TRC BÖLGESEL GELİŞME PLANI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TRC3 2014-2023 BÖLGESEL GELİŞME PLANI"

Transkript

1 TRC3 Mardin-Batman-Şırnak-Siirt BÖLGESEL GELİŞME PLANI DİCLE KALKINMA AJANSI 2013

2 DEĞİŞİM HEP BİRLİKTE MÜMKÜN I

3 TRC3 Mardin-Batman-Şırnak-Siirt BÖLGESEL GELİŞME PLANI Beşeri ve doğal kaynakları ile mekânsal potansiyelini en etkin şekilde kullanarak rekabet gücü ve refah düzeyi açısından Ülkemizi yakalamış bir bölge DİCLE KALKINMA AJANSI 2013 II

4 Değişim Başladı III

5 Sunuş Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), kurulduğu günden bu yana 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanunun...kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak hükmü doğrultusunda TRC3 Bölgesi'nde (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) çalışmalarını yürütmektedir. Ajansımız, Kanunda belirtildiği üzere bölgesel gelişme ve kalkınmanın sürdürülebilir bir şekilde sağlanması için bölge planlarının hazırlanması ve programların bu çerçevede uygulanmasından sorumludur. Ajansımızın dönemini kapsayan Bölge Planı sürecinin tamamlanma aşamasına gelmesiyle birlikte, yeni dönem bölge planının hazırlanması ihtiyacı hâsıl olmuştur. Ajansımız, Ülkemizin 2023 vizyonuna katkı sağlamayı amaç edinerek, döneminin sosyoekonomik gelişme ve kalkınma hedeflerini ortaya koyan, bu hedeflere ulaşmak için gerekli strateji ve tedbirleri geliştiren, insan odaklı, mekânsal gelişimleri ve eğilimleri dikkate alan yeni Bölgesel Gelişme Planı'nı, Bölge'deki tüm paydaşların ortak aklının bir ürünü olacak şekilde katılımcı bir yaklaşımla hazırlamıştır Bölgesel Gelişme Planı öncelik ve tedbirleri, Ülkemizin temel politika dokümanı olan Onuncu Kalkınma Planı ve Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan bir diğer belge olan Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi başta olmak üzere, üst ölçekli ulusal plan ve stratejiler ile bağdaşık olacak şekilde hazırlanmıştır. Başta yerel yönetimler olmak üzere Bölge deki tüm kamu kurumlarının hazırlayacakları stratejik planları yönlendiren üst ölçekli plan niteliğinde olan TRC Bölgesel Gelişme Planı, 3194 sayılı İmar Kanunu na göre yerel ölçekteki en üst plandır. Planın benimsenmesi ve yerelde tüm paydaşlarca sahiplenilmesi amacıyla, Ajans web sayfası üzerinden bir anket çalışması düzenlenmiş ve Bölge deki paydaşların katılımı ile Bölge nin 2023 vizyonu belirlenmiştir. Beşeri ve doğal kaynakları ile mekânsal potansiyelini en etkin şekilde kullanarak rekabet gücü ve refah düzeyi açısından Ülkemizi yakalamış bir bölge olmak TRC3 Bölgesi nin 2023 vizyonu olarak belirlenmiştir. Bölge nin önümüzdeki on yıllık geleceğini şekillendirmeye katkı sunacak olan bu stratejik dokümanın hazırlanma sürecinin ilk aşaması olarak Bölge'nin mevcut durumu analiz edilmiştir. Analizlerde resmi istatistikî verilere ek olarak, birebir görüşmeler, saha ziyaretleri, toplantılar ve anket çalışmalarından elde edilen veriler de kullanılmıştır. Doğrudan Bölge'yi yansıtan ve Bölge'nin sosyo-ekonomik ve mekânsal yönelimlerini ortaya koyan bu analiz çalışması, belirlenen stratejilerin dayanağı konumundadır. Analizler neticesinde Bölge için tespit edilen güçlü ve zayıf yönler ile fırsatlar ve tehtidler baz alınarak Bölge deki paydaşlar ile birlikte, Bölge nin içsel dinamiklerini harekete geçirmeyi hedef alan üç stratejik eksen (Beşeri Gelişme ve Sosyal İçerme, Katma Değerli Üretim ve Hizmet, Sürdürülebilir Çevre ve Mekansal Yerleşim) çerçevesinde öncelikler belirlenmiş ve bunları somutlaştırmaya yönelik IV

6 olarak tedbirler ortaya konmuştur. Ayrıca bu planın uygulanmasına yönelik olarak izlenecek yol ve olası finansman kaynaklarına çalışma içerisinde yer verilmiştir. TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) Bölgesel Gelişme Planı'nın hazırlanması sürecinde katılım sağlayan ve değerli katkılarını sunan Bölge'deki tüm paydaşlarımıza, süreci titizlikle takip eden ve desteklerini esirgemeyen Yönetim Kurulu üyelerimize, planı detaylı bir şekilde görüşüp değerlendiren Kalkınma Kurulu üyelerimize ve çalışmaların başarıyla yürütülmesi ve tamamlanmasını sağlayan Ajansımız Araştırma, Strateji Geliştirme ve Planlama birimi uzmanlarımıza teşekkürlerimi sunar, büyük bir gayret ve emek ile hazırlanan ve referans bir belge niteliği taşıyan bu dokümanın Bölgemizin kalkınması amacıyla çalışan tüm kurum ve kuruluşlar için faydalı olmasını dilerim. Dr. Tabip GÜLBAY Genel Sekreter V

7 TRC BÖLGE PLANI HAZIRLIK VE ONAY SÜREÇLERİ KALTILIMCILIK ŞEMASI Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu Recep Tayyip ERDOĞAN Ali BABACAN Cevdet YILMAZ Nihat ERGÜN Faruk ÇELİK Erdoğan BAYRAKTAR Zafer ÇAĞLAYAN Mehmet Mehdi EKER Muammer GÜLER Ömer ÇELİK Mehmet ŞİMŞEK Veysel EROĞLU Binali YILDIRIM Bölgesel Gelişme Komitesi Kemal MADENOĞLU Başbakan (Başkan) Başbakan Yardımcısı Kalkınma Bakanı Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çevre ve Şehircilik Bakanı Ekonomi Bakanı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı İçişleri Bakanı Kültür ve Turizm Bakanı Maliye Bakanı Orman ve Su İşleri Bakanı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı (Başkan) Hazine Müsteşarı Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Maliye Bakanlığı Müsteşarı Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşarı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Dicle Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Ahmet CENGİZ Mardin Valisi (Başkan) Ahmet AYDIN Siirt Valisi Yılmaz ARSLAN Batman Valisi Vahdettin ÖZKAN Şırnak Valisi Faik SALTAN Şırnak Belediye Başkanı Selim SADAK Siirt Belediye Başkanı Mehmet Beşir AYANOĞLU Mardin Belediye Başkanı Serhat TEMEL Batman Belediye Başkan A.Kadir DEMİR Batman TSO Başkanı Güven KUZU Siirt TSO Başkanı Mehmet Ali TUTAŞI Mardin TSO Başkanı Osman GELİŞ Şırnak TSO Başkanı Abdulkerim ERDEM Mardin İl Genel Meclis Başkan V. Fırat SOYSAL Siirt İl Genel Meclis Başkanı Erşet EDİŞ Şırnak İl Genel Meclis Başkanı V. Mehmet Salih AKTAN Batman İl Genel Meclis Başkanı Bölge Planı Yönlendirme ve Değerlendirme Yerel Komitesi Prof. Dr. Abdüsselam ULUÇAM Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat ERMAN Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii OMAY Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali AKMAZ Şırnak Üniversitesi Rektörü Dr. Tabip GÜLBAY DİKA Genel Sekreteri Dicle Kalkınma Ajansı Plan Hazırlama ve Koordinasyon Ekibi Ayşe AKYAPI Uzman Eyyüp BULUT Uzman Fuat ÖZCAN Uzman Mehmet Emin PAÇA Birim Başkanı Mehmet UNCU Uzman Murat ERÇİN Uzman Özgür Sertaç AZİZOĞLU Uzman VI

8 Dicle Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu Siirt Üniversitesi Batman Belediyesi Aydınlar Kaymakamlığı Batman Üniversitesi Mardin Belediyesi Beşiri Kaymakamlığı Şırnak Üniversitesi Siirt Belediyesi Beytüşşebap Kaymakamlığı Mardin Artuklu Üniversitesi Cizre Belediyesi Eruh Kaymakamlığı Mardin Artuklu Üniversitesi Dargeçit Belediyesi Hasankeyf Kaymakamlığı Batman İl Özel İdaresi Derik Belediyesi Kızıltepe Kaymakamlığı Siirt İl Özel İdaresi Gercüş Belediyesi Kozluk Kaymakamlığı Şırnak İl Özel İdaresi İdil Belediyesi Kurtalan Kaymakamlığı Batman Ticaret ve Sanayi Odası Kızıltepe Belediyesi Nusaybin Kaymakamlığı Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Kozluk Belediyesi Sason Kaymakamlığı Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Ömerli Belediyesi Şirvan Kaymakamlığı Batman Kent Konseyi Pervari Belediyesi Batman Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Mardin Kent Konseyi Savur Belediyesi Mardin Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği MÜSİAD Batman Şubesi Silopi Belediyesi Siirt Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği MÜSİAD Mardin Temsilciliği Şırnak ÇATOM Merkezi Şırnak Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği TÜMSİAD Batman Şubesi Mardin İl Defterdarlığı Siirt ve İlçeleri Fıstık Üreticileri Birliği Batman İl Defterdarlığı Şırnak Gençlik Merkezi Şırnak Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Kızıltepe Ticaret Borsası Batman ABİGEM Şubesi Batman Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü Mardin İş Kadınları Derneği Mardin ÇATOM Merkezi Mardin Sanayici ve İşadamları Derneği Mardin İş Kadınları Derneği Siirt İşadamları Derneği Mardin Turizm ve Otelciler Derneği TÜİK Siirt Bölge Müdürlüğü Batman Mimarlar Odası Batman Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Şırnak Sağlık İl Müdürlüğü Şırnak Ziraat Odası Batman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Mardin Sağlık İl Müdürlüğü Mardin Ziraat Odası Batman Gıda, Tarım, Hayvancılık İl Müdürlüğü Siirt Ziraat Mühendisleri Odası Batman Ziraat Odası Batman İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü Batman Milli Eğitim İl Müdürlüğü Siirt Arıcılar Birliği Batman Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü Mardin Milli Eğitim İl Müdürlüğü USTAD (Başkan) Mardin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü Şırnak Milli Eğitim İl Müdürlüğü Mardin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Siirt Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Mardin İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü Mardin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Mardin Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü Mardin Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Siirt Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü Siirt Aile Ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Siirt Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Siirt Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Şırnak Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Siirt Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Şırnak Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Şırnak Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü Şırnak Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Şırnak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Şırnak İpekyolu Gümrük Müdürlüğü Şırnak İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü Şırnak Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Silopi Sınır Ticareti İthalat ve İhracat Yardımlaşma Derneği Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü VII

9 Şekil 1: Katılımcılık Şeması VIII

10 İçindekiler Sunuş..... IV 1. Giriş Raporun Yapısı Yaklaşım ve Yöntem TRC3 Bölge Planının Konumu Bölgenin Analizi Bölgenin Sosyal Yapısı Demografi Eğitim Sağlık Yoksulluk, Gelir Dağılımı ve Risk Altındaki Gruplar İşgücü ve İstihdam Kültür ve Spor Bölgenin Ekonomik Yapısı Tarım Sanayi Hizmetler Çevre ve Mekânsal Yapı Çevre Çevre Sorunları Mekânsal Yapı GZFT Dış Çevre Küresel Ekonomik Gelişmeler Avrupa Birliği Türkiye deki Gelişmeler Bölgesel Gelişme Senaryosu ve 2023 Vizyonu Bölgesel Gelişme Senaryosu Bölgenin Mekânsal Analizi Bölge Mekânsal Gelişme Şeması IX

11 Üst Bölgenin Mekânsal Gelişimi Bölgenin 2023 Vizyonu Bölgesel Gelişme Stratejileri Beşeri Gelişme ve Sosyal İçerme Katma Değerli Üretim ve Hizmet Sürdürülebilir Çevre ve Mekânsal Yerleşim Finansman ve Uygulama Değerlendirme ve Sonuç Kaynakça X

12 Tablo Listesi TABLO 1: TRC3 BÖLGESİ ÜNİVERSİTELERİN AKADEMİK PERSONEL DURUMU, TABLO 2: BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMET BİRİMLERİ TABLO 3: BÖLGESEL DÜZEYDE İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ TABLO 4: YILLAR İTİBARİYLE İŞGÜCÜNE KATILMA ORANLARININ ULUSLARARASI VERİLERLE KIYASLANMASI TABLO 5: YILLAR İTİBARİYLE İSTİHDAM ORANLARININ ULUSLARARASI VERİLERLE KIYASLANMASI TABLO 6: YILLAR İTİBARİYLE İŞSİZLİK ORANLARININ ULUSLARARASI VERİLERLE KIYASLANMASI TABLO 7: YILLAR İTİBARİYLE İSTİHDAMIN SEKTÖREL DAĞILIMI TABLO 8: TÜRKİYE DE YILLAR İTİBARİYLE KAYIT DIŞI İSTİHDAM ORANLARI (%) TABLO 9: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ İÇİN SOSYAL GÜVENLİK GÖSTERGELERİ TABLO 10 : TRC3 BÖLGESİ KÜLTÜR GÖSTERGELERİ İSTATİSTİKLERİ( SEZONU) TABLO 11 : TRC3, GAP VE TR MÜZE VE ÖREN YERİ İSTATİSTİKLERİ( SEZONU) TABLO 12 : TRC3, GAP VE TR SPOR İSTATİSTİKLERİ(2013) TABLO 13 : YÜZ BİN KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SPOR KULÜBÜ SAYISI (2013) TABLO 14 : YÜZ BİN KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SPOR TESİSİ SAYISI (2013) TABLO 15: TRC3 BÖLGESİ SANAYİ SEKTÖRÜNDE ÇALIŞAN KİŞİ SAYISI (BİN KİŞİ, 15+ YAŞ) TABLO 16: YILLARI TRC3 BÖLGESİ İLLERİ KAYIP KAÇAK ORANLARI TABLO 17: BATMAN VE SİİRT İLLERİNDE DOĞAL GAZ DAĞITIMI TABLO 18: TRC3 BÖLGESİ GÜNEŞLENME SÜRELERİ VE GLOBAL RADYASYON DEĞERLERİ TABLO 19: TRC3 BÖLGESİ 50M DE RÜZGÂR KAYNAK BİLGİLERİ TABLO 20: TÜRKİYE GENELİ HAM PETROL ÜRETİMİ TABLO 21:TRC3 BÖLGESİ HAM PETROL ÜRETİMİ TABLO 22: TÜRKİYE GENELİ DOĞAL GAZ ÜRETİMİ TABLO 23:2012 YILI TRC3 BÖLGESİ DOĞAL GAZ ÜRETİMİ TABLO 24: TRC3 İLLERİ KALAN ÜRETİLEBİLİR HAM PETROL VE DOĞALGAZ REZERVLERİ TABLO 25: BÖLGENİN TURİZM POTANSİYELİNE SAHİP KAYNAKLARI VE ZİYARETÇİ ÇEKME POTANSİYELİ YÜKSEK TURİZM ROTALARI TABLO 26: DİCLE BÖLGESİ VE BÖLGENİN YAKININDAKİ İLLERDEKİ ESERLERE YÖNELİK TURİZM ROTASI TABLO 27: İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANINDA TABLO 28: TRC3 SANAYİ ENVANTERİ İHRACAT İLE TOPLAM İHRACAT KARŞILAŞTIRILMASI TABLO 29: TRC3 BÖLGE SEKTÖRLERİNİN DIŞA AÇILMA DURUMU TABLO 30: DİCLE BÖLGESİ SINIR ETKİSİ ALTINDAKİ İLÇE DAĞILIMI TABLO 31: İLÇELERE GÖRE İHRACATÇI FİRMA VE UND ÜYE DAĞILIMI TABLO 32: IRAK EKONOMİ ÖNGÖRÜSÜ TABLO 33: TRC3 BÖLGESİ İLLERİNİN YÜZÖLÇÜMLERİ VE ORANSAL BÜYÜKLÜKLERİ TABLO 34: TRC3 İL MERKEZLERİ RAKIM DEĞERLERİ TABLO 35: TRC3 BÖLGESİ TOPLAM BİTKİ VE ENDEMİK BİTKİ TAKSON SAYILARI TABLO 36: TRC3 BÖLGESİ TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRELER VE KATEGORİLERİ TABLO 37: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ KIŞ DÖNEMİ PM10 VE SO2 UYARI EŞİĞİ AŞIM SAYILARI TABLO 38: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ İSTASYONLARINDA KIŞ DÖNEMİ PM10 VE SO2 VERİ ALIM ORANLARI TABLO 39: İÇME VE KULLANMA SUYU ŞEBEKESİ VE ARITMA TESİSİ İLE HİZMET VERİLEN BELEDİYE SAYISI VE NÜFUSU TABLO 40: KANALİZASYON ŞEBEKESİ VE ARITMA TESİSİ İLE HİZMET VERİLEN BELEDİYE SAYISI VE NÜFUSU TABLO 41: TRC3 BÖLGESİ KATI ATIK TESİSLERİ GENEL BİLGİLERİ TABLO 42: DÜNYA GENELİNDE KENTSEL NÜFUS (%) TABLO 43: 2008 VE 2012 YILI KARŞILAŞTIRMALI KENTLEŞME GÖSTERGELERİ TABLO 44: NÜFUS PROJEKSİYONLARI VE YILLIK ORTALAMA ARTIŞ HIZI TABLO 45: KENTSEL SINIFLAMA TABLO 46: TRC3 BÖLGESİ KÜÇÜK ÖLÇEKLİ SULAMA TESİSLERİ DURUMU TABLO 47: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ BELDE, KÖY VE MEZRA SAYILARI XI

13 TABLO 48:NÜFUSA GÖRE KÖY SAYILARININ DAĞILIMI TABLO 49: EKONOMİDEKİ GELİŞMELER TABLO 50: SOSYOEKONOMİK GELİŞMİŞLİK SIRALAMASI (SEGE; 2003,2011) TABLO 51: TRC3 HASTANE VE YATAK SAYILARI TABLO 52: TRC3 TIBBİ CİHAZ SAYILARI TABLO 53: TRC3 SAĞLIK İNSAN KAYNAĞI TABLO 54: TRC3 ACİL SAĞLIK HİZMETLERİ TABLO 55: TRC3 BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMET BİRİMLERİ TABLO 56: MUAYENE SAYILARI TABLO 57: TRC3 İNTİHAR SAYILARI TABLO 58: TRC3 KANSER OLGU SAYILARI TABLO 59: TÜRKİYE DE YILLAR İTİBARİYLE KAYIT DIŞI İSTİHDAM ORANLARI (%) TABLO 60: TRC3 BÖLGESİ VE İLLERİ ENGELLİ SAYISI VE NÜFUS İÇİNDEKİ ORANI TABLO 61: CPA SINIFLANDIRMASINA GÖRE BİTKİSEL ÜRETİM EKİLİ ALAN VE TOPLAM ÜRETİM MİKTARLARI TABLO 62: TRC3 VE TÜRKİYE SERACILIK EKİLİ ALAN VE ÜRETİM ALANI TABLO 63: TRC3 VE TÜRKİYE ORGANİK TARIM İSTATİSTİKLERİ, TABLO 64: TRC3 TARIM SİGORTASI VERİLERİ TABLO 65: EKOLOJİK ÖZELLİKLERİNE İLÇELERDE EKİMİ ÖNERİLEN ÜRÜNLER TABLO 66: TRC3 TARIMSAL ÜRETİM DEĞERİ TABLO 67: TRC3 ARICILIK İSTATİSTİKLERİ TABLO 68: TRC3 BÖLGESİNDE FAALİYET GÖSTEREN FİRMALARIN İLDEKİ KONUMLARI TABLO 69: TRC BÖLGESİ TURİZM REKABETÇİLİĞİ UNSUR DAĞILIMI TABLO 70: 2023 TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ STRATEJİ VE HEDEFLER TABLO 71: TRC3 BÖLGESİ TÜİK VE SANAYİ ENVANTERİ İHRACAT VERİLERİNİN KARŞILAŞTIRMASI TABLO 72: TRC3 BÖLGESİ TOPLAM BİTKİ VE ENDEMİK BİTKİ TAKSON SAYILARI TABLO 73: TRC3 BÖLGESİ TEHLİKE ALTINDAKİ HAYVAN TÜRELERİ VE KATEGORİLERİ TABLO 74: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ KIŞ DÖNEMİ PM10 VE SO2 UYARI EŞİĞİ AŞIM SAYILARI TABLO 75: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ İSTASYONLARINDA KIŞ DÖNEMİ PM10 VE SO2 VERİ ALIM ORANLARI TABLO 76: TRC3 ARAZİ BÜYÜKLÜKLERİNE GÖRE TARIMSAL İŞLETME SAYILARI (DİE,2001) TABLO 77: TRC3 İLLERİNDEKİ ARAZİ TOPLULAŞTIRMA VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME FAALİYETLERİ TABLO 78: TRC3 ARAZİ KULLANIM KABİLİYETİNE GÖRE ARAZİLER DAĞILIMI(%) TABLO 79: TRC3 ŞİDDETLERİNE GÖRE EROZYON ALANLARI DAĞILIMI TABLO 80: TÜRKİYE VE TRC3 BÖLGESİ TARIM ALANLARI DEĞİŞİMİ ( HA) TABLO 81: TRC3 SU KAYNAKLARI TABLO 82: TRC3 YER ALTI SULAMALARI, DSİ TABLO 83: TRC3 SULAMA ÖRGÜTLERİNE DEVREDİLEN TESİSLER VE SULAMA ALANLARI TABLO 84: TRC3 ORMAN VARLIKLARI TABLO 85: TRC3 BÖLGESİ BÖLGE PLANI FİNANSMAN KAYNAKLARI TABLO 86: PLANLAMADA ROL DAĞILIMI XII

14 Şekil Listesi ŞEKİL 1: KATILIMCILIK ŞEMASI... VIII ŞEKİL 2: TRC BÖLGE PLANININ YAPISI... 2 ŞEKİL 3: TRC BÖLGE PLANI HAZIRLIK SÜRECİ... 5 ŞEKİL 4: TÜRKİYE NÜFUSU ( ) VE 2050 PROJEKSİYONU (BİN KİŞİ) ŞEKİL 5: TRC VE TRC3 BÖLGESİ NÜFUS PROJEKSİYONU ( , KİŞİ) ŞEKİL 6: TRC3 İLLERİ NÜFUSU VE PROJEKSİYONU ( , KİŞİ) ŞEKİL 7: TÜRKİYE OKURYAZARLIK ORANI (%) VE CİNSİYETE GÖRE DAĞILIMI, ŞEKİL 8 : TÜRKİYE GENELİ OKUL ÖNCESİ 4-5 YAŞ OKULLAŞMA ORANI VE YILLARINA GÖRE DAĞILIMI ŞEKİL 9: TÜRKİYE İLKOKUL OKULLAŞMA ORANI (%) VE CİNSİYETE GÖRE DAĞILIMI, ŞEKİL 10: TÜRKİYE ORTAOKUL OKULLAŞMA ORANI (%) VE CİNSİYETE GÖRE DAĞILIMI, ŞEKİL 11 : TÜRKİYE LİSE OKULLAŞMA ORANI (%) VE CİNSİYETE GÖRE DAĞILIMI, ŞEKİL 12 : KAMU EĞİTİM YATİRİM MİKTARININ(TL) EĞİTİM YAŞINDAKİ NÜFUSA(5-24YAŞ)(KİŞİ) ORANI VE YILLARA GÖRE DAĞILIMI, ŞEKİL 13: KİŞİ BAŞI GSKD ŞEKİL 14: KİŞİ BAŞI GAYRİSAFİ BÖLGESEL HASILA(CARİ YIL FİYATLARIYLA ABD DOLARI) ŞEKİL 15: BÖLGESEL YOKSULLUK SINIRINA GÖRE YOKSULLUK ORANI VE YOKSUL SAYISI(BİN) ŞEKİL 16: TÜRKİYE YOKSULLUK SINIRINA GÖRE YOKSULLUK ORANI VE YOKSUL SAYISI(BİN) ŞEKİL 17: DÜZEY2 BÖLGELERİ GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER HARCAMASININ TOPLAM HARCAMALARA ORANI, GİYİM VE AYAKKABI HARCAMALARININ HARCAMA BÜTÇESİNDEKİ BÜYÜKLÜĞÜ ŞEKİL 18: TRC3 BÖLGESİNİN YILLARI ARASINDA HARCAMA TÜRLERİNE GÖRE HANE HALKI TÜKETİM HARCAMALARININ DAĞILIMI ŞEKİL 19: TÜRKİYE YAŞ ARASINDAKİ NÜFUSUN TOPLAM NÜFUSA ORANI ŞEKİL 20: TÜRKİYE GENÇ İŞSİZLİK ORANI ŞEKİL 21: TÜRKİYE HANE HALKI BÜYÜKLÜĞÜ ŞEKİL 22: TÜRKİYE DEKİ EVLENME YAŞI ŞEKİL 23: TÜRKİYEDEKİ DOĞURGANLIK HIZI ŞEKİL 24: EĞİTİM DURUMUNA VE YILLARA GÖRE 15 YAŞ ÜSTÜ KADIN İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI ŞEKİL 25: TÜRKİYE İŞ GÜCÜNE KATILIM ORANI DAĞILIMI (KADIN) ŞEKİL 26: TÜRKİYE İSTİHDAM ORANI DAĞILIMI (KADIN) ŞEKİL 27: TRC3 BÖLGESİ KADINLARIN İSTİHDAM SAYILARI ŞEKİL 28: TÜRKİYEDE KADINA YÖNELİK ŞİDDET ŞEKİL 29: KADIN ERKEK İNTİHAR ORANLARI ŞEKİL 30: TÜRKİYEDE KİŞİ BAŞI GAYRİSAFİ KATMA DEĞER ŞEKİL 31: TÜRKİYEDE KİŞİ BAŞI GAYRİSAFİ BÖLGESEL HASILA(CARİ YIL FİYATLARIYLA ABD DOLARI) ŞEKİL 32: TÜRKİYEDE BÖLGESEL YOKSULLUK SINIRI ŞEKİL 33: TÜRKİYEDE BÖLGESEL YOKSULLUK SINIRINA GÖRE YOKSULLUK ORANI VE YOKSUL SAYISI(BİN) ŞEKİL 34: TRC3 BÖLGESİNİN YILLARI ARASINDA HARCAMA TÜRLERİNE GÖRE HANE HALKI TÜKETİM HARCAMALARININ DAĞILIMI ŞEKİL 35: İLLER İTİBARIYLA İŞGÜCÜNE KATILMA ORANLARI (%) ŞEKİL 36: İŞGÜCÜNE KATILMA ORANLARININ ULUSLARARASI VERİLERLE KIYASLANMASI (%) ŞEKİL 37: İLLER İTİBARIYLA İSTİHDAM ORANLARI (%) ŞEKİL 38: İSTİHDAM ORANLARININ ULUSLARARASI VERİLERLE KIYASLANMASI (%) ŞEKİL 39: İLLER İTİBARIYLA İŞSİZLİK ORANLARI (%) ŞEKİL 40: İŞSİZLİK ORANLARININ ULUSLARARASI VERİLERLE KIYASLANMASI (%) ŞEKİL 41: CİNSİYETE GÖRE 2012 YILI İŞGÜCÜNE KATILMA ORANLARI (%) ŞEKİL 42: CİNSİYETE GÖRE 2012 YILI İSTİHDAM ORANLARI (%) ŞEKİL 43: CİNSİYETE GÖRE 2012 YILI İŞSİZLİK ORANLARI (%) XIII

15 ŞEKİL 44: İŞGÜCÜ EĞİTİM DURUMUNUN KARŞILAŞTIRILMASI (A)2008 (B) ŞEKİL 45: 2012 YILI İSTİHDAMIN SEKTÖREL DAĞILIMI ŞEKİL 46: 2010 VE 2011 AJANS MALİ DESTEK PROGRAMLARI İLE DESTEKLENEN KURULUŞLARDA SAĞLANAN İSTİHDAM SAYILARI ŞEKİL 47: TRC3-TÜRKİYE ARAZİ DAĞILIMI(% ) ŞEKİL 48: TÜRKİYE KİŞİ BAŞI GAYRİSAFİ BÖLGESEL HASILA, ŞEKİL 49 : TÜRKİYE SANAYİ UZMANLAŞMA DURMU, ŞEKİL 50: TÜRKİYE SANAYİ,TARIM VE HİZMET SEKTÖRLERİNİN DAĞILIMI, ŞEKİL 51: TRC3 BÖLGESİNDE BULUNAN FİRMALARDA ÇALIŞAN PERSONELİN EĞİTİM DURUMU ŞEKİL 52: TRC3 BÖLGESİ İLÇE MERKEZLERİNDE FAALİYET GÖSTEREN İMALAT FİRMA SAYISI, ŞEKİL 53: TÜRKİYE VE TRC3 BÖLGELERİNDE KULLANIM YERLERİNE GÖRE TÜKETİLEN ELEKTRİK ENERJİSİ (GW) ŞEKİL 54: TÜRKİYE GENELİ MESKEN VE SANAYİ ELEKTRİĞİ KİŞİ BAŞI TÜKETİMİNİN DAĞILIMI ŞEKİL 55: TÜRKİYE, TRC3 BÖLGESİ VE İL BAZLI KİŞİ BAŞI TOPLAM TÜKETİM (KWH) ŞEKİL 56: 2011 YILI TÜRKİYE ELEKTRİK ENERJİSİ KAYIP VE KAÇAK ORANLARI HARİTASI ŞEKİL 57: YILI TRC3 BÖLGESİ KAÇAK VE FATURALANDIRILAN ELEKTRİK ENERJİSİ ORANLARI ŞEKİL 58: TR, TRC3 BÖLGESİ VE İL BAZLI SANAYİ ELEKTRİĞİ TÜKETİMLERİ (GWH) ŞEKİL 59: TARIMSAL SULAMA ALANINDA ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ (GWH) ŞEKİL 60: MARDİN VE BATMAN OSB AYLIK ELEKTRİK TÜKETİM DEĞERLERİ (GWH) ŞEKİL 61: TRC3 BÖLGESİ KONUTLARDA ELEKTRİK TÜKETİM DEĞERLERİ (GW) ŞEKİL 62: TRC3 BÖLGESİ MEVCUT VE PLANLI HES PROJELERİ DAĞILIMI ŞEKİL 63: TRC3 BÖLGESİ İŞLETMEDE, İNŞAAT HALİNDE VE PLANLANAN HES KURULU GÜÇ DAĞILIMI (MW) ŞEKİL 64: TRC3 BÖLGESİ MEVCUT, İNŞA HALİNDE VE ETÜT - PROJELENDİRME AŞAMALARINDAKİ HES PROJELERİNİN DAĞILIMI ŞEKİL 65: TRC3 BÖLGESİ MEVCUT, İNŞA HALİNDE VE PLANLAMA AŞAMASINDA BULUNAN TERMİK SANTRALLERİN KURULU GÜÇ DAĞILIMI (MW) ŞEKİL 66: TRC3 BÖLGESİ MEVCUT, İNŞA HALİNDE VE PLANLI TOPLAM KURULU GÜCÜN DAĞILIMI ŞEKİL 67: YENİLENEBİLİR ENERJİ KURULU GÜCÜN YILLARA GÖRE GELİŞİMİ (MW) ŞEKİL 68: TRC3 BÖLGESİ GÜNEŞ ENERJİ POTANSİYELİ (KWH/M 2 -YIL, GÜNEŞ RADYASYON DEĞERLERİNE GÖRE) ŞEKİL 69: TRC3 BÖLGESİ 50M DE RÜZGÂR KAYNAK BİLGİLERİ ŞEKİL 70: TÜRKİYE JEOTERMAL AMAÇLI AÇILAN SONDAJ KUYU METRAJI (M) ŞEKİL 71: SEKTÖRLERE GÖRE ENERJİ TÜKETİMİ VE TASARRUF POTANSİYELLERİ ŞEKİL 72:TRC3 BÖLGESİ PETROL VE DOĞALGAZ TEMİNİ AMAÇLI KUYULARIN DAĞILIMI ŞEKİL 73: MUHTEMEL KAYA GAZI REZERV ALANLARI ŞEKİL 74: BATMAN TPAO YILLAR İTİBARİYLE ÜRETİM MİKTARI VE KUYU ADEDİ ARASINDAKİ İLİŞKİ ŞEKİL 75: TRC3 BÖLGESİ YER ALTI VE YERÜSTÜ ZENGİNLİKLERİNİN GÖRÜNÜMÜ ŞEKİL 76: YILLARI ARASI ASFALTİT TÜKETİM ALANLARI (B.TON) ŞEKİL 77: TESİSE GELEN YERLİ ZİYARETÇİ DAĞILIMI ŞEKİL 78: DİCLE BÖLGESİ TURİZM KAPASİTE DAĞILIMI ŞEKİL 79: DİCLE BÖLGESİ KÜLTÜR TURİZMİ DAĞILIMI ŞEKİL 80: DİCLE BÖLGESİ İNANÇ TURİZMİ DAĞILIMI ŞEKİL 81: DİCLE BÖLGESİ İŞ TURİZMİ DAĞILIMI ŞEKİL 82: DİCLE BÖLGESİ KIRSAL TURİZMİ DAĞILIMI ŞEKİL 83: DİCLE BÖLGESİ TERMAL TURİZMİ DAĞILIMI ŞEKİL 84: TRC3 BÖLGESİNİN TÜRKİYE, IRAK VE SURİYE YE GÖRE KONUMU ŞEKİL 85: DÜNYA TİCARETİ ŞEKİL 86: TÜRKİYEDE İHRACAT VE İTHALAT ŞEKİL 87: ÜLKE GRUPLARINA GÖRE İHRACAT ŞEKİL 88: TÜRKİYE İHRACAT VE İHRACATÇI FİRMA DAĞILIMI ŞEKİL 89: İLLERE GÖRE FİRMA BAŞINA DÜŞEN İHRACAT MİKTARI 000$ ŞEKİL 90: İLLERİN IRAK A İHRACATININ YOĞUNLUĞU ŞEKİL 91: İLLERİN İTHALAT MİKTARI VE İTHALATÇI FİRMA SAYISI ŞEKİL 92: FİRMA BAŞINA İTHALAT MİKTARI 000$ XIV

16 ŞEKİL 93: TRC3 BÖLGESİ İHRACAT DURUMU ŞEKİL 94: TRC3 BÖLGESİ İTHALAT DURUMU ŞEKİL 95: TRC3 BÖLGESİNİN İHRACAT VE İTHALAT YAPTIĞI ÜLKELER ŞEKİL 96: MARDİN ISIC 3 (4 DİGİT) ŞEKİL 97: BATMAN ISIC 3 (4 DİGİT) ŞEKİL 98: SİİRT ISIC 3 (4 DİGİT) ŞEKİL 99: ŞIRNAK ISIC 3 (4 DİGİT) ŞEKİL 100: TRC3 SANAYİ ENVANTERİNE GÖRE İLÇELERE GÖRE İHRACAT MİKTARI ŞEKİL 101: TÜRKİYE SURİYE DIŞ TİCARET ŞEKİL 102: TRC3 BÖLGESİ SURİYE İHRACATI ŞEKİL 103: TÜRKİYE İHRACATININ ÜLKELERE DAĞILIMI ŞEKİL 104: TÜRKİYE-IRAK İHRACATININ SEKTÖRLERE DAĞILIMI ŞEKİL 105: TRC3 İHRACAT VE İTHALATI ÜLKE DAĞILIMI ŞEKİL 106: TRC3 İHRACATININ SEKTÖRLERE GÖRE DAĞILIMI ŞEKİL 107: TRC3 BÖLGESİNİN KONUMU ŞEKİL 108: TRC3 BÖLGESİ İLLERİNİN İLÇELERİ VE SINIRLARI ŞEKİL 109: TRC3 BÖLGESİ TOPRAK KABİLİYET DURUMU ŞEKİL 110: TRC3 BÖLGESİ BÜYÜK TOPRAK GRUPLARI ŞEKİL 111: TRC3 BÖLGESİ EROZYON DURUMU ŞEKİL 112: TRC3 BÖLGESİNDE TOPLAM BİTKİ VE ENDEMİK BİTKİ TAKSON SAYILARININ İLLER İÇERİSİNDEKİ DAĞILIMLARI ŞEKİL 113: TRC3 BÖLGESİNDE FAUNA SAYILARININ İLLER İÇERİSİNDEKİ DAĞILIMLARI ŞEKİL 114: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ KIŞ DÖNEMİ ORTALAMA PM10 DEĞERLERİ ŞEKİL 115: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ KIŞ DÖNEMİ ORTALAMA SO2 DEĞERLERİ ŞEKİL 116: TRC3 BÖLGESİ NDE 2012 YILI SU FATURASI TAHSİLÂT ORANLARI ŞEKİL 117: KAYNAKLARINA GÖRE BELEDİYELER TARAFINDAN İÇME VE KULLANMA SUYU ŞEBEKESİ İLE DAĞITILMAK ÜZERE ÇEKİLEN SU MİKTARI ŞEKİL 118: TRC3 İLÇELERİNDE İÇME VE KULLANMA SUYU ŞEBEKESİ İLE HİZMET VERİLEN NÜFUSUN BELEDİYE NÜFUSU İÇİNDEKİ ORANI (%) ŞEKİL 119: ALICI ORTAMLARINA GÖRE KANALİZASYON ŞEBEKESİNDEN DEŞARJ EDİLEN ATIKSU MİKTARI ŞEKİL 120: TRC3 İLÇELERİNDE KANALİZASYON ŞEBEKESİ İLE HİZMET VERİLEN NÜFUSUN BELEDİYE NÜFUSU İÇİNDEKİ ORANI (%) ŞEKİL 121: ATIKSU ARITMA TESİSİ İLE HİZMET VERİLEN NÜFUSUN BELEDİYE NÜFUSU İÇİNDEKİ ORANI (%) ŞEKİL 122: TRC3 BÖLGESİ NDE ATIKSU ARITMA TESİSİ İLE HİZMET VEREN BELEDİYELER ŞEKİL 123: TRC3 BÖLGESİ YAZ VE KIŞ MEVSİMİNE GÖRE TOPLANAN ORTALAMA ATIK MİKTARI ŞEKİL 124: TRC3 BÖLGESİ ATIK HİZMETİ VERİLEN NÜFUS ŞEKİL 125: TRC3 BÖLGESİ BERTARAF YÖNTEMLERİNE GÖRE BELEDİYE ATIK MİKTARI ŞEKİL 126: TEHLİKELİ ATIK İSTATİSTİKLERİ ŞEKİL 127: TRC3 İLLERİ DEPREM HARİTALARI ŞEKİL 128: TRC3 BÖLGESİ YERLEŞİME UYGUNLUK HARİTASI ŞEKİL 129: BÖLGESEL GELİŞME ULUSAL STRATEJİSİ ( ) MEKÂNSAL GELİŞİM ŞEMASI ŞEKİL 130: YILLARI ARASI KÖYDES ÖDENEKLERİNİN DAĞILIMI ŞEKİL 131: TRC3 BÖLGESİ KÖYDES ÖDENEK DAĞILIMI (MİLYON TL) ŞEKİL 132: TRC3 BÖLGESİ KÖY VE MEZRALARIN İÇME SUYU DURUMU ŞEKİL 133: TÜRKİYE GENELİ İL BAZLI KÖY YOLLARI GÖRÜNÜMÜ ŞEKİL 134: TRC3 BÖLGESİ KÖY YOLLARI AĞI GÖRÜNÜMÜ ŞEKİL 135: TRC3 BÖLGESİ İLLERİ KÖY YOLLARI SEKTÖRÜ GÖRÜNÜMÜ ŞEKİL 136:ÜLKE GENELİ VE TRC3 BÖLGESİ KANALİZASYON VE ATIK SU TESİSLEŞME DURUMU ŞEKİL 137: TRC3 BÖLGESİ BELDE, BUCAK, KÖY MERKEZLERİ NÜFUS BÜYÜKLÜKLERİ VE İDARİ YAPI ŞEKİL 138: MARDİN İLİ YERLEŞİM KADEMELENMESİ ŞEKİL 139: BATMAN İLİ YERLEŞİM KADEMELENMESİ ŞEKİL 140: SİİRT İLİ YERLEŞİM KADEMELENMESİ XV

17 ŞEKİL 141: ŞIRNAK İLİ YERLEŞİM KADEMELENMESİ ŞEKİL 142: GSYİH BÜYÜKLÜKLERİNE GÖRE DÜNYA GÖRÜNÜMÜ ŞEKİL 143: TÜRKİYE İHRACATI NIN ÜLKE GURUPLARINA GÖRE DAĞILIMI ŞEKİL 144 : 2011 BÖLGELER ARASI GSBH DAĞILIMI ŞEKİL 145: DÜZEY1 AYLIK İŞGÜCÜ MALİYETİ ŞEKİL 146: ÇDP MARDİN MERKEZ İLÇESİ KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 147: ÇDP KIZILTEPE İLÇESİ KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 148: ÇDP MİDYAT İLÇESİ KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 149: ÇDP NUSAYBİN İLÇESİ KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 150: ÇDP MARDİN İLİ YERLEŞİM YERLERİ KENTSEL GELİŞME DURUMU ŞEKİL 151: ÇDP BATMAN MERKEZ KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 152: ÇDP BATMAN İLİ YERLEŞİM YERLERİ KENTSEL GELİŞME DURUMU ŞEKİL 153: ÇDP SİİRT MERKEZ KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 154: ÇDP SİİRT İLİ YERLEŞİM YERLERİ KENTSEL GELİŞME DURUMU ŞEKİL 155: ÇDP ŞIRNAK MERKEZ İLÇE KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 156: ÇDP CİZRE İLÇESİ KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 157: ÇDP SİLOPİ İLÇESİ KENTSEL GELİŞME ALANLARI HARİTASI ŞEKİL 158: ÇDP ŞIRNAK İLİ YERLEŞİM YERLERİ KENTSEL GELİŞME DURUMU ŞEKİL 159: TRC3 BÖLGESİ MEKÂNSAL GELİŞME ŞEMASI ŞEKİL 160: TRC3 BÖLGESİ SEKTÖREL ÖNCELİK ŞEMASI ŞEKİL 161: ÜST BÖLGE KENT MERKEZLERİNİN KADEMELENDİRİLMESİ ŞEKİL 162: İNANÇ VE GURME TURİZMİ, EKO-TURİZM VE GAP TEMATİK GELİŞİM BÖLGESİ ŞEKİL 163: ÜST BÖLGE LOJİSTİK GELİŞİMİ ŞEKİL 164: ÜST BÖLGE LOJİSTİK KADEMELENME ŞEKİL 165: TRC3 BÖLGESİNDE BULUNAN FİRMALARDA ÇALIŞAN PERSONELİN EĞİTİM DURUMU ŞEKİL 166: KİŞİYE DÜŞEN HASTANE YATAK SAYISI (SAĞLIK BAKANLIĞI) ŞEKİL 167: KİŞİYE DÜŞEN HASTANE YATAK SAYISI (ÖZEL) ŞEKİL 168: KİŞİYE DÜŞEN TOPLAM HASTANE YATAK SAYISI ŞEKİL 169: KİŞİYE DÜŞEN UZMAN VE PRATİSYEN HEKİM SAYISI ŞEKİL 170: KİŞİYE DÜŞEN TOPLAM HEKİM SAYISI ŞEKİL 171: KİŞİYE DÜŞEN HEMŞİRE SAYISI ŞEKİL 172: KİŞİYE DÜŞEN TOPLAM PERSONEL SAYISI ŞEKİL 173: AİLE HEKİMİ BAŞINA DÜŞEN NÜFUS ŞEKİL 174: TRC3 BÖLGESİ NDE YILLAR İTİBARİYLE İŞGÜCÜNÜN EĞİTİM DURUMU ŞEKİL 175: KİŞİ BAŞINA GSKD (2008) VE KİŞİ BAŞINA GSBH (2011) ŞEKİL 176: AKTİF ÇALIŞAN SAYISININ TOPLAM NÜFUSA ORANI VE YEŞİL KARTLI SAYISININ TOPLAM NÜFUSA ORANI ŞEKİL 177: TRC3 BÖLGESİ KİŞİBAŞINA ŞNT ŞEKİL 178: DİCLE BÖLGESİ KIR-KENT DAĞILIMI VE İLÇELERE GÖRE KASDEB DESTEK DAĞILIMI ŞEKİL 179: DÜZEY2 BÖLGELERİ HANE HALKI TÜKETİM HARCAMALARINDA GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEK ORANI DAĞILIMI ŞEKİL 180: DÜZEY2 BÖLGELERİ 0-14 YAŞ ARASINDAKİ NÜFUSUN TOPLAM NÜFUSA ORANI ŞEKİL 181: DÜZEY2 BÖLGELERİ YAŞ ARASINDAKİ NÜFUSUN TOPLAM NÜFUSA ORANI ŞEKİL 182: DÜZEY2 BÖLGELERİ YAŞ ARASI GENÇ İŞSİZLİK ORANI ŞEKİL 183: 2022 SAYILI YASADAN YARARLANANLARIN İLLER BAZINDA DAĞILIMI VE TRC3 BÖLGESİ VE İLLERİ 2022 SAYILI YASADAN YARARLANAN KİŞİ SAYISI ŞEKİL 184: İLLERE GÖRE KIRSAL ALANDA OKUMA YAZMA BİLMEYEN KADIN ORANI ŞEKİL 185: İLLERE GÖRE KADINLARIN OKULLAŞMA ORANI ŞEKİL 186: İLLERE GÖRE HANE HALKI BÜYÜKLÜĞÜ ŞEKİL 187: DÜZEY2 BÖLGELERİ KADIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI VE İSTİHDAM ORANI ŞEKİL 188: DÜZEY1 BÖLGELERİ KADINA YÖNELİK ŞİDDET ORANI ŞEKİL 189: TÜRKİYE VE TRC3 KİŞİ BAŞI BİTKİSEL ÜRETİM DEĞERİ ( ) XVI

18 ŞEKİL 190: TÜRKİYE VE TRC3 BİTKİSEL ÜRETİM DAĞILIMI ŞEKİL 191: 1000 HEKTARA DÜŞEN TRAKTÖR SAYISI ŞEKİL 192: TRC3 VE TÜRKİYE BÜYÜKBAŞ HAYVAN YERLİ, KÜLTÜR, MELEZ ORANLARI(%) ŞEKİL 193: İLLERE GÖRE TURİZM REKABET VE ODAK ANALİZİ ŞEKİL 194: İLLERE GÖRE TESİSE GELEN YERLİ VE YABANCI ZİYARETÇİ DAĞILIMI ŞEKİL 195: TRC3 BÖLGESİ KIRSAL TURİZM DAĞILIMI ŞEKİL 196: TRC3 BÖLGESİ TERMAL TURİZM DAĞILIMI ŞEKİL 197: TRC3 BÖLGESİ İHRACAT VE İTHALATIN BÖLGELERE GÖRE DAĞILIMI ŞEKİL 198: İLLERİN IRAK A İHRACAT BÜYÜKLÜĞÜ VE IRAK A İHRACATIN TOPLAM İHRACATTAKİ YOĞUNLUĞU ŞEKİL 199: TRC3 SEKTÖRLERİNİN DIŞA AÇILMA ORANLARI ŞEKİL 200: TRC3 BÖLGESİ İLÇELERE GÖRE İHRACAT DAĞILIMI VE SINIR ETKİSİ TİPOLOJİSİ ŞEKİL 201: TRC3 BÖLGESİ EROZYON DURUMU ŞEKİL 202: TRC3 BÖLGESİ NDE 2012 YILI SU FATURASI TAHSİLÂT ORANLARI ŞEKİL 203: ALICI ORTAMLARINA GÖRE KANALİZASYON ŞEBEKESİNDEN DEŞARJ EDİLEN ATIKSU MİKTARI ŞEKİL 204: TRC3 BÖLGESİ NDE ATIKSU ARITMA TESİSİ İLE HİZMET VEREN BELEDİYELER ŞEKİL 205: TRC3 SULU-KURU TARIM ALANLARI ŞEKİL 206: TRC3 TOPRAK KABİLİYETİ SINIFLARI ŞEKİL 207: TÜRKİYE VE TRC3 BÖLGESİNDEKİ TARIM ALANLARI DEĞİŞİMİ ŞEKİL 208: TRC3 BÖLGESİ GELİŞİM ŞEMASI XVII

19 Kısaltmalar AB: Avrupa Birliği ABD: Amerika Birleşik Devletleri ADNSK: Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Ar-Ge: Araştırma ve Geliştirme AAT: Atıksu Arıtma Tesisi BELDES: Belediyelerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi BGUS: Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi BM: Birleşmiş Milletler BOTAŞ: Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. BÖLGE: TRC3 Bölgesi BROP: Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı BSK: Bitümlü Sıcak Karışım BTK: Bilgi Teknolojileri Kurumu COSIT: Irak Merkez İstatistik Kurumu ÇATOM: Çok Amaçlı Toplum Merkezleri ÇED: Çevre Etki Değerlendirme ÇDP: Çevre Düzeni Planı DAİB: Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği DEDAŞ: Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. DGBH: Doğal Gaz Boru Hattı DHMİ: Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü DİE: Devlet İstatistik Enstitüsü DİKA: Dicle Kalkınma Ajansı DKP: Doğal Kaynaklar ve Pazar Uygunluğu DLH: T.C. Demiryolu, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü DPT: Devlet Planlama Teşkilatı DSİ: Devlet Su İşleri DTM: Dış Ticaret Müsteşarlığı EBKM: Enerji Verimliliği Kuluçka Merkezi EDAM: Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları Merkezi EİE: Elektrik İlleri Etüt İdaresi EPDK: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ETBK: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı EUROSTAT: Avrupa Birliği İstatistik Kurumu EV: Enerji Verimliliği EVD: Enerji Verimliliği Danışmanlığı EVKM: Enerji Verimliliği Kuluçka Merkezi GAİB: Güneydoğu Anadolu İhracatçılar Birliği GAP: Güneydoğu Anadolu Projesi GAP BKİ: Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi GAP EP: Güneydoğu Anadolu Projesi Eylem Planı GAP GİDEM: Güneydoğu Anadolu Projesi Girişimci Destekleme Merkezi GAP YENEV: Güneydoğu Anadolu Projesi Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Merkezi GES: Güneş Santrali GSBH: Gayrisafi Bölgesel Hasıla GSKD: Gayri Safi Katma Değer XVIII

20 GSMH: Gayri Safi Milli Hasıla GSM: Gayri Sıhhi Müessese GSYİH: Gayrisafi Yurt İçi Hasıla GTHB: Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı GZFT: Güçlü ve Zayıf Yönler, Fırsatlar ve tehditler HES: Hidroelektrik Santrali IKB: Irak Kürt Bölgesi IPA: Katılım Öncesi Mali Destek Aracı IPARD: Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Destek Aracı ISPA: Katılım Öncesi Yapısal Politikalar Aracı ITU: Uluslararası Telekomünikasyon Birliği İHD: İnsan Hakları Derneği İKG OP: İnsan Kaynakları Operasyonel Programı İŞKUR: Türkiye Çalışma ve İş Kurumu KADER: Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği KASDEB: Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesi KDV: Katma Değer Vergisi KENTGES: Bütünleşik Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Planı KGM: Karayolları Genel Müdürlüğü KGF: Kredi Garanti Fonu KKP: Kırsal Kalkınma Planı KOBİ: Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler KOSGEB: Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı KÖYDES: Köylerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi KSS: Küçük Sanayi Sitesi LNG: Sıvılaştırılmış Doğal Gaz LPG: Sıvılaştırılmış Petrol Gazı MAŞBAŞ: Mardin Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. MENA: Ortadoğu ve Kuzey Afrika MTA: Maden Tetkik Araştırma Genel Müdürlüğü NASA: Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi OECD: Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OKP: Onuncu Kalkınma Planı OSB: Organize Sanayi Bölgesi ÖSYM: Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi ÖYK: Özelleştirme Yüksek Kurulu PİGM: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü SAPARD: Tarımsal ve Kırsal Kalkınma için Özel Eylem Planı SHÇEK: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu SYDV: Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı SYDGM: Sosyal Yardımlaşama ve Dayanışma Genel Müdürlüğü SODES: Sosyal Destek Programı STK: Sivil Toplum Kuruluşu ŞNT: Şartlı Nakit Transferi TBMM: Türkiye Büyük Millet Meclisi TEDAŞ: Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. TEİAŞ: Türkiye Elektrik İletim A.Ş XIX

21 TEP: Ton Eşdeğer Petrol TEPAV: Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı TES: Termik Santral TKB: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı TKİ: Türkiye Kömür İşletmeleri TMMOB: Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Başkanlığı TOBB: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TPAO: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı TÜPRAŞ: Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş. TÜBİTAK: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu TÜİK: Türkiye İstatistik Kurumu UEA: Uluslar arası Enerji Ajansı UIC: Uluslararası Demiryolları Birliği UKB: Ulusal Kalkınma Planı UND: Uluslar Arası Nakliyatçılar Derneği UNDP: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNESCO: Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNWTO: Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü URAK: Uluslar arası Rekabet Araştırmaları Kurumu USD: Amerikan Doları ÜLKE: Türkiye YBBO: Yıllık Bileşik Büyüme Oranı YE: Yenilenebilir Enerji YEGM: Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü YTB: Yatırım Teşvik Belgesi XX

22 1. Giriş 1.1. Raporun Yapısı Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak illerinden oluşan TRC3 Düzey 2 Bölgesi için hazırlanan Bölge Planı; önceki Bölge Planından ( ) başlanarak ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanan sektörel ve tematik raporlar, GAP Eylem Planı ( ) ve Eylem Planının revizyonuna ( ) yönelik çalışmalar, Kalkınma Kurulu başta olmak üzere paydaş görüşmeleri, katılımcılığı içselleştirmeye yönelik çalıştay ve toplantılar, ilçe kapsamında gerçekleştirilen saha ziyaretleri, özel konulu anket uygulamaları ile derinlikli analizlerin yanı sıra üst ve alt ölçekli planların bulgu, tespit ve stratejileri dikkate alarak hazırlanmıştır. Bölge Planı bu çerçevede, hazırlık süreçlerini de içine alacak şekilde ve kapsamı itibariyle bütünlüğü olan bir rapor olarak tasarlanmıştır. Bölge Planı nın hazırlıkları, mevcut durum ile ilgili istatistiklere, yerele ait doğru bilgiye, uzmanlaşmayı içeren derinlikli analizlere ve süreç boyunca edinilen tüm verilerin analitik sentezine dayanmaktadır. Bölgede kendi tipolojisi içinde var olan bütün sosyal grupların, ekonomik ilişkilerini de içine alacak şekilde yaşayışlarını, beklentilerini, yakın ve uzak etkileşim boyutlarında dikkate alan analitik bir bakış geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu bakış açısı geliştirilirken bölgesel kalkınma idealine bir bütün olarak birlikte, nasıl etkin bir yol izlenerek ulaşılabileceğine yönelik yapılan çalışmalarda, kurumsal ve kurumsal olmayan bütün temsil tabakalarının taleplerini içselleştiren, etkileşimi artırarak katılımcılığı öncelikleyen bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu açıdan Bölge Planının, doğrulanabilir verilerle, somut bilgilere dayanan akademik bir analiz çalışması olmasının ötesinde; bölge insanının talep ve beklentilerine, sorunlarına yönelik geliştirdiği çıkış yollarına, yerel etkileşimin oluşturduğu içsel dinamiklere dayanan bir strateji dokümanı olmasına özellikle dikkat edilmiştir. Bölgedeki bu içsel dinamiklerin etkileşimleri sektörel ve tematik anlamda ele alınırken, bu etkileşimin mekânsal boyutunu bölgesel alanla sınırlandırmak gerçekçi olmayacaktır. Planın, bu anlamda bölgenin içinde bulunduğu koşulların yanı sıra, yakın ve üst bölge, ulusal ölçek ve dış ekonomik coğrafyadan başlayarak dünyadaki değişimleri ve gelecek öngörülerini dikkate alması elzemdir. Bölgenin 2023 vizyonu ve bu vizyona erişilmesinde sacayağı olacak temel yoğunlaşma alanları olarak belirlen stratejik eksenler ile uygulama esnasında üzerinden durulacak öncelikler ve hedefleri gerçekleştirmeye yönelik olarak paydaşlarca geliştirilen tedbirlerin, gelecekle ilgili öngörülerle birlikte, değişim eğiliminin hangi yönde olacağına yönelik tutarlı bir ilişki kurulabilmesi, planın uygulanabilirliği açısından son derece önemlidir. Bölgenin tematik öncelikleri, sektörel gelişme alanları ve mekânsal önceliklendirme ile yoğunlaşma aksları dikkate alınarak dış çevre ile bütünleşik bir şekilde oluşturulan bölgesel gelişme senaryosu, on yıllık bir erimle stratejik bir perspektif oluşturmanın yanı sıra, bölgenin bu perspektife ulaşmasına yönelik doğrultusunu da olabildiğince belirlemeye çalışmıştır. Bu perspektif çerçevesinde geliştirilmiş olan stratejilerden tedbirlere doğru inildikçe, bölgede uygulanabilecek projeler seti ile vizyonu destekleyici bir altlığını da oluşturmuştur. Raporun 1

23 ilerleyen aşamalarında stratejik çerçevenin somutlaştığı ve projelerin destekleyiciliğiyle kendi içinde bütün kısımları örtüşen, tutarlı ve bütünleşik bir Planın oluştuğu gözlemlenecektir. Rapor yedi bölümden oluşmakta olup raporun yapısı Şekil 1 de gösterilmiştir. Birinci bölümde raporun yapısı, hazırlanma süreçlerinin yaklaşım ve yöntemleri, stratejik planlama bakış açısı içerisinde yeni nesil Bölge Planlarının mahiyeti ve uygulama boyutundaki konumundan bahsedilmiştir. İkinci bölümde Bölgenin Türkiye içindeki yeri, demografik yapısı, eğitim ve sağlık alanındaki durumu, işgücü ve istihdam göstergeleri, kültürel değerleri başta olmak üzere sosyal yapısı; tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin durumu ile çevre ve mekânsal yerleşime dair mevcut durum tespitine dayanan bütünleşik bir analiz yapılmıştır. Bu analizle birlikte Bölgenin güçlü yanlarını nasıl daha iyi kullanabileceği, fırsatlardan nasıl istifade edebileceği, tehditleri bertaraf ederek nasıl avantaja çevirebileceği ve zayıf yanlarını nasıl geliştirebileceğine yönelik GZFT analizi yapılmıştır. Şekil 2: TRC Bölge Planının Yapısı Üçüncü bölümde TRC3 bölgesinin üst bölgesi ve yakın bölgesi ile dış ekonomik coğrafyasına ilişkin değerlendirmeler; dördüncü bölümde bölgenin 2023 vizyonu ve bu vizyona erişmek için tasarlanan bölgesel gelişme senaryosu çalışılmıştır. Beşinci bölümde bölgesel gelişme stratejilerinin eksenleri verilmiş, bu eksenlerde yer alan temel ve önemli öncelik alanları belirlenmiş ve bu öncelik alanlarında alınması gereken tedbirlerle detaylandırılmıştır. Bu tedbirler detaylandırılırken mevcut duruma ilişkin bilgiler 2

24 verilerek üst ölçekli planlarla olan ilişki kurulmaya çalışılmış, tedbirlerin önemi ve bölgeye yansımalarına ilişkin öngörülerde bulunulmuştur. Altıncı bölümde planın uygulanmasına yönelik olarak izlenecek yol ve muhtemel finansman kaynakları ortaya konulmuş, yedici bölümde planın hazırlık aşamasından uygulamasına kadarki bütün süreçlerine yönelik genel bir değerlendirmede bulunulmuştur. 3

25 1.2. Yaklaşım ve Yöntem Bölge planı hazırlık süreci 2012 yılı içerisinde başlamıştır. Hazırlık sürecinde temel olarak Onuncu Kalkınma Planı (OKP) ve Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi (BGUS) TRC gibi üst ölçekli planlama çalışmaları baz alınarak Bölge Planının üst çerçevesi oluşturulmuştur. Bununla birlikte üst ölçekli sektörel planlar ile strateji dokümanları da bu çerçevenin eksen ve önceliklerinin belirlenmesinde dikkate alınmıştır. Plana girdi oluşturmak suretiyle altlık oluşturan çalışmalar: -Ajansın Kurumsal Stratejik Planı, -Mevcut Bölge Planı ( ), -GAP Eylem Planı, -Kalkınma Kurulu ve diğer paydaşların görüşleri, -Sektörel çalıştaylar, -İlçe gelişim stratejilerinin belirlenmesine yönelik saha ziyaretleri, -Alt bölge ve sektörel analizler -Bölgesel envanter çalışmaları olarak özetlenebilir. Planlama Sürecinde Yer alan Temel İlkeler TRC3 Bölge Planı nın hazırlanması sürecinde; İnsan odaklılık Katılımcılık Farkları giderme, farklılıkları bir zenginlik olarak görme Sektörel ve tematik odaklanma Kurumsal teknik kapasiteyi öncelikleme Sosyal-ekonomik-mekânsal bütünleşme Aşağıdan-yukarıya ve yukarıdan aşağıya bütünleştirme Ulusal-bölgesel-yerel uyumlaştırma Stratejik yaklaşım Esneklik ve dinamizm-değişen koşullara uyum sağlayabilme Yenilikçilik ilke ve prensiplerini gözeten bir yöntem izlenmiştir. Planın alt çerçevesini, TRC3 Bölgesinin de dâhil olduğu Mardin, Batman, Siirt, Şırnak ve Hakkari Çevre Düzeni Planı (ÇDP) oluşturmuştur. Hazırlık süreçleriyle paralel bir şekilde OKP ve BGUS, Planın yapısının da üst ölçeğini oluşturmaktadır. Bu üst ölçekli planlarda yerel bilgiye çatı oluşturan kısımlar Bölge Planının ilgili yerlerinde işlenmiştir. TRC3 Bölgesini içine alan ÇDP de aynı şekilde Plana bir alt dayanak 4

26 olmak suretiyle ilgili yerlerde kullanılmıştır. Aşağıda yer alan akış şeması sürecin bileşenlerini ve izlenen yöntemi özetlemektedir. Şekil 3: TRC Bölge Planı Hazırlık Süreci Stratejik Planlama Yaklaşımı ve Yöntemi Stratejik planlama, geleneksel planlama çizgisinden farklı olarak gelecek ile ilgili hedef ve öngörüleri esnek ve çok yönlü bir yaklaşımla ele alan yenilikçi ve dinamik bir planlama yaklaşımıdır. Stratejik planlama yaklaşımı kapsamında belirli bir sürece dahil olan ve o sürecin çıktılarından etkilenmesi muhtemel ilgili tüm kesimlerin aktif olarak sürece dahil edilmesi sağlanır. Bu katılımcı ve demokratik yaklaşım hem mevcut durum tespitlerinin analitik ve isabetli olmasını sağlar hem de gelecek ile ilgili daha rasyonel, gerçekçi çözüm önerileri barındıran esnek ve çok yönlü stratejiler üretilmesine imkân tanır. Stratejik planlama temelinde, ortak akıl ile kurgulanan ve belli amaçlar çevresinde bir araya toplanan katılımcıların görüş alışverişinde bulunup üzerinde uzlaşıya vardığı ortak bir gelecek vizyonunu barındırır. Barındırdığı değerlerin; müzakere, odak görüşme vb. farklı katılımcı yöntemler ışığında şekillenen ortak bir aklın süzgecinden geçirilmiş olması stratejik planlama öngörülerinin uzun vadede daha kaliteli, başarılı ve sürdürülebilir çıktılar doğurmasını sağlar. Geleneksel planlama metotlarının katı, sabit ve dışlayıcı bakış açısını reddeden bu sistematik analiz yöntemi esnek ve yönetişimci çizgisiyle hem katılımcılarının talep, istek ve düşüncelerini çok sesli ve üretken bir platformda bir araya getirir hem de bu sayede dâhil ettiği tüm kesimler tarafından içselleştirilip uzun vadede daha kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşur. Kullandığı katılımcı yöntemlerle şeffaflık ve hesap verebilirliği güçlendiren bu 5

27 planlama yöntemi günümüzde kaynakların etkin kullanılması suretiyle uzun vadeli öngörülerini rasyonel bir şekilde tasarlanabilmesi için kullanılan en etkin yöntemlerden biridir. Bu bağlamda Bölge Planının araştırma ve analiz sürecinde temel olarak katılımcılık anlayışını büyük ölçüde uygulanabilir kılan stratejik planlama yaklaşımına yer verilmiştir. Planlama sürecinin; verilerin toplanmasından, derlenmesine, analizinden raporlanmasına kadar tüm aşamalarında katılımcılığı esas alan dinamik, şeffaf ve insan odaklı bir stratejik yaklaşım benimsenmiştir. Bu kapsamda, farklı ve çeşitli seviyelerde aktif olarak katkı sağlama potansiyeline sahip olan kamu, özel sektör ve sivil toplum kesiminden her türlü bölgesel aktörün farklı katılımcı yöntemler ile görüşlerinin alınarak sürece dahil edilmesi olarak tanımlanabilecek katılımcılık anlayışı çerçevesinde yerel paydaşlar ile birebir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda bölgenin ihtiyacı olan verileri birinci elden almak amacıyla dört ilin (Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt) merkez ve ilçelerinde düzenlenen ziyaretlerde kaymakamlar, il/ilçe müdürleri, belediye başkanları,muhtarlar ile odalar, birlikler, kooperatifler, üniversiteler, özel sektör temsilcileri ve kanaat önderleri gibi toplumun farklı kesimlerinden çok sayıda paydaş ile görüşülmüş ve yapılan ziyaretler ile ilgili mevcut durum raporlarına yansıtılmıştır. Bu görüşmeler esnasında görüşülen kişi/kurumların iştigal alanlarına göre tarım, sanayi, nüfus, göç vb. konular ile ilgili görüş ve katkıları alınarak, ilçelerin ve genel olarak bölgenin var olan mevcut sorunları ve ileriye dönük olarak geliştirilebilecek çözüm önerileri üzerinde birebir görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmelerin yanı sıra ziyaret edilen tüm ilçelerde eşzamanlı olarak belediyeler ile anket uygulamaları yapılarak gerekli analiz ve değerlendirmelerin ardından anket sonuçları derlenerek ilçe raporlarında veri olarak kullanılmıştır. Ayrıca sanayi alanında bölgede imalat yapan bütün firmalar ile sektörel, bölgesel vb. sorunların derinlemesine incelendiği bir sanayi envanter çalışması yapılmış ve ziyaretler esnasında firma yöneticilerine işletme bilgileri, insan kaynakları, üretim kapasitesi, pazar durumu, mevcut problemler ve gelecek ile ilgili yaklaşımlarını içeren Sanayi Envanteri Anket Uygulaması yapılmıştır. Ajans ın faaliyet gösterdiği dört ildeki kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan kalkınma Kurulunun tarihli toplantısında, oluşturulmuş olan taslak plan ile yapılan çalışmalar hakkında toplantı katılımcılarına bilgi verilmiş ve yerel paydaşların ortak bir paydada bir araya getirilmesi anlayışına bağlı olarak tüm aktörlerin plan ile ilgili görüş, öneri ve katkılarının alınması sağlanmıştır. Sahadan elde edilen veriler, Kalkınma Kurulu ve diğer paydaş görüşleri ışığında planın koordinasyonuna yönelik olarak oluşturulan plan ekibinde yer alan her uzman, kendi çalıştığı uzmanlık konuları ile ilgili, var olan güçlü yönler ve fırsatların ön plana çıkarılarak olası tehditlerin ve zayıf yanların etkisini en aza indirecek plan ve stratejiler geliştirilmesi amacıyla sistematik GZFT analizleri gerçekleştirmiştir. Sektörel (tarım, sanayi hizmetler), tematik 6

28 (sosyal yapı) ve mekansal (çevre-altyapı, ulaştırma) olmak üzere 3 ana çalışma alanı çerçevesinde yatay iş bölümü ile çalışan bu takımın, bu alanlar altında çalıştıkları konular ile ilgili bulgu, rapor, analiz ve araştırmaları konsolide ederek Mevcut Durum Analizi altında birleştirilmiştir. Sonuç olarak Bölge Planı stratejik yaklaşım temelinde etkin bir şekilde uygulanan katılımcılık ilkesine dayalı planlama anlayışı çerçevesinde oluşturmuştur. Yerel dinamiklerin sürecin her aşamasına aktif ve nitelikli katılımı ile sadece tüm paydaşların görüşlerini yansıtan kapsayıcı ve dinamik bir plan oluşturulmamış; aynı zamanda gelecek tasavvurunun orta akılla şekillendirilmiş olması ile rasyonel, çıktılarının uzun vadede tüm katılımcı kesimler tarafından özümsenip sahiplenilecek olması ile bütünsel ve süreğen bir stratejik doküman elde edilmiştir. 7

29 1.3. TRC3 Bölge Planının Konumu Bu bölümde, Bölge Planı çalışmasının Türkiye deki planlama mevzuatı açısından planlama örgüsü içerisindeki yerinden bahsedilecektir sayılı İmar Kanununun ikinci bölümünde planlama kademeleri ile ilgili 6 ncı maddesinde şu ifadeler yer almaktadır: Planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından; "Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planları ise "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanır. Uygulama imar planları, gerektiğinde etaplar halinde de yapılabilir. Bunun yanı sıra, 3194 sayılı İmar Kanunu nda (madde 5), Çevre Düzeni Planı ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plandır şeklinde tanımlanmış ve Bölge Planı nın alt kademesinde olduğu kanunda belirtilmiştir. Söz konusu kanunda Nazım imar planına da; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır şeklinde yer verilmektedir. İmar Kanunu ndaki bu tanımlamalar doğrultusundaki plan kademelenmesi içerisinde; Bölge Planı ile Nazım İmar Planı arasında Çevre Düzeni Planı adında bir plan yer almaktadır. Planlama ile ilgili herhangi bir kanunda yer almadığı halde uygulamada il gelişme planları hazırlanmakta olduğu görülmektedir sayılı İl Özel İdareleri Kanunu nda ise, il özel idarelerinin büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde ise il belediyeleri ile birlikte yapmasını öngördüğü il çevre düzeni planları tanımlanmaktadır. Bu doğrultuda; Bölge planı ve daha alt ölçekte il gelişme planı, çevre düzeni planı, il çevre düzeni planı ve imar planı şeklinde bir kademelenme tanımlamak mümkündür. İmar planları da kendi içerisinde; nazım imar planı ve uygulama planı olarak iki ayrı ölçekte hazırlanmaktadır. Bölge Planı 3194 Sayılı İmar Kanunu nun 8 inci maddesinde bölge planları ile ilgili olarak sosyo-ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı (Kalkınma Bakanlığı) yapar veya yaptırır. şeklinde hazırlık ve yürürlüğe konma aşamalarından bahsedilmektedir. Sekizinci ve Dokuzuncu Kalkınma Planı dönemlerini kapsayan, 2000 li yıllarda ağırlık verilen bölge planlama konusundaki Türkiye nin deneyimleri planlı dönem öncesinde başlayan aşağıdaki çalışmalara dayanmaktadır: Antalya Bölgesi Projesi, 8

30 Marmara Bölgesi Projesi, Zonguldak Bölgesi Projesi, Çukurova Bölgesi Projesi ve Keban Projesi Bu projelerin yanı sıra, 1980 lerde başlayan ve bazılarının uygulamalarının halen devam ettiği Doğu Marmara Planlama Projesi, Zonguldak - Bartın - Karabük Bölgesel Gelişme Projesi, Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP), Doğu Anadolu Projesi (DAP), Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Projesi (DOKAP) dir (DPT, ). Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi çalışmaları birer bölge planı niteliğindedir. Çevre Düzeni Planı tarih ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname nin Bakanlığın Görevleri hakkındaki 2 nci maddesinin ç fıkrasında çevre düzeni planlarına ilişkin düzenlemelerden bahsedilmiştir. Buna göre; her tür ve ölçekteki fiziki planlara ve bunların uygulanmasına yönelik temel ilke, strateji ve standartları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak, Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesislerine ilişkin etütleri, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapmak, yaptırmak, onaylamak ve başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarelerce ruhsatlandırma yapılmaması halinde resen ruhsat ve yapı kullanma izni vermek şeklinde belirtildiği üzere çevre düzeni planı hazırlanması ve uygulanmasına yönelik tüm yetkiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı na verilmiştir. İl Çevre Düzeni Planı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı na görev olarak verilen ve 3194 sayılı İmar Kanununda tanımı yapılan Çevre Düzeni Planı ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu nda tanımı açıkça yapılmasa da adı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakanlığı nın görevleri içinde yer alan Çevre Düzeni Planı ile büyük yakınlık taşıyan İl Çevre Düzeni Planı başlıklı yasa maddesi/ bendi arasında bir yetki girişimi doğmaktadır. Bu nedenle Çevre ve Orman Bakanlığı nın de yayınladığı bir genelge ile, İl Özel İdareleri Kanunu nun yayınlanmasından önce başlatılan İl Çevre Düzeni Planlarıyla ilgili her türlü yetkinin bakanlıkça kullanılacağı belirtilmektedir. TRC3 Bölgesi illeri 2011 yılları için İl Çevre Düzeni Planı niteliğinde olan Çevre Durum Raporlarını hazırlamış olup; 2011 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nın kurulması ile 2012 yılı İl Çevre Düzeni Planları hazırlanması için yol gösterici olacak yeni 9

31 kılavuzlar Bakanlık tarafından hazırlanmıştır. Bölge illerinde 2012 yılı İl Çevre Düzeni Planları çalışmaları devam etmektedir. İl Gelişme Planı İl gelişme planlarının planlama hiyerarşisi içindeki yeri ve kapsamı hukuki açıdan belirsiz olmakla birlikte, bu planlarla ilgili dayanak olarak görülebilecek 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ile; il gelişme planı kavramının yanı sıra, il özel idaresi için kurumsal stratejik plan yapılmasının hükme bağlanması, il planlaması, stratejik planlama, performans planı ve stratejik plan esaslı bütçeleme gibi kavramları gündeme getirilmiştir. TRC3 Bölgesi nden Batman ili yanı sıra diğer bölgelerden Bolu, Düzce, Mersin, Çankırı, Sivas, Şanlıurfa, Manisa il gelişme planları hazırlanmıştır. Yine Plan olarak geçmese de aynı nitelikte olan Kayseri ve Karaman illeri için il gelişme raporları hazırlanmıştır. İlçe düzeyinde tek örnek olan Adana ili Pozantı ilçe gelişim planı ise şu ana kadar yapılan tek ilçe gelişim planıdır. TRC3 Bölgesi illerinden Batman da da Mersin ve Çankırı il gelişme planlarını hazırlamak üzere Mersin Üniversitesi tarafından çalışmalar yapılmıştır. Her üç projede öngörülen temel amaç, adı geçen Valilikler ve Mersin Üniversitesi arasında yapılan protokoller ile bu illerin ekonomik ve sosyal gelişmesini sağlıklı bir biçimde sağlamak için mevcut durumun saptanarak ihtiyaçlarının belirlenmesi, orta ve uzun dönemli gelişme perspektiflerinin sektör, mekan ve kuruluşlar açısından ortaya konulması ve bu illerin planlı ve hızlı bir biçimde geliştirilmesini sağlamak olarak tanımlanmıştır. İl gelişme planlarında, yerel yönetimlere daha fazla yetki devri yapılması çerçevesinde, kaynakların uzun dönemli politikalarla rasyonel kullanılarak sürdürülebilir büyüme için bir araç niteliği de taşıması açısından, yerel yönetimlerin hizmet ve yatırımları da ağırlıklı biçimde ele alınmıştır. Batman İli ve diğer iki ilin gelişme planları ana ve alt sektörleri kapsayacak biçimde hazırlanmış olup stratejik öneme haiz ve/veya gelecekte bu illerde öne çıkacak sektörlerde neler yapılacağı incelenmiştir(dokuzuncu UKP, Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyonu, İl Gelişme Stratejileri ve Politikaları Alt Komisyonu Raporu, sf ). İmar Planı Nazım İmar Planı 3194 sayılı İmar Kanununun 5 numaralı tanımlar maddesinde, nazım imar planı varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır. şeklinde tanımlanmaktadır. TRC3 Bölgesinde çoğu belediyenin, özellikle nüfusu in altında olan ilçe ve belde belediyelerinin kurumsal kapasite eksikliği ve bazı siyasi ve rant kaygılarından dolayı halihazır 10

32 harita ve imar planı yakın zamana kadar bulunmadığı ve yakın zamanda yasal zorunluluklar doğrultusunda yapılmaya başlandığı görülmektedir. Uygulama İmar Planı 3194 sayılı İmar Kanununun 5 numaralı tanımlar maddesinde, uygulama imar planı tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır şeklinde tanımlanmıştır sayılı İmar Kanunu ve yönetmeliklerine yöneltilen eleştirilerin genelde nedenleri, daha önceki mevzuat için de geçerli olduğu gibi, elde edilen nesnel sonuçlardaki başarısızlıklardır. Kentleşme sürecinde, yerleşmelerimizin niteliksiz, dünyanın sayılı güzel doğa parçalarında yer almasına karşın fiziki açıdan çirkin, devraldığı çevre değerlerine ve kültürel mirasa sahip çıkamayan, güvenliksiz, halk sağlığını arkalayan, üretimi ve kullanımı pahalı, yüksek enerji kayıplarına yol açan, gelir ve varlık farklılaşmalarını pekiştiren biçimlerde yaratılmış olması, yadsınamayan gerçeklerdir. Bunların nedenlerine ilişkin kavrayışlarda farklılıklar da olsa, ortaya çıkan sonuçlar her kesimin yakınmasına yol açmaktadır. Yakınmalara yanıt olarak yapılan ilk girişim ise genellikle mevzuatın gözden geçirilmesi olmaktadır (ODTÜ, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve Yönetmeliklerin Revizyonu Araştırması Ön Raporu,1998). Dünya da yaşanan değişimler ve Türkiye de de kentleşmeye yönelik yaklaşımların yeniden gözden geçirilmesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu nun revize edilmesi ihtiyacı doğmuştur. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı döneminde hazırlanmaya başlanan Planlama ve İmar Kanun Tasarısı Taslağı çalışmaları devam etmektedir. Türkiye deki planlama düzeni, yapılan çeşitli planlar arasındaki kademelenme ilişkileri ve plan hiyerarşisi olmaksızın çakışan planlama yetkileri konusunda açık bir fikir vermektedir. Kalkınma Ajansları tarafından yapımları yasal olarak zorunluluk olan Bölge planları içinde yer alabilecek bazı planlama konuları için İmar Kanununda yasal tanımlar da vardır sayılı İmar Kanununun içerisinde yer alan tanımlarda da geçen plan hiyerarşisinin belirlemiş olduğu bir karar çevresinde, hazırlanan plan; varsa, üst ölçek planlarının kararlarını girdi olarak almak veya üst ölçek plan kararlarının revize edilmesi için gerekçeli bir tartışma ile karar değişikliği sonucuna ulaşmak yolarını izleyebilir. Her ölçekte ayrıntıların ne düzeyde gösterimi yapılacağı belli olan planlama kademelenmesinde hazırlana plan, sadece kendi ölçeğinin ayrıntı düzeyine göre lejant ve uygun bir plan hazırlamalı, alt ölçekte hazırlanacak planların ayrıntı düzeyine inmemeli, gerekli ise plan notları denilen özel/uyarıcı notlar ile alt ölçek planlama çalışmalarına yön verici olmalıdır. Türkiye deki bu İmar ile ilgili mevzuat açısından yaşanan yetki karmaşası sonucu; planların üst ve alt ölçekleriyle ilişkilerinde sorunlar bulunduğundan, planlar kendi ölçeklerine ve lejantlarına uygun kararlar alması bakımından ya fazlalık, ya da eksiklikler olup; yetki ve görev sınırlarının aşılmasıyla ilgili pek çok sorunda ortaya çıkmaktadır. 11

33 2. Bölgenin Analizi Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak illerinden oluşan TRC3 Bölgesi km2 alanı ile Türkiye yüzölçümünün % 3,3 üne tekabül etmektedir. Doğu Anadolu iklim tipinin yer yer görüldüğü Siirt in doğusu ile Şırnak ın yüksek kesimleri haricinde bölgede oldukça uzun geçen yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Gece ile gündüz arasında büyük sıcaklık farkları bulunmaktadır Bölgenin Sosyal Yapısı Demografi BM kaynaklarına göre kesin ve tahmini verilerle birlikte 2012 yılında 7,052 milyar olan dünya nüfusunun azalan ivme ile 2050 yılında 9,306 milyar olması beklenmektedir yılında dünya nüfusunun yaklaşık % 32 si gelişmiş ülkelerden oluşmakta iken, 2012 yılında bu oran %17,6 ya gerilemiş, yine bu oranın 2050 yılında %14 e kadar düşmesi tahmin edilmektedir yılına göre 2023 yılına gelindiğinde gelişen ülkelerin nüfusunun gelişmiş ülkelere göre yaklaşık 3,5 kat daha fazla artması beklenmektedir. Dünya nüfusu Asya ve Afrika kıtalarına yoğunlaşmaya devam edecektir. Şekil 4: Türkiye Nüfusu ( ) ve 2050 Projeksiyonu (Bin Kişi) Türkiye Nüfusu (TÜİK) Türkiye Gelecek Nüfusu Tahmini (TÜİK) Kaynak: TÜİK Türkiye nin nüfusunun 2050 yılına kadar azalan bir ivme ile artacağı öngörülmektedir yılından sonra ülke nüfusu azalma eğilimine girecektir yılı itibariyle nüfusa sahip olan TRC3 Bölgesi, ülkemizde gittikçe önemli bir yığınlaşma bölgesi olarak öne çıkan Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer almaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi yoğun bir şekilde göç vermesine rağmen nüfusu, 2007 yılından 2012 yılına kadar ülke nüfusu ile paralel bir şekilde artış göstermiştir yılında olan bölge nüfusu artarak 2012 yılında olarak gerçekleşmiştir yılına değin bölge nüfusunun olması tahmin edilmektedir. 12

34 Şekil 5: TRC ve TRC3 Bölgesi Nüfus Projeksiyonu ( , Kişi) TRC (ADNKS ve TÜİK tahmini) TRC3 (ADNKS ve TÜİK tahmini) Kaynak: TÜİK Bölge illerinden Mardin ve Siirt için yapıla nüfus tahminine göre yatay bir seyir öngörülürken Batman ve Şırnak ın nüfuslarının daha hızlı artması beklenmektedir. Şekil 6: TRC3 İlleri Nüfusu ve Projeksiyonu ( , Kişi) Mardin Siirt Batman Şırnak Kaynak: TÜİK Eğitim Bölge illerinin hepsinde okuma yazma bilmeyenlerin oranı bütün dönemlerde Türkiye ortalamasının altındadır. Bölge içinde bu oranların en yüksek olduğu il Mardin, en düşük olduğu il ise Batman'dır. Bölgede kadın nüfusun beşte biri hala okuma yazma bilmemektedir. Şekil 7: Türkiye Okuryazarlık Oranı (%) ve Cinsiyete Göre Dağılımı,2012 Kaynak: TÜİK Bölgesel Göstergeler,

35 Okul Öncesi Eğitim TRC3 Bölgesinde Okul Öncesi Eğitimde toplam 92 Anaokulu 4700 kız öğrenci ve 5041 erkek öğrenci bulunmaktadır. Şekil 8 : Türkiye Geneli Okul Öncesi 4-5 Yaş Okullaşma Oranı ve Yıllarına Göre Dağılımı Kaynak: Milli Eğitim İstatistik verileri kullanılarak hesaplama yapılmıştır, Yılı Türkiye genelinde Okul Öncesi Eğitim(4-5 yaş arası) okullaşma oranı incelendiğinde Hatay ilinin %89 gibi bir oran ile ilk sırada yer alırken, Hatay ı %81 lik bir oran ile Amasya ve %70 lik okullaşma oranı ile Mersin takip etmektedir. TRC3 Bölgesi illerine baktığımızda ise Mardin (%30), Batman (%32) ve Şırnak (%30) illerinin Türkiye sıralamasında son sıralarda olduğunu görüyoruz. Fakat Siirt ili %51,5 okullaşma oranı ile Türkiye de 34 üncü sırada yer almaktadır. Okul öncesi eğitimde cinsiyet oranına baktığımızda ise Türkiye geneli eşit bir dağılımın olduğu görülmektedir İlköğretim Türkiye geneli ilkokul okullaşma oranlarına bakıldığında TRC3 Bölgesinin %99 üstündeki bir oran ile en iyi durumda olduğu gözlenmektedir. İlkokul okullaşma oranlarında ülke genelinde kadın erkek oranının eşit olduğu görülmektedir. Bu durum ilkokul eğitiminde erkek kadın ayırımının yapılmadığının bir göstergesidir. 14

36 Şekil 9: Türkiye İlkokul Okullaşma Oranı (%) ve Cinsiyete Göre Dağılımı,2012 Kaynak: TÜİK Bölgesel Göstergeler,2012 İlkokul okullaşma oranında listenin baş sıralarında yer alan TRC3 bölgesi (% ) Ortaokul okullaşma oranında gerileyerek %86 a kadar düşmektedir. Mardin %89,4 oran ile birinci, Batman %88,9 oran ile ikinci, Siirt %87,4 ile üçüncü ve Şırnak %86,6 ile son sırada yer almaktadır. Şekil 10: Türkiye Ortaokul Okullaşma Oranı (%) ve Cinsiyete Göre Dağılımı,2012 Kaynak: TÜİK Bölgesel Göstergeler, Ortaöğretim TRC3 Bölgesinde Lise Eğitimde toplam 232 Lise kız öğrenci ve erkek öğrenci bulunmaktadır. Bölgenin eğitim düzeyi yükselirken öğrenci sayısında ciddi düşüşler yaşanmaktadır. İlkokulda okuyan toplam öğrenci sayısı Ortaokula geçişte %16,5 kayıpla sayıya ve Ortaokuldan Liseye geçişte %48 kayıpla öğrenciye düşmektedir. Ortaokuldan Liseye geçişte okula devam etmeyen kız oranı %61,4 iken bu oran erkek öğrencide %51,9 olduğu görülmektedir. 15

37 Şekil 11 : Türkiye Lise Okullaşma Oranı (%) ve Cinsiyete Göre Dağılımı,2012 Kaynak: TÜİK Bölgesel Göstergeler, 2012 İlkokul okullaşma oranında listenin baş sıralarında yer alan TRC3 bölgesi (% ) Ortaokul okullaşma oranında gerileyerek %85 e Lise okullaşma oranında ise bu oran %35 lere kadar düşmektedir. Ayrıca ilkokul ve Ortaokulda cinsiyet oranında fark hemen hemen eşit iken lisede bu erkek oranının baskın olduğu görülmektedir Yükseköğretim TRC3 Bölgesi nde 4 üniversite bulunmaktadır. Üniversiteler bölgeye özgü misyon ve vizyonlar belirleyerek hedefledikleri alanlarda bölgeye faydalı olmaya çalışmaktadır. Siirt Üniversitenin öğrenci sayısı 4797 ve öğretim üyesi sayısı 232 dür. Batman Üniversitesinin toplam 4765 öğrencisi ve 315 öğretim üyesi, Mardin Artuklu Üniversitesinin toplam 4765 öğrencisi ve 315 öğretim üyesi ve Şırnak Üniversitesinde öğrenci ve 142 akademik personel bulunmaktadır. TRC3 Bölgesi Üniversitelerin akademik kadrosu aşağıdaki gibidir. Tablo 1: TRC3 Bölgesi Üniversitelerin Akademik Personel Durumu,2013 Üniversite Adı Prof. Doç. Yrd. Doç Öğr. Gör. Okutman Arş. Gör. Uzman Toplam Siirt Batman Mardin Artuklu Şırnak Kaynak: Üniversite web sayfaları, Kamu Eğitim Yatırımları Eğitim verilerinin tümü gözden geçirildiğinde TRC3 Bölgesi genelde son sıralarda gözükmektedir. Buna rağmen kamu eğitim yatırım miktarının(tl) eğitim yaşındaki nüfusa(5-24 yaş) göre hesaplama yapıldığında Mardin en az kamu eğitim yatırımını alan illerden biri durumundadır ve kişi başı eğitim yatırım miktarı dir. Yıllara göre gerçekleşen kamu eğitim miktarlarına bakıldığında ise genelde tüm illerde 2009 dan 2012 ye doğru artış görülürken Mardin de 2010 belli bir artış devamında ise yatırım miktar oranında azalma 16

38 görülmektedir. Diğer TRC3 illerinde(siirt, Şırnak ve Batman) durum Mardin e göre iyi ama yine de eğitimden alınması gereken orandan uzak bir durumdadır. Şekil 12 : Kamu Eğitim Yatirim Miktarının(TL) Eğitim Yaşındaki Nüfusa(5-24yaş)(Kişi) Oranı ve Yıllara Göre Dağılımı,2012 Kaynak: TÜİK verileri kullanılarak hesaplama yapılmıştır, Sağlık Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 56 da: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlama; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir. şeklinde belirtmiştir. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü ne göre konu Bir ülkenin sağlık sisteminin amacı; herkese gerekli sağlık hizmetinin yüksek kalitede verilmesini sağlamaktır. şeklinde ortaya konmuştur. Hem Anayasanın hem de Dünya Sağlık Örgütü nün belirttiği sağlıklı ve dengeli yaşama hakkına destek verecek ve erişilebilir, kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşılmasını sağlayacak sağlık sisteminin oluşturulması önemlidir. Türkiye de sağlık sistemi yıllar içinde değişim göstermiş, yapılan çalışmalar ile sağlık hizmet kalitesinde ve erişiminde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Yıllar içinde kamu sağlık harcamalarının GSYİH içindeki payı artış göstermiştir yılında % 3,8 civarında olan kamu sağlık harcamaları oranı, 2012 yılında %4,2 seviyelerine yükselmiştir. Dünya Bankası 2011 yılı verilerine göre Türkiye deki toplam sağlık harcamalarının GSYH içindeki payı %6,7 iken, OECD ülkelerinde %12,3, Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama %10,1 civarında olmuştur. Toplam sağlık harcamalarında kamu payı ise; Türkiye de 2011 yılında %74,9 civarında iken, OECD ülkelerinde %61,4 civarında olmuştur. Yıllar içinde sağlık harcamalarındaki artışın 17

39 büyük bir kısmı görüldüğü gibi kamu tarafından finanse edilmektedir. Kişi başına düşen sağlık harcaması 2011 yılında Türkiye de 696,2 Dolar iken, OECD ülkelerinde 4500 dolara yakın, Dünya genelinde ise 951,6 dolar civarındadır yılında Sağlık Bakanlığı tarafından Sağlıkta Dönüşüm Programı ortaya konmuştur. SSK hastaneleri ve diğer kamu hastaneleri Bakanlığa devredilmiş, genel sigorta sistemi genişletilmiş, ilaçtaki KDV oranlarında iyileştirilmeye gidilmiş, aile hekimliği, anne çocuk sağlığı, sağlık bilgi sistemleri, tedavi edici sağlık uygulamaları ve standartlar gibi birçok alanda reformlar yapılarak etkin, etkili, insan odaklı sağlık hizmetleri sunumu amaçlanmıştır. Türkiye de toplam nüfus içinde 0-14 yaş nüfus oranı %24,93 iken Bölge genç nüfus oranı % 38,89 dir. Aynı şekilde 65 yaş üstü nüfusun Türkiye deki toplam nüfus içinde oranı %7,51 iken bölgede bu oran %4,48 civarındadır. Bölge illerinde genç nüfus bakımından Şırnak %42 ile öne çıkarken, Batman ise yaşlı (65 yaş üstü) nüfus bakımından % 5,55 ile öne çıkmaktadır. Bölgedeki mevcut durumda temel sağlık göstergelerinde iyileşmeler olmasına rağmen bölgeler arasındaki farklılıkların sürdüğü görülmektedir. Temel göstergelerden biri olan bebek ölüm hızlarına baktığımızda; Türkiye de 2012 yılında binde 11,6 iken bölgede bu oran 15,9 civarındadır. Aynı şekilde temel sağlık hizmetlerinin durumu hakkında bilgi verebilecek canlı doğumda anne ölümleri Türkiye de 15,5 iken Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde 19,2, bölge illerinde ise farklılıklar göstermekle beraber binde arasında değişmektedir. Bölgede 39 tane hastane bulunmaktadır. Bunların 28 tanesi Sağlık Bakanlığı, geri kalanı ise özel hastanelerdir. Üniversite hastanesi bulunmamaktadır. Sağlık Bakanlığı yatak kapasitesi 2438, özel hastane yatak kapasitesi 705 olmak üzere bölge toplam yatak kapasitesi 3143 tür. 1 Sağlık hizmetleri insan kaynağına baktığımızda; bölgede 970 uzman hekim, 1083 pratisyen hekim, 187 diş hekimi olmak üzere toplam 2053 hekim görev yapmaktadır. Hekimlerin yanında da 372 eczacı, 2237 hemşire, 926 ebe ve 2210 sağlık memuru bulunmaktadır. 2 Bölgede kişiye düşen toplam yatak sayılarına baktığımızda bölgelerarası eşit olmayan dağılım görülecektir Kişiye düşen hastane yatağı sayısı bakımından Batman 193 yatak ile 81 il içinden 57 inci sırada bulunurken, Siirt 65 inci sırada, Şırnak 77 inci sırada ve Mardin ili ise 79 uncu sırada bulunmaktadır. Türkiye 248 yatak ile dünya ortalamasının altında (300), Bölge de 144 yatak ile Türkiye ortalaması altında bulunmaktadır Kişiye düşen uzman hekim sayısına baktığımızda; Batman 81 il içinden 64 üncü sırada, Siirt 66 ıncı, Mardin ve Şırnak illeri ise 79 ve 80 inci sıralarda bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından; sağlığın teşviki, koruyucu sağlık hizmetleri ile ilk kademedeki teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin bir arada verildiği, bireylerin kolayca 1 Sağlık İl Müdürlükleri 2 TÜİK Bölgesel Göstergeler 18

40 ulaşabildikleri, düşük maliyetle etkin ve yaygın sağlık hizmetleri olarak tanımlanan birinci basamak sağlık hizmet birimlerine baktığımızda; bölgede 30 tane Toplum Sağlık Merkezi ve 184 tane de aile hekimliği birimi bulunmaktadır. Tablo 2: Birinci Basamak Sağlık Hizmet Birimleri Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Birimi Mardin Batman Siirt Şırnak TSM ASM Sağlık Evi İstasyonu Diğer Kaynak: İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, 2012 Bölgede aile hekimliği birimlerine yapılan müracaatların toplam müracaatlar içindeki payı düşük seviyelerdedir. Bu durum 2 inci ve 3 üncü basamak yataklı tedavi hizmetlerine başvuruları artırmakta, birim maliyetleri yükseltmekte, 2 inci ve 3 üncü basamak sağlık birimlerinde yığınlaşmalara sebep vermekte ve bu durumlarda genel olarak hizmet kalitesini etkilemektedir. Sağlık hizmetlerine erişim özellikle kırsal alanda zorluklar barındırmaktadır. Bu kapsamda acil sağlık hizmetleri kapasiteleri arıttırılmaya çalışılmış ancak bölgede kişi başına düşen acil ambulans sayısı ve 30 dakikada kırsal vakaya ulaşma oranları bakımından halen Türkiye ortalamalarının altında bir durum söz konusudur. Bölgede anne ve çocuk sağlığı konusunda Sağlıkta Dönüşüm Programı ile ilerleme kaydedilmiş, bağışıklama özellikle aşılama oranları bakımında Türkiye deki oranlara yaklaşılmış hatta aşılmıştır. Sağlık kuruluşlarında yapılan doğum oranları bakımından Türkiye de 2011 yılında %94 seviyelerine ulaşılmış iken (Sağlık Bakanlığı Stratejik Planı) bölge illeri Mardin de %87, Siirt te %75 Batman da %93 ve Şırnak ilinde %67 (2011 Sağlık Bakanlığı İstatistikleri) olmuştur. Özel hastanelerinde etkisi ile Batman da oran yüksek iken Şırnak ili Türkiye ortalamasının çok altında olmuştur Yoksulluk, Gelir Dağılımı ve Risk Altındaki Gruplar Yoksulluk insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamama durumudur. Yoksulluk düzeyi ile ilgili göstergeler, daha çok gelir düzeyi ile tüketim düzeyini ilişkilendiren göstergeler olarak kullanılmıştır. Dicle Bölgesi 2008 verilerine göre kişi başına 3812 $ GSKD ile Türkiye nin en yoksul bölgelerinden biridir. Aşağıdaki şekilde GSKD değer büyüklüklerinin ülke içerisinde dağılımı verilmiştir. 19

41 Şekil 13: Kişi Başı GSKD Kaynak: TÜİK, 2012 GSKD dışında bölge bazında gelir ölçümü kişi başına düşün GSBH (Gayri Safi Bölgesel Hasıla) ile ölçülebilmektedir yılında Yeldan, Voyvoda, Taşçı ve Özsan tarafından hazırlanan Ortagelir Tuzağında Türkiye Raporunda aşağıdaki şekilde görüleceği gibi Bölge 2011 yılında 4176 dolar ile en düşük gelir gurubuna sahip bölgeler arasında yer almaktadır (26 bölge içerisinde 22 inci sıradadır) Şekil 14: Kişi Başı Gayrisafi Bölgesel Hasıla (Cari yıl fiyatlarıyla ABD doları) Kaynak: Yeldan ve Diğerleri, 2011 Aşağıdaki harita da 2011 yılına göre Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirlerin %50 lik kriterlerine göre bölgesel yoksulluk sınırına göre yoksul sayılarının ve yoksulluk oranının 20

42 Düzey1 Bölgelerine göre dağılımı verilmektedir. TRC Bölgesi 1 milyon 155 bin kişi ile TR1 Bölgesinden sonra en fazla yoksul sayısına, 15,1 ile en yüksek yoksulluk oranına sahiptir. Şekil 15: Bölgesel Yoksulluk Sınırına Göre Yoksulluk Oranı ve Yoksul Sayısı(Bin) Kaynak: TÜİK, 2012 Aşağıdaki haritada 2011 yılına göre Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirlerin %50 lik kriterlerine göre Türkiye yoksulluk sınırına göre yoksul sayılarının ve yoksulluk oranının Düzey1 bölgelerinde dağılımı verilmiştir TL yoksulluk sınırına göre TRC bölgesi 3 milyon 749 bin kişi ile en yüksek yoksul sayısına ve %32,3 ile en yüksek yoksulluk oranına sahiptir. Şekil 16: Türkiye Yoksulluk Sınırına Göre Yoksulluk Oranı ve Yoksul Sayısı(Bin) Kaynak: TÜİK, yılında TRC3 Bölgesinin içinde yer aldığı TRC Bölgesinin gini katsayısı 0,396 ile 0,404 olan Türkiye nin gini katsayısından düşük bir değer almıştır. Buna göre bölgeler arasında 21

43 yüksek gelir farkları olmasına TRC bölgesi gelir dağılımı açısından ülkeye kıyasla daha iyi bir durumdadır. Bölgedeki yoksulluk ve reel gelirin düşüklüğünü diğer bölgelerle karşılaştırmalı olarak verebilen iki değişken hane halkı tüketim harcamalarında gıda ve alkolsüz içecekler ile giyim ve ayakkabı harcamalarının oranlarıdır. Türkiye de gıda ve alkolsüz içeceklere ayrılan pay %20,7, giyim ve ayakkabı harcamalarına ayrılan pay %5,2 dir. TRC3 Bölgesinde gıda ve alkolsüz içecek için ayrılan pay 2011 yılında %33,6, giyim ve ayakkabı için ayrılan pay % 8,5 ile Türkiye de en yüksek orana sahiptir. Şekil 17: Düzey2 Bölgeleri Gıda ve Alkolsüz İçecekler Harcamasının Toplam Harcamalara Oranı, Giyim ve ayakkabı harcamalarının harcama bütçesindeki büyüklüğü Kaynak: TÜİK, 2012 Aşağıdaki şekilde TRC3 Bölgesinin yılları arasında harcama türlerine göre hane halkı tüketim harcamalarının dağılımı karşılaştırılmıştır. Bu dağılıma göre yoksulluk belirleyicilerinden olan gıda ve alkolsüz içecekler toplam harcamalarda 2003 yılında %48,8 den 2011 yılında %33,6 seviyesine gerilemiştir. Bu durum TRC3 Bölgesinin gelir durumunun 2003 yılına göre daha iyi bir seviyeye geldiğinin bir göstergesidir. Bu yıllar içerisinde özellikle ulaştırmaya ayrılan pay yüksek oranda artmıştır. Bunun en önemli nedeni bu yıllar arasında gerçekleşen ulaştırma maliyetlerindeki artıştır. 22

44 Şekil 18: TRC3 Bölgesinin yılları arasında harcama türlerine göre hane halkı tüketim harcamalarının dağılımı Çeşitli mal ve hizmetler 3,8 3,1 3,4 2,8 2,7 2,8 3,4 3,7 3,7 Lokanta ve oteller 1,2 1,4 1,1 1,2 0,7 0,9 1,2 1,4 1,8 Eğitim hizmetleri 0,8 0,2 0,4 0,2 0,6 1,2 1,4 1,3 1,2 Eğlence ve kültür 1 1 1,2 1,2 1,2 1 1,4 1,5 1,9 Haberleşme 2,8 3,9 3,2 2,5 2,7 3,6 3,8 3,6 3,8 Ulaştırma 5,5 3,1 3,4 3,2 6,4 8,4 8,2 10,2 10,2 Sağlık 1,7 1,3 1,8 2,4 2 1,5 2 1,9 2,4 Mobilya, ev aletleri ve bakım hizmetleri 4,6 4,9 5,5 5,7 5,8 6,3 6,5 6,9 7,7 Konut ve kira 17,2 20,3 19,3 17,6 16,2 17,9 18,7 19,6 21 Giyim ve ayakkabı 8,8 8,8 9,9 10,6 10,3 9,1 9,3 9,3 8,5 Alkollü içecekler, sigara ve tütün Gıda ve alkolsüz içecekler 100% 90% 80% 70% 60% 50% 40% 30% 20% 10% 0% 3,8 4,6 4,2 3,3 3,2 4 4,9 4,5 4,2 48,8 47,3 46,6 49,3 48,1 43, ,3 33,6 Kaynak: TÜİK, Dezavantajlı Guruplar Gençlik TRC3 Bölgesi genç bir nüfus yapısına sahiptir. Bölge de yaş grubu toplam nüfusun yaklaşık %30 unu oluşturmaktadır. Bu oran %31,1 oranına sahip TRB2 Bölgesinden sonra en yüksek orana sahiptir. Türkiye de ise bu oran %25 civarındadır. Aşağıdaki haritada görüldüğü gibi TRC3 ve TRB2 Bölgesi en yüksek yaş arasındaki genç oranına sahiptir. Şekil 19: Türkiye Yaş Arasındaki Nüfusun Toplam Nüfusa Oranı Kaynak: TÜİK,

45 Genç nüfusun yoğunlukta olduğu Bölge de işsizlik sorunu da en çok gençleri etkilemektedir yaş grubu istihdam oranı % 17,7, işgücüne katılım oranı %26,1 ve işsizlik oranı %32,2 düzeyindedir. Bu rakamlar gençlerin istihdama ve işgücüne katılımının nüfusun geneline göre geride kaldığını göstermekte, genç işsizliğinin Bölge deki genel işsizlik oranının bu denli üzerinde olması Bölge deki işsizliğin gençleri daha çok etkilediğine işaret etmektedir. Şekil 20: Türkiye Genç İşsizlik Oranı Kaynak: TÜİK, 2012 Genç istihdamının ve girişimciliğinin arttırılmasında gençlerin bireysel beceri ve kapasitelerinin geliştirilmesinin büyük payı vardır. Bunun sağlanabilmesi için hedef kitlesini dezavantajlı gençlerin oluşturduğu ve gençlerin sosyal katılımını amaçlayan merkezlerin Bölge de yaygınlaştırılması, genç bireysel beceri ve kapasitelerinin geliştirmesi yönelik programların uygulanması ve Bölgede genç girişimcilere yönelik uygulama ve danışmanlık desteği sunan merkezlerin oluşturulması önem arz etmektedir. Bölge de mevcut durumda, Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı na bağlı olarak faaliyet gösteren gençlerin toplumun tüm alanlarına aktif katılımını sağlamak, zararlı alışkanlıklardan korumaya yönelik tedbirler almak, politika oluşturma sürecinde katılımlarını sağlamak, bilimsel çalışmalar konusunda destek olmayı hedefleyen 6 adet Gençlik Merkezi bulunmaktadır. Bölge de sürdürülebilir sosyo-ekonomik kalkınmanın sağlanmasına yönelik olarak, gençliğin sosyal ve mesleki becerilerinin geliştirmesi; karar alma süreçlerine katılımlarının sağlanması; sorunların farkına varmalarına ve çözüm üretmelerinde yol gösterici olması; sosyo-kültürel faaliyetler düzenlenmesi ve gelir getirici eğitim programları düzenlemesi amacıyla GAP İdaresi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı(UNDP) işbirliği ile yürütülen Gençlik İçin Sosyal Gelişim Projesi kapsamında TRC3 Düzey 2 Bölgesi nde 4 adet Gençlik ve Kültür Evi yer almaktadır. Bölge de gençlerin yararlanabileceği tiyatro, sinema, müzik, kültürel faaliyetler ve spor etkinlikleri Bölge deki genç nüfusun büyüklüğü de dikkate alındığında çok düşük düzeydedir. 24

46 Bölge deki gençler karşılaştıkları işsizlik, eğitimsizlik, yoksulluk, gibi birçok sorunun yanı sıra spor yapabilecekleri tesislere ve sosyo-kültürel faaliyetlere erişimde de kısıtlı imkânlara sahiptir (Bkz. Kültür ve Spor).Bölge de gençlerin spor yapabilecekleri ve sosyo-kültürel faaliyetlerde bulunabileceği merkezlerin Bölge illerinde yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bu kapsamda Kamu, Özel Sektör ve Spor Kulüplerinin koordinasyonunda Bölge içerisinde kırsalın da erişebileceği spor olanaklarının kurularak Dünya çapında sporcuların yetişmesi için ilgili hem eğitici hem de gerekli altyapının kurulması amacıyla sporcu yetiştirme merkezlerinin kurulması gerekmektedir.. Diğer bölgelere kıyasla gençlerin bu olanaklara erişememesi farklı toplumsal sorunları da beraberinde getirmektedir dolayısıyla bölgeye ayrıca ihtimam gösterilmesi gerekmektedir. Bölgede genç girişimcilere teknik ve danışmanlık desteği veren Girişimci Destek Merkezleri ve ya inkübatör merkezleri bulunmamaktadır. Bu yapıların bulunmaması gençlerin girişimcilik kapasitesini ve yetilerini düşürmektedir. Avrupa Birliği destekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Koordinasyonunda yürütülen Genç Girişimciliğin Desteklenmesi programı Mardin de pilot olarak 2013 yılında uygulanmaktadır. Bu tür Programlar hem KOSGEB in girişimcilik programlarının daha etkili olmasına hem de genç girişimcilerin farklı olanaklar bulmasını sağlamaktadır. Buna benzer programların, özellikle işgücüne katılımın çok daha düşük olduğu genç kadın girişimcilere yöneliklik olarak, uygulanması ve devamlılığının sağlanması gerekmektedir Kadın TRC3 Bölgesi nde kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik hayata katılımı bu konuda Avrupa Birliği standartlarının çok gerisinde olan Türkiye standartlarının da gerisindedir. Bu durumun müsebbipleri, özelikle eğitim ve istihdam göstergelerinde ortaya çıkan, ekonomik durum, sosyo-kültürel yapılar ve eğitime seviyesi olarak sıralanabilir. Bölgeler arası Gayrisafi Yurt içi hasıla karşılaştırıldığında (Bkz Yoksulluk Harita.) Dicle Bölgesi 4176 Dolar ile dördüncü en düşük kişi başı Gayrisafi Bölgesel Hasılaya sahiptir. Bu durum kadınların iş bulması ve iş bulma kapasitelerinin düşmesine sebebiyet vermektedir. Bölgede Kadınların Statüsünü belirleyen diğer faktörler Sosyo-Kültürel Yapılardır. Soyokültürel yapılar Kadın statüsünün önündeki engellerden bir tanesi 2011 yılında TÜİK tarafından hazırlanan Nüfus ve Konut araştırmasına göre illerin Hane halkı büyüklüğüdür. Aşağıdaki guruplamaya göre Şırnak 7,6 değeri ile bölge ve ülke içersinde en yüksek hane halkı büyüklüğüne sahipitr. Mardin 6,3, Siirt 6,5 ve Batman 6,4 ile en yüksek ikinci kategoride yer almaktadır. Hane halkı büyüklüğü kadını ev içine itmekte toplumsal ve ekonomik hayata katılımını engellemektedir. 25

47 Şekil 21: Türkiye Hane Halkı Büyüklüğü Kaynak: TÜİK, 2012 Kadın Statüsünün geriye itilmesine sebep veren diğer bir etmen ilk evlenme yaşının diğer bölgelere kıyasla daha erken olmasıdır. Aşağıdaki haritada görüleceği gibi Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Orta Anadolu Bölgesinden sonra 22 ile en düşük kadın ilk evlenme yaşına sahiptir. Bölgede Doğurganlık hızı ile paralel biçimde düşünüldüğünde kadın evlendikten sonra çalışmamaktadır. Aşağıdaki haritada görüleceği gibi SŞırnak 4,1 ve Siirt 3,8 ile en yüksek doğurganlık hızına sahip kategorideki iller arasında yer almaktadır. Batman 3,36 ve Mardin 3,34 ile en yüksek ikinci doğurganlık j-hızındaki kategoride yer almaktadır. Bölgede Hane Halkına ve Doğurganlık hızına paralel olarak 15 yaş altı nüfusun yoğunluğundan dolayı Toplam yaş bağımlılık oranı da bölgede diğer bölgelere kıyasla yüksektir. Şekil 22: Türkiye deki Evlenme Yaşı Kaynak: TÜİK,

48 % Şekil 23: Türkiye deki Doğurganlık Hızı Kaynak: TÜİK, 2012 Kadın Statüsünü belirleyen faktörlerden bir tanesi de eğitim durumudur. Bölge illerinin diğer illerle kıyaslaması yapıldığında kadın okuma yazma oranı, ilköğretim okullaşma oranı ve lise okullaşma oranında en düşük seviyede kaldığı görülmektedir. Kadınların eğitim seviyelerinin artması iş bulma ve çalışma ihtimalini arttırmaktadır. Aşağıdaki şekilde Bölgedeki 15 yaş üstü kadınların işgücüne katılma oranlarının yılları arasındaki seyri verilmiştir yılına göre Bölgedeki kadınların işgücüne katılma oranları eğitim seviyelerine göre sırasıyla okuma yazma bilmeyen %2,3 Lise altı eğitim görmüş%5,9, Lise ve dengi ve Meslek yüksek okulu mezunları %14,9, Yükseköğretim mezunları %71,5 şeklindedir. Kadınların istihdam ve işgücüne katılımlarının sağlanması amacıyla eğitim seviyelerinin arttırılmasına yönelik tedbirlerin alınması gerekmektedir. Şekil 24: Eğitim Durumuna ve yıllara göre 15 yaş üstü kadın işgücüne katılma oranı Eğitim durumuna ve yıllara göre 15 yaş üstükadın işgücüne katılma oranı Okuma yazma bilmeyen ,9 1,1 4,8 3,6 2,3 Lise altı 3,9 4,1 9,9 7,7 5,9 Lise ve dengi meslek okulu 12,9 22,1 18,8 13,1 14,9 Yükseköğretim 69,9 75,5 72,7 72,3 71,5 Kaynak: TÜİK,

49 Sosyo-kültürel yapı ve eğitimdeki durum bölgenin istihdam ve işgücüne katılım oranlarında aşağıdaki gibi yansımaktadır. Kadınların işgücüne ve istihdama katılma oranında Bölge, Düzey 2 Bölgeleri arasında en son sıralarda yer almaktadır. Aşağıdaki haritada görüldüğü gibi 2012 yılı cinsiyete göre işgücüne katılım oranında TRC3 Bölgesi %9,6 ile %7,5 değere sahip TRC2 Bölgesinden sonra en düşük orana sahiptir. TRC3 Bölgesi nde kadınlarda işgücüne katılma oranı 2004 yılındaki %16,1 lik değerinden 2012 yılında %9,6 düzeyine gerilemiştir. Aynı yıllarda tarımda çalışan kişi sayısında da dramatik bir düşüş izlenmektedir. Bu değerlerin işaret ettiği nokta, tarım sektöründen ayrılan nüfusun çoğunluğunun ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlardan oluştuğudur. Bölge de tarımsal istihdamın yılları arasında gerilemesi en çok kadınları etkilemiş ve kadın istihdamı 2012 yılına gelindiğinde hala eski değerlerini yakalayamamıştır. Şekil 25: Türkiye iş Gücüne Katılım Oranı Dağılımı (Kadın) Kaynak: TÜİK, 2012 Aynı Şekilde 2012 yılı İstihdam Oranları İncelendiğinde kadınların istihdam oranı diğer bölgelere kıyasla TRC2 Bölgesi ile Beraber en düşük seviyededir. Şekil 26: Türkiye istihdam Oranı Dağılımı (Kadın) Kaynak: TÜİK,

50 Bin İşgücüne katılan kadınların iktisadi faaliyetleri itibariyle dağılımına bakıldığında 2004 yılındaki tarım işçisi kadının 2012 yılında düzeyine düştüğü, yani Bölge deki kadın tarım işçilerinin sayısında 8 yılda %90 lık bir düşüş yaşandığı görülmektedir.. Sanayi sektöründe 2004 yılında 1000 kadın istihdam edilirken bu sayı 2012 yılında 4000 e ulaşmış,yani %300 lük bir artış yakalamıştır. En yüksek artış hizmet sektöründe görülmektedir.. Hizmet sektörü için ise %271 artarak den düzeyine ulaşmıştır. Bu rakamlara bakılarak kadın istihdamının son 8 yılda oransal olarak en çok sanayi sektöründe, rakamsal olarak da en çok hizmet sektöründe arttığı görülmekte, buna dayanarak 2012 yılına gelindiğinde kadınların istihdam sayıları ile 2004 yılında tarım sektöründen kaynaklı olarak yakalanan istihdam sayısının sadece %48 ini oluşturmaktadır. Şekil 27: TRC3 Bölgesi Kadınların İstihdam Sayıları TRC3 Bölgesi Kadınların İstihdam Sayıları Hizmet Sanayi Tarım (*) İnşaat sektörü, sanayi sektörü içinde değerlendirilmiştir. Kaynak: TÜİK, Hane Halkı İşgücü Anketi Sonuçları Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Türkiye de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet adlı raporda ülkedeki kadınların %39 unun yaşamının herhangi bir döneminde eşleri ya da birlikte oldukları kişi tarafından fiziksel ve cinsel şiddete uğradıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bölge düzeyinde bakıldığında ise TRC3 Bölgesi nin de kapsamında yer aldığı Güney Doğu Anadolu Bölgesi nde kadınların yüksek düzeyde fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığı görülmektedir. Güney Doğu Anadolu Bölgesi nde kadınların %51.1 i eşleri ya da birlikte oldukları kişilerin cinsel ve fiziksel şiddeti ile karşılaşmaktadırlar. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Bu değerle Orta Anadolu dan sonra yer alsa da özellikle çalışmadaki son 12 ayda şiddet görülme sayılarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi 24,6 ile %27,4 ile ilk sırada yer Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinden sonra yer almaktadır. Bu gösterge kadına yönelik şiddetin devamlılığı olarak yorumlanabilir. 29

51 24 Yaş Altı Kadın intihar/toplam Kadın İntihar Şekil 28: Türkiye de Kadına Yönelik Şiddet Kaynak: Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, 2008 Bölgede kadınların durumundan kaynaklı kullanılabilecek göstergelerden bir tanesi intihar oranlarıdır. Aşağıdaki şekilde x-ekseninde kadın/erkek intihar oranı, y-ekseninde 24 Yaş altı Kadın intiharlarının toplam kadın intiharlarına oranı ve kaba intihar hızı kabarcık boyutu olarak verilmiştir. TRC3 Bölgesi diğer Bölgelere kıyasla 2012 yılında en yüksek 24 yaş altı kadın intihar oranına sahiptir. Kadın-erkek intihar oranlarında ise TRB2 Bölgesinden daha düşük bir değere sahiptir. Kaba intihar hızında ise %3,62 ile 4,69 olan ülke değerinin gerisindedir. Bölge içindeki iller arasındaki dağılım incelendiğinde Şırnak en yüksek Kadın/Erkek intihar oranına sahiptir. Batman da ise gerçekleşen tüm intiharlar 24 yaş altı kadınlarda gerçekleşmiştir. Kaba intihar hızı Bölge içerisinde en yüksek Siirt te mevcuttur. Şekil 29: Kadın Erkek İntihar Oranları 1,20 1,00 TRC32 0,80 0,60 TRA2 TRC31 TRC2 TRC3 TRB2 TRC34 TRC33 0,40 0,20 0,00 0,00 0,50 1,00 1,50 2,00 Kaynak: TÜİK,

52 Bölge de kadınların siyasi yaşama katılımı, kadınların toplumsal ve ekonomik yaşamdaki düşük mevcudiyeti ile tezatlık oluşturmaktadır. Bölge de kadınların siyasi yaşama katılımı Türkiye geneline göre oldukça yüksektir ve eskilere dayanmaktadır yılları arasında Midyat Belediye Başkanlığı yapan Zekiye Midyat (Hükümet Kadın filmine konu olmuştur), Türkiye nin ilk kadın belediye başkanlarından biridir Yerel seçimleri itibariyle Türkiye de 2 si il, 17 si ilçe, 7 si belde olmak üzere toplam 26 kadın belediye başkanı seçilmiştir.3 Bölge de 26 ilçe içerisinde 4 ilçenin belediye başkanları kadındır. Kadın belediye meclis üyesi oranı ise ortalama %9 olarak hesaplanmış olup, bu oran belediyeye göre %24 ile %0 gibi geniş bir aralıkta değişmektedir4. Türkiye genelinde parlamentoya giren kadın milletvekili oranı %14,35 civarında iken Bölge illerinin 17 milletvekilinden 4 tanesi, yani bölgede bu oran %23,4 tür. Bölge de kadınların belediye başkan yardımcılığı, il genel meclisi başkanlığı, il genel meclisi üyelikleri gibi konumlarda da temsiliyeti göze çarpmaktadır. İl Genel Meclisi nde kadın üye oranı Şırnak ta %11,5, Batman da %4,5, Siirt te %4,7, Mardin de ise %0 dır6. Kadınların siyasi yaşama katılımında yaşanan bu olumlu tablo, Bölge de kadınlara karşı bakış açısını bir ölçüde değiştirmek, geleneksel yapıların kadınlar üzerinde kurduğu baskılara dikkat çekmek ve kadınların toplumsal ve ekonomik yaşama katılımını arttırmaya yönelik çalışmalar yapmak için bir fırsat olarak değerlendirilirse bu durumun Bölge de kadının statüsünü geliştirmek için etkili olması beklenebilir. Bölge kadını toplumsal gelişmişlik ölçütleri dikkate alındığında modern toplum standartlarının oldukça gerisinde yer almaktadır. Bölge de hâkimiyetini sürdüren geleneksel toplumsal ve kültürel yapı içinde kadın, sosyal katmanlaşma, aşiret bağları ve toplumsal eşitsizliklerden ziyadesiyle etkilenmektedir. Bu etkenler özellikle kırsal kesim kadınlarının hayatında önemli rol oynamaktadır. Bölge de kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımlarının önündeki en büyük engellerden biri düşük gelir ve eğitim düzeyi ile birleşen, erken çocuk bakımı alanındaki sosyal hizmetlerin yokluğu ya da yetersizliği ile de sorun haline gelen çok çocukluluk olgusudur. Bölge de GAP kapsamında uygulanan sürdürülebilir kalkınma programlarında toplumsal cinsiyet perspektifinin gözetilmesi için bir dizi proje yürütülmektedir. Bu bağlamda yürütülen çalışmaların en önemlilerinden biri Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM) projesidir.7 Çok Amaçlı Toplum Merkezlerinin hedef kitlesini genç kızlar ve kadınlar oluşturmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde toplam 35 adet ÇATOM bulunmaktadır. Bölge de 9 u Mardin de, 5 i Şırnak ta, 4 ü Siirt te ve 3 ü Batman da olmak üzere toplam 21 adet ÇATOM bulunmaktadır. ÇATOM lar dışında son yıllarda Bölge deki kadın sorununa dikkat çekmek amacıyla çeşitli kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, sanatçılar ve şirketler tarafından sosyal sorumluluk 3 4 TRC3 Bölge Planı çalışmaları kapsamında ilçe ve merkez ilçe belediyelerine uygulanan Kurumsal kapasite anketi nde ilgili soruya cevap veren 17 belediyenin yanıtlarına dayanarak hesaplanmıştır. 5 KADER Kadın istatistikleri, KADER Kadın istatistikleri,

53 projeleri yürütülmektedir Tüm bu çalışmalar Bölge nin kadın sorununu sürekli gündemde tutmakta ve hem yarattığı yatırımlar açısından hem de sağladığı kadın katılımı açısından bu konu etrafında bir hareketlenme yaratmaktadır. Tüm bu çalışmalar, bu alanda ancak uzun vadede gerçekleşebilecek dönüşümlerin ilk adımlarını atmakta olup, doğru kamu politikaları ve farklı girişimler arasında eşgüdümle desteklendiği ölçüde başarılı olabilecektir Yoksulluk ve Gelir Dağılımı Yoksulluk insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamama durumudur. Yoksulluk düzeyi ile ilgili göstergeler, daha çok gelir düzeyi ile tüketim düzeyini ilişkilendiren göstergelerdir. TRC3 Bölgesi 2008 verilerine göre kişi başına 3812 $ GSKD ile Türkiye nin en yoksul bölgelerinden biridir. Aşağıdaki şekilde GSKD değer büyüklüklerinin ülke içerisinde dağılımı verilmiştir. Şekil 30: Türkiyede Kişi Başı Gayrisafi Katma Değer Kaynak: TÜİK, 2008 GSKD dışında bölge bazında gelir ölçümü kişi başına düşün GSBH (Gayri Safi Bölgesel Hasıla) ile ölçülebilmektedir yılında Yeldan, Voyvoda, Taşçı ve Özsan tarafından hazırlanan Ortagelir Tuzağında Türkiye Raporunda aşağıdaki şekilde görüleceği gibi Bölge 2011 yılında 4176 dolar ile en düşük gelir gurubuna sahip bölgeler arasında yer almaktadır (26 bölge içerisinde 22 inci sıradadır) 32

54 Şekil 31: Türkiyede Kişi Başı Gayrisafi Bölgesel Hasıla(Cari yıl fiyatlarıyla ABD doları) Kaynak: Yeldan ve Diğerleri, 2011 Türkiye de 2011 yılı gelire dayalı göreli yoksulluk sınırı 4041 TL dir, buna göre yoksul sayısı 11,67 milyon kişi ve yoksulluk oranı %16,1 dir aşağıdaki şekilde göreli yoksulluk sınır dağılımı verilmiştir. Buna göre TRC3 Bölgesinin içinde yer aldığı TRC Bölgesi 2019 TL ile Türkiye nin yarısı ve diğer bölgelere kıyasla en düşük yoksulluk sınırına sahiptir. Şekil 32: Türkiyede Bölgesel Yoksulluk Sınırı Kaynak: TÜİK, 2012 Aşağıdaki harita da 2011 yılına göre Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirlerin %50 lik kriterlerine göre bölgesel yoksulluk sınırına göre yoksul sayılarının ve yoksulluk oranının Düzey1 Bölgelerine göre dağılımı verilmektedir. TRC Bölgesi 1 milyon 155 bin kişi ile TR1 Bölgesinden sonra en fazla yoksul sayısına, 15,1 ile en yüksek yoksulluk oranına sahiptir. 33

55 Şekil 33: Türkiyede Bölgesel Yoksulluk Sınırına Göre Yoksulluk Oranı ve Yoksul Sayısı(Bin) Kaynak: TÜİK, 2012 Aşağıdaki haritada 2011 yılına göre Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirlerin %50 lik kriterlerine göre Türkiye yoksulluk sınırına göre yoksul sayılarının ve yoksulluk oranının Düzey1 bölgelerinde dağılımı verilmiştir TL yoksulluk sınırına göre TRC bölgesi 3 milyon 749 bin kişi ile en yüksek yoksul sayısına ve %32,3 ile en yüksek yoksulluk oranına sahiptir yılında TRC3 Bölgesinin içinde yer aldığı TRC Bölgesinin gini katsayısı 0,396 ile 0,404 olan Türkiye nin gini katsayısından düşük bir değer almıştır. Buna göre bölgeler arasında yüksek gelir farkları olmasına TRC bölgesi gelir dağılımı açısından ülkeye kıyasla daha iyi bir durumdadır. 12 Düzey1 Bölgesi arasında en adaletli gelir dağılımına TR9 (Doğu Karadeniz) Bölgesi sahiptir. Bölgedeki yoksulluk ve reel gelirin düşüklüğünü diğer bölgelerle karşılaştırmalı olarak verebilen iki değişken hane halkı tüketim harcamalarında gıda ve alkolsüz içecekler ile giyim ve ayakkabı harcamalarının oranlarıdır. Türkiye de gıda ve alkolsüz içeceklere ayrılan pay %20,7, giyim ve ayakkabı harcamalarına ayrılan pay %5,2 dir. TRC3 Bölgesinde gıda ve alkolsüz içecek için ayrılan pay 2011 yılında %33,6, giyim ve ayakkabı için ayrılan pay % 8,5 ile Türkiye de en yüksek orana sahiptir. Aşağıdaki şekilde TRC3 Bölgesinin yılları arasında harcama türlerine göre hane halkı tüketim harcamalarının dağılımı karşılaştırılmıştır. Bu dağılıma göre yoksulluk belirleyicilerinden olan gıda ve alkolsüz içecekler toplam harcamalarda 2003 yılında %48,8 den 2011 yılında %33,6 seviyesine gerilemiştir. Bu durum TRC3 Bölgesinin gelir durumunun 2003 yılına göre daha iyi bir seviyeye geldiğinin bir göstergesidir. Bu yıllar içerisinde özellikle ulaştırmaya ayrılan pay yüksek oranda artmıştır. Bunun en önemli nedeni bu yıllar arasında gerçekleşen ulaştırma maliyetlerindeki artıştır. 34

56 Şekil 34: TRC3 Bölgesinin yılları arasında harcama türlerine göre hane halkı tüketim harcamalarının dağılımı 100% 90% 80% 70% 60% 50% 40% 30% 20% 10% Çeşitli mal ve hizmetler 3,8 3,1 3,4 2,8 2,7 2,8 3,4 3,7 3,7 Lokanta ve oteller 1,2 1,4 1,1 1,2 0,7 0,9 1,2 1,4 1,8 Eğitim hizmetleri 0,8 0,2 0,4 0,2 0,6 1,2 1,4 1,3 1,2 Eğlence ve kültür 1 1 1,2 1,2 1,2 1 1,4 1,5 1,9 Haberleşme 2,8 3,9 3,2 2,5 2,7 3,6 3,8 3,6 3,8 Ulaştırma 5,5 3,1 3,4 3,2 6,4 8,4 8,2 10,2 10,2 Sağlık 1,7 1,3 1,8 2,4 2 1,5 2 1,9 2,4 Mobilya, ev aletleri ve bakım hizmetleri 4,6 4,9 5,5 5,7 5,8 6,3 6,5 6,9 7,7 Konut ve kira 17,2 20,3 19,3 17,6 16,2 17,9 18,7 19,6 21 Giyim ve ayakkabı 8,8 8,8 9,9 10,6 10,3 9,1 9,3 9,3 8,5 Alkollü içecekler, sigara ve tütün Gıda ve alkolsüz içecekler 0% 3,8 4,6 4,2 3,3 3,2 4 4,9 4,5 4,2 48,8 47,3 46,6 49,3 48,1 43, ,3 33,6 Kaynak: TÜİK, İşgücü ve İstihdam İl Düzeyinde Temel İşgücü Göstergeleri Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK); 2008, 2009 ve 2010 yılları için il düzeyinde temel işgücü göstergeleri yayınlamış olup, 2010 yılından sonra en küçük ölçekli olarak Düzey 2 bazında bu verileri yayınlamıştır. İşgücünün önemli bir göstergesi olan işgücüne katılma oranı, TÜİK hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre 2010 yılında Türkiye genelinde % 48,8 olarak gerçekleşmiştir. Aşağıdaki haritadan da görüleceği üzere (Şekil 34) Türkiye de iller arasında işgücüne katılma oranları büyük farklılıklar göstermektedir verilerine göre işgücüne katılma oranının en yüksek olduğu iller TR90 Doğu Karadeniz Düzey 2 Bölge illerinden olan Rize (% 61,8) ve Artvin (% 60,8) dir. Bunun en büyük nedeni, özellikle tarımın yoğun olduğu bölgelerdeki kadınların işgücüne daha fazla dâhil olmalarıdır (BGUS, 2012). Bölge illerimiz Mardin (%36,5), Batman (%36,6), Şırnak (%38,7) ve Siirt (%33,3) ise 2008 den bu yana aratan bir eğilim göstermesine karşın halen iş gücüne katılma oranının en düşük olduğu iller arasında yer almaktadır. 35

57 Şekil 35: İller İtibarıyla İşgücüne Katılma Oranları (%) Kaynak: TÜİK, dönemi arasında dört ilde (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) de işgücüne katılma oranındaki artışa bağlı olarak TRC3 Bölgesi nde de bu oran %30,7 den %36 ya yükselmiştir (Şekil 35). Ancak bu artış sürekliliğini koruyamamış ve 2012 yılında %35 e gerilemiştir. Bölgemiz bu oran ile TRC (GAP) Bölgesini (%35,2) yakalamış olmasına rağmen Türkiye ortalamasının (%50) gerisinde kalmaya devam etmiştir. Türkiye genelinde ise işgücüne katılma oranı hem Avrupa Birliği nin (AB) hem de Amerika Birleşik Devletleri nin (ABD) çok gerisindedir. AB de yılları arasında işgücüne katılma oranı %70,2 den %71 e çıkarken, ABD de %78,5 ten %76,8 e gerilemiştir. Şekil 36: İşgücüne Katılma Oranlarının Uluslararası Verilerle Kıyaslanması (%) Mardin 30,9 32,3 36,5 Batman 31,4 32,5 36,6 Şırnak 29,8 30,7 38,7 Siirt 27,2 30,4 33,3 TRC3 30,7 31,5 36,0 33,9 35,0 TRC 35,7 36,3 37,9 36,3 35,2 TR 46,9 47,9 48,8 49,9 50,0 AB 70,2 70,4 70,6 71,0 ABD 78,5 77,9 77,3 76,8 Kaynak: TÜİK, EUROSTAT, OECD 36

58 TÜİK 2010 yılı verilerine göre Türkiye genelinde istihdam oranı % 43 olarak gerçekleşmiştir. İstihdam oranının en yüksek olduğu iller TR90 Doğu Karadeniz Düzey 2 Bölge illerinden olan Rize (% 58,1) ve Artvin (% 57,3) olmuştur. Bölge illerimiz olan Mardin (%33,2), Batman (%32,3), Şırnak (%34,4) ve Siirt (%29,1) ise 2008 den bu yana aratan bir eğilim göstermesine rağmen istihdam oranında da en düşük iller arasında yer almaktadır (Şekil 36). Şekil 37: İller İtibarıyla İstihdam Oranları (%) Kaynak: TÜİK dönemi arasında dört ilde (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) de istihdam oranındaki artışa bağlı olarak TRC3 Bölgesi nde istihdam oranı %25,4 ten %31,8 e yükselmiştir (Şekil 37). Ancak bu artış sürekliliğini koruyamamış ve 2012 yılında %27,5 e gerilemiştir. Bölgemiz bu oran ile TRC (GAP) Bölgesinin (%30,8) ve Türkiye ortalamasının (%45,4) gerisinde kalmıştır. Küresel kriz tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de de belirsizlikleri arttırmış, güven ortamını ve beklentileri olumsuz etkileyerek iktisadi faaliyetlerin ciddi oranda yavaşlamasına neden olmuştur. İktisadi faaliyetteki düşüşe paralel olarak, istihdam ve işsizlik oranlarında da olumsuz etkiler ortaya çıkmıştır. Küresel krizin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla, 2008 yılı ortalarından itibaren alınan tedbirlerle ekonomi beklenenden hızlı toparlanmaya başlamıştır (UİS Taslağı, 2012). Bu süreçteki istihdam oranlarına bakıldığında AB ve ABD de sürekli bir düşüş yaşanmasına karşın Türkiye de %41,7 den 45,4 e kademeli olarak bir artış olduğu görülmektedir. Ülkemiz, son 5 yıldaki bu artışa karşın, 2012 yılında AB de gerçekleşen %68,5 lik ve 2011 yılında ABD de gerçekleşen %70,4 lük istihdam oranının çok gerisinde kalmaya devam etmektedir. 37

59 Şekil 38: İstihdam Oranlarının Uluslararası Verilerle Kıyaslanması (%) Mardin 25,7 28,2 33,2 Batman 26,9 28,1 32,3 Şırnak 23,2 25,5 34,4 Siirt 22,3 25,9 29,1 TRC3 25,4 26,8 31,8 29,6 27,5 TRC 30,1 30,0 33,2 32,1 30,8 TR 41,7 41,2 43,0 45,0 45,4 AB 70,3 69,0 68,5 68,6 68,5 ABD 74,5 71,3 70,5 70,4 Kaynak: TÜİK, EUROSTAT TÜİK verilerine göre 2010 yılında Türkiye genelindeki işsizlik oranı % 11,9 olarak gerçekleşmiştir. İşsizlik oranının en düşük olduğu iller Bayburt (% 4,7), Artvin (% 5,7) ve Gümüşhane (% 5,8) olarak sıralanmıştır. Bölge illerimizden Batman (%11,7) ve Şırnak (%11,2) ta işsizlik oranı Türkiye ortalamasında seyretmektedir. Mardin ili %9,1 lik oran ile TRC3 illeri arasında en düşük işsizlik oranına sahipken, Siirt ili %12,7 ile Bölge deki en yüksek işsizlik oranına sahiptir yılları arasında tüm TRC3 illerinde işsizlik oranı azalma eğilimi göstermiştir (Şekil 38). Şekil 39: İller İtibarıyla İşsizlik Oranları (%) Kaynak: TÜİK 38

60 dönemi arasında dört ildeki (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) işsizlik oranında yaşanan düşüşe bağlı olarak TRC3 Bölgesi nde de işsizlik oranı %17,4 ten %11,8 e hızlı bir düşüş göstermiştir. Ancak 2008 yılı ortalarından itibaren krize karşı alınan istihdam bağlantılı tedbirler süreklilik gösterememiş ve istihdamın erimesine de bağlı olarak Bölge de işsizlik oranı hızla yükselişe geçmiştir yılında %21,3 olan Bölgedeki işsizlik oranı, %12,4 olan TRC (GAP) Bölgesinin, %9,2 olan ülke ortalamasının ve %10,5 olan AB ortalamasının çok üzerindedir. Şekil 40: İşsizlik Oranlarının Uluslararası Verilerle Kıyaslanması (%) Mardin 17,0 12,8 9,1 Batman 14,3 13,5 11,7 Şırnak 22,1 17,0 11,2 Siirt 17,9 14,8 12,7 TRC3 17,4 15,1 11,8 12,7 21,3 TRC 15,8 17,4 12,4 11,7 12,4 TR 11,0 14,0 11,9 9,8 9,2 AB 7,1 9,0 9,7 9,7 10,5 ABD 5,8 9,3 9,6 8,9 8,1 Kaynak: TÜİK, EUROSTAT 2008 yılında ortaya çıkan küresel mali krizin ardından alınan tedbirlerle küresel düzlemde gerek büyüme gerekse ticaret hacmi rakamlarında gözlenen önemli iyileşmeler işsizlik rakamlarına yansıyamamış ve birçok ülkede işsizlik oranları artmıştır (UİS Taslağı, 2012). Avrupa İstatistik Ofisi (EUROSTAT) verilerine göre 2008 yılında AB de %7,1 olan işsizlik oranı 2012 de %10,5 e yükselmiştir (Şekil X). ABD de ise %5,8 olan bu oran 2010 yılında en yüksek seviyesi olan %9,6 ya yükselmiş sonrasında da kademeli olarak yaşanan düşüşle birlikte 2012 yılında %8,1 seviyesine gerilemiştir Bölgesel Düzeyde İşgücü Göstergeleri Kentsel alandaki işsizliği ifade eden tarım dışı işsizlik oranı Bölge de yılları arasında %20,9 dan %14,3 e kademeli olarak düşmüşken, 2012 yılında bir önceki yıla göre 8,5 puanlık artışla %22,8 e yükselmiştir (Tablo 3) yılında ülke genelinde kentsel alandaki işsizlik oranının %11,5 olduğu dikkate alındığında, Bölgemizde 2012 yılında kentsel alanda yaşanan işsizlik oranının ülke ortalamasının yaklaşık iki katı olduğu görülmektedir. TRC (GAP) Bölgesi nde de bir önceki yıla göre bir artış olmasına karşın 2012 yılı kentsel alandaki işsizlik %14,2 oranında gerçekleşmiştir. Bölge de 2011 yılında 2012 yılına 15 yaş ve üzeri yaştaki 39

61 nüfus kişi artmışken işgücünde kişilik bir artış yaşanmıştır. Buna karşın istihdamda kişilik bir kayıp oluşmuş ve bölgedeki işsiz sayısı bir önceki yıla göre kişi artmıştır. Tablo 3: Bölgesel Düzeyde İşgücü Göstergeleri Bölge Yıl Toplam nüfus (000) 15+ nüfus (000) İşgücü (000) İstihdam (000) İşsiz (000) İşgücüne katılma oranı (%) İstihdam oranı (%) İşsizlik oranı (%) Tarım dışı işsizlik oranı (%) İşgücüne dahil olmayan nüfus (000) TRC ,7 25,4 17,4 20, ,5 26,8 15,1 17, ,0 31,8 11,8 14, ,9 29,6 12,7 14, ,0 27,5 21,3 22,8 803 TRC ,7 30,1 15,8 19, ,3 30,0 17,4 20, ,9 33,2 12,4 14, ,3 32,1 11,7 13, ,2 30,8 12,4 14, TR ,9 41, , Kaynak: TÜİK ,9 41,2 14,0 17, ,8 43,0 11,9 14, ,9 45,0 9,8 12, ,0 45,4 9,2 11, İşgücü Göstergelerinin Cinsiyete Göre Dağılımı Bölgemizde 2008 yılından 2010 yılına gelindiğinde erkeklerin işgücüne katılma oranı %5,6 artmışken, kadınlarda %61,8 oranında bir artış görülmüştür. Ancak bu olumlu gelişme çok sürmemiş ve 2011 yılından itibaren kadınların işgücüne katılma oranında düşüşler yaşanmaya başlamıştır (Tablo 4). Bu düşüşlerle birlikte Bölgemizde 2011 yılında kadınların işgücüne katılma oranı %8,2 ye, 2012 yılında da %7,5 e gerilemiştir. Ülkemizde ise bu süreçte kadınların işgücüne katılma oranında sürekli bir artış yaşanmıştır yılında %24,5 olan kadınların işgücüne katılma oranı, kademeli artarak 2012 yılında %29,5 e ulaşmıştır. Ülkemizdeki toplam işgücüne katılma oranı ise bu dönem zarfında %46,9 dan %50 ye yükselmiştir. Buna rağmen Türkiye de işgücüne katılma oranı gelişmiş ülkelerin çok gerisindedir yılında işgücüne katılma oranı Türkiye de %49,9 iken, AB de bu oran %71 ve ABD de %76,8 dir. Bu durum, Türkiye de kadınların işgücüne katılma ve istihdam oranının gelişmiş ülkelerin çok altında olmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim (2011 yılında) Türkiye de %28,8 seviyesinde olan kadınların işgücüne katılma oranı, AB de %62,1 ve ABD de %70,9 dur yılından bu yana, kadınların işgücüne katılma oranında Bölgemizde görülen genel artış (%3,9 dan %7,5 e) ve ülkemizdeki sürekli artışa benzer şekilde, AB de de bir artış gözlemlenmektedir yılında yaşanan küresel ekonomik kriz sonrası AB de %60,5 olan kadınlardaki işgücüne katılma oranı %62,1 e çıkmıştır. Hem ülkemizde hem Avrupa da 40

62 görülen bu durum, kadınların kriz dönemlerinde işgücüne daha fazla katıldığı savını desteklemektedir. Tablo 4: Yıllar İtibariyle İşgücüne Katılma Oranlarının Uluslararası Verilerle Kıyaslanması Bölge İşgücü Göstergesi TRC3 İşgücü (Bin kişi) Erkek (Bin kişi) Kadın (Bin kişi) İşgücüne Katılma Oranı (%) 30,7 31,5 36,0 33,9 35,0 Erkek (%) 60,4 60,2 64,0 61,9 64,8 Kadın (%) 3,9 5,0 10,2 8,2 7,5 TR İşgücü (Bin kişi) Erkek (Bin kişi) Kadın (Bin kişi) İşgücüne Katılma Oranı (%) 46,9 47,9 48,8 49,9 50,0 Erkek (%) 70,1 70,5 70,8 71,7 71,0 Kadın (%) 24,5 26,0 27,6 28,8 29,5 AB İşgücüne Katılma Oranı (%) 70,2 70,4 70,6 71,0 - Erkek (%) 79,9 79,7 79,7 79,9 - Kadın (%) 60,5 61,0 61,6 62,1 - ABD İşgücüne Katılma Oranı (%) 78,5 77,9 77,3 76,8 - Erkek (%) 85,0 84,0 83,3 82,9 - Kadın (%) 72,1 72,0 71,4 70,9 - Kaynak: TÜİK, EUROSTAT, OECD 2012 yılında TRC3 Bölgesi nde toplam işgücüne katılma oranı %35 tir. Erkeklerde %64,8 olan bu oran, kadınlarda %7,5 tir (Şekil 40). Bu veriler ile Bölgemiz, TRC2 Düzey 2 Bölgesi nden (Diyarbakır, Şanlıurfa) sonra ülkedeki en düşük işgücüne katılma oranlarına sahip bölge konumundadır (TRC2 Bölgesinde işgücüne katılma oranı %28,8 iken, erkeklerde bu oran %52,3 ve kadınlarda %6,4 tür). 41

63 Şekil 41: Cinsiyete Göre 2012 Yılı İşgücüne Katılma Oranları (%) Kaynak: TÜİK Bölgemizde ve ülkemizde yılları arası istihdam oranlarında dalgalanmalar yaşanmış olmasına karşın genel anlamda bir artışın olduğu görülmektedir (Tablo 5). Bu dönem içerisinde AB ve ABD de ise istihdam oranlarında sürekli bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Buna rağmen, ülkemiz ve TRC3 Bölgesi, 2012 yılında AB de gerçekleşen %68,5 lik ve 2011 yılında ABD de gerçekleşen %70,4 lük istihdam oranının çok gerisinde kalmaya devam etmektedir. Ülke ve Bölgemiz gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında istihdam oranında ortaya çıkan bu büyük fark, önemli ölçüde kadınların işgücüne katılma ve istihdam oranlarının bu ülkelerle çok büyük farklılıklar göstermesinden kaynaklanmaktadır yılında, Bölgemizdeki kadın istihdam oranı erkek istihdam oranının yaklaşık %12 si kadardır. Ülkemizde kadınlar erkeklerin %40 ı oranında istihdam edilirken, AB de 2012 yılı EUROSTAT verilerine göre kadın istihdam oranı erkek istihdam oranının yaklaşık %84 ü kadardır. Benzer şekilde ABD de 2011 yılı verilerine göre kadınlar erkeklerin %86 sı oranında istihdam edilmişlerdir. Tablo 5: Yıllar İtibariyle İstihdam Oranlarının Uluslararası Verilerle Kıyaslanması Bölge İşgücü Göstergesi TRC3 İstihdam (Bin kişi) Erkek (Bin kişi) Kadın (Bin kişi) İstihdam Oranı (%) 25,4 26,8 31,8 29,6 27,5 Erkek (%) 49,6 51,0 56,0 54,0 50,7 Kadın (%) 3,4 4,4 9,4 7,2 6,1 TR İstihdam (Bin kişi) Erkek (Bin kişi) Kadın (Bin kişi) İstihdam Oranı (%) 41,7 41,2 43,0 45,0 45,4 Erkek (%) 62,6 60,7 62,7 65,1 65,0 Kadın (%) 21,6 22,3 24,0 25,6 26,3 AB İstihdam Oranı (%) 70,3 69,0 68,5 68,6 68,5 42

64 Erkek (%) 77,9 75,8 75,1 75,0 74,6 Kadın (%) 62,8 62,3 62,1 62,3 62,4 ABD İstihdam Oranı (%) 74,5 71,3 70,5 70,4 - Kaynak: TÜİK, EUROSTAT Erkek (%) 80,8 76,3 75,5 75,8 - Kadın (%) 68,4 66,5 65,6 65, yılında TRC3 Bölgesi nde toplam istihdam oranı %27,5 tir. Erkeklerde %50,7 olan bu oran, kadınlarda %6,1 dir (Şekil 41). Bu veriler ile Bölgemiz, toplam ve erkek istihdam oranında TRC2 Düzey 2 Bölgesi nden sonra ülkedeki en düşük oranlara sahip bölge konumundadır (TRC2 Bölgesinde toplam istihdam oranı %26,8 iken, erkeklerde bu oran %48,3 ve kadınlarda %6,4 tür). Kadın istihdamında ise Bölgemiz ülkedeki en dezavantajlı Bölge konumundadır. Şekil 42: Cinsiyete Göre 2012 Yılı İstihdam Oranları (%) Kaynak: TÜİK Tablo 6: Yıllar İtibariyle İşsizlik Oranlarının Uluslararası Verilerle Kıyaslanması Bölge İşgücü Göstergesi TRC3 İşsiz (Bin kişi) Erkek (Bin kişi) Kadın (Bin kişi) İşsizlik Oranı (%) 17,4 15,1 11,8 12,7 21,3 Erkek (%) 17,8 15,3 12,4 12,8 21,7 Kadın (%) 12,3 12,3 7,9 11,8 18,3 TR İşsiz (Bin kişi) Erkek (Bin kişi) Kadın (Bin kişi) İşsizlik Oranı (%) 11,0 14,0 11,9 9,8 9,2 Erkek (%) 10,7 13,9 11,4 9,2 8,5 Kadın (%) 11,6 14,3 13,0 11,3 10,8 43

65 AB İşszilik Oranı (%) 7,1 9,0 9,7 9,7 10,5 Erkek (%) 6,6 9,1 9,7 9,6 10,4 Kadın (%) 7,6 8,9 9,6 9,8 10,5 ABD İşsizlik Oranı (%) 5,8 9,3 9,6 8,9 8,1 Erkek (%) 6,1 10,3 10,5 9,4 8,2 Kadın (%) 5,4 8,1 8,6 8,5 7,9 Kaynak: TÜİK, EUROSTAT AB ve ABD de kadın-erkek işsizlik oranı arasında büyük farklar bulunmazken ülkemizde kadınlarda işsizlik erkeklere oranla daha yüksektir (Tablo 6). Bölgemizde 2012 yılı işsizlik oranı, %9,2 olan ülke ortalamasının çok üzerinde seyrederek %21,3 oranında gerçekleşmiştir. Aynı yıl erkeklerdeki işsizlik oranı %21,7 kadınlarda ise %18,3 seviyesindedir. Bu veriler ile Bölgemiz, 2012 yılında Türkiye deki en yüksek işsizlik oranına sahip bölge olmuştur yılında dünya genelinde ise erkeklerde işsizlik oranı yüzde 5,7, kadınlarda yüzde 6,2 olarak gerçekleşmiştir (ILO, 2013). Küresel ekonomide toparlanmalar yaşanmasına rağmen yüksek işsizlik oranları sorun teşkil etmeye devam etmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından açıklanan Küresel İstihdam Trendleri 2013 raporuna göre 2012 de dünya genelinde işsiz sayısı 4,2 milyon artarak 197,3 milyona ulaşmıştır (ILO, 2013). Buna karşın 2011 e göre 41 milyon kişi istihdam edilmiştir. Ancak, dünya genelinde işsizlik oranı 2011 e göre değişmeyerek yüzde 5,9 düzeyinde kalmıştır. Rapora göre 2013 te işsiz sayısının 5,1 milyon artıp 202 milyonu aşacağı, işsizlik oranının %6 ya ulaşacağı öngörülmektedir (küresel kriz öncesi en iyi dönem olarak kabul edilen 2007 yılında işsizlik %5,4 tü). Raporda dünya istihdam piyasasının son on yılda 2009 dan sonraki en kötü günlerini yaşadığı belirtilerek önümüzdeki dönemlerin, özellikle 2013 ün de belirsizlikler taşıdığını, ancak önümüzdeki yıllarda işlerin daha da kötüleşmesinin beklenmediğini vurgulanmaktadır. Şekil 43: Cinsiyete Göre 2012 Yılı İşsizlik Oranları (%) Kaynak: TÜİK 44

66 TR TRC TRC3 TR TRC TRC İşgücünün Eğitim Durumu Ülke genelinde işgücüne dâhil olan erkeklerin ortalama %60 ı lise altı eğitim seviyesine sahiptir (Şekil 43). Okuryazar olmayan erkekler ise işgücü dağılımı içerisinde, en düşük orana sahiptir (yaklaşık %2). Bölgemizde ise erkeklerdeki işgücünün yaklaşık %70 ini lise altı eğitimliler ve okuryazar olmayanlar oluşturmaktadır. Bölge de okuryazar olmayan kadınlar, TRC (Güneydoğu Anadolu) Bölgesi ne göre daha düşük düzeyde işgücüne dâhil olmaktadırlar yılında işgücüne dâhil olan kadınların %66,7 si okuryazar olmayan (%23,8) ve lise altı eğitimlilerden (%42,9) oluşurken, 2012 yılında yüksek öğretim mezunlarının işgücüne daha fazla katılmaları ile bu oran %50 ye gerilemiştir. İşgücüne dâhil olan yüksek öğretim mezunu kadın ve erkeklerin oranları hem ülke, hem TRC hem de Bölge de artış göstermiştir. Yüksek öğretim mezunlarının işgücüne katılımında en büyük artışın TRC3 Bölgesi ndeki kadın işgücünde olması ise oldukça dikkat çekicidir. Şekil 44: İşgücü Eğitim Durumunun Karşılaştırılması (a)2008 (b)2012 Okuryazar Olmayanlar Lise Altı Eğitimliler Lise ve Dengi Meslek Lisesi Mezunları Yükseköğretim Mezunları a Kadın Erkek Kadın Erkek Kadın Erkek % 20% 40% 60% 80% 100% Okuryazar Olmayanlar Lise ve Dengi Meslek Lisesi Mezunları Lise Altı Eğitimliler Yükseköğretim Mezunları b Kadın Erkek Kadın Erkek Kadın Erkek % 20% 40% 60% 80% 100% Kaynak: TÜİK 45

67 İstihdamın Sektörel Dağılımı Dünya genelinde istihdamın yapısı incelendiğinde, istihdamın %33,5 inin tarım, %22,5 inin sanayi, %44 ünün de hizmetler sektöründe yer aldığı görülmektedir (ILO, 2013). Türkiye de ise 2012 yılı verilerine göre istihdamın %24,6 sı tarımda, %26 sı sanayide ve %49,4 ü hizmet sektöründe yer almıştır. Ülkemiz ve Bölgemizde azalma eğiliminde olan tarımdaki istihdam, yaşanan küresel krizin etkisiyle geçici de olsa artış göstermiştir. Bölgemizde 2008 yılında %25,8 olan tarımdaki istihdam oranı, 2010 yılında %28,1 e yükselmiştir. Krizin olumsuz etkilerinin geçmesiyle, tarımda yaşanan çözülme hızla artmış ve 2012 yılında tarımdaki istihdam oranı %12,3 e gerilemiştir. Bölge de 2008 yılında %3,4 olan kadın istihdam oranının 2010 yılında %9,4 e yükselmesi ve daha sonra 2012 yılında %6,1 e gerilemesi; tarımda istihdam edilen nüfusun çoğunluğunun ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlardan oluştuğunun bir göstergesidir. Tablo 7: Yıllar İtibariyle İstihdamın Sektörel Dağılımı Bölge İstihdam-Sektörel Dağılım TRC3 İstihdam (Bin kişi) Tarım (Bin kişi) Sanayi (Bin kişi) Hizmetler (Bin kişi) Tarım (%) 25,8 22,0 28,1 17,0 12,3 Sanayi (%) 19,3 21,6 19,5 22,5 22,8 Hizmetler (%) 54,5 56,3 52,4 60,5 64,9 TRC İstihdam (Bin kişi) Tarım (%) 31,3 25,7 26,6 23,3 23,3 Sanayi (%) 24,2 23,8 23,7 25,7 28,1 Hizmetler (%) 44,6 50,5 49,6 51,0 48,6 TR İstihdam (Bin kişi) Kaynak: TÜİK Tarım (%) 23,7 24,6 25,2 25,5 24,6 Sanayi (%) 26,8 25,3 26,2 26,5 26,0 Hizmetler (%) 49,5 50,1 48,6 48,1 49,4 46

68 Şekil 45: 2012 Yılı İstihdamın Sektörel Dağılımı Kaynak: TÜİK Sosyal Güvenlik ve Kayıt Dışı İstihdam İstihdam oranını arttırma yönünde, önemli adımların atılabilmesi için Bölge deki işgücü piyasasının en temel yapısal sorunlarında biri olan kayıt dışı istihdam oranının azaltılması gerekmektedir. Ülke genelindeki kayıt dışı istihdam oranları Tablo 8 de verildiği gibidir. Bölge deki kayıt dışılığın ise bu oranlardan çok daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Bölge de kayıtlı sektörlerin güçlendirilmesi, kayıt dışı istihdam talebinin düşmesini sağlayacaktır. Yukarıdaki bölümlerde bahsedilen, işgücünün eğitim ve istihdam edilebilirlik düzeylerinin ve nitelikli işgücünün yetersiz olması da kayıt dışı istihdam oranının yüksek olmasının önemli nedenleri arasındadır. Bu açıdan kayıt dışı istihdamın yaygın olduğu gençler ve kadınlar için genel ve mesleki eğitim seviyesini arttıracak tedbirlerin alınması gerekmektedir. Tablo 8: Türkiye de Yıllar İtibariyle Kayıt Dışı İstihdam Oranları (%) Gösterge Kayıt Dışı İstihdam Oranı (%) 50,1 47,0 43,5 43,8 43,3 42,0 39,0 Tarım (%) 89,9 87,8 87,8 85,7 85,5 83,4 83,6 Tarım Dışı (%) 33,8 34,1 29,8 30,1 29,1 27,7 24,5 Kaynak: TÜİK TRC3 Bölgesi illerinin sosyal güvenlik göstergeleri Tablo 9 da verildiği gibidir. Kayıt dışı istihdamı teşvik edici bir unsur olan ve Bölge de yaygın olan sosyal yardımlar kişilerin kayıtlı istihdama yönelik tutumlarının olumsuz yönde gelişmesine sebep olmaktadır. Bu açıdan sosyal yardımların denetimli yapılması, denetimlerin sıklaştırılması için gerekli yasal ve idari önlemlerin alınması ve sosyal güvencenin kısa ve uzun vadeli faydalarının Bölge halkına benimsetilmesi için gerekli tedbirlerin alınması kayıt dışılığın azaltılmasına büyük katkı sunacaktır. 47

69 Tablo 9: TRC3 Bölgesi İlleri İçin Sosyal Güvenlik Göstergeleri Göstergeler Mardin Batman Şırnak Siirt İl nüfusu İş yeri sayısı Toplam Sosyal Güvenlik Kapsamı (Aktif+Pasif+Gelir Testi Yaptıranlar) Toplam Sosyal Güvenlik Kapsamı (Gelir Testi Yaptıranlar Hariç) Sosyal Güvenlik Kapsamının (Gelir Testi Yaptıranlar Hariç) Toplam il Nüfusuna Oranı (%) Sosyal Güvenlik Kapsamı Dışında Kalan Nüfus Sosyal Güvenlik Kapsamında Aktif Çalışan kişi sayısı Sosyal Güvenlik Kapsamındaki Aktif Çalışanların Toplam il Nüfusuna Oranı(%) Sosyal Güvenlik Kapsamında Aylık Alan Kişi Sayısı Sosyal Güvenlik Kapsamındaki Emeklilerin Toplam il Nüfusuna Oranı(%) Sosyal Güvenlik Kapsamında Bakmakla Yükümlü Tutulanların (Yararlanıcıların) Sayısı Sosyal Güvenlik Kapsamındaki bakmakla yükümlü tutulanların oranı (%) Kaynak: SGK DİKA nın Bölgedeki İstihdama Katkısı Dicle Kalkınma Ajansı nın (DİKA) 2010 ve 2011 Ajans Mali Destek Programları ile desteklenen kuruluşlarda sağlanan istihdam sayıları Şekil 45 te verildiği gibidir. Ajans, ilk mali destek programında 352 kişi olan istihdam katkısını bir sonraki programda arttırarak 398 kişiye çıkarmıştır. Ancak kadın ve erkek istihdam oranları arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Kadın istihdamını arttırma yönünde yeni programların uygulanması için çalışmalar yürütülmektedir. Şekil 46: 2010 ve 2011 Ajans Mali Destek Programları ile Desteklenen Kuruluşlarda Sağlanan İstihdam Sayıları 2010 MDP 2011 MDP Kadın; 26 Kadın; 49 Erkek; 326 Erkek;

70 Kültür ve Spor Kültür Kültürel Altyapı TRC3 Bölgesi nde halkın ve bölgeye gelen diğer insanların serbest zamanlarını sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerle değerlendirmelerini sağlayacak sinema, tiyatro gibi mekânların sayısı GAP Bölgesi ve Türkiye geneli ile karşılaştırıldığı zaman yetersiz görünmektedir. Bölge deki kütüphane, sinema salonu, tiyatro salonu ve müze sayısı TÜİK verilerine göre GAP Bölgesi nin sırasıyla %29,87, %16,17, %37,50 ve %16,66 sını oluşturmaktadır. İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri ve Valiliklerin İl brifinglerinden derlenen verilere göre 2012 yılında TRC3 Bölgesinde 23 kütüphane bulunmaktadır. Bunlardan 8 tanesi Mardin de, 6 tanesi Batman da, 5 tanesi Siirt te, 4 tanesi Şırnak ta bulunmaktadır. Aşağıda TÜİK verilerine bağlı olarak hazırlanan tabloda yer almayan ve yeni açılan Mardin ve Batman İllerindeki 2 adet AVM de yer alan 2 adet sinema ile Mardin Merkezde 1, yeni açılan AVM de 6 salonlu sinema, Kızıltepe ilçesinde 4 salonlu sinema ile Mardin İli salon sayısı 11 e yükselmiştir. Batman'da bulunan 2 sinema 7 salona, yeni AVM de açılan sinema ise 5 salona sahiptir. Siirt te ise müze ve tiyatro salonu bulunmamakta olup, 1 adet sinema salonu faaliyettedir. Her il merkezinde birer adet ve Şırnak ın Cizre ilçesinde de 1 adet olmak üzere toplamda 5 adet Gençlik Merkezi bulunmaktadır. Gençlik Merkezleri, TRC3 Bölgesi ndeki gençlerin serbest zamanlarını değerlendirecekleri, kişisel gelişimlerine katkıda bulunacak mekânlardandır. Bölge nin büyük diğer ilçelerinde de birer tane bulunacak şekilde sayılarının arttırılması ve mevcut mekânların altyapılarının iyileştirilmesi ile Bölge gençlerinin kültürel, sosyal ve sanatsal faaliyetlerinin daha sağlıklı koşullarda gerçekleşmesi sağlanabilecektir. Ancak bin kişi başına kütüphaneden yararlanma sayısı açısından bakıldığında; TRC3 bölgesi 293 sayısı ile GAP Bölgesinin 283 ve Türkiye nin 252 olan değerlerinden yüksek olduğu görülmektedir. Kitap sayısına bakıldığında ise GAP Bölgesi ndeki kütüphanelerdeki toplam kitap sayısının %33,75 i TRC3 Bölgesinde bulunmaktadır. GAP Bölgesi ve Türkiye Nüfuslarına göre TRC3 Bölgesi nin nüfusu oranlandığında Tiyatro, Sinema vb. sosyal faaliyet alanları için tesislerin az olduğu ancak son dönemdeki Çözüm Süreci ve sürece paralel yapılan yatırımlar ile bu alandaki tesis ve kapasite artışları olumlu bir tablo çizmektedir. 49

71 Tablo 10 : TRC3 Bölgesi Kültür Göstergeleri İstatistikleri( Sezonu) Kütüphane Sayısı Mardin Batman Siirt Şırnak TRC3 GAP BÖLGESİ TRC3/GAP(%) , TR Kitap sayısı , Bin kişi başına yararlanma sayısı Sinema Salonu Sayısı , Sinema Seyircisi sayısı , Tiyatro Salonu Sayısı , Tiyatro Seyircisi Sayısı , Müze/Ören Yeri/ Sayısı* , Müze/Ören Yeri Ziyaretçi Sayısı* , Kaynak: TÜİK, 2013; * Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü Web Sitesi Ziyaretçi İstatistikleri, 2013 Aşağıdaki tabloda yer alan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü ne bağlı olarak Bölgede çalışan toplam 2 adet müze mevcuttur. Mardin ilinde 1 adet İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ne bağlı müze bulunmaktadır. Batman da ise Hasankeyf ören yeri de yine diğer bir bölgedeki İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ne bağlı çalışan ören yeridir. Mardin'de 1 tanesi özel müze, Şırnak'ta ise 2 özel müze olmak üzere TRC3 Bölgesi nde toplam 5 müze bulunmaktadır. 50

72 Tablo 11 : TRC3, GAP ve TR Müze ve Ören Yeri İstatistikleri( Sezonu) MÜZE ADI SAYISI MÜZE KART (Satılan ad.) ÜCRETLİ ZİYARETÇİ ÜCRETSİZ ZİYARETÇİ ZİYARETÇİ TOPLAMI GELİR TOPLAMI MARDIN BATMAN SİİRT ŞIRNAK TRC DİYARBAKIR SANLIURFA ADIYAMAN GAZIANTEP KİLİS GAP TR Kaynak: TÜİK, 2013; * Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü Web Sitesi Ziyaretçi İstatistikleri, Bölgede Sosyo-Kültürel Faaliyetler Mardin Merkez İlçede sinema, tiyatro, sergi ve gösteri salonu gibi kültürel aktivitelerin yapılabileceği alanlar da mevcuttur. Aynı zamanda İlçede bir çok park, rekreasyon ve spor alanı da yer almaktadır. Mardin Merkez ilçede kentin büyüklüğü ve sosyo-kültürel gelişmişliği ile orantılı olarak oldukça çeşitlidir. Bunlardan bazıları; - Mardin Uluslararası Gençlik ve Çocuk Tiyatroları Festivali - SineMardin Uluslar arası Mardin Film Festivali - Mardin Bienali - Mardin de sinema, tiyatro, konser, festival gibi kapalı mekan etkinliklerin yanı sıra kent halkının zamanını geçirdiği mesire alanları, dinlenme alanları ve parklar bulunmaktadır. Mardin in büyük ilçelerinden olan Kızıltepe ve Nusaybin de sinema salonunun yanı sıra, trafiğe kapalı Sanat Sokağı canlı sokaklar halk için sosyal bir zemin oluşturmaktadır. Yine 51

73 Nusaybin de kültür merkezi ile parklar halk için sosyal altyapı anlamında bir zemin oluşturmaktadır. Nusaybin İlçesi nde kütüphane, spor alanı ve eğitim tesisleri ile halk eğitim merkezi ve rehabilitasyon merkezi de yer almakta olup, sosyal ve kültürel bakımdan yeterli altyapıya sahip durumdadır. Ancak uzun süre devam eden terör eğitim ve öğretimi yetersiz bırakmıştır. Midyat ta tarihi turistik bir şehir olması ve ilçedeki konak, han, ev vb. tarihi yapıların otel, restoran, cafe vb. işlevleri için kullanılması ile sosyal ortam özellikleri bahar ve yaz aylarında biraz daha canlı olmaktadır. İlçede bir adet kadın sığınma evi, bir adet kütüphane, futbol sahası ve kapalı salonu, sinema ve tiyatro bulunmaktadır. Ancak sosyal tesis yeterli iken, kültürel tesis yetersiz durumdadır. Yeşilli İlçesi nde spor alanı ve park alanları yer almakta olup, sosyal ve kültürel bakımdan yeterli altyapıya sahip değildir. Bu olanaksızlıklar yanı sıra; Yeşilli ülke çapında bilinen Kiraz Festivaline ev sahipliği yapmaktadır. Derik İlçesi nde park ve rekreasyon alanı, kütüphane ve spor alanı bulunmaktadır. Ancak yetersiz gelmekte olup, iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Ömerli İlçesi nde spor ve park alanları bulunmakta olup, sosyal ve kültürel tesis bulunmamaktadır. Savur İlçesi nde kütüphane, spor alanı ve eğitim tesisleri yer almakta olup, sosyal ve kültürel bakımdan yeterli altyapıya sahip durumdadır. Yukarıda bahsi geçen kültürel faaliyetler yanı sıra; diğer GAP Bölgesi İlleri ve ilçelerinde olduğu gibi TRC3 illerinden olan Mardin il merkezi ve ilçelerinde de sosyal ve kültürel faaliyetlerin büyük bir kısmı SODES kapsamında yürütülen proje faaliyetleri ile gerçekleştirilmektedir. Batman Merkez ve ilçelerinde; Mart tarihlerinde Nevruz Bayramı kutlamaları yapılmaktadır. Batman Merkez ilçesinde yeni açılan AVM deki 5 salonlu sinema ve yine merkezdeki diğer bir adet sinema ve park alanları dışında sosyal ve kültürel yapı bulunmamaktadır. Batman Merkez in Sosyal ve kültürel yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. - Batman ın il oluş tarihi: 16 Mayıs 1990 kutlamaları her yıl yapılmaktadır. - İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü öncülüğünde her yıl Mayıs ayının son haftası halkın da katılımı ile Zilan Türbesi Anma Haftası düzenlenmektedir. 52

74 Hasankeyf İlçesi nde 3 adet park ve rekreasyon alanı bulunmaktadır. Kültürel tesis yer almamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Hasankeyf ilçesinde yapılan kültürel etkinlikler ise şöyledir: Nisan haftasında kutlanan Turizm Haftası. - İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün organizasyonunu yaptığı Batman Hasankeyf Kültür Sanat Festivali, 27 Eylül 02 Ekim tarihleri arasında ildeki sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile gerçekleştirilmektedir. - Batman Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen İmam Abdullah ı Anma Haftası, Haziran ayının ilk haftası düzenlenmektedir. Kozluk İlçesi nde 2 adet park ve rekreasyon alanı, 2 adet sosyal tesis, 2 adet kültürel tesis ve spor alanı bulunmaktadır. Sosyal yapısı en gelişmiş ilçe konumundadır. Sason İlçesi nde sosyal ve kültürel tesis yer almamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Sason ilçesinde yapılan kültürel etkinlikler şöyledir: - Bal ve Ceviz Festivali: Sason İlçe Merkezinde Ekim Düzenleyen Kuruluş: Sason Kaymakamlığı ile Sason Belediye Başkanlığı - Meleto Yaylası Helkis şenlikleri: 16 Mayıs günü (Sason) Gercüş İlçesi nde 3 adet park ve rekreasyon alanı bulunmaktadır. Kültürel tesis yer almamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Gercüş ilçesi, Vergili Köyü nde Eylül tarihleri arasında Seyit Bilal anma haftası düzenlenmektedir. Beşiri İlçesi nde kültürel yapı ve açık alan bulunmamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Yukarıda bahsi geçen kültürel faaliyetler yanı sıra; diğer GAP Bölgesi İlleri ve ilçelerinde olduğu gibi TRC3 illerinden olan Batman il merkezi ve ilçelerinde de sosyal ve kültürel faaliyetlerin büyük bir kısmı SODES kapsamında yürütülen proje faaliyetleri ile gerçekleştirilmektedir. Siirt İl Merkezinde biri gezici olmak üzere 2 adet, Kurtalan, Eruh, Baykan ve Pervari İlçeleri nde birer adet olmak üzere toplam 6 adet kütüphane bulunmaktadır. İl Merkezi nde hizmete giren Kültür Merkezi çok amaçlı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Halk Eğitim Merkezi ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ne bağlı salonlar çok amaçlı olarak kullanılmaktadır. Veysel Karani yi Anma Etkinlikleri ve Tillo etkinlikleri Siirt merkezli olarak düzenlenir. Bunun dışında her yıl Fıstık festivali yapılır. Aydınlar İlçesi nde sosyal ve kültürel yapı bulunmamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Aydınlar da yılda iki defa Tillo Anma Etkinlikleri düzenlenir. 53

75 Baykan ilçesinde kütüphane ve park alanları dışında sosyal ve kültürel yapı bulunmamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Baykan da her yıl Mayıs ayında Veysel Karani yi Anma Etkinlikleri düzenlenir. Eruh ilçesinde bir adet sinema, 2 adet spor tesisi ve park alanı bulunmaktadır. Eruh da, Eruh Belediyesi tarafından Çırav Doğa ve Kültür Festivali düzenlenmektedir. Kurtalan İlçesinde kültürel aktivitelerin yapılabileceği herhangi bir tesis veya alan yer almamaktadır. Pervari ilçesinde bir adet spor alanı ve park alanı dışında sosyal ve kültürel yapı bulunmamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Şirvan İlçesi nde sosyal-kültürel tesis, park alanı ve spor alanı bulunmamaktadır. Yukarıda bahsi geçen kültürel faaliyetler yanı sıra; diğer GAP Bölgesi İlleri ve ilçelerinde olduğu gibi TRC3 illerinden olan Siirt il merkezi ve ilçelerinde de sosyal ve kültürel faaliyetlerin büyük bir kısmı SODES kapsamında yürütülen proje faaliyetleri ile gerçekleştirilmektedir. Şırnak İli nde resmi ve özel hiçbir tiyatro, sinema, galeri, kitapevleri bulunmamaktadır. Cizre ilçesinde ise İsmail EBUL-İZ müzesi bulunmaktadır. Merkez, Cizre, Silopi ve İdil de birer halk kütüphanesi mevcut olup, Silopi ve İdil Halk Kütüphaneleri, mülkiyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı liselerin bir bölümünde, Cizre Halk Kütüphanesi ise mülkiyeti Belediyeye ait binada hizmet vermektedir. İl Halk Kütüphanesinde 1 müdür 1 kütüphaneci ve 1 memur, Cizre İlçe Halk Kütüphanesinde 1 memur ve 2 geçici memur, İdil de 1 memur ve Silopi de de 1 geçici memur görev yapmaktadır. İl Halk Kütüphanesinde 9383, Cizre de 6008, İdil de 3165 ve Silopi de de 5051 kitap bulunmaktadır. Şırnak İli nde Kongre, Toplantı ve Kültür Merkezi bulunmamaktadır. Bu tür faaliyetler Şırnak Belediye Başkanlığı Düğün Salonu ile Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığına ait salonlarda gerçekleştirilmektedir. Merkez İlçede Şırnak Devlet Hastanesi bulunmaktadır. Sosyal tesis yer almamaktadır. Beytüşşebap İlçesi nde 2 adet park ve rekreasyon alanı ile bir adet kütüphane bulunmaktadır. Sosyal tesis yer almamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Beytüşşebap da her yıl Koyun Kırpma festivali yapılmaktadır. Cizre İlçesi nde park ve rekreasyon alanı bulunmaktadır. Cizre de bulunan Sanat Sokağı kültürel yaşam için bir zemin oluşturmaktadır. Başka bir kültürel tesis yer almamaktadır. Güçlükonak İlçesi nde park ve rekreasyon alanı var ancak yetersiz durumdadır. Kültürel tesis yer almamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. 54

76 İdil İlçesi nde spor alanı, park ve rekreasyon alanı bulunmaktadır. Kültürel tesis yer almamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Silopi İlçesi nde sadece park ve rekreasyon alanı bulunmaktadır. Kültürel tesis yer almamaktadır. Sosyal yapısı bu alanda iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Uludere İlçesi nde park alanı da sosyal-kültürel tesis de bulunmamaktadır. Yukarıda bahsi geçen kültürel faaliyetler yanı sıra; diğer GAP Bölgesi İlleri ve ilçelerinde olduğu gibi TRC3 illerinden olan Şırnak il merkezi ve ilçelerinde de sosyal ve kültürel faaliyetlerin büyük bir kısmı SODES kapsamında yürütülen proje faaliyetleri ile gerçekleştirilmektedir Bölgedeki Üniversitelerin Sosyo-Kültürel Yaşama Etkileri: Geçtiğimiz dönemde Bölge de üniversitelerin de kurulması ve yakın zamanda yeni yerleşke alanlarının tamamlanacak olması bölgede bulunan tiyatro, sinema ve konser salonları sayılarında artışı ile kültürel altyapının gelişmesine katkıda bulunacaktır. Bu kültürel altyapıdaki iyileşmeler ve üniversitelerde kurulacak olan Kültürel ve sanatsal topluluklar sayesinde bölgede kültürel faaliyetlerde artış görülecektir. Bu noktada üniversitelerin vizyonlarında yer alan; bölgenin sosyo-kültürel alanda daha iyi noktalara taşınması ile ilgili ifadeler bize bunu göstermektedir. Örneğin, 28 Mayıs 2007 tarihinde kurulan Mardin Artuklu Üniversitesi, bulunduğu şehrin, bölgenin sosyal ve kültürel ortamına katkıda bulunmayı, ülkedeki ve Ortadoğu daki üniversiteler arasında köprü oluşturmayı hedeflemektedir. Yine, 1982 yılından beri Dicle Üniversitesi ne bağlı olarak faaliyet gösteren Batman Meslek Yüksek Okulu, 2007 yılında Batman Üniversitesi ne dönüştürülmüştür. Üniversite eğitimöğretim faaliyeti, kent merkezinde yer alan yerleşkesinde sürdürülmektedir. Üniversite bölge arasında işbirlikleri; üniversitenin kurumsallaşma düzeyi arttıkça kültür ve diğer alanlarda da daha iyi görülecektir. Ayrıca, üniversite için tahsis edilen Merkez Kuyubaşı Köyü Harrato Mevkii nde kampüs alanı kültür merkezi, spor salonları vb. altyapısı ile ileriki dönemlerde şehirde yapılacak faaliyetlere altyapı oluşturacağı şimdiden görülmektedir yılında Dicle Üniversitesi ne bağlı Eğitim Enstitüsü olarak kurulan Siirt Üniversitesi, 1992 yılında Eğitim Fakültesi ne dönüştürülmüş ve 2007 yılında Dicle Üniversitesinden ayrılarak Siirt Üniversitesi adını almıştır. Yeni yapılan kampus alanında ilk etapta Fen Edebiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve yurtlar kuruluyor. Yakın zamanda yapılacak olan 1000 kişilik kapalı spor salonu, futbol stadı, voleybol ve basketbol sahaları, tenis kortları, açık kapalı yüzme salonları, açık kapalı spor alanları tamamlanacaktır. Bunların yanı sıra bir kültür kongre merkezi de kurulacak, bu merkezin yanı sıra öğrenci merkezi, öğrenci kulüpleri merkezi ve sağlık merkezi de yeni yerleşkede yer alacak tesisler arasındadır. Siirt ilinin sosyokültürel altyapısına katkıda bulunacak bu yeni yerleşke; bölgedeki kültür alanındaki ortalamaların da yükselmesine katkıda bulunacaktır. 55

77 Şırnak Üniversitesi, 22 Mayıs 2008 tarihinde kurulmuştur. Üniversitenin misyonunda; Evrensel bakış açısıyla bilgi ve teknoloji üretmek; ürettiği bilgi ve teknolojiyi bölgenin ve ülkenin kalkınması yararına kullanmak; ulusal ve uluslararası işbirliği ve dayanışma anlayışıyla toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesine yönelik eğitim ve araştırma faaliyetlerine öncülük etmek; ülkenin ihtiyaç duyduğu araştırmacı, paylaşımcı, sorgulayıcı, çözümleyici, girişimci, yaşam boyu öğrenmeyi benimsemiş, kültürlü ve estetik değerlere sahip bireyler yetiştirmektir ifadeleri yer almaktadır. Şırnak şehir içerisinde farklı binalarda şu an hizmet vermekte olan üniversite; yeni yerleşkesinde Kültür Merkezi, 500 Kişilik Kapalı Spor Salonu, Yarı Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu yer alacaktır. Bu tesisler ile bölgenin kültür ve spor altyapısına katkıda bulunacağı kaçınılmazdır Spor TRC3 Bölgesi nin spor kulübü ve spor tesis sayısı GAP Bölgesi nin sırasıyla %40,68 ve %31,29 unu oluştururken, Türkiye deki spor kulübü ve spor tesislerinin sırasıyla yaklaşık %1,21 ve %1,59 u Bölge de bulunmaktadır. Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerine kayıtlı, kullanılabilir ve faal durumda olan tesis ve kulüp sayılarına bakıldığında ise verilerin farklılık gösterdiği görülmektedir. Aşağıdaki tabloda da görüleceği gibi Gençlik ve Spor Bakanlığı web sitesi, İl Müdürlükleri ile Valiliklerin İl brifinglerinden derlenen verilere göre 2013 yılında TRC3 Bölgesinde İl Müdürlükleri, Kaymakamlık ve Valiliklere ait TRC3 Bölgesi nde toplam 41 spor tesisi, 142 spor kulübü bulunmaktadır. Bölge de özellikle ekonomik durumu düşük olan gençlerin, ailelerin ücretsiz yaralanabilecekleri spor alanları çok kısıtlıdır. Maddi imkânsızlıklar ve eğitim seviyesinin düşük olması Bölge deki halkın spora olan ilgisinin de düşük olmasına sebep olmaktadır. Tablo 12 : TRC3, GAP ve TR Spor İstatistikleri(2013) Mardin Batman Siirt Şırnak TRC3 GAP TRC3/GAP(%) TR Spor Kulübü Sayısı* (2010) 40, (2012) GHSİM e Bağlı Spor Tesisi Sayısı , ** Kaynak: Gençlik ve Spor Bakanlığı Web Sitesi; * TRC3 Bölgesi Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri; ** 56

78 Tablo 13 : Yüz bin kişi başına düşen spor kulübü sayısı (2013) Mardin; 6,73 Batman; 6,36 Siirt; 9,97 Şırnak; 5,35 TRC3; 6, Kaynak: Gençlik ve Spor Bakanlığı Web Sitesi; * TRC3 Bölgesi Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri Türkiye de yüz bin kişi başına düşen spor kulübü yaklaşık 15,5 iken, yüz bin kişi başına düşen spor tesis sayısı 3,5 dir. Yukarıdaki şekillerden de görüleceği gibi TRC3 Bölgesi Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Siirt in diğer bölge illerine göre daha iyi durumda olduğu görülmektedir. Mardin ve Batman, spor kulübü ve spor tesis sayıları bakımından birbirine yakın ortalamalara sahipken, Şırnak en alt sıralarda yer almaktadır. Türkiye ortalamasının çok üstünde olan genç nüfusun TRC3 Bölgesi nde ihtiyaçlarını karşılayacak, zamanlarını verimli harcayacak, kişisel gelişimlerini destekleyecek tesislerin fiziki yapıları oldukça yetersizdir. Mevcut tesislerin altyapıları ve fiziki koşulları yetersiz kalmakta, sosyal ve sportif faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi güçleşmektedir. Tablo 14 : Yüz bin kişi başına düşen spor tesisi sayısı (2013) 2,5 2 1,5 1 Mardin; 2,2 Siirt; 2,25 Batman; 2,06 Şırnak; 1,28 TRC3; 1,97 0, Kaynak: Gençlik ve Spor Bakanlığı Web Sitesi; * TRC3 Bölgesi Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri 57

79 2.2. Bölgenin Ekonomik Yapısı Tarım TRC3 Bölgesi illeri genel olarak üretimleri tarım ve hayvancılık sektörüne dayalı olan kırsal niteliği yüksek, sanayileşme konusunda yeterli düzeyde ilerleme sağlamamış geleneksel ekonomiye dayalı kentlerden oluşmaktadır 8. Bölge Türkiye toplam yüzölçümünün %3,4 ünü oluşturmakta, arazi varlığı bakımından Türkiye toplam tarım arazisinin %3,2, mera arazilerinin %2,7 si, orman arazilerinin %3,2 si ve tarım dışı arazilerin %4,4 ünü kapsamaktadır. Bölgeyi Türkiye deki genel arazi dağılımı ile karşılaştırdığımızda tarım dışı arazilerin oranın fazla; mera, orman ve tarım arazilerinin oranı da göreceli olarak düşük görünmektedir. Şekil 47: TRC3-Türkiye Arazi Dağılımı(% ) Tarıma Elverişsiz Arazi 29,65% TRC3 Arazi Dağılımı(%) Tarım Arazisi 29,76% Türkiye Arazi Dağılımı(%) Tarıma Elverişsiz Arazi 22,67% Tarım Arazisi 31,12 % Orman Arazisi 25,93% Çayır, Mera Arazisi 14,67% Orman Arazisi 27,60% Çayır, Mera Arazisi 18,61% Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlükleri Bölgede tarım alanları ve tarım dışı alanların yoğunluğu bakımından Mardin ili öne çıkarken, orman alanları bakımından Şırnak, çayır ve mera alanları bakımından ise Siirt ili öne çıkmaktadır. Türkiye tarımsal GSYH bakımından dünyanın yedinci büyük ülkesi konumundadır ve tarım sektörünün GSYH içindeki payı 2012 yılı sonu itibariyle % 7,9 civarındadır. TRC3 Bölgesinin Türkiye tarımsal GSYH toplam üretim değeri katkısı 2011 yılı itibariyle % 2,16 civarındadır. Bölge hektar tarım alanı ile Türkiye toplam tarım alanlarının %2,7 si oluşturmaktadır. Tarım alanlarının %82,15 i tahıllar ve diğer bitkisel ürünler ekili alanı, %12,58 si meyve, içecek ve baharat bitkileri alanı, %2,30 u da sebzecilik faaliyetlerinin yürütüldüğü alanlardır9. Toplam tarım alanları bakımından en yoğun il Mardin, en az ise Siirt ilidir. Tahıl ekili alanı ve sebze bahçeleri ekili alanları bakımından yine Mardin öne çıkarken, meyve bahçeleri alanında Mardin ilini Siirt izlemektedir. 8 Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, Madde TÜİK, Avrupa Ekonomik Topluluğunda Faaliyete Göre Ürünlerin İstatistikî Sınıflaması( CPA)kullanılmıştır. 58

80 İller bazında Türkiye deki kişi başına düşen tarım alanı bakımından Türkiye ortalaması 5 dekarın az üzerindeyken, bölge illerinde bu ortalama daha düşüktür. Kişi başına düşen tarım alanında 4,17 dekar ile Mardin öne çıkarken, tarım alanları bakımından fazla zengin olmayan Şırnak ise son sırada yer almaktadır. TÜİK 2012 verilerine göre, Türkiye de kişi başına düşen tahıllar ekili alanı ortalama 3,36 dekar iken, bölge illerinden Mardin de bu rakam 3,38; Batman da 2,03; Siirt ve Şırnak ta ise 2 dekarın altındadır. Bölgede sebzecilik özellikle seracılık faaliyetleri son yıllarda geçmiş yıllara göre artış gösterse de sulama imkânları, sebzeciliğin ayrı bir bilgi ve birikim gerektirmesi, desteklemelerin yoğunlukla tahıl üretimine yönelik olması gibi birçok sebepten istenen seviyede değildir. Kişi başına düşen sebze bahçeleri alanı bakımından Mardin ili Türkiye de 32 inci sırada bulunmaktadır. Batman, Siirt ve Şırnak illeri ise sırasıyla 55 inci, 58 inci ve 75 inci sıradadırlar. Meyvecilik faaliyetlerinde üzüm, fıstık ve zeytin ağaç sayıları bakımından gelişme göstermiş ve verim verme yaşına gelen ağaçların her yıl sayısının artması ile üretim miktarlarında da artışlar gözlemlenmiştir. Kişi başına düşen meyve bahçesi alanı bakımından Siirt 81 il içinden 19 uncu sırada bulunmaktadır. Türkiye ortalaması üzerinde olan Siirt in yanında Mardin ili 30 uncu sırada, Batman ise 46 ıncı sırada bulunmaktadır. Şırnak ili diğer bitkisel üretim alanları gibi kişi başına düşen meyve bahçesi alanı bakımından da son sıralardadır. İlçeler bazında tahıllar ekili alanları bakımından Mardin ilinde Kızıltepe, Nusaybin ve Derik, Batman ilinde Merkez ve Beşiri, Siirt ilinde Kurtalan, Şırnak ilin de ise Silopi, İdil ve Cizre ilçeleri öne çıkmaktadır. Sebze alanları bakımından Mardin ilinde Merkez, Midyat ve Kızıltepe, Batman ilinde Beşiri, Siirt ilinde Kurtalan ve Eruh, Şırnak ilinde ise İdil ve Güçlükonak ekim alanlarını bakımından yoğundurlar. Meyvecilik faaliyetleri bakımından ise Mardin Midyat ilçesi, Siirt Merkez, Eruh ve Kurtalan, Şırnak İdil ve Güçlükonak ilçeleri ilin diğer ilçelerine göre öne çıkmaktadır. Bölgede bitkisel üretim ağırlıklı olarak tahıllar ve diğer bitkisel ürünler içinde buğday, arpa, mısır, pamuk, fiğ, yonca gibi yem bitkileri ve mercimek; meyvecilik faaliyetleri bakımından üzüm, fıstık, nar ve zeytin; sebzecilik faaliyetleri bakımından ise meyvesi için yetiştirilen sebzeler ağırlık olmak üzere karpuz, kavun, domates ve hıyar üretimi söz konusudur. Tarımsal üretimde sulama altyapısının yetersizliği katma değeri düşük ürünlerin üretilmesine sebebiyet vermektedir. Sertifikalı tohum kullanımının az olmasının yanında, üretim planlamasında arazi ve toprak özelliklerinden çok desteklemelerin yön verdiği bir yapı görülmektedir. Tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması, mekanizasyon seviyesinin düşük olması, sertifikalı tohum kullanılmanın yeterli seviyede olmaması, arazilerin parçalı olması ve ekonomik olmaması, tarımsal örgütlenme eksiklikleri önemli tarımsal sorunlardandır. 59

81 Hayvancılık faaliyetleri açısından; başta küçükbaş hayvancılık olmak üzere, büyükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı ve florası bakımından uygun bölgelerde arıcılık önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle büyükbaş hayvancılıkta yerli ırkların toplam içindeki oranın yüksek olması verimliliği etkilemektedir. Bölgede hayvancılık mera hayvancılığı şeklinde yapılmakta ve yem en önemli girdisi olmaktadır. Ancak bölgedeki çayır ve mera alanlarının ıslahı ve planlaması yeterli düzeyde yapılmamıştır. Uzun yıllar güvenlik nedeniyle kapalı olan meralardan yeterince yararlanılamamış ve hayvancılık kırsal kesimin önemli bir gelir kaynağı olmasına rağmen yeterince gelişememiştir. Bölge Türkiye toplam büyükbaş hayvan varlığının %1,49 una, küçükbaş hayvan varlığının ise %7,72 sine sahiptir. Büyükbaşlarda yerli sığırların oranı %53 gibi yüksek bir rakamdır ve et, süt verimleri Türkiye ve Dünya ortalamalarının altındadır. Son yıllarda arıcılık faaliyetleri hız kazanmıştır. Siirt Pervari ilçesi, Batman Sason ve Şırnak Beytüşşebap ilçeleri bitkisel floraları arıcılık faaliyetleri açısından değerlidir. Üretim ve markalaşma faaliyetlerinin artması ile bölgede özellikle tarım arazisi olmayan kırsal kesimde yaşayanlar için alternatif gelir getirmesi nedeniyle arıcılık bölge tarımsal faaliyetleri açısından önemli bir yere sahiptir. Yetiştirme maliyetlerinin az olması, otlakların yeterince kullanılmaması bölgede üreticileri büyükbaş hayvancılığın yerine daha çok küçükbaş hayvancılık faaliyetlerine yöneltmiştir. Ancak yerli ırkların kullanımı, sağlıksız hayvan barınakları nedeniyle hayvansal üretimden yeterli verim alınamamaktadır. Bölgede toplam küçükbaş hayvan varlığı bakımından Mardin ve Siirt illeri öne çıkmaktadır. Türkiye de toplam tarımsal üretim değerinde hayvansal üretimin katkısı fazladır. Ancak bölgede özellikle hayvansal ürünler üretiminde yaşanan sıkıntılar sebebiyle bu katkı düşük seyirde izlemektedir. Bölgenin Türkiye hayvansal ürünler üretim değerine katkısının %0,97 civarında olması hayvancılıkla ilgili sorunların olduğunu ortaya koymaktadır. TÜİK 2012 İşgücü İstatistiklerine göre Türkiye de işsizlik oranı %9,2 dir.trc3 Bölgesi nde yine 2012 rakamlarına göre %21,3 gibi yüksek bir rakamdır. TÜİK Kurumsal Olmayan Nüfusun İşgücü verilerine göre Türkiye de toplam istihdam içindeki tarım sektörünün payı %24,6 civarında iken bölgede %12,3 civarında görünmektedir. İssizlik oranının yüksek, tarım istihdamı payının Türkiye ye göre düşük olması, geçimini tarımsal faaliyetlerden sağlayan bölgede özellikle tarımsal istihdam da kayıt dışılığın yüksek olması ile açıklanabilmektedir. Ayrıca bölgede tarım istihdamının payının yıllar içinde azaldığı görülmektedir. Verimlilik temelli tarımsal üretim değerlerinin düşük olması, tarımsal rekabet gücünün düşmesi ile istihdamın hem başka bölgelere hem de başka sektörlere kaydığı söylenebilir Doğal Yapı, Arazi durumu, İşletme yapıları Bölge karasal iklim özelliklerini göstermektedir. Genel olarak yaz ile kış mevsimleri arasında sıcaklık farkı fazla, yağışlar genel olarak ilkbahar ve kış aylarında görülmektedir. Yazın büyük bir kısmında kuraklık hâkimdir. 60

82 Mardin ilinde doğu-batı istikametinde uzanan dağlar % 53 lük bir alan kaplamakta, ilin rakımı 815 metredir. Kızıltepe, Mardin ve Nusaybin ovaları bulunmaktadır. En geniş ovası olan Kızıltepe ovasında tahıl üretimi yoğundur. Geniş alanları olmasına rağmen sulama imkânları kısıtlıdır. GAP sulamaları ile önümüzdeki yıllarda sulama imkânlarının artması ile özellikle Kızıltepe ovasında katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesinin önü açılacaktır. Platolar az yer kaplamaktadır. Önemli su kaynakları Zegran, Çağ Çağ suyu, Savur Çayı ve Buğur Çayı dır. Çağ Çağ yapay göleti, Yıldız ve Künreş göletleri mevcuttur. İl ayrıca yeraltı su kaynakları bakımından zengindir. Batman ın rakımı 550 metredir. Kuzeyde önemli yayla olarak Mereto yaylası vardır. Ovaları Batman ve Beşiri ovalarıdır. En büyüğü il merkezinde olan Batman Ovası dır. Batman çayının taşıdığı alüvyonlardan oluşmuş verimli bir ovadır. Ancak en az yağış alan alanlardan biri olması sebebiyle sulama konusunda öncelikli alanlardandır. İlin önemli akarsuyu Dicle Nehrinin kolları olan Garzan ve Batman Çayları dır. Yapay göletler Gercüş-Kırkat ve Kozluk Ceffan Göletleri dir. Baraj ve HES projeleri devam etmektedir. İl Dicle Vadisi ve Batman Çayı vadisi içindedir. Siirt ili rakımı 900 metredir, yükselti doğuya gidildikçe artmaktadır ve 1800 metreye kadar çıkmaktadır. Dağlar önemli yer kaplamakta, önemli yaylaları Pervari Çemekari, Çemen ve Herekol dur. Platolar geniş yer kaplar. Vadi oluşumları yoğundur. Botan Vadisi ve Behrancı Vadisi bunlardandır. Botan Çayı, Basur ve Kezer çayı başlıcalarıdır. Dicle Irmağı nın önemli su toplama alanlarındandır. Kaynak suyu ve jeotermal potansiyeli mevcuttur. Şırnak ilinde batı ve güneydeki yer yer düzlükler dışında akarsular ile yarılmış platolar yoğundur. Önemli ovaları Silopi, Cizre ve İdil Ovaları dır. Bu ovalar Dicle nehri ve Habur suyunun taşıdığı alüvyonlardan dolayı verimlidir. Sulama açısından önceliklidir. İlde Habur ve Hezil çayı bulunmakta, Dicle havzası içindedir. Akarsular üzerinde barajlar planlanmaktadır. Yapay gölet olarak İdil Dirsekli göleti vardır. Yer altı su kaynakları bakımından Silopi ovaları zengindir. Jeotermal alanları mevcuttur. Hısta, Besta, Nasfaran bunlardan başlıcalarıdır. Siirt ve Şırnak illeri orman varlığı bakımından diğer illere göre göreceli olarak daha yoğundur. Bozuk orman oranları yüksektir. Çeşit olarak genellikle meşe görülmektedir. Bölgenin güneydoğusu Aşağı Fırat Havzası içinde geri kalan alanları Dicle Havzası içinde bulunmaktadır. Mardin Kızıltepe, Merkez, Derik, Yeşilli ve Ömerli ile Nusaybin yer almakta Midyat ilçesinin batısı ile Şırnak İdil ilçesinin güneybatısı bu havza içinde bulunmaktadır. Geri kalan alanlar Dicle havzası içinde bulunmaktadır. Yükselti doğuya doğru gidildikçe artmaktadır. Araziler toprak kabiliyetlerine göre sınıflandırıldığında; tarıma elverişli alanlar olarak Mardin in güneybatısı özellikle Kızıltepe, Batman il merkezi, Siirt Kurtalan ilçesi, Şırnak il Merkezi ve Silopi ilçeleri öne çıkmaktadır. 61

83 Bölge erozyona en fazla maruz kalan bölgedir. Aşırı otlatma, eğimli arazilerde tarımsal faaliyetlerin yanlış planlaması, yağışların az olması gibi sebepler erozyonu tetiklemekte ve verimli toprak kayıplarına yol açmaktadır. Şiddetlerine göre baktığımızda çok şiddetli erozyon alanları sınıfına giren alanlar genel olarak yükseltinin de etkisi ile doğu ve kuzey kısımlarda özellikle Şırnak ilinde görülmektedir. Su erozyonu, bitki örtüsünün yok olmasından dolayı oluşan erozyonlar, aşırı otlatılan meralardan dolayı oluşan erozyonlar ve yükseltilerin de sebebiyet verdiği erozyonlar yaygın olarak görülmekte, bu kapsamda iyileştirme, erozyon kontrolü, ağaçlandırma çalışmalarına önem verilmesi gerekmektedir. Toprak kaynaklarının korunması, tarımsal faaliyetlerin sürekliliği ve verimliliği için çok önemli bir konudur. Bölgedeki tarımsal faaliyetlerin önündeki en büyük sorunlardan bir tanesi sulama altyapısındaki eksiklikten kaynaklanan sorunlardır. Sulama ürün çeşitlendirilmesi ve verimliliğin temel belirleyicilerindendir. TRC3 Bölgesi nde hektar tarım alanın %19 civarında alanda sulu tarım faaliyetleri yapılmaktadır. Şırnak ve Siirt illerinde bu oran %12- %13 ler seviyesine kadar inmektedir. İl Özel İdareleri etütlerine göre hektar bölge arazisinin hektarı sulanabilir alan olarak belirlenmiş bu etütlere göre sulanabilir arazilerin %35 inden azı sulanmaktadır. Türkiye de ekonomik olarak sulanabilecek 8,5 milyon hektar tarım alanının %66 sı sulama şebekesine sahiptir. GAP illerinde ise bu oran sadece %17 civarında olmuştur. GAP Bölgesi nde enerji projelerinde Türkiye deki ortalamaların üstünde bir gerçekleşme sağlanırken sulama projelerinde önceliliğin enerjiye verilmesinden dolayı kamu proje stoku yüksek kalmıştır. Bu nedenle bölge sulamalarında devlet sulamasının payı az olmakta, halk sulamaları yüksek oranda olmaktadır. Halk sulamaları özellikle Mardin ilinde kuyu açmak suretiyle yapılmakta, hem yer altı suyu kaynaklarının tükenmesine sebep verilmekte, hem de bu amaçla kullanılan elektrik enerjisi bakımından özellikle yaz dönemlerde elektrik arzı ve kaçak elektrik konularında sorunlar oluşturmaktadır. Bölgedeki büyük sulama projelerinin bitirilmesinin önemi kadar mevcut su kaynaklarının korunması da önemlidir. Halk sulaması genel olarak vahşi sulama şeklinde olmakta su kaynakları etkin ve verimli şekilde kullanılamamaktadır. Vahşi ve açık kanallar ile yapılan sulamalarda suda toprak emilimi ve buharlaşmadan dolayı kayıplar çok olmaktadır. Suyun daha uzak arazilere iletimini sağlayacak kapalı basınçlı sistemlerinin olmaması da bölgede mevcut su kaynaklarından yeterince yararlanılamamasına sebep olmaktadır. Sulama yatırımları ile tarla içi geliştirme faaliyetleri ve arazi toplulaştırma çalışmaları beraber düşünülmelidir. Bölgedeki tarım işletmelerinin her geçen gün işletme büyüklüklerinde azalmalar olmakta, ortalama işletme büyüklükleri ekonomik işletme büyüklüğünün altına düşmektedir. Araziler miras, satış, kanal ve yol inşaatları, çevresel etkilerinde etkisiyle parçalanmaktadır. Bu durum genel olarak tarımsal verimliliği düşürmekte, masrafları ve üretimi olumsuz etkilemektedir. 62

84 Arazi bölünmelerin ve verimlilik düşüşlerinin önüne geçilmesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Dairesi tarafından çalışmalar yürütülmektedir. Sulama projelerinin tamamlanmasından önce sulamaya açılacak alanlarda 3083 sayılı Kanunla bu alanlar arazi toplulaştırma proje sahaları olarak ilan edilmişlerdir. Tarım Reformu Dairesinden alınan verilere göre Mardin de 10, Batman ilinde ise 1 adet proje yürütülmektedir. Bu projelerde hektar alanda üzerinde yararlanıcının olduğu belirtilmiştir. Siirt ve Şırnak illerinde henüz çalışmalar hazırlık aşamasındadır. Tarım alanların tarım dışı faaliyetlerde kullanılması tarımsal kaynaklara zarar vermektedir. Bölgede 5403 ve 3083 sayılı kanunların kapsamında tarımsal amaçlı dışı kullanım başvuruları belirli kriterler kapsamında değerlendirilmektedir. Her sene tarımsal altyapı sorunları ile birlikte başvurular artmaktadır. Hayvancılık faaliyetlerinde işletme büyüklükleri de bitkisel üretimdeki gibi küçüktür. Hayvancılık aile işletmeciliği şeklinde, modern olmayan yöntemlerde sürdürülmekte ve genellikle ailelerin günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak yapılmaktadır. Bu koşullar altında hayvansal üretimde süt ve et verimi düşük olmaktadır. Ayrıca tarımsal örgütlenmelerin zayıf olması sebebiyle üretilen ürünlerin pazarlama olanakların da sıkıntılar oluşmakta örgütlü bir üretim ve pazarlama anlayışı gelişmemektedir. Hayvancılıkla uğraşan nüfusun büyük bir kısmı ek gelir getirme amacıyla da hayvancılıkla uğraşmaktadır. Son yıllarda artan yem fiyatları nedeniyle üretici ek maliyetlere katlanmak zorunda kalmış ve hayvan satımı yoluna gidilmiştir. Dünyada uygulanan entegre hayvancılık yani bitkisel üretim ve hayvansal üretimin bir arada uygulanması konusunda yeterli bilinç düzeyi bulunmamaktadır. Ayrıca devlet desteklerinin dışında orta ölçekte hayvancılık tesislerinin kurulması amacıyla verilen destekler ve krediler yetersiz kalmıştır. Belirli dönemlerde kooperatiflere ve birliklere kullandırılan kredilerin denetimi yapılmamış, işletme konusunda destek olunmadığı için tesisler atıl durumda kalmış ve kaynaklar yerinde kullanılamamıştır. Bölgedeki barajların etkisi ile su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetleri önceki yıllara göre artış göstermiştir. Batman ilinde 5 adet tesis ve yılda 3925 ton üretim kapasitesine ulaşılmıştır. Mardin de yıllık 100 ton üretim kapasitesi, Siirt ilinde 28 ton, Şırnak ilinde de 25 ton seviyelerindedir. Üretimin yanında bitki hayvan sağlığı, üretimden tüketime kadar standartlara uygun gıda arzı ve güvenliği konusu da önemlidir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlükleri tarafından işletmeler kayıt altına alınmakta ve denetim faaliyetleri yapılmaktadır yılında Mardin ilinde faaliyet gösteren üretim işletmeleri sayısı 413 olarak belirtilmiştir. Üretim yerleri, tüketim yerleri ve satış yerleri olmak üzere 4199 işletme denetimi yapılmıştır. Toplam 17 işletmeye ceza kesilmiştir. Batman ilinde 113 tane üretim işletmesi faaliyette bulunmakta ve 2012 yılında 709 tane denetim, Şırnak ilinde 390 denetim yapılmıştır. Denetimlerin artırılması, sağlıklı gıda arzının yanında, üretimden tüketime kadar belirlenen standartların eksiksiz uygulanması önemlidir. 63

85 Sanayi Bölge sanayi sektörü payı ve sanayideki gelişme hızı günümüze kadar çeşitli sebeplerden dolayı ülke gerisinde kalmıştır. Şekil 48: Türkiye Kişi Başı Gayrisafi Bölgesel Hasıla,2011 Kaynak: Orta Gelir Tuzağından Çıkış: Hangi Türkiye? Cilt 1: Makro/Bölgesel/Sektörel Analiz,2012 Türkiye Kişi Başı Gayrisafi bölgesel hasıla rakamlarına baktığımızda TRC3 bölgesinin $ ile en son sıralarda bulunduğunu görüyoruz. Türkiye nin en gelişmiş bölgesi ile en az geliş bölgesi arasında 2 ile 3 kat oranında kişi başına düşen gayrisafi bölgesel hasıla olduğunu görüyoruz. Bu durum bölgeler arasında nasıl bir uçurumun olduğunun açık bir kanıtıdır. Şekil 49 : Türkiye Sanayi Uzmanlaşma Durumu,2012 Kaynak: TÜİK HİA verileri ile hesaplanmıştır, 2012 Türkiye sanayi sektörünün uzmanlaşma 10 ve sektör büyüklüğünü incelediğimizde Bursa ve İstanbul bölgelerinin hem sanayide uzmanlaşma hem de sanayi büyüklüğünde önde 10 Uzmanlaşma hesaplaması için LQ( Location Quotients) yöntemi kullanılmıştır. 64

86 olduğunu görüyoruz. TRC3 Bölgesi ise sanayide uzmanlaşma konusunda gelişmekte olduğunu fakat sektör büyüklüğü olarak uzmanlaşmaya paralel büyümediğini görüyoruz. Şekil 50: Türkiye Sanayi, Tarım ve Hizmet Sektörlerinin Dağılımı,2012 Kaynak: TÜİK HİA verileri ile hesaplanmıştır, 2012 Türkiye sanayi,tarım ve hizmet sektörlerinin illere gore dağılımına baktığımızda TR21, TR10 ve TR41 bölgelerinde sanayi sektörü baskın iken TRC3 ve TR51 bölgelerinde Hizmet sektörünün baskın olduğu görülmektedir. TRC3 bölgesinin tarım ve hayvanlıcılık potansiyelinin yüksek olmasına rağmen bu alanda bölge gelişiminin çok düşük olduğu görülmektedir. Habur sınır kapısına yakınlığından dolayı sanayi sektörü gelişme göstermektedir. Hizmet sektörüne baktığımızda bölgede sektör büyüklüğü açısından %50 gibi bir oranla birinci durumdadır. Fakat hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti açısından durum pek de içaçıcı değildir. Nicelik olarak iyi olan hizmet sektörünün nitelik olarak da iyi duruma gelmesi gerekmektedir. Bu konuda bölgede nitelikli işgücünün oluşmasına ihtiyaç vardır İmalat Sanayi İmalat Sanayi Katma Değeri İmalat sanayi üretimi ve katma değeri ile ilgili olarak bölgedeki bütün imalatçı firmalar ile yapılan sanayi envanteri çalışması kapsamında ayrıntılı bilgi toplanmıştır. Bu çalışmaya göre, bölge imalat sanayi içinde en yüksek katma değeri sağlayan alt sektörler gıda, metalik olmayan ürünler ve giyim eşyaları imalatıdır İmalat Sanayi İstihdamı ve Yapısı 2004 ile 2012 yılları arasında Bölgenin sanayi istihdamına baktığımızda 2004 yılında 40,000 kişi istihdam eden sanayi sektörü düzenli bir artış ile son yıllarda bu sayıyı 80,000 civarına çıkarmıştır(tablo 3). Bölgenin +15 nüfusu ile karşılaştırılıdığında(1,274,180 kişi) sanayi istihdamının %6,2 gibi bir oran olduğunu görüyoruz. TRC3 Bölgesinde imalat yapan firmaların ana faaliyet durumlarına göre bölgeye sağlamış olduğu istihdam sayıları incelendiğinde bölgede yıllardan beri var olan ve hammaddenin uygunluğu ile birlikte çok uzmanlık gerektirmeyen Çimento, Hazır Beton, Briket, Bims vs ürünlerin üretimini ilk sırada görüyoruz, 65

87 Personel Sayısı Kişi Sayısı yine benzer şekilde Mercimek ve Buğdaya bağlı olarak Un ve Bulgur fabrikalarının olduğu gıda sektörü yoğunluktadır. Fakat son zamanlarda bölgede ciddi bir yatırım haline gelen Giyim Eşyalarının imalatı yakın zamanda istihdamda ilk sırayı alacağa benziyor. Henüz yeni bir sektör olmasına rağmen %26 lık bir oran ile bölge istihdamında Giyim Eşyası sektörü ikinci sırada yer almaktadır. Tablo 15: TRC3 Bölgesi Sanayi Sektöründe çalışan kişi sayısı (Bin kişi, 15+ yaş) Kaynak: TÜİK HİA verileri ile hesaplanmıştır Çalışanların Eğitim Düzeyi TRC3 Bölgesinde imalat yapan firmalarda çalışan personelin eğitimi durumunu incelediğimizde, bölgedeki firma sahiplerinin olduğu gibi bölgede çalışan personelin de eğitim durumlarının yoğun olarak ilköğretim(%44) ve lise(%29) olduğu görülmektedir. Anketten çıkan çarpıcı bir sonuçta, bölgede meslek lisesi mezunlarının çok azınlıkta olduğudur(%7). Şekil 51: TRC3 Bölgesinde Bulunan Firmalarda Çalışan Personelin Eğitim Durumu Kaynak: TRC3 Sanayi Envanteri Çalışması, Sanayi Batman Mardin Siirt Şırnak TRC3 Okur-Yazar İlköğretim Meslek Lisesi Lise Önlisans Lisans Yüksek Lisans İmalat Sanayi Yer Seçimi TRC3 Bölgesinde imalat yapan firmaların ilçelere göre dağılımı incelendiğinde firmaların çoğunluğun Batman ve Mardin Merkezlerinde faaliyet gösterdiği görülmektedir. Bölge 66

88 geneline bakıldığında imalat yapan firmaların Mardin in ilçelerinde daha fazla dağıldığı, Şırnak ta ise Silopi ilçesinde daha çok firmanın bulunduğu belirlenmiştir. Kızıltepe ile Mardin arasında bulunan OSB ortak kullanıldığından ve OSB Mardin merkez olarak değerlendirildiğinden Kızıltepe ilçesinde firma sayısı az görülmektedir. Oysa OSB içindeki çoğu firma Kızıltepeli sanayiciler tarafından yönetilmektedir. Bölgedeki Yeşilli, Gercüş, Baykan, Pervari ve Beytüşşebap ilçelerinde hiç imalatçı firmanın bulunmadığını gözlenmiştir. Şekil 52: TRC3 Bölgesi İlçe Merkezlerinde Faaliyet Gösteren İmalat Firma Sayısı,2013 Kaynak: TRC3 Sanayi Envanteri Çalışması, Sanayi Organizasyonu Bölgede 5 ü işletmede 2 si yatırım aşamasında olan 7 OSB ile işletmede olan 7 KSS bulunmaktadır. Mardin ve Batman OSB leri %100 doluluk oranına ulaşmış olup, bu bölgelere yeni OSB ler yapılmaktadır. Siirt ve Şırnak illerinde yapılan OSB ler ise yanlış yer seçiminden dolayı yatırımcı tarafından pek rağbet görmemektedir Enerji Türkiye birincil enerji talebi 2011 yılında yaklaşık 115 milyon TEP olarak gerçekleşmiştir. Birincil enerji talebi içerisinde kömürün payı yüzde 31, doğal gazın payı yüzde 32, petrolün payı yüzde 27, hidrolik enerji payı yüzde 4 ve yenilenebilir ve diğer enerji kaynaklarının payı yüzde 6 dır yılında birincil enerji talebimizin yüzde 90 oranında artarak 218 milyon TEP e ulaşması beklenmektedir. Kömürün payının yüzde 37, doğal gazın yüzde 23, petrolün yüzde 26, hidrolik enerjinin payı yüzde 4, nükleer enerjinin yüzde 4 ve yenilenebilir ve diğer enerji kaynaklarının yüzde 6 olması öngörülmektedir 11. Türkiye, OECD ülkeleri içerisinde geçtiğimiz 10 yıllık dönemde enerji talep artışının en hızlı gerçekleştiği ülkedir. Enerji talebi yıllık artış oranı %6-8 arasında gerçekleşmektedir. 11 ETKB 2013 Yılı Bütçe Sunumu, s

89 Enerji Tüketimi Bölgede elektrik sektöründe 2002 yılından itibaren serbest piyasa uygulamalarının başlamasıyla birlikte özel sektör eliyle ilk olarak fuel oil ve asfaltit yakıtlı termik santraller ile elektrik üretimine başlanmış 2007 yılından itibaren bölgenin en önemli yenilenebilir enerji potansiyellerinden birisi olan hidrolik enerjinin elektrik üretiminde kullanılmasına yönelik olarak Hidroelektrik Santralleri (HES) ve Küçük/Mikro HES lisanslamaları başlamıştır yılında Siirt İli nde Alkumru Barajı ve HES ve 2013 yılında da Batman da Garzan Barajı ve HES devreye alınarak elektrik üretimine başlanmıştır. Bölgede 2011 yılı itibariyle Batman ve Siirt illerine doğal gaz arzı sağlanmış, 2013 yılı başında Mardin İli nde DGBH yapım çalışmasına başlanmıştır. Şırnak İli projelendirme aşamasındadır. Mardin ve Şırnak illerinde konut ısıtmada fosil kökenli yakıtlar halen birincil düzeyde kullanılmaktadır. Lojistik sektörünün güçlü olduğu bölgede ulaşım sektöründe benzin, motorin ve LPG, sanayi sektöründe taşınabilir LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) da tüketilmektedir. Bölge de elektrik tüketimin sektörel dağılımına bakıldığında sanayi ve mesken alanlarında tüketilen elektriğin payı son yıllarda önemli bir artış gösterirken kaçak elektrik kullanımının yoğun olduğu tarımsal sulama alanında 2010 yılına kadar tüketilen elektrik enerjisinin iklim koşullarına bağlı olarak değişken değerler aldığı, 2011 ve 2012 yıllarında aynı seviyelerde kaldığı görülmektedir. Son yıllarda yaz aylarında soğutma amaçlı klima kullanımının büyük artış göstermesi, mesken tüketiminde son yıllarda gözlenen yüksek ve düzensiz elektrik tüketim değerleri, kaçak elektrik kullanımının bu alanda da yaygınlaştığına işaret etmektedir yılsonu itibariyle TRC3 Bölgesi nde %33 İle mesken tüketimi en büyük oranda gerçekleşirken ikinci sırada %31 ile sanayi tüketimi yer almıştır. Şekil 53: Türkiye ve TRC3 Bölgelerinde Kullanım Yerlerine Göre Tüketilen Elektrik Enerjisi (GW) Kaynak: TÜİK ve DEDAŞ Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Kişi Başına Toplam Tüketim Değeri, TRC3 Bölgesi ve Ülke geneli açısından incelendiğinde, ülke geneli kişi başı toplam tüketimi, TRC3 Bölgesinin yaklaşık 2,5 katı fazlası olarak 68

90 gerçekleştiği görülmektedir. Elektirk enerjisinin yaygın kullanım alanları olan sanayi ve meskenlerde tüketim oranlarının ülke bazında dağılımı, toplam tüketim miktarının Marmara ve Batı Karadeniz Bölgeleri nde ülke ortalaması üzerinde gerçekleştiğini, TRC3 Bölgesi ve ülke genelinde sanayi tüketiminin mesken tüketimine kıyasla daha fazla oranda gerçekleştiği, mesken tüketiminin turizm sektörünün güçlü olduğu Güney Ege kesimleri ve Sanayi sektörünün zayıf olduğu Doğu Anadolu Bölgesi nin orta ve doğu illerinde yüksek oranlarda gerçekleştiği görülmektedir. Şekil 54: Türkiye Geneli Mesken ve Sanayi Elektriği Kişi Başı Tüketiminin Dağılımı Kaynak: TÜİK TRC3 Bölgesinde, kullanım yerlerine göre toplam kişi başına düşen elektrik tüketimi 2010 ve 2012 yılları arasında önemli bir değişiklik göstermemekle birlikte Siirt İli dışında 2011 yılında düşüşler görülmüş ve 2012 yılında ise 2011 yılına kıyasla Siirt te %2 ve ve Batman da % 1 azalmanın yanında Mardin de %8 ve Şırnak ta %14 artış gerçekleşmiştir. Şekil 55: Türkiye, TRC3 Bölgesi ve İl Bazlı Kişi Başı Toplam Tüketim (KWh) Kaynak: TÜİK ve DEDAŞ Diyarbakır Bölge Müdürlüğü TRC3 Bölgesi İlleri Şırnak, Mardin ve Batman, Bölge ye komşu Şanlıurfa, Diyarbakır ve Hakkari illeriyle birlikte 2007 yılından itibaren Türkiye genelinde en yüksek kayıp ve kaçak oranlarına sahip olmuşlardır. 69

91 Tablo 16: Yılları TRC3 Bölgesi İlleri Kayıp Kaçak Oranları Kaynak: Tüik ve DEDAŞ Bölge Md. ( ) TRC3 İlleri Kayıp - Kaçak Oranına Göre Sıralama TRC İlleri Mardin Batman Siirt Şırnak yılsonu verileri ile hazırlanmış elektrik enerjisi kayıp-kaçak oranına göre hazırlanan iller sıralamasında ilk iki sırayı Bölge den sırasıyla Şırnak ve Mardin illeri almıştır. Sıralamada Batman 5 Siirt ise 10 uncu sırada yer bulmuştur Yılı ülke geneli kayıp-kaçak oranları incelendiğinde en yüksek oranların Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve akabinde Doğu Anadolu Bölgesinde yoğunlaştığı görülmektedir. Şekil 56: 2011 Yılı Türkiye Elektrik Enerjisi Kayıp ve Kaçak Oranları Haritası Kaynak: TEDAŞ Genel Müdürlüğü Kayıp ve kaçak elektrik tüketimi Bölge ye enerji arzında önemli bir sorun olmakla birlikte enerji altyapısını oluşturan TEİAŞ İletim hatları, trafo merkezleri ve DEDAŞ dağıtım altyapısı açısından en önemli sorun olmaya devam etmektedir. Bu durum talep tarafında bulunan tüketicilere de büyük sorunlar yaşatmaktadır. Saha çalışmalarında özellikle sanayiciler ve ticari işletmelerin yaz aylarında bölgede sürekli olarak yaşanan gerilim dalgalanması nedeniyle ekonomik zarara yol açan problemlerle karşı karşıya kaldıkları, gerilim dalgalanmalarının, ürün kalitesinin düşmesi, üretimin aksamasından kaynaklı zararlar ve bakım onarım maliyetlerinin artması gibi sorunlarla sürekli olarak karşı karşıya kaldıkları bilgileri edinilmiştir. 70

92 Şekil 57: Yılı TRC3 Bölgesi Kaçak ve Faturalandırılan Elektrik Enerjisi Oranları Kaynak: DEDAŞ Bölge Müdürlüğü TRC3 Bölgesi nde tarımsal sulamada elektrikli motopomp sistemleri, konutlarda kış aylarında ısıtma amaçlı kullanılan elektrikli ısıtma cihazları ve yaz aylarında soğutma amaçlı kullanılan klimalar elektriğin kaçak kullanımının yoğunlaştığı alanlar olarak değerlendirilmektedir. TRC3 Bölgesi genelinde, özellikle yaz aylarında etkili olan gerilim dalgalanması TEİAŞ iletim hatlarının sulama ve klima kullanımından aşırı yüklenmesi sonucu oluşmakta ve daha çok Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır illerinden kaynaklanmaktadır. Özelleştirme Yüksek Kurulu, tarihinde yapılan ihaleyle Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. nin özelleştirilmesi işlemlerini tamamlamıştır. Özelleştirme ile başlayan yeni süreçte bölgede özellikle kaçak elektrik kullanımı konusunda daha etkin bir çalışma yürütülmesi ve EPDK tarafından belirlenen kayıp kaçak hedeflerine belirlenen süreler içinde ulaşılabileceği beklenmektedir. Sanayi elektriği tüketiminde 2006 yılından itibaren Şırnak İli dışında tüm illerde 2011 yılına kadar artışlar olduğu, 2012 yılsonu itibariyle ise düşüşler gerçekleştiği görülmektedir. TRC3 Bölgesi sanayi elektriği tüketimi 2012 yılı içinde düşerken ülke genelinde trend artış yönünde gerçekleşmiştir. 71

93 Şekil 58: TR, TRC3 Bölgesi ve İl Bazlı Sanayi Elektriği Tüketimleri (GWh) Kaynak: TÜİK ve DEDAŞ Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Mardin, TRC3 Bölgesi nde tarımsal sulamada elektrik tüketiminin en yüksek oranda gerçekleştiği ildir yılı nda tüketilen elektriğin %97 si ve 2012 yılı içerisinde %96 sı Mardin de gerçekleşmiştir. Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa illerinde sondaj kuyularından motopomplarla gerçekleştirilen tarımsal sulama dönemlerinde, gerilim dalgalanmaları ve elektrik kesintileri şeklinde elektrik problemleri ortaya çıkmakta ve tüm bölge illerini etkilemektedir. Şekil 59: Tarımsal Sulama Alanında Elektrik Enerjisi Tüketimi (GWh) Kaynak: TÜİK ve DEDAŞ Diyarbakır Bölge Müdürlüğü Enerji Altyapısı Bölge de Elektrik enerji altyapısını TEİAŞ iletim hatları, trafo merkezleri ve DEDAŞ dağıtım hatları ve trafoları oluşturmaktadır. Saha çalışmalarında TEİAŞ Batman Grup Müdürlüğü, DEDAŞ İl Müdürlükleri ile yapılan görüşmelerde, bölgedeki kent merkezleri ve kırsal alanda elektrik enerjisi iletim ve dağıtım altyapısına ilişkin önemli bir altyapı eksikliği bulunmadığı, en önemli sorunun bölgede kaçak elektrik kullanımından kaynaklı iletim hatlarının aşırı yüklenmesi ve aşırı yüklenmenin neden olduğu gerilim dalgalanması ve elektrik kesintileri olduğu belirtilmektedir. 72

94 TEİAŞ ın bölge kamu yatırımları incelendiğinde 2004 yılında başlanan ve yapımı süren yatırımlar olduğu görülmektedir. Bu duruma gerekçe olarak yüksek yatırım maliyetleri gösterilmektedir. Bölgesel hizmet veren TEİAŞ Batman Grup Müdürlüğü sorumluluk alanında, Ulusal Enterkonnekte Sistemine bağlı toplam Kurulu gücü MVA olan 380 / 154 / 33 KV seviyesinde 3 adet 154 / 33 / 6,3 KV seviyesinde 24 adet olmak üzere toplam 27 adet trafo merkezi ve Enerji İletimini sağlayan 470 km. si 380 KV km. de 154 KV olmak üzere toplam km. enerji iletim hattı bulunmaktadır. DEDAŞ İl Müdürlüklerince gerçekleştirilen yatırımlar kırsal dağıtım, şehir ve köy şebekelerinde ağırlıklı olarak yerleşime yeni açılan mesken alanlarına yönelik olarak yeni yatırımlar olarak gerçekleşmektedir. Dağıtım şirketlerinin özelleştirme sürecinin il müdürlüklerinin kurumsal yapısını olumsuz etkilediği ve özellikle kaçak elektrik kullanımı konusunda denetimlerde etkin olunamadığı öne çıkan diğer önemli bir husus olmuştur. Bölgede elektrik enerji altyapısının diğer önemli bir parçası petrol ve doğalgaz boru hatlarıdır. BOTAŞ ın yatırım faaliyetleri kapsamında Siirt ve Batman illerine doğal gaz arzı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen Diyarbakır-Batman-Siirt Doğal Gaz Boru Hattı projesinin tarihinde yapım sözleşmesi imzalanmış ve tarihinde yapım çalışmaları tamamlanarak söz konusu illere doğalgaz arzı sağlanmıştır. Siirt il sınırlarına isabet eden boru hattı uzunluğu 45,4 km ve Batman il sınırlarına isabet eden boru hattı uzunluğu 29,6 km dir. Mardin ve Şırnak illeri ile ilgili olarak ise; Mardin ili ne doğal gaz arzı sağlayacak olan Mardin DGBH projesinin tarihinde yapım ihalesi gerçekleştirilmiş ve sözleşme imzalanma aşamasına gelinmiştir. Söz konusu proje kapsamında Mardin il sınırları içerisinde yaklaşık 52.4 km uzunluğunda boru hattı yapımı gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Şırnak ili ne doğal gaz arzı sağlayacak olan Şırnak DGBH projesinin ise 2013 yılında mühendislik ihalesine çıkılmasına yönelik hazırlık çalışmaları devam etmektedir Doğalgaz Dağıtım Çalışmaları Batman İli nde ve Siirt ili nde tarihinde doğalgaz dağıtım çalışmalarına başlanmıştır. Şu ana kadar dağıtım şirketinden alınan bilgilere göre kullanım alanlarına göre konut ve ticari alanlara abonelik verilmiştir. Tablo 17: Batman ve Siirt İllerinde Doğal Gaz Dağıtımı İl Genelinde Gaz Yapım Fiziki Verilen Alan (%) Gerçekleşme (%) Aktif Abone Sayısı (Adet) Kullanım Alanına Göre Tüketim Miktarı (m3) Konut Batman Siirt Kaynak: SİBADAŞ Doğal Gaz Dağıtım Şti. Ticari 12 BOTAŞ, 73

95 Sanayi Enerji Altyapısı TRC3 Bölgesinin henüz enerji arzı ve tüketiminde stabil ve güvenli bir bölge haline gelememiş olmasının en fazla etkilediği sektörlerin başında sanayi sektörü gelmektedir. Bölge genelinde yapılan saha çalışmalarında ziyaret edilen tüm sanayi kuruluşlarının özellikle bölgede yaz aylarında gerilim dalgalanmalarından etkilendiği görülmüştür. Bu sorun kuruluşların üretimlerinin aksaması, çoğu ithal makine ve cihazların yeniden siparişlerinin zaman alması bakım-onarım maliyetlerinin artması gibi olumsuz sonuçlar oluşturmaktadır. Bunun yanısıra bölge illerinde geciken doğal gaz arzı bölge illerinden özellikle Mardin de seramik sektöründe yatırım düşünen ulusal ölçekli firmanın yatırımlarını ertelemelerine neden olmuştur. TEDAŞ verileri, Bölgede 2006 yılından itibaren sanayi elektriği tüketiminin artmaya başladığı ve 2012 yılında meydana gelen düşüşle birlikte genel trendin artış yönünde olduğunu tüketilen eletrikte en büyük harcamanın sırasıyla Mardin ve Batman da olduğu görülmektedir. Mardin ve Batman illerinde sanayi alanının gelişmesi elektrik enerjisi tüketiminde önemli artışları da beraberinde getirmiştir DEDAŞ ın sanayi alanında 2009 yılı elektrik enerjisi tüketim değerleri incelendiğinde bu iki ilin tüketimindeki artışlar rakamlarla da doğrulanmaktadır. Şırnak ta ise 2003 ve 2007 yılları arasında kademeli olarak önemli bir düşüş gerçekleşirken yılları arasında düşük miktarda artış meydana gelmiştir. Siirt te 2003 ve 2011 yılları arasında artış trendinde olan sanayi tüketiminde 2012 yılında sert bir düşüş gerçekleşmiştir. Bölgede faaliyet gösteren en önemli 2 sanayi bölgesi 71 faal firmanın bulunduğu Mardin ve 38 firmanın bulunduğu Batman OSB dir. Şırnak OSB de üretim yapan firma bulunmazken alternatif olarak düşünülen Cizre OSB tamamlanmak üzere olup altyapı sorunu bulunmamaktadır. Batman OSB ye DEDAŞ Batman İi Müdürlüğünce tahsis edilen bağımsız besleme hattı elektrik kesintilerini minimum seviyeye indirmiştir yıllında Mardin OSB Müdürlüğü nün İl Trafo Merkezi den ayrı bir hat çekerek çözüm bulmayı ve bu yolla OSB nin enerji altyapısını iyileştirmeye yönelik geliştirilen projesi Ajans tarafından desteklenmiş ancak projenin uygulama aşamasında meydana gelen arsa ihtilafı nedeniyle askıya alınmıştır. Mardin ve Batman OSB lerinin 2011 ve 2012 yılları elektrik tüketim değerleri incelendiğinde, Mardin OSB nin tüketimi Mayıs Haziran ve Ağustos-Eylül aylarında keskin artışlar meydana geldiği, Batman OSB tüketiminin ise dengeli bir seyir izlediği söylenebilmektedir. Mardin in aylık tüketim grafiği, OSB de çoğunlukla tarıma dayalı sanayi (un, bulgur vb.) şirketlerinin bulunması ve şirketlerin yaz aylarında aktif hale gelmesi ile ilişkilidir. 74

96 Şekil 60: Mardin ve Batman OSB Aylık Elektrik Tüketim Değerleri (GWh) Kaynak: OSB Bilgi Sitesi Sanayi enerji altyapısı ile ilgili Bölge de ve özellikle Mardin ve Batman İllerinde ki en önemli sorun yaz aylarında tarımsal sulama kaynaklı gerilim dalgalanmalarıdır. Bölge OSB leri içerisinde Mardin ve Batman OSB de sınırlı miktarlarda doğal gaz kullanılmaktadır. Bununla birlikte 2011 yılında doğal gaz arzı gerçekleşen ve dağıtım çalışmalarının başladığı Batman ve Siirt İllleri OSB leri henüz doğal gaz dağıtım şebekesine dahil edilmemişlerdir Konutların Enerji Altyapısı Kaçak elektrik kullanımının yüksek boyutlara ulaşması sonucu Bölgenin sahip olduğu düzensiz şebeke yapısına dahil bazı hat ve trafolar aşırı yüklenmeye maruz kalmakta ve buna bağlı elektrik kesilmeleri yaşanmaktadır Konutların ısınma ihtiyacı ise yüksek oranda kömür kullanımı ile gerçekleşmektedir. Fakat kaçak elektrik kullanımın yaygın olduğu gerçeği ısıtma amaçlı elektrik tüketimini de beraberinde getirmektedir. Batman ve Siirt illerine sağlanan doğal gaz arzı ile konutlarda doğal gaz kullanımının yaygınlaşacağı beklenmektedir Şekil 61: TRC3 Bölgesi Konutlarda Elektrik Tüketim Değerleri (GW) Kaynak: DEDAŞ Bölge Md. TRC3 Bölgesi illeri mesken elektriği tüketiminde farklı karakteristik özellikler göstermektedir. Kaçak elektirik kullanımının diğer illere oranla yaklaşık %40 düşük seviyelerde gerçekleştiği 75

97 Siirt İli nde istikrarlı bir tüketim eğrisi görülürken diğer illerde tüketim değerlerinin yıllara dağılımı farklılıklar göstermektedir Enerji Kaynakları Hidrolik Enerji DSİ verilerine göre ülkemizin hidroelektrik potansiyelinin %50 si teknik olarak değerlendirilebilir düzeyde olup Milyar Kwh tir. Ülkemiz hidroelektrik potansiyeli dünya potansiyelinin %1,5 i ve Avrupa potansiyeli içinde Norveç ve Rusya dan sonra %17,5 lik payla üçüncü büyük potansiyele sahiptir. Bununla birlikte, Türkiye Avrupa ülkeleri içerisinde hidroelektrik potansiyelini en düşük oranda geliştiren ülke konumunda bulunmaktadır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 2023 yılına kadar 216 milyar Kwh olarak hesaplanan teknik hidroelektrik potansiyelimizin çevresel, teknik, ekonomik ve sosyal olarak yapılabilir kısmının tamamının özel sektör iş birliğiyle ülke ekonomisine kazandırılmasını hedeflemektedir 13. DSİ verileri, 2011 ve 2013 yıllarında tamamlanarak üretim faaliyetlerine başlayan Alkumru ve Garzan Barajlarıyla birlikte mevcut 5 adet Hidrolektrik santralin yanısıra TRC3 Bölgesi nde yapımı devam eden toplam 13 adet ve yapımı planlanmış, etüt ve projelendirme aşamalarında bulunan toplam 38 adet HES Projesi bulunduğunu göstermektedir. Önümüzde ki dönemde Bölgede güvenlik sorunlarının ortadan kalkması ve 6446 sayılı yeni Elektrik Piyasası Kanunu ile lisanlama mekanizması ve lisan sürelerine ilişki sağlanan değişiklikler ve sınırlamalarla Bölgede etüt ve proje aşamasında bulunan HES lerinde yakın zamanda yapımlarına başlanacağı öngörülmektedir. Yapımı daha kısa süren ve enterkonnekte sisteme bağlanma zorunluluğu olmayan küçük HES 'lerin yapımı büyük önem taşımaktadır. Küçük HES yapımı, bulundukları yöreye enterkonnekte şebekenin ulaşma zorunluluğunu da ortadan kaldıracağından, iletim şebekelerindeki kayıplarda önemli bir azalma meydana getirecektir. Dicle havzası içinde inşa edilecek HES ve Mikro HES Projeleri, Fırat havzası içinde inşa edilmiş olan Keban, Karakaya ve Atatürk Baraj ve Hidroelerktrik Santrallerini üretim altyapısı açısından tamamlayan ve dengeleyen, bununla birlikte bölge içi yerleşim birimlerini ulusal enterkonnekte sisteme bağlanma zorunluluğu olmadan besleyen enerji üretim merkezleri haline geleceklerdir. Üretim merkezlerinin uzak olması nedeniyle iletim hatlarında önemli miktardaki enerji kayıpları engellenmiş ve bölgede stabil ve istikrarlı bir enerji altyapısı kurulmasına önemli katkı sağlanmış olacaktır. Devlet Su İşleri yetkililerinden alınan bilgiler TRC3 Bölgesi nde 13 adet inşa halinde olan HES Projesi yanında 38 HES in henüz etüt projelendirme aşamasında olduğunu göstermektedir. 13 Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 76

98 Şekil 62: TRC3 Bölgesi Mevcut ve Planlı HES Projeleri Dağılımı Kaynak: Kaynak: DSİ 16. Bölge Müdürlüğü TRC3 Bölgesi nde 17 MW olan HES Kurulu gücü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde yap-işlet modeliyle özel sektör eliyle 2008 yılı başında inşaatına başlanarak 3 yıl içinde tamamlanan ve 2011 yılında devreye alınan Alkumru Barajı, inşaatına 2009 yılında başlanarak 2013 yılı içinde elektrik üretimine başlayan Garzan Barajı nın tamamlanması ile 18 katın üzerinde büyüyerek 320 MW olmuştur. İşletmede olan diğer HES ler, Mardin de bulunan 14 MW kurulu güce sahip Çağ-Çağ III, Siirt te bulunan 2 MW kurulu güce sahip Botan ve Şırnak ta bulunan 0,6 MW kurulu güce sahip Uludere HES tir. TRC3 Bölgesi nde inşaatı devam eden 13 adet HES Projesi içinde Ilısu ve Çetin Baraj ve Hidroelektrik Santralleri sahip oldukları 1717 MW kurulu güç büyüklüğü ile inşaat aşamasında olan projelerin toplam kurulu gücünün %92 sini oluşturmaktadırlar. İnşaatı süren HES ler içinde bölgesel niteliğinin ötesinde ulusal bir proje olan Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali nin yapımına 2006 yılında başlanmıştır. Şırnak İli, Güçlükonak İlçesi ve Mardin İli Dargeçit İlçesi arasında, Dargeçit ilçesinin 15 km doğusunda yer alan proje, 1200 MW kurulu bakımından ülkenin dördüncü büyük hidroelektrik santrali olacaktır. Baraj Midyat a 65 km, Cizre ye 35 km ve Suriye sınırına yaklaşık 45 km mesafede yer almaktadır. Baraj göl alanı 313 kilometrekare ve rezervuar alanında 11 milyar metre küp su toplanması ile ülkenin ikinci büyük baraj göletini oluşturması beklenmektedir. Projenin fiziki gerçekleşme oranı %55,16 dır. Projenin tarihinde bitirilmesi hedeflenmiştir. Proje tamamlandığında yıllık olarak ülke ekonomisine 740 milyon dolar katkı sunması ön görülmüştür 14. Bölgede Ilısu baraj göletinin bölge ikliminde yumuşama meydana getirmesi, sulama imkânlarının arttırılması ve toprak veriminin artması ile tarım sektöründe gelişme sağlanması, bir enerji barajı olan Ilısu Barajı ndan regüle edilecek suyla İdil ve Cizre ilçeleri sınırları içinde hektar arazinin sulamaya açılmasını sağlayacak Cizre Barajı ve HES in yapımının önü açılmış olmaktadır. 14 DSİ Ilısu Bölge Müdürlüğü 77

99 Şekil 63: TRC3 Bölgesi İşletmede, İnşaat Halinde ve Planlanan HES Kurulu Güç Dağılımı (MW) Kaynak: DSİ 16. Bölge Müdürlüğü Planlama, Etüt ve proje Aşamasında bulunan barajların kurulu güç açısından HES ler, 13 proje ve 1094 MW ile Siirt ve 15 proje ve 833 MW ile ve Şırnak ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Batman İli nde Sason İlçesi sınırları içerisinde yapımı planlanan 49 MW Kurulu güce sahip Aydınlık Barajı ve HES tamamlandığında İl sınırları içerisindeki en büyük kurulu güce sahip hidroelektrik santrali olacaktır. Siirt ili sınırları içerisinde yer alan kurulu gücü en büyük projelerden Pervari Barajı ve HES, İncir Barajı ve HES Projelerinin Baraj aks yeri ve temel sondaj çalışmalarına başlanmıştır sayılı kanun kapsamında yapılması planlanan Cizre Barajı ve HES Projesi, iligili şirketin üretim lisansının EPDK tarafından iptal edilmesi nedeniyle tekrar müracaat edilebilecek HES Projeleri arasına alınmıştır. Projenin 2013 yılında inşaatına başlanması beklenmektedir. TRC3 Bölgesi tüm HES Projeleri planlaması incelendiğinde tüm illerin HES Potansiyeline sahip olduğu ve özellikle proje sayısı açısından Siirt ve Şırnak İlleri nin öne çıktığı görülmektedir. Planlanan tüm HES Projelerinin tamamlanması durumunda TRC3 Bölgesi toplam HES Potansiyeli 4311 MW olacaktır. Şekil 64: TRC3 Bölgesi Mevcut, İnşa Halinde ve Etüt - Projelendirme Aşamalarındaki HES Projelerinin Dağılımı Kaynak: DSİ 16. Bölge Md. 78

100 Bölgede inşa halinde ve planlı tüm HES Projeleri tamamlandığında toplamda en büyük kurulu güç Siirt İli sınırları içerisinde oluşacaktır. DSİ Genel Müdürlüğü verileri, 2013 yılı itibariyle ülke genelinde işletmede, inşa halinde ve planlanan hidrolektrik santrallerin toplam kurulu gücünün MW olduğunu göstermektedir. TRC3 Bölgesi sınırları içerisinde yer alan mevcut, inşa halinde ve planlı HES kurulu gücü 4311 MW olup ülkemiz toplam kurulu gücünün %8 ini oluşturmaktadır Termik Enerji TRC3 Bölgesi en önemli termik santral (TES) potaniyeli Şırnak İli nde bulunan zengin asfaltit yataklarıdır. Saha çalışmalarından elde edilen bilgiler, 2003 yılından itibaren fuel oil yakıtlı mobil olarak bölgenin çeşitli il ve ilçelerinde kurulan dizel motorlu termik santrallerin 2011 yılından itibaren önceki yıllara kıyasla TEİAŞ a düşük miktarda enerji verdiği, özellikle tarımsal sulama ve meskenlerde soğutma amaçlı kullanılan enerjinin maksimum seviyeye ulaştığı temmuz ve ağustos aylarında ihtiyaç duyulan miktarda elektrik enerjisi üretildiğini göstermektedir. TRC3 Bölgesi nde fuel oil yakıtlı ve işletmede bulunan termik santraller; Mardin İli Kızıltepe İlçesi nde 2 adet 65 MW kurulu güce sahip, Şırnak İli, İdil İlçesi nde 2 adet 35 MW ve Silopi de 2 adet 171 MW kurulu güce sahip, Siirt te 1 adet 24 MW kurulu güce sahip santrallerdir. Bölgenin en büyük termik santrali, Silopi de, Görümlü ve Çalışkan Beldeleri arasında kurulmuş olan her biri 135 MW kurulu güce sahip 3 üniteden müteşekkil toplam 405 MW kurulu güce sahip, akışkan yatak teknolojisi ile asfaltit yakarak üretim yapan Silopi Elektrik Üretim A.Ş. tarafından kurulan ve işletilen santraldir. İlk ünitesi 2009 yılında devreye alınan santralin 2. ve 3. ünitesinin yapım çalışmaları devam eden santralin toplam yatırım maliyeti USD dir. Şirket yılda ton asfaltit ve ton kireçtaşı üretmekte ve üretilen hammaddenin tamamı santralde kullanılmaktadır. 500 çalışanın bulunduğu tesiste inşası süren 2 ünitede devreye alındığında çalışan sayısı toplam 1500 e ulaşacaktır. Şırnak Merkez de 2009 yılında ve Silopi İlçesisi nde faaliyet göstermek üzere 2012 yılında alınmış 2 adet asfaltit yakıtlı termik santral lisansı mevcuttur. Bununla birlikte, Şırnak Çevre Platformu ve bazı yerel yönetimler, kurulacak santrallerin çevreye zarar vereceği, toprağı ve su kaynaklarını kirleteceği, bölgenin temel geçim kaynakları olan tarım-hayvancılık faaliyetlerinin olumsuz etkileneceği iddialarıyla yapılması planlanan termik santrallere karşı çıkmaktadırlar. TRC3 Bölgesi nde Doğal gaz yakıtlı üretim lisansı alan 3 adet Doğal gaz Kombine Çevrim Santrali (DGKÇS) Mardin İli nde kurulacak olup her üç tesis planlama aşamasındadır. Şırnak ta bulunan asfaltit (kömür) kaynaklı Silopi TES dışında diğer termik santraller fuel oil kaynaklıdır. Bunlardan KARKEY TES, EPDK tarafından lisanslı perakende satış yapan tek elektrik enerjisi ihracat şirketi KARTET ile yurt içi satışın dışında Irak a elektrik ihracatı da yapabilmektedir. Saha çalışmasında 2011 yılından itibaren, Irak merkezi hükümeti ile 79

101 yaşanan siyasi sorunlar nedeniyle ihraç amaçlı üretim yapılamadığı, yalnızca yaz aylarında talep edilmesi durumunda iç piyasaya enerji verildiği belirtilmiştir. Şekil 65: TRC3 Bölgesi Mevcut, İnşa Halinde ve Planlama Aşamasında Bulunan Termik Santrallerin Kurulu Güç Dağılımı (MW) Kaynak: EPDK TRC3 Bölgesinde inşası devam eden ve planlanan termik santraller tamamlandığında toplamda en büyük kurulu güç Şırnak İl sınırları içerisinde oluşacaktır. TRC3 Bölgesi nin enerji üretimi açısından görünümü güncel veriler ışığında incelendiğinde bölge genelinde hidrolektrik potansiyelin termik potansiyelin üzerinde olduğu, Siirt ve Şırnak İllerinin elektrik enerjisi üretiminde öne çıkacağı değerlendirilmektedir. Şekil 66: TRC3 Bölgesi Mevcut, İnşa Halinde ve Planlı Toplam Kurulu Gücün Dağılımı Kaynak: DSİ ve EPDK Güncel olarak TRC3 Bölgesi nde toplam kurulu gücün %57 sini termik santraller ve % 43 ünü de Hidroelektrik Santrallar oluştururken, bölgenin mevcut kurulu gücü de dahil edilerek, inşa halinde ve planlı tüm kurulu gücü dağılımı incelendiğinde gelecekteki tablonun, HES potansiyelinin toplam kurulu güç planlamasının %71 ni, TES kurulu gücünün ise %29 unu oluşturacak biçimde değişeceği görülmektedir yılından itibaren ulusal düzeyde enerji arzında oluşan darboğazı aşmak amacıyla ülkenin çeşitli bölgelerinde ve TRC3 Bölgesi nde kurulan ve yüksek maliyetle üretim yapan fuel oil yakıtlı dizel termik santrallere olan ihtiyacın azalmasının, gerek TRC3 Bölgesi gerekse 80

102 bölgesel çerçevede devreye alınan hidroelektrik santrallerin devreye alınmasıyla beklenebileceği ve bölgede enerji arzında ki daralmanın aşılacağı değerlendirilebilir ve 2010 yılları arasında Bölge de yaşanan kuraklık Fırat ve Dicle Havzalarını önemli ölçüde etkilemiştir. Yaşanan kurak dönemde Bölgenin en önemli nehirleri Fırat ve Dicle nin debilerinde önemli düşüşler olmuş ve bu dönemde tarimsal sulama amaçlı maksimum düzeyde ve bilinçsiz kullanılan yer altı suyu potansiyeli zarar görmüştür. Bölgede GAP Eylem Planı çerçevesinde sulamaya açılacak düzlükler dışında, sulama ihtiyacı duyulan bölgelerin engebeli ve dağlık kesimlerinde meyve ve sebze bahçeceliği ve hayvancılık faaliyetleri önemli yer tutmaktadır. Bölge genelinde hidrolik potansiyelin değerlendirilmesine yönelik olarak planlanan baraj ve hidroelektrik santraller ile oluşan su depolama alanları dağlık kırsal alanlarda yer alan yerleşim birimleri açısından eknomik faaliyetlere sağlıyacağı katkı açısından önem kazanmaktadır. Bölgede planlanan HES ve Baraj Projeleriyle entegre küçük ölçekli sulama göletlerinin yapımı tarım ve hayvancılık sektörlerinin yanısıra gelecekte turizm ve sanayi gibi sektörlere de ihtiyaç duyulduğunda kullanma suyu desteği sağlayabilecektir. HES ve Baraj İnşaatlarında saha çalışmalarında edilen bilgiler, en önemli sorunun kamulaştırma ve su altında kalan araziler için ödenen istimlâk bedelleri olduğu göstermiştir. Kırsal alanda kadastro çalışmalarının sağlıksız yürütülmüş olması kamulaştırma süreçlerinin uzamasına, proje müellifi firmalar ile proje etki alanında kalan yerleşim birimlerinde yaşayan köylüler arasında çatışma ortamı oluşmasına neden olmaktadır. Güneş, Rüzgar ve Jeotermal Enerji Yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişimi; teşviklere, düşen maliyetlere, artan fosil yakıt fiyatlarına bağlıdır. Bununla birlikte, Uluslararaı Enerji Ajansı, elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının 2012 yılındaki % 20 seviyesinden 2035 yılında % 31'e çıkacağını öngörmektedir 15. Dünya daki eğilim incelendiğinde, güneş enerjisi teknolojisi gelişmekte yıl içinde kurulmakta olan güneş enerjisi ile üretim yapan santral sayıları artmakta, birçok ülkede teşvik sistemleri uygulanmaktadır. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı 2023 Yılı itibariyle elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payını yüzde 30 a çıkarmayı hedeflemiştir UEA,World Energy Outlook, Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Stareji Belgesi 81

103 Şekil 67: Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücün Yıllara Göre Gelişimi (MW) YE Kurulu Gücün Yıllara Göre Gelişimi (MW) Kaynak: YEGM Biyokütle Jeotermal Rüzgar HES 2011 yılı itibariyle yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemizde gelişimi incelendiğinde 2005 yılına göre rüzgâr enerjisiyle enerji üretminde 86 kat, jeotermalde 7 kat artış sağlandığı görülmektedir. Bununla birlikte miktar olarak en büyük gelişme 4330 MW ile Hidroelektrik potansiyelin değerlendirilmesiyle gerçekleşmiştir. Bölge de alternatif enerji kaynakları ve verimlilik üzerine araştırma yapan kurum ve kuruluşlar oldukça azdır. Bölgeye yakın Şanlıurfa da Harran Üniversitesi bünyesinde bir AR- GE Merkezi olan Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Merkezi (GAP-YENEV) faal olarak çalışmalarını sürdüren en önemli kurumdur. GAP İdaresi nce desteklenen merkezin amacı, GAP Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan tüm üniversite, sanayi, kamu ve özel kuruluşlar ile potansiyel girişimcilerin yararlanabileceği yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği çalışmalarını yürütüldüğü laboratuar ve araştırma hizmetleri vermektir. Güneş Enerjisi Bölge illerinin sahip olduğu aylık güneşlenme süreleri ve radyasyon değerleri, TRC3 Bölgesin de güneş enerjisinden enerji üretimi için uygun alanlar olduğunu göstermektedir. Mülga Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) tarafından hazırlanan aşağıdaki ayrıntılı haritada, elektrik enerjisi üretimi için Bölge de kurulabilecek güneş sistemlerine uygun bölgeler belirlenmiştir. Harita incelendiğinde Mardin de solar kaynaklı enerji üretiminin gerçekleşebileceği geniş alanlar dikkat çekmektedir. Ayrıca haritada Siirt ve Şırnak ın doğusunda belli noktalarda güneş radyasyonun değerinin oldukça yüksek değerlere ulaştığı noktalar yer almaktadır. 82

104 Şekil 68: TRC3 Bölgesi Güneş Enerji Potansiyeli (KWh/m 2 -yıl, Güneş Radyasyon Değerlerine Göre) Kaynak: YEGM, Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası (GEPA) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından üst sınırı 600 MW olarak belirlenen ve 38 ile yatırım izni tanınan teşvikli güneş enerjisi yatırımları içerisinde TRC3 Bölgesi Mardin, Siirt ve Batman alt bölgesi 9 MW ve Şırnak İli ne 11 MW olarak toplamda 20 MW kurulu güç yatırım kapasitesi verilmiştir yılı Haziran ayı içerisinde EPDK tarafından başvurular alınmış ve değerlendirme çalışmaları sürmektedir. Sunulan kapasitenin toplamda 14 katından fazla miktarda başvuru gerçekleşmesi ülke genelinde sektörün ve güneş enerjisi ile elektrik üretiminin geleceğinin öngörülenin üzerinde gerçekleşeceğini ve gelişeceğini göstermektedir. Önümüzdeki dönemde 600 MW kapasitenin arttırılmasıyla birlikte TRC3 Bölgesi nde de lisanslı Güneş Enerjisi Santrallerinin (GES) kurulması ve yaygınlaşması beklenmektedir. Bölgenin iletim ve dağıtım hatlarının iyileştirilmesi ve adaptasyonu bu konuda belirleyici etkenlerden bir tanesi olacaktır. Lisanslı üretim uygulamasının yanısıra, TRC3 Bölgesinde üst limiti 1 MW olan güneş enerjisi ile lisansız elektrik üretimi amaçlı Mardin İlin de 7 adet ve Batman İli nde 2 adet başvuru gerçekleştirilmiştir. Mardin ilinde başvurusu uygun görülen 6 adet projenin toplam kurulu gücü 3 MW tır. Batman İli nde ki başvurular uygun görülmemiştir. Bu durum Bölge de güneş enerjisi ile enerji üretimi konusunda bilinçlenmenin geliştiğini göstermektedir. 83

105 Tablo 18: TRC3 Bölgesi Güneşlenme Süreleri ve Global Radyasyon Değerleri Global Radyasyon Değerleri (KWh/m2-gün) Global Radyasyon Değerleri (KWh/m2-gün) Aylar Türkiye Dicle Mardin Batman Şırnak Siirt Aylar Türkiye Dicle Mardin Batman Şırnak Siirt TR TRC3 TRC31 TRC32 TRC33 TRC34 TR TRC3 TRC31 TRC32 TRC33 TRC34 Ocak 1,79 1,89 1,91 1,8 1,95 1,89 Ocak 1,79 1,89 1,91 1,8 1,95 1,89 Şubat 2,5 2,54 2,52 2,46 2,63 2,54 Şubat 2,5 2,54 2,52 2,46 2,63 2,54 Mart 3,87 4,09 4,07 4,04 4,14 4,09 Mart 3,87 4,09 4,07 4,04 4,14 4,09 Nisan 4,93 5,09 5,08 5,07 5,12 5,1 Nisan 4,93 5,09 5,08 5,07 5,12 5,1 Mayıs 6,14 6,25 6,23 6,22 6,29 6,27 Mayıs 6,14 6,25 6,23 6,22 6,29 6,27 Haziran 6,57 6,79 6,83 6,78 6,78 6,78 Haziran 6,57 6,79 6,83 6,78 6,78 6,78 Temmuz 6,5 6,67 6,62 6,62 6,73 6,71 Temmuz 6,5 6,67 6,62 6,62 6,73 6,71 Ağustos 5,81 5,92 5,92 5,91 5,93 5,93 Ağustos 5,81 5,92 5,92 5,91 5,93 5,93 Eylül 4,81 5,06 5,04 5,02 5,1 5,07 Eylül 4,81 5,06 5,04 5,02 5,1 5,07 Ekim 3,46 3,78 3,8 3,79 3,74 3,79 Ekim 3,46 3,78 3,8 3,79 3,74 3,79 Kasım 2,14 2,39 2,41 2,34 2,44 2,37 Kasım 2,14 2,39 2,41 2,34 2,44 2,37 Aralık 1,59 1,79 1,8 1,77 1,81 1,79 Aralık 1,59 1,79 1,8 1,77 1,81 1,79 Kaynak: YEGM Bölge de güneş enerjisinden daha çok sıcak su elde etmek için faydalanılmaktadır. Binaların çatılarında kurulmuş birçok güneş kollektörü bulunmaktadır. Bölge İllerinde, kırsal yerleşim birimlerinde ORKÖY uygulamaları çerçevesinde faizsiz ve üç yıl geri ödemeli ödeme sistemi ile Batman da 347, Mardin de 1839, Siirt te 2515 ve Şırnak ta 66 konuta güneş kollektörü kurulmuş olmakla birlikte uygulamalar tüm illerde uygulamanın genele yaygınlaştırılması konusunda yetersiz kalmıştır GAP Bölgesi nde yürütülen, Yenilenebilir Enerji (YE) Kullanımı ve Enerji Verimliliği nin (EV) Arttırılması Projesi kapsamında, Mardin İli Nusaybin İlçesi nde güneş enerjili mikro sulama projesinin pilot sulama sistemi olarak kurulması çalışmaları devam etmektedir. Faaliyetin amacı bölgede yenilenebilir enerji kaynaklarının potansiyel kullanım alanlarında kullanılmasını teşvik etmektir. Rüzgâr Enerjisi Ekonomik rüzgâr enerjisi santrali yatırımı için 7m/s veya üzerinde rüzgâr hızı gerekmektedir. TRC3 Bölge illeri 50 m de rüzgâr kaynak bilgileri ve rüzgâr enerjisi potansiyeli olan bölümler grafiksel olarak aşağıdaki şekillerde verilmiştir. 84

106 Şekil 69: TRC3 Bölgesi 50m de Rüzgâr Kaynak Bilgileri Kaynak: YEGM, Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası (REPA) Bu verilere karşın Bölge de ölçüm noktalarına dair bir araştırma yapılmamıştır. Fakat kurulu güç potansiyeli bakımından Bölge İlleri nde rüzgâr türbini kurulabilecek alanların mevcut olduğu YEGM nün Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası ndan görülmektedir. Temiz enerji kaynaklarından bir diğeri olan rüzgâr enerjisi, yatırım maliyetlerinin azalmasıyla ülkede hızla girişimi artan bir enerji kaynağıdır. Yatırımlar daha çok Marmara ve Ege gibi denize kıyısı olan bölgelerde yapılmaktadır. Bölgemizde ise henüz rüzgâr enerjisi üreten bir tesis bulunmamaktadır. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) verilerine göre hazırlanmış olan, bölgemizde rüzgâr santrali kurulabilecek alan ve toplam kurulu güç potansiyelini gösteren tabloya aşağıda yer verilmiştir. Tablo 19: TRC3 Bölgesi 50m de Rüzgâr Kaynak Bilgileri İller 50 m de Rüzgar Gücü(W/m2) 50 m de Rüzgar Hızı (m/s) Toplam Alan (km2) Toplam Kurulu Güç (MW) Mardin Batman 2 8 Siirt ,8 7,5 Şırnak 0 0 TRC Bölgesi Kaynak: YEGM, REPA (Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Haritası) Jeotermal Kaynaklar TRC3 Bölgesi nde bulunan jeotermal kaynaklar, büyük ölçüde kaplıca olarak kullanılmaktadır. Bölge de, Dicle Nehri ni kesen kuzey-batı, güney-doğu yönlü ufak bir fay hattı bulunmaktadır. Bu fayın kuzey çöküntüsünde iki adet sıcak su kaynağı görülmektedir. Bu kaynaklardan biri Dicle nin doğusunda Şırnak-Hısta kaplıcası, diğeri ise nehrin karşı kıyısında yer alan Mardin- Germiab kaplıcası olarak kullanılmaktadır. TRC3 Bölgesi nde bulunan jeotermal kaynak alanları, büyük ölçüde kaplıca olarak kullanıma uygundur. Bölge deki enerji potansiyeli yüksek en önemli kaynak Batman Kozluk-Taşlıdere de (83 o C) bulunan jeotermal kaynaktır. Kaynağın ısıtma özelliğinden yararlanılarak Taşlıdere de 85

107 faaliyet göstermekte olan bir seranın ısınması sağlanmaktadır. Yine ısısından yararlanılarak soğutma sistemleri ve elektrik enerjisi sistemleri oluşturulma imkânı vardır. En önemli engel ise debisinin düşüklüğüdür. TRC3 Bölgesi illerinin jeotermal potansiyeli henüz tam olarak bilinmemektedir. Bölge de jeotermal kaynaklar, genelde doğal olarak yeryüzüne çıkmakta; jeotermal kaynaklara yönelik veriler sene öncesine dayanmakta ve güncellenmiş bilgiye ulaşma konusunda sıkıntı yaşanmaktadır. Tespit edilen noktaların jeotermal modelinin ortaya konulması; mevcut kaynakların banleolojik (kaplıca) olarak ne kadar faydalı olduğu ve en önemlisi de suların mevcut debilerinin ve sıcaklıklarının artırılabilirliği konusunda araştırmaların yapılması gerekmektedir. Şırnak iline bağlı Hısta Kaplıcası, Güçlükonak ilçesi Düğünyurdu köyü yakınında, Dicle Nehri kıyısındadır. Bölge nin en yüksek ısılı sıcak su kaynağı olup, sıcaklığı 67ºC dir. Kaplıca suyu kalsiyum ve sülfit ihtiva etmektedir. Debisi 7 lt/sn, PH: 7,15 olarak belirlenmiştir. Mevcut debinin arttırılabileceğini gösteren hidrojeolojik şartlar mevcuttur. Kaplıca banyosu romatizmal hastalıklar ile kadın hastalıklarında yararlı olmaktadır. Kaplıca üzerinde Şırnak İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan fakat henüz özel sektöre devri gerçekleşmemiş bir adet tesis bulunmaktadır. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından, jeotermal enerjiyi bulmaya yönelik sondaj yapılan çalışma alanları ve tespit edilen değerler şu şekildedir: Doğal Sıcak Kaynaklar Midyat-Dargeçit-Germiab (63,5 C) Şırnak-Hısta (67 C) Siirt-Billuris (34 C) Kapalı (Örtülü) Jeotermal Sistemler Batman-Sason-Taşlıdere (83 C) Bu değerlere bakılarak, Batman-Sason ilçesinde bulunan jeotermal enerjinin şehir ısıtma, soğutma, sera ısıtma ve termal turizm alanlarında diğer şehirlerdeki kaynakların ise sera ısıtma ve termal turizm alanında kullanılabileceği öne çıkmaktadır. Bölgede Güvenlik sorunları ve yüksek yatırım maliyeti nedenleriyle henüz Jeotermal sondaj kuyu açılmamıştır. Ülke genelinde ise jeotermal amaçlı sondaj kuyusu metrajının 2011 yılı itibariyle 2002 yılına göre yaklaşık dört kat arttığını göstermektedir. 86

108 Şekil 70: Türkiye Jeotermal Amaçlı Açılan Sondaj Kuyu Metrajı (m) Kaynak: ETKB MTA yetkilileri Bölge nin jeotermal potansiyelinin ortaya çıkarılmasında jeotermal sondaj kuyuları açılmasının gerekli olduğu, bu konuda Bölge de ki kamu kurumlarının işbirliğinin önemli olduğu vurgulanmıştır Enerji Verimliliği Genel kabule göre enerji verimliliğini belirleyici gösterge olarak Enerji Yoğunluğu göstergesi kullanılmaktadır. Enerji yoğunluğu GSMH başına tüketilen/kullanılan enerji miktarını göstermektedir. Bu durumda, bir ülkenin enerji yoğunluğu ne kadar düşükse, o ülkede birim GSMH üretmek için harcanan enerji de o kadar düşük demektir ki, bu da enerjinin verimli kullanıldığına işaret etmektedir. OECD ülkelerinin enerji yoğunluğu değerleri ortalama 0,18 toe, dünya ortalaması ise 0,31 toe dir. Enerji yoğunluğu değeri 0,27 toe olan Türkiye bu konuda dünya ortalamasının üstünde olsa da OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında alması gereken ciddi bir yol olduğu ortaya çıkmaktadır 17. Sektörlere Göre Türkiye de Enerji Verimliliği: Enerji verimliliği çalışmalarında en çok ön plana çıkan sektörler sanayi, ulaşım, konutlar ve enerji üretim-dağıtım sistemleridir. Türkiye diğer alanlarda olduğu gibi enerji tüketimi konusunda da hızlı büyüme göstermektedir. Türkiye de, bu hızlı büyüme oranından dolayı ciddi bir tasarruf potansiyeli mevcuttur. Temel sektörlerde enerji verimliliği politikalarının başarıyla işletilmesi durumunda 2020 yılında %20 oranında enerji tasarrufu sağlanması tahmin edilmektedir. Sektörlere göre enerji verimliliği potansiyelleri ise şu şekildedir, Şekil 71: Sektörlere Göre enerji Tüketimi ve Tasarruf Potansiyelleri Kaynak: Türkiye nin Enerji Verimliliği Haritası ve Hedefler 17 Türkiye nin Enerji Verimliliği Haritası ve Hedefler,s.7 87

109 Sanayide Enerji Verimliliği Türkiye nin enerji tüketiminin en yüksek olduğu alan sanayidir. Enerji yoğun endüstriyel sektörler içerisinde en üst sırada bulunan ve TRC3 Bölgesi nde de önemli yeri olan çimento sanayi sektöründe enerji maliyetinin, toplam üretim maliyeti içindeki payı %20-%50 arasında değişmektedir. TRC3 Bölgesinde Mardin ve Batman illerinde gelişmekte olan gıda ve tekstil sektörlerinde bu oran %10 civarındadır 18. TRC3 Bölgesinde faaliyet gösteren sanayi işletmelerinde, uygulamalı eğitimler verilmesi, enerji tüketim trendinin izlenmesi, enerji verimliliği ve potansiyel tasarruf alanlarının belirlenmesi, kullanılan aydınlatma metot ve ekipmanlarının enerji tasarruflu hale dönüştürülmesi öncelikli olarak gerçekleştirilebilecek uygulamalardır. GAP İdaresi tarafından yürütülen Yenilenebilir Enerji (YE) Kullanımı ve Enerji Verimliliği nin (EV) Arttırılması Projesi çerçevesi ikinci faz aşamasında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde bulunmayan EVD şirketlerinin kurulumunu kolaylaştırmak amacıyla Enerji Verimliliği Kuluçka Merkezi kurulması planlanmıştır. EVD şirketlerinin yetkilendirilebilmesi için yüksek maliyetli teknik ekipmana ve test cihazlarına sahip olmaları gerekmektedir. Bu sorundan hareketle, Proje nin ikinci fazına Bölge de EVD şirketlerinin kurulumunu kolaylaştırmak amacıyla bir Enerji Verimliliği Kuluçka Merkezi nin (EVKM) kurulmasına yönelik faaliyet eklenmiştir. Söz konusu Kuluçka Merkezi sanayi sektörünün bölgede en gelişmiş ili olan Gaziantep te kurulacaktır. Faaliyetin Bölge de EVD Şirketleri nin kurulmasında kolaylaştırıcı olacağı, sanayi ve bina sektörlerinde gerçekleştirilmesi gerekli enerji verimliliği danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaşmasında önemli katkı sağlayacağı beklenmektedir. Binalarda Enerji Verimliliği Enerji tüketiminin sektörel dağılımına bakıldığında; ülkemizde enerjinin %30 unun, toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %43 ünün binalarda kullanıldığı, binaların enerji tüketiminde, sanayi sektöründen sonra ikinci sırada yer aldığı görülmektedir 19. Enerji verimliliği açısından büyük bir potansiyel içeren binalarda enerji verimliliği konusunda 2008 yılında yayınlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğini, 2011 de yayınlanan Türkiye de İklim Değişikliği Eylem Planı izlemiştir. Bina sektöründeki 2023 hedefi; binalarda yenilenebilir enerji kullanımının arttırılması ve 2017 ye kadar tüm binalara Enerji Kimlik Belgesi verilmesidir. YEGM tarafından yapılan Enerji Verimliliği Bilinç Düzeyinin Belirlenmesi Araştırma Çalışması çerçevesinde ülke genelinde gerçekleştirilen anketlerde, katılımcıların, ikamet ettikleri binalarda, enerji tüketimini ve enerji verimlilik sınıfını gösteren bir enerji kimlik belgesinin alınması gerekliliği konusunda %53 olumlu yanıt verdikleri, %30 oranında konu hakkında yeterli bilgi sahibi olunmadığı gerekçesiyle görüş belirtilmediği görülmüştür. Araştırma sonuçları, katılımcıların bütçelerinin imkan vermesi durumunda ikamet ettikleri 18 Türkiye nin Enerji Verimliliği Haritası ve Hedefler,s Türkiye nin Enerji Verimliliği Haritası ve Hedefler,s.29 88

110 konutlara ilişkin %47 oranında ısı yalıtımı yaptırmak istediklerini göstermiştir. Evlerde enerji verimliliğini artırmak için herhangi bir tedbir almayı düşünmeyenlerin oranı %29 olup yüksek bir oran olarak değerlendirilmiştir 20. Araştırmanın diğer bir sonucu konutların yaklaşık %75 inde duvar ve çatı yalıtımı olmadığını, Isı yalıtımı yapmama nedeni olarak en fazla oranda (%55,7) maliyetin yüksek olmasının ileri sürüldüğü görülmüştür. Kış aylarında ısıtmada ve yaz aylarında soğutmada enerjinin yoğun olarak kullanıldığı TRC3 Bölgesi nde binalarda ısı yalıtımı büyük önem taşımaktadır. İl Belediyeleri nden enerji verimliliği faaliyetleri ve Binalarda Enerji Kimliği uygulamasına ilşkin sağlıklı bilgi alınamamıştır. Diyarbakır MMO dan edinilen bilgiler, TRC3 Bölgesi nde Bakanlık tarafından eğitim ve sertifikasyon yetkisi verilen Makine Mühendisleri Odası tarafından, enerji verimliliği hizmetlerinin gerçekleştirilmesi çerçevesinde sanayi ve/veya bina sektörlerinde yetki belgesi verilen şirket bulunmadığı, 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve 25 Ekim 2008 tarihinde yayınlanan "Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Arttırılmasına Dair Yönetmelik" kapsamında bina ve/veya sanayi sektörlerinde henüz görev yapan Enerji Yöneticisi ve TRC3 Bölgesinde Enerji Yöneticisi bulunduran sanayi işletmesi henüz olmadığını göstermektedir. Bölgede belediyelerce yapılabilecek enerji verimliliği iyileştirmelerinin tespit edilmesi, mevcut bina stoklarının il ve ilçe bazında ortaya çıkarılması ve uygulama planları hazırlanması, uygulamaların izlenmesi ve denetimiyle ilgili gerekli yaptırım ve tedbirlerin alınması ve bu konuda bütçe kaynağı oluşturulması gerekli görülmektedir. Ulaşımda Enerji Verimliliği Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı verileri sektörlere göre enerji tüketiminde 2010 yılı itibariyle tüm tüketilen enerji içerisinde ulaştırma sektörünün payının %28 olduğunu ve Türkiye nin enerji kaynakları konusunda dışa bağımlı bir ülke olduğu ve ithal edilen enerji içerisinde ulaştırma sektörünün yılları içerisinde ortalama %57,3 ile en büyük orana sahip olduğu değerlendirildiğinde ulaştırma sektöründe enerji verimliliği uygulamalarının gerekliliği ve önemi görülmektedir. Ülke genelinde ve TRC3 Bölgesinde araç sayısı artmaktadır. Bununla birlikte Bölge de özellikle kent içi ulaşımda toplu taşıma uygulamalarında uzun seyahat süreleri, trafik düzenlemesi ve kent içi ana ve tali yol düzenlemelerinin, bakım ve onarımlarının yetersiz olması, toplu taşımanın tercih edilmemesine neden olmaktadır. Kentler arası ulaşımda transit araçların çevre yolları düzenlemelerinin yetersiz olması nedeniyle şehir ve ilçe merkezlerinden geçiş yapması ve şehir merkezlerinde oluşan trafik yoğunluğu, araçların yakıt giderlerini doğrudan arttıran etkenler içerisinde yer almaktadır Elektrik Dağıtım Sistemleri TEDAŞ Genel Müdürlüğü nde ilk olarak Ankara ve Konya da Yürütülen SCADA/DMS (Denetimsel Kontrol ve Veri Toplama/Dağıtım Yönetim Sistemi) projesinin genel amacı, 20 YEGM,Hane Halkına Yönelik Enerji Verimliliği Araştırma Raporu 89

111 şehirlerin dağıtım şebekelerinin işletmesine, işletme planlamasına ve yönetimine destek olmaktır. Bu tür çalışmalar, sistemi optimum konfigürasyonda işleterek kayıpların azaltılmasını, etkili bakım vasıtasıyla sistem elemanlarının ömrünün uzamasını, işletme bakım masraflarının düşük tutulmasını, atıl kapasiteyi değerlendirerek yatırım ihtiyacının azaltılması ve ötelenmesi gibi şebeke planlamasına ve işletmesine yönelik birçok uygulamayı da beraberinde sunmakta ve dağıtım sistemlerinde verimliliği arttırmaya yönelik faaliyetlere olanak sağlamaktadır 21. Kayıp kaçak oranını yüksek olduğu ve bu nedenle dengesiz bir yük dağılımı rejiminin yaygın olduğu TRC3 Bölgesi nde bu tür otomasyon sistemlerinin uygulanması dağınık şebekelerde düzenleyici etkisinin yanı sıra iletilen enerjide en üst düzeyde tasarruf imkânı sağlayacaktır Petrol, Doğalgaz ve Madenler TÜİK verilerine göre, 2012 yılında ülkemizin toplam ithalatı yaklaşık 234 milyar dolardır. Enerji ithalatı ise yaklaşık 62 milyar dolardır ve toplam ithalatın % 27'sini oluşturmaktadır. Türkiye enerji fiyatları; dünya sıralamasında pahalılık açısından AB de en önde gelen ülkelerden birisidir. Başlı başına ciddi bir maliyeti içinde barındıran bu durum sanayi üretiminde rekabetçiliğin sağlamasındaki en önemli sorunların başında gelmektedir. Enerjide dışa bağımlılık azaldığı taktirde enerjiden alınan vergiler kabul edilebilir bir seviyeye indirilebilecek ve maliyetleri düşürücü bir etki yaratarak üretimi olumlu yönde etkileyecektir 22. Petrol ve Doğal Gaz Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), ülkemizin sürekli artan ham petrol ve doğalgaz ihtiyacının ve 2023 yılı için belirlenen ihtiyacın tamamının ülke kaynakları tarafından karşılanması vizyonu kapsamında, TRC3 Bölgesi nde (Mardin, Siirt, Şırnak, Batman) arama, sondaj ve üretim faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Türkiye deki petrol kuyularının büyük bir bölümü Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndedir. Batman İli ulusal düzeyde ve TRC3 Bölgesi nde en önemli üretim merkezi olmakla birlikte Şırnak, Mardin ve Siirt te de üretim yapılmaktadır. TPAO Batman Bölge Müdürlüğü nden alınan verilere göre TRC3 Bölgesi nde üretilen petrol miktarı 2012 yılında toplam 6,1 milyon varil olarak gerçekleşmiştir. Bu miktar Ülke genelinde yapılan üretimin %38 idir. Ulusal düzeyde ve TRC3 Bölgesi nde bulunan en büyük petrol üretim sahası, 241 kuyu ve günlük 6454 varil petrol üretimi ile Batman a bağlı Batı Raman sahasıdır. Türkiye de tespit edilmiş üretilebilecek petrol rezervinin yarısından fazlası TRC3 Bölgesi nde bulunmaktadır. Bugün bilinen rezervler ve üretim miktarıyla TRC3 Bölgesi nde yaklaşık 25 yıllık petrol rezervi bulunduğu öngörülmektedir. Türkiye Geneli Ham Petrol Üretimi 21 Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş., TEDAŞ 22 Türkiye de Yenilenebilir enerji Kaynakları Potansiyeli, Kullanımı ve Dışa Bağımlılığı,2011,s. 90

112 Tablo 20: Türkiye Geneli Ham Petrol Üretimi Yıl Varil Ton (Ocak-Şubat) Kaynak: PİGM 2012 Ham Petrol Üretiminde Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak İllerinin Payı; Tablo 21:TRC3 Bölgesi Ham Petrol Üretimi İller Ham Petrol Üretimi (Varil) Toplam Üretimde Payı Mardin ,12 Batman ,00 Siirt ,76 Şırnak ,23 Türkiye Toplamı Kaynak: PİGM Ülke genelinde keşfedilen doğalgaz alanları içerisinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve TRC3 Bölgesinde belirlenen sahalar, Bölge nin keşfedilen petrol sahalarına oranla zayıf durumdadır. Doğalgaz potansiyeli taşıyan bölgede 2012 yılı itibariyle yalnızca Mardin de üretim yapılabilmiştir. Türkiye Geneli Doğal Gaz Üretimi; Tablo 22: Türkiye Geneli Doğal Gaz Üretimi Yıl Metre Küp (Ocak-Şubat) Kaynak: PİGM 2012 Doğal Gaz Üretiminde Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak İllerinin Payı, Tablo 23:2012 Yılı TRC3 Bölgesi Doğal Gaz Üretimi İller Doğal Gaz Üretimi (Metre 3 ) Toplam Üretimde Payı Mardin ,20 Batman 0 0 Siirt 0 0 Şırnak 0 0 Türkiye Toplamı Kaynak: PİGM TRC3 Bölgesi nde, doğalgaz açısından tek değerlendirilebilen alan Mardin e bağlı Nusaybin ilçesindeki Çamurlu Sahası olup, günlük üretim hacmi m3 tür. Kazılan kuyulardan istenilen verim alınamadığı için üretim kapasite artışı gerçekleşememiştir. TPAO nun doğal gaz temin amaçlı açtığı fakat henüz tamamlaması ve testi yapılmayan 1 adet kuyusu bulunmaktadır. Ayrıca açmayı planladığı ancak mayınlı bölgede olması sebebiyle çalışmalara başlanamayan üretim kuyuları vardır. Bunun dışında TIWAY firmasının 1 adet üretim kuyusundan üretilen günlük m3 civarında gazı TPAO satın almakta ve bölgedeki müşterilerine satmaktadır. 91

113 TRC3 İlleri Kalan Üretilebilir Ham Petrol ve Doğal Gaz Rezervleri; Tablo 24: TRC3 İlleri Kalan Üretilebilir Ham Petrol ve Doğalgaz Rezervleri İller Ham Petrol Rezerv (Varil) Doğal Gaz Rezerv (Metre 3 ) Mardin Batman Siirt Şırnak Toplam Kaynak: PİGM TRC3 Bölgesinde petrol ve doğalgaz arama amaçlı kuyuların büyük oranla TPAO tarafından işletildiği ve toplamda 242 adet ile en fazla Batman İl sınırları içerisinde kuyu açıldığı görülmektedir. Şekil 72:TRC3 Bölgesi Petrol ve Doğalgaz Temini Amaçlı Kuyuların Dağılımı Kaynak: PİGM Petrol İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 2011 yılı itibariyle açılmış olan üretim yapılan 1617 adet petrol kuyusunun 1484 adedi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, ve bunların 799 u ise sadece Batman da yer almaktadır. TRC3 Bölgesi nde bulunan toplam petrol kuyusu sayısı ise 988 dir TPAO tarafından şu ana kadar gerçekleştirilen aramaların %71 i, Güneydoğu Anadolu da; %21 i Trakya da, %8 i ise diğer bölgelerde gerçekleştirilmiştir. Kaya Gazı Aramaları Son 10 yılda özellikle Kuzey Amerika da geliştirilen teknoloji ile ankonvansiyonel gaz üretiminde yaşanan gelişmelere paralel olarak ülkemizde de Trakya Bölgesi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde muhtemel rezervler olduğu değerlendirilmektedir. 92

114 Şekil 73: Muhtemel Kaya Gazı Rezerv Alanları Kaynak: PİGM TRC3 Bölgesi nin petrol ve doğalgaz potansiyelleri dışında kaya gazı potansiyeli taşıdığı değerlendirilmektedir Batman TPAO nun son on yıl içinde ki yatırımlarında genel trendin artış yönünde olduğu ve özellikle 2009 yılından itibaren ise yatırım miktarlarında önemli artışlar gerçekleştiği izlenmektedir. TPAO verileri, 2003 ve 2012 yılları arasında toplam 341 adet kuyu açıldığını son dört yıl içinde açılan kuyu adedinin toplam kuyu adedinin %55 ini oluşturduğunu göstermektedir. Şekil 74: Batman TPAO Yıllar İtibariyle Üretim Miktarı ve Kuyu Adedi Arasındaki İlişki Batman TPAO Yıllar İtibariyle Üretim Miktarı ve Kuyu Adedi Arasındaki İlişki Kaynak: Batman TPAO Sınırlı petrol rezervlerinin bulunduğu ülkemizde petrol üretiminin açılan kuyu adediyle paralel olarak artış gösterdiği, arama ve üretim amaçlı kuyu adedinin düşük artışlar gösterdiği dönemlerde üretimde düşüşler meydana geldiği görülmüştür. Uluslararası enerji haritasında transit ülke konumuyla jeopolitik önem taşıyan ülkemizin, dünyanın en büyük üçüncü petrol ve onuncu büyük doğalgaz rezervlerine sahip ülkesi Irak ve bölgesel olarak çok önemli rezervlere sahip Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile sınır olmasının TRC3 Bölgesi ne kazandırdığı ticaret ve taahhüt alanındaki büyük avantajın, enerji sektöründe sağlanacak gelişmelerle daha da önem kazanacağı ön görülmektedir. 15 Ekim 2009 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Irak Petrol Bakanlığı arasında Türkiye ile Irak arasında, Irak doğal gazının Türkiye ye ve Türkiye üzerinden Avrupa ya transit 93

115 taşınması ile iki ülke arasında bir doğal gaz koridoru geliştirilmesini amaçlayan mutabakat zaptı imzalanmıştır. Gerek Türkiye gerekse TRC3 Bölgesi için büyük önem taşıyan Irak-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'ne ilişkin olarak, 2012 yılında herhangi bir gelişme kaydedilmemiştir. Irak doğal gazının geleceğinin, ülke içinde doğal gaz üretimi ile ilgili mevzuatın netleşmesi ve Irak'ta istikrarın sağlanmasına paralel olarak şekillenmesi beklenmektedir 23. Uluslararası Enerji Ajansı 2012 Yılı araştırmaları, 2035 yılına kadar küresel petrol üretimindeki artışı %45 nin Irak ın gerçekleştireceğini ve 2030 lu yıllar itibariyle Rusya yı geride bırakarak dünyanın ikinci büyük petrol ihracatçısı konumuna yükseleceğini ön görmektedir 24. Irak ta kısa sürede beklenen ekonomik gelişme ve refah düzeyi artışının, Ülkemiz ve özelinde Irak ile kültürel bağlar taşıyan TRC3 Bölgesi için büyük fırsatlar ortaya çıkaracağı beklenmektedir. Madenler ve Endüstriyel Hammaddeler Güneydoğu Anadolu da son 20 yılda terör olayları sebebi ile madenciliğe yönelik çalışmaların azlığı sebebiyle sağlıklı verilere ulaşılamamakta ve potansiyel maden alanları yeterli düzeyde değerlendirilememektedir. TRC3 Bölgesi maden yatakları açısından zengin olmamakla birlikte endüstriyel ve enerji hammaddeleri potansiyeli yüksek bir bölgedir. Mardin de bulunan başlıca endüstriyel hammaddeler başta fosfat olmak üzere çimento hammaddeleri, mermer ve kuvars kumu olarak sayılabilir. Batman da petrol dışında metalik maden olarak barit ve demir endüstriyel hammadde olarak tuğla-kiremit bulunmakta, Batman-Siirt arasında da birinci kalitede ülkemizin önemli alçıtaşı yatakları yer almaktadır. Ülkemizin önemli masif sülfit bakır yataklarından birisi olan Madenköy bakır yatağı Siirt İli Şirvan ilçesinde bulunmakta, Baykan ve Kurtalan ilçelerinde de mermer ve çimento hammaddeleri bulunmaktadır. Şırnak İli nde Endüstriyel ve enerji hammaddelerine yönelik oluşumlar öne çıkmaktadır. Bunlar fosfat, çimento hammaddeleri ve asfaltit olarak sayılabilir. Fosfat oluşumlarına Uludere ilçesinde rastlanırken, Merkez ve Cizre ilçelerinde ise çimento hammaddesi olarak kullanılmaya elverişli kil ve kireçtaşı potansiyelleri yer almaktadır. Ülkemizin bilinen en önemli asfaltit yatakları Şırnak ilinin Merkez ve Silopi ilçelerinde yer almaktadır. 23 Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi, BOTAŞ 24 UEA 94

116 Şekil 75: TRC3 Bölgesi Yer altı ve Yerüstü Zenginliklerinin Görünümü Kaynak: Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Madenler Asfaltit Türkiye asfaltit rezervlerinin önemli bölümü TKİ uhdesindedir yılından itibaren asfaltit üretimi Şırnak valiliği ve özel sektör tarafından rödövans karşılığı yapılmaya başlanmıştır. Şırnak valiliği bölgenin teshin ve sanayi ihtiyaçları için üretim yapmaktadır. ETKB tarafından hazırlanan Genel Enerji Denge Tabloları incelendiğinde; Bölgede asfaltit yakıtlı ilk termik santrali olan Silopi Elektrik Üretim A.Ş. nin 135 MW gücünde ki ilk ünitesinin devreye alındığı 2009 ve 2011 yılları arasında tüketim alanlarına göre asfaltitin kullanımının aşağıdaki biçimde gerçekleştiği görülmektedir. Park Elektrik, 2033 yılına kadar Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü nden rodövans usulü ile asfaltit sahasını kiralamıştır. Santralde, sektörde yaygın olarak kullanılan ve temiz kömür teknolojileri sınıfına giren dolaşımlı akışkan yataklı kazan teknolojisi kullanılmaktadır. Şekil 76: Yılları Arası Asfaltit Tüketim Alanları (b.ton) Kaynak: ETBK Genel Enerji Denge Tabloları Asfaltitin sektörlere göre kullanım alanları incelendiğinde, 2011 yılında 2009 yılına oranla termik santralde tüketim oranının %110 artış gösterdiği, sanayi alanındaki tüketimin % 226 ve konutlardaki tüketimin %35 azaldığı görülmektedir. 95

117 TKİ 2011 Yılı verileri, Şırnak İli nde, tahmini (görünür + muhtemel + mümkün) 72,9 milyon ton asfaltit madeni rezervi bulunduğunu gösterirken, 2012 yıl sonu verileri yeni keşfedilen alanlarla rezervin 104,6 milyon tona yükseldiğini ortaya koymuştur 25. Konutlarda ve sanayide yüksek kükürt oranı içermesi ve hava kirliliğine neden olması nedeniyle kullanımı uygun olmayan asfaltitin gelecekte büyük oranda termik enerji üretiminde kullanılacağı öngörülmektedir. Metalik Madenler (Bakır Krom) Bakır Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt illerini kapsayan TRC3 Bölgesi nde bakır sadece Siirt in Şirvan ilçesine bağlı Madenköy de bulunmaktadır. Siirt Madenköy İşletmesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde, Siirt ilinin kuzeydoğusunda, Şirvan ilçesinin doğusunda yer almaktadır. İşletme, 2006 yılından bu yana Park Elektrik Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş unvanlı özel bir şirket tarafından yapılmaktadır. Çeşitli zamanlarda gerçekleştirilen sondaj sonuçlarının değerlendirilmesine göre sahada 39.8 mton rezerv bulunmaktadır. Ruhsat sahası içindeki kaynakların ortalama tenöru (bakır yüzdesi) ortalama %2.4 olarak hesaplanmıştır. Park Elektrik, Madenköy sahasından çıkardığı tüvenanı konsantre tesisinde işlemekte ve nihai ürün olarak konsantre bakır satmaktadır Konsantre tesisinin tüvenan cevher işleme kapasitesi 2011 yılında tondan tona çıkarılmıştır. Ayrıca kapasitenin % 50 daha artırılması için yatırım çalışmaları devam etmektedir. İşletme bünyesinde 900 kişi istihdam edilmiştir. Krom TRC3 Bölgesi nde krom kaynakları özellikle Siirt ili çevresinde bulunmaktadır. Siirt ili genelinde iki adet zuhur ve bir adet terk edilmiş eski ocak vardır. Bu ocaklardan çıkarılan Kromun tenörü % Cr 2 O 3 aralığındadır. Ocakta 100 ton görünür, muhtemel ve mümkün rezerv, zuhurlarda ise toplam ton görünür, muhtemel ve mümkün rezerv vardır. Muhtemel rezervin Ton olduğu Baykan - Büzügan Zuhurlarında kayaç birimleri Alp Orojenezinden etkilenmiş ve karmaşık bir durum kazanmışlardır. Kromit zuhurları ise düzensiz mercekler şeklindedir. Krom yataklarına ilişkin jeoloji ve rezerv bilgileri güncelleştirilmelidir. Endüstriyel Hammaddeler Fosfat Ülkenin ve Bölge nin en önemli yer altı zenginliklerinden biri olan fosfat yatakları Mardin Mazıdağı nda bulunmaktadır yılında kapatılan ve atıl duruma getirilen Mazıdağı Fosfat Tesisleri nin (Tesis) özelleştirilmesi amacıyla 21/02/2011 tarihi itibariyle 4. kez ihaleye Yılı TKİ Faaliyet Raporu,s.8 96

118 çıkılmış ve ihalenin olumlu sonuçlanmasıyla tarihinde Tesis Alıcı Firma 'TMC Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. ye devir ve teslim edilerek özelleştirme işlemleri tamamlanmıştır. Şirket, açık İşletmeye uygun tüvenan cevher rezerv miktarını ton ve kapalı işletmeye uygun tüvenan cevher rezerv miktarını ton ve toplam rezervi ton olarak tespit etmiştir. Söz konusu rezerv 25 yıllık bir işletmeyi öngörmektedir. Saha çalışmasından edinilen bilgilere göre dolar harcanarak bakım ve onarımının gerçekleştirildiği, 2012 yılı Temmuz ayı itibariyle üretime başlandığı ve yıl sonu itibariyle ton fosfat kayasının işlendiği ve 227 kişiye istihdam sağlandığı öğrenilmiştir. Şirket 2016 yılı sonuna kadar dolarlık yatırım yapmayı, ton üretim gerçekleştirmeyi ve toplamda 1050 kişi istihdam taahütleri çerçevesinde çalışmalarını sürdürmektedir yılı sonuna kadar yukarıda belirtilen tesislerin devreye alınmasını ve yatırım süreci sonunda Ülkemizin dışa bağımlı olduğu gübre ihtiyacını bir kısmını karşılanması hedeflenmektedir. MTA verileri, Türkiye ye başta Tunus, Fas, Ürdün ve İsrail den her yıl 40 milyon dolarlık fosfat hammaddesi ithalatı gerçekleştirildiğini, gübre tüketimimizin 1/3 ünün fosforlu gübrelere ait olduğu ve bu nedenle üretimde hammadde olarak fosfatın büyük önem taşıdığını göstermektedir. Türkiyede üretilen ve ithal edilen fosfatın tamamına yakın bölümü gübre sanayinde tüketilmektedir. Fosfatın yerine ikame olacak herhangi bir madde bulunamadığından, özellikle sulanabilir tarım arazimizin artmasına paralel olarak fosfat tüketiminin önümüzdeki yıllarda artacağı kesin olarak söylenebilir. Bu talebin özellikle GAP çerçevesinde sulu tarıma geçilmesiyle önemli miktarda artacağı ön görülmektedir. Barit MTA dan alınan bilgilere göre TRC3 Bölgesi nde Sason-Tizi sahasında %13,5 BaSO 4 tenöründe ton görünür ve muhtemel rezerv olduğu, Sason-Tizi-Kösekköy sahasında ise %63,5 BaSO 4 tenöründe ton görünür ve muhtemel rezerv bulunmaktadır. Bu rezervler işletilmemektedir. Kireçtaşı, Jips, Kil MTA Genel Müdürlüğü nün TRC3 Bölgesi nde yürüttüğü hammadde arama projelerine göre Mardin Merkez ve Derik ilçelerinde iyi kalitede kaplama ve döşeme taşı için uygun nitelikte mermer olarak kullanılabilecek özellikte kireçtaşı ve kum taşı oluşumları tespit edilmiştir. Mardin Merkez Yalım köyü sahasında mermer olarak kullanılabilecek kireçtaşlarının görünür rezervi yaklaşık 47 milyon ton civarındadır. Derik-Çat-Telbesni sahasındaki mermer olarak kullanılabilecek kumtaşlarının görünür rezervi ise yaklaşık 221 milyon ton civarındadır. Siirt ili Baykan ve Kurtalan ilçelerinde de mermer ve çimento hammaddeleri bulunmaktadır. Baykan-Girdigan Köyü mermerleri 1 3 metreküp arasında blok alınabilme özelliğinde olup 1,6 milyon metreküp rezerve sahiptir. 97

119 Gercüş ile Hasankeyf ve Batman ile Diyarbakır arasında da önemli çimento hammaddeleri kaynakları bulunmaktadır. Beşiri ve Hasankeyf yakınlarında jibs yatakları bulunmaktadır. Siirt ili Kurtalan ilçesinde çimento yapımına uygun yaklaşık 404 milyon ton kireçtaşı tespit edilmiştir. Şırnak illi Merkez ve Cizre ilçelerinde çimento hammaddesi olarak kullanılmaya elverişli kil ve kireçtaşı potansiyelleri yer almaktadır. Şırnak Merkez ilçedeki çimento hammaddeleri Balveren beldesi, Çakırsöğüt ve Toptepe köylerinde belirlenmiş olup Balveren beldesinde milyon metreküp arasında, Çakırsöğüt köyünde milyon metreküp arasında değişen muhtemel kireçtaşı rezervleri tespit edilmiştir. Toptepe köyü kalkerli marn sahasında çimento hammaddesi olarak yaklaşık milyon metreküp arasında değişen muhtemel kil rezervi belirlenmiştir. Cizre-Cudiyet mahallesinde yaklaşık 34 milyon metreküp rezerve sahip kil sahası bulunmaktadır. Kuvars Kumu Kızıltepe-Çimenli sahasında yaklaşık 17 milyon ton yüksek tenorlu kuvars kumu tespit edilmiş olup bu maddenin sanayinin birçok sektöründe zenginleştirme yapmadan kullanılabileceği belirlenmiştir. MTA verilerine göre Kızıltepe de Çimenli ve Aveban sahasında yüksek tenorlu kuvars kumu tespit edilmiştir. Sanayinin birçok sektöründe (gaz beton, döküm kumu v.d.) zenginleştirme yapmadan bulunan hali ile kullanılabileceği belirlenmiştir. Alçıtaşı Batman ve Siirt arasında kalan alan Türkiye nin önemli alçıtaşı yataklarına sahiptir. Buradaki alçıtaşı her sektörde kullanılabilecek kalitede olup, yataklarının çoğu halen özel şirketler tarafından işletilmektedir. Alçıtaşları her sektörde kullanılmaya uygun özelliklere sahiptir.. Siirt Merkez-Akyamaç-Fişkin köyünde 1 inci ve 2 inci sınıf alçı kalitesinde yaklaşık 42 milyon ton alçıtaşı rezervi tespit edilmiştir. Günümüzde alçı taşı kullanımının % 5' i zirai amaçlı, %15 i endüstriyel amaçlı olarak kullanılırken; geri kalan miktarın tamamı yapı sektöründe kullanılmaktadır yılında üretime başlayan ve Batman Organize Sanayi Bölgesi nde faaliyetini sürdüren Fernas Alçı Fabrikası İl de Tüpraş tan sonra endüstriyel ölçekli İlin en büyük tesisi olup yıllık üretim kapasitesi ton dur Mardin Taşı Mardin-Kızıltepe-Ömerli-Midyat bölgelerini içine alan geniş alanda gerçekleştirilen çalışmalarda Mardin Taşının litolojik özellikleri belirlenmiştir. Mardin Taşı ilgisizlik yüzünden ustalarını kaybetmekte ve tedbirler alınmazsa, ince işlemeciliğe yönelik faaliyetler bitecektir. Bu nedenle günümüz teknolojileri kullanılarak istenilen çizimler bilgisayara verilerek işlenmelidir. Bu tarz üretim şekli dış pazarlarda talebi yüksek ürünlerin oluşturulmasına olanak sağlayacaktır. 98

120 Mardin Taş Ocakları İşletmeleri nin yapmış olduğu yatırımlar sonuç vermeye başlamış, bu geleneksel ürünler yurt dışına ihraç edilmeye başlamıştır. Evlere tarihi görüntü veren özelliğinden dolayı yakın zamanda dış pazarlarda, Mardin de devam eden restorasyon çalışmaları ve yeni inşa edilen betonarme binalar kaplama uygulamalarıyla yerel pazarda talep gören bir üründür Bazalt Şırnak ilinde Suriye sınırında Cizre, İdil ve Nusaybin ilçeleri arasında bazalt rezervleri bulunmaktadır. Fakat tam olarak rezerv miktarları tespit edilememiştir. Yrd. Doç. Dr. Şefik İmamoğlu nun yaptığı araştırma çalışmalarına göre buradaki bazaltlar blok özellikleri nedeniyle kaldırım taşı (Arnavut kaldırımı ile adlandırılan) olarak kullanılabilir. Irak ta yakın zamanda canlanmış olan ve devam edeceği öngörülen inşaat sektörüne yönelik bir yatırım modeli uygun görünmektedir Hizmetler Turizm Dicle Bölgesi Mezopotamya da yer almasından hem bir çok uygarlığa ev sahipliği hem de geçiş noktası olarak hizmet ettiğinden önemli derecede Tarihi, kültürel ve inançsal mekan ve değer ihtiva etmektedir. Bu haseple Dicle Bölgesinde Kültür ve İnanç Turizmi öne çıkmaktadır. Bu turizm çeşitlerine Bölgenin ticaret ve iş kapasitesinin artmasından kaynaklı olarak iş turizmi de özellikle daha büyük ilçelerde öne çıkmaktadır. Bölgenin doğal değerleri bölgede yaşanan güvenlik sorunundan kaynaklı yeterince kullanılamamaktadır. Buna rağmen yapımı 2015 yılında bitirilecek olan Ilısu Barajı gibi alanlarda hem tekne gezisi hem de doğa gezileri gerçekleştirilebilecektir. Bölgenin kullanılmayı bekleyen diğer bir değeri hem doğal güzellikleri hem de özgün mimarisi ile kırsal yerleşim alanlarının sahip olduğu kırsal turizm potansiyelidir. Bölgenin termal kaynakları kısıtlı olup dağınık şekilde bölgede yer almaktadır. Bu kaynaklar çoğunlukla bölgesel hizmet vermektedir. Bölgenin son Turizm potansiyeli kentleşmenin artmasıyla beraber ihtiyaç duyulan mesire alanlarıdır. Bölge içine gelir akışı sağlamayacak bir turizm çeşidi olmasına rağmen bölgedeki para akışını hızlandırıcı etkisi ve güvenlik ile imaj problemlerinden etkilenmeyen bir turizm çeşidi olmasından kaynaklı değerlendirilebilecek bir turizm çeşididir. Dünya ölçeğinde daha kısa süreli ancak yıl içinde daha fazla hareket etme eğilimi artmaktadır. Aynı zamanda küresel ölçekte artan orta sınıf tüm turizm çeşitlerine talebi arttırmakta 2012 yılında dünyada seyahat eden kişi sayısı 1 milyar kişiyi geçmiştir. Bölgenin uzun yıllar güvenlik sorunu yüzünden küresel ölçekte kullanılamayan turistik değerleri için iyi bir fırsat bulunmaktadır. Ülkede turizm çok hızlı gelişmektedir. Ülkemiz gelen ziyaretçi sayısı itibari ile 2011 yılında 29,3 milyon ziyaretçi ile 6. Sıradadır Türkiye turizm stratejisinde ziyaretçi sayısında ilk beş ülkeye girmek hedeflenmektedir. Bu kapsamda ülkedeki yatak kapasitesi ve tesis nitelikleri sürekli artmaktadır. Ancak hali hazırda deniz turizm üzerinde yoğunlaşma 99

121 gerçekleşmiştir. Bu nedenle farklı turizm çeşitlerinin kullanıma sunulması gerekmektedir. Dicle Bölgesinin 2023 Türkiye hedefi için özellikle Kültür ve İnanç Turizmi konusunda katkı sunması beklenmektedir. Ülke içerisinde harita 77 de görüldüğü gibi Bölge hem yerli hem de yabancı turist konusunda diğer illere görece geridedir. Bölge ziyaretçi çekme konusunda en düşük seviyedeki illerle beraber yer almaktadır. Bu durum aynı zamanda bölgenin turizm rekabetçiliğine de yansımıştır. Bölge en düşük rekabetçiliğe sahip bölgeler klasmanında yer almıştır yılları arasındaki yatak sayısı, gelen ziyaretçi sayısı ve ilin Türkiye deki yatak kapasite ağırlığını içeren Turizm Odak analizinde Mardin, hem Bölge içinde hem de ülke genelinde öne çıkmıştır. Bunun en önemli nedeni dizi ve diğer tanıtım araçları ile ilin iyi imaj sahibi olması, bunun sonucu olarak artan ziyaretçi ve yatırımlardır. Şekil 77: Tesise Gelen Yerli Ziyaretçi Dağılımı Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2012 Bölge içerisinde yatak kapasitesi, gelen turist sayısı konusunda Mardin ve Midyat Kültür Turizmi ile Batman ve Silopi iş turizmi ile öne çıkmaktadır. Aşağıdaki Harita görüleceği gibi yatak kapasitesi büyük il ve ilçe merkezlerinde yığınlaşmış durumdadır. Gelen turist sayısında bölgede Mardin ve Batman öne çıkmaktadır. Silopi Habur sınır kapısından kaynaklı olarak oransal olarak en yüksek orana sahiptir. 100

122 Şekil 78: Dicle Bölgesi Turizm Kapasite Dağılımı Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri, 2013 Bölge içerisinde Kültür, İnanç, İş, Kırsal ve Doğa, Termal ve Mesire olmak üzere altı sınıf turizm çeşidi öne çıkmaktadır. Aşağıdaki haritalarda turizm öne çıkan turizm çeşitlerinin ilçelere göre dağılımı verilmiştir. Dicle Bölgesinin Kültür Turizm potansiyeli aşağıdaki gibidir. Buna göre kültür turizmi noktasında Mardin, özgün kentsel mimarisi ve Dünya kültür mirası geçici listesinde yer almasından, Midyat, özgün kentsel mimarisi ve el işleri ile ve Hasankeyf, özgün tarihsel ve doğal mekanları ile mevcut turların güzergahında yer aldıklarından birincil alanlar olarak öne çıkmaktadır. Nusaybin (Nusaybin Okulu ve Mor Evgin Manastırı), Savur (Kentsel Mimari ve Dereiçi Köyü) ve Cizre (Kırmızı Menderese, Belek Burcu ve HZ Nuh Türbesi ) ise FAS metoduna göre kullanılabilir potansiyele sahip alanlar olarak ikincil kültür turizm alanları olarak ortaya çıkmaktadır. Şekil 79: Dicle Bölgesi Kültür Turizmi Dağılımı Dicle Bölgesi inanç turizmi potansiyeli Hıristiyan ve Müslüman yapıtları olarak ikiye ayrılmaktadır. Veysel Karani ile Baykan ve İbrahim Hakkı ve İsmail Fakirullah Hz ile Aydınlar en fazla turist çeken yerler olarak ortaya çıkmaktadır. Mardin, Midyat, Savur, İdil ve Nusaybin daha çok ülke dışında yaşayan Süryanilerin geldiği yerlerdir. Cizre ise diğer yerlere nispeten 101

123 daha az ziyaretçi çekmesine rağmen Hz Nuh Türbesi ile inanç odaklı ziyaretçi çekebilmektedir. Mevcut durumda ziyaretçi gelişleri dikkate alındığında Aydınlar ve Baykan Birincil İnanç Turizm alanları, Mardin, Midyat, Savur, Nusaybin, İdil ve Cizre ikincil İnanç Turizm alanları olarak ortaya çıkmaktadır. Şekil 80: Dicle Bölgesi İnanç Turizmi Dağılımı Bölge içerisinde iş turizm potansiyeli ekonomik canlılık ve nüfus yığınlaşmasına paralel olarak dağılmıştır. Bölgenin İş turizm dağılımı incelendiğinde Batman ve Kızıltepe öne çıkmaktadır. Mardin, Midyat, Nusaybin, Siirt, Şırnak, Cizre ve Silopi İş turizminde ikincil alanlardır. Bu kentler arasında özelikle Mardin in Büyükşehir olması ve Batman ın hem ekonomik canlılık hem de göç almasından dolayı ileriki yıllarda öne çıkacağı beklenmektedir. Şekil 81: Dicle Bölgesi İş Turizmi Dağılımı Doğa ve Kırsal Turizm konusunda Bölgenin özellikle dağlık alanları öne çıkmaktadır. Kırsal ve doğa turizminin gelişmesinin önündeki en önemli engel devam eden güvenlik sorunudur. Bu sorunun çözülmesi ile bölgede doğa ve kırsal turizm faaliyetlerinin çok fazla artması beklenmektedir. Mevcut potansiyele ek olarak yeni barajlarda turizmin çeşitlendirilmesinde rol alacaktır. Şırnak özelinde ise hem dinsel hem de doğal özelliği ile Cudi dağı öne çıkacaktır. 102

124 Şekil 82: Dicle Bölgesi Kırsal Turizmi Dağılımı Bölgenin termal turizm potansiyeli çok kısıtlı olup belli alanlarda bulunmaktadır. Ancak yeni sondaj çalışmaları ile bu potansiyelin tam olarak büyüklüğü ortaya çıkabilir. Mevcut durumda termal turizm potansiyeli birincil olarak Kozluk, İkincil olarak Dargeçit, Güçlükonak, Eruh ve Beytüşşebap ta bulunmaktadır. Şekil 83: Dicle Bölgesi Termal Turizmi Dağılımı Bölge içerisinde hizmet kalitesi kalifiye personel eksikliği ve personel politikaları sebebiyle önemli bir sorun teşkil etmektedir. Tarihi eserler fazla olmasına rağmen restorasyon faaliyetleri beklenenin altında ilerlemektedir. Birçok tarihi eser ve alanın sergilenmesi için günübirlik tesis alanı bulunmamaktadır. Ulaşım altyapısı bakımından mevcut durumda karayollarında bir sorun bulunmamaktadır. Demiryolu yolcu taşıması hem nitelik hem de nicelik bakımından oldukça sorunludur. Bölge içerisinde Mardin, Batman ve Siirt te havaalanı bulunmaktadır Şırnak Havaalanı ise 2013 Ağustos ayında faaliyete geçecektir. Diyarbakır havaalanı bölge içerisinde özellikle Mardin ve 103

125 Siirt Batman Mardin Batman a da hizmet etmektedir. Turizm altyapısı açısından mevcut havaalanlarında, Mardin havaalanının kapasitesinin arttırılması ile bir sorun bulunmamaktadır. Bölgenin Turizm Potansiyeline sahip kaynakları ve ziyaretçi çekme potansiyeli yüksek turizm rotaları aşağıdaki tablo 25 te verilmiştir. Tablo 25: Bölgenin Turizm Potansiyeline sahip kaynakları ve ziyaretçi çekme potansiyeli yüksek turizm rotaları İl Adı Yerleşim yeri ve mesafe Kullanım amacı ve olanakları Açıklama Mardin Tarihi Kent Merkezi ve DeyrulZafaran Manastırı Midyat Tarihi Kent merkezi Savur Tarihi Kent Merkezi ve Dereiçi Köyü Mor Yakup Nusaybin Okulu ve Zeynelabidin Türbesi Mor Evgin Manastırı ve Marin Harabeleri Mardin Midyat Midyat Tarihi Dokusu ve Sivil Mimari Örnekleri Tarihi Dokusu ve Sivil Mimari Örnekleri Tarihi Dokusu ve Sivil Mimari Örnekleri 1. Derecede Sit Alanı 1. Derecede Sit Alanı 1. Derecede Sit Alanı Nusaybin Dini Mekan Tescilli Yapı Nusaybin 15 Km Dini Mekan Tescilli Yapı Dara Arkeolojik Sit Mardin 25 km Arkeolojik Sit Arkeolojik Sit Alanı Ilısu Baraj Gölü Dargeçit 8 Km Tekne Turu, Doğa Baraj Gölü Yürüyüşü Anıtlı Meryem ana Midyat 18 km Dini Mekan Tescilli Yapı Kilisesi ve Harabeleri Dağ Köyleri ve Bağ Evleri Savur, Mardin Midyat, Turabdin Bölgesi Mardin, Midyat, Savur, İdil Hasankeyf Arkeolojik Alan ve Tarihi Yapılar Doğa Yürüyüşü, Özgün Kırsal Mimari Kilise ve manastırlar Kutsal Bölge Hasankeyf Arkeolojik Sit Arkeolojik Sit Taşlıdere Kaplıcaları Batman 35 Km Termal Turizm Termal tesisler Mor Kiryakos manastırı Beşiri 5 Km Dini Mekan Tescilli Yapı Mereto Dağı Sason 10 Km Dağ Turizmi, kutsal Mekan Doğa Yürüyüşü, Yıllık Ayin Aydınlar İsmail Aydınlar Dini Mekan Önemli Şahsiyet Fakirullah ve İbrahim Hakkı Hz Türbeleri Veysel Karani Hz. Baykan, Veysel Dini Mekan Önemli Şahsiyet Türbesi Karani Bel Hısta Kaplıcaları Eruh 20 Km Termal Turizm Termal tesisler Pervari Yaylası Pervari Doğa ve Yayla Turizmi Doğa Yürüyüşü Abdullah Bin Avf Pervari Dini Mekan 104

126 Şırnak Türbesi İdil ve köyleri Kilise ve Manastırlar İdil Dini Mekan Tescilli Yapı Hz Nuh Türbesi Cizre Dini Mekan Kutsal Mekan Mem-u Zin Türbesi Cizre Kültürel Mekan Cizre Kentsel Tarihi mekanlar Cizre Arkeolojik Sit 1. Derecede Sit Alanı Güçlükonak Kaplıcaları Güçlükonak 8 Km Termal Turizm Termal tesisler Zümrüt Kaplıcaları Beytüşşebap 8 Km Termal Turizm Termal tesisler Faraşin yaylası Beytüşşebap 5 Km Doğa ve Yayla Turizmi Doğa Yürüyüşü Cudi Dağı Cizre-Şırnak Dağ Turizmi, kutsal Mekan Kutsal Mekan Aşağıda ayrıca Bölge ve Bölgenin yakınındaki illerdeki eserlere yönelik 5 farklı potansiyel turizm rotası yer almaktadır. Tablo 26: Dicle Bölgesi ve Bölgenin Yakınındaki İllerdeki Eserlere Yönelik Turizm Rotası Rota adı Başlangıç Bitiş Kapsadığı iller Öne çıkan eserler A'li ruhların izinden Yukarı Mezopotamya Irak'ın Kuzeyinde Siirt Şanlıurfa Batman, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Şanlıurfa Mardin Adıyaman Mardin, Batman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Adıyaman Şırnak (Cizre) Mardin (Nusaybin) Şırnak, Siirt, Batman, Diyarbakır, Şanlıurfa Batman: Hasankeyf, Siirt: Veysel Karani ve Aydınlar, Diyarbakır: Hz Süleyman Cami ve Diyarbakır Ulucami, Hz Zülküf ve Hz Elyasa Peygamberler Türbeleri, Mardin: Mederese ve Camiler ile Sultan Şeyhmus Tüürbesi, Nusaybin: Zeynel Abidin türbesi, Cizre: Hz Nuh Türbesi, Abdaliye Medresesi, Viranşehir: Hz Eyyüp Türbesi, Şanlıurfa: Balıklı Göl ve Hz İbrahim Camii Mardin: Terrace of Mezopotamia, Diyarbakır: Castle of Mezopotamia, Şanlıurfa: Temple of Mezopotamia, Adıyaman: God's throne of Mezopotamia Cizre: Memu Zin, Abdaliye Medresesi ve Hz Nuh Türbesi, Siirt: Veysel Karani ve Aydınlar, Batman: Hasankeyf, Mardin: Midyat ve Mardin Kent Merkezi, Diyarbakır: Surlar ve Camiler, Şanlıurfa: Hz İbrahim ve Hz Hedef Kitle Muhafazakâr Müslümanlar Mezopotamya Kültürü ile ilgilenen herkes Iraklılar 105

127 Eyyüp, Nusaybin: Mor Yakup ve Hz Zeynel Abidin türbesi Azizlerin Yolundan: Turabdin The way of Gourmet Hatay İdil Hatay, Mersin, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Şırnak Hatay Siirt Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Siirt Hatay: St Pierre Kilisesi, Tarsus:St Paul Kuyusu, Gaziantep: Mozaik Müzesi, Şanlıurfa: Hz İbrahim, Mardin: Deyrulzafaran Manastırı, Midyat: Mor Abrohom Manastırı, Mor Malke Manastırı, Mor Gabriel Manastırı, Nusaybin: Mor Yakup Manastırı ve Mor Evgin Manastırı, Savur: Dereiçi köyü, İdil: Mor Aday Manastırı Özgün Mutfaklara yönelik hem yemek hem de aşçılık içeren bir kültür turu Muhafazakar Hıristiyanlar Gurmeler, Farklı lezzet arayanlar ve Aşçı adayları Ticaret Dicle Bölgesi tarihi ipek yolu üzerinde olmasından kaynaklı olarak çok eski bir ticari geleneğe sahiptir. Zaman içerisinde Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması ile doğal ortakları ve pazarları arasındaki ilişki kopmuş uzak pazarlarla cılız bir ticari ilişkiye zorlanmıştır. Son yıllarda Suriye deki iç çatışma ortamı dışında vizelerin kaldırılması ve Ortadoğu ülkeleri ile yapılan serbest ticaret anlaşmaları ile Bölge tekrar ticari kapasitesi yüksek bir bölge haline dönüşmektedir. Ancak Bölge sanayi üretiminin çok üstünde aracı ve taşıyıcı olarak bu ticari faaliyetlerin içerisinde yer almaktadır. Bölge içerisinde üretilen ürünlerin ihracatında ise en önemli sorun tek pazara (Irak) olan bağımlılıktan kaynaklanan yüksek orandaki risktir. Bu kısımda önce Türkiye deki Ticaretin Dönüşümü ve Bölgeye olan yansımaları verilecektir Türkiye nin Dış Ticareti ve Dönüşümü Dicle Bölgesi Türkiye nin Güneydoğu sunda hem Suriye hem de Irakla sınır komşudur. Tarihsel olarak Dicle Bölgesi Mezopotamya ve İpekyolu aksı ile ticari ilişkiler içerisindedir. Aşağıdaki haritada Dicle Bölgesinin ticaret yapabileceği yoğun nüfuslu yerler gösterilmektedir. Ülke içerisinde Ankara, İstanbul, İzmir gibi merkezler Dicle Bölgesi için uzak iken nüfus yoğunluğu yüksek Musul, Halep, Bağdat ve Şam yakın merkezlerdir. Dicle Bölgesi konum itibari ve ticari ilişkiler konusunda daha çok Irak ile irtibatlıdır. Bölge içerisinde üretilen malların %98 i Irak a ihraç edilmektedir. TRC3 Bölgesinin konumu aynı zamanda Irak 106

128 ile ticarette aracı ve taşıyıcı rol almasına sebebiyet vermiştir. Bölge ihracatının %75 lik kısmı bölge dışında üretilen mallardan kaynaklanmaktadır. Bölge bu nedenle aracı konumda yer almaktadır. Bu denli riskli bir pazarda ülkenin bu kadar yüksek ihracat değerine ulaşması Bölge ile Irak arasındaki güven ilişkilerinin yüksekliğinden kaynaklanmaktadır. Şekil 84: TRC3 Bölgesinin Türkiye, Irak ve Suriye ye göre konumu Dünya da ticaretin seyri incelendiğinde 2002 yılından 2012 yılına kadar önemli ölçüde artış sağlanmıştır (yıllık ortalama %11,8) yılında gerçekleşen ticaret 2002 yılının yaklaşık 2,7 katıdır yılında gerçekleşen küresel ekonomik kriz dünya ticaretini tarihte az rastlanır şekilde 2009 yılında %22,3 oranında düşmüştür yılı toparlanma yılı olarak gerçekleşmiş 2011 yılında ise Dünya ticaret 2008 yılındaki seviyesine tekrar çıkmıştır yılında ise 2011 yılına kıyasla bir sabitlenme görüşmüştür. 107

129 000 $ Şekil 85: Dünya Ticareti 2E+10 Dünya Ticareti 25 1,8E ,6E ,4E ,2E+10 1E+10 8E+09 6E+09 4E E Kaynak: WTO, İhracat İthalat Değ. ih. 16,8 21,5 13,9 15,4 15,6 15,2-22,3 21,9 19,6 0,2 Değ. İt. 16,7 21,6 13,6 14,7 15,0 15,6-22,9 21,4 19,2 0,4 Türkiye deki ticaretin seyri Dünya ticaretine benzer şekilde hareket etmiştir. Dış ticaret büyüklüğü 3,4 artarak 87,6 milyar Dolar dan 389 milyar dolara çıkmıştır. İhracat 4,8 kat artarak 26 milyar dolardan 152,4 milyar dolara, ithalat 3,6 kat artarak 51,5 milyar dolardan 236,5 milyar dolara çıkmıştır. Dünyadaki ticarete kıyasla ülke daha hızlı bir ticaret artışı gerçekleştirmiştir. Ancak hem dış ticaret büyüklüğü, hem ithalat ve hem de ihracatta birçok gelişmiş ülkenin arkasında yer almaktadır yılları arasında ihracat dünya ticaretine benzer bir biçimde 2008 yılındaki küresel ekonomik krizden etkilenerek %22,7 oranında düşmüştür ve 2011 yıllarında hızlı bir toparlanma ile 2008 seviyesinin üzerine çıkmıştır. İthalattaki seyir ise 2012 yılı haricinde ihracat ile aynıdır küresel ekonomik kriz nedeniyle ithalatta,% 30,1 lik bir düşüş gerçekleşmiş, 2010 ve 2011 yılında toparlanmadan sonra 2008 yılındaki seviyenin üstüne çıkılmıştır yılında ise bir önceki yıla göre bir düşüş yaşanmıştır

130 000 $ Şekil 86: Türkiyede ihracat ve İthalat TR İhracat ve İthalat , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,1 İthalat (000$) İhracat (000$) Kaynak: TÜİK, Dış Ticaret verileri 2013 Tablo 27 de görüldüğü gibi yılları arasında ülkenin ithalatı karşılama oranı 0,7 den 0,64 e gerilemiştir. Dış ticaret açığı ise 15,5 milyar dolardan, 84,1 milyar dolara çıkmıştır. Dış ticaret açığının ana kaynakları enerji ve ara mamul ürünlerdir. Teşvik politikaları ile ara mamul ürünlerin ülke içerisinde üretilmesine çalışılmaktadır yılında 2011 yılına nazaran dış ticaret açığı düşürülmüştür. İhracatın ithalatı karşılama oranında ise bir önceki yıla göre düzelme sağlanmıştır. Tablo 27: İhracatın ithalatı karşılama oranında Dış Ticaret Açığı -15,5-22,1-34,4-43, ,8-69,9-38,8-71,7-105,9-84,1 milyar $ İhracatın 0,70 0,68 0,65 0,63 0,61 0,63 0,65 0,72 0,61 0,56 0,64 İthalatı Karşılama Oranı Kaynak: TÜİK, Dış Ticaret verileri 2013 Aşağıdaki şekilde yılları arasında ihracatta ülke guruplarının dağılımı verilmektedir. Buna göre 2006 yılında %56lık pay ile AB27 ülkeleri ve %13,2 lik payla Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri en yüksek ihracat payına sahiptir yılında AB27 ülkelerinin Türkiye ihracatındaki payı yıllar itibari ile düşerek %38,8 seviyesine gerilemiştir. Yakın ve Ortadoğu ülkelerinin payı ise 2012 yılında %27,8 seviyesine kadar yükselmiştir. Bu değişim bölge açısından pozitif olarak gerçekleşmiştir. Yakın ve Ortadoğu ülkeleri arasında ise en yüksek paya ülkenin en büyük ikinci ihraç pazarı Irak tır. Bölge Irak a açılan kapı olmasından kaynaklı olarak önemli bir katkı sağlamaktadır. Bu neden Irak Özel olarak ele alınmıştır (Suriye Irak tan 109

131 % farklı olarak bölge için ticaret ilişkisi güçlü bir yerden öte akrabalık ilişkilerinin daha fazla yaşandığı bir yerdir). Şekil 87: Ülke Gruplarına Göre İhracat 100,0 90,0 80,0 70,0 60,0 Ülke Guruplarına Göre İhracatı 50,0 Kaynak: TÜİK, ,0 30,0 20,0 10,0 0, Diğer Ülke ve Bölgeler 0,2 0,8 1,1 0,5 0,1 0,1 0,1 Avusturalya ve yeni Zelanda 0,4 0,3 0,3 0,4 0,4 0,4 0,3 Diğer Asya 4,6 4,9 5,4 6,6 7,5 7,6 6,9 Yakın ve Ortadoğu 13,2 14,1 19,3 18,8 20,5 20,7 27,8 Güney Amerika 0,4 0,5 0,7 0,7 1,1 1,4 1,4 Orta Amerika ve Karayip 0,6 0,5 0,6 0,6 0,5 0,5 0,5 Kuzey Amerika 6,4 4,2 3,6 3,5 3,7 4,0 4,4 Diğer Afrika 1,7 1,8 2,4 2,7 2,0 2,7 2,6 Kuzey Afrika 3,6 3,8 4,4 7,3 6,2 5,0 6,2 Diğer Avrupa 9,3 10,1 11,9 11,1 10,0 9,6 9,4 TR Serbest Bölge 3,5 2,7 2,3 1,9 1,8 1,9 1,5 AB27 56,0 56,3 48,0 46,0 46,3 46,2 38, Dicle Bölgesinin Konumu ve Dış Ticari İlişkileri Türkiye de il dış ticaret verileri firmanın kayıtlı olduğu ile ve beyannameye göre yapıldığından ilin gerçek üretkenliğini vermemektedir. Ancak ticaret yapma kabiliyeti hakkında bilgi verebilmektedir. İhracat ve İhracatçı Firma Ülke içerisinde İhracatçı firmalar İstanbul, Kocaeli ve Bursa yı kapsayan bölgesinde Marmara yoğunlaşmıştır. TRC3 Bölgesinde ise Şırnak 1,08 milyar dolar ihracat miktarı ile 16 ıncı sırada Mardin ise 948 milyon dolar ihracat miktarı ile 18 inci sıradadır. Batman ve Siirt ise ülke içerisinde geri sırada yer almaktadır. Bölge içerisinde Mersin-Habur aksında yer alan iller (Mardin ve Şırnak) ve daha içeride yer alan iller (Batman ve Siirt)olarak ikili bir yapı oluşmuştur. Aşağıda Bölge içi farklılıklar daha ayrıntılı biçimde ele alınacaktır. İhracatçı firma sayıları da ihracat miktarı ile paralel biçimde dağılım göstermiştir. Mardin 230 ihracatçı firma ile 20 inci, Şırnak 212 firma ile 23 üncü, Batman 44 firma ile 57 inci, Siirt 11 firma ile 72 inci sırada yer almaktadır. 110

132 Şekil 88: Türkiye İhracat ve İhracatçı Firma Dağılımı Kaynak: TÜİK, 2013 İhracatçı firmaların ihracat miktarı firma büyüklükleri hakkında fikir verebilmektedir. Aşağıdaki dağılımda görüldüğü gibi Mardin, Şırnak aynı kategoride Batman ve Siirt farklı kategoride er almaktadır. Şırnak firma başına 4,8 milyon dolar ihracat ile ülkede 10 uncu, Mardin 4,1milyon dolar ile 13 üncü, Batman 1,85 milyon dolar ile 36 ıncı, Siirt 516 bin dolar ihracat ile 71 inci sırada yer almaktadır. Bölge içerisinde Şırnak ve Mardin in bu denli büyük firmalara sahip olması sermaye birikimi ve sermaye birikiminin üretime dönüştürülmesi açısından avantaj sunmaktadır. Şekil 89: İllere göre Firma Başına Düşen İhracat Miktarı 000$ Kaynak: TÜİK, 2013 Ülke ihracatının ülke guruplarına kıyaslaması yukarıda verilmiştir. Buna göre Bölge için en önemli Pazar Irak tır. Aşağıdaki şekilde Irak ın illere göre önemi analiz edilmeye çalışılmıştır. Irak a en fazla ihracat yapan İstanbul ve Gaziantep illerinden sonra Şırnak ve Mardin illeri gelmektedir. Bölge ihracatının %96 sı Irak a yapılmaktadır. Aşağıdaki şekilde ilin Irak ihracatının, ilin toplam ihracatına oranında Mardin, Şırnak ve Muş en yüksek değerleri almıştır. Batman bu konuda ikinci bantta yer almıştır. Siirt ise diğer illere kıyasla daha Irak a 111

133 bağımlı bir durumdadır. İllerin Irak ticareti yoğunlaşmasında RCA değeri kullanılmıştır. Buna göre Mardin ve Şırnak Muş ile birlikte en yüksek RCA değerlerini almıştır. Şekil 90: İllerin Irak a İhracatının Yoğunluğu Kaynak: TÜİK, 2013 ve yazar hesaplamaları İthalat ve İthalatçı Firma Ülke içinde İthalat İstanbul, Kocaeli, Ankara, Bursa ve İzmir de yoğunlaşmaktadır. Bölgenin ithalattaki durumu ise ihracattan farklı olarak yansımaktadır. Bölge içerisinde dâhilde işleme rejimini kullanan firmalardan kaynaklı olarak Mardin farklı bir kategoride yer almaktadır. Mardin 152 milyon dolar ithalat miktarı ile 30 uncu, Şırnak 40,7 milyon dolar ithalat ile 53 ünücü, Batman 26,7 milyon dolar ithalat ie 60 ıncı, Siirt 21,4 milyon dolar ithalat ile 63 üncü sırada yer almaktadır. İthalatçı firma sayısında ise ithalat miktarı ile paralel biçimde bir yığınlaşma söz konusudur. Bölge illerinin konumu benzer biçimde ihracattan farklılık göstermektedir. İthalatçı firma sıralamasında Mardin 137 firma ile 28 inci, Batman 59 firma ile 45 inci, Şırnak 53 firma ile 48 inci, Siirt8 firma ile 75 inci sıradadır. Görüldüğü üzere ithalatta ihracata benzer şekilde ikili bir yapı bulunmamaktadır. Şekil 91: İllerin İthalat Miktarı ve İthalatçı Firma Sayısı Kaynak: TÜİK, 2013 İthalatçı firma başına düşen ithalat miktarı o bölgedeki firmaları büyüklüğü hakkında bilgi verebilmektedir. Firma başına düşen ithalat miktarında yığınlaşma açısından önemli fir 112

134 farklılık bulunmaktadır. Firma ithalat miktarında demir-çelik sektörünün yoğun olduğu Karabük, Hatay ve Osmaniye ilk sıralarda yer almaktadır. İthalat miktarı en yüksek il olan İstanbul 16 ıncı durumdadır. Bu durum ithal ürünlere bağımlı sektörlerin ve sektör sermaye miktarı hakkında bilgi verebilmektedir. Bölge içerisinde Siirt firma başına 2,67 milyon dolar ithalat ile 20 inci, Mardin firma başına 1,2 milyon dolar ile 42 inci, Şırnak firma başına 758 milyon dolar ile 50 inci, Batman firma başına 453 bin dolar ile 68 inci sıradadır. Şekil 92: Firma Başına İthalat Miktarı 000$ Kaynak: TÜİK, 2013 Bölge içerisinde Mardin ve Şırnak ile Batman ve Siirt arasında ikili bir yapı söz konusudur. Bu ikili yapının ana kaynağı Mersin-Habur aksında bulunmak ve ya bulunmamaktır. Mersin- Habur aksı Irak ihracatının ana aksı olarak ülkeye büyük katkı sunmaktadır. İhracat ve ihracatçı firma sayıları bu aks üzerinde bulunan taşıyıcı ve komisyoncu firmalarla Irak ile sıkı ilişkisi olan Mardin ve Şırnak ta yoğunlaşmaktadır. Bu yapı aynı şekilde Türkiye nin Irak a olan ihracatı ile paralellik göstermektedir yılında TRC3 Bölgesinden gerçekleştirilen ihracatın %50 si Şırnak tan %46 sı Mardin den, %4 ü Batman ve Siirt ten gerçekleştirilmiştir. Buna benzer olarak ihracatçı firmaları %46 sı Mardin de %43 ü Şırnak ta, %9 u Batman da ve %2 si Siirt te yer almaktadır. Aşağıdaki şekilde yılları arasında bölge ve bölge illerinin ihracat miktarı ve ihracatçı firma sayılarındaki değişim verilmiştir yılları arasında TRC3 Bölgesinin İhracat miktarı 2006 yılındaki düşüş dışında sürekli artmıştır. TRC3 Bölgesinin 2002 yılındaki 45, 5 milyon dolarlık ihracat değeri eşine az rastlanır bir şekilde yıllık ortalama %53 büyüyerek 2,06 milyar dolar olmuştur. İhracatçı firma sayısı ise 2002 yılında 125 ten 498 e çıkmıştır. Bölgedeki değerlerdeki artış Mardin ve Şırnak la paralel şekilde gerçekleşmiştir. İller arasındaki durumda ise Mardin İhracat değerini 23,4 milyon dolardan 948,4 milyon dolara, Şırnak 21,1 milyon dolardan 1 milyar dolara, Batman 600 bin dolardan 83,5 milyon dolara, Siirt 360 bin dolardan 6,2 milyon liraya çıkartmıştır. İhracatçı firma sayılarında yılları arasında Mardin firma sayısını 56 dan 230 a, Şırnak 52 den 212 ye, Batman 12 den 45 e, Siirt 5 ten 11 e yükseltmiştir. 113

135 000 $ İhracatçı firma sayısı Şekil 93: TRC3 Bölgesi İhracat Durumu TRC3 Bölgesi İhracat MARDİN değer BATMAN değer SİİRT değer ŞIRNAK değer MARDİN ihr firma BATMAN ihr firma SİİRT ihr firma ŞIRNAK ihr firma Kaynak: TÜİK, Bölge ithalatında ihracattan farklı bir tablo çizilmektedir yılları arasında ithalat miktarı ve ithalatçı firma sayısında büyük bir artış olmasına rağmen ihracattaki dramatik artış yaşanmamıştır yılları arasında Bölge ithalatı 21,1 milyon dolardan 240,9 milyon dolara, ithalatçı firma sayısı 116 dan 257 e yükselmiştir. Bölge içerisinde ihracattan farklı olarak Mardin baskınlığı söz konusudur yılında Bölgedeki ithalat miktarının dağılımı Mardin %63, Şırnak%17, Batman %11, Siirt %9 şeklindedir. İthalatçı firma dağılımı ise %53 Mardin, %23 Batman, %21 Şırnak ve %3 Siirt Şeklindedir. Aşağıdaki şekle göre Mardin yılları arasında ithalat miktarını 10,7 milyon dolardan 152 milyon dolara, ithalatçı firma sayısını 74 ten 137 e çıkarmıştır. Şırnak İthalat değerini 2 milyon dolardan 407,7 milyon dolara, ithalatçı firma sayısını 20 den 53 e çıkarmıştır. Batman İthalat miktarını 7,1 milyon dolardan 26,7 milyon dolara, ithalatçı firma sayısını 142ten 59 a çıkarmıştır. Siirt ithalat miktarını 1,4 milyon dolardan 21,4 milyon dolara çıkarırken 8 olan ithalatçı firma sayısı değişmemiştir. 114

136 000 $ İthalatçı Firma Sayısı Şekil 94: TRC3 Bölgesi İthalat Durumu TRC3 Bölgesi İthalat MARDİN değer BATMAN değer SİİRT değer ŞIRNAK değer MARDİN it firma BATMAN it firma SİİRT it firma ŞIRNAK it firma Kaynak: TÜİK, TRC3 Bölgesinin Ülkelere göre ihracat ve ithalatı aşağıdaki şekilde verilmiştir. TRC3 Bölgesi (il özelinde aynı durum söz konusudur) ihracatının %96 lık kısmı Irak a %4 lük kısmı diğer ülkelere gerçekleştirilmektedir. Bu durum aslında bölgenin coğrafi özelliğinden kaynaklı olmasına rağmen tek pazara bağlılık büyük bir risk yaratmaktadır. İthalatın ülke dağılımına bakıldığında %22 Çin, %17 Rusya Federasyonu ve %10 Kazakistan ağırlığı gözlemlenmektedir. Çin den nihai tüketim malzemeleri, Rusya federasyonundan kömür, Kazakistan dan ise hububat ağırlığı bulunmaktadır. 115

137 Şekil 95: TRC3 Bölgesinin İhracat ve İthalat Yaptığı Ülkeler Kaynak: TÜİK, 2013 TRC3 Bölgesi İhracat fasılları il özelinde ayrı ayrı ele alınacaktır. Bunun temel nedeni ise yapı itibari ile karşılaştırmanın il bazlı yapılmasının yerinde olacağı düşüncesidir. Aynı zamanda il bazlı gerçekleştirilen Sanayi envanteri çalışmasının da daha karşılaştırılabilir olmasıdır. Mardin ilinin ihraatının ISIC3 (4 digit) sınıflamasına göre %34 ü Öğütülmüş tahıl ürünleri, %33 ü Demir-Çelik ana sanayi %16 sı giyim eşyası, %6 sı plastik ürünleri, %5 i hazır hayvan yemleri ve diğer ürünlerden oluşmaktadır. Mardin de demir-çelik ana sanayi bulunmamaktadır. Şekil 96: Mardin ISIC 3 (4 digit) İşlenmiş sebze ve meyveler 3% Mardin ISIC 3 (4 digit) Demir-çelik ana sanayi 33% Öğütülmüş tahıl ürünleri 34% Taş 3% Kaynak: TÜİK, 2013 Plastik ürünleri 6% Giyim eşyası (kürk hariç) 16% Hazır hayvan yemleri 5% Batman 2012 yılı ihracat dağılımı ISIC3 (4 digit) göre %24 giyim eşyası, %17 fırım ürünleri, %12 kakao, çikolata ve şekerleme oluşturmaktadır. İhracat değeri diğer illere göre düşük çıkmasına rağmen Sanayi envanteri ihracatı ile normal ihracat rakamları arasında önemli bir fark bulunmaktadır. 116

138 Şekil 97: Batman ISIC 3 (4 digit) Tahıl ve başka yerde sınıflş bit. ürünler 3% Diğer 16% Öğütülmüş tahıl ürünleri 5% Kum, kil ve taşocakçılığı 2% Batman ISIC 3 (4 digit) Sanayi fırını, ocak ve ocak ateşleyiciler 4% Fırın ürünleri 17% Taş 8% Çimento, kireç ve alçı 3% Kakao, çikolata ve şekerleme 12% Kaynak: TÜİK, 2013 Giyim eşyası (kürk hariç) 24% Halı ve kilim 3% Trikotaj ürünleri 3% Siirt ili ihracat rakamlarının ISIC 3 (digit 4) göre dağılımı %19 giyim eşyası, % 12 si meyveler ve sert kabuklular, %11 trikotaj ürünleri, %10 u diğer özel amaçlı makineler olarak dağılım göstermektedir. Şekil 98: Siirt ISIC 3 (4 digit) İzole edilmiş tel ve kablolar 3% Sebze, bahçe ve kültür bitkileri ürünleri Mobilya 4% 4% Diğer 8% Meyveler, sert kabuklular, içecek ve baharat bitkileri 12% Siirt ISIC 3 (4 digit) Giyim eşyası dışındaki hazır tekstil ürünleri 2% Başka yerde sınıflandırılmamış metal eşya 4% Diğer özel amaçlı makineler 10% Metal yapı malzemeleri 8% Trikotaj (örme) ürünleri 11% Giyim eşyası (kürk hariç) 19% Plastik ürünleri 7% Ayakkabı 8% Kaynak: TÜİK, 2013 Şırnak ilinin ISIC 3 (digit 4) göre ihraç ürünlerinin sınıflaması %54 demir-çelik ana sanayi, %10 Bitkisel ve hayvansal sıvı ve katı yağlar, %10 çimento ve kireç olarak dağılmaktadır. Burada bahsedilen ürünlerin büyük bir çoğunluğu Şırnak ta üretilmemektedir. 117

139 Şekil 99: Şırnak ISIC 3 (4 digit) Diğer 19% Bitkisel ve hayvansal sıvı ve katı yağlar 10% Fırın ürünleri 7% Şırnak ISIC 3 (4 digit) Çimento, kireç ve alçı 10% Demir-çelik ana sanayi 54% Kaynak: TÜİK, 2013 Bölge İhracat verilerinin en büyük problemi bölgenin üretim kapasitesinin çok üzerinde ihracat yapılmasından kaynaklı olarak yanılgıya düşülebilmektedir yıllarında gerçekleştirilen sanayi envanteri çalışmasında aşağıdaki gibi bir fark oluşmuştur. Tablo 28: TRC3 Sanayi Envanteri ihracat ile toplam ihracat karşılaştırılması Sanayi envanteri ihracat İhracat verileri $ miktarı $ oran Batman ,0 Mardin ,3 Siirt ,6 Şırnak ,9 TRC ,7 Kaynak: TÜİK ve TRC3 Sanayi Envanter Çalışması, 2013 Sanayi envanterine göre Bölgenin toplan ihracat miktarı 467 milyon dolar, Mardin in ihracat miktarı 410,5 milyon dolar, Şırnak ın ihracat miktarı 39,5 milyon dolar, Batman ın ihracat miktarı 13,3 milyon dolar, Siirt in 3,58 milyon dolardır. Bu verilere göre ihraç edilen ürünleri %22,7 si bölgede, %43,3 Mardin de, %57,6 sı Siirt te, %16 sı Batman da ve Sadece %3,9 luk kısmı Şırnak ta üretilmektedir. Bu veriler ışığında bölgenin üretici-ihracatçı olmasından öte komisyoncu ve taşıcı bir yapıda olduğu ortaya çıkmaktadır. Bölge sektörlerinin büyük bir kısmının dışa açılma durumu yüksek oranda gerçekleşmektedir. İl il dış ticaret analizi yapılırken bölgede üretilen ürünlerin dışa açılmışlıkları ve Pazar durumları dikkate alınmalıdır. Aşağıdaki balon grafiğinde dikey eksen sektörün ciro miktarını, yatay eksen ihracat/ciro oranını ve balon büyüklüğü toplam ihracat büyüklüğünü vermektedir. Bölge içerisinde toplam cirosu en yüksek ürün sınıfı çimento, kireç, alçı gibi 118

140 toplam ciro ($) ürünlerin yer aldığı metlik olamayan mineral ürünlerdir. Bu ürünlerin sadece %14,3 ü ihraç edilmektedir. İkinci büyük ciroya un, bulgur, makarna gibi ürünlerin yer aldığı gıda ürünleri imalatı sahiptir. Bu sınıflamadaki ürünler bölgede en çok ihraç edilen ürünler olup ciroya kıyasla ihracat miktarı % 55,5 değerindedir. Üretim miktarı düşük olsa da en yüksek oranda dışa açılmış sektör başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat imalatıdır, bu sektörde dışa açılma oranı %100 dür. En yüksek dışa açılma oranında ikinci ve toplam ciro ve ihracat miktarında üçüncü olan Tekstil ürünlerinin imalatı sınıfındaki ürünlerin toplam dışa açılımı %81,1ile ikinci sıradadır. Bu tarz bir kıyaslama dışa açılamayan sektörlerin belirlenerek dışa açılmaları ve üretimlerini arttırmaları açısından gereklidir. Tablo 29: TRC3 Bölge Sektörlerinin Dışa Açılma Durumu ,0 Bölge Sektörlerinin Dışa Açılma Durumu Ana metal sanayii ,0 Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat imalatı Deri ve ilgili ürünlerin imalatı Diğer , , , ,4 Diğer imalatlar Diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı Diğer ulaşım araçlarının imalatı Elektrikli teçhizat imalatı Gıda ürünlerinin imalatı ,0 Giyim eşyalarının imalatı İçeceklerin imalatı , ,0 6591,4 Kaynak: TRC3 Bölgesi sanayi Envanteri , , ,0 0,0 20,0 40,0 60,0 80,0 100,0 ihracat yüzdesi Kağıt ve kağıt ürünlerinin imalatı Kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı Kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı TRC3 Bölge içi İhracat Bölge içerisindeki ihracat hem üretim hem de ihracat yapabilme kabiliyeti ile ilgilidir. İhracat yapabilme kabiliyeti ise ana ticari akslara yakınlık, bu aksara erişilebilirlik ve ticaret yapma kültürü ile ilgilidir. Bölge içerisinde Ticaret Yapma kültürünün yoğun olduğu yerlerde taşımacı ve komisyoncu firmaların daha yoğun olacağı öngörüsü ile aşağıdaki tipoloji ortaya çıkmıştır. Bu tipoloji sınır etkisi olarak sınıflandırılmıştır. Bu tipolojiye göre Taşıyıcı ve komisyoncu firmaların yoğun olduğu yerler sırasıyla, Silopi, Cizre Kızıltepe, Nusaybin, Mardin, Midyat ve Yeşillidir. TRC3 Bölgesinde Cizre, Silopi, Midyat, Kızıltepe, Mardin ve Yeşilli daha çok Habur Sınır kapısı etkisinde Nusaybin ise Nusaybin sınır kapısının etkisinde bulunmaktadır. 119

141 Tablo 30: Dicle Bölgesi Sınır Etkisi Altındaki İlçe Dağılımı Sınır etkisinin aks ve sınır kapısı etki alanında olunmasının yanı sıra ihracatçı firma ve UND sayısı bir fikir verebilmektedir. Aşağıdaki haritada GAİP ve DAİP e bağlı ihracatçı firmaların dağılımı ve UND ye üye firma sayısı verilmektedir. Bu haritaya göre İhracatçı firmalar r sınır etkisinin yoğun olduğu sırasıyla Silopi, Cizre, Kızıltepe, Mardin Nusaybin ve Midyat ta yer almaktadır. Sınır etkisi dışında üretim ve kentsel yığınlaşmanın yüksek olduğu Batman da bu kategoride yer almaktadır. UND üyesi firmalar ise sadece sınır etkisi olan ilçelerde yığınlaşma göstermiştir. Bu ilçelere ek olarak azda olsa Siirt, Kurtalan, Kozluk, Şırnak, Uludere, İdil ve Yeşillide de ihracatçı firma bulunmaktadır. Özellikle erişimi zor ve nüfus olarak düşük ilçelerde ihracatçı firma bulunmamaktadır. Bu analiz İl bazlı sınır etkisi analizi yapılırken il içerisindeki farklılıklarında ortaya konulmasını sağlamaktadır. Erişimi zor ilçeler İl sınırına bölge dışındaki birçok ile göre daha yakın olmasına rağmen sınır etkisinden yararlanamamaktadır. Tablo 31: İlçelere göre İhracatçı Firma ve UND Üye Dağılımı Kaynak: DAİB, GAİB Sınır etkisi dışında ilçelerin dışa açılmışlık seviyeleri sanayi envanteriyle daha sağlık bir sonuç verebilir. Aşağıdaki haritada ilçelerin ihracat miktarı verilmektedir. Bu veri sanayi envanteri çıktısı olduğundan aynı zamanda ilçelerin üretkenlikleri ve üretim seviyeleri hakkında bilgi verebilmektedir. İhracatın miktar en yüksek olduğu yer Organize sanayi bölgesindeki üretimden dolayı 352 milyon dolarla Mardin dir. Mardin i Çimento Fabrikasından dolayı

142 milyon dolar ihracat ile Kurtalan, yine Organize Sanayi Bölgesinden dolayı 46,7 milyon dolar ile Kızıltepe, Sınır etkisinden kaynaklı üretim oluşumu sağlayan 34,5 milyon dolar ihracatla Silopi, üretimden kaynaklı 13,8 milyon dolar ihracat yapan Batman takp etmektedir. Bu ilçeleri sırasıyla 7,3 milyon dolarla Nusaybin, 5,1 milyon dolarla Cizre, 4 milyon dolarla Derik, 3,9 milyon dolarla Midyat, 1,5 milyon dolarla Siirt, 1 milyon dolarla Beşiri ve son olarak 400 bin dolarla Kozluk takip etmektedir. Daha önce bahsedilen sınır erişimi ve erişilebilirliği düşük 18 tan ilçede (toplam ilçe sayısının %60) ihracat yapılmamaktadır. Bu sonuç aslında Bölgenin tam olarak dışa açılmadığının bir göstergesidir. Şekil 100: TRC3 Sanayi Envanterine göre İlçelere göre İhracat Miktarı Kaynak: TRC3 Sanayi envanteri, 2013, Dış Pazarlar Suriye Suriye ile bölge arasında ticari ilişkiden çok akrabalık ilişkileri bulunmaktadır. Yine de Suriye Dicle Bölgesi için ticari potansiyel ihtiva etmektedir. Türkiye nin Suriye ile ticareti iyi ilişkilerle beraber yükselişe geçmiş 394 milyon olan ihracat 1,8 milyar dolara yükselmiştir. Aynı şekilde 247 milyon dolar olan ithalat 452 milyon dolara çıkmıştır yılında ihracat bir önceki yıla göre %13 düşmüş, 2012 yılında ise %69 luk sert bir düşüş yaşamıştır. 121

143 000$ Milyon USD % Şekil 101: Türkiye Suriye Dış Ticaret Türkiye-Suriye Dış Ticaret 2000, ,0 1600, ,0 1200, ,0 800, ,0 400, ,0 0, İhracat 410,8 394,8 551,6 609,4 797,8 1115,0 1421,6 1844,6 1609,9 501,0 İthalat 261,2 247,6 142,6 187,2 259,3 323,7 221,5 452,5 336,6 67,4 İhracat Değişim İthalat Değişim Kaynak: TÜİK, 2013 Bölgenin Suriye ile olan ticareti çok sınır şekilde devam etmiştir. Bu ticaretten en çok yararlanan Mardin ilidir. Bölgede Suriye ile ticaret yapan diğer bir il Şırnak tır ve ticaret seyri düzensizdir. Suriye ile olan ticari ilişkiler cılız olsa da özellikle Suriye deki olayların en yüksek seviyede yaşandığı 2012 yılında büyük bir düşüş yaşanmıştır. Dicle bölgesinin Suriye ile ticaret yapmasının önündeki en büyük engel Nusaybin sınır kapısının yolcu geçişleri için tasarlanmış olmasıdır yılında tamamlanan ancak olaylardan dolayı faaliyete geçirilemeyen yeni kapı ile bu sorun ortadan kalmaktadır. Şekil 102: TRC3 Bölgesi Suriye İhracatı TRC3 Bölgesi Suriye İhracatı Kaynak: TÜİK, Şırnak 1487, ,75 432, , , , , ,246 Siirt Batman , ,086 69,023 0 Mardin 8507, , , , , , , , , ,999 Suriye deki olaylar Şanlıurfa, Gaziantep ve Hatay a kıyasla Bölgeyi daha az etkilemiştir. Bölge içerisinde en fazla etkilenen ilçeler Nusaybin ve Kızıltepe olmuştur. Kızıltepe yasa dışı çalışan 122

144 Suriyelilerden dolayı işsizlik sorunundan etkilenmektedir. Bölge içerisinde ise ekonomik canlılığının büyük bir kısmını Suriye den alan Nusaybin etkilenmiştir. Nusaybin hem ekonomik canlılığını kaybetmiş hem de Kızıltepe gibi yasa dışı çalışanlardan dolayı işsizlik sorunundan etkilenmektedir. Ancak gelen Suriyelilerin çoğu oradaki yerli halkla akraba olduğu için diğer illerdeki gibi tepki toplamamaktadır. Irak 2012 verilerine göre yaklaşık 152,5 milyar USD olan Ülke ihracatının 10,8 milyar USD ile %7,1'i Irak'a yapılmaktadır. Irak böylelikle Almanya'dan sonra en fazla ihracat yapılan ikinci Ülke konumunda olup Türkiye ticaretinde merkezi bir konumdadır. Irak İthalatı 149,3 milyon USD ile Türkiye ithalatı olan 236,5 milyar USD'nin sadece %0,1'ini oluşturmaktadır. Bu durumda Ticari fazla verdiğimiz ülkelerin başında Irak bulunmaktadır. Şekil 103: Türkiye İhracatının Ülkelere Dağılımı Almanya 9% Irak 7% İran 7% Diğer 48% İngiltere 6% B.A.E. 5% İspanya 2% A.B.D. 4% Fransa 4% İtalya 4% Rusya 4% Kaynak: TÜİK, 2013 Türkiye-Irak dış ticaret verileri26 (incelendiğinde makine ve ekipmanları. hububat ve inşaat malzemelerinin Türkiye den Irak a ihraç edilen ürünlerin başında geldiği görülmektedir yılı TÜİK verilerine göre Türkiye Irak ihracatının kalemler bazında ayrıntılı dağılımı aşağıdaki gibidir: 26 HS sistemine göre 123

145 Şekil 104: Türkiye-Irak İhracatının Sektörlere Dağılımı Demir ve çelik 10% Diğer 34% Demir veya çelikten eşya 8% Hayvansal ve bitkisel yağ ve mam. 8% Kaynak: TÜİK, 2013 Hububat, un, nişasta vb 3% Yenilen meyvalar ve sert kabuklu meyvalar 3% Etler ve yenilen sakatat Süt ürünleri vb 3% 4% Plastikler 5% Mobilyalar, vb 5% Değirmencilik ürünleri; 4% Elektrikli makina ve cihazlarvb. 8% Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar vb 5% 2012 yılı TRC3 Bölgesi Mardin ve Şırnak yoğun olmak üzere yaklaşık 2,06 milyar USD ihracat ve 240,9 milyon USD ithalat gerçekleştirilmiştir. İhracatın 1,99 Milyar USD ile %96,4'lük kısmı Irak'a gerçekleştirilmiştir. İthalat'ta ise Irak baskın yapıdan farklı olarak ülke çeşitliliği arz edilmektedir. Ülke Genelinde TRC3 Bölgesi Irak'a yapılan ihracatın yaklaşık %19'unu gerçekleştirmektedir. Şekil 105: TRC3 İhracat ve İthalatı Ülke dağılımı Kaynak: TÜİK, 2013 TRC3 Bölgesinden Irak'a geçekleştirilen ihracatın büyük bir kısmı Türkiye'nin Irak'a gerçekleştirdiği ihracatla benzer bir yapıdadır. Sektör olarak İnşaat ürünleri ve gıda ürünleri ihracatın %65'ini oluşturmaktadır. 124

146 Şekil 106: TRC3 İhracatının Sektörlere göre Dağılımı TRC3 Bölgesi İhraç Ürün Dağılmı Diğer 23% Değirmencilik ürünleri; 11% Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar vb 6% Hububat, un, nişasta 5% Demir veya çelikten eşya 3% Demir ve çelik 36% alçılar, çimento 6% Plastikler 3% Örülmüş Giyim eşyası 3% Örülmemiş giyim eşyası 4% Kaynak: TÜİK, 2013 Irak la ticaret, TRC3 Bölgesi nin ihracat hacminin yüzde 96'sını oluşturduğundan, Irak pazarındaki gelişmeler bölge için büyük önem taşımaktadır. Bununla beraber, Irak la ekonomik ilişkilerin gidişatı, diğer Orta Doğu ülkeleriyle ilişkilerdeki değişimlerin ne yönde olacağının da işaretini vermektedir. Irak ın ithalatında Türkiye nin tüm sektörlerde üst sıralarda yer alması ve yeniden inşa sürecinden geçiyor olması, bu pazardaki arz açığının ve orta ve uzun vadede ortaya çıkabilecek fırsatların stratejik açıdan değerlendirmesinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Irak ekonomisinin petrol üretimine dayandığı, ham petrol ihracatının milli gelirin yüzde 70 ini, bütçe gelirinin ise yüzde 95 ini oluşturmaktadır. Petrol fiyatlarındaki artışların ve faaliyete geçen yeni petrol sahalarının, milli geliri olumlu yönde etkileyerek diğer sektörlerin de gelişmesine yol açacağı ve ülkede arz açığı ve kapasite yetersizliği olan tarım, gıda sanayi ve inşaat gibi sektörlerde ithal ürünlere olan talebin artmasına yol açacağı beklenmektedir dan beri ham petrol fiyatlarının yükselişte olması ve Irak ekonomisinin istikrarlı büyüme seyri bu yöndeki gelişmeleri hızlandırmaktadır. Ülkede güvenliğin sağlanması ile beraber ekonominin büyümesine yönelik tüketimi arttırıcı tedbirler alınırken, üretimi gerçekleştirilemeyen malların ithalatı yönünde kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmaktadır. IKB Kabinesi ve Irak taki Türkiye temsilcileriyle yapılan görüşmelerde Irak ın yeniden inşa sürecinin yaklaşık 20 yıl daha devam edeceği dolayısıyla, Irak ın inşaat ve gıda ürünlerine olan talebinin kısa vadede düşmeyeceği öngörülmektedir Yılı Irak Ekonomisi Öngörüsü Uluslar arası Enerji Ajansının 2012-Ekim ayında yayınladığı Dünya Enerji Görünümü Irak özel sayısına göre enerji talebinin büyük bir kısmını gerçekleştiren ABD'nin, Kaya gazının kullanımı ile 2035 yılında kendi kendine yeter konuma gelmesi beklenmektedir. Ancak Enerji Talebi konusunda ABD'nin ithal enerjiye olan talebinden daha büyük bir talep yükselmekte olan Çin 125

147 ve Hindistan piyasalarından gelecektir. Yükselen ekonomilerden gelecek petrol ve doğal gaz talebini ve enerji fiyatlarının aşırı derece yükselmesini engelleyecek tek üretici mevcut durumda %25 kapasite ile çalışan Irak olacaktır. Bu nedenle Irak'ın gelecek enerji talebi karşılama konusuna merkezi bir rolü olacaktır. Enerji piyasalarındaki bu değişim ve Irak'ın merkez rolü raporda detaylı olarak irdelenmiştir. Irak'ın artan önemi ve geleceği Türkiye ve özelde Bölge için hayati önem haizdir. Raporun Irak için merkez, yüksek ve gecikmiş durum senaryolarına göre Petrol ve Doğal gaz üretim ve gelir dağılımının aşağıdaki gibi gerçekleşmesi beklenmektedir. Merkez senaryoya göre Irak Petrol üretiminin 2020 yılında günde 6,1 milyon varile, 2035 yılında günde 8,5 milyon varile çıkması beklenmektedir. Doğalgaz üretiminin 2020'de 41 bcm ye, 2035 yılında 89 bcm'ye çıkması beklenmektedir. Irak'ın bu senaryoyu gerçekleştirmesi için yılları arasında petrol sektörüne 319 Milyar USD, Doğal gaz sektörüne 71 milyar USD ve Enerji Sektörüne 142 milyar USD yatırımı yapması gerekmektedir. Merkez senaryoya göre GSYİH'nın Milyar USD'den 2020'de 289 Milyar USD'ye ve 2035 yılında 552 Milyar USD'ye çıkması beklenmektedir. Tablo 32: Irak Ekonomi Öngörüsü Merkez Senaryo Yüksek Senaryo Gecikmiş Senaryo GSYHİ (Milyar, USD) Petrol Üretimi (mb/d) 2,7 6,1 8,3 9,2 10,5 4 5,3 Petrol İhracatı (mb/d) 1,9 4,4 6,3 7,1 7,9 2,7 3,8 Doğal Gaz Üretimi (bcm) Doğal Gaz İhracatı (bcm) Milyar USD (2011) Petrol Sektör Yatırımları Petrol İhracat Gelirleri Doğal Gaz Sektör Yatırımları Doğal Gaz gelirleri Enerji Sektörü Yatırımları Kaynak: IEA 2012 World Energy Outlook, 2012 Irak içerisinde mevcut senaryolara göre petrol ve doğal gaz üretiminin en büyük kısmı Güney sahalarda gerçekleştirilecektir. Kuzey sahalarda (Nineva, Kerkük ve IKB) üretim artacak olmasına rağmen artış yeni bulunana sahalara bağlıdır. Orta kesimde ise üretimin çok fazla artmayacağı beklenmektedir. Üretim artışlarının coğrafi dağılımı göz önüne alınarak Irak'ın sadece belli bir bölgesine değil tüm Irak'a öncelik verilmesi gerekmektedir. Suriye'nin Irak piyasasından çekilmesi ile Irak Türkiye'nin en büyük ikinci ihracat pazarı olarak ortaya çıkmıştır. Mevcut trende göre 2015 yılında Irak'ın Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olması beklenmektedir. Mevcut durumda ihraç ürün talebinin büyük bir kısmını IKB sağlamaktadır. Irak pazarının sadece %12,5'inin oluşturan IKB ile beraber Irak'ın geri kalan kısmına da bölge ve ülke daha yakın incelenme ve takip yapılması gerekmektedir. 126

148 2.3. Çevre ve Mekânsal Yapı Çevre TRC3 Bölgesi Sınırları TRC (Güneydoğu Anadolu) Bölgesi nin bir alt bölgesi olan TRC3 (Dicle) Bölgesi; bilinen en eski kültürün doğduğu Bereketli Hilal diye adlandırılan coğrafyada, Mezopotamya topraklarında yer almaktadır. Köklü uygarlıklara ev sahipliği yapmış bu coğrafyanın verimli topraklarında bulunan TRC3 Bölgesi illeri (Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak); Dicle Nehri nin ve ona bağlı çayların bereketini, bölgeye hâkim olmuş birçok devletin tarihi ve kültürel mirasını ve İpek Yolu üzerinde konumlanmış olmanın imkânlarını bir arada barındırmaktadır. Bölge, aynı zamanda, birçok dinin ve topluluğun barış içinde bir arada yaşamasına imkân veren yeryüzündeki ender toprak parçalarından biridir (DİKA, 2010; ÇDP, 2011). Toplam yüzölçümü ,1 km 2 olan TRC3 (Dicle) Bölgesi, Türkiye nin %3,3 lük alanını kaplamaktadır (Tablo 33). Bölgenin Güneydoğu Anadolu Bölgesi (TRC) içerisinde kapladığı alan ise %44,1 dir. Bölge illerinin yüzölçümü bakımından büyüklerine bakıldığında %33,7 lik oran ile Mardin ilinin (8.806,0 km 2 ) ilk sırayı aldığı görülmektedir. Mardin ilini %27,4 ile Şırnak (7.151,6 km 2 ), %21,0 ile Siirt (5.473,3 km 2 ) ve %17,9 ile Batman (4.659,2 km 2 ) illeri takip etmektedir. Tablo 33: TRC3 Bölgesi İllerinin Yüzölçümleri ve Oransal Büyüklükleri İl/Bölge Adı Yüzölçümü (km²) Türkiye deki Yüzölçümü Oranı (%) TRC3 teki Yüzölçümü Oranı (%) Mardin 8.806,0 1,1 33,7 Batman 4.659,2 0,6 17,9 Siirt 5.473,3 0,7 21,0 Şırnak 7.151,6 0,9 27,4 TRC3 (Dicle Bölgesi) ,1 3,3 100,0 TRC (Güneydoğu Anadolu Bölgesi) ,0 7,3 - TR (Türkiye) ,0 100,0 - Kaynak: ÇDP, 2011 TRC2 (Diyarbakır, Şanlıurfa) ile TRB2 (Van, Hakkâri, Bitlis, Muş) Bölgelerine komşu olan Bölge nin, güneyde Suriye ve Irak ile sınırı bulunmaktadır (Şekil 106). 127

149 Şekil 107: TRC3 Bölgesinin Konumu Kaynak: DİKA, 2011b TRC3 Bölgesi nde Mardin e bağlı 10 (Merkez, Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur, Yeşilli), Batman a bağlı 6 (Merkez, Beşiri, Gercüş, Hasankeyf, Kozluk, Sason), Şırnak iline bağlı 7 (Merkez, Beytüşşebap, Cizre, Güçlükonak, İdil, Silopi, Uludere) ve Siirt iline bağlı 7 (Merkez, Aydınlar, Baykan, Eruh, Kurtalan, Pervari, Şirvan) ilçe bulunmaktadır. Mardin in Büyükşehir Belediyesi olmasıyla birlikte, Büyükşehir Belediyesi nin mülki sınırları içinde kalan tüm köy ve belediyelerin kamu tüzel kişilikleri kaldırılmıştır. Bunun sonucunda köyler mahalle, belediyeler ise her biri parçalanmadan kendi isimleriyle mahalle statüsüne geçmiştir. Böylelikle, Mardin Belediyesi nin mahalleleri merkez olmak üzere, Mardin Merkez ilçe sınırları içerisindeki köyler ile belediyelerden oluşan Artuklu ilçesi ve aynı adla belediye kurulmuştur. Şekil 108: TRC3 Bölgesi İllerinin İlçeleri ve Sınırları İllerin Coğrafi Konumu TRC3 illerinin Türkiye içindeki konumlarını önemli kılan birçok neden bulunmaktadır. Bunların ilki ve belki de en önemlisi, Bölge nin ekonomik ve sosyal olarak diğer bölgelere 128

150 göre geri kalmışlığının, Bölge ve ülke geneli için yarattığı olumsuz dışsallıklardır. Söz konusu geri kalmışlık döngüsünün kırılması ve Bölge nin ekonomik ve sosyal kalkınmasının sağlanması halinde Bölge nin, sorun teşkil eden değil, tam aksine bugüne kadar değerlendirilemeyen potansiyeli ile Türkiye ekonomisi ve toplumsal huzuruna büyük katkılar sağlayan bir bölge olacağı açıktır (DİKA, 2010). Tablo 34: TRC3 İl Merkezleri Rakım Değerleri İl Merkezi Rakım (m) Mardin Batman 550 Şırnak Siirt 895 Mardin: Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde bir sınır ili olan Mardin, doğu boylamları ve kuzey enlemleri arasında yer alır. Doğuda Şırnak ve Siirt, batıda Şanlıurfa, kuzeyde Diyarbakır ve Batman, güneyde ise Suriye topraklarıyla çevrilidir. Yüzölçümü bakımından en büyük ilçesi ise Kızıltepe, en küçük ilçesi ise Yeşilli dir. İl merkezinin rakımı yaklaşık metredir (Mardin İli Çevre Durum Raporu, 2011; ÇDP, 2011). Batman: Batman ili doğu boylamları ile kuzey enlemleri arasında yer alır. Kuzeyde Muş, batıda Diyarbakır, doğuda Bitlis ve Siirt, güneyde Mardin ile çevrilidir. Yüzölçümü bakımından en büyük ilçesi Kozluk, en küçük ilçesi ise Hasankeyf tir. İl merkezinin denizden yüksekliği 550 metredir (Batman İli Çevre Durum Raporu, 2011; ÇDP, 2011). Şırnak: Şırnak ili doğu boylamları ve kuzey enlemleri arasında yer alır. Yüzölçümünün ¾ ü Güneydoğu Anadolu Bölgesi nin Dicle Bölümü nde ve ¼ ü Doğu Anadolu Bölgesi nde bulunan Şırnak ili, batıda Mardin, kuzeyde Siirt, kuzeydoğuda Hakkâri illeri ile güneyde Irak ve Suriye devletleriyle çevrilidir. Yüzölçümü bakımından en büyük ilçesi Merkez, en küçük ilçesi ise Güçlükonak tır metreyi aşkın rakımı ile Şırnak il merkezi deniz seviyesinden oldukça yüksektir (Şırnak İli Çevre Durum Raporu, 2011; ÇDP, 2011). Siirt: doğu boylamı ve kuzey enlemi üzerinde yer alan Siirt ili, doğudan Şırnak ve Van, kuzeyden Batman ve Bitlis, batıdan Batman, güneyden Mardin ve Şırnak illeri ile çevrilidir. Yüzölçümü bakımından en büyük ilçesi Pervari, en küçük ilçesi ise Aydınlar dır. İl merkezinin rakımı ortalama 895 metredir (ÇDP, 2011) İllerin Topografyası ve Jeomorfolojik Durumu 27 Mardin: Mardin il alanının % 52,6 sı dağlarla kaplıdır. Pek yüksek olmayan bu geniş dağ kütlesi, il topraklarının ortasında doğu batı istikametinde uzanır ve Diyarbakır Havzası ile Suriye Çölü arasında basamaklarla yükselen bir eşik oluşturur. İlin büyük bir bölümü dağlarla 27 Bu bölüm hazırlanırken illerin 2011 yılı Çevre Durum Raporları ve Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporundan faydalanılmıştır. 129

151 kaplı olduğundan vadiler önemli yer tutmaktadır. Dicle Vadisi, Güneydoğu Anadolu nun Fırat Irmağı ndan sonra en önemli vadisidir. Mardin de platolar, yeryüzü şekillerinin en az ağırlıklı bölümünü oluşturmaktadır. Mardin Dağları nın, özellikle kalkerli kesimleri hızla aşınarak platolara dönüşmüştür. Bu platolar metre yükselti kuşağında yer alır. Kızıltepe- Mardin-Nusaybin Ovaları; Şanlıurfa ili sınırlarında kalan Ceylanpınar Ovası nın doğu uzantısı durumundaki bu ovalar bir bütün oluşturmaktadır. Büyükdere Vadisi ile Gümüş Çayı Vadisi nin birleşmesi ile genişleyen taban üzerinde yer alan Kızıltepe Ovası en geniş olanıdır. Akarsuların taşıdığı alüvyonlarla kaplı Derik, Kızıltepe, Mardin ve Nusaybin Ovalarında yakın bir tarihte GAP la birlikte verimin artması beklenmektedir. İl içinde düzlüklerin ve su kaynaklarının yoğunlaştığı güney kısımda yer alan Kızıltepe, Nusaybin ve Midyat ilçeleri farklı bir coğrafi yapı sergilemektedir (ÇDP, 2011). Batman: Batman ilinin kuzey ve kuzeydoğusu yüksek, sarp ve dağlık olup güneyi ise dağlık ve engebelidir. İl sınırları içinde bulunan dağların başlıcaları Raman, Eylül, Mereto Dağlarıdır. İlin büyük bir kısmını Güneydoğu Torosların uzantıları kaplamakta, ilde güneyden kuzeye gidildikçe yükseklik artmaktadır. Coğrafi bakımından en düzlük alanlara sahip ilçeleri Merkez ve Kozluk tur. Batman ilinin büyük bir bölümü dağlarla kaplı olduğundan vadiler önemli bir yer tutmaktadır. Muş güneyi Dağları nın güney yamaçlarından başlayan Batman Çayı Vadisi, Aytamış ın batısında Dicle vadisine açılmaktadır. Oluşturulan kolların büyük bir kısmı Diyarbakır il alanında kalmaktadır. İlin güneyinde m yükselti kuşağında yer alan platolar, genellikle kalkerli yapıya sahiptir. Batman ilinin en büyük ovası, il merkezinin bulunduğu Batman Ovasıdır. Ova, Batman Çayı Vadisi ve Dicle Vadisi ile birleşmeden önce genişleyen bölümde meydana gelmiştir. Batman Çayının taşıdığı alüvyonlarla kaplı ve çok verimli bir ovadır (Batman İli Çevre Durum Raporu, 2011; ÇDP, 2011). Şırnak: Şırnak ilinin önemli dağları; Cudi, Gabar, Namaz ve Altın Dağlarıdır. İlin güneyinde Suriye ve Irak sınırına yakın kesimleri hariç hemen hemen tamamı dağlarla kaplıdır. Hakkâri Dağları, Mardin Dağları ve Siirt doğusu Dağları nın kolları olan bu dağlar, il alanının kuzeyden güneye, doğudan batıya havzalara parçalanmışlardır. Siirt doğusu Dağları nın ana gövdesini oluşturan Herekol Dağı (2.838 m) ve Yassı Dağı (2.280 m) ilin Siirt ile sınırını oluşturmaktadır. Kızılsu, Behram ve Habur Vadisileri il sınırları içinde kısımları bulunan vadilerdir. İlin batı ve güney kesimindeki bazı düzlükler dışında, büyük bölümü akarsular tarafından derince yarılmış platolar halindedir. Şırnak ilinin önemli ovaları rakımı metre arasında değişen Silopi, Cizre ve İdil ovalarıdır. Dicle Nehri ve Habur suyunun taşıdığı alüvyonlarla kaplı olan bu ovalar çok verimlidir (Şırnak İli Çevre Durum Raporu, 2011; ÇDP, 2011). Siirt: Siirt ilinde yeryüzü şekilleri içinde en ağırlıklı yeri, yaklaşık olarak % 75 ile dağlar almaktadır. İlin kuzeyi ve doğusu yüksek ve sarp kesimlerdir. Genel olarak Güneydoğu Toroslar adıyla anılan bu dağ sırası doğudan güneydoğuya genişçe bir yay çizerek Hakkâri Dağları yla birleşmektedir. Yer şekillerinin bu yapısı ilin doğal sınırını oluşturmaktadır. İlde, sarp yapıda kalkerli oluşumlar egemen durumdadır. Suya karşı direnci çok düşük olan bu kalkerler, akarsu ve yüzey sularıyla hızla aşındırılmış, dar ve dik vadiler ortaya çıkarmıştır. 130

152 Siirt te dağlardan sonra en ağırlıklı yeryüzü şekli platolardır. Büyük bir bölümü yüksek düzlükler şeklinde olan bu platolar, Siirt doğusu Dağları nın kuzey bölümünü oluşturan Doğruyol, Kurtalan, Kapılı ve Yazlıca Dağları nın Botan Suyu ve kollarınca yarılmış vadilere bakan yamaçlarında toplanmıştır. Siirt ili toprakları, Güneydoğu Torosların çizdiği geniş yayın Dicle Havzasına giren bölümünde yer almaktadır. Güneydoğu Toroslar, Malatya ve Elazığ Ovalarının arasından başlayarak Muş Ovası ve Van Gölüyle, düşük yükseltili güneydoğu düzlüklerini birbirinden ayıracak şekilde, geniş bir yay çizer ve İran da Zağros Dağları yla birleşir (Siirt İli Çevre Durum Raporu, 2011; ÇDP, 2011) Toprak Kabiliyeti, Büyük Toprak Grupları ve Erozyon 28 TRC3 Bölgesi nin toprak yapısı; arazi kabiliyet sınıfları, erozyon, büyük toprak grupları ve mevcut arazi kullanım değerleri birlikte değerlendirildiğinde, erozyonun hiç veya çok az olduğu bölgelerde I.sınıf arazi kabiliyeti sınıfının ön plana çıktığı, genellikle alüvyal ve kolivyal toprakların hâkim olduğu, arazi kullanım açısından da tarım alanlarının yoğun olarak bulunduğu ve oransal olarak Bölge nin batı bölümünde yer aldığı görülmektedir (ÇDP, 2011) Toprak Kabiliyeti ÇDP de ele alındığı şekliyle, TRC3 Bölgesi nin topraklar durumu, kullanım kabiliyetine göre, arazinin eğim derecesi, iklim ve doğal bitki toplulukları gibi özelliklerine bağlı olarak birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar toprak sınıflarına ayrılmıştır. Arazi Kullanım Kabiliyet Sınıfları dağılımına göre; I. II. ve III. Sınıf topraklar işlemeli tarıma elverişli arazi, IV. Sınıf topraklar kısıtlı işlemeye uygun arazi, V, VI. ve VII. Sınıf topraklar mera ve ormana elverişli araziler, VIII. Sınıf topraklar ise bitki yetiştirilmesine elverişli olmasalar bile yaban hayatı için ve dinlenme yerleri olarak kullanılabilecek arazilerdir. VI, VII ve VIII. Sınıf araziler genelde dik eğim, şiddetli erozyon, taşlılık, sığ kök bölgesi, kuraklık v.b. sorunlar içermektedir. Arazi kaynaklarını tehdit eden en önemli unsurlar; erozyon, organik maddelerin bozunumu, toprak kirliliği, hidrojeolojik riskler, tuzlanma, biyolojik çeşitliliğin azalması ve toprak kaybı şeklinde sıralanabilir. Bölge nin ilere göre I-VIII. Sınıf toprak kabiliyet durumunu gösteren karşılaştırmalı dağılımı Şekil 108 de verilmiştir. Buna göre, Bölgemizde I-IV. Sınıf arazilerin (%60) V-VIII. Sınıf arazilerden (%40) daha fazla olduğu söylenebilir. İşlemeli tarıma elverişli toprak grubundan olan I. Sınıf toprakların en fazla Mardin de bulunduğu görülmektedir. Bölgemizde, toprak-su koruma önlemleri alınarak bazı yerli bitkiler yetiştirilebileceği V., VI. ve VII. Sınıf araziler ile tarımsal yönden en zayıf olan VIII. Sınıf arazilerin %84 ü Siirt te bulunmaktadır. 28 Bu bölümler hazırlanırken illerin 2011 yılı Çevre Durum Raporları ve Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporundan faydalanılmıştır. 131

153 Şekil 109: TRC3 Bölgesi Toprak Kabiliyet Durumu Mardin (ha) Batman (ha) Siirt (ha) Şırnak (ha) Toplam (ha) I. Sınıf II. Sınıf III. Sınıf IV. Sınıf V, VI, VII, VIII. Sınıf Büyük Toprak Grupları İklim, topografya ve ana madde farklılıkları nedeniyle çeşitli büyük toprak grupları olmuştur. Bölgede öne çıkan büyük toprak grupları Alüvyal, Bazaltik, Kahverengi Orman, Kahverengi, Kestane -Kırmızı Kahverengi, Kireçsiz Kahverengi Orman, Kireçsiz Kahverengi, Kolivyal, Kırmızımsı Kahverengi, Gri-Kahverengi Podzolik ve Hidromorfik Topraklar dır (ÇDP, 2011). TRC3 Bölgesi nin ilere göre büyük toprak grupları dağılımı ve karşılaştırmalı durumu Şekil 109 da gösterildiği gibidir. Mardin ilinde en büyük alana sahip toprak grubu %71,6 lık oran ile Kırmızımsı Kahverengi Topraklar dır. Mardin dışındaki diğer tüm TRC3 Bölgesi illerinde en fazla Kahverengi Orman Toprakları bulunmaktadır. Bu toprakların kapladığı alanlar Batman da tüm toprak gruplarının %39,1 ini, Şırnak ta %48,7 sini ve Siirt te %58,8 ini oluşturmaktadır. TRC3 Bölgesi olarak değerlendirildiğinde Kahverengi Orman Toprakları tüm bölgede %38,1 lik oran ile ilk sırada yer alırken, Kırmızımsı Kahverengi Topraklar %24,4 ile ikinci sırayı ve Kahverengi Topraklar %11,5 ile üçüncü sırayı almaktadır. Şekil 110: TRC3 Bölgesi Büyük Toprak Grupları Mardin (ha) Batman (ha) Şırnak (ha) Siirt (ha) 132

154 Erozyon Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye nin erozyona en fazla maruz kalan bölgelerinden biridir. Aşırı otlatma, eğimli arazilerde tarla açılması, yağışların büyük bölümünün şiddetli sağanaklar biçiminde olması, erozif etkiyi kuvvetlendirmektedir. TRC3 Bölgesi illerinden özellikle Siirt ve Mardin de erozyon hızı oldukça yüksektir (ÇDP, 2011). TRC3 Bölgesi nde çok şiddetli erozyon alanları ve şiddetli erozyon alanları hâkim durumdadır (Şekil 110). Çok şiddetli erozyon alanları Bölge nin doğu kısmında yoğunlaşmış olup ha, şiddetli erozyon alanları ise bölgenin batı kesiminde yer alıp ha alanı kaplamaktadır. Bölgedeki toplam alanın %37 si çok şiddetli erozyon, %28 i ise şiddetli erozyon etkisi altındadır. Orta şiddetli ve çok az şiddetli erozyon alanları ise bölgenin batı kesiminin güneyinde sınır boyunca yoğunlaşmış olup toplam alanın %27 sini oluşturmaktadır. Geriye kalan %9 luk alanın ise erozyon durumu bilinmemektedir. Siirt ve Şırnak illerinde çok şiddetli erozyon alanlarının baskısı görülmektedir. Siirt te toplam alanın %51,7 si, Şırnak ta ise toplam alanın %44,2 si çok şiddetli erozyon alanı olarak tanımlanmaktadır. Batman da ise bu oran Bölge ortalamasına yakındır (%37,6). Mardin de ise toplam alanın %33 ü şiddetli erozyonun etkisi altındadır. Mardin ilinde diğer illere göre, çok şiddetli erozyon alanlarının ilin toplam alanı içindeki oranı daha düşüktür (%19,6). Şiddet gruplarına göre ayrılan erozyon durumu Mardin topraklarında alansal olarak dengeli bir dağılım göstermektedir. Diğer üç ilde ise bu denge görülmemektedir. Şekil 111: TRC3 Bölgesi Erozyon Durumu Çok Şiddetli Erozyon Alanları Şiddetli Erozyon Alanlar Orta Şiddette Erozyon Alanları Hiç veya Çok Az Erozyon Alanları Erozyon Durumu Bilinmeyen Alanlar 0 Mardin (ha) Batman (ha) Siirt (ha) Şırnak (ha) Ekolojik Yapı 29 TRC3 Bölgesi nin genelinde üç ana ekosistem tipi mevcuttur. Bunlar; orman, step (bozkır) ve sulak alan ekosistemleridir. Bu ekosistem tipleri, yerleşim merkezleri ve tarım arazileri dışında kalan doğal alanlardır. Bölge genelinde step ve ormanlar, sulak alanlara göre daha 29 Bu bölüm hazırlanırken Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporundan faydalanılmıştır. 133

155 fazla alan kaplamaktadır. Ormanlar özellikle Şırnak ve Siirt il sınırları içerisinde geniş yer tutmaktadır. Özellikle Şemdinli bölgesinde saf ormanlar göze çapmaktadır. Orman alanlarında çoğunlukla meşe türleri hâkimdir. Mevsim içindeki yağışların az olması, Bölge genelinde doğal bitki örtüsünün step olmasına neden olmuştur. Ayrıca Mardin ilinin büyük kesimi havza niteliğinde olup, Karacadağ, Mardin Eşiği ve Toros Dağları arasında bir step adacığı görünümündedir. Bu step adacığının çevresini orman tahripleri sonucunda çıplak kalmış sahalar veya bodur meşe toplulukları meydana getirmiştir. Batman, Siirt ve Şırnak il sınırlarından geçen Dicle nehri bölgede sulak alan özelliği gösteren en önemli alandır. Tarım arazileri Mardin ve Batman il sınırları içerisinde yaygın olarak görülmektedir (ÇDP, 2011) Biyolojik Çeşitlilik 30 TRC3 Bölgesi coğrafi konumu dolayısıyla sahip olduğu biyolojik çeşitlilik ve endemik türler bakımından önemli bir yere sahiptir. Araştırma sahalarının dar olması sebebiyle halen gün ışığına çıkarılmayı bekleyen türlerin var olduğu da tahmin edilmektedir. Mevcut zengin biyolojik çeşitliliğin ve genetik kaynakların korunması ve iyileştirilmesi gerekmektedir. Ancak türlerin doğal yaşam alanlarının kirlilik tehdidi ile karşı karşıya olması, ekonomik faaliyetlerin baskısı, kentleşme oranının yükselmesi ile yaşam çevrelerinin daralması, çevre yönetimindeki koordinasyon yetersizliği ve mevzuatın uygulanmasındaki aksaklıklar biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilir bir şekilde korunmasını güçleştirmektedir. Bölge nin flora ve fauna çeşitliliği aşağıda verildiği gibidir Flora ÇDP de yer alan endemik bitkilerin tehlike kategorileri Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı ve IUCN 2001 çerçevesinde değerlendirilmiştir. IUCN Red Data Book Kategorileri aşağıda verildiği gibidir (ÇDP, 2011): EX (EXTINCT) : Tükenmiş CR (CRITICALLY ENDANGERED) : Kritik düzeyde tehlike EN (ENDANGERED) : Tehlikede VU (VULNARABLE) : Zarar görebilir LC (LEAST CONCERN) : En az endişe verici NT (NEAR THREATENED) : Yakın zamanda tehlike sınırına girebilir DD (DATA DEFICIENT) : Veri yetersiz TRC3 Bölgesi toplam bitki ve endemik bitki takson sayıları aşağıdaki tabloda verildiği gibidir (Tablo 35). Mardin ili hem toplam bitki takson sayısı (725 tür) hem de endemik bitki takson sayısı (50) açısından Bölge deki en zengin ildir. Mardin, tüm bölge içerisindeki toplam bitki takson sayısının %61 ini, endemik bitki takson sayısının ise %41 ini barındırmaktadır (Şekil 112). Siirt ili toplam bitki takson sayısı bakımından 293 tür ile ikinci sırayı almaktadır. Şırnak ilinin sahip olduğu zengin bitki örtüsüne rağmen, toplam ve endemik bitki takson sayılarında 30 Bu bölüm hazırlanırken Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporundan faydalanılmıştır. 134

156 Bölge içerisinde son sıralarda yer aldığı görülmektedir. Bölge deki güvenlik sorunları nedeniyle araştırma alanlarının dar olmasının buna sebep olduğu düşünülmektedir. Güvenlik sorununun çözülmesiyle birlikte hem Şırnak hem de Bölge nin diğer illeri için Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Sahalarının kurulması, araştırmaların daha derinlemesine yapılabilmesini sağlayacaktır. Gün ışığına çıkarılacak türlerle birlikte, Bölgemiz bitki zenginliği açısından gereken değere ve bilinirliğe kavuşacaktır. Tablo 35: TRC3 Bölgesi Toplam Bitki ve Endemik Bitki Takson Sayıları Tür Mardin Batman Şırnak Siirt TRC3 Toplam Bitki Takson Sayısı Endemik Bitki Takson Sayısı Kaynak: ÇDP, 2011 Şekil 112: TRC3 Bölgesinde Toplam Bitki ve Endemik Bitki Takson Sayılarının İller İçerisindeki Dağılımları Toplam Bitki Takson Sayısı Endemik Bitki Takson Sayısı Şırnak 7% Batman 7% Siirt 25% Mardin 61% Siirt 32% Şırnak 14% Batman 13% Mardin 41% Fauna Bölgenin her 4 ilinde de 5 büyük fauna sınıfı tespit edilmiştir. Bunlar Pisces (Balıklar), Amphibia (İki Yaşamlılar), Reptilia (Sürüngenler), Aves (Kuşlar) ve Mammalia (Memeliler) dır. Bu büyük hayvan grupları Mardin de 135, Batman da 96, Şırnak ta 122 ve Siirt te 106 takson ile temsil edilmektedir. Bütün bu fauna bilgileri göstermektedir ki, TRC3 Bölgesi birçok hayvan türünün doğal yayılış alanıdır ve onlar için önemli bir barınaktır. Ancak iklim koşullarının çok kurak olması ve bitki örtüsünün her geçen gün zayıflaması buraları yaşama alanı olarak seçen hayvan türleri için de tehlike arz etmektedir. Özellikle tehlike altında olduğu belirtilen türlerin yayılış gösterdiği bölgelerde yapılacak olan bütün çalışmalarda gerekli hassasiyetin gösterilmesi son derece önemlidir. 135

157 Şekil 113: TRC3 Bölgesinde Fauna Sayılarının İller İçerisindeki Dağılımları Kaynak: ÇDP, 2011 TRC3 Bölgesi illerinde yayılış gösteren türlerden öncelikli olarak tehdit altında olanlar ve tehlike kategorileri Tablo 36 da belirtildiği gibidir. Bu türlerin yaşam alanları son derece hassas olup, yapılacak olan çalışmalarda konuyla ilgili gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir. Tablo 36: TRC3 Bölgesi Tehlike Altındaki Türeler ve Kategorileri İl Tehlike Altındaki Türeler Kategori Mardin Cyprinus carpio, Testudo graeca terrestris, Falco naumanni VU Nannospalax ehrenbergi Batman Cyprinus carpio, Testudo graeca, Spermophilus citellus, Vormela peregusna VU Nannospalax ehrenbergi Şırnak Cyprinus carpio, Testudo graeca, Neurergus crocatus VU Vanellus gregarius Nannospalax ehrenbergi Siirt Cyprinus carpio, Testudo graeca, Capra aegagrus VU Kaynak: ÇDP, Mardin Batman Şırnak Siirt Pisces (Balıklar) Amphibia (İki Yaşamlılar) Reptilia (Sürüngenler) Aves (Kuşlar) Mammalia (Memeliler) Nannospalax ehrenbergi Koruma Alanları ve Hassas Ekosistemler 31 TRC3 Bölgesi nde Hasankeyf gibi Milli Park statüsünde olabilecek alanlar bulunmasına karşın Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanı gibi tescilli koruma alanları bulunmamaktadır. Yaban Hayatı Koruma Sahası ve Yaban Hayvanı Yerleştirme Alanı açısından Bölge incelendiğinde, Mardin ve Batman da bu alanda yapılan çalışmaların olduğu görülmektedir. Mazıdağı nda 500 ha lık saha Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ilan edilerek 5 yıl boyunca ava DD DD CR DD DD 31 Bu bölüm hazırlanırken Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporundan faydalanılmıştır. 136

158 kapatılmıştır. Batman ilinde ise, Beşiri ilçesi sınırlarında ha lık alana sahip Alaca Devlet Avlağı ve Raman Bölgesinde ha lık alana sahip Yaban Hayatı Yerleştirme Sahası yer almaktadır. Bölgede yaban hayvanları için elverişli alanlar bulunmasına karşın Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak ayrılmış herhangi bir alan mevcut değildir. Bölge de başta Mardin ili olmak üzere, tescil edilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları arasında çok sayıda (Mardin de 99, Batman da 15, Siirt te 6 ve Şırnak ta 3 adet) arkeolojik sit alanı bulunmaktadır. Ayrıca Mardin ilinde iki adet I. Derece doğal sit alanı (Derik Kuşçu Köyünde Kuşçu Kalderası ve Derik Söğütözü Köyü Grekot Mevkiinde Grekot Kalderası) ve iki adet kentsel sit alanı (Estel-Midyat ve Savur ilçesi) bulunmaktadır. Bununla birlikte, Bölge de Kültürel Miras Kapsamına Giren birçok yapı bulunmaktadır. Tescillenmiş ve bu sayede kısmi koruma altına alınmış olan yapı ve alanların bazıları bakımsızlık ve ihmal dolayısıyla tahribata uğramıştır. Tescillenememiş tarihi ve kültürel alanların çoğu ise yıkılmış veya betonarme ilavelerle büyük değişikliğe uğratılmıştır. Bununla birlikte tarihi dokuya uymayan şehirleşme anlayışı, çok katlı binalara verilen izinler, kentlerin hızlı, plansız ve kontrolsüz büyümesi de bu dokuya geri dönülmesi güç, büyük zararlar vermektedir. Bölge illerinin sahip olduğu tarihi ve kültürel özelliklerin doğru bir yaklaşımla değerlendirilip korumaya ve iyileştirmeye yönelik önlemlerin bir an önce alınması gerekmektedir. Bölge de çok sayıda (özellikle Batman ve Siirt) Sulak Alan kapsamda değerlendirilebilecek akarsu, gölet ve baraj gölü bulunmasına karşın Sulak Alan veya Ramsar Alanı kapsamına giren tescilli bir alan bulunmamaktadır. Bölge deki sulak alan kapsamına girebilecek alanların tespit edilmesi ve koruma/kullanma dengesi göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bölge deki en önemli içme suyu havzası, Ülkenin 4. büyük su toplama alanı olan Dicle Havzasıdır. Bölge sınırları içerisinde, Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Uluslararası Sözleşmeler Uyarınca Korunması Gerekli Alan kapsamına giren tescilli bir alan bulunmamaktadır Çevre Sorunları Hava Kirliliği Hava kirliliği, her geçen gün ciddi boyutlara ulaşan önemli çevre sorunları arasında yer almaktadır. Nüfus artışı ve yaşam şeklinin değişimine bağlı olarak artan enerji tüketimi, plansız ve hızlı kentleşme, mevcut durumda yetersiz olan yeşil alanların giderek azalması, kalitesiz yakıtların kullanılması ve sanayileşme hava kirliliğine sebep olan başlıca beşeri kaynaklar arasında sıralanabilir. Yanardağ faaliyetleri, çöl tozları, hayvan türlerinin azalması ve bitki türlerinin bozulması ise hava kirliliğine sebep olan doğal faaliyetlerdir. Atmosfere yabancı maddelerin girişi hava kirliliğine sebep olmakla birlikte; sıcaklık, basınç, yağış, rüzgâr, nem ve güneş radyasyonu gibi meteorolojik faktörler ile konum ve topografik yapı da hava kirliliğini etkilemektedir. TRC3 Bölgesi illeri hava kirliliği ölçüm istasyonlarında sadece PM10 ve SO2 değerleri ölçülmektedir. Mardin ilinde ortalama PM10 değeri kış sezonuna kadar

159 Ortalama SO2 değeri (µg/m³) Ortalama PM10 değeri (µg/m³) µg/m³ün üzerinde seyrederken, bu dönemden sonra giderek bir iyileşme görülmüş ve kış sezonunda 46 µg/m³ değerine kadar düşmüştür (Şekil 114). TRC3 illeri içerisinde en düşük PM10 değerleri Şırnak ilinde kaydedilirken, Siirt ve Batman illerinde genel olarak 120 µg/m³ üzerinde değerler ölçülmüştür. Şekil 114: TRC3 Bölgesi İlleri Kış Dönemi Ortalama PM10 Değerleri Kaynak: TÜİK ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (2012 yılı Ocak ayından itibaren Hava Kalitesi İstatistikleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanmaktadır.) TRC3 illeri içerisinde Batman, en düşük SO2 değerlerine sahip ildir (Şekil 115). Bu parametre bazında hava kalitesi açısından en kötü olan il ise Şırnak tır. Şırnak ta çıkarılan ve ilin temel istihdam ve geçim kaynağı olan, yüksek kükürt içeriğine sahip asfaltit kömürünün, ısınma amaçlı yakıt olarak kullanılması, bu durumun temel kaynağı olarak görülmektedir. Şırnak ili için önemli bir yeri olan asfaltit kömürünün yüksek kükürt oranlarının düşürülmesi yönünde fizibilite çalışmalarının yapılması büyük önem taşımaktadır. Şekil 115: TRC3 Bölgesi İlleri Kış Dönemi Ortalama SO2 Değerleri Kaynak: TÜİK ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 0 Mardin Batman Şırnak Siirt kış sezonu kış sezonu kış sezonu kış sezonu kış sezonu Mardin Batman Şırnak Siirt kış sezonu kış sezonu kış sezonu kış sezonu kış sezonu

160 kış sezonu hava kalitesi izleme istasyonlarından alınan günlük (24 saatlik) ölçüm verileri uyarı eşikleri aşımı açısından incelendiğinde, PM10 ortalamalarında ilk seviye uyarı eşiğinin Mardin de 2, Batman da 7, Şırnak ta 2 ve Siirt te 6 kez aşıldığı görülmektedir (Tablo 36). Mardin ve Batman da ikinci, üçüncü ve dördüncü seviyeler aşılmazken; Şırnak ta ikinci seviye 1 kez, Siirt te ikinci seviye 2, üçüncü seviye 1 ve dördüncü seviye 1 kez aşılmıştır. SO2 ortalamalarında Mardin, Batman ve Siirt te uyarı eşikleri aşılmamışken, Şırnak ta ilk seviye uyarı eşiği 23 kez aşılmıştır. Sınır değerlerin üzerinde konsantrasyona sahip olan kirleticilerin, insanlar (üst solunum yolları vb.) ve çevre üzerinde olumsuz etkileri vardır. Bu kirleticilerden, insanların olumsuz yönde etkilenmemesi için en kısa sürede kirlilik seviyesinin bilinerek eyleme geçilmesi gereklidir. TRC3 Bölgesi nde, hava kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla kalitesiz kömür kullanımının engellenmesi, doğalgaz arzı sağlanan Batman ve Siirt illerinde doğal gaz kullanımının teşvik edilmesi ve Mardin ve Şırnak illerine doğal gaz iletiminin ivedilikle sağlanması gerekmektedir. Tablo 37: TRC3 Bölgesi İlleri Kış Dönemi PM10 ve SO2 Uyarı Eşiği Aşım Sayıları İl PM10 UYARI EŞİKLERİ (µg/m³) SO2 UYARI EŞİKLERİ (µg/m³) İlk Seviye (>260) İkinci Seviye (>400) Üçüncü Seviye (>520) Dördüncü Seviye (>650) İlk Seviye (>500) İkinci Seviye (>850) Üçüncü Seviye (>1100) Dördüncü Seviye (>1500) Mardin Batman Şırnak Siirt Kaynak: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı TRC3 Bölgesi illeri istasyonlarında kış dönemi PM10 ve SO2 veri alım oranları Tablo 37 de verildiği gibidir. Her iki parametre açısından da veri alım oranı en yüksek olan il Mardin dir. Siirt te de PM10 ve SO2 veri alım oranları %90 ın üzerindedir. Batman ve Şırnak ta bulunan hava kalitesi izleme istasyonları, veri sağlama konusunda daha düşük seviyededir. Batman ve Şırnak başta olmak üzere Bölge deki istasyonların iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, il ve gerekli durumlarda ilçe bazında hava kalitesi izleme ağlarının kurulup sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekmektedir. Tablo 38: TRC3 Bölgesi İlleri İstasyonlarında Kış Dönemi PM10 ve SO2 Veri Alım Oranları İl PM10 Veri Alım Oranı (%) SO2 Veri Alım Oranı (%) Mardin Batman Şırnak Siirt Kaynak: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 139

161 Su Kirliliği 2010 TÜİK verilerine göre, ülke genelinde atıksuların %96,1 i su kaynaklarına (%41,8 i denizlere, %48,6 sı akarsulara, %3,6 sı barajlara, %2,1 i göl ve göletlere) deşarj edilmektedir. TRC3 Bölgesi nde de benzer bir durum söz konusudur. Bölge nin alıcı ortamlarına göre kanalizasyon şebekesinden deşarj edilen atıksu miktarları kıyaslandığında, atıksuların en fazla akarsulara (%95,2) deşarj edildiği görülmektedir. Buna karşın, Bölgemizde sadece Siirt Merkez de bulunan evsel atıksu arıtma tesisi ile atıksular arıtılarak Botan çayına verilmekte, bunun dışında atıksuların tamamı arıtılmadan alıcı ortamlara verilmektedir. Atıksular dışında katı atıkların da su kaynaklarına boşaltılması sonucu, Bölge deki su kirliliği daha ciddi boyutlara taşınmaktadır TÜİK verilerine göre, TRC3 Bölgesi nde toplam 76 belediyeden 10 u topladığı evsel atıkları dereye veya göle dökmektedir. Bölge deki atık miktarlarına göre bertaraf yöntemleri değerlendirildiğinde; atıkların %5,4 ünün dereye veya göle döküldüğü görülmektedir. Bölge de evsel atıklarını doğrudan derelere boşaltan belediyeler bulunduğu gibi, kuru dere yataklarını çöp sahası olarak kullanan belediyeler de bulunmaktadır. Yapılan saha çalışmalarında, ilçe merkezlerinde toplanan evsel atıkların vahşi depolama yöntemiyle bertarafı için seçilen arazilerin birçoğunun eğimli arazi olduğu, bazılarının sonunda ise kuru dere yataklarının bulunduğu görülmüştür. Eğim dolayısıyla kuru dere yataklarına ulaşan atıklar, yağışların gelmesiyle birlikte dolan derelerden akıntıyla taşınmakta ve kontrolsüz bir şekilde çevreye saçılmaktadır. Bununla birlikte akarsu kollarının ana su kaynağına ulaşması sonucu, büyük su kaynakları da evsel atıklar dolayısıyla kirlenmektedir. Yer altı suları kirliliğine de sebebiyet veren arazi ortamına deşarjlar, Bölge de %4,6 seviyesindedir. Atıksuların foseptik, zerzemin (%0,2) gibi ortamlara deşarjları da yer altı su kaynaklarını kirletmektedir. Ülke genelinde ise yer altı suyu kirliliğine sebep olan araziye deşarjlar %1, fosepitk vb. ortamlara deşarjlar %2,9 seviyesindedir Toprak Kirliliği TRC3 Bölgesi nde atıksuların arazilere (%4,6) ve foseptik, zerzemin gibi ortamlara (%0,2) deşarj edilmesi, toprak kirliliği oluşumunda yer alan önemli faktörler arasında yer almaktadır. Bölgemizde, toplam 76 belediyeden 8 i dolgu yaparak veya tarımsal araziye dökerek evsel atıklarını bertaraf etmektedir. Atık miktarlarına göre bertaraf yöntemleri değerlendirildiğinde, atıkların %1,8 inin bu yöntemlerle bertaraf edildiği görülmektedir. Evsel atıkların bu yöntemlerle bertaraf edilmesi de Bölge deki toprak kirliliğine sebep olan etmenler arasında yer almaktadır Görüntü Kirliliği Yapılan saha çalışmalarında, il ve ilçe merkezlerinde toplanan evsel atıkların çoğunlukla şehir merkezine çok uzak olmayan ve yol kenarlarında seçilen arazilerde vahşi depolama yöntemiyle bertaraf edildiği görülmüştür. Ayrıca, belediye sınırları içerisinde olup ilçe merkezlerine uzak ve ulaşımı zor olan yerleşim yerlerinin (mezralar) çöpleri belediyeler 140

162 tarafından toplanamadığından, bu yerleşim yerlerinde ikamet edenler çöplerini gelişigüzel arazilere dökmektedir. Çöplerin rüzgâr vb. faktörler ile dağılması, çevre kirliliği ve sağlıksız koşulların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Yol kenarlarındaki arazilere çöplerin boşaltılması görüntü açısından da rahatsızlık vermektedir. Bazı belediyeler bu sebeple çöp sahasını değiştirmek zorunda kalmış ancak eski çöp sahasında da herhangi bir ıslah çalışması yapılmamıştır. Bölge de evsel atıkların depolama ve bertaraf yöntemleri dolayısıyla oluşan görüntü kirliliğiyle birlikte, plansız kentleşmenin ortaya çıkardığı görüntü kirliliği de göz ardı edilemeyecek seviyededir. Son yıllarda Bölge kentlerinde hızla artan kentleşme, plansız ve kontrolsüz yapılaşmayı da beraberinde getirmiştir. Çarpık kentleşmeye dönüşen bu yapılaşma, kent merkezlerinde görüntü kirliliğine sebep olmaktadır. 141

163 Mekânsal Yapı Kentsel Altyapı ve Kentleşme Kentsel Altyapı TRC3 Bölge kentleri, alınan yoğun göç ve nüfus artışına karşın, kentsel olanaklar bakımından yetersiz ve hazırlıksız olması dolayısıyla çevresel sorunlar ile karşı karşıyadır. Bölge de kentsel nüfusun ve kentleşme oranlarının artmasıyla birlikte, kentsel altyapı ihtiyaçlarında ortaya çıkan talep ile aynı düzeyde ve hızda bir arz sağlanamamakta ve yapılan yatırımlar yetersiz kalmaktadır. Buna karşın nüfus projeksiyonları, kentlerdeki yıllık ortalama nüfus artış hızları ve kentlerin ileriki dönemlerde göç almaya devam edeceği dikkate alınarak, doğru bir kentsel gelişmenin sağlanabilmesi için gereken tedbirlerin şimdiden ivedilikle alınması gerekmektedir. Bölge kentlerinde yaşanan hızlı kentleşmenin gerçek anlamda bir kentsel gelişmeye dönüşebilmesi için öncelikli olarak hâlihazırda birikmiş olan altyapı eksiklerinin tamamlanması ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçları karşılayacak düzeyde gelişme göstermesi gerekmektedir TÜİK ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verileri ile Bölge de yapılan saha çalışması sırasında uygulanan anketler analiz edilerek TRC3 Bölgesi nin çevresel altyapı mevcut durumu ortaya çıkarılmıştır. Bölge nin bu konudaki mevcut durumu içme suyu, atıksu ve katı atık yönetimi başlıkları altında derlenmiştir. İçme Suyu Altyapısı ve Arıtma Tesisleri TRC3 Bölgesi, 221 litre olan günlük kişi başı çekilen su miktarı ile 217 litre olan Türkiye ortalamasının üstünde bir değere sahiptir. Saha çalışması sırasında Belediyeler ile yapılan görüşmelerde, çekilen su miktarının aslında yetecek durumda iken, kontrolsüz ve bilinçsiz su tüketimi sebebiyle su sıkıntılarının yaşandığı belirtilmiştir. Özellikle yaz aylarına doğru içme ve kullanma suyunun sulama amaçlı kullanılması ile su kesintilerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve mahallere suların kademeli olarak verildiği belirtilmiştir. Bazı Belediyelerde ortaya çıkan bu durumda sular gün aşırı verilirken, bazılarında her mahalleye günde birkaç saat su verilmesiyle çözüm üretilmeye çalışılmaktadır. Bazı Belediyelerde ise ilave kaynakların devreye alınmasıyla yaz aylarında ortaya çıkan su problemine çözüm üretilmektedir. Ayrıca Bölge nin topografik yapısı sebebiyle kot farkının olduğu yerleşimlerde su kullanımında artış olduğu dönemlerde, yüksek kotlardaki yerleşimlere su iletimi yapılamamaktadır. Bilinçsiz su tüketimi probleminin yanı sıra, içme ve kullanma suyu şebekesindeki kayıpkaçaklar da Bölge de büyük sorun olmaya devam etmektedir. İçme suyu isale ve şebeke yapılarının eski olması dolayısıyla hatlarda kayıplar oluşmaktadır. Bölge nin tüm ilçe Belediyelerinde yapılan görüşmelerde, birçok ilçede şebeke hatlarında halen asbest boru kullanımının devam ettiği beyan edilmiştir. İlçe merkezlerinde, nüfusun ve yerleşmelerin artmasına bağlı olarak şebeke sistemlerine ilaveler yapılmaktadır. Ancak çok eski olan hatlarda toplu bir yenileme, kaynak yetersizliği sebebiyle çoğu Belediye için mümkün 142

164 olmamaktadır. Yenileme çalışmaları yapılsa dahi halen asbest boru, betonarme veya PVC boru kullanılmaktadır. Bu tür sağlıksız, dayanıksız ve çok uzun ömürlü olmayan malzemeler yerine polietilen boruların kullanılması hatlardaki kayıpların büyük oranda azaltılmasını sağlayacaktır. Bunun yanında hatların döşenmesi esnasında gerekli standartlara uyulması, kısa ve uzun vadede borularda oluşacak hasarları minimum seviyeye indirecektir. Bölge de şebekelerdeki kaçak oranları, kayıp oranlarından çok daha yüksek seviyelerdedir. İlçe merkezlerinde yapılan görüşmelerde beyan edilen kayıp-kaçak oranları ortalama %50 seviyesindedir. Bölge de su abonelik oranı oldukça düşüktür. Su faturası tahsilât oranının da düşük olması (Bölge ortalaması yaklaşık %49 dur) kaliteli su hizmetlerinin sunulamamasının arkasında yatan önemli faktörlerden biridir (Şekil 116). İsale ve şebeke hatları için izleme ve kontrol sistemlerinin (SCADA gibi) kurulması kayıp-kaçak oranını azaltmada en etkili yöntem olacaktır. Şekil 116: TRC3 Bölgesi nde 2012 Yılı Su Faturası Tahsilât Oranları Kaynak: Saha Çalışması Anket Sonuçları Kaynaklarına göre Belediyeler tarafından içme ve kullanma suyu şebekesi ile dağıtılmak üzere çekilen su miktarları incelendiğinde Bölgemizde en fazla kuyu (%54,2) ve kaynak (%42,1) suyunun kullanıldığı görülmektedir (Şekil 117). Kullanılan yüzey suları (akarsular) %3,7 civarındadır. Baraj suyu ise Bölge de henüz içme ve kullanma suyu amaçlı olarak kullanılmamaktadır. Buna karşın ülke genelinde içme ve kullanma suyu olarak en fazla kullanılan su kaynağı, %47,2 lik oran ile Baraj sularıdır. 143

165 1000 m3/yıl litre/kişi-gün Şekil 117: Kaynaklarına Göre Belediyeler Tarafından İçme ve Kullanma Suyu Şebekesi ile Dağıtılmak Üzere Çekilen Su Miktarı Toplam çekilen su miktarı (1000 m3/yıl) Mardin Batman Şırnak Siirt TRC Kaynak (1000 m3/yıl) Kuyu (1000 m3/yıl) Akarsu (1000 m3/yıl) Baraj (1000 m3/yıl) Kişi başı çekilen günlük su miktarı (litre/kişi-gün) Kaynak: TÜİK, TÜİK verilerine göre Bölge deki toplam 76 ilçe ve belde belediyesinden 74 üne içme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verilmektedir. Mardin ve Şırnak ta tüm belediyelerde şebeke sistemi bulunurken, Batman ve Siirt te birer belediyede içme ve kullanma suyu şebekesi bulunmamaktadır (Tablo 39). Tablo 39: İçme ve Kullanma Suyu Şebekesi ve Arıtma Tesisi ile Hizmet Verilen Belediye Sayısı ve Nüfusu İl / Bölge Mardin Batman Şırnak Siirt TRC3 TRC TR Toplam belediye sayısı Toplam belediye nüfusu İçme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verilen belediye sayısı İçme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verilen belediye nüfusu İçme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı (%) Toplam içme suyu arıtma tesisi sayısı İçme ve kullanma suyu arıtma tesisi ile hizmet verilen belediye sayısı İçme ve kullanma suyu arıtma tesisi ile hizmet verilen belediye nüfusu İçme ve kullanma suyu arıtma tesisi ile hizmet verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı(%) Kaynak: TÜİK,

166 Ülke genelinde içme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı %99 dur (Tablo 39). Bölge genelinde bu oran %95 iken, Bölge içerisinde Batman en yüksek (%97) ve Şırnak en düşük (%93) orana sahiptir. Bu değerler ile Bölge illeri, ülke geneli sıralamasında gerilerde yer almaktadır. Son yıllarda yoğun ve sürekli göç alan Bölge kentlerinde nüfus artışına paralel olarak büyüyen sorunların başında içme suyuna erişim yetersizliği gelmektedir. Saha çalışması sırasında ilçe belediyeleri ile yapılan anketlerde beyan edilen verilere göre, Bölge de içme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranının en düşük olduğu ilçe merkezleri Uludere, Sason, Cizre ve Batman Merkez dir (Şekil 118). Diğer ilçe merkezlerinde su şebekesi varlığı yaklaşık %90 ın üzerinde olmasına karşın, Bölge ilçelerinde çoğunlukla şebeke hatlarının eski veya hasarlı olması sebebiyle hem kayıplar fazla olmakta hem de sağlıklı ve yeterli içme suyuna erişim konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır. Bölge kentlerinin, sağlıklı ve yeterli içme suyuna kavuşturulması için gerekli tedbirlerin bir an önce alınması ve yatırımların buna göre planlanması gerekmektedir. Şekil 118: TRC3 İlçelerinde İçme ve Kullanma Suyu Şebekesi ile Hizmet Verilen Nüfusun Belediye Nüfusu İçindeki Oranı (%) Kaynak: Saha Çalışması Anket Sonuçları (Veriler Belediyelerce beyan edilen tahmini değerlerdir.) Sağlıklı içme suyuna erişim konusunda alınabilecek en önemli tedbirlerden biri, içme ve kullanma suyu için arıtma sistemlerinin kullanılmasıdır. Ancak ülke genelinde az olan içme suyu tesis sayısı (206 adet), Bölge genelinde yok denecek düzeydedir TÜİK verilerine göre Mardin ve Şırnak ta faal olmayan ve sırasıyla m 3 /yıl ve m 3 /yıl olan fiziksel arıtma tesisleri mevcuttur (Tablo 39). ÇDP de yer aldığı şekliyle Mardin de Acırlı Belde Belediyesi nde arıtma tesisi mevcut olup yeterli durumdadır, Gelinkaya Belde Belediyesinde ise var olan arıtma tesisi yetersiz durumdadır. ÇDP verisine göre, Batman ve Şırnak illerinde arıtma tesisi bulunmazken, Siirt te Merkez ilçede bulunan arıtma tesisi yeterli durumdadır. Bu kıyaslama ile, veriler arasında bir uyumsuzluk olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, 145

167 1000 m3/yıl litre/kişi-gün Bölge nin ilçe merkezlerinde yapılan saha ve anket çalışmasına göre Bölge de sadece Siirt Merkez ilçede faal olan bir arıtma tesisi bulunmaktadır. Kaynağı Kezer çayı olan Konvansiyonel İçme Suyu Arıtma Tesisi nin DSİ tarafından yapımına Eylül 2008 de başlanmış ve tesisin deneme çalışmaları 2010 yılı sonlarında başlamıştır. Halen tam kapasite çalışamayan tesis 2013 yılı başından bu yana yaklaşık m 3 /sa lik debi ile çalışmaktadır (tesisin tam kapasitesi m 3 /gün dür). Tesis; Siirt, Kurtalan ve Aydınlar ilçe belediyeleri ile Atabağı, Kayabağlar ve Gökçebağ belde belediyelerinin 2040 yılına kadar ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Arıtma tesisi bünyesinde ayrıca kimya ve biyoloji laboratuarları bulunmaktadır. Atıksu Altyapısı ve Arıtma Tesisleri Ülke genelinde kişi başı deşarj edilen atıksu miktarı 182 litre/kişi-gün, TRC3 Bölgesi nde ise 118 litre/kişi-gün dür. Kentleşme oranı ülke ortalamasına (%69,2) en yakın ve Bölge içerisinde en yüksek il olan Batman da (%65,8), su tüketimine (339 litre/kişi-gün) paralel olarak artış gösteren kişi başı atıksu deşarj miktarı da ülke ortalamasına yakındır (181 litre/kişi-gün). Bölgede, alıcı ortamlarına göre kanalizasyon şebekesinden deşarj edilen atıksu miktarları kıyaslandığında, atıksuların en fazla akarsulara (%95,2) deşarj edildiği görülmektedir (Şekil 119). Toprak ve yer altı suları kirliliğine de sebebiyet veren arazi ortamına deşarjlar, Bölge de %4,6 seviyesindedir. Atıksuların %0,2 si ise foseptik, zerzemin gibi ortamlara deşarj edilmektedir. Ülke genelinde ise atıksuların %41,8 i denizlere, %48,6 sı akarsulara, %3,6 sı barajlara, %2,1 i göl ve göletlere, %1 i arazilere ve %2,9 u diğer ortamlara (foseptik, vb) deşarj edilmektedir. Bölgemizde sadece Siirt Merkez de bulunan evsel atıksu arıtma tesisi ile atıksular arıtılarak Botan çayına verilmekte, bunun dışında atıksuların tamamı arıtılmadan alıcı ortamlara verilmektedir. Deşarj edilen atıksuların alıcı ortamlarının çeşitliliği (akarsu, arazi, vb) de göz önüne alındığında, atıksular sebebiyle Bölge de ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin (yüzey suları, yer altı suları, toprak, vb) boyutu ortaya çıkmaktadır. Şekil 119: Alıcı Ortamlarına Göre Kanalizasyon Şebekesinden Deşarj Edilen Atıksu Miktarı Deşarj edilen toplam atıksu miktarı (1000 m3/yıl) Mardin Batman Şırnak Siirt TRC Akarsuya (1000 m3/yıl) Araziye (1000 m3/yıl) Baraja (1000 m3/yıl) Diğer ortamlara (fosetik vb.) (1000 m3/yıl) Deşarj edilen kişibaşı atıksu miktarı (litre/kişi-gün) Kaynak: TÜİK,

168 2010 TÜİK verilerine göre Bölge deki toplam 76 ilçe ve belde belediyesinden 67 sine kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilmektedir. Siirt te tüm belediyelerde şebeke sistemi bulunurken, Mardin de 3, Batman da 1 ve Şırnak ta 5 belediyede kanalizasyon şebekesi bulunmamaktadır (Tablo 40). Ülke genelinde ve TRC3 Bölge sinde kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı %88 dir. Batman (%95) ve Siirt (%93) illerinde kanalizasyon varlığı ülke ortalamasının üzerinde iken, Mardin (%83) ve Şırnak (%85) illerinde kanalizasyon altyapısı yetersiz ve ülke ortalamasının altındadır. Tablo 40: Kanalizasyon Şebekesi ve Arıtma Tesisi ile Hizmet Verilen Belediye Sayısı ve Nüfusu İl / Bölge Mardin Batman Şırnak Siirt TRC3 TRC TR Toplam belediye sayısı Toplam belediye nüfusu Kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilen belediye sayısı Kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilen belediye nüfusu Kanalizasyon şebekesi ile hizmet verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı (%) Toplam atıksu arıtma tesisi sayısı Atıksu arıtma tesisi ile hizmet verilen belediye sayısı Atıksu arıtma tesisi ile hizmet verilen belediye nüfusu Atıksu arıtma tesisi ile hizmet verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı(%) Kaynak: TÜİK, Artan nüfusla birlikte gelişen ilçe merkezlerinde kanalizasyon altyapısı da yetersiz konuma düşmüş, yeni yerleşim alanları için şebeke sistemine ilaveler zorunlu hale gelmiştir. TRC3 Bölgesi ilçelerinden Hasankeyf te kanalizasyon şebekesi bulunmamaktadır yılında Anıtlar Yüksek Kurulu'nun kararıyla Birinci Derece Arkeolojik SİT alanı ilan edilen ve 1981 yılında koruma altına alınan Hasankeyf'te bu sebeple herhangi bir altyapı çalışması yapılamamaktadır. Saha çalışması sırasında ilçe belediyeleri ile yapılan anketlerde beyan edilen verilere göre, Uludere, Sason, Midyat, Yeşilli, Ömerli, Savur, Batman Merkez ve Cizre de kanalizasyon altyapısı yetersiz durumdadır (Şekil 120). Kanalizasyon şebeke hatlarının eski olduğu yerlerde, çatlaklara bağlı sızıntılar oluşmakta ve içme sularına karışma riski ortaya çıkmaktadır. Yapılan saha ziyaretlerinde, zaman zaman kanalizasyon suyunun içme sularına karışması sebebi ile salgın hastalıkların baş gösterdiğini belirten bazı ilçe merkezleri olmuştur. Bu riskin ortadan kaldırılması amacıyla, kanalizasyon varlığının yeterli olmadığının bilincine varılması ve özellikle eski ve hasarlı kanalizasyon altyapısının iyileştirilmesi çalışmalarına ağırlık verilmelidir. 147

169 Bölgede genel olarak birleşik kanalizasyon sistemi kullanılmaktadır. Birleşik sistemlerde tek bir borunun döşenmesi yeterli olduğundan, inşa tesis maliyeti oldukça düşüktür. Ancak bu tür sistemlerde yağmur suyu ile atıksuların birlikte toplanıp taşınması sebebiyle debi düzensizdir. Ayrıca debinin yüksek olması atıksu arıtma tesislerinin boyutunun ve işletme maliyetinin daha yüksek olmasına sebep olmaktadır. İleriki dönemlerde TRC3 Bölgesi için de arıtma tesislerinin kaçınılmaz bir zorunluluk olacağı bilinerek, birçok yönden daha avantajlı olan ve özellikle gelişmiş yerleşim yerlerinde tercih edilen ayrık kanalizasyon sistemlerine geçilmesi için gerekli yatırımların yapılması gerekmektedir. Şekil 120: TRC3 İlçelerinde Kanalizasyon Şebekesi ile Hizmet Verilen Nüfusun Belediye Nüfusu İçindeki Oranı (%) Kaynak: Saha Çalışması Anket Sonuçları (Veriler Belediyelerce beyan edilen tahmini değerlerdir.) Ülkemizde atıksu arıtma tesislerinin yaygınlaştığını söylemek güçtür (Şekil 121). Atıksu arıtma tesisi (AAT) ile hizmet verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı oldukça düşüktür (%62) TÜİK verilerine göre, ülke genelinde toplam 438 belediyeye hizmet veren 326 adet AAT bulunmaktadır (Tablo 40). Bölgemiz, AAT fakiri olan bölgeler arasında yer almaktadır. Bölge illeri içerisinde sadece Siirt Merkez de faal olan bir evsel AAT bulunmaktadır (Şekil 121) m 3 /sa kapasiteli tesis, mevcut durumda ortalama m 3 /sa (max m 3 /sa) kapasite ile çalışmaktadır. Yaklaşık 5 senedir işletilen tesis, işletmeye alındığı ilk yıllarda %70-80 kapasite ile çalışmakta iken şuanda ilçede yapılan kanalizasyon şebekesi yenileme çalışmaları dolayısıyla daha düşük kapasite ile çalışmaktadır. Dargeçit ilçesinde de yapımı tamamlanmış ve şuan deneme çalışmaları devam eden, kişi eşdeğer nüfusa hizmet edebilecek bir biyolojik evsel AAT bulunmaktadır. Savur ilçesinde, kişi eşdeğer nüfusa hizmet verecek olan AAT inşasına 2011 yılında başlanmış ve halen devam etmektedir m 2 lik alana yapılan AAT nin yaklaşık %40 ı tamamlanmıştır. 148

170 Şekil 121: Atıksu Arıtma Tesisi ile Hizmet Verilen Nüfusun Belediye Nüfusu İçindeki Oranı (%) Kaynak: TÜİK, 2010 Kanalizasyon şebekelerinin yetersiz ve/veya eski olması, kanalizasyon altyapısı olarak ayrık sistemlerin kullanılmıyor olması, yağmur suyu kanalları ve deşarj projelerinin yetersiz olması, AAT lerin yaygınlaşamamış olması, Bölge nin kanalizasyon altyapısı ile ilgili öne çıkan sorunlardır. Şekil 122: TRC3 Bölgesi nde Atıksu Arıtma Tesisi ile Hizmet Veren Belediyeler Kaynak: Saha Çalışması Anket Sonuçları 149

171 Atık Durumu ve Katı Atık Yönetimi Evsel Atıklar Ülke genelinde ortalama kişi başı toplanan atık miktarı 1,14 kg/gün dür. Bu değer kış mevsimi için 1,10 kg/gün, yaz mevsimi için 1,15 kg/gün dür. TRC3 Bölgesi nde kişi başı toplanan atık miktarı ülke ortalamasının altında (0,90 kg/gün) olmakla birlikte mevsimsel olarak toplanan atık miktarı, ülke genelinin tam tersi bir durum sergilemektedir (kış mevsimi: 0,92 kg/gün, yaz mevsimi: 0,88 kg/gün). Bölge içerisinde ortalama kişi başı toplanan atık miktarı en fazla olan il Şırnak (1,05 kg/gün), en az olan il ise Mardin (0,79 kg/gün) dir (Şekil 123) , , , ,3 0 Mardin Batman Şırnak Siirt TRC3 Yaz mevsimi günlük toplanan atık miktarı (ton/gün) Kış mevsimi günlük toplanan atık miktarı (ton/gün) Yaz mevsimi kişi başı toplanan atık miktarı (kg/kişigün) 0,75 0,78 1,03 0,95 0,88 Kış mevsimi kişi başı toplanan atık miktarı (kg/kişi-gün) 0,85 0,85 1,07 0,91 0,92 Ortalama kişi başı toplanan atık miktarı (kg/kişi-gün) 0,79 0,81 1,05 0,93 0,90 Kişi Başı Atık Miktarı (kg/kişi-gün) Toplanan Atık Miktarı (ton/gün) Şekil 123: TRC3 Bölgesi Yaz ve Kış Mevsimine Göre Toplanan Ortalama Atık Miktarı 0,0 Kaynak: TÜİK, 2010 Saha çalışması sırasında Belediye yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, atık miktarı ve kompozisyonu dolayısıyla, atıkların toplanması ve taşınması işlemlerinin büyük sorun teşkil ettiği belirtilmiştir. Evsel atıklarla birlikte hayvan atığı, moloz ve özellikle kışın atık miktarının olağan dışı artmasına sebep olan yakıt külleri atılmaktadır. ÇDP de yapılan çalışmaya göre Şırnak ilinde atıkların %60 ını hayvan atıkları oluştururken %40 ını evsel atıklar oluşturmaktadır. Batman ilinde hayvan atığı, moloz ve kül atık kompozisyonunun %47 sine, yiyecek atıkları %20 sine ve bahçe artıkları %11 ine tekabül etmektedir. Kalan %22 lik kısmı ise kâğıt, plastik naylon, lastik, teneke, cam, deri ve tekstil atıkları oluşturmaktadır. Mardin ilinde organik maddeler atık kompozisyonu içerisinde en yüksek orana sahipken, cam, tekstil, metal ve plastik türündeki atıklar organik atıklara göre daha az miktarda bulunmaktadır. Siirt ilinde katı atıkların büyük bir kısmını evsel atıklar oluşturmaktadır (ÇDP, 2011). Bununla birlikte özelikle il merkezi başta olmak üzere kent merkezlerinde, temel ekonomik faaliyetlerden biri olan hayvancılık halen devam ettiğinden büyük miktarlarda hayvan atığı oluşmakta ve gelişi güzel atılmaktadır. Dolayısıyla bu atıklar da toplanmakta ve evsel atıklarla birlikte bertaraf edilmeye çalışılmaktadır. Evsel atıklar haricinde özellikle inşaat ve hayvan 150

172 Nüfus (kişi) Oran (%) atıklarının ayrı toplanması ve bertaraf edilmesi için Bölge halkının ve Belediye çalışanlarının bilinçlendirilmesi, katı atık yönetiminde atılacak öncelikli adımların başında gelmektedir. Dargeçit Belediyesi nde inşaat atıkları için ayrı bir saha tahsis edilmiş ve atıkların buraya aktarımı zorunlu hale getirilmiştir. Bu zorunluluğa uymayanlar için de cezai işlemler uygulama yoluna gidilmiştir. Çalışmanın üzerinde titizlikle durulmasıyla büyük oranda başarıya ulaşılmış ve inşaat atıklarının ayrı toplanması sağlanmıştır. Ülke genelinde atık hizmeti verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı %99 iken, toplam nüfus içindeki oranı %83 tür. TRC3 Bölge sinde ise atık hizmeti verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı ülke ortalaması ile aynı seviyede (%99) olmasına rağmen, toplam nüfus içindeki oranı %70 tir. Siirt ilinde belediye nüfusunun %3 üne, toplam nüfusun ise %35 ine atık hizmeti verilememektedir. Siirt ilinden sonra atık hizmeti verilemeyen nüfusun en fazla olduğu il Mardin dir (%31). Şırnak ta nüfusun %28 inin, Batman da ise %25 inin çöpleri toplanamamaktadır (Şekil 124). Şekil 124: TRC3 Bölgesi Atık Hizmeti Verilen Nüfus Mardin Batman Şırnak Siirt TRC3 Toplam Nüfus Belediye Nüfusu Atık Hizmeti Verilen Belediye Nüfusu Atık hizmeti verilen nüfusun toplam nüfus içindeki oranı (%) Atık hizmeti verilen nüfusun belediye nüfusu içindeki oranı (%) Kaynak: TÜİK, TÜİK verilerine göre, TRC3 Bölgesi nde toplam 76 belediyeden 53 ü topladığı evsel atıkları belediye çöplüğüne dökmekte, 5 i açıkta yakmakta, 10 u dereye veya göle dökmekte ve kalan 8 i diğer yöntemlerle (dolgu yaparak, tarımsal araziye dökerek) evsel atıklarını bertaraf etmektedir. Bölge deki atık miktarlarına göre bertaraf yöntemleri değerlendirildiğinde; atıkların %89,2 sinin belediye çöplüğüne döküldüğü, %3,6 sının açıkta yakıldığı, %5,4 ünün dereye veya göle döküldüğü ve %1,8 inin diğer yöntemlerle (dolgu yaparak, tarımsal araziye dökerek) bertaraf edildiği görülmektedir (Şekil 125). 151

173 Atık Miktarı (ton/yıl) Şekil 125: TRC3 Bölgesi Bertaraf Yöntemlerine Göre Belediye Atık Miktarı Kaynak: TÜİK, Mardin Batman Şırnak Siirt TRC3 Toplam Belediye Çöplüğüne Dökülen Düzenli Depo. Sah. Götürülen Kompost Tesislerine Götürülen Açıkta yakılan Dereye ve Göle Dökülen Gömülen Diğer (Dolgu yapılan veya tarımsal araziye dökülen) Yapılan saha çalışmalarında, il ve ilçe merkezlerinde toplanan evsel atıkların çoğunlukla şehir merkezine çok uzak olmayan ve yol kenarlarında seçilen arazilerde vahşi depolama yöntemiyle bertaraf edildiği görülmüştür. Seçilen arazilerin birçoğu eğimli arazi olup bazılarının sonunda kuru dere yatakları bulunmaktadır. Eğim dolayısıyla kuru dere yataklarına ulaşan atıklar, yağışların gelmesiyle birlikte dolan derelerden akıntıyla taşınmakta ve kontrolsüz bir şekilde çevreye saçılmaktadır. Bölge de evsel atıklarını doğrudan derelere boşaltan belediyeler de bulunmaktadır. Ayrıca, belediye sınırları içerisinde olup ilçe merkezlerine uzak ve ulaşımı zor olan yerleşim yerlerinin (mezralar) çöpleri belediyeler tarafından toplanamadığından, bu yerleşim yerlerinde ikamet edenler çöplerini gelişigüzel arazilere dökmektedir. Çöplerin rüzgâr vb. faktörler ile dağılması, çevre kirliliği ve sağlıksız koşulların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Yol kenarlarındaki arazilere çöplerin boşaltılması görüntü açısından da rahatsızlık vermektedir. Bazı belediyeler bu sebeple çöp sahasını değiştirmek zorunda kalmış ancak eski çöp sahasında da herhangi bir ıslah çalışması yapılmamıştır. Vahşi depolama alanlarında çöplerin yanması önemli bir çevre sorunu olan hava kirliliğine neden olmakta ve yol kenarında bulunması halinde trafik sorununun ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Son yıllarda TRC3 Bölgesi illeri, verilen terminler ve getirilen zorunlulukların da etkisiyle katı atık yönetimi konusunda önemli adımlar atmıştır. Mardin ve Siirt illerinde katı atık depolama tesislerinin yapımı tamamlanmıştır. Şırnak ilinde 2009 yılında başlayan tesisin yapım işi halen devam etmektedir. Batman ilinde ise sunulmuş olan Katı Atık Yönetimi (KAY) projesinin sonucu beklenmektedir. Her dört ildeki katı atık tesisleri hakkındaki genel bilgiler Tablo 41 de verilmiştir. 152

174 Tablo 41: TRC3 Bölgesi Katı Atık Tesisleri Genel Bilgileri İl Mardin Batman Şırnak Siirt Tesis Mardin İli Katı Atık Bertaraf Tesisi Mevkii Mardin İli Merkezi'ne güneydoğu yönünde 21 km uzaklıkta, Yeşilli Zeytinli Köyü yolu üzeri. Birlik Mardin İli Sürdürülebilir Çevre Yönetimi Belediyeler Birliği Faydalanabilecek Belediyeler Başlangıç-Bitiş Tarihi İşletmeye Alındığı Yıl Batman Katı Atık Yönetimi (KAY) Projesi Batman İli, Merkez İlçesi, Binatlı Köyü Mevkii. Batman Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği (BKABB) Mardin, Kızıltepe, Batman Merkez, Nusaybin, Midyat, Savur, Balpınar, Beşiri, Ömerli, Yeşilli, Mazıdağı, İkiköprü, Hasankeyf, Dargeçit, Derik, Dikmen, Gercüş, Sason, Kozluk Gelinkaya, Gökçe, ve Bekirhan Sürgücü, Sümer, Söğütlü, Belediyeleri ile Şenköy, Şenyurt, Yalım, birlikte proje alanının Yeşilalan, Yolbaşı, yakınındaki 6 köy Kabala, Ortaköy, Acırlı, (Aydınkonak, Akça, Akarsu ve Çavuşlu Demiryol, Erköklü, Belediyeleri İkiztepe ve Binatlı) yılında başlayan proje değerlendirme aşamasındadır Haziran Proje değerlendirme aşamasındadır. Şırnak Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi Bahçelievler Mahallesi Segürük Tepesi yanı. Şırnak İli Çevre Hizmetler Birliği Şırnak, Kumçatı ve Balveren Belediyeleri ile Şırnak İl Özel İdaresi. Siirt (Merkez) Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi Siirt Belediyesi, Çınarlı Su (Hatrant) köyü yolu üzeri. Birlik kurulma aşamasındadır. Birliğin kurulmasıyla netleşecektir Devam Ediyor Tesisin yapım işi tamamlanamamıştır. Belediyeler Birliğinin kurulmasının ardından geçecektir. Tesis Ömrü 30 yıl 20 yıl - 25 yıl Bütçesi TL Avro ,16 TL - Atık Ayrıştırma/Geri Dönüşüm Yok Var Yok Yok faaliyete Başkanlığını Mardin Belediyesi nin üstlendiği ve toplamda 26 ilçe ve belde belediyesinin üyesi olduğu Mardin İli Sürdürülebilir Çevre Yönetimi Belediyeler Birliği tarafından Mardin ilinde Katı Atık Depolama ve Bertarafı Tesisleri yapılmıştır. Yaklaşık 4,3 milyon TL ye mal olan çalışmanın %55 i Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, %45 i GAP BKİ tarafından karşılanmıştır. Mardin merkez Yeşilli ilçesi Zeytinli Köyü Yolu üzerinde 70 dönümlük bir araziye kurulmuş olan tesis 2012 yılı ortalarında tamamlanmıştır. Hâlihazırda sadece Mardin ve Kızıltepe Belediyeleri çöplerini sahaya götürmektedir. Aktarma istasyonun olmaması, araç tahsisinin yapılmamış olması ve taşıma maliyetinin yüksek olması sebebiyle Birliğe üye diğer Belediyeler henüz atıklarını götürememektedir. Tesiste, daha çevreci ve tesis ömrünü uzatacak bir atık ayrıştırma ünitesi bulunmamaktadır. 153

175 Batman ilinde mevcut durumda toplanan evsel atıklar, vahşi depolama yöntemiyle bertaraf edilmektedir. Başvurusu yapılmış Katı Atık Yönetimi (KAY) Projesinin sonuçlanması beklenmektedir. Batman ın güney doğusu Raman Mevkii nde uygulanacak proje kapsamında 3, ton/yıl kapasiteli bir Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi, ton/yıl kapasiteli bir Maddesel Geri Kazanım Tesisi (Ayırma Tesisi), ton/yıl kapasiteli pilot bir Kompost Tesisi, Atık Kumbara İstasyonları (1 kumbara/2.000 kişi), Geri Dönüşüm Merkezleri (Toplama Merkezleri) ve Transfer İstasyonları (atıkların transferi) yapılması planlanmıştır. Yapılan hazırlık çalışmaları kapsamında Batman Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği kurulmuştur. Birliğe 7 ilçe ve belde belediyesi (Sason, Balpınar, Bekirhan, Hasankeyf, Kozluk, İkiköprü, Gercüş) üyedir. Şırnak ilinde Bahçelievler Mahallesi Segürük Mevkii nde, yapımına 2009 yılında başlanan bir Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi mevcuttur. Şırnak İli Çevre Hizmetler Birliği (Şırnak, Kumçatı ve Balveren Belediyeleri ile Şırnak İl Özel İdaresi) tarafından çalışmalar yürütülmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ndan bütçenin %45 i oranında aktarılan ödenek ile tesisin tefsiye işlemi yapılmıştır. Ancak geriye kalan bütçe için Şırnak İli Çevre Hizmetler Birliği ödenek ayıramadığından tesisin yapım işi durmuştur. Siirt ilinde 2007 yılı ortalarında yapımına başlanmış ve 2012 yılı ortalarında tamamlanmış bir Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi bulunmaktadır. Siirt Belediyesi Çınarlı Su (Hatrant) köyü yolunda bulunan tesis toplam hektarlık arazi üzerine kurulmuştur. Tesis 4 lot (2+2) şeklinde dizayn edilmiş ve 2 lotun yapımı tamamlanmıştır. Tesis bünyesinde atıkların ayrıştırılması için ayrı bir ünite bulunmamaktadır. 25 yıllık katı atık depolama kapasitesini karşılayacak olan tesis henüz işletmeye alınmamıştır. Siirt Belediyeler Birliğinin kurulmasının ardından faaliyete geçmesi planlanmaktadır. Mardin ve Siirt te yapımı tamamlanmış ve Şırnak ta yapımı devam eden tesislerde atıkların ayrıştırılması ve geri dönüşümü için herhangi bir ünitenin yapılmamış olması büyük bir dezavantaj teşkil etmektedir. Bölge nin sosyoekonomik yapısı itibarıyla, atıkların kaynağında ayrıştırılması kültürünün toplum tarafından benimsenmesi ve yer edinmesinin uzun zaman alacağı öngörülerek, tesislerde en kısa sürede bu ünitelerin kurulması sağlanmalıdır. Atık ayrıştırma ve geri dönüşüm sayesinde tesislerin daha uzun ömürlü olması ve daha çevreci bir katı atık yönetiminin yapılması sağlanacaktır. Her dört il için atık kompozisyonu ve miktarının detaylı bir şekilde çalışılması ve kompost ve/veya biyogaz tesisleri için Bölge nin atık karakteri ve miktarının uygun olup olmadığına yönelik bir envanterin oluşturulması gerekmektedir. Bölge de büyük bir miktarı kullanılmayan hayvan atıklarının kompost ve/veya biyogaz tesislerinde kullanılarak kazanca dönüştürülmesi ve bir çevre sorunu (koku, görüntü, vb.) olmaktan çıkarılması Bölge nin çevre yönetimine büyük bir katkı sağlayacaktır. 154

176 Tıbbi Atıklar TRC3 Bölgesi nde, tıbbi atıkların toplanması ve bertarafı hususunda son yıllarda önemli adımlar atılmıştır. Bölge de Belediye yetkilileri ile yapılan görüşmeler ve anket sonuçlarına göre, TRC3 Bölgesi ilçe belediyelerinden yalnızca üçü, ayrı toplanan tıbbi atıkları belediye çöplüğüne götürmektedir. Bir sağlık personeli eşliğinde çöp sahasına getirilen atıklar genellikle kireçlenerek gömülmektedir. Kalan belediyelerin tümü çevre illerde bulunan lisanslı firmalar ile protokoller yapmıştır. Lisanslı firmalar, sağlık kuruluşları ile imzaladıkları sözleşmeler doğrultusunda belli bir bedel karşılığında aldıkları tıbbi atıkların taşınması ve bertarafı işlemlerini üstlenmişlerdir. İlçe belediyelerinin 17 si (Siirt in 5, Batman ın 5 ve Şırnak ın tüm ilçeleri) Van daki, 6 sı (Mardin in 6 ilçesi) Gaziantep teki ve 4 ü (Mardin in 4 ilçesi) Malatya daki lisanslı firmaya tıbbi atıklarını vermektedir. Tehlikeli Atıklar 2010 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre tehlikeli atıkların ülke genelindeki dağılımı Şekil 126 da gösterildiği gibidir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nın yayınladığı istatistikler dışında, Bölge de tehlikeli atıklar ile ilgili detaylı veri bulunmamaktadır. Bu veriler doğrultusunda, Bölge de tehlikeli atık miktarının ülke ortalamasının çok altında olduğu görülmektedir. Bölge de ağır sanayinin bulunmaması bunun temel sebebini oluşturmaktadır. Miktarı az olmasına rağmen, tehlikeli atıklar ile ilgili çoğunlukla ayrı bir toplama ve bertaraf prosedürünün uygulanmıyor olması ve evsel nitelikli atıklarla birlikte toplanıp bertaraf edilmeleri tehlikeli atıkların Bölge için önemli bir çevre sorununa dönüşme riskini de beraberinde getirmektedir. Şekil 126: Tehlikeli Atık İstatistikleri Kaynak: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,

177 Kentleşme Dünya genelinde kentleşme eğilimleri incelendiğinde, 1950 den bu yana sürekli bir artış olduğu görülmektedir (Tablo 42) yılına kadar Dünya ortalamasının altında olan Türkiye deki kentsel nüfus yüzdesinin, bu tarihten itibaren Dünya ortalamasının üzerine çıktığı ve dünyadaki kentsel nüfus artış hızından daha yüksek bir hızla artışa devam ettiği gözlenmektedir yılında Avrupa da nüfusun %50 sinden fazlası kentlerde yaşarken, Türkiye deki kent nüfusu %25 ten daha düşüktü yılına gelindiğinde Türkiye deki kentleşme oranının Avrupa ya çok yaklaşarak %70 ler seviyesine yükseldiği görülmektedir. Birleşmiş Milletler nüfus tahminleri ve projeksiyonları verilerine göre 2015 yılı itibariyle Türkiye deki kentsel nüfus oranı (%75,1), Avrupa dakinden (%73,8) daha yüksek olacaktır. Ancak Türkiye nin kentleşme verileri oransal olarak değil, kentsel alanda AB ölçütlerini yakalayabilmesi ve bütün politika alanlarında (tüm sosyoekonomik sektörler açısından) uyum sağlayabilmesi açısından değerlendirilmelidir. Tablo 42: Dünya Genelinde Kentsel Nüfus (%) Yıl Türkiye Dünya Avrupa ABD Asya Afrika ,8 29, ,5 14, ,7 23, ,1 27, Kaynak: World Population Prospects: The 2010 Revision and World Urbanization Prospects: The 2011 Revision, (Erişim: 2013) Kentsel yaşamda karşılaşılan sorunlar nitelikleri gereği, bütün sosyal ve ekonomik sektörleri etkileyen sorunlardır. Sağlık, eğitim, ulaştırma, turizm, ticaret, altyapı, enerji gibi alanlarda yaşanan sorunlar doğrudan kentsel yaşamı etkileyen unsurlardır. Bir anlamda, bu alanlarda izlenen politikaların, ulusal ya da bölgesel politikalardan bağımsız kalma olanağı bulunmamaktadır (Duru, 2005). Avrupa Kentsel Haklar Bildirgesi nde ele alınan güvenlik, sağlıklı çevre, istihdam, konut, sağlık, trafik, spor, kültürlerarası kaynaşma, nitelikli mimari ve fiziksel çevre, katılım, ekonomik kalkınma, sürdürülebilir kalkınma, doğal kaynaklar ve değerler, bireysel gelişim, belediyeler arası işbirliği, akçal kaynak, eşitlik gibi konularda ulaşılabilecek ideal düzeyin yakalanması kentleri daha yaşanılabilir kılacaktır. Ancak mevcut durumda, ülkemiz kentleri bir bütün olarak bu konulardaki yeterliliklere sahip olabilmekten bir hayli uzaktır. 156

178 Kentleşme Göstergeleri TRC3 Bölgesi ve illerinin kentleşme düzeyi Türkiye ortalamasının altındadır (Tablo 43). Ancak tüm Türkiye de olduğu gibi TRC3 Bölgesi nde de kentleşme süreci hızla devam etmektedir yılından 2012 ye gelindiğinde, Türkiye deki kentleşme oranı %69,2 den %72,3 e yükselmişken, Bölge deki oran %54,2 den %58,5 e çıkmıştır. Bölge deki kentleşme oranı en yüksek olan il Batman dır. Buna karşın Bölge deki kentli nüfusun en fazla olduğu il Mardin dir: 2012 yılı itibariyle Bölge deki kentli nüfusun %33,2 si Mardin, %30,4 ü Batman, %22,9 u Şırnak ve %13,5 i Siirt kent merkezlerinde yaşamaktadır yılları arası değerlendirildiğinde kentleşme oranının en fazla arttığı il Mardin dir. Mardin deki kentleşme oranı 6,2 puanlık artışla %52,3 e yükselmiştir. Batman da 3,7, Şırnak ta 1,5 ve Siirt te 3,1 puanlık artışlarla kentleşme oranları yükselmiştir. Mardin ilinin büyükşehir statüsü kazanmasıyla birlikte kentleşme hızının artarak devam edeceği düşünülmektedir. Tablo 43: 2008 ve 2012 Yılı Karşılaştırmalı Kentleşme Göstergeleri Yıl Gösterge Mardin Batman Şırnak Siirt TRC3 TR 2008 İlçe Sayısı Nüfusu 'den büyük ilçe merkezi Toplam Nüfus (Bin kişi) Kent Nüfusu (Bin kişi) Kentleşme Oranı (%) 46,1 65,8 58,2 50,0 54,2 69, İlçe Sayısı Nüfusu 'den büyük ilçe merkezi Toplam Nüfus (Bin kişi) Kent Nüfusu (Bin kişi) Kentleşme Oranı (%) 52,3 69,5 59,7 53,1 58,5 72,3 Kaynak: TÜİK Verilerinden Üretilmiştir Geçmişten günümüze devam eden kent nüfusundaki ve buna bağlı kentleşme oranlarındaki artışın en büyük nedenlerinden biri köyden kente yaşanan göçlerdir. Bölge de yaşanan tarımdan kopuş ile birlikte kırsal alanlarda artan işsizlik ve kentsel alandaki erişilebilirlik, köyden kente göç eden nüfus artmasına sebep olmaktadır. Bu nedenlerle birlikte, Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde yaşanan güvenlik sorunları da köyden kente göçü hızlandıran bir faktör olmuştur. Nüfusu den büyük olan yerleşmeler kent olarak tanımlandığında, Bölge de 2008 yılında 12 olan kent merkezi sayısının, 2012 de 13 e yükseldiği görülmektedir (2012 yılında Mardin in Derik ilçesinin nüfusu in üzerine çıkmıştır). Mardin de Derik, Kızıltepe, Midyat, Nusaybin ve Merkez ilçeleri kent özelliği göstermektedir. Batman da Merkez ve Kozluk ilçe merkezleri, Şırnak ta Merkez, Cizre, İdil ve Silopi ilçe merkezleri, Siirt te de Merkez ve Kurtalan ilçe merkezleri nüfusları bakımından kent özelliği taşımaktadırlar yılı itibariyle, Bölge nin en büyük kentsel nüfusunu barındıran Batman Merkez ilçesi

179 kişilik bir nüfusa sahiptir. Mardin deki en büyük kentsel nüfus Kızıltepe de ( kişi), Şırnak taki en büyük kentsel nüfus Cizre de ( kişi) ve Siirt teki en büyük kentsel nüfus Merkez ilçede ( kişi) bulunmaktadır. Bölgenin nüfus projeksiyonları ve nüfus artış hızları (Tablo 44) göz önüne alındığında, Bölge kentlerindeki nüfusun ve kentleşme oranlarının da benzer bir hızda artacağı düşünülmektedir. Bunun yanında Mardin il merkezinin Büyükşehir Belediyesi olmasıyla birlikte aşağıdaki tabloda belirtilen yıllık ortalama nüfus artış hızından daha yüksek bir oranda artış olacağı öngörülmektedir. Tablo 44: Nüfus Projeksiyonları ve Yıllık Ortalama Artış Hızı İl/Bölge Yıllık ortalama nüfus artış hızı ( ) Mardin ,5 Batman ,3 Şırnak ,3 Siirt ,0 TRC TRC TR ,8 Kaynak: TÜİK Yukarıda bahsedilen yerleşim merkezlerinde kentsel nüfusun ve kentleşme oranlarının artmasıyla birlikte, kentsel altyapı ihtiyaçlarında ortaya çıkan talep ile aynı düzeyde ve hızda bir arz sağlanamamakta ve sorunlar baş göstermektedir. Yoğun göç alan Bölge kentleri, nüfus emme kapasiteleri ve kentsel olanaklar bakımından yetersiz ve hazırlıksız olduğundan bu nüfus artışı kentleşmeden ziyade nüfus yığılması ya da demografik şişme olarak tanımlanabilecek bir yapıyı ortaya çıkarmaktadır (Özer, 1997). Bölge kentlerinde yaşanan bu hızlı kentleşmenin gerçek anlamda bir kentsel gelişmeye dönüşebilmesi için öncelikli olan kentsel altyapı sorunlarının çözülmesinin yanında, sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda da olanakların yaratılması ve talepleri karşılayacak düzeyde gelişme göstermesi gerekmektedir. Bölge de hâlihazırda birikmiş olan birçok altyapı eksikliği bulunmakta ve nüfusun kentlerde yoğunlaşma seyri ile birlikte yeni altyapı ihtiyaçları karşılanamamakta, yapılan yatırımlar yetersiz kalmaktadır. Buna karşın nüfus projeksiyonları, kentlerdeki yıllık ortalama nüfus artış hızları ve kentlerin ileriki dönemlerde göç almaya devam edeceği dikkate alınarak, doğru bir kentsel gelişmenin sağlanabilmesi için gereken tedbirlerin şimdiden ivedilikle alınması gerekmektedir. Kentsel Kademelenme ve Etki Alanları 32 Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından 1982 yıllında yerleşim merkezlerinin kademelenmesi çalışması, Türkiye nin o dönemki sosyal gelişmişlik ve etki alanını 32 Bu bölüm hazırlanırken Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporundan faydalanılmıştır. 158

180 içerdiğinden dolayı gerçeği yansıtmasa da yapılan ilk ve son çalışma olmasından dolayı önem teşkil etmektedir. Bu çalışma ile yerleşim merkezlerinin kademe dereceleri 1 ile 7 sayıları arasında değerlendirilmiş, 7.kademe derecesi en üst değer ve 1 kademesi de en düşük değer olarak tanımlanmıştır. Ayrıca bu çalışmada merkezler tam ve ara kademe olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Yapılan bu çalışma sistematiği doğrultusunda Mardin il merkezi 4. kademe ve Siirt il merkezi 3. kademe olarak görülmektedir. Siirt ilinin, 4. kademe merkez olması beklenirken gelişmişlik seviyesinin düşük olması sebebiyle 3. kademe merkez konumundadır. Çalışma yapıldığı esnada Batman ve Şırnak, Siirt e bağlı ilçe konumunda olduklarından bu çalışma kapsamında yerleşim fonksiyonuna bağlı etki alanları çalışılmamıştır. İlçe konumunda olan Batman, Siirt merkez ilçeye nazaran daha fazla gelişme göstermiş ve 16 Mayıs 1990 tarihinde il statüsüne kavuşmuştur. Aynı tarihte Şırnak da il statüsü kazanmıştır. Batman ve Şırnak illeri o tarihte Siirt iline bağlı ilçeler konumunda olmakla birlikte 3. kademe merkez olarak belirlenmişlerdir. Ayrıca TRC3 Bölgesinin her dört ili de 7. kademe etki alanı olan İstanbul ilinin etkisi altındadır. İstanbul ili aynı zamanda Türkiye nin diğer bütün illerini de 7. kademe merkez olarak etkilemektedir. Cizre, Derik, Kızıltepe, Midyat, Nusaybin, Kurtalan ve Siirt Merkez ilçe 3. kademe merkez konumundadır. Baykan, Beşiri, Eruh, Kozluk, Pervari, Sason, Şirvan, Gercüş, İdil, Mazıdağı, Ömerli, Savur ve Silopi ilçe merkezleri 2.kademe merkez özelliği taşımaktadır (DPT tarafından 1982 yıllında yapılan yerleşim merkezlerinin kademelenmesi çalışması sırasında Mardin e bağlı olan İdil, Cizre ve Silopi ilçeleri, 1990 yılında Şırnak ın il olmasıyla buraya bağlanmıştır. Aynı tarihte Batman ın da il olmasıyla Gercüş ve Hasankeyf de Batman a bağlı ilçeler olmuştur). Beytüşşebap ve Uludere ilçeleri çalışmanın yapıldığı tarih itibariyle Hakkâri ili etki alanı içerisinde incelenmiş olup 2. kademe merkez özelliği taşımaktadırlar. Afet Riski 33 TRC3 Bölgesi illeri son yıllarda meteorolojik kökenli ani gelişen sel, taşkın, dolu, toprak kaymaları, çığ, kaya düşmesi ve yavaş gelişen kuraklık gibi doğal afetlerle karşı karşıya kalmaktadır. Yaşanan doğal afetler can kayıplarının yanı sıra önemli ekonomik kayıpların da oluşmasına sebep olmaktadır (DİKA, 2011a). Deprem Riski Olan Alanlar: Güneydoğu Anadolu Bölgesi nin tamamını kapsayan Arap- Anadolu blokları, bindirme hattına yakın olduğundan depremlerde aktif bölgeyi oluşturur. Türkiye deprem haritasına göre Mardin ili 3. derecede depreme karşı hassas bölgeler kapsamında bulunup, son 7 yıl içerisinde herhangi bir hasarlı deprem olayı meydana gelmemiştir (Şekil 127). Batman ilinde de son yıllarda önemli bir deprem felaketi yaşanmamış olup, deprem riski bakımından, Batman ilinin kuzey (Kozluk-Sason) bölgesi 1. derece deprem kuşağında, diğer kesimleri (Merkez, Beşiri, Hasankeyf) ise 2. derece deprem kuşağında yer almaktadır. Şırnak ili büyük oranda 2. derece deprem bölgesi içinde kalmakla birlikte il 33 Bu bölümler hazırlanırken illerin 2011 yılı Çevre Durum Raporları ve Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporundan faydalanılmıştır. 159

181 içerisindeki Beytüşşebap ve Uludere yerleşim alanları 1. derece deprem kuşağında bulunmaktadır. İl sınırları içerisinde ise son yüzyılda şiddetli, büyük ve zararlı bir deprem olmamıştır. Ancak ufak çaplı yer sarsıntıları olmaktadır. Siirt ili aktif fay hattına yakın olması nedeniyle 3. derece deprem bölgesinden 1. ve 2. derece deprem bölgesi içine alınmıştır. Küçük ölçekli yer sarsıntıları görülmesine karşın, etkili bir deprem odak noktası il sınırları içinde bulunmamaktadır (ÇDP, 2011). Şekil 127: TRC3 İlleri Deprem Haritaları Kaynak: ÇDP, 2011 Heyelan, Çığ ve Kaya Düşmesi Riski Olan Alanlar: Mardin ilinde heyelan olayı nadiren gerçekleşmekle birlikte, son 7 yıl içerisinde heyelan ve çığ olayları meydana gelmemiştir. Özellikle Merkez ilçede kale ve çevresinde yer alan yerleşim birimlerinde yamaç eğimlerinin yüksek olduğu alanlar, kaya düşmesi ve heyelan riski taşımaktadır. Batman da heyelan olayları, Güneydoğu Anadolu Bindirme kuşağı üzerinde yer alan Sason ve Kozluk ilçelerine bağlı yerleşim birimlerinde yoğun olarak meydana gelmektedir. Dağlık arazi yapısına sahip Sason ve Kozluk ilçe ve köylerinde kaya düşmesi olayları da yaşanmaktadır. Şırnak ilinde kaya düşmesi ve heyelan olayları az görülmekte olup, Silopi ilçesinde lokal heyelan olayları gözlenmektedir. Sarp dağlık bir alanda kurulmuş olan Şırnak ilinde kimi yerleşimler ve özellikle yollar yoğun ve büyük çığ riskine sahiptir. İlin coğrafik yapı itibariyle %85 nin dağlık olması nedeniyle bilinçsiz orman kesimi ve 15 yıllık süreç boyunca devam eden terör olayları nedeniyle ormanların yakılması ve bitki örtüsünün tahribata uğraması zaman zaman can ve mal kaybına sebep olan çığ felaketini oluşturmuştur. Siirt ilinin arızalı topografik yapısı ve jeolojik özelliklerine bağlı olarak heyelan ve çığ olayları oldukça etkilidir. Heyelanların çoğunluğu jeolojik açıdan olumsuz zeminlerde yerleşimlerin kurulması, çığ olayları ise kısıtlı olan tarım arazilerini kullanmak için halkın dağ yamaçlarına yerleşmesinden ve meteorolojik olayların etkisinden gelişmektedir. Heyelan olayları ilin kuzeyinden geçen Güneydoğu 160

182 Anadolu Bindirme kuşağı üzerinde yer alan Baykan, Şirvan ilçeleri ile Merkez e bağlı yerleşim birimlerinde görülmektedir. Heyelan olayları sıkça görülmesine karşın, çığ olayları Baykan, Eruh, Pervari ve özellikle Şirvan ilçelerine bağlı köylerde görülmektedir (ÇDP, 2011; DİKA, 2011a). Sel ve Taşkın Riski Olan Alanlar: TRC3 Bölgesi nde arazi yapısının çoğunlukla engebeli ve dağlık bir yapıda olması, genel olarak bitki örtüsünün zayıf olması, yarı kurak iklim ve sağanak yağışlarla birleşen çarpık kentleşme ve altyapı yetersizliği son yıllarda yaşanan sel ve taşkınların can kaybının yanı sıra önemli ölçüde ekonomik kayıplarla sonuçlanmasına sebep olmuştur (DİKA, 2011a). Dicle havzasında yer alan Mardin ilinde su baskını olayları, en yoğun Kızıltepe ilçesinde olmak üzere Merkez ve Savur ilçelerinde gözlenmektedir. Benzer şekilde Batman ilinin Merkez ilçesinde de yoğun olarak su baskınları yaşanmaktadır. İl merkezindeki İluh deresinde aşırı yağışlar sonucu taşkın sel vakalarının görülebileceğinden dolayı, derenin ıslah çalışmalarına başlanmıştır. Şırnak ilinde su baskını olaylarının az yaşanmakta olup, Silopi ilçesine bağlı yerleşim birimlerinde daha çok gözlenmektedir. Bilinçsiz orman kesimi, yangınlar ve bitki örtüsünün tahribata uğraması nedenlerinden dolayı zaman zaman küçük çaplı sel felaketleri yaşanmaktadır. Buna, Silopi Görümlü ve Balıkaya örnekleri verilebilir. Siirt ili, su baskını olaylarının az yaşandığı illerden birisi olup, su baskını olayları daha çok Merkez ilçeye bağlı bazı yerleşim birimlerinde gözlenmektedir (ÇDP, 2011). Fırtına Olayı Gerçekleşebilecek Alanlar: TRC3 Bölgesi illerinden Batman da kış ayları ile özellikle sonbahar mevsiminde zaman zaman orta şiddette fırtınalar çıkmakta ve bazen maddi kayıplara neden olmaktadır. Buna karşın TRC3 Bölgesi nde bugüne kadar çok büyük boyutlarda afet niteliğinde kaydedilen fırtınalar meydana gelmemiştir (ÇDP, 2011). Yerleşime Uygunluk Ülkemizde arazi kullanımı ve yerleşime uygunluk, planlamaya esas jeolojik, jeolojik-jeoteknik ve mikro bölgeleme etütlerine ilişkin rapor tanzimi ile belirlenmektedir. Bu tür bir raporlama ile; her tür ölçek ve amaçla plan yapılması düşünülen mevcut ya da potansiyel yerleşim alanlarını değerlendirmek, olası mühendislik problemlerini belirlemek mümkün olmaktadır. İmar mevzuatı ve bağlı düzenlemelere dayalı olarak gerçekleştirilen teknik değerlendirme, araziye ilişkin önlem önerileri ile potansiyel afet zararları azaltılmaktadır (DİKA, 2011a). TRC3 Bölgesi nde yeni potansiyel yerleşim birimlerinde arazi kullanımı ve mevcut afet riski taşıyan alanların belirlenmesi afet riskini azaltan önemli bir faktördür. Özellikle Bölge nin tüm illerinde etkili olan sel, taşkın ve toprak kayması gibi afetler göz önünde bulundurularak, ani gelişen yerleşim birimlerinin gelişme planlamalarında yerleşime uygun alanların belirlenmesi, afetlerden doğrudan etkilenme riskinin azaltılması amacıyla riskli yerleşim birimlerinde altyapı standardı düzenlemelerinin kısa sürede gerçekleştirilmesi önemlidir (DİKA, 2011a). İnceleme alanları taşıdıkları yapısal özelliklere bağlı olarak Uygun Alanlar, Önlemli Alanlar, Ayrıntılı Jeoteknik Etüt Gerektiren Alanlar ve Uygun Olmayan Alanlar olarak nitelendirilirler (Afet ve Acil Durum Başkanlığı). Aşağıda yer alan haritadan TRC3 Bölgesi genelinde, Bölge nin 161

183 orta kuşağının yerleşime uygun olduğu, kuzey ve güneyde ise önlemli alanlar bulunduğu görülmektedir (Şekil128). Şırnak ın doğusu ile Batman ve Siirt in kuzey kesimlerinin ise yerleşime uygun olmadığı göze çarpmaktadır. Bu kesimler Bölge de nüfus yoğunluğunun az, kırsal nüfusun yaygın, sosyo-ekonomik gelişmişliğin düşük düzeyde olduğu yerlerdir (DİKA, 2011a). Şekil 128: TRC3 Bölgesi Yerleşime Uygunluk Haritası Kaynak: ÇDP, 2011 Mardin: Mardin il sınırları içerisinde yer alan ve Gümüş Çayı (Zergan), Çağ Çağ Suyu, Savur Çayı (Habur Çayı), Buğur Çayı, Gülzar Deresi, Sultan Şeyhmus Deresi, Gurs Suyu, Büyük Dere, Cehennem Deresi tarafından beslenen dere yataklarındaki güncel alüvyon birimlerin yayılım göstermiş olduğu alanlar, Önlemli Alan 1 olarak değerlendirilmiştir. Bölge nin en kalabalık yerleşimlerinden biri olan Kızıltepe ilçesinin bu alanlar üzerinde kurulu olması bu anlamda risk taşımaktadır. Merkez ilçede kale ve çevresinde yer alan yerleşim birimlerinde yamaç eğimlerinin yüksek olduğu alanlar, kaya düşmesi ve heyelan riski nedeni ile Önlemli Alan 2 olarak değerlendirilmiştir. Sel riski taşıyan ve önlem alınamayacak olan dere, çay kıyıları ve sağanak yağışlarda akışa geçen kuru dere yatakları da Uygun Olmayan Alan olarak değerlendirilmiştir (DİKA, 2011a). 162

184 Batman: Batman il sınırları içerisinden geçen, Silvan Çayı, Pamuk Çayı, Batman Çayı, Hasankeyf ve Salat Çayı ile bu çayları besleyen tüm dere yataklarındaki güncel alüvyon birimlerin yayılım göstermiş olduğu alanlar Önlemli Alan 1, bu derelerin heyelan ve kaya düşmesi riski oluşturan dar ve yüksek eğimli yamaçları Önlemli Alan 2 olarak belirlenmiştir. Genel anlamda Batman il merkezinin 1. sınıf tarım toprakları ve sulu tarım imkânlarına sahip araziler üzerine kurulu olması, ilin bu potansiyelinden faydalanamamasına sebep olmaktadır. Batman ilinin kuzeyinde yer alan Sason ve Kozluk İlçeleri Deprem Bölgeleri Haritası na göre 1. derece deprem bölgesi kuşağında değerlendirilmişlerdir. Batman ili ve çevresinde kaya düşmesi ve heyelanın gözlendiği yerler Uygun Olmayan Alanlar olarak değerlendirilmiştir (DİKA, 2011a). Şırnak: Şırnak il sınırları içerisinden geçen Dicle Nehri, Kızılsu, Nergüş Çayı, Hezil Çayı ve Habur Çayı ile bu nehir ve çayları besleyen tüm dere yataklarındaki güncel alüvyon birimlerin yayılım göstermiş olduğu alanlar Önlemli Alan 1, akarsuların içinden geçtiği yüksek eğimli vadi yamaçlarının yer aldığı alanlar da heyelan ve kaya düşmesi riskleri nedenleriyle Önlemli Alan 2 olarak değerlendirilmiştir. Şırnak Merkez in kurulu bulunduğu alan yerleşime jeolojik olarak uygun bir konumda olup, ana ticari merkezlere ve güzergahlara yakınlıkları dolayısıyla Cizre ve Silopi ilçeleri Şırnak Merkez e göre daha hızlı bir şekilde gelişmektedir. Ancak bu merkezler, 1. sınıf tarım toprakları ve sulu tarım imkânlarına sahip araziler üzerinde kurulu bulunmasıyla Önlemli Alan 1 kategorisinde yer almaktadır (DİKA, 2011a). Siirt: Siirt il sınırları içerisinden geçen, Dicle Nehri, Botan Çayı (Uluçay), Garzan Çayı, Kızılsu Çayı, Behranca Deresi ile bu nehir ve çayları besleyen tüm dere yataklarındaki güncel alüvyon birimlerin yaygın olduğu alanlar Önlemli Alan 1 olarak belirlenmiştir. Siirt ili Güneydoğu Anadolu Bölgesi nin tamamını kapsayan Arap-Anadolu blokları bindirme hattına yakın olduğundan 1. derece deprem bölgesi içine alınmıştır. Su baskını açısından önlem alınamayacak olan nehir, dere, çay ve göl kıyıları da Uygun Olmayan Alan olarak değerlendirilmiştir (DİKA, 2011a). Mekânsal Gelişme ve Yerleşimlerin Gelişme Yönleri Türkiye de kentler ulusal mekândaki kademelenmeleri ve ekonomik coğrafyada oynadıkları roller açısından sınıflandırıldığında, metropoller, metropol alt merkezler, endüstriyel büyüme odakları, bölgesel büyüme odakları, orta düzeyde gelişmiş kentler ve dönüşüm kentleri, turizm odakları ve geleneksel ekonomiye dayalı kentler öne çıkmaktadır (BGUS, 2012). İllerin birincil fonksiyonları ilgili başlık altında belirtilmekte, ikincil fonksiyonları ise [ ] işareti ile gösterilmektedir (Tablo 45). 163

185 Tablo 45: Kentsel Sınıflama Kentsel Sınıflama Metropol Metropol Alt Merkez Endüstriyel Büyüme Odağı Bölgesel Büyüme Odağı Turizm Odağı İkincil Turizm Odağı Orta Düzeyde Gelişmiş Kentler ve Dönüşüm Kentleri Geleneksel Ekonomiye Dayalı Kent İller İstanbul, Ankara, İzmir, Adana-Mersin (potansiyel) Kocaeli, Sakarya, Bursa, Tekirdağ, Manisa Gaziantep, Konya, Kayseri, Eskişehir, Denizli, Hatay, [Kocaeli], [Sakarya], [Bursa], [Tekirdağ], [Manisa] Trabzon, Diyarbakır, Samsun, Erzurum, Van, Elazığ, Malatya, Şanlıurfa, Sivas Antalya, Muğla, Aydın, Nevşehir, [İstanbul] Afyon, Bursa, Balıkesir, Denizli, Mardin (potansiyel), [İzmir], [Ankara], [Mersin] Edirne, Kırklareli, Çanakkale, Kütahya, Uşak, Bilecik, Düzce, Bolu, Yalova, Karaman, Isparta, Burdur, Kahramanmaraş, Osmaniye, Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Kırşehir, Yozgat, Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu, Çankırı, Sinop, Tokat, Çorum, Amasya, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane, Erzincan, Adıyaman, Kilis, Tunceli, Bayburt Kars, Iğdır, Bitlis, Ardahan, Bingöl, Ağrı, Hakkâri, Muş, [Mardin], Batman, Şırnak, Siirt Kaynak: BGUS, 2012 Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi nde (BGUS) yapılan sınıflandırmaya göre TRC3 Bölge illeri sadece ikincil turizm odağı ve geleneksel ekonomiye dayalı kentler sınıflandırmasında yer almaktadır. BGUS çalışmasında Turizm Odakları ; belirlenen yıllar itibarıyla yatak kapasitesi, yatak kapasitesi değişim oranı, doluluk oranı ve geceleme oranı değişkenleri kullanılmak suretiyle belirlenmiştir. Sayılan göstergelerin üç adeti bakımından öne çıkanlar birincil turizm odağı, iki adeti bakımında öne çıkanlar ise ikincil turizm odağı olarak sınıflandırılmıştır. TRC3 Bölgesi illerinden Mardin, potansiyel ikincil turizm odağı sınıfında yer almıştır. Yine BGUS çalışmasında, üretimleri tarım ve hayvancılık ile madencilik sektörlerine dayalı olan, kırsal niteliği yüksek ve sanayileşme konusunda yeterli düzeyde ilerleme sağlamamış iller Geleneksel Ekonomiye Dayalı Kentler olarak tanımlanmıştır. TRC3 Bölgesi nin her dört ili de bu sınıflandırmada yer almıştır. Bölgesel Büyüme Merkezleri nin belirlenmesi için, Türkiye nin görece az gelişmiş Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde (TR7, TR8, TR9, TRA, TRB, TRC Düzey 1 Bölgeleri) yer alan iller BGUS çalışması kapsamında değerlendirilmiştir. Çok boyutlu ölçekleme, diskriminant analizi ve lojistik regresyon yöntemleri kullanılarak bölgesel büyüme merkezi olabilecek iller belirlenmiştir. TRC3 Bölgesi illeri bu sınıflandırma içerisinde yer alamamıştır. TRC (Güneydoğu Anadolu) Bölgesi illerinde Şanlıurfa ve Diyarbakır, bölgesel büyüme odakları olarak kabul edilmişlerdir (Şekil 129). 164

186 Şekil 129: Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi ( ) Mekânsal Gelişim Şeması Kaynak: BGUS, 2012 TRC3 Bölgesi Yerleşimlerinin Gelişme Yönleri aşağıda detaylandırıldığı gibidir: Mardin: İlde arası dönemde eski yerleşmenin güneybatı bölümünde gelişmeler olmuş, Saraçoğlu ve Cumhuriyet mahalleleri kurulmuştur. İlde 1990 dan sonra kent, Diyarbakır yolu yönünde gelişmeye başlamıştır. Kentsel alanın bu yöne doğru gelişmesi artık topografik sınırların zorlandığını göstermektedir. Nitekim doğuda eğim oldukça fazla, güneyde tarım alanları ve kent merkezine uzaklık gibi dezavantajlar vardır. Bu yönüne doğru olan gelişmede, Diyarbakır kentiyle olan yoğun ilişkilerin önemli bir yeri bulunmaktadır. İlde 2000 li yıllardan sonra yerleşme ihtiyacı daha aşağılarda yamaçlarda karşılanmaya başlanmış buna yönelik olarak tomografik koşullar adeta zorlanmış, sonuçta yeni kentsel fonksiyonlar topografyanın daha düz, eğimin ve ulaşımın kolay olduğu alanlara özellikle Diyarbakır yolu üzerine yönelmiştir. Yerleşime uygunluk kriterleri açısından değerlendirildiğinde, Mardin in Kızıltepe yönünde değil, Diyarbakır yoluna doğru (kuzeybatı yönünde) gelişmesinin devam etmesinin daha uygun olacağı görülmektedir (ÇDP, 2011). Batman: Batman ili topraklarının büyük kısmı dağlarla kaplıdır. Kuzeyinde Güneydoğu Toroslarını meydana getiren Güney Muş Dağları, Sason ve Kozluk ilçelerini tamamen kaplar. İlin en büyük ovası olan, il merkezinin bulunduğu Batman Ovası, Batman Çayı Vadisi ve Dicle Vadisi ile birleşmeden önce genişleyen bölümde meydana gelmiştir. Batman da çok yönlü olarak meydana gelen hızlı gelişmeler plansız ve çarpık bir şehirleşmeyi de beraberinde getirmiştir yılları arasında (Kentte kurulan TPAO nun etkisiyle) Batman ın nüfusu 25 kat artmıştır. Batman ili 1975 yılından sonra da artmaya devam eden nüfusu nedeniyle hızlı bir kentleşme yaşamıştır. Bu nedenle kent fiziksel olarak yayılma eğilimindedir lı 165

187 yıllardan sonra da kentin kuzey ve güney yönlerinde gelişme eğilimi gösterdiği görülmektedir yılından sonraki büyüme, geçmişe oranla daha az bir yayılma göstermiş ve kentin batı ve kuzey yönünde gelişmeye devam etmiştir (ÇDP, 2011). Batman ilinin idari sınırları doğrultusunda batı yönünde gelişme imkânı bulunmamakta, ilin Siirt e doğru doğu yönünde ve Midyat a doğru güney yönünde gelişmesi ideal gözükmektedir. Ancak, kent şehrin kuzeyine doğru büyümektedir (DİKA, 2011a). Şırnak: Kent, yılları arasında, güneydoğu ve kuzeybatı yönlerinde gelişme göstermiştir. Benzer şekilde 1990 ve 2000 yılları arasında da kent güneydoğu, kuzey ve kuzeybatı yönünde gelişmiştir. Batı ve güney kesimindeki bazı düzlükler dışında, ilin büyük bölümü akarsular tarafından derince yarılarak plato alanlarına dönüştürülmüştür. Bu çerçevede Şırnak iline bakıldığında gelişme yönü, doğal karakteristiğine ve topografya yapısına göre Güney-Güneybatı doğrultusunda görülmektedir (ÇDP, 2011). Siirt: Siirt şehrinin alansal olarak büyümesine yön veren başlıca doğal faktörler jeomorfolojik yapıdır. Siirt in kuzeyindeki arazinin sarp ve dağlık olması burada gelişmiş bir kent kültürünün gelişip yayılmasını engellemiştir. Siirt 1990 ve 2000 yılları arasında, kentin kuzeybatı yönünde geniş alanlara yayılarak gelişme göstermiştir. Bu durumun en önemli nedeni bölgedeki köyden kente yaşanan göçtür. Şehrin batı kesimi diğer yönlere göre çok daha sade ve az engebeli olduğu için şehir bu yönde gelişme göstermektedir yılına doğru kentin kuzeybatıya, Yağmurtepe, Pınarova ve Pınarca köylerine doğru gelişim gösterdiği görülmektedir. Şehrin batıya, Kezer çayına doğru uzanım göstermesiyle buradaki tarımsal alanların imara açılması ve tarımsal arazinin amaç dışı kullanılması yaşanan olumsuz gelişmeler arasında sıralanabilir. Kent kültürü ile kırsal kültürün iç içe girdiği Siirt te şehirlileşme ile ilgili problemler mevcuttur (ÇDP, 2011). Kuzeyi ve doğusu yerleşime uygun olmayan Siirt ilinin hem yerleşime uygunluk açısından hem de ekonomik ve ticari ilişkiler bakımından batıya Batman a doğru gelişmesi uygun olacaktır (DİKA, 2011a). Siirt- Pervari- Van (Çatak, Gevaş, Edremit veya Siirt Pervari- Başkale- Hakkâri) karayolunun inşası durumunda yörenin ticari ve ekonomik kalkınması ile birlikte şehirsel fonksiyonların da ciddi bir değişim ve gelişim göstereceği muhakkaktır. Fakat topografik olarak konumu ve Doğu Anadolu Bölgesi ile sağlıklı bir ulaşım ağının olmaması gelişime engel teşkil etmektedir (ÇDP, 2011) Kırsal Altyapı ve Kırsal Yerleşimler Kırsal Altyapı 2005 yılında başlatılan KÖYDES Projesi, Bölge de kırsal altyapı yatırımlarının yerinde ihtiyaçların belirlenmesi, önceliklendirilmesi ve bürokrasinin azaltılmasını hedeflemiştir. TRC3 Bölgesi ne, 2005 ve 2013 yılları arasında ülke geneline tahsis edilen toplam bütçenin %5 i tahsis edilmiştir. 166

188 KÖYDES Ödeneklerinin Ülke genelinde dağılımı incelendiğinde doğu ve güneydoğu illerine proje kapsamında daha fazla ödenek tahsis edildiği görülmektedir. Şekil 130: Yılları Arası KÖYDES Ödeneklerinin Dağılımı Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü TRC3 illerinde yılları arasında KÖYDES projesi ödenek dağılımları aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir. Şekil 131: TRC3 Bölgesi KÖYDES Ödenek Dağılımı (milyon TL) Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Köy İçme Suyu TRC3 Bölgesi nde içme suyu temin edilmemiş köy bulunmamaktadır. Suyu yetersiz köy sayısı da düşük seviyede olmakla birlikte, İl Özel idareleri verileri, Siirt te diğer illere kıyasla daha fazla sayıda suyu yetersiz durumda bulunan köy ve mezra yer aldığını, 54 köy ve 51 mezrada yaşayan kişilik nüfusun bu durumdan etkilendiğini göstermektedir. Batman ve Şırnak İllerinde de sırasıyla 36 mezrada 2393 ve 15 mezrada 760 kişilik nüfus yetersiz suyu olan yerleşim birimlerinde yaşamlarını sürdürmektedir. Bölge genelinde içme suyu altyapı hizmetlerinin köylerde büyük ölçüde tamamlandığı mezralarda ise yatırımların yerleşim birimlerinin nüfus, ekonomiklik gibi özelliklerine göre önceliklendirilerek sürdürüldüğü görülmektedir. 167

189 Şekil 132: TRC3 Bölgesi Köy ve Mezraların İçme Suyu Durumu Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Bununla birlikte saha çalışmalarında, içme suyu sektöründe köy içme suyu tesislerinin yapımlarının tamamlanmasıyla birlikte işletme ve bakım onarım sorumluluğunun köy muhtarlıklarına verildiği bununla birlikte, işletme konusunda köy muhtarlıklarının tüketilen içme suyunun miktarının tespit edilmesi ve tesisin işletilmesi, gerektiğinde bakım ve onarımların yapılması, su depolarının temizlenmesi ve klorlama işlemlerinin düzenli olarak gerçekleştirilmesine yönelik tedbirleri çoğunlukla almadıkları görülmüştür. Köy Yolları Ülke genelinde köy yolları sektörü incelendiğinde asfalt yol oranının ülkemizin batı kesimlerinde doğu ve güneydoğu bölgelerine kıyasla daha yüksek oranda gerçekleştiği görülmektedir. Stabilize köy yollarının ülke genelinde özellikle dağlık ve engebeli alanlarda yaygın olarak görüldüğü ham-tesviye nitelikli köy yollarının ise Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri nde yoğun olarak yer aldığı görülmektedir. Mahalli İdare statüsünde ki İl Özel İdareleri nin yıllık gelirleri ve bütçe olanakları da yüksek yatırım maliyetleri gerektiren köy yolları sektöründe yatırımları etkileyen önemli bir unsur olarak ülke genelinde ortaya çıkan tablo değerlerini önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Şekil 133: Türkiye Geneli İl Bazlı Köy Yolları Görünümü Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü TRC3 Bölgesi köy yolları ağı toplamı km dir. Toplamda 878 adet köy ve mezra sayısı ve dağınık yerleşim yapısıyla en uzun yol ağına Mardin İli sahiptir. 168

190 Şekil 134: TRC3 Bölgesi Köy Yolları Ağı Görünümü Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü TRC3 Bölgesi köy yolları nitelikleri incelendiğinde birinci sınıf yolların çoğunlukla asfalt ve stabilize durumda olduğu ikinci sınıf olarak tanımlanan ve ana köy yollarından ayrılan tali yolların bir kısmının tesviye ve ham yol statüsünde olduğu görülmektedir. Şekil 135: TRC3 Bölgesi İlleri Köy Yolları Sektörü Görünümü Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Saha çalışmalarında, il Özel İdareleri ve KHGB yetkili birimleriyle yapılan görüşmelerde kurumlar arasında yeterli koordinasyonun sağlanamadığı, yatırım programlarına alınan köy yollarının öncesinde teknik standartlar açısından (genişlik, yağmur suyu tahliye amaçlı hendekler, menfezler, alt yapı eksiklikleri v.s.) yeterli düzeyde incelenmediği bu durumun özellikle Bölge nin kar yükü taşıyan dağlık bölgelerinde yüksek maliyetlerle inşa edilen asfalt köy yollarının bir veya iki yıl içerisinde tekrar asfalt gerektirecek ölçüde bozulduğunu ve yıprandığını ortaya koymaktadır. Kurum yetkilileri, Bölgede düşük oranda yapımı gerçekleştirilen beton asfalt uygulamalarının 8-10 yıl hizmet verdiğini belirtmektedirler. Atık Su ve Kanalizasyon KÖYDES Projesi, Yüksek Planlama Kurulu Kararlarında kanalizasyon ve atık su sektörüne 2012 yılına kadar öncelik verilmemiştir. Bu nedenle gerek ülke genelinde gerekse TRC3 Bölgesinde kanalizasyon sektöründe köy ve mezra bazında tesisleşme düşük seviyede kalmıştır. TRC3 Bölgesi nde Mardin ve Siirt İlleri ülke ortalamasına yakın değerlere sahipken, Batman %15 ve Şırnak %8 ile oldukça düşük tesisleşme oranlarına sahiptirler. 169

191 Şekil 136:Ülke Geneli ve TRC3 Bölgesi Kanalizasyon ve Atık Su Tesisleşme Durumu Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Bölge genelinde özellikle düzlüklerde yer alan Kızıltepe, Nusaybin, Cizre, Silopi, Kurtalan, Beşiri gibi ilçe sınırları içinde bulunan köy ve mezralarda su tüketimi ile paralel olarak atık suların tahliye edileceği kanalizasyon ve foseptik tesislerinin bulunmayışı önemli sağlık sorunlarını ve risklerini beraberinde ortaya çıkarmaktadır. Saha görüşmelerinde edinilen bilgiler, kanalizasyon ve atık su tesislerine ilişkin köy muhtarlarından yoğun talep olduğunu ancak altyapı yatırımlarının halen köy yolları ve kısmen içme suyu ağırlıklı gerçekleştiğini ve hali hazır bütçe olanakları nedeniyle talebin karşılanamadığını göstermektedir. Küçük Ölçekli Sulama İl Özel İdarelerinden alınan bilgiler, TRC3 Bölgesi nde İlin toplam sulanabilir tarım arazi varlığı içerisinde sulanan alan oranlarının Batman da %18, Mardin de %65, Siirt te %77 ve Şırnak ta %26 olduğunu göstermektedir. Bölge sulama tesisleri açısından farklı özellikler göstermektedir. Mardin İli nde tarımsal sulamada düzlüklerde çoğunlukla yer altı suyu kullanılmakta; Derik, Savur, Yeşilli ve Dargeçit ilçeleri sınırları içerisinde açık kanaletlerle yer üstü sulaması yapılmaktadır. Şırnak İlinde de Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinde yer üstü sulama yaygın olmasının yanı sıra 5 adet kapalı sistem sulama tesisi ile en fazla yer altı sulama projesi üreten il durumundadır. Küçük ölçekli sulama ve hayvan içme suyu (HİS) gölet üretiminde Batman 28 adet sulama göleti ve 91 adet HİS göleti ile Mardin İli öne çıkmaktadır. Tablo 46: TRC3 Bölgesi Küçük Ölçekli Sulama Tesisleri Durumu İLİN TOPLAM İLİN TOPLAM İLİN TOPLAM İL ÖZEL İDARESİ GÖLET YERÜSTÜ SULAMA YER ALTI SULAMA HAYVAN TARIM SULANABİLİR SULANAN SULANAN İÇMESUYU İLİ ARAZİSİ ALAN ALAN ALAN SULANAN PROJE SULANAN PROJE SULANAN GÖLETİ BÜYÜKLÜĞÜ BÜYÜKLÜĞÜ BÜYÜKLÜĞÜ BÜYÜKLÜĞÜ ADEDİ ALAN (ha) ADEDİ ALAN (ha) ADEDİ ALAN (ha) (Adet) (ha) (ha) (ha) (ha) BATMAN MARDİN SİİRT ŞIRNAK Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Bölgede sınırlı olan su kaynaklarının en üst seviyede etkin ve verimli kullanılması geleneksel sulama sitemlerinin terk edilerek toplu ve basınçlı sulama sistemlerine geçilmesiyle mümkün olacağı ön görülmektedir. Bölgedeki yer altı basınçlı sulama sistemlerinin oranı %4 tür. DİKA 2013 yılı içinde Siirt ve Şırnak İllerinde uygulanmak ve su kaynaklarının etkin kullanımını amaçlayan Üç Milyon liralık Mali Destek Programı hazırlamıştır. Türkiye deki kırsal yaşam alanlarında genellikle ekonomik ve sosyal yapı az gelişmiş ve altyapı yetersiz durumdadır. Oysa yeterli ve temiz içme suyu, modern atık su- kanalizasyon tesisleri 170

192 ve merkez yerleşim birimleriyle bağlantılı yolların oluşturulması kırsal alanda yaşam kalitesinin sağlanması için öncelikli ve vazgeçilemeyecek unsurlardır. TRC3 Bölgesi nde kırsal yerleşimler özellikle düzlük alanlarda dağınık, sayıca fazla ve nüfus olarak oldukça düşük seviyededir. Bu durum kırsal altyapı yatırımlarında yatırım maliyetlerini ve hizmet sunum etkinliğini doğrudan etkilemektedir. Kırsal altyapı yatırımlarının tamamlanması, yerleşim birimlerinin ekonomik yatırımlar açısından cazibesinin artması, çevre yerleşim birimleri ve kentsel alanlarla etkileşimin büyümesi, tarım ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması yoluyla yerel kalkınmanın gerçekleşmesinde gerekli temel unsurdur Kırsal Yerleşimler Kırsal yerleşme alanları, kentsel yerleşme alanları dışında kalan köy ve mezraları kapsayan, 3194 sayılı İmar Kanunu nun ilgili yönetmeliği uyarınca köy yerleşik alanı ve civarına ilişkin sınır tespiti yapılmış / yapılmamış ve bu planda sınırları şematik olarak gösterilmiş veya plan ölçeği gereği gösterilememiş olan alanlardır yılı itibarıyla, ülkemizde köy ve sayıları 40 bini aşan köy bağlısı yerleşim birimi bulunmaktadır 35. Türkiye de kırsal yerleşimlerin plansız, dağınık, küçük ve sayıca fazla olması, köylerin önemli bir bölümünün yüksek, eğimli ve engebeli alanlarda kurulmuş bulunmaları fiziki ve sosyal altyapı hizmetlerinin sunumunun aksamasına neden olduğu gibi, kırsal yerleşimlerin kalkınma açısından belirleyici olan ekonomik ölçeği yakalayamaması sonucunu doğurmaktadır. Ayrıca, kırsal yerleşimlerin topoğrafik konumu ve yapılaşma şekli, doğal afetlerden kaynaklanan riskleri artırmaktadır. Diğer taraftan, köylerde yeni yerleşim yeri belirleme, imar planı yapımı ve kredili konut yapımı talebi ise artmaktadır yılı yerleşime göre nüfus bilgileri, ülkemiz nüfusunun %77 sinin İl/İlçe merkezlerinde ve %23 nün köy ve beldelerde yaşamını sürdürdüğünü göstermektedir. Söz konusu yerleşime göre nüfus oranı Güneydoğu Anadolu Bölgesinde %70 ve %30 dur. TRC3 Bölgesi nde kırsal nüfus ülke ve Bölge oranlarının altında %35 orana sahiptir. TRC3 Bölgesi illerinde ise Mardin İli %41 ile en yüksek kırsal nüfus oranına, Batman İli %25 ile en düşük orana sahiptir. Siirt ve Şırnak İlleri %38 ve %36 kırsal nüfus oranları ile Bölge ortalamasına yakın değerlere sahiptirler. TRC3 İlleri içerisinde en yüksek köy ve mezra sayısına Mardin İli sahiptir. Mardin i sırasıyla, Batman, Siirt ve Şırnak illeri izlemektedir. 34 Çevre Düzeni Planı 35 Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 36 Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi ( ), 171

193 Tablo 47: TRC3 Bölgesi İlleri Belde, Köy ve Mezra Sayıları Belde Sayısı Köy Sayısı Mezra Sayısı Toplam Ünite Sayısı (Köy+Mezra) Mardin Batman Siirt Şırnak Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü TRC3 Bölgesi nde kırsal yerleşimlerin rasyonel olarak planlandığı ve uygulandığı bir çalışma mevcut değildir. Bölge illerinde ki köy sayısının yanında mezra sayısının çokluğu ve plansız dağılımı bu durumun önemli göstergelerinden birisi olarak değerlendirilebilir. En düşük köy ve mezra sayısına sahip Şırnak İli en yüksek belde sayısıyla dikkat çekmektedir. Tablo 48:Nüfusa Göre Köy Sayılarının Dağılımı Mardin Batman Siirt Şırnak Nüfus 100 Köy Adedi Nüfus 250 Köy Adedi Nüfus 500 Köy Adedi Kaynak: TÜİK TRC3 Bölgesi'nde nüfusu 500'den küçük nüfus bulunduran köy adedinin toplam köy adedine oranı Mardin ve Siirt İllerinde %42, Batman'da %40 ve Şırnak'ta %35'tir. Mezralardaki nüfusların daha da düşük olduğu dikkate alındığında Bölge genelinde küçük nüfuslu ve çok sayıda yerleşim biriminden meydana gelen bir dağılım olduğu anlaşılmaktadır. Şekil 137: TRC3 Bölgesi Belde, Bucak, Köy Merkezleri Nüfus Büyüklükleri ve İdari Yapı Kaynak: Mardin, Batman, Siirt, Şırnak Çevre Düzeni Planı Yerleşim deseninin küçük nüfuslu ve düzensiz dağılımı kırsal temel altyapı hizmetlerinde etkinliği azaltmakta ve maliyeti büyük oranda arttıran en önemli etken olarak öne çıkmaktadır. TRC3 Bölgesi nde nüfus yoğun kırsal yerleşimlerin, Mardin ve Şırnak İlleri nin güneyinden geçen ve İpek yolu olarak bilinen devlet kara yolu boyunca ve Bölgenin tarım, sanayi ve 172

194 ticaret merkezleri olarak öne çıkan Kızıltepe, Nusaybin, Cizre ve Silopi ilçe merkezleri yakın çevresi ile Bölgenin engebeli topoğrafik yapıda bulunan orta ve kuzey kesimlerinde bulunan tüm il merkez ilçeleri, Midyat, Kozluk, Beşiri ve Kurtalan ilçe sınırları içerisinde ise kademeli olarak il merkezleri ve ilçe merkezleri yakın çevresinde yoğunlaştığı görülmektedir. Bölgenin doğusunda ve dağlık yer alanlarda bulunan Şırnak İli Beytüşşebap ve Uludere ilçeleri, Siirt İli ne bağlı Pervari, Şirvan ve Eruh İlçeleri sınırları içerisinde kalan kırsal yerleşimler ise ilçe alanları içinde sayıca az ve küçük nüfuslu olarak dağılım göstermektedirler. Bölgede Mardin ve Batman kent merkezlerinin, kırsal yerleşimlerin fiziksel, sosyal ve ekonomik yapılarının gelişim ve dönüşümlerinde etkili olduğu bununla birlikte sosyoekonomik açıdan daha zayıf yapıda olan Siirt İli nde ise söz konusu etkinin daha düşük seviyede gerçekleştiği, Şırnak İli nde ise ilin güneyinde ve düzlük alanlarda yer alan Cizre ve Silopi İlçeleri nin il merkezine oranla kırsal yerleşimleri daha fazla etkilediği değerlendirilmektedir. TRC3 Bölgesi tarım alanları incelendiğinde, tarım yapılabilen toplu arazilerin büyük bölümünün Bölge nin batısında yer aldığı görülmektedir. Tarım yapılan araziler özellikle Mardin İli Kızıltepe İlçesi, ayrıca Derik, Merkez ve Silopi ilçelerinin güneyi, Batman İli Merkez ve Beşiri ilçeleri kuzeyi ile Kozluk İlçesi güneyi, Siirt İli Kurtalan İlçesi orta ve doğu bölümlerinde toplanmıştır. Bölgede tarım bu alanlar dışında genel olarak parçalı ve dağınık bir yapı sergilemektedir 37. TRC3 Bölgesi kırsal yerleşim dağılımında baskın karakteristiğin tarımsal faaliyetler olduğu söylenebilir. Diğer yandan, içme suyu, atık su ve kanalizasyon, köy yolları, eğitim ve sağlık gibi temel altyapı yatırımları, kırsal alanda en yaygın geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılık faaliyetlerine yönelik altyapı ve ekonomik destekler kırsal alanlarda yer alan yerleşim birimlerinin kırsal yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve nüfusun korunmasını sağlayan ve iç göçü engelleyen diğer unsurlardır. Kırsal altyapı yatırımları açısından TRC3 Bölgesi henüz ülke ortalamalarının altında bulunmakta köy ve mezraların atık su ve kanalizasyon sektöründe tesisleşme oranı Mardin ve Siirt İlleri nde %21 olan ülke ortalamasına yakın değerlere sahipken, Batman %15 ve Şırnak %8 ve kırsal yerleşimleri belde, ilçe ve il merkezlerine bağlayan köy yolları sektöründe TRC3 Bölgesi asfalt yol oranı ortalaması %45 tir. TRC3 Bölgesi köy yolları nitelikleri incelendiğinde birinci sınıf yolların çoğunlukla asfalt ve stabilize durumda olduğu ikinci sınıf olarak tanımlanan ve ana köy yollarından ayrılan tali yolların bir kısmının tesviye ve ham yol statüsünde olduğu görülmektedir. Bölgede en baskın unsur karayolu ulaşımıdır. TRC3 Bölgesi kırsal yerleşim birimlerinde temel altyapı hizmetlerinin tamamlanmamış olmasının kırsal yerleşimlerin fiziki ve sosyal ve ekonomik açıdan gelişememesinin önemli bir gerekçesi olduğu değerlendirilmektedir. Bölgede köy merkezleri, kırsal alanlar olarak değerlendirildiğinde yerleşim kademelenmesinde illerin kırsal alanlarının toplam alana oranının ortalamasının %76 olduğu görülmektedir. Bölgede kırsal alanların yaygınlığının tarım ve hayvancılık faaliyetleri kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir. 37 Çevre Düzeni Planı 173

195 Mardin ilinin kentsel kademelenme yapısı değerlendirildiğinde kırsal yerleşiminin ilde hektar alan kapsamakta, kentsel yerleşim ise 6243 hektarlık alan kapsamakta olduğu görülmektedir. İlde kırsal alanların fazla olmasının nedeni ilin ekonomisinin temelinde tarım ve hayvancılık bulunması ve kırsal nüfusun bu nedenle fazla olmasından kaynaklanmaktadır 38. Şekil 138: Mardin İli Yerleşim Kademelenmesi Kaynak: Çevre Düzeni Planı Batman ili yerleşim kademelenmesi açısından değerlendirildiğinde kırsal yerleşiminin hektarlık alan, kentsel yerleşimin ise 4410 hektarlık alan kapsadığı görülmektedir. Kırsal kesimdeki nüfusun kentsel yerleşime göre fazla olmasının nedeni tarıma ve hayvancılığa dayanan ekonomiden kaynaklanmaktadır 39. Şekil 139: Batman İli Yerleşim Kademelenmesi Kaynak: Çevre Düzeni Planı Siirt ili yerleşim kademelenmesi açısında değerlendirildiğinde kırsal yerleşimin 9582 hektarlık, kentsel yerleşimin ise 3362 hektarlık alan kapsadığı görülmektedir 40. Şekil 140: Siirt İli Yerleşim Kademelenmesi Kaynak: Çevre Düzeni Planı 38 Çevre Düzeni Planı 39 Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporu 40 Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporu 174

196 Şırnak ili yerleşim kademelenmesi alansal olarak değerlendirildiğinde kırsal yerleşimin 9380 hektarlık, kentsel yerleşimin ise 3614 hektarlık alan kapsadığı görülmektedir 41. Şekil 141: Şırnak İli Yerleşim Kademelenmesi Kaynak: Çevre Düzeni Planı Kırsal alanlarda imar mevzuatı uygulama sürecinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu gereğince belediye ve mücavir alan sınırları dışında yapılacak her türlü imar ile ilgili iş ve işlemler 2007 yılından itibaren Mülga Bayındırlık ve İskân İl Müdürlüklerinden İl Özel İdarelerine devredilmiştir. Bu kapsamda TRC3 Bölgesi nde İl Özel idareleri yetki alanında kalan imar ile ilgili talepler 3194 sayılı İmar Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan yönetmelikler kapsamında yürütülmekte iken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nın tarihinde Mardin, Batman, Siirt, Şırnak, Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı nı onaylamasıyla, İl Özel İdareleri faaliyet alanları içerisinde yapılacak her türlü imar işlerinin Çevre Düzeni Planı kullanım kararları ve plan hükümleri ve 3194 sayılı İmar Kanunu nun Plansız Alanlar Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülmeye başlanmıştır. Bölge İl Özel İdarelerinden edinilen bilgiler, TRC3 Bölgesinde Özel İdarelerinin kırsal alanda faaliyet gösteren Gayri Sıhhi Müesseselerin (GSM) ruhsatlandırılmasında ilgili mevzuatı uyguladığı bununla birlikte Köy Yerleşik Alanlarının belirlenmesi, köy yerleşik alanlarında konut taleplerinin karşılanması ve ruhsatlandırılmasına yönelik geçmişte gerçekleştirilen herhangi bir uygulama olmadığı, Köy Yerleşik Alanlarının tespitine yönelik çalışmaların başlangıç aşamasında olduğunu göstermiştir. İlgili kurumlarla yapılan görüşmeler neticesinde, Batman İli nde, köy yerleşik alanlarıyla ilgili herhangi bir çalışma olmadığı, yapıların ruhsatlandırılmasında ve imar aşamasında sorunlar yaşandığı, yaşanan sorunların giderilmesi ve kaçak yapılaşmanın engellenmesi amacıyla Batman, Merkez ve İlçelere bağlı 92 köy ve mezralarında Köy Yerleşik Alan Tespiti ile ilgili ihale çalışmalarına başlandığı, Siirt İlinde Köy Yerleşik Alanları ile ilgili şu ana kadar Aydınlar İlçesine bağlı 6 köyün Merkeze bağlı 34 köy ve talebe bağlı olarak Pervari Gökbudak Köyü Yerleşik Alan sınırı ve civarı tespit çalışmaları tamamlandığı, Baykan, Eruh, Şirvan, Kurtalan ve Pervari İlçelerine bağlı köylerin Köy Yerleşik Alanı Tespiti amacıyla çalışmaların devam ettiği, Mardin İli nde 2012 yılında Köy Yerleşik Alanlarının tespiti amacıyla hizmet alım ihalesinin yapıldığı, Merkez ve Mazıdağı ilçeleri dışında çalışmaların tamamlandığı, Şırnak İli nde geçmişte gerçekleştirilmiş bir çalışma bulunmamakla birlikte 2013 yılı sonu itibariyle Köy 41 Mardin-Batman-Siirt-Şırnak-Hakkâri Planlama Bölgesi 1/ Ölçekli Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporu 175

197 Yerleşik Alanlarının tespiti amacıyla hizmet alımı ihalesinin gerçekleştirileceği bilgileri edinilmiştir. Bölge illerinde Köy Yerleşik Alanları Tespit çalışmalarını müteakip, Köy İmar Planlarının hazırlanması planlanmaktadır. İmar planı uygulaması bulunmayan kırsal yerleşimlerde planlar hazırlanana kadar yapılaşmaya yönelik uygulanması gerekli yönetmelik ve koşullar Çevre Düzeni Planı ve İlgili yönetmeliklerle belirlenmiş olmasına rağmen bu alanda İl Özel İdareleri ve ilgili birimlerinin henüz etkin kontrol ve denetim mekanizmaları geliştiremedikleri görülmektedir. Saha çalışmalarında, kırsal yerleşimlerin genelinde mesken amaçlı yapılaşmanın projesiz, arazi kullanım sınıflamaları ve bağlı olarak deprem ve doğal afet riskleri dikkate alınmaksızın sürdüğü gözlenmiştir. Bölge illerinde kırsal yerleşim alanlardaki eski evler genelde yığma, karkas, taş ve toprak yapılardan oluşmaktadır. Özellikle Mardin ve Batman illerinde jeolojik olarak kireçtaşı ve kalker formasyonları üzerinde yer alan kırsal yerleşimlerde eski taş yapılar görülmekte ve bu taş yapıların horasan harcı denilen malzeme ve taşın yontularak uygun bir şekle getirilmesiyle yapıldığı bilinmektedir. Kırsal bölgelerde gerek eski gerekse yeni yapılan betonarme evlerde genel olarak yapıların çatıları bulunmamaktadır. Evlerin üst kısımlarına teras yapılmakta, yazları sıcak geçen mevsimlerde kırsal bölgedeki insanlar evin teraslarında ailece geceleri uyumakta ve istirahat etmektedirler Ulaşım Karayolu Ulaşımı TRC3 Bölgesi nin Ulaşım Ağındaki Yeri Planlama bölgesi Türkiye nin Güneydoğusunda yer almaktadır ve planlama bölgesine Türkiye nin her yerinden ulaşım imkânı bulunmaktadır. Ancak dağlık ve sert hava koşulları nedeniyle ulaşım mevsimsel farklılıklar yaşanır. Bölgede doğu-batı yönünde uzanan tektonik oluklar ve akarsu vadileri ulaşım açısından kolaylıklar sağlamaktadır. Ayrıca gerek havayolu, gerekse demiryolu ile ülkenin her tarafıyla bağlantı halindedir. Yeni yeni sağlanan hava yolu ile ülkenin birçok kentine ulaşım sağlanmaktadır. Bölgede Elazığ, Malatya, Batman ve Mardin İlleri nde havalimanı bulunmaktadır. Bölgede ulaşımı sağlayan demiryolları, Fevzipaşa, Malatya-Diyarbakır, Kurtalan hattı ile Suriye sınırını tâkib ederek Nusaybin den ülke sınırları dışına çıkar. Güney hattı üzerinde Şenyurt tan ayrılan bir şube hattı Mardin e gider. Demiryolu ulaşımı fazla tercih edilmemektedir. Bu durumun temel nedeni demiryolu ulaşım sisteminin nitelik ve nicelik bakımından yetersiz olmasıdır. Planlama alanının denize kıyısı yoktur ancak Van Gölü nde feribot seferleri yapılmaktadır. Eskiden önemli olan Fırat ve Dicle üzerindeki nehir ulaşımı günümüzde önemini kaybetmiştir (MBSŞH Çevre Düzeni Planı,2013). 176

198 Uzunluk(Km) TRC3 Bölgesi Ulaşım Sistemi Planlama Bölgesi ulaşım sistemi incelendiğinde karayolu ağırlıklı bir ulaşım sisteminin mevcut olduğu görülmektedir. Bu durum yerleşimlerin yapılanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Şekil 142: TRC3 Bölgesi Yol Dağılımı 84% 5% 5% 3% 3% I.derece yollar II.derece yollar III.derece yollar Köy Yolları Kent içi Yollar Kaynak: MBSŞH Çevre Düzeni Planı, Planlama bölgesinde yol dağılımı değerlendirilmesi yapıldığında yolların %83,79 luk bölümünü köy yollarının oluşturduğu görülmektedir. I derece yollar ise% 4,58 lik bir oranda olduğu tespit edilmiştir. İller arasında karşılaştırmalı grafik aşağıda detaylı olarak verilmiştir. Şekil 143: TRC3 Bölgesi İlleri Yol Dağılımı Karşılaştırma Tablosu 2.500, , , ,00 500,00 0,00 I.derece yollar II.derece yollar III.derece yollar Köy Yolları Kent içi Yollar Mardin 286,91 285,22 261, ,10 394,28 Batman 110,83 106,47 130, ,44 405,96 Şırnak 459,17 52,91 125, ,94 236,42 Siirt 133,06 214,56 146, ,49 154,24 Kaynak: MBSŞH Çevre Düzeni Planı, Planlama Bölgesi ulaşım yapısı incelendiğinde karayolu ağırlıklı bir ulaşım sisteminin mevcut olduğu görülmektedir. Planlama bölgesini oluşturan illerden Mardin, Batman, Siirt illerinde demiryolu hattı bulunmakta olup, Şırnak ilinde bulunmamaktadır. Toplam demiryolu hattı uzunluğu 225 km dir. Planlama bölgesindeki mevcut yol uzunluğu km dir. Mardin ili 4575 km ile planlama bölgesi toplam yol uzunluğunun %32 sine sahiptir. Şırnak ve Mardin illeri bölünmüş yol ve otoyol bakımından ülke düzeyinin oldukça gerisindedir. Karayollarında 177

199 gelişmişliğin bir göstergesi de karayollarındaki asfalt yolun payıdır. Karayolundaki asfalt yolun payı ülke genelinde %94,2 iken GAP Bölgesi nde %88,2 dir. Mevcut motorlu kara taşıtları sayısında yine Mardin ili adetle en çok taşıt sayısına sahip ildir (MBSŞH Çevre Düzeni Planı, 2013). Tablo 49: TRC3 Bölgesi Ulaşım Yapısı Mevcut Motorlu Kara Taşıtları Toplamı (Adet) Mevcut Yol Uzunlukları Toplamı (km) Demiryolu Uzunluğu (km) Mardin Batman Siirt Şırnak Toplam Kaynak: TÜİK Bölgesel Göstergeler TRC3 Bölgesi Devlet Yolu, İl Yolu ve Otoyol Ağı Planlama bölgesi güneyinde, Suriye sınırı boyunca uzanan E-24 Karayolu Gaziantep, Şanlıurfa, Kızıltepe ve Silopi üzerinden Habur Sınır Kapısına varmaktadır. Bu kapsamda planlama bölgesinin karayolu sistemi ana aksını ve ülke karayolu sistemi ile ana bağlantısını oluşturur. Planlama bölgesini oluşturan iller arasında her mevsim geçit veren devlet ve il yolları bulunur. Diyarbakır-Batman, Diyarbakır-Mardin, Siirt-Bitlis ve Hakkâri-Van karayolları, planlama bölgesinin karayolu sistemine bağlantısını oluşturan diğer arterlerdir. Planlama bölgesini oluşturan illerin önemli illerle olan uzaklıkları Tablo 49 da verilmiştir (MBSŞH Çevre Düzeni Planı, 2013). Batman il sınırları içinden geçmekte olan Diyarbakır-Bitlis karayolu, ilin kuzey kesimleri arasından geçmekte ve Kozluk ilçesi yol üzerinde bulunmaktadır. Yine Diyarbakır-Siirt karayolu da Batman ili sınırlarından geçmekte, Batman il merkezi ve Beşiri ilçesi de bu güzergâhta bulunmaktadır. Hasankeyf ile Gercüş ilçelerine, ilin güney kesiminden geçen ve Midyat-Mardin e giden yol üzerinden ulaşım mümkündür. Batman ili, Siirt, Diyarbakır ve Mardin illerine neredeyse eşit uzaklıktadır ve merkezi bir konum arz etmektedir (Batman 2011 İl Çevre Durumu Raporu,2012). Batman-Midyat-Nusaybin yolu üzerinden E-24 karayoluna ve dolayısıyla Irak sınırında bulunan Habur sınır kapısına ulaşmak mümkündür. İl sınırları içinde TCK Bölge Şefliği faaliyet alanında toplam 316 km asfalt, 28 km stabilize ve 14 km toprak karayolu bulunmaktadır. Halen kullanılan Batman-Midyat yolunun bir kısmının yapılması planlanan Ilısu Baraj Gölü altında kalacak olması nedeniyle bu yola alternatif olarak projelendirilmiş olan Batman- Midyat yolunun uzunluğu 61 km dir (Batman 2011 İl Çevre Durumu Raporu,2012). Bu yolun ihalesi Ilısu Baraj inşaatına başlanması ile beraber yapılmış ve inşaatına başlanmıştır. Siirt İlinde karayolunun ihtiyaca cevap verebilecek hale getirilebilmesi için yapılması planlanan çalışmalar şu şekilde planlanabilir. 178

200 Km 1. Siirt ilinde mevcut karayollarının tamamının gelişen ve artan trafik yoğunluğuna cevap verecek şekilde düzenlenmesi ve asfalt hale getirilmesi, 2. Yapılmakta olan Ilısu Barajının ileride oluşacak göl suları altında kalacağı anlaşılan yollarımıza alternatif yol yapılması a. Ilısu Baraj Gölü su seviyesi düşünülerek yapılmakta olan Siirt-Eruh yolunda yeni köprü yapımı tamamlanmış olup, yaklaşık 30km ye kadar olan kısmın stabilize ve çakıl serimi bitmiştir. b. Reşat Baysal Varyantı adıyla Siirt-(Diyarbakır-Bitlis) ayrım yolunun yapılması, (Buna Kezer ve Başur Köprülerinin yeniden inşa edilmesi dahildir.) c. Bu itibarla, gerek baraj yapımından dolayı gerekse ilin değişik sebeplerle kaydedeceği gelişmelere paralel olarak karayolu ağını, ulaşım ihtiyacına cevap verecek şekilde planlayıp yapmak gibi çalışmaları yürütmenin yanı sıra, mevcut yolların bakım onarım, muhafaza ve kar mücadelesinin de zamanında ve iyi durumda yapılması için programlar yapılmaktadır(siirt 2011 İl Çevre Durumu Raporu,2012). Tablo 50: TRC3 Bölgesini Oluşturan İllerin Önemli Merkezlere Olan Uzaklıkları Ankara İstanbul İzmir Gaziantep Adana Diyarbakır Şanlıurfa Mardin 997 km 1450 km 1430 km 324 km 530 km 95 km 188 km Batman 1011 km 1464 km 1514 km 409 km 614 km 100 km 272 km Siirt 1099 km 1552 km 1602 km 496 km 702 km 187 km 359 km Şırnak 1176 km 1629 km 1609 km 503 km 709 km 284 km 366 km Kaynak: Karayolları 2008 (Şırnak 2011 İl Çevre Durumu Raporu, 2012) Otoyol ağının mevcut olmadığı TRC3 Bölgesi nde toplam devlet yolu ağı 1053 km, toplam il yolu ağı ise 1320 km dir. Devlet ve İl yolu uzunluklarının TRC3 Bölgesi İlleri ne göre dağılımı aşağıdaki gibidir. Şekil 144: TRC3 Bölgesi Devlet Yolu, İl Yolu ve Otoyol Ağının İller Bazında Dağılımı (2013) MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT OTOYOL DEVLET YOLU İL YOLU TOPLAM Kaynak: Devlet ve İl Yolları Envanteri,

201 Yukarıdaki tablodan da görülebileceği gibi Mardin İli Bölgedeki en uzun toplam devlet yolu ve il yolu ağına sahiptir. Mardin İli ni sırası ile Şırnak, Siirt ve Batman illeri izlemektedir. Yüksek kalite değerine sahip olan asfalt betonu yol cinsi bakımından en fazla karayolu ağına sahip olan TRC3 Bölgesi Düzey 2 illeri toplam asfalt betonu yol ağının yaklaşık %91 ine sahip olan Şırnak (102 km.) ve Mardin (65 km.) dir. Mardin ve Şırnak İlleri nin sahip olduğu asfalt betonu yol ağının tamamı E-90 karayolunun Kızıltepe-Nusaybin-Cizre-Silopi güzergâhındadır. KGM tarafından sürdürülmekte olan yol çalışmaları sonucu yoğun olarak dış ticaret amaçlı faaliyetlerde kullanılan E-90 karayolunun asfalt betonu yol uzunluğu artacaktır. Yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi km² başına düşen yol uzunluğu bakımından Şırnak, Siirt ve Mardin Türkiye ortalamasının üzerindedir. Şekil 145: TRC3 İlleri ve Türkiye nin Devlet Yolu, İl Yolu Ve Otoyol Ağı Uzunluklarının Alan Verileriyle Karşılaştırmalı Göstergeleri-2013 Kaynak: * Devlet İl Yolları Envanteri, 2013, **TÜİK. Şırnak ve Siirt İlleri nin sahip olduğu görece yüksek değerlerin coğrafi yapılarının engebeli olması ve nüfusun dağınık yerleşim sergilemesi nedeniyle yerleşim merkezlerini birbirine bağlayan yolların düz arazi yapısına sahip bölgelere göre daha uzun olmasından kaynaklandığı düşünülebilir. Diğer taraftan Mardin ve Batman ın Şırnak ve Siirt e göre Türkiye ortalamasına daha yakın değerlere sahip olduğu görülmektedir. 180

202 Adet Şekil 146: TRC3 ve Türkiye nin Devlet Yolu, İl Yolu Ve Otoyol Ağı Uzunluklarının Nüfus Verileriyle Karşılaştırmalı Göstergeleri-2013 Kaynak: * Devlet İl Yolları Envanteri, 2013, **TÜİK. Bin kişi başına düşen toplam otoyol, devlet yolu ve il yolu uzunluğu göstergeleri, km² başına düşen yol uzunluğu göstergeleriyle büyük ölçüde paralellik göstermektedir. Bin kişi başına düşen toplam otoyol, devlet yolu ve il yolu uzunluğu göstergelerinde Siirt ve Şırnak ile tablodaki diğer bölgeler arasındaki fark km² başına düşen yol uzunluğu verilerine göre artmıştır. Siirt ve Şırnak ın nüfus yoğunluğu rakamlarının daha düşük olması bu duruma neden olarak gösterilebilir. Batman ın bin kişi başına düşen toplam otoyol, devlet yolu ve il yolu uzunluğu bakımından 0,70 km ile en düşük değere sahip olması nüfus yoğunluğunun yüksek olması ve km² başına düşen yol uzunluğu bakımından düşük bir değere sahip olması ile açıklanabilir. Şekil 147: Ocak 2013 İtibariyle Türkiye ve TRC3 Bölgesi Düzey 2 İlleri Bin Kişi Başına Düşen Araç Sayıları Türkiye GAP TRC3 Mardin Batman Şırnak Siirt Bin Kişi Başına Düşen Minibüs 5,24 4,81 4,14 4,36 4,54 3,06 4,50 Bin Kişi Başına Düşen Otobüs 3,12 1,00 0,50 0,67 0,56 0,26 0,35 Bin Kişi Başına Düşen Kamyonet 36,95 18,95 16,42 18,00 19,12 12,56 13,61 Bin Kişi Başına Düşen Kamyon 9,94 8,93 14,22 14,35 5,72 31,09 3,18 Bin Kişi Başına Düşen Otomobil 114,36 46,69 20,02 24,29 26,14 6,97 18,51 Kaynak: TÜİK,

203 Yukarıdaki şekilden de görülebileceği gibi bin kişi başına düşen otomobil sayısında Türkiye ile TRC3 Bölgesi arasında önemli bir fark vardır. Türkiye genelinde 114,36 olan bin kişi başına düşen otomobil sayısı TRC3 Bölgesi ortalaması baz alındığında 20,02 dir. Yukarıdaki şekil incelendiğinde; TRC3 Bölgesi nin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu tek kategorinin bin kişi başına düşen kamyon sayısı olduğu görülecektir. Türkiye ve TRC3 Bölgesi illeri arasındaki bin kişi başına düşen kamyon sayısı ortalamalarındaki farkın önemli nedeni ise Irak ve Suriye gibi komşu ülkeler ve bu ülkeler üzerinden diğer Ortadoğu ülkeleri ile yapılan dış ticaret sonucu bölgede taşımacılık sektörünün gelişmesi sonucudur. TRC3 Bölgesi İlleri nden sınırda bulunan ve doğal olarak sınır kapıları bulunan Mardin ve Şırnak ile iç kesimlerde yer alan Batman ve Siirt illeri arasındaki önemli fark bahsedilen çıkarımı destekler niteliktedir. Batman bin kişi başına düşen kamyonet sayısı bakımından TRC3 Bölgesi içinde ilk sırada yer almaktadır. Batman ın merkez nüfusunun toplam nüfusa oranı sıralamasında diğer TRC3 İlleri nden yukarıda yer almasının ve ticari faaliyetlerin bölge içinde yoğunlaşmasının söz konusu farkın oluşmasına neden olduğu söylenebilir. 42 Şırnak ta yüksek olan kamyon sayısının ve sosyo-ekonomik açıdan en düşük göstergelere sahip il olmasının, otomobil ihtiyacını olumsuz yönde etkilemesi bin kişi başına düşen otomobil sayısı bakımından Şırnak ın TRC3 Bölgesi içinde son sırada yer almasının nedenlerinden biri olarak gösterilebilir Demiryolu Ulaşımı İki nokta arasında başka bir ulaşım türüne gerek duyulmadan kullanılabilen karayolu ulaşımı, otomotiv sanayisinde meydana gelen gelişmeler sonucu önem kazanmıştır. Bu gelişmeler demiryolu sektörünü olumsuz yönde etkilemiştir. Bu duruma karşın hızlı tren teknolojisinin gelişmesi, enerji fiyatlarındaki artış, zaman yönetiminin öneminin artması ve karbondioksit salımının çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin insan yaşamını tehdit eden boyutlara ulaşması sonucu demiryolu ulaşımının cazibesi artmıştır. Japonya, Fransa, İtalya, Almanya, İspanya ve Güney Kore demiryolu teknolojilerine yatırım yapan başlıca ülkeler olarak adlandırılabilir (2011 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu, 2012). Dünya demiryolu sektörü yolcu ve yük taşımacılığı verileri aşağıdaki gibidir: Türkiye de Genel Durum Osmanlı İmparatorluğundan devir alınan ve milli sınırlar içerisinde kalmış olan Demiryollarının uzunluğu km'dir. Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 yılında başlayan yeni demiryolu inşaat faaliyetleri sonucu, demiryolu inşaat teknolojisinin oldukça geri olduğu bir dönemde, eldeki kısıtlı olanaklarla döneminde yaklaşık km yeni yol yapılmış ve işletmeye açılmıştır.1950 yılından itibaren karayolu ağ ve araçlarının gelişimine paralel olarak ulaştırma sistemimizde dengeli bir büyüme olmamış, bunun sonucu döneminde ancak 945 km. yeni yol yapılabilmiştir yılından itibaren ulaştırma sistemi içerisinde demiryoluna yatırımlar açısından öncelik verilmesi sonucu döneminde km. yeni demiryolu yapılmıştır. Böylece, 1950 yılından 2003 yılına kadar yılda 16 km 42 TÜİK, 2009 ADNKS TÜİK Nüfus Sayımı,

204 Yolcu Taşımaları(bin) olan yol yapımı, döneminde yılda 121 km. ye çıkmıştır(2011 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu, 2012). Ülkemiz km si elektrikli olmak üzere 2012 yılı sonu itibariyle toplamda km. demiryolu ağına sahiptir(tcdd İstatistik Yıllığı, 2013). Şekil 148: Türkiye Demiryolu Toplam Hat Uzunluğu Yıllara Göre Gelişimi( ) Kaynak: TCDD İstatistik Yıllığı Aşağıdaki grafiklerden görüleceği üzere; Anahat yolcu taşımacılığında, konvansiyonel trenlerde 2011 yılında 2010 yılına göre % 7, hızlı trenler de ise % 35 oranında artış olmuştur. Toplam anahat yolcu taşımacılığında ise % 8 oranında artış olmuştur. Bu artışta; 2008 yılı kriz nedeniyle olumsuz etkilerinin azalması, yol bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle seferden kaldırılan bazı konvansiyonel trenlerin tekrar konulması etkili olmuştur(2011 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu, 2012). Şekil 149: Türkiye Demiryolları Ağı Yolcu Taşımaları (bin)( ) Kaynak: 2011 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu Banliyö Anahat Konvansiyonel Trenler Yüksek Hızlı Trenler Toplam

205 2000 yılı ve sonrasında yapılan çalışmalar sonucu demiryolu şebekesinde yer alan elektrikli hat uzunluğu ve yüzdesi artmıştır. Buna bağlı olarak demiryollarında meydana gelen kaza sayılarında ve olumsuz sonuçlarında ciddi azalmalar yaşanmıştır sürecinde demiryollarında meydana gelen kazalar ve sonuçları aşağıdaki gibidir: Demiryolu kaza istatistikleri yılları arasında kaza sayılarında önemli azalmanın olduğunu göstermektedir. Ölü ve yaralı sayılarının ise 2004 yılındaki önemli artışa rağmen, periyodu genelinde azalma eğiliminde olduğu söylenebilir. Şekil 150: Türkiye Demiryolu Ağının ve Uluslararası Bağlantılarının Planlanan Yakın Gelecekteki Görünümü Kaynak: 2011 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu, 2012 Coğrafi konumu gereği Türkiye nin üstlendiği köprü görevine işlerlik kazandırabilmek ve Avrupa-Asya arasındaki alternatif koridorların devamlılığını sağlamak için, yukarıda verilen harita dikkate alınarak Ülkemizde önemli demiryolu projeleri hayata geçirilecektir. Bölgemizden geçen Kurtalan-Irak ve Nusaybin-Irak hatları ile bağlantılı ve Marmaray Projesi ile kesintisiz bağlantı sağlayacak olan, aşağıda da bahsi geçen İstanbul-Basra Demiryolu bölgemizi direkt etkileyecek en önemli koridordur. Diğer Projelerden ise başlıklar halinde bahsedilmiştir. İstanbul-Basra Demiryolu Koridoru: İstanbul Basra Demiryolu Koridoru kapsamında çevre ülkeler ile işbirlikleri geliştirilecek, koridor boyunca mevcut yolların iyileştirilmesi, standardının ve kapasitesinin yükseltilmesi ile boşlukların tamamlanması sağlanacak, Basra dan Avrupa ya kesintisiz demiryolu erişimi sağlanacaktır. 184

206 Marmaray Projesi: Türkiye nin asırlık rüyası ve Dünyanın en önemli projesi olan Marmaray projesiyle Gebze den Halkalı ya kesintisiz demiryolu ulaşımı sağlanacak ve kentiçi trafik sorununa köklü çözüm olacaktır. Marmaray, Ankara-İstanbul Hızlı Tren, Kars-Tiflis Projeleri gibi projelerin gerçekleştirilmesiyle birlikte, Avrupa'dan Asya'ya, batıdan doğuya kesintisiz, hızlı, ekonomik bir demiryolu bağlantısı sağlayacaktır. Kuzey Demiryolu Koridoru, Hicaz Demiryolu Koridoru, Güneydoğu Asya Demiryolu Koridoru, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Koridoru, Türkiye-Rusya Tren Feri Hattı, Viking Treni Projesi(2012 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu, 2013). Kurtalan-Irak Projesi Türkiye ayağı, günümüzde Nusaybin (Mardin) ve Kurtalan (Siirt) da bulunan TRC3 demiryolu Ağı son noktalarının Cizre de birleştirildikten sonra Irak a bağlanmasını kapsamaktadır. 43 Türkiye Demiryolu Ağı nın Habur a Bağlanması projesi ancak Irak Demiryolu Ağı nın da Habur a kadar uzatılması durumunda anlam kazanacaktır. Söz konusu projenin sadece Nusaybin-Cizre-Habur güzergahı DLH (T.C. Demiryolu, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü) tarafından projelendirilmiştir. 44 Kurtalan- Habur Demiryolu Projesi henüz bu konudaki yetkili kuruluş olan DLH ın gündemine girmiş değildir. Toprakkale- Karkamış istikametinde elektrikli-sinyalli yeni bir çift yönlü demiryolu hattının yapılması ve Karkamış-Nusaybin kesiminin de çift yönlü elektrikli-sinyalli olacak şekilde yenilenmesi Türkiye Demiryolu Ağı nın Habur üzerinden Irak Demiryolu Ağı na bağlanması projesi dahilinde planlanan diğer faaliyetlerdir. Karkamış-Nusaybin kesiminin yenilenmesi çalışması arazinin uygunluğu nedeniyle düşük maliyetle yapılabilir. Diğer yandan söz konusu kesimin yenilenme çalışmalarının sürdürülmesi için mayın temizleme çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Yük taşımacılığında ülke genelinde %91 lere varan karayolu ağırlıklı taşıma etkisini azaltmak için, taşıma modlar arasında entegrasyonu sağlamak hem de ulaştırma sektörünün sağlıklı bir yapıya kavuşturulmaya yönelik Kuruluş olarak kombine taşımacılığına yönelik yatırımlar yapılmakta, projeler üretilmekte ve uygulamaya konulmaktadır. Türkiye coğrafik konumu nedeniyle, kombine taşımacılık konusunda büyük bir potansiyele sahiptir. TCDD olarak bu potansiyeli değerlendirmek için 2003 yılından beri başlattığımız projeler ve uygulamalar ise; Bölgemiz illerinin çalıştığı denizyolu bağlantısı olan illerden; İskenderun ve Mersin Limanlarından denizyolu-demiryolu, demiryolu-denizyolu bağlantılı kombine taşımacılık yapılmaktadır. 43 TCDD, DLH,

207 Diğer taşıma modları arasında rekabeti kaldırıp işbirliğini amaçlayan konteyner taşımacılığı gün geçtikçe artan bir hızla ulaştırma sektöründe tartışmasız ve önemli bir taşıma şekli olmaya başlamıştır. Bu kapsamda 2003 yılında 658 bin ton/yıl olan demiryoluyla yapılan konteynır taşımacılığı 2012 yılında yaklaşık 13 kat artarak 8,3 milyon ton/yıla çıkmıştır(2012 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu, 2013). Lojistik Merkezler: Kent merkezi içinde kalmış olan yük garlarının; Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, etkin karayolu ulaşımı olan ve müşteriler tarafından tercih edilebilir bir alanda, yük lojistik ihtiyaçlarına cevap verebilecek özellikte, teknolojik ve ekonomik gelişmelere uygun, modern bir şekilde kurulması amacıyla; özellikle Organize Sanayi Bölgesi ne yakın ve yük potansiyeli yüksek olan Mardin ve Habur Lojistik Merkezi ile birlikte 18 noktada kurulmaktadır(2012 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu, 2013). Samsun (Gelemen), Halkalı, Uşak işletmeye açılmış, Denizli (Kaklık), İzmit (Köseköy), Eskişehir (Hasanbey), Kayseri (Boğazköprü) inşaat çalışmalarının 1. Etabı tamamlanmıştır. Eskişehir (Hasanbey) in 2. Etap işleri ile Erzurum (Palandöken) in 1. Etap ve Balıkesir (Gökköy) ün tamamının inşaat işlerine başlanmıştır. Diğer lojistik merkezlerle ilgili çalışmalar devam etmektedir. Lojistik merkezlerin etap etap tamamlanarak 2019 yılına kadar faaliyete alınması planlanmaktadır (2012 Yılı Demiryolu Sektörü Raporu, 2013). TRC3 Bölgesi Planlama bölgesinde Şanlıurfa dan gelip, ülke sınırı boyunca uzanan, Suriye ve Irak devletlerine bağlanan demiryolu hattı ile Diyarbakır dan gelip Batman dan geçen ve Kurtalan da sonlanan demiryolu hattı bulunmaktadır (MBSŞH Çevre Düzeni Planı,2013). Şekil 151: Bölge Demiryolları Hatları Kaynak: Batman 2011 İl Çevre Durum Raporu,

208 Mardin ilinin içerisinde 142 km. uzunluğunda demiryolu bulunmaktadır. İl topraklarına Şanlıurfa İli Ceylan pınar ilçesinden giren demiryolu sınırı izleyerek Suriye ve Irak Devletlerine ulaşır. Ayrıca Mardin ili Kızıltepe ilçesi Şenyurt Beldesinden geçen ulusal demiryolu hattına 30 km.lik bir hatla bu yola bağlıdır. Hattın yenilenmesi ve anılan demir yolunun Mardin Organize Sanayi Bölgesi içerisindeki Serbest Bölgeye kadar uzatılması durumunda ticari hayatta önemli avantajlar sağlayacağı düşünülmektedir(mardin 2011 İl Çevre Durum Raporu,2012). Mardin-Şenyurt arası demiryolu uzaklığı 25 km, Batman-Kurtalan (Siirt) uzaklığı 70 km dir. Batman-Mardin arası karayoluyla 149 km olmasına rağmen, iller arası direk demiryolu bağlantısı bulunmaması nedeniyle, mevcut demiryolu ile uzaklığı 993 km dir (ÇDP,2013). İl, Diyarbakır-Kurtalan demiryolu üzerinde bulunmakta ve demiryolu il içinden geçmektedir. Türkiye ulaşımının en ciddi problemlerinden birisi olan demiryolu raylarının ve demiryolu taşımacılığının modernizasyonu ile ilgili sıkıntılar Batman ilini de ciddi bir biçimde etkilemektedir. Halen ilkel ve sağlıksız şartlara sahip demiryolları, düşük gelir seviyesine sahip insanların tercih ettiği bir ulaşım sistemidir. Batman İli Demiryolu ile komşu illerden sadece Diyarbakır ve Siirt İlinin Kurtalan ilçesi ile ulaşım sağlanmaktadır. Batman-Diyarbakır demiryolu uzunluğu: 91 km dir (Batman 2011 İl Çevre Durum Raporu,2012). Siirt İli Kurtalan ilçesinde 5. Bölge Başmüdürlüğü ne bağlı Gar Şefliği bulunmaktadır yılında kurulan bu şeflikte yük treni ve yolcu treni olmak üzere 2 tren sefer yapmaktadır. Trenlerin yolcu kapasitesi 530 kişi olup, yılda 4-5 bin yolcu ve ton civarında yük taşımaktadır. İşletme sistemi T.M.İ. olup, Diyarbakır merkezinden idare edilmektedir(siirt 2011 İl Çevre Durum Raporu,2012). Tablo 51: TRC3 İllerinin Belirli Merkezlere Olan Demiryolu Uzaklıkları(Km) Mardin Batman (Kurtalan) Ankara İstanbul İzmir Gaziantep Adana Elazığ Diyarbakır K.Maraş Afyon Mersin Malatya Sivas Samsun

209 Kaynak: MBSŞH Çevre Düzeni Planı,2013 TRC3 bölgesinde yer alan illerin demiryolu ulaşım ağı ile önemli illere uzaklıkları yukarıdaki tabloda verilmiştir. Siirt ve Şırnak illerinde demiryolu sistemi bulunmaması nedeniyle bu iller tabloda yer almamaktadır(mbsşh Çevre Düzeni Planı,2013). TRC3 Düzey 2 Bölgesi demiryolu ağı elektriksiz ve sinyalli olmayan bir yapıya sahiptir. TRC3 Bölgesi demiryolu ulaşımı Kurtalan-Batman-Diyarbakır ve Hudut(Nusaybin)-Mardin- Şenyurt-Karkamış hat kesimlerinde gerçekleştirilmektedir. TRC3 Bölgesi ni diğer bölgelere bağlayan söz konusu 2 güzergâhla ilgili yük ve yolcu verileri aşağıdaki gibidir: Tablo 52: Hamton-Kilometre Bazında TRC3 Bölgesi Demiryolu Yük ve Yolcu Verileri HAT KESİMLERİNE GÖRE YÜK (TON) VE YOLCU-KİLOMETRE-2012 ( x 1000 ) Hat Kesimleri ve Kodlar Hat Uzunluğu Banliyö Anahat Yolcu Yük (Netton) 65-Maden-Batman 173, Batman-Kurtalan 69, Karkamış-Hudut 325, (Nusaybin) 85-Şenyurt-Mardin 25, Kaynak: TCDD İstatistik Yıllığı ( ), 2012 Yukarıda Tablo da belirtilen Maden-Batman ve Karkamış Hudut hat kesimleri verileri söz konusu hat kesimlerini oluşturan istasyonlar arasında TRC3 Bölgesi nde yer almayan istasyonları da içerdiğinden %100 oranında TRC3 Bölgesi ne ait değildir. TCDD Hareket Dairesi Başkanlığı nın yayımlamış olduğu verilere göre TRC3 Bölgesi Demiryolu İstasyonları ndan Batman İstasyon u genel itibariyle TRC3 Bölge si dışına yapılan petrol ürünleri taşımacılığında kullanılmaktadır. Kurtalan İstasyonu muhtelif yük cinslerine aracılık yapmaktadır. Nusaybin İstasyonu çoğunlukla TRC3 Bölgesi dışından yurtiçinden gelen ihracat amaçlı yüklere aktarma bölgesi olarak hizmet vermektedir. Çimento ve diğer ihracat amaçlı muhtelif yükler Nusaybin İstasyonu nun yoğun olarak ev sahipliği yaptığı yük cinsleridir. Mardin İstasyonu na gelen ağırlıklı yük türü ise kömürdür. Aşağıdaki tabloda TRC3 Bölgesi tren-kilometre bazında demiryolu yük ve yolcu verileri yer almaktadır Havayolu Ulaşımı TRC3 Bölgesi Planlama bölgesini oluşturan Şırnak dışındaki tüm illerde sivil havacılığa açık havaalanı bulunmaktadır. Şırnak havaalanı inşaatı tamamlanmış olup, halen hizmete açılmamıştır. Mardin ilinde Stol tipi bir hava alanı, Mardin-Kızıltepe arasında tarihinde İl Özel İdaresi tarafından ihalesi yapılarak 1999 yılında faaliyete girmiştir. Şu anda haftanın 7 gününde seferler düzenlenen havaalanı, Mardin Organize Sanayi Bölgesi ve GAP Bölgesi içinde tek serbest bölge olan Mardin Serbest Bölgesine çok yakın konumda bulunduğundan 188

210 ilimizin gelişmesinde önemli bir işlev görmektedir(mardin 2011 İl Çevre Durumu Raporu, 2012). Mardin, Batman, Siirt havaalanlarından Ankara İstanbul seferleri yapılmaktadır. Ankara ve İstanbul aktarmalı olarak Türk Hava Yollarının seferi bulunan her noktaya ulaşım sağlanmaktadır(mbsşh Çevre Düzeni Planı,2013). Mardin Havaalanı ndan özel havayolu firmaları aracılığı ile de 2013 yılında Adana vb. ana merkezler dışında da uçuşlar başlamıştır. TRC3 Bölgesi havaalanları, yolcu kapasitelerine göre sırasıyla Mardin, Batman ve Siirt Havaalanlarıdır. TRC3 Bölgesi havaalanlarının tümü sadece iç hat seferlerine ev sahipliği yapmaktadır. TRC3 Bölgesi nde havayolu taşımacılığı yılları aralığında hızla gelişerek 2004 yılında olan yolcu sayısı 2011 yılı sonu itibariyle sayısına ulaşmıştır. Taşınan yük verilerindeki artış yaklaşık %99 oranında yolcu bagajları kaynaklıdır(tuik,2013). Tablo 53: TRC3 Bölgesi Havayolu Taşımacılığı Verileri BÖLGE ADI YIL İniş-kalkış yapan uçak sayısı Yolcu sayısı / Toplam Taşınan yük / Toplam Mardin Batman Siirt TRC

211 Kaynak: TÜİK, TRC3 Bölgesinde yer alan havaalanlarından Mardin ve Siirt Havaalanları sivil nitelikte olup DHMİ sorumluluğunda faaliyet göstermektedirler. TRC3 Bölgesi nde yer alan askeri-sivil nitelikteki Batman Havaalanı askeri amaçlarla kullanılmakla beraber sivil uçuşlar da ev sahipliği yapmaktadır(www.dhmi.gov.tr, 2013). Mardin Havaalanı Sivil kategoride olan Mardin Havaalanı 1999 yılında hizmete girmiştir. Şehir Merkezini Kızıltepe İlçesine bağlayan karayolu üzerinde bulunan havaalanı şehir merkezine 15 km Kızıltepe İlçesi ne yaklaşık 8 km mesafededir. 03x21 pisti 2500x36 boyutlarında olup beton kaplamadır. Yolcuya açık alanlar 736 m2 olup 54 araçlık park kapasitesine sahiptir. Sadece iç hat seferlerine açık olan Mardin Havaalanı yıllık kapasite ile TRC3 Düzey 2 bölgesinin en büyük havaalanıdır (www.dhmi.gov.tr, 2013). Haftanın tüm günleri iniş-kalkış yapılan Mardin havaalanındaki uçuş seferleri verileri aşağıdaki gibidir. Tablodan da görülebileceği gibi haftanın 7 günü İstanbul ve Ankara ya, haftada 3 gün İzmir ve Adana ya direkt seferler mevcuttur. Batman Havaalanı 1991 yılı sonuna kadar komşu İl Diyarbakır hava alanından sağlanan havayolu ulaşımı,1992 yılı başından itibaren Batman askeri havaalanının sivil havacılıkta kullanılmaya başlaması ile Batman İlinden yapılmaya başlamıştır. Türk Hava Yolları Batman-Ankara ve İstanbul (aktarmalı) ile T.H.Y. nın seferi bulunan tüm uçuş noktalarına her gün sefer yapılmaktadır(batman 2011 Çevre Durum Raporu, 2012). Ankara ve İstanbul yanı sıra; haftanın 3 günü İzmir ve Antalya ya seferler düzenlenmektedir. Sivil-Askeri kategorisinde değerlendirilen Batman Havaalanı yolcu trafiği ve yıllık yolcu kapasitesi açısından Mardin Havaalanından sonra ikinci sırada yer almaktadır. Siirt Havaalanı 1998 yılında hizmete giren ve sivil kategoride değerlendirilen Siirt Havaalanı nın şehir merkezine uzaklığı 14 km dir. 06/24 pisti 2000x30 boyutunda olup beton kaplamadır. Yolcuya açık alanlar 356 m² olup otopark kapasitesi 20 dir. Siirt havaalanı yıllık kişi yolcu kapasitesi ve ortalama yolcu trafiği rakamı ile bölge havaalanları arasında son sırada yer almaktadır (www.dhmi.gov.tr, 2013). Borajet firması uçaklarının kullanıldığı aşağıdaki tabloda yer alan Ankara Seferleri Borajet- Anadolujet ortaklığı ile gerçekleştirilmektedir. 190

212 Şırnak Havaalanı 09/09/2009 tarihinde yapılan ihale ile ,11 TL bedel üzerinden Doğusan Doğu Demir Sanayi İnşaat ve Tic. A.Ş. ne ihale edilen Şırnak Havaalanı Projesi nin sözleşmesi tarihinde imzalanmıştır. Doğusan A.Ş. yükleniciliğindeki projenin işvereni Demiryollar, Limanlar ve Hava Meydanları (DLH) İnşaatı Genel Müdürlüğü'dür. Havaalanı, Şırnak il merkezine 60 kilometre uzaklıktaki Cizre-İdil karayolunda 1 milyon 677 bin metrekare alan üzerinde inşa edilmektedir m uzunlukta ve 45 m genişlikte uluslararası standartlarda pist, 240 x 120 m boyutlarında apron ve 240 m boyunda ve 24 m genişlikte Taksirut yapımı ile Çevreyolu ve Emniyet Tel Örgüsü inşaatı, PAT sahaları ile Çevre Aydınlatması işleri, regülatör binası yapımı ile diğer müteferrik işleri kapsamaktadır. Havaalanı İnşaatı 1 milyon 677 bin metrekare alan üzerinde yapılmaktadır (http://www.dogusan.com.tr/proje.php?projeid=34, 2013) tarihinde açılışı yapılacak olan havaalanından ilk etapta yapılacak İstanbul seferleri ile ilgili bilgiler aşağıda yer almaktadır Deniz Yolu Ulaşımı Mersin ve İskenderun Limanları TRC3 Düzey 2 Bölgesi nin denizyoluna bağlantısını sağlayan en önemli limanlardır. Her iki liman da ithalat ağırlıklı bir yapıya sahip olmakla beraber 2011 yılı verilerine göre Mersin Limanı ndan yapılan ihracat miktarı İskenderun Limanı ihracat miktarının yaklaşık iki katı olarak gerçekleşmiştir(başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı, 2013) yılı öncesine kadar Kruvaziyer Gemilere ev sahipliği yapmamış Mersin ve İskenderun Limanlarının yılları arasındaki toplam kruvaziyer gemi ve yolcu trafiği aşağıdaki gibidir: Tablo 54: İskenderun ve Mersin Limanlarına Uğrayan Kruvaziyer Gemi ve Yolcu Sayıları( ) GEMİ YOLCU GEMİ YOLCU GEMİ YOLCU GEMİ YOLCU GEMİ YOLCU İSKENDERUN MERSİN Kaynak: 2012 Deniz Ticareti İstatistikleri, T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü, Mersin Limanı Limandaki zengin imkânlar sayesinde, her türlü kargo çeşitlerine; konteyner, genel kargo, proje kargo, ro-ro, kuru dökme yük ve sıvı dökme yük hizmeti verilmektedir. Liman TRC3 Düzey 2 Bölgesi İlleri nin tümüne karayolu ağı ile, Mardin, Batman ve Siirt (Kurtalan) İllerine ise demiryolu ağıyla da bağlıdır. 191

213 Tablo 55: Mersin Limanı nıntrc3 Bölgesi ndeki Önemli Noktalara Uzaklığı Batman Mardin Siirt Şırnak Habur Sınır Kapısı Nusaybin Sınır Kapısı Kaynak: KGM, km 599 km 770 km 780 km 780 km 636 km İskenderun Limanı TRC3 Bölgesi ne en yakın liman olma özelliği ile ön plana çıkan İskenderun Limanı Ortadoğu ülkelerine olan aktarma trafiğine ev sahipliği yapmakla beraber, Güneydoğu Anadolu Bölgesine de dış ticaret konusunda hizmet vermektedir. Bu bakımdan, aktarma limanı olarak önemli bir role sahiptir. Özelleştirme sonrası yapılması olası verimlilik artışı amaçlı faaliyetler de düşünüldüğünde TRC3 Bölgesi için dış ticaret konusunda global ekonomiye bağlantı sağlaması anlamında öneminin artacağı düşünülebilir. Liman TRC3 Düzey 2 Bölgesi İlleri nin tümüne karayolu ağı ile, Mardin, Batman ve Siirt (Kurtalan) İllerine ise demiryolu ağıyla da bağlıdır. Tablo 56: İskenderun Limanı nıntrc3 Bölgesi ndeki Önemli Noktalara Uzaklığı Batman Mardin Siirt Şırnak Habur Sınır Kapısı Nusaybin Sınır Kapısı Kaynak: KGM, km 462 km 633 km 643 km 643 km 500 km Bilgi ve İletişim Genel Pazar TRC3 Bölgesi illerindeki Elektronik Haberleşme Sektörüne ilişkin istatistiklerin yer aldığı genel durumu gösterir özet tablo aşağıda yer almaktadır. Nüfus artışı ve buna bağlı olarak Sabit telefon altyapısı için santral kapasiteleri ne kadar artırılsa da sabit telefon aboneliği düşmeye devam etmiştir. Türkiye ve Dünya genelindeki eğilimlere paralel olarak gelişen bölgedeki sabit telefon pazarındaki bu düşüşler yaşanırken yine dünya ve Türkiye ye paralel olarak mobil pazarındaki genişleme devam etmektedir. Yine internet aboneliklerinde dünya ve Türkiye geneline benzer bir artış bölgede de yaşanmakta olduğu aşağıdaki tablodan görülmektedir. 192

214 Tablo 57: TRC3 Bölgesi İlleri Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin İstatistik Bilgileri( ) Yıllar Nüfus MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Sabit Telefon Erişim Hat Sayısı MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Sabit Telefon Santral Kapasitesi MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Ankesörlü Telefon Sayısı MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Mobil Telefon Abone Sayısı - Toplam MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Mobil Telefon Abone Sayısı - 2N MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Mobil Telefon Abone Sayısı - 3N MARDİN BATMAN ŞIRNAK

215 SİİRT Genişbant İnternet Abone Sayısı - Toplam MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Sabit Genişbant İnternet Abone Sayısı - Toplam MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Fiber MARDİN 862 BATMAN ŞIRNAK 599 SİİRT 511 xdsl MARDİN BATMAN ŞIRNAK Kablo SİİRT MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Diğer MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT 8 10 Mobil Genişbant İnternet Abone Sayısı - Toplam MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT

216 Mobil Bilgisayardan İnternet MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Mobil Cepten İnternet MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Kablo TV Abone Sayısı MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Fiber-Optik Kablo Uzunluğu-km MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Kaynak: Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin İl Bazında Yıllık İstatistik Bülteni( ),

217 Abıone Sayısı Hat Sayısı Sabit ve Mobil Telefon Pazarı TRC3 Bölgesi illerindeki nüfus artışı ve buna bağlı olarak Sabit telefon altyapısı için santral kapasiteleri ne kadar artırılsa da sabit telefon aboneliği düşmeye devam etmiştir. Türkiye ve Dünya genelindeki eğilimlere paralel olarak gelişen bölgedeki sabit telefon pazarındaki bu düşüşler yaşanmaktadır. Şekil 152: TRC3 Bölgesi İlleri Bin Kişi Başına Düşen Sabit Telefon Erişim Hat Sayısı SİİRT ŞIRNAK BATMAN MARDİN Kaynak: Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin İl Bazında Yıllık İstatistik Bülteni( ), 2013 Daha önceki bölümlerde de belirttiğimiz gibi yılları arasında genel ekonomilerde yaşanan kriz ve daralmalar mobil telefon pazarında da yaşandığı için o dönemde bir dalgalanma yaşanmış ancak genel itibari ile bakıldığında pazardaki büyüme devam etmiştir. Özellikle teknolojik gelişmelerin hızlı yaşandığı bu pazarda 2 nci nesil telefonlardan 3 üncü nesil telefonlara geçişler, akıllı telefonlar gibi sürekli yenilikler ile pazardaki mevcut büyüklük içerisinde de ürün çeşitlendirilmesi, Ar-ge çalışmaları ile sürekli tüketim canlı tutulmaktadır. Şekil 153: TRC3 Bölgesi İlleri Mobil Telefon Abone Sayısı MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Kaynak: Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin İl Bazında Yıllık İstatistik Bülteni( ),

218 Abone Sayısı Abone Sayısı İnternet ve Genişbant Dünya ve Türkiye genelinde yaşanan ekonomik, sosyal ve kültürel yaşantımızın sanal internet ortamına hızla yayıldığı ve dünyada ön sıralarda yer alan Türkiye de yaşanan internet ve genişbant alanındaki altyapı ve kullanımı alanındaki gelişmeler dikkat çekicidir. Dünya genelinde sadece mobil alanda değil sabit alanda da genişbant kullanım büyük oranda artış göstermiştir. Sabit genişbant abone sayısı dünya genelinde son 5 yılda yaklaşık iki katına çıkarak 2011 yılı sonu itibariyle 591 milyona ulaşmıştır. Yine de gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında çok büyük uçurum söz konusudur. Zira halihazırda sabit genişbant yaygınlık oranı gelişmekte olan ülkelerde %4,8, gelişmiş ülkelerde ise %26 seviyesindedir yılı sonunda toplam genişbant abone sayısının 4.7 milyara varacağı ve aboneliklerin yarısından fazlasının mobil genişbant aboneliği olacağı tahmin edilmektedir(elektronik Haberleşme Sektöründe Düzenleme ve Teknoloji Eğilimleri ve Türkiye için Öneriler, 2012). Bölge illerinde de genişbant internet aboneliği ve kullanımı yukarıda bahsi geçen genel eğilimlere paralellik göstermektedir. Şekil 154: Toplam Genişbant İnternet Abone Sayısı MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Kaynak: Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin İl Bazında Yıllık İstatistik Bülteni( ), 2013 Bölge illerinde mobil genişbant internet aboneliği ve kullanımı yine yukarıda bahsi geçen dünya ve Türkiye geneli eğilimlere paralellik göstermektedir. Şekil 155: Toplam Mobil Genişbant İnternet Abone Sayısı MARDİN BATMAN ŞIRNAK SİİRT Kaynak: Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin İl Bazında Yıllık İstatistik Bülteni( ),

219 Basın Yayın Mardin İli nde 22 adet yerel gazete faaliyet göstermektedir. Gazeteler yanı sıra, 7 adet özel radyo ve 3 özel televizyon yayın yapmaktadır (Mardin 2011 İl Çevre Durum Raporu,2012). Siirt İli nde 11 adet yerel gazete faaliyet göstermektedir. Gazeteler ile ilgili bilgiler aşağıda yer alan tablodaki gibidir (Siirt 2011 İl Çevre Durum Raporu,2012) GZFT Güçlü Yanlar Bölgenin coğrafi konum itibariyle verimi yüksek ovalara sahip olması, iklim özellikleri açısından tarımsal üretimin yanı sıra turizm ve sanayi üretimine uygun olması, Sulu tarım yapma olanaklarının olması ve sulanabilir arazi potansiyelinin yüksek olması Yılda birden fazla ürün yetiştirme imkanının olması Organik tarıma uygun alanların varlığı, Bölgeye özgü ve dış pazar şansı yüksek tarımsal çeşitliliğin olması, Bölge illerinin hayvan mevcudunun arttırılmasına uygun potansiyel Her tür hayvan besiciliğine yönelik yem bitkilerinin yetiştirilebileceği alanların varlığı Bitkisel ve hayvansal üretimi arttırmaya dönük yöresel desteklerin varlığı Bölge illerinin GAP Projesi kapsamında olması Ortadoğu pazarına yakınlık ve iki tane sınır kapısının olması, Irak başta olmak üzere Suriye ve diğer Ortadoğu ülkeleriyle olan ticaret hacminin giderek artması, bölge illerinin ticaret potansiyeli Bölge illerinin fosil enerji kaynaklarına yakın, doğalgaz, petrol transfer hatlarının üzerinden geçtiği stratejik bir konumda olması Bölgede yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelinin bulunması Güneş, rüzgar ve su kaynaklarının enerji amaçlı değerlendirilme çabalarının bulunması Genç nüfusun oransal olarak yüksek olması, İş gücü potansiyelinin yüksek ve maliyetinin düşük olması Çok kültürlü bir toplumsal yapı ve bunun getirdiği hoşgörü ortamı Bölgedeki tüm illerde yüksek öğrenim alanında faaliyet gösteren fakülte ve yüksekokulların bulunması Üniversitelerin kent merkezlerinde sosyal hayatı canlandırması ve bölgede hizmetler sektörünün çeşitlenmesine hız kazandırması, Bölgedeki meslek yüksekokullarından mezun olanların sanayi ve hizmetler sektöründeki tesislerin nitelikli eleman ihtiyacının karşılanmasında önemli bir işlev sağlaması, Bölgede organize sanayi bölgelerinin varlığı, altyapı imkanları açısından sahip olduğu avantajlar, yeni yatırımlar için belirli sayıda sanayi parselinin bulunması, Sanayinin sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkı sağlayan küçük sanayi sitelerinin varlığı, Mardin de sürdürülen gümüş ve taş işlemeciliğinde sahip olunan tecrübe Bölgede Serbest Bölge (Mardin de) bulunması Ulaşım imkânları açısından; karayolu ulaşım ağının yanı sıra demiryolu ve havayolu ulaşım olanağına sahip olması, Doğal kaynakların varlığı (göller, vadiler, yaylalar, akarsular, dağlar, mağaralar, şifalı su kaynakları,), Yeraltı zenginliklerinin (fosfat, petrol, doğalgaz, asfaltit, bakırvb.) varlığı, Tarihi kent (Mardin, Midyat) dokusunun varlığı, Tarihi ve arkeolojik mirasın varlığı, 198

220 Turizmin çeşitlendirilmesine uygun imkânların (doğa, tarih, kültür, inanç) bulunması, Yöresel el sanatları ürünlerinin (telkari, gümüş ve taş işlemeciliği, halı ve kilim dokumacılığı) bulunması Ortadoğu ülkelerinde yaşayan topluluklarla kültürel benzerlikler Ortadoğu ülkeleriyle kurulan ve gelişen ticari ilişkilere bağlı olarak gelişecek iş amaçlı gezilere uygunluk Zayıf Yönler Bölgenin göç veriyor olması ve bu göçün genelde çalışma yaşındaki ve eğitimli-nitelikli işgücünden oluşması, Bölgeye ait işsizlik ve yoksulluğun çok yüksek oranda olması, düzey iki bölgeleri içinde en yüksek işsizlik oranı Dicle Bölgesindedir. Yaş bağımlılık oranının çok yüksek, işgücüne katılım oranının düşük olması Geleneksel toplumsal yapının varlığını sürdürüyor olması ve bunun birey hak ve özgürlüklerinin kullanımı konusunda yarattığı sorunlar Kadının toplumsal yaşama katılımı önündeki engeller, töre cinayetleri, Bölgede yaşanan terör olgusu, yöre halkının devlete ve kurumlarına bakışındaki olumsuzluklar Eğitim düzeyinin görece düşük olması, sağlık ve eğitim hizmetlerinin nitelik ve nicelik bakımından yetersiz olması Bölgedeki tarımsal üretim kompozisyonunun tarım alanlarının ekonomik olarak kullanılmasını olumsuz etkilemesi ürün çeşitliliğinin ve verim düzeyinin düşük kalmasına neden olması, Tarımsal gelirin düşük olması, tarımsal teknoloji kullanımının ülke ortalamalarının altında kalması, GAP sulama projelerinin Mardin alt bölgedeki kısmının henüz hayata geçirilmemiş olması, sulanabilir arazinin bir kısmının sulanmaması, Kırsal alandaki ulaşım altyapısının yetersizliği, Tarımsal üretim planlamasının yapılmaması, Kamu kurumlarının araç gereç ve kaynak yetersizliği, toprak analiz, gıda ürünleri laboratuarlarının yetersiz olması Endüstriyel ürünlere talep yaratacak sanayi kuruluşlarının bölgede yeterince bulunmaması Kamu, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasında yeterli işbirliği ve koordinasyonun bulunmaması, Çiftçi bilinç düzeyinin düşük, modern tarım girişimciliğinin az sayıda olması ve tarımsal desteklerden yöre çiftçilerinin yeterince yararlanamaması Kurumsallaşmanın yetersizliği, kooperatif ve üretici birliklerinin bilgi ve teknik kapasitede yaşadığı güçlükler Geleneksel ön yargılar ve bilinçsizlik nedeniyle suni tohumlama gibi uygulamaların hayvancılık sektöründe yeterince kullanılamaması Hayvan ırkında hala önemli oranda yerli ırkın ağırlığının devam etmesi, kültür ve melez ırkların yaygınlaşmaması nedeniyle verimin düşük olması Mera alanlarının yetersiz olması, güvenlik nedeniyle mera kullanımının sınırlı olması Et ve süt entegre tesislerinin yetersiz olması, fiyat-maliyet dengesinin istikrar kazanabilmesi için düzenleyici kurumların olmayışı Bölgede organize sanayi bölgelerinin bulunmasına rağmen, altyapı sorunlarının bulunması, bölgeye yeterince yatırım çekilemediği için tesis sayısının az olması, 199

221 Serbest Bölge nin etkin değerlendirilmemesi, Bölgede yatırımcılar arasında kollektif çalışma anlayışının bulunmamasının, şirketleşmenin yaygın olmayışı nedeniyle bölgede büyük ölçekli özel sektör yatırımlarının gerçekleşmemesi, İmalat sanayinde ürün çeşitliliğinin az olması, iç ve dış talebi dikkate almayan yöresel kaynaklara dayalı bir gelişim göstermesi, Girişimcilik ve marka kültürünün gelişmemiş olması, kayıt dişiliğin yaygın, finansman temininde bankacılık sektörünün etkin kullanılmaması Bankacılık verileri dikkate alındığında sermaye birikiminin (kişi başına düşen mevduat) Türkiye ortalamasının altında olması, Tanıtım faaliyetlerinin yetersizliğinin, başta turizm olmak üzere birçok sektörün gelişimini olumsuz etkilemesi, Turizm master planının olmaması, Bölgede turizm tesislerinin, otel, yatak ve oda kapasitelerinin yetersizliği, Bölgeye gelen turist sayısının az, ortalama kalış sürelerinin kısa olması buna bağlı olarak turizm gelirlerinin düşük kalması, Hizmet kalitesinin düşük, yerel acentaların, turizm danışma ve rehberlik faaliyetlerinin yetersiz olması Bazı büyük merkezlere direk uçuş olmaması, bölgedeki şehirlerin uluslar arası hava ulaşım imkanının olmaması, Karayolu ve demiryolu ulaşımındaki yetersizlikler Bölgede bulunan şehir merkezlerinde ve Organize Sanayi Bölgelerinde doğalgaz şebekesinin bulunmaması, Kalitesiz kömür kullanımının yaygın olması, tarımsal amaçlı yoğun yer altı su kaynaklarının kullanılması vb. nedenlerle çevre kirliliğinin bulunması (yer altı ve yerüstü su kaynakları, hava ve toprak), Çevre bilincinin yetersiz oluşu, kent merkezlerinde yeşil alan eksikliği, yapılaşmanın yoğun ve çarpık kentleşme Elektrik dağıtım-iletim hatlarının yetersizliği nedeniyle sık sık elektrik kesintilerinin olması. Güvenlik sorunu bölgede tarım-hayvancılık faaliyetlerinden, turizm, sanayi, madencilik alanlarına kadar olumsuz etki yapmaktadır. Fırsatlar Coğrafi konum ve iklim özelliklerinin uygunluğu, GAP kapsamında sulama kanallarının bölgeye gelmesinin planlanmış olması, yapımı devam eden barajların tamamlanmasıyla birlikte bölgede sulanabilir arazinin artması tarım ve hayvancılık açısından bölgenin cazibesini arttırmaktadır. Kırsal Kalkınma Programları, AB destekli fonlar ve bölgeye yönelik diğer tarımsal destekler bitkisel üretim ve hayvancılık için uygun koşullar oluşturmaktadır. Türkiye nin güneydoğu sınırında bulunan mayınlı arazinin temizlenmesi girişimleri sonuçlandığı takdirde Şırnak ve Mardin de önemli büyüklükte bir arazi parçasının tarımsal alan olarak kullanılması olanağı verecektir. Bölgedeki genç ve işsiz nüfusun varlığı, Bölgede bulunan Üniversitelerin katkısıyla giderek artan eğitilmiş işgücü bölgeye gelecek yatırımcılar açısından düşük maliyetli emek faktörünü oluşturmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Bölgede meslek edindirmeye yönelik olarak çeşitli branşlarda uygulayacağı mesleki eğitim projesi ile bölgenin ihtiyaç duyduğu, yetişmiş ve kalifiye işgücünün bulunabilmesine fırsat sağlayacaktır. 200

222 Komşu ülkeler Irak ve Suriye ile son yıllarda gerçekleştirilen ekonomik işbirliği, Türkiye- Suriye arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması, 2009 yılında Suriye ile 2010 yılında Lübnan la vizenin kaldırılmış olması bölge illerine yeni fırsatlar oluşturmaktadır. Nusaybin ve Şırnak ta Sınır Ticaret Merkezleri nin oluşturulması konusundaki girişimler, Irak ın kuzeyiyle gelişen ekonomik bütünleşme ve tamamlayıcılık süreci. GAP Eylem Planı nda Teşvik Politikaları, KOBİ Destekleri, Kümelenme başlıklarındaki desteklerden bölge illerinin yararlanacak olması ve Devlet Yardımları nın bölgeye özel destekler içermesi. Şırnak ta yapılan uluslar arası havaalanı, komşu ülkelerle vizenin kaldırılması ve yapılan işbirliği anlaşmaları ile bölgede ve komşu ülkelerle ilişkilerde istikrarın sağlanması, bölgedeki illerin turizm potansiyelinin değerlendirilmesinde, bölgeye sanayi, turizm yatımlarının artmasında önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Tarıma dayalı ve ihracata dönük sanayinin gelişme potansiyeli Tarihi ve turistik değerler ile alternatif turizm olanaklarının varlığı, turizm yatırımları açısından çeşitli fırsatlar taşımaktadır. Bölge doğal gaz, petrol, rüzgar, güneş ve yeryüzü su potansiyeli gibi enerji kaynakları açısından zengin bir bölgedir. Gerek petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunması, işletilmesi gerekse yenilenebilir enerji kaynakları bu alanda yapılacak yatırımlar bakımından bölgeye önemli bir avantaj sağlamaktadır. Tespit edilmiş ekonomik görünür rezerve sahip madenlerin çıkarılması ve bunların uç ürünlere dönüşmesini sağlayacak sanayi yatırımları açısından da bölge yatırımcılar açısında önemli fırsatlar sunmaktadır. Bölgede Kalkınma Ajansı nın, bölge illerinde Kalkınma Ajansı Yatırımcı Destek Ofislerinin kurulmuş olması, GAP İdaresi nin bölge illerinde temsilcilikler açmayı planlaması da bölgeye yatırım yapacak müteşebbisler açısından bir fırsat oluşturmaktadır. Tehditler İstihdam imkânlarının yetersizliği, bölgedeki sosyal gerilimler, ücret ve gelir düzeyinin bölge illeri aleyhine bir durum oluşturması vasıflı ve genç nüfusun bölge dışına gitmesine yol açmaktadır. Bölgeden batı illerine büyük ölçüde mevsimlik tarım işçisi göçünün olması, Tarımda gizli işsizliğin yüksek olması, Bölgedeki kültürel farklılıkların yarattığı çatışmalı ortam, ülkenin diğer kesimlerinin bölgeye bakışını olumsuz yönde etkilemekte ve bölgeye yatırımlar sınırlı kalmaktadır. Bölgedeki sermaye birikiminin; sermayenin verimi, güvenlik ve istikrar sorunları vb. gerekçelerle daha karlı gördüğü yatırım alanlarına, İstanbul, İzmir gibi gelişmiş illere yönelmesi bölgenin ekonomik gelişmesini olumsuz etkilemektedir. İktisadi ilişkilerde ve toplumsal değerlerin oluşumunda geleneksel yapının etkisinin kınlamamış olması bölgesel gelişmeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Kamunun tarım-hayvancılık faaliyetlerinin modernizasyonu, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesinde düzenleyicilik gibi faaliyetlerinden vazgeçmesi, madencilik, enerji gibi alanlarda yüksek yatırım tutarlarının bölge sermaye birikimi ve özel sektör tarafından karşılanamaması, bu konudaki devlet yardımlarının bölge dışı ve yabancı sermayeyi bölgeye getirmekte yetersiz kalması, Bölgesel kalkınma anlamında önemli ve prestijli bir proje olan GAP Kalkınma Planının uzun yıllar sonuçlandırılmasının, geciken projeler nedeniyle bölge kalkınmasında arzulanan etkiyi yapamaması bölge aleyhine giderek büyüyen bir gelişmişlik farkının ortaya çıkması ve bunun 201

223 sosyal problemlere olumsuz etki yapması Bölgede, kişi başına düşen gelir, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, İnsani Gelişmişlik Endeks Değerleri gibi gelişmişlik ölçütlerinin hepsinde son sıralarda yer alan bölge illerinde yoksulluk ve işsizlik çok yüksek düzeylerde olup, sosyal sorunların büyümesine yol açmakta ve sosyal patlama potansiyeli oluşturmaktadır. Plansız ve çarpık şehirleşme sonucu sanayi tesislerinin bir kısmının yerleşim birimleri içerisinde kalmış olmasının, çevre kirliliği ve şehrin gelişimi açısından sorun teşkil etmesi, GAP Eylem Planı nda Dicle Bölgesi için bir cazibe merkezi belirlenmemesi ve bunun Bölge illerindeki kamu yatırımlarını olumsuz etkilemesi, Merkez ilçeler ve Cizre dışında, sanayi altyapısının yeterince gelişmemiş olması, yatırımların ilçelere kaydırılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Nitelikli kamu personeli ve öğretim üyelerinin bölgeye çekilememesi, Son yıllarda hızla gelişen Irak pazarına paralel bir ekonomik gelişme izleyen bölge ekonomisi, Irakta yaşanacak bir siyasi istikrarsızlıktan öncelikle sanayi ve turizmde sonra da diğer sektörlerde olumsuz gelişmelere maruz kalabilir. 202

224 3. Dış Çevre 1980 lerden önce bölgesel planlama yapılırken, sadece ulusal ölçekteki gelişmelere ve dönüşümlere yer verilmesi yeterli olacaktı. Daha dışa kapalı bir ekonomide uluslar arası etkilerin değil bölgeye, ülkeye bile etkisinin daha az olacağı beklenen bir durumdur. Ancak günümüzde bölgesel planlamada sadece ulusal değil aynı zamanda uluslar arası etkilerin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Artık bölgenin sadece ülke içerisinde değil aynı zamanda uluslar arası rekabetçiliğinin ve dünyadaki konumunun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Örneğin buğday, pamuk, mısır gibi bölgede yaygın üretilen ürünlerin uluslar arası piyasalardaki fiyatlardan etkilenmediği söylenemez, aksine çoğu kez devlet politikası ile korunuyor olsa bile uluslar arası piyasalardan doğrudan etkilenilmektedir. Başka bir örnek verilecek olursa Siirt fıstığı ülke içerisindeki fıstık piyasası fiyatından etkilenmektedir. Ancak yurt dışına açılması ile artık Kaliforniya ve İran fıstığı ile rekabet edecek konuma gelmek zorunda olacaktır. Bölgeye gelen uluslar arası ziyaretçi sayısı ile ilgili tahminlerde bulunabilmek için aynı zamanda Yüksek-orta gelirli nüfus büyüklüğünün de takip edilmesi gerekmektedir. Yine aynı şekilde uluslar arası tekstil ve konfeksiyon piyasasındaki eğilimlerden kaynaklı bölgedeki göreli işgücü maliyetinin düşüklüğünden kaynaklı, bu sektörün bölgeye kaymasına vesile olmaktadır. Bu verilen örnekler artık bölgenin sadece kendi bölgesinde değil aynı zamanda küresel anlamda düşünülmesini gerektirmektedir. Ülke içerisinde az gelişmiş TRC3 Bölgesinin ekonomik ve sosyal dönüşümünün sağlanabilmesi için hem Dünya ölçeğindeki küresel gelişmeler, Bölgenin komşu olduğu ülkelerdeki gelişmeler ve ülkedeki gelişmelerin ele alınması gerekmektedir Küresel Ekonomik Gelişmeler Satın alma gücü paritesi Gayri safi Yurt içi hasıla verilerine göre 2012 yılında Dünya nın en büyük 15. Ekonomisi olan ülkemiz dünyadaki gelişmelerden yakından etkilenmektedir. Küresel ölçekçe gerçekleşmiş 2008 krizi Dünyadaki ekonomik gelişmelerin de yönünü belirleyici bir etki yaratmaktadır. Kezalik Küresel ölçekteki fırsat ve tehditlerin yakından izlenerek ülkeye olası etkilere yönelik tedbirlerin alınması gerekmektedir. Dünya genelinde üretim merkezlerinin batıdan doğuya kayması, değişen üretim yapısı ve hizmet sunuş biçimleri, çok kutuplu dünya düzeni, demografik değişimler, şehirleşme sürecinin artması, iklim değişikliği ve çevre konularında önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Küresel ölçekte GSYİH büyüklüklerine göre dünya görünümü 2005 yılına göre aşağıdaki gibidir. Buna göre en büyük payı AB27, ABD, Çin ve Japonya almaktadır ler öncesi AB27 ve ABD baskın Atlantik merkezli bir tek kutuplu ekonomik yapı mevcut idi. Gelişen piyasalar ve değişen tedarik ve üretim zinciri metotları ile Çin ve Japonya diğer kutuplar olarak ortaya çıkmıştır. Mevcut durumda Güney Amerika Ülkeleri, ASEAN gibi ekonomik topluluklar da gelişen diğer kutuplar olarak ortaya çıkmaktadır. Dünya ekonomisi global ölçekte yüksek oranlı bir eklemlenme geçirmektedir. Yeni gelişen üretim zincirleri ile firmalar ürünlerinin bir kısmını başka ülkelere kaydırarak rekabetçiliklerini sürdürmektedir. Bu küresel koşullarda ülkemiz ekonomik çeşitliliğini ve teknoloji seviyesinin arttırmaya çalışarak rekabetçi olmaya 203

225 çalışmaktadır. Bölgemiz ise bu durumdan teknoloji seviyesi düşük emek yoğun sektörleri çekmeye çalışarak katkı sunmaya çalışmaktadır. Şekil 156: GSYİH Büyüklüklerine göre Dünya Görünümü Kaynak: Dünya Bankası, 2009 WDR Küresel ölçekte diğer önemli bir değişme nüfus artışının yüksek oranda olmasıdır yılında dünya nüfusunun 9 milyar üzerinde olması beklenmektedir. Küresel Nüfus artışı yeni müşteri ve Pazar bulma açısından ülkemize önemli fırsatlar sunmakla beraber bu durum şehirleşme, iklim değişikliği ve çevre üzerinde büyük baskı uygulamaktadır. Artan sanayileşme ve hizmet talebine paralel olarak şehirleşme, tüketimi yükseltme eğilimli olarak artış göstermektedir. Nüfus ve şehirleşmenin artışı ile çevre ve iklim üzerinde yüksek bir baskı gerçekleşmektedir. Bu baskı ile beraber gıda ve su temininde uzun dönemde büyük zorluklar yaşanacaktır. Su kayaklarının kısıtlı olmasına rağmen gelişen tarımsal üretim ile ülkemiz açısından tehditler fırsata dönüşebilecektir yılları arasında Dünya GSYİH nın 4,3 artış göstermiştir yılları arasında 2008 yılındaki küresel ekonomik kriz etmeniyle GSYH artışı 3,3 gerçekleşmiştir yılında özellikle yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerden kaynaklı büyüme 4,4 olarak gerçekleşecektir. Ülkemizi yakından ilgilendiren Avro bölgesinde ise toparlanma ve ekonomik genişlenme beklenmektedir. Dünya Ölçeğinde ülkemiz açısından gelişmiş bölgeler önemli fırsatlar sunmasına rağmen AB halen en büyük ticari ortağımızdır. Bu nedenle bu bölgedeki gelişmelerin yakından izlenmesi gerekmektedir Avrupa Birliği Ülkemizi ilgilendiren diğer bir düzey Avrupa Birliği düzeyidir. AB katılım sürecindeki ülkemiz önemli reformları gerçekleştirerek katılım sürrecinde önemli mesafeler almaya çalışmıştır. Son olarak bu kapsamda AB Katılım müzakere fasıllarından Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu faslı açılmıştır yılları arasında AB Bölgesel Politikaları aşağıdaki temel ilkeler çerçevesinde uygulanmaya çalışılmıştır: 204

226 a) Coğrafi Odaklanma b) Programlama c) Ortaklık d) Tamamlayıcılık şeklindedir. Bölgemiz Katılım Öncesi Mali Destek Programlarından, Bölgeler Arası Rekabetçilik Operasyonel Programından faydalanmaya çalışmıştır. Bu kapsamda aşağıdaki projeler yürütülmeye çalışılmıştır: 1) Mardin Turizm Merkezi Projesi 2) Siirt Fıstığı Geliştirme Projesi 3) Aydınlar-Siirt Turizmin Geliştirilmesi Projesi 4) İnsan Kaynaklarını Geliştirilmesi Operasyonel Programı-YES Projesi 5) Katılım Öncesi Süreçte Sivil toplumun güçlendirilmesi: STK Hibe Programı 6) AB ve Türkiye Arasındaki Sivil Toplum Diyalogunun Geliştirilmesi Projesi 7) Valiliklerde AB İşleri İçin Kapasite Oluşturulması Projesi 8) İl Özel İdareleri AB ye Hazırlanıyor Projesi Avrupa Birliği her ne kadar dış ticari ilişkilerde görece bir düşme yaşanmasına rağmen, halen Türkiye nin en önemli ticari ortağı konumundadır. Aynı zamanda AB üyelik konusunda ilerlemeler devam etmektedir. Türkiye nin 2023 e odaklanması gibi Avrupa Birliği 2020 yılına hedeflenmiştir. Bu kapsamda AB 2020 Stratejisi oluşturulmuş ve aşağıdaki Stratejiler önceliklendirilmiştir: A. Akıllı Büyüme: Bilgi ve Yeniliğe dayalı bir ekonomi B. Sürdürülebilir Büyüme: Daha verimli kaynak kullanan, yeşil ve rekabet edebilir bir ekonomi C. Kapsayıcı Büyüme: Ekonomik, sosyal ve sınırsal anlamda bütünleşmeyi sağlayan yüksek istihdam ekonomisidir için AB ekonomik hedefleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir: i) yaş arası nüfusun istihdam oranının %69 seviyesinden %75 e çıkarılması, ii) GYİH nın %3 ünün Ar-Ge ye ayrılması hedefinin gerçekleştirilmesi; özel sektörün Ar- Ge ye yatırım yapması için koşulların iyileştirilmesi ve yenilikçilik takibi için yeni bir gösterge oluşturulması, iii) Sera gazı salımının 1990 yılına kıyasla en az %20, şartlar elverişli ise %30 oranında azaltılması, AB nin enerji tüketiminde yenilenebilir enerjinin payının %20 ye yükseltilmesi ve %20 oranında enerji verimliliği sağlanması iv) Okulu erken bırakanların oranının %15 ten %10 seviyesine düşürülmesi, yaş arası yüksek öğrenim mezunu nüfus oranının %31 seviyesinden en az %40 seviyesine yükseltilmesi, v) 20 milyon insanın yoksulluktan kurtarılarak, ulusal yoksulluk sınırı altında yaşayan AB vatandaşlarının sayısının %25 azaltılması. 205

227 % Bu hedefler 2013 yılında Hırvatistan ın katılımıyla 28 AB ülkesine yönelik hazırlanmıştır. AB nin bu hedeflere ulaşması durumunda ülkemize önemli katkılar sunacaktır yılları arasında Türkiye nin ihracat yaptığı ülke gurupları incelendiğinde AB nin payı %56 seviyesinden %38,8 seviyesine gerilemiştir. Yakın ve Orta doğu ülkelerini payı %13,2 seviyesinden %27,8 seviyesine yükselmiştir. Yakın ve Ortadoğu ülkelerinden Özellikle Irak ve İran ın ayı artmıştır. Gerçekleşen bu dönüşümden bölgemiz Irak ve Suriye pazarının artan öneminden etkilenmektedir. Şekil 157: Türkiye İhracatı nın Ülke Guruplarına göre Dağılımı Kaynak: TÜİK, ,0 90,0 80,0 70,0 60,0 50,0 40,0 30,0 20,0 10,0 0, Diğer Ülke ve Bölgeler 0,2 0,8 1,1 0,5 0,1 0,1 0,1 Avusturalya ve yeni Zelanda 0,4 0,3 0,3 0,4 0,4 0,4 0,3 Diğer Asya 4,6 4,9 5,4 6,6 7,5 7,6 6,9 Yakın ve Ortadoğu 13,2 14,1 19,3 18,8 20,5 20,7 27,8 Güney Amerika 0,4 0,5 0,7 0,7 1,1 1,4 1,4 Orta Amerika ve Karayip 0,6 0,5 0,6 0,6 0,5 0,5 0,5 Kuzey Amerika 6,4 4,2 3,6 3,5 3,7 4,0 4,4 Diğer Afrika 1,7 1,8 2,4 2,7 2,0 2,7 2,6 Kuzey Afrika 3,6 3,8 4,4 7,3 6,2 5,0 6,2 Diğer Avrupa 9,3 10,1 11,9 11,1 10,0 9,6 9,4 TR Serbest Bölge 3,5 2,7 2,3 1,9 1,8 1,9 1,5 AB27 56,0 56,3 48,0 46,0 46,3 46,2 38,8 Irak 10,8 milyar dolar ihracat ile Türkiye nin ikini en büyük pazarı konumundadır. Irak ile ilişkiler 2012 yılında iki ülkenin Suriye politikasının farklı yaklaşmasından kaynaklı olarak gerilmiş durumdadır. Ancak bu gerilime rağmen Türkiye Irak pazarında en fazla ihracat yapan ülke konumundadır. Türkiye nin Irak ile ticari ilişkilerinin belirleyiciliğinde Irak merkezi hükümet dışında Kuzey Irak Kürt Bölgesi de etki etmektedir. Bölge Irak a ticaret yapma konusunda aracı bir roldedir. Irak gelecek 20 sene içerisinde gelişmiş ülkelerde artan fosil yakıt talebini karşılayacak stratejik öneme sahip bir ülke konumuna gelecektir. Bu konumdaki bir ülkenin, Türkiye ve Bölgemize önemli fırsatlar sunması aşikardır. Suriye ile olan ticaret düzelen ilişkilerle beraber tarihte hiç yakalananmış bir seviyeyi yakalamıştır. Ancak 2011 yılında Suriye de patlak veren iç karışıklıklardan dolayı ticari ve 206

228 kültürel ilişkiler önemli ölçüde gerilemiştir. Bölgemiz ticari ilişkilerden Gaziantep, Hatay ve Şanlıurfa ya kıyasla daha az etkilense de 2011 yılında uygulanan Türkiye-Suriye Bölgeler Arası İşbirliği Programı nın sonuçlanamamasına ve Bölgede 2,5 milyon dolar hibenin paydaşların kullanımına açılamamasına sebebiyet vermiştir. Irak ve Suriye ticaretine yönelik 2011 Ekim ayında tamamlanan Nusaybin sınır kapısı da atıl durumda kalmıştır. Mevcut durumda Suriye deki durum üç parçalı (Esed Bölgesi, ÖSO Bölgesi ve Kürt Bölgesi) olarak tıkanmış durumdadır. Bu durumun sürmesi beklenmektedir. Suriye deki bu gelişmeler Bölgede ayrıca mülteci sorunu yaratmaktadır. Bölgede özellikle Kızıltepe, Nusaybin ve Mardin de akrabalarının yanında kalan mülteciler yasadışı yollarla çalışmakta, işgücü maliyetini düşürmektedir. Bu durum bu ilçelerdeki insanlar arasında hoşnutsuzluk yaratmaktadır. Midyat ta 2013 yılında kurulan 30 bin kapasiteli mülteci kampının bu sorunları kısmi olarak çözmesi beklenmektedir. Uzun dönemde Suriye deki durumun son ermesi ile yeniden inşa süreci bölge açısından, Irak kadar olmasa da, önemli fırsatlar sunabilecektir Türkiye deki Gelişmeler Tablo 48 de özetlenen başlıca makroekonomik göstergeler, Türkiye nin 1980 ve 2001 den sonra yaşadığı dönüşümün sonuçlarını açıkça ortaya koymaktadır. İhracatın 1980 deki 3 milyar dolar düzeyinden, 2001 de 30 milyar dolara çıkması, daha sonra da 2012 itibariyle 152,4 milyar dolar düzeyine erişmesi dikkat çekicidir. Buna ek olarak, Türkiye nin ihracatının içinde sanayi ürünlerin payının 1980 lerde yüzde 10 düzeyinden, bugünkü yüzde 93 ün üzerine yükselmiş olmasıdır. Turizm gelirleri de aynı şekilde 1980 yılındaki 0,3 milyar dolardan, 2012 yılında 29 milyar dolar seviyesine yükselmiştir yılında dünyanın 25. en büyük ekonomisi olan Türkiye, 2001 de 21. sıraya yükselmiş, 2012 de ise dünyanın 17. en büyük ekonomisi olmuştur. Dünya Ekonomik Forumunun Küresel Rekabetçilik Endeks verilerine göre Türkiye ülkeler sıralamasında 53 üncülük seviyesinden 2012 yılında 43 üncülüğe yükselmiştir yılında dünyanın en büyük 10. ekonomisi haline gelme hedefine ulaşabilmek için ekonominin büyüme hızını uzun vadeli ortalama olan yüzde 4 ler düzeyinden, yüzde 6-7 ler düzeyine çıkarmak ve küresel rekabetçilik düzeyini arttırmak gerekmektedir. Tablo 58: Ekonomideki Gelişmeler GSMH (Milyar dolar) Kişi Başına GSMH (dolar) İşletme Sayısı İhracat (Milyar dolar) Çalışan Başına İhracat (dolar) Sanayinin İhracat içindeki Payı 10% 92% 94% İhracatçı Firma Sayısı Turizm Gelirleri 0,

229 Dünya Ekonomisi içindeki Sıralama (GSMH Büyüklüğü olarak) Küresel rekabetçilik 53 (2007) Kaynak: World Economic Forum, TÜİK, SGK, Dünya Bankası Türkiye deki kişi başına Gayri Safi Bölgesel Hasıla dağılımı aşağıdaki gibidir. En gelişmiş bölge ile en az gelişmiş bölge arasında yaklaşık 3 kat fark bulunmaktadır. Bölgeler arasındaki bu gelir farkı ülke içerisindeki göç gibi sosyal sorunlara sebebiyet vermekle beraber, ülkenin de orta gelirde kalmasına neden olmaktadır. Bölgeler arasındaki farkın azalması için az gelişmiş bölgelerin gelişmiş bölgelere kıyasla daha yüksek hızda büyümesi gerekmektedir. Büyüme hızları incelendiğinde yılları arasında en yüksek artış oranı görece gelişmiş TR33 Bölgesinde gerçekleşmiştir. Bu bölgeyi görece az gelişmiş TR90 ve TR83 takip etmektedir. En az gelişmiş bölgelerden TRC3 Bölgesi %99 ile en yüksek gelişme oranına sahiptir. Bu gelişmeler ışığında az gelişmiş bölgelerle gelişmiş bölgeler arasındaki farkın azalmasının çok mümkün olmadığı gözükmektedir. Şekil 158 : 2011 Bölgeler arası GSBH dağılımı 43 Kaynak: Orta gelir Tuzağında Türkiye Türkiye içerisinde gerçekleşen bir dönüşüm düşük teknolojili sektörlerin batıdan doğuya doğru kaymaya başlamasıdır. Özellikle emek yoğun çalışan sektörler küresel ölçekte batıda kaybettikleri rekabetçiliklerini doğuda yakalama fırsatı bulmaktadır. Bu nedenle ülke içerisinde emek yoğun sektörler batıdan doğuya kayma eğilimindedir. Aşağıda TÜİK tarafından 2008 yılında yapılmış iş gücü maliyet araştırmasına göre bölgemizin de yer aldığı TRC Bölgesi TRB bölgesinden sonra en düşük işgücü maliyetine sahiptir. TRB bölgesine kıyasla daha iyi ulaşım ağlarına sahip olan TRC bölgesi daha çok emeğe dayalı sanayi çekebilmektedir. 208

230 Şekil 159: Düzey1 Aylık İşgücü Maliyeti Kaynak: TÜİK, 2008 İşgücü Maliyet Araştırması Ülke de döneminde tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinde katma değer sırasıyla yıllık ortalama yüzde 2,1, yüzde 3,7 ve yüzde 4 oranında artmıştır. Bu dönemde tarım sektörünün GSYH içindeki payının yüzde 7,9 a gerilemesi beklenmektedir. Sanayi sektörünün GSYH içindeki payı yüzde 19,3 e düşmüş, hizmetler sektörünün (vergiler dâhil) GSYH içindeki payı ise artarak yüzde 72,7 ye yükselmiştir. Sanayi sektörünün payının artırılması uzun dönemli yüksek oranlı sürdürülebilir büyüme altyapısının geliştirilmesi açısından önem taşımaktadır. (Kalkınma Bakanlığı, OKP 2013) 2023 Türkiye yılında dünya nın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer almayı hedefleyen ülkede diğer izlenmesi gereken veriler demografik göstergelerdir yılında 76 milyon olan nüfusun 2023 yılında 84 milyon kişinin üzerine çıkması beklenmektedir. Bölge nüfusunun 2,4 milyon kişiye çıkması beklenmektedir. 209

231 4. Bölgesel Gelişme Senaryosu ve 2023 Vizyonu 4.1. Bölgesel Gelişme Senaryosu Bölgenin Mekânsal Analizi Çevre Düzeni Planında Bölge İlleri Kentsel Gelişimi 45 MBSŞH ÇDP'nin 1.5. Kentsel Gelişme Kararları bölümü için, Planlama Bölgesi 1/ ölçekli Çevre Düzeni Plan kararları üretilirken öncelikle yapılan çalışmanın ölçeği, niteliği, plan kararlarını etkileyecek veriler, bölgenin sosyo-ekonomik yapısı, daha önce verilmiş bölgeye ilişkin (müdahale edilebilecek ve edilemeyecek) plan kararları, diğer kurumlar tarafından üretilmiş kararlar/projeler, karar üretilen yerleşmelerin doğal-demografik-sosyal-ekonomik yapısı, yerleşmeye ait (her ölçekteki) eski planlar, yerleşmenin bölge içerisindeki konumu/işlevi vb. açılardan değerlendirilmiştir. Yerleşimin gerek yoğunluk, gerekse de mekânsal kararları verilirken öncelikle mevcut imar planları elde edilmiş, elde edilen planların yasallığı test edildikten sonra plan kararları ile yerleşimin mevcut (özellikle mekânsal) yapısı karşılaştırılarak planın uygulanma oranı elde edilmeye çalışılmıştır. Bu karşılaştırma yapılırken mevcut planlarla ve diğer dokümanlarla yetinilmemiş, yöreye ait uydu görüntülerinden yararlanılarak meskûn / gelişme alan sınırları yeniden düzenlenmiştir. Yapılan çalışmayla ulaşılan sonuçlar, kamu kurum ve kuruluşlardan alınan belgeler, dokümanlar vb. açısından da değerlendirilmiş, daha önce yapılan 2040 yılına yönelik nüfus projeksiyonları sonuçları doğrultusunda mekânsal ve fiziksel kararlar üretilmiştir Mardin İli Kentsel Gelişimi ÇDP nin numaralı bölümünde Mardin İli ile ilgili tüm ilçeler ve beldelerin Kentsel Gelişme Kararları aşağıdaki gibi belirtilmiştir. Mardin Merkez Cumhuriyet döneminde 1913 yılında Siirt İline bağlı ilçe durumuna geldikten sonra 18 Mayıs 1990 tarihinde 3647 sayılı yasa ile il statüsü kazanmıştır. Bir dağın tepesine kurulmuş olan Mardin Mezopotamya nın en eski şehirlerinden biri ve Türklerin Anadolu daki ilk duraklarındandır. M.Ö.4500'den başlayarak klasik anlamda yerleşim gören Mardin, Arami Süryani öz yeridir. Arami/Süryani Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitanniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı Dönemi'ne ilişkin birçok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş, Süryani ve Ermeni mimarisinin tipik örnekleri olan bu evler ve İslam mimarisinin oluşturduğu cami ve medreselerle, önemli bir açık hava müzesidir. Son yıllarda sadece ülkemizin değil tüm dünyanın ilgisini çekmeye başlayan bu açık hava müzesi, tarihi ve kültür yapısı ile Unesco nun Dünya Mirası Kenti Listesine girmeye adaydır. Kültür varlıklarının belgelenmesi korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması önem arz etmektedir. İl Merkez ve İlçelerinde Kültür ve Tabiat 45 Bu kısım 1/ MBSŞH Çevre Düzeni Planı ndan alınmıştır. 210

232 Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğünce tescil edilmiş 665 adet bina mevcuttur. Merkez yerleşim, 1979 yılında Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Kent; ortaçağda sarp kayalıklar üzerinde, önce kalenin içinde, sonrasında ise güneyde, eğimli bir yamaç üzerinde lineer olarak kurulmuştur. Yamaç dokuların özelliği olarak topografyayı takip eden aks belirgin olarak izlenebilmektedir. Eski Mardin yerleşmesinin kuruluş yerinin doğal çevre özellikleri değerlendirildiğinde, en avantajlı unsurun, tarihi dönemler için savunmaya elverişli topografya, çevresine hâkim görüş ufku ve çevreyi kontrol unsurları oluşturur.1990 dan sonra kent, Diyarbakır yolu yönünde gelişmeye başlamıştır. Kentsel alanın bu yöne doğru gelişmesi artık topoğrafik sınırların zorlandığını göstermektedir. Doğuda eğim oldukça fazla, güneyde tarım alanları ve kent merkezine uzaklık gibi dezavantajlar vardır. Diyarbakır yolu yönüne doğru olan gelişmede, Diyarbakır kentiyle olan yoğun ilişkilerin önemli bir yeri bulunmaktadır. Tüm bu potansiyeller ve eğilimler, Mardin İli nde 2040 yılı için öncül sektörün turizm, ikincisinin hizmetler, üçüncüsünün tarım ve dördüncüsünün sanayi olarak öngörülmesinde etkili olmuştur. Mardin Serbest Bölgesi (MASBAŞ), Türkiye ve Avrupa nın Ortadoğu ya çıkış kapısı olan Habur a 202 km, Suriye ye açılan Nusaybin Sınır Kapısına 60 km, Mardin Havaalanı na 8 km, Uluslar arası Diyarbakır Havaalanı na 90 km, Avrupa Ortadoğu Uluslararası Karayolu (İpek Yolu) na 12 km mesafede bulunmaktadır. Konumu ve sahip olduğu ulaşım avantajları sadece Mardin için değil, bölge için de ekonomik ve ticari kalkınmada önemli bir rol oynayacaktır. Yalım Beldesi nin sınırlarının Mardin Merkez ilçe ile komşu sınırlarda olması ve bir sistemin birlikte çalışan parçaları olması sebebiyle bu iki yerleşimin gelişimi, birlikte değerlendirilmiştir. Mevcut yoğunluğu yaklaşık olarak 154 kişi/ha dır yılı TÜİK resmi verilerine göre yerleşimin mevcut nüfusu kişidir. Mevcut yerleşim lekesinin bulunduğu alan ise yaklaşık olarak 534ha dır. Gelişme alanları Onaylı İmar Planı na uyularak belirlenmiştir yılı için 4624 ha lık gelişme alanı ihtiyaç doğrultusunda önerilmiştir. Yapay, yasal ve doğal eşiklerin uygunluk gösterdiği yönler olan kuzeybatı, kuzeydoğu ve güneybatıya doğru yeni gelişme alanları önerilmiştir yılı için öngörülen nüfus kişi ve yoğunluk ise yaklaşık olarak 43 kişi/ha dır. 211

233 Şekil 160: ÇDP Mardin Merkez İlçesi Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu Kızıltepe Artuklular döneminde çarşı, hamam, cami ve medreseleri ile önemli ve zengin bir yerleşim birimi olmasına karşın, sürekli savaşlar ve yağmalar nedeniyle Osmanlıların eline yıkıntı durumunda bir köy olarak geçmiştir. Osmanlıların eline geçtikten sonra tekrar onarılan ve canlılığını kazanan yerleşim merkezi, özellikle son dönemlerde İpek Yolu nun önemini kaybetmesi nedeniyle bu yerleşim alanının önemi giderek azalmıştır. Eski adı Koçhisar olan bu yerleşimin adı, Cumhuriyet döneminde 1931 yılında Kızıltepe olarak değiştirilerek Mardin e bağlı bir ilçe merkezi yapılmıştır. İlçenin E-24 Karayolu güzergahı üzerinde olması nedeni ile ticaret sektörü günden güne büyümektedir. İl genelinde bulunan tarıma dayalı sanayi işletmeleri ile diğer fabrikalar Merkez ilçe ile Kızıltepe arasında bulunmaktadır. İlçe yolu güzergâhı üzerinde havaalanının faaliyete geçmesi ile ekonomik yaşam biraz daha ivme kazanmıştır. Kızıltepe, merkez ilçe dâhil olmak üzere bütün ilçeler içerisinde gelişme potansiyeline sahip en büyük ilçedir. İç göçleri kendine çeken özelliği ile bugün merkez ilçe nüfusunu neredeyse ikiye katlamıştır. Tüm bu eğilim ve potansiyeller İlçe de 2040 yılı için öncül sektörün ticaret, ikincil sektörün ise tarım olarak öngörülmesinde etkili olmuştur. Yerleşimin mevcut yoğunluğu yaklaşık olarak 101 kişi/ha dır yılı TÜİK resmi verilerine göre ilçenin mevcut nüfusu kişidir. Mevcut yerleşim lekesinin bulunduğu alan ise yaklaşık olarak 3.107ha dır. Gelişme alanları, 2040 yılı nüfusunun ihtiyaçları, Onaylı İmar Planı ve sentez çalışmalarında saptanan gelişme eğilimleri dikkate alınarak önerilmiştir yılı için 212

234 yoğunluk 44 kişi/ha olarak belirlenmiş ve yaklaşık olarak ha lık gelişme alanı ihtiyaç doğrultusunda önerilmiştir. Yapay, yasal ve doğal eşiklerin uygunluk gösterdiği yön olarak kuzeye ve güneydoğuya doğru yeni gelişme alanları önerilmiştir yılı için öngörülen nüfus kişidir. Şekil 161: ÇDP Kızıltepe İlçesi Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu Midyat Güneydoğu Anadolu Bölgesi nin güneyinde yer alan Mardin iline bağlı, coğrafi konumu itibari ile doğusunda Dargeçit ilçesi, batısında Ömerli ilçesi, kuzeybatısında Savur ilçesi, kuzeyinde Batman iline bağlı Gercüş, güneyinde Nusaybin ilçesi, doğusunda ise Şırnak İli ne bağlı İdil ilçesi yer almaktadır.1890 yılında belediye statüsü kazanmıştır. İlçe de 2040 yılı için öncül sektörün turizm olacağı öngörülmüştür. İlçe nin gelişimine katkıda bulunabilecek ikinci sektör tarım, üçüncüsü ticaret, dördüncüsü ise hizmetlerdir. Yerleşimin mevcut yoğunluğu yaklaşık olarak 94 kişi/ha olup mevcut nüfusu kişidir. Midyat Onaylı İmar Planı, 2040 yılı için kabul edilen projeksiyon nüfusunun ihtiyacı olan alanı birebir karşıladığından dolayı imar planı aynen kabul edilmiştir yılı için öngörülen nüfus kişi; yoğunluk ise yaklaşık olarak 83 kişi/ha dır. Yeni önerilen gelişme alanı ise yaklaşık olarak 1189 ha dır. 213

235 Şekil 162: ÇDP Midyat İlçesi Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu Nusaybin Güneydoğu Anadolu Bölgesi nin güneyinde yer alan Mardin iline bağlı, coğrafi konumu itibari ile doğusunda Mardin Merkez İlçe, kuzeybatısında Ömerli ilçesi, kuzeyinde Midyat ilçesi, güneyinde Suriye yer almaktadır yılında belediye statüsü kazanmıştır. İlçe de 2040 yılı için öngörülen öncül sektör tarımdır. Yerleşimin gelişimine katkıda bulunabilecek diğer sektör ise ticarettir. Yerleşimin mevcut yoğunluğu yaklaşık olarak 206 kişi/ha dır yılı TÜİK resmi verilerine göre ilçenin mevcut nüfusu kişidir. Mevcut yerleşim lekesinin bulunduğu alan ise yaklaşık olarak 406 ha dır yılı nüfus kabulü gereğince yaklaşık olarak 1294ha lıkgelişme alanı, Onaylı İmar Planı doğrultusunda önerilmiştir yılı için öngörülen nüfus kişi ve yoğunluk ise yaklaşık olarak 99 kişi/ha dır. 214

236 Şekil 163: ÇDP Nusaybin İlçesi Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu Mardin İli'ne bağlı diğer İlçe ve Beldeler için Kentsel Gelişme Alanları ile ilgili bilgilere aşağıdaki özet tabloda yer verilmiştir. Tabloda, 2009 yılı nüfus, Mevcut Yerleşim alanı, ve yoğunluğu ile 2040 yılı için projeksiyon verilerine bağlı Nüfus, Alan ve Yoğunluk değerleri ve buna bağlı olarak Gelişme Alanlarının ne olduğu hesaplanmış ve bu verilere yer verilmiştir. Ayrıca, Tabloya son sütun olarak ise ÇDP doğrultusundaki Kentsel Gelişme Alanları Yönü de eklenmiştir. Şekil 164: ÇDP Mardin İli Yerleşim Yerleri Kentsel Gelişme Durumu 215

237 Batman İli Kentsel Gelişimi ÇDP nin numaralı bölümünde Batman İli ile ilgili tüm ilçeler ve beldelerin Kentsel Gelişme Kararları aşağıdaki gibi belirtilmiştir. Batman Merkez Batman İli topraklarının büyük kısmı dağlarla kaplıdır. Kuzeyinde Güneydoğu Torosları meydana getiren Güney Muş Dağları, Sason ve Kozluk ilçelerini tamamen kaplar. İlin en büyük ovası, il merkezinin bulunduğu Batman Ovası dır. Ova, Batman Çayı Vadisi ve Dicle Vadisi ile birleşmeden önceki genişleyen bölümde meydana gelmiştir. Batman da çok yönlü olarak meydana gelen hızlı gelişmeler plansız ve sağlıksız bir şehirleşmeyi de beraberinde getirmiştir yılları arasında Batman ın nüfusu 25 kat artmıştır. Batman ili 1975 yılından sonra artan nüfus nedeniyle hızlı bir kentleşme yaşamıştır. Bu nedenle kent fiziksel olarak yayılma eğilimindedir yılları arasında kent kuzey ve güney yönlerinde gelişme eğilimi göstermiştir.2000 yılından sonraki büyüme eğilimi incelendiğinde, geçmişe oranla daha az bir yayılma olduğu ve kentin batı ve kuzey yönünde gelişmekte olduğu görülmektedir. Batman İli nin 2040 yılı için sanayi merkezli bir gelişim göstereceği öngörülmüştür. İlin gelişimine katkıda bulunabilecek diğer sektörler ise hizmetler ve tarımdır. Ayrıca Batman ın AB-Türkiye Mali İş Birliği çerçevesinde oluşturulan Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı kapsamında tanımlanan 15 cazibe merkezinden biri olması, ilin ekonomik yönden gelişimine önemli katkılarda bulunacaktır. Planlama bölgesinde, gelişmiş sanayi ve petrol alanlarına sahip, çevresi tarım alanları ile çevrili olan yerleşimin mevcut nüfus yoğunluğu 98 kişi/ha dır.mevcut nüfusu ;2040 yılı nüfus kabulü ise olan yerleşimin öneri nüfus yoğunluğu 127 kişi/ha olarak kabul edilmiştir.2040 yılı için kabul edilen yoğunluk önerisine göre, gerekli gelişme alanı 3494 hektardır. Batman Onaylı İmar Planı nda gelişme alanları olarak önerilen bölgeler halihazırda yerleşik doku olarak görünmektedir. Şekil 165: ÇDP Batman Merkez Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu 216

238 Batman İli'ne bağlı diğer İlçe ve Beldeler için Kentsel Gelişme Alanları ile ilgili bilgilere aşağıdaki özet tabloda yer verilmiştir. Tabloda, 2009 yılı nüfus, Mevcut Yerleşim alanı, ve yoğunluğu ile 2040 yılı için projeksiyon verilerine bağlı Nüfus, Alan ve Yoğunluk değerleri ve buna bağlı olarak Gelişme Alanlarının ne olduğu hesaplanmış ve bu verilere yer verilmiştir. Ayrıca, Tabloya son sütun olarak ise ÇDP doğrultusundaki Kentsel Gelişme Alanları Yönü de eklenmiştir. Şekil 166: ÇDP Batman İli Yerleşim Yerleri Kentsel Gelişme Durumu Siirt İli Kentsel Gelişimi ÇDP nin numaralı bölümünde Siirt İli ile ilgili tüm ilçeler ve beldelerin Kentsel Gelişme Kararları aşağıdaki gibi belirtilmiştir. Siirt Merkez Siirt kenti, Mezopotamya ve Anadolu Uygarlıkları arasında doğal sınır oluşturan Güneydoğu Torosların kenar kıvrımları kuşağında kurulmuş küçük bir Anadolu kentidir. Kentin doğusunu sınırlandıran Botan Suyu, sarp ve derin bir kanyon vadiden akmaktadır. Yaklaşık 5 bin yıllık mazisine rağmen şehrin gelişememesinin nedeni, doğal koşullarının sınırlandırıcı etkileri kadar, beşeri faaliyetlerin yetersizliğiyle de ilgilidir. Sanayi devrimi ile birlikte ulaşımın yaşamsal faaliyetler için en önemli etken olduğu dönemlerde, ulaşım ağının geliştiği koridorlar boyunca yer alan merkezler hızla gelişim gösterirken; Siirt şehri gibi ana ticaret yollarına uzak kalan yörelerde doğal koşulların da etkisi ile kentsel fonksiyonlar önemli bir gelişme gösterememiştir. Şimdiki Siirt, eski Siirt in kurulu olduğu sırtlara yaslanarak kurulmuştur. Siirt in kuzeyindeki arazinin sarp ve dağlık olması burada gelişmiş bir kent kültürünün gelişip yayılmasını engellemiştir. Siirt şehrinin yerleşme çekirdeği Rasinnebah ve Şeyhşemu tepeleridir. Rasinnebah ve Şeyhşemu tepeleri çevresinde nüfusun ve yapılaşmanın artmasıyla birlikte şehirleşme plato 217

239 yüzeyine doğru gelişme göstermiştir. Siirt şehrinin alansal olarak büyümesine yön veren başlıca doğal faktör jeomorfolojik yapıdır. Şehrin doğu sınırı ise doğal olarak sınırlanmış ve Botan vadisi tarafından derince yarılmıştır. Bu alandaki yerleşim Şehrin nüvesini (Dumlupınar, İnönü, Ulus, Sakarya mahalleleri) oluşturmaktadır. Siirt- Pervari- Van (Çatak, Gevaş, Edremit veya Siirt Pervari- Başkale- Hakkâri) karayolunun inşası durumunda yörenin ticari ve ekonomik kalkınması ile birlikte kentsel fonksiyonların da ciddi bir değişim ve gelişim göstereceği muhakkaktır. Fakat topoğrafik olarak konumu ve Doğu Anadolu Bölgesi ile sağlıklı bir ulaşım ağının olmaması gelişime engel teşkil etmektedir. Siirt 1990 ve 2000 yılları arasında kentin kuzeybatı yönünde geniş alanlara yayılmıştır. Bunun en önemli nedeni bölgedeki köylerden kente göç olmasıdır.şehrin batı kesimi diğer yönlere göre çok daha sade ve az engebeli olduğu için şehir bu yönde gelişme göstermektedir. Siirt şehrini ülkenin ana ulaşım ağına bağlayan Batman- Diyarbakır karayolunun buradan geçmesi bu sahanın gelişmesini tetikleyen ana nedenlerden biri olmuştur. Şehir merkezinden batıya doğru uzanım gösteren ve Güneydoğu Anadolu platosuna açılan az engebeli ve yoğun tarım alanları olarak kullanılan Neojen havzada tarımsal faaliyetlerinyapıldığı ve yer yer konut ve iş merkezlerinin inşa edilmiş olması bu alanların gelecek yıllarda yerleşim yerleri olarak istimlak edileceği anlamını taşımaktadır. İlin 2010 kent lekesi incelendiğinde kentin kuzeybatıya, Yağmurtepe, Pınarova ve Pınarca köylerine doğru gelişim gösterdiği görülmektedir. Şehrin kuzeyi, ulaşım imkânlarının morfolojik bakımdan uygun olmasına rağmen su sorunu ve trafik akışının çok zayıf olmasından dolayı gelişme gösterememektedir. Şehrin batıya açılan penceresi konumunda olan bu alanda, her geçen gün konut sayısında artışlar olmakta, caddeler ve sokaklar daha modern bir görünüm kazanmakta ve çok katlı iş merkezleri inşa edilmektedir. Eski yerleşmelerin yakınında kurulan atölyeler, imalathaneler ve diğer küçük sanayi birimleri, şehrin gelişmeye başlamasıyla beraber mahalle içerisinde kalmış ve plansız bir görüntüye neden olmuştur. Bir diğer olumsuz gelişme de şehrin batıya, Kezer çayına doğru uzanım göstermesiyle buradaki tarımsal alanların imara açılması ve tarımsal arazinin amaç dışı kullanılmasıdır. Kent kültürü ile kırsal kültürün iç içe girdiği Siirt teşehirleşme ile ilgili problemler mevcuttur. Siirt i dış dünyaya bağlayan ve şehrin imar planına göre inşa edilen Kurtalan Caddesi ve güzergâhı boyunca hızlı bir şehirleşme eğilimi bulunmaktadır. İl in 2040 yılı için dokumacılık merkezli bir gelişim göstereceği öngörülmüştür. Diğer sektörler ise hayvancılık ve seracılıktır. Mevcut yoğunluğu 96 kişi/ha olan ilin mevcut nüfusu ,kabul edilen projeksiyon nüfusu ise kişidir. Öneri yoğunluk ise 159 kişi/ha olarak kabul edilmiştir. Siirt İli nin 2040 yılı için gerekli gelişme alanı 363 hektardır.gelişme alanı belirlenmesi amacı ile öncelikli olarak imar planı incelenmiştir.gelişme alanları imar planı doğrultusunda önerilmiştir. 218

240 Yerleşimin kuzeyinde fay hattı bulunmaktadır ve bu nedenle alt ölçeklerde daha detaylı çalışma gerektirmektedir. Yeni yerleşim alanları güneybatı, kuzey ve kuzeybatı yönlerindeönerilmiştir. Şekil 167: ÇDP Siirt Merkez Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu Siirt İli'ne bağlı diğer İlçe ve Beldeler için Kentsel Gelişme Alanları ile ilgili bilgilere aşağıdaki özet tabloda yer verilmiştir. Tabloda, 2009 yılı nüfus, Mevcut Yerleşim alanı, ve yoğunluğu ile 2040 yılı için projeksiyon verilerine bağlı Nüfus, Alan ve Yoğunluk değerleri ve buna bağlı olarak Gelişme Alanlarının ne olduğu hesaplanmış ve bu verilere yer verilmiştir. Ayrıca, Tabloya son sütun olarak ise ÇDP doğrultusundaki Kentsel Gelişme Alanları Yönü de eklenmiştir. Şekil 168: ÇDP Siirt İli Yerleşim Yerleri Kentsel Gelişme Durumu 219

241 Şırnak İli Kentsel Gelişimi ÇDP nin numaralı bölümünde Şırnak İli ile ilgili tüm ilçeler ve beldelerin Kentsel Gelişme Kararları aşağıdaki gibi belirtilmiştir. Şırnak Merkez Şırnak; Guti, Babil, Med, Asur, Pers, Sasani, Emevi, Abbasi, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde Cizre ye bağlı bir yerleşim birimiyken, 1913 yılında ilçe olmuş ve Siirt İli ne bağlanmıştır. Bu konumu 1990 yılına kadar sürmüştür tarih ve tarihli Resmi Gazetede yayınlanan tarih ve 3647 sayılı yasa ile il statüsüne kavuşmuştur. Şırnak İli batı ve güney kesimindeki bazı düzlükler dışında, ilin büyük bölümü akarsular tarafından derince yarılarak plato alanlarına dönüştürülmüştür. Bu çerçevede Şırnak İli ne bakıldığında gelişme yönü, doğal karakteristiğine ve topografya yapısına göre Güney- Güneybatı doğrultusunda olmuştur. Kent yılları arasında güneydoğu ve kuzeybatı yönlerinde gelişme göstermiştir yılları arasında ise güneydoğu, kuzey ve kuzeybatı yönünde gelişmiştir. Şırnak İli nde 2040 yılı için öngörülen hakim sektör dokumacılıktır. İkinci sektör hayvancılık, üçüncü sektör seracılık ve dördüncü sektör ise ticarettir. Şırnak İli nin mevcut yoğunluğu 141 kişi /ha dır. Mevcut nüfusu ;2040 yılı için kabul edilen projeksiyon nüfusu ise olan ilin öneri yoğunluğu yaklaşık olarak 147 kişi/ha olarak kabul edilmiştir. Gelişme alanları İmar Planı doğrultusunda önerilmiş olup toplam 564 ha dır. Gelişme yönleri güney, güneydoğu, güneybatı ve kuzey olarak belirlenmiştir. Şekil 169: ÇDP Şırnak Merkez İlçe Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu 220

242 Cizre Şırnak İli ne bağlı olan Cizre ilçesinin doğusunda Silopi İlçesi, Batısında İdil İlçesi, Kuzeyinde Şırnak İli, Kuzey batısında Eruh ilçesi, Güneyinde ise Suriye Devleti yer almaktadır. İlçenin kuzeydoğusunda 2089 metre yüksekliğindeki Cudi Dağı, kuzeyinde Karadağı, batısında Deredağı ve Akdağ bulunmaktadır yılı için turizm odaklı bir gelişim göstereceği öngörülmektedir. Ayrıca günümüzde kapalı durumda bulunan Cizre Sınır Kapısının açılması ile sınır ticaretinin bölgede önemli bir istihdam kaynağı olacağı tahmin edilmektedir. Yerleşimin mevcut nüfus yoğunluğu 150 kişi/ha dır. Mevcut nüfusu kişi;2040 yılı için kabul edilen nüfusu ise kişi olan ilçenin öneri nüfus yoğunluğu 192 kişi/ha olarak kabul edilmiştir.ilçe Şırnak ilinden daha gelişmiş bir yapı gösterdiği için çevre yerleşimlerden göç almaktadır ve nüfus artışı fazladır yılı projeksiyon nüfusunun yerleşim gereksinimini karşılayabilecek 310ha lıkgelişme alanları önerilirken İmar Planı göz önünde bulundurulup, topoğrafya ve kentleşme eğilimleri dikkate alınmıştır. Şekil 170: ÇDP Cizre İlçesi Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu Silopi Şırnak iline bağlı Silopi yerleşkesi 1960 yılında belediye statüsü kazanmış olup ilin güneyinde yer almaktadır. Yerleşimin 2040 yılı için turizm odaklı bir gelişim göstereceği öngörülmüştür. İlçe nin gelişimine katkıda bulunabilecek diğer sektörler ise tarım ve hizmetlerdir. İlçe nin mevcut yoğunluğu 59 kişi/ha dır. Mevcut nüfusu ;2040 yılı için kabul edilen projeksiyon nüfusu ise olan yerleşimin öneri yoğunluğu 90 kişi/ha olarak kabul edilmiştir yılı için gerekli gelişme alanı Başverimli ve Silopi yerleşimlerinin İmar Planları 221

243 doğrultusunda önerilmiş olup 753ha dır.yerleşimin Başverimli yerleşimine ve Habur sınır kapısına yakınlığı nedeni ile Başverimli yerleşiminin de imar planları doğrultusunda sınır kapısına giden yol boyunca gelişim önerilmiştir. Şekil 171: ÇDP Silopi İlçesi Kentsel Gelişme Alanları Haritası Kaynak: ÇŞB-MBSŞH Çevre Düzeni Planı 2013 Açıklama Raporu Şırnak İli'ne bağlı diğer İlçe ve Beldeler için Kentsel Gelişme Alanları ile ilgili bilgilere aşağıdaki özet tabloda yer verilmiştir. Tabloda, 2009 yılı nüfus, Mevcut Yerleşim alanı, ve yoğunluğu ile 2040 yılı için projeksiyon verilerine bağlı Nüfus, Alan ve Yoğunluk değerleri ve buna bağlı olarak Gelişme Alanlarının ne olduğu hesaplanmış ve bu verilere yer verilmiştir. Ayrıca, Tabloya son sütun olarak ise ÇDP doğrultusundaki Kentsel Gelişme Alanları Yönü de eklenmiştir. 222

244 Şekil 172: ÇDP Şırnak İli Yerleşim Yerleri Kentsel Gelişme Durumu Çevre Düzeni Planında Bölgeye İlişkin Değerlendirmeler Tarım Çevre Düzen Planında bölgenin gerek verimli topraklarının olmasına, gerekse zengin yer altı ve yerüstü kaynakları ve Ortadoğu ya açılan stratejik konumundan dolayı büyüme potansiyelinin olmasına rağmen yaşam kalitesi ve ekonomik gelişmişlik seviyesi açısından gerilerde olduğu vurgulanmış sebep olarak ta hem bölgenin iç dinamiklerinin bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı dolayısıyla harekete geçirilememiş olması hem de ulusal ölçekte atılan adımların Bölge de çok boyutlu ve çok değişkenli sorunları çözmekte yetersiz kalmasının payı olduğu belirtilmiştir. Öncelik olarak tüm ekonomik, sosyal ve kültürel göstergelerde bölgenin Türkiye ortalamalarına yaklaştırılması gerekliliği vurgulanmıştır. Çevre Düzen Planında plan hükümlerinde tarıma yönelik olarak ana stratejiler, alt stratejiler ve uygulama stratejileri belirlenmiştir. Bu kapsamda sürdürülebilir tarım pratiklerinin uygulamaya geçirilmesinde teknik ve eğitsel-yönetsel önlemlerin alınması gerekliliği belirtilmiştir. Özellikle Tarım alanlarının korunması, toprak verimliliğin arttırılması, tarımsal ürün verimliliği ve çeşitliliğinin geliştirilmesi ile kalite artışının sağlanması, organik tarımın geliştirilmesi ile hayvancılıkta özellikle mevcut hayvan ırkları ve yem bitkileri üretimi konularında alt ve uygulama stratejileri belirtilmiştir. Çevre Düzeni Planında TRC3 illerine yönelik olarak yapılan ekonomik GZFT analizinde tarım sektörüne yönelik olarak Mardin ili için zengin tarım alanlarının varlığı, yöreye özgü Yeşilli civarında yetişen kirazın varlığı, ilde yetişen üzümlerle yapılan yöreye özgü Süryani şaraplarının varlığı güçlü yanlar olarak belirtilmiş, tarım sektöründe yapılaşma tehlikesi, tarım 223

245 sektöründe çalışan nüfusun yaşlı olması, bilinçsiz tarımsal uygulamalar da tarımsal üretim anlamında zayıf yan olarak verilmiştir. Özellikle mayınlı arazilerinde temizlenmesinden ve GAP sulama projelerinden sonra ilin tarımsal anlamda fırsatları olduğu vurgulanmıştır. Batman ilinde Tarım sektörünün gelişmiş olması, hayvancılığın yaygın olması, ilin komşu ülkeler ile sıkı ekonomik ilişkilerde olması ve sanayinin bölgeye göre gelişmişlik seviyesinin yüksek olması güçlü yönlerden bazıları olarak belirtilmiştir. Bölgenin diğer illerinde olduğu gibi genç nüfusun tarım sektörüne olan ilgisizliği tehdit olarak belirtilmiştir. İlde organik Tarımın geliştirilmesine yönelik yapılan Uluslar arası protokoller ise ilin tarımsal anlamda gelişme potansiyeli olan konulardan biri olması itibariyle fırsatlar arasında verilmiştir. Siirt ilinde; Hayvancılık sektörünün yoğun olması, bağcılık faaliyetlerinin yaygın olması, Eruh ve Şirvan ilçelerinde kırsal kesimlerde ormancılık faaliyetlerinin olması ve Pervari balı gibi bir markanın varlığı ilin güçlü yönlerinden bir kısmı olarak belirtilmiş, hayvancılık sektöründe modern olmayan yöntemlerin uygulanması, sanayinin dolayısı ile gıda sanayinin az gelişmiş olması zayıf yönlerden bazıları olarak belirtilmiştir. Hayvancılık potansiyeli olan ilin ülke genelinde hayvansal ürün talebinin artması ile bunu fırsata çevirecek potansiyeli olduğu vurgulanmıştır. Şırnak ilinde; Merkez, Güçlükonak, Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinde hayvancılık sektörünün güçlü olması ve Cizre, İdil ve Silopi ilçelerinin geniş ovalarında tarımın yaygın olarak yapılıyor olması ilin güçlü yanı olarak ve belirtilirken; imalat sektörünün gelişmemiş olduğu da vurgulanmıştır. Tarım arazilerinin yeterince büyük olmamasının ekonomik üretim seviyesi için dezavantajlı bir durum olduğu vurgulanmıştır. İlde planlanan Cizre barajlarının tarım sektörüne olumlu etkisinin önümüzdeki dönemde potansiyel içereceği için fırsat olarak belirtilmiş, tarımsal üretimde modern uygulamaların azlığı tehdit olarak yer almıştır Turizm Turizm Sektörü ile ilgili Fiziksel, Sosyal ve Genel Hedefler bölümlerinde hedef tanımlaması yapılmıştır. Fiziksel Hedefler Tarihi ve Ören yerlerine Yönelik Hedefler: Tarihi ve ören yerlerinin korunarak turizme kazandırılması; Bölgenin tanıtımında, bölgede bulunan tarihi ve kültürel yerlerin öne çıkarılması; Koruma kullanma dengesinin oluşturulması; Sürdürülebilir koruma anlayışının geliştirilmesi Sosyal Hedefler Tarihi ve kültürel yerlerin tanıtımına yönelik fuar, festival vb. etkinliklerin yapılması Genel Hedefler Tarım Hedefleri: Turizm sektörü ile entegrasyon sağlanarak agro-turizm alanlarının hizmete geçirilmesi 224

246 Hizmetler Hedefleri: Turizm ve rekreasyon alanlarının niteliklerini geliştirici önlemlerin alınarak desteklenmesi; Turizmin, doğanın korunmasında araç olarak kullanılması ve alternatif turizm türlerinin geliştirilmesi ve mevcut turizm alanlarıyla entegrasyonunun sağlanarak güçlendirilmesi; Tur güzergâhları oluşturulması Bu hedefler çerçevesinde oluşturulan Stratejiler: Tarım-Sanayi-Turizm Entegrasyonunun Sağlanması ve Tarımsal Ürünün Pazarlanmasında Yeni Organizasyonlara Gidilmesi Tarım - Turizm Entegrasyonunun Sağlanması: Tarım potansiyelini turizme entegre ederek agro-turizm geliştirilmesi ve yeni açılımların yaratılması; Çevre Düzeni Planı kapsamında belirlenen tarımsal turizm patikalarına erişimin arttırılması ve tanıtıcı levhalar yardımı ile ziyaretçilerin yönlendirilmesi; Turizm Sektöründe Hizmet Kalitesinin Arttırılması Nitelikli İşgücünün Oluşturulması: İşletmeciliği ve servis, tur düzenleyicileri, operatörleri ve seyahat acenteleri için gerekli turizm personelinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TURSAB tarafından eğitilmesi; Turizm Meslek Liseleri nin ve yüksekokullarının turizmin geliştirileceği odak noktalarda açılması; Turizm konusunda ara eleman ihtiyacını karşılayacak doğa turizmi rehberliği, kültür turizmi rehberliği, yerel rehberlik gibi rehberlik eğitim programlarının açılması; Mevcut konaklama tesislerinin niteliklerinin iyileştirilmesi amacıyla yönetsel önlemlerin alınması ve tesislerin hijyen ve hizmet kalitelerini denetleyecek yerel kontrol mekanizmalarının sağlanması; ISO (International OrganizationforStandardization -Uluslar Arası Standartlar Kurumu) standartlarında hizmet verebilmek için tur operatörlüğü, turizm acenteliği ve turizm rehberliği faaliyetlerinin geliştirilerek ve yeterli hale getirilerek, turizm belgeli otel ve restaurantlar ile turizm seyahat acentelerinin etkin bir şekilde denetlenmesi. Turizme Yönelik Teknik Altyapının Güçlendirilmesi: Agro turizmine açılacak alanlarda temel sosyal ve teknik altyapı donatılarının sağlanması; Orman alanlarında gerçekleştirilecek turizm ve rekreasyon fonksiyonlarına erişilebilirliğin arttırılması için gerekli teknik çalışmaların gerçekleştirilmesi. Planlama Bölgesi'nin Sahip Olduğu Doğal-Kültürel Kaynakların Alternatif Turizm Doğrultusunda Çeşitlendirilmesi ve Yerel Halkın Turizmden Aldığı Gelirin Arttırılması Tarım Turizminin Geliştirilmesi: Tarım turizmine uygun olduğu belirlenen aksta teknik altyapı eksikliklerinin giderilmesi; Agro-turizm için belirlenen lokasyonlarda konusunda bilinçlendirilmesi; Turistlerin ilgisini çekebilecek yerel ürünlerin pazarlanması amacı ile çiftçi marketleri ve yol boyu tezgahlarının kurulması; Hobi bahçeciliği için uygun alanların belirlenmesi 225

247 Tarih ve Kültür Turizmine Katkı Sağlayacak Tarihi Kaynakların Korunarak Sunumlarının Güçlendirilmesi: Mardin İl'inde Osmanlı ve Türk tarihi araştırmalarına yönelik bir merkezin kurulması ve bu alanda eğitim merkezi işlevini üstlenmesi; Tarihi kaynakların restorasyonu ile peyzaj ve kentsel tasarım düzenlemelerinin yapılması ve sunumlarının güçlendirilmesi; Sivil mimarlık örneği özelliği taşıyan ve koruma altına alınan tescilli yapıların yeniden işlevlendirilerek turizme kazandırılması; "Arkeolojik Sit Alanı içinde kalan eski yapıların restorasyonunun yapılması, söz konusu alanların tanıtımının yapılması; Bölge genelinde tarihi kaynak envanteri çıkarılarak, yerel yönetimlerin ilgili kurumlarla işbirliği içinde onarım ve tanıtımlarının yapılması; Nehir ve göletlerde sportif balıkçılığı desteklemek üzere gerekli altyapı ve rekreasyon yatırımlarının yapılması; Mesire alanları olarak değerlendirilebilecek göl ve gölet çevrelerinde teknik altyapı ihtiyacının giderilmesi ve çevre düzenlemelerinin yapılması. Sağlık Turizminin Geliştirilmesi: Termal kaynakların değerlendirilerek kapasitelerinde artış sağlanması; Bölgesel olarak kaplıcaların tanıtımının sağlanması; Termal kaynaklara erişim olanaklarının iyileştirilmesi; Kaplıcalarda konaklama tesisi yatırımının sağlanması; Alternatif Turizm/ Spor Olanaklarının Geliştirilmesi: Kış turizmi faaliyet alanlarına özel sektörün bu alanlarda yatırım yapmasının teşvik edilmesi. Yerel Halkın Turizm Gelirinden Aldığı Payın Arttırılması: Turizme yönelik el sanatlarının üretiminin desteklenmesi, tanıtımı ve pazarlanması için özel sektör faaliyetlerine destek verilmesi; Geleneksel el sanatlarının tespitine ve envanterinin çıkarılmasına yönelik çalışmaların gerçekleştirilmesi; Yerel halkın ürünlerini satmasına olanak sağlayacak çiftçi marketi, yol boyu tezgahları vb. olanakların sunulması Turizmi Geliştirmeye Yönelik Yönetsel Yapının Kurgulanması ve İşbirliği Ağların Sağlanması Turizmi Geliştirmeye Yönelik Tanıtım Faaliyetlerinin Geliştirilmesi: Ulusal ve uluslararası alanda açılan turizm fuarlarına, özel turizm firmaları ile birlikte katılım sağlanarak ve stand açarak planlama bölgesindeki illerin turizm ve kültür değerlerinin tanıtımı ve pazarlamasının yapılması; İllerin turizm potansiyellerini, konaklama bilgilerini ve diğer turizm faaliyetlerini kapsayan web sayfalarının hazırlanması; İlleri ziyaret eden turist sayısını arttırmak için; diğer illerdeki turizm işletmeleri ve tur operatörleri ile işbirliği yapılması Turizmi Geliştirmeye Yönelik İşbirliği Ağların Sağlanması: Tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin belediyeler, turizm alanındaki özel sektör temsilcileri ve STK larla işbirliği içinde gerçekleştirilmesi; Ulaştırma şirketleri, tur operatörleri turizm örgütleri ve yerel yönetim organları ile stratejik işbirliklerinin ve ortaklıkların kurulması; İllerin turizm değerlerini (tarihi ve doğal) ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak amacıyla; belediyelerin, sivil toplum kuruluşlarının, turizm sektörünün ve ilgili diğer kurumların 226

248 katılımı ile ulusal ve uluslararası düzeyde etkin tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi. Genel anlamda hazırlanan hedef ve stratejiler mekansal boyut ve mekansal boyut dışında hazırlanmıştır. Stratejilerin çoğu Çevre Düzeni Planından çok Bölge planı alt ölçekli stratejilere benzetilmeye çalışılmıştır Bölge Planı hazırlıkları sonucunda bu stratejilerin daha fazla mekana indirgenerek hazırlanması gerekmektedir Ticaret Çevre düzeni planında ticaret sektörü ile ilgili doğrudan hedef belirlenmemiş dolaylı olarak ulaştırma ve lojistikle ilgili hedefler belirlenmiştir. Fiziksel Hedefler: Teknik Altyapı Hedefleri: Ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi; Karayolu ulaşımı dışında demiryolu ulaşımlarının güçlendirilmesi Bu hedefler çerçevesinde oluşturulan Stratejiler: Dengeli ve Sürekli Kalkınma Sürecinin Yaratılmasında Sanayi Sektörünün Katalizör Olarak Kullanılması Sanayi ve İşlevsel Bağlantı Entegrasyonunun Sağlanması: Ağır tonajlı taşımacılık faaliyetlerinin ulaşım bağlantıları üzerinde olumsuz etkiler yaratmaması için yol standartlarının yükseltilmesi; Demiryolu yük taşımacılığının desteklenmesi; Depo ve soğuk hava depoları kurularak mevcut sanayi, tarımsal üretim ve ulaşım bağlantıları ile entegrasyonunun sağlanması; Yatırımların mekansal, sektörel entegrasyon ve işlevsel bağlantılar doğrultusunda yönlendirilmesi. Ulaşım ve Lojistik Sektörlerinin Bütüncül Olarak Planlaması Hammadde ve Sanayi Sistemini Destekleyecek Nitelikte Ulaşım-Lojistik Odaklarının Belirlenmesi: Planlama bölgesi bütününde içerisinde toplayıcı nitelikte, dış ve iç pazara mal dağıtımını gerçekleştirecek lojistik merkezlerin ulaşım ile en iyi entegrasyonu sağlayacak şekilde kurulması; İl ve ilçelerde iç ve dış pazara sunulan tarımsal ürünün ömrünü uzatmak üzere soğuk hava depolama alanlarının kurulması; Tarımsal ürüne ulaşma açısından merkez konumda olan bölgelerde depo alanları ile de entegre olacak hal alanlarının oluşturulması. Belirlenen Strateji ve hedefler turizm sektörü ile aynı şekilde mekandan nispi olarak kopuk, üst ölçekli bölge planı stratejilerine yakın bir çizgidedir Bölge Planının tamamlanması ile bu stratejilerin Plana uyumlu biçimde daha mekan-odak olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Bu bölümdeki diğer bir eksiklik Türkiye-Irak dış ticaret aksının en önemli 227

249 noktasında yer alan bölgenin dış ticari ilişkilerinin arttırılmasına yönelik altyapı stratejisinin tam anlamıyla oluşturulamamış olmasıdır Sanayi Plan döneminde bölge sanayisi tarıma dayalı gelişen sanayi olmakla beraber bölgenin kent merkezlerinde hizmet sektörü daha fazla ön plandadır. Bölgenin tarım potansiyeline bağlı olarak kurulan firmalar gıda sektörünün gelişmesine zemin hazırlamıştır. Bölgede faaliyet gösteren özel sektöre ait firma sayısı planın hazırladığı dönemle cari dönemi karşılaştırdığımızda %100 yakın bir gelişim söz konusudur. Bölgenin girişimcilik kültürünün gelişiminden bahsetmek oldukça zordur Enerji Hidroelektrik potansiyel açısından zengin olan Bölgede işletmede bulunan 5 adet HES in yanı sıra 13 adet inşaatı devam eden ve 38 adet etüt-projelendirme ve planlama aşamasında küçük ve büyük ölçekli HES leri bulunmaktadır. Raporun plan hükümlerinde, genelde kırsal ve plansız alanlarda kurulan tesislerin etki alanı içinde ki kırsal yerleşimler üzerinde oluşturduğu arazi ihtilafları ve kamulaştırma gibi olumsuz etkilerin en düşük seviyeye indirilmesine yönelik tedbirlerin ilgili kurumlarca alınması, doğal ortamda inşaat süresince ve sonrasında ekosistemde meydana gelebilecek zararların önüne geçilmesine yönelik tedbirlerin alınması ve uygulanmasına ilişkin açıklamaların getirilmesi, Bölgenin diğer yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş, rüzgar ve jeotermal enerji kaynaklarının lokal düzeyde potansiyel alanlarının belirlenmesi ve bu alanların söz konusu kaynakların kullanımı amaçlı tahsisine yönelik hükümlerin yer almasının bölgenin enerji potansiyelinin en kısa sürede değerlendirilmesi sürecine katkı sağlayacağı değerlendirilmiştir Petrol, Doğal Gaz ve Madencilik Çevre Düzeni Plan hükümlerinde madencilik faaliyetlerinin bölgede yürütülmesine ilişkin yasal belgeler açıklanarak maden sahalarının gerek işletme gerekse işletme sonrasında çevreye ve su kaynaklarına verebileceği olası zararlar açıklanarak alınması gerekli tedbirler verilmiştir. Bölgede planlanan doğal gaz ve petrol boru hatları, enerji iletim hatlarının inşaatına yönelik olarak alt ölçekli imar planlarının ilgili kurum görüşleri ve yapım koşulları çerçevesinde hazırlanmasına yönelik hükümler detaylı olarak verilmiştir Kırsal Yerleşimler Kırsal yerleşim birimlerindeki yaşam koşulları, kırsal kesim nüfusu, göç olgusu ve kent-kır devamlılığı göz önüne alındığında kırsal kesim planlamasının ihmal edildiği ve kırsal alanlarda birikmiş sorunların büyüklüğü, kentsel kesimle yakın ilişkiler ve kentsel kesimin kırsal alanlara doğru yayılımı ve kırsal yerleşmeleri işgal etmesi, kırsal kesim sakinlerinin donatılması ve kapasitelerinin artırılması ve benzeri gibi nedenlerle kırsal kesim için yeni bir yaklaşım gerektiği değerlendirilmektedir. Kırsal yerleşimlerin yalnızca imar koşullarının belirlenmesi bağlamında köy yerleşik alan sınırları içinde veya İskân dışı alanlar kapsamında değerlendirilmesi yetersiz kaldığı; kırsal yerleşimlerin, doğal peyzajının bozulması, kırsal yerleşim alanlarının nüfus kaybetmesi, tarımsal üretimden uzaklaşılması, yoksulluk, yerel mimari özelliklerin kaybı 228

250 vb. sorunların, mekânsal planlama sistemi içinde birlikte çözümlenmesinin gerekliliği değerlendirilmektedir Kırsal Altyapı Planda altyapı konusu yapım tekniği açısından kır-kent ayırımı yapılmasızın ele alınmış olmakla birlikte kent ve ilçe merkezlerinin mevcut altyapı durumlarına ilişkin bilgiler verilmiştir. Kırsal alanda yılları arasında sürdürülen KÖYDES projesi ve kırsal alandaki altyapı eksiklikleri ve bu durumun bölgedeki kırsal yerleşimlerin üzerindeki sosyoekonomik etkileri ve altyapı eksikliklerinin sektörel bazda tamamlanılmasına yönelik planlama hükümlerine yer verilmemiştir. Kırsal nüfusun ülke ortalamasının oldukça üzerinde olduğu Bölgede kırsal altyapının tamamlanması, kırsal yerleşimlerin nüfuslarını koruması, sosyal ve ekonomik açıdan gelişerek yaşanabilir mekanlar haline gelmesinin en önemli gerekçesi olduğu değerlendirilmektedir Eğitim Plan dönemi(2009 verilerine göre) içinde resmi kaynaklardan edinilen verilere göre eğitim göstergelerinde TRC3 bölgesi Türkiye sıralamasının sonlarında bulunmakla beraber eğitimde kadının konumu daha da kötü bir durumdadır. İl bazında okuryazar oranı en yüksek olan il Batman, en az olan ile ise Şırnak tır Sağlık Bölgedeki sağlık göstergelerinde Türkiye ortalamasına yaklaşılmasının önemi belirtilmiştir. Kişi başına düşen hastane yatak sayısı ve doktor sayısında son yıllardaki iyileşmelere rağmen bölge hala Türkiye ortalamalarının çok altında olduğu vurgulanmış, planlama aşamasında özellikle eğitim ve sağlıkla ilgili plan hükümleri ile bu zayıf durumun güçlendirilmesi hedeflendiği belirtilmiştir. Plan Hükümleri içinde sağlık sektörüne yönelik olarak Kamu sağlık hizmetlerinin kalitesinin arttırılması ana stratejisi altında Sağlık hizmetlerinin yeterliliğinin sağlanması ve kalitesinin arttırılması alt stratejisi belirlenmiştir. Özellikle sağlık hizmetlerinde kalitenin yükseltilmesi için sağlık kurumlarının fiziki altyapısı ve donanımının optimal düzeyde karşılanmasının gerekliliği belirtilmiştir Yoksulluk ve Dezavantajlı Gruplar Çevre düzeni planında yoksulluk ve dezavantajlı gurupların sosyal hayata katılımını arttırıcı önlemlerin alındığı farklı hedef ve stratejiler belirlenmiştir. Sosyal hedefler: o Kadın nüfusun aktif üretim sürecine katılımını sağlayıcı programların yapılması o Sosyal bütünleşme sağlanarak ortak akıl oluşturulması 46 Kentleşme şurası,

251 Şeklinde genel hedefler belirlenmiştir. Bu hedeflere istinaden oluşturulan stratejiler aşağıdadır: Sosyal Hizmetlerde Nitelik Artışının Sağlanması Sosyal Sorumluluk Çalışmalarına Ağırlık Verilmesi: Ekonomik, sosyal ve sağlık yönünden yoksunluk içinde bulunan dezavantajlı kişi ve grupların (yoksullar, yaşlılar, kadınlar, zihinsel ve bedensel engelliler, kimsesizler ve sokakta yaşayan-çalışan çocuklar) kimlik bilgileri, adresleri, dezavantaj durumları ve gereksinimlerinin kayıt altına alınarak, gerekli yardımların yapılması; Dezavantajlı kişi ve grupların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kaynakların ve kriterlerin belirlenmesi; Dezavantajlı kişi ve grupların gereksinimlerinin karşılanmasına, kaynaklara ve belirlenen kriterlere göre önceliklendirmenin ve takvimlendirmenin de yer aldığı bir plan çerçevesinde çalışmalara muhtarlar, kaymakamlar, İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma vakıfları, Belediyeler, İl Milli Eğitim ve İl Sağlık Müdürlükleri ve Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği içinde başlanması; Yoksulluğun azaltılması ve muhtaç durumda bulunan kişi ve gruplara etkin sosyal koruma sağlanması amacıyla, ilgili uluslararası kuruluşların proje, finansman yardımı gibi olanaklarından da yararlanarak; sosyal hizmetlerin ihtiyaç sahiplerine, yaygın, etkili ve sürekli bir şekilde ulaştırılmasının sağlanması, değişen toplum yapısı ile oluşabilecek sosyal sorunlara karşı yeni hizmet modellerinin geliştirilmesi; Ekonomik yoksunluk içinde bulunan kişi ve ailelerin çocuklarının çocuk yuvası ve yetiştirme yurdu gibi kurumsal bakım hizmeti alarak ailelerinden ayrılmaları yerine, aileleri ile birlikte yaşayabilmelerini sağlayıcı alternatif koruyucu-önleyici tedbirlerin alınması; Çocuk, genç ve yaşlıların sosyal ve kültürel faaliyetlerini arttırmak için İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ile işbirliği yapılarak destek sağlanması; Kurumsal bakım modelinde kuruluş binalarının fiziki şartlarında iyileştirme yapılması, çocuk / genç ve yaşlıların sosyal etkinliklerine katkı ve destek verilmesi; Ailelere aile danışmanlığı, rehabilitasyon gibi sosyal hizmetler verilerek, çocukların sağlıklı ve mutlu ortamlarda yetişmelerinin sağlanması Bu bölümde belirlenen hedefler ve stratejiler arasında bağlantı zayıflığı bulunmaktadır. Diğer sektörlerde olduğu gibi mekandan öte tematik stratejiler belirlenmiş Bölge Planı kapsamında yazılabilecek stratejiler Çevre Düzeni Planında gösterilmeye çalışılmıştır Bölge Mekânsal Gelişme Şeması Plan öngörülerinin yansıtıldığı bölge mekânsal gelişme şeması aşağıdadır. 230

252 Şekil 173: TRC3 Bölgesi Mekânsal Gelişme Şeması Şekil 174: TRC3 Bölgesi Sektörel Öncelik Şeması Üst Bölgenin Mekânsal Gelişimi Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisine göre Adana-Mersin metropol; Hatay ve Gaziantep endüstriyel büyüme odağı; Diyarbakır ve Şanlıurfa bölgesel büyüme odağı; Mardin, 231

253 Kahramanmaraş, Osmaniye, Adıyaman, Batman ve Kilis orta düzeyde gelişmiş iller; Siirt ve Şırnak ise geleneksel ekonomiye dayalı illerdir. Şekil 175: Üst Bölge Kent Merkezlerinin Kademelendirilmesi Turizm alanında üst bölge bağlamında ortak geliştirme konuları olarak inanç ve kültür turizmi ile gastronomi ön plana çıkmaktadır GAP ve Akdeniz Kültür ve İnanç Turizmi Gelişim Bölgesi Kültür ve İnanç Turizmi Destinasyon Merkezi oluşturularak bunun altında tematik seyahat güzergâhları oluşturulabilecektir. Bölge içi önerileri ilgili kısımlarda gösterilmiştir. Şekil 176: İnanç ve Gurme Turizmi, Eko-turizm ve GAP Tematik Gelişim Bölgesi Kültür ve İnanç Turizmi Koridoru Türkiye Turizm Stratejisi Eylem Planında belirlenen ve beş bölgeyi de kapsayan inanç turizmi koridoru mekânsal olarak ilgili kısımda belirtilmiş ve bu koridora 5 bölgenin tüm illeri 232

254 eklenmiştir. Bölge illerinde yer alan kültürel, tarihî ve doğal varlıkların turizme kazandırılması, kültür ve tabiat varlıklarının tescillenmesi, kültür varlıklarının restorasyon çalışmalarının hızlandırılması, kültür ve tabiat varlıklarının korunarak kullanılması yönelik olarak üst ölçekte işbirliği geliştirilebilecektir Yukarı Mezopotamya Gastronomi Rotası Mersin Tarsus Adana Hatay Gaziantep Şanlıurfa Mardin - Diyarbakır gastronomi rotası hem kendine has, özgün özellikleri de barındıran hem de genel olarak zengin ve ortak bir mutfağı temsil eden doğal bir rota olarak geliştirilebilir, ortak tanıtım programları ile bilinirliği artırılabilir Diğer Alternatif Turizm Çeşitlerinin Geliştirilmesi Kongre ve fuar turizmi, sağlık turizmi, yayla turizmi, kamp-karavan turizmi, agro-turizm ve eko turizm gibi turizm türlerinin üst bölge genelinde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması bu alandaki bir işbirliği konusu olarak öne çıkmaktadır. Geliştirilmesi öngörülen alternatif turizm türleri ile uyumlu olabilecek kırsal ve kentsel alanlarda butik otelleri gibi konaklama tesislerinin geliştirilmesi ortak bir eylem önerisi olarak operasyonel anlamda değerlendirilecektir Bölgede Turizmcilik Bilincinin Artırılması ve Tanıtım Faaliyetleri Geliştirilmesi Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu üst bölgesinde var olan ve TRC3 bölgesi için ilgili kısımlarda anlatılan turizm potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik olarak tanıtım faaliyetlerinin ortaklaştırılarak geliştirilmesi ve üst bölgede turizm(cilik) bilincinin kalite odaklı olarak artırılması yine ortak bir çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Tanıtım için bölgedeki festivallerin ulusal ve uluslararası platforma taşınmasının sağlanması, her yıl bir bölgenin bir ilinde yapılması planlanan ortak bir kültür ve gastronomi festivalinin tasarlanması istişare edilen konular arasındadır Marka Kentlerin Yaratılması Üst bölgede turizm rotaları kadar cazibe merkezleri oluşturmaya yönelik çalışmalar da önemlidir. Şanlıurfa ve Diyarbakır bu kapsamda yürütülen bir program dahilinde cazibe merkezi olmaya yönelik olarak ele alınan iki ildir. Üst bölgenin bir parçası olmak kadar, bir rotayı gezecek kadar vakti olmayan turistleri çekmeye yönelik olarak her ilin aynı zamanda birer merkez olarak ele alınması gereklidir. Markalaşma bu bağlamda bölgelerin birlikte çalışmaları gereken en önemli konu olarak öne çıkmaktadır. Üst bölgenin ulaşım gelişim aksı Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep-Şanlıurfa boyunca uzanarak bir koldan Diyarbakır-Batman a bir koldan da Mardin-Şırnak a uzanmaktadır. Bölgede Mersin Adana havaalanından yararlanmakta, Osmaniye üç havaalanının tam ortasında yer almakta, Kilis Gaziantep havaalanından yararlanmakta, geri kalan illerde havaalanı bulunmaktadır. Demiryolu ağı da Mersin ve Adana üzerinden gelerek Mardin e kadar, Orta Anadolu üzerinden de Diyarbakır ve Kurtalan a kadar uzanmaktadır. 233

255 Şekil 177: Üst Bölge Lojistik Gelişimi Lojistik Merkezler ve Lojistik Köylerinin Kurulması Bölgenin yüksek lojistik potansiyelinin değerlendirilmesi ve bu kapsamda kademelere göre ana lojistik merkezler ve alt-merkezlerin kurulması üst bölgenin çerçevesi olarak benimsenmiştir. Bölgenin, ulusal ve uluslararası ulaşım ve taşımacılık ağlarına daha kolay entegre olabilmesi için Lojistik Bölge altyapı çalışmalarının yapılması, tüm bölge illerinin lojistik master planının yaptırılması ve Lojistik Strateji Belgesi nin oluşturulması, lojistik konusunda demiryolları ve sınır kapıları konularında da ilgili bölgelerin bütüncül politikalar geliştirilmesi ortak kurumsal çalışmalar olarak ele alınmalıdır. Lojistik merkezlerde depolama, paketleme ve dağıtım alanlarının belirlenmesi ve yatırımların gerçekleştirilmesi de bu alandaki faaliyetlerin etkinleştirilmesi açısından önemlidir Ulaşım ağlarının altyapılarının güçlendirilmesi Hassa-Dörtyol Tüneli Projesi ve/veya demiryolu ağları ve Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Yolu gibi ulaşım projelerinin etkinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması 2023 projeksiyonu açısından son derecek önemlidir. Bunların haricinde sınır kapılarının yenilenmesi ve konteynır taşımacılığı yatırımlarının gerçekleştirilmesi ticari potansiyelin etkinleştirilmesi açısından önemli konulardır. Üst bölgenin lojistik kademelenmesi aşağıdaki şekilde yapılmıştır: 1.Kademe Lojistik Merkezler: Mersin (Yenice), İskenderun 2.Kademe Lojistik Merkezler: Gaziantep, Adana, Diyarbakır 3.Kademe Lojistik Merkezler: Kilis, Osmaniye, Antakya, Kahramanmaraş (Türkoğlu), Şanlıurfa, Mardin, Şırnak 234

256 Şekil 178: Üst Bölge Lojistik Kademelenme Lojistik Sektöründe Bilgi İletişim Teknolojilerinin Geliştirilmesi Lojistik sektöründe bilgi ve telekomünikasyon teknolojilerinin geliştirilerek ihracat ve taşımacılıkta aktif şekilde kullanılması, bilgi paylaşımı ve iş bağlantıları oluşturulması için elektronik iş platformlarının geliştirilmesi ortak çalışma alanlarından birisidir Sektörde rekabet edebilecek potansiyeli olan lojistik firmaların geliştirilmesi Lojistik bölgelerde ulaşım, ticaret ve taşımacılık sektörlerine ilişkin istihdam politikası geliştirilmesi ve rekabet edebilirliği sağlamak için lojistik sektöründe çalışacak nitelikli eleman ihtiyacı belirleme çalışmalarının yapılması ele alınması gereken konular arasındadır Alternatif Enerji Kaynaklarının Değerlendirilmesi Enerji alanında üst bölgede ele alınması ve değerlendirilmesi gereken konular aşağıdaki şekilde belirlenmiştir: Güneş Enerjisi, rüzgar enerjisi ve biyoenerji kaynakları açısında zengin olan bölge potansiyelinin değerlendirilmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması GAP Bölge'sinde kurulacak "Enerji Verimliliği Danışmanlığı (EVD) Kuluçka Merkezi"nin özel sektör tarafından kullanımının yaygınlaştırılması İnşaat ve konut sektöründe yapılacak yatırımlarda (yeşil bina vb. gibi) yenilenebilir enerji uygulamalarının desteklenmesi 4.2. Bölgenin 2023 Vizyonu TRC3 Bölgesinin gerek mevcut durum itibariyle yer aldığı göreli konumu, gerekse de içsel potansiyelinden yeterince faydalanamadığına yönelik yapılan bütün tespit ve değerlendirmeler; bölgede yaşayanların göç olgusuna varan yönelimlerini en iyi aşağıdaki tablo resmedebilir yılında bölgelerin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında 24 üncü sırada yer alan Bölge, 2011 yılına gelindiğinde 25 inci sıralaya gerilemiştir. TRC3 Bölgesinde yer alan dört ilden en iyi durumda olan Batman 81 il içerisinde ancak 70 inci sırada yer alabilmiştir TRC düzey 1 bölgesi ile TRB2 düzey 2 bölgesinde yer alan illerin tamamına yakınının bu sekiz yıllık süreç içerisinde gelişmekle birlikte, sıralamalarında gerileme olduğu görülmektedir

257 yılından 2011 yılına gelindiğinde Batman ve Şırnak yerlerini korurken Mardin iki sıra ve Siirt ise dört sıra gerilemiştir. Tablo 59: Sosyoekonomik Gelişmişlik Sıralaması (SEGE; 2003,2011) Kaynak: Kalkınma Bakanlığı (* 2011 yılı bölgesel sıralaması il sıralamalarının nüfusa göre ağırlıklandırılması ile hesaplanmıştır.) TRC3 bölgesinin bu özet gösterim içerisindeki temel motivasyonu, ülkenin görece daha gelişmiş bölgelerine yakınsayarak yerini koruma ve bir adım daha öteye giderek bir anlamda sınıf atlamaktır. Bölge kendi içinde gelişme trendi yakalayabilir, ancak bu trendin mutlaka daha gelişmiş bölgelere yakınsama sağlayacak bir ivmelenmeyi barındırması gerekir. Bu pencereden bakıldığında Bölgedeki bütün paydaşlar kendilerine ilham kaynağı olabilecek vizyonu aşağıdaki şekilde belirlenmiştir: Beşeri ve doğal kaynakları ile mekânsal potansiyelini en etkin şekilde kullanarak rekabet gücü ve refah düzeyi açısından Ülkemizi yakalamış bir bölge olmak. 236

258 5. Bölgesel Gelişme Stratejileri 5.1. Beşeri Gelişme ve Sosyal İçerme Öncelik 1,1: Örgün Eğitime Erişimin Artırılması ve Eğitim Hizmetlerinin İyileştirilmesi Bir bölgenin kültürel ve sosyal durumu denilince akla ilk gelecek olan temel faktör eğitim olacaktır. İnsani bir hak olmanın yanı sıra bölgenin sürdürülebilir kalkınması sağlamak, nitelikli işgücü ve bireyler yetiştirmenin yegane yolu eğitimidir. Eğitimli birey sayısının artışının yanında eğitim hizmet kalitesinin arttırılması da hayati derecede önemlidir. Ülkemizin gelişmiş ülkeler seviyesine çıkması için gereken en önemli konuların başında eğitim gelmektedir. Tedbir 1.1.1: Türkiye ortalamasının altında olan Okuryazarlık oranının artırılması ve eğitim bilincinin yükseltilmesi için faaliyetlerin yapılması Mevcut Durum Okuryazarlık durumu bakımından TRC3 Bölgesi Türkiye sıralamasının en altlarında görülmektedir. Bölgenin okuma yazma oranı %89 ile %91 arasından değişmektedir. İl bazında %89-91 olan okuma yazma oranı ilçe düzeyinde incelendiğinde %87-88 gibi oranına geriliyor. Bu orana sahip olan ilçeler sırasıyla Savur, Nusaybin, Dargeçit, Silopi ve Eruh tur. Fakat illerin okuma yazma oranını düşüren asıl etkenin köyler olduğu düşünülüp incelendiğinde, köylerin okuma yazma oranlarının %82-83 düzeyine kadar düştüğü görülmektedir. En düşük okuma yazma oranına sahip köyler Pervari, Dargeçit, Ömerli ve Yeşilli ilçelerinde olduğu tespit edilmiştir. Üst Ölçekli Planlar Eğitim sisteminde, bireylerin kişilik ve kabiliyetlerini geliştiren, hayat boyu öğrenme yaklaşımı çerçevesinde işgücü piyasasıyla uyumunu güçlendiren, fırsat eşitliğine dayalı, kalite odaklı dönüşüm sürdürülecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 146) Eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyum; hayat boyu öğrenme perspektifinden hareketle iş yaşamının gerektirdiği beceri ve yetkinliklerin kazandırılması, girişimcilik kültürünün benimsenmesi, mesleki ve teknik eğitimde okul-işletme ilişkisinin orta ve uzun vadeli sektör projeksiyonlarını dikkate alacak biçimde güçlendirilmesi yoluyla artırılacaktır (Onuncu Kalkınma Planı, madde 158). Stratejik Önem Bölgedeki okuryazar olamayan nüfusun azalması ile kültürel olarak bir gelişme sağlanacağı gibi aynı zamanda gelecek nesillerin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve vizyon sahibi olabilecek potansiyel beşeri sermayenin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. İletişimin en büyük parçası olan okuma yazma vasıtası ile kendini ifade edemeyen insanlar bu insani hakkı elde etme imkanı yakalamış olacak. Ayrıca pek çok araştırmacı okuma yazma bilme oranının direkt olarak insan için hayatî önem taşıdığını öne sürerler bu araştırmacılara göre kölelikte bile eğitimli olmanın daha fazla maddi gelir anlamı taşıdığını ve Hindistan'da 1960'da yapılan eğitim reformunun 237

259 ardından anne-bebek ölüm oranlarının hızla düşüş göstermesi bunun en açık kanıtı olarak göstermişlerdir. Alt Ölçek Gelişmeleri SODES kapsamında yürütülen projeler ile okuma yazma bilmeyen bölge insanına erişim sağlanıp, özellikle kadınlara yönelik, bu insanların topluma kazandırılması sağlanmaya çalışılmıştır. Benzer şekilde hayat boyu öğrenme ile de hem okuma yazma bilmeyen hem de meslek sahibi olup bunu belgelendiremeyen bölge insanı bu program vasıtası ile kendini daha iyi ifade etme şansına kavuşacağı gibi sosyal yaşamda da rekabet etme imkanı bulacaktır. Tedbir 1.1.2: Okul Öncesi eğitimin planlı olarak yaygınlaştırılması ve kalitesinin artırılması Mevcut Durum Yılı Türkiye genelinde Okul Öncesi Eğitim(4-5 yaş arası) okullaşma oranı incelendiğinde Hatay ilinin %89 gibi bir oran ile ilk sırada yer alırken, Hatay ı %81 lik bir oran ile Amasya ve %70 lik okullaşma oranı ile Mersin takip etmektedir. TRC3 Bölgesi illerine baktığımızda ise Mardin (%30), Batman (%32) ve Şırnak (%30) illerinin Türkiye sıralamasında son sıralarda olduğunu görüyoruz. Fakat Siirt ili %51,5 okullaşma oranı ile Türkiye de 34 üncü sırada yer almaktadır. Okul öncesi eğitimde cinsiyet oranına baktığımızda ise Türkiye geneli eşit bir dağılımın olduğu görülmektedir. Üst Ölçekli Planlar Öğrencilerin sosyal, zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişimine katkı sağlayan okul öncesi eğitim, imkânları kısıtlı hane ve bölgelerin erişimini destekleyecek şekilde yaygınlaştırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 146) Öğretmenlik mesleği daha cazip hale getirilecek; öğretmen yetiştiren fakülteler ile okullar arasındaki etkileşim güçlendirilecek; öğretmen yetiştirme ve geliştirme sistemi, öğretmen ve öğrenci yeterliliklerini esas alan, kişisel ve mesleki gelişimi sürekli teşvik eden, kariyer gelişimi ve performansa dayanan bir yapıda düzenlenecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 152) Stratejik Önem Okul öncesi eğitim çocukların bedensel, zihinsel, duygusal gelişimini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını, onların ilköğretime hazırlanmasını, koşulları elverişsiz çevrelerden gelen çocuklar için ortak bir yetişme ortamı yaratılmasını, Türkçenin doğru ve güzel konuşulmasını sağlamayı amaç edinmiştir. Çocuğun araştırma, problem çözme ve yeniliklere uyumu kuvvetli, güven duygusu gelişmiş ve kendini ifade edebilen, doğru kararlar alabilen girişimci bireyler olarak yetiştirilebilmeleri açısından okul öncesi eğitim çok önemlidir. Bu dönemde sağlanan eğitimle, çocuğun doğru alışkanlıklar kazanmasına, ihtiyacı olan davranışları edinmesine ve öğrendiklerini uygulamada özgürlük ve cesaret kazanmasına olanak sağlayacaktır. Okul önceki çocukların ihtiyaçlarının düzenli bir şekilde karşılamak ve bu çocukların ihtiyaç duyduğu eğitimi vermek artık ebeveynlerin tek başlarına evde verebileceği şeyler olmaktan çıkmıştır. 238

260 Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için TRC3 bölgesinde faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının kurumsal kapasitelerini ve altyapılarını tamamlaması ve eğitimcilerin bölgedeki aileler ile sıkı bir işbirliği içinde çalışması gerekmektedir. Ailelere, özellikle annelere, okul öncesi eğitimin gerekliliği ve avantajlarının belirli periyotlarda anlatılması ile aileler ikna edilmelidir. Tedbir 1.1.3: İlkokulda yüksek olan okullaşma oranının niteliğinin artırılması Mevcut Durum Türkiye geneli ilkokul okullaşma oranlarına bakıldığında TRC3 Bölgesinin %99 üstündeki bir oran ile en iyi durumda olduğu gözlenmektedir. İlkokul okullaşma oranlarında ülke genelinde kadın erkek oranının eşit olduğu görülmektedir. Bu durum ilkokul eğitiminde erkek kadın ayırımının yapılmadığının bir göstergesidir. Fakat okullaşma oranındaki bu başarının nitelik olarak bölgeye yansımadığını her yıl yapılan Türkiye geneli sınav sonuçları ile görebiliyoruz. Türkiye geneli yapılan sınavlarda TRC3 bölgesi genelde son sıralarda yer almaktadır. Üst Ölçekli Planlar Eğitim sisteminde, bireylerin kişilik ve kabiliyetlerini geliştiren, hayat boyu öğrenme yaklaşımı çerçevesinde işgücü piyasasıyla uyumunu güçlendiren, fırsat eşitliğine dayalı, kalite odaklı dönüşüm sürdürülecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 144) Eğitim sisteminin performansının değerlendirilmesine imkân tanıyacak şekilde öğrenci kazanımlarının izlenebilmesini teminen, sınıf temelli başarı düzeyleri, yeterlilikleri ve standartları belirlenecek, ulusal düzeyde çoklu değerlendirme ve denetleme mekanizması geliştirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 151) Öğretmenlik mesleği daha cazip hale getirilecek; öğretmen yetiştiren fakülteler ile okullar arasındaki etkileşim güçlendirilecek; öğretmen yetiştirme ve geliştirme sistemi, öğretmen ve öğrenci yeterliliklerini esas alan, kişisel ve mesleki gelişimi sürekli teşvik eden, kariyer gelişimi ve performansa dayanan bir yapıda düzenlenecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 152) Kalabalık ve birleştirilmiş sınıf ile ikili eğitim uygulamaları azaltılacak, öğrenci pansiyonları yaygınlaştırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 155) Öğretmenlik mesleği daha cazip hale getirilecek; öğretmen yetiştiren fakülteler ile okullar arasındaki etkileşim güçlendirilecek; öğretmen yetiştirme ve geliştirme sistemi, öğretmen ve öğrenci yeterliliklerini esas alan, kişisel ve mesleki gelişimi sürekli teşvik eden, kariyer gelişimi ve performansa dayanan bir yapıda düzenlenecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 152) Stratejik Önem TRC3 bölgesinde eğitim verilerinde nicelik olarak pozitif görünen ender göstergelerden biri olan ilkokul okullaşma oranının eğitim kalitesine yansıtılması ile bireylerin kişilik ve kabiliyetleri gelişmiş, bilinç düzeyi belirli bir seviyeye gelmiş farkındalıkları artmış bir topluma kucak açmış 239

261 olacaktır. Kaliteli eğitim ile çocukların hayatlarına dair karar alma mekanizmasının geliştirilmesi ve topluma faydalı bireyler yetiştirmeyi sağlamalıdır. Alt Ölçek Gelişmeleri Eğitim kalitesinin artması için bölgede görev yapan eğitimcilerin deneyimli ve kalıcı olması gerekmektedir. Bunun yanında tüm okulların altyapı problemlerinin giderilmesi ve bölgedeki sosyal ortamın iyileştirilmesi gerekmektedir. Vekil yöneticilik problemlerinin yanında güvenlik nedeniyle bölgedeki eğitimcilerin kalıcı olmaması da eğitim kalitesinin düşmesine neden olmaktadır. Eğitim ortamının ve kırtasiye malzeme problemlerinin de ortadan kalkması ile eğitimde istenen kalitede iyileşme önündeki engeller kalmış olacaktır. Tedbir 1.1.4: Türkiye ortalamasının altında olan ortaokul okullaşma oranının artırılması Mevcut Durum İlkokul okullaşma oranında listenin baş sıralarında yer alan TRC3 bölgesi (% ) Ortaokul okullaşma oranında gerileyerek %86 a kadar düşmektedir. Mardin %89,4 oran ile birinci, Batman %88,9 oran ile ikinci, Siirt %87,4 ile üçüncü ve Şırnak %86,6 ile son sırada yer almaktadır. Üst Ölçekli Planlar İlk ve orta öğretimde başta engelliler ve kız çocukları olmak üzere tüm çocukların okula erişimi sağlanacak, sınıf tekrarı ve okul terki azaltılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 147) Eğitim sisteminin performansının değerlendirilmesine imkân tanıyacak şekilde öğrenci kazanımlarının izlenebilmesini teminen, sınıf temelli başarı düzeyleri, yeterlilikleri ve standartları belirlenecek, ulusal düzeyde çoklu değerlendirme ve denetleme mekanizması geliştirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 151) Kalabalık ve birleştirilmiş sınıf ile ikili eğitim uygulamaları azaltılacak, öğrenci pansiyonları yaygınlaştırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 155) Stratejik Önem TRC3 bölgesinde eğitim seviyesinde yükselme gerçekleştikçe insanların eğitime devam etme oranı düşmektedir. Bu nedenle okullaşma oranında düşüşün başladığı ortaokulda bu anlayışım önüne geçip, ortaokul çağındaki tüm çocukların okula devam oranlarının artırılması ve tüm çocukların okula erişilmesi sağlanmalıdır. Eğitim seviyesinde artış sağlandıkça gelecekte nitelikli beşeri sermayenin oluşması anlamında önemli adımlar atılmış olacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri TRC3 bölgesindeki insanlara eğitimin önemini anlamaları için gerekli bilgilendirme toplantıları ile okul aile birliğine öğretmenler tarafından anlatılması ve okula erişimin önündeki ulaşım probleminin ortadan kalkması, mevsimlik göç ile okula gelemeyen öğrenciler için ek tedbir alınarak bu çocukların devamsızlıklarının engellenmesi gerekmektedir. Ayrıca kız çocuklarının 240

262 okula devamsızlık problemine bölgenin sosyal ve kültürel durumu göz önünde bulundurularak farklı önlemler alınmalıdır. Tedbir 1.1.5: Türkiye sıralamasının sonlarında yer alan Lise okullaşma ve sınav başarı oranının artırılması Mevcut Durum İlkokul okullaşma oranında listenin baş sıralarında yer alan TRC3 bölgesi (% ) Ortaokul okullaşma oranında gerileyerek %85 e Lise okullaşma oranında ise bu oran %35 lere kadar düşmektedir. Ayrıca ilkokul ve Ortaokulda cinsiyet oranında fark hemen hemen eşit iken lisede bu erkek oranının baskın olduğu görülmektedir. Üst Ölçekli Planlar İlk ve orta öğretimde başta engelliler ve kız çocukları olmak üzere tüm çocukların okula erişimi sağlanacak, sınıf tekrarı ve okul terki azaltılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 147) Kalabalık ve birleştirilmiş sınıf ile ikili eğitim uygulamaları azaltılacak, öğrenci pansiyonları yaygınlaştırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 155) Ortaöğretim ve yükseköğretim düzeyindeki mesleki ve teknik eğitimde, program bütünlüğü temin edilecek ve nitelikli işgücünün yetiştirilmesinde uygulamalı eğitime ağırlık verilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 155) Stratejik Önem Nitelikli eleman kaynağının en önemli kademesi olarak bilinen lise eğitimi, bütün bölgelerde olduğu gibi TRC3 bölgesi içinde hayati derecede bir öneme sahiptir. Vizyon sahibi, gelecek beklentisi olan ve geleceğe dair projeleri olabilecek olan lise çağındaki gençlerin nitelikli lise eğitimi almaları ile, iyi bir üniversiteye girişin bileti olduğu gibi aynı zamanda toplumun geleceğine de kazandırılacak bir artı olacaktır. Bölgenin sosyal ve kültürel olarak gelişmesinin de altyapısını bu gençler oluşturacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için, TRC3 bölgesindeki kır ve kent nüfusunun yaşadığı alanlardaki okul sayısının yeterli seviyeye getirilmesi, okul altyapılarının tamamlanması ve bu okullara ulaşımın kolaylaştırılması çok önemlidir. SODES programı çerçevesine ekonomik olarak dershanelere gidemeyen öğrencilere yardımın devam edip bu uygulamanın yaygınlaştırılması, mevsimlik göç ile çalışmak zorunda kalan öğrencilerin tekrar okula kazandırılması, aile okul işbirliği ile özellikle kız çocuklarının okula devam oranlarının artırılması, eğitimin öneminin ve bireye katkısının belirli periyotlarla bölge insanına anlatılması ile başarıya ulaşmak daha kolay olacaktır. 241

263 Tedbir 1.1.6: Kamu personelinin bölgede istihdam edilmesi için sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre pozitif ayrıcalıklar tanınan bir sistemin oluşturulması Mevcut Durum Türkiye nin doğusunda yer alan TRC3 bölgesi, kamu personeli için ya geçici bir mecburi görev yeri veya sürgün yeri olarak görülmektedir. Dolayısı ile bölgeye kalıcı olarak deneyimli kamu personeli gelmemektedir. Güvenlik problemlerinin yanında sosyal olanaklarından mahrum olan bölgeye deneyimli kamu personelinin gelmesini özendirecek herhangi bir olanak bulunmamaktadır. Üst Ölçekli Planlar Deneyimli öğretmenlerin dezavantajlı bölgelerde ve okullarda uzun süreli çalışması özendirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 152) Düşük gelirli bölgelerde başta eğitim, öğretim, sağlık ve yayım hizmetleri ile teknik hizmetlerde olmak üzere nitelikli kamu personelinin istihdam edilmesi ve uzun süreli olarak bölgede mukim kalmasını özendirecek ilave tedbirlerin alınması sağlanacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 410) Kamu personelinin bu bölgede istihdam edilebilirliğini artırmak için lojman temini ve ücret farklılaştırması gibi imkanlar geliştirilecektir.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 412) Stratejik Önem Bölgede eğitimin istenilen başarı seviyesine gelmesi ve bu başarının sürdürülebilir olması için bölgede görev alan eğitimcilerin nicelik olarak yeterli olması kadar nitelik olarak da belirli bir seviyede olması gerekmektedir. Nitelikli ve bilinçli toplumların inşası yine nitelikli ve bilinçli eğitimciler tarafından yapılmaktadır. Eğitim kalitesinin ölçüsü bölgede görev alan kamu personelinin kalitesi ile belirlenir. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için, öncelikle TRC3 bölgesinin mecburi hizmet veya sürgün yeri olarak bilinen algının değiştirilip, bölgede uzun vadede gönüllü olarak görev alabilecek nitelikli ve deneyimli kamu personeline ihtiyaç vardır. Sosyal ve kültürel olanakların gelişmesi ve bölgede çalışacak personele sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre ayrı maaş ödemesi ile kalıcılığı sağlanmalıdır. Öncelik 1.2: Mesleki ve Teknik Eğitimin, Bölgenin Üretim ve Hizmet İhtiyaçlarını Karşılayacak Şekilde Yapılandırılması İlköğretime dayalı en az dört yıllık eğitimle öğrencilere genel kültür kazandırmanın yanı sıra, ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda yükseköğretime, hem yükseköğretime hem mesleğe veya geleceğe ve iş alanlarına hazırlayan eğitim öğretim sürecidir(milli Eğitim İstatistikleri Örgün Eğitim, : s.14). 242

264 Tedbir 1.2.1: Sanayinin ara eleman ihtiyacını gidermek için yüksekokul ve meslek liselerinin kapasite ve kalitesinin arttırılması Mevcut Durum Türkiye geneli meslek ve teknik eğitimdeki 2012 yılında derslik başına düşen öğrenci sayısı ve yıllara göre değişimine baktığımızda derslik başına en çok öğrenci düşen illerin Adana, Ağrı, Batman, Hakkâri ve Hatay olduğu görülmektedir. Bu illerdeki derslik başına düşen öğrenci sayısı arasında değişmektedir. TRC3 Bölgesi illerine baktığımızda ise derslik başına düşen öğrenci sayısının en yüksek olduğu ilin Batman(46 kişi) olduğu, Derslik başına düşen öğrenci sayısının en düşük olduğu ilin ise 28 kişi ile Mardin olduğunu görüyoruz. Yıllara göre derslik başına düşen öğrenci sayısına baktığımızda ise Türkiye genelinde 2010 ile 2012 yıllarına arasında gözle görülür iyileşmelerin olduğu görülmektedir. Fakat bu alandaki en büyük problemin sınıf kalabalıklığından ziyade katsayı uygulaması ile bu okulların kalitesindeki ciddi düşüşlerin olduğudur. Son zamanlarda her ne kadar iyileşmeler görülse de bu okulların eski durumlarına gelmesi zaman alacaktır. Bu okulların kalitesindeki düşüş aynı zamanda sanayideki ara eleman problemini de doğurmuştur. Birçok özel firma ara eleman problemini çözmek için kendi meslek lisesini kurmuştur. Fakat Türkiye nin genelini düşündüğümüzde bu sayı çok küçük bir orandır. Üst Ölçekli Planlar Eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyum; hayat boyu öğrenme perspektifinden hareketle iş yaşamının gerektirdiği beceri ve yetkinliklerin kazandırılması, girişimcilik kültürünün benimsenmesi, mesleki ve teknik eğitimde okul-işletme ilişkisinin orta ve uzun vadeli sektör projeksiyonlarını dikkate alacak biçimde güçlendirilmesi yoluyla artırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 158) Ortaöğretim ve yükseköğretim düzeyindeki mesleki ve teknik eğitimde, program bütünlüğü temin edilecek ve nitelikli işgücünün yetiştirilmesinde uygulamalı eğitime ağırlık verilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 160) Sanayide ihtiyaç duyulan ara eleman karakterinin analiz edilmesi, bu doğrultuda eğitim kurumları ve özel programlar oluşturulması desteklenecektir.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 384) Mesleki eğitim, üniversite ve sanayi ilişkisinin güçlendirilmesi, insan kaynaklarının piyasanın gelecekte talep edeceği uzmanlıklar doğrultusunda geliştirilmesi sağlanacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 383) Stratejik Önem Türkiye nin sanayi bakımından gelişmişlik sıralamasına bakıldığında TRC3 bölgesi sıralamanın sonlarında fakat gelişme gösteren bir konumda yer almaktadır. Özellikle barış süreci ile birlikte ciddi bir gelişme beklenmektedir. Fakat sanayide çalışacak nitelikli ara eleman profiline bakıldığında sanayi gelişmesine destek verebilecek yeterli sayıda elemanın olmadığını görüyoruz. Sanayi ve diğer sektörlere nitelikli ara eleman yetiştirmede yüksek okul ve meslek 243

265 Personel Sayısı liselerinin bu yükü tek başına taşıdığını söyleyebiliriz. Bu sorumluluğa rağmen, özellikle 28 Şubat kararlarından sonra, bu okulların yeteri kadar ilgi gördüğü söylenemez. Son zamanlardaki uygulamalar ile eski itibarını tekrar kazanmaya çalışan bu okulların en az lisans düzeyindeki eğitim veren kurumalar kadar önemli bir değere sahip olduğu unutulmamalıdır. Alt Ölçek Gelişmeleri Üniversite sanayi işbirliği kapsamında yürütülen projeler ile sekteye uğrayan meslek liseleri ve meslek yüksek okullarının eğitim durumu tekrar aktif hale getirilip ülkemizin olduğu gibi TRC3 bölgesinin de nitelikli ara eleman ihtiyacının bu kurumlar tarafından sağlanması imkanı verilmiş olacaktır. Bu nedenle sanayi ve diğer sektörlere ara eleman yetiştirmede kritik bir öneme sahip olan yüksek okul ve meslek liselerinin hem altyapı hem de kalite bakımından geliştirilmesi ile bu kurumlar eski etkin dönemlerine dönmüş olacaklardır. Böylece bölgenin sanayi gelişimine paralel nitelikli ara eleman yetişmesi de sağlanmış olacaktır. Tedbir 1.2.1: Bölgenin istihdam sorununu çözebilecek emek yoğun sektörlere yönelik mesleki eğitimin uygulamalı olarak yaygınlaştırılması Mevcut Durum TRC3 Bölgesinde imalat yapan firmalarda çalışan personelin eğitimi durumunu incelediğimizde, bölgedeki firma sahiplerinin olduğu gibi bölgede çalışan personelin de eğitim durumlarının yoğun olarak ilköğretim(%44) ve lise(%29) olduğu görülmektedir. Anketten çıkan çarpıcı bir sonuçta, bölgede meslek lisesi mezunlarının çok azınlıkta olduğudur(%7). Şekil 179: TRC3 Bölgesinde Bulunan Firmalarda Çalışan Personelin Eğitim Durumu Batman Mardin Siirt Şırnak TRC3 Okur-Yazar İlköğretim Meslek Lisesi Lise Önlisans Lisans Yüksek Lisans Kaynak: TRC3 Sanayi Envanteri Çalışması,

266 Üst Ölçekli Planlar Ortaöğretim ve yükseköğretim düzeyindeki mesleki ve teknik eğitimde, program bütünlüğü temin edilecek ve nitelikli işgücünün yetiştirilmesinde uygulamalı eğitime ağırlık verilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 160) Düşük teknolojili istihdam yoğun sektörlere yönelik mesleki eğitim uygulamaları yaygınlaştırılacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 409) İşgücü becerisi, öncelikli / lokomotif sektörler ile bunları destekleyici sektörlere öncelik verilerek geliştirilecek; bu amaçla mesleki eğitim üniversite ilişkisi güçlendirilecektir.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 351) Mesleki eğitim, üniversite ve sanayi ilişkisinin güçlendirilmesi, insan kaynaklarının piyasanın gelecekte talep edeceği uzmanlıklar doğrultusunda geliştirilmesi sağlanacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 383) Stratejik Önem TRC3 bölgesinin sanayi durumuna baktığımızda, günümüz sanayi gelişmelerinin çok gerisinde olduğunu görmekteyiz. Yüksek teknoloji ile katma değeri yüksek ürünlerin üretildiği dünyada, TRC3 bölgesi geleneksel üretim sistemleri ile üretim yapmaktadır. Bölgenin zaman içinde gelişimini sağlaması için emek yoğun sektörler ile yeterli düzeyde nitelikli işgücü sayısını artırmalıdır ki gelişmenin bir sonraki aşamasına geçme şansı bulabilsin. Bu bakımdan TRC3 bölgesinde faaliyet gösteren emek yoğun sektörlere, örnek olarak tekstil, yönelik uygulamalı olarak mesleki eğitim verilmelidir. Böylece hem bölgenin sanayi gelişimi sağlanmış olacak hem de bölgenin istihdamına pozitif katkı sağlanmış olacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için bölgede faaliyet gösteren emek yoğun sektörler belirlenip, bu sektörlere yönelik mesleki eğitim kurumlarında uygun bölümler açılmalı ve uygulamalı eğitim verilmelidir. Bu sayede hem bölgenin ihtiyaç duyduğu nitelikte eleman bulunmuş olacak hem de bu alandaki eğitim kurumları etkin hale getirilmiş olacaktır. Öncelik 1.3: Sağlık Hizmetlerine Erişimin Arttırılması ve Hizmet Kalitesinin İyileştirilmesi Tedbir 1.3.1: Fiziksel altyapı dağılımını iyileştirilmesi Mevcut Durum Bölgede toplam 39 tane hastane bulunmaktadır. 28 tane Sağlık Bakanlığı hastanesi, 11 tane de özel hastane mevcuttur. Sağlık Bakanlığı hastaneleri yatak kapasitesi 2438, özel hastane yatak kapasitesi 705 tir ve bölge toplam 3143 yatak kapasitesi sahiptir. İller bazında baktığımızda; Batman ilinde 11 tane hastane bulunmaktadır. 2 tane devlet hastanesi, 3 tane ilçe hastanesi ve 6 tane özel hastane vardır. Bunun yanında 1 tane ağız ve diş sağlığı merkezi bulunmaktadır. Mardin ilinde 4 tane ilçe hastanesi, 6 tane devlet hastanesi ve 245

267 2 tane özel hastane bulunmaktadır. Siirt ilinde 4 tane ilçe hastanesi, 2 tane devlet hastanesi olmak üzere 6 tane Sağlık Bakanlığı hastanesi bulunmakta ve 3 tane de özel hastane hizmet vermektedir. Şırnak ilin de ise 1 tane ilçe Hastanesi, 6 tane devlet hastanesi bulunmaktadır. Ayrıca 2 tane ağız ve diş sağlığı merkezi vardır. Tablo 60: TRC3 Hastane ve Yatak Sayıları MARDİN BATMAN SİİRT ŞIRNAK Hastane Sayısı Yatak Sayısı Hastane Sayısı Yatak Sayısı Hastane Sayısı Yatak Sayısı Hastane Sayısı Yatak Sayısı İLÇE HASTANESİ DEVLET HASTANESİ ÖZEL HASTANE TOPLAM Kaynak: İl Sağlık Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Genel Sekreterlikleri, 2012 Sağlık hizmetleri yeterliliği ve erişimi ile ilgili göstergelerden biri kişiye düşen hastane yatak sayılarıdır. Sağlık Bakanlığı hastanelerinde kişiye düşen yatak sayıları bakımından; bölge illeri ortalamaların altında kalmıştır. Siirt 62 inci, Şırnak 68 inci, Batman 72 inci ve Mardin 81 il arasında 77 inci sırada bulunmaktadır. 47 Şekil 180: Kişiye Düşen Hastane Yatak Sayısı (Sağlık Bakanlığı) 47 TÜİK Bölgesel İstatistikler,

268 Şekil 181: Kişiye Düşen Hastane Yatak Sayısı (Özel) kişiye düşen özel hastane yatak sayıları bakımından; Batman 6 tane Özel Hastanesi ile Türkiye de ilk sırada iken; Siirt 22 inci, Mardin 48 inci sıradadır. Şırnak ilinde özel hastane bulunmamaktadır. 48 Şekil 182: Kişiye Düşen Toplam Hastane Yatak Sayısı kişiye düşen toplam yatak sayılarına bakımından, Batman 193 yatak ile 57 inci sırada bulunmaktadır. Siirt 65 inci ve Şırnak 77 inci, Mardin 81 il içinde 79 uncu sırada 48 TÜİK, Bölgesel İstatistikler,

269 bulunmaktadır 49. Dünyada ise; kişiye düşen hastane yatak sayıları Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesinde 610, Avrupa Birliği nde 554 ve Dünya ortalama ise 300 civarındadır. Türkiye de 2011 yılı verilerine göre kişiye düşen toplam yatak sayısı 238 olmuş ve Dünya ortalamalarının altındadır. Sağlık Bakanlığı 2011 verilerine göre bölgedeki toplam yatak kapasitesinin içinde nitelikli yatak oranı %58,91, yoğun bakım yatak oranı ise %11,3 tür. Oranlar Türkiye toplam yatak sayısı içindeki nitelikli ve yoğun bakım sayısı oranlarından fazladır. Ancak kişiye düşen nitelikli ve yoğun bakım yatak sayıları bakımından Türkiye ortalaması altında kalınmıştır. Türkiye de kişiye düşen nitelikli yatak sayısı 101 iken bölgede 85 dir. Aynı şekilde Türkiye de kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı 27,7 iken Bölgede 16,4 olmaktadır. 50 Tablo 61 de görüldüğü gibi Bölge kişiye düşen Hemodiyaliz, MR, BT, Ultrason, Doppler Ultrason cihazları bakımından Türkiye ortalaması altındadır. Tablo 61: TRC3 Tıbbi Cihaz Sayıları Hemodiyaliz Cihazı MR Cihaz Sayısı BT Cihaz Sayısı Ultrason Cihaz Sayısı Doppler Ultrason Cihaz Sayısı EKO Cihaz Sayısı Mardin Siirt Batman Şırnak TRC Kişiye 90,64 8,15 11,99 35,49 16,79 16,79 Düşen TRC Kişiye 206,90 10,50 14,60 50,50 28,00 15,80 Düşen Türkiye Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2011 İstatistik Yıllığı Üst Ölçekli Planlar 10.Ulusal Kalkınma Planı Madde:174 te Sağlıklı hayat tarzı teşvik edilecek ve daha erişilebilir, uygun, etkili ve etkin bir sağlık hizmeti sunulacaktır. şeklinde belirtilmiş, erişilebilir sağlık hizmetlerinin önemi vurgulanmıştır. Bölgesel Gelişme Ulusal Strateji Belgesinde, düşük gelir düzeyine sahip ve geleneksel ekonomiye dayalı bölgelerin ülke geneline yakınsaması mekansal amacı içinde beşeri sermayenin güçlendirilmesi için sağlık hizmetlerine erişilebilirliğin artırılacağı, bu bölgelerin önemli göstergelerde ülke ortalamasına yaklaştırılacağı belirtilmiştir. Sağlık Bakanlığı Stratejik Planı nda; birey ve topluma erişilebilir, uygun, etkili ve etkin sağlık hizmetlerinin sunmak stratejik amacı belirlenmiştir. Bu stratejik amaç altında sağlık 49 TÜİK, Bölgesel İstatistikler, Sağlık Bakanlığı,2011 İstatistik Yıllığı, Bölgesel Verileri 248

270 hizmetlerinin kalitesinin ve güvenliğinin arttırılması, sağlık altyapısı ve teknolojilerinin kapasitesini, kalitesini ve dağılımını iyileştirilmesi ve sürdürülebilirliğini sağlaması stratejileri belirlenmiştir. Stratejik Önem Sağlık hizmet kalitesinin ve erişilebilirliğinin artması için başta Türkiye ortalaması altında kalan göstergelerden yatak sayısı, teknolojik altyapı, kişi başına düşen hastane alanı gibi göstergelerin Türkiye ortalamasına çekilmesi önemlidir. Erişilebilirlik ve kalitenin artması ile birey ve toplum sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasında daha etkin ve etkili olunacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Bölgede planlama aşamasında olan ve inşaatı devam eden hastanelerin tamamlanması önemlidir. Batman ilinde inşaatı devam eden Beşiri Entegre Hastanesi ve planlama aşamasında olan 300 yataklı Kadın Doğum Hastanesi ile toplam 100 yataklı Gerçüş ve Sason Devlet Hastaneleri nin planlama aşamalarının bitirilmesi, Mardin ilinde inşaatı devam eden Mardin Devlet Hastanesi, 150 yataklı Nusaybin Devlet Hastanesi, Siirt ilinde inşaatı devam 300 yataklı Devlet Hastanesi ve planlama aşamasında olan Eruh Entegre İlçe Hastanesi ile Pervari Devlet Hastanesi nin süreçlerinin hızlandırılması önemlidir. Kamu yatırım programlarında bu yönde taleplerin karşılanması sağlık göstergelerinde gerilerde olan bölge için önem arz etmektedir. Alt Tedbirler Planlama aşamasında olan projelerin ihale aşamasına gelmesi, Devam eden yatırımların tamamlanması, Hastanelerde nitekli yatak ve yoğun bakım yatak sayılarının arttırılması, Hastanelerin teknolojik altyapılarının iyileştirilmesi, rasyonel kullanımının ve dağılımının sağlanması, Hastanelerin yapı standartlarını geliştirirek, erişilebilir, toplum ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn edilmesi, engelli vatandaşlara yönelik düzenlemelerin yapılması, Özel hastane teşviklerinin arttırılması ile kişi başına düşen altyapının geliştirilmesine katkıda bulunulması Tedbir 1.3.2: Sağlıkta İnsan Kaynağı Dağılımının ve Motivasyonunun İyileştirmesi Mevcut Durum Türkiye toplam uzman hekim sayısının %1,47 si, pratisyen hekimlerin %2,7 si, diş hekimlerinin %0,89 u, bölgede bulunmaktadır. Tüm personel sayıların bakımından ise Türkiye toplam personel sayısının % 1,71 si TRC3 böglesinde görev yapmaktadır. Bölgede uzman hekim sayısı bakımından Mardin öne çıkarken en az Siirt ve Şırnak illerinde bulunmaktadır. 249

271 Tablo 62: TRC3 Sağlık İnsan Kaynağı Uzman Hekim Pratisyen Hekim Asistan Hekim Diş Hekimi Eczacı Toplam Hekim (Uzman+Pratisyen) Toplam Hemşire Toplam Sağlık Memuru Toplam Ebe Batman Mardin Siirt Şırnak TRC Türkiye Kaynak:TÜİK Bölgesel İstatistikler İller arasındaki insan kaynağı dağılım durumuna bakmak için genel olarak kişiye düşen personel sayıları kullanılmaktadır. Bu kapsamda Bölge illerinin insan kaynakları planlaması ve dağımı konusunda dezavantajlı bir konuda olduğunu söylebiliriz. Türkiye genelinde Kişiye düşen uzman hekim sayısında 185 kişi ile Ankara öne çıkarken; Batman 55 Kişi ile 64 uncu sırada, Siirt 66 ıncı, Mardin 79 uncu ve Şırnak ise 80 inci sırada bulunmaktadır. Türkiye de ise bu rakam 87 kişidir. 51 Şekil 183: Kişiye Düşen Uzman ve Pratisyen Hekim Sayısı Kişiye düşen pratisyen hekim sayısı bakımından Siirt 63 kişi ile 24 üncü sırada bulunmaktadır. Şırnak 58.sırada, Batman 74 ve Mardin ise 76 sırada bulunmakta ve Türkiye ortalamasının altındadırlar. Türkiye de kişiye düşen pratisyen hekim sayısı 53 kişidir. 51 TÜİK, Bölgesel İstatistikler,

272 Şekil 184: Kişiye Düşen Toplam Hekim Sayısı Toplam hekim sayısı, ilde bulunan uzman, pratisyen ve asistan hekimlerin toplamından oluşmaktadır kişiye düşen toplam hekim sayısı bakımından 302 kişi ile Ankara öne çıkarken, Siirt 118 kişi ile 81 il içinden 63 uncu sırada, Batman, Şırnak ve Mardin illeri ise sırasıyla 72 inci, 77 inci ve 80 inci sırada bulunmaktadır. Türkiye için rakam 167 kişidir. Bölge illerinin hepsi Türkiye ortalamasından düşüktür. 52 Şekil 185: Kişiye Düşen Hemşire Sayısı 52 TÜİK Bölgesel İstatistikler,

273 Kişiye düşen hemşire sayısına baktığımızda; Trabzon 316 hemşire ile ilk sıradadır. Batman 131 hemşire ile 63 üncü sırada bulunmakta, Siirt, Mardin ve Şırnak ise sırasıyla 71 inci, 77 inci ve 80 inci sırada bulunmaktadır. Türkiye de kişiye 165 hemşire düşmektedir. 53 Şekil 186: Kişiye Düşen Toplam Personel Sayısı kişiye düşen toplam personel sayılarında ise; Siirt 67 inci sırada, Batman 71 inci ve Mardin ile Şırnak ise 78 inci ve 80 inci sırada bulunmaktadır. Şırnak ili kişiye düşen personel sayısındatürkiye de sonuncu konumundadır. Türkiye de kişiye düşen toplam sağlık personeli sayısı 642 kişidir. 54 Tematik harita göstergelerinde görüldüğü gibi bölge sağlık insan kaynakları bakımından dezavantajlı konumdadır. Özellikle uzun yıllar güvenlik sıkıntısının yaşanması, personelin ihtiyaçlarını karşılayacak lojman ve altyapıların tamamlanmaması nedeniyle de hekim kadroları tam olarak doldurulamamıştır. Altyapı sorunlarının çüzülmesi ile personel memnuniyeti dolayısıyla hizmet kalitesi ve hizmet alanların memnuniyetini artıracaktır. Üst Ölçekli Planlar 10.Ulusal Kalkınma Planı Madde 174 te: Sağlıklı hayat tarzı teşvik edilecek ve daha erişilebilir, uygun, etkili ve etkin bir sağlık hizmeti sunulacaktır şeklinde belirtmiştir. Madde 178 de: Sağlıkta insan gücü, demografik gelişmeler ile uzun vadede ihtiyaç duyulacak yeni meslekler de dikkate alınarak nicelik ve nitelik olarak geliştirilecektir. politikaları belirtilmiştir. Ayrıca sağlık alanlında gelişmeler ve hedeflerden biri olarak önümüzdeki dönemlerde kişiye düşen hekim ve hemşire sayılarının yıllar içinde göreceli olarak arttırılması öngörülmüştür. 53 TÜİK Bölgesel İstatistikler, TÜİK Bölgesel İstatikler,

274 Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi madde 410 da sağlık hizmetlerinde nitelikli kamu personelinin istihdam edilmesi ve uzun süreli bölgede mukim kalmasını özendirecek ilave tedbirlerin alınmasının sağlanacağı belirtilmiştir. Sağlık Bakanlığı Stratejik Planı nda birey ve topluma erişilebilir, uygun, etkili ve etkin sağlık hizmetleri sunmak stratejik amacı altında sağlıkta insan kaynaklarının dağılımını, yetkinliğini ve motivasyonunu iyileştirmeye devam etmek ve sağlıkta insan kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak stratejileri belirlenmiştir. Stratejik Önem Türkiye de sağlık insan kaynağı çok yetersizdir. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi ndeki 53 ülke arasında yüz bin kişiye düşen hekim sıralamasında 52 inci sıradadır. Yüz bin kişiye düşen hekim sayısı Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi nde 326 iken bu rakam Türkiye için 167 dur. Yani Türkiye de yüz bin kişiye düşen hekim sayısı Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi nin yarısı kadardır.(sağlık Bakanlığı Stratejik Planı).Türkiye ile DSÖ Avrupa ülkeleri arasında fark varken Türkiye içi de insan kaynakları dağılımı dengesizdir. Bu nedenle sağlık sisteminin erişelebilirlik ve kalitesinin artırılması için insan kaynakları dağılımının iyileştirilmesi, sayı ve kalitesinin artırılması önemlidir. Alt Ölçek Gelişmeleri Sağlık Bakanlığı nın illere göre personel dağılımlarını belirlediği PDC sayılarına göre illerdeki eksikliklerin giderilmesi gereklidir. Ayrıca personelin bölgede kalmasını sağlayıcı altyapı sorunlarının giderilmesi, motivasyon arttırıcı tedbirlerin alınması önemlidir. Sağlıkta insan kaynaklarının sürdürülebilirliğinin arttırılabilimesi için sağlık ve eğitim sistemlerinin koordineli çalışması gerekmektedir. Alt Tedbirler Sağlık personelleri lojman eksikliklerinin giderilmesi, Sağlık personelerine yönelik şiddete karşı önlem alınması, Sağlık personellerinin kişisel gelişim ve mesleki eğitim programlarının arttırılması, Performansa dayalı ek ödeme sisteminin geliştirilmesinin yanında, bölgeler arası insan kaynağı eşitsizlikleri giderecek şekilde farklı ek ödeme sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlanması Tedbir 1.3.3: Acil Sağlık Hizmetlerinin Kapasitesini ve Kalitesini Arttırarak Kırsal Alana Erişiminin Arttırılması Mevcut Durum İnsan hayatını doğrudan tehdit eden acil hastalık, yaralanma kaza gibi bir çok olayda acil tıbbi yardımının bir an önce başlatılması, hasta veya yaralının uygun ekipman ve personel ile ilgili tedavi kurumlarına taşınması hayat kurtarma zincirinin önemli bir parçasıdır.(sağlık Bakanlığı) Bu nedenle acil sağlık hizmetleri kapasitesinin ve kalitesinin artırılması ve bölge şartlarını da dikkate alarak kırsal alan erişimin hızlandıracak altyapının oluşturulması önemlidir. 253

275 Tablo 5 de Bölge illerindeki ambulans sayıları, acil istasyon sayıları ve kentsel ve kırsal vakaya belirli bir sürede ulaşma oranları verilmiştir. Türkiye de 112 acil ambulans başına düşen nüfus kişi iken (Sağlık Bakanlığı, Stratejik Plan ), bölge illerinde Siirt ve Şırnak dışında yüksektir. Ayrıca İl Müdürlüklerinden alınan ilk 10 dakikada kentsel vakaya ulaşma oranı ve ilk 30 dakikada kırsal vakaya ulaşma oranları tabloda verilmiştir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye de ilk 10 dakikada acil sağlık hizmetlerinin kentsel vakaya ulaşma oranı %94 ve ilk 30 dakikada kırsal vakaya ulaşma oranı ise %96 iken bölge illerinde bu oranların altındadır. Ambulans sayıları bakımından Siirt ve Şırnak illeri fazla görünse de ambulansların il ulaşım sartları nedeniyle yıpranmaların çok olduğu ve bir kısmının tam randımanlı kullanılamadıkları belirtilmiştir. Tablo 63: TRC3 Acil Sağlık Hizmetleri BATMAN SİİRT ŞIRNAK MARDİN Nüfus acil istasyon sayısı Yıllara Göre 112 Acil Yardım İstasyonu Başına Düşen Nüfus 112 ambulans sayısı Acil Yardım Ambulansı Başına Düşen Nüfus taşınan vaka sayısı Acil Yardım İstasyonu Başına Düşen Vaka Sayısı, Acil Yardım Ambulansı Başına Düşen Toplam Vaka Sayısı, İlk 10 dakikada kentsel vakaya ulaşım oranı 88% 59% 14% 77% İlk 30 dakikada kırsal vakaya ulaşım oranı 3,2% 68% ( %98) 10,5% 98% Ulusal medikal kurtarma ekibi toplam eğitimli personel sayısı Kaynak: İl Sağlık Müdürlükleri Üst Ölçekli Planlar 10.Ulusal Kalkınma Planı Madde:174 te Sağlıklı hayat tarzı teşvik edilecek ve daha erişilebilir, uygun, etkili ve etkin bir sağlık hizmeti sunulacaktır. şeklinde belirtilmiştir. Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi Madde 415 te özellikle doğurganlık oranı, bebek ölüm oranı, hekim başına düşen nüfus gibi göstergelerde Türkiye ortalaması altında olan bölgelerde sağlık hizmetlerinde erişilebilirliliğin arttırılacağı belirtilmiştir. Sağlık Bakanlığı Stratejik Planı hedef 2.4 Acil sağlık hizmetlerine uygun ve zamanında erişimi sürdürmek şeklinde belirtilmiştir. Hedefe yönelik stratejikler olarak; acil sağlık hizmetlerinin uygun kullanımını arttırmak için farkındalık eğitimleri düzenlenmek, ambulans modellerini güncellemek, hava ambulans sistemlerinin kurmak, çağrı merkez çalışanlarının panik yönetimi konusunda eğitimlerini arttırmak, acil müdahale sistemini iyileştirmek belirtilmiştir. Ayrıca çoğrafi ve hava şartları nedeniyle zor ulaşılabilen bölgelerde 254

276 verilen acil hizmetleri iyileştirerek sürdürmek stratejisini vurgulanmıştır. Bunun dışında daha genel olarak kaza, yaralanma ve zehirlenmenin sağlık üzerine etkilerinin azaltmak için çok sektörlü işbirlikleri, okullarda bunularda eğitimler, genel farkındalık programlarının yürütülmesi stratejileri ortaya konmuştur. Stratejik Önem Acil sağlık hizmetleri kapasitesinin ve kalitesinin artırılması ve bölge şartlarını da dikkate alarak kırsal alan erişimin hızlandıracak altyapının oluşturulması hayat kurtarma zincirinin önemli bir parçasıdır ve acil tibbi yardımların bir önce başlatılması ve uygun müdahaleler ile ilgili tedavi kurumlarına taşınması önemlidir. Bu nedenle sahip olunan insan kaynağının, tıbbi aletlerin, araçların yeterliliği, acil durumlarda yanlış müdahalelerin engellenmesi için altyapının iyileştirilmesi, farkındalık çalışmalarının yapılması önemlidir. Alt Ölçek Gelişmeleri Acil tibbi yardımlar konusunda ilkokul ve ortagöretimde ilk yardım eğitimi müfredatını yenilenmesi, uygulamalı eğitimleri ile toplumda ilk yardım bilgi ve becerisi arttıracak eğitimlerin, programlarıın uygulanması önemlidir. Sağlık hizmetlerine erişilebilirliğin arttırılması sadece ambulans sayısının arttırılması ile olmayacağı açıktır. Bölgede kırsal kesime erişilebilirlik konusunda ulaşım altyapısının iyileştirilmesi önemlidir. Alt Tedbirler Mevcut ambulans varlığının gözden geçirilmesi, yıpranmış ve eskimiş olanların yenilenmesi, dağılımlarının iyileştirilmesi, atıl kapasite kullanımının engellenmesi, Toplumsal farkındalık eğitimlerinin arttırılması, Çağrı merkezi altyapısının iyileştirilmesi ve personelin panik yönetimi konusunda uzmanlaşması, Yol güvenliği, iş güvenliği, gıda güvenliği gibi çok sektörlü konularda işbirliklerinin artırılması, Hastanelerde acil sağlık servislerinin kalite ve standartlarının geliştirilmesi, personel sayılarının yoğunluk ve çalışan memnuniyetini dikkate alarak iyileştirilmesi Tedbir 1.3.4: Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin ve Aile Hekimliği Birimlerinin Altyapısının Güçlendirerek, Koruyucu ve Önleyici Temel Sağlık Hizmetlerinin Etkinliğinin, Kalitesinin Arttırılması, Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerine Yapılan Müracaatların Tüm Müracaatlar İçindeki Payının Arttırılması ve Etkin Bir Sevk Zincirinin Oluşturulması Mevcut Durum Birinci basamak sağlık hizmeti, sağlığın teşviki, koruyucu sağlık hizmetleri ile ilk kademedeki teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin bir arada verildiği, bireylerin hizmete kolayca ulaşabildikleri, düşük maliyetle etkin ve yaygın sğlık hizmet sunumudur. Aile hekimliği de, anne 255

277 karnındaki bebekten ailenin en yaşlı bireyine kadar ailenin bütün fertlerinin sağlığından ve her türlü sağlık sorunlarından sorumludur (Sağlık Bakanlığı Stratejik Plan). Türkiye de 2012 yılında 6717 aile sağlık merkezinde aile hekimi görev yapmaktadır. Aile hekimi başına düşen nüfus 2012 yılında 3634 ve 2023 yılında 1680 kişiye bir aile hekimi hizmet verme hedefi belirlenmiştir.(sağlık Bakanlığı, Stratejik Plan) Böylece vatandaşların hekime kolay ulaşmaları hedeflenmektedir. Bölgede 30 tane toplum sağlık merkezi ve 184 tane aile hekimliği birimi bulunmaktadır. Tablo 64: TRC3 Birinci Basamak Sağlık Hizmet Birimleri Birinci Basamak Sağlık Hizmet Birimleri Mardin Batman Siirt Şırnak TSM ASM Sağlık Evi İstasyonu Diğer Kaynak: Halk Sağlığı Müdürlüğü,İl Sağlık Müdürlüğü İlçelerdeki aile hekimliği birimleri, aile hekimi sayıları ve hekim başına düşen nüfuslara baktığımızda farklılıklar görülmektedir. Tüm ilçelerde hekim başına düşen nüfusları karşılaştırdığımızda Pervari ve Siirt Merkez ilçelerinde aile hekimi başına düşen nüfus en fazla iken, Beytüşşebap, Güçlükonak ve Ömerli ilçelerinde en az olmaktadır. İlçelerin yarısından fazlasındaki aile hekimi başına düşen nüfus Türkiye ortalamasının üstündedir. Mardin de Merkez, Dargeçit, Kızıltepe, Midyat, Nusaybin ilçeleri; Batman da Merkez ve Sason ilçeleri, Siirt de Baykan hariç tüm ilçeler ve Şırnak ilinde Merkez ilçede 2012 yılı Türkiye deki aile hekimi başına düşen nüfus olan 3684 ten fazladır.(sağlık Bakanlığı Stratejik Plan ) Şekil 187: Aile Hekimi Başına Düşen Nüfus 256

278 Bölgede birinci basamak hizmetleri ve aile hekimliği birimlerine yapılan müraacaatların tüm müracaatlar içindeki oranı Türkiye ortalamalarının altındadır ilk 5 ayında aile hekimlerine ve hastanelerde yapılan muayene sayılarına bakarsak; Tablo 65: Muayene Sayıları 2013 ilk 5 ay Mardin Aile Hekimliği % Hastane Toplam Muayene Batman Aile Hekimliği % Hastane Toplam Siirt Aile Hekimliği % Hastane Toplam Şırnak Aile Hekimliği % Hastane Toplam Türkiye Aile Hekimliği % Kaynak: Halk Sağlığı Müdürlüğü Hastane Toplam Türkiyede 2013 ilk 5 ayında aile hekimliğinde yapılan muayenelerin toplam muayeneler içindeki oranı %37 olurken bölgede Mardin de %30, Siirt %22, Şırnak %25 ve Batman %33 tür. Türkiye de yıllar içinde Sağlık Bakanlığı birinci basamak sağlık kuruluşları sevk oranlar birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkinliliğinin arttırılması çalışmalarının sonucu olarak düşüş göstermiştir. Türkiye de 2003 yılında %22 seviyelerinde olan sevk oranı 2011 yılında %0,7 civarına kadar gerilemiştir.(sağlık Bakanlığı 2012 Faaliyet Raporu) Ancak Bölgede aile hekimliğine yapılan başvuruların tüm başvurular içindeki payının az olması ve ilçelerdeki aile hekimliği dağılımlarının yeterli olmaması nedeniyle sevk oranları % 0,7 nin üstündedir. Üst Ölçekli Planlar 10.Ulusal Kalkınma Planın Madde:176 da Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini destekleyecek, ikinci ve üçüncü basamak tedavi hizmetlerinin etkinliğini artıracak bir hasta sevk zinciri uygulaması geliştirilecektir. belirtmiştir. Sağlık Bakanlığı Stratejik Planı hedef 2.5 te birinci basamak sağlık hizmetlerinin rolü güçlendirilerek hizmet entegrasyonun ve devamlılığının iyileştirilmesi hedefi konmuştur. Bu kapsamda hedefe yönelik stratejiler olarak; aile hekimliği uygulamalarını iyileştirmek, aile hekimliği uygulamaları ile diğer birinci basamak sağlık hizmetleri entegrasyonunu sağlamak ve 257

279 aile hekimliği uygulamalarının hastane ve laboratuvar hizmetleri ile entegrasyonunu güçlendirmek belirtilmiştir. Stratejik Önem Birinci basamak sağlık hizmetlerinin ve aile hekimliği birimlerinin kapasitesinin ve altyapısının iyileştirilmesi, toplumun sağlık ihtiyaçlarına karşılık verilmesi için önemlidir. Özellikle bölgedeki üreme sağlığı, doğum öncesi bakım, doğum öncesi ve sonrası anne izleme, bağışıklama, tarama programları, bulaşıcı hastalıklarla ile mücadele gibi konularda birinci basamak sağlık hizmetleri ve aile hekimliği birimlerinin önemi yüksektir. Bölge bebek ve anne ölüm hızlarının Türkiye ortalaması üzerinde olması bu konunun stratejik önemini arttırmaktadır. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkin kullanımı, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin de etkinliğini arttıracaktır. Maliyetin daha düşük olması, yataklı tedavi gerektirmeyen muayenelerin daha etkin ve hızlı yapılması ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin yükünü azaltması yönünden önemlidir. Ayrıca etkin bir sevk zinciri müdahale kalitesini arttıracaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Vatandaşların aile hekimliği birimlerine erişimini kolaylaştırıcı önemlerin alınması gereklidir. Hizmetlerin entegrasyonun arttırılması amacıyla İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, il Sağlık Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Genel Sekreterlikleri arasındaki koordinasyonun arttırılması gereklidir. Alt Tedbirler Aile hekimliği birimlerinin kırsal kesimdeki gezici sağlık hizmetleri uygulamalarının güçlendirecek altyapı eksikliklerinin tamamlanması, Aile hekimliği ve hastaneler arasında hasta bilgi sistemleri, geri bildirim sistemleri, sevk sistemlerinin etkinliğinin arttırılması, Aile hekimliği birimlerinin diğer birinci basamak sağlık hizmeleri entegrasyonu arttırmak ve bu kapsamda yaşlı sağlığı, ruh sağlığı, evde sağlık hizmetlerinin aile hekimliği sistemi ile entegrasyonunu sağlanması, Aile hekimliği randevu sisteminin etkinleştirilmesi, İlçebbazlı aile hekimliği dağılımının ve aile hekimi birimlerinin standartlarının iyileştirilmesi, Hastane laboratuvar sistemi ile aile hekimliği sistemlerinin entegrasyonun arttırılması, Aile hekimliğine başvuruların tüm başvurular içindeki oranını arttırıcı önemlerin alınması, Anne çoçuk sağlığı, tarama ve izleme programlarının etkinliğinin arttırılarak anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasında önleyici tedbirlerin arttırılması, doğum öncesi bakım oranlarının arttırılması ve sağlık kurumlarında yapılan doğum oranlarının arttırılması, Aile hekimi uzmanlıkları ve halk sağlığı uzmanlıklarının arttırılması ve birimlerde uzman hekimlerin görevlendirilmesi, 258

280 Bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan hastalıkların mücadelenin etkinliğinin arttırılması Tedbir 1.3.5: Sağlığa Yönelik Risklerden Korunulması Ve Sağlıklı Hayat Tarzının Teşviki Amacıyla Bilinçlendirme Faaliyetlerinin Arttırılması Ve Sağlık Hizmetleri Arasında Koordinasyonun Arttırılması Mevcut Durum 10.Ulusal Kalkınma Planı Madde 172 de Vatandaşlarımızın yaşam kalitesi ve süresinin yükseltilmesi ile ekonomik, sosyal ve kültürel hayata bilinçli, aktif ve sağlıklı bir şekilde katılımlarının sağlanması temel amaçtır. Bu amaç doğrultusunda veriye ve kanıta dayalı politikalarla desteklenen, erişilebilir, nitelikli, maliyet etkin ve sürdürülebilir bir sağlık hizmet sunumu esastır şeklinde belirtmiştir. Çok sektörlü bir anlayışla toplumun sağlık konularında bilinç düzeyinin arttırılması da sağlık hizmet sunumunun kalitesinin arttırılmasının bir parçasıdır. Bu kapsamda sağlıklı beslenmeden, fiziksel aktivite teşvikine, sağlık okuryazarlığından kanser ile mücadeleye kadar bir çok konuda bilgilendirme, farkındalık yaratma çalışmalarının arttırılması gerekmektedir. Sağlık alanında hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok göstergenin elde edilebilmesine imkan tanıması açısından önem taşıyan TÜİK Sağlık Araştırmasının sonuçları TÜİK tarafından 2010 yılında açıklanmıştır Türkiye Sağlık Araştırması, Mayıs-Haziran aylarında, Türkiye toplam, kır-kent tahmini verebilecek düzeyde belirlenmiş 7886 hanede gerçekleştirilmiştir. Çalışma bölgesel ve il bazında değil Türkiye geneli içindir. Bu nedenle genel sağlık araştırmaları kapsamında bölgesel verilere ulaşılmasında zorluklar olmuştur. Bireyin ve toplumun genel sağlık durumunu etkileyen bir çok etmen bulunmaktadır. Kadına yönelik şiddet, ruh sağlığı, intihar sayıları, intihar sebepleri, yıllar içindeki kanser vakaları, sağlıksız beslenme ve etkilerinden biri olan kilo ve obezite, sigara ve madde bağımlığı gibi veriler de bölgenin genel sağlık durumu konusunda bilgiler vermektedir. Kadına yönelik şiddet verilerine baktığımızda; 2012 yılında Mardin ilinde 26 sı evli olmak üzere 28 tane kadın şiddete maruz kalmıştır. Şiddetin büyük kısmı fiziksel şiddet olarak belirtilmiştir. Siirt te 2011 yılında 64 olan kadına şiddet vakası 2012 yılında 90 a çıkmıştır. Büyük bir kısmı fiziksel şiddettir. Yönlendirmeler genel olarak kolluk hizmetlerine bildirim şeklinde olmuştur. Şırnak ilinde ise 48 tane şiddet vakası bildirilmiş ve 41 tanesinin evli kadınlar üzerinde fiziksel şiddet şeklinde olduğu belirtilmiştir 55. Önceki yıllara göre illerde şiddete maruz kalan kadın sayısında artış gözlemlenmiştir. Ayrıca bölgede şiddete maruz kalan kadınların tekrar şiddet görme korkusundan dolayı ilgili kurumlara başvurmaktan çekindikleri belirtilmiştir. Ruh sağlığına yönelik olarak Mardin ilinde 2012 yılında 92 tane intihar vakası belirtilmiştir. İlçelerden Kızıltepe intihar vakası bakımından öne çıkmış en önemli intihar nedenleri arasında ruhsal nedenler ve aile içi geçimsizlik ve şiddet olarak belirtilmiştir. Siirt te başta Kurtalan olmak üzere 83 adet vaka olmuştur. İntihar nedenleri olarak aile için sorunlar, iletişim ve 55 Bölge İl Sağlık Müdürlükleri, Halk Sağlığı Müdürlükleri 259

281 yanlızlık belirtilmiştir. Şırnak ta ise 2011 verilerine göre 180 adet vaka olmuştur. Bunların büyük kısmı Cizre ilçesindedir. Aile Geçimsizliği ve ruhsal sorunlar nedenler olarak sebeplerin başında gelmektedir 56. TÜİK 2011 İstatistiki Bölge Sınflaması ve Yaş Gruplarına Göre İntihar sayıları ise tablo 66 da verilmiştir. Buna göre 2011 yılında bölgede 67 intihar olmuş ve bunların %58 i erkek % 42 si kadındır. İntiharların cinsiyete göre dağılımında Türkiye de % 70 i erkek % 30 u kadın iken bölgede % 58 i erkek ve % 42 si kadın olduğu ortaya konmuştur. Yaş aralıklarına baktığımızda ise; Türkiye de erkek intiharların % 20,63 ü yaş arasında iken, kadın intiharlarının ise % 33,58 ile yaş arasında olmuştur. Bölge 2011 verilerine göre erkek ve kadınlarda intiharların en fazla görüldüğü yaş aralığı yaş aralığı olmuştur. Özellkle kadınlarda yaş aralığı intiharların tüm kadın intiharları içindeki payı % 50 üzerindedir. Tablo 66: TRC3 İntihar Sayıları 2011 Toplam Bilinmeyen Türkiye A TRC3 A Kaynak: TÜİK B C TÜİK 2011 intihar sebepleri verilerine göre Türkiye geneli için erkeklerde belirlenemeyen sebeplerin dışında hastalık, aile geçimsizliği ve geçim zorluğu öne çıkarken, kadınlarda hastalık, aile geçimsizliği öne çıkmaktadır. Bölgede ise bilinmeyen sebepli intihar sayıları yüksek olmakla beraber, bilinenler içinden Türkiye genelinde olduğu gibi hastalık ve aile geçimsizliği intihar nedeni olarak belirtilmiştir. Son yıllarda Türkiye genelinde olduğu gibi bölgede de kanser vakalarında artışlar gözlemlenmiştir. Batman Halk sağlığı Müdürlüğü nden alınan bilgiye göre 2010 yılında ilde beklenen kanser olgu sayısı 674 ve tespit edilen 81 iken, 2012 yılında beklenen 720 ve tespit edilen kanser olğu sayısı 142 dir. Tablo da 2012 ve 2013 yılı ilk 5 ayı için ilk kez kanser tanısı almış vaka sayılarını göstermektedir. Bu konuda taranması gereken hasta ve tarama oranları dikkate izlenip kansere erken müdahale çalışmalarının yapılması önemlidir. Kanser tarama çalışmaları ile kanserin ilk safhalarında vaka tespit sayılarında artış olduğu ve gerek Türkiye de gerekse de bölgede tarama oranlarının düşük olduğu yetkililerce görüşmelerde belirtilmiştir. 56 Bölge İl Sağlık Müdürlükleri, Halk Sağlığı Müdürlükleri 260

282 Tablo 67: TRC3 Kanser Olgu Sayıları Erkek Kadın Toplam 2012 Batman Mardin Siirt Şırnak ilk 5 ay Batman ilk 5 ay Mardin ilk 5 ay Siirt ilk 5 ay Şırnak Kaynak: İl Sağlık Müdürlükleri TÜİK 2010 Sağlık Araştırması na göre bireylerin tütün kullanma durumunu cinsiyetine ve yerleşim durumlarına göre sınıflandırdığımızda; kırda erkeklerde tütün kullanma oranı %42,5 iken kadınlarda %8,5, kentte erkekler arasında oran % 43,9 iken kadınlarda % 19,4 olmuştur ve yıllara göre tütün kullanım oranlarında azalmalar görülmüştür. Türkiye toplam nüfusu içinde her gün tütün kullananların oranı %25,4 tür. Ayrıca aynı araştırmaya göre halen tütün kullananların ilk kez tütün kullanma yaşlarının erkeklerde % 48,17 ile kadınlarda ise % 47,7 ile en fazla yaş aralığındadır. Alkol kullanma durumu ise 2010 yılında kentlerde yaşayan erkeklerin %23 ü kadınların % 5,7 si, kırda yaşayanda erkeklerin %16,7 si kadınların da % 1,5 i alkol kullanmaktadır ve ilk kez alkol kullanma yaşı en fazla yaş aralığındaki olmaktadır. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2010 verilerine göre Türkiye genelinde erkeklerin % 39,1 i kilolu ve % 20,5 i obez, kadınların % 29,7 si kilolu ve % 41 i obezdir. Toplamda %30,3 lük bir obezite oranı vardır. Vücut kitle indeksi 30 un üzerinde obez kabul edilmektedir. Avrupa da kadınların %23,1 ve erkeklerin %20,4 obezite görülmektedir. Araştırma fiziksel aktivite yapma sıklığının az olması ve sağlıksız beslenmenin fazla kiloyu tetiklediği belirtilmiştir. Risk faktörleri olarak tanımlayabileceğimiz tütün kullanımı, alkol ve madde bağılımlılığı, kilo ve obeziteye yönelik verilere il bazında ulaşılamamıştır. Sağlıkta dönüşüm sisteminin uygulanması ile kurulan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu birinci basamak sağlık hizmetlerinin tamamını üstlenmiştir. Ana çocuk sağlığı, bulaşıcı hastalıklar, çevre sağlığı, verem savaş dispanserleri, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri gibi konular Halk Sağlığı birimi tarafından yürütülmektedir. Mevcut sağlık müdürlüklerinin ise raporlama ve planlama ile koordinasyonu sağlama ve 112 acil sağlık hizmetleri planlamalarından sorumludur. Hastane hizmetleri ise tamamen Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği yönetimine bırakılmış ve illerdeki hastanelerin yönetimden sorumlu olmuşlardır. Sağlık hizmetlerinin bir bütün olarak ele alınıp etkin ve etkili şeklide planlamasının yapılabilmesi, veri alışverişini sağlayacak doğru mekanizmaların kurulması için bu üçlü yapı arasında koordinasyonun 261

283 kurulması, geçiş dönemlerinde yaşanan sıkıntılara yönelik önlemlerin alınması gereklidir ve İl Sağlık Müdürlüklerinin planlayıcı rollerinin arttırılması önemlidir. Üst Ölçekli Planlar 10.Ulusal Kalkınma Planın Madde 173, 174, 177, 180 de tedbirle ilişkili sağlık sistemi politikaları belirtilmiştir. Sağlık Bakanlığı Stratejik Planı stratejik amaçlardan biri, sağlığa yönelik risklerden birey ve toplumu korumak ve sağlıklı hayat tarzını teşvik etmek olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda hedefler olarak; sağlıklı beslenme alışkanlıklarını geliştirmek, fiziksel aktivite düzeyini artırmak ve obeziteyi azaltmak; tütün ile mücadeleyi sürdürmek, tütün maruziyeti ve bağımlılık yapıcı madde kullanımını azaltmak; sigara bırakma hizmetlerini iyileştirmek; bağımlılık yapan diğer maddeler için koruma, tedavi ve rehabilitasyon hizmet sunumunu iyileştirmek belirtilmiştir. Hedef 1.3 te bireylerin kendi sağlığı üzerindeki sorumluluğunu artırmak için sağlık okuryazarlığını geliştirmek; hedef 1.5 te halkın sağlığını etkileyen acil durumların ve afetlerin sağlık üzerindeki etkisini azaltmak; hedef 1.6 da iş sağlığını iyileştirerek, çalışanların sağlığını ve iyiliğini korumak ve geliştirmek, Hedef 1.8 de sağlığı tüm politikaların merkezine alarak sağlığın sosyal belirleyicileri konusunda etkili eylemlerde bulunmak; hedef 1.10 da bulaşıcı olmayan hastalıkların görülme sıklığını ve risk faktörlerini azaltmak ve izlemek olarak belirlenmiştir. Stratejik Önem Çok sektörlü bir anlayışla toplumun sağlık konularında bilinç düzeyinin arttırılması da sağlık hizmetlerinin bir parçasıdır. Bu kapsamda sağlıklı beslenmeden, fiziksel aktivite teşvikine, sağlık okuryazarlığından kanser ile mücadeleye kadar bir çok konuda bilgilendirme, farkındalık yaratma çalışmalarının arttırılması önemlidir. Ayrıca sağlık hizmet sunucuları ve tüm paydaşlar arasında işbirliği ve koordinasyon stratejik önem taşımaktadır. Alt Ölçek Gelişmeleri TÜİK 2010 Sağlık Araştırması benzeri çalışmaların bölgesel bazda ortaya konması, sağlıkta politika yaratmaya yardımcı, uluslar arası karşılaştırmalara olanak sağlayacak veri tabanlarının oluşturulması, mevcut veri tabanlarının entegrasyonun sağlanması önemlidir. Alt Tedbirler Sağlıklı beslenme, fiziksel aktiviteyi teşvik edici programların geliştirilmesi, Tütün, alkol ve madde bağımlılığı ile mücadele programlarının geliştirilmesi, Sağlık okuryazarlığının arttırılarak bireylerin kendi sağlıklarına yönelik karar vermesine katkı sağlanılması, Acil ve afet durumlarına karşı eğitim ve yayım programlarının geliştirilmesi, İş sağlığı konularında programların geliştirilmesi, Çevre konularında sektörlere arasında işbirliklerinin arttırılması, Toplumsal ruh sağlığını etkileyen şiddet, aile içi geçimsizlik gibi konularda rehabilitasyon hizmetlerinin arttırılması, 262

284 Akıllı ilaç kullanımınım teşvik edilmesi, Sağlık iletişim kaynakları hakkında toplumun daha fazla bilgilendirilmesi, Hasta hakları, doktor seçme hakkı gibi haklar konularında toplumun bilgilendirilmesi, Kadına ve sağlık personeline yönelik şiddete yönelik önlemlerin alınması, Kanserle mücadele,kanserli ailelerin yaşadıkları sorunlara yönelik çalışmalar, farkındalık yaratma programlarının yürütülmesi, Halk Sağlığı, İl Sağlık Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği arasında İl Sağlık Müdürlüğünün planlama kapasitesini de artıracak şekilde koordinasyonun arttırılması, ortak veri tabanlarının oluşturulması ve güncellenmesi Öncelik 1.4: Kayıt Dışı İstihdam Oranının Azaltılması Tedbir 1.4.1: Kayıtlı istihdam konusunda farkındalığın arttırılması Mevcut Durum İstihdam oranını arttırma yönünde, önemli adımların atılabilmesi için Bölge deki işgücü piyasasının en temel yapısal sorunlarında biri olan kayıt dışı istihdam oranının azaltılması gerekmektedir. Ülke genelindeki kayıt dışı istihdam oranları Tablo 68 de verildiği gibidir. Bölge deki kayıt dışılığın ise bu oranlardan çok daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Kayıt dışı istihdamı teşvik edici bir unsur olan ve Bölge de yaygın olan sosyal yardımlar da kişilerin kayıtlı istihdama yönelik tutumlarının olumsuz yönde gelişmesine sebep olmaktadır. Ülke genelinde kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında yapılan çalışmaların sonuç verdiği ve 2004 yılında %50 lerde olan kayıt dışılığın 2012 yılında %39 a düştüğü görülmektedir. Tablo 68: Türkiye de Yıllar İtibariyle Kayıt Dışı İstihdam Oranları (%) Gösterge Kayıt Dışı İstihdam Oranı (%) 50,1 47,0 43,5 43,8 43,3 42,0 39,0 Tarım (%) 89,9 87,8 87,8 85,7 85,5 83,4 83,6 Tarım Dışı (%) 33,8 34,1 29,8 30,1 29,1 27,7 24,5 Kaynak: TÜİK Üst Ölçekli Planlar Bu tedbir ile ilişkili olarak OKP de Nitelikli İnsan,Güçlü Toplum hedefinin alt başlığı olan istihdam ve çalışma hayatı başlığı çerçevesinde ele alınan politikalar arasında Kayıt dışı istihdamla etkin mücadele edilmesi, bu kapsamda elde edilen kazanımların işgücü maliyetlerinin azaltılmasında kullanılması yer almaktadır. Toplumsal Farkındalığın Arttırılması, dönemi Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı nda belirlenen temel amaçlar arasındadır. Bu temel amaç doğrultusunda 3 eylem belirlenmiştir: ilköğretim okullarında vergi bilinci ve iş ve sosyal güvenlik konularının Millî Eğitim müfredatına eklenmesi, kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün ölçülmesi ve dönemler itibariyle takibinin sağlanması, kamuoyunun bilinçlendirilmesini sağlamak amacıyla medya organları aracılığıyla tanıtım çalışmalarının yapılması. 263

285 Kayıtlı İstihdam Konusundaki Farkındalığın Artırılması Ulusal İstihdam Stratejisi ( ) taslağının dayandığı politika çerçevesinde ele alınan dört alt eksenden birini oluşturmaktadır. Strateji belgesinde, İstihdam-sosyal koruma ilişkisinin güçlendirilmesi de temel politika ekseni olarak belirlenmiştir. Bu eksen kapsamında İstihdamı koruyan ve işgücüne katılımı destekleyen bir sosyal koruma sistemi oluşturulacaktır denilmektedir. OVP de de İstihdamın Artırılması gelişme ekseni ve İşgücü Piyasasının Geliştirilmesi önceliği altında Kayıt dışı istihdamı önlemeye ve ilave istihdamı teşvik etmeye yönelik tedbirler alınacaktır denilmektedir. Stratejik Önem Kayıtlı dışı istihdamın azaltılması için, kayıtlı istihdamın faydalarının her yönüyle işveren ve çalışanlar tarafından benimsenmesi gerekmektedir. Bu açıdan kayıtlı istihdam ile ilgili farkındalık oluşturulması ve yaygınlaştırılması stratejik öneme sahiptir. Alt Ölçek Gelişmeleri Sosyal güvencenin kısa ve uzun vadeli faydalarının Bölge halkına benimsetilmesi için gerekli tedbirlerin alınması kayıt dışılığın azaltılmasına büyük katkı sunacaktır. Bununla birlikte, sosyal yardımların denetimli yapılması, denetimlerin sıklaştırılması için gerekli yasal ve idari önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu yönleriyle kayıtlı istihdam konusunda farkındalığın arttırılması, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve işbirliklerinin sağlanması ile gerçekleştirilecektir. Tedbir 1.4.2: İşgücünün eğitim ve istihdam edilebilirlik düzeyinin yükseltilmesi/nitelikli işgücünün arttırılması Mevcut Durum Bölge nin işgücü büyük oranda lise altı eğitimlilerden oluşmakla birlikte, yıllar içerisinde lise ve üstü eğitimlilerin işgücüne daha fazla dâhil olmasıyla bu oran düşmektedir (Şekil 175): 2008 yılında işgücünün %77 si lise altı eğitimliler (%66) ve okuryazar olmayanlardan (%11) oluşmakta iken, 2012 yılında bu oran %66 ya düşmüştür (lise altı eğitimliler:%60 ve okuryazar olmayanlar:%6). İşgücüne dâhil olan yüksek öğretimlilerin oranı 2008 yılında %6 iken 2012 yılında %16 ya yükselmiştir. Ülke genelinde, 2008 yılında %43,5 olan kayıt dışı istihdam oranı 2012 yılında %39 a düşmüştür. Bölge de işgücünün eğitim seviyesinin artmasıyla, kayıt dışında da bir düşüş olduğu tahmin edilmektedir. Şekil 188: TRC3 Bölgesi nde Yıllar İtibariyle İşgücünün Eğitim Durumu 264

286 Okuryazar Olmayanlar Lise Altı Eğitimliler Lise ve Dengi Meslek Lisesi Mezunları Yükseköğretim Mezunları Kaynak: TÜİK Üst Ölçekli Planlar Bu tedbir ile ilişkili olarak OKP de Nitelikli İnsan, Güçlü Toplum hedefinin alt başlığı olan istihdam ve çalışma hayatı başlığı çerçevesinde ele alınan politikalar arasında Bölgesel, yerel ve sektörel işgücü dinamiklerinin dikkate alınarak, başta kadın ve gençler olmak üzere tüm kesimler için nitelikli istihdam imkânlarının geliştirilmesi ve İşgücünün eğitim düzeyinin yükseltilerek istihdam edilebilirliğinin artırılması ve işgücü piyasasının talep ettiği becerilerin kazandırılması için yaşam boyu eğitim faaliyetlerine önem verilmesi yer almaktadır. Eğitim-istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi, Ulusal İstihdam Stratejisi ( ) taslağında belirlenen temel politika eksenlerinden biridir. Eğitim sistemi ve aktif işgücü piyasası politikaları ile proje merkezli inovasyon ve girişimciliğin özendirilmesi ve desteklenmesi, Genel ve mesleki eğitimin kalitesi ve etkinliğinin artırılması, Hayat boyu öğrenme (HBÖ) perspektifinde açık öğrenme ortamlarının oluşturulması ve HBÖ nün özendirilmesi, Eğitim-işgücü piyasası arasında uyum sağlanması. Aktif işgücü piyasası politikalarının yaygınlaştırılarak etkinliğinin artırılması ve Erişilebilir bir eğitim sistemi içerisinde herkese okul öncesinden başlayarak temel beceri ve yetkinliklerin kazandırılması bu eksen kapsamında belirlenen politika ve tedbirlerdir. OVP de de İstihdamın Artırılması gelişme ekseni ve İşgücü Piyasasının Geliştirilmesi önceliği altında Kayıt dışı istihdamı önlemeye ve ilave istihdamı teşvik etmeye yönelik tedbirler alınacaktır denilmektedir. Stratejik Önem İşgücünün eğitim ve istihdam edilebilirlik düzeylerinin ve nitelikli işgücünün yetersiz olması, kayıt dışı istihdam oranının yüksek olmasının önemli nedenleri arasındadır. Ele alınan tedbir bu yönüyle kayıt dışı istihdam oranının azaltılması için stratejik öneme sahiptir. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbir, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve işbirliklerinin sağlanması ve Ajans faaliyetleriyle desteklenmesi ile gerçekleştirilecektir. 265

287 Öncelik 1.5: Dezavantajlı Grupların Toplumsal ve Ekonomik Yaşama Katılımının Arttırılması Mevcut durum analizinde görüldüğü gibi Bölgede yoksullar, kadınlar, gençler, çocuklar, yaşlılar ve engelliler kırılgan ve dezavantajlı guruplardır. Bölge ülkedeki en az gelişmiş, dezavantajlı ve kırılgan bölgelerden bir tanesidir. Bölgenin bu özellikleri dezavantajlı gurupların diğer bölgelere göre daha fazla zorluk yaşamasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle Bölgede dezavantajlı guruplara yönelik politikaların geliştirilmesi, bu gurupların hem toplumsal hem de ekonomik hayata daha sosyal içermenin hedeflendiği ve etkin katılımlarının sağlanmasına yönelik tedbirlerin bölge özeline yönelik alınması gerekmektedir. Mevcut durumda tam anlamıyla TRC3 Bölgesine yönelik bir yoksulluk çalışması yapılmadığından bölgedeki yoksulluk oranı yeşil kart sayısı, şartlı nakit transfer miktarı ve elde edilen gelirin % kaçının gıda ya ayrıldığı ile ortaya çıkartılabilir. Bu verilere göre Dicle bölgesi diğer bölgelere kıyasla en yüksek oranda yoksul barındıran bölgelerden bir tanesidir. Yoksulluk sorunu kentte ve kırda ayrı olarak yaşanmakta, kentteki yoksulluğun bir kısmı özellikle kırdaki yoksulluk ve yoksunluktan kaynaklı olarak bir yapı sergilemektedir. Kırdaki yoksulluk sorunun bir kısmı özellikle mevsimlik işçilik ve göç gibi olgularda tezahür etmektedir. Tedbirler oluşturulurken özellikle kırsal ve kentsel yoksulluk ayrı ele alınmış bölgede yoksullara yönelik yeni politikaların üretilmesine yönelik tedbirler ele alınmaya çalışılmıştır. Kadınlar bölgede nüfusun yarısını oluşturmalarına rağmen sosyo-kültürel ve ekonomik yapılardan kaynaklı olarak, bölgenin gelişmesine yönelik yeterli katkı sunamamakta ve/ya sunmaları engellenmektedir. Kadınların ekonomik hayata katılımını engelleyen önemli bir durum bölgenin ekonomik olarak geri kalmışlığıdır. Bölge GSKD ve GSBH değerlerin en geri kalmış bölgelerden bir tanesidir. Sosyo-kültürel yapı kadınların eğitim seviyesi, ilk evlenme yaşı, Hanehalkı büyüklüğü, doğum hızı gibi göstergelerde tecelli etmektedir. Bölgedeki kadınların eğitim seviyeleri diğer bölgelere kıyasla daha düşük surumdadır, bu da kadınların iş bulabilme şansını ve fırsatını düşürmektedir. İlk evlenme yaşı diğer bölgelere kıyasla düşüktür ancak, özellikle kırsal alanda kaydedilmeyen erken evlilikler bu yaşı olması gerekenden daha yaşlı göstermektedir. Bölgedeki Hanehalkı büyüklüğü kadının iş hayatına atılmasını engel teşkil edecek şekilde diğer bölgelere kıyasla yüksek bir değere sahiptir. Kadının sosyo-ekonomik hayata katılımını engelleyen diğer bir durum yüksek doğum hızıdır. Bu göstergeler dışında kırsal yaşam ve kültürel değerlerden kaynaklı koşullar kadınların ekonomik yaşama katılımını engellemektedir. Bölgedeki genç nüfus oranı diğer bölgelere kıyasla son derece yüksek bir değerdedir. Genç nüfusun bu denli yüksek olması hem fırsat hem de tehdit olarak bölgede tezahür etmektedir. Yeterli imkân ve koşul tanınmasıyla gençler bölgenin ekonomik koşularının iyileştirilmesine yönelik ana itici güç olabilecektir. Ancak bu koşulların sağlanmaması farklı sosyal ve ekonomik tehditlerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle bölgenin üçte birini oluşturan gençlere yönelik özel tedbirlerin geliştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Hali hazırda gençlerin sosyo-kültürel gelişimlerini sağlayacak koşul ve olanaklar bölgede yetersizdir. Bölgenin 266

288 ekonomik geri kalmışlığı ve sektörel çeşitliliğinin olmamasından kaynaklı olarak Dicle Bölgesi en yüksek genç işsizlik oranına sahip bölgelerden biridir.. Bölge en yüksek Çocuk oranına sahip bölgelerden bir tanesi olmasına rağmen çocuklara yönelik sosyal yaşam alanları kısıtlıdır. Yaşlılara yönelik yaşam alanları bölgenin sosyal yapısından kaynaklı olarak daha az bulunmaktadır. Son olarak engelliler hem sosyal hem de ekonomik hayatın dışına itilmiş olarak yaşamaktadır. Türkiye de Çocuk Nüfus oranı %25 civarında iken, Bölgede %38,9 seviyesindedir. İlköğretim okullaşma oranında bölge ülke seviyesini yakalamış durumdadır. Bölge içerisinde Hanehalkı büyüklüğünün yüksek olması çocukların okul dışında da fiziksel ve bedensel gelişimlerine yönelik tedbirlerin geliştirilmesini gerektirmektedir. Bölgenin özel koşullarından kaynaklı olarak özellikle çocukların zaman geçirebileceği mekânlarının sayısının arttırılmasına yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Türkiye de 65 yaş nüfus oranı %7,7 iken Bölgede 5,7 seviyesindedir. Bölge içerisindeki iyi yönlü sosyal yapıdan kaynaklı olarak yaşlı bakım hizmetleri aileler tarafından karşılanmaktadır. Bölgede huzurevi gibi yaşlılara yönelik yapılar bulunmamakta, genellikle sağlık il müdürlüklerinin sunduğu yaşlı bakım yardımlarından faydalanılmaktadır. Ancak ülke genelinde olduğu gibi yaşlı sayısı her geçen yıl artmaktadır. Bu nedenle geleceğe yönelik yaşlı bakım hizmetlerine yönelik tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bölge engellilerin en dezavantajlı olduğu yerlerden bir tanesidir. Bölgedeki nüfusun %1,65 i engellidir. Engellilere yönelik sadece Batman ve Şırnak ta bakım merkezleri bulunmakta, bakım ihtiyaçları genellikle aileler tarafından sağlanmakta engelliler ekonomik ve sosyal hayatın dışına itilmektedir. Bu kapsamda engellilerin sosyo-ekonomik katılımlarını arttırıcı tedbir e olanakların yaratılmasına yönelik stratejiler oluşturulmuştur. Tedbir 1.5.1: Kırsal ve kentsel yoksullukla etkin mücadele sağlanması Mevcut Durum Yoksulluk düzeyi ile ilgili göstergeler, daha çok gelir düzeyi ile tüketim düzeyini ilişkilendiren göstergelerdir. TRC3 Bölgesi 2008 verilerine göre kişi başına 3812 $ GSKD ile Türkiye nin en yoksul bölgelerinden biridir yılında Yeldan, Voyvoda, Taşçı ve Özsan tarafından hazırlanan Orta gelir Tuzağında Türkiye Raporunda aşağıdaki şekilde görüleceği gibi Bölge 2011 yılında 4176 dolar ile en düşük gelir gurubuna sahip bölgeler arasında yer almaktadır (26 bölge içerisinde 22 inci sıradadır) yılına göre Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirlerin %50 lik kriterlerine göre bölgesel yoksulluk sınırına göre TRC Bölgesi 1 milyon 155 bin kişi ile TR1 Bölgesinden sonra en fazla yoksul sayısına, 15,1 ile en yüksek yoksulluk oranına sahiptir. 267

289 Şekil 189: Kişi Başına GSKD (2008) ve Kişi Başına GSBH (2011) Kaynak: TÜİK, 2008 ve Yeldan ve Diğerleri, 2011 Bölgede Yoksulluk kültürünün yerleşmesinin engellenmesi açısından bölgenin üretkenlik kapasitesinin arttırılması gerekmektedir. Yukarıdaki haritalarda görülebileceği gibi Bölgenin üretkenlik kapasitesi oldukça düşüktür. Bu durum Bölgede Sosyal Güvenlik Kapsamındaki aktif çalışan nüfusta ve yeşil kartlı sayısında ortaya çıkmaktadır. Aşağıdaki haritada aktif çalışan sayısının nüfusa oranı ve yeşilkartlı sayısının nüfusa oranı verilmiştir buna göre bölge aktif çalışan oranının en düşük ve yeşilkartlı oranının en yüksek olduğu bölgelerden biridir. Şekil 190: Aktif Çalışan Sayısının Toplam Nüfusa Oranı ve Yeşil Kartlı Sayısının Toplam Nüfusa Oranı Kaynak: SGK, 2012 Bölge Türkiye de dağıtılan şartlı nakit transferi yardımlarının %16,5 ini almaktadır. Bölge içerisinde dağıtılan ŞNT miktar olarak en fazla Batman, Cizre ve Kızıltepe ye dağıtılmaktadır. Aşağıdaki haritada görülebileceği gibi Bölge içerisinde nüfusa göre normalleştirme yapıldığında erişilebilirliği zayıf ilçelere kişi başına daha fazla Şartlı nakit transferi yapılmaktadır. 268

290 Şekil 191: TRC3 Bölgesi Kişibaşına ŞNT Kaynak: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 2012 Aşağıdaki haritada görülebileceği gibi Bölge içerisinde kırsal alanların yoğunluğu bulunmaktadır. bu alanlar arasında kırsal uzak alanlar erişilebilirliği daha düşük en dezavantajlı ilçeleri oluşturmaktadır yılında dağıtılan Kırsal alanlarda sosyal destek projelerinden dezavantajlı ilçelerin büyük bir kısmı yararlanamamıştır. Şekil 192: Dicle Bölgesi Kır-kent Dağılımı ve İlçelere göre KASDEB Destek Dağılımı Kaynak: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 2012 Bölge içerisinde kent ve kırsal alanda mutlak yoksulluk devam etmektedir. Diğer bölgelere kıyasla mutlak yoksulluk daha yüksek orandadır. Bu çıkarıma bölgede kişinin tüketim harcamalarının yüksek oranda gıda harcaması olarak tezahür etmesi ile ulaşılabilmektedir. Aşağıdaki harita verildiği gibi bölge en yüksek gıda harcaması oranına sahip bölgelerden bir tanesidir. 269

291 Şekil 193: Düzey2 Bölgeleri Hane halkı tüketim harcamalarında Gıda ve Alkolsüz içecek Oranı Dağılımı Kaynak: TÜİK, 2012 Üst Ölçekli Planlar Onuncu Kalkınma Planı nda ( ) Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan kesimlerin fırsatlara erişimlerinin kolaylaştırılması yoluyla ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının artırılması ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve yoksulluğun azaltılması temel amaç olarak belirlenmiş, Plan döneminde ülkemizde mutlak yoksulluğun ihmal edilebilir seviyelere indirilmesi ve gelişmiş ülkelerde olduğu gibi göreli yoksulluğa odaklanılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda yoksullukla ilgili olarak Vergi ve sosyal transferlerin gelir dağılımı eşitsizliğini ve yoksulluğu azaltıcı etkisi arttırılması, Yoksulluğun nesiller arası aktarımının önlenmesi amacıyla başta eğitim olmak üzere temel kamu hizmetlerine erişimde fırsat eşitliği daha da güçlendirilecek; yoksullukla mücadelede sivil toplumun katılımı artırılacak ve yerel yönetimlerin rolü güçlendirilmesi, Sosyal hizmet ve yardımlar alanında bütüncül hizmet sunulmasını sağlamaya yönelik Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) modeli uygulanması, Sosyal yardım-istihdam bağlantısı güçlendirilerek yoksul kesimin istihdam edilebilirliğinin artırılması ve üretken duruma geçirilmesine yönelik programlara devam edilmesi, Politikalar olarak belirlenmiştir. Bölge Planı kapsamında hazırlanan tedbirler politikalarla tutarlı bir biçimde belirlenmiştir. Stratejik Önem Yoksulluk insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamama durumudur. Bölgedeki yoksulluk diğer bölgelere kıyasla yüksek durumdadır, bölgenin bu durumu sosyal yapı, güvenlik sorunu ve bölgenin katma değer üretebilme kapasitesi ile yakından ilgilidir. Bölgede devam eden 270

292 yoksulluk hem gelecek nesillerin de bundan muzdarip olmasına hem de beklenilen sosyal sorunlara sebebiyet vermektedir. Bölge içerisinde kırsal ve kentsel alanlar arasında yoksulluk arasında paralellik bulunsa da, kırsal alanda yoksulluk baskısı nüfus artışı ve ekonomik sıradanlıktan dolayı daha fazladır. Kırsal alandaki yoksulluk da aynı zamanda kentsel alandaki yoksulluğu besleyen bir durumdadır. Yoksulluğun azaltılmasına yönelik yeşilkart, şartlı nakit transferleri ve KASDEB gibi mekanizmalar geliştirilmesine rağmen, yoksulluk bölgede istenilen düzeye geriletilememiştir. Bu nedenle mekân odaklı yeni program ve eylemelerin geliştirilmesinde fayda bulunmaktadır. Yoksulluk ve yoksul kesim kadın, genç, çocuk, yaşlı ve engelli diğer dezavantajlı kesimi kapsamaktadır. Yoksullukla etkin mücadele dezavantajlı kesime hem doğrudan hem de dolaylı katkılar sağlayacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Yoksulluk kültürünün yerleşmesinin engellenmesi amacıyla yoksullara yönelik gelir getirici ve sürdürülebilir eylemleri içeren programların uygulanması gerekecektir. Bu kapsamda KASDEB ve Proje destekleri yeterli seviyenin altındadır. Yoksulluğun ele alınışında kırsal ve kentsel yoksulluğun ayrı olarak ele alınarak kırsal yaşam kalitesi ve ekonomik çeşitliliğin sağlanması ile kentsel yoksulluğun artmasına yönelik baskı azaltılabilir bir durumdadır. Kentte ve kırda çalışacak durumda olmayanlara yönelik mutlak yoksulluk seviyesinin üstünde yardım verilerek, bu yoksulluk türünün en aza indirgenmesi gerekmektedir. Son olarak soyal yardımların daha etkili ve sonuç odaklı dağıtılmasına yönelik tedbirlerin alınması gerekmektedir. Alt Tedbirler Yoksulluk kültürünün yerleşmesini önlemek için bireylerin üretken duruma geçip sürdürülebilir gelir elde etmelerinin sağlanması Sosyal yardımların etkin kullanımının sağlanması Kırsal yoksulluğun azaltılmasına yönelik kırsal alanda ekonomik faaliyet çeşitlendirmesinin sağlanması Bölge içerisinde kentte ve kırsal alanda mutlak yoksulluğun en aza indirgenmesinin sağlanması Tedbir 1.5.2: Çocuklara ve gençlere sunulan imkânların arttırılması Mevcut Durum Diğer Bölgelere kıyasla TRC3 Bölgesinde Genç ve Çocuk nüfusu oldukça yüksektir. Aşağıdaki haritada görülebileceği gibi 0-14 yaş arası nüfus TRC3 Bölgesinde %38,8 lik oranla ülke oranı %24,9 dan oldukça yükse ve bölgeler arasında en yüksek orana sahiptir. Çocuklara yönelik verilen eğitim imkânlarında niceliksel bir oran yakalanmış olmasına rağmen niteliksel bir başarı yakalanmamıştır. Bunun yanı sıra çocukların okul dışında fiziksel ve zihinsel gelişmelerini 271

293 sağlayacak olanaklar bölgede oldukça kısıtlıdır. Sosyal koruma amaçlı çocuklara sunulan hizmetler ise bölgede son yıllarda önemli gelişmeler kat etmiştir. Çocukların iyi gelişebilmesini etkileyen etmenlerden bir tanesi aile yapısının korunması ve ailelere sunulan hizmetlerdir. Bölgede özellikle yerel yönetimlerin batıdaki bölgelere kıyasla yeterince güçlü olmaması ailelere sunulan sosyal hizmetlerin zayıf kalmasına sebebiyet vermektedir. Şekil 194: Düzey2 Bölgeleri 0-14 Yaş arasındaki Nüfusun Toplam Nüfusa Oranı Kaynak: TÜİK ADNSK, 2012 Bölgede 0-14 yaş arasındaki çocuk oranına benzer bir oran yaş arasındaki genç nüfus oranında gözlemlenmektedir. Aşağıdaki harita gösterildiği gibi bölge en yüksek genç nüfus oranlarına sahip bölgelerle aynı kategoride yer almaktadır. Bölge %30 luk oran ile %25 olan ülke ortalamasının çok üstünde %31,1 lik orana sahip olan TRB2 Bölgesinden sonra yer almaktadır. Genç nüfusun bu denli yoğu olmasına rağmen gençlere yönelik sportif, sosyal ve kültürel olanaklar bölgede oldukça kısıtlıdır. Bu nedenle gençlerin büyük bir kısmı göç eğilimindedir. Gençlere sunulamayan hizmetler yıllar içerisinde güvenlik sorunu gibi sosyal sorunları da beraberinde getirmektedir. Şekil 195: Düzey2 Bölgeleri Yaş arasındaki nüfusun toplam nüfusa oranı Kaynak: TÜİK ADNSK,

294 Bölgede gençlere yönelik sosyal ve kültürel imkanların kısıtlılığının yanı sıra istihdam ve girişimcilik olanakları da oldukça zayıftır. Bölgede gençlerin işgücüne katılım oranı %26,1 ile %38 civarında olan ülke ortalamasının oldukça gerisindedir. İstihdam oranı da aynı şekilde %17,7 ile ülke ortalaması olan %32,6 nın aşağısında kalmaktadır. Aşağıdaki haritada görülebileceği gibi genç işsizlik oranında ise bölge dramatik bir durumda olup %32,2 lik bir değerle her üç gencinden biri işsiz durumdadır. Bu kapsamda bölgede gençlere yönelik istihdam ve girişimcilik olanaklarının arttırılması gerekmektedir. Şekil 196: Düzey2 Bölgeleri yaş arası genç İşsizlik Oranı Kaynak: TÜİK, 2012 Üst Ölçekli Planlar Onuncu Kalkınma Planı nda ( ) Çocukların üstün yararı gözetilerek iyi olma hallerinin desteklenmesi, potansiyellerini geliştirmeye ve gerçekleştirmeye yönelik fırsat ve imkânların artırılması, başta eğitim, sağlık, adalet ve sosyal hizmetler olmak üzere temel kamu hizmetlerine erişimlerinin artırılması; gençlerin ise bilgi toplumunun gerekleriyle donanmış, ülke kalkınmasında aktif, yaşam becerileri güçlü, özgüven sahibi, insani ve milli değerleri haiz, girişimci ve katılımcı olmalarının sağlanması ve gençlere sunulan hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Çocukların yoksulluktan kaynaklanan yoksunluklarının giderilmesi, erken çocukluk gelişiminin desteklenmesi, kız çocuklarının okullaşma ve okula devam oranlarının yükseltilmesi; eğitimde ve istihdamda olmayan gençlerin ekonomik ve toplumsal hayata katılımlarının artırılması hedeflenmiştir. Buna yönelik oluşturulan politikalar: Çocukların iyi olma hallerini ve refahlarını destekleyici bütüncül modeller geliştirilerek daha iyi eğitim ve sağlık hizmeti almaları sağlanacak, temel becerileri geliştirilecek, özellikle zor şartlar altındaki ve risk grubundaki çocukların yaşam kalitesi yükseltilecek, toplumla bütünleşmeleri sağlanacaktır. Çocuk koruma ve adalet sistemleri koordineli olarak, önleyici mekanizma ve uygulamalara sahip, risk takibi ve erken uyarı sistemini içeren bir yapıya 273

295 kavuşturulacak, altyapı ve personel ihtiyaçları giderilecek, bu alandaki hizmetlerin kalitesi artırılacak, korunmaya muhtaç çocuklara yönelik hizmetler çocukların sosyal ve kişisel gelişimlerini destekleyecek bir yapıda sunulacaktır. Sokakta, ağır ve tehlikeli işlerde, aile işleri dışında ücret karşılığı gezici ve geçici tarım işlerinde çalışma gibi çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri önlenecektir. Gençlerin sosyal hayatta ve karar alma mekanizmalarında daha aktif rol almaları sağlanacak, hareketlilik programları özellikle dezavantajlı gençlerin katılımını artıracak biçimde genişletilip çeşitlendirilecektir. Gençlerin şiddete ve zararlı alışkanlıklara yönelmelerini önlemek üzere spor, kültür, sanat gibi alanlarda gelişimlerini destekleyici programların uygulanmasına devam edilecektir. Şeklindedir. Bölge planı kapsamında çocuklar ve gençlere yönelik hazırlanan tedbirler temel amaç, hedef ve politikalarla uyumlu olarak hazırlanmıştır. Stratejik Önem Çocukların zihinsel ve fiziksel sağlıklı gelişebilmeleri için okul dışı sosyal olanakların sunulması gerekmektedir. Hanehalkı büyüklüğü yüksek olan bölgede çocuklara yönelik politikaların bir kısmı ailelere yönelik uygulanmalıdır. Bölgede en yüksek nüfus oranına sahip çocuklara yönelik kapsamlı ve stratejik politikaların yürütülmemesi bölgede hali hazırda devam eden güvenlik sorunu gibi vakaların devamlılığına sebebiyet vermektedir. Çocuklardan sonra en yüksek nüfus oranına gençler sahiptir. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uza bölgenin gelişim ve kalkınmasına en yüksek düzeyde katkı sağlamaları hem sosyal olanakların, hem de istihdam ve girişimcilik olanaklarının sunulmasına bağlıdır. Bu olanakların sunulmaması sosyal sorunlara yol açacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Bölgede Çocuklara yönelik bakım evleri, Kreşler ve oyun alanlarının arttırılması, gençlere ve çocuklara yönelik spor okullarının ve profesyonel hizmet sunan takım altyapılarının kurulması gerekmektedir. Dezavantajlı konumda olan kimsesiz çocuk ve gençlere yönelik sosyal altyapı imkânlarının geliştirilmesi ve kırılganlıklarının azaltılması gerekmektedir. Gençlerin girişimcilik kapasitesinin arttırılmasına yönelik Genç Girişimci Destek Programları nın uygulanması ve inkübatör merkezlerinin kurulması gerekmektedir. Bunlara ek olarak girişimci destek merkezlerinin kurularak genç girimcilere yönelik danışmanlık ve teknik destek verme kapasitesinin arttırılması gerekmektedir. Alt Tedbirler Çocuk ve ailelere yönelik sosyal hizmet faaliyetlerinin iyileştirilmesi Gençlere yönelik sosyal hizmet faaliyetlerinin iyileştirilmesi 274

296 Gençlere Yönelik İstihdam ve Girişimcilik Olanaklılarının Arttırılması Tedbir 1.5.3: Engellilerin ekonomik ve toplumsal hayata katılımlarının arttırılması, yaşlılara sunulan hizmetlerin iyileştirilmesi Mevcut Durum Engelli Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2011 yılı verilerine göre, TRC3 Bölgesi nde engelli birey bulunmaktadır. Bu sayı Bölge nüfusunun %1.65 ini oluşturmaktadır. Bölge içerisinde en yüksek engelli nüfus oranına Batman Sahiptir. Bölgede Bu denli yüksek oranda engelli nüfusu bulunmasına rağmen Batman da iki ve Şırnak ta bir olmak üzere sadece üç adet özel bakım merkezi bulunmaktadır. özel bakım merkezlerine ek olarak Siirt, Mardin (Midyat) ve Batman da engelsiz yaşam merkezleri bulunmaktadır. Bölgede, bölgedeki sosyal yapının iyi yönlü etkisinden kaynaklı, yaşlılara yönelik huzurevi bulunmamaktadır. Engellilere ve Yaşlılara Yönelik Tablo 69: TRC3 Bölgesi ve İlleri Engelli Sayısı ve Nüfus içindeki Oranı Kişi Sayısı Nüfus içindeki Oranı(%) Mardin ,64 Batman ,09 Şırnak ,97 Siirt ,87 TRC ,65 Kaynak: Engeli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 2011 Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun da belirtilen hükümlere dayanarak aranan diğer koşulların gerçekleşmesi halinde, bu kişiler ile bakmakla yükümlü olunan özürlü bir aile bireyi olması durumunda bakımı üstelenen aile bireyine de aylık bağlanmaktadır. Aşağıdaki haritada görüleceği gibi Bölgedeki oran diğer illere kıyasla ortalama bir değerdedir. Bölgede bu yasadan en fazla yararlanan il Mardin dir. Şekil 197: 2022 Sayılı yasadan yararlananların İller bazında dağılımı ve TRC3 Bölgesi ve İlleri 2022 sayılı yasadan yararlanan kişi Sayısı Kaynak: SGK,

297 Üst Ölçekli Planlar Onuncu Kalkınma Planı nda ( ) Engellileri kapsayacak şekilde Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan kesimlerin fırsatlara erişimlerinin kolaylaştırılması yoluyla ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının artırılması ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve yoksulluğun azaltılması temel amaç olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Engellilere yönelik eğitim, istihdam ve bakım hizmetlerinin etkinliği ve denetimi artırılacak, bu kapsamda kaynaklar daha verimli kullanılacak ve fiziksel çevre şartları engellilere uygun hale getirilmesi politika olarak belirlenmiştir. Bölge planı kapsamında Engellilerin yaşam koşulların iyileştirilmesine yönelik hazırlanan tedbir temel amaç ve politika ile uyumludur. Aynı temel amaç içerisinde yaşlılara yönelik hazırlanan politika Yaşlıların kendi çevrelerinden uzaklaşmadan evlerinde bakımını sağlamaya yönelik hizmetler çeşitlendirilerek yaygınlaştırılacak ve yaşlılara yönelik kurumsal bakım hizmetlerinin sayı ve niteliğinin artırılması olarak belirlenmiştir. Aynı şekilde yaşlılara yönelik sunulan hizmetlerin iyileştirilmesine yönelik hazırlanan tedbir bu politika ile uyumludur. Stratejik Önem Engeli sayısının bu denli yüksek olması ve bölgedeki olanakların kısıtlı olması onların ekonomik ve sosyal hayat dışında kalmalarına sebebiyet vermektedir. Engellilerin daha fazla toplumsal yaşama entegre olabilmeleri bölgelerin kalkınmışlık göstergelerinden bir tanesidir. Buna yönelik olarak engellilerin sosyal imkanlarının, onlara sunulan hizmet standardının arttırılması gerekmektedir. Bu konuda en fazla görev yerel yönetimlere düşmektedir. Engellilerin ekonomik hayata entegre olmasına yönelik destek programlarında bu sosyal sorumluluğun öne çıkarılması gerekmektedir. Yaşlıların ailelerinden koparılmadan ama aynı zamanda kendi yaş gurupları ile sosyalleşmelerini sağlayan imkan ve olanakların yaratılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesi sağlıklı aile ve bireylere sahip olunması açısından önemlidir. Alt Ölçek Gelişmeleri Engellilere yönelik özel bakım hizmeti sunan merkezlerin arttırılması gerekmektedir. Engellilerin ürün üretebilecekleri merkezlerin açılarak pazarlama ve markalaşmanın sağlanmasına yönelik teknik ve mali destek imkanları arttırılacaktır. Yaşlılara yönelik evde bakım hizmetlerini geliştirilmesi sağlanacak ayrıca yaşıtları ile sosyalleşebilecekleri ortamların oluşturulmasına yönelik tedbirler alınacaktır. Alt Tedbirler Engellilere yönelik sosyal hizmet faaliyetlerinin iyileştirilmesi Engellilerin ekonomik hayata katılımının sağlanması Yaşlılara sunulan hizmetlerin arttırılması ve yaygınlaştırılması 276

298 Tedbir 1.5.4: Bölgede kadın statüsünün düzeltilmesi ve fırsat eşitliğinin yaratılması Mevcut Durum Mevcut durumda kadın okuryazarlığı diğer bölgelere kıyasla daha düşük bir durumdadır. Kırsal alanda ise durum daha da kötü bir vaziyettedir. Kadın statüsünün iyileştirilmesi amacıyla kadın okuryazarlık oranının özellikle kırsal alanda geliştirilmesi gerekmektedir. Aşağıdaki haritada kırsal alanda kadın okuma-yazma durumunun il bazlı dağılımı verilmektedir. Buna göre Bölge kırsal alanda %25 okuma yazma bilmeyen kadın oranı ile ilk sırada yer almaktadır. Şekil 198: İllere göre Kırsal Alanda Okuma Yazma Bilmeyen Kadın Oranı Kaynak: TÜİK ADNSK, yılından itibaren özellikle şartlı nakit transferleri ile kızların okullaşma oranının arttırılması sağlanmıştır. Ancak ortaöğretimden sonra okullaşma oranında ciddi fark bulunmaktadır. Aşağıdaki şekilde görüleceği gibi kızların ilköğretimden sonra eğitime devamlılık oranı bölge illerinin diğer illere kıyasla %37-50 lik gibi oranlarla çok düşük bir seviyededir Şekil 199: İllere Göre Kadınların Okullaşma Oranı Kaynak: TÜİK ADNSK,

299 Bölgede Aşağıdaki haritada görüleceği gibi Hane Halkı Büyüklüğü diğer bölgelere göre yüksek bir değerdedir. Bu durum, kadınlara yönelik sunulan sosyal hizmetlerin kısıtlı olmasıyla beraber kadınların sosyal yaşantıya katılımını engellemektedir. Sonuç olarak bölgenin sosyal yapısından kaynaklı özgün sosyal hizmet olanaklarının sunulması gerekmektedir. Şekil 200: İllere Göre Hane Halkı Büyüklüğü Kaynak: TÜİK Bölgesel İstatistikler, 2012 Aşağıdaki haritada görülebileceği gibi bölgede kadınların işgücüne ve istihdama katılımları %9 civarında ve diğer bölgelere kıyasla çok daha düşük bir seviyededir. Bölgedeki bu durum bölgenin katma değer üretememesine sebebiyet vermektedir. Bölgedeki bu duruma sebebiyet veren diğer bir olgu kadın girişimciliğinin geliştirilmesine yönelik mekanizmaların tam olarak kullanılamamasıdır. Bu kapsamda hem Kadın istihdamını arttırıcı ve kadın girişimciliğini özendirici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Şekil 201: Düzey2 Bölgeleri Kadın İşgücüne Katılım Oranı ve İstihdam Oranı Kaynak: TÜİK, 2012 Aşağıdaki haritada görüleceği gibi mevcut durumda kadınlara yönelik şiddet bölgede diğer bölgelere nazaran yüksek olmakla beraber şiddetin devamlılığı son 12 ayda gerçekleşen şiddet 278

300 olayları ile ölçülebilmektedir. Buna göre Şiddet oranında diğer bölgelerde düşme yaşanırken bölgede görece devamlılık vardır. Kadınların şiddetten kurtulabilmelerine yönelik kadın sığınma evleri sadece Şırnak ta bulunmaktadır. Kadınların bölgedeki statüsünün geliştirilmesi açısında kadına yönelik şiddetin azaltılmasına yönelik özel tedbirlerin alınması gerekmektedir. Şekil 202: Düzey1 Bölgeleri Kadına Yönelik Şiddet Oranı Kaynak: Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, 2008 Üst Ölçekli Planlar Onuncu Kalkınma Planı nda ( ) Toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında, kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamdaki rolünün güçlendirilmesi, aile kurumunun korunarak statüsünün geliştirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin kuvvetlendirilmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Bu temel amaç kapsamında belirlenen politikalar: Aile yardımlarının geliştirilmesi, aile danışmanlık ve eğitim hizmetlerinin kapsamlı, standart, etkin ve yaygın hale getirilmesi, evlilik öncesi eğitimin yaygınlaştırılması, sosyal yardım ve hizmetlerin aile temelli sunulmasının temin edilmesi; Kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almaları, istihdamının artırılması, eğitim ve beceri düzeylerinin yükseltilmesinin sağlanması; Sosyal ve ekonomik politikalar, ailenin korunması ve güçlendirilmesine katkı yapacak şekilde birbirini tamamlayıcı ve destekleyici bir anlayışla tasarlanması; Görsel, işitsel ve sosyal medyanın ve internetin aile üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik tedbirler alınacak, aile içi iletişim ve etkileşim konularında eğitim programlarının yaygınlaştırılması; Boşanmaların azaltılması amacıyla aile danışmanlığı ve uzlaştırma mekanizmaları geliştirilecektir. Tek ebeveynli ailelerin karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik izleme ve rehberlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması; Aile ve iş yaşamının uyumlaştırılmasına yönelik güvenceli esnek çalışma, kreş ve çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve erişilebilir kılınması ile ebeveyn izni gibi alternatif modellerin uygulanması; Kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın ortadan kaldırılabilmesi amacıyla özellikle erken çocukluktan başlayarak örgün ve yaygın eğitim yoluyla toplumsal bilinç düzeyinin yükseltilmesi; Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme konusunda farkındalık oluşturulacak ve örnek uygulamalar geliştirilmesi 279

301 şeklindedir. Bölge Planı kapsamında oluşturulan tedbir ve alt tedbirler politikalarla uyumlu olarak oluşturulmuştur. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planı nda ( ) ülkemizde kadına yönelik her tür şiddetin ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin tüm tarafların işbirliği ile uygulamaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda 1. Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadele konularında yasal düzenlemeler yapmak ve uygulamadaki aksaklıkları ortadan kaldırmak, 2. Kadına yönelik şiddeti doğuran ve pekiştiren olumsuz tutum ve davranışların ortadan kaldırılması amacıyla, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddet konularında toplumsal farkındalık yaratmak ve zihinsel dönüşüm sağlamak, 3. Şiddete uğrayan kadına, varsa çocuk/çocuklarına ve şiddet uygulayan ve uygulama ihtimali bulunanlara yönelik sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi ve uygulanması, 4. Şiddete uğrayan kadına, varsa çocuk/çocuklarına yönelik hizmet sunumunu gerçekleştirmek üzere kurum/kuruluş ve ilgili sektörler arası işbirliği mekanizmasını güçlendirmek. Hedefleri belirlenmiştir. Konu ile ilgili oluşturulan Bölge Planı kapsamında oluşturulan tedbir ve alt tedbirler bu hedeflerle uyumludur. Stratejik Önem Kadın okuryazarlığının arttırılması kadınların hm sosyal hem de ekonomik hayata erişimlerinin arttırılmasına sağlayacaktır. Bu faydanın yanı sıra yeni nesillere daha uygun bir ortam sağlanacaktır. Kız çocuklarının ilköğretimden sonra ortaöğretimde devamlılığının sağlanması hem toplumsal hem de ekonomik yaşama katılımlarını arttırmaktadır. Kadınların mezuniyet durumuna göre iş gücüne katılım oranları %2,1 den %73,2 seviyesine çıkmaktadır. Bu nedenle kadınların işgücüne katılımlarının arttırılması gerekmektedir. Kadınların toplumsal yaşama daha aktif katılabilmesi için sunulan sosyal hizmetlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bölgemizde Anne ve Çocuk ölüm oranlarının azaltılması, kadınların iş gücüne katılabilmesi için gündüz bakım hizmetlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle kadınlara yönelik sosyal hizmet faaliyetlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Kadınların işgücünde ve istihdamda yer alamaması hem bölgenin katma değer üretmesini engellemekte hem de kadın statüsünün değişmemesine sebebiyet vermektedir. Bu nedenle kadınların işgücüne katılımları bölge açısından diğer yerlere kıyasla daha stratejik bir konumdadır. Kadın girişimciliğinin arttırılması amacıyla mali destek ve eğitim programlarının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Son yıllarda artan girişimcilik desteklerinin ve eğitimlerinden kadınların istenilen seviyede katılamadığı görülmüştür. Kadınların bölgenin katma değerini arttırması amacıyla girişimcilik seviyesinin arttırılması gerekmektedir. Bölgede ayrıca kadınlara yönelik şiddetin azaltılması ve bu konu ile ilgili olarak yasal ve eğitim düzenlemelerinin yapılması ve kadınlara korunma imkanlarının geliştirilmesi gerekmektedir. 280

302 Alt Ölçek Gelişmeleri Kadın okuryazarlığının kırsal kesimde yaygın eğitim yoluyla arttırılması için eğitim programlarının düzenlenmesi gerekmektedir. Kız çocuklarının okullaşma oranının özellikle ilköğretimden sonra arttırılması için kırsal alanlarda kız meslek liselerinin kurulması iyi bir örnek olarak teşkil edilebilir. Kadınların hem aile yaşantısına hem de sosyal statüsüne katkı sunulması amacıyla sosyal hizmet olanaklarının arttırılması, bölge özelinde kadın ve bebk ölüm oranlarının azaltılmasına yönelik gebe konukevlerinin inşa edilmesi gerekmektedir. Kadınların işgücüne katılımına yönelik olarak hem girişimcilik programları hem de kadın istihdamını arttırıcı teşvik politikalarının yürütülmesi gerekmektedir. Kadına yönelik şiddetin azaltılması için kadın konukevlerinin sayısının arttırılması bu konuda erkeklerin bilinçlendirilmesi ve örgün eğitimde bu konunun ele alınması gerekmektedir. Alt Tedbirler Kadın okuryazarlığının özellikle kırsal kesimde yaygın eğitim ve bilinçlendirme yoluyla artırılması Kız çocuklarının okullaşma oranının arttırılması, ilk öğretimden sonra eğitime devamlılığının sağlanması Kadınlara yönelik sosyal hizmet faaliyetlerinin iyileştirilmesi Kadınların işgücüne katılımının yaygın eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yoluyla artırılması Kadın girişimciliğinin artırılmasına yönelik destek çalışmalarının yaygınlaştırılması ve sürekliliğinin sağlanması Kadına yönelik şiddetin azaltılmasına yönelik faaliyetlerin gerçekleştirmesi Öncelik 1.6: Kırsal Alan Yaşam Kalitesinin Artırılması Tedbir 1.6.1: Bölgenin kar yükü taşıyan ve engebeli alanlarındaki yol yapım uygulamalarında, yüksek maliyetli ve ithal bir kaynak olan asfaltın yanı sıra bölgenin yerel kaynaklarının kullanılarak imal edilebilecek ve daha uzun süre hizmet verebilecek beton yol v.b. alternatif ve düşük maliyetli yapım tekniklerinin ekonomiklik ve uygunluk araştırmalarının gerçekleştirilmesi Mevcut Durum Saha çalışmalarında edinilen bilgiler TRC3 Bölgesi içerisinde kış aylarında kar yağışı alan kırsal alanda ki yerleşim birimlerinde sathi kaplama olarak uygulanan asfaltlamanın 1-2 yıl içerisinde bozularak kullanılamaz hale geldiğini göstermiştir. İl Özel İdareleri nde köy yolları sektöründe yatırım programlarının hazırlık süreçlerinde laboratuar ve nitelikli personel eksiklikleri nedenleriyle en uygun ve ekonomik yol yapım tekniklerinin belirlenmesi ve projelendirilmesi konusunda gerekli çalışmaların yapılamadığı değerlendirilmiştir. 281

303 Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP Madde III.B.2.b.İ (Kamu yatırımlarının etkili, verimli ve zamanında gerçekleştirilmesi, mevcut sermaye stokunun daha etkin kullanılması hedeflenecektir.)10. UKP Madde: 596. (Kamu yatırım projelerinin planlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi süreci güçlendirilecek, bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarının kapasiteleri geliştirilecektir.) Stratejik Önem Çoğunlukla dağlık ve engebeli arazi yapısına sahip, TRC3 Bölgesinde kırsal altyapı programları içerisinde en büyük bütçe payına sahip olan Köy yolları sektöründe, yol yapımlarında ekonomiklik ve teknik açılardan en uygun metotların ve malzemenin belirlenmesi, bölge kaynaklarının öncelikli olarak değerlendirilmesi sektörde büyük miktarlarda ayrılan bütçelerin etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacağı beklenmektedir. Alt Ölçek Gelişmeleri İl Özel İdareleri nde bünyesinde gerekli malzeme ve etüt çalışmalarının gerçekleştirilebileceği laboratuar ve AR-GE Birimleri bulunmamaktadır. Tedbir 1.6.2: Bölgede köy yolları sektöründe tüm bölgeyi kapsayacak yol standart ve imalatlarını mekansal düzeyde ve alan özelliklerine göre net olarak belirleyen mastır plan ve programların uygulanması Mevcut Durum İl Özel İdareleri nin altyapı yatırım programları kurum tarafından oluşturulmakta bununla birlikte yatırım programı İl Genel Meclisleri tarafından onaylanmaktadır. KÖYDES programlarının altyapı teklifleri de ilçe kaymakamlıkları bünyesinde bulunan idari ve teknik açıdan zayıf durumda ki KHGB birimlerince yapılmaktadır. Yerelde olmakla birlikte yatırım programlarının hazırlanması öncesinde yeterli teknik analiz ve önceliklendirmenin yapılmadığı, saha çalışmalarında ilgili kurum yetkilileriyle yapılan görüşmelerde Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce il bazlı hazırlanan Köy Yolları Mastır Planlarının yatırım programları hazırlık ve uygulama süreçlerinde yeterli düzeyde dikkate alınmadığı ve geliştirilmediği görülmüştür. Üst Ölçekli Planlar 10. UKP Madde: 596. (Kamu yatırım projelerinin planlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi süreci güçlendirilecek, bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarının kapasiteleri geliştirilecektir.) Stratejik Önem Köy Yolları KÖYDES yatırım programları ve İl Özel İdareleri yatırım programlarında en yüksek oranda yatırım maliyetleri olan altyapı sektörüdür. Kamu kaynağının Köy yolları sektöründe etkin ve verimli kullanılması il sınırları içerisinde bulunan tüm köy yolları ağının nitelik ve nicelik açısından yol standardı bilgilerini içine alan ve planlama dahilinde çalışmaların yürütülmesini sağlayan mastır planlar yıllık yatırım programlarının objektif ve uygun maliyetli hazırlanmasını sağlarlar. 282

304 Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbir 1.6.3: İçme suyu kaynaklarının korunmasına, amacına uygun ve israf edilmeksizin kullanılmasına yönelik olarak köy ve mezralarda köy içi abonelik ve sayaç uygulamasına geçilmesinin sağlanması Mevcut Durum Köy ve Mezralarda konutlar tarafından tüketilen suyun miktarının belirlenmesi ve faturalandırılmasına yönelik sayaç uygulaması bulunmamaktadır Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP Madde III.B.2.b.İ (Kamu yatırımlarının etkili, verimli ve zamanında gerçekleştirilmesi, mevcut sermaye stokunun daha etkin kullanılması hedeflenecektir.)10. UKP Madde: 596. (Kamu yatırım projelerinin planlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi süreci güçlendirilecek, bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarının kapasiteleri geliştirilecektir.) Stratejik Önem İçme suyu şebekeleri tamamlanan köy ve mezralarda şebekeden yararlanan konutlarda sayaç bulunmaması, kullanılabilir içme suyu kaynaklarının tasarruflu kullanılmaması, sulama amaçlı kullanılması, tesisin işletmesinde sürekli olarak sorunlar yaşanmasına, içme suyu kaynaklarının kısa sürede yetersiz duruma düşmesi nedeniyle ilave yatırımlara sebebiyet vermekte, bölgedeki dağınık yerleşim deseni ve yerleşim birimi sayısının çokluğu dikkate alındığında kamu kaynakları açısından büyük mali külfetlere neden olmaktadır. Alt Ölçek Gelişmeleri KÖYDES genelgeleriyle köy ve mezralarda sayaç kullanımına geçilmesi İl Özel İdareleri ve İlçe KHGB lerine bildirilmekle birlikte bu alanda henüz uygulamanın Köy Muhtarlıklarınca başlatılmadığı görülmektedir Tedbir 1.6.4: Bölge genelinde düşük düzeyde uygulaması görülen atık su ve kanalizasyon tesislerinin bölge genelinde yaygınlaşması amacıyla yerel bütçe imkânlarının arttırılmasına yönelik ilgili kurumlar düzeyinde çalışma yürütülmesi Mevcut Durum Atık su ve Kanalizasyon sektöründe, TRC3 Bölgesi nde Mardin ve Siirt ülke ortalaması olan %21 e yakın değerlere sahipken Batman %15 ve Şırnak %8 ile oldukça düşük tesisleşme oranlarına sahiptirler. Atık su ve kanalizasyon sektörü 2005 yılından itibaren uygulanan KÖYDES Programına 2011 yılında dâhil edilmesi nedeniyle en düşük oranda yatırım gerçekleştirilen sektör olmuştur. Üst Ölçekli Planlar 10.UKP Madde (Kırsal kalkınma politikasının temel hedefi, kırsal toplumun iş ve yaşam koşullarının bulunduğu yörede iyileştirilmesidir. Kırsal politikanın genel çerçevesini ise; kırsal 283

305 ekonominin ve istihdamın güçlendirilmesi, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve yoksulluğun azaltılması, sosyal ve fiziki altyapının iyileştirilmesi ile çevre ve doğal kaynakların korunması oluşturacaktır.) Stratejik Önem Bölge genelinde özellikle düzlüklerde yer alan Kızıltepe, Nusaybin, Cizre, Silopi, Kurtalan, Beşiri gibi ilçe sınırları içinde bulunan köy ve mezralarda su tüketimi ile paralel olarak atık suların tahliye edileceği atık sı ve kanalizasyon tesislerinin bulunmayışı önemli sağlık sorunlarını ve risklerini beraberinde ortaya çıkarmaktadır. Alt Ölçek Gelişmeleri 2011 Yılında KÖYDES programına dâhil edilen atık su ve kanalizasyon sektöründe yatırımlar İl Özel İdareleri tarafından gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte en düşük oranda yatırım gerçekleşen sektöre ilişkin İl Özel İdaresi yetkilileri bütçe kısıtını gerekçe göstermektedirler. Tedbir 1.6.5: İçme suyu ve kanalizasyon tesisleri tamamlanan yerleşim birimlerinde köy içi yol ve peyzaj çalışmalarının tamamlanması Mevcut Durum Köy içi yol yapım oranları sırasıyla Mardin de %10, Batman da %2, Siirt te, %6 ve Şırnak İli nde %5 oranındadır. KÖYDES kararlarında, köy yolları sektöründe 2012 yılına kadar uygulamada birinci sınıf köy yollarına yapımına öncelik verilmiştir. Atık su ve kanalizasyon sektöründeki tesisleşme oranının bölge genelinde %15 olması altyapısı tamamlanmayan yerleşim birimlerinde İl Özel İdareleri yatırım olanaklarıyla köy içi yollarının da yapımını engellemektedir. Üst Ölçekli Planlar 10. KP Madde 1017, Kırsal kalkınma politikasının temel hedefi, kırsal toplumun iş ve yaşam koşullarının bulunduğu yörede iyileştirilmesidir. Kırsal politikanın genel çerçevesini ise; kırsal ekonominin ve istihdamın güçlendirilmesi, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve yoksulluğun azaltılması, sosyal ve fiziki altyapının iyileştirilmesi ile çevre ve doğal kaynakların korunması oluşturacaktır. Stratejik Önem Kırsal altyapı yatırımlarının birbirini izleyen ve entegre yapıda olduğu değerlendirildiğinde köy içi yol ve peyzaj çalışmalarının, yapımı gerçekleşen diğer altyapı çalışmalarını tamamlayıcı nitelikte olan ve yerleşim birimleri içerisinde diğer yatırımların inşaatları sürecinde meydana gelen tahribat ve çevresel zararlarında ortadan sürekli olarak kaldırılmasının sağlanması ve yerleşim birimi içinde ulaşımı kolaylaştırması etkileriyle yaşam kalitesini doğrudan etkilemektir. 284

306 Alt Ölçek Gelişmeleri KÖYDES yatırım programları çerçevesinde, köy içi ulaşım ve çevre düzenlemelerini içeren projeler İlçe KHGB leri tarafından tüm altyapısı tamamlanan az sayıda köy ve mezralarda dahi bütçe kısıtları nedenleriyle kısmen uygulanabilmektedir. TRC3 Bölgesi genelinde köy ve mezra içi yaşam alanlarında plansız imar yapısı, köy içi ulaşımının ve yol geometrilerinin düzensizliği çevre ve görüntü kirliliği ile sağlık sorunlarını arttırmakta ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Tedbir 1.6.6: Bölgede önceki yıllarda yapılan açık sistem küçük ölçekli sulama tesislerinin kapalı sistem basınçlı sulama sistemlerine dönüştürülmesi Mevcut Durum TRC3 Bölgesi genelinde yer üstü açık sistemlerle tarımsal sulama yapılmaktadır. Son yıllarda Siirt ve Şırnak İllerinde kapalı sistem sulama tesisleri projelendirilerek yapımına başlanmıştır. Bölgedeki yer altı basınçlı sulama sistemlerinin oranı %4 tür. Üst Ölçekli Planlar 9. UKP Madde 676, (Sulama altyapısının işletme ve yönetiminin katılımcı mekanizmalarla gerçekleştirilmesi sağlanacak, toprak ve su kaynaklarının etkin ve sürdürülebilir kullanımı için üreticilere yönelik programlar uygulamaya konulacaktır.) Stratejik Önem TRC3 Bölgesi bölge içinde ve illerin kendi sınırları içerisinde farklı coğrafya, topoğrafya ve iklimsel özelliklere sahiptir. Bölgede GAP Eylem Planı çerçevesinde yapımları süren büyük ölçekli sulama kanalları bölgede düzlüklerde kalan tarım arazilerini sulama amaçlı projelendirilmiştir. Bununla birlikte bölgenin dağlık ve engebeli alanlarında yaygın ve genişleyen bir tarım sektörü haline gelen meyve ve sebze bahçeciliğinin küçük ölçekli sulama sistemleriyle desteklenmesi TRC3 Bölgesi içinde sosyal ve ekonomik açıdan daha az gelişmiş olan kırsal alanların diğer bölgelerle birlikte entegre olması ve kalkınması açısından büyük önem taşımaktadır. Alt Ölçek Gelişmeleri DİKA 2013 yılı içinde Siirt ve Şırnak İllerinde uygulanmak üzere toplu basınçlı su sistemlerinin projelendirilmesini teşvik eden Üç Milyon liralık Mali Destek Programı hazırlamıştır. Tedbir 1.6.7: Kırsal alanda temel altyapı hizmetlerinin bölge ve il sınırları içerisinde organize ve sistemli olarak gerçekleştirilmesini engelleyen dağınık, düzensiz ve küçük yerleşimlerden oluşan mekânsal yapının, merkezi kırsal yerleşim modelleri ve bölgede köy ve mezraların yerleşim birimi olarak tanımlanması ve tesciline yönelik uygulanabilir kriterler oluşturulması Mevcut Durum TRC3 Bölgesi nde kırsal yerleşimlerin rasyonel olarak planlandığı bir çalışma söz konusu değildir. Bölge illerinde ki mezra sayısının çokluğu bu durumun en önemli göstergesi olarak 285

307 değerlendirilebilir. TRC3 Bölgesi'nde nüfusu 500'den küçük nüfus bulunduran köy adedinin toplam köy adedine oranı Mardin ve Siirt İllerinde %42, Batman'da %40 ve Şırnak'ta 35'tir. Mezralardaki nüfusların daha da düşük olduğu dikkate alındığında bölge genelinde küçük nüfuslu ve çok sayıda yerleşim biriminden meydana gelen bir dağılım olduğu anlaşılmaktadır. TRC3 Bölgesi nde çoğunlukla il ve ilçe merkezlerine yakın olan yerleşim birimlerinin nüfuslarını koruyabildiği görülmektedir. Üst Ölçekli Planlar 9. UKP Madde 680 (Kırsal kesimde merkezi yerleşim birimleri öncelikli olmak üzere, temel altyapı ihtiyaçları karşılanacaktır. Ekonomik ve sosyal gelişmeye yönelik proje ve destekler ile eğitim ve sağlık hizmetlerinin sunumunda bu merkezi birimlere öncelik verilecektir), Madde: 292. (2005 ve 2006 yıllarında köy altyapılarının iyileştirilmesi amacıyla il özel idareleri ile mahalli idare birliklerine doğrudan kaynak tahsis edilmiş ve Köylerin Altyapısını Destekleme Projesi (KÖYDES) uygulamaya konulmuştur. Ancak, kırsal yerleşim birimlerinin parçalı ve dağınık bir yapıya sahip olmaları, fiziki ve sosyal alt yapı hizmetlerinin etkin ve yaygın bir şekilde sağlanmasını sınırlandırmaktadır.) ( ) OVP Madde IV.D.4.V (Köy Kanunu yenilenecek ve kırsal alanda yerleşme ve yapılaşmaya ilişkin diğer mevzuat çalışmaları da tamamlanarak uygulama projeleri hayata geçirilecektir) Stratejik Önem TRC3 Bölgesinde Kırsal yerleşimlerin nüfus küçük ve düzensiz olarak oluşumu fiziki, sosyal ve ekonomik açıdan gelişmelerini olumsuz etkilemektedir. Mevcut kırsal yerleşme deseni, nüfus büyüklükleri ve göç eğilimleri dikkate alınarak son dönem mevzuat hükümleri ışığında kırsal merkezi yerleşim yerlerinin önceliklendirilmesi ve ekonomik ve sosyal açıdan nüfusunu koruyabilen yerleşim birimlerinin güçlendirilmesi TRC3 Bölgesi açısından önem arz etmektedir. Alt Ölçek Gelişmeleri TRC3 Bölgesi nde köy yolları ve atık su ve kanalizasyon sektörlerinde alt yapı hizmetinin sunulmasında büyük nüfuslu yerleşim birimlerine öncelik verilmekle birlikte bu çalışmaların il ve ilçe düzeyinde ve sistemli olarak gerçekleştirilmesinin daha başarılı sonuçlar ortaya koyacağı değerlendirilmektedir. Mevcut Durum TRC3 Bölgesi nde kırsal yerleşimlerin rasyonel olarak planlandığı bir çalışma söz konusu değildir. Bölge illerinde ki mezra sayısının çokluğu bu durumun en önemli göstergesi olarak değerlendirilebilir. TRC3 Bölgesi'nde nüfusu 500'den küçük nüfus bulunduran köy adedinin toplam köy adedine oranı Mardin ve Siirt İllerinde %42, Batman'da %40 ve Şırnak'ta 35'tir. Mezralardaki nüfusların daha da düşük olduğu dikkate alındığında bölge genelinde küçük nüfuslu ve çok sayıda yerleşim biriminden meydana gelen bir dağılım olduğu anlaşılmaktadır. TRC3 Bölgesi nde çoğunlukla il ve ilçe merkezlerine yakın olan yerleşim birimlerinin nüfuslarını koruyabildiği görülmektedir. 286

308 Üst Ölçekli Planlar 9. UKP Madde 680 (Kırsal kesimde merkezi yerleşim birimleri öncelikli olmak üzere, temel altyapı ihtiyaçları karşılanacaktır. Ekonomik ve sosyal gelişmeye yönelik proje ve destekler ile eğitim ve sağlık hizmetlerinin sunumunda bu merkezi birimlere öncelik verilecektir), Madde: 292. (2005 ve 2006 yıllarında köy altyapılarının iyileştirilmesi amacıyla il özel idareleri ile mahalli idare birliklerine doğrudan kaynak tahsis edilmiş ve Köylerin Altyapısını Destekleme Projesi (KÖYDES) uygulamaya konulmuştur. Ancak, kırsal yerleşim birimlerinin parçalı ve dağınık bir yapıya sahip olmaları, fiziki ve sosyal alt yapı hizmetlerinin etkin ve yaygın bir şekilde sağlanmasını sınırlandırmaktadır.) ( ) OVP Madde IV.D.4.V (Köy Kanunu yenilenecek ve kırsal alanda yerleşme ve yapılaşmaya ilişkin diğer mevzuat çalışmaları da tamamlanarak uygulama projeleri hayata geçirilecektir) Stratejik Önem TRC3 Bölgesinde Kırsal yerleşimlerin nüfus küçük ve düzensiz olarak oluşumu fiziki, sosyal ve ekonomik açıdan gelişmelerini olumsuz etkilemektedir. Mevcut kırsal yerleşme deseni, nüfus büyüklükleri ve göç eğilimleri dikkate alınarak son dönem mevzuat hükümleri ışığında kırsal merkezi yerleşim yerlerinin önceliklendirilmesi ve ekonomik ve sosyal açıdan nüfusunu koruyabilen yerleşim birimlerinin güçlendirilmesi TRC3 Bölgesi açısından önem arz etmektedir. Alt Ölçek Gelişmeleri TRC3 Bölgesi nde köy yolları ve atık su ve kanalizasyon sektörlerinde alt yapı hizmetinin sunulmasında büyük nüfuslu yerleşim birimlerine öncelik verilmekle birlikte bu çalışmaların il ve ilçe düzeyinde ve sistemli olarak gerçekleştirilmesinin daha başarılı sonuçlar ortaya koyacağı değerlendirilmektedir. Öncelik 1.7: Girişimcilik Kültürünün Geliştirilerek İstihdamın Artırılması Sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın teşvik edilmesini sağlamakla beraber ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması, başarılı ve sürdürülebilir işletmelerin kurulması, istihdamın artırılması, yerel dinamiklere dayalı girişimciliğin desteklenmesidir. Tedbir 1.7.1: Ortaöğretim seviyesinden itibaren müfredata girişimcilik derslerinin eklenmesi Mevcut Durum TRC3 Bölgesinde girişimcilik kültürü gelişmemiştir. Ülkemizin batısında iş bulma kolaylığı, batının doğuya göre daha yaşanılabilir olması, özellikle gençlerin kendini özgür bir şekilde ifade etme isteğinin bu yönelimi desteklemesi, yoğun kalabalık kentlerin daha çok fırsatlar barındırması gibi birçok nedenler bu kültürel zayıflığın oluşmasında etken olarak görülebilir. Bunun yanı sıra özellikle Bölgede girişimcilik denince devletin hibe desteğini anlaşılması ve devlet desteğinin de bir fırsatın değerlendirilmesinden ziyade manipülasyon aracı olarak görülmesi bu konuda mesafe alınmasını zorlaştırmaktadır. 287

309 Bölgede bir eksiklik olarak görülebilecek diğer bir engel de ortaklık anlayışının yerleşik olmamasıdır. Özellikle bir girişimin gerçekleştirilebilmesi için bireysel ekonomik yeterliliğin olmadığı durumlarda ortaklığın bir sinerji aracı olarak değerlendirilebilmesi, sıfırdan komple yatırımlarda ortaklığa dayalı işbirliği teknik-ekonomik sinerjinin temel toplumsal aracı iken bu yerleşik anlayıştan ötürü mümkün olamamaktadır. Üst Ölçekli Planlar Girişimcilik kültürü; eğitimin her kademesinde girişimciliğe yönelik örgün ve yaygın eğitim programları, girişimcilik eğitimlerinin niteliğinin artırılması, girişimci rol modellerinin tanıtılması ve ödüllendirilmesine yönelik uygulamalar yoluyla geliştirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 690) Stratejik Önem Girişimcilik kavramının toplum tarafından bilinirliğinin tam olarak anlaşılması ve bu kavramın yaşamın bir parçası haline gelmesi için, girişimciliğin örgün eğitimdeki yerini alması gerekmektedir. Bu sayede gençler girişimciliği hayatlarında ekstra bir kavram olarak görmeyip, normal eğitim süreçlerinde bu kavramı yaşayarak öğrenmelidir. Girişimciliği bilinçli olarak öğrenmiş ve bu kavramı hayatının bir parçası haline getirmiş eğitimli bir toplumda başarının yakalaması daha hızlı ve daha köklü olacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için bölgedeki eğitim kurumlarının gerekli mevzuat değişiklikleri yaparak; i) kurumsal kapasitelerini geliştirecek ii) Gerekli altyapı çalışmaları tamamlayacak iii) deneyimli eğitmenler eşliğinde hizmet vermeye hazır olacak şekilde yapılanması gerekmektedir. Ayrıca derslerin teorik olarak kalmaması için üniversite sanayi işbirliği çerçevesinde uygulamalı staj olanaklarının da geliştirilmesi gerekmektedir. Tedbir 1.7.2: Girişimcilik Koordinasyon kurulu ve bu kurula bağlı inkübatör merkezlerinin kurulması. Mevcut Durum TRC3 bölgesinde girişimcilik sadece KOSGEB tarafından verilen uygulamalı girişimcilik eğitimleri ile kazanılan girişimcilik belgeleri ile yapılmaktadır. Fakat bu eğitimlerde hem uygulama zamanlarının yetersizliği hem de eğitimcilerin yeterli donanıma sahip olmaması verilen belgelerin sadece teorik bilgiden ibaret kalmasına neden olmaktadır. Bölgede girişimcilerin koordinasyonundan sorumlu olan ve bu girişimcilere uygulamalı eğitim verebilecek profesyonel inkübator merkezleri bulunmamaktadır. Destek mekanizmalardan yoksun, kendi becerileri ile girişimde bulunan genç girişimciler büyük tehlikelerle karşı karşıya kalmaktadır. Üst Ölçekli Planlar Girişimcilik ekosisteminde hizmet ve destek sağlayan tüm kurum ve kuruluşların kurumsal kapasiteleri ve işbirliği düzeyleri artırılacaktır. Kamu tüzel kişiliğine sahip meslek kuruluşları, 288

310 ekonomiye katkılarını artırmak ve girişimciliği desteklemek üzere yeniden yapılandırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 691) Kuluçka, iş geliştirme merkezleri ve hızlandırıcıların nicelik ve nitelikleri artırılarak etkin bir şekilde hizmet vermeleri sağlanacaktır. Bu kapsamda kamu, STK'lar ve özel sektör işbirliğiyle destek modelleri geliştirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 692) AR-GE ve yenilikçilik temelinde İŞGEM, iş kuluçka merkezleri ve iş melekleri benzeri yapılanmaların yaygınlaştırılması sağlanacak, üniversite ve sanayi (OSB, KSS) işbirliği ile yenilikçi sektörel uzmanlaşma esasına dayalı araştırma ve yenilikçilik merkezleri oluşturulacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 368) Bölgesel potansiyeli ve yerel işgücü piyasası özelliklerini dikkate alan ve yerel düzeyde ekonomik dönüşümü destekleyen girişimcilik modelleri oluşturulacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 512) Stratejik Önem TRC3 bölgesinde yapılan girişimcilik faaliyetlerin denetimi ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için girişimcilik koordinasyon kurulunun kurulması ve bu kurula bağlı genç girişimcilerin teorik bilgilerinin pratik uygulamalar vasıtası ile etkisinin gerçek hayata atılmadan önce görebileceği inkübator merkezlerinin kurulması, girişimciliğin profesyonel olarak yürütülmesi adına gelecek vaat edecektir. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için gerekli mevzuatsal işlemlerin yapılmasının yanında oluşacak kurulun belirlenmesi ve bu kurula bağlı inkübator merkezinin organizasyon yapısının belirlenmesi, inkübator merkezinin yeri ve işlevlerinin detaylandırılması gerekmektedir. Tedbir 1.7.3: Mesleki eğitim kurumlarında uygulamalı girişimcilik eğitimlerinin verilmesi Mevcut Durum Türkiye geneli yeni girişimci desteğinden yararlanan işletme sayısının uygulamalı girişimcilik eğitimleri sonucunda katılım belgesi alan girişimci sayısına oranı ve girişim başına düşen ortalama tutar değerleri incelendiğinde, Manisa %21, Ordu %19, Balıkesir %17 başarı oranı ile Türkiye de girişimcilikte önde bulunan illerdir. TRC3 illerinden Siirt %12 başarı oranı ile 13 üncü sırada, Batman %4,4 ile 65 inci sırada, Şırnak %3,4 ile 74 üncü sırada ve Mardin %2,8 ile 76 ıncı sırada bulunmaktadır. Girişim başına düşen tutar incelendiğinde Bitlis tutar ile ilk sırada, Giresun ile ikinci sırada, Zonguldak ile üçüncü sırada bulunmaktadır. TRC3 illerinde durum ise, Mardin tutar ile 13 üncü sırada, Batman tutar ile 25 inci sırada, Siirt tutar ile 52 inci sırada, Şırnak tutar ile 77 inci sırada bulunmaktadır. Üst Ölçekli Planlar Girişimcilik kültürü; eğitimin her kademesinde girişimciliğe yönelik örgün ve yaygın eğitim programları, girişimcilik eğitimlerinin niteliğinin artırılması, girişimci rol modellerinin 289

311 tanıtılması ve ödüllendirilmesine yönelik uygulamalar yoluyla geliştirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 690) Girişimcilik ekosisteminde hizmet ve destek sağlayan tüm kurum ve kuruluşların kurumsal kapasiteleri ve işbirliği düzeyleri artırılacaktır. Kamu tüzel kişiliğine sahip meslek kuruluşları, ekonomiye katkılarını artırmak ve girişimciliği desteklemek üzere yeniden yapılandırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 691) Bölgesel potansiyeli ve yerel işgücü piyasası özelliklerini dikkate alan ve yerel düzeyde ekonomik dönüşümü destekleyen girişimcilik modelleri oluşturulacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 512) Girişimcilerin birbirleri arasında ortaklık kurmaları desteklenecek, beraber iş yapma ve faaliyet yürütmeleri teşvik edilecektir.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 369) Stratejik Önem Girişimcilik eğitimlerinin yatırıma dönüşmesi ve bu yatırımdan beklenen verimin alınması için bu eğitimlerin mesleki eğitim kurumlarında uygulamalı olarak girişimciler tarafından alınması gerekmektedir. Uygulamalı olarak alınan bu eğitimler ile hem girişimcilerin bilinç düzeyi geliştirilecek hem de pratik uygulamaların gerçek hayattaki yeri anlaşılmış olacaktır. Eğitimlerde teorik bilgi kadar uygulamalara da yer verilmesi ile girişimcilik kavramı da pratik olarak anlaşılmış olacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayat geçmesi için mesleki eğitim veren kurumların hem kurumsal kapasitelerini geliştirmesi hem de girişimciliğe yönelik deneyimli eğitmenler ile çalışması gerekecektir. Yapılacak çalışmalarda uygulamaya ağırlık verilerek girişimcilerin iş hayatlarında karşılaşabileceği olası zorlukların bu uygulamalarda ortaya konması sağlanacaktır. Tedbir 1.7.4: Yeni genç girişimcilerin desteklenmesi ve olası yerel baskıların engellenmesi için tedbirlerin alınması Mevcut Durum TRC3 bölgesinde girişimcilik ve üretim belirli aileler tarafından yapılmaktadır. Bu aileler bölgede baskın olup aile bağlarına göre hem ilişkilerini yürütmekte hem de ticaret yapmaktadır. Zamanla edindikleri sermaye ve çevre ilişkileri ile bölgede tekel duruma geldiklerinden yeni girişimcilerin oluşmasını engellemektedir. Bu çevrelerin dışında iş fikri olup sermaye problemi yaşayan genç girişimciler, bu piyasaya girmekten çekinmektedir. Üst Ölçekli Planlar Girişimcilik ekosisteminde hizmet ve destek sağlayan tüm kurum ve kuruluşların kurumsal kapasiteleri ve işbirliği düzeyleri artırılacaktır. Kamu tüzel kişiliğine sahip meslek kuruluşları, ekonomiye katkılarını artırmak ve girişimciliği desteklemek üzere yeniden yapılandırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 691) 290

312 Girişimcilik ve KOBİ desteklerinin sağlanmasında yenilik, verimlilik ve istihdam artışı, büyüme, ortak iş yapma gibi ölçütlerin yanı sıra kadın, genç girişimcilik ve sosyal girişimciliğe de öncelik verilecektir. Uygulamada izleme ve değerlendirme süreçleri iyileştirilecek, etki analizlerinden yararlanılarak desteklerin ekonomiye katkısı ölçülecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 693) Girişim sermayesi, bireysel katılım sermayesi, kredi garanti fonu, mikro kredi uygulamaları ve sermaye piyasası imkânları geliştirilerek, yeni girişim ve KOBİ'lerin finansmana erişimi kolaylaştırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 694) Girişimcilerin; banka kredilerine erişiminin kolaylaştırılmasında önemli bir araç olan kredi garanti fonlarının kullanılması yaygınlaştırılacak. Özelikle başlangıç ve büyüme aşamasında ve yüksek katma değer üreten sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerin desteklenmesi amacıyla Bölgesel Girişim Sermayesi uygulaması başlatılacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 367) Stratejik Önem TRC3 bölgesinin girişimcilik faaliyetlerinin çeşitlenmesi ve bütün tabana yayılması bakımından yeni genç girişimcilerin desteklenmesi, bölge yatırımcı profilinin dinamik, yenilikçi, teknolojik gelişmelere duyarlı ve innovatif düşüncelere sahip bir yapıya dönüştüğünü ve bu yapının bölgenin hem ekonomik yapısının gelişmesine hem de gelecek vizyonu açısından olumlu olacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için bölgedeki girişimcilik ile ilgili bütün kurumların girişimcilik için nitelikli bir şekilde eğitimden geçip, girişimciliğin gelişmesi için gerekli tüm altyapısını ve kurumsal kapasitesini buna göre tamamlaması gerekmektedir. Benzer şekilde girişimcilik faaliyetlerinin destek mekanizmaların da gözden geçirilerek, gereksiz bürokratik işlemlerden arındırılıp, girişimcilerin finansal olarak daha rahat erişimde bulunabildiği, bilgi ve birikimlerden istifade edebileceği bir ortam oluşturulmalıdır. Doğabilecek olası bölgesel baskıların önüne geçmek için genç girişimcilerin faaliyetlerinin belirli bir dönem için gözetim altında tutularak, genç girişimcilerin cesaretlenmesini sağlamak gerekmektedir. Öncelik 1.8: Bölgedeki Kültürel Yaşamın Geliştirilmesi ve Sporun Yaygınlaştırılması Tedbir 1.8.1: Bölgedeki sosyo-kültürel altyapının iyileştirilmesi ve faaliyetlerin artırılması Mevcut Durum TRC3 Bölgesi kentlerinde, güvenlik ve diğer sebeplerden dolayı kırsal alandan kent merkezlerine doğru yaşanan göç nedeni ile oluşan rant baskısı ve imar planlama çalışmalarının geriden gelmesi ve kentsel arsa sunumunun yapılamamış olması, ülkesel/kentsel konut politikalarının bulunmaması, ülke genelinde izlenen mali politikalar ile sermayenin minimum risk ile yüksek rant sağlayan kentsel arsa ve konut piyasasına spekülatif amaçlarla yönelmesi, 291

313 kentlerin plansız, önemli ölçüde de kaçak yapılaşma ile gelişmesine neden olmuştur. Bölgedeki il ve ilçe merkezlerindeki yapılaşmanın büyük bir bölümünün ruhsatsız olduğu; ruhsatı olsa dahi imar planlarına uygun olmadığı herkes tarafından bilinen bir gerçekliktir. Bu plansız gelişme döneminde konut gereksinimi bir taraftan kent çeperlerinde kaçak yapılaşma ile bir taraftan da, kent içinde kat artırımları ile çözülmeye çalışılmıştır. Bu süreçte aşırı rant baskısı ile kent içindeki yoğunluklar artmış, kültürel ve sosyal altyapıdan yoksun yüksek yoğunluklu kentsel alanlar oluşmuştur. Bölge kentlerinde sosyal ve kültürel donatı için İmar Kanununda belirtilen dengeli bir gelişme imkânı olmamıştır. Bu gelişmeler ile kentsel kalite olumsuz etkilenmiş bir durumdadır. TRC3 Bölgesi nde halkın ve bölgeye gelen diğer insanların serbest zamanlarını sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerle değerlendirmelerini sağlayacak sinema, tiyatro gibi mekânların sayısı GAP Bölgesi ve Türkiye geneli ile karşılaştırıldığı zaman yetersiz görünmektedir. Bölgede toplam 23 adet kütüphane bulunmaktadır. Bu kütüphanelerin 8 i Mardin de, 6 sı Batman da, 5 i Siirt te, 4 ü Şırnak ta bulunmaktadır. Bölge illerinin nüfusları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede bin kişi başına düşen yararlanma sayısı açısından 252 olan Türkiye ortalamasının üzerinde 293 ortalama ile yer almaktadır. İlk sırayı 517 ile Siirt, ikinci sırayı 305 ile Mardin, üçüncü sırayı ise 221 ile Batman ve dördüncü sırayı ise 205 ile Şırnak almaktadır. Bin kişi başına düşen yararlanma sayısı açısından, Batman ve Şırnak illeri Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Bölgede tiyatro salonu sayısı toplam 6 dır. Tiyatrolar Mardin, Batman ve Siirt te 2 şer adet bulunmaktadır. Mardin ilinde bulunan tiyatrolardan iki tanesi de Ondokuzmayıs Üniversitesi ne bağlı olarak faaliyet göstermektedir. Tiyatroların bulunduğu illerde Mardin de kişi, Batman da kişi, Siirt te ise kişi bu salonlardan faydalanmıştır. Mardin ilinde 4, Batman ilinde 6 ve Siirt İlinde de 1 adet sinema salonu bulunmaktadır. Mardin ilinde seyirci, Batman ilinde , Siirt ilinde ise seyirci bu salonlardan faydalanmıştır. Bölgede Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü ne bağlı olarak çalışan toplam 2 müze mevcuttur. Mardin ilinde 1 adet İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ne bağlı müze bulunmaktadır. Batman da ise Hasankeyf ören yeri de yine diğer bir bölgedeki İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ne bağlı çalışan ören yeridir. Üst Ölçekli Planlar Kentsel kültürel ve sosyal altyapının geliştirilmesi ulusal ölçekteki plan ve programlarda da önemsenmektedir. OKP nin Kültür ve Sanat Bölümü nün 295 inci maddesinde, Kültürümüzün özgün yapısını ve zenginliğini kaybetmeden gelişime açık olması ve evrensel kültür birikimine katkıda bulunması, kültürel ve sanatsal faaliyetlere katılımın bir yaşam alışkanlığı olarak gelişmesi sağlanacaktır. ifadesi yer almaktadır. 292

314 OKP nin Kültür ve Sanat Bölümü nün 299 uncu maddesinde, Görsel, işitsel ve sahne sanatları başta olmak üzere kültürel ve sanatsal faaliyetlerin gelişiminde ve sunumunda mahalli idarelerin, özel ve sivil girişimlerin rolü artırılacaktır. ifadesi yer almaktadır. OKP nin Kültür ve Sanat Bölümü nde 305 inci maddesinde, Tarihi kent bölgelerinin bir bütün olarak korunması, kültür ve sanat hayatının merkezi haline gelmesi sağlanacaktır TRC3 Bölge Planı Stratejik Çerçevesinde Sürdürülebilir Çevre ve Mekansal Yerleşim Stratejik Ekseninde yer alan Ortak Kullanıma Yönelik Sosyal Altyapı Eksikliklerinin Giderilmesi ve Sosyal Donatıların Çoğaltılması önceliği ile paralellik arz eden sorun olarak belirtilen geri kalmış bölgelerdeki kentsel ve kırsal alanlarda fiziki ve sosyal altyapı yetersizliğine yönelik yeni yatırımların gerçekleşmesi ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi açısından önem taşıyan fiziki ve sosyal altyapı yatırımlarının desteklenmesi öngörülmektedir. Kentlerde sosyo-kültürel faaliyetlerin geliştirilmesi ulusal ölçekteki plan ve programlarda da önemsenmektedir. OKP nin Kültür ve Sanat Bölümü nün 294 üncü maddesinde, Kültürel zenginlik ve çeşitliliğin korunup geliştirilerek gelecek nesillere aktarılması, kültür ve sanat faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ile milli kültür ve ortak değerler etrafında toplumsal bütünlüğün ve dayanışmanın güçlendirilmesi temel amaçtır. OKP nin Kültür ve Sanat Bölümü nün 295 inci maddesinde, Kültürümüzün özgün yapısını ve zenginliğini kaybetmeden gelişime açık olması ve evrensel kültür birikimine katkıda bulunması, kültürel ve sanatsal faaliyetlere katılımın bir yaşam alışkanlığı olarak gelişmesi sağlanacaktır. OKP nin Kültür ve Sanat Bölümü nün 299 uncu maddesinde, Görsel, işitsel ve sahne sanatları başta olmak üzere kültürel ve sanatsal faaliyetlerin gelişiminde ve sunumunda mahalli idarelerin, özel ve sivil girişimlerin rolü artırılacaktır TRC3 Bölge Planı Stratejik Çerçevesinde Sürdürülebilir Çevre ve Mekansal Yerleşim Stratejik Ekseninde yer alan Ortak Kullanıma Yönelik Sosyal Altyapı Eksikliklerinin Giderilmesi ve Sosyal Donatıların Çoğaltılması önceliği ile paralellik arz eden sorun olarak belirtilen geri kalmış bölgelerdeki kentsel ve kırsal alanlarda fiziki ve sosyal altyapı yetersizliğine yönelik yeni yatırımların gerçekleşmesi ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi açısından önem taşıyan fiziki ve sosyal altyapı yatırımlarının desteklenmesi öngörülmektedir. Onuncu Kalkınma Planı nda kültür ve sanat bölümünde serbest zaman faaliyetlerine tam olarak değinilmemekle birlikte, genel olarak faaliyetlerin iyileştirilmesini ve gelişimini sağlayacak tedbirler ve genel olarak kültürün korunması ve geliştirilmesi ve özellikle çözüm süreci sonrasında bölgede daha da önem kazanan milli kültür ve ortak değerler etrafında toplumsal bütünlüğün ve dayanışmanın güçlendirilmesi konusu üzerinde durulacağı belirtilmektedir. 293

315 Stratejik Önem Bölge kentlerinin eğitimli işgücü ve girişimcilerce tercih edilmesi için bölge kentlerinde yetersiz olan kentsel sosyo-kültürel altyapının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu tedbir ile kentlerde kaliteli yaşam alanları oluşturulması için kentlerin sosyo-kültürel altyapısının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Kentsel mekânın ve sosyal yaşamın birbirini şekillendirmesi gerçeğinden yola çıkarsak; mekan sosyal ilişkileri ve sosyal ilişkiler ise mekanı şekillendirir. Bölgemizdeki kentsel mekanların oluşturduğu yaşam kalitesi, o şehirde yaşamakta olan kişilere sunduğu fiziki ve ekonomik olanaklar kadar, sosyo-kültürel yaşamı zenginleştirecek ve çeşitlendirecek kültürel, sanatsal ve hobi faaliyetlerine yönelik programlarla da belirlenmektedir. Bilgi toplumu olmaya doğru hazırlanmakta olan diğer kentlerde yaşayanlarla yarışabilmek, kentlerde yerleşerek bölgenin ve kentin gelişmesine katkıda bulunabilecek uzmanların ve teknisyenlerin beğenilerine yönelik kentsel çeşitlenmeyi sunabilmek, bölge açısından yaşamsal bir önem taşımaktadır. Nüfusunu ve özellikle kentsel nüfusun en seçkin ve eğitimli kesimlerinin bir bölümünü göçle kaybetmekte olan bölge kentlerinin, bu durumu tersine çevirmeyi başarması gerekmektedir. Kentler, mimari tarihini koruyabildiği ve kentsel yaşamın bir parçası haline getirebildiği oranda özgün ve nitelikli mekânsal özellikler sergileyecektir. Ayrıca, kentteki kültürel etkinlikler, müzik, resim, tiyatro, dans, sinema, folklor vb gibi kentsel yaşamı canlı ve ilginç hale getiren çalışmalar ve bunların sergilenmesi, kentsel yaşam kalitesi bakımından önemli göstergelerdir. Ayrıca, kentteki müzeler, kütüphaneler ve bunların kullanıcılarının sayısı, bu kullanımlardan elde edilen bilgilerin ve değerlerin diğer sanatsal ve sosyoekonomik etkinliklere yansıyışı, bölge kentsel yaşam kalitesinin üstün nitelikleri olarak, çekicilik sağlayacaktır. Özellikle genç yaş kuşaklarının ve üniversite öğrencilerinin kentsel yaşamın gelişmesine yaptığı katkılarla ilgili örnekler (Eskişehir, Denizli, Konya, Malatya vb) dikkate alınarak, bölge kentlerinde yeni kurulmuş olan üniversitelerin de bölgenin sosyo-kültürel yaşamının gelişmesine olumlu etkiler sağlanması kolaylaştırılmalıdır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbir, kentlerde sosyo-kültürel altyapının yetersiz olduğu belirlenen alanlarda dönüşüm projeleri ile ve çevre düzenlemesi ile çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetlerin yapılabileceği fiziksel mekanların oluşturulması ile sosyo-kültürel altyapının geliştirilmesi ve kentlerde sinema, tiyatro, kütüphanecilik, müzecilik, kongre kompleksi hizmetleri, kentsel kültürü tanıtmak, yeni spor tesislerinin yapılması ile gerçekleştirilebilecektir. Kentleşmeyle birlikte kentsel kültürün korunması ve geliştirilmesi, kentin toplumsal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerinin çoğalması ve canlanması, kaçınılmaz bir gerekliliktir. Kamusal açıdan kentin kültürel yaşamına en fazla katkıda bulunacak projeler, bölgenin dünya ile bilgi bağını güçlendirecek kütüphane hizmetlerinin modernleştirilerek yaygınlaştırılması ve müzelerin gündelik yaşamın bir uzantısı olacak kadar, kent yaşamının içine çekilebilmesinin sağlanmasıdır. 294

316 Alt Tedbirler Mardin Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle, bölgenin ve kentin dış dünya ile bütünleşmesi için, uluslararası toplantı ve kongrelerin düzenlenmesine elverişli bir kompleks geliştirilmesi Bölgedeki kentlerde konut alanları yakınında ve kırsal alanlarda ise yerleşim yerlerinin yoğunlaştığı merkezlerde ortak kullanıma yönelik; her yaşa ve farklı türlere uygun spor alanlarının yapılması, sporun gündelik yaşam faaliyetleri arasında yer almasının sağlanması Kentsel ölçekte ulaşım, çevresel koruma ve kültür programlarını dikkate alarak, gezi, dinlenme ve doğayla ilişkilenme sağlayacak rekreasyon, hizmet ve toplumsal kaynaşma alanlarının geliştirilmesi Bölgedeki illerde kurulan üniversitelerin de önderliğini yaptığı; her düzeyde araştırma çalışmalarını destekleyecek kütüphanecilik hizmetlerinin, elektronik kütüphane hizmetlerinin yaygınlaştırılması, her kentte bulunan üniversitelerin içerisinde yer alan en az bir tane güçlü araştırma kütüphanesinin kurulması Bölgedeki illerin tarihsel ve kültürel zenginliği dikkate alınacak olursa; öncelikle bu tarih ve kültürün yoğunlaştığı merkezlerde müzecilik anlayışının kent kimliğini, kentsel kültürü tanıtacak, araştırmacı dostu olacak şekilde geliştirilmesi için üniversitelerin de destekleri ile eğitim programı ve materyali gibi Kültür turizminin gelişmesine katkı sağlayacak araçların geliştirilmesi. Tedbir 1.8.2: Bölgedeki spor altyapısının iyileştirilmesi ve faaliyetlerin artırılması Mevcut Durum TRC3 bölgesinin spor altyapısı genel olarak değerlendirildiğinde, spor kulübü sayısı ve spor tesisi sayısı açısından oldukça yetersiz olduğu ve GAP Bölgesi ve Türkiye ortalamasının altında kaldığı görülmektedir. Mardin ilinin spor altyapısı anlamında bölgedeki diğer illere göre nazaran daha iyi durumda olduğu görülmekle birlikte; genel olarak bölgenin spor altyapısının yeterli düzeye ulaşması için altyapıyı oluşturan fiziki mekânlar, spor kulüp sayıları ve beşeri altyapıyı oluşturan personel sayısındaki artış oranının devamı sağlanmalıdır. TRC3 bölgesindeki spor faaliyetleri açısından göstergelere bakıldığında, Türkiye de yüz bin kişi başına düşen spor kulübü yaklaşık 15,5 iken, yüz bin kişi başına düşen spor tesis sayısı 3,5 dir. TRC3 Bölgesi bu göstergeler baz alındığında; Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Siirt in diğer bölge illerine göre daha iyi durumda olduğu görülmektedir. Mardin ve Batman, spor kulübü ve spor tesis sayıları bakımından birbirine yakın ortalamalara sahipken, Şırnak en alt sıralarda yer almaktadır. Ancak Türkiye nüfusu ortalamasına göre bölgenin genç nüfus oranı oldukça yüksek olup; TRC3 Bölgesi nde bu genç nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak, zamanlarını verimli harcayacak, kişisel gelişimlerini sağlayacak tesislerin fiziki yapıları oldukça yetersizdir. Mevcut tesislerin altyapıları ve fiziki koşulları iyileştirilmeli, yeni yapılacak tesislerin dünya ve ülke standartlarını yakalaması sağlanmalıdır. Üst Ölçekli Planlar Bölgede spor altyapısının geliştirilmesi konusu, ilgili ulusal ölçekteki plan ve programlarda da önemsenmektedir. 295

317 OKP nin Spor Bölümü nün 337 inci maddesinde, Sağlıklı ve hareketli bir yaşamın gereği olarak toplumda spor yapma kültürünün yerleştirilmesi, spor hizmetlerinin kalitesi ve çeşitliliği artırılarak sporun geniş kitlelere yaygınlaştırılması ve başarılı sporcular yetiştirilmesi temel amaçtır. OKP nin Spor Bölümü nün 338 inci maddesinde, Vatandaşların fiziksel hareketliliğini teşvik edecek programlar geliştirilecek, uygun rekreasyon alanları oluşturulacaktır. OKP nin Spor Bölümü nün 340 ıncı maddesinde, Spor tesislerinin yapımı ve işletiminde başta kamu-özel işbirliği modeli olmak üzere alternatif finansman ve işletme modelleri hayata geçirilecektir. OKP nin Spor Bölümü nün 341 inci maddesinde, Kamuya ait tüm spor tesislerinin bütün vatandaşların kullanımına açık olması sağlanacaktır. OKP nin Spor Bölümü nün 342 inci maddesinde, Başarılı sporcu yetiştirmek amacıyla elit sporcu seçme, yönlendirme ve normlandırma sistemleri geliştirilecek, gerekli fiziki ve beşeri altyapı imkânları oluşturulacak, Olimpik Sporcu Kamp Eğitim Merkezleri kurulacaktır. OKP nin Spor Bölümü nün 343 üncü maddesinde, Sporcu sağlığı merkezleri, hizmet kalitesi ve çeşitliliği artırılarak yaygınlaştırılacak, spor hekimi ihtiyacının giderilmesine yönelik tedbirler alınacaktır. Stratejik Belge niteliğinde olan Ulusal Gençlik ve Spor Politikası Belgesi ndeki Spor Politikalarının Temel Amaçları arasında aşağıdaki maddeler yer almaktadır: Sporun tüm toplum kesimlerinde gelişip yaygınlaşmasını sağlamak, Her yaştan bireyin istediği amatör spor branşında spor tesislerinin uygun olduğu zamanlarda spor yapmasına imkân sağlamak, Bölgenin mevcut spor tesisleri envanterinin çıkarılması ve nüfus projeksiyonlarına bağlı olarak gelecekteki bölgenin spor altyapısı ihtiyacını belirlemek ve planlı bir şekilde tesisleşmeyi sağlamak, Çocuk ve gençleri spor alanında eğitecek uzman ve nitelikli teknik elemanların yetiştirilmesini sağlamak, Engelli vatandaşlarımızın spora katılımına yönelik projeler geliştirmek, spor tesislerini engellilerin kullanımına uygun hale getirmek, engelli sporculara ve ailelerine destek olmak, Bölge de olimpiyat oyunları ve benzeri uluslararası sportif organizasyonların düzenlenmesi için tesisleşmeyi sağlamak, Olimpiyat oyunları ve benzeri uluslar arası sportif organizasyonlarda ülkemizi temsil edecek bölgeden sporcu yetiştirmek üzere spor merkezleri kurmak, Bölgede spor faaliyetlerinin geliştirilmesi konusu, ilgili ulusal ölçekteki plan ve programlarda da önemsenmektedir. OKP nin Spor Bölümü nün 337 inci maddesinde, Sağlıklı ve hareketli bir yaşamın gereği olarak 296

318 toplumda spor yapma kültürünün yerleştirilmesi, spor hizmetlerinin kalitesi ve çeşitliliği artırılarak sporun geniş kitlelere yaygınlaştırılması ve başarılı sporcular yetiştirilmesi temel amaçtır. OKP nin Spor Bölümü nün 338 inci maddesinde, Vatandaşların fiziksel hareketliliğini teşvik edecek programlar geliştirilecek, uygun rekreasyon alanları oluşturulacaktır. OKP nin Spor Bölümü nün 339 uncu maddesinde, Erken çocukluk eğitiminden başlamak üzere tüm eğitim kademelerinde spor eğitimi içerik ve uygulama olarak iyileştirilecektir. OKP nin Spor Bölümü nün 340 ıncı maddesinde, Spor tesislerinin yapımı ve işletiminde başta kamu-özel işbirliği modeli olmak üzere alternatif finansman ve işletme modelleri hayata geçirilecektir. OKP nin Spor Bölümü nün 341 inci maddesinde, Kamuya ait tüm spor tesislerinin bütün vatandaşların kullanımına açık olması sağlanacaktır. Stratejik Belge niteliğinde olan Ulusal Gençlik ve Spor Politikası Belgesi ndeki Spor Politikalarının Temel Amaçları arasında aşağıdaki maddeler yer almaktadır: Sporun tüm toplum kesimlerinde gelişip yaygınlaşmasını sağlamak, Her yaştan bireyin istediği amatör spor branşında spor tesislerinin uygun olduğu zamanlarda spor yapmasına imkân sağlamak, Amatör spor dallarına destek vermek, Spor alanında hizmet ve faaliyette bulunan kurum ve kuruluşların işbirliği ve koordinasyon halinde çalışmasını sağlamaktır. Stratejik Belge niteliğinde olan Ulusal Gençlik ve Spor Politikası Belgesi ndeki Spor Politikalarının Temel Amaçları arasında aşağıdaki maddeler yer almaktadır: Sporun tüm toplum kesimlerinde gelişip yaygınlaşmasını sağlamak, Her yaştan insanın spor aktivitelerine katılmalarını teşvik ederek, sağlıklı nesillerin yetişmesini sağlamak, Okul öncesinden başlayıp eğitim ve öğretimin tüm aşamalarında Milli Eğitim Bakanlığı ile koordinasyon ve işbirliği içerisinde beden eğitimi ve spor derslerinin yeni eğitim sistemine uygun olarak yeniden düzenlenmesini sağlamak, Yetenekli çocuk ve gençleri tespit ederek, bunları uluslar arası alanda başarılı elit sporcular olacak şekilde yetiştirmek ve desteklemek, Sporda şiddeti ve etik olmayan davranışları önlemek amacıyla gerekli önlemleri almak, Uluslararası organizasyonlara nitelikli ve daha fazla sayıda sporcu ile katılmak, Türkiye de olimpiyat oyunları, paralimpik oyunları ve diğer prestijli uluslararası sportif organizasyonların düzenlenmesini sağlamak, Amatör spor dallarına destek vermek, 297

319 Stratejik Önem Diğer bölgelere göre çok yüksek oranda bulunan genç nüfusun toplumsal yapının içerisinde kendi hak ettiği yeri bulabilmesi, sağlıklı ve etkin bireyler olarak topluma katılımı ve sahip oldukları kültürel ve sportif beceri ve yeteneklerin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Bu tedbir ile gençlerin daha etkin ve verimli bir şekilde kendilerini gerçekleştirebilmeleri için onlara ortam oluşturulması amaçlanmaktadır. Diğer bölgelere göre genç nüfusun fazla olduğu bir bölge olan TRC3 bölgesi, öncelikle spor altyapısını geliştirmek ve buna paralel olarak da spor faaliyetlerini geliştirmek zorundadır. Genç nüfusun, toplumsal yapının içerisinde hak ettiği verimli ve etkin bir yapıya kavuşabilmesi için sağlıklı bireyler olarak geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu tedbir ile gençlerin daha etkin ve verimli bir şekilde kendilerini gerçekleştirebilmeleri için onlara spor faaliyetlerine daha aktif katılımı sağlanacak ve uluslar arası ve ulusal düzeyde bölgenin etkin olması amaçlanmaktadır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbir, kentlerde spor altyapısının yetersiz olduğu belirlenen ve ihtiyaç belirlenen alanlarda Kamu, Yerel Yönetim, Özel Sektör, STK işbirliği ile spor faaliyetlerinin yapılabileceği fiziksel mekanların oluşturulması ile spor altyapısının geliştirilmesini sağlayacaktır. Bu şekilde, kentlerde her yaştan ve her gruptan insanın rahatlıkla spor yapabileceği mekanlara ulaşabilmesini sağlayacak şekilde ve herkesin sıkıntı çekmeden kullanabileceği spor alanları ve yeni spor tesislerinin yapılması ile gerçekleştirilebilecektir. Tedbir, kentlerde spor faaliyetlerinin yetersiz olduğu belirlenen ve ihtiyaç belirlenen alanlarda Kamu, Yerel Yönetim, Özel Sektör, STK işbirliği ile spor faaliyetlerinin artırılması ile ulusal ve uluslar arası alanda bölge düzeyinin geliştirilmesini sağlayacaktır. Bölgedeki spor alanında yaşanacak bu gelişme ile her yaştan ve her gruptan insanın rahatlıkla spor yaptığı görülecek ve herkesin spora katılımı bu geliştirilecek faaliyetler ile gerçekleştirilebilecektir. Alt Tedbirler Spor ile ilgili olan tüm kamu/özel kurum ve kuruluşlar arasında işbirliğinin geliştirilmesi Yerel Demokrasi ve yerelliğin temel taşı olan Yerel yönetimler tarafından bölgedeki spor altyapısının desteklenmesi Yapılması planlanan spor tesislerinin Dünya ve Türkiye deki standartlara uygun olarak yapılması ve verimli olarak kullanılması Bölgede sporun geliştirilmesi için gerekli uzman ve nitelikli personelin yetiştirilmesi için üniversitelerde Beden Eğitimi ve Spor bölümlerinin açılması Mevcut ve yeni yapılacak spor tesislerinde, engellilerin de spor faaliyetlerine aktif katılımını sağlayacak düzenlemelerin yapılması Spor ile ilgili olan tüm kamu/özel kurum ve kuruluşlar arasında işbirliğinin geliştirilmesi Bölgedeki mevcut ancak etkin olmayan spor kulüplerinin yeniden yapılanması, Bölgedeki eğitim ve öğretim kurumlarında sporun dersler dışında da geliştirilmesi ve 298

320 yaygınlaştırılması Yaşam boyu sporun bir yaşam biçimi haline getirilmesi Bölgede geliştirilebilecek spor dallarında; okullarda küçük yaşlardan itibaren tespit edilen yetenekli çocukların yetiştirilmesi ile bölgenin ve ülkenin olimpik oyunlarda temsil edecek elit sporcular elde edilmesi 299

321 5.2. Katma Değerli Üretim ve Hizmet Öncelik 2.1: Katma Değerli Tarımsal Üretimin Arttırılarak Markalaştırılması ve Hayvancılık Sektöründe Rekabetçiliğin Arttırılması Tedbir 2.1.1: Bitkisel üretiminin geliştirilmesi ve katma değeri yüksek ürünlerin üretimine destek verilmesi Mevcut Durum TRC3 Bölgesi hektar tarım arazi ile Türkiye toplam tarım arazisinin %2,7 sini oluşturmasına rağmen Türkiye toplam bitkisel üretim değerine katkısı %2,33 civarında olmaktadır. Yıllar itibariyle kişi başı bitkisel üretim değerlerine baktığımızda bölge Türkiye ortalaması altında kalmaktadır yılları dışında yıllar içinde üretim değerinde artış olmasına rağmen 2011 yılı için Türkiye de kişi başı düşen bitkisel üretim değeri 1191 TL iken bölgede 1010 TL civarında kalmıştır. Şekil 203: Türkiye ve TRC3 Kişi Başı Bitkisel Üretim Değeri ( ) Kişi Başı Bitkisel Üretim Değeri ( TL) TRC3 Türkiye Kaynak:TÜİK, Bölgesel İstatistikler 300

322 İller bazında kişi başı bitkisel üretim değerlerine baktığımızda; 81 il içinden Mardin ili 32 inci, Siirt 54 üncü, Batman 67 inci ve Şırnak ise 73 üncü sırada bulunmaktadır. Bölgede bitkisel üretimin yapısına baktığımızda; toplam ekili tarım alanlarının %82,15 i Tahıllar ve Diğer Bitkisel Ürünler ekili alanlarından oluşmaktadır. Meyve, içeçekler ve Baharat bitkileri alanları %12,58 ve Sebze alanları ise %2,30 yer kaplamaktadır. Türkiye Tahıllar ve Diğer Bitkisel ürünler ekili alanın tüm tarım alanları içindeki payı % 65 den düşüktür. Bölgede tahıl ve baklagil üretim ağırlıklı bir bitkisel üretim yapısı bulunmaktadır. Şekil 204: Türkiye ve TRC3 Bitkisel Üretim Dağılımı ,30% 12,58% TRC3 Tahıllar ve Diğer Bitkisel Ürünlerin Ekilen Alanı(Da) Nadas Alanı(Da) 3,48% 13,50% Türkiye 2,96% Sebze Bahçeleri Alanı(Da) 18,01% 82,15% Meyveler, İçecek ve Baharat Bitkilerinin Alanı(Da) 64,99% Kaynak: TÜİK Bitkisel Üretim İstatistikleri, 2012 Avrupa Birliği faaliyetlere göre ürünlerin sınıflandırılması sistemine göre bitkisel üretim 3 alt başlık altında ele alınmaktadır. Tahıllar ve Diğer Bitkisel Ürünler Sebzeler Meyveler Bu sınıflandırmalara göre TRC3 bölgesi Türkiye Toplam Tahıllar ve Diğer Bitkisel ürünler ekili alanlarının %3,82 ine, toplam üretimin de %2,43 üne sahiptir. Ekili alanların Türkiye içindeki oranının üretimin Türkiye içindeki oranlarından daha büyük olması, üretim değeri açısından göreceli olarak daha az katma değerli ürünlerin üretildiği söylenebilir. Tablo 70: CPA sınıflandırmasına Göre Bitkisel Üretim Ekili Alan ve Toplam Üretim Miktarları TRC3 Türkiye TRC3/TR Toplam Ekilen alan(dekar) Tahıllar ve Diğer Bitkisel Ürünler ,82% Meyveler ,48% 301

323 Sebzeler ,70% Toplam Üretim(ton) Tahıllar ve Diğer Bitkisel Ürünler ,43% Meyveler ,42% Sebzeler ,12% Kaynak: TÜİK Bitkisel Üretim İstatistikleri, 2012 Bölgede Türkiye deki üretim payları açısından öne çıkan ürünler tahıllar ve diğer bitkisel ürünler sınıfı içinde %14,98 lik pay ile buğday (durum), %10,41 ile dane mısır, %25 ile kırmızı mercimek, %42,07 ile dane burçak %6,95 ile pamuk tohumu, %20,55 ile yem bitkilerinden burçak (yeşil ot) ve % 6,15 ile pamuk (kütlü) ve lifli üretimleridir. Meyveler içinde kurutmalık üzüm üretiminin %21,09 u, fıstık üretiminin %13,17 si, sofralık üzüm üretiminin %6,92 si, nar üretiminin %3,45 i, şaraplık üzüm üretiminin %7,10 bölgede üretilmektedir. Sebze üretimi açısından ise; Türkiye karpuz üretiminin %4,16 sı, acur üretiminin %16,72 si, kavun üretimin ise %3,13 ü bölgeden sağlanmaktadır. Görüldüğü gibi bölge tarım alanları bakımından Türkiye tarım alanlarının %2,7 sine sahip olmasına ve tarımın önemli bir geçim kaynağı olmasına rağmen Türkiye bitkisel üretim değerine katkısı sınırlı kalmıştır. Kişi başına düşen tarım alanları bakımından 81 il içinden Mardin 35 inci, Batman 50 inci, Siirt 52 inci ve Şırnak 55 inci sırada iken kişi başı bitkisel üretim değerlerine baktığımızda bakımından Mardin 32 inci, Siirt 54 üncü, Batman 67 inci ve Şırnak ise 73 üncü sırada bulunmaktadır. 57 Bölgedeki bitkisel üretim faaliyetlerinin sulama altyapısı eksiklikleri nedeniyle katma değeri daha düşük tahıl üretimi ağırlık olması, katma değerli meyvecilik ve sebzecilik faaliyetlerinin yeterince gelişmemesi, üretimde birim alandan alınan verimin daha düşük olması ve geleneksel üretim yöntemlerinin yaygın olması gibi bir çok sebebin etkisiyle eldeki potansiyelin tam olarak kullanılmadığı görülmektedir. Meyve ve sebzecilik faaliyetleri açısından da ele alırsak aynı durumla karşılaşılmaktadır. Kişi başına düşen sebze alanı bakımından Mardin 32 inci, Batman 55 inci, Siirt 58 inci ve Şırnak 75 inci sırada bulunurken, kişi başı sebze üretiminde Mardin 38 inci, Batman 54 üncü, Şırnak 59 uncu ve Siirt 62 inci sırada bulunmaktadır. Kişi başına düşen meyve alanları bakımından Siirt 19 inci, Mardin 30 uncu, Batman 46 ıncı ve Şırnak 73 üncü sırada bulunmakta, kişi başına 57 TÜİK Bölgesel Göstergeler,

324 meyve üretiminde Mardin 32 inci, Siirt 52 inci, Batman 62 inci ve Şırnak 72 inci sıradadır. Sıralamadaki düşüşler üretilen ürünlerin göreceli olarak daha az katma değerli olduğu yönünde fikir verebilmektedir. 58 Bölgede tarımsal üretimde sertifikalı girdi kullanımı istenen seviye değildir. Sertifikalı tohumlar kontroller neticesinde genetik fiziksel, biyolojik değerleri belirlenmiş Bakanlık tarafından her türlü deneme ve incemeleri yapılmış çeşit saflığı açısından tam ve verim ve kabiliyeti yüksek tohumlardır. Tarımsal desteklemeler kapsamında sertifikalı tohum kullanım ve üretim destekleri olmasına rağmen bölgede yeterince kullanılmamaktadır. Batman ilinde dekar alan sertifikalık tohum kullanımı desteği almıştır. Mardin ilinde Dekara yakın alan bu kapsam desteklenmiş, Siirt ilinde Dekara yakın alan desteklenmiştir. İl ekili tarım alanları ile kaşılaştırdığımızda kullanımın henüz istenen seviyede olmadığı açıktır. Bölgede meyvecilik son yıllarda gelişme göstermektedir. Meyve agaçları sayısı bakımından fıstık, zeytin, üzüm, nar, incir sayıca öne çıkmaktadır. Özellikle Siirt ili fıstık ve nar, Mardin ili üzüm üretimi ile potansiyel barındırmakta ve kırsal alana katma değeri tahıl üretimine göre daha fazla olmasından dolayı ekim alanları genişlemektedir. Seracılık; tarımda bitkisel üretimi sürekli kılması, tarımsal işletmelerde görülen mevsimlik olan işgücü kullanımını düzenli ve sürekli hale getirmesi ve bu anlamda kırsal işsizlik açısından önem ihtiva etmektedir. TRC3 Bölgesi nde kış mevsiminin ılıman olması yaz aylarındaki koşullara ulaşmak için daha az ısıtma maliyeti avantajı oluşturduğundan doğal olarak da bu durum seracılığa zemin hazırlamaktadır. Bölgede 2009 yılından itibaren ekili alan ve üretim miktarları açısından seracılık faaliyetleri artış göstermiştir yılında 61 dekar sera alanına sahipken 2012 yılında bu rakam 311 dekar olmuştur. Türkiye deki dekar alan ile karşılaştırdığımızda bu alanda çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiği açıktır. Tablo 71: TRC3 ve Türkiye Seracılık Ekili Alan ve Üretim Alanı Toplam Ekilen Alan Mardin Siirt TRC3 Türkiye Sebze Meyve Toplam Üretim( Ton) Sebze Meyve Kaynak: TÜİK, 2012 Bölgede kuruluş masraflarının yüksek olması, teknik bilgi ve deneyim eksiklikleri, işcilik maliyetleri gibi sebeplerden dolayı seracılık çok gelişememiştir. DİKA Seracılık Sektör raporu kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda Bölgedeki seracılığın geliştirilmesi için işgücü kalitesinin geliştirilmesi gerekliliği, uygun seracılık alanların ve mikro alt bölge tespitleri için çalışmaların yapılmasının önemli olduğu, sektör bilgi ve deneyimlerinin artırılması için çaba 58 TÜİK, Bitkisel Üretim İstatistikleri,

325 sarfedilmesi gerekliliği, sektöre hibe programları ile verilen desteklerin artırılması gerekliliği vurgulanmıştır. Seracılığın yaygınlaştırılması yanında alternatif enerji kaynakları kullanılan seracılık faaliyetlerinin devlet desteği ile teşviki söz konusudur. Ancak bu konuda bölgedeki çalışmalar istenen seviye değildir. Dünyada organik temelli ürünlere talep artmaktadır. Sağlıklı yaşam temelli talep artışı organik tarıma yönelimi artırmış, bu alanda katma değeri göreceli olarak daha yüksek üretim imkanı doğmuştur. Organik ürünler normal ürünlere göre fiyatları yüksek olmasının yanında üretim maliyetleri ve süreçleri daha zordur. Sertifikasyon sürecindeki katlanılması gereken maliyetlerin, tarımsal alanları dış etkilerden korunması için harcanan çabaların, ilaç ve dış madde kullanılmasından dolayı katlanılan verim düşüklüklerinin üretim sonucunda kendini karşılaması için özellikle ürünlerin pazarlaması, üretim ara süreçlerinde çiftçilerin desteklenmesi gerekmektedir. Bölgede Mardin ilinde Derik başta olmak üzere Kızıltepe ve Midyat ta toplam 80 çiftçi organik tarım ile uğraşmakta buğday, mercimek, mısır, pamuk, kiraz, nar ve üzüm üretimi yapılmaktadır. Siirt ilinde az olmakla beraber elma, bal, çilek, fıstık ve bağcılık faaliyetleri yapılmaktadır. Organik tarım konusunda mevcut olan en son TÜİK verisine göre; bölgede toplam 92 çiftçi, 3317 hektar alanda ton üretim yapmaktadır. Bölge Türkiye organik tarımla ilgilinen çiftçi sayısının %0,22 si, üretim alanının %0,54 ve üretim miktarının %0,82 si sahiptir. Oranlar düşüktür ve katma değerli üretimin desteklenmesi için organik tarım faaliyetlerine üretim sürecinde, üretimden sonra, örgütlenme ve pazarlama sürecinde desteğin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Tablo 72: TRC3 ve Türkiye Organik Tarım İstatistikleri, 2011 Yıl Bölge Kodu Bölge Adı Çiftçi sayısı Üretim alanı (Hektar) Üretim (Ton) 2 Türkiye TR Mardin, Batman, Şırnak, Siirt TRC Mardin TRC Batman TRC32 17 * * Şırnak TRC Siirt TRC34 2 * * 2011 Kaynak : TÜİK Bölgede tarımsal örgütlenme seviyesi düşüktür. Tarımsal örgütlenme; kamu ve kamu dışı olmak üzere birçok kurumu içine alan bir yapıdır. Kamusal örgütlenmeler olarak genel anlamda Bakanlar Kurulu, Bakanlıklar, Hükümet, Ziraat Bankası gibi, kamu dışı örgütlenmeler ise mesleki örgütlerden Ziraat Mühendisleri Odası, Ziraat Odaları, meslek örgütlerin yanında faaliyette bulunan Dernekler, Tarımsal Üretici Birlikleri, vakıflar ve Ekonomik örgütlenmeler olarak da tarım kooperatifleri, mahalli idari birlikleri, sulama birlikleri, yetiştirici birlikleri sayılabilir. 304

326 Örgütlenme tarımsal yapı içinde önemlidir. Küçük üreticilerin üretim girdilerini uygun koşullarda temin edebilmeleri ve ürettikleri ürünleri en uygun fiyatta satabilmeleri, yaşadıkları sorunlara karşı ortak hareket edebilmeleri açısından önemli bir araçtır. Bölgede genel anlamı ile bu kapsamda; ziraat odaları bakımından 23 tane ziraat odası bulunmaktadır. Batman Sason ve Şırnak Beytüşşebap ilçeleri dışında ziraat odası olmayan ilçe bulunmamaktadır. Mardin ilinde zeytin, tahıl, süt, bal ve kırmızı Et Üreticileri Birlikleri, Batman ilinde İç Su Ürünleri Üretici Birliği, Süt Üretici Birlikleri, Kırmızı Et Üreticileri Birliği, Siirt ilinde nar, bal, fıstık ve süt, Şırnak ilinde ise sadece Tahıl Üretici Birliği mevcuttur. Ayrıca 4 ilde de yetiştirici birliklerden; Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği ve Arı Yetiştiricileri birliği faaliyet göstermektedir. Malatya Bölge Birliği ne bağlı 6 adet kredi kooperatifi faaliyet göstermektedir. Mesleki diğer örgütler, 4 adet sulama birliği, 1163 ve 3476 sayılı kanuna tabi birim kooperatifler(tarımsal Kalkınma, Sulama, Su Ürünleri gibi), mahalli idari birlikleri ve diğer kamusal örgütlenmeler faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Tarımsal örgütler sürekliliklerinin sağlayıcı finansal kaynakların bulmakta zorlanmakta, üye aidatlarının toplanması konusunda da sıkıntılar yaşamaktadırlar. Desteklemeler kapsamında herhangi bir görevleri olmayan özellikler meyve ve sebze üretici birlikleri üye ve faaliyetlerinin devamlılıkları konularında sıkıntılar yaşamaktadır. Bu nedenle de asli görevleri olan üreticilere de destek olunması görevlerinin yerine getirememektedirler. Ayrıca tarım-sanayi işbirliğinin sağlanması, üretimde verimlilik artışını sağlayıcı projeler yürütülmesi gibi görevleri de üstlenmeleri önemlidir. Bölgeyi Türkiye ile karşılaştırıdığımızda tarımsal mekanizasyon seviyesi düşüktür hektara düşen traktör sayısı bakımından Türkiye İller içinde Siirt 62 inci, Şırnak 65 inci, Mardin 74 üncü ve Batman 78 inci sıradadır. 59 Şekil 205: 1000 Hektara Düşen Traktör Sayısı 59 TÜİK,

327 Ülkemizde tarım sektörünü tehdit eden risklerin teminat altına alınabilmesi amacıyla bir sigorta mekanizmasının devreye sokulması düşünülmüş ve bu amaçla 14/06/2005 tarihli 5363 sayılı "Tarım Sigortaları Kanunu" çıkarılmıştır. Devlet prim desteğinin miktarı her yıl için ürün, risk, bölge ve işletme ölçekleri itibariyle, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlemektedir. Bitkisel ürün, k.baş ve b.baş hayat, seracılık, kümes hayvan ve su ürünleri üretimi konularında doğabilecek zararlara yönelik sigorta sistemi kurulmuş ve %50 devlet prim desteği sistemi getirilmiştir. Bölgede tarım sigortaları henüz istenen seviyede bulunmamaktadır. Ağırlıklı olarka bitkisel üretim poliçeleri olmakla birlikte 2012 yılında toplamda poliçe ile toplam sigorta bedeli TL ye ulaşmıştır. Bu rakamlar 2012 yılı Türkiye deki toplam poliçe sayısının %2,33 ü, toplam primin %1,62 si ve toplam sigorta bedelinin %2,26 sına karşılık gelmektedir. 60 Tarımda sürdürülebililğin artması için tarım sigortaları önemlidir. Geçmiş dönemlerden kalan her türlü zararın devlet tarafından karşılanacağı beklentilerinin etkisi, sistemin tam olarak üreticiler tarafından bilinmemesi ve üretimde ileriye dönük planlamalar yerine günlük planlamalar yapılması nedeniyle tarımın önemli bir yer tuttuğu bölgede tarım sigortalarının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Tablo 73: TRC3 Tarım Sigortası Verileri Poliçe Sayısı (Adet) Toplam Prim (TL) Toplam Sigorta Bedeli (TL) BATMAN MARDİN SİİRT ŞIRNAK Genel Toplam Kaynak: TARSİM, 2012 GAP Bölge sinde, agroekolojik avantaja sahip bulunan tarımsal ürünlerin ilçeler itibariyle dağılımını belirlemek ve bu yönde karar vericilere yönelik olarak bir rehber dökuman hazırlamak amacıyla, GAP Bölge Kalkınma İdaresi (GAP BKİ) ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ortaklaşa çalışmaları sonucunda hazırlanmış olan GAP Ekosistem çalışması kapsamında bölge ekosistemine uygun tarımsal ürünlerin alt ölçek bazında nerelerde önerildiği ve önerilmediği haritalarla ile belirtilmiştir. 60 Tarım Sigortaları A.Ş 306

328 Tablo 74: Ekolojik Özelliklerine İlçelerde Ekimi Önerilen Ürünler 307

329 308

330 309

331 310

332 311

333 312

334 313

335 Üretimin yanında bitki hayvan sağlığı, üretimden tüketime kadar standartlara uygun gıda arzı ve güvenliği konuları da önemlidir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlükleri tarafından işletmeler kayıt altına alınmakta ve denetim faaliyetleri yapılmaktadır yılında Mardin ilinde faaliyet gösteren üretim işletmeleri sayısı 413 olarak belirtilmiştir. Üretim yerleri, tüketim yerleri ve satış yerleri olmak üzere 4199 işletme denetimi yapılmıştır. Toplam 17 işletmeye ceza kesilmiştir. Batman ilinde 113 tane üretim işletmesi faaliyette bulunmakta ve 2012 yılında 709 tane denetim, Şırnak ilinde 390 denetim yapılmıştır. Denetimlerin artırrılması, sağlıklı gıda arzının yanında, üretimden tüketime kadar belirlenen standartların eksiksiz uygulanması önemlidir. Üst Ölçekli Planlar 10.Ulusal Kalkınma Planı Madde 761 de: Tarımsal destekler, tarım havzaları ve parselleri bazında, sosyal amaçlı ve üretim odaklı olarak düzenlenecek, desteklerde çevre ile bitki, hayvan ve insan sağlığı dikkate alınacak, tarımsal desteklerin etkinliği izlenerek değerlendirilecektir. Tarımsal desteklemelerde ürün deseni ve su potansiyeli uyumu gözetilecek, sertifikalı üretim yöntemlerine önem verilecektir. Ayrıca, tarım sigortalarının kapsamı genişletilerek yaygınlaştırılacaktır şeklinde belirtmiştir. Madde 763 te: Gıda güvenliğini teminen ürün piyasalarında ve çiftçi gelirlerinde istikrar gözetilerek etkin stok yönetimi, üretim, pazarlama ve tüketim zincirinde kayıpların azaltılması, piyasaların düzenlenmesine ilişkin idari ve teknik kapasitenin güçlendirilmesi ve dış ticaret araçlarının etkin kullanılması sağlanacaktır. Üretici örgütlerinin pazara erişimi kolaylaştırılacaktır. Madde 764: Tarım ve sanayi işletmelerinin işbirliği ve entegrasyonu sağlanacak, yerel ve geleneksel 314

336 ürünlerin katma değeri ve ihracata katkısı artırılacaktır. Madde 765 te: Tarımsal bilgi sistemlerinin, ortak kullanıma izin verecek şekilde entegrasyonu sağlanacaktır, Madde 766 da: Tarım sektörüne yönelik mesleki ve teknik eğitim ile yayım konularında bilgi ve iletişim teknolojilerinden etkin bir şekilde faydalanılacaktır. şeklinde belirtilmiştir. Ayrıca gıda güvenliği, hijyen ve çevreye duyarlı üretim konularında; madde 763 te: Gıda güvenliğini teminen ürün piyasalarında ve çiftçi gelirlerinde istikrar gözetilerek etkin stok yönetimi, üretim, pazarlama ve tüketim zincirinde kayıpların azaltılması, piyasaların düzenlenmesine ilişkin idari ve teknik kapasitenin güçlendirilmesi ve dış ticaret araçlarının etkin kullanılması sağlanacaktır. Üretici örgütlerinin pazara erişimi kolaylaştırılacaktır ve madde 768 de: Gıda sanayinde yerli hammaddenin rekabetçi fiyat ve kalitede sürdürülebilir temini amaçlanacak; iç ve dış pazar için katma değeri yüksek ve özel tüketici gruplarının ihtiyaçlarını karşılayan ürünler geliştirilecek; sektörde çevre duyarlılığı gözetilecek; taklit, tağşiş ve kayıt dışılığın önlenmesi sağlanacaktır. şeklinde belirtilmiştir. Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi Belgesi madde 392 de: Sulu tarıma dayalı alanlarda meyvesebze ve katma değeri yüksek sinai bitkilerin yetiştirilmesi sağlanacak ve bunları işleyecek kırsal sanayilerin kurulması desteklenecektir. şeklinde belirtilmiştir. Madde 389 da: Kırsal nüfus başına düşen tarımsal üretim değerinin ülke ortalamasının altında olduğu ve tarımsal verimliliğin düşük olduğu bölgelerde tarımsal yapı modernize edilecek,kırsal kesimde alternatif istihdam olanakları geliştirilecektir şeklinde belirtilmiştir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Stratejik Planı nda Tarımsal Üretim ve Arz Güvenliği Stratejik Alanı içinde hedef olarak üretimde verim ve kaliteyi arttırmak için yöntem ve teknolojiler geliştirmek ve yaygınlaştırmak olarak belirtilmiştir. Ayrıca sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, tarımsal ürün piyasalarında düzenleme yapılması, sertifikalı girdi kullanımına yönelik sistemlerin etkin hale getirilmesi, katma değeri yüksek ve sanayi ihtiyacı olan ürünlerin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve üretiminin teşvik edilmesi, geleneksel ürünlerin katma değeri yüksek ürünler haline getirilmesinin teşvik edilmesi, stratejik ürün üretim planlamaların yapılması, tarım sigortaları sisteminin kapsamının genişletilmesi, yereldeki üretici örgütlerin arasındaki işbirliklerinin artırılması, desteklemelerin yereldeki üretici örgütler kanalı ile verilmesi, tarımsal pazarlamada üretici örgütlerinin rollerinin güçlendirilmesi, tarımsal risk yönetiminin etkinleştirilmesi stratejileri belirtilmiştir. Stratejik Önem Bölgede kırsal nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %35,26 iken Türkiye de %22,72 civarındadır. Kırsal kesimde yaşayan nüfusun büyük bir kısmı geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. Bölgedeki tarımsal faaliyetlerden bitkisel üretimin Türkiye ekonomisine katkısı sınırlı kalmaktadır. Sulama altyapısındaki sorunların giderilmesiyle katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesine olanak sağlanacak ve kırsal kesimin geliri artacaktır. Dış ve yerli talebi olan ürünleri üretilmesi ile bölgede gıda sanayinin gelişmesine de katkı sağlanacaktır. Dolayısıyla mikro düzeyde çiftçiye ve makro düzeyde bölge ve Türkiye ekonomisine katkı artacaktır. 315

337 Alt Ölçek Gelişmeleri İyi tarım ve organik tarım uygulamalarının desteklenmesi, Katma değeri yüksek meyvecilik (fıstık, üzüm, nar, zeytin) ve sebzecilik faaliyetlerinin desteklenmesi, Sertifikalı girdi kullanımının desteklenmesi, Tarım sigortaları uygulamalarının yaygınlaştırılması ile üretimde sürdürülebilirliğin arttırılması, Örtüaltı üretimin desteklenmesi,balternatif enerji kaynağı kullanan seralar verilen desteklerin artırılması Başta meyve ve sebze birlikleri olmak üzere üretici örgütlenmelerin etkinliğinin artırılması, Örgütlerin pazarlama ve finans kaynakları bulma alanlarında destek olunması, Verim bazlı destekleme sistemlerinin geliştirilmesi, Ünivesiteler, sivil toplum kuruluşları, odalar ve üretici birliklerler arasında işbirliğinin artırılması ve tarımsal verimlilik, katma değeri artırma konularında araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, uzaktan algılama teknolojilerinin desteklenmesi, butik üretim çalışmalarının yapılması, Tarımsal üretimde mekanizasyon seviyesinin yükseltilmesi, tarımda yenilikçi üretim anlayışının desteklenmesi, Gelir getirici alternatif üretim olanaklarının araştırılması, Tarımsal veri tabanlarının toprak yapısı, ürün deseni, işletme yapılarına da içerecek şekilde geliştirilmesi, güncellenmesi ve politika üretme aracı olarak kullanıma açılması Ürün tarımının geliştirilmesi,sözleşmeli üretim faaliyetlerinin desteklenmesi Tarımsal ürün piyasalarının geliştirilmesi,tarım borsalarının altyapısının güçlendirilmesi, pazar bilgi sistemlerinin kurulması, e-ticaret uygulamalarının desteklenmesi Tarımsal danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması,il Müdürlüklerindeki ziraat mühendislerinin destekleme dönemi yüklerinin azaltılması, buna yönelik istihdam politikalarının değiştirilmesi, başta ilçe tarım müdürlükleri olmak üzere altyapılarının geliştirilmesi, TARGEL personellerinin görev yerlerine çalışmalarını sağlayacak araç, barınma ihtiyaçlarının giderilmesi Havza bazlı desteklemelerde meyvecilik ve sebzecilik faaliyetlerinin de desteklenmesi için çalışmaların yapılması 316

338 Kadastro işlemlerinin tamamlanması ile parsel bazlı verim hesaplama uygulamalarının ulusal ölçekte kriterlerinin belirlenmesi için destek verilmesi, çiftçilerin verim hesaplamaları yüzünden yaşadıkları sıkıntıların çözümü için ortak çalışma alanlarının belirlenmesi, Bitki sağlığı konularında eğitim ve yayım çalışmalarının arttırılması, Üretimden tüketime kadar standartlara uygun gıda arz ve güvenliğinin saplanması Tedbir 2.1.2: Hayvansal üretimin geliştirilerek üretimde verimliliğin arttırılması Mevcut Durum Hayvancılık; insanların dengeli beslenmesinde, sanayiye hammadde sağlanmasında, kırsal alanda gizli işsizliğin önlenmesinde ve kırsal kalkınma finansmanında önemli bir yere sahiptir. Bölgede özellikle çayır ve mera alanılarının yoğun olduğu, toprak ve yeryüzü şekillerinin tarıma elverişsiz olduğu alanlarda yaygın olarak görülmekte genel olarak aile işletmeciliği şeklinde yürütülmektedir. Bölgede hayvancılık faaliyetleri arasında büyükbaş, küçükbaş hayvancılık ve arıcılık ön plana çıkmaktadır. Batman ilinde ayrıca Sason ilçesinde ipekböçekçiliği faaliyetleri İl Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinin desteği ile yürütülmektedir. Türkiye deki toplam büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının %5,96 sı TRC3 bölgesindendir. Bölge Türkiye deki toplam büyükbaş hayvan varlığının %1,49 unu, küçükbaş hayvan varlığının ise; %7,72 sine sahiptir. Rakamlarda da görüleceği gibi hayvancılık faaliyetlerinde bölgede küçükbaş hayvancılık ön plana çıkmaktadır. Bölgenin Türkiye toplam hayvansal üretim Değerine katkısı %2,02 civarında olmaktadır. Hayvansal üretim değerinin alt bileşenleri olan canlı hayvanlar değeri ve hayvansal ürün değerlerinde ise durum farklıdır. Bölgenin Türkiye toplam canlı hayvanlar değerine katkısı %2,78 iken, hayvansal ürünler değerine katkısı %1 in altında olmaktadır. Hayvansal üretimde sorunların olduğunu göstermektedir. Tablo 75: TRC3 Tarımsal Üretim Değeri Toplam Bitkisel Üretim değeri (1000 TL) Toplam Hayvansal Üretim Değeri(1)+(2)(1000TL) Toplam Canlı hayvanlar değeri(1)(1000tl) Toplam Hayvansal ürünler değeri (1000 TL)(2) Batman Mardin Siirt Şırnak TRC Türkiye TRC3/TR(%) 2,33% 2,02% 2,78% 0,97% Kaynak: TÜİK,Bölgesel İstatistikler 317

339 Bölgenin hayvansal ürünler değerine katkısının az olmasının bir çok nedeni vardır. Bölgedeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanların çoğu yerli ırklardan oluşmakta, bu ırklarında et ve süt verimleri kültür ve melez ırklara göre daha az olmaktadır. Bölgedeki büyükbaş hayvanları içinde yerli sığırların oranı %53 civarındadır. Türkiye de bu oran % 18 civarında olmaktadır. Son yıllarda yerli ırkların oranı azalma gösterse de henüz istenen seviyede değildir. İller bazında büyükbaş hayvan varlığı ve yerli sığır cinslerinin toplam büyükbaş hayvan sayısı içindeki yeri bakımından Konya, Erzurum, Balıkesir ilk sıralarda iken, Mardin 57 inci sırada, Batman 72 inci, Siirt ve Şırnak illeri ise sırasıyla 76 ıncı ve 77 inci sıradadırlar. 61 Şekil 206: TRC3 ve Türkiye Büyükbaş Hayvan Yerli, Kültür, Melez Oranları(%) Kaynak: TÜİK Hayvancılık İstatistikleri, 2012 Bölgede yerli koyun yetiştiriciliği ön plana çıkmaktadır. Kurak iklim, potansiyeli yeterince kullanılamayan otlaklar, doğal etmenlerin sebebiyle sığır ve manda gibi büyükbaşlar yerine daha çok koyun ve keçi beslenmektedir. Bakımı daha kolay, bölge yetiştirme koşullarında uygun olması nedeniyle daha fazla tercih edilen koyun ve keçiler küçük çaplı ve düşük verimli olmaktadır. Türkiye de toplam küçükbaş hayvanların %72,36 yerli koyun, %22,91 i kıl keçisi %4 ü merinos koyunu ve geri kalanı tiftik keçisindn oluşmaktadır. Bölgemizde ise %64,43 oranında yerli koyun yetiştiriciliği yapılmaktadır. Onu %34,64 ile kıl keçisi yetiştiriciliği takip etmektedir. İllerin yıllar itibariye hayvan sayılarına baktığımızda; Mardin ve Batman ve Siirt illerinde bir artma olduğu, Şırnak ilinde ise yıllar içinde azalmalar görülmüştür.bu da ilin özellikle Cizre, Silopi ve Şırnak Merkez deki hayvancılık faaliyetlerinin azalmasıdan kaynaklamıştır. Bölgede hayvancılık mera hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Bu nedenle bölgedeki meraların, otlakların durumu önemli olmaktadır. Ayrıca hayvancılıkta önemli bir girdi olan yem bitkisinin üretimi de hayvancılık anlamında önem teşkil etmektedir. Bölge Türkiye mera ve çayır alanlarının %2,66 sına sahiptir. Bölgede güvenlik sorunlarından dolayı uzun yıllar meralar kapalı kalmıştır. Ayrıca mevcut mera alanlarının tespiti, ıslahı çalışmaları yeterince yapılmamıştır ve hayvancılıkta mera potansiyeli yeterince kullanılamamıştır. 61 TÜİK, Hayvancılık İstatistikleri,

340 Bölgede yem bitkileri üretimi yeterli seviyede değildir. Desteklemeler kapsamında teşvik edilse de girdi maliyetleri yüksek olan yem ihtiyacının karşılanması açısından yeterli görülmemektedir. Bölgede yem bitkileri ekili alanlarının toplam tahıllar ve diğer bitkisel ürünleri sınıfı içindeki payı %3,31 civarındadır. Bölgede hayvancılık faaliyetlerinin göreceli olarak daha yoğun yapıldığı Siirt ve Şırnak illerinde %10 un üzerinde iken Batman ve Mardin illerinde ekonomik olarak görülmemektedir. Türkiye de toplam büyükbaş ve küçükbaş hayvan başına düşen yem bitkisi ekim alanı 0,39 dekar iken bölgede 0,07 dekar civarındadır. Bölgedeki yerli ırkların oranın fazla olması, hayvan ve bitki sağlığı uygulamalarında bilgi seviyesinin düşük olması, hayvan barınaklarının sağlıksız bir yapılda olması, meraların ıslah ve amenjman çalışmalarının yeterli seviyede olmaması ve bazı bölgelerde fazla otlatma nedeniyle tahrip olması, ot veriminin düşük olması, hareketli hayvancılıkta hayvan kayıtlarının zor olması gibi bir çok nedenden hayvansal üretim bakımından sıkıntılar yaşanmaktadır. Bölgedeki mezbahane ve kombinaların yetersiz oluşu özellikle et üretimi konusunda sağlıklı verilerin alınmasına engel olmaktadır. Bu durum sağlıksız koşullarda kesime sebep vermekte ve kaçak etin bölgeye girişine sebep olmaktadır. Süt üretiminde ise Türkiye ortalamalarının altında verimler alınmaktadır. Ayrıca bölgede erişebilirliğin düşük olduğu ilçelerde sütün pazar ulaşmasında sorunlar oluşmaktadır. Bu anlamda tarımsal örgütlerin çalışmaları yeterli olmamaktadır. Bölgede arıcılık başta Siirt ve Şırnak illeri olmak üzere son yıllarda gelişme göstermiştir. Toprağı olmayan veya az topraklı, orman içi veya ormana yakın, bitki florası bakımından zengin olan köylerin kazanç kaynağı olması ve kırsal kalkınmanın finansmanında önemli bir yer olmasından dolayı arıcılık önemlidir. Bölge Türkiye toplam kovan varlığının %2,93 üne sahiptir. Türkiye toplam kovanların sadece %2,47 si eski kovanlardan oluşmakta bölgede ise %20 ler üzerindedir. Bu durum verimi etkilemekte, çiftçinin düşük gelir elde etmesine sebep olmaktadır. Üretici de bu gelir seviyesinde kovan yenileme maliyetlerine katlanmak istememektedir. Yetişticiler ile yapılan görüşmelerde eski tarz kovanlarda kovan başına 3-7 kilo bal alınırken, yeni tarz kovanlarda ise kg arasında verim alınabilmektedir. Bölgede arıcılıkla uğraşan köylerin %34,52 si Siirt ilinde bulunmaktadır. Ayrıca Siirt bölgedeki toplam kovan sayısının %48,16 sını bulundurmaktadır. Eski kovanların da en fazla bulunduğu il Siirt dir. Bunun dışında Şırnak Beytüşşebap ve Batman Sason ilçeleri de arıcılık faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı alanlardır. Tablo 76: TRC3 Arıcılık İstatistikleri Batman Mardin Siirt Şırnak TRC3 Türkiye TRC3/TR Toplam Köy sayısı ,97% Toplam Yeni kovan ,40% sayısı Toplam Eski kovan ,69% Toplam kovan Sayısı ,93% Kaynak: TÜİK,

341 TÜİK 2012 Hayvancılık İstatistiklerine göre; Bölge toplam ton bal üretimi ile Türkiye toplam bal üretiminin %2,93 üne sahiptir. Türkiye de kişi bal üretimi ve kovan başına bal üretimine baktığımızda; kişi başına bal üretiminde Ordu ve Muğla öne çıkmaktadırlar. Türkiye 2012 verilerine göre ortalama kişi başı bal üretimi 1,8 kilodur. Siirt ili aynı göstergelerde Türkiye ortalamasının üstünde arıcılık faaliyetlerinde bulunmaktadır. Kişi başına üretimde 81 il içinde Siirt 8 inci, Mardin 50 inci, Batman 69 uncu ve Şırnak ise 74 üncü sıradadır. Kovan başına alınan bal veriminde Türkiye Dünya nın gerisinde kalmaktadır verilerine göre kovan başına 12,4 kg bal alınmış ki bu rakama dünya ortalaması olan kilonun altında kalmıştır. Ülkede Ordu ve Ağrı verim konusunda öne çıkarken; Mardin 16,4 kilo ile 12 inci sıradadır. Siirt 19, Batman 71 ve Şırnak ise 78 uncu sıradadır. 62 Organik arıcılık konusunda; birliklerden alınan rakamlara göre Şırnak ilinde 22 tane organik arıcılık ile uğraşan üretici mevcuttur. Siirt ilinde 500 den fazla organik arı kovanı bulunmaktadır. Bölgedeki arıcılar birlikleri ile yapılan görüşmelerde öne çıkan konular/sorunlar şu şekildedir: Kalite artırımı, markalaşma, pazarlama yönelik çalışmaların artırılması, Bal üretiminin kayıt altına alınması için çalışmalar yapılması, Üretimde sahteciliğe karşı önlemler alınması, Örgütlenme çalışmalarının desteklenmesi ve üretici, yetişirici birliklerine destek olunması, Arıcılık faaliyetlerini etkileyen bilinçsiz yapılan ilaçlandırma çalışmalarına karşı önlem alınması, Arıcılık faaliyetlerinde temel ürün bal olmasına karşın, bal üretiminin yanında arı sütü ve ya polen, probalis üretimi çeşitliliği sağlayarak karlılığı artırmakta ve Dünya geneline yaygınca uygulanmaktadır. Arıcılıkta modern kovanlara geçiş yapılması, polen yakalayan, arı sütü ve probalis elde edilebilen kovanların desteklenmesi, Kozmetikte kullanılan probalis üretimi konusunda bilinçlendirme çalışmalarının yapılması, Bölgede kapalı olan meraların açılması ile organik arıcılık için yeni sahalar ortaya çıkacak, bu sahaların planlamalar dâhilinde organik arıcılık faaliyetlerinin arıtırılması yönünde değerlendirilmesi, Üreticilerin büyük bir kısmı elden ürün satışı gerçekleştirme ve bu sebepten ürünleri ucuza satmak zorunda kalmakta, birlikler adına üretim tesisleri kurulması konusunda çalışmalara destek verilmesi, Bal ormanı; arıcılık faaliyetleri için arının çiçeklerinden yararlandığı ağaç türleri ile otsu ve çalımsu türlerin varlığından oluşan orman kaynaklarıdır. Arılık faaliyetlerine destek 62 TÜİK,2012 Hayvancılık İstatistikleri 320

342 olunması için yeterli ve destekleyici plantasyonların tesis edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda önümüzdeki yıllarda arıcılık faaliyetlerini destekleyici bal ormanlarının oluşturulması çalışmalarına başlanmalıdır. Yalancı akasya, okaliptus, söğüt, badem, iğde gibi agaç türleri ile ağaçlandırma çalışmaları yapılarak bal verimi bakımından destekleyici otsu bitkilere yer verilmesi arıcılık faaliyetlerinde ekonomik olarak destek verilmesi, Arıcılık konularında eğitimleri artırılması ve organik tarım konularında sertifikasyon ve üretim süreçlerinde üreticilere destek olunması, Üniversite, Kalkınma Ajansı ile yapılan balın karakterizasyonuna yönelik çalışmalar benzeri araştırma ve geliştirmeye yönelik olarak çalışmaların yayğınlaştırılması, üniversite, üretici, birlikler arasında işbirliğinin artırılması Bölgede GTHB il Müdürlükleri ve yetiştirici birliklerinin çabalarıyla hayvan sağlığı, üretiminde tüketime kadar hayvansal üretimd gıda güvenliği, veterinerlik hizmetleri verilmektedir. Ancak aile işletmeciliği şeklinde yapılan hayvancılık faaliyetlerinde başta kadınlar olmak üzere üretim ve yetiştiricilik konularında desteklerin artırılması gerekmektedir. Bölgede kümes hayvancılığı genellikle aile işletmeleri şeklinde ve üreticilerin kendi ihtiyaçlarına karşılamaya yönelik yapılmakta genel olarak Türkiye nin gerisinde kalmaktadır. Tavukçuluk özelikle yumurta tavukçuluğu şeklinde olmaktadır. Bölgede fazla olmamakla birlikle Batman Sason ilçesinde ve Mardin Savur ilçesinde az sayıda hane ile ipek böcekçiliği yapılmaktadır. İpek böcekçiliği yetişticiliği dut yaprağının temin edilebiliği her yerde yapılabilmektedir. Bölgenizde de dut açısından en yoğun ilçeler; Sason, Mardin Merkez, Nusaybin, Derik ve Eruh ilçeleri bu açıdan potansiyel sahibidir. Bölgede TÜİK 2012 verilerine göre toplam üretilen yün, kıl ve tiftik üretimi 3794 ton olmakta ve Türkiye üretiminin %6,9 unu üretmektedir. Bölgede barajların etkisi ile su ürünleri üreticiliği son yıllarda artış göstermiştir. Batman ilinde 5 adet tesis ve yıla 3925 ton üretim kapasitesine ulaşmıştır. Mardin de yıllık 100 ton üretim kapasitesi, Siirt ilinde 28 ton, Şırnak ilinde de 25 ton seviyelerindedir. 63 Üst Ölçekli Planlar 10.Ulusal Kalkınma Planında; Madde 771 de: Hayvancılıkta etçi tip sığır ve koyun yetiştiriciliğinin geliştirilmesine ağırlık verilecek, bölgesel programların uygulanmasına devam edilecektir. şeklinde belirtilmiştir. Madde 773 te: Çayır ve mera alanlarının tespit, tahdit, tasnif ve ıslah çalışmaları hızlandırılarak daha etkin ve verimli kullanımı sağlanacak, yem bitkisi ihtiyacı üretim ve ürün çeşitliliğindeki artışla karşılanacaktır., madde 772 de: İşletme Odaklı Koruyucu Veteriner Hekimlik Sistemi ile hayvan refahını içerecek şekilde tek sağlık politikası hayata geçirilecektir,madde 774 te: Balıkçılıkta kaynak yönetimi bilimsel verilere dayalı ve etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, idari kapasite güçlendirilecektir. Su ürünleri 63 GTHB İl Müdürlükleri 321

343 yetiştiriciliğinde, çevresel sürdürülebilirlik gözetilecek, ürün çeşitliliği ve markalaşma ile uluslararası pazarlarda rekabet edebilirliğin artırılması sağlanacaktır. şeklinde belirtilmiştir. Ayrıca güvenli gıda arzı konularına ise Madde 763 de ve 769 da değinilmiştir. Bölgesel Gelişme Ulusal Strateji Belgesi madde 392 de: Hayvancılığın öncelik faaliyet dalı olduğu illerde, mera ıslahı ve mera yönetimine önem verilecek, meralarda kapasitelerin üzerinde hayvan otlatılmayacaktır. şeklinde belirtilmiştir. Madde 397 de: Sözleşmeli çiftçilik ve hayvancılık özendirilecek, yem bitkilerinin ekimi arttırılacaktır. Konuları da belirtilmiştir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Stratejik Planı nda tarımsal üretim kaynaklarını koruyarak kaliteli tarım ürünlerine erişilebilirliği ve gıda güveliğini sağlamak stratejik amacı altında; hayvancılık işletmelerinin kapasitesinin arttırılmasının teşvik edilmesi, küçükbaş hayvancılığın yayğınlaştırılması stratejileri belirtilmiştir. Ayrıca hayvan sağlığı ve refahı konusunda hayvan hastalıkları ve zararlılarını kontrol ve eradike etmek, hayvan refahını sağlamak stratejik amaçları belirtilmiştir. Stratejik planda gıda güvenliği konusunda ise; toplumsal bilinç artırma çalışmalarının yapılması, uluslarası standartlara uygun mevzuatların güncellenmesi, hijyen klavuzlarının yayınlanması, gıda işyerlerinin kayıt altına alınması, AB ye uyum yönündeki çalışmaların sürüdürülmesi, gıda güveniliğini sağlamada ürün, işletme düzeyinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesi, iyi hijyen klavuzlarının güncellenmesi stratejileri ortaya konmuştur. Stratejik Önem Bölgede özelllikler arazi yapısı bakımındna tarım elverişsiz alanlarda kırsal kesimde önemli bir gelir kaynağı hayvancılık faaliyetleridir. Ancak bölge hayvan varlığı bakımından Türkiye de önemli bir yere sahipken, hayvansal üretim bakımından katkısı düşük seviyelerde olmaktadır. Bu nedenle bölgede başta küçükbaş hayvancılık olmak üzere, büyükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı ve arıcılığın geliştirilmesi önemlidir. Ayrıca süt, et gibi protein ihtiyacını karşılamak amacıyla önemli ürünler ile bölgede markalaşma çalışmalarına hız verilen bal gibi önemli katma değerli ürünlerin üretiminin geliştirilmesi, verim sorunlarının giderilmesi, varlıkların ve üretim kayıt altına alınıp izlenmesi, ürünlerin pazarlara ulaşmasını sağlayıcı mekanizmaların oluşturulması önemlidir. Alt Ölçek Gelişmeleri Bölgede kırsal kesimde özellikle kadınlar yönelik hayvan sağlığı konularında eğitimlerin yaygınlaştırılması önemlidir. Yerli ırkların suni tohumlama ile verimli ırklara dönüştürülmesi özellike hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı Siirt ve Şırnak illerinde önemlidir. Başta Şırnak ili olmak üzere insan sağlığını da etkileyen hayvan barınaklarının planlamalarının yapılması, kapalı meraların açıldıktan sonra tespit ve ıslah çalışmalarına ağırlık verilmesi önemlidir. İşletmelerin hayvan varlıklarının az olmasından dolayı ekonomik büyüklükte olmamaktadır. Bu kapsamda kooperatiflere verilen krediler ile entegre hayvancılık teşvik edilmeye çalışılmış ancak verilen kredilerin denetlenmesi yapılmadığı, işletmelere işletme döneminde teknik destek verilmediği için atıl durumda kaldıkları görülmüştür. Yetiştirici birliklerin kapasitesinin 322

344 artırılarak asli görevleri olan yetiştiricilere destek olmak görevlerini yerine getirmeleri için ortam hazırlanmalıdır. Yem bitkisi üretimi teşvik edilmeli son yıllarda artan yem fiyatları nedeniyle etkilenen hayvancılık sektörünün desteklenmesine devam edilmelidir. Organik arıcılığın geliştirilmesi için bal ormancılığına önem verilmelidir. Ayrıca üreticilerin sertifikasyon sürecinde katlanmak zorunda oldukları ekstra masrafların karşılanması için mekanizmaların geliştirilerek organik bal üretiminin teşvik edilmesi önemlidir. Alt Tedbirler: Küçükbaş hayvancılığın yaygınlaştırılması ve teşvik edilmesi, yöreye uygun ırkların yetiştiriciliğinin desteklenmesi, Büyükbaş hayvancılıkta kültür ve melez ırklarının yaygınlaştırılması ve suni tohumlama uygulamalarının arttırılması, Üretici ve yetiştirici birliklerin kapasitelerinin artırılması, görev tanımlarının gözden geçirilmesi, Arıcılık ve organik bal üretimi faaliyetlerinin desteklenmesi, uygun floraların tespiti çalışmalarının yapılması, verimlilik temelli çalışmaların yaygınlaştırılması, markalaşmanın desteklenmesi, Çayır ve mera alanlarının ıslah ve amenajmanı çalışmalarının tamamlanması, fazla otlama engelleyici tedbirlerin alınması, birim alanda ot veriminin artırılmasına yönelik çalışmalarının yapılması, Hayvancılık veri tabanlarının, hayvansal üretimi de kapsayacak şekilde geliştirilmesi, entegre olması, Yem bitkisi üretiminin yaygınlaştırılması, Süt toplama ve soğutma tesislerinin üretimin yoğunlaştığı alanlarda kurulum planlamasının yapılması, Su ürünleri üretiminin desteklenmesi, Krmızı et üretiminin kayıt altına alınması, kaçak kesimlerin önüne geçilmesi, Entegre hayvancılık tesisleri ve damızlık üretim tesislerinin desteklenmesi, Sözleşmeli besiciliğin desteklenmesi, Hayvan su ihtiyaçlarına yönelik havuz, gölet çalışmalarının desteklenmesi, Göçebe hayvancılık yapanlara yönelik olarak hayvan hareketlerini, yaşam kalitelerini artıcı ve kolaylaştırıcı projelerin desteklenmesi, Hayvan sağlığı uygulamalarının desteklenmesi, çevreye duyarlı üretim faaliyetleri 323

345 konusunda eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması kadar standartlara uygun gıda güvenirliğinin sağlanması, üretimden tüketime Hayvan sağlığını geliştirici eğitim ve yayım faaliyetlerinin artırılması, Çevreye duyarlı üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, Hayvan barınaklarının iyileştirilmesi, Mezbahane ve kombinaların altyapısının iyileştirilmesi, Üretimden tüketime kadar standartlara uygun gıda arz ve güvenliğinin sağlanması Tedbir 2.1.3: Bölgeye özgün, katma değeri yüksek, gelişme potansiyeli olan ürünlerin markalaşma, pazarlama ve tanıtım çalışmalarına destek verilmesi Mevcut Durum Bölgede üretim miktarı göreceli olarak yüksek olan ürünler tahıllar içinde buğday, mısır; baklagiller içinde kırmızı mercimek, meyveler içinde sert kabuklulu meyvelerden fıstık, kurutmalık ve sofralık çekirdekli ve şaraplık üzüm, nar, kiraz ve zeytin, sebzeler içinden acur, kavun ve karpuz öne çıkmakta, hayvancılık faaliyetleri bakımından ise bal üretiminin yanında peynir üretimi öne çıkmaktadır. Özellikle Mardin ili protein oranı yüksek baklagillerden kırmızı mercimek üretimi olarak önemli bir yere sahiptir. Siirt ve Şırnak illerinde bal, Siirt ilinde fıstık ve nar ile Mardin ilinde şaraplık üzüm üretimi markalaşma potansiyeli yüksek ürünlerdir. Bölgede bitkisel ve hayvansal üretimin tarımsal katma değere katkısı düşük olduğu için markalaşma potansiyeli olan, üretim yıllar içinde gelişen ürünlerden Siirt Fıstığı ve zivzik narı, Siirt Pervari balı, Mardin kırmızı mercimeği, üzüm ve zeytini, Şırnak Beytüşşebap ve Sason balları üretimlerinin desteklenmesi yanında tanıtım, pazarlama çalışmalarının koordineli olarak yürütülmesi önemlidir. Bu kapsamda Siirt Fıstığı ve Pervari balı markalaşma ve tanıtım faaliyetleri bakımından önemli bir yol alırken benzer çalışmaların katma değeri yüksek diğer ürünlerde de devam ettirilerek artırılması gerekmektedir. Markalaşmış, özelliği ortaya konmuş ürünler ile bölgede gıda sanayi için önemli potansiyeller içerecek, sonraki dönemde yapılacak AR-GE çalışmaları ile ürün çeşitlendirme, pazarlama, tanıtım gibi faaliyetler ile de ekonomik anlamda katma değeri yüksek üretim zinciri oluşturulması sağlanacaktır. Bölgede tarımsal ürünlerin potansiyeli ortaya çıkarcak çalışmalar Ajans tarafından da desteklenmiştir. TÜBİTAK işbirliği ile Yöresel Ürünlerin Değerlendirilmesi ve Katma Değerli Ürünlere Dönüştürülmesi çalışması yürütülmüştür. Proje ürünleri olarak, Mardin ve Batman bölgelerinde yetişen farklı üzüm türleri (ATF, Mazruna, Siyah Kerküşi, Zeyti, Verdani, Karfoki, Kerküş) Mardin, Şırnak, Batman ve Siirt illerine ait meşe palamudu, bıttım, Siirt fıstığını ve Antep fıstığını olarak belirlenmiştir. Bunun dışında Siirt Zivzik ve Görümlü Narlarının Özelliklerinin ve Katma Değerli Ürünlere İşlenebilirliği çalışmaları yürütülmüştür. Siirt, 17 milyon genç fidan, 7 milyona yakın verim veren fidan ve Siirt fıstığı markası ile büyük potansiyel içermektedir. 9,5 Milyon Avroluk fıstık işleme tesisinin kurulması için AB projesi 324

346 onaylanmış ve 2 3 yıl içinde Organize Sanayi Bölgesinde kurulacak tesis ile bölge ürettiği fıstığı modern şartlarda işleme olanağına kavuşacaktır. Üst Ölçekli Planlar Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi nde; madde 393 de Bölgelerde üretilen ancak bölge dışına gönderilen tarımsal ürünleri bölgede işleyerek katma değer yaratacak tesislerin bölgede kurulmasına önem verilecektir. şeklinde belirtilmiştir. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Stratejik Planı nda; katma değeri yüksek ve sanayi ihtiyacı olan ürünlerin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve üretiminin teşvik edilmesi, ürünlerin rekabet gücünü artırmak üzere, pazar araştırmaları yapılması, markalaşma ve üretim periyodunu genişletici tedbirler alınması, reklam ve tanıtım amaçlı faaliyetlerin desteklenmesi, markalaşma ve çografi işaret çalışmalarına önem verilmesi stratejileri belirtilmiştir. Stratejik Önem Bölgeye özgün, katma değeri yüksek, gelişme potansiyeli olan ürünlerin markalaşma ve tanıtım çalışmalarına destek verilerek ürünlere olan taleplerin artırılması sağlanacak, ürünlerin işlenmesine yönelik gıda imalat sanayi gelişimi için yeni potansiyel alanlar ortaya çıkacaktır. Talep kaynaklı üretim artışı, kaliteli ürün ihtiyacı ile beraber üretimde rekabetçiliği artıracak, tarımsal üretim değeri artması ile bölgede özellikle kırsal alanda gelir getirici faaliyetler desteklenmiş olacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Alt ölçek bazında yöresel ürünlerin katma değerli hale dönüştürülebilmesi tanıtım, markalaşma çalışmalarına yön verilebilmesi koordineli tüm paydaşları kapsayıcı şekilde yürütülmelidir. Dış pazarın ihtiyaçlarına göre üretim planlamaları, yerel pazarların ihtiyaçlarının analiz edilmesi, üretilen ürünlerin karakterizasyon çalışmaları, üretim yöntemi üzerine araştırmalar yapılmalıdır. Gıda sanayi ile köprü görevi görecek örgütlenmeler oluşturulmalıdır. Alt Tedbirler Fıstık, bal, nar, üzüm gibi bölgeye özgün ürünlerin tanıtım, pazarlama ve markalaşma çalışmalarının desteklenmesi, Marka potansiyeli olan ürünler karakterizasyonun, yeni kullanım sahalarının araştırılması, Üniversite, ziraat odaları, üretici ve yetiştirici birlikleri, üreticiler, kamu kurum ve kuruluşları gıda sanayi gibi tüm paydaşların işbirliğinin sağlanarak yöresel ürünlerin markalaşma faaliyetlerinin koordinasyonun artırılması Yerel ve uluslarası fuar ve tanıtımlara bölge üreticileri ile katılım sağlanması,işbirliklerinin arttırılması, Sertifikasyon, belgelendirme, markalaşma faaliyetleri kapsamında üreticilere teknik destek sağlanması 325

347 Öncelik 2.2: Mevcut Sanayi Alanlarının Geliştirilmesi ve Markalaştırılması Organize Sanayi Bölgeleri; Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve 4562 sayılı Kanun hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri olarak tanımlamaktadır. Türkiye de sanayinin gelişmesi amacıyla kullanılan araçlar arasında başlarda gelen OSB ler, 1960 lı yıllardan günümüze, yukarıdaki tanımda belirtilen amaçlar doğrultusunda yatırım ve istihdamın artırılması yoluyla bölgesel kalkınmaya olan katkıları nedeniyle sanayi politikalarında önemli bir yer tutmaktadır. OSB ler, işletmelere dış ticaret, enerji, yatırım, işgücü, kalite gibi birçok konuda rekabet avantajı sağlamaktadır. Bu nedenle OSB lerde yer alan işletmeler yer almayanlara göre daha yüksek performans gösterebilmektedir. Tedbir 2.2.1: Yeni sanayi alanların belirlenmesinde politik ve yerel baskılardan uzak, bilimsel verilere dayalı analizler sonucunda belirlenen alanların seçilmesi Mevcut Durum TRC3 Bölgesindeki sanayi yerleşimlerine bakıldığında firmaların genellikle Organize Sanayi bölgelerinden bağımsız özel mülkiyetlerde toplandığı görülmektedir. Diğer illere oranla Mardin OSB nin daha yoğun olarak kullanıldığı görülmektedir. Yapılan anketlerde görülen en büyük sıkıntılardan birinin de sanayi alanlarının uygun yerlerde yapılmadığı yönünde. Şırnak ilinin Silopi ilçesinde en çok üretimci firma bulunmsına ve bu ilçenin Habur Sınır kapısına yakınlığı çok iyi bilinmesine rağmen, Organize Sanayi Bölgesi Şırnak ta yapılmış ve yatırımcı rağbeti görmediğinden dolayı ikinci OSB Cizre ilçesine fakat Habur Sınır Kapısının tersi istikamette yapılmıştır. Oysa Cizre ve Silopi arasında ilçelerinin ortak kullanabileceği bir OSB bölgeye daha faydalı olacaktı. Benzer bir durum Siirt ilinde de görülmektedir: Ulaşım zor ve seçilen bölgenin yatırımcıya hiç cazip olmayan yüksek bir yerde yapılmıştır. Siirt te yapılan OSB nin Siirt ile Kurtalan ilçesi arasında uygun bir bölgede olması daha faydalı olacaktı. Batmanda yapılan ve yatırımcıya çok cazip gelen Tekstil Kent uygulamasının diğer illerde de yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bölgede atıl durumda bulunan kamuya ait yerleşimlerin Tekstil Kent uygulaması için kullanılması hem bölge hem de yatırımcı için daha faydalı olacaktır. 326

348 Tablo 77: TRC3 Bölgesinde Faaliyet Gösteren Firmaların İldeki Konumları İldeki Konumu Batman Mardin Siirt Şırnak Toplam Özel Mülkiyet Mardin OSB Midyat KSS 2 2 Nusaybin KSS 3 3 Batman OSB MARANGOZLAR SİTESİ 8 8 TEKSTİL KENT 8 8 BRİKETÇİLER SİTESİ 1 1 SERBEST BÖLGE 4 4 Batman KSS 1 1 Mardin KSS 1 1 Kızıltepe KSS 1 1 Siirt OSB 1 1 Toplam Kaynak: TRC3 Sanayi Envanteri Çalışması,2013 Üst Ölçekli Planlar Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri başta olmak üzere üretimin mekânsal organizasyonu üretim ve ihracat kapasitesinin artırılmasına dönük olarak etkinleştirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 929) Sanayi arsası talebi de göz önünde bulundurularak OSB ve KSS yatırımlarında bölgesel büyüme odaklarına, yeni sanayi odaklarıyla birlikte öncelik verilecektir.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 346) Stratejik Önem Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan Organize Sanayi Bölgeleri hem yatırımcıya en iyi hizmeti sunmalı hemde bölgeye katma değer yaratmalıdır. Alt Ölçek Gelişmeleri Bu tedbirin hayat geçmesi için bölge yapılmasına karar verilen Organize Sanayi Bölgelerinin tarafsız bağımsız kurum ve kuruluşlarca hiçbir etki altında kalmadan tamamen bilimsel verilere dayalı, bölgenin geleceğini göz önünde bulundurarak şehir yerleşmesini, ulaşım ağını, dış pazara erişim kolaylığını ve sanayi yığınlaşmasına uygun alanların seçilmesi gerekmektedir. 327

349 Öncelik 2.3: Katma Değeri Yüksek Alanların Bölgeye Çekilmesi Küreselleşen dünya da üretim sistemlerinin sürdürülebilir inovasyon fikirleri ile desteklendiği ve katma değeri yüksek olan ürünlerin çeşitliliğinin ön planda tutulduğu yüksek teknolojinin hakim olmak istendiği bir anlayış hakim iken bu durum Türkiye de ise, batı illerinin bir kaçında orta-yüksek teknoloji, geri kalan illerin bir kısmı orta ve orta düşük teknoloji, TRC3 bölgesinin de bulunduğu geri kalan illerde ise düşük teknoloji hakimdir. Geleneksel üretim yöntemleri ile üretim yapan, katma değeri yüksek ürünler yerine tarıma dayalı katma değeri az olan veya doğal kaynakların varlığına bağlı olarak ürünler üretilen TRC3 bölgesinde durum pek iyi durumda değildir Tedbir 2.3.1: Mevcut durumda bölgenin iklimine bağlı olarak Geleneksel üretim yöntemleri ile üretilen düşük katma değerli ürünlerin yenilikçi yöntemler ile geliştirilmesi ve bölgede üretilmeyen katma değerli ürünlerin üretilmesinin sağlanması Mevcut Durum Bölgenin üretim yapısına baktığımızda geleneksel üretim yapısının halen baskın olduğu ve tarımdan sanayiye geçişin henüz tamamlanmadığını görüyoruz, bölgenin en fazla yapılan üretimi gıda üretimidir. Mardin de un, bulgur Batmanda ise hazır yemek sektörünün yoğun olarak yapıldığı görülmektedir. Siirt te ise süt ve süt ürünleri çoğunluktadır. Şırnak ise hazır beton ve kömür ile ön plana çıkmaktadır. İkinci gelişen sektör ise çimento, hazır beton, Bims ve briket üretimidir. Bu sektör ise sanayileşmeden ziyade bölgede bulunan hammaddenin zenginliğinden kaynaklanmaktadır. Bölgede üretilen ürünler düşük teknolojik katma değeri çok az olan ürünlerdir. Üst Ölçekli Planlar Uluslararası düzeyde rekabetçi ve yüksek katma değerli yeni sektörler, ürün ve markalar ortaya çıkaracak Ar-Ge ve yenilik programları hayata geçirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 628) Ülkemizin uzun dönemde Avrasya'nın üretim merkezi olması hedefi doğrultusunda Plan döneminde imalat sanayinin; daha yüksek katma değer yaratan, teknoloji üreten ve kullanabilen, çevre dostu teknolojileri kullanan ve üretebilen, becerilerini sürekli geliştirebilen, geleceğin ticaret dünyasının taleplerine cevap verebilen, sürdürülebilir küresel rekabet gücü kazanmış, bölgesel potansiyellerin ekonomiye katkısının artırıldığı, girdi tedarikinde etkinliğin sağlandığı, yatırım ve ara mallarında ithalat bağımlılığının azaltıldığı bir yapıya doğru dönüşmesi öngörülmektedir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 652) Ekonomik kalkınma, üretim yapısının güçlenmesi, sanayi ve hizmetler sektörlerinde iş imkanlarının artırılarak kentsel işgücü tabanının geliştirilmesi, değer zincirlerine eklemlenme ve ihracat kapasitesinin artırılması boyutlarıyla ele alınacaktır. Bu yönde, (i) Gelecekte yenilikçi, rekabet edilebilir, dinamik ve yüksek katma değer yaratma potansiyeli bulunan öncü sektörler ile (ii) Kentsel işgücü piyasasının gelişmesine hızlı katkı sağlayabilecek alanlara veya 328

350 üretim aşamalarına (yardım merkezleri- call center, lojistik, eğitim ve sağlık hizmetleri gibi), (iii) İhracat kapasitesinin geliştirilmesine odaklanılacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 333) Stratejik Önem Küreselleşen dünya da üretim sistemlerinin sürdürülebilir innovasyon fikirleri ile desteklendiği ve katma değeri yüksek olan ürünlerin çeşitliliğinin ön planda tutulduğu yüksek teknolojinin hakim olmak istendiği bir anlayış hakim iken bu durum Türkiye de batı illerinin birkaçında ortayüksek teknoloji, geri kalan illerin bir kısmında orta ve orta düşük teknoloji, TRC3 bölgesinin de bulunduğu geri kalan illerde ise düşük teknoloji hakimdir. Geleneksel üretim yöntemleri ile üretim yapan katma değeri yüksek ürünler yerine tarıma dayalı katma değeri az olan veya doğal kaynakların varlığına bağlı olarak ürünler üreten TRC3 bölgesinin bu durumunu değiştirip Ar-Ge ve inovasyona dayalı üniversite ile sanayi birlikteliğine inanan ve üniversitede üretilen bilgiyi raflarına çekebilen, gündeminde çok üretmek yerine kaliteye, katma değerli üretmeye odaklanmalıdır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için i) bölgede faaliyet gösteren yatırımcıların yenilikçi, rekabet edilebilir, dinamik ve yüksek katma değer yaratma potansiyeli bulunan öncü sektörlere yönelmeleri gerekmektedir, ii) Bölgede yatırımcıya hibe ve teşvik veren kamu kurum ve kuruluşlarının katma değerli ürünlere yönelik programlar geliştirerek yatırımcıları bu programlara yönlendirmelidir. Öncelik 2.4: Maden Potansiyelinin Etkin ve Verimli Kullanılması Tedbir 2.4.1: Güvenlik sorunları nedeniyle minimum düzeyde yürütülen maden ve endüstriyel hammaddelere yönelik arama etüt ve proje çalışmalarının bölge genelini kapsayacak düzeyde yeniden planlanması ve yürütülmesi ve bölgeye ilişkin endüstriyel hammadde ve maden rezervleri envanter bilgilerinin güncellenmesi Mevcut Durum Bölgede son yirmi yılda terör olayları nedeniyle bölgede MTA nın faaliyetleri önemli ölçüde sınırlandırmıştır. Bölgede maden ve endüstriyel hammadde aramalarının bölgenin jeolojik yapısının detay çalışmalarla ortaya çıkarılarak maden ve endüstriyel hammaddelerin oluşumları ve yapısal özelliklerinin belirlenmesi, detay maden araştırma ve sondajlarının gerçekleştirilmesi, bölgede bilinen maden ve endüstriyel maddelerin fiziksel, kimyasal ve jeokimyasal özelliklerinin belirlenmesi ve piyasa koşullarında farklı amaçlarla değerlendirilebilme kıstaslarının tespit edilmesi bölgede ekonomik madencilik faaliyetlerinin artması açısından gerekli görülmektedir. MTA Diyarbakır Bölge Müdürlüğü nün ( ) proje önerileri bölgede Güneydoğu Anadolu Bindirme Kuşağı üzerinde yer alan TRC3 Bölge İlleri Batman, Siirt, Şırnak illerinde polimetal maden, Mazıdağı fosfat ve Şırnak asfaltitlerinde nükleer enerji hammaddeleri aranması ve seramik killeri potansiyeli belirleme faaliyetlerini içermektedir. 329

351 Bölge de genel anlamda yer altı ve yer üstü zenginliklerini işleyen ve değerlendiren işletmelerin sayısı son yıllarda artmakta olup, bu alandaki girişimcilerin desteklenmesinin ve uygun bilgilendirme, araştırma ve fizibilite çalışmalarıyla yönlendirilmesinin Bölge ekonomisine ve istihdamına katkıları olacaktır. Üst Ölçekli Planlar 9.UKP Madde: 544 ( Madencilik sektöründe çevre mevzuatına uyum geliştirilecek, bürokratik yapı etkin hale getirilecek, jeotermal ve petrol konusunda yasal düzenleme çalışmaları tamamlanacak, firma ve işletme ölçeklerinin büyütülmesi özendirilecek, madencilik ürünleri yurtiçinde işlenerek katma değer artırılacak, arama çalışmalarına ve bor ürünleri üretiminin geliştirilmesine özel önem verilecektir.), 10.UKP Madde: 804 (Ülkemiz maden potansiyelinin sağlıklı tespit edilmesi, üretim için gerekli hammadde arz güvenliğinin sağlanması ve madenlerin yurtiçinde işlenip katma değerinin yükseltilerek ülke ekonomisine katkısının artırılması temel amaçtır.) Stratejik Önem Madencilik sektörünün faaliyetin gerçekleştirildiği bölgede meydana getirdiği katma değer ile bölge insanının refah düzeyini doğrudan etkilediği ve enerji, sanayi ve hizmet sektörlerinin gelişmesini de sağladığı değerlendirilmektedir. TRC3 Bölgesi nde ülkenin en büyük rezervlerinin yer aldığı fosfat yataklarının işlenmesiyle birlikte 2016 yılı içerisinde ülkenin genelinin dışa bağımlı olduğu gübre üretimine başlanacağı ve öncelikle GAP Sulama projeleri kapsamında sulu tarıma geçilecek tarım arazilerinde olmak üzere bölgede gübre ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanması, benzer nitelikte yerli asfaltit yataklarının termik enerji üretiminde bölgede enerji arzının sağlanması enerji arz güvenliği açısından önem arz etmektedir. Yüksek istihdam kapasitesi bulunan sektörün bölgede önemli bir sorun olan iç göçün engellenmesine, katkısı sektör faaliyetlerinin bölgede artması ve çeşitlilik kazanmasının önemini gösteren diğer bir etkendir. Alt Ölçek Gelişmeleri Atıl durumda bulunan Mazıdağı Fosfat Tesisleri nin 2011 yılında özelleştirme işlemleri tamamlanarak 2012 yılı içerisinde faaliyete geçmesi Bölge alt ölçeğinde en önemli gelişmedir. Endüstriyel hammaddelerin bölgede yaygın olarak kullanıldığı çimento, hazır beton, taş ve kum ocakları, kaplama amaçlı yapı malzemesi üretimi sektörleri Bölge genelinde gelişen sektörlerdir. MTA yetkililerinden edinilen bilgiler kurumun Bölge deki faaliyetleri önünde en büyük engel olan güvenlik sorunlarının son aylarda bu alanda meydana gelen olumlu gelişmelerle birlikte ortadan kalkacağı ve Bölge de MTA nın çalışmalarının artacağını göstermiştir. 330

352 Tedbir 2.4.2: Bölge genelinde üretimi sürdürülen ve enerji arzı açısından stratejik önem taşıyan petrol ve doğalgaz ve asfaltit arama faaliyetlerinin artırılması Mevcut Durum Türkiye deki petrol kuyularının büyük bir bölümü Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndedir. Batman İli ulusal düzeyde ve TRC3 Bölgesi nde en önemli üretim merkezi olmakla birlikte Şırnak, Mardin ve Siirt te de üretim yapılmaktadır. TPAO Batman Bölge Müdürlüğü nden alınan verilere göre TRC3 Bölgesi nde üretilen petrol miktarı 2012 yılında toplam 6,1 milyon varil olarak gerçekleşmiştir. Bu miktar Ülke genelinde yapılan üretimin %38 idir. Bugün bilinen rezervler ve üretim miktarıyla TRC3 Bölgesi nde yaklaşık 25 yıllık petrol rezervi bulunmakta olduğu öngörülmektedir. TRC3 Bölgesi nde, doğalgaz açısından tek değerlendirilebilen alan Mardin e bağlı Nusaybin ilçesindeki Çamurlu Sahası olup, günlük üretim hacmi m3 tür. Kazılan kuyulardan istenilen verim alınamadığı için üretim kapasite artışı gerçekleşememiştir. TPAO nun doğal gaz temin amaçlı açtığı fakat henüz tamamlaması ve testi yapılmayan 1 adet kuyusu bulunmaktadır. Ayrıca açmayı planladığı ancak mayınlı bölgede olması sebebiyle çalışmalara başlanamayan üretim kuyuları vardır. Bunun dışında TIWAY firmasının 1 adet üretim kuyusundan üretilen günlük m3 civarında gazı TPAO satın almakta ve bölgedeki müşterilerine satmaktadır. Türkiye asfaltit rezervlerinin önemli bölümü TKİ uhdesindedir yılından itibaren asfaltit üretimi Şırnak valiliği ve özel sektör tarafından rödövans karşılığı yapılmaya başlanmıştır. Şırnak valiliği bölgenin teshin ve sanayi ihtiyaçları için üretim yapmaktadır. ETKB tarafından hazırlanan Genel Enerji Denge tabloları incelendiğinde; Bölgede asfaltit yakıtlı ilk termik santrali olan Silopi Elektrik Üretim A.Ş. nin 135 MW gücünde ki ilk ünitesinin devreye alındığı 2009 ve 2011 yılları arasında tüketim alanlarına göre asfaltitin, 2011 yılında 2009 yılına oranla termik santralde tüketim oranının %110 artış gösterdiği, sanayi alanındaki tüketimin % 226 ve konutlardaki tüketimin %35 azaldığı görülmektedir. TKİ 2011 Yılı verileri, Şırnak ilinde, tahmini (görünür + muhtemel + mümkün) 72,9 milyon ton asfaltit madeni rezervi bulunduğunu gösterirken 2012 yılsonu verileri yeni keşfedilen alanlarla rezervin 104,6 milyon tona yükseldiğini ortaya koymuştur 64. Üst Ölçekli Planlar Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi 8.2 (Bilinen linyit ve taşkömürü yatakları 2023 yılına kadar elektrik enerjisi üretimi amacıyla değerlendirilmiş olacaktır.), ( ) OVP Madde IV.A.9.IX (Madencilik sektöründe; maden ve jeotermal kaynak arama faaliyetleri ile yurtiçinde ve yurtdışında petrol ve doğal gaz arama-üretim çalışmaları hızlandırılacak, madenlerin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesine önem verilecektir.), 10.UKP Madde: 805. (Enerji üretiminde dışa bağımlılığın azaltılması hedefiyle uyumlu olarak; yurtiçi ve yurtdışında petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri hızlandırılacak, Yılı TKİ Fvaaliyet Raporu,s.8 331

353 linyit kömürü ve jeotermal gibi yerli kaynakların potansiyelinin tespitine yönelik arama faaliyetleri azami düzeye çıkarılacaktır. Kaya gazı konusunda ise kapsamlı araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi sağlanacaktır.) Stratejik Önem TRC3 Bölgesi nde üretilen petrol miktarı 2012 yılında toplam 6,1 milyon varil olarak gerçekleşmiştir. Bu miktar Ülke genelinde yapılan üretimin %38 idir. Bölgede petrol ve doğalgaz yanı sıra potansiyeli bulunduğu değerlendirilen kaya gazı arama ve petrol-doğal gaz arama ve üretim amaçlı kuyu yatırımlarının bölgede yeni rezerv alanlarının tespit edilmesini sağlayacağı ve ulusal düzeyde enerji arzına ve bölge ekonomisine katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Alt Ölçek Gelişmeleri Batman TPAO son on yıl içinde ki yatırımlarda genel trendin artış yönünde olduğu ve özellikle 2009 yılından itibaren ise yatırım miktarlarında önemli artışlar gerçekleştiği izlenmektedir. TPAO verileri 2003 ve 2012 yılları arasında toplam 341 adet kuyu açıldığını son dört yıl içinde açılan kuyu adedinin toplam kuyu adedinin %55 ini oluşturduğunu göstermektedir. Tedbir 2.4.3: TRC3Bölge sınırları içinden geçmesi planlanan Irak Türkiye Doğalgaz Boru Hattı Projesi çerçevesinde yerel ve ulusal düzeyde projenin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi Mevcut Durum Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı olarak bilinen 986 km ve 890 km lik uzunluğa sahip paralel iki hattın yıllık taşıma kapasitesi 70,9 milyon tona ulaşmaktadır. Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı, Irak Petrolünün dünya pazarlarına ulaşmasında önemli bir yere sahiptir. 15 Ekim 2009 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Irak Petrol Bakanlığı arasında Türkiye ile Irak arasında, Irak doğal gazının Türkiye ye ve Türkiye üzerinden Avrupa ya transit taşınması ile iki ülke arasında bir doğal gaz koridoru geliştirilmesini amaçlayan mutabakat zaptı imzalanmıştır. Gerek Türkiye gerekse TRC3 Bölgesi için büyük önem taşıyan Irak-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'ne ilişkin olarak, 2012 yılında herhangi bir gelişme kaydedilmemiştir. Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP Madde IV.A.4.VIII (Bölgemizde bulunan enerji (petrol, doğal gaz ve elektrik) kaynaklarının uluslararası pazarlara ulaştırılmasında Türkiye nin transit güzergâhı ve terminal ülke olması için gerekli çalışmalar sürdürülecektir.), 10.UKP Taslağı Madde: 796. (Türkiye nin mevcut jeostratejik konumunun etkin bir biçimde kullanılmasıyla enerji üreticisi ve tüketicisi ülkeler arasında transit ve terminal ülke olunması sağlanacaktır. Ceyhan ın uluslararası petrol piyasasında ana dağıtım noktalarından ve petrol fiyatlarının teşekkülünde önemli merkezlerden biri olması yolundaki çalışmalar sürdürülecektir.) Stratejik Önem Uluslararası enerji haritasında transit ülke konumuyla jeopolitik önem taşıyan ülkemizin, dünyanın en büyük üçüncü petrol ve onuncu büyük doğalgaz rezervlerine sahip ülkesi Irak ve 332

354 bölgesel olarak çok önemli rezervlere sahip Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile sınır olmasının TRC3 Bölgesi ne kazandırdığı ticaret ve taahhüt alanındaki büyük avantajın enerji sektöründe sağlanacak gelişmelerle daha da önem kazanacağı ön görülmektedir Alt Ölçek Gelişmeleri Türk Özel Şirketleri her geçen gün Kuzey Irak ta petrol arama ve işletmeye yönelik faaliyetlerini arttırmaktadırlar. Güncel olarak Kuzey Irak ta, 7 adet sahada üretim lisansı alan ve ürettiği petrolü Irak Türkiye Petrol hattına bağlayarak Akdeniz üzerinden batı pazarına sunmayı amaçlayan Genel Enerji, Erbil ve Şırnak İli, Silopi İlçesi ne 30 km mesafede bulunan Fişabur arasında 250 km uzunluğunda bir petrol boru hattı yapımını planlamaktadır. Tedbir 2.4.4: Bölgede yapımı planlanan termik santrallerde asfaltitin zenginleştirilmesi ve kullanımında verimliliği arttırarak asfaltit kullanımının çevresel etkilerini azaltmaya yönelik teknolojiler olarak tanımlanan Temiz Kömür Teknolojilerinin uygulanması, çevreye zarar vermesini önleyici tedbirlerin alınması, kontrol ve denetim çalışmalarının etkin biçimde sürdürülmesi Mevcut Durum Bölgede asfaltit yakıtlı ilk termik santrali olan Silopi Elektrik Üretim A.Ş. nin 135 MW gücünde ki ilk ünitesi 2009 yılında devreye alınmıştır. Kurum yetkililerinden alınan bilgiye göre Santralde, sektörde yaygın olarak kullanılan ve temiz kömür teknolojileri sınıfına giren dolaşımlı akışkan yataklı kazan teknolojisi kullanılmaktadır. Üst Ölçekli Planlar 10.UKP Taslağı Madde: 793 (Yerli kömür kaynakları özel sektör eliyle yüksek verimli ve çevre dostu teknolojiler kullanılarak elektrik enerjisine dönüştürülecektir. Küçük rezervli kömür yataklarının bölgesel enerji üretim tesislerinde değerlendirilmesi sağlanacaktır.), BTYK 26 Karar 201, (Yerli termik santral tasarım ve imalat kabiliyetinin geliştirilmesi ve kamu-özel sektör işbirliği ile 5 yıl içinde akışkan yatak kazanı teknolojisinde %80 yerlilik oranı hedefine ulaşılması) Stratejik Önem Bölgede önceki yıllarda ısıtma amaçlı ve sanayi sektöründe kullanılan asfaltit, Şırnak İlinde 2009 yılında 135 MW kurulu güce sahip ilk ünitesi devreye alınan termik santralde kullanılmaya başlanmıştır. Santralin 270 MW Kurulu güce sahip iki adet ünitesinin inşaatı sürmektedir. Santral tamamlandığında toplamda 1500 kişiye istihdam alanı oluşturacaktır. Şırnak il merkezi ve Silopi İlçesi nde 270 MW ve 135 MW Kurulu güce sahip iki adet termik santral için 2 adet üretim lisansı alınmış durumdadır. Akışkan yataklı kazan teknolojisi yerli linyit ve asfaltit gibi düşük kalorili yakıtların Avrupa Birliği kazan emisyonları standartlarına uygun olarak ve yanma verimi %90 99,8 olacak şekilde yakılabilmesine olanak sağlamaktadır. Yapımı planlanan termik santrallere çevreye zarar vereceği gerekçesiyle oluşturulan Şırnak Çevre Platformu karşı çıkmaktadır. Santrallerde modern, çevreci teknolojinin kullanılması önem arz etmektedir. 333

355 Alt Ölçek Gelişmeleri Şırnak İli nde 2009 yılında, 135 MW kurulu güce sahip ilk ünitesi devreye alınan termik santralde Akışkan Yataklı Kazan Teknolojisi kullanılmaktadır. Tedbir 2.4.5: 2011 yılı içinde özelleştirmesi tamamlanan Mazıdağı Fosfat Tesisleri yüklenici şirket taahhüdü çerçevesinde 2016 yılı sonuna kadar, Sülfirik Asit, Fosforik Asit, ve Diamonyum Fosfat fabrikalarının kurulması ve gübre üretimine başlanması Mevcut Durum Bölgede 1994 yılından beri atıl durumda bulunan Mazıdağı Fosfat Tesisleri nin özelleştirilme işlemleri tamamlanarak tarihinde tesis alıcı şirkete devir ve teslim edilmiştir yılı Temmuz ayı itibariyle üretime başlandığı ve 227 kişiye istihdam sağlandığı öğrenilmiştir. Üst Ölçekli Planlar 10.UKP Madde.804, (Ülkemiz maden potansiyelinin sağlıklı tespit edilmesi, üretim için gerekli hammadde arz güvenliğinin sağlanması ve madenlerin yurtiçinde işlenip katma değerinin yükseltilerek ülke ekonomisine katkısının artırılması temel amaçtır) Stratejik Önem Şirketin, 2016 yılı sonuna kadar Sülfirik Asit, Fosforik Asit ve Diamonyum Fosfat fabrikaları kurulması ve yatırım süreci sonunda Ülkemizin dışa bağımlı olduğu gübre ihtiyacının bir kısmını karşılaması, toplamda 1050 kişinin istihdam edilmesi çerçevesinde çalışmalarını sürdürmektedir. Alt Ölçek Gelişmeleri Saha çalışmasından edinilen bilgilere göre dolar harcanarak tesisin bakım ve onarımının gerçekleştirildiği, 2012 yılı Temmuz ayı itibariyle üretime başlandığı ve yıl sonu itibariyle ton fosfat kayasının işlendiği ve 227 kişiye istihdam sağlandığı öğrenilmiştir. Tedbir 2.4.6: Bölgede yaygın ve zengin potansiyeli bulunan kireçtaşı, kalker, marn, mermer, kil, alçı taşı, kuvars kumu, bazalt gibi endüstriyel hammaddelerin üretim oranlarının arttırılması ve kaynakların değerlendirilmesine yönelik sektörel çeşitlilik sağlanması Mevcut Durum TRC3 Bölgesi sınırlı maden kaynaklarının yanında zengin ve yaygın endüstriyel hammaddelere sahiptir Bölge de yaygın olan endüstriyel hammaddelerin (kil, kireçtaşı, jips, mermer, pomza, barit, alçıtaşı, silisyum-kuvars kumu, bazalt) envanterinin çıkartılıp, endüstriyel değerlendirme alanlarının ortaya belirlenmesi gerekmektedir. Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP Madde IV.A.9.IX (Madencilik sektöründe; maden ve jeotermal kaynak arama faaliyetleri ile yurtiçinde ve yurtdışında petrol ve doğal gaz arama-üretim çalışmaları hızlandırılacak, madenlerin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesine önem 334

356 verilecektir.),10.ukp Taslağı Madde: 804 (Ülkemiz maden potansiyelinin sağlıklı tespit edilmesi, üretim için gerekli hammadde arz güvenliğinin sağlanması ve madenlerin yurtiçinde işlenip katma değerinin yükseltilerek ülke ekonomisine katkısının artırılması temel amaçtır.) Stratejik Önem Bölgede endüstriyel hammaddeler çimento, tuğla-kiremit, inşaat (dış cephe ve zemin kaplama), yalıtım ve izolasyon amaçlı malzeme üretimi sektörlerinde kullanılmakla birlikte bölge ekonomisine katma değer sağlayacak sektörel çeşitlilik oluşturulmasına yönelik araştırma ve fizibilite çalışmaları önem arz etmektedir. Alt Ölçek Gelişmeleri TRC3 Bölgesi nin Irak a olan yakınlığı lojistik açısından bölge illerine önemli avantaj sağlamaktadır. Çimento, tuğla gibi ürünlerin ihracatının gerçekleştiği sektörde hafif yapı malzemeleri, yapı kimyasalları, seramik ve fayans v.b. ürünlerin bölgede imalatının önemli ihraç potansiyeli taşıdığı değerlendirilmektedir. Tedbir 2.4.7: Bölgede işletmeye alınmayan madenlerin ekonomiye kazandırılmasına yönelik bölgenin madencilik potansiyelinin ve sektörde yatırım olanaklarının tanıtılması ve madencilik sektörünün bölgeye sağladığı katma değerin arttırılması Mevcut Durum Bölgede henüz işletmeye alınmayan Siirt kromlarının zenginleştirilmesi ve değerlendirilmesine yönelik araştırmalar, Siirt bakırları içindeki piritlerin yan ürün olarak değerlendirilmesine yönelik araştırmalar, Bölge de madencilik sektörünün yarattığı katma değeri arttıracaktır. Bölgenin üretilen ve 2012 yıl sonu TKİ Faaliyet raporuna göre milyon ton rezervi bulunan diğer önemli bir enerji hammaddesi olan Şırnak asfaltitlerinin ısıtma ve sanayi sektörlerinde kullanımının azalarak rezervin büyük oranda ilde kurulu ve kurulması planlanan termik santrallerde elektrik enerjisi üretimi amacıyla kullanılacağı ön görülmektedir. Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP. Madde IV-A-9-a-IX (Madencilik sektöründe; maden ve jeotermal kaynak arama faaliyetleri ile yurtiçinde ve yurtdışında petrol ve doğal gaz arama-üretim çalışmaları hızlandırılacak, madenlerin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesine önem verilecektir. 10.UKP Taslağı Madde. 810 (Krom ve mermer gibi madencilik ürünlerinin yurtiçinde işlenmesi ve oluşan katma değerin artırılması sağlanacaktır.) Stratejik Önem Madencilik sektörünün faaliyetin gerçekleştirildiği bölgede meydana getirdiği katma değer ile bölge insanının refah düzeyini doğrudan etkilediği ve enerji, sanayi ve hizmet sektörlerinin gelişmesini de sağladığı değerlendirilmektedir. 335

357 Alt Ölçek Gelişmeleri MTA Diyarbakır Bölge Müdürlüğü nün ( ) proje önerileri bölgede Mazıdağı Fosfat ve Şırnak asfaltitlerinde nükleer enerji hammaddeleri aranması projesi de yer almaktadır. Enerji arz güvenliği açısından kurulması planlanan Nükleer santraller için yerli nükleer hammadde temini büyük önem taşımaktadır. Öncelik 2.5: Bölgenin Yenilenebilir Enerji Potansiyelinin Ortaya Çıkarılması ve Değerlendirilmesi Tedbir 2.5.1: Bölgenin Siirt ve Şırnak illeri öncelikli olmak üzere, bölgenin hidroelektrik potansiyelinin tamamının değerlendirilmesine yönelik bürokratik ve mühendislik çalışmaların tamamlanması Mevcut Durum DSİ verileri, 2011 ve 2013 yıllarında tamamlanarak üretim faaliyetlerine başlayan Alkumru ve Garzan Barajlarıyla birlikte mevcut 5 adet Hidrolektrik santralin yanı sıra bölgede yapımı devam eden toplam 13 adet ve yapımı planlanmış, etüt ve projelendirme aşamalarında bulunan toplam 38 adet HES Projesi bulunduğunu göstermektedir. Önümüzde ki dönemde bölgede güvenlik sorunlarının ortadan kalkması ve 6446 sayılı yeni Elektrik Piyasası Kanunu ile lisanslama mekanizması ve lisan sürelerine ilişki sağlanan değişiklikler ve sınırlamalarla bölgede etüt ve proje aşamasında bulunan HES lerin yakın zamanda yapımlarına başlanacağı öngörülmektedir. Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP Madde IV.A.4.V, (Enerji üretiminde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması için gerekli tedbirler alınacak ve elektrik üretiminde doğal gazın ve ithal kömürün payı azaltılacaktır.), 10.UKP Madde: (787. Birincil enerji kaynakları bazında dengeli bir kaynak çeşitlendirmesine ve orijin ülke farklılaştırmasına gidilecek, üretim sistemi içinde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payı azami ölçüde yükseltilecektir.) Stratejik Önem Bölgede 1200 MW Kurulu güce sahip Ilısu, toplamda 517 MW kurulu güce sahip Çetin Baraj ve Hidroelektrik santralleri gibi büyük ölçekli hidroelektrik santrallerinin yanı sıra özellikle Siirt ve Şırnak İllerinde küçük HES projeleri de planlanmıştır. Bölgedeki tüm HES projeleri tamamlandığında toplam kurulu güç 4311 MW olacaktır. Hidrolik potansiyeli zengin bölgede HES potansiyelinin tamamının değerlendirilmesi enerji arzı güvenliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam enerji arzı içindeki payının arttırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Yapımı daha kısa süren ve enterkonnekte sisteme bağlanma zorunluluğu olmayan küçük HES lerin çoğaltılması, bulundukları yöreye enterkonnekte şebekenin ulaşma zorunluluğunu da ortadan kaldıracağından, iletim şebekelerindeki kayıplarda önemli bir azalma meydana getirecektir. 336

358 Alt Ölçek Gelişmeleri TRC3 Bölgesinde 2011 yılında işletmeye alınan 261 MW Kurulu güce sahip Alkumru Barajı ve 2013 yılında işletmeye alınan 42 MW Kurulu güce sahip Garzan Barajı ile birlikte işletmeye alınan toplam 5 adet HES bulunmaktadır. İnşaatı süren 13 adet ve etüt-projelendirme ve planlama aşamasında bulunan 38 adet HES projesi bulunmaktadır. Tedbir 2.5.2: Bölge kent ve ilçe belediyelerinin atık su ve katı atık gibi çevre korumaya yönelik yapımı süren altyapı tesislerinin tamamlanması, yapımı tamamlanan tesislerin kırsal alanda bulunan belde ve köyleri de kapsayacak biçimde il içinde işbirliği ve koordinasyonun sağlanması ve gerekli lojistik ağın kurulması, tesislerde biyogaz/çöp gaz potansiyellerin araştırılması, enerji üretimine yönelik fizibilite ve araştırmaların desteklenmesi Mevcut Durum Bölgede herhangi atık kullanılarak biyogaz üretimi yapılmamaktadır. Bölge illerinde katı atık depolama tesisleri Mardin İlinde kurulmuş ancak üye 26 belediyeden yalnızca 2 adedi atıkları transfer etmektedir. Siirt İli nde katı atık depolama tesisi kurulmuş ancak henüz kullanılmamakta, Şırnak İli nde yapım aşaması ve Batman da projelendirme aşamasındadır. Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP Madde IV.A.4.V,(Enerji üretiminde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması için gerekli tedbirler alınacak ve elektrik üretiminde doğal gazın ve ithal kömürün payı azaltılacaktır.), 10.UKP Madde: (787. Birincil enerji kaynakları bazında dengeli bir kaynak çeşitlendirmesine ve orijin ülke farklılaştırmasına gidilecek, üretim sistemi içinde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payı azami ölçüde yükseltilecektir.) Stratejik Önem Çöp gazı üretimi, TRC3 Bölgesi nde belediyelerin yeterince etkin olmadıkları, kentsel ve kırsal alanda katı atıkların büyük oranda toplanması ve düzenli depolama alanları kurulması ve katı atıkların transferine yönelik yatırımlarının önceliklendirilmesini teşvik edebileceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte düzenli katı atık depolama alanlarında çöp gazı üretiminin; kötü kokunun elimine edilmesi, yeraltı sularının korunması, görüntü kirliliğinin engellenmesi, sera gazı emisyonunun azaltılması gibi yerel ve çevresel yararları da bulunmaktadır. Alt Ölçek Gelişmeleri Bölgede herhangi bir türde atık kullanılarak biyogaz üretimi yapılmamaktadır. 337

359 Tedbir 2.5.3: Güneş, rüzgâr ve jeotermal başta olmak üzere Bölge de yenilenebilir enerji kaynağı potansiyelin noktasal düzeyde ortaya çıkartılması ve tüm sektörler tarafından değerlendirilmesine yönelik araştırma ve fizibilite çalışmalarının desteklenmesi Mevcut Durum Bölge illerinin sahip olduğu aylık güneşlenme süreleri ve radyasyon değerleri, bölgede güneş enerjisinden enerji üretimi için uygun alanlar olduğunu göstermektedir. Bölgede alternatif enerji kaynakları ve verimlilik üzerine araştırma yapan kurum ve kuruluşlar oldukça azdır. Bölgeye yakın Şanlıurfa da Harran Üniversitesi bünyesinde bir AR-GE Merkezi olan Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Merkezi (GAP-YENEV) bu kapsamda bulunan en önemli kuruluştur. Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP Madde IV.A.4.V,(Enerji üretiminde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması için gerekli tedbirler alınacak ve elektrik üretiminde doğal gazın ve ithal kömürün payı azaltılacaktır.), 10.UKP Madde: (787. Birincil enerji kaynakları bazında dengeli bir kaynak çeşitlendirmesine ve orijin ülke farklılaştırmasına gidilecek, üretim sistemi içinde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payı azami ölçüde yükseltilecektir.) Stratejik Önem TRC3 Bölgesi nde güneş enerjisi potansiyelinden mekansal olarak en üst düzeyde yararlanılabilecek alanların tespit edilmesi, farklı sektörlerde kullanım alanlarının geliştirilmesine yönelik araştırma ve fizibilite çalışmalarının, bilinç düzeyinin sürekli olarak geliştiği bölgede büyük ölçekli güneş santralleri yatırımları (GES) ve lisansız düzeyde tarımsal sulama, seracılık, toplu konut inşaatlarında güneş enerjisi uygulamalarında kısa bir süre içinde önemli artışlar meydana getireceği ön görülmektedir. Alt Ölçek Gelişmeleri Dicle Kalkınma Ajansı tarafından Doğrudan Faaliyet Destekleri kapsamında Şırnak Üniversitesi ve Batman Yenilenebilir Enerji Derneği tarafından hazırlanan projeler desteklenmiştir. GAP Bölgesinde bulunan tüm üniversite, sanayi, kamu ve özel kuruluşlar ile potansiyel girişimcilerin yararlanabileceği yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği çalışmalarını yürütüldüğü laboratuar ve araştırma hizmetleri vermek amacıyla Şanlıurfa da kurulan GAP YENEV Merkezi bir AR-GE Merkezi olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Tedbir 2.5.4: Kentsel dönüşüm ve toplu konut projelerinde yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak enerji üretiminin teşvik edilmesi Mevcut Durum TRC3 Bölgesinde güneş enerjisinden yaralanarak enerji üretilen kentsel dönüşüm ve toplu konut projesi bulunmamaktadır. 338

360 Üst Ölçekli Planlar ( ) OVP Madde IV.A.4.V,(Enerji üretiminde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması için gerekli tedbirler alınacak ve elektrik üretiminde doğal gazın ve ithal kömürün payı azaltılacaktır.), 10.UKP Madde: (787. Birincil enerji kaynakları bazında dengeli bir kaynak çeşitlendirmesine ve orijin ülke farklılaştırmasına gidilecek, üretim sistemi içinde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payı azami ölçüde yükseltilecektir.) Stratejik Önem TRC3 Bölgesi nde inşaat sektörü gelişmekte ve toplu konut ve kentsel dönüşüm projeleri kent ve ilçe merkezlerinde yaygın olarak uygulanmaya başlamıştır. Saha çalışmaları lisansız üretimin sektörel olarak gerçekleştirilebileceği en uygun alanlardan bir tanesinin bölgedeki toplu konut ve kentsel dönüşüm projeleri olabileceğini göstermiştir. Alt Ölçek Gelişmeleri Dicle Kalkınma Ajansı yapımını planladığı ana hizmet binasında, güneş enerjisi ile elektrik üreterek bu konuda örnek bir proje uygulama gerçekleştirme çalışmalarını sürdürmektedir. Öncelik 2.6: Bölge Turizminin Rekabetçiliğinin arttırılması Bölge Aşağıda görüleceği gibi diğer bölgelere nazaran turizm konusunda çok geridedir. Bölgenin sahip olduğu öncelikli turizm çeşitleri İnanç ve Kültür Turizmidir. Son yıllarda bölgedeki ekonomik hareketlilikten kaynaklı olarak iş turizmi de aynı şekilde gelişmektedir. Doğa ve kırsal Turizm ile Termal Turizm ise daha düşük potansiyelli turizm çeşitleridir. Bölge çok eski medeniyetlere ev sahipliği yapmış yeterince araştırılmamasına rağmen önemli ölçüde kültürel ve inanç odaklı eserlere sahiptir. Bölge turizminin entegre bir anlayışla, turizm değer zinciri yöntemiyle ele alınıp geliştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda hazırlanan stratejiler düşük kullanılan potansiyelin kullanımının arttırılması ve kullanılmayan potansiyelin hayata geçirilmesi şeklindedir. Onuncu kalkınma Planında Turizm nitelikli işgücü, tesis ve hizmet kalitesiyle uluslar arası bir marka haline gelinmesi; daha üst gelir gurubuna hitap edecek şekilde turizm ürün ve hizmetlerinin çeşitlendirilmesi ve iyileştirilmesi; turizm değer zincirinin her bileşeninde kalitenin arttırılması ve sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde bölgesel kalkınmada öncü bir sektör haline gelinmesi şeklinde tanımlanmıştır. Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisinde Turizm potansiyelinin Yerel/Bölgesel kalkınma için etkin kullanımı yatay amaç olarak belirlenmiştir Türkiye Turizm Stratejisinde vizyon Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı benimsenerek istihdamın arttırılmasında ve bölgesel gelişmede turizmin öncü bir sektör konumuna ulaştırılması ve Türkiye nin 2023 yılına kadar, uluslar arası pazarda turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk beş ülke arasında önemli bir varış noktası ve uluslar arası bir marka haline getirilmesinin sağlanmasıdır. Şeklinde belirlenmiştir. Bölgenin vizyona azami derecede katkı sunabilmesi için potansiyelini en azami şekilde kullanabilmesi gerekmektedir. Hazırlanan tedbirler buna yönelik olarak noktasal, rotasal ve tematik olarak belirlenmiştir. 339

361 Tedbir 2.6.1: Bölge Turizm Potansiyelinin Geliştirilmesi ve Kullanım Kapasitesinin Artırılması Mevcut Durum Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi mevcut Durumda ülke ve Güneydoğu Anadolu bölgesine kıyasla çok daha az acente bulunmaktadır. Acentelerin olamaması Bölgeye ziyaretçi getirilmesinde batı yörelerdeki acentelere bağımlı bir durum oluşmaktadır. Bu durun önüne geçebilme için bölgedeki acentelerin kapasitesinin ve sayısının arttırılması gerekmektedir. Tablo 78: TRC Bölgesi Turizm Rekabetçiliği Unsur Dağılımı Gaziantep Adıyaman Kilis TRC1 Şanlıurfa Diyarbakır TRC2 Mardin Batman Siirt Şırnak TRC3 TRC Dünya Kültür Mirası Listedeki Eser Sayısı Acente Sayısı (2012) Turizm Yatırım Belgeli Tesis Yatak Sayısı (2011) Belediye Belgeli Tesis Yatak Sayısı (2011) Turizm İşletme Belgeli Tesis Yatak Sayısı (2011) Toplam Yatak Sayısı (2011) Toplam Yatak Sayısı Oran% Toplam Yatak Kapasitesi Değişim ( ) 2 1* ,7 7,3 0,8 40,8 18,5 19,8 38,3 11,0 5,3 0,9 3,6 20,9 100,0 45,7 102,8 33,9 53,2 119,6-6,5 29,3 267,9 29,7-17,9-34,9 51,4 42, Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2012 Bölge içerisinde 12 adet konaklama tesisi ziyaret edilmiştir. Bu tesislerdeki en önemli sorunlardan bir tanesi nitelikli işgücünün bulunmaması ve ya bulunsa bile tutulamaması olarak belirtilmiştir. İşgücü niteliğindeki bu durum turizm sektörünün gelişimine zarar vermektedir. Mevcut durumda gelen ziyaretçilerin konaklama süresi ve geceleme sayıları oldukça düşüktür. Bunun en temel nedeni bölge yeterince eğlence mekanı ve turistik tesislerin sayısının az olmasıdır. Gelen ziyaretçilerin konaklama sayısı ve kalış sürelerinin uzatılması amacıyla eğlence mekanlarının sayısının arttırılması gerekmektedir. 340

362 Şekil 207: İllere Göre Turizm Rekabet ve Odak Analizi Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinden hesaplanmıştır, 2012 Türkiye deki konaklama tesislerine kıyasla çok düşük düzeyde tesis ve yatak kapasitesine sahiptir. Bölgede yeni açılan tesislerin büyük bir çoğunluğu hizmet kalitesi konusunda iyi bir seviyededir. Ancak biraz daha eski tesisler hizmet kalitesi bakımından daha düşük seviyededir. Bölge Turizminin gelişmesi ve rekabetçiliğinin arttırılması için hem yeni tesislerin açılmasının desteklenmesi hem de mevcutlarının kapasitesinin arttırılması gerekmektedir. Şekil 208: İllere Göre Tesise Gelen Yerli ve Yabancı Ziyaretçi Dağılımı Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2012 Bölgenin kendine has zengin mutfağı ve diğer yörelerde az rastlanır halen yapımına devam edilen el sanatları bulunmaktadır. El sanatları gelen turiste hitap etmekte ya da dışarıda ve içerde yaşayan bölge halkı tarafından hediye amaçlı verilmektedir. Bölge içerisinde üretilen ürünlerden telkari ürünleri, Şal Şapik, Bakır işleme ürünleri ve Siirt battaniyesi ürünleri en fazla tercih edilen ürünlerdir. Zengin mutfak üzerine geliştirilen gurme turizminden bölge yararlanamamaktadır. Bu nedenle diğer Güneydoğu Anadolu illeriyle beraber zengin mutfak kültürünün turizmde daha etkili kullanılması sağlanmalıdır. Yerel el sanatlarında ise belli bir tanınırlık olmansa rağmen markalaşma söz konusu değildir. Ulusal ve küresel ölçekte rekabet edebilirliğin gerçekleşmesi için yerel ürünlerin markalaşması gerekmektedir. 341

363 Mevcut durumda devam eden güvenlik sorunundan kaynaklı olarak kırsal turizm faaliyetleri yeterince yapılamamaktadır. Ancak gelecek 10 yıl içinde bu sorunun çözülmesi beklenmektedir. Aşağıdaki haritada gösterildiği gibi Bölge içerisinde birçok ilçede kırsal turizm faaliyetleri gerçekleştirilebilir. Hâlihazırda Savur dışında ev pansiyonculuğu yapılan ilçe bulunmamaktadır. Şekil 209: TRC3 Bölgesi Kırsal Turizm Dağılımı Mevcut durumda bölgede Gırnavaz, Hasankeyf, Gire Amer gibi yerlerde arkeolojik kazı çalışmaları yapılmıştır. Ancak bölgede halen ortaya çıkarılmayı bekleyen birçok alan bulunmaktadır. önceliklendirme yapılarak tescili yapılmış alanların tamamen gün yüzüne çıkarılarak turizme kazandırılması sağlanmalıdır Tarihi ve kültürel değerdeki yapıların bir kısmında (Deyrulzafaran, Kasimiye, Aydınlar gibi) günübirlik tesisler oluşturularak ziyafetçilerin kullanımına sunulmuştur. Ancak birçok mekânda günübirlik tesis bulunmamaktadır. Ziyaretçilere yönelik özellikle en fazla ziyaret edilen mekânlara yönelik günübirlik tesislerin yapılması gerekmektedir. Aşağıdaki Harita gösterildiği gibi Mevcut durumda Sağlık turizmine yönelik termal kaynaklarda tesisler bulunmaktadır. Zümrüt, Güçlükonak ve Hısta kaplıcaları bölgesel düzeyde, Kozluk Taşlıdere kaplıcası ise bölge ve çevre illere hizmet vermektedir. Termal kaynakların altyapısı kozluk dışında yeterli değildir. Ayrıca Sağlık turizmi açısından daha kapsamlı değerlendirilerek potansiyeli bu yönde kullanılmalıdır. 342

364 Şekil 210: TRC3 Bölgesi Termal Turizm Dağılımı Anıtsal yapı ve alanların büyük bir kısmının tescili yapılmış ancak kaynak yetersizliğinden dolayı restorasyonları yapılamamıştır, kamu ve özel sektör ortaklığı ile restorasyon gerektiren alanların turizme kazandırılması gerekmektedir. Yurt içinde Bölge içerisinde Mardin dışında pozitif imajı bulunan il yoktur. Yurtdışında ise bölge riskli bölge olarak tanınmakta mevcut yapı ve eserler bilinmemektedir. Bu durumun önüne geçilebilmesi için hem bölgenin hem de bölge illerinin etkin tanıtımının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Mardin, Midyat ve Savur gibi kentsel sit alanlarının tescili yapılmış ancak koruma amaçlı imar planları henüz hazırlanmamıştır. Tek başına eski kent dokusunu kaplayan alan içine sıkışmış imar planlarının daha geniş alanı kapsayacak şekilde düşünülmesi, tarihi yapının korunması ile beraber tarihi yapıların görünürlüklerini de koruyacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Mevcut durumda Adıyaman, Adana, Hatay, Gaziantep ten başlatılan GAP Rotaları ile Acenteler Bölgeye Ziyaretçi getirmektedir. Bölge içinde ve diğer bölgelerle beraber farklı turist profillerine uygun inanç, kültür ve gurme rotaları oluşturulması gerekmektedir. Üst Ölçekli Planlar Onuncu Kalkınma Planı nda ( ) Turizm türleri bütüncül bir şekilde ele alınarak Varış Noktası Yönetimi kapsamında yeni projelerin hayata geçirilmesi temel politikalardan biri olarak belirlenmiştir. Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi nde ( ) Kamu tarafından sağlanan desteklerin ulusal kalkınma yanında bölgesel gelişme hedefine de hizmet etmesi yatay amacında Turizm konusunda geri kalmış yörelere özel teşvik uygulamaları yapılacak ve kamu özel sektör işbirliği modelleri geliştirilmesi; başta termal turizm olmak üzere turizmi çeşitlendirici yatırımlara özel teşvik tedbirlerinin uygulanması hedef olarak belirlenmiştir. Turizm konusunda BGUS ta belirlenen diğer bir yatay amaç Turizm potansiyelinin Yerel/Bölgesel kalkınma için etkin kullanımı şeklindedir. Bu kapsamda belirlenen hedefler: 343

365 Turizm alanında yönetişimin geliştirilmesi amacıyla merkezi kuruluşlar yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili paydaşlarla oluşturulacak ortak mekanizmalar geliştirilecektir. Farklı Turizm türlerinin eğitim ve kampanyalarla tanıtılması, özendirilmesi; turizm ürünlerinin geliştirilmesi, bölgesel turizm mevcut varlıklar ve turist segmentasyonuna göre farklılaştırılması, özellikle yerli turizmine ağırlık verilecek alanların tespiti ve buna uygun destek ve teşvik araçlarının geliştirilmesi hedefi doğrultusunda eğitim ve kampanyalar ile ülke genelinde hareketliliğin arttırılması farklı bölgelere kaydırılması sağlanacaktır. Altyapı eksikliklerinin giderilmesi amacıyla, havacılık sektörünün turizm sektörü ile eşgüdüm içinde çalışması, belediye hizmetlerinde asgari standardın yakalanması (kanalizasyon, ulaşım, altyapı v.b.) turizm sektöründe hizmet verecek beşeri sermaye kapasitesinin geliştirecektir. Mevzuat altyapısının geliştirilmesi hedefi doğrultusunda turist sigortasının getirilmesi örgütlenme modellerinin geliştirilmesi, koruma-kullanama dengesinin tutturulması amacıyla düzenlemeler yapılacaktır. Turizm sektöründe sunulan hizmetlerde nitelik bakımından standartlaşmanın sağlanması, sektörde marka bilincinin geliştirilmesi, bölgelerin turistik potansiyelinin ve varlıklarının (tarihi kişilikler, kültürel mekânlar) koordineli bir biçimde tanıtılması ve pazarlanması (bölgeye özel bir web sitesi, sosyal medya araçlarının kullanımı) sağlanacaktır. Destinasyonlar/Turizm türleri arasında linklerin oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır döneminde turizm gelişim bölgeleri, turizm koridorları, turizm kentleri, eko turizm bölgeleri odağında planlama yapılması yoluyla noktasal planlama anlayışı terk edilmekte ve kentlere ve bölgelere yeni bakış açısı getirilmektedir. Bölge Planı Kapsamında Bölge için hazırlanan öncelik ve tedbirler Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi öngörüsüne paralel biçimde hazırlanmıştır Türkiye Turizm Stratejisi nde Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı benimsenerek istihdamın arttırılmasında ve bölgesel gelişmede turizmin öncü bir sektör konumuna ulaştırılması ve Türkiye nin 2023 yılına kadar, uluslar arası pazarda turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk beş ülke arasında önemli bir varış noktası ve uluslar arası bir marka haline getirilmesinin sağlanması vizyon olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Bölge ile ilgili Stratejiler ve hedefler aşağıda belirtilmiştir. 344

366 Tablo 79: 2023 Türkiye Turizm Stratejisi Strateji ve Hedefler 2023 Türkiye Turizm Stratejisi Vizyonu: Sürdürülebilir turizm yaklaşımı benimsenerek istihdamın arttırılmasında ve bölgesel gelişmede turizmin öncü bir sektör konumuna ulaştırılması ve Türkiye nin 2023 yılına kadar, uluslar arası pazarda turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk beş ülke arasında önemli bir varış noktası ve uluslar arası bir marka haline getirilmesinin sağlanmasıdır. Turizm Sektörünün Güçlendirilmesine Yönelik Stratejiler Hedefler TRC3 Bölgesi İlgili Hedefler Planlama Stratejisi: Ekonomik gelişimi destekleyen; fiziksel düzeyde uygulanabilir; toplum yönelimli ve sürdürülebilir turizm ilkesinin içeren bir planlama yaklaşımının ortaya konulması. Yatırım Stratejisi: Turizm yatırım projelerini uygulanabilir kılacak teşvikler ile turizm sektöründe yatırımların arttırılması Örgütlenme Stratejisi: "İyi yönetişim" ilkesi çerçevesinde ulusal, bölgesel, il ve noktasal düzeyde turizm sektörü ile ilgili kamu, özel sektör kuruluşları ve STK'ların karar verme süreçlerine katılımlarını sağlayacak konseyler bazında kurumsallaşmaya gidilmesi İç Turizm Stratejisi: İç turizmde toplumun farklı kesimlerine uygun kalite ve fiyatta turistik ürün alternatiflerinin sunulması Destinasyon Bazında Planlama Stratejik planlama Teşvikler Bürokratik Engellerin Kaldırılması Yeni Kurumsal Yapının Oluşumu içi Yasal Düzenlemelerin Gerçekleştirilmesi Turizm Sektörünün Gelişiminde Kültür ve Turizm Bakanlığı nın Yeni Rolü İç Turizm Tanıtımı İç Turizm Pazarının Desteklenmesi İç Turizm Pazarının İzlenmesi Alternatif Turizm Sosyal Turizm Tüm Hedefler Tüm Hedefler Tüm Hedefler Tüm Hedefler Araştırma Geliştirme Stratejisi: Turizm Sektörü nde AR-GE'nin kamu, özel sektör ve turizm sektöründeki kuruluşlar arasında öncelikle ele alınması Ulaşım ve Altyapı Stratejisi: Hızla gelişen turizm sektörünün yoğunlaştığı yerleşimlerin altyapı ve ulaşım sorunlarının giderilmesi Tanıtım ve Pazarlama Stratejisi: Ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte markalaşmanın hedeflenmesi, ulusal tanıtım ve pazarlamaya ek olarak varış noktası bazında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine başlanılması Eğitim Stratejisi: Turizm eğitiminin meslek odaklı olması ve ölçülebilir sonuçlar içermesi Markalaşma Sürdürülebilir AR-GE Turizm Potansiyeli Yüksek Alanlarda Altyapı Eksikliğinin Giderilmesi Zaman ve Güvenlik Açısından Ön Plana Çıkan Havayolu Ulaşımının Geliştirilmesi Ulaşımda Demiryolu Taşımacılığının Payının Arttırılması Amacıyla Bölgeler Arası Bağlantıların Geliştirilmesi Turizmde Karayolu Ulaşımında Güvenliğin ve erişim Kapasitesinin Arttırılması Ülkemizin Deniz Turizminde Hak Ettiği Payı Alması Tanıtım Faaliyetlerinde Süreçlerin Belirlenmesi Tanıtım ve Pazarlama Faaliyetlerinde alternatif Stratejilerin Belirlenmesi Marka İmajı Akademik Eğitim ve Turizm Sektörüne Nitelikli Eleman Yetiştirecek Mesleki Eğitimin Bir Arada Geliştirilmesi Tanıtım ve Pazarlama Faaliyetlerinde Alternatif Stratejilerin Belirlenmesi Turizmin İstediği Nitelikte İşgücü Yetiştirilmesinde Özel Sektörün Tüm Hedefler Turizm Potansiyeli Yüksek Alanlarda Altyapı Eksikliğinin Giderilmesi (Marka Kentlerdeki altyapı eksiklikleri) Turizmde Karayolu Ulaşımında Güvenliğin ve erişim Kapasitesinin Arttırılması (Ana Bölünmüş Yol Bağlantıları ve Bölünmüş Yol Bağlantıları) Tüm Hedefler Tüm Hedefler 345

367 Katılımı Yaygın ve Örgün eğitimde İçeriğin Güncellenmesi Hizmet Kalitesi Stratejisi: Turizm sektörünün her bileşeninde toplam kalite yönetimin etkin kılınması Kalite Anlayışı Bilincini Oluşturmak Kaliteyi "Ölçülebilir" Kılmak Planlı Gelişim Mevzuat Düzenlemeleri Tüm Hedefler Kentsel Ölçekte Marklaşma Stratejisi: Zengin kültürel ve doğal eserlere sahip kentlerimiz markalaştırılarak, turistler için bir çekim noktası haline getirilmesi Mimari Düzenlemeler Ulaşım Sistemi İle İlgili Düzenlemeler Kültürel Aksların Düzenlenmesi Sosyal ve Kültürel Düzenlemeler Marka Kentlerle İlgili Hedefler Turizm Çeşitlendirilmesi Stratejisi: Alternatif turizm türlerinden öncelikli olarak sağlık turizmi ve termal turizm, kış turizmi, golf turizmi, deniz turizmi, eko turizm ve yayla turizmi, kongre ve fuar turizmini geliştirilmesi Sağlık Turizmi ve Termal Turizm Kış Turizmi Golf Turizmi Deniz Turizmi Eko-Turizm ve Yayla Turizmi Kongre ve Fuar Turizmi Sağlık Turizmi ve Termal Turizm Eko-Turizm ve Yayla Turizmi Mevcut Turizm Alanlarının İyileştirileceği Bölgeler Stratejisi: Kitle turizminin yoğun olarak geliştiği alanların altyapısının öncelikli olarak ele alınarak güçlendirilmesi ve bu bölgelerdeki turizm sezonunun tüm yıla yayılabilmesine yönelik düzenlemelerin yapılması Turizm Gelişim Bölgeleri Stratejisi: Varış noktası olarak geliştirilecek ve birden fazla ili kapsayan turizm gelişim bölgelerinde yerel ve bölgesel kalkınmada turizmin güçlü bir araç olarak kullanılması Turizm Gelişişm Koridorları Stratejisi: Belli bir güzergâhın doğal ve kültürel dokusunun yenilenerek belli temalara dayalı olarak turizm amacıyla geliştirilmesi Altyapı Birlikleri Tüm Hedefler Frigya Kültür ve Termal Turizm Gelişim Bölgesi Troya Kültür ve Termal Turizm Gelişim Bölgesi Aphrodisya Kültür ve Termal Turizm Gelişim Bölgesi Söğüt Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi Kapadokya Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi Göller Bölgesi Eko-Turizm Gelişim Bölgesi Hitit Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi Urartu Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi GAP Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi Zeytin Koridoru Kış Koridoru İnanç Turizmi Koridoru İpekyolu Turizm Koridoru Batı Karadeniz Koridoru Yayla Koridoru Trakya Kültür Koridoru GAP Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi İnanç Turizmi Koridoru 346

368 Eko-Turizm Bölgeleri Stratejisi: Doğa temelli turizmin planlı gelişimi Kaynak: 2023 Türkiye Turizm Stratejisi, 2008 Batı ve Orta Karadeniz Eko-Turizm Bölgesi Antalya Eko-Turizm Bölgesi Antalya Doğusu ve Mersin Eko-Turizm Bölgesi GAP Eko-Turizm Bölgesi GAP Eko-Turizm Bölgesi Stratejik Önem Bölge içerisinde acentelerin geliştirilmesi hem bölgenin daha fazla turist getirme kapasitesini arttırmakta hem de bölgenin daha fazla tanıtımının yapılmasını sağlayacaktır. Bölge Turizminin gelişmesi ve devamlılığının sağlanması açısından gelen ziyaretçilerin memnuniyeti oldukça önemlidir. Ziyaretçi memnuniyetinin bir kısmı ziyaret edilen yerlerin altyapı olanakları, mevcut durumları ve cezp etme seviyesi ile ilgilidir. Memnuniyette insan faktörü ise ziyaretçileri memnun edecek nitelikte hizmet kalitesinin sunulması ile ilgilidir. Bölgede tüm turizm altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasına rağmen nitelikli iş gücü temininde zorluk yaşanması durumunda bölge turizminin gelişmesinde önemli bir zorluk yaşanabilecektir. Bu nedenle turizm sektöründe nitelikli işgücü temini stratejik önem sahiptir. Bölge içerisinde kalış süresinin arttırılması amacıyla Eğlence, alışveriş mekanlarının arttırılması gerekmektedir. Bu mekânların arttırılması hem turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesini hem de kalış süresinin arttırılmasını sağlayacaktır. Bölgesel Gelişmenin ana sektörlerinden olan turizmin geliştirilmesi ve diğer bölgelere kıyasla daha rekabetçi olabilmesi için talep orantılı olarak konaklama tesislerinin sayısının, kapasitelerinin ve hizmet kalitesinin arttırılması gerekmektedir. Bölgenin daha fazla ziyaretçi cezp edebilmesinin en önemli ilkelerinden bir tanesi budur. Özgün ve Zengin yerel mutfağın turizme azami katkısının sağlanması bölge turizm rekabetçiliğinin arttırılmasını sağlayacaktır. Yerel el işi ürünlerde markalaşmaya gidilerek turizmin bölgede daha fazla katma değer yaratması sağlanacaktır. Kırsal Turizm bölgenin hem kullanılmayan bir potansiyelini içermekte hem de kullanılması durumunda turizm çeşitlendirmesi yapılabilecektir. Kırsal turizme uygun alanlar diğer bölgelere kıyasla dezavantajlı bölgelerdir. Kırsal turizm ve ev pansiyonculuğunun geliştirilmesi ile kırsal alandaki yoksulluğun azaltılması sağlanacaktır. Tespit edilmiş ve tespit edilmemiş arkeolojik alanların kazı çalışmalarının tamamlanması ile turizme olan katkıları arttırılacaktır. Var olan kültürel mirasın daha iyi kullanılabilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yeni yerleşim alanlarının planlı bir biçimde düzenlenmesi gerekmektedir. Ziyaretçi memnuniyetinin arttırılması ve bölgedeki kültürel ve tarihi yapıların rekabetçiliğinin arttırılması amacıyla altyapı eksikliklerinin tamamlanması gerekmektedir. Termal ve Sağlık Turizmi Bölgenin yeterince kullanılamayan potansiyelleridir. Bölge turizminin çeşitlendirilmesi ve yüksek potansiyelde kullanılması amacıyla termal ve sağlık turizm altyapısında gerekli ve yenilikçi yatırımların yapılarak Bölgenin rekabetçiliğine katkı sunması sağlanacaktır. Bölge Turizminin rekabetçiliğinin arttırılması amacıyla ihtiyaç ve gerekliliği olan alanların restorasyonunu gerçekleştirilmesi gerekmektedir. 347

369 Bölgenin tanınırlığının arttırılması ve daha fazla ziyaretçi gelmesi amacıyla bölgenin etkin tanıtımının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bölge tanınırlığının arttırılması hem olumsuz imajın dağıtılması hem de bölge turizminin rekabetçiliğinin arttırılmasını sağlayacaktır. Bölgede geniş alanlı tarihi sit alanlarının koruma amaçlı planlarının turizmin kullanımına uygun olarak tasarlanması, bu alanlardaki sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bölgedeki tarihi ve kültürel alanların daha fazla ziyaretçi çekebilmesi noktasal planlamanın yanında rotasal planlamayı gerekli kılmaktadır. Bölgede yakın bölgelerle işbirliği içerisinde yeni rotaların oluşturulması ile bölgenin rekabetçiliğinin arttırılması sağlanacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Bölge içerisinde Mardin, Midyat, Hasankeyf, Aydınlar, Baykan ve Cizre gibi ilçelerde Turizmin geliştirilmesi için özellikle çaba sarf edilmektedir. Bölge içerisinde Turizm sektörünün rekabetçiliğinin arttırılması amacıyla aşağıdaki büyük ölçekli projeler yürütülmektedir. IPA Destekli Mardin Turizm Merkezi Projesi IPA Destekli Siirt-Tillo Turizm Geliştirme Projesi TOKİ Destekli Veysel Karani Türbesi Çevre Düzeni Projesi DSİ ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Destekli Hasankeyf Kurtarma Kazı Çalışmaları Projesi Kalkınma Bakanlığı destekli Cizre Turizm Cazibe Merkezi Projesi Bu Projeler dışında GAP İdaresi Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Kültür Varlıklarını koruma Kurulu tarafından birçok proje gerçekleştirilmiştir. Alt Tedbirler Yerel acentelerin sayısının arttırılması ve mevcutların kapasitelerinin geliştirilmesi Turizm sektöründe kalifiye işgücü ihtiyacının karşılanması ve işverenlerin bu konu hakkında bilinçlendirilmeleri Eğlence mekânları, kültür merkezleri, alışveriş merkezleri gibi tesislerin sayıları ve niteliklerinin artırılması Konaklama tesislerinin, hizmet kalitesinin, sayılarının ve kapasitesinin artırılması Bölge nin zengin mutfak kültürünün ve el sanatlarının geliştirilmesi ve markalaştırılması Ev Pansiyonculuğu ve kırsal turizm faaliyetlerinin yaygınlaştırılması Arkeolojik kazı çalışmalarıyla tespit ve tescil edil(me)miş kültür varlıklarının ortaya çıkarılması Tarihi ve kültürel değer taşıyan alanların turistlerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn edilmesi ve ihtiyaç görülen alanlarda günübirlik tesislerin kurulması Sağlık turizmi açısından önemli olan termal kaynaklar için gerekli altyapı iyileştirmeleri yapılması, termal konaklama tesislerinin hizmet kalitesi ve kapasitesinin iyileştirilmesi 348

370 Anıtsal yapı ve alanların koruma-kullanım dengesi gözetilerek restorasyon ve renovasyonunun gerçekleştirilmesi Bölgenin ulusal ve uluslar arası tanıtımının yapılması ve bilinirliğinin arttırılması Geniş alan kapsayan tarihi mekanların koruma amaçlı imar planlarının yapılması ve alan kullanım planlarının oluşturulması Bölge içi ve bölge dışı kullanışlı turizm rotalarının oluşturulması ve bu rotaların tanıtılması Öncelik 2.7: Bölgenin Dış İlişkilerinin Geliştirilmesi Dicle Bölgesi Türkiye nin Güneydoğu sunda hem Suriye hem de Irakla sınır komşudur. Ülke içerisinde Ankara, İstanbul, İzmir gibi merkezler Dicle Bölgesi için uzak iken nüfus yoğunluğu yüksek Musul, Halep, Bağdat ve Şam yakın merkezlerdir. Bu nedenle Dicle Bölgesi tarihsel olarak Mezopotamya ve İpekyolu aksı ile ticari ilişkiler içerisindedir. Osmanlı imparatorluğunun parçalanması ile Dicle Bölgesi doğal pazarlarından kopmuş, yüksek taşıma maliyetleri ile iç pazara dezavantajlı olarak entegre olmaya çalışmıştır. Son yıllardaki ticari anlaşmalarla eskisi gibi doğal Pazar odaklı ticari gelişme yaşanmıştır. Ticari altyapı konusunda bölge Irak a açılan Pazar olmasına rağmen ulaşım imkânları kısıtlıdır. Karayolu bağlantısı batı bölgelerle güçlü olmasına rağmen demiryolu bağlantısı oldukça zayıftır. Bölgede Hava alanlarından Kargo taşıması da çok kısıtlı gerçekleştirilmektedir. Bölge içerisinde üretilen malların %96 sının Irak a ihraç edilmesinden kaynaklı olarak, ticaret yüksek oranda tek pazara bağımlı yüksek risk ihtiva etmektedir. Bölgesinin konumu aynı zamanda Irak ile ticarette aracı ve taşıyıcı rol almasına sebebiyet vermiştir. Bölge ihracatının %75 lik kısmı bölge dışında üretilen mallardan kaynaklanmaktadır. Bölge bu nedenle aracı konumda yer almaktadır. Bu denli riskli bir pazarda ülkenin bu kadar yüksek ihracat değerine ulaşması Bölge ile Irak arasındaki güven ilişkilerinin yüksekliğinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeplerden dolayı Bölgenin diğer ülkelerle ticari ilişkilerinin geliştirilmesi ve firmalarının alternatif pazarla girmesinin sağlanması gerekmektedir. Bölgenin dış ticari ilişkilerinin arttırılması ulaştırma, lojistik ve sınır geçiş altyapısının geliştirilmesi, diğer ülkelerle ticari ilişkilerini arttırılması, Bölge firmalarının alternatif pazarlar konusunda bilinçlendirilmesi, Markalaşma potansiyeli olan sektörlerin geliştirilmesi ve bölge içerisinde ana ticari akslara erişimin arttırılması ile mümkündür. Tedbir 2.7.1: Bölgenin Dış Ticaret yapma kapasitesinin arttırılması ve firmaların pazar çeşitlendirilmesinin sağlanması Mevcut Durum 2012 yılında Bölge 2,06 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Aşağıdaki şekilde görülebileceği gibi ihracatın %96 lık kısmı Irak a %4 lük kısmı diğer ülkelere gerçekleştirilmektedir. Diğer illere kıyasla Bölge illerinin Irak a bağımlılık oranları aşağıdaki haritada gösterildiği gibi en yüksek 349

371 düzeydedir. Bu durum aslında bölgenin coğrafi özelliğinden kaynaklı olmasına rağmen tek pazara bağlılık büyük bir risk yaratmaktadır. Bölge 2012 yılında 240,9 milyon dolar ithalat gerçekleştirmiştir. İthalatın ülke dağılımına bakıldığında %22 Çin, %17 Rusya Federasyonu ve %10 Kazakistan ağırlığı gözlemlenmektedir. Çin den nihai tüketim malzemeleri, Rusya federasyonundan kömür, Kazakistan dan ise hububat ağırlığı bulunmaktadır. İthalat, İhracata kıyasla oldukça kısıtlı olmasına rağmen ülke çeşitlendirmesine sahiptir. Bölge Sanayici ve iş adamları ile görüşüldüğünde daha çok Suriye ve Irak konusunda bilgi sahibi oldukları görüşmüştür. Özellikle İhracatın tek bir pazara olan bağlılığının azaltılması amacıyla bölge Sanayici ve İş adamlarının alternatif pazarlar ve dış ticaret olanakları hakkında bilgi düzeylerinin arttırılması gerekmektedir. Şekil 211: TRC3 Bölgesi İhracat ve İthalatın Bölgelere Göre Dağılımı Kaynak: TÜİK, 2013 Şekil 212: İllerin Irak a İhracat Büyüklüğü ve Irak a İhracatın Toplam İhracattaki Yoğunluğu Kaynak: TÜİK, 2013 Bölgede mevcut durumda teknoloji düşük ürünler üretilmektedir. Bu ürünler arasında özellikle gıda ürünleri ve tekstil ürünleri üretiminde markalaşma potansiyeli bulunmaktadır. Mevcut durumda üretilen ürünlerin dışa açılma durumu aşağıdaki gibidir. Buna göre markalaşma potansiyeli olan gıda ürünleri bölgede en çok ihraç edilen ürünler olup ciroya kıyasla ihracat miktarı % 55,5 değerindedir. En yüksek dışa açılma oranında ikinci ve toplam ciro ve ihracat 350

372 toplam ciro ($) miktarında üçüncü olan Tekstil ürünlerinin imalatı sınıfındaki ürünlerin toplam dışa açılımı %81,1 ile ikinci sıradadır. Özellikle bu ürünlerin markalaşmasının sağlanarak alternatif pazarlara açılması gerekmektedir. Şekil 213: TRC3 Sektörlerinin Dışa Açılma Oranları ,0 Bölge Sektörlerinin Dışa Açılma Durumu Ana metal sanayii ,0 Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat imalatı Deri ve ilgili ürünlerin imalatı , ,4 Diğer , ,4 Diğer imalatlar Diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı ,0 Diğer ulaşım araçlarının imalatı Elektrikli teçhizat imalatı ,0 6591,4 Kaynak: TRC3 Bölgesi Sanayi Envanteri, , , ,0 0,0 20,0 40,0 60,0 80,0 100, ,0 ihracat yüzdesi Gıda ürünlerinin imalatı Giyim eşyalarının imalatı Mevcut durumda Irak a mal götüren araçlar geri döndüğünde mal almadan geri dönmektedir. Bu nedenle Doğu-Batı aksı taşıma maliyetleri batı-doğu aksı taşıma maliyetlerinden %30-%40 oranında daha düşüktür. Bölgenin sahip olduğu bu avantaj Irak ve İç Pazar odaklı dengeli çalışan sektörlerin bölgeye gelmesini, lojistik altyapısının ve ulaştırma altyapısının daha fazla geliştirilmesi ile sağlanabilecektir. Habur sınır kapısı 10,8 Milyar dolarla en yüksek ihracat gerçekleştirilen ikinci ülke konumundaki Irak a açılan tek kapı konumundadır. Bunun yanı sıra Habur Sınır Kapısı 2012 yılında Kara Sınır Kapıları içerisinde %25 lik payla büyük bölümü yük aracı olmak üzere en yüksek araç giriş-çıkış sayısına sahiptir. Bu denli önemli bir sınır kapısının işleyişinde yaşanan sıkıntılar ve alternatifsizliği ticari ilişkilerin gerekli hızda ilerlememesine sebebiyet vermektedir. Mevcut Durumda Habur Sınır kapısında mevcut durumda Fiziksel Altyapı, Teknolojik Altyapı, İnsan Kaynakları ile ilgili sorunlar bulunmaktadır. Köprü ihtiyacı, kantar eksikliği, CIP ve Yolcu beklenme salonları, demiryolu bağlantısı ve petrol boru hattı fiziksel altyapı sorunlarıdır. Sistem arızaları, non-stop geçiş sisteminin olmaması, Teknoloji ve Bilişim sistemlerinin yeterince kullanılmaması, yolcu bagaj ve araç x-ray cihaz sayısının yetersizliği teknolojik altyapı sorunlarıdır. Personel yetersizliği, personel özlük hakları ve yetki devirlerinde yaşanan sıkıntılar insan kaynaklarında yaşanan problemlerdir. Bu problemlere ek olarak Şırnak Üniversitesinin lojistik sektörü için kalifiye personel ihtiyacını karşılayacak bölümünün olmaması, mazot, sigara ve çay getirmek için aylık birkaç kez giriş çıkış yapan küçük araçların geçişleri kısıtlaması, Irak merkezi Hükümeti ile Kürt Bölgesel Yönetimi arasındaki görüş farklılıkları, alternatif kapının olmaması diğer problemler olarak sıralanmıştır. 351

373 Bölge içerisinde ilçeler arasından ihracat yapabilme kapasitesi sınır kapılarına yakınlık ve üretim kapasitesi ile doğrudan ilişkilidir. Aşağıdaki haritada görülebileceği gibi mevcut durumda ilçelerin %60 ı ihracat yapamamaktadır. Ulaşım akslarının iyileştirilmesi ve bölge rekabetçiliğinin arttırılması ile bu durumun önüne geçilebilecektir. Ticarette Mersin-Habur aksında yer alan sınır etkisinde olan ilçeler, Kızıltepe, Nusaybin, Cizre ve Silopi Birincil olarak etkilenmektedir. Mardin, Midyat, Yeşilli ve İdil bu etkiden ikincil olarak etkilenmektedir. Üretim kapasitesinden dolayı ihracat kapasitesi bulunan ilçeler Batman merkez ilçe ve Kurtalan dır. Bölge içerisindeki diğer ilçelerde ya hiç ihracat yapılmamakta ya da çok düşük miktarda ihracat yapılmaktadır. Bölge ilçelerinin üretim kapasitesinin arttırılarak ihracat yapmaları sağlanacak ve genel olarak bölge rekabetçiliği artacaktır. Şekil 214: TRC3 Bölgesi İlçelere Göre İhracat Dağılımı ve Sınır Etkisi Tipolojisi Kaynak: TRC3 Bölgesi Sanayi Envanteri, yılında Türkiye-Suriye iş birliği programı yürütülmüştür. Ancak Suriye deki olaylardan dolayı program nihayetlendirilememiştir. Mevcut durumda Irak ile yakın ekonomik ilişkilerde bulunulmasına rağmen ortak ekonomik, sosyal ve kültürel program uygulanmamıştır. Bölgeler arasında uzun yıllar sınırdan kaynaklı olarak bir uzaklaşma söz konusudur. Ayrıca Bölge ilçelerinin büyük bir kısmından sınır ülkelere ihracat yapılmamaktadır. Bölge ilçelerinin sınır etkisinden daha çok yararlanabilmesi için bu tarz Bölgeler arası işbirliği programlarının yürütülmesi gerekmektedir. Mevcut durumda Sınır Komşuları hakkında bilgiler İhracatı Geliştirme Platformu ve Ekonomi Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır. Bölgenin Sınır bölgesi olmasından kaynaklı olarak Irak ve Suriye nin daha yakından izlenmesi ve olası gelişmelerin etkilerinin daha yakından takip edilmesi gerekmektedir. Örnek olarak, hiçbir analizde yatırımcıların bölgeyi tercih etmek yerine kuzey Irak ı tercih etmeleri işlenmemektedir. Bu nedenle sınır komşularına düzenli olarak ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve gelişmelerin yakından takip edilmesi büyük önem arz etmektedir. 352

374 Mevcut durumda Bölgede gerçekleştirilen ihracatın sadece %25 i bölgede üretilmektedir. Aşağıda şekilde görülebileceği gibi illerin büyük bir kısmında ihracatçılar ihracatçı ve komisyoncu olarak çalışmaktadır. Tablo 80: TRC3 Bölgesi TÜİK ve Sanayi Envanteri İhracat Verilerinin Karşılaştırması Sanayi envanteri ihracat miktarı ($) İhracat verileri ($) Oran Batman ,0 Mardin ,3 Siirt ,6 Şırnak ,9 TRC ,7 Kaynak: TRC3 Bölgesi Sanayi Envanteri, 2013 Mevcut durumun geliştirilmesi için taşımacılık ve komisyonculuk işi ile ilgilenen firmaların Bölgede taşıdıkları ürünlerin bir kısmını üretmeleri için mali destek programlarının yürütülmesi gerekmektedir. Üst Ölçekli Planlar Onuncu Kalkınma Planı nda ( ) Komşu ülkelerle ve bölge ülkeleriyle karşılıklı ekonomik faaliyetler artırılması ve çeşitlendirilmesi, Tercihli ticaret anlaşması yapılan ülkelerle hedef ve öncelikli pazarlar için özel kredi programları hazırlanması, Komşu ülkelerle çok yönlü ilişkileri geliştirilmesi ve sinerjiyi artırmak amacıyla, şehirler ve bölgeler arası işbirliği programları uygulamasının güçlendirilmesi; Dönüşüm sürecindeki bölge ülkeleri başta olmak üzere yakın işbirliği içinde olunan ülkelerin kalkınma çabalarına destek verilmesi hedeflenmiştir. Bölge Planı Kapsamında oluşturulan öncelik, tedbir ve alt tedbirler onuncu Kalkınma Planı hedeflerine paralele olarak hazırlanmıştır. Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi nde ( ) Altyapı ve hizmet sunumu imkânlarının geliştirilmesi ve beşeri, ticari, kültürel, altyapı alanlarda somut işbirliklerinin oluşturulması yatay amacı altında Mevcut Sınır Kapılarının fiziksel ve teknolojik altyapıları iyileştirilecek, ihtiyaç olan alanlarda yeni sınır kapılarının açılarak, bu suretle sınır kapılarında bekleme süreleri en aza indirilecek, kaçakçılık ve yasadışı faaliyetlerin önlenmesi hedeflenmiştir. Ayrıca Türkiye nin dış sınırı boyunca yer alan bölgeler ile özellikle komşu ülkeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilerek ülkemizin sınır bölgelerinde kalkınma için yeni bir açılım sağlanması hedefi ile doğrudan ilgili olup ihracat yapmayan ve sınır etkisinden yararlanamayan ilçelerin durumunun düzeltilmesi sağlanması diğer bir yatay amaç olarak belirlenmiştir. Bölgenin konumundan kaynaklı geliştirilen stratejiler BGUS yatay amaç ve hedefleri ile uyumludur Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planı vizyonu, 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak ülkemizin Dünya Ticaretinde Lider Ülkeler arasında yer almasıdır. Bölge planı kapsamında hazırlanan ticaret ile ilgili öncelik tedbir alt tedbirler 2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planı Hedeflerinden: Mevcut Pazar Paylarının arttırılması, Yüksek büyüme potansiyeli 353

375 olan hedef pazarlarda Pazar payının arttırılması, İhracatçı sayısının ve ihracatçı kapasitesinin arttırılması, Türk Markalarının bilinirliğinin arttırılması, İhracatçıların küresel alanda rekabetçiliklerinin arttırılması, Uluslar arası rekabetçiliğin arttırılmasına yönelik lojistik altyapının güçlendirilmesi, Dış ticarette konu olan alanlarda yabancı yatırımcının ülkemize çekilmesi, Doğru bilgi ve Pazar istihbaratına hızlı erişimin temin edilmesi, İkili ve Çoklu Uluslar arası ticaret işbirliklerinin güçlendirilmesi ile doğrudan ilgilidir. Stratejik Önem 2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planında, 2023 yılında ihracatın 500 milyar dolar olması hedeflenmiştir. Bölgenin bu hedefe ulaşması için azami düzeyde katkı sunabilmesi tek pazar bağımlılığından çıkarak alternatif pazarlara yönelmesi ile mümkündür. Bu nedenle Bölge sanayici ve iş adamlarının seminerler, çalışma ziyaretleri, Fuar katılımları ve onlara yönelik danışmanlık faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ile alternatif pazarlar konusunda bilgi düzeylerinin arttırılması gerekmektedir. Bölge de gerçekleştirilen ihracatın sadece %25 i bölge içerinde üretilmektedir. Bu ürünlerin teknoloji düzeyi düşük olmasına rağmen, markalaşma potansiyeli bulunmaktadır. Mevcut durumda insan kaynakları faktöründen dolayı tekstil sektörü, Tarımsal üretim faktöründen dolayı gıda ürünleri imalatı rekabetçi bir düzeydedir. Tekstil Üretimi genellikle fason olup markalaşma düzeyi düşük, ancak pazar çeşitliliği bulunmaktadır. Gıda ürünlerinde ise Irak pazarına bağımlılık söz konusudur. Bölge rekabetçiliğinin devam ettirilmesi için özellikle markalaşma potansiyeli olan ürünlere odaklanma gerçekleştirilerek alternatif Pazarlara üretim ve ihracat kapasitesinin arttırılması gerekmektedir. Bölge özellikle Irak ve Suriye ye yönelik Pazar büyümesinin ve ihracat stratejisini geliştiren firmalar için navlun fiyatlarından kaynaklı olarak stratejik bir üretim noktası haline gelebilir. Firmaların bölgeye gelebilmesi ise mevcut sanayi altyapısının iyileştirilmesi, Sınır kapılarından eksikliklerin giderilmesi ve teşvik sistemi ile doğrudan alakalıdır. Irak Pazarına odaklı olan sektörlerin Irak ta yatırım yapmalarını engelleyecek bir avantajın ülke içerisine yönelik olarak kullanılması sağlanacaktır. Habur Sınır Kapısının ülkenin en büyük ikinci ve en hızlı gelişen ihraç pazarı Irak a açılan tek kapı olmasından hem ihracatın geliştirilmesi hem de ticari ilişkilerin arttırılması amacıyla altyapı sorunlarının çözülmesi gerekmektedir. Ticaretin arttırılması amacıyla Habur Sınır Kapısına alternatif yeni sınır kapılarının Irak pazarına yönelik açılması gerekmektedir. Bölge açısından geçişlerde yaşanan sıkıntılar bölgenin Irak pazarına yakınlık cazibesini azaltmakta, bölgeye yatırım yapmak isteyen iş adamlarının bölge yerine kuzey Irak ı tercih etmesine sebebiyet vermektedir. Bu nedenle Habur Sınır Kapısında yaşanan altyapı, teknolojik, insan kaynakları sorunlarının çözülmesi ve alternatif sınır kapılarının inşa edilmesi gerekmektedir. İhracat yap(a)mayan ilçelerin sınır etkisinden yaralanmasının sağlanması hem ilçelerin gelişmişliğin arttırılması hem de bölgenin rekabetçiliğinin arttırılmasını sağlayacaktır. Bölge ihracatının %96 lık kısmına sahip Irak ve Suriye deki gelişmelerin yakından takip edilmesi bölgedeki diğer yatırımların yönlendirilmesi açısından stratejik öneme sahiptir. Mevcut durumda takip edilen bilgiler bölge ihtiyacını karşılayacak bilgileri içermemektedir. Bu haseple Irak ve Suriye deki ekonomik ve sosyal değişimlerin yıllık olarak çalışma ziyaretleri ile takip 354

376 edilmesi ve yaşanan değişim ve gelişmelerin bölgeyi etkileyebilecek yansımalarından korunmak ve ya bunları fırsat olarak kullanmak maksadıyla yıllık ülke raporlarının oluşturulması gerekmektedir. Bunlara ek olarak yerel düzeyde özellikle bölgeyi ilgilendiren eyalet ve/ya bölgelerle işbirliğinin geliştirilerek bilgi akışının sağlanması gerekmektedir. Bölgede taşıyıcı ve komisyoncu şirketlerin elde ettikleri tecrübeyi ve bilgiyi bölgenin üretim kapasitesinin arttırması için kullanması sağlanacaktır. Alt Ölçek Gelişmeleri Bölgeyi yılları arasında ilgilendiren en önemli gelişmeler; Şanlıurfa-Habur Otoyol Projesinin Hayata geçirilmesi Nusaybin-Habur Demiryolu Projesinin Hayata geçirilmesi Mardin ve Habur da Lojistik Merkezlerin kurulmasına yönelik projelerin hayata geçirilmesi Ovaköy de yeni Sınır Kapısının kurulmasına yönelik girişimlerde bulunulması Şırnak Havaalanın Faaliyete geçmesi Olarak sıralanabilir. Alt Tedbirler Bölge sanayici ve işadamlarının Suriye, Irak pazarları dışında dış ticaret imkânları ve alternatif pazarlar hakkında bilgi düzeyinin artırılması Markalaşma potansiyeli olan ürünlerin tanıtımının yapılması ve alternatif pazarlara yönelik stratejilerinin oluşturulması Irak ve Suriye'ye yönelik dış ticari potansiyeli yüksek sektörlerde yatırımcıların bölgeye çekilmesinin sağlanması Habur Sınır Kapısı nın etkinliğinin artırılması ve Irak pazarına yönelik yeni sınır kapılarının açılması Bölgede ilçelerinin sınır etkisinin arttırılması ve dış ticaret yapmasının sağlanması Bölge nin Sınır Ülkeleri ile Kültürel, Sanayi ve Ticari İşbirliklerinin geliştirilmesi Sınır Komşuları hakkında düzenli bilgi akışı sağlanması Firmaların Komisyonculuk ve Taşımacılıktan, İhracata yönelik Üretime geçmelerinin sağlanması Öncelik 2.8: Yatırımcı ve Girişimcilere Yönelik Finansman, Kurumsal ve Teknik Destek Hizmetlerinin Geliştirmesi ve Yaygınlaştırılması TRC3 Bölgesi KOBİ lerinin yaşadığı en önemli sorunlardan biri; finansman kaynak çeşitliliğinin yetersizliği, var olan finansman kaynakları konusunda yeterli bilgi edinilememesi ve dolayısıyla bunlara erişimde karşılaşılan zorluklardır. TRC3, 1980 lerden bu yana teşvik araçlarıyla 355

377 desteklenmeye çalışılan fakat diğer bölgeler ile arasındaki eşitsizliklerin yine de giderilemediği, banka kredileri ve KOSGEB destekleri gibi finansman araçlarından faydalanma düzeyinin çok yetersiz kaldığı bir bölgedir. Bölge deki sanayi işletmeleri, girişim ve risk sermayesi, KOBİ ve girişim bankacılığı kredileri gibi finansman kaynaklarını kullanma konusunda yeterli bilinç düzeyine ve tecrübeye sahip olmadıkları gibi Bölge de bu konuda eğitim ve danışmanlık hizmetleri verebilecek hizmet sektörü de gelişmemiştir. Tedbir 2.8.1: Bölgeye yönelik genel teşviklerin yanında, yatırımcılara veya girişimcilere yönelik faiz desteğinin verilmesi Mevcut Durum TRC3 Bölgesinin sermaye Durumuna baktığımızda firmaların çoğunda sermaye problemi olmasına rağmen banka kredisi kullanmadıklarını görüyoruz(%57). Bunun birinci nedeni olarak firmaların kazançlarını banka faizleri ile kaybetmek istememeleri, ikinci nedeni bazı firmaların faiz sistemine karşı olmalarını üçüncü neden ise bölgedeki bankaların kredi karşılığında firmaların gösterdiği teminatların değerlerini düşük göstermeleri ile açıklayabiliriz. Bu nedenlerden dolayı bölge yatırımcısı devletten faizsiz destek istemektedir. Bölgede sermaye problemi yaşayıp ortaklık teklifleri alan firmalar bile yeterli bilgi birikimine sahip olmadığından ortaklık fikrini benimsemeyip kendi sermayesinin yeterli olduğu kapasitede üretime devam etmektedir. Üst Ölçekli Planlar Bölgesel düzeyde yaygınlaştırılmış kredi garanti faaliyetleri ile KOBİ lere uygun kredi sağlamaya yönelik faaliyetler uygulanacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 400) Bölgelerde kalkınmayı tetikleyecek nitelikte yeni iş alanı yaratıcı yatırımlarının kamu-özel işbirliği metodunun uygulanarak devlet desteği ile gerçekleştirilmesi sağlanacaktır.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 407) Stratejik Önem TRC3 bölgesinin yatırım ortamının iyileştirilmesinin en önemli adımlardan biri finansmana hızlı erişimidir. İş kurma fikri olup yeterli sermayesi bulunmayan ve faiz sisteminin içine girmek istemeyen yatırımcıya devletin direk hibe destekleri vermek yerine faiz desteği ile yardım etmek daha fazla kabul gören bir yöntem olacaktır. Hem gerçek yatırımcının ortaya çıkması hem de yatırım riskinin bilincinde olan ve ne yaptığını bilen yatırımcıların ön plana çıkması için faiz desteğinin sağlanması TRC3 bölgesi için önemli bir değere sahiptir. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için bölgede faaliyet gösteren kalkınma ajansı, kamu kurumları ve bankaların yatırımcıya daha iyi hizmet vermek amacıyla işbirliği içerisinde bulunarak genel desteklerin yanında faiz desteği verecek şekilde yeni programlar ve yöntemler belirlemelidir. Bulunacak yöntemlerde hem bankaların sıcak bakacağı hem de yatırımcının mağdur edilmediği ve devlet kurumlarının garantör olduğu bir sistem bulunmalıdır. 356

378 Tedbir 2.8.2: Bölge yatırımcısına yönelik profesyonel işletme yönetimi (maliyet muhasebesi, pazarlama ve satış gibi ) eğitimlerinin verilmesi Mevcut Durum Bölgede yatırım yapan sanayici ve çalışan işgücünün eğitim seviyeleri genelde ilköğretim ve lise düzeyindedir. Bölgede çalışan işçilerde henüz iş kültürü oluşmamıştır. Bölge sanayicisi profesyonel anlamda çalışmamaktadır. Akrabalık bağa göre kurulan şirketlerin(%48) büyük bir kısmı ya aynı ailenin fertleri ya da amca çocukları olduğu tespit edilmiştir. Tarımdan sanayiye geçiş dönemini yaşayan bölge sanayicileri üretim faaliyetlerini ekonomik kazanç sağlamanın yanında bölgede aynı zamanda güç gösterisi olarak da görmektedir. Sanayici üretimini ve satışını tarımdan gelen alışkanlıklar ile yapmaktadır. Profesyonel anlamda Pazar araştırması veya maliyet muhasebesi yapmak yerine tahmini veriler ile hem ihracat hem de üretim yapmaktadır. Bölge yaklaşık %97 ile sadece Irak a ihracat yapmaktadır. Irak ile yaşanabilecek olumsuz bir durumda çoğu firma iflas edebilecek seviyeye gelecek durumdadır. Yeni pazarların bulunması sürdürülebilir ekonomi için şarttır. Üst Ölçekli Planlar İmalat sanayinde dönüşümün ana odakları; yenilikçilik ve firma becerileri, bölgelerin üretime etkili katılımı, sektörler arası entegrasyon, yeşil teknoloji ve üretim ile dış pazar çeşitliliğidir. Yeşil üretim kapasitesi, yenilik, firma becerileri ve sektörler arası entegrasyonun geliştirilmesiyle verimlilik ve yurtiçi katma değerin artırılması; dış pazar çeşitliliği ve bölgesel üretim kapasitelerinin geliştirilmesiyle de istikrarlı yüksek büyümenin sağlanması hedeflenmektedir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 650) Ülkemizin uzun dönemde Avrasya'nın üretim merkezi olması hedefi doğrultusunda Plan döneminde imalat sanayinin; daha yüksek katma değer yaratan, teknoloji üreten ve kullanabilen, çevre dostu teknolojileri kullanan ve üretebilen, becerilerini sürekli geliştirebilen, geleceğin ticaret dünyasının taleplerine cevap verebilen, sürdürülebilir küresel rekabet gücü kazanmış, bölgesel potansiyellerin ekonomiye katkısının artırıldığı, girdi tedarikinde etkinliğin sağlandığı, yatırım ve ara mallarında ithalat bağımlılığının azaltıldığı bir yapıya doğru dönüşmesi öngörülmektedir.(okp, madde 652) Düşük gelirli bölgelerde ekonomik faaliyet kolları çeşitlendirilecek, KOBİ ve mikro işletmeler geliştirilecek, tarımsal verimlilik artırılacak, kentsel ve kırsal alanda yaşam kalitesi iyileştirilecek, beşeri ve sosyal sermaye güçlendirilecektir. Bu bölgelerin ulusal pazarla ve diğer bölgelerle bütünleşme düzeyi yükseltilecek; eğitim, sağlık, iletişim ve yerel yönetim hizmetlerinin sunum kalitesi ve erişilebilirliği artırılacaktır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 917) 357

379 Stratejik Önem TRC3 bölgesinde üretim yapan işletme yöneticilerinin yaptıkları faaliyetleri daha bilinçli ve profesyonel bir şekilde yapmaları ülkenin ekonomisine katkıda bulunacakları gibi bölgenin de ekonomisine verimlilik, kaliteli hizmet, vizyoner nitelikli sanayicileri olarak katkıda bulunacaktır. Kurumsal kapasitesini en verimli şekilde kullanan, yatırımının avantaj ve dezavantajlarını bilimsel verilere dayanarak yapan yatırımcıların yaygınlaştırılması bölgenin temel amaçları arasında yer almaktadır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin yerine getirilmesi için bölgede bulunan mevcut yatırımcılara belirli aralıklarla profesyonel uygulamalı işletme yönetimi eğitimleri yine profesyonel bir veya birkaç kurum tarafından verilmesi gerekmektedir. Potansiyel yatırımcıları da içermesi açısından bu eğitimler için bölgede geçici veya kalıcı bir şekilde eğitim kurumlarının yerinde hizmet vermesi, bu hizmetlerin bölgede faaliyet gösteren kalkınma ajansları koordinasyonunda veya koordinasyon görevini yapabilecek herhangi bir kamu kurumunun devlet desteği ile yerine getirmesi gerekmektedir. Tedbir 2.8.3: Bölgede ortak iş yapma ve ortaklık kültürünün geliştirilmesi Mevcut Durum TRC3 Bölgesinde kurulan firmaların ortaklık durumları ve var olan ortaklıkların akraba ilişkilerine dayanıp dayanmadığına baktığımızda bölgenin önemli bir sorununu ortaya çıkarmış oluyoruz. Bölgedeki ortaklık durumu %88, hiç ortaklık ilişkisi olmayan şirket oranı ise %12. Ortaklık ilişkisi olan şirketlerin akrabalık bağa göre kurulma oranı %48 akrabalık olmayan kısım ise %40. Akrabalık bağa göre kurulan şirketlerin büyük bir kısmı ya aynı ailenin fertleri ya da amca çocukları olduğu tespit edilmiştir. Tarımdan sanayiye geçiş dönemini yaşayan bölge sanayicileri üretim faaliyetlerini ekonomik kazanç sağlamanın yanında bölgede aynı zamanda güç gösterisi olarak da görmektedir. Bu nedenledir ki çoğu yatırımcı henüz profesyonel anlamda sanayici seviyesinde değildir. Bölgede sermaye problemi yaşayıp ortaklık teklifleri alan firmalar bile yeterli bilgi birikimine sahip olmadığından ortaklık fikrini benimsemeyip kendi sermayesinin yeterli olduğu kapasitede üretime devam etmektedir. Üst Ölçekli Planlar Girişimcilerin birbirleri arasında ortaklık kurmaları desteklenecek, beraber iş yapma ve faaliyet yürütmeleri teşvik edilecektir.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 369) KOBİ lerin işbirliği ve ortaklık potansiyellerini yükseltecek ve böylece kolektif rekabet düzeylerini artıracak politikalara ve tedbirlere öncelik verilecektir.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 402) Ortak girişimcilik, ortak çalışma kültürü ve işletme işbirliklerinin geliştirilmesi amacıyla idari ve hukuki altyapı oluşturulacak, kalkınma ajansları marifetiyle eğitim faaliyetleri yürütülecektir.(bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, madde 559) 358

380 Stratejik Önem Dünya ekonomisi ve iş çevrelerindeki talep ve kuralların, faktörlerin, karşılıklı bağımlılık ilişkilerinin, rekabet şartlarının köklü biçimde değiştiği açık bir şekilde görülmektedir. Kültürel yapımızda bulunan, küçük olsun benim olsun, bizde ortaklık olmaz, ortak atın beli eğri olur gibi önyargıları ortadan kaldırarak büyüme hep birlikte mümkün gibi söylemlerin hayata geçtiği kültürel değişimleri gerçekleştirmeliyiz. Dünyanın gelişen ekonomileri ölçek ekonomisinin erişebilirliği ile küçük ve orta ölçekli yapının esneklik ve hızına dayanarak büyüyor. Bu nedenle kültürel ve inanç sistemimizde var olan birleşme, dayanışma, ortak iş yapma gibi özelliklerimizi ön plana çıkararak hep birlikte sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek gerekiyor. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için bölgedeki yatırımcıları bir araya getirecek ve köklü fikir alışverişlerin olduğu ortak platformlar yapılmalı, yatırımcıların birlikteliklerini geliştirecek politikalar ve organizasyonlar gerçekleştirilerek yatırımcıların birbirlerini daha iyi tanımalarını ve birlikte iş yapmalarını özendirmek gerekmektedir. Öncelik 2.9: İşletmelerin Tanıtım, Markalaşma ve Pazarlama Kapasitelerinin Geliştirilmesi TRC3 Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların büyük çoğunluğu tanıtım faaliyeti yapmamaktadır. Firmalar ürün satışını genellikle birebir görüşmeler veya aracı kuruluşlar vasıtası ile yaptığından tanıtıma gerek duymamakta veya tanıtımın gerekli olduğunun da farkında değildir. Bölgeye özgü markalaşacak ürünler olmasına rağmen bölgede üretim yapan firmalar markalaşma konusunda yeterli bilgi birikimine ve nitelikli personele sahip olmadığı için bu konuda gelişim göstermemektedir. Bölgenin pazarlama kapasitesi incelendiğinde, üretim yapan firmaların katma değeri yüksek olmayan ürünleri ürettiği ve bu ürünleri %97 oranında sadece Irak a ihraç etmektedir. Tedbir 2.9.1: İşletmelerin bilgi teknoloji altyapılarının iyileştirilmesi ile e-ticaret uygulamalarına geçişin sağlanması, ulusal ve uluslar arası fuarlara katılımın sağlanması ve iş gezileri ile yurtdışı Pazar ağının genişletilmesinin sağlanması Mevcut Durum TRC3 Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların büyük çoğunluğun kurumsal bir internet sayfası veya adresi bulunmamaktadır, dolayısı ile e-ticaret yok denecek kadar azdır. Bölgede imalat yapan firmaların ulusal veya uluslararası sanayi fuarlara katılma durumlarını incelediğimizde firmaların %65 oran ile fuarlara katılmadığını görüyoruz. Bu durumun temel nedenlerinden biri, bölgede faaliyet gösteren firmaların büyük çoğunluğu sadece Irak a ihracat yaptığı için başka pazarlara girme ihtiyacı duymamıştır. Bu nedenle sanayi fuarlara katılma veya stant açma gibi bir duruma ihtiyaç duymamaktadır. Diğer bir neden ise bölge üretimcisinin sanayi fuarlarının avantajlarını tam olarak bilmemesi veya kendi üretim kapasitesini yeterli görmemesidir. 359

381 Üst Ölçekli Planlar Uluslararası düzeyde rekabetçi ve yüksek katma değerli yeni sektörler, ürün ve markalar ortaya çıkaracak Ar-Ge ve yenilik programları hayata geçirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 628) Ülkemizin uzun dönemde Avrasya'nın üretim merkezi olması hedefi doğrultusunda Plan döneminde imalat sanayinin; daha yüksek katma değer yaratan, teknoloji üreten ve kullanabilen, çevre dostu teknolojileri kullanan ve üretebilen, becerilerini sürekli geliştirebilen, geleceğin ticaret dünyasının taleplerine cevap verebilen, sürdürülebilir küresel rekabet gücü kazanmış, bölgesel potansiyellerin ekonomiye katkısının artırıldığı, girdi tedarikinde etkinliğin sağlandığı, yatırım ve ara mallarında ithalat bağımlılığının azaltıldığı bir yapıya doğru dönüşmesi öngörülmektedir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 652) Stratejik Önem Teknolojinin büyük bir hızla geliştiği ve toplum tarafından kullanıldığı bir zamanda TRC3 bölgesinin bu gelişmelerden geri kalması ve bunun gerekliliğine kayıtsız kalması bölgenin geleceği adına olumlu bir sonuç doğurmamaktadır. Dünya ve ülkemiz genelinde firmaların çoğu e-ticaret uygulaması ile ürünlerini pazarlarken, aynı zamanda reklamlarını da hem sanal ortam hem de ulusal veya uluslararası basın yolu ile gerçekleştirmektedir. TRC3 bölgesi işletmelerin teknolojik altyapılarını tamamlaması ve ulusal ve uluslararası fuarlarla hem dünyada yaşan gelişmeleri yakından izlemeleri hem de kendilerini ve ürünlerini tanıtma fırsatını yakalamış olacaklardır. Alt Ölçek Gelişmeleri Tedbirin hayata geçmesi için i) Bölge yatırımcısının teknolojik gelişmelerinin farkında olup, bu gelişmelerden faydalanması gerektiğine inanması ve bu gelişmeleri fırsata çevirme düşüncesi taşımasıdır, ii) Bölgede faaliyet gösteren ve yatırımcıya destek veren kamu kurum ve kuruluşların, başta kalkınma ajansları olmak üzere, teknolojik gelişmelere destek vermesi yolu ile yatırımcıyı teknolojiyi kullanmaya özendirmesi, iii) Devletin teknolojik gelişmelere ve tanıtım uygulamaları için özendirici teşvikler ve destekler vermesi. Tedbir 2.9.2:Bölgeye özgü ürünlerin marka tescil belgelerinin alınması ile markalaşmanın yaygınlaştırılması, Pazar ve ürün çeşitliliğinin sağlanması Mevcut Durum TRC3 Bölgesinde faaliyet gösterilen alanlar incelendiğinde, bölgenin tarımsal potansiyeline bağlı olarak Gıda Sektörünün başı çektiğini bu sektör içinde en çok Öğütülmüş tahıl ürünleri, nişasta ve nişastalı ürünlerin imalatı olduğunu gözlenmektedir. Bu sektörü yine bölgenin doğal kaynaklarından dolayı Metalik olmayan mineral ürünlerin imalatında faaliyet gösteren 89 firma izlemektedir. Bu alanda en çok üretim yapılan sektör ise Beton, çimento ve alçıdan yapılmış eşyaların imalatıdır. Son olarak bölgede yeni gelişen Giyim eşyalarının imalatı ile 55 firma faaliyet göstermektedir. Giyim eşyası hariç bölgede üretilen tahıl ürünleri ve inşaat malzemeleri marklaşma için çok uygun ürünleri içermektedir. Fakat markalaşma kültürü 360

382 gelişmediği ve önemi çok bilinmediği için bölge markalaşmada gelişme göstermemiştir. Benzer şekilde Irak pazarına bağımlılık ve katma değeri olmayan sınırlı sayıdaki ürün ile üretim ve ihracat yapılmaktadır. Üst Ölçekli Planlar Uluslararası düzeyde rekabetçi ve yüksek katma değerli yeni sektörler, ürün ve markalar ortaya çıkaracak Ar-Ge ve yenilik programları hayata geçirilecektir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 628) Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü ve dünya ihracatından aldığı payı artırmak için imalat sanayinde dönüşümü gerçekleştirerek yüksek katma değerli yapıya geçmek ve yüksek teknoloji sektörlerinin payını artırmak temel amaçtır.(onuncu Kalkınma Planı, madde 649) İmalat sanayinde dönüşümün ana odakları; yenilikçilik ve firma becerileri, bölgelerin üretime etkili katılımı, sektörler arası entegrasyon, yeşil teknoloji ve üretim ile dış pazar çeşitliliğidir. Yeşil üretim kapasitesi, yenilik, firma becerileri ve sektörler arası entegrasyonun geliştirilmesiyle verimlilik ve yurtiçi katma değerin artırılması; dış pazar çeşitliliği ve bölgesel üretim kapasitelerinin geliştirilmesiyle de istikrarlı yüksek büyümenin sağlanması hedeflenmektedir.(onuncu Kalkınma Planı, madde 650) Stratejik Önem Küreselleşen dünyamızda ulusal veya uluslararası rekabet pazarında, üretimin ilk yıllarındaki ne üretirsek onu satarız anlayışı ortadan kalkmıştır. Kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımına bağlı olarak rekabet gücü artmış ve pazarlarda ürün çeşitliliği gittikçe tek tipleşmektedir. Bu nedenle dünya pazarında varlığını devam ettirmek için firmaların farklılaşıp kendine avantaj elde edebilmesinde markalaşma kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu nedenle artık geleneksel ürünlerle kazanç sağlamanın gün gittikçe daha da zorlaştığı ortamda kendi markasını oluşturmak artık bir zorunluluk ol