ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
|
|
|
- Eren Kutay
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Yeliz AKA ÖZMAY ADANA DAKİ EV DIŞI (OUTDOOR) FUNGUSLARIN İZOLASYONU, İDENTİFİKASYONU, MEVSİMSEL DAĞILIMI VE ALERJİK HASTALIKLARLA İLİŞKİLENDİRİLMESİ BİYOLOJİ ANA BİLİM DALI ADANA, 2007
2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ADANA DAKİ EV DIŞI (OUTDOOR) FUNGUSLARIN İZOLASYONU, İDENTİFİKASYONU, MEVSİMSEL DAĞILIMI VE ALERJİK HASTALIKLARLA İLİŞKİLENDİRİLMESİ Yeliz AKA ÖZMAY YÜKSEK LİSANS TEZİ BİYOLOJİ ANA BİLİM DALI Bu tez 17/01/2007 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu İle Kabul Edilmiştir. İmza:... İmza.. İmza. Doç. Dr. Hatice KORKMAZ Prof. Dr. Derya ALTINTAŞ Prof. Dr. Ömer ÇOLAK DANIŞMAN 2. DANIŞMAN ÜYE İmza: Prof. Dr. Burhan ARIKAN ÜYE İmza: Doç. Dr. Gülbin BİNGÖL ÜYE Bu tez Enstitümüz Biyoloji Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ Enstitü Müdürü Bu çalışma, Çukurova Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: FEF.2005.YL2 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ndaki hükümlere tabidir.
3 ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA DAKİ EV DIŞI (OUTDOOR) FUNGUSLARIN İZOLASYONU, İDENTİFİKASYONU, MEVSİMSEL DAĞILIMI VE ALERJİK HASTALIKLARLA İLİŞKİLENDİRİLMESİ Yeliz AKA ÖZMAY ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANA BİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Hatice KORKMAZ İkinci Danışman: Prof. Dr. Derya ALTINTAŞ Yıl: 2007, Sayfa : 77 Jüri : Doç. Dr. Hatice KORKMAZ Prof. Dr. Derya ALTINTAŞ Prof. Dr. Ömer ÇOLAK Prof. Dr. Burhan ARIKAN Doç. Dr. Gülbin BİNGÖL Bu çalışmada, Adana ilindeki 6 farklı istasyondan ev dışı (outdoor) mantarların izolasyonu, identifikasyonu, mevsimsel dağılımı ve alerjik hastalıklarla ilişkisi saptanmaya çalışılmıştır. Atmosferik Fungusların izolasyonu amacıyla örnekler, ECO MASS 100 Mikrobiyal Hava İzleme Sistemi kullanılarak Rose Bengal Streptomycine Agarlı Besiyerlerine ekim yapılmıştır. PDA, MEA, CZ besiyerlerindeki üreme davranışları, koloni morfolojisi, pigment oluşumu, petri kutusunda alt ve üstten görünüşleri, spor ve hifsel yapılarının mikroskobik incelenmesi gibi parametrelere göre tanımlama kriterleri dikkate alınarak identifikasyonları genus düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Örnekleme Şubat 2005-Ocak 2006 tarihleri arasında ayda bir kez olmak koşuluyla 12 kez yapılmıştır. Toplam 3220 mantar kolonisi izole edilmiştir. İzole edilen kolonilerin tanımlanması sonucu 9 farklı mantar cinsi saptanmıştır. Bunlar; Cladosporium 1436 (%44,5), Penicillium 644 (%20), Aspergillus 548 (%17.0), Alternaria 176 (%5.4), steril 63 (%1.95), Rhizopus 44 (%1.36), Fusarium 29 (%0.90), Acremonium18 (%0.55) Trichoderma 9 (%0.27, Chatemonium 1 (%0.03) ve diğerleridir 252 (%7.8) Atmosferdeki mantar konsantrasyonu ile alerjik çocukların astım skorları ve rinit skorları arasında ileri düzeyde anlamlı ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hava kaynaklı fungus, İzolasyon, İdentifikasyon, allerjik reaksiyonlar. I
4 ABSTRACT MSc THESIS ISOLATION, IDENTIFICATION, SEASONAL DISTRIBUTION OF OUTDOOR FUNGI in ADANA and CORRELATION OF ALLERGIC DISEASES Yeliz AKA ÖZMAY DEPARTMENT OF BIOLOGY INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervısor : Assoc. Prof. Dr. Hatice KORKMAZ Co Supevısor : Prof. Dr. Derya ALTINTAŞ Year : 2007, Pages: 77 Jury : Assoc. Prof. Dr. Hatice KORKMAZ Prof. Dr. Derya ALTINTAŞ Prof. Dr. Ömer ÇOLAK Prof. Dr. Burhan ARIKAN Assoc. Prof. Dr. Gülbin BİNGÖL In this study, It was tried to determine the isolation, identification, seasonal distribution and correlation of allergic disases of outdoor fungi in ADANA, at 6 different area. For isolation of atmospheric fungi, samples collected from air with ECO MASS 100 Aerosampler equipment and plated on to the Rose Bengal Streptomycine Agar, then all plates incubated at 25 C for 14 days. Genus of the isolated fungus were identified based on micro- and macromorphology with the pigmentation of colonies at the bottom and surface of grown on CZ, MEA ad PDA media. Sampling was performed once a month, twelve times during the year, from february 2005 to January Total 3220 fungi colonies were isolated and as a result total 9 different genus of fungi were identified. These are Cladosporium 1436 (44,5%), Penicillium 644 (20%), Aspergillus 548 (17.0%), Alternaria 176 (5.4%), steril 63 (1.95%), Rhizopus 44 (1.36%), Fusarium 29 (0.90%), Acremonium18 (0.55%) Trichoderma 9 (0.27%), Chatemonium 1 (0.03%) and the others 252 (%7.8). A significant correlation was found between atmospheric fungi concentration and allergic diseases, the pediatric allergy clinic of Çukurova University Hospital, Key words: Airborne fungi, Isolation, Identification, allergic diseases. II
5 TEŞEKKÜR Öncelikle çalışmalarım sırasında her türlü desteğini ve yardımını benden esirgemeyen değerli danışman hocam Doç. Dr. Hatice KORKMAZ GÜVENMEZ ve ikinci danışman hocam Prof. Dr. Derya ALTINTAŞ a teşekkürlerimi sunarım. Örneklemelerimizi, tanımlamalarımızı birlikte yaptığım arkadaşlarım Rukiye GELİŞKEN ve Yusuf UYSAL a teşekkür ederim. Değerli hocalarım Prof. Dr. Ömer ÇOLAK, Prof. Dr. Burhan ARIKAN, Prof. Dr. Sadık DİNÇER ve Prof. Dr. Cengiz DARICI ya, araştırma görevlileri Ashabil Aygan ve Gülcihan Güzeldağ hocalarıma ve arkadaşlarımdan Emel Karadeniz e, çalışmalarımda bana destek oldukları için teşekkür ederim. Bu araştırmanın başlangıç aşamasından beri değerli bilimsel katkı ve yardımlarından dolayı Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi sayın Prof. Dr. Ahmet ASAN ve Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi sayın Alev HALİKİ ye özellikle teşekkür ederim. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Alerji Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Seval Güneşer, Doç. Dr. Gülbin Bingöl ve Uzman Dr. Ayfer İnal hocalarıma teşekkür ederim. İstatiklerimizin yorumlanmasında değerli katkılarından dolayı Prof. Dr. Hazma Erol a teşekkür ederim. Yüksek Lisans çalışmam süresince bana destek olan Başkent Üniversitesi Hastanesi Laboratuvar Sorumlusu Biyokimya Uzmanı Rüksan ANARAT, Biyokimya Uzmanı Dr. Nurzen SEZGİN ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Hikmet ALIŞKAN hocalarıma teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca çalışmalarım boyunca beni manevi ve maddi açıdan destekleyen ve bana güvenini kaybetmeyen babam Doğan AKA, annem Hatice AKA, ablalarım Doç. Dr. Yıldız AKA KAÇAR, Yrd. Doç. Dr. Filiz BOLAT, Uzman Dr. Deniz SATAR a, abim Dr. Sertel AKA ve eşim Erhan ÖZMAY a teşekkür ederim. İÇİNDEKİLER III
6 Sayfa No ÖZ...I ABTRACT...II TEŞEKKÜR...III İÇNDEKİLER...IV ÇİZELGELER DİZİNİ...VII ŞEKİLLER DİZİNİ...VIII 1.GİRİŞ Mantarların Genel Özellikleri Mantar Hücresi Filamentöz Yapılı Mantar: Küf Tomurcuklanan Mantar: Maya Dimorfik Mantar Mantarlar Nasıl Ürerler Eşeysiz Üreme Sporangiyospor Konidiyum Tallik Konidiyumlar Blastik Konidiyumlar Eşeyli Üreme Zigospor Askospor Bazidiyospor Mantarların Sınıflandırılması Mantarların Üremesini Etkileyen Faktörler Mantarların Üreme Hızları Oksijenin Etkisi Ph' nın Etkisi Isının Etkisi Alerjenler Ev Tozu Akarları...14 IV
7 Polenler Küf Mantarları Hayvan Alerjenleri (Alerjenleri) Böcek Alerjenleri (Alerjenleri) İlaç Alerjenleri (Alerjenleri) Besin Alerjenleri (Alerjenleri) Alerjik Bazı Mantar Cinslerinin Strüktürel ve Kültür Özellikleri Aspergillus Alternaria Cladosporium Penicillium Rhizopus Fusarium Acremonium Trichoderma Adana'nın Coğrafik Özellikleri İklim Bitki Örtüsü Adana İlindeki Bitki Populasyonu ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR MATERYAL VE METOD Materyal Kullanılan Besiyerleri Rose Bengal Streptomycine Agar Potato Dextrose Agar (PDA) Czapek Dox Agar (CZ) Maltextrakt Agar(MEA) Lacto-Cotton Blue (LCB) Stok Çözeltisi Metod Atmosferden Örneklerin Alınması ve Fungus İzolasyonu İzole Edile Fungusların İdentifikasyonu...38 V
8 4. BULGULAR VE TARTIŞMA SONUÇLAR VE ÖNERİLER KAYNAKLAR...67 ÖZGEÇMİŞ...77 VI
9 ÇİZELGELER DİZİNİ Sayfa Çizelge 1.1. Mantar Hücrelerinin Genel Özellikleri...4 Çizelge 1.2. Mantarların Bazı Özellikleri...6 Çizelge 1.3. Adana İline Uygun Bitkiler...25 Çizelge 1.4. Adana İline Uygun Çalı ve Sarılıcı Bitki Cinsi...25 Çizelge 4.1. Valilik Semtindeki Mantar Konsantrasyonu...44 Çizelge Adana Valiliği Kirlilik Parametreleri...46 Çizelge Adana Valiliği Meteorolojik Parametreler...46 Çizelge 4.2. Alidede Mahallesi Mantar Konsantrasyonu...46 Çizelge Alidede Mahallesi Kirlilik Parametreleri...47 Çizelge Alidede Mahallesi Meteorolojik Parametreler...47 Çizelge 4.3. Yavuzlar Mahallesi Mantar Konsantrasyonu...48 Çizelge Yavuzlar Mahallesi Kirlilik Parametreleri...48 Çizelge Yavuzlar Mahallesi Meteorolojik Parametreleri...49 Çizelge 4.4. Fatih Mahallesi Mantar Konsantrasyonu...49 Çizelge Fatih Mahallesi Kirlilik Parametreleri...50 Çizelge Fatih Mahallesi Meteorolojik Parametreleri...50 Çizelge 4.5. Şakirpaşa Mahallesi Mantar Konsantrasyonu...50 Çizelge Şakirpaşa Mahallesi Kirlilik Parametreleri...51 Çizelge Şakirpaşa Mahallesi Meteorolojik Parametreleri...51 Çizelge 4.6. Haydaroğlu Mahallesi Mantar Konsantrasyonu...51 Çizelge Haydaroğlu Mahallesi Kirlilik Parametreleri...52 Çizelge Haydaroğlu Mahallesi Kirlilik Parametreleri...52 VII
10 ŞEKİLLER DİZİNİ Sayfa Şekil 1.1. Mantar Hücresinin Yapısı...5 Şekil 1.2. Mantarların Üreme Döngüsü...8 Şekil 3.1. Adana Seyhan ve Yüreğir Merkez İlçelerindeki 1-6 No lu İstasyonlar..36 Şekil 3.2. Eco Mass 100 Microbial Hava İzleme Sistemi...37 Şekil 4.1. Aspergillus sp. nin PDA, CZ ve MEA daki koloni morfolojisi...54 Şekil 4.2. Aspergillus niger in conidia Formu...54 Şekil 4.3. Fusarium sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi...55 Şekil 4.4. Fusarium sp. nin mikroskobik görünümü...55 Şekil 4.5. Cladosporium sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi...56 Şekil 4.6. Cladosporium sp. nin mikroskobik görünümü...56 Şekil 4.7. Penicillium sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi...57 Şekil 4.8. Penicillium sp. nin mikroskobik görünümü...57 Şekil 4.9. Trichoderma sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi...58 Şekil Trichoderma sp. nin mikroskobik görünümü...58 Şekil Alternaria sp. nin PDA daki koloni morfolojisi...59 Şekil Alternaria sp. nin mikroskobik görünümü...59 Şekil Rhizopus sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi...60 Şekil Rhizopus sp. nin mikroskobik görünümü...60 Şekil Fungus İzolasyonunun İlk Aşaması Olan Rose Bengal Streptomycine Agar Besiyerinde Üreyen Karışık Fungus Kolonileri...61 Şekil Aspergillus ve Penicillium sp. lerinin Rose Bengal Streptomycine Agar da koloni morfolojisi...62 VIII
11 9
12 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY 1. GİRİŞ Alerjik hastalıklar özellikle alerjik astım ciddi sağlık problemlerinden olup, çevresel faktörlerle tetiklenmektedir. Alerji genetik kökenli bir hastalık olmakla beraber, ortaya çıkmasında çevresel pek çok faktör rol oynamaktadır. En sık karşılaşılan çevresel faktörler biyolojik ve kimyasal kirleticilerdir. Ev içi ve ev dışı ortamlarda bulunan; Akarlar, Polenler ve Mantar sporları biyolojik alerjenler arasında yer almaktadır. Alerjik vakalarda atmosferik funguslar önemli rol oynamaktadırlar. Havayla taşınan bir fungus; insan, bitki ve hayvanlar tarafından solunum yolu ile alındığında çeşitli sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Hava kirliliği sonucu atmosferdeki CO ve SO 2 miktarının artışı fungusların sporulasyonunu arttırmakta (Klironomas ve ark., 1997; Asan ve ark., 2002a) bu da alerjik vakaların artışına neden olmaktadır (sporların havadaki yoğunluğu coğrafik alanın özelliklerine, mevsimsel değişikliklere ve günün farklı zamanlarına göre değişmektedir). Ayrıca rüzgar, nem, sıcaklık, yağış, rakım ve vejetasyon tipi gibi biyotik ve abiyotik faktörler de bir bölgenin atmosferinde bulunan fungusların nitelik ve niceliğini etkilemektedir (Al-Doory, 1970). Fungus habitatları çok farklılık göstermektedir. Bazı türler kaynak suları ve deniz gibi su ortamlarında, bulunurken, çoğunluğu karasal habitatlarda, toprakta ve ölü bitki materyalleri üzerinde (doğada organik karbon mineralizasyonunda önemli rol oynar) bulunmaktadırlar. Fungusların büyük bir çoğunluğu karasal bitkiler için parazit olup çoğunlukla tahıl ürünlerinde önemli hastalıklara sebep olarak büyük ekonomik kayıplara neden olmaktadırlar. Bazıları da insanlar ve hayvanlar için parazitiktirler. Funguslar, dayanıklı bir hücre duvarına sahiptir. Bazı funguslarda hücre duvarında selüloz bulunmaktadır. Kitin hücre duvarının en önemli yapısal elementidir. Fungal hücre duvarı genellikle polisakkarit, protein, lipid ve polifosfat gibi bileşenlerden oluşmaktadır (Madigan ve ark.,1997). Atmosfer, mikroorganizmaların üremesi için uygun bir ortam olmamakla birlikte, atmosferde çeşitli organizmalar ve bunlara ait sporlar değişik oranlarda bulunmaktadır. Atmosferdeki fungal spor sayıları, bölgeden bölgeye değişiklik göstermektedir (Şimşekli ve ark.,1999). Fungal sporlar önemli alerjenler 1
13 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY olduklarından, havanın fungal mikrobiotası ile ilgili çalışmalar, fungal sporların havadaki miktarı ve alerjiler hakkında bilgi vermektedir. Genelde doğada yaygın bir dağılım gösteren atmosfer kaynaklı mikrofunguslar ev içi ve ev dışı ortamlarda çok fazla miktarlarda bulunmuştur. İnsanlar sürekli olarak atmosfer kaynaklı funguslarla karşılaşmakta, fakat bunlar özel bir sağlık sorunu yaratmamaktadırlar. Buna rağmen; funguslar alerjilere ve besin bozulmalarına neden olmaktadır. Özellikle fungusların mikotoksinleri insan ve hayvan sağlığını etkileyebilmektedirler. Atmosfer kaynaklı küf mantarı sporları, bitki hastalıklarında enfeksiyon ajanı olarak etkili olmaktadırlar. Atmosferdeki mikroorganizma konsantrasyonu, insan aktivitesi ve toprak kaynaklı tozların varlığı ile ilişkilidir. Atmosferdeki CO 2 konsantrasyonunun artması sonucu ortaya çıkan hava kirliliği, atmosferde yaygın olarak bulunan fungusların sporulasyonunu indükleyebilmektedir (Kliromonas ve ark.,1997). Lin ve Li (2000) atmosfer orijinli fungal aerosöllerin meterolojik faktörler ve havadaki kirleticilerle ilişkili olduğunu bildirmişlerdir. Buna ilaveten havadaki fungal sporlar, rüzgar, nem, sıcaklık, yağış, rakım, vejetasyon tipi ve bazı özel kontaminasyon rezervuarları ile de ilişkilidir (Agarwal ve Shivpuri, 1969; Pasenen, 1992; Di Giorgio ve ark., 1996; Goh ve ark., 2000; Su ve ark., 2001). Atmosferdeki fungusların dağılımı pek çok faktöre bağlı olarak büyük oranda değişiklik göstermektedir. Örnek toplama ortamı (besiyeri), örnekleme prosedürü, fungusların toplandığı günün farklı zamanları, örnekleme sıklığı ve süresi havadaki fungusların izlenmesini etkileyen faktörlerdendir (Takahashi, 1997). Ayrıca atık arıtım proseslerinin varlığı, hayvan üretim çiftlikleri, fermantasyon prosesleri, tarımsal ve endüstriyel aktiviteler fungusların yoğunluğunu etkileyen faktörler arasındadır (Dı Giorgio ve ark., 1996). Fungal sporlar, miselial fragmentler ve sklerotialar böcekler vasıtasıyla havada yayılabilmektedir (Kerssies, 1993). Fernando ve ark. (2000) Gibberella zeae askosporlarının yayılmasında gün içindeki yağış saatinin önemli olduğunu bildirmiştir. Yukarıda sözü edilen faktörler havadaki fungusların tipini ve sayısını etkilemektedir. 2
14 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Atmosferdeki fungusların konsantrasyonunun belirlenmesi aeroallerjen olabilmeleri nedeniyle önem arz etmektedir (Beaumont ve ark., 1985; Chin-Shan ve ark.,1995; Hasnain ve ark.,1995; Flückiger ve ark., 2000; Burge & Rogers, 2000). Seçilmiş bir bölgedeki fungal dağılımın karakterizasyonu ve ortaya konması yaşam ortamlarındaki funguslara hassasiyet ve klinik teşhiste, fungal ilişkinin saptanması ve mevsimsel alerjik hastalıklardan toplumun korunabilmesine yardımcı olmaktadır (Wu ve ark., 2000) Mantarların Genel Özellikleri Mikoloji; mayalar, küfler, makro mantarlar ve mantara benzeyen mikroorganizmalarla uğraşan bilim dalıdır. Doğada tür mantar saptanmasına karşılık 150 tür insan ve hayvanlar için primer patojendir. Mantarların çoğunun tanısı morfolojik yapıya dayanmaktadır. Pek çoğu birbirine benzeyen küflerde morfolojik tanı her zaman kolay değildir. Mantarların yapısının ve sınıflandırma ilkelerinin bilinmesi, klinik örneklerden soyutlanmasını ve tanınmasını kolaylaştıracaktır (Şekil 1.1.) (Mutlu ve ark., 1999) Mantar Hücresi Mantarlar ökaryotik mikroorganizmalar olup canlıların beşinci alemini oluştururlar. Mantarlara ilişkin altı temel özellik mantarların tanımlanmasını sağlar (Çizelge 1.1). Mantarlar bu özellikleri ile bitki, hayvan ve bakterilerden kolaylıkla ayrılırlar. Ayrıca bu özelliklerinin bilinmesinin klinik önemi de vardır: 1) Hayvan (insan) hücreleri gibi mantarlar da ökaryottur. Mantarların sitoplazma zarı yapısal olarak insan sitoplazma zarına benzerlik gösterir. Mantar infeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ilaçlar, yapısal benzerlikten dolayı insan hücresi üzerine de toksik etki yapar. 3
15 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY 2) Klinik mikrobiyoloji laboratuarında mantarların tanımlanması için sporların incelenmesi temeldir. Bunun dışında, mantarlar ekoloji ve yaşam döngüsünü sürdürebilmeleri için sporları ile çevreye yayılır. Doğada sporları bulunan mantarlar solunum veya inokülasyon ile kolaylıkla infeksiyonlara yol açabilirler. 3) Mantarlar, klorofil içermemeleri ile yüksek bitkilerden ayrılırlar. 4) Mantarların eşeyli ve/veya eşeysiz üreme özellikleri tanımlanmaları ve sınıflandırılmaları açısından önemlidir. 5) Mantarlar yapılarına göre iki grupta incelenir: Küfler ve mayalar. Küf mantarlarının filamantöz yapılar oluşturmaları invivo/invitro tanıda önemlidir. Mayaların çoğu filamantöz yapı oluşturmazlar. Çizelge 1.1. Mantar hücrelerinin genel özellikleri (Mutlu ve ark., 1999) 1) Gerçek bir çekirdeğe sahiptirler (ökaryot) 2) Sporlar/ konidiyumlar oluştururlar 3) Klorofil içermezler (kemoheterotrof) 4) Eşeysiz ve/veya eşeyli ürerler 5) Filamantöz yapılar oluştururlar 6) Hücre duvarları vardır 6) Hücre duvarı, mantarları hücre duvarı olmayan hayvan hücrelerinden ayırır. Mantar hücre duvarında yapısında bulunan kitin, mantarın bakteri ve yüksek bitkilerden ayrılmasını sağlar. Bakteri hücresindeki peptidoglikana karşılık, mantar hücre duvarında kitin, mannanlar, glukaganlar ve diğer kompleks yapılar vardır. (Çizelge 1.2.) (Mutlu ve ark., 1999). 4
16 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Nukleus Lizozom Hücre duvarı Plazma memdranı Sentrioller Golgi aparatı Ribozomlar Organeller Mitokondri Endoplazmik retikulum Şekil 1.1. Mantar Hücresinin Yapısı (Madigan ve ark., 1997) Mantarlar, morfolojik yapılarına göre küf ve maya olmak üzere iki grupta incelenir. Bazı mantarlar ise doğal ortamlarda küf, insan vücut ısısında (37 C) maya şeklindedir. Isıya bağlı olarak yapı değiştiren bu mantarlara dimorfik mantarlar denir. Küf ve mayaların bazı özellikleri birbirinden farklıdır (Mutlu ve ark., 1999). 5
17 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Çizelge 1.2. Mantarların Bazı Özellikleri (Mutlu ve ark., 1999) Özellik Mantar hücresi Hücre yapısı Hücre duvarı Sitoplazma zarı Sitoplazma içi yapılar Çekirdek Büyüklük Morfolojik yapı Sporları Üreme biçimi Boyanma özellikleri Ökaryot Çok katlı (kitin, manan, glukan), bazılarında kapsül var Ergesterol Mitokondri, endoplazmik retikulum, Golgi Zar ile çevrili (gerçek çekirdek) 5-10 µm çapında, 100 µm den uzun olabilir Maya: Yuvarlak, yuvarlağımsı, Küf: filamentöz, bölmeli veya bölmesiz hifli Eşeyli ve/veya eşeysiz sporlar Eşeyli ve/veya eşeysiz Gram pozitif; aside dirençli boyanmazlar, Histopatolojik boyalarla (PAS, gümüşleme) boyanırlar Filamentöz yapılı mantar: Küf Küfün temel yapı birimi hif olarak adlandırılan tübümsü yapıdır. Hif topluluğuna misel denir. Miselin besiyerinde görünümüne koloni adı verilir. Hifler üç boyutlu olarak incelendiğinde, hücre duvarları birbirine paralel tübüler yapılardır. Bazı küflerde hifler enine bölmelerle bölünmüştür. Hücrelerdeki bu enine bölmelere septum denir. Septumlu hifler bölmeli hif, septumsuz hifler ise bölmesiz (sönositik) hif olarak da tanımlanırlar. Hif çok çekirdekli olabilir. Bölmesiz hiflerde protoplazma hif boyunca akarken, bölmeli hiflerde akış septum porları aracılığı ile gerçekleşir. Bölmesiz hiflerin çapı (10-15 mm), bölmeli hiflerinkinden (2-5 µm) daha geniştir (Mutlu ve ark., 1999). 6
18 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Tomurcuklanan mantar: Maya Mayalar tek hücreli mantarlardır. Tomurcuklanma (blast formasyonu) veya fision (ortadan ikiye bölünme) ile çoğalırlar. Klinik önemi olan mayaların çoğu yuvarlak veya yuvarlağımsıdır. Ender olarak uzamış, üçgen veya şişe şekilli olabilirler. Çapları 2-20 µm arasında, boyları 2-50 µm değişir. Bir maya hücresinin bir veya birkaç noktasından tomurcuklanma olur, olgunlaşan yapı ana hücreden koparak yavru hücre oluşur. Yavru hücreye blastokonidiyum denir. Gerçek maya hiflerinde hücre duvarları birbirine paraleldir. Yalancı hifte ise tomurcuklanma bölgesine yakın bir yerde içe bükey bir yapı görülür. Bazı mayalar hem tomurcuklanır hem de ikiye bölünerek çoğalırlar. Bu şekilde oluşan hücrelere artrokonidiyum denir (örneğin, Cryptococcus neoformans) (Mutlu ve ark., 1999) Dimorfik Mantarlar Doğal ortamlarında ve oda ısısındaki besiyerlerinde küf, invivo ve C de maya şeklinde üreyen mantarlara dimorfik veya difazik mantarlar denir. Küf şeklinden maya şekline dönüşümü pek çok faktör etkiler. Bunlar: a) Isının C yükselmesi, b) Ortamda basit şekerlerin çokça bulunması, c) Sistein gibi sülfidril gruplarının varlığı, d) Bir organik nitrat kaynağının bulunmasıdır. Mayanın küfe, küfün mayaya dönüşümüne termal dimorfizm denir. Dimorfik mantarların tanımı için her iki formun da yapısal özelliklerinin gösterilmesi gerekir. Dimorfik mantarlar doğada saprofit küf olarak, insan vücudunda ise maya ve sferül yapısında parazit olarak bulunurlar (Mutlu ve ark., 1999). 7
19 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY 1.2. Mantarlar nasıl ürerler Konidiofor Havasal hif Alt yüzey Konidia (spor) Germinasyon Hif Şekil 1.2. Mantarların Üreme Döngüsü (Madigan ve ark., 1997) Mantarlar eşeysiz (mitoz) ve/veya eşeyli (mayoz) olmak üzere iki biçimde ürerler. Üreme biçimlerine göre mantarlar sınıflandırılır. Sporlar aracılığı ile çoğalan mantarlar aynı anda hem eşeyli hem de eşeysiz konidiyumlar oluşturabilirler (Şekil 1.2.) (Mutlu ve ark., 1999) Eşeysiz Üreme Tek bir ana hücrenin mitoz bölünmesi ile oluşur. Eşeysiz üreme biçiminde vegetatif mantar hücresinde hacim ve kitlece bir artış söz konusudur. Hif sayısı artar, koloni büyür ve eşeysiz çoğalma özelliği gösteren yapılar (konidiyumlar) oluşur. Yapıları yönünden eşeysiz hücreler, sporangiyosporlar ve konidiyumlar olmak üzere iki tiptedir (Mutlu ve ark., 1999). 8
20 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Sporangiyosporlar Tıbbi önemi olan mantarlardan Zygomycetes sınıfı mantarlarda (Rhizopus, Absidia) oluşan ve içinde sporlar taşıyan kesecik şeklindeki eşeysiz yapıya sporangiyum ve içindeki sporlara sporangiyospor adı verilir (Mutlu ve ark., 1999) Konidiyum Bir kese içinde bulunmayan ve Aspergillus, Penicillium türleri ve dermatofitlerde görülen eşeysiz üreme yapılarına konidiyum denir. Konidiyumlar, konidiyofor olarak adlandırılan özelleşmiş bir hifin ucundan doğarlar. Konidiyum oluşturan mantarların tümü Deuteromycota (Fungi imperfecti) sınıfındadırlar. Konidyogenez tallik ve blastik olmak üzere iki şekilde gerçekleşir (Mutlu ve ark., 1999) Tallik konidiyumlar Bir hiften köken alan ve sonra enine septumlarla özellikleşip tek tek hücreler şekline dönüşen konidiyumlardır. Şekil yönünden artrokonidiyum ve klamidyokonidiyum (klamidospor) olarak ikiye ayrılırlar. A) Artrokonidiyum Tek hücreli bir konidiyumdur. Hif içindeki sitoplazmanın yoğunlaşması ve hif duvarının kalınlaşması ile oluşur. Olgunlaşan artrokonidiyumlar birbirinden ayrılırlar ve çevreye yayılırlar. En belirgin artrokonidiyum oluşumu Coccidiodes immitis ve Geotrichum candidum da görülür. 9
21 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY B) Klamidyokonidiyum Bir hifin ucunda (terminal) veya arada (interkalar) tek hücreli, kalın duvarlı, oval geniş yapılara klamidyokonidiyum adı verilir. En belirgin olarak Candida albicans ta görülür (Mutlu ve ark., 1999) Blastik konidiyumlar Mayalarda, Penicillium, Aspergillus ve Scopulariopsis gibi küflerde görülen eşeysiz konidiyumlardır. Bir hifin ucundan veya bir ana hücreden köken alırlar. Bunlar dışında makro ve mikrokonidiyumlarda eşeysiz yapılardır (Mutlu ve ark., 1999) Eşeyli Üreme İki uyumlu mantar hücresi (haploid) nin bir araya gelmesi (plazmogami), haploid nükleusların füzyonu (karyogami) ve çekirdeğin bölünmesi (mayoz) ile oluşan haploid hücre oluşumu evrelerinin tümü eşeyli üremeyi oluşturur. Mantarların alt sınıflarının tanımlanabilmesi yönünden eşeyli sporların yapısının bilinmesi gereklidir. Tıbbi önemi olan mantarlarda zigospor, askospor ve bazidiyospor oluşumu ile sonuçlanan eşeyli üreme görülür (Mutlu ve ark., 1999) Zigospor Zygomycetes sınıfı mantarlarda (Rhizopus, Absidia türleri) görülür ve eşeyli üreme ile zigospor oluşur (Mutlu ve ark., 1999). 10
22 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Askospor Blastomyces dermatitidis, Histoplasma capsulatum gibi mantarlarda askospor oluşumu ile sonuçlanan eşeyli üreme biçimidir. Bir araya gelen hifler farklılaşıp keseye benzer yapılar (askus) meydana getirirler. Askuslarda askospor olarak adlandırılan sporlar bulunur (Mutlu ve ark., 1999) Bazidiyospor Özelleşmiş bir hifin uç kısmının genişlemesi ile bazidiyum denilen yapılar oluşur. Bu temel yapı üzerinde kısa birer sapla tutunan bazidiyospor adı verilen hücreler doğar. Cryptococcus neoformans ın içinde yer aldığı Basidiyomycotina sınıfı mantarlarda görülen eşeyli üreme biçimidir (Mutlu ve ark., 1999) Mantarların Sınıflandırılması Mantarların birbirinden ayrılmasını sağlayan eşeyli üreme biçimleri, yapıları, yaşam döngüleri ve bazı fizyolojik özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Eşeyli üremesi saptanmayan mantarların tümü Deuterumycota (Fungi imperfecti) sınıfında incelenirken, eşeyli üremeleri saptanan mantarlarda ise Zygomycota, Ascomycota ve Basidiomycota sınıflarında incelenirler (Mutlu ve ark., 1999) Mantarların Üremesini Etkileyen Faktörler Mantarlar heterojen mikroorganizmalardır. Mantarların üremelerini etkileyen pek çok faktör vardır (Mutlu ve ark., 1999). 11
23 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Mantarların üreme hızları Maya mantarları besiyerinde 24 saatte görünür koloni oluşturacak şekilde hızlı ürerler. Küfler ise; çoğu bakteriden yavaş Mycobacterium gibi geç üreyen bakterilerden hızlı ürerler. Küflerin üreme hızları genel olarak çok değişkendir. Mantarların invivo/invitro üreme hızını etkileyen başlıca etmenler oksijen, ısı, ph ve besiyeri bileşimi gibi faktörlerdir. Özellikle küf mantarlarının laboratuvarlarda üretilmeleri sırasında misel formunu baskılayan, spor oluşumunu arttıran koşulların sağlanması ile tanı kolaylaşır. Optimal üreme ve sporlanmanın sağlanması için mantarın fizyolojisini bilmek ve istenilen sonucun alınması için metabolizma manipulasyonunu sağlayacak ortamın oluşturulması gereklidir (Mutlu ve ark., 1999). Mantarlar kemohetorotroftur lar. Organik bir azot veya karbon kaynağına gereksinimleri vardır. Besinlerini absorbsiyon yolu ile içinde bulunduğu ortamdan alırlar. Besin absorbsiyonunun kolayca sağlanabilmesi için ortamda suyun da olması gereklidir. Mantarların çoğu relatif nem oranı % olan ortamda ürerler. Mantarlar pek çok organik maddeyi karbon kaynağı olarak kullanabilmelerine karşın, çoğu mantar basit bir karbonhidrat olan glukozu kolaylıkla parçalayabilir. Bu nedenle mantarların üretilmesinde kullanılan primer besiyerlerinde hep glukoz vardır (Mutlu ve ark., 1999) Oksijenin etkisi Mantarlar aerop mikroorganizmalardır. Klinik örneklerin taşınması ve kültürü her zaman aerop koşullarda yapılmalıdır (Mutlu ve ark., 1999). 12
24 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Ph nın etkisi Mantarların enzim etkinliği ve hücre zarındaki iyon alışverişi gibi metabolizma işlevleri ortamın ph sından etkilenirler. Mantarlar ph 2-9 sınırlarında üreyebilirler. Ancak çoğu mantar asit ortamlarda iyi üremesine karşın optimal üreme ph ı dir. Mantarların asit ortamlarda üreyebilme özelliklerinden yararlanılarak karışık floraya sahip bölgelerden alınan örneklerde bakterilerin üremesini inhibe edecek seçici besiyeri hazırlanır (Mutlu ve ark., 1999) Isının etkisi Mantarlar mezofil organizmalar olup C de üreyebilirler. Optimal üreme ısıları C dir. Bazı mantarlar termotolerandır ve bu nedenle üreme ısıları farklılıklar gösterir. Termotolerant mantarlara en iyi örnek Aspergillus fumigatus tur. Üreme ısı aralığı geniş olup C arasında üreyebilir. Bazı mantarlar ise 10 C altında üreyebilir ve soğuk ortamlarda saklanan besinler için kontaminanttırlar (Mutlu ve ark., 1999) Alerjenler En sık rastlanan Alerjenler 5 ana grupta toplanabilir: I.Çevresel alerjenler a. Ev tozu akarları b. Polenler c. Küf mantarları d. Hayvan alerjenleri 13
25 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY II. Böcek alerjenleri III. Besin alerjenleri IV. İlaç alerjenleri V. Mesleki alerjenler. Bunlar içinde en sık rastlanan ve en sık alerjik hastalığa yol açanlar çevresel alerjenlerdir. Bunlar da yukarıda belirtildiği gibi bulundukları ortama göre ev içi ve ev dışı olarak ikiye ayrılır. En sık rastlanan ev içi çevresel alerjenler, ev tozu akarı bunu küf mantarı ve hayvan alerjenleri izlemektedir. En sık rastlanan ev dışı çevresel alerjenleri ise polen ve daha sonra küf mantarlarıdır ( Ev Tozu Akarları Ev tozu akarları tıbbi adıyla mite olarak adlandırılmaktadır. En sık rastlanan tipi de dermatofagoid olarak anılmakta olup, deri yiyen anlamına gelmektedir. Bu parazit niteliğindeki böcekçikler normalde halı, kilim, yorgan, yastık, tüylü eşyalar ve oyuncaklarda yaşarlar. Yaşamaları için gerekli besini insan deri ve tüy döküntülerinden karşılarlar. Su ihtiyaçlarını ise havadaki nemden elde ederler. Bu nedenle insanın olduğu yerde, nemli ortamda ve tüylü zeminde yaşayıp ürerler. Büyüklükleri µm arasında değişir. Yumurtlayarak çoğalırlar. Yumurtadan çıkan yavru 3 haftada erişkin hale gelerek çoğalmaya başlar. Ev tozu akarının en sık alerjeni dışkılarıdır. Yaşadıkları halı, kilim, perde vs. ye bıraktıkları dışkıları üzerinde yürüme, silkme ve benzeri hareketlerle çevre havaya karışır ve buradan kolayca burundan da geçerek solunum yollarına ulaşıp en sıklıkla alerjik astıma yol açar. İnsanın ev içinde geçirdiği en uzun süre yatak odaları olduğu için en sık akar alerjeni ile karşılaşma yeride yatak odasıdır. Burada yatak, yorgan, yastık, yerdeki halı, kilim, perde ana kaynaklardır. Akarların nemin % 50 nin altında olduğu yerlerde ve 60 C nin üzerinde yaşama şansları azalır. En sık ev içi alerjenleri oldukları için ve her zaman ortamda bulundukları için yıl boyu allerji yaparlar.ev 14
26 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY içinde ve kapalı ortamda geçirilen birim zamanın arttığı kış mevsimlerinde daha çok alerjik hastalık bulgusuna yol açmaktadır ( Polenler Polenler ot, ağaç ve çiçeklerin üremelerinde görevli olan çapları ortalama 5-40 µm arasında değişen erkek gametlerdir. Bilindiği gibi bu erkek gametlerin bitkilerin dişi organına ulaşması gerekir. Bu ya rüzgarla yada böcek ve sinekler aracılığı ile olur. Bu nedenle polenlere ait klinik bulgular bu bitkilerin çiçeklerini açtığı üreme mevsimi olan bahar aylarında ortaya çıkar. Rüzgarla etrafa yayılan polenler alerjiden sorumludur ve daha hafif olanlardır. Bunlar sadece bitkinin bulunduğu yerde değil kilometrelerce uzağa bile rüzgarla yayılabilirler. Böceklerle taşınan polenler ise daha ağırdır ve havada asılı bulunmadıkları için alerjiye çok fazla neden olmazlar. Örneğin çayır, çimen ve ağaç polenleri rüzgarla taşınan ve havada dolanan polenler olduğu için alerjik nezleye (saman nezlesi) neden oldukları halde, ev içi ve ev dışında bulunan süs bitkisi ve çiçeklerinin poleni daha ağır bir yapıya sahip olup böceklerle taşınırlar ve alerjiye çok fazla neden olmazlar. Ot, ağaç ve diğer polene sahip olan bitkilerin dağılımı ve çiçek açma zamanları, yetiştikleri toprağa ve mevsimsel özelliklere göre değişir. Her yerde aynı bitki yetişmez. Bu nedenle alerjik olan polen tipi o yöredeki bitki örtüsü (flora) ile ilgilidir. Özellikle Akdeniz bölgesinde bulunan zeytin, saman nezlesi etkeni iken, Afrika ve benzeri ülkelerde bu alerji etkeni olarak görülmez. Büyük partikül yapısına sahip olan polenler, nefes alırken burunda tutuldukları için alerjik saman nezlesine neden olurlar. Partikül çapı daha küçük olanlar yada ağızdan solunum ile bronşlara ulaşanlar, daha az oranlarda alerjik astıma yol açarlar. Polenlerin neden olduğu alerjik reaksiyonlardan insanları koruyabilmek için birçok ülkede bölgesel polen haritaları çıkarılmış ve insanların hizmetine sunulmuştur ( 15
27 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Küf Mantarları Küf mantarları ev içi ve ev dışı alerjen olma özelliğine sahiptirler. Bunlar sıklıkla ev içinde organik eşyaların, yemeklerin, ev dışında ise bitki ve hayvanların üzerinde yaşayan mikroorganizmalardır. Küf mantarları nemli, organik besin artığı bulunan ortamlarda ürerler. Buradan havaya bol miktarda üremelerini devam ettiren mantar sporlarını bırakırlar. Bunlar polenlerden çok daha küçük 3-5 µm çapındaki hücrelerdir. Havaya kolayca karışır ve taşınırlar. Üredikleri yerde sarı, yeşil vs. renk oluştururlar. Üremeleri ve etrafa spor bırakmaları yıl boyu olabilse de en sık havaların ısındığı ve orta şiddette rüzgarın olduğu bahar ve yaz aylarında, en üst düzeyde olur. Kışın düşük dereceli ısıda ve hele karlı ortamda üreyemez ve alerjiye neden olan sporlarını bırakamazlar. Yani üremeleri ve etrafa spor yayabilmeleri havanın sıcaklığı, nemi ve diğer iklim koşulları ile ilgilidir. Bu nedenle polen alerjisi ile karışabilen alerjik bulgulara neden olabilirler. Çok küçük yapıya sahip oldukları için hem alerjik nezle hem de alerjik astıma neden olurlar ( Hayvan Alerjenleri Hayvan alerjenleri de sıkça rastlanan çevresel alerjenlerdir. Bunlar arasında en sık görüleni kedi ve köpek alerjisidir. Kedinin deri döküntüsü, tüyü, salyası, idrarı ve dışkısı alerjik olabilir. Bunlar alerjik nezle, egzema ve bazen de astıma yol açabilir. Bulgular sıklıkla kedi ile ev içinde yakın temasla olmakla birlikte, dış ortamda da olabilir. Kedi evden uzaklaştırılsa bile alerjenleri 6 ay ve daha uzun süre ile aynı ortamda kalabilir. Köpek de aynı şekilde ve benzeri materyalleri alerjiktir. Ayrıca kümes hayvanı, kuşlar, koyun ve birçok hayvana karşı, hatta laboratuvarda deney yapmada kullanılan hayvanlara karşı da laboratuvar çalışanlarında alerji saptanabilir ( 16
28 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Böcek Alerjenleri Böcek alerjenleri içinde en sık rastlananı arı alerjisidir. Arının venomunun içindeki bazı protein yapısındaki maddelere karşı alerji gelişir. Bunun gelişmesi için kişinin önce bu zehir ile karşılaşıp duyarlı hale gelmesi ve daha sonra tekrar karşılaşması gerekir. Arı alerjisinin en korkulan yönü, alerjen arının sokması ile direk olarak vücuda girdiği için anaflaksidir. Tüm arı tiplerine karşı alerji gelişebilir. Ayrıca sivrisinek ve diğer sokucu tüm hayvanların çıkartı, zehir ve salyalarına karşı da alerji gelişebilir. Gelişen alerjik reaksiyon sadece deride geniş bir kızarıklıktan ölüme kadar değişebilen yelpazede olabilir. Ayrıca bu grupta hamamböceği alerjisi de sayılabilir. Hamam böceğinin ise dışkısı alerjiktir. Henüz ülkemizde yaygın olmamakla birlikte, özellikle kapalı ortamda yaşamın uzun olduğu Amerika başta olmak üzere sosyoekonomik düzeyi yüksek ülkelerde daha sık rastlanır. Astım, alerjik nezle ve egzemaya neden olabilir ( İlaç Alerjenleri İlaç alerjenleri içinde en sık bilinen penisilindir. Ancak bilinmelidir ki en sık ilaç alerjeni penisilin değildir. Tüm ilaçlar en az penisilin kadar alerjiye neden olabilir. Kullanılan antibiyotikler, ağrı kesiciler, insülin, hormon preperatları bunların başında gelmektedir. İlaç alerjenleri içinde en korkulan durum yukarıda bahsedilen ölümcül reaksiyon olan anaflaksiye neden olabilmelidir. Ancak bu çok sık rastlanan bir durum değildir ( Besin Alerjenleri Besin alerjenleri içinde en sık rastlananı çocuklar için inek sütüdür. Bunun nedeni de inek sütünde anne sütünde bulunmayan beta-laktoglobulin isimli bir proteinin bulunmasıdır. Ayrıca yumurta, deniz ürünleri, fındık-fıstık, tahıllar, et, muz, kivi, vs. diğer besin alerjisi nedenleridir. Bazen besinler üzerinde bulunan çevresel alerjenlerin alınmasıyla yanlışlıkla o besinin alerjik olarak algılanmasına 17
29 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY neden olabilir. Örneğin domates üzerindeki polen alerjik bulgulara neden olabilir. Besin alerjisi bulguları genelde karın ağrısı, ishal, kusma, ağız da şişme ortaya çıkabilir. Ancak sadece gelişme geriliği, kilo alamama, alerjik astım, egzersiz şoku, saman nezlesi yada özellikle çocuklarda alerjik egzema bulguları ile de seyredebilir. İnek sütü, yumurta ve bazı besin alerjenlerine karşı reaksiyon çocukluk döneminden sonra görülmezken diğerleri ömür boyu devam eder ( Alerjik bazı mantar cinslerinin strüktürel ve kültür özellikleri Aspergillus Bu cins kısaca dik konidiyoforları, uçlarında vesikülleri ve vesiküllerin üzerinde bunları kaplamış sterigmaları ile karakterize edilirler. Sterigmalar bir tabaka üzerinde gelişebilir veya doğrudan doğruya vesiküllerden çıkabilirler, fiyalidlerden (sterigma) bazipetal konidi zincirleri olşur. Vejetatif miselyum dallı ve bölmeli hiflerden oluşmuş renksiz, parlak renkli veya birkaç türde kahverengimsi hale dönüşmektedir. Konidiyoforlar ayak hücrelerinden gelişmektedir. Ayak hücreleri özelleşmiş, genişlemiş, kalın çeperli hif hücreleridir. Konidiyoforlar bu hücrelerden dik olarak gelişirler. Aspergillus türleri ılıman iklimlerde toprakta çok yaygın olarak bulunur. Ayrıca kompostlarda, çürüyen bitki atıklarında, depolanmış tahıllarda v.s. de bol miktarda bulunurlar. Koloni özelliklerinden, koloninin rengi, koloni altının rengi, büyüme hızı, büyüme şekli, bazal miselyum, yüzey miselyumu, konidi başlarının nisbi bolluğu ve düzenlenmesi, konidi başlarının şekli gibi kriterler önem arzeder (Raper ve Fennell, 1965) Alternaria Kolonileri yaygın, genellikle gri, koyu siyahımsı kahverengi veya siyah görünümlüdür. Miselyum tamamen batık veya kısmen yüzeysel, hifler renksiz, zeytinimsi kahverengi veya kahverengidir. Nadiren stroma oluşmaktadır. 18
30 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Konidiyofor koyu renkli, bölmeli, bazen belirsiz, dallı veya dalsız olduğunda uçta tek bir por vardır ve bu pordan tek bir konidi oluşmakta veya uçtaki hücrenin pora lateral pozisyondaki bir bölgesinden uzaması sonucu genikulat olabilmektedir. Yeni oluşan bu dal uçta bir konidi oluşturacağı gibi, başka bir genikulat uzantının başlangıcı olabilmekte, konidiyumlar da doğrudan doğruya fonksiyoner konidiyofor oluşturabilmektedir. Konidiler tek tek oluşabildiği gibi daha sık olarak akropetal şekilde basit veya dallı zincirler meydana getirmekte, koyu pigmentli (kahverengi tonları, siyahımsı, kırmızımsı, yeşilimsi ve sarımsı) ovid, distal uca doğru keskin veya yumuşak şekilde sivrilmekte, düz veya pürüzlü, ovoid şekil genellikle gelişmenin çok erken evrelerinde ve genellikle ilk bölmenin oluşumundan önce belirgin bir şekilde gaga şeklini almaktadır. Kültürde sporlanan türler kısa sürede sporlanma yeteneklerini kaybederler. Bu yüzden yulaf agar, mısır unu agar, ve patates-havuç agar gibi doğal besiyerlerinde üretilmeleri ve UV ye yakın ışıkta inkübe edilmeleri önerilmektedir (Neergaard, 1945; Rao, 1965) Cladosporium Koloniler oldukça ağır gelişmektedir. Genellikle yeşilimsi kahverengi ve bol miktarda konidi geliştiğinde tozlu bir görünüm almakta, vegetatif hifler, konidiyoforlar ve konidiler aynı şekilde pigmentli, koniyoforlar vegatatif hiflerden az veya çok farklı dik, düz veya dalgalı, dalsız veya apikal olarak dallı, bazı türlerde genikulat simpodiyal uzama görülmektedir. Çok sayıda dallanmış akropetal koloni zinciri oluşmakta, zincirler çok sayıda konidiyojen lokuslardan senkronize olarak veya birbiri peşine gelişmekte, en alttaki konidi en büyük ve bölmeli olup ramakonidi adını almaktadır. Üstteki konidiler ise tek hücreli, elipsoidal veya fusiform, konidiyoforlar ucunda bulunan 1-3 sayıda geniş şekilde konik dentiküller üzerinde veya subapikal olarak bir bölmenin altından veya daha önce gelişmiş konidilerin uçlarından Blastokonidiler gelişmekte, blastokonidiler bir bölme ile ayrılmakta, bölme kalın çeperli ve koyu renkli, konakçı bitkilerde ve invitro olarak 19
31 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY özellikle amonyum sülfat bulunan besiyerlerinde stomatik yapılar oluşmaktadır (Domsch ve ark, 1980; Ellis, 1971; Barron, 1983; Von Arx, 1981). Dik, pigmentli, ağaç benzeri blastospor zincirlerden oluşmuş dalları olan konidiyoforlar bu cins için karakteristik bir özelliktir. Cinsin tanımı genellikle sadece konidiler ile yapılabilir. Konidilerinde çok belirgin bağlantı kalıntıları görülmektedir (konidi çıkıntıları), konidiler büyüklük ve bölmemelilik bakımından önemli değişim gösterir (Barron, 1983). Organik atıklar üzerinde yaygın olan bir cinstir. Aynı zamanda birçok konakçı üzerinde yaşayan parazit birçok türü vardır (Barron, 1983) Penicillium Hifler bölmeli, dar, genellikle 2-3 µm eninde, renksiz veya parlak renkli, düzensiz dallanmakta ve yoğun ve kompakt miselyum oluşturmaktadır. Koloni kenarı genellikle çok belirgin, konidiyoforlar farklılaşmamış yüzey altı veya havai hiflerden gelişmekte, saplar nispeten dar ve ince çeperli, genellikle 1-2 bölmeli, bazı türlerde apikal olarak şişkin, ancak vesiküller daima 10 µm dan küçük çapta, karakteristik şekilde penisillat dallanmış ve penisillus denilen yapılar gelişmektedir. Bunlar genellikle terminal ve doğrudan saplar üzerinde gelişmekte veya bir, iki ve daha fazla metula üzerinde gelişmekte, fiyalidler terminal ve komptakt vertisiller halinde, nispeten kısa, nadiren 15 µm u geçmekte, ampuliform, çok nadir olarak silindiroidal, düz çeperli, uç kısmı genellikle 3 µm dan kısa ve daima düz, konidiler bazipetal olarak gelişmekte, genellikle uzun zincirler halinde, tek hücreli, çok küçük, genellikle 2-4 µm çapında, nadiren 6 µm u geçmekte, küresel, elipsoidal, priform veya apikulat, nadiren silindiroidal, kitle halinde gri-yeşil, gri-mavi veya gri, nadir olarak zeytin veya kahverengidir (Pitt, 1979) Rhizopus Koloniler çok hızlı gelişmektedir. Az veya çok şeffaf havai misel stolon, pigmentli rizoid ve sporangioforlar oluşmakta, sporangiyumlar kolumellalı, apofizli ve çok sporlu, stolonların, rizoidli nodların oluşumu Rhizopus için karakteristik 20
32 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY özelliktir. Sporların serbest kalmasından sonra apofizler genelikle bozulmakta ve yassılaşmış kolumella bir şapkalı mantarı andırmakta, sporangiosporlar kısa elipsoidal, uçları sivri, kahverengimsi, birçok türlerde sitriattır (Zycha ve ark, 1969; Domsch ve ark, 1980) Fusarium Koloniler hızlı gelişmektedir. Soluk veya renkli, havai miseller keçemsi, sporlanma yaygın veya sporodoyumlarda olmakta, konidiyoforlar basitonoz şekilde dallanmakta, kompleks püstüller oluşturduklarında bunlara sporodoyum adı verilmektedir. Terminal dallar silindir şeklinde, hafif şekilde sivrilen fiyalidlerin ucunda fertil bir açıklık var, bazı türlerde bu açıklık simpodiyal proliferasyondan dolayı çok sayıda, bunlara polifiyalid denilmektedir. Konidiler genellikle yapışkan ve sümüksü başlar oluşturmakta, fusiform-orak şeklinde, 1 veya çok bölmeli, apikal hücreler genellikle az veya çok gaga şeklinde, taban hücreleri ise pedisellat, bu makrokonidilerden başka, bazı türler daha küçük, tek hücreli mikrokonidiler üretmektedir. Bazı türlerde terminal veya interkalar klamidosporlar karakteristik şekilde oluşmakta, ancak klamidosporlar kültürler çok yaşlı olduğu zaman veya steril distile suya konulduğunda veya fakir besiyerinde geliştirildiklerinde görülebilmektedir. Bazı izolatların kültürlerinde peritesyumlar gelişmektedir ( Domsch ve ark, 1980; Barron, 1983) Acremonium Acremonium cinsi şeffaf, genellikle yavaş gelişen, ince miselleri ve bu miseller üzerinde gelişen çok basit, ototrofik, biz şeklinde fiyalidleri ile karakterize olur. Fiyalidler sustrattan gelişebildikleri gibi, fasikulat havasal hiflerden 21
33 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY gelişmektedir. Birleşik konidiyoforlar olduğunda, konidiyofor dalları alt kısımda olmaktadır. Konidiler tek hücreli, nadir olarak iki hücreli, şeffaf veya pigmentli, yapışkan başlar halinde veya zincirler halindedir (Domsch ve ark, 1980) Trichoderma Kültürde koloniler genellikle hızlı gelişmektedir. Önce yüzey düz ve hemen tamamen şeffaf veya su beyazı, daha sonra flukkoz veya kompakt şekilde yumakçıklar gelişmekte ve yeşilin değişik tonlarında veya beyaz renklenme görülmekte, pigment agar ortamına yayılmakta veya koloni altı değişmemekte, bazı türlerin belli izolatlarında karakteristik Hindistan cevizi kokusu duyulmaktadır. Hifler şeffaf, bölmeli, çok dallı ve düz çeperli, ekseri türlerde klamidosporlar gelişmekte, interkalar veya bazen aynı zamanda hiflerin yan dalları üzerinde terminal, globoz veya elipsoidal, renksiz ve düz çeperli, konidiler yüksek derecede dallanma göstermektedir. Gevşek veya kompakt şekilde yumaklar halinde ve genellikle belirgin ve konsantrik halka şeklinde konidi oluşum zonları meydana gelmekte, veya konidiyoforlar havai hiflerde tek ve düzensiz şekilde oluşmakta, konidiyofor ana ekseninden çok sayıda yan dallar gelişmekte, bunlardan da daha küçük dallar oluşmakta ve böylece birkaç kademe şekilde bu durum devam etmektedir. Bütün yan dallar kendilerini oluşturan dallardan geniş açılar yaparak gelişmekte, bu ara uç kısım da uzamağa devam ederek sonunda iğne yapraklı bir ağaca benzer şekilde bir dallanma tarzı gelişmekte, bazı türler hariç her dalın ucunda bir fiyalid bulunmakta, bulunmayan türlerde konidiyoforların uçları uzun, basit veya dallı düz veya kıvrık ve kancalı veya dalgalı kamçı şeklinde steril hif uzantıları bulunmaktadır. Fiyalidler şişe veya armut şeklinde veya hemen tamamen ovoid, tabanda daralmış, orta kısmında şişkin ve birden bire dar konik veya sub-silindirik bir boyun şeklinde incelmekte, konidiyofor dalları gibi fiyalidler de dallardan geniş açı yaparak gelişmekte ve sıkı şekilde veya düzensiz olarak bir arada bulunmakta veya çok seyrek yayılmış olarak hatta tek olarak düzensiz aralıklarla yerleşmekte, bazen birbirlerine alternat veya karşılıklı olmakta, konidiler yapışkan ve sümüksü 22
34 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY fiyalokonidi şeklinde, fiyalidlerin uçlarında globoz veya subgloboz başlar oluşturmaktadır. Başlar genellikle 15 µm dan küçük çaptadır (Von Arx, 1981) Adana nın Coğrafik Özellikleri İklim Adana, Akdeniz iklim özelliklerini taşır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Bölgede meydana gelen yağışlar, genellikle yamaç yağışları ve gezici hava kütlelerinin karşılaşması ile oluşur. Ortalama yağış miktarı 625 mm³ tür. Yılın ortalama 74 günü yağışlı geçer. Yağışlar %51 kışın, %26 ilkbaharda, %18 sonbaharda, %5 yazın düşer. Yazın havanın nemle yüklü olmasına karşılık, bazı yıllarda hiç yağış düşmediği görülür. Yazın bir alçak basınç merkezi olan Çukurova'ya denizden ve Toroslar'dan hava akımı olur. Böylece dinamik nedenli bir yüksek basınç merkezi oluşur. Bir taraftan denizden gelen nemli hava, diğer taraftan barajlar ve ovanın sulanması nedeniyle nem artar. İklimin ve enlemin etkisiyle ısınan hava, birikim nedeniyle ağırlaştığı için yükselemez ve doyma noktasına ulaşamaz. Böylece yazın nem yüklü sıcak bir hava görülür. Ortalama nispi nem % 66 olmakla beraber, yazın % 90'ın üzerine çıkar. 37 yıllık ortalama sıcaklık 18.7 C'dir. En soğuk ay Ocak, en sıcak ay Ağustos' tur. Ocak ayı ortalaması 9 C, Ağustos ayı ortalaması 28C 'dir. Ovanın sıcak olmasına karşılık, ilin topraklarında yükselti ve yüzey şekillerine göre iklim şartları çok değişir. Yağışlarda da değişme görülür. Dağlık kesimde yağışlar doğal olarak fazladır (Feke'de mm. Saimbeyli'de 805 mm.) Ovada ender olarak görülen kar, dağlarda erken başlar ve bazen aylarca kalır. Adana'da yılın günü yaz günüdür. Bu günlerin 134.4'ü tropik gün olarak belirlenmiştir (www. cu.edu.tr/cografya.asp. adana) Bitki Örtüsü Adana çevresindeki bitki örtüsü, Akdeniz iklim özelliklerini taşır m²'ye kadar bodur ağaçlardan oluşan makiler görülür. Ancak, özellikle yerleşim ve 23
35 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY tarım alanlarının yer aldığı alçak düzlüklerde, doğal bitki örtüsü insan eliyle büyük tahribe uğramış, çoğu yerde bütünüyle ortadan kaldırılmıştır. Daha önceleri bu yerlerin doğal bitki örtüsünü, dayanıklı kızılçam ve bazı meşe ormanları oluştururken, bütün Akdeniz bölgesinde geniş yayılma gösteren maki topluluğu, ormanların yok edilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Ormanların ortadan kaldırılmadıkları yerlerde, hemen kıyı gerisinde başlayan ve 800 m' ye çıkan maki toplulukları içinde rastlanan küçük kızılçam orman kalıntıları, bu durumun kanıtıdır. 800 m' den başlayan ormanlar, daha alçak düzeylerde yayvan yapraklı ağaçlardan (çoğunlukla meşe), daha yükseklerde ise iğne yapraklı ağaçlardan (sedir) oluşur. Yaz mevsiminin kuraklığı ve uzunluğu bitki örtüsündeki çeşitliliği azaltır m' den sonra yavaş yavaş seyrelen sedir toplulukları, yerlerini Alp, Alp altı ve Alp tipi çayırlara bırakır. Alp tipi çayırlar sayısız çiçekleriyle bir halı görünümündedir (www. cu.edu.tr/cografya.asp. adana) Adana ilindeki Bitki Populasyonu Adana ilinde yayılım gösteren bitki çeşitliliğini Akdeniz bitki topluluğu karakterize etmektedir. Adana ilindeki ağaç, çalı ve sarılıcı bitkilerde çizelge 1.3 ve çizelge 1.4 de gösterilmiştir (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, 2002). 24
36 1.GİRİŞ Yeliz AKA ÖZMAY Çizelge 1.3. Adana İline Uygun Bitkiler (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, 2002) Sıra Ağaç cinsi Sıra Ağaç cinsi no no 1 Ağaç Hatmi (Althaea) 18 Karacan 2 Akça Ağaç (Acer) 19 Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua) 3 Alev Ağacı (Photinia sp.) 20 Kıbrıs akasyası (Acacia cyanophylla) 4 Çam türleri (Pinus) 21 Manolya (Magnolia grandiflora) 5 Çınar (Platanus) 22 Mavi Servi (Cupressus sp.) 6 Dardağan (Pistacia terebinthus) 23 Meşe Türleri (Quercus sp.) 7 Dikenli akasya (Acacia horrida) 24 Okaliptüs (Eucalyptus) 8 Diş Budak (Fraxinus excelsior) 25 Orkide (Orchis) 9 Dut (Morus) 26 Palmiye (Trachycarpus fortunei) 10 Erguvan (Cercis siliquastrum) 27 Paulownia (Pavlonya) 11 Gülibrişim Akasyası (Albizza julibrissin) 28 Servi Türleri (Cupressus sp.) 12 Hurma (Phoenix dactylifera) 29 Soforo (Sophora) 13 İsa Dikeni (Paliurus spira) 30 Süs Eriği (Prunus domestica) 14 İsrail kauçuğu (Ficus elastica) 31 Tespih Ağacı (Melia azedarach) 15 Jagaranda 32 Top Akasya (Acacia sp.) 16 Japon Kavağı (Brachychiton popelneum) 33 Turunç (Citrus auarntium) 17 Karabiber (Schinus malle) Çizelge 1.4. Adana İline Uygun Çalı ve Sarılıcı Bitki Cinsi (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, 2002) Sıra Çalı ve Sarılıcı Bitki Cinsi Sıra Çalı ve Sarılıcı Bitki Cinsi no no 1 Abelya 13 Leylandii mazı (Thuja sp.) 2 Aktavya 14 Ligustrum 3 Alaca ligustrum 15 Mazı (Thuja) 4 Ateş Dikeni (Pyracantha coccinea) 16 Mersin defnesi (Laurus sp.) 5 Bambu Kamışı (Bambusa balcoa) 17 Paşa bıyığı 6 Kadıntuzlukları (Berberis sp.) 18 Pitesporum 7 Çalı mine (Lantana camara) 19 Taflan (Pittosporum tabira) 8 Dantel 20 Yayılıca Ardıç 9 Defne (Laurus nobilis) 21 Zakkum (Nerium oleander) 10 Filbahri (Philadelphus coronarius) 22 Drasena 11 Gül (Rosa sp.) 23 Fırça çalısı (Calistemon) 12 Hatmi (Althaea) 25
37 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Yeliz AKA ÖZMAY 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Delfino ve ark. (1997), günlük astım şiddetinde dış ortam mantar spor konsantrasyonunun etkisini araştırmışlardır. Bu çalışmada Güney Kaliforniya daki yüksek yerlerde yaşayan 9-46 yaş arası 22 astım hastası 8 hafta boyunca (9 Mayıs-3 Temmuz 1994) takip edilmiştir. Bunun sonucunda, mantar sporları, bazı astımlı hastaların günlük solunumunda etkili olabilmektedir. Epton ve ark. (1997), 12 aylık çalışma ile iklim ve aeroallerjenlerin astımdaki düzeyini çalışmışlardır. Bu çalışmada, astım semptomlarını etkileyen polen ve hava kaynaklı mantar sporlarının havadaki değişimleri sonucu oluştuğunu kanıtlamışlardır. Şimşekli ve ark. (1999), Bursa da yer alan 16 farklı gıda üretim kuruluşu ve ambarların iç ortamlarındaki hava kaynaklı mantar kontaminantlarının izole edilmesini ve tanımlanmasını hedeflemişlerdir. Bir yıllık periyotta 864 petri kutusu üzerinde toplam 315 koloni sayılmıştır. Sonuç olarak 20 cinse ait 63 tür küf ve 4 varyete saf kültür metotları ile izole edilmiştir. Bunlardan Aspergillus ve Penicillium cinslerine ait 7 tür ve 1 varyete Türkiye için yeni kayıtlardır. İlhan ve Asan (2001), Kırka (Eskişehir-Türkiye) bölgesinin Buğday tarlalarında toprakla taşınan küfleri incelemiş ve bunun sonucunda 11 genus (Alternaria, Aspergillus, Clodosporium, Gliociadium, Microdochium, Popularia, Penicillium, Rhizopus, Talaromyces, Trichoderma, Verticillium) ve 28 tür tanımlamışlardır. Asan ve ark. (2002a), bir yılda 216 petri kutusundan 2481 mantar kolonisi izole etmişlerdir. Sonuçta; 11 genusa ait 37 mantar türü izole edilmiştir. Böylece, Aspergillus ve Penicillium türlerine ait 5 tür Türkiye de yeni kayıtlara eklenmiştir. Alternaria citri ve Penicillium asperosporum çalışılan bölgelerdeki en bol türlerdir. 26
38 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Yeliz AKA ÖZMAY Sarıca ve ark. (2002), Trakya Üniversitesi hastanesinin farklı bölümlerinde hava orjinli indcor fungi ve bakterileri gözlemlemiş ve 6 aylık periyod süresince hastane atmosferinden 10 bakteriyal cins (Acinotebacter, Bacillus, Corynebcterium, Enterococcus, Escherichio, Listeria, Micrococcus, Propionibakteria, Staphylococcus ve Streptococcus), 7 fungal cins (Alternaria, Aspergillus, Clodosporium, Paecilomyces, Penicillium, Scopulariopsis ve Trihothecium) ve 33 fungal tür hastane havasından izole etmişlerdir. Asan ve ark. (2002b), Terkos Gölündeki, hava ve su kaynaklı mantar izolasyonu, identifikasyonu ve bunların mevsimsel dağılımı çalışmasında; Terkos Gölündeki 5 farklı bölgeden, 9 cinsten 20 küf mantar türü izole etmişlerdir. Cladosporium türleri ve Aspergillus niger gibi birçok türün, su ve atmosferden izole edildiğini bulmuşlardır. Mezzari ve ark. (2002), Brezilya Rio Grande Do Sul, Porto Allegre şehrindeki havakaynaklı mantarları çalışmışlardır. Bu çalışmada anemophilus mantarlar çalışılan yerdeki kalitatif ve kantitatif tekniklere dayandırılarak Rotorod örnekleme yöntemiyle yapılmıştır. Sonuçlar askosporların yaygınlığını (50.49%), Clodosporium(17.86%), Aspergillus/Penicillium (15.03%), basidiosporlar (3.84%), tozlar (3.82%) ve Helminthosporium (2.49%) ve çok az sıklıkta Botrytis (1.22%), Alternaria (1.19%), küfler (0.90%), Culcuvaria (0.87%), Nigrospora (0.61%) ve Fusarium (0.08%) görülmüştür. Kashef ve ark. (2003), Shiraz daki alerjik rinitlerin oluşumunda aeroalerjenlerin yaygınlığını araştırmışlardır. Bu çalışmada, Motahari alerji kliniğine başvurmuş kronik riniti olan toplam 212 hasta ile, otları, yabani otları, ağaçları, ev tozu akarlarını ve küfleri içeren yaygın alerjen ekstraktları ile deri testi yapmışlardır. Bunun sonucunda, hastaların %75.7 si en az bir alerjene duyarlı bulunmuştur. Shiraz daki alerjik riniti olan hastalardaki duyarlılığın birinci derecede sorumlusunun polenler olduğu bulunmuştur. 27
39 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Yeliz AKA ÖZMAY Chew ve ark. (2003), toz kaynaklı ve hava kaynaklı mantarlar arasındaki ilişkileri ve bunları gösteren faktörler arasındaki ilişkileri nitelendirerek ölçmüşlerdir. İç ortamdaki hava kaynaklı mantar miktarı ile tozdaki mantar miktarını farklı yöntemlerle çalışmışlardır. Genellikle evlerin tipleri (ev yada apartman) ve halıların durumu toz kaynaklı mantarlar için tahmin edilebilen faktörler olarak bulunmuştur. Buna ilaveten dış ortamdaki mantar miktarını, iç ortamdaki mantar miktarından tahmin edebilmişlerdir. Li ve Kuo, (2003), iç ortam ve dış ortamdaki hava kaynaklı mantar karakterizasyonunu araştırmışlardır. Bu araştırmada Mayıs ve Haziran aylarında 6 konuttaki iç ortam ve dış ortamdaki mantar türlerini ve solunumla alınabilen mantar seviyesini belirlemişlerdir. Ortalama olarak Haziran ayındaki mantar seviyesi Mayıs ayında gözlenenden daha yüksek bulunmuştur. Bunun yanında solunumla alınabilen mantar seviyesinin iç ortamdakinin dış ortamdakine oranı 1 kat daha fazladır. Aspergillus, Penicillium ve Cladosporium cinsleri, hem iç ortamda ve hem de dış ortamda yüksek miktarlarda bulunmuşlardır. Turgut ve ark. (2003), İzmir ili ve çevresinde alerjen duyarlılık oranlarını araştırmışlardır. Bu çalışmada, İzmir ili ve çevresinde alerjen duyarlılık yayılımının belirlenmesi, atopi ile astım ilişkisinin saptanması amaçlanmıştır. Bu çalışma sonucunda, İzmir ili ve çevresinde alerjik şikayetlere en çok polenlerin ve ev tozu akarlarının neden olduğu tespit edilmiştir. Kasprzyk ve ark. (2004), Rzeszow atmosferindeki mantar sporlarını çalışmışlardır. Analizler sonucunda seçilenlerden en az biri alerjenik olan 10 mantar sporu tanımlanmıştır: Alternaria, Botrytis, Clodosporium, Diechslera, Epicoccum, Ganoderma, Pithomyces, Polythrincium, Stemphylium ve Torula dır. Sonuçlar Kruskal-Wallis ve Torula testleri kadar iyi olan x² testi ile yapılmıştır. Sporlar tüm yıl boyunca atmosferde olmasına rağmen maximum seviyeye Temmuz ve Ağustos aylarında ulaşılmıştır. 28
40 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Yeliz AKA ÖZMAY Asan, (2004), Türkiye den rapor edilen Aspergillus, Penicillium ve bağlantılı türlerle ilgili çalışması sonucunda; Türkiye deki en yaygın türlerin Aspergillus niger, A.flavus, A.fumigatus, A.versicolor ve Penicillium, Chrysogenum olduğu kaydedilmiştir. Yapılan yayınlara göre 365 tür Türkiye nin farklı bölgelerinden kaydedilmiştir. Yazıcıoğlu ve ark. (2004), astımlı ve kontrol çocukların evlerindeki havanın fungal kolonisini araştırarak, evsel karakterdeki fungusları inceleyip etkilerini değerlendirmişlerdir. Bunun sonucunda, kontrol çocuklara göre astımlı çocukların evlerindeki fungus koloni sayıları yüksek bulunmuştur. En çok izole edilen cins ise Cladosporium dur. Aydoğdu ve ark. (2004), Edirne şehrindeki ana okullarında iç ortamdaki bakteri ve fungusların izlenmesi amacıyla 6 aylık çalışma sürecinde 19 bakteri cinsi, 15 mantar cinsi ve 48 mantar türü izole edilmiştir. Peternel ve ark. (2004), Cladosporium spp. ve Alternaria spp. sporlarının Zagreb (Croatia) deki atmosferik konsantrasyonlarını ve bazı meteorolojik etkilerini araştırmışlardır. Ağustos 2002 ve Ağustos 2003 aylarında, Zagreb atmosferindeki spor konsantrasyonunu ve meteorolojik faktörler arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır. Bunun sonucunda, hava durumunun iyi olduğu 2003 Ağustosun da (yüksek hava sıcaklığı ve düşük çökelti), Alternaria ve Cladosporium sporlarının 2002 nin aynı ayından 3.4 kat daha fazla kaydedilmiştir. Sarıca ve ark. (2005), Sonbahar mevsiminde iki örnekleme metodu kullanarak Edirne ilinin doğusunda havayla taşınan fungal konsantrasyonlarının belirlenmesi amaçlanmış ve gece ve gündüz saatlerindeki fungal konsantrasyonları değişiklik gösterebileceği araştırılmıştır. Toplam 800 fungus kolonisi, bulunma sıklıkları belirlenerek, cins düzeyinde tanımlama yapılmıştır. En baskınları Alternaria, Penicililum ve Trichoderma olan 7 fungus cinsi teşhis edilebilmiştir. 29
41 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Yeliz AKA ÖZMAY Fang ve ark. (2005), Çin de, Beijing çevresindeki dış ortamdan kültürlenebilen hava kaynaklı mantarları çalışmışlardır. Bu çalışmada, kültürlenebilen hava kaynaklı mantarların sistematik olarak gözden geçirilmesi, Beijing şehrinin havasındaki 1 yıllık çalışma süresince takip edilmiştir. Mantar örneklemesi her ayın 3 ardışık günü boyunca günde 3 kez 3 dakika boyunca FA-1 örnekleyicisi ile 3 örnekleme bölgesinden yapılmıştır. Yaz ve sonbahar mevsimlerinde yüksek konsantrasyonlarda, ilkbahar ve kış mevsimlerinde düşük konsantrasyonlarda olan RCEES (Research Center for Eco-Environmental Sciences) ve BBG (Beijing Botanical Garden) de farklı mevsimlerdeki mantar seviyesi önemlidir. Bu çalışmadan kültürlenebilen 40 türü içeren 14 cins tanımlanmıştır. Mantarların %50 sini kapsayan en baskın cins Penicillium dur. Denning ve ark. (2005), şiddetli astım ve mantarlar arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır. Bu çalışmada mantarla birlikte astım şiddetinin ilişkisini ve olabilecek patojenik mekanizmaları tartışarak epidemiyolojik kanıtları araştırmışlardır. Alternaria, Aspergillus, Cladosporium ve Penicillium türlerini içeren ve iç ortam, dış ortam veya her ikisinde bulunabilen birçok hava kaynaklı mantar astım şiddetiyle ilişkilidir. Ayrıca şiddetli astımı ve mantar duyarlılığı olan hastalarda terapatik rolü olan antifungalların potansiyeli incelenmiştir. Çetinkaya ve ark. (2005), Afyon atmosferinde bulunan ev dışı alerjen fungal sporların izlenmesi amaçlanmıştır. Bunun sonucunda 22 değişik fungus cinsi saptanmıştır Lee ve ark. (2006a), iç ortam ve dış ortamdan hava kaynaklı 6 evdeki mantar konsantrasyonunu ve kültürlenebilmesini çalışmışlardır. Bu çalışmada Button Personal Aerosol Inhalable Sampler ile 24 saat örnekleme süresince kültürlenebilen iç ortam ve dış ortamdaki hava kaynaklı mantarları tanımlamışlardır. Total spor analizine dayanarak 37 fungal cinsi izole edilmiştir. Kültürlenebilen en yüksek değerdeki mantar Cladosporium (iç ortam ve dış ortam için sırasıyla, %38 ve %33), 30
42 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Yeliz AKA ÖZMAY bunu takiben mantarların predominant cinsleri Aspergillus/Penicillium (%9 ve %21) olarak belirlenmiştir. Galante ve ark. (2006), Venezuela daki solunum yolları ile alakalı alerjik reaksiyonlarda mantarların etkisini araştırmışlardır. Bu araştırmada, mantarlara kronik solunum alerjisi olduğu bilinen bölgedeki 10 hastada iç ortam ve dış ortam mantar seviyesi araştırılmıştır. Prick (mantara duyarlılık), RAST (spesifik IgE serum seviyesi) ve PAR (devamlı alerjik rinit) şiddeti ile çevredeki mantar ilişkisi belirlenmiştir. Yalnız PAR ve dış ortamdaki mantar miktarı arasındaki ilişki önemli bulunmuştur (P=0.1648). Asan ve ark. (2006) Kırklareli Hamitabad Termik Santrali civarındaki toprak ve havadaki fungal konsantrasyonunun tespiti, mevsimsel dağılımı ve klimatolojik faktörlerle ilişkisini çalışmışlardır (proje raporu). 31
43 3. MATERYAL ve METOD Yeliz AKA ÖZMAY 3. MATERYAL VE METOD 3.1. Materyal Fungusların izolasyonu, karakterizasyonu ve identifikasyonunda ECO MASS 100 Microbial Air Monitoring System, Rose Bengal Streptomycine Agar, Potato Dextrose Agar (PDA), Malt Extrakt Agar (MEA), Czapex Dox Agar (CZ) gibi besiyerleri, çeşitli kimyasallar, mikroskop ve ekipmanları ve diğer laboratuvar sistemleri kullanılmıştır Kullanılan Besiyerleri Rose Bengal Streptomycine Agar: Fungusların havadan ilk örnekleme ve üretim aşamasında kullanılmıştır (Martin, 1950). Bileşimi Kimyasal Formül Formül Adı g/l C 6 H 12 O 6 Dextrose 10 Pepton Pepton 5 KH 2 PO 4 Potasyum di-hidrojen fosfat 1 MgSO 4. 7H 2 O Mağnezyum sulfat 0.5 Agar agar Agar agar 15 Yukarıdaki kimyasallar 1 L hacimli cam şişe içerisinde, mağnetik karıştırıcı kullanılarak iyice çözündükten sonra 10 ml Rose Bengal (Fluka Chemika, 11950, Switzerland) boyası ilave edilmiştir. Besiyerinin ph: 5.5 ± 0.2 ye ayarlanmıştır. Besiyeri 121 C de 15 dakika otoklavda steril edildikten sonra, 50 C ye kadar soğutulmuş, daha sonra Streptomycine çözeltisinden 2 32
44 3. MATERYAL ve METOD Yeliz AKA ÖZMAY ml ilave edilmiştir. Streptomycine bakteri üremesini inhibe etmek amacıyla ilave edilmiştir. Rose Bengal Stain (rose bengal boyası) hazırlanışı (Asan ve ark., 2002a). 0.5 gr. boya 150 ml steril saf suda çözünerek hazırlanması ve sonra 1000 ml besiyerine, 10 ml ilave edilmiştir. Bu boya besiyerine Rhizopus ve Trichoderma cinsi fungusların üremesini baskılamak amacıyla ilave edilmiştir. Streptomycine Hazırlanışı (Asan ve ark., 2002a). 1 gr Streptomycine (Deva, Türkiye) 33 ml steril distile suda çözünmüştür Potato Dextrose Agar (PDA) (Merck): Fungusların tanımlanması, ve stok kültürlerin hazırlanması/saklanması amacıyla kullanılmıştır (Ellis ve Ellis, 1997). Hazır besiyeri kullanılmıştır. Granül halindeki besiyeri karışımından 39 gr tartılıp, 1 Litre distile suda çözündükten sonra, otoklavda steril edilmiştir (121 C de 15 dakika). ph: 5.6 ± 0.2. Steril petri kutularına 20 ml miktarlarda döküldükten sonra kullanılmıştır Czapek Dox Agar (CZ): İzole edilen fungusların identifikasyonunda kullanılmıştır (Ellis ve Ellis, 1997). Bileşimi Kimyasal Formül Formül Adı g/l C 12 H 24 O 12 Sukroz 30 NaNO 3 Sodyum Nitrat 3 MgSO 4 Mağnezyum Sulfat 0.5 KCL Potasyum Klorid 0.5 FeSO 4 Demir 2 sulfat 0.01 K 2 HPO 4 di-potasyum Hidrojen Fosfat 1 Agar Agar Agar Agar 13 33
45 3. MATERYAL ve METOD Yeliz AKA ÖZMAY Tabloda verilen kimyasallar tartılıp, 1 litre hacimli şişelerde mağnetik karıştırıcı kullanılarak çözündükten sonra besiyerinin ph sı 7.3±0.2 ye ayarlandıktan sonra, otoklavda 121 C de 15 dakika steril edildikten sonra, steril petri kutularına 20 ml miktarlarda döküldükten sonra kullanılmıştır Maltextrakt Agar (MEA): İzole edilen fungusların identifikasyonunda kullanılmıştır (Ellis ve Ellis, 1997). Bileşimi g/l Malt Extrakt 30 Pepton 3 Agar Agar 15 Tabloda verilen kimyasallar tartılıp, 1 litre hacimli şişelerde mağnetik karıştırıcı kullanılarak çözündükten sonra besiyerinin ph sı 5.6 ± 0.2 ye ayarlandıktan sonra, otoklavda 121 C de 10 dakika steril edildikten sonra, steril petri kutularına 20 ml miktarlarda döküldükten sonra kullanılmıştır Lacto-Cotton Blue (LCB) Stok Çözeltisi: İzole edilen fungusların identifikasyonu aşamasında, hazırlanan preparatları mikroskopta incelemek üzere boyamak amacıyla kullanılmıştır (David ve ark, 2002). Bileşimi Phenol (kristal) 20 g Lactic asit 20 ml Gliserin 40 ml Steril distile su 20 ml Cotton blue krisalleri lactic asit içerisinde çözününceye kadar, mağnetik karıştırıcı kullanılarak karıştırılır. Phenol kristalleri ilave edilir, tamamen çözününce 34
46 3. MATERYAL ve METOD Yeliz AKA ÖZMAY gliserin ve su ilave edilerek sonra filtre kağıdından (Whatmann 50, 90 mm) süzülür ve renkli şişede saklanır METOD Atmosferden Örneklerin Alınması ve Fungus İzolasyonu Adana bölgesi, coğrafik ve iklimsel özelliği, vejetasyon tipi olarak fungusların yaygın/yoğun olarak bulunduğu bir bölge olup, endüstriyel ve tarımsal faaliyetlerin de eklenmesiyle fungal sporların konsantrasyonunda artışa sebep olabilmektedir. Bu araştırmada, Adana ilinde 6 farklı (kirlilik düzeyi, sosyo-ekonomik düzey, populasyon yoğunluğu gibi farklılık gösteren) istasyondan ev dışı (outdoor) fungusların izolasyonu ve identifikasyonu amacıyla, 1 yıl süre ile, ayda bir kez örnekleme yapılmıştır. Örnekleme takvimi; Şubat 2005-Ocak 2006 tarihleri arasında, her ayın 15. günü, saat aralıklarındadır. Örnekleme yapılan bölgeler; (Şekil 3.1) 1-Valilik civarı (Seyhan, Merkez) 2-Alidede Mahallesi (Seyhan, merkezi) 3-Yavuzlar Mahallesi (Kuzeydoğu, Yüreğir) 4-Fatih Mahallesi (Kuzey, Seyhan) 5-Şakirpaşa Havaalanı civarı (Güneybatı, Seyhan) 6-Haydaroğlu Mahallesi (Güney, Yüreğir) 35
47 3. MATERYAL ve METOD Yeliz AKA ÖZMAY Seyhan 5 Yüreğir 6 Şekil 3.1. Adana Seyhan ve Yüreğir Merkez İlçelerindeki 1-6 no lu istasyonlar (örnekleme yapılan alanlar) (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, 2002). Fungusların izolasyonu amacıyla ECO MASS 100 Microbial Hava İzleme Sistemi (Şekil 3.2) kullanılmıştır. Ekipmana Rose Bengal Streptomycine agar bulunan petri kutusu yerleştirildikten sonra, örnekleme cihazının üst kapağı açılıp, dakikada 50 m³ hava absorblayacak şekilde programlanmıştır. Ekipman yerden 2.5 m yükseklikte tutularak, program çalıştırılmış olup örnek alındıktan sonra, petri kutusu alınarak kapağı kapatılmış, laboratuara getirilmiş ve inkübasyona bırakılmıştır. 36
48 3. MATERYAL ve METOD Yeliz AKA ÖZMAY Şekil 3.2. ECO MASS 100 Microbial Hava İzleme Sistemi İnkübasyon o C sıcaklıkta 7-14 gün süreyle karanlıkta gerçekleştirilmiştir. Petri kutuları her gün kontrol edilerek üreyen koloniler numaralandırılmıştır. Üreyen koloniler tek tek, eğik katı besiyeri şeklinde hazırlanan PDA besiyerine inoküle edilerek, tekrar 14 gün süre ile o C sıcaklıkta inkübasyona bırakılmıştır. İdentifikasyon amacıyla ekim yapılan tüpler 4 o C de saklanmışlardır. İnkübasyondan sonra havadaki fungusların konsantrasyonu cfu/m³ hava olarak hesaplanmıştır. 37
49 3. MATERYAL ve METOD Yeliz AKA ÖZMAY İzole Edilen Fungusların İdentifikasyonu İdentifikasyon amacıyla stok kültür şeklinde saklanan koloniler, Malt Extract Agar (MEA), Czapex Dox Agar (CZ) ve Patates Dextroz Agar (PDA) besiyerlerine inoküle edilerek 7 gün C de inkübasyona bırakılmıştır. Tanımlama aşamasında, fungusların mikro ve makromorfolojileri, CZ, MEA ve PDA besiyerlerinde üreyen kolonilerin alt ve yüzey renklenmeleri (pigmentasyon) dikkate alınarak, genus (cins) düzeyinde tanımlanmışlardır (Barnett ve Hunter, 1999). Fungusların morfolojik yapılarının belirlenmesinde lactophenol metodu kullanılmıştır. (Asan ve ark.; 2002). Petri kutusunda (PDA besiyerinde) üreyen fungus kolonilerinden örnek alınarak lam lamel arası preparat yapılmış, lacto-cotton blue ile boyandıktan sonra ışık mikroskobunda incelenerek, görüntü fotoğraflanmıştır. Elde edilen görüntü, hifsel yapı, konidilerin yapısı ve konumu, PDA, CZ ve MEA besiyerlerinde üreme davranışı ve pigment oluşumları dikkate alınarak izole edilen örnekler cins düzeyinde tanımlanmışlardır. 38
50 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şubat 2005-Ocak 2006 tarihleri arasında 12 kez (ayda bir) örnekleme yapılmış ve üreyen 3220 fungus kolonisi cins düzeyinde tanımlanmıştır. Toplam 10 ayrı cins tanımlanmış ve bunların aylık konsantrasyonları saptanmıştır. Toplam funguslar arasındaki genus dağılımları aşağıdaki gibidir (%44,5) adedi Cladosporium, 644 (%20) adedi Penicillium, 548 (%17.0) adedi Aspergillus, 176 (%5.4) adedi Alternaria, 63 (%1.95) adedi Steril, 44 (%1.36) adedi Rhizopus, 29 (%0.90) adedi Fusarium, 18 (%0.55) adedi Acremonium, 9 (%0.27) adedi Trichoderma, 1 (%0.03) adedi Chatemonium ve 252 (%7.8) adedi diğer cinsler olarak tanımlanmıştır. Atmosferdeki mantar konsantrasyonu birçok parametreye bağlı olarak, mevsimlere, aylara, bölgesel farklılıklara, örnekleme alanının tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerine, kirlilik düzeyine, yağış, nem ve ısı faktörlerine göre değişkenlik göstermiştir. Fungus cinslerinin yaygın bulunduğu/orijinlendiği habitatlar farklılık gösterebilmektedir. Alternaria cinsi toprak ve bitki, Aspergillus cinsi ev tozları, bitkiler, toprak, fındık ağacı, Aspergillus fumigatus nemin yüksek olduğu ve ılık havalarda, bitki ve yiyeceklerde, Aspergillus niger (siyah ekmek küfü olarak bilinir) toprakta ve parçalanmış bitki atıklarında, Cladosporium cinsi sıklıkla hava, toprak ve bitki atıklarında, Fusarium cinsi bitki ve toprakta, Penicillium cinsi (sporları genellikle hava orijinlidir) gıda ürünlerinde ve P. digitatum sıklıkla narenciye meyvelerde Rhizopus cinsi (buzdolabında saklanan yiyeceklerin bozulmasına neden olur) sera bitkilerinde yaygın olarak bulunmaktadır. Atmosferdeki nem oranı sadece 39
51 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY fungus üremesini etkilemez, aynı zamanda spor dağılımını da etkiler. Pek çok askospor ve bazidiyosporlar su ihtiyacı duyduklarında orijinlerinden patlayarak dış ortama yayılırlar. Yağışlı havalarda havadaki spor (askospor ve bazidiyosporlar) fazla miktarda bulunur. Rhizopus, Mucor ve Absidia yaygın olarak çürümüş ağaç yaprakları üzerinde ve diğer substratlar da bulunur ve genellikle yaygın beyaz-gri renkte üreme gösterir (Ingold, 1971; Kurup ve ark., 2000). Sonuçlara göre Adana da ev dışı ortamda hakim olan alerjik mantar cinsi Cladosporium dur. Fakat çocuklarda deri testi sonuçlarına göre Alternaria alerji etkeni olarak daha fazla etkilidir. Alternaria türlerinin spor hacimleri daha büyüktür, böylece bio kütleleri dikkate alındığında alerjik hatalıklarda daha etkin olduğu belirtilmektedir (Takahashi, 1997; Dixit ve ark., 2000; Şen ve Asan, 2001) yılları arasında Kansas da yapılan bir araştırmaya göre Alternaria sporlarının çok daha baskın olduğu, kış mevsiminde konsantrasyonun düşüş gösterdiği, ilkbahar ve sonbaharın ilk ayında pik yaptığı ortaya konmuştur (McNairn, 2005). Benzer sonuçlar, Wu ve ark. (1982) ve Beijin de Fu ve ark. (2000) tarafından da bulunmuştur. Yine Çin deki birçok çalışmada atmosferde çok miktarda Cladosporium gözlenmiştir (Zhang ve ark., 1987; Zhai ve ark., 2000; Ju ve ark., 2003). Hindy ve Hameed, (2000) yapmış oldukları araştırma sonucunda; Cladosporium un en yaygın mantar olduğunu bildirmişlerdir. Çoğunlukla ölmekte olan ve/veya ölü otsu bitkilerin ve diğer organik materyallerin üzerinde saprofit olarak yaşar. Doğada her zaman her yerde bulunur. Hiflerindeki kuru konidia ürünlerinin hava ile kolaylıkla taşındığı düşünülmektedir, bu da onu dominant hava orjinli mantar yapar. Cladosporium sporları, Aspergillus ve Penicillium sporları, küçük zincirler şeklinde kümeler oluştururlar. Çoğu küfler, özellikle Cladosporium ve Aspergillus türlerinin özellikle de aktif fungi sporlarının toz partiküllerine bağlanarak indoor çevresine girebildiği bulunmuştur. Aspergillus ve Penicillium türleri genellikle indoor çevrelerden izole edilirler ve çoğu indoor kaynaklardan meydana gelirler, oysa Cladosporium çoğunlukla dış çevrelerden orijinlenmektedir. 40
52 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Cladosporium u takiben sırasıyla; Penicillium, Aspergillus, Alternaria, steril, Rhizopus, Fusarium ve Trichoderma takip etmektedir. Küf mantarları önemli bir allerjendir. Alerjenik küf mantarlarının çoğu cansız organik yüzeylerde yaşayabilmekte, pek azı yaşayan bir konağa ihtiyaç duymaktadır. Küf mantarlarının çoğunluğu 20 C de aktif olarak çoğalabilmekte ve bu ısının altında veya üstünde gelişmeye devam edebilmektedir. Bazı türler ise çok daha düşük ısılarda bile çoğalmasını sürdürebilmektedir. Küf mantarları içerisinde en fazla allerjenik olanlar Alternaria, Aspergillus, Cladosporium ve Penicillium dur (Lander ve ark., 2001). Funguslar arasında Alternaria, Cladosporium, Helminthosporium en önemli alerjenlerdir. Bu fungusların sporlarına hemen daima maruz kalınmaktadır (Beaumont ve ark., 1985). Yeryüzünde yaygın olarak bulunan funguslar oldukça hızlı çoğalan canlılardır. Aeroalerjenlerin dünyadaki dağılımı ülkeden ülkeye, hatta ülkeler içindeki bölgelere göre, bitki örtüsü, iklim faktörleri ve coğrafik özelliklerine bağlı olarak değişmektedir (Tanaç ve ark., 1989). Jazrawi ve Al-Shahwani (1983) mikroorganizmaların konsantrasyonlarının, atmosferik sıcaklık oranıyla direkt bağlantılı olduğunu bildirmişlerdir. Hava kaynaklı mikroorganizmaların konsantrasyonu insan aktiviteleri ve havadaki toprak kaynaklı tozların varlığı ile direkt ilişkilidir. Havadaki CO konsantrasyonun artışına bağlı hava kirliliği sonucu toprak kaynaklı fungusların sporulasyonunu indüklemektedir (Klironomos ve ark, 1997). Ayrıca Lin ve Li (2000) meteorolojik faktörler ve havadaki kirleticilerle alakalı olarak mantar konsantrasyonu arasında ilişki olduğunu bildirmektedirler. Ayrıca fungal sporların konsantrasyonu mevsimsel değişiklikler ve coğrafik yapı ile alakalı olarak etkilenmektedir. Öte yandan rüzgar, nem, sıcaklık, yağış miktarı, rakım, bitki örtüsü ve bazı spesifik kontaminasyon kaynaklarının varlığı (tarımsal faaliyetler, endüstriyel faaliyetler, hayvancılık v,s) havadaki mantar konsantrasyonunu etkileyen parametrelerdir (Agarwal ve Shivpuri, 1969; Pasanen, 1992; Di Giorgio ve ark., 1996; Goh ve ark., 2000; Su ve ark., 2001). 41
53 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Atmosfer kirliliğine mikroorganizmalar adaptasyon göstermektedir. Çeşitli sa çalışmalar havada uçuşan fungusların sağlığı çeşitli şekillerde etkilediğini bildirmektedir (Su ve ark., 1992; Li ve ark., 1995). Araştırma sonunda elde edilen veriler, yıllık ortalama ısı, maksimum ısı, minimum ısı, ortalama nem, rinit skoru, astım skoru, astım PEF değeri ve sabah PEF değerleri arasındaki ilişki SPSS istatistik analizleri ile ilişkilendirilmiştir (Student s t- test, Fischer s exact probability test) Atmosferdeki mantar yoğunluğu ile sabah PEF değeri arasında ileri düzeyde anlamlı ilişki (r=-0.74, p=0.006), akşam PEF değerleri arasında zayıf ilişki (r=-0.720, p=0.008), astım skoru ile ileri düzeyde anlamlı ilişki (r=0.831, p=0.001), rinit skoru ile çok kuvvetli ilişki (r=0.877, p=0.000), ortalama ısı ile çok anlamlı ilişki (r=0.883, p=0.000) maksimum ısı ile çok ileri düzeyde ilişki (r=0.916, p=0.000), minimum ısı ile çok ileri düzeyde ilişki (r=0.860, p=0.000) ve ortalama nem ile anlamlı ilişki (r=0.662, p=0.031) saptanmıştır (İnal ve ark., 2006). Dış ortam (outdoor) mantar konsantrasyonu istatistik sonuçları dikkate alındığında çok anlamlı düzeyde astım skoru ve rinit skorunu etkileyen önemli bir biyolojik kirletici ajan olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca Adana Akdeniz ikliminin hakim olduğu, ilkbahar ve yaz aylarının sıcak ve nemli olması, diğer mevsimlerde de sıcak/ılıman olması ve nem oranının yüksek olmasının mantar konsantrasyonu üzerine pozitif yönde etki ettiği görülmektedir. Bu araştırmaya paralel olarak yürütülen mantar alerjisi pozitif çocukların ev içi (indoor) mantar konsantrasyonu da saptanmış ve sonuçlar; atmosfer ve ev içi mantar yoğunluğu, mantar alerjik olguların astım ve/veya rinit septomlarını etkilediği görülmüştür (İnal ve ark., 2006). Solunum sistemi alerjisiyle ilişkili 80 in üzerinde fungus türü vardır (Horner ve ark., 1995). Küf mantarlarının astım ve rinite neden olduğu bilinmekle birlikte, ürtiker ve egzamada rolleri hala tartışmalıdır. Bir çalışmada astım atağı sırasında solunum aresti olan 11 hastanın 10 tanesinde (%91) Alternaria duyarlılığı saptanırken, kontrol grubunda bu oran %31 olarak bulunmuştur (Mcfadden ve ark., 1991). 42
54 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Ilıman iklimlerde, alerjik solunum yolu problemlerinin büyük bir kısmı, polenler ve mantar sporları nedeniyle ortaya çıkmaktadır (Steward ve ark., 1996). Atmosferde, Cladosporium, Alternaria, Aspergillus ve Fusarium en yaygın bulunan alerjenik cinslerdir. Fungal metabolitler solunum sistemini irrite eden toksin ve uçucu organik bileşikler içermektedirler (Hargreaves ve ark., 2003). Fungus sporlarına karşı alerjik hassasiyet 1924 de Von Leewen in Hollanda da ilk fungus hassasiyetini gösteren vakayı yayınlamasıyla dikkatleri çekmiştir. Alerjik yakınmaları olan olgularda alerjenlerden korunma, hastalığın kontrol altına alınmasında oldukça önemlidir. Hem kapalı hem açık yerde bulunmaları nedeniyle fungus sporları vücuda solunum yoluyla giren alerjenler arasında önemli bir yere sahiptirler. Vücuda solunum yoluyla giren bu alerjenler en çok rinite, konjunktivite ve bronşiyal astıma yol açarlar, bazen ürtiker ve sistemik anaflaksiye neden olabilirler. Bulutlu ve nemli havalarda fungal spor sayısı artmaktadır. Nem derecesinin yüksek olduğu zamanlarda solunum yollarında görülen alerji semptomlarının bir çoğunun bu çeşit fungus sporlarına bağlı olması mümkündür (Kaliner ve ark., 1987). Lee ve Jo (2006b), Kore deki indoor (yüksek apartman binaları) ve outdoor çevrelerdeki bioaerosol karakteristiklerini incelemişler ve fungal konsantrasyon açısından Cladosporium, Penicillium, Aspergillus ve Alternaria tespit etmişlerdir. Bu çalışmada da hem indoor hem outdoor fungal konsantrasyon yaz mevsiminde kış mevsiminden daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca her iki çevrede de yağış alan periyot yağış almayan periyottan daha yüksek konsantrasyonda saptanmıştır. Total fungal konsantrasyon ve Cladosporium konsantrasyonu mutfaklarda diğer odalardan daha yüksek oranlarda bulunmuştur. Jo ve Seo (2005) Kore de ilköğretim okullarında, evlerde (indoor) ve dış ortamlarda (outdoor) havadaki bakteri ve mantar konsantrasyonu saptamaya yönelik, yaz ve kış periyotlarını kapsayan araştırmada sırasıyla Cladosporium, Penicillium, Aspergillus ve Alternaria olarak saptamışlardır. Bu çalışmada indoor ve outdoor bioaerosollerin seviyelerinin yayılımını etkileyen 6 parametreyi dikkatle incelemişlerdir. Bunlar mikro çevre tipi, örnekleme zamanı, fungus türlerini 43
55 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY tanımlamada kullanılan agar tipi, mevsimsel değişimler, yerleşim alanları ve yaz periyodudur. Aynı araştırıcının sonuçlarına göre indoor ve outdoor havadaki fungal konsantrasyon yaz mevsiminde kış mevsiminden daha yükse olduğu bulunmuştur. Outdoor havada yaz mevsimindeki konsantrasyon kış mevsimindeki konsantrasyondan 17 kat daha fazla bulunmuştur. İndoor ve outdoor havadaki mikrobiyal konsantrasyon mevsime bağlı bir şekilde değişkenlik göstermektedir. Yaz mevsiminde kış mevsimine göre oldukça yüksek konsantrasyon saptanmıştır (Ren ve ark., 1999; Pastuszka ve ark., 2000). Adana da toplam 6 istasyondan örnekleme yapılmış ve sonuçlar çizelgelerle verilmiştir. Çizelge 4.1. Valilik Semtindeki Mantar Konsantrasyonu Ş-05 Mart Nis May Haz Tem Ağu Ey Ek Kas Ara O-06 Top % Penicillium Cladosporium Alternaria Steril Aspergillus Rhizopus Trichoderma Fusarium Acremonium Diğer Cinsler Ş-05: Şubat 2005, Mart: Mart, Nis: Nisan, May: Mayıs, Haz: Haziran, Tem: Temmuz, Ağu: Ağustos, Ey: Eylül, Ek: Ekim, Kas: Kasım, Ara: Aralık, O-06: Ocak 2006 Valilik semtinden alınan örneklerden, toplam 389 fungus kolonisi izole edilmiştir. İdentifikasyondan sonra, Cladosporium 181 (%46.5), Aspergillus 67 (%17.2), Penicillium 57 (%14.7) Alternaria 14 (%3.6), Steril 9 (%2.3), Rhizopus 8 (%2.1), Fusarium 2 (%0.5), Trichoderma 1 (%0.3), Acremonium 1 (%0.3), diğer cinsler 49 (%12.6) oranında bulunmuştur. Birinci bölge olan Valilik alanında; Cladosporium en baskın cinstir. Bunu takiben Aspergillus, Penicillium ve Alternaria cinsleri saptanmıştır. 44
56 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Bu örnekleme alanında; Cladosporium cinsinin en yüksek bulunduğu aylar sırasıyla Nisan, Ekim, Eylül, Penicillium cinsinin Ekim ve Şubat, Alternaria cinsinin Temmuz, Haziran ve Ağustos, Aspergillus cinsinin Eylül, Ağustos ve Kasım, diğer cinslerin ise Ağustos ve Haziran aylarıdır. Adana bölgesindeki Şubat 2005-Şubat 2006 dönemine ait hava kirlilik parametreleri ve meteorolojik veriler Adana Valiliği Çevre Müdürlüğü verilerinden alınmıştır. Bölgelere göre kirlilik ve meteorolojik kayıtlar çizelgelerle gösterilmiştir. (Çizelge ; ; ; ; ; ) 6 istasyon mantar konsantrasyonu bakımından değerlendirildiğinde; en yüksek Haydaroğlu mahallesi (690 koloni) en düşük mantar konsantrasyonu Valilik semtinden (389 koloni) izole edilmiştir. Şakirpaşa mahallesi (685 koloni) ikinci sırada, Yavuzlar mahallesi (534 koloni) 3. sırada, Alidede mahallesi (482 koloni) 4. sırada, Fatih mahallesi (440 koloni) 5. sırada yer almaktadır. SO 2 düzeyi açısından, en yüksek Alidede mahallesi bunu takiben sırasıyla Valilik semti, Şakirpaşa mahallesi, Fatih mahallesi, Yavuzlar mahallesi ve Haydaroğlu mahallesi gelmektedir. CO düzeyi açısından, en yüksek Yavuzlar mahallesi bunu takiben sırasıyla Haydaroğlu mahallesi, Valilik semti, Alidede mahallesi, Fatih mahallesi, Şakirpaşa mahallesi gelmektedir. Havadaki SO 2 ve CO düzeyleri mantar konsantrasyonu üzerine direkt etkili olsa da bu araştırmada birçok parametre mantar konsantrasyonu üzerine etkili olduğundan, en yüksek kirlilik düzeyinin olduğu bölgeler Alidede ve Yavuzlar olmakla birlikte, en yüksek mantar konsantrasyonu Haydaroğlu mahallesinden izole edilmiştir çünkü; Haydaroğlu mahallesi, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha yoğun olduğu bir bölgedir. Toprakta bol bulunan, hatta organik madde ve su içeren tüm yüzeylerde hızla gelişip çoğalabilme yeteneğine sahip olan funguslar, değişik hava hareketleriyle 45
57 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY geniş alanlara yayılırlar. Son zamanlarda havanın kimyasal ve fiziksel kirlenmesiyle fungal sporlar da artmıştır (Verhoeff ve ark., 1990). Valilik semtinde mantar konsantrasyonunun en düşük çıkmasını ise bu bölgenin Adana nın merkezinde olması nedeniyle tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin hiç olmayışına bağlayabiliriz. Fatih mahallesi Adana nın kuzeyindedir ve rakım daha yüksektir. Bu semt diğerlerine göre genelde daha rüzgarlıdır. Bu faktör mantar konsantrasyonunu düşürmüş olabilir BÖLGE; ADANA VALİLİĞİ KİRLİLİK PARAMETRELERİ KİRLETİCİ Ortalama Maksimum minimum (µg/m³) (µg/m³) (µg/m³) PM (partikül madde) SO CO BÖLGE; ADANA VALİLİĞİ METEOROLOJİK PARAMETRELER Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum Sıcaklık ( C) Nem (%) Rüzgar yönü ( ) Rüzgar Hızı (m/sn) Çizelge 4.2. Alidede Mahallesi Mantar Konsantrasyonu Ş-05 Mart Nis May Haz Tem Ağu Ey Ek Kas Ara O-06 Top % Penicillium Cladosporium Alternaria Steril Aspergillus Rhizopus Trichoderma Fusarium Acremonium Diğer Cinsler Ş-05: Şubat 2005, Mart: Mart, Nis: Nisan, May: Mayıs, Haz: Haziran, Tem: Temmuz, Ağu: Ağustos, Ey: Eylül, Ek: Ekim, Kas: Kasım, Ara: Aralık, O-06: Ocak
58 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Alidede semtinden, toplam 482 fungus kolonisi izole edilmiştir. İdentifikasyondan sonra, Cladosporium 236 (%49), Penicillium 89 (%18.5), Aspergillus 54 (%11.2), Altenaria 28 (%5.8), Fusarium 10 (%2.1), Steril 10 (%2.1), Rhizopus 8 (%1.7), Acremonium 6 (%1.3), Trichoderma 0 (%0), ve diğer cinsler 41 (%8.5) oranında bulunmuştur. İkinci bölge olan Alidede Mahallesinde, Cladosporium en baskın cinstir. Bu mantar ilkbahar ve sonbahar aylarında artış göstermiştir. Cladosporium u takiben Penicillium, Aspergillus ve Alternaria saptanmıştır. Alidede mahallesinde; Cladosporium cinsinin yüksek bulunduğu aylar Nisan, Mayıs, Eylül, Temmuz ve Ağustos, Penicillium cinsinin Kasım, Şubat, Nisan ve Haziran, Alternaria cinsinin Temmuz ve Haziran, Aspergillus cinsinin Eylül ve Ağustos, diğer cinslerin ise Ağustos, Haziran ve Kasım aylarıdır BÖLGE; ALİDEDE MAHALLESİ KİRLİLİK PARAMETRELERİ Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum (µg/m³) (µg/m³) (µg/m³) PM (partikül madde) SO CO BÖLGE; ALİDEDE MAHALLESİ METEOROLOJİK PARAMETRELER: Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum Sıcaklık ( C) Nem (%) Rüzgar yönü ( ) Rüzgar Hızı (m/sn)
59 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Çizelge 4.3. Yavuzlar Mahallesi Mantar Konsantrasyonu Ş-05 Mart Nis May Haz Tem Ağu Ey Ek Kas Ara O-06 Top % Penicillium Cladosporium Alternaria Steril Aspergillus Chatemonium Rhizopus Trichoderma Fusarium Acremonium Diğer Cinsler Ş-05: Şubat 2005, Mart: Mart, Nis: Nisan, May: Mayıs, Haz: Haziran, Tem: Temmuz, Ağu: Ağustos, Ey: Eylül, Ek: Ekim, Kas: Kasım, Ara: Aralık, O-06: Ocak 2006 Yavuzlar semtinden, toplam 534 fungus kolonisi izole edilmiştir. İdentifikasyondan sonra, Cladosporium 297 (%55.6), Penicillium 95 (%17.8), Aspergillus 50 (%9.4), Alternaria 32 (%6), Steril 16 (%3), Fusarium 3 (%0.6), Acremonium 1 (%0.2), Trichoderma 1 (%0.2), Rhizopus 0 (%0) ve diğer cinsler 38 (%7.1) oranında bulunmuştur. Bu bölgede de en yoğun cins Cladosporium dur. Cladosporium cinsini Penicillium, Aspergillus ve Alternaria takip etmektedir. Yavuzlar mahallesinde; Cladosporium cinsinin yüksek bulunduğu aylar Mayıs, Nisan, Eylül ve Temmuz, Penicillium cinsinin Kasım, Ekim ve Haziran, Alternaria cinsinin Ağustos, Temmuz, Haziran ve Aralık, Aspergillus cinsinin Eylül ve Ağustos, diğer cinslerin ise Ağustos, Kasım, Haziran ve Nisan aylarıdır BÖLGE; YAVUZLAR MAHALLESİ KİRLİLİK PARAMETRELERİ Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum (µg/m³) (µg/m³) (µg/m³) PM (partikül madde) SO CO
60 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY BÖLGE; YAVUZLAR MAHALLESİ METEOROLOJİK PARAMETRELER: Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum Sıcaklık ( C) Nem (%) Rüzgar yönü ( ) Rüzgar Hızı (m/sn) Çizelge 4.4. Fatih Mahallesi Mantar Konsantrasyonu Ş-05 Mart Nis May Haz Tem Ağu Ey Ek Kas Ara O-06 Top % Penicillium Cladosporium Alternaria Steril Aspergillus Rhizopus Trichoderma Fusarium Acremonium Diğer Cinsler Ş-05: Şubat 2005, Mart: Mart, Nis: Nisan, May: Mayıs, Haz: Haziran, Tem: Temmuz, Ağu: Ağustos, Ey: Eylül, Ek: Ekim, Kas: Kasım, Ara: Aralık, O-06: Ocak 2006 Fatih mahallesinden, toplam 440 fungus kolonisi izole edilmiştir. İdentifikasyondan sonra, Cladosporium 144 (%32.7), Penicillium 140 (%31.8), Aspergillus 84 (%19.1), Alternaria 28 (%6.4), Rhizopus 8 (%15.5), Trichoderma 5 (%1.1), Steril 4 (%0.9), Fusarium 1 (%0.2), Acremonium 1 (%0.2), ve diğer cinsler 25 (%5.7) oranında bulunmuştur. Fatih Mahallesi nde en baskın cins Cladosporium olmasına rağmen, bu bölgede Penicillium çok büyük artış göstermiştir. Özellikle sonbahar aylarında pik yapmıştır. Fatih mahallesinde; Cladosporium cinsinin yüksek bulunduğu aylar Temmuz, Nisan, Ağustos ve Eylül, Penicillium cinsinin Ekim ve Kasım, Alternaria cinsinin Temmuz, Aspergillus cinsinin Mayıs ve Ekim, 49
61 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY diğer cinslerin ise Kasım ve Ağustos aylarıdır BÖLGE; FATİH MAHALLESİ KİRLİLİK PARAMETRELERİ Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum (µg/m³) (µg/m³) (µg/m³) PM (partikül madde) SO CO BÖLGE; FATİH MAHALLESİ METEOROLOJİK PARAMETRELER Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum Sıcaklık ( C) Nem (%) Rüzgar yönü ( ) Rüzgar Hızı (m/sn) Çizelge 4.5. Şakirpaşa Mahallesi Mantar Konsantrasyonu Ş-05 Mart Nis May Haz Tem Ağu Ey Ek Kas Ara O-06 Top % Penicillium Cladosporium Alternaria Steril Aspergillus Rhizopus Trichoderma Fusarium Acremonium Diğer Cinsler Ş-05: Şubat 2005, Mart: Mart, Nis: Nisan, May: Mayıs, Haz: Haziran, Tem: Temmuz, Ağu: Ağustos, Ey: Eylül, Ek: Ekim, Kas: Kasım, Ara: Aralık, O-06: Ocak 2006 Şakirpaşa mahallesinden, toplam 685 fungus kolonisi izole edilmiştir. İdentifikasyondan sonra, Cladosporium 240 (%35), Penicillium 95 (%13.9), Aspergillus 197 (%28.8), Alternaria 55 (%8), Steril 16 (%2.3), Fusarium 8 (%1.2), Acremonium 8 (%1.2), Rhizopus 4 (%0.6), Trichoderma 2 (%0.3) ve diğer cinsler 60 (%8.8) oranında bulunmuştur. 50
62 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Şakirpaşa Mahallesi nde en baskın cins Cladosporium olmakla birlikte bunu en yakın takip eden cins Aspergillus tur. Bunları takiben Penicillium ve Alternaria yer almaktadır. Şakirpaşa mahallesinde; Cladosporium cinsinin yüksek bulunduğu aylar Ekim, Mayıs, Temmuz ve Nisan, Penicillium cinsinin Kasım, Şubat ve Ekim, Alternaria cinsinin Temmuz, Haziran ve Ağustos, Aspergillus cinsinin Eylül, Mart, Ağustos ve Kasım, diğer cinslerin ise Temmuz ve Ağustos aylarıdır BÖLGE; ŞAKİRPAŞA MAHALLESİ KİRLİLİK PARAMETRELERİ Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum (µg/m³) (µg/m³) (µg/m³) PM (partikül madde) SO CO BÖLGE; ŞAKİRPAŞA MAHALLESİ METEOROLOJİK PARAMETRELER: Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum Sıcaklık ( C) Nem (%) Rüzgar yönü ( ) Rüzgar Hızı (m/sn) Çizelge 4.6. Haydaroğlu Mahallesi Mantar Konsantrasyonu Ş-05 Mart Nis May Haz Tem Ağu Ey Ek Kas Ara O-06 Top % Penicillium Cladosporium Alternaria Steril Aspergillus Rhizopus Trichoderma Fusarium Acremonium Diğer Cinsler Ş-05: Şubat 2005, Mart: Mart, Nis: Nisan, May: Mayıs, Haz: Haziran, Tem: Temmuz, Ağu: Ağustos, Ey: Eylül, Ek: Ekim, Kas: Kasım, Ara: Aralık, O-06: Ocak
63 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Haydaroğlu mahallesinden, toplam 690 fungus kolonisi izole edilmiştir. İdentifikasyondan sonra, Cladosporium 338 (%49), Penicillium 168 (%24.3), Aspergillus 96 (%13.9), Alternaria 19 (%2.8), Rhizopus 16 (%2.3), Steril 8 (%1.2), Fusarium 5 (%0.7), Acremonium 1 (%0.15), Trichoderma 0 (%0) ve diğer cinsler 39 (%5.7) oranında bulunmuştur. Haydaroğlu Mahallesi nde Cladosporium çok yoğun olarak saptanmıştır. Bunu takiben, Penicillium, Aspergillus ve Alternaria yer almaktadır. Haydaroğlu mahallesinde; Cladosporium cinsinin yüksek bulunduğu aylar Mayıs, Temmuz, Haziran ve Eylül, Penicillium cinsinin Mart, Şubat ve Kasım, Alternaria cinsinin Ağustos ve Mayıs, Aspergillus cinsinin Kasım, Eylül ve Haziran, diğer cinslerin ise Ağustos, Ekim ve Eylül aylarıdır BÖLGE; HAYDAROĞLU MAHALLESİ KİRLİLİK PARAMETRELERİ Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum (µg/m³) (µg/m³) (µg/m³) PM (partikül madde) SO CO BÖLGE; FATİH MAHALLESİ METEOROLOJİK PARAMETRELER: Kirleticiler Ortalama Maksimum minimum Sıcaklık ( C) Nem (%) Rüzgar yönü ( ) Rüzgar Hızı (m/sn)
64 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Bu çalışma sonucunda; Cladosporium cinsinin Adana bölgesinde dominant cins olduğu saptanmıştır. Cladosporium u takiben Penicillium, Aspergillus ve Alternaria cinsleri yer almaktadır. 53
65 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY İzole Edilen Mantarlara Ait Farklı Beiyerlerindeki Koloni Morfolojileri ve Mikroskop Görüntülerine Ait Bulgular PDA CZ MEA Şekil 4.1. Aspergillus sp. nin PDA, CZ ve MEA daki koloni morfolojisi Şekil 4.2. Aspergillus niger in conidia formu 54
66 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY CZ MEA PDA Şekil 4.3. Fusarium sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi Şekil 4.4. Fusarium sp. nin mikroskobik görünüm 55
67 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY CZ MEA PDA Şekil 4.5. Cladosporium sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi Şekil 4.6. Cladosporium sp. nin mikroskobik görünümü 56
68 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY CZ MEA PDA Şekil 4.7. Penicillium sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi Şekil 4.8. Penicillium sp. nin mikroskobik görünümü 57
69 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Şekil 4.9. Trichoderma sp. nin MEA, CZ ve PDA daki koloni morfolojisi Şekil Trichoderma sp. nin mikroskobik görünümü 58
70 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Şekil Alternaria sp. nin PDA daki koloni morfolojisi Şekil Alternaria sp. nin mikroskobik görünümü 59
71 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Şekil Rhizopus sp. nin CZ, MEA ve PDA daki koloni morfolojisi Şekil Rhizopus sp. nin mikroskobik görünümü 60
72 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Şekil Fungus izolasyonunun ilk aşaması olan Rose Bengal Streptomycine Agar Besiyerinde üreyen karışık fungus kolonileri (İzolasyonun ilk basamağı) 61
73 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Yeliz AKA ÖZMAY Aspergillus Penicillium Şekil Aspergillus sp. ve Penicillium sp. lerin Rose Bengal Streptomycine Agar da koloni morfolojisi 62
74 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Yeliz AKA ÖZMAY 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Mikrofungusların tüm bölgelerde/iklimlerde ekstrem koşullarda yaşayabildikleri bilinmektedir. Çoğunlukla toprakta yaşarlar ve değişik faktörlerden dolayı atmosfere dağılırlar. Günümüze kadar yapılan araştırmalar sonucunda, yeryüzünde yaklaşık fungus türü olduğu tesbit edilmiştir. Bu sayı yeni yapılan araştırmalarla gittikçe artmaktadır. Funguslar çok geniş yayılım alanına sahiptir ve hemen her ortamda bulunurlar. Funguslar doğada çok önemli rolleri olan mikroorganizmalardır. Organik maddeleri parçalama özellikleri, endüstriyel ve tıbbi önemi olan enzim, organik asit, antibiyotik, protein ve vitamin üreticileri olmaları, insan, hayvan ve bitkilerde hastalıklara neden olmaları, fungusların önemini giderek artırmakta ve bu konuda sürekli bilimsel çalışma yapma zorunluluğunu doğurmaktadır. Son yıllarda aerobiyologlar hava kaynaklı mantarlara, havada sürekli bulunmaları ve neden oldukları alerji artışı nedeniyle büyük ilgi göstermişlerdir (Larsen&Gravasen, 1991; Pasanen, 1992). Yaygın alerjik küfler kuru sporlardır, bu nedenle bu sporlar atmosfere havanın kuru ve rüzgarlı olduğu dönemlerde salınırlar. Fakat bazı funguslar havaya spor salabilmek için bol neme ve yağmura ihtiyaç duyarlar ( Kuru havada yayılım gösteren sporlara sahip funguslar Cladosporium, Alternaria, Epicoccum, Drechslera, Pithomyces ve Curvularia gibi cinslerdir (Troutt ve Levetin, 2001). Aspergillus ve Penicillium sporları dünyada en yaygın olan aeroallerjenlerdir. Kalitatif ve kantitatif raporlara göre; Aspergillus tropik bölgelerde egemen iken Penicillium ise tüm dünyada egemendir (Rosas ve ark., 1992). Alternaria, Penicillium, Aspergillus ve Fusarium cinsleri atmosferdeki dominant funguslar olarak literatürlerde yer almaktadır (Savino, ve Caretta, 1992). Clodasporium türleri başlıca canlı ya da ölü bitkilerde ve diğer organik materyaller üzerinde saprotif yaşayan en yaygın fungustur. Hava ile kolaylıkla taşınabilen kuru konidialar içeren zincirimsi yapılar üretirler (Asan ve ark., 2002a). 63
75 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Yeliz AKA ÖZMAY Vicens ve Fernandez (1984) genellikle soğuk aylarda, mantar konsantrasyonlarında düşüş gözlendiğini, Mitakasis ve Guest (2001), Cladosporium ve Alternaria türlerinin ilkbaharda ve yazın pik yaptığını göstermişlerdir. Bu çalışmada elde ettiğimiz sonuçlar, Cladosporium cinsinin özellikle ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında artış gösterdiğini, toplam fungus cinsleri arasında en fazla bulunduğunu göstermiştir. Cladosporium cinsinden sonra sırasıyla Penicillium, Aspergillus ve Alterneria cinsleri en çok bulunan mantarlardır. Bu mantarlar hava koşullarına, mevsimlere, coğrafik faklılıklara, yerleşim alanının özelliklerine (bitki örtüsü, tarım-hayvancılık faaliyetleri, endüstriyel faaliyetler v.b) göre farklılıklar gösterebilmektedir. Literatürlerde (Agarwal ve Shivpuri, 1969; Bandypadhyay ve ark., 1991; Di Giorgio ve ark., 1996) farklı meteorolojik faktörlerin (rüzgar hızı, nispi nem ve sıcaklık) hava kaynaklı fungusların konsantrasyonlarını ve tiplerini etkilediği belirtilmektedir. Bu araştırma sonucunda; Adana da hakim fungus genusunun Alternaria değil Cladosporium olduğu ortaya çıkmıştır. Fakat Pediatrik Alerji Kliniğine başvuran çocuklarda deri testi sonuçları Alternaria nın daha alerjen olduğunu göstermektedir. Alternaria türlerinin spor sayıları Clodasporium türlerininkinden daha düşüktür. Buna karşılık Alternaria türlerinin spor hacimleri daha büyüktür. Alerjik hatalıklara yol açan allerjenin (spor türünün) biokütlesinin büyüklüğünün etkin olduğu belirtilmektedir (Takahashi, 1997; Dixit ve ark., 2000; Şen ve Asan, 2001). -Çalışmamızdan elde edilen verilere göre; ev dışı (outdoor) ve ev içi (indoor) mantar konsantrasyonu ve tip dağılımı ileri düzeyde korelasyon göstermiştir. -Ayrıca Adana merkezde Burkard tipi hava izleme ekipmanı ile mantar sporları toplanarak aylık konsantrasyon ve tip belirlemesine yönelik araştırma Ankara Üniversitesi Fen Fakültesinde gerçekleştirilmiş ve bizim bulgularımızda olduğu gibi Cladosporium dominant genus olarak saptanmıştır. -Adana da neden alerjik hastalıkların prevalansı ilkbahar-yaz-sonbahar aylarında yüksek? sorusu yanıt bulmuştur. Sonuçlara göre mantar ilişkili astım ve/veya rinit skorlarının ev içi ve ev dışı mantar konsantrasyonları ile yüksek düzeyde ilişkili olduğu görülmüştür. 64
76 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Yeliz AKA ÖZMAY Adana da yıl boyunca atmosferde çeşitli funguslar farklı konsantryonlarda bulunmakta ancak; ilkbahar-yaz-sonbahar aylarında önemli düzeyde yükselişler görülmektedir. Bunun sebepleri aşağıdaki şekilde açıklanabilir; Coğrafik özelikler: Akdeniz kıyı şeridinde uzanan Adana, Kuzeyinde Toros dağları ve Seyhan Barajı ile çevrelenmiş bir ova olup tipik Akdeniz iklimi hakimdir. Yoğun tarımsal faaliyetler: Yaz mevsiminde; pamuk, mısır, soya, yer fıstığı yaygın olarak ekimi yapılan ürünlerdir. Nemin yüksek olması: Söz konusu tarımı yapılan ürünlerin sulama gereksinimi oldukça yüksektir (5-6 kez). Yine narenciye (turunçgiller) bahçeleri yaz aylarında sulama gerektirmektedir. Sulama ihtiyacı yüksek olan tarım ürünleri doğal olarak atmosferik nem oranını yükseltmektedir. Seyhan barajı ve Seyhan nehri, şehir yerleşim alanlarında yer almaktadır. Bunun yanında şehir içinde pek çok alanda büyük sulama kanalları bulunmaktadır. Organik materyal zenginliği: Yılda en az 2 bazen 3 farklı ürünün tarımı yapılan Adana da, Mayıs-Haziran döneminde buğday, Eylül-ekim aylarında pamuk, mısır, soya, yerfıstığı hasatı yapılmaktadır. Hasat sonrası bitki atıkları tarım alanlarında kalmakta, funguslar için önemli besin kaynağı oluşturmaktadır. Ayrıca yerleşim alanı zengin bir floraya sahip olup yıl boyunca organik materyal zenginliğine sahiptir. Özellikle Cladosporium başta olmak üzere; Aspergillus, Penicillium, Alternaria ve diğerlerinin ihtiyaç duyduğu nem, ısı, besin kaynağı (organik materyal) mevcut olduğundan fungus konsantrasyonu artışı kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu araştırma sonucunda mantar ilişkili alerji problemi olan çocuklara öneri olarak; -Ev içi ortamlarda duvardan duvara halı kaplama, evde hayvan besleme, sebze ve meyvelerin açıkta uzun süre saklanması, gıdaların buzdolabında uzun süre bekletilmemesi önerilir (buzdolabında gıdaların bozulmasına neden olan Rhizopus önem arzeden fungustur). Turunçgiller Penicillium türleri için önemli besin kaynağını oluşturmaktadır. -Banyo, tuvalet gibi sürekli nemli ortamların sık sık havalandırılması, günlük temizliğinin etkin bir dezenfektan olan hipoklorid ile yapılması önerilmektedir. 65
77 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Yeliz AKA ÖZMAY Mutfak düzenli ve etkin bir fan sistemi/vakum ile havalandırılmalı, mümkünse ev içi düzenli olarak havalandırılmalıdır. Ev duvarlarının, silikon içermeyen havalanmayı kolaylaştıran boyalarla boyanması faydalı olacaktır. 66
78 6. KAYNAKLAR AGARWAL, M., SHİVPURİ, D.N., Studies on the allergenic fungal spores of the Delhi, India, Metropolitan area-botanical aspects (aeromycology). J. Allergy. 44: AL-DOORY, Y., Application of Anderson Samplerin studying airborne fungi in San Antonio, Texas. Mycopathol et Mycol Appl. 42: ARX, J.A. VON The genera of fungi sporulating in pure culture. 3rd Ed. J. Cramer. Vaduz, 424. ASAN, A., Check List of Aspergillus and Penicillum Species reported from Turkey. Turk. J. Bot. 24: ASAN, A., ŞEN, B., SARICA, S., 2002a. Airborne fungi in urban air of Edirne city (Turkey). Biologia, Bratislava, 57/1: ASAN, A., KIRGIZ, T., SEN, B., ELIPEK, B.C., GUNER, U., GUHER, H., 2002b. Isolation, Identification and seasonal distrubition of airborne and waterborne fungi in Terkos Lake (İstanbul-Turkey). 2, ASAN, A., Mycotaxon V: 89(1): pp AYDOĞDU, H., ASAN, A., TATMAN OKTUN, M., TURE, M., Monitoring of Fungi and Bacteria in the Indoor Air of Primary Schools in Edirne City, Turkey. 14;5: BANDYOPADHYAY, R., MUGHOGHO, L.K., SATYANARAYANA, M.U., Occurence of airborne spores of fungi causing grain mould over a sorghum crop. Mycol. Res. 95: BARNETT, H.L., HUNTER, B.B., Illustrated genera of imperfect fungi. Fourth (ed). APS Pres, St. Paul, Minnesota, USA, 218 pp. BARRON, G.L., The genera of Hyphomycetes from soil. Robert E. Krieger Pubishin Company, Malabar, Florida 364 pp.(originally published 1968 by Williams& Wilkins Company). BEAUMONT, F., KAUFFMANN, H.F., DE MONHY, J.G.R., SLUITER, H.J. AND DE VRIES, K., Volumetric aerobiological survey of conidial fungi in the North-East Netherlands. Allergy. 40:
79 BURGE, H.A., ROGERS, C.A., Outdoor allergens. Environ. Health Perspect. 108: ÇETİNKAYA, Z., FİDAN, F., UNLU, M., HASENEKOĞLU, I., TETİK, L., DEMIREL, R., Afyon atmosferinde alerjen fungus sporları. Akciğer arşivi, 6: CHIH-SHAN, L., LI-YUAN, H., CHEN-CHENG, C., KUE-HSIUNG, H., Fungus allergens inside and outside the residences of atopic and control children. Arch. Environ. Health. 50: CHIH-SHAN L., YU-MEI KUO Airborne characterization of fungi indoors and outdoors. Journal of Aerosol Science, 23: CHEW, G.L., ROGERS, C., BURGE, H.A., MUILENBERG, M.L., GOLD, D.R., Dustborne and airborne fungal propagules represent a different spectrum of fungi with differing relations to home charecteristics. 58: DAVID, A.S., LINDA, L.A., SEAN, P.A., A mounting medium for use in Indoor Air Quality spore-trap analyses. Mycologia, 94(6), DELFINO, R.J., ZEIGER, R.S., SELTZER, M.J., STREET,H.D., MATTEUCCI, M.R., ANDERSON, P.R., KOUTRAKIS,P., The effect of outdoor fungal spore concentrations on daily asthma severity. Environmental health perspectives volume 105, number 6. DENNING, D.W., O DRISCOLL, B.R., HOGABOAM, C.M., BOWYER, P., NIVEN, R.M., The link between fungi and severe asthma: a summary of the evidence. DI GIORGIO, C., KEMPEF, A., GUIRAUD, H., BINDER, P., TIRET, C., DUMENIL, G., Atmospheric pollution by airborne microorganisms in the city of marseille. Atmos. Environ. 30: DIXIT, A., LEWIS, W., BATY, J., CROZIER, W., WEDNER, J., Deuteromycete aerobiology and skin-reactivity patterns - A two year, concurrent study in Corpus Christi, Texas, USA. Grana 39: DOMSCH, K.H., GAMS, W., ANDERSON, T. H., Compedium of soil fungi. Academic Press, London, pp. 68
80 ELLIS, M.B., Dematiaceous hyphomycetes. The Eastern Pres Ltd., London and Reading. Commonwealth Mycologicallnstitute Kew, Surrey, UK, 608, pp. ELLIS, M.B., ELLIS, J.P., Microfungi on land plants. An Identification handbook. Enlarged Ed. The Richmond Publishing Co. Ltd. Slough, UK, 868 pp. EPTON, M.J., MARTIN, I.R., GRAHAM, P., HEALY, P.E., SMITH, H., BALASUBRAMANIAM., HARVEY, I.C., FOUNTAIN, D.W., HEDLEY, J., TOWN,G.I., Climate and aeroallergen levels in asthma: a 12 month prospective study.thorax 1997;52: FANG, Z., OUYANG Z., HU, L., WANG, X., ZHENG, H., LIN,X., Culturable airborne fungi in outdoor environments in Beijing, China. Science of the total environment 350 (2005) FERNANDO, W.G.D., MILLER, J.D., SEAMAN, W.L., SEIFERT, K., PAULITZ, T.C., Daily and seasonal dynamics of airborne spores of Fusarium graminearum and other Fusarium species sampled over wheat plots. Can. J. Bot, 78: FLUCKIGER, B., KOLLER, T., MONN, C., Comparison of airborne spore concentrations and fungal allergen conten. Aerobiologia. 16: GALANTE, D., HARTUNG DE CAPRIES, C., MATA-ESSAYAG, S., CONESA, A., CORDOVA, Y., TREJO, E., TASSINARI, P., Respiratory allergies in Venezuela: are fungi responsible? Mycoses, 49, GERLACH, W., NIRENBERG, M., The genus Fusarium, A Pictorial Atlas. Hrsg. Vond. Biolog. Bundesanst. Fürland-u. Fortwirtschaft, Berlin-Dahlem, FRG, 406 pp. GOH, I., OBBARD, J. P., VISWANATHAN, S., HUANG, Y., Airborne bacteria and fungal spores in the indoor environment A case study in Singapore. Acta Biotechnol. 20:
81 HARGREAVES, M., PARAPPUKKARAN, S., MORAWSKA, L., A pilot investigation into associations between indoor airborne fungal and nonbiological particle concentrations in residential houses in Brisbane, Australia. The Science of the Total Environment, 312: HASNAIN, S.M., AL-FRAYH, A.S., AL-SU-WAINE, A. GAD-EL-RAB, M.O., HARFI, H.A., AL-SEDAIRY, S., Allergenic implication of airborne Ulocladium in Saudi Arabia. Grana, 34: HINDY, K.T., HAMEED, A.A.A., An initial control of indoor air biocontamination. Environ Manage Health, 146: HORNER, W.E., HELBLİNG, A., SALVAGGIO, J.E., LEHRER, S.B., Fungal allergens. Clin Microbiol Rev, 8: İLHAN, S., ASAN, A., Soilborne Fungi in wheat fields of Kırka Vicinity. 56/4: INGOLD,C.T Fungal Spores: their liberation an dispersal, Oxford, 1971, Clarendon. İL ÇEVRE VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ, Adana Çevre Durum Raporu, Ulusoy ofset, Adana, 285s. İNAL, A., KARAKOÇ BİNGÖL, G., GÜVENMEZ KORKMAZ, H., AKA, Y., GELİŞKEN, G., ALTINAŞ UFUK, D., PINAR, M., YIMAZ M., KENDİRLİ GÜNEŞER, S XIV. Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Kongresi, 4-8 Kasım, SİDE-ANTALYA, 30. JAY, M.P., CHARLES, S.B., KEVİN KENNEDY,B.A Sampling for indoor fungi. Current Reviews of alergy and clinical immunology. 41 A, JAZRAWI, S.F., AL-SHAHWANI, M.F., Concentration of viable microorganisms in indoor settled dust and its relation with meteorological parameters in Baghdad city. J. Environ. Sci. Hlth, Part A. 18A: JO, W., SEO, Y., Indoor and outdoor bioaerosol levels at recreation facilities, elemantary school, and homes. Chemosphere 61 (2005) JU, T.Z., SUO, A.N., TIAN, Y.J., FENG, K.K., Analysis on aerobiologia in Lanzhou. Ind Saf Environ Prot; 29: 17-9 (in Chinese). 70
82 KALINER, M., EGGLESTON, P.A., MATTHEWS, K.P., Allergic rhinitis and asthma. JAMA, 2: KASHEF, S., KASHEF, M.A., EGHTEDARI, F., Prevalance of aeroallergans in allergenic rhinitis in Shiraz. Vol.2,No.4. KASPRZYK, I., RZEPOWSKA,B., WASYLOW, M., Fungal spores ın the atmosphere of Rzeszow (South East Polland). Ann Agric Environ Med 2004,11, KERSSIES A., Horizontal and vertical distribution of airborne conidia of Botrytis cinerea in a gerbera crop grown under glass. Neth. J. Plant Pathol. 99: KLIROMONAS, J.N., RILLING, K.S., ALLEN, M.F., ZAK, D.R., PREGITZER, K.S., Increased levels of airbornew funal spore n response to Populus tremuloides rown under elevated atmospheric CO 2. Can. J. Bot. 75: KURUP, V.P., SHEN, H.D., BANERJEE, B Respiratory fungal allergy, Microbes Infect, 2: LANDER, F., MEYER, H.W., NORN, S., Serum IgE specific to indoor moulds, measured by basophil histamine release, is associated with building related symptoms in damp building. Inflamm Res, 50: LARSEN, L. & GRAVESEN, S., Seasonal variation of outdoor airborne viable mikrofungi in Copenhagen, Denmark. Grana 30: LEE, T., GRINSHPUN, A.S., MARTUZEVICIUS, D.,ADHIKARI, A.,CRAWFORD, M.C., REPONEN,T., 2006a. Culturability and concentration of indoor airborne fungi in six single-family homes. Atmospheric Environment 40 (2006) LEE, J., JO, W., 2006b. Characteristics of indoor and outdoor bioaerosols at Korean high-rise apartment buildings. Environmental Research 101(2006) LI, C.S., HSU, L.Y., CHOU, C.C., HSIEH, K.H., Fungus allergens inside and outside the residences of atopic and control children. Arch Environ Health; 50:
83 LI, C., KUO, Y., Airborne characterization of fungi indoors and outdoors. Journal of aerosol science.volume 23, Supplement 1, 1992, Pages LIN, W.H., LI, C,S., Associations of fungal aerosols, air pollutants and meteorological factors. Aerosol Sci. Technol. 32: MADAN, P., LAMBA, L.C., ANEJA, K.R., The most suitable medium for trapping fungi from air. Sci. Cult. 48: MADIGAN, M.T., MARTINKO, J.M., PARKER, J., Brock Biology of Microorganisms. Eighth Edition. Prentice Hail, Internaional, Inc. MARTIN, J.P., Use of acid rose bengal and Streptomycin in the plate method for estimating soil fungi. Soil Sci 69: MCFADDEN, E.R., Exposure to an allergens as a possible precipating factor in respiratory arrest in young patients with asthma. N Engl J Med, 324: MCNAIRN, J.D.K Seasonal distribution of aibone Alternaria spores. J ALLERGY CLIN IMMUNOL, Vol: 119, Number 1. MEZZARI, A., PERIN, C., SANTOS JUNIOR, S., BERND,L., Airborne fungi in the city of Porto Alegre, Rıo Grande Do Sul, Brazil. 44(5): MITAKASIS, T.Z., QUEST, D.I., A fungal spore calendar for the atmosphere of Melbourne, Australia, for the year Aerobiologia 17: MORRING, K.L., SORENSON, W.G., ATTFIELD, M.D., Sampling for airborne fungi: A statistical comparison of media. Am. Hyg. Assoc. J.44: MUTLU, G., İMİR, T., CENGİZ, T.A., USTAÇELEBİ, Ş.,TÜMBAY, E., METE, Ö., Mantarların yapıları, üreme özellikleri ve sınıflandırılması (Ş. USTAÇELEBİ editör). Temel ve Klinik Mikrobiyoloji, 1. baskı, Güneş Kitabevi, Ankara, s NEEGAARD, P., Danish species of Alternaria and Stemphylium. Communs Phytopath. Lab. J.E. Ohlens Enke, Copenhagen, 560 pp. 72
84 NELSON, P.E., TOUSSOUN, T.A., MARASAS, W.F.O., Fusarium species- An illustrated manuel for identification. The Pennsylvania State University Pres, University Park and London, USA, 193 pp. PANDEY, K.N., Dynamics of air mycoflora over Ragi Field at Almara. Indian J Mycol Plant Pathol. 18: PASANEN, A.L., PASANEN, P., JANTUNEN, M.J., KALLIOKOSKI, P., Significance of air humidity and air velacity for fungal spore release in the air. Atmos Environ 25A: PASANEN, A.L., Airborne mesophilic fungal spores in various residental environments. Atmos. Environ. 26A: PASTUSZKA, J.S., KYAW Tha Paw, U., LIS, D.O., WLAZLO, A., ULFIG, K., Bacterial and fungal aerosol in indoor environment in Upper Silesia, Poland. Atmospheric Environment 34, PETERNEL, R., CULIG, J., HRGA, I., Atmospheric concentrations of Clodosporium spp. and Alternaria spp. spores in Zagreb (Croatia) and effects of some meteorologıcal factors. Ann Agric Environ Med 2004,11, PITT, J.I., The genus Penicillium and its telemorphic States Eupenicillium and Talaromyces. Academic press. London 634 pp. RAO, R.P., The fungusgenus Alternaria in Bombay-Maharashtra I. And II. Sydowia 18, 44-64, RAMIREZ, C., Manuel and atlas of the Penicillia. Elsevier Biomedical. New York and Oxford 874 pp. RAPER, K.B., FENNELL, D.I., The genus Aspergillus. The Williams & Wilkins Comp. Baltimore USA, 686 pp. RAPER, K.B., THOM, C., A manuel of the Penicillia. The Williams & Wilkins Comp. Baltimore, USA, 875 pp. 73
85 REN, P., JANKUN, T.M., LEADERER, B.P., Comparison of seasonal fungal prevalance in indoor and outdoor air and in house dusts of dwellings in one Northeast American country. Journal of Exposure Analysis and Environmental Epidemiology 9, ROSAS, I., CALDERON, C., ESCAMILLA, B., QULLOA, M., Seasonal distribution of Aspergillus in the air of an urban area: Mexico City. Grana 31: SARICA ÖKTEN, S., ASAN, A., TATMAN OKTUN, M., TÜRE, M., Monitoring Indoor Airborne Fungi and Bacteria in the different areas of Trakya University Hospital, Edirne, Turkey. 11: SARICA ÖKTEN, S., ASAN, A., TUNGAY, Y., TÜRE, M., Airborne Fungal Concentiations in east patch of Edirne City (Turkey) in Autumn using two sampling methods 6(1): SAVINO, E., CARETTA, A., Airborne fungi in an Italian rice mill. Aerobiologia. 8: STEWARD, G., THOMPSON, P.J., The biochemistry of common aeroallergens. Clin Exp Allergy, 26: SU, J.H., ROTNİTZKY, A., BURGE, H.A., SPENGLER, J.D., Examination of fungi in domestic interiors by using factors analysis: correlations and associations with home factors. SU, H.J., WU, P.C., CHEN, H.L., LEE, F.C., LIN, L.L., Exposure assessment of indoor allegens, endotoxin, and airborne fungi for homes in Southern Taiwan. Environ. Res. Sec. A. 85: ŞEN, B. & ASAN, A., Airborne fungi in vegetable growing areas of Edirne, Turkey. Aerobiologica 8: ŞİMŞEKLİ, Y., GÜCİN, F., ASAN, A., Islaion and Identification of indoor airborne fungal contaminants of food production facilities and warehousesin Bursa, Turkey. Aerobiologica, 15: TAKAHASHI, T., Airborne fungal colony-forming units in outdoor and indoor environments in Yokohama, Japan, Mycopathol. 139:
86 TANAÇ, R., YENİGÜN, A., Ege Bölgesinde astma bronsiale' de etken aeroalerjenlerin dağılımı. İzmir Devlet Hastanesi Tıp Dergisi, 4: TROUTT, C., LEVETIN, E., Correlation of spring spore concentiations and meteorological conditions in Tulsa, Oklahama. Int J. Biometeorol 45: TURGUT, C.S., TEZCAN, D., UZUNER, N., KOSE, S., KARAMAN, O., Sensization to allergens in Izmir and around the city.ssk Tepecik Hast Derg 2003;13(1): VERHOEFF, A.P., VAN WIJNEN, J.H., BOLEIJ, J.S.M., BRUNEKREEF, B., VAN REENEN, H., SAMSON, R.A., Enumeration and Identification of airborne viable mould propagules in houses. Allergy, 45: VICENS, P.M.J., FERNANDEZ, S.G., A contribution towards the study of Madrid air Mycoflora II. Genus Clodosporium, Allegrol. Immunopathol 12: YAZICIOĞLU, M., ASAN, A., ONES, U., VATANSEVER, U., SEN, B., TURE, M., BOSTANCIOĞLU, M., PALA, O Indoor Airborne fungal spres and home charesteristics in ashtmatic children from Edirne region of Turkey. 32(4): ZHAI, J.H., CUI, H., CHEN, M.L., XU, X.Z., SUN, Z.H., HU,Q.X., ve ark., Analysis and identification of airborne fungi in Beijing and Nanjing. China Public Health; 16 (in Chinese). ZHANG, Z.L., WANG, Z.F., WANG, P.L., An ecological investigation of the airborne fungus and bacteria in an urban environment 1. Category distribution of the airborne microorganisms. China Environ Sci; 7:43-7 (in Chinese). ZYCHA, H., SIEPMANN, R., LINNEMAN, G., Mucorales. J. Cramer, Lehre, 355 pp. WU, P.C., SU, H.J., LIN, C.Y., Characteristics of indoor and outdoor airborne fungi at suburban and urban homes in two seasons. Sci. Total. Environ. 253:
87 www. cu.edu.tr/cografya.asp. adana 76
88 ÖZGEÇMİŞ 1981 yılında Adana da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Adana da tamamladım yılında Mersin Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümüne başladım yılında yatay geçişle Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümüne kaydoldum yılında mezun oldum yılında Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Anabilim Dalında yüksek lisans öğrenimime başladım yılında Başkent Üniversitesi Hastanesinde Biyolog olarak çalışmaya başladım ve halen görev yapmaktayım. 77
Saprolegnia (Su Küfü)
MYCOPHYTA Saprolegnia (Su Küfü) Yaygın bir su küfü olup, türleri tatlı sularda ve ıslak topraklarda yaşarlar. Saprofit olarak sulardaki ölü böcekler, balıklar, kurbağa yavruları ve diğer su hayvanlarının
Mantarlar genel özellikleri. Üremeleri
Mantarlar genel özellikleri Eukaryotik, sporla ürerler, eşeyli ve eşeysiz üreme görülür, Mantarlar hayvanlar gibi aktif hareket edemezler bitkiler gibi klorofil de taşımazlar, heterotrofdurlar. parazitik,
Ekosistem Ekolojisi Yapısı
Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin
ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni
ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,
Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI
Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI Genel olarak gözle net olarak görülemeyecek kadar küçük canlıları inceleyen ve onları konu olarak ele alan bilim dalıdır. Gözle ayırt edilemeyen canlılar; Virüsler, bakteriler,
Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Gram (-) Bakterilerde Duvar Yapısı Lipopolisakkaritin Önemi
Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Çoğunluğu peptidoglikan yapıdır. Bunun yanında teikoik asitte içerirler. Bu yapı gliserol veya Ribitolün PO4 gruplarına bağlanmasıyla oluşur. Teikoik asitler peptidoglikan
ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR?
Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır.
ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ
ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ MANTARLAR (FUNGİ) ALEMİ Genellikle çok hücreli olan ökaryot canlılardır. Kloroplastları yoktur. Bu nedenle fotosentez yapamazlar.parazit
Funguslar. Fungusların yararlı ve zararlı faaliyetleri nelerdir?
Funguslar Funguslar (funguslar); eukaryotik, tipik olarak filamentli (ipliksi) yapıda olan canlılardır. Bitkiler gibi hücre duvarına sahiptirler ve hemen hemen tümü hareketsizdir. Fotosentetik pigment
A. Tahıl ve Tahıl Ürünlerinin Sınıflandırılması B. Mikrobiyel Bozulmalar C. Depolama Koşulları
A. Tahıl ve Tahıl Ürünlerinin Sınıflandırılması B. Mikrobiyel Bozulmalar C. Depolama Koşulları TAHIL ve TAHIL ÜRÜNLERİNİN SINIFLANDIRILMASI Tahıl, Graminiae familyasının tohumları olan buğday, çavdar,
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI...
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 1.1. Tanım ve Kapsam...1 1.2. Mikrobiyoloji Biliminin Gelişmesi...2 1.3. Mikroorganizmaların Hayatımızdaki Önemi...5 1.3.1. Mikroorganizmaların Yararları...5
Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.
Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı
ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK
ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları
Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler)
Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler) Başak Avcıoğlu Çokçalışkan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Biraz ekolojik bilgi Tanımlar İlişkiler
Alerjik Rahatsızlıklar. Atmosphere Sky ile hayatın tadını çıkarın!
Alerjik Rahatsızlıklar. Atmosphere Sky ile hayatın tadını çıkarın! 01 Giriş Her yıl artan sayıda insanı etkileyen alerjik rahatsızlıklar yaygın bir sorundur 1. Avrupa da 150 milyondan fazla insan kronik
HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111
HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111 [email protected] KONULAR HAYVAN HÜCRESİ HAYVAN, BİTKİ, MANTAR, BAKTERİ HÜCRE FARKLARI HÜCRE ORGANELLERİ
Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L.
Porsuk Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Genel olarak 15-20 m boylanır. 2-2.5 m çap yapabilir. Yenice - Karakaya (Karabük)
Çayın Bitkisel Özellikleri
Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek
00220 Gıda Biyokimyası
00220 Gıda Biyokimyası Hazırlayan: Doç.Gökhan DURMAZ 00220 Gıda Biyokimyası-Şubat 2013 1 Bu notların hazırlanmasında aşağıdaki eserlerden yararlanılmıştır; Biyokimya, Engin Gözükara, Nobel Tip Kitabevi,
FUNGİ Prof. Dr. Figen ERKOÇ Gazi Eğitim Fakültesi e-posta: web: BÖLÜM 31 (Campbell) Fungi Alem inde
FUNGİ Prof. Dr. Figen ERKOÇ Gazi Eğitim Fakültesi e-posta: [email protected] web: http://w3.gazi.edu.tr/web/erkoc BÖLÜM 31 (Campbell) Fungi Alem inde mantarlar ve küfler vardır. Fungus gövdesinin bir kısmı
Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler.
10. Sınıf Enfeksiyondan Korunma 2.Hafta ( 22-26 / 09 / 2014 ) ENFEKSİYON ETKENLERİNİN SINIFLANDIRILMASI 1.) BAKTERİLER 2.) VİRÜSLER Slayt No : 2 Mikroorganizmaların Sınıflandırılması ; a.) Sayısal Yöntem,
Bölgesel iklim: Makroklima alanı içerisinde daha küçük alanlarda etkili olan iklimlere bölgesel iklim denir.(marmara iklimi)
YERYÜZÜNDEKİ BAŞLICA İKLİM TİPLERİ Matematik ve özel konum özelliklerinin etkisiyle Dünya nın çeşitli alanlarında farklı iklimler ortaya çıkmaktadır. Makroklima: Çok geniş alanlarda etkili olan iklim tiplerine
BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 26 ŞUBAT 2014
BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM DOÇ. DR. YASEMEN SAY ÖZER 26 ŞUBAT 2014 1 19.02.2014 TANIŞMA, DERSLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER, DERSTEN BEKLENTİLER 2 26.02.2014 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 3 05.03.2014 DOĞAL
Bilim adamları canlıları hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroskobik canlılar olarak dört bölümde sınıflandırmışlar.
1- Canlının tanımını yapınız. Organizmaya sahip varlıklara canlı denir. 2-Bilim adamları canlıları niçin sınıflandırmıştır? Canlıların çeşitliliği, incelenmesini zorlaştırır. Bu sebeple bilim adamları
ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2
ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2 BAKTERİLERDE EŞEYSİZ ÜREME İKİYE BÖLÜNME Bakteri bölüneceği zaman DNA dan bir kopya çıkartılır. Böylece bakteri içinde iki tane
9. KONU: Fungusların Morfolojisi. Prof.Dr.F.Sara DOLAR FUNGUSLAR
9. KONU: FUNGUSLAR Fungusların neden olduğu bitki hastalıkları, bitkisel ürünlerin verim ve kalitelerinde büyük kayıplara neden olurlar. Bitki hastalıklarının oluşturduğu kayıplar bitki çeşidine, patojene,
A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI
Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,
MARMARA BÖLGESi. IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132
MARMARA BÖLGESi IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132 COĞRAFİ KONUMU Marmara Bölgesi ülkemizin kuzeybatı köşesinde yer alır. Ülke yüz ölçümünün %8,5'i ile altıncı büyük bölgemizdir. Yaklaşık olarak
Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015
Mikrobiyal Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde funguslarda görülen
ADANA DA EV İÇİ (INDOOR) ALERJİK MANTARLARIN İZOLASYONU VE TANIMLANMASI * Isolation and Identification of indoor allergic fungi in Adana
ADANA DA EV İÇİ (INDOOR) ALERJİK MANTARLARIN İZOLASYONU VE TANIMLANMASI * Isolation and Identification of indoor allergic fungi in Adana Rukiye GELİŞKEN Biyoloji Anabilim Dalı Hatice KORKMAZ GÜVENMEZ Biyoloji
ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri
ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri Ayrıca bitkilerin yapraklarına yeşil rengi de klorofil adı verilen bu yapılar verir. Besin Zinciri: - Aynı ekosistemde yaşayan canlıların
-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur.
BAKTERİLER GENEL ÖZELLİKLERİ: -Prokaryot hücre yapılı, tek hücreli canlılardır. -Halkasal DNA ya sahiptirler. Bazı bakterilerde plazmit bulunur. Plazmit: Küçük ve halka şeklinde DNA parçacıklarıdır. Bakterilerin
HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ
HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ Ordo (Takım): Blattoptera (Hamam böcekleri) Vücutları kahverengi tonlarında, yassı ve ovaldir. Antenler çoğunlukla
7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM
7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 1 Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde
Üreme ve Üreme Tipleri
Üreme ve Üreme Tipleri Tohumsuz Bitkiler 1 Üreme Canlıların soylarının devamı için kendilerine benzer yavrular meydana getirmelerine denir.eşeyli ve eşeysiz olarak iki şekilde olur. Eşeysiz üreme: Eşey
NOCARDIA Türlerinin Laboratuvar Tanısı. Uzm. Dr. Ayten Coşkuner İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
NOCARDIA Türlerinin Laboratuvar Tanısı Uzm. Dr. Ayten Coşkuner İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nocardia lar aerobik Actinomycetes lerin en önemli türü Aerobik Actinomycetes ler; kısa kok ya da çomak
YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ
METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 91 Eylül 2013 YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ 2013 YILI AĞUSTOS AYI YAĞIŞ RAPORU GENEL DURUM : Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Ağustos
Bacillus anthracis. Hayvanlarda şarbon etkenidir. Bacillus anthracis. Gram boyama. Bacillus anthracis. Bacillus anthracis
Bacillus anthracis Gram pozitif, obligat aerop sporlu, çomak şeklinde bakterilerdir. 1µm eninde, 2-4 µm uzunluğunda, konkav sonlanan, kirpiksiz bakterilerdir. Bacillus anthracis in doğal yaşam ortamı topraktır.
MBG 112 GENEL BİYOLOJİ II MANTARLAR VE BİTKİSEL PARTNERLER DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN ÇİFTÇİ MANTARLARR
MBG 112 GENEL BİYOLOJİ II MANTARLAR VE BİTKİSEL PARTNERLER DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN ÇİFTÇİ MANTARLARR Ökaryot ve çoğu çok hücreli ve heterotroftur. Besinlerini «absorbsiyon» ile alırlar. Besini vücudunun dışında
1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10
İçindekiler 1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10 1. BÖLÜM: BİLİMSEL BİLGİNİN DOĞASI ve BİYOLOJİ... 12 A. BİLİMSEL ÇALIŞMA YÖNTEMİ... 12 1. Bilim İnsanı ve Bilim... 12 B. BİLİMSEL YÖNTEMİN AŞAMALARI...
10. SINIF KONU ANLATIMI. 46 EKOLOJİ 8 BİYOMLAR Karasal Biyomlar
10. SINIF KONU ANLATIMI 46 EKOLOJİ 8 BİYOMLAR Karasal Biyomlar EKOSİSTEM İLE BİYOM ARASINDAKİ İLİŞKİ Canlıların yeryüzünde dağılışını etkileyen abiyotik ve biyotik faktörlere olarak bitki ve hayvan topluluklarını
22.04.2015 MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN. Döl almaşı
MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN Döl almaşı Angiospermlerde; Baskın döl sporofit, Gametofit indirgenmiş, Sporofit üreme yapısı olan çiçeği oluşturur. Ovaryum
TÜRKİYE NİN İKLİMİ. Türkiye nin İklimini Etkileyen Faktörler :
TÜRKİYE NİN İKLİMİ İklim nedir? Geniş bir bölgede uzun yıllar boyunca görülen atmosfer olaylarının ortalaması olarak ifade edilir. Bir yerde meydana gelen meteorolojik olayların toplamının ortalamasıdır.
CYANOBACTERIOPHYTA (Mavi-Yeşil Algler)
CYANOBACTERIOPHYTA (Mavi-Yeşil Algler) Bu gruba giren bitkiler, tek hücreli veya koloni halinda yaşayan, bazı üyeleri ipliksi yapıda olan mavi renkli alglerdir. Bir kısmı bakteri kadar küçüktür. Bir hücrede
Toprağın katı fazını oluşturan kum, kil ve mil partiküllerinin toprak. kütlesi içindeki nispi miktarları ve bunların birbirlerine oranları toprağın
TOPRAĞIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ 1. Toprağın Bünyesi (Tekstürü) Toprağın katı fazını oluşturan kum, kil ve mil partiküllerinin toprak kütlesi içindeki nispi miktarları ve bunların birbirlerine oranları toprağın
BAŞLICA TOPRAK TİPLERİ
BAŞLICA TOPRAK TİPLERİ Topraklar zonal, intrazonal ve azonal topraklar olmak üzere üçe ayrılır. 1. Zonal (Yerli) Topraklar iklim ve bitki örtüsüne bağlı olarak oluşan ve bütün katmanların(horizonların)
P E P 1 0 1 _ H 0 5 C
Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR BİTKİ TANIMA I P E P 1 0 1 _ H 0 5 C u p r e s s u s s e m p e r v i r e n s ( A d i s e r v i - A k d e n i z s e r v i s i ) C u p r e s s u s a r i z o n i c a ( A r i z o n
Çorum İli Atmosferinde Hava ile Taşınan Allerjen Funguslar
Elektronik Mikrobiyoloji Dergisi TR (Eski adı: OrLab On-Line Mikrobiyoloji Dergisi) Yıl: 2008 Cilt: 06 Sayı: 3 Sayfa: 19-24 www.mikrobiyoloji.org/pdf/702080302.pdf Çorum İli Atmosferinde Hava ile Taşınan
BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr.
1 BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) C r y p t o m e r i a j a p o n i c a ( K a d i f
Makroskobik Özellikleri Şapka
Mycena rosea Sınıf Takım Familya : Basidiomycetes : Agaricales : Tricholomataceae Makroskobik Özellikleri Şapka 2-5 cm çapında, genç evrede konik iken, sonradan yaygınlaşır ve umbosu kalır. Şapka donuk,
KAŞAR PEYNİRİNİN SAKLANMASI SIRASINDA KÜFLENME HIZI İLE YÜZEY YAPISI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN MATEMATİK MODELLENMESİ (BİYOLOJİ)
YİBO-4 Öğretmenleri (Fen ve Teknoloji-Fizik, Kimya, Biyoloji- ve Matematik) Proje Danışmanlığı Eğitimi Çalıştayı (2010-2) KAŞAR PEYNİRİNİN SAKLANMASI SIRASINDA KÜFLENME HIZI İLE YÜZEY YAPISI ARASINDAKİ
Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır.
Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır. Birbirine bağlı bu hücreler genellikle kendilerince üretilen hücre dışı
ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM
ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM Rehber Öğretmen : Şule Yıldız Hazırlayanlar : Bartu Çetin Burak Demiral Nilüfer İduğ Esra Tuncer Ege Uludağ Meriç Tekin 2000-2001 İZMİR TEŞEKKÜR Bize bu projede yardımda bulunan başta
*Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir.
Fen ve Teknoloji 1. Ünite Özeti Hücre Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme. *Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir. *Hücrenin temel kısımları: hücre zarı, sitoplâzma ve
İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın
İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Canlının en küçük birimi Hücre 1665 yılında ilk olarak İngiliz bilim adamı Robert Hooke şişe mantarından kesit alıp mikroskopta
Staphylococcus Gram pozitif koklardır.
Staphylococcus Gram pozitif koklardır. 0.8-1µm çapında küçük, yuvarlak veya oval bakterilerdir. Hareketsizdirler. Spor oluşturmazlar ve katalaz enzimi üretirler. Gram boyama Koagülaz, alfatoksin, lökosidin,
BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2
İÇİNDEKİLER Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2 CANLILARIN OLUŞUMU... 5 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ... 9 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI... 11 SİSTEMATİK... 13 BİTKİ VE HAYVANLARIN
Dermatofit cinsleri. 1.Microsporon. 2.Trichophyton. 3.Epidermophyton
Dermatofitler Dermatofitler-1 - küf mantarları - insan ve hayvanlarda infeksiyon dermatofitoz, tinea, ringworm - yüzeyel keratinize doku tutulur deri, saç, kıl, tırnak kepeklenme, renk değişimi, yapı bozukluğu...
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17 1) Memeli bir hayvanın vücudunda gerçekleşen biyokimyasal tepkimelerden bazıları aşağıdaki gibidir. I Glikojen Glikoz ATP III Buna göre I, II ve III ile gösterilen metabolik
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD ETKENLERİNİ TANIYALIM...
Prof. Dr. Sevtap Arıkan Hacettepe Üniv.. Tıp T p Fak. Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD FIRSATÇI I MİKOZ M ETKENLERİNİ TANIYALIM... 1 Fırsatçı mikozlar, immün sistemi baskılanmış olgularda önemli
9. SINIF KONU ANLATIMI 46 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-8 BİTKİLER ALEMİ
9. SINIF KONU ANLATIMI 46 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-8 ALEMİ ALEMİ Çok hücreli ökaryot canlılardır. Koloroplast içerirler ve fotosentez ile inorganik maddeleri organik madde haline getirerek beslenirler.
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Rukiye GELİŞKEN ADANA DAKİ EV İÇİ MANTARLARDAN PROTEİN EKSTRAKTLARININ HAZIRLANMASI VE ALERJİK TARAMADA YARARLANILAN DERİ TESTİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ
Biyogaz Temel Eğitimi
Biyogaz Temel Eğitimi Sunanlar: Dursun AYDÖNER Proje Müdürü Rasim ÜNER Is Gelistime ve Pazarlama Müdürü Biyogaz Temel Eğitimi 1.Biyogaz Nedir? 2.Biyogaz Nasıl Oluşur? 3.Biyogaz Tesisi - Biyogaz Tesis Çeşitleri
MİKOLOJİYE GİRİŞ. Mantarlar Hakkında Genel Bilgiler
MİKOLOJİYE GİRİŞ Mantarlar Hakkında Genel Bilgiler Mikoloji = Mantar bilimi mykes +logos Mikoz = Mantar hastalığı Mantarlar ile ilgili gerçek sistematik çalışmalar XVII. Yüzyılda Antonie Van Leeuwenhoek
Fezalar Eğitim Kurumları MSO 2013. Matematik ve Fen Bilgisi Olimpiyatı 6. SINIF AÇIKLAMALAR. Bu soru kitapçığında, çoktan seçmeli 40 soru vardır.
GROUP A M S O Fezalar Eğitim Kurumları Matematik ve Fen Bilgisi Olimpiyatı (23 ŞUBAT 2013, CUMARTESİ) 2 0 1 3 6. SINIF AÇIKLAMALAR Bu soru kitapçığında, çoktan seçmeli 40 soru vardır. Matematik bölümünün
BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı
BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde
Havuçda Görülen Depo Hastalıkları
Havuçda Görülen Depo Hastalıkları Kurşuni Küf Botrytis cinerea Patojen enfeksiyonları kökün çeşitli yerlerinde oluşabilse de kökün uç ve tepe kısımlarında daha yaygındır. Enfekteli dokular, ilk başta açık
ORMAN YANGIN DAVRANIŞINA GİRİŞ
Orman Koruma Dersi ORMAN YANGIN DAVRANIŞINA GİRİŞ Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Ekim 2014 1.2. Orman Yangını Tanımı Orman yangını, çevresi açık olması nedeniyle serbest yayılma eğiliminde olan ve ormandaki
Hücre canlının en küçük yapı birimidir.
Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Bitkilerde bulunan hücredir.bu hücrelerde hücre duvarı bulunduğundan hayvan hücresinden ayrılır. Hücre duvarı vardır. Kofulu büyük ve az sayıdadır. Şekli dikdörtgen
MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE. Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri
MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri Türkiye de Sıcaklık Türkiye de Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı Türkiye haritası incelendiğinde Yükseltiye bağlı olarak
ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ
ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ PROTİSTA ALEMİ Koloni, tek ve çok hücreli ökaryot canlıların bir arada bulunduğu karışık bir gruptur. Protista alemindeki canlılar
Yoğun Bakımlarda İnfeksiyon Kontrolü: Haricen Klorheksidin Uygulanmalı mı?
Yoğun Bakımlarda İnfeksiyon Kontrolü: Haricen Klorheksidin Uygulanmalı mı? Dr. Funda YETKİN İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Sunum Planı Klorheksidin
Candida Dışı Mantarlar (Filamantöz) Biyofilm Oluşturur mu?
Candida Dışı Mantarlar (Filamantöz) Biyofilm Oluşturur mu? Semra KUŞTİMUR Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Filamantöz mantarlar biyofilm oluşumu için uygundur. Çok nemli, hava ile
5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.
1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla
ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ
ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ BAKTERİLER ALEMİ Prokaryot hücre yapısına sahip olan tek hücreli canlıların oluşturduğu alemdir. Mikroskobun icadından sonra keşfedilmişlerdir.
III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler
III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler
ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ
STRES KOŞULLARINA DAYANIKLILIK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ 25.02.2 TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ Yrd. Doç. Dr. YILMAZ BİTKİLERDE STRES Çevresel koşullardaki herhangi bir farklılık (stres)
Hücre. 1 µm = 0,001 mm (1000 µm = 1 mm)!
HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücre Hücre: Tüm canlıların en küçük yapısal ve fonksiyonel ünitesi İnsan vücudunda trilyonlarca hücre bulunur Fare, insan veya filin hücreleri yaklaşık aynı büyüklükte Vücudun büyüklüğü
TUFA ve TRAVERTEN-III
TUFA ve TRAVERTEN-III Dr.Esref ATABEY Jeoloji Yüksek Mühendisi TRAVERTEN LİTOFASİYESLERİ Sıcak su travertenlerindeki çökeller farklı fasiyes tiplerinde olabilmektedir. Her traverten çökelinde tüm fasiyesler
BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)
BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,
HÜCRE BÖLÜNMESİ A) MİTOZ BÖLÜNME a) Hazırlık evresi:
HÜCRE BÖLÜNMESİ Hücre bölünmesi tüm canlılarda görülen ortak bir özelliktir. Hücre büyüyüp gelişirken madde ve enerji gereksinimleri artar. Sitoplâzma hücre zarına oranla daha hızlı büyümesinden dolayı,
Biyolojik Risk Etmenleri
Biyolojik Risk Etmenleri Mesleki tehlikeler Biyolojik, Biyomekanik, Kimyasal, Fiziksel (+radyolojik) Psikososyal TANIMLAMA Çalışma yaşamında biyolojik risk etkenleri denildiğinde akla, herhangi bir enfeksiyona,
Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013
Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.
HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi
HÜCRE Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi Hücre Canlıların en küçük yapı taşıdır Bütün canlılar hücrelerden oluşur Canlılar tek hücreli ya da çok hücreli olabilir Bitki ve hayvan hücresi = çok
PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER
PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikleri gösterebilen en küçük birimidir. Hücre, (İng. Cell); Latince küçük odacık anlamına gelen "cellula" kelimesinden
ZEHİRSİZ DOĞA MANTARLARI. Yrd.Doç.Dr. Halil DEMİR
ZEHİRSİZ DOĞA MANTARLARI Yrd.Doç.Dr. Halil DEMİR TÜRKİYE NİN YENEN MANTARLARI Ülkemiz sahip olduğu flora ve iklim koşulları nedeniyle değişik ortamlarda yetişen doğa mantarları yönünden oldukça zengindir.
HİJYEN VE SANİTASYON
HİJYEN VE SANİTASYON TEMİZLİK+ HİJYEN= SANİTASYON Bulunduğumuz ortamda hastalık yapan mikroorganizmaların hastalık yapamayacak seviyede bulunma durumuna hijyen denir. Sağlıklı (temiz ve hijyenik) bir ortamın
Funguslar topraktaki birçok mikrobiyolojik süreçte temel rol oynar, toprak verimliliğini ve ayrışmayı, minerallerin ve organik maddelerin
Fungi Funguslar topraktaki birçok mikrobiyolojik süreçte temel rol oynar, toprak verimliliğini ve ayrışmayı, minerallerin ve organik maddelerin döngülerini, bitki sağlığını ve beslenmesini etkilerler.
BİYOLOG TANIM. Canlı türlerinin tanımlanması, sınıflandırılması, yaşamı ve evrimini etkileyen koşullar üzerinde araştırma yapan kişidir.
TANIM Canlı türlerinin tanımlanması, sınıflandırılması, yaşamı ve evrimini etkileyen koşullar üzerinde araştırma yapan kişidir. A- GÖREVLER Biyologların görevleri araştırmacı ve uygulamacı olmalarına göre
Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakalarında maya ve küf kolonilerini birbirinden ayırmak için aşağıda belirtilen genel özelliklere dikkat edin: MAYA
Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakasında maya ve küf kolonileri kolayca sayılabilir. Gösterge boya, maya ve küf kolonilerini boyar, böylece kontrast sağlar ve sayım işlemini kolaylaştırır. Petrifilm Maya
2003 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI
2003 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 1. Bir hücrede oksijenli solunum, protein sentezi, fotosentez olaylarının tümünün gerçekleşebilmesi için, bu hücrede; I. ribozom, II. kloroplast, III. mitokondri,
EKOLOJİ EKOLOJİK BİRİMLER
EKOLOJİ EKOLOJİK BİRİMLER EKOLOJİK BİRİMLER *Ekoloji: Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları ortamla olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Ekolojik birimlerin küçükten büyüye doğru sıralaması: Ekoloji
Bir populasyonun birey sayısı, yukarıdaki büyüme eğrisinde görüldüğü gibi, I. zaman aralığında artmış, II. zaman aralığında azalmıştır.
2000 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 1. Bir populasyonun birey sayısı, yukarıdaki büyüme eğrisinde görüldüğü gibi, I. zaman aralığında artmış, II. zaman aralığında azalmıştır. Aşağıdakilerden hangisinde
- Su hayatsal olaylar - Çözücü - Taşıyıcı - ph tamponlaması - Fotosentez - Mineral madde alınımı - YAĞIŞLAR
OTEKOLOJİ SU - Su hayatsal olaylar - Çözücü - Taşıyıcı - ph tamponlaması - Fotosentez - Mineral madde alınımı - YAĞIŞLAR ÇİĞ VE KIRAĞI - Toprak yüzeyinin sıcaklığını kaybetmesi - Suyun yoğunlaşması - Çiy
Akdeniz iklimi / Roma. Okyanusal iklim / Arjantin
Akdeniz iklimi / Roma Okyanusal iklim / Arjantin Savan iklimi/ Meksika Savan iklimi/ Brezilya Okyanusal iklim / Londra Muson iklimi/ Calcutta-Hindistan 3 3 Kutup iklimi/ Grönland - - - - - - -3-4 -4 -
S İ S T E M İ K M İ K O Z L A R
SİSTEMİK MİKOZLAR 1 sistemik mikoz etkenleri toprak solunum AC kan-lenfatikler iç organlar deri 2 BLASTOMİKOZ 3 Etiyoloji Blastomyces dermatitidis dimorfik 25 C küf; http://www.vetmed.wisc.edu 37 C maya
BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA
BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA Prokaryot hücre yapısına sahip olan tek hücreli canlılardır. Gözle göremediğimiz için keşfedilmeleri ancak mikroskobun icadı ile olmuştur. Keşfedilmemiş bakteri çeşidi sayısının
DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN
DOĞU KARADENĠZ BÖLGESĠNDE HEYELAN Heyelan ya da toprak kayması, zemini kaya veya yapay dolgu malzemesinden oluşan bir yamacın yerçekimi, eğim, su ve benzeri diğer kuvvetlerin etkisiyle aşağı ve dışa doğru
T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ ORMAN ALTI ODUNSU BİTKİLER. Hazırlayan: Danışman: Yrd.Doç.Dr Nurgül KARLIOĞLU
T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ ORMAN ALTI ODUNSU BİTKİLER Hazırlayan: 0601120025 Danışman: Yrd.Doç.Dr Nurgül KARLIOĞLU Laurocerasus officinalis(karayemiş) Sistematik ; Alem : Plantae Bölüm :
