TURİZMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
|
|
|
- Canan Kaynarca
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI TANITMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TURİZMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK UZMANLIK TEZİ Hilal DEMİREL ŞUBAT ANKARA
2 T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI TANITMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TURİZMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK UZMANLIK TEZİ Hilal DEMİREL Tez Danışmanı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim YAZAR ŞUBAT 2010 ANKARA
3
4 KÜLTÜR VE TURİZM UZMANLIK TEZİNİN ÇOĞALTILMASI VE YAYIMI İÇİN İZİN BELGESİ Tezi Hazırlayanın Adı Soyadı : Hilal DEMİREL Tez Konusu : Turizmde Sürdürülebilirlik Tez Danışmanı : İbrahim YAZAR Kültür ve Turizm Uzmanlık Tez çalışmamın, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanarak Milli Kütüphane ve İhtisas Kütüphanesinde her türlü elektronik formatta arşivlenmesini ve kullanıma sunulmasını kabul ediyorum. / /2010
5 SINAV YETERLİK KOMİSYONUNA BEYAN Bu belge ile bu uzmanlık tezindeki bütün bilgilerin akademik kurallara ve etik davranış ilkelerine uygun olarak toplayıp sunduğumu; ayrıca, bu kural ve ilkelerin gereği olarak, çalışmada bana ait olmayan tüm veri, düşünce ve sonuçları andığımı ve kaynağını gösterdiğimi beyan ederim. / /2010 Hilal DEMİREL Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı
6 ÖNSÖZ Turizm istihdama, dış ticaret açığının kapatılmasına, bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının dengelenmesine, hoşgörü ve barışın teşvikine, uluslararası iletişime ve kültürel kaynaşmaya katkılarıyla günümüzün en çok konuşulan sektörlerinin başında gelmektedir. Turizmin ülke ekonomilerine, kültürel ve toplumsal gelişmeye olan etkileri özellikle gelişmekte olan ülkeler için büyük bir fırsat olarak görülmektedir. Zaman içerisinde, turizmin çevre üzerinde yarattığı tahribatın da, en az olumlu etkileri kadar dikkate alınması gerektiğinin farkına varılmasıyla; turizmde gelişmenin ancak sürdürülebilir olması halinde gelecekte de var olabileceği gerçeğiyle karşı karşıya kalınmıştır. Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de turizmde sürdürülebilir gelişmenin sağlanabilmesi amacıyla bazı uygulamalar ve projeler yürütülmektedir. Sürdürülebilir turizm proje ve uygulamaları; doğal çevrenin, bitki ve hayvan varlıklarının korunmasının ve turizmde sürdürülebilir gelişmenin altyapısını kurarken, sürdürülebilirliğin elde edilebilmesinde en önemli unsurların başında gelen ortak bilinç ve anlayışı da yaratmayı hedeflemektedir. Bu çalışmada; sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde turizmde sürdürülebilirlik anlayışının incelenmesi hedeflenirken; bu konuda daha önce yapılmış olan çalışmalara da detaylı olarak yer verilmiştir. Öncelikle; yapmış olduğu değerli yorumlar, göstermiş olduğu yoğun ilgi ve katkılarıyla; her zaman farklı bir bakış açısı ve anlayışla beni yönlendiren danışmanım Sn. İbrahim YAZAR a ve bu çalışmaya yapmış olduğu katkılarından dolayı Sn. Ahmet ÖZBEKLER e teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım. Ayrıca; vermiş oldukları önemli bilgiler ve değerli katkılarından dolayı; Ekodiyalog Projesi Koordinatörü Sn. Yaşar Yeğen e, Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi Turizm ve Entegrasyon Danışmanı Sn. Ferit Karakaya ya ve Doğa Derneği nden Sn. Esra Kartal a teşekkür ederim. i
7 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...i İÇİNDEKİLER...ii TABLOLAR, RESİMLER VE ŞEKİLLER DİZİNİ...v GİRİŞ BÖLÜM TURİZM VE TURİZMİN ÇEVRE ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 1. TURİZM Turizm Kavramı Turizmin Çeşitleri Katılan Kişi Sayısına Göre Turizm Çeşitleri Ziyaret Edilen Yere Göre Turizm Çeşitleri Katılanların Yaşlarına Göre Turizm Çeşitleri Katılanların Sosyo-Ekonomik Durumlarına Göre Turizm Çeşitleri Katılanların Sosyo-Ekonomik Durumlarına Göre Turizm Çeşitleri Dünya da Turizm Türkiye de Turizm Turizm ve Çevre Turizmin Çevre Üzerindeki Olumlu Etkileri Turizmin Çevre Üzerindeki Olumsuz Etkileri...17 ii
8 2. BÖLÜM SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMI VE TURİZMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 2. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Sürdürülebilirlik Kavramı Sürdürülebilir Kalkınma Kavramı Sürdürülebilir Kalkınmanın Tarihsel Gelişimi Sürdürülebilir Kalkınmanın Önündeki Engeller Sürdürülebilir Turizm Kavramı Sürdürülebilir Turizmin Ölçülebilirliği Sürdürülebilir Turizmin İlkeleri Sürdürülebilir Otel Kavramı Sürdürülebilir Otel Yapılanması Sürdürülebilir Otellerde Yapılması Gereken Bazı Düzenlemeler Kültür ve Turizm Bakanlığı Tarafından Yürütülen Çevreye Duyarlılık Kampanyası Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı te Sürdürülebilir Turizm Planlaması Eko-turizm Eko turizmin Tanımı Eko Turizmin Özellikleri Eko turizmin Amaçları Eko turizm Profili Eko turizmin Etkileri Dünyada Eko turizm Türkiye de Eko turizm Eko turizm Açısından Anıt Ağaçların Önemi...56 iii
9 3. BÖLÜM DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM UYGULAMALARI 3. DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZME İLİŞKİN YAPILAN ÇALIŞMALARDAN BAZI ÖRNEKLER 3.1. Dünyada Sürdürülebilir Turizm Uygulamaları Guatemala Sürdürülebilir Turizm ve Temiz Su Projesi Balear da Sürdürülebilir Turizme Geçiş Çalışmaları Yeni Zelanda da Sürdürülebilir Turizm Planlaması Avustralya Turizminde Sürdürülebilirlik İspanyol Kıyılarında Sürdürülebilir Turizm Değerlendirmesi Rodos ta Yerel Halkın Sürdürülebilir Turizm Bilinci Slovenya Kıyılarında Sürdürülebilir Turizm Çalışmaları ve Kıyı Alanı Yönetim Programı Sürdürülebilir Turizmde Ürdün Örneği Fiji de Sürdürülebilir Deniz Turizmi Projesi Türkiye de Sürdürülebilir Turizm Uygulamaları Ekodiyalog Projesi Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi Gediz Deltası'nın Koruma Durumunun İyileştirilmesi İçin Bölge Yerleşkelerinde Sürdürülebilir Turizmin Oluşturulması Projesi...82 DEĞERLENDİRME VE SONUÇ KAYNAKÇA ÖZET ABSTRACT ÖZGEÇMİŞ iv
10 TABLOLAR, RESİMLER VE ŞEKİLLER DİZİNİ Birinci bölümün tablo, resim ve şekilleri Şekil Yılları Arasında Uluslararası Turist Gelişleri...12 İkinci bölümün tablo, resim ve şekilleri Şekil 2.1. Sürdürülebilir Kalkınma...21 Şekil 2.2. Sürdürülebilir Turistik Gelişmenin Sihirli Beşgen Piramidi...28 Tablo 2.1. Sürdürülebilir ve Sürdürülebilir Olmayan Gelişme...30 Üçüncü bölümün tablo, resim ve şekilleri Resim Yılı Reklam Kampanyası...60 Resim Yılı Reklam Kampanyası...61 Resim Yılı Reklam Kampanyası...61 Resim Yılı Reklam Kampanyası...61 Resim Yılı Reklam Kampanyası...62 Resim Yılları Reklam Görseli...62 Resim Yılı Reklam Kampanyası...63 Resim 3.8. Ajloun da Konaklama-Kamp Bölgesi...72 Resim 3.9. Yöresel Yiyeceklerle Köy Kahvaltısı...72 Resim Ajloun Koruma Alanı nda Yer Alan Bir Köy...72 Resim Ajloun Bölgesi Doğa Yürüyüşü Parkuru...73 Resim Ekodiyalog Projesi tarafından Hazırlanan Harita...77 Resim Gediz Deltası Projesi Afişi...83 v
11 GİRİŞ Turizm sektörü yıllar içerisinde büyük gelişmeler göstererek dünyanın birçok ülkesinde ekonominin lokomotifi haline gelmiştir. Ulaşım imkânlarının artmasının da olumlu etkisiyle seyahat oldukça yaygınlaşmış, ziyaretçi sayılarında çok büyük bir artış görülmüştür. Turizm dünyanın en büyük endüstrisidir. Dünya çapında çalışanların yaklaşık dokuzda birini turizm sektörü istihdam etmekte, turizm gelirleri küresel gayri safi milli hâsılanın yaklaşık %6 sını oluşturmaktadır. Başta gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere pek çok ülkede turizm sosyal ve ekonomik sorunların bir çözümü olarak görülmektedir. Turizmin gelişmesi ve turist sayısının artması ekonomileri olumlu yönde etkilerken, çevrede gözle görülür bir tahribat yaratmaya başlamıştır. Çevrenin, doğal, kültürel ve tarihi dokunun zarar görmesinin gerek turizme, gerekse de turizm faaliyetinin gerçekleştiği ülkelere zararı büyük olmuştur. Geçmişte neredeyse her yönden sağladığı fayda ve katkılarla anılan turizmin çevresel etkileri henüz daha yeni yeni fark edilerek tartışılmaya başlanmıştır lerde sürdürülebilir kalkınma anlayışının ortaya çıkmasıyla birlikte sürdürülebilir turizm kavramı da literatürdeki yerini almıştır. McMinn(1997) e göre; sürdürülebilir turizm; turizmin kaynağı olan doğal, tarihi, kültürel, sosyal ve estetik değerlerin korunup geliştirilerek devamının sağlanmasını ifade etmektedir. Her ülke turizmde gelişmek için çaba sarf etmektedir. Temel ilke ise gelişmenin sürdürülebilir olmasıdır. Amaç bugün ve gelecekte, toplumun yaşam kalitesini artırmak için kaynakların akılcı kullanımını sağlamak, aynı zamanda da gelecek nesillerin ihtiyaçlarını tehlikeye sokmamaktır (Kutay,2004). Çevreyle sürekli bir etkileşim içinde olan turizm endüstrisinin gelecekte de var olabilmesi sahip olunan doğal ve kültürel zenginliklerin korunmasıyla mümkündür. Son yıllarda, tüm dünyada çevre duyarlılığının artması; turizm sektörünü de etkisi altına almıştır. Ziyaretçiler çevreyi tahrip etme pahasına sahil 1
12 şeritlerine kurulmuş otel zincirlerini değil, gittikleri yerin tarihini, kültürünü ve doğasını bir arada yaşayabilecekleri, yerel mimarinin özelliklerini taşıyan çevre dostu konaklama tesislerini tercih etmektedir. Çevre bilincinin yaygınlaşmasıyla birlikte turizm tesisleri doğal çevreyi korumaya gösterdikleri özeni ve yerel ekonomiye katkılarını tanıtımlarında vurgulamaya başlamıştır. Turizmin doğaya ve çevreye verdiği zararların uzun yılların birikimiyle kabul edilebilir sınırları aşması sonucunda; özellikle İspanya gibi ekonomisinin önemli ölçüde turizm sektörüne dayandığı ülkeler, kaynaklarını ne derece tükettiklerinin farkına vararak turizm planlamalarında sürdürülebilirliğe önem vermeye başlamıştır. Günümüzde ülkelerin turizm stratejilerinde sürdürülebilir turizm planlaması büyük bir yer tutmaktadır. Ülkemiz turizminde de benzer bir süreç yaşanmıştır. Türkiye ye gelen yabancı turistlerin çok büyük bir bölümünün tatil amacı gütmesi ve sahil şeridindeki tatil merkezlerini tercih etmeleri nedeni ile bugüne kadar uygulanan turizm politikaları, kıyılarda yoğunlaşmayı kolaylaştırmış ve dar bir çerçeve içerisinde birbiri ardına turistik tesislerin kurulmasına neden olmuştur. Kıyılara çok yakın inşa edilen turistik tesisler, doğal güzelliklerin kaybolmasına, taşıma kapasitesinin üstüne çıkılmasına ve şehir hayatından kaçan turistlerin küçük birer şehir haline dönüşmüş, bitki örtüsünden yoksun beton yığınları ile karşılaşmalarına neden olmuştur (Aslan ve Aktaş,1994). Turizmin olumsuz etkileriyle özellikle Akdeniz ve Ege sahil şeridinde fazlasıyla karşı karşıya kalan ülkemizde, bölge halkının ve ziyaretçilerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken, biyolojik çeşitliliği ve her türlü canlının yaşam hakkını koruyan ve gelecekte de var olmayı hedefleyen bir turizm anlayışına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada; sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kalkınma kavramlarının ve tarihsel gelişimlerinin incelenerek, ülkemiz ve dünya turizminde sürdürülebilirlik konusunda yapılmakta olan uygulamaların araştırılması hedeflenmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; günümüzde en önemli sektörlerin başında gelen turizm ve turizmin çevre üzerindeki bazı etkileri konu edilmiştir. Öncelikle turizm kavramı incelenmiş, sonrasında turizmin çeşitlerinden bahsedilmiş, dünyada 2
13 ve ülkemizde turizm sektörünün gelişim aşamaları açıklandıktan sonra turizmin içinde bulunduğumuz çevre üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri vurgulanmıştır. İkinci bölümde, sürdürülebilirlik kavramı açıklanarak, sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir kalkınmanın tarihsel gelişimi, sürdürülebilir kalkınmanın önündeki engeller, sürdürülebilir turizm kavramı, sürdürülebilir turizm ölçülebilirliği, sürdürülebilir turizmin ilkeleri, sürdürülebilir otel kavramı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çevreye duyarlılık kampanyası ve Turizm Stratejisi 2023 te sürdürülebilir turizm planlaması gibi konulara yer verilmiştir. Ayrıca; son yılların en çok sözü edilen turizm çeşitlerinden eko turizm sürdürülebilirlik çerçevesinde incelenmiştir. Son bölümde ise; dünyada ve ülkemizde gerçekleştirilen bazı sürdürülebilir turizm çalışmalarına yer verilmiştir. Guatemala, Ürdün, Yeni Zelanda, Balear Adaları, İspanyol Kıyıları, Avustralya, Rodos, Slovenya ve Fiji Adası nda uygulanan bazı sürdürülebilir turizm projeleri incelenmiş; proje koordinatörleriyle yapılan görüşmeler neticesinde ise ülkemizde gerçekleştirilen Ekodiyalog Projesi, Kaçkar Dağları Koruma ve Kullanma Projesi ve Gediz Deltası'nın Koruma Durumunun İyileştirilmesi İçin Bölge Yerleşkelerinde Sürdürülebilir Turizmin Oluşturulması Projesi detaylı olarak irdelenmiştir. Bu bölümde yer alan projelerin, ülkemizde gerçekleştirilecek çalışmalara örnek teşkil ederek, gelecek çalışmalara yol gösterecek olması düşünülmektedir. 3
14 1. BÖLÜM TURİZM VE TURİZMİN ÇEVRE ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Bu bölümde günümüzde en önemli sektörlerin başında gelen turizm ve turizmin çevre üzerindeki bazı etkileri konu edilmiştir. Öncelikle turizm kavramı incelenmiş, sonrasında turizmin çeşitlerinden bahsedilmiş, dünyada ve ülkemizde turizm sektörünün gelişim aşamaları açıklandıktan sonra turizmin içinde bulunduğumuz çevre üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri vurgulanmıştır. 1. TURİZM 1.1. Turizm Kavramı Turizm olayını ve kavramını belirlemek amacıyla yapılan çalışmalar 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanmaktadır. Olaya değişik yönlerden bakan yazarlar değişik tanımlar yapmışlardır. Guyer-Fueler tarafından 1905 yılında ilk turizm tanımı ortaya atılmıştır. Buna göre; turizm; gittikçe artan hava değişimi ve dinlenme gereksinimleri, doğa ve sanatla beslenen göz alıcı güzellikleri tanıma isteğine; doğanın insanlara mutluluk verdiği inancına dayanan ve özellikle ticaret ve sanayinin gelişmesi ve ulaşım araçlarının kusursuz hale gelmelerinin bir sonucu olarak ulusların ve toplulukların birbirlerine daha çok yaklaşmasına olanak veren modern çağa özgü bir olaydır (Aktaran Kozak ve ark.,2001:1). Turizm, kişilerin gelir elde etme arzusu taşımadan günlük yaşamlarının monotonluğundan uzaklaşmak, farklı ilişkiler ve deneyimler yaşamak amacıyla sürekli olarak yaşadıkları yerlerden geçici sürelerle ayrılarak yeniden ikamet ettikleri yerlere dönene kadar geçirdikleri sürede gerçekleştirdikleri faaliyetlerin tümüdür. Bu faaliyetlerin gerçekleşebilmesi için; boş zamanın olması, gezi veya yer değiştirme faaliyetlerin geçici bir süreyi kapsaması, kişilerin gezi motivasyonları içinde para kazanma amacının olmaması ve turistik talebe karşılık verebilecek çekicilikler ile 4
15 üretim birimlerinin varlığı gerekli olmaktadır (Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği,2006:1). Turizm dinlenme boş zaman geçirme ve seyahat kavramlarıyla ilişkilidir. Dünya Turizm Örgütü (DTÖ) turizmi, gelir getirici etkinlikler dışında kalan, boş zamanların hemen hepsini içine alan seyahat, bundan doğan konaklama, yeme-içme, ulaşım, eğlence gibi hizmetler ve ilişkiler olarak tanımlamaktadır. DTÖ turizmin tanımını üç öğeyle açıklamaktadır (Aktaran Erdoğan,2003:76): Turizm normal iş, eğitim, yaşamın temel gereksinimlerini karşılama rutinleri dışında kalan ziyaretçi faaliyetleridir. Bütün ziyaretler, seyahat ve hemen hemen her durumda bir yere gitmek için taşıt gerektirir. Gidilecek yerler, çeşitli boyuttaki faaliyetlerin toplandığı yerdir ve bu faaliyetleri desteklemek çeşitli tesisler ve hizmetler gerektirir. Turizmle ilgili bir tanım yapılırken şu unsurları dikkate almak yerinde görülmektedir (Sezgin,2001:14): Kişilerin sürekli olarak ikamet ettikleri yerin dışında olmaları Seyahat nedeninin geçici olması, Seyahat nedeninin bir yerde çalışmak, iş yapmak amacı gütmemesi, Gittikleri yerde tüketici durumunda olması, Geçici konaklamadan sonra sürekli ikametgahlarına dönülmesidir. Bu unsurları dikkate alarak Sezgin (2001) turizme ilişkin şu tanımı yapmaktadır: turizm, devamlı olarak yaşanılan yer dışında tüketici olarak tatil, dinlenme, eğlence, kültür vb. ihtiyaçların giderilmesi amacıyla yapılan seyahat ve geçici konaklama hareketlerine denilmektedir. 5
16 Turizm olayının gelişmesi, genişlemesi, ulusal ve uluslararası önem kazanması kendi bünyesi içinde bir takım özelliklerin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu özellikler şu şekilde sıralanabilir (Küçükaslan,2007:10): Turizm bir hizmet sektörüdür. Turizmde üretilen mal ve hizmetler üretildikleri yerde hizmete sunulur. Turizm sektöründe müşteri, mal ve hizmetin üretildiği yerde tüketimde bulunur. Turizm sektörünün ürettiği mal ve hizmetlerin tüketilebilmesi bol zamanın yaratılması ile mümkündür. Turizm sektörü içinde görev yapan seyahat acentaları ile tur operatörleri arz ve talebi dengelemede önemli rol oynarlar. Turizmde talebin artışına cevap verecek arzın sunuluşu uzun bir süreyi gerektirir. Turizm olayına katılacak kişilerin karar vermeleri birçok dürtülerin etkisi ile oluşacağından, karar süresi uzun bir zamanı gerektirir. Turizm hareketleri yılın belirli aylarında yoğunluk kazanmakta ve turist kabul eden ülkelerde söz konusu aylarda hareketlilik artmaktadır Turizmin Çeşitleri Kozak ve ark. (2001) a göre turizm; katılan kişi sayısına, ziyaret edilen yere, katılanların yaşlarına, katılanların sosyo-ekonomik durumlarına ve amaçlarına göre sınıflandırılabilir. Aşağıda yapılan sınıflandırmada Kozak ve ark. (2001) nın hazırlamış oldukları çalışmadan faydalanılmıştır Katılan Kişi Sayısına Göre Turizm Çeşitleri Katılan kişi sayısına göre turizm çeşitleri; bireysel turizm, kitle turizmi ve grup turizmi olmak üzere üçe ayrılmaktadır (Kozak ve ark.,2001:15): 6
17 Bireysel Turizm: Turizme bireysel bir katılım söz konusudur. Genellikle üst gelir grubunda yer alan gençler, öğrenciler ya da okulunu yeni bitirmiş kişiler tarafından tercih edilmektedir. Kitle Turizmi: İnsanların turizme kitleler halinde katılmalarıdır yılında başlayan kitle turizm hareketi günümüz turizm hareketlerinin de belirleyicisidir. İnsanların ucuzluk ve kolaylık nedeniyle paket turları seçmeleri sonucu oluşur. Turizmin gelişme aşamasında en çok üzerinde durulan turizm türü, kitle turizmidir. Ancak aşırı yoğun kitle turizminin sakıncaları görülmüş ve bu konuda yeniden bir yapılanma çalışmaları başlatılmıştır. Grup Turizmi: Çeşitli toplumsal grupların turizme birlikte katılmalarıdır. Dernek üyeleri, meslek odaları, öğrenci toplulukları gibi belirli bir ortak özelliği bulunan, sayısı on bir ile on altı arasında değişen, insan topluluklarıdır Ziyaret Edilen Yere Göre Turizm Çeşitleri Ziyaret edilen yere göre turizm çeşitleri; iç turizm ve dış turizm olmak üzere ikiye ayrılmaktadır: İç Turizm Bir ülkede yaşayan kişilerin kendi ülkesi içinde seyahat amacıyla yaptıkları gezilere iç turizm denmektedir (Sezgin,2001). Pasaport, vize, yabancı dil ve döviz gerektirmeyen iç turizmin ekonomiye döviz getirici etkisi yoktur. Ancak iç turizmin milli gelirin bölgeler arasında dengeli dağılımında önemli katkıları vardır. Geliri 7
18 yüksek olan, sanayileşmiş yerlerde yaşayan insanların, doğası bozulmamış ve sanayileşmemiş bölgelerde turistik faaliyetlerde bulunması, harcamalar yapması gelir dağılımının dengelenmesine yardımda bulunur. İç turizmin bir başka yararı ise ulusal sınırlar içinde yurttaşların birbirlerini daha iyi tanımaları ve kaynaşmalarına yardımcı olmasıdır. İç turizm, dış turizmin azaldığı zamanlarda kurtarıcı olarak görülmektense, sürekli olarak desteklenip, geliştirilmelidir (Kozak ve ark.,2001:15). Dış Turizm Bir ülkede yaşayan insanların turizm amacıyla başka bir ülkeye seyahat etmelerine dış turizm denmektedir (Sezgin,2001). Dış turizmin en önemli özelliği ise döviz getirici etkisinin bulunmasıdır. Aktif ve pasif dış turizm olarak ikiye ayrılır. Dış pasif turizmde kişi kendi ulusal sınırları dışına çıkar. Ekonomik açıdan ödemeler dengesinde döviz çıktısı ya da ithalat eksisi olarak kendini gösterir. Dış aktif turizm ise yabancı kişilerin ülkemize gelmesidir. Ödemeler dengesi üzerinde döviz kazandırıcı ya da ekonomide ihracat etkisi yapar (Kozak ve ark.,2001:15) Katılanların Yaşlarına Göre Turizm Çeşitleri Katılanların yaşlarına göre turizm çeşitleri; gençlik turizmi, orta yaş turizmi ve üçüncü yaş turizmi olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Gençlik Turizmi On beş ile yirmi beş yaş arasındaki gençlerin, birey olarak katıldıkları turizm faaliyetleridir. Gençlerin seyahat etmeleri, kişiliklerini geliştirmelerinde, yeni yerleri ve yaşamları öğrenmelerinde ve sosyal ilişkilerini artırmada en etkin yollardan biridir. Turizm ise seyahat etmeyi ve seyahat ederken öğrenmeyi sağlayan etkinliktir. Bu nedenlerle gençler için güvenilir, temiz ve uygun fiyatlı dinlence ve eğlence imkânları yaratılarak gençlerin turizme katılımlarının teşvik edilmesi, kamu ve özel her sorumlu tarafın görevidir (kultur.gov.tr). 8
19 Orta Yaş Turizmi Yirmi beş ile atmış yaş arasındaki insanların katıldıkları turizm hareketidir. Aile ve iş hayatı sorumlulukları bulunduğu için tatil anlayışları genelde dinlence üzerine ve yaz ayları yoğunluktadır. Ekonomik koşullardaki değişimler bu grubun tatil durumunu yakından etkilemektedir. Bu grubun en temel özelliği ailecek, uzun süreli ve genelde kendi arabalarıyla tatile çıkmalarıdır. Üçüncü Yaş Turizmi Altmış yaş üstü emekli kişilerin oluşturduğu gruptur. Aile sorumluluğu azalmış, emeklilikten dolayı iş sorumluluğu kalmamıştır. Genelde inanç, sağlık ve kültür amaçlı turizm faaliyetlerine katılmaktadırlar. Yaşlarının gereği konfor ve rahatlık aramaktadırlar (Kozak ve ark.,2001:15) Katılanların Sosyo-Ekonomik Durumlarına Göre Turizm Çeşitleri Katılanların sosyo-ekonomik durumlarına göre turizm çeşitleri; sosyal turizm ve lüks turizm olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Sosyal Turizm: Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi, Barselona Bildirgesi ne göre; sosyal turizmin tam olarak ne olduğu konusunda birçok görüş olması nedeniyle, kavramı kesin olarak tanımlamak güçtür. Konuyla ilgilenen çeşitli kurumlar birbirinden farklı yöntemler kullansa dahi (içeriğin, beklenen sonuçların, hedeflerin, düşüncelerin ve inançların tespit edilmesi gibi) hepsi her zaman aynı ilkeye dayanmaktadırlar: En yoksun kişiler de dâhil herkesin dinlenmeye, rahatlamaya ve günlük, haftalık ve yıllık olarak işten izin almaya hakkı vardır. Uluslararası Turizm Bürosu na göre sosyal turizm, iyi tanımlanmış sosyal yöntemler sayesinde nüfusun düşük gelirli kısımlarının turizmde iştirak etmesinden doğan tüm kavram ve olaylardır. 9
20 Lüks Turizm: Ekonomik gelirleri, güçleri çok yüksek olan kişilere hitap eden turistik faaliyetlere lüks turizm denmektedir. Maddi güçleri yüksek olan bu kişiler konaklama tesislerinin en lüks yerlerinde kalır, ulaşım araçlarının en lüks ve konforlu mevkilerinde seyahat ederler. Lüks turizme katılan bu kişilerin amaçları, turistik mevsimin yoğun olduğu zamanlarda çeşitli ülkelerin en ünlü turistik yörelerinde konaklama ve seyahat etmeleridir (Sezgin,2001:77) Katılanların Sosyo-Ekonomik Durumlarına Göre Turizm Çeşitleri Katılanların amaçlarına göre turizm çeşitlerinden bazıları ise şunlardır: - Deniz Turizmi - Kongre Turizmi - Termal Turizm - Yat Turizmi - Mağara Turizmi - Dağ ve Kış Turizmi - Av Turizmi - Golf Turizmi - İnanç Turizmi - Kültür Turizmi - Eko turizm 1.3. Dünya da Turizm Turizm yarattığı 3,2 trilyon doların üzerindeki gelir akımı ve dünya gayri safi milli hâsılası toplamı içindeki %6 lık payıyla çok büyük bir endüstridir. Dünya genelinde 127 milyon kişinin istihdam edildiği öne sürülen bu endüstride geleceğe yönelik tahminler genellikle olumlu bir görünüm sergilemektedir (Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği,2006:5). 10
21 2009 yılında ekonomik kriz tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Tüm sektörler krizden olumsuz etkilenmiş, turizm sektörü için de 2009 oldukça zor bir yıl olmuştur. Dünya Turizm Örgütü nün verilerine göre, 2009 yılında uluslararası turist hareketleri % 4 lük bir daralmayla 880 milyon kişi olmuştur. Avrupa da %6 lık, Asya ve Pasifik te %2 lik, Amerika da %5 lik, Ortadoğu da ise %6 lık bir düşüş yaşanmıştır. Afrika dünyanın geri kalan bölgelerinin aksine bu yıl %5 lik bir büyüme kaydetmiştir. Özellikle Orta-Sahra bölümündeki destinasyonlar öne çıkmaktadır. Tüm dünyada yaşanan düşüşe rağmen; bazı destinasyonlar turist sayılarında büyüme kaydetmişlerdir: Fas, Kenya, Ruanda, Güney Afrika, Küba, Svalizand, Kurasao, Dominik Cumhuriyeti, Jamaika, Nikaragua, Şili, Gana, Paraguay, Peru, Uruguay, Kore Cumhuriyeti, Tayvan, Kamboçya, Endonezya, Malezya, Myanmar, Pasifik Adaları nın birçoğu, İran, Nepal, Sri Lanka, İzlanda, İsveç, Macaristan, Makedonya, İtalya, Karadağ, Sırbistan, Türkiye, Bahreyn, Ürdün ve Lübnan. Yılın ilk üç çeyreğindeki gelişmeler göz önüne alındığında 2009 yılında uluslararası turizm gelirlerinde %6 lık bir düşüş beklenmektedir. Sürekli büyümeye alışkın bir sektör için bu düşüş gayet umut kırıcı ve şaşkınlık verici olsa da, aslında bu durum uluslararası ekonominin içinde bulunduğu zor koşulların bir göstergesidir. Genel ihracat rakamlarındaki %12 lik düşüş beklentisiyle karşılaştırıldığında uluslararası turizm gelirlerindeki daralma daha net anlaşılabilir yılı turizm gelirlerinde iki basamaklı büyüme kaydeden destinasyonlar Tayvan, İsveç ve Avustralya dır. Ayrıca; Hong Kong, Malezya, Polonya ve Macaristan da da büyüme görülmüştür. Sektörde yaşanan önceki krizlerde olduğu gibi 2009 krizinde de tüketiciler yakın destinasyonları tercih etmişlerdir. Hatta krizden olumlu etkilenerek büyüyen iç turizm destinasyonları olmuştur. Çin, Brezilya ve İspanya gibi ülkelerde iç turizm büyük hareketlilik yaşamıştır. 11
22 Yılları Arasındaki Uluslararası Turist Gelişleri Turist Sayıları (milyon) Şekil Yılları Arasında Uluslararası Turist Gelişleri (Kaynak: Dünya Turizm Örgütü Ocak Ayı Barometresi) Yukarıdaki grafikte yılları arasında uluslararası turist gelişleri yer almakta olup, grafikte de görülebileceği üzere bu on dört yıllık süre zarfında uluslararası turizmde sürekli bir gelişme ve büyüme yaşanmıştır yılında önceki yıla göre bir düşüş yaşanmış olmakla birlikte, tüm sektörlerde yaşanan olumsuz gelişmelerle kıyaslandığında bu düşüş normal karşılanabilir. IMF, küresel boyutta yaşanan ekonomik iyileşmenin beklenenden hızlı gerçekleştiğini ve tüm dünyada %3,1, gelişmekte olan ekonomilerde %5,1 ve gelişmiş ekonomilerde %1,3 oranlarında büyüme beklendiğini ifade ermiştir yılındaki olumsuz gelişmelere rağmen; Dünya Turizm Örgütü (DTÖ) 2010 yılında uluslararası turist hareketlerinde %3 ila %4 arasında bir büyüme öngörmektedir (Dünya Turizm Örgütü 2010 yılı Ocak ayı Barometresinden derlenmiştir). 12
23 1.4. Türkiye de Turizm Türkiye yasalarla çerçevesi çizilmiş turizm olgusuyla ilk kez 1934 yılında tanışmıştır. Belirtilen yılda İktisat Vekaleti Teşkilat ve Vazifeleri Hakkındaki 2450 Sayılı Kanun ile turizm faaliyetlerinden Türk Ofis adlı kurum sorumlu tutulmuştur. Turizm politikası kapsamında ilk ciddi adım ise 22 Mayıs 1953 tarih ve 6086 sayılı Turizm Endüstrisini Teşvik Kanunu nun yayınlanmasıyla atılmıştır (Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği,2006:5). Turizm konusunda alınacak önlemleri görüşmek üzere 1949 yılında I. Turizm Danışma Toplantısı gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde çıkarılan teşvik yasalarının uygulanabilmesi için en önemli sorun, teşvik edilecek yatırımlara verilecek kredilerin kaynağı olmuştur. Bu nedenle, 1955 yılında 10 milyon TL sermayeli Türkiye Turizm Bankası A.Ş. kurulmuştur. Yine 1950 li yıllarda kurulan Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı, seyahat acentalığı alanında yaşanan en ciddi deneyimlerinden ve belki de bir anlamda, Türkiye nin seyahat acentalarının kaynaklığını yapan bir kurum olmuştur (Kozak ve ark.,2001). Ekonomide planlı kalkınma modelinin benimsenmesiyle beraber, 1963 yılından bu yana turizm, bütün kalkınma plan ve yıllık programlarında yer alan ve önemi sürekli vurgulanan bir sektör olmuştur (Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği,2006:5) yılında Turizm ve Tanıtma Bakanlığı kurulmuştur. Turizm Bakanlığının halen faaliyet gösteren yurt içi ve yurtdışı örgütleri 1963 yılından sonra faaliyete başlamıştır (Kozak ve ark.,2001). Türkiye de turizm, 1963 yılından 1980 li yıllara kadar, zamanla gelişme eğilimi göstermiştir. Türkiye ye yönelik yabancı turizm talebinin dünya ortalamasının üstünde olduğu 1980 sonrası ise Türk turizmi için bir dönüm noktası olmuştur. Turizm bu yıllardan sonra ekonomik, sosyal ve çevresel yönleri ile birlikte ele alınmaya başlanmıştır. Çünkü Türkiye de elde edilen sayısal büyüklüklerin sahip olduğumuz doğal ve tarihi zenginliklerin karşılığı olmadığı görülmüştür. Bunun için yasal düzenlemeler yapılarak turizm teşvik kanunları 13
24 çıkartılmış, vergi ve gümrük muafiyetleri özel döviz tahsisleri verilmiştir (Çımat, Bahar,2003:6) sonrası turizm ile ilgili olarak alınan kararlar içerisinde en önemli olanı, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu dur. Bu yasal düzenlemeyle Türkiye de turizm sektörüne o zamana değin uygulanamayan pek çok teşvik getirilmiştir. Bu dönemde turizm ile ilgili olarak getirilen teşviklerin bazıları şunlardır (Kozak ve ark.,2001): Düşük faizli kredi, Yatırım indirimi, Finansman fonu istisnası, Bina inşaat istisnası, Vergi, resim, harç istisnası, Teşvik primi, Döviz tahsisi, Katma değer vergisi ertelemesi, Yabancı personel çalıştırma, Elektrik, havagazı ve su ücretlerinde indirim, Haberleşme kolaylıklarıdır. Bu önlemlerle büyük gelişmeler sağlanmış, yılları arasında turizm yılda ortalama %12,1 büyüyen bir sektör olmuştur (Çımat, Bahar,2003:6). Dış ticaret açığının finanse edilmesinde en büyük kaynakların başında gelen, turizm gelirlerinin son 10 yılda ekonomimize toplam katkısı 129 milyar $ olmuştur. Yine bu zaman dilimi içinde dış ticaret açığının yaklaşık %36 sı turizm gelirlerinden karşılanmıştır yılında turizm gelirleri ülkemizin dış ticaret açığının %55 ini karşılamıştır. Özellikle ekonomik krizin bu denli yoğun olarak hissedildiği bir dönemde bu katkının önemi tartışılmazdır. 14
25 Türkiye; tüm dünyada olumsuz sonuçlar doğuran ekonomik krize rağmen; 2009 yılını turist sayılarında artış ile kapatan nadir ülkelerden birisi olmuştur. Bu yıl Türkiye ye gelen yabancı sayısı % 2,81 lik bir artışla 27,1 milyon kişi olarak gerçekleşmiştir yılında ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptıkları sınır kapılarının bağlı olduğu iller sıralamasında ilk 5 il aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir (Kültür ve Turizm Bakanlığı,yigm.kulturturizm.gov.tr): 1- Antalya % 30,51 ( ) 2- İstanbul % 27,74 ( ) 3- Muğla % 10,42 ( ) 4- Edirne % 10,01 ( ) 5- İzmir % 3,90 ( ) 2009 yılı Ocak-Aralık döneminde ülkemize en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya % 16,58 ( ) ile birinci, Rusya Federasyonu % 9,95 ( ) ile ikinci, İngiltere % 8,96 ( ) ile üçüncü sıradadır. İngiltere'yi Bulgaristan, İran, Hollanda, Gürcistan, Fransa, A.B.D ve İtalya izlemektedir (yigm.kulturturizm.gov.tr). Genel olarak Türkiye de uygulamaya konulan planların turizm sektörü ile ilgili olarak önerilen politikaların üç temel amaç çerçevesinde oluştuğu görülmektedir (Kozak ve ark.,2001): - Turizm kaynaklarını, ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlayacak ve özellikle döviz gelirlerini en az maliyetle artıracak biçimde değerlendirmek, - Turizm olanaklarını, toplumun çalışan kitlelerinin sağlıklı dinlenme gereksinimlerini karşılayacak bir biçimde geliştirmek, - Yeniden üretilemez bir miras olan doğal ve tarihi kaynakların gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayacak bir koruma-kullanma dengesini geliştirmek ve 15
26 1.5. Turizm ve Çevre Belirli bir yöreye ya da ülkeye yönelik turizm talebinin oluşması ve bu talebin sürdürülmesi sırasında fiziksel çevre önemli bir etken olmaktadır. Ayrıca, turistlerin gidecekleri yerin seçiminde ve kalış sürelerinin saptanmasında da fiziksel çevre önemli bir belirleyicidir (Kozak ve ark.,2001:101). Turizm döviz girdisi ve istihdam açısından önemli ekonomik yararlar sağlıyor olmasına rağmen çevre üzerinde birtakım olumsuz etkiler yaratmaktadır. Turizmin çevreden ve doğal zenginliklerden beslendiği düşünüldüğünde çevrede yaratılan tahribatın turizme ne büyük bir zarar verebileceği görülebilir. Turizmin içinde bulunduğu çevreye olumsuz etkileri olduğu kadar olumlu etkileri de bulunmaktadır. Aşağıda turizmin çevre üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin bazıları yer almaktadır Turizmin Çevre Üzerindeki Olumlu Etkileri Turizmin çevreye üzerindeki olumlu etkilerinden bazıları şunlardır (Özbey,2002): - Doğal ve yapısal kaynakların korunması, yeniden, yapılandırılması ve güçlendirilmesine yardımcı olur, - Uluslararası düzeyde kabul görülen kalite standartları ile doğal kaynaklara erişimi sağlar, - Yerel insanlara başka durumda ekonomik açıdan doğrudan katkısı olmayacak yapıtlar için piyasa, ekonomik değer oluşturur, - Mevcut tarihi yöre anıt ve yapıların restorasyonunu teşvik eder, - Gelecek nesiller için koruma amaçlı gelir oluşturur, - Küçük firmalar için yararlanma ve fırsatlar ortaya çıkarır, - Sanat, folklor, festival ve tiyatroların kalitesini yükseltir. - Faaliyetleri destekler ve bunların sürdürülmesi için kaynak yaratır. - Yerel sanat ve el işleri için piyasa oluşturur. 16
27 - Belirli bölgelerin yerel kimliklerini güçlendirir, yerel gururun arttırılmasını sağlar. - Turizmin gerek döviz kazandırma, gerek turistik yatırım ve tüketim harcamalarının çarpan mekanizmasıyla gerekse vergi kaynağı olma özelliği ile ekonomide gelir yaratıcı etkisi olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu etki aynı zamanda kısa sürede ve düşük maliyetlerle istihdamı arttırıcı ve bölgelerarası dengesizliklerin giderilmesine ilişkin olumlu etkiler de yaratmaktadır Turizmin Çevre Üzerindeki Olumsuz Etkileri Turizmin çevre üzerindeki bazı olumsuz etkileri ise şunlardır (Kozak ve ark.,2001:101): - Turistik yerleşim doğal çevreyi tahrip etmekte ve fiziksel dengeyi bozmaktadır. - Turizm doğal manzaranın bayağılaşmasına neden olmaktadır. Kıyılardaki konaklama tesisleri, yat limanları, teleferik, telesiyej gibi tesisler hem doğal görünümü değiştirmekte hem de tarihi ve arkeolojik değerlerle uyumsuzluk yaratmaktadır. - Turizm tarihi sit alanlarının kirlenmesine neden olmaktadır. - Turistik mal ve hizmetlerin üretim ve tüketimlerinden arta kalan zararlı atıklar, çoğu kez, doğayı kirlettiği kadar, kişilerin sağlığı için de tehlike oluşturmaktadır. - Turizmin fiziksel çevre üzerindeki bir diğer olumsuz etkisi de gürültüdür. - Turizm yalnızca sahil kıyısında değil, yoğunlaşmanın olduğu tüm yörelerde düzensiz kentleşmeye neden olmaktadır. 17
28 2. BÖLÜM SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMI VE TURİZMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 2. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Bu bölümde sürdürülebilirlik kavramı açıklanarak, sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir kalkınmanın tarihsel gelişimi, sürdürülebilir kalkınmanın önündeki engeller, sürdürülebilir turizm kavramı, sürdürülebilir turizm ölçülebilirliği, sürdürülebilir turizmin ilkeleri, sürdürülebilir otel kavramı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çevreye duyarlılık kampanyası ve Turizm Stratejisi 2023 te sürdürülebilir turizm planlaması gibi konulara yer verilmiştir. Ayrıca; son yılların en çok sözü edilen turizm çeşitlerinden eko turizm sürdürülebilirlik çerçevesinde incelenmiştir Sürdürülebilirlik Kavramı Son yıllarda sürdürülebilirlik kavramı hemen hemen tüm alanlara yansımıştır. Beşeri yaşamın bir gerekliliği olarak ortaya çıkmış ve tarımın, kentlerin, turizmin, teknolojinin vb. birçok örneğin sürdürülebilirliği, farklı alanlarda örnek niteliği taşımıştır. Hepsi farklı toplumsal boyuttadır, ancak ortak olan özellikleri insanın geleceğini konu almaları ve hangi alan için düşünülüyorsa o alanın kaynaklarının korunmasını amaç edinmeleridir (Beyhan,Ünügör,2005:79). Karaman (1996) a göre, sürdürülebilirlik, bir toplumun, ekosistemin ya da sürekliliği olan herhangi bir sistemin işlerini kesintisiz, bozulmadan, aşırı kullanımla tüketmeden ya da sistemin hayati bağı olan ana kaynaklara aşırı yüklenmeden sürdürülebilmesi yeteneğidir (Karaman,1996; Aktaran Çakılcıoğlu,1996). 18
29 Collin (2004) e göre ise sürdürülebilirlik; bugünün ihtiyaçlarını karşılarken doğal kaynakları korumak ve gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak için yapılan faaliyetlerdir (Aktaran Kuter ve Ünal,2009:147). Sürdürülebilirlik ayrıca bir şeyin kendi kendini devam ettirebilme kapasitesi olarak tanımlanabilir. Yaşamak için ihtiyacımız olanları alırken diğer insanların gelecekteki ihtiyaçlarını karşılama potansiyellerini tehdit etmemek demektir. Sürdürülebilir yaşam, diğer canlılara zarar vermeden çevreyle uyumlu, doğal sistemler üzerinde baskı uygulamayan bir yaşam tarzıdır. Sürdürülebilir uygulamaya bir örnek olarak Avustralya nın New South Wales eyaletindeki ormanlar gösterilebilir. Bu ormanlardan kereste üretiminde faydalanılmaktadır. Ormanın sürdürülebilirliği ise, yeni ağaçların yetişmesini engelleyecek kadar çok ağacın kesilmesine izin verilmemesiyle sağlanmaktadır. Ayrıca; alınan önlemler ve halkın bilinçliliği sayesinde her bir ağacın kesimi toprak cinsi, bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliği gibi faktörler dikkate alınarak yapılmaktadır. Erozyon tehlikesini en aza indirmek, hayvan ve bitkilerin yaşam alanlarını korumak ve hatta ormanın sürdürülebilir bir şekilde gelecek nesillere aktarılabilmesi için tohum verecek ağaçların kesilmemesi gibi faktörlere dikkat edilmesi, bu ormandan elde edilen kerestelerin sürdürülebilir ürün sertifikası alabilmesini sağlamıştır (landlearnnsw.org.au) Sürdürülebilir Kalkınma Kavramı Sürdürülebilir kalkınma, insan ile doğa arasında denge kurarak doğal kaynakları tüketmeden, gelecek nesillerin ihtiyaçlarının karşılanmasına ve kalkınmasına imkan verecek şekilde bugünün ve geleceğin yaşamını ve kalkınmasını programlama anlamını taşımaktadır. Sürdürülebilir kalkınma sosyal, ekolojik, ekonomik, mekansal ve kültürel boyutları olan bir kavramdır (gap.org.tr, 2010). 19
30 OECD nin (2001) tanımına göre sürdürülebilir kalkınma, günümüz kuşaklarının gereksinimlerinin gelecek kuşakların gereksinimlerinin karşılanmasında ödün verilmeden gerçekleştirilmesidir (Minibaş,2002). Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde kaynakların korunması ve geliştirilmesi bulunmaktadır. Kaynakların sürekli olarak, korunarak değerlendirilmeleri, özellikle yenilenebilen kaynakların kendilerini yenileme sınırları aşılmadan kalkınmaya destek olabilmeleri, çevreyi koruyan kalkınma felsefesinin temelini oluşturur (Çakılcıoğlu,1996:27). Aşağıda verilen Şekil 2.1 de sürdürülebilir kalkınma çalışmalarının hedeflediği sonuçlar yer almaktadır. Sürdürülebilir kalkınma; çevresel, ekonomik ve toplumsal en iyi sonuçlara ulaşmayı hedeflemektedir. Toplumsal destek olmadığında örneğin yoğun bir kirlilik yaşanması durumunda uygun önlemler alınamaz. Kalkınmanın çevre ayağı olmadığında kaynakların tükenmesiyle karşı karşıya kalınabilir. Herhangi bir kalkınmanın ekonomik sonuçları olması ise bilindiği üzere kaçınılmazdır (environment.gov.au). 20
31 Toplum -Kültürel Çeşitlilik -Toplumsal Adalet -Katılımcılık Doğal Çevre -Biyolojik Çeşitlilik -Esneklik -Ekolojik İşlev - Temel İhtiyaçların Karşılanması -Eşitliği Geliştirmek -Gerekli Hizmet ve Ürünleri Üretmek Ekonomi = Sürdürülebilir Kalkınma Şekil 2.1. Sürdürülebilir Kalkınma (Kaynak: Sürdürülebilir Kalkınmanın Tarihsel Gelişimi Sürdürülebilir kalkınma kavramı, ilk uluslararası ifadesini, Haziran 1972 de İsveç in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı sırasında bulmuştur. 5 Haziran BM Dünya Çevre Günü ne adını vermesi dışında hatırlanmakta güçlük çekilen bu Konferans ın temel çıktısı olan Stockholm Bildirgesi nde, çevrenin taşıma kapasitesi ne dikkat çeken, kaynak kullanımında kuşaklar-arası hakkaniyeti gözeten, ekonomik ve sosyal gelişmenin çevre ile bağlantısını kuran ve kalkınma ile çevrenin birlikteliğini vurgulayan ilkeler, sürdürülebilir kalkınma kavramının temel dayanaklarını ortaya koymuştur. 21
32 Sürdürülebilir kalkınma konusunda katılım ın önemi ve işlevi de, çok zayıf bir şekilde ifade edilmiş olmakla birlikte, yine ilk kez uluslararası belgelerdeki yerini Stockholm Konferansı nda almıştır. Sürdürülebilir Kalkınma, Brundtland Raporu olarak da bilinen 1987 Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu raporunda "Bugünün gereksinimlerini, gelecek nesillerin gereksinimlerini karşılama kabiliyetinden ödün vermeden karşılayan kalkınma olarak tanımlanmıştır. Bu tanımda dikkati çeken üç önemli unsur var: bunlardan ilki, kalkınma kavramı içerisinde ihtiyaçların sadece ekonomik ihtiyaçlarla sınırlandırılmayıp daha geniş ele alınmasıdır. İkinci vurgulanan, kuşaklar arası eşitliğin gözetiliyor olması, bir başka ifadeyle, sürdürülebilir kalkınma; toprak, temiz hava, verimli ormanlar, bitki, balık ve kara hayvanı çeşitleri gibi belirli çevresel sermaye stoklarının gelecek kuşaklara aktarılması anlamına geliyor. Her ne kadar tanım içerisinde açıkça bahsedilmiyor olsa da, raporun genelinden çıkarılabilecek üçüncü nokta ise, hem ülkeler arasında hem de ülkelerin kendi içlerinde kuşak içi eşitliklerin de gözetiliyor olmasıdır (Gönel,2002:72) de Rio de Janeiro da toplanan Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı nda ise sosyal, ekonomik ve çevresel unsurların birbirleriyle etkileşim içinde olduğu kabul edilerek, uzun vadede sürdürülebilir sonuçların elde edilebilmesi için bu gereksinimlerin dengeli bir şekilde karşılanması gerektiği vurgulanmıştır (Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesi Türkiye Ulusal Raporu). Konferans öncesinde BM tarafından düzenlenen hazırlık toplantılarında, Konferans ın temel çıktısı olması öngörülen Gündem 21 başlıklı küresel eylem planının içeriği oluşturulurken, bugünkü gelişmişlik düzeylerine erişebilmek için doğal kaynaklarını hesapsızca kullanmış olan ve günümüzdeki çevre sorunlarının çok büyük bir bölümüne yol açan ülkeler ile gelişmekte olan, hızlı bir kentleşme sürecinin ağırlığı altında ezilen ve gelişmek için doğal kaynaklarını hızla tüketen ülkeler arasında sürdürülebilir kalkınma konusunda keskin görüş ayrılıkları ortaya çıkması, şaşırtıcı olmamıştır. Bununla birlikte, sürdürülebilir kalkınma ilkesinin 22
33 yaşama geçirilmesinin ancak yerinden çözümlerle mümkün olacağı konusunda ortak bir görüş birliği oluşmuştur (Beyhan,2008) Rio Konferansı, daha sonra düzenlenen tüm büyük Birleşmiş Milletler (BM) toplantılarının gündemini etkilemiştir Kahire-Dünya Nüfus ve Kalkınma Konferansı, 1995 Kopenhag-Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi, 1996 İstanbul- HABITATII İkinci İnsan Yerleşimleri Konferansı ve 2000 New York- Binyıl Zirvesi, bu konferansların başlıcalarını oluşturmaktadır. Gündem 21 ve Rio Konferansı nın diğer sonuç belgelerinin uygulanması ve değerlendirilmesi amacıyla BM bünyesinde Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu (SKK) kurulmuştur. Bu çerçevede, Rio Konferansı nın son on yıllık değerlendirmesinin ve ileriye dönük somut stratejilerin geliştirilmesinin 26 Ağustos - 4 Eylül 2002 tarihleri arasında Güney Afrika Cumhuriyeti nin Johannesburg kentinde yapılması kararlaştırılmıştır (Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesi Türkiye Ulusal Raporu) yılında Johannesburg da yapılan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi nde (WSSD) (World Summit on Sustainable Development), tüm katılan devletlerin ve uluslararası çok-taraflı örgütlerin, Zirve Uygulama Planı nın hedeflerine bağlılık sözünü taşıyan bir küresel karar alınmıştır. Plan, sürdürülebilir kalkınma için ulusal stratejilerin kurulmasını ve 2005 yılında uygulanmaya başlamasını gerektirmiştir. Bu stratejilerin sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik, sosyal ve çevresel yönlerini entegre etmesi ve her ülkenin ulusal önceliklerine uygun olarak izlenmesi beklenmektedir. Sürdürülebilir kalkınma için kurumsal çerçevelerle tutarlı ve eşgüdümlü yaklaşımlar gösteren politikalar geliştirilmesi, koordine edilmesi, kanunlar çıkarılması ve uygulanması tüm ulusal seviyelerde teşvik edilmektedir. Tasarlama ve uygulama aşamalarında nüfusun kadınlar gibi hassas kesimlerini de içine alan, tam bir kamu katılımı sağlanması amaçlanmaktadır. Zirve Uygulama Planı, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma politikalarına daha üst düzeyde odaklanmak için ulusal koordinasyon yapılarının (örneğin sürdürülebilir kalkınma konseyleri), yerel düzey de dâhil olmak üzere, kurulmasını veya güçlendirilmesini teşvik etmektedir (Beyhan,2008). 23
34 2.4. Sürdürülebilir Kalkınmanın Önündeki Engeller şunlardır: Minibaş (2002) a göre, sürdürülebilir kalkınma önündeki en önemli sorunlar 1. Küreselleşme doğrultusunda sermayenin yeniden yapılanması: Küreselleşmenin doğal sonucu olarak uluslararası rekabet koşulları değişerek, Türkiye gibi ihracatını düşük katma değerli mallar üzerine yapılandırılmış ülkelerin rekabet olanakları daralmıştır. 2. Küçük ve orta ölçekli şirket ağırlığı: Büyük ölçekli işletmeler teknolojik yeniliklerden ve çeşitli iş olanaklarından daha fazla yararlanma olanağına sahip olduğundan küçük ve orta ölçeklilerin rekabet şanslarını etkilemektedir. Küçük ölçekli işletmeler başta istihdam olmak üzere ekonomik gelişmeye olumlu katkıda bulunmalarına rağmen küreselleşmenin sınırsız rekabet alanı karşısında öncelikle etkilenmektedir. 3. Kayıt dışı ekonominin varlığı: Kayıt dışı ekonomi gelişmekte olan ülkelerde daha çabuk zemin edinmektedir. Bu durumda gelişmekte olanların hızlı nüfus artışı ve benzeri yapısal sorunları nedeniyle üretimde emek yoğun teknolojiye dayalı sektörleri tercih etmelerinin payı büyüktür. Kayıt dışı sektörlerin varlığı ile yolsuzluk ekonomisi arasında da ilişki bulunmaktadır. 4. İş gücünün niteliği: Karların artış hızının arttırılabilmesi hızlı teknolojik gelişmeye bağlı olarak verimlilik artışlarına ve kitlesel tüketime bağlıdır. Bu durum ise, öncelikle yeni teknolojileri kullanabilen ucuz işgücüne ve onların bu teknolojilerle ürettikleri malların alıcısı olmasına bağlıdır. Hızlı nüfus artışı içindeki gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ülkelerce cazip görünebilir. 5. Talebin niteliği: Gelişmekte olan ülkelerin yeni teknolojilerin üreticisi olacak sermaye birikimine ve insan gücüne sahip olmamaları sürekli teknoloji talep eden 24
35 2.5. Sürdürülebilir Turizm Kavramı 1960 ların ortalarında gerek ekonomik büyüme, gerekse teknolojik ve endüstriyel ilerleme eleştirel bir gözle incelenmeye başlanmıştır. Öncelikle doğal çevrede fark edilen olumsuz değişmeler bazı duyarlı bireyler ve gruplarca belirlenmiş ve ekonomik, teknolojik gelişmeleri planlayan ve gerçekleşmesi için her türlü çabayı gösteren hükümetlere uyarılar halinde iletilmeye başlanmıştır. Özellikle çevrecilerin öncü hareketleri, toplum bilimi ve tarih zenginliklerini inceleyen bilim dallarından gelen eleştirilerle beslenmiştir. İşte bu dönemde doğal ve insan yapısı çevreye zarar vermeyen teknoloji, ekonomik büyüme hızı arayışları, baskı gruplarının eylemleri ile kamuoyuna yayılmıştır. Aynı yayılma turizmde de gerçekleşmiş ve var olan "Saldırgan Turizm" çeşidinin yerine geçebilecek "Alternatif Turizm" arayışları başlamıştır (Çakılcıoğlu,1996:27). Sürdürülebilir turizm, turizmin etkileriyle ilgili görünen kaygılardan ortaya çıkmıştır. Sürdürülebilir turizm kavramının ortaya çıkmasında 1960 lı yılların en önemli turizm hareketlerini oluşturan kitle turizminin hızlı yükselişinden başlayarak, günümüze kadar turizmin geçirdiği tarihsel gelişim süreçleri etkili olmuştur li yıllarda turizm ile ilgili yayınlarda, özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerindeki rolü ve olumsuz potansiyel etkileri konularına dikkat çekilmiştir. Yine bu yıllarda ziyaretçi yönetimi kavramı gelişmiştir. Turizmin ekonomik, fiziksel ve sosyal etkileri konusunda 1980 li yıllarda yazılan eserler dünya çapında büyük bir etki yaratmıştır. Turizm ile ilgili bu tartışmalarla birlikte bu yıllarda yeşil turizm kavramı ortaya çıkmıştır yılında İngiliz Turizm Kurulu, Turizm ve Çevre: Dengenin Sürdürülmesi konulu bir rapor yayınlamıştır. Bu rapor turizmin gelişmesinde daha çevre dostu olan kuralları ortaya koymuştur (Kuter ve Ünal,2009:148). 25
36 Çevre korunmasında turizmin rolü, Dünya Turizm Organizasyonu nun Manila Bildirgesi (WTO, 1980) ile de ortaya konmuştur. Bu bildirgede; turizm kaynaklarının kontrolsüz bırakılmamasına, turizm gereksinmeleri karşılanırken turizm alanlarında yaşayan nüfusun sosyal ve ekonomik yaşantısına, turist çeken tarihi ve kültürel alanlarda doğal kaynaklara zararlı olacak faaliyetlerde bulunulmamasına, bütün turizm kaynaklarının insanoğlunun mirası olduğuna değinilmiş ve uluslararası ölçekte doğal ve kültürel kaynakların korunmasının geniş kapsamlı turizm planlamasının amacı olduğu belirtilmiştir. Manila Bildirgesi nden sonra Dünya Turizm Organizasyonu (WTO) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ortaklaşa bir bildirge yayınlamışlardır (WTO-UNEP,1982). Bu bildirgede; Turizm gelişmesinin sağlanması için insanoğlunun çevresini oluşturan elemanların korunması, geliştirilmesi, kalitesinin arttırılmasının temel koşul olduğu; bunun karşılığında turizmin rasyonel yönetimi ile kültürel ve fiziksel çevrenin gelişmesine, yaşam kalitesinin yükselmesine katkıda bulunabileceği görüşü ileri sürülmüştür (Akpınar,2003). Dünya Turizm Örgütü ne göre turizmde sürdürülebilir kalkınma; gelecekteki fırsatları koruyup geliştirmeyi gözeterek, bugünkü turistlerin ve ev sahipliği yapan bölgelerin ihtiyaçlarını karşılama ilkesini benimser. Bu şekilde tüm kaynakların yönetimi, kültürel bütünlüğün, zorunlu ekolojik süreçlerin, biyolojik çeşitliliğin ve yaşam destek sistemlerinin devamlılığı sağlanırken, ekonomik, sosyal ve estetik gerekler karşılanacak şekilde öne çıkarılır. Sürdürülebilir turizm ürünleri; sürdürülebilir kalkınma ile zarar görmek yerine yararlı olan yerel çevre, toplum ve kültürlerle uyum içinde işlenen ürünlerdir (Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi,1995). Çubuk (1996) a göre sürdürülebilir turizm, insanın etkileşim içinde bulunduğu ya da bulunmadığı çevrenin bozulmadan veya değiştirilmeden korunarak, kültürel bütünlüğün, ekolojik süreçlerin, biyolojik çeşitliliğin ve yaşamı sürdüren sistemlerin idame ettirildiği ve aynı zamanda tüm kaynakların ziyaret edilen bölgedeki insanların ve turistlerin ekonomik, sosyal ve estetik gereksinmelerini doyuracak şekilde ve gelecek kuşakların da aynı gereksinimlerini karşılayabilecekleri biçimde yönetildiği bir kalkınma şeklidir (Küçükaslan,2007:56). 26
37 Bramwell ve Lane (1993), sürdürülebilir turizmi turizm endüstrisi, ziyaretçiler, ziyaretçileri ağırlayan topluluklar ve çevre arasındaki karmaşık ilişkilerin yarattığı gerilim ve sürtüşmeleri azaltmayı hedefleyen pozitif bir yaklaşım olarak tanımlamıştır (Aktaran McMinn,1997:136). Sürdürülebilir turizm Scharpf (1998) tarafından ise, doğal, kültürel ve sosyal kaynakları uzun vadede güzelleştiren ve koruyan, olumlu ve ılımlı bir tarzda ekonomik gelişimi destekleyen bir turizm olarak tanımlanmıştır. Inskeep (1991) e göre, turizmle çevre arasındaki ilişki, turizmin doğal ve kültürel kaynaklara bağımlılığından gelmektedir ve sürdürülebilir turizm kalkınma ve planlaması faydaları artırarak, zararları en aza indirmeyi amaçlamaktadır. Eğer turizmde yanlış bir planlama yapılırsa kalkınmanın temel unsurları olan doğal, tarihi ve kültürel kaynaklar tahrip edilebilir (Aktaran Connell, Page ve Bentley,2009:868). Kuntay (2004) a göre ise sürdürülebilir turizm; gelecek için perspektifleri geliştirerek ve koruyarak, turistlerin ve ağırlayan bölgenin güncel ihtiyaçlarını yerine getiren, yaşayan canlı sistemlerin, biyolojik çeşitliliğin, temel ekolojik süreçlerin ve kültürel bütünlüğün göz önüne alındığı estetik, sosyal ekonomik ihtiyaçlarla birlikte tüm kaynakların yönetimini birleştiren turizmdir. Turizm çalışanlarının ve planlamacılarının amacı; doğal kaynakları ve kültürel mirası koruyarak ve aynı zamanda da turizmin çevresel, ekolojik, toplumsal ve kültürel olumsuz etkilerini en aza indirerek, turizm endüstrisini geliştirmek olmalıdır. Turizmin sürdürülebilir olması aşağıdaki koşulların sağlanmasıyla mümkündür (environment.gov.au): Yenilenemez enerji kaynaklarının kullanılması tercih edilmemeli, Yenilenebilir enerji kaynakları, yeniden tamamlanamayacağı kadar hızlı tüketilmemeli, Enerji tüketimi en aza indirilmeli, 27
38 Biyosferin zararsız hale getirebileceğinden daha fazla kirliliğe neden olunmamalı, Biyo-çeşitlilik ve ekolojik sistemler üzerine bir etkisi olmamalı, Şimdiki ve gelecek nesiller için yaşamsal ve kültürel imkânlar yaratmalı, Yerel halka ve bölgeye ekonomik ve toplumsal faydalar kazandırmalı, Diğer sektörlerin ekolojik sürdürülebilirliği sağlama kapasitelerini etkilememelidir. Sürdürülebilir turizmin gelişimi için ana amaç, turizm etkinlikleri sonucunda ekonomik kalkınma ve çevresel değerlerin korunmasıdır. Konuyla ilgili olarak Müller (1994) sürdürülebilir turizm kavramını beşgen bir piramitle somut hale getirmiştir. Buna göre, bölgedeki yerel topluluğun ekonomik refahı ve öznel sağlığı ziyaretçi istemlerinin karşılanması için ön koşul işleyen doğa ve işleyen kültür dür. Gelecek nesillerin biçimlendirilmesi hakkı bir üst hedef olarak kesinlikle gerçekleştirilmelidir. Buna göre, doğal kaynakların kullanılma dereceleri ve çevre yüklenmeleri kararlı bir şekilde azaltılarak ekonomik gelişme sağlanmaya çalışılmalıdır (Aktaran Selimoğlu,2004). Şekil 2.2. Sürdürülebilir Turistik Gelişmenin Sihirli Beşgen Piramidi (Kaynak: Müller,1994, Aktaran Selimoğlu,2004) 28
39 Sürdürülebilir turizm kavramı ulaşılmak istenen bir hedeftir. Ancak, bunun için fiziksel ve sosyo-ekonomik yapının incelenmesi, stratejik kararlar alınması, teknik konularda deneyim sahibi olmak ve eğitim kaçınılmazdır. Sürdürülebilir turizmin gelişmesindeki en önemli faktör kuşkusuz ki koruma dır. Bu da doğal çevrenin korunması, yenilenmesi ve ekolojik dengenin bozulmamasıyla gerçekleşecektir. Sürdürülebilir Turizm; doğaya karşı kesin bir taahhüt ve herhangi bir turizm veya kalkınma faaliyetlerini yerel halk ile bütünleştiren bir sosyal sorumluluk gerektirir. Bazı faktörler, turizm endüstrisini sürdürülebilir kalkınma yaklaşımına doğru sürükleyen yönlendiriciler olarak görülebilir. Bu yönlendiriciler (akdeniz.edu.tr): Düzenleyici baskıları artırmak, Duyarlı kaynakların tüketiminde maliyet tasarrufu yapılması yönünde bilinçlenmeyi geliştirmek, Çevresel kalitenin rakip ürünler için zorunlu olduğunu, turizm mesleğinde çalışanlara ve işletmecilere tanıtmak, Gelişen turizmin çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda, devlet birimlerinin ve işletmecilerin bilinçlenmesini sağlamak, Toplumların turizm politikasını yönlendirebilecek güce sahip olduğuna dair bilinçlenmeyi artırmaktır. Özbey (2002) e göre, sürdürülebilir turizmde esas olan, doğal alanların ve kırsal kesimlerin, geleceğin turizm alanları olarak, turizmin olumsuz çevresel etkilerinden korunması, günümüz turizmi içinde turistlerin çevresel sorunları olmayan ortamlarda, doğa içinde turistik etkinliklere katılmasıdır. Tüm bu çabaların gerçekleştirilebilmesinde hükümetlere, özel sektöre, gönüllü kuruluşlara ve bireylere önemli görevler düşmektedir. Turizmde sürdürülebilir ve sürdürülebilir olmayan gelişme arasındaki temel farklılıkları aşağıdaki tablo ortaya koymaktadır. 29
40 Tablo 2.1. Sürdürülebilir ve Sürdürülebilir Olmayan Gelişme (Kaynak: Demir, Çevirgen,2006:112; Aktaran, Küçükaslan,2007:73). Sürdürülebilir Genel Kavramlar Yavaş gelişme Kontrollü gelişme Uygun ölçekli Uzun dönemli Kaliteye yönelik Yerel kontrol Gelişme Stratejileri Önce plan sonra gelişme Kavrama dayalı plan Baskıların ve faydaların yayılması Yerel yatırımcılar Yerel mimari Turist Davranışları Küçük gruplarla seyahat Yerel dili öğrenme isteği Saygılı ve hassas Sessiz Sürdürülebilir Olmayan Genel Kavramlar Hızlı gelişme Kontrolsüz gelişme Uygun olmayan ölçekte gelişme Kısa dönemde gelişme Miktara yönelik gelişme Uzaktan kontrol Gelişme Stratejileri Plansız gelişme Projeye dayalı plan Kapasitenin artırılması Yabancı yatırımcılar Yerel olmayan mimari Turist Davranışları Kalabalık gruplarla seyahat Yerel dili öğrenme çabası yok Yoğun ve hassas olmayan Muhtemelen tekrar gelmeyen Tekrar ziyaret eden 30
41 Sürdürülebilir turizm; kalkınma ile çevre arasında bir uyum yaratmayı hedefleyen çok boyutlu bir kavramdır. Spangenberg (2004) e göre turizmde sürdürülebilirlik kavramı 5 boyutta analiz edilebilir: Ekolojik Ekonomik Sosyal Kültürel Kurumsal Bu boyutlarda dahil edildiğinde sürdürülebilir turizm gelişmesi şu hususlardan oluşmaktadır; Çevresel boyutta; insan yaşamının doğal temellerinin bozulmasına direnç göstermek, Ekonomik boyutta; gelecek zamanki kazançları garanti ederek, bugünün kazancını artırabilmek, Sosyal boyutta; kültürel ve estetik değerleri koruyarak geliştirmek, Kurumsal boyutta; yerel halkın stratejik karar verme sürecine katılmasını teşvik etmektir (Fokiali ve ark.,2005). Sürdürülebilir turizm politikaları bu ekonomik, ekolojik, kurumsal, sosyal ve kültürel hedeflerin bir birleşiminden oluşmalıdır. Sürdürülebilir turizm kavramı turizm ile çevre arasındaki ilişkiye işaret etmektedir. Sürdürülebilir turizmin teknik, mantıksal ve bilimsel anlamda ele alınması turistlerin, turistik yörenin nüfusunun ve toplumların gelişmesi için ahlak ilkelerinin ortaya konmasına yardımcı olmaktadır. Ayrıca, turizmin doğal çevre elemanlarına olan bağımlılığı turizm endüstrisinin dikkatli bir biçimde planlanmasını ve yönetimini gerektirmektedir. Turistik ürünü çevresel unsurlara dayandırarak yeşil öğeyi ön planda tutan özel sektör girişimcileri sürdürülebilir turizmden kazanç sağlayabilmektedir (Küçükaslan,2007:56). 31
42 2.6. Sürdürülebilir Turizmin Ölçülebilirliği Sürdürülebilir turizm günümüzde turizmde başarılı olmayı hedefleyen ülke ve kurumlar için vazgeçilmez olmuştur. Kavramın bu kadar yaygınlaşmasına rağmen sürdürülebilir turizme nasıl ulaşılır ya da gerçekleştirilen turizm uygulamalarının sürdürülebilir olup olmadığı nasıl anlaşılır sorularına verilen cevaplar halen çok çeşitli ve çoğunlukla yeteriz kalmaktadır. Krippendorf (1993) bu durumu şöyle ifade etmiştir: Sürdürülebilir turizmi tanımlayabilmek için çok tartıştık, çok çaba sarf ettik fakat halen bir sonuç elde edemedik. Elde edebilmek için öncelikle konuşmaktan ziyade ölçebilmeliyiz. Öyleyse sürdürülebilir turizmi ölçecek göstergeler geliştirelim ve her yıl ne kadar ilerlemiş olduğumuzu ölçelim. Yapılan bazı araştırmalar (Holder,1988; Inskeep,1988; Mathieson ve Wall,1988; Clark,1990,1991) bir projenin sürdürülebilir turizm kriterini ne kadar karşıladığını ölçmekte taşıma kapasitesinin fayda sağlayabileceğini göstermiştir. Dünya Turizm Örgütü taşıma kapasitesini şöyle tanımlamaktadır: Aynı anda bir turist konaklama sahasını fiziksel, ekonomik, sosyo-kültürel ve ziyaretçilerin memnuniyet kalitesinde kabul edilemez bir azalmaya neden olmaksızın ziyaret eden insanların azami sayısıdır. Bir bölgenin taşıma kapasitesi; doğal çevre, kültürel ve sosyal çevre, tarihi miras, altyapı kapasitesi, turist memnuniyeti olarak ifade edilebilir veya çevrenin zarar görmesine sebep olmayacak kadar kullanımı olarak da tanımlanabilir (McMinn, 1997:136). Taşıma kapasitesiyle yapılacak bir değerlendirmede karşı karşıya kalınabilecek en büyük sorun ölçmenin yapılacağı belirleyicileri tespit etmektir. Örneğin, bir göldeki balık türlerinin devamlılığını bozmadan belirli bir süre içerisinde ziyaretçilerce tutulabilecek balık miktarını belirlemek, sosyal değerler gibi daha soyut unsurların taşıma kapasitesini ölçmekten çok daha kolay olacaktır. 32
43 Bir başka örnek olarak; taşıma kapasitelerinin önceden belirlenmiş olduğu bir turistik bölgede, tarihi eserlere zarar vermeden günde 500 kişinin o bölgeyi ziyaret edebildiği, denizdeki kirlenmenin en az olacağı şekilde 300 kişinin kabul edilebildiği ve ziyaretçi sayısının 700 kişiden fazla olduğunda kalabalık yüzünden turistlerin oraya gelmek istemediklerin varsayıldığında, bu rakamlardan en düşüğü olan 300 kişi o bölgenin taşıma kapasitesi olarak kabul edilebilir. O turistik bölgedeki sürdürülebilir turizmin ölçüsü olarak 300 kişi limit olacaktır Sürdürülebilir Turizmin İlkeleri Özbey (2002) sürdürülebilir turizm kalkınmasının en önemli ilkelerini şu şekilde sıralamıştır: Turizm için doğal, kültürel ve diğer kaynaklar halen topluma sağlamakta oldukları yararların yanı sıra gelecekteki kullanımının sağlayacağı yararların devamlılığı için de korunmalıdır. Turizmin kalkınması, turizm alanında sosyo-kültürel sorunlar ya da ciddi çevresel sorunlar yaratmaması için planlanmalı ve yürütülmelidir. Turizm alanının kapsamlı çevresel kalitesi sürdürülmeli ve ihtiyaçlara göre geliştirilmelidir. Turist memnuniyetini yüksek seviyesi turistik alanların pazarlanabilirliğinin ve popülerliğinin gelecekte de sürdürülebilmesi için korunmalıdır. Turizmin yararları, topluma hızlı bir şekilde yayılmalıdır. Toplum temelli turizm projeleri yerel bölgelere faydaların dağıtılmasında önemli bir tekniktir. Yerel ekonomileri desteklemek ve güçlendirmek; halka sürekli danışma yoluyla yöre halkının karar mekanizmalarına katılımını sağlayarak araştırma yapmak doğru olacaktır. 33
44 Paçacı (1995) ya göre ise, sürdürülebilir turizmin prensipleri şu şekilde sıralanabilir (Aktaran Demir,2001): Çevre, önemini turizm serveti şeklinde ortaya koyan gerçek bir değere sahiptir. Uzun dönemdeki sürdürülebilirlik, kısa vadeli düşüncelerle zarara uğratılmamalı ve korunarak gelecek nesillere ulaştırılmamalıdır. Turizm, ziyaretçilerin yanı sıra, bulunduğu alan ve topluma da fayda sağlayan potansiyele sahip pozitif bir aktivite kabul edilmelidir. Turizm ve çevre arasındaki ilişki, çevreyi uzun dönemde sürdürülebilir hale getirecek şekilde düzenlenmelidir. Turizmin doğal kaynaklara zarar vermesine, gelecekte hoş olmayan ortamlar yaratmasına ve çevre üzerinde kabul edilemez etkiler oluşturmasına izin verilmemelidir. Turizm faaliyetleri ve gelişmeleri; ölçeğe, doğaya ve içinde yer aldıkları alanın karakteristik özelliklerine uyum göstermelidir. Herhangi bir turistik alan ile ziyaretçilerin ihtiyaçlarının temininde, o yörede yaşayan halk arasında uyum sağlanmasına çalışılmalıdır. Ayrıca; Yenen (2008) e göre sürdürülebilir turizm planlamalarında göz önünde tutulması gereken bazı hususlar şunlardır: Yörenin özellikleri (doğal, tarihi, kültürel, demografik) göz önünde tutularak turizm kapasitesinin saptanması, Yeni yapılaşma yerine mevcut yapıların etkin kullanımına öncelik verilmesi, Yerel yönetimlerin gözetimi altında çevreye saygılı, yerel mimari özellikleri göz önünde bulunduran yapılaşma, Yörenin ekolojik, tarihi, kültürel zenginliği ile uyumlu çevre düzenleme çalışmaları, Doğal alanlar ve kırsal çevrenin de geleceğin turizm alanları olarak zarar görmesini engelleyecek önlemlerin alınması, Turizmin çeşitlenmesinin talebe göre değil arza göre düzenlenmesi, yani yeterli alt yapı düzenlemeleri olmadan, yoğun talebi karşılamaya yönelik 34
45 düzenlemelerle kaynaklara fazla yüklenilmemesi, kaynaklara uygun talep yaratılması, Önceliklerin yerel halka verilmesi, yöre halkının bilinçlendirilmesi, emek yoğun bir sektör olan turizmde bölge halkının ekonomik kalkınması da göz önüne alınarak istihdam yaratılması, Tek tip turizm ile yalnızca yılda bir iki ayın turizm sezonu olarak değerlendirilmesi yerine turizmi çeşitlendirerek turizm sezonunu tüm yıla yayma, Ulaşımda mümkün olduğunca çevre kirliliği yaratmayacak düzenlemelerin yaşama geçirilmesi, Güneş enerjisi, jeotermal enerji, rüzgar, akarsu enerjileri gibi çevreye zarar vermeyecek enerji kullanımına yönelik yatırımların tercih edilmesi, turistler için yerel etkinliklere katılarak, doğa ile iç içe, isterlerse yerel tarım, hayvancılık benzeri faaliyetlere katılarak, ekolojik dengenin korunmasına katkıda bulunarak dinlenme olanakları yaratılması, Yerel özelliklerin ve kültürün olduğu gibi sergilenmesi, zorlama düzenlemeler yapılmaması, otantiklik prensibine uyulması, Toplumsal ve kültürel kimliğin korunması, Yatırımların gelişmeye açık ve uzun vadeli olmasıdır Sürdürülebilir Otel Kavramı Sürdürülebilir oteller ya da diğer adıyla yeşil oteller son yıllarda; seyahatinin çevreye zarar vermeden ya da en az zararla yapmak isteyen ve bunun için daha fazla ödemeye hazır, çevre duyarlılığı yüksek, üst-grup turizm tüketicileri tarafından tercih edilmektedir. Sürdürülebilir konaklama tesisleri tanıtımlarında çevreye duyarlı ve yerel ekonomiye dayalı faaliyetlerine özellikle vurgu yaparak ve çeşitli sertifikalarla sürdürülebilir turizm çalışmalarını belgeleyerek, çevreye saygılı ziyaretçileri ağırlamaktadır. Sürdürülebilir, sorumlu, çevreye duyarlı turizm sertifika programlarından bazıları şunlardır (cep.unep.org): 35
46 British Airways Holidays: İngiliz Havayolları bir anket uygulayarak, çevreye duyarlı otelleri belirlemekte ve ödüllendirmektedir. Örneğin 2002 yılında, Fas ın Atlas Dağlarında yer alan Kasbah du Toubkal Oteli geleneksel yapı tekniklerinden ve yerel işçilerden faydalanarak, çevreye duyarlı yapı kategorisinde İngiliz Havayolları Gelecek İçin Turizm ödülünü almıştır. Costa Rica s Certification for Sustainable Tourism (Kosta Rika Sürdürülebilir Turizm Sertifikası): Bu sertifika programı hükümet destekli ve ülke çapında olması nedeniyle kendi pazarını yaratmıştır. Green Globe: Dünya çapında etkili bir sertifikalama programı yürütmektedir. Green Key: Bu sertifika programı Danimarka ile sınırlı olmakla birlikte, en sert kriterlere sahiptir. HAC Green Leaf: Kanada nın en köklü sertifikalandırma kuruluşudur. HVS Eco Services: Otel endüstrisi için bir çevre danışmanlık şirketi olup, Amerika da ECOTEL sertifika programı uygulamaktadır. Touristik Union International (TUI) Tur Operatörü: 5 milyondan fazla müşterisiyle Almanya nın en önemli tur operatörü olan TUI turizm endüstrisinde çevresel sorumluluğun teşvik eden kuruluşların başında gelmektedir. World Travel Market Fuarı nda düzenlenen 2023 te İngiltere Yurtdışı Seyahatler konulu panelde konuşan TUI nin İngiltere ve İrlanda Genel Müdürü Dermot Blastland, grubun verilen süre içinde sürdürülebilirlik standartlarını yakalayamayan otel ve destinasyonlarla çalışmayacağını söylemiştir. Blastland açıklamasında gelecek 5 yıl içinde Travelife Sustainability System olarak adlandırılan sistemden onay almayan tesis veya destinasyonlarla çalışma şanslarının olmayacağını ileri sürmüştür (turizmhaberi.net). Ekolojik sertifikalandırmada (eko-etiketleme) aşağıda sıralanan şu konulara dikkat edilmektedir (cekulvakfi.org.tr): - Sürdürülebilir doğal kaynak kullanımı: Su ve elektrik tasarrufu, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri-dönüştürülmesi, atık üretimini azaltıcı uygulamalar, 36
47 - Ekolojik Ulaşım: Araba kiralama gibi uygulamalar yerine toplu taşıt kullanımı ve bisiklet kullanımının teşvik edilmesi, güvenli bisiklet yollarının yapılması, - Gıda güvenliği ve kalitesi: Ekolojik tarımsal ürünler, - Yerel kültüre has yiyeceklerin sunulması ve tanıtılması: Tercihen yöre kadınları veya aşçıları tarafından hazırlanan yiyeceklerin haftada bir kez özel menü olarak yer alması, - Yöreye has gıda ve ürünlerin tanıtılması ve yöreden satın alınarak pazarlanması: - Yörenin doğal güzelliklerinin ve kültürel ve tarihi mirasının tanıtılması: Bu konuda bilgilendirici broşürlerin hazırlanması, turların yapılmasıdır Sürdürülebilir Otel Yapılanması Uluslararası Turizm Ortaklığı na göre; Sürdürülebilir Otel yapılanması 6 ana başlık altında toplanabilir (The International Tourism Partnership in hazırlamış olduğu çalışmadan derlenmiştir) : 1- Planlama ve çerçevenin oluşturulması Yeşil otel anlayışını şirket politikası olarak benimsenmesi, Uluslararası uygulamaları gerçekleştirecek bilgi birikimine sahip bir personelin çevre yönetiminden sorumlu müdür olarak atanması, Her birimden bir personelin seçilerek otelin çevre çalışma grubunun ya da yeşil takım oluşturulması, Konukların tükettikleri su ve elektriğin ölçülerek ilerlemelerin kaydedilmesidir. 2-Personelin eğitimi ve çevre farkındalığını artırmak Tüm otel personelinin yeşil otel konseptini benimsemesi için bir eğitim programı düzenlemek, Düzenli toplantılar ve geri beslemelerle birlikte personelin farkındalığını güçlendirmek, Rekabet yaratarak personeli motive etmek ve her ay bir personeli başarısından ötürü ödüllendirmek, 37
48 Tazeleyici eğitimlere devam etmek ve program ilerledikçe sonuçları personelle paylaşmaya devam etmektir. 3-Çevre yönetimi Yönetim alternatiflerini ortaya koyarak, hangilerinin kullanılacağına karar vermek ve otelin çevreye olan etkilerini belirlemek, Yüksek enerji ve su tüketen birimlerin tüketimlerini kontrol altına almak ve sürekli denetlemek, Tüketime ve birime bağlı olarak ilerlemeleri günlük, haftalık, aylık olacak şekilde düzenli aralıklarla takip etmek, Kısa ve uzun dönemli hedefler belirlemek ve hedeflere ulaşılmadığı zaman düzeltici faaliyetleri devreye sokmak, Otelin faaliyet gösterdiği destinasyon veya bölgedeki çevre standartlarını yükseltmek için diğer oteller ve iş çevreleriyle iş birliği yapmak, Konukları otelin çevre politikası hakkında bilgilendirmektir. 4-Satın Alma Süreci Sürdürülebilir ürünleri tercih etmek, Yerel üreticilerden satın almayı tercih etmek, Satın alırken mevsiminde ve yerel ürünleri tercih etmek, Olabildiğince fazla miktarlarda satın alarak paketleme maliyetlerini düşürmek, Adil ticaret ve eko-etiketli ürünleri tercih etmek, Konuklara korunan canlıların ürünlerini ve ticareti yasak olan ürünleri satmamaktır. 5-Yerel halkla işbirliğinin artırılması Yapılan faaliyetlerden yerel halkın da faydalanmasının sağlanması, Yerel halk tarafından sunulan hizmetleri tercih etmek, Yerel halkı istihdam etmek, Yerel halkı geliştirecek projelere destek olmaktır. 38
49 6- Destinasyonun korunması Kültürel mirası ve doğayı koruma projelerine destek vermek, Yerel halk tarafından üretilen sanat ve el emeği ürünleri sergilemek, Misafirleri yörenin kültürü ve bölgede uygun olacak davranışlar hakkında uyarmak, Araçsız bölgeler sağlamak, Kirliliği ve gürültüyü önlemek, Enerji tüketimini ve emisyonu azaltmak için uygun ulaşım araçlarını teşvik etmektir Sürdürülebilir Otellerde Yapılması Gereken Bazı Düzenlemeler Uluslararası Turizm Ortaklığı na göre; sürdürülebilir otellerin 3 ana konuda gerekli düzenlemeleri yapmaları gerekmektedir (The International Tourism Partnership in hazırlamış olduğu çalışmadan derlenmiştir): 1) Enerji - Enerji ve yakıt kullanımın yoğun olduğu alanları belirlemek, - Yüksek enerji tüketen cihazlara sayaç takmak, - Enerji verilerini toplayacak personeli belirlemek, - Yapılacak küçük değişikliklerle enerji tasarrufu sağlamak, - Tüm cihazların bakımını yapmak ve etkili çalıştıklarından emin olmak, - Az enerji tüketen alternatif ürünleri tercih etmek, - Otel etrafında bisiklet ve çevreyle barışık araçlar kullanmak, - Otelin çevre performansını sürekli izlemek ve sonuçlara göre gerçekçi hedefler belirlemektir. 2) Su Kullanımı - Suyun en çok tüketildiği alanları belirlemek ve tüketimin nasıl düşürüleceğini belirlemek, - Yapılacak küçük değişikliklerle su tasarrufu sağlamak, 39
50 - Boruları ve muslukları düzenli olarak kontrol ederek sızıntıları derhal gidermek, - Otelin mutfağına, odalardaki banyolara ve diğer alanlara su filtreleri ve su tüketimini azaltacak cihazlar takmaktır. 3) Atık Yönetimi - Atıkları; kâğıt, plastik, cam vb. gibi ayırmak, - Atıkların miktarını ve yeniden kullanabilirliklerini araştırmak, - Atık yönetimi planı hazırlayarak, sonuçlarını takip etmek, - Atık su arıtma yöntemlerini uygulamaktır Kültür ve Turizm Bakanlığı Tarafından Yürütülen Çevreye Duyarlılık Kampanyası Sürdürülebilir turizm kapsamında, çevrenin korunması, çevre bilincinin geliştirilmesi, turistik tesislerin çevreye olan olumlu katkılarının teşvik edilmesi ve özendirilmesi amacıyla, 1993 yılından itibaren talep eden ve aranılan nitelikleri taşıyan konaklama tesislerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Çevre Dostu Kuruluş Belgesi (Çam Simgesi) verilmektedir yılında; çevrenin korunmasına yönelik önlemlerin ülkemizde giderek daha fazla önem kazanmakta olduğu düşünülerek, çevreye duyarlı konaklama işletmeleri için uygulanmakta olan sınıflandırma formu, güncelleştirilmiş ve geliştirilmiş olup Turizm İşletmesi Belgeli Konaklama Tesislerine Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi Verilmesine Dair tebliğ yürürlüğe girmiştir. Tebliğ, enerji, su, çevreye zararlı maddelerin tüketiminin ve atık miktarının azaltılmasını, enerji verimliliğinin arttırılmasını, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşvik edilmesini, konaklama işletmelerinin yatırım aşamasından itibaren çevreye duyarlı olarak planlanmalarını ve gerçekleştirilmelerini, tesisin çevreye uyumunu, çevreyi güzelleştirici düzenleme ve etkinlikleri, ekolojik mimariyi, çevreye duyarlılık konusunda bilinçlendirmeyi, eğitim sağlanmasını ve 40
51 ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılmasını kapsamakta olup; tebliğ ekinde bulunan sınıflandırma formu, çevreye duyarlılık konusunda çalışma yapan turistik işletmelerin talebi üzerine, formun uygulama esaslarında belirlenen temel kriterlere sahip olan konaklama tesislerine uygulanacaktır. Tür ve sınıfına ilişkin belirlenen asgari puanı aşan tesislerden, simgesi yıldız olan konaklama tesislerinin plaketlerinde sınıflarını gösteren yıldızlar yeşil renkli düzenlenecektir. Ayrıca plaket üzerinde Çevreye Duyarlı Tesis ibaresi yer alacaktır. Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi (Yeşil Yıldız Simgesi) Belgesi alacak tesislerin, çevrenin korunmasına katkıda bulunurken, aynı zamanda tanıtım ve pazarlamalarında bir ayrıcalık yaratabilecekleri, hizmet kalitelerinden ödün vermeden, işletmelerine ve ülkemiz ekonomisine tasarruf yolu ile katkıda bulunabilecekleri, çevrenin korunmasında üstlenecekleri roller ile yörelerinde örnek tesisler olabilecekleri düşünülmektedir (yigm.kulturturizm.gov.tr) Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı te Sürdürülebilir Turizm Planlaması Kültür ve Turizm Bakanlığı ülke turizminin ulusal ve uluslararası boyutta geliştirilmesi, canlandırılması ve ekonomik bir değer haline getirilmesi için gerekli altyapıyı hazırlayarak ülke turizminin dünya çapında tanıtımını yapmak üzere farklı alanlarda çalışmalarını sürdürmektedir. Bu doğrultuda, Kültür ve Turizm Bakanlığınca turizm faaliyetlerini sürdürülebilir, planlı ve istikrarlı bir şekilde yürüterek, ülkemiz turizminin geleceğini şekillendirmeye yönelik bir yol haritası olan Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı hazırlanmıştır. Türkiye Turizm Stratejisi 2023 e göre ülkemizin tanıtım stratejisi; ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte markalaşmanın hedeflenmesi, ulusal tanıtım ve pazarlamaya ek olarak varış noktası bazında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine başlanmasıdır. Ülkemizin bu konudaki vizyonu; ülke imajının güçlendirilerek, 41
52 Türkiye nin tüm dünyada ilk beş ülke arasında yer alacak bir turizm markası haline gelmesini sağlamaktır. Bu bağlamda ele alınan turizm misyonu ise; kültürel mirasımızı ve tarihi değerlerimizi ön plana çıkaran; sürdürülebilir turizmin gerçekleştirilebilmesini sağlayacak çeşitlilikte ve kalitede ürün ortaya koyabilen; değişen ve gelişen taleplere paralel olarak kendini yenileyen, zengin kültür ve turizm potansiyelinin, gelişen teknolojilerden yararlanılarak, iç ve dış pazarlarda tanıtılmasına imkân veren politikanın yürütülmesi olarak özetlenebilir. Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ile ülkemizin doğal, kültürel, tarihi ve coğrafi değerlerini koruma-kullanma dengesi içinde kullanmak ve turizm alternatiflerini geliştirerek ülkemizin turizmden alacağı payı artırmak hedeflenmektedir. Söz konusu turizm kaynaklarının noktasal ölçekte planlanması yerine gelişim aksları boyunca turizm koridorları, turizm bölgeleri, turizm kentleri ve eko turizm bölgeleri oluşturacak şekilde ele alınması, bu değerlerin tanıtımı ve kullanım kriterlerinin belirlenmesi açısından daha doğru bir yaklaşım olarak görülmektedir. Böylece, turizm potansiyeli bulunan bölgelerin diğer alternatif turizm türleri ile cazibesi artırılması düşünülmektedir. Ülkemiz kıyılarında turizm potansiyeli yüksek olan alanların Turizm Kentleri şeklinde bölgesel ölçekte ve özel sektör yatırımlarını özendirici arazi geliştirme modeli anlayışında planlanması ve geliştirilmesi söz konusudur. Bu şekilde sadece kıyı şeridi değil kıyı gerisindeki alanların ve hatta yerleşmelerin bir bütün olarak planlanması, turizm çeşitliliğinin artırılması, mevcut yerleşmelerin iyileştirilmesi ve dönüşümlerin sağlanmasının da mümkün olabileceği ve bu politikaların turizm sektörünün sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından önemli olduğu özellikle vurgulanmaktadır. 42
53 Türkiye Turizm Stratejisi 2023 kapsamında varış noktası olarak geliştirilecek ve birden fazla ili kapsayan turizm gelişim bölgelerinde yerel ve bölgesel kalkınmada bir araç olarak kullanılması planlanmaktadır. Bu amaçla, ülkemizde 9 ayrı tematik bölge önerilmektedir. Bu temalardan birisi de Göller Bölgesi Eko Turizm Gelişim Bölgesi dir. Göller bölgesi Konya, Isparta, Afyon ve Burdur illerini kapsamakta olup, bu bölgede doğa turizmine yönelik alanlar ve turizmi destekleyen trekking, araçlı ve çadırlı kamp, yamaç paraşütü, dağcılık, mağaracılık, avcılık, binicilik, bisiklet, sörf, foto safari vb. gibi faaliyetler geliştirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca, önemli bir yaban hayatına sahip olan bu bölgede, habitatlar ve ekosistemler bozulmadan sürdürülebilir bir turizm yaklaşımı sunacak, ziyaretçilerin doğa ve doğa koruma konularında bilgilendirilmesi, yöredeki doğa koruma çabalarına katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte yine Türkiye Turizm Stratejisi 2023 te belli bir güzergâhın doğal ve kültürel dokunun yenilenerek belli temalara dayalı olarak turizm amacıyla geliştirilmesiyle oluşturulacak turizm gelişim koridorları önerilmektedir. Bu hedeflerle oluşturulan Zeytin Koridoru, Kış Koridoru, İnanç Turizmi Koridoru, İpek Yolu Turizm Koridoru, Batı Karadeniz Kıyı Koridoru, Yayla Koridoru ve Trakya Kültür Koridoru üzerinde yer aldıkları yörelerde alternatif turizm türlerinin geliştirilerek ülkemizde turizmin koruma-kullanma dengesi içerisinde sürdürülebilir gelişimi sağlamada önemli birer vazife görmek üzere yapılandırılmaktadır. Söz konusu bölgeler içerisinde yer alan doğal kaynaklar çeşitlilik göstermekte olup, bu alanlarda doğal kaynaklarımızın kullanımında, sürdürülebilirlik ilkesine bağlı kalmak ve biyolojik çeşitliliği koruyarak eko-turizmin yaygınlaştırılmasını sağlamak hedeflenmektedir. 43
54 2.11. Eko-turizm Sürdürülebilir turizmin bir alt bölümünü oluşturan eko turizm, turizmde sürdürülebilir gelişmenin sağlanmasında önemli bir araç niteliği taşımaktadır. Fakat eko turizm, sürdürülebilir turizmin yalnızca bir parçasıdır. Sürdürülebilirlik geniş bir tanımlamayla eko-turizmi de içine almaktadır. Turizm sektörü olarak geliştirme ve bu sektörden daha fazla kazanç elde etme amacında olan ülkeler, bu amaçla turizmin çeşitlendirilmesi için değişik politikalar uygulamakta, turizm çeşitlerinin tüm yıla yayılması yaygınlaştırılmasını sağlayacak seçeneklerin gelişimini desteklemektedir. Bu turizm türlerinin gelişimi, hiç kuşkusuz uluslararası turizm pazarında devamlı artan rekabet baskısının bir sonucudur. Çünkü, günümüzün her türlü bilgiyle donanmış olan, ne istediğini bilen, gittikleri tatil yöresindeki kirlilik ve ekolojik sorunların bilincine vardıkları ve son gittiği tatil yöresindeki kirliliği fark eden veya bundan rahatsız olan turist sayısının iki kattan fazla olması nedeniyle, turizm üreticileri söz konusu turistik talebe yönelik olarak özel ilgi alanları için ürün gelişimi sağlamaktadır. Bu durum da pazar eğilimleriyle birlikte turizm çeşitlerini gündeme getirmiştir. Çevresel kaynaklara bağlı olarak gelişen ve çevresel duyarlılıkla işlenen turizm çeşitlerinin en önemlisi eko turizmdir (Kızılarmak, 2006:17) Eko turizmin Tanımı Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) nin tanımına göre eko turizm; Eğlenmeyi, doğayı ve kültürel kaynakları anlayarak korumayı destekleyen, düşük ziyaretçi etkisi olan ve yerel halka sosyo-ekonomik yarar sağlayan, bozulmamış doğal alanlara yapılan çevresel açıdan sorumlu seyahat ve ziyarettir. Uluslararası Eko turizm Topluluğu nun (The International Ecotourism Society) tanımına göre ise; eko turizm, çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını gözeten, doğal alanlara karşı duyarlı seyahattir. 44
55 Akşit (2007) e göre, doğal, çevresel, biyolojik ve kültürel kaynakların korunmasında ve kayıpların en aza indirilmesinde, turizm alanındaki faaliyetlerin ve getirilerinin gelecekte de artırılarak, devamını mümkün kılacak tek yol sürdürülebilir turizmdir. Bunun en iyi şekli de eko turizm olarak kabul edilmektedir (Aktaran, Kuter ve Ünal,2009:147). Dünya Turizm Örgütü ne göre eko turizm (Aktaran Özkan,2003): - Biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunur. - Yerel halkın refahının gözetilmesini, turistlerin ve yerel halkın bilinçlendirilmesini sağlar. - Küçük ölçekli işletmeler tarafından küçük turist gruplarına hizmet verilmesini sağlar. - Turistlerin ve yerel halkın turizm endüstrisi hakkında sorumlu hareket etmesini sağlar. - Geri dönüşü olmayan kaynakların en düşük düzeyde tüketilmesidir. - Turizm yönetimine yerel düzeyde katılımın önemsenmesidir. - İş fırsatlarının ve mülkiyetin yerel halk lehinde gelişmesinin gözetilmesidir. Eko turizmin dikkat çekici tanımlarından birini yapan Doğa için Dünya Fonu (WWF) eko turizmi, vahşi doğa çevresinde doğal çevreye en az etkide bulunan ve bu arada yerel topluluklara ekonomik fayda sağlayan turizm türü olarak tanımlamaktadır Eko Turizmin Özellikleri Eko turizm hakkında üzerinde fikir birliği bulunan bazı temel özellikler vardır. Bu karakteristikler şöyle sıralanabilir (Yücel,2002): - Doğa temelli olması (ziyaretçiler doğal alanlardaki doğal ve geleneksel kültür unsurlarını gözlemlemekte ve anlamaya çalışmaktadır), - Bio çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunması, 45
56 - Yerel toplumların refahını desteklemesi, - Olumsuz çevresel ve sosyo kültürel etkilerin en aza indirgenmesi için aktivitelerini hem turistler hem de yerel halkın sorumluluğunda düzenlemesi, - Yenilenemez kaynakların minimum kullanımını gerektirmesi, - Yerel mülkiyetin ve yerel topluma dönük istihdam imkânlarının üretilmesini ön görmesidir Eko turizmin Amaçları: Dünya Turizm Örgütüne göre eko turizmin amacı şudur (Aktaran Küçükaslan,2007:85): - Turizmin doğal ve geleneksel çevreye verdiği tahribatın en alt düzeye indirilmesi, - Turistlere ve yerel halka doğanın ve geleneksel sosyo-kültürel çevrenin korunmasına yönelik eğitim verilmesi, - Turizmin yerel halkın ihtiyaçlarının karşılayan, yerel yönetim ve halkla işbirliği içinde gelişen sorumlu bir ticaret olarak özendirilmesinin sağlanması, - Koruma kapsamındaki (doğal ve sosyo-kültürel) alanların yönetim için kaynak ayrılması, - Turizmin negatif etkisinin en alt düzeye indirilmesi amacıyla sosyokültürel ve doğal çevreye yönelik uzun vadeli takip ve değerlendirme programlarının desteklenmesi, - Turizmin yerel halkın geçimine katkıda bulunmasını sağlayacak şekilde geliştirilmesinin temin edilmesi, - Turizmin gelişiminin yörenin sosyal ve çevresel kapasitesini artıracak şekilde gelişmesinin sağlanması, - Çevreyle uyumlu, doğal ve geleneksel sosyo-kültürel yaşamla iç içe geçen, yöresel bitki örtüsünü ve yaban hayatını koruyan turizmin alt yapı yatırımlarının gerçekleştirilmesidir. 46
57 Eko turizm Profili Günümüzde eko turistlerin profili ile ilgili detaylı pazar araştırmaları bulunmamakla beraber bu kişilerin özellikleri genellikle birbirine benzerlik göstermektedir yılında Kuzey Amerika da yapılan bir pazar araştırmasına göre eko turistler, orta yaşlı, eğitim düzeyi yüksek, ortalamanın üzerinde geliri olan, doğa, gastronomi ve kültüre ilgi duyan kişilerden oluşmaktadır. Belirtilen bu özelliklerinin yanı sıra eko turistler, yılın belli bir dönemi değil yılın her ayında tatile çıkabilmektedirler. Eko turizm pazarının giderek büyüdüğü 90 lı yıllarda 43 milyon Amerikalının eko turizm faaliyetine katıldığı, Yunanistan a gelen 3 milyon İngiliz turistin %19 unun eko turist olduğu, Fransa da yılda 15 milyon kişinin trekking yaptığı belirlenmiş, ayrıca; Avrupa ülkelerinin pek çoğunun ülke turizmi için ayırdıkları payın önemli bir kısmının bu amaca yönelik harcandığı yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır (TÜROFED Dergisi, 2008:81). Eko turizm turlarına katılanlar genellikle kişi sayısının 25 i aşmadığı küçük gruplardır. Eko turizm merkezlerinde yer alan konaklama üniteleri de büyük çoğunlukla 100 yatak kapasitesini aşmayan ünitelerdir. Bu alanda çalışan seyahat acentaları veya tur operatörlerinin de ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli işletmeler olduğu bilinmektedir. Ayrıca, bu turizm türünde ziyaretçilere bölgenin ekosistemi, yerel kültürler ve sürdürülebilirlik konularında yapılan bilgilendirmeler büyük önem taşımaktadır. Yerel halk eko turizmden en fazla etkilenecek ve en fazla kaybedebilecek kesimdir. Bu nedenle, yerel halkların bölgelerinde gelişen turizmin yol açacağı etkiler konusunda önceden bilgilendirilmeleri ve bölgelerinde turizm gelişimini resmen kabul etmiş olmaları bir eko turizm prensibidir (Yücel,2002). Eko turizm, genellikle ailelerin işlettiği küçük tesislerde, geleneksel mimarinin ve yerel kaynakların kullanımını hedef almaktadır. Eko turizm amacına uygun gerçekleştirildiği taktirde, hassas ekosistemlerin korunması ve bu bölgelerin 47
58 içersinde ve çevresinde yaşayan nüfusun sosyo-ekonomik gelişmesi için kaynak yaratabilen bir araçtır. Önemli eko turizm potansiyeli olan dağlık ve ormanlık bölgelerdeki köylerde yaşayan halkın yoksulluğu göz önüne alındığında, eko turizmin sosyal sınıflar arasındaki dengesizliği azaltabilecek bir etken olduğu anlaşılabilir (Altıparmak, 2002:276, Aktaran Özkan,2003) Eko turizmin Etkileri Türkiye Turizm Stratejisi (2006) ne göre, eko turizmin bazı olumlu etkileri şunlardır: Kırsal kesimde tarım dışı istihdam alanlarının oluşmasına, Bölgeler arasındaki dengesizliklerin azaltılmasına, Kadının statüsünün iyileştirilmesine, Kırsal alandaki nüfus göçünün durdurulmasına, Milli değerlerin korunmasına ve tanıtıma, Bölge ekonomisinde üretim çeşitliliğinin artırılarak ekonomik istikrarın sağlanmasına, Yerel düzeyde imajın geliştirilmesine, Yerel halkın çevreyi koruma ve geliştirme bilincinin artmasına, Turizmin emek yoğun özelliği nedeniyle bölgede nitelikli niteliksiz kişilere önemli çalışma fırsatlarının oluşturulmasına, Bölgede yer alan küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişmesine, Ekonomik birimlerin gelirlerindeki mevsimsel farklılıkların azaltılmasına katkıda bulunmaktadır. Eko turizm her ne kadar çevre dostu hedeflere sahip olsa da doğru yönetilmediğinde olumsuz etkileri olabilir. Zaten en hassas, nadir ve çoğu zaman savunmasız çevresel ve kültürel değerlerin var olduğu yerlerde yapılabilecek eko turizmin olumsuz çevresel etkiler konusunda büyük bir tehdit de oluşturabileceğini söylemek mümkündür. Eko turizmin olası etkileri arasında aşırı kalabalığın yarattığı tehdit, erozyon, ormanların tahribi, artan ulaşım olanaklarının ve inşa faaliyetlerinin 48
59 yarattığı tahribat, nadir kaynaklar için artan rekabet ortamı, tüm bu etkileri engelleme yeteneğinin çok az olduğu eko turizm merkezlerinde yıkıcı etkilere yol açacaktır (Yücel,2002). Eko turizm alanlarında gerçekleştirilen bazı faaliyetlerin fiziksel çevre üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin şu örnekler verilebilir (Demir ve Çevirgen,2006b; Aktaran Kuter ve Ünal;2009:152): Nepal de doğa yürüyüşü endüstrisinin hızlı gelişmesi Katmandu nun nüfusunu artırarak yürüyüş yollarının yok olmasına ve kalabalıklaşmasına neden olmuştur. Ayrıca, otel inşası için ve yemek pişirmekte odun kullanımı ormanları azaltmış, seller ve heyelanlar ortaya çıkmıştır. Kenya da safari faaliyetleri yaban hayatı nüfusunu, yaşam alanlarını ve yiyecek kaynaklarını azaltmaktadır. Çita nüfusu yok olmanın eşiğine gelmiştir. Amerika da Yellowstone Milli Parkında turistlerin bıraktıkları çöpler ayıların yaşam alanlarını terk etmelerine ve zamansız ölmelerine neden olmaktadır. Brezilya kıyı şeridindeki yetersiz kanalizasyon sistemi nedeniyle dereler, göller ve okyanus kirletilmekte, bu durum yüzme ve balıkçılık için su kaynaklarını güvensiz hale getirmektedir. Filipin ve Maldiv Adaları nda resort inşaat malzemesi için mercan kayalığı kazısı ve dinamitlemesi bu hassas alanlara zarar vermekte ve yerel halkın geçim kaynağı olan balıkçılığı yok etmektedir Dünyada Eko turizm Dünyada eko turizm genellikle doğal değerlerini henüz yitirmemiş az gelişmiş ya da gelişmekte olan Kenya, Nepal, Belize, Costa Rica, Brezilya, Peru, Tanzanya vb. gibi ülkelerde gelişme göstermiştir. Ancak, eko turizmin artan önemi karşısında, dünyada birçok ülke eko turizmin gelişmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunmuş, ulusal ve bölgesel eko turizm birliklerinin kurulmasına öncülük etmiştir yılında Uluslararası Eko turizm Topluluğu (TIES) nun kurulması ve Birleşmiş 49
60 Milletlerin 2002 yılını Uluslararası Eko turizm Yılı olarak ilan etmesi dünyada eko turizme verilen önemi göstermektedir. Deniz güneş- kum turizmi olgunlaşmış bir pazardır ve büyümesi zaman içinde sabitlenmiştir. Fakat eko turizmi de içine alan alternatif turizmin yakın zamanda çok büyük bir gelişme göstermesi beklenmektedir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı nın (UNEP) araştırmasına göre, eko-turizm bugün turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen bölümlerinden biri olarak kabul edilmektedir. WTO nun uzun dönemli tahminlerine göre en geniş ve en çok istek gören alternatif turizm şekli olma yolunda ilerleyen eko turizm hem turist sayısında hem de toplamdaki payı itibarı ile büyük bir hızla yükselmeye devam edecektir. WTO nun 1997 yılında yaptığı bir araştırmada, eko turizmin bir formu olarak kabul edilen doğa seyahatlerinin bütün uluslararası turizm harcamaları içinde yüzde 7 civarında bir ağırlığa sahip olduğu belirlenmiştir. Dünya Kaynakları Enstitüsü ne göre 1990 lı yıllarda turizmin genel büyüme hızı yıllık ortalama yüzde 4 iken, bu hız doğa seyahatleri pazarında yüzde 10 ile 30 arasındaydı. WTO, eko-turizmde yapılan seyahat harcamalarının dünya ortalamasının 5 katı oranında bir hızla arttığını belirtmektedir. Bu artışın temel nedeni ise, dünya çapında giderek artan çevre bilincidir (Yücel,2002). Ayrıca; 2002 yılında uluslararası turizmde, geleneksel turistlerin %62 si tatil amaçlı seyahat ederken, eko turizm amaçlı seyahat edenlerin oranı %4 olarak belirlenmiştir yılında eko turizm / doğa turizmi bir bütün olarak turizmden 3 kat daha hızlı büyümüştür Türkiye de Eko turizm Turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen türü olan eko- turizm açısından Türkiye çok büyük bir zenginliğe sahiptir. Yaklaşık 8000 km uzunluğundaki sahilleri, çeşitli uygarlıklardan kalan zengin tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra iklimsel çeşitliliği nedeniyle olağanüstü bir bio-çeşitliliğe sahiptir ve tek başına bütün bir Avrupa kıtası ile karşılaştırılabilir. Örneğin tüm Avrupa da 500 kuş türü 50
61 bulunmasına karşılık, Türkiye de 420 civarında kuş türü tespit edilmiştir. Ayrıca, Avrupa da tespit edilen yaklaşık bitki türünden yaklaşık i ülkemizdedir. Türkiye, gerek dağları, ormanları, yaylaları, kıyıları, gölleri, akarsuları gibi doğal varlıkları; gerek flora ve faunası ve gerekse mağaraları ve kanyonları gibi ilginç jeolojik oluşumları açısından diğer ülkelerle kıyaslanamayacak düzeyde bir zenginliğe sahiptir ve bu zenginlikler ülkemizi gündemde olan eko turizm içim ilgi çekici bir konuma getirmektedir (TÜROFED Dergisi, 2008:81). Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı nde eko turizm öncelikli geliştirilmesi gereken alternatif turizm türleri arasında yer almaktadır. Buna yönelik olarak; ülkemizde eko turizm ve yayla turizmi gibi doğa amaçlı turizm türlerinin geliştirilmesine yönelik olarak turizm altyapısının geliştirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca; Karadeniz Bölgesi nde yer alan Bolu, Zonguldak, Bartın, Kastamonu ve Sinop illerini kapsayan bölge, Antalya nın iç bölgelerine doğru doğusu, Torosların eteklerinde Antalya ve Mersin in birleştiği alanlar ve GAP koridoru ile Kış Koridorunu birleştiren GAP Eko turizm Koridoru biyolojik çeşitlilik ve eko turizm potansiyeli açısından öncelikle eko turizmin geliştirileceği bölgeler olarak belirlenmiştir. Bu alanlarda doğal kaynaklarımızın kullanımında, sürdürülebilirlik ilkesine bağlı kalmak ve biyolojik çeşitliliği koruyarak eko-turizmin yaygınlaştırılmasını sağlamak hedeflenmektedir. Söz konusu bölgeler içerisinde yer alan doğal kaynaklar çeşitlilik göstermektedir. Orta Karadeniz de bulunan Samsun ilinden Hopa ya kadar uzanan bu koridor ülkemizde yayla ve doğa turizminde öne çıkan merkezleri barındırmaktadır. Doğa ve kültür turizmi, Karadeniz Bölgesi nin en önemli turizm faaliyeti ve potansiyelidir. Bu nedenle, Karadeniz Bölgesi nde yayla, kültür ve sağlık turizmi ana temaları çerçevesinde yeni bir turizm gelişim senaryosuna yönelik uygulamalar yapılması planlanmaktadır. Ayrıca, bölgede yer alan yaylaların diğer turizm türleri 51
62 ile bütünleştirilmesiyle bölge ulusal ve uluslararası ölçekte doğa turizmi temelinde yayla koridoru varış noktası olarak öne çıkarılması düşünülmektedir. Yayla Koridoru kapsamında turizmin çeşitlendirilmesi amacıyla bu yörelerde kamp, golf, kayak, mağaracılık, yamaç paraşütü, rafting, binicilik, balon, balık avlama ve foto-safari gibi macera sporlarına yönelik planlama çalışmaları yapılacaktır. Bölgede, mevcut konaklama kapasitesi kültür ve eko turizme yönelik yapılacak planlama ve uygulamalarla artırılması ve bölgede oto karavan ve kampçılığın gelişmesi için planlama ve uygulama çalışmaları yapılması hedeflenmektedir. Ülkemizde eko turizme dayalı yürütülen bazı turizm aktiviteleri şunlardır: Akarsu sporları ( Rafting, kano, nehir kayağı vb), dağ, doğa yürüyüşü (Trekking), yayla turizmi, atlı doğa yürüyüşü, mağara turizmi, sportif olta balıkçılığı, kuş gözlemciliği ve botanik (bitki inceleme). Ülkemizdeki eko- turizm bölgeleri ise Karadeniz Bölgesinde yer alan Bolu, Zonguldak, Bartın, Kastamonu ve Sinop illeri, Akdeniz Bölgesinde Antalya nın iç kesimlerine doğru uzanan bölümü, Torosların eteklerinde Antalya ve Mersin in birleştiği alanlar, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde GAP Koridoru ile Kış Koridorunu birleştiren GAP Eko Turizm Koridorudur. Ülkemizde eko turizmin geliştiği bölgelerimizden biri İzmir ili sınırları içinde yer alan Bozdağlar dır. Bozdağların üzerindeki tüm yaylalara yol ulaşmaktadır. Bunun yanında doğal ortamın korunmuş olması, eko turizm için uygun ortamı, yaz aylarında çevresindeki ova ve kıyı alanlarına göre oldukça serin oluşu önemli özellikleridir. Bu özellikleriyle Bozdağlar ve yaylaları, İzmir ili ve çevresi için en geniş alanlı eko turizm bölgesi olma özelliğine sahiptir (Vardar,Sarıöz,2007). Eko turizmde ön plana çıkan bir başka yöremiz ise Camili dir. Camili, Artvin ili sınırları içinde, Karçal Dağı nın etekleri boyunca uzanan ve içinde altı köy barındıran bir vadinin adıdır. Yöre, olağanüstü zenginlikte flora ve faunaya sahiptir, derelerindeki kırmızı pullu alabalığı ve saf Kafkas arılarıyla üretilen Maçahel Balı ile ilgi çekmektedir. Bitki örtüsü, hayvanları, doğal hayatı, ormanları ve çevre 52
63 bilincine duyarlılığıyla tanınan Camili köyüyle, Türkiye'den de ilk defa bir bölge UNESCO'nun bu alandaki koruma siteleri içine girmiştir. Camili nin ormanları, sadece Türkiye nin değil neredeyse Avrupa nın tek insan eli değmemiş ve her biri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş orman ekosistemidir. BM Bilim, Eğitim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Artvin'in Camili köyünün, ''İnsan ve Biyosfer Programı'' koruma ağı alanı içine alınmasını kararlaştırmıştır yılından başlamak üzere Artvin Camili (Macahel) bölgesine eko turizm anlayışıyla doğa turları düzenlenmektedir. El değmemiş doğal güzellikleriyle Camili, eko turizmle tanışmak isteyenler için önemli bir destinasyon olacaktır (biyotematur.org). İzmir in Karaburun ilçesi ise turizme bambaşka bir bakış açısı getirmektedir. İlçeye bağlı Küçükbahçe, Sarpıncık, Parlak köylerinde yaşayan bir grup kadının kurduğu Karaburun Kadınları Eko-Turizm Kooperatifi, oldukça farklı bir turizm anlayışı sunmakta, bu üç köydeki kadınlar köy evlerini pansiyon haline getirerek ziyaretçilerine unutulmaz hatıralar yaşatmaktadır. Karaburunlu kadınlar, şehir hayatından sıkılanlara, gürültü ve koşuşturmadan uzakta doğayla daha yakın bir ilişki kurabilecekleri bu pansiyonları açarak; köy hayatını tanıma şansı yaratmaktadır (turob.org). Cumalıkızık ise Osmanlıların Bursa civarına yerleşmeye başladıkları yıllarda Uludağ yamaçlarında kurulmuş 700 yıllık bir vakıf köyüdür. Köy, tarihi dokusunu bu güne kadar korumuş ve 180'i halen kullanılan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 ev ile Osmanlı erken döneminin kırsal sivil mimarisinin örneklerini yaşatmaktadır. Eko turizmde fauna ve flora zenginliği de ön plana çıkmaktadır. Günümüzde turizmin amaçlarından biri de zengin ve farklı bitki örtüsüne sahip bölgeleri görebilmektir. Ülkemiz tüm Avrupa ile tek başına yarışacak bir fauna ve flora zenginliğine sahiptir, dünyada başka hiçbir yerde görülmeyen pek çok bitki ve hayvana ev sahipliği yapmaktadır. 53
64 Çeşitli coğrafi özellikleri, coğrafi farklılığın getirdiği iklim çeşitliliği, üç kıta arasında doğal bir köprü olması, Anadolu Yarımadası'nı dünyada benzerine az rastlanan bir bitki çeşitliliğine sahip kılmıştır. Avrupa'nın tamamında var olan bitki sayısı toplam adet iken bu sayı ülkemizde adettir. Ülkemiz bitki çeşitliliği açısından ise Avrupa'dan üstündür. Zira dünyada sadece belli bir bölgede yetişen veya anavatanı belli bir bölge olan (endemik) bitkiler açısından ülkemiz Avrupa'dan üstün olmanın da ötesinde dünyanın birkaç bölgesinden biridir. Avrupa'nın endemik bitki sayısı toplam adet iken bu sayı ülkemizde adettir. Sadece Antalya ilimizdeki endemik bitki sayısı 600'dür. İngiltere'nin toplam bitki sayısı dir (Ülkemizde 9.000). Akdeniz ülkelerinden İspanya ile Eski Yugoslavya'nın 500'er adet endemik bitkiye sahip olduğu bilinmektedir. Toplam bitki sayısı bazında Bulgaristan'ın 3.650, Yunanistan'ın 5.000, Kıbrıs'ın 2.000, Suriye-Lübnan'ın 3.500, Irak'ın 4.000, İran'ın 8.000, Fransa'nın 4.500, Almanya'nın 2.500,İtalya'nın 5.600, İspanya'nın 5.000, Romanya'nın İngiltere'nin 2.000, Macaristan'ın 2.214, İzlanda'nın 377, Norveç'in 1715 adet bitkiye sahip oldukları bilinmektedir. Ülkemizde en çok endemik bitkiye sahip 3 ilimiz 578 bitkiyle Antalya, 478 bitkiyle Konya ve 366 bitkiyle İçel'dir. Görüleceği üzere Antalya ili tek başına İspanya, Eski Yugoslavya gibi ülkelerden daha zengindir. İçel İlimizin de Endemik (ve Endemik olmayan) bitki zenginliği açısından çoğu Avrupa ülkesinden zengin olduğu kolayca tahmin edilmektedir. Antalya ve İçel bir arada düşünülürse, bu iki ilimizin bitki potansiyeliyle Avrupa ülkeleri karşısında rakipsiz olacakları kolayca görülmektedir (kultur.gov.tr). Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şinasi Yıldırımlı, Türkiye de iyi bir flora çalışması olmaması nedeniyle nesli tükenen bitki türlerinin ortaya konulamadığını ifade etmiştir. Endemik bitkileri korumanın birçok yolu olduğunu ifade eden Yıldırımlı, bu bitkilerin üretim ve kültür için seralarda ve botanik bahçelerinde yetiştirilebileceğini belirtmiştir. Yapmış olduğu çalışmada, Türkiye deki endemizm bakımından en zengin bölgenin, alt türleriyle beraber 1500 ü geçen bitki türüyle Munzur dağları olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca; Türkiye deki endemik bitkilerin 280 i Munzur Dağlarında yetişmektedir (tv8.com). 54
65 Sadece Türkiye nin Kuzey doğusunda 2500 bitki türü bulunmuş ve bunların 160 tanesi bölge için olmak üzere 300 endemik, 400 de nadir türe rastlanmıştır. Ayrıca bölge dünyada hiçbir yerde yetişmeyen bitki çeşitliliğine sahip olma açısından dünyanın 25 önemli alanından biri seçilmiştir. Yine aynı bölge yırtıcı kuş açısından BirdlifeInternational tarafından dünyanın 100 önemli bölgesinden biri ve WWF International (Uluslararası Doğal Hayatı Koruma Vakfı), IUCN (Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik) ve UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı) tarafından savunmasız 200 ekolojik bölgeden biri seçilmiştir. Yine aynı bölgede Avrupa nın nadir el değmemiş doğal yaşlı ormanlarını saklamaktadır. Bölgedeki 20 memeli hayvan Bern Sözleşmesine (Avrupa nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi) göre koruma altındadır, bunların 3 tanesi ise nesli tükenmekte olan türdendir. Yine bölgede saptanan 136 kuş türünün %68 i korunan türler arasındadır ve bunların 20 tanesi nesli tükenmekte olan kuşlardır. Zengin bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliğine sahip bölgelerimizden biri de Çanakkale dir. Çanakkale il sınırlarının %54'ü orman alanıdır. Özellikle Kaz Dağları bu zenginliği sağlamaktadır. Türkiye'nin çok özel ve sınırlı bitki türleri varlığının büyük bölümü de Kaz Dağları'nda bulunmaktadır. Kaz Dağları, oksijen yoğunluğu açısından Türkiye'nin en iyi koşullara sahip bölgesidir. Bu da bitki çeşitliliğini, olumlu etkilemektedir. Sadece Kaz Dağları'nda yetişen 21 bitki türü vardır. Kaz Dağları Göknarı bunlar arasında farklı bir öneme sahiptir. Babadağ'ın kuzeydoğu yamaçlarında ve metre yüksekliklerde yetişen bu göknar türünün bulunduğu alan Kaz Dağları Göknarı Tabiat Koruma Alanı" ilan edilmiştir. Kaz Dağları faunası da oldukça çeşitlidir. Kaz Dağları nda yırtıcı kuşlardan kartal şahin ve atmaca görülmektedir. Kuş türleri açısından da çok zengindir. Ayı, yaban domuzu, vaşak, çakal, yaban kedisi, karaca ve yılkı atları ise yaban varlığının bir bölümüdür. Ayrıca birçok göçmen kuşun da göç yolları üzerinde yer almaktadır. Kumkale, Tuzla ve Biga ovaları ile boğazın her iki yakasındaki dere ağızlarında ve özellikle Troya Tarihi Milli Parkı 55
66 içerisinde kalan Menderes Deltası ile Sarıgöl çevresi çok sayıda su kuşuna ev sahipliği yapmaktadır. Kaz Dağları ve Çanakkale bu nedenle, geleceğin turizm türlerinden biri olarak görülen eko-turizm için her şeye sahiptir Eko turizm Açısından Anıt Ağaçların Önemi Ülkemiz eko turizmin önemli bir parçası ve son zamanların en fazla ilgi çeken zenginliklerinden biri olan Anıt Ağaçlar bakımından da oldukça zengindir. Anıt ağaçlarla ilgili envanter çalışması yapan Çevre ve Orman Bakanlığı 1998 yılından bu yana 93 ağacı anıt ağaç olarak tescil etmiştir. Anıtsal niteliğe sahip tek ağaç ve orman parçaları ulusal kültür, yöresel tarih ve folklorik açıdan büyük önem taşıdığı için, toplamış olduğu ilgi her geçen gün artmaktadır. Bulunduğu yere ayrıcalık katan bu canlı miras, yeşili koruma tutkusunun ibadet düzeyine ulaştığı ve çevre koruma etkinliklerinin ön plana çıktığı günümüzde, trendi belirgin bir biçimde yükselen "Eko-Turizm" olgusu için de önemli bir kaynak değerine sahiptir. Nitekim; Kaliforniya'daki Sekoyalar başta olmak üzere değişik ülkelerdeki ulusal parklarda bulunan anıtsal ağaçlar her yıl binlerce doğa-sever turistin gezi programlarının olmazsa olmaz ziyaret noktaları arasında yer almaktadır yılında ABD de bu parkları ziyaret eden turist sayının 170 milyon olduğu bildirilmektedir. Ağaçların yıllık büyümelerini gösteren yıllık halkalar adeta ait olduğu yılın iklim aynasıdır. Yağışların bol, sıcaklığın uygun olduğu yılların yıllık halkaları, kurak ve sıcak dönemlere oranla daha geniştir. Bir başka anlatımla, ağaçların geçmiş yıllara ait yıllık halkalarına bakarak o yılın hava hallerinin tahmini kolayca mümkündür. Dendroklimatoloji denilen bu bilim alanında mümkün olduğunca yaşlı ağaçlar kullanıldığı için, anıtsal ağaçlar başta bu bilim dalı olmak üzere pek çok doğal bilim için bilimsel turizme de konu olabilmektedir. Nitekim Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde bulunan pek çok anıt orman Avusturya başta olmak üzere Avrupa'daki pek çok üniversite için ilgi odağıdır (Asan,2005). 56
67 3. BÖLÜM DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM UYGULAMALARI 3. DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZME İLİŞKİN YAPILAN ÇALIŞMALARDAN BAZI ÖRNEKLER Bu bölümde dünyada ve ülkemizde gerçekleştirilen bazı sürdürülebilir turizm çalışmalarına yer verilmiştir. Guatemala, Ürdün, Yeni Zelanda, Balear Adaları, İspanyol Kıyıları, Avustralya, Rodos, Slovenya ve Fiji Adası nda uygulanan bazı sürdürülebilir turizm projeleri incelenmiş; proje koordinatörleriyle yapılan görüşmeler neticesinde ise ülkemizde gerçekleştirilen Ekodiyalog Projesi, Kaçkar Dağları Koruma ve Kullanma Projesi ve Gediz Deltası'nın Koruma Durumunun İyileştirilmesi İçin Bölge Yerleşkelerinde Sürdürülebilir Turizmin Oluşturulması Projesi detaylı olarak irdelenmiştir. Bu bölümde yer alan projelerin, ülkemizde gerçekleştirilecek çalışmalara örnek teşkil ederek, gelecek çalışmalara yol gösterecek olması düşünülmektedir Dünyada Sürdürülebilir Turizm Uygulamaları Guatemala Sürdürülebilir Turizm ve Temiz Su Projesi Smith ve Ley (2009), Guatemala nın Chiesec bölgesindeki sürdürülebilir turizm alanlarının korunmasına yönelik bir araştırma yapmıştır. Chisec kasabası Guatemala da Orta Amerika nın en uzak ormanlarından birinde yer almaktadır. Bölgede el değmemiş ormanlar, kalker kuleleri ve binlerce yıl önce Mayalıların çömlek kırma seremonileri yaptığı yüzlerce mağara, göller ve nehirler bulunmaktadır. Chisec kasabasının 12 km doğusunda ise bir yeraltı nehriyle beslenen türkuaz Sepalau Lagünleri, orman ve bembeyaz kireç kayalıklarıyla çevrelenmektedir. 57
68 Sepalau Lagünleri 2002 yılında Amerikan Barış Elçileri nin de destekleriyle eko turizm bölgesi ilan edilmiştir. Guatemala yasalarında düzenleme yapılarak bölgede eko turizm yasal güvenceye alınmıştır. Lagünleri çevreleyen korunmuş alanda tarım yasaklanmış, orada yasayan topluluklara tur rehberliği eğitimi verilmiş, gelen ziyaretçilerden elde edilecek gelirin bölge halkının ihtiyaçlarında harcanması kararlaştırılmıştır. Çevresel faktörler de bölgedeki eko turizm faaliyetlerini etkilemiştir. Mart- Ağustos ayları arasında hava sıcaklığının artması ve yağmurların azalmasıyla bölgede yaşayanların yağmur sularını biriktirerek kullanma imkânları ortadan kalkmıştır. Kadınların çamaşırları lagünlerde yıkamak zorunda kalmasıyla, türkuaz sular çamaşır suyu ve deterjanlarla kirlenerek bembeyaz olmuştur. Bölgede sürdürülebilir turizmin ana kaynağı olan göllerin kirlenmesiyle, bölge halkı lagünlerin korunmasının önemini anlamaya başlamıştır. Fakat halk sularını yıkanma, içme suyu, temizlik, çamaşır gibi pek çok amaçla kullanmaya da mecbur kalmaktadır yılında bölge halkı Guatemala Sürdürülebilir Kalkınma Örgütü, Amerikan Barış Elçileri ve Sandia Milli Laboratuarları ortak bir proje hazırlayarak ABD Uluslararası Kalkınma Kurumu na sunmuştur. Projenin geliştirilmesiyle bölgede, bir yıkama istasyonu ve bu istasyona bağlı drenaj göletleri faaliyete geçirilmiştir. Bu göletlerde temizlenen kirli yıkama suyu temizlenerek lagünlere verilmeye başlanmıştır. Böylelikle, bölge halkı ekonomik, sosyal ve sıhhî bakımdan gelişirken, projenin ve bölgedeki turizmin sürdürülebilirliği; bölge halkından alınan cüzi bir miktarda yıkama ücretinin, istasyonun ve su temizleme ünitelerinin tamir ve bakımlarında kullanılmasıyla sağlanmıştır. 58
69 Balear da Sürdürülebilir Turizme Geçiş Çalışmaları Atanur (2005), Batı Akdeniz de İspanya ya bağlı özerk bir bölge olan Balear Adaları nda kitle turizminden sürdürülebilir turizme geçiş çabalarını inceleyen bir çalışma yapmıştır. İspanyol turizminin en yoğun yaşandığı bölgelerin başında İbiza, ve Mayorka gibi adaların da içinde yer aldığı Balear yer alır yılında 10 milyon ziyaretçiyi ağırlayan Balear, Avrupalılar tarafından ikincil konut olarak da kullanılmaktadır. Adaların sınırlı doğal kaynaklarının hızlı nüfus artışı ve yoğun kullanım nedeniyle tahrip olması, bölgede sürdürülebilirlik arayışlarının doğmasına neden olmuştur. Öncelikle, Balear Turizm Bakanlığı tarafından mevcut durum tespit edilerek, sürdürülebilir turizm prensipleri belirlenmiştir. Bölgedeki turizm aktivitelerinin çeşitli çevresel, ekonomik ve sosyo-kültürel dengesizliklere neden olduğu, tarım ve hayvancılığı olumsuz etkilediği ve bölgenin zayıf bir atık ve su yönetimine sahip olduğu kabul edilmiştir. Turizmin neden olduğu tahribatı en aza indirmek için çeşitli kararlar alınmış ve çalışmalar yapılmıştır. Öncelikle, sahillerdeki büyük oteller yerine iç bölgelerdeki çiftlik evlerinde konaklama faaliyetleri başlatılmış, Balear Agroturizm Birliği kurulmuştur. Çiftlik turizminin yanı sıra, diğer alternatif turizm türlerine yatırım yapılmış, sahil caddeleri trafiğe kapatılarak yürüyüş yolları yapılmıştır. Ayrıca, bölgedeki turizm faaliyetlerinin ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla, ekoloji vergisi olarak adlandırılan bir vergi konmuştur. Konaklama tesislerinden alınan bu vergi turizm endüstrisini geliştirme ve çevre koruma faaliyetlerinde kullanılmış, bir süre başarıyla uygulandıktan sonra ilerleyen yıllarda konaklama tesislerinin artan baskıları sonucunda kaldırılmıştır. 59
70 Yeni Zelanda da Sürdürülebilir Turizm Planlaması Connell, Page ve Bentley (2009), Yeni Zelanda turizminde sürdürülebilir turizm planlamasının, milli turizm stratejilerinin en önemli unsuru haline gelmesini sağlayan süreci incelemiştir. Ayrıca, turizmde sürdürülebilirliğin elde edilmesinde bir araç olarak Kaynak Yönetimi Kanunu (1991) nun kullanılması araştırılmıştır. Yeni Zelanda nın pazarlama kampanyası 1999 yılından beri yani 10 yıldır %100 Saf sloganı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Yeni Zelanda; tüm dünyada temiz ve yeşil ülke olarak yani doğal güzelliklerini ön plana çıkararak pazarlanmaktadır. 10 yıldır değişmeyen pazarlama kampanyasıyla ziyaretçilerinin gözündeki Yeni Zelanda imajını gitgide kuvvetlendirmiştir. Aşağıda; Yeni Zelanda nın %100 Saf sloganıyla hazırlamış olduğu görsellerden örnekler yer almakta olup, bu görsellerden de anlaşılacağı üzere; Yeni Zelanda turizminin temelini doğal güzellikler ve saf ve temiz ülke imajı oluşturmaktadır: Resim Yılı Reklam Kampanyası(Kaynak:tourismnewzealand.com) 60
71 Resim Yılı Reklam Kampanyası(Kaynak: tourismnewzealand.com) Resim Yılı Reklam Kampanyası(Kaynak: tourismnewzealand.com) Resim Yılı Reklam Kampanyası(Kaynak:tourismnewzealand.com) 61
72 Resim Yılı Reklam Kampanyası (Kaynak: tourismnewzealand.com) Resim Yılları Reklam Görseli (Kaynak:tourismnewzealand.com) yılları arasında hazırlanan görsellerde de; Yeni Zelanda da çekilen Yüzüklerin Efendisi üçlemesine gönderme yapılmıştır. 62
73 Resim Yılı Reklam Kampanyası (Kaynak:tourismnewzealand.com) Son yıllarda yerli ve yabancı ziyaretçi sayılarının oldukça artmasıyla, Yeni Zelanda da özellikle bazı bölgelerde doğal kaynakları korumak önemli bir sorun haline gelmiştir. Bunu neticesinde, 1991 yılında Kaynak Yönetimi Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanunla doğal kaynakların kullanılmasında; koruma-kullanma dengesi içinde sürdürülebilir bir anlayışın benimsenmesine karar verilmiştir. Kanunda ayrıca merkezi, bölgesel ve yerel yönetimlere düşen görevler de yer almıştır. Ayrıca; 1997 yılında Yeni Zelanda Çevre Komisyonu tarafından turizmin çevreye olumsuz etkileri şu şekilde sıralanmıştır (pce.parliament.nz): - Yeni Zelanda nın doğal çevresinin göreceli olarak daha az bozulduğu bölgelerde kalitenin düşmesi, - Özellikle ziyaretçilerin oranının yerleşiklere göre daha fazla olduğu bölgelerde, turizm gelişmesine bağlı olarak bölgeye has değerlerin yitirilmesi ve topluluklarının yaşam tarzlarının değişmesi, - Yerel halka yüksek maliyetlerin yüklenmesidir yılında Yeni Zelanda Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan 2010 Turizm Stratejisi nde ve 2007 yılında güncellenmesiyle oluşturulan 2015 Turizm Stratejisi nde de sürdürülebilir turizm planlaması özellikle vurgulanmıştır. Stratejiye 63
74 göre, turizm sektörü Yeni Zelanda nın doğal zenginliklerinin, gelecek nesillerin de faydalanabilmesi için korunup geliştirilmesinde öncü bir rol üstlenmelidir Avustralya Turizminde Sürdürülebilirlik Sürdürülebilirlik kavramı, Avustralya turizm sektöründe çok önemli bir yere sahiptir ve bu amaçla 1991 yılında Eko turizm Avustralya adlı kar amacı gütmeyen bir birlik kurulmuştur. Birliğin çatısı altında konaklama merkezlerinden, seyahat acentalarına, akademisyenlerden, derneklere, birliklere birçok farklı kesimden kurum, kuruluş ve kişiler bulunmaktadır. Kuruluşun ana amacı, ülkede turizminin sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde, kültürel ve sosyal sorumluluk bilinciyle yürütülmesidir. Bu amaçla, çeşitli standartlar hazırlamakta, sürdürülebilirlik politikaları üretmekte, tur operatörlerine eğitim vermekte ve pazarlama ilkeleri geliştirmektedir. Eko Sertifika Programı, birliğin en önemli çalışmalarından biridir. Otellerden, seyahat acentalarına, lokantalara kadar sertifikalandırma yapan kuruluş, programını yurtdışına da satmaktadır (tursab.org) İspanyol Kıyılarında Sürdürülebilir Turizm Değerlendirmesi Blancas, Gonzales, Oyola ve Perez (2010), turizmde sürdürülebilirliğin ölçülebilmesi için çeşitli göstergeler belirlemiş ve bu göstergeleri İspanya kıyılarındaki turizm destinasyonlarında sürdürülebilir turizmin değerlendirilmesinde uygulamıştır. Sürdürülebilir kalkınma sürecini izlemek ve planlama sürecini geliştirmek için, sürdürülebilir kalkınmayı değerlendirecek ve koordinasyonunu sağlayamaya yardım edecek bazı göstergelere gerek vardır. Göstergeler; turizmdeki sürdürülebilir kalkınmanın üç farklı konumu için tanımlanmıştır: ekolojik, ekonomik ve sosyal. Dünya Turizm Örgütü (WTO) son zamanlarda, turizm sektöründeki idarecilere yararlı olması amacıyla, sürdürülebilir turizm için seçilmiş bazı göstergelerin 64
75 kullanılmasını önermektedir. Seçilmiş göstergeler daha çok talep tabanlı dayalı olup, karar organlarının bilgi ihtiyacının gerektirdiği şekilde ve çoğu bölge veya ülkeler için uygulanabilir niteliktedir. Göstergeler; her bir tatil yeri için karşılaştırılabilir veri değerlerinin üretilmesine izin vermelidir. Örneğin, kuzey taraflarında veya dağlık bölgelerde, konaklama tesislerinin ısıtma işlemi için güneşli veya plajlı tatil beldelerinden daha fazla enerjiye gerek duyarlar. Sadece kullanılan enerji için önlemler almak, doğru bir yaklaşım gibi gözükmemektedir. Çünkü bu değerler, tatil yerinin koşullarına bağlı olarak değişmektedir. Yenilenebilir kaynaklardan alınan toplam enerji kullanımına bakıldığında, tüm tatil beldeleri için geçerli bir gösterge elde edilebilir (akdeniz.edu.tr). Blancas, Gonzales, Oyola ve Perez (2010) tarafından yapılan çalışmalarda da bu hususlara dikkat edilerek kıyı turizminin özelliklerine uygun göstergeler seçilmiştir. Göstergeler DTÖ tarafından da önerildiği üzere; sürdürülebilirliğin sosyal, ekonomik ve ekolojik boyutları altında belirlenmiştir. Bu göstergelerden bazılar aşağıda verilmektedir: Sosyal Göstergeler Turistlerin yerli nüfusa oranı Yoğun sezonda turistlerin yerel nüfusa oranı Tatil yerinde yüksek sezondaki turizm istihdamının düşük sezondaki turizm istihdamına oranı Yerli veya yerleşik olmayan kişilerce bildirilen suçların sayısı Halka açık olan plajların kullanım yüzdesi Ekonomik Göstergeler Gelen turistlerin toplam sayısı Deniz-güneş-kum turistlerinin günlük harcama ortalaması Yüksek sezonda gelen turistlerin sayısının düşük sezonda gelen turistlerin ayısına oranı Tüm yıl boyunca açık olan konaklama merkezlerinin yüzdelik oranı 65
76 Turizm istihdamının toplam istihdama oranı Ekolojik Göstergeler Mavi bayraklı plajların yüzdelik oranı Doğa koruma bölgesi içerisindeki plajların yüzdelik oranı Yüksek şehirleşmenin görüldüğü plaj bölgesinin yüzdelik oranı Bölgedeki yenilenebilir enerji kullanımının toplam enerji tüketimine oranı Tüketilen toplam suyun hacmi Yeniden kullanılan suyun hacmi Kıyı bölgelerde arıtılan kanalizasyon sularının hacmi Bu göstergelerin çeşitli hesaplamalar yapılarak İspanya nın kıyı bölgelerinde incelenmesiyle, bu destinasyonlarda turizmin sürdürülebilirliği üzerinde çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır. Buna göre, turizmde sürdürülebilirliğinin yüksek olduğu kıyı destinasyonlarında; Yenilenebilir su kullanımı oldukça yüksektir. Her gün kişi başına yaklaşık 4,410 litre su yeniden kullanılmak üzere arıtılmaktadır. Şehirden sağlanan su tüketimi düşüktür. Neredeyse tüm plajlarda (%90,22) temizlik ve güvenlik hizmetleri bulunmaktadır. Plajların yarısından fazlası mavi bayraklıdır (%63.33). %23,99 u doğa koruma bölgesi içerisindedir. Turistlerin talepleri ve sunulan hizmetler mevsimsel değildir. Konaklama tesislerinin %73,6 sı tüm yıl boyunca açıktır. Yüksek sezondaki turist sayısının yerel halka oranı yani sosyal taşıma kapasitesi düşüktür. Yüksek sezondaki istihdamın toplam istihdama oranı düşüktür. Turizmdeki istihdamın oranı diğer sektörlere göre yüksektir. 66
77 Konaklama tesislerinin doluluk oranları yıl boyunca istikrarlıdır. Turistlerin kişi başına harcamaları yüksektir Rodos ta Yerel Halkın Sürdürülebilir Turizm Bilinci Turizm Rodos Adası nın en önemli gelir kaynaklarının başında gelmektedir ve turizmde sürdürülebilir kalkınma stratejilerinin uygulanması bölgedeki turizm ürününün uzun dönemde de var olabilmesinin en önemli şartıdır. Turizmde sürdürülebilir kalkınmanın, çevresel bakımdan hassas bölgelerde yaşayan topluluklar üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmaktadır. Sürdürülebilirlik politikalarının başarılı olabilmesi için; turizmin içinde yer alan herkesin sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin ortak bir dil ve anlayış benimseyerek, ortak bir bilince sahip olması gerekmektedir. Sürdürülebilir turizm gelişmesi ancak halk tarafından bilinir ve gerçekleştirilmek istenirse mümkün olabilir. Rodos adasında 1960 lardan bu yana kitle turizmi yapılmaktadır lerde ve 80 lerde turizmde büyük bir gelişme görülmüş, 1990 larda ve 2000 li yılların başında ise turizm sektörü Rodos ta olgunluğa ulaşmıştır lerden bu yana ise adada turizmin olumsuz etkileri önemli ölçüde görülmeye başlanmıştır. Son dönemlerde, bio çeşitlilikte kayıplar, orman yangınlarında artış, adanın doğal görünümünde bozulma, gürültü, trafik, istihdamın mevsimselliğinde artış, turizm ürünlerinde düşük fiyatlar gibi sorunlar baş göstermiştir. Tüm bu sorunlar adada çevre ile turizm gelişmesi arasındaki çatışmanın bir işareti olmuştur. Fokiali ve ark. (2005) sürdürülebilir turizmin, Rodos ta yaşayan turizmin önde gelenleri ve lise öğrencileri tarafından bilinirliği ve bu konuda çalışma yapanlara sürdürülebilir turizmin ne ifade ettiği üzerine bir çalışma yapmıştır. Fokiali ve ark. (2005) yapmış oldukları çalışmada şu sorulara cevap aramıştır: - Sürdürülebilir turizm ve benzer kavramlar biliniyor mu? - Kavramların çok yönlü manaları anlaşılabiliyor mu? 67
78 - Turizm gelişmesinde karşılaşılan sorunlar tanımlanarak, bu sorunların sürdürülebilir ya da sürdürülemez turizmle ilişkisi kurulabiliyor mu? Yapılan çalışma sonunda; gerek lise öğrencilerinin gerekse turizm sektörünün önde gelenlerinin sürdürülebilir turizm kavramına ve bu kavramın boyutlarına aşina olduğu görülmüştür. Ayrıca, Ege adalarında, özellikle de Rodos ta turizmin doğal ve çevresel unsurlara dayandığı ve bu bölgede taşıma kapasitesinin oldukça sınırlı olduğu, bu nedenlerle de gelecekteki turizm planlamalarının çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğe dayanması gerektiği hususlarında fikir birliğine varılmıştır lı yılların ortalarından 2006 yılına kadar süren Kıyı Alanı Yönetim Programı (Coastal Area Management Programme - CAMP) Rodos un sürdürülebilir turizm bilincinin artmasına neden olmuştur. Proje çerçevesinde belirlenen sorunlar şunlardır: - Turizm aktivitelerin fazla gelişmesi sonucunda, kıyı bölgesinde aşırı yapılaşma ve doğal ve kültürel mirasın tehlikeye düşmesi, - Ekonominin yalnızca turizme dayanması ve hâlihazırdaki turizm çalışmalarında düşüş görülmesi, - Altyapı sorunları: atık su yönetimi, su kaynakları yönetimi, dış enerji kaynaklarına bağımlılık, - Kapasitenin artırılması. Proje süresince gerçekleştirilen faaliyetler ise şunlardır: - Deniz Ortamının Kara Kökenli Kirlenmelere Karşı Korunması Protokolü nün uygulamaya konulması, - Kirlenmenin izlenmesi ve kontrol edilmesi, - Sıvı Atık Yönetimi, - Yenilenebilir enerji kullanılması, - Turizmde taşıma kapasitesinin artırılması, 68
79 - Sürdürülebilir su kaynakları yönetiminde Coğrafi Bilgi Sistemleri nin kullanılması, Uzaktan algılama teknikleri ve Coğrafi Bilgi Sistemleri, veri toplamanın maliyetini azaltmak ve hatalı restorasyon öngörülerini minimize etmek için etraflıca kullanılabilir. Temel sulak alan hidrolojisi ve ekolojik proseslerin anlaşılırlığını test etmek ve arttırmak için bir yol sağlar. Aynı zamanda, farklı restorasyon şemalarının değerlendirilmesi için de kullanılabilir. Böylelikle, doğru hidroloji ve ekolojiyi temin etmede anahtar rol oynar (Cüce ve Bakan,2009). - Doğal kaynakların ve kültürel mirasın korunması Slovenya Kıyılarında Sürdürülebilir Turizm Çalışmaları ve Kıyı Alanı Yönetim Programı Slovenya kıyıları; Adriyatik Denizi nin en kuzeydeki parçası olan Triasta Körfezi boyunca, Akdeniz in kuzey ucunda konumlanmakta olup, falezler, bataklıklar, mağaralar ve plajlar gibi çeşitliliği olan doğal güzellikleri ve zengin kültürel mirasıyla ziyaretçiler tarafından çekici bulunmaktadırlar turistik yatak kapasitesiyle Slovenya Kıyıları nda, oteller, spor imkanları ve halk kumsallarıyla iyi geliştirilmiş bir turizm altyapısı bulunmaktadır. Yılda yaklaşık turist kabul etmektedir. Plaj turizminin yanı sıra bütün bir yılın başından sonuna kadar konferanslar, sağlık ve kumarhane turizmi de bulunmaktadır. Son birkaç yılda, eko-turizm ve kültürel turizm giderek daha çok önemli olmuştur. Geçmiş on yılda eko-turizm ve kültürel turizmin gelişiminden kaynaklanan bozulmalar nedeniyle, doğal ve kültürel çevrenin korunmasına odaklanan çeşitli projeler üretilmiştir. Kıyı Alanı Yönetim Programı (Coastal Area Management Programme - CAMP) iç kısımdaki bölge dâhil kıyı alanındaki sürdürülebilir nitelikte turizmin geliştirilmesi için önemli bir çalışma olmuştur. Slovenya kıyıları boyunca uygulanan bir "Sürdürülebilir Turizmin Geliştirilmesi Strateji"si programın bir parçasıdır. 69
80 Sürdürülebilir turizme doğru ilerleyen sürecin tümü, 1990 lı yılların başlarında kıyı boyunca doğal mirasları kapsayan beldeleri korumak ihtiyacından dolayı başlatılmıştır. "Slovenya Kıyı Alanı Bütünleşik Bölgesel Kalkınma Planı"nı geliştirmek yolunda atılan ilk adımlar, Mart 2002 de bir sonuçlandırılmıştır. Eylül 2003 te ise bu sürecin bir safhası daha, 2005 yılının bitimine dek bir sonuca ulaşılacak olan Kıyı Alanı Yönetim Programı hazırlanması işlemi ile birlikte başlatılmıştır. Proje, Barselona Sözleşmesi ve Akdeniz Eylem Planı (UNEP/MAP) çatısı altında hazırlanmış olup, "Slovenya Çevre, Fiziksel Planlama ve Enerji Bakanlığı" tarafından koordine edilmiştir. Mali kaynaklarında kıyı belediyelerinin de katkıları bulunmaktadır. Kıyı alanındaki bölgesel gelişmenin ve mirasların korunması faaliyetlerinin en önemli sonucu; büyümekte olan çevresel sorunların çözülebilmesi için, bütün katılımcılar arasında işbirliğinin gerekli olduğunun anlaşılması olmuştur. Son on yılda gerçekleştirilen faaliyetlerin bir başka sonucu ise; kıyı boyunca doğal ve tarihsel beldeleri kapsayan geniş özel koruma alanlarının oluşturulmasıdır. Doğal rezervler; tatlı su göllerinin yanı sıra, falezleri, lagünleri, sualtı habitatlarını, tuz bataklıklarını, tuz havuzlarını, Akdeniz bölgesinin bitki ve hayvan rezervini içermektedir (akdeniz.edu.tr) Sürdürülebilir Turizmde Ürdün Örneği Tarihî ve turistik yerler açısından oldukça zengin bir ülke olan Ürdün, özellikle deniz seviyesinin 400 m2 altında bulunan dünyanın ikinci en tuzlu gölü Lut ve dünyanın yeni yedi harikasından biri olan Petra Harabeleri yle tanınmaktadır. Ürdün son zamanlarda sürdürülebilir turizm çalışmalarıyla da ön plana çıkmaktadır. Ajloun Doğa Koruma Alanı da sürdürülebilir eko turizmin başarıyla uygulandığı bölgelerin başında gelmektedir yılında kurulan Ajloun Koruma Alanı, başkent Amman ın kuzeyindeki dağlık bölgede 13km2 lik bir alanda yer almaktadır. 70
81 Burası, Akdeniz ikliminin etkisi altındaki bölgede meşe ağaçları ağırlıklı olarak görülmektedir. Ajloun bitki çeşitliliği açısından da zengindir. Özellikle siyah süsen, orkide ve lale çeşitleri oldukça yaygındır Dünya Kuşları Koruma Kurumu (Birdlife International) ve Kraliyet Doğal Çevre Koruma Derneği (Royal Society of Conservation of Nature-RSCN) tarafından Ürdün ün en önemli kuş gözlem bölgesi olarak belirlenmiştir. Ayrıca, nesli tükenmek üzereyken kontrol altına alınan karacalar da Ajloun da doğal ortamlarında yaşamaktadır (rscn.org.jo). Bölgenin korunarak turizme açılması amacıyla Kraliyet Doğal Çevre Koruma Derneği şu prensipleri belirlemiştir (rscn.org.jo): - Bio çeşitliliğin korunmasında kullanılmak üzere gelir elde etmek, - Bölgede yaşayan yerel halkın sürdürülebilir turizme katılımını ve çevreye zarar vermek, izinsiz avlanmak gibi sorunların önlenmesinde işbirliği yapması amacıyla, iş ve gelir elde etmesini temin etmek, - Ürdün halkının; doğal çevrenin korunmasının ekonomik ve sosyal faydalarını anlamasını sağlamaktır. Yapılan çalışmalar, Ajloun Doğa Koruma Alanı nı sürdürülebilir turizmin önemli bir merkezi haline getirmiştir. Ajloun da konaklama ormanın içerisinde çadırlı bungalovlarda ya da ahşap kulübelerde yapılmaktadır. Ajloun Kalesi ve Mar Elias arkeolojik alanı gibi tarihi yerlere ya da yöresel kültürün görülebileceği köylere uzanan yürüyüş güzergâhları da belirlenmiş olup; ayrıca, yöresel yemekler ve bölgenin önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinden yapılan doğal sabunlar ve zeytinyağı da ziyaretçilere sunulmaktadır. Ajloun da yürütülen turizm faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla; konaklama imkânlarından, bölgede yaşayan kadınlar tarafından hazırlanan hediyelik eşyalara kadar tüm turizm ürünleri yerel ekonomiye katkı sağlayarak, doğal çevreyi korunmasına yöneliktir. Aşağıda, Ajloun Doğa Koruma Alanı ndan bazı fotoğraflar yer almaktadır: 71
82 Resim 3.8. Ajloun da konaklama-kamp bölgesi Resim 3.9. Yöresel Yiyeceklerle Köy Kahvaltısı Resim Ajloun Koruma Alanı nda Yer Alan Bir Köy 72
83 Resim Ajloun Bölgesi Doğa Yürüyüşü Parkuru Fiji de Sürdürülebilir Deniz Turizmi Projesi Fiji Okyanusya'da bulunan bir ada ülkesidir. Adada bulunan küçük köylerde yaşayan yerli halkın başlıca gelir kaynaklarından biri balıkçılıktır. Adanın çevresinde yer alan resifler çok önemli bir doğal zenginlik olmakla birlikte, balıkçılık için de oldukça önemli bir kaynaktır. Kontrolsüz balıkçılık bölgedeki resifleri ve resiflerde yaşayan milyonlarca canlıyı tehdit etmektedir yılında sivil toplum örgütleri tarafından geliştirilmeye başlanan Köpekbalığı Resifleri Deniz Koruma Projesi yle resiflerin bir kısmının kapatılarak sürdürülebilir turizm alanı olarak korunarak tanıtılması hedeflenmiş ve bu bölgede bir köpekbalığı gözlem dalışı alanı oluşturulması planlanmıştır. Dalış alanı ziyaretçilerine uzun vadeli bir gözlem imkânı sunarken, yerel halkın da bu turizm gelişmesinden faydalanması sağlanacaktı. Köpekbalığı resiflerinin geleneksel hak sahipleri olan yerel halkın projeyi kabullenmesi kolay olmamış, 2003 yılında resifin yakınlarında bulunan köylerle anlaşmaya varılabilinmiştir. Buna göre; yerel halk resifin korunan bölgesinden balıkçılık yapamazken, dalış tesisi işletmecisi koruma alanına giren her ziyaretçiden bir miktar harç alacaktır. Bu harcın tamamı köylerdeki yerel halka ödenecektir. Dalış alanı işletmecisiyle, yerel halk arasındaki anlaşmada; 73
84 her köyden bir kişinin dalış konusunda eğitilmesi, resiflerin korunması konusunda destek verilmesi gibi maddeler de yer almıştır. Hükümet temsilcileriyle de yapılan toplantılar sonucunda 2004 yılında bölge, Köpekbalığı Resifleri Deniz Koruma alanı olarak belirlenmiştir. Bu uygulamanın fazlasıyla başarılı olması sonucunda diğer köylerden de resiflerin daha fazla kısmının koruma bölgesi haline getirilerek turizme açılması konusunda talepler olmuş ve proje alanı genişletilmiştir. Geçen zaman içerisinde koruma alanı; hem bir eko turizm bölgesi hem de köpekbalıklarının ve diğer balık çeşitlerinin korunarak gözlem altına alındığı bir yer haline gelmiştir. Yalnızca bir dalış işletmesine lisans verilmesi; rekabet yüzünden doğacak sorunları ya da çok fazla ziyaretçi gelmesi sonucunda resiflerin zarar görmesini engellemiştir. Resiflerin korunarak dalış turizminin gelecekte de sürdürülebilmesi amacıyla, gün içinde yapılacak dalış sayısı ve bölgeye alınacak ziyaretçi sayıları belirlenmiştir. Ayrıca resiflere yapılacak dalış turları da haftada dört kere ile sınırlandırılmıştır. Uluslararası Eko turizm Topluluğu na göre eko turizm, koruma alanlarına yapılan; çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını artıran sorumlu seyahattir. Bu tanımdan da anlaşılabileceği gibi, Köpekbalığı Resifleri Deniz Koruma Alanı sürdürülebilir bir eko turizm projesidir. Bu proje ile bölgede deniz ve dalış turizmi geliştirilirken, aynı zamanda da resiflerin korunarak gelecekte de var olabilmesi sağlanmıştır (Brunnschweiler,2010). 3.2.Türkiye de Sürdürülebilir Turizm Uygulamaları Ekodiyalog Projesi tarihleri arasında gerçekleştirilen Ekodiyalog projesi Avrupa Birliği nin desteğiyle Karadeniz Çevre Derneği tarafından yürütülmüştür. Projenin amacı, Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisinin ve Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan turizm işletmeleri ve yerel tur rehberlerinin eko turizm ve çevre konusunda bilinçlendirilmesini sağlayarak, sürdürülebilir bir eko turizm alt 74
85 yapısı ve sivil toplumun eko turizm alanında karar mekanizmasına aktif katılımını teşvik eden kalıcı bir STK-Kamu işbirliği sistemi kurmaktır. Projenin Avro luk maliyetinin %90 ı Avrupa Birliği tarafından karşılanmıştır (Ekodiyalog projesine ilişkin bilgiler Proje Koordinatörü Yaşar Yeğen ile yapılan görüşmeler neticesinde elde edilmiştir). Hedef kitlesi bölgedeki işletmeler, sertifikasız yerel tur rehberleri, turizm il müdürlükleri, orman ve çevre müdürlükleri personeli olan Ekodiyalog projesi, yukarıda tanımlanan amaç doğrultusunda aşağıda sıralanan genel hedefleri gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır: Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisinin ve Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içinde yer alan turizm işletmeleri, yerel tur rehberlerinin eko turizm ve çevre konusunda bilgi ve bilinç düzeyini artırmak, Eko turizm alanında faaliyet gösteren, gösterme potansiyeline sahip yerel halk, bölgesel kamu kuruluşları, yerel sivil toplum kuruluşları, yerel turizm rehberleri arasında işbirliğini teşvik edecek ve bilgi paylaşımını artıracak iletişim ağları kurmak, Eko turizm alanında sivil toplum, özel sektör ve kamu sektörünü bir araya getiren kalıcı bir bölgesel danışma konseyi yapısı oluşturmak, danışma ve işbirliği için gerekli süreçleri tanımlamak, Yörenin yapısını koruyarak yerel resmi makamlarla, yerel idari konulardaki işbirliğini güçlendirilmesi, Eko turizm ve çevre konularında doğru davranış kurallarını belirleyerek, doğal kaynakların sürdürülebilirliğini sağlayacak uygulamalar önermek/geliştirmek, 75
86 Eko turizm ve çevre konularında belirlenen doğru davranış kurallarının yöresel kalkınma planları ve stratejik planlara dahil edilmesini sağlayacak şekilde sivil toplumun karar alma, politika belirleme süreçlerine katılımını teşvik edecek yapılar geliştirmek, Yerel paydaşların ve ziyaretçilerin yararlanabileceği, başka bölgelerde de uygulanabilir eğitim programı ve eğitim materyalleri geliştirmek, Yöre halkında, eko turizm uygulamaları sırasında yaban hayat, habitatlar, ekosistem ve doğal varlıkların zarar görmemesini sağlayacak bir çevre bilinci oluşturmak, Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisinin ve Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan turizm işletmeleri güçlü/üstün yanlarının tespiti, Bölgedeki turizmin karşı karşıya bulunduğu tehdit ve tehlikelerin tespiti, Turizmde çeşitliliğin sağlanmasına, yörenin turizme kazandırılmasına, sosyoekonomik kalkınmanın sağlanmasına, çevresel ve kültürel tahribatın önlenmesine ve turizm alanında yörede yatırım yapacak yatırımcıları teşvik ederek onlara yol göstermesi hedeflenmiştir. Sivil toplum kuruluşları ile kamu sektörü arasında işbirliğini geliştirmeyi ve sivil toplumun politika belirleme süreçlerine katılımını hedefleyen Ekodiyalog projesinin teması genel olarak çevre koruma, özel olarak da ekoturizmdir. Proje çerçevesinde gerçekleştirilen ana faaliyetler ise şunlardır: Ekodiyalog projesinin ve proje hedeflerinin mümkün olduğunca geniş bir halk kesimine ulaşması için, projeyi tanıtıcı afiş ve broşürler tasarlanarak; yöredeki 76
87 eko-turizm ve doğanın korunması ile ilgili kısa bilgiler içerecek broşür ve afişlerle verilecek olan eğitim programının ve proje hedeflerinin duyurusu yapılmıştır. Resim Ekodiyalog Projesi tarafından Hazırlanan Harita (Kaynak: Ekodiyalog Projesi Koordinatörü Yaşar Yeğen). Eğitim programında katılımcı olarak yer alacak olan ve yerel tur rehberleri, yerel turizm işletmecileri, bölgedeki kamu kurum ve kuruluşları ve yerel sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan 140 kişilik bir grup için eğitim malzemeleri eğitimler hazırlanarak katılımcılara temin edilmiştir. Eğitim programı sırasında katılımcılara verilecek olan eğitim setinde, eğitim programının konuları, eko turizm konusunda bilgilendirici materyaller, eko turizmin gelişimi ve bölge yönetimsel organizasyon plan ve programlarının oluşturulmasında kamu-stk işbirliğinin ve yerel halk dayanışmasının önemini vurgulayan malzemeler yer almıştır. Ayrıca bilgi setinde tüm paydaşların ortak karar almasını sağlayıcı danışma mekanizmaları, süreçler hakkında dünyadan ve ülkemizden başarılı örnekler de yer alacaktır. Eğitim setinde ayrıca çevre ve doğa korumanın eko turizmin 77
88 vazgeçilmez unsuru olduğunu vurgulayan yazılara, yöreye has doğal zenginliklerin korunması için bölge bazında yapılması gerekenler gibi bilgilere de yer verilmiştir. Eğitimlerin başında ve sonunda eğitime katılan kişilere, eğitimin amacına ulaşıp ulaşmadığını ölçmek amacıyla bilgi ve tutum ölçme ve değerlendirme testi uygulanmış ve ayrıca, her eğitim grubu için eğitmenler, bir değerlendirme formu doldurarak, eğitime katılan katılımcıları değerlendirmişlerdir. Proje başlangıcında ve proje bitiminde olmak üzere 2 ayrı basın toplantısı düzenlenerek; projenin tanıtımı ve bölgede STK-Kamu işbirliği ile neler yapılabileceği aktarılmıştır. Projenin sona ermesinin ardından eğitime katılmış olanlara sertifika töreni düzenlenmiş ve törene eğitime katılanlar yanı sıra STK lar, kamu kurum ve kuruluşları, belediye temsilcileri de katılmışlardır. Bu tören sırasında eko-turizm ve çevrenin korunması konularında STK, yöre halkı ve kamu kurum ve kuruluşlarının işbirliğinin önemi özellikle vurgulanmıştır. Ayder yaylasında gerçekleştirilen bu projenin bölgeye belki de en önemli katkısı bölgeye kazandırmış olduğu bilinçtir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde turizmin yıkıcı etkilerinden arınarak, yerel halkı kalkındırmanın önündeki en büyük engel yeterli bilgi ve bilincin olmaması sonucunda gerekli adımların atılamamasıdır. Bu proje ile bölge insanına eko turizm ve sürdürülebilirlik kavramlarının tanıtılması ve yörenin doğal güzelliklerinin ne kadar büyük bir zenginlik olduğu bilincinin yaratılması önemli bir katkı olmuştur Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi; Avrupa Birliği nin desteğiyle başta TEMA Vakfı olmak üzere, Doğa Koruma Merkezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Orman Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneği ortaklığında yılları arasında yürütülmektedir. 78
89 Proje, Türkiye nin kuzey doğu bölgesinde 1800 km2 lik bir alanı kapsamaktadır Bölge doğal yaşlı ormanları, çok sayıda endemik tür ile oldukça yüksek bitki çeşitliliği, ayılar, dağ keçisi, yabani keçi, vaşak, kurt sürüleri ve belki de leoparlar ile göze çarpan yaban hayatı ve nefesleri kesen dağ manzarası ile ender bulunan bir alandır. Proje alanı, Dünya üzerinde üçüncü zamandan bugüne sıcak - ılıman iklim yaprak döken ormanların herhangi bir kesinti olmaksızın var olduğu tek bölgenin bir parçasıdır. Bu bölge, Kafkasya Sıcak Noktasının bir parçası olarak kabul edilmektedir ve küresel biyolojik çeşitlilik sıcak noktasının en kuzey noktasındadır. WWF (Doğal Hayatı Koruma Derneği) ayrıca Kafkasya nın ılıman ormanlarını dünya üzerinde bulunan öncelikli 200 ekolojik bölgeden bir tanesi olarak sınıflandırırken, Kuşları Koruma Örgütü (Birdlife International), bölgeyi öncelikli 217 kuş koruma bölgesinden bir tanesi olarak belirlemiştir. TEMA ve ODTÜ tarafından gerçekleştirilen bir bölgesel farklılık analizi Kaçkarları tamamen koruma altında olmayan en öncelikli sahalardan bir tanesi olarak tanımlanmıştır (kackarprojesi.org). Projenin genel amacı, küresel biyolojik çeşitlilik açısından cazibe merkezlerinden birisinin orman ekosisteminde gözlemlenen bozulma sürecini ve biyolojik çeşitlilik kaybını yavaşlatmak ve bu süreci tersine çevirmek için katkıda bulunmaktır. Bu amaca uygun olarak geliştirilen hedefler şunlardır: - Biyolojik çeşitlilik açısından geliştirilen sürdürülebilir orman kullanım ve koruma sistemi, - Orman kaynaklarını sürdürülebilir bir şekilde kullanan yerel topluluklar, - Yaban hayatını koruma ve geliştirme, - Kitle turizminin ormanlar üzerindeki etkisinin azaltılmasıdır. Projenin Turizm ve Entegrasyon Danışmanı Ferit Karakaya; projenin sürdürülebilir turizm hedeflerine ilişkin yapılan çalışmaları şu şekilde ifade etmiştir: 79
90 Projenin turizm başlığı altındaki hedefi, turizmi geliştirme konusunda sürdürülebilir turizm hedefinin somutlaştırılması ve uygulanabilmesi olmuştur. Öncelikle proje alanı olarak belirlenen biyolojik zenginlik temelli sınırların Turizm Gerçekleştirme Süreci (Tourism Realization Process) çerçevesinde genişletilerek çevre kentler ile birlikte değerlendirilmesi söz konusu olmuştur. Ardından, söz konusu alan içerisindeki sivil toplum ve kanaat önderleri ile irtibata geçilerek Sürdürülebilir Turizm Stratejisi oluşturmak üzere çalışmalara başlanmıştır. Bu hedefe yönelik olarak yapılacak faaliyetler Anlaşmazlık Çözümü (Conflict Resolution) çerçevesinde tasarlanmış ve strateji belgesinin son hali için; ürün, hizmet ve süreç planlama, geliştirme ve iyileştirme için kullanılan etkin bir yaklaşım olan Kalite İşlev Konuşlandırma (Quality Function Deployment) yöntemi uygulanmıştır. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığının hazırlamış olduğu 2023 Turizm Stratejisi Eylem Planı olmak üzere alanı ilgilendiren tüm planlar incelenerek ortak noktalar belirlenmiştir. Bunun yanı sıra hazırlanan planlar ve yetkili merciler birlikte değerlendirilerek uygulanmakta olan veya yakında uygulanması planlanan faaliyetler takip edilmiş ve belirlenen hedefler ile örtüşmeler değerlendirilmiştir. "Turizm Ürünü" konusunda, genişletilmiş alanın özellikleri yeniden Turizm Gerçekleştirme Süreci çerçevesinde değerlendirilerek gereken envanter çalışmaları yapılmıştır. Buna ilave olarak, var olan veya diğer merciler tarafından öngörülen ürünler değerlendirilmiştir. Karakaya tarafından proje kapsamında hazırlanan durum raporuna göre, turizm gelişimi yavaş, plansız ve düzensiz olup, bölgenin genelinde, özellikle konaklama kapasitesinde görülen bir düşüş söz konusudur. Talep tarafındaki dalgalanmalar ve yabancı/yerli ziyaretçi oranının bire dört olması, sürdürülebilirliğin iç turizm ağırlıklı olması gerektiğine işaret etmektedir. Ayrıca; alandaki mevcut 80
91 turizm ürünü, yabancı kaynaklı özel talepler doğrultusunda, taklit ve el yordamı ile şekillenen süreçler sonucunda oluşmaktadır. Hâlbuki alanın kendi nüfusu, tüm sosyo ekonomik dezavantajlara rağmen son derece dinamik yapısını korumaktadır. Turizm Durum Raporu verilerine dayanarak dörtte bir oranında olan yerli ziyaretçiler konusunda çalışmalar başlatılmış, bu kapsamda Artvin'den göç eden "küme"lere yönelik olarak, yoğun olarak rastlanan Bursa ve Ankara illerinde dernekler ve vakıflar kanalıyla anket çalışmaları hazırlanmıştır. Alanda sosyal ve ekonomik anlamda önem taşıyan ve doğal çevre için de tehdit arz eden festivaller, güreşler vb etkinliklere odaklanılmış ve bu etkinliklerin daha iyi organize edilebilmesi için çalışmalar başlatılmıştır. Turizm ürünü olarak doğa sporları arasında rafting/kano, trekking ve dağ bisikleti üzerinde ürün geliştirme çalışmaları başlatılmıştır. Rafting ve dağ bisikleti konularında ilgili federasyonlar ile temas kurularak hizmetlerin spor kulüpleri aracılığıyla lisanslı antrenör ve sporcular tarafından sağlanması ilke olarak belirlenmiştir. İnanç temelli olanları da kapsayacak şekilde kültürel ürünler üzerinde ve trekking ve macera temelli ürünlere yönelik olarak da geliştirme çalışmaları başlatılmıştır. Yine Turizm Gerçekleştirme Süreci çerçevesinde ortaya konmuş olan Turizm Ürünü Tedarik Zinciri (TPSC) kapsamında yerel hazırlığın artırılması üzerinde yerel ve ulusal ortaklar ile çalışmalar başlatılmıştır. Rize'deki başarılı Halk Eğitim uygulamalarını alana yaymak konusunda var olan problemlerin giderilmesine yönelik çalışmalar başlatılmıştır (tezgah tasarımındaki sıkıntılar ve kumlama tipi işlemlerdeki sağlık tehditleri gibi). Aynı teorik temelde yerel mal ve hizmetlerin yerel turizm ürünü arzında etkin olabilmesi için konaklama ve yeme içme sağlayıcılarına yönelik eğitimler ve örgütlenme biçimleri üzerinde çalışmalar başlatılmıştır. 81
92 Proje ortaklarından Artvin Kültür Geliştirme ve Yardımlaşma Derneği temsilcisi liderliğinde alan ile ilgili bir belgesel çekimi için ihale sonuçlanarak çekimlere başlanmıştır Gediz Deltası'nın Koruma Durumunun İyileştirilmesi İçin Bölge Yerleşkelerinde Sürdürülebilir Turizmin Oluşturulması Projesi İzmir Körfezinin kuzeyindeki Gediz Deltası, 401 km uzunluğundaki Gediz Nehri'nin yedi kere yatak değiştirmesiyle şekillenmiştir hektarlık alanı kapayan delta, Batı Anadolu'nun en büyük sulak alanıdır. Deltada görülen yaklaşık 230 kuş türünden 29 tanesinin varlığı, Gediz Deltası için Önemli Kuş Alanı kıstasını sağlamaktadır. Gediz Deltası ülkemizde flamingoların ürediği iki alandan birisidir. Lagün bataklık ve kayalık yaşam alanlarının bulunduğu delta, doğal yaşam açısından zengindir. Çeşitli bitki, kelebek ve memeli hayvan türlerine de ev sahipliği yapmaktadır (gedizdeltasi.org). Gediz Deltası Projesi; Devlet Planlama Teşkilatı önderliğinde Avrupa Birliği finansmanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının işbirliği ve Seyrek, Sasalı Belediyeleri ve Ege Doğal Yaşamı Koruma Derneği ortaklığı ile Doğa Derneği tarafından 2007 yılında yürütülmüştür. Projenin genel hedefi; Gediz Deltası Ramsar alanının (Uluslararası Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi kapsamında özel korumaya alınan uluslararası öneme sahip bir çevre koruma alanıdır) biyolojik çeşitliliğinin, ekolojik işlevinin ve peyzaj değerlerinin korunması ve doğal kaynaklar aracılığıyla elde edilecek ekonomik girdinin yerel halkın sürdürülebilir kalkınması yönünde kullanılmasının sağlanmasıdır. Projenin amacı ise, Gediz Deltası bölgesindeki yerleşimlerin sürdürülebilir kalkınması için turizm kalkınma planının bir yönetim modelinin diğer önemli doğa alanlarıyla bilgi değişimi aracılığıyla hazırlanması ve uygulanmasıdır. 82
93 Projenin hedef kitlesi; Seyrek ve Sasalı Belde halkı, özelde işsiz genç kadınlar, bölgedeki diğer sivil toplum kuruluşları ve diğer Önemli Doğa Alanları'ndaki belediyeler, Delta'ya gelen ziyaretçiler, yerel ve ulusal medyadır. Resim Gediz Deltası Projesi Afişi (Kaynak: Gediz Deltası Projesi çerçevesinde gerçekleştirilen ana faaliyetler ise şunlardır (Gediz Deltası Deneyim Paylaşım Raporu,2008): 1. Gediz Deltası Ramsar Alanı içerisindeki yerleşimlerin sürdürülebilir kalkınmasına yönelik yerel bir yönetişim modelinin uygulanması ve uzun vadeli gelişme planının hazırlanması, a. Gediz Deltası nda yürütülecek olan turizm faaliyetlerinin planlanması ve devamlılığının sağlanabilmesi için yerel yönetişim modeli hazırlanmıştır. b. Gediz Deltası nda doğa turizminin geliştirilmesi için Gediz Deltası Sürdürülebilir Turizm Planı hazırlanmıştır. 2. Gediz Deltası Ramsar Alanı içerisindeki yerleşimler için hazırlanan turizm planının uygulanmasının ilk adımı olarak bir pazarlama stratejisinin gerçekleştirilmesi, a. Pazarlama stratejisi Gediz Deltası Sürdürülebilir Turizm Planı ile birlikte hazırlanan turizm ürünlerini destekleyecek şekilde hazırlanmıştır. 83
94 3. Gediz Deltası nda sürdürülebilir kalkınmanın uygulanması yolunda ev kadınlarının ve işsiz gençlerin rolünü güçlendirmek için Seyrek ve Sasalı ilçelerinde pazarlama stratejilerinin pilot uygulamalarını hayata geçirmek, a. Sasalı beldesi, İzmir Kuş Cenneti ve Sasalı Doğal Yaşam Parkı na yakınlığıyla dikkati çekmektedir. Bu kapsamda beldedeki 4 kahvehane, 10 ev ve 2 tane umumi tuvaletin boyanması çalışmaları yapılmıştır. b. Gediz Deltası nın doğası ve yöre insanıyla ilişkisini anlatan tanıtım ve bilgilendirme panoları hazırlanmıştır. c. Sasalı beldesi girişi için Gediz Deltası ndaki yerini vurgulayacak nitelikte heykel ve kemer yapılması ön görülmüştür. d. Seyrek Beldesi ne bağlı Süzbeyli Mahallesi nin, Kuş Cenneti Ziyaretçi merkezine en yakın yerleşim yer olması sebebiyle peyzaj planının yapılması öngörülmüştür. e. Bölge halkına çeşitli kurslar düzenlenmiştir. f. İnternet sitesi ve tanıtım malzemeleri hazırlanmıştır. g. Gediz Deltası nın basında tanıtımı yapılmıştır. h. Turist rehberleri ve basın mensupları için tanıtım gezileri düzenlenmiştir. 4. Türkiye deki diğer yerel belediyeler ve STK larla kapasite ve deneyim paylaşmak, a. Bölgesel kalkınma ve sürdürülebilir turizm çalışmaları yürütmekte olan sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin çalışmalarında kolaylaştırıcı olması amacıyla Deneyim Paylaşım Raporu hazırlanmıştır. b. Sulak alanlar Sempozyumu gerçekleştirilerek; 14 farklı sulak alanın sorunları paylaşılmış ve çözüm önerileri geliştirilmiştir. 84
95 DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Bu çalışmada; son yılların en çok sözü edilen kavramlarından biri olan sürdürülebilirlik konusu incelenmiştir. Sürdürülebilirlik kavramı günümüzde tüm sektörlerde ve alanlarda karşımıza çıkmaktadır. Strateji ve politikalara yansımaları her sektörde farklılık arz etse de, sürdürülebilirlik esas olarak koruyarak gelecekte de var etmeyi amaçlamaktadır. Sürdürülebilirlik genel bir ifadeyle bugünün ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin de faydalanabilmelerini temin edecek şekilde kaynakları tüketmeden karşılamaktır. Turizm gibi çevreyle sürekli bir etkileşim halinde olan sektörlerde sürdürülebilirlik daha da büyük bir öneme sahiptir. Dünyada her yıl ortalama 880 milyon kişi seyahat etmektedir. Bu kişilerin gittikleri yerlerdeki kültürel, doğal ve sosyal çevre üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri olmaktadır. Bu etkiler zaman içerisinde değişimler yaratmakta ve ziyaretlerin asıl sebebi olan çeşitlilik bozulmaktadır. Doğal alanların erozyonu, çarpık ve uyumsuz kentleşme, görsel kirlilik, gürültü, aşırı kalabalıklaşma, taşıma kapasitesinin aşılması, toplumsal yozlaşma, yerel halkın kültürel zenginliklerinin zamanla kaybolması, doğanın tahrip edilmesi turizmin çevre üzerindeki başlıca olumsuz etkileridir. Turizmin çevreye verdiği bu zararlar gelecek nesillerin bu güzelliklerden faydalanmasına engel olacak, seyahat sektörünün her geçen gün büyük bir artışla süren gelişimine büyük bir darbe vuracaktır. Son yıllarda artan çevre bilinciyle birlikte ülkeler turizm planlamalarında ve politikalarında sürdürülebilirliğe yer vermekte, turizmin beslendiği doğal çevreyi koruyarak, yerel halkın ekonomik ve sosyal gelişimlerini teşvik ederek doğaya verilen zararları önlemeleri yönünde bilinçlendirecek proje ve çalışmalara destek vermektedir. Dünyada ve ülkemizde bu konuda önemli uygulamalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada; gelecekte yapılacak projelere örnek teşkil etmesi ve yönlendirici olması amacıyla dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirilmiş doğal 85
96 çevreyi koruma ve sürdürülebilir turizm projelerine, bu projelerin hedeflerine, gerçekleştirilen faaliyet ve uygulamalara yer verilmiştir. Guatemala, Ürdün, Yeni Zelanda, Balear Adaları, İspanyol Kıyıları, Avustralya, Rodos, Slovenya ve Fiji Adası nda uygulanan bazı sürdürülebilir turizm projeleri incelenmiş; proje koordinatörleriyle yapılan görüşmeler neticesinde ise ülkemizde gerçekleştirilen Ekodiyalog Projesi, Kaçkar Dağları Koruma ve Kullanma Projesi ve Gediz Deltası'nın Koruma Durumunun İyileştirilmesi İçin Bölge Yerleşkelerinde Sürdürülebilir Turizmin Oluşturulması Projesi detaylı olarak irdelenmiştir. Yapılan incelemeler; ülkemizde de dünyadaki örnekleri kadar başarılı ve etkili projelerin yürütüldüğünü ve sivil toplum örgütlerinin çevrenin korunmasında, yerel halkın sosyal ve ekonomik olarak gelişmesinde ne kadar duyarlı olduğunu göstermesi bakımından ümit verici olmuştur. Ayrıca; çoğu zaman sürdürülebilir turizmle aynı anlamda kullanılan eko turizm ülkemizin eko turizm imkânlarına da yer verilerek araştırılmıştır. Öncelikle eko turizmin sürdürülebilir turizmin yalnızca bir parçası olduğunu ve sürdürülebilirliğin, tüm turizm türlerini de içine alacak şekilde turizmi doğru ve etkili bir şekilde gelecek nesiller için de koruyarak uygulama kılavuzu olduğunu vurgulamak gerekmektedir. Eko turizm 1980 lerde vahşi yaşama, doğaya ve farklı kültürlere meraklı ziyaretçiler arasında popüler olmuştur. Eko turizm doğayı korumanın ve sürdürülebilirliğin bir yolu olarak görülse de, günümüzde yapılan araştırmalar eko turizmin de doğru uygulanmadığında kitle turizmi kadar hatta belki daha fazla tahrip edici olabileceğini göstermiştir. Örneğin Kenya da gerçekleştirilen safariler aşırı ziyaretçi kalabalığı yüzünden orada yaşayan hayvanlara zarar vermekte, ya da bölgenin yerel halkı bu turizm gelişmesinden yeterince faydalanamamaktadır. Eko turizmin sürdürülebilir olmayan bir turizm gelişmesi de yaratabildiği ortadadır. Fakat eko turizmin doğru ve sürdürülebilir uygulandığında bölgeler arasındaki dengesizliklerin azaltılmasına, yerel halkın çevreyi koruma ve geliştirme bilincinin artmasına, yörenin doğal ve kültürel güzelliklerinin tanıtılmasına, turizmde mevsimselliğin azaltılmasına yapmakta olduğu katkılar da göz ardı edilmemelidir. Yani tüm turizm çeşitlerinde 86
97 olduğu gibi eko turizmde de sürdürülebilir ya da sürdürülebilir olmayan bir gelişme alınacak kararlara ve yapılacak olan uygulamalara bağlıdır. Doğal çevre ve kültürel zenginlikler üzerinde olumsuz bir etki yaratmadan yerel halka gelir ve istihdam sağlayan sürdürülebilir turizm; yerel halkın, sektör çalışanlarının, kurumların ve ziyaretçilerin doğayı ve kültürü koruma bilinci taşıyarak, tüketmeden keşfetmeyi amaçlamalarıyla mümkün olacaktır. 87
98 KAYNAKÇA AKPINAR, S. (2003). Türkiye nin Turizm Merkezlerinde Eko turizm Yaklaşımları, ( Erişim Tarihi: AKŞİT, S. (2007), Doğal Ortam Duyarlılığı açısından Sürdürülebilir Turizm, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı:23, No:2, s ALTIPARMAK, M. (2002), Turizmin Çeşitlendirilmesi, Sürdürülebilir Turizm ve Planlama, II. Turizm Şurası Bildiriler Kitabı, s Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği. (2006), Ekonomi, Pazarlama ve Sosyal Boyutlarıyla: Anadolu Turizmi Araştırması, Ankara ASAN, Ü. (2005), Eko turizm Açısından Anıt Ağaçlar, Anıtsal Ağaçların Değişik Açılardan İrdelenmesi, ( Erişim Tarihi: ASLAN, Z. ve AKTAŞ. G. (1994), Turizm Açısından Çevre Sorunlarına Genel Bir Yaklaşım, Çevre Dergisi, Sayı:11, ( Erişim Tarihi: ATANUR, G. (2005), Sürdürülebilir Turizme Geçiş Çabaları ve Balear Adası Örneği, Paradoks Ekonomi, Sosyoloji ve Politika Dergisi,, V. Ulusal Ekoloji Kongresi, ( Erişim Tarihi:
99 Avrupa da Sosyal Turizm, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi, Barselona Bildirgesi, ( Erişim Tarihi: BAŞAK, E. (2004), Eko turizm: Tüketmeden Keşfetmek, ( Erişim Tarihi: BEYHAN, E. (2008), Sürdürülebilir Kalkınma - Çevre ve Yerel Yönetimler, ( Erişim Tarihi: BEYHAN, Ş.G. ve ÜNÜGÜR S.M. (2005), Çağdaş Gereksinimler Bağlamında Sürdürülebilir Turizm ve Kimlik Modeli, İTÜ Dergisi, Sayı: 4,No:2,79 87 BLANCAS, F.J., GONZALES M., OYOLA M.L. ve PEREZ F.(2010), The Assessment of Sustainable Tourism: Application to Spanish Coastal Destinations, Ecological Indicators, Sayı:10, s BLACKSTOCK, K.L., WHITE V., McCRUM G., SCOTT A. ve HUNTER C. (2008), Measuring Responsibility: An Appraisal of the Scottish National Park s Sustainable Tourism Indicators, Journal of Sustainable Tourism, Sayı:16, No:3, BRAMWELL, B. ve LANE B. (1993), Sustainable Tourism: An Evolving Global Approach, Journal of Sustainable Tourism, No:1, Sayı:1,s.1-5 BRUNNSCHWEILER, J. (2010), The Shark Reef Marine Reserve:A Marine Project in Fiji Involving Local Communities, Journal of Sustainable Tourism, No:18,Sayı:1,
100 COLLIN, P. H. (2004), Dictionary of Environment and Ecology, London :Bloomsbury Publishing Plc. ÇAKILCIOĞLU, M. (1996), Sürdürülebilir Turizme Yönelik Bir Yöntem Önerisi, Doğu Karadeniz/ Trabzon İli Özelinde Bir İrdeleme, Doktora Tezi, MSÜ, İstanbul ÇEVİRGEN, A. ve DEMİR C. (2006), Eko turizm Yönetimi, Nobel Yayın Dağıtım Çevre Bakanlığı Ulusal Çevre ve Kalkınma Programı Haber Bülteni Sayı: 1/2002 ÇIMAT, A. ve BAHAR O. (2003), Turizm Sektörünün Türkiye Ekonomisi İçindeki Yeri ve Önemi Üzerine Bir Değerlendirme, Akdeniz İ.İ.B.F. Dergisi, Sayı: 6, s.1-18 CLARK, J.R.(1991), Carrying Capacity: The Limits to Tourism, Miami:Rosenstiel School of Marine and Atmospheric Sciences,University of Florida. CONNELL, J., PAGE S.J. ve BENTLEY T. (2009), Towards Sustainable Tourism Planning in New Zeland: Monitoring Local Government Planning under the Resource Management Act, Journal of Tourism Management, Sayı: 30, s CÜCE, H. ve BAKAN G. (2009), Sürdürülebilir Su Kaynakları Yönetimi Açısından Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemlerinin Önemi, İzmir: TMMOB Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi. DEMİR, C. (2001), Turizm ve Rekreasyon Faaliyetlerinin Milli Parklarda Sürdürülebilirliği: Türkiye deki Milli Parklara Yönelik Bir Uygulama, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir. DEMİR, C. ve ÇEVİRGEN A. (2006a), Turizm ve Çevre Yönetimi Sürdürülebilir Gelişme Yaklaşımı, Ankara: Nobel Yayın Dağıtım. 90
101 DEMİR, C. ve ÇEVİRGEN A. (2006b), Eko turizm Yönetimi, Ankara: Nobel Yayın Dağıtım. Doğa Derneği. (2008), Gediz Deltası Deneyim Paylaşım Raporu; Gediz Deltası nın Koruma Durumunun İyileştirilmesi için Bölge Yerleşkelerinde Sürdürülebilir Turizmin Oluşturulması Projesi. Doğa Derneği. (2008), Gediz Deltası Sürdürülebilir Turizm Planı ve Pazarlama Stratejisi, Gediz Deltası nın Koruma Durumunun İyileştirilmesi için Bölge Yerleşkelerinde Sürdürülebilir Turizmin Oluşturulması Projesi. Dünya Turizm Örgütü, 2010 yılı Ocak Ayı Barometresi, ( n_excerpt.pdf) Erişim Tarihi: ERDOĞAN, N. (2003), Çevre ve Eko turizm, Ankara: Genel Yayın ve Dağıtım. FOKIALI, P., XANTHAKOU Y., TATLIDİL R., TATLIDİL E. ve KAILA M. (2005), Tourism and Sustainable Development Strategies in Rhodes: The Awareness of the Local Societies, X. European Ecological Congress, Organized by European Ecological Federation Turkish Ecological Society, Ege University Center for Enviromental Studies. Güneydoğu Anadolu Projesi; (GAP) ( Erişim Tarihi: GÖNEL, F.D. (2002), Globalleşen Dünyada (Nasıl Bir) Sürdürülebilir Kalkınma, Birikim, Sayı:158, s
102 HOLDER, J.S.(1988), Pattern and Impact of Tourism on the Environment of the Caribbean, Tourism Management, Sayı: 9, No:2,s INSKEEP, E. (1988), Tourism Planning: An Emerging Specialization, Am. Plan.Assoc.J.Summer INSKEEP, E. (1991), Tourism Planning: An Integrated and Sustainable Development Approach, New York: Van Nostrand Reinhold. KARAMAN, A. (1996), Sürdürülebilir Turizm Planlaması için Ekolojik Bir Çerçeve, Sürdürülebilir Turizm; Turizm Planlamasına Ekolojik Yaklaşım, 19.Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu, Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul, 102. KARAASLAN İ. ve ÖZELÇİ T. (1996), Sürdürülebilir Turizm, Dünya Şehircilik Kolokyumu, Sürdürülebilir Turizm Planlaması, Politikalar, İstanbul,363. KIZILARMAK, İ. (2006), Yayla Turizmi: Tanıtım Açısından Eko Turizm Türü Olan Yayla Turizminin İncelenmesi, Ankara: Detay Yayıncılık. KOLUKISA, E.A. ve BALOĞLU U. N. (2007), Environment Education Projects for Sustainable Development, ( Erişim Tarihi: KOZAK,N., KOZAK M.A. ve KOZAK M. (2001), Genel Turizm: İlkeler- Kavramlar, Ankara:Detay Yayıncılık. KRIPPENDORF, J. (1993), Impacts of Tourism on the Environment, Tourism on the Environment:Challenges and Choices for the 90s, London:English Tourist Board KUNTAY, O. (2004), Sürdürülebilir Turizm Planlaması, Ankara: Alp Yayınevi 92
103 KUTER N. ve ÜNAL H. E. (2009), Sürdürülebilirlik Kapsamında Eko turizmin Çevresel, Ekonomik ve Sosyo-Kültürel Etkileri, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, Sayı:9, No:2, s KÜÇÜKASLAN, N. (2007), Özel İlgi Turizmi, Ankara: Ekin Basım Yayın Dağıtım. MATHIESON, A ve G. WALL (1982), Tourism: Economic, Physical and Social Impacts, London:Longman McMINN S. (1997), The Challange of Sustainable Tourism, The Environmentalist, Sayı: 17, MİNİBAŞ, T. (2002), Sürdürülebilir Kalkınma ve Etkileri, ( Erişim Tarihi: MÜLLER, H. (1994), The Thorny Path to Sustainable Tourism Development, Journal of Sustainable Tourism, Sayı:2,No: 3, s ÖZBEY, F.R. (2002), Sustainable Tourism Development in Globalization Progress, Globalization and Sustainable Development, International Scientific Conference, Sayı: 4, s ( Erişim Tarihi: ÖZKAN, Y. (2003), Turizmin Geleceği: Eko turizm, Standart Dergisi, Sayı: 42, s.500 PAÇACI G. (1995), Turistik Alanlarda Doğal Kaynakların Korunmasında Yeni Bir Kavram: Sürdürülebilir Turizm,Çevre ve İnsan, Sayı:6, No: 23,s
104 Parliamentary Commissioner for the Environment, ( Erişim Tarihi: Priority Actions Programme, Coastal Management Center, ( Erişim Tarihi: REBOLLA, J.F.V. ve BAIDAL J.A.I (2003), Measuring Sustainability in a Mass Tourist Destination: Pressures, Perceptions and Policy Responses in Torrevieja, Spain, Journal of Sustainable Tourism, Sayı:11, No:2, s Royal Society for the Conservation of Nature (RSCN), Kraliyet Doğal Çevre Koruma Derneği, ( Erişim Tarihi: SCHARPF H. (1998), 21.Yüzyılda Sürdürülebilir Turizm Politikaları, 1.Uluslararası Turizm Sempozyumu, Berlin. SELİMOĞLU, Ö. (2004), Dünyada ve Türkiye de Eko turizm, İstanbul Ticaret Odası, Etüt ve Araştırma Şubesi. SEZGİN, O.M. (2001), Genel Turizm ve Turizm Mevzuatı, Turistik Kavramlar, Ekonomi, Pazarlama, Ankara: Detay Yayıncılık. SIMS, R. (2009), Food, Place and Auhenticity: Local Food and the Sustainable Tourism Experience, Journal of Sustainable Tourism, No:17,Sayı:3,s SMITH B.G. ve LEY D.(2009), Sustainable Tourism and Clean Water Project for Two Guatemalan Communities: A Case Study, Science Direct, Sayı:248,s
105 SPAGENBERG, J. H. (2004), Reconciling Sustainable Development and Growth: Criteria, Indicators, Policies, Sustainable Development, Sayı:12,s Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesi, (26 Ağustos - 4 Eylül 2002) Türkiye Ulusal Raporu (Taslak), ( Erişim Tarihi: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Stratejisi, 2006 The International Ecotourism Society, TIES, ( rnational_ecotourism_society Uniting_Conservation_Communities_and_Sust ainable_travel.htm), Erişim Tarihi: The International Tourism Partnership, Going Green: Minimum Standards toward a Sustainable Hotel, ( Erişim Tarihi: TORUNOĞLU, E. (2004), Sürdürülebilir Kalkınma Paradigması Üzerine Ön Notlar, ( Erişim Tarihi: Tourism New Zealand, Tourism New Zealand Marketing Campaign, ( %20f%20100%20%20pure%20new%20zealand%20campaign%20- %20pure%20as%20magazine.pdf) Erişim Tarihi:
106 Trends in Hotel Certification and Rating Programs: Guidelines for the Caribbean ( Erişim Tarihi: TUNÇER, M. (2005), Burdur da Doğal ve Kültürel Çevrenin Korunması: Sürdürülebilirlik; Eko turizm; Kültürel Miras Bağlamında Politika Önerileri: Ürdün Örneği, I.Burdur Sempozyumu. Turistik Otelciler & İşletmeciler Yatırımcılar Birliği ( Erişim Tarihi: TÜROFED Dergisi, Eko turizm Araştırması, Sayı:16. Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı , T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), Avustralya Turizm Profili, TÜRSAB AR-GE Departmanı, 2005 ( dergiye.pdf) Erişim Tarihi: VARDAR, S. ve SARIÖZ E. (2007), Eko turizm ve Bozdağ, ( Erişim Tarihi: YENEN Ş. (2008), 'Rehberin Gözüyle' Akşam Gazetesi, Akdeniz Eki, ( Erişim Tarihi: YÜCEL, C. (2002), Turizmde Yükselen Değer: Eko Turizm, TÜRSAB AR-GE Departmanı. 96
107 YÜCEL, S. Ü. (2002), Turizmde Çiçekler Açıyor, TÜRSAB AR-GE Departmanı. WEB TABANLI KAYNAKLAR ( Erişim Tarihi: ( Erişim Tarihi: ( Erişim Tarihi: ( Erişim Tarihi: ( pdf) Erişim Tarihi: ( Erişim Tarihi: ( 6202CCB0A9F7F51EA80CC43B) Erişim Tarihi:
108 ( pe=news) Erişim Tarihi: ( A CCB04607E66A6C64180A) Erişim Tarihi: ( ml) Erişim Tarihi: surdurulebilirlik-uyarisi/ Erişim Tarihi: ( D828A F CBCD25B16) Erişim Tarihi: ( B81939FD5B60AFAFFDE13C621852F44) Erişim Tarihi: ( Erişim Tarihi:
109 ( Erişim Tarihi: ( Erişim Tarihi: ( Erişim Tarihi:
110 ÖZET Dünya Turizm Örgütü ne göre turizmde sürdürülebilirlik ; gelecekteki fırsatları koruyup geliştirmeyi gözeterek, bugünkü turistlerin ve ev sahipliği yapan toplulukların ihtiyaçlarını karşılama ilkesini benimser. Böylelikle tüm kaynaklar; ekonomik, sosyal ve estetik ihtiyaçlar karşılanırken, kültürel bütünlüğün, zorunlu ekolojik süreçlerin, biyolojik çeşitliliğin ve yaşam destek sistemlerinin de devamlılığı sağlanacak şekilde yönetilir. Son yıllarda en çok ilgi gören ve turizm için kaçınılmaz olduğu artık birçok ülkede kabul edilmiş olan sürdürülebilirlik, ülkemizin gelecekte de dünya turizminin bir parçası olabilmesinin temel koşuludur. Turizmde yok etmek yerine korumak prensibini benimseten sürdürülebilir turizm kavramının ülkemizde yerleşmesi çok büyük bir önem arz etmekte, bu konuda turizm sektörünün bir parçası olan herkesin ortak bir dil ve ortak bir anlayış geliştirmesi gerekmektedir. Sürdürülebilir turizm konusunda yapılan çalışmalar, sektörün dikkatini ve ilgisini bu yönde yoğunlaştırarak, yeni projelerin hazırlanıp hayata geçirilmesine ve zaman içerisinde sürdürülebilir turizmin; kaynakları tüketen günümüz turizminin yerini almasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada; sürdürülebilir turizmin aslında ne olduğu gerçeğinden yola çıkarak, ülkemizde doğaya, çevreye ve yerel kültürlere karşı saygılı bir seyahat anlayışının yerleştirilebilmesi için yapılması gerekenler incelenmiştir. Bu çerçevede; turizmde sürdürülebilirlik üzerine yapılan çalışmalara ve dünyanın turizmde önde gelen ülkelerinde uygulanan sürdürülebilir turizm gelişimi projelerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: sürdürülebilirlik, turizm, sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir turizm. 100
111 ABSTRACT World Tourism Organization defines the sustainable tourism as tourism which leads to management of all resources in such a way that economic, social and aesthetic needs can be fulfilled while maintaining cultural integrity, essential ecological processes, biological diversity and life support systems. In addition they describe the development of sustainable tourism as a process which meets the needs of present tourists and host communities whilst protecting and enhancing needs in the future. The concept of sustainability, which becomes essential for tourism sector in many countries, is the main condition for our country to be still a part of the world tourism in the future. It is important that the sustainable tourism, with the principle to protect instead of to destroy had to be taken up seriously in Turkey and all parts involved in tourism sector has to develop a common language and a common understanding about this case. Studies in sustainable tourism will take the attention of the sector to sustainability and encourage new studies and projects in sustainable development in tourism, over time, contribute to the process that sustainable tourism takes the place of the present tourism which consumes resources. This study examines the concept of sustainability and explores how to develop a respectful comprehension in travel to the nature, environment and also to the local cultures. In addition, studies in sustainable tourism and the projects of sustainable tourism development implemented in leading tourism countries are discussed. Keywords: sustainability, tourism, sustainable development, sustainable tourism. 101
112 ÖZGEÇMİŞ Hilal Demirel tarihinde İstanbul da doğdu yılında Hacettepe Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İktisat (İng) bölümünü kazandı ve 2005 yılında aynı fakülteden mezun oldu yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yönetim Organizasyon ve Örgütsel Davranış yüksek lisans programına başladı ve 2009 yılında bu programı Çalışanların İş Tatminlerinin Etik Davranma Eğilimleri Üzerine Etkisi: Ankara daki Seyahat Acentaları Üzerine Bir Alan Araştırması konulu yüksek lisans tezi ile bitirdi. Hilal Demirel 2006 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğünde uzman yardımcısı olarak görev yapmaktadır. İyi derecede İngilizce ve temel seviyede İtalyanca ve İspanyolca bilmektedir. Temel ilgi alanları, Türk tarihi, tiyatro ve edebiyattır. 102
İçindekiler. Birinci Bölüm TURİZM OLAYI
Birinci Bölüm TURİZM OLAYI 1.1. TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ... 1 1.2. TURİZMİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ... 3 1.2.1. TÜRKİYE NİN YERLİ TURİST TALEBİNİN GELİŞİMİ... 4 1.2.2. TÜRKİYE NİN YABANCI TURİST
EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2013
EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2013 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK
TÜTÜN ÜRÜNLERİ İMALATI SEKTÖRÜ
TÜTÜN ÜRÜNLERİ İMALATI SEKTÖRÜ T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI RİSK YÖNETİMİ VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ 31.12.2013 ANKARA 1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 3 TÜTÜN ÜRÜNLERİ
EKONOMİK GELİŞMELER Ekim 2012
EKONOMİK GELİŞMELER Ekim 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK
Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0
Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0 ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜN TANIMI SITC NO : 421.4 ARMONİZE NO : 1509 Türkiye bulunduğu coğrafi konum ve sahip olduğu Akdeniz iklimi özellikleriyle, İtalya, İspanya,
TÜRK SANAYĠSĠNĠN KALBĠ TEKSTĠL VE HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜNDEKĠ GELĠġMELER
TÜRK SANAYĠSĠNĠN KALBĠ TEKSTĠL VE HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜNDEKĠ GELĠġMELER Hande UZUNOĞLU Dünya ekonomisi zor bir süreçten geçiyor. 2009 yılında bir önceki yıla göre nispeten kendini toparlayan dünya ekonomisi
EKONOMİK GELİŞMELER Aralık 2015
EKONOMİK GELİŞMELER Aralık 2015 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR ARALIK 2015 İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA
Cinsiyet Eşitliği MALTA, PORTEKİZ VE TÜRKİYE DE İSTİHDAM ALANINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ İLE İLGİLİ GÖSTERGELER. Avrupa Birliği
Cinsiyet Eşitliği MALTA, PORTEKİZ VE TÜRKİYE DE İSTİHDAM ALANINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ İLE İLGİLİ GÖSTERGELER Projenin Malta, Portekiz ve Türkiye de cinsiyet ayrımcılığı problemlerini çözme amacıyla ilgili
AVRASYA ÜNİVERSİTESİ
Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Turizm Coğrafyası Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans (X ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(
Bu sektör raporu kapsamına giren ürünler şu şekilde sınıflandırılmaktadır: Ürün Adları. Eşyası. Yastık, Yorgan ve Uyku Tulumları
1. ÜRÜNÜN TANIMI: Ev tekstili, genel olarak evleri dekore etmek amacıyla kullanılan ürünler olarak tanımlanmaktadır. Sentetik iplikler ve kumaşların yanı sıra, pamuk, keten, ipek ve yün gibi doğal ipliklerden
2016 Ocak SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ 25 Ocak 2016
2016 Ocak SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ 25 Ocak 2016 Ocak ayı inşaat ve hizmet sektörü güven endeksleri TÜİK tarafından 25 Ocak 2016 tarihinde yayımlandı. İnşaat sektörü güven endeksi 2015 yılı Aralık ayında
ECZACILIK SEKTÖRÜ T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI RİSK YÖNETİMİ VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ
ECZACILIK SEKTÖRÜ T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI RİSK YÖNETİMİ VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ 31.12.2013 ANKARA 1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 3 ECZACILIK SEKTÖRÜ KÜRESEL
Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu
Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN YILI NİSAN AYI İHRACAT PERFORMANSI yılı Nisan ayında, Türkiye
GİRESUN KOBİ LERİNİN İHRACAT EĞİTİM İHTİYACI ARAŞTIRMA RAPORU
Export Giresun Projesi GİRESUN KOBİ LERİNİN İHRACAT EĞİTİM İHTİYACI ARAŞTIRMA RAPORU Ocak 16 Bu Rapor, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı 2015 Yılı Doğrudan Faaliyet Desteği Programı Kapsamında Hazırlanmıştır.
ESKİŞEHİR TİCARET ODASI Aylık Ekonomi Bülteni Ekim 2009
www.etonet.org.tr 1 İlimizin ihracatı Ocak-Eylül Dönemi itibariyle 2009 yılında 2008 e göre %14 azalmıştır. İhracat İthalat Oranları Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Türkiye istatistik Kurumundan elde edilen
ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK
DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK KISA ÖZET
Özel sektör tasarrufları Hanehalkı Şirketler kesimi Kamu sektörü tasarrufları
Türkiye Ülke Ekonomik Raporu Özel sektör tasarrufları Hanehalkı Şirketler kesimi Kamu sektörü tasarrufları 1. Tasarruf ve büyüme ilişkisi 2. Tasarruf trendleri 3. Tasarrufun belirleyicileri 4. Mali piyasaların
Deri ve Deri Ürünleri Sektörü
2016 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ 2016 YILI OCAK AYI İHRACAT PERFORMANSI Türkiye deri ve
Avrupa da UEA Üyesi Ülkelerin Mesken Elektrik Fiyatlarının Vergisel Açıdan İncelenmesi
Avrupa da UEA Üyesi Ülkelerin Mesken Elektrik Fiyatlarının Vergisel Açıdan İncelenmesi Esra AKGÜL* *Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ETK Uzman Yardımcısı, Ankara/TÜRKİYE (Aralık 214) ÖZET Çalışmada,
6. Kamu Maliyesi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Tablo 6.1. Merkezi Yönetim ve Genel Devlet Bütçe Dengesi (GSYİH'nin Yüzdesi Olarak)
6. Kamu Maliyesi Merkezi Yönetim bütçe açığı, 214 yılının ilk üç çeyreği itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre bir miktar artış göstermiş ve bu gelişmede faiz dışı harcamalarda gözlenen yüksek artış
ANKARA İLİ BASIM SEKTÖRÜ ELEMAN İHTİYACI
ANKARA İLİ BASIM SEKTÖRÜ ELEMAN İHTİYACI Gülnaz Gültekin*, Orhan Sevindik**, Elvan Tokmak*** * Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Matbaa Öğretmenliği Bölümü, Ankara ** Ankara Ü., Eğitim Bil. Ens.,
DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜNDE 50 YILLIK GELİŞME ve GELECEĞE BAKIŞ. Necdet Utkanlar
DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜNDE 50 YILLIK GELİŞME ve GELECEĞE BAKIŞ Necdet Utkanlar ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü 50. Yıl Sempozyumu 29 Haziran 2016 MKE Ağır Silah ve Çelik fabrikası, 1932-1937
4.5G için 450 bin km alt yapı gerekiyor
4.5G için 450 bin km alt yapı gerekiyor Türkiye'nin, dünyanın en önemli ilk 15 ekonomisi arasında yer alabilmesi ve 2023 hedeflerini gerçekleştirilmesi adına, güçlü bir bilişim ve mobil teknoloji alt yapısına
AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Turizm Sektörü Genel Değerlendirmesi ve Sektörde Çalışanların İş Tatmini
Turizm Sektörü Genel Değerlendirmesi ve Sektörde Çalışanların İş Tatmini Nesrin YARDIMCI SARIÇAY Ülkemizde, yaz sezonunun gelmesi ile birlikte turizm sektöründe hareketlilik de hızla arttı. 1990 lı yıllarda
Avrupa Çimento Birliği üyesi ülkelere bakıldığında en fazla çimento tüketiminin İtalya, İspanya, Almanya ve Fransa da olduğu görülmektedir.
ÇİMENTO HS No: 2523 DÜNYA ÜRETİMİ 2012 yılında global çimento üretimi 2011 yılına göre %3 lük bir artış ile 3,6 milyar ton olarak gerçekleşmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) dünya toplam çimento üretiminin
LİTVANYA ÜLKE RAPORU 23.02.2016
LİTVANYA ÜLKE RAPORU 23.02.2016 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Litvanya ya ihracat yapan 208 firma bulunmaktadır. 31.12.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı
TC T.C. ULAŞTIRMA BAKANLIĞI
TC T.C. ULAŞTIRMA BAKANLIĞI TÜRKİYE DE DEMİRYOLU TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNÜN GELİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK POLİTİKALAR Talat AYDIN Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı 1 MEVCUT TÜRK DEMİRYOLU SEKTÖRÜ ULAŞTIRMA
HİZMET TİCARETİ İSTATİSTİKLERİ PROJESİ. 21 Şubat 2013
HİZMET TİCARETİ İSTATİSTİKLERİ PROJESİ 21 Şubat 2013 SUNUM PLANI Hizmet Ticareti İstatistikleri Neden Önemli? Mevcut Durumda Ülkemiz Hizmet Ticareti İstatistikleri Eksiklikler, Problemler Yapılan Çalışmalar
Koruma Önleminin Uzatılmasına İlişkin Görüşlerimiz. 22 Kasım 2011
Koruma Önleminin Uzatılmasına İlişkin Görüşlerimiz 22 Kasım 2011 Durum Analizi Türk Philips Türk Philips Ticaret A.Ş., Hollanda menşeili Philips markasının ülkemizdeki yetkili kuruluşudur; 1930yılından
BÖLÜM I... 1 GİRİŞ...
BÖLÜM I... 1 GİRİŞ... 1 Tablo I.1 Pamukkale ÖÇKB sine İlişkin İstatistikî Bilgiler... 6 Tablo I.2. Örneklem ve Nüfus Değişim Oranları... 6 Tablo I.3. İstatistikî Bilgiler Sayısı... 7 BÖLÜM II... 9 GENEL
DAHİLDE İŞLEME REJİMİ VE KONYA Hacı Dede Hakan KARAGÖZ
İÇİNDEKİLER: Başlık Sayfa 1. Genel Çerçeve...2 2. Türkiye ve DİR..3 3. Konya ve DİR...4 4. Sektörel Bazda DİR...5 5. Firmalar Bazında DİR..6 6. İller Bazında DİR.7 7. Sonuç..7 8. Kaynakça..8 Ekonomik Araştırmalar
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI Bakanlar Kurulu Sunumu Erdem Başçı Başkan Nisan 2011 1 Sunum Planı I. Küresel Kriz Sonrasında Toparlanma II. III. Kriz Sonrasında Para Politikaları Uygulanan Politikaların
Polonya 2014 Ekonomi Raporu 2015-08-11 14:36:00
Polonya 2014 Ekonomi Raporu 2015-08-11 14:36:00 2 Polonya Ekonomisinin Rekabet Gücü, Büyüme Oranları ve Yatırım Politikaları 2008 2009 Küresel Ekonomik Krizi Polonya GSYİH nın büyüme hızında kayda değer
HABER BÜLTENİ xx.04.2015 Sayı 18
HABER BÜLTENİ xx.04.2015 Sayı 18 Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi, geçen aya ve geçen yıla göre düştü: 2015 yılına düşerek giren Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi, Mart 2015 te bir önceki aya göre 5,7
Sektör eşleştirmeleri
Sektör eşleştirmeleri İspanya ve Türkiye Avrupa Futbol Şampiyonası 2016 Sektör : Otomotiv Maça ilişkin ön inceleme 4:3 * Sektöre yönelik Atradius alacak riski durumu/iş performansı görünümünün karşılaştırması
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ YÖNETİM KOMİTESİ (CDEG) Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliğinden Sorumlu. 7. Bakanlar Konferansı TASLAK EYLEM PLANI
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ YÖNETİM KOMİTESİ (CDEG) Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliğinden Sorumlu 7. Bakanlar Konferansı TASLAK EYLEM PLANI Hukuki ve fiili toplumsal cinsiyet eşitliğinin gerçekleştirilmesine
ÜNİTE:1. Sosyal Politikaya İlişkin Genel Bilgiler ve Sosyal Politikanın. Araçları ÜNİTE:2. Sosyal Politikanın Tarihsel Gelişimi ÜNİTE:3
ÜNİTE:1 Sosyal Politikaya İlişkin Genel Bilgiler ve Sosyal Politikanın Araçları ÜNİTE:2 Sosyal Politikanın Tarihsel Gelişimi ÜNİTE:3 İstihdam, İşsizlik, Ücretler ve Çalışma Koşulları ÜNİTE:4 Gelir Dağılımı
İNSAN KIYMETLERİ YÖNETİMİ 4
İNSAN KIYMETLERİ YÖNETİMİ 4 İKY PLANLANMASI 1)Giriş 2)İK planlanması 3)İK değerlendirilmesi 4)İK ihtiyacının belirlenmesi 2 İnsanların ihtiyaçları artmakta ve ihtiyaçlar giderek çeşitlenmektedir. İhtiyaçlardaki
Özet. Giriş. 1. K.T.Ü. Orman Fakültesi, Trabzon., 2. K.Ü. Artvin Orman Fakültesi, Artvin.
Deniz Kıyılarında Biriken Katı Atık Maddelerin Örnekleme Yoluyla Tür ve Miktar Olarak Belirlenmesine İlişkin Bir Çalışma ( Trabzon Beşirli Deresi Küçük Yoroz Burnu Arası ) 1 Hasan Zeki KALAY, 1 Sezgin
HABER BÜLTENİ xx.03.2015 Sayı 17
HABER BÜLTENİ xx.03.2015 Sayı 17 Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi, geçen aya göre yükseldi: 2015 yılına düşerek giren Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi, Şubat 2015 te bir önceki aya göre 8 puan artarak,
SİGORTACILIK VE BİREYSEL EMEKLİLİK SEKTÖRLERİ 2010 YILI FAALİYET RAPORU YAYIMLANDI
Türk sigorta ve bireysel emeklilik sektörlerine ilişkin çok derin bir kaynak olma özelliğine sahip Sigorta Denetleme Kurulu Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Sektörleri 2010 Yılı Faaliyet Raporu yayımlandı.
Mart Ayı Enflasyon Gelişmeleri
Mart Ayı Enflasyon Gelişmeleri Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Ekonomi Koordinatörlüğü olarak 2014 yılı Mart ayı Fiyat Gelişmeleri Analizimizi sizlere sunuyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından
KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.9 TOPRAK SU KAYNAKLARI BÖLÜMÜ
KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.9 TOPRAK SU KAYNAKLARI Toprak-Su Kaynakları Bölüm Başkanı Dök.No KAİM.İKS.FRM.34 Sayfa No 1 / 3 İŞİN KISA TANIMI: Kayısı Araştırma İstasyonu Müdürlüğü üst yönetimi
ENERJİ-ÇEVRE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
ENERJİ-ÇEVRE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İklim Değişikliği İklim değişikliği, bugün küresel ölçekte karşılaşılan en büyük sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. 1980 li yılların sonlarından başlayarak,
ESKİŞEHİR TİCARET ODASI Aylık Ekonomi Bülteni Temmuz 2010
www.etonet.org.tr 1 İhracat İthalat Oranları Ocak Kasım Dönemi itibariyle Eskişehir in ihracatı 2009 un aynı dönemine göre % 15 artış göstermiştir. Türkiye İhracatçılar Meclisi nden elde edilen verilere
EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 39
EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 39 i Bu sayıda; Ağustos Ayı TİM İhracat Verileri,, Suriye ye Yılın İlk Sekiz Ayında Yapılan İhracat, Temmuz Ayı TÜİK Dış Ticaret Verileri;
İRAN İSLAM CUMHURİYETİ MENŞELİ NAYLON İPLİK İTHALATINDA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMİNİN UZATILMASINA İLİŞKİN BAŞVURUNUN GİZLİ OLMAYAN ÖZETİ
İRAN İSLAM CUMHURİYETİ MENŞELİ NAYLON İPLİK İTHALATINDA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMİNİN UZATILMASINA İLİŞKİN BAŞVURUNUN GİZLİ OLMAYAN ÖZETİ İÇİNDEKİLER 1. BAŞVURUYA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER... 3 1.1. BAŞVURU
Kuru Kayısı. Üretim. Dünya Üretimi
Kuru Kayısı Üretim Dünya Üretimi Türkiye, dünya yaş ve kuru kayısı üretiminde birinci sırada yer almaktadır. Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyve Konseyi nin verilerine göre Türkiye nin toplam kuru
GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET BİLGİLERİ
GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kenya Cumhuriyeti Resmi Dil : İngilizce, Kisvahili Başkenti : Nairobi Başlıca Şehirler : Nairobi, Nakuru, Kisumu, Mombasa Yüzölçümü : 569.259 km 2 Nüfus : 42,7 milyon (2012 tahmini)
OİB Kasım 2015 İhracat Bülteni. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği İhracat Bülteni
OİB Kasım 2015 İhracat Bülteni Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği İhracat Bülteni Kasım 2015 OİB Kasım 2015 İhracat Bülteni Türkiye Geneli Otomotiv Endüstrisi İhracatı Türkiye- Kasım 2015
LİDERLİK TEKSTİL VE OTOMOTİVDE... Dr. Can Fuat GÜRLESEL
LİDERLİK TEKSTİL VE OTOMOTİVDE... 1 Dr. Can Fuat GÜRLESEL Bursa ili genelinde faaliyet gösteren ilk 250 büyük firmanın tespitine yönelik 2004 araştırması sonuçlanmıştır. Sonuçlar; araştırmanın künyesi,
İSTANBUL TİCARET ODASI Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Şubesi
İSTANBUL TİCARET ODASI Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Şubesi MUZ SEKTÖR PROFİLİ HAZIRLAYAN TALUY EMİL ARALIK 2005 MUZ SEKTÖR PROFİLİ 1. ÜRÜN TANIMI ve ÇEŞİTLERİ 1.1. Ürün Tanımı 1.2. Muz Çeşitleri 2.
tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı
tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı REACH ve ERCIT: Fırsat nerede? Güven Sak İstanbul, 30 Temmuz 2008 ERCIT Projesi Açılış Türkiye Toplantısı, Ekonomi İstanbul, Politikaları 30 Temmuz Araştırma
MİLLİ GÜVENLİK BİLGİSİ SORULARI
1. Devletin anayasal düzeninin, milli varlığının, bütünlüğünün, milletlerarası alanda siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik dâhil bütün menfaatlerinin ve ahdi hukukunun her türlü dış ve iç tehditlere karşı
PHILOXENIA ULUSLARARASI SEYAHAT VE TURİZM FUARI 22-25 KASIM 2012 SELANİK / YUNANİSTAN
PHILOXENIA ULUSLARARASI SEYAHAT VE TURİZM FUARI 22-25 KASIM 2012 SELANİK / YUNANİSTAN Yunanistan ın en önemli turizm fuarı olan PHILOXENIA 2012 Selanik Uluslararası Seyahat ve Turizm Fuarı 22-25 Kasım
METALİK OLMAYAN DİĞER MİNERAL ÜRÜNLERİN İMALATI Hazırlayan Filiz KESKİN Kıdemli Uzman
METALİK OLMAYAN DİĞER MİNERAL ÜRÜNLERİN İMALATI Hazırlayan Filiz KESKİN Kıdemli Uzman 392 1. SEKTÖRÜN TANIMI Metalik olmayan diğer mineral ürünlerin imalatı ISIC Revize 3 sınıflandırmasına göre, imalat
HABER BÜLTENİ xx.02.2015 Sayı 16
HABER BÜLTENİ xx.02.2015 Sayı 16 Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi, 2015 e düşerek girdi: Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi, Ocak 2015 te bir önceki aya göre 3 puan, geçen yılın aynı dönemine göre 8
Kısa Süreli Rüzgar Enerjisi Tahminleri ve Türkiye için Önemi
Kısa Süreli Rüzgar Enerjisi Tahminleri ve Türkiye için Önemi Dolunay GÜÇLÜER Proje Müdür Yardımcısı Enermet Enerji Meteoroloji Müşavirlik ve Mümessillik Ltd. Şti [email protected] www.enermet.com.tr 13
DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye, Rusya ve Kafkasya İlişkileri SPRI 408 2 3 + 0 3 4
DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye, Rusya ve Kafkasya İlişkileri SPRI 08 2 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Seçmeli Dersin
... OKULU 7/... SINIFI SOSYAL BİLGİLER DERSİ YILLIK BEP ÇALIŞMA PROGRAMI. İletişimi olumsuz etkileyen davranışlara örnekler verir
1.... OKULU 7/... SINIFI SOSYAL BİLGİLER DERSİ YILLIK BEP ÇALIŞMA PROGRAMI İletişimi, olumlu olumsuz etkileyen tutum ve davranışları fark ederek kendi tutum ve davranışlarıyla karşılaştırır. KISA DÖNEMLİ
Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Öğrenci Yaşam Merkezi - Kütüphane
Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Öğrenci Yaşam Merkezi - Kütüphane Geleceğinize Açılan Kapı... Eğitim ve araştırma programlarının gereksinimleri doğrultusunda bilgiyi, hizmet verdiği kitleye çağdaş bilgisayar
FINDIK. Erdal SIRAY Ziraat Y. Mühendisi Fındık Araştırma İstasyonu, 2013
FINDIK Erdal SIRAY Ziraat Y. Mühendisi Fındık Araştırma İstasyonu, 2013 1. Giriş Fındığın besleyici ve duyumsal özellikleri, onu gıda ürünleri içinde benzersiz ve ideal bir malzeme haline getirmektedir.
ULUDAĞ OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACAT BÜLTENİ
ULUDAĞ OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACAT BÜLTENİ HAZİRAN 2014 TÜRKİYE GENELİ OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ İHRACATI 2 TÜRKİYE- HAZİRAN 2014 AYLIK İHRACAT RAKAMLARI 1000 USD HAZİRAN SEKTÖRLER 2013
Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş.
Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. 14 Ağustos 2015 İÇİNDEKİLER Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların Anlamı......... 6 Çekinceler..........
Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi
Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 22 Şubat 2016 İÇİNDEKİLER Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların Anlamı.........
Stratejik Planlama ve Performans Yönetimi, Finlandiya Örneği. AB Eşleştirme Projesi, Ankara 5. Eğitim Haftası Klaus Halla 29.11.
Stratejik Planlama ve Performans Yönetimi, Finlandiya Örneği AB Eşleştirme Projesi, Ankara 5. Eğitim Haftası Klaus Halla 29.11.2011 Sosyal İşler ve Sağlık Bakanlığı nda planlama ve uygulama düzeyleri Stratejik
TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Tüzün Basın Mensupları ile Buluştu. TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı M.Şefik Tüzün'ün konuşması
TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Tüzün Basın Mensupları ile Buluştu TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı M.Şefik Tüzün'ün konuşması İlk iki ayda üretim yüzde 34.08 artı Tüzün; 2015 yılında yaşanan siyasi ve ekonomik
Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi
Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 2 Temmuz 2012 İÇİNDEKİLER Dönem Revizyonu......... 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların Anlamı.........
Sağlık Politikaları ve Planlaması (HAS 502) Ders Detayları
Sağlık Politikaları ve Planlaması (HAS 502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Sağlık Politikaları ve Planlaması HAS 502 Bahar 3 0 0 3 7.5 Ön
İZMİR TİCARET ODASI BREZİLYA ÜLKE RAPORU
İZMİR TİCARET ODASI BREZİLYA ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Brezilya Federal Cumhuriyeti Nüfus : 206,082,000 Dil : Resmi dil Portekizce dir. İş dünyasında
Dünyada önemli çimento üretici firmaları, Lafarge, Holcim CMBM, Anhui Conch, Heidelberg, Cemex, Italcementi ve Aditya Birla/Ultratech dir.
ÇİMENTO HS No: 2523 DÜNYA ÜRETİMİ 2014 yılında global çimento üretimi bir önceki yıla göre artış göstererek 4,3 milyar ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Çin üretimin %56,5 lik kısmını oluşturmaktadır. En
ŞEHİR EŞLEŞTİRME PROGRAMI BAŞVURU ÇAĞRISI ŞEHİR EŞLEŞTİRME PROGRAMI BAŞVURU ÇAĞRISI
ŞEHİR EŞLEŞTİRME PROGRAMI w w w. i s t a n b u l a b. co m ŞEHİR EŞLEŞTİRME PROGRAMI 1 ŞEHİR EŞLEŞTİRME PROGRAMI 2 ŞEHİR EŞLEŞTİRME PROGRAMI İstanbul AB ye Hazırlanıyor Projesi Şehir Eşleştirme Programı
PLASTĐK - KAUÇUK ĐŞLEME MAKĐNELERĐ AKSAM VE PARÇALARI SEKTÖR RAPORU ( 2010 ) Barbaros Demirci Genel Müdür PAGEV
PLASTĐK - KAUÇUK ĐŞLEME MAKĐNELERĐ ve AKSAM VE PARÇALARI SEKTÖR RAPORU ( 21 ) Barbaros Demirci Genel Müdür PAGEV 2 ÜRETİM : Türkiye de enjeksiyon ve ektrüzyon makineleri üreten firmalar toplam üretimlerinin
İş kazalarında yaşamını yitiren binlerce işçinin anısına...
GÜVENLİK KÜLTÜRÜ İş kazalarında yaşamını yitiren binlerce işçinin anısına... KÜLTÜR Geçmiş davranışlar Kültür Gelecekteki davranışlar (Bozkurt, V. (2005), Değişen Dünyada Sosyoloji, 3, Aktüel Yayınları,
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2014 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2014 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2014 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2014 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI
HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1
2016 HALI SEKTÖRÜ Mart Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2016 MART AYI İHRACAT PERFORMANSI 2016 yılının Ocak-Mart döneminde Türkiye nin toplam
Faaliyet 1.8. Eğiticilerin Eğitimi Esnaf ve Sanatkarlara Sunulan Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri «Bütüncül Hizmet Modeli»
Faaliyet 1.8. Eğiticilerin Eğitimi Esnaf ve Sanatkarlara Sunulan Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri «Bütüncül Hizmet Modeli» Aişe Akpınar 25-30 Temmuz 2016 (Temel Kaynak: DPT 2006 sürümü) Sunulan Hizmetler
MALZEMELERİN GERİ DÖNÜŞÜMÜ. Prof.Dr. Kenan YILDIZ
MALZEMELERİN GERİ DÖNÜŞÜMÜ Prof.Dr. Kenan YILDIZ Çevre ve Maliyeti Çevrenin ekonomiye maliyete konusunda üç temel durumdan bahsetmek mümkündür. Bunlar; 1) çevrenin ekonomiye maliyeti yoktur 2) çevrenin
Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı 2015 Yılı İlk 5 Ayında %53 Arttı.
3 Haziran 2015 BASIN ÖZETİ Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı 2015 Yılı İlk 5 Ayında %53 Arttı. Otomobil Pazarı %46, Hafif Ticari Araç Pazarı %79 Arttı. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı,
BEBE GİYİM SEKTÖRÜ SINIFLANDIRMA
BEBE GİYİM SEKTÖRÜ SINIFLANDIRMA Bu sektör raporu kapsamına giren ürünler Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) sınıflandırmasına göre 6111 ve 6209 nolu fasıllarda yer almaktadır. TÜRKİYE'DE ÜRETİM
DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ 2013 1. ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER
DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ 2013 1. ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER 14 Ocak 2013 T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR VE DEĞERLENDİRME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRİŞ "Öncü Göstergeler" Erken Uyarı Mekanizmaları
2013 Yılında Yabancıların Gayrimenkul Alımı Yüzde 15,7 Artarak 3,0 Milyar Dolar Oldu
2013 Yılında Yabancıların Gayrimenkul Alımı Yüzde 15,7 Artarak 3,0 Milyar Dolar Oldu Türkiye de inşaat ve inşaat malzemeleri sektörüne talep yönü ile destek olacak bir gelişme mütekabiliyet yasasının çıkarılması
TEPE TEPE_Mevsimsellikten Arındırılmamış Seri
PERAKENDE GÜVEN ENDEKSİ 2 YIL ARADAN SONRA POZİTİF SEVİYEDE: TEPE, ocak ayında bir önceki ve geçen yılın aynı dönemine göre arttı. Önümüzdeki 3 ayda tedarikçilerden sipariş, satış, satış fiyatı ve istihdam
HABER BÜLTENİ 02.07.2015 Sayı 66
PERAKENDE GÜVENİNDE DURAĞAN SEYİR DEVAM EDİYOR: HABER BÜLTENİ 02.07.2015 Sayı 66 TEPE, haziran ayında geçen aya göre önemli bir değişim göstermedi. Geçen yılın aynı dönemine göre işlerin durumu Haziran
Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi
Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 26 Haziran 2015 İÇİNDEKİLER Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların Anlamı.........
Karacadağ Kalkınma Ajansı, ulusal kalkınma plan ve programlarında öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak Diyarbakır ve Şanlıurfa illerinin
Karacadağ Kalkınma Ajansı, ulusal kalkınma plan ve programlarında öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak Diyarbakır ve Şanlıurfa illerinin (TRC2 Bölgesi) ekonomik ve sosyal kalkınması ile gelişmesini
KÜLTÜREL İFADELERİN ÇEŞİTLİLİĞİ KOMİTESİ. Prof. Dr. M. Öcal Oğuz UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı
KÜLTÜREL İFADELERİN ÇEŞİTLİLİĞİ KOMİTESİ Prof. Dr. M. Öcal Oğuz UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Komite Başkanı: Prof. Dr. M. Öcal Oğuz UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Komite Başkanı Vekili:
Ekonomi Bülteni. 4 Temmuz 2016, Sayı: 27. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı
Ekonomi Bülteni, Sayı: 27 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji - Brexit Türkiye yi nasıl etkiler? Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr.
TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2009 YILI KASIM AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME
TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2009 YILI KASIM AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME 2009 Ocak Kasım Onbir Aylık Tekstil İhracatı Türkiye nin tekstil ihracatı, 2009 yılının Ocak Kasım döneminde geçen
2014 DÖRDÜNCÜ ÇEYREK İSTANBUL OFİS RAPORU BASIN KİTİ BASIN BÜLTENİ
2014 DÖRDÜNCÜ ÇEYREK İSTANBUL OFİS RAPORU BASIN KİTİ BASIN BÜLTENİ İLETİŞİM BİLGİLERİ Propin Property Investment Consultancy Büyükdere Caddesi, Gökfiliz İş Merkezi No 8/22 K 9 Mecidiyeköy, İstanbul T +90
2013 YILI PİYASA GÖZETİMİ VE DENETİMİ FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
2013 YILI PİYASA GÖZETİMİ VE DENETİMİ FAALİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Ürün Güvenliği Semineri Ankara, Eylül 2014 Devran AYIK Daire Başkanı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü SUNUŞ PLANI Kavramsal
MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 11 Eylül 2015
MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 11 Eylül 2015 Bilal KÜTÜK İSO Meclis Üyesi MADEN, TAŞ VE TOPRAK ÜRÜNLERİ İMALATI 1. Grup Madencilik, Mermer ve Taş Ocakçılığı 23. Grup Cam ve Cam Mamulleri Sanayii 43.
KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ
T.C. KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ Yılı Ocak-Haziran Dönemi Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ - 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu nun 30. maddesi
2014 AĞUSTOS AYI ENFLASYON RAPORU
2014 AĞUSTOS AYI ENFLASYON RAPORU HAZIRLAYAN 03.09.2014 Yrd. Doç. Dr. Sema ULUTÜRK AKMAN - İstatistik Araştırma Merkezi Araş. Gör. Hakan BEKTAŞ İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü RAPOR Ağustos ayında
EKREM DEMİRTAŞ İZMİR TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI
EKREM DEMİRTAŞ İZMİR TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI 1885 yılında kurulmuş ve şu anda 75 bin üyesi olan, İzmir in en köklü ve en güçlü meslek kuruluşunun Başkanı olarak Güzel İzmir e hoş geldiniz
YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİ AÇIK ALAN SATICILARI EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİ AÇIK ALAN SATICILARI EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2012 ANKARA ÖNSÖZ Günümüzde mesleklerin değişim
GAZİ ÜNİVERSİTESİ KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMÜ 2007 2010 STRATEJİK PLANI
GAZİ ÜNİVERSİTESİ KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMÜ 2007 2010 STRATEJİK PLANI 1. GİRİŞ 1982 yılında kurulan Kamu Yönetimi Bölümümüzün 2007 2010 yılları stratejik plan ve hedeflerini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada;
