BÖLÜM 2 BİYOMLAR...231
|
|
|
- Aygül Erbakan
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 EKOSİSTEM EKOLOJİSİ BÖLÜM 2 BİYOMLAR Ekosistemin Yapısı Ekosistemi Etkileyen Faktörler Canlılar Arasındaki Beslenme Şekilleri Ototrof Canlılar Heterotof Canlılar Hem Heterotrof Hem Ototrof Canlılar Okuma Metni Ekosistemte Enerji Akışı ve Madde Döngüleri Besin Zinciri, Besin Ağı ve Besin Piramidi Madde Döngüleri Su Döngüsü Karbon Döngüsü Azot Döngüsü Okuma Metni İnsan Faaliyetlerinin Ekosistemlerin Sürdürülebilirliği Üzerine Etkisi ve Olası Sonuçları Biyomların Yeryüzünde Dağılımına Etki Eden Faktörler..231 Biyom ve Ekosistem Arasındaki İlişki Karasal ve Sucul Biyomların Özellikleri Karasal Biyomlar Orman Biyomları Çayır Biyomları Çöl Biyomu Tundra Biyomu Sucul Biyomlar Tatlı Su Biyomları Tuzlu Su Biyomları Etkinlikler Test 1 ve Okuma Metni Etkinlikler Test 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve
2 EKOSİSTEM EKOLOJİSİ I. EKOSİSTEMİN YAPISI BÖLÜM 1 Canlılar, yaşadıkları çevreyle sürekli etkileşim halindedir. Karşılıklı olarak madde ve enerji alışverişi yapacak biçimde birbirleriyle etkileşim halinde olan canlılar, içinde bulundukları cansız çevreyle de ilişkilidirler. Organizmaların birbirleriyle ve çevreleriyle ilişkilerini inceleyen bilim dalına ekoloji denir. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Ekoloji bilimi, canlıyı tek bir birey olarak incelemekten ziyade, bireyin de içinde yer aldığı biyolojik organizasyonla ilgilenir. Biyolojik organizasyon belli bir hiyerarşik düzene sahiptir. Türden biyosfere doğru genişleyen organizasyon düzeylerini; Tür Popülasyon Komünite Ekosistem Biyom Biyosfer oluşturur. Ekoloji; hiyerarşik düzende yer alan tür, popülasyon komünite, ekosistem, biyom ve biyosfer gibi biyolojik sistemlerin herbirini ayrı ayrı inceler. Yeryüzünde tüm canlı organizmaların yaşadığı kara, hava, deniz ve yerin katmanlarına biyosfer (ekosfer) denir. Biyosfer tabakası atmosferin yeryüzünden yukarı doğru birkaç kilometrelik bölümünü, karaların ise en az 3000 metre derinliğe kadar olan kısmını kapsar. 183
3 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Koyun popülasyonu Komünite Canlılar yaşamsal faaliyetlerini en iyi şekilde devam ettirebildiği yaşam alanlarını tercih ederler. Habitat bir organizmanın doğal olarak yaşayıp, üreyebildiği yaşam alanıdır. Habitat, okyanus kadar büyük olabileceği gibi bir bitki kökü kadar küçük de olabilir. Habitat içindeki bireylerin yaşamını sürdürebilmek için yaptıkları faaliyetlerin tamamı ekolojik nişi oluşturur. Örneğin bir canlının beslenmesi, korunması, üremesi, diğer canlılarla etkileşim içinde olması ve yapması gereken bütün faaliyetler ekolojik niş içinde yer alır. Bir başka ifadeyle habitat bir organizmanın doğal adresi, ekolojik niş ise o adreste yaptığı işidir. Ekolojik organizasyonun en alt biriminde tür yer alır. Ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer özellikler gösteren, aralarında gen alış verişi yapabilen ve kısır olmayan döller meydana getiren bireylere tür, belli bir bölgede yaşayan aynı türe ait bireylerin oluşturduğu topluluğa popülasyon adı verilir. Popülasyonlara Van gölünde yaşayan inci kefalleri, Ankara'nın tiftik keçileri, Beynam ormanlarının kızıl çamları örnek verilebilir. Belirli bir alanda yaşayan ve birbirleriyle etkileşim halinde olan çeşitli türlere ait bireylerin oluşturduğu topluluğa komünite denir. Popülasyon aynı türe ait bireylerden oluşurken, komünite çeşitli popülasyonlardan meydana gelir. Örneğin bir denizin, ormanın veya otlağın içinde yaşayan tüm canlı türleri komüniteyi meydana getirir. Bir komünitedeki tür sayısı ne kadar çoksa o komünitenin tür zenginliği de o derece fazladır. Komüniteler tür zenginliği bakımından farklılıklar gösterirler ve bu türler yaşamlarını sürdürebilmek için coğrafik bir alana ihtiyaç duyarlar. Biyotop olarak adlandırılan bu alanın büyüklüğü popülasyonların birey sayıları, ortamın coğrafik özelliklerine göre değişebilir. En düşük tür zenginliği kutup bölgelerindeki komünitelerde görülürken, en yüksek tür zenginliği tropik bölgelerdeki komünitelerde görülür. Doğada komüniteler tamamen bağımsız değildir ve aralarında geçiş bölgeleri bulunmaktadır. Bu geçiş bölgelerine ekoton denir. Bu alanlar her iki komünitenin özelliklerini de kısmen taşıdıklarından hem tür ve birey sayısı hem de sahip oldukları özellikler açısından farklılıklar gösterir. Örneğin çayırlık alan ile ormanlık alan arasındaki geçiş bölgesinde çalılar ve kısa boylu ağaç türleri bulunabilir. Komünitedeki bireyler ile bu bireyleri içinde barındıran cansız çevrenin oluşturduğu ekolojik birime ekosistem denir. Bir kıta, bir okyanus ekosistem olarak kabul edilebileceği gibi bir orman, çayır, göl ve hatta akvaryum da ekosistem olarak kabul edilebilir. Komünitede meydana gelen değişimler zamanla ekosistemi etkilerken, ekosistemdeki yaşam şartlarının değişimi de komüniteyi etkileyebilir. Göl ekosistemi Ekosistem Orman ekosistemi 184
4 Üreticiler Tüketiciler Ayr flt r c lar Biyotik faktörler Ekosistemi etkileyen faktörler Abiyotik faktörler Ekosistemi etkileyen faktörler. Hayvanlar tüketici canlılardır. Ifl k S cakl k klim Su Toprak ve mineraller Ortamın ph si Ekosistemi Etkileyen Faktörler Ekologlar, canlılar üzerinde etkili olan ekolojik faktörleri biyotik ve abiyotik olmak üzere ikiye ayırır. 1. Biyotik Faktörler (Canlı Varlıklar) Ekosistemde canlılığın devamı biyotik faktörler arasındaki ilişkilere bağlıdır. Bir ekosistemde bulunan ve birbirlerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen canlı varlıkların hepsine biyotik faktör denir. Ekosistemin biyotik faktörleri ekolojik nişlerine göre üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar olmak üzere üç grupta incelenir. Üreticiler: İnorganik maddelerden organik madde sentezi yapabilen canlılardır. Üretici canlılara ototrof canlılar da denir. Yeşil bitkiler, bazı bakteriler, arkeler ve bazı protistler ototrof canlıların örnekleridir. Karasal ekosistemlerin asıl üreticileri bitkilerdir. Sucul ekosistemlerde ise siyanobakteriler ve algler en yaygın olarak bulunan üretici canlılardır. Üretici organizmalar, tüm canlıların besin ihtiyacını üretme yanında, atmosferdeki oksijen ve karbondioksit dengesini de korurlar. Tüketiciler Abiyotik faktörler (Toprak, iklim, mineraller) Ayrıştırıcılar ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Aynı alanda yaşayan üretici, tüketici ve ayrıştırıcı canlılar sürekli etkileşim halindedir. Mantarlar ayrıştırıcı canlılardır. Tüketiciler: İhtiyaç duydukları organik besin maddelerini dışarıdan hazır alan canlılardır. Tüketici canlılara heterotrof canlılar da denir. Heterotrof canlılar organik besinlerini bitki ve hayvan gibi diğer organizmaları yiyerek karşılarlar. Hayvanlar tüketici canlıların en önemli grubunu oluşturur. Ayrıca mantarlar, bakteriler ve protistlerin çoğunluğu tüketici canlılara örnektir. Ayrıştırıcılar: Bitki, hayvan ve diğer canlıların ölü dokularını ve organik atıkları parçalayarak bu maddeleri inorganik maddelere dönüştürürler. Böylece ototroflar için gerekli olan inorganik maddeler yeniden besin üretiminde kullanılır. Ekosistemlerdeki canlılar arasında bir denge vardır. Bu dengeyi üreticiler besin üretimiyle, tüketiciler madde aktarımıyla, ayrıştırıcılar da inorganik maddeleri doğaya geri dönüştürerek sağ- 185
5 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Ölüm GÜNEfi ÜRET C LER TÜKET C LER Ölüm AYRIfiTIRICILAR Topraktaki inorganik maddeler Üretici, tüketici ve ayrıştırıcı canlılar ekosistemin biyotik elemanlarıdır. Is Is Is larlar. Saprofit olarak da adlandırılan ayrıştırıcıların en önemli örneklerini mantarlar, bazı bakteriler ve toprak solucanı vb. canlılar oluşturur. Ayrıştırıcılar doğadaki madde döngüsünün kilit canlılarıdır. 2. Abiyotik Faktörler (Cansız Varlıklar) Komüniteleri oluşturan canlı türlerinin coğrafik yayılışlarını ve miktarlarını abiyotik faktörler önemli ölçüde etkiler. Cansız çevreyi oluşturan bu faktörler; ışık, sıcaklık, iklim, su, toprak ve mineraller, ortamın ph si şeklinde gruplandırılır. Işık: Yaşam için gerekli olan enerjinin kaynağı güneştir. Enerji ekosistemlere güneş ışığı şeklinde girer ve organizmalardan ısı şeklinde kaybolur. Ototrof organizmalar fotosentezle güneş enerjisini organik besindeki kimyasal enerjiye dönüştürür. Ekosistemdeki ototroflar dahil diğer canlılar enerji kaynağı olarak organik besindeki kimyasal enerjiyi kullanarak ısı açığa çıkarırlar. Ekosistemlerde döngüsel bir enerji akışı yoktur. Bu nedenle ekosistemlerin sürekliliği için temel enerji kaynağı olan güneşe ihtiyaç vardır. Ekolojik açıdan gelen güneş ışığının şiddeti, miktarı ve süresi önemlidir. Belli bir sürede belli bir alana ulaşan güneş ışığı miktarı, güneş ışınlarının geliş açısına bağlıdır. Işınların geliş açısı daraldıkça birim alana düşen enerji miktarı ve yeryüzüne ulaşan ışık miktarı azalır. Bu durum, o bölgede yaşayan canlıların özellikle bitkilerin yayılışları ve faaliyetlerini etkiler. Bitkisel ve hayvansal organizmaların çoğunda görülen biyolojik aktiviteler ışığın şiddeti ve mevsimlere bağlı olarak değişir. Hayvanlarda aktif süreçler için tercih edilen ışık şiddeti farklıdır. Örneğin baykuş, yarasa gibi türler gece aktifken, birçok kertenkele ve böcek türü parlak güneş ışığında tam olarak aktif duruma geçer. Bitkilerde ise ışık etkisiyle fotosentez, terleme, tropizma, çimlenme gibi faaliyetler gerçekleşir. Sıcaklık: Biyosferde güneş ışınları eşit oranda dağılmadığından sıcaklık her yerde eşit değildir. Bu durum atmosferde hava akımlarının oluşmasına iklimsel değişikliklere ve farklı mevsimlerin oluşmasına neden olur. Güneşten yeryüzüne gelen ışınların bir kısmı atmosfer tarafından soğurulur, bir kısmı da topraktan atmosfere geri yansır. Böylece atmosfer ısınır. Atmosferin ısınması doğal bitki örtülerinin çeşitliliğini sağlar. Şimdiki yayılış alanı Gelecekte olası yayılış alanı Çakışma km km Önümüzdeki yüzyılda 4.5 C ısınma Önümüzdeki yüzyılda 6.5 C ısınma Amerikan kayını (Fagos grandifolia) için sıcaklık değişimlerine bağlı olarak günümüzdeki coğrafik yayılış alanı ve gelecekte olacağı tahmin edilen yayılış alanı gösterilmiştir. 186
6 Yılan vücut sıcaklığını çevre sıcaklığına göre düzenleyen bir hayvandır. Sıcaklığın uygun olduğu tropikal ormanlarda tür çeşitliliği fazladır. Organizmaların yeryüzündeki dağılış alanlarının sınırlarının belirlenmesinde sıcaklık etkin bir faktördür. Ayrıca sıcaklık, canlıların gelişmesi, üremesi ve metabolik faaliyetleri üzerinde de etkilidir. Örneğin bir bitkinin çiçeklenme döneminde ihtiyaç duyduğu optimum sıcaklık değeri çimlenme dönemine göre daha fazla olabilir. Bitkiler arasında çeşitli sıcaklık değerlerine dayanma bakımından büyük farklılıklar vardır. Örneğin Kuzey Kutbu'na yakın yerlerde yetişen bazı bitki türleri 0 C'ın altındaki sıcaklıklarda yaşarken, ekvator bölgesinde yetişen bazı bitki türleri C'ta yaşayabilir. Hayvanlar ise genellikle 0 50 C arasındaki sıcaklık değişimlerinde yaşayabilir. Vücut sıcaklığını çevre sıcaklığına göre düzenleyen hayvanlarda sıcaklığın çok düşük olması, canlının metabolizmasının yavaşlamasına ve hatta ölmesine neden olabilirken yüksek sıcaklıkta protein yapıları bozulur. Ancak canlıların pek çoğu, yaşamaları için gereken sıcaklıkların üstünde veya altındaki sıcaklık derecelerine uyum sağlayabilir. Canlılar yaşadıkları bölgenin kendileri için uygun alanlarında yayılış gösterirler. Örneğin kuşlar, yaşamları için uygun olmayan sıcaklık derecelerinde göç olarak tanımlanan davranışı sergileyerek yaşadıkları bölgeyi değiştirirler. Bazı bakteri türleri ise birçok canlının yaşayamayacağı C'lık sıcak su ortamlarında yaşayabilirken, bu bakterilerin soğuk su ortamlarında yaşama şansları oldukça düşüktür. Yani her canlı için ideal sıcaklık derecesi farklıdır. İklim: Uzun bir zaman aralığı içinde belli bir bölgede hakim olan atmosfer koşullarına iklim denir. Ekosistemlerdeki canlı çeşitliliğinde güneşten gelen ışınlar, sıcaklık, basınç, nem, yağış ve hava hareketleri gibi iklimsel faktörlerin etkileri çok büyüktür. Ekosistemin cansız çevresi ise iklimsel faktörler ve yeryüzü şekillerinin etkileşimi sonucu oluşur. Yıllık ortalama sıcaklık ( C) Çöl Otlak Tropikal orman Ilıman kuşak ormanı Kozalaklı orman Arktik ve alpin tundra Yıllık ortalama yağış (cm) ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Sıcaklığın çok yüksek olduğu çöllerde tür çeşitliliği azdır. Kuzey Amerika'daki bazı büyük esosistem çeşitleri için iklim diyagramı (klimogrof): Ekosistemlerde görülen yıllık ortalama sıcaklığın ve yağış miktarının yayılış alanı gösterilmiştir. Bir bölgenin iklimini belirleyen en önemli faktörler ekvatora uzaklığı, denize uzaklığı ve deniz seviyesinden yüksekliğidir. Ayrıca coğrafik konum, dağların özellikleri, su, rüzgâr ve bitki örtüsü de iklimi belirler. Canlıların gelişimi ve yeryüzündeki dağılışları üzerinde hem lokal (yerel) hem de bölgesel (daha geniş kapsamlı) iklim koşulları önem taşır. Örneğin bol yağış alan ılıman bölgelerdeki orman ekosistemlerinde çeşitli bitki ve hayvan popülasyonları oluşurken, kurak ve yağış almayan çöl alanlarında bitki ve hayvan popülasyonları sınırlıdır. 187
7 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Nilüfer bitkisi su içinde yaşayan hidrofit bir bitkidir. Toprak solucanları mineral taneciklerini bir arada tutan mukus salgılar. Su: Atmosferde bulunan suyun yağmur, kar, çiğ ve dolu olarak yeryüzüne dönmesi yağış olarak tanımlanır. Yeryüzünün 2/3'ü sularla kaplıdır. Yıllık yağış miktarı bölgesel ve iklimsel faktörlere göre farklılık gösterir. Bu farklılık canlıların yeryüzündeki dağılışlarını etkiler. Yağış miktarını dağlar, enlem yükseklikleri, rüzgâr ve su kitleleri gibi faktörler belirler. Su, hava içinde buhar halinde bulunurken, yüksek dağlarda ve kutuplarda buz ve kar şeklinde bulunur. Suyun buharlaşmasıyla oluşan hava nemi, güneşten gelen ve topraktan yansıtılan ışınların büyük bir bölümünü tutarak yeryüzünün hem aşırı miktarda ısınmasını hem de soğumasını önler. Canlılar metabolizma faaliyetlerini sürdürebilmek için suya ihtiyaç duyarlar. Bitkiler fotosentez için gereken mineral maddeleri su içinde çözünmüş olarak alırlar. Su, bitki bünyesinde sıcaklığın kontrolü bakımından da önemlidir. Güneşli havalarda bitkilerde terleme yoluyla oluşan su, buhar halinde atmosfere verilirken beraberinde bir miktar ısıyı da bitkiden uzaklaştırarak aşırı ısınmayı önler. Canlıların kazandığı kalıtsal özelliklerin bazıları bulundukları çevrenin su miktarınada bağlıdır. Örneğin nilüfer gibi su içinde yaşayan hidrofit bitkiler buharlaşmayı kolaylaştıran geniş yapraklara sahiptir. Kaktüs gibi kurak ortamda yaşayan kserofit bitkiler ise geniş kök sistemleri ile topraktan su ihtiyacını karşılar. Bitkilerde olduğu gibi hayvanlarda da su kaybını azaltan çeşitli adaptasyonlar görülür. Hayvanlar sindirim sistemleri, nemli derileri ya da yedikleri besinler sayesinde su ihtiyaçlarını karşılarlar. Bazı hayvanlar da ihtiyaç duydukları suyun bir kısmını metabolizmalarından sağlarlar. Örneğin termitler, çöl şartlarında yaşayan develer, kış uykusuna yatan hayvanlar ve göçmen kuşlar ihtiyaçları olan suyu vücutlarında depoladıkları yağların yıkımı sonucu oluşan metabolik sudan karşılar. Toprak ve Mineraller: Tüm canlılar yaşamlarının devamı için doğrudan ya da dolaylı olarak toprağa bağımlıdır. Yeryüzünü kaplayan kayaçların parçalanması ile oluşan mineral taneciklerinin ortaya çıkmasına rüzgâr, sıcaklık ve suyun aşındırıcı etkileri neden olur. Kaya parçalarıyla birlikte ortamda bulunan dökülmüş yapraklar, dışkı, ölü organizmalar ve diğer organik kalıntılar bakteri ve mantar faaliyeti ile parçalanır. Böylece humus denilen organik madde ortaya çıkar. Mineral tanecikleri ile humus karışarak toprağı meydana getirir. Humuslu topraklar koyu renkli, su tutma kapasiteleri yüksek ve besin maddelerince zengin, tarıma elverişli topraklardır. Yapısında su ve hava bulunan toprak bakteri, mantar, alg, protista, çeşitli bitki kökleri, çeşitli böcek ve hayvan türlerinin yaşaması için elverişli bir yaşama ve barınma ortamı oluşturur. Toprak üzerinde yetişen bitki örtüsü ve o alanda yaşayan diğer canlılar toprağın özelliklerine göre dağılım gösterir. Aynı iklime sahip bölgelerde, birbirine yakın alanlarda toprak özelliklerinin farklı olmasından dolayı farklı bitki türleri yetişebilir. Toprakta yaşayan organizmaların aktiviteleri toprağın fiziksel ve kimyasal özelliğini değiştirebilir. Örneğin toprak solucanları, toprağı karıştırarak havalandırır ve mineral taneciklerini bir arada tutan mukus salgılar. Ayrıca toprak solucanları, sindirim faaliyeti sonucu oluşan kalsiyum karbonatı (CaCO 3 ) toprağa verirler ve toprağı kalsiyum karbonat bakımından zenginleştirirler. Tropikal Hint İnciri ağacının kökleri toprağın içine doğru büyüyerek bir kaç dönümlük alanı kaplar. Değişik oranda humus ve mineral içeren toprak çeşitleri vardır. Toprağın türü bileşenlerine göre tespit edilir. En verimlisi olan humuslu toprak dışında kumlu, killi ve kireçli gibi farklı toprak çeşitleri de vardır. Kumlu topraklar suyu hemen alt tabakaya geçiren, besin maddesi az olan, tarıma elverişsiz topraklardır. Killi topraklar kil miktarı fazla olan, kireçli topraklar ise kireç yönünden zengin, beyaz veya açık renkli topraklardır. 188
8 Timsahlar soğukkanlı hayvanlardır. Tavşanlar sıcakkanlı hayvanlardır. Yüzme h z Yağış miktarı, coğrafik özellikler ve bakteri faaliyetleri toprakta bulunan mineral miktarını belirler. N, P, K, Ca, S, Fe, Mg gibi mineraller bakımından zengin topraklar bitki gelişimi için oldukça uygundur. Canlılar metabolik faaliyetlerini sürdürebilmek ve hayatta kalabilmek için mineral maddelere ihtiyaç duyarlar. Bitkiler mineral madde ihtiyacını topraktan suda çözünmüş halde karşılarken, hayvanlar içtikleri sudan ve yedikleri besinlerden karşılar. Ortamın ph si: Belli bir bölgede bulunan toprak ve su içeriklerinden kaynaklanan ortamın asitlik ve bazlık derecesi ph değerini gösterir. Canlıların metabolik faaliyetleri, hücresel solunumu ve enzim aktiviteleri belli bir ph aralığında gerçekleşir. Canlıların yaşam ortamlarındaki ph değişimine asit yağmurları, kimyasal atıklar, bilinçsizce kullanılan gübreler ve tarım ilaçlarının kullanımı gibi bir çok şey neden olmaktadır. Ortamın ph'si canlıların yaşamsal faaliyetlerini etkilediği için, canlı türleri kendileri için en uygun ph değerine sahip yaşama ortamlarını tercih ederler. Abiyotik Faktörlerdeki Değişmenin Canlılara Etkisi Canlılar farklı çevre koşullarında, uyum yetenekleri yani toleransları sayesinde yaşamlarını sürdürebilir. Her canlı türünün çevresel faktörler içinde uyum yeteneğinin minimum ve maksimum tolerans sınırları vardır. Minimum ve maksimum sınırlar arasında kalan bu boşluğa tolerans (hoşgörü) aralığı denir. Örneğin çok yüksek sıcaklıklarda yaşayan bir arke türü minimum 70 C, optimum 100 C, maksimum 106 C'ta hayatta kalabilir. Bir bakteri türü olan E.coli ise minumum 4 C, optimum 37 C, maksimum 44 C'ta yaşayabilir. Verilen örneklerden de anlaşılacağı gibi bazı canlı türlerinin yaşayabildiği çok yüksek sıcaklıklarda E.coli gibi pek çok canlı türü yaşamlarını sürdüremez. Bir canlının ortam koşullarındaki değişikliklerden etkilenme oranı, belirli bir koşulun değişken olduğu ortamda yaşam aktivitelerine göre belirlenir. Buna göre canlının değişken ortam koşuluna verdiği tepki bir eğri ile gösterilir. Bu eğriye o canlının performans eğrisi, (tolerans eğrisi) adı verilir. Örneğin bir canlının sıcaklık değişkenine göre çizilen performans eğrisi, sıcaklık tolerans eğrisi olarak adlandırılır. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Düflük Optimum Yüksek S cakl k Bir bal k türüne ait s cakl k tolerans eğrisi Canlılar dış ortam şartlarında oluşan sıcaklık, ışık, nem, su miktarı gibi değişikliklere göre vücutlarının iç dengesini (homeostazi) düzenleyerek hayatta kalmayı başarır. Bazı canlılar değişen çevre sıcaklığına karşı iç sıcaklıklarını sabit tutmayı başarır. Bu tür canlılara sıcakkanlı (sabit ısılı) canlılar denir. Örneğin kuş ve memeli türleri vücut sıcaklıklarını çevre sıcaklığının değişimine karşı sabit tutabilirler. Çevre sıcaklığındaki değişikliklere karşı vücut sıcaklığını sabit tutamayan canlılara soğukkanlı (değişken ısılı) canlılar denir. Örneğin kertenkeleler çevre sıcaklığı değiştiğinde vücut sıcaklıklarını sabit tutamazlar. Bu durumda kertenkelelerin vücut sıcaklığı azalır, metabolizma hızları yavaşlar ve uyuşuklaşır. Çevre sıcaklığı artınca da aktiviteleri belli bir süre artar daha sonra yavaşlar ve dengelenir. 189
9 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi CANLILARDA YAŞAMA VE BESLENME ŞEKILLERI Bitkiler ototrof canlılardır. Zürafa herbivor (otçul) bir hayvandır. II. CANLILAR ARASINDAKİ BESLENME ŞEKİLLERİ Canlılar besinlerini elde etme şekline göre ototrof, heterotrof ve hem ototrof hem heterotrof olmak üzere üç grupa ayrılır. I. OTOTROF CANLILAR II. HETEROTROF CANLILAR III. HEM OTOTROF HEM HETEROTROF CANLILAR Fotosentetik Ototrof Kemosentetik Ototrof Holozoikler Saprofitler (Çürükçül) Böcekçil Bitkiler I. OTOTROF CANLILAR İnorganik maddelerden organik madde sentezleyebilen canlılardır. Su, karbondioksit ve inorganik tuzlardan organik madde sentezleyen ototrofların kullandıkları enerji kaynağı farklı olabilir ve kullandıkları enerji kaynaklarına göre ikiye ayrılır. a. Fotosentetik Ototroflar: Güneşten gelen enerjiyi kullanarak organik madde sentezi yaparlar. Klorofil taşıyan bu organizmalar güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürerek organik besin sentezini gerçekleştirirler. Yeşil bitkiler, algler ve bazı bakteriler fotosentetik organizmalardır. b. Kemosentetik Ototroflar: Organik besin sentezi için güneş enerjisi yerine kimyasal enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu kimyasal enerjiyi amonyak, nitrit, demir gibi inorganik maddelerin oksidasyonundan elde ederler. Demir, nitrit, nitrat, kükürt bakterileri kemosentetik organizmalardır. Kemosentetik ototroflardan nitrit ve nitrat bakterileri azot elementinin devirli dolanımında önemli rol oynarlar. II. HETEROTROF CANLILAR Otçul (Herbivor) Etçil (Karnivor) Hem etçil hem otçul (Omnivor) Organik besin ihtiyacını ototrof organizmalardan, diğer tüketicilerden veya çürümüş organik maddelerden karşılarlar. Hayvanlar, mantarlar, bazı bakteriler ve protistlerin çoğu heterotrof organizmalardır. Heterotroflar yaşadıkları ortam ve kullandıkları besin çeşidine göre holozoik ve saprofit olmak üzere iki gruba ayrılır. a. Holozoik beslenen canlılar besinlerini katı parçalar halinde alarak sindirirler. Bu canlıların gelişmiş sindirim sistemleri bulunur. Aldıkları besinlerin yapısına göre herbivor, karnivor ve omnivor olmak üzere üç grupta incelenirler. Herbivor (ot obur, otçul) olarak adlandırılan hayvanlar sadece otla beslenirler. Karada yaşayan bazı böcekler, fil, geyik, koyun, at, sığır gibi bazı memeliler, suda yaşayan bazı kabuklular ve yumuşakçalar bu grubun bazı örnekleridir. Besinlerini doğrudan üreticilerden karşılayan bu canlılara "birincil tüketiciler" de denir. Karnivor (et obur, etçil) olarak adlandırılan hayvanlar sadece etle beslenirler. Kaplanlar, köpek balıkları, atmaca, şahin gibi yırtıcı kuşlar ve bazı yılan türleri bu grubun bazı örnekleridir. Otçullarla beslenen et oburlara "ikincil tüketiciler" diğer etçillerle beslenen et oburlara ise "üçüncül tüketiciler" denir. 190
10 Mantarlar saprofit (ayrıştırıcı) canlılardır. Yakalayıp öldürdüğü hayvanı yutan piton yılanı karnivor (etçil) bir canlıdır. Omnivor (hem otobur hem etobur) olarak adlandırılan hayvanlar bitkisel ve hayvansal besinlerin ikisini de kullanılırlar. İnsan, ayı, domuz ve bazı kuş türleri örnek olarak verilebilir. b. Saprofit canlıların sindirim enzimleri gelişmiştir. Bu canlılar ölü bitki ve hayvan atıkları ile birlikte diğer organik atıkların üzerine sindirim enzimleri salgılayarak bu maddeleri parçalarlar ve ihtiyaç duydukları organik maddeleri hücrelerine alırlar. Böylece bir yandan kendi besin ve enerji ihtiyacını karşılarken bir yandan da organik atıkları, özellikle ototrofların kullanabileceği inorganik maddelere dönüştürür. Ayrıştırıcıların yaptıkları bu beslenme şekline saprofit (çürükçül) beslenme denir. Saprofit organizmalar, yaşam için gerekli olan azot, karbon gibi elementlerin doğadaki döngüsünde önemli bir rol üstlenirler. Ekosistemlerde hayati öneme sahip olan ayrıştırıcılar, ekosistemdeki tüm beslenme basamaklarını birbirine bağlarlar. Küf mantarları, maya mantarları, şapkalı mantarlar ve bazı bakteriler ayrıştırıcı organizmaların en önemli örnekleridir. CANLILAR ARASINDAKİ EKOLOJİK ETKİLEŞİMLER Ekosistemde aynı alanda yaşayan canlı türleri arasında çeşitli ekolojik etkileşimler görülür. Simbiyoz olarak adlandırılan bu etkileşimlerde canlılar az ya da çok birbirleriyle ilişki içindedir. Türler birbirini olumlu ve olumsuz etkileyebilir ya da birbirinden etkilenmeyebilir. İki farklı türe ait bireyin ya da popülasyonun yarar veya zarar gözetilmeden birlikte yaşamasına simbiyoz (birlikte yaşam) denir. Simbiyotik ilişkiler canlı türlerinin etkileşimine göre mutualizm, kommensalizm ve parazitlik gibi farklı biçimlerde gerçekleşebilir. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Likenler mutualizmin en güzel örneğidir. Mutualizmde birlikte yaşayan iki tür, karşılıklı olarak birbirinden yarar sağlar. Bu birliktelikte çoğu kez birbirinden farklı özellikler gösteren türler bir arada bulunur. Dolayısıyla mutualizm farklı ihtiyaçları birbirini tamamlayan organizmalar arasında görülür. Likenler mutualist yaşama en güzel örnektir. Liken birliğini mantar ve su yosunları oluşturur. Heterotrof olan mantar, su yosunlarının fotosentezle ürettiği besin ve oksijeni solunum sırasında kullanır. Ototrof olan su yosunları mantarın solunum ürünü olan karbondioksit ve suyu fotosentezde kullanarak besin ve oksijen üretir. Doğada birlikte yaşayan iki türün karşılıklı olarak yarar sağladığı daha pek çok örnek vardır. Baklagillerin kök yumrularında yaşayan Rhizobium bakterileri, insan kalın bağırsağında yaşayan bakteriler, geviş getiren hayvanların sindirim sisteminde yaşayan selüloz sindirici bakteriler mutualizmin bazı örnekleridir. Kommensalizmde birlikte yaşayan iki türden biri yarar sağlarken, diğeri bu ilişkiden yarar ya da zarar görmez. Örneğin, köpek balığına tutunarak onunla taşınan küçük bir balık (Echeneis) köpek balığına zarar vermeden yaşamını sürdürür. Küçük balık, 191
11 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Köpek balığı ve vantuzlu küçük balık kommensalizmin en güzel örneğidir. köpek balığının hareketi ile yer değiştirir ve onun yiyecek atıklarından beslenir. Köpek ise bu yaşama birliğinden ne yarar ne de zarar görür. Parazitlikte ise, birlikte yaşayan iki türden biri bu ilişkiden yarar sağlarken (parazit) diğeri zarar görür (konak). Bu tip ilişkide parazit canlı, diğer canlının üzerinde veya içinde yaşayarak besin ihtiyacını karşılar. Bit, pire, kene, tahta kurusu gibi konağın üzerine uzun ya da kısa süre tutunarak yaşayan parazit canlılar dış parazit ; tenya, bağırsak solucanı, trişin, karaciğer kelebeği gibi vücudunun içinde yaşayan parazit canlılara ise iç parazit denir. Dış parazitlerin sindirim sistemleri gelişmişken, iç parazitlerde sindirim sistemi bulunmaz. Bazı bitki türleri arasında da parazit ilişkiye rastlanır. Meyve ağaçları üzerinde yaşayan ökse otu yarı parazit ; ayçiçeği, tütün gibi bitkilerin üzerinde yaşayan canavar otu, küsküt otu ise tam parazit bitki örnekleridir. Yarı parazit bitkiler konak bitkinin sadece ksilemine emeç gönderir. Tam parazit bitkiler ise konak bitkinin hem ksilemine hem de floemine emeç gönderir. Kan emen sivrisinek dış parazit bir hayvandır. III. HEM OTOTROF HEM HETEROTROF CANLILAR Azotça fakir topraklarda yaşayan bazı bitki türlerinde bu beslenme şekline rastlanır. İbrik otu (Nephentes) ve Sinek kapan (Dionea) gibi böcek yiyen bitkiler fotosentez yaparak organik besinlerini üretirler. Ancak amino asit ve diğer azotlu bileşiklerin sentezi için gereken azot tuzlarını, gereken miktarlarda topraktan karşılayamazlar. Bu nedenle hücre dışına enzim salgılayarak böceğin proteinlerini sindirirler ve elde ettikleri amino asitleri kullanırlar. Böcekçil bitkiler fotosentez yaptıkları için ototrof, amino asit ihtiyaçlarını böceklerden karşıladıkları için heterotrof özellik gösterirler. (a) (b) Sinek kapan (a) ve ibrik otu (b) bitkileri böcekleri sindirerek heterotrof özellik gösterirler. 192
12 At mos fe rik gaz lar, se ra et ki siy le sı cak lı ğınuza ya kay be dil me si ni en gel le ye rek, dün ya nın ısınma sı nı sağ lar. Bu bir ba kı ma iyi bir şey dir; çün küak si hal de dün yada, tıp kı kom şu su Mars ge ze ge nigi bi in san ya şa mı için çok so ğuk ola bi lir di. Fa katkü re sel ısın ma de ni len ve yer kü re sin de gö rü lenhız lı ve önem li sı cak lık ar tış la rı, in san lar ve dünya da ki di ğer ya şam form la rı için, ko lay ca uyumsağ la ya ma ma la rı ne de niy le, ölüm cül ola bi lir. Kü re sel ısın ma bir kaç yıl ön ce si ne ka dar bilim adam la rı ara sın da tar tış ma lı bir ko nuy du. Gü nü müz de ise bu ko nu, ik lim bi lim ci le rin ço ğunun gö rüş le ri ne uy gun ola rak, ar tık ge niş ka bulgör mek te dir. Pek çok sa yı da öl çü me da ya lı ola rakoluş tu ru lan or tak gö rü şe gö re ge çen yüz yıl da yeryü zün de sı cak lık C art mış tır. İlk ba kış tabu ra kam, önem li bir ar tış gi bi gö rün me mek te dir. Fa kat, bu ar tı şın et ki le ri, bu zul ta şı yan dağ la rınte pe le rin de bu lu nan bu zul la rın da ha da yük sekle re çe kil me sin de, ve ay rı ca Bü yük Ok ya nus ungü ney ada la rın da bu lu nan ül ke ler de ol du ğu gi bi, de niz se vi ye si nin teh li ke oluş tu ra cak tarz da yüksel me sin de gö rü le bi lir. Po len aler ji le rin den rahat sız olan bi riy se niz, şu nu öğ ren mek si ze il ginçge le bi lir: Bi lim adam la rı na gö re, kü re sel ısın ma, 100 yı lı aş kın bir sü re dir sa man nez le si ne neden olan ot tür le ri nin po len üre ti mi ni iki ye kat la mış tır. Önü müz de ki yüz yıl da (21. yüz yıl), bu mik ta rın bir ke re da ha iki ye kat lan ma sı bek len mek te dir. Ba zı bi lim insan la rı, kü re sel ısın ma de vameder se, bu ko şul la ra aynı hız la uyum sağ la yama yan ba zı ya şam form la rı nın yok ola bi le ce ği nitah min et mek te dir. Bu bi lim insanla rı kü re selısın ma nın ku tup bu zul la rı nı eri te bi le ce ği ni, bunun da de niz se vi ye si ni yük sel te rek mev cut ta rımalan la rı nın ve kı yı şe hir le ri nin su lar al tın da kala bi le ce ği ko nu sun da uya rı lar da bu lun mak ta dır. Ba zı uz man lar, kü re sel ısın ma nın mev cut ha vako şul la rı nı de ğiş ti re bi le ce ği ni, şid det li fır tı na larçık ma sı na yol aça rak in san ölüm le ri ne, göç le reve ta rım ürün le ri nin yok ol ma sı na ne den ola bi lece ği ni dü şün mek te dir. Ay rı ca bu sı cak lık ar tı şı veani fır tı na lar, za rar lı bö cek le rin, yabancı ot la rınve has ta lık ya pan mik rop la rın üre me si ni art tı ra bi Okuma Metni Küresel IsInMa: FazlasI zarar le cek tir. Bu son du rum la il gi li ka nıt lar, 50 mil yon yıl ön ce sin de yer yü zü sı cak lı ğın da olan ar tış la bir lik te, bu dö nem ler de ya şa mış bit ki ler ve bö cek le rin fo sil le ri nin in ce len me sin den el de edil miş tir. Yer kü re sin de sı cak lık art ma sı (je olo jik ve riler den an la şıl dı ğı na gö re) ile has ta lık ya pan zarar lı bö cek ve ot la rın çe şit li li ği nin art ma sı ve buza rar lı la rın bit ki le re ver di ği za ra rın şid de ti arasın da iliş ki ler bu lun mak ta dır. Gü nü müz de, tümyer yü zün de ye tiş ti ri len ve ya de po la nan bit ki selürün le rin % si bu za rar lı lar ca yok edil mekte dir. Bu za ra rın pa ra sal de ğe ri de, yi ne dün yaça pın da yıl da 244 mil yar do lar ka dar dır. İle ri kiyıl lar da kü re sel ısın ma nın bu na ben zer ka yıp la rıart tı ra ca ğı tah min edil mek te dir. Kü re sel ısın ma ok ya nus la rı da et ki le mek te dir. Ok ya nus su yu nun sı cak lı ğı nın art ma sı, dün ya da enfaz la hay van çe şit li li ği nin bu lun du ğu mer can adala rı nın yok ol ma sı na se bep ol mak ta dır. Ör ne ğin, 1999 yı lın da gö rü len aşı rı sı cak yaz mev si min de, Hint Ok ya nu su nda ki mer canların % 70 i öl müş tür. Kü re sel ısın ma, in san et kin lik le ri so nu cu orman la rın ve fo sil ya kıt la rın ya kıl ma sı ne ti ce sin deor ta ya çı kan se ra gaz la rı nın ar tı şı ile ya kın daniliş ki li dir. Es ki çağ la ra ait bu zul lar için de ki lit likal mış ha va ka bar cık la rı kul la nı la rak bu ha vaiçin de ki CO2 mo le kül le ri nin öl çüm le ri ya pıl mıştır. Ya pı lan bu öl çüm ler, at mos fer de ki CO2 ga zının, bin ler ce yıl 280 ppm se vi ye sin de de ğiş me denkal dı ğı nı gös ter mek te dir. An cak, 1800 lü yıl lar dan (En düst ri Dev ri mi nin do ğu şu) son ra, bu mik tarhız la yük sel miş tir. İk lim bi lim ci le rin 1957 yı lın danbe ri tut tu ğu ka yıt la ra gö re, at mos fer de ki CO2 sevi ye si 315 ppm den 362 ppm se vi ye si ne çık mış tır. Öy ley se, bu kü re sel ısın ma teh di di ni na sıl azalta bi lir, ve ya na sıl ön le ye bi li riz? Fo sil ya kıt la rınkul la nı mı nın azal tıl ma sı ve or man la rın ko run ma sıko nu sun da ki ye rel ve ulus la ra ra sı ey lem ler bu konu da yar dım cı ola bi lir. Ba zı oto ri te le rin onay lama ma sı na kar şın, ba zı uz man lar, yer yü zün de da hafaz la or man ye tiş tir me nin di ğer bir çö züm ola bi lece ği ni dü şün mek te ler. Me tan gi bi di ğer se ra gaz ları nın et ki le ri nin da ha iyi an la şıl ma sı da bu ko nu daya rar lı ola cak tır. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 193
13 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Is Is Fotosentez GÜNEfi I. dönüflüm Ifl k 6CO 2 + 6H 2 O klorofil C 6 H 12 O 6 + 6O 2 Günefl enerjisi organik besindeki kimyasal enerjiye dönüfltürür. Solunum C 6 H 12 O 6 + 6O 2 TÜKET C CANLILAR s ATP II. dönüflüm 6CO 2 + 6H 2 O + ATP III. dönüflüm Biyolojik olaylarda kullan l r. III. EKOSİSTEMDE ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜLERİ Ekosistemin canlı ve cansız öğeleri arasındaki ilişkilerde madde döngüleri ve enerji akışı önemli rol oynar. Enerji iş yapabilme yeteneğidir. Canlıların hayatsal faaliyetleri için enerjiye ihtiyacı vardır. Yeryüzündeki tüm ekosistemlerin temel enerji kaynağını güneş oluşturur. Güneş enerjisi, üretici organizmalar tarafından fotosentezle kimyasal enerji formuna dönüştürülür ve organik besin maddeleri sentezlenir. Organik besin maddeleri, beslenme ilişkileri yoluyla tüketici canlılara aktarılır. Ayrıştırıcılar ise organik atıkları ve ölü organizmaları parçalayarak hem enerji ihtiyaçlarını karşılar hem de doğada tükenen maddelerin ekosisteme geri dönmesine katkıda bulunurlar. Beslenme ilişkileri yoluyla gerçekleşen enerji dönüşümleri sırasında bir miktar enerji ısı olarak açığa çıkar. Karbon, azot gibi elementlerin canlı ve cansız çevre arasındaki aktarımına madde döngüsü denir. Fotosentez yapan üretici organizmalar, bu elementleri topraktan, havadan ve sudan inorganik formda alarak organik moleküllerin yapısına katarlar. Organik moleküllerin bir kısmı beslenme yoluyla tüketici organizmalara geçer. Organik atıklar ve ölü organizmaların dokuları ayrıştırıcılar tarafından parçalanarak inorganik maddeler oluşturulur. Böylece azot, karbon gibi elementlerin toprak, hava ve su ortamına geri dönüşü sağlanmış olur. Isı Güneş Üreticiler Birincil tüketiciler İkincil ve Üçüncül tüketiciler Ölü organizma kalıntıları Ayrıştırıcılar Kimyasal döngüler Enerji akışı Ekosistemde Madde Döngüsü ve Enerji Akışı Ekosistemlerdeki enerji akışı ve madde döngüleri birbirleriyle ilişkilidir. Çünkü her ikisi de fotosentez ve beslenme ilişkileri yoluyla maddelerin aktarımı sayesinde gerçekleşir. Enerji akışı tek yönlü olarak ısı halinde çevreye akar. Oysa madde döngüsündeki N, C gibi elementler ekosistemlerde devirli olarak dolanır. A. BESİN ZİNCİRİ, BESİN AĞI VE BESİN PİRAMİDİ Bir ekosistemde besin ve enerjinin taşındığı, organizmalar dizisine besin zinciri denir. Besin zinciri, güneşten gelen enerjinin, üretici organizmalar tarafından fotosentez yoluyla kullanılmasıyla başlar. Birincil tüketici olan otçullar, enerji elde etmek için 194
14 üreticilerle beslenirler. İkincil tüketici olan etçiller otçullarla, üçüncül tüketiciler ise yine aynı şekilde tüketici canlılarla beslenerek enerji ihtiyacını karşılarlar. Canlılar arasında beslenme ilişkilerini gösteren her katman o canlının trofik düzeyi (beslenme basamağı) olarak adlandırılır. Trofik düzey canlılar arasında enerji aktarımı sırasında organizmanın beslenme ilişkileri bakımından bulunduğu konumu gösterir. Bir besin zincirinin üretici basamağından başlayarak son tüketici basamağına kadar dikey dizilimine ise besin piramidi adı verilir. Üçüncül tüketiciler (omnivorlar) (IV. trofik düzey) İkincil tüketiciler (et oburlar) (III. trofik düzey) Birincil tüketiciler (ot oburlar) (II. trofik düzey) Üreticiler (I. trofik düzey) Besin piramidinde canlıların bulunduğu farklı trofik düzeyler gösterilmiştir. Besin zincirindeki tüketicilerin çoğu tek bir besin çeşidi yerine farklı çeşitlerdeki besinleri kullanabilir. Ekosistemlerin çoğunda tek bir doğrusal besin zinciri bulunmaz. Yani farklı beslenme katmanlarındaki hayvan türleri, iç içe giren ve yer yer çakışan bir çok besin zincirinden oluşmuş besin ağı içinde birbirlerine bağlanırlar. Ekosistemde yer alan besin ağları bir canlı türünün farklı besin zincirlerinde farklı beslenme basamaklarında yer alabileceğini de gösterir. Otçul solucanlar ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Böcekler Üreticiler Mantarlar Bakteri ve mantarlar ile beslenen solucanlar Diğer solucanlar ve protistler ile beslenen solucanlar Kuşlar Organik atıklar Amip Hayvanlar 195
15 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Karnivor Karnivor Karnivor Herbivor Bitki Karasal besin zinciri Dördüncül tüketiciler Üçüncül tüketiciler kincil tüketiciler Birincil tüketiciler Üreticiler Besin zinciri ve besin ağlarının karasal ekosistemlerin yanı sıra sucul ekosistemlerde de birçok örneği bulunur. Karasal ekosistemlerde besin zincirinin üretici basamağını genellikle çiçekli bitkiler oluşturur. Sucul ekosistemlerde besin zincirinin üretici basamağını, fotosentez yaparak besin ve oksijen üreten mikroskobik canlılar olan bitkisel planktonlar (fitoplankton) oluşturur. Bitkisel planktonlar yine mikroskobik canlılar olan hayvansal planktonlar tarafından tüketilir. Hayvansal planktonları küçük balıkların, küçük balıkları ise büyük balıkların yediği görülür. Denizlerdeki besin zinciri bu şekilde daha ileri basamaklara kadar çıkabilir. Kara ekosistemlerinde besin zinciri genellikle üçüncü basamakta sonlanırken, su ekosistemlerinde dört ya da beş basamaklı olabilir. Karnivor Karnivor Karnivor Hayvansal plankton Bitkisel plankton Sucul besin zinciri Sucul ve karasal ekosistemlerde besin zinciri örnekleri Balen balinas Yengeç yiyen ay bal Krill Kufl nsan Küçük diflli balinalar Leopar ay bal Bal k Karnivor plankton Mürekkepbal Fitoplankton Fil ay bal Herbivor plankton Su ekosisteminde besin ağı Sperm balinas Besin zincirlerinin bazı özellikleri aşağıda sıralanmıştır: D flk 100 J T rt l n yedi i bitkisel madde 200 J 33 J Büyüme 67 J Hücre solunumu Bitkisel kaynaklı besinden kelebek tırtılına aktarılan enerjinin paylaştırılması Besin zincirindeki canlılar birbirleriyle beslenirken organik madde ile birlikte enerji de zincirin diğer üyelerine aktarılır. Buna enerji akışı denir. Besin zincirindeki enerji akışı üreticiden tüketiciye doğru tek yönlüdür. Bir beslenme basamağından diğer beslenme basamağına enerji aktarımı sırasında, kullanılabilir enerjinin yaklaşık %90'ı kaybedildiğinden, genellikle aktarılan enerjinin oranı ortalama %10'dur. Her bir aktarımda kullanılabilir enerjinin ancak %10'u bir sonraki beslenme basamağına geçer. Enerjinin %90 oranında kaybına dışkı ile birlikte atılan sindirilmeyen maddeler ve solunum sırasında ısı kaybı neden olur. Buna göre besin zinciri ne kadar uzunsa, bir üst beslenme basamağına aktarılan enerji de o kadar az olur. Yani üreticilerden tüketicilere doğru enerji akışı azalır. 196
16 Dördüncül tüketiciler (1.2 kcal) Üçüncül tüketiciler (6 kcal) İkincil tüketiciler (30 kcal) Birincil tüketiciler (150 kcal) Üreticiler (1000 kcal) Su ekosisteminde yer alan besin zincirinde enerji piramidi 809 g/m 2 Kuru kütle (g/m 2 ) 1,5 g/m 2 11 g/m 2 37 g/m 2 ÜRET C LER Trofik düzey (g/m 2 ) ÜÇÜNCÜL TÜKET C LER K NC L TÜKET C LER B R NC L TÜKET C LER Karasal ekosistemde biyokütle piramidi 3 ÜÇÜNCÜL TÜKET C LER Üreticilerde depolanan enerjinin bir kısmı otçullara, bir kısmı ayrıştırıcılara bir kısmı da çevreye ısı şeklinde aktarılmaktadır. Ayrıştırıcılar her beslenme basamağındaki organik atıkları enerji kaynağı olarak kullanabilir. Besin zincirlerindeki enerji akışı enerji piramitleriyle ifade edilir. Enerji piramidinin üreticilerin yer aldığı en alt basamağında enerji en fazla iken, üst basamaklara aktarılırken her trofik düzeyde enerji miktarı azalır, çünkü büyük bir kısmı ortama ısı olarak verilir. Üçüncül tüketiciler kincil tüketiciler Birincil tüketiciler Üreticiler 1000 J 10 J 10,000 J 100 J Günefl fl ndan gelen 1,000,000 J enerji Her beslenme basamağındaki canlıların toplam organik madde ağırlığına biyokütle (biyomas) denir. Besin zincirindeki biyokütle değişimi biyokütle piramitleriyle ifade edilir. Biyokütle piramidindeki her bir basamak, beslenme basamağındaki tüm organizmaların toplam kuru ağırlığını ifade eder. Besin zincirinde en fazla biyokütleye sahip olan canlılar üreticilerdir. Genellikle üretici biyokütlesinin yaklaşık %10 u bir sonraki beslenme basamağında yer alan birincil tüketiciye geçer. Birincil tüketicinin biyokütlesinin yalnızca %10 u bir sonraki basamakta yer alan ikincil tüketici tarafından alınır. Dolayısıyla besin pramidinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe biyolojik faaliyetler (metabolizma, boşaltım ve ölüm) ve enerji dönüşümlerinden dolayı toplam biyokütlede azalma görülür. Besin zincirlerinde üreticiden tüketiciye doğru biyokütlenin ve enerji akışının azalması, zincirin en üst seviyesindeki tüketicilerin sayısını da sınırlar. Bu sınırlamada avcı olan tüketicilerin iri vücutlu olmaları da etkilidir. Bu durum genelde biyokütle piramidleriyle orantılı olarak sayı piramidleriyle ifade edilir. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 354,904 K NC L TÜKET C LER UYARI Besin zincirinde, üreticiden tüketiciye doğru gidildikçe genellikle organizmaların vücut büyüklüğü artarken birey sayıları azalır. 5,842, ,624 ÜRET C LER B R NC L TÜKET C LER Maviçim çayırında sayı piramidi (Rakamlar organizma sayılarını göstermektedir). UYARI Ekosistemlerde enerji akışı ve biyokütle değişimlerindeki genellemelere uymayan besine zincirlerine de rastlanır. Örneğin parazit besin zincirlerinde, zincirin üst basamağında bulunan parazit canlı alt basamağındaki konakçısından daha küçük vücutludur ve daha çok birey sayısına sahiptir. İnsanlar tarafından üretilen doğa için kirletici olan bazı maddeler yaratacağı sonuçlar dikkate alınmadan ekosistemlere boşaltılırlar. Zehirleyici özelliğe sahip pek çok kirletici madde ortamdaki mikroorganizmaların etkisiyle zararsız ya da daha az zararlı hale 197
17 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi nsektisit uygulanmas nsektiside karfl dayan kl l k sa layan geni içeren kromozom 3 Ayn insektisitin tekrar tekrar uygulanmas daha az etkili olacakt r ve populasyondaki dirençli böceklerin oran artacakt r 1 Ürünler üzerine zehir püskürtülmesi böcekleri öldürür; insanlar zehirlere karfl kal tsal olarak dirençlilik tafl yan böceklerin üreme baflar s n, fark nda olmadan hofl görür Yaflayanlar 2 Dirençli bireyler yaflam n sürdürür ve insektisitlere direnç sa layan geni yavrular na aktararak ço al rlar Tarım zararlıları olan böcek popülasyonlarında DDT (İnsektisit) uygulamasına karşı dirençlilik ortaya çıkmıştır. dönüştürülür. Fakat her kirletici madde mikroorganizmalar tarafından parçalanamaz, toprak ve su gibi çevrelerde birikmeye başlar. Organizmalar zehirli maddeleri çevrelerinden besin maddeleri ve su ile birlikte alırlar. Bu zehirli maddelerin bazıları organizmanın metabolizma faaliyetleriyle parçalanarak atılırken, bazıları özellikle yağ doku olmak üzere belirli dokularda birikir. Bu tip maddeler besin zincirini oluşturan farklı trofik düzeylerdeki organizmaların dokularında gittikçe artan oranda birikir ve zararlı konsantrasyon düzeyine ulaşabilir. Bu olaya biyolojik birikim denir. Buna göre besin zincirinin en üst basamağında bulunan canlılar, bu zehirli bileşiklerden en ciddi biçimde etkilenen organizmalar olurlar. Doğada biyolojik birikime neden olan maddelerin başında DDT, PCB gibi sentetik kimyasallar, bazı radyoaktif maddeler ve bazı ağır metaller gelir. DDT, sivrisinek ve tarıma zarar veren böcekleri öldürmek amacıyla kullanılmış kimyasal bir maddedir. Suda çözünmeyen bu madde ekosistemde uzun süre kalma ve yayılma özelliğine sahiptir. DDT yağda çözünen bir madde olduğundan, hayvanların yağ dokularında kolayca birikir ve yoğunluğu daha üstteki beslenme basamaklarında artar. Hemen hemen her organizmada ve hatta insan sütünde bile DDT'nin izlerine rastlanmıştır. Yüksek DDT yoğunluğunun besin zincirinin en üst basamağında yer alan bir çok canlı türünde ölüme yol açtığı saptanmış ve başta Birleşik Devletler olmak üzere bir çok ülkede bu kimyasal maddenin kullanımı yasaklanmıştır. B. MADDE DÖNGÜLERİ Ekosistemlerde kimyasal elementler sınırlı miktarlarda bulunurlar. Bu yüzden yeryüzündeki yaşamın sürekliliği kimyasal elementlerin devirli kullanımına bağlıdır. İşte hayatsal önem taşıyan kimyasal elementlerin canlı ve cansız çevre arasındaki hareketine madde döngüsü denir. Su Döngüsü Yeryüzünün 2/3'ü sularla kaplıdır. Yeryüzündeki su kütlesinin büyük bir kısmı buzullar, okyanuslar, denizler, göller ve nehirlerde bulunur. Bu su kütlesi az çok sabit olup, güneş enerjisi ve yerçekiminin etkisiyle doğada düzenli olarak hareket eder. Suyun litosfer (taş küre), hidrosfer (deniz ve tatlı sular) ve atmosfer arasındaki bu hareketine su döngüsü denir. Günefl enerjisi Rüzgarla su buhar n n net hareketi Karalar üzerine tafl nma Denizden buharlaflma Karalar üzerine ya fllar Karadan buharlaşma (Terleme ve solunum) Deniz üzerine ya fl Toprak altında süzülme Yeryüzeyindeki ve yeralt ndaki sular Su döngüsü 198
18 Su, canlılar için yaşama ortamı oluşturur. sera gazlar günefl fl k z lötesi fl nlar Su döngüsü buharlaşma ve yoğunlaşma gibi fiziksel kurallara dayalı olarak gerçekleşir. Su, güneş ışınlarının etkisiyle okyanuslar, göller ve nehirlerden buharlaşarak atmosfere geçer. Ayrıca bitki ve diğer canlılardan terleme ve solunum yoluyla buharlaşan su da atmosfere geçer. Su atmosferde nem olarak bulunur. Su buharı atmosfere yükselip soğuduğunda, gaz halindeki su yoğuşarak yeryüzüne yağmur, kar veya dolu olarak düşer. Su yeryüzüne düştükten sonra ortam koşullarına bağlı olarak farklı yolları izler: Suyun bir kısmı tekrar buharlaşarak atmosfere geri döner; bir kısmı karaların üzerinden yüzeysel akışla ırmaklara, oradanda göl, deniz veya okyanuslara karışır; bir kısmı da topraktan süzülerek yer altı sularına akar. Sonuç olarak bütün sular göl, deniz ve okyanuslara geri döner; buharlaşma ile atmosfere tekrar katılır ve döngü bu şekilde devam eder. UYARI Karasal ekosistemlerden döngüye katılan suyun %90'ının kaynağı, bitkilerin terleme olayı ile atmosfere verdiği sudur. Karbon Döngüsü Yaşam için vazgeçilmez olan bütün organik moleküllerin yapısında karbon elementi bulunduğu için tüm canlılar bir kaynaktan karbon almak zorundadır. Canlıların başlıca karbon kaynağını karbondioksit oluşturur. Yeşil bitkiler fotosentez yoluyla karbondioksiti kullanarak organik madde sentezlerler. Fotosentez sonucu organik besinlerin yapısına katılan karbon elementi besin zinciri yoluyla tüketici hayvanların yapısına geçer. Üretici, tüketici ve ayrıştırıcı organizmaların solunumları sonucu, organik madde yapısındaki karbon elementinin bir kısmı karbondioksit halinde atmosfere geri döner. Karbon elementinin bir kısmı ise hem ölü bitki ve hayvan dokuları halinde hem de atık madde olarak toprağa geçer. Fotosentezle üretilen organik maddelerdeki karbonun tamamı solunum ve ayrıştırıcıların faaliyetleriyle geri dönmez. Hayvansal ve bitkisel kaynaklı organik maddelerin uzun jeolojik zamanlar boyunca ayrışmadan toprak altında kalmaları sonucu kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar oluşur. Bu fosil yakıtların yanması sonucu yapılarındaki karbon, karbondioksit olarak atmosfere geri döner. Yerkürenin karbon kaynaklarından biri de kireç taşı kayalarıdır. Denizde yaşayan bazı canlı türlerinin kabuk ve kemiklerinde karbon depolanır. Bu canlılar öldüğünde kalıntıları uzun yıllar boyunca birikerek jeolojik periyotda kireç taşı kayalarına dönüşür. Deprem, volkan püskürmesi gibi jeolojik olaylarda kireç taşı kayalarının yeryüzüne çıkmasını sağlar. Kireç taşları havayla temas ettiğinde aşınma ve erozyona uğrar. Böylece içinde bulunan karbon minerali yavaş yavaş ayrışır; CO 2 halinde denizlere ve atmosfere karışarak karbon döngüsüne katılır. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Sera Se ra et ki si: Yer yü zü ne, bit ki le re ve di ğer varlık la ra ula şan gü neş ışın la rı, ısı ve ya kızıl ö te si ışın lar (inf ra red rad yas yon (IR)) üre tir. Bun la rın bir kıs mı gök yü zü ne ge ri dö ner. Tıp kı se ra ların cam pa nel le ri nin yap tığı gi bi, yer yü zü nü çev re le yen se ra gaz la rı gü neş ışı ğı nın içe ri ye ge çi şi ne izin ve rir ken inf ra red rad yas yo nu dışa rı ya (uza ya) bı rak maz. Bu nun bir so nu cu ola rak at mos fer ısı nır. UYARI Miktarı artan karbondioksit sera etkisi yaratarak güneşten dünyaya ulaşan ve sonra da geri yansıtılan kızıl ötesi ışınları soğurur ve büyük bir bölümünü geri yansıtır. Bu durum yeryüzü sıcaklığının normalden fazla artmasına yol açar (Küresel ısınma). Küresel ısınma nedeniyle kutuplardaki buzulların erimesi, deniz suyu seviyesinin yükselmesi ve sonuçta bir çok yerleşim alanının sular altında kalacağı tahmin edilmektedir. 199
19 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi CO2 deriflimi (ppm) ( ) Atmosferdeki CO 2 Yanma Hücre solunumu Fotosentez Üst düzey Bitkiler, algler tüketiciler siyanobakteriler (İkincil ve üçüncül Odun ve tüketiciler) fosil yak tlar Birincil tüketiciler Ayrıştırıcılar Ölü bitki ve hayvan atıkları Karbon döngüsü S cakl k CO S cakl ktaki farkl l k ( C) ( ) Atmosferdeki karbon dioksit artışı ve yılları arasındaki ortalama sıcaklıklar: CO 2 düzeylerindeki, normal mevsimsel iniş çıkışlarına ilave olarak bu grafik atmosferdeki toplam CO 2 miktarının gittikçe arttığını göstermektedir. (siyah). Bu ölçümler, Hawaii deki büyük yerleşim alanlarının hava üzerinde yaratacağı kısa süreli değiştirici etkilerinden uzak olan istasyonlardan elde edilmiştir. Ortalama sıcaklık, aynı zamanda periyodu içerisinde büyük ölçüde iniş çıkış göstermesine karşın (kırmızı), ısınma eğilimi vardır. İklim bilimciler, eğer atmosferdeki CO 2 düzeyi bugünkü hızda yükselmeye devam ederse, gelecek 100 yıllık dönemde sıcaklığın 2 C yükselebileceğini tahmin etmektedir Y l 200
20 Baklagil köklerinde yaşayan Rhizobium bakterileri havanın serbest azotunu bağlar. Azot Döngüsü Azot, canlılar için çok önemli temel elementlerden biridir. Canlılar için hayati önem taşıyan proteinlerin, nükleik asitlerin, hormonların ve vitaminlerin yapısına katılır. Atmosferdeki azotun canlılar tarafından kullanımı ve tekrar atmosfere dönmesi olayına azot döngüsü denir. Atmosferde yaklaşık % 78 oranında azot gazı (N 2 ) bulunur. Doğadaki azot kaynağını öncelikle atmosfer daha sonra canlılar oluşturur. Atmosfer azotunun çok azı canlılar tarafından doğrudan kullanılabilir. Bu nedenle, bitkilerin ve diğer canlıların azotu kullanabilmesi için azotun önce dönüşüm geçirmesi gereklidir. Bazı prokaryotlar tarafından azotun bağlanması gerçekleştirilir. Prokaryotlar azotu aminoasit gibi azotlu organik bileşiklerin sentezinde kullanılabilen minerallere dönüştürürler. Karasal ekosistemlerde, atmosfer azotu hem toprak bakterileri (azot bağlayıcı bakteriler) tarafından hem de baklagiller ve diğer bazı bitkilerin köklerinde yaşayan bakteriler (Rhizobium) tarafından tutulur. Sucul ekosistemlerde ise bazı siyanobakteriler azotu tutabilir. Bunlardan başka havadaki sebest azot yıldırım ve şimşek gibi atmosferik olaylarla da toprağa bağlanabilir. Yıldırım ve şimşeklerin sağladığı enerji ile atmosferik azot, suyun hidrojeni ve oksijeni ile birleşip amonyak (NH 3 ) ve nitrata dönüşür. Daha sonra bu maddeler yağışlarla yeryüzüne iner. Suda çözünen nitratlar tekrar bitki kökleri ile topraktan alınır. Diğer taraftan insanların çeşitli endüstriyel etkinlikleri (özellikle azot gübresi kullanımı) sonucu toprağa önemli oranda azot bağlanabilir. Topraktaki amonyak (NH 3 ) ya da amonyum (NH + 4 ) iyonlarının çoğu bazı bakteriler tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır. Amonyak ve amonyumun kemosentetik bakteri faaliyetleri sonucu nitrata dönüştürülmesine nitrifikasyon denir. Bu dönüştürme işlemi iki aşamalı bir oksidasyon olayıdır. İlk aşamada, amonyak ve amonyumu nitrit bakterileri okside ederek nitrite (NO 2 ) dönüştürür. İkinci aşamada, nitrat bakterileri nitriti, nitrata (NO 3 ) dönüştürür ve toprağa bırakır. Nitrifikasyon olayı, bu bakterilere, karbondioksiti organik bileşiklere dönüştürebilmeleri için gereken enerjiyi sağlar. Nitrit Nitrat NH3 NO NO bakterisi 2 bakterisi 3 ^ Amonyakh ] Nitritg ]Nitratg Nitrat ve amonyum iyonları bitki kökleri tarafından alınır ve amino asit, nükleik asit gibi organik bileşiklerin yapısına katılır. Hayvanlar ise azot ihtiyaçlarını bitkileri ya da diğer hayvanları yemek suretiyle karşılar. Yani azotlu maddeler besin zinciri yoluyla diğer organizmalara aktarılır. Bu olay bütün canlılar tarafından gerçekleştirilir. Ölü bitki ve hayvanlardaki ya da organizmaların atık ürünlerindeki azotlu organik bileşikler bakteri ve mantarlar gibi ayrıştırıcı canlılar tarafından parçalanarak amonyak ve amonyum iyonlarına çevrilir. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Heterokistler Siyanobakteriler heterokist yapılarıyla havanın serbest azotunu bağlar. Proteinli organik at klar Saprofit canl lar NH ve 3 + NH 4 Oluşan amonyak ve amonyum iyonları tekrar nitrifikasyon işlemine girerek, bitkilerin kullanabileceği formlara dönüştürülür. Toprakta bulunan denitrifikasyon bakterilerinin etkisiyle nitrit ya da nitrat azot gazına dönüştürülerek atmosfere geri verilir. Bu olaya denitrifikasyon denir. Denitrifikasyonla oluşan moleküler azot atmosfere verilir ya da bakteriler tarafından yeniden bitkilerin kullanılabileceği azot bileşikleri halinde toprağa bağlanır. Su ekosistemlerinde açığa çıkan azot ise dipteki tortular içinde birikir. Denitrifikasyon olayı toprakta kullanılabilir azotun kaybına neden olduğu için toprağın verimini düşürür. HNO3 HNO2 N2O N2 ] Nitratg ] Nitritg ( Diazot monoksit) ] Serbest azotg 201
21 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Baklagillerin kök yumrular ndaki azot bağlayıcı bakteriler (Rhizobium) Azot bağlayıcı toprak bakteriler Azotlu bileşikler Ayrıştırıcılar amonyak, azot bağlayıcı bakteriler azot tuzlarını oluşturur. Denitrifikasyon (Azot ayr flt r c bakteriler ile) Nitrat (NO ) oluflumu 3 (Nitrat bakterileri ile) Atmosferdeki azot (N 2 ) Bitkiler Ayr flt r c lar (aerobik ve anaerobik bakteri ve mantarlar) Azot döngüsü Atmosferik azot (N 2 ) Nitrat tuzlar Özümleme Nitrifikasyon Nitrifikasyon bakterileri Nitratlar (NO 3 ) Nitritler (NO 2 ) Azot ba lanmas (Bakteri, y ld r m ve endüstri ile) Organik azot oluflumu (Bitki proteinleri) Nitrifikasyon bakterileri Azot ba lanmas Denitrifikasyon bakterileri Nitrifikasyon (Kemosentez ile) Nitrit (NO ) oluflumu 2 (Nitrit bakterileri ile) Hayvanlar taraf ndan bitkilerin tüketilmesi Amonyak (NH 3 ) oluflumu Ölü organizmalardaki organik azot bileflikleri Ayr flt r c faaliyeti Azot döngüsü şeması 202
22 Okuma Metni BaKlagİl BİtKİlerİ anonim ŞİrKetİ: azot BağlaMa ticareti Bütün bit ki ler bü yü me le rin de ve üre me le rin dege rek li ami no asit le ri, pro te in le ri, nük le ik asit le rive di ğer mad de le ri sen tez le ye bil mek için, yük sekmik tar da azo ta ge rek si nim du yar lar. An cak, ha vada ki azot ga zı çok yük sek mik tar da bu lun ma sı narağ men, bit ki ler ta ra fın dan kul la nı la maz. Bit ki lerazo tu sa de ce baş ka ele ment ler le bir leş miş hal de, ya ni bağ lı ola rak kul la na bi lir ler. Bit ki ler ken dile ri azot bağ la ma sı için ge rek li kim ya sal iş lem le riger çek leş ti re cek me ka niz ma la ra sa hip de ğil ler dir. Top rak ta ki azo tun dü şük se vi ye de ol du ğu or tamlar da ye ti şen ya da aşı rı mik tar da azo ta ih ti yaç duyan bit ki ler, bu ge rek si nim le ri ni kar şı la mak içinazot bağ la ma ser vi si ya pan bak te ri ler den fay da lanır lar. Bak la gil ler fa mil ya sı na gi ren bit ki ler, azotbağ la yan bak te ri ler le, in san la rın kur du ğu ano nimşir ket le r gibi, or tak lık lar ku ran bit ki ler dir. Bak la gil to hum la rı bol mik tar da pro te in depo lar lar (bu da bak la gil to hum la rı nı in san lar içinözel lik le bes le yi ci kı lar). Bu yüz den de, bak la giller, top rak ta bu lu nan alı na bi lir azot tan çok da hafaz la, bağ lı azo ta ge rek si nim du yar lar. Bak lagil ler azot bağ la ma ye ti le ri ka zan mak için pi rimöder ler, kök le rin de bu işe ya ra ya cak özel ya pı lar (no dül ler) in şa et mek için ya tı rım ya par lar. No dül ler de bak te ri ler iş çi ola rak ça lı şır. Bak la gil ler, ça lış ma or ta mı nın ve rim li ol ma sı için iş çev re sinde ki ko şul la rı op ti mum hal de tu tar lar ve iş çi le rinma aş la rı nı öder ler. Bak te ri le re ya pı lan öde me lerbak la gil le rin fo to sen tez ürün le rin den tü re ti lenor ga nik asit ler şek lin de olur. Bak te ri ler bun la rıbe sin ola rak kul la nır lar. Kont rat la rı nın ku ral la rıçer çe ve sin de (kont rat kim ya sal sin yal ile ti şi miile ya pı lır) bak te ri ler bak la gil bit ki si ne amon yumsağ lar lar. Amon yum, bit ki ta ra fın dan hız la ken dime ta bo liz ma sı için ge rek li olan azot lu bi le şik le reçev ri lir. Bit ki ler bü yü me yi sı nır la yan ve bağ lı azotkıt lı ğı nın ol du ğu yap rak la ra, ge liş mek te olan tohum la ra ve di ğer yer le re azot lu bi le şik le rin da ğı tımı nı ya par lar. Kök no dül le rin den ge len bağ lı azotne ka dar faz la olur sa, bak la gil bit ki le ri o ka daret kin fo to sen tez ya par lar. Fo to sen tez ürün le ri bakte ri bü yü me si ni des tek le mek ve ken di le ri ne ener jisağ la mak için kul la nı lır. En iyi iş çi bak te ri le ri çe ke bil mek için, bak lagil ler, iş im kan la rı nın rek la mı nı ya par lar. Bu nun için bak la gil kök le rin den top ra ğa fla vo no id ler sa lı nır (Fla vo no id ler di ğer pek çok baş ka bit ki lerta ra fın dan mey ve le ri ni ve çi çek petal la rı nı renklen dir mek için sen tez le nir). Top rak or ta mın dabak la gil ler den sa lı nan fla vo no id ler azot bağ la yanbak te ri ler ta ra fın dan tes bit edi lir. Bak te ri ler deken di üret tik le ri kim ya sal sin yal ler le kar şı lık ve rirler. Bak te ri le rin üret ti ği kim ya sal sin yal le re NOD (no dü las yon) fak tör le ri de nir. NOD fak tör le ri bit ki kök le rin de, bak te ri ye kar şı olum lu tep ki ler ya ra tır. Bu tep ki ler den bir ta ne si, na rin kök tüy le ri nin azotbağ la yan bak te ri ler çev re sin de bü kü le rek on la rıkö ke ya kın laş tır ma sı dır. Son ra bit ki, bak te ri le ringir me si için, hüc re du va rı ma ter ya lin den kök yü zeyin den içe ri doğ ru ge çit ler in şa eder (bu aşa ma daişe gir me ye aday bak te ri ler, "mü la kat" yap mak tadır lar). Bu nu ta ki ben, bak te ri le rin işi ka bul et meküze re ken di ko şul la rı nı or ta ya koy duk la rı pa zar lıksü re ci baş lar. Kim ya sal ile ti şim le, bak te ri ler bit ki kök le ri ni, ge niş no dül oda la rı in şa et me ye teş vik eder ler. Nodül ler bin ler ce bak te ri nin ba rın ma sı nı sağ la ya cakbü yük lük te dir. Bak te ri ler ay rı ca, bit ki kök le ri niça lış ma or tam la rı nın at mos fe ri ni ken di is tek le ri negö re ayar la ma ya mec bur eder ler. Bu na gö re, nodül ler de ki ok si jen se vi ye si, be sin ler den ener ji üretil me si ne an cak ye te cek dü zey de fa kat bu es na danit ro je na zı (azot fik sas yo nu ya pan en zi mi) ze hir leme ye cek bir ayar da tu tu lur. Bak la gil ler ok si jen aya rı nı, üret tik le ri leg hemog lo bin (le güm he mog lo bi nin kı sa şek li) adı veri len pem be bir pro te in le de ne tim al tın da tu tar lar. Leg he mog lo bin, tıp kı ka nı nız da ki he mog lo bin gi biiş gö ren, ok si je ne bağ la nan bir pro te in dir. Bak te rimü te ah hit ler iş or ta mı nın op ti mum dü ze ye geldi ği ni gör dük le ri za man ça lış ma ya baş lar lar vetop rak ha va sın da bu lu nan azot ga zın dan yük sekmik tar lar da azot bağ lar lar. Bak te ri ler bağ la dıkla rı azo tun bir kıs mı nı kâr pay la şı mı an laş ma la rıuya rın ca ken di kul la nım la rı na ayı rır lar. Pek çokbit ki azot bağ lan ma sı için çev re le rin de ki bak te riler le da ha ser best iliş ki ler kur sa lar da (ki bu ilişki ler, ge çi ci da nış man lık ser vis leri dü ze yin de dir), yal nız ca bak la gil ler ve bir kaç di ğer bit ki tü rü, azot bağ la yan bak te ri ler le eş gü dü me da ya lı veson de re ce de et ki le yi ci bir lik te lik ler oluş tu rur lar. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 203
23 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Asit yağmurları biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden olur. Rüzgâr enerjisinin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. C. İNSAN FAALİYETLERİNİN EKOSİSTEMLERİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ VE OLASI SONUÇLARI İnsanlar uzun yıllar boyunca dünyadaki kaynakların sınırsız olduğunu düşünselerde karşılaştıkları ekolojik sorunlara bağlı olarak doğal dengenin ne kadar önemli olduğunu anlamışlardır. Öyleyse doğal kaynaklardan faydalanırken gerekli önlemler alınmalı ve doğaya zarar verilmemelidir. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya ve ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri yeterli kaynakları bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik düşüncesi ortaya çıkmıştır. Ekolojik anlamda sürdürülebilirlik kavramı biyolojik sistemlerin çeşitlilik ve üretkenliğinin devamını sağlayabilme şeklinde tanımlanabilir. Bu kavram doğal kaynakların tüketilmeden kullanımına dayanır. Ancak insanların doğal ekosistemlere olumsuz etkisi, geri dönüşümü olmayan ekolojik sorunlara yol açmaktadır. İnsanlar beslenme, barınma ve su gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için doğal kaynakları kullanmaktadır. Artan nüfusun besin ihtiyacını karşılamak için yeni tarım arazilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle otlak ve meralar tarım arazisine çevrilmekte ve ekolojik denge bozulmaktadır. Bununla birlikte artan nüfusun barınma ihtiyacının karşılanması için yeni yerleşim alanları gerekmektedir. Bu durum ise doğal alanların yok edilmesi ya da tahrip edilmesine neden olmaktadır. Örneğin doğal yaşam alanlarına binaların yapılması, yol yapımlarının çoğalması, ormanların kesilerek yok edilmesi, bataklık ve sulak alanların kurutulması, doğal alanlar üzerine büyük barajların kurulması gibi birçok insan faaliyeti doğal hayattaki bitki ve hayvanların yaşam alanlarını ortadan kaldırmakta ya da parçalanmasına neden olmaktadır. Orman yangınları ekolojik dengede bozulmalara yol açar. Doğal alanların insan etkinlikleri sonucu parçalanmasıyla önceden geniş bir alanda çok sayıda bireyden oluşan popülasyonlar, dar alanlarda az sayıda bireyden oluşan popülasyonlara dönüşmektedir. Dar alanda yaşamak zorunda kalan popülasyonlarda akrabalar arası eşleşmelerin artması tür içi çeşitliliğin azalmasına ve hatalı genlerin oranının yükselmesine yol açmaktadır. Bu durum ise bir türün neslinin tükenmesine neden olabilmektedir. Doğal yaşam alanlarının korunması ekosistemlerin sürdürülebilirliği için hayati önem taşır. 204
24 Nil Levreği Toprağı dairesel olarak sürme erozyonun azalmasını sağlar. Fosfor kirliliği su ekosistemlerinde canlı çeşitliliğinin azalmasına yol açar. Ülkemizde ve birçok ülkede hızla artan nüfus, çevre kalitesinin bozulmasına ve enerji tüketiminin artmasına neden olmaktadır. İnsan nüfusu bugünkü yaşam düzeyini sürdürebilmek için tükenebilir bir kaynak olan fosil yakıtlardan sağladığı enerjiden yararlanmaktadır. Fosil yakıt kullanımına bağlı olarak CO 2 miktarının artması, ormanların yok edilmesi ve sanayileşme gibi faktörler küresel iklim değişikliklerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Biyolojik çeşitliliği önemli ölçüde tehdit eden küresel iklim değişikliliğini önlemek için fosil yakıtlar yerine güneş, rüzgar, su vb. yenilenebilir enerji kaynakları tercih edilmeli, ormanların yok edilmesi engellenmeli ve enerji daha verimli kullanılmalıdır. İnsan faaliyetlerinin ekosistemlerin sürdürülebilirliği üzerine diğer bir etkisi de türlerin farklı habitatlara taşınmasıdır. Bu durum biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açabilir. Doğal olarak yaşadıkları alanlardan bilerek ya da bilmeden getirilen ve getirildikleri bölgede hızla yayılarak yerli türlerin habitatını işgal eden türlere istilacı (işgalci) tür denir. Bu türler geniş bir hoşgörü ve uyum esnekliğine sahip oldukları için çeşitli ekolojik koşullarda yaşayabilirler ve hızlı bir biçimde sayılarını artırabilirler. İstilacı türlere örnek olarak Nil levreği verilebilir. Çok büyük tatlı su balıklarından biri olan Nil levreği (boyu 2 metreye, ağırlığı ise 450 kilograma kadar erişebilmektedir.) gelişen insan popülasyonlarına protein içeriği yüksek besinler sağlamak üzere Doğu Afrika daki Victoria Gölü ne sokulmuştur. Bırakıldığı gölde, daha küçük vücutlu 200 türü ortadan kaldırmış ve kendisi de sayıca hızla artmıştır. Ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından önemli tehlikelerden biri de kentleşmedir. Kentleşme doğal yaşam ortamlarının özelliklerini değiştirmektedir. Yoğun nüfus doğal kaynakları hızla tüketirken büyük oranda atık madde üretimine neden olmaktadır. Ayrıca kentlerin yakıt, konut, ulaşım vb. ihtiyaçlarını karşılamak için yeryüzünde bıraktıkları ekolojik ayaz izi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Yaşamın devamı için kentler, doğal yaşam alanlarının da korunduğu ortamlar olmalıdır. Kentsel alanlarda doğal bitki örtüsünün korunması, canlıların yaşaması için gerekli habitatların oluşturulması ve çevre kaynaklarının korunması gibi ekolojik çalışmalar doğal çevrenin sürdürülebilirliği bakımından oldukça önemlidir. Teknolojik alandaki gelişmelerin hızla artması, hayatımızı kolaylaştıran birçok makinenin icadı petrol, doğal gaz, kömür gibi doğal kaynaklardan elde edilen enerjinin daha fazla kullanılmasına yol açmıştır. Teknolojik gelişmeler ekosistemde geri dönüşü olmayan bozulmalara neden olmakta ve yeryüzündeki ekolojik ayak izimizi büyütmektedir. Bu nedenle çevreye zarar vermeyen teknoloji modellerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Ekosistemlerin bozulmasına neden olan etkenlerden biri de tarımda verimliliği arttırmaya yönelik uygulamaların geliştirilmesidir. Kimyasal gübreler, pestisitler, sulama sistemleri, türlerin genetik özellikleri bakımından yüksek verimli çeşitleri, işlemede kullanılan mekanizmalar ve bu konularla ilgili teknolojik gelişmeler son iki yüz yılda tarımda verimliliği %500 artırmıştır. Bu verim artışı sağlanırken toprak erozyonu, toprak verimliliğinin azalması, akarsu ve göllerin kirlenmesi gibi ekosistemlerde bozulmalara yol açan çevresel değişiklikler ortaya çıkmıştır. Örneğin fosil yakıtların kullanılması hava kirliliğine, küresel iklim değişikliliğine ve asit yağmurlarına; pestisitlerin kullanılması zehirli kimyasal madde birikimine; fazla miktarda kimyasal gübre kullanılması su kirliliğine; aşırı su kullanılması doğal kaynakların kurumasına sebep olmaktadır. Besin üretiminde dengeli ve kararlı bir sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için ekosisteme olumsuz etkisi olmayan sürdürülebilir tarım teknikleri üzerinde çalışmalar yapılmalıdır. Bunun için; organik gübre kullanımı, toprak ve su ortamını koruma, biyolojik mücadeleyi tercih etme, yenilenemez enerji (kömür, petrol, doğal gaz) kaynaklarından en az düzeyde yararlanma gibi tarım uygulamaları yapılmalıdır. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 205
25 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi Neot ro pikal or man lar, Or ta ve Gü ney Ame ri ka ile Ka ra ib ler böl ge sin de bu lu nan or man lar dır. Bu or manlar bir çok te mel eko lo jik hiz met le ri ye ri ne ge tir mek te veol duk ça zen gin bir bi yo çe şit li li ğe sa hip bu lun mak ta dır. Ne var ki bu ra da ya şa yan in san lar da bu or man lar danya rar lan mak zo run da dır. Hem or man la rın hem de bura da ki in san la rın ya şam la rı nı sağ lık lı bir şe kil de de vamet ti re bil me si için or man la rın sür dü rü le bi lir lik il ke leri ne gö re yö ne til me si ge re kir. Ör ne ğin, ba zı or man larüre ti me açık ko ru ma or ma nı ola rak ay rı lıp iş le ti le bi lir. Üre ti me açık ko ru ma or ma nı, eko sis te min bü tün lü ğü nüboz ma ya cak şe kil de or man ürün le ri nin ha sat edil di ği biror man dır. Böy le or man lar dan ha sat edi le bi le cek ürünler ara sın da ke res te, ka uçuk ve Bre zil ya ce vi zi önem liyer tu tar. Ama zon or man la rın da yak la şık in san 20 mil yon hek tar (1 hek tar = met re ka re) alan dan Bre zil ya ce vi zi üre ti mi yap mak ta dır. Bu nun yö re hal kı nasağ la dı ğı yıl lık ge lir 35 mil yon do la rı tut mak ta dır. An cakbu ra da önem li olan, eko sis te min bü tün lü ğü ne za rar ve recek öl çü de aşı rı ha sat ya pıl ma ma sı dır. Ne ot ro pikal or man lar da mil yar lar ca met re küp yüksek ka li te de ve tril yon lar ca do lar de ğe rin de ke res te bulun mak ta dır. Bu or man lar, bi lim sel or man iş let me cili ğitek nik le ri ne uy gun ola rak iş le ti le bi lir. Bu ko nu da iz le nebil cek ba zı uy gu la ma lar şun lar dır: (1) Ön ce or man la rınen van te ri ya pıl ma lı, ke res te de ğe ri olan ağaç lar be lirlen me li dir, (2) or ma na ya pı la cak za ra rın en aza in di rilme si için ma ki ne vb. teç hi za tın ha re ket ede ce ği yol larbe lir len me li dir, (3) ke sil me si plan la nan ağaç la rı sa ransa rı lı cı bit ki ler ön ce ke sil me li dir, böy le ce ağaç dev ri lirken di ğer ağaç la rın da sa rı lı cı bit ki ler le bir lik te sü rükle nip dev ril me si ön le nir, (4) yal nız ca ke res te de ğe ri olanağaç lar ke sil me li ve bun la rın or man da ki yer le ri, iş ci lerin ko lay ca bu la bil me le ri için, ha ri ta ya ge çi ril me li dir, (5) İl gi li iş ci ler (ara zi de, hı zar da, ke res te fab ri ka sın da), ürün le re en az za rar ve ka yıp ve re cek şe kil de eği til me li Okuma Metni neotropikal OrManlar dir. Bu gi bi ça lış ma lar ha sat sı ra sın da ve rim li li ği ar tı ra cak, kar pa yı nı yük sel te cek ve ay rı ca or ma nı da ko ru muş ola cak tır. Bi lim sel ça lış ma la ra gö re dik ya maç lar da, akar su boy la rın da ve ben ze ri du yar lı alan lar da ke res teüre ti min den ka çı nıl ma lı dır. Ay rı ca, or ta ve yük sek de rece de en de mizm ve bi yo çe şit li lik gös te ren alan lar ile yer lihal kın kont ro lü al tın da bu lu nan alan lar ve park lar ti ca riamaç lı odun üre ti mi dı şın da tu tul ma lı dır. İz len me si ko layba zı ya lın ku ral lar ko nu la rak, or ma na olan olum suz et kiler azal tı la bi lir. Ör ne ğin 5/50/5 ku ra lı, iz len me si ko lay, ya lın bir ku ral dır. Bu ra da ilk ra kam hek tar ba şı na beşağaç tan faz la ke sil me me si ni be lir tir. İkin ci ra kam, ay nıalan da tek rar ke sim ya pı la bil me si için ara dan 50 yı lıngeç me si ge rek ti ği ni an la tır. Üçün cü ra kam da, ke sim yapıl mış ala nın çev re sin de beş met re ge niş li ğin de yan gınşe ri di (bit ki ör tü sü ve atık lar dan te miz len miş alan) bıra kıl ma sı ve bu ala nın ke sim den son ra ki on yıl bo yun casü rek li te miz tu tul ma sı ge rek ti ği ni be lir tir. Böy le ya lınbir ku ra lın iz len me si bi le or ma na za rar ve re bi le cek üçönem li et ke ni ön le mek te dir: Bi rin ci ra kam iz le nin ce orman da aşı rı ha sat ön le ne cek, ikin ci ra kam iz le nin ce ay nıalan da sık lık la hasat yapıl ması ön lenecek, üçün cüsün deise or man yan gın ları ön lenecek tir. Amazon hav zasının Peru da bulunan Pal cazu vadi sin de oturan lar, hız lı gelişen tür ler den oluşan or manı, uzun dar şerit ler halin de keserek keres te üretimi yaparlar. Bu dar şerit ler, iki yanın da bulunan doğal or manınsiperi al tın da bulunur. Or man hasat yaşına gelin ce, hep si bir den şerit halin de traş lama kesilir. Bu durum, doğal or man lar da ağaç lar dev rilin ce or taya çıkan açık lık ları tak lit (bir dereceye kadar) eder. Kesilen alan lar, koloniler kuran doğal or man ağacı tür leriy le bir süreson ra yeniden genç leşir. Bu şekil de uy gulanan hasat vegenç leş tir me tek niğine or man cılık bilimin de şerit siperkesimi adı verilir. Palmiye meyvesi hasatı Ağaç gövdesinden kauçuk sıvısı hasatı 206
26 207 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi
27 ETKİNLİKLER ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi ETKİNLİK 1 (Ekosistem Ekolojisi) Aşağıda biyolojik organizasyonu oluşturan birimler karışık olarak verilmiştir. Bu birimleri hiyerarşik düzene göre küçükten büyüğe doğru altındaki kutucuklardaki harfleri kullanarak uygun biçimde sıralayınız. Popülasyon Ekosistem Biyosfer a b c Tür ETKİNLİK 2 (Ekosistem Ekolojisi) d Aşağıda verilen anahtar kelime ile ilgili aklınıza gelen üç kavramı yazarak açıklayınız. Anahtar Kelime: Biyotik faktörler Anahtar Kelime ile İlgili Kavramlar Komünite e İlgili Kavramların Açıklanması Sıralama Kelime İlişkilendirme 208
28 ETKİNLİK 3 (Ekosistem Ekolojisi) Boşluk Tamamlama Aşağıdaki kavramları boşluklara uygun şekilde yerleştirerek metni tamamlayınız. Saprofit Herbivor Karnivor Omnivor Simbiyoz Heterotrof canlılar yaşadıkları ortam ve kullandıkları besin çeşidine göre holozoik, ve olmak üzere üç gruba ayrılır. Bunlardan holozoik beslenen canlılar besinlerini katı parçalar halinde alarak sindirirler. Bu canlıların olarak adlandırılan bir grubu sadece otla, olarak adlandırılan başka bir grubu sadece etle beslenir. olarak adlandırılan grubu ise hem et ile hem de ot ile beslenir. ETKİNLİK 4 (Ekosistem Ekolojisi) Venn Diyagramı Aşağıda ototrof ve heterotrof canlılara ait bazı özellikler verilmiştir. Venn diyagramı üzerinde bu özellikleri karşılaştırınız. Ototrof canl lar Heterotrof canl lar ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 1. İnorganik maddelerden organik madde sentezi yaparlar. 2. Tüketici olarak adlandırılırlar. 3. Besin zincirinin ilk beslenme düzeyini oluştururlar. 4. Ekosistemin canlı (biyotik) elemanlarıdırlar. 5. Organik besin ihtiyaçlarını bulundukları ortamdan karşılarlar. 6. İnorganik madde oksidasyonundan enerji elde ederler. 7. Metabolik faaliyetleri için ATP kullanırlar. 8. Atmosferik oksijen üretimi yaparlar. 209
29 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi ETKİNLİK 5 (Ekosistem Ekolojisi) Aşağıda birbiri ile bağlantılı Doğru / Yanlış tipinde ifadeler içeren tanılayıcı dallanmış ağaç tekniğinde bir soru verilmiştir. a ifadesinden başlayarak her Doğru ya da Yanlış cevabınıza göre çıkışlardan birini işaretleyiniz. Örneğin; a ifadesinin Doğru / Yanlış olduğu belirtilir. Doğru ise b ifadesine, yanlış ise c ifadesine ulaşılır. b ifadesinin Doğru / Yanlış olduğu belirtilir. Doğru ise d ifadesine, yanlış ise e ifadesine ulaşılır. d ifadesinin Doğru / Yanlış olduğu belirtilir. Doğru ise 1. çıkışa, yanlış ise 2. çıkışa ulaşılır. b D D a Baklagil kökünde yaflayan bakteriler(rhizobium) hava azotunu ba lar. Y Atmosfer azotunun çok azı baz canl lar taraf ndan do rudan kullan labilir. Azot bitkiler taraf ndan nitrat tuzu (NO 3 ) halinde topraktan al n r. d e f g c D Y Tanılayıcı Dallanmış Ağaç Y Azot ba layan organizmalar atmosfer azotunu bulunduklar ortama do rudan amonyak (NH 3 ) fleklinde verirler. Sucul ekosistemlerde baz siyanobakteriler hava azotunu ba lar. Amonya n bakteri faaliyetleri sonucu nitrata dönüfltürülmesine denitrifikasyon denir. Amonyak nitrit bakterileri taraf ndan nitrite dönüfltürülür. D Y D Y D Y D Y 1. ç k fl 2. ç k fl 3. ç k fl 4. ç k fl 5. ç k fl 6. ç k fl 7. ç k fl 8. ç k fl 210
30 ETKİNLİK 6 (Ekosistem Ekolojisi) Eşleştirme Aşağıda ekolojik birimler ile ilgili bazı tanımlar verilmiştir. Verilen tanımları ait olduğu birimle örnekteki gibi eşleştiriniz Tüm canl lar n yaflad kara, hava, deniz ve yerin katmanlar na denir. Canl ve cans z çevreden oluflan ekolojik birime denir. EKOLOJ K N fi KOMÜN TE POPÜLASYON B YOSFER Belirli bir alanda yaflayan ve birbirleriyle etkileflim halinde olan çeflitli türlere ait bireylerin oluflturdu u toplulu a denir. Habitat içindeki bireylerin yaflam n sürdürebilmek için yapt klar faaliyetlerin tamam na denir. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi HAB TAT 3. Ayn türe ait bireylerin oluflturdu u toplulu a denir. 6. Bir organizman n do al olarak yaflay p, üreyebildi i alana denir. EKOS STEM 211
31 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi ETKİNLİK 7 (Ekosistem Ekolojisi) Besin Zinciri Oluşturma Aşağıda verilen hayvanları üreticiden son tüketiciye doğru sıralayarak besin zinciri oluşturunuz. Çekirge Y lan Papatya Kartal Kurba a... ETKİNLİK 8 (Ekosistem Ekolojisi) Karbon Döngüsü Karbon döngüsünü gösteren aşağıdaki şemayı tabloda verilen kavramları kullanarak tamamlayınız. Etçil Yanma Otçul Fotosentez Üretici Solunum Ayrıştırıcılar Atmosferdeki (CO 2 ) Ölü bitki ve hayvan at klar 6. Fosil yak tlar 212
32 ETKİNLİK 9 (Ekosistem Ekolojisi) Aşağıdaki kelimeleri uygun yerlere yazarak kavram haritasını tamamlayınız. Üreticiler Işık Abiyotik Tüketiciler Ayrıştırıcılar ph İklim Biyotik Su EKOS STEM Oluflturan faktörler Canl A. Cans z B. Üç ifllevsel gruba ayr l r. Cans z çevreyi oluflturan bafll ca faktörler Kavram Haritası Bitki ve hayvanlar n ölü dokular n ve organik at klar n parçalayarak beslenirler. htiyaç duyduklar organik besin maddelerini d flar dan haz r al rlar. norganik maddelerden organik madde sentezi yaparlar. Ya fl n kayna d r. Kayna günefltir. Toprak ve mineraller Bir bölgede hakim olan atmosfer koflullar d r ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi S cakl k Ortam n asitlik ve bazl k derecesini gösterir. 213
33 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi ETKİNLİK 10 (Ekosistem Ekolojisi) Numaralandırılmış kutucuklarda beslenme şekillerine göre bazı canlılar verilmiştir. Kutucuk numaralarını kullanarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız. 1. Nitrit bakterisi 2. Otçul canlı 3. Yeşil bitki 4. Ayrıştırıcı canlı 5. Nitrat bakterisi 6. Etçil canlı a) Hangisi ya da hangileri, gündüz atmosferdeki karbondioksit gazını kullanır? b) Hangisi ya da hangileri, karbondioksit gazını kullanmak için ışığa gerek duymaz? c) Hangisi ya da hangileri, yaptığı solunum sonucu karbondioksit gazı açığa çıkarır? d) Hangisi ya da hangileri, besin zincirinin birinci halkasında yer alır? Yapılandırılmış Grid e) Hangisi ya da hangileri, besin zincirinin tüm halkalarından enerji elde edebilir? f) Hangisi ya da hangileri, ikincil veya üçüncül tüketici canlı olarak besin zincirinde yer alır? 214
34 ETKİNLİK 10 (Ekosistem Ekolojisi) Yapılandırılmış Grid Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına D, yanlış olanların yanına Y harfi yazınız. 1. Bir organizmanın doğal olarak yaşayıp, üreyebildiği yere habitat denir. 2. Işık, sıcaklık, su, üretici ve ayrıştırıcılar ekosistemin abiyotik (cansız) faktörlerindendir. 3. Yeşil bitkiler, siyanobakteriler ve bazı protistler üretici organizmalardır. 4. Ototrof canlıların tamamı organik besin üretebilmek için güneşten gelen enerjiyi kullanmak zorundadır. 5. Ayrıştırıcılar topraktaki organik atıkları parçalayarak, bitkilerin kullanabileceği azot tuzlarını oluştururlar. 6. Mutualizm, birlikte yaşayan ortaklardan biri yarar görürken, diğerinin zarar gördüğü yaşama birliğidir. 7. Bit, pire, kene gibi vücudun dışında yaşayan parazit canlılara dış parazit adı verilir. 8. Kommensalizmde, birlikte yaşayan iki türden biri bu birliktelikten yararlanırken diğer tür etkilenmez. 9. Omnivor canlılar sadece etle beslenir. 10. Besin zincirinde üreticiden tüketiciye doğru gidildikçe biyokütlede artış görülür. 11. Nitrifikasyon ve denitrifikasyon olayları sadece bakteriler tarafından gerçekleştirilir. 12. Denizlerdeki bitkisel planktonlar ile karalardaki bitkiler gündüz atmosferik oksijen üretirler. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 13. Besin zinciri ne kadar uzun olursa enerji kaybı o kadar az olur. 14. Havadaki serbest azot, toprakta yaşayan azot bakterileri ve baklagil kökünde yaşayan rhizobium bakterileri tarafından tutulur. 15. Toprakta bulunan zararlı kimyasal maddelerin, besin zincirinin en üst basamağında yer alan canlılarda birikme oranı en azdır. 16. Otçul hayvanlar, besin zincirinin ikinci trofik düzeyinde yer alır. 215
35 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi ETKİNLİK 11 (Ekosistem Ekolojisi) Boşluk Tamamlama Soruları Biyokütle Fotosentetik Komünite Popülasyon Fosil yakıt Herbivor Böcekçil bitkiler Besin zinciri Denitrifikasyon Enerji akışı Sürdürülebilirlik Holozoik Simbiyoz Kommensalizm Biyotik Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri tabloda verilen kavramlar ile tamamlayınız canlılar güneş enerjisini besindeki kimyasal enerjiye dönüştürerek, enerjiyi sistem tarafından kullanılabilir hale getirirler. 2. Ekoloji, biyolojik organizasyonda yer alan tür, popülasyon,..., ekosistem ve biyosfer gibi biyolojik sistemlerin her birini ayrı ayrı inceler. 3. Belirli bir bölgede yaşayan aynı türe ait bireylerin oluşturduğu topluluğa... denir. 4. Üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar ekosistemin... faktörleridir. 5. Ekolojik anlamda, biyolojik sistemlerin çeşitlilik ve üretkenliğinin devamını sağlayabilmeye... denir. 6. Küresel iklim değişikliklerinin ortaya çıkmasında... kullanıma bağlı olarak CO 2 miktarının artması etkilidir canlılar besinlerini katı parçalar halinde alarak sindirirler. 8. Besinlerini doğrudan üreticilerden karşılayan... canlılara birincil tüketiciler de denir. 9. İki organizmadan birinin ya da ikisinin canlılığını sürdürmesi için birlikte bulunmalarına... yaşam denir. 10. Birlikte yaşayan iki türden birinin yarar sağladığı, diğerinin etkilenmediği yaşam şekline... denir , hem ototrof hem de heterotrof beslenirler. 12. Bir ekosistemde besin ve enerjinin taşındığı organizmalar dizisine... denir , besin zincirindeki her beslenme basamağındaki tüm organizmaların toplam organik madde ağırlığıdır. 14. Besin zincirinde üreticiden tüketiciye doğru... azalır. 15. Toprağa bağlanan azot tuzlarının bir bölümünün azot ayrıştırıcı bakteriler tarafından parçalanarak serbest azota dönüştürülmesi olayına... denir. 216
36 Soru 1. Heterotrof beslenen bir canlı türünde aşağıda verilen özelliklerden hangisi gözlenmez? A) Protein sentezi B) ATP sentezi C) İnorganik madde oksidasyonu D) DNA replikasyonu E) Glikozun yıkımı 2. Farklı canlılar arasında kurulan simbiyotik ilişkilerde, canlıların fayda veya zarar görme durumları aşağıda gösterilmiştir. X canlısı + Y canlısı 1. simbiyotik iliflki A canlısı B canlısı simbiyotik iliflki K canlısı M canlısı 3. simbiyotik iliflki Buna göre X, Y, A, B, K ve M canlıları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? (+: canlının yarar gördüğünü, : canlının zarar gördüğünü 0: etkilenmediğini göstermektedir.) A) X canlısı, Y canlısından fayda sağlamaktadır. B) M canlısı ile K canlısı arasında mutualizm şeklinde bir ilişki vardır. C) B canlısı, A canlısının ihtiyacı olan bir maddeyi karşılıyor olabilir. D) X canlısının ölmesi, Y canlısının yaşamını olumlu yönde etkiler. E) A canlısının ürettiği bazı maddeler, B canlısının korunmasında kullanılmaktadır. 3. Kemosentetik bakterilerde görülen, I. inorganik maddeleri oksitleme, II. inorganik maddelerden organik madde sentezleme, III. madde döngüsünde rol alma TEST 1 5. Canlı dokusunda biriken zehir miktarı X Y Z K M Canlı türleri Yukarıdaki sütun grafiğinde bir ekosistemde besin zincirini oluşturan canlı türlerinin dokularında biriken zehir miktarı gösterilmiştir. Grafiğe göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A) En fazla biyokütleye K canlısı sahiptir. B) Z canlısı ototrof, Y canlısı heterotrof beslenir. C) Y canlısı enerji ihtiyacını K canlısından sağlar. D) M canlısı atmosferdeki O 2 miktarını artırır. E) En büyük vücut büyüklüğüne Z canlısı sahiptir. 6. Çevre kirliliğine neden olan bir termik santralden atmosfere radyoaktif karbon içeren CO 2 yayılmaktadır. Bu radyoaktif karbonun bu bölgede besin zinciri oluşturan, I. atmaca, II. yeşil bitki, III. kertenkele, IV. çekirge canlılarının dokularında birikim oranının en fazla olandan en az olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır? A) I III IV II B) I IV III II C) II IV III I D) III IV I II E) II III IV I ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi So özelliklerinden hangileri saprofit bakterilerde de görülür? A) Yalnız III B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 4. Organik besin ihtiyacını, I. nitrit bakterileri, II. mantarlar, III. siyanobakteriler canlılarından hangileri hazır olarak karşılar? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) II ve III 7. Bitkisel plankton Hayvansal plankton Etçil balık Balıkçıl deniz kuşu Yukarıda verilen besin zinciriyle ilgili, I. Bitkisel planktonların sayıca artışı etçil balıkların sayıca artışına yol açar. II. Zincirde üreticiden tüketiciye doğru gidildikçe canlı sayısı azalır. III. En az zehirli kimyasal madde birikimi bitkisel planktonda görülür. açıklamalarından hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 217
37 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 8. Grafikte birey sayısının Birey say s zamana göre değişimi verilen X ve Y canlıları I. zaman aralığında birlikte yaşarken, II. zaman aralığında birbirlerinden ayrı yaşamaktadırlar. I II Y X Zaman Bu durumda X ve Y canlıları arasındaki simbiyotik ilişki aşağıdakilerden hangisidir? X Y A) Konak Kommensal B) Parazit Konak C) Kommensal Konak D) Konak Parazit E) Mutual Mutual 9. Ekolojide, I. popülasyon, II. komünite, III. ekosistem, IV. biyosfer birimlerinin organizasyon düzeylerine göre küçükten büyüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) IV III II I B) I II III IV C) II I IV III D) I III II IV E) IV II III I 10. Bir organizmanın doğal olarak yaşayıp üreyebildiği yer Belirli bir alanda yaşayan birden fazla türün oluşturduğu topluluk Canlıların yaşayabildiği atmosfer katmanı Belirli bir alanda yaşayan bir türün bireylerinin oluşturduğu topluluk Yukarıda ekolojiyle ilgili bazı kavramların tanımları verilmiştir. Aşağıda verilen kavramlardan hangisinin tanımı yukarıda verilmemiştir? A) Komünite B) Habitat C) Ekolojik niş D) Popülasyon E) Biyosfer 11. Amonyağın nitrite dönüşmesini sağlar. Organik atıkların amonyağa çevrilmesini sağlar. Topraktaki azotun atmosferdeki serbest azot haline dönüşmesini sağlar. Havadaki serbest azotun bağlanmasını ve toprağa aktarılmasını sağlar. 12. Yukarıda verilen olayların gerçekleşmesinde aşağıdaki bakteri gruplarından hangisi görev almaz? A) Rhizobium bakterileri B) Saprofit bakteriler C) Denitrifikasyon bakterileri D) Nitrat bakterileri E) Nitrit bakterileri I Yapısal proteinler Amonyak NH 3 Nitrat(NO 3 ) tuzları II Nitrit(NO 2 ) tuzları Yukarıda verilen azot döngüsü ile ilgili I, II ve III numaralı yerlere aşağıdakilerden hangisi yazılmalıdır? A) B) Azot bağlayıcı bakteriler Saprofit bakteriler I II III Nitrat bakterileri Azot bağlayıcı bakteriler C) Nitrit bakterileri Saprofit bakteriler D) E) Azot bağlayıcı bakteriler Saprofit bakteriler Denitrifikasyon bakterileri Nitrit bakterileri III Nitrit bakterileri Nitrat bakterileri Denitrifikasyon bakterileri Nitrat bakterileri Nitrat bakterileri 13. Aşağıdakilerden hangisi ekosistemin biyotik faktörlerinden biri değildir? A) Kemoototroflar B) Ayrıştırıcılar C) Holozoik canlılar D) Su E) Böcekçil bitkiler C 2. E 3. A 4. B 5. B 6. A 7. E 8. E 9. B 10. C 11. D 12. E 13. D
38 Soru 1. Bir ekosistemdeki yaşamın devamlılığı aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesine öncelikli olarak bağlıdır? A) Yağmur oranının artışına B) Madde döngülerinin gerçekleşmesine C) Hava kirliliğinin önlenmesine D) Bitkilerin artışına E) Avlanmanın yasaklanmasına 2. Aşağıdakilerden hangisi parazit, fotoototrof ve saprofit canlıların ortak özelliğidir? A) Hücre dışı sindirim yapmak B) Organik maddelerden enerji üretmek C) Yaşamak için başka bir canlıya bağımlı olmak D) İnorganik maddelerden organik madde sentezlemek E) Organik atıkların birikimini engellemek 3. Kireçli topraklarda çam köklerinin emici tüyleri döküldüğü için bu topraklarda çamlar yetişmez. Böyle topraklara dikilen çamların köklerine bir miktar mikoriza mantarı bırakılır. Mikoriza mantarı emici tüy görevi yaparak çamların yetişmesini sağlarken, besin ihtiyacını da çamdan karşılar. Yukarıda verilen simbiyotik ilişki şekli aşağıdakilerden hangisine örnek olabilir? A) Yarı parazitlik B) Dış parazitlik C) Kommensalizm D) Mutualizm E) İç parazitlik 4. Aşağıda verilen grafiklerdeki değişimlerden hangisi saprofit canlıların faaliyeti sonucu oluşmaz? A) Organik atık B) norganik madde TEST 2 5. Bir kara ekosisteminde ayrıştırıcı canlıların yok olması, I. enerji akışının hızlanması, II. fotosentezin yavaşlaması, III. topraktaki azotlu tuzların azalması, IV. ototrof canlı sayısının artması olaylarından hangilerine neden olur? A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) II, III ve IV E) I, II, III ve IV 6. Ekosistemin abiyotik faktörlerinden ışık için aşağıdaki açıklamalarından hangisi yanlıştır? A) Fotosentez olayının temel enerji kaynağıdır. B) Ekosistemde besin üretiminde büyük önemi vardır. C) Tüm üretici canlılar tarafından doğrudan kullanılabilir. D) Pek çok canlının günlük faaliyetlerinin düzenlenmesinde rol oynar. E) Bazı canlılar biyolojik olarak ışık üretebilir. 7. Yandaki besin zincirinde, organik atıkları inorganik maddelere çevirme, hücre dışı sindirim yapma, heterotrof beslenme özelliklerine sahip canlı grubu hangisidir? A) I B) II C) III D) IV E) V IV III II I V ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi So C) CO 2 miktarı D) O 2 miktarı E) NH 3 miktarı 8. Doğadaki karbon döngüsü düşünüldüğünde, aşağıda verilen canlılardan hangisinin karbon döngüsündeki işlevi diğerlerinden farklıdır? A) Yeşil bitkiler B) Çürükçül bakteriler C) Nitrat bakterileri D) Nitrit bakterileri E) Fotosentetik bakteriler 219
39 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 9. Bir tür çekirgenin ortam nemliliğine bağlı olarak gelişme hızını gösteren grafik aşağıda verilmiştir. Geliflme hızı Ortam nemi (%) Grafiğe göre aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılamaz? A) Düşük nemlilikte gelişme hızı azdır. B) En ideal gelişme %70 nemlilik oranında gerçekleşir. C) Nem oranı arttıkça gelişme hızı sürekli artar. D) %30 %40 nemlilik arasında gelişme hızı farklılık göstermez. E) Çekirgeler susuz ortamda gelişme gösteremezler. 10. Doğadaki azot döngüsünde meydana gelen, I. amonyak oluşumu, II. nitrat tuzlarının oluşumu, III. protein sentezi olaylarından hangileri saprofitler tarafından gerçekleştirilebilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) II ve III 11. Belirli bir alanın topraktaki Topraktaki azot tuzu miktarının zamana azot tuzu miktarı bağlı değişimi yandaki grafikte gösterilmiştir. Buna göre II. zaman aralığındaki değişime, I. yeşil bitkilerin artması, II. nitrifikasyonun hızlanması, III. baklagillerin artması durumlarından hangileri neden olabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III I II t 12. Bir popülasyonu oluşturan canlıların, I. üreme şekilleri, II. dahil oldukları tür, III. beslenme şekilleri özelliklerinden hangileri aynıdır? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III 13. Bir besin zincirinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe biyokütlede meydana gelen değişim aşağıdaki grafiklerin hangisinde doğru verilmiştir? A) C) Biyokütle Üretici Biyokütle Üretici Tüketici Tüketici E) Biyokütle Üretici B) D) Tüketici Biyokütle Üretici Biyokütle Üretici Tüketici Tüketici 14. Ekosistemlerde dengenin korunabilmesi için, inorganik maddelerin organik maddelere, organik maddelerin inorganik maddelere dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu dönüşüm olaylarının gerçekleşmesi, I. üretici, II. tüketici, III. ayrıştırıcı canlılarından hangilerinin yaşama birliğinde bulunmasına bağlıdır? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III B 2. B 3. D 4. D 5. B 6. C 7. E 8. B 9. C 10. D 11. E 12. E 13. D 14. E
40 Soru 1. Bir türün doğal olarak yaşayıp üreyebildiği yer. tanımına ait kavram aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) Ekolojik niş B) Popülasyon C) Biyotop D) Habitat E) Komünite 2. Uzun süre hareketsiz kalan volkanik bir dağın aniden patlaması ile oluşan lavlar çevredeki bitki örtüsünün büyük bir kısmını yok etmiştir. Bitki örtüsündeki azalışın, aşağıda verilenlerden hangisinin azalmasına neden olacağı söylenemez? A) Birincil tüketicilerin B) Toprakta tutulan su miktarının C) Canlı çeşitliliğinin D) Atmosfere verilen O 2 miktarının E) Atmosferdeki CO 2 miktarının 3. Bir orman ekosistemindeki besin zincirinde yer alan A, B, C, D ve E canlı türlerinin dokularında biriken toksik madde miktarları aşağıdaki grafikte verilmiştir. Toksik madde miktarı A B C D E Canlı türleri Buna göre bu canlıların üreticiden son tüketiciye doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir? A) B D C A E B) A E C D B C) E A C D B D) E D B A C E) B D A E C 4. Holozoik beslenen canlılar için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A) Ototrof olan türleri vardır. B) Besinlerini katı parçalar halinde alırlar. C) Sindirim sistemleri az gelişmiştir. D) Hem et hem de ot ile beslenenlerine herbivor denir. E) Bitki ve hayvan atıkları üzerinden beslenenlerine saprofit denir. TEST 3 5. Iflık A B E Yukarıda bir yaşama birliğinde yer alan canlıların oluşturduğu besin zinciri gösterilmektedir. Buna göre, I. Biyokütle A basamağında en fazladır. II. D canlısının artması E yi artırır, A yı azaltır. III. B canlısı otçul beslenir. yorumlarından hangileri yapılabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III 6. Böcekçil bitkiler hem üretici hem de tüketici özelliği gösterirler. Işık enerjisi yardımıyla inorganik maddelerden organik madde sentezlemesi bakımından üretici, azot ihtiyacını amino asit halinde böcekleri sindirerek karşılaması bakımından ise tüketicidir. Böcekçil bitkiler ile ilgili, I. Hücre dışı sindirim yapabilir. II. Fotosentez yaparak atmosferik oksijen üretir. III. Hem otçul hem etçil beslenir. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 7. I. Van gölü II. Van gölünde yaşayan canlılar III. Van gölünde yaşayan Paramecium caudatum Yukarıda verilen örneklere uygun olan biyolojik birimlerin doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? I II III A) Ekosistem Komünite Popülasyon B) Komünite Ekosistem Habitat C) Habitat Komünite Popülasyon D) Ekosistem Popülasyon Komünite E) Habitat Popülasyon Komünite C D ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi So 221
41 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 8. norganik besin (CO 2, NO 3, PO4...) Üretici Tüketici nsan III I II Organik atık ve ölü organizmalar Yukarıdaki şema insanın yer aldığı bir yaşama birliğindeki besin zincirini göstermektedir. Buna göre I, II ve III numaralı yerlere aşağıdaki canlılardan hangileri yazılırsa doğru bir besin zinciri oluşur? I II III A) Bakla Aslan Mantar B) Buğday Fare İnek C) Buğday Koyun Mantar D) Mantar Koyun Bakteri E) Bakteri Mantar Koyun 9. Bazı midyelerin kabuklarına tutunarak yaşayan Bryozoa adlı küçük hayvanlar, midyenin sağladığı su akıntısı ile geçen küçük canlıları tutarak beslenir ve yerdeğiştirme imkanı bulur. Fakat midye bu birliktelikten yarar ya da zarar görmez. Bu iki canlı birbirinden ayrıldığında, Bryozoa nın birey sayısındaki değişimin grafiği aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) Birey sayısı B) Birey sayısı Zaman Zaman 10. Aynı besin zincirinde bulunan X, Y ve Z canlılarından, X türü en fazla enerjiyi depolar. Y türünün sayıca azalması Z türünün azalmasına, X türünün artmasına neden olur. bilgilerine göre aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır? A) En büyük vücut büyüklüğüne Z canlısı sahiptir. B) Birey sayısı en az olan canlı X dir. C) En fazla biyokütleye X türü sahiptir. D) Z canlısına aktarılan enerji miktarı Y canlısına göre daha azdır. E) Y canlısı birincil tüketicidir. 11. Aynı ekosistemde bulunan, I. insan, II. inek, III. maya mantarı, IV. balık, V. ot 12. canlılarından holozoik ve ototrof beslenenler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? Holozoik Ototrof A) I, II, IV II B) I, IV II, V C) I, II, IV V D) III, IV II, V E) I, V III, V Iflık Üretici Otçul Etçil Ayrıfltırıcı Yukarıda bir komüniteye ait besin zinciri verilmiştir. C) Birey sayısı D) Birey sayısı Zaman E) Birey sayısı Zaman Zaman Bu besin zinciri ile ilgili, I. Besin zinciri üreticiler tarafından ışık enerjisinin kullanılmasıyla başlar. II. Ayrıştırıcı canlılar besin zincirine her beslenme basamağından katılabilir. III. Besin zincirinde yer alan canlıların tümü fotosentez yapar. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III D 2. E 3. C 4. B 5. E 6. B 7. A 8. C 9. E 10. B 11. C 12. D
42 Soru 1. Doğal bir çevrenin cansız etmenlerinden olan ışık, canlılık için mutlaka gerekli olan fiziksel bir faktördür. Işık enerjisi, ekosistemde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesini sağladığı için bütün canlıların yaşamında etkilidir? A) Vücut ısısının oluşumunu sağlaması B) Fotosentezle besin üretimini sağlaması C) Topraktaki mineralleri parçalaması D) İklimsel değişiklikleri oluşturması E) Çevre sıcaklığı üzerinde etkili olması 2. Tarım alanında verimliliği artırmak için tercih edilen, I. kimyasal gübre kullanımı, II. aşırı su kullanımı, III. pestisitler, IV. yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı 3. uygulamalarından hangileri ekosistemlerin sürdürülebilirliğini olumsuz yönde etkiler? A) I ve II B) II ve IV C) I, II ve III D) I, II ve IV E) I, III ve IV Iflık Iflık Bu day Mısır Çekirge Fare Yılan Kertenkele Atmaca TEST 4 4. Fotosentez Besin Hareket düzeni Kimyasal enerji Kimyasal enerji Is Is Is Mekanik enerji Yukarıdaki şekilde enerjinin biyolojik olaylara bağlı olarak aktarımı verilmiştir. Buna göre, I. Isı çevreye yayılarak kaybolur. II. Enerji akışı tek yönlüdür. III. Aktarılan enerji miktarı ok yönüne doğru azalmaktadır. yargılarından hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III 5. Besin gereksinimini, ölü organizmaların organik bileşiklerini parçalayarak elde eder. Hücresinde sindirim enzimleri sentezler. Yukarıda verilen özelliklere sahip bu canlı için, I. Saprofit beslenir. II. Ototrof beslenir. III. Kemosentez yapar. IV. Hücrelerinde klorofil bulunur. yargılarından hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) II ve III C) III ve IV D) I ve III E) I ve IV Is ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi So Yukarıda verilen besin ağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? A) Atmaca birden fazla besin zincirinde yer alır ve üçüncül tüketicidir. B) Yılanların bulunduğu basamağın biyokütlesi fareden büyük, atmacadan küçüktür. C) Fareye aktarılan enerji miktarı atmacaya aktarılan enerji miktarına göre daha fazladır. D) Çekirge sayısının azalması kertenkele sayısının azalmasına neden olur. E) Güneş enerjisinden en fazla mısır ve buğday yararlanır. 6. Aşağıdaki besin zincirlerinin hangisinde kurda aktarılan enerji miktarı daha azdır? A) Bitki Böcek Fare Tilki Kurt B) Bitki Böcek Kurbağa Kokarca Tilki Kurt C) Bitki Geyik Kurt D) Bitki Böcek Yılan Kokarca Kurt E) Bitki Koyun Kurt 223
43 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 7. X canlısı Topraktaki azotu kullanıp, amino asit üretir. Y canlısı Ölü bitki ve hayvan atıklarını parçalar. Z canlısı Amonyağı nitrit tuzuna dönüştürür. Yukarıda beslenme şekilleri verilen canlılar için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir? A) X canlısı inorganik maddelerden organik madde sentezini gerçekleştirir. B) Y canlısının beslenme tipi heterotroftur. C) Z canlısı inorganik madde oksidasyonu ile sağladığı enerjiden CO 2 özümlemesini gerçekleştirir. D) Z canlısının sistemsel yapıları iyi gelişmiştir. E) X, Y ve Z canlıları azot döngüsünde görev alırlar. 8. Yanda su ekosisteminde bulunan bir besin piramidi verilmiştir. Bu besin piramidiyle ilgili, I. Bitkisel planktonlar üretici basamağını oluşturur. II. Her beslenme basamağında ısı şeklinde enerji kaybı gerçekleşir. III. Balıkçıl kuşun bulunduğu basamağın biyokütlesi en fazladır. IV. Balıkçıl kuşların azalması küçük balıkları olumlu, bitkisel planktonları olumsuz etkiler. yorumlarından hangileri yapılabilir? A) I ve II B) III ve IV C) II, III ve IV D) I, II ve III E) I, II, III ve IV 9. Bir ekosisteme ait besin zinciri aşağıdaki şemada gösterildiği gibidir. K L M N Balıkçıl kufl Büyük bal k Küçük bal k Hayvansal plankton Bitkisel plankton 10. Atmaca Fare Yılan Kurba a Böcek Bitki Yukarıdaki besin ağıyla ilgili olarak aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlış olur? A) En az biyokütleye sahip canlı grubu atmacalardır. B) Fare hem birincil, hem de ikincil tüketicidir. C) Böcek ve kurbağa sayısının azalması yılan sayısında da azalmaya neden olur. D) Enerji aktarımını ilk başlatan canlı grubu bitkilerdir. E) Fare sayısının artması yılan sayısının azalmasına, böcek sayısının ise artmasına neden olur. 11. Suya bırakılan zehirli bir maddenin nehir ağzı ekosistemini oluşturan canlı türlerinde birikimi aşağıdaki grafikte verilmiştir. Canlılarda biriken zehirli madde miktarı I II III IV V Canlı türleri Buna göre aşağıdaki açıklamalardan hangisi yapılamaz? A) II nolu canlı karbondioksiti organik madde sentezinde kullanır. B) V nolu canlı birincil tüketici, IV nolu canlı ikincil tüketicidir. C) IV nolu canlının aktaracağı enerji III nolu canlının aktaracağı enerjiden daha fazladır. D) I nolu canlının biyokütlesi III nolu canlının biyokütlesinden daha fazladır. E) Enerjiyi en çok depo eden ve enerji kaybı en az olan canlı II nolu canlıdır. Buna göre, I. M canlısı inorganik maddeleri inorganik maddelere dönüştürür. II. N canlısı ototrof canlılara hammadde sağlar. III. K ve L canlıları tüketicidir. yorumlarından hangileri yapılabilir? A) Yalnız III B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 12. Bir ekosistemde, I. su, II. azot, III. karbondioksit döngülerinden hangileri canlılar olmadan da gerçekleşebilir? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) I ve III E) II ve III B 2. C 3. B 4. E 5. A 6. B 7. D 8. A 9. E 10. E 11. D 12. A
44 Soru 1. Bir ekosistemin yapısını etkileyen, I. ışık, II. mineraller, III. su, IV. toprak abiyotik faktörlerinden hangilerini tüm canlılar doğrudan kullanabilir? A) I ve IV B) II ve III C) III ve IV D) I, III ve IV E) II, III ve IV 2. İnsan etkinlikleri ile doğal yaşam alanlarının parçalanması ya da yok edilmesi, I. tür çeşitliliğinin azalmasına, II. akrabalar arası eşleşmelerin artmasına, III. popülasyonların daha küçük alanlarda yaşamasına durumlarından hangilerine neden olabilir? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III 3. Bir göl ekosisteminde yaşayan ve besin zinciri oluşturan canlıların dokularında biriken zehirli bir maddenin miktarı aşağıda verilmiştir. X canlısı: 0,005 mg Z canlısı: 0,09 mg K canlısı: 0,6 mg Y canlısı: 0,01 mg T canlısı: 0,16 mg Buna göre, K canlısının aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir? A) Bitkisel plankton B) Hayvansal plankton C) Balıkçıl kuş D) Etçil balık E) Otçul balık 4. Aşağıdaki canlılardan hangisi çürükçül (saprofit) yaşama örnek olarak gösterilir? A) Baklagillerin köklerinde yaşayan Rhizobium bakterileri B) İnorganik maddelerin oksidasyonundan açığa çıkan enerji yardımıyla organik besin üreten bakteriler C) Ölü organizma atıklarını amonyağa çeviren bakteriler D) İnorganik maddelerden organik madde sentezi yapan bakteriler E) Besinlerini bulundukları ortamdan sadece monomer halde alabilen bakteriler TEST 5 5. Bir ekosistemde yer alan iki canlıdan biri etçil (I) diğeri otçul (II) beslenen iki canlı arasında av avcı ilişkisi bulunmaktadır. Buna göre aynı habitatda yer alan bu iki canlının birey sayısının zamana bağlı değişimini gösteren grafik aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) C) Birey sayısı Birey sayısı I II I II Zaman Zaman E) Birey sayısı B) D) Birey sayısı Birey sayısı I Zaman I II II I Zaman Zaman 6. Parazit organizmaların büyük bir bölümü pek çok canlıya göre daha hızlı üreme gösterir. Bitki köklerinde bulunan bazı parazitlerle savaşmak için toprağın ph değeri yükseltilmelidir. Toprağı kireçlemek ise en iyi mücadele yöntemlerinden biridir. Buna göre aşağıdaki grafiklerden hangisi parazit sayısı ile toprak ph ı arasındaki ilişkiyi gösterir? A) C) Parazit sayısı Parazit sayısı Toprak ph' Toprak ph' E) Parazit sayısı B) D) II Parazit sayısı Parazit sayısı Toprak ph' Toprak ph' Toprak ph' ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi So 225
45 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 7. I II Popülasyon Komünite Biyosfer Yukarıdaki şema biyolojik organizasyon basamaklarını göstermektedir. Şemada I ve II numaralarla gösterilen yerlere aşağıdakilerden hangisi yazılmalıdır? I A) Habitat Ekolojik niş B) Tür Ekosistem C) Tür Habitat D) Organizma Tür E) Ekolojik niş Ekosistem lu yılların başında Güneydoğu Anadolu da, zararlı ve zehirli olması nedeniyle yılanların yok edilmesi amaçlı bir proje başlatılmıştır. Ancak bir kaç yıl sonra, yılanların azalmasıyla birlikte, tahıl ürünlerinde büyük zararlar görülmüştür. Bu olayın nedeni aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A) Yılanların ortamdan eksilmesi tahıllar için inorganik madde eksikliğine yol açmıştır. B) Yılanların azalmasıyla enerji akışı kayba uğramıştır. C) Yılanların azalması büyükbaş hayvanların tarlalara dengesizce girmesine yol açmıştır. D) Yılanların azalmasıyla tarla farelerinin üzerindeki avcı baskısı kalkmıştır. E) Yılanların azalmasıyla yararlı böceklerin popülasyonu da artmıştır. 9. Aşağıda bir besin zincirinde yer alan canlılara ait bazı özellikler verilmiştir. Enerji akışından en az verimi alan tür Y dir. T türü X türü ile X türü Z türü ile beslenir. Z türü CO 2 ve H 2 O kullanırak organik madde sentezler. Bu özelliklere göre X, Y, Z ve T türlerinin oluşturduğu besin zinciri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A) Z Y X T B) X T Y Z C) Z X T Y D) T X Z Y E) Z Y T X II 10. Bitkisel plankton Hayvansal plankton Ringa balığı (I) (II) (III) Ton balığı İnsan (IV) (V) Yukarıda verilen besin zincirine göre aşağıdaki grafiklerden hangisi doğru değildir? A) C) Birey sayısı I I II III IV V Biyokütle II III IV V E) Canlılar Canlılar I B) D) Biyolojik birikim II III IV V Vücut büyüklü ü I I II III IV V Enerji aktarımı II III IV V Canlılar Canlılar Canlılar 11. Dengeye ulaşmış bir ekosistem için aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğru değildir? A) Ekosistemin temel enerji kaynağı güneştir. B) Baskın türler bulunabilir. C) Biyotik ve abiyotik öğelerden oluşur. D) Tüm bireylerin genetik yapısı aynıdır. E) Madde döngüsü gerçekleşir. 12. Bir ekosistemde uzun yıllar kullanılan bir tarım ilacının aynı besin zincirinde bulunan beş canlı türünün dokularındaki birikim miktarı yandaki grafikte verilmiştir. Buna göre, I. biyokütlesi en fazla olan, II. son tüketici olan Dokularında biriken tar m ilac miktarı X Y Z K L Canlı türleri canlı türleri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir? I II A) Y L B) Z K C) L Y D) X L E) L Z B 2. E 3. C 4. C 5. B 6. A 7. B 8. D 9. C 10. C 11. D 12. C
46 Soru 1. Doğal bir ekosistemin sürdürülebilirliğinin sağlanmasında, I. doğal kaynakların tüketilmeden kullanımını sağlama, II. otlak ve meralık alanları tarım arazilerine dönüştürme, III. fosil yakıtlardan sağlanan enerjiden daha fazla yararlanma, IV. yeryüzündeki ekolojik ayak izimizi küçültme uygulamalarından hangilerinin gerçekleştirilmesi önemlidir? A) I ve III B) I ve IV C) II ve III D) I, III ve IV E) I, II, III ve IV 2. Atmosferdeki CO 2 kullanılarak üretilen organik besinlerin besin zincirindeki organizmalar tarafından kimyasal enerjiye dönüştürülmesi için, I. ototrof solunumu, II. otçul solunumu, III. omnivor solunumu, IV. etçil solunumu olaylarının gerçekleşme sırası aşağıdakilerden hangisi gibi olmalıdır? A) I II IV III B) II IV III I C) I III IV II D) III IV II I E) II IV I III 3. Havadaki azot miktar Fotosentez h z TEST 6 4. İstilacı türler ile ilgili, I. Getirildikleri bölgede hızla yayılarak yerli türlerin habitatını işgal ederler. II. Geniş bir hoşgörü ve uyum esnekliğine sahiptirler. III. Getirildikleri bölgeye ait yerli türler ile yüksek rekabet gücüne sahiptirler. yargılarından hangileri doğrudur? A) Yalnız III B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 5. Aşağıdaki grafiklerden hangisi ekosistemdeki canlıların vücut büyüklüğü ile sayısı arasındaki ilişkiyi doğru ifade eder? A) Say Vücut büyüklüğü Vücut büyüklüğü E) B) Say C) Say D) Say Say Vücut büyüklüğü Vücut büyüklüğü Vücut büyüklüğü ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi So I Zaman Topraktaki nitrat tuzlar n n miktar II Zaman 6. Bitkisel plankton Hayvansal plankton Ringa balı ı Martı Katil balina III Zaman Bir ekosistemde denitrifikasyon bakterilerindeki aşırı artış, yukarıda I, II ve III ile gösterilen grafiklerdeki değişimlerden hangilerine neden olur? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III Kutup ayısı Leopar foku Penguen Yukarıdaki gibi olan bir besin ağında hangi beslenme basamağında bulunan canlının biyokütlesine aktarılan enerji en azdır? A) Kutup ayısı B) Penguen C) Ringa balığı D) Katil balina E) Bitkisel plankton 227
47 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 7. Yanda verilen besin piramidinde meşeden atmacaya doğru gidildikçe, I. biyokütle, II. canlı sayısı, III. aktarılan enerji miktarı 8. Atmaca Tilki Sincap Mefle niceliklerinden hangilerinde azalış görülür? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III Canlı Besin kaynağı Hücre tipi I İnorganik madde Ökaryot II Organik kalıntı Prokaryot III Ototrof canlı Ökaryot IV Heterotrof canlı Ökaryot Yukarıdaki tabloda bir komünitedeki canlıların verilen özelliklerine göre, besin zincirinde üreticiden tüketiciye doğru sıralanışları nasıl olmalıdır? A) II IV III I B) I III II IV C) I III IV II D) III IV I II E) IV III II I 10. Yeşil bitkiler azot ihtiyaçlarını, I. hayvansal proteinler, II. topraktaki nitrat tuzları, III. topraktaki amonyak, IV. azotlu organik atıklar maddelerinin hangilerinden doğrudan karşılayabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III D) II ve IV E) II, III ve IV 11. Bir tuzlu su yengeci, bir deniz gülünü sırtına alarak taşırken, onun yakıcı kapsülleri ile korunmaktadır. Bu sırada yakaladığı besinlerin bir kısmını da deniz gülüne vermektedir. Bu simbiyotik ilişki ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır? A) Deniz yengeci ile deniz gülü arasında mutualizm şeklinde bir simbiyotik ilişki vardır. B) Bu simbiyotik ilişkiyi oluşturan iki canlı da heterotrof olarak beslenmektedir. C) İki canlının birbirinden ayrılması durumunda, deniz yengeci düşmanları tarafından daha rahat avlanır. D) Deniz yengeci, ihtiyacı olan besinlerin bir kısmını, deniz gülünü yiyerek karşılar. E) İki canlının birbirinden ayrılması durumunda her iki canlı da zarar görür. 12. Havanın CO 2 'si Y Yanma Fosil yak t X 9. Yandaki şekilde DDT ilacının I, II, III, IV ve V nolu canlılarda birikim miktarları verilmiştir. Buna göre besin zincirini oluşturan bu beş canlı türünün üreticiden son tüketiciye doğru V sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) V I III IV II B) IV I II III V C) V III II I IV D) V II III IV I E) III II I IV V I II III IV Bitkilerde karbonlu organik maddeler Bitkisel atık Yukarıda verilen karbon döngüsünde X ve Y ile belirtilen yerlere aşağıdaki olaylardan hangisi gelmelidir? X Y A) Solunum Denitrifikasyon B) Kemosentez Fotosentez C) Denitrifikasyon Kemosentez D) Solunum Fotosentez E) Çürüme Solunum B 2. A 3. D 4. E 5. E 6. A 7. E 8. C 9. B 10. B 11. D 12. D
48 Soru 1. Ekosistemin canlı ve cansız faktörlerinden bazıları aşağıda verilmiştir. 2. fotosentez ve kemosentez yapan canlılar, hayvanlar, mantarlar ve bazı tek hücreliler, CO 2, su, iklim, ph, mineraller, organik atıkları kullanan bakteri ve mantarlar Buna göre verilenlerden hangisinin örneği yukarıda yoktur? A) Üretici canlılar B) Saprofit canlılar C) Abiyotik faktörler D) Tüketici canlılar E) Parazit canlılar A B populasyonu populasyonu A türü C türü B türü C populasyonu Komünite + Cansız çevre = Ekosistem Bir ekosistemi oluşturan birimler yukarıdaki şekilde gösterilmiştir. Buna göre, I. Bir komünite birden fazla popülasyonu içerir. II. Bir popülasyondaki tür sayısı komünitedeki tür sayısından fazladır. III. Cansız çevrede oluşan değişiklikler ekosistemi etkiler. IV. Ekosistemdeki birey sayısı komünitedeki birey sayısından daima fazladır. yargılarından hangileri doğrudur? A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) I, III ve IV E) I, II ve IV 3. Atmosferde CO 2 miktarının artması, I. küresel ısınma, II. tür çeşitliliğinin artması, III. denizlerdeki su seviyesinin azalması sonuçlarından hangilerine neden olmaz? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III TEST 7 4. Üreticiler Karasal alan 0 m Su 2000 m Yukarıdaki şekilde bir göl ekosistemi gösterilmiştir. Bu göl ekosisteminde ok yönüne doğru ilerledikçe, I. tür çeşitliliğinin azalması, II. çözünmüş oksijen miktarının artması, III. ototrof canlı sayısının artması değişimlerinden hangileri gerçekleşir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III 5. Iflık D) II ve III E) I, II ve III X Y Z K Yukarıda beş farklı tür arasında kurulmuş bir besin ağı verilmiştir. Buna göre besin ağındaki hangi canlıların yok olması madde döngüsünün durmasına neden olur? A) Yalnız K B) X ve K C) Y ve Z D) X ve E E) Z ve K 6. Yanda karasal bir ekosis Aslan temde yer alan besin zinciri verilmiştir. Geyik Buna göre üretici sayısı azaldığında, Ot I. geyik sayısı azalırken aslan sayısının artması, II. tavşan sayısı artarken aslan sayısının artması, III. aslan sayısının azalması durumlarından hangileri gerçekleşir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III E Tavflan ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi So 229
49 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi 7. Yanma Solunum Hayvan Havadaki CO 2 Ayrıfltırma Ölüm Fosil yakıt oluflumu Solunum Bitki Fotosentez Yukarıda verilen karbon döngüsü ile ilgili olarak, I. Karbon, fotosentez ile bitkilerin yapısına girer ve bitki ile hayvanların solunumları sonucu havaya geri döner. II. Karbonun atmosfere dönmesinde ve fosil yakıtların oluşmasında ayrıştırıcı canlılar rol oynamaz. III. Yanma ve solunum olayları hücrelere yaşamsal enerji sağlar. açıklamalarından hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 8. Bitkilerin yapısında bulunan işaretli azot atomuna bir süre sonra topraktaki nitrat tuzlarında rastlanmıştır. Bu süreçte, I. nitrifikasyon, II. saprofit, III. denitrifikasyon bakterilerinden hangileri görev almamıştır? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) I ve III E) II ve III 10. Doğadaki azot döngüsünde, Topraktaki azotlu bileşiklerin atmosferik azota dönüşmesi X bakterisi Azotlu bileşiklerin, bitkilerin alabileceği nitrat tuzlarına dönüşmesi Y bakterisi Atmosferik azotun toprağa bağlanması Z bakterisi yukarıdaki olayların gerçekleşmesini sağlayan X, Y, Z bakterileri aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? X bakterisi Y bakterisi Z bakterisi A) Nitrifikasyon Denitrifikasyon Rhizobium B) Rhizobium Nitrifikasyon Denitrifikasyon C) Denitrifikasyon Nitrifikasyon Rhizobium D) Denitrifikasyon Rhizobium Nitrifikasyon E) Rhizobium Denitrifikasyon Nitrifikasyon 11. Bir tarlada farelerin artmasına bağlı olarak biyolojik mücadeleyi deneyen bir çiftçi, t 1 anında tarlasına bu farelerle beslenen yılanları bırakıyor. Buna göre yılan ve fare sayısında meydana gelecek değişimin aşağıdakilerden hangisi gibi olması beklenir? A) C) ( : yılan say s n, : fare say s n göstermektedir.) Birey sayısı t 1 Birey sayısı t 1 E) Zaman Zaman Birey sayısı B) D) Birey sayısı t 1 Birey sayısı t 1 Zaman Zaman t 1 Zaman 9. Aynı habitatta yaşayan iki türle ilgili, I. nişlerinin çakışması, II. besin seçimi aralıklarının geniş olması, III. iklimsel özelliklerin homojenlik göstermesi durumlarından hangileri iki tür arasındaki rekabeti artırıcı nitelikte değildir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III 12. Saprofit bakteriler, I. inorganik maddeleri organik maddelere dönüştürme, II. kendine özgü organik madde sentezleme, III. ölü organizmaları ayrıştırarak toprağı inorganik madde bakımından zenginleştirme olaylarından hangilerini gerçekleştiremez? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III E 2. B 3. D 4. A 5. D 6. C 7. A 8. B 9. E 10. C 11. B 12. A
50 Maki bitki örtüsü yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklimi bitki örtüsüdür. BİYOMLAR Canlılar fiziksel, kimyasal faktörlerden ve diğer canlılardan oluşan bir çevrede yaşar. Dolayısıyla her canlı türü kendi yaşam şartlarına uygun alanlarda yayılış gösterir. Canlı türlerinin yeryüzündeki dağılışı coğrafik şartlarla yakından ilişkilidir. Biyosfer içerisindeki canlı türlerinin dağılışını ve bu dağılışa etki eden faktörleri inceleyen biyocoğrafya, ekolojinin en önemli alt dallarından biridir. Biyocoğrafya, yeryüzünün belli başlı bölgelerinde belirgin olarak farklı olan ve bu bölgelerde yaşamaya adapte olmuş flora (bitki toplulukları) ve fauna (hayvan toplulukları) ların yayılışlarında etkili olan faktörlerin anlaşılmasında iyi bir başlangıç noktası sağlar. A. BİYOMLARIN YERYÜZÜNDE DAĞILIMINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER Biyomlar yerkürenin iklim kuşaklarına bağlı olarak geniş coğrafik bölgelerinde dağılım gösterirler. Her iklim tipinin kendine özgü bir bitki örtüsü, her bitki örtüsününde kendine özgü hayvan türleri vardır. Dolayısıyla bitki ve hayvanların yeryüzündeki dağılımı, biyomların da yeryüzündeki dağılımında doğrudan etkilidir. İklimsel Faktörler BÖLÜM 2 Uzun bir zaman aralığı içinde belirli bir bölgede hakim olan atmosfer koşullarına iklim denir. Sıcaklık, yağış, nem ve güneş ışığı gibi faktörler iklimin ana elemanlarını oluşturur. Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe ve yeryüzünden atmosfere doğru yükseldikçe sıcaklık azalır. Bitkiler farklı sıcaklık isteklerine göre ekvatordan kutuplara doğru sıralanmıştır. Ekvator bölgesinde sıcaklık isteği en yüksek olan bitkiler yer alırken, kutuplara doğru sıcaklık isteği daha düşük olan bitkiler yaşar. Örneğin ekvator bölgesinde geniş yapraklı olan ormanlar, orta enlem derecesinde karma, yüksek enlem derecesine sahip kutuplarda ise iğne yapraklı orman biyomları dağılım gösterir. Ayrıca yeryüzündeki sıcaklık değişimlerinde enlem, denize göre konum ve yükselti gibi faktörler de etkilidir. Atmosferdeki su buharının, çeşitli faktörlerin etkisi altında yoğuşarak sıvı veya katı halde yeryüzüne düşmesine yağış denir. Yağış, bitkilerin dolayısıyla biyomların dağılımını doğrudan kontrol eden bir faktördür. Bir bölgenin sıcaklık ve yağış miktarındaki yıllık ortalamalar bitkilerin yayılışı bakımından önemlidir. Ayrıca, ortalama yıllık yağış ve sıcaklık değerlerine göre yeryüzündeki bitki örtüsü tipleri ve bu bitki örtülerinin sınırları belirlenir. Örneğin ılıman kuşak ormanlarına ve kozalaklı ormanlara yıllık düşen yağış miktarı benzer olmasına rağmen, farklı sıcaklık sınırlarında bulunmalarından dolayı bitki örtüsünde farklılıklar görülür. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar Çöl Otlak Tropikal orman 32.2 Ponderosa çamının hakim olduğu bir ormanda, zemin seviyesinde çayırlar ve otlardan oluşan bir tabaka bulunur Yıllık ortalama sıcaklık ( C) Ilıman kuşak ormanı Kozalaklı orman Arktik ve alpin tundra Yıllık ortalama yağış (cm) Yıllık ortalama yağış ve sıcaklık değerlerine göre bazı biyom tiplerinin dağılımı 231
51 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar Alçalan kuru hava nem absorblar Ilıman kuşak Yükselen nemli hava nem salar 0 Tropikler Alçalan kuru hava nem absorblar Ilıman kuşak Ekvatora yakın alanlardaki hava akımları ve yağışlar Yerkürenin uzaydan görünüşü gösterilmiştir. Biyomların yeryüzündeki dağılımını büyük ölçüde iklimsel faktörler belirler. İklimsel faktörler üzerinde değişikliğe yol açan başlıca etkenler arasında; hava ve okyanus akıntıları, kara parçalarının büyüklüğü, dağ sıralarının doğrultusu, mevsimsel etkiler, yeryüzü şekillerinin yükseltisi ve eğimi yer alır. Güneş ışığı şiddetinin enlemlere göre farklı olması, atmosferin farklı yerlerde farklı derecelerde ısınmasına yol açar. Bu durum ise rüzgârların ve hava akımlarının oluşmasına neden olur. Hava akımları ve rüzgâr sistemlerinin etkisiyle sıcaklık, yağış ve nem bakımından farklı bölgeler meydana gelir. Örneğin en yüksek yıllık ortalama sıcaklığa sahip tropikal bölgelerde, nemle yüklü hava kütleleri ısınır ve atmosfere doğru yükselir. Yükseldikçe soğur ve soğuyan nem yoğunlaşarak tropikal bölgelerde yoğun yağışlara neden olur. Diğer taraftan tropikal bölgenin gerisinde kalan 30 kuzey ve güney enlemleri civarında yükseklerdeki kuru hava yeryüzüne inerken karasal ortamlardaki nemi çeker ve çöllerin oluşmasına yol açar. R Ü Z G A R Düşük hava Dağın rüzgâr alan yamacı bol yağış alır ve bu alanlarda gür bir bitki örtüsü (sol) oluşur. Dağın diğer tarafında ise kuru hava, çöl koşularının (sağ) oluşmasına yol açar. Kuru hava Sucul yaşama ortamlarında ışığın şiddeti ve kalitesi fotosentez yapan organizmaların yayılışını sınırlar. Fotosentez yapan organizmalar suyun yüzeyine yakın bölgelerde daha yoğun bulunur. Suyun derinliklerine doğru gidildikçe ışık seviyesi gittikçe azaldığından fotosentez hızı düşer ve fotosentez yapan canlı sayısı azalır. Okyanus akıntıları, hava kütlelerini ısıtarak ya da soğutarak iklimi etkiler. Okyanuslar üzerindeki buharlaşma, karasal ortamlara göre daha fazladır. Bu nedenle, kıyı bölgeleri aynı enlemde yer alan iç kesimlerdeki alanlardan daha nemlidir. B. BİYOM VE EKOSİSTEM ARASINDAKİ İLİŞKİ Canlıların yeryüzünde dağılışını etkileyen abiyotik ve biyotik faktörlere bağlı olarak farklı bitki ve hayvan topluluklarını barındıran bölgeler bulunur. Bu bölgelerde çeşitli özelliklere sahip pek çok ekosistem yer alır. Ekosistem, belirli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle etkileşim içinde olan canlılar ile cansız çevrenin oluşturduğu bir bütündür. Canlılar ve canlıların içinde yaşadıkları fiziksel çevrenin çeşitliliğine bağlı olarak, yeryüzünde değişik özelliklere ve büyüklüğe sahip pek çok ekosistem tipine rastlanır. Örneğin Beyşehir Gölü, İç Anadolu, İzlanda, Karadeniz, Ağrı Dağı, Kıbrıs, Bornea Adası gibi geniş alanları kapsayan birimler ekosistem sayılabilecekleri gibi, bir orman, çayırlı bir göl ve hatta bir akvaryum da ekosistem olarak kabul edilir. Yerkürenin canlı barındıran bölümüne biyosfer adı verilir. Biyosferin ekolojik bir sistem olduğunu vurgulamak için yerküre ölçeğindeki biyosfer, genel olarak ekosfer adıyla bilinir. Ekosfer, yeryüzündeki tüm canlıları ve bu canlılarla sürekli etkileşim halinde bulunan fiziksel çevreyi içine alır. En büyük ekosistem ekosferdir. Başka bir ifadeyle, tüm ekosistemlerin içinde toplandığı en büyük birlik olarak tanımlanır. Büyük iklim kuşaklarında ekosistemleri de içine alan geniş yaşam alanları vardır. Bu alanlarda karakteristik bitki ve hayvan toplulukları yaşar. Yerkürenin iklim kuşaklarına bağlı olarak geniş coğrafik bölgelerinde bulunan büyük ekosistem tiplerine biyom denir. Karasal ve sucul ekosistemleri içine alan biyom, geniş bir coğrafik bölgeyi ya da bir kıtanın belirli bir parçasını kapsayacak ölçüde daha büyük bir ekosistemdir. 232
52 KARASAL VE SUCUL BİYOMLARIN ÖZELLİKLERİ Çeşitli şekillerde sınıflandırılabilen biyomlar, dünya üzerinde düzensiz kuşaklar halinde dağılmıştır. Biyosferdeki karasal biyom tiplerinin her biri kendine özgü bitki ve hayvan türleri ile karakterize edilirler. Sucul biyom tipleri ise çoğunlukla suyun önemli ve baskın olan fiziksel özelliklerine dayanılarak tanımlanırlar DÜNYAMIZ bu ÜNİTE 3 C. z 2000 mi km Tropikal ya mur ormanlar Tropikal mevsim ormanlar Tropikal savanalar Il man bölge genifl yaprakl ormanlar Tayga / yüksek da ormanlar Il man bölge ya mur ormanlar fiaparal / Akdeniz bitki tipi biyomları Otlaklar- çay rl klar - stepler Çöller BÖLÜM 2 Tundralar Dünya'daki başlıca karasal biyom tiplerinin yayılışı I. Karasal Biyomlar A. ORMAN BİYOMLARI Orman biyomları genellikle tropikal ve ılıman iklim kuşaklarında yayılış gösterirler. Bu kuşaklar birbirinden farklı iklim şartlarına sahiptir. Buna bağlı olarak, bu kuşaklarda yayılış gösteren orman biyomlarının kendilerine özgü karakteristik bitki örtüsü tipleri bulunur. Orman biyomları; iğne yapraklı ormanlar, ılıman bölge yaprak döken ormanları ve tropikal yağmur ormanları olmak üzere üç bölümde incelenebilir. 1. İğne Yapraklı Ormanlar (Tayga) İğne yapraklı ormanlar yüksek enlem ve yüksek rakımda yer alır. Dünya üzerinde bölgesel değil daha çok parçalı yayılışa sahiptir. Başlıca; Kuzey Amerika nın kuzeyi, İğne yapraklı ormanların önemli memelilerinasya ve Avrupa kıtalarının kuzey kesimleri ile hemen hemen her iklim bölgesindeki dağlık den olan kurtlar görülmektedir. alanların yüksek kesimlerinde yayılış gösterir. Her dem yeşil olan iğne yapraklı ormanların 233 Biyomlar Karasal biyomlar, aynı iklim koşullarını paylaşan büyük ekosistem tiplerinden oluşurlar. Her biyomun kendine özgü iklim tipi, bitki örtüsü ve hayvan türü vardır. Bir bölgede hakim olan genel iklim koşulları tarafından belirlenen ve kararlı bir yapı gösteren bitki komünitelerinin oluşturduğu bitki örtüsü tipleri, karasal biyomların belirlenmesinde ve adlandırılmasında etkili olur. Örneğin ılıman bölge çayır biyomunda çeşitli otsu bitki türleri baskın durumdadır ve genellikle iklimin tropikal ya da kutup bölgelerine göre daha ılıman olduğu orta enlemlerde bulunurlar. Karasal biyomlar haritada çok keskin sınırlarla gösterilmiş olsa da doğada birbirlerinden net sınırlarla ayrılmazlar. Biyomlar arasındaki geçiş alanları çok dar veya çok geniş olabilir. Başlıca karasal biyomlar orman, çayır, çöl ve tundra biyomları olarak gruplandırılabilir.
53 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar Yer sincapları Kuzey Bölgelerin İğne Yapraklı Ormanları baskın bitki örtüsünü Çam (Pinus), Ladin (Picea) ve Göknar (Abies) cinslerine ait kozalaklı ağaç türleri oluşturur. Kuzey bölgelerde iğne yapraklı ormanların yayılış gösterdiği alanlarda, şiddetli don olaylarının görüldüğü ve kar örtüsünün uzun süre yerde kaldığı soğuk kış mevsimi hakimdir. Az yağış alan bu bölgelerde sıcak dönemlerin görüldüğü kısa süren yaz ayları, bitki türlerinin kısa büyüme mevsimini oluşturur. Ülkemizin Doğu Karadeniz Bölgesi nde bu ormanlar hakimdir. Geyik, boz ayı, kurt, vaşak, sansar, zerdava, oklu kirpi, baykuş, tilki, kartal, uçan böcekler ve kuşlar bu biyomun önemli hayvan türleridir. 2. Ilıman Bölge Yaprak Döken Ormanları Ilıman bölge yaprak döken ormanları, Kuzey Amerika nın doğusu, Avrupa nın batı ve orta kısımları, Çin ve Japonya dahil Asya nın doğu bölgesinde yer alır. Düzenli, bol yağışlı ve yaz aylarının nispeten uzun ve ılık olduğu orta enlemlerin ılıman kuşak özelliklerini gösteren bu ormanlarda geniş yapraklı ağaçlar hakimdir. Yaz ve kış ayları arasındaki sıcaklık farkının fazla olması, ağaçların kışın yapraklarını dökmesine neden olur. Yaprak döken ormanlarda tipik olarak Meşe (Quercus), Karya (Carya), Amerikan kayını (Fagus grandifalia), Şeker akçaağacı (Acer saccharum), Ihlamur (Tilia) ve Kestane (Castanea) ağaçları yer alır. Yaprak döken bu ağaç türlerinin çok sık olarak yan yana duruyor olması bu biyomun en çarpıcı özelliğidir. Ayrıca bu ormanlardaki ağaçlar yağmur ormanlarındaki ağaçlardan daha kısa boylu ve seyrektir. Ağaçların altında çalı ve ot tabakası iyi gelişmiştir. Ağaç türleri kış mevsiminden önce yapraklarını dökerek soğuk kış koşullarına uyum sağlarken, ilkbaharla birlikte tekrar yapraklanır. Bu biyomda sincap, geyik, tilki ve ayı gibi birçok memeli ile kartal, ağaçkakan, ardıç kuşu gibi birçok kuş türü yaşar. Ülkemizin Doğu Karadeniz Bölgesi ndeki Fırtına Vadisi nde bu tip ormanlar yer alır. Ilıman Bölge Yaprak Döken Ormanları 234
54 Dev bir otsu bitki olan Kral Palmiye'sinin gövdesinin alt kısmında epifit orkideler yetişir. 3. Tropikal Yağmur Ormanları Tropikal yağmur ormanları, ekvator kuşağı çevresindeki Orta ve Güney Amerika, Afrika, Avusturalya ve Asya gibi düşük enlemli alçak rakımlı bölgelerde yer alır. Yoğun yağış ve yüksek nem oranına sahiptir. Genellikle herdem yeşil olan ve geniş yapraklı ağaç türlerinden oluşan bu ormanlar, yeryüzündeki en yüksek tür çeşitliliğine sahiptir. Ilıman bir ormanda en fazla 10 ağaç türü bulunurken, tropikal yağmur ormanı 400 den fazla ağaç türü içerebilir. Örneğin 13 km 2 lik bir yağmur ormanında 450 ağaç, 1000 bitki, 400 kuş, 58 yarasa, 130 kurbağa ve sürüngen türü bulunur. Tropikal yağmur ormanları, diğer ormanlarda nadiren bulunan belirgin bitki tiplerine sahiptir. İnce, uzun boylu ve genelde herdem yeşil ağaçlar, yapraklarını aynı anda dökmezler. Yağmur ormanlarında, ağaçların yanında ağaçlar kadar uzun boylu olabilen odunsu yapılı dev otsu bitkiler de bulunur. Ağaç eğreltileri, palmiyeleri, bambular dev otsu bitkilere örnek olarak verilebilir. Ayrıca, ancak bitkilerin üzerinde yetişebilen fakat ondan su ve besin almayan epifit bitkiler, ağaçların dallarını ve gövdelerini sarar. Benzer şekilde, odunsu sarmaşıklar olan liyana lar da, ağaçların net görünmesine engel olur. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar Tropikal Yağmur Ormanları Tropikal yağmur ormanlarında yıllık ortalama yağış miktarı yüksektir ve tüm yıla düzenli yayılır. Yıl boyunca yüksek olan ortalama sıcaklık değeri 18 C nin altına düşmez. Tropikal yağmur ormanlarında mevsimler arası farklılık görülmez. Yaz ve kış mevsimleri arasında sıcaklık farkı neredeyse yoktur. Gün uzunluğu yıl boyunca çok az değişir ve düzenli seyreden iklim koşullarından dolayı canlıların üreme olayları yıl boyunca devam eder. Tropikal yağmur ormanlarının karakteristik hayvan türleri arasında kuş, yarasa, kurbağa, yılan, maymun, puma, jaguar, geyik, timsah vb. bulunur. Ayrıca bu biyomlar böcek türleri bakımından oldukça zengindir. Liyanalar, ağaçları destek olarak kullanan odunsu sarmaşıklardır. UYARI Tropikal yağmur ormanları ile çöller arasındaki bölgelere savan denir. Kurak iklime uyum sağlamış küçük yapraklı ve çoğunlukla dikenli ağaçlar, çimenler ve otlar bulunur. Savan biyomunda afrika antilopları, zebra, aslan gibi iri vücutlu hayvanlar ile termitler yaygındır. 235
55 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar Ilıman Bölge Çayırlıkları B. ÇAYIR BİYOMLARI (Ilıman Bölge Çayırları) Ilıman bölge çayırları (veya otlakları), yağış bakımından çöl ve orman alanları arasında yer alır. Yani yağışların çölleşmeye izin vermediği, ancak orman oluşumu için yetersiz kaldığı alanlarda çayırlar oluşur. Çayır biyomlarına, dağların yüksek kesimleriyle ılıman karasal iklim bölgelerinde rastlanır. Bu alanlarda yağış değerleri sıcaklığa, yağışın yıl içindeki dağılımına ve toprağın su tutma kapasitesine bağlı olarak yıllık ortalama mm arasındadır. Bu bölgelerde iklimin en belirleyici özelliği, uzun dönem kurak süren yaz ayları ve karlarla kaplı soğuk kış aylarıdır. Bunun bir sonucu olarak, çayır alan bitkileri düşük toprak nemine, yoğun güneş ışığına, kurutucu özellikteki güçlü rüzgârlara, aşırı sıcak yaz aylarına ve aşırı soğuk kış aylarına uyum sağlamışlardır. Çayır biyomlarında, toprak besin elementleri ve organik maddeler bakımından (humus) oldukça zengindir. Çayırlar ayrıca toprağı korur, suyu tutar, kaynak sularını toplar ve kirlenen havayı temizler. Çayır alanların besince zengin ve derin topraklı olması, bu alanların tarım alanları olarak kullanılmasına yol açar. Özellikle mısır, buğday ve arpa gibi diğer tahıl türleri, tarımı yapılan ve yüksek verim alınan bitkiler arasındadır. Günümüzde ise doğal çayırlık alanların büyük bir bölümü tarım alanlarına dönüştürülmüştür. Çayır biyomlarında karakteristik olarak iri vücutlu ve otçul olan yerli memeliler ile bunlarla beslenen avcı hayvanlar bulunur. Ayrıca, yer sincabı, tarla faresi ve kır köpekleri gibi tünel kazıcı birçok hayvan türü de bu alanlarda yaşar. Ancak doğal çayır alanların meralara dönüştürülmesiyle birlikte, bu yerli hayvanların yerini sığır, koyun ve keçi gibi evcil otçul hayvanlar almıştır. Ülkemizde İç Anadolu, Doğu ve Güney Doğu Anadoluda, Erzurum Kars platolarında geniş çayırlar yer alır. UYARI Orta enlemlerin kıyı bölgelerinde dağılım gösteren biyoma maki adı verilir. Yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Maki biyomunda küçük boylu ağaçlar, çalılar, çok çeşitli yabani otlar ve çimenler vardır. Bu bitkilerde susuzluğa ve yangınlara karşı adaptasyonlar gelişmiştir. İç Anadolu ve Akdeniz bölgemizde görülen bu biyomda geyik, keçi gibi hayvanların yanı sıra kuş, sürüngen ve birçok böcek türü bulunur. Makilik alan C. ÇÖL BİYOMU Çöller, yıllık ortalama yağış miktarının 250 mm den az olduğu ya da bazı durumlarda yağışın 250 mm den daha fazla olduğu ancak, yıl içinde düzensiz dağılım gösterdiği bölgelerdir. Çöllerin varlığını belirleyen en önemli faktör, yağışın yıl içindeki dağılım şeklidir. Örneğin yılda yaklaşık 300 mm yağış alan yarı kurak bir alanda, yağış her ay olmak üzere yıl içinde düzenli dağılım gösterirse, bu alanlarda çayırlıklar oluşabilir. Ancak aynı miktarda yağış, bir veya iki ay içinde yoğunlaşarak yağıp, geri kalan aylar yağış almazsa, bu alan çöl özelliği gösterir. Çöller, en aşırı sıcaklık dalgalanmalarının görüldüğü biyom tipidir. Günboyu yoğun güneş ışığı alan bu alanlarda, hem hava sıcaklığı (40 C veya üstü) hem de toprak sıcaklığı (60 C veya üstü) yüksektir. Bu alanlarda sıcaklık gün içinde ve mevsimler arasında büyük farklılıklar gösterir. Gündüz 55 C a çıkabilen sıcaklık geceleri eksili değerlere inmektedir. 236
56 Tek yıllık çöl bitkileri, yağışın oldukça kısa sürdüğü dönemlerde hızlı bir şekilde yetişerek çiçek açarlar. Yüzey/hacim oranı çok düşük olan bir f ç kaktüsü türü görülmektedir. Çöl ortamında bitki ve hayvan türleri için temel kısıtlayıcı etken, su kıtlığıdır. Bir yıllık çöl bitkileri, çok yıllık otsu bitkiler, etli gövdeli bitkiler ve çöl çalıları çöl ortamında yaşayan doğal bitki topluluklarını oluşturur. Bu bitki formları, çöl bölgelerindeki başlıca su kaynağı olan, yeraltı suyu veya yüzey suyunu alabilmek için çeşitli uyumlar kazanmışlardır. Örneğin yüzey toprağının çok kuru olduğu çöllerde, yerin 9 m derinliğinden 60 m derinliğine kadar olan alt kısmındaki yeraltı sularını kullanabilen çöl ağaçları, oldukça uzun köklere sahiptir. Çoğunlukla çöl ortamını çağrıştıran etli ve kalın gövdeli (ya da etli ve kalın yapraklı) sukkulent bitkiler, su kıtlığına dayanabilmek için dört temel uyum mekanizması geliştirmiştir. Bunlar; suyun etkin bir ekilde saklanması, yüksek su depolama kapasitesi, yüksek sıcaklıklara karşı dayanma, su varlığında, suyun çok hızlı bir şekilde alınmasıdır. Etli gövdeli ya da yapraklı çöl bitkilerinde yüzey / hacim oranı çok düşüktür. Bu durum, terlemenin meydana geldiği yüzey alanının nispeten küçük olmasını sağlar. Örneğin, bir fıçı kaktüsünün her 1 cm 2 lik dış yüzeyine karşılık, bitki içinde 9 cm 3 doku sıvısı bulunur. Ayrıca kaktüslerin epidermisini örten mumsu kütikula tabakası ve sahip oldukları az sayıdaki stoma alttaki dokulardan su kaybının en az düzeyde olmasına neden olur. a ki farkl f ç kaktüsü bitkisinden alınan enine kesit şekli: a) K vr ml yüzeyler gövdenin genişleyerek su depolamas n sağlar. b) Gövdedeki depo suyunu kullanm ş ve su stresi alt nda bulunan bitkinin k vr ml yüzeyi büzülmüştür. b ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar Çöl ağacı olan "Cercidium" bitkisi, derin topraklardaki yeraltı sularını çekebilecek uzun ve gelişmiş bir kök sistemine sahiptir. Çöl biyomlarının karakteristik olan başka bir bitki formu ise çöl çalılarıdır. Çöldeki çalı formları arazide oldukça seyrek bir şekilde ve düzenli aralıklarla büyürler. Bitkiler arasındaki bu seyrek ve düzenli dağılış su gibi kıt bir kaynak için bitkiler arası rekabeti azaltır. Çöl bitkileri gibi çöl hayvanlarıda yüksek sıcaklık ve su kıtlığına karşı bazı uyum mekanizmaları geliştirmişlerdir. Örneğin sürüngenler ve bir çok böcek türü suyu geçirmeyen dış örtüleri ve boşaltım maddesi olarak ürik asit atmaları sayesinde kuraklığa uyum sağlarlar. Ayrıca çöl farelerinin bir çok türü hiç su içmeden, sadece kuru tohumlarla beslenerek çok uzun zaman yaşayabilirler. Güney Afrika da Kalahari Çölü, Kuzey Afrika da Sahra Çölü ve Arabistan Çölü büyük çöllere örnektir. Ülkemizde ise gerçek anlamda çöl bulunmamaktadır. Fakat karasal iklimin egemen olduğu ve bitki örtüsünün aşırı tahrip edildiği Karapınar ve Tuz Gölü çevresi çölleşmeye hassas olan bölgelerimizdir. 237
57 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar UYARI Düşük sıcaklıklar ve su kıtlığının görüldüğü alanlara ekolojik açıdan soğuk çöller adı verilir. Orta Asya da soğuk çöller yer alır. Bu tip çöl alanlarında soğuk iklim koşullarına dayanıklı liken ve yosun gibi bitki türleri bulunur. Çin deki Taklamakan Çölü bu çöl tipine örnektir. D. TUNDRA BİYOMU Çöl Biyomu Tundra biyomu, yeryüzündeki karasal alanların %20 sini oluşturan arktik bölgedeki geniş bir alanı kapsar. Kuvvetli rüzgârların ve çok düşük sıcaklıkların görüldüğü bu alanlarda, toprak tabakası sürekli donmuş görünümdedir. Kışın ortalama sıcaklık 30 C nin altına düşerken, yazın 10 C den düşüktür. Tundra biyomunda çoğunlukla otsu bitki türleri ile bodur çalılar, ağaçlar ve likenler karışık olarak bulunur. İri gövdeli misk öküzleri, ayı, kurt, tilki, ren geyikleri tundrada yaşayan hayvanlardır. Tundra Biyomu 238
58 Durgun su kütlesi olan bir göl görülmektedir. Yapraklarının çapı bir metreden büyük olan Amozon nilüferi görülmektedir. II. SUCUL BİYOMLAR Sucul biyomlar alan olarak biyosferin en büyük kısmını oluşturur. Sucul biyomlar, fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki farklılıklarına göre tatlı su ve tuzlu su biyomları olmak üzere iki grupta incelenir. A. TATLI SU BİYOMLARI Tatlı su biyomları, toprakla ve üzerinden geçtikleri karasal ekosistemlerin biyotik elemanlarıyla yakından bağlantılıdır. Tatlı su biyomları, tuzlu su ve karasal biyomlarla karşılaştırıldığında yeryüzünde nispeten daha az alan kaplar. Bir tatlı su biyomunun özellikleri, maruz kaldığı iklim koşullarından, su akış hızı ve tarzından etkilenir. Tatlı su biyomları durgun su kütleleri, hareketli su kütleleri (akarsu) ve sulak alanlar olmak üzere üç grupta incelenir. Hareketli ve durgun sular kimyasal özellikleri bakımından birbirlerine benzeseler de fiziksel ve biyolojik özellikleri önemli farklılıklar gösterir. I) Durgun Su Kütleleri (Gölcükler ve Göller) Durgun su kütlelerinin büyüklükleri, birkaç metre karelik küçük bir gölcükten başlayarak binlerce kilometre karelik yüzey alanına sahip büyük göllere kadar değişir. Göller, karasal ortamdaki büyük çukurların sularla dolması sonucu oluşan buharlaşma ile kurumayan ve suları doğal olarak tamamen boşaltılmayan durgun su kütleleridir. Göller, suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri, büyüklükleri, verimlilikleri ve oluşumları açısından çok değişken yapıda olup, bu özellikleriyle akarsu kütlelerinden belirgin olarak ayrılırlar. Göl biyomlarındaki komüniteler, suyun derinliğine ve kıyıya uzaklığına bağlı olarak yayılış gösterir. Göl biyomlarında siyanobakteriler, algler, küçük kabuklular, kurbağa, sazan, levrek, göçmen su kuşları, karabatak, sucul bitkiler, saz, kamış, nilüfer vb. canlılar yaşar. Ülkemizdeki göl biyomlarına Ulubat ve Eymir gölleri başlıca örnektir. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar Nehre akan bir akarsu II) Hareketli Su Kütleleri (Akarsu, Nehir ve Irmaklar) Akarsular ve nehirler, sürekli olarak tek bir yönde akan su kütleleridir. Akarsularda oksijen basıncı genellikle yüksek ve her bölgede aynı değerdedir. Bir akarsuyun çıkış noktasından (belki bir kaynak ya da erimekte olan kar) başlayıp, bir denize veya göle kavuştuğu noktaya kadar olan bölümüne akarsu yatağı denir. Bir akarsu yatağı boyunca genellikle iki bölge görülür. Hızlı akıntılı bölgede; akarsuyun başlangıç kısmında akıntı hızı yüksektir. Su yatağı dar ve zeminde balçık ve benzeri maddeler bulunmaz. Su genellikle soğuk ve temiz olup az miktarda mineral taşır. Bu bölgede zemine sıkıca tutunan, yassı vücuda sahip özelleşmiş canlılar bulunur. Bu bölgedeki balıklar ise akıntıya karşı yüzerler veya zemine yapışabilirler. 239
59 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar Bir sulak alan Sphagnum yosunları, suya bitişik çimenli bir alanda yaşarlar ve turba bataklıklarının oluşmasına yol açarlar. Durgun bölgede; akıntı hızının azaldığı, su derinliğinin arttığı, kum ve balçık gibi maddelerin zeminde biriktiği görülür. Bu kısımlarda su, daha fazla sediment (sürüntü maddesi) ve besin maddeleri taşıyarak daha bulanık olabilir. Durgun bölge, kazıcı ve yüzücü hayvanlar ile köklü bitkiler için yumuşak bir zemin ortamı sağlar. III) Sulak Alanlar Bir tam yılın en az bir bölümünde sığ bir tatlı su kütlesi ile kaplı olan bir alan sulak alan olarak bilinir. Sulak alanlar doğal veya yapay; sürekli veya mevsimsel; suları durgun veya akıntılı; tatlı, acı veya tuzlu su kütleleridir. Sulak alanlar altında kalan topraklar ya sürekli olarak ya da yılın en az belirli bir döneminde suya doymuş halde bulunurlar. Sulak alanlar, yüzey akışı ve buharlaşmayla gerçekleşen su kaybına göre yağışın daha çok olduğu yerlerde, karasal ve sucul habitatlar arasında oluşan geçiş bölgeleridir. Sulak alan toprakları, oksijen bakımından çoğu kez fakirdir. Sulak alan çeşitlerinden herbiri, su ile doymuş topraklarda periyodik olarak ortaya çıkan oksijensiz koşullara uyum gösteren hidrofit (su bitkileri) bitki türlerini içerir. Örneğin hasırotu, ayakotu, turba yosunu, siyah ladin, melez ağacı, yüzücü göl zambakları, sazlar ve sukamışları sulak alanların yaygın bitki türlerini oluşturur. Bataklıklar, sazlıklar, turbalıklar, sulak çayırlar ile denizlerin altı metre derinliğe kadar olan kesimleri sulak alan kapsamı içindedir. Türkiye de Balıkdamı, Sultan Sazlığı, Göksu deltası sulak alanlara örnektir. Sulak alanlar, yerküredeki karbonun %10 14 lük bir bölümünü bağlarlar. Bu yüzden, bu alanlar büyük miktarlarda organik karbon oluştururlar. Bu karbon turba diye bilinen ve toprakta tam olarak ayrışmamış durumda bulunan bataklık bitkilerinde depo edilir. Türkiye de Yeniçağa, Yeşilırmak Deltası, Trabzon Ağaçbaşı Yaylası turbalık alanlara örnektir. B. TUZLU SU BİYOMLARI Dünya yüzeyinin yaklaşık olarak %70 ini okyanuslar ile bunları birbirine bağlayan ve uzantıları olan denizler kaplar. Tuzlu su biyomlarında yaşam, fiziksel etmenler tarafından kontrol edilir. Dalgalar, gel gitler, akıntılar, tuzluluk derecesi, sıcaklık, basınç ve ışık yoğunluğu gibi fiziksel etmenler tuzlu su biyomlarındaki komünitelerin yapısını önemli ölçüde belirler. Denizel komünitelerin farklı tabakalarında birçok omurgasız hayvan türü yaşar. Okyanus biyomları, biyosfer üzerinde çok büyük etkiye sahiptir. Çünkü, yeryüzündeki hava koşullarının ve iklimin şekillenmesinde ana rolü üstlenirler. Örneğin deniz suyunun buharlaşması yağışlara kaynaklık ederken, okyanus akıntıları iklim ve rüzgâr şekilleri üzerinde büyük bir etki gösterir. Bununla birlikte, deniz algleri ve fotosentez yapan bakteriler, atmosferik oksijenin önemli bir kısmını sağlarken, karbondioksitin büyük bir miktarını tüketirler. Tuzlu su biyomlarındaki komüniteler suyun derinliğine, kıyıya olan uzaklığına ve ışık geçirgenliğine göre dağılım gösterir. Denizler ve okyanusların kıyıya yakın bölgelerinde tür çeşitliliği fazladır. Tuzlu su biyomlarında suyun derinliğine bağlı olarak bitkisel planktonlar, hayvansal planktonlar, solucanlar, yumuşakçalar, deniz kaplumbağaları, balıklar, deniz kırlangıçları, albatroslar ve denizel memeliler gibi birçok canlı türü yaşar. 240
60 ETKİNLİKLER ETKİNLİK 1 (Biyomlar) Boşluk Tamamlama Soruları flora durgun su ekosistem yağış hidrofit çayır tropikal yağmur biyom biyocoğrafya sukkulent hareketli su iklim soğuk çöller epifit ekosfer kutup ekvator Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri tabloda verilen kavramlar ile tamamlayınız. 1. Yeryüzündeki canlı türlerinin geçmişte ve günümüzde coğrafik dağılışını inceleyen bilim dalına... denir. 2. Birçok popülasyonu içine alan komünite ile komünitenin içinde bulunduğu cansız çevreyi kapsayan ekolojik birime... denir. 3. Yeryüzünün belli başlı bölgelerinde yaşamaya adapte olmuş bitki topluluklarına... denir. 4. Yeryüzündeki tüm canlıları ve bu canlıların etkileşim halinde bulunduğu fiziksel çevreyi içine alan yerküre bölümüne.. denir. 5. Geniş coğrafik bölgeleri kapsayan ve kendine özgü bitki örtüsüne sahip büyük ekosistem tiplerinden oluşan ekolojik birime adı verilir. 6. Uzun bir zaman aralığı içinde belirli bir bölgede hakim olan atmosfer koşullarına denir. 7. Atmosferdeki su buharının, çeşitli faktörlerin etkisi altında yoğuşarak sıvı veya katı halde yeryüzüne düşmesine denir. 8. Bitki türlerinin sıcaklık istekleri yüksek enlem derecesine sahip olan bölgelerinde az, düşük enlem derecesine sahip olan bölgelerinde ise daha yüksektir. ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar 9. Üzerinde yaşadıkları ağaçlardan su ve besin almadan sadece onları konak olarak kullanan ve gelişip büyüyen bitkilere bitki denir. 10. Ekvator kuşağı çevresindeki alçak rakımlı bölgelerde yoğun yağışa, yüksek nem ve sıcaklığa sahip olan... ormanları yer alır. 11. Çoğunlukla çöl ortamını çağrıştıran etli ve kalın gövdeli veya yapraklı bitkilere... bitkiler denir. 12. Kutup bölgelerinde düşük sıcaklıklar ve su kıtlığının görüldüğü alanlara ekolojik açıdan... adı verilir. 13. Yağışların çölleşmeye izin vermediği ve orman oluşumu için yetersiz kaldığı ılıman bölgelerde... alanlar oluşur. 14. Tatlı su biyomları... kütlesi ve... kütlesi olmak üzere iki grupta incelenir. 15. Sulak alanlar, su ile doymuş topraklara ve periyodik olarak ortaya çıkan oksijensiz koşullara uyum gösteren bitkileri içerir. 241
61 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar ETKİNLİK 2 (Biyomlar) Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına D, yanlış olanların yanına Y harfi yazınız. 1. Güneş ışığı şiddetinin hem enleme hem de mevsimlere bağlı değişimi biyomların yeryüzündeki dağılımını etikler. 2. Belirli bir bölgede yaşayan bitki topluluklarına flora, hayvan topluluklarına ise fauna adı verilir. 3. Yeryüzündeki farklı coğrafik bölgelerde dağılım gösteren karasal biyomlar keskin sınırlar ile birbirlerinden ayrılırlar. 4. Sıcaklık, yağış, nem ve ışık gibi faktörler, iklimin ana elemanlarıdır. 5. İklim üzerindeki değişikliğe hava ve okyanus akıntıları, kara parçalarının büyüklüğü ve dağ sıralarının doğrultusu gibi faktörler yol açar. 6. Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe ve yeryüzünden atmosfere doğru yükseldikçe sıcaklık azalır. 7. Yeryüzündeki sıcaklık değişimleri üzerinde enlem, denize göre konum ve yükselti gibi faktörler etki eder. 8. Hava akımları ve rüzgâr sistemlerinin etkisiyle sıcaklık, yağış ve nem bakımından farklı bölgeler meydana gelir. 9. Tropikal bölgelerde mevsimsel değişimler en yüksek düzeyde olup, mevsimler arası belirgin farklılıklar vardır. 10. Çöl biyomlarında gün içindeki sıcaklık değerleri yaklaşık olarak aynıdır. Doğru Yanlış Soruları 11. Çöl topraklarında yayılış gösteren bitki topluluklarının büyüme mevsimleri uzun olup, gelişmeleri oldukça yavaştır. 12. Orta enlemlerin ılıman kuşak özelliklerini gösteren ılıman bölge yaprak döken ormanlarında geniş yapraklı ağaç türleri hakimdir. 13. Sucul ekosistemler, baskın bitki örtüsü tipine göre sınıflandırılır. 14. Karasal biyomlar, aynı iklim koşullarını paylaşan büyük ekosistem tiplerinden oluşur. 15. Kuzey bölgelerin iğne yapraklı ormanları için, uzun süren kış mevsiminde şiddetli don olaylarının görülmesi karakteristiktir. 16. Ilıman bölge çayırlarında toprak örtüsü, besin elementleri ve organik maddeler bakımından oldukça fakirdir. 17. Çöl biyomlarında yayılış gösteren çöl bitkileri su kıtlığına dayanabilmek için çeşitli adaptasyonlar geliştirmiştir. 18. Akarsu biyomlarının akıntı hızının yüksek olduğu başlangıç noktasında su genellikle ılık olup, mineral madde bakımından zengindir. 19. Sulak alanlarda yaşayan ve turba adı verilen bataklık bitkilerinde, yerküredeki karbonun %10 14 lük bölümü depo edilir. 20. Okyanus biyomları, yeryüzündeki hava koşullarının ve iklimin belirlenmesinde önemli rol oynar. 242
62 ETKİNLİK 3 (Biyomlar) Aşağıda Yapılandırılmış Grid deki numaralandırılmış kutucuklarda farklı biyom tipleri verilmiştir. Kutucuk numaralarını kullanarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız. 1. Tropikal yağmur ormanları 2. Ilıman bölge yaprak döken ormanları 3. İğne yapraklı ormanlar 4. Ilıman bölge çayırları 5. Çöl 6. Okyanus Yapılandırılmış Grid a) Yukarıdakilerden hangisinde yıllık yağış ortalaması en azdır?... b) Yukarıdakilerden hangisinde toprak besin elementleri ve organik maddeler bakımından zengindir?... c) Yukarıdakilerden hangisi yeryüzündeki hava koşullarının ve iklimin şekillenmesinde çok büyük etkiye sahiptir?... d) Yukarıdakilerden hangisi yüksek enlem ve yüksek rakımda yaşayabilecek bitki türleri içerir?... e) Yukarıdakilerden hangisinde gün uzunluğu yıl boyunca çok az değişir ve iklim koşulları düzenli seyreder?... f ) Yukarıdakilerden hangisinde düzenli seyreden bol yağışlar ve ılık yaz aylarının hakim olduğu orta enlemlerin ılıman kuşak özellikleri görülür?... ETKİNLİK 4 (Biyomlar) Aşağıda karasal biyom tiplerine ait bazı özellikler verilmiştir. Bu özellikleri uygun olan biyom tipi ile eşleştiriniz. 1 Uzun dönem kurak süren yaz ayları ve karlarla kaplı so uk kıfl ayları görülür. 2 Yo un ya fl ve yüksek nem oran na sahiptir. 3 Do al bitki toplulukları su kıtlı ına ve kuraklı a karflı çeflitli uyum mekanizmaları gelifltirmifltir. A B C Ilıman bölge çayırlıkları Çöl Tropikal ya mur ormanlar 4 5 Dünya üzerindeki en yüksek tür çeflitlili ine sahiptir ve düflük enlemlerde yer al r. Yıllık ortalama ya ıfl miktarı az olup, ya ıfllar yıl içinde düzensiz da ılmıfltır. 6 ri vücutlu otçul memeli hayvanlar yaygın olarak bulunur ve toprak verimlili i oldukça yüksektir. Eşleştirme ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar ETKİNLİK 5 (Biyomlar) Grafik Yorumlama Dünya nın büyük iklimsel bölgelerindeki karasal biyomlarda komünitelerin sahip olduğu tür çeşitliliği farklılık gösterir. Aşağıdaki grafikte büyük iklimsel bölgelerde yaşayan türlerin yüzde oranları verilmiştir. Bu iklimsel bölgelerde çoğunlukla yayılış gösteren orman biyom tiplerini kutucukların altındaki boşluğa yazınız. Bölgeler Ilıman bölgeler (% 24) Kutup bölgeleri (% 2) Tropikal bölgeler (% 74) Tropikal bölgeler Il man bölgeler Kutup bölgeleri Tür yüzdesi 243
63 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar 244
64 Soru 1. Aşağıda bazı kavramlara ait tanımlar verilmiştir. Canlı türlerinin biyosfer üzerindeki dağılışını ve bu dağılışa etki eden faktörleri inceler. Belirli bir bölgede yaşayan bitki topluluklarına denir. Uzun bir zaman aralığı içinde belirli bir bölgede hakim olan atmosfer koşullarına denir. Belirli bir bölgede yaşayan hayvan topluluklarına denir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi verilen tanımlarla ilgili kavramlardan biri değildir? A) Fauna B) Biyocoğrafya C) Flora D) İklim E) Abiyotik 2. Bitki ve hayvan türlerinin yeryüzünde dağılışına sıcaklık, nem ve su miktarı gibi iklimsel faktörler etki eder. Aşağıdaki grafikte nem ve sıcaklığın değişimi sonucu özelleşmiş farklı ortamlarda bir türün yaşama yeteneği verilmiştir. Sıcaklık( C) Düflük Orta uy unluk uygunluk Yüksek uygunluk TEST 1 3. Akarsu biyomları ile ilgili, I. Daima tek yönlü akan su kütleleridir. II. Çeşitli bölgelerindeki canlı toplulukları arasında büyük değişimler gözlenebilir. III. Başlangıç kısmında, alt bölümlerine göre su daha sıcak ve çözünmüş oksijen miktarı daha düşüktür. IV. Besin maddesi bakımından içeriği akarsuyun üzerinden aktığı arazi ve bitki örtüsü tarafından belirlenir. açıklamalarından hangileri doğrudur? A) I ve II B) II ve III C) I, II ve IV D) I, III ve IV E) II, III ve IV 4. Bölgesel ve yöresel boyutta iklim bakımından farklı alanların oluşmasında etkili olan faktörler, bu alanlarda bitki ve hayvan türlerinin yayılışını da etkiler. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi iklim bakımından farklı alanların oluşmasında doğrudan etkili olan faktörlerden biri değildir? A) Güneş ışığı şiddetinin enlemlere göre farklı olması B) Güneş ışığı şiddetinin mevsimlere bağlı değişimi C) Okyanus akıntıları D) Yeryüzü şekillerinin yükseltisi E) Toprak yapısı ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar So Nisbi nem (%) Buna göre, I. Sıcaklığın 35 C ve nemin %90 olduğu ortam, türün yerleşmesi için en uygun ortamdır. II. Sıcaklığın 25 C nin altında ve 35 C nin üstünde olduğu ortamlarda türün uyum yeteneği zayıftır. III. Sıcaklığın 30 C de ve nemin %87 93 olduğu aralıkta türün ortama uyum yeteneği yüksektir. yorumlarından hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 5. Derin göl ve okyanus biyomlarında yaşayan bitkisel ve hayvansal planktonların yüzeyden derinlere doğru gidildikçe sayıları azalır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Derinlerde planktonlarla beslenen balık sayısının çok olması B) Derinlerde sıcaklık değerinin düşük olması C) Derinlere doğru gidildikçe ışık miktarının azalması D) Derinlerde yüzeye oranla mineral tuzların az olması E) Derinlere doğru sudaki çözünmüş oksijen miktarının azalması 245
65 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar 6. Aşağıdaki grafiklerde farklı biyomlarda yaşamaya adapte olmuş bitki türlerinin toprak nemine bağlı olarak birey sayılarındaki değişimi gösterilmiştir. Birey sayısı Toprak Sulak Nemli Kurak nemi Turba yosunu Birey sayısı Sulak Nemli Kurak Amerikan kayını Birey sayısı Sulak Nemli Kurak Çöl çalıları Toprak nemi Toprak nemi Grafiklere göre, bu bitki türlerinin kurak ortama toleranslarının çoktan aza doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) Çöl çalıları Amerikan kayını Turba yosunu B) Amerikan kayını Turba yosunu Çöl çalıları C) Turba yosunu Amerikan kayını Çöl çalıları D) Çöl çalıları Turba yosunu Amerikan kayını E) Amerikan kayını Çöl çalıları Turba yosunu 7. Tatlısu biyomları durgun su kütleleri ve hareketli kütleleri olmak üzere iki grupta incelenir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi durgun su kütlesi olan göller ile ilgili yanlış bir açıklamadır? A) Bitki ve hayvan türleri göl suyunun derinliğine ve kıyıya uzaklığına göre yayılış gösterir. B) Kıyı bölgelerinde, köklü ve yüzücü sucul bitkiler yetişir. C) Kıyıdan uzakta olan, bol ışıklı açık yüzey sularında canlı çeşitliliği azdır. D) Büyüklükleri birkaç metrekare olabileceği gibi binlerce kilometre karelik yüzey alanına da sahip olabilir. E) Fotosentez için yeterli ışığın ulaştığı gölün en üst tabakasında canlı çeşitliliği fazladır. 9. Ilıman bölge çayır biyomları ile ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır? A) Çayır biyomları yağış bakımından çöl ve orman biyomları arasında yer alır. B) Yıllık ortalama yağış miktarı mm arasında değişir. C) Toprak besin elementleri ve organik madde bakımından oldukça fakirdir. D) Uzun dönem kurak süren yaz ayları ve karlarla kaplı soğuk kış ayları iklimin en belirgin özelliğidir. E) Genel olarak yağış miktarı yıl boyunca düzenli olarak dağılmıştır. 10. Aşağıda bir orman biyomuna ait bazı tipik özellikler verilmiştir. Yıl boyunca düzenli ve bol miktarda yağış alır. Yıl içinde mevsimler arasında belirgin farklılıklar görülür. Kış aylarında don olayı meydana gelirken, yaz aylarında kuraklık görülmez. Bitki örtüsünü oluşturan ağaçlar geniş yapraklıdır ve kış koşullarına uyum sağlamak için yaprak dökerler. Buna göre özellikleri verilen orman biyomu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A) Kuzey bölgelerin iğne yapraklı ormanları B) Ilıman bölge yaprak döken ormanları C) Tropikal bölge yağmur ormanları D) Ilıman bölge yağmur ormanları E) Tropikal bölge mevsim ormanları 8. Çöl biyomunda yaşayan bitki türleri aşağıdaki adaptasyonlardan hangisine sahip olamaz? A) Gelişmiş kök sistemi B) Etli ve kalın gövde C) Depo kök D) Kalın kütikula E) Bol stoma 11. Aşağıdaki özelliklerden hangisi tüm karasal biyom tiplerinde ortak olarak görülür? A) Kendine özgü bitki örtüsüne sahip olma B) Yıllık ortalama yağış miktarının 250 mm nin üstünde olması C) Bitki ve hayvan tür zenginliklerinin aynı olması D) Komşu biyomlar arasındaki geçiş sınırının belirgin olması E) Kış ve yaz aylarının eşit sürelerde yaşanması E 2. D 3. C 4. E 5. C 6. A 7. C 8. E 9. C 10. B 11. A
66 Soru 1. Karasal bir biyomun çöl olarak tanımlanabilmesi için aşağıdaki özelliklerden hangisi öncelikli öneme sahiptir? A) Ortalama yıllık yağış miktarının 250 mm den az ve düzensiz olması B) Bitki örtüsünün su depo edebilme kapasitesinin yüksek olması C) Geniş yapraklı bitki türlerine çok az rastlanması D) Seyrek yayılmış çalı formundaki bitki türlerinin çok olması E) Bitki türlerinin su kıtlığına karşı kök sistemlerinin dallanmış olması 2. Aşağıdaki biyomlardan hangisi yağışların oluşmasında en fazla etki gösterir? A) Okyanus B) Çayırlık C) Çöl D) İğne yapraklı orman E) Sulak alanlar 3. Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe biyomlardaki komünitelerin içerdiği tür çeşitliliği azalır. Bu durumu, I. güneş ışınlarının geliş açısı, II. ışık şiddeti, III. sıcaklık değişimleri faktörlerinden hangileri etkiler? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III TEST 2 5. Çöl ortamında yaşayan etli ve kalın gövdeli bitkiler su kıtlığına dayanabilmek için dört temel uyum mekanizması geliştirmişlerdir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bu uyum mekanizmalarından biri değildir? A) Suyun etkin bir şekilde saklanması B) Yüzey / hacim oranını artırma C) Yüksek su depolama kapasitesi D) Yüksek sıcaklıklara karşı dayanma E) Suyu çok hızlı bir şekilde bünyesine alabilme 6. Fotoototrof canlı Derinlik (m) Yukarıdaki grafik bir tatlı su biyomunda yer alan fotoototrof canlı sayısının derinliğe bağlı değişimini göstermektedir. Buna göre, I. Derinliğin arttığı bölgelerde oksijen konsantrasyonu azalır. II. Su derinliğinin az olduğu kıyıya yakın bölgelerde canlı çeşitliliği fazladır. III. Su derinliğinin 5 m den fazla olduğu bölgelerde fotoototrof canlı yaşamaz. yorumlarından hangileri yapılabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar So 4. Farklı bölgelere ait olan, I. ılıman bölge çayırları, II. ılıman bölge yaprak döken ormanları, III. çöl biyomlarında canlı çeşitliliğinin çoktan aza doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) II I III B) I II III C) III I II D) I III II E) III II I 7. Aşağıdakilerden hangisi biyomların yeryüzünde dağılımını etkileyen faktörlerden biri değildir? A) Sıcaklık değişimleri B) Yağış miktarı C) Tüketici canlı sayısı D) Yükselti E) Işık şiddeti 247
67 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar 8. Yıllık ortalama sıcaklık ( C) Çöl Otlak Tropikal orman Ilıman kuşak ormanı Kozalaklı orman Arktik ve alpin tundra Yıllık ortalama yağış (cm) Yukarıdaki iklim diyagramında yıllık ortalama sıcaklık ve yağış miktarına göre bazı biyom çeşitlerinin yayılış alanı görülmektedir. Buna göre, I. Kozalaklı orman ve ılıman kuşak ormanlarına düşen yıllık yağış miktarının sınırları benzerdir. II. Yıllık ortalama düşen yağış miktarı aynı olan biyomlarda yıllık ortalama sıcaklığın yayılış alanı farklı olabilir. III. Yıllık ortalama sıcaklık ve yağış miktarındaki yayılışı aynı olan alanlar, farklı biyom tiplerini destekleyebilir. yorumlarından hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 9. Bitki örtüsünü mısır, buğday ve arpa gibi bitki türleri oluşturur. İri vücutlu memeli hayvan türlerinin otlaması için uygun alanlardır. Toprak ortamının besin maddeleri bakımından zengin olması, bu alanların tarım alanları olarak kullanılmasına neden olur. Birçok bitki türü düşük toprak nemine, yoğun güneş ışığına, güçlü rüzgârlara, kuraklığa ve aşırı soğuk kış aylarına uyum sağlamıştır. 10. Aşağıdakilerden hangisi karasal biyomlar ile ilgili doğru bir açıklama değildir? A) Aynı iklim koşullarını paylaşan büyük ekosistem tiplerini içerir. B) Sınıflandırmalarında özellikle bölgenin hayvan toplulukları etkilidir. C) İklimsel klimaks sonunda ulaşılan ve kararlı bir yapı gösteren bitki komünitelerine sahiptir. D) Bitki örtüsü tipine ve iklim koşullarına göre belirli hayvan türlerini barındırır. E) Kendine özgü bir bitki örtüsü tipi vardır. 11. Sucul biyomlardaki tür çeşitliliğini suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri, kıyıya uzaklık ve derinlik gibi bazı özellikleri etkiler. Aşağıdaki grafiklerde A ve B türlerinin sudaki tuz oranına göre birey sayılarındaki değişimi gösterilmiştir. Birey sayısı A türü Sudaki tuz oranı (%) Birey sayısı B türü Sudaki tuz oranı (%) Buna göre, I. Tuz oranı %1 olan su ortamında A türünün yoğunluğu B türünden fazladır. II. A ve B türü için en ideal tuz oranı %2 ile %3 arasındadır. III. B türü çok az ya da çok fazla tuz içeren sularda yaşayamaz. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III Yukarıda bazı tipik özellikleri belirtilen karasal biyom çeşidi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir? A) İğne yapraklı ormanlar B) Tropikal yağmur ormanı C) Çöl D) Ilıman bölge çayırları E) Ilıman bölge yaprak döken ormanları 12. Türkiye de, I. çayır, II. okyanus, III. iğne yapraklı orman biyomlarından hangileri görülür? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) I, II ve III A 2. A 3. E 4. A 5. B 6. E 7. C 8. E 9. D 10. B 11. D 12. D
68 ETKİNLİK YANIT ANAHTARI
69
70 ÜNİTE 1 ÜNİTE 1 ÜREME BÖLÜM 1 Mitoz ve Eşeysiz Üreme ETKİNLİK 1 Bitki hücr elerinde Hayvan hücrelerinde ETKİNLİK 2 e a d b f c ETKİNLİK 3 İNTERFAZ 4 ve 5 MİTOZ 1, 3, 6 ve 7 SİTOKİNEZ 2 ETKİNLİK 4 a) 6, 8 ve 10 b) 1, 2, 3, 5, 9, 11 ve 12 c) 4 ve 7 d) 4 ve 8 e) 7 ETKİNLİK 5 Tomurcuklanma: Bölünme: Vejetatif üreme: Tomurcuklanma ile üremede ana canlı üzerinde mitoz bölünme ile tomurcuk şeklinde çıkıntı oluşur. Bu çıkıntılar olgunlaşıp ana canlıdan ayrılır ya da ana canlıya bağlı kalarak koloni oluşturur. Temeli mitoz bölünmeye dayanır. Belli bir büyüklüğe ulaşan hücre ikiye bölünme ile yavru hücreleri oluşturur. Yüksek yapılı bitkilerde görülen eşeysiz üreme şeklidir. Bu tip üremede, ana bitkiden ayrılan bir doku parçasının gelişmesi ile yeni bir bitki meydana gelir. 251
71 ÜNİTE 1 ÜREME BÖLÜM 1 Mitoz ve Eşeysiz Üreme ETKİNLİK 6 İnterfaz 3 Rejenerasyon 5 Tomurcuklanma 6 Anafaz 2 Mitoz 4 Bitki hücresi 1 ETKİNLİK 7 1 Rejenerasyon 4 Sporla üreme 2 Vejetatif üreme 5 Tomurcuklanma 3 Bölünerek üreme ETKİNLİK 8 Metindeki boşluklara gelecek olan kavramlar sırasıyla; genom, gen, kromatin, kromatit şeklinde olmalıdır. ETKİNLİK 9 a, c, d ve g açıklamaları doğru, b, e ve f açıklamaları ise yanlıştır. Tanılayıcı dallanmış ağaçtaki ifadeleri takip eden öğrenci 4. çıkışa ulaşır. ETKİNLİK Y 2. D 3. D 4. D 5. D 6. D 7. Y 8. D 9. Y 10. D 11. Y 12. Y 13. D 14. Y 15. D 16. D 17. Y 18. Y 19. D 20. Y ETKİNLİK üreme 5. interfaz 9. sitokinez 13. boğumlanma 17. spor 2. genom 6. mitoz 10. sentromer 14. eşeysiz 18. vejetatif üreme 3. gen 7. gametofit 11. kromozom 15. bölünme 19. rizom 4. kromatin 8. telofaz 12. hücre plağı 16. tomurcuklanma 20. kanser 252
72 ÜNİTE 1 ÜREME BÖLÜM 2 Mayoz ve Eşeyli Üreme ETKİNLİK 1 E B F C D A ETKİNLİK 2 Metindeki boşluklara gelecek olan kavramlar sırasıyla; sinapsis, kromatit, tetrat, haploit şeklinde olmalıdır. ETKİNLİK 3 Mayoz bölünme: Gamet: Krossing over: Kromozom sayısını yarıya indiren ve gamet ya da spor oluşmasını sağlayan hücre bölünmesi şeklidir. Çoğunlukla mayoz bölünme sonucu oluşan haploit yapılı üreme (eşey) hücresidir. Homolog kromozomların kardeş olmayan kromatitleri arasında parça (gen) alış verişi olayıdır. ETKİNLİK 4 Mayoz Bölünme Mitoz Bölünme ETKİNLİK 5 A) 8 B) 1, 2 ve 4 C) 3, 5, 6 ve 7 253
73 ÜNİTE 1 ÜREME BÖLÜM 2 Mayoz ve Eşeyli Üreme ETKİNLİK 6 I. Anafaz I II. Profaz, mitoz bölünme III. Metafaz I IV. Mayoz bölünme Metafaz Profaz I, mayoz bölünme V. Profaz I VI. Mayoz bölünme Anafaz Mitoz bölünme Mayoz bölünme Mitoz bölünme ETKİNLİK 7 Partenogenez 6 Konjugasyon 2 Krossing over 4 Tetrat 3 Plazmit 1 Gamet 5 ETKİNLİK 8 1. Kromozom 4. Mayoz I 7. Çok hücreli 2. Mayoz bölünme 5. Mayoz II 3. Mitoz bölünme 6. Tek hücreli ETKİNLİK 9 1. D 2. Y 3. D 4. D 5. D 6. Y 7. Y 8. D 9. D 10. Y 11. Y 12. D 13. D 14. Y 15. Y 16. D 17. Y 18. D 19. Y 20. D ETKİNLİK döllenme 5. interfaz 9. varyasyon 13. haploit 17. partenogenez 2. somatik 6. sinapsis 10. kromozom 14. mitoz 18. hermafroditlik 3. diploit 7. profaz I 11. metafaz I 15. mayoz 19. çekirdek, sitoplazma 4. lokus 8. kiyazma 12. anafaz II 16. konjugasyon 20. erkek arı, dişi arı 254
74 ÜNİTE 1 ÜREME BÖLÜM 2 İnsanda Üreme Sistemi - Büyüme ve Gelişme ETKİNLİK 1 1. endometriyum 5. menopoz 9. plasenta 13. zigot 17. amniyosentez 2. ovulasyon 6. akrozom 10. epididimis 14. gastrula 18. HIV 3. seminifer tüpçük 7. oogenez 11. korpus luteum 15. folik asit 19. mikroenjeksiyon 4. testosteron 8. zona pellusida 12. progesteron 16. ultrason 20. allantoyis ETKİNLİK 2 1. Y 2. D 3. Y 4. Y 5. D 6. D 7. D 8. D 9. Y 10. Y 11. D 12. D 13. D 14. Y 15. Y 16. Y 17. D 18. D 19. Y 20. D ETKİNLİK ETKİNLİK 4 1 e 2 d 3 a 4 b 5 c ETKİNLİK ETKİNLİK 6 a, c, e ve f ifadeleri doğru, b, d ve g ifadeleri ise yanlıştır. Tanılayıcı dallanmış ağaçtaki ifadeleri takip eden öğrenci 3. çıkışa ulaşır. 255
75 ÜNİTE 2 ÜNİTE 2 KATILIMIN GENEL İLKELERİ BÖLÜM 1 Kalıtım ve Biyolojik Çeşitlilik ETKİNLİK 1 1. alel gen 6. soyağacı 11. eşeye bağlı 16. krossing over 2. homozigot, heterozigot 7. kontrol 12. hemofili, renk körlüğü 17. delesyon 3. çarpım 8. eksik baskınlık 13. down 18. dominant, resesif 4. bağımsız 9. antijen 14. karyotip 5. dihidrit, monohibrit 10. Rh negatif, Rh pozitif 15. otozomal ETKİNLİK 2 1. D 2. D 3. Y 4. D 5. D 6. Y 7. D 8. Y 9. D 10. Y 11. Y 12. D 13. Y 14. Y 15. D 16. D 17. D 18. D ETKİNLİK 3 R N n G 1/8 RNG g 1/8 RNg G 1/8 RnG g 1/8 Rng r N n G 1/8 rng g 1/8 rng G 1/8 rng g 1/8 rng ETKİNLİK 4 F 1 kufla 1 2 D 1 d 2 Fenotip çeşidi 2 : 1 2 D 1 2 d 1 4 DD 1 4 Dd 1 4 Dd 1 4 dd Fenotip oranı Genotip çeşidi Genotip oranı : 3 : 1 : 3 : 1: 2 : 1 256
76 ÜNİTE 2 KATILIMIN GENEL İLKELERİ BÖLÜM 1 Kalıtım ve Biyolojik Çeşitlilik ETKİNLİK 5 Fenotip Genotip Alyuvardaki antijen Plazmadaki antikor A AA, AO A Anti B B BB, BO B Anti A O OO Anti A ve Anti B AB AB A ve B ETKİNLİK 6 Sperm Yumurta Oluşan bireyin kromozom formülü Sendrom X 22 + XX 44 + XXX Süper dişi X 22 + X 45 + XX Down sendromu XY 22 + X 44 + XXY Klinefelter sendromu O 22 + X 44 + XO Turner dişi ETKİNLİK 7 1. Y 2. D 3. D 4. Y 5. D 6. Y ETKİNLİK 8 a) Bir hücrenin sahip olduğu kromozomların büyüklüğüne ve şekline göre dizilmesiyle oluşturulan yapıya karyotip denir. b) Bu yöntem ile Down sendromu ve Klinefelter sendromu gibi kromozom anormallikleri bebek anne karnındayken bile tespit edilebilir. c) Karyotipi verilen insan XX gonozomlarını içerdiğinden dişidir. ETKİNLİK 9 a, c, d ve g ifadeleri doğru, b, e ve f ifadeleri yanlıştır. Tanılayıcı dallanmış ağaçtaki ifadeleri takip eden öğrenci 4. çıkışa ulaşır. 257
77 ÜNİTE 2 KATILIMIN GENEL İLKELERİ BÖLÜM 2 Modern Genetik Uygulamaları ETKİNLİK 1 1. DNA ligaz 6. klonlama 11. yapışkan uçlar 16. klasik biyolojik 2. vektör 7. restriksiyon 12. polimeraz zincir 3. poliploidi 8. biyoteknoloji 13. plazmit 4. parmak izi 9. gen terapisi 14. rekombinant DNA 5. genetiği değiştirilmiş 10. melezleme 15. DNA izolasyonu ETKİNLİK 2 1. Y 2. Y 3. D 4. D 5. D 6. Y 7. Y 8. D 9. D 10. Y 11. D 12. D 13. D 14. Y 15. Y 16. D 17. D 18. D 19. D 20. D ETKİNLİK ETKİNLİK 4 1. e 2. d 3. f 4. a 5. b 6. c 258
78 ÜNİTE 3 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 1 Ekosistem Ekolojisi ETKİNLİK 1 d a e b c ETKİNLİK 2 Üretici: Tüketici: Ayrıştırıcı: İnorganik maddelerden organik madde sentezi yapabilen canlılardır. İhtiyaç duydukları organik besinlerini dışarıdan hazır alan canlılardır. Bitki, hayvan ve diğer canlıların ölü dokularını ve organik atıklarını parçalayarak bu maddeleri inorganik maddelere dönüştüren canlılardır. ETKİNLİK 3 Metindeki boşluklara sırasıyla; simbiyoz, saprofit, herbivor, karnivor, omnivor kavramları gelmelidir. ETKİNLİK 4 Ototrof canl lar Heterotrof canl lar 4 1, 3, 6, 8 7 2, 5 ETKİNLİK 5 a, b, c, e ve g ifadeleri doğru, d ve f ifadeleri yanlıştır. Tanılayıcı dallanmış ağaçtaki ifadeleri takip eden öğrenci 4. çıkışa ulaşır. ETKİNLİK 6 Ekolojik niş 5 Biyosfer 1 Komünite 4 Habitat 6 Popülasyon 3 Ekosistem 2 259
79 ETKİNLİK 7 Papatya Çekirge Kurbağa Yılan Kartal ETKİNLİK 8 1. Solunum 4. Üretici 7. Yanma 2. Etçil 5. Fotosentez 3. Otçul 6. Ayrıştırıcılar ETKİNLİK 9 A Biyotik B Abiyotik 1. Ayrıştırıcılar 4. Su 7. İklim 2. Tüketiciler 5. Işık 8. Sıcaklık 3. Üreticiler 6. Toprak ve mineraller 9. ph ETKİNLİK 10 a) 1, 3 ve 5 b) 1 ve 5 c) 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 d) 1, 3 ve 5 e) 4 e) 6 ETKİNLİK D 2. Y 3. D 4. Y 5. Y 6. Y 7. D 8. D 9. Y 10. Y 11. D 12. D 13. Y 14. D 15. Y 16. D ETKİNLİK Fotosentetik 6. Fosil yakıt 11. Böcekçil bitkiler 2. Komünite 7. Holozoik 12. Besin zinciri 3. Popülasyon 8. Herbivor 13. Biyokütle 4. Biyotik 9. Simbiyoz 14. Enerji akışı 5. Sürdürülebilirlik 10. Kommensalizm 15. Denitrifikasyon 260
80 ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ BÖLÜM 2 Biyomlar ETKİNLİK 1 1. biyocoğrafya 6. iklim 11. sukkulent 2. ekosistem 7. yağış 12. soğuk çöller 3. flora 8. kutup, ekvator 13. çayır 4. ekosfer 9. epifit 14. durgun su, hareketli su 5. biyom 10. tropikal yağmur 15. hidrofit ETKİNLİK 2 1. D 2. D 3. Y 4. D 5. D 6. D 7. D 8. D 9. Y 10. Y 11. Y 12. D 13. Y 14. D 15. D 16. Y 17. D 18. Y 19. D 20. D ETKİNLİK 3 a) 5 b) 4 c) 6 d) 3 e) 1 f) 2 ETKİNLİK 4 A B C 1 ve 6 numaralı kutucuklar ile, 3 ve 5 numaralı kutucuklar ile, 2 ve 4 numaralı kutucuklar ile eşlenir. ETKİNLİK 5 Tropikal bölgeler Ilıman bölgeler Kutup bölgeleri Tropikal yağmur ormanları biyomu Ilıman bölge yaprak döken orman biyomu İğne yapraklı orman biyomu (Tayga) 261
81 BİYOLOJİ KAYNAKÇA KAYNAKÇA BİYOLOJİ (Altıncı Baskı) Campbel N.A., Reece J.B., Çeviri Editörleri Gündüz E, Demirsoy A., Türkan İ., Palme Yayıncılık, Ankara, 2008 BİTKİ BİYOLOJİSİ, Graham L.E., Graham J.M., Wilcox L.W., Çeviri Editörü Işık K., Palme Yayıncılık, Ankara, 2008 HÜCRE MOLEKÜLER YAKLAŞIM (Üçüncü Baskı), Cooper G.M., Hausman R.E, Çeviri Editörleri Sakızlı M., Atabey N., İzmir Tıp Kitabevi GENEL BİYOLOJİ 2 (Beşinci Baskı), Keeton W.T., Gould J.L., Gould C.G., Çeviri Editörleri Demirsoy A., Türkan İ., Palme Yayıncılık, Ankara, 2004 GENETİK KAVRAMLAR (Sekizinci Baskı), Klug W.S., Cummings M.R., Spencer C.A., Çeviri Editörleri Öner C., Sümer S., Öner R., Öğüş A., Açık L., Palme Yayıncılık, Ankara, 2009 EKOLOJİNİN TEMEL İLKELERİ (Beşinci Baskı), Odum E.P., Barrett G.W., Çeviri Editörü Işık K., Palme Yayıncılık, Ankara, 2008 BİTKİ FİZYOLOJİSİ (Üçüncü Baskı), Taiz L., Zeiger E., Çeviri Editörü Türkan İ., Palme Yayıncılık, Ankara, 2008 EKOLOJİ ÇEVRE BİYOLOJİSİ (Onuncu Baskı), Kocataş A., Ege Üniversitesi, İzmir, 2008 BİTKİ EKOLOJİSİ (İkinci Baskı), Prof.Dr. Kılınç M., Prof.Dr. Kutbay H.G., Palme Yayıncılık, Ankara,
82 BİTKİ FİZYOLOJİSİ (Üçüncü Baskı), Prof.Dr. Kacar B., Prof.Dr. Katkat V., Prof.Dr. Öztürk Ş., Nobel Yayıncılık, Ankara, 2009 GENEL BİYOLOJİ LABORATUVAR KİTABI (Botanik) (Üçüncü Baskı), Prof.Dr. Ocakverdi H., Arş. Gör. Kaya B., Palme Yayıncılık, Ankara, 2005 BİYOLOJİ KAYNAKÇA BİTKİ ANATOMİSİ ve MORFOLOJİSİ LABORATUVAR KİTABI, Yrd.Doç.Dr. Atıcı T., Arş.Gör. Samancı N.K., Arş.Gör. Özel Ç.A., Palme Yayıncılık, Ankara, 2005 DENEYSEL BİTKİ ANATOMİSİ VE MORFOLOJİSİNE GİRİŞ, Prof.Dr. Ocakverdi H., Dr. Güzel Y., Palme Yayıncılık, Ankara, 2009 AÇIKLAMALI GENEL BOTANİK VE BİTKİ ANATOMİSİ ATLASI Doç.Dr. Çakırlar H., Yrd.Doç.Dr. Doğan C., Arş.Gör. Özmen E., Palme Yayıncılık, Ankara, 2009 BİTKİ BİYOLOJİSİ BOTANİK, Prof.Dr. Akman Y., Yrd.Doç.Dr. Güney K., Palme Yayıncılık, Ankara, 2006 BIOLOGY (A Guide To The Natural World), Krogh D. (Third Edition) BIOLOGY Miller K.R., Levine J.S. 263
83 BİYOLOJİ 264
EKOSİSTEM EKOLOJİSİ KONU ÖZETİ EKOSİSTEMİN YAPISI EKOSİSTEMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ
Bölüm 1 KONU ÖZETİ I. EKOSİSTEM EKOLOJİSİ EKOSİSTEMİN YAPISI Canlıların birbirleri ve çevreleri ile ilişkilerini inceleyen bilim dalına ekoloji denir. Ekoloji bilimi canlıları tek bir birey olarak incelemekten
Ekosistem Ekolojisi Yapısı
Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin
Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları ortamla olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır.
EKOLOJİK BİRİMLER *Ekoloji: Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları ortamla olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. *Populasyon: Belli bir bölgede yaşayan, (1) türe ait bireylerin oluşturduğu topluluğa
EKOLOJİ #1 EKOLOJİK TERİMLER EKOSİSTEMİN CANSIZ BİLEŞENLERİ SELİN HOCA
EKOLOJİ #1 EKOLOJİK TERİMLER EKOSİSTEMİN CANSIZ BİLEŞENLERİ SELİN HOCA EKOLOJİK TERİMLER EKOLOJİ: Canlıların kendi aralarındaki ve çevreleri ile olan ilişkilerini inceleyen bilim dalına EKOLOJİ denir.
EKOSİSTEM. Cihangir ALTUNKIRAN
EKOSİSTEM Cihangir ALTUNKIRAN Ekosistem Nedir? Bir bölge içerisinde bulunan canlı ve cansız varlıkların karşılıklı oluşturdukları sisteme ekosistem denir. Ekosistem Bileşenleri Canlı Öğeler Üreticiler
TEST 1. Ekosistem Ekolojisi ÜNİTE 3. faktörlerinden biri değildir? DÜNYAMIZ
Soru Aşağıdakilerden hangisi faktörlerinden biri değildir? B) İklim D) Su 2. abiyotik 5. Çay r l k a l a n O rm a n l k a la n C) Ayrıştırıcılar DÜNYAMIZ A) Sıcaklık ekosistemin ÜNİTE 3 1. TEST 1 E) Işık
ADIM ADIM YGS LYS. 94. Ve 95. Adım EKOLOJİ 1 EKOLOJİK TERİMLER ABİYOTİK FAKTÖRLER
ADIM ADIM YGS LYS 94. Ve 95. Adım EKOLOJİ 1 EKOLOJİK TERİMLER ABİYOTİK FAKTÖRLER EKOLOJİK TERİMLER EKOLOJİ: Canlıların kendi aralarındaki ve çevreleri ile olan ilişkilerini inceleyen bilim dalına EKOLOJİ
ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ
ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü
EKOLOJİ EKOLOJİK BİRİMLER
EKOLOJİ EKOLOJİK BİRİMLER EKOLOJİK BİRİMLER *Ekoloji: Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları ortamla olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Ekolojik birimlerin küçükten büyüye doğru sıralaması: Ekoloji
Ekosistem ve Özellikleri
Ekosistem ve Özellikleri Öğr. Gör. Özgür ZEYDAN http://cevre.beun.edu.tr/zeydan/ Ekosistem Belirli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim halindeki canlılar (biyotik faktörler) ve cansız
BİYOMLAR KARASAL BİYOMLAR SELİN HOCA
BİYOMLAR KARASAL BİYOMLAR SELİN HOCA EKOSİSTEM İLE BİYOM ARASINDA İLİŞKİ Canlıların yeryüzünde dağılışını etkileyen abiyotik ve biyotik faktörlere bağlı olarak bitki ve hayvan topluluklarını barındıran
EKOLOJİ. EKOLOJİ: Canlıların yaşadıkları dış ortama çevre denir. Canlıların çevreyle ve birbirleriyle ilişkisini inceleyen bilim dalına Ekoloji denir.
EKOLOJİ EKOLOJİ: Canlıların yaşadıkları dış ortama çevre denir. Canlıların çevreyle ve birbirleriyle ilişkisini inceleyen bilim dalına Ekoloji denir. * Ekolojinin kapsamına giren biyolojik sistemler küçükten
Ekosistemi oluşturan varlıklar ve özellikleri
On5yirmi5.com Ekosistemi oluşturan varlıklar ve özellikleri Bir bölgedeki canlı varlıklarla cansız varlıkların oluşturduğu bütünlüğe ekosistem denir. Ekosistemdeki canlı ve cansız varlıklar birbiriyle
10. SINIF KONU ANLATIMI. 48 EKOLOJİ 10 BİYOMLAR Sucul Biyomlar
10. SINIF KONU ANLATIMI 48 EKOLOJİ 10 BİYOMLAR Sucul Biyomlar SUCUL BİYOMLAR Sucul biyomlar, biyosferin en büyük kısmını oluşturur. Fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre tatlı su ve tuzlu su biyomları
ADIM ADIM YGS LYS Adım EKOLOJİ 7 MADDE DÖNGÜLERİ (Su, Karbon ve Azot Döngüsü)
ADIM ADIM YGS LYS 100. Adım EKOLOJİ 7 MADDE DÖNGÜLERİ (Su, Karbon ve Azot Döngüsü) MADDE DÖNGÜLERİ Ekosistemde kimyasal elementler sınırlı sayıda bulunur. Bu nedenle bu kimyasal elementeler organik ve
BİYOMLAR SUCUL BİYOMLAR SELİN HOCA
BİYOMLAR SUCUL BİYOMLAR SELİN HOCA SUCUL BİYOMLAR Sucul biyomlar, biyosferin en büyük kısmını oluşturur. Fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre tuzlu su ve tatlı su biyomları olmak üzere iki kısımda incelenir.
Çevre Biyolojisi
Çevre Biyolojisi 115-02 Bölüm 03-01 Temel Ekolojik Kavramlar ve Süreçler Çağatay Tavşanoğlu 2018-2019 Güz Canlıların ve habitatların çeşitliliğine karşın tüm ekosistemlere ve ekosistemlerin bileşenlerinin
ADIM ADIM YGS LYS. 97. Adım EKOLOJİ 4 CANLILARDA BESLENME İLİŞKİLERİ
ADIM ADIM YGS LYS 97. Adım EKOLOJİ 4 CANLILARDA BESLENME İLİŞKİLERİ CANLILARDA BESLENME İLİŞKİSİ CANLILAR ARASINDAKİ BESLENME İLİŞKİLERİ OTOTROF BESLENME HETEROTROF BESLENME HEM OTOTROF HEM HETEROTROF
Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler)
Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler) Başak Avcıoğlu Çokçalışkan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Biraz ekolojik bilgi Tanımlar İlişkiler
ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : İNSAN VE ÇEVRE
ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : İNSAN VE ÇEVRE A EKOSİSTEMLER (5 SAAT) 1 Canlı ve Çevre İlişkisi 2 Tür 3 Popülâsyon 4 Habitat (Yaşam Alanı) 5 Ekosistem 6 Ekosistemi Oluşturan Canlı Varlıkların
Konu 3 Ekosistemlerde Enerji
Konu 3 Ekosistemlerde Enerji Konular Yaşamın enerjisi Termodinamik yasaları Fotosentez ve hücresel solunum Ekosistemlerde enerji akışı Üreticiler, Tüketiciler ve Ayrıştırıcılar Ekolojik piramit Ekosistem
EKOLOJİ "DÜNYA ORTAMI ve CANLILAR"
EKOLOJİ "DÜNYA ORTAMI ve CANLILAR" Yaşam alanlarının tamamı ve içinde yaşayan canlıların oluşturduğu yapıya Biyosfer ya da Ekosfer denir. Bir bireyin veya türün doğal olarak yaşayıp, üreyerek, gelişebildiği
MADDE DÖNGÜLERİ SU, KARBON VE AZOT DÖNGÜSÜ SELİN HOCA
MADDE DÖNGÜLERİ SU, KARBON VE AZOT DÖNGÜSÜ SELİN HOCA Ekosistemde kimyasal elementler sınırlı sayıda bulunur. Bu nedenle bu kimyasal elementeler organik ve inorganik formlarda devir halindedir. Bu devre,
Fen ve Teknoloji 8. bakteri, protist ve bitkiler üreticileri oluşturur. 1.Ünite : Canlılar ve Enerji İlişkileri 1.Besin Zincirinde Enerji Akışı
1.Ünite : Canlılar ve İlişkileri 1.Besin Zincirinde Akışı Anahtar Kavramlar: Üretici Tüketici Ayrıştırıcı Fotosentez Klorofil 1.1. Besin zincirlerinin başlangıcında üreticilerin bulunduğu çıkarımını yapar
ÇEV 219 Biyoçeşitlilik. Edafik ve Biyotik Faktörler. Edafik Faktörler
ÇEV 219 Biyoçeşitlilik Edafik ve Biyotik Faktörler Öğr. Gör. Özgür ZEYDAN http://cevre.beun.edu.tr/zeydan/ Edafik Faktörler İklimsel faktörleri değiştirebilen veya bu faktörlerin yerini alabilen faktörler.
10. SINIF KONU ANLATIMI. 46 EKOLOJİ 8 BİYOMLAR Karasal Biyomlar
10. SINIF KONU ANLATIMI 46 EKOLOJİ 8 BİYOMLAR Karasal Biyomlar EKOSİSTEM İLE BİYOM ARASINDAKİ İLİŞKİ Canlıların yeryüzünde dağılışını etkileyen abiyotik ve biyotik faktörlere olarak bitki ve hayvan topluluklarını
Fen ve Teknoloji 8. 6.Ünite : Canlılar ve Enerji İlişkileri 2.Madde Döngüleri
6.Ünite : Canlılar ve Enerji İlişkileri 2.Madde Döngüleri Anahtar Kavramlar: Oksijenli solunum Oksijensiz solunum Madde döngüleri ATP 1.8. Canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için enerjiye ihtiyaç
12. SINIF KONU ANLATIMI 28 EKOLOJİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ
12. SINIF KONU ANLATIMI 28 EKOLOJİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ Bir alan ya da habitat içerisindeki tüm popülasyonların oluşturduğu birliğe komünite denir. Komüniteyi oluşturan türler arasında
Ayxmaz/biyoloji. Azot döngüsü. Azot kaynakları 1. Atmosfer 2. Su 3. Kara 4. Canlılar. Azot döngüsü
Azot döngüsü Azot kaynakları 1. Atmosfer 2. Su 3. Kara 4. Canlılar Azot döngüsü 1. Azot bitkiler tarafından organik moleküllerin (A.asit,organik baz vb.)yapısına katılır. 2. Bitkiler azotu sadece NO3-
EKOSİSTEMLERİN İŞLEYİŞİ. Veli&Sümeyra YILMAZ
EKOSİSTEMLERİN İŞLEYİŞİ Belli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim içinde bulunan canlılar (biyotik) ile bunların cansız çevrelerinin (abiyotik) oluşturduğu bütüne EKOSİSTEM denir. EKOSİSTEM
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
1 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1.Hücresel yapıdan oluşur 2.Beslenir 3.Solunum yapar 4.Boşaltım yapar 5.Canlılar hareket eder 6.Çevresel uyarılara tepki gösterir 7.Büyür ve gelişir (Organizasyon) 8.Üreme
1. Üreticiler 2. Tüketiciler. 3. Ayrıştırıcılar
BESİN ZİNCİRİ VE ENERJİ AKIŞI Doğada canlıların birbiriyle beslenmesi ve enerjinin ayrıştırıcılara kadar geçmesiyle oluşan döngüye besin zinciri denir. Birbirlerine bağlı besin zincirine besin ağı denir.
Çevre Biyolojisi
Çevre Biyolojisi 115-02 Bölüm 03-02 Temel Ekolojik Kavramlar ve Süreçler Çağatay Tavşanoğlu 2017-2018 Güz Biyojeokimyasal döngüler ve madde geri kazanımı Ekosistem boyunca enerji akışı tek yönlü bir süreçtir
CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ
CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ Besin Zincirindeki Enerji Akışı Madde Döngüleri Enerji Kaynakları ve Geri Dönüşüm Hazırlayan; Arif Özgür ÜLGER Besin Zincirindeki Enerji Akışı Bütün canlılar yaşamlarını devam
4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı
4. - 5. sınıflar için Öğrenci El Kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı nın 28.08.2006 tarih ve B.08.0.TTK.0.01.03.03.611/9036 sayılı yazısı ile Denizler Yaşamalı Programı nın*
6. ÜNİTE: CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ
6. ÜNİTE: CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ Bir bölgede canlı ve cansızlardan oluşan sisteme ekosistem denir. Canlılar doğrudan veya dolaylı olarak beslenmek için, birbiriyle etkileşmesi sonucu besin zinciri
Gü ven ce He sa b Mü dü rü
Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.
EKOSİSTEMİN BİLEŞENLERİ, BESLENME ŞEKİLLERİ ve EKOLOJİK KAVRAMLAR 10. SINIF ÜNİTE, KONU, KAZANIM VE AÇIKLAMALARI 10.3.1. Ekosistem Ekolojisi Anahtar Kavramlar ayrıştırıcı, besin ağı, besin piramidi, besin
-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di
-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di ne: Sen gü neş li so kak lar da do laşı yor sun, is
ENERJİ VE YAŞAM NEJLA ADA
ENERJİ VE YAŞAM 1 NEJLA ADA 2010282058 CANLILAR VE ENERJİ GÜNEŞ 2 Yakıt olarak kullandığımız kömür ve odun bitkilerden elde edilir. Petrol ise bitki ve hayvan artıklarından oluşur. O halde yakıtlarımızdaki
10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ
10. IIF KOU ALATIMLI 2. ÜİTE: ELEKTRİK VE MAYETİZMA 4. Konu MAYETİZMA ETKİLİK ve TET ÇÖZÜMLERİ 2 Ünite 2 Elektrik ve Manyetizma 2. Ünite 4. Konu (Manyetizma) A nın Çözümleri 3. 1. Man ye tik kuv vet ler,
ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri
ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri Ayrıca bitkilerin yapraklarına yeşil rengi de klorofil adı verilen bu yapılar verir. Besin Zinciri: - Aynı ekosistemde yaşayan canlıların
Gök ler. Uçak lar la gi di lir an cak ora la ra. İn san gök ler de do la şa bil se. Bir ak şa müs tü, ar ka daş la rıyla. Bel ki ora la ra uçak lar
Gök ler. Uçak lar la gi di lir an cak ora la ra. İn san gök ler de do la şa bil se. Bir ak şa müs tü, ar ka daş la rıyla. Bel ki ora la ra uçak lar la da gi di le mez. Çün kü uçak lar çok ya kın dan geçi
Besin Zinciri, Besin Ağı ve Besin Piramidi
Besin Zinciri, Besin Ağı ve Besin Piramidi Besin Zinciri, Besin Ağı ve Besin Piramidi Bir ekosistemde üreticilerden tüketicilere doğru besin aktarımı meydana gelir. Üreticilerden başlayarak bir trafik
-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur.
BAKTERİLER GENEL ÖZELLİKLERİ: -Prokaryot hücre yapılı, tek hücreli canlılardır. -Halkasal DNA ya sahiptirler. Bazı bakterilerde plazmit bulunur. Plazmit: Küçük ve halka şeklinde DNA parçacıklarıdır. Bakterilerin
4- Biyo-jeokimyasal Döngüler. Aslı Sade Memişoğlu kisi.deu.edu.tr/asli.memisoglu
4- Biyo-jeokimyasal Döngüler Aslı Sade Memişoğlu kisi.deu.edu.tr/asli.memisoglu Biyojeokimyasal döngüler Bir biyojeokimyasal döngü bir maddenin (Ör: su, karbon, azot, fosfor) biyotik ve abiyotik çevreler
ya kın ol ma yı is ter dim. Gü neş le ısı nan top rak üze rinde ki çat lak la rı da ha net gö rür düm o za man. Bel ki de ka rın ca la rı hat ta yağ
SAKARKÖY Uzun boy lu bir can lı ol ma yı ben is te me dim. Ben, doğ du ğum da da böy ley dim. Za man la da ha da uzadım üs te lik. Bü yü düm. Ben bü yü dük çe di ğer can lılar kı sal dı lar, kü çül dü
GÖL EKOSİSTEMİNDE EKOLOJİK KUŞAKLAR
GÖL EKOSİSTEMİNDE EKOLOJİK KUŞAKLAR ILIMAN KUŞAK GÖLLERİNDE MEVSİMLERE BAĞLI OLARAK GÖRÜLEN TABAKALAŞMA VE KARIŞMA Ilıman veya subtropikal bölgelerde 20 metreden derin ve büyük göllerde mevsimsel sıcaklık
Canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen ekoloji biliminin önemi günümüzde daha da artmaktadır. Ekoloji canlıyı tek bir
Canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen ekoloji biliminin önemi günümüzde daha da artmaktadır. Ekoloji canlıyı tek bir birey olarak incelemekten çok, bireyin de içinde yer
mer can or ma nı için de do laş mak tay dı. Ka ya la rın ara sın da ki ya rık lar da on la rın yu va la rıy dı. Ha nos de lik ler den bi ri ne bil gi
mer can or ma nı için de do laş mak tay dı. Ka ya la rın ara sın da ki ya rık lar da on la rın yu va la rıy dı. Ha nos de lik ler den bi ri ne bil gi al mak için ka fası nı sok tu. Ama içer de ki za rif
STAJ ARA DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ AYRINTILI SINAV KONULARI
22 STAJ ARA DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ AYRINTILI SINAV KONULARI 406 A GRUBU STAJ ARA DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ AYRINTILI SINAV KONULARI 22 A GRU BU STAJ ARA DÖ NEM DE ER LEN D R ME S AY RIN TI LI SI NAV KO NU LA
OTEKOLOJİ TOPRAK FAKTÖRLERİ
OTEKOLOJİ TOPRAK FAKTÖRLERİ - Kayaların ayrışması + organik maddeler - Su ve hava içerir - Bitki ve hayvanlar barındırır - Mineral maddeler TOPRAKLARI OLUŞTURAN ANA MATERYAL TİPLERİ - Toprak tipi-ana materyalin
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.
Brüt ve Net Birincil Üretim
Brüt ve Net Birincil Üretim EKOSİSTEM İÇİNDE ENERJİ AKIŞI (klorofil+ışık) CO 2 + 2H 2 O (CH 2 O) + H 2 O + O 2 (Formaldehit) Bir besin zinciri üzerinde yer alan üç besin düzeyinde (1,2,3 numaralı kutular)
Canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen ekoloji biliminin önemi günümüzde daha da artmaktadır. Ekoloji canlıyı tek bir
Canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen ekoloji biliminin önemi günümüzde daha da artmaktadır. Ekoloji canlıyı tek bir birey olarak incelemekten çok, bireyin de içinde yer
SU HALDEN HALE GİRER. Nazife ALTIN. Fen ve Teknoloji
SU HALDEN HALE GİRER SU DÖNGÜSÜ Güneş, yeryüzündeki karaları ve suları ısıtır. Havayı ise yeterince ısıtamaz. Havanın bir kısmı dolaylı yoldan ısınır. Karalar ve suların ısınması sırasında bunlarla temas
GAZ BASINCI. 1. Cıva seviyesine göre ba- sınç eşitliği yazılırsa, + h.d cıva
. BÖÜ GZ BSINCI IŞTIRR ÇÖZÜER GZ BSINCI 1. Cıva seviyesine göre ba- sınç eşitliği yazılırsa, P +.d cıva.g Düzenek yeterince yüksek bir yere göre götürülünce azalacağından, 4. Y P zalır zalır ve nok ta
ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK
ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları
MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ
5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 11. Sınıf 1 CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 11. Sınıf 1 CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ Fotosentez ile ışık enerjisi kimyasal bağ enerjisine dönüştürülür. Kloroplastsız hücreler fotosentez yapamaz. DOĞRU YANLIŞ SORULARI
Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: EKOSİSTEM VE MADDE DÖNGÜSÜ
Sunum ve Sistematik 1. ÜNİTE: DOĞAL SİSTEMLER KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak sunulmuştur.
EKOLOJİ= *Ekoton: İki ekosistemin kesişim noktasıdır. Örnek: Nehirin denize döküldüğü bölge ekotondur.
EKOLOJİ= Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları ortamla olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. *Ekoton: İki ekosistemin kesişim noktasıdır. Nehirin denize döküldüğü bölge ekotondur. Ekolojik birimlerin
Toprak organizmaları arasında birkaç üretici olmasına rağmen ana. bileşenleri tüketiciler, ayrıştırıcılar ve cansız maddelerdir.
EKOSİSTEM OLARAK TOPRAK Toprak organizmaları arasında birkaç üretici olmasına rağmen ana bileşenleri tüketiciler, ayrıştırıcılar ve cansız maddelerdir. Toprağın mineral ve organik madde parçaları karasal
Öğretmen. Ekosistemlerde işleyiş ve Enerji akışı
Öğretmen Ekosistemlerde işleyiş ve Enerji akışı Belli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim içinde bulunan canlılar (biyotik) ile bunların cansız çevrelerinin (abiyotik) oluşturduğu bütüne
Ekolojik Faktörler Biotik Faktörler Beslenme Tür içi ve türler arası koaksiyonlar Abiotik Faktörler Işık Sıcaklık Nem Tuzluluk ph
Ekosistem Belli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle devamlı etkileşim halinde olan canlılar ile bunların cansız çevrelerinin oluşturduğu bütüne ekosistem denir. Her ekosistem genel olarak aynı bileşenlerden
ÇEVRE KORUMA ÇEVRE. Öğr.Gör.Halil YAMAK
ÇEVRE KORUMA ÇEVRE Öğr.Gör.Halil YAMAK 1 Çevre Kirlenmesi İnsanoğlu, dünyada 1,5 milyon yıl önce yaşamaya başlamıştır. Oysa yer küre 5,5 milyar yaşındadır. Son 15 yıl içinde insanoğlu, doğayı büyük ölçüde
T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ COĞRAFYA BÖLÜMÜ
Dr. Şevki DANACIOĞLU T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ COĞRAFYA BÖLÜMÜ HAVZA YÖNETİMİ DERSİ Havza Ekosistemini Oluşturan Doğal Sistem Özellikleri Ekolojik Sistemler ve Bileşenleri Bir
Meteoroloji. IX. Hafta: Buharlaşma
Meteoroloji IX. Hafta: Buharlaşma Hidrolojik döngünün önemli bir unsurunu oluşturan buharlaşma, yeryüzünde sıvı ve katı halde farklı şekil ve şartlarda bulunan suyun meteorolojik faktörlerin etkisiyle
ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK
ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprak Nedir? Toprağın Tanımı Toprağın İçindeki Maddeler Toprağın Canlılığı Toprak Neden Önemlidir? Toprağın İnsanlar İçin Önemi Toprağın Hayvanlar İçin Önemi
9. SINIF KONU ANLATIMI CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ-2
9. SINIF KONU ANLATIMI CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ-2 3 6) METABOLİZMA: Canlılarda meydana gelen hayatsal faaliyetlerin tamamıdır. Metabolizma anabolizma ve katabolizma olmak üzere ikiye ayrılır. ANABOLİZMA:
- Su hayatsal olaylar - Çözücü - Taşıyıcı - ph tamponlaması - Fotosentez - Mineral madde alınımı - YAĞIŞLAR
OTEKOLOJİ SU - Su hayatsal olaylar - Çözücü - Taşıyıcı - ph tamponlaması - Fotosentez - Mineral madde alınımı - YAĞIŞLAR ÇİĞ VE KIRAĞI - Toprak yüzeyinin sıcaklığını kaybetmesi - Suyun yoğunlaşması - Çiy
12. SINIF KONU ANLATIMI 23 BİTKİLERDE BESLENME BİTKİLERDE TAŞIMA
12. SINIF KONU ANLATIMI 23 BİTKİLERDE BESLENME BİTKİLERDE TAŞIMA BİTKİLERDE BESLENME Bitkiler inorganik ve organik maddelere ihtiyaç duyarlar. İnorganik maddeleri hazır almalarına rağmen organik maddeleri
ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ
ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ C MADDE DÖNGÜLERİ (6 SAAT) 1 ATP Enerjisi 2 ATP Molekülünün Yapısı 3 Solunum 4 Solunum Çeşitleri 5 ATP Enerjisinin Hücrelerde Kullanılması
SU HALDEN HALE G İ RER
SU HALDEN HALE GİRER Doğada Su Döngüsü Enerji Kaynağı Güneş Suyun yeryüzünde, buharlaşma, yağış, yeraltına süzülme, kaynak ve akarsu olarak tekrar çıkma, bir göl veya denize akma vs gibi hareketlerine
Suyun yeryüzünde, buharlaşma, yağış, yeraltına süzülme, kaynak ve akarsu olarak tekrar çıkma, bir göl veya denize akma vs gibi hareketlerine su
Suyun yeryüzünde, buharlaşma, yağış, yeraltına süzülme, kaynak ve akarsu olarak tekrar çıkma, bir göl veya denize akma vs gibi hareketlerine su döngüsü denir. Su döngüsünü harekete geçiren güneş, okyanuslardaki
İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK
İKLİM ELEMANLARI Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışını etkileyen enlem, yer şekilleri, yükselti,
Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.
METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara
2005 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI
2005 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 1. Aşağıdaki tabloda I, II, III, IV olarak numaralandırılan bakteri, mantar, bitki ve hayvan hücrelerinin bazı yapısal özellikleriyle ilgili bilgiler verilmiştir.
9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU
9. SINIF KONU ANLATIMI 5 CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU Canlıların yapısına katılan maddeler çeşitli özellikler nedeni ile temel olarak iki grupta incelenir. Canlının Temel Bileşenleri
ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ
ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ B FOTOSENTEZ : 1 Güneş Enerjisinin Dönüştürülüp Depolanması 2 Fotosentez Olayı (Karbondioksit Özümlemesi) 3 Fotosentez Hızını Etkileyen
ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU
ADIM ADIM YGS-LYS 5. ADIM CANLININ TEMEL BİLEŞENLERİ -İNORGANİK MADDELER 1- SU Canlıların yapısına katılan maddeler çeşitli özellikler nedeni ile temel olarak iki grupta incelenir. Canlının Temel Bileşenleri
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #22
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #22 1) Zigottan başlayıp yeni bir bireyin meydana gelmesiyle sonlanan olayların hepsine birden gelişme denir. Embriyonun gelişimi sırasında, I. Morula II. Gastrula III. Blastula
ADIM ADIM YGS-LYS 2. ADIM CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ
ADIM ADIM YGS-LYS 2. ADIM CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ HÜCRESEL YAPI: Tüm canlılarda temel yapı ve görev birimi hücredir. Canlılar hücre sayılarına ve hücre yapılarına göre gruplandırılır.
İŞTE 2013 LYS SORUSU İŞTE 2013 AÇI SORUSU LYS SORULARIYLA AÇI SORULARI ARASINDAKİ BENZERLİKLERDEN BAZILARI SOSYAL BİLİMLER TESTİ
SORULARIYLA SORULARI ARASINDAKİ İŞTE 2013 SORUSU İŞTE 2013 SORUSU Aşağıda, bir alanın coğrafi koordinatları ve bu alanla ilgili bazı bilgiler verilmiştir. Yanda verilen bölge ile 0 ilgili aşağıdakilerden
Dersin Kodu 1200.9133
Çevre Bilimi Dersin Adı Çevre Bilimi Dersin Kodu 1200.9133 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi 3,00 Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 3 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati
6. ÜNİTE İNSAN VE ÇEVRE. Bu ünitede öğrencilerin; Biyolojik çeşitliliğin önemini kavramaları, Bu üniteyi başarıyla tamamlayan her öğrenci;
İNSAN VE ÇEVRE İNSAN VE ÇEVRE Ekosistemler Ülkemizdeki Biyolojik Çeşitlilik Ülkemizdeki ve Dünyadaki Çevre Sorunları ve Etkileri Bu ünitede öğrencilerin; Ekosistem, tür, popülasyon ve habitat kavramlarını
Karasal biyomlar bulundurduğu baskın bitki topluluklarına göre, su biyomları ise suyun özelliklerine göre adlandırılır.
BİYOÇEŞİTLİLİK Canlı türlerinden oluşan biyoçeşitlilik; genetik çeşitlilik, tür çeşitliliği, ekosistem çeşitliliği, ekolojik olaylar ve işlevler çeşitliliği olmak üzere dört ana bölümden oluşur. Bu bölümler
ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ
ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ PROTİSTA ALEMİ Koloni, tek ve çok hücreli ökaryot canlıların bir arada bulunduğu karışık bir gruptur. Protista alemindeki canlılar
Hâl Değişimi. 3. a) (0-t 1
Alıştırmalar 1. a) sıcaklık( C) 7 3 1 ÇÖZÜMLER buhar 5 1 15 ısı(cal) Kütlesi 5 gram olan K sı, 5 cal ısı aldığında sıcaklığı 3 1 = 2 o C değiştiğinden öz ısısı, Q = m.c 5 = 5.c.2 c =,5 cal/g. C olur. b)
BİYOMLAR KONU ÖZETİ A. BİYOMLARIN YERYÜZÜNDE DAĞILIMINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER B. BİYOM VE EKOSİSTEM ARASINDAKİ İLİŞKİ
BİYOMLAR KONU ÖZETİ Bölüm 2 Biyosfer içerisinde canlı türlerinin dağılışını ve bu dağılışa etki eden faktörleri inceleyen bilim dalına biyocoğrafya denir. Yeryüzünün belli başlı bölgelerinde yaşamaya adapte
ÇEV 219 Biyoçeşitlilik. Ekolojik Etkileşimler. Ekolojik Sistemler
ÇEV 219 Biyoçeşitlilik Ekolojik Etkileşimler Öğr. Gör. Özgür ZEYDAN http://cevre.beun.edu.tr/zeydan/ Ekolojik Sistemler Ekosistemler doğal sistemler olup Açık sistem niteliğindedir. Net enerji girişi gereklidir.
TEST 1. Hareketlilerin yere göre hızları; V L. = 4 m/s olarak veriliyor. K koşucusunun X aracına göre hızı; = 6 m/s V X.
TEST 1 ÇÖZÜER BAĞI HAREET 1 40m a =3m/s 4m/s 3 1m/s 6m/s 4m/s ere göre yüzücünün hızı: = 5 m/s olur I yargı doğrudur a =3m/s y =4m/s + Hareketlilerin yere göre hızları; = 1 m/s = 6 m/s = 4 m/s olarak veriliyor
ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2
ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2 BAKTERİLERDE EŞEYSİZ ÜREME İKİYE BÖLÜNME Bakteri bölüneceği zaman DNA dan bir kopya çıkartılır. Böylece bakteri içinde iki tane
TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ
TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ BELGELENDİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI YENİ DÜNYANIN YENİ YÖNETİM SİSTEMLERİ TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ 1 TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ 13.03.2014 TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ
6. Biyoloji dersi BELEDİYE YARIŞMASI Lise I (birinci) sınıf (cevap anahtarı)
6. Biyoloji dersi BELEİYE YARIŞMASI Lise I (birinci) sınıf (cevap anahtarı) 1. Verilen resimdeki boş alanları işaretle! a) bitki hücresi b) kloroplast c) şeker (glikoz, nişasta) ve oksijen ç) sıcaklık
Ötrifikasyon. Ötrifikasyonun Nedenleri
Ötrifikasyon Ötrifikasyon, göllerin olgunlaşma aşamalarında meydana gelen dogal bir olay. Genç göller düşük oranlarda besin içermekte dolayısıyla biyolojik aktivite az..oligotrofik göller Yaşlı göller,
Eynu Bat Çin: Sar Uygurca ve Salarca Kuzeydoğu Güney Sibirya Şorca Sayan Türkçesi Bat Moğolistan Duha...
İÇİNDEKİLER Türkçe Çeviri Hakk nda.............................................................. 7 kinci Bask Hakk nda................................................................ 8 Sahada Dil Dokümantasyonu....................................................
Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1
Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Hazırladığımız bu yazıda; organik bileşikler ve organik bileşiklerin yapısını, canlılarda bulunan organik bileşikleri ve bunların görevlerini, kullanım alanlarını, canlılar
İslam da İhya ve Reform, çev: Fehrullah Terkan, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2006.
Faz lur Rah man: 21 Ey lül 1919 da Pa kis tan n Ha za ra şeh rin de doğ du. İlk öğ re ni mi ni Pa kis tan da Ders-i Niza mî ola rak bi li nen ge le nek sel med re se eği ti mi şek lin de biz zat ken di
Su, yaşam kaynağıdır. Bütün canlıların ağırlıklarının önemli bir kısmını su oluşturur.yeryüzündeki su miktarının yaklaşık % 5 i tatlı sulardır.
DOĞADA SU DÖNGÜSÜ Yaşama birliklerinde ve onun büyütülmüşü olan tabiatta canlılığın aksamadan devam edebilmesi için bazı önemli maddelerin kullanılan kadar da üretilmesi gerekmektedir.doğada ekolojik önemi
