Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol"

Transkript

1 Klinik Pediatri, 2004;3(1):5-11. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisinde Acil Durumlar Dr. Dilþad FOTO ÖZDEMÝR*, Prof. Dr. Þahnur ÞENER* Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol bulunamamýþtýr. Çocuk ve ergenlerde acil psikiyatrik durumlarý deðerlendirmek genellikle zordur ve özenli bir þekilde ele almayý gerektirmektedir. Çocuk psikiyatrisinin ölümle sonuçlanabilen acilleri oldukça az görülmektedir. Bu acil durumlara genellikle parçalanmýþ aile, ebeveynlerin baskýcý, tutarsýz olmasý veya yokluðu, çevresel etkenler neden olmaktadýr. Eðer ebeveynler anksiyöz, öfkeli veya çocuðun problemlerine yardým etmekte yetersiz ve beceriksiz ise çocuk ve ergen yardým almak için çocuk psikiyatrisine yönlendirilmelidir. Çocuklar sorunlarýný konuþarak, sözelleþtirerek deðil, davranýþlarý yoluyla dýþa vururlar. Yaþamlarýndaki bir krize karþý tepkisel, acil olarak ele alýnmasý gereken davranýþsal belirtiler gösterebilirler. Akut davranýþsal bozukluklarý nedeniyle acil olarak ele alýnan pek çok çocuðun da uzun süreli duygusal ve geliþimsel sorunlarý olabilir. Çocuðun kriz anýnda psikiyatrik incelenmesi ve tedavisinde ebeveynlerin katkýsý çok önemlidir. Bu yolla aile çocuðun duygusal ve davranýþsal geliþiminde yol gösterici rolü üstlenirken, aile içi iliþkileri anlamamýza da yardýmcý olurlar. * Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalý, ANKARA Acil servise baþvuru þeklini çocuk ve ergenlerin sosyokültürel düzeyi ve çevresel koþullarý, ebeveyn-çocuk iliþkisi etkilemektedir. Düþük sosyokültürel düzeyden gelen çocuklar genellikle tahrip edici ve suça yönelik davranýþ sonrasý polis refakatinde acil servise baþvurusu olurken, yüksek sosyokültürel düzeyde olan çocuklar ebeveyn eþliðinde acil servis veya psikiyatristlerden yardým isteðiyle baþvururlar. Çocuk ve ergende acil psikiyatrik yaklaþýmda amaç hastayý ve 5

2 ÖZDEMÝR DF, ÞENER Þ. ailesini duygusal kriz durumundan kriz öncesi durumuna geri döndürmektir. Bunu yaparken öncelikle krizdeki çocuk veya ergenin erken tanýsal ve psikiyatrik deðerlendirimi, acil durumu ortaya çýkaran ve onun niteliðini belirleyen belli baþlý etkenlerin açýða çýkarýlmasý, çocuða kýsa sürede ve doðru müdahale edebilmek için ailenin bilgisinden yararlanabilmek ve tedavi planý içine alabilmek, gerekiyorsa yakýn takip ve gözlemde tutmak önemlidir. Acil psikiyatrik baþvurularýn %75-80'i 13 yaþ ve üzerindedir. Yayýnlara göre ergenlerde ayaktan poliklinik baþvurusu erkek çocuklarýnda daha fazla iken, acil servis baþvurusu kýz çocuklarýnda anlamlý derecede daha fazla olduðu görülmüþtür. Acil psikiyatrik baþvurularda kýz çocuklarýnda kendine zarar verici davranýþlar öncelikli olarak görülürken, erkek çocuklarýnda daha çok dýþa dönük veya suça yönelik davranýþlar görülmektedir. Ergenlerde de cinsiyet, hastanýn baþvuru tablosunu etkilemektedir. Yine 13 yaþ üstü erkeklerin 1/4'ü yýkýcý davranýþlar, saldýrganlýk ve þiddet nedeniyle acil servise baþvurmaktadýr. Çocuk ve ergenlerde psikiyatrik acil durumlarý öncelikle genel olarak gözden geçirmek istiyoruz. Psikiyatrik acil baþvurularýna bakarsak çocuklarýn yarýsýnýn intihar düþüncesi veya giriþimiyle baþvurduðunu görüyoruz. Çocuk ve ergenlerde ister intihar düþüncesi veya giriþimi, ister yýkýcý davranýþlar olsun genellikle her ikisi de depresyon ve davraným bozukluðu ile ilgili olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Daha az sýklýkla karþýlaþýlan durumlar ise kontrol edilmesi zor anksiyete, fiziksel, cinsel, duygusal istismar ve ihmal, kiþilik bozukluklarýna baðlý yýkýcý ve saldýrgan davranýþlar, yangýn çýkarma, ebeveynin, öðretmenin ve diðer otorite simgelerinin kontrolünü aþan, baþkalarýna cinsel saldýrýyý içeren ciddi antisosyal davranýþ, okuldan kaçma ve davranýþ bozukluklarý, fobik ya da ileri derecede anksiyeteli davranýþ, ilaç istismarý ya da alkol kullanýmý, evden kaçma gibi davranýþsal-duygusal aciller, psikotik eksitasyon, organik psikoz, bipolar affektif bozukluk, disosiyatif bozukluk, konfüzyon, konversiyon, yeme bozukluklarý, uyku bozukluklarý, ruminasyon, kolik, soluk tutma hecmeleri, hiperventilasyon ve somatizasyon bozukluklarý þeklinde görülmektedir. Mattson ve arkadaþlarý 1967'de psikiyatrik acil durumlarda tetiði çeken etken ve olaylarý araþtýrmýþlar ve önem sýrasýna göre sýralamýþlardýr. Baþlýcalarý çocukla anne-baba arasýndaki akut çatýþmalar, kronik fiziksel bir hastalýðýn akut alevlenmesi, bedensel incinme ve yaralanmalar, okul sorunlarý (sýnýfta kalma, baþarýsýzlýk, akranlar arasý çekiþme ve çatýþmalar), mastürbasyon, menarþ, homoseksüel giriþimlere iliþkin cinsel çatýþmalar, karþý cinsten sevgi nesnesinin kaybý ya da onunla olan iliþkiye baðlý çatýþmalar, yas tepkisi, intoksikasyon, cinsel saldýrýya uðrama olarak bildirilmiþtir. Çocuk acil servislerine baþvuran hastalarda psikososyal deðerlendirme gerektiren baþlýca durumlar çocuk istismarý veya ihmali þüphesi, ilaç ya da alkol kullaným öyküsü, psikiyatrik hastalýk öyküsü, ev içinde þiddet uygulama, geliþimsel, mental gerilik, görsel- iþitsel kayýplarý içeren fiziksel özür varlýðý, intihar giriþimi ya da düþüncesi, sokakta yaþama, çocukluk dönemi suçlarý psikososyal deðerlendirme gerektirmektedir. Acil psikososyal yardým için hastanýn bakým önceliðine göre seçilmesi önemlidir. Çocuk veya ergenleri acil servise baþvuru sonrasý psikiyatrik deðerlendiriminde hastanýn görünümü, davranýþlarý, oryantasyonu, bellek muayenesi, konuþmasý, duygulanýmý, düþünce içeriði, gerçeði deðerlendirme, anlama ve yargýnýn muayenesi çok önemlidir. Acil servise getirilen hastanýn kritik vital iþaretlerden herhangi birinin varlýðýna ek olarak bilinç deðiþikliði, deliryum, oriyantasyon bozukluðu gösteren, söylenenleri izleyemeyen, ani davranýþ degiþikleri sergileyen, son 12 saat içinde konvülziyon geçiren, düþmanca saldýrgan davranýþlarý olan, polis gözetiminde bulunan, öyküde kafa travmasý olan, toksik madde alýmý olan hastalara mümkün olan en kýsa zamanda giriþim gerekir. Özellikle ani davranýþ deðiþikleri gösteren, saldýrgan davranýþlar sergileyen, intihar düþüncesi taþýyan hastalar yakýndan ve sürekli izlem gerektirir. Psikiyatrik acil olaylarý daha ayrýntýlý olarak ele almak gerekirse, öncelikle acil baþvurularýn yarýsýný oluþturan intihar giriþimini gözden geçirelim. Çocuklardaki intiharlarýn kaza olarak yorumlanmasý, intihar sonucu ölümlerin farklý nedenlerle açýklanmasý, intiharlarýn bildirilmemesi nedeniyle çocuklardaki intihar giriþimi oranlarýnýn gerçeði yansýtmadýðý düþünülmektedir. Son yayýnlarda çocuk ve ergenlerde intihar eyleminin arttýðý bildirilmektedir. Çocukluk döneminde ölüm düþüncesi yaþa göre farklýlýklar gösterir. Beþ yaþýn- 6

3 ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝNDE ACÝL DURUMLAR daki çocuklar ölümü geri dönüþümü mümkün olan bir olay olarak algýlarken, 5-9 yaþ arasý ölümün geriye dönüþümsüz olduðunu anlamakla birlikte ölümü genel bir olay olmaktan çok kiþisel bir olay gibi algýlarlar. Ölüm kavramýnýn eriþkindeki gibi algýlanmasý ancak 9 yaþýndan sonra baþlar. Ýntihara eðilimi olan kiþilerin belirgin veya tipik özellikleri yoktur, ancak bazý dikkat çekici, ciddi belirtilerin birlikte olmasý bu kiþilerin intihar etme olasýlýklarýnýn yüksek olduðunu göstermektedir. Çocuk veya ergende intihar giriþimi için yakýn çevre, aile ve arkadaþlardan uzaklaþma, geri çekilme, irritabilite, üzgün ve endiþeli görünüþ, geliþigüzel de olsa sýk sýk ölümden bahsetme, basit gibi görünen küçük intihar giriþimleri, olaðan olmayan davranýþ örnekleri (kendini eve kapama, yýkýcý-kýrýcý davranýþlar, alkol-ilaç alýmý gibi), okul baþarýsýnda azalma, þüpheli kaza ve yaralanmalar uyarýcý olmalýdýr. Yapýlan bir çalýþmada on yýllýk bir dönem içerisinde psikiyatrik acil servise 16 yaþýn altýnda 1436 çocuk ve ergen intihar düþüncesi, intihar giriþimi, karþý gelme bozukluðu veya saldýrganlýk nedeniyle baþvurmuþtur. Bu çalýþmada demografik risk faktörleri ve okul dönemi göstergeleri göz önüne alýnmýþtýr. Buna göre büyük yaþ ve kýz cinsiyet hem intihar düþüncesi, hem de eylem için risk faktörü olarak gözlenmiþtir. Yine büyük kentlerde ruhsal ve fiziksel olarak zedelenmiþ ve etnik azýnlýk gruba mensup çocuklarda riskin daha yüksek olduðu görülmüþtür. Mevcut çalýþmalarda da büyük yaþ ve kýz cinsiyetinin intihar düþüncesi veya giriþimi için yüksek risk faktörü olduðu doðrulanmýþtýr. Ayný çalýþmada intihar düþüncesinin yaþa göre daðýlýmý 11 yaþ ve üzerinde arttýðý görülmektedir. Ýntihar düþüncesinin erken yaþta tespit edilebilmesi bu yüksek risk altýndaki çocuklarýn ilerideki intihar giriþimlerini engelleyebilmek açýsýndan önemlidir. Amerikada ölüm nedenlerinden 3. sýrada yer alan intihar düþüncesi ve giriþimi yaþ daðýlýmýnýn %12'sinin 6-12, %53'ünün yaþ grubunda olduðu gözlenmiþtir ve her yýl 250 bin ergen intihar giriþiminde bulunmaktadýr. Amerika'da çocuk acil servise baþ vuran hastalarýn intihar giriþimi riskini saptamayla ilgili yapýlan bir çalýþmada yýllarý arasýnda 155 çocuk ve ergenin alýnan öyküsünden psikiyatrik hastalýðý olabileceði düþünülerek deðerlendirilmiþtir. Acil servisteki psikiyatri dýþý klinisyenler tarafýndan tanýmlanamamýþ intihar giriþimleri önemli bir problem olduðundan bu çalýþmada çocuk ve ergenlerdeki intihar riskini saptamada kullanýlabilecek bir tarama testi oluþturulmaya çalýþýlmýþtýr. Çünkü intihar riski olan birçok çocuk ve ergenin atlandýðý veya psikiyatriste yönlendirilmediði fark edilmiþtir. Okul çevresi veya aile içi sorunlarý da intihar düþüncesi veya giriþimi için risk faktörü olarak görülmektedir. Çünkü okul çevresi, akademik beklentiyi sergileyebildiði, kendini sosyal olarak gösterebildiði bir ortamdýr. Bununla baðlantýlý olarak veriler çocuk ve ergenlerde okul döneminde ve özellikle hafta içinde intihar giriþimlerinin daha sýk olduðunu göstermiþtir. Ýntiharda etkili olan diðer bir etken de çevredir. Evde ateþli silahlarýn bulunmasý kolaylaþtýrýcý etkenlerden birisidir. Ýntiharý tarif eden görsel programlarýn, intihar ile ilgili haberlerin intihar oranlarýnýn yükselmesine neden olabileceði belirtilmektedir. Bunun yanýnda özellikle ergenlerde çevresinde ya da sýnýf arkadaþlarýnýn intiharlarýndan sonra kendilerine zarar verme eðiliminde olduklarý görülmektedir. Uzun süreli aile içi uyumsuzluklarda, reddedilme veya ani kayýplarda intihar giriþiminin yakýndan ilgili olduðu görülmüþtür. Ýntihar düþünceleri olan çocuklarýn erken hastaneye yatýrýlmalarýnýn bu düþünceden uzaklaþtýrmak için olumlu etki yaptýðý gözlenmektedir. Ýntihar giriþiminde bulunan ergenlerde kendine zarar verici davranýþlarý açýsýndan deðerlendirildiðinde bunlarda karþý gelme bozukluðu, major depresyon ve distiminin sýklýkla görüldüðü, ümitsizlik, yalnýzlýk, öfke, kayýtsýz davranýþlar ve alkol kötüye kullanýmýn yaygýn olduðu bilinmektedir. Ýntihar giriþimi nedeniyle getirilen çocuk veya ergen öncelikle acil olarak deðerlendirilmeli ve hastanýn hayati bulgularýnýn stabilleþmesi saðlanmalýdýr. Zehirli maddelerin yalnýþlýkla yutulmasý çocuklarda 1-5 yaþ grubunda oluþur. Bu yaþta çocuðun doðal meraklýlýðý ve ebeveynin ihmali nedeniyle ilaç veya kimyasal maddeleri çocuðun yetiþebileceði yerlerde bulundurmasýna baðlýdýr. Çocuklarda zehirlenmelerin çoðu (%88) yalnýþlýkla ve evde (%92) olmasýna raðmen altý yaþýn üzerindeki çocuklarda ilaçlar ile olan zehirlenmeleri kaza olarak deðerlendirirken dikkatli olunmalýdýr. Çocuk istismarý olmadýðýna emin olunduktan sonra, çocuklarýn bu davranýþý intihar potansiyeli olarak kabul edilmeli ve ayrýntýlý olarak deðerlendirilmelidir. Ýntihar giriþimin- 7

4 ÖZDEMÝR DF, ÞENER Þ. den önceki saatte geçen olaylarýn çok ayrýntýlý olarak sorgulanmasý intiharý kolaylaþtýran faktörleri öðrenmek açýsýndan önemlidir. Depresyon derecesinin öðrenilmesi intihar giriþiminin tekrarlama riski açýsýndan önemlidir. Ýntihar giriþiminden sonraki ilk yýl intihar riski en yüksektir. Acil serviste çalýþan hekimler, intihar giriþiminde bulunan hastalarý en az saat hastanede yatýrmalý ve mümkün olan en kýsa sürede hasta ve ailesinin çocuk psikiyatrisi ile görüþmesini saðlamalýdýr. Psikiyatrik acil baþvurularýnda ikinci sýklýkla rastladýðýmýz saldýrganlýk ve karþý gelme davranýþlarýný ele alýrsak, her ikisi de genç yaþta ve erkeklerde daha sýk görülmektedir. Saldýrgan çocuklar yýkýcý ve saldýrgan davranýþlarýný intihar giriþiminden farklý olarak daha çok hafta sonlarý veya okul tatillerinde sergiliyorlar. Agresyon ve karþý gelme davranýþlarý erken yaþta daha çok yansýtma ve baþkalarýný suçlama þeklindeyken, daha ileri yaþta kendini suçlama ve cezalandýrma, kendine zarar verici davranýþlar olarak ortaya çýkmaktadýr. Karþý gelme davranýþlarý ve þiddetli saldýrganlýk ileride antisosyal kiþilik bozukluðu için güçlü bir öncüldür. Antisosyal davranýþlar için risk faktörlerini daha iyi anlayabilmek için yüksek riskli çocuklar daha dikkatli incelenmeli ve onlarýn sosyal þartlarý iyi deðerlendirilmelidir. Birçok yayýnda geniþ kaotik aile yapýsý, yetersiz ebeveyn ilgisi, cezalandýrma gerektiren durumlarda ebeveynin disiplin konusundaki beceriksizliði, yapýlandýrýlmamýþ baþý boþ vakitler neden olarak görülmektedir. Saldýrgan davranýþlarýn þekli ve sýklýðýný deðerlendirmek amacýyla major depresyon tanýsý konmuþ yaþlarý arasýnda olan 74 ergen incelenmiþtir. Bu çalýþmada saldýrgan davranýþlarýn depresif ergenlerde önde gelen bir bulgu olduðu görülmüþtür. Erkek ve kýzlarda klinik olarak farklýlýk görülmezken, özellikle kýz çocuklarýnda ev dýþýnda saldýrgan davranýþlarýn daha belirgin olmasý nedeniyle ailelerin genellikle bu tablodan habersiz olduðu görülmüþtür. Diðer çalýþmalarýn tersine saldýrgan davranýþlarýn tipi ve sýklýðýnda cinsiyet farký görülmezken, kýz çocuklarýnda sözel agresyonun daha fazla olmadýðý ve fiziksel agresyonda farklýlýk görülmediði belirtilmiþtir. Acil servise baþvuran saldýrgan, intihar düþüncesi veya giriþimi olan, kendini veya baþkalarýný tehdit eden ciddi fiziksel yaralama ve baþkalarýna zarar verici davranýþlar sergileyen çocuk ve ergenlerin hastaneye yatýrýlarak takibi gerekmektedir. Taný ne olursa olsun çocukluk dönemindeki ciddi problem göstergelerini kontrol edebilmek amacýyla hastaneye yatýrma görüþü yaygýndýr. Okul dönemindeki çocuklarýn bu tür yardýma gereksinimleri fazladýr. Çocuklarda ve ergenlerde bilerek kendine zarar verme davranýþlarýyla ilgili elimizde çok az bilgi vardýr. Bu davranýþýn yaþla birlikte arttýðý ve kýzlarda %85 iken erkeklerde %15 oranýnda olduðu saptanmýþtýr yýllarý arasýnda Oxford da yapýlan bir çalýþmada 16 yaþ altýndaki 755 vakada bilerek kendine zarar verme davranýþý nedeniyle ele alýnmýþtýr. Zarar verme davranýþý genellikle yüksek doz ilaç alma, özellikle parasetamol (%54.7) olduðu tespit edilmiþtir. Sýklýkla bu çocuk ve ergenlerde aile iliþkilerinde bozukluklar, sosyal izolasyon, arkadaþ iliþkileri ve okulda zorluklar görülmüþtür. Kendine zarar verme davranýþýnýn bir yýl içerisinde %9.4 oranýnda tekrarladýðý ve tekrarlayan vakalarýn çoðunun acil servisi psikiyatrik deðerlendirme yapýlmadan terk ettikleri görülmüþtür. Yine bazen acil baþvuru gerektirebilen davraným bozukluðu sýklýkla diðer önemli psikiyatrik bozukluklarla birlikte belirtilmiþtir. Çünkü, davraným bozukluðu ile baðlantýlý birçok belirti evden kaçma, fiziksel agresyon çocuk ve ergenlerde acil serviste sýk teþhis edilen davranýþlardýr. Acil servis baþvurularýnda davraným bozukluðuyla gelen çocuk ve ergenlerde psikiyatrik ve nörolojik hastalýklarý düþünmek, teþhiste dikkatli olmak oldukça önemlidir. Ergenlik döneminde þiddet ve yýkýcý davranýþlar için deðerlendirmek ve yüksek riskli hastalarý belirleyip önlem alabilmek önemlidir. Dürtü kontrol bozukluðu düþündüren davranýþ problemleri, ciddi depresyon, dikkat eksikliði, hiperaktivite bozukluðu, riskli davranýþlar, madde baðýmlýlýðý olan ergenlerde bu açýdan önlem alýnmasý gerekmektedir. Fiziksel ve cinsel istismar da her iki cinste hem akut hem de geciken acil semptomlar yapabilir. Ýstismar ciddi fiziksel yaralama ve tecavüz gibi aþikar olabilir ya da ebeveynler tarafýndan yapýlan hafif fiziksel yaralama ve ensest iliþki gibi gizlenebilir. Eðer istismar açýkça ortada deðilse cinsel ve/veya fiziksel istismar yapan anne-babanýn duruma direnç gösteren düþmanca davranýþlarý ve inkarý þüpheyi arttýran durumlardýr. Cinsel tacizin kronikleþmesinde aile içinde olayý bilen diðer kiþilerin susmasý rol oynamaktadýr. Baba-kýz ensestinde 8

5 ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝNDE ACÝL DURUMLAR anneler susmakla kalmaz eþ ve cinsel rollerini kýzlarýna verirler. Uzun süreli, tekrarlayan istismarlarda depresyon ve anksiyete gibi geniþ psikopatolojik tablo yol gösterici olabilir. Davranýþ deðiþikliði tacizin diðer bir ifade biçimidir. Çocuklar genellikle özgün stres uyaranlarýna özgün olmayan karþýlýk verirler. 0-3 yaþ arasý çocuklarda yeme ve uyku bozukluðu, yabancýlardan korkma ve yaþýna uygun olmayan cinsel oyun oynama þeklinde görülebilir. 3-6 yaþ arasý çocuklarda bebek gibi konuþma, içe çekilme, birine yapýþma, enürezis, enkoprezis, yeme ve uyku bozukluklarý, agresyon, boyun eðme davranýþý, sýk ve devamlý cinsel oyun ve mastürbasyon gözlenebilir. Eðer istismar belirginse çocuk için tedavide temel olan duyarlý ve destekleyici olmak, derhal tehlikeye karþý yol gösterici olmak gerekmektedir. Yaralanma sonrasýnda çocuk ve ergenlerin genellikle ilk iliþki kurduklarý yer hastanelerin acil servisleridir. Bu servislerde istismar kurbaný çocuklarýn veya risk altýndakilerin gözden kaçýrýlmasý yüksek olasýdýr. Bu nedenle acil servislerin istismar vakalarýný gözden kaçýrmamak için, net protokollere sahip olmasý önemlidir. Tekrarlayan acil servis baþvurularý, uygunsuz geçmiþ medikal hikayesi, klinik belirtilerin hikayeyle örtüþüp örtüþmediði, acil servise baþvuruda gecikme veya ihmal olup olmadýðý, 1 yaþ ve öncesinde görülen kafa travmasý veya kýrýklar, istismar olasýlýðý konusunda uyarýcý olmalýdýr. Ýstismar sonrasý dikkati çeken hastalýk profili ciddi intihar giriþimi, zayýf impuls kontrolü, kiþiler arasý iliþkide agresyon, madde kötüye kullanýmý, psikotik davranýþlar, anksiyete ve panik atak, histerik veya disosiyatif semptomlar þeklindedir. Çocukluk döneminde ihmal ve istismara maruz kalan çocuk ve ergenlerde yaþam boyu post travmatik stres bozukluðu (PTSD) geliþimi riskinin artmasýnýn yaný sýra sadece buna baðlamak yeterli deðildir. PTSD görülme riskinde istismar þeklinin belirleyici olmadýðý birçok yayýnda bildirilmektedir. Sonuç olarak çocukluk dönemi istismar ve ihmal sonrasý görülebilen PTSD'nin uzun dönem psikiyatrik görünümün sadece bir parçasý olduðu bildirilmektedir. Ýstismarla ilgili yapýlan bir baþka çalýþmada ise yaþ arasý fiziksel istismara maruz kalan 99 ergenle tanýsal görüþmeler ve psikopatoloji için risk faktörleri gözden geçirilmiþtir. Bu çalýþmada major depresyon, intihar düþüncesi veya giriþimi, davraným bozukluðu, madde kötüye kullanýmý, yýkýcý davranýþlar ve distimi için risk faktörü olduðu bildirilmiþtir. Ýstismara uðramýþ ergenlerde kendini yaralama davranýþlarý, baþkalarýna zarar verici davranýþlar ve ileride kurduklarý ailelerine karþý istismar davranýþlarý görülmektedir. Pediatrik yaralanmalar sonrasýnda hastaneye yatýrýlan çocuklarda görülen akut stres bozukluðu belirtileriyle ilgili yapýlan çalýþmalarda, çocuklarýn önceki travma hikayeleri, davranýþ problemleri, yaralanmanýn ciddiyeti ve kalýcýlýðý, kafa travmasý, aile veya arkadaþlarda yaralanma, ölüm öyküsünün klinik tabloda etkili olduðu gözlenmiþtir. Psikiyatrik acil yardýma savaþ ve iþkenceye tanýk olmuþ, büyük göçlere maruz kalmýþ ergen ve çocuklar yüksek oranda ihtiyaç göstermektedir. Bu çocuklarda geniþ psikopatolojik tabloya rastlanmaktadýr. Özellikle ailelerinin kaybýna, ölümüne ve þiddete tanýklýk eden çocuklarda daha yüksek risk mevcuttur. Bu çocuklarda post travmatik stres bozukluðu, depresyon, duygusal bozukluklar, anksiyete belirtilerinin eþlik ettiði ayrýlma kaygýsý sýklýkla görülmektedir. Bazen yeme bozukluklarý, sosyal uyum zorluklarý ve psikotik tabloyla karþýmýza çýkabilmektedir. Þiddete maruz kalma ve distres belirtileri arasýndaki baðlantýyý deðerlendirebilmek için, bakým evinde kalan 300 çocuk üzerinde yapýlan bir diðer çalýþmada þiddetin derecesi ve cinsiyete göre daðýlýmýn önemli olduðu gözlenmiþtir. Çocuklarýn %85'inin þiddete tanýklýk ettikleri, %51'inin ise þiddete maruz kaldýklarý ve þiddete maruz kalanlarýn çoðunlukla kýz çocuðu olduðu belirlenmiþtir. Þiddete tanýklýk edenlerde distres belirtileri ile ilgili belirgin bir baðlantý görülmezken, þiddete maruz kalan çocuklarda post travmatik stres bozukluðu þiddetle iliþkilendirilmiþtir. Þiddetin derecesi, tipi ve cinsiyetin görülen klinik tabloyu etkilediði belirlenmiþ ve kýz çocuklarýnda distres belirtileri nedeniyle klinisyenlere daha çok ihtiyaç duyduklarý belirlenmiþtir. Ergenlerde ve çocukluk döneminde disosiyatif semptomlar, depersonalizasyon, amnezi gibi durumlar sýk görülmemekle birlikte nadiren acil müdahale gerektirebilir. Amnezi ve disosiyatif semptomlarla acil servis baþvurularýnda, çocukluk dönemi fiziksel, cinsel ve duygusal istismar akýlda bulundurulmasý gereken etkenlerdir. Bu klinik tabloyla ilgili yapýlan bir çalýþmada 90 kýz çocuðu travma sonrasý takip edilmiþtir. Ýstismara maruz kalan çocuklarýn büyük bir kýsmýnda istismarý hatýr- 9

6 ÖZDEMÝR DF, ÞENER Þ. lamada kýsmi ya da tam amnezi bildirilmiþtir. Ýstismarýn erken yaþta görülmesine paralel olarak disosiyatif belirti ve amnezinin seviyesi aðýr olmaktadýr. Özellikle ciddi ve kronik istismarý olan hastalarda yüksek oranda amnezi bildirilmiþtir. Bu çalýþmada istismar sonrasý amnezi görülen hastalarýn %89'unda tekrar hatýrladýklarýnda istismarý doðruladýklarý görülmüþtür. Acil servise baþvuran çocuk ve ergenlerde görülen somatik yakýnmalara raðmen, yapýlan muayene ve tetkiklerde organik neden bazen tespit edilememektedir. Özellikle bu tablo tekrarlayan karýn aðrýsý þikayetleri nedeniyle sýk sýk acil servise baþvuran çocuk ve ergenlerde görülmektedir. Israrlý ve tekrarlayan karýn aðrýsý olan çocuklarýn ebeveynlerinin de anksiyöz olduðu veya ailede uzun süreli fiziksel hastalýk hikayesi olduðu görülmüþtür. Organik nedeni olmayan çocukluk dönemi tekrarlayan karýn aðrýsý þikayetinin bazen eriþkin dönemdeki psikiyatrik hastalýklarýn öncülü olabileceði bildirilmiþtir. Bu nedenle bu çocuklarýn daha ciddi ele alýnmasý ve psikososyal nedenlerin araþtýrýlmasý önemlidir. Eriþkin dönemde bu somatik yakýnmalar baþka bir fiziksel yakýnma þeklinde karþýmýza çýkabilir veya anksiyete bozukluðu, major depresyon gibi psikiyatrik bozukluklar þeklinde tablolarla baþvurular gerçekleþebilir. Bazen çocukluk dönemi depresif belirtiler de yetiþkinlerden farklý olarak baþ ve karýn aðrýsý gibi somatik yakýnmalarla ortaya çýkabilir. Bazen de annelerine çok baðýmlý olan çocuklar okul reddinde, çalýþkan, okuluna düþkün olarak bilinen çocuk, karýn aðrýsý, baþ aðrýsý, bulantý gibi yakýnmalarla evde kalmak ister. Okula gitmesi için zorlandýðýnda paniðe girer, tepinerek tepki gösterir. Evde kalmasýna izin verildiðinde tüm somatik yakýnmalarýnýn geçtiði görülür. Bu okul korkusu tablosunda da psikiyatrik acil yaklaþýma ihtiyaç vardýr ve çocuðun yoðun sýkýntýsý ve paniðini yatýþtýrmada ilaç tedavisinden yararlanýrken, bir yandan da aile içi iliþki ve iletiþimindeki bozuk yanlar ve bu korkuya yol açan nedenler ele alýnarak çözümlemeye çalýþmak gerekmektedir. Acil servise baþvuran psikoz vakalarýnda organik psikozu ayýrt etmek oldukça önemlidir. Organik psikoz akut ya da kronik geliþebilir. Nedeni travma ya da madde intoksikasyonuna baðlý olabilir. Çocuk veya ergende organik psikoz nedeniyle acil servise baþvuran hastalarda saldýrgan davranýþlar ve konfüzyon görülür. Çocuklarda sýklýkla yer ve zaman oriyantasyonunda bozulma görülür. Özellikle yakýn bellekte bozulma ve dikkat daðýnýklýðý tanýda önemlidir. Çocuklarda görülen organik psikozda düþünce içeriðinin deðiþik ve tuhaf olmasý, içeriði karmaþýk ve korkunç görsel halusinasyon varlýðý, taktil halusinasyonlar uyarýcý olmalýdýr. Akut ya da kronik travma sonrasýnda týbbi tedaviye baðlý yan etki veya yüksek dozda tedavi, toksik dozda ilaç veya alkol alýmý, intihar giriþimi nedeniyle ilaç intoksikasyonu ve bazý týbbi hastalýklar esnasýnda hastalar psikotik tablo ile acil servise baþvurabilirler. Bunlar serebral hemoraji, tümör, apse, menenjit veya ensefalit, temporal lob epilepsi gibi santral sinir sistemi lezyonlarý; karbon monoksit zehirlenmeleri, ciddi anemi varlýðý, kardiyak yetmezlik, pulmoner yetmezlik gibi serebral hipoksi nedenleri; elektrolit dengesizliði, hipoglisemi, hipokalsemi, hipo veya hipertiroidi, hepatik yetmezlik, üremi, Reye sendromu, Wilson hastalýðý gibi tibbi durumlarýn varlýðýnda da organik psikoz tablosuyla hasta acil servise baþvurabilir. Bunlarýn dýþýnda birçok medikal psikiyatrik acil durumlar mevcuttur. Ciddi anoreksiya nervoza, insülin kullanýmýnýn reddedildiði diyabetik vakalar, astým krizi gibi ruhsal sorunlarýn alevlendirdiði fiziksel bozukluklar, önemli ameliyatlar ve ölümcül hastalýklar bunlardan bazýlarýdýr. Astýmlý çocuk ve adölesanlarda anksiyete bozukluklarýný deðerlendirmeye yönelik yapýlan bir çalýþmada, astýmla baþvuran 92 hastanýn 30'unda anksiyete bozukluðu saptanmýþtýr. Yapýlan testlerde bu çocuklarda somatizasyon bozukluðu ve anksiyete bozukluðu, panik atak benzeri hiperkapni ve solunum sýkýntýsý tanýmlanmýþtýr. Astým ataklarýnýn sýklýkla uykuda olmasý nedeniyle uykusuzluk problemleri görülmüþtür. Kendini mutsuz hissettiklerini ifade eden bu çocuklarda anksiyete bozukluðu görülürken major depresyon saptanmamýþtýr. Anoreksiya nervoza tanýsý alan çocuk ve ergenlerde ise %50 den daha fazla kilo kaybý, yaþamla uyumu bozduðundan aile veya tedavi ekibi hastada ciddi ölümcül komplikasyonlarý fark etmektedir. Bunlar kusma ve karýn aðrýsý, kardiyak aritmi, belirgin reversibl serebral atrofi ile beraber lateral ventrikül geniþlemesi, anormal karaciðer fonksiyonlarý, hipoglisemi, enfeksiyona karþý direncin düþmesi, süperior mezenterik arter sendromu gibi ölümle sonuçlanabilen tablolardýr. 10

7 ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝNDE ACÝL DURUMLAR Görülen bir diðer acil baþvuru nedeni ise psikojenik nöbetlerdir. Acil servise epileptik nöbet ön tanýsýyla baþvuran çocuklarýn %5-20'sinin psikojenik nöbet geçirdiði belirlenmiþtir. Bu oran çocuklarda eriþkinlerdekinden daha yüksektir. Psikojenik nöbetler ataklarýn uzamasý ve atipik klinik görünümleriyle sýklýkla ayýrt edilebilirler. Psikojenik olaylar zaman zaman status epileptikusu taklit edebilir ve intravenöz medikasyon veya entubasyonla tedavi edilebilir. Psikojenik nöbetleri ayýrt edebilmek için Dodson'un belirlediði kriterler sürekli nöbet aktivitesinin 30 dakikanýn üzerinde sürmesi, bilinçte tam düzelme olmaksýzýn iki veya daha fazla ard arda nöbet görülmesidir. Acil servise baþvuran bu hastalarda ayrýntýlý hikayelerinde psikojenik nöbetler için risk faktörleri belirlenmiþtir. Aile içi veya hastanýn kendisinde epilepsi öyküsü olmasý, kafa travmasý, cinsel ve fiziksel istismar öyküsü, anne-baba ayrýlýðý, þehir veya okul deðiþikliði, ebeveyn ölümü gibi stres faktörleri sýklýkla görülmektedir. Birçok çalýþmada psikiyatrik konsültasyonlar sonrasýnda bipolar affektif bozukluk, anksiyete bozukluðu ve depresyon gibi hastalýklarýn da bu tabloya eþlik edebildiði görülmüþtür. 1. Baysal SU. Pediatristlerin sýk karþýlaþtýðý psikososyal aciller. Ben Hasta Deðilim: Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarýnýn Psikososyal Yönü, Ekþi A (ed), Ýstanbul, 1999, s Brennan P, Bannon MJ, Carter YH et al. Audit of child protection procedures in accident and emergency department. BMJ, 1998; 316: Chu J, Frey LM, Ganzel BL et al. Memories of childhood abuse: dissociation, amnesia and corroboration. Am J Psychiatry, 1999; 156: Çýtak A. Ýntihar. Ben Hasta Deðilim: Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarýnýn Psikososyal Yönü, Ekþi A (ed), Ýstanbul. 1999; s Daviss WB, Racusin R, Fleischer A et al. Acute Stress disorder symptomatology during hospitalization for pediatric injury. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 2000; 39: Draijer N, Langeland W. Childhood trauma and perceived parental dysfunction in the etiology of dissociative symptoms in psychiatric inpatients. Am J Psychiatry, 1999; 156: Fuhrman BP. Akut hasta çocuk. Nelson Essentials of Pediatrics. Behrman RE (ed), 2. Baský, Tuzcu M (Çev ed) 1996; s Gökler B. Çocuk ve adolesan psikiyatrisinde acil durumlar. Ben Hasta Deðilim: Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarýnýn Psikososyal Yönü, Ekþi A (ed), Ýstanbul, 1999; s Guertin T, Llyod-Richardson E, Spirito A et al. Self mutilative behavior in adolescents who attempt suicide by overdose. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 2001; 40: Hawton K, Fagg J, Simkin S. Delibarete self-poisoning and self-injury in children and adolescent under 16 years of age in Oxford, Br J Psychiatry, 1996; 169: Hodas GR, Sargent J. Psychiatric Emergencies. Textbook of Pediatric Emergency Medicine, Fleisher GR, Ludwig S (ed), 4th. ed., Lippincott, Williams&Wilkins Philadelphia, 2000; s Hodes M. Refugee Children. BMJ, 1998; 316: Hotopf M, Carr S, Mayou R et al. Why do children have chronic abdominal pain and what happens to them when KAYNAKLAR they grow up? Population based cohort study. BMJ, 1998; 316: Kaplan SJ, Pelcovitz D, Salzinger S et al. Adolescent physical abuse: risk of adolescent psychiatric disorders. Am J Psychiatry, 1998; 155: Knox M, King C, Hanna GL et al. Aggressive behavior in clinicaly depressed adolescents. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 2000; 39: Kreipe ER, McAnarney ER. Adolesan dönemi. Nelson Essentials of Pediatrics. Behrman RE (ed), 2. Baský, (Çev ed) Tuzcu M. 1996; s Mulder RT, Beautrais AL, Joyce PR et al. Relationship between dissociation, childhood sexuel abuse, childhood physical abuse, and mental iilness in a general population sample. Am J Psychiatry, 1998; 155: Pakalnis A, Paolicchi J, Gilles E. Psychogenic status epilepticus in children: psychiatric and other risk factors. Neurology, 2000; 54: Peterson BS, Zhang H, Lucia RS et al. Risk factors of presenting problems in child psychiatric emergencies. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 1996; 35: Stein BD, Zima BT, Elliott MN et al. Violence exposure among school-age children in foster care: relationship to distress symptoms. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 2001; 40: Taneli S, Albayrak EC, Sivrioðlu EY. Küçük çocuðun cinsel tacizi ve taný zorluklarý. Ben Hasta Deðilim: Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarýnýn Psikososyal Yönü, Ekþi A (ed), Ýstanbul, 1999; s Tomb DA. Child psychiatric emergencies. Child and Adolescent Psychiatry A Comprehensive Textbook. Lewis M (ed), 2nd. ed., 1996; s Vila G, Nollet-Clemencon C, Blic J et al. Assessment of anxiety disorders in asthmatic children. Psychosomatics, 1999; 40: Widom CS. Posttraumatic stres disorder in abused and neglected children grown Up. Am J Psychiatry, 1999; 156:

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý ARAÞTIRMA Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý Symptoms and Diagnosies of Patients Referring to A Child and Adolescent Psychiatry Outpatient Clinic

Detaylı

Aile Hekimliðinde Genogram

Aile Hekimliðinde Genogram Aile Hekimliðinde Genogram Prof. Dr. Ýsmail Hamdi KARA, Düzce Üniversitesi Týp Fakültesi Aile Hekimliði AD, Düzce Aile Hekimliði Dersleri - 02.06.2010 15:30 1 I. Tanýmlar Hastalarý yalnýz bir birey olarak

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Major Depresyon, Davraným Bozukluðu ve Madde Kullaným Bozukluðu olan Ergenlerde Fluoksetin ve Biliþsel Davranýþcý Terapinin Karþýlaþtýrýldýðý Randomize Kontrollü Çalýþma Riggs

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Obsesif Kompulsif Bozukluðun Belirti Daðýlýmýnýn ve Komorbiditesinin Çocuk ve Ergenler ile Eriþkinler Arasýnda Karþýlaþtýrýlmasý

Obsesif Kompulsif Bozukluðun Belirti Daðýlýmýnýn ve Komorbiditesinin Çocuk ve Ergenler ile Eriþkinler Arasýnda Karþýlaþtýrýlmasý Obsesif Kompulsif Bozukluðun Belirti Daðýlýmýnýn ve Komorbiditesinin Çocuk ve Ergenler ile Eriþkinler Arasýnda Karþýlaþtýrýlmasý Tümer TÜRKBAY*, Ali DORUK**, Hakan ERMAN***, Teoman SÖHMEN**** ÖZET Bu çalýþmanýn

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

Yaþlý hastanýn deðerlendirilmesi aþamasýnda bazý

Yaþlý hastanýn deðerlendirilmesi aþamasýnda bazý 4 Prof. Dr. Yeþim GÖKÇE-KUTSAL Yýllar bizi bulduklarý gibi býrakmýyorlar Owen Meredith Yaþlý hastanýn deðerlendirilmesi aþamasýnda bazý temel özellikler klinisyen hekimlerce mutlaka önüne alýnmalýdýr.ýleri

Detaylı

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D.

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması

Detaylı

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Hakan Türkçapar Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Anksiyete bozukluklarýyla depresyonun belirtileri arasýnda belirgin

Detaylı

Ýntihar Giriþimlerinin Ýncelenmesi: Risk Faktörleri ve Takip

Ýntihar Giriþimlerinin Ýncelenmesi: Risk Faktörleri ve Takip ARAÞTIRMA Ýntihar Giriþimlerinin Ýncelenmesi: Risk Faktörleri ve Takip Analyzing Suicide Attempts: Risk Factors and Follow Up Ali Emre Þevik 1, Halil Özcan 2, Emin Uysal 3 1 Uz.Dr., Medicar Hastanesi,

Detaylı

Medaim YANIK, 1 Mine ÖZMEN 2

Medaim YANIK, 1 Mine ÖZMEN 2 140 Yanık ve Özmen Psikiyatri polikliniğine başvuran hastalarda çocukluk çağı kötüye kullanım/ihmal yaşantıları ile intihar, kendine fiziksel zarar verme ve dissosiyatif belirtiler arasındaki ilişki Medaim

Detaylı

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma ARAÞTIRMA Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma Hüseyin Güleç 1, Ayhan Yavuz 2, Murat Topbaþ 3, Ýsmail

Detaylı

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı SİNİR-DUYU BLOĞU

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı SİNİR-DUYU BLOĞU 31.8.2015 16.11.2015 8.2.2016 18.4.2016 08:30 Başağrısı Atst Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ Gerilim tipi başağrısı TT Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ 09:30 Migren T A K İ Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ Kognitif bozukluklar

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu ve Primer Enürezis Nokturnalý Çocuklarýn Annelerindeki Psikiyatrik Belirtiler ve Yetiyitimi

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu ve Primer Enürezis Nokturnalý Çocuklarýn Annelerindeki Psikiyatrik Belirtiler ve Yetiyitimi Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu ve Primer Enürezis Nokturnalý Çocuklarýn Annelerindeki Psikiyatrik Belirtiler ve Yetiyitimi Fevziye TOROS*, Þenel TOT*, Murat BOZLU**, Yavuz OKYAY***, Handan ÇAMDEVÝREN****

Detaylı

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Dr. Sema Ýlhan Akalýn* Dr. Can Cimili**, Dr. Esma Kuzhan*** Giriþ: Depresyon birinci basamakta en yaygýn görülen ruh saðlýðý sorunudur, çok azýnýn ikinci

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

Borderline (sýnýrda) kiþilik bozukluðu nevroz ve. Borderline Kiþilik Bozukluðu. Özet

Borderline (sýnýrda) kiþilik bozukluðu nevroz ve. Borderline Kiþilik Bozukluðu. Özet Borderline Kiþilik Bozukluðu Uz. Dr. M. Hakan TÜRKÇAPAR*, Dr. Banu IÞIK* Özet Borderline kiþilik bozukluðu, kiþiler arasý iliþkilerde, benlik algýsýnda ve duygulanýmda tutarsýzlýk ve belirgin dürtüselliðin

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

05 Ekim 2010 / 14:00 15:30 / Salon 11 ÇG 1 Yeme Bozukluklarýnda Grup Psikoterapisi Uygulamalarý Grup deneyimi : Zerrin Oðlaðu Amaç: Ýstanbul Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý Yeme Bozukluklarý Programý

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Kistik Fibrozisli Çocuk ve Ergenlerde Psikopatoloji ve Tedavi Uyumu White T, Miller J, Smith GL ve ark. (2008) Adherence and psychopathology in children and adolescents with cystic

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) ÇOCUKLARDA BİPOLAR DUYGULANIM BOZUKLUĞ ( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) Bipolar duygulanım bozukluğu ; iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

Çoðul Kiþilik Kavramý ve Dissosiyatif Bozukluklar

Çoðul Kiþilik Kavramý ve Dissosiyatif Bozukluklar Çoðul Kiþilik Kavramý ve Dissosiyatif Bozukluklar Prof. Dr. Vedat ÞAR* Özet Çoðul kiþilik ya da yeni bir adlandýrmayla dissosiyatif kimlik bozukluðu genel toplumda en az þizofreni kadar sýk görülen fakat

Detaylı

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon ARAÞTIRMA Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon Gülten Karadeniz 1, Serdar Tarhan 2, Emre Yanýkkerem 3, Özden Dedeli 3, Erkan Kahraman 4 1 Yrd.Doç.Dr., 3

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir

Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir Fibromiyalji hasta görüntüleri Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir Aðrýyý görüntüleme ve patolojisini tanýmlamada baþarýlý yöntemdir. Aðrý kaynaðýnýn vücudun neresinde olduðunu gösterebilir.

Detaylı

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2004; 47: 140-151. Çocuk istismarý

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2004; 47: 140-151. Çocuk istismarý Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2004; 47: 140-151 Derleme Çocuk istismarý Bülent Kara 1, Ümit Biçer 2, Ayþe Sevim Gökalp 3 Kocaeli Üniversitesi Týp Fakültesi 1 Pediatri Yardýmcý Doçenti, 2 Adli Týp

Detaylı

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 103-113 Orijinal Makale Eskiþehir bölgesinde çocukluk çaðý zehirlenmelerinin retrospektif deðerlendirilmesi Yýldýz Akbay-Öntürk 1, Birsen Uçar 2 Osmangazi

Detaylı

ÇARŞAMBA 09:30 Koma A Gülsen YILDIZ BABACAN NÖROLOJİ

ÇARŞAMBA 09:30 Koma A Gülsen YILDIZ BABACAN NÖROLOJİ 4.Grup 2.Grup 3.Grup 1.Grup SİNİR-DUYU BLOĞU 31.8.2015 16.11.2015 8.2.2016 18.4.2016 08:30 Başağrısı Atst Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ PAZARTESİ Gerilim tipi başağrısı TT Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ 09:30 Migren

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati : Terminoloji Tip A Akut karaciğer yetmezliği ile birlikte Tip B Porto-sistemik Bypass ile birlikte (intrensek hepatosellüler yetmezlik

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri Depresyonun Klinik Belirtileri Prof. Dr. Ali Kemal GÖÐÜÞ* Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri alanýnda deðil genel týpta da hekimlerin en sýk karþýlaþtýklarý belirtiler kümesidir. Bu belirtiler kümesi

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı Doç. Dr. Cengiz TUĞLU 46. Ulusal Psikiyatri Kongresi 08 Ekim 2010, İzmir Açıklama Konuşmacı Araştırma Danışma Kurulu Janssen Cilag X X Eli Lilly X X X BMS X AstraZeneca

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK Prof. Dr. Sirel Karakaş Neurometrika Medikal Tıp Teknololojileri Ltd. Şti Nöropsikoloji ve Psikofizyoloji Derneği Başkanı Uslarası Kıbrıs Üniversitesi

Detaylı

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Þizofreni: Klinik Özellikler Doç. Dr. Selahattin ÞENOL* Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným alanlarýnda bozulmayla seyreden ciddi bir ruhsal hastalýktýr. Ýlk

Detaylı

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu Multidisciplinary Approach to Child Abuse: A Case Report Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1 1 Uz.Dr., Sakarya Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı

Ýntiharýn Nörobiyolojisi #

Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* GÝRÝÞ Genel toplumda intihar sýklýðý yýllýk yüzbinde 10-20 kadardýr. Deðiþik ülkelerde bu oranlar yüzbinde 10 ile 40 arasýnda deðiþmektedir. Ýntihar

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý

Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý ARAÞTIRMA Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý Patients' Who Admitted to Psychiatry Clinic in a Anatolian City Explanation Models for

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

Yataklý Tedavi Hizmeti Sunan Psikiyatri Kliniklerinde Ektanýlar

Yataklý Tedavi Hizmeti Sunan Psikiyatri Kliniklerinde Ektanýlar ARAÞTIRMA Yataklý Tedavi Hizmeti Sunan Psikiyatri Kliniklerinde Ektanýlar Common Medical Problems in Inpatient Psychiatric Care Clinics Çaðatay Karþýdað 1, Umut Mert Aksoy 1, Gökþen Yüksel 1, Nihat Alpay

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Kocaeli ilindeki lise öðrencilerinde saðlýk açýsýndan riskli davranýþlarýn deðerlendirilmesi

Kocaeli ilindeki lise öðrencilerinde saðlýk açýsýndan riskli davranýþlarýn deðerlendirilmesi Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 30-37 Orijinal Makale Kocaeli ilindeki lise öðrencilerinde saðlýk açýsýndan riskli davranýþlarýn deðerlendirilmesi Bülent Kara 1, Þükrü Hatun 2, Metin Aydoðan

Detaylı

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAÐLIÐINDA YATAKLI TEDAVÝNÝN YERÝ

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAÐLIÐINDA YATAKLI TEDAVÝNÝN YERÝ ÇOCUK VE ERGEN RUH SAÐLIÐINDA YATAKLI TEDAVÝNÝN YERÝ Taner GÜVENÝR*, Fatma VAROL TAÞ** ÖZET Amaç: Ayaktan ya da gündüz kliniði koþullarýnda tedavi edilemeyecek düzeyde aðýr ruhsal sorunlar yaþayan çocuk

Detaylı

Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi #

Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi # Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi # M. Tayfun TURAN*, Ertuðrul EÞEL**, Salih KELEÞ*** ÖZET Motorlu araç kazalarý akut stres bozukluðunun ve travma

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

Çocuk ve Ergen Adli Olgularda Ruhsal Deðerlendirme

Çocuk ve Ergen Adli Olgularda Ruhsal Deðerlendirme ARAÞTIRMA Çocuk ve Ergen Adli Olgularda Ruhsal Deðerlendirme Psychiatric Evaluation of Child and Adolescent Forensic Cases Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1, Nusret Soylu 2 1 Uz.Dr., Sakarya Eðitim ve

Detaylı

Madde Kullanýmý Nedeni Ýle Yatarak Tedavi Görenlerde Ýntihar Giriþimi Öyküsü

Madde Kullanýmý Nedeni Ýle Yatarak Tedavi Görenlerde Ýntihar Giriþimi Öyküsü Madde Kullanýmý Nedeni Ýle Yatarak Tedavi Görenlerde Ýntihar Giriþimi Öyküsü Cüneyt EVREN*, Bilge EVREN**, Kültegin ÖGEL***, Duran ÇAKMAK*** ÖZET Literatürdeki çalýþmalar, baðýmlýlarýn genel popülasyona

Detaylı

Dissosiyatif Kimlik Bozukluðu: Taný ve Nozolojik Sorunlar

Dissosiyatif Kimlik Bozukluðu: Taný ve Nozolojik Sorunlar Dissosiyatif Kimlik Bozukluðu: Taný ve Nozolojik Sorunlar Vedat ÞAR* ÖZET Dissosiyatif kimlik bozukluðu dissosiyatif bozukluklarýn en aðýr ve kronik olanýdýr. Bir zamanlar sanýldýðýnýn aksine, DSM-IV taný

Detaylı

Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Görüşme Saatleri: Salı:14:00-15:00

Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Görüşme Saatleri: Salı:14:00-15:00 Dersin adı: Elektif (Çocuk Psikiyatrisi) Dersin Kodu: TIP 517 AKTS Kredisi: 3 Dönem V Lisans Seçmeli 60 saat / 2 hafta Teorik: 20 saat / 2 hafta, lı: 40 saat / 2 hafta Dersin dili: Türkçe Dersin Koordinatörü,

Detaylı

Dissosiyatif Bozuklukta Taný ve Ayýrýcý Taný: Olgu Sunumu

Dissosiyatif Bozuklukta Taný ve Ayýrýcý Taný: Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Dissosiyatif Bozuklukta Taný ve Ayýrýcý Taný: Olgu Sunumu Diagnosis and Differantial Diagnosis of Dissociative Disorder Merve Çýkýlý Uytun 1, Rabia Durmuþ 2, Didem Behice Öztop 3 1 Yrd.Doç.Dr.,

Detaylı

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen 9 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAÞI Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen deðiþiklikler gibi vücut duruþunda ve yürüyüþünde de deðiþiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek ve temelidir.

Detaylı

Uçucu Baðýmlýlýðý ve Kötüye Kullanýmý: Epidemiyoloji, Risk Gruplarý ve Önleme Programlarýnýn Gerekliliði

Uçucu Baðýmlýlýðý ve Kötüye Kullanýmý: Epidemiyoloji, Risk Gruplarý ve Önleme Programlarýnýn Gerekliliði Uçucu Baðýmlýlýðý ve Kötüye Kullanýmý: Epidemiyoloji, Risk Gruplarý ve Önleme Programlarýnýn Gerekliliði Burhanettin KAYA*, M. Erkan ÖZCAN* ÖZET Uçucularýn günlük yaþamda sýk kullanýlan birçok maddenin

Detaylı

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks Sosyal Anksiyete Bozukluðu: Taný, Epidemiyoloji, Etiyoloji, Klinik ve Ayýrýcý Taný Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks ve Gelder tarafýndan tanýmlanmasýna karþýn ayrý

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

Omurilik Felçli Hastalarda Travma Sonrasý Stres Bozukluðu ve Ýliþkili Faktörler

Omurilik Felçli Hastalarda Travma Sonrasý Stres Bozukluðu ve Ýliþkili Faktörler ARAÞTIRMA Omurilik Felçli Hastalarda Travma Sonrasý Stres Bozukluðu ve Ýliþkili Faktörler Posttraumatic Stress Disorder and Related Factors in Patients with Spinal Cord Injury Murat Ýlhan Atagün 1, Ünal

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

(Domuz Gribi Virüsü) Bu Broþür Ankara Tabip Odasý Tarafýndan Hazýrlanmýþtýr. ANKARA ÞUBELERÝ Kasým 2009 - ANKARA Tasarým : Cafer ASLAN Baský : Mattek Matbaacýlýk Bas. yay. Tan. San. Tic. Ltd. Þti. GMK

Detaylı

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 4.GRUP / SİNİR-DUYU

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 4.GRUP / SİNİR-DUYU SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 4.GRUP / SİNİR-DUYU 31.8.2015 08:30 Başağrısı Atst Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ Gerilim tipi başağrısı TT Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ Migren T A K İ Gülşen KOCAMAN

Detaylı

Ne Zaman Travmatik Yas Tanýsý Konur? Ne Zaman Tedavi Baþlar?

Ne Zaman Travmatik Yas Tanýsý Konur? Ne Zaman Tedavi Baþlar? OLGU SERÝSÝ Ne Zaman Travmatik Yas Tanýsý Konur? Ne Zaman Tedavi Baþlar? Ufuk Sezgin 1, Þahika Yüksel 1, Zerrin Topçu 2, Aysun Genç Diþcigil 3 1 Doç. Dr., Prof. Dr., Ýstanbul Üniversitesi Ýstanbul Týp

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri

Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri Süheyla ÜNAL*, Levent KÜEY**, Cengiz GÜLEÇ***, Mehmet BEKAROÐLU***, Yunus Emre EVLÝCE****, Selçuk KIRLI***** ÖZET * Prof. Dr., Ýnönü Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 317-327 Derleme Çocuk ruh saðlýðý açýsýndan prematürite Aylin Özbek 1, Süha Miral 2 Dokuz Eylül Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Saðlýðý ve

Detaylı

BEBEKLÝK ANOREKSÝSÝ: TANIDAN TEDAVÝYE

BEBEKLÝK ANOREKSÝSÝ: TANIDAN TEDAVÝYE BEBEKLÝK ANOREKSÝSÝ: TANIDAN TEDAVÝYE Sabri HERGÜNER *, Selim GÖKÇE **, Gülbin GÖKÇAY ***, Dilara Ümran TÜZÜN **** ÖZET Amaç: Bebek ve küçük çocuklarýn %25-50 kadarýnda beslenme sorunlarýnýn, %1-2'sinde

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

Cinsel iþlev bozukluklarýnýn tanýmlanmasý ve sýnýflandýrýlmasýndaki. Kadýn Cinsel Ýþlev Bozukluklarý. Özet. A. Cinsel istek bozukluklarý:

Cinsel iþlev bozukluklarýnýn tanýmlanmasý ve sýnýflandýrýlmasýndaki. Kadýn Cinsel Ýþlev Bozukluklarý. Özet. A. Cinsel istek bozukluklarý: Kadýn Cinsel Ýþlev Bozukluklarý Yrd. Doç. Dr. Gonca Soygüt BOYACIOÐLU* Özet Bu yazýda, kadýnda cinsel iþlev bozukluklarýnýn tanýtýlmasý ve bozukluklarýn hazýrlayýcýsý ya da sürdürücüsü olan etkenlere deðinilerek

Detaylı

Alkol/Madde Baðýmlýlarýnda Özkýyým Giriþimi Öyküsünün Klinik Belirtilerle Ýliþkisi

Alkol/Madde Baðýmlýlarýnda Özkýyým Giriþimi Öyküsünün Klinik Belirtilerle Ýliþkisi Alkol/Madde Baðýmlýlarýnda Özkýyým Giriþimi Öyküsünün Klinik Belirtilerle Ýliþkisi E. Cüneyt EVREN*, Sacide ÜSTÜNSOY*, Suat CAN*, Cengiz BAÞOÐLU**, Duran ÇAKMAK*** ÖZET Bu çalýþmada yatarak tedavi gören

Detaylı

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım 1961 yılında Malatya da doğdum. İlk-orta ve lise öğrenimimi Malatya da tamamladım.1978 yılında girdiğim Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1984 yılında bitirdim. 1984-1987 yılları arasında Çanakkale ve

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi ARAÞTIRMA 1 Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi Fahriye Oflaz, Huriye Varol GATA Hemþirelik Yüksek Okulu 06010 Etlik-Ankara Özet Amaç: Bu çalýþmanýn amacý

Detaylı

Alkol çok eski zamanlardan beri (M.Ö. 2000) var. Alkol Kullaným Bozukluklarý. Özet

Alkol çok eski zamanlardan beri (M.Ö. 2000) var. Alkol Kullaným Bozukluklarý. Özet Alkol Kullaným Bozukluklarý Uz. Dr. Ayhan KALYONCU*, Uz. Dr. Hasan MIRSAL* Özet Alkol kullaným bozukluklarý hem yetiþkinleri hem de gençleri etkileyen oldukça ciddi ve önemli bir saðlýk sorunudur. Alkolle

Detaylı

ARAÞTIRMA RESEARCH ARTICLE Acil Servisine Baþvuran Zehirlenme Olgularýnýn Deðerlendirilmesi Dr. Gürkan Genç, Dr. Avni Saraç, Dr. Ülker Ertan Dr. Sami Ulus Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Hastanesi, ANKARA

Detaylı

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER (FN)- TANIM FEBRİL NÖBET (FN): 6 ay- 5 yaş arası çocuklarda, santral sinir sistemi enfeksiyonu veya başka bir etken bulunmaması koşuluyla ateşle birlikte

Detaylı

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 1 / 5 1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk a detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 2. Kapsam: Bu talimat çocuk ın değerlendirilmesine ilişkin faaliyetleri

Detaylı

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði Birsen CEYHUN*, Ömer OÐUZTÜRK**, Ayþe Gülsen CEYHUN*** ÖZET Alkol ve diðer maddelerin kötü kullanýmý ülkemizde yaygýn bir sosyal sorun haline

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Seçmeli) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

GÜÇLER VE GÜÇLÜKLER ANKETÝ'NÝN (GGA) TÜRKÇE UYARLAMASININ PSÝKOMETRÝK ÖZELLÝKLERÝ

GÜÇLER VE GÜÇLÜKLER ANKETÝ'NÝN (GGA) TÜRKÇE UYARLAMASININ PSÝKOMETRÝK ÖZELLÝKLERÝ GÜÇLER VE GÜÇLÜKLER ANKETÝ'NÝN (GGA) TÜRKÇE UYARLAMASININ PSÝKOMETRÝK ÖZELLÝKLERÝ Taner GÜVENÝR*, Aylin ÖZBEK*, Burak BAYKARA*, Haluk ARKAR**, Birsen ÞENTÜRK***,Seçil ÝNCEKAÞ*** ÖZET Amaç: Güçler ve Güçlükler

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 İÇİNDEKİLER Bölüm 1 Giriş 1 Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 Normal Dışı Davramışları Belirlemede Öznellik 2 Gelişimsel Değişimlerin Bir Bireyin Davranışsal ve Duygusal Dengesi Üzerindeki

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

29 Fizik Tedavi Alan Hastalarýn Yaþam Kalitesinin Deðerlendirilmesi Assessment For Quality Of Life Of Patients Receiving Physical Therapy 1 Yrd.Doç. Dr.Birsen ALTAY 2 Yrd.Doç. Dr. H.Demet GÖNENER 1 Hemþ.

Detaylı

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý Týp Araþtýrmalarý Dergisi 23: 1 (3): 15-2 ARAÞTIRMA Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý Remzi Kutaniþ, Ömer A. Özer, Buket T. Eryonucu Yüzüncü

Detaylı

Dokuz Yaþýnda Yapay Bozukluk: Bir Olgu Sunumu

Dokuz Yaþýnda Yapay Bozukluk: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Dokuz Yaþýnda Yapay Bozukluk: Bir Olgu Sunumu Factitious Disorder at Nine Years Old: A Case Report Ýrem Damla Çimen 1, Nursu Çakýn Memik 2, Özlem Yýldýz Gündoðdu 2 1 Dr., 2 Doç.Dr., Kocaeli

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı