ULUSLARARASILAŞMA KAVRAMINDAN ULUSLARARASI İLAÇ SANAYİNE: YAPISAL SÜREÇLER VE SOSYALİST SEÇENEK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ULUSLARARASILAŞMA KAVRAMINDAN ULUSLARARASI İLAÇ SANAYİNE: YAPISAL SÜREÇLER VE SOSYALİST SEÇENEK"

Transkript

1 ULUSLARARASILAŞMA KAVRAMINDAN ULUSLARARASI İLAÇ SANAYİNE: YAPISAL SÜREÇLER VE SOSYALİST SEÇENEK Nurettin ABACIOĞLU GİRİŞ 1) SERMAYE KÜRESELLEŞMESİNİN ARACI OLARAK ULUSLARARASILAŞMA 2) SERMAYE KÜRESELLEŞMESİ VE ULUSLARARASILAŞMANIN BAZI ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE 2.1- META SERMAYENİN GELİŞİMİ-DOLAŞAN META SERMAYEDE BÜYÜME 2.2- FİNANSAL SERMAYENİN GELİŞİMİ-FİNANSAL SERMAYEYİ HAREKETLİLİK DÜZEYİNDE YÜKSELTME 2.3- ÜRETİCİ SERMAYENİN GELİŞİMİ-ÜRETİCİ SERMAYE HAREKETLİLİĞİNDE BÜYÜME 3) YERKÜRENİN DURUMU: NASIL VE NE ORANDA BİR ULUSLARARASILAŞMA YA DA ULUSLARÜSTÜLEŞME? 3.1) YÜKSELEN GÜÇ ODAKLARI OLARAK İLK 200 KÜRESEL ŞİRKET 9) 3.2) İLK 10 BULGU ve 200 ŞİRKET RAPORUNA İLİŞKİN SONUÇLAR 3.3) İLK 200 ÇOK ULUSLU ŞİRKETTE KÜRESEL GELİR VE KARLAR 3.4) İLK 200 ŞİRKET RAPORUNDAN İLAÇ SANAYİNE 4) ULUSLARARASILAŞMA-ULUSLARÜSTÜLEŞMEYE İLİŞKİN KISA KAVRAM ÖZETİ 4.1) KAVRAMSAL TANIM KAYNAĞI I 13) 4.2) KAVRAMSAL TANIM KAYNAĞI II 14) 4.3) KAVRAMSAL TANIM KAYNAĞI III 15) 5) İLAÇ SANAYİİNDE ULUSLARARASILAŞMANIN ARAÇLARI YA DA SERMAYE REKABET SÜREÇLERİ 5.1- META DOLAŞIMI: İlaç Maliyetleri Satış Potansiyelleri 5.2- FİNANSAL DOLAŞIM Doğrudan Yabancı Yatırım-Pazar Hareketleri: Sermaye Yapısı: Teknoloji ve Sosyoekonomi: Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) Çalışmaları: Uluslararası Mevzuat Düzenlemeleri ve Patent 5.3- EMEK SÜREÇLERİNDEKİ (İŞGÜCÜ) DOLAŞIM İşgücü İstihdam ve Dolaşımı: Eğitim Harcamaları: Yönetsel Harcamalar: 6) GENEL DEĞERLENDİRME VE SOSYALİST SEÇENEK KAYNAKLAR 1/1

2 GİRİŞ 1980 lerden sonra, gündelik yaşamın içerisine giren ve en sık kullanılan terimlerden birisi haline gelen küreselleşme, neredeyse olmazsa olmaz bir dayatma anlayışı haline dönüştürülmüştür. Küreselleşmeden kavram olarak çeşitli kesimler farklı anlamlar da türetmektedir. Bir genelleme yapılabilirse, küreselleşme, kapitalizmin başlangıcından beri sürekli büyüme ve genişleme yasasına tabi olarak hareket eden sermayenin, dünya ölçeğinde yayılma ve egemen olma mantığının işleyişindeki yeni bir uğraktır. Kuşkusuz bu yazıda, aşağıdaki kısa değinme dışında küreselleşme paradigması tartışılmayacaktır. Ancak küreselleşmenin belirgin tezahür biçimlerinden birisi olan şirketleşmede çokulusluluk ya da uluslararasılaşma hem küreselleşmenin kısaca tanımlanmasına gereksinim oluşturmakta ve hem de uluslararası ilaç sektörünün küreselleşme bakımından iyi bir örnek oluşturması öznelliğine dayanmaktadır. 1) SERMAYE KÜRESELLEŞMESİNİN ARACI OLARAK ULUSLARARASILAŞMA TÜBİTAK õn nitelemesiyle küreselleşme,...belli bir kültür, ekonomi ya da siyaset normunun, değer yargısının ya da kurumsal yapının küresel ölçekte yaygınlık kazanarak o alanda geçerli tek norm, tek değer yargısı ya da tek kurumsal yapı haline gelmesini ifade... etmekte ve bu sürecin amacının,...son çözümlemede, bütün ekonomik faaliyet alanlarında ulusal sınırların ortaya çıkardığı engel ya da kısıtlamaların kalktığı tek bir dünya sistemi yaratmak... olduğu vurgulanmaktadır 1-3). TÜBİTAK ın bu tanımına, buraya kadar olan bölümüyle ve genel geçer olarak katılınabilir. Hatta, bu tanımın satır aralarında, enternasyonalist bir yaklaşımın izleri dahi bulunabilir. Ama herşey işte oraya kadardır. Bir defa burada, emeğin enternasyonal birliği, ya da küreselleşmesi anlatılmak istenmemektedir. Bu anlamda, tanımdan mutlakçı, kesinlikçi ve değişmezlikçi bir aidiyet duygusu çıkarmamak da elde değildir. Çünkü TÜBİTAK raporunun bütünü incelendiğinde, bu sürecin ideolojik platformdaki savunuculuğunun yapıldığı görülmektedir. TÜBİTAK raporu, küreselleşme yapılanmasının bilim-teknoloji-sanayi alanındaki mutlak üstünlükleri olan piyasa ekonomisi ülkelerince gerçekleştirildiğinin altını çizmektedir. Ancak görüntüdeki bu doğru saptama, kapitalist küreselleşmenin, piyasa ekonomisi söylemiyle bir sermaye kontrol sistemi olduğunun altını netleştirmemekte ve sermaye tahakkümünün son tahlilde emperyalist sömürü biçimini sürekli yetkinleştirildiğinin çerçevesinden ise hiç bahsetmemektedir. Küreselleşme tezini iddialı olarak savunanlar ulusal kültürlerin, ulusal ekonomilerin ve ulusal sınırların çözüldüğü, sosyal hayatın büyük bölümünün küresel süreçler tarafından belirlendiği bir çağda yaşandığı tezini işlemektedirler 4). Bu tezin temelini de, yeni ve hızlı bir ekonomik küreselleşme sürecine ait fikir oluşturmaktadır. Kuşkusuz ekonomik küreselleşmenin ulusal sınırlar dışında biçimlenebilmesi, ulusal ekonomilerin ve ona ilişkin bütün karar süreçlerinin (iktisadi, siyasi, askeri, kültürel) hızla geçerliliğini kaybetmesine bağlı olarak görülmektedir. Küreselleşme karakteristikleri hakkında, çok çeşitli önermeler veya değerlendirmeler bulunmaktadır. Bir örnek olması bakımından, küreselleşmeyi beş temel basamakta sınıflandırmak olasıdır. Bunlar: a) özelleştirme, b) kentleştirme, c) pazarlaştırma (marketleştirme, küresel pazar, küresel tüketici), d) bölgeselleşme [Avrasya, Asya Birliği, Avrupa Birliği, Amerika Birliği (NAFTA)] ve e) yoksullaşma (süreç sonucunda şirketlerin devletsel güce, ulusal devletlerin kentlere dönüştüğü bir yapılanma) olarak nitelenebilir. Sermayenin kar maksimizasyonu talebine dayanan bu yapılanma, petrol, doğal gaz ve diğer doğal kaynaklar, emek dolaşımı ve ticaret gibi yaşamsal bileşenleri hegemonya altında tutacak siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel bir düzen ve buna uyumu içermektedir 5). Kuşkusuz küreselleşme (sermaye anlamında) kavramı, işte yukarıdan beri kısaca anlatılanlar ölçeğinde emperyalizm kavramının yumaşıtılmış yüzü gibi kullanılmaktadır. Emperyalizm, kapitalizmin en yüksek ve tekelci aşamasıdır 6). Başlıca özellikleri yeniden hatırlanacak olursa, şöyle sıralanmaktadır: 1. Üretim ve sermaye yoğunluğunun ulaştığı yüksek aşama nedeniyle tekellerin iktisadi yaşamda belirleyici rol oynaması; 2. Banka sermayesi ve sanayii sermayesinin kaynaşmaları sonucu bir finans oligarşisinin ortaya çıkışı; 3. Meta ihracının yanı sıra sermaye ihracının gelişmesi ve özel önem kazanması; 4. Uluslararası kapitalist tekellerin dünya pazarlarını paylaşımı; 5. Dünyanın emperyalist güçler arasında hegemonik bölüşümü; İşte, 20 yüzyılın başında saptanan bu özelliklerin, bugün de aynen ve daha ağır koşullarla yetkinleşmeye devam ettiği görülmektedir. Ancak emperyalizm kavramı ve içeriğine ilişkin tahliller, her zaman sermayeyi önemli ölçüde rahatsız etmiştir. Halen de devam eden bu rahatsızlık, sermaye tarafından kavramın kendisini perdeleyici olarak geliştirilmiş küreselleşme söylemi ile değiştirilmiş ya da toplumlara yeni bir insanlık projesi olarak sunulur olmuştur. Küreselleşme eğiliminin başat örneklerinden birisini, doğrudan yabancı sermaye hareketlerine dayalı Çok Uluslu Şirketler (ÇUŞ) yapılanması oluşturmaktadır. Şirketleşme temelinde çokuluslulaşma, merkez ülkelere ait ulusal şirketlerin, çevre ülkelere ait ulusal şirketleri çeşitli biçimlerde yönetim ve/veya denetimleri altına alacak mekanizmaları oluşturması ile 2/2

3 şekillenmektedir. Bu biçimdeki sermaye ve pazar büyümesi, gerçekte merkez ülke ulusal sermayesinin karını artıracak düzenlemeleri küresel olarak içeren bir hegemonik çizgiyi de içinde hep taşımaktadır. Sanayii ve hizmet sektörleri bu türden örnekler bakımından son derece zengindir. Daha ileride değinilecek olan ilaç piyasaları ve sanayii de özgün örneklerden birisidir. 2) SERMAYE KÜRESELLEŞMESİ VE ULUSLARARASILAŞMANIN BAZI ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE Sermaye küreselleşmesinin çeşitli özellikleri bulunmaktadır. Bunları üç temel başlık altında toplamak olasıdır 5). Şöyle ki; Sermayenin Yoğunlaşması: Sermayenin yerel-ulusal-bölgesel sınırları aşarak uluslararasılaşmasını, Sermayenin Merkezileşmesi: Büyük sermaye şirketlerinin tekeller, tröstler, karteller şeklinde ekonomi yönetimlerine egemen olmasını, Sosyal Hegemonya Stratejileri: Sermaye küreselleşmesinin siyasi, iktisadi, hukuksal, kültürel ve askeri hegemonya stratejileri geliştirmesini ifade etmektedir. Sermaye görünüm olarak ve emek süreciyle ilişkili olarak, yoğunlaşmış bir üretim araçları kitlesi biçiminde varolur. Böylelikle üretim alanlarında ve süreçlerinde de işçi ordusuna kumanda etme olanağı yaratılmış olunur. Üretim araçları kitlesi, bireysel kapitalistin mülkiyeti haline dönüştüğünde bu sermayenin yoğunlaşmış toplumsal servet bölümünü temsil eder. Sermayenin bu görünümüne Marx, sermayenin yoğunlaşması demektedir. Rekabet ve kredi aracılığıyla yoğunlaşmanın artma süreci ise sermayenin merkezileşmesi olarak adlandırılmaktadır 7). Bu başlıklar birer ölçek olarak ele alındığında, ilaç sanayii, sermaye yoğunlaşması, merkezileşmesi ve siyasi, iktisadi, hukuki hegemonya stratejilerine uygun yapılanmaların yaygın ve büyük ölçekli yaşandığı bir endüstriyel etkinlik alanı olarak öne çıkmaktadır sonrasında, küreselleşme dinamikleri içerisinde uluslararasılaşmanın başat ögeleri olarak doğrudan yabancı sermaye hareketleri ve Çokuluslu Şirketler (ÇUŞ lar) in daha belirleyici olarak ön plana çıktığı görülmektedir. Bu süreç, özellikle çevre ekonomilerin (gelişmekte olan ülkeler), merkez ekonomilere neoliberal politikalar çerçevesinde uyumlandırılmasını sağlamak ve bu ekonomilerde doğrudan merkez ekonomilerin çıkarını öncelleyen serbest pazar yaratmaya yönelik politikaların geliştirilmesini temel almıştır. Bu da ÇUŞ larla bağlantılı doğrudan yabancı sermaye hareketlerini artırmıştır. Küreselleşme hareketinin üç temel unsuru 1- Meta sermayenin gelişimi, 2- Finansal sermayenin gelişimi ve 3- Üretici sermayenin gelişimi olarak sıralanabilir. Kısaca açılacak olursa; 2.1- META SERMAYENİN GELİŞİMİ-DOLAŞAN META SERMAYEDE BÜYÜME Öncelikle meta ticaretindeki temel ölçüyü tanımlamak gerekmektedir. Meta sermaye, ihracat ve ithalatın gayri safi yurtiçi hasılaya oranıdır. Yurt içinde meydana getirilen gayri safi yurtiçi hasıla (Gross domestic product-gdp), gayri safi milli hasıladan, dış ülkelerden sağlanan faktör gelirleri çıkarıldığında elde edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ekonomiyi oluşturan sekiz sektörden (tarım, sanayi, inşaat, ticaret, ulaştırma, mali kurumlar, konut sahipliği, serbest meslek ve hizmetleri) yaratılan katma değere, devlet hizmetlerinden sağlanan katkı ve ithalat vergilerinin eklenmesiyle ortaya alıcı fiyatlarıyla gayri safi yurtiçi hasıla çıkmaktadır. Dolaşan meta sermayede büyüme, bir yandan pazarlar üzerinde belirleyici hegemonya olmayı sağlarken, diğer yandan da merkez ekonomiler arasında sermaye rekabetini daha fazla tetiklemektedir. Bu bağlamda da, merkez ekonomilerin, çevre ekonomiler üzerindeki belirleyiciliklerine başlıca üç yoldan ulaştıkları gözlemlenmektedir. Bunlar: 1- Dışa açık büyümenin zorunlu kabulünü sağlama, 2- İhracat ve ithalatta serbestleştirme, 3- Üretim kalıplarındaki değişmeye dayalı tüketim toplumu yaratma girişimleridir FİNANSAL SERMAYENİN GELİŞİMİ-FİNANSAL SERMAYEYİ HAREKETLİLİK DÜZEYİNDE YÜKSELTME Bilgisayar teknolojisinde gelişim ve internet ağının büyük yaygınlık kazanması, özellikle bankacılık ve borsa işlemlerinde önemli bir serbestiye oluşturmakta ve böylelikle pazarların oluşturulması, belirlenmesi ve geliştirilmesi sağlanabilmektedir. Bu sistem sanal bir ortak zaman algısı oluşturmuş ve bankacılık-borsa işlemlerinin eşzamanlılıkla gerçekleşir olması da olanaklı duruma girmiştir. Bilişim teknolojisindeki aygıt ve yazılım bileşkeli bu gelişme, sermaye kontrolü altında sürdürülmektedir ÜRETİCİ SERMAYENİN GELİŞİMİ-ÜRETİCİ SERMAYE HAREKETLİLİĞİNDE BÜYÜME Üretici sermaye hareketliliğindeki büyümenin en önemli örnekleri olarak, ÇUŞ ların yatırımlarını dünya ölçeğinde yaymaları gösterilebilir. Diğer yandan, 1980 sonrası süreçte dünyanın hemen her bölgesinde özelleştirme uygulamaları ve böylece 3/3

4 birçok yabancı şirketin, uzun vadeli yatırım yapmadan üretim yapar konuma gelmeleri ile, 1970 li yıllarda yaşanan krizle birlikte Fordist üretim tarzından (FÜT), Esnek Üretim Tarzına (EÜT) geçişle, üretimin dünya ölçeğinde çeşitli alanlara kaydırılma olanağının sağlanması da, üretici sermayenin gelişiminde faktöriyel olarak belirleyici olmuştur. 3) YERKÜRENİN DURUMU: NASIL VE NE ORANDA BİR ULUSLARARASILAŞMA YA DA ULUSLARÜSTÜLEŞME? Küreselleşme süreçlerini izleme bakımından pek çok kaynak bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de uluslararası globalpolicy organizasyonudur 8). Site, küreselleşmeye ilişkin çeşitli rapor, makale ve haber kaynakçalarını sayfalarında içermektedir. Aşağıda, sitenin küresel şirketleri ve gelişmeleri mercek altına aldığı 2000 yılı raporu, yeniden düzenlenerek ve başlıklandırılarak aynen alıntılanmıştır. 3.1) YÜKSELEN GÜÇ ODAKLARI OLARAK İLK 200 KÜRESEL ŞİRKET 9) Bugün dünyada, ulusal sınırları aşan şirket bulunmaktdır. Bu firmalar yabancı ortağıyla denizaşırı pazarlara nüfuz etmektedirler. Siyaset Çalışmaları Enstitüsü (SÇE) [(Institute for Policy Studies -IPS)], Amerika Birleşik Devletleri (ABD) nde etkinlik gösteren bir kurumdur. Enstitütü, son on yıldır, küresel şirketlerin gücündeki değişime ilişkin ayrıntılı çalışmalar yürütmektedir. Enstitünün 2000 yılı raporunda, ilk 200 küresel firmanın kârlılıklarındaki büyümenin, dünya ekonomik etkinliklerinin paylaşımı bakımından tehlike işaretleri oluşturduğu ifade edilmektedir. Pek çok ulusal ekonomiden daha büyük olan iki yüz dev şirket, dünya ekonomik etkinliklerinin dörtte birini kontrol altında tutmaktadır. Örneğin, Philip Morris firması, Yeni Zelanda nın ulusal ekonomik çapından daha büyük olup, işletme olarak 170 ülkede etkinlik göstermektedir. Bu firmaların temel özellikleri de, üretim, tüketim ve sermaye olarak, dünya halklarının, nüfus olarak, sadece üçte birinin yararlanacakları bir ekonomik ağ sunmalarıdır. Dünyanın üçte iki ekonomisi (devlet ya da çalışanların etkinliği olarak) bu etkinliklerin ya dışında bırakılmış ya da marjinalize edilmiştir. SÇE raporunda, büyük şirketlerin geneldeki güçleri ile, faaliyet sektörlerindeki yoğunlaşmalarına ilişkin veriler ortaya konmakta ve büyük firmaların sektörel etkinliklerde yarattıkları tehlikeler değerlendirilmektedir. Saptanan en tehlikeli olgu, şirket sayılarındaki artışın, şirketlerin, kârlarındaki artışı engellememesine karşın, işçiler ve diğer çalışanların büyüyen pastadan aldıkları payların sürekli küçülmekte olmasıdır. Bu rapordaki verileri olurlayan ve Bussiness Week Chronical dergisinde yayınlanan bir makalede, küresel olarak yılları arasındaki şirket karları ve CEO (Chief Executive Officer) ödentilerinde patlama oluştuğu, buna karşın işçi ücretlerinde durgunluk izlendiği belirtilmektedir. Başka bir araştırma kurumu olan Ekonomik Politika Enstitüsü nün, Amerika çalışma hayatı ile ilgili yaptığı durum saptaması da, burada ifade edilen bulguları güçlendirmektedir: Çalışmaya göre 40 yıllık bir büyüme döneminden sonra arasında Amerikan aile gelirlerinde ortalama %1 lik bir düşüş gerçekleşmiştir. 3.2) İLK 10 BULGU ve 200 ŞİRKET RAPORUNA İLİŞKİN SONUÇLAR 1. Dünyadaki 100 büyük ekonomiden 51 i şirket, geri kalanın sadece 49 u ülkedir. 12 şirketin birleşmesiyle oluşmuş Wal-Mart, aralarında İsrail, Polonya ve Yunanistan da dahil olmak üzere 161 ülke ekonomisinden daha büyüktür. Ekonomik varlık olarak Mitsubishi, dünyanın en kalabalık 4 üncü ülkesi olan Endonezya dan; General Motors, Danimarka dan; Ford, Güney Afrika dan ve Toyota da Norveç ekonomilerinden daha büyüktür. 2. Dünyadaki ilk 200 şirketin yarattıkları toplam hasıla (birleşik satışlar), dünyadaki ekonomik etkinliklerin dörtte birinden daha büyüktür. Hesaplamalar, ilk 200 firmanın paylaştığı küresel ekonomik etkinliklerin son 10 yılda büyüdüğünü belirlemektedir de, ilk 200 firma dünya Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının (GSYH) (GDP-Gross Domestic Production) %24.2 sine denk düşen satışları gerçekleştirirken, bugün (2000 itibariyle) bu %28.3 üne kadar artmıştır. 3. Dünyada 191 ülke bulunmaktadır. İlk dokuz büyük ülke ekonomisini de ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İtalya, Birleşik Krallık, Brezilya, Kanada ve Çin temsil etmektedir. Dokuz büyük ülke ekonomisinin toplamı hariç, ilk 200 büyük şirketin birleşik satışları, geride kalan 182 ülkenin toplamından daha büyüktür. Eğer 9 büyük ekonominin GSYH ları çıkarılırsa, diğer 182 ülkenin toplam GSYH sı 6.9 trilyon dolardır. İlk 200 şirketin toplam satışları ise 7.1 trilyon dolardır. 4. İlk 200 şirket, dünya nüfusunun beşte dördünün yarattığı ekonomik yeterliliğin, iki misli fazlasına sahip bulunmaktadır. Dünyada yaratılan ekonomik gelir ve varlıkların toplamı, yüksek oranda zenginler arasında yoğunlaştırılmıştır. Birleşmiş Milletlere göre dünya GSYH sının %85 i insanlığın en zengin 1/5 i tarafından kontrol edilmektedir. Buna karşın geri kalan %15 i ise, fakir 4/5 i kontrol edebilmektedir. Bundan dolayı dünyadaki fakir 4.5 milyar insan sadece 3.9 trilyon dolarlık ekonomik aktiviteyi kontrol edebilirken, bu gelir, ilk 200 ün toplam geliri olan 7.1 trilyonun yarısından biraz fazladır. 5. İlk 200 şirketin 2000 ler itibariyle görüntüsü, katıksız işsizlik oluşturucu bir role sahip olmasıdır. Dünyada 5.6 milyar üzerinde insan yaşamaktadır. Bu nüfusun, yaklaşık 2.6 milyarı iş gücünü oluşturmaktadır. İlk 200 ün 4/4

5 sağladığı toplam küresel istihdam ise, sadece 18.8 milyon olup, bu, dünya nüfusunun yaklaşık %0.003 üne, iş gücünü oluşturan nüfusun ise, %0.007 sine eşittir. Dünyadaki ilk 5 patron firmanın dördü ABD (General Motors, Wal-Mart, PepsiCo ve Ford ) ve diğeri de Alman kuruluşudur (Siemens). Bunların dışında, sadece kamusal sektöre ait bir işveren kuruluş var olup, bu da, ABD posta idaresidir ve kabaca kişi istihdam etmektedir. Bu sayı, GM de çalışan personelden sadece den biraz fazladır. 6. Dünyanın en büyük şirketleri sadece işçi çıkarmakla kalmamaktadır; bu firmaların CEO ları da bundan finansal olarak büyük çıkar sağlamaktadır. Küresel ilk 200 içinde bulunan firmalardan 59 u ABD şirketidir de bunlardan 9 u (AT&T, Boeing, Lockheed-Martin, BellSouth, Kmart, Chase Manhattan, GTE, Mobil ve Texaco) en az 3000 işçinin işine son vermiştir. Daha da kötüsü, işten çıkarılmaların açıklanmasından sonra bu 9 firmanın CEO larının stok opsiyonlarında milyonlarca dolarlık artış olmuştur. Artış, işten çıkarmaların açıklandığı gün, 9 CEO ya ait stok opsiyonlarında toplam olarak 25 milyon 218 bin 819 $ olarak gerçekleşmiştir. 7. İlk 200 şirket sıralamasında, Japonya, ABD ine üstünlük sağlamıştır. İlk 10 firmanın altısı Japon, sadece üç tanesi ABD şirketleridir. İlk 200 içindeki 58 Japon firması toplam satışlardan %39 luk hasıla elde ederken, 59 ABD firması bunun sadece %28 ine sahiptir. İlk 200 içindeki en geniş çoğunluğu oluşturan 186 firmanın merkezi, Japonya, ABD, Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, Hollanda ve İsviçre olmak üzere 7 ülkede bulunmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerden sadece Güney Kore ve Brezilya merkezli bazı firmalar ilk 200 arasına girebilmektedir. 8. İlk 200 ün satışlarının yarıdan fazlası 5 ekonomik sektörde toplanmıştır ve bu sektörlerdeki şirketleşme sayıları da yüksektir. İlk 200 ün toplam satışlarının yarısı ticaret, otomotiv, bankacılık, perakendecilik ve elektronik sektörlerinde gerçekleştirilmektedir. Bu ve diğer sektörlerdeki ekonomik gücün yoğunlaşması çok büyüktür. Otomotivde, ilk 5 firma küresel satışların yaklaşık %60 ını gerçekleştirmektedir. Elektronik sanayiinde de ilk 5 firma küresel satışların yarısından fazlasını gerçekleştirmektedir. Ve ilk 5 firma da, uzay-havacılık, çelik, petrol, kişisel bilgisayar, kimya-ilaç ve medya alanında küresel satışların %30 unu ellerinde tutmaktadır. 9. Dünya ticaretinin üçte birini basitçe, aynı şirketin çeşitli birimleri arasındaki işlemler oluşturmaktadır. General Motors bunlara örneklerden birisidir. Bu görüntü, geçtiğimiz yıllarda bazı ülkelerde yüksek seyretmekle beraber, genelde sabit bir eğilim sürdürmektedir. Örneğin, Japonya ihracatının 2/5 i firma içi satışlardan oluşmaktadır. Brezilya nın mamul mal ihracatı %44 tür. 10. İlk 200 şirket, dünya ekonomisi açısından, ekonomik bir ayırımcılığı sembolize etmektedir. Örneğin ilk sekiz telekomünikasyon firması küresel satışlarını hızla genişletirken, insanlığın 9/10 u halen telefonsuzdur. AT&T ve GTE ye televizyonculuk hizmetlerinin eklenmesi telekomünikasyon devlerinin dünyayı birbirine daha yaklaştırıyor izlenimini vermektedir. Bu sektördeki ilk sekiz firma 1995 de 290 milyon dolarlık satış yapmıştır. Bu gelişmelere karşın, dünyada yaşayan insanların %90.1 i telefon bağlantısı bulunmayan meskenlerde yaşamaktadır. Benzeri şekilde finans sektöründeki bankalar, küresel bankacılığın yeni kolaylıkları hakkında övünürken, dünya nüfusunun büyük çoğunluğu küçük bir kredi almakta büyük zorluklar çekmektedir. Dünyanın 5.6 milyarlık nüfusunun yaklaşık 4.8 milyarı, hala kişi başı gayri safi milli hasılanın yıllık 1000 dolardan düşük olduğu ülkelerde yaşamakta ve bunların sadece küçük bir kısmı uluslararası bankalardan kredi alabilecek durumda bulunmaktadır. Buna rağmen gerçek, İlk 200 içerisinde bulunan 31 bankanın bileşik değerlerinin (toplam varlıklarının) 10.4 trilyon ve satışlarının da 800 milyar dolar olmasıdır. SONUÇLAR: Bu bulgular, ABD ve dünyada genişleyen şirketleşmelerden kazanç sağlayanlarla, bunların dışında kalanlar arasındaki artan eşitsizlikleri açıkça ortaya koymaktadır. Bu eşitsizliğin, sermaye yoğunlaşması ile ivmelendirilmesi, bu dönemin siyasi tartışmalarında merkezi bir rol oynamaktadır. Rapor, iki önemli göstergeye sahiptir. Birincisi büyüyen eşitsizlikleri sergilemesidir. İkincisi ise, eşitsizliklere neden olan ekonomik güçlerin doğruluk ve yasallığını sorgulamasıdır. 3.3) İLK 200 ÇOK ULUSLU ŞİRKETTE KÜRESEL GELİR VE KARLAR İlk 200 şirketle ilgili 2000 yılında yayımlanan rapor öncesinde, rapora da konu olan gelişmeleri izleyen çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Örneklerden birisi aşağıdaki tabloda yer alan verileri içermektedir. Tabloda, şirketlerin ülke aidiyetine göre 1995 yılı, gelir ve karlarının ne düzeyde seyrettiği özetlenmiştir. Tablo1: Dünyanın 200 Büyük Çok Uluslu Şirketi (ÇUŞ): Ev Sahibi Ülkeye Göre 1995 de Gelirler ve Karlar 10) Ülke Firma Sayısı Yıllık Gelir Yıllık Kar % Küresel Gelir % Küresel Kar Japonya 62 3, Amerika Birleşik Devletleri 53 1, Almanya Fransa Birleşik Krallık (BK) İsviçre /5

6 Güney Kore İtalya BK/Hollanda Hollanda Venezuela İsveç Belçika/ Hollanda Meksika Çin Brezilya Kanada Toplam 200 7, Dünya GSYH (GNP). 25, ÇUŞ Gelirleri (Dünya GSYH sinin % olarak ) Asıl kaynak: Le Monde Diplomatique, Nisan 1997, syf. 16, 1995 Verileri; Gelir ve Karlar=Milyar ABD $ Aşağıdaki ikinci tabloda ise, arası en büyük 25 şirket ile en büyük ulus-devletlerin yıllık gelirleri sıralama halinde verilmektedir. Devletlere ilişkin gelir düzeyi verileri, gayri safi yurt içi hasılayı (GSYH) değil, ulusal düzeydeki yönetim gelirlerini bildirmektedir. 25 şirkettin gelirleri düzeyine erişebilen ve onlarla sıralamaya girebilen sadece 13 ülke bulunmaktadır. Devletlere ilişkin verilerde mali kurumsal değerler kullanılmadığı, alıntı yapılan kaynakta belirtilmektedir. Bunun nedeni olarak da, bu değerler kullanıldığı taktirde devletlerle firmalar arasındaki farkın, devletler aleyhine daha da arttığı vurgulaması biçiminde bir açıklama yapılmaktadır. Tablonun en alt bölümünde yer alan 4 ülkenin gelir düzeyleri, en büyüklerle karşılaştırma yapabilme bakımından örneklenmiştir. Bu ülkelerle, 25 şirket ve en büyük devlet ekonomileri arasındaki uçurumun ne denli çarpıcı olduğu görülmektedir. Tablo 2: Şirket ulus-devlet gelirlerine göre sıralama ( ) 11) Ülke ve Şirket Adları Gelirler Yıl Ülke Şirket Adları ABD ALMANYA JAPONYA BİRLEŞİK KRALLIK /95 İTALYA FRANSA Mitsubishi Mitsui Itochu General Motors Sumitomo Marubeni Ford Motor Toyota Motor Exxon HOLLANDA Royal Dutch/Shell Group İSVEÇ /96 Nissho Iwai İSPANYA AVUSTRALYA 96 95/96 Wal-Mart Stores KANADA 90 94/95 Hitachi Nippon Life Insurance /6

7 Nippon Telegraph & Telephone AT&T Daimler-Benz Intl. Business Machines Matshushita Electric Industrial General Electric GÜNEY KORE Tomen Mobil Nissan Motor Volkswagen Siemens BREZİLYA Diğer bazı ülkeler: KENYA 2, SENEGAL 0, UGANDA 0,6 94/95 NİKARAGUA 0, Toplam ABD $ (milyar) (Tablo) Kaynak: Data on Corporations: "Fortune's Global 500. The World's Largest Corporations", in: Fortune, August 5, Kaynak: Data on State Revenues: The World Fact book by the CIA as posted on the web. Tablo 3 de ise, 1998 yılı itibariyle ilk 50 sırayı paylaşan çokuluslu şirketin endüstriyel faaliyet alanları ile istahdam ettiği çalışan sayıları verilmektedir. Bu şirketlerin merkezlerinin bulunduğu devletlerin ve şirket sayı ve yüzde dağılımlarına bakıldığında ABD, 13 şirket ve %26 payla birinci sırada bulunmaktadır. Japon ve Alman şirket sayıları 9 ve 8 olup, sıralamadaki payları olarak sırasıyla %18 ve %16 dır. Listede 5 Fransız şirketi sıralama payı olarak %10 u tuttururken, İsviçre merkezli 4 şirket sıralamada %8 paya sahiptir. İngiltere 3 şirket ile sıralamada %6 paya ve 6. sıraya sahiptir. İtalya ve Kanada merkezli 2 şer şirket bulunmaktadır. Bunun gibi merkezi iki ülkeli 2 şirket daha bulunmaktadır. Bu şirketler Hollanda+İngiltere kökenlidr. Bu ülkelere ait şirketlerin sıralama içindeki temsiliyet payları %4 tür. Sıralamada Hollanda ve Avustralya merkezli 1 er şirket bulunmaktadır. Bunların temsiliyet payları %2 dir. Tablo 3: En büyük 50 çokuluslu şirketin sektörleri ve istihdam sayıları 12) Çokuluslu şirket Ülke Sektörü Yabancı İstihdam Toplam İstihdam 1. General Electric ABD Elektronik Ford Motor ABD Otomotiv Royal-Shell HOL-İNG Petrol General Motors ABD Otomotiv Exxon ABD Petrol Toyota JAPONYA Otomotiv IBM ABD Bilgisayar Volkswagen ALMANYA Otomotiv Nestle İSVİÇRE Gıda Daimler-Benz ALMANYA Otomotiv IBM ABD Petrol Fiat İTALYA Otomotiv Hoechst ALMANYA Kimyasal ABB İSVİÇRE Elk. Aletleri Bayer ALMANYA Kimyasal Elf FRANSA Petrol Nissan JAPONYA Otomotiv Unilever HOL-İNG Gıda Simens ALMANYA Elektronik /7

8 20. Roche İSVİÇRE İlaç Sony JAPONYA Elektronik Mitsubishi JAPONYA Otomotiv Seagram KANADA İçki Honda JAPONYA Otomotiv BMW ALMANYA Otomotiv Alcatel FRANSA Elektronik Philips HOLLANDA Elektronik News Corp. AVUSTRALYA Medya Philip Morris ABD Tütün BP İNGİLTERE Petrol Hewlett-Packard ABD Elektronik Total FRANSA Petrol Renault FRANSA Otomotiv Cable and Wir. İNGİLTERE İletişim Mitsui JAPONYA Çeşitli Rhone-Poulenc FRANSA Kimya-İlaç Viag ALMANYA Çeşitli BASF ALMANYA Kimyasal Itochu JAPONYA Ticaret Nissho Iwai JAPONYA Ticaret Dupont ABD Kimya Diageo İNGİLTERE İçki-Gıda Novartis İSVİÇRE Kimya-İlaç Sumitomo JAPONYA Ticaret-Makina ENI Group İTALYA Petrol Chevron ABD Petrol Dow Chemical ABD Kimyasal Texaco ABD Petrol MCE İnc KANADA İletişim Xerox ABD Elektronik Toplam 3.4) İLK 200 ŞİRKET RAPORUNDAN İLAÇ SANAYİNE Meta olarak ilaç, üretim-tüketim süreci içerisinde sermaye küreselleşmesi ile ilgili bütün aşamaları içinde barındıran bir özellik göstermektedir. İlaç sektörü, küresel olarak yoğunlaşmanın büyük ölçüde yaşandığı bir piyasadır. Piyasada çok uluslu ilaç şirketlerinin (ÇUŞ) merkezi hakimiyeti, büyük ölçüde birleşme ve satın almalarla (B-S) yaygınlık kazanmıştır. İlaç üretimi ve piyasada değişimine ilişkin bilimsel ve yönetsel olarak üretilen pek çok kural, büyük ölçüde uluslararası bir mevzuat şekline getirilmiştir. GATS ve TRIPS antlaşmaları ilaç hakkında uluslararası düzenlemeleri de içeren belgelerdir. Bir mevzuat örneği olarak ilaçta patent uygulamasına ilişkin düzenlemeler, sermaye küreselleşmesine ilişkin belirgin hegemonik özellikler içermektedir. İlaç sanayiinde, çokuluslu şirket (ÇUŞ) kavramı aralarında göreli ayırımlar olmakla beraber uluslararasılaşma ve uluslarüstüleşme kavramlarının bir bileşkesi gibi de kullanılmaktadır. Bu nedenle bu kavramların kısaca tanımlanması ilaç sanayiindeki yapılanmaların kavranmasına da yardımcı olabilir. 4) ULUSLARARASILAŞMA-ULUSLARÜSTÜLEŞMEYE İLİŞKİN KISA KAVRAM ÖZETİ Birbirine benzer kavramlar olarak uluslararasılaşma, ya da uluslarüstüleşme gibi firma ortaklıklarını ve bunun küresel tüm etkinliklerini çağrıştıran kavramların ayrımı giderek zorlaşmaktadır. Enternasyonal kelimesi uzun süre Türkçe leştirilmiş bir kavram olarak kullanılmıştır. Uluslararası kavramının kullanımı ise göreli daha yenidir. Türk Dil Kurumu (TDK) uluslararası tanımını, çeşitli uluslar arasında yapılan; uluslar arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, uluslararası, beynelmilel, enternasyonal olarak vermektedir. İlaç sanayii ile ilgili uluslararası firma kavramı, İngilizce yazılışlarıyla daha çok transnational (transnasyonal) ve multinational (multinasyonal) kelimelerine zaman zaman yapılan ikameleri ifade etmektedir. Ulusal sınırın ötesine ulaşan kuruluşlar transnasyonal olarak adlandırılırken, ikiden fazla ülkede ekonomik 8/8

9 etkinlik (İşletme ve üretim etkinlikleri, bayi, şube ve yatırımlar) içerisinde bulunan firma ya da korporasyon multinasyonalya da çok uluslu olarak adlandırılmaktadır. Aşağıda yer alan kaynaklardaki kavramsal tartışmalar, olduğu gibi aktarılmıştır. 4.1) KAVRAMSAL TANIM KAYNAĞI I 13) Ekonomi Ansiklopedisinde, kavram Çok Uluslu Şirketler başlığı altında şöyle tartışılmaktadır: Önceleri sadece kar maksimizasyonu amacıyla etkinlik gösteren çok uluslu şirket (ÇUŞ) lerin daha sonra dünya pazarlarına egemen olmak için büyüme amaçlar, uluslararası işbirliğine yeni bir şekil kazandırmıştır. Gösterdikleri hızlı gelişme ve bunun dünya mali sistemindeki etkisi modern ekonominin en belirgin yapısını oluşturmuştur. Rantabilitelerini (verimliliklerini) maksimize etmek istemelerinin kar maksimizasyonundan daha önemli bir amaç haline gelmesi, ÇUŞ leri uluslararası sistemde üretim ve yatırımların kaynağı yapmıştır. Birçok ülkede faaliyette bulunmaları, sermayelerinin değişik ülkelerden toplanmış olması, hükümetler üstü bir yapıya sahip olmaları, ÇUŞ lerin en tipik özellikleridir. Şirketin bütünü için bir strateji uygulanmakta ve denetim şirket merkezince sağlanmaktadır. Günümüzde ÇUŞ ler yatırım şirketleri, büyük holdingler, sigorta şirketleri ve ticaret bankaları gibi mali kuruluşlardan meydana gelmektedir. Böylece bir yandan daha büyük olmak için daha üretim yapmakta, diğer yandan da dünya sistemine egemen olarak geleceği etkilemektedirler. Bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için ucuz hammadee ve işgücü sağlanması, yeni teknolojilerden yararlanma, daha geniş pazarlar bulma gibi politikalar uygulanmaktadır. Ucuz ve bol hammadde sağlamak için, büyük yatırımlarla hammadde üretimini modernleştirici ve emekten tasarruf eden teknolojiler geliştirmektedirler. Ayrıca gelişen ülkelerdeki devamlı develüasyonlar nedeniyle içerdeki fiyat artışlarının ortadan kalktığı görülmektedir. Ucuz işgücü sağlamak için üretimi ücretlerin düşük olduğuülkelere kaydırmakta ya da gelişmekte olan ülkelerden göçmen işçi getirmektedirler. Ayrıca kendileri için standartlaşmış olan teknolojileri emeğin ucuz olduğu bölgelere yollamaktadırlar. Çok uluslu şirketlerce gelişen ekonomilere yapılan dış yardımlar ise belli proje ve alanlarda kullanılmak üzere verilmektedir. Böylelikle yaratılmış olan ürünlere dolaylı bir şekilde Pazar bulunmaktadır. Diğer taraftan, bu ülkelere altyapılarının geliştirilmesi için yapılan yardımların hem o ülkenin kendi kaynaklarını kullanabilmesi, hem de gelecekte kurulacak fabrikaların ürünlerine talep yaratacak biçimde olmasına önem verilmektedir. Otomotiv endüstrisinin geliştirilmesi içinkarayolları projelerinin desteklenmesi buna bir örnek olarak gösterilebilir. Çok uluslu şirketler; ürettikleri sanayi mallarına olan talebi artırmak için, gelişen ülkelerde reklam ve benzeri yollarla yeni gereksinmeler yaratmaktadırlar. Böyleleikle gelişmekte olan ekonomiler ÇUŞ lerin büyüme amaçları doğrultusunda yeni tip bir sanayileşme örneğine yönelmektdir. 4.2) KAVRAMSAL TANIM KAYNAĞI II 14) Aynı terim Marksist Düşünce Sözlüğünde ise şöyle açıklanmaktadır. Terim birden fazla ülkede iş gören kapitalist girişimleri karşılar. Böyle geniş bir tanım, Avrupa kolonyalizminin erken dönemine (17. yüzyıl başları) uygulanabilirse de, bu terim II. Dünya Savaşı ertesine dek kullanılmamıştır ve özellikle endüstriyel sermayenin uluslararasılaştığı kapitalizmin tekelci evresinin bir fenomeninin anlatır. Marksist kuramsal bir perspektif, endüstriyel sermayenin uluslararasılaşmasını, kapitalizmin gelişömesiyle açıklar. DEĞER in genişlemesi ya da birikmesi, kapitalist üretim modelinin doğasında vardır ve kapitalist gelişmenin erken döneminde bu genişleme, yeni kapitalistleşmekte olan ülkelerin ulusal sınırları içinde bulunan pre-kapitalist üretinmin zararınaydı. Marx ın imalat aşaması olarak tanımladığı gelişmenin erken döneminde, para ihracı ya da üretken sermaye için uygun koşullar yoktu. Bu kapitalist ve pre-kapitalist alanlar arasındaki ticareti kontrol eden TİCARİ SERMAYE nin güçlü olduğu dönemdi. Kapitalizmin gelişmesiyle birlikte, parasal sermayenin ihracını kolaylaştıran kredi sistemi de gelişti. Lenin bu konuyu ünlü kitabı Emperyalizm de incelemeiştir. Üretken ya da endüstriyel sermaye, işgücünün mal biçiminde sömürülmesine dayandığından, üretici sermayenin ihracı (sabit üretim biçimleri) pre-kapitalist sosyal oluşumların çöküşünü geri plana itmiştir. Pre-kapitalist sosyal oluşumların çözülmesi, II. Dünya Savaşı ndan sonra dünya ölçeğinde olmaya başladı. Tahmin edilebileceği gibi, üretken sermayenin gelişmiş kapitalist ülkelerden ihracı, bu faaliyetler ihracata yönelik olduğundan ve yanlızca üretimin kapitalist sosyal ilişkilerinin genişlemesiyle büyüyen iç pazara bağlı bulunmadığından; önce, doğal maddeleri işeme faaliyetlerine yönelik yatırımlar ve plantasyonlar biçimini aldı (Lenin). Üretken sermayenin genel ihracı (yani, imalatçı kesimler arasında genel) ancak kapitalizmin arka plandaki ülkelere yayılmaya başlamasıyla mümkün olmuştur. Üretken sermayenin bu genel ihracı, merkezi bir ülkede bulunan, üretim tesisleri ise dünyaya yayılan çokuluslu şirketi yarattı. Çokuluslu şirketler hakkında yazın genellikle betimleyicidir ve özellikle BAĞIMLILIK KURAMI na dayalı kanıtlar kullanmaya yönelen bir eklektik teori doğrultusundadır. Bu yazında, paranın ve üretken sermayenin uluslararasılaşmasının karmaşık sürecini belgeleyen, oldukça değerli çalışmalar vardır. Gelişmiş ülkelerden gelişmemiş ülkelere teknoloji aktarımının analizi, özellikle önemlidir. Bu konuda ampirik çalışmalar, Marksistler arasındaki, kapitalizmin gelişmiş aşamada, üretim güçlerini dünya ölçeğinde geliştirmek mi, geciktirmek mi, eğilimi olduğu hakkındaki temel tartışmaya ilişkindir. Benzer biçimde, şirketler arasında para-aktarımı (aynı şirketin şubeleri arasındaki uluslararası değişimler) ve Pazar paylaşımı anlaşmaları hakkında çalışmalarda, emperyalizm aşamasındaki kapitalizmin hala sermayeler arasında rekabet çekişmeleriylemi yönlendirildiği tartışmasıyla ilgilidir. Ampirik literatürdeki en temel teorik tartışma konusu, belki de, kapitalist sınıfla, ulusal devlet arasındaki ilişkidir. Kapitalist rekabetle ilgili birçok Marksist teorinin temelinde, kapitalist sınıfla onun çıkarlarını uluslararası areneda koruyan devlet arasındaki köprü yatmaktadır. 9/9

10 Bazı yazarlara göre, sermayenin uluslararasılaşması, sermayenin tabiyetinin belirsizleşmesine ve çokuluslu sermayeye egemen olanların, ulusal devlet yapısında sürdürülemyecek kadar karmaşıklaşmasına neden olmaktadır. Bu konu, diğerleriyle birlikte, teorik ve ampirik çalışmanın uygun bir sentezinin sermayenin uluslararasılaşmasının anlaşılabilmesi için tamamlanmasını gerektiğini ortaya koymaktadır. JW/BA 4.3) KAVRAMSAL TANIM KAYNAĞI III 15) Son bir özetleme örneği olarak, Cem Alpar ın, Çok Uluslu Şirketler ve Ekonomik Kalkınma adlı kitabından aşağıdaki şu bölümler aktarılabilir: - Birinci grup içine giren ve daha yaygın olan tanımlamalar, şirketlerin mali ve ekonomik gücü üzerinde durmkatdaır. Bu gücü oluşturan özellikler ise, şirketin büyüklüğü, üretimi, dşğer ülkelerde sahip olduğu kaynakların değeri ve Dünya ölçeğindeki yaygınlığıdır. Lititenthal 2) ve daha sonraları Brook a 3) göre: gelir yaratıcı üretken faaliyetleri birden fazla ülkede sürdüren şirketler çok uluslu olarak tanımlanabilir. Ancak burada üretken faaliyetler kavramının altını çizmek gerekir. Çünkü bu tanıma göre, gelir yaratsa bile, birden fazla ülkede satış acentası bulundurmak veya yerli şirketin hisse senetlerinin bir kısmına sahip olmak, (portföy, yatırım), uluslararası şirket niteliğini kazanmak için yeterli değildir. Bazı iktisatçılar bu tanıma, ekonomik gücü daha iyi belirleyecek belli kriterler de getirmektedirler. Örneğin Vernon 4), 100 milyon doların altında satış hasılatı olan ve ikiden fazla ülkede üretim faaliyetlerinde bulunmayan şirketleri çok uluslu saymamaktadır. Daha genel bir deyişle, bu tanıma göre, ikiden fazla ülkede yatırım yapan fakat satış hasılatı yüksek olsa bile üretimini yanlızca bir veya iki ülkede sürdüren şirketler de çok uluslu sayılmayacaktır. Yatırım yapılan ülke sayısı ve satış hasılatı yanında, çok uluslu olma niteliğinin belirlenmesi için dikkate alınması önerilen diğer bir kriter de, istihdam edilen işçi sayısıdır 5). Buna göre örneğin, Dünya ölçeğinde den az işçi çalıştıran şirket uluslararası olma niteliğini taşımayacaktır. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, ekonomik ve mali gücü belirleyecek kriterler artırıldıkça ve bu kriterlere sayısal sınırlamalar getirildikçe, tanımlamanın genel niteliği kaybolmaktadır. - İkinci grup içerisine giren tanımlamalar üretim ile ilgili kararların bir merkez tarafından alınması ve denetlenmesi üzerinde durmaktadır. Buna göre; farklı ülkelerde üretim faaliyetlerinde bulunan şirketlerin üretimle ilgili kararlarının ana şirketin bulunduğu ülkede saptanması ve geliştirilmesi şirketin çok uluslu olma niteliğini belirleyen önemli bir özelliğidir 6). Bir görüşe göre, toplam sermayenin % arasında bir oranının ana şirkete ait olması, üretimle ilgili önemli kararlarının ana şirket tarafından alınmasını sağlayacaktır 7). Tugendhat 8), üretim kararlarının bir merkez tarafından alınmasının çok uluslu şirket olmanın en belirgin özelliği olduğunu kabul etmekle birlikte, bu gücü sağlayanın, yavru firmadaki sermaye payından çok ana şirketin oligapolistik yapışı olduğunu ileri sürmektedir. Bu yapıyı belirleyen özellikler ise, büyük ölçekte üretim, patentlerle korunmuş bir teknoloji, üretimde mal ve fiyat farklılaştırması, pazarlama ve işletme bilgilerinde üstünlüktür. - Üçüncü grup içinde tanımlamalar, daha çok şirket yöneticilerinin yönetimle ilgili kararlara yaklaşımları üzerinde durmaktadır. Örneğin Perlmutter e 9) göre; şirket yöneticileri her yatırım yaptıkları ülkeyi kendi ülkeleri olarak kabul ediyor, başka bir deyişle, yönetimde milliyetsiz bir politika takip ediyorlarsa, şirket çok uluslu olma niteliğindedir. Ancak böyle bir tanımlamanıngerçeklere pek uygun düşmediği, çünkü çok uluslu şirketlerin bugüne dek, yanlızca az gelişmiş ülkelerde değil, fakat yatırım yaptıkları gelişmiş ülkelerde bile tarafsız bir politika izlemedikleri ve bağlı oldukları ülkenin çıkarlarını öne aldıkları ileri sürülmektedir 10). Yukarıda verilen sınıflamamnın sınırlarını yeni tanımlamalarla genişletmek mümkündür. Örneğin diğer bir tanımlama şekli de çok uluslu şirketleri, tek merkezli (ethnocentric), çok merkezli (polycentric), ve Dünya merkezli (geocentric) uluslararası şirketler olarak ayırmaktır 11). Buna göre; eğer ana şirket üretimle ilgili kararları yavru şirketlere dikte ettiriyorsa tek merkezli, yavru şirketlere belli bir özerklik tanınmışsa çok merkezli ve şirket yönetici ve hissedarları çeşitli milliyetlerden oluşuyorsa Dünya merkezli uluslararası şirket söz konusudur 12). Gerçekte buraya kadar verilmeye çalışılan çeşitli tanımlardan herbirinin, çok uluslu şirketin farklı bir özelliğini yansıttığını söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak biz bu çalışmada daha belirgin ve basit bir tanımlamayı kabul edeceğiz. Buna göre, {yatırım faaliyetlerinin birden fazla ülkede sürdüren ve üretimle ilgili kararları bir merkezden alan veya çeşitli yollarla bağlı şirketlerin kararlarını etkileyebilen şirketler, çok uluslu şirketlerdir}. (Bu metin içinde geçen kaynaklara kitabın aslından ulaşılabilir). 5) İLAÇ SANAYİİNDE ULUSLARARASILAŞMANIN ARAÇLARI YA DA SERMAYE REKABET SÜREÇLERİ 15-22) Önceki bölümlerde de söz edildiği üzere, 1950 lerde uluslarası bir firma yapılanmasından veya uluslararasılaşmadan bahsedildiğinde, kavram, bir sektörde farklı ulus-devletlere ait benzer firmalar arasındaki herhangi düzeydeki ortaklığı ifade etmekteydi. Bugün için uluslarüstüleşme, uluslararasılaşmayı da içeren ancak mutlak koşul olarak birden fazla firmanınnın bir üst hegemonik kategorisi için kullanılmaktadır. 10/10

11 İlaç üretim sektöründeki yoğunlaşma ve buna dayalı uluslararasılaşmayı sağlayan başlıca görüntüler şöyle sıralanabilir: i) İlaçta uluslararası mal ticaretinin boyutu ve büyüme hızı, ii) Büyük ilaç üreticisi ülke ilaç firmalarının birbirlerinin ülke pazarına nüfuz etme dereceleri, iii) Nüfuz edilen pazarların bölgeselleştirilmesi ve küreselleştirilmesine ilişkin firmalar arası birleşmelerin koşullarını sağlama, iv) Emek gücünün uluslararası düzeyde satın alınması, v) Firma fonlarının uluslararası olarak küresel kar maksimizasyonuna yönelik dağılımıdır. İlaç sanayiinde uluslararasılaşmanın temel ögelerini belirleyen parametrelerin başında firmalar arası sermaye rekabet stratejileri gelmektedir. Başlıca rekabet stratejileri de meta, finans ve emek-işgücü süreçlerindeki dolaşım olarak sayılabilir. Küresel farmasötik ve biyoteknoloji sanayii açısından bu rekabet stratejilerini şöyle ayrımlandırmak olasıdır: Tablo 4: Küresel farmasötik ve biyoteknoloji sanayiilerinde rekabet stratejileri Meta Dolaşım Finansal Dolaşım Emek-İşgücü Süreçlerindeki Dolaşım İlaç maliyetleri Doğrudan yabancı yatırım- Pazar İşgücü-isthdam ve dolaşım hareketleri Satış potansiyalleri Sermaye yapısı Eğitim harcamaları Teknoloji ve sosyoekonomi Yönetsel harcamalar Ar-Ge ve Klinik harcamalar Uluslararası mevzuat düzenlemelerine ilişkşin uyunç harcamaları ve patent Bu rekabet stratejilerinin ayrıntılarına ilişkin aşağıdaki önerme ve örnekler verilmiştir META DOLAŞIMI: İlaç Maliyetleri (Cost of goods) Uluslararasılaşma süreçlerinde ilaç maliyetlerini belirleyen başlıca dört faktörün ön plana çıktığı görülmektedir. Bunlar: İmalat-Paketleme ve Etiketleme (Ambalaj) ve Taşıma: Sayılan özneler her malın maliyetini belirleyen asal unsurlar içindeki faktörlerdir. Kuşkusuz bu maliyetler içerisinde sabit ve değişken sermaye yatırımlarına ilişkin değerlerin varlığının da bulunduğu kabul edilmelidir İhracat ve İhracat Fiyatları: Meta dolaşımı bakımından pazardaki belirleyici diğer bir faktördür. İhracatın temel rolü, üretici ana ülkede üretilmiş olan ilacın, diğer ülkelere satışının uluslararasılaşma bakımından önemli bir yol olarak gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Üretim teknolojisine ait bilgilerle beraber, üretimin üretici ülkeden, diğer bir ülkeye aktarılması önemli bir uluslararasılaşma aracıdır ve lisans çalışmalarının kapsamına girmektedir. Uluslararası rekabet edebilirlik, pazara giriş-pazar payını genişletme ve pazarda hakimiyet sağlanması ihracat fiyatları bakımından önde gelen unsurlardandır. Bu da ilaç sektörü açısından uluslararasılaşmanın temel üç yolundan birisidir Taşıma (nakliye) Yolları ve Diğer Nakliyecilik Hizmetleri: Bu hizmetlerin bütününün niteliği, uluslararası düzeyde ham madde, farmasötik etken ve yardımcı maddeler bakımından ihracat ve ithalat maliyetlerini önemle etkilemektedir İyi İmalat Uygulamaları (Good Manufacturing Practice-GMP): Bu kurallar, ilaç üretimi ile ilgili uluslararası düzeydeki düzenlemeleri içermekte ve standardizasyonu sağlamaktadır. GMP kurallarına uygun üretim tesislerinde üretilmemiş herhangi bir ilacın ihracat, ithalat ve iç pazar satışları bakımından şansı olmamaktadır. GMP kurallarının uygulanması başlangıçta sabit sermaye yatırımı olarak hem doğrudan ilaç maliyetini ve hem de meta dolaşımını etkilemektedir Satış Potansiyelleri Meta (ilaç) dolaşımı bakımından önemli olgu, malın (ilacın) satışını sağlamak, başka bir anlatımla, ilaca talep yaratmaktır. Buna ilişkin başlıca faktörler arasında şunlar sayılabilir: Hastalık-Hasta Demografisi: Demografik değişkenler ve uygulamalarındaki değişiklikler, ilaca talep yaratılmasını ya da ilaç satış potansiyallerini etkilemektedir. Ülkelerde farklı bölgelere göre, dünya coğrafi bölgelerinde ise, hastalık yayılımının demografik özelliklerine göre, farmakolojik-terapötik ilaç kategorilerinin satışında ya da endikasyon temelli ilaç dolaşımında farklar ve özellikler ortaya çıkabilmektedir. Türkiye Karadeniz yöresinde antiromatizmal ilaçlara görece yüksek talep ile, HIV_AIDS ve sıtma vakalarında kullanılan ilaçlara kıta Afrikasında talep olması demografik fark ve uygulamalara örnek gösterilebilir Üretici Demografisi: Üreticilerin demografik olarak dağılım ve yayılımında değişikliklerle üretim uygulamaları, ilaç satış gücünü önemle değiştirebilmektedir Talep Kayması: Gelecek kestirimleri bakımından talep kayması ve bu kaymayı yaratabilecek üretim ve firma politikaları pazardaki satışlar üzerinde etkili olmaktadır. 11/11

12 İlaç Tedavisinde Hasta-Kültürel Ögeler: Hastanın ilaç tedavisi uyumuna kültürün etkisi, ilaç satış potansiyallerini değiştiren diğer bir etkendir Fiyatlandırma ve Geri Ödeme Sistemleri: İlaçta fiyatlandırma ve geri ödeme sistemleri ilaç satışını belirleyen asal faktörlerin başında gelmektedir. İlaçta fiyat, ona ulaşılabilirlik ve edinebilirliği belirleyen en önemli (sosyal) özelliklerden birisidir. İlaç fiyatı, bir piyasa maliyet unsuru olarak, sağlık hizmetinin kalite ve özelliklerini de belirleyebilmektedir. Diğer bir anlatımla, kapitalist sistemde ister hasta, ister sağlıklı olarak müşteri, satın alacağı mal ya da hizmete erişebilirliği ve bunun kalitesini (öngörülen standart) ancak onun piyasa fiyatını ödeme suretiyle gerçekleştirebilmektedir. Toplumsal açıdan hasta ve yakınlarını, ilaç kullanımında öncelikle ilgilendiren husus, ilacın teminiyle ilgili faktöriyel bir uygulama olarak geri ödeme sisteminin olup olmadığıdır. Geri ödeme listelerine ilacın dahil olması, pazar payındaki artan değeri bakımından değişiklikleri sağlamaktadır Üretim ve Perakende Dağım: İlaç üreticileri ve mal ve hizmetin dağıtımından işlevsel olarak sorumlu olan eczacılara yönelik olarak mevzu standartlardaki yürürlük, ya da bunlarda ki değişiklikler, ilaçların satış potansiyallerini etkilemektedir İlaç Bilgi kaynakları: Gerek hasta ve gerekse ilaç üreticileri ile, mesleki hizmet veren hekim ve eczacılara yönelik değişen ilaç bilgi kaynakları, ilaç satışında, potansiyel değişiklikler oluşturabilmektedir Tanı: Hastalıklara ilişkin tanı koyma hızı tedavi maliyetlerini ve ilaç satışlarını değiştirebilmektedir FİNANSAL DOLAŞIM Uluslararasılaşma, farmasötik sanayinin en yoğun yaşandığı sektörlerin başında gelmektedir. Oligopolistik bir tekelleşme sürecindeki sermaye hareketleri, ilaç sektörünü ABD-AB ve Japonya kökenli firmaların yoğunlaştığı bir alan olarak belirginleştirmektedir. Bu dolaşımla ilgili faktöriyel ögeler şöyle sıralanabilir: Doğrudan Yabancı Yatırım-Pazar Hareketleri: İlaç sektöründe, bir başka uluslararasılaşma süreci olan doğrudan yabancı yatırım (dyy) yolunun asal nedenlerini, üç başlık altında toplamak olasıdır. Bunlar: i) Ulusal pazara nüfuz etmede ilaç üretim birimi açmanın görece kolaylığa sahipolması, ii) Dünya çapında yavru-şirketler ağının sağlanması, iii) İlaçta, dünya ticaretinde hızla artış sağlanmasıdır. Bu yolla, bir ülkeye nüfuz eden kaynak ülke firması a) yavru-firma aracılığıyla doğrudan ulusal pazar içinde olma avantajı sağlar; b) Gümrük duvarları ve diğer korumalı tedbirleri aşabilme avantajı elde eder; c) ayrıca, bu süreçte ilaç üretiminin c1) araştırma-ürün geliştirme, c2) ilaç aktif ve yan hammadde üretimi, c3) formülasyon ve mamul ilaç üretimi gibi kendine özgü üretim aşamaları ve bunlara özgü diğer nitelikleri de uluslararasılaşma bakımından avantajlar oluşturur. DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) düzenlemeleri (GATT ve GATS), özel sermaye hareketinin önündeki gelişim engellerini kaldırma ile sermayenin uluslararası kar transferi ve tercihini sınırsızlaştırma uygulamalarında en önemli gelişimin köşe taşlarını oluşturmaktadır. Bu mevzuat düzenlemeleri ulusal sınırlar içerisinde doğrudan yabancı yatırım tercih ve kar transferini engelleyen, ya da ulusal şirketlere tanınan olanakların gelecek yabancı sermayeye aynılaştırılması özellik ve uygulamalarını içermektedir Sermaye Yapısı: Uluslararası ilaç sanayinin sermaye yapısını belirleyen ya da bu sektörde bulunan firmalar arası rekabet stratejisini tanımlayan başlıca öznellikler şöyle sıralanabilir: Firma sermaye yapısının proje temelli çalışmalara uygun olması, Sermayenin geri kazanımı ve çıkarlarına uygun bir pazar yapısının (yönetsel ve iktisadi düzenlemeler) bulunması, Farklı girişimci ve gruplara yanıt verecek bir teknoloji, şirketleşme ve yönetim yapısıyla bütünleşecek bir banka sistemi ve bu unsurları kapsayan tüm pazarsal sunumlar, Karşılıklı olanak ve gereksinimlerin sıranabilmesi (siyasi tercih-devlet, yatırımcı-ilaç sanayicisi), Karşılıklı işbirliği ya da ortaklık gelişimini sağlayacak sermaye anlaşmalarına ilişkin buluşma zemini ve bunun dayalı olduğu siyasi-ekonomik iklim-ortam Teknoloji ve Sosyoekonomi: Teknoloji ve ve sosyoekonomik gelişimlerin pazarı, farmasötik ve biyoteknolojik ürünlerin satış çıkarlarına göre biçimlendirmeye açık olması diğer bir faktördür. Örneğin ABD ve AB de geleneksel farmasötik pazar, sosyoekonomik tıbbi gellişimler ve buna uygun teknolojilerle ticarileştirilmektedir. Özellikle biyoteknolojik gelişmeler arasında RNA-interferans (RNAi) teknolojisi, kök hücre araştırmaları ve bütün genom taramaları başta gelen ilk örnekler arasındadır. RNAi teknolojileri özellikle ABD ve AB ülkelerinde gelişim gösterirken, kök hücre araştırmaları başta Singapur olmak üzere, Hindistan a kaymış görünmektedir. NIH (National Institutes of Health-ABD-Ulusal sağlık enstitüsü), ABD Federal Araştırma Fonlarına kök hücreve benzeri jenerik materyal sağlayan 11 enstitü arasında, bu iki ülkeyi ilk sıralarda listelemektedir. Benzer olarak Hindistan, Biyoinformatik ve diğer veri yönetim teknolojileri nde dünya merkezi olma yolundadır. Benzer biçimde, Brezilya da, bu ülkenin önemli ihracat tarım ürünü olan citrus (turunçgil) ta gelişen meyva sineğinin genetik haritası üzerinde çalışan 34 laboratuvarlık bir bilgisayar ağı kurulmuştur. Bu kanalla dünyadaki talebe de yanıt 12/12

13 verilmektedir. Sonuç olarak bugün ülkeler, kendi toplumsal gelişmelerine uygun biyoteknolojik-farmasötik teknolojiler geliştirmekte ve uluslararsı düzeyde finansal dolaşım kapasiteleri yaratabilmektedir Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) Çalışmaları: İlaç ve biyotek sanayiinde Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) çalışmaları ve bu bütünün parçası olan klinik araştırmalar için yapılan harcamalar, finansal dolaşım bakımından en önemli kalemi oluşturmaktadır. Farmasötik endüstri bakımından Ar-Ge çalışması yürütebilen firmalara inovatör firmalar denmektedir. Ar-Ge çalışmaları özellikle özel sermaye piyasaları içerisinde bir büyüme (uluslararasılaşma) ve rekabet stratejisi olarak gelişim göstermektedir. Bu süreç rekabete yönelik buluş süreci olarak tanımlanır. İlaç sanayiinde bu sürecin başlıca iki özelliği bulunmaktadır. Bunlar ilaca ilişkin temel bilimsel bilgi üretim ve geliştirilmesi ile Ar-Ge çalışmalarının bütününe dayanan rekabet stratejisi işlevinin sağlanmasıdır. Bu süreç bilimsel araştırma yapılması ve teknoloji geliştirilmesini, sistemin yeniden kendisini üretim momentii olarak kullanmaktadır ve bu bağlamda da, a) sürekli yeni ürün geliştirmek, b) bu ürünlerden daha iyiler (etkinleri) ya da taklitleri yapılıncaya değin tekel karları elde etmek amacını güdmektedir. Sonuç olarak Ar-Ge, farmasötik endüstrisi açısından yeni hastalık(lar) modelleri bakımından yeni endikasyonlara yönelik moleküllerle pazar payını artırmak ve karlılığı maksimize etmek için bir rekabet ve büyüme startejisini tanımlamaktadır. Araştırmalardaki molekül tarama verilerine ilişkin bulgular, yeni bir molekül keşfetme şansının %0.001 (1/10.000) olduğunu, harcamaların yaklaşık $ ve ruhsatlandırılarak piyasaya çıkabilme ortalama süresinin yaklaşık 12 yıl sürdüğünü göstermektedir. Uzun, zahmetli ve pahalı bir süreç sonunda, inovatör firmanın beklentilerini şöyle sıralamak olasıdır: i) piyasadaki rakiplerini molekül bazında geride bırakma, ii) ilacı mülkiyet olarak kapatma (patentleme), iii) maliyet harcamalarını amortize edecek yüksek bir karlılık beklentisi. Bu türden bir strateji izlemeyen firmaların uluslararasılaşması mümkün olmamaktadır. Ar-Ge çalışmaları preklinik (hayvan deneyleri) ve klinik (gönüllü ve hasta üzerinde deneyler) araştırmlara olmak üzere başlıca iki fazda yürütülmekte ve ilaç ruhsatlandırılarak piyasaya verildikten sonra pazar sonrası takibi de (post marketing surveillance) kapsar olarak devam etmektedir. Klinik araştırmalar firma araştırma merkezli yönetilmekte ve çok merkezli çalışmalar olarak genişletilmekte-desteklenmektedir. Bu fasıl değişken sermaye içindeki yatırım sermayesi olmarak finansal dolaşım bakımından büyük önem taşımaktadır. Ar-Ge ve klinik araştırma harcamalarına ilişkin diğer başlıklar da aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir: Araştırma ekibinin, projelerin çeşitli basamakları ve bitiş noktalarına göreli olarak kültürel yönlendirilmesi, Araştırmanın çeşitli dayanak noktaları ve materyaline ilişkin etik çalışmalar (örnek: ksenotransplantasyon, kök hücre), Geleneksel pazarlar dışındaki araştırma eksperizi için yapılan harcamalar, Yabancı doğumlu bilim adamlarını işe alma ve çalıştırma harcamaları, Yabancı yayınlardaki araştırma verileri için yapılan harcamalar. Ar-Ge çalışmaları ilaç sanayiinde çokulusluluğun öncül unsurları arasındadır. Ar-Ge bütçesinin maliyetindeki sürekli artışların, uluslararasılaşma sürecini belirleyici bir faktör olarak uluslararası yayılmanın itici faktörü olması durumu birincil örnek olarak verilebilir. Ar-Ge etkinliklerinin sınırlı sayıda seçme terapötik gruplarda yoğunlaşma oluşturması, firmanın bu gruplarda uzmanlaşmasını ve lider konuma geçmesini sağlamaktadır. Böylece, özgün terapötik grupta yoğunlaşma, ilacın üretim, satış ve gelirlerinde az sayıdaki terapötik gruba bağımlık oluşturmayı ve firmaların ulusal boyuttan uluslararası boyuta taşınmasını da mümkün kılmaktadır. Genelinde, Ar-Ge yatırımlarına dayalı, firma sermayesinde oluşan giderler açığının, kısa sürede amortize edilme dürtüsü, firmayı dünya çapında etkinlikte bulunmaya iter. Ar-Ge çalışmaları, tekel karını maksimize etme amacına yönelik olmakla beraber, kapitalist firmalar açısından bu kar elde edilinceye değin bazı riskler de bulunmaktadır. Bu risklerin başında genel neden olarak araştırma faaliyet ürününün (bilgi) kamu malı olma özelliği bulunmasıdır. Özel nedenlere bağlı riskler ise i) Ar-Ge çalışmalarının zaman harcatıcı olması, ii) bu çalışmaların çok yüksek masraflı yatırım ve harcamaları gerektirmesi, iii) yeni bir kimyasal bileşiğin ilaç olabilmedeki düşük başarı şansı ve iv) rakipler tarafından taklit kolaylığı olarak sıralanabilir. İlaç sanayiinde Ar-Ge çalışmaları, rekabete yönelik buluş süreci olarak her zaman sektör içi ve firmalar arası karşılıklı risk de taşımaktadır. Bu anlamda Ar-Ge nin taşıdığı riski azaltmak amacıyla uluslararası patent sistemi nin sağladığı korumadan yararlanılmaya çalışılmaktadır. Bu koruma modeli, gerçekte uluslararası olarak oluşturulmuş bir mevzuat sisteminin parçasıdır. Bu anlamda sosyal hegemonya stratejilerinin bir parçası olarak da değerlendirmesi gerekmektedir Uluslararası Mevzuat Düzenlemeleri ve Patent 13/13

14 Uluslararası hukuki mevzuat, siyasi ve ekonomik sisteme meşruiyet sağlayan ve onu garanti altına alan ve bu bağlamda da askeri olarak müdahale alanı oluşmasına olanak veren bir düzenlemeler bütünüdür. Bu düzenlemeler, küresel ve bölgesel oluşumlar ile bunların yapılandırılmasına olanak veren anlaşmalardan oluşmaktadır. Aşağıdaki tablo kapitalist sistemin küreselleşme yapılanmasını ve bunun mevzuat dayanaklarını özetlemektedir. Tablo incelendiğinde, var olan genel hukuki düzenlemelerden bazılarının, aynı zamanda farmasötik ve biyoteknolojik sanayinin de düzenlenmesine ilişkin ya doğrudan, ya da dolaylı hükümler içerdiği anlaşılabilir. Tablo 5: Küreselleşmenin yapısal ve hukuki organları Küresel Oluşumlar WTO (Dünya Ticaret Örgütü) IMF (Uluslararsı Para Fonu) WB (Dünya Bankası) UN (Birleşmiş Milletler) OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı) ICC (Uluslararası Ticaret Odası) WEF (Dünya EkonomikForumu) NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Küresel Anlaşmalar GATS (Hizmet Ticareti Genel Anlaşması) GATT (Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması) AoA (Tarım Anlaşması) TRIPS (Fikri Mülkiyet Patent ve Telif Hakları Anlaşması) TRIMS (Teknik Engeller Anlaşması) Bölgesel Oluşumlar EU (Avrupa Birliği) NAFTA (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması) APEC (Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği) ASEAN(Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği) AFRİKA BİRLİĞİ COTONOU MERCOSUR BALKAN İSTİKRAR PAKTI EUROMED Bölgesel Anlaşmalar TAFTA (Trans Atlantik Serbest Ticaret Anlaşması) TEP (Trans Atlantik Ekonomik Ortaklığı) TABD (Altantik Ötesi Sermaye Diyoloğu) FTAA (Amerikalararası Serbest Ticaret Anlaşması) KEİB(Karadeniz Ekonomik İşbirliği) İlaçla ilintili olan hukuki hegemonya startejisi ya da uluslararası mevzuat düzenlemeleri başlıca, standart oluşturma ve bu teknolojik aidiyetleri uluslararaası düzeyde karşılıklı olarak tanıma olarak kategorize edilebilir. Farmasötik ve biyotek endüstrilerin küreselleşmesini sağlayan başlıca iki uluslararası standart ve anlaşma bulunmaktadır. Bunlar: Uluslararası Uyumlulaştırma Konferansı Müktesabatı (International Conference on Harmonization ICH) Ticaretle İlgili Fikri mülkiyet Hakları anlaşması (Trade Related Aspects of Intellectual Property Rights-TRIPS) dır. ICH, ABD-AB ve Japonya nın ortak katkılarıyla oluşturulmuştur. İlaç ruhsatlandırılmasındaki düzenleme süreçlerinin belirlenmesini sağlamaktadır. Bu suretle, bir bölgede ruhsatlandırma güvenliliği (emniyeti-safety) sağlanmış bir ilacın buna taraf olan ülkelerde de kabulünü öngörmektedir. Yeni bir ilacın ya da biyotek ürünün, ICH yönetmeliğine göre geliştirilmesini takiben, bu ürünler için herhangi bir ICH bölgesinde ruhsat başvurusu yapılabilmektedir. TRIPS anlaşması, ticaretle ilgili fikri mülkiyet haklarına düzenleme getirmekte ve Dünya Ticaret Örgütünce yönetilmekte ve yürütülmektedir. Bu anlaşma çoktaraflı (multilateral) bir anlaşmadır. İlaçlarla ilgili olan bölümü bir dizi alanlar ve kurallar dizgesi içermektedir. Örneğin fakir ülkeler için zorunlu lisans anlaşmalarına dayalı jenerik ilaç ithalatından, çeşitli yaşam biçimlerine (life forms) ilişkin patentlenebilme süreçlerine kadar farklı alanları, kurallarla düzenlemektedir. Biyomedikal araştırmalarda yabancı sermayenin yaygınlık kazanması, daha ülkenin patent korumasını kabule zorlanmasına neden olmaktadır. Türkiye 1995 le beraber, patent korumasını kabul etmiş ve uygulama 2000 de başlamıştır. Diğer yandan veri koruması da TRIPS 39/b maddesine dayalı olarak 1997 den bu yana kabul edilmiş durumdadır. İlaç ve biyotek sanayini ilgilendiren bu mevzuat düzenlemeleri ülkeler arası uyum ve ülkelerin bu düzene uyuncu ile ilgili önemli harcamalara neden olmakta ve bu yolla da finansal dolaşım sağlanmaktadır. Başlıca hukuki düzenlelerle ilgili uyunç harcamaları arasında aşağıdaki faktörler sayılabilmektedir: i) TRIPS mevzuatına hazırlık süreci harcamaları, ii) İlaç ve çeşitli yaşam biçimlerine ilişkin patent/marka edinim harcamaları, iii) Biyolojik materyallerle ilgili gümrük/mevzuat düzenleme harcamaları, iv) Yerel mevzuat düzenlemeleri, v) İyi klinik uygulamalar/ich hazırlıklarına ilişkin harcamalar 14/14

15 İlaca ilişkin patent/marka edinim yöntemleri ile bunlara ilişkin harcamalar Uluslararası Patent Sistemi ile düzenlenmektedir. Tanım olarak patent, başkalarının belirli bir ürünün üretimi, kullanımı ve satışından veya üretim yönteminden yararlanmayı belirli bir süre men edebilmek için sahiplerine ve haklarını buluş sahiplerinden alan kimselere hükümetler tarafından verilen hukuki bir imtiyazdır. Uluslararası patent sistemi içindeki patentlerin temel özelliklerini iki basamakta sınıflandırmak olasıdır. Şöyleki, a) sınai mülkiyet haklarından birisi olan patent ya da ihtira beratı, bir sınai veya ticari icadın kullanma hakkını temsil eder ve b) bu hak, maddesel olmayan duran varlık niteliğinde olup, işletmenin aktifleri arasında gösterilir. Yukarıda verilen tanıma uygun olarak başlıca üç tip patent bulunmaktadır. Bunlar: a) Yöntem patenti (process patent), b) Ürün patenti (product patent) ve c) Zorunlu lisans (compulsory licence) dır. Yöntem patenti bir etken maddenin üretilmesi için başvuru dosyasında belirtilen sentez yöntemine verilen patent hakkıdır. Sonuçta, aynı etken maddeyi başka bir sentez yöntemi ile üretebilen kişi ya da kuruluşlar, kendi adlarına patent alarak bu maddeyi kendi yöntemleriyle üretebilirler. Ürün patenti ise, bir etken maddeye, üretim yöntemine bakılmaksızın verilen patenttir. Başlıca iki özelliği bulunmaktadır. Bunlar: a) Ürün patenti alınmış bir maddenin, farklı yöntemle dahi izinsiz üretimi söz konusu değildir, b) Ürün patenti, yöntem patentini de kapsar. Son kavram olarak da, bir patent tescil edildiği ülkede belirli bir süre içinde uygulamaya konmazsa, patent sahibinin, isteği dışında, üretimi için lisans vermeye mecbur olması durumuna da zorunlu lisans (compulsory licence) denmektedir. Bu süre Paris sözleşmesinde üç yıl olarak saptanmıştır. Lisans, patenti (beratı) başkasına ait olan bir malı yapmak, bir olanağı kullanmak veya bir teknik yöntemden faydalanmak üzere alınmış izin karşılığı anlamını taşır. Başlıca özelliği lisans sahibi işletmecinin, patent kapsamına giren sınai mülkiyet hakkını sürekli ya da geçici olarak kullanabilmesidir. Lisans çeşitleri yedi başlık altında sınıflandırılmaktadır. Bunlar a) geliştirme ve yeniden yapma lisansları, b) üretim lisansı, c) montaj lisansı, d) kullanma lisansı, e) ithal lisansı, f) ihraç lisansı ve g) satış lisansıdır. Uluslararası patent sisteminin bir diğer parçasıda know-how (süreç bilgisi) dır. Süreç bilgisi (know-how) belirli bir amaç için teknolojinin unsurlarından olan araştırma ve/veya tasarımın meydana getirilmesi ile tasarlanmış bir konunun uygulamaya konmasında kullanılan ve a) usul, yol ve yöntemlerini anlamlı bir sıraya sokma, b) bu konuda belirli kurallar oluşturma, c) yeni yöntemler yaratma ve d) eksik, yetersiz yöntemleri iyileştirme, gerekirse sırasını değiştirme etkinlikleri olarak sayılan bir işlemler bütünüdür. Farmasösitik ürünler bağlamında veri koruması ise, ilaç ruhsatlarının alınması için zorunlu olan, fiziko-kimyasal ve biyofarmasötik çalışma sonuçları; klinik öncesi ve klinik araştırma sonuçlarına ait tüm verilerin, bu verileri üreten (elde eden) ve bu veriler ile ilgili olan ilacın ruhsatını almak üzere ilk başvuran firmanın dışındaki kişilerce, daha sonraki bir tarihte atıf yapılarak dahi, belirli bir süre için hiçbir şekilde kullanılamaması ve böyle bir kullanıma hiçbir şekilde izin verilmemesi anlamındadır. AR-GE çalışmalarında riski azaltıcı etmen olarak kullanılan uluslararası patent sisteminin başlıca yetersizlik nedenlerini şöyle sınıflamak olasıdır: a) Etkin patent süresi: Bu süre i- ürünün teknik gelişmesi, ii- klinik deneyler, iii- ürünün ulusal sağlık otoritesine kaydı sırasında harcanan zaman gibi nedenlerle 17 yıllık nominal koruma süresinin altına düşmesi ve b) Taklit yoluyla keşif adı verilen rakip firma stratejilerini içerisinde barındırmaktadır. Bir firmanın diğer firmalarca taklit edilemeyecek ürünler üretebilmesi, özel sermaye birikimi sürecinin temel özelliğini oluşturur. Bu bağlamda başlıca 2 risk tanımlanmaktadır. Bunlar a) yeni ilaçların etkin ömürlerini belirsiz kılan rekabetçi taklit ve b) patent süresi bitimidir. İlaç sanayiinde çokulusluluk nedeni olarak özel sermaye birikimi sürecindeki risklere karşı başlıca temel önlemler a) en kısa sürede en fazla satış hasılatı elde etme zorunluğu ve b) pazar boyutunun genişletilmesidir. Bu da, son tahlilde, sektörde daha büyük bir ürün (ilaç) değeri hasıla oranını kontrol edebilecek olan pazar stratejilerinin geliştirilip uygulanmasına bağlıdır. Yukarıda verilen tanımlardan da anlaşılacağı üzere, patent sonuç olarak bir mülkiyet aracıdır. Burada ilacın talep esnekliği olmayan ya da çok az olan bir ürün olması ve insanlar açısından vazgeçilemez olması, kapitalizmde bu ürün üzerinde bireysel mülkiyet kurulmasını engelleyememektedir. Sağlanan mülkiyet ile ve bu mülkiyetin dolaşımına ilişkin özel 15/15

16 anlaşmalar, ilaç firmaları arasında önemli bir finansal hareketlilik yaratabilmekte ve bu anlamda da sermaye merkezileşmesini sağlayabilmektedirler EMEK SÜREÇLERİNDEKİ (İŞGÜCÜ) DOLAŞIM İlaç sanayiinde uluslararasılaşma ögesi olarak işgücü istihdam ve dolaşımı, bunlara ilişkin yapılan eğitim ve yönetsel harcamalar önemli bir maliyet unsuru olarak belirginleşmektedir. Bunlar ayrıntılandırıldığında: İşgücü İstihdam ve Dolaşımı: Eğitim Harcamaları: Eğitim harcamalarına ilişkin uluslararası ilaç sanayiinde ayrılan kaynaklar başlıca yedi kategoride ortaya çıkmaktadır: Hukuki uyuncu garanti altına alacak ek mevzuat düzenleme ihtiyaçları, Firma içi çalışma takımlarının iletişimini artıracak ek ihtiyaçlar, Çalışanların (yönetici, işçi ve diğer hizmetliler) hizmetiçi eğitimlerinde zamanlama; proje uygulamaları ve bunlara ilişkin kilometre taşlarını tayin, Eğitilecek olanlarınbelirlenmesi, Eğitimin verilmesi, Uygun öğretim metodları ve içeriklerin seçimi, İmalat, analiz ve validasyon (geçerlilik) raporları dahil materyal çeviri harcamaları Yönetsel Harcamalar: Ayrımcılık karşıtı yasa ve politikalara uyunç, Proje bazlı takım çalışmaları oluşturma, Yüz yüze görüşme, telekonferans, internet ağı üzerinden haberleşme, e-posta gibi yöntemlerde dengeli bir planlama ve yönetim oluşturma, İletişim biçimlerinde farklılıklar oluşturma ve kendine güvenen küresel bir ekipleşme yaratma, Yeni bir iletişim altyapısı oluşturma/buna ilişkin donanım-gereç ihtiyaçları, Grafikler, proje haritaları ve ek sözlükler geliştirme, Çalışma ortamında bilgisayar ağları oluşturma ve akıl hocalığı olanaklarını geliştirme, Aracı ve dışardan danışmanlık hizmetlerini kullanma, Yabancı dil eğitimi ve aksan azaltma. 6) GENEL DEĞERLENDİRME VE SOSYALİST SEÇENEK İlaç endüstrinin, kapitalist sistemdeki temel nitelikleri, ürün olarak ilaca olan talebin niteliği ile ilaç ürünlerinin deneyim malları olmasına dayalı olarak belirlenmektedir. Bu olgu endüstrinin intrinsik yapısı ve endüstri içindeki hakim rekabet stratejilerini de parametrik olarak belirlemektedir. Kapitalist bir sağlık sisteminde herhangi bir zaman dilimi içinde, ilaca olan toplam talebi belirleyen başlıca unsurlar ise, a) Nüfusun yaşı, b) Nüfusun artış oranı ve kompozisyonu, c) Kişi başına düşen gelir miktarı, d) Gelir dağılımı, e) Yaşam standartının genel düzeyi, f) Eğitim düzeyi, g) Hastalıkların ortaya çıkış oranı olarak sıralanmaktadır. Bu sağlık sisteme uygun bir ilaç üretim ve dağıtım etkinliği ise, çokuluslu firmalaşmaya devinen bir özgüllük göstermektedir. Bu uluslararasılaşma sistemi de aşağıdaki özellikleri içerisinde barındıran ve daha önceki bölümlerde tartışılan bir sektörel yapılanma göstermektedir. Tablo 5: İlaç sanayiinde çokuluslu şirket (ÇUŞ) yapılanmasına ilişkin kategorik nedenler ve göstergeler İlaç sanayiinde ÇUŞ yapılanmasına Dayandığı nedenler-göstergeler ilişkin kategoriler 1. Çokuluslulaşma göstergeleri a) Doğrudan yabancı yatırım (dyy) b) Lisans anlaşmaları c) İhracat ya da pazarlama anlaşmaları 2. Çokuluslulaşma araçları a) Ar-Ge çalışmaları süreci b) Uluslararası patent sistemi c) Özel sermaye birikimi süreci Rekabetçi fiyatlar altında göreceli üstünlük kuramına göre serbest ticarete dayalı bir sistem, serbest rekabet piyasası retoriği olarak dillendirilmektedir. Gerçekte ortada olan durum serbest rekabet piyasasından ziyade sermaye yoğunlaşması ve merkezileşmesinin hüküm sürdüğü bir piyasa varlığına kanıt oluşturmaktadır. Bu olgu, farmasötik sanayii ile ilişkilendirildiğinde, uluslararası kapitalist sistemin devasa boyutlu bir ilaç sektörüne sahip olduğu görülmektedir. Bu sektörde 2005 yılı itibariyle yaklaşık 1 trilyon dolarlık bir üretim ve satış değeri gerçekleştirilmektedir. Bu değer dünya ticaret hacminin 1/10 una denk düşmektedir. Uluslararası düzeyde ilaç araştırması, üretimi ve satışı gerçekleştiren başlıca 16/16

17 üç coğrafi bölge bulunmaktadır. Bu bölgelerden birincisi Kuzey Amerika olup, ABD ve Kanada yla beraber toplam üretim ve satışların %48 i bu bölgede gerçekleşmektedir. AB ülkeleri (Türkiye dahil) dünya ilaç üretim ve satışlarının %26 sını, Japonya ise %13 ünü gerçekleştirmektedir. Dünya ilaç üretim ve ticaretini %87 olarak gerçekleştiren 31 ülke sayılırken, %13 üretim ve satış ise geri kalan 160 ülke arasında paylaşılmaktadır. Bu, kapitalist sistemin ne denli yoğun ve merkezi bir yapılanma gösterdiğini ve dünya nüfusunu oluşturan büyük bir çoğunluğun ilaca ulaşma konusunda piyasanın düzenleyici hukuki ve ticari yapısı altında büyük bir basınç içerisinde bulunduğunu göstermektedir. Bu basıncın aşılması kuşkusuz, sistem içi düzenlemelerle ve kolaycı olarak sağlanabilecek bir gelişme ve süreci içermemektedir. Bunun yolunun yeni bir siyasi, ekonomik ve kültürel düzenden geçmesi ve sosyalist planlamaya dayandırılması gerekmektedir. Bu planlama kuşkusuz sadece ilaç üretim ve dağıtımı ile sınırlı değildir. Sağlık sistemi ve hizmetleri ile bu sistemin tüm asal vektörlerini içerecek merkezi örgütlülük düzlemindeki bir merkezi planlama yapılmak durumundadır. Tüm sağlık ve ilaç hizmetleri giderlerinin bedellerinin genel bütçeden finanse edilmesi öncel olarak gözetilmek durumundadır. Sağlık hizmetlerine ilişkin diğer düzenlemeler i) üretim birimlerine dayalı örgütlenme, ii) toplumsal katılım, iii) basamaklı sağlık sistemi ve sevk zinciri, iv) insan gücü eğitimi alanlarında gerçekleştirilmek durumundadır. İlaç ve tıbbi teknoloji düzenlemeleri bakımından Türkiye nin sosyalist plan ve kalkınmaya önemli ölçüde destek verecek bir sanayii alt yapısı bulunmaktadır. Bu endüstriye ilişkin kurulu kapasite ile yanı sıra, teknik ve yönetsel insan gücü bulunmaktadır. İlaç üretimi her yurttaşın eşit düzeyde yararlanacağı bir planlı kamusal etkinlik haline getirilmeli, ilaç etken ve yardımcı maddeleri bakımından dış bağımlılığı azaltacak üretim planlaması ya da ithalat tedbirleri öncelikle gündeme alınmalıdır. İlaca ilişkin her türlü bireysel (kişisel, ya da firma ölçekli) mülkiyeti esas alan imtiyaz ve anlaşmalar, kamusal mülkiyete dönüştürülerek ilacın onsuz olunmaz toplumsal özelliğine dayalı bir rejim benimsenmelidir. İlaç Ar-Ge çalışmaları kamu destekli ve kamusal mülkiyet ve yararlanıma açık bir yatırım ve istihdam alanı kılınmalıdır. İlaç dağıtımı kamusal mülkiyete uygun düzenlemeler çerçevesinde yeniden planlanmalıdır. Kuşkusuz bütün dönüşüm ve düzenlemelerle ilgili uluslararası dayanışma ortamının olması veya yaratılması gelecek başarısı bakımından büyük önem taşımaktadır. KAYNAKLAR 1. Türkiye nin Bilim ve Teknoloji Politikası - Bilim ve Teknoloji Strateji ve Politika Çalışmaları, TÜBİTAK BTP 97/04, Syf 20-24, Ağustos Türkiye nin Bilim ve Teknoloji Politikası -Özet- TÜBİTAK-BTP Ocak 1999 Ankara 3. Göker A. Niçin Bilim ve Teknoloji Politikası: Niçin Ulusal: Tarihsel Gelişim, Dünya Örnekleri ve Türkiye, Sosyal Demokrasi Derneği, 25 Mart 2000, Ankara 4. Hirst P, Thompson G. Küreselleşme Sorgulanıyor, (Türkçesi: Erdem Ç, Yücel E..), Syf. 20, Dost Kitabevi Yayınları, Temmuz 2003, Ankara 5. Abacıoğlu N. Küreselleşme Paradigmasından Bir Kesit: İlaç ve Siyaset, Üniversite ve Toplum-Bilim, Eğitim ve Düşünce Dergisi, Haziran 2002, Cilt 2, Sayı 2, 6. Lenin Vİ. Emperyalizm, Kapitalizmin En yüksek Aşaması, (Çeviren Süreya C.), 3. Baskı, Sol yayınları, 1975, Ankara 7. Marksist Düşünce Sözlüğü, Syf. 513, İletişim Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, (Erişim: ) 9. (Erişim: ) 10. (Erişim: ) 11. Derleme: Michèle Roth, GPF Associate, World Investment Report, İlkin A Çok Uluslu şirketler, Ekonomi Ansiklopedisi, Syf 265, Cilt 1, Paymaş yayınları, İstanbul, Marksist Düşünce Sözlüğü, Syf. 114, İletişim Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, Alpar C. Çok Uluslu Şirketler ve Ekonomik Kalkınma, Syf 27-30, 3. Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara, Abacıoğlu N. (2000) İlacın Ekonomi-Politiği AEOB İlaç Forumu 18, 2, Abacıoğlu N. (2001) Sorularla Ilacın Ekonomi-Politiği AEOB İlaç Forumu 19, 2, Abacıoğlu N. İlacın Ve Teknolojisinin Tarihsel Serüveni, Yılında Nasıl Bir Tıp/Sağlık/Ülke/Dünya Ortamı Öngürülebilir? Oluşturulabilir? Türk Tabibleri Birliği Yayını, Ankara, Nisan Yaşgül S. (1999) Küreselleşme, Çokuluslu Şirketler Ve Şirket Birleşmeleri: Dünya Ilaç Endüstrisi Örneği, [Alkan Soyak (Ed.), Küreselleşme: İktisadi Yönelimler ve Sosyopolitik Karşıtlıklar], İstanbul, Om Yayınevi, Abacıoğlu N. (2004) Ekonomik Sistem ve Ilaç, TFD-Bülteni, 82: Abacıoğlu N. (2003) Uluslar Arası Farmasötik Endüstri: 2000 den 2005 e Kısa Ufuk Turu, TFD-Bülteni, 76: Stober M. (2004) The New World Of Global Drug Development. Int J Pharm Med 18(2): /17

Küresel Kapitalizmde İlaç Endüstrisi. Pharmaceutical Industry in Global Capitalism. Nurettin Abacıoğlu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

Küresel Kapitalizmde İlaç Endüstrisi. Pharmaceutical Industry in Global Capitalism. Nurettin Abacıoğlu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Küresel Kapitalizmde İlaç Endüstrisi Pharmaceutical Industry in Global Capitalism Nurettin Abacıoğlu Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi KAPİTALİZMİN KRİZİ VE SAĞLIK XVI. Conference of International

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ

AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ İZMİR TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ OTOMOTİV SEKTÖRÜ Dilara SÜLÜN DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AB MASASI ŞEFİ (TD) Mayıs 2006 AB OTOMOTİV SEKTÖRÜ AB, dünya otomotiv pazarının %35'ine sahiptir. Otomobil

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005. Özet

OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005. Özet OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005 Summary in Turkish OECD Bilim, Teknoloji ve Sanayi: 2005 Skor Levhası Türkçe Özet Özet Bilgi tabanlı bir ekonomiye doğru uzun vadeli eğilim devam

Detaylı

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ Genellikle profesyoneller tarafından oluşturulan Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı sistemi genç, dinamik, hızlı büyüme ve yüksek karlılık potansiyeli olan

Detaylı

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU Gürhan DEMİREL Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Kasım 2008 Kuzey Ren Vestfalya (Nord Rhein Westfalen) Almanya nın kuzey batısında,

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

OTOMOTİV SANAYİİ-2014 ve GELECEK. 24.Ekim.2014 Tarihinde MDK Toplantısı FIRAT Üniversitesi Mühendislik Fakültesi / ELAZIĞ

OTOMOTİV SANAYİİ-2014 ve GELECEK. 24.Ekim.2014 Tarihinde MDK Toplantısı FIRAT Üniversitesi Mühendislik Fakültesi / ELAZIĞ OTOMOTİV SANAYİİ-2014 ve GELECEK 24.Ekim.2014 Tarihinde MDK Toplantısı FIRAT Üniversitesi Mühendislik Fakültesi / ELAZIĞ Otomotiv Sanayinde Gelecek: Değer Zincirinde Değişim Üretimden Tüketiciye: Tedarik

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ Türkiye de perakende sektörü, 300 milyar dolara ulaşan büyüklüğü, 365 bin mağaza sayısı ve 2009-2013 yılları arasında yıllık bileşik %7 büyüme ile öne çıkan sektörler

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK Shaping Cotton s Future COTTON USA CONFERENCE TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK CEM NEGRİN TGSD BAŞKANI TÜRK EKONOMİSİ GÖSTERGELER 2012 2013 2014 TAHMİNLERİ EKONOMİK BÜYÜME % 2,1 4,0 4,0 MİLLİ GELİR MİLYAR

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ Musa Yaşar Bilimsel ve teknolojik faaliyetler, ülkelerin kalkınmasında büyük bir öneme sahip olup, ulusal gelirden bu tür faaliyetlere

Detaylı

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU Akışkan gücü, basınçlı akışkanların, ister sıvı ister gaz halinde olsun, enerjilerinden faydalanarak elde edilen güçtür. Sıvı veya gaz, yada somut olarak su veya hava, ancak

Detaylı

TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ

TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ 1. Tıbbi cihazlar sektörü dünyada çok hızla büyüyen, dinamizmi yüksek ve temel özellikleri zamanla gelişmiş ülkeler/dev firmalar lehine oluşmuş bir yapıya sahiptir. Dünya

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU POLİTİKANOTU Haziran2014 N201419 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Analisti Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies (guldem.okem@ceps.eu) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Dünya İlaç Sanayi ve Pazarının Genel Durumu ile. Türkiye İlaç Sektörünün Durumu

Dünya İlaç Sanayi ve Pazarının Genel Durumu ile. Türkiye İlaç Sektörünün Durumu BÖLÜM I Dünya İlaç Sanayi ve Pazarının Genel Durumu ile Türkiye İlaç Sektörünün Durumu "Küreselleşme" olarak adlandırılan, sermayenin uluslararasılaşması ve merkezileşmesi demek olan ve bugün de (asıl

Detaylı

YÖNETİCİ ÖZETİ. Besfin İletişim

YÖNETİCİ ÖZETİ. Besfin İletişim YÖNETİCİ ÖZETİ 2012 yılında En Yüksek ARGE Harcaması yapan uluslararası firmaların sektörlerine bakıldığında en yüksek 10 sektör toplam ARGE harcamalarının %84 ünü karşılamaktadır. Türkiye de yapılan ARGE

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA GÜNDEM Türkiye - Genel Bilgiler Orijinal - Jenerik İlaç Türkiye İlaç Sektörü Diğer Ülkeler ile Karşılaştırma Değerlendirme ve

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

Brezilya Plastik Ambalaj Sanayi Araştırması

Brezilya Plastik Ambalaj Sanayi Araştırması Brezilya Plastik Ambalaj Sanayi Araştırması Brezilya Nüfus açısından, 205 milyon kişi ile dünyanın 5 nci büyük ülkesi olan Brezilya, son dönemde sağlanan ekonomik büyüme ve refah düzeyinin artması ile

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların maliyeti artıyor Pahalı teknolojiler ve ilaçlar piyasaya sürülüyor Nüfusun sağlık hizmetinde

Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların maliyeti artıyor Pahalı teknolojiler ve ilaçlar piyasaya sürülüyor Nüfusun sağlık hizmetinde UZM. ECZ. HARUN KIZILAY GENEL SEKRETER TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ 3. Uluslararası İlaç Kullanımını Geliştirme Konferansı,i 14-18 18 Kasım 2011, Antalya Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların

Detaylı

2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ

2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ 2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ Türkiye de son 6 yılda kurulan uluslararası sermayeli şirketlerin* sayısı 2010 yılı Kasım ayı itibariyle 26 bin 40 e ulaşmıştır.

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü 1 Ülkeler Niçin Dış Ticaret Yapar? Dış Ticaret Politikası Ödemeler Bilançosunun, cari işlemler hesabında ihracat

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

TÜRKİYE DE BU HAFTA 7 11 EYLÜL 2015

TÜRKİYE DE BU HAFTA 7 11 EYLÜL 2015 TÜRKİYE DE BU HAFTA 7 11 EYLÜL 2015 PERAKENDE SATIŞ HACMİ ARTTI Perakende satış hacmi, temmuzda aylık bazda yüzde 1,3, yıllık bazda ise yüzde 7,1 arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE. nerden, nereye? Sarp Kalkan. 20 Kasım 2013

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE. nerden, nereye? Sarp Kalkan. 20 Kasım 2013 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE nerden, nereye? Sarp Kalkan 20 Kasım 2013 Slayt 3 GSYH ile Perakende ve Toptan Ticarette Reel Büyüme (1998 fiyatlarıyla) 140,000 130,000 15,000

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3]

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] Ek Karar 5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] KARAR NO Y 2005/3 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri Ülkemizin bilim ve teknoloji performansı, aşağıdaki

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

* Ticaret verileri Nace Revize 2 sınıflandırmasına göre 45 ve 46 kodlu sektörleri içermektedir. Kaynak: (Türkiye İstatistik Kurumu, u)

* Ticaret verileri Nace Revize 2 sınıflandırmasına göre 45 ve 46 kodlu sektörleri içermektedir. Kaynak: (Türkiye İstatistik Kurumu, u) 1.1. Ticaret Türkiye ye paralel olarak TR82 Bölgesi nde de hizmetler sektörünün ekonomideki payının artmasıyla öne çıkan alanlardan biri de ticarettir. 2010 TÜİK Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistiklerine

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

Polonya Otomotiv Sektörü Ve Yan Sanayii

Polonya Otomotiv Sektörü Ve Yan Sanayii Polonya Otomotiv Sektörü Ve Yan Sanayii Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü AB Masası Uzman Yardımcısı NESTEREN KESEN 2006 I. Sektörün Genel Özellikleri Avrupa Birliği üyeliği ile birlikte cazip bir pazar

Detaylı

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE TEMİZLİK MADDELERİ SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI Tablo-1: Temizlik Maddeleri Sektöründe Yer Alan Ürünler GTİP Ürün Adı 3401 Sabunlar, Yüzey Aktif Organik Maddeler 3402 Yıkama, Temizleme Müstahzarları-Sabunlar Hariç 3403 Yağlama Müstahzarları,

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar

Detaylı

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE KOZMETİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE KOZMETİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Kodları (G.T.İ.P) esas alınarak oluşturulan Kozmetik ve Kişisel Bakım Ürünleri Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Kodları (G.T.İ.P) ve ürün tanımları aşağıda

Detaylı

Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 10,02% 9,07% 5,25% 3,10% Enerji sanayi. Oto sanayi. Gıda sanayi. Ağaç sanayi. İnformasyon teknolojisi

Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 10,02% 9,07% 5,25% 3,10% Enerji sanayi. Oto sanayi. Gıda sanayi. Ağaç sanayi. İnformasyon teknolojisi Metodoloji Anket`e katılan KOBİ lerin ait olduğu branş 25,0% 2 17,42% Birden fazla cevap 22,20% 15,0% 1 5,0% 12,89% 10,02% 9,07% 7,88% 8,11% 6,21% 5,97% 5,25% 5,49% 5,25% 3,10% 12,17% 10,26% 2,86% 3,58%

Detaylı

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Ruanda ya ihracat yapan 1 firma bulunmaktadır. (AHENK KOZMETİK İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş) 30.06.2015 tarihi

Detaylı

ELEKTRONİK SANAYİ. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ELEKTRONİK SANAYİ. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ELEKTRONİK SANAYİ Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ELEKTRONİK SANAYİ (SITC No: 751; 752; 759; 761; 762; 763; 764; 771; 772; 773; 774;

Detaylı

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ Türkiye milli katılım organizasyonunun, T.C. Ekonomi Bakanlığı'na izin başvurusu yapılmış olup, Türkel

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies(CEPS) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği ne Üyelik

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0 Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0 ŞEKERLİ VE ÇİKOLATALI MAMULLER SITC No : 062-073 Armonize No : 1704-1806 TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye de şekerli ve çikolatalı mamuller sektörünün başlangıcı,

Detaylı

tepav Ocak2013 N201301 POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201301 POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Ocak2013 N201301 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Analist, TEPAV Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Enstitüsü Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Tıp sürekli ilerliyor sözündeki aslan payı bize göre; Tıbbi Malzeme Alt Sektörüne ait. Nitekim; tıbbi malzemeden yoksun sağlık sektörünün eli

Detaylı

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97 KOZMETİK SEKTÖRÜ HS No: 3301,3302, 3303, 3304, 3305, 3306, 3307 DÜNYA TİCARETİ Dünya kozmetik ürünler ihracatında ilk sırada güzellik/makyaj ve cilt bakımı için müstahzarları oluşturmaktadır. Bu ürün grubunun

Detaylı

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME İZSİAD/ GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME Ender YORGANCILAR EBSO Yönetim Kurulu Başkanı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İMALAT SANAYİSİ ÜRETİMİ EN BÜYÜK İLK 15 ÜLKE Türkiye nin %9,2 gibi çok yüksek bir oranda büyüdüğü

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER İÇİNDEKİLER Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1.Bölüm: TEMEL İŞLETMECİLİK KAVRAM VE TANIMLARI... 2 Giriş... 3 1.1. Temel Kavramlar ve Tanımlar... 3 1.2. İnsan İhtiyaçları... 8 1.3.

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

Sağlık Sektörü Raporu Aralık 2014. Sağlık Sektörü Raporu. Dilara AY - Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar

Sağlık Sektörü Raporu Aralık 2014. Sağlık Sektörü Raporu. Dilara AY - Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar Sağlık Sektörü Raporu Dilara AY - Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar Aralık 2014 Katkıda Bulunanlar: Alaz Keyvanklıoğlu Kurumsal Finansman Müdürlüğü Özge Yalçın Mali Analiz Müdürlüğü Sağlık sektörünün

Detaylı

Toplumlar için bilginin önemi

Toplumlar için bilginin önemi Toplumlar için bilginin önemi İnsanlık tarihi günümüze kadar şu toplumsal aşamalardan geçmiştir: İlkel toplum Doğa, avlanma Tarım toplumu MÖ.800-1750 ler Toprak, basit iş bölümü Sanayi toplumu Makinalaşma

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU

KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU Şekil 1 Kırşehir Sanayi Rekabetçilik Eksenleri İş Yapma Düzeyi Yenilikçilik potansiyeli Girişimcilik Düzeyi Teşviklerden yararlanma

Detaylı

TÜRKİYE DE E-İHRACAT Fırsatlar ve Sorunlar

TÜRKİYE DE E-İHRACAT Fırsatlar ve Sorunlar tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı TÜRKİYE DE E-İHRACAT Fırsatlar ve Sorunlar Ussal Şahbaz 12 Kasım 2014 Ankara Türkiye'de e-ihracat Slide 2 Çerçeve E-ihracatın Türkiye için manası Aynı

Detaylı

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SERAMİK SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye'de seramik ve çini yapımı, kökleri 8000 yıl öncesine uzanan

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

REKABET GÜCÜ VE DEĞİŞEN DÜNYA TUNCAY SONGÖR REKABET KURUMU II. BAŞKANI KURUL ÜYESİ

REKABET GÜCÜ VE DEĞİŞEN DÜNYA TUNCAY SONGÖR REKABET KURUMU II. BAŞKANI KURUL ÜYESİ REKABET GÜCÜ VE DEĞİŞEN DÜNYA TUNCAY SONGÖR REKABET KURUMU II. BAŞKANI KURUL ÜYESİ MÜŞTERİ ODAKLI YENİ EKONOMİ ESKİ EKONOMİ ARZ

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Uluslararası sermaye hareketleri temel olarak kalkınma amaçlı, hibe ve kredi şeklindeki resmi sermaye hareketleri ile özel sermaye hareketlerinden

Detaylı