Yeþiller Adayý Tarek Al-Wazir. Roland Koch`un kullandýðý dil bir Eyalet Baþbakan`ýna yakýþmýyor, bu sebeple makamýndan indirilmesi gerekiyor.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yeþiller Adayý Tarek Al-Wazir. Roland Koch`un kullandýðý dil bir Eyalet Baþbakan`ýna yakýþmýyor, bu sebeple makamýndan indirilmesi gerekiyor."

Transkript

1 Kargaþanýn kavramlarý, kavramlarýn kargaþasý Bonn`da düzenlenen sempozyumda kavramlar tartýþýldý Sayfa: 31-33`te Alýþ-Veriþ için farklý bir internet sitesi. Mutlaka ziyaret edin. Yeþiller Adayý Tarek Al-Wazir Roland Koch`un kullandýðý dil bir Eyalet Baþbakan`ýna yakýþmýyor, bu sebeple makamýndan indirilmesi gerekiyor. Sayfa: 10`da Yeþiller Adayý Mürvet Öztürk Çok-Kültürlülük Zenginliktir, Ayrýmcýlýk Yerine Elele Beraber Hareket Edelim Sayfa: 10`da SPD Juso Dill Çalýþma Grubu Sorumlusu Mario Hermann 27 Ocak`ta Roland Koch`un gitme zamaný geldi Sayfa: 10`da Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir hayat Aylýk Ücretsiz Gazete / Kostenlose Monatliche Zeitung. Sayý/Nr.: 24. Yýl/Jahre: 5. Ocak/Januar Muharrem 1429 Avrupa`daki Kitapçýnýz OKUSAN Binlerce Kitap, CD, VCD, DVD Hac Malzemeleri ve Hediyelik Eþyalar Tel: Göçmen Gençlerle Ýlgili Sürdürülen Tartýþmalar Dýþlama Politikasýdýr Sivil Örgütlerin Ortak Basýn Açýklamasý Sayfa: 4`te Dosya Hicri Yýl ve Hicret Dr. Yusuf IÞIK Sayfa 5`te Dosya Savunma Hattýndaki Türkler Mahmut AÞKAR Sayfa 7`de Dosya Sað duyulara hitap etmeye çalýþýrken! Oðuz ÜÇÜNCÜ Sayfa 11`de Dosya CDU, entegrasyona cevap ararken... Ýlhan BÝLGÜ Sayfa 15`te Dosya Mehmed Akif Ersoy un Ölüm Yýldönümü.. Selma ÖZTÜRK Sayfa 17`de Dosya Hacarap`ýn Asker Arkadaþýnýn Sözü M.Salih AYDIN Sayfa 37`de Dosya Almanya Tarihi Aydýn ERSOY Sayfa 13`te Dosya Sanal Dünya... Mehmet GEDÝK Sayfa 9`da Dosya 2008 yýlý için uyarýlar Asým TOZOÐLU Sayfa 35`te

2 Türkiye Bangladeş Burundi Etyopya Surinam Kurban kesimi yapılan ülke ve bölge: Afganistan Arnavutluk Azerbeycan Bangladeş Belgrad Benin Bosna Bulgaristan Burkina Faso Burma Arakan Burundi Çad Çeçenistan Cezayir Cibuti Doğu Türkistan Endonezya Eritre Etiyopya Filistin Gambiya Gana Gine Bissau Güney Afrika Guyana Gürcistan Hindistan Irak İran K.K.T.C. Kamerun Karadağ Kazakistan Kenya Keşmir Kırgızistan Komor Adaları Kongo 73 İslam Toplumu Millî Görüş ün organize ettiği 2007 yılı Kosova Lübnan Macaristan Makedonya Mali Mısır Moğolistan Filipinler/Moro Mozambik Nahcivan Nijer Nijerya Ogedan Pakistan Romanya Ruanda Rusya Sancak Senegal Sierra Leone Somali Sri Lanka Sudan Surinam Suriye Tacikistan Tanzanya Tayland Togo Tunus Türkiye Türkmenistan Uganda Ürdün Yemen Kurban Kampanyasında tüm camiamız hizmet vermiş ve Kurban bağışı gerçekleştirilerek, Kurban kesimi sağlanmıştır. Katkıda bulunan herkese teşekkür ederiz. slam Toplumu Millî Görüfl KURBAN KOM SYONU Boschstr , Kerpen Tel: Fax: de

3 editörden Sevgili dostlar! Gazetemizin bu 24. sayýsý ile 5. yýlýmýza da girmiþ bulunuyoruz. Bu 5 senelik zaman zarfý içerisinde çýkartmýþ olduðumuz sayýlarýmýzda her daim insanýmýzýn ihtiyaçlarýna cevap verecek konularý irdeledik. Ýlk sayýmýzý çýkarýrken ki amatör heyecanýmýz hala devam etmektedir. Niye amatör heyecan diyorum; çünkü amatör heyecaný kaybetmek bu tür çalýþmalardaki en kötü þeydir. Amatör heyecan ile her zaman deðiþik konularý araþtýrýp insanlara ulaþtýrmak için güzel bir çaba içerisinde olursunuz. Ama kendinizi profesyonel olarak görmeye baþlarsanýz; artýk o heyecan kaybolur, onun yerine kendinizi fildiþi kulelerde görmeye baþlarsýnýz. Artýk insanlarýn ihtiyaçlarý sizin için bir þey ifade etmez. Ýhtiyaçlarý siz belirlemeye baþlarsýnýz ki bu çok yanlýþtýr. Bulunduðumuz Ocak 2008 içerisinde Hessen Eyaletinde seçimler yapýlmaktadýr. 27 Ocak`ta yapýlacak seçimler Hessen için hayýrlý olsun. Bununla baðlantýlý olarak þunlarý söylemek istiyorum: Dünyayý politika ve politikacýlar yönetiyor ve yönlendiriyor. Tabi bu iþi yaparken de kendi düþünceleri ve menfaatleri doðrultusunda yapýyorlar. Böyle olunca da her politikacý bulunduðu konumu ve koltuðu kaybetmemek için elinden gelen herþeyi yapmaya çalýþýyor. Yapmaya çalýþýyor ama toplumda huzursuzluklara da sebeb oluyorlar. Bunun örneðini Almanya`da her seçim öncesi görmekteyiz. Ne hikmetse her seçim öncesi yabancý düþmanlýðý hortlatýlmakta ve yabancý gençlerin bazýlarýnýn yaptýklarý hatalar genele mal edilmeye çalýþýlmaktadýr. Bu noktada medyaya da önemli görevler düþmektedir. Eðer toplumun huzur ortamýnýn devamý için yapýlmasý gereken haberleri tam tersi huzurun bozulmasý için yapar ise medya; insanlarýn birbirine bakýþýný da zedeler. Bundan önceki iki seçimde aklý selim politikacýlarýn da karþý çýktýklarý seçim stratejileri ile iktidara gelen Roland Koch hükümeti maalesef bu seçimde de ayný hatalý stratejileri sürdürmeye devam ediyor. Yabancý gençlerin üzerinden bu stratejiyi uygulamaya devam eden Koch, bu sefer Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir Akl-ý Selim Galip Gelsin hayat toplumun her katmanýndan tepki ile karþýlandý. Hessen`de ve Almanya`da her zaman olabilecek yanlýþ hareketler ne hikmetse sanki bir yerlerden düðmeye basýlmýþ gibi özellikle bunlarý göçmen gençleri yapýyormuþ gibi medyada lanse edilmeye baþlandý. Tabiki yapýlan yanlýþ hareketleri bizler tasvip etmiyoruz. Etmemiz de mümkün deðil. Ama bu ferdi yanlýþý tutup da genele mal edip; yok efendim hapis cezasý yok efendim yurtdýþý edilmeli gibi toplumu gerek açýklamalar yapmak yanlýþtýr. Tamam sizler iktidarýnýzý korumak ve koltuðunuzu muhafaza etmek isteyebilirsiniz. Bundan daha doðal birþey olamaz. Ama bunu yaparken züccaciye dükkanýna giren fil gibi ortalýðý kýrýp dökerek yapmanýz çok yanlýþtýr. Yukarýda belirttiðimiz þeylerin toplumun diðer katmanlarý ve seçime giren partilerin çoðunluðu tarafýndan da ayný þekilde dillendirildiðini görmekteyiz. Bunun örnekleri gazetemizin sayfalarýnda bulabilirsiniz. Yapýlan röportajlardaki açýklamalarý dikkatle okumanýzý tavsiye ediyoruz. Bu tür yanlýþ politik manevralara karþý Almanya`da bulunan Sivil Teþkilatlarýn birlikte verdikleri demokratik tepkilerini içlerine sindiremeyip; aba altýndan sopa gösterir gibi medya aracýlýðý ile uyarýlarda bulunmak da hiç þýk olmayan davranýþlardýr. Siz yanlýþ yapacaksýnýz ve bu 3 yanlýþa karþý kurumlar demokratik tepkilerini gösterdiklerinde de kabullenemeyeceksiniz. Neyse bu konu ile alakalý son sözümüz Hessen seçimlerinde aklý selim galip gelir ve Eyalet Yönetimine kim daha layýk ise o gelir ve Hessen için, Hessenliler için en güzel çalýþmalarý yapar. Bizim tavsiyemiz oy kullanma hakkýna sahip olanlarý bu demokratik haklarýný kullanmalarýdýr. Malumunuz Ocak ayý içerisinde Ýslam Alemi için iki önemli olayý idrak etmekteyiz. Hicri Yýlbaþý ve Kerbela Olayý. Hicri yýlbaþý ve Hicret olayý ile alakalý yazýlarý sayfalarýmýzda bulabilirsiniz. Kerbela olayý yani Hz. Hüseyin Efendimizin ve Aile Efradýnýn Kerbela`da hunharca þehit edilmesinin yýldönümü ile alakalý bir kaç kelam da biz söylemek isteriz. Yaþanan olaylardaki Hz. Hüseyin Efendimizin tavrý gerçekten çok önemlidir. Eðer Hz. Hüseyin o vakarlý ve Peygamber torununa yakýþan tavrý sergilemese idi; yani zalimlerin zulmüne karþý dik durmasa idi; bugünkü zulumlere karþý bizlerin tavýrlarý farklý olabilirdi. O yapmýþ olduðu mücadele ile bizlere örnek olurken görevini hakký ile yerine getirdi. Bizlere düþen ise O`nun zalime ve zulme karþý olan tavrýný ayný þekli ile devam ettirmektir. Baþta Efendimiz Hz. Muhammed ve O`nun Ehl-i Beytine salat ve selam olsun. Sevgili dostlar! Gazetemizi takip eden sizlerden zaman zaman deðiþik teklifler gelmekte idi. Bu tekliflerden birisi de gazetemizin internet ortamýna da aktarýlmasý idi. Ýnþallah bu konuda çalýþmalarýmýz son safhaya gelmiþtir. Önümüzdeki sayý ile birlikte hem gazetemizi ve hem de deðiþik çalýþmalarýmýzý þu adreste bulabileceksiniz. Burada bulunmasýný istediðiniz þeyler hakkýnda lütfen bize bilgi veriniz. Telefonla, faxla veya le bize ulaþabilirsiniz. Bu vesile ile yeni Hicri yýlýnýzý da tebrik etmek isteriz. Cenab-ý Allah çalýþmalarýmýzý bereketlendirsin, þuurlandýrsýn. Çalýþmak bizden baþarý Allah`tandýr. Allah`a emanet olun. hasbihal Impresium/Künye hayat Aylýk Ücretsiz Gazete Ocak/Januar 2008 Muharrem 1429 Sahibi ve Genel Yayýn Yönetmeni Sinan AKTÜRK Yayýn Kurulu Dr. Yusuf Iþýk, Ýbrahim Gümüþoðlu, Abdüssamet Temel, Bilal Demiroðlu, Mahmut Aþkar, Sinan Aktürk, Ýshak Özen, Saim Ayas, Sait Yüksel, Ýhsan Güler, M. Salih Aydýn Bölge Temsilcileri Münih: Ýshak Özen Nürnberg: Adem Güray Ulm: Cengiz Aslan Merkez Königsbergerstr Friedberg Tel: Fax: Gazetemizde Yayýnlanan Yazýlarýn ve Reklamlarýn Ýçeriðinden Sorumlu Deðiliz.

4 Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir 4 hayat basýn açýklamasý Sivil Toplum Kuruluþlarý ndan Basýn Açýklamasý Almanya da faaliyette bulunan Sivil Toplum Kuruluþlarý nýn Baþkan ve Yöneticileri, son zamanlarda Alman kamuoyunda tartýþýlan; Yabancý gençlerin suç iþlemeleri ve onlara karþý alýnan önlemler ile ilgili olarak, ortak basýn açýklamasýnda bulundular. IGMG (Ýslam Toplumu Milli Görüþ) adýna Genel Baþkan Yavuz Çelik Karahan, DÝTÝB (Diyanet Ýþleri Türk Ýslam Birliði) adýna Genel Baþkan Sadi Arslan ve Genel Müdür V. Mehmet Yýldýrým, ABAF (Avrupa Ehli Beyt Alevi Federasyonu) adýna Genel Baþkan Fuat Mansuroðlu, ATÝB (Avrupa Türk Ýslam Birliði) adýna Genel Baþkan Fikret Ekin, ADV (Avrupa Demokrasi Vakfý) adýna Genel Baþkan Aydýn Yardýmcý, AÝK (Almanya Ýslam Konseyi) adýna Genel Baþkan Ali Kýzýlkaya, MÜSÝ- AD (Almanya Müstakil Sanayici ve Ýþadamlarý Dernekleri Federasyonu) adýna Orhan Bilen, TÝDAF (Türk Ýþadamlarý Dernekleri Avrupa Federasyon) adýna Ahmet Serdar Yenice, TGD (Almanya Türk Toplumu) adýna Genel Baþkan Yardýmcýsý Sabriye Supçun, Avrupa Türk Caferiler Birliði adýna Genel Baþkan Mehmet Irmak, ATB (Avrupa Türk Kültür Dernekleri Birliði), Türk Federasyonu, (Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu) adýna Genel Sekreter Mustafa Güler, KRM (Almanya Müslümanlarý Koordinasyon Konseyi) adýna Dönem Sözcüsü Bekir Alboða, Cem Vakfý Avrupa Koordinatörlüðü, Hür-Türk (Türk-Alman Dostluk Federasyonu), RTS (Almanya Türkiye Kökenli Vatandaþlar Konseyi), UETD (Avrupalý Türk Demokratlar Birliði), Avrupa Batý Trakya Türk Federasyonu, Islamrat (Zentralrat der Muslime in Deutschland), VIKZ (Ýslam Kültür Merkezleri), ATÝAD (Avrupa Türk Ýþadamlarý Derneði) nin katýdýklarý ve altýna imza koyduklarý basýn bildirisinde: Göçmen dernekleri, sosyal sorunlarý etnik ve kültürel kimliðe indirgemenin tehlikeli olduðuna dikkat çekiyor: Þu an, gençlerin suç olaylarýna karýþmasýyla ilgili sürdürülen tartýþmalar dýþlama politikasýdýr! Siyaset ve toplumun görevi antidemokratik güçleri kuvvetlendirmek deðil geleceðimizi olumlu bir þekilde ve beraber þekillendirmek! Kamuoyu haftalardýr, göçmen kökenli gençlerin suç olaylarýna karýþmasýyla ilgili sahte tartýþmalarý izlemekte. Tartýþmalara neden olan olay ise, Münih Metrosu istasyonunda iki gencin, yaþlý ve müdafaasýz bir emekliye saldýrýp dövmelerini belgeleyen video kayýtlarý. Bu olay kesinlikle kýnanmalý ve sergilediði vahþetiyle Almanya daki gençlerimizin durumuna ýþýk tutmaktadýr. Öte yandan bu olayýn, önümüzdeki seçimler için bazý siyasetçiler tarafýndan ne kadar rahat bir þekilde malzeme yapýldýðý da endiþe vericidir. Örneðin, her iki failin de alt yapýsýnda karýþýk bir sosyal yapýnýn olmasýna raðmen, olayýn asýl nedeninin göçmen kökenli olmalarýymýþ gibi gösterildi. Bu unsur da bir an önce sadece Türk asýllý failde ön plana çýkarýlmaya baþlanýldý. Olayýn nedeninin hemen bulunduðu gibi, sözde çözümü de hemen bulundu: sýnýr dýþý etmek. Bu arada, gençlerin suç olaylarýna karýþmalarýnýn ne yurtdýþýndan ithal edilen, ne de sadece göçmen kökenli gençlerde görülen bir sorun olduðu, bilinçli olarak göz ardý edildi. Failler burada, Almanya da doðup büyümüþlerdir, burada sosyalleþme süreçlerini yaþadýlar ve burada okula gittiler. Faillerden birisini sýnýr dýþý etmek, Almanya da yüz gösteren sosyal eþitsizliði, haksýzlýklarý ve dýþlanýlýyor olma duygusunu yok etmez. Böylelikle sorunlarýmýzý ancak yurt dýþýna kaydýrmýþ oluruz. Ama bu sorun baþkalarýnýn sorunu deðil, kendi sorunumuz, Almanya nýn kendi ürettiði bir sorundur. Gençlerin suç olaylarýna karýþmasýyla ilgili tüm tartýþmalar, geçtiðimiz haftalarda yaþanan olaylarýn dümen suyunda yürütüldü ve anlaþýlan orada da takýlý kaldý. Baþlangýçta bu baðlamda söylenenlerin çok azý yapýcý ve tarafsýzdý. Olayýn nedeni sosyal eþitsizlikte, þans eþitliðinin olmayýþýnda, faillerin sosyal ortamlarýnda, çoðunlukla kendilerinin de burada sosyalleþtikleri anne babalarýn olasý eðitim hatalarýnda ya da sorunlarýnda aranmadý. Olaya neden olabilecek unsurlarýn arasýnda kültürel altyapýnýn olmadýðý, hatta bunun tam tersine, her zaman yapýlan Almanya da da yaþlýlara saygý gösterilmesi talebinin karþýsýnda durduðu da göz ardý edildi. Dolayýsýyla gençlerin þiddete yatkýn olmalarýnýn nedeni kültürel altyapýlarý olamaz. Tartýþmalarda, özellikle de göçmen kuruluþlarý ve diðer kurum ve kuruluþlar tarafýndan bu güne kadar sunulmuþ ve daha da sunulacak olan sayýsýz uyum çalýþmalarý ve hizmetleri pek yer bulmadý. Gerçekten bu alanda iyi çalýþmalar var; ama öte yandan tabi ki kendimizi daha geliþtirmemiz gereken noktalar da var. Bu günlerde, gençlerin suç olaylarýna karýþmasýyla ilgili tartýþmalar, yapýcý siyaset olmaktan çýkarak daha çok dýþlama politikasý haline gelmiþtir. Toplumda yerlerini bulabilmeleri için çocuklara ve gençlere eðitim ve teþvik programlarýna odaklanmaktansa hemen yeni ve daha uç noktalarda seyreden ceza yollarý talep edilmekte. Buna karþýlýk göçmen kökenli çocuk ve gençleri topluma kazandýrmanýn ve entegre etmenin en iyi yolu, erken yaþta edinilen Almanca dil bilgisi ve eþit eðitim haklarýndan geçer. Son dönemlerde birçok toplumsal sorunun etnik ve kültürel kimliðe indirgenildiðini gözlemlemekteyiz. Buna bir de gençlerin ümitsizliklerini tetikleyen ve sýkça yaþanan dýþlanma olaylarý eklenmekte. Biz, eþit katýlým ve kabul edilme saðlanamazsa taraflarýn daha da birbirinden uzaklaþacaðýný düþünüyoruz. Alman gençlerinde olduðu gibi, göçmen kökenli gençlerde de görülebilen sosyal sorunlarý etnik ve kültürel kimliðe indirgeme, çözüm arayýþýna katkýda bulunacaðý yerde daha çok engeller. Biz, çözüm yaratan ve ayrýlýkçý niteliði olmayan olumlu tartýþmalara her zaman açýk ve hazýrdýk. Bu vesileyle, görüþmelere ve tartýþmalara hazýr olduðumuzu tekrar beyan ederiz! Siyasi güçler tedbirlerini alýp gençlerin arasýndaki iþsizlik oranýný düþürmeli ve uyum çalýþmalarýný teþvik etmeli. Sosyal altyapýlarý zayýf olan ve eþit haklara sahip olmayan çocuk ve gençlerin ümitsizlik, dýþlanma duygusu ve çaresizlikleri, hangi ülkenin vatandaþý ya da hangi dinden olurlarsa olsunlar, kendi gerçek yaþam ortamlarýna tesir eder. Burada istatistikleri ve sayýlarý istediðiniz kadar ters okuyabilirsiniz, sonuçta her birine ancak, uygun anaokulu, okul, meslek eðitimi ve iþ imkâný tedarik etme gibi engelleri ortadan kaldýran teþviklerle yardýmcý olunabilir ve böylelikle çaresizlik ve öfke þiddete dönüþmez. Birçok genç, açýk ve gizli yabancý düþmanlýðý, göçmenler ve demografik deðiþimlerden duyulan korku gibi nedenlerden ötürü çok erken yaþlarda istenilmedikleri, haksýzlýða uðradýklarý ve eþit þanslara sahip olmadýklarý duygusuyla tanýþýyorlar. Gençlerde hakim olan Ne yaparsam yapayým, benim zaten þansým yok! düþüncesini beraber yürüttüðümüz çalýþmalarla deðiþtirmeliyiz. Siyaset ve toplumun görevi antidemokratik güçleri kuvvetlendirmek deðil, geleceðimizi olumlu bir þekilde beraber þekillendirmektir. Geleceðimizin þekillendirilmesi seçim malzemesi yapýlmamalý. Federal Hükümetin Eðitimle Kalkýnma adlý kalifikasyon inisiyatifi, bu baðlamda doðru yola giden önemli bir adýmdýr. Belediyelerin, örneðin Köln Belediyesinin, tedbirler kataloðunun çerçevesinde gençlerle yapýlan çalýþmalar için daha fazla maddi kaynak tahsis etme giriþimleri bizim için oldukça yapýcýdýr. Ancak göçmen kökenli insanlarý toplumun bir parçasý olarak gören ve onlara bu göçmen kimlikleriyle sorumluluk yükleyen ortak bir çabayla toplumsal barýþ ve huzur saðlanabilir ve Almanya da kültürlerin ve dinlerin barýþ içerisindeki verimli beraberlikleri ve ortak geleceðimiz için daha fazla seyler yapýlabilir denilmiþtir.

5 dosya Ýslam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)`in Mekke þehrini býrakýp bütün Müslümanlarla, davet edildiði Medine Þehrine yerleþmesine Hicret denir. Kelimenin Arapça`da anlamý Göç tür. 609 miladi yýlýnýn sonuna doðru Hz. Muhammed`e ilk ayetin indirilmesiyle Ýslam Dini baþlamýþ 622 yýlýna kadar epey taraftar toplamýþsa da, Mekke`de müslümanlara baskýlar gittikçe artmýþ, dayanýlmaz hale gelmiþtir. O zaman Yesrib denilen Medine þehrinde Müslümanlar çoðalýnca Hz. Peygamberi davet etmiþtir. Müslümanlar kýsa zamanda gruplar halinde Mekke`yi terkedip Medine`ye geldiler. Hz. Muhammed (s.a.v) yaninda Hz. Ebu Bekir olduðu halde, müþrik (Allah`a ortak koþan, inkarcý) Kureyþlilerin takibi altýnda göçebildi. (20 Eylül 622). Bu suretle Medine`de 622 yýlýnda Medine Ýslam Devletinin kurulmasýndaki süreç baþlamýþ oldu. Bu tarih ayný zamanda Hz. Ömer zamanýnda düzenlenen Müslüman (Hicret) Takviminin 1. yýlý olarak kabul edildi. Ýþte bu yýl da kutladýðýmýz, Hicri yýlbaþý diye adlandýrýlan 622 yýlýndan itibaren geçen 1429 yýllýk bir süreçte Ýslam ve Müslümanlar hayatiyetlerini sürdürmektedir. Bizim burada üzerinde duracaðýmýz konu yýllarý arasýnda Medine dönemi diye adlandýrdýðýmýz bu on yýlda Hz. Peygamberin riyasetinde yapýlanlar olacaktýr. Kýsa baþlýklar halinde takdim edeceðimiz Medine dönemini bir makalede bütünüyle dile getirme imkaný yoktur. Konunun diðer Ýslam Tarihi kitaplarýndan okunmasýný tavsiye ederiz. Þimdi Medine`de neler yapýlmýþ kronolojik bir þekilde sýralayalým: Birinci yýl: 1. Hutbe 2. Ezan 3-Nikah 4-Mücadele 5-Belediye Nizamý Ýkinci yýl: 1-Oruç 2-Bayram namazlarý 3- Fýtýr sadakasý 4- Kurban 5-Zekat 6-Kýblenin deðiþtirilmesi 7-Ganimetler ve taksimi Üçüncü yýl: 1-Miras hükümleri 2-Boþanma Dördüncü yýl: 1-Yolculuklarda namazýn kýsýtlanmasý ve korkulu durumlarda Namaz 2-Recm cezasý 3-Arazi Ikta`i 4-Teyemmüm 5-Ýffete iftira cezasý (Haddü`l Kazf) 6- Örtünme ve evlere izin alarak girme hükümleri 7-Hac ve Umre Beþinci yýl: 1-Yaðmur duasý namazý 2-Ý`la Altýncý yýl: 1-Anlaþma 2-Hac ve Umre yolunda engellenme 3-Alkollü içkilerin ve þans oyunlarýnýn yasaklanmasý Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir hayat Hicri Yýl ve Hicret... Dr. Yusuf IÞIK 5 4-Zihar 5-Vakýf 6-Ýsyan ve haydutluðun cezasý Yedinci yýl: 1-Bazý yiyeceklerin yasaklanmasý 2-Zirai ortaklýk Sekizinci yýl: 1-Mekkenin kutsiliði ve dokunulmazlýðý 2-Kýsas 3-Alkollü içki satýþýnýn yasaklanmasý 4-Geçici evliliðin yasaklanmasý 5-Hukuk karþýsýnda eþitliðin ilaný 6-Kabir ziyaretine izin verilmesi Dokuzuncu yýl: 1-Çýplak tavafýn yasaklanmasý 2-Mula`ane Onuncu yýl: 1-Ýnsan Haklarýnýn ilaný 2-Vasiyet, neseb, Nafaka ve borçla ilgili hükümler 3-Cezanýn þahsiliði prensibi 4-Vasiyetin üçte birle sýnýrlandýrýlmasý 5-Faizin yasaklanmasý ve akitlerin serbest býrakýlmasý Bütün bunlarýn dýþýnda yýllarý arasýnda gerçekleþtirilen siyasi, idari, hukuki, iktisadi müesseseler de vardýr ki, esas kýyamete kadar geçerli prensipleri bunlar içerir. Daha önce de deðindiðimiz gibi bu makaleye bu konularý sýðdýrmak mümkün deðildir takdir edileceði gibi. Hicretin bir baþka yönü de Medine Ýslam toplumunun oluþturulmasýdýr. Bu da hicretin sosyal boyutunu meydana getirir. Medine Ýslam Toplumunu meydana getiren iki kategoride deðerlendireceðimiz Muhacirler ve Ensar olgusudur. 1-Muhacirler: Hz. Peygamber ile Mekke`den kalkýp, Medine`ye göç eden Mekkeli Müslümanlar. 2-Ensar: Medine`nin yerli halkýndan oluþan Müslümanlar. Gerek muhacirler, gerekse ensar arasýnda da sosyal guruplaþmalar sözkonusudur. Bunlar da çeþitli tabakalara ayrýlmýþtýr: a-zenginler: Mal varlýðý yönünden zengin sayýlabilen müminler. Genelde geçerli olan uygulamaya göre toplum meselelerinde daha çok bunlar söz sahibi olurdu. Ancak, Hz. Peygamberin uygulamalarý eþitlik ilkesine dayandýðýndan, diðer sýnýflardan da söz sahibi olanlar çoðaldý. b-orta sýnýf: Ne zengin ne de fakir sayýlan orta tabaka. Bunlar ortahalli müminlerdi. c-yoksullar: Mal varlýðý yönünden fakir ve zayýf durumda olanlar. Bunlar daha çok, müslüman olarak Medine`ye gelenler arasýnda görülürdü. d-köleler ve cariyeler: Azad edilmiþ bile olsalar kölelerle cariyeler ayrý bir alt sýnýf oluþturuyorlardý. Bu vesileyle iþaret etmek yerinde olacaktýr; Ýslam, toplum fertlerini birbirlerinden ayýrmaz. Hepsini eþit sayar. Toplumun her kesimine onurlu bir hayat nizami öngörür. Özellikle kardeþlik ve eþitlik ilkeleri, toplumun her kesimini ayný düzeyde kabul eder. Her birine söz hakký tanýr. Böyle olmakla birlikte alýnan bütün tedbirler, toplumdaki sýnýflaþmaya tam anlamýyla engel olamamýþtýr. Ne yazýk ki zamanýmýzda da bunu gözlemleyebiliyoruz. Bütün bunlara raðmen bizim Medine Ýslam toplumundan ve bu toplumu oluþturan unsurlardan ve Resulullah`ýn yaþamýndan elde edebileceðimiz ve tatbik edebileceðimiz örnekleri iyi kavramamýz ve ona göre hayatýmýzý ve yaþantýmýzý yeniden gözden geçirmemiz yerinde olacaktýr. Ýþte kutlamakla þerefyab oldugumuz Hicri Yýlbaþý ve Resulullah`ýn hicretinin yýlý bu gerçeklerin bir defa daha anlaþýlmasý yönünden son derece önem arzetmektedir. Bu duygu ve düþüncelerle Hicri yeni yýlýnýz tüm Ýslam Alemi ve insanlýk alemi için hayýrlara vesile olsun!... IGMG Hessen Bölgesine baðlý olarak faaliyetlerini sürdüren Haiger Cemiyeti düzenlenen eðitim kursu için bir bitiþ töreni organize etti. Yaklaþýk 20 kýz ve 20 erkek ve 23 bayanýn katýldýðý eðitim kursu Cemiyet imam hatibi Vahit TAÞKIN IGMG Haiger`de Eðitim Kursu töreni düzenlendi ve Tuðba TAÞKIN tarafýndan yapýldý. Cemiyeti idarecileri katkýlarýndan dolayý Vahit Taþkýn hocaefendi ve Tuðba Taþkýn Hocahanýma teþekkürlerini sundular. Kursa katýlan talebelere cemiyet tarafýndan çeþitli hediyeler takdim edildi. Talebelerin kursun bitimindeki törende sunduklarý çalýþmalar katýlýmcýlar tarafýndan takdirle izlendi. Cemiyet Kadýn Kollarý Baþkaný Fatma Çimene de takdir ve teþekkürlerini sunan cemiyet idarecileri bu çalýþmalarýn devam edeceðini söylediler.

6 Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir 6 hayat Divana ATÝB-Haysiyet Divaný Baþkaný Ýhsan Öner, ATÝB-Genel Sekreteri Ýmam Cengiz ve ATÝB-Kýz Kollarý görevlisi Dr. Nazife Dinç'in kongre de Kur'aný Kerim'den okunan bir Aþr-ý Þerif ve Ýstiklal Marþý'nýn topluca okunmasýnda sonra gündeme geçildi. Daha sonra kürsüye bir selama konuþmasý yapmak ATÝB-Darmstadt Emir Sultan Külliyesi Baþkaný Ragýp Yazýcý davet edildi. Yaptýðý teþekkür konuþmasýnda, görev aldýðý dönem boyunca planladýðý ve yapmak istediði çalýþmalarý, teþkilatýn geçirmiþ olduðu sýkýntýlardan dolayý yapýlamadýðýný dile getiren Ragýp Yazýcý þöyle devam etti:"sizden bir ricada bulunmak istiyorum. Bu da yeni seçilecek arkadaþlara yardýmcý olmanýzdýr. Çünkü bu gibi dernekler kolay kolay kurulmuyor, kurulmuþ teþkilatlarý da ayakta tutmak ve ileriye götürmek ancak sizlerin yardýmý ile olur." dedi. Faaliyet ve Muhasebe raporlarýnýn okunmasýnda sonra, yönetim kurulu oy birliði ile ibra edilmiþ oldu. Kongrenin yeni baþkanýn seçimi ile ilgili bölümde de Ýlhami Ertürk gelecek dönem için ATÝB-Darmstadt Emir Sultan Külliyesi Baþkanlýða ATÝB-Darmstadt Emir Sultan Külliyesi' nde Kongre ATÝB-Darmstadt Emir Sultan Külliyesi 33. Olaðan Kongresi'ni kendi salonunda kalabýlýk bir katýlým ile gerçekleþtirdi. ATÝB Genel Baþkaný Fikret Ekin, ATÝB-Genel Sekreteri Ýmam Cengiz ve ATÝB-Haysiyet Divaný Baþkaný ve ATÝB Kurucularýndan Ýhsan Öner'de Kongre'ye misafir olarak katýldýlar. teklif edildi ve oy birliði ile seçildi. Bir diðer seçim maddelerinde de Yönetim Kurulu, Denetle ve Disiplin Kurulu üyeliklerine teklifler yapýldý, bu üyelikler de oy birliði ile seçildi. Bu arada yapýlmasý düþünülen tüzük de genel kurulun onayýna sunuldu ve kabul edildi. Kongreye misafir olarak katýlan ATÝB Genel Baþkaný faaliyet haber Fikret Ekin yaptýðý konuþmasýnda; ATÝB'in kuruluþundan itibaren Avrupa'da hayatýný idame ettiren insanýmýzýn gelecekte de müslüman ve Türk olarak kalmasý üzerine yoðunlaþtýðýný, bunu da ancak bu gibi teþkilatlarda mümkün olduðunu dile getirdi ve þöyle devam etti:"biz, üç insan yola çýkýnca içleriden birinin imam, önder, lider seçilmesini emreden, bir peygamberin ümmetiyiz. Dikkat ediniz, atamaz, seçer. Ýstiþare ile seçerler atamazlar. Seçimden sonra da görev süreleri boyunca onlara uyarlar. Bu baþkana tabii olur. Bu baþkanda aramamýz gereken bazý vasýflar vardýr. Sarhoþ olmamasý gerekir, liyakat sahibi olmasý, yani ehliyetli olmasý gerekir. Bizler, seçtiðimiz yöneticilerimiz adaletle hükmettiði sürece ona uymak zorundayýz. Bunu mezhebimizin kurucusu da buyurmaktadýr. Bugün burada görevi devralan arkadaþlara baþarýlar diliyorum, Cenab-ý Allah (C. C.) yar ve yardýmcýlarý olsun. Onlara buradan bir kere daha seslenmek istiyorum; Avrupa Türk Ýslam Birliði'nde seçilenler hizmetkardýr. Seçilenler kendisine hizmet edilen aðabey, þeyh, patron deðillerdir." dedi IGMG Hessen Teþkilatlanma Baþkanlarý toplandý IGMG Hessen Eðitim Baþkanlarý toplandý Ýslam Toplumu Milli Görüþ Teþkilatlarý Hessen Bölgesine baðlý olarak faaliyetlerini sürdüren cemiyetlerin çoðunluðunun Teþkilatlanma Baþkanlarý Rüsselsheim`daki Bölge Merkezinde toplandýlar. Program açýlýþ Kur`an-ý Kerimi ile baþladý. Hessen Bölgesi Teþkilatlanma Baþkaný Ahmet Ölmez ve Bölge Ýcra Üyelerinden bazýlarýnýn da katýldýðý çalýþmada Cemiyet Teþkilatlanma Baþkanlarý eðitimden geçti. Bölge Teþkilatlanma Baþkaný Ahmet Ölmez çalýþmaya katýlanlara teþekkür etti. Katýlýmcýlara teþkilatlanma çalýþma prensipleri ve evraklarý hakkýnda doyurucu bilgilendirmeler yapýldý. Ýslam Toplumu Milli Görüþ Teþkilatlarý Hessen Bölgesine baðlý olarak faaliyetlerini sürdüren cemiyetlerin çoðunluðunun Eðitim Baþkanlarý Rüsselsheim`daki Bölge Merkezinde toplandýlar. Program açýlýþ Kur`an-ý Kerimi ile baþladý. Hessen Bölgesi Eðitim Baþkaný Ali Çiçek ve Bölge Ýcra Üyelerinden bazýlarýnýn da katýldýðý çalýþmada Cemiyet Eðitim Baþkanlarý eðitimden geçti. Bölge Eðitim Baþkaný Ali Çiçek çalýþmaya katýlanlara teþekkür etti. Katýlýmcýlara eðitim çalýþma prensipleri ve evraklarý hakkýnda doyurucu bilgilendirmeler yapýldý.

7 dosya Temsilci farký Almanya Türkleri ile ilgili meselelerde sýkça dile getirdiðim bir eleþtirimi tekrarlamak istiyorum: Almanya Türkleri hakkýyla temsil edilmiyor! Gereðinden fazla temsilcimiz ortalýkta görünse de, hadise ehliyetli olmakla alakalýdýr. Özelde Almanya Türkleri, genelde Batý Avrupa Müslüman Göçmenleri üzerine dünya çapýnda, ABD'li Fukuyama'dan Ýngiliz Bernard Lewis'e, Fransýz Oliver Roy'dan Alman-Ýsviçre'li Hans Küng'e ve daha nice sahasýnda isim yapmýþ Alman yazar ve araþtýrmacýnýn makaleleri ve kitaplarý mevcuttur. Bunlardan hariç, hemen hemen her Allah'ýn günü Alman televizyon kanallarýnda ve gazete sayfalarýnda Türk ve müslüman göçmenlerle ilgili (genellikle menfi) haber ve yorumlar artýk sýradanlaþmaya baþladý. Siz bunlara Hollanda'nýn Ayaan Hirsi Ali'sinden Almanya'nýn Necla Kelek ve Seyran Ateþi'ne kadar daha bir dizi özel muameleye tabi karalamacýlarý da rahatlýkla ilave edebilirsiniz. Geride býraktýðýmýz yüzyýla "Soðuk Savaþ" sürecinin dünya çapýnda ideolojik kamplaþmalarý damgasýný vurmuþken, daha baþlar baþlamaz din eksenli bir kültürler çatýþmasýyla irkildiðimiz 21. yüzyýl, Batý Avrupa Türkleri'ne de uður getirmedi. Bir taraftan dünya ölçekli Ýslamafobi rüzgarýnýn da etkisiyle giderek týrmanan ve en entellektüel aðýzlarda ifadesini bulan müslüman veya Türk karþýtlýðý, diðer taraftan Almanya'da ekonomik hayatýn daralmasýnýn getirdiði olumsuzluklar, Almanyalý Türklerin önündeki en büyük engellerdir. Hemen þu gerçeði de unutmamak gerekir ki, Almanya Türklerinin þahsýnda Batý Avrupa'da yerleþik olarak yaþayan bütün Türkler için de geçerli olan bu sýkýntýlar, ayný zamanda Türkiye'nin Avrupa'ya giden güzergahýndaki engellerdir. Türkiye, AB ülkelerinde sayýlarý 4 milyona varan Türkleri þimdiye kadar olduðu gibi ihmal etmeðe devam etse de, bu insanlar üzerinden elde edeceði milli menfaatler sebebiyle, yol üstündeki taþlarý temizlemede devlet olarak öncülük etmelidir. "Devlet gölge etmesin, baþka ihsan istemeyiz" kabilinden bir yaklaþým burada geçerli olamaz. Böylesi hallerde psikolojik ve lojistik desteðe mutlaka ihtiyaç duyulur. Ýþte böylesi bir ortamda Batý Avrupa Türk varlýðýný muhafaza etme mücadelesi verilirken, yerli toplum ve idari kurumlarla uyum içinde olmanýn da gayreti en azami düzeyde gösterilmelidir. Yukarýda sýralamaya çalýþtýðýmýz etkenlerin yanýsýra, Müslüman- Türk olmamýz ve Almanya'da en büyük göçmen grubu teþkil etmemizden kaynaklanan (yerli halka göre) "dezavantaj"larýmýz var. Ne kadar iyimser olmaya çalýþsak da, mevcut ortam bize karþý (aðýrlýklý olarak) taraflý ve peþinhükümlüdür. Böylesi bir ortamda dahi hadiseleri objektif deðerlendiren, vicdan sahibi aydýnlar ve siyasiler de her zaman vardýr. Türklerin artýk baþta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin bir parçasý olduðu, gerek yerli halk/hükümet, gerekse Türk azýnlýk istese de bunun geriye dönüþünün mümkün olamayacaðý gerçeði kabul görmüþtür. Her ne kadar sözkonusu ülkelerin sözde vatanseverleri ve dindarlarý tarafýndan Türk aleytarlýðý ha bire körüklense de, Allah'tan bu tür ýrkcý-ayýrýmcý akýmlarýn karþýsýnda iþleyen bir adalet sistemi ve akl-ý selim insanlar vardýr. Savunma hattýndakiler ve taaruza geçenler Türk azýnlýðýn temsilcileri genelde Avrupa'nýn, özelde ise Almanya'nýn kuþbakýþý fotoðrafýný çekerek gidiþatý etüt etmelidirler. Ne her þeye evet diyen teslimiyetçi, ne de her þeye hayýr diyen reddiyeci bir tavýr çözüm getirmez. Onyýllardan beri neredeyse her attýðý adýmýn, aðzýndan çýkan her kelamýn yanlýþ olduðunu siyasetçisi, kamuoyu önderleri ve medyasýyla vurgulayan Almanya'nýn taaruzu karþýsýnda Türkler, savunma hattýndan bir adým ileriye gidemediler. Gerek Almanlarýn kendi kamuoyu araþtýrmalarý, istatistikleri ve gerekse Birleþmiþ Milletler, OECD veya Avrupa Birliði destekli uluslararasý arþtýrma ve inceleme kuruluþlarý, Almanya'daki göçmenlerin bilhassa Türk ve müslüman kimlikli olanlarýna karþý önyargýnýn, ayýrýmcýlýðýn hayatýn her safhasýnda tehlikeli bir boyuta ulaþtýðýný ortaya koymaktadýr. Son Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir hayat Savunma Hattýndaki Türkler Mahmut AÞKAR 7 çýkarýlan "Göç Yasasý"nda olduðu gibi, insan hak ve hukunu bir kenara býrakarak, düpedüz Türkleri hedef alan kanun çýkarýlmasýna tepki gösteren Türk kuruluþlarý neredeyse Federal Hükümet tarafýndan azarlandýlar. Almanya uluslararasý baskýlardan çekinmese, asimilasyon kokan "entegrasyon" politikasýný Türk azýnlýk üzerinde biraz daha sertleþtirebilirdi. Güçlü medyasý, Türklere önyargýlý kamuoyu ve devlet imkânlarýyla sindirme politikasýný harekete geçiren Almanya karþýsýnda neye uðradýðýný þaþýran, deðiþik cephelerden gelen suçlama ve töhmetlere savunma refleksiyle cevap yetiþtirmeðe çalýþan Türkler, þimdiye kadar kendilerini ifade etmeðe bir türlü fýrsat bulamadýlar. Sizi "misafir" olarak çaðýranlar tarafýndan hiç ummadýðýnýz bir sertlik ve insafsýzlýkla suçlanýrsanýz, ilk tepkiniz; ben bunlarý hak etmedim diyerek, yapýlan suçlamalarýn doðru olmadýðýný izaha çalýþmaktýr. Bu ülkenin göçmen Türkleri ve yerli Almanlarý arasýndaki münasebet, oldum olasý hep böyleydi. Siz buna bir de, alt yapýsý saðlam olmayan liyakatsýz temsilcileri de ilave ederseniz, suçlamalara cevap yetiþtirmeðe çalýþmaktan, kendi doðrularýný ve taleplerini dile getiremeyen bir Türk azýnlýk manzarasý karþýnýza çýkar. Kendisine yabancýlaþtýrýlan yabancý Bilhassa müslüman kimlikli göçmenine karþý zeka, bilgi, kültür üstünlüðüne sahip olduðuna inanan yerli, bunun neticesi olarak, müslüman Türk azýnlýðýn sosyal ve kültürel hayatýndan tutun da, yediðine, içtiðine (doðrusu, içmediðine), giyimine kadar hemen herþeye müdahele etmeði, kendini tatmin eden bir alýþkanlýk haline getirmiþtir. Gerisini burada yetiþen Türk kökenli, ortaya koyduðu eserleriyle kendisini ispatlamýþ bir yazara býrakalým: "Planlanan bir cami inþaatýna veya saçýný örten bir müslüman kadýna karþý harekete geçen provakatörlerin iþ baþýnda olmadýklarý gün yok gibidir. Günümüz aydýnlatýcýlarý, camilerde minareye ihtiyaç olmadýðýný savunan uzmanlara beyanet verdirmekten usanmazlar.... Muhafazakâr kendini haklý çýkarmak için tehlikeli ortam yaratmaya ve felaket tellallýðýna ihtiyacý var. Hep ayný hikâyeyi yeni bir düþmanla izah ederek takdim ediþini anlýyoruz. Dün itaatsýz Alman gençliðinin ihaneti sözkonusuydu, bugün ise göçmenler, muhafazakârlarýn imdadýna yetiþerek, onlara iþ ve ekmek temin etmiþ oldular. Ýþte sözkonusu bu yabancýlar o zamandan beri bitmez tükenmez bir ilham kaynaðýdýrlar. Saðcýlar konu bulamadýklarý an, hemencecik sýðýnmacýlara, Türklere ve (güncel bir konu olan) müslümanlara karþý kampanya baþlatýrlar." Feridun Zaimoðlu'nun Yeþiller/Birlik 90 adlý Alman siyasi partisinin grup toplantýsýnda, "Bizi Ýstemiyorlar" baþlýðýyla, konumuz olan Göç Yasasý'ný yorumlayan bu yazýsýnda, "Bir yabancý, kendisine ait olanlardan uzaklaþtýrýldýðý için yabancýdýr" gibi çok yerinde ve þahsýna münhasýr, entellektüel seviyede sosyolojik tesbitleri de var. Mesele baþka kýlýflara da sokulsa, deðiþik adlarla terennüm edilse de, genelde Avrupa'nýn müslüman göçmenlerle, özelde ise Almanya'nýn Türk azýnlýkla olan ihtilafýnýn özünde Feridun Zaimoðlu'nun, "Bir yabancý, kendisine ait olanlardan uzaklaþtýrýldýðý için yabancýdýr." tesbiti yatmakla birlikte, buna þöyle bir ilave yaparsak belki "Yabancý" kavramýný iki yönüyle izah etmiþ oluruz: Bir yabancý, kendisine ait olanlardan dolayý dýþlandýðý için yabancýdýr. Almanya Türklerindeki yabancýlaþma da, iki yönlü geliþmektedir: Birincisi; kendi deðerlerini muhafaza edenlerin yerli toplum tarafýndan, yarým asýrlýk geçmiþe raðmen "yabancý" olarak görülmeðe devam edilmesi, ikincisi ise; uyum adýna, ait olduðu kültürel deðerlerden uzaklaþtýrýlmasý ki, bu durum bilhassa üçüncü nesil göçmen Türklerin büyük bir kesimi için geçerlidir. Aklý-fikri orada olursa... Bir taraftan her an anavatana dönecekmiþ gibi zihnen ve kalben yönünü o yana çevirmek, diðer taraftan buradaki meselelere uzun vadeli çözüm beklemek; birbiriyle çeliþen mülahazalardýr ve Türk azýnlýðýn Avrupa'daki geleceðine zarar veren bu tutumdan baþta cemiyet yöneticileri olmak üzere vazgeçilmelidir. Hissiyatý bir kenara býrakarak, soðukkanlý düþünülerek uzun vadeli kararlar alýnmalýdýr. Uzun soluklu ve sabýrlý olan taraf kazançlý çýkacaktýr. Temennimiz, yerlisi ve yabancýsýyla Almanya'nýn bundan kazançlý çýkmasýdýr. Gönül rýzasý olmadan, zoraki kabullendirme yapanlar kadar, baskýya boyun eðen, kültürel varlýðýna gölge düþürenler de, insanlýk suçu iþlemiþ olacaklar ve neticede ne yerlisi, ne de yabancýsýna huzur getirmeyecek bir uyumsuzluðun temelini atmýþ olacaklar. Her Türk göçmen, artýk burasý benim yeni (veya ikinci) vataným ve ben burada kalýcýyým, demeli ve hayatýn her kesiminde "En Üsttekiler" seviyesini yakalamak için var gücüyle uðraþmalýdýr. Almanya'daki Türk Üst Kuruluþlarý Temsilcileri ilk defa "Uyum Zirvesi"ne karþý bu sefer kendileriyle uyum içinde, þahsiyetli bir tavýr sergileyerek "Uysal Koyun" olmadýklarýný gösterdiler. Bu tip çýkýþlar, dayanaðý olmaz ve devamý gelmezse, "bir defalýða mahsus" olarak yazýlýr, söylenir ve unutulur. Temsilcilerimizin yerine ve konusuna göre ilmi araþtýrmalara dayalý dosyalarý, konusunda uzman elemanlarý olmadýðý müddetçe, konuþtuklarý gibi, çözüm bekleyen hayati meseleleri de, havada kalýr. Bizim meselelerimiz gibi çözümü de, insan kaynaklýdýr. Onun için, Almanya'da mutlaka kuruluþlarüstü bir Türk Ýnceleme- Araþtýrma Vakfý kurularak, burada projeler üretilmeli, Türk azýnlýðýn kanaat önderleri, kamuoyundaki temsilcileri artýk buralarda yetiþmelidir.

8 Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir 8 hayat faaliyet haber Ýslam Toplumu Milli Görüþ Teþkilatlarý Hessen Bölgesi tarafýndan organize edilen Tefekkür Konferanslarýnýn beþinci yapýldý Bad Homburg`da bulunan Kirdorf Bürgerhaus salonunda yapýlan programa katýlým oldukça yoðundu. Salon katýlýmcýlarý almadý. Bazý misafirler yer yokluðundan geri dönmek mecburiyetinde kaldýlar. Program açýlýþ Kur`an-ý Kerimi ile baþladý. Rüsselsheim cemiyet imam-hatibinin okuduðu açýlýþ Kur an-ý Keriminden sonra IGMG Hessen Bölge Baþkaný Mehmet Ateþ selamlama ve açýlýþ konuþmasý için mikrofona geldi. Ateþ; geçen sezon düzenlenmeye baþlanan tefekkür konferanslarýnýn insanýmýz tarafýndan sahiplenildiðini ve bu programlarýn yenilerinin tarihlerinin de belli olanlarýný açýkladý. Hessen Bölge Baþkaný Mehmet Ateþten sonra Tefekkür Konferanslarýnýn beþincisini sunmak üzere Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaþam Enerjisi Uzmaný Prof. Dr. Ahmet Maranki sahneye geldi. Prof. Maranki Ýlahi Hükümler Iþýðýnda Saðlýklý Yaþamanýn Sýrlarý konulu konferansýný yaklaþýk 2,5 saatlik bir zaman diliminde izleyicilere sinevizyon eþliðinde sundu. Salonda bulunanlar tarafýndan pür dikkat iz- ATÝB-Höchst'te Sazlý Ve Sözlü Sohbetler ATÝB-Höchst Eðitim ve Kültür Merkezi de her Cumartesi akþamý sazlý ve sözlü sohbetler düzenlenmekte. Ýslam Toplumu Milli Görüþ Teþkilatlarý Hessen Bölgesi tarafýndan organize edilen Tefekkür Konferanslarý nýn beþincisi Bad Homburg`da yapýldý. lenen konferans sinevizyonla da desteklenince oldukça verimli geçti. Program kapanýþ Kur`an-ý Kerimi ile sona erdi. Program bitiþinde Prof. Dr. Ahmet Maranki hem kitaplarýný imzaladý hem de katýlýmcýlarla sohbet etti. ATÝB-Mainz Türk Kültür Merkezi'nde Ýç Eðitim Bulunduðu bölge yaptýðý faaliyetlerle takdir toplayan ATÝB- Höchst Eðitim ve Kültür Merkezi yaz sezonunda baþladýðý ve her Cumartesi akþamý aksatmadan devam ettirdiði sazlý ve sözlü sohbetlere ilgi ve katýlým her hafta biraz daha artýyor. Ýhtiyarýndan, gencine geniþ bir katýlýmýn olduðu sohbetlerde, "ihtiyar delikanlýlar" gençlik yýllarýna doðru bir gezintiye çýkarlar. Burada yetiþen gençlerde kültürümüzün bir sahasýný daha yaþayarak tanýma ve öðrenme imkaný bulurlar. ATÝB-Hessen Bölge Baþkaný Köksal Akçay'ýn ve ATÝB- Gençlik Kollarý Yönetim Kurulu Üyesi Alperen Akçay'ýn da zaman zaman iþtirak ettikleri programlar katýlanlara hoþ ve coþku dolu zaman geçirmelerine vesile olmaktadýr. ATÝB- Höchst Eðitim ve Kültür Merkezi Baþkan ý Kemal Oruç, bu programlarý aksatmadan yürütmeye azami gayret gösterdiklerini ifade etti. ATÝB-Mainz Türk Kültür Merkezi'nde yeni seçilen görevlileri, baþkan Süleyman Taner'in baþkanlýðýnda toplanarak görev daðýlýmý yaptý. ATÝB Genel Baþkaný Fikret Ekin ve ATÝB-Genel Sekreteri Ýmam Cengiz'de misafir olarak katýldýðý yönetim kurulu toplantýsýndan sonra ATÝB Genel Baþkaný Fikret Ekin tarafýndan da Teþkilat ve Teþkilatcýlýk adlý bir seminer verildi. Yönetim kurulu toplantýsýnýn baþýnda, görevli bulunduklarý dönem için yapmak istekleri faaliyetler hakkýnda kýsa bir bilgi veren Süleyman Taner, bu çalýþmalarda esnasýnda nasýl bir metod da izlenilmesi gerektiðini dile getirdi. Dernek çatýsý altýnda faaliyet gösteren birimlerin de bu faaliyetlere katkýda bulunmalarý gerektiðini de vurguladý. Daha sonra ATÝB Genel Baþkaný Fikret Ekin "ATÝB'de Teþkilat ve Teþkilatcýlýk" adý altýnda yeni seçilen yönetim kurulu ve birim görevlilerine bir seminer verdi. Seminerinde Teþkilatýn tarýfýnden yola çýkarak, teþkilatýn unsurlarý hedefleri gibi konularý iþleyen Fikret Ekin bir teþkilatýn en önemli unsurunun insan olduðu, insanýn olmadýðý bir yerde teþkilattan bahsetmenin mümkün olamýyacaðýný ifade etti ve þöyle devam etti: "Arýlarýn, karýnclarýn da kendi ihtiyaçlarýný gidermek için kurduklarý düzenleri vardýr. Ama burada teþkilattan bahsetmek mümkün deðildir." dedi.

9 dosya Bu yazýmda sizlere, çok yaygýnlaþmýþ ve dikkat edilmediðinde önüne geçilemeyecek bir tehlikeden; sanal dünyadaki arkadaþlýklar, dostluklar ve alýþkanlýklardan bahsetmek istiyorum. Günümüzde bir çok insan, gerek kendi çabasýyla gerekse bir yakýný yoluyla sanal dünya ile tanýþtý. Zamanla da, bu dünyanýn vazgeçilmez olduðunu ve alýþkanlýklara sürüklediðini fark etti. Çoðu zaman, sanal dünyanýn akýþýna kaptýrýrýz kendimizi. Kimimizin amacý sadece sohbet etmek, tanýþmak ve fikir alýþveriþinde bulunmaktýr. Kimimizin amacý sörf yapmak, hýzlý ulaþým mekanizmalarýný devreye koyarak bilgiye ulaþmaktýr. Kimimiz ise haber, spor, sinema grubu müptelâsý olmuþtur. Yani herkes kendisine göre bir sanal alem oluþturmuþ ve onun büyüsüne kaptýrývermiþtir kendisini.. Hiç düþündünüz mü? Bu sanal (dünya) âlemi, getirdiði güzelliklerin yaný sýra bizlerden neleri alýp götürmektedir? Bu konularý zaman zaman fikir alýþveriþinde buluýnduðum sitelerinde konusunda uzman arkadaþlarýmla tartýþýyorum. Ve bu konu ile ilgili üniversitelerin, gerek velilere gerekse gençlere yönelik hazýrladýklarý okullarda bilgilendirme projeleri ni takip ettim. Konuyu çok önemli gördüðümden gençlerimizin velilerine önemli bir bilgi olarak ulaþtýrmak istedim. Bu maksatla elinizdeki bu yayýnde sanal dünya konusunun iþlenilmesinin çok isabetli olabileceðini düþündüm. Bir zamanlarýn televizyon baþýnda yaþanýlan zamaný boþa geçirme veya zaman öldürme seanslarý ný bugün özellikle bilgisayar ve sanal âlem almýþtýr. Çoðu zaman bilgisayara fazlaca takýldýðýnýzda; Bu bilgisayarýn baþýnda çok zaman geçiriyorum, biraz azaltarak zamanýmý kontrol etmeliyim dediðinizi tahmin edebiliyorum. Ama, mutlaka kendimize göre gerekli sandýðýmýz bir bahane bulup tekrar oturuyoruz bilgisayarýn baþýna. En çok kendimize yakýþtýrdýðýmýz bahane ise lerime bakmaya girmiþtim de... oluyor. Mesleðim gereði sanal dünyanýn içindeyim. Uzunca bir süreden beri bu sayede birçok araþtýrma yapma fýrsatý buldum. Konu ile ilgili olarak bir çok olumlu yazý aldým ve telefon görüþmelerinde bulundum. Birçok gözlemlerim oldu. Ailelerden bu konuda azýmsanmayacak sayýda þikâyet telefonlarý ve yazýlarý aldým. Bildiðiniz gibi, bir çok bölgelerde yaptýðýmýz seminer programlarýnda yazýlý ve sözlü dilek ve temenniler alýyorum. Bu sorularýn arasýnda ailelerin konuyla ilgili yazdýklarýný ve yaþadýklarý tedirginliklerini okuyorum. Sanal dünya ile ilgili olmanýz yönüyle sizlere ve özellikle de çocuklarýnýza faydalý olabileceðine inandýðým bazý bilgilere dikkat çekmenin kaçýnýlmaz olduðuna inanýyorum. Bu konuda, özellikle de sanal dünyadaki insan portrelerinden ve nelere dikkat etmemiz gerektiði ile ilgili hususlardan öz olarak bahsetmek istiyorum. Konuyu iki þýkta ele almakta fayda görüyorum. Birincisi, sanal dünya (âlem) ortamýnda insanlar ya gerçek yüzleri ile karþýmýza çýkýyor. Ki, burada oranlama yapacak olursak bunun yüzdesi oldukça azdýr. Ýkincisi ise, bence en önemli husustur. Bu âlemde kendilerini olduklarýndan tamamen farklý þekilde gösteren ve farklý isimler (sahte isim nick name) kullanan kiþilerdir. Bunlar, ya bu âleme yeni girmiþ ve henüz bu alýþkanlýklarýn baþlangýç aþamasýnda olan ve tanýnmak istemeyen kiþilerdir. Veya tamamen sorunlu kiþilerdir. Ýþte böylesi durumlarda alýþkanlýklara dönen baþlangýçlarýn ve sonrasýnda nasýl baðýmlýlýk oluþtuðu nelere dikkat edilmesi gerektiði noktalarýna deðineceðim. Gerçek kiþiliklerinden ziyade kendilerini gizleyerek karþýmýza çýkanlar her zaman ilgimi çekmiþtir. Aslýnda dikkat edilmesi gerekenler de kendilerini gizleyerek karþýmýza çýkanlar ve Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir hayat Sanal Dünya... Dipl. Päd. Mehmet GEDÝK sanal âlemde baðýmlýlýk kazananlar ve kazandýranlar olacaktýr. Birinci grupta olanlar, kendilerini özgür hissederler ve sanal dünyada da tanýnma korkusu yaþamazlar. Bu tipler, toplum yada aile bireyleri tarafýndan birtakým duygularýn kiþiliklerinde bastýrýlmaya çalýþýldýðýný hissettikleri zaman tepkilerini ifade etmekte zorlanmazlar. Doðal bir ortamda sorunlarýný veya sýrlarýný paylaþabilirler. Yine bunlar sanal âlemde karþýsýndakiyle konuþurken, normal yaþamýnda en yakýn arkadaþýna bile anlatamadýðý birçok þeyi burada rahatlýkla anlatabilmektedirler. Çünkü sanal dünyada paylaþtýklarý konularýn dýþarý çýkmayacaðýndan emindirler. Yani normal yaþamda nasýllarsa sanal dünyada da aynýdýrlar. Bu tür insanlar ile ilgili araþtýrmalarda, bunlarýn güvenilirliði ortaya çýkmaktadýr. Bu kiþilerle sanal âlemde geliþen arkadaþlýklar, menfaat veya çýkar temeline dayanmadýðýndan çok samimi ortamlarý oluþturabilmektedir. Günümüzde en yaygýn sanal dünya tehlikesi, önemli boyutlarda chat/dedikodu-sohbet ortamýnda yaþanmaktadýr. Chat, kiþinin asosyal kalýplara girmesini, yani toplum dýþýna itilmiþ görüntüsünü hýzlandýrýr. 9 Asosyal kullanýcýlarýn çoðunluðu, kurduklarý iliþkilerin bütün boyutlarýyla chat ortamýnda kalmasýný istemektedirler. Bu durumlar ve taþýdýðý gizlilikler, kiþideki baðýmlýlýk ve fantezi ortamýný yoðunlaþtýrdýðýndan dolayý tehlikelidir. Bunlar kendilerine, hürriyet ve özgürleþme fantezileri ni sanal dünyada oluþturmaktadýrlar. Gizli ve sýrlar dünyasý o âlemde kendisini nasýl kabul ettirmek istiyorsa, o psikolojiyle hareket etmekte ve karþýsýndaki kiþiyi yalan ve yanlýþlarla etkilemeye çalýþmaktadýr. Bununla birlikte chat ortamýnda her iki kullanýcý da gerçek hayattan kopmakta ve kiþisel özgürlük psikolojisini yanlýþ yönlendirmektedirler. Özelikle bu türden baðýmlýlýklar kiþiyi yaþadýklarý sosyal çevreden uzaklaþtýrmaktadýr. Ayrýca, içine kapanýk, þüpheleri olan ve özgüvenini yeniden kazanabilme sorunlarý olan bir karakter kazandýrmaktadýr. Araþtýrmalar bu gibi baðýmlýlýk ve sorunlarýn, bayan kullanýcýlar üzerinde daha duygusal olmalarý nedeniyle daha çok tehlike oluþturabildiðini ortaya koymaktadýr. Sanal dünya baðýmlýsý asosyal kiþilerdeki bazý belirtileri þu þekilde sýralamamýz mümkündür. Yalnýz kalmak isterler. Çok uzun zaman ve geç vakitlere kadar bilgisayara takýlýrlar. Aile içerisinde sohbet ortamýndan ve birlikte ziyaret programlarýndan uzaklaþýrlar. Hýzlý bir þekilde yemeklerini yerler ve bir an önce bilgisayarýn baþýna oturmak isterler. Aslýnda sanal dünya konusunu çok kýsa ve özet bilgiler hâlinde aktarabilmek kolay deðil. Çok geniþ kapsamlý ve hayatî önem taþýyan bir konu. Çocuklarýmýzýn ve gençlerimizin konu hakkýndaki bilgisizlikleri, onlarýn sanal dünyanýn fantezili akýntýlarýna kapýlmalarýna ve toplumdan kopmalarýna neden olabilir. Sonuçta da geleceklerini kaybetmenin yaný sýra ailelerinde ve yaþadýklarý toplumda dýþlanýrlar. Sizlere bu konuda yapabileceðimiz bir çok öneri olabilir. Ancak, öncelikle kendinizi kontrol etmenizi ve internet ortamýný ihtiyacýnýz oldukça deðerlendirmenizi tavsiye ederiz. Veli olarak çocuklarý internet ve chat ortamlarýndan tamamen uzak tutmanýz çözüm olmayacaktýr. Bunun yerine onlara kontrollü internet imkâný saðlamanýzý öneririz. Çocuklarýnýzla arkadaþ olun! Zaman ayýrýn Baðýmlýlýk belirtileri gösterenlere karþý yapýlacak ilk þey þartelleri tümüyle indirmekten ziyade çocuklarýnýzla arkadaþ olabilmenizdir. Onlara karþý ikna metotlarýnýn pek çoðunun denendiðinin ve iflas ettiklerinin bilinmesinde fayda vardýr. Aile içerisinde sohbet ve sorunlarý paylaþabilme ortamlarýný oluþturabilmeli, yani zaman ayýrabilmelidir. Bu konuda geliþtireceðiniz davranýþlarla ilgili danýþmak istediðinizde veya daha geniþ bilgi için IGMG Eðitim Baþkanlýðýmýzý arayabilirsiniz. Yine de acil önlem olarak yapabileceklerinizle ilgili birkaç önerimiz olacak. Bunlarýn baþýnda sanal araçlarý ev ortamýna taþýmanýz gelmektedir. Çocuklarýmýzýn odalarýnda yalnýz kalabilecekleri alanlardan bu araçlarýn çýkarýlmasý uygun olacaktýr. Oturma odalarýnda veya evdeki diðer bireylerin de bulunduðu ortamlarda bu araçlardan yararlansýnlar. Böylece, yapýlanlarý birlikte paylaþabilmeli ve gizlilikler asgariye indirilmelidir. Sanal araçlarýn olumsuz yönlerinin çok olduðu bilinse de, faydalý yönleri de dikkatlerden kaçýrýlmamalýdýr. Burada önemli olan kontrol altýnda kullandýrýlmasýdýr. Biliyoruz ki, kullandýðýmýz ilâçlarýn bir çoðunun yan etkileri vardýr. Buna raðmen yan etkileri dikkate alýnarak kullanýlýr. Yan etkilerini önleyici önlemler alýnmazsa, tedavi niyetiyle aldýðýmýz ilâçlar da istenmedik boyutlarda tedavisi güç sýkýntýlar çýkarabilir. Bu nedenle kullanýlan her þeyin saðlayacaðý fayda ve zararýna dikkat edilmelidir. Bunlarý kontrollü kullanmamýz mutlaka fayda saðlayacaktýr. O hâlde bir veli olarak bizlere düþen görev ise, gerekli kontrolleri saðlamaktýr. Sonuçta istediðimiz saðlýklý aileler olmak ve saðlýklý toplumlar oluþturmaktýr.

10 Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir 10 hayat röportaj Arkadaþýmýz Halit Erdemir`in yapmýþ olduðu röportajlarý aþaðýda bulabilirsiniz Tarek Al-Wazir ile söyleþi 1995 ten bu yana eyalet meclisinde milletvekili 1. Uyum Erdemir: Sadece grup baþkaný deðil, ayný zamanda partinizin uyum sözcüsüsünüz. Uyum konusundaki yaklaþýmýnýz nedir? Al-Wazir: Almanca öðrenmeyi teþvik; ancak uyum (entegrasyon) dil kurslarýndan çok daha fazladýr. Bunlar iyi ve doðrudur, yine de baþarýlý uyum baþka adýmlar da gerektiriyor, mesela: - okullarda teþvik - Alman olmayan öðrencilere iyileþtirilmiþ eðitim koþullarýnýn saðlanmasý - iþyeri bulunmasý konusunda hakedilen koþullarýn saðlanmsý (genç yabancýlar için) - ayný haklar ve ödevler - CDU Hessen örgütü gibi bölünmelerin olmamasý 2. Eðitim Erdemir: Son yýllarýn eðitim politikasýný nasýl deðerlendiriyorsunuz? Al-Wazir: Kaotik ve kötü: tüm öðrencilerin % 20 si ya hiç okul bitiremiyor, ya da kötü kalifikasyon sahibi oluyor. Hessen de eðitim bir numaralý sorun haline geldi. Erdemir: Bir numaralý sorunu nasýl çözeceksiniz? Al-Wazir: Daha çok öðretmen kadrosuyla teþvik, sosyal iþçilerin desteklenmesi, tam gün okul programýnýn yaygýnlaþtýrýlmasý, öðrencilerin teker teker desteklenmesi. Mevcut eðitim sistemini deðiþtirmek ve yeni eðitim sistemleri getirmek istiyoruz. 3. Çevre politikasý Erdemir: Hessen in çevre politikasýnda somut olarak neleri deðiþtirmek istiyorsunuz? Al-Wazir: Biz saðlýklý ve iklimdostu enerji kullanýmý ve enerji kazanýmýný yaygýnlaþtýrmakla enerji devrimini Hessen de de baþlatacaðýz. Yani, yeni kömür santralleri açýlmayacak. Biz Yeþiller yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn kullanýmýyla, sadece atom santrallerinden deðil, orta vadede kömür ve doðal gaz santrallerinden de vazgeçmeyi planlýyoruz. Bundan öte enerji tasarrufunu da destekleyeceðiz. Erdemir: Bu andýðýnýz enerji tasarruf önlemlerini nasýl yürüteceksiniz, bazý örnekler verir misiniz? Al-Wazir: Mesela binalara ýsý yalýtýmý getirilmesinin teþvikiyle ve enerji danýþmanlýk hizmetleriyle. 4. Roland Koch ve Hessen CDU örgütü Erdemir: Koch un Bild Gazetesi manþetinden yayýnlanan ifadesine ne diyorsunuz: Türk temsilcilerinin beni susturmasýna izin vermeyeceðým.? Al-Wazir: Bu kampanyayý, asýl konularýn gündeme alýnmamasý için baþlattý. Ancak, bu plan yürümedi, tersine kamuoyu yoklamalarýnda CDU sürekli düþüyor. Yine de yaptýklarýyla yetinmiyor. Onun yaptýðý toplumun daha da bölünmesini saðlýyor ve ýrkçý yaklaþýmlarý besliyor. Kullandýðý dil ve tutumlarý bir Eyalet Baþbakanýna yakýþmýyor, bu sebeple makamýndan indirilmesi gerekiyor. Erdemir: Bu söyleþi için çok teþekkür ederim ve baþarýlar dilerim. Al-Wazir: Ben teþekkür ederim. Erdemir: Sayýn Hermann, SPD nin gençlik örgütü Juso nun eski Dill vilayeti sorumlususunuz. Hessen Eyaletinde yapýlacak eyalet meclisi seçimleri hakkýnda bazý sorularým olacak. Bugünlerde Almanya`da gençlikten kaynaklanan þiddet taþkýnlýklarý hakkýnda ne dersiniz? Hermann: Bu tartýþmanýn bugünlerde yapýlmasý beni þaþýrttý. Ne de olsa Hessen Eyalet Baþbakaný Roland Koch (CDU) dokuz yýl boyunca eyalette þiddete karþý önlemler almayý ihmal etti. Dahasý: polis teþkilatýnda 1000 kadroyu sildi ve yüzden fazla gardiyan ve tutukevi görevlisini iþten çýkardý. Aslýnda önemli olan eðitim, yenilenebilir enerji kaynaklarý ve asgari ücret garantisi gibi konularda kendi görüþlerinin kamuoyunda yanký getirmediðini anladý, sunduðu konseptler eski ve yetersiz. Bu ortamda, bir kez daha seçimleri Alman olmayan yurttaþlarýn sýrtýndan kazanmaya çalýþýyor. Erdemir: Bir sorum daha var: CDU yabancý kökenli suçlu gençleri sýnýrdýþý yapmak istiyor. Bu önlemin caydýrýcý etkisinin olacaðýna inanýyor musunuz? Hermann: Þahsen, kuru popülizm amacýyla daha sert cezalandýrmalara baþvurulmasýný uygun bulmuyorum. Mevcut yasalar tamamen yeterlidir. ABD de ölüm cezasý var. Yine de, oradaki suçluluk oraný dünyanýn hiç bir ülkesinde olmadýðý kadar yüksek. Yani, caydýrýcýlýktan bahsetmek mümkün deðil. Almanya da bilinmesi gereken þudur: Þiddet yasaktýr ve cezalandýrýlýr. Bu arada göçmenlerin özel ya da daha kötü muameleye tabi tutulmasý kabul edilemezdir. Onlar da Almanlar gibi cezalandýrýlmalýdýr. Tabii ki, cezalar daha hýzlý kararlaþtýrýlmalý ve yürürlüðe konmalýdýr. Hessen Eyaleti Almanya genelinde bu noktada son sýrada geliyor. Bu durum SPD nin kuracaðý bir eyalet hükümeti esnasýnda düzeltilecektir. H. Erdemir: Mürvet haným, siyasi tercihinizi niye Yeþiller Partisinden yana kullanmayý uygun gördünüz? M. Öztürk: Ben siyasi tercihimi Birlik 90 /Yeþiller partisinden yana kullandým, çünki Yeþilleri seçmiþ olduðu toplumsal konularýndan ve duyarlýlýðýndan dolayý, her zaman ileriyi gören bir parti olarak tanýdým ve benimsedim. Dolayýsý ile tüm genç ve siyasi ilgisi olan insanlarýmýzý daha aktif bir þekilde partilerde çalýþmalar yürütmelerini teþvik ediyorum, Yeþiller partisine dahil olmalarýný arzu ediyorum ve bekliyorum. H. Erdemir: 27 Ocak 2008 Pazar günü iki eyalette seçimler var: Hessen ve Aþaðý Saksonya, yani baþkenti Wiesbaden ile Hannover olan iki Eyalet. Bu seçimlerde Türk kökenli vatandaþlardan isteðiniz nelerdir? M. Öztürk: Hessen ve Aþaðý Saksonya eyalette yaþayan herkesi sandýk baþýna davet ediyorum. Seçim sandýðýnda iki oy kullanma hakkýnýz var. Bu oylarýn ilki sizin yaþadýðýnýz bölgede her partinin kendi bünyesinde seçmiþ olduðu direk adaya giden tercihli oylardýr. Ýkinci oyunuzu ise bir partiye veriyorsunuz. Seçmiþ olduðunuz partinin oy oraný ne kadar yüksek olur ise, listesinden de o kadar adayý parlamentoya göndermiþ oluyor. Ben ikinci oyu mutlaka Yeþiller için istiyorum. H. Erdemir: Peki niye Yeþilleri seçelim? M. Öztürk: Çok kültürlü Hessen için, çünki Farklýlýk Zenginlikdir. Hessen Eyaleti vatandaþlarýnýn yaklaþýk dörtte biri yabancý kökenli olmasýna raðmen, bu potansiyel yeterince kullanýlmamaktadýr. Bu nedenle Birlik 90 / Yeþiller olarak eþit ve çaðdaþ bir uyum politikasý ve çoðulcu bir toplumsal modelini gerçekleþtirmek istiyoruz. Düþlediðimiz toplumda tüm farklýlýklarý zenginlik olarak görülmesini arzu ediyor, tüm vatandaþlara topluma katýlým imkânlarýný saðlamak istiyoruz. Uyumun yolu tek yönlü olmamalýdýr. Uyum derken asimilasyon anlaþýlmamalýdýr. Baþarýlý uyum ortak bir projedir ve göçü alan ile göç eden toplum arasýnda ortak bir çalýþmayla gerçekleþtirilmelidir. Bu demektir ki, hem göçmenler hem de Alman toplumu arasýnda hoþgörü ve tolerans becerisi yüksek olmalýdýr. Birlik 90 / Yeþiller olarak; mevcut sorunlarý ortak çözümler üretmek ve baþarýlý örnekleri çoðaltmak istiyoruz. H. Erdemir: Alman vatandaþlýða geçiþ oranlarýn azalmasýnýn sizce sebepleri nelerdir? M. Öztürk: Alman vatandaþlýða geçiþ oranlarýn azalmasýnýn nedenleri, bürokratik zorluklar ve insanlarýn yeterince Juso Dill Çalýþma Grubu Sorumlusu Mario Hermann ile söyleþi Erdemir: Gençler arasýndaki þiddet olaylarýnýn arkasýnda yatan sebepler nelerdir ve SPD bu durumu deðiþtirmek için ne yapacaktýr? Hermann: Sebepler farklý farklý olabilir. Önce her olayý kendi içinde deðerlendirmek gerekir, sonra bizim toplumumuzda bazý þeyler yolunda gitmiyor. Erdemir: Örnek verebilir misiniz? Hermann: 3 örnek verebilirim: 1. Eðitim politikasý: SPD çocuklarýn zorunlu okul sürelerini uzatýlmasýný savunuyor. Bizim hedefimiz, bütün öðrencilerin onuncu sýnýfa kadar gidecekleri bir okuldur. Bu okul çocuklarýn bugünkü sistemde olduðu gibi henüz dördüncü sýnýf bittiðinde hangi okula gideceklerine karar verme sýkýntýlarýný giderecektir. Biz ayrýca yabancý kökenli yurttaþlarýn çocuklarýnýn çoðunlukla düþük seviyeli düz liselere gitmek zorunda kalmalarýný engellemek istiyoruz, ne de olsa mevcut okul sistemi baþka bir fýrsata yer vermiyor. Çocuklarýn anadilde ders yapmalarý çok önemli, ayný zamanda erken yaþta Almanca öðrenmeleri de. Bu durum çocuklarýn Almanyadaki yerlerini anlamalarýna ve Alman sýnýf arkadaþlarýnca daha iyi anlaþýlmalarýna ve kabul görmelerine katký saðlar. Roland Koch un hükümeti bunu istemedi. Onlar herþeyin olduðu gibi sürmesini istiyor. Eksik kalan okul eµitimi öðrencilerin meslek öðreniminde aksaklýklara yol açar ve iþ bulmalarýný imkansýz kýlar. Gençler perspektiflerini kaybettiklerinde korku ve endiþeye düþerler. Bu da gençlerin çoðunluðunda þiddete yol açar. Yani, gençlerden kaynaklanan þiddet taþkýnlýklarýný engellemenin en güzel yolu daha verimli eðitimdir. Bu itibarla SPD yeni dönemde çok daha fazla öðretmen kadrosu açacaktýr. 2. Sosyal politika ve olmayan adalet Roland Koch ve CDU 2003 yýlýnda yardýma muhtaç insanlara tahsis edilen bütçeden yaklaþýk 30 Milyon Euro kesintiye gitti. Bu sayede uyuþturucu danýþmanlýk merkezleri, ebeveyn danýþmanlýk merkezleri, kadýn evleri ve daha birçok sosyal kuruluþ kapatýldý ve buralarda çalýþanlar iþsiz kaldý. SPD seçimlerden sonra bu 30 Milyon Euro yu yeniden kullanýma sunacaktýr. Biz, Hessen anayasasýný ihlal eden ve yoksul ailelerin çocuklarýný maðdur duruma düþüren öðrenim harcýný seçimlerden sonraki ilk 100 gün içinde Birlik 90 /Yeþiller Eyalet Milletvekili adayý Mürvet Öztürk çok-kültürlülük zenginliktir, ayrýmcýlýk yerine el ele beraber hareket edelim bilgi sahibi olmamasýdýr. Yýllardýr Almanya da yaþayan, kendini Alman toplumun bir parçasý olarak gören ve vatandaþlýða geçmek isteyenlerin teþvik edilmesini istiyoruz. Bu nedenle Alman vatandaþlýða geçiþin kolaylaþtýrýlmasýný talep ediyoruz. Demokratik toplumlarda insanlarýn bir kýsmýnýn katýlýmcý haklardan yoksun býrakýlmasý kabul edilemez bir durumdur. Vatandaþlýða geçmek isteyen herkes desteklenmelidir. Bundan dolayý Birlik 90 / Yeþiller olarak vatandaþlýða geçiþ kampanyasý düzenlemek, insanlarý bilgilendirmek istiyoruz. H. Erdemir: Uyumdan bahsettiðinizde neyi kast ediyorsunuz? M. Öztürk: Uyumdan bahsettiðimizde toplumsal yaþama katýlýmý ve katkýyý kastediyoruz. Bu durumun gerçekleþmesi için ön koþul Almanca yý iyi þekilde öðrenmektir. Bu nedenle Birlik 90 / Yeþiller olarak; -anadil bilgisini arka plana atmadan- erken yaþtan itibaren Almanca öðrenimini destekliyoruz. Bizce çok dillilik zenginliktir ve çok kültürlü bir toplum için önemli bir artýdýr. Anadilin güçlendirilmesini de bu nedenle destekliyoruz. Dil öðrenimi Almanya da yaþayan ama oturum hakkýna sahip olmayan insanlar için de geçerli olmalýdýr. H. Erdemir: Son 15 yýl içerisinde Alman kökenli olmayan iþadamlarý ve þirketlerin sayýsý yaklaþýk ikiye katlanmýþtýr. Fakat bu þirketler maalesef mesleki eðitim alanýnda çok aktif bir þekilde çalýþmamaktadýr, bu iþadamlarý ve þirketleri nasýl aktif hale getirmeyi düþünüyorsunuz? M. Öztürk: kaldýracaðýz. Biz insanlarýn emekleri için, kendilerini ve ailelerini doyurabilecekleri kadar maaþ almalarýný istiyoruz. Bu, asgari saat ücretinin 7,50 Euro olmasý anlamýna gelir. Bu baðlamda, Siz yurttaþlarýmzý seçim standlarýmýza gelmeye ve asgari saat ücreti için imza atmaya davet ediyoruz. 3. Kültürel çeþitlilik ve Almanya da yaþayan herkesin daha verimli uyumu Ben þahsen ve Hessen SPD örgütü Alman egemen kültürü anlayýþýný kesinlikle reddediyoruz. Biz çeþitlilik içinde, baþka ülkelerden hangi sebepten olsa da Almanya ya gelen insanlarla birlikte yaþamak istiyoruz. Yalnýzca, örneðin benim memleketim Herborn gibi baþarýyla yürüyebilen toplumlar kendilerini geliþtirebilirler. Bizim göçmen yurttaþlarýmýzý da daha fazla cesaretle Alman ailelerle temasa geçmeye davet ediyorum. Sadece diyalogla karþýlýklý korkular aþýlabilir. Hatta kendi çýkarlarýnýzý temsil etmek için politikaya giriniz. Erdemir: Son olarak bir soru daha: Okurlarýmýzdan önümüzdeki seçimler için ne bekliyorsunuz? Hermann: Hessen insanýnýn SPD yi desteklemesini istiyorum ve 27 Ocak ta yönetimde deðiþiklik olsun ve Roland Koch alaþaðý edilsin. Bunu baþarýrsak, Bayan Ýpsilanti ile Bayan Eyalet Baþbakaný olacaktýr ve Yeþiller Partisi ile birlikte Hessen i yeniden geleceðe taþýyacaðýz. Lütfen seçim kaðýdýnýzda SPD için iki çapraz iþaretleyiniz, ilki seçim bölgesi güney Lahn- Dill-Kreis ýn adayý Bayan Künholz, ya da seçim bölgesi kuzey Lahn-Dill-Kreis ýn adayý Bay Aurand için. Ýkinci çapraz ise SPD nin eyalet genelinde mümkün olduðunca çok oy almasý ve Bayan Ýpsilanti nin Bay Koch un yerine geçebilmesi için. Erdemir: Sayýn Hermann, bu detaylý söyleþi için çok teþekkür ederim! Hermann: Ben teþekkür ederim. Biz Yeþiller olarak bu þirketleri mesleki eðitim imkâný sunma konusunda teþvik etmek ve gerekli desteði vermek istiyoruz. Bizler okulda baþarýsýz olan gençlerimizin, iþ hayatýnda da baþarýsýzlýða mahkûm edilmesini istemiyoruz, bu gençlerin perspektifsiz varoþlarda tek baþýna býrakýlmalarýna karþýyýz. Biz gençlerin kendi yeteneklerin yatkýn eðitim ve mesleki eðitim imkânlarý saðlanmasýný istiyoruz. Onlarý varoþlarda deðil toplumun tam göbeðinde görmek arzumuzdur. H. Erdemir: Bu seçimler niye bu kadar kritik ve önem taþýmaktadýr? M. Öztürk: Bu seçimlerin deðiþik nedenlerden dolayý önemi büyüktür: Hepiniz Hessen Eyalet Baþkaný Roland Koch un 1999 yýlýnda çifte vatandaþlýða karþý yürütmüþ olduðu çirkin imza kampanyasýný çok iyi hatýrlýyorsunuzdur. Bu imza kampanyasý sonucu Roland Koch Hessen Eyaletinde seçimleri kazanmýþtýr ve bu güne kadar, yabancý uyruklu, göçmen kökenli insanlara karþý önyargýlý politikasýný sürdürmektedir. PÝSA sonucu Almanya nýn eþitsiz bir eðitim sistemine sahip olduðu tesbit edilmiþken, sayýn Koch okullara biçilen kötü raporu bile yabancý kökenli çocuklarýn baþýna patlattý. Okullarda mevcut seviye düþüklüðünün sebebi yabancý kökenli çocuklarmýþ. Bu tür ayrýmcýlýk temeli üzeri kurulmuþ siyaset mantýðý kanýmca çaðdaþ Almanya da yersizdir ve yadýrganmalýdýr. H. Erdemir: Bu seçimlerde insanlarýmýzdan ve kurumlardan ne bekliyorsunuz? M. Öztürk: Tüm duyarlý vatandaþlarý ve kurumlarý da harekete geçmeye davet ediyorum. Siyasette en büyük baþarý, sivil toplumun katkýsýyla olur. Bundan dolayý sizler aracýlýðý ile tüm duyarlý vatandaþlarý ve kurumlarý göreve ve desteðe çaðrýyorum: Haydi sandýk baþýna. 27 Ocak 2008 mutlaka seçime gidin ve tüm doslarýnýz ve tanýdýklarýnýzý da seçime gitmeleri için teþvikde bulunun. H. Erdemir: Niye Yeþilleri sorusundan sonra, niye Mürvet Öztürk e oyumuzu verelim? M. Öztürk: Oyunuzu Yeþillere ve kendime istiyorum, çünki sizin desteðinizle ilk defa Hessen Eyalet Parlamentosu nda Türkiye kökenli biri olacaktýr. Güveniniz için þimdiden teþekkür ederim. H. Erdemir: HAYAT Gazetesi olarak baþarýlar dileriz. M. Öztürk: Teþekkür ederim...

11 dosya Ohne Zweifel hatte es der Dezember für die in Deutschland lebenden Muslime noch einmal in sich. Pünktlich zu den anstehenden Landtags- und Bürgerschaftswahlen versuchen die Vorderen der CDU im wahrsten Sinne des Wortes den rechten Ton beim Wahlvolk zu treffen. Eröffnet hat den Reigen bezeichnender Weise die Bundeskanzlerin mit ihrer auf dem Bundesparteitag ihrer Partei vorgetragenen Forderung, dass Moscheen nicht höher als Kirchen sein dürfen. Mal abgesehen davon, dass es keine aktuellen oder geplanten Moscheebauprojekte in Deutschland gibt, die auch nur annähernd an die 160 m des Ulmer oder Kölner Domes heranreichen, ist das o f f e n b a r t e Rechtsverständnis besorgniserregend. Denn bisher regelte das deutsche Baurecht die Höhe und das Aussehen von Gebäuden, ohne Rücksicht auf den Bauherren und seinem vermeintlich anderen kulturellen Hintergrund. Wir können natürlich nur hoffen, Sað duyulara hitap etmeye çalýþýrken! Hiç þüphesiz Aralýk ayý, Almanya da Müslümanlar için yine sürprizlerle doluydu. Eyalet seçimlerine az bir süre kala, yani tam zamanýnda, CDU nun ileri gelenleri, yelkenlerini, aþýrý sað seçmenlere ulaþacak rüzgarlara açmýþlardý. Hatta açýlýþý, camilerin kiliselerden daha yüksek olmamasý talebini dillendirmesiyle, bizzat Baþbakan Merkel yapmýþtý, partisinin Genel Kurulu nda... Yaklaþýk 160 metreyi bulan Ulm veya Köln deki Dom kiliselerinin yüksekliklerine yaklaþacak halihazýrda hiçbir cami projesinin olmamasý bir tarafa, burada ortaya çýkan hukuk zihniyeti endiþe verici. Þimdiye kadar Alman Ýmar Mevzuatý binalarýn görünüþ ve yüksekliklerini inþaat sahipleri ve onlarýn kültürel arka planlarýna göre deðil, bunlardan baðýmsýz olan yasal düzenlemelere göre belirlemekteydi. Umarýz, Alman saðýnýn alkýþýný almak için tribünlere yönelik sarf edilen bu tür sözler, gün gelir de, aþýrý muhafazakar yüksek(lik) kültür anlayýþýnýn þehir planlamasý baðlamýnda, yerel düzenlemeler ve kanunlarda karþýlýk bulmaz. Tabiî, bu þekilde baþlayan bir seçim kampanyasýnda, Birlik partilerinin çok sevdiði iç güvenlik konusunun da, Müslüman karþýtý polemiðin bir parçasý olacaðýný tahmin etmek zor deðildi. Tam da Müslümanlar Kurban Bayramýný kutlayýp hristiyanlar da Noel e hazýrlanýrken, Ýçiþleri Bakaný Schäuble, bakanlýðýnýn yaptýrdýðý bir araþtýrmayla, bayram günlerinde biraz da manevî huzur bulmaya çalýþan insanlarýn, huzurunu kaçýrmadan yapamadý. Özgürlükçü demokratik düzenin baþ koruyucusu makamýnda olan bakanýmýz, araþtýrmanýn önsözünde endiþe verici sonuçlardan dem vuruyor ve nedenini ise, araþtýrmanýn sonuçlarýnýn Almanya da ciddiye alýnmasý gereken Ýslamcý radikalleþme potansiyelinin geliþme gösterdiði olarak belirtiyordu. Tabiî bunun Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir dass aus markigen Sprüchen für das Parteivolk und für die Lufthoheit über deutschen Stammtischen nicht kommunale Regelungen und Bestimmungen entspringen, die ein erzkonservatives Verständnis von heimischer Hoch -Kultur auch städteplanerisch manifestierten! Und mit einem so eröffneten Wahlkampf war es dann auch nicht schwer zu prophezeien, dass das bei der Union hoch beliebte Thema Innere Sicherheit seinen Eingang in die bewährte Polemik gegen Muslime finden würde. Pünktlich zum muslimischen Opferfest und zu den Weihnachtsfeiertagen hat Bundesinnenminister Schäuble versucht, der auf Besinnlichkeit eingestellten Bevölkerung mit der von seinem Ministerium in Auftrag gegebenen Studie zu Muslimen in Deutschland gründlich die Stimmung zu verderben. Spricht doch der oberste Schützer unserer freiheitlich demokratischen hayat Oðuz ÜÇÜNCÜ Grundordnung im Vorwort der Studie von besorgniserregenden Ergebnissen, weil sich mit der Studie belegen lasse, dass sich in Deutschland ein ernst zu nehmendes islamistisches Radikalisierungspotenzial entwickelt hat. Folgerichtig wurden die Ergebnisse in der medialen Berichterstattung auf die fatale Erkenntnis verkürzt, wonach viele in Deutschland lebende Muslime bereit zu Gewalt gegen Andersgläubige seien. Selbst der Innenminister musste angesichts dieser k o l o s s a l e n Fehlinterpretation intervenieren und seine eigene Studie relativieren. Es hätte schon gereicht darauf hinzuweisen, dass auch die vorgelegte Studie zu dem Ergebnis kommt, dass sich das Verhalten von muslimischen Jugendlichen nicht wesentlich von dem andersgläubiger Altersgenossen unterscheidet und dementsprechend die Bekämpfung von Extremismus, doðal sonucu olarak, konuyla ilgili medyada çýkan yayýnlarda araþtýrmanýn sonuçlarý, Almanya daki Müslümanlarýn diðer inançlara sahip olan insanlara karþý þiddete hazýr olduklarý iddiasýna indirgeniyordu. Tartýþmalar üzerine Ýçiþleri Bakaný nýn kendisi bile, sözkonusu yanlýþ yorumlara müdahale etmek ve kendi araþtýrmasýndaki bazý ifadelerini görecelendirmek zorunda kaldý. Oysa, daha baþtan, araþtýrmanýn sonucunun, Müslüman gençlerin davranýþlarýnýn ayný yaþta olan diðer dinlere mensup gençlerden farklý olmadýðý ve bununla doðru orantýlý olarak,, aþýrýlýklar, ýrkçýlýk ve þiddetle mücadelenin tüm toplumun sorumluluðunda olduðuna dikkat çekmek yeterli olacaktý. Ama sandýk süreci baþladýktan sonra kimse aklý baþýnda þeyler söyleyenleri dinlemeyecektir. Hele bir de, aþýrý alkollü iki genç, savunmasýz yaþlý bir emekliyi Münih metrosunda vahþice dövünce, fikir ve vizyon kýtlýðý çeken politikacý, tehlikeye girmiþ olan yeniden seçilme ihtimalini kurtarmak için ihtiyaç duyduðu seçim malzemesini bulmuþ oluyor. Hessen Eyalet Baþbakaný Roland Koch un, 9 yýldýr süren görevi esnasýnda Çocuk Muhakemeleri Ceza Kanunu nun sertleþtirilmesini talep etmediði halde, þimdi, neden medya önünde yaþlýlarýn ve zayýflarýn kriminel Den rechten Ton treffen!! 11 Rassismus und Gewalt als gesamtgesellschaftliche Herausforderung begriffen werden muss. Doch wenn die Wahlkampflawine erst einmal losgetreten worden ist, hört keiner mehr auf die besonnenen Stimmen. Und schlagen dann noch zwei stark alkoholisierte Jugendliche einen wehrlosen Rentner in der Münchener U-Bahn brutal zusammen, hat man als ideen- und visionsloser Landespolitiker endlich das lang ersehnte Thema mit dem man die sonst gefährdete Wiederwahl vielleicht doch noch schafft. Warum Ministerpräsident Koch in seiner 9-jährigen Amtszeit bisher keine weitergehenden Schritte im Bezug auf die Verschärfung des Jugendstrafrechts gefordert hat und jetzt medienwirksam sich zum Beschützer der Alten und Gebrechlichen vor kriminellen Ausländern aufspielt, erklärt sich damit von selbst. So ist es nur folgerichtig, das die Hessen- yabancýlar karþýsýndaki yýlmaz koruyucusu rolünü üstlendiðini anlamak daha kolay. Hessen Eyaleti nde CDU nun, özellikle Münih teki þiddet olaylarýna dikkat çeken iç güvenlikle ilgili seçim kampanyasý afiþi hazýrlamasýna da artýk þaþýrmamak gerekir. Kitle partisi olduðunu söyleyen ve toplumun merkezini muhatap aldýðý iddiasýný taþýyan bir partinin, bir taraftan daha fazla göçmen kökenli milletvekili ihtiyacýný ifade etmesi, diðer yandan bu insanlara karþý polemik yapmasý kabul edilemez. Böyle bir siyasetin vahim sonucu ise, ýrkçý kesimi bir kere yanýna çektiðinde, bir daha onlardan kolay kolay kurtulamýyacak olmasýdýr. Seçim kampanyasýnda ortaya atýlan konular bir þekilde günlük hayatta yerlerini alýyor ve toplumsal zemini zedeliyor. Ýlk görev dönemini de, basit polemiklere borçlu olan bir muhafazakar siyasetçinin, toplumsal zemini zedeler endiþesiyle, yine ayný yöntemi kullanmýyacaðýný düþünmek safdillik olur. CDU ein neues Wahlkampfplakat zur inneren Sicherheit angekündigt hat, welches sich ausdrücklich auf die Gewalttat in München beziehen soll. Es kann nicht sein, dass eine Volkspartei, die beabsichtigt, die Mitte der Gesellschaft anzusprechen, einerseits mehr Abgeordnete mit Migrationshintergrund fordert, um im gleichen Atemzug gegen diese Menschen zu polemisieren. Das fatale an einer solchen Politik ist, das man die Geister, die man argumentativ am rechten Rand einmal gerufen hat nicht einfach wieder los wird. Die Wahlkampfthemen finden über kurz oder lang ihren Eingang in unser Alltagsleben und vergiften das gesellschaftliche Klima. Naiv ist es aber zu glauben, das ein konservativer Politiker, der seine erste Amtszeit dumpfer Polemik zu verdanken hat, wegen vorgeblich negativer Folgen für das gesellschaftliche Zusammenleben, der Versuchung widersteht, es auf die gleiche Weise noch einmal zu versuchen.

12 Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir 12 hayat Hicrî 1290 yýlý Þevval ayýnda (Aralýk 1873), Ýstanbul da Fatih in Sarýgüzel mahallesinde dünya geldi, Akif yýlý baharýnda Yakacýk a Emin Paþa nýn yazlýðýnda odluklarý bir sýrada evleri yandý. Merhum babasý Fâtih medresesi müderrislerinden Mehmed Tâhir Efendi nin ( ) telebelerinden Mustafa Sýdký Efendi yanan evin olduðu yere baþka bir ev yaptýrarak onlarý evsiz kalmaktan kurtarmýþtý yýlý Þubat ayý baþlarýnda Hicri hesapla 4 yýl 4 ay ve 4 günlük olduðunda, o zaman ki geleneðe uyularak, Fatih te Emir Buhari mahalle mektebine baþlayan Akif bir yýl sonra Fatih ibdidaisine (ilkokul) geçmesiyle birlikte babasýndan Arapça öðrenmeye baþladý. Ortaokula baþladýðý yýl (1882) babasýndan aldýðý arapça derslerinin yanýsýra Fatih camiinde Farsça ders vermekteydi. Ýlk olarak Rüþdiye yýllarýnda þiire merak duymaya ve þiir kitaplarý okumaya baþladý. Ýlk okuduðu manzum eserin Fuzûli nin Leyla ve Mecnûn u olduðunu kendisi söylemektedir. Meslek seçiminde serbest býrakýlan Akif; üç yýllýk rüþdiye mektebini bitirdikten sorna Mülkiye Mektebi ne baþladý. Hazýlýk okulu olarak açýlmýþ olan milkiye i dadisi nde (sivil lise) 1889 yýlýna kadar okudu. Babasý Hoca Tahir Efendi, tutulduðu gýrtlak veremi hastalýðýndan kurtulamayarak 1888 yýlýnda vefat etti. Mehmed Akif in kýrk yaþýnda iken babasý hakkýnda yazmýþ olduðu satýrlar, Tahir Efendi nin oðlu ile olan yakýn iliþkisini ortaya koymaktadýr: Benim hem babam, hem hocamdýr. Ne biliyorsam kendisinden öðrendim. Ýçinde bulunduðu maddi sýkýtný sebebiyle sadece on gün devam ettiði Mülkiye yi býraktý ve 1889 yýlý sonunda açýlarak tedrisata baþlamýþ ve ilk mezunlarýna hemen iþ verilecek olan Baytar Mektebi ne (Veteriner Yüksek Okulu) baþladý. Dört yýllýk tahsili sýrasýnda, çoðu doktor ve dindar kimseler olan hocalarýndan misbet te sirler almýþ, okulun mescidine de, laboratuvarlarýna da ayný þevk ve arzu ile devam etmiþtir. Okulun son iki senesinde daha çok þiir ile meþgul olan Akif in, divan edebiyatýnda nazire olarak kaleme aldýðý birçok manzûme eser daha sonra kendisi tarafýndan tamamen imha edilmiþtir. Mehmed Akif 22 Aralýk 1893 te, o zaman Halkalý Baytar ve Ziraat Mektebi adýný taþýyan Veterinerlik Fakültesi nden birincilikle mezun olmuþtur. Mehmed Akif in 1911 de 38 yaþýnda iken yayýmladýðý ilk kitabý Safahat baðýmsýz bir edebi kiþiliðin ürünüdür. Aruzu en güzel þekilde kullanan þairler arasýnda yer alan Akif in, þiirlerinde bazan duygu, bazen de düþünceler ön plana çýkmaktadýr. Bakma kabristânýn ancak sâha-i medhûþuna, Dur da bir müddet kulak ver nâle-i hâmuþuna! Þiirlerinde bir taraftan hürriyet, doðruluk, samimiyet, vatanseverlik, adâlet, istiklâl gibi ahlâkî kýymetleri telkin ederken, diðer taraftan cemiyetlerin çökme sebebi olan riyakârlýk, münâfýklýk, korkaklýk, dalkavukluk, tembellik, zulüm gibi fenalýklara þiddetle karþý çýkmaktadýr. Üç beyinsiz kafanýn derdine, üç milyon halk, Bak nasýl doðranýyor? Kalk, baba, kabrinden kalk! Diriler koþmadý imdâdýna, sen bâri yetiþ... Ýçinde bulunduðu yüzyýlda Osmanlýnýn yaþadýðý acýlarý, sevinçleri, ümidleri ve hayal kýrýklýklarýný manzum bir târih, bir roman, bir hikâye, bir destan havasý içinde anlatmaya çalýþan Akif; eserlerindeki kiþiler de aydýn, cahil, yobaz, züppe, þehirli, dinli, dinsiz, sarhoþ, gariban, külhanbeyi vs. gibi cemiyetin hemen her kesiminden insanlardýr. Çevre olarak da saray, konak, câmi, sokak, bayram yeri, mevlit cemiyeti, savaþ yeri, mahalleler, köhne evlerin odalarý, oteller vs. þeklinde yaþadýðý devrin bütün husûsiyetlerini aksettiren yerleri seçmiþtir. Baksana kim boynu bükük aðlayan? Hakk-ý hayâtýn senin ey mülüman! Kurtar o biçâreyi Allâh için, Artýk ölüm uykusundan uyan! Akif; haksýzlýk karþýsýnda susan dilsiz þeytandýr inancýndaydý. Haksýzlýða tahammül ettiði ve heleyaltaklanarak menfaat peþinde koþtuðu görülmemiþtir yýlý baþlarýnda Baytarlýk Dairesi, katiplik için imtihan açar ve bunu kazanan bir genç iþe alýnýr. Daha önce tanýmadýðý, fakat zeki ve yetenekli olan bu genç ile ilgilenir. Mülkiye ye devam etmesi için ona yarým gün izin verir. Akif in bu ilgisinden genci daha öncede tanýdýðý ve imtihanda ona yardým ettiði düþüncesine kapýlanlar, gencin iþine son verir. Birkaç gün sonra tüm olup bitenden haberdar olan Akif derhal istifasýný vererek daireden ayrýlýr. Genç geri alýnýr ve Akif de ricalar sonucu görevine geri döner. Veteriner Ýþleri Müdür Yardýmcýsý görevini üstlendiði yýllarda Veteriner Ýþleri Müdürünün bir haksýz karar ile azledilmesi üzerine görevinden istifa eder. Kendisine bu hareketinin sebebi sorulduðunda baþkasýna yapýlan haksýzlýða tahammül etmesinin mümkün olmadýðýný söylüyordu. Arkadaþýma yapýlan haksýzlýk bana yapýlmýþ demektir diye 20 yýllýk memuriyetine tereddütsüzce veda etmiþtir. Üç buçuk soysuzun ardýndan zaðarlýk yapamam. Hele hak namýna haksýzlýða ölsem tapamam. Yumuþak baþlý isem, kim demiþ uysal koyunum. Kesilir belki fakat, çekmeye gelmez boynum! yýlýnda Balkan savaþlarýnýn baþlamasýndan sonra 1913 de Beyazýt Camii Mehmet Akif ERSOY Akil ALTUNTAÞ Kürsüsü nde daha sonra Fatih Camii nde halký birlik ve beraberliðe çaðýrdý. 30 Ekim 1918 yýlýnda Mondros Ateþkes Anlaþmasý imzalanmasý ile Mehmed Akif ümitlerini kaybetmeye baþlamýþtýr. Ýslam âlemini kurtaracak en aydýnlýk yolun el birliði ile mücadele olduðuna inan Akif; onu yeniden aydýnlýða kavuþturacak ruhun Türk milletini yeniden ayaklandýrmak, halký milli mücadeleye sevketmek olduðunu benimsemiþtir. Bu sebeple Ýstanbul dan Kastamonu ya geçerek Nurullah camiinde ve civar kazalarda vaazlar vermeye baþlar. 25 Ocak 1920 de Kastamonu dan Ankara ya hareketi sýrasýnda; Yunan ordularýnýn Ankara ya yaklaþmakta olduðu haberini alýnca tekrar Kastomonu ya geri döner. Burada tekrardan Milli Mücadele katýlmanýn önemi hakkýnda vaazlarýna devam eder. 3 Haziran 1920 de Biga da adaylar arasýnda en fazla oyu alarak milletvekili seçildi. Konya da baþlayan ayaklanmalarý bastýrmasý için görevlendirilmesi sebebiyle 15 Temmuz 1920 de Meclis te ant içti. Mehmed Akif Ankara ya gelince Hacý Bayram Camiinde va za baþlar. Milli Mücadeleye katkýsý olabilecek þekilde bazý kentleri dolaþýr ve o kentlerde vaazlar verir. Kuvâ-yý Milliye nin bir Ýttihatçý hareketi olmadýðýný anlatýr. Eðer vataný kaybedersek gidecek yerimiz kalmayacaðýný söyler. Bu savaþýn dine ve halifeye hiyanet için yapýlmadýðýný anlatýr. Aksine milli mücadelenin bir cihad olduðunu ve bu savaþa katýlmanýn dinen farz kýlýndýðýný aktarýr yýlýnda Milli Mücadele yi canlandýrmak için açýlan þiir yarýþmasýna; kazanana para ödülü olmasý dolayýsýyla katýlmayan Akif, dönemin Milli Eðitim Bakaný Hamdullah Suphi nin (Tanrýsever) ýsrarý üzerine, ödülsüz olmak þartýyla þiirini gönderir. 12 Mart 1921 de Kahraman Ordumuza adlý þiiri büyük çoðunlukla TBBM tarafýndan birinci seçilerek Ýstiklal Marþý olarak dosya kabul edilir. (1926) 53 yaþýndaki Akif, Mýsýr Darülfünunu Edebiyat Þubesi, Edebiyet-ý Türkiye müderrisliðine atamasý sebebiyle 10 yýl boyunca Mýsýr da kalýr. Burada kaldýðý son yýllarda (1935) rahatsýzlanmasý üzerine tedavi olmak için önce Lübnan a daha sonra da Antakya ya geçer. 63 yaþýnda hasta olarak tekrar Ýstanbul a dönen Akif, ilk olarak bir ay kadar Niþantaþý Sýhhat Yurdunda tedavi görmeye baþlar, hastalýðýn günden güne þiddetlenmesi yüzünden, Dr. Fuat Þemsi nin tavsiyesiyle buradan alýnarak Mýsýr apartmanýna götürülür. Bir süre sonra Mýsýr da iken arzuladýðý Prenses Halim in Alem Daðýndaki Baltacý Çifliðine gitti. Kanýnda toplanan suyu aldýrmak için sýk sýk Ýstanbul a giden Akif, 27 Aralýk 1936 Pazartesi gecesi vefat etmiþtir. Eserleri: Safahat, Ýttihat Yaþatýr, Yükseltir, Tetrika Yakar Öldürür, Kastamonu da Nasrullah Kürsüsü nde, Kur an dan Ayetler ve Nesirler, Mehmet Akif Ersoy ( Safahat ve Ýstiklal Marþý Þairi), Kur an -I Kerim den Ayetler (Meal-Tefsir)- Mev izeler (Balkan Harbi nde-milli Mücadele de), Mehmet Akif, Ýstiklal Marþý Þairimizin Ýstiklal Harbindeki Vaazlarý, Babanzade Ahmet Naim, Profesör Abbas Mahmut Akkad, Mehmet Akif: Ýman ve Ahlak, Mehmet Akif Ersoy Hutbeler. Çevirileri: Müslüman Kadýný, Hanoto nun (Hanotaux) Hücmuna, Ýçkinin Hayatý Beþerde Açtýðý Rahneler, Anglikan Kilisesi ne Cevap, Mehmet Akif Külliyatý, Hadika-i Fikriyye, Müslümanlýkla Medeniyet, Medeniyet-i Ýslamiye Tarihi nin Hatalarý, Asr Sûresi Tefsiri, Alemi Ýslam : Hastalýklarý ve Çareleri, Müslümanlýk Fikir ve Hayata Neler Bahþetti?, Kavmiyet ve Din, Ýslam ve Medeniyet, Esrar-ül Kur an, Ýslamlaþmak Þiirleri: Bülbül, Çanakkale Þiirleri, Azim, Uyan, Bayram, Dirvas, Canan Yurdu, Durmayalým, Cenk Þarkýsý, Hasta...

13 özel köþe Almanya Federal Cumhuriyeti ya da kýsaca Almanya (Almanca: Bundesrepublik Deutschland) orta batý Avrupa'da yer alan bir devlettir. Kuzeyinde Kuzey Denizi, Danimarka, Baltýk Denizi, doðusunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti, batýsýnda Lüksemburg, Belçika, Hollanda, Fransa ve güneyinde Avusturya ve Ýsviçre bulunur. Almanya, 16 eyaletten oluþan federal bir devlettir. Baþkent ve hükumet merkezi Berlin'de bulunmaktadýr. Ulusal birlik 1871 Franco- Prusya Savaþý sonrasý saðlanmýþtýr. II.Dünya Savaþý sonrasý Doðu Almanya ve Batý Almanya olarak ikiye bölünen ülke 1990'da tekrar birleþmiþtir. Almanya, Avrupa Birliði'nin kurucu ülkelerindendir ve 82 milyondan fazla nüfusu ile Avrupa Birliði'nin en kalabalýk ülkesidir. Cermen Kabileleri (M.Ö 100-M.S 300) Cermen kabilelerin M.Ö M.Ö. 500 yýllarý arasýnda ya da M.Ö. 4/5 yy, 1.yy'da ortaya çýktýðý sanýlmaktadýr. Cermen kabileleri 1.yy'de Güney Ýskandinavya ve Kuzey Almanya'dan güneye, batýya ve doðuya yayýlarak en fazla Galyalýlar olmak üzere, Baltýk, Ýran ve Slav kabileleri ile iliþki haline girdiler. Arkeolojik araþtýrmalarda Cermen kabilelerinin Roma Ýmparatorluðu'nun dýþýnda olduðu kanýtlanmýþtýr. Romalý General Publius Quinctilius Varus Cermanya'ya saldýrýlara baþladý. Cermen kabileleri bu sýrada Romalýlarýýn savaþ taktiklerini öðrendiler. Bu esnada kimliklerini muhafaza etmeyi baþardýlar. M.S. 9 yýlýnda Cheruscan (Cermen) lideri Arminius, Varus'u yendi. Böylece Almanya Tuna, Ren nehirleri arasýnda Roma Ýmparatoýrluðu sýnýrlarýna kadar geniþledi. M.S. 100'lerde Cermen kabileleri Tuna, Ren Nehirleri arasýna yerleþip adapte oldular. 3.yy'de görünen en geniþ cermen kabileleri þunlardý: Alamanlar, Franklar, Chattiler, Saksonlar, Frizyeliler, Sicambriler ve Thuringiililer. Kutsal Roma Cermen Ýmparatorluðu ( ) 962 yýlýnda bir Cermen sülalesi olan Ottolar ( ), Saksonya, Bavyera, Suabiya, Thuringia, Loren ve Franconia düklerini bir çatý altýnda topladý ve Alman Krallýðý'ný ilan ettiler. Bu krallýðýn adý Kutsal Roma Cermen Ýmparatorluðu idi. Kutsal Roma Cermen Ýmparatorluðu, Salian sülalesinin ( ) yönetimindeyken devlet Ýtalya ve Burgonya'yý topraklarýna kattý fakat daha sonra buralardaki güçlerini kaybettiler. Hohenstaufen sülalesinin yönetimi altýnda, Alman prensleri, güney ve doðudaki Slav topraklarýndaki etkilerini arttýrdýlar. Kuzey Alman þehirleri Kuzey Avrupa þehirleri arasýnda zenginliklerini arttýrdý. Ýlan edilen fermanla ipparatorluðun temel yapýsýný geniþletti. Bu, hükümdar seçimini sistemleþtirdi. Buna göre imparator, 7 prens tarafýndan seçilecekti. 15.yy'nin baþlarýnda imparatorlar yalnýzca Avusturya'nýn Habsburg Sülalesi'nden seçilmeye baþlandý. Papaz Martin Luther, Katolik kilisesi'ne 95 adet soru yazdý. Bunlar Protestan Reformlarý'nýn temelini oluþturdu. Lutheran Kilisesi'nin öðrenilmeye baþlanmasýyla, birçok eyalet tarafýndan bu kilise yasaklandý. Bu, din savaþlarý olan 30 Yýl Savaþlarý'na neden oldu. Bu savaþ Alman ülkesini harap etti. Bu savaþ hali Vestfalya Antlaþmasý ile son buldu. 1740'larýn ardýndan Prusya Krallýðý ve Habsburg Sülalesi Almanya'da iki önemli güç oldu. 1806'da Ýmparatorluk Napolyon Savaþlarý sonunda yýkýldý. Rönesans ve Reform ( ) Napoleon Savaþlarý'nýn ardýndan Avrupa'da düzeni yeniden saðlamak adýna Viyana Kongresi yapýldý ve 1814'te Alman Konfederasyonu kuruldu. Fakat özgürlük, liberal sistemin arttýrýlmasý ve zahmetli iþlerin yapýlmasý konusunda anlaþmazlýklar çýktý. Bu konferansta Almanya'nýn yönetimi Avusturya yöneticilerine býrakýlmýþtý. Vergilendirme sistemi eyalet ekonomilerini geliþtirmiþti. Bu sýrada birçok Alman, Fransýz Ýhtilali ve milliyetçilik akýmýnýn etkisiyle daha fazla kanun hakký istediler, özellikle de genç aydýnlar. Ýlk zamanlar bu hareketi temsil eden si- Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir hayat Alamanya Tarihi Aydýn ERSOY HDN Bilgi&Araþtýrma Türk toplumu olarak On yýllardýr üzerinde yaþadýðýmýz ve etkileþtiðimiz bu topraklarýn tarihini bu sayýdaki sayfamýza taþýmaya çalýþtýk yah, kýrmýzý ve altýn sarýsý renkler daha sonra Almanya Bayraðý'na renk vermiþtir. Alman aydýn ve halk, özellikle Fransa'da yerleþen inkýlaplar çerçevesinde Avrupa'da meydana gelen yenilikleri kendi yurtlarýnda uygulamaya baþladýlar. Hükümdar yenilikçilerin liberal taleplerine karþý koyamadý. Kral IV.William seçildi fakat birçok gücü elinden alýndý. Bunun üzerine kral tacý reddetti ve yenilikçilere anayasayý önerdi, geçici düzenlemelerin baþýnda oldu ve hareketi geriletti. Bu esnada Prusya Kralý I.William ile yaþanan çekiþme savaþa dönüþtü. I.William'ýn baþbakan olarak atadýðý Otto von Bismarck 1864 Danimarka Savaþý'ný baþarýyla sürdürdü. Prusya'nýn Avusturya karþýsýndaki galibiyeti ile Kuzey Almanya Konfederasyonu kuruldu ve Avusturya bu konfederasyonun dýþýnda býrakýldý. Alman Ýmparatorluðu ( ) Bilinen modern Almanya 18 Ocak 1871'de Prusya'nýn düzenlemeleriyle, Versailles da kuruldu. Yeni Ýmparatorluða Hohenzollern sülalesi hükmetti, baþkent Berlin yapýldý. Yeni Ýmparatorluk, Avusturya'yý topraklarý dýþýnda býraktý. 1884'ten itibaren Almanya, Avrupa dýþýnda sömürgeler kurmaya baþladý. Birleþik Almanya, Ýmparator I.William zamanýnda dýþ politikasýný Almanya'nýn güvenli bir pozisyonda durmasý, güçlü ülkelerle dostluk kurulmasý, Fransa ile dýþ politikada uzak durulmamasý ve Fransa ile savaþtan kaçýnýlmasý üzerine kurmuþtu. II.William zamanýnda sömürge konusunda diðer Avrupa ülkeleriyle çekiþmeye girildi. Bu, Almanya'nýn ittifaklarýný yenileyememesine neden oldu. Bu esnada Fransa ise Birleþik Krallýk ve Rusya ile ittifak kurdu. Almanya ise sadece Avusturya-Macaristan Ýmparatorluðu ile ittifak kurabildi. Almanya, sömürgecilik politikasý gereði, Afrika'nýn diðer Avrupa ülkeleri tarafýndan paylaþýmýna katýlmak istedi. Berlin Konferansý ile Avrupa'nýn önemli güçleri Afrika'yý paylaþtýlar. Almanya'nýn payýna Alman Doðu Afrikasý, Alman Kuzey-Batý Afrikasý, Togo ve Kamerun düþtü. Afrika'yý paylaþma mücadelesi I.Dünya Savaþý'ný tetikledi. Avusturya Arþidükü Ferdinand'ýn 28 Haziran 1914'te suikaste uðramasý ile I.Dünya Savaþý patlak verdi. Savaþta Almanya'nýn içinde olduðu Ýttifak Devletleri savaþý kaybetti. Kasým 1918'de, Alman devrimi patlak verdi; II.William ve tüm prensler tahttaki tüm haklarýnda vazgeçtiler. Almanya'nýn savaþ hali Haziran 1919'da imzalanan Versailles Antlaþmasý ile sona erdi. Bu ittifak devletlerinin de maðlubiyeti anlamýna geliyordu. Bu antlaþmanýn Almanya'yý aþaðýladýðý düþünülüyordu. Bu, daha sonra Almanya'da Nazizim'in yayýlmasýný hýzlandýrdý Weimar Cumhuriyeti ( ) 1918 Kasým Devrimi'nin baþarýsýnýn ardýndan cumhuriyet ilan edildi. 11 Aðustos 1919'da Friedrich Ebert devlet baþkaný olarak hükümeti kurdu. Bundan sonra Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 1918 yýlýnda Alman Komünist Partisi'ni kurdular. Alman Ýþçi Partisi ise Ocak 1919'da kuruldu. Parti daha sonra adýný Milliyetçi Sosyalist Alman Ýþçi Partisi'ne dönüþtürecekti. Cumhuriyet ismini, I. Dünya Savaþý ndan yenilgiyle ayrýlýnmasý sonucu, lavedilen Alman monarþisi yerine, milli meclisin yeni anayasayý oluþturmak için 1919 yýlýnda toplandýðý Weimar kentinden alýr. Ancak cumhuriyet o dönemde hala kendini Deutsches Reich Alman Ýmparatorluðu olarak adlandýrýyordu. Almanya da liberal bir demokrasiyi yerleþtirmek için yapýlan bu ilk giriþim, yoðun sivil antlaþmazlýklarýn olduðu bir döneme rastgeldi ve Adolf Hitler in Nasyonal Sosyalist Alman Ýþçi Partisi'nin iktidara gelmesiyle sona erdi. Aslýnda teknik olarak 1919 Anayasasý II. Dünya Savaþý'nýn sonuna kadar yürürlükten kaldýrýlmadý. Ancak 1933 yýlýndaki Nazi Hükümeti düzenlemeleri, tipik demokratik sistemin mekanizmalarýný tahrip etti, o yüzden 1933 Weimar döneminin sonu olarak kabul edilir. Üçüncü Ýmparatorluk( ) 27 Þubat 1933'te meclis ateþe verildi. Bazý temel demokratik haklar hýzlý bir þekilde insanlarýn elinden alýndý. Meclis, Hitler hükümetine yasama ile ilgili tam yetki verdi. Bununla ilgili tasarýyý sadece Alman Sosyal Demokrasi Partisi reddetti. Bunu reddeden milletvekilleri ya öldürüldü ya da hapse atýldý. Yapýlan bu seri deðiþiklikler tek parti iktidarýnýn doðmasýna yol açtý. Bütün endüstri alanlarý temel ihtiyaçlar dýþýnda savaþ ana ve yan sanayisine hizmet verecek þekilde düzenlendi. 1936'da Alman askerleri daha önce silahsýzlandýrýlmýþ Ren Bölgesi'ne girdi. Ýngiltere baþbakaný Neville Chamberlain, bu harekete karþý pasif kaldý. Hitler, bundan sonra Büyük Almanya'yý kurmak için hazýrlýklara baþladý. Ýki cephede birden savaþmanýn zor olacaðýný anladýðý için Sovyetler Birliði ile Molotov-Ribbentrop Antlaþmasý'ný imzaladý. Fakat bu antlaþma daha sonra Almanya tarafýnda bozulacaktý. Artan karýþýklýk ortamýnda Almanya 1 Eylül 1939'da

14 Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir 14 hayat özel köþe Polonya'ya girdi. Bunu izleyen iki günde Ýngiltere ve Fransa tarafýndan savaþ deklorasyonlarý yayýnlandý ki bu II.Dünya Savaþý'nýn baþlamasý anlamýna geliyordu. Almanya Avrupa'yý dolaylý veya dolaysýz yoldan iþgal etti. 22 Haziran 1941'de Hitler, Ruslarla yapýlan antlaþmayý fesh etti, Doðu cephesini açtý ve Rusya'ya saldýrdý. Hemen ardýndan Japonya Birleþik Devletler'in Pearl Harbor üssüne saldýrdý. Alman askerleri hýzlý bir þekilde Rus topraklarýna girdi. Fakat Stalingrad Savaþý savaþýn seyrini deðiþtirdi. Alman askerleri geri çekilmeye baþladý ve Almanya savaþý kaybetti. 8 Mayýs 1945'te Almanya teslimiyetini ilan etti. Hemen ardýndan Kýzýl Ordu, Berlin'e girdi. Nazi soykýrýmý 11 milyon insaný ölümüne neden oldu. Bunlarýn 6 milyonu Yahudi, 3 milyonu Polonyalý idi. Savaþ sonunda ise toplam 35 milyon insan hayatýný kaybetti. Bölünme ve Birleþme ( ) Savaþ, on milyona yakýn sivil ve asker Alman'ýn ölümü ile sonuçlandý. Almanya ve Berlin savaþý kazanan dört büyük devlet tarafýndan dört iþgal bölgesine ayrýldý. Fransa, Amerika Birleþik Devletleri ve Ýngiltere iþgal bölgelerini birleþtirerek 23 Mayýs 1949'da Federal Almanya Cumhuriyeti'ni kurdular. 7 Ekim 1949'da ise Sovyetler Birliði, kendi iþgal bölgesinde Demokratik Almanya Cumhuriyeti'ni kurdu. Bu ülkelerden birincisi genellikle Batý Almanya, diðeri ise Doðu Almanya olarak bilinir. Batý Almanya'da liberal parlamenter cumhuriyet kuruldu. Fransa, Amerika Birleþik Devletleri ve Ýngiltere ile iþbirliðine gidilerek pazar ekonomisine aðýrlýk verildi. 50'lerden itibaren ekonomisi hýzla geliþti yýlýnda NATO'ya katýldý yýlýnda Avrupa Ekonomik Topluluðu'nun kurucularý arasýnda yer aldý. Doðu Almanya ise Sovyetler Birliði ile iliþkilerini geliþtirdi. Ekonomi Sovyet sistemine dayanýyordu. Çok geçmeden Doðu Almanya'da ekonomik bakýmdan güçlendi. Fakat birçok vatandaþ Batý Almanya'nýn politik serbestliðine ve güçlü ekonomisine hayrandý. 1961'de inþa edilen Berlin Duvarý ile Batý Almanya'dan Doðu Almanya'ya kaçýþlar durduruldu. Berlin Duvarý, Soðuk Savaþ'ýn simgesi haline geldi. Her nasýlsa Batý ve Doðu Almanya arasýndaki gerilim, Batý Almanya Baþbakaný Willy Brandt'ýn doðudaki Almanlarýn batýya göç etmesi ile ilgili yasayý çýkarmasý ile, 1970'lerde azalmaya baþladý. Özellikle 1989'un yazýnda, Doðu Almanya'dan Batý Almanya'ya göç arttý. Bu yeniden birleþmeyi hýzlandýrdý. Sonuçta iki ülke birleþti. Baþkent Berlin oldu. Birleþmeden beri Almanya, NA- TO ve Avrupa Birliði içinde oldukça önemli rol üstlenmeye baþladý. Yönetim Almanya'nýn devlet yapýsý anayasal federal cumhuriyet'tir. Devlet; cumhuriyet, demokrasi, federalizm, hukuk devleti ve sosyal devlet beþli temel üzerine kuruludur. Baþkaný federal cumhurbaþkanýdýr. Görevi politik bir karar alma yetkisi olmadan devleti temsil etmektir, görev süresi beþ yýldýr ve ikinci kez seçilebilir. Bundestag (Federal Meclis) ülkenin ana yüksek yasama organýdýr. Þu anda görevde bulunan 16. Federal Meclis'te 614 milletvekili bulunur. Bu milletvekilleri dört yýlda bir seçilir ve Alman halkýný temsil eder. Seçim sistemi çoðunluk ve nispi temsil sistemlerinin bir karýþýmýdýr. Almanya Federal Cumhuriyeti toplam 16 eyaletten oluþur. 10'u eski eyaletler diye tabir edilen birleþmeden önceki batýdaki eyaletlerdir. Bunlar Bavyera, Baden- Württemberg, Hessen, Bremen, Hamburg, Aþaðý Saksonya, Kuzey Ren-Vestfalya, Rheinland-Pfalz, Saarland ve Schleswig-Holstein'dir. Birleþimden sonra 6 yeni eyaletlerin katýlýmý ile eyalet sayýsý 16`ya çýkmýþtýr. Her eyaletin bir meclis ya da senatosu (Landeshaus / Senat) bir de bir eyalet hükümeti (Landesregierung) vardýr. Her eyalet özerk yönetim kazalarýna (Almanca Kreis; adlarýný genelde tarihi derebeylerinden alýr) ayrýlýrlar. Her kaza ise belediye ve muhtarlýk bölgelerine (Stadt - Gemeinde) ayrýlýr. Burada da belediye veya þehir meclisleri bulunur ve yerel seçimlerde seçilen belediye baþkaný tarafýndan yönetilirler. Seçmen ve seçilme yaþý 18'dir. Yerel seçme hakký sadece AB yurttaþlarýna tanýnýr. Ülke 16 eyalete, eyaletler; yönetim bölgelerine, ilçelere, beldelere veya ilçeden baðýmsýz hareket eden þehirlere (kreisfreie Städte: kent-ilçe) ayrýlýr. Hamburg, Bremen ve Berlin þehir eyaletler olmakla birlikte, kendi içinde idari açýdan bölünmezler. Eyaletlerin kendi yasama, yürütme ve yargý organlarý bulunur. Ayrýca yerel yönetimlerle ilgili düzenleme yapma yetkisi de eyaletlerdedir. Bu 16 eyaleti temsil eden, yasalarýn yapýlmasýna ve kýsmen federal devlet yönetimine katýlan anayasal organ Federal Konsey (Bundesrat)'dýr. Federal Hükümet (Bundeskanzler), Federal Meclis tarafýndan seçilen ve bu meclise karþý sorumlu olan baþbakan yani Þansölye (Bundeskanzler) ve federal bakanlardan (Bundesminister) oluþur. Kabineyi, ayný zamanda çoðunluk partisinin lideri olan baþbakan kurar, bakanlarýný seçer ve göreve atanmalarýný ya da görevden alýnmalarýný cumhurbaþkanýna (Bundespräsident) önerir. Federal Almanya Baþbakanlarý ve Görev Süreleri: Konrad Adenauer, CDU ( ) Ludwig Erhard, CDU ( ) Kurt Georg Kiesinger, CDU ( ) Willy Brandt, SPD ( ) Helmut Schmidt, SPD ( ) Helmut Kohl, CDU ( ) Gerhard Schröder, SPD ( ) Angela Merkel, CDU (2005-) Federal Almanya Cumhuriyeti nin anayasasý, bireyin garanti altýna alýnan temel haklarýný kapsar: Ýnsanýn onur ve haysiyeti dokunulmazdýr. Tüm devlet erki ona saygý göstermek ve onu korumakla görevlidir (Federal Almanya Anayasasý, Madde 1, Paragraf 1). Ýnsanlar, Ülkeler ve Haftalýk Yiyecekleri A l m a n y a d o l a r A m e r i k a d o l a r J a p o n y a d o l a r Ý t a l y a d o l a r M e k s i k a d o l a r P o l o n y a d o l a r M ý s ý r 6 8 d o l a r E k v a d o r 3 2 d o l a r B h u t a n 5 d o l a r Ç a d 1, 5 d o l a r

15 dosya Almanya Hristiyan Demokrat Birliði (CDU) son genel kurulu, parti tarihinde üçüncü kez temel ilkeler programýný açýkladý. Programa ve Almanya Baþbakaný olan Genel Baþkan Dr. Angela Merkel e göre, parti, tam bir orta nýn partisi idi. Parti, buna göre, ne ortanýn saðýnda ne solunda idi. Hatta, sosyal demokratlarý dahi bu ortanýn solunun soluna oturtup, ortadan kenarlara iten genel kurulda, SPD, tam bir muhalefet ve eski Doðu Almanya partisi olarak takdim ediliyordu. CDU Genel Kurulu nun bir önemli açýlýmý ise entegrasyon ve göçmenlik üzerine oldu. Partinin göçmenlerle ilgili düþünceleri, resmî görüþ ve ilke haline getirilerek temel ilikeler programýna alýnýyordu. Merkel in ve diðer parti sözcülerinin bu konudaki konuþmalarý büyük bir coþku ile alkýþlanýyordu. Parti programýna göre, Almanya nýn, CDU nun uzun süre kabullenmekte ayak dirediði göçmen ülkesi olduðu gerçeði, dolaylý olarak kabul ediliyordu. Fakat, bu tanýmlamayla Almanya, CDU nun kabullenebildiði bir göç ülkesi deðil, bunun yerine, yeni bir tanýmlama ile bir entegrasyon ülkesi: Integrationsland haline geliyordu. Ve CDU entegrasyon anlamýnda, özellikle ikinci ve üçüncü neslin çocukularýnýn ve gençlerinin topluma entegre edilmesini temel bir siyasal görev olarak deðerlendiriyordu. Bunun için göç ve entegrasyonun düzenlenmesi gerekiyordu. Her ne kadar göç Almanya için bir fýrsat ve zenginlik olsa dahi, yürütülecek olan politika Almanya nýn toplumsal ve ekonomik çýkarlarýna göre yönlendirilmeli ydi. Bunun için de, kontrollü bir göç poltikasý gerekiyor. CDU, ikinci dünya savaþý sonrasýndan bu zamana kadar Almanya nýn ekonomik kalkýnmasý ve sosyal güvenliðine inkar edilemeyecek kadar önemli katkýlar yapmýþ bulunan ve halen de bu ülkede göçmen olarak yaþayanlarýn bu emeklerine vurgu yapmaz iken, göçü tamamen ekonomik bir katký olarak görme yanlýþlýðýna da düþüyordu: Ýyi eðitim görmüþ, iþ yapmaya hazýr, entegre olmak isteyip, aramýzda yaþamak, çalýþmak, bizim deðerlerimizi ve ülkemizi yurt olarak kabullenmek isteyenlerin kontrollü göçüne ihtiyacýmýz var. Programa göre CDU, Almanya yý dünyaya açýk ve hoþgörülü bir ülke olarak tanýmladýktan sonra Almanya nýn bir entegrasyon ülkesi olduðunun da unutulmamasýný istiyordu. Peki o zaman entegrasyon ülkesi ne demekti?: Entegrasyon, toplumsal yapýyla bütünleþme olduðu gibi, ayný zamanda, genel olarak paylaþýlan ve yaþanýlan temel deðerlere dayalý kültürel farklýlýklarýn kabullenilmesidir de. Angela Merkel önderliðindeki CDU nun, bu ifadelerden hareketle, makul ve üzerinde durulmasý gereken bir entegrasyon anlayýþýna yaklaþtýðýný zannederseniz, yanýlýyorsunuz. Çünkü, Baþbakan Merkel, entegrasyonun asýl maksadýnýn neredeyse Müslümanlara yönelik olduðunu aðzýndan kaçýrýyor. Zira, Merkel in entegrasyon tanýmlamasý, CDU nun temel ilkeler programýnýnýn entegrasyon bölümünü tefsir ediyordu. Ve Merkel, çok tartýþmalý Leitkultur-Öncü Kültür, tartýþmalarýný yine bu baðlamda, yani entegrasyon baðlamýnda kullanmayý da ihmal etmiyordu. Merkel in öncü kültürü, parti kongresinde gündeme getirdiði toplumdaki hristiyan-yahudi kültürü damgasý, anayasa, dil, Almanya nýn geçmiþin/tarihinin sorumluluðu gibi temellere dayansa da, öncü kültürün zannedildiði gibi her þeye hoþgörülü olamayacaðýný da Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir hayat CDU, entegrasyona cevap ararken... Ýlhan BÝLGÜ 15 gündeme getiriyordu. Parti programý Yine, entegrasyon, ülkemiz için sorumluluk yüklenmek demektir, dese de, bu anlamda bazý göçmenlerin entegrasyona karþý çýktýklarý ima ediliyor ve farklý kültürlere sahip insanlar olarak yaþama istekleri, hukuk düzenini reddetmek olarak deðerlendiriliyordu: Birbirine baðlý olmayan yan yana yaþamayý ve hukuk düzenimizi dikkate almayan paralel topluluklarý reddediyoruz. Daha sonra, galiba yanlýþ anlaþýlma ihtimali de göz önünde bulunduruldu ki, söylenilen ile söylenmek istenen þeyler birbirine karýþtýrýlmýþ gibi oldu. Bir taraftan farklýlýklar ve özgürlükler üzerinde durulurken, öbür taraftan, amaçlanan kesimin belirli bir kesim olduðuna iþaret olunuyordu. Kim, Almanya da yaþamak istiyorsa, kendi kökenini küçümsemeden ve köklerinden vazgeçmeden özgürlükçü demokratik temel düzenimizin temel deðer ve normlarýný kabul edip uymalýdýr, denildikten sonra toplumdaki yanlýþ ön yargýlar pekiþtirilircesine yaptýrýmlardan söz ediliyordu. Ýnsan haklarýnýnýn ve demokrasinin sorgulandýðý yerde, kültürel farklýlýk hakký olamaz. Bu durum özellikle, kadýn-erkek eþitliði temel ilkesinde geçerlidir. Bunun üzerinde, göçmenler ve kabul eden toplum olarak ittifak edilmelidir. Kim, entegrasyonu sürekli olarak reddediyorsa, buna karþý yaptýrýmlarý da hesaba katmak durumundadýr. Buna raðmen, yine de Almanya nýn bir göçe ihtiyacý vardý. Ama hangi göçe? CDU lideri Merkel, bu sorunun cevabýný bildiðini þöyle açýklama ihtiyacý duyuyordu: Almanya nýn göçe ihtiyacý var: En iyi kafalarý kapýþmak için. Fakat yine de, Merkel in kafasýný karýþtýran bir durum söz konusuydu. Açýkça þunu söylüyoruz: Entegrason ülkesi - Bu tek yönlü bir yol deðildir. Peki öyleyse çift yön nasýl olur? sorusuna cevap aramadan, tek yönlü yol, yine ön yargýlarla söyle açýlýyordu: Paralel toplumlarýn dünyaya açýk olmakla bir iliþkisi yok, ama hiç yok. Ýþte tartýþmanýn tam burasýnda, Almanya anayasasýna vurgu yapmak, Merkel i ve CDU programýný haklý göstermeye yeterli miydi acaba? Anayasamýz, Almanya nýn her yerinde ve herkes için geçerlidir. Temel ilkeler programý ve CDU lideri Merkel in entegrasyonun baþarýsýzlýðý ile ilgili suçlamalarýný dinleyenler, Alman anayasasýný ihlal etmekte israrlý bir topluluðun varlýðý hissine kapýlsa da, bu anayasanýn özgürlüklerden çok, kýsýtlamalar ve engellemelerle dolu olduðunu sanýrdý. Lakin, CDU ve Merkel, entegrasyondan söz ederken nasýl bir maksatlarý olduðunu þu þekilde açýklamayý zarurî görüyordu: Sürekli bir diyaloga ihtiyacýmýz var. Bu doðru. Ama, bu diyalogu ülkemizde, anayasamýz temelinde açýk þartlara baðlý olarak yürütmek zorundayýz. Bunun için çok açýk belirli þeyleri dikkate almamýz gerekiyor. Örneðin, camilerin kubbeleri, kilise kulelerinden gösteriþli bir þekilde yüksek olarak inþa edilemez. Çünkü hoþ görü, isteyenin isteðini yapabileceði anlamýna gelemez. Parti tarihinde üçüncü kez ele alýnan bir temel ilkeler programýyla ilgili söylenecek daha çok söz var? Ancak þu soru önemli: Hristiyan Demokratlar ýn böylesine ilkeleþtirdiði bu programýn Almanya ya ve Almanya yý vatan kabullenmiþ göçmenlere ne yararý olacak?

16 Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir 16 hayat Selam ve selamýn önemi üzerine Habibe BALTACI Karþýlaþtýðýmýz insanlara Selam verdiðimizde Allah ýn Selamý Sizin Üzerinize Olsun!.. diyerek onlara emniyet, itimat, barýþ ve esenlik telkin etmekle birlikte kardeþlerimize hem dünya refahý, hem de ahiret mutluluðu için duada bulunuruz. Selam, Rabb i zikirdir. Selam, Allah ýn 99 isminden bir tanesidir ve ayýptan, kusurdan, eksiklikten, fani olmaktan ve zevalden salim olan; kurtuluþ ve esenlik kaynaðý olan ve isteyenleri selamete ulaþtýran anlamýna gelir. Selam kelimesi sözlükte, Ýnsanlarýn birbirleriyle karþýlaþtýklarýnda kullandýklarý yakýnlýk dostluk, saygý ifade eden söz, yaptýklarý iþaret veya hareket diye geçer. Selamýn Ýslam toplumunda yeri, anlamý ve önemi çok daha büyüktür. Selam vermek, her þeyden önce Peygamberimiz (s.a.v.) den bizlere kalan en güzel sünnetlerinden biridir. Selamýn alýnmasý ise farzdýr. Sünnet olmakla birlikte, ilk insan olan Hz.Adem (a.s.) den bizlere bir yâdigardýr da. Ebu Hureyre (r.a.) den rivayet edildiðine göre, Nebî (s.a.v.) þöyle buyurdu: Allah Teâlâ Âdem (a.s.) i yaratýnca ona: - Git þu oturmakta olan meleklere selam ver ve senin selamýna nasýl karþýlýk vereceklerini de güzelce dinle; çünkü senin ve senin çocuklarýnýn selamý da bu olacaktýr, buyurdu. Âdem (a.s.) meleklere - Es-Selamu aleykum, dedi. Melekler: - es-selamu aleyke ve rahmetullâh; karþýlýðýný verdiler. Onun Selamýna ve rahmetullâh ilave ettiler.? (Buhârî, Enbiyâ 1; Ýsti zân; Müslim, Cennet 28) Selam verme þekli ile ilgili Bir selam ile selamlandýðýnýz zaman siz de ondan daha güzeli ile selamlayýn; yahut ayný ile karþýlýk verin. Þüphesiz Allah, her þeyin hesabýný arayandýr. (4;86) buyuran âyet-i kerime ye istinaden selam verirken; Selamun Aleykum veya Esselamu Aleykum denir, alýrken de Ve Aleykumesselam veya Ve Aleykumesselam ve rahmetullahi ve berakatuh þeklinde ifade edilir. Bu þekilde selamý veren, insanlara sevgi ve saygýsýný, verilen selamýn karþýlýðýný daha güzeliyle veren de, alçakgönüllülüðü belirtmiþ olur. Selam vermenin bir adâbý da vardýr. Þöyle ki: Binekte olan yürüyene, yürüyen oturana, az çok a selam verir. [Buhârî, Ýsti zân 4, 5, 6; Müslim, Selam 1, (2160); Ebu Davud, Edeb 145, (5198, 5199); Tirmizi, Isti'zan 4, (2704, 2705)]. Bir topluluða girerken verildiði gibi, bir topluluðun yanýndan ayrýlýrken de selam verilir. Bir topluluða selam verildiðinde içlerinden birisi selamý alýrsa diðerlerinden selam alma sorumluluðu kalkar, fakat o topluluktan bir kimse selamý almazsa hepsi günahkar olur. Bir baþkasýnýn selamýný getirene Aleyke ve Aleyhisselam diye cevap verilir. Mektupla gelen selama sözlü veya yazýlý þekilde Ve Aleykesselam denilir. Selam vermenin mekruh olduðu durumlar vardýr. Yemek yiyene, Kur ân okuyana, hutbe dinleyene, namaz kýlana, selam verilmemelidir. Selam verilmiþ ise mutlaka cevap vermek gerekmez. Ayrýca açýkça günah iþleyene de selam verilmez (Büyük Ýslam Ýlmihali; Ömer Nasuhi Bilmen). Büyüklere selam vermek saygýnýn, küçüklere selam vermek ise tevazuun göstergesidir. Enes (r.a.) çocuklara rastladýðý zaman onlara selam verir ve: Resûlullah (s.a.v.) böyle yapardý derdi. [Buhârî, Ýsti zân 15; Müslim, Selam 15. Ayrýca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 136; Tirmizî, Ýsti zân 8; Ýbni Mâce, Edeb 14]. Bu þekilde çocuklara selam verildiði takdirde, onlarý selama alýþtýrmýþ olunur. Selamýn önemine binaen Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: Kim selamdan önce konuþmaya baþlarsa ona cevap vermeyiniz buyurmuþtur. (Ebu Naim-Muhtear ul-ehadis). Ebu Hureyre Selam bir anahtardýr, mü min yüreklerin kapýlarýný açan... (r.a.) nýn rivayetine göre de verilen Selamý almak Müslümanýn Müslüman üzerindeki beþ hakkýndan ilkidir [Buhârî, Cenâiz, 2, (1240)]. Efendimiz (s.a.v.) in sünnetlerini ihya ettikçe gönüllerimiz ve ruhlarýmýz peygamberî edebin aydýnlýðýna kavuþur. Bugün toplum olarak geldiðimiz noktada selama hak ettiði önemi vermekten uzaklardayýz. Günlük hayatta selamýn önemi çok büyüktür. Bunun farkýnda olmalýyýz. Ýnsanlarla bað kurmak için söze selam ile baþlarýz. Tanýþmaya selam vesile olur, kalpleri birbirine ýsýndýrýr, kardeþlik baðlarýný kuvvetlendirir. Selam dostça iliþkiler kurma prensibinin ilk þartý olduðundan, toplumun fertleri arasýndaki dayanýþmayý büyütür. Bununla ilgili bir Hadis-i Þerif i daha aktaralým: Ebu Hureyre (r.a.) den rivayet edildiðine göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiþ olamazsýnýz. Yaptýðýnýz zaman birbirinizi seveceðiniz bir þey söyleyeyim mi? Aranýzda Selamý yayýnýz! (Müslim, Ýmân 93; Ebu Davud, Edeb 131; Tirimizi, Ýsti zan 1; Ýbni Mace, Mukaddime 6, Edeb 11). Müslüman, insanlardan kopuk ve çevresine duyarsýz olamaz. Bunu büyük þairimiz Mehmet Akif Ersoy un Safahat ýndan þu mýsralarýyla dile getirerek, sözlerimize nokta koyalým: Bir Selam ver be herif, aðzýn aþýnmaz ya... Hayýr, Ne bilir vermeyi herif, ne de sen versen alýr. Allah ýn selamý, bereketi ve rahmeti üzerinize olsun!.. Autopartner Rosenheim GmbH Nejat&Ýsmail Demir Bize danýþmadan otomobil almayýn dosya Rosenheimer Strasse 47. D Kolbermoor Tel: Fax: Mobil: Internet:

17 dosya... O Ýstiklal Marþýmýz ýn yazarý, milli þair diye tanýnan ve anýlan yüce zat. O hayatý boyunca ruhi çileler ve ýstýraplar çekmiþ, yaþamýþ olduðu toplumun dertlerini farketmiþ ve onlarý kaleme alarak dile getirmiþ bir insan. O sadece bir þair deðildi. Ayný zamanda bir din adamýydý. Onun ciddi bir sýkýntýsý vardý. Ve bu sýkýntýsýný ifade edip, kendisini anlayýp kendisiyle hemfikir olan insanlarla paylaþmak istiyordu. Yaþam süresi boyunca Ýslam Ümmetinin dini, milli ve hayati dertlerine üzülmüþ, onu kendisine dert edinmiþ ve 63 yaþýnda rahatsýzlýðýndan dolayý Hakk ýn rahmetine kavuþmuþtur. 63 yaþýndayken Azrail (a.s.) in onun kapýsýný çalmasýndan mutluluk duyuyordu. Çünkü Allah Rasulüde ayný yaþta dünyaya gözlerini yummuþtu... Aðlarým, aðlatamam. Hissederim, söyleyemem. diyordu Mehmed Akif. Üzüntüsünü ve elemini böyle ifade etmeye çalýþýyordu. O hep aðlýyordu. Kendisi aðlarým, aðlatamam. dese de, aslýnda aðlatýyor insaný. Akif in eserlerini okuyup da etkilenmemek, aðlamamak mümküm deðil. Akif in eserleri insana öyle bir tesir ediyor ki, onun kanayan yarasýndan okuyucusu da payýný alýyor. Neden aðlýyordu acaba? Onu aðlatan, dertlere sokan ve hastalýklara iten neydi? Mehmed Akif halký bulunmuþ olduðu zihin darlýðýndan kurtarmak ve insanlarý uyanýþa ve harekete çaðýrýyordu. O eserleriyle herkese ferdi bir sorumluluk yüklüyor ve herkesin üzerinde bir görev Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallý, nur yüzlü dedesine merakla soruyor: "Dedeciðim! Bir insanýn ömrü ne kadar olur?" Dede tatlý bir gülücükle: "Ezanla namaz arasý kadar yavrucuðum." deyince torun: "Nasýl yani, ömür bu kadar kýsa mý?" der. Dede: "Evet yavrum. ömür, namazsýz ezanla, ezansýz namaz arasý kadardýr." Ýstiklal Marþý Þairimiz Merhum Mehmed Akif Ersoy un Ölüm Yýldönümü Münasebetiyle... düþtüðünü vurguyla beyan ediyordu ve Sahipsiz bir memleketin batmasý haktýr, sen sahip çýkarsan bu memleket batmayacaktýr. diyerek durumun ciddiyetini insanlarýn gözü önüne koyuyordu. Akif bir þeyler hissediyor, fakat o hissettiklerini söyleyemediðini iddia ediyor. Þiirlerine bakýldýðýnda ise, hissettiklerini söyleyebildiðini ve ayný zamanda hissettiði gibi, hissettirdiðini hissettirebildiðini görüyoruz. Akif þiirlerinde insaný kendi dünyasýna götürüyor ve insana ayný acýlarý ve elemleri yaþatýyor. Yalnýzlýðý seven ve tercih eden bir insan. Þahid olduðu olaylardan rahatsýzlýk duyduðu için onlardan yalnýzlýðýna kaçýyor. Ayný zamanda bu yükü yalnýz baþýna taþýyamýyacaðýný biliyor. Ve çekmiþ olduðu bu acýya okuyucusunu þöyle davet ediyor: Gitme ey yolcu, beraber oturup aðlaþalým. Elemim bir yiðidin karý deðil paylaþalým. Mehmed Akif kendini tanýmlamýþ ve kafa kaðýdýnýn adýný Müslüman Türk koymuþ. Dinine ve ahlakýna baðlý olan Akif kendisi hakkýnda þu itirafta bulunuyor: Gençliðimde dindar bir insan olmasaydým, bir çok günah iþleyebilirdim. Demek ki Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir hayat Stj. Av. Selma Öztürk onun ölçüsüde, prensipleride ortadaydý. Ve bu ilkesine hayatýnýn sonuna kadar riayet etme gayretindeydi. Ýki mukaddesatým var: Birisi dil diðeri din. Bu iki mukaddes deðerlerin muhafaza edilmesi gerektiðini vurguluyor, onlarýn elden gittiði taktirde ne büyük felaketler yaþanacaðýný söylüyordu. Akif in kanayan yarasý buydu iþte. Keskin bir zekaya ve müthiþ bir hafýzaya sahip olan Mehmet Akif daha 20 yaþýnda bir gençken Kur an ý ezberleyip hafýz olmuþtur. Kur an ý sýrf diliyle kuru kuru okuyup yetinmemiþ, onu hayatýnýn her saha ve alanýnda yaþayýp uygulama çabasýný göstermiþtir. Bu uygulama titizlikle üstünde durduðu dakikliði, vefalýlýðý ve sadakatýndan baþlýyor, spora olan sevgisine, esprisine ve sabrýna kadar devam ediyordu. Sanata olan meylini ve alakasýný yazmýþ olduðu 17 þiirlerden ziyade üflemiþ olduðu neyle ziyadeleþtirmiþtir. Babasý tarafýndan almýþ olduðu saðlam eðitiminden dolayý Arapça lisanýný çok iyi biliyordu. Bunun için de Atatürk ün Kuran-ý Kerim i Türkçe ye tercüme edilmesi teklifini getirdiðinde ve bu tercümeye kim üstlenebilir sorusu sorulduðunda akla gelen ilk insan Mehmed Akif olmuþtur. Mehmed Akif Kuran ý Kerim i talimat üzere Türkçe ye çevirmiþtir. Bazý tarihi olay ve geliþmelerden dolayý ise bu meal çalýþmasý imha edilmek mecburiyetinde kalmýþtýr. Allah-u Teala Kur an-ý Kerim i Türkçe lisanýyla indirmiþ olsaydý, Cebrail i hiç þüphesiz Mehmed Akif olurdu. diyen Süleyman Nazif belki de onun bir deha olduðunu fark eden insanlardan birisidir. Mehmed Akif öyle bir hüviyete sahip bir insan ki, kendisinde bulunan vasýflar Peygamber Efendimizin meþrebini hatýrlatýyor. Ve kendisinde dört büyük halifenin vasýflarýný taþýyor adeta. Onun karakterini tahlil edip analizde bulunanlar, onda Hz. Ebu Bekir in sadakatý ve güvenilirliðini, Hz. Ömer in þecaat ve cesurluðunu, Hz. Osman ýn ar ve hayasýný ve nitekim Hz. Ali nin bilgi ve zekasýný bulurlar. Bir dede ile torununun konuþmalarýna kulak veriyoruz: Diye cevap verir. Torun yeniden sorar: "Namazsýz ezan ve ezansýz namaz sözlerinden ne kastettiðini anlamadým dedeciðim. Bu ne demek açýklar mýsýn?" Dede þefkatle ellerinden tuttuðu torununa: "Bak yavrum, geçenlerde komþumuzun çocuðu doðdu. O çocuðun kulaðýna ezan okundu deðil mi? iþte o ezanýn namazý kýlýndý mý? Kýlýnmadý. O ezan "Namazsýz ezan"dý. insan öldüðü zaman kýlýnan cenaze namazýnýn da ezaný yoktur. O da "Ezansýz namaz"dýr. Aslýnda o Þahsýna yapýlan hakaretlere ve haksýzlýklara sabredip susabiliyordu belki. Lakin Allah a ve Rasulune yani dinine ve imanýna yapýlan hiç bir hakarete tahammül edemiyordu, susmuyordu ve o cürette bulunanlara: Elimden gelse seni tepelerim. diyecek kadar cesur ve mertti. Mehmed Akif yaþamý ve düþünceleriyle tam bir nümune insandýr. Gençlere örnek gösterilecek saðlam ve kuvvetli bir þahsiyetti o. Mehmed Akif i tanýmak, onun ruhunu anlayýp kavramak ve onun sürdürmüþ olduðu bir hayat sürdürmek... Merhumun kabri Ýstanbul da Edirnekapý da ki Þehidlik te bulunmaktadýr. Ýmkaný olan herkese orayý ziyaret etmesini tavsiye ederim... Fakat merhumun ruhuna bir Fatiha okumak için ille de o kabristan mekanýnda bedenen bulunmak þart deðil... Her müslümam gencin kitaplýðýnda bulunmasý gereken bir eser Mehmed Akif Ersoy un Safahat ýdýr. Safahat Akif in tek þiir kitabýdýr. Bütün þiirlerini Safahat ta toplamýþ, Ýstiklal Marþý ný ise Kahraman Ordumuz a yazýp, ithaf ettiði için onu halka mal edip Safahat ýna almamýþtýr. Bir Türk müslüman genci olarak bize burada düþen görev herþeyden önce Akif i ve Akif gibi nice büyük insanlarýmýzý tanýmak ve onlarýn hayatlarýný kendimize örnek almaktýr. Merhumlarý anýp yad etmek, onlarýn kýymetli eserlerini tanýyýp, o eserleri içimize sindirip kendimizde yaþatmaktýr. Nesillere düþen görev budur iþte. namazýn ezaný insan doðunca okunmuþtu kulaðýna. "Bak ey insan! Doðdun, ama öleceksin, ömür çabuk biter, hayatýný iyi deðerlendir. Boþa vakit harcama!" ikazýný yapýyordu o ezan. Ýþte yavrum ömür, EZANLA NA- MAZ ARASI KADAR- DIR. Sakýn boþa geçirme. ömrünü dolu dolu yaþa, bir nefes bile boþluk býrakma!"

18 Gerçekler Hayat ýn Ýçinde Gizlidir 18 hayat OECD tarafýndan katýlýmcý ülkelerin eðitim durumunu araþtýran PISA(*), 15 yaþýndaki öðrencilerin matematik, fen bilimleri ve okuma alanlarýndaki becerileri hakkýnda bilgi veriyor. Araþtýrma programýnýn üzerinde durduðu bir diðer hususu da, ülkede yürürlükte olan eðitim sistemindeki eksiklikler oluþturuyor. Eðitimin merkezi olan okulun, öðrenciyi geleceðe ne kadar hazýrladýðýyla ilgili veriler, program çerçevesinde iþleniyor, ülkedeki okul sisteminin eðitimde eþitlik ilkesi ile ne kadar örtüþtüðü sorusuna cevap aranýyor. Okul, iþ hayatý ve günlük yaþamda gerekli olan kabiliyetlerin geliþimine hangi derecede katkýda bulunmaktadýr? Okulda bu doðrultuda herhangi bir eþitsizlik söz konusumudur? Özellikle de toplumsal sýnýfa dayanan eþitsizlikten bahsetmek mümkün müdür? PI- SA araþtýrmasý, araþtýrmaya katýlan ülkelerde bu sorulara cevaplar aramakta, çýkan sonuçlar doðrultusunda ilgili ülkelerin eðitim politikalarýna çözüm önerileri sunmaktadýr. Geçtiðimiz ayda açýklanan PISA 2006 sonuçlarýna geçmeden önce PISA 2000 in Almanya da oluþturduðu atmosferi hatýrlamakta fayda var. PISA, ilk defa 2000 yýlýnda uygulandýðýnda Almanya da büyük bir yanký uyandýrmýþtý. Zira araþtýrmanýn sonuçlarýna göre Almanya, uluslararasý ölçekte orta seviyede bile yer almayý baþaramamýþtý. Yukarýda soru þeklinde sýraladýðýmýz araþtýrma hedefleri göz önünde bulundurulduðunda elde edilen so- Lichtenstein Devlet baþkaný Prens II. Hans Adam, 2008 yýlýnda devlet ve kilise ayrýmýnýn en büyük gerekliliklerden biri olacaðýný söylerken, Ýslam dininin ikinci büyük din olarak kabul edilmesi gerektiðini belirtti Lichtenstein radyosunun geleneksel olarak her yýlbaþýnda yaptýðý röportajda Lichtenstein, Devlet Baþkaný Prens II. Hans Adam ile, özellikle ülkede Ýslam ýn PISA: Sosyal konum okullardaki baþarýya etki ediyor yeri konusu konuþuldu. Prens, halk ve siyasilerin din özgürlüðünü benimsemeleri görüþünü dile getirdi. Buna Lichtenstein da Hýristiyanlýðýn özel bir konumu olmamasýnýn da dahil olduðunu belirten Prens, Hýristiyanlýðýn yanýnda Ünal KOYUNCU nuç, Almanya açýsýndan düþündürücüydü. Geliþmiþ ülkeler arasýnda yer alan Almanya nýn eðitim sistemindeki aksaklýðý yansýtan bu sonuç, ülkenin geleceðine dair bir takým endiþeleri de beraberinde getirdi. Nitekim ülkenin geliþmiþlik düzeyinin gelecekte de devam etmesi, eðitim sisteminin bu seviyeyi devam ettirebilecek düzeyi ile yakýndan alakalý bulunuyor. Ayný þekilde eðitim sisteminin ülkedeki gençlerin tamamýný hayata kazandýrabilmesi, dünyanýn önde gelen ülkelerinden olan Almanya açýsýndan önemlidir. Bu açýdan bakýldýðýnda PISA 2000 araþtýrmasýnda ortaya çýkan endiþe verici bir diðer sonuç, alt sýnýfa mensup öðrencilere iliþkin tespitlerdi. Göçmen kökenli öðrencilerin de yer aldýðý bu kesimle ilgili ortaya çýkan olumsuz sonuç, eðitim sisteminin eþitlik ilkesinden uzaklaþtýðýný göstermekteydi. Dolayýsýyla hayatýn diðer alanlarýnda yaþanan zengin-fakir arasýndaki uçurumu, eðitim sisteminde de görebilmek mümkündü. 225 okulda 5000 öðrenci üzerinde yapýlan PISA 2006 araþtýrma sonuçlarýnýn açýklanmasýnýn ardýndan yapýlan deðerlendirmelerde öne çýkan yaklaþým, PISA 2000 ile yapýlan kýyaslamalardýr. Öyle ya, geride býrakýlan 6 yýllýk sürenin ardýndan sorulacak en doðal soru, eðitim alanýnda hangi yöne doðru bir geliþmenin yaþandýðý sorusudur. Bakýþ açýsýna göre deðiþen yorumlarda bir taraftan genel bir iyileþme eðilimden bahsedilirken diðer taraftan ayný sorunlarýn devam ettiðine iliþkin tespitler yapýlýyor. PISA 2000 ile yapýlan genel kýyaslamalarda olumlu geliþmelerin yaþandýðý ortaya çýkýyor. Genel alandan özel alana kayýldýðýnda ayný geliþmelerden bahsetmek pek de mümkün deðil. Alt sýnýfa mensup öðrencilerin eðitim hayatýnda gördükleri haksýzlýk, sistematik olarak devamlýlýðýný sürdürdüðü görülüyor. Ancak, kamuoyunun araþtýrmada elde edilen genel iyileþmeye odaklanmasýnýn sonucu, bu alandaki zaafiyet göz ardý ediliyor. PISA 2006 nýn yinelediði tespit, öðrencinin mensup olduðu sosyal sýnýfla okulda gösterdiði baþarý arasýndaki iliþkinin, Almanya da diðer ülkelere kýyasla yüksek olduðu tesbitidir. Bunun anlamý, gelir ve yaþam þartlarý yüksek düzeyde olan bir aileye mensup öðrenciyle karþý tarafta yer alan, yani geliri düþük ve hayat þartlarý kýsýtlý olan bir aileye mensup bir öðrenci arasýnda ciddiye alýnmasý gereken bir baþarý farkýnýn olmasýdýr. Gerek okul derslerinde elde edilen notlar ve gerekse de Gymnasium ile Hauptschule öðrencileri arasýndaki sýnýf farklýlýkla- ikinci büyük dini topluluk olarak Ýslam'ýn da unutulmamasý ve kabullenilmesi gerektiðini ifade etti. Bunun yanýnda Müslümanlar'a camilerini yapabilmeleri için imkan saðlanmasý gerektiðini kaydetti. Hýristiyanlar'a saðlanan dinlerini yayma rý bu tespitin altýný çiziyor. Öte taraftan, fen bilimlerine olan ilginin, araþtýrma sonucunda dile getirildiði gibi, deðiþik kesimlere mensup öðrenciler arasýnda eþit seviyede olduðu dikkate alýndýðýnda, sistemdeki eþitsizlik daha da bir anlam kazanýyor. PISA 2006 sonuçlarýnda yer verilen bilgiye göre Gymnasium daki öðrenciler fen bilimlerinde temel bilgilere sahipken, Hauptschule daki öðrencilerin %40 oranýndaki bir kesimi bu bilgilere sahip deðildir. Buna göre ayný ilginin olmasýna raðmen eþit imkan ve þartlara sahip olmayan öðrenciler, sistemin ortaya koyduðu ayýrýcý ve ayrýmcý uygulamalardan dolayý elenmekte ve baþarýsýzlýða sevkediliyor. Bu bilgiler, alt sýnýfa mensup ve göç kökenli öðrencilerin eðitim politikasýnda teþvik edilmesi gerektiði kanaatini de pekiþtiriyor. PISA 2006 araþtýrmasýnýn odak noktasýný fen bilimleri oluþturuyor. Fen bilimleriyle iliþkili teknik meslek ve iþ alanlarýnýn önümüzdeki yýllarda iþ gücü ihtiyacýný giderebilmesi, öðrencilerin bu alana yönelik ilgi göstermesine baðlý. Fizik ve Kimya gibi derslerde yapýlan deney ve benzeri pratik derslerin bu ilgiyi artýrdýðý, raporda vurgulanýyor. Raporda, bu çerçevede araþtýrýlan diðer konular, öðrencilerin fen bilimlere olan ilgisi, haftalýk ders saati ve okulun sa- Bir yandan kiliselerin çanlarý çalarken diðer yandan da müezzinin ezan okumasýnda bir problem görmüyorum dosya hip olduðu teknik altyapý konularýydý. Almanya da, araþtýrmaya katýlan öðrencilerin %35 i haftada iki saatten az fen bilimleri dersi aldýklarýný belirtirken, %32 civarýnda bir kesim, katýldýklarý haftalýk fen bilimleri dersinin dört saat olduðunu bildirirken, buna ek olarak derslerde, öðrencinin fen bilimlere olan ilgisini artýrýcý deneyler ve grup çalýþmasý, diðer ülkelere kýyasla orta derecede yapýlýyor. Dersin kalitesini artýran bu tür metodlarla gözetilen hedef, öðrencinin kendi baþýna deneylerde bulunabilmesi, ortaya çýkan sonucu deðerlendirebilmesi ve elde edilen bilgileri günlük hayata aktarabilmesidir. PISA 2000 araþtýrmasýnýn ana temasý olan okuma kabiliyetinde genel olarak bir iyileþme eðilimden bahsediliyor. PISA 2006 nýn ortaya koyduðu bu durum, bu dalda aþaðý seviyede öðrencilerin bulunmadýðý anlamýna gelmiyor. Aksine, okuma alanýnda beklenen seviyede olmayan öðrencilerin teþvik edilmesi, eðitim politikasýnýn önemli bir hedefi olmak durumundadýr. Okuma kabiliyetinde görülen iyileþme, öðrencilerin Matematik kabiliyetinde gözükmüyor. Bir önceki araþtýrmanýn aðýrlýk verdiði alan olan Matematik de, daha çok istikrarlý bir geliþmeden bahsediliyor. Bunun anlamý, son araþtýrmada elde edilen sonucun korunduðu gerçeðidir. (*) PISA, Programme for International Student Assessment, Uluslararasý öðrenci ölçme programýnýnýn kýsaltýlmýþýdýr. PISA Araþtýrmasý 3 yýlda bir yapýlmaktadýr. imkanýnýn ayný þekilde Müslümanlar'a da verilmesi gerektiðinin altýný çizen Prens, bir yandan kiliselerin çanlarý çalarken diðer yandan da müezzinin ezan okumasýnda bir problem görmediðini belirtti. Prens, Avrupa nýn gösterdiði oldukça geniþ dini tarafsýzlýðýn Ýslam baðlamýnda ne gibi sonuçlar doðurabileceði sorusuna ise, dünya genelinde bir Ýslamlaþma gibi bir korkusunun olmadýðýný söyledi ve bugüne kadar dünyanýn birçok bölgesinde farklý dinlerin barýþ içerisinde yaþayabildiðinin örneðinin bulunduðunu, bu konuda olmadýk korkular yaratmanýn problem çýkarmaktan baþka bir iþe yaramayacaðýný belirtti

19

20

KURBAN BEDELI 100 Euro

KURBAN BEDELI 100 Euro Kurban sevabınıza yoksulların, gariplerin, sahipsizlerin, yetimlerin, aç ve hasta olanların, seslerini duyuramayan daha nice Mağdur ve Mazlumların duasını da ekleyin! KURBAN BEDELI 100 Euro İSLAM TOPLUMU

Detaylı

Rabb'in için Namaz kıl, Kurban kes!

Rabb'in için Namaz kıl, Kurban kes! Rabb'in için Namaz kıl, Kurban kes! Kevser Sûresi 2 Kurban sevabınıza yoksulların, gariplerin, sahipsizlerin, yetimlerin, aç ve hasta olanların, seslerini duyuramayan daha nice Mağdur ve Mazlumların duasını

Detaylı

ünite 3. Ýlkokullarla ilgili aþaðýdakilerden hangisi yapýlýr? Vatan ve ulus sevgisinin yerdir. 1. Okulun açýlýþ töreninde aþaðýdakilerden

ünite 3. Ýlkokullarla ilgili aþaðýdakilerden hangisi yapýlýr? Vatan ve ulus sevgisinin yerdir. 1. Okulun açýlýþ töreninde aþaðýdakilerden ünite 1 OKUL HEYECANIM TEST 1 3. Ýlkokullarla ilgili aþaðýdakilerden hangisi yanlýþtýr? Hayat Bilgisi Vatan ve ulus sevgisinin öðrenildiði yerdir. 1. Okulun açýlýþ töreninde aþaðýdakilerden hangisi yapýlýr?

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

Yardım kuruluşlarının kurban bedelleri

Yardım kuruluşlarının kurban bedelleri On5yirmi5.com Yardım kuruluşlarının kurban bedelleri 2015 yılında pek çok yardım kuruluşu dünyanın pek çok yerindeki ihtiyaç sahiplerine kurban eti ulaştıracak. Peki hangi yardım kuruluşu, kurban kesimi

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir.

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir. 1/7 AMT FÜR SOZIALE DIENSTE FÜRSTENTUM LIECHTENSTEIN Sosyal Hizmetler Dairesi Çocuk ve gençlik hizmetleri Sosyal hizmetler Terapi hizmetleri Ýç hizmetler konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3 ünite1 Sosyal Bilgiler Sosyal Bilgiler Öðreniyorum TEST 1 3. coðrafya tarih biyoloji fizik arkeoloji filoloji 1. Ali Bey yaþadýðý yerin sosyal yetersizlikleri nedeniyle, geliþmiþ bir kent olan Ýzmir e

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

2015 YILI OCAK EYLÜL DÖNEMİ EV TEKSTİLİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2015 YILI OCAK EYLÜL DÖNEMİ EV TEKSTİLİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2015 YILI OCAK EYLÜL DÖNEMİ EV TEKSTİLİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ Ocak Eylül 2015 Dönemi Ev Tekstili Genel İhracatı 2015 Ocak - Eylül Dönemi KG M² USD EURO TL TOPLAM EV TEKSTİLİ İHRACATI 227.814.574 274.117.940

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları. 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları

İÇİNDEKİLER. 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları. 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları İÇİNDEKİLER 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları 3 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları çelik borular İthalat-İhracat

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK Dünyada gelir dağılımındaki adaletsizliğin hangi boyutlarda olduğunu

Detaylı

2013-Aralık Un İhracat Rakamları

2013-Aralık Un İhracat Rakamları 25 Şubat 2014 2013-Aralık Un İhracat Rakamları ÜLKE İHRACAT MİKTARI (KG) İHRACAT TUTARI ($) Almanya 554 239 İngiltere 38.279 16.518 Bulgaristan 2.000 1.080 Mısır 396.000 222.948 Sudan 8.614.530 4.622.432

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 12 17 Ocak 2016 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK YAPISI 3 2. FUAR SONUÇ ÖZET

Detaylı

Vize Rejim Tablosu YEŞİL (HUSUSİ) PASAPORT. Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün)

Vize Rejim Tablosu YEŞİL (HUSUSİ) PASAPORT. Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Rejim Tablosu ÜLKE ÇİPLİ (UMUMA MAHSUS) PASAPORT YEŞİL (HUSUSİ) PASAPORT GRİ (HİZMET) PASAPORT LACİVERT (DİPLOMATİK) PASAPORT A.B.D AFGANİSTAN ALMANYA ANDORRA ANGOLA ANTİGUA-BARBUDA ANTİLLER ARJANTİN

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

İSTANBUL MADEN İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ)

İSTANBUL MADEN İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) TUZ 1 IRAK 3.665.673 4.904.225 33,79 TUZ 2 ROMANYA 882.243 1.341.776 52,09 TUZ 3 RUSYA FEDERASYONU 733.563 920.885 25,54 TUZ 4 KUZEY KIBRIS TÜRK CU 786.773 651.917-17,14 TUZ 5 MENEMEN DERİ SR.BLG. 476.010

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk

Detaylı

UMUMA HUSUSİ HİZMET DİPLOMATİK A.B.D Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var. AFGANİSTAN Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var

UMUMA HUSUSİ HİZMET DİPLOMATİK A.B.D Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var. AFGANİSTAN Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var VİZE TABLOSU Pasaport Vize Tablosu MAVİ YEŞİL GRİ KIRMIZI ÜLKE UMUMA HUSUSİ HİZMET DİPLOMATİK MAHSUS DAMGALI A.B.D Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var AFGANİSTAN Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var ALMANYA

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

2013-Haziran Un İhracat Rakamları

2013-Haziran Un İhracat Rakamları 2 Ağustos 2013 2013-Haziran Un İhracat Rakamları ÜLKE İHRACAT MİKTARI (KG) İHRACAT TUTARI ($) İngiltere 10.147 4.410 Arnavutluk 360.000 126.000 Rusya Federasyonu 200.000 83.000 Azerbaycan 176.000 82.754

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

Yurtdışı temsilciliklerimiz - RUSYA. Seyahat Rehberi. Son güncelleme: 29.01.2015. 1. esky.com.tr 2. Guide_homepage

Yurtdışı temsilciliklerimiz - RUSYA. Seyahat Rehberi. Son güncelleme: 29.01.2015. 1. esky.com.tr 2. Guide_homepage Son güncelleme: 29.01.2015 1. esky.com.tr 2. Guide_homepage Seyahat Rehberi Uçuşlar Uçak bileti Bagaj Check- in ve uçuşa hazırlık Gümrük ve vize bilgileri Türk vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları

Detaylı

O baþý baðlý milletvekili Merve Kavakçý veo refahlý iki meczup milletvekili þimdi nerededirler?

O baþý baðlý milletvekili Merve Kavakçý veo refahlý iki meczup milletvekili þimdi nerededirler? 28 Þubat Bildirisi MGK'nun 28 Þubat 1997 TARÝHLÝ BÝLDÝRÝSÝ Aþaðýdaki bildiri, o günlerdeki bir çok tehdidin yolunu kapatmýþtý. Ne yazýk ki, þimdiki Akepe'nin de yolunu açmýþtýr. Hiç bir müdahale, darbe

Detaylı

Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi

Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi 2009-11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi

Detaylı

Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði www.tutevsiad.org BÝRLÝKTEN KUVVET DOÐDU TÜRK-ÇÝN EKONOMÝK VE TÝCARÝ ÝÞBÝRLÝÐÝ FORUMU NDA BÝZDE TÜTEVSÝAD OLARAK YERÝMÝZÝ ALDIK T.C. Baþbakaný Recep Tayyip Erdoðan'ýn 8-11

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI TÜRK TEKNİK MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİ SEKTÖRÜ

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI TÜRK TEKNİK MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİ SEKTÖRÜ TÜRK TEKNİK MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİ SEKTÖRÜ TÜRK MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ SEKTÖRÜ YILLAR PROJE SAYISI PROJE BEDELİ ($) KÜMÜLATİF PROJE BEDELİ ($) ORTALAMA PROJE BEDELİ ($) 2002 ve Öncesi 2.425 49.709.990.160

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF)

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF) ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 1 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİ 269.665.223,68 305.580.419,69 13,32 ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 2 IRAK 155.240.675,64 92.044.938,69-40,71 ALTINDAN MAMUL

Detaylı

2. Kazlarýn bulunduklarý gölü terk etmelerinin nedeni aþaðýdakilerden. A. kuraklýk B. þiddetli yaðýþlar C. soðuklarýn baþlamasý

2. Kazlarýn bulunduklarý gölü terk etmelerinin nedeni aþaðýdakilerden. A. kuraklýk B. þiddetli yaðýþlar C. soðuklarýn baþlamasý TEST 2 Sözcük - Sihirli Sözler 2. Kazlarýn bulunduklarý gölü terk etmelerinin nedeni aþaðýdakilerden hangisidir? Vaktiyle bir kaplumbaða ve iki kaz arkadaþý vardý. Birlikte bir gölde yaþarlardý. Gel zaman

Detaylı

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::. Membership TÜM ÇEVÝRÝ ÝÞLETMELERÝ DERNEÐÝ YÖNETÝM KURULU BAÞKANLIÐINA ANTALYA Derneðinizin Tüzüðünü okudum; Derneðin kuruluþ felsefesi ve amacýna sadýk kalacaðýmý, Tüzükte belirtilen ilke ve kurallara

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

2013-Aralık Un İhracat Rakamları

2013-Aralık Un İhracat Rakamları 4 Eylül 2014 2013-Aralık Un İhracat Rakamları ÜLKE İHRACAT MİKTARI (KG) İHRACAT TUTARI ($) Almanya 554 239 İngiltere 38.279 16.518 Bulgaristan 2.000 1.080 Mısır 396.000 222.948 Sudan 8.614.530 4.622.432

Detaylı

OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008

OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008 OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008 6 Eylül 2008 CUMARTESÝ Resmî Gazete Sayý : 26989 YÖNETMELÝK Millî Eðitim Bakanlýðýndan: OKUL ÖNCESÝ

Detaylı

Hac Organizasyonumuz; Turizm Bakanlýðý, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Türsab Denetim ve Kontrolü Altýndadýr! KUTSAL YOLCULUK HAC...

Hac Organizasyonumuz; Turizm Bakanlýðý, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Türsab Denetim ve Kontrolü Altýndadýr! KUTSAL YOLCULUK HAC... 2013 Organizasyonu KUTSAL YOLCULUK HAC... Dilleri, renkleri ve kültürleri farklý milyonlarca inananýn birlikte hareket ettiði hac, Allah katýnda siyahýn beyazdan, Arab'ýn Acem'den, Türk'ün Kürt'ten üstünlüðü

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

BURSA BADEMLÝ BADEMLÝBÜLTEN 2013-14 Ron BURTON U.R. 2440 Bölge Baþkaný Esat KARDIÇALI 1. Grup Baþkan Yardýmcýsý Serdar DURUSÜT Ali Ýhsan&Hande PALALI 2013-2014 Dönem Baþkaný KURULUÞ: 27.05. / CHARTER:

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi

Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi 10 Faaliyet Raporu Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi Ýçindekiler Yönetim ve Denetim Kurulu Temettü Politikasý Risk Yönetim Politikalarý Genel Kurul Tarihine Kadar Meydana

Detaylı

TEST. 8 Ünite Sonu Testi m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 K 25 6 L 30 5 M 20 7

TEST. 8 Ünite Sonu Testi m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 K 25 6 L 30 5 M 20 7 TEST 8 Ünite Sonu Testi 1. 40 m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 2. A noktasýndan harekete baþlayan üç atletten Sema I yolunu, Esra II yolunu, Duygu ise III yolunu kullanarak eþit sürede B noktasýna

Detaylı

TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ

TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ Ülke TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ Temsilcilik Türü Şehir Telefon Faks e-posta A.B.D. Başkonsolosluk Adana (0322) 346 62 62 (0322) 346 79 16 A.B.D. Büyükelçilik Ankara 455 55 55 467 00 19 A.B.D.

Detaylı

Yurtdışı temsilciliklerimiz - AVUSTURYA

Yurtdışı temsilciliklerimiz - AVUSTURYA Son güncelleme: 28.01.2015 1. esky.com.tr 2. Guide_homepage Seyahat Rehberi Uçuşlar Uçak bileti Bagaj Check- in ve uçuşa hazırlık Gümrük ve vize bilgileri Türk vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları

Detaylı

SSK Affý. Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit /75. Sirküler

SSK Affý. Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit /75. Sirküler 2008-75 SSK Affý Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit - 2008/75 Sirküler Sosyal Güvenlik Kurumu'na Olan Prim Borçlarýnýn Ödeme Kolaylýðýndan Yararlanmamýþ Olanlara, Tekrar Baþvuru Ýmkâný Ge

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

1Osalon tek masa u düzen küme 7 7 9 14 17 19 11 17 19 19 31 33 43 31 12O Centrum Toplantý Hizmetleri KÜÇÜKYALI farklý boyut ve özelliklere sahip 10 adet toplantý salonu, açýk büfe Ýris Restoran ý, sosyal

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını,. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK İnsani yoksulluk (human poverty), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı

Detaylı

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý..

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý.. Kümeler II. KÜMLR. TNIM Küme, bir nesneler topluluðudur. Kümeyi oluþturan nesneler herkes tarafýndan ayný þekilde anlaþýlmalýdýr. Kümeyi oluþturan nesnelerin her birine eleman denir. Kümeyi genel olarak,,

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010

Detaylı

KÝPAÞ 2016 KATALOG HAVALANDIRMA.

KÝPAÞ 2016 KATALOG HAVALANDIRMA. KÝPAÞ HAVALANDIRMA 2016 KATALOG www.kipashavalandirma.com Hamidiye Mah.Said Nursi Cad. Gündem Sok. No:11 ÇEKMEKÖY-ISTANBUL T : +90 216 641 01 79 M : info@kipashavalandirma.com.tr W : www.kipashavalandirma.com.tr

Detaylı

Delil Avcýlarý göreve hazýr Emniyet Genel Müdürlüðü, Kriminal Polis Laboratuarý Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü Olay Yeri Ýnceleme ve Kimlik Tespit Þube Müdürlüðü bünyesinde "Olay

Detaylı

EÞÝTSÝZLÝKLER. I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik. Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik

EÞÝTSÝZLÝKLER. I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik. Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik l l l EÞÝTSÝZLÝKLER I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik Çift ve Tek Katlý Kök, Üslü ve Mutlak Deðerlik Eþitsizlik l Alýþtýrma 1 l Eþitsizlik

Detaylı

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Proje Yönetimi ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23 Araç 1: Araþtýrma sorularý Araç 2: Belirsiz talimatlar Araç 3: Robotlar 28 Örnek

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF)

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF) ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 1 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİ 521.361.708,54 519.945.727,22-0,27 ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 2 IRAK 308.690.215,23 226.634.279,98-26,58 ALTINDAN MAMUL

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü KONYA ÖZELİNDE YABANCI SERMAYELİ FİRMALARIN ÜLKE BAZLI ANALİZİ 06.08.2014 1 DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, DÜNYADA GELİR YOKSULLUĞU VE TÜRKİYE NİN KONUMU

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, DÜNYADA GELİR YOKSULLUĞU VE TÜRKİYE NİN KONUMU C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA GELİR YOKSULLUĞU VE TÜRKİYE NİN KONUMU Dünyada yoksulluğun boyutlarını bütünsel olarak görebilmek

Detaylı

Türkiye de hepimizin sağlığı ve mutluluğu için çalışan köklü bir kuruluş var:

Türkiye de hepimizin sağlığı ve mutluluğu için çalışan köklü bir kuruluş var: Türkiye de hepimizin sağlığı ve mutluluğu için çalışan köklü bir kuruluş var: Bundan bir asır kadar önce memleketimizin ve milletimizin zor günlerinde, neslin bekasını ve milletin istikbalini dert edinmiş

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

İSTANBUL A GELEN YABANCI SAYILARI

İSTANBUL A GELEN YABANCI SAYILARI İSTANBUL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL BİLGİLERİ (Oca k 0 0) İSTANBUL A GELEN YABANCI SAYILARI TÜRKİYE 00 Bir Önceki Aya Göre Değişim Oranı İSTANBUL 00 OCAK 00 00 00 00 5.0. Önceki Yıla Göre Değişim

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý Köylerden (kýrsal kesimden) ve iþ olanaklarýnýn çok sýnýrlý olduðu kentlerden yapýlan göçler iþ olanaklarýnýn fazla olduðu kentlere olur. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Eskiþehir, Adana gibi iþ olanaklarýnýn

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı