlar nda sürekli olarak vurgulanm şt r. Yaz l m öncelikli sektör olarak belirlenmiş, yaz l m alan nda Ar- Ge faaliyetleri ile yerli üretimin teşvik edilmesi politika olarak benimsenmiştir. Bilişim sektörü yolu ile dünyada at l m yapm ş ülkelerden İngilizce de 3I (India, Ireland, Israel) ad yla bilinen Hindistan, İrlanda ve İsrail, pazardaki pay n giderek art r rken, Türkiye de sektörünyeterince sahiplenilmemesi sonucu bu alanda belirlenen politikalar nbirçoğu gerçekleştirilememiştir y l nda bu alanda yap lan çal şmalar n tek bir yerden koordinasyonu amac yla e-dönüşüm Türkiye projesi başlat lm şt r. Proje kapsam nda dönemini kapsayan Bilgi Toplumu Stratejisi haz rlanm şt r. Stratejide bilgi ve iletişim teknolojilerinin hem sektör olarak 1

17 rekabetçi bir yap ya kavuşmas amaçlanm ş hem de bütünsel bir yap ile bilgi toplumuna dönüşümün desteklenmesinde azami faydalan lmas benimsenmiştir. Stratejinin kapsad ğ dönemin sonunda haz rlanan değerlendirme raporuna göre 111 eylemin tamamlanma oran yüzde 49,16 olarak hesaplanm şt r. Dünyada bilgi ve iletişim teknolojilerinin makroekonomik etkilerini ölçmek için yap lan çal şmalara bak ld ğ nda 1995 y l ndan sonra anlaml sonuçlara ulaş ld ğ görülmektedir. Çünkü bu dönemde özellikle ABD de, bilgi ve iletişim teknolojileri tüm sektörlerde etkin olarak kullan lmaya başlanm ş ve tutulan düzenli istatistiklerle bu teknolojilerin verimlilik ve ekonomik büyüme üzerine etkileri ölçülebilmiştir. Bu araşt rmalarda y llar aras nda OECD ülkelerinde BİT in son 50 y l n en yüksek verimlilik art ş n sağlad ğ görülmüştür. Bu dönemde İrlanda uygulad ğ etkin stratejilerle GSYH sini y ll k ortalama yüzde 7 art rm ş, bunun yan nda Finlandiya, Kanada, ABD, Avustralya, İspanya ve Hollanda bu dönemde y ll k ortalama yüzde 2 nin üzerinde büyüme gerçekleştiren ülkeler olmuştur. Bu tezde dünyada bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişim süreci anlat larak, bu teknolojilerin verimliliğe özellikle işgücü verimliliğine etki yollar irdelenmiş ve ekonomik büyüme üzerine etkilerini araşt ran çal şmalar n sonuçlar sunulmuştur.ayr ca, 11 ülkeye ait BİT sektörünün teknoloji yoğunluluğuna göre s n fland r lm ş imalat sanayii sektörleriyle olan ilişkileri Girdi-Ç kt (G-Ç) Modeliyle analiz edilerek, ülkemizde BİT sektöründeki hanehalk tüketimi vesabit sermaye birikimindeki art ş n ülkenin milli gelirine ve diğer sektörlere olan etkileri hesaplanm ş, seçilen 11 ülkenin BİT sektörüne ait geri bağlant katsay lar, sektörün tüm ç kt s içerisindeki ara mal kullan m oranlar, katma değer oranlar ve sabit sermaye birikim oranlar ülkeler baz nda karş laşt r larak analiz edilmiştir.son olarak ülkemizdeki BİT sektörüne ait toplam üretimin ithalat bağ ml l ğ ile sektörün ihract n n ithalat bağ ml l ğ incelenmiş ve bu alanda yap lan çal şmalar n sonuçlar sunulmuştur. 2

18 Çal şma dört bölümden oluşmaktad r. Birinci bölümde, bilgi toplumu ve bilgi ekonomisi kavramlar tan t lm ş ve bilgi ve iletişim teknolojilerinin bilgi ekonomisindeki önemine değinilmiştir. İkinci bölümde, dünyada BİT sektörünün tarihsel gelişimi anlat lm ş, gelişmiş ve yükselen ülkelerin bu alandaki politikalar incelenmiş, sektörün ülkeler baz nda büyüme eğilimleri ile 2008 y l küresel ekonomik krizi öncesi ve sonras ndaki durumu değerlendirilmiştir. Ayr ca, Türkiye de BİT sektörü politikalar ve sektördeki gelişmeler belirtilmiştir. Üçüncü bölümde, teknolojik yeniliklerin ekonomik büyüme üzerine etkilerini ölçen teori ve modeller aç klanm ş, bilginin ve beşeri sermayenin ölçülmesi ile ilgili literatüre yer verilmiştir. Ayr ca, BİT in büyümeye ve verimliliğe katk yollar Qiang n modeli üzerinden anlat lm şt r. Dördüncü bölümde, G-Ç Modeli tan t lm ş, modelin sektörler aras ndaki ilişkileri analiz eden yöntemleri aç klanm ş ve model Türkiye dahil 11 ülkenin yay mlanm ş son iki G-Ç tablosuna uygulanarak BİT sektöründeki yap sal değişim irdelenmiştir. Ayr ca, ülkeler aras ndaki BİT sektörü geri bağlant katsay lar, sabit sermaye birikim oranlar, katma değer oranlar ve ara mal kullan m oranlar karş laşt r lm şt r.son olarak, Türkiye BİT sektörünün ithal bağ ml l ğ n n yan nda sektörün ihracat n n ithal bağ ml l ğ incelenmiş ve Türkiye imalat sanayii sektöründeki dikey uzmanlaşma üzerine yap lan çal şmalar n sonuçlar sunulmuştur. Sonuç ve öneriler bölümünde ise, BİT in G-Ç Modeliyle hesaplanan ekonomik etkileri yorumlanm ş, diğer ülkelerin BİT politikalar ndan da faydalan larak ülkemizdeki BİT sektörünün gelişimi için politika önerilerinde bulunulmuştur. 3

19 1. BİLGİ TOPLUMU VE BİLGİ EKONOMİSİ 1.1. Bak ş Aç s Değişimi - Endüstri Toplumundan Bilgi Toplumuna Bilgi çağ ve bilgi toplumu ile ilgili değerlendirmelerde genellikle tarihsel süreçler içinde belli özellikler taş yan dönemleri, dalgalar itibar ile nitelendirmelerden yararlan lm şt r. Teknolojik dönüşümlerin ekonomik büyüme ve toplumsal dönüşüme etkileri konusundaçal şmalar yapan Kontradievuzun dalga kuram n ortaya atm şt r.uzun dalga kuram na göre, sanayi devriminden günümüze kadar yaklaş k 50 y ll k dönemler itibar yla dört uzun dalga söz konusudur. Her bir dalgan n kökenleri bir önceki dalga içinde bulunmaktad r. Bunlar aras Erken Mekanizasyon, Buhargücü/Demiryollar, Elektrik ve Ağ r Sanayi ve Seri Üretim dönemleridir.yaşad ğ m z bu dönem ise Beşinci Dalga olarak adland r lmaktad r. Sanayi toplumuna geçişin motoru olma işlevini buharl makineler üstlenmiş buna karş n beşinci dalgay ifade eden bilgi toplumuna geçişi de bilgi ve iletişim teknolojisi alan ndaki gelişmeler ortaya ç karm şt r. 1 İlk bilgisayar n geliştirilmesiyle,pazar n fiziksel olarak erişilebilen her yer olduğu Endüstri Toplumu ndan farkl özellikler gösteren, bilgi ve nitelikli insan kaynağ odakl ve bilgisayar ağlar yla tüm dünyay birbirine bağlayan yeni bir bak ş aç s ortaya ç km şt r. Bu yeni toplumsal yap y Alvin Toffler üçüncü dalga, Daniel Bell endüstri-sonras toplum, Castells öğrenen toplum,zbigniev Brzezinski teknokratik çağ, John Naisbitt vepatrico Aburdane büyük yönelimler çağ, Y. Masuda enformasyon toplumu, Masuda ve Peter F. Drucker ise bilgi toplumu olarak nitelendirmişlerdir. 2 Bu terimlerden en fazla bilgi toplumu kavram benimsenmiştir. 1 Devezas, Tessaleno C s.7; 2 Taşc, 2006 s.5 4

20 1.2. Bilgi Ekonomisi Bilgi ekonomisi kavram Christopher Freeman a göre Bir tekno-ekonomik paradigma, yararlar yaln zca bir dizi ürün ya da sistemde değil, üretimdeki bütün olas girdilerin göreli maliyet yap s n n dinamiklerinde görülen, birbirleriyle bağlant l teknik, örgütsel ve yönetsel yeniliktir. Paradigman n değişimi ucuz enerji girdilerini temel alan bir teknolojiden, mikroelektronik ve telekomünikasyon teknolojisindeki gelişmelerden kaynaklanan, ucuz enformasyon girdilerini temel alan bir teknolojiye geçiş olarak görülebilir. 3 Yeni paradigmabilginin üretimi, işlenmesi, küresel ağlar üzerinde dolaş ma girmesi ve paylaş m n n yaratt ğ değer üzerine kurulu olan ekonomik faaliyetler olarak tan mlanabilir. Bu yeni bak ş aç s Bilgi ekonomisi, Bilgi Tabanl Ekonomi, Yenilik Ekonomisi, Yeni Ekonomi, Say sal Ekonomi, Öğrenen Ekonomi, Ağ Ekonomisi ve Ağlaşm ş Ekonomi gibi isimlerle adland r lm şt r. Bilgi ekonomisi kavram ilk olarak Machluptaraf ndan kullan lm şt r. Ancak Drucker n Süreksizlik Çağ adl kitab ndan sonra yayg n olarak kullan lmaya başlanm şt r. İktisadi İşbirliği ve Kalk nma Teşkilat (OECD), bilgi ekonomisini üretim ve dağ t mda bilginin kullan ld ğ ekonomi olarak tan mlamaktad r 4. Yeni ekonominin öncelikle, ürünleri ya da süreçleriyle yeni olmakla kalmay p bu yenilikleri bizzat uygulayarak büyüyen ve verimlilik elde eden, böylece ekonominin büyük bölümüne yeni bir girişimcilik modeli sunan iki sektörde şekillendiği görülmektedir. Bu sektörler BİT ve finanst r. ABD de 1990 larda ekonomik büyümenin baş n BİT sektörü çekiyordu. 5 Bilgi teknolojisi üreten sektörlerde işçi baş na katma değer, 1990 larda ekonominin tamam ndaki büyüme oran n n beş kat na denk bir oranla 3 C.Freeman, 1988 s.4 4 OECD, 1996 s.7, Taşc, 2006 s.8 5 Mandel, 1999 s.11 5

21 y ll k ortalama yüzde 10,4 artm şt r ile 1998 aras nda ABD de gayri safi yurt içi has ladaki pay yaln zca yüzde 8 olan BİT sektörü, gayri safi yurt içi has lan n art ş na ortalama yüzde 35 katk da bulunmuştur. Şeref Sayg l (2001) Türkiye ekonomisinin bilgi ekonomisine geçiş sürecindeki konumu ve gelişimini diğer OECD ülkeleriyle k yaslamal olarak incelenmiş, ülkemizin bu geçiş sürecinin oldukça gerisinde olduğu sonucuna ulaşm şt r Bilgi ekonomisinin özellikleri Bilgi ekonomisinin en önemli özelliği hammaddesinin bilgi olmas d r. Yeni ekonomiye göre teknoloji bilgiyi temel al r yani hareket kaynağ bilgidir; daha önceki teknolojik devrimlerde olduğu gibi sadece bilginin teknolojiyi temel almas söz konusu değildir. Dünya Bankas bilgi ekonomisinin dört önemli direk üzerinde yükseldiğini vurgulamaktad r: 7 1. Yerel ve küresel bilginin ekonominin tüm sektörlerinde yayg n ve etkili kullan m n özendiren, girişimciliği teşvik eden, bilgi devrimininyaratt ğ ekonomik ve sosyal dönüşümlere izin veren ve onlar destekleyen uygun bir ekonomik dürtünün ve kurumsal rejiminyarat lmas ve bilgi toplumunun hukuksal altyap s n n oluşturulmas ; 2. Kaliteli eğitim ve yaşam boyu öğrenimin herkesin erişimine aç kolduğu, yetenekli, esnek ve yarat c insanlardan oluşan bir toplumunyarat lmas ; 3. Toplumun tüm kesimlerinin erişimine aç k, etkili ve rekabetçi bilgi ve iletişim hizmet ve araçlar n n oluşturulmas n sağlayan, dinamik birbilişim altyap s n n, tam rekabete aç k ve yenilikçi bir bilişim sektörünün kurulmas ; 6 The Economist, 1999 s.24 7 Dünya Bankas,

22 4. H zla büyüyen küresel bilgi stokuna katk da bulunan, bu stoku yerelihtiyaçlara uyarlayan, yeni ürünler, hizmetler ve yeni iş yap ş tarzlar n n yarat lmas nda kullanan şirketleri, bilim ve araşt rma merkezlerini, üniversiteleri, düşünsel üretim odaklar n ve toplumun tüm örgütlü kesimlerini kapsayacak bir biçimde yenilikçilik ve girişimciliğindesteklendiği etkili bir ulusal yenilikçilik sisteminin ve iş ortam n nyarat lmas d r. Küresel bir ekonomide rekabet gücü olmayan bir ürün veya hizmet yok olmaya mahkumdur. Özellikle bilgi teknolojileri alan nda bu rekabet çok daha ac mas z olmaktad r. Tanaka n n Say sal Deflasyon olarak nitelediği bilgi teknolojilerinin ağ d şsall ğ sayesinde teknolojinin gün geçtikçe daha kaliteli ve daha ucuza sunulmas bunun en önemli sebeplerindendir. İntel in kurucular ndan Gordon Moore a göre bir mikroişlemcinin hesaplama gücü her ayda bir iki kat na ç kmaktad r. (Moore Yasas ) Bu h zl gelişmeye karş n fiyatlar düşmektedir. Bilgi ekonomisi bir ağ ekonomisi dir. 8 Bu ağda uçlar aras nda birebir bağlant vard r ve böylece etkileşim azamidir. Ağlar yay ld ğ nda pozitif d şsall klar n da etkisiyle yararlar katlanarak artmakta böylece ağa dahil olmak daha cazip hale gelmektedir. Bu olgu, ekosistem yaklaş m yla da yak ndan ilgilidir. Ayr ca, ağ n d ş nda kalman n cezas da ağ n büyümesiyle birlikte büyür, çünkü ağ n d ş nda kalanlar n başka unsurlara erişim f rsatlar azal r Bilgi ve iletişim teknolojilerinin uluslararas piyasalar n entegrasyonundaki rolü Mal ve sermaye hareketleri önüne konulmuş engellerin kald r lmas yla ortaya ç kan dünya ticaret hacmindeki art ş, gelişen yeni teknolojiler sayesinde sağlanan üretim art ş ve maliyetlerdeki düşmeler küreselleşmeyi h zland ran temel unsurlar olmuştur. Reel piyasalar n küresel ekonomiye entegrasyonu dünya ekonomilerinin 8 Juniper, 2002 s.1 7

23 bütünleşmesine katk sağlasa da bu bütünleşmeye en önemli katk y bilgiye erişim imkanlar n n artmas yla finans piyasalar sağlam şt r. Finans piyasalar n n küresel olarak karş l kl bağ ml hale gelmesinde en önemli etkenlerin birçok ülkedeki finans piyasas n n yasal düzenlemelere tabi olmamas ve s n r ötesi işlemlerin serbestleştirilmesi olarak değerlendirilebilir. Yasal düzenlemelerden muaf olma sürecindeki dönüm noktalar ndan biri, 27 Ekim 1987 de Londra n n finans merkezindeki Big Bang diye an lan gelişmedir. Bu yeni mali özgürlük, dünyan n dört bir köşesinden gelen her kaynaktan sermayenin, her yere yat r lmas na izin vermiştir. 9 Finans piyasalar ndaki karş l kl bağ ml l ğ n ikinci unsuru ise karmaş k işlemleri halledebilecek kapasitede güçlü bilgisayarlar da içeren BİT altyap s n n gelişmesidir. BİT ile küreselleşme aras ndaki ilişki çift yönlü bir yola benzetilebilir. Uluslararas çok tarafl anlaşmalarla giderek daha da serbestleşen ticaret, yat r m ve özel ulusal politikalar n bir sonucu olarak varsayabileceğimiz küreselleşme, bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişip yay lmas için uygun bir atmosfer yaratm şt r. Ulusal s n rlar n giderek daha fazla aç lmas ticareti, doğrudan yat r mlar ve portföy yat r mlar n teşvik etmiş, bu faaliyetlerin gelişmesi de daha etkin yönetim, dan şmanl k ve teknik hizmetleri zorunlu k lm şt r. Şehirleşme, tüketim kal plar n n benzeşmesine yard mc olmuş, bilgi ve iletişim teknolojilerinin uygulama alanlar n genişletmiştir.bu teknolojiler sayesinde pazar, fiziksel olarak erişilebilir alanlardan ç k p say sal olarak erişilebilen her yere aç lm şt r. 10 Bilgi ve iletişim teknolojileri için uygun politikalar uygulamayan, kurumsal ve fiziki altyap s n geliştiremeyen ülkelerde, doğrudan yabanc yat r mlar n, ticaret genişlemesinin ve uluslararas üretimin yararlar da s n rl olmaktad r. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkin kullan m n n Bat Avrupa da, Kuzey Amerika da, Doğu ve 9 Castells, 1996 s.5 10 Birleşmiş Milletler; Bilgi Teknolojileri, Küreselleşme ve Kalk nma, 2001 s.14 8

24 Güneydoğu Asya da yoğunlaşt ğ n söylemek mümkündür. Ancak, Afrika n n büyük bir bölümünün, Güney ve Bat Asya n n ve Doğu Avrupa n n çeşitli nedenlerden dolay küreselleşme sürecinin ve BİT vas tas yla entegreolan dünya ekonomisinin yaratt ğ nimetlerden yeterince yararland ğ n söylemek oldukça zordur. Buna karş n bu bölgeler yine de küresel boyut kazanan para krizleri, ürün fiyatlar ndaki aş r dalgalanmalar gibi olumsuzluklardan kaçamamaktad rlar Doğrudan yabanc yat r mlar Küreselleşme sürecinde doğrudan yabanc yat r mlar bilgi ve teknoloji transferi bak m ndan önemli bir kanald r. 11 Çokuluslu şirketler Ar-Ge maliyetlerini düşürmek ve farkl ülkelerdeki nitelikli insan kaynağ ndan faydalanmak için farkl ülkelerde Ar-Ge merkezleri açmaktad r. Yat r m yap lan bu ülkelerin baş nda Çin ve Hindistan gelmektedir. Son zamanlarda Doğu Avrupa ülkelerinden Polonya ve Rusya n n da cazip merkezler haline gelmesinde nitelikli insan kaynağ n n yan nda fikri mülkiyet haklar n n korunmas, yüksek öğretimde eğitim kalitesinin artmas ve BİT altyap s önemli roller oynamaktad r. Ar-Ge faaliyetleri içerisinde en büyük paya sahipolan BİT sektöründe dünya genelinde 2006 y l nda yap lan doğrudan yabanc yat r m projeleri say s toplam doğrudan yabanc yat r m projeleri say s n n yüzde 20 sini oluşturmuştur. 12 Bu yat r mlardan donan m yat r mlar n n büyük bir k sm Asya Pasifik ülkelerinde özellikle de Çin de gerçekleşmiştir y l nda gelişmiş ülkelerdeki yüksek maliyetli üretim merkezlerindeki donan m üretimi tüm üretimin yüzde 75 i iken bu oran 2007 y l nda yüzde 50 nin de alt na inmiştir. Çok uluslu şirketler Asya da 2005 y l nda elektrik ve elektronik gereç üretimine 2,4 milyar ABD dolar yat r m yapm şt r. Bu rakam Altenburg, 2006 s.3 12 Economist Intelligence Unit,

25 y l nda 1,7 milyar ABD dolar yd. 13 Bu yat r mlar n sonucunda 2008 y l nda Çin in elektronik ürün imalat n n 413 milyar ABD dolar na ulaşt ğ tahmin edilmektedir. 14 Doğrudan yabanc sermaye yat r mlar içerisinde yaz l m endüstrisi önemli biryere sahiptir. Bu sektörde küresel firmalar yenilikçilik düzeylerini korumak ve d şsal olarak ortaya ç kacak yenilikleri içselleştirerek firmalar ve ülkeleri için rekabet avantaj na dönüştürmek amac yla özellikle gelişmekte olan ülkelerde bilgi teknolojileri alan nda nitelikli insan kaynağ n n yoğunlaşt ğ bölgelere yat r mlar n art rmaktad r 15.Ancak,2000 li y llardan itibaren yaz l m sektörü daralm ş, bu sektördeki daralma yerini bilişim hizmetlerine b rakmaya başlam şt r 16. Bu değişimle birlikteyaz l m ve bilişim hizmetlerinde d ş kaynak kullan m yayg nlaşm şt r. Firmalar bu yolla bilişim maliyetlerini önemli ölçüde azaltm şt r.bit alan nda yeterli yeteneklere sahip olan gelişmekte olan ülkeler d ş kaynak kullan m yoluyla önemli ihracat rakamlar yakalam şlard r. Çin ve Hindistan bunlar n önde gelen örnekleridir. Rekabet avantaj sağlamak ve sürdürülebilir büyüme hedefini gerçekleştirmek için BİT alan nda özellikle Ar-Ge merkezi yat r mlar n n çekilebilmesi önemlidir. Bir ülkenin Ar-Ge merkezi yat r mlar n çekebilmesi şu özellikleri taş mas na bağl d r: 17 (i) Yeterli say da ve kalitede insan kaynağ ve bunun ülkedeki yaz l ma yönelik eğitim kurumlar vas tas yla sürekliliğinin sağlanmas, (ii) İngilizce bilgisi, (iii) Gelişmiş girişimcilik kültürü ve iş ortam, (iv) Yüksek iç pazar potansiyeli ve korsan kullan m n düşük olmas, (v) Güvenilir, güçlü ve h zl bir telekomünikasyon ve internet altyap s, (vi) Ülkenin ekonomik istikrar durumu ve kamunun destekleyici politikalar. 13 UNCTAD, Reed Electronics Araşt rmas, 2008 s.9 15 Taşc, 2006 s OECD, 2006 s Taşc, 2006 s.89 10

26 2. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİSEKTÖRÜ 2.1. Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün Tarihsel Gelişimi Sanayi devriminin temelleri Britanya kökenli olduğu gibi bilgi teknolojileri devrimi de ABD kökenlidir. 18 Bu iki devrimin ortaya ç kmas nda ve yay lmas nda farkl ülkelerden bilim adamlar ve sanayiciler önemli roller oynam şt r de Japon şirketler yar iletken üretiminde öncü durumda iken 1990 lar n ortalar nda ABD şirketleri bu yar şta aç k ara öne geçmiştir. Bütün bir sanayi farkl ülkelerden şirketlerin iç içe geçmesi, stratejik ortakl klar ve ağlar kurulmas yönünde gelişmiş,bu da şirketlerin ulusal kökenlerini önemsiz hale getirmiştir. Ancak ABD li şirketlerin bilgi teknolojileri devriminin temellerini atman n yan nda yay lmas nda da öncü bir rol üstlendiği yads namaz. Bilgi teknolojileri devriminin yaşanmas n sağlayan şirketlerin çok büyük bir k sm Silikon Vadisin de kurulmuştur. Vadinin temelleri Stanford Üniversitesi nin ileri görüşlü Mühendislik Fakültesi Dekan Frederick Terman n 1951 de Stanford Sanayi Park n kurmas ile at lm şt r. Terman, iki öğrencisinin (William Hewlett ve David Packard) 1938 de bir elektronik şirketi kurmas n kişisel olarak desteklemiştir. Stanford un sadece yenilikçi şirketlere kiralad ğ ve sembolik bir kira ald ğ Vadinin ilk kirac lar Hewlett, Packard olmuş, Park k sa sürede elektronik şirketleri ile dolmuştur. Bölgedeki büyük üniversitelerdeki yetenekli mühendislerin, bilim adamlar n n,abd Savunma Bakanl ğ n n sağlad ğ cömert finansman n, risk sermaye şirketlerinin verimli ağlar geliştirmesinin ve Stanford Üniversitesi nin kurumsal liderliğinin sonucu olarak küresel bir teknoloji üssü oluşmuştur lerde Silikon Vadisi, dünyan n dört bir yan ndan on binlerce genç beyni çeker hale gelmiştir. O s ralarda son gelişmeler üzerine fikir ve bilgi al şverişinde 18 Catells, 2003 s.1 11

27 bulunmak üzere kurulan kulüplerden biri de Bill Gates, Steve Jobs, Steve Wozniak n da aralar nda bulunduğu Home Brew Computer Club d. Kulüp üyelerinden Ed Roberts in bir makalesini kulüp içerisindeki toplant lardan birinde okumas üzerine Wozniak bir mikrobilgisayar tasarlamaya karar verdi ve Menlo Park taki garaj nda Apple I tasarlad. Ayn tarihlerde Bill Gates de bilgisayarlara işletim sistemi sağlamak üzere Microsoft u kurdu. Böylece, bilişim alan na yön veren küresel firmalar filizlenmeye başlad. Silikon Vadisi nin gelişimindeki kilit rollerden biri de risk sermayesi şirketlerinindir. Bu şirket yöneticilerinin büyük çoğunluğunun elektronik sanayi kökenli olmas, dolay s yla uğruna riske girdikleri teknolojik projeler hakk nda bilgili olmas Vadi nin gelişimi aç s ndan önemlidir e gelindiğinde, risk sermayesinin bilgi ve iletişim sanayiyle ilişkili yeni ürün ve hizmet yat r mlar n n yar s n oluşturduğu tahmin ediliyordu li y llara gelindiğinde risk sermaye şirketlerinin BİT şirketlerine yapt klar yat r mlarda patlama yaşanm şt r y l nda ABD de toplam risk sermayesinin yüzde 75 i BİT şirketlerine aktar lm şt r. (Şekil 2.1.) Hala bu sermayenin önemli bir k sm BİT şirketlerine aktar lmaktad r y l nda Kanada, İrlanda, Güney Kore ve ABD de toplam risk sermayesinin yar s ndan fazlas BİT şirketlerine verilmiştir. 19 Kay, 1990 s.17 12

28 Şekil 2.1. ABD deki Risk Sermayesi Yat r mlar (Q Q3 2008) Milyar ABD dolar 25 BİT Risk Sermayesi Yat r m Miktar % BİT Risk Sermayesinin Yüzdesi % Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q Q1 Kaynak: OECD IT Outlook 2008 ABD nin d ş nda gelişmiş ülkelerin eski metropol bölgeleri BİT araşt rmalar n n da merkezi konumundad r. Avrupa da, yüksek teknoloji araşt rmalar n n en yoğun olduğu bölge Paris-Süd; Londra da 19. yüzy ldan beri kraliyet için çal şan silah fabrikas n n bulunduğu M4 koridoru bunlardan ikisidir. İkinci Dünya Savaş n n etkisiyle Almanya da Berlin in yerini Münih alm şt r. Doğu ülkelerinde BİT sanayisinin gelişiminde devlet önemli bir rol oynam şt r. D ş Ticaret ve Sanayi Bakanl ğ n n stratejik planlamas, büyük şirketler ile hükümet aras ndaki sürekli etkileşim, Japonya n n baz alanlarda ABD yi geride b rakmas n sağlam şt r. Güney Kore ve Tayvan için de bu durum geçerlidir. Tayvan da çok uluslu şirketler bu başar da büyük rol oynam şt r. Hindistan ve Çin doğrudan devletin finanse edip yönlendirdiği askeri-sanayi kompleksleriyle güçlü teknolojik altyap s n oluşturmuştur. 13

29 2.2. Avrupa Birliği nde (AB) Bilgi ve İletişim Teknolojileri Politikalar 2000 li y llarda AB de BİT in verimliliğe etkisini araşt ran çal şmalarda AB deki GSMH art ş n n dörtte biri ve verimliliğin yüzde 40 n n bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkisiyle sağland ğ sonucuna ulaş lm şt r. Avrupa Komisyonu nun 2005 y l nda yay mlanan raporuna göre y llar aras nda AB deki verimlilik art ş n n yüzde 25 den fazlas n n bilgi ve iletişim teknolojileri sayesinde gerçekleştiği belirtilmektedir. Avrupa Birliği ABD ile aras ndaki ekonomik aç ğ kapatmak ve rekabet avantaj yakalamak için yapt ğ çal şmalarda bilgi ve iletişim teknolojilerinin stratejik bir araç olacağ n düşünmüş ve 2000 y l nda Gelecek 10 y lda dünyan n en dinamik, rekabetçi ve bilgi tabanl ekonomisi olma vizyonu ile Lizbon Stratejisi ni hayata geçirmiştir y llar aras nda AB ülkeleri y ll k ortalama yüzde 1,7 büyürken bu rakam ABD de yüzde 5,4 olmuştur. AB nin, Lizbon Stratejisi nde belirlenen hedeflerin oldukça gerisinde kalmas üzerine bu strateji belgesi 2005 y l nda güncellenerek i2010 Büyüme ve İstihdam için Bir Avrupa Bilgi Toplumu Girişimi çal şmas haz rlanm şt r. i2010 ifadesindeki i bilgi, yenilikçilik ve Ar-Ge yat r mlar n kapsamaktad r. Ancak, 2010 y l nagelindiğindeab nin bu hedeflerin de gerisinde kald ğ görülmüştür. i2010 girişiminde Lizbon Stratejisi nden farkl olarak AB de bilgi teknolojilerinde Ar-Ge ve yenilikçiliğe daha fazla önem verilmesi vurgulanmaktad r. AB nin toplam Ar-Ge harcamalar nda BİT in pay n n 2010 itibar yla yüzde 30 lar seviyesine ç kart lmas hedeflenmiştir. Mevcut durumda toplam Ar-Ge harcamalar nda BİT in pay AB de yüzde 18, ABD de yüzde 34 ve Japonya da yüzde 35 seviyesindedir. 20 AB, ABD ve Japonya ile aras ndaki bu aç ğ kapatmak için 6 nc (6FP) ve 7 nci Çerçeve Program (7FP) ve Rekabetçilik ve Yenilikçilik Çerçeve Program (CIP) kapsam nda bilgi ve iletişim teknolojileri Ar-Ge faaliyetlerine önemli 20 Taşc, 2006 s.91 14

30 kaynaklar ay rm şt r y l nda üye ülkelerde BİT alan nda yap lan Ar-Ge çal şmalar n n yüzde 80 oran nda art r lmas hedeflenmiştir. Türkiye AB nin tüm bu Ar-Ge girişimlerine (6 nc ve 7 nci Çevre Programlar na ve Rekabetçilik ve Yenilikçilik Çerçeve Program na) kat l m sağlam şt r. Türkiye nin 6 n c Çerçeve program na katk s 140 milyon Euro olmuştur. Türkiye nin dönemini kapsayan 6 nc Çerçeve Program na kat l m, katk pay n n yüzde 27 si geri döndüğü gerekçesiyle eleştirilmiş ancak, ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin gelişimi yönüyle olumlu sonuçlar doğurmuştur döneminde 7 nci Çerçeve Program nda Türkiye nin ödediği katk pay yüzde 48 azal rken kazan m n yüzde 87 artmas 21 bu yönde ülkemizin verdiği karar n isabetli olduğunu göstermektedir Yükselen Ekonomilerde BİT Politikalar Brezilya Brezilya, gelişmekte olan ülkeler içerisinde ulusal BİT sektörünün gelişimine destek konusunda ilk ad matan ülkeler aras nda yer almaktad r lerin baş nda ağ r ekonomik krizlerle boğuşan Brezilya, ithalat n azalt lmas ve ülkenin endüstriyel yap s n n daha geniş bir alana yay lmas ve geliştirilmesi gerektiğini düşünüyordu. Brezilya BİT sektörü de bu politika çerçevesinde gelişmiş, pazardaki koruyucu yaklaş m yerli firmalar n ithalat na ve uluslararas rekabete karş avantajl bir ortam yaratm ş böylece h zl büyüyen bir yerel BİT sektörü oluşmas na zemin haz rlam şt r. 21 TÜBİTAK,

31 Şekil 2.2. Brezilya BİT Pazar Gelişimi Kaynak: Digital Opportunity Initiative, Software Success: Brazil, SOFTEX. ABES 1980 lerin sonunda yerli firmalar tersine mühendislik yöntemi ile ürün geliştirmenin yan nda önemli Ar-Ge faaliyetleri de yürütmüş ve iç pazar n büyüklüğünün de etkisiyle küresel ölçekte BİT şirketleri ortaya ç kmaya başlam şt r da Brezilyal şirketler en büyük 50 BİT donan m üreten firmalar aras nda yer alm ş, bu sektörde 1984 te 43 bin olan toplam istihdam 1989 da 74 bine ç km şt r. Yerel donan m üreticileri,1979 y l nda 200 milyon ABD dolar n n alt ndaki bir gelir seviyesinden 1990 da 4 milyarabd dolar na erişmiştir. Bir diğer önemli gelişme, Brezilya da yaz l m sektörünün BİT sektörü içerisindeki pay n n yüzde 25 lere varan büyüme oranlar ile 1991 y l nda yüzde 15,7 den 1997 de yüzde 21,3 eç kmas d r. (Şekil 2.2.) Brezilya, yaz l m sektöründe bugün 10 binin üzerinde firmada 200 binin üzerinde kişi çal şmaktad r. Brezilya, Latin Amerika n n en büyük paket yaz l m pazar d r. İç pazar nbüyümesi, baz yabanc yaz l m ve bilişim hizmeti firmalar n n Brezilya ya yönelmesine sebep olsa dayerel firmalar, özellikle bankac l k ve Ar-Ge gibi karl niş alanlarda kazand ğ tecrübeler ve iyi kurulmuş müşteri ilişkileri sayesinde bu firmalarlarekabet edebilmişlerdir. İlk dönemlerde yürütülen yerel üreticiyi koruma stratejisi yerel kapasiteyi geliştirmeye yönelmiş ancak bu strateji üretimle s n rl kald ğ için sektörün gelişim 16

32 hedefleri de s n rl kalm şt r y l nda başlat lan Bilgi Toplumu Program nda bu eksikliği gidermek amac yla iş ortam nda rekabetçiliğin geliştirilmesi, eğitim, e-devlet, yerel içerik geliştirme, bireyler için internet erişimi gibi alanlarda tedbirler al nm şt r y l itibar yla Brezilya n n dünyan n en büyük 250 BİT firmas aras nda üç şirketi bulunmaktad r. Bu şirketlerin y llar aras ndaki ortalama büyüme oran 8,3 olmuştur Hindistan Hindistan n n BİT sektöründeki özellikle yaz l m alan ndaki politikalar 1980 lere kadar uzan r lerde devletin,yerli donan m ihtiyac n iç kaynak yoluyla karş lama politikas sektörü olumsuz yönde etkilemiştir. (IBM başta olmak üzere, baz firmalar ülkeyi terketmişlerdir.)ayn y llarda, devlet üretim sektöründe ihracat art rmak amac yla insan kaynağ yetiştirmeye önemli yat r mlar yapm şt r. Bunun sonucunda ülkedeki üniversite mezunuoran, benzer kişi baş milli gelire sahip Çin gibi ülkeleri geçmiştir.ancak, üretim sektörünün hedeflenen ölçüde gelişmemesi, bu yetişmiş işgücünün yaz l m sektörüne kaynak oluşturmas na yol açm şt r.1990 l y llarda donan m fiyatlar n n düşmesi ve donan m ihracat n n serbestleşmesi dünyada yaz l m geliştirme ihtiyac n n artt ğ döneme rast gelmiştir.iyi eğitimli ve İngilizce dil bilgisi düzeyi yüksek işgücü sayesinde çok uluslu firmalar k sa zaman içerisinde Hindistan a yat r m yapmaya başlam ş, yabanc firmalar n yerli firmalarla etkileşimi yerli firmalar n da yetkinliklerinin gelişmesine katk da bulunmuştur. Özellikle finans ve mikroişlemci firmalar n n Hindistan a yapt ğ yat r mlar ve kurduklar Ar-Ge merkezleri BİT sektörünün gelişiminde itici rol oynam şt r. (Şekil 2.3.) Yaz l m geliştirenlerin sat n ald klar donan mdaki vergiler tümü ile kald r lm ş, küçük ihracatç n n teşvik edilmesi ve desteklenmesi için teknoloji parklar kurulmuştur.teknoparklardaki ihracatç lara vergi avantaj, gerekli donan ma sahip ofis alan, kesintisiz elektrik ve İnternet hizmetleri verilmiştir. 22 OECD İstatistikleri,

33 Şekil 2.3. Hindistan Yaz l m ve Hizmetler Pazar Gelişimi Milyon ABD dolar Kaynak: Heeks, R, Nicholson, B. Software Export Success Factors and Strategies in Developing and Transitional Economies, Working Paper, CSIA Uygulama ve sistem yaz l mlar ithalat ndaki vergiler düşürülüpyaz l m ihracat yapan şirketlere gelir vergisi muafiyeti tan nm şt r.2000 li y llardan itibaren yaz l ma olan talep art ş yavaşlarken BİT hizmetlerine olan talepartmaya başlam şt r. Yaz l m sektöründeki yavaşlama Hindistan BİT sektörünü hizmetlere yönlendirmiştir krizinden sonra büyük firmalar yaz l mfaaliyetlerini azaltm ş,maliyetlerini düşürmek için d ş kaynak kullan m yöntemine başvurmuşlard r. Hindistan bilgi teknolojileri sektörünün gelişimine rakamlar itibar yla bak lacak olursa;1988 y l nda Hint yaz l m endüstrisinin büyüklüğü 52 milyon dolarl k ihracatla toplam 126 milyon dolar iken, 2000 y l nda sektörün toplam gelirlerinin yüzde 64,6 s na karş l k gelen 2,65 milyar dolar ihracat olmak üzere 3,85 milyar dolar büyüklüğe erişmiştir. (Şekil 2.4.)2000 y l ndan sonra h zl gelişimini sürdüren Hint yaz l m endüstrisi 2006 y l sonunda 23,4 milyar dolar ihracat olmak üzere toplam 29,5 milyar dolarl k büyüklüğe ulaşm şt r. 18

34 Şekil 2.4. Hindistan Yaz l m Gelirleri ( ) (Milyon ABD dolar ) Kaynak: NASSCOM, From Underdogs to Tiger Çin Çin BİT sektörünün gelişiminde öncelikle iç pazar odakl büyüme ve ard ndan takip eden ihracat politikas dikkat çekmektedir. Birçok gelişmekte olan ülkenin aksine, Çin in 1980 lere kadar uzanan yerli yaz l m sektörübulunmaktad r. Çin in iç pazar odakl yaklaş m sonucu (Hindistan naksine), 2000 y l na kadar y lda ortalama yüzde 20 lik büyüme oranlar yakalanm ş, 2001 y l nda iç pazardaki toplam yaz l m sat ş 3,8 milyar ABD dolar seviyesine ulaşm şt r. Ancak bu dönemdekiihracat ise (çoğunluğu hizmet ihracat d r) 130 milyon ABD dolar (toplam ihracat n yüzde 3.4 ü) ile s n rl kalm şt r y l ndan itibaren Çin, BİT sektöründe iç pazar odakl büyüme stratejisinden Hindistan gibi ihracat odakl büyüme stratejine geçmiştir. Çin in bu geçişteki en önemli avantaj hükümetin yaz l m konusunda net bir strateji benimsemiş olmas d r y l na gelindiğinde Çin, yaz l m ve hizmetler ihracat n n toplam ihracattaki pay n h zla yüzde 11 e ç karm şt r. Brezilya ilebenzer şekilde Çin, yerli firmalar n n ihracat yetkinliklerini iç pazardaki tecrübeler sayesinde geliştirmiştir.çin in y llar aras n kapsayan Onuncu 5 Y ll k Kalk nma Plan 19

35 Hindistan nbaşar s örnek al narak haz rlanm şt r. Buplanda, yaz l m ihracat n n da kapsand ğ bir önceliklendirmepolitikas benimsenmiştir. Bu politikalar, yat r m ve finansman, vergilendirme, ihracat teşvikleri, insankaynağ geliştirme, kamu al mlar, sektör standardizasyonu, fikri mülkiyet, sektörel yap lanma gibi farkl alanlar içermektedir. 23 Çin ve Hindistan n n BİT sektörü gelişiminde izledikleri politikalar karş laşt rmak gerekirse; Hindistan pazar ihracat odakl gelişim sergilerken, yerel pazarda uluslararas şirketlerin ağ rl ğ vard r. Çin de ise aksine, sektörün büyüdüğü y llarda yerel firmalar pazar n yüzde 33 ünü oluşturmaktayd. Çin,Hindistan ile karş laşt r labilirbir ihracat modeli sürdürmekle birlikte, devletin yerli firmalar yönündeki korumac l ğ devametmektedir. Öyle ki y llar aras nda yerel firmalar n pazardaki pay n n yüzde 60 seviyesine ç kar lmas hedeflenmektedir. 24 Çin in son zamanlarda özellikle BİT sektöründe gösterdiği ihracat art şlar Onuncu 5 Y ll k Kalk nma Plan nda al nan tedbirlerin olumlu sonuçlar verdiğini göstermektedir. Çin Hükümeti nin yaz l m sektörüne doğrudan etkisine ek olarak,hükümet donan m endüstrisinin gelişiminde de önemli rol oynam şt r. Bu dayaz l m şirketlerinin gelişimini iki yönden etkilemiştir. Birincisi, baz büyükdonan m şirketleri kendi iç yaz l m kollar n geliştirmiş ve bunu yaz l m-donan mentegrasyon projelerinde kullanm şlard r. İkincisi, baz donan m üreticileri yaz l mfirmalar na iş anlam nda pazar oluşturmuş, kendi donan mlar üzerinde çal şacakyaz l mlar n gelişmesini sağlam şlard r.sonuç olarak, yüksek teknolojiyi ve kuluçka yap s n destekleyici uzun vadeli programlar n nyan nda, Çin donan m da dahil olmak üzere belirlediği öncelikli sektörlerin altyap s n haz rlam şt r. Ayr ca, özel sektörün Ar-Ge yeteneği kazanmas yla devletin Ar-Ge faaliyetleri içindeki pay 1990 daki yüzde 45 seviyesinden yüzde 34 lere düşmüştür. 23 Carmel E, Taxonomy of New Software Exporting Nations, 2003 s Gambardello, Globalization of Software Industry, 2004 s.65 20

36 Küresel Ekonomik Krizi Öncesi ve Sonras nda Dünyada Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü 1990 lar BİT sektörünün özellikle telekomünikasyon pazar n n gelişimi için alt n çağ niteliği taş maktad r. Telekom sektöründeki serbestleşme ve teknolojik gelişmelerle dünyada telekom gelirlerinin y ll k toplam büyüme oran yüzde 8 den fazla olmuştur. Şekil 2.5. te görüldüğü gibi telekomünikasyon hizmetleri 1991 y l nda 400 milyar ABD dolar ndan 2003 te 1 trilyon ABD dolar na ç km şt r. Buna bağl olarak, telekomünikasyon gereçleri pazar da 1991 y l nda 120 milyar ABD dolar ndan 400 milyar ABD dolar na ç km şt r. Bu periyotta telekomünikasyon hizmetleriyle donan m aras ndaki 10/3 oran korunmuştur. Şekil 2.5. Dünya Telekomünikasyon Sektörü Donan m Telekom Hizmetleri Kaynak: OECD İstatistikleri, y l nda dünya çap nda toplam BİT harcamalar n n milyar ABD dolar n bulduğu saptanm şt r. Bunun yüzde 78 lik k sm (2.681 milyar ABD dolar ) OECD ülkelerine aittir. Büyüyen yeni ekonomilerin ortaya ç kmas yla, dünya çap nda 21

37 BİT harcamalar 2003 y l ndan başlayarak y lda ortalama yüzde 9,6 l k bir art ş göstermiştir. 25 Şekil Pazar Segmentine Göre Dünya BİT Harcamalar Bilgisayar Donan m Bilgisayar Yaz l m Bilisayar Hizmetleri İletişim Milyon ABD dolar Kaynak: OECD İstatistikleri, 2008 Şekil 2.6. da görüldüğü gibi dünya genelinde, ölçümü yap lan 2007 BİT harcamalar n n yar s ndan fazlas n (1.960 milyar ABD dolar ) iletişim hizmetleri ve donan m, yüzde 21 ini (712 milyar ABD dolar ) bilgisayar hizmetleri, yüzde 14 ünü (466 milyar ABD dolar ) bilgisayar donan m ve yüzde 9 unu (296 milyar ABD dolar ) yaz l m oluşturmaktad r. Ayr ca, dünya genelinde 2003 y l ndan beri yaz l ma yap lan harcamalar n donan m harcamalar na göre sürekli olarak daha fazla oranda artt ğ görülmektedir. Dünya BİT harcamalar na ülkeler itibar yla bak ld ğ nda ABD, 2007 y l boyunca milyar ABD dolar BİT harcamas yla aç k farkla en büyük ulusal pazard r. Bunun 444 milyar ABD dolar iletişim hizmetlerine ve donan ma, 317 milyar 25 IT Outlook 2008 s.45 22

38 ABD dolar bilgisayar hizmetlerine, 148 milyar ABD dolar bilgisayar donan m na ve 121 milyar ABD dolar yaz l ma harcanm şt r y l nda BİT harcamalar nda en büyük ikinci orana sahip ülke olan Japonya 314 milyar ABD dolarl k harcama ile ABD nin üçte birinden daha az bir harcama yapm şt r. Çin, 254 milyar ABD dolar ile 2007 de en büyük üçüncü pazar olmuştur. Diğer büyük pazarlar içinde Almanya (206 milyar ABD dolar ), İngiltere (187 milyar ABD dolar ) ve Fransa (147 milyar ABD dolar ) vard r. BRICS ülkelerindeki BİT pazar na bak ld ğ nda, Brezilya 76 milyar ABD dolar ile dokuzuncu s rada, Hindistan 66 milyar ABD dolar ile onuncu s rada, Rusya 53 milyar ABD dolar ile on alt nc s rada ve Güney Afrika 27 milyar ABD dolar ile yirmi birinci s rada yer alm şt r. Şekil Y l Pazar Segmentine Göre BİT Harcamalar Milyon ABD dolar Donan m Yaz l m Bilgisayar Hizmeti İletişim Almanya Fransa Kanada Kore Kaynak: OECD İstatistikleri, 2008 Avustralya Hollanda Meksika Türkiye Belçika Polonya Avusturya Danimarka Norveç Yunanistan Portekiz Finlandiya Çek Cumhuriyeti Macaristan Yeni Zellanda Slovakya 23

39 Şekil 2.7. de görüldüğü gibi ülkelerin pazarsegmentine göre BİT harcamalar pay belirgin farkl l klar göstermektedir.2007 y l için Meksika, Kore, Yunanistan, Polonya, İspanya ve Slovakya Cumhuriyeti için iletişim hizmetleri ve donan ma yap lan harcama toplam BİT harcamalar n n yüzde 70 ten fazlas n oluştururken, İsveç ve ABD de ise yüzde 45 ten az n oluşturmuştur. Bilgisayar hizmetleri ABD, Fransa, İngiltere ve Kanada da toplam BİT harcamalar n n yüzde 25 inden fazlas n oluştururken, Meksika, Yunanistan, Polonya, Macaristan ve Portekiz de yüzde 10 dan daha az n oluşturmuştur. Bilgisayar donan m Türkiye, İsviçre ve Çek Cumhuriyetinde toplam BİT harcamalar n n yüzde 17 den fazlas n oluştururken, Meksika da ise yüzde 10 dan az n oluşturmuştur. Bilgisayar yaz l m İsviçre, Hollanda, Çek Cumhuriyeti ve Finlandiya da toplam BİT harcamalar n n yüzde 15 ten fazlas n oluştururken, Meksika, Güney Kore, Japonya ve Yeni Zelanda da ise yüzde 5 den daha az n oluşturmuştur y llar aras nda BİT harcamalar en h zl artan ülkeler Latin Amerika ve Doğu Avrupa ülkeleridir. (Şekil 2.8.). Kuzey Amerika da BİT harcamalar ndaki art ş (ABD de y ll k ortalama yüzde 6,2, Kanada da yüzde 11 ve Meksika da yüzde 14) daha durgun olmuştur. Yükselen ekonomilerin BİT harcamalar ndaki art ş da dikkat çekicidir. Çin in BİT harcamalar nda 2003 ten beri y lda ortalama yüzde 20 den fazla art ş gerçekleştiği hesaplanm şt r. Hindistan, Rusya Federasyonu ve Brezilya da ise BİT harcamalar s ras yla y ll k ortalama yüzde 30, yüzde 28 ve yüzde 24 lük oranlarla daha da h zl art ş göstermiştir. Türkiye döneminde BİT harcamalar en h zl büyüyen ülkeler aras na giren ilk OECD ülkesidir OECD, IT Outlook 2008 s.47 24

40 Şekil Y llar Aras nda BİT Harcamalar En Fazla Büyüyen Ülkeler % Venezüella Ukrayna Hindistan Honduras Romanya Arjantin Rusya Kaynak:OECD İstatistikleri, 2008 Kolombiya Uruguay Brezilya Kenya Senegal Endonezya Srilanka Ekvator Slovenya Pakistan Türkiye Kuveyt Çin Polonya Bulgaristan Dünya Ticaret Örgütü nün (DTÖ) verilerine göre 2008 y l küresel ekonomik krizi sonras toplam küresel ticaret yüzde 15 azalm şt r. Yine kriz döneminde küresel BİT sektörü pazar küçülmesi ise yüzde 3 de kalm şt r. Bu durum BİT in küresel toplam ticaret içindeki pay n n artt ğ n göstermektedir. Bölgesel ticaret göstergelerine göre 2008 y l sonras Kuzey Amerika Bölgesi ndeki BİT ihracat kriz döneminde kriz öncesiyle ayn seviyelerde kalm ş diğer bölgelerde ise düşmüştür. Bu düşüş Asya da yüzde 2, Avrupa da yüzde 9, Birleşik Devletler Topluluğu nda (eski Sovyetler Birliği ülkeleri) yüzde 14 olarak gerçekleşmiştir. Asya n n 2009 y l itibar yla küresel BİT ticaretindeki pay n 2000 y l ndaki yüzde 15 seviyesinden yüzde 27 ye ç karmas dikkat çekicidir Dünya Ticaret Örgütü, Uluslar aras Ticaret İstatistikleri

41 Şekil 2.9. Küresel BİT Harcamas Milyar ABD Dolar Kaynak: Digital Planet 2010 Şekil 2.9. dadünya Bilgi Teknolojileri ve Hizmetleri Birliği nin (WITSA) Digital Planet (DP) Dergisi için haz rlad ğ küresel BİT harcamalar n n y llara göre değişimi sunulmuştur. WITSA tüm gelişmiş ülkelerin de dahil olduğu 75 ülkenin BİT sivil toplum kuruluşlar n n temsil edildiği uluslar aras bir birliktir. Tüm üye ülkelerden sektörle ilgili elde edilen veriler Digital Planet dergisinde yay mlanmaktad r.şekil 2.9. da görüldüğü gibi BİT sektörü 2008 y l na kadar düzenli olarak büyümüştür.2008 y l ndaki küresel ekonomik krizin 2009 y l ndaki BİT harcamalar n yüzde 3 düşürdüğü hesaplanm şt r.witsa yagöre BİT sektörü,tahmin edilen büyüme hedefine 2013 y l nda ulaşacakt r. BİT pazar büyüklüğü ile ilgili çal şmalar yapan bir diğer önemli kurum Avrupa Bilgi Teknolojileri Gözlemevi dir (European Information TechnologyObservatory, EITO). EITO verilerine görebit pazar büyüklüğü bak m ndan 2010 y l nda ABD nin 724,4 milyar avro ile birinci s rada, en yak n takipçisi Japonya n n ise 235,2 milyar avro pazar büyüklüğü ile ikinci s rada geldiği görülmektedir.pazar büyüklüğü 100 milyar Avro yu aşan Japonya haricindeki Fransa, İngiltere, Almanya, Çin ve ABD BİT 26

42 sektörünün,2008 y l ndaki küresel ekonomik krizin etkilerinden görülmektedir. (Şekil 2.10.) Özellikle Çin,iletişim teknolojilerine yapt ğ kriz döneminde bile yerel BİT sektörünü büyütmeyi başarm şt r. kurtulduğuu yat r mlarlaa Şekil 2.10.En Büyük Alt Pazar n BİT Pazar Büyüklükleri Milyon Avro Fransa İngiltere Almanya Çin Japonya ABD Kaynak: EITO, 2010 *2011 değerleri EITO tahminidir. AB 25 ülkeleri BİT sektörü,2008 y l küresel ekonomik krizinde toplamdaa yüzde 4 küçülmüştür.2011 y l na kadar da sektördeki bu küçülme telefi edilememiştir.küresel krizin ard ndan Türkiye deki BİT sektörü de dünyadaki daralmaya paralel olarak 2009 y l nda yüzde 3,7 küçülmüştür. Ancak, diğer AB ülkelerinin tersine ülkemizde BT donan m harcamas yüzde 13,2 artm şt r. 28 Yükselen ekonomilerdenn Brezilya ve Hindistan n BİT sektörü büyümesi dikkat çekicidir. Rusya BİT sektöründe ise, krizin ard ndan önemli bir düşüş yaşanm ş ancak sektör, 2010 y l nda h zl bir yükselişle 2008 y l seviyelerine ulaşm ş ve büyüme eğiliminee girmiştir. (Şekil ) 28 Bilgi Toplumu İstatistikleri 2011 s

43 Şekil Seçilmişş Ülkelerin BİT Pazar Büyüklükleri Milyon Avro Bulgaristan Macaristan Çek Cumhuriyeti İrlanda Finlandiya Norveç Yunanistan Portekiz Avusturya Danimarka Polonya İsveç Belçika İsviçre Türkiye Hollanda Rusya Hindistan İspanya Kanada İtalya Brezilya Kaynak: EITO, 2010 *2011 değerleri EITO tahminidir. Kriz sonras ülkelerin BİT pazar bölütleri dağ l m nda önemli bir değişiklikk olmam şt r. Gelişmiş ülkelerde, bilgi teknolojileri sektörü ve telekomünikasyonn sektörünün yak n paylara sahip olduğu görülürken gelişmekte olan ülkelerdee telekomünikasyon sektörünün ağ rl ğ devam etmektedir. Ülkemizde son y llarda yüzde 25 ler civar nda seyreden bilgi teknolojileri pazar n nn toplam BİT pazar naa oran y l nda yüzde 30 lara ç km şt r. Kriz sonras dönemde bilgi teknolojileri pazar ndaa gözlenen bu art şaa rağmen gelişmiş ülkelerle k yasland ğ nda, ülkemizde bilgi teknolojileri pazar n n BİT kalmaktad r. (Şekil 2.12.) pazar içerisindeki oran oldukça düşük seviyedee 28

44 Şekil Y l BİT Pazar n nbölütler İtibar yla Dağ l m Bulgaristan Türkiye Brezilya Yunanistan Rusya Macaristan Hindistan Çin Portekiz İspanya İtalya Polonya Çek Cumhuriyeti Kanada Japonya Fransa Belçika Avusturya İrlanda Almanya Norveç ABD Hollanda İsviçre İngiltere Danimarka Finlandiya İsveç Bilgi Teknolojileri İletişim Kaynak: EITO, Bilgi ve İletişim TeknolojileriSektöründeki Yap sal Değişim ve Yeni Eğilimler 1980 lerde kişisel bilgisayarlar, iş dünyas na nüfuz etmeye ve Japonya ile Bat Avrupa da h zla yayg nlaşmaya başlad ğ s ralarda BİT sektörü, donan m ağ rl kl bir yap sergiliyordu. Gelişmiş ülkelerde 1995 y l na kadar BİT imalat sanayii sektörü üretimi diğer sektörlerden çok daha fazla gelişirken döneminde BİT imalat sanayii sektörünün toplam imalat sanayii sektöründen daha az büyüdüğü görülmüştür. Bu durumun sebebi, BİT üretiminin küreselleşme sürecinde Asya ya kaymas d r. Bu dönemde gelişmiş ülkeler BİT yat r mlar n yaz l m ve BİT hizmetlerine kayd rm şlard r. Bunun sonucunda 2000 li y llarda bilgisayar yaz l mlar ve ilgili hizmetlerin BİT pazar içerisindeki ağ rl ğ giderek artm şt r.bugün birçok gelişmiş ülkede toplam BİT katma değerinin üçte ikisinden fazlas n n BİT hizmetlerinden kaynakland ğ ve bu oran n giderek artt ğ gözlemlenmiştir. 29

45 BİT in ekonomik yap daki önemi ve belirleyiciliği konusunda vurgulanmas gereken en önemli hususlardan birisi de iletişim, bilişim ve yay nc l k sektörlerinin yak nsamas d r (convergence). ITU (International Telecommunication Union), yak nsamay geçmişte ayr teknoloji, piyasa ya da politikalarla tan mlanm ş endüstri yap lar n bir araya getiren (entegre eden) teknolojik, hukuki, pazara ilişkin ya da düzenleyici kapasite olarak tan mlamakta ve yak nsaman n; geleneksel olarak ülke sath nda kontrol edilebilen birçok hizmet ve bilgi kaynağ n n dünya genelinde sunulabilmesini mümkün k lmas dolay s yla, önemli uluslararas bir bileşeni de ihtiva ettiğine dikkat çekmektedir. 29 Geleneksel olarak ses, veri ve görüntü hizmetleri ayr altyap lar ve cihazlar vas tas yla sağlanmaktad r. Buna örnek olarak internete bağlanmak için kişisel bilgisayarlar n kullan lmas veya kablo şebekelerine bağlanmak için televizyonun kullan lmas gösterilebilir. Yeni nesil şebekelere doğru devam eden geçiş sonucunda art k şebekeler ve hizmetler birbirine bağ ml olmaktan ç km ş ve yak nsama ile telekomünikasyon, bilişim ve Radyo-TV sektörleri aras ndaki geleneksel s n rlar bulan k ya da belirsiz bir hal almaya başlam şt r. 30 Genel olarak bak ld ğ nda yak nsama piyasadaki iş modellerinde değişime sebep olmakta, piyasalar n genişlemesini sağlamakta, kullan c lar için hizmet ve uygulama çeşitliliğini artt rmakta, piyasa yap s n ve dinamiklerini değiştirebilmektedir.yak nsama olgusu toplam bilgi pazar n genişletmenin yan nda dünyaekonomisinin bütünleştirilmesinde katalizör görevi üstlenmektedir.hem telekomünikasyon hem de medya sektöründeki hizmet sağlay c lar yak nsamay gelirlerini artt rmak ve maliyetlerini düşürmek için önemli bir yöntem olarak görmektedir. Hizmet sağlay c lar daha fazla hizmet çeşitliliği sunarak abonelerinden daha fazla gelir elde edebilmektedir. Örneğin ABD de önde gelen bir Kablo TV işletmecisi, 1998 y l nda 42 dolar olan ayl k abone baş na ortalama gelirini, telefon ve genişbant internet hizmeti gibi hizmetlerle 2007 y l nda 102 dolara 29 ITU Trends in Telecommunication Reform, 1999 s OECD,

46 yükseltmiştir. Şili de VTR nin 853 bin Kablo-TV abonesinin yaklaş k yüzde 60 ayn zamanda telefon ya da internet hizmetlerini de sat n alarak, 2005 ve 2007 y llar aras nda an lan firman n gelirini yüzde 44 artt rm şlard r. Yine ABD de ülkenin en büyük telekomünikasyon şirketlerinden ikisinin video hizmetlerinden elde ettikleri gelirler 2007 ile 2008 y llar aras nda 4 kat artm şt r. BİT sektöründeki yeni eğilimler sektörün geleceği aç s ndan da belirleyici rol oynamaktad r. Gartner, aras nda BİT sektörünün gelişimini belirleyecek 10 kökten farkl teknolojiyi şöyle s ralamaktad r: 1. Çok çekirdekli ve hibrid işlemciler, 2. Sanallaşt rma ve örgü bilgisayar kullan m (fabric computing yeni nesil, dağ t k ve tamamen özelleştirilebilir çoklu bilgisayar ağlar şebeke/grid bilgisayarlar n evrim geçirmiş hali), 3. Sosyal ağlar ve sosyal yaz l m, 4. Bulut bilgisayar kullan m (cloud computing) ve bulut/web platformlar, 5. Web üzerinde bir veya birden fazla farkl veri kaynağ n kullanarak bütünleşik uygulamalar oluşturma (Web mash-ups), 6. Kullan c arayüzü, 7. Her yerde haz r ve naz r bilgisayar kullan m (ubiquitous computing), 8. Bağlamsal bilgisayar kullan m (contextual computing), 9. Genişletilmiş gerçeklik (Augmented reality) 10. Semantik Gartner taraf ndan 2008 y l nda yap lan bu tahminin 2010 y l na gelindiğinde hala güncelliğini koruduğu hatta bu teknolojilerin birçok alanda (sosyal ağlar ve sosyal 31

47 yaz l m, bulut bilgisayar kullan m, web mash-ups, çok çekirdekli ve hibrid işlemciler) yaz l m, sektörde rekabet bulut bilgisayar avantaj sağlayan kullan m, unsurlar web olarak mash-ups, karş m za çok ç kt ğ çekirdekli görülmektedir. ve hibrid işlemciler) sektörde rekabet avantaj sağlayan unsurlar olarak karş m za ç kt ğ görülmektedir. Bilgi ve İletişim TeknolojileriSektörünün Katma Değer Art ş na Etkisi Bilgi ve İletişim TeknolojileriSektörünün Katma Değer Art ş na Etkisi BİT sektöründeki gelişim iş dünyas n n, hane halk n n ve kamunun BİT ürün ve BİT sektöründeki gelişim iş dünyas n n, hane halk n n ve kamunun BİT ürün ve hizmetlerine olan talebini art rmaktad r. Yüksek katma değerli bir sektör olan BİT hizmetlerine olan talebini art rmaktad r. Yüksek katma değerli bir sektör olan BİT ürünlerinin talebindeki art ş iş dünyas nda yarat lan katma değerde BİT in pay n da ürünlerinin talebindeki art ş iş dünyas nda yarat lan katma değerde BİT in pay n da art rmaktad r y l nda bu katma değer art ş tavan yaparak azalma eğilimine art rmaktad r y l nda bu katma değer art ş tavan yaparak azalma eğilimine girmesine rağmen 2006 y l nda gelişmiş ülkelerin iş dünyas nda yarat lan katma girmesine rağmen 2006 y l nda gelişmiş ülkelerin iş dünyas nda yarat lan katma değerde BİT in pay yüzde 8 den fazla olmuştur. (Şekil 2.13.) En büyük oran değerde BİT in pay yüzde 8 den fazla olmuştur. (Şekil 2.13.) En büyük oran Finlandiya, Güney Kore ve İrlanda ya (yüzde 12 nin üzerinde) aittir. Ayr ca, 1995 den Finlandiya, Güney Kore ve İrlanda ya (yüzde 12 nin üzerinde) aittir. Ayr ca, 1995 den beri beri Finlandiya, Finlandiya, Güney Güney Kore, Kore, Macaristan Macaristan ve Çek ve Çek Cumhuriyeti nde Cumhuriyeti nde BİT sektöründe BİT sektöründe yarat lan katma değer değer art ş art ş dikkat dikkat çekicidir. çekicidir. Şekil ve ve 2006 da Tüm Tüm Sektörlerde Yarat lan Yarat lan Katma Katma Değerdeki Değerdeki BİT in BİT in Pay % Finlandiya Güney Güney Kore Kore İrlanda İrlanda OECD 23 ABD ABD Hollanda Hollanda İngiltere İngiltere İsveç İsveç Macaristan Macaristan Kaynak: STAN Verileri kullan larak yap lan OECD Tahmini Mart 2008 OECD Norveç 23 Norveç AB 14 AB Danimarka 14 Danimarka Fransa Fransa Japonya Avustralya Çek Cumhuriyeti İtalya Kanada Çek Cumhuriyeti Belçika Kanada Japonya Belçika Portekiz İtalya Avustralya Almanya Portekiz Avusturya Almanya İspanya Avusturya Yunanistan İspanya M eksika Yunanistan M eksika Kaynak: STAN Verileri kullan larak yap lan OECD Tahmini Mart

48 2.6. Türkiye debilgi ve İletişim TeknolojileriSektörü Yasal çerçeve Ülkemizde BİT sektörü gelişimine zemin haz rlamak amac yla, bu alanda at l mlar gerçekleştirmiş ülke örneklerinde olduğu gibi farkl alanlarda mevzuat ç kar lm şt r. Ar-Ge faaliyetlerinin teşvik edilmesi için 4691 Say l Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) Kanunu ile birçok üniversitede teknoparklar kurulmuş, bu bölgelerde faaliyet gösterecek firmalara 2013 y l na kadar yaz l m ve Ar-Ge ye dayal faaliyetler sonucu elde edilecek gelirler için gelir ve kurumlar vergisinden muafiyet getirilmiştir. Bu bölgelerde çal şan yaz l mc, araşt rmac ve Ar-Ge personel ücretleri her türlü vergiden muaf tutulmuş, bölgede üretilen yaz l mlardan Katma Değer Vergisi (KDV) al nmam şt r. Ayr ca, akademik personele bu bölgelerde firma kurabilme, firmalara ortak olabilme ve sürekli veya yar zamanl çal şabilme hakk tan nm şt r. TGB Kanunu yürürlüğe girdiğinde üniversitelerde kurulan teknoparklar bir anda dolmuş, özellikle yaz l m şirketleri bu desteklere büyük ilgi göstermiştir. Ancak, Kanun ile sağlanan bu destek üniversitelerin kurduğu teknopark yönetimlerinin firmalardan yüksek kira bedelleri istemesiyle özellikle küçük firmalar için cazibesini kaybetmeye başlam şt r. TGB Kanunu na göre teşviklerden yararlanmak isteyen firmalar nüniversite sanayii aras nda sinerji yaratmak amac yla üniversite bünyesinde kurulmas zorunlu tutulmuştur. Ancak, 12 Mart 2008 tarih ve say l Resmi Gazete de yay mlanan 5746 say l Araşt rma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakk nda Kanun ile destek almak isteyen firmalar n üniversite bünyesindeki teknoparklarda bulunma zorunluluğu ortadan kalkm şt r. 50 veya üzerinde Ar-Ge personeli çal şt ran veya TÜBİTAK tan herhangi bir Ar-Ge desteği alan tüm firmalar yeni Kanun daki desteklerden de faydalanabilmektedir. Böylelikle, fabrikada üretim yapan firmalarda üretim tesisiyle ayn alanda Ar-Ge yaparak teşvikten faydalanma imkan na kavuşmuştur say l Kanun ile TGB Kanunundaki desteklere ek olarak teknogirişimcilere teminat al nmaks z n bir defaya mahsus 100 bin TL ye kadar sermaye desteği getirilmiştir. Böylece, yenilikçi fikirleri olan birçok girişimci için büyük engel 33

49 teşkil eden çekirdek sermaye sorunu bu yolla aş lmaya çal ş lm şt r. Ağustos 2010 itibar yla TGB içerisinde yer alan üaşk n firman n yüzde 60 a yak n bilgi teknolojileri alan nda faaliyet göstermektedir. 31 Ayr ca, tarih ve say l Resmi Gazete de yay mlanan TÜBİTAKTeknolojive Yenilik Destek Program (TEYDEP) ile teknolojiyi ticari ürüne çeviren firmalara 400 bin TL ye kadar yüzde 75 i geri ödemesiz destek sağlanmaktad r. Telekomünikasyon sektöründe rekabetin tesisi için Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK) taraf ndan haz rlanan 5809 say l Elektronik Haberleşme Kanunu 10/11/2008 tarihindeyasalaşm şt r. Ayr ca, 5838 say l Baz Kanunlarda Değişiklik Yap lmas Hakk nda Kanun ile internet üzerindeki Özel İletişim Vergisi oran yüzde 15 ten yüzde 5 e indirilmiştir Türkiye de bilgi ve iletişim teknolojilerisektörünün gelişimi Dünyada 2000 y l nda BİT sektöründe bir daralma yaşanm ş,bu daralma ve ard ndan ülkemizde 2001 y l nda meydana gelen ekonomik kriz Türkiye dekibit sektörünün gelişiminiyavaşlatm şt r. Ancak,krizden sonra ekonomide yaşanan güvenortam yla sektör h zl büyüme trendi yakalam şt r. Ülkemizde 2003 y l nda 10,3 milyar ABD dolar seviyesinde olan BİT pazar, y ll k ortalama yüzde 22 büyüyerek 2007 y l nda 22,18 milyar ABD dolar na ulaşm ş, 2008 y l nda küresel ekonomik krizin etkisiyle yüzde 3,7 küçülmüş ancak 2010 y l nda yaklaş k 25 milyar ABD dolar na yani GSYH nin yaklaş k yüzde 3,47 sine ulaşm şt r. Sektörün yüzde 70 lik k sm n telekomünikasyon sektörü, yüzde 30'luk k sm n da bilgi teknolojileri sektörü oluşturmaktad r. 32 Bilgi teknolojileri sektöründe ise donan m ağ rl kl bir yap mevcut olup, yaz l m ve bilgi teknolojileri hizmetleri pazar n sadece yüzde 20 sini oluşturmaktad r.2010 y l nda telekomünikasyon sektörünün pazardaki Y l Program s

50 pay 17,48 milyar ABD dolar yken, bilgi teknolojileri 7,57 milyar ABD dolar olarak gerçekleşmiştir y l nda yaz l m ve hizmetler pazar n n az da olsaartt ğ, bilgi teknolojileri pazar nda sağlanan yaklaş k yüzde 14 lük büyümenin ise, donan m pazar ndaki büyümeden kaynakland ğ görülmektedir. (Tablo 2.1.)Gerek bilgi teknolojilerinin GSYH içindeki yüzde 0,9 luk pay, gerekse yaz l m ve hizmetler pazar n n toplam bilgi teknolojileri harcamalar içerisindeki oran OECD ülkeleriyle karş laşt r ld ğ nda oldukçadüşük kalmaktad r. Ayr ca sektörde ithalat bağ ml l ğ n n yüksek olmas n n, sektörün GSYH deki pay n olumsuz yönde etkilediği değerlendirilmektedir. Tablo 2.1.Türkiye Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü Pazar Göstergeleri BİT sektörü pazar büyüklüğü (Milyar ABD Dolar ) 33 22,18 23,05 22,20 25,05 -İletişim 16,25 17,09 15,54 17,48 -Bilgi Teknolojileri 5,93 5,96 6,66 7,57 -Donan m 4,80 4,72 5,44 6,08 -Yaz l m 0,49 0,52 0,51 0,58 -Hizmetler 0,64 0,72 0,71 0,91 BİT sektörü pazar büyümesi (yüzde) 3,89-3,66 12,85 -İletişim 5,13-9,03 12,48 -Bilgi Teknolojileri 0,51 11,74 13,66 -Donan m -1,69 13,24 10,53 -Yaz l m 5,77-1,96 12,07 -Hizmetler 11,11-1,41 21,98 GSYH (milyar ABD Dolar ) 648,8 742,1 614,6 736,7 33 Pazar büyüklüklerinin hesaplanmas nda ABD Dolar kuru 2007, 2008, 2009 ve 2010 y llar için s ras yla 1,30 TL, 1,28 TL, 1,55 TL ve 1,50 TLolarak al nm şt r. 35

51 Tablo2.1. Türkiye Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü Pazar Göstergeleri (Devam ) BİT sektörü pazar büyümesi (yüzde) BİT sektörünün GSYH içindeki pay (yüzde) 3,42 3,13 3,61 3,47 -İletişim 2,51 2,32 2,53 2,42 -Bilgi Teknolojileri 0,92 0,81 1,08 1,05 -Donan m 0,74 0,77 0,87 0,84 -Yaz l m 0,08 0,09 0,11 0,08 -Hizmetler 0,10 0,12 0,14 0,13 Kaynak: Pazar büyüklükleri için BTK ve IDC verileri, GSYH için DPT verileri esas al nm şt r Telekomünikasyon sektöründeki gelişmeler Ülkemizde, 1980 li y llarda sabit telekomünikasyon altyap s nda başlayan gelişmeler, 1990 l y llarda mobil iletişimde, 2000 li y llarda ise internet kullan m ve genişbant altyap s nda sürmüştür y l nda başlayan mobil iletişimde yaklaş k 56 milyon aboneye ulaş lm şt r.2010 Nisan verilerine göre hanelerin yüzde41,6 s İnternet erişimine sahiptir y l nda başlayan e-dönüşüm Türkiye Projesinin temel hedeflerinden bir tanesi yayg n, ucuz ve kaliteli erişim imkan sağlayan bir iletişim altyap s n hayata geçirmektir y l ndan bu yana sektöre ilişkin serbestleşme, özelleştirme ve düzenleme alanlar nda önemli gelişmeler yaşanm şt r. 1 Ocak 2004 ten itibaren telekomünikasyon piyasas n n tümü serbestleştirilmiş ve telekomünikasyon sektöründe yeni bir döneme girilmiştir. Bu tarihden itibaren Türk Telekom'un sahip olduğu ses iletimi ve altyap tekeli hakk, 2000 y l nda yürürlüğe giren 4502 say l Kanun uyar nca ortadan kalkm şt r. Piyasan n serbestleşmesi ile birlikte, farkl alanlarda yeni işletmeciler yetkilendirilmeye başlanm şt r. Uzun y llar ülkemizin gündeminde yer alan Türk Telekom özelleştirmesi tamamlanm şt r. Yürütülen çal şmalar neticesinde Türk Telekom un yüzde 55 36

52 oran ndaki hissesi Kas m 2005 te blok olarak sat lm şt r. Ayr ca, yönetimi Şubat 2004 te TMSF ye geçen Telsim in sat ş 2005 Aral k ay içerisinde yap lm şt r. Özelleştirme öncesi Türk Telekom dan ayr lan uydu ve kablo alt yap lar n işletmek üzere Haziran 2004 te Türksat A.Ş. kurulmuştur. Ekim 2005 te yay mlanan bir Bakanlar Kurulu Karar yla Türksat yeni bir uydu program n uygulama konusunda yetkilendirilmiştir y l nda gerçekleştirilen ihale neticesinde Türksat 3A uydusunun yap m na başlanm ş ve uydu 2008 y l nda hizmete al nm şt r. Türkiye nin uydu teknolojileri alan ndaki kabiliyetlerini geliştirme yönünde att ğ önemli ad mlardan biri de TÜBİTAK taraf ndan geliştirilen Türkiye nin ilk yerli yap m gözlem uydusu RASAT n 2011 y l nda uzaya gönderilmesidir. Diğer taraftan, hem televizyon yay nc l ğ hem de veri haberleşmesi alan nda kullan lmak üzere, 2014 y l sonuna kadar 2 yeni uydunun uzaya gönderilmesine ve bu uydular n üretiminde yerli katk pay n n art r lmas na ilişkin çal şmalar TÜRKSAT bünyesinde sürmektedir. Ayr ca, 2015 y l nda uzaya gönderilmesi planlanan bir başka uydunun yerli üretimine yönelik çal şmalar da sürmektedir. Bu çal şmalar n yan nda Telekomünikasyon Kurumu (TK), serbestleşen sektörün ihtiyaç duyduğu birçok ikincil düzenlemeyi AB Düzenleyici Çerçevesine uyumlu olarak hayata geçirmiştir. Bu kapsamda; Erişim ve Arabağlant, Tarifeler, Yetkilendirme, Geçiş Hakk, Numaraland rma, Ulusal Dolaş m, Hizmet Kalitesi ve Telsiz Hizmetleri alan nda birçok yönetmelik yürürlüğe konulmuştur.10/11/2008 tarih ve 5809 say l Elektronik Haberleşme Kanunu ile bu Kanun uyar nca haz rlanan ve 28/05/2009 tarih ve say l Resmi Gazete de yay mlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği (EHSİYY) nin yürürlüğe girmesiyle birlikte yetkilendirme rejimi sadeleştirilmiş ve bu kapsamda elektronik haberleşme sektöründe hizmet sunmak ve/veya şebeke ve altyap kurup işletmek isteyen şirketlerin yetkilendirilmesine yönelik usul ve esaslar basitleştirilerek piyasaya girişte kolayl k sağlanm şt r. Mart 2010 itibar yla, elektronik haberleşme hizmeti sunmak, şebeke ve altyap s kurup işletmek üzere toplam 373 yetkilendirilmiş işletmeci bulunmaktad r. 37

53 Avrupa Rekabetçi Telekomünikasyon Derneği (European CompetitiveTelecommunications Association ECTA) taraf ndan yürütülen ve elektronik haberleşmepazar ndaki düzenleyici çerçevenin etkinliği ile pazar n rekabetçiliğini değerlendiren Düzenleyici Karne 2009 çal şmas na göre Türkiye AB üyesi ve aday 22 ülke aras nda19 uncu olmuştur. Bu sonuç Türkiye de istenen düzeyde rekabetçi bir elektronikhaberleşme pazar oluşturulamad ğ na işaret etmektedir. 34 Tablo2.2. Telekomünikasyon Altyap s na İlişkin Baz Temel Göstergeler GÖSTERGE Sabit Telefon Abone Yoğunluğu (yüzde ) Mobil Telefon Abone Yoğunluğu (yüzde ) Genişbant Abone Yoğunluğu (yüzde ) İnternet Kullan c Yoğunluğu (yüzde )* 30 26,9 26,7 26,3 25,8 25,8 24,5 22, ,3 39,7 48,8 60,5 72,2 84,9 92,1 86,6 83,9 0,05 0,08 0,64 2,13 3,86 6,00 8,40 9,40 11,6 5,7 8,5 13,3 13, ,7 35,8 38,1 43,2 Kaynak: BTK, TÜİK, IDC (International Data Corporation),DPT *16-74 yaş aras nüfus baz ndad r. Ülkemizde sabit telefon abone say s doyuma ulaşm ş olmas na karş n mobil telefon abone say s nda art ş sürmekte, genişbant abone say s nda da oldukça h zl bir büyüme yaşanmaktad r. Türkiye de son y llarda özellikle ADSL hizmetlerinin yayg nlaşmas ile yüksek abone art şlar yaşanm şt r y l nda sadece olan genişbant abone say s 2009 y l nda yaklaş k 6,2 milyon aboneye yükselmiştir Y l Program s

54 Mobil telekomünikasyon alan nda ise 2002 y l sonunda yaklaş k 23,3 milyon olan abone say s 2008 y l sonunda 65,8 milyona ulaşm ş, 2010 Aral k itibar yla ise yaklaş k 61,8 milyon aboneye düşmüştür. Söz konusu düşüşün numara taş nabilirliği ile birlikte kullan c lar n ikinci aboneliklerini iptal ettirmesi sonucu gerçekleştiği değerlendirilmektedir. 28 Kas m 2008 tarihinde BTK taraf ndan 3G ihalesi yap lm ş ve ihale sonucu devlet toplam 1 milyar 900 milyon TL gelir elde etmiştir. 30 Temmuz 2009 tarihinden itibaren 3G şebekelerinin hizmet vermeye başlamas yla da genişbant internet için mobil çözümler ortaya ç kmaya başlam şt r. Aral k 2009 itibar yla 3G abone say s 7 milyonu geçmiştir. Sektöre ilişkin bir diğer önemli gelişme telekomünikasyon sektöründe evrensel hizmete ilişkin hukuki ve kurumsal altyap n n belirlenmesidir say l Evrensel Hizmet Kanunu 25 Haziran 2005 tarihli ve say l Resmi Gazete de yay mlanarak yürürlüğe girmiştir.ayr ca, bilgi teknolojilerinin yayg nlaşt r lmas na yönelik hizmetlerde Bakanlar Kurulu Karar yla evrensel hizmet kapsam na dahil edilmiştir. Bu düzenlemeler ile bilgi toplumunun altyap s n oluşturan telekomünikasyon hizmetlerinin ülkenin en ücra yerlerine kadar yayg nlaşmas ve tüm vatandaşlar n bölge ve yaşad ğ yer ay r m gözetilmeksizin bu hizmetlerden yararlanabilmesi amac yla gerekli mevzuat tamamlanm şt r Bilgi teknolojileri sektöründeki gelişmeler Türkiye de bilgi teknolojileri pazar donan m ağ rl kl bir yap sergilemektedir y l nda 6,1 milyar ABD dolar büyüklüğündeki donan m pazar na karş katma değeri yüksek olan yaz l m ve ilgili hizmetler, pazar n sadece 1,5 milyar ABD dolarl k k sm n oluşturmuştur. Ülkemizdeki bilgi teknolojileri pazar n n büyüklüğü ve GSYH deki pay Avrupa ülkeleri ortalamas n n oldukça alt ndad r. (Şekil 2.14.) 39

55 Şekil Bilgi Teknolojileri Pazar (2009) BT/GSYH BT/GSYİH 3.50% %3, % 3.10% %3, % %2, % 1.50% %1, % %2, % %0, % BT/GSYH BT/GSYİH 0.50% 0.00% Bat Avrupa* Aday Ülkeler Türkiye Kaynak: IDC, 2009 * Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, Lihtenştayn, Lüksemburg, Monako, Hollanda, İsviçre Ülkemizdeki bilgi teknolojileri pazar n n Avrupa pazarlar na göre düşük seviyelerde kalmas büyüme potansiyelini işaret etmektedir. Türk yaz l m sektörü KOBİ ağ rl kl h zl gelişen bir sektördür say l TGB Kanunu ile 2010 y l na kadar yaz l m firmas kurulmuştur ve halen sağlanan teşviklerden faydalanmaktad r. 35 (Tablo 2.3.) Tablo 2.3. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri TGB Say s Şirket Say s TGB İstihdam Kaynak: Sanayi ve Ticaret Bakanl ğ 35 Sanayi ve Ticaret Bakanl ğ,

56 NACE s n flamas BİT sektör tan m n çok geniş ele almaktad r. TUİK taraf ndan NACE s n flamas na göre BİT alan nda faaliyet gösteren girişim say s olarak hesaplanm şt r. (Tablo 2.4.)Bu girişimlerden 2006 y l nda 65, 2007 y l nda ise 59 tanesi yabanc kontrolünde olup, 2008 y l na ilişkin veri yay mlanmam şt r. Tablo 2.4.BİT Alan nda Faaliyet Gösteren Girişim Say s Büyüklük Grubu Toplam Kaynak: TÜİK Y ll k Sanayi ve Hizmet İstatistikleriAraşt rmas Bilgi teknolojileri sektöründe ülkemiz insan kaynağ n n kalitesi bak m ndan oldukça ileri seviyededir. Ülkemizdeki farkl üniversitelerin 55 Bilgisayar Mühendisliği Bölümü nden her y l yaklaş k kişi mezun olmaktad r. Her y l farkl bölümlerden bilgi teknolojileri donan m na sahip mezunun da bu pazara girdiği tahmin edilmektedir. Ayr ca, Milli Eğitim Bakanl ğ onayl 727 adet özel bilgisayar kursu bulunmaktad r. 36 BİT sektörününbütünündeki istihdama bak ld ğ nda, 2003 y l nda kişi istihdam edilirken, bu say 2008 y l itibar yla olmuştur. BİT sektöründe Ar-Ge çal şanlar n n oran 2003 y l itibar yla yüzde 1,7 ler seviyesinden 2008 y l itibar yla yüzde 5,5 ler seviyesine ulaşm şt r. Bu art ş eğiliminin devam etmesi sektörde faaliyet gösteren firmalar n rekabet güçlerinin artmas ve dünya hâs las ndan daha fazla pay alabilmesi aç s ndan oldukça önemlidir. (Tablo 2.5.) 36 Milli Eğitim Bakanl ğ,

57 Tablo 2.5. : BİT Sektörü İstihdam Tablo 2.5. : BİT Sektörü İstihdam Tablo 2.5. : BİT Sektörü 2003 İstihdam BİT sektör istihdam BİT sektör istihdam BİT BİT sektör sektöründe istihdam Ar BİT Ge çal şanlar n n sektöründe Ar- 1,7 1,9 2,7 5,2 4,0 5,5 Ge BİT oran çal şanlar n n sektöründe (yüzde) Ar- 1,7 1,9 2,7 5,2 4,0 5,5 oran Ge çal şanlar n n (yüzde) 1,7 1,9 2,7 5,2 4,0 5,5 oran BİT istihdam n n (yüzde) BİT toplam istihdam n n istihdama 2,2 2,0 1,9 1,7 1,7 1,7 toplam BİT oran istihdam n n (yüzde) istihdama 2,2 2,0 1,9 1,7 1,7 1,7 oran toplam (yüzde) istihdama 2,2 2,0 1,9 1,7 1,7 1,7 Kaynak: TÜİK Y ll k Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Araşt rmas Kaynak: oran TÜİK (yüzde) Y ll k Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Araşt rmas Kaynak: TÜİK Y ll k Sanayi ve Hizmet İstatistikleri Araşt rmas Bilgi Toplumu Stratejisi nde özel sektörün özellikle yaz l m sektörü ve Bilgi Toplumu Stratejisi nde özel sektörün özellikle yaz l m sektörü ve hizmetleri hizmetleri Bilgi alan ndaki Toplumu alan ndaki yeteneklerinin Stratejisi nde yeteneklerinin kamu kamu al mlar özel sektörün al mlar yoluyla yoluyla geliştirilmesi özellikle geliştirilmesi politika yaz l m politika olarak sektörü ve olarak hizmetleri belirlenmiştir. alan ndaki Bu Bu kapsamda yeteneklerinin kapsamda e-devlet e-devlet projelerinin kamu al mlar projelerinin ve yaz l m yoluyla ve yaz l m hizmetlerinin geliştirilmesi hizmetlerinin d ş politika kaynak olarak d ş kaynak belirlenmiştir. kullan m ile temini Bu kapsamda yoluna yoluna gidilmiştir.2010 e-devlet projelerinin y l nda ve y l nda kamunun yaz l m kamunun BİT hizmetlerinin yat r mlar 675 d ş kaynak BİT yat r mlar 675 kullan m ile temini yoluna gidilmiştir.2010 y l nda kamunun BİT yat r mlar 675 milyon ABD dolar na ulaşm ş, ancak ancak bu bu yat r mlar n yat r mlar n GSYH GSYH içerisindeki içerisindeki pay y llar pay y llar milyon ABD dolar na ulaşm ş, ancak bu yat r mlar n GSYH içerisindeki pay y llar itibar yla değişiklik göstermemiş, yaklaş k binde binde bir seviyesinde bir seviyesinde kalm şt r. kalm şt r. (Tablo (Tablo 2.6.) 2.6.) itibar yla değişiklik göstermemiş, yaklaş k binde bir seviyesinde kalm şt r. (Tablo 2.6.) Tablo 2.6. Kamu BİT Yat r mlar Tablo 2.6. Kamu BİT Yat r mlar Y l 2010 Y l Fiyatlar yla Bin Fiyatlar yla Y l Bin ABD Fiyatlar yla dolar Bin ABD dolar ABD dolar Kaynak: DPT Kaynak: DPT Kaynak: DPT Bilgi Toplumu Stratejisinde, bilgi teknolojileri sektörü için ihracat odakl bir Bilgi Toplumu Stratejisinde, bilgi bilgi teknolojileri teknolojileri sektörü sektörü için ihracat için ihracat odakl bir odakl bir büyüme politikas belirlenmiş ancak BİT sektörü d ş ticaret verilerine bak ld ğ nda büyüme politikas belirlenmiş ancak ancak BİT BİT sektörü sektörü d ş ticaret d ş ticaret verilerine verilerine bak ld ğ nda bak ld ğ nda istenilen ihracat rakamlar na ulaş lamad ğ görülmüştür. (Tablo 2.7.)BİT sektörünün istenilen ihracat rakamlar na ulaş lamad ğ görülmüştür. (Tablo (Tablo 2.7.)BİT 2.7.)BİT sektörünün sektörünün gelişimi için Stratejide belirlenen eylemlerin çoğunluğu altyap ya ilişkin olduğu için bu gelişimi için Stratejide belirlenen eylemlerin çoğunluğu çoğunluğu altyap ya altyap ya ilişkin ilişkin olduğu olduğu için bu için bu eylemlerin sektöre etkisinin uzun vadede ortaya ç kmas beklenmektedir. eylemlerin sektöre etkisinin uzun uzun vadede vadede ortaya ortaya ç kmas ç kmas beklenmektedir. beklenmektedir. 42

58 Tablo2.7.Türkiye BİT D ş Ticareti İhracat (Milyon ABD Dolar ) 616,9 642,4 467,8 533,9 İhracat Büyümesi (yüzde) - 4,6-27,2 14,1 İthalat (Milyon ABD Dolar ) 5.192, , , ,1 İthalat Büyümesi (yüzde) - -2,7-12,2 16,5 D ş Ticaret Dengesi (Milyon ABD Dolar ) , İhracat n İthalat Karş lama Oran (yüzde) 11,9 12,8 10,6 10,4 Kaynak: DTM (D ş Ticaret Müsteşarl ğ ) Bilgi teknolojileri alan nda d şa aç l m n sağlanmas bak m ndan önemli bir proje olan Bilişim Vadisi Projesi nde Türkiye nin bölge ülkeleri içerisinde üretim ve operasyon merkezi niteliğikazanmas, bilgi teknolojileri alan nda d ş yat r m n ülkeye çekilmesi, sektörde yer alanyerli firmalar n uluslararas firmalar n bölgesel ağlar n kullanarak yurt d ş na aç l mlar n nsağlanmas ve ürün geliştirme d ş ndaki pazarlama, sat ş ve benzeri iş yetkinlikleriningeliştirilmesi amaçlanmaktad r.projenin önemi ve daha önce benzer bir projenin yap lmam ş olmas sebebiyle ihtiyaç duyulan fizibilite raporu haz rl k çal şmas 2008 y l Ekim ay nda ihale edilmiş ve 2010 y l Ağustos ay nda tamamlanm şt r Kalk nma planlar nda bilgi ve iletişim teknolojilerisektörü Kalk nma planlar dönemlerinde bilgi ve iletişim teknolojilerine ilişkin politikalar ilk kez Beşinci Beş Y ll k Kalk nma Plan nda belirlenmiştir. Ayr ca y llar n kapsayan Uzun Vadeli Strateji de ülkemizin esas amac ; temel değerlerimizi ve kimliğimizi koruyarak, bilgi toplumuna geçişin sağlanmas ve toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesi olarak tan mlanm şt r Y l Program s

59 Beşinci Beş Y ll k Kalk nma Plan Dönemi ( ): Beşinci beş y ll k kalk nma plan nda BİT e bilgi işleme başl ğ alt nda yer verilmiştir. BİT kullan m n n verimlilik art ş na olan etkisinden dolay bu teknolojilerin kamuda ve ekonominin her alan nda yayg nlaşt r lmas hedeflenmiştir. Planda BİT alan nda insan kaynağ yetiştirme ve çal şt rma şartlar n n haz rlanmas n sağlay c her türlü tedbirin al nmas na önem verilmesi ve bu amaçla gerekli kurumsallaşman n desteklenmesi vurgulanm şt r. Ülke çap nda sağl kl bir bilgi ak m sisteminin geliştirilmesi için kuruluşlar n bilgi bankas oluşturmalar ve gerekli koordinasyonu sağlamalar için öncelikle telekomünikasyon altyap s n n nicelik ve nitelik bak m ndan geliştirilmesi ilke olarak benimsenmektedir. Ayr ca yaz l m sektörünün ihracat yapabilecek konuma gelebilmesi için yaz l m şirketlerinin teşvik edilmesi hususuna da değinilmiştir. Alt nc Beş Y ll k Kalk nma Plan Dönemi ( ): Bu planda özellikle yaz l m sektörüne ağ rl k verilmesi gerektiği ve Türkiye de uluslararas rekabet gücüne sahip yaz l m endüstrisi oluşmas için kritik projelere destek sağlanacağ belirtilmiştir. Ayr ca, bilgisayar destekli eğitimin, gerekli yaz l mlar n ve nitelikli elemanlar nsağlanmas suretiyle yayg nlaşt r lacağ, bilgisayar kullan m n n, hizmetler sektöründe olduğu kadar üretim sürecindeve araşt rma geliştirme faaliyetlerinde de yayg nlaşt r lacağ, yaz l m konusunda telif haklar n düzenleyici idari ve hukuki düzenlemeleregidileceği ve yaz l m alan nda araşt rma ve geliştirme faaliyetlerini koordine eden,ihtiyaç duyulan alanlarda yol gösterme, yönlendirme ve dan şmanl k hizmeti verebilenbir teşkilatlanmaya gidileceği Plan döneminde uygulanacak tedbirler olarak belirlenmiştir. 38 Sanayi-üniversite işbirliğinioluşturmak için beş ayr yerde teknopark kurulmas planlanm ş ve firmalar n Ar-Ge faaliyetlerini desteklemek amac yla Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakf (TTGV) kurulmuştur DPT 2174, s. 310, DPT, 1989, s.s (madde ) 44

60 Yedinci Beş Y ll k Kalk nma Plan Dönemi ( ): Planda bilgi teknolojisinde ve özellikle yaz l m alan nda uluslararas düzeyde rekabet edebilir duruma gelebilmek için çal şmalar yap lacağ ve bu konuda ihtiyaç duyulan insan gücünün eğitimi için programlar düzenleneceği, bu kapsamda da yaz l m sektörünün destekleneceği belirtilmiştir.destekleme çal şmas n n yan nda sektörde kalite ve rekabetin korunmas amac yla bir kalitebelgelendirme sistemi geliştirilmesi ve yaz l m n telif haklar koruma kapsam na al nmas kararlaşt r lm şt r. Planda Ar-Ge faaliyetlerine ilişkin üniversite-sanayii işbirliği özendirilerek, teknoloji merkezleri, teknoloji enstitüleri ve teknoparklar n yerli ve yabanc sanayi kuruluşlar ile işbirliği içinde kurulmas n n desteklenmesi benimsenmiştir. Ayr ca, fikri haklar konusunda Avrupa Topluluğu na (AT) uyumu dikkate alan çal şmalar gerçekleştirilmiştir. Plan döneminde girişimcilerin desteklenmesi ve teknoparklarda yürütülen Ar-Ge çal şmalar na uygun destekler verilmesi amac yla TTGV ye 60 milyon ABD dolar kaynak ayr lm şt r. 40 Sekizinci Beş Y ll k Kalk nma Plan Dönemi ( ): Plan döneminde bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün stratejik sektörlerden birisi olduğu vurgulanarak rekabet gücünün art r lmas na öncelik verileceği ifade edilmektedir. Bu kapsamdabilgi ve iletişim teknolojileri alan nda yürütülecek Ar- Geçal şmalar n n özellikle destekleneceği belirtilmektedir. Yaz l m stratejik bir alan olarak belirlenmiş ve bu alanda uygun teşviklerin düzenlenmesi benimsenmiştir. Yaz l m üreten firmalara teşvik sağlamak amac yla haz rlanan 4691 say l Teknoloji Bölgeleri Geliştirme Kanunu bu plan döneminde yasalaşt r lm şt r 41.Planda ayr ca telekomünikasyon sektöründe devletin sektörde rekabet ortam n sağlay c ve düzenleyici rolünün ağ rl k kazanacağ belirtilmiştir.e-devlet çal şmalar nda 40 DPT, 1995, s.209, 268, DPT, 2000, ss

61 koordinasyonu amaçlayan e-dönüşüm Türkiye Projesi bu dönemde başlam şt r. Ayr ca, kamunun BİT ve Ar-Ge ye ay rd ğ kaynaklar bu dönemde büyük bir s çrama yapm şt r. Dokuzuncu Kalk nma Plan Dönemi ( ): Planda küresel rekabette belirleyici unsurlardan biri haline gelen BİT altyap s n n geliştirileceği, bu amaçla elektronik haberleşme sektöründe rekabetin art r lacağ, alternatif altyap ve hizmetlerin sunumuyla bilgiye etkin, h zl, güvenli ve uygun maliyetlerle yayg n erişim sağlanacağ ifade edilmektedir. Ayr ca, kamunun al c rolünün, BİT altyap s n n geliştirilmesini destekleyecek bir politika arac olarak kullan lmas benimsenmektedir. Yaz l msektörünün istenilen büyüklüğe ulaşamad ğ belirtilerek bu alanda rekabet yeteneği kazanma ve sektörün ihracattaki pay n art rmaya yönelik tedbirler s ralanmaktad r. Bu tedbirler şu şekildedir; girişimciliğin desteklenmesi, yaz l mda dikey sektörlere odaklan lmas, insan kaynağ n n geliştirilmesi, Fikri Mülkiyet Hakk mevzuat n n daha etkin uygulanmas ve sektördeki şirketlerin teşviklerden daha kolay faydalanmas için gerekli mevzuat değişikliklerinin yap lmas e-dönüşüm Türkiye projesi Geçmiş y llarda, farkl isimler alt nda yürütülen çal şmalar, genellikle birbirinden bağ ms z ve ülkenin öncelik ve ihtiyaçlar yerine, kurumsal öncelik ve ihtiyaçlara dayal olarak ön plana ç km ş ve çoğunlukla ekonomik ve sosyal istikrars zl k ortam nda uygulama imkan bulamam şt r. Bilgi toplumu olma yolundaki çal şmalar n daha bütüncül, ülkeye ekonomik katma değer kazand rmay ve toplumsal refah art rmay öncelikli gören, somut hedefleri olan ve kat l mc bir yaklaş mla ele al narak yürütülmesi ihtiyac, yeni bir kurumsal yap n n oluşturulmas gereğini ortaya ç karm şt r y l nda bu alandaki eksikliği gidermek amac yla e-dönüşüm Türkiye Projesi başlat lm ş, söz konusu projenin koordinasyonu, izlenmesi, değerlendirilmesi ve 46

62 yönlendirilmesi ile ilgili olarak DPT Müsteşarl ğ görevlendirilmiştir. Ayr ca, 27 Şubat 2003 tarihinde yay mlanan 2003/12 say l Başbakanl k Genelgesi ile e-dönüşüm Türkiye Projesi'nin amaçlar, kurumsal yap s ve uygulama esaslar belirlenmiştir. Proje kapsam nda haz rlanan Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Plan, 28/07/2006 tarihli ve say l Resmi Gazete de yay mlanan Yüksek Planlama Kurulu Karar yla yürürlüğe konmuştur. Şekil 2.15.BİT in Bilgi Toplumu Stratejisindeki Önemi Kaynak: Bilgi Toplumu Stratejisi Stratejide BİT, bilgi toplumuna dönüşümün öncelikli gereklerinden biri olarak değerlendirilmiş, ulusal BİT altyap s n n bütünsel bir yap ile bu değişimi desteklemesinin önemi vurgulanm şt r. Ayr ca, Bilgi Toplumu Stratejisinde ve Eylem Plan ndaülkemizdeki bilgi teknolojisi sektörünün küresel pazardan daha yüksek oranda pay almas n sağlayacak, yüksek katma değerli ürünler tasarlayacak, üretecek ve ihraç edecek kapasiteye ulaşmas için stratejik yön ve somut ad mlar belirlenmiştir y l itibar yla Türkiye bilgi teknolojileri sektörünün bölge ülkeleri içinde yaz l m ve hizmet merkezi haline getirilerek, küresel ölçekte rekabet gücünün art r lmas hedeflenmiştir. Stratejidebilgi teknolojileri ihracat odakl, küresel rekabetçi vizyonu çerçevesinde değerlendirilmiş ve eki olan eylem plan nda insan kaynaklar n n geliştirilmesi ile ilgili5, sektör yap lanmas 4, sektör yetkinliklerinin geliştirilmesi 2, ihracat n art r lmas 1, 47

63 talebin geliştirilmesi 1 olmak üzere toplam 13 adet eyleme yer verilmiştir. Bu eylemler ile; sektörün insan kaynağ aç ğ n n kapat lmas, bu alanda s n rl say daki öğretim üyesi say s n n art r lmas, lisans programlar ndaki müfredat n sektörün stratejik hedefleri ve gereksinimleri doğrultusunda iyileştirilmesi, ara eleman aç ğ n n kapat lmas, girişimciliğin teşvik edilmesi, sektörün mesleki tan mlar n n yap lmas, BİT sektör birliğinin oluşturulmas, teknoloji geliştirme bölgelerinin ihtisaslaşmas, ülkemize özgü Bilişim Vadisi nin kurulmas, firmalar n Ar-Ge d ş nda pazarlama, sat ş, iş plan haz rlama gibi yetkinliklerinin geliştirilmesi, yaz l m kalite sertifikasyonlar n n yayg nlaşt r lmas, firmalar n d şa aç l m n n desteklenmesi ve kamu BİT al mlar nda etkinlik sağlanmas hedeflenmektedir. 48

64 3. BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ SEKTÖRÜNÜN MAKROEKONOMİK ETKİSİ 3.1. Teknolojinin Ekonomik Büyümeye Etkisi Teknolojinin ekonomik büyüme üzerine etkileri 1950 lerden itibaren hesaplanmaya çal ş lm şsa da bu teorilere ilham veren çal şmalar n 1900 lü y llara kadar uzand ğ söylenebilir. Avusturya l iktisatç ve siyaset bilimci Schumpeter teknolojinin etkilerini matematiksel olarak hesaplamasa da o dönemde literatüre önemli çal şmalar katm şt r y l nda Robert Solow neoklasik yaklaş m olarak bilinen büyüme teorilerinin temellerini atm şt r lerden itibaren teknolojiyi büyüme modellerinin içerisinde belirleyen yaklaş mlar geliştirilmiş ve içsel büyüme teorileri ortaya ç km şt r. 42 İçsel büyüme teorileriyle beşeri sermeyenin ve bilginin ölçülmesi için yeni yaklaş mlar geliştirilmiş böylelikle BİT in ülke ekonomileri üzerindeki etkileri hesaplanabilmiştir. Schumpeterci Yaklaş m: Schumpeter'e göre mal üretiminde ortaya ç kabilecek; yeni ürünler, üretim yöntemleri, sat ş yöntemleri vb. gibi her tür değişiklik yeniliktir. Bu tür yenilikler ancak piyasada kendilerini kabul ettirdikleri ve rakip firmalar buna bağl olarak yenilikler yapmaya teşvik ettikleri ve böylelikle ekonomiyi ileri götürdükleri zaman tam olarak ekonomiktirler. Bilginin yay lma etkisinin ekonomik büyümeye katk s üzerine çal şmalar n öncüsü Schumpeter çal şmalar n iktisadi bir model haline getirememiş olsa da bu alanda düşünce önderi olmuştur. Schumpeter yeniliği ekonominin en önemli dinamiği olarak görür. Neoklasik Yaklaş m: Neoklasik yaklaş mda, teknolojik gelişme ayn mal n ayn ölçekte daha az girdikullan larak üretimi şeklinde değerlendirilmekte ve bunun emek ve sermaye art ş 42 ATEŞ, 1998 s.18 49

65 d ş ndagerçekleştiği varsay lmaktad r. Neoklasik modelin öncüsü Robert Solow sermaye birikimi, iş gücündeki büyüme ve teknolojik gelişmenin ekonomideki etkileşimini ve bunlar n bir ülkenin toplam mal ve hizmet üretimini nas l etkilediğini ortaya koymaktad r. 43 Solow, emek ve sermaye art ş d ş nda kalan art k büyümenin (Solow art ğ ) teknolojideki ilerlemeden kaynakland ğ n savunmuş ancak teknolojinin s nai tarihsel süreç içindeki gelişimi ve ekonomi ile ilişkili bir şekilde nas l geliştiğine yer vermemiştir. 44 İçsel Büyüme Modelleri: Ekonomik büyüme süreçlerini anlamak için Solow Modeli nin ötesinde teknolojideki ilerleme süreçlerini de kapsayan yeni büyüme modellerine ihtiyaç duyulmuştur. Neo-klasik büyüme modellerindeki aç klanamayan noktalar n ayd nlat lmas için Romer ve Lucas daha sonra içsel büyüme modeli olarak adland r lan çal şmalara imza atm şlard r. Bu modeller teknolojiyi büyüme modelinin içerisinde değerlendirmektedir. Bu teorilere göre teknoloji, firmalar n Ar-Ge çal şmalar ndan ve sermaye birikimleri sonucu oluşan d şsall klardan kaynaklanmaktad r. 45 Teknolojik ilerlemelerin büyümeye etkisini belirleyen faktörler kesin olarak anlaş lamamakta ancakbirçok ülke,teknolojik gelişmeleri tetikleyici kamu politikalar geliştirmektedirler. Bu politikalar n çoğu özel sektörün kaynaklar n teknolojik inovasyona ay rmas n teşvik etmektedir. Örneğin; patent sistemi yeni bir ürünün mucidine geçici bir süre tekel hakk vermekte, Ar-Ge yapan firmalara vergi muafiyetleri sağlanmakta veyafirmalar n Ar-Ge faaliyetleri doğrudan devlet taraf ndan desteklenmektedir. 43 Macroeconomics, Mankiw 2002 s Ansal, 2004 s.5 45 Taban, 2010 s.12 50

66 3.2. Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Verimliliğe Etkisi Ekonomi tarihçileri teknolojik yeniliklerle ekonomik verimlilik aras nda bir zaman aral ğ bulunmas n n geçmiş teknolojik devrimin bir özelliği olduğunu savunur. Örneğin, elektrik motorunun yay lmas n inceleyen Paul David, bu icad n 1880 de yap lm ş olmas na karş n, verimlilikteki gerçek etkisini görmek için 1920 lere dek beklemek gerektiğini gösterdi. 46 Yeni teknolojik keşiflerin tüm ekonomiye yay lmas n n verimlilik art ş na gözlenebilir derecede katk da bulunmas için, toplumun kültürüyle kurumlar n, şirketlerin, üretim sürecine dahil olan faktörlerin ciddi bir değişimden geçmesi gerekir lerde ABD debit in etkin olarak kullan lmaya başland ğ ve öğrenme sürecindeki ilk y llarda, ekonometrik çal şmalar BİT e yap lan yat r mlar n asl nda verimliliği artt rmak şöyle dursun, azaltt ğ n tespit etmiştir. Bu çal şmalar, günümüzde hala bilgisayar verimlilik paradoksu (Solow Paradoksu) olarak yorumlanmaktad r. Bu paradoks, yeni teknolojilerin sağlad ğ verimlilik patlamas n n doğrusal olmayan bir yol izlemesi ile ilgilidir. Yeni teknolojik devrimler ortalama verimliliği azalt r, çünkü yay lmas yavaş olur, zaman al r. Ayr ca tüm tamamlay c mallar n ortaya ç kmas için uygun örgütsel yap gerekir. Teknolojik yeniliklerin avantajlar ndan yararlanmak için yap değişimi gereklidir. Bu anlamda BİT lerin verimliliğe etkisi zaman almaktad r 47. (ABD de bu 30 y l sürmüştür) 48. Tablo 3.1.Gelişmiş Ülkelerde Büyümedeki Yavaşlama Kişibaş ç kt daki büyüme (Y ll k ortalama ortalama % değişme) Ülke Kanada 2,9 1,8 2,7 46 David, Alan, David,

67 Tablo 3.1. Gelişmiş Ülkelerde Büyümedeki Yavaşlama (Devam ) Kişibaş ç kt daki büyüme (Y ll k ortalama ortalama % değişme) Ülke Fransa 4,3 1,6 2,2 Bat Almanya 5,7 2,0 Almanya 1,7 İtalya 4,9 2,3 4,7 Japonya 8,2 2,6 1,1 Birleşik Krall k 2,4 1,8 2,5 ABD 2,2 1,5 2,9 Kaynak: Macroeconomics, Mankiw Tablo 3.1. de görüldüğü gibibilgisayarlar n kullan lmaya başland ğ 1970 lerden 1990 lara kadar gelişmiş ülkelerdekişi baş ç kt daki büyüme azalm ş, bilgisayar kullan m n n yayg nlaşt ğ 1995 lerden sonra kişibaş ç kt daki büyüme artm şt r. Bu büyümenin kaynağ n aç klamak oldukça güçtür ancak bilgi teknolojileri ve özellikle internetin bu büyümedeki rolü yads namaz. Yeterli istatistikî verinin mevcut olduğu ülkeler için yap lan çal şmalarda genellikle ve y llar aras ndaki emek verimliliği incelenmiş ve BİT in emek verimliliğine katk s n n önemli ölçüde artt ğ görülmüştür. (Tablo 3.2.) Tablo 3.2.Gelişmiş Ülkelerde Emek Verimliliği BİT İlişkisi Ülke GSYH'deki büyüme Emek verimliliğindeki büyüme BİT'in katk s ABD Oliner ve Sichel (2002) - - 1,5 2,3 0,5 1,0 Jorgenson (2002) 2,5 4,0 1,4 2,7 0,5 1,0 BLS(2002) - - 1,5 2,7 0,4 0,9 Japonya Miyagawa (2002) - - 2,2 1,4 0,1 0,4 Motohashi(2002) 1,7 1, ,2 0,5 Almanya RWI ve Gordon (2002) 2,2 2,5 2,6 2,1 0,4 0,5

68 Tablo 3.2. Gelişmiş Ülkelerde Emek Verimliliği BİT İlişkisi (Devam ) Ülke GSYH'deki büyüme Emek verimliliğindeki büyüme BİT'in katk s Fransa Cette(2002) 0,5 2,2 1,6 1,1 0,2 0,3 İngiltere Oulton(2001) 1,4 3,1 3,0 1,5 0,4 0,6 Kanada Armstrong (2002) 1,5 4, ,4 0,7 Khan ve Santos (2002) 1,9 4, ,3 0,5 Avustralya Parham(2001) - - 2,1 3,7 0,7 1,3 Simon ve Wardrop(2001) 1,8 4,9 2,2 4,2 0,9 1,3 Gretton(2002) - - 2,2 3,5 0,6 1,1 Bekçika Kegels(2002) 1,5 2,8 1,9 1,9 0,3 0,5 Finlandiya Jalava ve Pohjola(2002) - - 3,9 3,5 0,6 0,5 Kore Kim(2002) 7,5 5, ,4 1,2 Hollanda Van der Wiel(2002) - - 1,3 1,5 0,4 0,6 Kaynak:OECD BİT ve Ekonomik Büyüme y l nda OECD taraf ndan BİT in büyümeye etkisi ve bu kapsamdaki politikalar inceleyen kapsaml bir çal şma yay mlanm şt r. Çal şmada BİT in ekonomik büyümeye etkilerinin yan nda hem BİT üreten hem de kullanan sektörlerdeki verimlilikve istihdam art ş incelenmiştir. Sonuç olarak ekonomilerdeki yak nsaman n azald ğ, ülkelerin kişi baş na milli gelirlerinde büyük farklar ortaya ç kt ğ, özel sektörün BİT yat r mlar n n toplam faktör verimliliğini (TFV) art rd ğ görülmüştür. OECD nin 2003 y l nda yay mlanan BİT in Say sal Ekonomideki Faydalar n Kavramak adl çal şmada BİT in TFV üzerindeki etkileri daha kapsaml veri kümeleriyle incelenmiştir. Araşt rma sonuçlar na göre y llar aras nda OECD ülkelerinde BİT in son 50 y l n en yüksek verimlilik art ş n sağlad ğ 53

69 görülmüştür. Bu dönemde GSYH sini en fazla art ran ülke y ll k ortalama yüzde 7 büyüme oran ile İrlanda d r. Finlandiya, Kanada, ABD, Avustralya, İspanya ve Hollanda bu dönemde y ll k ortalama yüzde 2 den fazla büyüme gerçekleştiren ülkelerdir döneminde Avustralya, Danimarka, İsveç, Britanya ve ABD de y ll k GSYH art ş n n yüzde olarak 0,3 ten 0,7 puana ç kmas n n nedeninin de diğer ülkelerde etkisi daha küçük olan BİT yat r mlar olduğu değerlendirilmektedir. 49 Bu ülkelerdeki büyüme dinamiklerine bak ld ğ nda en büyük rolün insan sermayesine yat r m, firma yaratma ve girişimcilik, teknolojilerin yayg nlaşmas, inovasyon yeteneği ve bilişim teknolojilerinden faydalanabilme becerilerinde olduğu görülmektedir. Bilişim teknolojilerinin ekonomiyi dönüştürmesiyle yayg n bir ağlaşma gerçekleşmiş, iş yapma süreçleri, organizasyon yap lar, üretim teknolojileri değişmiş ve sosyo-politik yap larda dönüşüm yaşanm şt r Bilgi ve iletişim teknolojilerinin verimliliğe katk yollar Yap lan ölçümlemeler BİT in işgücü verimliliğine ve ekonomik büyümeye doğrudan katk sağlad ğ n göstermektedir. BİT in ekonomik büyümeye yapt ğ etki, bir yandan sermayenin derinleşmesi öte yandan gerek BİT üretimi gerekse BİT kullan m ile artan işgücü verimliliği üzerine oturmaktad r. Wei Qiang, BİT in işgücü verimliliği art ş ndaki etkilerini aşağ daki şekil ile özetlemektedir. 49 OECD Bilim, Teknoloji ve Sanayi, 2007 s.97 54

70 Şekil BİT in İşgücü İşgücü Verimliliğine Katk Katk Yollar Yollar İşgücü İşgücü Sermayenin Sermayenin Toplam Toplam Faktör Verimliliğindeki Faktör Verimliliğindeki Büyüme Büyüme = = + + Verimliliğindeki Derinleşmesi Derinleşmesi Art ş Art ş (Ağ etkisi) (Ağ etkisi) BİT BİT Kullanan Sektörler İşçi Baş na İşçi Baş na Artan Artan BİT Sermayesi BİT Sermayesi TFV Büyümesi TFV Büyümesi (Üretimin (Üretimin yeniden yeniden organize organize olmas ile) olmas ile) BİT BİT Üreten Üreten Sektörler BİT Ürün BİT Ürün fiyatlar n n fiyatlar n n göreli göreli olarak olarak düşmesi düşmesi (Say sal (Say sal deflasyon) deflasyon) TFV Büyümesi TFV Büyümesi (Teknolojik (Teknolojik ilerleme ilerleme yoluyla) yoluyla) Kaynak: Qiang Qiang at al, at 2003, al, 2003, Şekil: Şekil: Taşc, Taşc, Bilgi Bilgi ve ve iletişim iletişim teknolojilerisermayesinin derinleşmesi derinleşmesi Kişi Kişi baş na baş na düşen düşen gelirdeki gelirdeki en büyük en büyük art ş, art ş, yüksek yüksek iş gücü iş verimliliğinin gücü verimliliğinin yaşand ğ alanlarda söz söz konusu konusu olmakta, olmakta, bu da bu sermaye da sermaye derinleşmesine derinleşmesine bağl olarak bağl olarak gerçekleşmektedir. BİT BİT sektöründeki sermaye sermaye derinleşmesi derinleşmesi BİT üreten BİT üreten sektörlerin sektörlerin yan nda BİT BİT kullanan sektörlerdeki BİT BİT yat r mlar ylada artmaktad r. artmaktad r. Çal şan Baş na Düşen Düşen Bilgi Bilgi ve İletişim ve İletişim TeknolojileriSermayesi: BİT BİT yat r mlar artt ğ nda çal şan çal şan baş na baş na düşen düşen sermaye sermaye de art rm ş de art rm ş olacak ve olacak bu ve bu emek verimliliği üzerine üzerine olumlu olumlu etkileri etkileri de beraberinde beraberinde getirecektir. getirecektir. Buradaki Buradaki etki, etki, sanayi devrimiyle yaşanan yaşanan verimlilik verimlilik art ş na art ş na benzetilebilir. Sanayi Sanayi devrimi devrimi sonucu sonucu üretimde kullan lan emek emek sermaye sermaye dengesinin dengesinin sermaye sermaye lehine lehine değişim değişim göstererek göstererek verimliliği art rmas gibi, gibi, yak n yak n geçmişte geçmişte de ekonominin de ekonominin bütünü bütünü için üretimde için üretimde kullan lan BİT BİT sermayesi yoğunluğu art ş art ş göstermiş göstermiş ve ayn ve seviyede ayn seviyede işgücü işgücü kullan larak daha daha fazla fazla katma katma değer değer yarat lmas n mümkün mümkün k lm şt r. k lm şt r. Bu da doğrudan Bu da doğrudan 55

71 ekonomik büyümeyi art r c bir etki yaratm şt r. Çeşitli gelişmiş ülkeler üzerinde yap lan araşt rmalar, 1990 l y llar n ikinci yar s nda BİT sermayesi yat r mlar n n kişi kişi baş na GSYH art ş üzerindeki etkisinin yüzde 0,3 ila ila 0,8 0,8 puan aras nda gerçekleştiğini ortaya koymaktad r. Şekil 3.2. BİT Sermayesi Yat r mlar n n Fert Baş na GSYH Art ş Üzerinde Etkisi Yüzde Kaynak: OECD : : BİT ve Ekonomik Büyüme, 2003 Bilgi ve İletişim TeknolojileriÜrün Fiyatlar n n Düşmesi (Say sal Deflasyon) Teknolojik gelişmeler, rekabet dinamikleri ve ve ticari s n rlamalarda görülenserbestleşme eğilimi BİT ürün ve ve hizmetlerinin fiyatlar nda düşüşe nedenolmuştur. Bu düşüş, diğer emek ve sermaye biçimlerinin yerini BİT insağlad ğ iş iş yapma tarzlar n n almas için güçlü bir teşvik haline gelmiştir. Buna bağl olarak BİT BİT yat r mlar hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde katlanarak artm şt r. Bu Bu finansalyat r mlar,işçibaş na düşen gerçek sermaye değerini art rarak marjinal sermaye 56

72 maliyetini düşürüp, BİT'e bağl sermaye derinleşmesini sağlar. Bu derinleşme hem işgücü verimliliğini hem de etkinliğini art r r Toplam faktör verimliliğindeki art ş TFV sürdürülebilir büyümede önemli bir rol oynamakta ve her geçen gün önemi daha da fazla vurgulanmaktad r.k smi verimlilik göstergelerine k yasla toplam faktör verimliliği bir üretim biriminin performans n değerlendirmek için kullan labilecek daha anlaml bir gösterge olmas na karş n, veri k s t ve hesaplama yöntemi ile ilgili sorunlar toplam faktör verimliliği göstergesinin yayg n olarak kullan lmas n engellemektedir. 50 BİT e bağl olarak ortaya ç kan toplam faktör verimliliği art ş hem BİT sektörünün kendi içerisinde hem de bunu kullanan sektörlerde ortaya ç kmaktad r. 51 BİT in yay lmas sürecindeözellikle BİT üreten sektörlerin çok h zl bir verimlilik art ş sergiledikleri görülmüştür.bu verimlilik art ş doğal olarak ekonominin bütününe yans m şt r. OECD ülkelerinin çoğunda BİT üretiminin toplam işgücü verimliliğiart ş na etkisinin 1990 l y llarda yükseldiği görülmüştür. Özellikle yar iletken teknolojisinin BİT sektörünün gelişiminde yaşatt ğ s çraman n işgücü verimliliğine önemli katk lar olmuştur. Çeşitli ülkelerde yap lan araşt rmalar 1990 l y llar n ikinci yar s nda BİTüretiminin y ll k ortalama işgücü verimliliği art ş na katk s n n özellikle BİT sektörügüçlü Kore gibi ülkelerde 1 puan n üzerine ç kabildiğini göstermiştir. 50 Sayg l, Cihan, Yurtoğlu, 2002 s Kelleci, 2003 s.3 57

73 Şekil 3.3.BİT Üretiminin Y ll k Ortalama İşgücü Verimliliği Art ş na Katk s Yüzde Kaynak: OECD : BİT ve Ekonomik Büyüme, 2003 BİT in TFV üzerindeki bir diğer etkisi de ekonominin genelinde diğer sektörlerin de BİT kullan m sonucu üretim ve hizmet süreçlerinde yaşanan iyileşmelerden kaynaklanmaktad r. (Şekil 3.4.) BİT in sektörlerde yayg n kullan m sonucu artan TFV ye örnek vermek gerekirse, işletmelerin kulland ğ modern iş uygulamalar sayesinde işletmeler envanterlerini gerçek zamanl olarak takip edebilmekte, dünyan n her yerinden anl k olarak müşteri taleplerini izleyebilmekte, fabrika otomasyon sistemleri sayesinde üretimlerini daha kusursuz ve h zl bir şekilde gerçekleştirerek verimliliklerini art rabilmektedirler. Ancak, bu kazan mlar n elde edilebilmesi sadece BİT e yat r m yap lmas na değil, BİT kullan m n n örgütsel değişmeler ve insan kaynaklar yetkinliklerine yap lacak yat r mlarla desteklenmesine de bağl d r. Bu değişimler ekonominin bütününde sürdürebilir olumlu etkiler yaratabilmektedirler. 58

74 Şekil 3.4.BİT Kullanan Sektörlerin Toplam İşgücü Verimliliği Art ş na Katk s Yüzde Kaynak: OECD : BİT ve Ekonomik Büyüme, 2003 Toplam faktör verimliliğindeki h zl art ş, BİT kullan m n n getirdiği ağ etkisine bağl olarak, işlem maliyetlerinin düşmesini ve daha h zl bir yenilikçilik ivmesinin gerçekleşmesini sağlamaktad r. 52 Bu teknolojilerin diğer sektörlere getirdiği etki yaln zca içsüreçlerde verimlilik art ş ile s n rl olmamakta, ayn zamanda uygulay c mikro birimlerin (firma, kurum) d ş çevreleriyle olan ilişkilerini yeni mekanizmalarsunarak değiştirmektedir. Bu değişim sayesinde tasar m, üretim ve sat ş aras ndaki bağlar güçlenmekte, iç ve d ş süreçler aras ndaki ayr mlar kapanmakta ve işlevler daha esnekolarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu esneklik maliyetleri düşürmekte ve firmalara küreselölçekte rekabet olanağ sağlamaktad r. 52 OECD,

75 Üretimin yeniden organize olmas BİT kullan m ve ağ etkisi, ekonominin işleyiş dinamiklerini de dönüştürerek, özellikle iş yapma tarzlar nda yeni verimlilik modellerinin geliştirilmesini sağlay p,yeni pazarlar, yeni ürünler, yeni iş alanlar ve yeni organizasyon biçimleri ortaya ç kararak ekonomik büyümeye dolayl etkide bulunmaktad r. 53 Örneğin, British Telecommunications (BT) n 2004 y l nda çal şan genişbant internet kullanarak evden çal şmaya başlam ş, böylelikle her bir işçi için y ll k ortalama pound yerleşim tasarrufu sağlanm ş ayr ca çal şanlar n verimlilikleri ortalama yüzde 20 artm şt r. BT ayr ca mühendis ile BİT in sağlad ğ olanaklar kullanarak daha esnek bir çal şma sistemi denemesi yapm ş ve bunun sonucunda hizmet kalitesinde yüzde 8 lik bir art ş olduğu görülmüştür. Ayr ca, işçiler haftada iki saat daha az çal şarak daha fazla para kazanm ş hem de BT fazla mesai ücreti ödemeyerek tasarruf etmiştir. 54 Bu tür gelişmeler ancak firmalar n teknolojik, organizasyonel ve iş stratejilerini birbiriyle uyumlu hale getirmesi ve BİT i etkin kullan m yeteneği kazanmas na bağl d r. Ayr ca ekonomi genelinde bu etkinin hayata geçirilmesi BİT in sadece toplumun belli kesimlerinde değil vatandaşlar, işletmeler, kamu olmak üzere toplumun tüm kesimleri taraf ndan etkin bir şekilde kullan lmas yla gerçekleşebilmektedir Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün İstihdama Etkisi Yeni ekonomide istihdam nitelikli işgücü gerektirmektedir. İleri teknoloji yoğun sektörlere sahip gelişmiş ülkeler istihdam art ş nda daha dinamik görünmektedir. 55 BİT sektöründe ise nitelikli işgücüne olan ihtiyaç diğer sektörlere göre oldukça fazlad r. Bu ihtiyac n yan nda çal şan baş na en yüksek ücretler yine BİT sektöründe oluşmaktad r. 53 CEC, Broadband Stakeholder Group, OECD,

76 döneminde OECD ülkelerinde BİT istihdam y ll k ortalama 0,9 artm şt r.2006 y l na gelindiğinde OECD ülkelerinde BİT sektöründe istihdam edilen kişi say s 15 milyona ulaşm şt r. 56 (Özel sektördeki istihdam n n yüzde 5,5 i) BİT sektörünün özel kesim istihdam içerisindeki pay en fazla olan ülkeler Finlandiya, İsveç ve İrlanda dad r. (Yüzde 8 in üzerinde) (Şekil3.5.) Japonya, ABD, İngiltere, Portekiz ve Kanada da BİT sektörünün istihdamdaki pay azalm şt r. Bu azalma bu ülkelerin yükselen ekonomilerle aras ndaki BİT mal ve hizmet ticaretinin bir göstergesidir. Şekil ve 2006 da Toplam İstihdamdaki BİT İstihdam n n Pay % Finlandiya Danimarka Fransa Macaristan Güney Kore Japonya Norveç Almanya AB 14 OECD 23 ABD Kanada Avusturya Avustralya Belçika Hollanda Çek Cumhuriyeti Meksika Yunanistan Portekiz 4 2 Kaynak: STAN Verileri kullan larak yap lan OECD Tahmini Mart 2008 OECD ülkelerinde 10 milyonun üzerinde kişi BİT hizmetlerinde istihdam edilmesine karş n BİT üretiminde istihdam edilen kişi say s 5 milyonda kalm şt r. Baz ülkelerde BİT hizmet sektöründeki istihdam art ş donan m üretimindeki istihdam azalmas n karş layamad ğ ndan toplam istihdamdaki BİT sektörünün pay azalm şt r. BİT sektörünün toplam katma değerdeki pay n n artmas na karş n istihdamdaki oran n n düşmesi bu sektörün daha az emek yoğun bir sektör olma eğilimi gösterdiğinin işareti olarak değerlendirilebilir. 56 OECD IT Outlook 2008 s.48 61

77 4. BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN MAKROEKONOMİK ETKİLERİNİN GİRDİ-ÇIKTI MODELİYLE ANALİZİ 4.1. Girdi-Ç kt Modeli II. Dünya Savaş 'ndan önce W. Leontief'in ABD ekonomisi için geliştirdiği Girdi-Ç kt (G-Ç) Modeli, günümüzde ekonomik analizlerde kullan lan yararl bir teknik olmuştur. G-Ç Modeli nin kuramsal yönü, 1758'lerde yay nlanan Français Quesnay' n "Ekonomi Tablosu" ve Leon Walras' n ( ) "Genel Denge" analizine dayanmaktad r. Çeşitli ülkelerin ulusal veya bölgesel bazda makro ekonomik düzeyde kurduklar G-Ç Modeli, ilgili alanlar n temel ekonomik ve sosyal sorunlar n çözümlemede çok yard mc olmakta ve planlamada ya da bölgesel kalk nmada bir araç olarak kullan lmaktad r. 57 G-Ç Modeli belli bir bölge için (genellikle ülke baz nda) gözlemlenen ekonomik etkinliklere ait verilerle oluşturulur. Bu ekonomik etkinlikler sektör olarak adland r l r.sektör belirli bir üretim tekniği kullanarak, girdileri ç kt haline dönüştüren üretim birimidir. 58 G-Ç Modeli bir sektördeki değişikliğin diğer sektörlere, tüketicilere, devlete ve temel girdilere olan etkilerini tahmin etmek için kullan lmaktad r. Girdi-ç kt Modelinde üretim fonksiyonu emek, sermaye, toprak gibi üretim faktörlerinin yan nda ara girdileri ve sektörde üretilen mal ve hizmetlerden oluşan ç kt lar da içermektedir. Benzer üretim tekniğine sahip sektörler toplulaşt r labilir. Sektörler aras ndaki ilişki hesaplan rken sektörlerin parasal büyüklükleri üzerinden işlemler yap l r. Neoklasik iktisat teorisindeki varsay mlar n çoğu G-Ç Modeli için de geçerlidir. Örneğin, ekonomide tüm sektörlerde ve piyasalarda tam rekabet koşullar geçerlidir. Buna bağl olarak, tüm sektörlerde marjinal maliyet fiyata eşittir, böylece aş r kar ortadan kalkmaktad r. 59 Neoklasik iktisat teorisindeki firmalar n benzer davran ş 57 Bocutoğlu, 1990 s.4 58 Aydoguş, Ateş,

78 göstereceği varsay m nda olduğu gibi G-Ç Modeli nde de her sektörde bir tek mal veya hizmet üretildiği varsay l r. Günümüzde mal ve hizmetler çok farkl ve karmaş k faaliyetler sonucu üretilmektedir. Ancak, modelin basitleştirilerek uygulama kolayl ğ sağlanmas bak m ndan benzer mal ve hizmetler toplulaşt r larak s n rl say da sektör başl ğ alt nda toplanm şt r. 60 Her sektörün tek bir üretim tekniği ile üretildiği varsay m n n doğal bir sonucu olarak girdiler aras nda ikame olanağ yoktur. Bunun yan nda sektörlerin ürettikleri ç kt lar aras nda nihai kullan mda da ikame olanağ yoktur. Bu varsay m oldukça s n rlay c d r, çünkü gerçekte ucuz hale gelen mallar n belli ölçüde yak n ikame mallar n n yerini almas beklenir. Diğer bir varsay m, herhangi bir sektördeki üretimin diğer sektörler üzerindeki d şsal etkilerinin modelde göz ard edilmesidir. Asl nda, kullan lan diğer makroekonomik analiz yöntemlerinde de d şsall klar genellikle yok say lmaktad r. Sadece, sektörlerin çevreye etkilerinin analiz edildiği G-Ç çal şmalar nda sektör üretimlerinin baz d şsal etkileri modele dahil edilebilmektedir. G-Ç Modeli nin diğer genel denge modellerinden en önemli fark ç kt miktar n n girdi faktörlerinin doğrusal bir fonksiyonu olduğu varsay m d r. Bu varsay m sayesinde modelin uygulamalar oldukça basit bir hal almaktad r Girdi-Ç kt modelinin kullan m alanlar G-Ç Modeli pek çok kullan m alan na sahiptir. Bunlar şu şekilde s ralayabiliriz: 61 Makro planlama, sektör analizleri ve proje seçimi safhalar ndan oluşan aşamal planlama yaklaş m nda G-Ç Modeli, sektör analizleri safhas nda kullan l r.sektör analizleri safhas nda,milli gelirin ve nihai talebin belirli bir büyüme oran n varsay m olarak almak suretiyle gelecekteki baz tarihlerde x1, x2, x3 vb. mallardan ne kadar gerekli olabileceği konusunda planlamac ya bilgi verebilir. Böyle bir bilgi, planlamayla tutarl l k sağlayacaksa ve eğer üretim 60 Yamano, Ahmad, 2006 s.6 61 Thirlwall, 1990 s.15 63

79 süreçlerinde gelecek darboğazlar aş labilecekse, önemlidir.gerek sektörler aras tutarl l ğ n sağlanmas, gerek sektörel gelişmelerle makro büyüklükler aras ndaki tutarl l ğ n sağlanmas nda G-Ç Modeli önemli bir araçt r. 62 G-Ç Modeli, amaç veya karar simülasyonu için kullan labilir. İthal gereklerini ve nihai talepteki belirli değişikliklerin ödemeler dengesine etkilerini tahmin etmek için kullan l r. Belirli bir büyüme hedefiyle uyumlu istihdam gereklerini tan mlamak için kullan l r. Eğer, sektör-sermaye-ç kt oranlar ndaki nicelik fark konusunda bilgi mevcutsa, belirli bir büyüme hedefiyle uyumlu yat r m ihtiyaçlar n tahmin etmek için kullan l r. Farkl faaliyetlerle ilgili matris çarpan n, yani herhangi bir faaliyetin ç kt s na olan talepteki bir birimlik değişikliğin sistemdeki bütün faaliyetlerin ç kt s na olan doğrudan ve dolayl etkilerini hesaplamak için kullan l r. Bir ekonomideki faaliyetler aras ndaki bağl l ğ n gücünü göstermek için kullan l r. Bir ekonominin teknolojisini tan mlamak için kullan l r. Son y llarda endüstrilerin çevreye etkileri G-Ç Modelleri yard m yla analiz edilmektedir. Küresel s nma ve CO 2 emisyonu ile ilgili bilimsel çal şmalarda G-Ç analizleri yap larak CO 2 emisyonunda kilit rol oynayan sektörler belirlenmektedir. 62 E.Öney, 1987 İktisadi Planlama s.54 64

80 Girdi-Ç kt tablolar n n yap s G-Ç tablosunda her sektör tabloda bir kere sat r bir kere de sütun olmak üzere iki kere yer al r. Tablonun sat rlar nda, o sat rda yer alan sektörlerde üretilen ç kt n n nas l kullan ld ğ, yani sektörde üretilen mal ve hizmetlere olan talebin çeşitli bileşenleri, sütunlar nda ise sektörün kendi ç kt s n üretmek için kulland ğ temel veya ara girdiler yer al r. Ç kt lar ya diğer sektörler taraf ndan ara mal olarak, ya da nihai kullan c lar taraf ndan nihai mal olarak kullan l r. G-Ç tablosu 3 temel bölmeden oluşmaktad r. (Tablo 4.1.) Birinci bölmede nihai talep bileşenlerine yer verilmiştir. Bu bileşenler yurtiçine ait özel tüketim, özel yat r m, stok değişimleri ve kamu harcamalar d r. İkinci bölmede sektörler aras ara mal ak mlar vard r. (X ij ) Üçüncü bölmede iki temel girdi olan emek (L) ve sermayenin (K) yan nda üretim üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar ile amortismanlar yer almaktad r. G-Ç tablosunun birinci bölmesindeki nihai talep bileşenlerine bak ld ğ nda (Tablo 4.1.) bu bileşenlerin hanehalklar tüketimi (özel kesim), toplam sabit sermaye birikimi, stok değişimi, devletin tüketim harcamalar ve yabanc nihai talepten (net ihracat) oluştuğu görülmektedir. Sabit sermaye birikimi, G-Ç tablosunda, istatistiki imkanlara göre kamu veya özel için ayr ayr veya ikisi beraber toplulaşt r lmak suretiyle gösterilmektedir. Özel sabit sermaye birikiminin ayr olarak gösterildiği durumlarda, bununla stok değişimi toplanarak özel kesimin yapt ğ yat r mlara ulaş labilmektedir. Tablodaki nihai talep harcamalar nda özel kesim harcamas firma harcamalar n içermez. Firmalar n yapt ğ harcamalararagirdiler olarak, yat r m niteliğindeki harcamalar ise sabit sermaye birikimi olarak değerlendirilmektedir. G-Ç tablosunun ikincibölmesindesektörler aras mal al ş verişleri gösterilmektedir. Her sektörün üretim sürecinde diğer sektörlerin ç kt lar kullan lmaktad r. Tabloya sat rlar itibar yla bak ld ğ nda, her bir sat rda, o sat rda yer alan sektörde üretilen ç kt n n (mal veya hizmet grubunun) ekonomide hangi sektörde 65

81 ve ne kadar kullan ld ğ görülür. Örneğin; Tablo 4.1. deki farazi G-Ç tablosunun ilk sat r na bak ld ğ nda A,B,C,D,E,F sektörlerinin kendi üretimlerini gerçekleştirmek için s ras yla 10, 15, 1, 2, 5 ve 6 birimlik A sektör ürünü kulland ğ görülmektedir. Tabloya sütunlar itibar yla bak ld ğ nda ise sektörlerin kendi ç kt lar n üretebilmek için gerek duyduklar girdiler görülür. Örneğin, farazi G-Ç tablosunun 5. sütunundaki E sektörü A sektöründen 5 birimlik, B sektöründen 3 birimlik ara girdi kullanm şt r. 66

82 Tablo 4.1. Varsay msal G-Ç Tablosu Sektörler aras İşlemler Nihai Kullan m Girdi Ç kt A B C D E F Aramal Toplam Özel Tüketim Kamu Tüketimi Toplam Sabit Sermaye Birikimi Net İhracat Stok Sektör A Sektör B Sektör C Sektör D Sektör E Sektör F Ara Kullan m Emek Sermaye Vergiler Sektör Ç kt s

83 Girdi-Ç kt modelinin yap s ve çözümlenmesi Şekil 4.1. G-Ç Modeline Göre Dairesel Ak m Şemas Üretim Faktörleri Faktör Piyasalar Sektörler Ara Mallar Hanehalklar Mal Piyasalar Nihai Mallar İthalat İhracat D ş Dünya Kaynak: Aydoğuş, 1999 D şa aç k bir ekonomide üretilen tüm mal ve hizmetlerin (GSYH) harcamalar yoluyla hesab : GSYH = C + I + G + Net İhracat şekilde ifade edilmektedir. Eşitlikte dört tür harcama vard r: Tüketici harcamalar (C), yat r m harcamalar (I), devletin tüketim ve yat r m harcamalar (G) ve d ş dünyan n net ihracat harcamalar. Bu dört harcama ak m n n toplam nihai mal ve hizmetler için yap lan toplam harcamaya eşittir. Buna karş l k firmalar nihai mal ve hizmet sat şlar ndan elde ettikleri gelirin tamam n hanehalklar na faktör gelirleri olarak öderler. Dolay s yla, temel eşitlik sağlanm ş olur. Özel tüketim, yat r m, devlet harcamalar ve net ihracat kalemlerinden oluşan bu dengeye G-Ç tablolar ndan da ulaş labilir. Keynes modelinde firmalar n ürettikleri 68

84 mallar n sadece tüketim ve yat r m mallar ndan oluştuğu varsay lm ş ve bu mallar n sadece hanehalklar taraf ndan tüketim ve firmalar taraf ndan yat r m amac yla kullan ld ğ düşünülmüştür. Ancak, G-Ç Modeli nde firmalar taraf ndan üretilen mallar n önemli bir k sm üretimde girdi olarak (ara mal) kullan l r.g-ç tablolar nda, temel eşitlik sadece ekonominin bütünü için değil her sektör için ayr ayr sağlanmal d r. Yani her sektörde üretilen ç kt n n değeri, bu ç kt ya yönelik ara mal, yat r m, devlet harcamalar ve net ihracat harcamalar toplam na eşit olmal d r. Xi = ΣjXij + Yi Yi = C + I + G + Net İhracat Bu denklemde Xi i. sektöre ait toplam üretimi, ΣjXij i. sektörün ara mal olarak kullan lan k sm n, Yi ise nihai talebi yani tüketim, yat r m, devlet harcamalar ve net ihracat temsil etmektedir. Keynes Modeli nin G-Ç Modeli nden fark Keynes Modeli nde toplulaşt rma işleminde en uç noktaya kadar gidilmekte buna bağl olarak tek bir milli has la, tek bir firmalar kesimi ve tek bir hanehalklar kesimi tan mlanmaktad r. Bu durum sektörler aras ndaki ara mal ak mlar n n gözlemlenebilirliğini ortadan kald rmaktad r. G-Ç Modeli nde ise toplulaşt rmada en uç noktaya kadar gidilmeyip mal ve hizmetler sektörler alt nda toplanm şt r. Böylece sektörler aras ndaki ara mal al şverişinden kaynaklanan ara mal ak mlar gözlemlenebilmektedir.g-ç Modeli nde sektörlere sat rlar itibar yla bak ld ğ nda her sektörün ayr ayr ; Toplam Üretim = Ara mal + C +I + G + Net İhracat eşitliğini sağlamas gerekir. Yani, ekonomi denge konumundayken bu üretim-harcama eşitliği tüm sektörlerde ayn anda sağlanmal d r. Denklemin sağ taraf i. sektörde üretilen ç kt n n parasal değerini, sol yan ise toplam talebin parasal değerini göstermektedir. Bu eşitlik her sektör için eşzamanl olarak sağland ğ nda hiçbir sektör için talep fazlas veya eksik talep durumu 69

85 oluşmayacakt r. Dolay s yla, her sektörün ç kt s na olan ara talep ve nihai talepler tam olarak karş lanacağ ndan, ekonomi denge durumunda olacakt r. Bu denge sistemi aşağ daki formülle ifade edilebilir. Xi = ΣjXij + Yi (i = 1, N için) Bu denklem sistemindeσjxij sektörler aras ndaki mal al şverişini, Yi nihai tüketimi ifade etmektedir. Sistemde her sektör için bir tane olmak üzere N adet doğrusal denklem bulunmaktad r. Bu denklem sisteminde N adet ç kt miktar (Xi), N 2 tane ara talep (Xij) ve N tane de yurtiçi nihai talep (Yi) değişkeni olmak üzere toplam N 2 + 2N tane bilinmeyen vard r. Dolay s yla bu denklem sisteminde ç kt lar için (Xi) sonsuz tane çözüm vard r. Bu denklem sisteminin bir tek çözümünün olmas için değişken say s n n denklem say s na eşit olmas gerekmektedir. Denklem sisteminin birbirinden doğrusal bağ ms z olduğu varsay m alt nda sistemin tek çözümünün elde edilebilmesi için değişken say s n n N e indirilmesi gerekmektedir. Bunun için G-Ç Modeli nin iki önemli varsay m ndan yararlan l r. 63 Sektörlerin nihai ç kt lar na olan nihai talepler (tüketim ve yat r m talepleri) modelin d ş nda belirlenen otonom büyüklüklerdir. Bu d şsall k varsay m alt nda, nihai talep değişkenleri (Yi) veri olarak al nabilir ve bilinmeyen olmaktan ç kar labilir. Bir sektörün ara girdi kullan m miktar yaln zca o sektörün ç kt s n n doğrusal bir fonksiyonudur. Bu varsay ma bağl olarak, sektörlerin ara girdi değişkenleri (Xij), girdi katsay lar (aij) ve ç kt (Xj) cinsinden ifade edilebilir. Xij = aijxj Yani, G-Ç tablosunda bir sütundaki sektörün diğer sektörlerden ald ğ ara mallar sektörün toplam ç kt s na bölünerek girdi katsay lar elde edilir. 63 Aydoğuş, 1999 s.52 70

86 Denklemde Xij = aijxj eşitliği yerine konulduğunda denklem sistemi: Xi = ΣjaijXj + Yio ( i = 1,.. N için) şeklinde yaz labilir. Yio notasyonu nihai taleplerin sabit say lar olduklar n belirtmek için kullan lm şt r. x 1 = a 11 x a 1i x i + +a 1n x n + Y 1o x i = a i1 x a ii x i + + a in x n + Y 2o x n = a n1 x a ni x i + + a nn x n + Y 3o Bu denklem sisteminin en yayg n kullan lan 2 türlü çözüm yöntemi vard r. Birincisi iteratif çözüm, diğeri ise ters matris arac l ğ ile ulaş lan genel çözüm yöntemleridir. İteratif yöntemde belli bir nihai talep kümesinin karş lanabilmesi için gerekli üretim miktarlar aşama aşama bulunur. G-ÇModeli nin çözümünde kullan lan genel çözüm yönteminde ise Leontief ters matrisikullan lmaktad r. 64 Yukar daki denklem sisteminin matris notasyonu X = AX + Yo (1) (1) deki gibi ifade edilebilir. Burada, X = Nx1 boyutunda üretim sütun vektörünü, A = (aij) = NxN boyutunda girdi katsay lar matrisini, Yo = Nx1 boyutunda, d şsal nihai talep vektörünü göstermektedir. Girdi katsay lar matrisi A, birim ç kt baş na gerekli minimum ara girdi miktarlar n gösteren doğrudan girdi katsay lar ndan oluşmaktad r. Girdi katsay lar üretim tekniği taraf ndan belirlendiği için Amatrisine teknoloji matrisi de denir. 64 Miller, Blair, 2008 s.7 71

87 Bu modeli çözmek için üretim vektörünün, girdi katsay lar (teknoloji) matrisi ve nihai talep vektörü cinsinden ifade edilmesi gerekir. Bunun için (1) denkleminin sağ yan ndaki ilk terim sola geçirilirse(2) deki denklem elde edilir. (2) denkleminin sol yan ndaki ilk terim birim matris (I) ile çarp l r ve X parantezine al n rsa denklem (3) deki gibi olur. Bir matrisin tersi ile kendisinin çarp m birim matrise eşit olduğundan (3) denklem sisteminin her iki yan (I-A) matrisinin tersi olan (I-A) -1 matrisi ile çarp l rsa üretim vektörünün çözüm kümesi bulunmuş olur. Yani denge ç kt çözüm denklemi (4) deki gibi ifade edilebilir. X AX = Yo (2) (I - A)X = Yo (3) X = (I - A) -1 Yo (4) Buradaki (I -A) -1 matrisine Leontief ters matrisi ad verilir. Leontief ters matrisi (I -A) -1, girdi katsay lar matrisi A dan farkl olarak nihai talep ile ç kt düzeyleri aras ndaki ilişkiyi kurar. Bu sayede bu matris ile nihai talepteki art şlardan kaynaklanan ara talepler ve bu ara taleplere bağl olarak ortaya ç kan dolayl talepler iterasyona gerek kalmadan hesaplanabilir. Burada önemli olan husus Leontief ters matrisinin var olmas d r. Bir başka ifadeyle denklemin çözüm kümesinin tekil olmas d r. Bunun için girdi katsay lar matrisinin hiçbir sütunu veya sat r n n diğer sütun veya sat rlar n toplamlar, farklar, katlar veya katlar toplam, fark şekilde elde edilememesi gerekir İleri ve geri bağlant katsay lar (Besleme ve uyarma etkisi) G-Ç Modeli nde belli bir sektörün üretimi ekonomideki diğer sektörleri iki yönde etkiler. Bir j sektörünün ç kt miktar n nartmas, j sektörünün ara mal olarak kulland ğ sektörlere olan talebinin de artacağ anlam na gelir. Sektörler aras ndaki 65 Aydoğuş, 1999 s.58 72

88 talebe dayal bu ilişkiye geri bağlant katsay s (besleme etkisi) denilmektedir. Teknik anlamda belli bir sektördeki bir birimlik nihai talep art ş n n yol açt ğ toplam üretim art ş o sektörün geri bağlant etkisini (besleme etkisini) vermektedir. Benzer şekilde üretimi artan j sektörü diğer sektörlere arz yönlü bir etki sağlar. j sektörünü girdi olarak kullanan sektörler de üretimlerini art r r. Sektörler aras ndaki arz yönlü bu ilişkiye ileri bağlant katsay s denilmektedir. Teknik anlamda tüm sektörlerin nihai taleplerinde birer birimlik art şlar meydana geldiğinde, herhangi bir sektörün üretiminde meydana gelen art şa ileri bağlant etkisi (uyarma etkisi) denilmektedir. İleri ve geri bağlant etkileri sektörel üretim bağ ml l klar n analiz etmek için kullan lmaktad r. İleri ve geri bağlant etkisini ölçmek için kullan lan katsay lar hesaplaman n farkl yöntemleri mevcuttur. Sektörler aras bağlant katsay lar n hesaplamada genelde iki yöntem kullan lmaktad r. İlki besleme ve uyarma etkilerinin ayr ayr hesapland ğ Geleneksel Yöntem, diğeri ise bir sektörü farazi olarak ekonomiden çektiğimizde toplam üretimin ne kadar etkileneceğini ölçen yani uyarma ve besleme etkilerini birlikte hesaplayan Farazi Çekme Metodudur. Tez çal şmas nda sektörler aras bağlant katsay lar geleneksel yöntemlerden olan Rasmussen Metodu kullan larak hesaplanm şt r. Geleneksel Yöntemler Geleneksel yöntemlerden en s k kullan lanlar sektörlerin nihai talebindeki değişmelerin doğrudan etkilerini (Chenery-Watanabe Metodu) ve toplam etkilerini (doğrudan ve dolayl ) ölçen (Rasmussen Metodu)yöntemlerdir. Chenery-Watanabe Metodu: Chenery-Watanabe Metodu girdi ç kt çal şmalar nda kullan lan en eski yöntemlerdendir. Chenery-Watanabe (1958) bir sektörün geri bağlant katsay s n n hesaplanmas için girdi katsay lar matrisi A n n (teknoloji matrisi) sütun toplam n kullan r. Yani bir sektörün nihai talebindeki bir birimlik art ş n toplam üretimde meydana getirdiği doğrudan etkiyi ölçer. Girdi katsay lar matrisinin sütun toplam, 73

89 şeklinde ifade edilir. Burada BLj j sektörünün doğrudan geri bağlant katsay s n vermektedir. Benzer şekilde, ileri bağlant katsay s girdi katsay lar matrisinin (A) sat r toplam olarak tan mlanm şt r. Burada FLi i sektörünün doğrudan ileri bağlant katsay s n vermektedir. olarak ifade edilebilir. Sektörler aras nda doğrudan girdi al şverişi yan nda dolayl girdi al şverişi de gerçekleşmektedir. Chenery-Watanabe Metodu sektörler aras nda oluşan etkilerin sadece ilk aşamas n ölçmektedir. Yani sadece doğrudan etkiyi ölçer. Ancak, bu metot dolayl etkileri göz ard etmektedir. 66 Rasmussen Metodu: G-Ç çal şmalar nda en s k kullan lan yöntem RasmussenMetodu dur. Rasmussen (1958), sektörler aras ndaki bağlant y ölçmek için girdi katsay lar matrisinin yeterli olmayacağ n, toplam etkiyi ölçmek için Leontief ters matrisinin (I - A) -1 kullan lmas gerektiğini savunur. 67 Rasmussen Metodu na göre tipik bir i sektörünün ileri bağlant katsay s, Leontief ters matrisinin i. sat r toplam na eşittir. Benzer şekilde, tipik bir j sektörünün geri bağlant katsay s, Leontief ters matrisinin j. sütun toplam na eşittir. 66 Miller, Blair, 2008 s Morishima, 1958 s.6 74

90 Diğer bir ifadeyle, bir sektörün nihai talebindeki bir birimlik art ş n yol açt ğ doğrudan ve dolayl toplam üretim art ş Leontief ters matrisinin o sektöre ait sütun toplam d r. Benzer şekilde, tüm sektörlerin nihai talebindeki birer birimlik art ş n bir sektörün üretiminde meydana getirdiği doğrudan ve dolayl üretim art ş Leontief ters matrisinin o sektöre ait sat r toplam d r. Tezde BİT sektörünün ülkeler aras ndaki geri bağlant katsay lar karş laşt r lacağ ndan bu değerler belli bir baz değere oranlanm şt r. Baz değeri olarak da tüm sektörlerin aritmetik ortalamas al nm şt r. Buna göre tipik bir i sektörü için ileri bağlant katsay s oran (TFIi), TFIi = TLFi/(1/N) itlfi şeklinde; tipik bir j sektörü için geri bağlant katsay s oran (TBIj) ise, TBIj = TLBj/(1/N) jtlfj şeklinde tan mlanabilir. Görüldüğü gibi ileri ve geri bağlant katsay oranlar o sektöre ait ileri ve geri bağlant katsay lar n n tüm sektörlerin ileri ve geri bağlant katsay lar n n ortalamas na bölünmüş halidir. Tan mdan da anlaş lacağ gibi ileri veya geri bağlant katsay s ortalamadan büyük olan sektörlerin toplam ileri veya geri bağlant katsay oran 1 den büyük, ortalamadan küçük ise 1 den küçük olacakt r Sektörlerin ithalata bağ ml l klar n nhesaplanmas G-Ç Modeli ile sektörlerin ithalat bağ ml l ğ n hesaplamak için ithalat G-Ç tablosu ile yurtiçi üretim G-Ç tablosu kullan lmaktad r. Bu tablolardan elde edilen verilerle ters ithalat matrisi oluşturulmaktad r. Ters ithalat matrisi herhangi bir sektörün ithalata bağ m l l ğ n katsay lar cinsinden vermektedir. Herhangi bir y la ait ters ithalat matrisi; o y la ait ithal girdi katsay lar matrisi ile ayn y l n yerli girdi katsay lar 75

91 matrisine göre hesaplanan Leontief ters matrisinin çarp m yla bulunmaktad r. Buna göre; At = Am + Ad (1) Burada; At : toplam girdi katsay lar matrisini, Am : ithal girdi katsay lar matrisini, Ad : yerli girdi katsay lar matrisini gösterir. Herhangi bir y la ait ters ithalat matrisi ise; R= Am. [I-Ad] -1 (2) şeklinde gösterilmektedir.. 68 Ters ithalat matrisinin sütun toplamlar ; (j=1, 2,... n) (3) jsektörü mal na nihai talep bir birim artt ğ nda doğrudan ve dolayl olarak tüm sektörlerin ç kt lar na karş duyulan ithal gereksinimlerinin toplam n verir. Diğer bir ifadeyle, j sektörünün bir birimlik daha fazla üretim gerçekleştirmek için bütün sektörlerden sat n alacağ ithal girdi miktarlar n n toplam n verir. Bu toplamlar sektörlerin ithalatta geri bağlant etkilerini ifade eder ve Rj yükseldikçe ekonominin ithalata bağ ml l ğ artarken, tersi durumunda ithalata bağ ml l k azalmaktad r. Ters ithalat matrisinin sat r toplamlar ise; (i=1, 2,... n) (4) 68 Bocutoğlu, 1990 s.8 76

92 (4) deki denklem şeklinde gösterilir ve tüm sektörlerin mallar na olan nihai talep birer birim artt ğ nda, bu talep art ş n karş lamak için yap lacak üretimin ne kadar i sektörü mal ithalini gerektireceğini gösterir. Diğer bir ifadeyle sat r toplamlar, ithalat n ileri bağlant etkilerini yans t rlar. Böylece, nihai talep düzeyinde genel bir yükselme olduğunda, hangi sektörün mal ndan ne kadar ithal edilme zorunluluğunun ortaya ç kacağ n Ri gösterecektir. Üretimin ithalat gereği yan nda ihracat n ithalat gereği katsay s da son y llarda üzerinde odaklan lan diğer bir gösterge olmuştur. 69 Türkiye 1998 ve 2002 G-Ç tablolar yla ihracat n ithalat gereği şu şekilde hesaplanmşt r: Mi = R.Ei (5) (5) deki formülde M ihracat için gerekli ithal girdi miktar vektörünü, R ters ithalat matrisini, E ise ihracat vektörünü göstermektedir. Sektörlere ait ihracat n ithalat gereği karş laşt rmas n daha kolay yapabilmek için,her sektöre ait ihracat n gerektirdiği ithalat miktar (Mi),o sektöre ait ihracat dahil toplam talebi karş lamak için gerekli ithalat miktar na bölünebilir Faktör katsay lar ile çarpan etkisinin hesaplanmas G-Ç Modeli ndeemek ve sermayenin de sektörel ç kt düzeyleri doğrusal bir fonksiyondur. Buna göre belli bir üretim düzeyinin gerektirdiği faktör miktarlar, doğrudan faktör yoğunluğu katsay lar yla aşağ daki şekilde hesaplanabilir: L = lx (Doğrudan emek gereksinimi) K = kx (Doğrudan sermaye gereksinimi) Bu lineer denklem sisteminde l ve k ana köşegenleri üzerinde doğrudan emek ve sermaye katsay lar s f r olan birer köşegen matristir. Bu katsay lar sektörel ç kt ile 69 Sayg l Ş., Cihan C., Yalç n C., Hamsici T 2010, Türkiye İmalat Sanayiinin İthalat Yap s s.63 77

93 faktör gereksinimleri aras ndaki doğrudan ilişkiyi gösterir. (l) bir sektör taraf ndan kullan lan emeğin sektörün toplam ç kt s na oran, k ise bir sektör taraf ndan kullan lan sermayenin sektörün toplam ç kt s na oran d r. Nihai talepteki değişmeler doğrudan faktör gereksinimleri yan nda uyarma etkisiyle diğer sektörlerde de dolayl faktör gereksinimlerini ortaya ç kar r. Hem doğrudan hem dolayl üretim art şlar n n gerektirdiği toplam faktör gereksinimlerini hesaplamak için toplam üretim vektörü (X) yerine (X = (I - A) -1 Yo) denge üretim çözüm denklemindeki değeri yaz labilir. L = lx = l(i - A) -1 Yo K = kx = k(i - A) -1 Yo (l) matrisi ile Leontief ters matrisinin çarp m : l l r11 0 r ln rn1 r r r N r1 N l1r11 r 2N l2r rnn l N rn1 l r l r l r N N l r l 1 1N l r 2 2N N... r NN Doğrudan emek katsay lar ile Leontief ters matrisinin çarp m ndan elde edilen matrisin elemanlar na marjinal istihdam katsay lar denir. Bu matrisin i. sat r ve j. sütununda yer alan tipik (l i r ij ) katsay s, j. sektördeki bir birimlik nihai talep art ş n n karş lanabilmesi için i. sektörünün gereksinim duyacağ toplam (doğudan + dolayl ) ek istihdam miktar n göstermektedir. Sadece j. sektörün nihai talebindeki 1 birimlik art ş n tüm sektörlerde yol açt ğ ek emek gereksinimlerinin toplam matrisin j. sütunundaki elemanlar n toplam na eşittir. Li = i l i r ij = l 1r 1 j + l 2 r 2j + l 3 r 3j + + l N r Nj Bu toplama j sektörü nihai talebinin sektörel istihdam çoğaltan denir. Benzer şekilde, sermaye katsay s matrisi (k) ile Leontief ters matrisinin çarp m ndan elde edilen matrisin elemanlar na marjinal sermaye katsay lar denir. Bu matrisin i. sat r ve j. sütununda yer alan tipik (k i r ij ) katsay s, j. sektördeki bir birimlik nihai talep art ş n n 78

94 karş lanabilmesi için i. sektörün gereksinim duyacağ toplam ek sermaye miktar n göstermektedir. Sadece j. sektörünün nihai talebindeki 1 birimlik art ş n tüm sektörlerde yol açt ğ ek sermaye gereksinimlerinin toplam matrisin j. sütunundaki elemanlar n toplam na eşittir. 70 Ki = i k i r ij = k 1r 1 j + k 2 r 2j + k 3 r 3j + + k N r Nj 4.2. RAS Yöntemi Ras yöntemi herhangi bir y l için haz rlanm ş olan G-Ç tablosunu, hedef olarak seçilen y la çekmek amac yla izlenen yollardan biridir. Yöntem, temel olarak en son aç klanm ş G-Ç tablosunu istenen y la ait s ra ve sütun toplamlar n verecek şekilde yeni bir G-Ç ak m tablosu elde etmekten ibarettir. Büyük emek ve zaman gerektiren G- Ç tablolar n n her y l için haz rlanmas mümkün olmamaktad r. Türkiye de kalk nma planlar n n haz rl k çal şmalar nda RAS yönteminden faydalan larak, en son aç klanm ş G-Ç tablosu hedef y la güncellenmektedir. 71 RAS yöntemini uygulamak için en son yay mlanm ş G-Ç tablosunun yan nda hedef y la ait sektör baz nda katma değer, nihai talep ve toplam üretim vektörlerine ihtiyaç vard r. Bu değerler bulunduktan sonra ara mal talep vektörü ve ara girdi vektörü bulunabilir. Ara mal talep vektörü, (sektörel ara kullan m yatay toplam ) toplam sektörel üretim vektöründen toplam nihai talep vektörünün ç kar lmas yla elde edilir. Toplam ara girdi vektörü ise (sektörel ara kullan m dikey toplam ) sektörel toplam üretim vektöründen katma değer vektörünün ç kar lmas ile elde edilir. Yöntemi uygulamadan önce ara mal talep vektörü ile ara mal girdi vektörü elemanlar toplam n n ayn anda birbirine eşit olduğu kontrol edilmelidir. Yöntemin uygulamas şu şekildedir: 70 Aydoğuş, 1999 s Maraşl oğlu, Bahçeci, 1995 s.2 79

95 İlk aşamada baz y la ait girdi katsay lar matrisi A 0 ile köşegen matris haline getirilen toplam sektörel üretim vektörü çarp l p yeni G-Ç tablosu elde edilir. Yeni G-Ç tablosunda sektörlerin, ara mal talepleri toplam (sat r toplam ) gerçek ara mal talep toplamlar ndan farkl olacakt r. Bu değerler aras ndaki oranlara ikame etkisi denilmektedir ve r vektörü ile gösterilmektedir. En son elde edilen G-Ç tablosu köşegen matris haline getirilen r vektörü ile çarp l r ve elde edilen yeni G-Ç tablosunda sektörel ara mal kullan m sütunlar toplan r. Sektörlerin gerçek ara mal kullan m değerleri ile yeni G-Ç tablosundaki sütun toplamlar aras ndaki oranlara fabrikasyon etkisi denilmektedir ve s vektörü ile gösterilmektedir.en son G-Ç tablosu köşegen matris haline getirilen s vektörü ile çarp l r ve yukar da belitilen ad mlar r ve s vektörlerinin her eleman 1 e eşitlenene kadartekrarlan r. Böylelikle hedef y la ait G-Ç tablosu elde edilmiş olacakt r. Richard Stone, RAS yöntemi ile her bir ad mda elde edilen r i vektörü elemanlar na ikame etkisi ad n vermiştir. Çünkü fiyat değişimlerinin girdiler üzerindeki ikame etkisi r vektürü ile hesaplanabilmektedir. Stone a göre; teknolojik gelişmelerle birlikte sektörlerdeki girdi bileşimlerindeki fark ise s j vektörü ile hesaplanmaktad r ve bu etkiye fabrikasyon etkisi denilmektedir.ayn s radaki veya sütundaki sektörler üzerindeki ikame ve fabrikasyon etkilerinin tek biçimli (uniform) olmas yöntemin temel eksikliklerinden biridir G-Ç Matrisinin 2005 Y l na RAS Yöntemi ile Güncellenmesi Ülkemizde aç klanm ş en son G-Ç tablosu 2002 y l na aittir. Tez çal şmas nda kaş laşt rma yap lan ülkelere ait G-Ç tablolar 2005 y l na ait olduğundan Türkiye 2002 y l G-Ç tablosu 2005 y l na çekilmiş ve 2002 y l G-Ç tablosu ile aras ndaki farkl l lar ortaya konulmuştur. RAS yönteminin uygulanmas öncesinde girdi verileri oluşturulurken sektör bazl veri k s t sebebiyle bir tak m varsay mlarda bulunulmuştur. 72 Maraşl oğlu, Bahçeci, 1995 s.2 80

96 2005 y l na ait sektör bazl toplam üretim, y ll k sanayii ve hizmet istatistikleri ve üretim yöntemi ile hesaplanm ş GSYH istatistikleri kullan larak hesaplanm şt r.y ll k sanayii ve hizmet istatistikleri girişim bazl hesaplanm ş; verilerin derlenmesinde 20 ve üzerinde işçi çal şan girişimler ile birden fazla yerel birimi bulunan çok birimli girişimlerde tam say m yöntemi, tek birimli girişimlerde örnekleme yöntemi kullan lm şt r. Kapsam d ş tutulan sektörlere ait veriler üretim yöntemi ile hesaplanm ş GSYH verilerinden al nm şt r. Toplam sektör ç kt s içerisindeki ara kullan m ve katma değer oranlar yine y ll k sanayii ve hizmet istatistiklerinden al nm şt r. Sektör bazl nihai talep ise 2002 y l oranlar na göre hesaplanm şt r. RAS yöntemi ile Türkiye 2002 y l G-Ç tablosunun 2005 y l na çekilmesi için kullan lan makro kaynak kodlar Ek 8 de sunulmaktad r G-Ç Modelinin Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörüne Uygulanmas Veri ve metodoloji BİT yat r mlar n n emek verimliliği, üretim, istihdam, gelir art ş gibi makroekonomik etkilerini analizetmenin en çok başvurulan iki yolu bulunmaktad r. Bunlardan ilki, elde güvenilir verilerin mevcutolduğu durumda BİT yat r mlar n n etkilerinin ekonometrik bir çal şmayla ölçülmesidir. Dünyada ve özellikle ABD de ilk olarak bu yol denenmiştir. Ancak, geriye dönüpbak ld ğ nda, bu çal şmalardan beklenen sonuçlar n elde edilemediği görülmüştür.bunun en önemli nedeni, BİT in etkin bir şekilde kullan m n n büyük ölçüde uzmanl k veöğrenim süreci gerektirmesidir. BİT ürünlerinin kalitesinin de al ş lm ş n ötesinde birşekilde h zl artmas ve bunun belirlenmesinin zor olmas, ekonometrik çal şmalardaciddi yan lmalara sebebiyet vermiştir. BİT yat r mlar n n makroekonomik etkilerini analiz etmenin ikinci yolu ise, ekonomik teorive model bazl ölçümlerin yap lmas d r. Yeterli derecede güvenilir verinin olmad ğ durumlarda ve özellikle BİT yat r mlar nda olduğu gibi dinamik 81

97 etkenlerin rol oynad ğ ortamlarda genellikle bu yola başvurulmaktad r. Model bazl yap lan bu ölçümlerin neler olduğu üçüncü bölümde aç klanm şt r. Tezin bu bölümündeg-ç Modeli kullan larak 11 ülkeye ait BİT sektörünün teknoloji yoğunluğuna göre s n fland r lm ş imalat sanayii sektörleriyle olan ilişkileri analiz edilecek, ülkemizdeki BİT hanehalk tüketimi ve sabit sermaye birikimindeki art şlar n ülkenin milli gelirine ve diğer sektörlere olan etkileri ayr ayr hesaplanarak gelişmiş ülkelerle karş laşt r lacak, seçilen 11 ülkenin BİT sektörüne ait geri bağlant katsay lar,sektörün tüm ç kt s içerisindeki ara mal kullan m oranlar, katma değer oranlar ve sabit sermaye birikim oranlar ülkeler baz nda karş laşt r lacak ve analiz edilecektir. G-Ç Modeli kullan larak BİT sektörünün makroekonomik analizi çok az çal şmaya konu olmuştur. Türkiye 1996 y l G-Ç tablosuyla yap lan bir çal şmada BİT ve ilgili sektörler aras ndaki bağ ml l klar ölçülmüş, BİT sermaye birikiminin ve nihai talebinin diğer sektörlerde önemli bir besleme etkisinin olmad ğ sonucuna var lm şt r. 73 OECD, çok ülkeli çok sektörlü dünya G-Ç tablosunu gerçekleştirmek üzere, 1995 y l nda 10 üye ülkenin dönemini kapsayan G-Ç tablolar n içeren bir veritaban oluşturmuştur y l nda bu veritaban 18 üye ülke ve OECD üyesi olmayan 2 büyük ülkenin dönemine ait G-Çtablolar n dahil edecek şekilde genişletilmiştir y l nda yap lan son güncellemede ise ülke say s 28 i üye ülke olmak üzere 37 ye ç km ş ve 48 sektörlü toplulaşt r lm ş olarak yeniden düzenlenmiştir. Genel amaçl bir teknoloji olarak bilgi ve iletişim teknolojilerinin her sektöre nüfuz etmesi bak m ndan diğer sektörlerle güçlü bir etkileşimi söz konusudur. Bu etkileşimi daha net görmek ve ülkeler baz nda karş laşt rmada kolayl k sağlanmas bak m ndan G-Ç tablolar ndaki 48 sektör toplulaşt r larak 10 sektöre indirilmiştir. Tezde Türkiye nin 1998 ve 2002 y llar na ait G-Ç tablolar verilerinin yan nda ABD, İsveç, Fransa, Japonya, İrlanda, Yunanistan, Brezilya, İspanya,Avustralya 73 Bahceci, A.S. ve Sayg l Ş. 2002, s.8 82

98 vepolonya ya ait yay mlanm ş son iki G-Ç tablolar kullan lm şt r.bu çal şmada BİT in OECD tan m ndaki 74 sektörler ISIC ver.3 s n flamas baz al naraktoplulaşt r lm şt r. BİT sektörü aşağ daki sektörler toplulaşt r larak tabloya eklenmiştir. Tablo 4.2. BİT Sektörünü Oluşturan Alt Sektörler ISIC Rev.3 Kodu Sektör Ad 30 Ofis, Hesaplama Makineleri ve Bilgisayar 32 Radyo, Televizyon ve İletişim Ekipmanlar 64 Posta ve Telekomünikasyon 72 Bilgisayar ve ilişkili hizmetler Ofis, Hesaplama Makineleri ve Bilgisayar Sektörü; elektrikli ve manuel daktilo, kelime işleme makineleri, hesap makinesi, çeşitli etiket makineleri, yaz c, fotokopi makinesi, farkl el terminalleri, mikrobilgisayarlar da içeren veri işleme makineleri, bilgisayar çevre birimleri ve diğer farkl ofis malzemelerinin üretimini içerir. Radyo, Televizyon ve İletişim Ekipmanlar Sektörü; elektronik valv, tüp ve diğer elektronik bileşenlerin üretimini, radyo ve televizyon vericileri üretimini, telefon telgraf hatlar için cihaz üretimini ayr ca radyo ve televizyon al c lar ile ses ve video kaydedici cihazlar n üretimini içerir. Posta ve Telekomünikasyon Sektörü; posta ve kurye hizmetleri ile telekomünikasyon hizmetlerini içerir. Bilgisayar ve İlişkili Hizmetler Sektörü; donan m dan şmanl ğ, yaz l m dan şmanl ğ ve sağlay c l ğ, veri işleme, veritaban faaliyetleri ve elektronik içeriğin çevrimiçi dağ t m, ofis, muhasebe ve hesaplama makinelerinin tamir ve bak m ve diğer ilgili hizmetleri içerir. 74 OECD 2001a, s.6 83

99 Diğer sektörler, tar m, madencilik, ileri teknoloji yoğun imalat sanayii, ortan n üstü teknoloji yoğun imalat sanayii, ortan n alt teknoloji yoğun imalat sanayii, düşük teknoloji yoğun imalat sanayii, altyap, inşaat ve diğer hizmetler sektörü olmak üzere toplulaşt r lm şt r. İmalat sanayinin teknoloji yoğunluğuna göre yap lan s n fland rmada OECD nin 2005 y l nda güncellediği teknoloji yoğunluk s n fland rmas kullan lm şt r sektörün 10 sektöre göre s n fland r l p toplulaşt r lm ş hali Ek1 de sunulmuştur Girdi-Ç kt modeliyleçeşitli ülkelerdebilgi ve iletişim teknolojilerinin makroekonomik etkisinin ölçülmesi Bu bölümde ülkelerin BİT sektörlerinin makroekonomik etkileri incelenirken ülkelerin son iki G-Ç tablolar kullan lm şt r. Bu tablolar çoğunlukla 2000 ve 2005 y llar na ait tablolard r ancak bu tarihler ülkeler baz nda farkl l klar gösterebilmektedir. Farkl l k gösteren ülkelerden;türkiye için 1998 ve 2002, Avustralya için 1998 ve 2004, Polonya için 2000 ve 2004 y llar na ait G-Ç tablolar kullan lm şt r. Ülke endüstrilerinin yap s birkaç y l içerisinde önemli değişikler göstermediğinden bu ülkelerin G-Ç tablolar n n diğer ülkelerin 2000 ve 2005 y llar na ait G-Ç tablolar ile karş laşt r labileceği değerlendirilmektedir. Analizlerde kullan lan G-Ç tablolar ndan en son yay mlanan ikinci, ondan önce yay mlanan ise ilkg-ç tablosu olarak adland r lm şt r. Bilgi ve İletişim TeknolojileriSektörünün Nihai Talebinin İmalat Sanayiine Etkisi 11 ülkenin en son yay mlanan iki G-Ç tablosu kullan larak hesaplanan Leontief ters matrisleri herhangi bir sektörün nihai talebindeki art ş n diğer sektörler üzerindeki doğrudan ve dolayl etkilerini göstermektedir. Örneğin;Türkiye 2002 y l G-Ç tablosu ile hesaplanan Leontief ters matrisine göre BİT in nihai talebindeki 1 birimlik art ş inşaat d ş hizmet sektörüne olan talebi 0,44 birim, ortan n alt teknoloji yoğun imalat sanayii sektörüne olan talebi ise 0,11 birim art rmaktad r. (Tablo 4.3.) 75 OECD,STAN Göstergeleri,

100 Tablo 4.3. İlk G-Ç Tablolar ndan Hesaplanan Leontief Ters Matrisi BİT Sektörü Kolonu Türkiye Yunanistan Polonya Brezilya İrlanda Avustralya İspanya Japonya Fransa İsveç ABD 1 Tar m 0,01 0,01 0,02 0,02 0,01 0,02 0,02 0,01 0,01 0,02 0,01 2 Madencilik 0,01 0,02 0,04 0,02 0,01 0,03 0,03 0,01 0,01 0,02 0,02 3 İleri Tek. Yoğ. İm. Sek. 0,01 0,00 0,01 0,01 0,04 0,01 0,01 0,09 0,10 0,05 0,09 4 Ort. Üstü Tek. Yoğ. İm. Sek. 0,03 0,04 0,08 0,09 0,12 0,07 0,14 0,11 0,06 0,16 0,06 5 Ort. Alt Tek. Yoğ. İm. Sek. 0,03 0,06 0,11 0,11 0,05 0,08 0,14 0,13 0,11 0,14 0,07 6 Düşük Tek. Yoğ. İm. Sek. 0,02 0,04 0,08 0,07 0,05 0,08 0,08 0,07 0,06 0,14 0,06 7 Altyap 0,02 0,02 0,05 0,03 0,01 0,03 0,04 0,03 0,01 0,02 0,01 8 İnşaat 0,00 0,01 0,04 0,01 0,02 0,01 0,03 0,01 0,01 0,03 0,01 9 Diğer Hizmetler 0,11 0,26 0,49 0,28 0,61 0,48 0,30 0,43 0,34 0,57 0,36 10 BİT 1,19 1,22 1,31 1,16 1,77 1,18 1,31 1,28 1,37 1,30 1,32 Kaynak: Yazar n çal şmas Tablo 4.4. İkinci G-Ç Tablolar ndan Hesaplanan Leontief Ters Matrisi BİT Sektörü Kolonu Türkiye Yunanistan Polonya Brezilya İrlanda Avustralya İspanya Japonya Fransa İsveç ABD 1 Tar m 0,02 0,00 0,01 0,02 0,01 0,02 0,01 0,01 0,01 0,01 0,01 2 Madencilik 0,03 0,02 0,02 0,03 0,01 0,03 0,03 0,02 0,02 0,02 0,02 3 İleri Tek. Yoğ. İm. Sek. 0,00 0,00 0,01 0,00 0,05 0,01 0,01 0,05 0,04 0,17 0,11 4 Ort. Üstü Tek. Yoğ. İm. Sek. 0,10 0,02 0,07 0,12 0,07 0,09 0,12 0,19 0,09 0,12 0,05 5 Ort. Alt Tek. Yoğ. İm. Sek. 0,11 0,04 0,09 0,13 0,05 0,08 0,12 0,11 0,12 0,08 0,07 6 Düşük Tek. Yoğ. İm. Sek. 0,08 0,02 0,06 0,05 0,05 0,07 0,08 0,06 0,05 0,09 0,05 7 Altyap 0,05 0,03 0,03 0,05 0,02 0,03 0,05 0,02 0,02 0,02 0,01 8 İnşaat 0,01 0,01 0,03 0,01 0,02 0,05 0,06 0,01 0,02 0,03 0,01 9 Diğer Hizmetler 0,44 0,21 0,38 0,37 0,83 0,49 0,34 0,37 0,39 0,31 0,38 10 BİT 1,24 1,22 1,29 1,33 1,56 1,13 1,30 1,11 1,22 1,21 1,30 Kaynak: Yazar n çal şmas 85

101 11 ülke için hesaplanan Leontief ters matrislere bak ld ğ nda BİT sektörünün nihai talebindeki art ş n tüm ülkelerde en fazla inşaat d ş hizmet sektörünü etkilediği görülmektedir. İnşaat d ş hizmet sektöründen sonra etkileşim en fazla imalat sektöründe görülmektedir. (Tablo4.3., Tablo4.4.) Türkiye, Polonya, Yunanistan, Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerin ilk G-Ç tablolar na ait ters matrislerine göre BİT sektörünün nihai talep art ş en fazla ortan n alt teknoloji yoğun imalat sanayii sektörüne olan talebi art rmaktad r. Bu ülkelerin ikinci G-Ç tablolar na ait ters matrislerinde ise BİT sektörünün en fazla ortan n üstü teknoloji yoğun imalat sanayii sektörünü etkilediği görülmektedir Ters matrisleri hesaplanan İrlanda, Avustralya, Japonya, Fransa, ABD, İsveç, İspanya gibi gelişmiş ülkelerde BİT sektörüne olan nihai talebin en fazla ortan n üstü ve ileri teknoloji yoğun imalat sanayii sektörlerini etkilediği görülmektedir. Gelişmiş ülkelere ait ters matriste BİT sektörüne ait sütundaki katsay lar n değeri yüksek ve tüm imalat sanayii sektörüne homojen olarak dağ lm şt r. Bunun anlam ; BİT sektörü tüm sektörlere yay lm ş ve BİT sektöründe yaşanacak nihai talep art ş diğer sektörlerdeki üretimi de tetiklemektedir. BİT sektörüyle ilgili ters matrislerde gözlemlenen bir diğer husus gelişmekte olan ülkelerin ilk G-Ç tablolar yla ikinci G-Ç tablolar nda gözlemlenen yap sal değişimdir. Tüm ülkelerde BİT sektöründeki nihai talep art ş ilk tabloya göre bir ileri düzey teknoloji yoğun imalat sanayii sektöründe daha fazla üretim art ş na sebep olmaktad r.çal şmadaki tüm ülkelerin son iki G-Ç tablosundan hesaplanan Leontief ters matrisleri Ek2 te sunulmuştur. 86

102 Tablo 4.5. Türkiye 1998 G-Ç Tablosuna göre Hesaplanan Leontief Ters Matrisi BİT Sektörü Kolonu Uçak ve uzay sanayi Gemi ve Tekne yapım ve onarımı Motorlu araçlar ve taşıyıcılar Makine ve gereçler (Elektrik) Tıbbi,hassas ve optik araçlar Elektrik makine ve gereçleri Metal ürün imalatı (makine) Demir olmayan metaller Demir Çelik Diğer metal olmayan maden İlaç Lastik ve plastik ürünler İlaç hariç kimyasallar Kok rafine petrol ürünleri Küspe,kağıt, basım ve yayıncılık Ahşap ve ahşap ürünleri Tekstil,teksil ürünleri, deri ve Yiyecek,içecek ve tütün Madencilik (Enerji) Madencilik (Enerji Dışı) Tarım Hayvancılık ve Ormancılık 0,002 0,002 0,000 0,002 0,002 0,000 0,009 0,007 0,002 0,000 0,002 0,000 0,002 0,001 0,002 0,003 0,006 0,001 0,002 0,000 0,000 BİT Eğitim Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Hanehalkı istihdamı ve yabancı Diğer toplumsal ve sosyal hizmetler Ar-Ge Diğer iş faaliyetleri Emlak ve faaliyetleri Makine teçhizat kiralama Finans ve sigorta Hava taşımacılığı Su taşımacılığı Otoyol taşımacılığı İnşaat Toptan ve Perakende Ticareti Su toplama arıtma ve dağıtma Gaz üretim ve dağıtımı Elektrik üretim ve dağıtımı Geri dönüşümlü üreim Otel restoran Destekleyici ve yardımcı Demiryolu ulaşım araç ve gereçleri taşıma 0,000 0,002 0,012 0,001 0,002 0,002 0,022 0,006 0,024 0,001 0,002 0,001 0,023 0,001 0,000 0,001 0,012 0,003 0,000 0,004 0,000 1,096 Kaynak: Yazarın çalışması Tablo 4.6. Türkiye 2002 G-Ç Tablosuna göre Hesaplanan Leontief Ters Matrisi BİT Sektörü Kolonu 87 Geri dönüşümlü üretim Gemi ve Tekne yapım ve onarımı Motorlu araçlar ve taşıyıcılar Makine ve gereçler (Elektrik) Tıbbi,hassas ve optik araçlar Elektrik makine ve gereçleri Metal ürün imalatı (makine) Demir olmayan metaller Demir Çelik Diğer metal olmayan maden Lastik ve plastik ürünler İlaç hariç kimyasallar Kok rafine petrol ürünleri Küspe,kağıt, basım ve yayıncılık Ahşap ve ahşap ürünleri Tekstil,teksil ürünleri, deri ve Yiyecek,içecek ve tütün Madencilik (Enerji) Madencilik (Enerji Dışı) Tarım Hayvancılık ve Ormancılık 0,005 0,002 0,003 0,005 0,017 0,002 0,030 0,007 0,016 0,011 0,006 0,0216 0,001 0,005 0,004 0,025 0,002 0,004 0,000 0,002 BİT Diğer toplumsal ve sosyal hizmetler Eğitim Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu yönetimi ve savunma Ar-Ge Diğer iş faaliyetleri Makine teçhizat kiralama Emlak faaliyetleri Finans ve sigorta Otel restoran Destekleyici ve yardımcı taşıma Hava taşımacılığı Su taşımacılığı Otoyol taşımacılığı İnşaat Toptan ve Perakende Ticareti Su toplama arıtma ve dağıtma Elektrik üretim ve dağıtımı 0,033 0,002 0,006 0,075 0,005 0,036 0,003 0,008 0,017 0,050 0,014 0,000 0,000 0,100 0,001 0,001 0,003 0,023 1,044 Kaynak: Yazarın çalışması

103 BİT sektörünün imlat sektörü ile olan etkileşimini daha detayl incelemek için Türkiye 1998 ve 2002 y llar na ait G-Ç tablolar nda sadece BİT sektörü toplulaşt r l p diğer sektörler toplulaşt r lmadan Leontief ters matrisleri hesaplanm şt r. Hesaplanan ters matrislerin BİT sektörüne ait kolonlar Tablo 4.5. ve Tablo 4.6. da sunulmuştur.bu tablolar incelendiğinde BİT sektörünün nihai talebindeki art ş n üretim sektöründe en fazlakâğ t ve bas m yay mc l k, elektrikli makine ve gereçleri imalat ile demir çelik sektörlerini etkilediği görülmektedir. Özellikle bu sektörlerdeki 1996 ve 2002 y llar na ait değerler karş laşt r ld ğ nda bu sektörlerin BİT ile etkileşiminin önemli ölçüde artt ğ görülmektedir. BİT e olan 1 birimlik nihai talep art ş kâğ t ve bas m yay m sektörüne olan talebi 1998 y l nda 0,009 birim art r r iken bu rakam 2002 y l nda 0,03 e ç km şt r. Bu dönemde özellikle büyük hacimli ofset makineleri modern tipo makineleri ile yer değiştirmiş ve çok üniteli bask firmalar n n say s giderek artm şt r. Yine bu dönemde bask kontrol işlemleri için bilgi teknolojileri kullan m giderek yayg nlaşm şt r. Bunun en önemli sebebi bilgi teknolojileri kullan m n n, bask öncesi hatalar en aza indirerek ve daha kaliteli bask yapabilme imkan sunarak rekabetavantaj sağlayabilmesidir. 76 Bilgi ve İletişim Teknolojilerine aithanehalk Tüketimi ve Sabit Sermaye Birikimi Art ş n n Gayrisafi Yurtiçi Has laya Etkileri D şa aç k ekonomilerde GSYH nin harcamalar yoluyla hesaplanmas ndagsyh = C + I + G + (Net İhracat) formülünün kullan ld ğ ve bunun G-Ç tablolar ndaki karş l klar modelin yap s n n anlat ld ğ başl k alt nda incelenmişti. Bu bölümde G-Ç Modeli yle, BİT sektörüne ait hanehalk tüketimi ve sabit sermaye birikimi art ş n n gayrisafi yurtiçi has laya etkileri harcamalar yoluyla yani sat rlar itibar yla hesaplanm şt r. Sektör ç kt s = Ara mal + C + I + G + Net İhracat 76 Erdoğanaras (2004),s.32 88

104 Yukar daki formülde C farazi G-Ç tablosundaki özel tüketimi (hanehalk ), I toplam sabit sermaye birikimi ve stok değişimi toplam n, G devlet harcamalar n temsil etmektedir. Bu bölümde ülkemizde hanehalk BİT tüketiminin ve sabit sermaye birikimininyüzde 5 artt ğ senaryo için diğer sektörlerdeki ve GSYH deki değişmeler incelenecek ve bu faktörlerin etkileri değerlendirilecektir. Hanehalk BİT tüketiminde meydana gelecek bir art ş G-Ç tablosunda var olan dengeyi bozacağ ndan, yeni nihai talep bileşenine karş l k gelen yeni bir denge oluşacakt r. Yeni denge üretim değerleri Leontief ters matrisi ile yeni nihai talep vektörünün çarp lmas yla elde edilebilir. C denge = (I-A) -1 C yeni Formüldeki C denge BİT sektörde oluşan yeni denge hanehalk tüketimi vektörünü, C yeni ise BİT sektörü hanehalk tüketiminin yüzde 5 art r lmas sonucu oluşan tüketim vektörünü ifade etmektedir y l G-Ç tablosunda hanehalk BİT nihai talebindeki yüzde 5 art ş n BİT sektörü ve diğer sektörlerin ç kt miktarlar nda meydana getireceği art ş aşağ daki tabloda gösterilmiştir. Tablo 4.7. BİT Sektörü Hanehalk Tüketim Art ş Sonucu Oluşan Değerler (Bin TL) C C denge T T denge T Tar m Madencilik İleri Tek. Yoğ. İml. Sek Ortan n Üstü Tek. Yoğ. İml. Sek Ortan n Alt Tek.Yoğ. İml. Sek Düşük Tek. Yoğ. İml. Sek Altyap

105 Tablo 4.7. BİT Sektörü Hanehalk Tüketim Art ş Sonucu Oluşan Değerler (Devam ) (Bin TL) C C denge T T denge T İnşaat Diğer Hizmetler BİT Kaynak: Yazar n çal şmas Yukar daki tabloda hanehalk tüketim vektörüleontief ters matrisi ile çarp lm ş ve sonuç C sütununda gösterilmiştir. Daha sonra BİT sektörüne ait hanehalk tüketimi yüzde 5 art r lm ş ve bu vektör ile Leontief ters matrisi tekrar çarp larak yeni denge durumundaki hanehalk tüketim vektörü bulunmuştur. (C denge ) Tabloda T ilk durumdaki toplam sektör üretimini, T denge ise BİT hanehalk tüketimi art ş sonucu oluşan yeni denge toplam sektör üretimini göstermektedir. T ilk ve son denge toplam ç kt miktarlar aras ndaki fark temsil etmektedir. Tabloda görüldüğü gibi BİT hanehalk tüketimi artt ğ nda sistemin tekrar denge durumuna gelmesi için sadece BİT sektörü değil diğer sektörlerin de üretimlerini art rmas gerekmektedir. Tablo 4.7. de bu değişimden en fazla inşaat d ş hizmet sektörünün etkilendiği görülmektedir. İmalat sanayiinde ise bu değişim en fazla ortan n alt teknoloji yoğun imalat sanayii sektörünü etkilemektedir. Toplam üretime bak ld ğ nda BİT hanehalk tüketimi yüzde 5 artt ğ ndabesleme etkisi sayesinde GSYH binde 1,2 artmaktad r. Türkiye 1998 G-Ç tablosunda BİT hanehalk tüketiminin yüzde 5 artt ğ durumdagsyh nin binde 0,38 artt ğ hesaplanm şt r. Bu durumun 1998 y l nda BİT sektörünün topluma ve diğer sektörlere nüfuz etme oran n n çok düşük kalmas ve bu sektörün henüz yeterince olgunlaşmam ş olmas ndan kaynakland ğ değerlendirilmektedir. BİT sabit sermaye birikiminin yüzde 5 artmas sonucu oluşabilecek GSYH art ş da hanehalk BİT tüketimi art ş nda izlenen yönteme benzer şekilde hesaplanabilir. 90

106 I denge = (I-A) -1 I yeni Formülün hanehelk için hesaplanan formülden fark,i denge BİT sektöründe oluşan yeni denge sabit sermaye birikim vektörünü, I yeni ise BİT sektörü sabit sermaye birikiminin yüzde 5 art r lmas sonucu oluşan yat r m vektörünü ifade etmektedir y l G-Ç tablosunda BİT sabit sermaye birikimindeki yüzde 5 art ş n BİT sektörü ve diğer sektörlerin ç kt miktarlar nda meydana getireceği art ş aşağ daki tabloda gösterilmiştir. Tablo 4.8. BİT Sektörü Sabit Sermaye Birikimi Art ş Sonucu Oluşan Değerler (Bin TL) I I denge T T denge Fark Tar m Madencilik İleri Tek. Yoğ. İml. Sek Ortan n Üstü Tek. Yoğ. İml. Sek Ortan n Alt Tek.Yoğ. İml. Sek Düşük Tek. Yoğ. İml. Sek Altyap İnşaat Diğer Hizmetler BİT Kaynak: Yazar n çal şmas Ekonomi dengede iken BİT sabit sermaye birikiminin (BİT e yap lan yat r m) yüzde 5 artt ğ durumda toplam üretimin binde 0,16 artt ğ hesaplanm şt r. Tablo 4.7. Tablo 4.8. ile karş laşt r ld ğ nda BİT hanehalk tüketiminin çarpan etkisinin BİT sermaye birikimi çarpan etkisinden çok daha yüksek olduğu görülmektedir. Bunun sebebinin ülkemizde BİT sektörünün yat r mdan ziyade tüketim odakl bir büyüme sergilemesinden kaynaklad ğ düşünülmektedir. 91

107 Japonya, ABD, İsveç gibi gelişmiş ülkeler için BİT hanehalk tüketiminin ve BİT sabit sermaye yat r mlar n n ayr ayr yüzde 5 artt ğ durumlarda toplam üretimdeki değişmeler hesaplanm şt r. Ek-7 de sunulan tablolara göre gelişmiş ülkelerde BİT sabit sermaye yat r mlar ndan kaynaklanan toplam üretim art ş n n,bit hanehalk tüketiminden kaynaklanan toplam üretim at ş ile ayn miktarlarda olduğu hatta baz gelişmiş ülkeler için daha fazla oranda toplam üretim art ş sağland ğ görülmüştür. Ülkelerin Bilgi ve İletişim TeknolojileriSektörü Geri Bağlant Katsay lar n n İncelenmesi Tezde ülkelerin BİT sektörüne ait geri bağlant katsay lar n n hesaplanmas nda RasmussenMetodu kullan lm şt r. Bu metotda BİT sektörünün geri bağlant katsay s Leontief ters matrisinde BİT sektörüne ait sütun toplam al narak hesaplanmaktad r. Bu metodun kullan lmas ndaki amaç sektörlerin özellikle doğrudan ve dolayl geri bağlant katsay lar n n karş laşt rmalar nda daha başar l sonuçlar vermesidir. Geri bağlant katsay s n n, bir sektörün nihai talebindeki bir birimlik art ş n ekonomide meydana getirdiği doğrudan ve dolayl üretim art ş n gösterdiği önceki bölümlerde detayl olarak aç klanm şt r. Şekil Ülkenin son iki G-Ç tablosundan hesaplanan BİT sektörü geri bağlant katsay lar İlk 2005 İkinci 0 Türkiye Yunanistan Polonya Brezilya Avustralya Japonya Fransa ABD Kaynak: Yazar n çal şmas Yukar daki grafikte görüldüğü gibi gelişmiş ülkelerde BİT sektörüne ait geri bağlant katsay s 2 seviyesindedir. Yani BİT sektörünün nihai talebindeki bir birimlik 92

108 art ş ekonomide 2 birimlik üretim art ş sağlamaktad r. İrlanda da BİT sektörüne ait geri bağlant katsay s n n diğer ülkelere göre oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Bu durumun nedeni ülkenin ekonomik yap s nda BİT in yüksek bir paya sahip olmas ve diğer sektörlerde özellikle inşaat d ş hizmet sektöründe BİT in yoğun bir şekilde kullan lmas d r. Karş laşt r lan ülkelerde Türkiye ve Brezilya da BİT sektörü geri bağlant katsay lar önemli art şlar göstermiştir. Türkiye ye ait 1998 y l G-Ç tablosuna göre BİT sektörü geri bağlant katsay s 1,43 olarak hesaplanm şt r y l G-Ç tablosuna göre bu katsay s 2,1 seviyesine ç km şt r. Bu durum ülkemizde BİT sektörünün diğer sektörleri besleme etkisinin artt ğ n yani sektörlerde BİT kullan m n n yayg nlaşt ğ n göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde BİT sektörüne ait geri bağlant katsay s 2005 y l nda 2000 y l na göre düşüş göstermiştir. Gelişmiş ülkelerde bu düşüşün nedeninin bu ülkelerin BİT üretim merkezlerini yükselen ekonomilere kayd rm ş olmas dolay s yla imalat sanayii sektörlerinde BİT in pay n n azalmas ndan kaynakland ğ değerlendirilmektedir. Bu durum OECD verileri ile de tutarl k göstermektedir. OECD ülkelerinin dünya BİT ticaretindeki pay 1995 y l nda yüzde 88 iken, 2006 y l nda bu pay n yüzde 56 ya, 2007 de ise yüzde 52 ye düştüğü görülmektedir. 77 (Şekil 4.3.) 77 OECD IT Outlook 2008 s

109 Şekil Aras Dünyada BİT Ürünleri Ticareti Milyar ABD dolar Gelişmekte olan ülkelerdeki BİT ürünleri OECD Diğer BİT ile ilgili ürünler OECD Ses ve Video gereçleri OECD Elektronik bileşenler OECD BT ve ilgili gereçler OECD İletişim Gereçleri O C OECD Kaynak: OECD, IT Outlook 2008 Gelişmiş ekonomilerde sektörler aras ndaki bağ nlaşma yüksek olduğundan tüm sektörlerdeyüksek geri bağlant katsay lar beklenebilir.gelişmekte olan ülkelerde ise sektörlerin geri bağlat katsay lar önemli farkl l klar gösterebilmektedir. BİT sektörü geri bağlant katsay s n diğer sektörlerle karş laşt rmal olarak değerlendirmek için endeksleme yöntemine başvurulmaktad r. Endeksleme yönteminde,her ülke içinbit sektörünün geri bağlant katsay s tüm sektörlerin geri bağlant katsay lar n n ortalamalar na bölünerek oranlanm şt r. Şekil 4.4. te ülkelerin BİT sektörlerine ait geri bağlant katsay oranlar verilmiştir. 94

110 Şekil 4.4. Ülkelerin BİT Sektörü Geri Bağlant Katsay Oranlar İlk 2005 İkinci Türkiye Yunanistan Polonya Brezilya Avustralya Japonya Fransa ABD Kaynak: Yazar n çal şmas Birçok ülkede, özellikle gelişmiş ülkelerde, BİT sektörüne ait geri bağlant katsay oranlar 1 e yak nd r. Yani BİT sektörüne ait geri bağlant katsay lar tüm sektörlere ait geri bağlant katsay lar n n ortalamas na yak nd r. İsveç tebit sektörünün 2000 y l na ait geri bağlant katsay s sektörler ortalamas n n üzerindedir.bu ülkenin 2000 y l Leotief ters matrisine bak ld ğ nda bu durumun ağ rl kl olarak imalat sektörü ve BİT sektörünün kendisinden kaynakland ğ görülmektedir li y llarda İsveç te özellikle telekomünikasyon donan m üretimi ağ rl kl bir BİT sektörü yap s mevcuttu. Hatta ülkede imalat sanayiinin büyük bir k sm n donan m üretimi oluşturuyordu. Bu sektör çevresinde farkl alanlarda imalat sanayii de gelişim göstermiştir. Ancak, 2005 y l na gelindiğinde sektördeki rekabet ve offshore yat r mlar İsveç in uluslararas telekomünikasyon donan m pazar ndan ald ğ pay azaltm şt r. 78 Bu durumun 2005 y l nda bu ülkenin BİT sektörüne ait geri bağlant katsay s ndaki düşüşe yans d ğ değerlendirilmektedir. 78 OECD, IT Outlook 2008 s.57 95

111 Bilgi ve İletişim TeknolojileriSektörünün Ara mal Kullan m Oranlar (Ara Girdi / Toplam Ç kt ) BİT sektörünün ara mal olarak kullan lan k sm n n sektörün toplam ç kt s na oran ne kadar yüksekse BİT sektörü diğer sektörlere o kadar yay lm ş demektir. Aşağ daki grafikte ülkelerin BİT sektörlerine ait ara mal kullan m n n sektörün toplam ç kt s na oranlar verilmiştir. Şekil 4.5. BİT Sektörü Ara Mal Kullan m Oranlar İlk 2005 İkinci Türkiye Yunanistan Polonya Brezilya Avustralya Japonya Fransa ABD Kaynak: Yazar n çal şmas Grafikte Türkiye nin BİT sektörüne ait ara mal kullan m oran n n 1998 y l na göre diğer ülkelerden çok daha fazla artt ğ görülmektedir döneminde Türkiye de yaşanan bir büyük deprem, iki büyük ekonomik kriz üretim yap s n n değişmesi ve yenilenmesinde önemli etkiye sahip olmuştur. Özellikle, 1999 depreminin ülke sanayinin ağ rl kl olarak konumland ğ İstanbul-Kocaeli bölgesinde meydana gelmesi, işletmelerin bundan fiziksel olarak ciddi zarar görmesi, yeni üretime yönelik teknolojik altyap n n kurulmas n zorunlu k lm ş, bu yeni teknoloji alanlar nda bilgi ve iletişim teknolojileri ağ rl ğ n ciddi şekilde artt rm şt r. 96

112 Diğer ülkelere bak ld ğ nda İrlanda da BİT sektörünün diğer sektörlere yay lma oran n n yüksekliği dikkat çekicidir.irlanda ya ait G-Ç tablolar na göre BİT sektörünün ara mal kullan m oran n n yüksekliğinin inşaat d ş hizmet sektöründen kaynakland ğ görülmektedir. Bilgi ve İletişim TeknolojileriSektörü Katma Değer Oranlar (Katma Değer / Toplam Ç kt ) Şekil 4.6. BİT Sektörü Katma Değer Oranlar İlk 2005 İkinci Türkiye Yunanistan Polonya Brezilya Avustralya Japonya Fransa ABD Kaynak: Yazar n çal şmas Ekonomik olarak katma değer hesab işgücüne yap lan toplam ödemeler (L) ve kira, rant, faiz, toprak vb. sermaye giderleri (K) olmak üzere iki temel hesaptan meydana gelmektedir. Yukar daki grafikte gelişmiş ülkelerde BİT sektörüne ait katma değer oranlar n n artt ğ görülmektedir. Türkiye de ise BİT sektörü için katma değer oran, yani bu teknolojilerin üretiminde işgücüne yap lan ödemeler ve sermayeye yap lan ödemeler döneminde ciddi şekilde azalm şt r. Bu durum öncelikli olarak sektörün yap s nda önemli yap sal bir değişikliğin meydana geldiğini göstermektedir. Aragirdi/katma değer oran önemli ölçüde artm şt r. Diğer sektörlere yay lman n bir sonucu olarak daha çok ithal aragirdiye bağ ml bu sektörde, sektörel büyümenin ana kaynağ ara mal girdileri olmuştur. Türkiye BİT sektörü için ara mal 97

113 girdilerinin donan m (hardware) ürünlerinden meydana geldiği söylenebilir.bu durum ayn zamanda deprem ve krizler etkisiyle yenilenen başta imalat sanayii olmak üzere diğer sektörlerin altyap lar n yenilediğinin de bir göstergesi say labilir. Bilgi ve İletişim TeknolojileriSabit Sermaye Birikimi Oranlar Sermaye birikimi ekonomik büyümenin temel belirleyicileri aras ndad r. Bir mal n sabit sermaye mal say labilmesi için üretim sürecinde sürekli ve tekrarl kullan lmas ve ESA n n (Avrupa Bütünleştirilmiş Ekonomik Hesaplar Sistemi / European System of Integrated Economic Accounts) belirlediği minimum değere sahip olmas gerekmektedir. 79 Ampirik çal şmalarda sermaye birikimi ve teknolojik gelişmenin ekonomik büyümeye katk lar ayr ayr ele al n yor olmas na rağmen, bu iki faktörün ekonomik büyüme sürecinde birbirleriyle etkileşimde bulunuyor olmalar genel kabul görmektedir. 80 Bu kapsamda, BİT sabit sermaye yat r mlar n n ekonomik büyüme ve verimlilik üzerine olumlu etki yapt ğ fakat bu etkinin ancak bu teknolojileri edinim sürecinden sonra ortaya ç kt ğ kabul edilmektedir. Şekil 4.7. BİT Sabit Sermaye Birikimi Oranlar İlk 2005 İkinci Türkiye Yunanistan Polonya Brezilya Avustralya Japonya Fransa ABD Kaynak: Yazar n çal şmas 79 Y lmazc., 1996 s.2 80 Sayg l, Cihan, Yurtoğlu, 2005 s.10 98

114 Şekil 4.7. de gösterilen BİT sabit sermaye birikimi oranlar ülkelerin BİT sektörüne ait sabit sermaye birikiminin tüm sektörlere ait sabit sermaye birikimine bölünmesiyle elde edilmiştir. Bu grafik ülkelerin ekonomisindeki bilgi ve iletişim teknolojilerinin ağ rl ğ n yans tmaktad r. İrlanda da BİT sektörünün geri bağlant katsay s n n yüksek olmas na karş n (BİT sektörünün diğer sektörleri besleme etkisi) BİT sektörüne ait sabit sermaye birikim oran n n düşük olduğu görülmektedir. Bu durumun İrlanda da BİT sektörünün hizmet yoğun bir sektör olmas ndan kaynakland ğ değerlendirilmektedir. İsveç, ABD gibi gelişmiş ülkelerde BİT sabit sermaye birikim oran n n yüksek olduğu görülmektedir. İsveç ekonomisinde Ericsson liderliğindeki telekom ekosistemi (yan sanayi, altyap sağlay c, dan şmanl k vb.) önemli bir ağ rl ğa sahiptir. ABD ise her ne kadar BİT yat r mlar n n önemli bir k sm n, vergi ve nitelikli insan kaynağ bak m ndan daha avantajl yerlere kayd rsa da BİT sermaye birikimi ve niş ürün üretimi bak m ndan hala dünya lideridir. 81 Apple bilgisayarlar, Intel, AMD, tüm mobil cihazlar n beyni olan ARM işlemciler ABD de üretilmekte ve BİT in geleceğine yön vermektedir. Aşağ daki grafikte belirtilen ülkelerin BİT gelişmişlik endeksinin belirlenmesinde sabit ve geniş bant hat say s, mobil telefon ve bilgisayar say s, İnternet kullan c say s gibi say sal faktörlerin yan s ra İnternet kullan m yetkinliği, e- iş gelişmişlik seviyesi, İnternet bağlant kalitesi gibi say sal olmayan faktörler de göz önüne al nm şt r. Şekil 4.8. de görüldüğü gibi ülkelerin BİT gelişmişlik seviyesi ile BİT in fert baş na GSYH büyümesi üzerindeki etkisi aras nda doğrusal olmayan bir ilişki bulunmaktad r.bit ile ekonomik büyüme aras ndaki ilişki BİT gelişmişliği yüksek ülkelerde daha belirgin bir şekilde ortaya ç kmaktad r.bit gelişmişliği düşük olan ülkelerde BİT yat r mlar n n ekonomik büyümeye etkisi de düşük kalmaktad r.ancak belirli bir s n r n aş lmas yla birlikte h zl bir verimlilik art ş söz konusudur. 81 OECD IT Outlook,

115 Şekil 4.8. BİT Gelişmişliği BİT in Refah Art ş na Etkisi İlişkisi Kaynak: Economist Intelligence Unit, 2004 BİT sermaye birikiminin de buna benzer bir etki yapacağ değerlendirilebilir. Yüksek BİT yat r m oran ; BİT sektöründe sermaye birikimine, ekonominin genelinde girdilerin verimli kullan m na; böylelikle ekonomik büyümeye katk sağlayabilir. Türkiye deki BİT sermaye birikimi oranlar na bak ld ğ ndabu oran n düşük seviyelerde kald ğ görülmektedir. (Şekil 4.7.) Ülkemizde kullan c konumunda, ithalata dayal ve donan m ağ rl kl BİT sektörü büyümesi gerçekleştiğinden, BİT sermaye birikimi de s n rl olmaktad r. 100

116 Türkiye de Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün İthalata Bağ ml ğ : Sektörlerin ithalat bağ ml l klar birçok çal şmaya konu olmuştur. Yükseler ve Türkan (2008) 2002 y l nda imalat sanayii sektörlerinde ithalat n toplam arz içerisindeki pay n hesaplam şt r. (Şekil 4.5.) Şekil 4.9. İmalat Sanayii Sektörlerinde İthalat-Toplam Arz Oranlar, 2002 (Yüzde) Kaynak: Yükseler ve Türkan (2008) Şekil 4.9. da görüldüğü gibi BİT sektörünün ithalat-toplam arz oran oldukça yüksektir. Bu bölümde BİT sektörünün ithalata bağ ml l ğ incelenirken, 1998 ve 2002 y llar na ait 48 sektörlü OECD Türkiye G-Ç tablolar toplulaşt r lmadan kullan lm şt r. Böylece BİT sektörünün alt sektörler baz nda ithalat bağ ml l ğ daha detayl analiz edilmiştir. 101

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

Politika Notu 12 08. Ekim 2012. Küresel Kriz ve Maliye Politikası. Sumru Öz

Politika Notu 12 08. Ekim 2012. Küresel Kriz ve Maliye Politikası. Sumru Öz Dünya ekonomisinin bugün geldiği noktada bu iki farklı tezin farklı ülkelerde olmak kaydıyla gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Küresel krize yakalandıklarında geçmişe kıyasla görece sağlam makroekonomik

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

plastik sanayi Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros aros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri

plastik sanayi Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros aros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri plastik sanayi 2014 Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros aros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri karşılayan, bu mamullerde net ithalatçı konumunda bulunan ve gelişmiş

Detaylı

KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE

KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE II. Bölüm KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE Doç. Dr. Olgun Kitapcı Akdeniz Üniversitesi, Pazarlama Bölümü 1 Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) BAZI KAVRAMLAR Bir ülke vatandaşlarının bir yıl için ürettikleri toplam mal

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

POMPA ve KOMPRESÖRLER

POMPA ve KOMPRESÖRLER POMPA ve KOMPRESÖRLER Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi POMPA ve KOMPRESÖRLER SITCNo :742,743 ArmonizeNo :8413,8414 TÜRKİYE DE ÜRETİM

Detaylı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3]

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] Ek Karar 5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] KARAR NO Y 2005/3 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri Ülkemizin bilim ve teknoloji performansı, aşağıdaki

Detaylı

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EV TEKSTİLİ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER. İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AR & GE ve MEVZUAT ŞUBESİ

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EV TEKSTİLİ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER. İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AR & GE ve MEVZUAT ŞUBESİ DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EV TEKSTİLİ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AR & GE ve MEVZUAT ŞUBESİ MART 2012 DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EV TEKSTİLİ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER I. Giriş...

Detaylı

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı İthalatı (Milyon $) 12.000 10.000 8.000 7.621 8.562 9.924 10.536 11.241 6.000 4.000 2.000 0 2002 2003

Detaylı

TÜRKİYE BİLİMSEL YAYIN GÖSTERGELERİ (II) 1981-2007 TÜRKİYE, ÜLKELER VE GRUPLAR

TÜRKİYE BİLİMSEL YAYIN GÖSTERGELERİ (II) 1981-2007 TÜRKİYE, ÜLKELER VE GRUPLAR 3.2.Etki De erine Göre ABD 1981-2007 döneminde üretti i 6.634.586 adet yay na ald 137.391.957 at f say s ile 20,71 lik etki de erine sahip olup 14,17 lik DÜNYA ortalama etki de erinden yakla k % 50 daha

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Mart 2015 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2015 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME İlk İki Ayda 2,7 Milyar Dolarlık

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ Türkiye milli katılım organizasyonunun, T.C. Ekonomi Bakanlığı'na izin başvurusu yapılmış olup, Türkel

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013 Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-213 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ Kemal Gürüz Atılım Üniversitesi 12 Mart 2012 Yirmi beş yaş üstü nüfus içinde ortaöğrenim görmüş olanların oranı, %. 2007.

Detaylı

"Yenileşim ve Gelecek" 9. Kalite Sempozyumu. C. Müjdat ALTAY 15 Nisan 2011

Yenileşim ve Gelecek 9. Kalite Sempozyumu. C. Müjdat ALTAY 15 Nisan 2011 "Yenileşim ve Gelecek" 9. Kalite Sempozyumu C. Müjdat ALTAY 15 Nisan 2011 Küresel Rekabetin Sonucu Apple iphone Globalizasyon ve Glokalizasyon Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkeler için ürün geliştirmesi

Detaylı

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ Dilara SÜLÜN DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AB MASASI ŞEFİ (TD) Mayıs 2006 AB OTOMOTİV SEKTÖRÜ AB, dünya otomotiv pazarının %35'ine sahiptir. Otomobil

Detaylı

EV TEKSTİL SEKTÖRÜ 1. ÜRÜNÜN TANIMI: 2. TÜRKİYE DE ÜRETİM: 3. TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİ:

EV TEKSTİL SEKTÖRÜ 1. ÜRÜNÜN TANIMI: 2. TÜRKİYE DE ÜRETİM: 3. TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİ: EV TEKSTİL SEKTÖRÜ 1. ÜRÜNÜN TANIMI: Ev tekstili, genel olarak evleri dekore etmek amacıyla kullanılan ürünler olarak tanımlanmaktadır. Sentetik iplikler ve kumaşların yanı sıra, pamuk, keten, ipek ve

Detaylı

Türkiye Yazılım Sektörü Ve Yazılımın Yarattığı Katma Değerler

Türkiye Yazılım Sektörü Ve Yazılımın Yarattığı Katma Değerler 1 Türkiye Yazılım Sektörü Ve Yazılımın Yarattığı Katma Değerler Gülara TIRPANÇEKER TÜRKİYE DE YAZILIM SEKTÖRÜ ÇALIŞTAYI 29 Aralık 2011 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara 2 Türkiye Yazılım Sektörü %87,2

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

KOBİ ler arasında bulut teknolojileri nasıl yaygınlaştırılır?

KOBİ ler arasında bulut teknolojileri nasıl yaygınlaştırılır? tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı KOBİ ler arasında bulut teknolojileri nasıl yaygınlaştırılır? Ankara, 7 Nisan 2015 Slayt 2 Çerçeve Geçtiğimiz dönemde Türkiye ekonomisindeki büyüme sürecine

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı

Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları

Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları Mühendislik Fakültelerinin Araştırma ve Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkılarının Değerlendirilmesi Paneli

Detaylı

Toplumlar için bilginin önemi

Toplumlar için bilginin önemi Toplumlar için bilginin önemi İnsanlık tarihi günümüze kadar şu toplumsal aşamalardan geçmiştir: İlkel toplum Doğa, avlanma Tarım toplumu MÖ.800-1750 ler Toprak, basit iş bölümü Sanayi toplumu Makinalaşma

Detaylı

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU Akışkan gücü, basınçlı akışkanların, ister sıvı ister gaz halinde olsun, enerjilerinden faydalanarak elde edilen güçtür. Sıvı veya gaz, yada somut olarak su veya hava, ancak

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

kalkınma gücü Gülara Tırpançeker YASAD Başkanı Yazılım Sektörü 22.03.2010 Sayfa 1

kalkınma gücü Gülara Tırpançeker YASAD Başkanı Yazılım Sektörü 22.03.2010 Sayfa 1 Yazılım: Ekonominin yeni kalkınma gücü Gülara Tırpançeker YASAD Başkanı Sayfa 1 22.03.2010 Yazılım Sektörü Yazılım Sektörünün Önemi İstihdam yaratır. Diğer sektörlere verimlilik ve katma değer sağlar.

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Yöntemsel Açıklama... 3 2 I- Yöntemsel Açıklama 1 Nominal efektif döviz

Detaylı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Overview Understanding Economic Growth: A Macro-level, Industrylevel, and Firm-level Perspective

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Mart 2016 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2016 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk İki Ayında %3,7

Detaylı

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında

Detaylı

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB ÜLKELERĠNDE YATIRIM ORTAMININ ÇEKĠCĠLĠK SIRALAMASI, 2005 Yeni Zelanda ABD Kanada Norveç Avusturalya Danimarka İngiltere

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2011) Ankara İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart

Detaylı

6. Aile İşletmeleri Kongresi 10 Nisan 2014. Mustafa MENTE Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreter

6. Aile İşletmeleri Kongresi 10 Nisan 2014. Mustafa MENTE Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreter 6. Aile İşletmeleri Kongresi 10 Nisan 2014 Mustafa MENTE Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreter Ajanda 1. Türkiye İhracatçılar Meclisi Biz Kimiz? Türkiye nin İhracat Gelişimi 2. Türkiye Ekonomisi

Detaylı

International Cartographic Association-ICA

International Cartographic Association-ICA International Cartographic Association-ICA 1.AMAÇ: Uluslararası Kartografya Birliği (International Cartographic Association-ICA), 1959 yılında kurulmuştur. Hükümetler dışı bir kuruluş olan ICA nın ana

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

MEYVE SULARI. Hazırlayan Nilüfer YILMAZ 2008. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

MEYVE SULARI. Hazırlayan Nilüfer YILMAZ 2008. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi MEYVE SULARI Hazırlayan Nilüfer YILMAZ 2008 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi MEYVE SULARI Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları Ürün Adı

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM BİT SEKTÖRÜNÜN TÜRK EKONOMİSİ İÇİNDEKİ YERİ 3.1. TÜRKİYE DE BİT SEKTÖRÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜ

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM BİT SEKTÖRÜNÜN TÜRK EKONOMİSİ İÇİNDEKİ YERİ 3.1. TÜRKİYE DE BİT SEKTÖRÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜ 133 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM BİT SEKTÖRÜNÜN TÜRK EKONOMİSİ İÇİNDEKİ YERİ 3.1. TÜRKİYE DE BİT SEKTÖRÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜ Türkiye de BİT sektörünün büyüklüğü 2007 yılında 22,24 Milyar ABD Doları iken, 2010 yılında 25,05 Milyar

Detaylı

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME İZSİAD/ GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME Ender YORGANCILAR EBSO Yönetim Kurulu Başkanı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İMALAT SANAYİSİ ÜRETİMİ EN BÜYÜK İLK 15 ÜLKE Türkiye nin %9,2 gibi çok yüksek bir oranda büyüdüğü

Detaylı

GTİP 9401: Ağaç, Mantar, Kemik, Sert Kauçuk, Plastik vb. İşleme Makineleri

GTİP 9401: Ağaç, Mantar, Kemik, Sert Kauçuk, Plastik vb. İşleme Makineleri GTİP 9401: Ağaç, Mantar, Kemik, Sert Kauçuk, Plastik vb. İşleme Makineleri Mart 2009 Hazırlayan: U. GÜR GENEL KOD BİLGİSİ: 8465 GTIP koduna giren alt dallar ve ürünler: 8465 Ağaç, mantar, kemik, sert kauçuk,

Detaylı

Türkiye nin G-20 Başkanlığı ndaki 3 Önemli Önceliği. 1. Investments (Yatırımlar) 2. Inclusiveness (Kapsayıcılık) 3. Implementation (Uygulama)

Türkiye nin G-20 Başkanlığı ndaki 3 Önemli Önceliği. 1. Investments (Yatırımlar) 2. Inclusiveness (Kapsayıcılık) 3. Implementation (Uygulama) Forum İstanbul: Kritik Eşik: Açılım ve Dönüşüm Zamanı Mehmet Büyükekşi - TİM Başkanı 28 Nisan 2015 1 Türkiye nin G-20 Başkanlığı ndaki 3 Önemli Önceliği 1. Investments (Yatırımlar) 2. Inclusiveness (Kapsayıcılık)

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVUSTURYA ÜLKE RAPORU Şubat 2009 B.Ö. AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 1 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Avusturya Cumhuriyeti Yönetim Şekli

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 6 Temmuz 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

3201 Debagatte Kullanılan Bitkisel Menşeli Hülasalar Ve Türevleri. 3202 Debagatte Kullanılan Sentetik Organik, Anorganik Maddeler Müstahzarlar

3201 Debagatte Kullanılan Bitkisel Menşeli Hülasalar Ve Türevleri. 3202 Debagatte Kullanılan Sentetik Organik, Anorganik Maddeler Müstahzarlar SEKTÖRÜN TANIMI 32. fasılda ağırlıklı olarak çeşitli boyayıcı ürünler olmakla birlikte, deri ve deri işleme sektöründe (debagat) kullanılan malzemeler, macunlar vb. ürünler de söz konusu faslın içerisinde

Detaylı

ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014)

ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014) GİRİŞ ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014) 2012-2014 dönemi Orta Vadeli Mali Planı, Orta Vadeli Programla uyumlu olmak üzere gelecek üç yıla ilişkin merkezi yönetim bütçesi toplam gelir ve gider tahminleriyle

Detaylı

TTGV Çevre Projeleri Grubu 13 Aralık k 2006, Ankara

TTGV Çevre Projeleri Grubu 13 Aralık k 2006, Ankara Sürdürülebilir Kalkınma ve İnovasyon: Gelişmeler, EğilimlerE TTGV Çevre Projeleri Grubu 13 Aralık k 2006, Ankara İÇERİK Kavramlar:Sürdürülebilir Kalkınma ve Eko-İnovasyon Çevre Konusunda Gelişmeler AB

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

: Uluslararası Karşı

: Uluslararası Karşı Türkiye Ekonomisi nde nde Sermaye Birikimi, Verimlilik ve Büyüme B : Uluslararası Karşı şılaştırma ve AB ye Yakınsama SüreciS Dr. Şeref SAYGILI TCMB, Araştırma rma ve Para Politikası Gn. Md., Ekonomist

Detaylı

GTİP 730793 DEMIR/CELIKTEN UC UCA KAYNAK YAPILACAK BAGLANTI PARCALARI

GTİP 730793 DEMIR/CELIKTEN UC UCA KAYNAK YAPILACAK BAGLANTI PARCALARI Avrupa İşletmeler Ağı İstanbul ULUSLARARASI TİCARET MERKEZİ (ITC) ÜRÜN ANALİZLERİ GTİP 730793 DEMIR/CELIKTEN UC UCA KAYNAK YAPILACAK BAGLANTI PARCALARI MART 2012 Hazırlayan: ÖZGE SARIÇAY İSTANBUL SANAYİ

Detaylı

Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I

Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I KOMİSYON BAŞKANI: OSMAN FEYZİ BOYNER Amaç: Küresel ekonomik trendler çerçevesinde gelişen dış ticaret ve yatırım olanaklarını takip ve analiz etmek, Doğrudan yabancı

Detaylı

Türkiye deki Ar-Ge Faaliyetlerinde Son Durum

Türkiye deki Ar-Ge Faaliyetlerinde Son Durum Türkiye deki Ar-Ge Faaliyetlerinde Son Durum Makina Mühendisi Hasan ACÜL Türkiye Ġstatistik Kurumu (TÜĠK), 13 Kasım 2008 tarihinde yayınladığı 2007 Yılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetleri Araştırması

Detaylı

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler Prof. Dr. Serdar TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

Detaylı

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz?

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz? Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz? Şebnem BORAN 1.Dünya Hububat Pazarı Günümüzde dünyanın stratejik ürün grubunu oluşturan hububat pazarında önemli gelişmeler yaşanıyor. Dünya toplam hububat üretimine

Detaylı

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013 OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBU 31.07.2013 İÇERİK OECD Hakkında Genel Bilgi OECD Çalışma Şekli OECD Teşkilat Yapısı OECD Ticaret ve Tarım Direktörlüğü OECD ve Tarım 2 OECD HAKKINDA

Detaylı

2011'de enerji güvenliği meselesine nasıl bakalım?

2011'de enerji güvenliği meselesine nasıl bakalım? tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı 2011'de enerji güvenliği meselesine nasıl bakalım? 13. Enerji Arenası İstanbul, 8 Eylül 2011 Sayfa 2 Kısaca TEPAV Üç temel disiplinde araştırma kapasitesi

Detaylı

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK Shaping Cotton s Future COTTON USA CONFERENCE TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK CEM NEGRİN TGSD BAŞKANI TÜRK EKONOMİSİ GÖSTERGELER 2012 2013 2014 TAHMİNLERİ EKONOMİK BÜYÜME % 2,1 4,0 4,0 MİLLİ GELİR MİLYAR

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 31.12.2004-31.12.2005 dönemine ilişkin

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Biyoteknoloji Sektörel İnovasyon Sistemi Kavramlar, Dünyadan Örnekler ve Türkiye İçin Çıkarımlar Projesi: BİYOEKONOMİ

Biyoteknoloji Sektörel İnovasyon Sistemi Kavramlar, Dünyadan Örnekler ve Türkiye İçin Çıkarımlar Projesi: BİYOEKONOMİ tepav Economic Policy Research Foundation of Turkey Biyoteknoloji Sektörel İnovasyon Sistemi Kavramlar, Dünyadan Örnekler ve Türkiye İçin Çıkarımlar Projesi: BİYOEKONOMİ Selin Arslanhan Memiş 03 Nisan

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE. nerden, nereye? Sarp Kalkan. 20 Kasım 2013

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE. nerden, nereye? Sarp Kalkan. 20 Kasım 2013 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE nerden, nereye? Sarp Kalkan 20 Kasım 2013 Slayt 3 GSYH ile Perakende ve Toptan Ticarette Reel Büyüme (1998 fiyatlarıyla) 140,000 130,000 15,000

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ŞUBAT 2016 Şubat 2016 A. PETROL PİYASASI 1. Şubat Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1.

Detaylı

BEBE GİYİM SEKTÖRÜ SINIFLANDIRMA

BEBE GİYİM SEKTÖRÜ SINIFLANDIRMA BEBE GİYİM SEKTÖRÜ SINIFLANDIRMA Bu sektör raporu kapsamına giren ürünler Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) sınıflandırmasına göre 6111 ve 6209 nolu fasıllarda yer almaktadır. TÜRKİYE'DE ÜRETİM

Detaylı

KAREL ELEKTRONĐK A.Ş. Ar-Ge Yol Hikayesi. 28.11.2006 TÜBĐTAK - TEYDEB Sanayi Arge Günü Sunumu 1

KAREL ELEKTRONĐK A.Ş. Ar-Ge Yol Hikayesi. 28.11.2006 TÜBĐTAK - TEYDEB Sanayi Arge Günü Sunumu 1 KAREL ELEKTRONĐK A.Ş. Ar-Ge Yol Hikayesi 28.11.2006 TÜBĐTAK - TEYDEB Sanayi Arge Günü Sunumu 1 KAREL Elektronik Hakkında 1986 yılında kurulan Karel Elektronik altı alanda faaliyet göstermektedir: i. Telekomünikasyon

Detaylı

DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ

DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ Nurel KILIÇ Dünya çelik sektöründe, 2011 yılının, kriz kayıplarının telafi edildiği bir yıl olması nedeniyle büyüme oranı % 15 ten % 6,8 e gerilemiştir. Bu nedenle Çin

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı