KURULTAYIN PANEL OTURUMLARI
|
|
|
- Emin Yeşil
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 KURULTAYIN PANEL OTURUMLARI 49
2 50 TMMOB Harita ve Kadastro
3 Üçüncü Oturum (31 Mart 2003, Pazartesi) Gençlerin Gözüyle HKM Oturum Yöneticisi Özgür AVCI Konuþmacýlar Seçkin ODABAÞI Taylan ÖCALAN Hüseyin TOPAN 51
4 52
5 GENÇLERÝN GÖZÜYLE HARÝTA VE KADASTRO MÜHENDÝSLÝÐÝ Özgür AVCI: ÝTÜ, Seçkin ODABAÞI: SÜ, Taylan ÖCALAN, YTÜ, Hüseyin TOPAN ZKÜ, Giriþ Harita ve Kadastro (HKMO) örgütlülüðü içerisinde sektörün geleceðine yön verecek, tüm toplumsal ve sosyal olaylara karþý örgütün tek sesi olacak, birbirinden farklý pek çok projenin altýna imza atacak olan, üretme ve paylaþma heyecaný ile dolu Genç Haritacýlarýn, etkin ve verimli bir harita mühendisi olabilmeleri için sektörün tüm bileþenlerinden beklentileri bulunmaktadýr. Bu bildiride ifade edilecek söz konusu beklentiler, genelde eðitim odaklý olup harita sektörünün tüm bileþenlerini kapsamaktadýr. Bu baðlamda gerek eðitsel gerekse sektörel yaklaþým gerçekleþtirilmesindeki ilk koþul doðru eðitim politikalarýnýn uygulanmasý ve de sektörün her bir bileþeninin mesleki etiði kurum ve kiþi bazýnda bulundurmasý gerekliliðidir. Ýkinci koþul ise sektörün her bir bileþeni arasýndaki birlikteliði, iletiþimi, paylaþýmý saðlayacak ve artýracak yürütücü kurumun belirlenmesidir ki, bu kurum sektörümüzde HKMO dur. Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði (JFM) Bölümü öðrencilerinin ana sorunlarýndan birisi üniversite eðitimi sonrasýnda sektör içerisindeki yerlerinin ne olacaðýný, sektörün hangi parçasýnda çalýþacaklarýný bilememeleri, kýsacasý sektörü tanýyamamalarýdýr. Geleceðin mühendislerinin bilmediði, tanýyamadýðý bir sektör üzerinde kendi geleceklerine yönelik hedefler koyamamasý, vizyon sahibi olamamasý, sektör sorunlarý hakkýnda bilgisi olmamasý ve bir yol haritasý çýkartamamasý doðal karþýlanmalýdýr. Tüm bu eksiklikler lisans eðitimi süresince giderilmelidir. Çizilen bu tablonun en güzel örneðini yeni mezun olmuþ genç harita mühendisleri oluþturmaktadýr. Genç meslektaþlar sektörde çalýþmaya baþladýklarýnda neler yapabileceklerini yeni farkedebilmekte ya da geleceðe yönelik sektörel kaygýlarýnýn önüne geçememektedir. 53
6 Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði eðitimi, iki ana grupta düþünülmesi gereken bir süreçtir. Ýlk adým üniversitede alýnan lisans ve/veya lisansüstü eðitimi, ikinci adým ise bunun devamlýlýðýný saðlayacak olan meslek içi eðitimdir. Harita sektörünün sürdürülebilirliðinin saðlanabilmesi için bu iki ana grup bir bütün halinde deðerlendirilmelidir. Hayat Boyu Eðitim Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði (JFM) disiplini, projelerini geliþen teknolojileri kullanarak gerçekleþtiren otomasyona yönelik bir disiplindir. Teknolojinin hýzlý geliþimi ve buna baðlý olarak yeni uygulama alanlarýnýn ortaya çýkmasý meslek içi eðitimin ne kadar önemli olduðunu göstermektedir. Bu yenilikler, beraberinde yeni ölçme yöntemlerini, standartlaþma çalýþmalarýný, yeni yönetmelik maddelerini ve meslektaþlarýn bu konuda eðitilmeleri gerekliliðini ortaya koymaktadýr. Harita sektöründeki söz konusu gereksinimi karþýlamak için meslek içi eðitim programlarý hazýrlanmalý ve bu programlarda diðer disiplinler ile ara kesit oluþturan konulara üniversiteler ve hatta yurt dýþýndaki kurumlarla ortak çalýþýlarak deðinilmelidir. Çünkü teknolojinin geliþimi ile birlikte insanlýðýn çeþitlenen ve zorlaþan problemleri, tek bir disiplinin çözeceði sorunlar olmaktan çýkmakta ve disiplinler üstü projelerle çözülebilir hale gelmektedir. Bunun en güncel örneðini Coðrafi Bilgi Sistemi (CBS) uygulamalarý oluþturmaktadýr. CBS uygulamalarýnýn sektöre girmesi ile birlikte teknolojiye ve özelikle teknolojinin yönetimine olan gereksinim büyük ölçüde artmýþtýr. Yukarýda sözü edilen geliþmeler, yalnýzca üniversitelerde verilmekte olan Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði eðitimi ile anlaþýlmasý ve takip edilmesi mümkün olamayan yeniliklerdir. Biliþim çaðýnýn beraberinde getirdiði en güzel olgu hayat boyu eðitimin gerekliliði ve sürekliliðidir. Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði eðitiminde sürekliliðin saðlanmasýnda en önemli yapý taþý sektöre yönelik meslek içi eðitimlerin yapýlmasýdýr. Meslek içi eðitim sadece teknik olaylarla sýnýrlanmamalý; güncel, sosyal ve kültürel konularda bu baðlamda ele alýnmalýdýr. Unutulmamalýdýr ki ancak bilimsel ve teknik konulara olduðu kadar sosyal ve toplumsal olaylara da duyarlý ve bu duyarlýlýðýný destekler nitelikte özelliklere sahip olan bir mühendis aydýn kimliðine sahip olabilir. Bu kimliðe sahip mühendisler mesleki etik ve örgütlülük içerisinde öncü olma özelliklerini kullanarak sektörün ilerlemesine katkýda bulunabilirler. Mesleðin Uygulama Alanlarý Bir çok mühendislik disiplini ile arakesite sahip olan mesleðimiz bu özelliðinden dolayý geniþ bir alanda uygulamalar yapabilme yeteneðine sahiptir. Fakat bugüne kadar bu avantaj verimli bir þekilde deðerlendirilememiþtir. Bu durumda öncelikli olarak yapýlmasý gereken var olan uygulama alanlarýna sahip çýkmak ve çok disiplinli 54
7 uygulamalarda sahip olduðumuz olanaklarý en iyi þekilde deðerlendirmektir. Dahasý, diðer ülkelerdeki yeni uygulamalar izlenerek ülke gerçeðinde ve þartlarýnda uygulanabilecek seviyeye getirilmelidir. Bu hedeflere ulaþabilecek yapýda mühendislerin yetiþtirilmesi de çoðul ortamlarda disiplinler arasý çalýþma þartlarýný uygulamalý olarak gösteren ve öðreten bir eðitim anlayýþýyla mümkün olacaktýr. Saðladýðý getiriler ile dünya biliþim sektörünün en popüler konularýndan biri olan CBS teknolojisi ve uygulamalarý günümüzde, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisleri için çok önemli bir çalýþma alanýdýr. Bu önemin gelecekte de katlanarak artacaðý tartýþmasýzdýr. Bu durumda, çoðulcu yapýsý ve teknolojik geliþmelere açýklýðý ile sektörümüzü daha ileri taþýyacak olan CBS uygulamalarýna yönelik sektörel politikalar geliþtirilmeli, uygulama ve geliþtirme yeteneðine sahip, sistemi yönetecek iþ gücünün yetiþtirilmesi saðlanmalýdýr. Üniversitelerde verilen CBS derslerinin yaný sýra meslek içi eðitimde belirlenecek olan politikalar doðrultusunda kurslar düzenlenmelidir. Bununla beraber, çok disiplinli çalýþmalarda, her bir disiplinin sorumluluk alanýnýn belirlenmesinin gerekliliði vurgulanmalý, sorumluluk alanýmýza yapýlacak olan müdahaleler yasal olarak da engellenmelidir. Sadece CBS uygulamalarýnda deðil diðer uygulama alanlarýnda da sektör olarak HKMO örgütlülüðü içerisinde hedefler belirlenmelidir. Bu çalýþmalar Mesleki Sorunlar ve Geleceðe Yönelik Politikalarýn Belirlenmesi Kurultayý gibi buluþmalarda tartýþýlarak sonuçlarýnýn takipçisi olunmalýdýr. Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliðinde Uzmanlaþma Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði, geniþ uygulama alanlarýna sahip bir mühendislik disiplinidir. Ancak, bir taraftan meslekte uzmanlaþma ve bölümün birkaç kýsma ayrýlmasý gibi tartýþmalar yürütülmekteyken, diðer taraftan lisansüstü eðitim alan meslektaþlarýn uzmanlýklarýný kullanacaklarý iþ olanaklarý yaratýlmamakta ve bu uzmanlýklar sektör adýna verimli bir þekilde deðerlendirilememektedir. Burada esas sorun Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliðinde uzmanlaþma kavramýnýn anlaþýlamamasý ve iþlerlik kazandýrýlamamasýdýr. Harita sektöründe birbirine benzer uygulamalarla karþýlaþýlmasýnýn nedeni, uygulama alanlarýnda uzmanlaþmalarýn olmamasý, uzmanlaþanlarýn ise bu konuda gösterdikleri çabalara karþýlýk alamamasýdýr. Bu soruna uygun bir çözümün bulunamamasý, yetiþmekte olan harita mühendisleri adaylarýnýn geleceklerini görememesine neden olmaktadýr. Örneðin Coðrafi Bilgi Sistemi (CBS) uygulamalarý için açýlan ihalelerde CBS uzmaný ifadeleri kullanýlmakta, diðer taraftan CBS uzmaný yetiþtiren ya da böyle bir sertifika veren bir kurum bulunmamaktadýr. Uzmanlýk kavramý etik çerçevesinde de dikkatle incelenmesi gereken konularýn baþýnda gelmektedir. Temelde uzmanlaþma ile, konusuna hakim, etkin uygulama 55
8 yeteneðine sahip mühendis yetiþtirmek hedeflenmektedir. Tüm sektörleri kapsamasý öngörülen uzman mühendislik konusu ile ilgili çýkarýlan taslak yönetmelikler, sektörümüzün ihtiyaçlarýna cevap verememekle birlikte, bilgi yerine diploma yaþýnýn deðerlendirilmesi nedeniyle de özellikle mesleðe yeni katýlan genç mühendisler için büyük bir sorun teþkil etmektedir. Uzman mühendislik konusunda hazýrlanan yasalarda ilgili meslekler ayrý ayrý belirtilmeli, uygulama alanlarý geniþletilerek tanýmlanmalýdýr. Akreditasyon Akreditasyon, eðitimin kalitesinin iyileþtirilmesi için uygulanan, sürekliliði olan bir süreçtir. Bu süreklilik üniversite, sektör ve eðitimin odaðýndaki öðrencilerin sürece doðrudan katýlýmýyla saðlanmaktadýr. Ülkemizde Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði eðitimi veren bölümlerin bazýlarýnda ABET (Accreditation Board of Engineering Techniques) ile birlikte bir akreditasyon çalýþmasý yürütülmeye baþlanýlmýþtýr. Akreditasyon sürecinde bulunan üniversitelerde yapýlan çalýþmalar eðitime bir çok yenilik getirmekte, bu doðrultuda da ders programlarý ve ders anlatým teknikleri deðiþmektedir. Eðitimin kalitesinin artýrýlmasý hepimizin hem fikir olduðu bir konudur. Ancak burada ayrýntýlý olarak düþünülmesi gereken bazý konu baþlýklarý bulunmaktadýr. Bunlar; Akreditasyonun ulusal ve/veya uluslararasý ölçekte uygulanmasý, Uluslararasý akreditasyonun ulusal bazda eðitsel ve sektörel baþarýya ulaþabilmesi için öncelikle ulusal akreditasyonun saðlanmasý gerekmektedir. Akreditasyon kriterlerinin, eðitime yönelik beklentilerimizi karþýlayabilecek yeterlilikte olmamasý, Akreditasyon çalýþmalarýnýn sonucunun tek düze bir eðitime neden olmamasý, Akreditasyonla eðitimde olanak eþitliðinin hedeflenmesi, Akreditasyon çalýþmalarý çerçevesinde bölümlerin yerine getirmesi gereken kriterlere ülke gerçeði düþünülerek yenilerinin eklenmesi, Akreditasyonun ne olduðunun, nasýl deðiþiklikler getireceðinin, sektöre kazandýracaklarýnýn olumlu ve olumsuz yanlarýyla tüm sektörle paylaþýlmasý, gerekliliðidir. Ders Kaynaklarý ve Eðitim Dili Eðitimin iyileþtirilmesinde akreditasyon çalýþmalarý kadar önemli, bir diðer konu da derslere yönelik yeterli kaynak kitabýn bulunamamasý sorunudur. Özellikle yerli kaynak sorunu çekilmekte ve yeni teknolojiler ile ülkeye özgü sorunlarý baðdaþtýran, çözüm önerileri sunan kaynaklar yetersiz kalmaktadýr. 56
9 Basýlý ya da elektronik ortamda bulunan yabancý dildeki kaynaklarýn takibi için yeterli düzeyde yabancý dil bilgisinin gerekliliði kaçýnýlmaz bir gerçektir. Yabancý dil konusunu sorun olmaktan çýkarýp sorunlarýn çözümü için bir araç haline getirebilmek için farklý yaklaþýmlara ihtiyaç duyulmaktadýr. Bunlarýn baþýnda yapýlan bilimsel eðitimin anadilde olmasý, öðrencilerin yabancý dili mevcut mesleki eðitimin yanýnda bir dil dersi niteliðinde okumalarý hedeflenmelidir. Mesleki bilginin uluslararasý düzeyde yabancý dili yeteri düzeyde bilmeyenler tarafýndan da takip edilmesini saðlamak amacýyla mevcut Türkçe kaynak sayýsý artýrýlmalý ve üniversitelerde yapýlan bilimsel çalýþmalar anadilde yayýnlanmalýdýr. Eðitim dilinin eðitim kalitesine olan etkisi, yabancý dilde dersler verilmeye baþlanmasýndan itibaren öðrenci verimliliðindeki düþüþte görülebilmektedir. Yabancý dilde anlatýlan derslerde, normal programýn yetiþtirilebilmesi için ya ders anlatýmý basitleþtirilmekte ya da konular daha yüzeysel olarak iþlenmektedir. Bu da, öðretim elemanýnýn ve öðrencinin dersten beklediði verimi düþürmektedir. Yabancý dilde verilen derslerde öðrencilerin derse katýlýmý son derece azalmýþtýr. Ne dersi veren öðretim üyesi ne de öðrenci yabancý dili hiç bir zaman anadili gibi kullanamadýðýndan yabancý dilde eðitim ana dilde eðitim kadar etkili olamamaktadýr. Bir iletiþim aracý olmasý gereken dil, yabancý dilin uygulandýðý derslerde öðrenci ile öðretim görevlisi arasýndaki iletiþimi engeller duruma gelebilmektedir. Geliþmiþ ülkelerin tamamýnda mesleki eðitim anadilde verilmesine karþýn ülkemizde mesleki eðitimin yabancý dilde verilmesi ile uluslararasý eðitim seviyesinin yakalanabileceði düþünülmektedir. Yabancý dil eðitimi ile mesleki eðitimi birbirinden baðýmsýz olarak deðerlendiren Harita Teknik Yüksek Okulu örnek olarak ele alýnabilir. Bu okulda dersler Türkçe verilmesine karþýn, okul mezunlarý yabancý dili iyi derecede kullanabilmektedirler. Bu amaçla mesleki iletiþimin uluslararasý anlamda da iþlerlik kazanmasýnýn saðlanabilmesi amacýyla, her üniversite mezununun en az bir yabancý dil bilmesi gerekmektedir. Mesleki eðitimi dil eðitiminden baðýmsýz tutarak, öðrencileri yabancý dil öðrenmeye yönlendirecek çözümler üzerinde durulmalýdýr. Yurtdýþý stajlarý, uluslararasý öðrenci projeleri, öðrenci deðiþim programlarý gibi olanaklarýn aktif hale getirilmesiyle öðrencilerin yabancý dil öðrenmeye teþviki saðlanabilir. Eðitimin dili denildiðinde deðinilmesi gereken bir diðer önemli konu ise mesleki terminolojinin gerekliliðidir. Türkçe yayýnlanan kaynaklarda bile ayný kavrama iliþkin farklý tanýmlamalar yapýlabilmektedir. Bu da gerek öðrencilik hayatýnda gerekse iþ hayatýnda mesleki iletiþimi güçleþtirebilmektedir. Bu sorun Harita ve Kadastro (HKMO)'nýn öncülüðünde sektörün bileþenlerini kapsayan bir yapý kurularak çözüm yoluna gidilmelidir. 57
10 Staj ve Proje Çalýþmalarý Staj Çalýþmasý, öðrencinin meslek hayatýna atýlmadan önce çalýþabileceði kurumlarý görme, tanýma ve sektörün çalýþma þeklini kavrama olanaðý oluþturan, kariyer planlarýnýn kurulduðu ve mesleki pratik eðitimin tatbik edildiði bir çalýþmadýr. Bu çalýþmanýn Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði bölümleri için ne kadar verimli uygulandýðý sorgulanmalýdýr. Staj olgusu gerek öðrenci, gerek üniversite, gerekse kurum için farklý sorunlar barýndýrmaktadýr. Staj çalýþmalarý, öðrenciye göre, aþýlmasý gereken bir yaz çalýþmasý, üniversiteye göre kontrol edilmesi gerekli bir defter, staj yaptýran kurum tarafýndan da ilave bir iþ olarak görülmektedir. Görüldüðü üzere staj her aþamasýnda idealden ve etikten uzaktýr. Eðitimin önemli bir parçasý olarak deðerlendirilmesi gereken stajýn baþarýlý olabilmesi için aþaðýdaki öneriler göz önünde bulundurulmalýdýr. Staj yapýlabilecek özel sektör ve kamu kurumlarýndaki birimler ayrý ayrý tanýmlanmalýdýr. Farklý alanlarda, stajyerin istekleri doðrultusunda olanaklar saðlanmalýdýr. Özellikle Sektörün Sýkýntýda Olduðu Dönemlerde Meslek Odamýz Çatýsý Altýnda Stajyerler Küçük Gruplar Halinde Yaz Eðitimlerine Alýnmalýdýr. Üniversitelerde stajyer öðrenci alýmlarý iþlerlik kazanmalý, üniversitelerdeki projelerde stajyer öðrencilere görev verilmelidir. Hedeflenen iþlerin baþarýya ulaþmasýndaki en önemli aþamalar etik ve programlý çalýþmaktýr. Öncelikle her birey kendi etiði çerçevesinde sorumluluklarýný yerine getirmelidir. Stajyer öðrenci de staj süresince birlikte çalýþtýðý meslektaþlarýndan daha fazlasýný istemelidir. Geçirdiði her bir saniyenin sorumluluðunun bilincinde olmalýdýr. Kurumlarda stajyeri sorumluluðuna alan mühendisler, stajyer öðrencileri yarýnýn meslektaþlarý ve iþ ortaklarý olarak düþünerek, bu etik çerçevesinde mesleki deneyimlerini ve bilgilerini stajyere aktarmaya çalýþmalýdýr. Bölüm öðretim elemanlarý da danýþman olduklarý öðrencilere staj çalýþmasý hakkýnda dikkat edilmesi gereken noktalarý staj öncesi belirtmeli, çalýþma süresince de öðrenci ile olan iletiþimini devam ettirerek öðrenciyi yönlendirmelidirler. Öðrenciler staj yaptýklarý yerlerde, mesleki uygulamalar dýþýnda farklý amaçlar için kullanýlmamalýdýr. Stajyerin yol, yemek, sigorta, gerekli hallerde kalacak yer, emeði karþýlýðýnda verilecek bir ücret gibi temel gereksinimleri karþýlanmalýdýr. Stajyer öðrenci buradan hiç bir zaman stajýn para karþýlýðý yapýldýðý sonucuna ulaþmamalýdýr. Staj yerleri ve bu yerlerde staj yapacak öðrenciler eðitim dönemi bitmeden HKMO þubeleri tarafýndan öðrenci komisyonlarýnýn destekleri ile organize edilmiþ olmalýdýr. Bu þekildeki bir süreç öðrencinin HKMO çatýsý altýndaki örgütlenmesini de güçlendirecektir. 58
11 Özellikle sektörün iþ sýkýntýsý çektiði dönemlerde meslek odamýz çatýsý altýnda stajyerler küçük gruplar halinde yaz eðitimlerine alýnmalýdýr. Odamýz tarafýndan bu amaçla çalýþma kamplarý düzenlenebilir. Stajyer öðrencinin yaptýðý stajdan not almasý gibi, staj yaptýran kurumda ayný stajdan dolayý deðerlendirilmelidir. Söz konusu deðerlendirme HKMO þubelerince yapýlabilir, yaptýrýmlarý ya da ödülleri olabilir. Baþarýsýz noktalar belirlenerek sonraki senelerde olasý tekrarlar önlenebilir. Belirtilen önerilerle beraber vurgulanmasý gereken bir diðer konu, staj yaptýran kurumlarda etik ve yönetmeliklerle örtüþmeyen ve kolaycýlýk anlayýþý ile gerçekleþtirilen uygulamalarýn, stajyer öðrencilere yapýlmasý gereken yöntem, olarak anlatýlmasýdýr. Bu sorunun ana nedeni stajyer öðrenciyi sorumluluðu altýna alan kiþilerin mesleki eðitim düzeylerinin eksikliðidir. Bu tür uygulamalar staj çalýþmasýndan beklenen verimi düþürmektedir. Öðrencilerin meslekle ilgili konularda bilgi ve deneyimlerini artýrýcý çalýþmalarýn baþýnda proje ve bitime çalýþmalarý gelmektedir. Çalýþmalarýn baþarý derecesine yansýmasýnýn saðlanabilmesi için proje ve bitirme çalýþmalarý, takým çalýþmalarý olarak yaptýrýlmalý hatta üniversitedeki diðer bölümlerin öðrencileri ile ortaklaþa yürütülmeli, öðrencilerin yaratýcýlýklarý, araþtýrmacýlýklarý, vb. özelliklerini ortaya çýkarýcý yönde olmalýdýr. Böylelikle disiplinler üstü çalýþmalara hazýrlýklý, kendini geliþtirme yeteneðine sahip, üretken mühendislerin yetiþmesi saðlanabilir. Kurum, Öðrenci ve Üniversite tarafýndan, staj çalýþmasýnýn eðitim sürecinin mutlak bir parçasý olduðu unutulmamalýdýr. Eðitimin sürdürülebilirliðinin saðlanabilmesi için gereken bu üç bileþen arasýndaki iletiþim, staj çalýþmasý sýrasýnda baþlatýlmalýdýr. Staj sonrasý, öðrencinin eðitim sürecine yönelik olarak bu iletiþim devam ettirilmelidir. Staj yaptýran kurum ve kuruluþlar, stajda gösterdikleri özeni bitirme ve proje çalýþmalarýnda da öðrencilere veri, donaným, yazýlým, araç, mali destek saðlayarak göstermelidirler. Bu tür çalýþmalar destek veren kurumun eksikliðini hissettiði bir noktaya yönelik olmasý saðlanarak mezuniyet sonrasý bu çalýþmalarýn deðerlendirilmesi yoluna gidilmelidir. Yetiþen öðrencilerin sektörün geleceði ve bir parçasý olduðu asla unutulmamalýdýr. Böylelikle sektörün, mesleki geliþimi yakýndan takip ederek kendisini geliþtirmesi saðlanabilir. Sektör vizyonu ve misyonu çerçevesinde gerek gördüðü eksik alanlara eleman yetiþtirilmesi yönünde üniversitelerle düþüncelerini paylaþmalý, üniversite plan ve programlarýnda sektörün taleplerini karþýlayacak önerilerde bulunmalýdýr. Yurtdýþý stajlarý, uluslararasý öðrenci projeleri, öðrenci deðiþim programlarý gibi olanaklarýn aktif hale getirilmesi ile mesleðimizde uluslararasý alanda yaþanan geliþmelerin daha etkili bir þekilde takip edilmesine olanak saðlanacaktýr. 59
12 Öðretim elemaný öðrenci iliþkileri özellikle danýþmanlýk kapsamýnda iþlerlik kazanmalý, öðrenci danýþmanýyla teknik sorunlarýnýn yaný sýra kiþisel sorunlarýný da paylaþabilmeli, sosyal ortamlarda öðrenci ve öðretim elemaný bir araya gelebilmelidir. Unutulmamalýdýr ki, sosyal birliktelikler baþka bir çok sorunun çözümünde anahtar rol oynayabilir. Bu konuda üniversitelerdeki öðrenci örgütlenmelerine büyük görev düþmektedir. Öðrencilerle mesleðin diðer bileþenlerini bir araya getirecek, sosyal ve kültürel paylaþýmlar artýracak, ortamlarýn oluþturulmasý gerekmektedir. Mesleki Öðrenci Örgütlenmeleri Mesleki örgütlenmenin baþarýsýnýn artýrýlabilmesi, meslek öncesi birliktelik yapýsýnýn oluþturulmasý ile saðlanabilir. Bu nedenle, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði bölümü öðrencilerinin örgütlülüðünü kuvvetlendirecek, sorunlara çözüm önerileri getirecek ve beklentileri ortaya koyacak üretken ve paylaþýmcý birlikteliðin yapýsý bir an önce oluþturulmalýdýr. HKMO þubelerinin çatýsý altýnda üretken ve katýlým seviyesi yüksek olarak çalýþan öðrenci komisyonlarý bu yapýnýn temelini oluþturacak niteliktedir. Öðrenci komisyonlarýnýn etkinliðini artýrmak üniversitelerdeki öðrenci örgütlenmelerinin oluþturulmasý ile mümkün görülmektedir. Bu nedenle, Bölümümüzün bulunduðu tüm üniversitelerde mesleki öðrenci kulüplerinin kurulmasý saðlanmalýdýr. Böylelikle, HKMO bünyesindeki öðrenci komisyonlarýnýn temsiliyetleri geniþleyecek ve karar alma yönündeki verimlilikleri artacaktýr. Bu öðrenci komisyonlarýnýn temsilcileri bir araya gelerek düþüncelerini paylaþmalý, hedeflerini belirlemeli ve bir sonraki toplantýya kadar aralarýndaki iletiþimi koparmadan çalýþmalarýný sürdürmelidir. Bu çalýþmalar Genç Haritacýlar Günleri (GHG), Uluslararasý Jeodezi Öðrencileri Birliði (IGSO) gibi etkinliklerde tartýþmalara açýlmalýdýr. Söz konusu örgüt yapýsýnýn temel yapý taþlarýndan bir tanesi de birlikte ve paylaþarak nelerin yapýlabileceðinin farkýna varýlmasýnýn saðlanmasý dýr. Bu örgüt yapýsý içerisinde; Öðrenci sorunlarýný tespit edip ilgili birimlere sunmak, Eðitim olanaklarýna katký saðlayabilecek önerilerde ve faaliyetlerde bulunmak, Bilinçli kitlelerin yetiþmesine katký saðlamak, Sosyal etkinliklerin düzenleyerek paylaþýmý artýrmak, Ulusal bazda Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði öðrencilerinin birlikteliðini saðlamak, Uluslararasý paylaþýmlara olanak saðlamak, Geleceðin HKMO üyelerinin birlikte üretmeye baþlamalarýný saðlamak, bulunmaktadýr. Öðrenci üyelik kavramý ivedilikle hayata geçirilmelidir. Bu sektörün bir parçasý olan öðrencilerin TMMOB ve HKMO yapýsý ve iþleyiþi hakkýnda bilgi sahibi olmalarý, 60
13 çalýþma ve karar süreçlerinde temsil edilmeleri, öðrenci statüsünde iken meslek ile ilgili konularda söz sahibi olmalarý gelecekte sektörü ve sektör içerisindeki örgütlülüðü daha da kuvvetlendirecektir. SONUÇ Ülkedeki güvensizlik ortamýnýn sektöre yansýmasý sonucu geleceðe yönelik yaklaþýmlar içeren uygulamalar yerine günü kurtarma çabasýnýn belirtisi olarak nitelendirilebilecek uygulamalarla karþýlaþýlmaktadýr. Sorunlarýnýn neler olduðunun bilincinde olan Genç Haritacýlar çözüm önerilerini ve beklentilerini bu bildiri kapsamýnda ifade etmiþtir. Harita sektörünün geleceðini düþünen meslektaþlarýmýzýn ve resmi üyeleri olacaðýmýz HKMO'nun bu konuda yapmasý gereken pek çok iþ vardýr. Ama çözüme yönelik büyük bir adým Genç Haritacýlarýn kendi içindeki örgütlülüðüdür. Genç Haritacýlar Günleri 2003 etkinliðinin düzenlenmesinde Genç Haritacýlar olarak rol alýnmýþ olmasý ve HKMO çatýsý altýnda toplanýp birlikte kararlar üretilmesi örgütlülüðün baþarýsýnýn bir göstergesidir. Bu bildiri kapsamýnda ifade edilenlerin ideale uygun olabilmesi için harita mühendislerinin ve harita mühendisliði öðrencilerinin mesleki etik kavramlarýný özümsemiþ olmalarý gerekmektedir. Mesleki etik kavramýnýn uygulanabilirliði, uygulayýcý olanlarýn kendi ahlaklarýyla doðrudan iliþkilidir. Eðitim politikalarý çerçevesinde ele alýnan popülist yaklaþýmlar sonucu açýlan bölümlere son verilmeli, laboratuvar, öðretim elemaný, kitap, kaynak vb. araçlarý olmadan, gerek ve yeterli þartlarý saðlamadan bir üniversitenin Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði. Bölümü açmasýna engel olunmalý, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði Bölümlerinin bulunduðu tüm üniversiteler ve HKMO birlikte bu olaylara tepki göstermelidir. Yeni bölüm açmak yerine mevcut bölümlerin iyileþtirilmesi yoluna gidilerek, üniversitelerarasý eþitsizliklerin önüne geçilmesinin yararlý olacaðý düþünülmektedir. Düþünen, paylaþan, örgütlü Genç Haritacýlar... * Karadeniz Teknik Üniversitesindeki Öðrenci arkadaþlar bildirinin hazýrlanmasý çalýþmalarýna katkýda bulunmuþ, ancak sunumda bulunamamýþlardýr. 61
14 62
15 63
16 64
17 65
18 66
19 Dördüncü Oturum (01 Nisan 2003, Salý) Referans Sistemleri Oturum Yöneticisi Prof. Dr. Onur GÜRKAN Ulusal Temel Aðlar (C.DEMÝR, O.GÜRKAN) 67
20 68
21 OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Galiba gözlerimizi ovuþturarak bu oturuma baþlayacaðýz. Çünkü, trafik nedeniyle de olsa biraz gecikmeli olarak baþlýyoruz. Hepinize hoþ geldiniz diyorum. Dünkü, o güzel kalabalýktan sonra salonu böyle seyrek kiþilerle görmek, biraz moralimizi kýrdý diyebilirim. Ama gördüðüm kadarýyla da yavaþ yavaþ salonumuz doluyor. Özellikle organizasyon komitesi baþkanýmýz bile geldiðine göre artýk baþlayabiliriz. Sayýn Tevfik AYAN Hocamýz bu kurultayýn organizasyonunu yaparken benden bir ricada bulundu. Biz geçtiðimiz yýlýn Ekim ayýnda Ýznik'te bir çalýþtay düzenledik. Ýsmi, Tektonik ve Jeodezik Aðlar idi. 2.5 gün sürdü ve güzel bir toplantý oldu. Bana göre güzel bir toplantý oldu ve katýlan arkadaþlar da hoþnut idi. Ýznik gibi küçücük bir yerde de olunca 3 gün sabah akþam birlikteydik, sohbet etme olanaðý da bulduk. Yalnýz ben biraz gaddarlýk ettim. Bulunduðumuz binada organizasyon komitesi olarak sigara içmeyi yasaklamýþtým. Ancak, sigara tiryakisi arkadaþlar bile daha sonra teþekkür ettiler. Þimdi bu toplantýnýn tüm sonuçlarýný buraya taþýmamýz, gerçekten çok zor ve kurultayýn genel havasýnda da zaten ayrýntýlara inmek yerine özde bazý þeyler söylemek gerekiyor. Ve biz de hepimizi ilgilendiren Temel Jeodezik Aðlar konusunu bir özet halinde buraya taþýyalým istedik. Þimdi Temel Jeodezik Aðlarýn ana görevlerinin en baþýnda bildiðiniz gibi her türlü haritacýlýk hizmetinde, jeodezik að olmasý lazým. Çünkü, insan vücudunun iskeleti gibi jeodezik að olmaksýzýn hiçbir þey yapamayýz. Ülke düzeyinde düþündüðümüzde artýk düzlem deðil, küre deðil, elipsoid deðil bunun yanýsýra GPS'de ortaya çýkýnca yani bambaþka bir yüzey var, baþka þekiller var. Bütün bunlarýn özelliklerini cm düzeyine, mm düzeyine indirmenin de bilimsel taraflarý var. Pek çok ülkede temel jeodezik aðlarla ilgili çalýþmalarý önce askeri kuruluþlar baþlatmýþ, bu bir doðal yapý, ama giderek sivil kuruþlara intikal etmiþ. Bizim ülkemizin geliþmesi açýsýndan da þu anda biz henüz temel jeodezik aðlarý ana sorununu, sivil kuruþlara intikal ettiremedik. Ancak, þu kadarýný iftiharla söylemek mümkün. Bu temel jeodezik aðlardan sorumlu olan kuruluþumuz, askeri bir kuruluþ olmasýna raðmen, oradaki çalýþan arkadaþlarýmýzýn rütbeleri olmasýna raðmen beyinlerinin yarýsý da sivil. Ondan ben eminim. Ve bu konunun ayrýntýlarýný Coþkun arkadaþýmýz anlatacak, söyleyecek. Ancak, ondan da öncesinde ben boyut kavramý ile ilgili küçük birkaç þey söylemek istiyorum. 69
22 Þimdi Temel Jeodezik Aðlarda ana görev þu idi. Birkaç yýl öncesine kadar buydu. Bir nokta arazide iþaretlersiniz, daha doðrusu pek çok nokta arazide iþaretlersiniz. Bir koordinat sistemine göre de bunlara X, Y, Z ya da enlem, boylam, yükseklik gibi 3 tane sayý tahsis edersiniz ve bu olay biter idi. Ama uzay teknikleri ortaya çýkýp da koordinat sistemlerinin dayandýðý sistem, fiziksel yer yuvarýnýn dýþýna, uzaya taþýndýðý andan itibaren de, þöyle bir kavram çýktý. Yer yuvarýnýn tamamý, yer yuvarýndan dünyayý kast ediyorum. Fiziksel yer yuvarý da öyle çok katý bir cisim deðil. Onun da bir dinamiði var, kendi içerisinde kitleler birbirlerine göre hareket ediyorlar. Dolayýsýyla noktalar da hareket ediyorlar. Hele hele iþte bizim Ýznik'teki konuþmalarýmýzdaki en önemli hususlardan birisi buydu. Dolayýsýyla noktalarýn artýk 3 boyutlu bir uzayda koordinatlarýný belirlemek yerine bir de zaman boyutu giriyor iþin içerisine. Yani, noktanýn zamana göre koordinatý. Bunun anlamý da þu; biz üç tane koordinat belirliyoruz ama bu herhangi bir an için. Ondan sonraki zamanda deðiþiyor. Hele, hele Türkiye gibi bir deprem ülkesinde bazen bir anda bu noktalarýn koordinatlarý 3 metre, 5 metre gibi deðiþiveriyor. Dolayýsýyla temel jeodezik aðlarýn ana görevleri gerçekten hem mühendislik hizmetleri bakýmýndan, hem de sosyo ekonomik bakýmdan farklý bir önem kazanmaya baþladý. O yüzdendir ki, arkadaþlarýmýzýn Temel Jeodezik Aðlarla ilgisinin bundan sonra daha çok olacaðýný tahmin ediyorum. Þimdi, 3 boyuttan 4 boyuta nasýl, insan oðlu nasýl düþünür? Biz her þeyi 3 boyutta algýlýyoruz. Kaynaðýný unuttum ama yazarý Fletlent. Türkçe'ye nasýl çeviririm bilemiyorum da. Orada 4. boyutu þöyle anlatýyor. Bir dünya düþünün, her þey iki boyutta, bir yüzeyin üstündesiniz ve size bir þey soruyor. Diyor ki, problem olarak; iç içe çizilmiþ iki çemberin içindekini dýþarýya çýkartmak için, dýþtakini hiç bozmadan yapabilir misiniz bunu? Mümkün deðil. Tabi iki boyutta kalýrsanýz, mutlaka yýrtmanýz lazým, bir þey yapmanýz lazým. Ama üçüncü boyutlu düþünürseniz, alýrsýnýz, kaldýrýrsýnýz, 3. boyuta taþýrsýnýz oradan dýþarýya çýkartýrsýnýz. Þimdi 4. boyutu buna benzeterek, bununla ayný anologiyi kullanarak. Þöyle diyebilirsiniz, iç içe iki tane küre düþünün, demirden küre, içindeki küreyi, dýþtaki küreyi hiç kýrýp yarmadan, hiç bozmadan dýþarýya çýkartabilir misiniz? Þimdi 3 boyut algýlayan biz insan oðlu, bunun mümkün olmadýðýný düþünürüz. Ama zaman boyutunu düþünürseniz, gayet kolay. 4. boyutta alýrsýnýz, dýþarýya çýkartýrsýnýz. Yani, boyut kavramýný biraz insanoðlunun beynini zorlamasý gerekiyor. Temel jeodezik aðlarda da, aslýnda bu boyut kavramý bizim mesleðimize girmiþtir. Biz 4. boyutla uðraþan mühendislik birimlerinin belki de ilkiyiz. O yüzden deðerli Coþkun arkadaþýmýzýn bize özet olarak Harita Genel Komutanlýðýnda Türkiye'de Temel Jeodezik Aðlarda neler yapýlýyor? Herhangi bir yerde gördüðümüz bir nokta için, herhangi bir bilgi istediðimizde bu bilgiyi oluþturabilmeleri için neler yapýyorlar? Bunu özet halinde biraz da temel jeodezik aðlar kavramýnýda bize öðreterek. Çünkü, kendisi de hocadýr, Harita Genel Komutanlýðý Harita Yüksek Teknik Okulu'nda. Anlatacak þimdi kendisinden bunu rica ediyorum ben. Teþekkür ederim. 70
23 DEMÝR- Sayýn Baþkan, deðerli hocalarým, deðerli meslektaþlar Temel Jeodezik Aðlar ile ilgili bilgileri yansýda görülen baþlýklarda yer alan jeodezik aðlarý ifade ederek sunacaðým. Türkiye Ulusal Temel Yatay Kontrol Aðý: 1932 ile 1954 yýllar arasýnda bu aðýn oluþturulmasý çalýþmalarý tamamlandý. Bu að, 27 Poligon zinciri ve 98 Laplas noktasýndan oluþmakta. Siyahla gösterilen I.D. noktalarýn aralarý, kýrmýzý ve yeþilde gördüðünüz þekilde sýklaþtýrýldý. Daha sonra iki, üç ve dördüncü derece noktalar kullanýlarak ülkedeki temel harita serileri oluþturuldu. Bu að kuruluþundan itibaren, ülkedeki tektonik aktivite nedeniyle sürekli deformasyona uðradý. 1943, 1944 Bolu depremleri sonrasýnda Bolu bölgesinde Çiledoruðu I.D. noktasýnda yapýlan yatay açý gözlemleri neticesinde; Bolu'nun güneyinde yer alan Köroðlu noktasýnýn 35 saniye batýya kaydýðý yani, 2 metre tektonik olarak yer deðiþtirdiði yatay açý gözlemlerinden belirlenmiþtir. Bu geçen süreç içerisinde bir çok sayýda çalýþma var. Ancak, ben birkaç tanesini aldým. I.D. aðýn 7 nci poligonda seçilen noktalarda ( I ve II.D.) 1997 yýlýnda GPS gözlemleri gerçekleþtirildi. Yersel ve GPS gözlemlerinin karþýlaþtýrýlmasý neticesinde bu bölgede, 3-5 metre yer deðiþtirme meydana geldiði tespit edildi. Yatay kontrol aðý özetle yýllarý arasýnda tektonik plaka hareketleri nedeniyle 2-3 metre mertebesinde, deðiþik bölgelerde deformasyona uðramýþ ve ihtiyaçlarý karþýlamaktan uzaklaþmýþtýr. Ýçinde bulunduðumuz tektonik bölge nedeniyle 4 boyutlu yeni bir datum tanýmlama ihtiyacý kaçýnýlmaz olmuþtur. Bu nedenle GPS teknolojisine dayalý çok yüksek doðrulukta bir að oluþturulmasý gündeme gelmiþtir. Türkiye Ulusal Temel GPS Aðý (TUTGA) : TUTGA ile ilgili çalýþmalar yýllarý arasýnda 3 yýlda tamamlanarak TUTGA-99 adýyla kurulmuþtur. Noktalarýn daðýlýmý (594 nokta), yansýda görülmektedir. Türkiye'deki aktif tektonik plaka hareketleri nedeniyle oluþan deformasyonlar göz önüne alýndýðýnda nokta koordinatlarý ve deðiþimlerinin belirlenmesi bu aðýn yaþatýlmasý ve iyileþtirilmesi açýsýnda büyük önem taþýmaktadýr. Türkiye'de depremlerin nokta koordinatlarýna etkisini yansýda þöyle özetleyebiliriz. Deprem öncesi, (intersismik), yýlda 2-3 cm yatay, kesin olarak bilinmemekle birlikte, düþey yönde birkaç mm düzeyinde. Deprem sýrasýnda (kosismik), 2-3 metre yatayda, düþeyde ise +/ cm ve zaman zaman lokal olarak 3 m'ye ulaþabilmektedir. 71
24 Deprem sonrasý (postsismik), depremi takip eden 3 ay ortalama, yatayda 5-6 cm ve düþeyde de 2-4 cm olarak belirlenmiþtir. Türkiye'de hiç deprem olmasa bile bu þekil, Türkiye'deki plaklarýnýn birbirine göre hareketini göstermekte. Türkiye'de hiç deprem olmasa bile nokta koordinatlarýnda yýllýk büyüklüðü ve yönü bölgeden bölgeye deðiþen cm sürekli yer deðiþtirme meydana gelmektedir. TUTGA'nýn oluþturulmasý amacýyla, 1997,1998 ve 1999 yýllarýnda geçekleþtirilen kampanyalar, yýllarý arasý deðiþik jeodinamik ve jeodezik amaçlarla gerçekleþtirilen 20 adet GPS kampanyasý ile birleþtirilmiþ ve TUTGA-99 nokta koordinatlarý ITRF96 koordinat sisteminde belirlenmiþtir. Bu koordinatlarýn epoðu dýr. Bununla birlikte geçen süreç içersinde periyodik gözlenen 171 noktadaki hýzlarda hesaplanmýþtýr. Bu birleþtirmede, periyodik gözlem yapýlan 171 noktada ITRF96 sisteminde yatay hýz alaný, ve düþey hýz alaný belirlenmiþtir. Hýzý bilinen 171 noktadan 96 adedi, TUTGA-99 noktasý, geriye kalan 498 TUTGA noktasýnýn hýzý ise bu hýzý bilinen noktalardan yararlý, aðýrlýklý ortalama yöntemiyle kestirilmiþtir. TUTGA noktalarýnda 3 boyutlu dik koordinatlar (X,Y, Z), hýzlar (Vx, Vy, Vz), enlem, boylam, GRS 80 elipsoidinde elipsoit yüsekliði, Helmert ortometrik yüksekliði ve jeoid yüksekliði bilinmektedir. 17 Aðustos 1999, 12 Kasým 1999 ve 6 Haziran 2000 Çerkeþ depremleri TUTGA koordinatlarýnda önemli deformasyona neden olmuþ ve TUTGA nokta koordinatlarý ve bunlarýn yayýnlanan hýzlarý kullanýlarak 17 Aðustos depremi sonrasý nokta koordinatý hesaplamak olanaksýz hale gelmiþtir. Marmara depremleri sonrasýnda gerek baðýmsýz, gerek ortak projeler kapsamýnda 12 adet GPS kampanya ölçüsü gerçekleþtirilmiþtir. Bunlardan 43 noktalý deprem bölgesini içeren postsismik kampanyasý, 159 noktalý jeodef kampanyasý, bunun yanýsýra deðiþik bölgelerde; Çerkeþ bölgesinde Kuzey Anadolu Fayýnýn batýsýnda, Akdeniz Bölgesinde ve KKTC'e baðlantýlý deðiþik amaçlý kampanya ölçüleri gerçekleþtirilmiþtir. Depremler sonrasý yapýlan ölçülerin deðerlendirilmesinden deprem öncesi intersismik hýz alanýnýn, depremler sonrasý deðiþtiði belirlenmiþ. Deprem sonrasý nokta koordinatlar için 6 Haziran 2000 tarihinin referans epoðu olarak alýnmasý öngörülmüþtür. Üç depremin oluþtuðu ila döneminde sözü edilen üç depremin kosismik, posismik ve intersismik etkilerinin birbiri üzerine binmesi nedeniyle sözü edilen dönem için bu üç etkinin toplam olarak hesaplanmasýnýn uygun olacaðý deðerlendirilmiþtir. 72
25 Depremler sonrasý ölçülen 12 GPS kampanyasýný birleþtirip, deprem sonrasý koordinatlarýn hesaplamak olanaklý olmakla birlikte, deprem bölgesinin dýþýndaki noktalardaki tekrarlý ölçüleri kullanmak amacýyla yýllarý arasýnda toplam 35 GPS ölçü kampanyasý (23 adedi deprem öncesi, 12 adedi deprem sonrasý) GLOBK yazýlýmýyla birleþtirilmiþ ve TUTGA-99A tanýmlanmýþtýr. Söz konusu kampanyalarýn birleþtirilmesinde deprem öncesi koordinatlar ve deprem sonrasý koordinatlar ayný epoða getirilerek, nokta koordinatlarýnda bir cm'den daha küçük düzeltmenin bulunmasý durumunda bu noktanýn deðiþmediði öngörülerek her depremin etki alaný hesaplanmýþtýr. Buna göre Ýzmit Depreminde yaklaþýk 240 kilometrelik bir alan, Düzce Depreminde 200 kilometre ve Çerkeþ Depreminde de 100 kilometrelik alanda nokta koordinatlarý, deðiþikliðe uðramýþtýr. Marmara Bölgesindeki deprem öncesi ve deprem sonrasý intersismik hýz alanýnýn deðiþtiði belirlenmiþtir. Deprem sonrasý ölçüm yapýlmayan, tüm noktalarda ölçü yapmak olanaklý olmadýðýndan ölçü yapýlmayan noktalarda ki, deprem sonrasý hýzlarda Kriging yöntemiyle belirlenmiþtir. Deprem sonrasý tekrarlý ölçülen GPS noktalarý, deprem sonrasý hýz alaný belirlemek amacýyla, yansýda görülmektedir. Bu þekilde özellikle bazý bölgelerde noktalarýn olmadýðý ve bu bölgelerde tekrarlý GPS ölçülerine ihtiyaç bulunduðunu göstermektedir. Depremlerde oluþan toplam yer deðiþtirmeleri belirlemek için, deprem öncesi koordinatlar deprem öncesi hýzlarla 17 Aðustos 1999 yani, Ýzmit depremi epoðuna kaydýrýlmýþtýr,. Deprem sonrasý koordinatlar ise deprem sonrasý hýzlarla epoðunu kaydýrmýþ ve Ýzmit ve Düzce depremleri için elastik yarý uzayda, dislokasyon modeliyle, ölçü-model farklarýndan grid veri oluþturulmuþtur. Söz konusu dönem için ölçülen yer deðiþtirmeler (3-5m.), modelden bulunan yer deðiþtirmeler, bu ise, ölçü ve model farklarý, fay bölgelerinde anamoller göstermekle birlikte 5-10 cm civarýnda deðiþmektedir. Daha sonra bu farklar gridlenerek, grid data elde edilmiþtir. Bu amaçla kullanýlan noktalarýn daðýlýmý yansýda görülmektedir. Deprem öncesi ve deprem sonrasý ölçülen GPS noktalarýnýn daðýlýmý, deprem bölgelerinin tamamen kapsandýðýný göstermektedir. Depremden etkilenen bir bölgede deprem sonrasý ölçülmeyen herhangi bir noktadaki, toplam deformasyon deðeri, noktanýn konumuna baðlý olarak elastik model artý grid veriden interpolasyon ile hesaplanabilmektedir. TUTGA-99A, nokta koordinatlarýnýn uygulamada kullanýlmasý: TUTGA-99A, epoklu homojen ve yüksek doðruluktadýr. GPS ile TUTGA-99A'ya dayalý olarak bir sýklaþtýrma çalýþmasýnda zaman boyutu dikkate alýnmalý ve nokta koordinatlarý epoðuna kaydýrýlmalýdýr. Bu iþlem sýklaþtýrma noktalarýnýn depremden etkilenen bölge içinde olup olmamasýna göre farklýlýk gösterir. Depremden etkilenmeyen bir bölgede uygulama için yayýnlanan TUTGA koordinatlarý hýzlarla birlikte ölçü epoðuna 73
26 kaydýrýlýr ve GPS deðerlendirme iþlemi gerçekleþtirildikten sonra o bölge için, sýklaþtýrma noktalarý için belirlenen model hýz alanýndan yararla, referans epoðuna, (1998.0) epoðuna kaydýrýlýr. Depremden etkilenen bir bölgede ise, TUTGA koordinatlarýnýn deprem sonrasý epokta yayýnlanan koordinatlar, deprem sonrasý hýzlarla birlikte ölçü epoðuna kaydýrýlýr. GPS deðerlendirmelerden sonra o bölge için belirlenen model hýzlarla, tekrar referans epoðuna (Buradaki referans epoðu, deprem sonrasý belirlenen ) kaydýrýlýr. TUTGA-99A ile ED-50, koordinat dönüþümü: Bunun için iki yöntem uygulanmýþtýr. Üç boyutlu benzerlik dönüþümü ve gridleme yöntemiyle dönüþüm. Her iki sistemde ortak noktalarýn (220 nokta) Türkiye genelinde daðýlýmý gösterilmektedir. 3 boyutlu benzerlik dönüþümü ile +/-1 m. doðruluk saptanmýþtýr. Bu dönüþüm neticesinde ED50 yatay koordinatlarýna gelen düzeltmeler incelendiðinde; belli bölgelerde sistematik etkiler gözükmektedir. Bu ise yüksek doðruluklu jeodezik amaçlar için her iki sistemdeki dönüþümün salt geometrik iliþkilere dayanan 3 boyutlu modelle modellendirilmesinin pek uygun olmayacaðýný göstermektedir. Benzer þekilde ED50 düþey koordinatlarýna gelen düzeltmelerde de belirli sistematik etkiler görülmektedir. Bu nedenle gridleme yöntemiyle dönüþüm uygulanmýþtýr. Bu yöntemde her iki sistemde koordinatlar arasýndaki farklar, Kriging yöntemiyle gridlenmiþtir. Sonuç olarak; 3 boyutlu dönüþümde fay bölgelerinde 3-5 metre, fay bölgeleri dýþýnda cm arasýnda farklýlýklar elde edilmiþtir. Gridleme yöntemiyle dönüþümde ise fay bölgelerinde ortalama boylamda m., fay bölgeleri dýþýnda enlem ve boylamda 5-30 cm arasýnda farklýlýk saptanmýþtýr. TUTGA kapsamýnda yapýlan çalýþmalar neticesinde; Marmara Bölgesinde yapýlan deprem sonrasý ölçülerle TUTGA-99 aðý güncelleþtirilerek TUTGA-99A tanýmlanmýþtýr. TUTG-99A ITRF96 referans sisteminde epoðunda tanýmlanmýþtýr. Jeodezik koordinatlar için GRS80 elipsoidi kullanýlmýþtýr. Ülkenin tektonik yapýsý itibariyle TUTGA-99A ile Türkiye'de zaman boyutunun kullanýmý ortaya çýkmýþtýr. Yani, 4 boyutlu haritacýlýk artýk gündeme gelmiþtir. Depremler sonrasý tekrarlý GPS ölçülerinden, Deprem bölgesinde intersismik hýz alanýnýn deðiþtiði belirlenmiþtir. Marmara Bölgesinde deprem öncesi ve deprem sonrasý intersismik hýz alaný ve söz konusu dönem için toplam deprem düzeltmesiyle herhangi bir anda koordinat hesaplamak olanaklý hale gelmiþtir. TUTGA-99A'nýn dayandýðý ITRF sistemi global anlamda WGS84 ile birkaç cm içersinde uyumludur. Bu nedenle haritacýlýk amaçlý jeodezik uygulamalarda TUTGA-99A koordinatlarý WGS84 koordinatlarýna eþit olarak alýnabilir. 74
27 Ülkemizde bir iki yýlda bir olan, büyüklüðü 6'dan büyük depremlerin oluþturduðu deformasyonlarý belirlemek amacýyla her deprem sonrasýnda TUTGA noktalarýnda GPS ölçüsü yapýlmasý gerekmektedir. TUTGA-99A tanýmlanmýþ ancak, ülkenin tektonik yapýsý ve depremlerle oluþan konum deðiþiklikleri deprem öncesi ve deprem sonrasýnda hesaplanan hýzlarýn doðruluðunun özellikle hýzý ölçülen noktalarýn daðýlýmýna baðlý olmasý nedenleriyle TUTGA'nýn belli aralýklarla güncellenmesi, bu amaçla 2004 yýlýna kadar ikinci periyot, 2008 yýlýna kadar da 3. periyot ölçülerinin tamamlanmasý gerekmektedir. Türkiye Ulusal Sabit GPS Ýstasyonlarý Aðý (TUSAGA): Türkiye'ye daðýlmýþ IGS standartlarýnda noktalarýnda oluþacak að ile jeodezik çalýþmalar için üst yüzey nokta oluþturmak, bölgesel GPS ölçmelerinde mastýr nokta olarak kullanarak zaman, personel, alet ve maliyet tasarrufu yapmak, veri baðlantý kayýplarýný engellemek, tektonik aktiviteyi izlemek gerçek zamanda diferansiyel GPS hizmeti sunmak hedeflenmektedir. Þu anda faal olan TUSAGA noktalarý, kýrmýzý nokta ile gösterilen, 7 adettir. Marmara Bölgesinde TÜBÝTAK-MAM tarafýndan iþletilen sabit GPS istasyonlarý gösterilmektedir ve yakýn gelecekte planlanan istasyonlarda sarý renkle gösterilmektedir. Gelecekte ise TUTGA'nýn tasarýmý 76 nokta olarak belirlenmiþtir. Türkiye Ulusal Düþey Kontrol Aðý TUDKA-99: Bu að ile ilgili çalýþmalar iki dönemde gerçekleþtirilmiþtir. Ýkinci dönemde ölçülerle birlikte nivelman noktalarýnda gerçek gravite gözlemi de gerçekleþtirilmiþtir. Aðýn þekli yansýda görülmektedir. Yükseklik sistemlerinin temelini jeopotansiyel sayý oluþturur. Bu nedenle gerçek gravite gözlemi kullanýlýr. Eðer jeopotansiyel sayý bilinirse, G'nin seçimine baðlý olarak deþik yükseklik sistemleri tanýmlanabilmektedir. Ortometrik yükseklik, jeoit'ten olan yükseklik, Normal yükseklik ise kuazi-jeoit'ten olan yüksekliktir. Uygulamada jeopotansiyel sayý, geometerik nivelman gözlemlerinin gravite gözlemleriyle birleþtirilmesiyle berlirlenir. Eðer gerçek gravite deðeri bilinmiyorsa, normal gravite deðeriyle hesaplanan Normal Jeopotansiyel sayýdýr ve bundan yararla Normal Ortometrik yükseklik elde edilir. Türkiye'de halen kullanýlan yükseklik budur. Ya bu þekilde elde edilir veya ölçülen yükseklik farlarýna normal ortometrik düzeltme getirilir. Düþey kontrol aðý dengelemesi, bilinmeyen sayýsý çok fazla olduðu için ayný sonuçlarýn verilmesini saðlayan iki aþamalý bir hesaplama modeli uygulanmýþtýr. Önce düðüm noktalarý dengelenmiþ ve daha sonra da ara noktalarýn dengelenmesi gerçekleþtirilmiþtir. Dengeleme de uyuþumsuz ölçüleri belirlemek için Data Snooping test yöntemi uygulanmýþtýr. 75
28 Yükseklik sistemi olarak dengelemede jeopotansiyel sayýlar, uygulamada Helmert ortametrik yükseklikler seçilmiþtir. Gravite deðerleri Uluslararasý Gravite Standart Aðýna (IGSN-71) dayalý olarak belirlenmiþtir. Ölçüler daha önce ifade ettiðim gibi noktalar arasý jeopotansiyel sayý farklarý, gravitesi bilinmeyen 4112 noktada +/- 3 miligal doðrulukta gravite deðeri kestirilmiþtir. Ölçü aðýrlýklarý için Avrupa Birleþik Aðý dengelemesinde uygulanan stokastik model alýnmýþtýr ve bu dengelemenin neticesinde noktada jeopotansiyel sayý hesaplanmýþtýr. Bu aðýn datumu, Antalya marograf istasyonunda 36 yýllýk elde edilen anlýk deniz seviyesi ölçülerinin, aritmetik ortalamasýyla belirlenmiþtir. Samsun Marograf istasyonu ile Antalya Marograf istasyonu arasýnda yapýlan karþýlaþtýrmada; Samsun ortalama deniz seviyesinin yaklaþýk 50 cm, Antalya ortalama deniz seviyesinden yüksek olduðu belirlenmiþtir. Halen kullanýlan yükseklikler ile hesaplanan ortometrik yükseklikler ve Molodensky normal yükseklikleri arasýndaki farklar belirlenmiþtir. Buraya sadece Helmert ortometrik yüksekliklerle, halen kullanýlan Normal ortometrik yükseklikler arasýndaki fark haritasý alýndý. Burada farklarýn Türkiye genelinde 14 ila 37 cm ve ortalamasý 9 cm. olup, noktanýn konumuna baðlý olarak 15' x 15' lýk türetilen grid veriden yararla düzeltme deðeri hesaplanabilmektedir. Depremler sonrasý TUDKA'daki deformasyonu belirleyip bu aðý güncelleþtirmek amacýyla; baþlangýçta Karamürsel ile Doðançay arasýnda 100 kilometrelik bölgede, Kasým 1999'da nivelman ve gravite ölçüsü gerçekleþtirilmiþtir. Bu ölçülerin deðerlendirilmesinden Karamürsel'deki noktaya dayalý olarak noktalarda 50 cm'ye varan yer deðiþtirme belirlenmiþ ve deformasyonun çok daha geniþ alanda olduðu deðerlendirilerek 2000 yýlýnda yansýda görülen nivelman geçkileri tekrar ölçülmüþtür. Bu ölçülerin deðerlendirilmesi sonucunda 52 ila +28 cm arasýnda nivelman noktalarýnda yer deðiþtirme belirlenmiþtir. Düzce, Sakarya ve Ýzmit bölgelerinde çökme ve diðer bölgelerde yükselme þeklinde belirlenmiþtir. Düþey Kontrol Aðý ile ilgili yapýlan çalýþmalar sonucunda; noktada jeopotansiyel sayý tanýmlanmýþ, bir, ikinci derece geçki uyuþumsuz bulunmuþ, bu aðda tanýmlanan tek noktayla (tek marografla) tanýmlanan datumun iyileþtirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, çok marograf istasyonu ve istasyonlarda duyarlý jeoid ve deniz yüzü topografyasýnýn belirlenmesi çalýþmalarý da gerçekleþtirilmektedir. Mevcut yükseklikler normal ortametrik yükseklik sisteminde tanýmlanmýþtýr. Yeni yükseklik sistemi Helmert Ortametrik yükseklik sistemine dönüþüm için 15' x 15' dakikalýk grid veri dosyasý hesaplanmýþ, nokta konumlarýna baðlý olarak hesaplanabilmektedir. Depremler sonrasý bölgede gerçekleþtirilen tekrarlý ölçülerle, yeniden deðerlendirilerek TUDKA-99 depremler sonrasý yeni yükseklikler hesaplanmýþtýr. TUDKA-99 76
29 ölçülerinin önemli bir bölümü 1973 yýlýndan itibaren gerçekleþtirilmiþtir. Bu tarihten itibaren ülkemizde meydana gelen depremlerin etkilerini belirleyip bu aðý güncelleþtirebilmek amacýyla, deprem bölgelerinde ek nivelman ve gravite ölçüleri yapýlmasý planlanmýþtýr. Türkiye Temel Gravite Aðý (TTGA-99); Türkiye Temel Gravite Aðýnýn oluþturulmasý amacýyla çalýþmalar yýllarý arasýnda 24 havalaný noktasý arasýnda gerçekleþtirilmiþtir. Aðýn datumu, Almanya Postdam baðlantýlý olarak yapýlmýþ ve noktalarýn mutlak gravite deðerleri belirlenmiþtir. Daha sonra bu aða dayalý olarak, ana karayollarý boyunca 5-10 km. aralýklý noktalardan oluþan II. derece noktalar tesis edilmiþ ve I ve II. derece aðýn noktalarýna dayalý olarak sýklaþtýrma aðý oluþturulmuþtur. Daha sonra IGSN71'e göre nokta gravite deðerlerine getirilmesi gereken 14 miligal düzeltme deðeri tüm gravite deðerlerine getirilmiþtir. Yansýda kýrmýzýyla görülenler I. derece noktalar, yeþil hatlar II. derece 5-10 kilometre noktalarý göstermektedir. Bu ise noktadan oluþan Türkiye'deki sýklaþtýrma gravite noktalarýna göstermektedir. I.D. aðýn ölçüleri 1991 yýlýnda yeniden deðerlendirilmiþ ve nokta gravite deðerlerinin standart sapmalarýnýn miligal arasýnda deðiþtiði bulunmuþtur. Bu aðýn datumunun tek noktayla belirlenmesindeki olumsuzluk ve nokta gravite deðerlerinin düþük doðrulukta olmasý nedeniyle, bu aðýn daha duyarlýk gravimetrelerle ölçülmesi ve farklý kurumlar tarafýndan, farklý bölgelerde tesis edilen kalibrasyon aðlarýnýn birleþtirerek doðruluðu yüksek bir kalibrasyon bazýnýn kurulmasý, Harita Genel Komutanlýðý ile MTA arasýnda 1992 yýlýnda imzalanan protokol kapsamýna alýnmýþtýr. Bu kapsamda yapýlan çalýþmalarla yýllarý arasýnda 55 noktalý Türkiye Temel Gravite Aðý-1999 (TTGA-99) oluþturulmuþtur. Bu að noktalarýndan 13 noktada FG5 ile mutlak gravite ölçüsü gerçekleþtirilmiþtir. Ayrýca Ankara, Konya arasýnda 10 noktadan oluþan bir gravite kalibrasyon aðý oluþturulmuþtur. TTGA-99 dengelemesinde, nokta gravite deðerleri standart sapmalarý 3.8 ila 8.6 mikrogal, ortalamasý 5.5 mikrogal bulunmuþtur. Bu deðerlerin önceki að ile karþýlaþtýrýldýðýnda önemli duyarlýlýk artýþý saðlandýðý görülmektedir. Ankara, Konya arasýnda 10 noktadan oluþan kalibrasyon bazýnýn iki uç noktasý mutlak gravite noktasýdýr. Bu bazda yýllarýnda gerçekleþtirilen ölçülerin deðerlendirilmesinden baz ara noktalarýndaki standart sapmalar mikrogal arasýnda deðiþtiði bulunmuþtur. Deprem öncesi ve deprem sonrasý deprem bölgesinde yer alan I. derece gravite noktalarýndaki deðiþimi belirlemek amacýyla, elde edilen gravite deðiþimine tekabül eden yükseklik deðiþimi belirlenmiþ, ayný noktalarda GPS ile bulunan ölçü ve modelden bulunan deðerlerin birbirine yakýn olduðu görülmektedir. 77
30 Temel gravite aðý kapsamýnda yapýlan çalýþmalarla Türkiye için jeodezi, jeofizik ve jeodinamik çalýþmalarda gereksinim duyulan doðruluðu yüksek temel bir að oluþturulmuþtur. Ýzmit ve Düzce depremleri sonrasý, deprem bölgesinde yer alan gözlemler yenilenerek bu aðýn güncelleþtirilmesi saðlanmýþtýr. Ülke genelinde uygun sýklýk ve homojen doðrulukta daðýlmýþ gravite noktalarý oluþturmak amacýyla yeni tanýmlanan ulusal gravite datumu ve gravite kalibrasyon bazýnýn ülke genelinde kullanýlmasý, I. derece gravite aðý ile II. derece ve sýklaþtýrma gravite aðlarýnýn birleþtirilmesi, mutlak gravite noktalarýnda periyodik ölçüler ile düþey yer kabuðu hareketlerinin denetlenmesi, gravite aðýnda depremlerin neden olduðu deformasyonun belirlenmesi, modellenmesi ve aðý güncel tutulmasý çalýþmalarýnýn yapýlmasý gerekmektedir. Türkiye Ulusal Deniz Seviyesi Ýzleme Sistemi (TUDES); Türkiye Ulusal Düþey Kontrol Aðýnýn baþlangýcýný belirlemek amacýyla Harita Genel Komutanlýðý tarafýndan 1935 yýlýnda Antalya'da, 1936 yýlýnda Karþýyaka, Ýzmir'de iki marograf istasyonu kurulmuþtur. Daha sonra bu istasyonlar Devlet Meteoroloji Ýþleri Genel Müdürlüðüne devredilmiþtir. Bu kurum tarafýndan Türkiye kýyýlarýndan yansýda görülen mareograf istasyonlarý kurulmuþtur. Ancak, 1983'e gelindiðinde bunlarýn tamamý, iþlerliðini kaybetmiþ bu marograf istasyonlarýnýn tamamý, haritacýlýktaki önemi dikkate alýnarak tekrar Harita Genel Komutanlýðýna devredilmiþtir döneminde mevcut donanýmlarla Antalya, Bodrum, Menteþ ve Erdek'te 4 istasyon iþletilmiþtir yýllýndan itibaren söz konusu istasyonlara sayýsal bilgisayar kontrollü sistemler yerleþtirilmiþ ayrýca istasyon sayýsý Karadeniz'de; Trabzon, Amasra ve Ýðneada, Akdeniz'de Erdemli'de olmak üzere toplam 8'e ulaþtýrýlmýþtýr. Ayrýca, Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti, Harita Dairesine teknik destek saðlanarak, Girne'ye de bir marograf istasyonu kurulmuþtur. TUDES'in çalýþma yapýsý; bilgisayar kontrollü ölçme ünitesi. Burada akustik deniz seviyesi ölçme sensörü var ve meteorolojik sensörler, datalar telefon hattýyla Ankara veri merkezine aktarýlmakta ve burada deðerlendirilmektedir. Trabzon'da kurulan istasyon, deniz seviyesi ölçme sensörü ve diðer meteorolojik sensörler görülmektedir. Deniz seviyesi ölçülerinin deðerlendirilmesi amacýyla 1985 ila 2002 arasýndaki ölçüler tekrar sayýsallaþtýrýlmýþ ve deðerlendirilmiþtir. Aylýk ortalama deniz seviyesi ölçüleri analizi neticesinde, Antalya'da 8.7 mm/yýl, Bodrum'da 3.3 mm/yýl, Menteþ'te 6.8 mm/yýl ve Erdek'te de 9.6 mm/yýl ortalama deniz seviyesinde bir yükselme tespit edilmiþtir. Mevcut verilerin periyodu çok kýsa olmakla birlikte, 4 marograf istasyonundaki ortalama deniz seviyelerinde belirgin bir yükselme trendi görülmektedir. Trend deðerlerinin global deniz seviyesi yükselmesi trendinden 78
31 (1-2 mm) büyük olmasý, marograf istasyonlarýnda düþey yer kabuðu hareketlerinin meydana geldiðini ortaya koymaktadýr. Söz konusu bölgelerdeki tektonik aktiviteyi izlemek amacýyla 1992 yýlýndan itibaren GPS kampanya ölçüleri gerçekleþtirilmiþtir. Örnek olarak Antalya'da gerçekleþtirilen periyodik GPS ölçülerinin deðerlendirme sonucunu veriyorum. Bu bölgedeki, marograf yakýnýna kurulan GPS noktasýnda 6.7 mm/yýl bir çökme iþaret etmektedir. Ayrýca istasyonlardaki tektonik aktiviteyi izlemek ve datum baðlantýsý saðlamak amacýyla Türkiye Ulusal Düþey Kontrol Aðýna baðlý 4-6 noktalý nivelman aðlarý oluþturulmuþ ve GPS noktasý bu aða dahil edilmiþtir. Türkiye kýyýlarýnda elde edilen baðýl deniz seviyesi yükselmesi deðerleri, yüksek miktardaki düþey yer kabuðu hareketlerinin varlýðýný ortaya koymaktadýr. Mevcut GPS ölçülerinin, yeni stratejilerle yeniden deðerlendirilmesi ve bunun yanýsýra tüm marograf istasyonlarýna sabit GPS istasyonu kurulmasý planlanmýþtýr. Þu anda Erdek'te mevcut, Antalya'ya planlandý. Türkiye kýyýlarýnda baðýl deniz seviyesi yükselmesinin gelecekte de devam etmesi durumunda uzun dönemde kýyý alanlarýmýzý ve verimli tarýmsal alanlarýnýn deniz altýnda kalmasý ve bunun sosyal ve ekonomik kayýplara neden olmasý söz konusudur. Bu nedenle, bu durum Türkiye kýyý alanlarý planlarýnda dikkate alýnmasý gerekmektedir. TUDES ile tek nokta da datum belirlenen TUDKA'da haritalardaki yüksekliklerin ayný datuma baðlý olarak elde edilmesi amacýyla; Anadolu, Trakya ve KKTC'nin düþey datumlarý birleþtirilecektir. Türkiye Jeoidi-1999A (TG-99A); Türkiye Jeoidi 1991 (TG-91) gravite noktasý, GPM2T1 yer potansiyel modeli ve sayýsal arazi modeli (450m x 450m) verileri kaldýr yerine koy tekniði, en küçük karelerle kolokasyon yöntemiyle deðerlendirilerek hesaplanmýþtýr. TG-91 jeoid modeli, GPS nivelman jeoid modeline göre kayýk ve eðimli olup yerel farklýlýk göstermektedir. Ayrýca, kýyýlarda ve ülke sýnýrlarýnda gravite ölçülerinin yeterli olmamasý nedeniyle farklýlýklar belirlenmiþtir. Bu nedenle GPS'le uyumlu bir jeoid elde edilmesi gerekmektedir. Bu amaçla, GPS elipsoit yüksekliði bilinen 197 noktanýn TUDKA'ya baðlantý ölçüleri hassas nivelman ile gerçekleþtirilmiþ ve GPS/nivelman jeoid yükseklikleri hesaplanmýþtýr. Yansýda GPS/nivelman jeoidi gösterilmektedir. Daha sonra TG- 91 ve GPS/nivelman jeoidi birleþtirilerek Türkiye Jeoidi-1999A (TG-99A) hesaplanmýþtýr. Bu jeoidin doðruluðu 14.5 cm, özellikle kýyýlarda ve ülke sýnýrlarda farklýlýk arz etmekte, ortalamasý 0.1 cm dir. 79
32 TG-99A, GPS elipsoid yüksekliklerinin ortometrik yüksekliðe dönüþümü için doðrudan kullanýlabilir, 1/5.000 ve daha büyük ölçekli harita üretiminde ise 4 ila 6 noktayla oluþturulacak yerel GPS/nivelman jeoid yükseklikleriyle kontrol edilerek kullanýlabilir. Yerel GPS/nivelman jeoidi ile uyuþumun iyi olmadýðý yerlerde, Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgilerinin Üretim Yönetmeliði'nde belirtildiði gibi farklar modellendirilerek çözüm saðlanabilir. Halen yürütülmekte olan Türkiye jeoidinin yeniden belirlenmesi projesinde, topografya (karalar ve deniz derinlik bilgileri), gravite alaný (mevcut gravite ve deniz gravite ölçüleri ile uydu altimetre ölçüleri) ve yeni jeopotansiyel modeller [EGM96 (NIMA, USA), EIGEN1S (CHAMP, GFZ, Potsdam) ])kullanýlmakta olup, bu konu ile ilgili hesaplama çalýþmalarýnýn 2003 yýlý sonuna kadar tamamlanmasý planlanmýþtýr. Sonuç olarak; Depremler ve jeodinamik olaylar önemli sosyal sonuçlarýnýn yaný sýra temel jeodezik aðlarda önemli büyüklerde deformasyona neden olmaktadýr. Sözü edilen deformasyonlarýn belirlenmesi, temel jeodezik aðlarýn yaþatýlmasý ve güncelleþtirilmesi açýsýndan büyük önem taþýmasýnýn yaný sýra deprem ve jeodinamik olaylarýn modellendirilmesi ve yorumlanmasýnda çok önemli bilgi kaynaðýný oluþturmaktadýr. Sabrýnýz için teþekkür ediyorum. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Arkadaþlar ben de Coþkun'a çok teþekkür ederim. Aslýnda bana iþaret ediliyor, zamaný geçirdiniz diye ama yarým saat geç baþladýk. Birazcýkta biz salonu bu kadar dolu görünce ve ben izliyorum, merakla da dinlendi anlatýlanlar. Enazýndan birkaç kelime daha konuþmak isteriz. Bu nedenle affýnýza sýðýnýyoruz. Ben her þeyden önce, herkesin böylesine bir konuþmadan ne mesaj aldýðýný bilmiyorum, herkesin kendi kafasýnda bir þeyler vardýr ama konuþma sýrasýnda not aldým, iki tane ana mesajý ben vurgulamak isterim. Birincisi, üniversitelerdeki arkadaþlarýmýzýn jeodezi derslerinin içeriðini artýk, radikal þekilde deðiþtirmeleri gerektiði kendiliðinden ortaya çýkýyor görünüyor. Bu konular artýk pratiðe yansýmaya baþladý. Þimdi pratikte çalýþan arkadaþlarýmýz yani, Harita Genel Komutanlýðýna bir yazý yazýp þu noktanýn koordinatýný istiyoruz diyorlar, ve kendilerine iki tane sayý geliyor. Yatay kontrol aðý noktasý ve bu gelen sayýlar, Sayýn Coþkun'un ilk anlattýðý bizim yatay kontrol aðý. Yani, 1954 yýlýnda hesaplanmýþ, belirlenmiþ noktalarýn koordinatlarý. Bakýn hiçbir þey olmasa, hiç deprem olmasa plakalarýn hareketleri nedeniyle her nokta yýlda 2 santim deðiþse, 50 yýl geçmiþ demek ki, aldýðýnýz koordinat bir metre ya saða, ya sola, ya yukarý, ya aþaðý bir yerlere kaymýþ demektir. Pratikteki arkadaþlar açýsýndan da bu çok önemli. Ayrýca, belki biz bir 80
33 lokantaya gittiðimiz zaman önümüze, bir yemek sipariþ ederiz, güzel süslenmiþ bir tabak gelir. Ama bu tabaðýn hazýrlanmasýnda, mutfakta neler oluyor, bitiyor? Mutfakta ne kadar bilgi birikimiyle bu tabak hazýrlandý, önümüze geldi, olayýný fazla düþünmeyiz. O yüzden pratikteki arkadaþlarýn da ellerine aldýklarý 3 tane sayýnýn hazýrlanmasýnda kimlerin ne emek verdiklerini de lütfen, lütfen düþünün. Çünkü, bu arkadaþlarýmýz da, orada çalýþan insanlar da bu mesleðin insanlarý ama onlar iþin mutfaðýnda çalýþýyorlar. Hiçbir zaman ön plana çýkýp da iþte biz þunu yaptýk, biz bunu yaptýk demiyorlar. Ama bundan sonra onlarý dinlemek isteriz. Çünkü, yaptýklarý þeyler çok deðerli þeyler ve biz ülkemizin geri kalmýþlýðýyla bazen övünürüz, bazen yeriniriz. Ancak, bu konuda övünmemiz gerekir. Bu konularda, temel jeodezi aðlar konusunda ülkemizin ileri diyeceðimiz ülkelerden de daha ileride olduðunu rahatlýkla iddia edebilirim. Ben fazla uzatmak istemiyorum ama belki içinizde soru, beyninizde soru iþareti kalmýþ olabilir. O sorularý almak isterim. En baþta büyüðümüz, hepimizin saygýsýnýn sonsuz olduðu, iþaret etti, pirimiz, hocamýz Sayýn Aksoy'un bir sorusu vardý. Elini kaldýrdý, onu almak isteriz. AKSOY - Önce beni övücü sözlerine teþekkür ederim. Buna layýk olduðum hususunda pek emin deðilim. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - O bizim takdirimizde. AKSOY Sað ol. Þimdi tam bir enformasyon bombardýmaný oldu. Coþkun arkadaþýmýz gerçekten kafalarýmýzý iyice karýþtýrdý. Çünkü, çok uzun süreler yayýlabilecek bilgileri, bir bakýma derleyip topladý, aktardý bize. Þimdi önce bir noktaya deðinmek istiyorum. Bu bildiriler cildinde sizin bu konuþmanýz yer almamýþ. Sanýyorum sonradan telafi edilecek. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Ben ekleyeyim bunu. Arkadaþlar bu konuþmalar 2002 Ekim'de Ýznik'te yaptýðýmýz çalýþtayda konuþulmuþ, ayrýca tartýþýlmýþ konular idi. Þimdi sadece Coþkun arkadaþýmýz anlattý bunlarý, özetledi. Ama içimizde Onur LENK, Ali KILIÇOÐLU, bu konularýn bir kýsmýný onlar anlattýlar. Orada da tartýþtýk ve bu da bir bildiriler kitabý olarak yayýnlanacak. Bu bildiriler kitabý kalýnlýðýnda da bir þey olacak. Umarým yararlanmak isteyen arkadaþlar onu alýrlar, teþekkür aðabey, sað ol. AKSOY - Tabi orada da yine bu bizim kurultay cildinde de yine yer alýrsa, özet de olsa herhalde... OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Ona gayret edelim. 81
34 AKSOY - Ýlgi çekmesi yönünden yerinde olur. Þimdi ben bir noktaya deðinmek istiyorum. Soru sormak deðil de. Eskiden yani, klasik jeodezi dediðimiz dönemlerde üst düzeyde bu jeodezik çalýþma verilerin uygulayýcýlar yönünden pek ilgi çekici bir yönü yoktu. Çünkü, çok uzun zamanlarda biz lokal nirengi aðlarýyla pratik çalýþmalarýmýzý yapýyorduk. Sivil sektörde tabi. Ama þimdi bundan böyleki çalýþmalarýmýzda örneðin GPS, ülke GPS aðý, ülke nivelman aðý gibi varlýklar, günlük hayatýmýza girecek. Yani, artýk klasik ülke nirengi aðýnýn kullanýlmasý senin dediðin gibi söz konusu olmayacak bundan böyle. Eðer doðru düzgün iþ yapmak istiyorsak, geçekten her yönden bizi tatmin edecek verilere ihtiyacýmýz olacak, o yüzden bu konular anlatýlýrken bize bazen yabancý gelen bazý deyimler de küçük açýklamalarla ifade edilirse sanýyorum daha ilgi çekici olur, ITRF vesaire gibi. Yani, biz yabancýyýz bu konulara, bunu itiraf etmek lazým. Diðer bir husus, noktalardaki koordinat deðiþimi denilince vaka siz arada bir sadece, depremlere baðlý olmadýðýný ifade ettiniz ama bunu tekrar yeniden ifade etmek istiyorum. Bence sistemin içinde deðiþim var binaenaleyh mesela belli zamanlarda nokta fiziki olarak deðiþmese bile, istenen koordinatlarda deðiþik deðerler geliyorsa bazý noktalarýn, bunun nedeninin sistemin içinde bazý deðiþikliklerin var olduðunu da söylemek lazým gelir. Bu bir belki ek enformasyon oluyor. Teþekkür ederim ve Coþkun arkadaþýmý da gerçekten böyle veciz bir þekilde derleyip toplamasý nedeniyle bu baþarýsýný kutlarým, sað olun. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Ben teþekkür ederim. Biraz övünmüþ olayým, partnerimi seçerken tabi ben de titiz davrandým. Emine arkadaþýmýz bir þey söylemek istedi arkadan. EMÝNE HANIM - Emine ÝCLALOÐLU, 86 Karadeniz Teknik Üniversitesi mezunuyum, Devlet Su Ýþlerinde çalýþýyorum. Teþekkür ediyorum Hocam. Ben Hocama bir soru sormak istiyorum, Coþkun Beye, gerçekten çok güzel deðiþim geçirmiþ ve geliþmiþ sonuçlar elde ettiniz. Yeni konular yaklaþýk, anladýðým kadarýyla geçen yýl baþlamýþ olan bir inceleme sonucu ortaya çýkýyor. Þimdi bu elde ettiðiniz verilere göre acaba, kurumlararasý ister birey bazýnda, ister kurum bazýnda herhangi bir iletiþiminiz ve paylaþýmýnýz var mý? Çünkü, bu gün bakýyoruz sahiller, deniz kenarlarý dolduruluyor. O ki, deniz seviyesi yükselecek ve gelecekte çok önemli sonuçlar ortaya çýkacak. Bununla ilgili bir çalýþmanýz var mý kurumlar bazýnda? DEMÝR - Kast ettiðiniz deniz kýyý alanlarýyla mý ilgili? 82
35 EMÝNE HANIM - Deniz kýyý alanlarýyla ilgili, biliyoruz deniz aldýðýný tekrar geri verecek yani. Ben sadece, elde ettiðiniz verileri bu kesin sonuçlarý kurumlarla paylaþýtýnýz mý? Mutlaka paylaþmýþsýnýzdýr diye düþünüyorum. DEMÝR - Tabi. Sizin kurumunuz DSÝ'nin de sürekli üyesi olduðu, ilgili kamu kurum ve kuruluþlarý ile üniversite temsilcilerinin katýldýðý Seyir Hizmetleri Plan Koordinasyon Kurulunda her yýl elde ettiðimiz sonuçlar burada arz ediliyor ve bir kitapçýkta yayýnlanýyor. Ayrýca elde edilen bulgular bilimsel dergilerde yayýnlanýyor. Bu ayrýca TÜBÝTAK ile yaptýðýmýz çalýþmalarda yani, kýyý alanlarýyla ilgili bilgi talep edildiði zaman onlara elde ettiðimiz sonuçlarý saðlýyoruz. ÝCLALOÐLU - Benim özellikle sormak istediðim, uygulamaya taþýnmasý açýsýndan. Özellikle belediye hizmetlerinde biliyorsunuz belirli yaptýrýmlar oluyor, acaba, o anlamda ben yaklaþmak istemiþtim. DEMÝR - Belediye hizmetlerinden neyi kast ettiðinizi tam anlayamadým. ÝCLALOÐLU - Yani, bugün bakýyoruz, gerçekten deniz kýyý þeritlerimiz hizmete açýlýyor DEMÝR - Þöyle talepleri bize geliyor. Örneðin Samsun, Karadeniz ortalama deniz seviyesi Akdeniz'den yarým metre daha yukarýda, Örneðin Karadeniz kýyýsýnda yapýlan mühendislik projelerinde buradaki datuma göre çalýþma yapmak gerekiyor. Biz talep olduðunda gerekli bilgileri saðlýyoruz. ÝCLALOÐLU - Teþekkür ederim. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Bir arkadaþýmýz daha var, bu tarafta. FEVZÝ ÞENTÜFENÇÝ - Sayýn Hocam, pratikte bu çalýþmalarýn uygulanýþ biçimini somut olarak almak istiyorum. Örnek olarak da iþte bir nokta, nirengimiz var, derecesi 1, 2 oluyor. Her koordinat istediðimizde yeni deðerler, elde ediyoruz. Anlýyorum ki, iþte her yýl 1, 2 cm kaymakla arz konum deðiþtiriyor, nirengi deðerleri de deðiþiyor. Örnek olarak vereyim, bir noktanýn 8 ayrý deðeri var. Pratik uygulamacý arkadaþlara biz bu deðerlerin hangisini verelim? Onlar hangisinde çalýþsýnlar? Çalýþmalarý kabul ederken hangi deðerleri esas alalým? Bu konuda somut bir þey söylenebilir mi? OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Böyle bir soru için teþekkür etmek istiyorum size. Ancak, ondan önce ben Tevfik Hocaya teþekkür etmek istiyorum. Böyle bir konuyu, bu kurultaya taþýmada bizi zorladýðý için. Gördüðüm kadarýyla çok ilgi çekiyor. Çünkü, bu 83
36 konularý Tevfik Hocamýz bizlerden iyi biliyor. Bir þey söylemek isterim, bu konuda hemen, sizin sorunuza hemen evet, hayýr gibi bir yanýt vermek pek mümkün deðil. Yalnýz bizim meslek odasýnýn yaný sýra bir baþka kuruluþumuz daha var arkadaþlar. O da Coþkun arkadaþýmýz, Emine'nin sorusuna yanýt verirken, bir þey söyledi. Jeodezi, Jeofizik Birliðinin içinde yer bilimleriyle ilgili 8 ayrý komisyon var. Bunlardan bir tanesi de Jeodezi Komisyonu. Bu Jeodezi Komisyonunda bu konularý olduðunca ayrýntýlý bir þekilde izliyoruz ve Ýznik'teki yaptýðýmýz çalýþtay da, bu komisyonun ilk bilimsel çalýþtayý. Jeodezi Komisyonunun baþkaný aramýzda Sayýn Ayhan, belki o birkaç kelime söylemek ister. Çünkü, sizin sorunuzun yanýtý, bu komisyonda tartýþýlýp, pratiðe nasýl aktarýlmasý gereken bir soru, gerçekten açýlmasý gereken bir soru. Belki Emin Ayhan bir þeyler söylemek ister. DEMÝR- Müsaade eder misiniz? Türkiye'de hiç deprem olmasa bile noktalardaki yer deðiþtirmeler olduðu ifade edilmiþti. Avrupa ülkeleri ayný plaka üzerinde yer alýyor ve eðer referans sistemi bu plaka üzerine sabitlenirse, iç deformasyonlar nedeniyle nokta koordinatlarýndaki deðiþiklikler çok küçük düzeydedir. Ama Türkiye'nin böyle bir þansý yok. Türkiye'nin deðiþik bölgelerinde, deðiþik hareketler var. Sonuç itibariyle hangi sistemi tanýmlarsanýz tanýmlayýnýz bundan kaçamazsýnýz. Bu nedenle TUTGA- 99A, Uluslararasý Yersel Referans Sistemi-1996 (ITRF96)'da tanýmlandý ve noktalarýn hýzlarý tanýmlandý. Biraz önceki konuþmacý 8 tane koordinattan bahsetti. Bir nokta için sayýsýz koordinat tanýmlama olasýlýðý var. Bu nedenle TUTGA için epoðu tanýmlandý. Artýk siz koordinatlarý kullanýrken deprem olmasa bile koordinatlarýn yanýnda hýzlarýný da kullanmak durumundasýnýz. Sadece, salt koordinat tek baþýna bir anlam taþýmýyor. Onun ait olduðu epok önemli. Epoðunu tanýmladýðýnýz ve hýz da olduðu müddetçe dönüþüm iþlemi kolayca gerçekleþtirilebilir. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Yalnýz Coþkun epok, zaman böyle bir skala çizerseniz, o çizginin üstündeki bir tek nokta. Yani, herhangi bir zaman, mesela dendiðinde bu zaman diliminde bir noktayý gösteriyor. Demek ki, koordinat dendiðinde o andaki koordinat. Epok kelimesi, çok özür dilerim, anlaþýlmasý bakýmýndan. DEMÝR - Epok zaman yani, koordinatla birlikte vazgeçilmez bir parçasý artýk o nedenle 4 boyutlu haritacýlýktan bahsettik. Yani, koordinatlarýn yanýna bir de T koyduk. Sonuç itibariyle zaman olduðu müddetçe koordinatlarýn birbirine dönüþümü mümkün. Ancak, ülkede bir standardý saðlamak amacýyla yeni çýkma aþamasýnda olan BÖHHBÜY de ifade edildiði üzere epoðu koordinatlar için referans zamaný olarak tanýmlandý. Bilemiyorum sorunuzun cevabý oldu mu? OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Ben artýk soru almak istemiyorum. Çünkü, zamanýmýzý yeterince kullandýk. Ancak, organizasyondaki arkadaþlara þunu söyleyeyim. Bize tahsis edilmiþ zaman dilimi olarak, zaman olarak iki dakikamýzý geçirdik. Yani, süre 84
37 olarak kimseye taþmadýk. Ancak, geç baþladýðýmýz için oldu. Hepinize, sabýrla bizi dinlediðiniz için ve bu konuya merak sardýðýnýz için hepinize çok, çok teþekkür ediyorum. Ben bu oturumu burada böylece kapatmak istiyorum. Teþekkürler. 85
38 86
39 87
40 88
41 89
42 90
43 91
44 92
45 93
46 94
47 95
48
49 Beþinci Oturum (01 Nisan 2003, Salý) Taþýnmaz Yönetimi Oturum Yöneticisi Prof. Dr. Ahmet AÇLAR Kamulaþtýrma Yasasý, Bilirkiþilik (Cemal ÝÞLEYÝCÝ) 97
50 98
51 TAÞINMAZ YÖNETÝMÝ OTURUM YÖNETÝCÝSÝ -Peki çok teþekkürler tekrar. Ben ikinci konuþmacý olarak; Cemal ÝÞLEYÝCÝ meslektaþýmýzý davet ediyorum. O da Kamulaþtýrma Yasasý, Bilirkiþilik konusunda kendi büyük deneyimlerinden de yararlanarak ve Orta Doðu Teknik Üniversitesinde yapmakta olduðu Þehir ve Bölge Planlama Bölümündeki öðretim görevlisi olarak verdiði derslerden de ve teorik öðretime de artýk bir alýþkanlýk kazandýðý için çok ilginç bir bildiri sunacaðýný umuyorum ve kendisinden bildiriyi kýsa tutmasýný, sorulara daha fazla zaman ayýrmamýzý rica edeceðim. Buyurun Sayýn ÝÞLEYÝCÝ. ÝÞLEYÝCÝ - Teþekkür ederim Sayýn Baþkan. Sayýn Hocalarým, deðerli meslektaþlarým hepinizi saygýyla selamlýyorum. Sayýn Baþkanýmýn da ifade ettiði gibi bana kurultayca verilen görev; Kamulaþtýrma yasasý ve kamulaþtýrma bilirkiþiliði konusunda. Kurultay kitapçýðýna baktýðýnýzda ve dünden beri izlediðimiz konularda, genelde arkadaþlarýmýz, olmasý gereken, yapýlan araþtýrmalar, onun sonuçlarýyla ilgili bilgiler sunduðu için yansýyý kullandýlar. Ben ise mevcut, yürürlükte olan bir yasanýn irdelenmesi konusunu ele aldýðým için yansýyý kullanmýyorum. Bu konuda sizlerden özür diliyorum. Öncelikle yasayý bir tanýmamýz gerekirse; 1983 yýlýnda yürürlüðe giren 2942 sayýlý Kamulaþtýrma Kanunu, Mayýs 2001 tarihinde çok önemli deðiþikliklere uðradý, 4650 sayýlý yasa ile. Ancak bu yasanýn çýkýþýndan sonra yasayý benimseyenler, yasaya karþý olanlar diye iki grup oluþtu. Karþý olanlarýn baþýnda, deðiþiklikten önce kýymet takdir komisyonunda görev alanlarýn geldiklerini görüyoruz. Kimlerdi bu komisyonda görev alanlar? Ýl ve ilçelerde ayrý ayrý kurulmak üzere idare kurullarýnca defterdarlýk veya mal müdürlüðü memurlarý, resmi dairelerin ziraat mühendisleri veya ziraat teknisyenleri, il ve ilçedeki fen adamlarý arasýndan birer, belediye encümenlerince mal sahipleri arasýndan seçilecek ikiþer kiþiden olmak üzere beþ asýl beþ yedek üye. Ayrýca mahkemelere Kamulaþtýrma bilirkiþiliði yapacak olan ve mal sahipleri arasýndan il idare kurullarýndan belirlenen bir kiþinin iki kiþiye çýkartýlmasý ve bunlarýn o bölgede 99
52 oturan ve mühendis veya mimar olan taþýnmaz mal sahiplerinden seçilmesi de tepkilere neden oldu. Komisyon ve bilirkiþi kurullarýnda görev verilmeyen kiþiler, yasanýn uygulanmasýnda taþýnmaz deðerleri açýsýndan büyük sakýncalar çýkacaðý, hatalý takdirlerin yapýlacaðýný ifade etmektedirler. Hele hiç de benimsemediðim bir ifade efendim, kamulaþtýrýlacak taþýnmazýn deðerini yalnýz, mimarlar ve mühendisler mi bilirler? ifadesi çok düþündürücü. Yine yasaya karþý olan, büyük kamulaþtýrma yapan kurumlar. Onlarýn da nedenleri kendilerine göre belki haklý. Biz hatýrlayacaðýz, 2942'ye göre il ve ilçe takdir komisyonlarýnca belirlenen bedeller çok düþük oluyordu. Kamulaþtýrma deðerini tayin edenler, kamu yararý gerekçesiyle düþük bedeller tayin ediyorlardý. Düþünce de þu idi; Nasýl olsa malikler, yargýya bedel yükseltme (tezyid-i bedel) davalarý açýyorlar, yükseliyor. Bu nedenle düþük tutuyorlardý. Ýdare de bu düþük bedelleri bankalara yatýrmak suretiyle kamulaþtýrmayý baþlatýyor. Ýptal davasý açýlmadýðý veya açýlmýþ olsa da idari yargýca, yürütmeyi durdurma kararý verilmediði takdirde iþe baþlýyor ve programýný yürütüyor idi. Yeni yasa bunu engelledi. Þöyle ki, yeni getirilen 4650' nin ana amaçlarý; Devlet bütçesinin mutlaka kontrol altýna alýnmasý, Kamulaþtýrma iþlerinin kontrol altýnda tutulmasý, Bedel yükseltme davalarýndaki anormal yükseliþlerin önlenmesi, Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesine açýlan kamulaþtýrmaya iliþkin davalarýn tümünde kaybetmemizin önlenerek ve Türkiye Cumhuriyetinin çok büyük tazminatlardan kurtarýlmasý, Kamulaþtýrmalarýn çok uzamasýnýn ve yatýrýmlarýn aksamasýnýn önlenmesi, hususlarýnda tedbirler getirmek. Ýþte bu nedenlerle 2942 sayýlý yasa, 4650 sayýlý yasa ile önemli deðiþikliklere uðradý. Bu deðiþiklikleri çok hýzlý olarak ele alacak olursak, ana baþlýklar halinde. Bu arada baþkanýmýn da önerisini dikkate alacaðým, çabuk bitirmeye çalýþacaðým. Zaten arkadaþlarýmdan öneri geldi; Hoca mümkün olduðu kadar kýsa ve öz tut, sorularýmýz var, onlara yanýt ver diye. Bu nedenle ben hemen hýzla deðiþikliklere geliyorum. Kamulaþtýrma ödeneði, muhakkak bütçeye konmuþ olacak. Ýdari þerh olarak tapuya verilen 2 yýllýk süre 6 aya indirildi. Ýl ve ilçelerdeki kýymet takdir komisyonlarý kaldýrýldý. Buna karþýn her idare kendi bünyesinden bir Kamulaþtýrma Bedelini Takdir Komisyonu bir de mal sahipleri (taþýnmaz malikleri) ile karþýlýklý oturup anlaþma yapabilecek Uzlaþma Komisyonu belirleyecekler. Yine bu yeni deðiþiklikle Emlak komisyoncularýndan deðer tespiti esnasýnda bilgi alma þekli getirildi ki, bu genelde Sayýn DEMÝR'in da anlattýðý çok önemli bir konu. Genelde, gayri menkul deðerlerini emlak komisyoncularýnýn tayin ettiðini biliriz ve onlar yönlendirirler, yasaya böylece bu da girmiþ oldu. 100
53 Anlaþma yoluyla alýmý öne getirdi. Her ne kadar 2942'de var idiyse de bazý riskleri nedeniyle uygulanamýyordu. Adresi belli olmayanlar için, biraz daha rahatlatýcý önlem getirildi, mahkemeler bunlarý ilanen tebligat yapmak suretiyle bildiriyorlar. Maliki belirlenemeyen kamulaþtýrmalarda, bankaya yatýrýlan bedel ileride maliki çýktýðýnda enflasyon nedeniyle deðer kaybediyordu, tabiri caiz ise pul oluyordu. Onu önleyici tedbir olarak üçer aylýk vadeler þeklinde bankaya yatýrýlacak. 2942'de bedeli beðenmeyenler, yargýya asliye hukuk mahkemelerine kendileri gidiyorlardý. Deðiþiklik yasasý ile kamulaþtýrmayý yapan idare tarafýndan, bu davanýn açýlmasý ve bütün masraflarýn idare tarafýndan karþýlanmasý öngörüldü. Zaman zaman kamulaþtýrma davalarýnda görüyorduk. Bedel ödenmeden, kamulaþtýrma iþlemine baþlanamýyordu. Anayasanýn bu konuda 46. maddesinde bir öngörüsü vardý. Ancak, bir þey dikkatimi çekti. Bilmiyorum ayný konu sizlerin de dikkatinizi çekti mi? Anayasanýn kamulaþtýrmaya iliþkin 46. maddesi; 17 Ekim 2001'li ve mükerrer sayýlý resmi gazetede yayýmlanan yasa ile bazý deðiþikliklere uðradý. Fakat benim anlamadýðým bir þey var. Bilmiyorum Sayýn AÇLAR da bu konuyu inceledi mi? Daha önce de Anayasa'da kamulaþtýrma bedeli nakden ve peþin ödenir ifadesi vardý. Zaten Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesine gidiþlerde büyük bölümde tezyid-i bedel yani bedel yükseltme davalarýndan gelen ilave farklarýn peþin verilmemesinden veya bunlarýn takside baðlanmasýndan veya uzun zamanda ödenmesinden kaynaklanýyordu. Anayasa'ya yeni bir ifade geldi. Kamulaþtýrma bedeli ile (ilaveyi söylüyorum) kesin hükme baðlanan artýrým bedeli ifadesi geldi. Sanki, Anayasaya gelen bu deðiþiklik ile acaba tekrar eski bedel artýrým davalarý mý öngörülüyor? Yoksa Anayasanýn bu maddesi 5 Mayýs 2001'de deðiþen 4650 yasa çýkmadan önce hazýrlandý da bu mu unutuldu? Doðrusu ben o konuda biraz tereddütlüyüm eskiye dönüþ gibi oluyor. Artýk þu anda bedel artýrýmý diye bir þey söz konusu deðil. Mahkemenin (asliye hukuk mahkemesinin) tayin etmiþ olduðu kamulaþtýrma bedeline bir üst mahkeme olan Yargýtay'da dava açýlabiliyor ama bu bedel artýrýmý deðil. Mahkeme kararýnýn bozulmasý þeklinde belki bedele iliþkin olabilir ama burada bir bedel artýrýmý söz konusu deðil. Mahkemece belirlenen bedeli artýrýn diye bir þey söz konusu deðil. Efendim yine getirilen yeniliklerden birisi; keþfe bugüne kadar muhtar çaðýrýlmazdý. Hatta keþif sonrasý duruþmaya bilirkiþiler gelmezdi. Bilirkiþi raporunu verir, kenara çekilir idi. Deðiþiklik ile duruþmaya mutlaka bilirkiþiler de geliyor. Hazýrladýklarý raporu orada savunuyorlar. Kamu kurumlarýnýn, diðer bir kamu kurumunun taþýnmazýný kamulaþtýrmasý mümkün deðil. Ýdareler ancak, anlaþma yoluyla yapabiliyorlar. Bedelde anlaþma saðlanamadýðý takdirde, ihtiyaç sahibi idarenin bedel takdiri ve tescil için yargýya gitme hakký getirildi. Eski otuzuncu maddede, bir idare kamulaþtýrdýðý malý bir baþka idareye ayný veya farklý kamu amaçlarýnda kullanmak üzere devredebiliyor idi. Deðiþen 30 ile bundan sonra kamu kurumlarý, kamulaþtýrýlan gayri menkulü, 101
54 malikinin izni olmadan bir baþka kamu kurumuna ayný amaçla da olsa devir edemeyecek. Yine belki kurumlarýn tenkid ettiði konulardan birisi. Acele el koyma, deðiþen yasa ile kaldýrýldý. Tabi, bu kaldýrmalardan sonra akla gelen bir soru; acele el koyma kaldýrýldý. Acaba bu defa kurumlar, kamulaþtýrmasýz el atmaya mý yönelir? Bu da akla gelmiyor deðil. Gönül isterdi ki, bu kadar iþte yenilikleri getiren yasaya, kamulaþtýrmasýz el atmanýn da yapýlmamasý konusunda bir madde konulsa idi, bu daha iyi olurdu. Efendim, bir örnek kamulaþtýrma anlatacaktým ancak, zamaný deðerlendirmek bakýmýndan ona girmeyeceðim. Ancak, kamulaþtýrma bilirkiþiliði konusunda bir iki þey söyleyeceðim. Efendim, 4650 yani, deðiþen yasa ile 15. maddede bir yönetmelik hazýrlanmasý öngörüldü. Bu yönetmelik, bilirkiþilerin nitelik ve çalýþma esaslarýný belirleyecek. Türk Mühendis Mimar Odalarý Birliði'nin (TMMOB) görüþü alýnmak þartýyla Maliye Bakanlýðý ve Bayýndýrlýk Ýskan Bakanlýðý tarafýndan hazýrlanacak. Ancak, bugüne kadar bu hazýrlanmadý. Odamýzýn önderliðiyle TMMOB, bu görüþ hazýrlama konusunu bizim odamýza verdi. Odada þu anda bu çalýþma sürüyor. Onlarla ilgili size çok kýsa bilgiler sunmak istiyorum. Eðer bu yönetmelik çýktýðý takdirde, (þu anda çýkmadýðý için eski yönetmelik uygulanýyor) kamulaþtýrma bilirkiþiliði yapacak kiþilerde belirli standartlar ve belirli bilgiler aranýyor. Bunlarla ilgili öneriler arasýnda mutlaka bilirkiþilik yapacak kiþilere, odalarca sertifika verilmesi. En önemlisi þu anda arkadaþlarýmýzýn özenle üzerinde durduklarý ama çok nadiren kamulaþtýrmada harita ve kadastro mühendisi bilirkiþi olarak çaðýrýlýyor. Bu yönetmelik ile nasýl bir kamulaþtýrma olursa olsun, ister arazi, ister arsa, isterse bina kamulaþtýrmalarýnda mutlaka seçilecek beþ kiþilik bilirkiþinin bir adedinin, en azýndan bir adedinin harita ve kadastro mühendisi olmasý þartý getiriliyor ki, bu mutlaka elzem. Odalarýn; katýldýklarý davalarla ilgili, bilirkiþilerle ilgili mutlaka bilgi arþivlemeleri, bu çok önemli, mutlaka odalar kendi mensuplarýna sicil vermeliler. Gerekirse üyenin vermiþ olduðu raporun bir örneði gelmeli. Çünkü, zaman zaman yan yana iki parselde farklý raporlarýn verildiði kulaðýmýza geliyor. Bu nedenle bunlara mutlaka bir sicil vermeli. Her ne kadar bazý odalarca bilirkiþiliðin sürekli olmamasý, bir yýl veya iki yýlla sýnýrlandýrýlmasý, daha sonra mutlaka bir beklemeye alýnmasý öngörülüyor ise de ben ona karþýyým. Bir genel müdür, bir daire baþkaný atýyorsunuz iki sene tutuyorsunuz. Ondan sonra sen biraz bekle bir baþkasýný görevlendirelim gibi bir anlam çýkýyor. Halbuki bu konuda yetiþmiþ ve her yýl odasýndan alacaðý sicil notu çok iyi olanlar için bunun aranmamasý gerektiði kanýsýndayým. Son bir þeyi söyleyeyim. Þu anda bazý kiþilerce özellikle kamulaþtýrma bilirkiþiliði, bir gelir elde etme yöntemi olarak kullanýlýyor. Bu doðru deðil. Bazen de mahkemelerce çok düþük bilirkiþilik ücretleri belirleniyor ki, o da emeðinin karþýlýðý olmuyor. Bunun da mutlaka TMMOB' ce yayýmlanmýþ olan 102
55 bilirkiþilik, ekspertizlikle ilgili asgari ücretlerin altýnda olmamak þeklinde bir deðiþikliðe tabi tutulmasýnda yarar var diyorum. Baþkaným ben kalan zamanýmý sorulara býrakacaðým. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ -Evet, çok teþekkürler. Sayýn ÝÞLEYÝCÝ çok ilginç noktalara deðindi, kamulaþtýrma yasasýyla iliþkili. Zamaný da biraz kýsa tuttuðu için ayrýca teþekkür ederim. Çünkü, bir saatin üzerinde kaybýmýz var. Onu tamamen telafi edemeyeceðiz ama etmeye çalýþýrýz, iki-üç soru alabiliriz herhalde. Bayaðý da çok sorular. Önce bir Zeki Beyden baþlayalým bakalým sonra, þöyle verir misiniz? ön sýrada. ZEKÝ BEY - Cemal Beye çok teþekkür ediyoruz verdiði bu deðerli bilgiler için. Ben bir konuda Cemal aðabeyin fikrini almak istiyorum. Bu kamulaþtýrma sonucu tabi özellikle kamu kurumlarý tarafýnda yapýlan projelerde kamulaþtýrma ciddi bir maliyet getiriyor. Projenin gerçekleþtirilmesinde, uygulamaya sokulmasýnda. Kamulaþtýrma yerine arazi düzenlemesi veya arazi toplulaþtýrmasý sonucu elde edilen arazilerle kamulaþtýrma alanlarýnýn karþýlanmasý ya da eþdeðer bir hazine arazisiyle bunlarýn takasý yöntemi gibi bir takým uygulamalar mümkün olabilir mi? Bu konudaki düþünceleri nedir? ÝÞLEYÝCÝ - Teþekkür ederim Zeki Beye. Þimdi ben konuyu kýsa aldým. Bazý yerleri atladýðým için bu konuya girmedim. 2942'de olmayan bu takas konusu, 4650 ile getirildi. Hatta hazinenin kamulaþtýrdýðý konularda hazine tarafýndan, belediyenin kamulaþtýrdýðý konularda da belediye tarafýndan önceden karþýlýk olarak gösterilebilecek gayri menkuller mutlaka belirlenmeli. Örneðin 1580 sayýlý Belediye Kanunu, takas veya satýþ iþlemlerini yapmadan önce mutlaka belediye meclisinin kararýný gerektirdiði için, bütçe esnasýnda meclis kararý da almalýlar. Uzlaþma komisyonuna verilen görevlerden birisi de taraflarca anlaþma saðlandýðý takdirde takas iþlemini gerçekleþtirmek. Þöyle ki; iki adet komisyon kurulduðunu daha önce söylemiþ idim. Birincisi kamulaþtýrma bedelinin tespit komisyonu, bir de kiþiyle karþý karþýya gelecek uzlaþma komisyonu var. Uzlaþma komisyonlarýnýn ana görevlerinden birisi, tespit edilmiþ olan deðer veya onun altýnda kalmak suretiyle gayri menkul malikiyle pazarlýk edip, anlaþmak. Bir de ikincisi; eðer var ise karþýlýk olarak takasý önermek. Takasta yalnýz yasanýn 26. maddesindeki esaslar dikkate alýnacak. O da %120'nin daha üzerinde bir bedelli bir gayri menkul veremeyeceksiniz. Bu yasanýn da getirilen iyi taraflarýndan biri. Yani, takas geliyor. KATILIMCI - Yasayý, bedel takdiri konusunda Arazi Toplulaþtýrma ve Arazi Düzenleme bakýmýndan deðerlendirebilir misiniz? ÝÞLEYÝCÝ - Orada da ayný þey toplulaþtýrma ve arazi düzenleme. Eðer bulunduðu 103
56 yerde yer verildiði takdirde zaten, toplulaþtýrmayý yapan idare, Hülya Hanýmýn belirlemiþ olduðu deðerleme esaslarýna göre gerekli bir deðerleme yapýlacak, nasýl biz 18. madde uygulamasýnda her ne kadar deðer esasý uygulanmamakla beraber bulunduðu yerdeki deðere eþit yer verme esasý olduðu için toplulaþtýrmada toplulaþtýrma sonucu oluþan ki, Zerrin Haným ona deðinecekler. Toplulaþtýrma sonrasý oluþan gayri menkulün, tarlanýn deðerlerini de dikkate alaraktan bu iþlemi yapmasý gerekiyor. Ona geniþçe yer verecekler zaten. YUNUS AKAY - Cemal Bey'e açýklamalarý için gerçekten çok teþekkür ediyorum. Þimdi 4650 sayýlý yasayla getirilen en önemli deðiþikliklerden biri, uzlaþma yoluyla kamulaþtýrmaya önem verildiðini belirledi, belirtti. Gerçekten de bu çok önemli bir husus. Yalnýz uzlaþma olabilmesi için taþýnmazýn deðerinin çok iyi tespit edilmesi lazým. Yoksa, yapýlan bütün çabalar, gayretler boþa gidiyor. Ancak, bu deðeri tespit eden kim? Ýdarenin kendi kýymet takdir komisyonu. Þimdi idare kendi tespit ettiði, takdir ettiði bir deðerle nasýl uzlaþacak? Acaba, objektif bir deðer tespiti yapabilecek mi? Ve artý, bunun üzerine de çýkýlamýyor, uzlaþma komisyonu tarafýndan hiçbir zaman, bu çoðu zaman, çoðu zaman sonuçsuz kalan bir çaba oluyor. Bunun yerine acaba baðýmsýz bir kýymet takdir komisyonu olsaydý da bunun üzerinden uzlaþmaya çalýþýlsaydý yararlý olmaz mýydý? Bu birinci sorum. ÝÞLEYÝCÝ - Ýzin verirseniz onu açayým sonra ikinci soruya geçelim. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Þimdi, yani varsayýmlarý tartýþmaya açmayalým lütfen. Konu çok uzayacak. Yani, sizin dediðiniz þey yasada yok, deðil mi? Uzlaþma komisyonu, zaten tavan deðer belirlemeye çalýþýyor. Yani, mümkün olduðu kadar tatmin edici bir deðer belirlemeye çalýþýyor. Her ne kadar bu bildirilmiyorsa da Türkiye'deki bu ekonomik koþullar için ÝÞLEYÝCÝ - Benim atladýðým konular, yani anlatmadýðým konulardan birisi de o. Ýdare bünyesinden seçilecek en az üç kiþilik kamulaþtýrma bedeli tayin komisyonuna çok büyük görevler düþüyor. Her ne kadar yasada bunlarýn nitelikleri belirtilmemiþ ise de bunlarýn belirlemiþ olduðu bedel veya onun altýnda kalmak suretiyle pazarlýkla satýn almayý uzlaþma komisyonuna görev verdiði için bedel tayininde, eski il ve ilçe takdir komisyonlarýndaki gibi bir düþük bedel yerine, tam rayiç bedel belirlenmelidir. Çünkü, sanayi ve ticaret odasýndan soruyorsun, gerekli araþtýrmalarý yapýyorsun hatta emlakçýlardan da soruyorsun. Orada þu anda böyle bir gayrimenkulün haricen bir satýþý olsa, kaça satýlýr o deðeri almalarýnda yarar var. Çünkü, uzlaþma komisyonun maksimum alacaðý deðer bu. Eðer düþük bedel olur ise hem uzlaþma komisyonu görevini yapamayacaktýr, uzlaþma olmayacaktýr, konu mahkemeye gidecektir. Halbuki amaç belirlenen deðeri öyle güzel tutmalý ki, onunla veya altýnda bir deðerle uzlaþma komisyonu mahkemeye gitmeden konuyu halletmeli, idareler zaten bu komisyonlarý 104
57 belirlerken özellikle mahkemeye gidilmemesi için bunu kendilerine ikaz etmelerinde yarar var. ÝÞLEYÝCÝ - Baþkaným ben bildirimi özellikle kýsa tuttum çok soruya yanýt vereyim diye. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ -Yani, bu konuyu akþama kadar, günlerce tartýþsak çýkamayýz; onun için birkaç soru alalým, lütfen 1,5 saate yakýn gecikme var. Buyurun. CENGÝZ DAÐDELEN - Efendim, bir bedel artýrmasý davasýyla ilgili bir konuyu size açacaðým ve Cemal Aðabeye bir sorum olacak. Þimdi Bilecik barajýnýn kamulaþtýrýlmasýyla ilgili ayný mahkemenin, ayný parselde ve ayný hakim tarafýndan verilen iki farklý kararý var. Bu konuda Cemal Aðabeyin düþüncesini alacaðým. Karar þöyle iki farklý gerekçe. Çünkü, iki farklý parsel hissedarýyla ilgili. Birincisi, hakimin deðerlendirmesi þu. Parselin þehre uzak oluþu ve tapudaki vasfý nedeniyle tarým arazisi olarak deðerlendirmiþ. Bedeli 30 kat arttýrmýþ. Diðer hissedar için de ayný parselin þehre yakýn oluþu belediye hizmetlerinden yararlanýþý ve parsel sahibinin isteði gibi nedenlerle burayý arsa olarak deðerlendirmiþ. Ayný parselin bedel artýrýmýný 50 kat arttýrmýþ. Þimdi iki farklý deðer var, hakimin her ne kadar bilirkiþi raporlarýna dayansa dahi böyle bir kararý ne kadar etik, ya da ne kadar yasal? Yoksa bu toplumsal çürümenin tipik bir örneðimidir? Bunu açabilirse, Cemal Aðabey'e teþekkür ederim. ÝÞLEYÝCÝ - Teþekkür ederim Cengiz Beye. Þimdi güzel bir konuya temas etti. Zaten þu anda çalýþýlmakta olan, gerek taþýnmaz deðerlendirilmesi gerekse yasanýn 4650'nin 15 maddesine göre bilirkiþilere verilecek görevlerden birisi de bu zaten. Bu sakýncalarý ortadan kaldýrmak. Önerdiðimiz, verilen raporlarýn bir örneðinin odaya gelmesi, odanýn bu tip raporlarý deðerlendirmesi ve ona göre rapor vermesi. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Þimdi Sayýn ÝÞLEYÝCÝ müsaade eder misiniz? Bir þey söyleyeyim. Arkadaþlar bu deðerleme iþinde biz batýyý esasýnda birebir yakaladýk gibi ama Türkiye'de maalesef yargýyla uygulama bir arada hýzlý çalýþamýyor. Yani, bunu biz yýllardýr yansýtýyoruz ilgililere. Ýlk baþta taþýnmaz deðer haritalarý diye baþladýk. Ýlk yayýnlarda öyleydi. Artýk, bilgisayar çaðýnda bilgi sistemleri içinde mesele, taþýnma bilgi sistemleri içinde deðerler, yöresel, beldesel, belli kesimlerde tanýmlanmýþ kent kesimlerinde bunlarýn alt üst sýnýrlarý, makul sýnýrlarý her zaman saptanabilir ve sürekli güncel tutulabilir, izlenebilir. Ama böyle bir bilgi sistemini oluþturmamýz lazým. O zaman iþte Türkiye'nin kamulaþtýrmalardan dediðiniz bu anormal kayýplarýný da önlemiþ olacaðýz. Ama devlet bakýn galiba dün meclise indi. Bugün geçti mi bilmiyorum, ya da ilk oturumda geçecek. Biz ýsrarla o kadar raporlar verdik, 2B orman alanlarý ileride çok büyük baþýmýza dertler açar. Yani, Ýstanbul'da örnekleri var. Benim talebelerim geldiler bana hocam biz burayý iki sene önce 10 milyara, 12 milyara 105
58 satmýþýz. Þimdi 300 milyar para veriyoruz buraya, pompa istasyonu buradan geçecek, burada kurmamýz lazým diye. Bunlara çare bulamadýk biz. Yani, devlet elindekini bedava veriyor. Zaten Türkiye'de zengin olanlara bakarsanýz devletten bedava arazi alanlar, iþte büyük iþler hazineden kurtaranlar, yüklenenler vesaire yani, baþka türlü zengin çok az. Onun için bunu önleyecek mühendisler, mimarlardýr. Bu konuda tartýþmalarý uzatmayalým diyorum. Teþekkür ederim. ÝÞLEYÝCÝ - Deðerli arkadaþlarým, genelde yargýda verilen kararlarda, ihtisas mahkemeleri olmadýðý için, kararý verenler bizim meslektaþlarýmýz. Bilirkiþiler, tabi bu arada bilmezkiþiler de var. Allah o bilmezkiþilerin eline düþürmesin, çok zor. Çünkü, gerek planlarýn iptali, parselasyon planlarýnýn iptali ve kamulaþtýrma bilirkiþiliðinde o bilmezkiþilerin yapmýþ olduðunu, devlete vermiþ olduðu zararlarý, bir nevi devletin cebinden hýrsýzlýk olarak algýlýyorum ben. Bunlarý, yeni yasa, nispeten önledi. Ve eðer hem bu bilirkiþilikle ilgili yönetmelik hem de taþýnmaz mal deðerlendirmesi yasalaþtýðý takdirde gerek yasa, gerek yönetmelik olarak herhalde sizin ifade etmiþ olduðunuz sakýnca ortadan büyük ihtimalle kalkacak. Ve bize burada çok büyük görevler düþüyor. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Esasýnda bir þey daha var. Deðerli arkadaþlar Türkiye'de bilirkiþilerin bir sorumluluðu olmalý. Bilirkiþiler Sayýn ÝÞLEYÝCÝ'de söyledi, yani bilmezkiþiler de bilirkiþi oluyor. Her þeyi birbirine karýþtýrýyorlar. Ortalýk toz duman ama hiçbir sorumluluklarý yok. Ben size bir þey söyleyeyim. Yani, bir meslektaþým üzülerek söylüyorum. Rapor verdim, çok da tehdit yedim. Vurursanýz vurun dedim yani gerçek bu. Bir kýyý çizgisi tespitinde denizin 0 kotunu biraz öndeki bildiride uzun uzun kýyas çizgisi alýp arkadaþlar oradan bir araziye 30 metre, 40 metre kýyý bandý kazandýrmaya çalýþýyorlar. Yani, böyle þey olur mu? Bilmiyorum herhalde arif olanlar anladý. Kýsaca, peki teþekkür ederim ben. ÝÞLEYÝCÝ - Ben teþekkür ederim. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Peki bir soru daha bir de Bayan arkadaþýmýzdan alalým. SEMRA ÞAHÝN - Teþekkürler, Maliye Bakanlýðý, Milli Emlak Genel Müdürlüðünde Bilgi Ýþlem Þube Müdürü Semra ÞAHÝN. Ben hocama bir þey soracaðým. Milli Emlak Genel Müdürlüðünde kamulaþtýrmayla ilgili bir þube var. Oraya gelen verilerden izlediðim kadarýyla kamulaþtýrma iþlemi hiç gelmiyor. Hocam þunu soracaðým. Bu kanun çýktýktan sonra kamu kurum ve kuruluþlarýnda yeni yasaya göre yapýlan bir kamulaþtýrma, tamamen biten var mý? Çünkü, benim basýndan izlediðim kadarýyla kamulaþtýrmalarda dava nedeniyle bir takým sizin biraz önce söylediðiniz gibi o komisyonlarda yetkilendirmelerde idari yargýya yansýyýp da çözüme kavuþmayan bir çok dava olduðunu biliyorum. Yani, böyle bir yaklaþým tarzý olarak siz nasýl deðerlendiriyorsunuz, yeni yasayý? Teþekkür ediyorum. 106
59 ÝÞLEYÝCÝ - Þimdi 4650'nin iyi yanlarýndan birisi de gerek adli yargýyý, gerek idari yargýyý sürelerle kýsýtlamýþ. Tabi baðýmsýz yargý buna uyarsa. Çünkü, aldýðýmýz bilgilerden bazý yerlerde harfiyen uyuluyor bu sürelere, bir kýsmýnda ise iþlerin çokluðu nedeniyle uzayabiliyor. Zaten 4650'nin çýkýþ nedenlerinden birisi mahkemelerde çok uzadýðý için bu yasaya gerek duyuldu. Ben hazine ve diðer kamu kuruluþlarýnýn yaptýðý kamulaþtýrmalarla ilgili bir istatistik yapmadým. Ancak, belediyelerle ilgili yaptým. Hala, 2942'ye göre (ki, geçici birinci maddeye göre) baþlamýþ ve tebligatlarý yapýlmýþ kamulaþtýrmalarda, iþlemlerin o yasaya göre sonuçlandýrýlmasý gerektiði için (ki Mayýs 2001'de çýktý) iki yýl gibi bir süre geçmiþ olmasýna raðmen, süren davalar var. Buna karþýn 2001'den sonra 4650'ye göre açýlmýþ ve bitirilmiþ çok dava var. Bu da yeni yasanýn nispeten süreyi azalttýðý ve yatýrýmlara daha hýzlý baþlanabileceðini bize gösteriyor. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Peki çok teþekkürler. ÝÞLEYÝCÝ - Rica ederim. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Arkadaþlar kesmek zorundayým. Çok geciktik, kusura bakmayýn. Keþke diyorum, zamanýmýz olsa, hiç kimseyi kýrmak istemeyiz. Bir saat onbeþ dakikadan fazla bir gecikme oldu. Daha iki tane bildirimiz var. ÝÞLEYÝCÝ - Evet, arkadaþlar ben teþekkür ediyorum. 107
60 108
61 PANEL (01 Nisan 2003, Salý) Yeni Dünya Düzeni, Mühendislik, Toplum ve Savaþ Panel Yöneticisi Yavuz ÖNEN Konuþmacýlar Oðuz OYAN Mehmet ELKATMIÞ Þükran SONER Ergun TÜRKCAN H. Tarýk ÞENGÜL 109
62 110
63 PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Deðerli izleyiciler hepinizi saygýyla ve sevgiyle selamlýyorum. Dünyanýn tarihsel bir evresinde çok önemli bir konuyu görüþmek üzere buluþtuk. Toplantýya baþlamadan önce bu konuda bir iki þey söylemek istiyorum. Deðerli dostlar, tartýþmamýzýn konusunu teþkil eden, yeni dünya düzeni, bilim, teknoloji, mühendislik ve onlarýn toplumsal iliþkileri, belki tarihin hiçbir evresinde bu kadar net bir þekilde açýða çýkmamýþtý. Irak'taki savaþ daha doðrusu 11 Eylül'den sonra terörle mücadele adý altýnda dünyada baþlatýlan savaþ her þeyi gün ýþýðýna çýkarmýþtýr. Gerçekten dünya yeni bir bin yýlýn baþýnda yeniden örgütleniyor, yeniden düzenleniyor. Bu konularý tartýþacaðýz ama ben somut olarak önce komþumuz Irak'ta insanlýk adýna utanç verici olan bir olayý kýnamakla baþlamak istiyorum. Yeni dünya düzeni kurulurken, iki dünya savaþý sonrasý elde edilmiþ olan bütün insani deðerler, iki büyük yýkýmdan sonra kurumsallaþmýþ bütün uluslararasý ortamlar bertaraf edildi. Onlar da yeniden düzenleniyor. Daha doðrusu dünyanýn egemenlerince kendilerine göre bir yeni deðerler sistemi, yeni kurumlar yaratýyorlar. Ýþte Birleþmiþ Milletleri göstermelik hale getiren süreç bu süreçtir. Ýnsan haklarýný, onlarýn kurumlarýný, insani deðerleri yeniden kendine göre düzenleyen onlardýr. Amerika Birleþik Devletleri çok açýk olarak, dünyanýn enerji ve petrol kaynaklarýna sahip ülkeleri iþgal ediyor ve enerji ulaþým yollarý üzerindeki ülkeleri ve bölgeleri denetimi altýna alýyor. Afganistan ve Irak serüveni bunun atýlmýþ çok önemli adýmlarýdýr. Biz insani açýdan ve komþumuz bir halkýn þiddet ve ateþ altýnda yaþadýðý bu süreçte onlara uygulanan bu insanlýk suçunun peþini býrakmayacaðýmýzý buradan belirtiyoruz. Onlarla dayanýþmamýzý buradan bir kez daha dile getiriyoruz. Zaten Türk Mühendis Mimar Odalarý Birliði ortamýnda barýþ için eylemlilik bizi de kucaklýyor. Harita Kadastro Mühendisleri Odamýzýn bu bilimsel süreç içerisinde toplumsal ve politik, kültürel olaylardan birini yeni dünya düzeni gibi bizi dünya iliþkilerimizde nerede bulunduðumuza dair düþünmeye iten bir konuyu panelde tartýþma alanýna aldýðý için kendilerine teþekkür ediyoruz. 111
64 Deðerli dostlar, bu yeni dünya düzeni biliyorsunuz, bizim gibi ülkeleri yani geliþmekte olan ülkeleri ilgilendiren bir süreçtir. Bu süreci tartýþacaðýz. Ben daha fazla uzatmayacaðým. Belki konuþmalar aralarýnda bende bazý konulara deðinmek isteyebilirim ama toplantýnýn yöneticisi olarak hem sabrýnýzý zorlamamak hem de zamaný çok daha verimli kullanmak üzere konuþmacýlara söz vereceðim. Ben önce konuþmayý Oðuz Hocama, Oðuz OYAN Hocama veriyorum. Biliyorsunuz Oðuz Hocamýz Cumhuriyet Halk Partisi Ýzmir Milletvekili ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Baþkanvekili kendisi. Sað tarafta oturuyor. Buyurun Hocam. OYAN - Teþekkür ederim Sayýn Baþkan. Meclisteki önemli bir gündem dolayýsýyla konuþmamý yaptýktan sonra ayrýlacaðým için þimdiden özür diliyorum. Bir Anayasa deðiþikliði gündeme geldi. Bu haritacýlarý da ilgilendiren bir konu. Anayasanýn ormanlarla ilgili 169 ve 170. maddelerinin deðiþmesine dönük bir giriþim var. O nedenle orada bulunmamýz gerekiyor. Öncelikle Harita nýn deðerli baþkanýna ve yöneticilerine, burada bulunan tüm haritacýlara ve diðer konuklara saygýlar sunuyorum. Bu ikinci kezdir, harita mühendislerinin bir etkinliðinde, genel kurulunda 2 yýl önce olduðu gibi söz alýyorum. Böyle bir onuru bana verdikleri için kendilerine teþekkür ediyorum. Dünya yeni bir döneme giriyor. En azýndan bunun belirtileri bugün çok açýk olarak ortaya çýktý sonrasý 2. Dünya Savaþý sonrasý oluþan siyasi dengelerin hýzla alt üst olduðu bir süreçten geçiyoruz. Bu süreç kuþkusuz dünyada son yarým yüzyýlda ortaya çýkan eðilimlerin uzantýsýndadýr. Ama o çizgi de bir kýrýlma noktasýdýr. Yani, burada doðrusal bir uzantýdan ziyade bir kýrýlma noktasýndan bahsetmemiz gerekiyor. Dünya, 2. Dünya Savaþýndan sonra, önce bir savaþ sonrasý yýkýmý onarma, bir toparlanma, hýzlý bir büyüme döneminden geçti. Keynesci bir ekonomik dönem yaþadý. 1970'lerde ise petrol krizleriyle beraber bir kriz ortamýna girdi. Bu kriz ortamýndan çýkýþ, 1980'lerden itibaren yeni liberalleþme dediðimiz akýmýn egemen kýlýnmasýyla oldu. Bunun öncüleri de gene bugün Irak'ta baþrolde gördüðümüz iki emperyal güçtü, Ýngiltere ve Amerika'ydý. Yani, Thatcher'ýn ve Reagan'ýn ülkeleriydi. Bu iki ülke, biri 1979'de diðeri 1980'den itibaren dünyada, yeni bir neoliberal düzenin oluþmasýnda ve küreselleþme olgusuna ideolojik içerik kazandýrmakta önü çektiler. Bu kuþkusuz ideolojik içerik kazandýrmanýn ötesine geçti. Uygulamaya yansýdý. Bizim arz yönlü iktisat dediðimiz, bütün o yeni sað iktisat politikalarý, esas itibariyle sermaye yanlýsý bir takým düzenlemeler, devletin toplumsal içeriðini boþaltan düzenlemeler ve kamu giriþimlerini tavsiye eden giriþimler 1980'lerden sonra hýz kazandý. 1990'larda herkesin ortak bir terminolojisi haline gelen ve bir olumlama anlamýnda kullanýlan küreselleþme terminolojisi yaygýnlaþtýrýldý. Aslýnda ilginçtir, kavram bir zamanlar adýna 112
65 olumsuzlama olarak emperyalizm denilen þeyin yerine geçmiþti ama bunu olumluyan bir kavramdý. Yani, sýnýrlar kaldýrýyor, dünya birleþiyor, ne güzel herkes bundan yararlanacak, anlamýnda. Süreci izleyenler bu ekonomik geliþmenin eþitsiz geliþme yasasýna uygun olduðunu hemen fark ettiler. Fark etmeyenler daha sonra fark ettiler. Bu, dünya ülkeleri arasýndaki geliþmiþlik farklarýný daha da açtý. Geliþmiþ ülkelerin kendi içindeki gelir daðýlýmý farklýlýklarýný büyüttü orta sýnýflarý eritmeye baþladý. Ama özellikle geliþmiþ dünya ile geliþmemiþ dünya arasýndaki farklarý inanýlmaz ölçüde büyüttü. Dolayýsýyla bu küreselleþme, dünyanýn bazý coðrafyalarýný dýþarýda býrakan, onlarý marjinalleþtiren bir küreselleþme olarak ortaya çýktý. Bütün bir Afrika Kýtasý bu hareketin dýþýnda kaldý. Bazý ülkeler kýyýsýndan, kenarýndan tutunmaya çalýþtýlar. Bunlarýn da bir bölümü krizden krize yuvarlandý. Örneðin Güney Amerika, bu sürecin baþýnda göreli olarak daha iyi bir konumdayken, bugün 20 yýl sonra, dünya ekonomisi, dünya ticareti içindeki payý, geriledi. Aslýnda bu süreç içindeki ilginç bir nokta da þuydu: A.B.D 2. Dünya Savaþýndan çýkýldýðýnda ekonomik aðýrlýðý itibariyle daha ezici bir güçtü. Dünya ekonomisinin, % 47'si civarýnda bir büyüklüðe sahipti. Bu pay 1990 baþlarýna gelindiðinde, yani Clinton öncesinde % 22 civarýna gerilemiþti. Yani, savaþ sonrasýnda yükselen güçler bir taraftan Japonya, bir taraftan Avrupa -ki özellikle Almanya, onun için de iki silahsýzlandýrýlan ve bu nedenle de ekonomik büyümesine daha büyük kaynak aktaran iki ekonomik gücün yükseliþi nedeniyle -göreli olarak- pay kaybýna uðradý. Yani, 90 baþlarýna gelindiðinde Amerika Birleþik Devletleri ekonomik güç itibariyle savaþ sonrasýna kýyasla çok daha zayýf konumdaydý. Ancak, bir baþka siyasi konjonktür çalýþmaya baþlamýþtý 90 baþýndan itibaren. O siyasi konjonktür, iki kutuplu diyebileceðimiz bir dünyadan, tek kutuplu bir dünyaya geçiþ idi. Bu bir kýrýlma noktasý idi. Clinton döneminde Amerika, ekonomik anlamda iyi bir konjonktür yakaladý. Ve kendi tarihinin en uzun süreli kesintisiz büyüme sürecini yaþadý. Bu, Amerika'nýn dünya kaynaklarýný çok düþük maliyetlerle kullanmasýndan ileri geliyordu. Dünya'da kaynaklar Amerika'ya doðru aktý ve Amerika dünyanýn en borçlu ülkesi haline geldi bu süreç içerisinde. Ama bunu kendi ekonomik büyümesi için kullanabildi ve üst üstte 9 yýl bir yüksek büyüme oranlarý yakaladý. Yüksek týrnak içinde tabii, Çin kadar deðil ama büyük bir ekonomi açýsýndan bu önemlidir. Ancak, bu saadetin son bulmasý kaçýnýlmazdý. Çünkü, bu kadar uzun süreli büyümelerin bile bir sonu vardýr. Bir yeniden daralma döneminin bunun arkasýndan geleceði belliydi. Üstelik mali piyasalar þiþmiþti. Nitekim Amerika'nýn en önemli borsalarýna bakýn 1998 sonrasýnda reel olarak %50 civarýnda deðer kaybettiler. Tabii 1997, 98 sürecinde Uzak Doðu krizleri vesaire bunlarýn da etkileriyle dünyada 2000 sonrasýnda özellikle Amerikan ekonomisinin 113
66 baþýný çektiði bir daralma süreci yaþanmaya baþladý. Ýþte bu daralma veya ekonomik büyümedeki bu yavaþlama süreci üzerine, 11 Eylül 2001 bu daralma sürecini hýzlandýrdý, bu süreci pekiþtirdi. Bugünkü Bush yönetimi adeta bir siyasi cunta olarak seçimlerin sonucu belli deðilken iktidara el koymuþtu. Bu süreç içinde 11 Eylül oldu ve arkasýndan Amerika'nýn uluslararasý maceralarý baþladý. Önce Afganistan þimdi Irak yarýn hangisi? Burada kalmayacaðýný herkes seziyor en azýndan. Yarýn kim, sorusu belki bugün buradaki konuþmalarýn ana noktalarýndan birini oluþturacak. Burada bu süreç ile ilgili þunu söyleyeyim. Amerika 20. yüzyýlýn ortalarýna kýyasla 20. yüzyýlýn sonlarýnda ne oldu? 1991'de % 22'lere düþmüþtü dünya milli gelirindeki payý. Clinton dönemindeki hýzlý büyümeyle bu pay 29'a kadar çýktý. Yani, yeniden bir güç kazanmýþtý. Ama yine göreli güç kaybýna doðru gidiyor þimdiki süreçte. Ama bakýnýz bir fark hala var. Amerika yüzyýl ortasýna kýyasla ekonomik güç olarak daha zayýf ama askeri hegemonya olarak, hegemonik güç olarak çok daha güçlü bir ülke halinde. Yani, Amerika askeri gücü itibarýyla yüzyýl ortasýndan daha ileri bir noktada, daha tartýþýlmaz bir noktada. Amerika bunu daha da tartýþýlmaz kýlmak istiyor. Kendi gücünün karþý konulmaz bir güç olduðunu dünyaya göstermek istiyor. Amerika'nýn bugünkü macerasýnýn birinci nedeni budur. Yani, Amerika Orta Doðuya niye saldýrýyor? Petrol için vesaire gibi bir çok neden söyleyebiliriz. Ama önce Amerika bu dönemi niye baþlattý? sorusunu galiba sormak lazým. Burada buna verilecek bence birinci cevap çok daha global düzeyde bir cevap; Amerika zayýflayan ekonomik gücünü telafi etmek için askeri gücüyle birinci güç olarak dünyada kalmaya gayret ediyor. Dolayýsýyla A.B.D bir pax Americana dönemi yaratmak istiyor. Týpký pax Romana dönemi gibi bir dönem. Yani, savaþýn ve barýþýn koþullarý benden sorulur; ben istersem savaþ olur, ben istersem barýþ olur. Bunun koþullarýný ben tayin ederim diyen bir süper hegemonik güç olmak için bu vurguyu yapýyor. Bunun yarýn sadece Orta Doðuda deðil, baþka coðrafyalarda da tekrarlanabileceði konusunda dikkatli olunmalý. Bunun ideolojisini oluþturmaya çalýþýyor. Bunun ideolojisi nedir? Ýki tane var. Birincisi, 11 Eylülde kendi yarattýðý El-Kaide'yi, Afganistan'a saldýrý için bahane yaptý; hatta Irak için dahi kullandý; Irak yönetimiyle iliþkisi olduðunu iddia etti. Tabii kitle imha silahlarý (KÝS) sahte bahanesi de kullanýldý. Ýkincisi, A.B.D önleyici vuruþ stratejisini geliþtirdi. Önleyici vuruþ yani, ben, benim için tehdit olan bir ülkeye, karþý tehdit olmazdan önce saldýrý hakkýmý kullanýrým dedi. Yani, orman kanununu benimsedi; bunun baþka adý yok. Buna baþlarken Orta Doðudan baþlamasý tabi anlamlýdýr. Afganistan da kuþkusuz anlamlýdýr. Orta Asya enerji hatlarýnýn Hint Okyanusuna iniþ noktasýdýr, coðrafyasýdýr. Orta Doðuda Irak kuþkusuz tek hedef deðil. Saddam rejimi Amerika için bir sorun da deðildi. Çünkü, Saddam zaten 114
67 Amerika'nýn isteyebileceði türden bir yöneticiydi. Saddam olmasa Amerika hangi bahaneyi uyduracaktý Irak'a saldýrmak için? Saddam'ý da Amerika yaratmýþtýr. Ýran savaþýnda Saddam'a Amerika'nýn destek verdiðini herkes biliyor. Kuveyt'e saldýrýrken yeþil ýþýk yaktýðýný herkes biliyor. Bu tutanaklardan, açýklanmýþ bir olay. Hata yapan bir rejim bir uluslararasý emperyal güç açýsýndan iyi bir rejimdir. Çünkü, hatalarý kullanarak saldýrý hakkýný kullanabiliyor. Dolayýsýyla uluslararasý hukukçular ya da uluslararasý siyasetçiler bunu herhalde iyi deðerlendiriyorlardýr. Amerika demek ki iki gerekçe arkasýna sýðýnýyor, bunun ideolojisini yaratmaya çalýþýyor. Bu önleyici vuruþ meselesi ile El-kaide. Bütün bunlarýn tabi inandýrýcý olmasý için Amerika çok önemli bir dezenformasyon sürecini baþlattý ve sürdürüyor. Bakýnýz daha 11 Eylülün hemen ertesinde Stratejik Etki Merkezi diye bir merkez kurdu. Bunun iþlevi yalan üretmekti. Dünya kamuoyuna ve Amerikan kamuoyuna yalan üretmek, yani, inanýlmasý mümkün olan hikayeler üretmekti. Bu o kadar tepki çekti ki, þimdiki Savunma Bakaný bunun kapatýlmasý emrini verdi. Bu hiçbir zaman kapatýlmadý tabi. Zaten bu tür merkezler yanýnda, mevcut istihbarat örgütleri de bunu her zaman yaparlar. Yani, burada geçeklerin yeniden üretilmesi, yeniden fabrikasyon dediðimiz bir süreç sürekli çalýþmaktadýr ve büyük tekelci medya da dünya çapýnda bunu kullanmaktadýr. Ayný zamanda taraf ülkelerde ya da tarafsýz ülkelerde (Avrupa'da, Türkiye'de, baþka ülkelerde) medyanýn Amerika'nýn çýkarlarý doðrultusunda yayýn yapmasý da ideolojik atmosfer oluþturmanýn parçalarýndandýr. Bu konuda da çok baþarýlý olduklarýný söylemek gerekir. Þimdi buradan Türkiye'ye bir bakarsak, þunu söylemek lazým. Bir kere Türkiye ekonomik olarak küreselleþme sürecinin içine girdi ama nasýl girdi? Ýþte ticaret serbestisiyle 1980'de, finansal serbestleþmeyle 1989'da girdi. Girdi ama bu süreçlerden olumsuz etkilendi yani, küreselleþme sürecinin kazananý deðil, kaybedeni olarak yer aldý bu süreçte. Türkiye'nin derdi, ikinci ligden birinci lige çýkmaktý. Þimdi 3. lige düþmemek için ikinci ligin altýnda tutunmaya çalýþýyor. Türkiye kaybedenler safýnda yani; bu iþin kýyýsýnda bir yerlerde tutunmaya çalýþýyor. Özellikle sermaye hareketlerine tam serbesti verdiði 1989'dan itibaren krizden kurutulamadý, belini doðrultamadý. (Bugün buna ayrýntýlarýyla giremiyorum vakit sorunlarý var.) Bugün bulunduðu noktada da bu programlarla bu krizden kurtulmasý mümkün deðil. Yani, Türkiye'nin ekonomik baðýmsýzlýðýný bu yollarla kazanmasý mümkün gözükmüyor. Ben buradan hemen savaþ ve Türkiye iliþkilerine deðineyim. Bir kere Türkiye'nin bu savaþtaki þuan ki konumu, kuþkusuz 1 Mart tezkeresinin geçmemesi nedeniyle ehveni þer bir konumdur. Daha kötüsü 1 Mart tezkeresi geçseydi, Türkiye'de 62 bin Amerikan 115
68 askerinin konuþlanmasý, ikinci tezkere ve Türkiye'nin bu savaþa bugün olduðundan çok daha kesin bir þekilde taraf olarak katýlmasý olurdu. Türkiye Büyük Millet Meclisi bunu önlemiþtir. Bakýn 1 Mart meselesinin altýný çizmek lazým. Türkiye Büyük Millet Meclisi büyük bir saðduyu göstererek bu maceranýn önünü týkamýþtýr. Türkiye ne yazýk ki, 6 Þubatta ve 20 Martta iki tezkere geçirdi. Bunlarý da geçirmeyebilirdi. 6 Þubatta geçirilen tezkere Türkiye'deki üslerin modernizasyonu, hava limanlarýnýn ve deniz limanlarýn tevsii vesaire ile ilgiliydi. Bu 6 Þubat tezkeresinden sonra 1 Mart tezkeresinin geçeceðine öylesine kuvvetle inanýlmýþtý ki, 8 Þubatta bir yýðýn mutabakat zaptý imzalanarak Amerika'nýn Ýskenderun Limanýndan muharip güçleri getirmesine göz yumulmuþtur. Ve bu yanlýþ politika 1 Martta nereden dönmüþtür? Baðdat'tan deðil ama Meclisten dönmüþtür bu tavýr. O yüzden, o tavra katkýda bulunan herkesi kutlamak isterim. Türkiye bu savaþ konusunda tam bir sürüklenme içinde olmuþtur. Þunu da söyleyeyim.: 6 Þubat tezkeresi, 1 Mart tezkeresi geçmeyince boþlukta kalmýþtýr. Çünkü, 6 Þubat tezkeresinin anlamý, 62 bin Amerikan askerinin mevzilenme koþullarýnýn oluþturulmasýydý. 1 Mart tezkeresi geçmeyince 6 Þubat tezkeresinin yýrtýlýp atýlmasý gerekiyordu. Ama þimdi yarýn Türkiye'ye bir Dýþiþleri Bakaný geliyor. Acaba, yeniden 1 Mart türü bir tezkere mi gelecek türü kuþkular uyanmaya baþladý. Dolayýsýyla yanlýþta ýsrar edilmemesi gerektiði konusunu burada tekrar vurgulamak istiyorum. Ama 20 Mart tezkeresi de Türkiye'yi bir cephe ülkesi yapmýþtýr. Bakýnýz Anayasanýn 92. maddesi, savaþ ilanýna dönük bir maddedir. Bu 92. maddeye göre sahanýzdan geçirdiðiniz her þey bir ülkeye savaþ ilaný anlamýna gelir. Ve Türkiye 6 Þubatta Irak'a savaþ ilan etmiþ ve dünyada Ýngiltere'den Kuveyt'ten de önce Irak'a savaþ ilan eden ülke olmuþtur. Bugün diyorlar ki, geçen gün Sayýn Recep ERDOÐAN Mecliste biz bu savaþ konusunda girmedik, etmedik diyordu. Efendim nasýl girmedik? Yani, siz 92. maddeye göre savaþ ilanýna karar veriyorsunuz, Meclisten iki tane tezkere geçiriyorsunuz, hava sahanýzý açýyorsunuz. Daha ne olsun. Bunun diðer NATO ülkelerine hava sahasýný açmaktan çok farklý bir anlamý var. Sizin üzerinizden uçaklar geçmiyor, Tomahawk füzeleri geçiyor. Ve bunlarý köylüler tarladan topluyorlar. Fransa'nýn, Almanya'nýn üzerinden füze mi geçiyor? Hayýr. Uçak geçiyor en fazla. Sizin üzerinizden üstelik komþu bir ülkeye saldýrý yapýlýyor. Transit geçiþ deðil bu. Komþunuza saldýrý yapýlýyor. Yani bakýn maazallah eðer bu bir Irak deðil de, Ýran olsaydý, Amerika Ýran'a saldýrýyor ve Türkiye hava sahasýný açmýþ olsaydý ne olurdu biliyor musunuz? Ýran'ýn 1500 km.'lik menzilli füzelerinin menzili içerisine girerdik ve Ýran kendisine savaþ ilan etmiþ bir ülkeye misilleme yapma hakkýný elinde tutardý. Bunun, bugün bu kararý alanlarýn, bunun çok masum bir karar olduðunu söyleyenlerin, bundan ders almasý gerekiyor. Yarýn Amerika Ýran'a saldýrýrsa, hava sahasýný bu saldýrýya karþý açtýðýnýzda ne olur? Bir düþününüz. Irak böyle kanadý kýrýlmýþ bir ülke olmasaydý. 20 Mart tezkeresinin de daha önemli sonuçlarý olabilirdi. Hala da olabilir. Türkiye bir terör saldýrýsýna bundan sonra çok daha muhatap bir ülke haline gelebilir. 116
69 Bütün bu kararlar mutlaka olumsuz bir takým sonuçlar verecektir. Sonuç olarak þunu söyleyeyim: Türkiye çok kötü yönetmiþtir bu krizi; baþýndan itibaren tutarlý bir tavýr takýnmalýydý. Biz bu savaþa asla bulaþmak istemiyoruz. Ne hava sahamýzý açarýz, ne üslerimizi açarýz tavrýný sürdürmeliydi. Bu tavýr Türkiye'ye kazandýrýrdý, kaybettirmezdi. Bakýn bugün Türkiye, belki etki sýnýrlarý geniþleyecek, belki Suriye'ye, Ýran'a sýçratýlacak bir savaþa bulaþmýþ durumdadýr ve daha da bulaþtýrýlmak istenmektedir. Bugün bu ehveni þer dediðimiz pozisyondan çok daha kötüsü belki yarýnki ziyaretten sonra karþýmýza tekrar gelebilir. Türk halkýnýn ve onun en temel karar organý olan TBMM'nin burada çok daha saðlam bir karþý koyuþ içinde olmasý gerekir diye düþünüyorum. Türkiye'nin yeni pazarlýklara sürüklenmemesi, gayri ahlaki olarak nitelediðimiz bu pazarlýklara sürüklenmemesi gerektiðini düþünüyoruz. Bu sözlerle de ben konuþmamý tamamlamak istiyorum. Ýlginiz için teþekkür ederim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Sayýn OYAN'a çok teþekkür ediyoruz. Galiba Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gitmek üzere aramýzdan ayrýlmak durumunda, teþekkür ederiz tekrar. Deðerli dostlar, OYAN Hocamýz konuþmasýnda dünya ekonomisiyle, dünyadaki silah gücü arasýnda çok çarpýcý bir iliþki anlattý. Yani, yeni dünya düzeninin silah zoruyla kabul ettirilmesi sürecine dair çok çarpýcý bir sunum yaptý. Ve bu yeni dünya düzeninin ekonomik boyutuyla sosyal devletin nasýl bertaraf edildiðini ve toplumsal içeriðinin nasýl boþaltýldýðýný anlattý. Küreselleþmenin ekonomik ve siyasal boyutlarýna deðindi. 1 Mart'ta Ankara'da Savaþa Karþý Eylem, kuþkusuz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararýyla buluþtu. Buradan þunu çýkarýyoruz; herhalde savaþ sürecinde toplumsal dinamikleri sürekli ayakta tutmak, yani ayakta durmak gibi bir görevle karþý karþýyayýz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni etkilemek, onlarla iletiþim içinde olmak ve buluþmak ve Türkiye'nin bölgede barýþý savunur bir ülke haline gelmesini desteklemek gibi bir görevle karþý karþýyayýz. Ayný alanda olayýn siyasal boyutuyla küreselleþmenin bilim ve teknoloji geliþiminin Türkiye'deki siyasal ortamýna etkilerini Sayýn ELKATMIÞ ayrýca Ýnsan Haklarý Ýnceleme Komisyonu Baþkaný olduðu için insani boyutuyla da deðinecektir. Þimdi sözü kendisine veriyorum, buyurun Sayýn ELKATMIÞ. ELKATMIÞ - Sayýn Baþkan, deðerli katýlýmcýlar, hepinizi saygý ve sevgiyle selamlýyorum, iyi günler diliyorum. Savaþýn kapýmýzda bulunduðu bir sýcak zamanda, böyle bir toplantýyý düzenleyen Harita Mühendisleri Odamýza teþekkür ediyorum. Bu tip toplantýlara da geçekten ihtiyacýmýz var. Çünkü, kamuoyunun oluþmasý gerekiyor. Bazý fikirlerin ortaya konmasý gerekiyor. Bu yönüyle çok faydalý olmuþtur. Tekrar teþekkür ediyorum. 117
70 Ýnsanlýk tarihi boyunca savaþlar hep olagelmiþtir. Ýþte 100 yýl savaþlarý, 30 yýl savaþlarý, iþte haçlý savaþlarý, bütün insanlýk tarihi savaþlarla geçmiþtir. Ýþte en son 1. Dünya Harbi, insanlarýn o zaman aklý baþýna gelmiþtir. Niye savaþýyoruz filan diye bir takým giriþimler olmuþtur. Ancak, sonradan da 2. Cihan Harbi çýkmýþtýr. Tabi 2.Cihan Harbinden sonra teknolojinin de ilerlemesi neticesinde özelikle kitle imha silahlarýnýn da ortaya çýkmasý ve ilk defa da bu savaþta Atom Bombasýnýn Japonya'da kullanýlmasý, insanlarýn biraz daha aklýný baþýna getirmiþ ve oturup insanlarý düþünmeye sevk etmiþtir. Bu düþünme neticesinde de bundan böyle dünyada savaþ olmamasý, insanlarýn barýþ ve kardeþlik içinde yaþamalarý için bir takým organizasyonlarýn kurulma mecburiyeti neticesine varýlmýþtýr. Ve iþte o dönemde hepinizin bildiði gibi Cemiyeti Ahvam eski ismiyle, sonra Birleþmiþ Milletler Teþkilatý. Ýþte NATO, CENTO gibi bir çok uluslararasý ve daha sonra da tabi, Avrupa Birliði, Avrupa Parlamentosu gibi bir takým uluslararasý organizasyonlar, kurum ve kuruluþlar kurulmuþtur. Ve insanlar artýk eh tamam bundan sonra herhalde savaþ çýkmaz, dünya barýþý gelir diye ümit ederken ama maalesef yine bugün o sürece girilmiþtir. Çünkü, dünya tarihinde iþte bu savaþlarý çýkaranlar ya bir deli, bugün iþte ona ne diyoruz, sadist ruhlu insanlar diyoruz veya emperyalist bir takým düþünceleri olan ülkeler, bu savaþý çýkartmakta da kararlý. Epeyce uzun bir sürede, iþte bu kuruluþlar yani, Birleþmiþ Milletler Güvenlik Konseyi filan iyi iþler de yapmýþ gibiydi ve güven de vardý bu kuruluþlara. Ýþte malum Kore'de olan þey. Fakat zaman ilerledikçe emperyalist güçler, devletler ve bir takým sadist insanlar, onlarýn uþaklýðýný yapabilecek nitelikteki insanlar boþ durmamýþlardýr. Ýþte dünyanýn çeþitli yörelerinde, bölgelerinde yine ufaktan, irili ufaklý savaþlar meydana gelmiþtir. Ta ki, iþte 1989 yýlýnda Soðuk Savaþ Döneminin sona ermesi, özellikle Sovyetler Birliðinin daðýlmasý, iþte Varþova Paktýnýn sona ermesi, efendim Doðu, Batý Almanya'nýn birleþmesi velhasýl soðuk savaþ döneminin sona ermesiyle biraz daha rahatlama meydana gelmiþtir insanlarda. Ancak, bu rahatlamada pek uzun sürmemiþtir, bildiðiniz gibi yýlýnda Körfez (1. Körfez diyelim ona) savaþý çýkmýþtýr. Tabi 1. Körfez savaþýnda bütün dünya birleþmiþtir. Çünkü, orada Saddam %100 haksýzdý. Zaten Oðuz Hocamýzýn da ifade ettiði gibi Saddam'ý ortaya çýkaran da, Taliban'ý ortaya çýkaranlar da belli güçlerdir. Bu emperyalistlerdir, Amerika'dýr ve onunla birlikte iþbirliði yapanlardýr. Dolayýsýyla o savaþta yine dünya birleþmiþtir ve bu zalim davranýþa karþý, haksýz davranýþa karþý birlikte hareket etmiþlerdir. Ama demek ki orada, ta o zamanda Amerika Birleþik Devletleri ve onun yandaþlarý, niyetleri baþka olduðu için o niyetlerine de o sýrada kavuþamadýklarýndan dolayý olsa ki, boþ durmadýlar ve bugün bir hiç yoktan veya önlenebilecek bir savaþý çýkarmak için azami gayret gösterdiler ve bütün dünya uluslarýný hiçe sayarak, hatta kendi ulusunu da hiçe sayarak, bütün uluslararasý bu örgütleri de hiçe sayarak büyük bir iþtahla ve zafer naralarýyla güya Irak'a demokrasiyi götüreceklerdi, güya Irak'ta kardeþliði 118
71 saðlayacaklardý. Oradaki Saddam'ýn zulmüne son vereceklerdi. Bu bir takým hümanist düþüncelerle görünürde bu savaþý baþlattýlar. Ve hem bunu söylediler, hem de savaþ baþlarken ilk günkü taarruzun adýný þok ve dehþet operasyonu adýný koydular yani. Nasýl orada huzuru, istikrarý saðlamaksa, nasýl demokrasi götürmekse? ELKATMIÞ - Yapýlanlar da gerçekten hepimizi çok derinden üzüyor. Ýnsan insanlýðýndan utanýyor. Böyle bir þey olamaz. Tabi ki, buna bütün insanlarýn da karþý koymasý gerekir. Benim buradaki endiþem þu; bundan sonra bu despot yönetim, emperyalist yönetim, artýk hiçbir þeyi tanýmayacak. Herhalde buna artýk uluslararasý kuruluþlar veya ülkeler deðil de, herhalde dünya kamuoyunun tepkisi karþý koyacak diye düþünüyorum. Çünkü, Birleþmiþ Milletlerin de artýk iþlevi kalmadý. Bundan sonra yapacak bir þey yok iþte. Benim için en büyük tehlike de bu. Niye? Çünkü, dinlemiyor adam. Açýkça da söyledi hatýrlarsanýz, o zaman hafýzalarýnýzý yoklarsanýz, dedi ki Amerika, Eðer bu karar çýkmazsa, Birleþmiþ Milletler de, Güvenlik Konseyi de tarih sayfalarýnda kalýr. dedi. Bu apaçýk tehditti. Bundan bir de þu anlaþýlýyor; bütün bu uluslararasý kuruluþlar iþte Birleþmiþ Milletler gibi, IMF gibi, Dünya Bankasý gibi birer sömürü aracý olarak kurulduðu ve kullanýldýðý da böylelikle bugün daha net olarak ortaya çýkýyor. Ama öyle de olsa, böyle de olsa bir görev görüyorlardý. Dünya barýþýna hiç deðilse biraz da katký saðlýyorlardý. Burada tabi ki Amerika Birleþik Devletlerinin niyetini tartýþmak gerekmiyor, bu apaçýk ortada. Petrol. Çünkü, dünya petrolünün %70'nin çýktýðý bir bölgeyi denetim ve kontrol altýna almak istiyor. Bütün buranýn kaymaðýný kendisi yemek istiyor. Ve zaten dünyanýn en büyük tüketicisi de petrol yönünden kendisi, bu iþin ticareti de onun elinde. Ve dünya silah ticareti de onun elinde. Bu silah ticaretini geliþtirmek istiyor. Çünkü, silah sanayi kendisinin can damarý ve elindeki tabi ki, her þeyin, hangi maddeyi alýrsak alalým, isterse gýda maddesi olsun, isterse herhangi bir madde olsun. Nedir? Üstünde bir yazý olur, iþte kullanma süresi þu kadarýdýr diye. Bu silahlarýn tabi ki elindeki silahlarýn bir kullanma süresi vardý. Ýþte bunu zaman zaman çeþitli yerlerde bir takým karýþýklýklar veya harpler çýkararak kullanýyor. Ýþte Vietnam'da kullandý, Birinci Körfez savaþýnda kullandý, þimdi tabi 12 senelik aradan sonra Afganistan'da kullandý. Aradan zaman geçince bu kulaným süresini doldurmak üzere olan silahlarý tabi ki, oralarda kullanýyor, silah sanayini geliþtirmek istiyor. Tabi, Ýsrail, Amerika için en önemli bir konudur. Ýsrail'in güvenliði her þeyden Amerika'nýn güvenliði kadar önemli onu da unutmamak gerekiyor. Bir de þýmarýklýk diyeyim adýna. Dünyanýn süper gücü olduðunu söylüyor ve bunu da ispatlamaya çalýþýyor. Ama inþallah eline yüzüne bulaþtýracak, þimdi bulaþtýrdý da. Bu iþten maðlup olarak ayný Vietnam'da olduðu gibi onun dünya liderliði sona erecek. Tabi, benim için ben insan haklarý boyutunu ön planda tutuyorum. Diðer katýlýmcý arkadaþlarýmýz ve Oðuz Hocam da biraz bahsetti. Diðer konularda zannedersem 119
72 anlatacaklardýr ama benim için þahsen bir insan haklarý savunucusu olarak, insan haklarý her þeyden önce gelmektedir. Bu savaþlar artýk, günümüzdeki savaþlar çok yýkýcý savaþlardýr. Ve tesirleri sadece savaþýn olduðu bölgede veya o zamanla sýnýrlý deðildir. Hani hepimiz biliriz. Köroðlu'na izafedilen bir söz vardýr. Ýþte silah icat edildi, mertlik bozuldu. Diye, bunu biraz geniþletirsek, bugünkü teknolojik geliþmeler neticesinde üretilen bir takým çok tehlikeli silahlar iþte bunun baþýnda atom silahlarý olmak üzere biyolojik ve kimyasal silahlar insanlýðýn Allah korusun sonunu getirmektedir. Ve çok büyük bir çevre katliamýna sebep olmaktadýr. Ve bu süre sadece harp meydanlarýnda kalmýyor. Belki nesilden nesile kalýtým yoluyla devam edecek bir etki meydana getiriyor. Ve bütün altyapý tahrip ediliyor. Bütün insanlar korku ve dehþet içerisinde, hepimiz bunu izliyoruz. Ve bunun meydana getirdiði, içimizde doktor olan arkadaþlarýmýz varsa daha iyi takdir ederler. Bunun meydana getirdiði depresyonlar, ruhi bozukluklar, tesirler hele hele çocuklar üzerindeki tesirleri bana göre Irak'taki yapýlan bu savaþtan daha yýkýcýdýr ve çok uzun zaman içerisinde bu devam etmektedir, edecek. Tabi burada insan haklarý da tamamen yok oluyor. Zaten bu geliþmiþ ülkeler kendilerini insan haklarý þampiyonu olarak gösteriyorlar ama insan haklarýyla da uzaktan, yakýndan hiçbir iliþkilerinin olmadýðýný da çeþitli vesilelerle hep beraber görüyoruz. Ýþte ceza evlerini görüyoruz orada. Gerçekten o Avrupa bize ders vermeye kalkan Avrupa Ülkeleri cezaevleri yani insanlýk dýþý bir yapýlanma içerisindedir. Esirlere yapýlan muameleler. Televizyonda yeni görüyoruz, geçmiþte de Afganistan'daki savaþta da gördük. Düþman ne kadar düþman olursa olsun, onun da bir insan olduðunu unutmamamýz gerekiyor. Ve Guantanamo adasýndaki esirlere ne gibi insanlýk dýþý iþkencelerin yapýldýðýný kimse de bilmiyor ama bir takým bilgilerle bunlara muttali oluyoruz ve bize de müracaatlar var. Komisyonumuza müracaatlar oldu. Bu yönde orada bazý Türk vatandaþlar da varmýþ. Bilgi de istedik. Kendilerine þifahen de Amerikan elçiliðinden gelenlere söyledik, defalarca dedik, Bakýn siz geliyorsunuz, Türkiye'de insan haklarý ihlallerinden, þundan bundan bahsediyorsunuz, bizi suçluyorsunuz ama bize gelen bilgilere göre sizdeki insan haklarý ihlalleri çok çok daha fazla. Þu Guantanamo adasýndaki esirlerden ne haber? Oradaki Türk vatandaþlarýnýn kaç tane olduðu da, sayýsý da belli deðil, 3 deniyor, 5 deniyor. Durumlarý nedir? Ama hiçbir bilgi alamýyoruz deðerli arkadaþlar. Ama geliyorlar bizi hesaba çekmeye çalýþýyorlar tabi ki, bizden de gerekli cevabý alýyorlar, gerekli derslerini de veriyoruz hemen onu ifade edeyim. Tabi bu çevre katliamý ve dünya barýþýnýn bozulmasý ve uluslararasý barýþ örgütlerinin bir baský altýnda bulunmasý, bu savaþý getirdiði ve bu yüzyýlýn en büyük tehlikelerinden bir tanesidir. Sürem de doldu ama yani, tabi bu gücün mutlaka durdurulmasý gerektiðine inanýyorum. Onun için de her bireye düþen görevler vardýr, Devletlere düþen görevler var olduðu gibi. Bugün bireyler belki devletlerden daha da bu konuda etkilidirler deðerli arkadaþlar. Buna inanýyorum nitekim, eðer dünya kamuoyundaki bu savaþ karþýtlýðý olmasaydý belki bu savaþýn boyutlarý daha baþka 120
73 þekilde olabilirdi ve belki de bu savaþa daha bir çok katýlýmlar olabilirdi. Sivil toplum örgütlerinin çalýþmalarý, bireylerin, insanlarýn tepki göstermeleri sivil bir insiyatif oluþmasý bu savaþý belki biraz daha küçültmüþtür. Ve belki de kýsa bir zaman içersinde de o müttefiklerin yenilgisiyle sona erecektir. Ben bir konuyu daha açýklamak istiyorum. Son olarak zamanýmýn dolduðunu biliyorum. Oðuz Hocam Türkiye'nin bu savaþa girip girmeme meselesinde bir takým þeyler söyledi. Bir çoðu doðrudur. Ancak, þunu da hemen bir haksýzlýk olmamasý için ifade etmeliyim. Amerika Birleþik Devletlerinin Türkiye'ye yerleþmesi yeni deðil arkadaþlar yýlýnda bir anlaþma yapýlmýþtýr. NATO'ya üye olunmuþ, þu olmuþ, bu olmuþ. Hatta o anlaþmada öyle hükümler var ki, insanýn kanýný donduruyor. Nedir? Ýþte gazetelerde okuyoruz. Diyorlar ki Amerikalýlar, bizim askerlerimizin Türkiye'deki yaptýklarý alýþ veriþlerde, harcamalarda Katma Deðer Vergisi alýnmasýn. Yani, niye alýnmasýn? Benim insaným fakir, fukara öderken sen niye ödemiyorsun? Diyor ki, bak anlaþma var, 1954 anlaþmasý. Gerçekten de baktýðýmýz zaman 1954'de gerçi o zaman Katma Deðer Vergisi yok ama her türlü resim ve harçtan muaftýr diye imza atýlmýþ. Çekiç güç bu ülkeye, ülkenin baþýna musallat edildi. 12 yýldýr ve gönderilemedi, iþte yeni görevi sona erdi. Son tezkereyle görevi sona erdi. Þimdi çekiç güçe ben baktým, 60 tane yanýlmýyorsam uçaðý, 11 tane de helikopteri var Türkiye'de. Bunlardan 49 uçak ve 9 helikopter Amerika' nýn. Ayrýca 2.000'e yakýn askeri var. Ýþte basýndan izliyoruz. Sadece Ýncirlik'teki üsse de personeli ve ailelerini taþýdý. Ne kadar asker olduðunu düþünün. Ve Ýncirlik'i vermiþiz, Erhaç'ý vermiþiz, Taþucu'nu vermiþiz. Burada zaten bir çok askerleri var. Ve hiçbirimiz de þimdiye kadar ya bunlar ne arýyor burada? Bu Çekiç güçü gönderelim diye bunun mücadelesini yapmamýþtý ama tabi þimdi herkes sorumluluðu birilerine atmaya çalýþýyor. Tabi günah keçisi de var þimdi, Ak Parti Hükümeti yeni nasýl olsa. Bunu haksýzlýk olarak görüyorum. Ben de bir Ak Parti Hükümeti olarak bunu haksýzlýk olarak görüyorum. Hatalar olmuþtur, olacaktýr ama hep beraber, el birliðiyle buna engel olacaðýz, olduk da. Ama çekiç güç gelmiþ 12 yýldýr ne yaptýðý belli deðil. Yýllardýr, yýllardýr Ýncirlik'te ve diðer üslerde neler yapýldýðýný hangimiz biliyoruz arkadaþlar? Výzýr výzýr ne geliyor? Uçaklar iniyor, kalkýyor gidiyor, geliyor. Zaten orada Kuzey Irakta bir oluþum yaptýlar adamlar, 12 yýldýr bunun hazýrlýðýný yaptýlar orada. Tabi bütün bunlarý söylerken yani, bu þeyleri maruz göstermek için söylemiyorum. Bir haksýzlýk olmasýn diye söylüyorum bunu, hatýrlatýyorum. Buna engel olmamýz gerekiyor. Artýk þimdi mesele daha net olarak bu emperyalist devletin iç yüzü bu son hareketlerle daha iyi anlaþýldýðý için buna karþý koyacaðýz, koyuyoruz da, koyacaðýz da. Ha gelmiþ niye geldiði belli deðil ama gelse de deðiþecek bir þey yoktur. Yine, yeni bir tezkere benim bildiðim kadarýyla gelmeyecek, geldiðinde de yine ret edileceðini ben parlamentonun bir üyesi olarak, iktidar partisinin bir üyesi olarak arkadaþlarýmýzla yaptýðýmýz 121
74 görüþmelerde biliyorum. Yine de ret edilir bundan da hiç kimsenin þüphesi olmasýn. Ayný bende izin isteyeceðim, Mecliste çok önemli bir oylamaya katýlmak üzere. Çok özürde diliyorum. Deðerli hocalarýmdan, Sayýn Baþkandan ve sizlerden ben de istifade etmek isterdim. Birçok konularý öðrenirdim ama oylamaya yetiþeyim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Peki çok teþekkür ederiz. ELKATMIÞ - Baþarýlar diliyorum. Teþekkür ediyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Oylamada çok önemli bir konu var biliyorsunuz ELKATMIÞ - 25 yaþ. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Anayasa deðiþikliði yapýlacak, orman arazilerinin ve kamu arazilerinin satýþa çýkarýlmasýyla ilgili biliyorsunuz, bu da küreselleþmenin önemli bir zorlama alanýný oluþturuyor. Size kolay gelsin, umarým orada da benzer tavrý sergilersiniz. Çünkü, bunlar iç içe þeylerdir. Teþekkür ederiz. Sayýn ELKATMIÞ'ý biz Susurluk Skandalýnýn araþtýrma komisyonundan da tanýyoruz. Kimlikli bir arkadaþýmýzdýr. Kendilerine siyasette baþarýlarýnýn devamýný diliyoruz. Teþekkür ederiz. Ben, Sayýn ELKATMIÞ'ýn konuþmasýnda birkaç noktada bazý hatýrlatmalar yaptýðý için onlara deðinip sözü öyle devredeceðim, müsaade ederseniz. Bir iki þey söylemek istiyorum. Konuþmada çok önemli bir boyut silahlanmayla ilgiliydi. Ve bilim ve teknolojinin toplumsallaþmasý meselesine dair idi. Biliyorsunuz Türk Mühendis Mimar Odalarý Birliði ortamýnda biz 30 yýlý aþkýn bir süreden beri bilimi ve tekniði toplumun hizmetine sunma mücadelesi veriyoruz. Tam da bu günler böylesi bir çabanýn ne kadar deðerli olduðunu bir kez daha bize gösteriyor. Eminim bu mücadelemiz geçmiþten gelen bir gelenek olarak devam edecektir. Onlar bilim ve teknolojiyi insanlýðý, çevreyi yok etme yolunda kullanmaya devam edeceklerdir. Biz insaný ve çevreyi korumaya, insan onurunu korumaya devam edeceðiz. Burada bir rakam vermek istiyorum. Biliyorsunuz hepimizin bildiði ama bir hatýrlatma olsun, dünyada her yýl, 800 milyar ile, 1 trilyon Dolar arasýnda bir savunma gideri diye bir gider var. Bunun %50'si Amerika Birleþik Devletine aittir. Bu rakamýn yanýnda bugün özellikle Irak'a bombalar ve ateþ yaðarken devletlerin yaptýklarý insaný yardým rakamlarýna bakýn, utanç vericidir. 10 milyon Dolar, 40 milyon Dolar filan gibi rakamlar ve Birleþmiþ Milletler yardým programlarý da böyle komik programlardýr. Ama artýk baþta söylediðim gibi yalanlar gün ýþýðýna çýkmýþtýr. 122
75 Bir baþka önemli noktaya deðindi. Avrupa Birliðinin ve batýnýn demokrasi ve insan haklarý söylemi ve çeliþkilerine dair. Ben çarpýcý bir örnek vermek istiyorum. Biliyorsunuz Avrupa Birliði sürecinde Türkiye 2004 yýlýna kadar çok önemli hazýrlýklar yapmak zorundadýr ve bu Türkiye'ye yönelik bir baskýyý dýþarýdan, Avrupa Birliðinden gündeme getirmektedir. Kuzey Irak'a müdahale olanaðý ya da ihtimaline de dayanarak Avrupa Birliði ve baðlý ülkeleri ayrý ayrý olmak üzere þöyle açýklamalar yaptýlar. Eðer Türkiye Kuzey Irak'a girerse, Avrupa Birliðine girme süreci zora girer. Bu inanýlmaz bir gaf ve çifte standart. Çünkü, þu anda Irak'ý iþgal eden ülkeler, Ýngiltere ve onlara yardým eden Danimarka, Avrupa üyesi ülkeleri, Ýspanya ve Avrupa Birliði üyeliði kabul edilmiþ eski doðu ülkeleri dediðimiz sosyalist ülkeler de 2007 yýlýnda tam üye olacaklar. Onlar da var. Destek veriyorlar. Þimdi bu çeliþkinin altýný çizmek lazým. Bu önemli bir çeliþki. Bir de Amerika Birleþik Devletlerinin dünya hegemonyasý ve NATO meselesinde çok çarpýcý bir örnek vereyim bu son zamanlarda biliyorsunuz, hepimiz ekrana endekslendik. Ben dün gece bir Belçikalý gazetecinin konuþmasýný izledim bir küçük özet yapmak istiyorum. Evet, 1954'de Amerika Birleþik Devletleri, Türkiye'yi de NATO kapsamýnda belli koþullara baðladý. Hatta onun dýþýnda ikili anlaþmalarla bizim yýllarca karþý durduðumuz üslerin kullanýlmasý sürecini baþlattý ama bu sadece Türkiye'ye ait bir süreç deðil. Þu anda Belçika'da tartýþýlan konular þunlar. Fark ettiler ki, Belçika halký, 1954'de ABD ile imzaladýðý sözleþmeler gereði, üslerini ve topraklarýný belli alanlarda otomatik olarak Amerika Birleþik Devletinin hizmetine sunmakla yükümlüymüþ. Þimdi buna karþý müthiþ bir tepki var. 3 talep sýralýyorlar; bu sözleþmeleri iptal edelim, NATO Belçika'nýn sýnýrlarý dýþýna çýksýn, Belçika topraklarýndaki nükleer silahlar derhal taþýnsýn. Biz bunu 30 yýl önce söylemiþtik. Burada bu uðruda canlarýný yitirenleri anmak istiyorum. Baðýmsýz Türkiye sloganýndan, onun peþinde giden ve Türkiye'nin gerçek baðýmsýzlýðýný ve demokratikleþmesini savunan gençleri, burada saygýyla anýyorum. Þimdi çok önemli bir alana geçiyoruz. Bu uyum sürecinde, bizi uydurmaya çalýþtýklarý süreçte medyanýn ne kadar müthiþ bir silah olduðunu týpký misket bombasý gibi bir þey olduðunu hep birlikte yaþýyoruz. Þimdi aramýzda hem Amerika Birleþik Devletlerinin Yugoslavya deneyimini çok iyi anlatabilecek. Hem de medyanýn içinde bize medyayý anlatabilecek bir arkadaþýmýz var. Sayýn SONER'e veriyorum sözü buyurun. SONER - Teþekkür ederim. Ýnsan haklarý, demokrasi, küreselleþme, mühendisler ve savaþ iliþkisinin, yaþamýmýzda ne kadar içi içe ve hýzlý geliþtiðine ben sadece 37 yýllýk gazetecilik deðil, son 20 yýlýn gazetecilik gözlemlerimde, birinci elden tanýklýk ettiðim kimi olaylardan örneklerle anlatmak istiyorum ki; yaþamýmýzda ne kadar kýsa zamanda, ne kadar ürkütücü biçimde yol aldýðýmýzý görebilelim. 123
76 80'i milat kabul ediyorum. Çünkü, 80'in miladýnýn bize özeli 12 Eylül, dünyaya özeli de doðu bloðunun parçalanmasý. Yani, küreselleþme adý altýnda, yeni dünya sömürü düzeninin, tek kutuplu eksende insanlýðý çok daha etkili ve insana iliþkin önlemler almak zorunda kalmadan yönlenmesi, biçimlenmesi. 12 Eylül sürecinde bizimkiler, DÝSK'liler, sendikacýlar hapiste, Türk-Ýþ fiilen kapalý ve DÝSK'lilerin yargýlamasýnda, 12 Eylül sonrasýnýn, bugün hala geçerli olan ve bal gibi de alýþtýðýmýz sendikal haklarýn ve demokrasinin tabi bir kolunun, ayaðýnýn kesildiði, yasaklarýn geldiði iddianame, aynen 12 Eylül Anayasasýna ve yasalarýna yansýmýþtýr. Türkiye hak kýsýtlarýna uðradýðý için uluslararasý arenada yargýlanmaktadýr. Avrupa Ve Dünya Sendikacýlýk Hareketi, Türkiye'yi Uluslararasý Çalýþma Örgütüne götürmüþtü. Uluslararasý Çalýþma Örgütü, 80 sonrasý yýllarda hala sendikal haklar, demokrasi iliþkisine duyarlý, sözleþme ihlallerinden ötürü ülkelere hesap soruyor. O yýlýn genel kurulunda önemli olduðu için biz oradayýz. Türkiye kara listeye girdi ama bir baþka boyutu vardý. Haziran genel kurulunda ÝLO'nun onur konuðu Alfonzo idi. Arjantin'in o dönemdeki devlet baþkaný, daha doðrusu demokratik baþbakaný. Gerekçesi ise de ülkesine getirdiði demokrasi, insan haklarý ve sendikal haklar. Hiç unutmuyorum, Alfonzo orada konuþma yaptý, dedi ki; Siz beni bu nedenlerle buraya getirdiniz ama evrensel örgütler dünyaya egemen olmakta olan, giderek güç kazanan evrensel örgütler, Dünya Bankasý ve IMF geliþmekte olan ülkelere, bu acý reçeteleri içirmeye devam ederse, yakýn gelecekte benim ülkemde demokrasi, insan haklarý ve sendikal haklar olmayacak. Bizim gibi ülkeler de olmayacak dedi. Alfonzo'yu izledim, 1,5 yýl sonra uçuruldu. Yerine adýndan dolayý bizim vatandaþýmýz ilan ettiðimiz Turco geldi. Ünlü özelleþtirmeler yaþandý. Bugün Arjantin'in hangi noktaya geldiði bu model sayesinde ortada. Anlatmaya gerek yok. Ýngiltere Parlamentosunda, toplantý var. Ýktidarda Demir Leydi Teacher ünlü Ýngiltere özelleþtirmeleri. O zaman Ýþçi Partisi henüz sendikal hareketten kopmamýþ. Sendikalarla birlikte Teacher'ýn modeline karþý çýkýyorlar. Madenci grevleri öbür yanda, Murdoch grevleri, medya'ya Teacher'la ittifak yapmýþ bir dünya tekeli geliyor ve estiriyor. Yani, sendikal hareketi kýrmýþ, küçücük bir ayrýntý. Murdoch grevindeki grev kýrýcý iþçilerin eðitimini Yeni Asýr'dan götürülen iki kýzýmýz yapmýþ. Çünkü, Avrupa'dan öðretmen giderse sendikalar uyanacak ve önlem alacaklar diye. O yüzden de mitinglerde bana çok ilgi gösteriyorlar. Bir de bizden yana þeyler var diye. Türk medyasýnýn, dünya medyasýndan daha pahalý teknolojileri, daha önce almasýnýn Türkiye'deki sermaye yapýsý içindeki tekelleþmesi ve bugün çok yakýndýðýmýz noktalara gelmesi arasýndaki iliþkiyi düþünün, kuralsýzlaþmasýný. Ve mecliste o arada da þey tartýþýlýyor, çok þiddetli bir þekilde bir yandan saðlýk hizmetlerindeki özelleþtirme, diðer yandan Güney Afrika'ya ambargo var. Demokrasi ihlalleri nedeniyle, henüz o 124
77 zaman hapiste Mandela ve Ýþçi Partisi ve sendikalar bu þeyin kýrýlmasýný eleþtiriyorlar, ambargonun. Çünkü, Ýngiltere ambargoyu dinlemiyor. Güney Afrika ile içi içe ekonomik iliþkilerde. Teacher alaycý bir konuþma yaptý mecliste. Dedi ki, Eðer, bu ambargoyu uygularsak, 'bir sayý verdi anýmsamýyorum þimdi rakamý þu kadar iþçimizi iþten atarýz dedi, bunun karþýlýðýnda bunun bedeli budur, diye. Ýþçi Partisi, Demir Leydi karþýsýnda ve bu yeni dünya sömürü düzeninin direnci karþýsýnda yeniden var olmak için ayný zamanda kadýn dinamiðini keþfetti, madenci grevlerindeki direnen Ýngiliz Kadýnlarýndan. Kadýn çok özel olarak gündemde, yeni sol rüzgarý ve Tony Blair'ýn iktidara geliþi, kadýn hareketini kullanmayla estirildi geldi. Geldi, geldi, büyük çapta kadýn parlamentoya geldi ama arkasýndan krizlerde gördük ki, bu bir vitrindi. Yeni sol rüzgarý, sol rüzgar deðildi. Merkez sað ideolojiye sapmýþ, batýnýn sosyalist ve sosyal demokrat partileri, daha önce Marksizm den esinlenerek insaný eksen edinmiþ, sosyalist enternasyonalde þu hani AGÝT'ten sonra Clinton'un Ýtalya'daki toplantýsýna gittiðinde enternasyonalin kararlarýnýn bütününde eþitlik sözcüðü sadece kadýn erkek eþitliði olarak geçmiþ. Ve 80 sonrasý furyada biz kadýnlar iþte dünyada siyasette, toplumsal yaþamda devrim yapýyoruz zannederken ve siyasette vitrinde kullanýlýrken o kadar vitrinde kullanýlmýþýz ki, kriz gelir gelmez haydi buyurun kadýnlar eve denmiþ. Avrupa'da yani, zengin kuzeyde, Amerika'da yoksul güneyde haydi haydi. Akýl almaz bir kadýn emeði sömürü süreci bu çaðda, bu bilimsel teknolojik devrimle hiç düþünülmeyen boyutlarda öyle bir boyutlara gelmiþ ki, bu gün uluslararasý çalýþma örgütü, hani o zaman ÝLO sözleþmelerini Türkiye niye ihlal etti, diye Türkiye'ye hesap soran Uluslararasý Çalýþma Örgütü dünyada en vahþi biçimde, en eksenli ekonomi de patlayan kadýn ve çocuk emeði sömürüsü, saðlýða da aykýrý olarak. Bunun nasýl en aþaðýdakileri bir yerlere getiririzin arayýþlarý içinde ve yani, örneðin kadýn ve çocuk emeðini çok fazla sömüren ünlü markalara acaba kampanyalar yaparsak, ürün boykotu yaparsak, bu marketting piyasasýnda zarar verir miyiz? Çareleri, çýrpýnýþlarý içinde sendikacýlýk hareketleri, Hindistan'daki okuma yazma bilmeyen kadýnlarý örgütleyen SAVA adlý sendika, kendisi sendika olmayan bir örgütü, hala en iyi mucize diyoruz, en aþaðýdakileri örgütleyen, örgüt olarak sendikalarýn iþini bitirmiþiz. Partilerdeki, insaný eksen alan sol kavramýný tüketmiþiz. Çok uzun zaman deðil, 20 yýldan söz ediyorum, 20 yýlýn akýþýndan. O 20 yýlýn içinde yine 80'lerin ilk yarýsýnda ben, Baþtürk adýna gitmiþtim. Ýskandinav ülkelerinde Lunta, Ýsveç'te Lunta, Avrupa Nükleer Silahlarýndan Arýndýrma Konvansiyonu vardý. Yani, Avrupa'nýn sol partileri, sendikal hareketleri, din örgütleri, gençlik örgütleri, bütün bu yeþil çevre örgütleri falan hepsi birden bir araya gelip, belediyelerde solun olduðu bütün bölgelerin nükleer silahlardan arýndýrýlmýþ tabelalarý koyarak gerçekten nükleer kullanýma izin vermeyecek kadar dirençli bir þekilde ikinci konvansiyonlarýný yapýyorlardý. Bir demokrasinin hala dünyaya zengin kuzey tarafýndan pompalanmasý sürecini yaþýyorduk. Ýdeolojik anlamda yeni dünya sömürüsü 125
78 diyordu ki, bilimsel teknolojik devrimde patlama yaþanýyor, küreselleþme bir olgu olarak yaþanýyor. Belki baþýnda eþit olmayacak, kendiliðinden geliþme de ama herkese pay düþecek. Herkese pay düþmede, bizim gibi ülkelere biçilen rol, çok daha büyük bir yoksullaþma uygulamasýyla kuralsýzlaþtýrma içinde kalkýnmaydý. Özal'ý anýmsayacaksýnýz, kalemini televizyonun ekranlarýndan gözlerimize soka soka, Arjantin mucizesi, Þili mucizesi, Brezilya mucizesi, Endonezya mucizesi, Güney Kore mucizesinden söz ediyordu. O mucizelerin nereye geldiði, yine çok kýsa bir süreçte yaþandý. Bugün Uluslararasý Çalýþma Örgütünün gündeminde artýk en alt sýnýrlarý belirleyen kendi sözleþmelerini, dünya ülkelerine uygulatma çabalarý biçimsel olarak duruyor, bir kenarda gündemde deðil. Ýki eksenli çalýþma var. Bir; tamamen kuralsýz düzen dýþýna atýlmýþ, Afrika'dan baþlayýn sonra en zengin ülkelere doðru kuralsýz çalýþtýrmayý düzenleyecek en alt sýnýrlarda bazý standartlar bulur muyuz? Ýki; sermaye bilimsel teknolojik devrimi ele geçirmiþ ama emeði ucuzlatmada ne kadar aþaðý gelirse gelsin doymamýþ ve Marksist ideolojiden kapitalizme gelmiþ olan insanla ilgili dayatmalar ve sosyal devlet için ben niye bedel ödeyeyim? noktasýna gelmiþ. Slogan olarak çok þýk, çalýþma karþýlýðý ücret, esnek çalýþma gibi kavramlarla zengin kuzey ve yoksul güneyde (bütün ülkelerde tabi farklý dozlarda olmak üzere) daha daha ucuz emek arayýþlarýný bastýrýyor. Ve kuralsýzlaþmanýn kurallýlýðýný getirmek üzere bizim iþ yasasýna da geldiði üzere, esnek çalýþma uygulamalarý geliyor. Siz, belki harita mühendisleri, azýcýk kamuda çalýþan çoðunluðuyla, ayrýcalýklý sayýlýrsýnýz. Ama bu kuralsýzlaþtýrmanýn küresel saldýrý artýþýnýn, 12 Eylül'le ülkemizde geldiði boyutlarda bilimsel teknolojik üretim nedeniyle, en üst yerde olan mühendislerin özel sektördeki çalýþma koþullarýna þöyle bir bakalým nasýl? Gayet yakýndan izleme þansýna da sahibim, kendi oðlum da mimar olduðu için. Çalýþma saati asgari 10 saat bugün özel sektörde. Hafta sonu izni diye bir kavram yok. Bütün þantiyelerde aralýksýz saat mesaisiz çalýþma. Çok önemli oranlarda bir iþsiz kitlesi ve giderek gerçek ücretteki düþmeler. Týp alanýnda ne olduðuna bakýyoruz. Dünya'yý ekseni etrafýnda döndüren Amerika Birleþik Devletlerinde; Dünya Bankasý verilerine göre saðlýða yapýlan yatýrýmlar eðrisi yukarý doðrudur. Yani, týpta her gün mucize var. Çünkü, bilimsel teknik devrim, çok hýzlý geliþme kaydediyor. Ve artýk üniversitelerde deðil. Firmalarda bu devrim yaþanýyor. Orada yapýlýyor. Çok büyük araþtýrmalar var. Her gün týp geliþiyor. Tabi, yatýrým eðrisi yukarý doðru böyle gidiyor. Ama Amerikan vatandaþýnýn saðlýktan yararlanma eðrisi, dünyanýn en zengin ülkesinde ayný hýzla aþaðýya doðru iniyor. Çünkü, Amerikan vatandaþý bile saðlýk hizmetinden yararlanacak paraya sahip deðil. Dün önemli bir enstitünün, Amerika'dan araþtýrma ekonomi enstitüsünün baþkaný buradaydý. Onunla bir söyleþi yaptým. Henüz daha yazmadým. Onun söylemini 126
79 tekrarlýyorum, Neoliberal politikalarýn kavramlarýn da týpký dinlerdeki gibi bilimle, teknolojiyle iliþkisi olmayan, öylesine katý yaratýlmýþ tapýnma ve inanç alanlarý var ki, bunlarýn bilimsel, teknolojik ve insana aykýrý sonuçlarý asla sorgulanmadan bunlar acýmasýz bir þekilde uygulandýlar diyor. Serbest piyasa ekonomisinin kutsallaþtýrýlmasý, insan ekseni olmadan ve özelleþtirmelerin ve diðerlerinin vs. vs. bütün araþtýrmalar en zenginden, en yoksula bütün ülkelerde sosyal devletten sapmayý ve insanýn giderek yoksullaþmasý, hem zenginde kendi içindeki farkýn büyümesi yoksul güneyin giderek dýþlanmasýný getirdi. Kuralsýz düzen, yoksul güneyde neredeyse tümüyle egemen oldu. Kuralsýz düzeni iþ yaþamýyla, ekonomiyle sýnýrlý sandýk. Yakýn tarihe kadar sandýk derken, kiþisel veya bizim inancýmýz olarak söylemiyorum. Teorisyenler anlamýnda söylüyorum. Çünkü, 4 yýl veya 5 yýl önceydi tam tarihini anýmsamýyorum. Fransa'nýn Cumhurbaþkanýnýn baþdanýþmanlarýndan çok ünlü kitaplarý olan bir sosyal bilimci, araþtýrmalarý olan sosyal bilimci geldi. TÜSÝAD adýna bir konferans verdi ve orada son derece bana göre küstah bir üslupla dedi ki, Artýk dünyada zengin kuzeyde zenginliðin paylaþýlmasýna yönelik olarak savaþlar süreci kapanmýþtýr. dedi. 2. Dünya Savaþý tarih oldu. dedi. Savaþlar yoksul güneyde, yoksulluðu paylaþmamak üzere olmaktadýr, yaþanmaktadýr. Ýdeolojiler ortada kalmadýðý için de ideolojilerin boþluðu alt kimliklerle doldurulduðu için, savaþlar ýrklar, dinler, iþte mafyalar, tarikatlar aklýnýza ne geliyorsa, her türlü alt kimlik ayrýmcýlýðý bazýnda yaþanmaktadýr. Þimdi diyeceksiniz ki, dedi, 1. Körfez Savaþý olmuþtu daha önce Irak, bombardýman yaþanmýþtý. Amerika vardý bu savaþýn içinde, Bu klasik savaþa uymuyor. Çünkü, Amerika yukarýdaydý dedi, Irak aþaðýda. Tabi ki, dedi, Þey hoþ deðil. dedi, Bu uçurum. Yoksul güney ile zengin kuzey arasýndaki gelir ve sosyal uçurum, kültür uçurumu hoþ bir þey deðil. Ýnsani ve vicdani olarak buna özen gösterilmelidir. dedi. Kuralsýz düzenin kuralsýz savaþlarýnýn bu kadar hýzlý arkadan geleceðini, zengin kuzey var saymadý. Oysa pek çok yaþanan olay vardý, pek çok boyutuyla. Zengin kuzeyin zenginliðini sürdürmesi için kullandýklarýndan. Bir örnek vermek istiyorum, Amerika iþçi sendikalarýnýn konuðu olarak 86 yýlýnda Amerika Birleþik Devletlerindeyim. Müthiþ bir Amerika sendikacýlýk hareketinin yerli malý kampanyasý. Hani bize IMF reçeteleri her þeyi özelleþtirin dünyaya açýlýn, serbest piyasa, ihracata dayalý ekonomi diyor ama o ülkede yerli malý kampanyasý, þiddetle yaðýlýyor. Nedeni de, Japonya'nýn aðýrlýklý olmak üzere, Avrupa Birliðinin göreceli olarak Japonya'dan sonra daha ucuz maliyetlerle üretiminin Amerikan pazarýnda %40'lara ulaþan bir paya gelmiþ olmasý. O zaman Amerikan sendikacýlýk hareketinin simgesi bir örnek vardý. Nike Amerikan simgesiydi ya. Jordan marka, Nike Endonezya'da iþte 3800 kadýn iþçi tarafýndan, 2,5 yýl karþýlýðý üretiminde yapýlan para, bir tek Michael Jordan'a bir yýllýk reklam ücretine eþ deðerdi. Böylesine bir gelir ve üretim uçurumunda ki, bu ürünler Amerikan pazarýnýn baþ edemeyeceðine iliþkin bir 127
80 þey vardý. Orada tabi týrnak açarak, Türkiye baðlamýnda bir örnek vermek istiyorum. Özal Amerika'daydý, gülerek Özal'ýn ne yapamayacaðýný öðrenmek için Amerika'ya gelmiþ olduðunu söylediler. Özal tekstil kotasý istiyordu. 12 Eylül sürecinde bizdeki sendikal haklar gasp'ýný seyreden Amerikan hareketi o tarihte birden bire duygulanýp Türkiye'de sendikal haklarýn gasp edilmesini gerekçe yaparak, Türkiye'ye tekstil kotasýný vermedi. Amerikan sendikacýlýk hareketini korumaya mazhar ülkeler listesinde Türkiye olamaz diye kullandý. O tarihe kadar hiçbir ses gelmemiþ Amerika'dan. Ve o kota hala biliyorsunuz en son bu savaþ pazarlýðýnda gündeme gelmiþti, daha önce Ecevit gündeme getirmiþti. O kota, Türkiye'yi kurtaracak tekstili, kota. Gündeme gelmiyor. Ama bize Ulus ve Kemalizm deðerleri falan çað dýþýdýr, iþte Avrupa Birliðine engeldir e kadar pompalamalara gidiliyor. Ve savaþa geliyoruz. Kuralsýz düzenin kuralsýz savaþýnýn simgesi 11 Eylül. 11 Eylül'ün arkasýndan Amerika'nýn farklý bir yüzle dünyaya el koymasý, askeri gücüyle el koymasý süreci. Aslýnda bizim atladýðýmýz 11 Eylül öncesi bence. Ýþte orada ben Yugoslavya örneðini vermek istiyorum. Çünkü, sanýyorum Türkiye'de kimseye o zaman anlatamadým, o zaman Amerika'nýn demokrasi yüzü ile oynama þansý daha vardý. O teorisyenin dediði gibi, savaþlar zengin kuzeyde henüz kuralsýz olarak, gündeme bu kadar etkin gelmemiþti. Vardý da, etkin gelmemiþti. Avrupa Birliðine çok kültürlü toplum modeliyle ve büyük bir nüfusla geliþmiþ bilgi ve teknoloji düzeyiyle katýlacak bir Yugoslavya; Avrupa'daki ekonomik dengeleri bozmaya elveriþliydi. Çünkü, Avrupa Birliðinin çok kültürlü toplum modeli, çok kültürlü toplum modeli deðildi. Geliþmiþ kültürlerin çýkar ittifaký idi. Hemen, o alt kimlikler motifine sýðýnýldý, Tito sonrasý, 3. dünyanýn daðýlmasýyla da ekonomik krize girmiþ olan Yugoslavya'da büyük bir iþsizlik ve yoksullaþma söz konusu ama %65 oranýnda üniversiteleþme var. O hýzlý geçiþ, boþluk sürecinde Germen Irký kökenli, Hýrvatistan ve Slovenya bir hokus pokus ile biz anlamadýk bile. Yugoslavya'dan Avrupa Birliði ittifakýna alýndý. Bosna ve Kosova Sýrplarýn, Ýslavlarýn iktidar alanýna býrakýldý. Çünkü, Sýrplar kaybetmenin ve yoksullaþmanýn öfkelerini frenlemek gerekiyordu. Ama o öfke frenlenemedi. Kaybeden, refleksi ve ilkelliði insan güdülerindeki yoksullaþmayla ilgili, bu çaðda düþünemeyeceðimiz insan hakký ihlallerinin Bosna'da ve Kosova'da yaþanmasýna neden oldu. Avrupa içindeki bu þeyi vahþeti seyretti. Bedel ödemedi, ödemek istemedi. Amerika son dakika da Bosna'ya, Bosna'yý 3'e bölmüþ olarak, bitirmiþ olarak aslýnda olma noktasýnda müdahale etti. Kosova'da çok daha ilginç bir enstantane yaþandý. Bence çok önemli olan. Amerika tabi her zamanki gibi baþrolde, Amerika finanse ediyor. Arnavutlukta 450 bin Arnavut kaçmýþ Sýrp zulmünden diyoruz. Ve o kamplardalar, parasý da veriliyor. Makedonya'ya 350 bin kiþi kaçmýþ, sýðýnmýþ. Onlarda kamplarda duruyor. Fakat birden bire Makedonya diyor ki, param yok. Çünkü, Amerika paranýn gerisini vermiyor. Yeni kamplar için açacak yolum yok, 128
81 sýnýrý kapatýyor. Yer bulunamayan 150 bin kiþi. Ýþte benim tepindiðim nokta orasýydý , 'e yer var 'e yer yok ve para yok. 10 günden fazla, 11 gün yaðmur çukurunda kaldýlar. Akrabalarýnda dahil olmak üzere. Ve biz o vahþeti o zaman gördük televizyonlarda. Ve Amerika varýþ adýna Kosova'yý bombaladý, Sýrbistan'ý bombaladý. Sonra ne oldu, hiç farkýnda mýsýnýz? Þu anda Kosova'da Amerika'nýn en büyük üssü var Avrupa'nýn içinde. Çünkü, Amerika Avrupa'nýn ekonomik geliþmesi, Euro'nun deðer kazanmasý karþýsýnda askeri harcamaya, para harcamayan Avrupa'ya ben seni finanse edersem kendim zora düþüyorum deyip, askerini finanse etmeyeceðim. Kendi askerini kur dedi AGÝT'i kurdu ama. Yine de Avrupa'yý denetlemesi gerekiyor. Avrupa'nýn içinde büyük biz üsse gereksinimi vardý. Kosova statü olarak ne olduðu belli deðil, maaþlarýný ABD ödüyor. Tabi ki, ekonomisi yok. Mafya ekonomisi var. Aðarlýklý da Türkiye'den kara borsa giden ürünlerle yaþýyor. Afganistan'a müdahale etti Amerika 11 Eylül arkasý. Artýk daha hýzlý, daha yaygýn dünyaya askeri güçle yerleþmesi gerekiyordu. Çünkü, Amerikan ekonomisi farklý bir sýkýþma içindeydi. Burada Irak'la ilgili, Internet'ten okuyanlar çok iyi bilirler. Çok rakam olarak geçti o. Bir olay vardý, Irak'ýn bu ambargo sürecinde bile petrolünü belli bir tarihten sonra Dolarla deðil, Euro ile satmaya baþlamasý. Önce bedel öder, bundan sonra Euro'nun deðer kazanmasýyla avantajlý konuma geçer ama Amerikan ekonomisinin þu anda dünyada geçerli tek para olarak Dolarýn kalmasýyla ilgili çok önemli bir ilke kararý ve gereksinimi var. Çünkü, akýl almaz bir bütçe açýðýyla kalkýndý, bizden önceki konuþmacýlar bunu anlattýlar. O kaðýt basýyor. Biz paramýzýn deðerine göre o parayý satýn alýyoruz. Dünya ölçeðinde ADB Dolarýnýn geçerli para birimi olarak kalmasý gerekiyor. Sadece, petrol deðil olay. Afganistan 11 Eylül gerekçesiyle idi ama Afganistan'a yerleþen ABD gücünden çok daha boyutlusunu biz Türki'lerde üsler olarak yerleþtiðini algýlamadýk. Bugün bütün Türki'lerde Amerikan üstleri var. Pakistan'a çok farklý biçimde yerleþti. Ve bana sorarsanýz kiþisel kanaatim, paranoya deyin, Irak'tan çok Türkiye ile hesabý var bu savaþta. Demokrasi olmayan arka bahçesindeki pardon demokrasi göreceli de olsa, eksikte olsa olan, istediði gibi oynayamadýðý yani, 50'lerdeki demokrasi biçiminde oynama þansý olan bu gün farklý dengeler içinde bazý þeyleri sorgulayan bir Türkiye. Bu Türkiye neye, her dakika parlamentosundan teskerelerle karar almak zorunda olduðu bir konumdan çýkarýlmasý gerek. Çünkü, Türkiye'nin çevresinde çok uzun süreli hesaplarý var. Türkiye farklý boyutlarda yerleþmesi gerekiyor. Tabi çok haklý olarak süreyi geçirdim, çok. Kuralsýz düzenin, kuralsýz savaþlarý çok çabuk geldi. Öngörülenden önce geldi. Çünkü, kuralsýz düzeninde bu kadar acýmasýz bir yoksullaþma ve dünya insanlarýnýn hani böyle dudak bükerek, Afrika gitti, Afrika'da kaç milyon insan gitti? 'Afrika gitti derken'in hesabý yapýlmadý. Duvarlar, savunma Boðaziçi yalýsýndan daha, çok daha pahalý iki odalý apart daireler, insanlarý o zengin 129
82 kuzeyin uzantýlarýný, o maþalarýný korumaya yetmiyor. Açlarýn, düzen dýþýna atýlmýþlarýn refleksi çok acýmasýz oluyor. Onlarýn silahlarý yok ama bomba oluyorlar. Canlý bombayla da savaþmak, baþ etmek çok kolay bir þey deðil. Ýnsanlýk çok hýzla baþka bir noktaya geliyor ama þöyle bitiriyorum. Þeyi algýlamadýk, bu kadar kýsa sürede evrensel örgütlenmenin sadece sermaye örgütlenmesi olduðunu. Birleþmiþ Milletlerin giderek etkisiz ki yeterince zaten tarafsýz ve insandan yana bir örgüt deðildi. Taraflýydý, güçlüden yana taraftý ama yok olduðunu, güç bakýmýndan ve insana eksen almýþ hiçbir kurum ve kavramýn, yeni dünya sömürü düzeninde yeri olmadýðýný algýlayamadýk. Bu bir geçiþ süreciydi. Ýnsandan yana küreselleþme olmadýkça, bilimsel teknolojik devrim sadece vahþet ve insanlýðýn yok edilmesi için kullanýlmýþ olacak ve bilimsel teknolojik devrimi üreten, yaratan beyinler mühendisler de bunun içinde olmak üzere insanlýðýn yok edilmesinde hizmet ediyor konumunda olacaklar. Çok teþekkür ediyorum, sabýrla dinlediðiniz için. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Biz de teþekkür ediyoruz. Ben iki noktada açýlým yapma ihtiyacýný duydum. Müsaade ederseniz bir tanesi; çifte standartlarla ilgili ama dünyadaki ekonomik dengesizlikler ortamýnda bir örnek olacak bu. Biraz önce Sayýn SONER bir þey söyledi. Dünya Uluslararasý bütün örgütlenmelerin sermaye örgütlenmesi olduðu tespiti doðrudur. Bu özellikle demokrasi ve insan haklarý ortamýnda çok daha doðrudur. Ama þu son 50 yýldan sonraki deneyim þunu göstermiþtir. Bütün bu uluslararasý kurumlar, hepsi ABD menþeilidir. Ýnsan Haklarý Evrensel Bildirgesi, Birleþmiþ Milletler projesi, Dünya Bankasý vesaire, IMF her iki, son kurum dahil söylüyorum. Bütün bu sermaye örgütlenmeleri bugün kapitalizmin dünya hegemonyasýna karþý silahlar haline de dönüþmüþtür. Tam olarak deðil ama her ortamda sermayeye karþý bir tepki filizlenmiþtir. Bunun en somut örneði dünya ölçeðinde Birleþmiþ Milletler ortamýnda sivil ve siyasal haklar zeminine sýkýþtýrýlmaya çalýþýlan hak kategorisinin, uluslararasý ortamda ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla geniþletilmesi kavgasý verilmiþtir. Yani, ve Amerika Birleþik Devletleri buna baþýndan sonuna muhalif olmuþtur. Barýnma hakkýný insan hakký olarak saymamýþtýr. Bir baþka çifte standart ve Birleþmiþ Milletleri gözden çýkardýðýnýn ilk iþareti, geçen yýl, Pinochet'nin yargýlanma sürecinde insan haklarý örgütlerinin dünya ölçeðinde ortaya koyduðu, uluslararasý ceza mahkemesine Amerika'nýn güvenlik konseyinde kazandýðý zaferdir. Þunu söylemiþtir Amerika, Amerika Birleþik Devleti vatandaþlarýný, hiçbir mahkeme bu uluslararasý da olsa yargýlayamaz. Hani biz yýllar önce, iki anlaþmalar çerçevesinde ABD'lilerin iþlediði suçlarý yargýlayamýyorduk ya hani, bizim mahkemelere çýkmýyordu. Bu dünya ölçeðinde böyle olduðunu kabul ettirdi güvenlik konseyine ve güvenlik konseyi ipini orada çekti. Ondan sonra zaten güvenlik konseyi 130
83 hiç akla gelmedi, gelmiyor zaten. Bir ikinci nokta da þu; Biz kime karþýyýz, Bu tepkiler Amerikancý hegemonyaya mý karþýdýr sadece? Nedir bu Amerikancý hegemonya? Biz anti-amerikancý mýyýz? Nedir bizim konumumuz? Ve dünyada yükselen bu muhalefet neye muhalefettir? Düpedüz kapitalizme muhalefettir. Yani, biz küreselleþmeyi kapitalizmin yeni bir evresi olarak ve emperyalizmin bir evresi olarak yorumluyoruz. Demek ki, kavgamýz kapitalizme, emperyalizme karþý bir kavgadýr. Bunu çok net koyduðumuz zaman çýkýþ yolunu burada yakalarýz. Artýk kimseye durumu anlatmaya gerek yok. Sokaktaki insanlar bile þu konuþtuklarýmýzý 3 aþýðý 5 yukarý biliyor artýk. Türkiye'de de dünyada da geldiðimiz nokta bizi kimsenin kurtaramayacaðý ve bizim davranmamýz ve biraz önce söylediðim eksende bir mücadeleyi örgütlememiz gerekiyor. Þimdiden bu mesajý vermek istedim. Þimdi sözü deðerli dostumuz Tarýk ÞENGÜL'e vereceðim. Tarýk Hocamýz ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde Doçent, Hocam buyurun. ÞENGÜL - Ben bir alýntýyla baþlamak istiyorum. Ordularýmýz sizin topraklarýnýza ve kentlerinize iþgalci olarak gelmedi. Sizleri özgürleþtirmeye geldik. Zenginlikleriniz, adil olmayan yöneticilerce soyuldu. Baðdat'ýn insanlarý, sizin kutsal yasalarýnýza da saygýlý olacak biçimde oluþturduðumuz kurumlar çerçevesinde serpilip, geliþeceksiniz. Bu Ýngiliz Generali, Stanley Mound'un bir sözü, ama 86 yýl önce 1917'de Ýngiliz'ler Irak'ý iþgal ettiðinde ettiði bir söz bu, 86 yýl önce edilmiþ bir söz. Ve 1917'den 1920'ye kadar geçen sürede Irak'lý Ýngiliz'leri bu topraklardan atabilmek için bir anlamda öldü, canlarýný verdiler. Ýki gün önce Tim Collins adýnda bir Amerikalý Albay, Topraklarýnýzý iþgal etmeyeceðiz. Sizi özgürleþtirmeye geldik. dedi. Yani, Iraklýlar yani, durup tabi düþünecekler. Çünkü, geride çok kanlý bir tarih var. Þimdi burada bir tema, özgürlük temasý. Yani, bu tarih boyunca emperyalistler, koloniyel dönemde de daha sonrasýnda da günümüzde de hep bir özgürlük temasýný, özgürleþtirme temasýný kullanýyorlar. Bu hegemonya için çarpýþan güçlerin kendi meþruiyetlerini saðlamasý açýsýndan önemli bir tema. Ve de bu tema çok uzun bir süredir kullanýlýyor. Þimdi, burada savaþ mühendisler üzerine bir baþlýk görmüþtüm. Ben de o baþlýktan esinlenerek þöyle bir konuþma yapmayý düþündüm bir çerçeve olarak. Toplum mühendisliði, diye bir þey var. Yani, aslýnda bu tür hegemonyalar, bu tür hegemonik mücadeleler ve bu çerçevede verilen savaþlar bir çok durumda sandýðýmýz gibi çok dar bir kadronun, burada Bush ve çevresindeki bir yönetici kadro, bunlarýn bir anlamda kendi siyasal tercihlerinden ötede belirleniyor. Bunlar önemsizdir demiyorum ama çok daha uzun vadeli düþünülen, bir anlamda entelektüellerce beslenen bir çerçeveden çýkarak fiiliyata geçiyorlar. Dolayýsýyla burada aslýnda bu 131
84 toplum mühendislerine de bu tür bir takým projelerin geliþtirilmesinde önemli roller veriliyor. Yani, Washington, Pentagon bu tür bir strateji geliþtirirken bir yerlerden besleniyor ve ne yazýk ki, bunun beslenme kaynaklarýndan bir tanesi de akademi, üniversiteler. Dolayýsýyla bu toplum mühendisleri ve de onlarýn bu tip bir çerçeveyi oluþturmadaki rolü üzerine kýsaca bir deðerlendirme yapmak istiyorum. Burada iki tane önemli isim var, üzerinde durmak istediðim. Bir tanesi, Tarihin Sonu çalýþmasýyla bir çok ses getirdi, Fukuyama. Ýkincisi de Uygarlýklar Savaþý çalýþmasýyla Hunttington. Bu iki Amerikalý akademisyen aslýnda sadece, akademisyen olarak deðil. Amerikan hükümetlerine ve de askeri mercilere uzun süredir, danýþmanlýklar da yaparak görevlerini sürdürüyorlar. Dolayýsýyla aslýnda bu savaþ sürecinin inþasýnda sadece meþruiyeti saðlayan bir çerçeve sunmaktan öte, belli yönleriyle de aslýnda çok dar bakýþlý Bush gibi, Pentagon Generalleri gibi dar çerçeveli, aslýnda çoðunun da iþaret ettiði gibi psikolojik sorunlarý olan insanlara aslýnda bu tür çok büyük perspektifleri bir anlamda da saðlýyorlar. Dolayýsýyla ciddi bir de katkýlarý var bu sürece. Dolayýsýyla bu da akademinin bir anlamda bu tür süreçlerde bir toplum mühendisliði rolünü üstlendiðini gösteriyor. Þimdi Fukuyama'nýn tezi þu; Sovyetler Birliði ve doðu bloðunun çözülüþüyle tarihin sonu geldi. Burada tarihin sonu geldi derken, fiili olarak yaþanan þeylerin ya da bir biri ardýna tarihi oluþturan önemli olaylarýn sonu geldi, demiyor Fukuyama. Fukuyama, þunu söylüyor; Geçmiþte bir sürü ideoloji bir biriyle çarpýþtý, bir biriyle mücadele etti. Ama sonunda öyle bir noktaya geldik ki, Sovyet Bloðunun çözülüþüyle liberal kapitalizmin dýþýndaki bütün ideolojiler çöktü, bir daha geri gelmemek üzere ve liberal kapitalizm tarihi bir zafer kazandý ve bundan sonrasý yok. diyor. Yani, liberalizm artýk dünyanýn bundan sonraki genel geçer egemen ideolojisidir. Ve bu anlamda da artýk tarihin sonu gelmiþtir diyor. Ama þunu da ekiliyor Fukuyama, Bunu söylerken diyor, Tarihin kýyýsýnda köþesinde, tarihin mantýðýna aykýrý bir takým oluþumlarýn da sonunun geldiðini söylemiyorum. Dolayýsýyla bir takým böyle küçük direniþler hala tarihin mantýðýný anlayamamýþ, batýnýn üstünlüðünü anlayamamýþ, liberalizmin deðerini anlamamýþ bir takým güçler hep olacak, ama bundan sonra bunlar çok mevzi olaylardýr. Dolayýsýyla bunlar liberal kapitalizm tarafýndan yavaþ yavaþ temizlenecektir. diyor. Þimdi bu tabi bir yönüyle bakarsanýz Irak olayýna böyle bir þey olarak, yani bu tür bir tarihin içinde bir kalýntý olarak görebilirsiniz. Yani, bir yönüyle, bir anlamda liberal kapitalizm aslýnda önündeki çok büyük bir engeli Doðu Bloðunu, Sovyet Bloðunu çözmüþ, þimdi de küçük küçük temizliklerle aslýnda liberal kapitalizmin sorunsuz geleceðini hazýrlýyor denebilir. Bu bir bakýþ açýsý. 132
85 Ama gene ayný akademik çevrelerden gene bir anlamda Amerikan Hükümetlerine danýþmanlýk yapan baþka bir akademisyen farklý düþünüyor. Hunttington Uygarlýklar Çatýþmasý dediði çalýþmasýnda þöyle bir tezi öne sürüyor. Diyor ki, Tarih doðal olarak bir sürü çatýþmalarýn var olageldiði dizgiler bütünüdür ve de bunun için de baktýðýmýzda tarihsel olarak geçmiþte bir sürü çatýþmadan söz edebiliriz diyor. Geçmiþte örneðin, prenslikler, imparatorluklar, mutlak monarþiler arasýnda bir çatýþmalar dönemi vardý. Sonra Fransýz ihtilali oldu. Bu çatýþmalar, ulus devletler arasý çatýþmalara döndü, diyor. Daha sonrasýnda Sovyet Devrimiyle birlikte ideolojiler arasý bir çatýþma dönemine girdik. Yani, ideolojiler çatýþmaya baþladý. Dolayýsýyla Sovyet devrimi 1989 belki sembolik olarak sonunu ifade ediyor. Bununla birlikte çözülünce bu ideolojiler arasý çatýþma da sona erdi. Ama burada Fukuyama ayrýlýyor ve diyor ki; Burada artýk baþka tür bir savaþ baþlýyor. Bu noktaya kadar aslýnda savaþlar, çatýþmalar, çekiþmeler hep batýnýn etrafý, batýnýn içindeydi. diyor. Þimdi burada baþka bir dönemece geldik, burada bir uygarlýklar arasý çatýþmadan söz edeceðiz. diyor. Bundan sonraki toplumlarýn tarihini uygarlýklar çatýþmasý belirleyecek. diyor. Þimdi bu uygarlýklar çatýþmasýndan ne anlýyoruz? Aslýnda çok geniþ bir taným veriyor uygarlýklara iliþkin; belli bir dil, tarih, din, gelenek, kurumlar ve bunlarýn çerçevesinde oluþan birliklerden bahsediyor ama analizine dikkatli olarak bakýnca aslýnda bu uygarlýklardan din temelli bir tanýmlamanýn çýktýðýný görüyoruz. Yani, buradan baþka bir düþünüre giderek 21 uygarlýðýn geçmiþte var olduðunu ama bugün 7 tanesinin önemli olduðunu söylüyor ama bakýyoruz analizine geliyor, geliyor, geliyor aslýnda bütün analiz böyle bir batý ve onun dýþýndakiler ama daha çok da Ýslam olarak karþýmýza çýkýyor. Yani, Ýslam arasýndaki çatýþmayý batý bir uygarlýk, bir de onun dýþýndaki bir takým uygarlýklar var ama bunlarýn içinde de bütün analizinde baktýðýmýzda Ýslam ile bir çatýþmadan bahsediyor. Þimdi Uygarlýklar niye çatýþýyor, niye önemli hale geldi? sorusuna þöyle bir yanýtý var, Hunttington'ýn Bir kere her þeyden önce artýk diðer bütün o çatýþma çizgileri önemsizleþtiði için en önemli bölünme hattýný uygarlýklar çatýþmasý oluþturuyor. diyor. Dolayýsýyla bu en kanlý ve uzun çatýþmalar da bu uygarlýklar arasýnda çýkýyor ve bundan sonra öyle olacak diyor. Ýkinci bir nokta niye uygarlýklar arasý çatýþma? Çünkü diyor, Dünya giderek daha küçülmüþtür. Dolayýsýyla uygarlýklar arasýndaki iliþki çok daha yoðun hale gelmiþtir. Birbirlerine daha fazla dokunmaya baþlamýþtýr, bu uygarlýklar ve bu nedenle de farklýlýklar daha fazla farkýna varýlmakta, çatýþma noktalarý daha yakýndan, daha içeriden yaþanmaktadýr. Yani, burada sadece, batýyla batý dýþý uygarlýklarýnýn ve 133
86 Ýslam'ýn çatýþmasýnýn bir sýnýrlar çatýþmasýndan öte, mesela yani, örneðin Türk nüfusunun ya da Cezayir nüfusunun örneðin batýda yaþamasý ya da onun dýþýndaki bir takým Amerika'da yaþamasý bu tür bir takým çeliþki noktalarýný da daha açýk hale getirmiþtir, diyor. Üçüncü bir nokta, ekonomik geliþme ki, bugün küreselleþme diye herkes þey yapýyor. Öyle bir hale gelmiþtir ki, bir anlamda bu ulusal kimlikler ve de yerel kimlikler hýzla çözülmektedir. Ama bu olurken insanlarýn aidiyet duygularý bir anlamda baþka bir kimlikle tanýmlanmaktadýr. O da din faktörü, yani ulus devletler, yerel kimlikler daha küçük ölçekli aidiyetler çözülürken bunun yerine giderek daha fazla bir din merkezli kimlik yerleþmektedir, diyor. Ama asýl çatýþmanýn derinleþtiði nokta Hunttington'a göre batýnýn gücünün en tepe noktasýna ulaþtýðý noktada bu uygarlýklarýn parçasý olmayan uygarlýklarýn bir anlamda kötü konumda hissetmesi. Yani, burada batýnýn hegemonyasý karþýsýnda bu projenin dýþýnda kalan uygarlýklarýn giderek bu dýþlanmanýn öfkesini duymaya baþlamasý. Hunttington'a göre en önemli çatýþma nedenlerinden bir tanesi. Ama burada kültür merkezli bir tanýmlamayla da karþý karþýya olduðumuz için Hunttington þunu söylüyor. Yani, burada geçmiþte siyasal farklýlýklar vardý, ideolojik farklar var bunlarý gidermek çok daha kolay þeylerdir ama eðer iþ kültüre gelirse, kültürlerin çatýþmasý, örneðin din çatýþmasýna gelirse, bu tür þeyler o kadar uzun süreli, o kadar uzun sürede oluþmuþ þeylerdi ki, bunlarý bir anlamda bir arada yaþatmak, bunlarý uzlaþtýrmak bir anlamda diðer bir takým farklýlýklara göre çok daha zordur diyor. Dolayýsýyla burada bir uzlaþma þeyini çok daha zor görüyor. Yani, batý uygarlýklarýyla diðer uygarlýklar arasýndaki bir anlamda farklýlýklarýn giderilmesini çok daha zor olduðunu söylüyor. Þimdi bütün bu analizinin sonucunda bir de baþka bir boyuta bakýyor. Ekonomik olarak da bakarsanýz aslýnda bütün bu globalleþme argümanlarýna raðmen aslýnda bütün ekonomik hareketler kendi içinde daha bölgesel düzeyde görülüyor. Yani, batý daha çok batý içinde hareket ediyor. Örneðin, Konfiçyus geleneðinin temsilcisi Çin, daha çok o bölge içinde hareket ediyor. Avrupa'ya bakýyorsunuz Avrupa kendi içinde daha fazla hareket ediyor. Dolayýsýyla bütün bu ekonomik hareketler bile bir kültürel þeyin içinde tanýmlanýyor, diyor. Dolayýsýyla burada globalleþme, küreselleþme denen sürecin homojenleþtirici etkisine Hunttington karþý çýkýyor. Ve de sayýlarla da gösteriyor. Asýl hareketlilik, bu uygarlýklarýn kendi içinde diyor. Dolayýsýyla burada, bu çatýþmanýn da bir anlamda kaçýnýlmaz hale geldiðini söylüyor. Ve de iki düzeyde diyor, bu çatýþma gidiyor. Bir tanesi daha mikro düzeyde. Biraz önce Bosna örneði verildi, o aslýnda bir yöneyle çok tabi makro hegemonya sürecinin parçasý ama mikro düzeyde de orada iþte Hýristiyan dünyasýyla, ya da Müslüman dünyasýyla bir anlamda bakýyorsunuz, daha önce barýþ içinde yaþayan insanlar, bir anda çatýþmaya baþlýyorlar. Ama bir taraftan da 134
87 daha makro düzeyde bir güç, Amerika geliyor oraya ya da Avrupa emperyalist güçleri geliyor, kendi gündemlerini dayatýyorlar. Dolayýsýyla hem makro düzeyde, hem mikro düzeyde Hunttington, bu uygarlýklar çatýþmasýnýn sürdüðünü söylüyor. Þimdi burada, Hunttington'ýn þöyle bir tezi var. Diyor ki; Bu diðer çatýþmalar mesela doðu bloðu çözüldü, ideolojik çatýþma bitti vesaire ama bu kültürler arasý çatýþmayý bitirmek çok da mümkün deðil. Çünkü, geçiþlilik çok mümkün deðil. Yani, modernleþebilirsiz ama batýlýlaþmak o kadar kolay bir þey deðil diyor. Dolayýsýyla burada birbirine kapanan uygarlýklardan bahsediyoruz yani, batý uygarlýðý gücünün en doruðuna ulaþtýðý noktada aslýnda söylediðinin tersine Hunttington'a göre diðer ülkelere belli bir takým baþka deðerleri vermekle birlikte hiçbir zaman bu uygarlýklarý batýlý yapamýyor. Bunu hiçbir zaman baþaramýyor. Diðerleri de buna niyet ettikleri noktada bile bunu baþaramýyorlar diyor. Çok ilginç biçimde verdiði üç örnek var. Örneklerden bir tanesi, Türkiye örneði, Türkiye örneðini bir batýlýlaþma, batýlý uygarlýklarýn parçasý haline gelme, yani Atatürk'ün projesindeki o batýlý medeniyetler seviyesine ulaþma, modernleþme, laikleþme projesini örnek veriyor. Ve de diyor ki, burada liderliðin bütün bu isteðine karþýn ve de halkýn belli bir desteðine karþýn bu proje kendi içinde çatýrdamýþtýr diyor. Bunlara da Torn-countries diyor. Aslýnda buna yani, Ýngilizce'den birebir çevirirseniz, yýrtýlmýþ, parçalanmýþ ülkeler demek. Yani, bu tür bir þey denerseniz diyor, bu tür bir modernleþme, batýlýlaþma þeyini bir anlamda kültürünüzü aþamadýðýnýz için ikiye parçalanýverirsiniz diyor. Ayný, örneði aslýnda Rusya için de veriyor. Yani, Sovyet ihtilaliyle birlikte aslýnda batýdan bir deðeri aldýklarýný, ama sonunda baþaramayýp onlarýn da parçalandýðýný söylüyor. Dolayýsýyla böyle bir geçiþlilik varsaymýyor. Þimdi burada þöyle bir þey oluyor yalnýz. Kýsaca toparlýyorum. Bazý ülkeler hala bu tür geçiþleri yapamadýklarý halde, modernleþiyorlar ama modernleþirken batýlaþamýyorlar. Dolayýsýyla sadece modernleþiyor ve bunun bir örneðini de teknoloji kullanmak, silahlanmak vesaire bu tür bir takým örneklerle saðlýyor. Bir takým ülkeler batýlýlaþamayýnca sadece, modernleþmeye yöneldiler ve bunun uç noktasýnda bir tanesi örneðin, Çin, bir diðer örneði belki Irak ve benzeri rejimler aslýnda. Bunlar kendi içlerinde belli bir modernizasyonu saðlýyorlar ama bunu yaparken de bu ülkelere de aslýnda, silah ülkeleri diyor, Weapon Countries diyor. Büyük ölçüde modernleþmelerinde, teknoloji silah vesaire bu tür þeylerin üzerine saðlýyor. Þimdi burada Hunttington'ýn söylediði Amerika'da danýþman olarak söylediði çok ciddi bir þey var. Dikkat edin bu ülkelere diyor. Siz bir süredir, bu soðuk savaþ bitti vesaire deyip silahsýzlanýrken, bu ülkeler çok hýzlý silahlanýyor diyor. Ve bunlar bundan sonra batý uygarlýðýnýn önündeki en büyük tehditlerdir. Ve bu tehditlere dikkat etmek gerekir diyor. Þimdi, sunduðu bir anlamda politika önerilerinde Hunttington, kýsa vadede þunu söylüyor. Diyor ki, Kuzey Amerika ile Avrupa yakýnlaþmalý, Doðu Avrupa ve Latin Amerikaya karþý bütünleþme çabalarý sürmeli. Rusya ve Japonya ile 135
88 belli bir iþbirliði korunmalý ama Çin ve Ýslam devletlerinin silahlanmasýna dikkatli, bunlara karþý uyanýk olmak lazým, bunlarý bir anlamda caydýrýcý politikalara yönlenmeliyiz diyor. Dolayýsýyla bir anlamda hedefi de gösteriyor. Ama baþka bir þey daha söylüyor. Diðer uygarlýklarýn içinde batýlý deðerleri kabul eden gruplara da dikkat edin, bunlara da destek verelim diyor. Yani, aslýnda süre dolduðu için burada keseceðim ama burada bir þeye dikkat edelim. Bakýn Habertürk izliyorum, inanýlmaz bir biçimde savaþ propagandasý yapýyor ve Hunttington diyor ki, bu ülkelerde bizi destekleyen ve de modernleþmemizi saðlayan, modernleþme projemize, batýlýlaþma projemize yakýn olan güçlere de destek vermeyi sürdürelim. Habertürk'ün mali kaynaklarýnýn ben nereden geldiðini hala çözemedim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Çok teþekkür ederiz. Aslýnda dünya çapýnda sürmekte olan bir tartýþmada bir parantez dinledik. Yalnýz ben de bir iki þey söylemek istiyorum. Aslýnda bu batýlýlaþma, batý uygarlýðýnýn ne olduðunu biraz açmak, daha fazla açmak lazým. Yani, Hunttington yaptýðý gibi sadece inançlar ve kültürler boyutuna deðil, özellikle feodal düzenden, sanayi devrimine geçiþte, örneðin Fransýz Devriminin bütün bunlara temel teþkil eden üç ayrý boyutuna da dikkat etmek lazým. Onlar da özgürlük, eþitlik ve mülkiyet hakkýdýr. Þimdi bunlar ekonomik göstergelerdir ve o süreçte kilise, inançlar bertaraf edilmiþtir. Yani, aslýnda tartýþmanýn zemini kayýyor. Buna bir dikkat çekmek istedim. Gerçek zeminde tartýþma deðil kültürler arasý çatýþma teorisi. Ben küçük bir þey anýmsadým, onu size aktarmak istiyorum. Bush dar kafalý bir adam deniyor, katýlýyorum ben de. Kökten dinci bir tarikat mensubu aslýnda. Yani, belki o yanýyla da kapitalizmin önünü açmaya çalýþýyor ve Allah'a sýðýnýyor, kendi Allah'ýna. Bütün konuþmalarý, Allah Amerika Birleþik Devletini korusun ile bitiyor. Avrupa'da yapýlan bir tartýþmada Allah'ý rahat býrak Bush tartýþmasýdýr. Yani, durmadan Allah'a sýðýnýyor. Çünkü, dayanacaðý hiçbir kurum kalmamýþtýr. Kiliseler, Protestan, Katolik, Ortodoks kiliseler, tümü karþý. Papa'nýn açýklamalarýný izliyorsunuz. Yani, kurumsal olarak Bush'un dayandýðý bir kurum yok. Bir Allah'ýna sýðýnan bir Bush var. O da fazla tutmuyor tabi. Deðerli Aziz NESÝN dostumuzun bize bir emaneti var; Fundamantalizme karþý çýkýn dedi. Ama bu yalnýz Ýslami, Fundamantalizm deðil. Dünyada Fundamantalizm tehlikeli bir þekilde geliþiyor. Ýþte onun en son örneði, dar kafalý Bush. Deðerli dostlar, sabrýnýzý zorladýk. Çok yoðun bir dinleme içindesiniz, yorgunsunuz ama lütfen burada durmaya devam edin. Bizi izlemeye devam edin. Þimdi ben sözü, son sözü tabi ki, sorularýnýz olursa yanýt vermek koþuluyla Sayýn Ergun Hocama veriyorum. Hocam biliyorsunuz, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Ýktisat Bölümünde Profesör. Buyurun Hocam. 136
89 TÜRKCAN - Sað ol Sayýn Baþkan, mevlidin sonuna geldik ama pek cemaat de kalmadý. Bunun sonunda dua kýsmýna gelinir. Sonu da Hoca kýsmý olarak bana düþtü. Mevlit derken de esasýnda bilerek de söylüyorum çünkü, yani insanlar mevlitte ne okunacaðýný bilirler. Böyle ruhlarýný tazelerler, beklenen þeyler olur. Sonra giderler, Allah kabul etsin derler. Yani, bu da bir laik mevlit oluyor. Ýþte burada bir takým þeyler okunuyor, herkes bekliyor, oturup da mevlidin ortasýnda pop çalarsanýz ya da oratoryo okursanýz bir tuhaf olur. Yani, böyle nereden çýktý derler? Onun için mevlidin kurallarýna uymak lazým. Þimdi bizim entelektüel mevlidimiz bugünlerde çok sýk tekrarlanýyor; laik mevlidimiz. Bunun da catchword leri vardýr. Ýþte emperyalizm, petrol, ezilen haklar, Ýslam-Hýristiyan çatýþmasý, stratejik önem, uluslar, iþçi sýnýfý, sermaye çatýþmasý falan bütün bunlar ruhumuzu tazelemek için bir kere söylenir; hepsine katýlýyorum. Amerika'nýn, emperyalizmin, ezilen o bütün insanlar hepsi doðru, tamam. Ondan sonra Türkiye'nin de bu arada ezildiði yahut da tesadüfen bir savaþtan kurtulduðu ama daha henüz belli bir þey olmadýðý da çok açýk, güzel. So what? yani; sonunda ne olacak? Emperyalizm planýný uyguluyor. Þimdi, bunu tahlil etmemiz lazým. Yani, iþte þeytan taþlamanýn dýþýnda, baþka bir þeyler düþünmemiz lazým. Bu da eski paradigmalarýmýzla, klasik milliyetçi, solcu söylemin biraz dýþýnda olmasý gerekli bir düþünce çabasý gerektiriyor. Çünkü, biliyoruz ki 1648 Westfalya antlaþmasýyla dünyaya yeni bir düzen geldi. Ondan sonra 1895 Berlin anlaþmasýyla sömürgeler yeniden paylaþýldý. Arkasýndan dünya savaþý ve Cemiyeti Akvam, arkasýndan 2. Dünya Savaþý, yeni bir düzen yani kapitalizmin ve teknoekonomik paradigmanýn her deðiþmesinde bir yeni politiko-legal sistem geliyor. Þimdi, yeni bir dünya düzenine doðru gidiyoruz. Burada da en hegemonik güç olan Amerika bilerek, bilmeyerek bir hareketi baþlatýyor. Bilerek, bilmeyerek diyorum çünkü, netice itibariyle burada siyaset bilimcilerin ve iktisatçýlarýn tartýþacaðý belki çok önemli konulardan birisi; Süper Emperyalizm. Bir süper güç, dünyada her istediði þeyi yapabilir mi? Bizim kafamýzda esasýnda bütün bu þeytan taþlamalarýn arkasýnda çok gizli bir þekilde Amerika'ya yahut onun temsil ettiði emperyalizme karþý özel bir hayranlýðýmýz var. Bir anlamda, 1848'deki Komünist Manifestosunun gerçekten komünizme geçiþin bir çaðrýsý mý, yoksa yükselen burjuvazinin övgüsü mü olduðu hala bugün tartýþýlýr. Çünkü, biz öyle bir manzara çiziyoruz ki, bu süper emperyalizm iþte haklarý ezer, onu böyle yapar, sýnýrlarý çizer, asar, keser daha çok fakirleþtirir, kendini daha çok zenginleþtirir. Doðal kaynaklara el koyar filan bu doðru, tamam. Bunlarý yapmak ister ama böyle kaç tane imparatorluk geçti, kaç tane sistem geçti. Yapar mý, yapamaz mý? Bunu tartýþmamýz lazým. Adam daha bakýn ilk 15 gün içinde belli bir durgunluða erdi. Elindeki ateþ gücünün %1'i ile Hitler Avrupa'yý kontrol etmiþti. Çok basit, çünkü, o zaman kurallar deðiþikti. 137
90 Bakýn baþka kurallar geliyor. Þimdi kuralsýzlýk deniyor ama yazýlmayan bir takým yeni kurallar çýkýyor. Çünkü, o zaman sivilleri öldürmek, topyekün harp içinde sivilleri öldürmek, þehirleri bombardýman etmek, her iki taraf için de mubahtý. Biri Dresden'i yýkar öteki taraf gider Þangay'ý dümdüz eder, Barselona'yý dümdüz eder. Nagasaki'yi, Hiroþima'yý düzeltir, atom bombasýyla, bunlar hep normal karþýlanýr. Gerekçesi de daha çok insan ölümüne karþý daha az öldürüyoruz ve hiçbir gürültü olmazdý. Þimdi Amerikalý komutanlarýn elinde Irak'ý dümdüz edecek son derece büyük imkanlar var fakat, kullanamýyor. Niye kullanamýyor? Çünkü, baþka bir teknoloji var onun karþýsýnda. O çoðu Amerikan kontrolünde olan, belki cihazlarýnýn çoðu Amerika'da veya Avrupa'da yapýlmýþ olan, televizyon cihazlarý bütün kamuoyunu, bütün dünyanýn önünde topyekün savaþ dediðiniz olayý gösteriyor. Kýmýldatmýyor adamý. Yani, yoksa Amerika'nýn þu andaki elindeki güçlerle, Baðdat'ý bir 24 saat bombardýman sonunda dümdüz etmesi mümkün; orayý yürüyüp geçebilir. Fakat bunu yapamýyor. Bu, bir yerde yeni bir kuralýn, yeni bir dünyanýn ortaya çýktýðýný gösteriyor. Bakýn þimdi bu medeniyetler çatýþmasýný baþka bir yerden alalým. Atlantik Okyanusu'ndan, Fas'tan ta Endonezya'ya kadar 1 milyar civarýnda bir Müslüman kuþak var, bu kuþak fakir. Bu kuþak, bunun sebebini açýklamamýz lazým, bu kuþak niçin fakir kalýyor? Her þeyi þeytana, yani, emperyalizme yüklemek kolay. Bütün bu ülkeler 16. yüzyýlda yaklaþýk ayný gelir düzeyindeyken, hatta bazý þark ülkeleri Avrupa'da daha üst düzeyde bir gelire sahipken, nasýl oldu da ara bu kadar açýldý? Ve giderek açýlmaktadýr. Burada böyle oturup sadece küfretmek, baðýrýp çaðýrmakla iþ bitmiyor. Sovyetler Birliði bu iþi bir þekilde sökmeye çalýþmýþtý, o da baþaramadý. Çünkü, iþin temelinde teknoloji, insan beyninin serbest býrakýlmasý, baþka mekanizmalar var. Bunlarýn tartýþmasýna girmiyorum. Ama Amerika'nýn en azýndan sýnýrsýz bir güç olmadýðýný, emperyal gücünün, hegemonik gücünün azaldýðýný en iyi biçimde fark edenin, bizzat kendisi olduðu açýktýr. Bir insan iktidarlý, iktidarsýz olup olmadýðýný en iyi kendisi bilir. Þimdi en azýndan bir yýl daha belki daha uzun bir süre biçtiyse, bir cephe kazanmak istiyor. Bakýn Amerika en uzak noktaya kadar gitmiþtir. Coðrafi olarak bakarsanýz, Doðudan ve Batýdan, Orta Asya, Amerika'nýn ulaþabileceði en uzak nokta; dünyada daha uzak nokta yok ki, iþte doðudan da gelseniz, batýdan da gelseniz Orta Asya'da birleþirsiniz. Oraya kadar geldi. Ne olacak sonra? Buradan nereye gidecek? Bunu tutabilecek mi? Ne olacak? Ne yapýlacak? Bir kargaþaya doðru gittiðimiz çok açýk. Burada süper emperyalist, böyle rasyonel düzlemde bir takým söylemler var; sanki Amerika biz planlarýný biliyormuþuz, sanki Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi'nde bulunuyoruz, orada ne yapacaklarýný bize birisi söylüyor gibi. Bir þeyler düþündükleri çok açýk ama bunu uygulayabilme yetenekleri, yetileri konusunda müthiþ bir þüphemiz olmasý lazým. Uygulayamazlar. Çünkü, bu bir probablistik hatta kaotik bir 138
91 süreçtir. Bunun rasyonelitesi yok. Yani, klasik Newton'cul mekanikte gördüðümüz gibi, böyle deterministik-prediktif bir süreç deðil; kesinliði olan, tahmin edilebilir süreçler deðil. Ýþte bu süreçler içinde ne, nasýl çýkacak ortaya? Hiç olmazsa ihtimal hesaplarý içinde bir þeyler düþünmemiz lazým. Yoksa bunlarý, çok basit bir iki tane deðiþken etrafýnda senaryo yazmakla çözemeyiz. Genelde hala dünya eski paradigma içinde petrol kaynaklarýný konuþuyor. Son derece basit, hiç anlamý olmayan bir senaryo. Amerika'daki enerji ihtiyacý nispi olarak giderek azalmaktadýr. Dünya'da kapitalist ülkelerin petrol için savaþý çok anlamlý gelmiyor. Ýsrail için, olabilir. Þöyle bir þey de düþünülebilir. Bugün 1 milyarlýk bir Müslüman kitlesinin gelirini dolar yükseltmeniz için (belli bir anda böyle bir þey olmaz) iktisatçý bunu söyleyemez ama dolar gelir verebilmeniz için yýlda, ekstra (1 milyar kiþi x dolar) = 1 Trilyon dolar vermeniz gerek. 1 Trilyon Dolar daðýtýlamaz, yani bizim magandalarýn düðünlerde yaptýklarý gibi böyle havada uçurarak daðýtýlmaz. Onun için yatýrým yapmanýz lazým. En küçük sermaye hasýla katsayýsýyla, yani en düþük sermaye hasýla katsayýsýný 3-4 alsanýz, 3-4 milyarlýk yatýrým yapmanýz lazým ki bunu da belli bir makul süre içinde yatýrýp, onun gelirini almanýz lazým. Öyle bir kaynak kimsede yok, kimsenin de böyle bir para vermeye niyeti yok. Öyle milyon ile dünyayý düzeltmek mümkün deðil. Zaten bunlar, öyle insanlýða yardým etmek, eþitliði saðlamak filan kapitalizmin özüne aykýrý þeyler. Bunlarý düþünmezler bile. Býrakýn onu fakat bu parayý veremeyince, düþünelim. Bu savaþýn maliyeti nedir? En fazla iþte hesap ettikleri milyar dolar. 100, 200 milyar dolarýn da çok önemli bir kýsmý gene ya Araplardan çýkacak veyahut da Amerika'daki þirketlere bir þekilde dönüþ olacak. Þimdi bununla bir baský kurmuþ oluyorsunuz. Sorunu çözmüyorsunuz. Zaten sorunu çözmek gibi bir dert yok. Sorunu geciktirip daðýtýyorsunuz, ulufe daðýtýyorsunuz. Burada Irak meselesi, terörizm meselesi diye bir tema yakaladý. Þimdi bununla gidiyor üzerine. Bu düþündüðü bir çare, baþka þeyler de düþünebilir ama bunun sonucunda ortaya çýkacak kargaþa yanýnda, pek çok savaþ hafif kalabilir. Bu büyük kasýrga, bir kaotik durumun içine giriyoruz. Bu böyle, süper Emperyalizm þunu yapacak, bunu yapacak diye kendi kendimizi þartlamamýz bizi neye sevk ediyor biliyor musunuz? Bunu Washington'daki ya da bilmem neredeki adamlar düþünmüþler iþte uyguluyorlar, bizim de zaten gücümüz yok. Ne yapalým, bir kenarda duralým, fazla da bulaþmayalým. Ýþte bir þey gelirse, kovalarýz, tezkere mezkere filan. Tamam kovalamamýza hiçbir itirazým yok. Ama, bu savaþý en azýndan düþünmek, bunun 139
92 sonucunda neler çýkabileceðini görmek gerekir. Bizde bir karar sistemi yok. Çünkü, ne iktidar ne muhalefet bir þey düþünmüyor. Bir reaktif karar veriyor, þimdi arkalarýndan söylemeyelim. Mecliste karar veren bir sistem yok. Þimdi çok övündükleri ret oylarý tamamen tesadüfi bir þeyden çýktý. Bu bilinçli, belli bir programlý deðildir. Türkiye'nin neyini getirir, neyini götürür... Ýþte Amerika'ya karþý üç oy, öteki tarafa gitseydi, þimdi orada olacaktýnýz. Þimdi bununla demokrasi, hürriyet, insanlýk falan filan gibi öðünmek saçmasapan bir þeydir. Hiçbir haklarý yok. Tamamen tesadüfi bir þeydi. Türkiye'de hiçbir þey bilinçli bir þekilde yapýlmýyor ve böyle bir bilinç olacaðýna dair de en küçük bir iþaret yok. Ne bürokrasisi çalýþýyor ne akademisi. Bir kararsýzlýk. Çünkü, karar vermek stratejik, uzun vadeli düþünmek, bir karar seti, alternatif kararlar seti, bunlarý da uygulayacak bir iradeyi gerektirir. Siz Türkiye'de böyle bir þey görüyor musunuz? Ama biz kendimizi rahatlatýyoruz. Ýþte kahrolsun diye baðýrýyoruz, bunlar tabi ki kahrolsun. Bunlarýn hepsi, insanlýk suçu iþliyorlar. Þunu hiç kestirebiliyor muyuz? Baþkan Bush'un Amerikanýn kendi iç çeliþkileri, kapitalizmin iç çeliþkileriyle Amerika'nýn bir izolasyonist politikaya girmesi ve dünyadaki baþýna gelecek felaketlerden kendini kurtarmak için Sýrplarýn Milosevich'i teslim etmesi gibi birkaç kiþiyi, hiç belli olmaz, Amerika bu gürültü patýrtý arasýnda belki bu iþi yapamadým diye, birkaç kiþiyi teslim eder, ama ortalýk gene boþ kalmaz. Çünkü, onun yerine baþka bir hegemonik güç gelecektir. Bu hegemonik güç, teknoloji sahibi bir güç olacaktýr. Avrupa bunun iþaretlerini vermeye baþladý ve bu iþten en çok memnun olan galiba Alman ve Fransýz ittifaký. Çünkü, dün deðil önceki gündü galiba, Almanya Baþbakaný Schroder dedi ki, Biz askeri bir güç olmaya artýk mecburuz. Bu Avrupa'nýn bu iþte artýk ben de varým diye kafasýna vurulduðu bir andý. Çünkü, Avrupa da artýk karar verme aþamasýna geçti. Neden geçti? 2000 yýlýndaki Avrupa Birliðinin Lizbon anlaþmasý, Avrupa'nýn 2010 yýlýnda teknolojik bakýmdan Amerika ile eþit olma iradesini ortaya koydu. Herkes bugünlerde Kopenhag Kriterleri bilmem ne kriterleri ile çok meþgul de, adam orada daha önemli bir þey yapýyor. Biz kendi ülkemizin dýþýnda, kendi köyümüzün dýþýnda hiçbir þey göremiyoruz, dünyayý analiz edemiyoruz. Siyahlar, beyazlar arasýnda bir dünyada yaþýyoruz, renk körlüðümüz var. Onun için, mevlit iyidir. Allah kabul etsin. Ama bu geceden itibaren ne olacaðýný da düþünmemiz lazým. Sayýn Baþkaným. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Çok teþekkür ediyoruz. Deðerli Hocam fotoðraf çekmekten öte, fotoðraflara bakýp düþünmek gerekir, diyor özetle. Yeni bir þeyler bulmak lazým diyor. Mevlana'nýn dediði gibi, Dün geçmiþtir Yeni araçlar bulmak, yeni yöntemler geliþtirmek. Yatýrým konusunda bizim yine hep eski söylemle ilgili bir þey söyledi, eklemek istiyorum. Evet, kiþi baþýna geliri Dolara çýkarmak için 3, 4 milyar Dolar yatýrým yapmak gerekiyor. Aslýnda bu rantabilite hesaplarý, bu kestirmeler yýllardýr zaten gündemde ve yine batýnýn ve Avrupa Birliðinin ortamýnda, Birleþmiþ Milletler'de kalkýnma hakký diye, uluslarýn kalkýnma hakký diye getirilen hak iþte bu rakamlar 140
93 üzerinde tartýþýlýyor, konuþuluyor. Ama dikkat ederseniz, bunun daðýlýmýnda da eþitsizlik var. Dünya yatýrýmlarýnýn %78'i yine geliþmiþ ülkelere yapýlan yatýrýmlar. Geliþmekte olan ülkelere giden rakamlar çok küçük. Gelmiyor, Türkiye'ye yapýlan rakamlarý hep birlikte izliyoruz zaten. Yani bu da aslýnda düþünce üretmemiz gereken bir alan. Batýnýn, batý dünyasýnýn, dünya hegemonyasýnýn önüne koymamýz gereken bir sorun. Þimdi deðerli dostlar, sözü size veriyorum ve soru anlamýnda lütfen. Çünkü, saat beþi on geçiyor. Soru sorma anlamýnda konuþmacýlara eðer katkýda bulunmak isteyenler varsa söz vereceðim. Buyurun isminizi lütfen söyleyin, kayda geçtiði için. DAÐDELEN - Cengiz DAÐDELEN. Benim Sayýn ÞENGÜL Hocama bir sorum olacak. Hocam çok güzel anlattýnýz. 1989'da Berlin duvarýnýn yýkýlmasýyla Orta ve Doðu Avrupa'da baþlayan süreç ve arkasýndan Sovyetler Birliðinin yýkýlýþý. Soðuk savaþýn sona ermesi ve Fukuyama tezi, Tarihin Sonu diye. Fakat bu tez 12 yýl hüküm sürdü. Bildiðiniz gibi 11 Eylül'de dünyada bir þok yaþandý ve bu 11 Eylül olayýný kimileri kör bir terör olayý olarak tanýttý. Kimileri de tarihin sonunun da sonunun geldiðini söyledi. Yani bir bakýma Fukuyama'nýn teorisinin çürüdüðünü dile getirdiler. Hunttington'ýn Medeniyetler Çatýþmasý önem kazandý. Arkasýndan iki yýl sonrada Irak'ta bir savaþ ve Sayýn Oðuz OYAN Hocamýzýn da dediði gibi bundan sonra sýra kimde? sorusu, çok önem kazanýyor. Þimdi bu savaþ olgusunu biz nasýl yorumlamalýyýz? Sizin düþünceniz nedir? Ben çok dikkatle dinledim fakat bir açýklýk daha getirebilir misiniz? Savaþ olgusu, Fukuyama'nýn tezini mi destekliyor? Yoksa Medeniyetler Çatýþmasýný mý destekliyor? Biz bunu nasýl yorumlayalým. Lütfen açýklar mýsýnýz? Teþekkür ederim. ÞENGÜL - Bir þeyi tabi açýk hale getirmek lazým. Bu tür bir tez tartýþýrken ben yani, bu tür bir açýklamanýn geçerliliðinden çok, aslýnda Amerikan hegemonyasýnýn içine girdiði bir kriz anýnda kendisini yeniden dünyaya dayatmanýn, hegemonik güç olarak entellektüel ve de söylemsel boyutunu bir anlamda vurgulamak istedim. Orada böyle bir vurgu var. Tabi aslýnda Koyeman'dan ben bu tür bir þeyle karþýlaþabileceðimi bildiðim için çok da yeni yazdýðý, Tarih Yeniden mi Baþladý? diye makalesi var. Bu 11 Eylül ve sonrasý için. O kendi argümanýnýn büyük ölçüde geçerli olduðunu düþünüyor. Ben tabi, daha baþka bir perspektiften baktýðým için, böyle bir tarihin sonun daha önce de gelmediði konusunda kendim zaten, bir düþünceye sahiptim. Þimdi burada dikkat edilmesi gereken þey þu sanýrým. Yani, hegemonya dediðiniz þey; ünlü Ýtalyan düþünür Gremshey'e göre aslýnda Rýza, artý güçtür. Yani, belli bir güç kullanacaksýnýz ama bununla birlikte, yani bunu diðer diktatörlüklerden ayýran, hegemonya yapan ya da baskýndan ayýran þey belki de bir ikna süreci olacak içinde. Ýnsanlarýn ikna olmasýný da saðlayacaksýnýz. Ýknanýn içinde güç de bir þekilde kaybolacak. Þimdi Amerika en büyük krizini bu son dönemde ve de Irak krizi ile daha 141
94 da açýk biçimde ortaya koyuyor. Ýkna kabiliyetini tamamen yitirmiþ görünüyor. Bütün sorun, þu an için güç kullanýlarak çözülüyor. Yani, sadece Ýslam ülkelerinde deðil. Aslýnda bunun medeniyetler çatýþmasýndan öte bir þey olduðunu Londra'da 2 milyon kiþi yürüyünce orada da gördük. Yani, bu uygarlýklar çatýþmasý falan deðil. Ne kadar böyle sunulursa sunulsun. Ama bakýn burada çok kendi içinde tutarlý bir strateji var, ama bir anlamda. Neydi o? Bir kere Batý ve diðerleriydi. Þimdi Batý, bu tür bir süreçte kendi içinde bütünlüðü saðlayabildi mi? Saðlayamadý. Yani, Avrupa'nýn bir kere önemli bir kýsmý, bu tür bir stratejinin peþinden gitmedi. Almanya, Fransa bir anlamda hattý, baþka bir yönde çekiyor ve de burada o çekiþ gerekçeleri, istediði kadar insan haklarý, vesaire iþte insani boyut densin; aslýnda, emperyalistler arasý bir çatýrdama. Dolayýsýyla onlar da bir þekilde bu hegemonya mücadelesinden Amerika'nýn bu kadar krize girdiði bir dönemin sonunda yeni, hegemonik güç olarak çýkmak istiyor. Fakat burada unutulmamasý gerek bir þey þu; Amerika askeri ve teknolojik açýlardan ciddi bir güç olarak duruyor. Fakat, asýl kriz, sanýrým ikna etme güçlerini yitirdiler büyük ölçüde ve de yanlýþ bir þey kendileri açýsýndan da bu medeniyetler çatýþmasý tezi etrafýnda bütün bu þeyi kurgulayarak, kendilerini de sokmuþ oldular. Aslýnda söylemek istediðim þuydu. Onu söyleyerek tamamlayayým. Yani, burada bir hegemonyanýn söylemi var da ve de bu söylem medeniyetler çatýþmasý biçiminde konmuþsa, bu aslýnda Amerika'yý gelecekte baktýðýnda istemediði bir noktaya da getirmiþ oluyor. Yani, ciddi bir izolasyon sürecini yaþayacak diye düþünüyorum bu sürecin sonunda. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Teþekkür ederiz. Sýrayla, siz, siz ve sonra siz DALMIÞ - Þahmar DALMIÞ. Sayýn Oðuz OYAN ve Mehmet ELKATMIÞ beyler dediler ki, bu dünyadaki bu hegemonlarla ilgili, savaþlarla ilgili iþte emperyalist güçlere baþkaldýracak bir halk gücü var, ikincisi demokratik kitle örgütleri. Bu þekilde karþý koyabilirdi dedi, kendileri olmadýðý için ben soruyu Sayýn Ergun TÜRKCAN Hocama býrakýyorum. Türkiye'de ve dünyada iþte Türkiye'de de iþte biliyorsunuz, depremler nedeniyle iþte baðýmsýz yardým örgütleri kuruldu. Ýþte dünya da GreenPeace örgütü var. Çeþitli gemilere filan, ulaþýlamayan yere çýkýp kendilerini zincirliyorlar bunlar insanlýk için çok güzel ip uçlarý örneðin Alfred Nobel, patlayýcý maddeyi imal edince tabi ki, hýrçýn daðlarý yarýp oraya bir medeniyet için bir yol götürülecekse, baraj yapýlacaksa tamam da; ama bu insanlýðý yok etmek için kullanýlacaðý zaman hayýr demelisiniz. Ben bilim adamý olduðunuz için þunu söylemek istiyorum. Ben 48 yaþýndayým. Þu ana kadar, dünyada þöyle bir örgüt, böyle bir topluluk duyamadým. Adýnýn þöyle olmasýný istiyorum. Dünya bilim adamlarý kurulu, bu dünya bilim adamlarý örgütünün de her ülkede aktif bilim adamý örneðin Profesör olanlar, Türkiye'de diyelim Profesörler Kurulu, dünya bilim adamlarý kurulu. Neden terör örgütleri varsa, yer altý dünyasý örgütleri, þeriat örgütleri, hizbullah örgütleri var da bilim adamlarý niye duruyorlar? 142
95 Örneðin B52 bombardýman uçaklarýný üreten o bilim adamlarý, uçan kale dedikleri, iþte misket bombalarýný oradaki Pazar yerine çocuklarýn üzerine yaðdýran, o iþte çýlgýn iki tane petrol þirketini temsil eden o çýlgýn insanlarýn yaptýðý bu þeye dur diyebilecek bilim adamlarý þöyle bir þey yapamaz mý? Ben bunu üretiyorum ama patent hakký bana aittir. Ben bunu insanlýðý yok etmek için bu kitaplarý, bilim çalýþmalarýmý çöpe atacaðým ama kullanmak hakký ben ölünceye kadar bana aittir. Öldükten sonra da bu dünya bilim adamlarý konseyine aittir, dedikleri zaman PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Soruya doðru götürelim. DALMIÞ- Sayýn Ergun TÜRKCAN Hocamýn iþte bu entellektüel bir mevlittir, Allah kabul eylesin deyip gideceðiz dedi amma bir çaðrýda bulunmamýz lazým. Çünkü, bu kitaplara, kitapçýk yayýnlanacak, bari faydasý olsun. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Tamam. Teþekkür ederim. DALMIÞ - Bilim adamlarý kurulunun kurulmasý olamaz mý? Böyle bir baþkaldýrý için, kontrol için, saygýlar sunuyorum. TÜRKCAN - Esas böyle örgütler var. Atom bombasý patladýktan sonra, dünyadaki fizikçiler ve diðer bilim adamlarý, ÝCSU dediðimiz Ýnternational Convence Synthetic Union'u kurmuþlardýr. Bu, üstelik de bayaðý sol bir örgüttür. Buna benzeyen birkaç tane daha þimdi hatýrlamadýðým, bilim adamlarýnýn kendi aralarýnda örgütleri olduðu gibi barýþ için bilim adamlarý, barýþ için hareket vesaire þeklinde çeþitli tam formel olmasa bile informel baðlantýlar vardýr. Bunun dýþýnda dünya bilim akademileri vardýr. Yalnýz orada bir þeyi ayýrt etmemiz lazým. Bilim adamlarýyla, teknologlarý ayýrt etmemiz lazým. Yani, o gördüðünüz misket bombalarýný B52'leri ve þeyleri yapanlar firmalarýn mühendisleridir. Gerçi o firmalara hükümetler ýsmarlamýþtýr ama bunlar, bilimle teknoloji arasýndaki baðlantýlar giderek artmakla birlikte genelde bu tür bombalar ve lazer dahil olmak üzere bu tür silahlar gerçi nerede kesildiðini söylemek çok zordur ama bilim adamý; netice itibariyle bilimsel bir teoriyi ortaya koyar, onun olabilirliðini gösterir ama onu alýp uygulamaya þey yapmak tamamen mühendislerin iþidir. Buradaki mühendisleri tenzi ederim. Onlar iyi mühendislerdir. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Teþekkür ederim. Buyurun siz. EVRAN - Ben Hüseyin EVRAN. Þimdi Irak Savaþý baþlamadan önce, Birleþmiþ Milletler Silah Denetçileri uzun süre orada þeyi denetlediler. Ýþte kimyasal silah üretiyor mu, nne yapýyor? Ýþte bunlar denetlendi. Aylarca sürdü bu denetleme. Ben 143
96 Ergun Hocama soruyorum bu soruyu; Birleþmiþ Milletler burada bu silah denetçileri içerisinde bir ajan vardýr, mutlaka Amerika adýna çalýþan ajan. Onlar her þeyi öðrendi, þimdi. Birleþmiþ Milletler buna, silah denetçileri vasýtasýyla aracý olmuþ mudur? Bir de, ikinci sorum hemen arkadan geliyor. Bundan sonra, bu savaþtan sonra, acaba dünya üzerinde diðer ülkeler, bu Birleþmiþ Milletleri ne yerine koydu ya bu Amerika, onu koyduðuna göre bundan sonra dünya üzerinde diðer güçler, Amerika'ya karþý herhangi bir kutuplaþma yahut da bir cephe oluþturacaklar mý? Teþekkür ederim. TÜRKCAN - Yani, silah denetçilerinin içinde tabi aramadýðýnýz kadar her yerden casus gelir yani. Casus serbest ama Amerika þunu biliyor. Çünkü o silahlarý ya da silah yapan teknolojileri satanlarýn baþýnda Amerika geliyor. O biliyor yani, ben sana bu malý vermiþtim, nereye sakladýn diye? Yani, iþi tercüme edersek öyle. Bu yani, olmadý, bulamadý. Þimdi de kýzýyor, Suriye'ye kaçýrdý falan diye bir teori kurdu. Amerika'nýn karþýsýnda yani, bu doðal olan bir þey. Bir güç boþaldýðý zaman yani, bizim eski dille, iktidar tecelli etmez. Bir güç çökerken, muhakkak yerine baþka güç gelir. Bu Avrupa olabilir, belki Çin, Japon ittifaký ortaya çýkabilir. Zannediyorum belki Amerika'nýn korktuðu þeylerden bir tanesi, Rusya'yý da alarak Çin ve o bölgeyi, Doðu Asya dediðimiz bölgeyi contain etmektir. Çünkü, o bölge yaklaþýk 1,5 Milyardan fazla insanýn yaþadýðý Budist bölgesidir ve Budist bölgesinin hýzlý bir kalkýnma sürecine girebildiði Hunttington'da da vardýr. Fakat bütün problem, o ilerde ortaya çýkabilecek olan bir problem zannediyorum. Fakat Müslüman kitleler, son derece yýlgýnlýk içinde kendisini kiþisel töre yani, adam zaten yaþamýyor ve zaten býkmýþ. Öteki taraf Ýsrail kafasýna vuruyor. Yaþamadýðý için bunlarý kontrol etmek mümkün deðil. Yani, bu Amerika ve belli devletler, büyük kitlelerle, büyük güçlerle savaþabilirler. Ama nereden belli olduðu belli olmayan bir adamla savaþamýyor. Þimdi, kimin buradan kalkýp birinin bomba patlatacaðýný hiç kimse bilemiyor. Yani, çekip patlatýyor adam. Ýþte bunlardan ve bunlar Müslüman. Bu Müslümanlardan bir özel korku var. Çünkü, Afrikalýlar zaten fakirliðin öyle bir düzeyi vardýr ki o düzeyde insanlar terörist olmayý bile düþünemezler. Böyle bir bölgede, ne zenginleþebiliyor ne de çok fakirleþebiliyor. Yani, belli bir parasý da var. Fakat müthiþ bir þey baský altýnda bu galiba ben öyle yani, Müslümanlarýn þeyi olma gibi bir þeyim yok. Ama zannediyorum, aðzýndan da kaçýrdý. Böyle bir çaktýrmadan bir Haçlý Seferi. Ýþte oradan baþlýyor ve gerekçeleri var. Yani, bu böyle mi dedi? Soru soruyorum yani, ben de bilmiyorum açýkçasý. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Buyurun. KUÞÇU - Efendim, aydýnlattýðýnýz için çok teþekkür ederiz. Benim için zor olan belki sizin için çok kolay bir sorum var. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Ýsminiz de lütfen. 144
97 KUÞÇU - Þenol KUÞÇU. Ben Batý Karadeniz Bölgesinden geliyorum. Bizim orada çok yaðmur, yaðýþ vardýr. Benim köyde herkes yolunu buldu, Tepekayagil Kömür Ýþletmelerine girdi. Demir Çelik'e girdi, bizim tarlalar biraz boz kaldý. Tarlalar boz kalýnca üzerinde çalýlar bitti. Arkasýndan Orman Ýdaresi geldi. Orman Ýdaresi dedi ki, Arkadaþ burasý tarla deðil, orman. Bizim tarlalarý aldý. Etrafýný çevirdi ve oraya çam aðacý dikti. Gençliðimde oluyor bu hikaye. Þimdi çamlar 20 yaþýnda duruyor. Acaba diyorum, kendi aklýmca ben bu konunun uzmaný deðilim. O kadar kestane, o kadar güzel ceviz oluyor ki, bizim köyde bu orman idaresi veya ziraatçýlar bilemem. Bizim köye ceviz dikmiþ olsalardý, bizim tarlalara ve kestane dikmiþ olsalardý, bugün bizim köy sýnýfý geçerdi. Ama þu anda fabrika battý. TZK kararda. Köylüler fakir. Bunda acaba Þükran Haným efendinin söylediði gibi Amerikan parmaðý var bunda yani, nereden geliyor bunun kaynaðý? Bize yani, dýþarýdan birisi ceviz dikmeyin mi dedi? Kestane dikmeyin mi dedi? Bunu merak ediyordum. Sorum ortayadýr. Teþekkür ediyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Peki teþekkürler. Ortaya bir soru. KATILIMCI - Ortada siz olduðunuza göre cevaplamak ister miydiniz? SONER - Tabi aslýnda düþman ve iþte emperyalizm bunlar hepsi soyut kavramlar ve her þey Hocamýzýn son konuþmasýnda vurguladýðý gibi neden, sonuç iliþkisi içinde geliþiyor. Böyle düþünüldüðü gibi de çok planlanmýyor. Ama gerçek þu; büyük deðiþimlere neden olan olaylar sýrasýnda, Fransýz Devrimi, Doðu Bloðunun parçalanmasý, bilimsel teknolojik devrim, sermayenin bilimsel teknolojik devrimi tümüyle ele geçirmesi, siyasetin üstünde güç olmasý ve bunu evrensel ölçekte uygulayabiliyor olmasýnda bir süreçler var. Yani, Fransýz Devriminin sonrasý vahþi kapitalizm var. Doðu bloðu parçalanmasý sonrasý sermayenin Ben insan için niye bedel ödeyeyim, arayýþý var ve buna yönelik çözüm üretiþmesi var. Hata o boyutlara vardý ki, sermayenin asýl kazancý sanal, yani ekonomi, gerçek ya da reel ekonomide deðil. Borsa'da bir tür kumar çarký içinde biz demiyoruz, Soros diyor yani, bu kendisinin de günlük en büyük pay serbest dolaþan parasýný 1/ veya 2 vergilendirilse dünya ölçeðinde aç insan kalmayacak. Saðlýktan yararlanamayan insan kalmayacak, iþte doðumda ölen çocuk olmayacak falan. Þimdi bu çarkýn insana iliþkin denetimlerin olmadýðý, kendiliðinden geliþen ve insanýn canýný çok acýtan süreçleri var. Ýnsana iliþkin o dönemde, o konjonktürde karþý dengelerin oluþmasý süreçleri var. Çok açýlardan sonra oluyor. Yani, birinci dünya savaþý sonrasý, Birleþmiþ Milletler yine uluslararasý bir örgütlenme. Kiþisel kaným yani, refleksim o. Doðu bloðu parçalanmasý sonrasý yani, ideolojilerin yok edilmesi sonrasý süreçte; sermayenin sýnýrsýz kuralsýz kazanmasýna karþý, insana iliþkin denetim çarklarý iþlemedi ve refleksler tamamen 145
98 bunda oldu. Ben orada iþte dinler olarak açýklanan olayýn aslýnda bir maske olduðunu düþünüyorum. O maskenin bir boyutu var. Batý'nýn zenginliði ve geliþmiþliði, Hýristiyanlýktan deðil. Hýristiyanlýðý aþmasýndan, aydýnlanmanýn, bilimin ve tekniðin, dinin üstünde güç oluþmasýndan kaynaklanýyor. Ama þimdi, bu kültürler çatýþmasýnda kullandýðý araç yine ilkel bir dine sýðýnma. Yani, Bush'un bir tarikat üyesi olmasý, bu bilimsel-teknolojik devrim çaðýnda, aydýnlanma çaðýnda nasýl açýklanýr? Demek ki, bilimsel teknik aþamalar, insanýn akýl süzgecinden geçen þeyler, örgütlülüðe yansýmadý. Baþka bir refleks, baþka bir tepkiyle iþliyor ve ilke güdülerle iþliyor ve burada gerçekten tabi sonrasý ne olacakla ilgili bir soru açýyorum ben orada. Yani, þimdi medya savaþlarýna deðinmedim. Çünkü orada silah gücü kadar, para gücü kadar ona göre göreceli olarak çok az parayla insanlarý yönetmek gibi bir güç elde edildi. Neden? Medyanýn teknolojik devrimi sayesinde. Reagan çýkýyor, mecliste diyor ki, Mig'ler mi? Mig bile demiyor. Çünkü Mig olduðunu bilmiyor. Ýstediði bütçeden parayý çýkartýp Nikaruga'da darbe yaptýrýyor. Yani, medya böylesine bir güç. Bana sorarsanýz, o uçaklarýn arka arkaya geliþi bile medya gücünü kullanma. Yani, birinde kameralar gelecek, ikincisinin binayý nasýl kestiði görülecek. Yani, terörü orada kim yaptý biliyoruz ama Amerika kendisi yaptý diyene kadar çeþitli savlar var. Kim yaptýysa ama medyayý çok iyi kullandý. Elbette karþý refleks olarak bugün CNN'in Amerika'nýn medyasý gibi, Araplarýn birkaç kanalý var. Bir tanesi, El-Cezire baþta olmak üzere ve istediði gibi hareket edemiyor Amerika. Ama bu medya gücünün, yanýltýcý kullanýlmasý, bu büyük silahýn insana aykýrý kullanýlmasý olgusunu ortadan kaldýrmýyor. Baþka güç oluþuyor, mesela hiç görmediðimiz bir þey. Bir yerli malý kampanyasýndan söz ettim Amerika'da. Onun bir sonucunu Japonya'da bilmiyorum, biliyor musunuz? Japonya'da bugün nüfus artýþý 1'e inmiþ. Bire inmiþ çünkü, Japon toplumu ikinci çocuðu kaldýrabilecek konumda deðil, ekonomik ve sosyal bütün bu zenginliðine raðmen. Yani, tezin ihracata dayalý, ekonomiyle geliþme olayý donmuþ. Korkunç bir iþsizlik ve durgunluk var buna raðmen. O zaman Japonya'nýn arayýþý bizi nereye götürecek? Ama þöyle bir þeye inanmak, insanlýk kendini yok etmeyecekse, doða kendini yok etmeyecekse, bu acýlardan sonra, bu aðýr bedellerden sonra insana ait kavramlarý öne çýkaracak örgütlülükleri ve arayýþlarýn öne çýkmasý. Ve ittifaklarýn oluþmasý. Onun için ben önemli görüyorum Amerika'dakiyle Türkiye'dekinin, Irak'takinin buluþmasýný önemli görüyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Teþekkür ediyorum. Son 3 arkadaþa söz veriyorum. Son 3 kiþi. Bir, iki, üç, buyurun. Artý, peki 4 olsun. GÜRKAN - Teþekkür ederim. Onur GÜRKAN. Ben konuþmacý arkadaþlarýmýza teþekkür ediyorum. Savaþ, globalleþme, kapitalizm, emperyalizm vs. konularýnda gerçekten bizim beynimizde fýrtýnalar yarattýlar. Kendi, kendimize sorular sormamýza neden oldular. Bazý konuþmalarýn satýr aralarýnda güzel açýklamalar vardý. Ben þahsým 146
99 adýma çok da bilgi daðarcýðýma da bir þeyler ekledim. Bu nedenle kendilerine gerçekten teþekkür ediyorum. Ama ben olayý böylesine, bir sorum olacak, küçücük bir sorum olacak. Buradan olaya global bakmayacaðým. Bir arkadaþýmýz hanginiz olduðunu tam bilemiyorum ama dünyada savaþ gerekçelerinden bir tanesi de, insaný özgürleþtirmeyi gerekçe olarak gösterip savaþa baþlatmak, þeklinde idi. Bizim toplumumuzun da, þöylesine güzel soru o arkadaþýmýza deðil. Soru bambaþka bir yere. Daha doðrusu herkese, bizim Türk toplumu olarak ta insaný özgürleþtirme konusunda ben savaþ, barýþ falan onlardan söz etmeyeceðim. Ýnsaný özgürleþtirme konusunda bir eðitim deneyimi vardýr. Bir Köy Enstitüleri deneyimi vardýr ve bu belirli güçler tarafýndan yok edilmiþtir. Köy Enstitüsü düþüncesini, daha doðrusu insaný özgürleþtirme düþüncesidir bu. Acaba, bunun yeni baþtan gündeme getirilebilmesi, gündeme alýnabilmesi mümkün müdür? Ve deðil midir? Sizlerin olaya baktýðýnýz açýdan, buna baksak Türkiye'de acaba bunu saðlayabilir miyiz? Belki de o zaman Þenol arkadaþýmýzýn sorusuna da yanýt olurdu. Belki de o zaman oraya ceviz dikilirdi, kestane dikilirdi vs. olurdu. Ben teþekkür ediyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Teþekkürler. Sizinle baþlayalým buyurun. ÞENGÜL - Yani, aslýnda bütün benim konuþmamda þöyle bir þey vardý. Tümüyle þöyle bir þeye vurgu yapmak istedim. Aslýnda bu tür savaþlar, hegemonya projeleri ve de buna karþýlýk, karþý hegemonya projeleri aslýnda belli bir düþünme sürecini gerektirir. Ergun Hocam aslýnda çok önemli bir noktaya deðindi. Yani, biz bir süredir aslýnda düþünme araçlarýmýz, düþünmüyor deðiliz ama düþünme araçlarýmýz önemli ölçüde elimizden alýnýyor. Yani, günlük yaþýyoruz. Þimdi burada tabi Köy Enstitüleri meselesinin düþündürmesi gereken þey aslýnda bu toplumun bütün bu süreç karþýsýnda ne tür bir tepki vereceðine iliþkin. Yani, burada tabi bütün tepki gelip sonunda siyasette týkanýyor. Yani, 1 milyar mý alacaksýnýz, 3 milyar mý? Yoksa Kuzey Irak'ta bir þeyler olacak da Türkiye seyirci mi kalacak? Bu tür daha þu ana ait süreçler üzerinden düþünüyor ama burada bütün mesele daha uzun vadeli Türkiye'nin eðer böyle bir takým projeler varsa, yani bu projelerden bir tanesini ben anlatmaya çalýþtým, burada. Yani, bu bir maskedir, deðildir. Katýlýyorum yani, çok büyük bir oranda bir baþka tür süreçleri gizlemeye yönelik bir sunum biçimi ama burada bu tür projeler var ise bunlarýn karþýsýnda uzun, yani Hunttington, Fukuyama nasýl düþünüyorsa, burada Türkiye'de sýradan insanlarýn, düþünenlerin de bu tür uzun vadeli bir takým projeler geliþtirmesi gerekir. Ama yani, bunlar Türkiye'de de yapýlmýyor deðil. Bir örnek vereyim. Baðýmsýz Sosyal Bilimciler diye bir þey çýktý ortaya, insanlar dediler ki, Biz, bize verilmiþ koþullarýn dýþýnda da düþünmek istiyoruz. IMF, Dünya Bankasý vs. modellerin dýþýna çýkýp, bu dýþ borç, iç borç tuzaðýnýn dýþýna çýkabilir miyiz?. Hakaretler yaðdý, boy boy Televole iktisatçýlarýndan, baþka bir takým odaklardan, medyanýn her yönünden 147
100 hakaretler yaðdý. Çaðdýþýlýkla suçladýlar, dünyayý anlamamakla suçladýlar, bugünün gerçeklerine ayak uyduramayýp, Türkiye'yi tarihin karanlýðýna gömmekten bahsettiler. Türkiye'yi Orta Doðu'ya itmekten bahsettiler vs. Yani, siz þimdi þeye hazýr olun o yüzden. Köy Enstitüleri dediðinizde, yani, hala 1930'larda, 40'larda, 50'lerde eleþtirisine hazýr olmak gerekiyor. Ama bence aslýnda her toplum kendi kültürel geliþmesini saðladýðý potansiyelleri de düþünerek yeni bir dünya oluþacaksa bunun için düþünmesi gerekiyor ve bu düþünce yaratýrsa özgür bir Türkiye, özgür dünya yaratacak. Dolayýsýyla bu entellektüel, kültürel birikime Türkiye sahip, bu tür insanlara da sahip ama önemli olan bu tür düþünme ve önüne konan, her þeyden önce bir böyle korku þeyini tarihin çöplüðüne, karanlýðýnda orta çaðýna, ya da Orta Doðuya itilme fobisinden kurtulup, özgürce düþünebilmemiz, tartýþabilmemiz lazým. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Teþekkür ediyorum. Buyurun. Sorularýn da yanýtlarýn da kýsa olmasý gereken bir döneme girdik. KULEYÝN - Evet çok kýsa, Metin KULEYÝN. Þimdi savaþ için söylenen belki de en doðru söz, Savaþýn galibi yoktur. sözüdür. Þimdi çünkü, her iki taraftan da binlerce insan yok ediliyor. Þimdi bunun yanýnda Irak'taki savaþta bir kültür varlýklarý da yok ediliyor. Dolayýsýyla oradaki tarih ortadan kaldýrýlmaya çalýþýlýyor. Böyle bir savaþta, þimdi baþtaki söze paralel olarak; savaþýn galibi gibi görünen muhtemel iþte ABD olursa, þimdi buradaki Irak'ýn imarý için bu iþe de Amerika Birleþik Devletleri soyunacak muhtemel. Ben þimdi sorumu gazeteci olmasý dolayýsýyla Þükran SONER Hanýma sormak istiyorum. Muhtemelen daha büyük bir kitleye hitap ediyordur. Þimdi böyle bir iþe soyunmamasý için acaba, bizim buna karþý bir gücümüz olabilir mi? Yahut da bunu oluþturabilir miyiz? Yani, ABD emperyalizminin böyle bir þeye soyunmamasý için karþý bir duruþ sergileyebilir miyiz? Diye bir soru sorsam. Teþekkür ederim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Teþekkürler. SONER - Karþý duruþlar zaten her yerde var ama yeterince caydýrýcý olabilir miyiz? Önemli, tarihin akýþýný bu insana aykýrý düzeni düzeltmek üzere, insandan yana düzeltmek üzere caydýrýcý olabilir miyiz? Arayýþýn bu eksende olmasý gerekiyor ve bu eksendeki arayýþýnda Amerika'dan Irak'a, Türkiye'ye dünyanýn her yerine, her ülkesini insanlarýn ve örgütlerin ittifakýný gerekli kýlýyor. Þimdi bir örnek kendi mesleðimden vermek istiyorum. Dedi ki, iþte Amerika bu kadar büyük medya silahýný kullanýyor ama bir El-Cezire ve diðerleri, Amerika'nýn elini kolunu baðlýyor. Þimdi El-Cezire ve diðerlerinin Amerika'nýn elini kolunu baðlýyabiliyor olmasý. Bu medya gücünün keþfedilmiþ olmasý, medyayý insandan yana yaygýn bir þekilde dünya ölçeðinde kullanma olanaklarýna kavuþamazsak, örgütlülük ve bilinçlilik olarak. Bu aþamada iþe 148
101 yarar ama sürekli iþe yaramaz bu. Acaba bu güne kadar aklý, aydýnlanmayý dininde sorgulamamýþ bu kadar büyük bir Ýslami kitle, yani, bu Uygarlýklar Çatýþmasýnda baz edilen kitle, bu olaydan baz alýp, bu kadar da büyük para kaynaklarýna, petrolden ötürü sahipken, bunu, sadece tüketimde ve iþte krallarýnýn zenginliðinde, ihtiþamýnda görüyorsunuz, bombalanan yerlerdeki lükslüðü bir de, mermerleri, falaný sorgulayýp, aydýnlanmaya geçecek mi? Ýnsandan yana bir arayýþa geçebilecek mi? Dengeler hangi ittifaklarýn, hangi ne ölçüde güçlü olduðuna baðlý olarak geliþecek. Kesinlikle bir deðiþim olacaðýna inanýyorum. Bu tartýþmasýz olacak ama bu çizgi sermayenin kendi yani, bu evrensel sömürü düzeninin kendi çýkmazlarý için çözüm üretmesi yani, bu sermayenin deyimiyle Clinton'un deðimiyle, Clinton'un kullandýðý sosyal kapital çizgisinde yani, bilgisayar alacak ve bilgisayar kullanacak insanlar yaratmak ama ötesine aldýrmamak, gerisi ölürse ölsün ölçeðinde mi olacak? Yoksa insanlar, bütün dünyadaki insanlar, insanca yaþayacak arayýþý ölçülerinde mi olacak? Ýttifaklardaki dengeler nasýl kurulacak? Bu hepimize baðlý. Herkesin kendi bulunduðu noktada ne kadar etkin örgütlenebileceðine baðlý bir þey ve dünya dengelerinde ne kadar bu rollerin deðiþebileceðine baðlý. Yani, þimdi Almanya ile Fransa silahlanarak Amerika'nýn karþýsýnda güç oluþturacaksa zaten yeni bir Amerika olacak. Yani, insandan yana kaygýlarla olmayacaksa. Bildiðimiz Avrupa Birliðinin o hani demokrasi standartlarý falan, gidecek. Çünkü, hele 11 Eylülden sonra Amerika'nýn hiçbir demokrasi standardý kalmadý. Hiçbir insani kaygýsý kalmadý. Ýlkel ve vahþileþti. Amerika kendi içinde ve insanýndan yana dönüþümü ne kadar yaþayacak? Ne kadarýný biz dünya ölçeðinde bu bütün güçlere belirli olabileceðiz. Doðrusu sonrasýný kestirmede çok zor tabi hocamýzýn açtýðý sorulara baðlý bir þey. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Evet, mikrofonu arkadaki arkadaþa lütfen. Bu arada Avrupa Ordusunun kurulma sürecini yaþýyoruz. Avrupa Polis Gücü oluþuyor. Internet aðýyla Avrupa vatandaþlýðýnýn temelleri atýlýyor. Yani, bir monopol oluþuyor her þeyi ile. Alman yayýnlarýný izlersek, özür dilerim ben araya girdim, mikrofon gidinceye kadar diye. Þunun ile övünüyorlar. Almanya þimdi askerini dünyanýn silahlý çatýþma noktalarýna göndermiþ vaziyette, diye övünüyorlar. HASAN TAHSÝN ÝYÝOÐLU - Öncelikle Elkatmýþ Hocamýn dediði, yani birkaç yorum katacaktým ama süremiz az olunca bunlarý soruya çevirdim. Ýki küçük soru. Ben Þükran Hanýma sormak istiyorum. Elkatmýþ Hoca özellikle Doðu Bloðunun yýkýlýþýndan sonra veya sosyalizmin çözülüþünden sonra dünyada savaþ beklentisinde kendisinde en azýndan, savaþ beklentisinin azaldýðý, artýk savaþlarýn olmayacaðý çýkartýmýný yaptý. Bu beklenti sizce doðru muydu? Bir ikinci soru da, burada iþte mühendisler toplanmýþ ama mühendis olmanýn ya da doktor olmanýn ya da iþte siyaset bilimci olmaktan daha önemlisinin aydýnlýk olduðunu düþünüyorum. Hepimiz okumuþ insanlarýnýz. Okumuþ 149
102 insanlar aydýn veya aydýn adaylarýdýr. Aydýn ve aydýn adaylarý da çevresine, ülkesine ve özellikle emekçi halka karþý sorumlu insanlardýr. Bu baþlýktan yola çýkarak bir aydýn olarak; kapitalizmin artýk saldýrganlýkta sýnýr tanýmadýðý, onursuzluðun hüküm sürdüðü coðrafyada, savaþa hayýr demenin yanýnda baþka mücadele baþlýklarý neler olabilir? Teþekkür ederim. SONER - Þimdi çok yanlýþ bir tezdi o zaten, küreselleþme ideolojisi, yeni dünya düzeni dedikleri ideolojinin dünyaya pompaladýðý bir düþünce yapýsýydý o. Oysa bizim görmemiz gereken insana ne olduðuydu? Örneðin sanat bunu bizden çok önce. Kurgu bilim filmleri vardý, görmüþsünüzdür bazýlarýný çok az insanýn çok özel koþullarda, iþte anormal geliþmiþ teknolojide düðmelerle, haplarla beslendiði bir dünya. Ama onun dýþýnda kitleler ama onlar insan olma niteliklerini yitirmiþler. Beyinleri dumura uðramýþ kullanýlmadýklarý için. Ýlkel hayvan refleksleri gösteriyorlar. Böyle bir dünyaya gidiþ varken, savaþlarýn olmayacaðýný, insanlarýn acý çekmeyeceðini var saymak olanaksýzdý. Zaten terslik oradaydý. Yani, egemen ideoloji, medyatik bombardýmanýyla bizi, 80'lerden özellikle etkin olmak üzere. Belli þablonlarla ki, ben yine bir Amerikalýnýn aðzýndan söylüyorum. Neoliberalizmin bütün tezleri insanla, ekonomiyle, bilimsel gerçeklerle, doðrularla hiç iliþkisi yok, diyor. Dün söylüyordu bunu, Amerika'nýn önemli enstitüsünün araþtýrmasýnýn baþýndaki insan. Týpký ilkel dinlerin tanrýlara ve kurallara tapýnma ve beyin süzgecinden, aydýnlanma, mantýktan sorgulamadan geçirmeyerek tartýþmamasý gibi. Neo liberalizm tezleri medyatik yönlendirmeyle yýllardýr, hiç tartýþýlmadý. Oysa özelleþtirme, bir tek örnek veriyorum. Bütün ülkeleri batýrdý, Amerika'yý da batýrdý. Çünkü, özelleþtirme ideolojik dayatýldýðýnda sosyal devletten vazgeçme aracýydý. Ýnsanlarý yoksullaþtýrma ve insana yönelik üretim anlayýþýndan vazgeçmek, kamu erkini ortadan kaldýrma aracýydý. Bunu birileri söylemeye çalýþtý. Bizde de, dünyada da ama þimdi bugün bilimsel veriler olarak karþýmýzda var. Yani, özetle þunu söylemek istiyorum. Medya gücü ile çok uzunca, sadece çok az tekelin insaný yok sayan çýkarlarý bilimsel mutlak doðrular gibi tek ideoloji olarak insanlara dayatýldý. Bunun acýmasýz vahþi sonuçlarýný insan yaþamýnda gördük ama algýlamadýk. Çünkü, zoom lar Afrika'ya deðil Amerika'daki yaþama yönlendi. Hepimiz büyük Amerika'nýn, büyük bireylerin mutlu, Amerikan vatandaþý için söylüyorum. Bugün Amerikan vatandaþý için öncelik ne biliyor musunuz? Yine, bilimsel olarak önceliði, saðlýk hizmeti deðil. Karnýný doyurmak. Amerikan vatandaþýnýn çoðunluðu için. Saðlýk hizmetinden yararlanamýyorlar. Ama biz filmlerde, sinemada bombardýmanda iþte týbbi mucizeleri yaratan Amerika olarak gördük onu. Ama aslýnda doktorun, týp yeminini yok sayarak para için insaný ameliyat ettiði, ilacýn sadece parasý olana verildiði, kitlelerin tedavi edilmediði bir acýmasýz çarký algýlamadýk. Þimdi, savaþý bombalarla görünce, karþý görüntülerle de algýlýyoruz. 150
103 Çünkü, bu düzenin kendini besleme odaklarýndaki bütün ideoloji tezlerinin yýkýldýðý bir süreci yaþýyoruz. Ama yeniden yapýlanma insandan yana mý olacak? Yoksa sadece krizinden atlayýp yeni krizleri gelene kadar yeni frenler mi bulacak? Hocamýzýn sorularýnýn yanýtlarýný aramamýz gerekiyor. Oraya geliyor, onun yanýtýný, bütün her alandaki sorgulamalarla verebiliriz, her alanda savaþým yaparak verebiliriz. Herkes için ve her örgütlenme için çok büyük sorumluluklarýn olduðu bir süreçten geçiyoruz. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ederim. Son sözden bir önce, çünkü son söz benim olacak. Merak etmeyin bir yarým saatlik konuþma yapacaðým, fazla uzun deðil. Buyurun, mikrofon. KASAP - Orhan KASAP. Ben 45 dakika konuþayým, Sayýn Baþkan o zaman. Ben sorumdan önce bir ufak tespit yapacaðým, izninizle. Onur Hocamýn söylediði Köy Enstitülerinin kapatýlmasý düþüncesi veya kapatanlarýn düþüncesi, özgür olarak üreten bireylerin ürememesini saðlamak içindi. Her halde Þenol Hocamýn söylediði tarihlerde Köy Enstitülerinin kapandýðý tarihlerden sonraya rastlýyor ki, Amerika'nýn süt tozu yardýmlarýyla yetiþen memurlarýmýzýn ülkede ceviz yerine çam diktiði bir tarih olsa gerek. Bu tespitimdi. Sorumsa, biz hata hesabý yapan bir meslek grubuyuz. Dolayýsýyla toplantýmýzda bilimsel her ne kadar güncel þeyleri de sizin sayenizde güzel, güzel konuþuyoruz da fakat Þengül Hocam da söyledi. 77 kanalýn belki 70 tanesinde bir çok akademisyen çýkýyor, ben de çok ciddi bularak dinliyorum vakit buldukça ve bunlarýn içerisinde ekonomistler, siyaset bilimciler var, toplum bilimciler var ve gözümüze baka baka son güncel olaylarý yalan söylüyor. Bu insanlar bilim adamýysa, bunlarý hangi sentezlerden yola çýkarak söylüyorlar? Bunun sonucunda bir çýkar iliþkisi var mý? Öncelikle sorum TÜRKCAN Hocama. Biz mühendislerin onur kurullarý var. Buralarda bazý mesleki etiðe yanlýþ davranan insanlarý iyi kötü kendi içimizde yargýlarýz tüzüðümüzün elverdiðince. Akademisyenlerin böyle bir kurulu yok mu? Sayýn TÜRKCAN Hocam, belki Þükran Hanýma da buna ilaveten. Çünkü medya ile ilintili olduðu için bu hepimizin de bildiði gibi medyanýn ekonomik iliþkilerinden dolayý, yani öyle düþünmek istiyorum, belki akademisyenlerin bir kýsmýný tuzaða düþürüyorlar. O tarafý nasýl iþliyor? Siz de o tarafý özetlerseniz. Teþekkürler. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Teþekkür ederiz. Hocam buyurun. TÜRKCAN - Þimdi teorik olarak var. YÖK'de böyle bir kurul var. Yani, baþka birinden bir þey çaldýðý belirlenir yahut da ihbar olursa o makine çalýþýr. Bir de Türkiye Bilimler Akademisi'nin böyle bir etik kurulu vardýr. O etik kurulda da daha çok maddi delillere dayanýlýr. Yani, ben bir makale yazýyorum. Baþkasýndan onu almýþým ya da dip not vermemiþim vs. vs. onu sahibi ya da baþka birisi þey yapabilir. Tahrif etmiþimdir 151
104 vesaire. Ama televizyonda kalkýp da eðer böyle bilim adýna baþka bir þeyler söylüyorsa onun yorumu yok. Devletin bölünmez bütünlüðü falan olursa o zaman savcýlar giriyor. O ayrý bir þey. O bilimsel oluyor. Ama, yani genelde bütün dünyada da uygulama budur. Yok yani, iþte bu kurullar var. Birde üniversitelerin kendi içinde denetleme mekanizmalarý vardýr. SONER - Yükselen deðerler herkesi kirletti. En kirlenmediðini zanneden insaný bile kirletti. Doktor iþte bir küsur milyarlýk seans için tedavide yanýt vermeyen hastaya, kemoterapi uyguluyorsa, nasýl olsa parasýný sigorta ödüyor deyip. Hastanýn yaþam standardýný, kalitesini ve ömrünü kýsaltýyorsa. Bu kadar kirlenmiþse, medyada da biz Amerika'ya iþte tezkereye evet diyelim ve para alalým diyecek. Sermaye de en son TÜSÝAD'ýn açýklamasýnda olduðu gibi. Amerika'nýn yanýnda yer almayan hükümet, meclis kahrolsun kirlenme noktasýna geliriz. Herkes, bu kirlenmeden payýný alýyor ve asýl olan bu kirliliðe karþý insaný eksen yapacak duyarlýlýklarý yeniden yaratmak. Çünkü, bu dünyayý yok ediyor bu kirlilik. Bu kirlilikte insan ekseni yok. Yaþamýn hiçbir alanýnda yok. Onun içinde bugün hiçbir insani deðer çoðunluk tarafýndan çok benimsendi, bakýn bütün dünyada bir savaþ karþýtý hareketler var. Ama iktidarlarýn reflekslerinde kilit noktalardaki aydýnýn, bilim insanýnýn refleksinde çýkarlar var. Çýkarlara boyun eðmeyen düzenin dýþýna atýlýyor. Medyadaki tipik ölçüyü de þöyle söyleyeyim. 12 Eylül sonrasý ilk yýldýz gazeteci transferini yapan patron çok büyük para verdiðinde, bu parayý niye verdiðini kendisine bir iþ adamý arkadaþý sorduðunda verdiði yanýt; Ben onun gazeteciliðine deðil, Evren'le olan iliþkilerine verdim. O deðerlerin, o süzgeçten geçen, bilgilerle olaylarý algýlar ve görür oluruz. Zaten sorun da burada. Yani, yeni dünya sömürü düzeninin bu kadar acýmasýz, vahþi olmasýnýn nedeni de bu. PANEL YÖNETÝCÝSÝ - Deðerli dostlar 3 saatlik bir maratonun sonuna geldik. Burada hepimiz konuþtuk, her söz, her deyiþ biz dahil, tartýþmacýlar dahil kafamýzda yeniden düþünmenin temellerini attý. Bizi motive etti, bizi heyecanlandýrdý. Özellikle Ergun Hocamýn Düþman kavi, talih zebun, demeyelim. Düþmanýn zaaflarýna da bakalým. Ve yalnýz yakýnmayalým, üretelim. Düþünce üretelim, araçlar üretelim deyiþi beni besleyen bir düþünce. Tümüyle katýlýyorum. Simgesel bir þey anlatmak istiyorum. Düþmanýn bir ölüm piramidi oluþturmaya baþladýðýný söylemek istiyorum. Bu ölüm piramidi anlatýmýný ben Polonya'da Auschwitz kampýnda dinledim. Auschwitz Kampýnda gaz odalarý var. Ýnsanlarý üzerinde duþ yazýlý odalara görüyorlar. Sizi duþlara götürüyoruz diye ve orada insanlarý kapattýktan sonra su yerine gaz veriyorlar ve insanlarý öldürüyorlar. Kapý açýldýðýnda görülen manzara bir piramit. En güçlünün en üstte olduðu bir insan piramidi. Zannediyorum kapitalizm ve emperyalizm bir ölüm üçgeni oluþturuyor þu anda ve tepesinde George W. Bush var. Biz bu simgesel anlatýmla, Türkiye'de de dünyada da insanca bir düzeni ve barýþý mutlaka 152
105 gerçekleþtireceðiz. Þu salondaki bizler öyle bir kavganýn, mücadelenin parçasý olacaðýz ve bu yola giden düþüncenin, yeni araçlarýn üreticisi olacaðýz. Tekrar Harita ve Kadastro na çok çok teþekkürler. Hepinizi saygýyla selamlýyoruz, teþekkür ediyoruz. 153
106 154
107 Sekizinci Oturum (02 Nisan 2003, Çarþamba) Coðrafi Bilgi Sistemi (CBS) 2 Oturum Yöneticisi Prof. Dr. Ferruh YILDIZ Arazi ve Çiftçi Kayýt Sistemi ( N. ÞAHÝN, R.R. ÖZLÜ) Milli Emlak Otomasyon Projesi kapsamýnda e-devlet (A.ERMÝÞ, S.ÞAHÝN) 155
108 156
109 157
110 158
111 159
112 160
113 161
114 162
115 163
116 164
117 Deneyimler, Kazanýmlar KAMUDA ÖRNEK BÝR OTOMASYON PROJESÝ MEOP Ahmet ERMÝÞ (Nisan 2003) Ankara doðumlu olan Ahmet ERMÝÞ, ODTÜ Ýstatistik Bölümü mezunudur. Halen Maliye Bakanlýðý Milli Emlak Genel Müdürlüðünde Daire Baþkaný olarak görev yapmaktadýr. I - GÝRÝÞ Bir ülkenin geliþmiþlik düzeyi geçmiþte demir-çelik üretimi, daha sonralarý enerji üretimi ile ölçülürken, günümüzde; elde edilen, iþlenen, iletilen,saklanan bilgi miktarý ve buna paralel bilgisayar kullanýmý ile ölçülmeye baþlanmýþtýr. Bilim adamlarý, bu gerçeði ispatlayacak bir þekilde yakýn gelecekte (10-15 yýlda) adýna bilgi ekonomisi (information economy) diyebileceðimiz yeni bir ekonomik faaliyet alanýnýn yaratýlacaðýný kar ve piyasa deðerlerinin %70-80'inin bilgiyle ilgili, bilginin etrafýnda yürütülen faaliyetlerden elde edileceðini söylemektedirler. Ýletiþim uzmanlarý, çaðýmýzda tek bir günde, dünya üzerinde transfer edilen veri miktarýnýn 19. Yüzyýlda insanlýðýn sahip olduðu toplam bilgi birikiminden daha fazla olduðunu söylüyorlar. Bilgi çaðý tüm toplumsal yaþamý 'yeniden yapýlanmaya' zorlamaktadýr. Fakat bu her deðiþim, dönüþüm gibi kolay olmamakta, bir çok sancý yaþanmaktadýr. 1995'te Standish Group tarafýndan yapýlan bir araþtýrmaya göre, dünyada bilgi iþlem projelerinin %53'ü baþarýsýz, %31'i kabul edilmemiþ ve sadece %16'sýnýn baþarýlý olduðu tespit edilmiþtir. Ayrýca tahmin edilen zamanýn ortalama %222 üstüne çýkýldýðý da tespit edilmiþtir. Yani 5 yýlda bitecek proje 11 yýlda tamamlanmýþtýr. 165
118 Ülkemizde bu tip projelerde baþarý yüzdesi yok denebilecek kadar azdýr. Kamuda irili, ufaklý 500'e yakýn bilgi iþlem projesi yürütülmektedir yýldan beri yürütülen bu projelerden istenilen sonuç alýnamamýþtýr. Ülkemizin önündeki en önemli sorunlardan birisi de devletin küçültülmesi ve daha ekonomik bir yapýya kavuþturulmasýdýr. Bilgi aðýnýn kullanýcýsý devletler, kurumlar, daha az kiþi ile daha çok iþi daha kýsa sürede yapabileceklerdir. Bilgi ve iletiþim teknolojileri ayný anda bütün dünyayý hýzla etkisi altýna almaktadýr. Bu olanak bilgi çaðýna girerken ülkemizin önüne önemli bir fýrsat sunmuþtur. Bu fýrsat olumlu deðerlendirildiði takdirde Türkiye önümüzdeki yüzyýlda çaðý yakalamýþ sayýlý ülkeler arasýnda yer alabilir. II - BAÞLANGIÇ Bilindiði gibi Milli Emlak Genel Müdürlüðü Bilgi Ýþlem Merkezi 1996 yýlýnýn ortasýnda fiilen oluþturulmuþ olmasýna raðmen Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP) çalýþmalarýna 1995 yýlýnda baþlanýlmýþtýr. MEOP Bakanlýðýmýz bünyesinde ve belki de kamuda en yeni otomasyon projesidir. Proje çalýþmalarý baþladýðýnda, Maliye Bakanlýðý bünyesinde Milli Emlak Genel Müdürlüðü bilgisayarlaþma ve bilgi iþlem yatýrýmlarý anlamýnda en geri kalmýþ bir birimdi. Bu durumda projeyi baþlatabilmek için gerekli olan; öncelikli 5 ihtiyacýn gerçekleþtirilmesi gerekiyordu. Bunlar; eleman, sistem analiz ve tasarýmý, finans, fiziksel olarak yerleþim alaný, proje yönetimi. Bu unsurlar bütün bilgi iþlem projeleri için problem teþkil etmiþtir. Ýþe baþlayabilmek; özellikle ve öncelikle sistem analiz ve tasarým çalýþmasýný baþlatabilmek için en kýsa sürede nitelikli elemana ihtiyaç vardý fakat içinde bulunulan koþullarda bu mümkün deðildi. Bir yerden iþe baþlanmalýydý yýlýndaki tabloyu gözümüzde canlandýralým: 2 tane zar zor alýnmýþ PC, havasýz bir odaya kapanmýþ 3-4 memur, sürekli toplantý halinde, bir þeyler yazýlýp çiziliyor, arada bir yöneticilere gidip fikir danýþýlýyor, tartýþýlýyor. Bu iþ 6 ay sürdü. 6 ayýn sonuna doðru gittikçe yoðunlaþan bir eleþtiri. 'Ne yapýyor bunlar? Böyle bilgisayarcý mý olur?' Hatta PC'de yeni çalýþmaya baþlayan V.H.K.Ý. arkadaþlarý örnek göstererek 'en iyi bilgisayarcý falanca çünkü bilgisayarýn baþýnda çalýþýyor' deniliyordu. Bu örnek, bir projede önceliklerin ne kadar önemli olduðunu anlatmak için verilmiþti. Gerçekten o gün sistem analiz ve tasarým çalýþmasý birinci sorundu. Baþlýca iki nedenle: Birincisi bilgi iþlem projelerinde iþin ilk basamaðý olan sistem analiz ve tasarým çalýþmasý ya hiç yapýlmamakta ya da gerçekçi ve bilimsel olarak yaptýrýlmadan iþe baþlanýlmaktaydý. 166
119 Ýkinci neden ise, Milli Emlak iþlemlerinin bilgisayara nasýl geçirileceði konusunda üst yönetimle yürütülen tartýþmanýn netleþtirilmesi idi. Bu süreçte hedefine kilitlenmiþ, bahane deðil çözüm üreten, sorunlardan yýlmayan, zamana karþý yarýþýn gücüne inanmýþ bir ekip oluþmaya baþlamýþtý. Stratejiler de belirlenmiþti. Peki bunlar nelerdir? A - HER PROJENÝN BÝR VÝZYONU OLMALI Bizim projenin vizyonu ne olacaktý? Büyük düþünüp, büyük baþlanmalýydý. a) Kamuda örnek olabilecek bir atýlým projesi b) Yazýlým ve donanýmda hiçbir kuruma ya da özel þirkete baðýmlý olunmamalý c) Baþlangýç ve bitiþ tarihleri kesin belli olmalý d) Ýleri teknoloji, açýk mimari e) Ülke koþullarý, kamuda çalýþmanýn bilinci ile farklý bir yönetim anlayýþý Günümüzde belirli bir zaman içerisinde kamuda bir proje yönetmenin ve sonuçlandýrmanýn zorluklarý herkes tarafýndan bilinen bir gerçektir. Kamuda yürütülmekte olan otomasyon projelerinde yaþanan bunca olumsuzluk ancak yeni bir atýlýmla aþýlabilirdi. Geleneksel ve katý devlet kademelerindeki bürokratlarýn ve siyasilerin ülkenin sorunlarý için düþünülen çözümlerde enformatik alaný gözardý etmesi, bu alanda ulusal bir politikanýn olmamasý ve bizce daha can sýkýcý olan, bu alanda baþarýlý örnek projelerin oluþmamýþ olmasý, kamu bürokrasisini umutsuzluða itmiþtir. Bu umutsuzluk tablosu aþýlabilir miydi? Kanýmýzca ' EVET '. B - HER PROJENÝN BÝR MÝSYONU OLMALIDIR Bizim projemizin misyonu ne olacaktýr? a. Alternatif bir proje olacaktýr. b. Tüm iþlerini; - Dünya Bankasý - Danýþman Firma - Yerli, yabancý uzman - Özel þirket desteði olmadan kendi özgücüyle gerçekleþtirecektir. c. Kýsa sürede, düþük maliyetli yüksek performansa sahip bir proje olacaktýr. 167
120 Genelde kamuda, özelde Bakanlýðýmýzda 70'li 80'li yýllarda baþlatýlan projelerde çeþitli arayýþlara girilmiþti. Bürokrasi haklý olarak umduðunu bulamamýþtý. Bizim ortaya attýðýmýz vizyon ve misyonumuz çok iddialý, hatta hayal diye nitelendiriliyordu. Üstelik Milli Emlak Genel Müdürlüðü'nde mi bunlarý yapacaksýnýz deniyordu. Diðer projelerde birçok alternatif denenmesine raðmen istenilen ve/veya beklenilen sonuç elde edilememiþti. Her düzeydeki kiþilerden deðiþik fikirler çýkýyordu. Bizim için esas olan da daha iþin baþýnda ülkemizdeki ve dünyadaki deneyimlerden faydalanmak, geçmiþ uygulamalardan ders çýkartmaktý. Bilgi iþlem yatýrýmlarý çok risklidir, ama kumar oynanmaz. Daha iyisi her zaman vardýr. C - HER PROJENÝN BÝR AMACI OLMALIDIR Bizim projenin amacý son derece açýk ve netti. a. Merkez ve taþra teþkilatýnýn tam otomasyonu b. Taþýnmaz mal bilgi bankasýnýn oluþturulmasý c. Ofis otomasyonunun kurulmasý d. Milli Emlak bilgi sistemlerinin oluþturulmasý Mevcut sistemde; standart yok, bilgi yok, eleman yok, iþlemler kiþilere baðlý, çözümler farklý, her bir iþlem çok uzun zaman alýyor vb 'te Genel Müdürlükte yazýþmalarýn yapýldýðý daktilo servisinde yazýlarýn minimum 3-5 ay kuyrukta beklediði düþünülürse durumun vahameti gözler önüne serilir. III - NEREDEN GELDÝK (NELER YAPTIK) Bu bölümde yapýlan çalýþmalarý ve çýkan deneyimleri alt baþlýklar altýnda incelemeden önce bir iki noktaya dikkat çekmek gerekir. Bunlardan birincisi bilgisayar projelerinde önceliklerin çok iyi tespit edilmesi gerekir. Daha ikinci basamakta iken dokuzuncu basamaða çýkmanýz istenirse ve siz direnmezseniz, göstermelik de olsa bir þeyler yapma çabasýna girerseniz, tam o noktada, projenin hangi aþamasýnda olursanýz olun, mutlak anlamda proje baþarýsýzlýkla sonuçlanacaktýr. Ýkinci önemli nokta, projenin bitiþ tarihidir. Aslýnda bilgi iþlem projeleri süreklidir. Buradaki tarih unsuru sizin koyduðunuz hedeflerin gerçekleþmesi ile ilgilidir. Bir üst evre ve yeni bir takým hedefler bir sarmal þeklinde devam eder. Milli Emlak Otomasyon Projesinin baþlangýç ve bitiþ tarihleri bellidir. 31 Aralýk 2003 yýlýnda sistem analiz ve tasarým çalýþmasýnda belirlenen hedeflere ulaþmak bugün için bizim uðraþýmýzdýr. Bilgi iþlem projelerinin ne ölçüde baþarýlý olup olmadýðýnýn tespiti proje bitmeden ortaya çýkmaz. Bu bir süreçtir. Uzun bir süreç. Dolayýsýyla bu süreçte herhangi bir zaman kesitinde yýlgýnlýða düþmemek, umutsuzluða kapýlmamak gerekir. Üst yönetim ve kullanýcýlar acelecidir. Doðru yolda ilerlediðinize eminseniz, sabredeceksiniz. 168
121 1- MEOP Sistem Analiz ve Tasarým Çalýþmasý Özgün Bir Eserdir Kamuda yürütülen bilgi iþlem projelerinde strateji belirlenmesi, planlama, sistem analiz ve tasarým çalýþmasý ya hiç yapýlmamakta, ya da yapýlan çalýþmalar gerçekçi ve bilimsel olarak ele alýnmadan iþe baþlanýlmaktadýr. Bu tip çalýþmalar (örneðin Ýngiltere'de) zorunludur ve SSADM (Yapýsal Sistem Analiz ve Tasarým Metodu) standart olarak kabul edilmiþ olup, yine ulusal bir enstitü tarafýndan, yapýlan çalýþma incelenip onaylandýktan sonra uygulamaya konulur. Ülkemizde bu tip bir uygulama yoktur. Yapýlan çalýþmalar da özel firmalara yaptýrýlmýþ ve kurum bünyesine uygun olmadýðý için rafa kaldýrýlmýþ çalýþmalardýr. Bu çalýþmalarýn da ülkemizde yeterince baþarýlý olamamasýnýn nedenlerinden birisi, ilgili kurumun aktif katýlýmýnýn saðlanamamasýdýr. Mevcut metodolojiler arasýnda en çok kullanýlanlar; Jackson, SADT, SSADM, Yourden adý ile bilinen metodolojilerdir. Son zamanlarda Avrupa Topluluðu EUROMETHOD adýnda yeni bir metodoloji üzerinde çalýþmalar sürdürmektedir. Bugün tüm amaçlar için kullanýlabilecek ideal bir metot yoktur. O nedenle, bizim çalýþmamýzda da birden çok metottan faydalanýlmýþtýr. Bu çalýþma esnasýnda iþinin uzmaný (Daire Baþkaný, Kontrolör, Þube Müdürü, Uzman, Þef) 90 kiþi ile bir dizi toplantý düzenlenmiþ, görüþmeler yapýlmýþtýr. Milli Emlak mevzuatý çok geniþ ve karmaþýktýr. Bugün için yürürlükte bulunan 200'ün üzerinde kanun, bu kanunlara baðlý olarak veya daha önce herhangi bir yasaya dayanmaksýzýn uygulamada düzenleyici olarak çýkarýlan tüzükler, yönetmelikler ve tebliðler milli emlak iþlemlerini ilgilendirmektedir. Milli Emlak'ýn bir iþlem yönergesi yoktur. Buna baðlý olarak uygulamalarda çeþitlilik yaþanmaktadýr. Analiz çalýþmasýnda bütün bunlar 33 alt sistemde incelenmiþtir. Ayrýca analiz çalýþmalarýnda hayati önem taþýyan istatistiksel veriler mevcut deðildi. Çoðu datalar bu çalýþma esnasýnda derlenip toparlanmýþ ve bu çalýþmanýn içinde yer almýþtýr. Bu çalýþmalar kolay olmamýþtýr. Bu büyüklükteki bir projenin sistem analiz ve tasarým çalýþmasý (Dünya Bankasý'nca) kiþilik uzman sistem analist ekibince 1,5-3 milyon $ maliyetle 1,5-2 yýlda gerçekleþtirilmektedir. 'Sil baþtan' olgusunun yaþanmamasý için, her projenin sistem analiz ve tasarým çalýþmasý bilimsel olarak yapýlmalýdýr. Bu anlamda MEOP sistem analiz ve tasarým çalýþmasý; -Kamuda ilk kez -Kendine özgü bir metodoloji ile 169
122 -3 uzman eleman tarafýndan -Sýfýr maliyetle -6 ayda -600 sayfa olarak tamamlanmýþtýr. Burada önemli bir noktaya da deðinmek gerekir. Bizim yaptýðýmýz sistem analizi ve tasarýmý çalýþmasýnýn temel esprisi, mevcut yapýyý olduðu gibi kabul edip bilgisayara aktarmaktý. Bu o günün koþullarýnda doðru bir karardý. Çünkü elimizde analizde kullanacaðýmýz gerçek veriler mevcut deðildi, Milli Emlak ilk kez bilgisayarla tanýþýyordu, daha da önemlisi mevzuatta olmasý gereken deðiþikliklere gücümüz yetmezdi. Halbuki sistem analizi ve tasarýmý tüm teþkilatýn iþlem akýþý anlamýnda da, yeniden yapýlanmasýný gündeme getirmektedir. Tüm dünyada bu iþ bu þekilde anlaþýlmaktadýr. Önümüzdeki dönem gerçek veriler üzerinden bizim de yapmamýz gereken bu olmalýdýr. Bu ayný zamanda Milli Emlak'ýn iþ stratejisi ile Bilgi Ýþlem stratejisinin bütünleþmesini, örtüþmesini beraberinde getirecektir. 2 - Bilgi Ýþlem Merkezinin Kurulmasý a) Yerleþim Sorunu Milli Emlak Bilgi Ýþlem Merkezi'nin yerleþim sorununun çözülmesi amacýyla Genel Müdürlüðümüzde A Katý tahsis edilmiþtir. Tahmin edersiniz ki bir odanýn temininin bile zor olduðu bakanlýk binasýnda bu öyle kolay olmadý. Bu bölüm 1995 yýlý Aralýk ayýnda yapýlan donaným ve yazýlým ihalesi kapsamýnda teþrif ve tanzim edilerek uygun bir çalýþma ortamýna dönüþtürülmüþtür. Ayrýca, 1996 yýlý sonlarýna doðru Milli Emlak iþlemlerine iliþkin uygulama programlarýnýn geliþtirilmesi için Emek Mahallesi'nde 4 katlý bir bina Emek Uygulama Geliþtirme Merkezi olarak düzenlenmiþ ve faaliyete geçirilmiþtir. b) Bilgi Ýþlem Merkezi Nasýl Olmalýdýr? Kamu kurum ve kuruluþlarýnda organizasyon þemalarýný en fazla zorlayan birim Bilgi iþlem merkezleridir. Büyük harcamalarýn yapýldýðý ve sil baþtan olgusunun yaþandýðý bilgi sistemleri projelerinde baþarýsýzlýk nedenlerinin en önemlilerinden biri de BÝM örgütlenmesi ve BÝM anlayýþýndan kaynaklanmaktadýr. MEOP'nde tüm ülkeyi kapsayan büyük projelerden birisidir. Ayný hata ve yanlýþlara düþülmemesi için bazý saptamalarýn yapýlmasý, prensip ve ilkelerin iþin baþýnda tespiti þarttý. Öncelikle üst yönetimlerin bilgi iþlem merkezine bakýþýnýn ve kamu kurumlarýnda bilgi iþlem merkezinin kendi varolan anlayýþýnýn deðiþmesi gerekir. 'Bilgi iþlem birimleri bir hizmet birimidir' anlayýþý artýk dünyada terk edilmeye baþlanmýþtýr. 170
123 Bilgi Ýþlem Merkezleri; herhangi bir kurumun yeniden yapýlanmasýnýn düþünce ve kuramsal anlamda motor gücü, pratikte ise temelini teþkil etmektedir. Günümüzde bilgi iþlem merkezlerinin yönetimin bir parçasý olan yönetsel bir birim mi, yönetsel birimlerin etkin bir biçimde çalýþmasýný ve koordinasyonunu saðlayan bir birim mi olduðu tartýþýlmaktadýr. Kurumlarýn yazýlým ya da donaným edinmekten çok daha öncelikli bir gereksinimi, etkin bir biliþim yönetimi oluþturmaktýr. (Biliþim = Donaným + Yazýlým + Yönetim) Bu; kýsa, orta, uzun bir planlamayý, uygulamayý, sorumluluklarýn görevlendirilmelerini ve eþgüdümle çalýþmalarýný içerir. Çünkü Bilgi Ýþlem Merkezi; ülke çapýnda bilgisayar sistemlerinin istenen performansta aksatýlmadan çalýþtýrýlmasý, database yönetimi, iþletim yönetimi, að yönetimi, uygulama geliþtirme, program bakýmý, hizmet alýmý, bakým onarým, Genel Müdürlük ve taþra teþkilatýnda her düzeydeki bilgisayar kullanýcýsýnýn sorunlarýný çözme vb. birçok faaliyet ve iþlevleri vardýr. Bu faaliyet ve iþlevler statik deðil dinamik bir yapýdadýr ve her birinin diðeri ile organik bir iliþkisi vardýr. Bu anlamda da bu faaliyetlere uygun ve yeni bir anlayýþta bir organizasyona ihtiyaç vardýr. Bu organizasyonda proje liderliði çok önemlidir. Dolayýsýyla da proje liderinin kurumun genel müdürü olmasý zorunludur. Projenin sürekliliði; her hal ve þartta kesintiye uðramamasý, yeniden yapýlanmanýn getirebileceði her türlü direniþe karþý koyabilmek, proje önündeki engelleri aþabilmek ve projenin tanýtýmý proje liderinin sorumluluðundadýr. Proje lideri, proje sorumlusu ile hiçbir ara kademe olmadan direkt baðlantýda olmalýdýr. Proje sorumlusu biliþim yönetiminin en kilit kiþisidir. Baþarý ve baþarýsýzlýk bu kiþinin seçimi ile ilgilidir. Biliþim yönetimi; çaðdaþ yönetim becerisinin yaný sýra bilgisayar uzmanlýðý konusunda da ciddi bir birikim gerektirir. Kamuda bu konuda da pek çok yanlýþ uygulama mevcuttur. BÝM bünyesinde iþ organizasyonunun çok açýk ve net tanýmlanmýþ olmasý, bunlarý yerine getirecek yetenek ve tecrübede teknik ve idari bir kadronun oluþturulmasýnýn yaný sýra; Bilgi Ýþlem Merkezi; - Baðýmsýz - Her türlü etkiden (baskýdan) uzak - Kararlarý uygulatma ve yaptýrým gücüne sahip - Bilgi sistemlerinin standartlarýný koyan 171
124 - Ve bunlarý denetleme fonksiyonuna sahip - Sistemin koordinasyon görevini üstlenen bir yapýda olmalýdýr. 5 kiþilik bir ekiple yola çýkan bilgi iþlem merkezi 3 aþamadan geçerek organizasyon yapýsý 3 yýlda orta boy bir bilgi iþlem merkezi durumuna gelmiþtir. Bu da çok yoðun uðraþlar sonucu olmuþtur. Projenin önünün týkanmamasý ve olasý bürokratik deðiþmelerden projenin hedefinden saptýrýlmamasý için burada anlatýlan anlayýþ ve felsefenin tüm teþkilat tarafýndan kavranmasý da bir zorunluluktur. 3 - Zaman Planý Birçok faaliyetin birbiriyle paralel, ayný anda yürütülmesi, bir iþ yürürken diðerinin beklememesi vb. etkin bir proje zaman yönetimini de bilgi iþlem projelerinin baþarýsý için gerekli kýlmaktadýr. Projenin baþlangýç aþamasýnda (kýsa, orta, uzun vade þeklinde) hedeflerin belirlenip zaman takvimine baðlanmasý yeterli deðildir. Projenin tesadüfi yürüyen bir hale gelmemesi için kýsa,orta,uzun vade þeklinde her birinin 1,5-2 yýlý kapsayan zamanýn da kendi içinde nihai hedefi gözardý etmeksizin mümkün olan en küçük zaman dilimleri þeklinde planlanmasý gerekir. Bu bir defada oluþturulacak bir eylem deðil, tekrar tekrar gözden geçirilecek, yenilenecek bir eylemdir. Burada dikkat edilmesi gerekli nokta; geride iþ býrakmamaktýr. Kamuda istenilen zamanda, istenilen beklentilerin karþýlanmasýnýn güç olduðu herkes tarafýndan bilinmektedir. Bu da çetin bir mücadele gerektirir. Yoksa yapýlan zaman planlarýnýn tamamý kaðýt üzerinde kalýr. MEOP'nin en büyük problemi zamana karþý yarýþtýr. Zaman dilimi olarak projenin 3/4 'ünü geride býraktýðýmýz þu noktada çeþitli nedenlerle projede öngörülen hedeflerde 9-12 aylýk bir gecikmenin söz konusu olduðu bir gerçektir. Bu telafi edilmeye çalýþýlmaktadýr. Ama kamuda dikkat edilmesi gereken bunun bile tek baþýna büyük bir baþarý olduðudur. Artýk ayný kapsam ve büyüklükteki bir proje maksimum 5 yýl gibi bir sürede neticelendirilebilecek düzeye gelinmiþtir. MEOP projesinde uygulanan zaman planýnda hiçbir þey rastlantýya býrakýlmamýþtýr. Kimin, ne zaman, nerede, ne yaptýðý projenin her aþamasýnda önceden bilinmektedir. 172
125 4 - Teknik Þartname ve Ýhale MEOP çerçevesinde kullanýlacak olan biliþim teknolojisinde hedefimiz, dünya normlarýna göre ileri olan teknolojidir. Bunun için de projede, 'gereksinime uygun teknoloji' yerine, teknolojide 'dünyada en yeni ve doðru olan'a eriþebilme çabasý gözetilmiþtir. Biliþim teknolojileri en hýzlý geliþen ve deðiþen teknolojilerdir. Ýþin zorluðu buradadýr. Ýhalelere iliþkin teknik þartnamelerin tümü MÝLE-BÝM tarafýndan hazýrlanmýþtýr. Ýhalelerin tümünde; -Teknik puanlama yapýlmýþ -Açýklýk -Maliyet-Fayda optimizasyonu -Ýleri teknoloji ilkeleri benimsenmiþtir. Bu noktada birkaç kýyaslama yapmakta fayda var. Birincisi son yýldýr yaygýn olarak Dünya Bankasý tarafýndan yürütülmekte olan projelerle, MEOP'nin maliyet açýsýndan kýyaslanmasý. Donaným ve yazýlým büyüklüðü bakýmýndan MEOP'nden 1/3 oranýnda küçük olan projeler, Dünya Bankasý'nca milyon $ civarýnda gerçekleþtirilmeye çalýþýlmaktadýr. Bu, görülen/bilinen maliyet. Daha korkunç olaný proje bitiminde (ki süresinde veya normal biten proje var mý bilmiyorum) iþletim esnasýnda ortaya çýkan maliyet. Ýkincisi 'out sourcing' dýþ kaynak kullanýmý ya da yaklaþýk eski adýyla 'anahtar teslim' projeler. Teknik þartnameyi ve kontrolörlüðü danýþman firmaya yaptýrýp, ihaleye çýkmak. Dýþ kaynak kullanýmýnda temel amaç maliyet düþüþü saðlamak. Gerçekten öyle mi oluyor? Ülkemizde tam tersi. Neden; 1- Bu hizmeti getiren firmanýn (örn. yazýlým) ayný hizmeti çok sayýda müþteriye satmasý halinde maliyetler düþebilir. Kamuya özel yazýlým üretildiði için kýsa vadede bu mümkün gözükmüyor yýlý aþkýn uzun süreli sözleþmeler hazýrlanmasý gerekirken, bizde 2-3 yýlý geçmiyor. 3- Dýþ kaynak kullanýmýndan önce ciddi bir hazýrlýk evresinin yaþanmamasý 4- Hizmet satýn alan kurumun BÝM'nin tasfiyesi gerekirken, bu da bizde tersine iþliyor. 5- Etkili sözleþme yönetimi. Bu da danýþman firmaya býrakýlýyor ya da bu cümleden sadece cezai hükümler anlaþýlýyor vb. 173
126 Üçüncüsü, ileri teknoloji satýn alýnýyor, fakat iþletilemiyor. Örneðin son model PC alýnýp, aptal terminal gibi kullanýlmasý. Sonuç olarak bir deðerlendirme yapabilmek için bizce can alýcý nokta; bilgi teknolojilerinin kamu yönetiminde kullanýlmasý, kamu hizmetlerinin kalitesi, maliyeti, böylesi bir sistemin getireceði dolaysýz ve açýk kamu-birey iliþkileri üzerindeki etkileridir. 5 - Ýnsan Kaynaklarý Projenin sürekliliði, insan kaynaklarýna baðlýdýr. Hizmet sunan bir örgütün en önemli kaynaðý insandýr. Teknoloji sunan bir örgütün en önemli kaynaðý niteliklere sahip insandýr. Biliþimde personel niteliði, nicelikten daha önemlidir. MEOP'nin baþarýsýnda bunun etkin bir rolü vardýr. Son 4 yýlda bu projedeki insan kaynaklarýnýn daðýlýmý aþaðýdaki tabloda gösterilmiþtir Yönetici Ýstatistikçi Mühendis Çözümleyici Programcý Ýþletmen VHKÝ Memur Toplam Bir bilgi iþlemci iki yýldan önce yetiþmez. Kamuda yetiþkin eleman tutmak zordur. Kamuda BÝM personelinin problemleri oldukça fazladýr. Kamuda teknik personelin özlük haklarýna gereken önem verilmemektedir. BÝM projelerinin baþarýsýzlýklarýnýn en önemli nedenlerinden biri de projenin kurum dýþý danýþmanlarca yürütülmesinin olduðu artýk anlaþýlmýþtýr. 6 - Eðitim Projenin en önemli hedeflerinden biri olarak belirlenen eðitim baþlýca 4 bölümde deðerlendirilmiþtir. a- Programcý eðitimi b- Uzmanlýk eðitimi 174
127 c- Ýþletmen ve operatör eðitimi d- Uç kullanýcý eðitimi a - Programcý Eðitimi : 33 programcýya 4 grup halinde toplam 8 ay eðitim verilmiþtir. Bilgi teknolojilerinin 3 ayda bir yenilendiði günümüzde kamuda þartnamelerin içine sýkýþtýrýlmýþ, zar zor koþullarda alýnan eðitim ancak elinizdeki araçlarýn kullanýmý için yeterlidir. Biz deneyimleri aktarmanýn da bir eðitim tarzý olduðunu unutmadan, entelektüel açýdan meraklý, özgürce araþtýrma yapabilen insanlar yetiþtirmeye çalýþtýk. b - Uzmanlýk Eðitimi : Deneyimleri aktarmayý kendi içimizde eðitime dönüþtürdük. Hem mevzuat, hem de teknolojiyi yakalama konusunda kendi kendini yenileme yetisine sahip olduk. Kamuda en büyük tehlikelerden bir tanesi de, zaman içinde elemanlarýnýzýn niteliðini yitirmesidir. Uzmanlýk eðitiminden beklenen; tek baþýna il çalýþmasýna gittiðinde karþýlaþtýðý problemleri çözebilen, projenin gerektirdiði her iþten anlayan, ama kendi uzmanlýk alanýnda bir adým önde ve bütün bunlar dýþýnda en önemlisi diðer insanlarla bir ekip halinde çalýþabilen insanlar yetiþtirebilmektir. c - Ýþletmen ve Operatör Eðitimi : Her bir ilde ve ilçede kurulacak olan bir sistemin kesintisiz çalýþtýrýlabilmesi yerinde idare ile mümkündür. Bunun için sistemin kurulduðu her yerde çalýþanlar arasýnda seçtiðiniz kiþilere uç kullanýcý eðitiminin yanýsýra sistem odasýnda karþýlaþtýðý sorunlarý çözebileceði veya merkeze aktarabileceði düzeyde iþletmen eðitimi verilmektedir. d - Uç Kullanýcý Eðitimi : Projeye baþladýðýmýzda ''Milli Emlak Genel Müdürlüðü merkez ve taþra teþkilatýnda bilgisayar kullanmayý bilmeyen kalmayacaktýr'' sloganý ile yola çýktýk. Bugüne kadar 3000'den fazla uç kullanýcýya Windows, Microsoft Word, Microsoft Excel, çevre birimleri, internet, e-posta, iletiþim ve uygulama programlarý eðitimleri verilmiþtir. Tüm eðitimlerin sonunda yazýlý sýnav yapýlarak kiþilerin durumlarý deðerlendirilmiþtir. MEOP olarak tüm Türkiye'de uç kullanýcýya yönelik izlediðimiz strateji belli adýmlar izlemektedir. 175
128 Bunlar; Bilgisayara karþý yabancýlýðýn giderilmesi Bilgisayar okur yazarlýðýnýn artýrýlmasý Bilgisayarýn giderek çalýþma ortamýnýn bir parçasý haline getirilmesi Bilgisayarýn, görevlerin yerine getirilmesinde her zaman en büyük desteðin alýndýðý yardýmcý bir öðe olarak algýlanmasý Bilgisayarýn vazgeçilmez bir unsur haline getirilmesi Bilgisayara geçen illerde yukarýdaki ilk üç aþama baþarýlý bir þekilde geçilmiþtir. Bazý illerde 4'üncü aþamaya, bazý illerde 5'inci aþamaya gelinmiþtir. Uç kullanýcýya projenin amacý anlatýlmadan, onlarýn aktif desteði saðlanmadan hiçbir proje baþarýya ulaþamaz. Bu da tam anlamýyla bir süreç yönetimidir. Kamuda çalýþan bilgi iþlemcilerin en fazla hayýflandýklarý þudur: ''En son teknoloji makineleri götürüyoruz, en kullanýþlý programlarý yazýyoruz, 2 gün sonra makineler bozuluyor, programlarý çalýþtýrmamak için akla gelmez bahaneler yaratýlýyor, bize kimse sahip çýkmýyor, onca emek boþa gidiyor, suçlu yine biz oluyoruz.'' Evet, doðrudur. Bu boyutu ile olmasa da bizim de yaþadýðýmýz benzer örnekler vardýr. Bilerek veya bilmeyerek yapýlan (uç kullanýcý, ara kademe veya üst yönetim), bizim 'her türlü direniþ' diye nitelendirdiðimiz durumlara karþý BÝM yönetiminin bir stratejisi olmalý ve bunu da uygulamaya koyabilmelidir. 7 - Uygulama Yazýlýmlarý Yazýlým üretimi bilgi çaðýna girerken en önemli sektörlerden biri durumuna gelmiþtir. Ülkemiz bu konuda Pakistan, Hindistan ve Ýsrail'in oldukça gerisinde kalmýþtýr. Herkesin bildiði gibi Bill Gates Windows 95'i 3 yýlda 500 kiþi ile tamamlamýþtýr. MEOP'nin en önemli kýsmý uygulama yazýlýmlarýdýr. Nitekim, otomasyon projesinin baþarýsý, en son teknolojiyi kapsayan bir bilgisayar sisteminin alýnmasýndan ziyade, kaliteli uygulama yazýlýmlarýna da baðlýdýr. MEOP programlarýnýn hemen hepsi çok kullanýcýlý, iliþkisel veri tabaný kullanan, çeþitli iletiþim yapýlarý kullanarak diðer sistemlerle baðlantýsý öngörülen büyük kapsamlý uygulamalardýr. Böyle büyük kapasitede bir projenin uygulama yazýlýmlarýnýn kodlanmasý, test, eðitim ve mevcut bilgilerin sisteme aktarýmý aþamalarý belirli bir süre gerektirecektir. Bilgisayar yazýlýmý donanýmdan farklý olarak, görülmeyen mantýksal öðelerden 176
129 oluþturulmaktadýr. Bu nedenle hata ve eksikliklerini bulmak ve gidermek kolay olmamaktadýr. Kullaným aþamasýnda karþýlaþýlabilen yanlýþ sonuçlarýn nedeninin araþtýrýlmasý ve düzeltilmesi de büyük bir emek ve zaman gerektirmektedir. Biliþim yatýrýmlarýnda yazýlýmýn, donaným maliyetinden çok daha fazla yer tutmasýnýn nedeni de budur yýlýnda ilk uzay mekiði uçuþu, kalkýþa 20 dakika kala iptal edildi. Ýptalin nedeni olan hata binlerce saatlik sýnamaya karþýn bulunamamýþtý. Sonuç olarak, bir programcýnýn yazýlým zamanlamasýný saniyenin 1/30'u kadar deðiþtirmesi sonucu mekikteki 5 bilgisayarýn birbiriyle senkronize olmama olasýlýðý belirmiþti. Bu olasýlýk 1/67 idi. Bu yaþanmýþ olay yazýlýmýn biliþim sistemi içerisinde ne kadar önem taþýdýðýný anlatmak için örnek verilmiþtir. Bilindiði gibi MEOP uygulamalarýnýn geliþtirilmesi Client/Server (istemci/sunucu) mimarisi üzerinde, relational database (iliþkisel veritabaný) ve object orientation (nesne yönelimli) araçlarý kullanýlarak yapýlmýþtýr. Bunu biraz açacak olursak mantýksal, fiziksel ve kavramsal tasarýmý önceden yapýlan birbiri ile ve referans tablolarý ile iliþkili yüzlerce tablo iþin arka planýný oluþturmaktadýr. Sadece bu kadar da deðil, bu yüzlerce tabloyu birbirine baðlayan yüzlerce stored procedure, trigger, script ve tanýmlar bütünlüðü. Bununla da bitmiyor iþ, bunlarýn yüzlerce makinada ayný anda, bir arada çalýþtýrýlmasý. Bildiðimiz gibi günümüzde bu tip büyük uygulamalar ve ticari uygulamalar paket programlar þeklinde hazýrlanmaktadýr. Bunun baþka bir alternatifi yoktur. MEOP'ndeki uygulama programlarý da bir bütün olarak paketlenmiþtir. Bir örnekle açýklamak gerekirse herhangi bir muhasebe paket programý (bizim herhangi bir alt sistem çapýnda) veya Windows 95 üzerindeki Microsoft Office paketinin üzerinde, kullanýcý isteðine göre deðiþiklik talep edemez. Ancak release (yayým) ve version (sürüm) deðiþikliklerinde mantýksal ve fiziksel tasarýma uygun görülür ve dikkate alýnýr. Daha açýk söylenirse Windows 95'te adet bug mevcuttur. Bu bilgi iþlemciler tarafýndan bulunmuþ, bilgisayar dergilerinde yayýnlanmýþ ve firma tarafýndan da kabul görmüþtür. Binlerce kiþi tarafýndan yýllardýr kullanýlan bu programlardaki hatalar ancak bir sonraki version'da düzeltilebilecektir. Bu basit bir maliyet hesabýdýr. MEOP uygulama yazýlýmlarýnýn kodu binlerce sayfadan oluþmaktadýr. Programcýlarýn çok iyi bildiði ve günümüzde herkes tarafýndan da bilinen bir programý yeniden yazmanýn, ayný programda deðiþiklik ve düzeltme yapmaktan daha az emekle, daha kýsa sürede olacaðý gerçeðidir. Bu konu oldukça teknik bir tartýþma olmakla birlikte yürütülen projelerde týkanmanýn ve baþarýsýzlýðýn temelini teþkil etmektedir. 177
130 Yazýlýmý, yalnýzca amaca hitap edecek kodun yazýlmasý olarak görmek yanlýþ olur. Yazýlým ürünlerinin yaþam döngüleri vardýr. Danýþmanlýk ve kullanýcý isteklerinin belirlenmesiyle baþlayýp, tasarým analiz ve kodun geliþtirilmesi, test, destek ve yazýlýmýn bakýmý ve geliþen ihtiyaçlarýn doðrultusunda yenilenmesi þeklinde sýralanabilecek bu süreç, canlý ve yenilenen bir yapýdýr. Programlarýn büyük çoðunluðu uygulamada olduðu halde, toplam kalite anlamýnda bize göre emsallerinden üstün olan bu yazýlýmlarýn mutlaka eksik ve yanlýþlýklarý olacaktýr. Bu geçiþ süreci kolay olmayacak ve çok büyük sancýlar yaþanacaktýr. Peki buna karþý izlenecek yöntemler ne olacaktýr? 1- Yetkililer (daire baþkaný ve müdür) servislerinde yürütülen iþlemleri bilgisayarlar aracýlýðý ile yaptýrmalýdýr. 2- Yetkililer kendi masalarýndaki bilgisayarlar aracýlýðý ile yapýlan iþlemleri günlük, haftalýk, aylýk kontrol etmelidirler. 3- Programlarý bir bütün olarak çalýþtýrýp iþletmeye özen göstermelidirler. 4- Programlarla ilgili olabilecek her türlü eksik ve aksaklýklarý mutlaka daire baþkanlarý imzalý yazý ile iletmelidirler. Kapsam olarak eksiklikleri ve çözüm önerilerini de barýndýran bu raporlar olumlu geliþmeleri de içermelidir. 5- Bu raporlar bilgi iþlem çalýþanlarýnýn moralini kýrmak yerine, yazýlým geliþtirme sürecini iyi kavrayýp çalýþanlarý teþvik eder nitelikte olmalýdýr. Eleþtiri (olumlu, olumsuz) olmadan geliþme olmaz. 6- Tanýmlanmýþ ve kodlu alanlara yönelik istatistik, rapor, grafik, yazýþma gibi taleplerin release (yayým) deðiþikliði kapsamýnda belli bir sürede karþýlanabileceði fakat version (sürüm) deðiþikliðine neden olabilecek yeni field (alan), record (kayýt), referans table ve bunlarýn niteliðine iliþkin deðiþikliklerin 2.Version yazýlýmýnda mümkün olabileceðini yine de mutlaka bildirilerek yeni tasarýmda bilgi birikimine katkýsý göz önüne alýnmalýdýr. Ülkemizin en büyük yazýlýmý 'tamamen kendi olanaklarýmýzla' üretilmiþtir. MEOP 33 alt sistemden oluþmaktadýr. Her bir alt sistem bir proje niteliðindedir. Yazýlýmlar toplam 150 modül, 232 tablo, 120 referans tablo, 1295 kolon, 387 index, 514 trigger, 613 stored procedure, 1000 aþkýn pencere, 500'ü aþkýn rapor, istatistik ve grafikten oluþmaktadýr. Að üzerinde yüzlerce makinada ayný anda çalýþtýrýlmaktadýr. Tüm yazýlýmlar; doðruluk, güvenirlik, verimlilik, gizlilik, kullanýþlýlýk, yeniden kullanýlabilirlik, esneklik, taþýnabilirlik, baðlanabilirlik, doðrulanabilirlik, bakým kolaylýðý ve yönetilebilirlik özelliklerine sahiptir. Programlarýmýzdan, 14 alt sistemin yazýlýmýna Ocak 97'de baþlanmýþ, Ocak 98'de uygulamaya konulmuþtur. 14 alt sistemin yazýlýmýna Þubat 98'de baþlanmýþ, Ekim 98'de uygulamaya konulmuþtur. Bu alt sistemler ve bu sistemleri oluþturan modüller þunlardýr : 178
131 TAÞINMAZMAL BÝLGÝ SÝSTEMÝ 1. Taþýnmazmal Ýþlemleri Tescilli Taþýnmaz mallar Devletin Hük. ve Tas. Altýndaki Taþýn. Ýliþikli Taþýnmaz Mallar Taþýnmaz mal Üzerindeki Ýdare Þek. Taþýnmaz mal Üzerindeki Ýþlemler Hak ve Mükellefiyetler Hissedarlýk Bilgileri Þerhler Beyanlar Geldi/Gitti Bilgileri 2. Satýþ Ýþlemleri Satýþ Kýymet Takdir Tarým Arazisi Talep Ýþlemleri Tarým Topraklarý Kapsam Dýþý Olan Taþ. Bilgi-Belge 3. Kira Ýþlemleri Kira Kiracý Tahsilat Kýymet Takdir Ecrimisil Muhtaç Çiftçi Yýllýk Oranlar Yýllýk Kira Bedelleri Tespiti Yenileme Yýllýk Kira Bedelleri Tespiti Bilgi-Belge 4. Tahsis Ýþlemleri Tahsis Talep Tahsis Tahsis Deðiþiklik Tahsis Kaldýrma Bilgi-Belge 5. Ýrtifak Haklarý Ýþlemleri Ýrtifak Hakký Talep Ýþlemleri Ýrtifak Hakký Kaldýrma Ýþlemleri Yýllýk Bedeller Giriþi Yýllýk Oranlar Giriþi Bilgi-Belge 6. Ýmar Ýþlemleri Terk iþlemleri Ýfraz Ýþlemleri Tevhid Ýþlemleri 7. Ýdari Davalar Dava Savunma Ana Kararlar Dava Sonucu 8. Takdir ve Tevzii Ýþlemleri Uluslararasý Anlaþmalar Müracaat Sahipleri Komisyon Kararlarý Varisler Prensip Kararlarý Birim Bedelleri Ödeme Bilgileri Taþýnmaz Malýn Millileþtirildiði Tarihteki Bilgileri 9. Mülkiyet Hakký Ýþlemleri Ýzale-i Þuyu Ýþlemleri Adli Davalar Tescil Ýþlemleri Define Arama Ýþgalli Taþýnmaz mallar 10. Uluslararasý Emlak Ýþlemleri Taþýnmaz mal Kira Ecrimisil Ýzale-i Þuyu Kamulaþtýrma Hissedarlýk Bankalar Yatan Paralar Çekilen Paralar Taþýnýrmal 11. Onarým Ýþlemleri Onarým Ödenek Bilgileri Ýnþaat Yatýrým Projeleri Diðer Yýllar Yatýrýmlarý Mevcut Hükümet Konaðý Bilgileri Yapýlmasý Düþünülen Hükümet Konaðý Bilgileri 12. Kamu Konutlarý Ýþlemleri Tahsis Talep Bina Bilgileri Daire Bilgileri Kira Bilgileri Oturan Bilgileri Tahsilat Bilgileri Birim Bedeller Giriþi 13. Devir Ýþlemleri Bedelsiz Devir Tapu Tahsis Belgeleri Sit Alanlarý 14. Kamulaþtýrma Satýn alma Kat Karþýlýðý Ýnþaat Baðýþ Trampa 179
132 DÝÐER ÝÞLEMLER BÝLGÝ SÝSTEMÝ 1. Taþýnýr mal Ýþlemleri Taþýt Bilgileri Taþýt Satýþ Bilgileri Taþýt Tahsis Bilgileri Diðer Ýþlemler Bilgileri Diðer Ýþlemler Satýþ Bilgileri 2. Bordro Ýþlemleri Memur Sicil Bilgileri Vergi Ýadesi Fon Katsayý Kazanç ve Kesintiler Gösterge Tablosu GÝG Fonu Katsayý Tablosu Farklar 3. Personel Ýþlemleri Personel Bilgileri Kadro Bulunduðu Memuriyetler Yer Deðiþtirme Yýllýk Ýzinler Diðer Ýzinler Geçici Görev Ceza Yabancý Dil Öðrenim Durumu Resim Personel Adres ve Telefon Bilgileri 4. Mevzuat Kanunlar K.H.K. Yönetmelikler Tüzükler Genelgeler Genel Tebliðler 5. Teknik Ýþlemler Probina Hakediþ 6. Evrak Ýþlemleri Gelen Evrak Gelen Faks Giden Evrak Onay Dosya Arþiv Evrak Takip 7. Tahakkuk ve Donatým Ýþlemleri Demirbaþ Telefon Hat Takip Fatura Takip Fatura Ödeme Tüketim Malzemeleri Diðer Giderler Fatura Ödeme Bilgileri 8. Bütçe ve Ödenek Ýþlemleri Bütçe Bilgileri Ödenek Talep Serbest Býrakma Gönderme Bloke Aktarma Ödeme Tenkis 9. Eðitim Ýþlemleri Eðitim Kütüphane Yayýn Talepleri Yayýn Daðýtým Yazar Bilgileri 10. Ýstatistik Aylýk istatistikler Yýllýk istatistikler 180
133 Her bir program uygulamaya konulmadan önce analiz testi, BETA testi, performans testinden geçirilmiþ ve kullaným kýlavuzu hazýrlanmýþtýr. Ocak 99- Nisan 99 döneminde uygulama programlarýna yönelik bir 'iyileþtirme dönemi' yaþanmýþtýr. Artýk elimizdeki kadro ile bir yýlda yazýlan programlar 6 ayda yazýlabilir duruma gelinmiþtir. Özellikle yazýlým geliþtirme, yoðun emek gerektirir. Yeni iþe alýnan personel, tecrübeli personelin 1/3 kadar üretkendir. Gerçek anlamda bir projenin büyüklüðü ürettiði ve iþlettiði yazýlýmla ölçülür. 8 - Taþra Teþkilatý Çalýþmalarý MEOP'nde bilgisayara geçirilmeye çalýþýlan en ufak bir il ile, Genel Müdürlükte yapýlan çalýþma arasýnda bizim açýmýzdan bir fark yoktur. Öncelik açýsýndan ele alýnýrsa iller, bu projenin temel taþlarýdýr. Gerçektende mantýksal tasarým incelendiðinde görülecektir ki, taþýnmaz mal bilgi bankasýnýn oluþturulmasý, bilginin güncel tutulmasý, programlarýn yapýsý vb. bir çok nedenle projenin önceliði, yoðunluðu illerde yürütülen çalýþmalar olmalýdýr. Tüm Türkiye'de illerdeki çalýþmalar bitirilmeden Genel Müdürlükte istenilen performansa ulaþmak zordur. Ýþte sadece bu yaklaþým bile 2003 yýlýna gelinmeden projenin bitmiþ sayýlamayacaðý gerçeðini güçlendirir. Bunun tersi bir anlayýþ ve yaklaþým iþin kolayýna kaçmaktýr. Bu konuda kamuda yürütülen projelere baktýðýmýzda yapýlan en büyük hata merkeze önem vermek, bütün iþleri merkezde çözmek, yapýlan iþin pazarlamasýnýn merkezde daha kolay olmasý ve bu durumun üst yönetimin de iþine gelmesi (mutfak,vitrin esprisi), taþrayý yok saymak, projeleri ilerde içinden çýkýlmaz hale getirmektedir. MEOP kapsamýnda 1996 yýlýnda Genel Müdürlük ve 2 il, 1997 yýlýnda 13 il,1998 yýlýnda 6 il olmak üzere toplam 21 ilde otomasyona geçiþ çalýþmalarý tamamlanmýþtýr yýlýnda 21 il ve 41 ilçenin gerekli iletiþim ve donaným altyapýsý tamamlanmýþ olup, 2002 yýlýnda ise toplam 81 il ve 920 ilçede standart olarak uygulamaya konan aþaðýdaki program doðrultusunda çalýþmalara baþlanýlmýþtýr. ÝL ÇALIÞMA PROGRAMI Ýlk Görüþme ve Uygulamaya Baþlangýç MEOP 'un tanýtýmý Zaman planýnýn tartýþýlmasý Zaman planýnýn netleþtirilmesi Varsa eksikliklerin giderilmesi Donanýmýn gözden geçirilmesi User 'larýn yaratýlmasý LAN testi 181
134 Open-Client 'larýn yüklenmesi Uygun görülen programlarýn yüklenmesi Turpak ve WAN testi Sonuçlarýn deðerlendirilmesi Eðitim Uç kullanýcý eðitimi (Windows 2000, MS Office) Programlarýn kullaným eðitimi (Evrak, Taþýnmaz vb.) Ýþletmen eðitimi (UNIX, NT, Ýletiþim, Database) Sonuçlarýn deðerlendirilmesi Bilgi Giriþi Tapu Sicil Müdürlüklerinin analizi ve planlama Tarama kontrol ve denetim ekiplerinin kurulmasý Ekiplerin bilgi giriþi konusunda eðitimi Sonuçlarýn deðerlendirilmesi Saha çalýþmasý Bilgisayara Geçmiþ Yerlerde Tapu Taramasý Bilgisayara Girilmiþ Bilgilerin Manyetik Ortama Alýnmasý Bilgilerin saðlýklý olup olmadýðýnýn kontrolü Bilgilerin Taþýnmaz Mal Bilgi Formu formatýnda düzenlenmesi Formlarýn dökülmesi Sonuçlarýn deðerlendirilmesi Bilgisayarý Olmayan Yerlerde Ekiplerin Tapu Taramasýnda Görevlendirilmesi Tapu Kütük Taramasý ve Bilgi Formlarýnýn Doldurulmasý Sonuçlarýn deðerlendirilmesi Bilgilerin Birim Kontrolü ve Eksikliklerin Giderilmesi Esas defter kontrolü Dosya Kontrolü Eksikliklerin giderilmesi Sonuçlarýn deðerlendirilmesi Formlarýn Bilgisayar Ortamýna Aktarýlmasý Formlarýn tasnifi Formlarýn ICR 'de okutulmasý Bilgilerin revizyonu Bilgilerin kartuþ ortamýna aktarýlmasý Bilgilerin veritabanýna yüklenmesi Sonuçlarýn deðerlendirilmesi Alt Sistem Programlarýnýn Yüklenmesi ve Çalýþtýrýlmasý Programlarýn yüklenmesi Güvenlik sisteminin kurulmasý Geçmiþ bilgilerin yüklenmesinin planlanmasý Uygulama programlarýnýn eðitiminin verilmesi Sonuçlarýn deðerlendirilmesi 182
135 Dosya ve Dosya Sisteminin Kurulmasý Dosya standartlarýnýn belirlenmesi Maliyet analizi ve ödenek talebi Dosya temini Sistemin oluþturulmasý Sonuçlarýn deðerlendirilmesi Proje Deðerlendirme Kitapçýðý'nýn Hazýrlanmasý Demo ve Açýlýþ Otomasyon çalýþmalarý esnasýnda gerek görülen illerde tefriþat yenilenmiþ, banko sistemine geçilmiþtir. 9 - Bilgi Giriþi Projesi Bugüne kadar otomasyon projelerinde en büyük darboðaz bilgi giriþinde yaþanmýþtýr. Milli Emlak'ta her türlü bilgi esas olarak taþra teþkilatýnda tutulmaktadýr. Manuel olarak tutulan bu kayýtlar Taþýnmaz malýn ve üzerinde yürütülen iþlemlerin dinamik yapýsý ve yetersiz elaman neticesinde hýzla güncelliðini yitirmektedir. Bu nedenle Milli Emlak bilgi giriþi projesinin diðer projelerden farký ve zorluðu þudur. Tapu taramasýnýn tüm ilçelerde yapýlmasý ve geçmiþe yönelik bilgilerin derlenmesi zorunluluðu. Tapu taramasý 6 ay ile bir yýl arasýnda zaman almaktadýr. Tapu taramasý esnasýnda 7 çeþit form doldurulmaktadýr. Bu formlar: 1- Tescilli Taþýnmaz mal bilgi formu 2- Tescilsiz Taþýnmaz mal bilgi formu 3- Ýliþikli Taþýnmaz mal bilgi formu 4- Taþýnmaz malýn geldi si gitti si formu 5- Taþýnmaz malýn tapu kaydý þerhleri formu 6- Taþýnmaz mal üzerindeki hak ve mükellefiyetler 7- Taþýnmaz malýn tapu beyan bilgileri formu Bu formlar otomasyona geçecek illere yeterli miktarda daðýtýlmýþ, form doldurma kýlavuzu hazýrlanmýþ, form doldurma eðitimleri verilmiþtir. Bu esnada birçok ilde daðýnýk durumda bulunan dosyalar eksikleri giderilerek, tek elde toplanýp, yeni dosya sistemi kurulmuþtur. Bir defaya mahsus bir çalýþmayla tapu taramasý sýrasýnda doldurulan bilgi formlarý ICR (Image charecter recognatýon) vasýtasýyla bilgisayar ortamýna atýlmýþ, zaman ve eleman tasarrufu saðlanmýþtýr Ofis Otomasyonu Bill Gates 'kaðýtsýz büro büyük bir hayaldir.' demektedir. Fakat kaðýtsýz ortama geçiþte atýlacak ilk adým ofis otomasyonudur. MEOP çerçevesinde merkez ve taþra 183
136 birimlerinde tüm daktilolar kaldýrýlmýþtýr. Amaç; mekan ve zaman sýnýrlamasý olmadan elektronik ortamda yazýþmalarýn yapýlmasý ve iletiþimin saðlanmasýdýr. Milli Emlak'ta mevzuatýn yoruma dayalý oluþu, bir iþlemin diðer bir iþlem için her zaman örnek teþkil etmemesi vb. nedenlerden dolayý, yazýlan bir yazý defalarca bir üst tarafýndan deðiþtirilmekte ve bu muazzam bir kaðýt ve zaman sarfiyatýna sebebiyet vermekteydi. Ayrýca yazýþmalarýn yoðunluðu ve çeþitliliði nedeni ile geçmiþte insanlar uzun süre daktilo kuyruðunda bekliyordu. MEOP'si kapsamýnda bu ve benzeri sorunlar çözülmüþtür. Ayrýca tüm uygulama programlarýmýzda yazýþmalar kýsmý mevcuttur. Matbuu nitelikteki yazýþmalarýn tümü deðiþkenleri veri tabanýndan çekerek program içinden bir tuþla hazýrlanmaktadýr. Bu yazýþmalarda belli bir standardý ve müthiþ bir hýzýda beraberinde getirmektedir. Ofis otomasyonu konusunda planlanmýþ, atýlacak daha birçok adým mevcuttur yýlý Nisan ayýndan itibaren Genel Müdürlüðe gelen ve giden evrak bilgileri taranarak elektronik ortamda dolaþýmý saðlanmaktadýr. Bu sayede Doküman Yönetim Sistemi oluþturulmuþtur Dokümantasyon Gereksinimlerin toplamýný, emeðin ulaþtýðý noktayý, toplam kaliteyi belirlemek için yaptýðýný yaz, yazdýðýný yap. Otomasyon projelerinin baþarýsý tüm faaliyet ya da süreçlerin dokümante edilmesinden geçiyor. Bu proje takýmýnýn bilgiyi paylaþmasýný ve bilgiye eriþimini hýzlandýrmayý beraberinde getiriyor. Bu amaçla toplam 4000 sayfaya yakýn doküman üretilmiþtir. Bunlarýn baþlýcalarý; Sistem analizi ve tasarým çalýþmasý Uç kullanýcý eðitim kýlavuzu Program kullaným kýlavuzu Programcý el kitapçýðý Taþýnmaz mal bilgi formu doldurma kýlavuzu Kod kitapçýðý e-devlet kitapçýðý vb Kodlama (Bilgi Standardý) Mahalle ve köy kodlarýnýn olmadýðý bir ülkede bilgi standardýndan bahsetmek mümkün mü? Kodlanmayan bilginin analizi ne kadar saðlýklý yapýlabilir? Bu sorularý 184
137 çoðaltmak mümkün. Bilgisayarýnýzý bilgi çöplüðüne çevirmemek için mümkün olan her bilgiyi kodlayýn. Bilgi iþlem projelerinde yapýlan yanlýþlardan biri de budur. Ayný zamanda kodlanma yazýlýmýn kalitesinin de bir göstergesidir. Bu amaçla MEOP'nde 120 kod türünde toplam adet bilgi kodlanmýþtýr. Bu adetler sürekli artýþ göstermektedir. Bunlardan bazýlarý; Ýl Kodlarý Alt Birim Kodlarý Taþýnmaz mal Cins Kodlarý Ýnþaat Tür Kodlarý Birim Kodlarý Þube Kodlarý Ýlçe Kodlarý Kesinti Tür Kodlarý Ýþgal Tür Kodlarý Taþýnmazmal Ýdare Þekilleri Kodlarý Taþýnmaz mal Üzerindeki Ýþlem Tür Kodlarý Hak Ve Mükellefiyet Kodlarý Mahalle -Köy Kodlarý Uyruk Tür Kodlarý Taþýnmaz mal Çýkýþ Tür Kodlarý Ýmar Tür kodlarý Taþýnmaz mallarýn Ýmar Özellikleri Kodlarý Taþýnmaz mal Sýnýf Kodlarý Kurum Kodlarý Banka Kodlarý Ýhale Tür Kodlarý Kurum Ana Kodlarý Saymanlýk Kodlarý Satýþ Tür Kodlarý Ýdare Kodlarý Onarým Nitelik Kodlarý Marka Kodlarý Bütçe Durumuna Göre Ýdare Tür Kodlarý Bilgi Belge Durumu Kodlarý Isýnma Tür Kodlarý Hesap Tür Kodlarý Ülke Kodlarý Taþýnmaz mal Çýkýþ Tür Kodlarý Edinme Þekli Kodlarý Dava Tür Kodlarý Kamu Konutlarý Tür Kodlarý Kamu Konutlarý Yasa Kodlarý Satýþ Yasal Dayanak Kodlarý Teblið Kodlarý Karar Kodlarý Mevzuat Tür Kodlarý Fiili Durum Kodlarý Eðitim Düzeyi Kodlarý Bulunduðu Yer Kodlarý Görev Yeri Kodlarý Ýmar Yasalarý Kodlarý Muhafaza Edildiði Yer Kodlarý Kiralama Kodlarý Dil Düzeyi Kodlarý Mahkeme Kodlarý Taþýnýr mal Edinme Þekli Kodlarý Uluslararasý Emlak Yasal Dayanak Kodlarý Milli Emlak Þube/Servis Kodlarý Taþýnýr mal Kodlarý Evrak Ýzleme Kodlarý Dava Tür Kodlarý Ýmar Tür Kodlarý Ýller PTT Alan Kodlarý Kadro Tür Kodlarý Cins Ana Kodlar Gider Tür Kodlarý Satýþ Cins Kodlarý Özel Satýþ Tür Kodlarý Taþýt Tür Kodlarý 185
138 13 - Ýstatistik Ve Masaüstü Yayýncýlýk Üst düzey yöneticilerin, devlet idaresinde etkinliðinin saðlanmasý, görevlerinin tam ve verimli bir þekilde zamanýnda yerine getirilebilmesi, kuruluþun amaçlarýna tam olarak ulaþabilmesi için bilgi teknolojinin sunduðu nimetlerden faydalanmalarý zorunlu hale gelmiþtir. Bilgisayar desteksiz bir bilgi sistemi görmek günümüzde imkansýzlaþmýþtýr. Bilgi sistemleri,üst düzey yöneticilerin bilgisayar faaliyetlerinden bekledikleri faydalarýn somutlaþtýðý sistemler olmak zorundadýr. Rakamlarla konuþmayý öðrenmeliyiz. Ýstatistik olmadan çaðdaþ yönetim olamaz. Evet, birde buna rakamlar yalan söylemez i eklemek istatistik ve buna baðlý olarak bilgi sistemlerinin önemini anlatmak için yeterlidir. Bütün bilgisayar projeleri Yönetim Bilgi Sistemi ve Karar Destek Bilgi Sistemini hedeflemelidir. Yoksa projede son nokta konulmuþ, proje bitmiþ sayýlmaz. MEOP'nde bilgi sistemleri kendi içinde iþlevleri ve hizmet sunduklarý kesimler itibarý ile þunlardýr. 186
139 Genel Müdürlüðümüzce yapýlan tüm iþlemlere ait istatistik ve grafikler aylýk ve yýllýk olarak MEOP'nin baþladýðýndan bu yana düzenli olarak çýkarýlmaktadýr. Hedefimiz; Genel Müdürlük ve tüm illerde yýllýk, aylýk, hatta günlük istatistiklerin alýnabilmesi ve tüm kamuoyuna yayýnlanmasý olmalýdýr. Yetersiz olduðumuz bir nokta Yönetim Bilgi Sistemi ve Karar Destek Bilgi Sistemini bugün için tam olarak oluþturamadýðýmýzdýr. Ayrýca Genel Müdürlüðümüzce yapýlan çalýþmalarla ilgili olarak çýkarýlacak olan broþür, kitapçýk vb. yayýnlar merkezimizce çýkarýlmaktadýr. IV - NEREDEYÝZ (BUGÜN NE YAPIYORUZ) Günümüzde belirli bir zaman içerisinde kamuda bir proje yürütmenin ve sonuçlandýrmanýn zorluklarý herkes tarafýndan bilinen bir gerçektir. Bilgi iþlem faaliyetleri bir bütündür ve birbiriyle paralel yürütülmek zorunda olan birçok projeden oluþmaktadýr. Bilgi iþlem projelerinin yönetimini zor kýlan ve diðer projelerden ayýran özelliklerden biriside belli bir zaman kesitinde projenin baþarýsýný ölçmenin çok zor bir iþ olmasýdýr. Projenin son çeyreðine girdiðimiz günümüzde Bugün ne yapýyoruz? sorusunun cevabý birinci olarak göze gözükmeyen ama aksatmadan yürütmek zorunda olduðumuz günlük iþler diyebileceðimiz aþaðýda belirtilen mevcut yapýyý iþletmek olmalýdýr. 187
140 Proje hedeflerinin yaný sýra yukarda ki süreklilik ve her bir alt baþlýðýnýn uzmanlaþma gerektiren iþlemleri kendi içinde organize 20 çalýþma ekibi, çalýþmalarýnda kalite ve verimliliði esas alarak yürütmektedir. Matris örgütlenmeyle, proje iþleyiþinde yönetsel anlamda da örnek bir yapý mevcuttur. Bunun yaný sýra gözden kaçan bir diðer konuda þudur. Bugün ülkenin dört bir yanýna daðýlmýþ 1600 aþkýn elektronik aletin sorumluluðu bilgi iþlem merkezindedir. Aþaðýdaki tabloda daðýlýmý gösterilen bu aletlerin 24 saat, 365 gün kesintisiz iþletilmesi için servis hizmeti verilmektedir. Ýyimser ve basit bir hesapla bunlarýn günde %1'i servis hizmeti beklese (ki en azýndan bu iþ böyle), buna birde yazýlýmdan doðan problemler eklenince (ki 3-4 kat fazla olur) ortalama 30 servis hizmeti o gün içinde bekletilmeden çözülmek zorundadýr. Proje bittiðinde bu 1600 rakamý 3 bini aþacaktýr. Ýkinci olarak önceden öngörülemeyen durumlar neticesi projede bugün itibarýyla oluþmuþ 9 aylýk gecikmenin giderilmesi için çalýþmalarýn hýzlandýrýlmasý konusunda yöntemler geliþtirmektir. Sýfýrdan baþlanarak gelinen bu nokta beraberinde bir rahatlamayý getirmemeli, tam tersi son noktayý koyabilmek için bütün güçler seferber edilmelidir. Bu anlamda üçüncü olarak geri kalan 38 ilin ve büyük ilçelerin ihalesini tamamlayabilmek için gerekli ödeneðinin teminini saðlamaktýr. Bu belki de en zor iþtir. Çünkü bir önceki ihalelerde hep öyle olmuþtur. Bu konuda da gerekli çalýþmalara bugünden baþlanýlmýþtýr. V - NEREYE GÝDÝYORUZ (SONUÇ YERÝNE) Dijital çað, dijital sinir sistemi, WEB tarzý yaþam, Intranet, Internet, Extranet, e-ticaret vb. günümüzde bilgisayar konusu geçtiðinde herkesin çok rahat tükettiði sözler bunlar. Her kurumun Internet'de WEB sayfasý mevcut. Son günlerde moda olan bu basit iþlemi gerçekleþtirmekle kurumda bilgisayar projesine son nokta konulmuþ gibi gösteriliyor. Çözüm mü? Hayýr. Sormak lazým. WEB sayfandaki bilgiler kaç MB ve online mý? Ýþte bu soruya olumlu cevap veren kamu kurumu bu iþi bitirmiþ demektir. Bugüne kadar ki çabamýz bu iþin altyapýsýný oluþturmaktý. Bunu baþardýðýmýzý zannediyorum. Artýk hedef 2003 yýlýnda ipi birinci olarak göðüslemek, bu alanda çýtayý yükseltmektir. Geliþmiþ ülkelerde bileþim harcamalarý Milli Gelirin %4'ü düzeyinde iken Türkiye'de %0,6'dýr. Dünyada kiþi baþýna bileþim harcamalarý ortalama 60 dolarken Türkiye'de 15 dolardýr. Beyaz yakalý her 100 çalýþan baþýna düþen PC adedi Norveç 110, ABD 105, Ýrlanda 84, Ýngiltere 57, Avrupa Birliði 54, Türkiye'de ise çok düþüktür. Milli Emlak'ta hedef %60-70'dir. Bu hedefi gerçekleþtirmek bile Batý standardýnda bir proje yürütmektir yýlýnda ABD hanelerinin %60'ýn PC'e sahip (Türkiye'de % 2) ve bunun %85 i Internet'e baðlý olduðu kesine yakýn bir tahmindir. Son fýrsat kaçýrýlmamalý! Bilgi çaðý yakalanmalýdýr. 188
141 Elektronik kamu hizmeti aðlarý oluþturma konusunda geride kalan ülkeler enformasyon çaðýna geçiþte dezavantajlý duruma düþecekler. Devlet en büyük enformasyon yaratýcýsý ve tüketicisi olarak, enformasyon çaðýnda daha kaliteli ve çeþitli hizmetler sunmak için bu teknolojileri kullanarak toplumun bütün kesimlerini kapsayan bir dönüþümde öncü olmak ve yol göstermek zorundadýr. Milli Emlak Genel Müdürlüðü 5 yýl önce Maliye Bakanlýðýnda bilgisayarlaþma konusunda sonuncu durumda iken bugün bilgi iþlem anlamýnda her alanda birinci duruma gelmiþtir. MEOP'un etkileri sonucu son 2 yýlda bakanlýk içindeki diðer birimlerde de bir hareketlenme, bir sýçrama, yeniden yapýlanma olduðu söylenmektedir. Bu projemizin ölçülemeyen dolaysýz etkileridir. Fakat daha katedilmesi gereken çok yol, yapýlmasý gereken çok iþ vardýr. Henüz kapaðý açýlmamýþ, sýrasý geldiði zaman uygulamaya konacak bir çok projemiz mevcuttur. Artýk hedef ülkemizin en iyi bilgi iþlem merkezine sahip olmaktýr. Bu hayali bir hedef deðildir. Sonuç olarak, projenin bitiþ tarihinin Aralýk 2003 olduðu, proje çalýþanlarýnýn tüm Milli Emlak çalýþanlarýnýn desteðine ihtiyacý olduðu unutulmamalýdýr. Her türlü etki ve baskýdan uzak, bilgi iþlem çalýþmasýnýn bir gönül iþi, sabýr iþi,olduðunu kavramýþ amatör bir ruh ve profesyonel bir zihniyetle yürütülen bu çalýþma her anlamda kamuda örnek bir otomasyon projesi çizgisinden taviz vermeden hedefine ulaþacaktýr. Tercihimiz; günü kurtarmak adýna geleceði tüketmek deðil, bugün yaptýðýmýz iþle geleceði üretmek, Türkiye'yi bilgi çaðýna götürmekte örnek olmaktýr. 189
142 GÝRÝÞ Dünya devrimsel bir deðiþimin baþlangýç sarsýntýlarýný yaþamaktadýr. Bu deðiþimin temelinde, bilgisayar ve iletiþim alanýndaki baþ döndürücü geliþmeler yatmaktadýr. Bilgi Teknolojisi (BT) kamu yönetiminin tüm boyutlarýný deðiþtirmeye baþlamýþtýr. Internet aracýlýðýyla katýlýmcý yönetim sayesinde, doðrudan demokrasi ufukta gözükmekte olup, kamu yönetiminde saydamlaþma, vatandaþa daha hýzlý hizmet verme olanaklarý ortaya çýkmaktadýr. Ýþ hayatýnýn hýzý ve kapsamý deðiþmekte, küreselleþmenin etkileri küçük-büyük tüm kurumlarda hissedilmektedir. Geliþmelere paralel olarak oluþan elektronik alýþveriþ, elektronik iþ, elektronik devlet uygulamalarý ve bilgi toplumu içindeki yerimizi almak için þimdiden ulusal düzeyde kurumsal politikalar oluþturulmalý, ortaya çýkacak ulusal eylem planýna yol gösterecek, farklý birimler arasýnda eþgüdümü saðlayacak ve birbirini bütünleyecek ulusal boyutta kurumsal yapýlanmalara gidilmelidir. e-devlet : Devletin birey ve kurumlara karþý yerine getirmekle yükümlü olduðu görev ve hizmetler ile birey ve kurumlarýn buna karþýlýk devlete karþý olan görev ve hizmetlerinin karþýlýklý olarak elektronik iletiþim ve iþlem ortamlarýnda kesintisiz ve güvenli olarak günün 24 saati, haftanýn 7 günü, yýlýn 365 günü yürütülmesi, bu þekilde performans ve verimlilik artýþýný hedefleyen devlet modeli. Ýfade edilebilir. e-devletin yukarýdaki tanýmlarýnýn ortaya çýkardýðý 8 ana kavram vardýr. Bunlar karþýlýklý ve birbirini bütünleyen kavramlardýr. Devletten vatandaþa Vatandaþtan devlete Devletten ticari kurumlara Ticari kurumlardan devlete Devletten çalýþanlara Çalýþanlardan devlete Devletten devlete Devletten devlete e-devlet bir proje deðildir. Sürekli takip ve denetim isteyen yeni bir yaþam biçimidir. Dolayýsýyla e-devlet sanýldýðý gibi sanal bir devlet deðildir. Gerçek hayattaki devletin, teknoloji olanaklarýný kullanarak çaðýn gereklerine uygun olarak yeniden yapýlandýrýlmasý halidir. e-devlette AMAÇ Çalýþma yöntemlerinin optimizasyonu Maliyetlerin düþürülmesi Ýþlemlerin hýzlandýrýlmasý Hizmet kalitesinin yükseltilmesi 190
143 7 gün 24 saat hizmet verilmesi Hata oranýnýn en aza indirgenmesi Verimliliðin artýrýlmasý, bürokrasinin azaltýlmasý Hizmete ulaþýmýn kolaylaþtýrýlmasý, eþit yararlanma, rüþvetin ortadan kaldýrýlmasý Dijital demokrasiye geçiþin hýzlandýrýlmasý, bireysel katýlýmýn artýrýlmasý Zaman ve mekan farklýlýklarýnýn etkisinin ortadan kaldýrýlmasý Kurumlarýn iç iþleyiþinin iyileþtirilmesi Þeffaflýk, halk için varolan devlet anlayýþýnýn benimsenmesinin saðlanmasý Kolay, hýzlý ve rahat eriþimin saðlanmasý Ülkenin her köþesine ayný kalitede eþzamanlý servis hizmeti verilmesi Ekonomik arz ve talep dengesinin saðlanmasý e-devletin Belirleyici Özellikleri Devletin vatandaþa sunacaðý hizmet ve olanaklarda eþitlik ve saydamlýk saðlanmýþ olmalýdýr. Devlet vatandaþý doðrudan ilgilendiren konularda vatandaþýn eleþtiri ve görüþlerine açýk olmalý, etkin katýlýmý saðlamalýdýr. Vatandaþ, devletten (kurumlardan) öðrenmek istediði her türlü bilgiyi edinme, devletin yürüttüðü projelerin kýsa, orta ve uzun vadeli programlarýný öðrenme hakkýna sahip olmalýdýr. Devletin vatandaþa sunacaðý hizmet sadece bilgilendirme düzeyinde kalmamalý, gerçek yaþamda sunduðu tüm hizmetleri kapsamalýdýr (kiþisel baþvuru vb). Yüksek kalitede hizmet, zorlamanýn olmamasý, elektronik servis ile geleneksel servis kýyaslamalarýnýn yapýlmasý ve seçim yapýlmasý saðlanmalýdýr. Kurumun vatandaþa, ticari kurumlara, çalýþanlarýna ve diðer kurumlara karþý yerine getirmekle yükümlü olduðu görev ve hizmetler tartýþmaya yer býrakmayacak biçimde bütün yönleriyle tutarlý, açýk ve sade olarak belirlenmiþ olmalýdýr. Gerçek hayatta sunulan hizmetlerle, e-devletin elektronik ortamda sunduðu hizmetler arasýnda çeliþki olmamalý, tamamýný kapsamalý ve her anlamda çok belirgin kazanýmlar (zaman, emek vb.) saðlanmalýdýr. 191
144 e-devlet ÖNCESÝ AÞILMASI GEREKEN GENEL PROBLEMLER e-devletin Hukuksal Yapýsý Ülkemizde Borçlar Kanununun 14. maddesi uyarýnca imzanýn elle atýlmasý (ýslak imza) zorunlu olduðundan ''elektronik imza'' ve ''elektronik dokümanlara'' hukuki geçerlilik saðlayacak yasal düzenlemeler acilen yapýlmalýdýr. ABD'nde 30 Haziran 2000 tarihinde dijital imzaya iliþkin kanun Baþkan Bill Clinton tarafýndan dijital imza ile onaylanmýþtýr. Bu kanunla ABD'nde internette elektronik imza kullanýlarak yapýlan bir iþlemin ýslak imza kullanýlarak yapýlan iþlemle ayný hukuki sonucu doðurduðu kabul edilmektedir. Avrupa Konseyinin 30 Kasým 1999 tarihli 1999/93 sayýlý yönergesinde üye ülkelerin dijital imzaya iliþkin yapacaklarý düzenlemeler için yasal çerçeve belirlenmiþtir. Elektronik imzanýn kabulü sonrasý kurumlar tüm mevzuatýný hem ulusal, hem de uluslararasý koþullara uygun hale getirmelidir. e-devlet'te öncelikle yeni tip karar mekanizmalarý oluþturulmalýdýr. Kurumsal vizyon ve hedefler geniþ katýlým saðlanarak belirlenmeli, hedeflere ulaþmaktaki amaç ortaya konmalý ve amaçlarý gerçekleþtirmek için kurumdaki tüm birimler tarafýndan gerçekçi ve gerekli projeler oluþturulmalýdýr.. Standardizasyon, e-devlet'te 'olmazsa olmaz'' mutlak bir gereklilik olup, ilgili taraflarýn yardým ve iþbirliði ile belirli kurallar koyma ve bu kurallarý uygulama iþlemidir. e-devlet oluþumunda en önemli unsurlardan biri veri/bilgi paylaþýmý olup, bunun temelinde ise standartlara uygun altyapý ve yazýlým üretimi yatmaktadýr. Uluslararasý standardý olan bilgi alanlarýnýn ayný formatta kullanýlmasýnýn saðlanmasý, uluslararasý standardý olmayan bilgi alanlarýnýn ise özerk kurum tarafýndan görevlendirilecek bir birimce belirlenmesi (yayýnlanmasý) ve tüm kurumlarýn bu standartlar çerçevesinde kayýtlarýný güncellemesi gerekmektedir. Kamu kuruluþlarýndaki mevcut bilgi alanlarýnýn envanteri çýkartýlmalý ve bu alanlara iliþkin kodlar standartlaþtýrýlmalýdýr. Kamu kuruluþlarýndaki kullanýlan matbu ve matbu olmayan formlarýn envanteri çýkartýlmalý, gereksiz olanlar atýlmalý veya ayný iþ için deðiþik birden fazla form kullanýlýyorsa teke indirilerek standart hale getirilmelidir. 192
145 Uluslararasý standartlar ulusal hale getirilirken, mevcut veya oluþturulacak ulusal standartlarla uluslararasý standartlarýn zenginleþtirilmesi saðlanmalýdýr. o e-devlete geçmeyi hedefleyen kurum, mevcut sistemlerini gözden geçirmeli, iþlevsel olan donaným ve yazýlým envanterini çýkararak e-devlete uygun teknolojik düzeye getirmelidir. o Elektronik iletiþim ve iþlem ortamlarýnýn güvenliði saðlanmýþ olmalýdýr. e-devlet Personeli Kurumun içerisindeki baþta yöneticiler olmak üzere tüm çalýþanlar ekip çalýþmasýna yatkýn, yüksek becerilerle donanmýþ, sürekli öðrenen ve kendini geliþtiren kiþiler olmalýdýr. Çalýþanlarýn motivasyonu saðlayýcý kariyer yükselme, ücret yapýsý, iletiþim, örgütlenme süreçleri teknik devlete uygun þekilde belirlenmiþ ve uygulamaya konulmuþ olmalýdýr. Bilgi iþlem merkezlerinin yöneticileri, biliþimde uzman teknik personelden oluþmalýdýr. Norm kadro uygulamalarý sonuçlandýrýlarak yeterli ve kaliteli personel istihdamý ile hizmet verimliliði saðlanmalýdýr. Genel personel politikasý ile eðitim kurumlarýnýn yapýsý örtüþtürülmelidir. Biliþim hizmetleri sýnýfý oluþturulmalýdýr. DÜNYADA e-devlet YÖNETÝMÝ VE POLÝTÝKALARI Dünyada bir çok e-devlet projesi yürütülmektedir. Avrupa Topluluðundaki bir çok özel firma satýnalma iþ akýþlarýnda internet tabanlý entegre yapýlarý kullanmalarý sonucu %20'lere varan verimlilik gözlemlemiþlerdir. Birçok ülkede yetiþkin nüfusun belli bir bölümü kamusal hizmet veya ürünler için internet üzerinde kredi veya banka kartý kullanýrken, ülkemizde kamusal sitelerde herhangi bir hizmet için kredi veya banka kartý kullanan kesimin bulunmadýðý görülür. Birçok batý ülkesinde Ýnternet üzerinden; Doðum ve ölüm belgeleri baþvurusu Broþür ve yayýn baþvurusu Yabancý uyruklular için çalýþma izni baþvurusu 193
146 Okullara baþvuru Adres bilgisi deðiþtirme Kamu sýnavlarýna baþvuru Doktor randevusu alma Telefon baþvurusu Yurtdýþýna çýkýþlarý bildirme Kamu yararýna iþ baþvurusu Ýþ ilaný verme Patent baþvurusu Devlet bursu baþvurusu Yapýlabilmektedir. Ülkemizde de bu hizmetler artýk verilebilmelidir. AVRUPA BÝRLÝÐÝ'nde e-devlet VE TÜRKÝYE ÝLÝÞKÝLERÝ Avrupa Konseyi, 2000 yýlýnda eavrupa Eylem Planýný kabul etmiþtir. Hedef her alanda verimliliði artýrmak için daha ucuz, daha hýzlý internet kullanýmýný özendirmek ve yaygýnlaþtýrmaktýr. AB'ye aday ülkeler, ayný hedefleri koyan eavrupa+ planýný benimsemektedir. Ülkemiz eavrupa+ giriþimine en son baþvuran aday ülkedir. Türkiye Haziran 2001'de, diðer aday ülkelerle birlikte eavrupa+ planýný onaylamýþ ve etürkiye Eylem Planýnýn amaçlarýný 2003 yýlý sonuna kadar gerçekleþtirmeyi taahhüt etmiþtir. eavrupa+ ile etürkiye arasýndaki koordinasyonu ise TÜBÝTAK saðlamaktadýr. Tahmini maliyeti 20 milyar USD olan bu proje için önemli bir hazýrlýk yoktur. TÜRKÝYE'de e-devlet YÖNETÝMÝ VE POLÝTÝKALARI Türkiye mevcut durumu ile e-devlet için yeterli adýmlarý atamamýþ, sadece kurumsal bazda oluþturulan kýsýtlý web uygulamalarý ile kalmýþtýr. Türkiye halihazýrdaki geliþmelerle bu çizgiden uzak bir noktadadýr. e-devletin oluþturulmasýnda en büyük görev devletin üst düzey yöneticilerine düþmektedir. Zira e-devletin ne kadar önemli olduðunu ve bu yolla vatandaþlarýna vereceði hizmetin kalitesi ve süratini nasýl artýracaðýna bu grubun inanýp, bu yolda atýlacak her adýmda tam desteði vermesi gerekmektedir. Bu anlamda e-devlet çalýþmalarý genel olarak mevcut yapýnýn BT ile entegrasyonu þeklinde deðil, BT ile yeniden yapýlanmayý hedefleyen çalýþmalar olarak algýlanmalý bu þekilde deðerlendirilmelidir. 194
147 etürkiye kavramý geliþtirilmeli ve yaygýnlaþtýrýlmalýdýr. etürkiye partiler üstü anlayýþla ve katýlýmcý mekanizmalarla ulusal bir projeye dönüþtürülmelidir. Ýleri düzey BT toplumunun inþasý katý sýnýrlarla deðil, duruma göre deðiþken stratejik yaklaþýmla belirlenmelidir. Telefon ve faksýn yerini internet ve elektronik-postanýn almasý gerekmektedir. Bu alýþkanlýðýn oluþmasý bir çok avantajýn yanýnda %80'e varan maliyet düþüþü getirecektir. Kamu kuruluþlarýnýn WEB sayfalarý daha çok 'broþür' görünümünde olup, bir çoðunda yer alan içerik bilgileri yetersizdir.web sayfalarý karþýlýklý etkileþimli hale getirilmelidir. Oluþturulacak ulusal politikalar ýþýðýnda belirli bir takvime baðlý olarak somut hedefleri, görevli kurumlarý, yapýlacak iþleri belirleyen, esnek, geliþen koþullara ve teknolojiye göre sürekli güncellenen bir eylem planý, mümkün olan herkesin katýldýðý bir ortamda hazýrlanmalý, gerçekleþtirilmeli ve izlenmelidir. Internet kullanýmý özendirilmeli ve yaygýnlaþtýrýlmalýdýr. Kendi yazýlýmýmýzý kendimiz üretebilmeliyiz. Bilgisayar okur-yazarlýðý örgütlü ve sistemli bir þekilde yaygýnlaþtýrýlmalýdýr. Devlet'te yazýlýmý üretememek, dýþa baðýmlýlýk bu iþin zor ve bilgi gerektiren bir iþ olmasý bilgisayar projelerinde baþarýsýzlýðýn temel nedenidir. Bunun nedeni de kamuda insana yapýlan yatýrýmýn olmamasýdýr. Yazýlým sektörü riskin en yüksek olduðu sektördür. Ayný þekilde de getirinin çok yüksek olduðu bir alandýr. Projelere trilyonlarca yatýrým yapýlýrken, uzman elemana yatýrým yapýlmamaktadýr. Biliþim teknolojileri konusunda kamuda nitelikli eleman açýðýnýn derhal kapatýlmasý gerekmektedir. Tüm dünyada ve özellikle Türkiye'de bilgi teknolojileri sektöründe yetiþmiþ insan gücü açýðý had safhadadýr. Geniþ bir yelpazede insan yetiþtirilmelidir. Bilgi toplumunda olmazsa olmaz derecede önemli öz kaynaklarýn en önünde insan kaynaklarý gelmektedir. Ýnsan kaynaklarý yetersiz olan bir ulus bilgi toplumu olamayacaktýr. Ýnsan kaynaklarý kavramý, personel, iþgücü ya da emek olarak düþünülmemelidir. Ýnsan kaynaklarýnýn deðerlendirilmesi akýl, varlýk, deðer, zenginlik yönetimi anlayýþý ile yapýlmalýdýr. 195
148 BT yatýrýmlarý ülkenin geleceðine yatýrým olarak görülmelidir. Türkiye'de bulunan kurumlarýn coðrafi daðýnýklýklarý, bütçe problemleri ve ülkenin geliþen að altyapýsý gözönüne alýndýðýnda, uzaktan eðitim modelinin sunduðu olanaklarýn deðerlendirilmesi ve önümüzdeki yýllarýn biliþim teknolojilerinin, ülkenin tüm dokusuna yayýlacaðý bir dönem olmasý gerekmektedir. Ülkemiz, dünyada çok hýzlý geliþen teknolojiyi gerekli ve yeterli düzeyde takip eder durumdadýr. Ülkemiz, mevcut durumda, teknolojiyi üreten deðil, kullanan durumundadýr. Donaným ve yazýlým uygulama geliþtirme sürecinde dýþa baðýmlýlýk söz konusudur. Uygulama programlarýna ait yazýlýmlarý geliþtirmek için ülkede yeterli potansiyel mevcuttur. Çeþitli servislerin içerikleri ve iþletimleriyle iliþikli olarak oluþturulacak genel, kurumsal ve iþlevsel portal yapýlara iliþkin çalýþmalar yetersiz düzeydedir. Þu anda kamu yönetiminde yapýlan uygulamalar arasýnda bir eþgüdüm yoktur, mükerrerlik vardýr. MÝLE'de e-devlet ve Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP) Maliye Bakanlýðý ana hizmet birimlerinden birisi olan Milli Emlak Genel Müdürlüðü, devletin özel mülkiyetinde ya da hüküm ve tasarrufu altýnda bulunan taþýnmazmallar ile taþýnýr mallarýn kamu iradesi doðrultusunda yönetimi ile ilgili çalýþmalarý yürütmekte olup, Türkiye yüzölçümünün yarýsýndan fazlasýný teþkil eden taþýnmazmal varlýðýný idare etmektedir. Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP) bu iþ yükünün doðal sonucu olarak, Genel Müdürlük merkez ve taþra teþkilatýnda yapýlmakta olan ve giderek artan iþ hacmini karþýlamak üzere, tüm iþlemlerin bilgisayar destekli olarak yapýlmasýna ve ülkemizin Taþýnmazmal Bilgi Bankasý nýn oluþturulmasýna yönelik olarak 1996 yýlýnda baþlatýlmýþ ve 5 yýl içinde bitirilmesi hedeflenmiþ bir projedir. Bugüne kadar yapýlan 5 ihalede diðer projeler ile kýyaslandýðýnda en düþük maliyetle toplam 11 Milyon $ harcanarak Milli Emlak Genel Müdürlüðü merkez ve taþra teþkilatýnýn otomasyonu saðlanmýþtýr. 196
149 Þu ana kadar tüm personele bilgisayar eðitimi verilmiþtir. Yapýlan ihalelerde alýnan donaným, yazýlým ve çevre birimleri ile 81 il ve 741 ilçenin otomasyon gerekleri satýn alýnmýþtýr. Eleman yokluðundan dolayý daha önce otomasyona geçirilemeyen ilçeler bu yýl içinde otomasyona dahil edilmek suretiyle, bilgisayarý olmayan personel kalmayacaktýr. Taþýnmazmal bilgi bankasýnýn oluþturulmasý sürecinde taþýnmazmal bilgilerinde %40 oranýnda artýþ saðlanmýþtýr. Sadece bu durum bile MEOP'nin en somut kazanýmý ve baþarýsýdýr. Bu proje taþýdýðý önem, donaným ve yazýlým büyüklüðü, yürütülme þekli, finans durumu, izlenen metot ve kullanýlan insan gücü açýsýndan ülkemizin sayýlý büyük projelerinden birisi olup, kamuda örnek bir otomasyon projesi olarak kabul edilmektedir. Projenin misyonu; Alternatif bir projedir. Tüm iþlerini; Dünya Bankasý Özel þirket Yerli, yabancý uzman Danýþman firma desteði olmadan kendi özgücü ile gerçekleþtirmektedir. Türkiye'nin en büyük yazýlýmý ve toplam adet donaným 365 gün 24 saat çalýþýr durumda tutulmaktadýr. MEOP, daha baþlangýç aþamasýnda, Ýþ Bankasý'nýn 1996 Biliþim Teknolojileri Büyük Ödülü yarýþmasý jürisi tarafýndan biliþim dalýnda yapýlmýþ ve çok baþarýlý olarak nitelendirilen 3 eser arasýnda yer almýþtýr. Kazanýmlarýmýz Merkez ve taþra dahil tüm çalýþanlara bilgisayar kullanýmý öðretilerek nitelikleri artýrýlmýþtýr. Milli Emlak Genel Müdürlüðü merkez ve taþra teþkilatýnda bilgisayar kullanmayý bilmeyen kalmayacaktýr hedefi doðrultusunda Türkiye genelinde tüm çalýþanlara yerinde eðitim verilmiþ olup, bu eðitimler süreklilik arzetmektedir. Yazýlar daktilo ile belli kiþilerce yazýlýyordu. Tüm daktilolar kaldýrýldý, yazýlar tüm çalýþanlarca bilgisayarda yazýlmaktadýr. 197
150 Bir yazýnýn bir üst makama çýkmasý haftalar alýyordu. Mevcut durumda network ortamýnda anýnda istenen yazýya ulaþýlabilmektedir. Üst makamca istenen bir rapor ya da istatistik haftalarca hazýrlanamýyordu. Her türlü rapor, istatistik ya da grafik bir tuþla alýnabilmektedir. Taþýnmazmal bilgileri güncelliðini kaybetmiþti. Tapu taramasý sonucunda mevcut bilgiler güncellenmiþtir. Elektronik ortamda güncel bilgilerle çalýþýlabilmektedir. Türkiye çapýnda taþýnmazmal bilgilerine ulaþmak haftalar süren bir çalýþma gerektiriyordu. 41 ilde taþýnmazmal bilgi bankasý kurulmuþtur. Kalan 40 il için çalýþmalar devam etmektedir. Milli Emlak personeli vasýfsýz eleman olarak görülüyordu. Milli Emlak personeli bilgisayar kullanmayý bilen, kaliteli iþ üreten kiþiler olarak deðerlendirilmektedir. Taþra teþkilatýna hizmet götürmek gereksiz kabul ediliyordu. Taþra teþkilatý için tefriþat, donaným ve eðitim olmak üzere çeþitli yatýrýmlar yapýldý. Ýstenen bir evraka ulaþmak günler, hatta haftalar alýyordu. Ýstenen evraka ait tüm bilgilere her bilgisayardan anýnda ulaþýlabilmektedir. Tahsisli taþýnmazmallarý tasnif edebilmek için esas defterden yeni numara verilmesi gerekiyordu. Tahsis programý sayesinde bu uygulamaya gitmeden de tahsisli taþýnmazmallarýn envanteri çýkarýlabilmektedir. Kamu konutlarýna iliþkin tahakkuk ve tahsilat iþlemleri düzenli olarak takip edilemiyordu. Kamu konutlarý için oturan kiþilerin takibi, kira ve tahsilat kontrolü gibi iþlemler kýsa sürede yapýlmaktadýr. Maaþlar pek çok ilde baþka birimlere ya da özel kiþilere yaptýrýlýyordu. Bordro programý sayesinde illerde maaþlar Milli Emlak tarafýndan yapýlabilmektedir. Kira ve satýþ ihaleleri il/ilçe sýnýrlarý içinde duyurulabiliyordu. Ýhaleler internet üzerinden yayýnlanmakta ve daha geniþ kitlelere ulaþýlabilmektedir. Demirbaþ takibi saðlýklý yapýlamýyordu. Demirbaþ defterinin ve icmal iþlemlerinin bilgisayardan alýnabilmesiyle iþlemler kolaylaþmýþtýr. Kira, irtifak sözleþmesi gibi takibat gerektiren iþlemlerde dosyalardan rapor çýkarmak uzun zaman alýyordu. Sözleþmesi bitenler, ödemesini yapmayanlar ve buna benzer dökümler anýnda alýnabilmektedir. 198
151 Ýllerde personele iliþkin bilgiler saðlýklý tutulmuyor, yýl sonu izin hesaplamalarý bile sorun oluyordu. Personel bilgileri güncel olarak tutulmakta, tanýtma formundan izin bilgilerine kadar tüm bilgilere hýzla ulaþýlabilmektedir. Milli Emlak Kontrolörleri dizüstü bilgisayarlarý sayesinde her ortamda raporlarýný hazýrlayabilmekte, il taþýnmazmal bankasýna baðlanabilmektedirler. Yazýlar kaðýt ortamýnda dolaþtýrýlýyordu. Bir yazýyý ayný anda tek bir kiþi inceleyebiliyordu. Yazýþmalara að ortamýnda ve ayný anda pek çok kiþi tarafýndan ulaþýlabilmektedir. Tüm þubelere duyuru yapabilmek için fiilen tüm Genel Müdürlük içinde yazýnýn gezdirilmesi gerekiyordu. Tüm kullanýcýlara elektronik posta adresleri ile ulaþýlmakta ve duyurular anýnda yapýlmaktadýr. Teþkilat bünyesinde hazýrlanan dokümanlar özensiz oluyor, hatalarý düzeltmek uzun zaman alýyordu. Bilgisayar teknolojileri kullanýlarak hazýrlanan dokümanlar çok iyi hale gelmiþtir. Çalýþanlarýn kendine güveni artmýþtýr. Aranan bilgiye ulaþmak için dosyanýn çýkartýlmasý ve incelenmesi gerekiyordu. Bilgisayardan sorgulama yaptýrarak istenilen kayda anýnda ulaþýlabilmektedir. Ýllerde ilçelerin taþýnmazmallarýna iliþkin bilgi yoktu. Ýlçelerin taþýnmazmal bankasý ilde tutularak tüm deðiþikliklerden illerin haberdar edilmesi saðlanmýþtýr. Dosyalama ve Yazýþma sistemi her ilde farklýlýk gösteriyordu. Programlarýn kullanýmýyla otomasyona geçen illerde standartlaþmaya doðru gidilmektedir. MEOP sayesinde Milli Emlak teþkilatýnýn Maliye Bakanlýðý teþkilatý içinde önemi artmýþtýr. Defterdarlýklarda Milli Emlak Müdürlükleri diðer birimlere örnek olmak konusunda iyi bir yere gelmiþtir. Ýmar deðiþiklikleri, parselasyon çalýþmalarýndan dolayý meydana gelebilecek taþýnmazmal deðiþiklikleri daha hýzlý bir þekilde güncellenecek, dolayýsýyla taþýnmazmal varlýðý bilinmek suretiyle Hazinenin uðradýðý kayýplar önlenebilecektir. Genel Müdürlük ile iller on-line baðlanabilmekte illerdeki bilgilere anýnda ulaþýlabilmektedir. Ýllerdeki tüm bilgiler hem illerde hem de Genel Müdürlükte de tutulduðu için illerde olabilecek olaðanüstü durumlarda (Son örneði Marmara depreminde yaþanmýþtýr. 199
152 Sakarya'nýn hem manuel, hem de bilgisayar ortamýndaki tüm bilgileri enkaz altýnda kaldýðý için Genel Müdürlükteki bilgisayar sisteminde bulunan bilgiler en kýsa zamanda uygulamaya konulmuþtur) bu bilgiler devreye girmektedir. Bu örnekleri çoðaltmak mümkündür. MÝLE'NÝN GENEL HEDEFLERÝ Yeniden Yapýlanma Ýletiþim ve bilgi teknolojilerindeki geliþmeler kamu yönetimini yeniden yapýlanma ihtiyacý içine itmiþ hatta zorlamýþtýr. Yeniden yapýlanma çalýþmalarý ile amaçlanan kamu hizmetlerinin daha iyi ve daha az maliyetle yapýlabilmesinin yollarýný aramak ve açýklamaktadýr. Yeniden yapýlanma iþ süreçlerinde köklü deðiþmeleri öngörmez. Ýþlerin tamamý ve kimler tarafýndan yapýlacaðý öncelik taþýr. Daha çok organizasyonun ele alýnmasýyla ilgilidir. Dikey veya yatay hiyerarþi yine devam etmektedir. Sorun dikey veya yatay yapýlanmanýn hangi basamaklardan oluþacaðý, birimlerin bir diðerini nasýl iliþkilendireceði ve bilgi teknolojilerine göre oluþacak iþ süreçlerinin aktif tanýmý ve uyumunun saðlanmasýdýr. Bir yaný ile yeniden yapýlanma oldukça karmaþýk bir süreçtir, yapýsal uyum politikalarý oluþturulmalýdýr. Genel Müdürlüðümüzde bilgisayarlaþma süreci bu konuda olumlu hatta köklü denebilecek deðiþiklikleri de beraberinde getirmiþtir. Bu anlamda atýlmasý gerekli en önemli adým artýk bilgisayar merkezli yönetimden bilgi merkezli yönetime geçiþtir. Bu nedenle bilgi iþlem merkezi nin de iþlevini deðiþtirerek bilgi yönetim merkezi ne dönüþmeye baþlamasý gerekir. Öngörülen yeni yapý yeni bir toplumsal kültür ve anlayýþ gerektirmektedir Yeniden yapýlanmanýn en önemli ayaklarýndan birisi ise katýlýmcýlýktýr. Bunun da yolu bilgi üretimi ve tüketiminde, çalýþanlar ve toplum sahip olduklarý devletin yapý, yönetim ve politikalarýný" sorgulayabilmeli ve deðiþime zorlamalýdýrlar. Yeniden yapýlanma; Milli Emlak boyutunda elektronik devlete geçiþin de en önemli basamaðýný oluþturup, deðiþim mühendisliðinin ön hazýrlýk aþamasý olarak kabul edilebilir. Deðiþim Mühendisliði Deðiþim mühendisliði, yeniden yapýlanma gibi bir iyileþtirme çalýþmasý deðildir. Deðiþim mühendisliði, performansta çarpýcý geliþmeler yapmak amacýyla iþ süreçlerinin temelden yeniden düþünülmesi ve radikal þekilde yeniden tasarlanmasýdýr. 200
153 Hedef, iyi tasarlanmýþ iþ süreçlerini tanýmlayan bir iþlem yönergesi hazýrlamak olmalýdýr. Bu da yeniden yapýlanma, deðiþim mühendisliði gibi her bir sürecin iþlem yönergesinin önceden hazýrlanmasýdýr. Toplam Kalite Günümüzde e-devlet, yeniden yapýlanma, deðiþim mühendisliði ve toplam kalite iç içe geçmiþ süreçler bütünüdür. Bütün bu içiçe geçmiþ ve birbiri ardýna devam eden süreçleri tamamlayan toplam kalitedir. Bu süreçlerin ve toplam kalitenin tek bir hedefi vardýr: Türkiye'de yeni yeni oturmaya baþlayan bu kavram, biliþim teknolojilerinin de geliþimiyle bambaþka bir role bürünmüþtür. Toplam kaliteyi saðlayan en önemli araçlarýn arasýnda biliþim teknolojilerine yatýrým gelmektedir. Dolayýsýyla elektronik devlet ile toplam kalite hedefleri çoðu yerde örtüþmektedir. Ayrýca biliþim teknolojisi olmazsa olmaz konumunda, toplam kalite yönetiminin saðlanmasý ve baþarýsý için bir opsiyon deðil gerekliliktir. Toplam kalite, kalitenin standartlara ve spesifikasyonlara uygun olarak yapýlan geleneksel tanýmýnýn ötesinde bir anlam içerir. Buna göre kalite, kullanan ya da müþterinin tatmin olma derecesi olup, bu da hizmetin/ürünün kullanýma uygunluðu ile ilgilidir. Burada vurgulanmasý gereken toplam sözcüðüdür. "Toplam" sözcüðü kalitenin "tüm süreçlerde" "tüm birimlerde" ve "herkesin katýlýmý"ný tanýmlar. Toplam Kalitenin Bileþenleri Misyon : Bir kurum ve kuruluþun var oluþ nedeni, kurum ve kuruluþtan beklenen görev olarak tanýmlayabiliriz. Vizyon : Organizasyonun ulaþmak istediði en uç nokta ve durum, ilerlenecek yön olarak tanýmlayabiliriz. Milli Emlak Genel Müdürlüðü'nde yeniden yapýlanma, deðiþim mühendisliði, toplam kalite ve bir bütün olarak elektronik devlet hedefleri maddeler halinde teþkilatýn vizyonu olarak belirlenmelidir. Yönetici : Toplam kalite öncelikle bir yönetim þeklidir. Öyle bir yönetim þeklidir ki, bir kurumun Genel Müdüründen çaycýsýna, daire baþkanýndan memuruna kadar yer alacaðý yönetim faaliyetleri topluluðudur. Ancak, yöneticilerin toplam kaliteye inançlarýný sadece söylemleriyle deðil, uyguladýklarý politikalarla da göstermeleri gerekir. Bu gerçekleþince kurum içinde toplam kalite felsefesine olan inanç tabana doðru yayýlacaktýr. Yöneticilerden klasik anlamda yöneticilik yapmalarýndan ziyade liderlik fonksiyonunu üstlenmeleri beklenmelidir. Üst yönetimin liderliði, takým çalýþmasý ve ruhunun teþvik edilmesi ve çalýþan bireylere deðer verilmesidir. 201
154 Çalýþan : Son dönemlerde anlaþýlmýþtýr ki, insan faktörü tüm bu kaynaklarýn verimli kullanýlmasý için üzerinde itina ile durulmasý ve geliþtirilmesi gereken husustur. Problemlerin çözümünde tüm çalýþanlarýn enerjilerinden faydalanmak, çalýþanlarýn katýlýmýnýn saðlanmasý toplam kalite yönetimi felsefesinin temel taþlarýdýr. Çalýþanlarýn katýlýmýyla desteklenen yaratýcý ve yenilikçi bir sistem, kalite yönetimini kendiliðinden getirebilmelidir. Netice itibariyle toplam kalite uygulayan kurumlarda, sadece müþteri memnuniyeti deðil, çalýþanlarýn memnuniyetleri de önemlidir. Müþteri : Toplam kalitenin en somut çýktýsý müþteri memnuniyetidir. Burada sorun müþteri tanýmýnýn iyi yapýlmasýdýr. Müþterilerin analiz edilmesi önemli bir aþamadýr. Toplam kalite yönetiminin en önemli faktörleri olan analiz, problem ve karar verme tekniklerinin sistematik biçimde kurulmasý ve kullanýlmasý, sürekli geliþimin saðlanmasý, hatalarýn önlenmesi, verimliliðin artýrýlmasý ve bunlara baðlý olarak müþteri memnuniyetinin saðlanmasý çalýþmalarýnda biliþim teknolojilerine çok önemli kolaylýklar ve fýrsatlar saðlayan toplam kalite, takým çalýþmasý faaliyetleri ile kurumun bilgi tabanlý problem çözme yeteneðini üst seviyeye çýkarmakla yüksek düzeyde müþteri memnuniyeti saðlar. Bu nedenle yaþamda kalite, üretimde kalite, toplam kalite vb. kavramlarýn yanýna, bilgide kalite kavramý eklenmiþtir. DÝÐER KAMU KURUM VE KURULUÞLARIYLA ÝLÝÞKÝLER Günümüzde, eþgüdümün de, iþbölümü kadar önemli bir çaðdaþ yönetim unsuru olduðu fakat, bir çok idare görev alanýndaki iþlemleri konuyla ilgili diðer idarelerle koordinasyon saðlayarak yürütme konusunda isteksiz davranmakta, böyle bir durumu kendi yetkilerinin daraltýlmasý olarak deðerlendirmektedir. Ýliþkide olunan diðer kurumlarla tam bir eþgüdüm saðlanmalýdýr. Sivil toplum örgütleri iþin içine çekilmelidir. Milli Emlak Genel Müdürlüðü'nün iliþkide olduðu kurumlarla taþýnmazmal bilgileri ve taþýnmazmal üzerindeki iþlemlerle ilgili diðer kurumlarýn elinde bulunan imar, çevre planlarý, sit alanlarý, ormanlar, tarýmsal araziler, su ürünü alanlarý, irtifak hakký kredisi verileri, arsa ofisinin arsa üretme projeleri, askeri alanlar, koruma ve ýslah alanlarý, özelleþtirme iþlemleri, tapu ve kadastro bilgilerinin on line paylaþýmý saðlanmalýdýr. Milli Emlak Genel Müdürlüðü'nün iliþkide olduðu kurumlardan gelen ve giden evrak iþlemlerinin internet üzerinden uygulamalý imkan verilmelidir. Satýþ, kiralama iþlemleri, irtifak hakký tesisi, devir edilecek araziler, batýk çýkarma, define arama vb. iþlemlerin uygulamalý mevzuata internet üzerinden ulaþmasý saðlanmalýdýr. 202
155 Onuncu Oturum (02 Nisan 2003, Çarþamba) Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliði Oturum Yöneticisi Prof. Dr. Rasim DENÝZ Konuþmacýlar Prof. Dr. Þenol KUÞÇU Dr. Orhan ERCAN Doç. Dr. Rahmi Nurhan ÇELÝK Dr. Emin BANK Mustafa Kemal YERTUTAN 203
156 204
157 BÜYÜK ÖLÇEKLÝ HARÝTA VE HARÝTA BÝLGÝLERÝ ÜRETÝM YÖNETMELÝÐÝ OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Deðerli katýlýmcýlar, deðerli meslektaþlarým paneli açýyorum. Ýki yýldan beri sürdürülen Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliði'nin hazýrlama çalýþmalarý tamamlanmýþtýr. Bu panelin amacý, hazýrlanan taslaðýn mesleki kamuoyuna sunulmasý ve tartýþýlmasýdýr. Panelin zamanlamasýný þu þekilde oluþturduk. Þenol KUÞÇU Hocamýz, Böyle bir yönetmeliðin hazýrlanmasýndaki genel ilkeler ne olmalýdýr? konusundaki düþüncelerini açýklayacak. Sonra ben, komisyon baþkaný olarak, Yönetmelik Hazýrlama Komisyonu Baþkaný olarak hazýrlanan yönetmeliðin, hazýrlama süreci ve hazýrlamadaki temel ilkeleri açýklayacaðým. Rahmi Nurhan ÇELÝK arkadaþýmýz, yönetmeliðin jeodezik alandaki getirdiði yenilikleri özetleyecek. Emin BANK arkadaþýmýz, yönetmeliðin detay ve öznitelik katalogu ve ulusal veri deðiþim formatý hakkýnda bilgi verecek. Bu formatý açýklayacak. Orhan ERCAN arkadaþýmýz, mevcut yönetmeliðin sahibi olarak Tapu Kadastro Genel Müdürlüðü ki halen eski yönetmeliðin sahibidir, Tapu Kadastro Genel Müdürlüðünün eski yönetmelik hakkýndaki düþünceleri ve yeni yönetmelikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüðü'ne verilen yüklerin, görevlerin nasýl yerine getirileceði konusundaki açýklamalarýný yapacak, sunumunu yapacak. Mustafa Kemal YERTUTAN arkadaþýmýz, Ýller Bankasý tarafýndan, her ne kadar bu yeni yönetmelik yürürlüðe girmese de Ýller Bankasýnýn aþaðý yukarý 80 civarýndaki 205
158 ihalesinde bu yönetmelik kullanýlmýþtýr. Bu kullaným sonucunda elde edilen yönetmeliðin uygulanmasýndan elde edilen sonuçlarý ve ortaya çýkan sorunlarý açýklayacak. Ve bunlarýn sonucunda da 15'er dakikalýk konuþmalar sonunda da, karþýlýklý soru ve cevap biçiminde bu paneli sürdürüp tamamlayacaðýz. Þimdi Þenol Hocamýza söz veriyorum ve Böyle bir yönetmeliðin hazýrlanmasýndaki genel ilkeler ne olmalýdýr? konusunu açýklamak üzere, kürsüye davet ediyorum. ÞENOL KUÞÇU - Sayýn Baþkan, deðerli katýlýmcýlar. Hepinize içten saygýlarýmý sunarým. Þu anda bu masada bulunanlarýn üçü Zonguldak'lý. Ýnþallah, Kurultay Yönetimi' nin bölgecilik yaptýðýný düþünmezsiniz! Deðerli meslektaþlarým, Baþkanýn da baþta belirttiði gibi, uzunca bir zamandýr yeni bir yönetmelik üzerinde çalýþýldýðýný biliyoruz. Biz de Karaelmas Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði Bölümü olarak, bu çalýþmalara olabildiðince katký vermeye çalýþtýk. Ancak son dönemde çalýþmanýn ne aþamaya gelindiðinden bilgimiz olamadý. Eðer bu çalýþmalar tamamlanmýþ ise, burada belirtilecek görüþlerin (ki bu görüþlerimizi katýldýðýmýz toplantýlarda yazýlý, sözlü dile getirmeye gayret ettik) piþmiþ aþa su katma olarak deðerlendirilmemesini dilerim. Deðerli katýlýmcýlar: Bilirsiniz, insanýn doðasý gereði, duygusu, düþüncesi, deðerlendirmesi ile örtüþen þeyleri duymaktan, görmekten mutlu olur. Bundan 5-6 ay kadar önce, Konya' daki Bölümümüzün açýlýþýnýn 30. yýlý dolayýsý ile Selçuk Üniversitesinde yapýlan etkinlikler çerçevesinde, Sektörümüzün sorunlarý ile ilgili olarak, bir de panel düzenlenmiþti. O panelde Harita Genel Komutanlýðý Temsilcisi Meslektaþýmýz Sn. Albay Ömür DEMÝRKOL' un söylediklerinden sizlere bazý alýntýlar aktarmak istiyorum (Bildiriler kit. S:563):... Ben yedinci beþ yýllýk kalkýnma planý ile ilgili çalýþmalara katýlmýþtým. Önümüzdeki beþ yýlda, bu konuda devletin bir planý-programý var mý diye araþtýrdýk. Ne DPT' nin ne de (HGK hariç) diðer ilgili kamu kurumlarýnýn geleceðe yönelik bir planlarýnýn, programlarýnýn olmadýðýný gördük... Üniversitelerden her yýl 500 mühendis, 1000 tekniker mezun oluyor. Sektörün geleceðe yönelik yatýrým, istihdam planý olmayýnca bunlar ne yapacak? Nerede iþ bulacak?... Þimdi biraz da Sektörün parasal boyutuna bakalým ve kuruluþlarýmýzýn bütçesine bir göz atalým: 206
159 HGK' nýn bütçesi 2 milyon $ TKGM' nün bütçesi 2 milyon $ Ýller Bankasý Harita Dairesi' nin bütçesi 10 milyon $ Bu kuruluþlar dýþýnda kalanlar için de 6 milyon $ dersek, sektörümüzün toplam yýllýk bütçesinin 20 milyon $ dolayýnda olduðunu söyleyebiliriz. Þu anda içinde bulunduðumuz Süleyman Demirel Kültür Merkezi 3 milyon $ lara çýkmýþ. Sektörde 11 bin Mühendis, Tekniker, Haritacý, o kadar özel sektör kuruluþu var. Bu parayý paylaþacaklar, yatýrým yapacaklar. Arkadaþlar bu kadarcýk bir kaynaðý paylaþarak bir yere varmamýz mümkün deðildir. Bu nedenle de kimse haritacýlýðý sektör olarak görmüyor.... O halde ne yapmalýyýz? Bu pastayý büyütmeliyiz. Yani mevcut ilgi alanlarýmýzý geniþletmeli, yeni alanlar yaratmalýyýz. Bu geniþletme sadece kamu ile olmaz. HGK 'lýðý temsilcisi, deðerli meslektaþýmýzýn bu söylediklerine içtenlikle katýlýyorum. Katýldýðým için de, yapýlacak yeni yönetmeliklerde, düzenlemelerde;... Kiþi ve kuruluþlarýn izin gerektiren arazi içerikli her türlü planlama, proje, inþaat ve hammadde üretim faaliyetleri, ülke jeodezik sistemine baðlý grafik altlýklara ve konum verilerine baðlý olarak gerçekleþtirilir. Faaliyet sonrasý durumu yansýtan konum verileri ilgili idareye teslim edilir. Veya:... Ruhsat gerektiren her türlü yapý, tesis ve kazý ile gerçekleþtirilen, hammadde üretimlerinin Ülke Jeodezik Sistemi 'ne baðlý olarak belirlenen faaliyet sonrasýna ait konum verileri, söz konusu faaliyeti denetimle görevli kamu kurumuna teslim edilir.... Bu düzenleme kapsamýndaki büyük ölçekli harita ve harita bilgilerinin üretim ve araziye uyarlama yetki ve sorumluluðu yetkili harita ve kadastro mühendisleri tarafýndan üstlenilir. vb. içerikli pastayý, Sektöre ait parseli büyütmede etkili olacak hususlarýn yer almasýný arzulamaktayým. Yukarýdaki içerikte bir tek maddenin olmasýný bile çok gerekli ve önemli görmekteyim. 207
160 Yine ayný toplantýda, Sektörümüzün bir diðer önemli kuruluþunun Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüðü'müzün temsilcisi meslektaþlarýmýz Sn. Mustafa ÝLKER 'de þunlarý söylüyordu:... Bilindiði üzere, Ülkemizde, kurumlar kendi hizmet alanlarýna ve gereksinimlerine göre 1/5000 ve daha büyük ölçekli haritalar üretmektedirler. Örneðin, TKGM kadastro amaçlý DSÝ baraj ve kanallar için sulama ve kamulaþtýrma amaçlý TCK yol ve kamulaþtýrma amaçlý Ýller Bankasý ve Belediyeler imar planlarý için altlýk amaçlý Tarým ve Köy Ýþleri Bakanlýðý mera kadastrosu amaçlý Orman Bakanlýðý orman kadastrosu amaçlý vb.... Ülkemizde HGK 'lýðý orta ve küçük ölçekte harita üretmekten sorumlu olduðuna göre büyük ölçekli haritalarýn yapýmýnda da hem hizmet birliðini ve standartlaþtýrmayý (tek tip harita üretimini) saðlayacak bir yönetmeliðe hem de yeni bir yapýlanmaya gereksinim vardýr... Bu deðerli meslektaþýmýzýn söylediklerinin tüm kurumlarýn tek tip ve içerikte standart haritalar yapýlmasýný saðlayacak bir yönetmeliðe gereksinim vardýr düþüncesine katýlamýyorum. Zira, örneðin Karayollarý Ýdaresi'ne, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüðü' nün ya da Deniz Yollarý Ýdaresi'nin gereksinimlerini de karþýlayacak nitelikte ve içerikte haritalar üretmesini istemenin uygun ve uygulanabilir olamayacaðýna inanýyorum. Bu yaklaþým yerine, yapýlacak yeni düzenlemelerde,... Kuruluþlar bu yönetmelikte belirtilen temel teknik esaslara uyulmasý koþulu ile, kendi özel yönetmelikleri, þartnameleri ile kendi gereksinimlerine uygun harita ve harita bilgileri üretilebilecektir.... mealinde bir maddenin yer almasýnýn daha uygun olacaðýna inanýyorum. Bu Temel Teknik Esas, yeni teknik düzenlemeye göre Bir bölge için, ayný ölçekte üretilen tüm haritalar çakýþtýrýldýðýnda ayný objeye ait nokta ve çizgilerin çakýþmasý (konum doðruluðunun ve gösterim standardýnýn) saðlanmasý olarak özetlenebilir. 208
161 Yine yapýlacak yeni düzenlemelerde,... Burada belirtilen temel ölçütlere, esaslara uyulmadan üretilen ve uyarlanan her türlü harita ve harita bilgileri yasal bir deðer taþýmaz, resmi iþ ve iþlemlerde altlýk ve veri olarak kullanýlamaz. mealinde bir maddeyi de çok önemli görmekteyim. Eðer, Sektörün sýnýrlarýný geniþletmeye yönelik bu tür maddeler içeren etkin bir temel çerçeve düzenleme olursa, Sektörün kapsamýnýn ilgi alanlarýnýn, bugüne göre çok daha geniþleyeceði görülecektir. Bu geniþleme saðlanýrsa, daha sonra, geniþleyen bu parselin planlanmasýnýn, ifrazýnýn yapýlmasý zor olmayacaktýr. Yeter ki kapsam alaný geniþlesin. Bu nedenle, yapýlacak yönetmeliklerde, Sektörün ilgi alanýnýn geniþletilmesi, mesleðimize yeni iþlevler ve ürettiði ürünlere deðer kazandýrýlmasý; hizmette standart saðlama ve coðrafi tabanlý bilgi sistemlerine basamak temel oluþturma niteliði gibi temel esaslar yanýnda ana hedef olmalýdýr. Ancak bu sayede özel sektörümüz ve yeni mezunlarýmýz iþ bulabilir, ayakta kalabilir. Kýsaca söylemek istediðim; Yeni yönetmeliðin bir amacýnýn da sektörümüzün ilgi ve yetki alanlarýnýn geniþletilmesi olmalýdýr. Bu yönetmelik, uygulanmasý, denetimi kolay; temel esaslarý içeren kýsa bir çerçeve yönetmelik olmalýdýr. Fazla ayrýntýlar, ayrýntýlý uygulamalar öngören; bürokratik iþleyiþi zorlaþtýran istemlerin, özellikle uygulamacýlara ve yatýrýmcý sektörlere kabul ettirilmesinde; ettirilse bile uygulanmasýnda, denetiminde güçlükler çýkabileceðini düþünüyorum. Þimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Beni dinlediðiniz için hepinize teþekkür ederim. BAÞKAN - Siz istediðinizi söyleyebilirsiniz. Tamam mý? KUÞÇU - Tamam Sayýn Baþkan. Teþekkür ederim. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Peki Hocamýza teþekkür ediyorum. Aslýnda Þenol Hocamýz komisyonumuzun asýl üyelerindendir. Ve sürekli, belirli bir süre gelip gitmiþtir, komisyonumuza katýlmýþtýr, Zonguldak'tan. Kendisine teþekkür ediyorum. Bu görüþlerini de defaten dile getirmiþtir, onu da söyleyeyim. Ama biz bir 209
162 komisyonduk. Nasýl çalýþtýðýmýzý ben þimdi size anlatacaðým. Sonra siz Þenol Hocamýzýn sorularýný da bana sorabilirsiniz, diðer komisyonumuza da sorabilirsiniz. Çünkü, biz bir komisyonduk ve biz komisyon olarak çalýþtýk. Bu görüþleri de deðerlendirdiðimizi sanýyorum. Hocamýzýn þu görüþü çok önemlidir. Pastayý büyütme. Pastayý büyütmeyi bir teknik yönetmeliðe yüklersek, bu teknik yönetmelik zaten jeodezi, kamunun yapmasý gereken jeodezik aðý da üstlendiði için bir haksýzlýk olur diye düþünüyorum, baþýndan. Çünkü, biz kamunun yapmasý gereken, dediðiniz gibi jeodezik aðý, alt yapýsýný bu yönetmeliðe yükledik. Bunu hepimizin bilmesi lazým. Þimdi, biz yönetmeliði hazýrlarken öncelikle bu yönetmeliðe nasýl bakýlmasý gerektiðini ya da bizim jeodezi fotogrametri mühendisliði disiplininde bu yönetmeliðin anlamýnýn ne olmasý gerektiðini bir süre tartýþtýk. Ve yönetmelik çalýþmalarýna baþladýðýmýzda da ortaya çýkan, daha doðrusu bir takým bilimsel ve teknik olgular vardý. O da tabi bizim çalýþmalarýmýzý yönlendirdi. O açýdan ben onlarý kýsaca özetlemek istiyorum. Yönetmeliðe nasýl bakýlmalýdýr? Nedir yönetmeliðin bizim disiplinimizdeki yeri? Ya da bu yaptýðýmýz yönetmelik nerededir? Onu iyi yerleþtirmemiz gerekir. Þimdi çaðýmýzýn iki önemli olgusu var. Bunlardan bir tanesi standardizasyon, diðeri ise senkronizasyondur. Biz standardizasyon ile uðraþýyoruz. Nedir standardizasyon dediðimiz zaman, bilimsel ve teknik geliþmelerin uygulamaya ve üretime aktarýlmasýnýn aracýdýr, standardizasyon. Böyle ele almamýz gerekiyor. Bu açýdan ele alýndýðýnda da standardizasyon ekonomik büyümeye, patentlerden ve lisanslardan daha fazla katkýda bulunmaktadýr. Standardizasyon, sektörün pazarýnýn güçlenmesine büyük ölçüde katkýda bulunmaktadýr. Þenol Hocamýzýn söylediði bir anlamda. Standardizasyona katkýda bulunan kuruluþlarýn araþtýrma ve geliþtirme maliyetleri düþmektedir ve uluslararasý standartlarýn kullanýlmasý, çalýþma maliyetlerini azaltmaktadýr. Standartlaþma geliþmeyi engeller gibi görünse de uygulama bunun tersini doðrulamaktadýr. Standartlar bir disiplinin dilidir. Dil ne kadar detaylý olursa iletiþim o ölçüde artar. Dilden dile dönüþüm sürekliliði saðlar. Bu nedenle standardizasyon, geliþmenin motoru olarak kullanýlýr, kullanýlmaktadýr. Büyük ölçekli - ya da Doðan Hocamýzýn bulduðu yüksek çözünürlüklü deyimini çok beðendim onu da alýyorum - sayýsal temel topografik harita ve harita bilgilerine iliþkin standartlar genel olarak iki grupta toplanabilir. Bunlardan birincisi harita ve harita bilgileri üretimi standartlarýdýr. Ýkincisi ise harita ve harita bilgilerini bilgi sistemlerinde kullanma sürecinde veri yönetimi standardýdýr. Standardizasyonun önemi ve standardizasyona iliþkin genel eðilimler nelerdir diye soracak olursak, kýsaca onu da açýklamakta yarar var. Harita ve harita bilgileri üretim standartlarý ulusal karakterdedir ve ülkeden ülkeye farklýlýklar gösterirler. Bu 210
163 standartlar; ülkenin mevcut jeodezik altyapýsýna, ülkenin bilgi birikimi ve deneyimine, ülkede mevcut alet ve donaným parkýna, ülkenin ekonomik durumuna baðlý olarak oluþturulurlar. Ayrýca bu standartlara göre üretilen verilerin bilgi sistemlerine altlýk oluþturabilmesi için bir ortak veri platformu oluþturacak biçimde derlenmeleri de gerekir. Bu veri platformu, yazýlýmdan baðýmsýz olmalýdýr. Bunun için bir detay ve öznitelik kataloðuna ve veri deðiþim formatýna ihtiyaç vardýr. Bu hazýrlanmalýdýr ve tüm kullanýcýlara, yazýlým geliþtiricilere bu açýklanmalýdýr. Türkiye'de þu detay ve öznitelik kataloðunda, þu formatlarda veri toplanýyor. Siz bilgi sisteminizi buna göre ayarlayýn denmesi anlamýnda. Günümüz üretim standartlarý, kalite güvenliði yaklaþýmýna da uygun olmalýdýr. Her durumda, bir konum bilgisinin kalitesini geometrik doðruluk, güvenirlik, topolojik uyumluluk, detay ve öznitelik tamlýðý, güncellik açýlarýndan güvence altýna alacak mekanizmalarýn yönetmeliklerde de oluþturulmasý gerekir. Harita ve harita bilgilerinin bir bilgi sisteminde, sistemleþtirilmesi ve kullanýlmasý için bir çok ulusal ve uluslararasý standart geliþtirilmiþtir. Ancak, bu alandaki genel eðilim, Uluslararasý Standartlar Kurumu ISO'nun coðrafik bilgiye iliþkin 211 No'lu teknik komite, ISO TC 211 tarafýndan geliþtirilen standartlarýn benimsenmesi ve kullanýlmasý yönündedir. Biz, Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliði'ne baþlarken, Türkiye'deki durum ve coðrafik, jeodezik alt yapýya iliþkin eðilimler nelerdi, onu da kýsaca özetlemek istiyorum. Tabi ki büyük ölçekli yönetmelik, halen yürürlülükte olan yönetmelik, çýktýðýndan itibaren eskimeye baþlamýþtýr. Hemen çýktýðýndan sonraki harita dergisini alýrsanýz, yönetmeliðe iliþkin bir çok eleþtirinin olduðunu görürsünüz. Bu doðaldýr, yönetmelik çýktýðý zaman ölmeye baþlar. Özellikle GPS tekniðinin geliþmesi sürecinde saðladýðý olanaklar, jeodezik altyapýnýn, nokta sýklaþtýrmasýnýn da yeniden gözden geçirilmesini gerektirmiþtir. Geleneksel tekniklerle saðlanamayan uluslararasý jeosentrik aðlara baðlantý, yüksek doðruluk, presizyonlu geoid gibi olanaklar, ulusal ve uluslararasý boyutlarda tartýþýlmýþ ve günümüzde jeodezik altyapýdan beklenenler; 1. Coðrafi Bilgi Sistemleri'ne altlýk oluþturmak, 2. GPS ve benzeri tekniklerin rasyonel kullanýmýný saðlamak, 3. GPS ve benzeri tekniklerle entegre edilen sistemlerin kullanýlmasýný saðlamak, 4. Zamana baðlý olan problemlerin çözümünü saðlamak, olarak benimsenmiþtir. Gerek ulusal ve gerekse uluslararasý boyutlarda bu nitelikte bir altyapýnýn oluþturulmasý çalýþmalarý devam etmektedir. Avrupa'da, Amerika'da da bu çalýþmalar devam etmektedir. Buna ilave olarak, sayýsal fotogrametrideki geliþmeler, yersel ölçme alet ve donanýmýndaki geliþmeler, deðerlendirme ve hesaplama tekniklerindeki geliþmeler, 211
164 bilgi sistemlerine olan gereksinim ve buna baðlý olarak bir ortak detay ve öznitelik katoloðuna ve ulusal veri iletim formatýna ihtiyaç baskýlarý. Yani, teknolojinin baskýsý kurumlarýmýzda yeni yönetmelik tartýþmalarýný hýzlandýrmýþtýr. Ýlk yazýþmalar 1996 yýlýnda baþlatýlmýþ, 1998 Aðustos ayýnda Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüðü'nün Fen Dairesi Baþkanlýðýnca kurumlara bir taslak yönetmelik gönderilmiþ ve 4 soru sorulmuþtur. Bu sorular; Yönetmeliðin hazýrlanmasýnda nasýl bir yol izlenmelidir? Yönetmeliðin kapsamý ne olmalýdýr? Bir çerçeve mi yoksa detaylý mý olmalýdýr? Detaylý yönetmelik hangi konularý içermeli? Ne kadar detaya inilmelidir? Yönetmeliðin tüm kurum ve kuruluþlarca benimsenmesi için ne yapýlmalýdýr? Bu sorularýn cevaplarýný verebilmek için 98 yýlýndan itibaren kurumlararasý iliþkiler ve kiþisel görüþmeler baþlatýlmýþtýr yýlýnýn ortasýnda yine, yeni bir taslak, Harita ve Kadastro tarafýndan kurumlara gönderilmiþtir. Ve bu taslak da yine kurumlarýn görüþüne sunulmuþtur. Þimdi yönetmelik hazýrlamak görevi, aslýnda Bakanlýklararasý Harita Ýþleri Koordinasyon ve Planlama Kurulu'nun oluþturacaðý Yönetmelik Hazýrlama Komisyonunda ise de Üniversiteler, istenen görüþlere þöyle cevap vermiþlerdir genelde; Böyle bir yönetmeliðin hazýrlanmasý araþtýrma gerektirir. Bu nedenle, çok disiplinli, uzman bir ekip tarafýndan hazýrlanmasýnýn uygun olacaðý görüþü dile getirilmiþtir. Halen üniversiteler tarafýndan bu görüþe devam edilmektedir. Ulusal ve uluslararasý alanda bu nitelikteki yönetmeliklerin hazýrlanmasý çalýþmalarý da göz önünde bulundurulduðunda, bir parça da akademik nitelikli bir çalýþmanýn yapýlmasýnýn gerekliliði ortaya çýkmýþtýr. Benim bu konudaki görüþümü soracak olursanýz, bizim komisyonun yapýsý biraz daha düzenlenmek suretiyle devam ettirilebilirdi. Ancak, çalýþmalarýn, görevlendirmelerin farklý biçimde yapýlmasý gerekirdi. Bu konuda, görüþümü sonradan dile getireceðim. Þimdi, biz yukarýdaki görüþleri tartýþýrken artýk tartýþma zamanýnýn geçmiþ olduðu ve tartýþmaya zaman kalmadýðý da bütün kurumlar tarafýndan benimsendi, düþünüldü ve bunun sonucunda 16 Þubat 2001'de yani, 2 yýl önce yönetmelik komisyonu oluþturuldu. Yönetmelik komisyonu çalýþmalarýna, harf sýrasýyla; Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðý, Devlet Su Ýþleri Genel Müdürlüðü, Harita Genel Komutanlýðý, Ýller Bankasý, Kültür Bakanlýðý, Harita ve Kadastro, 212
165 Orman Bakanlýðý, Özel Sektör, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüðü ve Üniversiteler; Ýstanbul Teknik Üniversitesi, Yýldýz Teknik Üniversitesi ve Zonguldak Kara Elmas Üniversitesi temsilcileriyle katýlmýþlardýr. Toplantýlar, komisyon toplantýlarý, Odanýn Genel Merkezi'nde yapýlmýþtýr ve lojistik desteði, yine odamýz saðlamýþtýr. Yönetmelik Komisyonu ilk toplantýsýný 24 Þubat 2001 tarihinde yapmýþ ve bir görevlendirme, iþ bölümü yapmýþtýr. Baþkan; Profesör Doktor Rasim DENÝZ, Baþkan Yardýmcýsý; Binbaþý Doktor Mühendis Coþkun DEMÝR (Harita Genel Komutanlýðý) Ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüðü, Ýller Bankasý ve Oda temsilcileri raportörler olarak iþ bölümü yapmýþ ve bu toplantýmýzda, çalýþmaya mevcut taslaklarýn ve önerilerin incelenmesiyle baþlanmasý ve yönetmeliðe konacak veri üretimine iliþkin maddelerin belirlenmesinde, doðruluk, güvenirlilik ve uygulanabilirlik, ekonomik ve hukuki temel ilkelerin göz önünde bulundurulmasý kararlaþtýrýlmýþtýr. Yönetmeliðin olabildiðince detaylardan arýndýrýlmasý ve yönetmelik komisyonu toplantýlarýna isteyen meslektaþlarýn serbestçe katýlmalarý ve düþüncelerini ifade etmeleri, konularýnda fikir birliðine varýlmýþtýr. Herkes gelip düþüncesini söyleyebilir kararýný yönetmelik komisyonu almýþtýr. Çalýþmalarý hýzlandýrmak için Jeodezi Komisyonu ve Fotogrametri Komisyonu olarak önce iki komisyon olarak çalýþmalar yürütülmüþ. 10 Mayýs 2001'de üniversite, oda ve coðrafi bilgi sistemi alanýnda çalýþma yapan sektörümüzün firmalarýnýn temsilcileriyle gerçekleþtirilen toplantýda, detay ve öznitelik kataloðu ve yazýlýmdan baðýmsýz ulusal veri formatý hazýrlama ve yönetmeliðe ekleme konusu tartýþýlmýþtýr. Bu toplantýnýn sonucunda; Genel Koordinatör olarak, Doçent Doktor Rahmi Nurhan ÇELÝK ve Detay Öznitelik Katalogu Teknik Koordinatörü olarak; Doktor Emin BANK, Ulusal Veri Deðiþim Formatý Koordinatörü olarak; Serdak AK ve Salih AYDEMÝR, Erdinç ERTAÇ, Kuntay GÜLENÇ, Gökan EKE, Hakan KARAGÖZ, Hakan KARABAY, Ali ÇANAK, Kývýlcým TEZAN olarak komisyon oluþturulmuþ ve çalýþmalara baþlamýþtýr. 213
166 Bu komisyon, 12 Kasým 2001 tarihinde detay ve öznitelik kataloðu ve ulusal veri deðiþim formatý taslaklarýný hazýrlamýþ ve komisyonumuza sunmuþtur. Bu komisyonun çalýþmalarý yani, detay ve öznitelik hazýrlama komisyonun çalýþmalarý geçen bu ayýn içersinde, 14 Mart 2003 tarihine kadar sürdürülmüþtür. 19 toplantý yapmýþlardýr ve 14 Martta son þekli detay ve öznitelik kataloðuna verilmiþtir. Fotogrametri Komisyonu çalýþmalarýný, Prof. Dr. Ahmet YAÞAYAN baþkanlýðýnda yürütmüþtür. Yönetmelik komisyonu, 20 ve 22 Mart 2002 tarihinde yönetmeliðe son þeklini vermiþ ve hazýrlanan taslak 11 Nisan 2002 tarihinde Bakanlýklararasý Harita Ýþleri Koordinasyon ve Planlama Kurulunda görüþülmüþ ve ilgili kurum ve kuruluþlardan görüþlerin alýnmasýna karar verilmiþtir. Alýnan görüþler, komisyon tarafýndan 25 Haziran 2002'de incelenmiþ, 26 Haziran 2002'de Bakanlýklararasý Harita Ýþleri Koordinasyon ve Planlama Kurulunda tekrar görüþülmüþ ve sonuçta resmileþtirilmesi için yönetmeliðin Harita Genel Komutanlýðý yürütücü kurum olarak Harita Genel Komutanlýðý çalýþmalara baþlamýþtýr. Ancak, burada talihsiz bir olay olmuþtur; Seçim ve hükümet deðiþikliði. Tabi ki yönetmelik açýsýndan söylüyorum, yönetmeliðin bu sürecini kesikliliðe uðratmýþtýr. Bunun sonucunda yeni kurulan hükümet de süreç yeniden baþlatýlmýþtýr. Tekrar kurum ve kuruluþlardan görüþler alýnmýþtýr. Bu çerçevede Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüðü ve Adalet Bakanlýðý'nýn görüþleri gelmiþtir. Dolayýsýyla tekrar biz 14 Mart 2003 tarihinde komisyon toplantýsýný yaptýk ve yeniden gelen görüþleri yeniden deðerlendirdik. Bu deðerlendirmede sadece Tapu Kadastro Genel Müdürlüðü ve Adalet Bakanlýðýnýn deðil, tüm üyelerimizin gelen görüþleri tekrar deðerlendirilmiþtir. Ýller Bankasý, bu yönetmelik her ne kadar yürürlükte olmasa da bir çok sayýda ihalede bu yönetmeliði kullanmýþtýr. Dolayýsýyla, ortaya çýkan bilgi birikimlerinin hemen yönetmeliði girmesi olanaðý doðmuþtur. Dolayýsýyla da biz o toplantýda bu deðerlendirmeyi yaparak, yönetmeliðin o þekilde de düzenlemesini yaptýk. Ayrýca, tabi bu kesiklilikte detay ve öznitelik kataloðu ile format, test edilmiþtir, test aþamasýndan geçmiþtir. Yine, noksanlýklarý ve problemleri büyük ölçüde giderilmiþtir. Dolayýsýyla kullanýlabilir, duruma getirilmiþtir. Komisyonumuzun çalýþmalarýndaki katýlýmlarý ve toplantýlardaki sayýlarý bir çizelgede özetledim. Ortalama 14 kiþiyle toplandýk. En az 8, en fazla 20 kiþi ile komisyonumuz toplantý yapmýþtýr ve sonuçta komisyonumuzun hazýrladýðý tasarý ortaya çýkmýþtýr. Þimdi temel yenilikler nelerdir yönetmelikte? Kýsaca onlarý da özetlemek istiyorum. Ancak, bu yeniliklere geçmeden önce, bu komisyon çalýþmalarýna destek veren kuruluþlarýmýza ve komisyon çalýþmalarýna katýlan, komisyon üyelerine, özverili katýlýmlarýndan dolayý teþekkür ediyorum. Odamýza ev sahipliði yaptýðý ve lojistik destek saðladýðý için teþekkür ediyorum. Detay ve öznitelik komisyonuna ve þirketlerine, konuyu benimsemeleri ve sahiplenmeleri ve ürettikleri detay öznitelik kataloðu ve veri deðiþim formatý nedeniyle teþekkür ediyorum. Harita Genel 214
167 Komutanlýðý'na da dört Bakanlýklararasý Harita Ýþleri Koordinasyon ve Planlama Kurulu toplantýsý gerçekleþtirilip, ev sahipliði yaptýðý için teþekkür ediyorum. Meslektaþlarýmýz adýna, hepimizin adýna teþekkür ediyorum. Yönetmeliðin getirdiði yenilikleri kýsaca þu þekilde özetleyebiliriz. Önceki yönetmelikten çok önemli radikal farklýlýklar var. Özellikle yeni yönetmelik uluslararasý yersel referans aðý ITRF'e dayalý ve jeodezik referans sistemi 1980, GRS 80'de kartezyen koordinatlarýn X, Y, Z ve jeodezik koordinatlarýn enlem, boylam, elipsoidal yüksekliklerin hesaplanmasý ve noktalarýn hýzlarýnýn dikkate alýnmasý esasýný getirmiþtir. GRS 80 ve Türkiye ulusal düþey kontrol aðý 1999 TUTKA 99 datumlarýnda GPS nivelman yöntemini veya Türkiye geoidi TG 99'u kullanarak, geoid yüksekliklerinin belirlenmesini ve böylece GPS ile nivelman olanaðýnýn saðlanmasýný getirmiþtir. ITRF'e dayalý pafta bölümlemesiyle birlikte, uluslararasý entegrasyon saðlanmýþtýr. Nokta sýklaþtýrmasýnda, Türkiye ulusal temel GPS aðý TUTGA ve TUTKA 99 aðlarýna dayalý hiyerarþik bir sýklaþtýrma esas alýnmýþtýr. Tüm kontrol noktalarýnýn uluslararasý aðlarla birlikte hiyerarþik derecelendirilmesi ve buna uygun bir numaralama sistemi getirilmiþtir. GPS tekniðinin detay alýmýna kadar her alanda kullanýlmasý olanaklarý saðlanmýþtýr. Yersel ve GPS tekniklerinin birlikte kullanýlabilme olanaðý saðlanmýþtýr. Sayýsal fotogrametri temel yöntem alýnmakla birlikte analitik fotogrametri uygulamalarýna da olanak saðlanmýþtýr. Tüm deðerlendirmelerde uyuþumsuz ölçü testlerinin uygulanmasý benimsenmiþtir. Bir büyük ölçekli sayýsal temel topografik planda bulunmasý gereken detaylar ve öznitelikler, detay ve öznitelik kataloðunda tanýmlanmýþtýr. Tüm alýmlarda, bu kataloðun kullanýlmasý esasý getirilmiþtir. Ölçme, deðerlendirme ve topolojiye iliþkin verilerin bir ortak veri platformunda toplanabilmesi için yazýlýmdan baðýmsýz ulusal veri deðiþim formatýnýn kullanýlmasý esasý getirilmiþtir. Büyük ölçekli temel topografik planýn çiziminde kullanýlacak özel iþaretlerde güncelleþtirilmiþ detay ve öznitelik kataloðuyla iliþkilendirilmiþtir. Geoidin modellenmesi, dönüþümler ve uyuþumsuz ölçü testleri için model ve yöntem önerilmemiþtir. Ancak, belirlenen doðruluk sýnýrlamalarý içersinde bu sýnýrlarý saðlayan her türlü model ve yöntemin kullanýlmasýna olanak saðlanmýþ ve böylece araþtýrmaya yol açýlmýþtýr. Yönetmeliðin, Bakanlar Kurulu kararýyla yürürlüðe girmesi tüm kurum ve kuruluþlar tarafýndan kullanýlmasýnýn hukuki altlýðýný oluþturacaktýr. Bunun gerçekleþmesi en büyük dileðimizdir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüðü'nün bünyesinde oluþturulacak üretim izleme merkezi tekrarlarý engelleyecektir. Yönetmeliðin eklerinin deðiþtirilmesi yetkisi Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüðüne verilerek bazý güncelleþtirmelerin daha hýzlý yapýlabilmesi yolu açýlmaktadýr. Evet, bu yönetmeliði Bakanlar Kurulu kararýyla bir an önce yürürlüðe girmesi en önemli dileðimizdir, en büyük dileðimizdir. Bunu bekliyoruz. Yönetmeliðin tüm kurum ve kuruluþlar tarafýndan benimsenmesi ve gereken özenle uygulanmasýný 215
168 diliyoruz, komisyon olarak. Yönetmeliðin tam olarak uygulanmasý mühendislik etiðinin gereðidir. Çünkü, getirilen standartlar kamunun haklarýný korumak içindir. Bunu bir daha bilmemizde yarar var. Yönetmeliðin uygulanmasýný kolaylaþtýracak tanýtým ve eðitim çalýþmalarýna baþlanacaktýr. Bu planlanmaktadýr. Yönetmeliðe uygun birim fiyatlarýn hazýrlanmasý çalýþmalarýna baþlanýlmalýdýr. Tek yönetmeliðe, tek birim fiyat gerekir düþüncesini taþýyoruz. Yönetmeliðin sektörümüzün ve ülkemizin geliþmesine katkýda bulunmasý en içten dileðimizdir. Ben teþekkür ediyorum. Diðer arkadaþlar da konuþmalarýný yapacaklar. Þimdi Rahmi Nurhan ÇELÝK, özellikle jeodezik yenilikler hakkýnda bazý özet bilgiler verecek. Yönetmeliðimiz hangi jeodezik yenilikleri içeriyor. Evet, buyurun. ÇELÝK - Sayýn Baþkan, deðerli hocalarýmýz ve deðerli meslektaþlarým, aramýzda meslektaþ adaylarýmýz da var. Onlara da merhaba. Biraz önce Büyük Ölçekli Harita Yapým Yönetmeliðinin yeni versiyonu olan hatta yeni yapýsý olan Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliði'nin hazýrlanma çalýþmalarýný Rasim Hocamýz bize detaylý olarak anlattý. Ben de bu kapsamda size teknik olarak biraz önce Rasim Hocam da söyledi, radikal bir deðiþiklik getiriyor bu yönetmelik; bu radikal deðiþikliklere nasýl kolaylýkla adapte olabileceðimiz konusunda bazý ip uçlarýný vermeye çalýþacaðým. Ýlk olarak amaç maddesini okumak istiyorum. Rasim Hocam zaten özet olarak buradan bazý alýntýlar yaptý. Þimdi okuyacaðým cümleler yönetmelikteki haliyle amaç maddesini oluþturmaktadýr. Bu yönetmeliðin amacý: a) Büyük ölçekli (1/5000 ve daha büyük) mekânsal (coðrafî) bilgilerin ve haritalarýn üretiminde ülke boyutunda standart birliðinin saðlanmasýný, tek elden izlenmesini ve sektörde hizmet tekrarýnýn önlenmesini, b) Büyük ölçekli mekânsal bilgilerin ve haritalardaki konum bilgilerinin, Türkiye Ulusal Temel GPS Aðý koordinat sistemine dayalý üç boyutlu kartezyen koordinatlar (X,Y,Z) veya GRS80 elipsoidinde jeodezik koordinatlar (enlem, boylam, elipsoid yüksekliði) ile Türkiye Ulusal Düþey Kontrol Aðý-1999'a dayalý Helmert ortometrik yüksekliklerin (H), yersel, uydu ve uzay, inersiyal, fotogrametrik teknikler kullanýlarak sayýsal, çizgisel ve fotografik olarak elde edilmesini, coðrafik tabanlý bilgi sistemlerine altlýk oluþturacak biçimde ulusal veri deðiþim formatýnda derlenmesini, bilgi teknolojileri ve kartografik tekniklerle görselleþtirilmesini, saðlamaktýr. Yönetmeliðin kapsamý ise þu biçimde ifade edilmektedir: Bu yönetmelik kamu, kurum ve kuruluþlarýyla geçek ve tüzel kiþilerce üretilen ve üretilecek olan mekansal bilgilerin elde edilmesi, derlenmesi, analizler, coðrafi veri 216
169 tabanýnda saklanmasý, görselleþtirilmesi, araziye uygulanmasý ve sayýsal elektronik ortamlarda iletimine iliþkin teknik esaslarý kapsar. Þimdi bu amaç ve kapsama baktýðýmýz zaman gerçekten son derece önemli deðiþiklikleri beraberinde getiren bir yönetmelikle karþý karþýya olduðumuzu görmekteyiz. Þimdi kýsa bir hatýrlatma yapmak istiyorum. Hepimiz bu konuda son derece deneyimliyiz. Þu anda kullandýðýmýz jeodezik altyapý ülke nirengi aðý dediðimiz ve ülke nirengi, nivelman aðýný bir araya getirdiðimiz zaman 3 boyutlu bir sisteme sahibiz aslýnda ama bu sistemlerin boyutlarý birbirinden farklý yapýlarda. Dolayýsýyla bir ülke nirengi aðýmýz var ve datumu; Avrupa Datumu 1950 dediðimiz ED50 datumu ve bu iki boyutlu bir að. Ve ülke nivelman aðý da, ortak noktalarý mutlaka var ama ortak noktalarýnýn dýþýnda baþlý baþýna kendi özelliði olan bir að ve bu da bir boyutlu bir að. Þimdi yeni teknolojilerle biliyoruz ki, artýk konum doðrudan 3 boyutlu üretilebilir hale gelmiþ durumda. Fakat bu aðýn tabi 1930'lardan beri sýklaþtýrýldýðýný düþünürsek, bu nirengi aðýmýzýn, þu anda kullandýðýmýz nirengi aðýmýzýn çok sýk noktaya sahip olduðunu 3, 4 kilometre aralýklarla nirengi noktasýna sahip olduðunu hatýrlatmak isterim. Þimdi, yeni yapýmýzda tabi bu sýklýða henüz ulaþmýþ deðiliz ki, bu yönetmelik bu sýklýða ulaþmamýzý saðlayacak altyapýyý oluþturmamýzý da hedefliyor ve gerektiriyor. Bunu hatýrlatýrýz ve uzun sürede hatýrlatmaya devam edeceðiz. Çünkü, bu yönetmelik aslýnda halen kullanmakta olduðumuz altyapýmýzý tamamen ortadan kaldýramýyor. Çünkü, bu yönetmeliðe hukuk baðlý, dolayýsýyla hukuku bir çýrpýda ortadan kaldýrmamýz mümkün olmadýðý için bu alt yapýmýz çok uzun yýllar bizle beraber yaþayacak ve biz onu ileriye çok daha güzel ve doðru þekillerde taþýmaya gayret edeceðiz ve bunun üzerine kurulmuþ hukuku çok daha düzenli bir þekilde yeni oluþturduðumuz bu yönetmeliðin desteði ile çok daha iyi hizmetler verecek noktalara getirebileceðiz. Türkiye Ulusal Temel GPS Aðý, TUTGA dediðimiz að, son derece teknolojiye iyi entegre olmuþ ve 596 tane noktasý olan GPS teknolojisiyle üretilmiþ bir að. Ve bu að, 3 boyutlu bir að. Ve bu aðý artýk günlük yaþantýmýzda sürekli kullanýr hale geçmemiz gerekiyor. Yaþamýmýza yeni giren bu sistemin, jeodezik aðlarla ilgili oturumda da bahsedildiði gibi yeni bir yaklaþýmý var. Bu að, sadece 3 boyutlu olmakla kalmayýp, zaman bileþenini de ortaya çýkartýyor ve bu aðdaki felsefe, bu aðdaki yaklaþým, bizi 4 boyutlu bir jeodezik altyapýnýn kullanýmýna sevk ediyor. Ama demin gördüðümüz gibi eski aðýmýzda bundan önce kullandýðýmýz, hala þu anda yürürlülükte olan aðýmýzda 3, 4 kilometre aralýklarla noktamýz var iken, þu anda TUTGA aðýmýzda 596 noktanýn Türkiye yüzölçümüne bölündüðü zaman 15, 50 kilometre sýklýkta bir að. Tabi ki bu að büyük ölçekli çalýþmalarda son derece sýkýntý yaratacak bir sýklýkta ama bu yönetmelik iþte standart olarak bu aðýn sýklaþtýrýlmasýný öngören bir yapýda karþýmýza çýkýyor. 217
170 TUTGA öyle bir að ki, tamamýyla dünyanýn diðer sistemlerine entegre olmuþ bir að. Dolayýsýyla tüm dünyayý tam olarak ifade edebilmenin koþulu, aslýnda dünyayý bir jeodezik að ile örmekten geçiyor. TUTGA bunun neresinde? TUTGA iþte bu aðýn tam Türkiye'nin olduðu yerde oluþmuþ bir að ve Türkiye'de TUTGA'nýn nokta daðýlýmý bu þekilde ve o uluslararasý yersel referans sistemi dediðimiz ITRF sisteminin bir parçasý olarak geçiyor ve zaman içersinde dondurulmuþ hali yani, 'epoch' dediðimiz ITRF96, 96 yýlýndaki zamanda dondurulmuþ bir að var. Þimdi TUTGA'nýn bir özelliði var, bizi zaman içersinde hareket ettirmeyi saðlayacak bir yapýda ve 96 yýlý TUTGA'nýn miladý olarak þu anda ele alýnmýþ durumda. Þimdi TUTGA'nýn genel özelliklerini burada size ifade etmek istiyorum. TUTGA'nýn o 596 noktasý arasýnda çok deðiþik özellikte noktalar mevcut. Bu noktalardan bir kýsmý KK dediðimiz bakýn þu kýrmýzý, bu Harita Genel Komutanlýðý tarafýndan üretilmiþ bir haritadýr ve TUTGA'nýn raporunda bulunan bir þekildir. KK dediðimiz þu kareler; yatay kontrol aðý. Yani, bizi ED50 diye ifade ettiðimiz datumumuzla çakýþan noktalarý göstermektedir. Ve gördüðünüz gibi, genel olarak baktýðýnýzda kýrmýzý kareler aslýnda çok sýk deðildir. Bununla beraber KM dediðimiz nivelman gitmiþ, mevcut jeodinamik noktalar. Bu KM'ler de bakýn bu daireler mavi yuvarlaklarý gösteriyor. Onlarda çok fazla deðil ve daha çok ülkenin batý tarafýnda bulunan noktalar ve oralarda daha çok bilimsel araþtýrmalar sonucunda oluþturulmuþ noktalardýr ve bunlarda aðýn parçalarýdýr. TUTGA bu özellikteki noktalarý da içersinde bulunduruyor ve bu özellikte noktalar sayesinde biz TUTGA'yý zaman içersinde hareket ettirme olanaðýna sahip oluyoruz. Bunlar ayný zamanda ortometrik yüksekliklere sahip olan noktalarý oluþturuyor. Bununla beraber KS dediðimiz noktalar bakýn bu yeþiller mevcut jeodinamik noktalar. Direkt olarak GPS ile deðiþik zamanlarda koordinatý belirenmiþ ve deðiþik zaman gözlemleriyle jeodinamik olarak hýzlarý belirlenmiþ noktalar, bu noktalar. Bunun yanýnda YM dediðimiz, nivelman gitmiþ, yeni tesis edilmiþ noktalar. Yani, bunlarý TUTGA kampanyalarý çerçevesinde koordinatlarý 3 boyutlu olarak belirlenmiþ, ayrýca nivelman tekniði ile bunlara geometrik nivelman tekniði ile, prezisyonlu nivelman tekniði ile kot verilmiþ ve onun dýþýnda sadece GPS tekniði ile koordinatlandýrýlmýþ TUTGA noktalarý, yeni tesis edilmiþ TUTGA noktalarýndan oluþuyor. Þimdi tabi ki, biliyorsunuz Coþkun Yarbayýmýz Onur Hocamýzla birlikte önceki bir oturumda bize anlattý: Jeodezik aðlarda, Türkiye'de TUTGA çalýþmalarý 1997'de baþladý ve 1999 tamamlandý. 1999'da 17 Aðustos Doðu Marmara Depremi ve hemen arkasýndan 12 Kasýmda Düzce Depreminin olmasý sonucunda TUTGA'nýn bu bölümü 97'de bitirilmiþ olduðu için bu bölümü doðal olarak hasar gördü. Bu bölümünde o depremler sonrasýnda yeni çalýþmalar yapýldý. Sonra Afyon Bolvadin ve Çerkeþ Depremleri sonrasýnda yeniden bazý tamamlamalar yapýldý ama TUTGA'nýn henüz ikinci periyot ölçüsü yapýlmadý diye biliyorduk. Fakat bu çalýþmalarda baþlamýþ. Bu haber son derece sevindirici. Dolayýsýyla TUTGA'nýn tamamýnýn ikinci periyot ölçüsünün dün 2003'de tamamlanacaðýný öðrendik, bu yaz. Bu da son derece sevindirici bir olay ki, 218
171 ülkemizdeki kabuk hareketlerine iliþkin çok daha gerçekçi hýzlarý yakalamamýz mümkün olacak, bu sayede. Þimdi konumla zaman iliþkisini bu yönetmelik getirdiði için, bizim bu güne kadar alýþýk olmadýðýmýz bir yaklaþým söz konusu burada. Biliyorsunuz Türkiye tektonik olarak son derece dinamik bir yapýya sahip iþte Afrika levhasý, Arap levhasý, Karadeniz levhasý veya Avrasya plakasý dediðimiz plakalar arasýnda sürekli sýkýþtýrýlarak hareket eden, depremler olmasa bile yýlda yaklaþýk 2 santimetre hareket eden ve 1950'de inþa ettiðimiz, oluþturduðumuz ED50 datumundaki aðýmýzý düþünürsek Onur Hocamýzýn da altýný çizerek söylediði, yaklaþýk 50 yýl geçmiþ durumda 2 santim çarpý 50 zaten 1 metrelik kaymalar doðal olarak gerçekleþmiþ durumda ki, deprem bölgelerinde fay hattýna yakýn yerlerde bu kaymalar yaklaþýk 4 metreye ulaþmaktadýr. Bu nedenle halen kullandýðýmýz jeodezik altyapýmýzda büyük hasarlar mevcuttur. Ama biraz önce de söylediðim gibi eski jeodezik altyapýmýzda artýk eski diyorum, çünkü yakýn zamanda bu yönetmelik yürürlüðe girdiði zaman daha önce kullandýðýmýz yönetmeliðin datumundaki að diye ondan bahsedeceðiz herhalde. Büyük bir deformasyona, bozulmaya uðramýþtý. Þimdi bu yeni çalýþmayla yine jeodinamik yapýlarý ele alarak çalýþmalar yürütülecek. Bakýn o jeodinamik noktalar biraz önce sizlere gösterdiðim jeodinamik noktalarýn bulunduðu yerdeki vektörler, gerçek gözlemler sonucunda elde edilmiþi ölçülerin zaman farklarý ve konum farklarýndan yararlanýlarak elde edilmiþ olan hýz vektörleri. Yani, burada gördüðünüz noktalar bu yönlerde hareket ediyor, yaklaþýmý ölçülerle geliþtirilmiþtir. Ama tabi ki TUTGA tüm Türkiye'yi kapsayan bir að ama bu hýz vektörlerini gördüðünüz zaman yerel olarak Türkiye'nin deðiþik yerlerine yapýlan bilimsel çalýþmalarýn yoðunluðuna baðlý olarak daðýlým gösteren bir yapýda, dün bunu da gözlemledik, iþte o vektörlerden yararlanýlarak tüm Türkiye'yi yani, TUTGA'nýn noktalarýnýn hareketlerini modelleyen bir modelle bu yapý geliþtirilmiþ durumda. Bu þu anda ITRF96 datumunda yani, o dondurulmuþ 'epoch' da oluþturulmuþ hýz vektörleri ve biz bugün eðer 2003'de bazý ölçmeler yapýyorsak, 96'dan 2003'e her hangi bir yerde örneðin Ýstanbul'da veya Ankara'da bir çalýþma yapacaksak, o bölgedeki TUTGA noktalarýnýn hýz vektörlerinden yararlanarak aðýmýzý 2003'e ya da 2003'den sýfýrýncý 'epoch' dediðimiz 1998 'epoch' una getirme þahsýmýz olacak. Ayný þekilde Nasýl Hocam? Bitmek üzere. Sað olun. Ayný þekilde düþey aðlarda da bu problem söz konusu ve düþey olarak da yapýlmýþ çalýþmalar daha sonra Türkiye'nin tamamýnda modellenmiþ durumda. Þimdi uzay ve uydu teknikleriyle oluþan bu 3 boyutlu að'da derecelendirmeler söz konusu ve bu derecelendirmeler A sýnýfý, B sýnýfý, C sýnýfý olarak yani, derece A, B, C dereceler olarak ve Türkiye'de kullandýðýmýz TUTGA B derece, diðer oluþturduðumuz C1, C2, C3, C4 derece aðlar olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Þimdi buralarý geçiyorum daha sonra sorularýnýzla açabiliriz. Bu yönetmelikle TUTGA'nýn sýklaþtýrýlmasýný öngören maddeler var. Burada önemli olan þu; dikkat ederseniz 'a' maddesinde birinci, 219
172 ikinci ve dengelenmiþ 3. derece ülke yatay kontrol aðý noktalarýndan büyük ölçekli yapým yönetmeliðine göre oluþturulmuþ 3. derece að notalarýndan yerel aðlarýn ülke sistemine baðlý olmayan yüksek dereceli noktalarýndan sýklaþtýrma alanýna 20 kilometreden yakýn her durumda en az 2 TUTGA noktasý ile önceden tesis edilmiþ C1 derece noktalardan olmak üzere, toplam en az 3 nokta ifadeleri var. Bu çok önemli. Þu nedenle önemli; bu iþte geçmiþ að ile TUTGA'nýn tam olarak iliþkilendirilmesini saðlayacak yapýlarý öneriyor. Bu nedenle, en az 3 noktayla bu çakýþtýrmalarý yaprak TUTGA'yý ED50 aðýmýzla iliþkilendirmemiz saðlanabiliyor. Nokta konumlarýný zaman içinde kaydýracaðýz demiþtik. Bu nokta konumlarýný kaydýrma iþini ITRF 1996 datumuna baðlý olarak kaydýrýyoruz. Bu iþleme iliþkin eþitlikler yönetmelikte var. Ölçme yaptýðýmýz anla, sýfýrýncý 'epoch' dediðimiz bir an arasýndaki hýz vektörlerinden yararlanarak noktalarý istediðimiz zaman içersinde öteleme imkanýmýz var. X, Y, Z hýzlarýný kullanarak deprem olan noktalarda ilgili idarelerin veya yönetmeliðin tanýmladýðý, izleme merkezinin tanýmladýðý o deprem sonrasý 'epoch'lar olacak. Deprem sonrasý anlarý dondurmalar olacak. Ýþte TD denilen deprem anlarý için oluþturulmuþ 'epoch'larda bu nokta kaymalarý gerçekleþtirilecek. Oralara yansýda gördüðünüz gibi soru iþareti koymuþtum. ED50 ve ITRF96 arasýndaki iliþkiler þu þekilde gerçekleþtirilecek. ITRF96'dan ED50 arasýnda iliþkiler kurulacak ama ED50 ile ITRF'i tekrar güncellemek, yenilemek mümkün olmayacak. Çünkü, bozulmuþ bir að ile yeni ve ileriye taþýnan aðý güçlendirmek mümkün olmayacaðýndan böyle bir geçiþ yönetmelik kapsamýnda söz konusu deðildir. Taban ITRF96, bundan ED50'ye çýkýþ durumu söz konusu. ED50'den ITRF96'ya geçiþ söz konusu olmayacak. Zamaným bitti, biliyorum ama buralarýn oldukça önemli olduðunu düþünüyorum ben. Kafalarýnýzdaki bazý sorularý netleþtirmek açýsýndan. Çok önemli bir nokta bu da. Geoit, geoit yaþamýmýzda belki teorik olarak hep gördüðümüz, fiziksel jeodezi derslerinde bize anlatýlan o geoitle artýk yaþamak durumundayýz. Ona daha yakýn, ona temas etmek durumundayýz. Dolayýsýyla yükseklikleri GPS bize elipsoid üzerinden veriyor. GRS80 elipsoidi veya WGS84 elipsoidi dediðimiz elipsoitten. Ama bir fiziksel yeryüzüyle çalýþmak ve bunun üzerinde yaþamak durumunda olduðuz için iþte bu elipsoidimizi fiziksel yeryüzüyle iliþkilendirmek durumundayýz. Bunun içinde geoit bilgisine ihtiyacýmýz var ve bu geoit bilgisini de yine GPS nivelman noktalarýnda gerçekleþtirmek mümkün olabilir. Hem GPS koordinatý, hem de nivelman yapýlmýþ TUTGA'daki sýklýk bu, çok seyrek bir sýklýk ve bununla oluþturulmuþ Türkiye geoidi 1996'yý kullanabilmeyi öneriyor yönetmelik ama bununla beraber yönetmelik çok daha prezisyonlu geoitlerin oluþturulmasýna olanak veren lokal geoitlerin de kullanýlmasýný öneriyor. Bu prezisyonlu geoitlerin ve yeni yapýlan sýklaþtýrýlmýþ nivelman ölçmelerinin entegrasyonuyla yeni ve gereksinimleri daha yüksek doðrulukta karþýlayabilecek bir ülke geoidi oluþturmak mümkün olabilecek. Dün öðrendim TG99'un yeni versiyonu TG03'ün hesaplarý tamamlanmak üzereymiþ. Çünkü, yapýlan 220
173 yeni çalýþmalar eklenerek TG99 geliþtirilmiþ. Harita Genel Komutanlýðýndan bir arkadaþlarýmýz iletti. Bununla beraber varolan lokal geoit çalýþmalarý da ülke geoidinin yeni versiyonunun oluþturulmasýnda kullanýlmýþ olsa özellikle büyük ölçekli harita üretimi için gerekli doðruluðu saðlayacak ülke geoidine bir adým daha yaklaþýlmýþ olur. Dolayýsýyla ülke geoidini tüm gereksinimleri karþýlayacak hale getirmek için daha çok iþimiz var. Ama bu problemlerimizi lokal geoitlerle çözebiliriz. Türkiye'nin bir çok yerinde lokal geoitler yavaþ, yavaþ oluþturulmaya baþlandý. Bu Sakarya'nýn lokal geoidi. Yönetmelik farklý konulara da temas ediyor. Bu temaslarý biraz sonra arkadaþlarýmýz, özellikle Emin Bey Ulusal Veri Deðiþim Formatý ve Detay Öznitelik Katalogu konusunda bize bilgiler verecek. Ýlginiz için çok teþekkür ediyorum. OTURUM YÖNETÝCÝSÝ - Evet, Rahmi'ye teþekkür ediyorum. Tabi, çalýþmalarýn içersinde olduðu için oldukça heyecanlý, çok þey anlatmak istiyor ama daha bu bir baþlangýç, bu konularý biz çok daha piþirip tartýþacaðýz. Bu bir baþlangýçtýr, onun için devam edelim. Detay ve öznitelik kataloðu ve veri deðiþim formatý konusunda bizi Emin BANK bilgilendirecek. Detay ve öznitelik kataloðu ve ulusal veri deðiþim formatýnýn hazýrlanmasýnda özverili çalýþmalarda bulunan, komisyon baþkanlýðýný yürüten arkadaþýmýz. Buyurun Emin Bey. BANK - Teþekkürler Sayýn Baþkan. Hepinizi saygýyla selamlýyorum. Hemen konuya giriyorum. Büyük ölçekli harita yapým yönetmeliði komisyonun 10 Mayýs 2001 tarihinde yapýlan ikinci toplantýsýnda; harita yapýmýna yönelik Detay ve öznitelik kodlama kataloðu ve veri deðiþim formatýnýn hazýrlanmasýna yönelik komisyon kurulmasýna karar verilmiþ ve hemen akabinde 15 Mayýs 2001 tarihinde katký saðlayabileceði düþünülen firmalara duyuru yapýlmýþtýr. Ýlk toplantýda temel hedef olarak, herhangi bir yazýlýmýn mantýðý ve formatýna baðlý olmaksýzýn geliþtirilmesi, çok katýlýmlý bir komisyonca geliþtirilmesi, kolay uygulanabilir olmasý ve geniþletilebilir olmasý, geniþ bir kullanýcý ve uygulayýcý kitlesine ulaþabilmesi, veri aktarýmýnda tamlýðýn saðlanmasý, sadece grafik deðil, sözel verilerin de ayný anda iliþkili olarak aktarýlabilmesi hedef olarak seçilmiþtir. Aslýnda bu Türkiye milli takýmý için futbol takýmlarýndan, futbolcu çaðýrmaya benziyor ve herkes Fenerbahçe, Galatasaray formasýný çýkarýyor, firmalar Türkiye milli takým formasýný giyerek, bu anlayýþla böyle bir çalýþmaya soyunuyor. Kesinlikle böyle oldu bu çalýþma ve yansýda gördüðünüz firmalara duyuru yapýldý. Çok büyük oranda genel katýlým oldu. Kýsmi, katýlýmda bulunan firmalar oldu. Bir, iki de hiç katýlamayan ya da 221
174 Diðer Destekçiler * ATAY GEOFEN-SANEL HÝMTAÞ SEZA * Kitap için reklam filmi göndermemiþlerdir. 425
Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý
Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili
BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði
BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði
ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU.
ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU. Sendikamýz Yönetim Kurulu Üyesi Erhan KAMIÞLI, 28 Mart 2001 tarihi itibariyle H.Ö. Sabancý Holding Çimento Grubu Baþkanlýðý'na atanmýþtýr.
Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10
Proje Yönetimi ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23 Araç 1: Araþtýrma sorularý Araç 2: Belirsiz talimatlar Araç 3: Robotlar 28 Örnek
BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ
IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme
KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi
12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý
Fiskomar. Baþarý Hikayesi
Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren
EK-11 TUTGA Koordinat ve Hýzlarýnýn Jeodezik Amaçlý Çalýþmalarda Kullanýlmasýna Ýliþkin Örnek -235- -236- Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliði EK - 11 TUTGA KOORDÝNAT VE HIZLARININ
1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi
Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr?
REC Hakkýnda ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr? Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 21 Araç 1: Kaynaþma Tanýþma Etkinliði 23 Araç 2: Uzun Sözcükler 25 Araç
Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28
Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2
1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI
Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün
1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn
4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87
MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de
Yönergeyi dikkatlice oku. Gözden hiçbir þeyi kaçýrmamaya dikkat et. Þifrenin birini testin iþaretlenen yerine ( Adayýn Þifresi ), diðer þifreyi de
ADAYIN ÞÝFRESÝ Eðitimi Geliþtirme Dairesi DENEME DEVLET OLGUNLUK SINAVI ÖÐRENCÝLERÝN BÝLGÝ VE BECERÝLERÝNÝ DEÐERLENDÝRME SEKTÖRÜ Öðrencilerin Bilgi Ve Becerilerini Deðerlendirme Sektörü BÝRÝNCÝ deðerlendiricinin
Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi
1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel
Tuþat E., Turgut B., GPS Ýle Bir Að Çalýþmasý hkm 2005/2 Sayý 93 Koordinat Koordinat + Datum Koordinat + Datum + Epok Koordinat + Datum + Epok + Doðru
hkm Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi 2005/2 Sayý 93 www.hkmo.org.tr GPS Ýle Bir Að Çalýþmasý Ekrem TUÞAT 1, Bayram TURGUT 2 Özet Bu çalýþmada günümüzün konum belirlemeye yönelik en geliþmiþ
4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda
Simge Özer Pýnarbaþý
Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.
7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012
7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise
DOÐRUNUN ANALÝTÝÐÝ - I
YGS-LYS GEOMETRÝ Konu Anlatýmý DOÐRUNUN ANALÝTÝÐÝ - I ANALÝTÝK DÜZLEM Baþlangýç noktasýnda birbirine dik olan iki sayý doðrusunun oluþturduðu sisteme dik koordinat sistemi, bu doðrularýn belirttiði düzleme
.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.
Membership TÜM ÇEVÝRÝ ÝÞLETMELERÝ DERNEÐÝ YÖNETÝM KURULU BAÞKANLIÐINA ANTALYA Derneðinizin Tüzüðünü okudum; Derneðin kuruluþ felsefesi ve amacýna sadýk kalacaðýmý, Tüzükte belirtilen ilke ve kurallara
AÇIKLAMALI-ÖRNEKLEMELÝ BÜYÜK ÖLÇEKLÝ HARÝTA
AÇIKLAMALI-ÖRNEKLEMELÝ BÜYÜK ÖLÇEKLÝ HARÝTA ve HARÝTA BÝLGÝLERÝ ÜRETÝM YÖNETMELÝÐÝ Mekansal Bilgi Sistemlerinin Coðrafi Bilgi Sistemlerinin Kent Bilgi Sistemlerinin Arazi Bilgi Sistemlerinin Temel Altyapýsý
Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda
DENEME Bu testte 40 soru bulunmaktadýr. 2. Bu testteki sorular matematiksel iliþkilerden yararlanma gücünü ölçmeye yöneliktir.
1. Bu testte 40 soru bulunmaktadýr. 2. Bu testteki sorular matematiksel iliþkilerden yararlanma gücünü ölçmeye yöneliktir. 1. 3 2x +1 = 27 olduðuna göre, x kaçtýr? A) 0 B) 1 C) 2 D) 3 E) 4 4. Yukarýda
3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM
7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk
JEODEZİK AĞLARIN TASARIMI (JEODEZİK AĞLARIN SINIFLANDIRILMASI, TÜRKİYE ULUSAL JEODEZİK AĞLARI)
JEODEZİK AĞLARIN TASARIMI (JEODEZİK AĞLARIN SINIFLANDIRILMASI, TÜRKİYE ULUSAL JEODEZİK AĞLARI) 3.hafta, Ders 2 Prof. Dr. Mualla YALÇINKAYA, 2007 Yrd. Doç. Dr. Emine TANIR KAYIKÇI, 2017 Yeryüzünün bütününün
Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!
Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz
15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,
Motor kademeleri ile otomasyon seviyeleri arasýnda akýllý baðlantý Akýllý Baðlantý Siemens tarafýndan geliþtirilen SIMOCODE-DP iþlemcilerin prozeslerinin hatasýz çalýþmasýný saðlamak için gerekli tüm temel
AÇIKLAMALI-ÖRNEKLEMELÝ BÜYÜK ÖLÇEKLÝ HARÝTA ve HARÝTA BÝLGÝLERÝ ÜRETÝM YÖNETMELÝÐÝ Mekansal Bilgi Sistemlerinin Coðrafi Bilgi Sistemlerinin Kent Bilgi Sistemlerinin Arazi Bilgi Sistemlerinin Temel Altyapýsý
Kanguru Matematik Türkiye 2017
4 puanlýk sorular 1. Dünyanýn en büyük dairesel pizzasý 128 parçaya bölünecektir. Her bir kesim tam bir çap olacaðýna göre kaç tane kesim yapmak gerekmektedir? A) 7 B) 64 C) 127 D) 128 E) 256 2. Ali'nin
MAKÝNA MÜHENDÝSLERÝ ODASI AKREDÝTE MUAYENE KURULUÞU OLMA SÜRECÝNÝ BAÞARIYLA TAMAMLAYARAK TÜRKAK TARAFINDAN VERÝLEN AKREDÝTASYON SERTÝFÝKASINI ALDI
MAKÝNA MÜHENDÝSLERÝ ODASI AKREDÝTE MUAYENE KURULUÞU OLMA SÜRECÝNÝ BAÞARIYLA TAMAMLAYARAK TÜRKAK TARAFINDAN VERÝLEN AKREDÝTASYON SERTÝFÝKASINI ALDI TMMOB Makina Mühendisleri Odasý Türk Akreditasyon Kurumu
STAJ BÝLGÝLERÝ. Önemli Açýklamalar
Öðrencinin Adý ve Soyadý Doðum Yeri ve Yýlý Fakülte Numarasý Bölümü Yaptýðý Staj Dalý Fotoðraf STAJ BÝLGÝLERÝ Ýþyeri Adý Adresi Telefon Numarasý Staj Baþlama Tarihi Staj Bitiþ Tarihi Staj Süresi (gün)
KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)
V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan
T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken
JEODEZİK ÖLÇMELER DERSİ. Yrd. Doç. Dr. Hakan AKÇIN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin KEMALDERE
JEODEZİK ÖLÇMELER DERSİ Yrd. Doç. Dr. Hakan AKÇIN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin KEMALDERE REFERANS (KOORDİNAT) SİSTEMLERİ VE DATUM 1. Hafta Ders Notları REFERANS (KOORDİNAT) SİSTEMLERİ VE DATUM Referans (Koordinat)
Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar
Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar Týbbi Laboratuvar Akreditasyonu Akreditasyon, Akreditasyon; Laboratuvarların, Muayene, Belgelendirme kuruluşlarının ve Yeterlilik Deneyi Sağlayıcı
Özay Çelen (*), Turgut Karaalp (*), Sýdýka Kaya (**), Cesim Demir (*), Abdulkadir Teke (*), Ali Akdeniz (*)
Gülhane Týp Dergisi 2007; 49: 25-31 Gülhane Askeri Týp Akademisi 2007 ARAÞTIRMA Gülhane Askeri Týp Fakültesi Eðitim Hastanesi Yoðun Bakým Ünitelerinde görev yapan hemþirelerin uygulanan hizmet içi eðitim
2 - Konuþmayý Yazýya Dökme
- 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir
ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle
ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz
Kanguru Matematik Türkiye 2017
Kanguru Matematik Türkiye 07 4 puanlýk sorular. Bir dörtgenin köþegenleri, dörtgeni dört üçgene ayýrmaktadýr. Her üçgenin alaný bir asal sayý ile gösterildiðine göre, aþaðýdaki sayýlardan hangisi bu dörtgenin
21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz
0.2-200m3/saat AISI 304-316
RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Açýldý TOHAV'ýn mülteci ve sýðýnmacýlara yönelik devam ettirdiði çalýþmalar kapsamýnda açtýðý SURUÇ MÜLTECÝ DANIÞM
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 1 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý
katýlmayan firma ya da kurumumuz oldu. Benim kayýtlarýma göre teknik toplantý 14 defa yapýldý. Rasim Hocam 19 dedi, zannediyorum, bizim dýþýmýzda da deðerlendirme toplantýlarý yapýldý, ben onlarý kayýtlarýma
EÞÝTSÝZLÝKLER. I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik. Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik
l l l EÞÝTSÝZLÝKLER I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik Çift ve Tek Katlý Kök, Üslü ve Mutlak Deðerlik Eþitsizlik l Alýþtýrma 1 l Eþitsizlik
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler *1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 2 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
Kanguru Matematik Türkiye 2017
4 puanlýk sorular 1. þaðýdaki þekilde kenar uzunluklarý 4 ve 6 olan iki eþkenar üçgen ve iç teðet çemberleri görülmektedir. ir uðurböceði üçgenlerin kenarlarý ve çemberlerin üzerinde yürüyebilmektedir.
Kanguru Matematik Türkiye 2015
3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?
OTOMATÝK BETON BLOK ÜRETÝM TESÝSÝ NHP
OTOMATÝK BETON BLOK ÜRETÝM TESÝSÝ NHP 520 Profesyonellik detaylarda gizli... Kolay ve pratik kalýp deðiþimi için tasarlanmýþ açýlýr makina gövdesi, kalýp deðiþtirme için gereken zamaný kýsaltmaktadýr.
Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta
Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk
17-19 Aralýk 2010 Miracle Resort Hotel, Antalya 17-19 Aralýk 2010 - Miracle Resort Hotel, Antalya Deðerli Meslektaþýmýz, Kanser tedavisindeki hýzlý deðiþim ve geliþme farklý alanlarda uzmanlaþmýþ hekimlerin
T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri
ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum
ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar
01 Kasým 2018
Geri Dönüþüm Markasý... www.adametal.com.tr 01 Kasým 2018 Ada Metal Demir Çelik Geri Dönüþüm San. ve Tic. A.Þ. 1956 yýlýndan bu yana, özellikle metal sektöründe, fabrikalarýn üretim artýklarýný toplayýp
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler 1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 3 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI
Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979
Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý
NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.
Görüþler / Opinion Papers
Türk Kütüphaneciliði 21, 2 (2007) 218-229 Görüþler / Opinion Papers Üniversitelerde Belge Yönetimi ve Arþivler* Fahrettin Özdemirci** Öz Bu çalýþmada, üniversitelerde yazýþma, dosyalama, arþiv, vb. iþlemlerinin,
Dövize Endeksli Kredilerde KKDF
2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak
4. 5. x x = 200!
8. SINIF COÞMY SORULRI 1. ÖLÜM 3. DÝKKT! u bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. adým (2) 2. adým (4) 1. x bir tam sayý ve 4 3 x 1 7 5 x eþitsizliðinin doðru olmasý için x yerine
Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi
2009-11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi
Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla
K U L L A N I C I E L K Ý T A B I
K U L L A N I C I E L K Ý T A B I Kesme Hızı Kesme hýzý fonksiyonlarý: Kalýnlýk ve kesilecek olan madde Akým ayarýnýn deðeri Akým ayarý kesilmiþ kenarlarýn kalitesini etkiler. Kesimin geometrik
Akýlcý Çözümler Üretiyoruz Türev Ürünlere Ýliþkin Eðitimler EÐÝTÝMÝN AMACI Kýyýyý gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keþfedemez. Andre Gide Bu eðitimde katýlýmcýlara, VOB ürünlerin
Ballorex Venturi. Çift Regülatörlü Vana
Ballorex Venturi Çift Regülatörlü Vana Isýtma ve soðutma sistemlerinin balanslanmasý Precision made easy Ballorex Venturi ýsýtma ve soðutma sistemlerini balanslamasýný saðlayan olan yeni jenerasyon çift
25 Mart 2007 Kol Toplantýsý
25 Mart 2007 Kol Toplantýsý 25 Mart 2007 tarihinde Türk Tabipleri Birliði GMK Bulvarý Þehit Daniþ Tunalýgil sok. No: 2 / 17-23 Maltepe-Ankara adresinde Kol Toplantýmýzý gerçekleþtiriyoruz. Türkiye saðlýk
MEVCUT GPS/NİVELMAN VERİ KÜMESİNİN JEOİT MODELLEME AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
MEVCUT GPS/NİVELMAN VERİ KÜMESİNİN JEOİT MODELLEME AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Mustafa İNAM, Mehmet SİMAV, Ali TÜRKEZER, Serdar AKYOL, Ahmet DİRENÇ, A.İhsan KURT, Mustafa KURT Harita Genel Komutanlığı,
Kanguru Matematik Türkiye 2015
3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki
ZEYTÝNBURNU AKTARMA ÝSTASYONLARI VE OTOGAR ÝSTASYONU YÖNLENDÝRME ÝÞARETLERÝ ÝNCELEME RAPORU YOLCU HÝZMETLERÝNÝ GELÝÞTÝRME ÞEFLÝÐÝ KALÝTE VE KURUMSAL GELÝÞÝM MÜDÜRLÜÐÜ ZEYTÝNBURNU AKTARMA ÝSTASYONLARI VE
3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma
Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma
Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora
2009-40 Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora Ýstanbul, 25 Aðustos 2009 Sirküler Numarasý : Elit - 2009/40 Sirküler Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler
MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623
MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL
Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý..
Kümeler II. KÜMLR. TNIM Küme, bir nesneler topluluðudur. Kümeyi oluþturan nesneler herkes tarafýndan ayný þekilde anlaþýlmalýdýr. Kümeyi oluþturan nesnelerin her birine eleman denir. Kümeyi genel olarak,,
DENEME Bu testte 40 soru bulunmaktadýr. 2. Bu testteki sorular matematiksel iliþkilerden yararlanma gücünü ölçmeye yöneliktir.
1. Bu testte 40 soru bulunmaktadýr. 2. Bu testteki sorular matematiksel iliþkilerden yararlanma gücünü ölçmeye yöneliktir. 1. a, b, c birbirinden farklý rakamlardýr. 2a + 3b - 4c ifadesinin alabileceði
BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü?
BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü? Hükümetler birinci basamak saðlýk hizmetleri konusundaki yasalarý açýkça çiðnemektedir. Türkiye saðlýk sisteminde, birinci basamaktaki kurumlar (saðlýk
Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu
T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI
Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin
Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: [email protected] BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI
5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý
CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.
3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?
5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn
014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu
Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm
DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik
Kanguru Matematik Türkiye 2017
4 puanlýk sorular 1. Bir dik ikizkenar ABC üçgeni, BC = AB = birim olacak þekilde veriliyor. Üçgenin C köþesini merkez kabul ederek çizilen ve yarýçapý birim olan bir yay, hipotenüsü D noktasýnda, üçgenin
mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83
...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe
Platformdan Yeni ve Ýleri Bir Adým: Saðlýk ve Sosyal Güvence için Bir Bildirge
Platformdan Yeni ve Ýleri Bir Adým: Saðlýk ve Sosyal Güvence için Bir Bildirge Onaylayan Administrator Thursday, 05 August 2010 Son Güncelleme Thursday, 05 August 2010 HSGG GÜVENLÝ GELECEK ÝÇÝN SAÐLIK
ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý
ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý ve Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý 2010 içindekiler Orta Karadeniz Kalkýnma Ajansý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþ Amaçlarý Vizyonumuz Misyonumuz Orta Karadeniz
Yalýn Altý Sigma Danýþmanlýðý
Yalýn Altý Sigma Danýþmanlýðý Yalýn Altý Sigma Danýþmanlýðý S.P.A.C. Danýþmanlýk 8 yýlý aþkýn bir süredir Türkiye'nin en büyük Yalýn Altý Sigma Danýþmanlýk þirketi olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim
Matematik 1. Fasikül ÜNÝTE 1 Geometriye Yolculuk ... ÜNÝTE 1 Geometriye Y olculuk Çevremizdeki Geometri E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim E E E E E Üçgenler
Bayrak T., Yamula Barajýndaki Jeodezik Yöntemle Düþey Deformasyonlarýn Ýzlenmesi hkm 2006/2 Sayý 95 Yapýsal bütünlüðü korumak, yýkýlmasýný önlemek ve
hkm Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi 2006/2 Sayý 95 www.hkmo.org.tr Yamula Barajýndaki Düþey Deformasyonlarýn Jeodezik Yöntemlerle Ýzlenmesi Temel BAYRAK 1 Özet Kayseri iline 35 km uzaklýkta
4. f(x) = x 3 3ax 2 + 2x 1 fonksiyonunda f ý (x) in < x < için f(x) azalan bir fonksiyon olduðuna
Artan - Azalan Fonksionlar Ma. Min. ve Dönüm Noktalarý ÖSYM SORULARI. Aþaðýdaki fonksionlardan hangisi daima artandýr? A) + = B) = C) = ( ) + D) = E) = + (97). f() = a + fonksionunda f ý () in erel (baðýl)
CKA Taným CKA endüstriyel difüzör, büyük hacimlerin hava ile ýsýtýlmasý ve soðutulmasý iþlemleri sýrasýnda, gerekli olan farklý atýþ karakteristikleri
C 11.01 TR.00 CKA H A V A K O N T R O L S i S T E M L E R i CKA Taným CKA endüstriyel difüzör, büyük hacimlerin hava ile ýsýtýlmasý ve soðutulmasý iþlemleri sýrasýnda, gerekli olan farklý atýþ karakteristiklerini
Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði
Bolkar Daðlarý. AKD054 Acil Gerileme (-1)
Bolkar Daðlarý AKD054 Acil Gerileme (-1) Ali Ýhsan Gökçen Yüzölçümü : 399366 ha Yükseklik : 210 m - 3524 m Boylam : 34,46ºD Ýl(ler) : Mersin, Niðde, Konya Enlem : 37,26ºK Ýlçe(ler) : Ereðli, Pozantý, Ulukýþla,
2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji
