SİSTEMATİK (TAKSONOMİ)
|
|
|
- Koray Adıvar
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ VE SINIFLANDIRILMASI Aristo (M.Ö ) Yaptığı gözlemlere dayanarak yapay sınıflandırmayı ortaya çıkarmıştır. Kelimelerin kökeni: Analog yunanca analogos "orantılı, uygun" anlamına gelir. Kelimelerin kökeni: Homolog yunanca homologia "uyuşma, uyuşan" anlamına gelir. Kelimelerin kökeni: Filogeni yunanca phylan "soy" ve genesis "köken" anlamına gelir. İnsanlar yaşadığı yere göre yukarıdaki hayvanı dağ aslanı, puma, jaguar ya da panter olarak tanımlayabilir. Bilimsel sınıflandırmada bu hayvan Felis concolor olarak adlandırılır ve karmaşa ortadan kalkar. I. CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI VE PROKARYOT CANLILAR SİSTEMATİK (TAKSONOMİ) Bugün dünya üzerinde yaşayan 1,5 milyon tür biyologlar tarafından tanımlanmış ve adlandırılmıştır. Bununla beraber 2 ila 100 milyon arasındaki türün daha keşfedilemediği düşünülmektedir. Başka bir deyişle, canlılar arasında büyük bir çeşitlilik bulunmaktadır. Bu nedenle sayıları milyarları aşan canlıları tek tek incelemek mümkün değildir. Canlılar hakkında yeterli bilgi edinebilmek için büyük grupları küçük gruplara ayırmak gerekir. Canlıların benzer ve ortak özelliklerine göre gruplandırılmasına sınıflandırma denir. Sınıflandırmayı, biyolojinin alt bilim dallarından biri olan taksonomi (sistematik) yapar. 1. Sınıflandırmanın Tarihçesi İnsanlar çok eski yıllardan beri canlıları belirli özelliklerine göre sınıflandırmaya çalışmıştır. Her dönemde, o dönemin bilgi düzeyine bağlı olarak canlılar sınıflandırılmış, bilgi düzeyi geliştikçe gerekli düzenlemeler yapılmıştır. İlk olarak yapılan sınıflandırmaya "yapay (ampirik) sınıflandırma" denir. Günümüzde geçerli olan ise "doğal (filogenetik) sınıflandırma" dır. a Yapay (Ampirik) Sınıflandırma: Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere bakılarak yapılan sınıflandırmaya denir. Temeli, Aristo (M.Ö ) tarafından atılmıştır. Aristo yaptığı gözlemler sonucunda bitkileri otlar, çalılar ve ağaçlar; hayvanları ise karada ve suda yaşayan canlılar şeklinde gruplandırmıştır. ÜNİTE 2 Tür Farklılık gösteren amino asit sayısı Ampirik sınıflandırmada yararlanılan özelliklerden biri anolog organlardır. Kökenleri farklı, görevleri aynı olan organlara analog organ denir. Arı ve serçenin kanadı anolog organlara örnek olarak verilebilir. Bu iki organın görevleri aynı olmasına rağmen yapıları farklıdır. Bu nedenle bu organlara bakılarak arı ve serçe aynı gruba konulamaz. nsan 0 Rhesus maymunu 8 Fare 27 Horoz 45 Kurba a 67 Yuvarlaka zl 125 Filogenetik sınıflandırma kullanılan en önemli kriterlerden biri de protein benzerliğidir. Çünkü protein benzerliği DNA'nın nükleotid dizilimlerinin benzediğini kanıtlar. Yukarıda insanın hemoglobin proteinin (146 amino asit), omurgalı hayvanlar ile farklılık gösteren amino asit sayısı verilmiştir. Yapay sınıflandırma sadece gözleme dayalı olduğu ve analog organları kullandığı için bilimsel bir sınıflandırma değildir ve günümüzde kullanılmamaktadır. b Doğal (Filogenetik) Sınıflandırma: Canlıların köken benzerlikleri, akrabalık dereceleri ve sahip oldukları homolog organlara bakılarak yapılan sınıflandırmadır. Filogenetik sınıflandırmada hücre tipi ve sayısı, protein benzerlikleri (DNA benzerliği), embriyolojik gelişim, fizyolojik benzerlikler ve beslenme şekli gibi birçok özellik dikkate alınır. Tanımdan da anlaşılabileceği gibi filogenetik sınıflandırmada dikkat edilen en önemli özelliklerden birisi de homolog organlardır. Kökenleri aynı, görevleri benzer ya da farklı olabilen organlara homolog organ denir. Yandaki şekilde gösterilen insanın kolu, kedinin ön bacakları, balinanın yüzgeçleri ve yarasanın kanadı homolog organlara örnek olarak verilebilir. Başka bir deyişle memelilerin ön üyeleri, iskeletin aynı elemanlarından oluşturulmuştur. nsan Kedi Balina Homolog organlar Yarasa 205
2 ÜNİTE 2 Carolus Linnaeus ( ) Doğal sınıflandırmayı ilk yapan bilim adamı John Ray ( )'dir. Tür kavramı ilk kez bu bilim adamı tarafından ortaya atılmış, hayvan ve bitkileri sınıflandırmaya çalışmıştır. Geleneksel taksonomi, İsveçli botanikçi Carolus Linnaeusʼnin 1758 yılında bilinen tüm doğal yaşamın sınıflandırılması anlamı taşıyan Systema Naturea yani "Doğanın Düzeni" kitabının yayınlanması ile başlar. Linnaeus'nin sisteminin iki temel niteliği bulunmaktadır; Her canlı türünün iki bölümden oluşan bir isimle adlandırılması Türlerin gittikçe daha fazla canlı türünü kapsayan hiyerarşik bir düzen içinde sınıflandırılması. Kelimelerin kökeni: Latincede bi "iki", nomen "isim" anlamına gelir. Bu nedenle binomial nomenclature "ikili adlandırma" anlamında kullanılır. 2. İkili Adlandırma: Linnaeus (Linne) ikili adlandırma (binomial nomenclature) sistemini kurmuştur. Bu sistemde, canlıların adlandırılmasında tür esas olarak alınmıştır. Tür ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer özelliklere sahip, birbirleriyle doğal olarak çiftleştiklerinde verimli (kısır olmayan) yavrular oluşturan bireyler topluluğudur. UYARI Aynı türe ait bireyler benzer olmasına rağmen aynı değildir. Bu farklılıklara varyasyon denir. Tür içi genetik varyasyon evrimin hammaddesi olarak kabul edilir. Aynı türe ait deniz salyangozlarının (Liguus fasticus) renklerindeki farklılıklar genetik varyasyonu yani çeşitliliği ifade etmektedir. İkili adlandırmada ilk kelime, türün ait olduğu cinsin adıdır ve büyük harfle başlar. İkinci kelime ise tanımlayıcı ad olarak kullanılır ve küçük harfle başlar. Her iki kelimede latince olup italik olarak yazılır. Felisdomestikus = Ev kedisi Pinus nigra = Kara çam Z \ Z Cins Tanımlayıcı Cins Tanımlayıcı 1ismi isim ismi 42isim Tür ismi Tür ismi 3. Sınıflandırma Birimleri: Filogenetik sınıflandırmada canlılar tür ile başlayıp âlem ile biten yedi farklı sistematik grupta incelenirler. Canl çeflitlili i azal r. Gen benzerli i artar. Protein benzerli i artar. Tür Cins Familya Tak m S n f fiube Alem At Eşek Protein benzerli i azal r. Gen benzerli i azal r. Canl çeflitlili i artar. UYARI Katır At ve eşek farklı türler olarak varlığını sürdürür. Çünkü, onların yavrusu olan katır kısırdır. Herhangi bir sistematik birimde beraber bulunan canlılar, daha büyük birimlerde de beraber bulunurlar. Örneğin aynı takımda bulunan iki canlının sınıf, şube ve âlemleri de aynıdır. 206
3 Kategori UYARI Bir canlının embriyolojik gelişimi sırasında önce şube, en son ise tür özellikleri ortaya çıkar. Başka bir ifadeyle özelliklerin ortaya çıkışı genelden özele doğru olur. Canlılar Amip Kara çam Bal arısı Kurt Kutup ayısı Alem Protista Plantae Animalia Animalia Animalia Şube Protozoa Tracheophyta Arthropoda Chordata Chordata ÜNİTE 2 Sınıf Rhizopoda Coniferae Insecta Mammalia Mammalia Takım Amoebina Pinales Hymenoptera Carnivora Carnivora Aile Amoebidae Pinaceae Apidae Canidea Ursidae Cins Amoeba Pinus Apis Canis Ursus Tür A.proteus Pinus nigra Apis mellifica Canis lupus Ursus maritimus Değişik türlerin sınıflandırılması Kutup ay s Siyah ay Panda Kurt K rm z sincap Timsah At sine i ALEM Hayvanlar (Animalia) fiube Omurgal lar (Chordata) SINIF Memeliler (Mammalia) TAKIM Etçiller (Carnivora) A LE(Familya) Ay giller (Ursidae) C NS Ay lar (Ursus) TÜR Kutup ay s (Ursus maritumus) UYARI Aynı takımda (carnivora) yer alan kurt ve kutup ayısının sınıf, şube ve âlemleri de aynıdır. Farklı hayvanların sınıflandırma basamakları 207
4 ÜNİTE 2 UYARI Linnaeus insanlar için "akıllı adam" anlamına gelen Homo sapiens bilimsel ismini kullanmayı tercih etmiştir. Aralarındaki ortak özellikler en fazla olan canlılar, aşağıdaki filogenetik sınıflandırma basamaklarından hangisinde bulunur? A) Tür B) Cins C) Familya D) Takım E) Sınıf 2007 ÖSS (Fen1) Sınıflandırma basamakları büyükten küçüğe doğru "Âlem-Şube- Sınıf-Takım-Familya-Cins-Tür" şeklinde sınıflandırılır. Âlemden türe doğru gidildikçe ortak özellikler artar. Yanıt A (a) Farklı türler arasındaki benzerlik. Sturnella magna, (sol taraftaki) ve Sturnella neglecta, vücut biçimi ve renklenme bakımından birbirine çok fazla benzerlik gösterir; fakat, ayrı türleri temsil etmektedirler. Onların ötüş sesleri farklıdır; bir davranışsal farklılık olan bu durum, iki tür arasındaki üremeyi önler. Canlıların bilimsel olarak adlandırılmasında kullanılan yönteme göre, I. Capra domestikus II. Felis domestikus III. Canis lupus IV. Felis leo olarak adlandırılan canlıların cins ve tür adlarına bakarak, hangilerinin birbirleriyle diğerlerinden daha yakın akraba olduğu düşünülebilir? A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV 1992 ÖSS İkili adlandırmada ilk isim cins, ikinci ise tanımlayıcı isim olup ikisi beraber tür adıdır. Verilenler arasında aynı türde bulunan canlı yoktur. II ve IV nolu canlılar ise aynı cinsin farklı türleridir. Yanıt D (b) Bir tür içerisindeki çeşitlilik. Görünüş bakımından çok farklı olabiliriz; fakat, insanların hepsi tek bir türe (Homo sapiens) aittir; bu tür, kendisini oluşturan bireylerin kendi aralarında üremesi ile tanımlanmıştır. 208
5 Domain Eukarya Alem Animalia fiube Chordata S n f Mammalia Tak m Carnivora Familya Felidae Aynı familyada yer alan A ve B canlıları, I. Şube II. Tür III. Sınıf IV. Cins sistematik birimlerinden hangilerinde kesin olarak bir arada bulunurlar? A) I ve II B) I ve III C) I ve IV D) II ve III E) III ve IV ÜNİTE 2 Cins Panthera Tür Panthera pardus Herhangi bir sistematik birime birlikte giren canlılar, daha büyük birimlere de birlikte girerler. Bu nedenle aynı familyada yer alan canlıların takım, sınıf, şube ve âlemleri de aynı olmak zorundadır. Yanıt B Filogenetik sınıflandırmada aşağıda verilen özelliklerden hangisi dikkate alınmaz? A) Protein benzerliği B) Analog organ C) Embriyolojik gelişim D) Homolog organ E) Anatomik benzerlik Kökenleri farklı, görevleri benzer ya da farklı olan organlara analog organ denir. Bu nedenle filogenetik sınıflandırmada analog organlar kullanılmaz. Yanıt B Asya uğurböceği populasyonundaki renk varyasyonu gösteren, bir kaç birey 209
6 ÜNİTE 2 CANLILAR ÂLEMİ Sınıflandırma sürekli değişen ve gelişen bir bilim dalıdır. Önceden doğru kabul edilen bilgiler bilimsel gelişmelerin ışığında yerini yeni bilgilere bırakmıştır. Bu nedenle sınıflandırma basamaklarında zamana bağlı olarak bazı değişimler olabilmektedir. Carl Woeseʼnin 1990 yılında yaptığı sınıflandırma, günümüzde geçerliliği en fazla olan sınıflandırma yöntemidir. Woese âlemden daha üstte bir sınıflandırma basamağı olan ve Domain adı verilen bir taksonomi birimi kullanmıştır. Bu sınıflandırmaya göre canlılar Bakteria (bakteriler), Archaea (arkeler) ve Eukarya (ökaryotlar) olmak üzere üç domain altında incelenirler. Bu üç domain altında ise bakteriler, arkeler, protisler, bitkiler, mantarlar ve hayvanlar olmak üzere altı farklı âlem bulunur. Domain Bakteria Domain Archaea Domain Eukarya (Ökaryotlar) Evrensel ata Yaşamın üç domaini Günümüzde canlılar âlemi hücre yapısına göre prokaryot ve ökaryot canlılar olmak üzere iki büyük gruba ayrılır. Bakteri ve arkeler âlemleri, prokaryot canlılar grubunda yer alırlar. Protista, bitki, mantar ve hayvanlar âleminde bulunan canlılar ise ökaryot canlılar grubunda yer alırlar. CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI ÂLEM BAKTERİLER ARKELER PROTİSTALAR BİTKİLER MANTARLAR HAYVANLAR HÜCRE TİPİ Prokaryot Prokaryot Ökaryot Ökaryot Ökaryot Ökaryot HÜCRE SAYISI Tek hücreli Tek hücreli Genelde tek hücreli bazıları çok hücreli Çok hücreli Çok hücreli Çok hücreli BESLENME BİÇİMİ Ototrof veya heterotrof Ototrof veya heterotrof Ototrof veya heterotrof Ototrof Heterotrof Heterotrof ÖRNEK E.coli Metanojenler Paramesyum Eğrelti otu Maya mantarı İnsan 210
7 CANLILAR Prokaryot canl lar Bakteriler âlemi Arkeler âlemi Protista âlemi Kamç l lar Kök ayakl lar Sporlular Silliler ÜNİTE 2 Algler C v k mantarlar Damars z tohumsuz bitkiler Ökaryot canl lar Bitkiler âlemi Damarl tohumsuz bitkiler Damarl tohumlu bitkiler Aç k tohumlu bitkiler Kapal tohumlu bitkiler Tek çenekli bitkiler Çift çenekli bitkiler Mantarlar âlemi Süngerler Sölentereler Omurgas zlar Solucanlar Yumuflakçalar Eklem bacakl lar Hayvanlar âlemi lkel kordal lar Derisi dikenliler Bal klar Kurba alar Omurgal lar Sürüngenler Kufllar Canlıların sınıflandırılmasını gösteren genel flema Memeliler 211
8 ÜNİTE 2 PROKARYOT CANLILAR I BAKTERİLER ÂLEMİ Bakterilerin yaşamı, 3,5 milyar yıl geriye uzanan bir başarı öyküsüdür. Bu organizmalar, bitki ve hayvan ölülerinde, tatlı ve tuzlu sularda, toprağın derinliklerinde ve canlı vücudu gibi çok farklı ortamlarda yaşamaya adapte olmuş türlere sahiptir. Bu bölümde bakterilerin yapılarını, işlevlerini, çeşitliliklerini ve ekolojik önemlerini inceleyerek onları daha yakından tanımaya çalışacağız. 1. Bakterilerin Yapısı Günümüzde, prokaryotlar biyosfere hâlâ hakimdirler. Toplam biyolojik kütleleri(biyokütle), ökaryotların toplamını en az on kat aşmaktadır. Bir avuç toprakta, bir insanın ağzında ya da derisinde yaşayan prokaryotların sayısı, şimdiye değin yaşamış insan toplam sayısından fazladır. Yukarıdaki renklendirilmiş elektron mikroskobik resimde turuncu küçük çomaklar, bir iğnenin ucundaki bakterlerdir. Bu resimden anlaşılabileceği gibi, iğne batmasının neden enfeksiyon oluşturduğu ve batan bir kıymığı çıkarmak için kullanacağınız iğnenin neden daha önce alevden geçirilmesi gerektiği açıktır. DNA molekülleri halkasal yapıda olup, çekirdek zarı olmadığından sitoplazmada çekirdek alanı adı verilen kısımda bulunur. Ortalama olarak DNA miktarı, ökaryotların 1/1000'i kadardır. Mitokondri ve kloroplast gibi zarlı organelleri içermezler. İlgili enzimler genelde sitoplazma içinde bulunur. Ribozomları ökaryot hücrelerde bulunanlara göre biraz farklıdır. Glikozun fazlasını mantar ve hayvan hücrelerinde olduğu gibi glikojen olarak depolarlar. Hücre zarının üzerinde hücre duvarı bulunur. Ancak hücre duvarının ana bileşeni bitkilerde olduğu gibi selüloz değildir. Bakterilerin hücre duvarı peptidoglikan adı verilen bir maddeden yapılmıştır. Bu yapı kısa polipeptit zincirleriyle çapraz bağlanmış şeker polimerlerinden oluşur. Yapısı türlere göre farklılık gösterebilir. UYARI Peptidoglikan Kamçı Hücre duvarı DNA Hücre zarı Plazmit Ribozom Arkelerin hücre duvarı peptidoglikan içermez. Bilinen en büyük prokaryot. Sol üstteki parlak top, neredeyse bir meyve sineğinin başı büyüklüğünde hücresi olan bir deniz bakterisidir (sinek, oranlama için resimde yer almıştır). Parlak olanın üzerindeki daha küçük iki hücre ölüdür. 1997ʼde bulunan bu dev prokaryota araştırıcılar, Namibyaʼnın kükürt incisi anlamına gelen, Thiomargarita namibiensis adını vermişlerdir. Metabolizmasında kükürtlü bileşikleri kullanarak, bir Afrika ülkesi olan Namibya kıyılarında yaşamaktadır. Bazı bakterilerin hücre duvarının dışında polisakkarit yapıda olan kapsül bulunur. Bu yapı bakterilerin yüzeylere tutunmasını ve daha dirençli olmasını sağlar. Kapsül, hastalık oluşturan bakterilerde daha çok görülür. Örneğin, kapsülsüz pnömokoklar zararsızken, kapsüllü pnömokoklar zatürre hastalığına neden olur. Bazı bakterilerin yüzeylere ve birbirine tutunmak için pilus denilen kısa uzantıları bulunur. Bu yapılar konjugasyon sırasında iki bakteriyi bir arada tutar. Bazı bakteriler kamçılarıyla aktif hareket ederler. Kamçısı olmayan bakterilerde ise pasif hareket görülür. Bazı bakterilerde hücre DNA'sından bağımsız olarak çoğalan küçük ve halka biçimindeki DNA parçacıkları bulunur. Bunlara plazmit adı verilir. Plazmitler, bakterilerin antibiyotik ve bazı kimyasal maddelere dirençli olmasını sağlayan genleri içerirler. Plazmitler ana kromozomdan bağımsız olarak eşlenmekte ve çoğu, konjugasyonla diğer hücrelere aktarılabilmektedir. Bakteriler n kromozomlu olup amitoz ile bölünürler. Monoploit yapıda olduklarından mayoz bölünme geçiremezler. Bazı bakteriler (özellikle çubuk şeklinde olanlar) uygun olmayan ortam koşullarında hayatta kalabilmek için endospor oluşturur. Asıl hücre kromozomunu kop- 212
9 Pili Pili: Bu çıkıntılar, prokaryotların yüzeylere ya da diğer prokaryotlara tutunmalarını sağlar (renklendirilmiş TEM). Bazı piluslar, konjugasyonda DNA aktarımı sırasında eşleri bir arada tutar. yalarken, bir kopya dayanıklı bir duvar ile çevrelenir. Su oranı çok düşük olduğundan metabolizma hızı normal hücreye göre çok daha yavaştır. Bu yapı yüksek ısı, kuraklık ve donma gibi olumsuz koşullara karşı dayanıklıdır. Ortam koşulları yeniden uygun hale geldiğinde, endospor gelişerek normal bir bakteri hücresini oluşturur. Normal bakteriler 100 C' de ölürken, endosporlu bakteriler ölmez. Bu tür bakterileri öldürmek için, 121 C'de 1 atmosfer basınç altında 15 dakika tutmak gerekir. Mikrobiyologlar ortamı, cam malzemeyi ve laboratuvar gereçlerini sterilize etmek için (endosporları öldüren) otoklav adı verilen basınçlı bir alet kullanırlar. UYARI Bakterilerde görülen endospor oluşumu bir üreme biçimi değildir. Zor koşullara karşı dayanıklılık sağlayan bir yaşam biçimidir. ÜNİTE 2 Hücre duvarı Sitoplazma Ana DNA Hücre zarı 1 Yeni DNA molekülü bir miktar sitoplazma ile ana hücreden ayrılmaya başlar. İki katlı zar 2 Yeni DNA molekülü ve bir miktar sitoplazma iki katlı zarla çevrilerek ana hücreden ayrılır. Peptidoglikan (b) Bakteri içindeki endosporun TEM deki görüntüsü 3 İki zar arasında peptikoglikan sentezlenir. Endospor 5 Hücrenin parçalanması ile endospor serbest kalır. 4 Sporun etrafında dayanıklı bir örtü oluşur. Endospor oluşumu 213
10 ÜNİTE 2 Endospor Şarbon endosporu: Büyük ve küçükbaş hayvanlarla, insanlarda da öldürücü olmasıyla tanınan bu prokaryot, Bacillus anthracisʼtir (TEM). Dıştaki hücre, endospor olarak adlandırılan içteki özelleşmiş hücreyi yapmıştır. Endosporun kalın, koruyucu bir kılıfı vardır. Sitoplazması kurumuş olan hücrenin metabolizması da durmuştur. Zorlu koşullarda, dıştaki hücre parçalanabilir; fakat endosporlar, besin ve su azlığı, aşırı soğuk ya da sıcak ve çoğu zehirleyici maddeler gibi koşullara dayanıklıdır. Ortam koşulları düzelince, endospor su alarak üremeye yeniden başlar yılı sonlarında, bir ya da daha fazla terörist, antraks sporlarını A.B.D.ʼnin posta sistemi yoluyla dağıtmışlardır. Aşağıdaki özelliklerden hangisi tüm bakterilerde ortaktır? A) Uygun olmayan koşullarda endospor oluşturma B) Kamçısını kullanarak aktif hareket etme C) Hücre duvarı dışında kapsül bulundurma D) Sahip olduğu pilus ile başka bir bakteriye tutunma E) Hücre duvarına sahip olma Endospor, kamçı, kapsül ve pilus gibi yapılar tüm bakterilerde ortak olarak bulunmaz. Tüm bakterilerde peptidoglikan yapılı bir hücre duvarı bulunur. Yanıt E 2. Bakterilerin Üremesi Bakterilerde eşeysiz ve eşeyli olmak üzere iki çeşit üreme görülür. Eşeysiz üreme enine bölünerek gerçekleşir. Uygun koşullarda bulunan bakteriler 20 dakikada bir bölünebilir. Bu yüzden sayıları kısa bir süre içinde artabilir. a) Eşeysiz üreme: Enine bölünmede hacimce artan bakteri hücresi DNA'sını eşler. Daha sonra hücre duvarı ve hücre zarı orta kısımdan içeri doğru girinti oluşturur. Bu girinti hücre ortasında birleşerek bakteri hücresi ikiye ayrılır Bakteri hücresi hacimce artar. Hücre zarı ve duvarı girinti oluşturur. Çökme devam eder İki yeni bakteri hücresi oluşur. Efley pilusu Bakteri konjugasyonu: E.coli bakterileri arasında oluşan sitoplazmik köprü sayesinde bir bakteriden diğerine plazmit DNA'sı aktarılır. b) Eşeyli Üreme: Ökaryot hücrelerin eşeyli üremesi sırasında görülen mayoz bölünme ve döllenme olayları bakterilerde görülmez. Buna rağmen bireyler arasında gen aktarımını sağlayan üç mekanizma vardır. Bunlar konjugasyon, transdüksiyon ve transformasyondur. Bu olaylar bakterilerde genetik varyasyona neden olur. Konjugasyon, iki bakteri arasındaki gen aktarımına denir. Aynı tür iki bakteri arasında pilus kullanılarak geçici bir sitoplazmik köprü kurulur. Bu köprü kullanılarak, bir bakteriden diğerine plazmit DNA'sı aracılığı ile gen aktarımı gerçekleşir. Gen aktarımı tek yönlü meydana gelir. Bu yöntemle antibiyotiklere direnç sağlayan genler, bir bakteriden diğerine aktarılır ve genetik çeşitlilik ortaya çıkar. Transformasyon, bakterinin ortamdaki bir DNA parçasını alarak kendi DNA' sına eklemesidir. Bu yöntemle farklı türler arasında gen aktarımı da olabilir. Transdüksiyon, bir virüsün iki bakteri arasındaki gen transferini gerçekleştirmesidir. 214
11 fiekillerine göre 3. Bakterilerin Sınıflandırılması Yapılan araştırmalara göre bakteriler dört farklı özelliğine göre gruplandırılmıştır. Bu gruplar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Yuvarlak (Coccus) Çubuk (Bacillus) Virgül (Vibrio) ÜNİTE 2 Spiral (Spirillum) Gram boyanma özelli ine göre Gram pozitif Gram negatif BAKTER LER Zorunlu aerob Solunum biçimlerine göre Zorunlu anaerob Geçici aerob Geçici anaerob Beslenme flekillerine göre Ototrof Heterotrof Fotoototroflar Kemoototroflar Parazit Saprofit 215
12 ÜNİTE 2 Yuvarlak bakteriler (Coccus) a. Şekillerine Göre Bakteriler: Mikroskobik inceleme sonucunda bakteriler şekillerine göre dört farklı grupta incelenirler. Yuvarlak bakteriler (Coccus): Tek ya da koloni şeklinde bulunabilirler. Tek olanlara cocsus, ikili olanlara diplococcus, uzun zincir biçiminde olanlara streptococcus ve üzüm salkımı biçiminde olanlara ise staphylococcus denir. Çubuk bakteriler (Bacillus): Boyları enlerinden fazla olan bakteriler olup, silindirik şekilleri vardır. Bazıları ise uzun iplik şeklindedir. Spiral bakteriler (Spirillum): Kıvrımlı olan burgumsu bakterilerdir. Virgül bakteriler (Vibrio): Virgül biçiminde kıvrımlı olan bakterilerdir. Çubuk bakteriler (Bacillus) b. Gram Boyanma Özelliklerine Göre Bakteriler: Bakterileri tanımlamada kullanılan en iyi yöntemlerden biri de, hücre duvarındaki farklılıkları temel alan ve türleri iki gruba ayıran gram boyamadır. Gram pozitif (+) bakteriler: Hücre duvarları oldukça basit olup fazla miktarda peptidoglikan içerir. Gram boyası ile boyandıklarında mavi mor rengi alırlar. Gram negatif ( ) bakteriler: Hücre duvarları daha az peptidoglikan içerip, oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Gram boyası ile boyanmazlar. Bu bakterilerin hücre duvarının dışında bulunan dış zar toksik olup, bakteriyi konak hücrenin savunma mekanizmasından korur. Bunların dışında, dıştaki zar ilaçların geçişini engellediğinden, gram ( ) türler antibiyotiklere daha dirençlidir. Hastalık yapan bakterilerin çoğu gram negatiftir. Spiral bakteriler (Spirillum) Peptidoglikan a) Gram pozitif bakteri duvarlarında çok miktarda bulunan peptidoglikan gram boyasını tutar ve mor renk alır. Gram pozitif hücre duvar Hücre duvar Plazma zar (a) Gram pozitif Peptidoglikan b) Gram negatif bakteriler, plazma zarı ile dış zar arasında yer alan ara zarda daha az miktarda peptidoglikan içerirler. Bu nedenle gram boyası, gram negatif bakterilerden daha kolay yıkanıp gider fakat hücreler pembe renk alır. Gram negatif hücre duvar Hücre duvar D fl zar Ara zar Plazma zar (b) Gram negatif. Gram pozitif ve gram negatif bakteriler: Hollanda lı bir doktor olan Hans Christian Gram ın 1800 lerin sonlarında geliştirdiği teknikten adını alan bu boyama yöntemi, iki farklı bakteri hücre duvarını ayırt etmek amacıyla yapılır. Bakteriler, viyole ve iyot ile boyanarak alkolle yıkanır ve daha sonra kırmızı bir boya ile yeniden boyanır. Hücre duvarının yapısı, boyaya verilecek tepkiyi belirler. (Şekillerdeki zar renkleri boyaları göstermemektedir). 216
13 c. Solunum Biçimlerine Göre Bakteriler: Diğer canlılar gibi bakteriler de kesintisiz bir biçimde enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu enerji hücresel solunum ile elde edilir. Bakteriler hücresel solunum biçimlerine göre dört farklı grupta incelenir. Bakteriler ÜNİTE 2 Zorunlu aerob bakteriler Oksijenli ortamda ürerler. Zorunlu aerob Zorunlu anaerob Geçici anaerob Geçici aerob Zorunlu aerob bakteriler: Enerji ihtiyaçlarını oksijenli solunum ile karşılarlar. Oksijenin olmadığı ortamda üreyemezler. Tüberküloz hastalığına neden olan Mycobacterium tuberculosis bakterisi zorunlu aerob bakterilere örnek olarak verilebilir. UYARI Aerob bakterilerde mitokondri bulunmaz. Oksijenli solunum enzimleri ve elektron taşıma sistemi (ETS) mezozom ve sitoplazmada bulunur. Zorunlu anaerob bakteriler Oksijensiz ortamda ürerler. Zorunlu anaerob bakteriler: İhtiyaç duydukları enerjiyi oksijensiz solunum ile karşılarlar. Sadece oksijensiz ortamda yaşayabilirler. Oksijensiz solunum sonucu etil alkol ve laktik asit gibi ürünler oluştururlar. Bu organizmalar için oksijen öldürücüdür. Bu bakteriler gıda sektörü için önemli bir sorundur. Sterilizasyona dikkat edilmezse konserve besinlerde de üreyebilirler. Toprağın derinliklerinde yaşayan Clostridium botulinum anaerob bakterilere örnek olarak verilebilir. Geçici aerob bakteriler: Normalde oksijensiz solunum ile enerji üretirler. Geçici olarak oksijenli solunum da yapabilirler. E.coli bakterileri bu gruba örnek olarak verilebilir. Bu bakteri kalın bağırsağımızda anaerobik olarak yaşar. Çöplüklerde ve kirli sularda ise aerobik solunum yapar. Fakültatif bakteriler Hem oksijenli hem de oksijensiz ortamda ürerler. Geçici anaerob bakteriler: Bu bakteriler enerji ihtiyaçlarını oksijenli solunumla karşılarlar. Oksijenin olmadığı ortamlarda ise geçici olarak oksijensiz solunum yaparlar. UYARI Geçici aerob ve geçici anaerob bakteriler birlikte fakültatif olarak adlandırılırlar. 217
14 ÜNİTE 2 Hücre duvar Plazma zar Kamçı Kanca plikçik Bazal ayg t Prokaryotik kamçının yapı ve işlevi. Prokaryotik canlılara ait kamçı protein yapılıdır. Kamçı bazal aygıt içine gömülü olan, kanca şeklindeki bir proteine bağlıdır. Bazal aygıt kamçıyı döndürerek hücrenin hareketini sağlar. Bu olay için gerekli olan enerjiyi, plazma zarına gömülü, ATP enerjisi ile çalışan proton pompalarından karşılar. Kapalı salça kutuları açıldıktan sonra, salçaların sadece üst yüzeylerinde bakteri üremesi olduğu, alt kısımlarda ise bakteri üremesi olmadığı görülmüştür. Bu gözleme göre, bu bakteri türü ile ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? A) Oksijenli solunum yapar. B) Enerji kaynağı olarak glikoz kullanabilir. C) Solunum ürünü olarak alkol meydana getirir. D) ATP sentezler. E) Karbondioksit açığa çıkarabilir ÖSS Bakterilerin salça kutusunun sadece üst yüzeyinde üreyebilmesi oksijenli solunum yaptığını kanıtlar. Alkol ise oksijensiz solunumda üretilir. Yanıt C Koloniler Kültürdeki prokaryot kolonileri. Mikrobiyologlar, prokaryotların laboratuvar kültürlerini içeriği bilinen sıvı ya da katı ortamlarda üretirler. Petri plakları ya da deney tüplerindeki ortamlar, istenmeyen mikroorganizmaların üremelerini engellemek için sterilize edilirler. Sonra, bazen tek bir hücre de olabilen prokaryot örneği, ortama ekilerek uygun sıcaklıkta saklanır. Prokaryotlar katı besi ortamında üredikten sonra, koloniler genelde bir iki gün sonra çıplak gözle görülebilecek boyutlara ulaşır. Koloninin büyüklüğü, şekli, yüzeyi ve rengi ilgili mikroorganizmanın tanımlanmasına yardımcı olur. Zorunlu aerob olan bir bakteride, I. hücre zarı, II. mitokondri, III. ribozom yapılarından hangileri bulunur? A) Yalnız III B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III Hücre zarı ve ribozom bütün bakterilerde ortak olarak bulunur. Bakteriler prokaryot hücre yapısına sahip olduklarından mitokondri gibi zarlı organelleri içermezler. Yanıt C d. Beslenme Şekillerine Göre Bakteriler: Bakteriler beslenme yönünden büyük bir çeşitliliğe sahiptir. Ökaryotlarda bulunan her çeşit beslenme, bakterilerde de bulunduğu gibi, sadece bakterilere özgü beslenme şekilleri de vardır. Bakteriler beslenme şekillerine göre ototrof ve heterotrof olmak üzere iki büyük grupta incelenebilir. 218
15 Ototrof Bakteriler İnorganik maddeleri kullanarak organik maddeleri üretebilen bakterilerdir. Karbon kaynağı olarak CO 2 'yi kullanırlar. Kullandıkları enerji kaynağına göre fotosentetik ve kemosentetik olmak üzere ikiye ayrılırlar. ÜNİTE 2 Heterokistler Dünyadaki en bağımsız organizmalardan biri. Atmosferik azotu (N 2 ), azot kaynağı olarak kullanabilen bir fotoototrof, Anabaena, siyanobakterlerin adeta metabolik sanatçısıdır. Azot bağlanması için özelleşmiş enzimleri içeren hücrelerine ise heterokist adı verilir. Fotoototrof Bakteriler Fotosentez yaparak kendi besinini üreten bakterilerdir. Enerji kaynağı olarak güneş ışığını kullanırlar. Kloroplast içermezler. Klorofil pigmenti sitoplazmada bulunur. Siyanobakteriler, yeşil sülfür bakterileri, mor sülfür bakterileri ve hidrojen bakterileri fotoototrof bakterilere örnek olarak verilebilir. Siyanobakteriler Yeşil bitkilerde olduğu gibi elektron kaynağı olarak su kullandıklarından yan ürün olarak oksijen üretirler. Günefl enerjisi Karbondioksit + Su \ Besin + Oksijen Klorofil e- kayna ı UYARI Siyanobakterilerde yeşil rengi veren klorofil pigmenti ile beraber mavi rengi veren fikosiyanin pigmenti bulunur. Bu yüzden mavi - yeşil olarak görülürler. Siyanobakteriler: Bitkilere benzer şekilde fotosentez yaparak oksijen üretirler. Su bulunan her yerde hem koloni hem de tek tek yaşayan siyanobakteriler sulara büyük oranda besin sağlarlar. Bazı ipliksi koloniler, atmosferik azotun (N 2 ) bağlanmasında özelleşerek, proteinlerin ve diğer organik moleküllerin yapısını oluşturan metabolik sürece kaynak sağlamaktadırlar. UYARI Siyanobakteriler havadaki serbest azotu bağlayarak, topraktaki azotlu bileşiklere dönüştürürler. Böylece toprağı azot bakımından zenginleştirerek bitkilere fayda sağlarlar. Yeşil sülfür, mor sülfür ve hidrojen bakterileri Fotosentezde elektron kaynağı olarak H 2 O yerine H 2 S ya da H 2 kullandıklarından yan ürün olarak oksijen üretmezler. Karbondioksit + Hidrojen sülfür Günefl enerjisi Klorofil Besin+ Kükürt e- kayna ı Karbondioksit + Hidrojen e- kayna Günefl enerjisi Klorofil Besin UYARI Chromatium: Fotosentezde elektron kaynağı olarak H 2 S kullandığından yan ürün olarak kükürt oluştur. Şekilde görülen sarı damlacıklar, fotosentezin kükürt artıklarıdır. Fotosentez yapan bakterilerde CO 2 kullanımı, inorganik maddenin organik maddeye dönüşümü ve klorofilin güneş enerjisini soğurması ortaktır. H 2 O kullanımı ve O 2 üretimi ise bazı bakterilerde görülür. 219
16 ÜNİTE 2 Nitrosamonas: Kemosentez ile kendi besinini üretir. Kemoototrof bakteriler Kemosentez yaparak kendi besinlerini üreten bakterilerdir. Enerji kaynağı olarak ışık enerjisi yerine kimyasal enerjiyi kullanırlar. Bu bakteriler amonyak, nitrit, kükürt, hidrojen ve demir gibi inorganik maddeleri oksitleyerek kimyasal enerji elde ederler. Daha sonra bu kimyasal enerjiyi karbondioksit ve sudan organik madde sentezlenmesi için kullanırlar. 1 2 norganik maddenin oksidasyonu Amonyak + Oksijen Nitrit + Su + Kimyasal enerji Besin sentezi Karbondioksit + Su Nitrit bakterisinin kemosentezi Besin Kemosentetik bakteriler klorofil içermezler ve güneş enerjisini kullanmazlar. Bu nedenle kemosentez gündüz ve gece devam edebilen bir olaydır. UYARI Azot döngüsünde görev yapan nitrifikasyon bakterileri aynı zamanda kemosentez yaparlar ve topraktaki nitrat tuzu (NO 3 ) miktarını artırırlar. Fotosentetik Bakteriler Kemosentetik Bakteriler Karbon kaynağı olarak CO 2 kullanırlar. Karbon kaynağı olarak CO 2 kullanırlar. İnorganik maddeleri organik maddelere çevirirler. Güneş enerjisini kullanırlar. Klorofil içerirler. İnorganik maddenin oksidasyonu görülmez. Sadece gündüzleri besin üretirler. İnorganik maddeleri organik maddelere çevirirler. Kimyasal enerjiyi kullanırlar. Klorofil içermezler. İnorganik maddelerin oksidasyonu görülür. Besin üretimi süreklidir. Fotosentetik ve kemosentetik bakterilerin karşılaştırılması Ototrof bakterilerin tamamında, I. oksijen üretimi, II. karbondioksit kullanımı, III. besin sentezi, IV. klorofilin güneş ışığını soğurması olaylarından hangileri ortak olarak gerçekleşir? A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV Fotosentetik ve kemosentetik bakterilerde karbondioksit kullanımı ve besin sentezi ortaktır. Bazı fotosentetik bakteriler oksijen üretmez. Kemosentetik bakteriler ise klorofil içermezler. Yanıt C 220
17 Çok zararlı bir mikrop. İnsan burnunun içini döşeyen hücrelerin üzerinde yer almış olan sarı renkteki çomak hücreler, Haemophilus influenzaʼdır (renklendirilmiş SEM). Bu patojenler hava yoluyla yayılmaktadırlar. H. influenza, dünyada her sene yaklaşık dört milyon insanın ölümüne neden olan zatürre ve diğer akciğer hastalıklarının etkeni, grip virüsleri ile karıştırılmamalıdır. Kötü beslenme nedeniyle patojenlere karşı direncin azaldığı yerler olan gelişmekte olan ülkelerdeki ölümlerin çoğu çocuklarda görülmektedir. Bir bakteri kültürünün bir damlası lam üzerine damlatılıp mikroskopta incelendiğinde, bakterilerin damlanın her yerine dağılmış olarak bulunduğu gözleniyor (Şekil 1). Bu damla lamelle kapatıldıktan sonra ise bakterilerin lamelin kenarlarında toplandığı gözleniyor (Şekil 2). Lamel kaldırılarak damlanın içine bir yeşil alg konulup lamel tekrar kapatıldıktan bir süre sonra, bakterilerin bir kısmının algin çevresinde toplanmaya başladığı gözleniyor (Şekil 3). Alg fiekil 1 fiekil 2 fiekil 3 Bakterilerin dağılımında gözlenen bu değişikliklere, I. bakterilerin fermantasyon yapması II. algin fotosentez yapması III. bakterilerin oksijenli solunum yapması olaylarından hangileri neden olabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III 2004 ÖSS ÜNİTE 2 Şekil 1'deki damlanın her yerine dağılan bakteriler Şekil 2'de lamelin kenarlarında toplanmıştır. Bunun nedeni lamelin kenarlarında bol miktarda oksijen bulunmasıdır. Buna bağlı olarak bakterilerin oksijenli solunum yaptığı söylenebilir. Şekil 3'de ise bazı bakterilerin algin etrafında toplanması algin fotosentezle oksijen ürettiğini kanıtlar. Yanıt E Mutualizm: bakteri farları. Bu derin deniz balığının gözünün altında yer alan ışıklı oval yapı, biyolojik ışıma yapabilen simbiyotik bakterilere ev sahipliği yapmaktadır. ATPʼden enerjisini alan kimyasal bir tepkime, ışık oluşturmaktadır. Balık bu farlarını kullanarak, ışığa gelen avlarını yakalamakta, ayrıca eş bulabilmek için sinyal göndermektedir. Heterotrof Bakteriler Kendi besinlerini üretemeyen bakterilerdir. Bu nedenle ihtiyaç duydukları organik maddeleri dışarıdan alırlar. Bakterilerin çoğu heterotrof olup simbiyotik ve saprofit olarak beslenirler. Bakterilerde en fazla görülen simbiyotik yaşam ise parazitliktir. Parazit Bakteriler Hücre dışı sindirim enzimleri olmayan bakterilerdir. Bu nedenle monomer besinlerin bulunduğu ortamlarda yaşarlar. Hastalık yapanlarına patojen denir. Bu bakteriler şarbon, tifo, tetanos, verem, zatürre, difteri, menenjit, kolera ve frengi gibi hastalıklara neden olurlar. UYARI Parazit bakteriler nişasta, glikojen ve protein gibi polimer besinlerin bulunduğu ortamlarda yaşayamazlar. Glikoz, aminoasit ve gliserol gibi monomer besinlerin bulunduğu ortamlarda ise yaşayabilirler. 221
18 ÜNİTE 2 Saprofit (Çürükçül) Bakteriler Bu gruptaki bakteriler ayrıştırıcı organizmalardır. Organik atıkları inorganik maddelere çevirerek doğadaki madde döngüsüne katkı sağlarlar. Bu süreç aşağıdaki biçimde özetlenebilir: Saprofit bakteriler ribozomlarında ürettikleri sindirim enzimlerini hücre dışına salgılar. Hücre dışındaki polimerlerin hidrolizi ile monomer besinler oluşur. Monomer besinler yoğunluk farkına göre difüzyon ya da aktif taşıma ile hücre içine alınır. Hücrenin monomer besinleri solunum olayında kullanması sonucunda CO 2, NH 3 ve H 2 O gibi inorganik maddeler oluşur. Bakterilerce oluşturulan hastalıklar tehdit oluşturmaya devam etmektedir. Geçtiğimiz yüzyılda uygulanan sağlık politikaları ve eğitim sayesinde bu hastalıklarda belirgin bir düşüş görülmüştür. Bu noktada bir örnek de, halen A.B.Dʼde böceklerle bulaşan en yaygın hastalık olan Lyme hastalığıdır. Bu, geyikler ve tarla fareleri üzerinde yaşayan keneler aracılığıyla bulaşan bir spiroket bakterisi tarafından oluşturulmaktadır. Lyme hastalığı genellikle, kenenin ısırdığı yerin etrafında kırmızı daire şeklindeki döküntüler ile başlamaktadır. Mikrobun alınmasından sonra bir ay içinde antibiyotiklerle tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmezse, hastalık, hareket yavaşlamasına neden olan artrit, kalp hastalığı ve sinirsel bozukluklara neden olmaktadır. Aşısı bulunmakla beraber, tam bir koruma sağlamamaktadır. En iyi korunma kene ısırıklarından kaçınma ve tipik kızartılar oluşursa tıbbi yardım almaktır. Çalılıklar arasında yürürken, böcek kaçırıcı ilaçlar kullanmak ve kenelerle teması azaltacak açık renkli giysiler giyilmesi önerilmektedir. Son yıllarda ülkemizde yaygınlaşan ve keneler tarafından bulaştırılan, Kanamalı Kırım Kongo hastalığı ile mücadelede de bu yöntemler kullanılabilir. Çürükçül beslenen bir canlıda, I. sindirim enzimlerinin oluşması, II. sindirim enzimlerinin besin maddelerini etkilemesi, III. boşaltım maddelerinin oluşması olaylarından hangileri bu canlının hücresi dışında gerçekleşir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III Saprofit (çürükçül) canlılar sindirim enzimlerini hücre içinde ürettikten sonra hücre dışına salgılarlar. Hücre dışı sindirimle oluşan monomerlerin solunum olayında kullanılması sonucu karbondioksit gibi metabolik atıklar oluşabilir. Bu nedenle I ve III hücre içinde, II ise hücre dışında gerçekleşir. Yanıt B Bakterilerin Biyolojik ve Ekonomik Önemi ile İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri Zararlı Bakteriler Patojen bakterilerden bazıları konak canlının hücre ve dokularını tahrip ederken bazıları da toksin adı verilen zehirli proteinler üretirler. Böylece organizmanın hastalanmasına, bazen de ölümüne neden olabilirler. Bazı anaerob bakterilerin ürettiği toksinler yiyeceklerin ve konservelerin bozulmasına neden olur. Bu besinleri tüketen insanlarda besin zehirlenmesi görülür. Yararlı Bakteriler Saprofit bakteriler, organik atıkları inorganik maddelere çevirerek doğadaki madde döngüsüne büyük katkı sağlarlar. Azot bağlayıcı bakteriler atmosferdeki azot gazını, bitkilerin yararlanabileceği bir molekül olan nitrat tuzuna çevirirler. 222
19 S v at klar Dönen püskürtücü kol Aerobik bakteri ve funguslarla kaplanm fl kaya tabakas Ç k fl İnsanların kalın bağırsağında yaşayan mutualist bakteriler B ve K vitamini üretirler. Kullandığımız antibiyotiklerin (streptomycin, neomycin, erythromycin, aureomycin ve tetracylin gibi) yarıdan çoğu toprak bakterilerinin bir cinsi olan Streptomyces'tan elde edilmektedir. Fakat uygun kullanılmayan bu antibiyotikler mikroorganizmaların mutasyonla direnç kazanmasına neden olabilirler. Hastalıklardan korunma ve tedavide bakterilerden yararlanılarak hazırlanan aşı ve serum kullanılır. Aşı ile sağlıklı bireye zayıflatılmış ya da öldürülmüş bakteriler verilir. Bağışıklık sisteminin uyarılması ile oluşan antikorlar aktif bağışıklık sağlar. Serum elde etmek için bazı hayvanların vücuduna zayıflatılmış bakteriler verilir. Hayvanın ürettiği antikorlar bir dizi özel teknik ile izole edilerek serum elde edilr. Serum, hasta bireylere verilip, pasif bağışıklık sağlar. ÜNİTE 2 İnsanlar bakterileri ticari ürünlerin üretiminde "fabrika" olarak da kullanmaktadırlar. Kimyasal endüstri, aseton, bütanol ve diğer bazı ürünlerin üretiminde çok büyük miktarda bakteri kültürleri kullanmaktadır. İlaç firmaları vitamin ve antibiyotik üretimi için bakterilerden yararlanmaktadır. Ayrıca gıda sanayi, sütün yoğurda dönüşümünde ve çeşitli peynirlerin yapımında bakterileri kullanmaktadır. DNA teknolojisi ise prokaryotların ticari alanda işlev görmesinde bir çağ başlatmıştır. Atık su arıtım sistemlerinde prokaryotların kullanılması. Bu, katı kısmın uzaklaştırılmasından sonra, sıvı atıkların arıtımında kullanılan yöntemlerden biri olan damlatmalı filtrasyon sistemidir. Uzun yatay borular yavaşça dönerek, sıvı atıkları alttaki kalın kaya tabakası üzerine püskürtmektedir. Bu kayalar üzerinde üremekte olan bakteri atık içinde çözünmüş durumdaki organik bileşiklerin büyük bölümünü parçalamaktadırlar. Kaya tabakasından çıkan su sterilize edilerek, genellikle nehirlere ya da okyanusa verilmektedir. Su, hava ve topraktaki kirleticilerin giderilmesinde mikroorganizmaların kullanılmasına biyoremediasyon denmektedir. Atık suların temizlenmesi olayına ait bir biyoremediasyon örneği yanda verilmiştir. II ARKELER ÂLEMİ 1990'larda sistematikçiler tüm prokaryotları içeren tek bir âlemin (monera) evrimsel geçmişle uyumlu olmadığı sonucuna varmışlardır. Böylece prokaryot canlılar bakteriler ve arkeler olmak üzere iki farklı âlemde incelenmeye başlamışlardır. Arkelerin birçok türü sıcak su kaynakları ve tuz gölleri gibi zorlayıcı ortamlarda yaşamaktadırlar. Bu canlılar prokaryot olmalarına rağmen bazı özellikleri ile ökaryot hücrelere benzerler. Arkeler üç ana grupta incelenebilir. Bunlar metanojenler, halofiller ve termoasidofillerdir. UYARI Bakterilerin DNA'ları çıplaktır. Arkelerin DNA'ları ise ökaryotlardaki gibi histon proteini içerir. a. Metanojenler Enerji metabolizmaları sonucu metan gazı (CH 4 ) üretirler. Zorunlu anaerob olan bu arkeler, oksijenden zehirlenirler. Bataklıklarda gaz çıkışına neden olurlar. Pis su arıtımında parçalayıcı olarak metanojenlerden faydalanılır. Bazı türleri hayvanların bağırsaklarında yaşayarak, temel besini selüloz olan otçul hayvanların ve termitlerin beslenmesine yardımcı olurlar. Ürettikleri metan gazı ise sera etkisinde önemli bir rol oynamaktadır. b. Halofiller Tuzu seven bu arkeler Büyüz Tuz Gölü ve Kızıl Deniz gibi tuzlu yerlerde yaşarlar. Bazı türler tuzluluğa sadece dayanırken, diğerleri büyümek için deniz suyundan on kat daha tuzlu ortama gereksinim duyarlar. Halofillerin kolonileri, mor kırmızı renklerini, göz retinasındaki görme pigmentleriyle hemen aynı olan bakteriyorodopsin adlı bir fotosentetik pigmentten alırlar. 223
20 ÜNİTE 2 Aşırı halofiller. San Francisco körfezindeki bu deniz suyu gölcüklerinin buharlaşmasıyla oluşan renkler, tuzluluğun %15 20ʼlere ulaşması sonucu burada yoğun şekilde üreyen aşırı tuzcullar tarafından oluşturulmaktadır. (Buharlaşma öncesi, deniz suyunun tuzluluğu %3 dolaylarındadır.) Gölcükler, ticari tuz üretiminde kullanılmakta olup, tuz seven arkeler, zararsızdır. c. Termoasidofiller Sıcak seven bu arkeler için en uygun sıcaklıklar, C'dır. Kükürt oksitleyerek yaşayan bu bakteriler ph'ı 1 olan asidik ortamlarda yaşarlar. Kemosentez ile kendi besinlerini üretebilirler. UYARI Soğuk seven arkelere psikrofilik adı verilir. Bu bakterilerin çoğu 5 C'nin altındaki ortamlarda yaşar. Sıcak seven prokaryotlar. Bu kayaları boyayan canlı kırmızılar, turuncular ve sarılar, bu Nevada gayzerinden çıkan aşırı sıcak suda (104 Cʼa ulaşan) üreyen prokaryot kolonileridir yılında su kuyusu açan çiftçiler tarafından rastlantısal olarak bulunmuştur. 224
21 Bütün bitkiler büyümelerinde ve üremele rin de ge rek li ami no asit le ri, pro te in le ri, nükleik asitleri ve diğer maddeleri sentezleyebilmek için, yüksek miktarda azota gereksi nim du yar lar. An cak, ha va da ki azot ga zı çok yüksek miktarda bulunmasına rağmen, bit ki ler ta ra fın dan kul la nı la maz. Bit ki ler azo tu sa de ce baş ka ele ment ler le bir leş miş halde, yani bağlı olarak kullanabilirler. Bitki ler ken di le ri azot bağ la ma sı için ge rek li kimyasal işlemleri gerçekleştirecek mekanizmalara sahip değildirler. Topraktaki azotun dü şük se vi ye de ol du ğu or tam lar da ye ti şen ya da aşırı miktarda azota ihtiyaç duyan bitki ler, bu ge rek si nim le ri ni kar şı la mak için azot bağlama servisi yapan bakterilerden faydalanırlar. İşte, baklagiller familyasına giren bu bitkiler, azot bağlayan bakterilerle, insanla rın kur du ğu ano nim şir ket le r gibi, or taklıklark uranb itkilerdir. Baklagil tohumları bol miktarda protein depolar (bu da baklagil tohumlarını insanlar için özellikle besleyici kılar). Bu yüzden de, baklagiller, toprakta bulunan alınabilir azottan çok da ha faz la, bağ lı azo ta ge rek si nim du yar lar. Bak la gil ler azot bağ la ma ye ti le ri kazanmak için pirim öderler, köklerinde bu işe yarayacak özel yapılar (nodüller) inşa etmek için yatırım yaparlar. Nodüller de bakteri ler de iş çi ola rak ça lı şır. Bak la gil ler, çalışma ortamının verimli olması için iş çevre sin de ki ko şul la rı op ti mum hal de tu tar lar ve iş çi le rin ma aş la rı nı öder ler. Bak te ri le re ya pı lan öde me ler bak la gil le rin fo to sen tez ürünlerinden türetilen organik asitler şeklinde olur. Bakteriler bunları besin olarak kulla nır. Kont rat la rı nın ku ral la rı çer çe ve sin de (kontrat kimyasal sinyal iletişimi ile yapılır) bak te ri ler bak la gil bit ki si ne amon yum sağlarlar. Amonyum, bitki tarafından hızla kendi me ta bo liz ma sı için ge rek li olan azot lu bi le şik le re çev ri lir. Bit ki ler bü yü me yi sı nırlayan ve bağlı azot kıtlığının olduğu yaprakla ra, ge liş mek te olan to hum la ra ve di ğer yer le re azot lu bi le şik le rin da ğı tı mı nı ya parlar. Kök no dül le rin den ge len bağ lı azot ne kadar fazla olursa, baklagil bitkileri de o kadar et kin fo to sen tez ya par lar. Fo to sen tez ürünleri bakteri büyümesini desteklemek ve kendilerinee nerjis ağlamaki çink ullanılır. En iyi iş çi bak te ri le ri çe ke bil mek için baklagiller, iş imkânlarının reklamını yaparlar. Bunun için baklagil köklerinden toprağa flavonoidler salınır (Flavonoidler diğer pek Okuma Metni Baklagil Bitkileri Anonim Şirketi: Azot Bağlama Ticareti çok başka bitkiler tarafından meyvelerini ve çi çek petal la rı nı renk len dir mek için sen tezlenir). Toprak ortamında baklagillerden salınan fla vo no id ler azot bağ la yan bak te ri ler ta ra fın dan tes bit edi lir. Bak te ri ler de ken di ürettikleri kimyasal sinyallerle karşılık verirler. Bakterilerin ürettiği kimyasal sinyallere NOD (no dü las yon) fak tör le ri de nir. NOD fak tör le ri bit ki kök le rin de, bak te ri ye kar şı olumlu tepkiler yaratır. Bu tepkilerden bir tanesi, narin kök tüylerinin azot bağlayan bakte ri ler çev re sin de bü kü le rek on la rı kö ke ya kın laş tır ma sı dır. Son ra bit ki, bak te ri le rin girmesi için, hücre duvarı materyalinden kök yüzeyinden içeri doğru geçitler inşa eder (bu aşamada işe girmeye aday bakteriler, "mülakat" yapmaktadırlar). Bunu takiben, bakterilerin işi kabul etmek üzere kendi koşullarını ortayak oyduklarıp azarlıks ürecib aşlar. Kimyasal iletişimle, bakteriler bitki köklerini, geniş nodül odaları inşa etmeye teşvik ederler. Nodüller binlerce bakterinin barınmasını sağlayacak büyüklüktedir. Bakteriler ay rı ca, bit ki kök le ri ni ça lış ma or tam la rı nın atmosferini kendi isteklerine göre ayarlama - ya mecbur ederler. Buna göre, nodüllerdeki oksijen seviyesi, besinlerden enerji üretilmesine ancak yetecek düzeyde, fakat bu esnada nit ro je na zı (azot fik sas yo nu ya pan en zi mi) zehirlemeyecekb ira yardat utulur. Bak la gil ler ok si jen aya rı nı, üret tik le ri leg he mog lo bin (le güm he mog lo bi nin kı sa şek li) adı ve ri len pem be bir pro te in le de netim altında tutarlar. Leghemoglobin, tıpkı kanınızdaki hemoglobin gibi iş gören, oksijene bağlanan bir proteindir. Bakteri müteahhitler iş or ta mı nın op ti mum dü ze ye gel di ği ni gördükleri zaman çalışmaya başlarlar ve toprak ha va sın da bu lu nan azot ga zın dan yüksek mik tar lar da azot bağ lar lar. Bak te ri ler bağladıkları azotun bir kısmını kâr-paylaşımı an laş ma la rı uya rın ca ken di kul la nım la rı na ayırırlar. Pek çok bitki azot bağlanması için çevrelerindeki bakterilerle daha serbest ilişkiler kursalar da (ki bu ilişkiler, geçici danışman lık ser vis leri dü ze yin de dir), yal nız ca bak la gil ler ve birkaç di ğer bit ki tü rü, azot bağ la yan bak te ri ler le eş gü dü me da ya lı ve son de re ce de et ki le yi ci bir lik te lik ler oluş tururlar. ÜNİTE 2 225
22 ÜNİTE 2 DERS NOTLARI 226
23 Etkinlik 1 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Boşluk Tamamlama Soruları patojen fotoototrof parazit metanojenler anaerob alem saprofit kemoototrof homolog halofiller prokaryot filogenetik konjugasyon glikojen plazmit endospor monoploit yapay analog varyasyon ÜNİTE 2 Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri tabloda verilen kavramlar ile tamamlayınız. 1. Bakteri ve arkeler âlemlerinde yer alan canlılar hücre yapısına sahiptir. 2. Canlıların köken benzerlikleri, akrabalık dereceleri ve homolog yapılarına bakılarak yapılan sınıflandırmaya sınıflandırma adı verilir. 3. Bazı bakterilerde halkasal DNA'dan farklı olarak bulunan ve belirli antibiyotiklere karşı direnç sağlayan genleri içeren yapıya adı verilir. 4. Görevleri aynı, kökenleri farklı olan organlara organlar denir. 5. Hastalık yapan bakterilere bakteriler denir. 6. Aşırı tuzlu ortamlarda yaşayan arkelere adı verilir. 7. bakteriler organik atıkları inorganik maddelere çevirerek doğadaki madde döngüsünde görev alırlar. 8. sınıflandırma canlıların dış görünüşlerine ve yaşadıkları ortamlara bakılarak yapılır. 9. Bakteriler glikozun fazlasını olarak depolama özellikleri ile hayvansal hücrelere benzerler. 10. Zorunlu bakteriler oksijenin bulunduğu ortamlarda yaşayamazlar. 11. canlılar inorganik maddelerin oksidasyonundan elde ettikleri enerjiyi kullanarak organik madde sentezlerler. 12. Bakteriler hücre yapısında olduğundan mayoz bölünme geçiremezler. 13. Bazı bakterilerin uygun olmayan ortamlarda oluşturdukları dayanıklı yapıya adı verilir. 14. Farklı canlı türlerinde bulunmasına rağmen ortak bir kökene sahip olan organlara organlar denir. 15. Arkelere ait bir grup olan, metabolik faaliyetleri sırasında karbondioksit ve hidrojeni birleştirerek metan gazı oluştururlar. 16. filogenetik sınıflandırmada en fazla canlıyı içeren birimdir. 17. bakterilerin sitoplazmasında klorofil pigmenti bulunur. 18. Aynı türün bireyleri arasında görülen farklılıklara denir. 19. Bir bakteriden diğer bir bakteriye gerçekleşen gen transferine adı verilir. 20. Sadece glikoz ve amino asit gibi monomer besinlerin bulunduğu ortamda yaşayabilen bakterilere bakteriler denir. 227
24 ÜNİTE 2 Etkinlik 2 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına "D", yanlış olanların yanına "Y" harfi yazınız. Doğru Yanlış Soruları 1. İkili adlandırmada ilk kelime türün ait olduğu cinsi belirtirken, ikinci kelime tanımlayıcı ad olarak kullanılır. 2. Peptidoglikan bakteriler alemindeki canlıların hücre duvarında bulunurken, arkelerin hücre duvarında bulunmaz. 3. Bir bakteri hücresinde DNA ve RNA molekülleri beraber bulunamaz. 4. Bakteri fotosentezinde oksijen çıkışı görülemez. 5. Çiftleştiklerinde verimli döl oluşturabilen canlılar aynı tür içinde incelenir. 6. Bazı bakteriler endospor oluşturarak birey sayısını arttırabilirler. 7. Gram pozitif bakterilerin hücre duvarındaki peptidoglikan miktarı, gram negatif bakterilerden çoktur. 8. Kemosentetik bakteriler güneş enerjisini kullanmadıklarından, karanlık ortamda da besin sentezi gerçekleştirebilirler. 9. Çubuk şeklinde olan bakteriler "coccus", yuvarlak olan bakteriler ise "bacillus" olarak adlandırılır. 10. Zorunlu aerob bakteriler, oksijenin olmadığı ortamlarda yaşayamazlar. 11. Bazı bakteriler fagositoz ile aldıkları besinleri lizozomları ile sindirirler. 12. Arkeler aşırı tuzlu ve soğuk gibi zorlu ortamlarda canlılıklarını devam ettirebilirler. 13. Aerobik bakterilerde mitokondri organeli bulunurken, anaerobik bakterilerde bulunmaz. 14. Filogenetik sınıflandırmada aynı sınıfta bulunan canlıların şube ve âlemleri de aynıdır. 15. Siyanobakteriler fotosentezde elektron kaynağı olarak su kullandığından, besinle beraber oksijen de üretirler. 16. Bakteriler ile mücadelede kullanılan aşı pasif bağışıklık sağlarken, serum aktif bağışıklık sağlar. 17. Azot döngüsünde görev alan nitrifikasyon bakterileri kemoototroftur. 18. Canlılar bakteriler, arkeler ve ökaryotlar olmak üzere üç domain altında incelenirler. 19. Mor sülfür bakterileri fotosentez sırasında oksijen yerine kükürt üretir. 20. Aerob bakterilerde solunum olayında görev alan elektron taşıma sistemi (ETS) elemanları bulunurken, anaerob bakterilerde bulunmaz. 228
25 Etkinlik 3 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Kavram Haritası ÜNİTE 2 Heterotrof Arke Kemoototrof Parazit Saprofit Metanojenler Termoasidofiller Fotoototrof Ototrof Halofiller Tablodaki kelimeleri uygun yerlere yazarak kavram haritasını tamamlayınız.... Aflırı tuzlu ortamlarda yaflarlar.... Âlemi... Aflırı sıcak ortamlarda yaflarlar.... Metan gazı üretirler. PROKARYOT CANLILAR... Organik atıkları parçalarlar.... Besinlerini dıfl ortamdan hazır alırlar.... Bakteriler Âlemi Beslenme biçimlerine göre ikiye ayrılır. Besinlerini monomer olarak almak zorunda olan bakterilerdir.... Nitrifikasyon olay nda görev alırlar.... norganik maddeleri kullanarak kendi besinlerini üretirler.... Klorofil içerirler. 229
26 ÜNİTE 2 Etkinlik 4 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Aşağıdaki şemada filogenetik sınıflandırmaya ait birimler sahip oldukları canlı sayısına göre sıralanmıştır. Bu şemada verilen anahtar kelimelerden yararlanılarak boş kutuları uygun şekilde doldurunuz. Alem e: d: Kavramları Sıralama c: b: a: Tür Etkinlik 5 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Venn Diyagramı Aşağıda bakteri ve arkeler âlemlerine ait bazı özellikler verilmiştir. Venn diyagramı üzerinde bu özellikleri karşılaştırınız. Bakteriler Arkeler 1. Kalıtım birimi olan DNA'nın sitoplazmada bulunması 2. Tuz yoğunluğu çok fazla olan ortamlarda yaşayabilme 3. Hücre zarının dışında hücre duvarı içerme 4. DNA moleküllerinde histon protein içerme 5. Glikozun fazlasını glikojen olarak depolama 6. Hücre duvarının peptidoglikan yapılı olması 230
27 1. Filogenetik sınıflandırmada canlıların, I. analog organları, II. protein benzerlikleri, III. homolog organları özelliklerinden hangileri dikkate alınmaz? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II 2. Felis leo Canis familiaris Lutra lutra Felis familiaris Panthera pardus D) I ve III E) II ve III ikili adlandırılmaları verilmiştir. Bu canlılar kaç farklı tür (I) ve cinste (II) bulunurlar? I A) 4 4 B) 5 5 C) 5 4 D) 4 5 E) Bakteriler ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir? A) Plazmit DNA, bakterilerin bazı antibiyotiklere dirençli olmasını sağlar. B) Endospor halindeki bakteride metabolizma hızı çok düşüktür. C) Kapsüllü bakterilerin çoğu hastalık yapıcıdır. D) Kamçılı bakteriler fagositozla besin alabilir. E) Bakteriler monoploit hücre yapısına sahiptirler. II TEST 1 4. Pamuk X bakterisi Y bakterisi Özdeş tüplere bırakılan X ve Y bakterilerinin oksijene olan ihtiyaçlarına bağlı dağılımları yukarıda gösterilmiştir. Buna göre; I. X bakterisinde mitokondri bulunur. II. Y bakterisinde solunum olayında kullanılan elektron taşıma sistemi bulunur. III. Y bakterisi oksijensiz solunum yapar. yargılarından hangileri doğrudur? A) Yalnız III B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 5. Nitrifikasyon olayında görev yapan nitrit bakterisinin kemosentezi aşağıda özetlenmiştir. Amonyak + Oksijen $ Nitrit + Su + Kimyasal enerji Karbondioksit + Su $ Besin + Oksijen Buna göre nitrit bakterileri ile ilgili; I. Besin sentezi sırasında oksijeni önce kullanırlar, sonra üretirler. II. Güneş enerjisini kullanmadan kendi besinlerini üretirler. III. Karbon kaynakları karbondioksittir. yorumlarından hangileri doğrudur? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 6. Aydınlık ortamda besin sentezlerken karanlık ortamda besin sentezleyemeyen bir bakteri türü ile ilgili; I. Kloroplast içerir. II. Işık enerjisini kullanır. III. Klorofil içerir. yorumlarından hangileri yapılabilir? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III ÜNİTE 2 1) A 2) C 3) D 4) A 5) E 6) D 231
28 ÜNİTE 2 7. Günefl _ enerjisi b CO2+ H O Glikoz + O Siyanobakteri klorofil 2` elektron kayna ı b Günefl _ a enerjisi b CO2+ H S Glikoz + S ` Mor bakteri klorofil elektron kayna ı b a Yukarıda siyanobakteri ve mor bakterinin gerçekleştirdiği fotosentez olayları verilmiştir. Bu iki bakterinin fotosentezde kullandıkları, I. enerji, II. elektron, III. karbon kaynaklarından hangileri farklılık gösterir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III 8. Aşağıda farklı bakteri türlerinde meydana gelen bazı metabolik olaylar verilmiştir. Bunlardan hangisi özelleşmiş bir organelde gerçekleşir? A) Protein sentezi B) Fotosentez C) Fermantasyon D) Kemosentez E) Oksijenli solunum 9. Parazit bakteriler hücre dışına sindirim enzimi salgılayamazlar. Bu nedenle sadece monomer besinlerin bulunduğu ortamlarda yaşayabilirler. Buna göre parazit bir bakteri bulunduğu ortama konulan aşağıdaki besinlerden hangisini kullanamaz? A) Amino asit B) Glikoz C) Nişasta D) Gliserol E) Fruktoz 10. Ototrof bakterilere ait bazı grafikler aşağıda verilmiştir. Su miktarı norganik madde miktarı Karbondioksit miktarı 11. Saprofit bakterilerin hücre dışında bulunan polimer bir besinden faydalanmaları sırasında, I. hücre dışındaki polimer besinin sindirilmesi, II. oluşan monomerlerin difüzyonla hücreye alınması, III. hidroliz enzimlerinin hücre dışına salgılanması olayları hangi sıra ile gerçekleşir? A) I II III B) III I II C) II III I D) III II I E) I III II 12. Arkeler ile ilgili; I. Hücre duvarlarında peptidoglikan bulunmaz. II. Aşırı sıcak ve soğuk gibi zor koşullara bakterilerden daha iyi uyum sağlarlar. III. Ökaryot hücre yapısına sahiptirler. IV. DNA'ları çıplak olmayıp, histon proteinler içerir. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) I, II ve IV E) I, II, III ve IV 13. Aşağıdaki canlı gruplarından hangisi arkeler âlemine dahil değildir? A) Siyanobakteriler B) Psikrofilikler C) Termoasidofiller D) Halofiller E) Metanojenler 14. Bakterilerdeki kalıtsal çeşitlilik, I. mitoz bölünme, II. konjugasyon, III. mutasyon, IV. endospor oluşturma olaylarından hangileri sonucunda oluşur? A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV Oksijen miktarı I Organik madde miktarı II Bu grafiklerden hangileri ototrof bakterilerin tamamında ortaktır? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve II E) II ve III Glikoz miktarı III 15. Aşağıdaki özelliklerden hangisi siyanobakterilere ait değildir? A) Havadaki serbest azotu bağlama B) Klorofil ve fikosiyanin pigmentlerini içerme C) Mavi yeşil bir görünüme sahip olma D) Kemosentez ile besin üretebilme E) Oksijen açığa çıkarma 232 7) B 8) A 9) C 10) E 11) B 12) D 13) A 14) C 15) D
29 1. Canlıların sınıflandırılmasında tür ile başlayıp âlem ile biten yedi farklı sınıflandırma birimi kullanılır. Türden âleme doğru gidildikçe bireylerin, I. ortak gen sayısı II. sayılarında meydana gelen değişimler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir? I A) Azalır Artar B) Azalır Değişmez C) Değişmez Artar D) Artar Artar E) Artar Azalır II TEST 2 4. Fotosentetik bir bakteride, I. klorofil, II. mitokondri, III. kloroplast 5. yapılarından hangileri bulunur? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) I ve III E) II ve III Pamuk X bakterisi Pamuk Y bakterisi ÜNİTE 2 2. Ortak gen oranı Pamuk Yukarıdaki grafikte sınıflandırma birimlerinde bulunan ortak gen oranları verilmiştir. Grafikle ilgili; I. Birey sayısının en fazla olduğu birim 7'dir. II. 1 numaralı sistematik birim familya'dır. III. 2 numaralı sistematik birimdeki protein benzerliği 6 numaralı birimdekinden fazladır. yargılarından hangileri doğrudur? Sınıflandırma birimleri A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III Z bakterisi Bakterilerin solunum çeşitlerini belirlemek amacıyla üç bakteri türü özdeş çözeltilerin bulunduğu deney tüplerine konulmuştur. Bir süre beklendiğinde bakterilerin gelişme bölgelerinin yukarıdaki gibi olduğu görülmüştür. Buna göre; I. Z bakterisi oksijensiz solunum yapar. II. Y bakterisi solunum olayında oksijen kullanır. III. X bakterisi oksijenli ortamda yaşayamaz. yorumlarından hangileri yapılabilir? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 3. Hayvanlar âleminde yer alan bir canlının embriyolojik gelişim sürecinde ilk ve son olarak hangi sistematik birimlere ait özellikler ortaya çıkar? A) Sınıf Cins B) Şube Tür C) Takım Tür D) Şube Cins E) Takım Familya 6. Aşağıdaki hücresel yapılardan hangisi tüm bakterilerde ortak olarak bulunmaz? A) Hücre zarı B) Ribozom C) Sitoplazma D) Kamçı E) Hücre duvarı 1) A 2) C 3) B 4) A 5) B 6) D 233
30 ÜNİTE 2 7. Petri kabına eklenen antibiyotik (+: gelişme var; : gelişme yok) Bakterilerin gelişme durumu K ve M + R ve N M ve R + K ve N R ve H + Yukarıdaki tabloda aynı tür de bakterilerin bulunduğu petri kaplarına eklenen farklı antibiyotikler ve bakterilerin gelişme durumları gösterilmiştir. 11. Nişasta, protein ve yağ gibi polimer besinlerin bulunduğu ortama konulan bir bakteri türünün birey sayısının zamana bağlı değişim grafiği yanda verilmiştir. Bu bakteri türü ile ilgili, I. saprofit olarak beslenir, II. hücre dışı sindirim enzimleri gelişmiştir, III. inorganik maddeleri kullanarak organik madde üretir yargılarından hangileri doğrudur? Bakteri sayısı A) Yalnız II B) Yalnız III C) I ve II Zaman Buna göre bakteri türü ile mücadelede hangi antibiyotik en etkilidir? D) I ve III E) II ve III A) K B) M C) R D) N E) H 12. Endospor oluşturmakta olan bir bakteride, I. DNA nükleotid dizilimi, 8. Fotosentetik ve kemosentetik bakterilerde; I. Karbondioksit kullanımı II. Klorofilin güneş enerjisini soğurması III. İnorganik maddelerden organik madde sentezi olaylarından hangileri ortak olarak gerçekleşmez? II. sitoplazmadaki su oranı, III. metabolizma hızı özelliklerinden hangilerinde bir değişim gerçekleşmez? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I ve III A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III 9. Bakteri hücreleri arasında meydana gelen konjugasyon olayında aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir? A) Döllenme ile zigot oluşumu B) Mayoz bölünme C) Bireyin sayısının artması D) Gamet oluşumu E) Genetik varyasyonun artması 13. İnorganik maddeler bakımından zengin olan bir deney tüpü t 0 t 1 zaman aralığında karanlık, t 1 t 2 zaman aralığında aydınlık ortamda bekletiliyor. Bu süreçte deney tüpünde bulunan X bakterisinin sayısal değişimi yukarıdaki grafikteki gibi gerçekleşiyor. Buna göre X bakterisi ile ilgili, I. ototrof beslenir, Bakteri sayısı t 0 t 1 t 2 Zaman II. klorofil içerir, 10. Bazı bakteriler ortam koşullarının kötüleşmesine rağmen, canlılıklarını uzun yıllar devam ettirebilirler. Bakterilere dayanıklık kazandıran bu özellik aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? III. kemosentez yapar yargılarından hangilerine ulaşılır? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III A) Hücre duvarı içermeleri B) Tek hücreli olmaları C) Endospor oluşturmaları D) Dairesel DNA'ya sahip olmaları E) Kapsül içermeleri 14. Aşağıdaki âlemlerden hangisindeki canlılar prokaryot hücre yapısındadır? A) Mantarlar B) Hayvanlar C) Protista D) Bakteriler E) Bitkiler 234 7) D 8) B 9) E 10) C 11) C 12) A 13) B 14) D
31 1. Yandaki grafikte âlemden türe doğru gidildikçe protein benzerliğinin değişimi verilmiştir. Grafiğe göre; I. Aynı cinste bulunan canlıların protein benzerliği, aynı sınıfta bulunan canlılara göre daha fazladır. II. Türden âleme doğru gidildikçe, protein benzerliği azalır. III. Protein benzerliği en fazla olan sınıflandırma birimi takımdır. yorumlarından hangileri yapılabilir? Protein benzerli i A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II A D) II ve III E) I, II ve III fi S Ta F C T TEST 3 4. Saprofit ve parazit bakterilerde, I. organik monomerleri parçalayarak ATP üretimi, II. hücre dışına sindirim enzimi salgılama, III. monomerleri polimerlere çevirebilme özelliklerinden hangileri ortaktır? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III 5. Bakterilerde aşağıdaki olaylardan hangisi gerçekleşemez? A) Mayoz bölünme B) Fotosentez C) Endospor oluşumu D) Konjugasyon E) Oksijensiz solunum ÜNİTE 2 2. Bakteri ve arkeler âlemlerinde bulunan canlılar için; I. Kalıtım materyali olan DNA'nın sitoplazmada bulunması II. Protein sentezinin zarsız bir organel olan ribozomda gerçekleşmesi III. Peptidoglikan yapılı hücre duvarlarının bulunması özelliklerinden hangileri ortak değildir? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) I ve III E) II ve III 3. Canlıların bilimsel olarak adlandırılmasında kullanılan yönteme göre; I. Pinus nigra II. Morus alba III. Pistocia vera IV. Morus nigra olarak adlandırılan canlıların cins ve tür adlarına bakılarak, hangilerinin birbirleriyle diğerlerinden daha yakın akraba olduğu düşünülebilir? A) I ve II B) I ve III C) I ve IV D) II ve III E) II ve IV 6. Bakteriler aşağıdaki özelliklerinden hangisine göre gruplandırılamazlar? A) Beslenme şekilleri B) Oksijen ihtiyaçları C) Gram boyası ile boyanabilme D) Şekilleri E) Metabolik atıkları 7. Bazı bakteriler, inorganik maddeleri oksitleyerek açığa çıkardıkları kimyasal enerji yardımıyla organik besinlerini sentezlerler. Bakterilerin gerçekleştirdiği bu olay aşağıdakilerden hangisidir? A) Mayalanma B) Çürütme C) Fotosentez D) Kemosentez E) Fermantasyon 8. Filogenetik sınıflandırmada canlıların, I. evrimsel, II. fizyolojik, III. anatomik benzerliklerinin hangilerinden yararlanılır? A) Yalnız III B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 1) C 2) B 3) E 4) D 5) A 6) E 7) D 8) E 235
32 ÜNİTE 2 9. Farklı türe ait üç bakteriden, X bakterisinin sitoplazmasında klorofil pigmentinin bulunduğu, Y bakterisinin hücre dışına sindirim enzimi salgılayabildiği, Z bakterisinin ise inorganik maddeleri oksitleyerek kimyasal enerji açığa çıkardığı bilinmektedir. Bu bilgilere göre hangi bakterilerin ototrof olduğu söylenebilir? A) Yalnız X B) X ve Y C) X ve Z D) Y ve Z E) X, Y ve Z 13. Ototrof beslenen tüm bakterilerde, I. karbondioksit kullanımı, II. oksijen üretimi, III. inorganik maddelerin oksitlenmesi, IV. klorofil içerme özelliklerinden hangileri ortaktır? A) Yalnız I B) I ve II C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV 14. X bakterisine ait üç özdeş koloni farklı petri kaplarında üretilmiştir. Daha sonra petri kaplarına penicilin, amphicilin ve streptomycin antibiyotikleri ilave edildiğinde, bakteri gelişimleri aşağıda gösterildiği gibi gerçekleşmiştir. 10. Bakteriler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? A) Bazıları uygun olmayan koşullarda endospor oluşturur. B) Hücre duvarları selüloz yapılıdır. C) Kamçı içerenleri aktif hareket edebilir. D) Hastalık yapanlarına patojen adı verilir. E) Bölünerek sayılarını artırabilirler. X bakterileri Penicilin X bakterileri Streptomycin 11. Bakterilerdeki genetik çeşitlilik, I. mutasyon, II. konjugasyon, III. mitoz bölünme olaylarından hangileri ile sağlanır? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 12. Filogenetik sınıflandırılmada kullanılan, I. cins, II. takım, III. şube, IV. familya birimlerinin sahip oldukları canlı sayısına göre azdan çoğa doğru sıralanması aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? A) I IV II III B) III II IV I C) I II IV III D) III IV II I E) II IV III I Buna göre; I. X bakterisi streptomycin antibiyotiğine karşı dirençlidir. II. X bakterisinin neden olduğu bir hastalığa yakalanan birey, penicilin antibiyotiğini kullanmalıdır. III. Bu bakteri türü ile mücadelede en iyi sonucu amphicilin kullanımı sağlar. yorumlarından hangileri yapılabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III 15. Aşağıdaki filogenetik sınıflandırma basamaklarından hangisinde bulunan canlıların aralarındaki ortak özellik sayısı en fazladır? A) Familya B) Şube C) Cins D) Takım E) Sınıf X bakterileri Amphicilin 236 9) C 10) B 11) B 12) A 13) A 14) D 15) C
33 1. Bakteri sayısı(milyon) YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI ÜNİTE 2 Bol miktarda besin bulunan petri kabındaki E.coli bakterilerinin 36 C'deki birey sayısı zaman grafiği yukarıda verilmiştir. Grafiğe göre aşağıdaki soruları cevaplandırınız. a) Bakteri sayısının maksimum olduğu saat kaçtır?... b) Bakteri populasyonunun büyüme hızının maksimum olduğu zaman aralığı hangisidir?... c) En fazla bakterinin oluştuğu zaman aralığı hangisidir? Zaman (saat) d) Bakteri sayısının 4. saatten sonra azalmasının nedeni sizce ne olabilir? Bakteri sayısı Glikoz Laktoz Bakteri sayısı Glikozun tükendi i an Zaman I Sadece glikoz ya da sükroz içeren ortamda bakteri say s n n de iflimi t Zaman 1 t 2 II Glikoz ve laktozun birlikte bulundu u ortamda bakteri say s n n de iflimi E. coli bakterisinin iki farklı ortamdaki birey sayısı zaman grafiklerine bakarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız. Doğru olan ifadelerin başındaki kutucuklara ( ), yanlış olanların başındaki kutucuklara ise (X) işaretini koyunuz. E.coli bakterisinin sadece glikoz bulunan ortamdaki üreme hızı, sadece laktoz bulunan ortamdakinden fazladır. E.coli bakterisi glikoz ve laktozun birlikte bulunduğu ortamda önce glikozu tüketir. E.coli bakterisi t 1 t 2 zaman aralığında endospor oluşturmuştur. E.coli bakterisi t 2 anından itibaren laktozun monomerlerini kullanarak üremeye devam etmiştir. E.coli bakterisi t 1 t 2 zaman aralığında laktozu sindiren laktaz enzimi üretmiştir. 237
34 ÜNİTE 2 3. Clostridium botulinium bakterisi sinirsel bir hastalık olan Botilizm'e, Clostridium tetani bakterisi ise Tetanos hastalığına neden olur. Bu bakterilerin ikili adlandırılmalarına bakarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız. a) Bu bakterilerin filogenetik sınıflandırmada ortak olarak bulundukları basamakları yazınız.... b) Bu bakterilerin filogenetik sınıflandırmada ortak olarak bulunmadıkları basamakları yazınız Aşağıdaki şemayı kullanarak I, II, III ve IV numaralı bakterilerin beslenme biçimlerini yazınız. Karbondioksiti kullanarak kendi besinini üretebilir mi? Hayır Evet Hücre dıflına sindirim enzimi salgılayabilir mi? Besin üretimi sırasında günefl enerjisi kullanılır mı? Hayır Evet Hayır Evet I... II... III... IV Bakteri no Özellik I II III IV Şekil Çubuk Küre Küre Çubuk Gram reaksiyonu Solunum çeşidi Karbondioksit kullanımı + + Oksijenli Oksijensiz Oksijenli Oksijenli Var Yok Yok Var Tablodaki bilgilere göre aşağıdaki soruları cevaplayınız. a) Hangi bakteriler arasındaki genetik benzerlik en fazladır?... b) Hangi bakterilerin hücre duvarı gram boyası ile boyanmaz?... c) Hangi bakteriler ototrof beslenir?... d) Hangi bakteriler fermantasyon yapar?
35 6. Deney 1: Clostridium tetani bakterileri bir deney tüpüne konulup sıcaklık kademeli olarak 25 C'den 100 C'ye çıkarılıyor. Kısa bir süre sonra sıcaklık tekrar 25 C'ye getirildiğinde, bakterilerin metabolik faaliyetlerine devam ettiği gözlemleniyor. Deney 2: Escherichia coli bakterileri bir deney tüpüne konulup deney 1'deki işlemler uygulandığında, bakterilerde metabolik faaliyet gözlenmiyor. Bu durumun nedenini yazınız. ÜNİTE 2 7. Siyanobakteriler ve mor bakteriler fotoototrof bakterilerdir. Siyanobakteriler fotosentezde CO 2 ve H 2 O kullanırken, mor bakteriler CO 2 ve H 2 S kullanırlar. Buna göre bu bakterilerin gerçekleştirdiği fotosentez olayına bağlı olarak ortamdaki oksijen miktarındaki değişimi gösteren grafikleri çiziniz (Başlangıçtaki oksijen miktarının a olduğu bilinmektedir). Ortamdaki oksijen miktarı a Ortamdaki oksijen miktarı a Zaman a Siyanobakteri Zaman b Mor bakteri 8. Bakterilerin solunum biçimlerini belirlemek amacıyla yapılan bir deneyde, aynı çözeltiye konulan X, Y ve Z bakterilerinin gelişim bölgeleri aşağıda verilmiştir. Buna göre X, Y ve Z bakterilerini solunum çeşidine göre gruplandırınız. Pamuk Z bakterisi... X bakterisi... Y bakterisi
36 CEVAPLAR ÜNİTE 2 Etkinlik 1 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Boşluk Tamamlama Soruları 1. Bakteri ve arkeler âlemlerinde yer alan canlılar prokaryot hücre yapısına sahiptir. 2. Canlıların köken benzerlikleri, akrabalık dereceleri ve homolog yapılarına bakılarak yapılan sınıflandırmaya filogenetik sınıflandırma adı verilir. 3. Bazı bakterilerde halkasal DNA'dan farklı olarak bulunan ve belirli antibiyotiklere karşı direnç sağlayan genleri içeren yapıya plazmit adı verilir. 4. Görevleri aynı, kökenleri farklı olan organlara analog organlar denir. 5. Hastalık yapan bakterilere patojen bakteriler denir. 6. Aşırı tuzlu ortamlarda yaşayan arkelere halofiller adı verilir. 7. Saprofit bakteriler organik atıkları inorganik maddelere çevirerek doğadaki madde döngüsünde görev alırlar. 8. Yapay sınıflandırma canlıların dış görünüşlerine ve yaşadıkları ortamlara bakılarak yapılır. 9. Bakteriler glikozun fazlasını glikojen olarak depolama özellikleri ile hayvansal hücrelere benzerler. 10. Zorunlu anaerob bakteriler oksijenin bulunduğu ortamlarda yaşayamazlar. 11. Kemoototrof canlılar inorganik maddelerin oksidasyonundan elde ettikleri enerjiyi kullanarak organik madde sentezlerler. 12. Bakteriler monoploit hücre yapısında olduğundan mayoz bölünme geçiremezler. 13. Bazı bakterilerin uygun olmayan ortamlarda oluşturdukları dayanıklı yapıya endospor adı verilir. 14. Farklı canlı türlerinde bulunmasına rağmen ortak bir kökene sahip olan organlara homolog organlar denir. 15. Arkelere ait bir grup olan metanojenler, metabolik faaliyetleri sırasında karbondioksit ve hidrojeni birleştirerek metan gazı oluştururlar. 16. Âlem filogenetik sınıflandırmada en fazla canlıyı içeren birimdir. 17. Fotoototrof bakterilerin sitoplazmasında klorofil pigmenti bulunur. 18. Aynı türün bireyleri arasında görülen farklılıklara varyasyon denir. 19. Bir bakteriden diğer bir bakteriye gerçekleşen gen transferine konjugasyon adı verilir. 20. Sadece glikoz ve amino asit gibi monomer besinlerin bulunduğu ortamda yaşayabilen bakterilere parazit bakteriler denir. Etkinlik 2 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Doğru Yanlış Soruları D D Y Y D Y D D Y D Y D Y D D Y D D D D 1. İkili adlandırmada ilk kelime türün ait olduğu cinsi belirtirken, ikinci kelime tanımlayıcı ad olarak kullanılır. 2. Peptidoglikan bakteriler alemindeki canlıların hücre duvarında bulunurken, arkelerin hücre duvarında bulunmaz. 3. Bir bakteri hücresinde DNA ve RNA molekülleri beraber bulunamaz. 4. Bakteri fotosentezinde oksijen çıkışı görülemez. 5. Çiftleştiklerinde verimli döl oluşturabilen canlılar aynı tür içinde incelenir. 6. Bazı bakteriler endospor oluşturarak birey sayısını arttırabilirler. 7. Gram pozitif bakterilerin hücre duvarındaki peptidoglikan miktarı, gram negatif bakterilerden çoktur. 8. Kemosentetik bakteriler güneş enerjisini kullanmadıklarından, karanlık ortamda da besin sentezi gerçekleştirebilirler. 9. Çubuk şeklinde olan bakteriler "coccus", yuvarlak olan bakteriler ise "bacillus" olarak adlandırılır. 10. Zorunlu aerob bakteriler, oksijenin olmadığı ortamlarda yaşayamazlar. 11. Bazı bakteriler fagositoz ile aldıkları besinleri lizozomları ile sindirirler. 12. Arkeler aşırı tuzlu ve soğuk gibi zorlu ortamlarda canlılıklarını devam ettirebilirler. 13. Aerobik bakterilerde mitokondri organeli bulunurken, anaerobik bakterilerde bulunmaz. 14. Filogenetik sınıflandırmada aynı sınıfta bulunan canlıların şube ve âlemleri de aynıdır. 15. Siyanobakteriler fotosentezde elektron kaynağı olarak su kullandığından, besinle beraber oksijen de üretirler. 16. Bakteriler ile mücadelede kullanılan aşı pasif bağışıklık sağlarken, serum aktif bağışıklık sağlar. 17. Azot döngüsünde görev alan nitrifikasyon bakterileri kemoototrof'tur. 18. Canlılar bakteriler, arkeler ve ökaryotlar olmak üzere üç farklı domain altında incelenirler. 19. Mor sülfür bakterileri fotosentez sırasında oksijen yerine kükürt üretir. 20. Aerob bakterilerde solunum olayında görev alan elektron taşıma sistemi (ETS) elemanları bulunurken, anaerob bakterilerde bulunmaz. 240
37 Etkinlik 3 PROKARYOT CANLILAR Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Arkebakteri Âlemi Halofiller Aflırı tuzlu ortamlarda yaflarlar. Termoasidofiller Aflırı sıcak ortamlarda yaflarlar. Metanojenler Metan gazı üretirler. Saprofit Kavram Haritası ÜNİTE 2 Heterotrof Organik atıkları parçalarlar. Besinlerini dıfl ortamdan hazır alırlar. Parazit Bakteriler Âlemi Besinlerini monomer olarak almak zorunda olan bakterilerdir. Beslenme biçimlerine göre ikiye ayrılır. Ototrof norganik maddeleri kullanarak kendi besinlerini üretirler. Kemoototrof Nitrifikasyon olay nda görev alırlar. Fotoototrof Klorofil içerirler. Etkinlik 4 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Kavramları Sıralama Alem e: fiube d: S n f c: Tak m b: Familya a: Cins Tür Etkinlik 5 Canlıların Sınıflandırılması ve Prokaryot Canlılar Venn Diyagramı 1. Kalıtım birimi olan DNA'nın sitoplazmada bulunması 2. Tuz yoğunluğu çok fazla olan ortamlarda yaşayabilme 3. Hücre zarının dışında hücre duvarı içerme 4. DNA moleküllerinde histon protein içerme 5. Glikozun fazlasını glikojen olarak depolama 6. Hücre duvarının peptidoglikan yapılı olması Bakteriler Arkeler 6 1, 3, 5 2, 4 241
38 CEVAPLAR ÜNİTE 2 YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 1. a) 4 b) 1 2 zaman aralığı c) 2 3 zaman aralığı d) Petri kabında biriken artık ürünler, 4. saatten sonraki azalışa neden olmuştur. 2. a) Cins, Familya, Takım, Sınıf, Şube, Alem b) Tür 3. E.coli bakterisinin sadece glikoz bulunan ortamdaki üreme hızı, sadece laktoz bulunan ortamdakinden fazladır. X E.coli bakterisi glikoz ve laktozun birlikte bulunduğu ortamda önce glikozu tüketir. E.coli bakterisi t 1 t 2 zaman aralığında endospor oluşturmuştur. E.coli bakterisi t 2 anından itibaren laktozun monomerlerini kullanarak üremeye devam etmiştir. E.coli bakterisi t 1 t 2 zaman aralığında laktozu sindiren laktaz enzimi üretmiştir. 4. I. Parazit II. Saprofit III. Kemoototrof IV. Fotoototrof 5. a) I ve IV b) II ve III c) I ve IV d) II 6. C.tetani bakterileri endospor oluşturduğundan yüksek sıcaklıkta ölmemiştir. Bu nedenle sıcaklık normale döndüğünde metabolik faaliyetlerine devam etmiştir. E.coli bakterileri endospor oluşturamadığı için yüksek sıcaklıkta ölmüştür. 7. Ortamdaki oksijen miktarı a Ortamdaki oksijen miktarı a Zaman a Siyanobakteri Zaman b Mor bakteri 8. X bakterileri: Fakültatif Y bakterileri: Anaerobik Z bakterileri: Aerobik 242
39 Amip Diyatom CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ VE SINIFLANDIRILMASI II. ÖKARYOT CANLILAR VE VİRÜSLER Ökaryot canlılar protista, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar olmak üzere dört âlemde incelenir. I. PROTİSTA ÂLEMİ Bundan önceki bölümde prokaryot hücre yapısına sahip olan bakteriler ve arkeler âlemlerini inceledik. Bu bölümde ökaryot hücre yapısında olan dört âlemden bir tanesi olan protista âlemini mercek altına alacağız. Protista âlemindeki canlılar genelde tek hücrelidir. Bununla beraber koloni olarak yaşayan ya da çok hücreli olan türleri de vardır. Çoğu mikroskobik olduğu halde, çıplak gözle görülebilen türleri de içerir. Bu canlılar su ekosistemlerinde, nemli topraklarda ve diğer canlıların vücudunda yaşayabilir. Bu âlemdeki canlılar büyük bir çeşitlilik gösterir. Çünkü, ökaryot olduğu halde mantar, bitki ya da hayvan olarak gruplandırılamayan bütün canlılar bu âlemde toplanmıştır. Böylece amip gibi tek hücreli canlılar ile kelp adı verilen kahverengi yosunlar gibi birbirinden farklı organizmalar aynı âlem içinde sınıflandırılır. Protista âlemi kamçılılar, kökayaklılar, silliler, sporlular, algler ve cıvık mantarlar olmak üzere altı grupta incelenebilir. 1 Kamçılılar Hareket organeli olarak kamçı bulunduran tek hücreli canlılardır. Genelde bir ya da iki kamçı içerirler. Çok sayıda kamçısı olanları da vardır. Genelde tatlı sularda yaşarlar. Nemli topraklar ya da denizlerde yaşayanları da bulunur. Kloroplast içerenleri fotosentez ile kendi besinini üretebilir. Heterotrof beslenenleri ise parazit ya da saprofittir. Genelde enine bölünerek eşeysiz ürerler. Bazılarında eşeyli üreme de görülür. Öglena ve tripanozoma en iyi bilinen kamçılı örnekleridir. ÜNİTE 2 Öglena: Cıvıksı mantar Tatlı sularda yaşayan tek hücreli canlılardır. Kloroplast içerip fotosentez yapmasıyla bitki hücrelerine benzer. Fakat hücre duvarı içermez. Kamçısını kullanarak aktif hareket edebilir. Bu özelliği ile hayvan hücrelerine benzer. Gündüzleri fotosentez yaparak kendi besinini ürettiğinden ototrof, geceleri ortamdaki hazır besini kullandığından heterotrof beslenir (Hem ototrof hem heterotrof beslenir). Kloroplast Çekirdek Pelikula Kontraktil koful Stigma Kamçı Avusturalya boya kelpi Protista aleminde çok farklı canlılar beraber incelenir. Hipotonik ortamda yaşadığından hücre içine ozmozla su girer. Kontraktil koful hücreye giren fazla suyun dışarı atılmasını sağlar. Bu sırada ATP harcanır. 243
40 ÜNİTE 2 Güneşhayvanı. Güneşhayvanları, beslenmek için sert aksopotlarını kullanan ve genellikle de tatlı sularda yaşayan bir hücrelilerdir. Öglenada hücre duvarı bulunmaz. Etrafı pelikula adı verilen sert ve esnek bir yapı ile çevrilmiştir. Bu yapı canlıyı iç ve dış etkilerden korur. Stigma kırmızı ya da turuncu renkli olup ışığa hassastır. Bu yapı sayesinde öglena ışığın olduğu tarafa doğru yönelir. Böylece fotosentez etkin bir biçimde gerçekleşir. 2 Kök Ayaklılar (Rhizopoda) Tatlı sularda ve denizlerde yaşayan tek hücreli canlılardır. Yalancı ayaklarını (psödopod) beslenme ve hareket için kullanırlar. Heterotrof beslenirler. Genelde zararsız mikroorganizmalardır. Bazıları parazit olup hastalıklara neden olabilir. Kök ayaklıların en bilinen örneği amiptir. Bununla beraber foraminifera, actinapodlar (güneş hayvanı) ve radiolariya gibi canlılar da bu grupta incelenir. Amip: Radiolariya üyeleri. Çoğunlukla denizlerde yaşayan, her bir türde farklı biçimlerde olan camsı kabuklara sahip formlardır. Yalancı ayaklarını kullanarak amipsi hareket adı verilen bir yöntemle aktif olarak yer değiştirir. Heterotrof beslenir. Yalancı ayaklarını kullanarak fagositoz ile aldığı besinleri hücre içinde sindirir. Yalancı ayak Kontraktil koful Fazla suyun boşaltımını sağlayan kontraktil kofulu bulunur. Çekirdek Eşeysiz üremesi mitoz bölünme ile gerçekleşir. Bölünmenin yönü önemli değildir. Besin kofulu Entamoeba histolytica olarak adlandırılan türü amipli dizanteri adı verilen hastalığa neden olur. Bu canlı parazit olarak kalın bağırsaklarımızda yaşar. Bağırsak duvarı hücrelerini tahrip ederek kanamalara ve kanlı ishale neden olur. 3 Silliler = Kirpikliler (Ciliata) Foraminifer. Globigerina, salyangoz kabuğu şeklinde kabuğa sahiptir. Tek hücreli olmalarına karşın foraminiferlerin en büyüğü birkaç santimetre çapa sahip olabilir. Bu tek hücrelilerin kalsiyum karbonattan oluşan kabukları, kireçtaşı sedimentleri içerisinde mükemmel fosiller bırakmıştır. Hareket organeli olarak bulunan siller beslenmeye de yardımcı olur. Çoğu tatlı sularda bir kısmı da denizlerde yaşar. Besinlerini dış ortamdan hazır alan heterotrof organizmalardır. Stentor, euplotes ve stylonychia gibi canlılar bu grupta yer alsa da en bilinen örneği paramesyumdur. 244
41 Paramesyum: Tatlı sularda yaşayan tek hücreli bir canlıdır. Vücut yüzeyindeki siller hareketi sağladığı gibi beslenmeye de yardımcı olur. Kontraktil Lizozom koful Küçük çekirdek Heterotrof beslenirler. Yaşadıkları ortamlardaki bakterileri, fotosentetik Anüs tek hücrelileri ve diğer protistleri ağız kısımlarından fagositoz ile hücre içine alarak besin kofulu oluştururlar. Lizozomlardaki sindirim enzimleri Besin kofulu Ağız boşluğu Büyük çekirdek yardımıyla oluşan monomerler sitoplazmaya geçerken, sindirim artıkları anüsten atılır. Siller ÜNİTE 2 Hücreye giren suyun fazlası kontraktil kofullar ile dışarı atılarak hücrenin patlaması önlenir. Bu olayda ATP harcanır. Amip gibi şekil değiştiremezler. Bunun sebebi çevrelerinin sert bir örtü olan pelikula ile örtülü olmasıdır. Pelikulanın altında bulunan trikosistler canlının savunmasında görev yapar. Sitoplazmasında biri büyük, diğeri küçük olan iki çekirdek bulunur. Büyük çekirdek hücrenin metabolik olaylarını ve eşeysiz üremesini kontrol eder. Küçük çekirdek ise eşeyli üremeden sorumludur. Eşeysiz üreme mitoz bölünme ile gerçekleşir. Bazı türleri konjugasyonla eşeyli üreme yapar. Konjugasyon genetik çeşitliliğe neden olur. 4 Sporlular (Sporozoa) Sil, kamçı ya da yalancı ayak gibi hareket için özelleşmiş bir yapı içermezler. Omurgasız ve omurgalı hayvanların vücudunda parazit olarak yaşarlar. Parazit olarak yaşadıklarından besin kofulları yoktur. Tatlı sularda yaşamadıkları için kontraktil koful içermezler. Çoğu türünde eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği, karmaşık bir yaşam döngüsü görülür. Bu döngünün tamamlanabilmesi için iki ya da daha fazla konak canlıya gerek duyulur. Bunun bir örneği sıtmaya neden olan plazmodyumdur. Bu canlı üreme döngüsünün bir kısmını insanda, bir kısmını anofel cinsi bir sivrisineğin dişisinde geçirir. Yalancı ayakların beslenme sırasında kullanılması. Videodan alınan bu seri şeklindeki görüntülerde, bir amipin (Amoeba), avı olan bir sillinin yanına yaklaşıp onu yutmada psödopodlarını kullandığı görülmektedir. Amip, fagositozla silliyi bünyesine alıp besin kofulunun içerisine hapsetmektedir; daha sonra, bu besin kofulu, sindirim enzimlerini içeren lizozomlarla birleşecektir. UYARI Plazmodyum eşeysiz üremesini (mitoz) insanda, eşeyli üremesini (mayoz ve döllenme) anofelde gerçekleştirir. Eşeysiz ve eşeyli üremenin birbirini takip ettiği döngülere metagenez (döl almaşı) denir. 245
42 ÜNİTE 2 5 Algler Bitkilere benzer özellik gösterirler. Tatlı ve tuzlu sularda ya da nemli bölgelerde yaşarlar. Bazıları tek hücreli (diyatom ve chlamydomonas), bazıları ise çok hücrelidir (ulva ve ulothrix). Kloroplast içerdiklerinden fotosentez yaparak kendi besinlerini üretebilirler. Yeşil algler, kırmızı algler, kahverengi algler, diyatomlar alglere örnek olarak verilebilir. Deniz yosunu: Bu tür, okyanusların kenar kısımlarında yaşamaya uyum sağlamıştır. Deniz palmiyesi adı verilen Postelsia, Amerika Birleşik Devletleriʼnin ve Kanadaʼnın kuzeybatısında kıyı boyunca şiddetli dalgalara maruz kalan kayalar üzerinde yaşar. Bu ekstrem koşullarda varlığını sürdürebilmek için deniz palmiyesinin tallusu, zemine kendisini sıkıca bağlamıştır. Postelsia, bir kahverengi algdir. 6 Cıvık Mantarlar (Myxomycota) Tamamında heterotrof beslenme görülür. Nemli organik maddelerin zengin olduğu ortamlarda yaşarlar. Ormanların zemininde, çürümekte olan yaprak ve dalların üzerinde bol miktarda bulunurlar. Tek hücreli olup, amiplere benzer bir şekilde hareket ederler. Genelde saprofit beslenirler. Az da olsa parazit türleri vardır. Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Protistaların Biyolojik ve Ekonomik Önemi İle İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri Bazıları patojenik özellik gösterip insanlarda farklı hastalıklara neden olabilir. Örneğin kamçılılar grubunda yer alan Tripanozoma Afrika uyku hastalığına, sporlular grubunda yer alan Plazmodyum sıtma hastalığına neden olur. Kök ayaklılar grubuna ait olan Entamoeba histolytica ise amipli dizanterinin sebebidir. Tek hücreli yeşil algler (fitoplankton) genelde denizlerin yüzeye yakın kısımlarında yaşarlar. Bu canlılar atmosferdeki oksijenin büyük bir kısmını üretirler. Aynı zamanda denizlerdeki besin zincirinin ilk halkasını oluştururlar. Küçük balıklardan balinalara kadar birçok hayvanın temel besini fitoplanktonlardır. Kırmızı alglerin hücre duvarında bulunan agar bakteri ve mantarların laboratuvar ortamlarında üretilmesinde kullanılır. Denizlerde yaşayan algler iyot ve potasyum gibi mineraller bakımından zengindir. Fakat depo polisakkaritlerin çoğu insanların sindiremeyeceği formlardadır. Bu nedenle besin olarak tüketilme oranları azdır. Hücre duvarlarındaki jel oluşturan maddeler (kahverengi alglerde algin, kırmızı alglerde agar ve carageenon) ticarette kullanılmak üzere çıkarılır. Bu maddeler, puding ve mayonez gibi işlenmiş besinlerin yoğunlaştırılmasında kullanılır. Diyatomlar diş macunu yapımında, izolasyon ve filtrelerde kullanılmaktadır. 246
43 Tomurcuk Atasal hücre Tomurcuklanarak üreyen maya hücresi II. MANTARLAR ÂLEMİ Ökaryot olup çoğu çok hücrelidir. Kloroplast içermediklerinden fotosentez yapamazlar. Parazit ya da saprofit olarak yaşayan heterotrof canlılardır. Hücre duvarları vardır. Bu yapı bitkilerdeki gibi selüloz yapılı değildir. Kitin adı verilen bir polisakkaritten oluşur. Glikozun fazlasını glikojen olarak depolarlar. Bir hücreli mayalar hariç, mantarların vücutları hif olarak adlandırılan ince iplikçiklerden oluşur. Hifler birbiri içinde dallanıp birleşerek miselyum yapılarını meydana getirir. Miselyumlar mantarın toprağa tutunmasını sağladığı gibi beslenmesine yardımcı olur. Miselyumdan dışarı salgılanan enzimler polimer besinlerin sindirilmesini sağlar. Oluşan monomerler miselyumlar yardımıyla emilerek alınır. Hif Miselyum ÜNİTE 2 Küf mantarları tarafından çürütülen çilekler Genellikle eşeysiz ve eşeyli evrenin birbirini takip ettiği bir üreme şekilleri vardır. Bazı mantarlar sadece eşeysiz ürerken, bazıları tümüyle eşeyli ürer. Mantarlar eşeyli ya da eşeysiz olarak üretilen sporları salarak ürerler. Çok fazla miktarda üretilen sporlar rüzgâr ve su gibi faktörlerle taşınır. Uygun ortamlara yerleşen sporlar çimlenerek miselyumları oluşturur. Bu özellikleri sayesinde mantarlar geniş alanlara yayılma şansı bulmuşlardır. Havaya saçılan mantar sporlarının yeryüzünden 160 km yükseklikte bile bulunabildikleri saptanmıştır. Mantarların Biyolojik ve Ekonomik Önemi ile İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri Penicillium sebze ve meyvelerde "mavi küf hastalığına" neden olur. Parazit türleri bitki ve hayvanlarda hastalıklara neden olur. Bu canlıların tarım bitkilerine zarar vermesi sonucunda büyük ekonomik kayıplar ortaya çıkar. Küf mantarları sebze, meyve ve diğer yiyeceklerin çürümesine neden olur. Saprofit mantarlar, bakterilerle beraber doğadaki organik atıkları inorganik maddelere çevirerek madde döngülerine büyük katkı sağlarlar. Mantarlar; vitamin, ilaç ve antibiyotik üretiminde görev alır. Birçok hastalığın tedavisinde kullanılan penisilin antibiyotiği, Penicillium cinsi bir küf mantarı tarafından üretilir. Maya mantarları ekmek yapımı, bira ve şarap üretiminde kullanılır. Protein, vitamin ve mineral bakımından zengin olduklarından besin olarak tüketilirler. Bitkilerin %80'i mantarlarla mikoriza adı verilen birliktelikleri oluşturur. Bu yapı bitki gelişimini hızlandırdığı için tarımdaki verimliliği artırır. 247
44 ÜNİTE 2 Lezzet ve çeşnileriyle ağzının tadını bilen gurme aşçıları tarafından çok sevilip aranan domalan, gerçekte domalan diye bilinen Tuber mantarının toprak altında gelişen eşeyli üreme organından başka bir şey değildir. Harikulâde lezzetine karşılık, domalan mantarları küçük kirli bir taş parçası ya da patates gibi görünürler. Bir türü (T. magnetum) beyaz renkli, bir diğeri de (T. melanosporum) siyah renkli domalan üretir. Domalan mantarların Güney Avrupa da, Yeni Zelanda da Avustralya da ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki geniş ağaç plantasyonlarında (dikim alanlarında) kültürü yapılır. Çünkü Tuber, meşe, huş ve Amerikan cevizi gibi orman ağaçlarının ektomikorizal ortağıdır ve temel besinlerini bu bitkilerden alır. Bu mantarları laboratuvar koşullarında üretmek için pek çok araştırmalar yapılmış; fakat bu çalışmalarda, onları ev sahibi bitkilerinden ayrı olarak satışa sunulacak miktarlarda üretmek mümkün olmamıştır. Okuma Metni Altın Mantar: Domalan Genç me şe fi dan la rı nın kök le ri uy gun mantar türünün miseli ile aşılandıktan (bulaş tı rıl dık tan) son ra, bu fi dan lar dikim alanına (plan tas yo na) ak ta rı lır ya da ağaç lar dikildikten sonra domalan miseli plantasyonun toprağına ilave edilir. Domalan kültürü sırasında karşılaşılan bir sorun, onlarla yarı şan di ğer ek to mi kor i zal man tar tür le ri nin ortama yerleşmesi ve ağaçlar tarafından sağlanan besinlere ortak olup verimin azaltması na yol aç ma la rı dır. Do ma lan la rın ha sat edi le bi le cek bo yu ta ulaş ma sı (bir kaç mi limet re den 10 cm ka dar de ği şen çap lar da) aşağı yukarı 10 yıl alır. Domalanların gelişti ği yer ler ka zıl ma dan ön ce be lir len me li dir. Doğal ormanlarda, kazıcı hayvanlar Tuber i çıkarıp dağıtırlar. Üreme organlarından salınan kimyasal maddeler, bu hayvanları cezp eder ler. Hay van lar kaz dık ça, üre me or ganlarını parçalar ve sonuçta sporları dağıtırlar. Toprakta gömülü olan bu hazinelerin yerini bul mak için, in san lar uzun za man dır bu amaçla eğitilmiş domuzları ve köpekleri kullanmaktadır. Domalan kültürü ve üretimi çok yoğun işgücü ve zaman gerektirdiği için, piyasaya az miktarda sunulmaktadır. Bu nedenle talep (ki, yılda sadece, yaklaşık 20 ton olmasına rağmen) sunulanı aşmaktadır. Bu nedenle de fiyatlar çok yüksektir. Örneğin, beyaz domalanın kilosu 3000 Amerikan dolarına satılmaktadır. Sonuç olarak domalan üreticileri satın aldıkları mantar misellerinin (halk deyimiyle mantar aşılarının veya tohum larının) doğru türe ait olduğundan ve plantasyonlarda onlarla rekabet edici diğer türleri içermediğinden emin olmak istemektedir. Bu sorunlar günümüzde DNA teknolojisi ile çözülmektedir. Moleküler teknikler, domalan türlerini tayin etmeye ve çok küçük bir yabancı tür miselini bile belirlemeye olanak sağlamaktadır. Domalan mantarı 248
45 III. BİTKİLER ÂLEMİ Protista âlemini incelerken alglerin suda yaşayan canlılar için oksijen ve besin ürettiğini belirtmiştik. Bitkiler benzer bir işlevi karalarda gerçekleştirirler. Fotosentez olayı ile besin ve oksijen ürettikleri için kara ekosistemlerinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bitkilerin genel özellikleri aşağıda verilmiştir: Çok hücreli, ökaryot canlılardır. Kloroplast içerdikleri için fotosentez ile kendi besinini üretebilen ototrof canlılardır. Tamamı ototrof olarak bilinse de az da olsa parazit bitkilerde bulunur. Hücre duvarları selüloz yapılıdır. ÜNİTE 2 Glikozun fazlasını nişasta olarak depolarlar. Organizasyonları oldukça gelişmiş olup toprağa bağlı olarak yaşarlar. Canlılıklarını devam ettirebilmeleri için güneş ışığı, su, mineral ve gaz alışverişi gereklidir. meyve çiçek tohumlar organ tomurcuk sürgün sistemi dal doku gövde yaprak kök özelleflmifl hücreler kök sistemi Bitkiler büyük bir çeşitlilik gösterirler. Yukarıda tohumlu bir bitkinin temel kısımları ve organizasyonu gösterilmiştir. 249
46 ÜNİTE 2 Bitkilerin Sınıflandırılması Bitkiler damarsız tohumsuz, damarlı tohumsuz ve damarlı tohumlu olmak üzere üç farklı grupta incelenirler. Damarsız tohumsuz bitkiler B TK LER Damarl tohumsuz bitkiler Damarl tohumlu bitkiler Açık tohumlu bitkiler Kapalı tohumlu bitkiler Tek çenekli bitkiler Çift çenekli bitkiler 1 Damarsız Tohumsuz Bitkiler İletim demetleri olmayan bitkilerdir. Çiçeksiz bitkiler olup tohum oluşturamazlar. Gelişmişlik derecelerine göre ciğer otları, boynuzlu ciğer otları ve kara yosunları olmak üzere üç farklı grupta incelenirler. Kara yosunları karasal ortamlarda yaşamalarına rağmen nemli bölgeleri tercih ederler. Gerçek kök, gövde ve yaprak içermezler. Sporofit, gametofit ve rizoit olmak üzere üç farklı kısımdan oluşurlar. Bitkiler ve mantarlar âleminde yer alan canlılarda; I. Hücre zarı üzerinde hücre duvarına sahip olma II. Güneş enerjisini kullanarak kendi besinini üretme III. Glikozun fazlasını nişasta olarak depolama özelliklerinden hangileri ortaktır? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III Bitki ve mantar hücrelerinde hücre duvarı ortaktır. Bitkiler ototrof, mantarlar ise heterotrof beslenir. Bitkiler glikozun fazlasını nişasta, mantarlar ise glikojen olarak depolar. Yanıt A 2 Damarlı Tohumsuz Bitkiler Organik ve inorganik maddelerin taşınması için özelleşmiş iletim demetlerine sahiptirler. Gerçek kök, gövde ve yaprakları bulunur. Kökten alınan su ve minerallerin yaprağa, yaprakta oluşan organik besinlerin köklere taşınması iletim demetleri ile gerçekleştirilir. Tohum oluşturamazlar ve metagenez ile ürerler. 250
47 Üreme döngüleri kara yosunlarına benzese de bazı farklılıklar gösterir. Sporofit kısmı kloroplast içerdiğinden fotosentezle besin üretebilir. Kibrit otları, at kuyrukları ve eğrelti otları en çok bilinen örnekleridir. 3 Damarlı Tohumlu Bitkiler İletim demetleri bulunduran ve tohum oluşturan bitkilerdir. Gerçek kök, gövde ve yaprakları bulunur. Tohumları sayesinde yeryüzünde geniş alanlara yayılma şansı bulmuşlardır. Tohum yapısına göre açık tohumlu ve kapalı tohumlu olarak iki gruba ayrılırlar. A Açık Tohumlu Bitkiler Gerçek çiçekleri yoktur. Tohumları çevreleyerek kapalı tutan meyve yapısını içermezler. Tohum açıkta meydana gelir. Bu nedenle açık tohumlu olarak adlandırılırlar. Açık tohumlular odunsu bitkilerdir. Çoğunlukla ağaç ya da ağaçcık, bazıları çalı biçimindedir. Yaprakları iğne veya pul şeklinde olup yavaş yavaş dökülürler. Bu nedenle her zaman yeşil renklidirler. ÜNİTE 2 UYARI Açık tohumlu bitkilerin yapraklarının iğne veya pul biçiminde olması, gözeneklerin yaprak yüzeyinin iç kısmına yerleşmesi, yaprakların kalın bir kütikula ile kaplı olması bu bitkilerin kurak ortamlara uyumunu sağlar. Açık tohumluların en iyi bilinen grubu kozalaklı bitkilerdir. Bu bitkilerde tohum kozalak yapraklarının altında açıkta bulunur. Kozalak pulları açılınca tohumlar yere düşer. Tohumların çimlenmesiyle yeni bitkiler oluşur. Çam, ardıç, ladin, köknar, sedir ve servi kozalaklı bitkilerdir. Sekoya ve ginkgo ise diğer açık tohumlu bitki örnekleridir. B Kapalı Tohumlu Bitkiler Buğday: Tek çenekli bir bitkidir. Gerçek çiçekleri bulunur. Çiçekleri dıştan içe doğru yeşil renkli çanak yaprak, farklı renklerdeki taç yaprak, erkek organ ve dişi organdan oluşur. Dişi organ, erkek organ, taç yaprak ve çanak yaprağı beraber bulunduran çiçeklere tam çiçek denir. Bu yapılardan bir tanesi eksik olan çiçeklere ise eksik çiçek adı verilir. Erkek organ Sapçık Başçık Taç yaprak Tepecik Dişicik borusu Dişi organ Yumurtalık Bezelye: Çift çenekli bir bitkidir. Çanak yapraklar yeşil renkli olup fotosentez yaparlar. Taç yapraklar ise farklı renklerde olup, böceklerin ilgisini çekerek tozlaşma olayına yardımcı olurlar. Çanak yaprak Tohum tasla Tohum taslağı yumurtalığın içinde kapalı olarak bulunur. Tohum taslakları döllenerek tohum haline gelir. Yumurtalık gelişerek meyveyi oluşturur. Tohum oluşumu açık tohumlulara göre farklıdır. Kapalı tohumlu bitkilerde çift döllenme görülür. Sperm çekirdeklerinden bir tanesi yumurta hücresini dölleyerek zigotu oluşturur. Zigot mitoz bölünmeler ile embriyoya dönüşür. Diğer sperm çekirdeği polar çekirdekleri dölleyerek besi doku olarak adlandırılan endospermi meydana getirir. Endospermdeki besinler, tohumun çimlenerek fotosentez yapacak hale gelmesine kadar geçen sürede embriyonun besin ihtiyacını karşılar. 251
48 ÜNİTE 2 Echinacea purpurea bitkisi: Bu bitkinin kökleri ve yeraltı gövdeleri, Kızılderililer tarafından yaraları tedavi etmek için kullanılırdı. Günümüzde de, bunların özütü, soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlar için satılmaktadır. Bitkilerin Biyolojik ve Ekonomik Önemi ile İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri Kara yosunları sulak alanlarda çok küçük hayvan türleri için çok önemli habitatlar oluştururlar. Ayrıca karayosunlarının bir cinsi olan Sphognum bataklık bölgelerde turbayı oluşturur. Turbalıklar, karbon depoları olarak yerkürenin karbondioksit düzeyini ve iklimini düzenlemede çok önemli bir rol oynar. Ölü bitkiler milyonlarca yıl süren kimyasal reaksiyonlar sonucunda günümüzde fosil yakıt olarak bilinen kömüre dönüşür. Kömür, birçok sanayi dalı için önemli bir yakıt maddesidir. Bitkiler insanların en önemli besin kaynağıdır. Mısır, buğday, pirinç ve diğer taneli yiyecekler tahılların meyveleridir. Tahıl tohumlarının endospermleri dünyadaki çoğu insan ve evcil hayvanın ana besin kaynağıdır. Fasulye, domates ve soğan gibi sebzeler ile üzüm, elma, portakal gibi meyveler de insanlar için önemli olan besin kaynakları arasındadır. Çay, kahve, nane ve ıhlamur gibi bitkilerin tohum ya da yaprakları içecek yapımında kullanılır. Zeytin, ayçiçek, fındık, mısır, soya fasulyesi, susam ve pamuk gibi bitkilerin tohumları yağ üretiminde kullanılır. Gül bitkisinin bir çiçeği: Parfümeride kullanılan gül özütleri, sekonder bileşiklerdir. Selüloz ve kağıt üretiminde kozalaklı bitkiler yaygın olarak kullanılır. Eterik yağlar uçucu ve kokuludur. Bu nedenle eterik yağ üreten menekşe, lavanta, yasemin, gül, leylak, karanfil ve nane gibi bitkiler parfümeri, kozmetik ve sabun sanayinde kullanılır. Kekik, ıhlamur, ada çayı ve nane gibi bitkiler doğal ilaç olarak kullanılır. Yüksük otu, haşhaş ve ökaliptus gibi bitkiler ise ilaç sanayinde hammadde olarak kullanılır. Kavak, çam ve meşe gibi odunsu bitkiler kereste yapımında ve mobilya üretiminde kullanılır. Bileşik Kaynak örneği Kullanım örneği Atropin Belladonna bitkisi Göz muayenelerinde göz bebeği genişletici Dijitalin Yüksük otu Kalp tedavisi Mentol Ökaliptus ağacı Öksürük ilaçlarında kullanılır Morfin Haşhaş Ağrı kesici Kinin Kinin ağacı Sıtma önleyici Taksol Pasifik porsuk ağacı Rahim kanseri ilacı Tubokürarin Kürar ağacı Ameliyat sırasında kas gevşetici Vinblastin Cezayir menekşesi Kan kanseri ilacı Bitkisel Kökenli İlaçlar 252
49 VI. HAYVANLAR ÂLEMİ Hayvanlar âlemi büyük bir çeşitlilik gösterir. Farklı özelliklere sahip olsalarda, tüm hayvanlarda beslenme, solunum, hareket, dolaşım, boşaltım, tepki ve üreme gibi fonksiyonlar gerçekleşir. ÜNİTE 2 Omurgasız bir hayvan olan yengeç Hayvanlar alemindeki canlıların sınıflandırılmasında rol oynayan temel faktörler şunlardır: Hayvan hücrelerinin çeşitliliği ve organizasyon düzeyi sınıflandırılmada kullanılan en önemli faktörlerden biridir. Hayvanların gelişmişlik düzeyi arttıkça hücre çeşitliliği ve organizasyonu da artar. Erken embriyonik gelişme sırasında oluşan tabaka sayısı hayvanların sınıflandırılmasında önemli bir kriterdir. Sünger gibi basit yapılı hayvanlarda gastrula evresinde iki tabaka (endoderm ve ektoderm) oluşurken, çoğu hayvanda gastrula evresinde üç tabaka oluşur (endoderm, mezoderm ve ektoderm). Hayvanlarda radiyal ve bilateral olmak üzere iki tip simetri görülür. Deniz şakayığı, hidra ve deniz yıldızı gibi omurgasızlarda radiyal simetri görülürken, istakoz, kurbağa ve insan gibi canlılarda bilateral simetri görülür. (a) Radiyal ( fl nsal) simetri (b) Bilateral simetri Hayvanların sınıflandırılmasında vücut boşluğunun bulunup bulunmaması önemli bir kriterdir. Sindirim kanalı ile vücut örtüsü arasında boşluk bulunmayan canlılara asölomat denir. Vücut boşluğu olan canlılar ise yapısına göre psödosölomat ve sölomat olarak ikiye ayrılır. Hayvanlar alemi daha önce belirttiğimiz kriterlere bağlı olarak omurgasız, ilkel omurgalı ve omurgalı olmak üzere üç ana grupta incelenir. A. OMURGASIZ HAYVANLAR Hayvanlar aleminin büyük bir kısmı omurgasız hayvanlardan oluşur. Omurgası olmayan canlılardır. Bazıları suda, bazıları karada yaşamaya uyum sağlamıştır. Hücre özelleşmesinde ve sistemsel özelliklerinde bazı farklar bulunur. Omurgasız hayvanların sınıflandırılması aşağıdaki tabloda verilmiştir. OMURGASIZ HAYVANLAR Süngerler Sölenterler Solucanlar Yumuflakçalar Eklem Bacaklılar Derisi Dikenliler Omurgalı bir hayvan olan orangutan Yassı solucanlar Yuvarlak solucanlar Halkalı solucanlar Kabuklular Araknidler Çok ayaklılar Böcekler 253
50 ÜNİTE 2 a Deniz anaları 1. Süngerler Çoğu denizlerde, çok az bir kısmı tatlı sularda yaşayan canlılardır. Vücutlarında iki hücre tabakası bulunur. Belirgin bir simetrileri yoktur. Sinir ya da kas gibi özelleşmiş hücreleri yoktur. Dokulaşma görülmez. Su, por adı verilen deliklerden spongosöl adı verilen merkezi boşluğa Epidermis çekilir. Daha sonra oskulum adı verilen büyük bir delik aracılığıyla süngerden dışarı akar. Bu sırada sudaki mikroskobik besinler hücre içine alınarak sindirilir. Por Su ak fl Spongosöl Oskulum İki sıralı hücre tabakasından oluştuğundan, gaz alış verişi ve boşaltım vücuda giren suyla hücreler arasında difüzyon ile gerçekleşir. Kalsiyum karbonat gibi inorganik ya da spongin gibi organik maddelerden oluşan bir iç iskeletleri vardır. Eşeyli ve eşeysiz çoğalabilirler. Çoğu hermafrodittir. Yani bir birey hem sperm hem de yumurta üretebilir. Basit yapılı olduklarından rejenerasyon yetenekleri fazladır. Banyo süngeri, vazo süngeri ve cam süngeri gibi örnekleri bulunur. b Denik şakayığı UYARI Hayvanlar âlemindeki canlılarda gelişmişlik düzeyi arttıkça rejenerasyon yeteneği azalır. 2. Sölenterler Çoğu denizlerde yaşayan, on binin üzerinde türe sahiptir. Vücutları süngerler gibi iki hücre tabakasından oluşur. Radiyal (ışınsal) simetriye sahiptirler. Dokulaşma görülür. En basit formda kas ve sinire sölenterler grubunda rastlanır. Sölenterlerde diffus (ağsı) sinir sistemi bulunur. Merkezileşme olmadığı için uyarılara tüm vücut tepki verir. UYARI Özelleşmiş ilk sinir sistemine sölenterlerde rastlanır. c Deniz mercanları Sölenter grubuna ait bazı örnekler Tentakül adı verilen uzantılarıyla besinlerini yakalar ve hareket ederler. Vücutlarının merkezinde gastrovaskuler boşluk bulunur. Bu boşluğa açılan tek bir delik hem ağız hem de anüs olarak işlev görür. Tentaküller ile gastrovaskuler boşluğa itilen besinler belirli bir oranda hücre dışında sindirilir. Hücre içine alınan besinlerin sindirimi tamamlanır. 254
51 Gövde Polip A z/anüs Tentakül Gastrovaskuler boflluk Gastrodermis Mesoglea Epidermis Tentakül A z/anüs Medüz (a) Polip: Deniz şakayığı (b) Medüz: Deniz anası UYARI Sölenterlerde hücre dışı ve hücre içi sindirim görülür. Genellikle polip ve medüz olmak üzere iki tipte bulunurlar. Polipler genellikle hareketsiz olup denizlerin dip kısımlarında sabit olarak yaşarlar. Hidralar ve deniz şakayıkları polip formunun örnekleridir. Medüzler hareketlidir. Deniz anaları en önemli medüz örnekleridir. Polipler başkalaşım geçirerek medüzlere dönüşür. Solunum, boşaltım ve dolaşım organları bulunmaz. Madde alınımı, taşınımı ve atılımı difüzyonla gerçekleşir. Vücutlarının dış kısmında canlıyı düşmanlara karşı koruyan yakıcı kapsüller bulunur. ÜNİTE 2 Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Eşeysiz üreme tomurcuklanarak gerçekleşir. Hidra, deniz anası, deniz şakayığı ve mercanlar bu grubun bazı örnekleridir. UYARI Sünger ve sölenter grubunun embriyolarında endoderm ve ektoderm tabakaları bulunurken, mezoderm tabakası bulunmaz. 3. Solucanlar Bu gruptaki canlılar yassı, yuvarlak ve halkalı solucanlar olmak üzere üç alt gruba ayrılır. a. Yassı solucanlar Yumuşak, ince ve yassı bir vücut yapıları vardır. Serbest yaşayan türler mikroskobik olmasına karşın bazı bağırsak şeritlerinin boyu 20 metreyi aşar. Tatlı su, deniz ve rutubetli topraklarda yaşarlar. Büyük bir kısmı ise insan ve diğer hayvanlarda parazit olarak yaşar. Bilateral simetriye sahiptirler. Tek ucu açık olan dallanmış bir sindirim sistemleri vardır. Parazit yaşayanların bazılarında sindirim sistemi yoktur. Bir yassı solucan UYARI Vücutlarında ektoderm, endoderm ve mezoderm olmak üzere üç tabaka bulunur. İp merdiven şeklinde merkezileşmiş sinir sistemleri vardır. Fazla suyun atılması için özelleşmiş bir organ olan protonefridyum (alev hücreleri) bulunur. 255
52 ÜNİTE 2 Avusturalya toprak solucanı: Bazı dev Avustralya toprak solucanları yılanlardan daha büyüktür. Yassı solucanlarda gaz değişimi ve dolaşım için özelleşmiş organlar yoktur. Madde iletimi difüzyon ile sağlanır. Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Bir çok türü hermafrodittir. Planarya, karaciğer kelebekleri, şeritler ve tenyalar bu grubun örnekleridir. UYARI Merkezi sinir sistemi ve özelleşmiş bir boşaltım organının bulunduğu ilk hayvan grubu yassı solucanlardır. b. Yuvarlak solucanlar Vücut yüzeyleri yumuşak ve esnek olup segment içermezler. Nemli topraklarda, tatlı sularda ve denizlerde yaşarlar. Çoğu insan ve hayvanlarda parazit olarak yaşar. Bazıları ise ayrıştırıcıdır. Ağızla başlayıp anüsle biten iki ucu açık sindirim sistemi bu canlılarda görülür. Genelde ayrı eşeylidirler. Çoğunda eşeyli üreme görülür. Bağırsak solucanı (ascaris), tirişin, kancalı kurt bu grubun örnekleridir. c. Halkalı solucanlar Bir seri kaynaşmış halkayı andıran segmentli vücut şekli bu canlıların en belirgin özelliğidir. Çoğu tatlı sularda, denizlerde ve nemli topraklarda yaşarlar. Toprağın havalandırılmasında ve organik atıkların parçalanmasında görev alırlar. İki ucu açık sindirim kanalları ile beyin ve sinir kordonlarından oluşmuş sinir sistemleri vardır. Kas ve vücut sıvılarından oluşan hidrostatik iskeletleri vardır. Kapalı dolaşım görülür. Boşaltım organı olarak nefridyum bulunur. Genelde deri solunumu yaparlar. Suda yaşayanlarında solungaç solunumu görülür. Çoğu hermafrodittir, fakat karşılıklı döllenme gerçekleştirirler. Rejenerasyon yetenekleri gelişmiş olup eşeysiz olarak da üreyebilirler. Toprak solucanı, poliket, yılbaşı ağacı solucanı ve sülükler bu grubun örnekleridir. UYARI Yılbaşı ağacı solucanı: Tüp içe ri sin de yaşa yan yel pa ze so lu can la rı, baş kıs mı nı süs le yen tüy şek lin de ki ya pı la rı, gaz de ği şi min de ve de niz suyun da süs pan si yon ha lin de bu lu nan be sin par tikül le ri ni top la ma da kul la nır lar. Bu tür, yıl başı ağa cı so lu ca nı ola rak bi li nir. 4. Yumuşakçalar Omurgasız hayvanların bazılarında dolaşım sistemi bulunmazken bazılarında ise açık dolaşım görülür. Halkalı solucanlarda gelişmiş bir özellik olan kapalı dolaşım görülür. Vücutları yumuşak ve çoğunlukla kabukludur. Segment içermezler. Çoğu denizlerde bazıları tatlı sularda ve karada yaşar. 256
53 Mid ye: Bu ta rak mid ye si, men te şe li ka bu ğu nun iki ya rı sı ara sın dan dı şa rı yı gö zet le yen çok sa yı - da gö ze sa hip tir. Bilateral simetri görülür. Vücutları üç ana kısımdan oluşur; hareket için kullanılan kaslı ayak, organların bulunduğu iç kitle ve iç organları örtüp, kabuğu (eğer varsa) salgılayan manto. Ağızlarında besinlerin parçalanmasını sağlayan diş benzeri yapılar bulunur. Bunlara radula adı verilir. Yumuşak vücutlu olmalarına rağmen çoğu kalsiyum karbonattan yapılan kabuk ile korunur. Suda yaşayanların solunum organı solungaçlardır. Karada yaşayanların manto boşluğu akciğer olarak işlev görür ve hava ile gaz değişimini sağlar. UYARI ÜNİTE 2 Açık dolaşım görülür. Ahtapot ve mürekkep balığı gibi yumuşakçalarda ise kapalı dolaşım sistemi bulunur. Sindirim sistemleri iki açıklı, boşaltım organları nefridyumdur. Çoğu ayrı eşeyli, bazı salyangozlar ise hermafrodittir. Çok sayıda sperm ve yumurta üretirler. Genelde dış döllenme görülür. Ahtapot, midye, mürekkep balığı, salyangoz ve kiton bu grubun örnekleridir. ç kitle Nefridyum Kalp Manto Kabuk Radula Radula A z Anüs Solungaç Ayak Sinir fleritleri Bir salyangozun anatomisi A z 5. Eklem Bacaklılar Ki ton. Kı yı böl ge sin de yer alan ka ya la ra sı kı ca tu tu nan bu ki ton (sı nıf Polyp la cop ho ra), yu muşak ça la rın bu sı nı fı nın ti pik özel li ği olan se kizpla ka lı ka bu ğa sa hip tir. Dünyada yaşayan hayvan türleri içinde en büyük canlı grubudur. Bilenen her üç organizmadan ikisi bu gruba aittir. Tür çeşitliliği, yayılış ve sayıları düşünüldüğünde tüm hayvan şubeleri içerisinde en başarılı grup olarak kabul edilir. Kitin ve proteinden oluşmuş bir dış iskeletleri vardır. Bazıları deri değiştirir. Açık dolaşım sistemine sahiptirler. Bilateral simetri görülür. UYARI Sahip oldukları çizgili kaslar hızlı hareket etmelerini sağlar. Hareket organları eklemlidir. 257
54 ÜNİTE 2 Sindirim sistemleri iki açıklıklı olup, merkezileşmiş bir sinir sistemleri vardır. Segmentli bir yapıları vardır. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeden oluşur. Solunum organı olarak trake, solungaç ya da kitapsı akciğer içerirler. Özelleşmiş boşaltım organları bulunur. Kabuklular, araknidler, çok ayaklılar ve böcekler şeklinde gruplara ayrılırlar. a. Kabuklular Çoğu tatlı su ve denizlerde yaşarlar. Vücutlarının dışında sert bir kabuk bulunur. Örümcekler ördükleri ipek ağlarla avlarını yakalarlar. Solungaç solunumu yaparlar. Vücutları iki ya da üç bölgeye ayrılmıştır. Başlarında iki çift anten bulunur. Yengeç, istakoz, kerevit ve karidesler bu grubun örnekleridir. b. Araknidler (Örümcekler) Çoğu karada yaşasa da, sularda yaşayan türleri vardır. Baş ve göğüs bölgesi kaynaşmıştır. Dört çift bacak içermesiyle diğer eklem bacaklılardan ayrılır. Örümceklerin solunum organı kitapsı akciğerdir. Bazıları ördükleri ipek ağ sayesinde uçan böcekleri yakalarlar. Örümcek, akrep ve kene bu grubun üyesidir. c. Çok ayaklılar Akrepler genelde geceleri avlanır. Genellikle karasal ortamlarda yaşarlar. Vücutları uzun ve bölmelidir. Her bölmede ayak bulunur. Çiyanlarda her bölmede bir çift, kırkayakta ise iki çift ayak vardır. Kırkayaklar çürümekte olan yaprak ve diğer bitkisel maddelerle beslenirler. Çiyanlar ise ürettikleri zehirleri avlarını felç etmede ve savunmada kullanırlar. Kırkayak ve çıyan bu grubun örnekleridir. d. Böcekler Çiçeklerin bal özüyle beslenen bir arı Hemen her çeşit karasal habitatta ve tatlı sularda yaşarlar. Diğer tüm canlı gruplarının sahip olduğu toplam tür sayısından daha fazla sayıda türe sahiptirler. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölümden oluşur. Uçma böceklerin en önemli özelliklerinden biridir. Genellikle iki çift kanatları ve üç çift bacakları bulunur. Baş bölgesinde bir çift anten vardır. Açık dolaşım sistemine sahip olup, trake solunumu yaparlar. Boşaltım organları malpighi tüpleridir. Amonyağı ürik asite çevirerek vücutlarından uzaklaştırırlar. 258
55 Bö cek ler de uç ma. Bu he li kop ter bö ce ği nin ki gi bi, bö cek le rin ka nat la rı, de ği şi kli ğe uğ ra mış bir üye olma yıp kü ti kü la nın yan la ra doğ ru uza ma sıy la oluşmuş tur. Ba zı bö cek ler, tho rak sı kap la yan tüm küti kü la nın bi çi mi ni de ğiş ti ren kas la rı kul la na rak, sa ni ye de bir kaç yüz ke re ola cak şe kil de ka nat la rı - nı çır par lar. Ka nat lar çır pıl dı ğın da on lar açı la rı değiş ti rir ve hem aşa ğı hem yu ka rı çır pıl ma lar da, ha va ya yük sel me ger çek le şir. UYARI Karın Göğüs Bafl Anüs Kalp Antenler Bileflik göz Sindirim sistemi Malpighi tübülleri Trake borular Sinir fleridi Bir böcek olan çekirgenin anatomisi Beyin gangliyonu (beyin) Böceklerde solunum gazlarının taşınımı kitinden yapılan trake boruları ile gerçekleştirilir. Kanlarında solunum gazı ve pigmenti bulunmaz. Kanları solunum pigmenti içermediğinden renksizdir. ÜNİTE 2 Genellikle eşeyli olarak ürerler ve gelişimleri sırasında başkalaşım geçirirler. Bit, sinek, karınca, kelebek, çekirge, arı ve pire bu grubun örnekleridir. 6. Derisi Dikenliler Tamamı denizlerde yaşarlar. Genellikle embriyo döneminde bilateral, ergin dönemde radiyal simetri görülür. Kalker plakçıklarından oluşan bir iç iskeletleri vardır. Bu yapının üzerinde dikensi çıkıntılar bulunur. Su damar sistemi olarak adlandırılan açık dolaşıma sahiptirler. Vücutlarının alt kısımlarında tüp ayak (vantuz) denilen yapılar bulunur. Tüp ayaklar hareket, beslenme ve gaz değişiminde işlev görür. Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Rejenerasyon yetenekleri gelişmiştir. Solungaç solunumu yaparlar. Deniz yıldızı, deniz kestanesi, deniz hıyarı ve deniz zambağı bu grubun örnekleridir. Bir mercan üzerindeki deniz yıldızı Bir deniz kestanesi 259
56 ÜNİTE 2 B. İLKEL KORDALILAR Denizlerde yaşayan hayvanlardır. Sırt kısımlarında küçük bir omurga taşırlar. Basit bir iç iskeletleri ve sindirim sistemleri vardır. Kapalı dolaşım görülür. Gaz alış verişini vücut yüzeyleri ile yaparlar. Amfiyoksüs ve tulumlular en bilinen örnekleridir. İlkel kordalı ve omurgalı hayvanlar birlikte kordalı olarak adlandırılır. Bir hayvanın kordalı olarak adlandırılabilmesi için dört özelliğe sahip olması gerekir: 1. Yaşamlarının en az bir döneminde sırt bölümlerinde bulunan içi boş bir sinir kordonu taşırlar. 2. Sindirim borusu ve sinir kordonu arasında yer alan ve destek sağlayan notokord bulundururlar. Kuma gömülü olarak bulunan bir amfiyoksüs 3. Solungaç yarıklarına sahiptirler. 4. Vücudun arka bölümüne uzanan bir kuyruk bulundururlar. Kas segmentleri Notokord Sırtta içi boş sinir kordonu Beyin Kaslı kuyruk Anüs Solungaç yar klar Kordalıların ortak özellikleri A z C. OMURGALILAR Kordalıların tümünde bulunan içi boş sinir kordonu omurgalılarda beyin ve omuriliği, notokord ise gelişerek omurgayı oluşturur. Bilateral simetriye sahip canlılardır. Tamamında iç iskelet ve kapalı dolaşım sistemi bulunur. UYARI Sinir sistemleri merkezileşmiş olup kafatası içinde korunan gelişmiş bir beyinleri vardır. Sinir demetleri omurganın içinde olup, canlının sırt (dorsal) kısmında bulunur. Solunum pigmenti hemoglobin alyuvarlarının içinde olup, kanları kırmızı renklidir. Boşaltım organları böbrektir. Balıklar, amphibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler olmak üzere beş farklı sınıfta incelenirler. Omurgalılar Balıklar Amphibiler Sürüngenler Kuşlar Memeliler 260
57 Çenesiz bir balık 1. Balıklar Denizlerde ve tatlı sularda yaşayan omurgalı hayvanlardır. Solungaç solunumu yaparlar. Çoğunun vücut yüzeyi pullarla kaplıdır. Genellikle yüzgeç bulundururlar. Kalpleri bir kulakçık ve bir karıncık olmak üzere iki odacıktan oluşur. Kalplerinde sadece oksijence fakir kan bulunur. Soğukkanlı canlılardır. Temel azotlu atıkları amonyaktır (NH 3 ). Genellikle dış döllenme dış gelişme görülür. Kıkırdaklı balıklarda ise iç döllenme gerçekleşir. ÜNİTE 2 Çenesiz, kıkırdaklı ve kemikli balıklar olmak üzere üç grupta incelenir. Çenesiz balıkların çene ve dişleri yoktur. Erginlerinde de notokord vardır. Vücutlarında pul bulunmaz. Bazıları parazit beslenir. Kıkırdaklı balıkların iskeletleri kıkırdak yapılı olup kemik içermez. Diğer balıklardan farklı olarak iç döllenme görülür. Vatoz ve köpek balıkları bu grubun örnekleridir. UYARI Köpek balıklarının yüzme keseleri olmadığı için, hareket etmezlerse batarlar. Bu nedenle sürekli yüzerler. Köpek balığı Kemikli balıklarının üç tane belirgin özelliği vadır. Bunlar kemik yapılı iskelet, yüzme keseleri ve pullardır. Yüzme keseleri balığın su içinde batmasını engeller. Bu yapı sayesinde balıklar sürekli hareket etmek zorunda kalmazlar. Böylece enerji kaybı engellenir. Pullar ince ve sert olup vücudu korur. Genellikle dış döllenme görülür. Bildiğimiz balıkların çoğu bu gruba aittir. Hamsi, alabalık, levrek ve ton balığı bu grubun örnekleridir. 2. İki Yaşamlılar (Amphibia) Hem karada hem de suda yaşarlar. Bu nedenle bu canlılara iki yaşamlı anlamına gelen amphibia adı verilir. Bir çoğu gelişimleri sırasında metamorfoz (başkalaşım) geçirirler. Larva metamorfoz Ergin ( ribafl ) ( kurba a) Yaşamları boyunca üç tip solunum organı görülür. Larvaları solungaç, erginleri deri ve akciğer solunumu yapar. Derileri ince ve nemlidir. Böylece solunum gazlarının difüzyonu kolaylaşır. Deri altındaki bezlerden sürekli salgılanan mukus derinin nemli kalmasını sağlar. UYARI Sarı levrek Ergin kurbağaların akciğerleri basit yapılıdır. Bu nedenle gaz alış verişine deri yardım eder. 261
58 ÜNİTE 2 Kuyruksuz kurbağalar, burada görülen zehirli ok kurbağasında (Dendrobates sp.) olduğu gibi ergin bireylerde kuyruk kaybedilmiştir. Bu tür, tropikal ormanlarda yaşar; derilerindeki zehir bezleri, sinir sistemi üzerinde öldürücü etkiye sahip olan salgı salgılar. Bu salgı, Orta ve Güney Amerika yerlileri tarafından oklarının uç kısımlarına sürülen ok zehri olarak kullanılır. Kalpleri iki kulakçık ve bir karıncık olmak üzere üç odacıktan oluşur. Karıncık ve vücutta karışık kan dolaşır. Soğukkanlı canlılardır. Kış uykusuna yatarlar. Amonyağı üreye çevirerek vücutlarından uzaklaştırırlar. Genelde dış döllenme ve dış gelişme görülür. Semender, ağaç kurbağası, kuyruksuz kurbağalar ve yeşil kara kurbağası bu grubun örnekleridir. UYARI Amonyağın üre ya da ürik asite dönüştürülerek vücuttan uzaklaştırılması su kaybını azaltan bir adaptasyondur. 3. Sürüngenler Genelde karada yaşayan canlılardır. Sıcak ve ılıman iklimde yaşarlar. Akciğer solunumu yaparlar. Vücutları pullarla örtülüdür. Bu nedenle deri solunumu görülmez. Kalpleri iki kulakçık ve bir karıncık olmak üzere üç odacıktan oluşur. Kurbağalardan farklı olarak karıncıkta yarım perde bulunur. Bu yapı oksijence zengin ve oksijence fakir kanın karışmasını engellemez. Vücutlarında karışık kan bulunur. UYARI Timsahlarda kalp dört odacıklı olduğundan, kalpte oksijence zengin ve oksijence fakir kan karışmaz. Timsahlar, kuşların ve dinozorların çok yakın akrabalarıdır. Burada gösterilen bir Amerikan timsahıdır (alligator). Soğukkanlı hayvanlardır. Kış uykusuna yatarlar. Temel azotlu atıkları ürik asittir. Genelde iç döllenme ve dış gelişme görülür. Kertenkele, timsah, kaplumbağa, ve yılan bu grubun örnekleridir. Sürüngen, kuş ve memeliler amniyonlular, balık ve kurbağalar ise amniyonsuzlar olarak gruplanır. UYARI Amniyonluların yumurtalarında allantoyis, koryon, amniyon ve vitellus gibi dört yapı bulunur. Sürüngen ve kuşlarda kabuk bulunurken memelilerde bulunmaz. 4. Kuşlar Karasal omurgalıların en büyük grubudur. Akciğer solunumu yaparlar. Akciğerlere bağlı hava keseleri gaz alış verişini daha verimli hale getirirler. 262
59 Uçmayan bir kuş olan emular Kemiklerin ince ve içlerinin boş olması iskeletlerinin hafif olmasını sağlar. Vücutları keratin yapılı tüylerle örtülüdür. Kalpleri iki kulakçık ve iki karıncık olmak üzere dört odacıktan oluşur. Kalplerinde ve vücutlarında oksijence zengin ve oksijence fakir kan ayrı ayrı dolaşır. Sıcakkanlı canlılardır. Vücut ısılarını ayarlayabilirler. Temel azotlu atıkları ürik asittir. İdrar keseleri yoktur. İç döllenme dış gelişme görülür. Ağızlarında diş yoktur. Mekanik sindirim taşlıkta gerçekleşir. Penguen, devekuşu, kaz, serçe, kartal ve leylek bu grubun örnekleridir. ÜNİTE 2 UYARI Omurgalı şubesine ait balık, kurbağa, sürüngen ve kuş sınıflarında sindirim, üreme ve boşaltım sistemlerinin birleştiği kloak adı verilen bir açıklık bulunur. Kloak, anüsle dışarı açılır. 5. Memeliler Kur yapan albatroslar Hayvanlar aleminin en gelişmiş olduğu sınıftır. Akciğer solunumu görülür. Alveol yapılı akciğer memelilere özgüdür. Vücut örtüleri kıldır. Kalpleri iki kulakçık ve iki karıncık olmak üzere dört odacıktan oluşur. Kalplerinde ve vücutlarında oksijence zengin ve oksijence fakir kan ayrı ayrı dolaşır. Sıcakkanlı canlılardır. Vücut ısılarını ayarlayabilirler. Temel azotlu atıkları üredir. Tamamında iç döllenme, çoğunda ise iç gelişme görülür. Dişilerinde süt bezleri bulunur. Yavrularını sütle beslerler. Ter ve yağ bezleri vardır. Kaslı diyaframa sahiptirler. Bu yapı gövdeyi karın ve göğüs boşluğuna ayırır. Olgun alyuvarlarında çekirdek bulunmaz. Böylece daha fazla hemoglobin bulundururlar. UYARI Akciğerlerinin alveollü, olgun alyuvarlarının çekirdeksiz olması solunum gazlarının alış verişini ve taşınımını hızlandırır. Bu nedenle metabolizmaları hızlıdır. Memeli hariç diğer omurgalıların olgun alyuvarları çekirdeklidir. UYARI Sindirim artıkları diğer omurgalılardaki gibi üreme hücreleri ve idrarla aynı açıklıktan atılmaz. Dışkı sindirim kanalının sonundaki açıklıktan yani anüsten atılır. 263
60 ÜNİTE 2 Dikenli karınca yiyen yumurtlayan bir memelidir. (Gagalı memeli) Memeliler gagalı, keseli ve plasentalı olmak üzere üç grupta incelenir. Gagalı memeliler: Ornitorenk ve dikenli karınca yiyen, yumurta bırakan memelilerdir. Diğer memelilerden farklı olarak yumurtalarında bol miktarda besin (vitellus) bulundururlar. Yumurtadan çıkan yavrular meme uçları olmayan anne karnından süt emerler. Keseli memeliler: Koala, kanguru, bandikot ve opassum bu grubun örnekleridir. Gelişimini tamamlamadan yavru annenin karın kısmında bulunan bir keseye geçer. Bu kesedeki süt bezlerinden beslenerek gelişir. Örneğin, döllenmeden 33 gün sonra doğan bir kırmızı kanguru yavrusu, yaklaşık olarak bal arısı büyüklüğündedir. Arka ayakları gelişmemiştir. Yavrunun ön üyeleri, üreme kanalından çıktıktan sonra sürünerek annesinin kesesine ulaşmak için yeterli güce sahiptir. Bu yolculuk birkaç dakika içinde tamamlanır. Kesedeki süt bezlerinden beslenen yavru gelişimini tamamlar. Plasentalı memeliler: Memelilerin en büyük grubudur. Embriyonik gelişimlerini rahimde (uterusda) tamamlarlar. Anne ve embriyo arasındaki madde alış verişi plasenta adı verilen bir yapı ile gerçekleşir. Yarasa, balina, yunus, fok, kirpi, fil, maymun ve insan bu gruba ait örnekleridir. Keseli memelilerin en bilinen örneği kangurudur. Aşağıdaki grafikte sıcakkanlı ve soğukkanlı hayvanların vücut sıcaklığı ile çevre sıcaklığı arasındaki ilişki verilmiştir. Hayvanların Biyolojik ve Ekonomik Önemi İle İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri Birçok insanın balık olarak bildiği yunuslar memelidir. Vücut s cakl ( C) Çevre s cakl ( C) Sıcakkanlı (kuş, memeli) Soğukkanlı (balık, amphibi, sürüngen) Sıcak kanlı ve soğuk kanlı hayvanların vücut sıcaklığı ile çevre sıcaklığı arasındaki ilişki gösterilmiştir. Su ngerler temizlik işlerinde, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılır. Sölenterler grubuna ait mercanlar ku pe ve kolye gibi su s eşyalarının yapımındakullanılır. Parazit olarak beslenen solucanlar insanlarda önemli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Su lu kler tıpta tedavi amaçlı kullanılır. Toprak solucanı açtığı boşluklar ile toprağı havalandırır. Toprağı inorganik madde ve oksijen yönu nden zenginleştirerek bitki gelişimini olumlu yönde etkiler. Yumuşakçaların bazıları insanlar tarafından besin olarak kullanılır. Bazı midye tu rleri ise inci u retir. Eklem bacaklı grubuna ait kabuklular besin ve ekonomik değerleri yu ksek olduğundan özel olarak u retilen istakoz ve karides gibi tu rleri içerir. Böcekler bitkilerin tozlaşmasını sağlayarak ekolojik dengenin devamında önemli bir rol oynarlar. Bazı böcek tu rleri ilaç, kozmetik ve ipek yapımında kullanılır. Zararlı organizmalara karşı yapılan biyolojik mu cadelede de böcekler kullanılır. Arılar besin değeri çok yu ksek olan bal u retimini gerçekleştirir. Balıklar sofralarımızın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Ayrıca balık yağı, boya ve parfu meri sanayinde kullanılır. Ülkemizde rağbet görmeyen kurbağalar avrupa u lkelerinde besin olarak tu ketilir. Su ru ngenler, besin zincirindeki konumları nedeniyle tarım u ru nlerindeki verimliliği arttırır. Bazılarının derileri kemer ve ayakkabı gibi aksesuarların u retiminde kullanılır. Tavuk ve hindi gibi ku mes hayvanlarının yumurtası ve eti insanlar için önemli protein kaynaklarıdır. Kanarya ve bu lbu l gibi kuşlar sesleri, tavuskuşu ve papağan gibi kuşlar göru nu mleri ile hayatımıza renk katarlar. İnsanlar koyun ve inek gibi hayvanların etinden ve suẗu nden faydalanır. Özellikle kırsal kesimlerde at ve eşek gibi hayvanların gu cu nden faydalanılır. 264
61 VİRÜSLER Latincede zehir anlamına gelen virüsler cansızlar ile canlılar arasında geçiş formu olarak kabul edilir. Virüsler nükleik asit (genom) ile protein kılıftan (kapsit) oluşan yapılardır. Çok küçük yapıda olduklarından ışık mikroskobuyla görülemeyip ancak elektron mikroskobuyla görülebilirler. Yönetici molekül olarak DNA ya da RNA içerirler. UYARI Aynı virüste DNA ve RNA molekülleri beraber bulunmaz. ÜNİTE 2 En basit yapılı hücreler olan prokaryot hücrelerde bulunan sitoplazma, hücre zarı ve ribozom gibi yapılar virüslerde bulunmaz. Organel ve yeterli enzim sistemleri olmadığından sadece konak bir hücre içinde üreyebilirler. Bu nedenle mecburi hücre içi parazittirler. Parazit bakteriler glikoz ve amino asit gibi besin monomerlerinin bulunduğu ortamlarda üreyebilirler. Virüsler glikoz ve amino asit gibi besin monomerlerinin bulunduğu ortamlarda çoğalamazlar. Konak bir hücre bulamayan virüsler kristal hale geçer ve uzun zaman bu şekilde kalabilirler. UYARI Virüsler konak hücre dışında kristal hale geçmeleri nedeniyle cansız; mutasyona uğramaları ve konak hücre içinde çoğalabilmeleri ile canlılara benzerler. Virüsler çok hızlı mutasyona uğrarlar. Genetik yapıları ve protein kılıfları değiştiğinden virüslerle mücadele etmek zordur. Yaşam faaliyetlerini konak hücre içinde gerçekleştirdiklerinden ve yeterli enzim sistemine sahip olmadıklarından dolayı antibiyotiklerden etkilenmezler. Virüslerle karşılaşan hücrelerin salgıladığı interferonlar, virüslere karşı bağışıklık sağlar. Protein kılıf DNA Virüslerin kuyruk kısmında bulunan enzimler, genomun konak hücreye aktarımı sırasında konak hücrenin zarını eritmek için kullanılır. Virüsler konak hücrelerini, hücre dışındaki reseptör proteinler ile kendi üzerindeki proteinler arasında oluşacak anahtar kilit benzeri etkileşimler sonucu tanırlar. Anahtar - kilit uyumundan dolayı virüsler genel olarak belirli bir konak hücre çeşidine özgüdür. Örneğin çocuk felci ve kuduz virüsü beyin ve omurilikte; grip ve nezle virüsü üst solunum yollarında; AIDS virüsü akyuvarlarda (T lenfosit); sarıhumma virüsü karaciğerde; çiçek, kızamık ve siğil virüsü deride çoğalır. Bakteriyofajın yapısı Kuyruk Virüslerin Çoğalması Virüsler hem ökaryot hem de prokaryot hücreleri enfekte edebilirler. Bakteri hücrelerinin içinde çoğalan virüslere bakteriyofaj veya kısaca faj denir. 265
62 ÜNİTE 2 Bakteriyofajların çoğalması iki şekilde gerçekleşir. Bunlar litik döngü ve lizogenik döngüdür. a. Litik Döngü: Aşağıda bir bakteriyofajın E. coli hücresi (konak hücre) içinde çoğalması şematize edilmiştir. E.coli E.coli DNA sı Bakteriyofaj Faj DNA sı 1 Litik döngü Faj DNA sı Bakteriyofaj kuyruk iplikçiklerini kullanarak E.coli hücresinin dışındaki özgül reseptörlere bağlanır. Bakteriyofajın kuyruk kısmında bulunan enzimler konak hücrenin zarını ve duvarını delerek DNA'sını hücre içine aktarır. 2. Konak hücreye giren bakteriyofaj DNA'sı, bakteri DNA'sını hidroliz ederek hücre yönetimini ele geçirir (Bazen parçalanan bakteri genomu virüs genomuna eklenebilir). 3. Bakteriyofaj DNA'sı bakterinin metabolizmasını (enzim, nükleotit, amino asit, ATP ve ribozom gibi) kullanarak önce kendini eşler, sonra protein kılıfları üretir. 4. DNA'ların protein kılıfların içine girmesi ile yeni bakteriyofajlar oluşur. Bakterinin hücre zarı ve duvarı parçalanır (liziz) ve oluşan yeni bakteriyofajlar serbest kalır. Aşağıda radyoaktif işaretleme yöntemi ile bakteriyofajın çoğalma döngüsünün takibi ile ilgili iki deney verilmiştir. l Deney 1 & Protein kılıfındaki kükürt atomları radyoaktif işaretli bakteriyofaj ile E.coli bakterisi enfekte edilmiştir. Bir süre sonra bakteri içinde radyoaktif işaretli kükürt atomlarına rastlanmamıştır. l Deney 2 & DNA'sı radyoaktif fosfor işaretli bakteriyofaj ile E.coli bakterisi enfekte edilmiştir. Bir süre sonra bakteri içinde radyoaktif işaretli fosfor atomlarına rastlanmıştır. Bu deneylerin sonuçlarına göre bakteriyofaj üremek amacıyla enfekte ettiği bakteri hücresinin içine DNA molekülünü gönderir. Protein kılıf hücre dışında kalır. 266
63 b. Lizogenik Döngü: Hücreyi parçalayan litik döngünün tersine, lizogenik döngü faj genomunun konak hücreye zarar vermeden çoğalmasını sağlar. Aşağıda m fajının E. coli bakterisi içindeki lizogenik döngüsü şematize edilmiştir. ÜNİTE 2 λ fajı 1 Faj DNA s Lizogenik Döngü 5 Faj DNA s na sahip bakteri say s artar Konak hücreye giren bakteriyofaj DNA'sı dairesel bir yapı kazanır. 2. Bateriyofaj DNA'sı bakteri DNA'sının içine entegre olur. 3. Bakteri hüresinin her bölünmesinde faj DNA'sıda onunla birlikte eşlenerek çoğalır. 4. Bazı bakteriyofajlar uzun süre lizogenik döngüde kalabilir. 5. Bazı bakteriyofajlar çevresel etkilerle lizogenik döngüden çıkarak litik döngüye geçerler ve konak hücreyi patlatarak serbest kalırlar. Virüslerin İnsanlarda Neden Olduğu Hastalıklar Virüslerin insanlarda neden olduğu hastalıklara AIDS, grip, herpes, kuduz ve hepatit örnek olarak verilebilir. HIV, AIDS hastalığına yol açar. AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu): İnsanlarda hastalıklara karşı koruma sağlayan bağışıklık sisteminin, HIV (Human Immunodeficiency Virus/İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) tarafından işlevsiz hale getirilmesi sonucunda ortaya çıkar. AIDSʼli kişilerde bağışıklık sistemi zayıfladığı için vücudun enfeksiyonlara karşı direnci yok olur. Bu nedenle zatürre, kanser gibi hastalıklara yakalanma riski artar ve bu hastalıkların ortaya çıkışı kolaylaşır. AIDSʼli bir kişi genellikle ölümcül enfeksiyonlar sonucu yaşamını yitirir. HIV, bulaştıktan sonra AIDS hastalığının belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve direncine göre birkaç yıl hatta bazen daha uzun süre sonra ortaya çıkar. HIV bulaştığı vücutta çeşitli hücrelere yerleşerek çoğalır. Vücut direnci zayıflayan hastada normalde zararsız olan, hafif geçen ya da ender rastlanan birtakım hastalıklar ortaya çıkar. Ayrıca lenf bezlerinde büyüme, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, ağızda mantar enfeksiyonu, ağız ve deride tekrarlayan uçuk, kilo kaybı, ishal, öksürük görülür. Kesin tanı için anti-hiv (Eliza) testi yapılır. HIV vücut dışında uzun süre yaşayamaz. Bulaşması için vücut sıvılarının doğrudan teması gerekir. Cinsel ilişki, kan nakli ve ortak şırınga kullanımı bu virüsün bulaşmasına yol açan en önemli faktörlerdir. Ayrıca plasenta ya da süt yoluyla virüsü taşıyan anneden bebeğine bulaşır. Buna karşılık HIV, aynı ortamda bulunma, öksürükle, hapşırıkla ya da el sıkışma gibi olağan temaslarla bulaşmaz. AIDSʼden korunmak ve yayılmasını önlemek için aşağıda belirtilen durumlara dikkat edilmelidir: Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir. 267
64 ÜNİTE 2 Kan nakli sırasında, AIDS testi yapılmamış, kontrol edilmemiş kan kesinlikle kullanılmamalıdır. Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, jilet, makas, diş hekimliği aletleri vb. kesinlikle kullanılmamalıdır. Açık yaralar, vücuda virüsün girişini engellemek için bantla kapatılmalıdır. HIV taşıyan kişi kesinlikle kan bağışlamamalıdır. HIV bulunduran vücut sıvılarının (kan, sperm vb.) yaralı bir dokuya teması engellenmelidir. Grip: Solunum yollarına yerleşerek burada çoğalan bir virüsün yol açtığı bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın belirtileri virüs vücuda girdikten 1-2 gün sonra ortaya çıkmaya başlar. Grip hastası kişilerde yüksek ateş, halsizlik, terleme, şiddetli kas ve eklem ağrıları, kuru öksürük, baş ağrısı gibi belirtiler görülür. Grip, sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçmesine rağmen; yaşlılarda ve kronik hastalığı olan kişilerde (kalp, akciğer, AIDS, şeker vb. hastalıklar) çok daha ağır seyreder ve zatürre, beyin iltihabı gibi ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara yol açabilir. Gribe neden olan virüs, kişi hapşırınca ya da öksürünce su damlacıkları halinde havaya yayılır ve aynı havayı soluyan başka kişilerin solunum yollarına girerek yerleşir. Ayrıca hasta kişilerle temas edilmesi ve hasta kişilerle ortak eşya (havlu, bardak, çatal vb.) kullanılması virüsün bulaşmasını sağlar. Grip, virüslerin neden olduğu bir hastalıktır. Grip tedavisinde antibiyotik kullanımı işe yaramaz. Çünkü antibiyotikler virüslere değil bakterilere etki eder. Grip virüsünün genomu sürekli değişime uğrar ve bu nedenle gribe karşı kesin etkili bir aşı geliştirilememiştir. Grip virüsünün yapısını değiştirmesi nedeniyle, vücudun bir grip türüne karşı kazandığı bağışıklık, ertesi yıl ortaya çıkan yeni bir grip salgınına karşı genelde etkisiz olur. Hastalık yaklaşık bir hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Ancak iyice dinlenmek, bol sulu gıdalar, taze meyve ve sebzeler tüketmek iyileşmeyi hızlandırır. Gripten korunmak ve yayılmasını önlemek için aşağıda belirtilen durumlara dikkat edilmelidir: Hasta kişi ile direkt veya yakın temastan kaçınılmalıdır. Hasta kişinin ağız-burun akıntılarıyla temas etmiş olan eşyalar kullanılmamalıdır. Gerekli olmadıkça kalabalık yerlerden uzak durulmalıdır. Eller sabunla sık sık yıkanmalıdır. Yaşlılar, kronik hastalığı olan kişiler, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, sağlık çalışanları grip aşısı olmalıdır. Harpes simpleks olarak adlandırılan virüs uçuk hastalığına yol açar. Herpes: Sinir hücrelerine yerleşen Herpes simpleks olarak adlandırılan virüs uçuk hastalığına yol açar. Herpes virüsü, bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda etkin hale geçer. Bulaşıcı bir hastalık olan, uçuk, genellikle dudakta, ağız ve burun delikleri çevresinde çıkar. Uçuk çıkacak bölgede kızarıklık, şişme ve içi sıvı dolu kabarcık oluşumu görülür. Stres, heyecan, soğuk algınlığı, ateşli hastalıklar, yorgunluk, uykusuzluk gibi durumlar uçuk oluşumunu tetikler. Ağrı kesici ilaç kullanma ve buz uygulaması uçuğun neden olduğu ağrıyı azaltırken; alkol ve antiseptik ilaçlar uçuğun üzerindeki bakteri enfeksiyonunun gelişmesini engeller. Uçuktan korunmak ve yayılmasını önlemek için aşağıda belirtilen durumlara dikkat edilmelidir: Uçuğu patlatmaktan kaçınılmalıdır. Uçuğu olan insanlara ait havlu, bardak, çatal vb. eşyalar kullanılmamalıdır. Uçuğa dokunulmamalıdır. Dokunmak gerekiyorsa eller çok iyi dezenfekte edilmelidir. 268
65 Kuduza neden olan virüs hayvanların salyasında bulunur. Sağlıklı karaciğer Sirozlu karaciğer Kuduz: Kuduz, merkezi sinir sistemini etkileyen viral bir hastalıktır. Kuduza neden olan virüs hayvanların salyasında bulunur ve genellikle ısırma suretiyle insana bulaşır. Kedi, köpek, tilki, yarasa ve kurt gibi hayvanlarda kuduz virüsü yaygın olarak bulunur. Bu hayvanların salyasında bulunan kuduz virüsü, hayvanın ısırmış olduğu yerdeki yaradan içeriye girer. Daha sonra yavaş yavaş ilerler ve beyne ulaşarak orada iltihap yapar. Hastalığın kuluçka süresi ortalama 10 ile 60 gün arasında değişir. Hayvanın ısırdığı yer, baş bölgesine ne kadar yakın olursa kuluçka süresi de o kadar kısa olur. Kuduzun insanda ortaya çıkan belirtileri çırpınma, huzursuzluk ve huy değişimi şeklinde görülür. Bunu takiben kaslarda ağrılı kasılma başlar ve felç gelişir. Ayrıca hasta kişi su içmekten ve görmekten korkar. Kuduza karşı en etkili yöntem aşıdır. Hastalığın ancak kuluçka döneminde aşı uygulanması hastalığın belirti vermeden önlenmesini sağlar. Kuduzun belirtileri ortaya çıktıktan sonra yapılacak aşının veya kuduz serumunun faydası olmaz ve ölüm gerçekleşir. Kuduzdan korunmak için aşağıda belirtilen durumlara dikkat edilmelidir: Kuduzunu önlenmesi için yasal olarak kuduz kuşkusu kesinlikle bildirilmelidir. İnsana sebepsiz saldıran hayvan mümkünse yakalanmalı ve 15 gün boyunca gözetim altında tutulmalıdır. Eğer bu süreçte hayvan ölmüyorsa kuduz değildir. Sahipli evcil hayvanlar düzenli olarak aşılanmalıdır. Hepatit: Hepatit hastalığı karaciğerde meydana gelen iltihaplanmadır. Hepatite yol açan virüsler (A, B, C, D, E) şeklinde olmaktadır. Bunlardan hepatit B, gelişmekte olan ülkelerde daha sıklıkla görülür. Hepatit B virüsü karaciğerde çoğalır ve karaciğerde hasara yol açar. Hepatit B hastalığı bulaşıcıdır. Bu hastalığa yakalanan insanların bir kısmı tam olarak iyileşmeyip taşıyıcı olarak kalır. Hepatit B taşıyıcıları hasta olmasalar bile hastalığın yayılmasına neden olur. Ülkemizde hepatit B hastalığını taşıyıcılık % 3 ile % 7 arasında değişmektedir. Hepatit oluşan kişilerde bulgular kişiden kişiye değişmekle birlikte genel olarak hafif ateş, ağrı, kusma, halsizlik, uykuya eğilim, göz akı ve deride sararma gözlenebilir. Hepatit B virüsü kan yoluyla, cinsel ilişkiyle ve doğum sırasında anneden çocuğa geçebilir. Hepatit B virüsünün vücuda girişinden sonra karaciğerde iltihap ve kronikleşme, belirti vermeden vücutta kalma ya da vücut savunması tarafından tamamen ortadan kaldırılma gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Hepatit Bʼden en etkili korunma yolu aşılanmadır. Çünkü hepatit B siroz ve karaciğer kanserine sebep olabilecek sinsi bir hastalıktır. Hepatit B aşısı, hepatit B geçirmemiş, bu virüsü taşımayan ve herhangi bir bağışıklık oluşmamış kişilere uygulanır. Hepatit B hastalığına yakalanmış bireylerde, hastalık kronikleşmiş (süreğen, uzun süreli) ise ilaç tedavisi uygulanır. Hastalığın akut (kısa süreli) boyutta seyretmesi halinde ise kesin bir tıbbı tedavi yoktur. Ancak şikayetleri azaltıcı yöntemler kullanılır. Hepatit hastalığından korunmak ve yayılmasını önlemek için aşağıda belirtilen durumlara dikkat edilmelidir: Başta risk altında olanlar olmak üzere tüm bireyler hepatit Bʼye karşı aşılanmalıdır. Hepatit B virüsü taşıyan bireylerle temas ve korunmasız cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. Hepatit B virüsü taşıyan ya da hasta olan bireylerle diş fırçası, çatal, kaşık, bardak gibi ortak eşyalar kullanılmamalıdır. Çeşitli amaçlar için uygulanan iğne ve şırıngaların sterileze olmasına dikkat edilmelidir. ÜNİTE 2 269
66 ÜNİTE 2 DERS NOTLARI 270
67 Etkinlik 1 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Boşluk Tamamlama Soruları damarsız tohumsuz eğrelti otu iki yaşamlılar mantar süngerler miselyum ökaryot memeliler bilateral kapalı omurgasız soğukkanlı virüsler alveol bakteriyofaj konjugasyon trake kloak kemikli kontraktil koful ÜNİTE 2 Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri tabloda verilen kavramlar ile tamamlayınız. 1. Tatlı sularda yaşayan paramesyum ve öglena gibi tek hücreli canlılarda, hücreye giren fazla su ile dışarı atılır. 2. Paramesyumda eşeyli üreme... ile gerçekleşir. 3. Mantarlarda, hif adı verilen ince ipliklerin birleşmesiyle... adı verilen yapılar oluşur bitkilerde iletim demetleri bulunmaz. 5. Bakteri içinde üreyen virüslere... denir damarlı tohumsuz bitkiler grubunda yer alır cansızlar ile canlılar arasında geçiş formu olarak kabul edilir. 8. Hidra gibi basit yapılı hayvanlarda radiyal simetri görülürken, insan gibi gelişmiş hayvanlarda... simetri görülür hayvanlar; sünger, sölenter, solucan, yumuşakça, eklem bacaklı ve derisi dikenli olmak üzere altı farklı sınıfta incelenir. 10. Toprak solucanında birçok omurgasız hayvandan farklı olarak... dolaşım sistemi bulunur. 11. Böceklerde... solunumu görülür. 12. Omurgasız hayvanlara ait en basit canlılar... sınıfında yer alır yapılı akciğer memelilere özgüdür balıkların belirgin özellikleri kemik yapılı iskelet, yüzme keseleri ve pullardır. 15. Vücut sıcaklığı, çevre sıcaklığına göre değişen canlılara... canlılar denir , hayvanlar âleminin en gelişmiş sınıfıdır. 17. Memeli hariç diğer omurgalı hayvanlarda sindirim, üreme ve boşaltım sistemlerinin ortak olarak dışarıya açıldığı boşluğa... denir. 18. Kurbağalar hem karada hem de suda yaşadıklarından... olarak adlandırılır. 19. Protista, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar âleminde yer alan canlılar... hücre yapısındadır lar ve hayvanlar âleminde yer alan tüm canlılar heterotrof beslenir. 271
68 ÜNİTE 2 Etkinlik 2 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına "D", yanlış olanların yanına "Y" harfi yazınız. Doğru Yanlış Soruları 1. Algler ve cıvık mantarlar protista âleminde incelenirler. 2. Bitkilerin hücre duvarları selüloz yapılıdır. 3. Tohumsuz bitkiler olan eğrelti otlarında ksilem ve floem borularından oluşan iletim demetleri bulunmaz. 4. Kara yosunları ve eğrelti otları tohum oluşturarak ürerler. 5. Öglena ökaryot yapılı bir canlı olup fotosentezle besin üretir. 6. Çift çenekli bitkilerde iletim demetleri bulunurken, tek çenekli bitkilerde iletim demetleri bulunmaz. 7. Böcekler ve balıklar aynı âlemin farklı sınıflarında yer alan canlılardır. 8. Paramesyumda biri küçük diğeri büyük olmak üzere iki farklı çekirdek bulunur. 9. Balık ve kurbağalarda genel olarak dış döllenme, dış gelişme görülür. 10. Hayvanlar âlemindeki canlıların gelişmişlik düzeyi ile rejenerasyon yetenekleri arasında ters orantı bulunur. 11. Mantarlar âlemindeki bazı canlılar fotosentez ile besin üretir. 12. Sölenterler sınıfında bulunan canlılar eklem bacaklılar sınıfında bulunan canlılardan daha gelişmiştir. 13. Böceklerin kanında solunum pigmenti bulunmadığından kanları renksizdir. 14. Böcek ve kurbağalar, gelişimleri sırasında başkalaşım geçirirler. 15. Plesantalı memelilerde yavru tam gelişmemiş olarak doğduğundan, gelişimini annesinin kesesinde tamamlar. 16. Kuşlar ve memeliler dört odacıklı kalp yapısına sahip ve vücut sıcaklıkları sabit olan hayvanlardır. 17. Tüm omurgalı hayvanlarda solunum pigmenti olan hemoglobin alyuvarda bulunur. 18. Virüsler organel ve enzim sistemlerine sahip olmadığından sadece konak bir hücre içinde ürerler. 19. Aynı virüste DNA ve RNA molekülleri birlikte bulunabilir. 20. Sürüngenlerin vücut örtüleri tüy, memelilerin vücut örtüleri ise kıldır. 272
69 Etkinlik 3 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Venn Diyagramı Aşağıda bakteri ve protista alemlerine ait bazı özellikler verilmiştir. Venn diyagramı üzerinde bu özellikleri karşılaştırınız. 1. Kalıtım birimi olan DNA çekirdek zarı ile çevrilidir. 2. Bazı türleri insanlarda hastalıklara neden olur. 3. Tatlı sularda yaşayan türlerinde kontraktil koful bulunur. 4. Bazı türleri uygun olmayan ortam koşullarında endospor oluşturur. 5. Peptidoglikan yapılı hücre duvarına sahiptirler. 6. Bazı türlerinde konjugasyon çeşitliliğe neden olur. Bakteriler Âlemi Protista Âlemi ÜNİTE 2 Etkinlik 4 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Tanılayıcı Dallanmış Ağaç Aşağıda birbiri ile bağlantılı Doğru/Yanlış tipinde ifadeler içeren tanılayıcı dallanmış ağaç tekniğinde bir soru verilmiştir. a ifadesinden başlayarak her Doğru ya da Yanlış cevabınıza göre çıkışlardan sadece birini işaretleyiniz. Örneğin; a ifadesinin Doğru/Yanlış olduğu belirtilir. Doğru ise b ifadesine, yanlış ise c ifadesine ulaşılır. b ifadesinin Doğru/Yanlış olduğu belirtilir. Doğru ise d ifadesine, yanlış ise e ifadesine ulaşılır. d ifadesinin Doğru/Yanlış olduğu belirtilir. Doğru ise 1. çıkışa, yanlış ise 2. çıkışa ulaşılır. a Bitkiler alemi; damarsız tohumsuz, damarlı tohumsuz ve damarlı tohumlu olmak üzere üçe ayrılır. D Y b c Kara yosunları damarsız tohumsuz, ci er otları damarlı tohumsuz bitkilerdir. Damarlı tohumlu bitkiler açık ve kapalı tohumlu olmak üzere ikiye ayrılır. D Y D Y d e f g Ci er otlarının odun ve soymuk borularından oluflan iletim demetleri vardır. Kara yosunları gerçek kök, gövde ve yaprak içermez. Açık tohumlu bitkilerin en çok bilinen örne i kozalaklı bitkilerdir. Kapalı tohumlu bitkiler, tohumdaki çenek sayısına göre tek çenekli ve çift çenekli olarak ikiye ayrılır. D Y D Y D Y D Y 1. ç k fl 2. ç k fl 3. ç k fl 4. ç k fl 5. ç k fl 6. ç k fl 7. ç k fl 8. ç k fl 273
70 ÜNİTE 2 Etkinlik 5 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Aşağıda numaralandırılmış kutucuklarda omurgalı hayvanlara ait bazı örnekler verilmiştir. Kutucuklardaki numaraları kullanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız. 1. Tavşan 2. Yılan 3. Kurbağa 4. Kartal 5. Alabalık 6. Kertenkele 7. Bülbül 8. Hamsi 9. Balina Yapılandırılmış Grid a) Hangi numaralarla gösterilen bireylerde iç döllenme görülür? b) Hangi numaralarla gösterilen bireylerde dış gelişme görülür? c) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin erginlerinde solungaç solunumu görülür? d) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin kalbi üç odacıklıdır? e) Hangi numaralarla gösterilen bireyler sıcakkanlıdır? f) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin vücutları tüyler ile örtülüdür? g) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin olgun alyuvarlarında çekirdek bulunmaz? h) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin kalplerinde sadece kirli kan bulunur? Etkinlik 6 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Venn Diyagramı Aşağıda mantarlar ve bitkiler âlemine ait bazı özellikler verilmiştir. Venn diyagramı üzerinde bu özellikleri karşılaştırınız. Mantarlar Âlemi Bitkiler Âlemi 1. İnorganik maddeleri ışık enerjisi yardımıyla organik maddelere dönüştürürler. 2. Hücre zarının dışında hücre duvarına sahiptirler. 3. Glikozun fazlasını glikojen olarak depolarlar. 4. Bazı türleri organik atıklar üzerinde saprofit olarak beslenir. 5. Mitokondri gibi zarlı organellere sahiptirler. 6. Bazı türleri odun ve soymuk borularından oluşan iletim demetine sahiptir. 274
71 1. Canlı çeşidi Çekirdek Hücre sayısı Beslenme biçimi X Var Çok Ototrof Y Var Tek Ototrof Z Yok Tek Heterotrof Yukarıdaki tabloya göre X, Y ve Z canlıları ile ilgili; I. X canlısı kloroplast içerir. II. Y canlısının DNA'sı çekirdek zarı ile çevrilidir. III. Z bakterisi protista âlemine ait olabilir. yorumlarından hangileri yapılabilir? A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III TEST 1 4. norganik madde I Monomer organik madde Yukarıdaki dönüşüm olaylarından hangileri tüm canlılarda ortak olarak gerçekleşir? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III III Polimer organik madde II ATP ÜNİTE 2 2. Öglena'da gerçekleşen, I. inorganik maddeleri organik maddeye çevirme, II. hücreye giren fazla suyun kontraktil kofullar ile atılımı, III. mitoz ile bölünerek sayısal artış sağlama 5. Aşağıdaki olaylardan hangisi ökaryot hücrelerde gerçekleşemez? A) Mayoz bölünme B) Fotosentez C) Kemosentez D) Oksijenli solunum E) Konjugasyon 3. özelliklerinden hangileri paramesyumda görülmez? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III Özellik Hücre duvarı Glikojen depolama Çekirdek Canlı Bitki Var I Var Bakteri Var Var II Mantar III Var Var Yukarıdaki tabloda I, II ve III numaralı kısımlara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? I II III A) Yok Yok Yok B) Var Var Yok C) Var Yok Var D) Yok Yok Var E) Yok Var Var 6. Omurgalı hayvanlarda aşağıdaki özelliklerden hangisi ortaktır? A) Solungaç solunumu B) Dış döllenme C) Dört odacıklı kalp D) İç gelişme E) Kapalı dolaşım 7. Tüm bitkiler için, I. tohum oluşturma, II. iletim demetlerine sahip olma, III. hücre duvarı içerme, IV. boyca büyüme özelliklerinden hangileri ortaktır? A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV 1) & 2) & 3) & 4) & 5) & 6) & 7) & 8) & 275
72 ÜNİTE 2 8. Vücut sıcaklı ı 12. Hayvanlar âlemine ait olan, I. kertenkele, II. fare, III. kurbağa Çevre sıcaklı ı ( C) Yukarıdaki grafikte omurgalı bir canlının vücut ve çevre sıcaklığı arasındaki ilişki verilmiştir. Bu canlı aşağıdakilerden hangisi olabilir? canlılarının basitten gelişmişe doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A) I - II - III B) I - III - II C) II - I - III D) III - I - II E) III - II - I A) Hamsi B) Kurbağa C) Aslan D) Kertenkele E) Yılan 9. Omurgasız hayvanlarda aşağıdaki özelliklerden hangisi görülemez? A) Merkezileşmiş sinir sistemi B) Notokord olarak adlandırılan sırt ipliği C) İki ucu açık sindirim sistemi D) Boşaltım maddesi olarak ürik asit oluşturma E) Deri solunumu 13. Protista âleminde yer alan amip, öglena ve paramesyum için aşağıdakilerden hangisi ortaktır? A) İki çekirdekli olma B) Kloroplast içerme C) Radiyal simetri D) Sil ile hareket E) Kontraktil koful içerme 10. Hayvanlar âleminde yer alan en basit (X) ve en gelişmiş (Y) canlı sınıfları aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? X Y A) Balık Memeli B) Sölentere Kurbağa C) Sünger Memeli D) Böcek Kuş E) Sünger Derisi dikenli 14. Aşağıdaki hayvanlardan hangisi omurgasız değildir? A) Semender B) Toprak solucanı C) Deniz yıldızı D) Çekirge E) İstakoz 11. Protista âleminde yer alan tüm canlılarda, I. tek hücreli olma, II. ototrof beslenme, III. ökaryot hücre yapısı, IV. kamçı ile hareket özelliklerinden hangileri ortak olarak bulunur? A) Yalnız III B) I ve III C) II ve IV D) I, II ve III E) II, III ve IV 15. Omurgalı hayvanlara ait aşağıdaki özelliklerden hangisi memeliler sınıfına özgüdür? A) Kalpte temiz ve kirli kanın karışmaması B) Sperm ve yumurtanın dişi bireyde döllenmesi C) Embriyonun plesanta ile beslenmesi D) Gaz alış verişinin akciğer ile sağlanması E) Hemoglobinin alyuvarın içinde bulunması 276 9) & 10) & 11) & 12) & 13) & 14) & 15) & 16) &
73 1. Balıklarla ilgili, I. kalpleri iki odacıklıdır, II. solungaç solunumu görülür, III. döllenme genelde suda gerçekleşir, IV. soğukkanlı canlılardır. ifadelerinden hangileri doğrudur? A) I ve II B) III ve IV C) I, II ve III D) II, III ve IV E) I, II, III ve IV TEST 2 5. Hayvanlar âlemine ait olan; I. Kurbağa II. Memeli III. Sürüngen IV. Böcek canlı gruplarından hangilerinin yaşama evrelerinde başkalaşım gerçekleşir? A) I ve II B) I ve III C) I ve IV D) II ve III E) II ve IV ÜNİTE 2 2. Ergin kurbağa ve sürüngenlerde aşağıdaki özelliklerden hangisi ortaktır? A) Vücudun pullarla örtülü olması B) Kalplerinin üç odacıklı olması C) Deri ile gaz alış verişinin gerçekleşmesi D) İç döllenmenin görülmesi E) Azotlu metabolik atıklarının ürik asit olması 6. Aşağıdaki özelliklerden hangisi böceklerde görülmez? A) Kitin yapılı dış iskelet B) Eşeyli üreme C) Trake solunumu D) Ürik asit atılımı E) Kapalı dolaşım 3. Vücut sıcaklı ı Omurgalı bir canlının vücut sıcaklığının çevre sıcaklığına göre değişimi yukarıdaki grafikte verilmiştir. Bu canlıda, I. üç odacıklı kalp, II. alveol yapılı akciğer, III. kapalı dolaşım sistemi Çevre sıcaklı ı ( C) özelliklerinden hangileri kesinlikle bulunamaz? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III 4. Aşağıdaki canlılardan hangisi farklı bir şubede incelenir? A) Kirpi B) Yunus C) Penguen D) Arı E) Levrek 7. Bitkiler âleminde gelişmişlik düzeyi arttıkça, I. diploit evrenin uzaması, II. iletim demetlerinin oluşması, III. üremenin tohumla gerçekleşmesi durumlarından hangileri ortaya çıkar? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 8. Solunum pigmentleri hemoglobindir. Sıcakkanlı canlılardır. Kalpleri dört odacıklıdır. Akciğerleri alveol yapılıdır. Yukarıda özellikleri verilen omurgalı sınıfı aşağıdakilerden hangisidir? A) Sürüngen B) Memeli C) Balık D) Kuş E) Kurbağa 1) & 2) & 3) & 4) & 5) & 6) & 7) & 8) & 277
74 ÜNİTE 2 9. Bitkiler ve hayvanlar âleminde yer alan canlılarda, I. mitoz bölünme, II. oksijenli solunum, III. fotosentez olaylarından hangileri ortak olarak gerçekleşir? A) Yalnız II B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 10. Omurgalı hayvanlarda, I. deri, II. trake, III. solungaç, IV. akciğer solunum organlarından hangileri bulunamaz? A) Yalnız II B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) III ve IV 13. Aşağıdaki canlılardan hangisinin kalıtım materyali sitoplazmada bulunur? A) Bakteri B) Mısır C) Çekirge D) Öglena E) Mantar 14. Mantarlar âleminde yer alan canlılarda, I. saprofit, II. ototrof, III. parazit beslenme şekillerinden hangileri görülemez? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I ve III 11. Toprak solucanı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir? A) İki ucu açık sindirim sistemi bulunur. B) Tamamı ayrı eşeylidir. C) Boşaltım organı olarak nefridyum içerirler. D) Gaz alış verişlerini derileri ile gerçekleştirirler. E) Kapalı dolaşım sistemine sahiptirler. 15. Boşaltım maddesi olarak ürik asit oluşturma Çevre sıcaklığı değişse bile vücut sıcaklığını sabit tutma Akciğerlerine bağlı hava keseleri içerme Yukarıdaki özelliklere sahip hayvanların tamamının toplandığı sınıflandırma birimi aşağıdakilerden hangisidir? A) Cins B) Familya C) Tür D) Sınıf E) Takım 12. Omurgalı hayvanlarda kurbağalardan memelilere doğru gidildikçe, I. alyuvardaki hemoglobin miktarı, II. akciğerin yüzey alanı, III. kalpteki odacık sayısı niceliklerinden hangilerinin artması beklenir? A) Yalnız III B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III 16. Hayvanlar âlemine ait canlılarda aşağıdaki özelliklerden hangisi ortaktır? A) Bilateral simetriye sahip olma B) Embriyonun gelişimi sırasında endoderm, ektoderm ve mezoderm tabakalarının oluşması C) Merkezileşmiş bir sinir sistemine sahip olma D) Ağızda başlayıp anüsle biten iki ucu açık sindirim sistemi içerme E) Metabolik faaliyetler için gerekli olan besinlerin dış ortamdan alınması 278 9) B 10) A 11) B 12) E 13) A 14) B 15) D 16) E
75 YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 1. Aşağıdaki I numaralı sütunda protista aleminde yer alan bazı canlılar, II numaralı sütunda ise bunlara ait bazı özellikler karışık olarak verilmiştir. Uygun eşlemeleri yapınız. ÜNİTE 2 g Cıvık mantar I II a. Gündüzleri kendi besinini ürettiğinden ototrof, geceleri ortamdaki hazır besinleri kullandığından heterotrof olarak beslenir. g Plazmodyum b. Oluşturduğu yalancı ayakları, beslenme ve hareket için kullanır. g Paramesyum c. Selüloz yapılı hücre duvarı, kloroplast içerme ve nişasta depolama gibi özellikleri ile bitkilere benzer. g Öglena d. Amibe benzer şekilde hareket eder ve genelde saprofit olarak beslenir. g Yeşil alg e. Parazit beslenerek insanlarda sıtmaya neden olur. g Amip f. Pelikulanın altında bulunan trikosistlerini savunma amaçlı kullanır. 2. Aşağıda verilen hayvan örneklerini basitten gelişmişe doğru kutucukların içine rakamlar yazarak sıralayınız. Hamsi Deniz anası Çekirge Kurt Toprak solucanı Kurbağa Yılan Bülbül 279
76 ÜNİTE 2 3. Aşağıdaki tabloda canlıların ait oldukları üç farklı domain verilmiştir. Bu domainlere ait olan âlemleri yazınız. Domain 1. Bakteria 2. Archea 3. Eukarya Âlem 4. Bakteriler Arkeler Bitkiler Mantarlar Hayvanlar Aşağıdaki şemayı kullanarak I, II, III, IV ve V numaralı canlı gruplarını yazınız. DNA ları çekirdek içinde mi bulunur? Hayır Evet Hücre duvarları peptidoglikan yapılı mıdır? Hücre duvarı var mıdır? Hayır Evet Hayır Evet I... II... III... Fotosentez yapılabilir mi? Hayır Evet IV... V
77 5. Omurgalı hayvanlara ait şemaya göre aşağıdaki soruları cevaplayınız. Sınıf (Memeliler) Kaplumba a At Kurt Leopar Tak m (Etçiller) Familya (Felidae) Evcil kedi Çekilebilen pençe M r ldama yetene i ÜNİTE 2 K l Etçil olma (et yiyen difl) a) Genetik benzerliği en fazla olan canlıları yazınız b) Hangi canlının derisi kıllarla örtülü değildir? c) Kurt ve evcil kedinin ortak özelliklerini yazınız d) Leopardaki hangi özellikler atta bulunmaz? Aşağıda omurgalı hayvanlara ait bazı özellikler verilmiştir. Tüm omurgalılarda ortak olan özelliklerin başındaki kutucuklara ( ), ortak olmayan özelliklerin başındaki kutucuklara ise (X) işaretini koyunuz. a. İç iskelete sahip olma b. Akciğer solunumu yapma c. Solunum pigmenti olan hemoglobinin alyuvarda bulunması d. Kapalı dolaşım sistemine sahip olma e. Döllenmenin dişi bireyin üreme kanalında gerçekleşmesi f. Merkezileşmiş sinir sistemi g. Vücut ısısını sabit tutabilme h. Bilateral simetriye sahip olma 281
78 ÜNİTE 2 7. Aşağıda farklı âlemlerdeki canlılara ait bazı örnekler verilmiştir. Bu âlemleri basitten gelişmişe doğru yuvarlakların içine rakamlar yazarak sıralayınız. Mantarlar Arkeler Hayvanlar Bakteriler Bitkiler Protista 8. Aşağıda hayvanlar âlemine ait bazı özellikler verilmiştir. Bu özelliklerden omurgasız ve omurgalılarda ortak olarak görülebilenlerin başındaki kutucuklara ( ), ortak olmayanların başındaki kutucuklara ise (X) işaretini koyunuz. a. Embriyonik dönemde notokord içerme b. Açık dolaşım sistemine sahip olma c. İki ucu açık sindirim kanalı içerme d. İç iskelet bulundurma e. Eşeyli üreme f. Solungaç solunumu yapma 282
79 9. Etçil hayvanlara ait şemaya göre aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başındaki kutucuklara ( ), yanlış olanların başındaki kutucuklara ise (X) işaretini koyunuz. ÜNİTE 2 Tür Panthera pardus (leopar) Mephitis mephitis (çizgili kokarca) Lutra lutra (Avrupa su samuru) Canis familiaris (evcil köpek) Canis lupus (kurt) Cins Panthera Mephitis Lutra Canis Familya Felidae Mustelidae Canidae Tak m Carnivora a. Leopar ve kurt aynı takımın farklı familyalarında yer alırlar. b. Genetik benzerliği en fazla olan su samuru ve çizgili kokarcadır. c. Evcil köpek ve kurt aynı familyanın farklı cinslerine aittir. d. Şemadaki beş canlı aynı takımda yer alır. 10. Aşağıda omurgalı hayvanlara ait bazı özellikler verilmiştir. Bu özelliklerden memeliler sınıfına özgü olanların başındaki kutucuklara ( ), diğer omurgalı sınıflarında da görülebilen özelliklerin başındaki kutucuklara ise (X) işaretini koyunuz. a. Sıcakkanlı olma b. Kaslı diyafram bulundurma c. Kalpte temiz ve kirli kanın karışmaması d. Derilerinin kıllarla örtülü olması e. Alveol yapılı akciğer içerme f. İç iskelete sahip olma g. Dışkı ve idrarın ayrı açıklıklardan atılması h. Olgun alyuvarda çekirdek bulunmaması 283
80 CEVAPLAR ÜNİTE 2 Etkinlik 1 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Boşluk Tamamlama Soruları 1. Tatlı sularda yaşayan paramesyum ve öglena gibi tek hücreli canlılarda, hücreye giren fazla su kontraktil koful ile dışarı atılır. 2. Paramesyumda eşeyli üreme konjugasyon ile gerçekleşir. 3. Mantarlarda, hif adı verilen ince ipliklerin birleşmesiyle miselyum adı verilen yapılar oluşur. 4. Damarsız tohumsuz bitkilerde iletim demetleri bulunmaz. 5. Bakteri içinde üreyen virüslere bakteriyofaj denir. 6. Eğrelti otu damarlı tohumsuz bitkiler grubunda yer alır. 7. Virüsler cansızlar ile canlılar arasında geçiş formu olarak kabul edilir. 8. Hidra gibi basit yapılı hayvanlarda radiyal simetri görülürken, insan gibi gelişmiş hayvanlarda bilateral simetri görülür. 9. Omurgasız hayvanlar; sünger, sölenter, solucan, yumuşakça, eklem bacaklı ve derisi dikenli olmak üzere altı farklı sınıfta incelenir. 10. Toprak solucanında birçok omurgasız hayvandan farklı olarak kapalı dolaşım sistemi bulunur. 11. Böceklerde trake solunumu görülür. 12. Omurgasız hayvanlara ait en basit canlılar süngerler sınıfında yer alır. 13. Alveol yapılı akciğer memelilere özgüdür. 14. Kemikli balıkların belirgin özellikleri kemik yapılı iskelet, yüzme keseleri ve pullardır. 15. Vücut sıcaklığı, çevre sıcaklığına göre değişen canlılara soğukkanlı canlılar denir. 16. Memeliler, hayvanlar âleminin en gelişmiş sınıfıdır. 17. Memeli hariç diğer omurgalı hayvanlarda sindirim, üreme ve boşaltım sistemlerinin ortak olarak dışarıya açıldığı boşluğa kloak denir. 18. Kurbağalar hem karada hem de suda yaşadıklarından iki yaşamlılar olarak adlandırılır. 19. Protista, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar âleminde yer alan canlılar ökaryot hücre yapısındadır. 20. Mantarlar ve hayvanlar âleminde yer alan tüm canlılar heterotrof beslenir. Etkinlik 2 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Doğru Yanlış Soruları D D Y Y D Y D D D D Y Y D D Y D D D Y Y 1. Algler ve cıvık mantarlar protista âleminde incelenirler. 2. Bitkilerin hücre duvarları selüloz yapılıdır. 3. Tohumsuz bitkiler olan eğrelti otlarında ksilem ve floem borularından oluşan iletim demetleri bulunmaz. 4. Kara yosunları ve eğrelti otları tohum oluşturarak ürerler. 5. Öglena ökaryot yapılı bir canlı olup fotosentezle besin üretir. 6. Çift çenekli bitkilerde iletim demetleri bulunurken, tek çenekli bitkilerde iletim demetleri bulunmaz. 7. Böcekler ve balıklar aynı âlemin farklı sınıflarında yer alan canlılardır. 8. Paramesyumda biri küçük diğeri büyük olmak üzere iki farklı çekirdek bulunur. 9. Hidrada bulunan tek açıklık hem ağız hem de anüs olarak görev yapar. 10. Hayvanlar âlemindeki canlıların gelişmişlik düzeyi ile rejenerasyon yetenekleri arasında ters orantı bulunur. 11. Mantarlar âlemindeki bazı canlılar fotosentez ile besin üretir. 12. Sölenterler sınıfında bulunan canlılar eklem bacaklılar sınıfında bulunan canlılardan daha gelişmiştir. 13. Böceklerin kanında solunum pigmenti bulunmadığından kanları renksizdir. 14. Böcek ve kurbağalar, gelişimleri sırasında başkalaşım geçirirler. 15. Plesantalı memelilerde yavru tam gelişmemiş olarak doğduğundan, gelişimini annesinin kesesinde tamamlar. 16. Kuşlar ve memeliler dört odacıklı kalp yapısına sahip ve vücut sıcaklıkları sabit olan hayvanlardır. 17. Tüm omurgalı hayvanlarda solunum pigmenti olan hemoglobin alyuvarda bulunur. 18. Virüsler organel ve enzim sistemlerine sahip olmadığından sadece konak bir hücre içinde ürerler. 19. Aynı virüste DNA ve RNA molekülleri birlikte bulunabilir. 20. Sürüngenlerin vücut örtüleri tüy, memelilerin vücut örtüleri ise kıldır. 284
81 CEVAPLAR Etkinlik 3 Ökaryot Canlılar ve Virüsler 1. Kalıtım birimi olan DNA çekirdek zarı ile çevrilidir. 2. Bazı türleri insanlarda hastalıklara neden olur. 3. Tatlı sularda yaşayan türlerinde kontraktil koful bulunur. 4. Bazı türleri uygun olmayan ortam koşullarında endospor oluşturur. 5. Peptidoglikan yapılı hücre duvarına sahiptirler. 6. Bazı türlerinde konjugasyon çeşitliliğe neden olur. Bakteriler Âlemi 4, 5 2, 6 1, 3 Venn Diyagramı Protista Âlemi ÜNİTE 2 Etkinlik 4 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Tanılayıcı Dallanmış Ağaç a, c, e, f ve g ifadeleri doğru, b ve d ifadeleri yanlıştır. Tanılayıcı dallanmış ağaçtaki ifadeleri takip eden öğrenci 3. çıkışa ulaşır. Etkinlik 5 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Yapılandırılmış Grid 1. Tavşan 2. Yılan 3. Kurbağa 4. Kartal 5. Alabalık 6. Kertenkele 7. Bülbül 8. Hamsi 9. Balina a) Hangi numaralarla gösterilen bireylerde iç döllenme görülür? 1, 2, 4, 6, 7 ve 9 b) Hangi numaralarla gösterilen bireylerde dış gelişme görülür? 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 c) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin erginlerinde solungaç solunumu görülür? 5 ve 8 d) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin kalbi üç odacıklıdır? 2, 3 ve 6 e) Hangi numaralarla gösterilen bireyler sıcakkanlıdır? 1, 4, 7 ve 9 f) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin vücutları tüyler ile örtülüdür? 4 ve 7 g) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin olgun alyuvarlarında çekirdek bulunmaz? 1 ve 9 h) Hangi numaralarla gösterilen bireylerin kalplerinde sadece kirli kan bulunur? 5 ve 8 Etkinlik 6 Ökaryot Canlılar ve Virüsler Venn Diyagramı 1. İnorganik maddeleri ışık enerjisi yardımıyla organik maddelere dönüştürürler. 2. Hücre zarının dışında hücre duvarına sahiptirler. 3. Glikozun fazlasını glikojen olarak depolarlar. 4. Bazı türleri organik atıklar üzerinde saprofit olarak beslenir. 5. Mitokondri gibi zarlı organellere sahiptirler. 6. Bazı türleri odun ve soymuk borularından oluşan iletim demetine sahiptir. Mantarlar Âlemi Bitkiler Âlemi 3, 4 2, 5 1, 6 285
82 ÜNİTE 2 1. d Cıvık mantar I II a. Gündüzleri kendi besinini ürettiğinden ototrof, geceleri ortamdaki hazır besinleri kullandığından heterotrof olarak beslenir. e Plazmodyum b. Oluşturduğu yalancı ayakları, beslenme ve hareket için kullanır. f Paramesyum CEVAPLAR YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI c. Selüloz yapılı hücre duvarı, kloroplast içerme ve nişasta depolama gibi özellikleri ile bitkilere benzer. a Öglena d. Amibe benzer şekilde hareket eder ve genelde saprofit olarak beslenir. c Yeşil alg e. Parazit beslenerek insanlarda sıtmaya neden olur. b Amip f. Pelikulanın altında bulunan trikosistlerini savunma amaçlı kullanır. 2. Hamsi Deniz anası Çekirge Kurt Toprak solucanı Kurbağa Yılan Bülbül Domain 1. Bakteria 2. Archea 3. Eukarya Alem Bakteriler Arkeler Protistler Bitkiler Mantarlar Hayvanlar 286
83 CEVAPLAR 4. Bakteriler YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI Mantarlar ÜNİTE 2 Arkeler Bitkiler Hayvanlar DNA ları çekirdek içinde mi bulunur? Hayır Evet Hücre duvarları peptidoglikan yapılı mıdır? Hücre duvarı var mıdır? Hayır Evet Hayır Evet I Arkeler II Bakteriler III Hayvanlar Fotosentez yapılabilir mi? Hayır Evet IV Mantarlar V Bitkiler 287
84 CEVAPLAR ÜNİTE 2 5. YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI Sınıf (Memeliler) Kaplumba a At Kurt Leopar Tak m (Etçiller) Familya (Felidae) Evcil kedi ÜNİTE 2 M r ldama yetene i Çekilebilen pençe K l Etçil olma (et yiyen difl) a) Genetik benzerliği en fazla olan canlıları yazınız. Leopar ve evcil kedi b) Hangi canlının derisi kıllarla örtülü değildir? Kaplumbağa c) Kurt ve evcil kedinin ortak özelliklerini yazınız. Kıl ve etçil olma d) Leopardaki hangi özellikler atta bulunmaz? Çekilebilen pençe ve etçil olma 6. X X a. İç iskelete sahip olma b. Akciğer solunumu yapma c. Solunum pigmenti olan hemoglobinin alyuvarda bulunması d. Kapalı dolaşım sistemine sahip olma e. Döllenmenin dişi bireyin üreme kanalında gerçekleşmesi f. Merkezileşmiş sinir sistemi X g. Vücut ısısını sabit tutabilme h. Bilateral simetriye sahip olma 288
85 7. CEVAPLAR YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI ÜNİTE 2 4 Mantarlar 2 Arkeler 6 Hayvanlar 1 Bakteriler 5 Bitkiler 3 Protista 8. X a. Embriyonik dönemde notokord içerme X b. Açık dolaşım sistemine sahip olma c. İki ucu açık sindirim kanalı içerme d. İç iskelet bulundurma e. Eşeyli üreme f. Solungaç solunumu yapma 289
86 ÜNİTE 2 9. CEVAPLAR YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI Tür Panthera pardus (leopar) Mephitis mephitis (çizgili kokarca) Lutra lutra (Avrupa su samuru) Canis familiaris (evcil köpek) Canis lupus (kurt) Cins Panthera Mephitis Lutra Canis Familya Felidae Mustelidae Canidae Tak m Carnivora X X a. Leopar ve kurt aynı takımın farklı familyalarında yer alırlar. b. Genetik benzerliği en fazla olan su samuru ve çizgili kokarcadır. c. Evcil köpek ve kurt aynı familyanın farklı cinslerine aittir. d. Şemadaki beş canlı aynı takımda yer alır. 10. X a. Sıcakkanlı olma X X b. Kaslı diyafram bulundurma c. Kalpte temiz ve kirli kanın karışmaması d. Derilerinin kıllarla örtülü olması e. Alveol yapılı akciğer içerme f. İç iskelete sahip olma g. Dışkı ve idrarın ayrı açıklıklardan atılması h. Olgun alyuvarda çekirdek bulunmaması 290
-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur.
BAKTERİLER GENEL ÖZELLİKLERİ: -Prokaryot hücre yapılı, tek hücreli canlılardır. -Halkasal DNA ya sahiptirler. Bazı bakterilerde plazmit bulunur. Plazmit: Küçük ve halka şeklinde DNA parçacıklarıdır. Bakterilerin
olmak üzere 2 gruba ayrılırlar.
CANLI ALEMLERİ *Canlı alemleri: Canlılar filogenetik sınıflandırmaya göre; bakteriler, arkebakteriler, protista, fungi, bitki ve hayvanlar olmak üzere 6 Aleme ayrılır. **Prokaryot canlılar: Çekirdeksiz
ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2
ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2 BAKTERİLERDE EŞEYSİZ ÜREME İKİYE BÖLÜNME Bakteri bölüneceği zaman DNA dan bir kopya çıkartılır. Böylece bakteri içinde iki tane
BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA
BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA Prokaryot hücre yapısına sahip olan tek hücreli canlılardır. Gözle göremediğimiz için keşfedilmeleri ancak mikroskobun icadı ile olmuştur. Keşfedilmemiş bakteri çeşidi sayısının
CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere göre yapılan sınıflandırma..denir amp.yap. Kökenleri farklı görevleri aynı olan
CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere göre yapılan sınıflandırma..denir amp.yap. Kökenleri farklı görevleri aynı olan organlara denir Analog organ Sineğin ve yarasanın kanadı.organdır
ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ
ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ BAKTERİLER ALEMİ Prokaryot hücre yapısına sahip olan tek hücreli canlıların oluşturduğu alemdir. Mikroskobun icadından sonra keşfedilmişlerdir.
CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ VE SINIFLANDIRILMASI
Aristo (M.Ö 384 322) Yaptığı gözlemlere dayanarak yapay sınıflandırmayı ortaya çıkarmıştır. nsan Kedi Balina Yarasa Homolog organlar CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ VE SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünya da henüz bilinmeyen çok sayıda canlı var. Bugün 1, 8 milyon farklı türün varlığı bilinmekte fakat, 3-10 milyon arasında farklı canlı türü
ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ
ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ PROTİSTA ALEMİ Koloni, tek ve çok hücreli ökaryot canlıların bir arada bulunduğu karışık bir gruptur. Protista alemindeki canlılar
CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ
CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ Besin Zincirindeki Enerji Akışı Madde Döngüleri Enerji Kaynakları ve Geri Dönüşüm Hazırlayan; Arif Özgür ÜLGER Besin Zincirindeki Enerji Akışı Bütün canlılar yaşamlarını devam
Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.
Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı
ISPARTA HALIKENT ANADOLULİSESİ ÖĞRETİM YILI 9 A-B-C-D-E SINIFLAR BİYOLOJİ DERSİ 2. DÖNEM 3. YAZILI SINAVI RAKAMLA YAZIYLA PUAN
1. Doğal sınıflandırmada aşağıdakilerden hangisi göz önünde bulundurulmamıştır? A) Genetik (soy) benzerliği B) Anatomik benzerlik C) Dünyadaki dağılımları D) Akrabalık derecesi E) Embriyonik benzerlik
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 11. Sınıf 1 CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 11. Sınıf 1 CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ Fotosentez ile ışık enerjisi kimyasal bağ enerjisine dönüştürülür. Kloroplastsız hücreler fotosentez yapamaz. DOĞRU YANLIŞ SORULARI
ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ
ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
1 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1.Hücresel yapıdan oluşur 2.Beslenir 3.Solunum yapar 4.Boşaltım yapar 5.Canlılar hareket eder 6.Çevresel uyarılara tepki gösterir 7.Büyür ve gelişir (Organizasyon) 8.Üreme
1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10
İçindekiler 1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10 1. BÖLÜM: BİLİMSEL BİLGİNİN DOĞASI ve BİYOLOJİ... 12 A. BİLİMSEL ÇALIŞMA YÖNTEMİ... 12 1. Bilim İnsanı ve Bilim... 12 B. BİLİMSEL YÖNTEMİN AŞAMALARI...
LABORATUVAR 4: ÖKARYOTİK HÜCRELER
LABORATUVAR 4: ÖKARYOTİK HÜCRELER Ökaryotik hücreler, sahip oldukları hücre iskeleti, nüklear membran ve organelleri içeren bölümleri ile prokaryot hücrelerden ayırt edilebilmektedir. Kimyasal analizler
TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi
1. Termometre Çimlenen bezelye tohumlar Termos Çimlenen bezelye tohumları oksijenli solunum yaptığına göre yukarıdaki düzenekle ilgili, I. Termostaki oksijen miktarı azalır. II. Termometredeki sıcaklık
ADIM ADIM YGS LYS. 97. Adım EKOLOJİ 4 CANLILARDA BESLENME İLİŞKİLERİ
ADIM ADIM YGS LYS 97. Adım EKOLOJİ 4 CANLILARDA BESLENME İLİŞKİLERİ CANLILARDA BESLENME İLİŞKİSİ CANLILAR ARASINDAKİ BESLENME İLİŞKİLERİ OTOTROF BESLENME HETEROTROF BESLENME HEM OTOTROF HEM HETEROTROF
ADIM ADIM YGS LYS Adım EKOLOJİ 7 MADDE DÖNGÜLERİ (Su, Karbon ve Azot Döngüsü)
ADIM ADIM YGS LYS 100. Adım EKOLOJİ 7 MADDE DÖNGÜLERİ (Su, Karbon ve Azot Döngüsü) MADDE DÖNGÜLERİ Ekosistemde kimyasal elementler sınırlı sayıda bulunur. Bu nedenle bu kimyasal elementeler organik ve
ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri
ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri Ayrıca bitkilerin yapraklarına yeşil rengi de klorofil adı verilen bu yapılar verir. Besin Zinciri: - Aynı ekosistemde yaşayan canlıların
ADIM ADIM YGS-LYS 41. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI- SINIFLANDIRMANIN TARİHÇESİ- ÇEŞİTLERİ
ADIM ADIM YGS-LYS 41. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI- SINIFLANDIRMANIN TARİHÇESİ- ÇEŞİTLERİ CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyada keşfedilmiş çok fazla canlı çeşidi vardır. Bu canlıların araştırılmasını
Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler.
10. Sınıf Enfeksiyondan Korunma 2.Hafta ( 22-26 / 09 / 2014 ) ENFEKSİYON ETKENLERİNİN SINIFLANDIRILMASI 1.) BAKTERİLER 2.) VİRÜSLER Slayt No : 2 Mikroorganizmaların Sınıflandırılması ; a.) Sayısal Yöntem,
13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU
13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU Laktik Asit Fermantasyonu Glikozdan oksijen yokluğunda laktik asit üretilmesine LAKTİK ASİT FERMANTASYONU denir. Bütün canlılarda sitoplazmada gerçekleşir.
PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER
PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikleri gösterebilen en küçük birimidir. Hücre, (İng. Cell); Latince küçük odacık anlamına gelen "cellula" kelimesinden
Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Gram (-) Bakterilerde Duvar Yapısı Lipopolisakkaritin Önemi
Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Çoğunluğu peptidoglikan yapıdır. Bunun yanında teikoik asitte içerirler. Bu yapı gliserol veya Ribitolün PO4 gruplarına bağlanmasıyla oluşur. Teikoik asitler peptidoglikan
Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir
CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR 1- Canlıların Ortak Özellikleri : Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar. Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #22
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #22 1) Zigottan başlayıp yeni bir bireyin meydana gelmesiyle sonlanan olayların hepsine birden gelişme denir. Embriyonun gelişimi sırasında, I. Morula II. Gastrula III. Blastula
LYS BÝYOLOJÝ. Biyolojiye Giriþ ve Bilimsel Yöntem Canlýlarýn Temel Bileþenleri Enzimler Canlýlarýn Sýnýflandýrýlmasý
LYS BÝYOLOJÝ Soru Çözüm Dersi Kitapçığı 1 (MF) Biyolojiye Giriþ ve Bilimsel Yöntem Canlýlarýn Temel Bileþenleri Enzimler Canlýlarýn Sýnýflandýrýlmasý Bu yayýnýn her hakký saklýdýr. Tüm haklarý bry Birey
Sunum ve Sistematik 1. ÜNİTE: HÜCRE, ORGANİZMA VE METABOLİZMA KONU ÖZETİ
Sunum ve Sistematik 1. ÜNİTE: HÜCRE, ORGANİZMA VE METABOLİZMA KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu
ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ
ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ MANTARLAR (FUNGİ) ALEMİ Genellikle çok hücreli olan ökaryot canlılardır. Kloroplastları yoktur. Bu nedenle fotosentez yapamazlar.parazit
MADDE DÖNGÜLERİ SU, KARBON VE AZOT DÖNGÜSÜ SELİN HOCA
MADDE DÖNGÜLERİ SU, KARBON VE AZOT DÖNGÜSÜ SELİN HOCA Ekosistemde kimyasal elementler sınırlı sayıda bulunur. Bu nedenle bu kimyasal elementeler organik ve inorganik formlarda devir halindedir. Bu devre,
TEST 1. Ekosistem Ekolojisi ÜNİTE 3. faktörlerinden biri değildir? DÜNYAMIZ
Soru Aşağıdakilerden hangisi faktörlerinden biri değildir? B) İklim D) Su 2. abiyotik 5. Çay r l k a l a n O rm a n l k a la n C) Ayrıştırıcılar DÜNYAMIZ A) Sıcaklık ekosistemin ÜNİTE 3 1. TEST 1 E) Işık
CYANOBACTERIOPHYTA (Mavi-Yeşil Algler)
CYANOBACTERIOPHYTA (Mavi-Yeşil Algler) Bu gruba giren bitkiler, tek hücreli veya koloni halinda yaşayan, bazı üyeleri ipliksi yapıda olan mavi renkli alglerdir. Bir kısmı bakteri kadar küçüktür. Bir hücrede
İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın
İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Canlının en küçük birimi Hücre 1665 yılında ilk olarak İngiliz bilim adamı Robert Hooke şişe mantarından kesit alıp mikroskopta
ÖKARYOT CANLILAR Protista alemi
ÖKARYOT CANLILAR Protista alemi **Ökaryot canlılar: Çekirdekli hücre taşıyan canlılardır. Zarlı organeller bulunur. DNA' larında histon proteinleri bulunur. Ökaryot canlılar; 1. Protista 2. Bitkiler 3.
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #2
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #2 1) Aşağıdaki grafikte, ph derecesi ile X, Y ve Z enzimlerin tepkime hızı arasındaki ilişki gösterilmiştir. 2) Aşağıdaki şemada kloroplast ile mitokondri arasındaki madde alış
-...sentezlenemezse; - ortamda... birikir. - ortamda... oluşmadığından
2014 2015 MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA OKULLARI 9. SINIF BİYOLOJİ DERSİ YAZ TATİLİ EV ÇALIŞMASI Ödevin Veriliş Tarihi:12.06.2015 Ödevin Teslim Tarihi: 21.09.2015 1.Aşağıda verilen özelliklerden hangisi canlılarda
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17 1) Memeli bir hayvanın vücudunda gerçekleşen biyokimyasal tepkimelerden bazıları aşağıdaki gibidir. I Glikojen Glikoz ATP III Buna göre I, II ve III ile gösterilen metabolik
1. Üreticiler 2. Tüketiciler. 3. Ayrıştırıcılar
BESİN ZİNCİRİ VE ENERJİ AKIŞI Doğada canlıların birbiriyle beslenmesi ve enerjinin ayrıştırıcılara kadar geçmesiyle oluşan döngüye besin zinciri denir. Birbirlerine bağlı besin zincirine besin ağı denir.
6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA
6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA 1 METABOLİZMA Hücrede meydana gelen tüm reaksiyonlara denir Anabolizma: Basit moleküllerden kompleks moleküllerin sentezlendiği enerji gerektiren reaksiyonlardır X+Y+ENERJİ
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf 1 BİLİMSEL BİLGİNİN DOĞASI CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 9. Sınıf 1 BİLİMSEL BİLGİNİN DOĞASI CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ DOĞRU YANLIŞ SORULARI Bilimsel problemlerde hipotezler her zaman bir sonuca ulaşır. Bir problemle ilgili gözlem
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18 1) Bakterilerin gerçekleştirdiği, I. Kimyasal enerji sayesinde besin sentezleme II. Işık enerjisini kimyasal bağ enerjisine dönüştürme III. Kimyasal bağ enerjisini ATP enerjisine
9. SINIF KONU ANLATIMI 46 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-8 BİTKİLER ALEMİ
9. SINIF KONU ANLATIMI 46 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-8 ALEMİ ALEMİ Çok hücreli ökaryot canlılardır. Koloroplast içerirler ve fotosentez ile inorganik maddeleri organik madde haline getirerek beslenirler.
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21 1) Aşağıda bazı dönüşüm tepkimeleri gösterilmiştir. a 2) Enzimlerin çalışma hızına etki eden faktörlerle ilgili; RH RH ADP + Pi ATP I II b Buna göre a ve b yönlerindeki değişimlerle
Biyoloji Bilimi ve Canlıların Ortak Özellikleri
Madde ve Özkütle 2 YGS Fizik 1 Bu yazıda ne anlatıyoruz? Hazırladığımız yazıda biyoloji bilimi ve canlılarda bulunan ortak özelliklerle alakalı sınava yönelik bilgileri paylaştık. Konuyu okuduktan sonra,
EKOLOJİ. EKOLOJİ: Canlıların yaşadıkları dış ortama çevre denir. Canlıların çevreyle ve birbirleriyle ilişkisini inceleyen bilim dalına Ekoloji denir.
EKOLOJİ EKOLOJİ: Canlıların yaşadıkları dış ortama çevre denir. Canlıların çevreyle ve birbirleriyle ilişkisini inceleyen bilim dalına Ekoloji denir. * Ekolojinin kapsamına giren biyolojik sistemler küçükten
III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler
III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler
12 HÜCRESEL SOLUNUM GLİKOLİZ VE ETİL ALKOL FERMANTASYONU
12 HÜCRESEL SOLUNUM GLİKOLİZ VE ETİL ALKOL FERMANTASYONU HÜCRESEL SOLUNUM HÜCRESEL SOLUNUM Besinlerin hücre içerisinde parçalanması ile ATP üretimini sağlayan mekanizmaya HÜCRESEL SOLUNUM denir. Canlılar
25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir.
BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta
Bakteriler ve Archaea
Bakteriler ve Archaea Yapısal ve işlevsel adaptasyonlar prokaryotik başarıya katkıda bulunur Hızlı üreme, mutasyon ve genetik rekombinasyon prokaryotlarda genetik çeşitliliği arttırır Çeşitli beslenme
Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları ortamla olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır.
EKOLOJİK BİRİMLER *Ekoloji: Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları ortamla olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. *Populasyon: Belli bir bölgede yaşayan, (1) türe ait bireylerin oluşturduğu topluluğa
Solunum. Solunum ve odunsu bitkilerin büyümesi arasında yüksek bir korelasyon bulunmaktadır (Kozlowski ve Pallardy, 1997).
SOLUNUM Solunum Solunum, canlı hücrelerdeki organik maddelerin oksidasyonuyla, enerjinin açığa çıkarılması olayı olarak tanımlanır. Açığa çıkan enerji, kimyasal enerji (ATP) olarak depolanır. Solunum ürünleri,
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #13
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #13 1) Canlılarda özelliklerin genlerle kontrol edildiği ve her genin en az bir özellikten sorumlu olduğu bilindiğine göre, I. Diploid canlılarda her özellik için iki gen bulunması
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf 2 KARBONHİDRAT LİPİT (YAĞ)
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 9. Sınıf 2 KARBONHİDRAT LİPİT (YAĞ) DOĞRU YANLIŞ SORULARI Depo yağlar iç organları basınç ve darbelerden korur. Steroitler hücre zarının yapısına katılır ve geçirgenliğini artırır.
ayxmaz/lisebiyoloji.com
Adı/Soyadı: Sınıf/No: / Fotosentez İnceleme Çalışma 1. Verilen terimleri kullanarak aşağıdaki ifadeleri tamamlayın. A.Terimler: Klorofil, Kloroplast, Mavi ve kırmızı ışık dalgalarının,yeşil ışık dalgalarının,
ADIM ADIM YGS-LYS 48. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-8 BİTKİLER ALEMİ
ADIM ADIM YGS-LYS 48. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-8 ALEMİ ALEMİ Çok hücreli ökaryot canlılardır. Koloroplast içerirler ve fotosentez ile inorganik maddeleri organik madde haline getirerek beslenirler.
Canlının yapısında bulunan organik molekül grupları; o Karbonhidratlar o Yağlar o Proteinler o Enzimler o Vitaminler o Nükleik asitler ve o ATP
Tamamı karbon ( C ) elementi taşıyan moleküllerden oluşan bir gruptur. Doğal organik bileşikler canlı vücudunda sentezlenir. Ancak günümüzde birçok organik bileşik ( vitamin, hormon, antibiyotik vb. )
ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3
ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3 TEK ZARLI ORGANELLER 4) Koful Hücre içerisinde çeşitli görevleri bulunan organeldir. Genel olarak hayvan hücrelerinde çok sayıda küçük küçük ;bitki hücrelerinde
Ekosistem Ekolojisi Yapısı
Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin
EKOSİSTEM. Cihangir ALTUNKIRAN
EKOSİSTEM Cihangir ALTUNKIRAN Ekosistem Nedir? Bir bölge içerisinde bulunan canlı ve cansız varlıkların karşılıklı oluşturdukları sisteme ekosistem denir. Ekosistem Bileşenleri Canlı Öğeler Üreticiler
YAZILIYA HAZIRLIK TEST SORULARI. 11. Sınıf
YAZILIYA HAZIRLIK TEST SORULARI 11. Sınıf 1) Oksijenli solunumda, oksijen molekülleri, I. Oksidatif fosforilasyon II. Glikoliz II. Krebs Evrelerinden hangilerinde kullanılır? A) Yalnız I B) Yalnız II C)
FOTOSENTEZ C 6 H 12 O 6 + 6 O 2. Fotosentez yapan canlılar: - Bitkiler - Mavi yeşil algler - Bazı bakteriler - Bazı protistalar. Glikoz IŞIK KLOROFİL
Fotosentez FOTOSENTEZ Işık enerjisinin kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesidir. Yeşil yapraklı bitkilerin inorganik maddelerden (H 2 O, CO 2 ), ışık enerjisi ve klorofil yardımı ile organik besin
Fen ve Teknoloji 8. 6.Ünite : Canlılar ve Enerji İlişkileri 2.Madde Döngüleri
6.Ünite : Canlılar ve Enerji İlişkileri 2.Madde Döngüleri Anahtar Kavramlar: Oksijenli solunum Oksijensiz solunum Madde döngüleri ATP 1.8. Canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için enerjiye ihtiyaç
Hücre canlının en küçük yapı birimidir.
Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Bitkilerde bulunan hücredir.bu hücrelerde hücre duvarı bulunduğundan hayvan hücresinden ayrılır. Hücre duvarı vardır. Kofulu büyük ve az sayıdadır. Şekli dikdörtgen
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19 1) X Ağız Mide İnce bağırsak Şekildeki grafikte insanın sindirim kanalındaki X maddesinin değişimi gösterilmiştir. Buna göre X maddesi aşağıdakilerden hangisidir? A) Glikojen
HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111
HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111 [email protected] KONULAR HAYVAN HÜCRESİ HAYVAN, BİTKİ, MANTAR, BAKTERİ HÜCRE FARKLARI HÜCRE ORGANELLERİ
00220 Gıda Biyokimyası
00220 Gıda Biyokimyası Hazırlayan: Doç.Gökhan DURMAZ 00220 Gıda Biyokimyası-Şubat 2013 1 Bu notların hazırlanmasında aşağıdaki eserlerden yararlanılmıştır; Biyokimya, Engin Gözükara, Nobel Tip Kitabevi,
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #23
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #23 1) Embriyo Amniyon Sıvısı 2) Bakterilerin ve paramesyumun konjugasyonu sırasında; I. Sitoplazmadaki serbest deoksiribonükleotitlerin azalması II. Kalıtsal çeşitlilik artışı
9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı
9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı Bu kitap Bilkent Universitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, CTE 504 Material Design dersi için, Elif Şengün, Hilal Şener ve Rükiye Altın tarafından 2010-2011 akademik
30. Çiçekli bir bitkinin yaþam döngüsü sýrasýnda döllenme sonrasý, zigot ilk olarak aþaðýdaki yapýlardan hangisini oluþturur?
30. Çiçekli bir bitkinin yaþam döngüsü sýrasýnda döllenme sonrasý, zigot ilk olarak aþaðýdaki yapýlardan hangisini oluþturur? A) Tohum B) Meyve C) Polen D) Embriyo E) Yumurta 39. Çiçekli bitkilerin üremesinde
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #15
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #15 1) Bir hücrede meydana gelen bölünme evrelerinden birine ait şekil yukarıdaki gibi ise; I. Diploit kromozomludur. II. Glikozu nişasta şeklinde depolar. III. Sitoplazması boğumlanma
HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi
HÜCRE Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi Hücre Canlıların en küçük yapı taşıdır Bütün canlılar hücrelerden oluşur Canlılar tek hücreli ya da çok hücreli olabilir Bitki ve hayvan hücresi = çok
FEN BİLİMLERİ FEN ve TEKNOLOJİ
KPSS 2017 önce biz sorduk 50 Soruda 32 soru ÖABT FEN BİLİMLERİ FEN ve TEKNOLOJİ TAMAMI ÇÖZÜMLÜ SORU BANKASI BİYOLOJİ Eğitimde 30. yıl KOMİSYON ÖABT Fen Bilimleri - Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Biyoloji
7- Aşağıdakilerden hangisi hayatsal olayların tümünün gerçekleştiği canlının yapı birimidir? A-Kloroplast B-Mitokondri C-Hücre D-Doku
HÜCRE TEST 1- Aşağıdakilerden hangisi hücre zarının özelliklerinden değildir? A-Canlıdır B-Esnektir C-Tam geçirgendir D-Seçici geçirgendir 2- Aşağıdakilerden hangisi hücreye alınacak maddeleri kontrol
Canlıların yapısına en fazla oranda katılan organik molekül çeşididir. Deri, saç, tırnak, boynuz gibi oluşumların temel maddesi proteinlerdir.
Canlıların yapısına en fazla oranda katılan organik molekül çeşididir. Deri, saç, tırnak, boynuz gibi oluşumların temel maddesi proteinlerdir. Proteinlerin yapısında; Karbon ( C ) Hidrojen ( H ) Oksijen
kpss Önce biz sorduk 50 Soruda SORU Güncellenmiş Yeni Baskı ÖABT BİYOLOJİ Tamamı Çözümlü SORU BANKASI
Önce biz sorduk kpss 2 0 1 8 50 Soruda 29 SORU Güncellenmiş Yeni Baskı ÖABT BİYOLOJİ Tamamı Çözümlü SORU BANKASI KOMİSYON ÖABT Biyoloji Soru Bankası ISBN 978-605-318-891-9 Kitapta yer alan bölümlerin tüm
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI...
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 1.1. Tanım ve Kapsam...1 1.2. Mikrobiyoloji Biliminin Gelişmesi...2 1.3. Mikroorganizmaların Hayatımızdaki Önemi...5 1.3.1. Mikroorganizmaların Yararları...5
Bilim adamları canlıları hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroskobik canlılar olarak dört bölümde sınıflandırmışlar.
1- Canlının tanımını yapınız. Organizmaya sahip varlıklara canlı denir. 2-Bilim adamları canlıları niçin sınıflandırmıştır? Canlıların çeşitliliği, incelenmesini zorlaştırır. Bu sebeple bilim adamları
Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1
Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Hazırladığımız bu yazıda; organik bileşikler ve organik bileşiklerin yapısını, canlılarda bulunan organik bileşikleri ve bunların görevlerini, kullanım alanlarını, canlılar
OKSİJENLİ SOLUNUM
1 ----------------------- OKSİJENLİ SOLUNUM ----------------------- **Oksijenli solunum (aerobik): Besinlerin, oksijen yardımıyla parçalanarak, ATP sentezlenmesine oksijenli solunum denir. Enzim C 6 H
ENERJİ VE YAŞAM NEJLA ADA
ENERJİ VE YAŞAM 1 NEJLA ADA 2010282058 CANLILAR VE ENERJİ GÜNEŞ 2 Yakıt olarak kullandığımız kömür ve odun bitkilerden elde edilir. Petrol ise bitki ve hayvan artıklarından oluşur. O halde yakıtlarımızdaki
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #12
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #12 1) İnsanda döllenme sırasında, I. Spermdeki çekirdek, sentrozomun yumurtaya geçmesi II. Spermdeki akrozomun patlayarak zona pellusidayı eritmesi III. Yumurtadaki salgı maddelerinin
FOTOSENTEZ VE KEMOSENTEZ
FOTOSENTEZ VE KEMOSENTEZ FOTOSENTEZ Yeşil bitkilerin, sahip oldukları klorofil pigmenti yardımı ile havadan aldıkları karbondioksiti kullanarak kendileri için gerekli olan organik maddeleri üretmelerine
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6 1) Canlılar soylarının devam ettirebilmek için üreyerek yeni bireyler meydana getirir. Bu üreme olaylarıyla ilgili olarak; I. Bakterinin ikiye bölünerek kendine benzer yeni
BESİNLERİN ENERJİYE DÖNÜŞÜMÜ
BESİNLERİN ENERJİYE DÖNÜŞÜMÜ Bir fabrikanın çalışması ve üretimi için nasıl işçilere ve makinalara ihtiyaç varsa canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için de enerjiye ihtiyaçları vardır. Enerji, bir
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı Hayvan hücreleri mikroskop ile incelendiğinde hücre şekillerinin genelde yuvarlak
YGS ANAHTAR SORULAR #3
YGS ANAHTAR SORULAR #3 1) Bir insanın kan plazmasında en fazla bulunan organik molekül aşağıdakilerden hangisidir? A) Mineraller B) Su C) Glikoz D) Protein E) Üre 3) Aşağıdakilerden hangisi sinir dokunun
BİYOLOJİ ÖABT. SORU BANKASI Tamamı Çözümlü KPSS Eğitimde
ÖABT BİYOLOJİ KPSS 2016 Pegem Akademi Sınav Komisyonu; 2015 KPSS ye Pegem Yayınları ile hazırlanan adayların, 40'ın üzerinde soruyu kolaylıkla çözebildiğini açıkladı. SORU BANKASI Tamamı Çözümlü Eğitimde
ÖABT. Soruları yakalayan komisyon tarafından hazırlanmıştır. ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ ÖABT BİYOLOJİ SORU BANKASI.
ÖABT 2015 Soruları yakalayan komisyon tarafından hazırlanmıştır. ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ ÖABT BİYOLOJİ SORU BANKASI Tamamı Çözümlü KOMİSYON ÖABT /Biyoloji Öğretmenliği Soru Bankası ISBN 978-605-318-028-9
11. SINIF KONU ANLATIMI 4 FOTOSENTEZ - 2 FOTOSENTEZDE GÖREV ALAN YAPILAR
11. SINIF KONU ANLATIMI 4 FOTOSENTEZ - 2 FOTOSENTEZDE GÖREV ALAN YAPILAR Ökaryotik canlılarda klorofil pigmentini taşıyan plastidtir. Fotosentezle görevlidir. Kloroplastta dış ve iç olmak üzere iki tane
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 9. Sınıf DOĞRU YANLIŞ SORULARI Nitel gözlemlerin güvenilirliği nicel gözlemlerden fazladır. Ökaryot hücrelerde kalıtım materyali çekirdek içinde bulunur. Ototrof beslenen canlılar
7. Sınıf MATEMATİK TAM SAYILARLA ÇARPMA VE BÖLME İŞLEMLERİ 1. I. ( 15) ( 1) 5. ( 125) : ( 25) 5 6. (+ 9) = (+ 14)
7. Sınıf MATEMATİK TAM SAYILARLA ÇARPMA VE BÖLME İŞLEMLERİ TEST 1 1. I. (15) (1) II. (1) (6) III. (+8) (1) IV. (10) (1) Yukarıda verilen işlemlerden kaç tanesinin sonucu pozitiftir? A) 4 B) 3 C) 2 D) 1
www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE
www.benimdershanem.esy.es Bilgi paylaştıkça çoğalır. BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikler gösterebilen en küçük birimidir. Atomların molekülleri,
LYS 2 ÖZ-DE-BÝR YAYINLARI BÝYOLOJÝ DENEME SINAVI. 2. Otsu bitkilerde, ÜNÝVERSÝTE HAZIRLIK
LS 2 ÜNÝVERSÝTE HAIRLIK Ö-DE-BÝR AINLARI BÝOLOJÝ DENEME SINAVI A Soru sayýsý: 0 anýtlama süresi: 5 dakika Bu testle ilgili yanýtlarýnýzý optik formdaki Biyoloji bölümüne iþaretleyiniz. Doðru yanýtlarýnýzýn
2006 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI
2006 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 1. BÖLÜM 1. I. Adaptasyon II. Mutasyon III. Kalıtsal varyasyon Bir populasyondaki bireyler, yukarıdakilerden hangilerini "doğal seçilim ile kazanır? D) I veii E)
EKOSİSTEM EKOLOJİSİ KONU ÖZETİ EKOSİSTEMİN YAPISI EKOSİSTEMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER ÜNİTE 3 DÜNYAMIZ
Bölüm 1 KONU ÖZETİ I. EKOSİSTEM EKOLOJİSİ EKOSİSTEMİN YAPISI Canlıların birbirleri ve çevreleri ile ilişkilerini inceleyen bilim dalına ekoloji denir. Ekoloji bilimi canlıları tek bir birey olarak incelemekten
12. SINIF KONU ANLATIMI 33 HAYATIN BAŞLANGICI
12. SINIF KONU ANLATIMI 33 HAYATIN BAŞLANGICI Canlılar öldükten sonra yumuşak dokular saprofitler tarafından ayrıştırılır. Kemik ve kabuk gibi sert yapılar ise ayrıştırılamaz. Bu yapılar minerallerle kayaçlara
ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H
Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla
Doğadaki Enerji Akışı
Doğadaki Enerji Akışı Güneş enerjisi Kimyasal enerjisi ATP Fotosentez olayı ile enerjisi Hareket enerjisi Isı enerjisi ATP Enerjinin Temel Molekülü ATP + H 2 O ADP + H 2 O ADP + Pi + 7300 kalori AMP +
