TÜRKÝYE NÝN STRATEJÝSÝ
|
|
|
- Fidan Gökçen
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 DEÐÝÞEN DÜNYADA TÜRKÝYE NÝN STRATEJÝSÝ Dr. Atilla SANDIKLI Ýstanbul / 2008
2 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi BÝLGESAM Yayýnlarý No: , bu kitabýn yayýn haklarý BÝLGESAM a aittir. Adres: BÝLGESAM Konaklar Mah. Çýnar Sok. Emlak Bankasý Apt. No: 1 Kat: 6 Daire:24 4. Levent/Ýstanbul Tel : Faks : [email protected] 2
3 Dr. Atilla Sandýklý SUNUÞ Türk tarihi incelendiðinde geçmiþteki baþarýlarýn arkasýnda iyi yetiþmiþ bilge adamlarýn bulunduðu görülmektedir. Ancak günümüzde olaylarýn çok boyutlu olarak geliþmesi ve sorunlarýn karmaþýklaþmasý, birkaç bilge kiþinin veya aydýnýn geliþmeleri zamanýnda ve doðru olarak algýlamasýný ve alternatif politikalar üretebilmesini zorlaþtýrmaktadýr. Geliþmelerin yakýndan takip edilmesi, gelecekle ilgili gerçekçi öngörülerin yapýlabilmesi ve doðru politikalar üretilebilmesi için farklý disiplinlere ve görüþlere sahip bilge adamlar ile genç ve dinamik araþtýrmacýlarýn, esnek organizasyonlar içinde sinerji saðlayacak þekilde bir araya getirilmesi gerekmektedir. Dünya daki ve yurt içindeki geliþmeleri takip ederek geleceðe yönelik öngörülerde bulunmak; Türkiye nin ikili ve çok taraflý uluslararasý iliþkilerine ve güvenlik stratejilerine, yurt içindeki siyasi, ekonomik, teknolojik, çevresel ve sosyo-kültürel problemlerine yönelik bilimsel araþtýrmalar yapmak; karar alýcýlara milli menfaatler doðrultusunda gerçekçi, dinamik çözüm önerileri, karar seçenekleri ve politikalar sunmak maksadýyla Bilge Adamlar Stratejik Araþtýrmalar Merkezi (BÝLGESAM) kurulmuþtur. BÝLGESAM ýn vizyonu, amacý, hedefleri, çalýþma yöntemi, temel nitelikleri ve teþkilatý web sitesinde sunulmaktadýr. BÝLGESAM gelecek 5-10 yýl için dünyadaki muhtemel deðiþimleri öngörecek, Türkiye nin vizyonunu ortaya koyacak, Türkiye nin önünü açacak, öncelikli sorunlarýna ýþýk 3
4 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi tutacak bir belge hazýrlamasýnýn faydalý olacaðýný kýymetlendirmiþtir. Bu kapsamda BÝLGESAM ýn hazýrlattýðý raporlardan, yorumlardan ve üyelerinin görüþlerinden istifade edilerek Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi kitabý hazýrlanmýþtýr. Bu kitap; uluslararasý sistemdeki deðiþimleri ve bölgesel geliþmeleri deðerlendiren; Türkiye nin Vizyonunu ortaya koyan; Avrupa Birliði, Amerika Birleþik Devletleri ve Rusya ile iliþkilerin saðlýklý bir þekilde geliþtirilmesi, bölgede barýþ ve istikrarýn yerleþtirilmesi, terörün önlenmesi, Türkiye nin daha çaðdaþ bir yapýya kavuþturulmasý ve milletin var olan dinamiklerinin harekete geçirilebilmesi için mevcut sorunlarý ortaya koyan ve bu sorunlara çeþitli çözüm önerileri geliþtiren strateji belgesidir. Bu belgenin Türkiye Cumhuriyeti nin çaðdaþlaþma sürecine ve milletin huzur, güven ve refahýna katký saðlayacaðýný ümit ediyor, milletimize ve devletimize faydalý olmasýný diliyorum. Dr. Atilla SANDIKLI BÝLGESAM Baþkaný 4
5 Dr. Atilla Sandýklý ÝÇÝNDEKÝLER 1. Küreselleþme ve Deðiþen Uluslararasý Sistem 2. Türkiye nin Vizyonu 3. Dýþ Politika 3.1. Avrupa Birliði ne Katýlým Süreci 3.2. Türk-Amerikan Ýliþkileri 3.3. Türk-Rus iliþkileri 3.4. Yeni Güç Merkezleriyle Ýliþkiler 3.5. Türkiye nin Çevresiyle Ýliþkileri Kafkaslar Orta Doðu Balkanlar Yunanistan ve Kýbrýs 4. Güvenlik 4.1. Irak ýn Kuzeyindeki Muhtemel Geliþmeler ve Türkiye ye Etkileri 4.2. Terörle Mücadele Stratejisinin Geliþtirilmesi 5. Ýç Politika 5.1. Demokrasinin Yerleþmesi ve Derinleþmesi 5.2. Türkiye de Vatandaþlýk ve Aidiyet Bilincinin Geliþtirilmesi 5.3. Laiklik 5.4. Yargýnýn Ýyileþtirilmesi / Düzeltilmesi 5.5. Yeni Anayasa Ýhtiyacý 6. Ekonomi ve Teknoloji 6.1. Ekonomik istikrarýn devamý ve yapýsal reformlarýn geliþtirilmesi 6.2. Sürdürülebilir Kalkýnma ve Enerji Arz Güvenliði 6.3. Bilimsel ve Teknolojik geliþme 7. Sonuç 5
6 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi 6
7 Dr. Atilla Sandýklý DEÐÝÞEN DÜNYADA TÜRKÝYE NÝN STRATEJÝSÝ 1. Küreselleþme ve Deðiþen Uluslararasý Sistem Son çeyrek yüzyýlda Soðuk Savaþ sona ermiþ, teknoloji, özellikle iletiþim alanýnda yaþanan çok önemli ve hýzlý geliþmeler küreselleþme olgusunun ortaya çýkmasýna neden olmuþtur. Özellikle mali piyasalar ve reel ekonomide yaþanan geliþmeler coðrafi bakýmdan ülke sýnýrlarýný aþarak yayýlmakla kalmayýp siyasi, ekonomik, teknolojik ve sosyo-kültürel alanlarý, tüm sistemleri ve kavramlarý derinden etkilemektedir. Ulusal ile uluslararasý alan, yerel ile küresel alan iç içe geçmektedir. Devletlerarasý karþýlýklý baðýmlýlýklarýn çok ötesinde, toplumlar arasý ortak çýkarlar ve faaliyet alanlarý ortaya çýkmaktadýr. Demokrasi ve insan haklarý gibi deðerler evrensel bir nitelik ve geniþleyen bir uygulama kazanmaktadýr. Ýnsan haklarýna saygýlý olan, adil gelir daðýlýmýný gerçekleþtirebilen, çoðulcu demokratik rejimler kendi halklarýnýn refahýný ve mutluluðunu daha iyi temin etmektedirler. Uzun vadede bu rejimler hem ülkede, hem bölgede, hem de uluslararasý düzeyde istikrara ve barýþa katkýda bulunmaktadýr. Buna baðlý olarak da bu rejimlere sahip devletlerin jeopolitik deðeri artmaktadýr. Dünya politikasýnda faaliyet gösteren ve politikalarý etkileyen aktörler çeþitlenmektedir. Egemen devletlerin yanýnda, çeþitli devlet olmayan birimler güç ve etki merkezleri haline gel- 7
8 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi mektedir. BM, NATO, AGÝT ve diðer uluslararasý örgütlerin faaliyet alanlarý geniþlemektedir. Ayný zamanda, bu tür devletlerarasý teþkilatlanmalar zamanla devletlerden ayrý bir kimlik ve süreklilik kazanmakta, çok taraflý politikalarýn zeminini hazýrlayarak devlet eylemlerinin meþruiyet kaynaðý haline gelmektedirler. Bununla birlikte, Ýkinci Dünya Savaþý sonrasý uluslararasý sistemin temelini oluþturan Birleþmiþ Milletler (BM), Dünya Bankasý (DB), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve Uluslararasý Para Fonu (IMF) gibi uluslararasý teþkilatlarýn önemli krizlerde yeterince etkin olamamalarý, onlarýn uluslararasý sistemde meydana gelen deðiþimlere yeterince uyum saðlayamadýklarýnýn açýk göstergeleri olarak deðerlendirilmektedir. Bu nedenle bu teþkilatlarýn etkinliðini arttýrmak için yapýlarýnda ve çalýþma esaslarýnda önemli deðiþiklikler yapýlmasýný içeren çeþitli öneriler tartýþýlmaktadýr. Hatta çok taraflý yeni bir sistemin oluþturulmasý sürecinin emareleri gözlenmektedir. Ayrýca BM ve NATO gibi kuruluþlarýn uluslararasý sorunlarý çözmekteki yetersizliði ulus devletlerin gönüllü koalisyonlarýný ön plana çýkarmaktadýr. Devletlerarasý teþkilatlanmanýn yanýnda, sivil toplum kuruluþlarý ve çok uluslu þirketler yoðun þekilde devlet sýnýrlarýný aþan sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal iliþkilere girmekte ve büyük ölçüde devletlerin yetki ve kontrolünün dýþýnda her alanda faaliyette bulunmaktadýrlar. Bunlar en ileri teknolojileri kullanarak dünya çapýnda kamuoylarýný etkileyebilmekte ve dolayýsýyla devlet politikalarýna sýnýrlamalar koyabilmektedirler. Ayrýca bireylerin uluslararasý iliþkilerin aktörü olma durumu hýzla geliþmekte, bireyler uluslararasý kuruluþlara müracaat edebilmekte, eylem ve giriþimleriyle uluslararasý þirketlerin ve sivil toplum kuruluþlarýnýn faaliyetlerini etkileyebilmektedirler. 8
9 Dr. Atilla Sandýklý Legal faaliyetlerin ötesinde, terör örgütleri gayrimeþru þiddete baþvurarak siyasi amaçlarýný gerçekleþtirme yoluna gitmektedirler. Küreselleþmenin saðladýðý imkanlardan yararlanarak finansal, teknolojik ve yönetsel güçlerini artýrmakta ve küresel çapta diðer terör örgütleriyle iþbirliði yaparak eylem etkinliklerini arttýrmaktadýrlar. Hiç þüphesiz, tüm bu geliþmeler devleti göreceleþtirmektedir. Bunun anlamý þudur: devlet artýk yegâne ekonomik, siyasi ve askeri güç merkezi deðildir. Devletlerin faaliyet, yetki ve kontrol alanlarý gittikçe daralmaktadýr. Pek çok konu ve sorun devletlerin münhasýr yetki alanlarýnýn dýþýnda kalmakta ve önlenemez bir þekilde devletlerin ülke sýnýrlarýný aþan boyutlar arz etmektedir. Ancak bu geliþmeler devletlerin ortadan kalkmakta olduðunu vurgulamamaktadýr. Sadece dünya politikasýndaki yapýsal deðiþimi iþaret etmektedir. Bu yapýsal deðiþim sürecinin içinde devletler önemli aktörler olmaya devam etmektedir. Küreselleþme, toplumlarýn devlete duyduklarý ihtiyacý arttýrmakta ve devletlerin sýnýr aþýrý düzeyde daha faal ve daha etkili olmalarýný zaruri kýlmaktadýr. Küreselleþmenin olumsuz yanlarýný ön plana çýkararak ondan kaçmak, ya da onu durdurmak mümkün deðildir. Küreselleþme ancak yönetilebilir. Ondan yararlanan ve zararlarýndan sakýnabilen devletler baþarýlý olabilir. Bunun için saðlam bir hukuki alt yapýya, etkin ve süratli adalet sistemine ve saydamlýðýn gerçekleþtirilmesine ihtiyaç vardýr. Önümüzdeki on-onbeþ yýl içinde, dünya gittikçe hem daha bütünleþmiþ olacak, hem de oyuncularýn çoðalmasý ve etnik gruplarýn kimliklerini talep etmeleri sonucunda daha bölünmüþ bir manzara arz edecektir. Birbirine zýt bu iki eðilim ekonomik ve askeri güç gibi geleneksel yapýsal faktörlerden olduðu kadar deðerler, normlar ve inançlardan da etkilenecektir. 9
10 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Kaba zorlama ve þiddet potansiyeli etki unsuru olarak göreceleþecek, onun yanýnda meþruiyet, inandýrýcýlýk, ekonomik yönden cazibe merkezi olma ve küreselleþmeyi iyi yönetebilme kabiliyeti güç merkezlerinin yapýcý unsurlarý olarak önemini artýracaktýr. ABD nin yaný sýra AB nin daha öznel bir politika uygulamaya baþlamasý, Rusya nýn eski seviyesine ulaþamasa da güçlenmesi, Japonya, Çin ve Hindistan ýn kýtasal güç merkezleri olarak aðýrlýklarýný artýrmalarý, bölgesel güç merkezlerinin öneminin ortaya çýkmasý çok kutuplu bir uluslararasý sistemin oluþturulmasýný zorunlu kýlmaktadýr. Çok kutuplu uluslararasý sistemin bir gereði olarak gelecekte G-8 ile birlikte G-20 gibi daha geniþ katýlýmlý organizasyonlarýn aðýrlýklarýný gittikçe arttýracaðý, Birleþmiþ Milletler (BM), Dünya Bankasý (DB), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve Uluslararasý Para Fonu (IMF) gibi uluslararasý örgütlerin yönetim yapýlarýnda önemli deðiþimler yaþanacaðý öngörülmektedir. Bu çerçevede dünyanýn en önemli bölgesinde etkin bir bölgesel güç olan Türkiye nin uluslararasý sistem içindeki önemi her geçen gün daha da artacaktýr. Türkiye nin BM güvenlik konseyi geçici üyeliðine seçilmesi bunun bir göstergesidir. 2. Türkiye nin Vizyonu Türkiye nin vazgeçilmez ortak vizyonu; Türkiye Cumhuriyeti ni çaðdaþ uygarlýk düzeyini belirleyen deðerleri üreten, huzurlu, güvenli, müreffeh ve örnek bir ülke mertebesine yüceltmektir. Bu vizyon ideolojilerin tutuculuðundan uzak dinamik bir vizyondur ve hýzla deðiþen dünyamýzda milletimize rehber olmaktadýr. Çaðdaþ deðerler kapsamýnda çoðulcu demokrasiyi, 10
11 Dr. Atilla Sandýklý insan haklarýna saygýyý, hukukun üstünlüðünü, laikliði ve geçirilen evrim sonunda ulaþýlan ve benimsenen sosyal ve yasal hayat biçiminin geliþtirilerek sürdürülmesini hedeflemektedir. Ayrýca ekonominin serbest piyasa prensipleri ve istikrar içinde büyümesini, dünya ile entegre hale getirilmesini ve refahýn tabana yayýlmasýný gerektirmektedir. Devletin bekasýný, bölünmez bütünlüðünü, Cumhuriyetin korunmasýný, milli gücümüzün geliþtirilmesini, menfaat ve deðerler birliðine sahip olduðumuz ülkelerle dayanýþma ve iþbirliði içinde bulunulmasýný, ülke, bölge ve dünya barýþýný esas almaktadýr. 3. Dýþ Politika 3.1. Avrupa Birliði ne Katýlým Süreci Türkiye nin, içinde bulunduðu ideolojik ve siyasi krizler sarmalýndan çýkartýlarak, vizyon istikametinde hýzla ilerlemesini saðlamak için AB ye katýlým stratejisi üzerinde bir konsensüse varýlmasý gerekmektedir. Bu konsensüsün oluþmasý ve yerleþtirilmesi yalnýz yürütme organýna düþen bir görev deðildir. Devletin tüm yetkili organlarýnýn, TBMM nin, tüm siyasi partilerin ve tüm sivil toplumun ortak tarihi sorumluluðudur. AB ye katýlma hedefi Türkiye için duygusal bir tutku deðil, tarih bilinci içinde ve gelecek perspektifinde rasyonel bir tercihtir. AB ye üyelik stratejisi toplumumuzda kýrýlmalar yaratan deðil ulusal birlik ve beraberliði pekiþtiren bir sürece dönüþtürülmelidir. Ülke bütünlüðü, tekil devlet-kucaklayýcý yurttaþlýk kavramý ve laiklik gibi deðerleri, Birliðin ortak mukadderat felsefesiyle baðdaþtýran ve AB ile ortak geleceði bu zeminde inþa eden bir siyasi irade sergilenmelidir. 11
12 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Türkiye ile AB arasýnda karþýlýklý güven saðlanmasý amacýyla ahdi yükümlülüklere karþýlýklý olarak uyulmasý esas alýnmalýdýr. Türkiye kendi yargý sistemini AB normlarýyla ve uygulamada AB standartlarýyla tam olarak uyumlaþtýrmalýdýr. Türkiye yi de içine alan Avrupa bütünleþme projesi aynen Avrupa kýtasýnda olduðu gibi komþu coðrafyamýzda da barýþ, güvenlik, istikrar, ekonomik geliþme ve demokratikleþme etkisi yaratmayý amaçlamalýdýr. Süreçte ilerleme, Türk kimliðinin zengin çeþitliliðinden, tarihi ve kültürel muhtevasýndan gurur duyarak, barýþ, gönüllü katýlým iradesi ve uzlaþma kültürü temelindeki ortak ideallere ulaþma çabasýna dayandýrýlmalý ve ülkemiz Avrupa bütünleþmesinin aktif bir aktörü olabilmelidir. Katýlým süreciyle Avrupa projesi arasýndaki bað, karþýlýklý hasmane tutumlar, ya da çatýþma yaklaþýmlarýna deðil, birlikte düþünme, karþýlýklý dayanýþma ve ortak çaba anlayýþýna dayandýrýlmalý, birbirine karþý deðil, birbiri için beraberce çözüm üretmeyi hedef almalýdýr. Bu kapsamda önceliklerimiz ve ara hedeflerimiz belirlenmeli ve Avrupa daki ve dünyadaki geliþmelerin sürekli nabzý tutularak geliþmelere göre öncelik ve hedeflerimiz güncelleþtirilmelidir. Bu öncelik ve ara hedeflere riayeti saðlayacak etkin bir koordinasyon mekanizmasý kurulmalý; süreç, gerginlik yaratan deðil, uzlaþma zeminlerini besleyen ve dürüst bir çaba sergileyen bir nitelik taþýmalýdýr. Kamuoyunu yanýltmamak temel yaklaþým olmalý, toplumun her kesiminden katký saðlanmalý ve ilerleme toplumsal zeminde iyi anlaþýlabilmelidir. Müzakere baþlýklarýna bilimsel yaklaþýlmalý alelacele düzenlemelerden kaçýnýlmalýdýr. Türkiye Orta Asya, Orta Doðu, Kafkasya, Karadeniz, Hazar ve Akdeniz bölgelerinde, barýþ ve istikrarýn yerleþtirilmesi, enerji güvenliði ve ulaþýmýnýn saðlanmasý gibi mukayeseli avantajlara sahip olduðu politikalarda etkin rol oynama çabalarýný sürdürmelidir. Bu politika- 12
13 Dr. Atilla Sandýklý larýn uygulanmasýnda alýnacak baþarýlý sonuçlarýn AB katýlým sürecinde önemli siyasi kozlar oluþturacaðýnýn bilincinde olunmalýdýr. AB ye katýlým sürecinin yavaþlamasýnýn önemli nedenlerinden birisi bazý AB ülkelerinin bu sürece engel çýkarmalarýdýr. Hatta bu ülkelerden bazýlarý imtiyazlý ortaklýk gibi alternatif formüller ileri sürmektedirler. Bu nedenle müzakerenin tam üyelik hedefine yönelik olduðu her fýrsatta vurgulanmalý ve bu yolda kararlýlýkla ilerlemeye devam edilmelidir. Türkiye-AB iliþkilerini olumsuz etkileyen diðer bir husus, Yunanistan ýn ve Güney Kýbrýs Rum Yönetimi nin AB organlarýnýn çalýþmalarýný Türkiye aleyhine þekillendirmeleridir. Özellikle Ege ve Kýbrýs (Ankara Anlaþmasý nýn teþmili ve limanlarýn açýlmasý) konularýnýn Türkiye-AB iliþkileri sorunlarý olarak algýlanmasýna ve çözümlenmesine yönelik giriþimlerini sürdürmektedirler. Türkiye bu giriþimlere karþý gerçekçilik, akýlcýlýk ve eþitlik dýþ politika prensiplerine uygun, esneklik prensibini de dikkate alarak dýþ politika stratejileri üretmelidir. Böyle bir dýþ politika stratejisinde Türkiye, süreci safhalara ayýrmalý, iliþkileri koparmadan ve geri dönülmeyecek adýmlar atmadan zaman kazanarak iliþkilerde aþama kaydetmelidir. Yunanistan, Güney Kýbrýs Rum Yönetimi ve Ermeni lobisi gibi Türkiye karþýtý lobilerin AB organlarýnda Türkiye aleyhine olan giriþimlerini engellemek maksadýyla, iktidar ve muhalefet birlikte hareket etmeli, dýþ politika prensiplerinden karþýlýklý diyalog ve doðrudan temaslara önem vermeli, AB organlarý içinde yer alan önemli gruplara ve kiþilere gerçekleri anlatmalýdýr. Ayrýca AB üyesi ülkeler ile iliþkilerimiz ikili düzeyde de güçlendirilmelidir. 13
14 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Türkiye nin üyeliðinin bazý AB üyesi ülkeler tarafýndan halkoyuna sunulacaðý dikkate alýnarak, AB ülkeleri kamuoylarýna yönelik lobi çalýþmalarý yapýlmalý ve Türkiye hakkýnda daha olumlu bir kamuoyu oluþturulmalýdýr. Bu kapsamda toplumun her kesimine mensup önemli kiþiler (akil adamlar, iþadamlarý, iþçi ve iþveren kuruluþlarý ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri), Avrupa ülkelerindeki mevkidaþlarýný ziyaret etmeli, gerçekleri ve Türkiye nin görüþlerini anlatmalý, bu ülkelerin kamuoylarýnda çaðdaþ Türkiye imajýný yerleþtirmeye çalýþmalýdýrlar. Bu kapsamda Avrupa da yerleþik olan temsil kabiliyeti yüksek Türkler de organize edilmeli ve Türkiye lehinde lobi yapmalarý saðlanmalýdýr Türk-Amerikan Ýliþkileri Türkiye nin vizyonu doðrultusunda hýzla ilerleyebilmesi için önünde aþmasý gereken en önemli sorunlarýndan birisi ABD ile iliþkilerde yaþanan karþýlýklý güven eksikliðidir yýlýnda TBMM`den gerekli oy çoðunluðunun saðlanamamasý nedeniyle Amerikan Kuvvetleri ne Türkiye nin güneydoðusundan geçiþ izninin verilmemesi, Amerikan Temsilciler Meclisi nde hemen her yýl alýnmasý olasý görülen Türkiye aleyhtarý Ermeni Soykýrým kararý gibi daha çok iç politika kaygýlarýyla verilen kararlar bu güven eksikliðinin oluþmasýna neden olmuþtur. Amerika nýn kitle imha silahlarýnýn olasý varlýðýný bahane ederek Irak ý iþgali Türk kamuoyunda Amerikan aleyhtarlýðýnýn geliþmesine neden olmuþtur. Türkiye nin Irak ýn toprak bütünlüðünün korunmasý yönündeki dýþ politika tercihine raðmen Amerika nýn Kuzey Irak ta özerk, hatta baðýmsýz bir Kürt devleti kurulmasýna göz yumabileceði kuþkusu önemli bir kýrýlma noktasýdýr. Ayrýca PKK terör örgütünün Kuzey Irak ta yuvalanarak buradan Türk topraklarýna saldýrýlar düzenlemeye devam etmesi Türkiye yi rahatsýz eden diðer önemli bir husustur. 14
15 Dr. Atilla Sandýklý Cumhurbaþkaný Abdullah Gül ün Ocak 2008 de Amerika ziyaretinde Baþkan George W. Bush un altýný çizerek PKK, Irak ýn da, Türkiye nin de, Amerika nýn da düþmanýdýr demesi ve buna ilaveten Baþbakan ýn Kasým 2008 Washington ziyareti sonrasýnda Amerikan makamlarýnýn Türk askeri makamlarýna anlýk istihbarat saðlamaya baþlamasý önemli ve iliþkileri tamir edici bir adým olmuþtur. Bu geliþmelerden sonra Türk kamuoyunda Amerika nýn itibarýnýn kýsmen yükseldiði gözlenmektedir. Önümüzdeki dönemde, nükleer silah arayýþý içindeki Ýran a karþý ABD ve Türkiye nin benzer reaksiyonlar verip vermeyeceði potansiyel önemli bir anlaþmazlýk konusudur. Gerçekten kendisinde global mesuliyetler gören ve Ýsrail in her hal ve þartta desteklenmesini dýþ politikasýnýn ana unsuru olarak kabul eden ABD ile bölgesel bir güç olan ve bölge dengelerini gözetmek durumunda olan Türkiye bazen ayrý dýþ politika seçeneklerini benimseyebileceklerdir. Türk-Amerikan iliþkileri daha uzun bir süre hem paylaþtýklarý vizyonun hem de her iki ülkenin ortak çýkarlarý gerektirdiði için ilerlemeye devam etmelidir. Güvenlik ve ekonomik çýkarlar bunu gerektirmektedir. Burada Türk ve Amerikalý siyaset adamlarýna ve kanaat önderlerine önemli bir görev düþmektedir; o da bu iliþkinin korunmasý ve geliþtirilmesi için devamlý gayret sarf etmektir. 15
16 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi 3.3. Türk-Rus iliþkileri Soðuk Savaþ döneminde Türk-Rus iliþkileri, büyük ölçüde Batý ittifakýnýn, özellikle ittifak lideri ABD nin Rusya ile olan iliþkilerine baðlý bir seyir izlemiþtir. Önce tamamen rekabetçi bir nitelik sergileyen bu iliþkiler, sonralarý bu niteliðini tamamen yitirmese de, birçok alanda iþbirliðini öngören bir çizgiye kavuþmuþtur. Rusya Federasyonu nun kurulmasýyla birlikte Türk-Rus iliþkileri canlý bir döneme girmiþtir. Ýktisadi iliþkiler hýzla ilerlerken, siyaset ve güvenlik alanlarýnda daha yavaþ ve belirsiz geliþmeler gerçekleþmiþtir. Siyaset ve güvenlik alanlarýnda iliþkilerin ayný tempoda geliþmemesinin nedeni Rusya nýn Kafkasya ve Orta Asya gibi eski Sovyet topraklarýný kendisinin özel nüfuz bölgesi olarak görmesinden ve Türkiye nin NATO üyesi olmasýndan kaynaklanmýþtýr. Rusya Federasyonu iktisaden güçlendikçe ve içte otoritesini saðlamlaþtýrdýkça durum deðiþmiþ, dýþ politikasýnda daha rekabetçi bir anlayýþ yeniden hâkim olmaya baþlamýþtýr. Türk-Rus iktisadi iliþkilerinin birbirini tamamlayýcý bir yapýya sahip olduðu ileri sürülmektedir. Türkiye nin tüketim mallarý ve baþta müteahhitlik olmak üzere hizmet ihraç etmesi, çok sayýda Rus turisti aðýrlamasý, Rusya dan yarý mamul ürünler ile petrol, doðalgaz ve taþkömürü satýn almasý bu teþhisi doðrular gözükmektedir. Ancak, bu iliþkilerin her zaman sorunsuz yürüdüðü söylenemeyeceði gibi, bazý sorunlarýn da uzun vadede aðýrlaþabileceði deðerlendirilmesi yapýlabilir. Çünkü Rusya iktisadi alaný özerk bir alan olarak görmeyip, çoðu zaman siyasetin gereklerine göre yönlendirilecek bir alan olarak deðerlendirmektedir. Bu nedenle Türkiye dýþ iktisadi iliþkilerinin yapýsýný Rusya ya aþýrý baðýmlý olmaktan uzaklaþtýracak dýþ ticaret ve dýþ yatýrým politikasý izlemelidir. Buna enerji kaynaklarýnýn mümkün olduðu kadar çeþitlendirilmesi de dâhildir. Türkiye iktisadi ve siyasi iliþkileri baðlantýlandýrmaktan uzak 16
17 Dr. Atilla Sandýklý durmaya gayret göstermeli, her hareketiyle bunu Rusya ya iletmeye uðraþmalýdýr. Türkiye Rusya nýn uluslararasý serbest piyasa düzenine uymasýný öngören kurumlar ve anlaþmalar düzenine katýlmasýný teþvik etmeli ve desteklemelidir. Bunu yaparken, ayný düþünceleri paylaþan diðer ülkelerle birlikte hareket edilmesi öngörülmelidir. Türk-Rus iliþkilerinde iktisadi nedenlerle yakýnlaþma eðilimleri aðýr basarken, siyasi alanda ortak bazý çýkarlar yanýnda muhtelif zorluklar da kendilerini hissettirmektedir. Bunlarýn baþýnda Rusya nýn eski Sovyet topraklarýný kendi nüfuz alaný olarak görmeye devam etmesi gelmektedir. Bu yaklaþýmýný yakýn çevre doktrini ile meþrulaþtýrmaya çalýþmakta, ayný yörelerin Türkiye nin de yakýn çevresi olduðunu kabul etmemektedir. Bu baðlamda Türkiye nin Kafkasya ve Orta Asya daki eski Sovyet cumhuriyetlerinde varlýðýný güçlendirmesi, kendisini daðýlma korkusundan kurtaramayan Rusya için özel bir endiþe ve rahatsýzlýk kaynaðýdýr. Bu endiþe Rusya içindeki demografik eðilimlerin Rus kökenli nüfus aleyhine geliþmesi ile daha da güçlenmektedir. Her ne kadar, Türkiye Rusya nýn yakýn çevre doktrinini kabul ederek, bu tanýma giren ülkelerden uzak durmasý, onlarla yakýn iliþkiler geliþtirmekten kaçýnmasý söz konusu deðilse de, iliþkilerinde Rusya nýn hassasiyetlerini gözetmek durumundadýr. Her iki ülke de dönem dönem ulusal bütünlüklerine meydan okuyan akýmlarla karþýlaþtýklarýndan ayrýlýkçýlýða dönük karþýlýklý bir duyarlýlýk sergilemek durumundadýrlar. Rusya nýn Türkiye deki ayrýlýkçý akýmlara yaklaþýmý (terörist örgütlenmeler dâhil) Türkiye nin Rusya daki ayrýlýkçý akýmlara yaklaþýmý ile baðlantýlýdýr. Bu alanda karþýlýklýlýðýn ödünsüz biçimde uygulanmasý dýþýnda bir yol izlenmesi mümkün gözükmemektedir. 17
18 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Rusya, büyük, nükleer güç sahibi, askeri olanaklarý geniþ, dýþ ve iç ihtilaflarýnda güç kullanmaya hazýr bir ülkedir. Dolayýsýyla Türkiye nin Rusya ile iyi iliþkilerine raðmen, güvenlik bakýmýndan Rusya yý denetlemeyi öngören bir NATO savunma sistemi içinde yer almasý zorunludur. Ayný saiklerle Türkiye NATO nun geniþlemesini destekleyerek Rusya nýn stratejik gücünü ve yakýn çevre stratejisi doðrultusunda yapacaðý giriþimleri dengelemelidir. Türkiye nin Doðu ya açýlýmý Kafkaslar ve daha düþük oranda da Ýran üzerinden olmaktadýr. Rusya Kafkaslar (özellikle Ermenistan) üzerinden Ýran la baðlantý kurarak Türkiye nin de içinde yer aldýðý Batý savunma-siyaset-iktisat sisteminin Asya ya doðru uzanmasýný engellemek istemektedir. Türkiye nin buna izin vermemek için çok yönlü bir politika izlemesi gerekmektedir. Gürcistan ýn baðýmsýzlýðý ve toprak bütünlüðünün korunmasý konusunda NA- TO müttefikleri teþvik edilmeli, Azerbaycan-Ermenistan ihtilafýnýn bir çözüme baðlanmasý için uðraþ verilmeli, Ermenistan la iliþkilerin düzeltilmesine çalýþýlmalýdýr. Ýran la rejim uyumsuzluðu ve bölgesel rekabete raðmen, iliþkilerin geliþtirilmesi de zorunludur. Diðer yandan Orta Asya ülkelerinin de Doðu-Batý hattýnýn açýk tutulmasý konusunda zýmni desteði aranmalý, saðlanmalý ve sürdürülmelidir. Türk-Rus iliþkisinin stratejik yönünü deðerlendirirken, burada Türkiye-AB iliþkisinin belirleyici rolünü de mutlaka vurgulamak gerekmektedir. Türkiye AB ile ne kadar bütünleþirse, Rusya ile iliþkileri o oranda dengeli olacak, bölgesindeki ülkelerle iliþkilerinde de o oranda daha etkili olabilecektir. Bu nedenle, Türk-Rus stratejik dengesinin korunmasý için Türkiye nin AB üyeliði yönündeki çabalarýný duraksamadan sürdürmesi en uygun yol olacaktýr. 18
19 Dr. Atilla Sandýklý Türkiye; Rusya baþta olmak üzere dýþ iliþkilerinde uluslararasý hukuka uyulmasýnda ýsrarcý olmak zorundadýr. Uluslararasý hukuka baðlýlýk Türkiye nin elini gerek rakipleri gerekse dostlarý arasýnda güçlendirecektir. Türk-Rus iliþkilerinde son yýllarda Kafkas, Orta Asya ve Ýran petrol ve doðalgazýnýn dünya piyasalarýna nasýl ulaþtýrýlacaðýna dair rekabetin yoðunluk kazandýðý gözlenmektedir. Rusya Batý nýn tüketmeden yaþamakta zorlanacaðý bir kaynaðýn can alýcý bir miktarýný denetimi altýna alarak stratejik bir üstünlük yakalamaya çalýþmaktadýr. Ayrýca, kendisi dýþýndaki üretici ülkeler üzerindeki nüfuzunu güçlendirirken, transit geçiþlerden de önemli kira geliri elde edecektir. Rusya nýn tekelciliðine karþý en uygun enerji nakil yollarý Türkiye üzerinden geçmektedir. Rusya Türkiye nin bir Doðu-Batý enerji koridoru olmasýný istememekte, muhtelif yöntemlerle bunu engellemeye çalýþmaktadýr. Bunlar arasýnda kendi nüfuzunun iþlediði ülkelerin BTC hattýna yönelmesini engellemek, kendi petrolünü Türkiye dýþýndaki kanallardan dünya piyasalarýna sevk etmek ve bazý spekülasyonlara göre Türkiye den geçen boru hatlarýnýn güvenliðini sorgulanýr duruma sokmak bulunmaktadýr. Sorun salt Türkiye yi ilgilendiren bir sorun deðildir. Dolayýsýyla, Türkiye Türkiye nin baðýmsýz bir enerji koridoru olmasýnýn önemini, özellikle enerjinin baþlýca tüketicisi olacak Batý Avrupa ülkelerine anlatmak ve onlarýn desteðini almak zorundadýr. Rusya nýn siyasi saiklerle bazý komþularýna enerji sevkini kýsýtlamasý ve Gürcistan da baþvurduðu sertlik; Rusya ya aþýrý baðýmlýlýðýn riskli olduðunu yeterince göstermektedir. Ancak, Türkiye üzerinden geliþtirilecek enerji nakil sistemlerine Rusya nýn ticari ortak olmasýna engel olunmamalýdýr. Rusya nýn ticari ve siyasi olgularý ayrý tutmasýný teþvik etmek esastýr. 19
20 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi 3.4. Yeni Güç Merkezleriyle Ýliþkiler Uzakdoðu; Çin, Hindistan ve Japonya nýn öncülüðünde büyük bir ekonomik, politik ve askeri çýkýþ sürecini yaþamaktadýr. Örneðin Çin Soðuk Savaþ sonrasýnda mevcut kapasitesini ve küreselleþmenin saðladýðý imkânlarý gerçekçi ve akýlcý bir þekilde deðerlendirip, deðiþen koþullarda sahip olduðu özelliklerden azami faydalanarak sadece uluslararasý ticaret ve yatýrýmda deðil, küresel jeopolitik rollerin belirlenmesinde, enerji güvenliði ve çevre kirliliði senaryolarýnda, yeni toplum mühendisliði çabalarýnda dünyamýzýn dengelerini temelden etkilemeye baþladý. Hindistan Çin kadar olmasa da hýzlý bir geliþim süreci geçirdi. Japonya nýn dünya ekonomisindeki aðýrlýðý da dikkate alýndýðýnda Uzakdoðu dünyadaki geliþmelerin ilgi odaðý oldu. Bölgeselleþme süreci kapsamýnda Asya bölgesi içinde ASEAN (Güneydoðu Asya Uluslararasý Birliði) ve Þangay Ýþbirliði Teþkilatý gibi örgütlenmeler ortaya çýkmaya baþladý. Ayrýca ABD, Rusya, Çin ve Japonya dahil Asya Pasifik ülkelerini içine alan APEC (Asya Pasifik Ekonomik Ýþbirliði) ve Asya ile Avrupa ülkelerini içine alan ASEM (Asya-Avrupa Zirvesi) gibi iþbirliði formlarý etkinliklerini arttýrdý. Baþlangýçta ekonomik ve ticari iliþkileri geliþtirmek için baþlayan entegrasyon hareketleri daha sonra siyasi ve güvenlik boyutlarýný da kapsamýna dahil etti. Hýzlý geliþmeye baðlý olarak Uzakdoðu nun artan enerji ihtiyacý, Çin, Japonya ve Hindistan ýn enerji kaynaklarý ve ulaþým yollarý üzerindeki rekabete dahil olmalarýna neden oldu. Dolayýsýyla bu ülkelerin Orta Doðu ve Orta Asya ya yönelik ilgileri ve giriþimleri artmaya baþladý. Bu ülkelerin bölgeye yönelik ticari ve enerji giriþimleri bölgede önemli bir ülke olan Türkiye nin jeopolitik deðerini artýrdý. 20
21 Dr. Atilla Sandýklý Türkiye Uzakdoðu daki bu hýzlý deðiþimi ve bu deðiþimin bölgesine etkilerini görmemezlikten gelemez. Bu nedenle Uzakdoðu nun önemli ülkeleriyle iliþkilerini deðiþimin hýzýyla orantýlý olarak bugünkü durumdan daha hýzlý bir þekilde geliþtirmelidir. Ayný þekilde Afrika ve Latin Amerika açýlýmlarýna da önem vermelidir. Bu giriþimler AB ve ABD iliþkilerine bir alternatif deðil, jeopolitik durumuna uygun olarak bu iliþkileri tamamlayacak ve ayný zamanda dolaylý etkilerden istifade edecek þekilde gerçekleþtirilmelidir Türkiye nin Çevresiyle Ýliþkileri Kafkaslar Kafkasya bölgesi, coðrafi konumu itibariyle Orta Asya ya açýlýmýn kapýsý olmasý sebebiyle stratejik öneme sahiptir yýlýnda faaliyete geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattý, 2007 de faaliyete geçen Bakü-Tiflis-Erzurum Doðal Gaz Boru Hattý ve 2008 yýlýnda faaliyete geçen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattý bölgenin Türkiye açýsýndan stratejik önemini daha da artýrmýþtýr. Rusya, Türkiye nin doðu-batý ekseninde enerji nakil ve ulaþým koridoru olmasýný çýkarlarýna aykýrý görmektedir. Ayrýca bölgenin batý eksenine kaymasýndan aþýrý rahatsýz olmaktadýr. Son olarak Rusya nýn Kafkasya da statükoyu bozan aþýrý müdahalesi Moskova nýn etrafýndaki geliþmelere önceki yýllardaki gibi pasif karakterde deðil artýk aktif ve sert cevaplar vereceðini açýkça ortaya koymuþtur. 21
22 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Türkiye nin Kafkasya bölgesine yönelik politikasýnýn temelini; bölge ülkelerinin egemenlik ve toprak bütünlüklerinin devam ettirilmesi, Batý kurumlarý ile entegrasyonlarýna siyasi ve ekonomik destek saðlanmasý, bölgede barýþ, istikrar ve iþbirliðinin geliþtirilmesi, oluþturmaktadýr. Daðlýk Karabað, Güney Osetya ve Abhazya gibi ayrýlýkçý bölge sorunlarý bölgede barýþ ve istikrarýn tesisinin önündeki en temel engellerdir. Türkiye, Kafkasya ülkelerindeki tüm ihtilaflarýn uluslararasý hukuk çerçevesinde barýþçý yollardan çözümünden yana olmalý ve bu ülkelerdeki siyasi istikrara ve ekonomik refaha katkýda bulunmalýdýr. Bu açýdan bölge ülkeleri arasýndaki yýllardýr sorunlu olan iliþkileri diyalog zeminine çekebilecek Kafkasya Ýstikrar ve Ýþbirliði Platformu gibi giriþimlerde bulunulmasý faydalý olmaktadýr. Türkiye, Güney Osetya sorununun geldiði noktayý dikkate alarak, Daðlýk Karabað konusunda týkanýklýðýn aþýlabilmesi için Minsk Grubu nun çalýþmalarýný diplomatik platformlarda sorgulamaya baþlamalý, bu konuda yeni projeler ve açýlýmlar ortaya koymalýdýr. Türkiye, Ermenistan ve Ermeni diasporasýna uyguladýðý politikalarý tek bir potada deðil ayrý ayrý deðerlendirmelidir. Bölgenin kapalý ve çevrelenmiþ ülkesi olarak Ermenistan siyasi ve ekonomik açýdan diasporaya baðýmlý durumdadýr. Türkiye, Ermenistan ile iliþkilerinde aþamalý olarak bu ülkeyi diyalog zeminine çekecek, güven kazandýrýcý çabalarýna devam etmelidir. Bu baðlamda, futbol karþýlaþmasý sebebiyle Türkiye Cumhurbaþkaný nýn Ermenistan ziyareti iliþkilere katký saðlayacak olumlu bir adýmdýr ve devam ettirilmelidir. 22
23 Dr. Atilla Sandýklý Orta Doðu Orta Doðu da Suriye ile Ýsrail arasýnda dolaylý görüþmelere baþlanmasý, Ýsrail in Hamas la ateþkese yönelmesi, Hizbullah ile esir deðiþimine giriþmesi, Lübnan da Hükümet buhranýn sona ermesi, ABD nin Ýran a karþý taktik mülahazalarla dahi olsa yaklaþýmýnda ayarlama yapmasý, Ýran ýn buna olumlu tepkisi, Irak ta Sünni bloðun Hükümete geri dönmesi olumlu ve ileriye dönük ümit verici geliþmeler olarak nitelenmektedir. Türkiye Cumhuriyet i kuruluþundan bu yana sürdüre geldiði akýlcý, gerçekçi ve hiçbir ayrým yapmadan bölgenin bütün ülkeleri ile kalýcý barýþ ve istikrarý saðlamak üzere, dostane ve içerikli iliþkiler geliþtirmeði amaçlayan dýþ politikasý ile kendisi yönünden tehdit oluþturabilecek bütün kriz ve çatýþmalarýn dýþýnda kalmayý baþararak bölgenin güvenilir ve saygýn ülkesi durumunu korumuþtur. Son zamanlarda, Türkiye nin Orta Doðu daki kriz ve istikrarsýzlýk ortamýný, bir barýþ ve iþbirliði alanýna dönüþtürmek ve silahlý çatýþmalara son vermek için, çok taraflý oldukça faal bir politika izlediði ve bunda da küçümsenemeyecek baþarýlar elde ettiði görülmektedir. Ayný þekilde, Ýran ý da takip ettiði nükleer program konusunda diyalog ve iþbirliði sürecine çekmek için bir süredir sessizce taraflar nezdinde giriþimlerde bulunmaktadýr. Bütün bu giriþimlerin Türkiye nin bölgede aðýrlýk ve itibarýný arttýrdýðý açýktýr. Dünya nüfusunun artýþý, iklim deðiþikliði, hýzlý þehirleþme ve sanayileþmenin yol açtýðý su sorununun önümüzdeki dönemde Orta Doðu da daha kritik bir aþamaya ulaþarak bölgenin temel sorunlarýndan biri haline dönüþmesi güçlü bir olasýlýktýr. Bu baðlamda, geçmiþte Türkiye nin komþularý Suriye ve Irak la iliþkilerinde zaman zaman gerginliklere neden olmuþ bulunan Fýrat ve Dicle sularý konusunun da aðýrlýklý olarak gündeme gelmesi söz konusu olabi- 23
24 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi lir. Bu konuda yetkili makamlarca gerekli hazýrlýklarýn proaktif olarak yapýlmasý, uluslararasý alanda oluþturulmasýna çalýþýlan Su Hukuku çalýþmalarýnýn dikkatle yakýndan takip edilmesi gerekmektedir. Balkanlar Soðuk savaþ sonrasýnda siyasi istikrarsýzlýk yaþayan Balkanlarda 1995 yýlýnda imzalanan Dayton antlaþmasý ile tesis edilen barýþ pamuk ipliðine baðlý olmaktan kurtulamamýþtýr. Kosova nýn baðýmsýzlýðý bölge için yeni gerilimlere neden olmuþtur. Kosova nýn kuzeyinde Sýrp nüfusun yoðun olduðu 6 yerleþim biriminde rahatsýzlýk devam etmektedir. Bosnalý Sýrplarýn konjonktürün uygun olduðunu düþündükleri anda self determinasyon hakkýný ileri sürerek Sýrbistan a katýlma yönünde harekete geçebilecekleri deðerlendirilmektedir. Kosova nýn baðýmsýzlýðý ayný zamanda Makedonya da da kaygý yaratmýþtýr. Makedonya da nüfusun dörtte birini Arnavutlar oluþturmaktadýr. Arnavutluk ve Kosova ya mücavir bölgelerde yaþayan Makedonya Arnavutlarýnýn da ileride diðerleriyle birlikte hareket edeceðinden endiþe edilmektedir. Bölgede siyasi istikrar günümüzde ancak silahlarýn gölgesinde sürdürülmektedir. Bununla birlikte soft power olarak AB nin bölgenin geleceðinin þekillenmesinde önemli olduðu kuþkusuzdur. Balkanlarda kalýcý istikrarýn saðlanmasý ve iþbirliði ortamýnýn güçlendirilmesi yönünde Türkiye, Güneydoðu Avrupa Ülkeleri Ýþbirliði Süreci baþta olmak üzere, bölgesel oluþumlarda öncü rol oynamakta, Güney Doðu Avrupa Ýstikrar Paktý gibi bölgeye yönelik uluslararasý giriþimlerde yapýcý katkýda bulunmaktadýr. Avrupa ile bütünlüðünü ve baðýný saðlayan Balkanlarda, barýþ ve istikrarýn sürdürülebilir bir statüde geliþtirilmesi bölge ülkeleri kadar Türkiye nin de milli çýkarlarýna uygun düþmektedir. 24
25 Dr. Atilla Sandýklý Balkanlarda kalýcý istikrarýn tesis edilmesi üye olmayan ülkelerin AB ye üye olmalarý ile ivme kazanabilecektir. Halen Balkan ülkelerinden Yunanistan, Slovenya, Bulgaristan ve Romanya Avrupa Birliði ne tam üyedir. Hýrvatistan ve Türkiye ile müzakereler devam etmektedir. Makedonya ile uygun koþullar oluþmasý halinde müzakerelere baþlanacaðý teyit edilmiþtir. Geriye kalan ülkelerden Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova ve Sýrbistan da açýk veya zýmni olarak gelecek hedeflerini AB ye katýlma olarak belirlemiþlerdir. Balkanlarda 1990 lý yýllara damga vuran mikro milliyetçilik ve etnik çatýþmalarýn aþýlmasý ve siyasi istikrarýn kalýcý olarak tesis edilmesinin yolu AB tam üyeliðinden geçmektedir. Bu durum deðerlendirildiðinde Türkiye nin AB ye üyelik hedefi ayrý bir önem kazanmaktadýr. Yunanistan ve Kýbrýs Türkiye ile Yunanistan ayný coðrafyayý paylaþan, ortak özellikleri ve çýkarlarý olan iki komþu ülkedir. Ancak iki ülke arasýndaki iliþkilerin halihazýr görünümü memnuniyet verici düzeyde deðildir. Bir kýsmý paylaþtýðýmýz coðrafyanýn tabiatýndan, bir kýsmý soydaþlarýmýzýn durumundan ve bir kýsmý ise mevcut uluslararasý anlaþmalarýn Yunanistan tarafýndan ihlalinden kaynaklanan birbiri ile irtibatlý sorunlar, iliþkilerin geliþmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Ege Denizi ndeki sorunlarýn temelinde Yunanistan ýn revizyonist politikalarý yatmaktadýr. Yunanistan Ege de Lozan ve Paris Barýþ Anlaþmalarý ile oluþturulan dengeyi 1982 BM Deniz Hukuku Sözleþmesi ni çýkarlarý doðrultusunda yorumlayarak, tek taraflý olarak kendi lehine deðiþtirmek için giriþimlerde bulunmakta ve fýrsatlar kollamaktadýr. Kara sularý, kýta sahanlýðý ve hava sahasýný geniþletme, Ege de anlaþmalarla kendisine devredilmemiþ adalarý yerleþime açma giriþimleri ve Lozan ve Paris Barýþ Anlaþmalarýna aykýrý olarak Türkiye ye yakýn adalarý silahlandýrmasý Ege yi bir Yunan gölü haline getirme arzusunun somut göstergeleridir. Türkiye ise mevcut dengenin korunmasýný istemektedir. 25
26 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Kýbrýslý Rumlarýn Yunanistan ýn desteðini alarak Londra ve Zürih Anlaþmalarýnýn Kýbrýs ta saðladýðý dengeyi ortadan kaldýrmak için yapmýþ olduðu kanlý darbe, Türkiye nin Ada ya müdahalesi ve sonrasýnda Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti nin kurulmasýnýn oluþturduðu barýþ ve istikrar ortamýna raðmen Rumlar hala Kýbrýslý Türkleri azýnlýk olarak görmek istemektedirler. Türkiye ve Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti ise geçmiþteki acý olaylarýn tekrar yaþanmamasý için iki eþit devletin, eþitlik temelinde oluþturacaðý bir federasyondan, Londra ve Zürih Anlaþmalarýnda öngörülen Türkiye nin etkin garantörlüðünden yanadýr. Kýbrýs Rum Kesimi nin Annan planýný ret etmesi ve Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti nin bu planý kabul etmesi Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti nin dengeli ve kalýcý bir barýþtan yana olduðunun somut göstergesidir. Türkiye diðer bölgelerde olduðu gibi hem Ege de hem de Kýbrýs ta barýþ ve istikrarýn sürekli kýlýnmasýndan yanadýr. Bu nedenle her türlü geliþmeyi fýrsat bilerek Yunanistan ile iliþkileri daha iyi bir duruma getirme gayretini sürdürmelidir. Bu kapsamda üst düzeyde ikili diyaloglar artýrýlmalý, barýþ ve iþbirliðinin geliþtirilmesi için somut projeler üretilmelidir. Çünkü iliþkilerin geliþtirilmesi her iki ülkeye de olumlu yönde yansýyacak ve iki ülkenin de çýkarýna olacaktýr. Bu sayede iki ülke arasýndaki baðlar ve güven kuvvetlenecektir. Böyle bir durumda sorunlarýn çözülmesi daha kolaylaþacaktýr. Ayrýca, bölgede barýþ ve istikrarýn geliþmesine önemli katký saðlayacaktýr. Yunanistan ýn revizyonist emelleri doðrultusunda yapabileceði bir giriþimi caydýrmak için ise, Türkiye yeterli düzeyde caydýrýcý bir gücü oluþturmak ve bulundurmak zorundadýr. Yunanistan ve Kýbrýs Rum Kesimi nin AB üyesi olduðu ve bu sorunlarý AB sorunu haline getirme giriþimleri dikkate alýndýðýnda Türkiye nin AB üyelik süreci ayrý bir önem taþýmaktadýr. Bu konuda alýnmasý gereken tedbirler ilgili bölümde açýklanmýþtýr. 26
27 Dr. Atilla Sandýklý 4. Güvenlik 4.1. Irak ýn Kuzeyindeki Muhtemel Geliþmeler ve Türkiye ye Etkileri Irak iþgal edildikten sonra merkezi otorite ile bölgesel yönetim yetkilerinin sýnýrlarý bir türlü çizilememiþ olup, bakanlýklar etnik ve mezhep ayýrýmýna göre paylaþtýrýlmýþ; her biri kendi baþýna buyruk bakanlýklar ve yerel yönetimler üzerinde otoritesini tesiste büyük güçlükleri olan merkezi bir hükümet söz konusudur. Bütçeden bölgelerin pay alýmýný da öngören petrol yasasýnýn kabul edilememesi nedeniyle petrol sektörüne yapýlmasý gereken yabancý yatýrýmlar sürekli ertelenmektedir. Suudi Arabistan ve Kanada dan sonra dünyanýn üçüncü büyük kanýtlanmýþ petrol rezervine sahip olmasýna raðmen Irak ýn önümüzdeki on yýllýk süre içinde petrol üretim ve ihracat yeteneði sýnýrlý olmaya devam edecektir. Dolayýsýyla petrol gibi önemli bir doðal kaynaðýn ortak refah için kullanýlma potansiyeli sýnýrlý olacaktýr. Derin ayýrýþým nedeniyle her etnik grup ve mezhep hem kendi içinde, hem de birbiriyle önemli çeliþkiler yaþayan, zaman zaman þiddetli þekilde çatýþan çok sayýda silahlý milis yapýsýna dönüþmüþtür. Bu milislerin yasal güvenlik kuvvetlerine entegrasyonu yolunda son dönemde önemli geliþmeler kaydedilmiþ olmakla beraber ciddi güvenlik sorunlarý yaþanmaya devam edilmektedir. Mevcut yapýsýyla yasal güvenlik kuvvetlerinin ülkenin tümünde güvenliði saðlamasý vakit alacaktýr. Ulusal barýþýn tesisi büyük ölçüde milislerin silahsýzlandýrýlmasýna, sivilleþtirilmesine ve topluma tekrar entegre edilmesi çabalarýnýn sürdürülmesine baðlýdýr. Bu ise bugünden yarýna gerçekleþebilecek bir geliþmeye benzemiyor. Bu koþullarda Kuzey Irak ta ortaya çýkmasý muhtemel geliþmeleri söyle sýralayabiliriz. 27
28 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Bölgesel Kürt Yönetimi (BKY) ve Irak ýn bir bütün olarak ana politikalarýný etkileme gücüne eriþmiþ olan Talabani ve Barzani mevcut politikalarýný ve bölgesel kurumsallaþmayý, iç ve dýþ koþullar elverdiði ölçüde güçlendirmeye gayret sarf ederler. Bölgede Kerkük üzerinde yaþanmakta olan gerginliðe raðmen kalkýnma projelerini uygulayarak refah düzeyini ve yönetim kapasitesini arttýrmaya devam ederler. Merkezi Hükümetin veya mevcut Anayasa yapýsýnýn sürdürülebilir olmaktan çýkmasý veya Þii-Sünni çatýþmasýnýn boyutlanarak bir iç savaþa dönüþmesi halinde bölge muhtariyetinin sýnýrlarýný daha da geniþleterek, kendi kaderini tayin etmeye doðru yönelirler. Ülkemizin geliþtireceði politikalarla da baðlantýlý olarak, Türkiye nin daha fazla destek ve güvenini aramaya çalýþýrlar. Bu durumda ülkemizin önündeki sorunsal, bölgede ve özellikle Irak ýn kuzeyinde, ulusal ve toprak bütünlüðümüze tehdit diye algýladýðýmýz ve görülebilir bir gelecekte kalýcý olmasý muhtemel bu geliþmeleri acaba ülkemizin refahý ve bütünlüðü için bir fýrsat penceresine dönüþtürebilir miyiz? Bu çerçevede akla gelen bazý yaklaþým ve önlemler þöyle sýralanabilir. Irak a yönelik alýnabilecek önlemler Bölgesel ve global aktörlerle ve özellikle ABD ile mümkün mertebe çýkar örtüþmesi saðlamak. Bu ülkelerle çýkar kesiþme ve çýkar çatýþma noktalarýný doðru biçimde tespit etmek ve buna göre politikalar geliþtirmek. 28
29 Dr. Atilla Sandýklý Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile iliþkileri saðlam bir temele oturtarak ekonomik, kültürel, sosyal her türlü iliþkiyi geliþtirmek. Erbil de süratle bir Baþkonsolosluk açarak hem olaylarý içeriden izlemek, hem de geliþmeleri þekillendirmeye çalýþmak. Bölgesel Yönetim ve yöneticilerine karþý kullanýlan dilin ýrkçý ve hakaretamiz nitelikte olmamasýna, izlenen politikalarýn Kürt milliyetçiliðini güçlendirici sonuçlar vermemesine dikkat etmek. Yürütülen örtülü faaliyetlerin gerçekten örtülü olmasýný saðlamak ve faaliyetleri görünür güç gösterisine dönüþtürmemek. Türkmen olayýna yeni bir yaklaþým getirerek, bu kesimin mezhepsel ayrýþýmýný çözmek, milisleþmesinin tehlikelerini deðerlendirmek ve Türkmenlerin korunmasý ve güvenliklerinin saðlanmasý için Türkiye nin dolaylý sorumluluðunu Baðdat ve Erbil üzerinde hissettirmek. Bölgedeki çok aktörlü, büyük çýkarlarýn söz konusu olduðu bu mücadeleden Türkiye nin avantajlý çýkmasýný saðlamak maksadýyla, devlet yapýsýný istihbarat faaliyeti baþta olmak üzere güçlü sistemler, araçlar ve gereçlerle teçhiz etmek gerekmektedir. Yurt içinde alýnabilecek önlemler Silahlý mücadele ederken, yýllardan beri tartýþýlan terör-sivil kesim-halk kitleleri baðýnýn kesilmesine, daðdaki militanlarý silahsýzlandýrma, silah býraktýrma ve sivil hayata entegre etmeye yönelik yeni önlemler demeti geliþtirmek. 29
30 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Terörü sivil kesimden koparmaya yönelik geniþ kapsamlý önlemler almak. Bölge halkýna karþý þefkat eksenli yaklaþarak nefret duygularýnýn dolayýsýyla terörü besleyen, çatýþma, kamplaþma ve gerilim ortamlarýnýn doðmasýna fýrsat vermemek. Ülke içinde AB uyum paketleri çerçevesinde eðitim, saðlýk ve hukuk sistemlerine vatandaþlara güven verecek nitelik kazandýrmak. Bölge halkýnýn yaþam standartlarýný kabul edilebilir bir seviyeye getirmek. Kalýcý bir çözüme ulaþabilmek için; bölgede meydana gelen sosyokültürel deðiþimin yönünün, niteliðinin ve derecesinin öncelikle doðru olarak saptanmasý ve bu deðiþimin tekrar uygun bir istikamete çevrilebilmesi için bölgede yaþayan insanlarýn aidiyet ve vatandaþlýk düþüncelerini olumlu istikamete çevirecek sosyokültürel entegrasyon projeleri geliþtirmek. Ulusal kaynaþmayý güçlendirici politika ve söylemler üretmek. Resmi devlet organlarý yanýnda sivil toplum örgütlerinin de bölgenin rehabilite edilmesine katkýda bulunmasýný saðlamak. Ekonomik, siyasal, diplomatik, eðitim ve sosyokültürel vb. önlemlerin bir bütün olarak, hiçbiri ihmal edilmeden, tam bir orkestrasyon ve senkronizasyon içerisinde uygulanabilmesi için Baþbakanlýða baðlý, ancak çalýþmalarý bakýmýndan yarý baðýmsýz bir stratejik birim oluþturmak. Bu birimde terörle silahlý mücadele eden unsurlarýn temsilcileri yanýnda bakanlýk temsilcilerinin, bilim adamlarýnýn ve sivil toplumu yönlendirecek unsurlarýn yer almasýný saðlamak. Örgütün propaganda eksenli beyin yýkama ameliyesinin etkisinin kýrýlabilmesi için; bölgeye etkili eðitim hizmeti götürülerek, bireylerin özellikle gençlerin tek tek kazanýlmasýna 30
31 Dr. Atilla Sandýklý dönük projeler geliþtirmek; temel haklar konusunda demokratik açýlýmlar yapmak; bölgedeki ekonominin canlandýrýlarak, iþ imkânlarý artýrýlarak fakirlik ve sefaletin önlenmesine ve asgari geçim olanaklarýnýn saðlanmasýna çalýþmak; medya kuruluþlarýný ve temsilcilerini bilinçlendirerek bölgede saðlanan önemli geliþmeler konusunda halký bilgilendirmek ve eylemler sonrasýnda örgütün dolaylý propagandasýnýn yapmasýnýn önüne geçmek. Bu mücadelede özellikle AB ülkelerinin desteðini kazanmak yaþamsaldýr. Zira PKK Kuzey Irak tan çok, gücünü özellikle bazý AB ülkelerdeki yapýlanmalarýndan almaktadýr. Bu ülkeler için (uyuþturucu, yeraltý yapýlanmasý, yasadýþý göç, organize suç vb.) gibi nedenlerle kamu güvenliði sorununa dönüþen bu yapýlarýn sökülmesini ortak çýkar haline dönüþtürmek gerekir. Bu iþbirliði güvenlik kuvvetlerinin ayný hukuk ilkeleri çerçevesinde hareket etmeleri ile kolaylaþtýrýlabilir. Bu önlemler geliþtirilirken amaç, terörü mümkün olduðunca marjinalize etmektir. Yoksa terörün kökü kazýnacak gibi gerçek dýþý söylemlerle yürürlüðe konulmasý gerekli bazý önlemlerin geciktirilmesinin bahanesi yaratýlmamalýdýr. Ülkemiz için öncelik, terörü tahammül edilebilir bir çizgiye çekmek, Güneydoðu da dâhil ülke insanýmýzýn refah ve zenginliðini arttýrarak vatandaþlýk ve mensubiyet duygusunu geliþtirmek olmalýdýr. Kuzey Irak bölgesel yönetiminin iki lider kontrolünde, Batýlý anayasa ve diðer hukuk sisteminin geçerli olmadýðý, kamu ve özel yaþamý daha çok aþiret kurallarýnýn þekillendirdiði antidemokratik bir yapýlanma içinde olduðu biliniyor. Buna mukabil, ülkemizin her yöresinde AB hukuk normlarýnýn her gün daha kuvvetle uygulama bulmasý, bireysel hak ve özgürlüklerin teminat altýna alýnmasý, Kuzey Irak taki sistemle var olan çeliþkiyi ülkemiz lehine daha da 31
32 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi avantaja dönüþtürebilecektir Bu farkýn gittikçe açýlmasý ve lehimize kullanýlmasý bölge insanýnýn mensubiyet ve vatandaþlýk baðlarýný daha da kuvvetlendirecektir Terörle Mücadele Stratejisinin Geliþtirilmesi Terör Türkiye nin önemli ve öncelikli güvenlik sorunu olmaya devam etmektedir. Çevremizde cereyan eden geliþmeler bu sorunla daha uzun süre uðraþmak zorunda kalacaðýmýzýn da emarelerini vermektedir. Mücadelenin çok uzamasý ve ABD nin Irak a müdahalesi sonrasý geliþmeler, bölge insanýnýn zihinlerinde sosyolojik bir dönüþümü de tetiklemiþtir. Bölge halkýnýn büyük çoðunluðu birlik, beraberlik ve ülke bütünlüðünden yana olsa da çok az sayýda bir kýsým vatandaþýmýzýn aklý karýþmýþtýr. Terörle mücadelede sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal boyutlarý ihmal eden büyük ölçüde askeri güç kullanýmýna dayanan strateji arzu edilen düzeyde baþarýlý olamamýþtýr. Çok miktarda zayiat verilmesine, milyarlarca dolara eþdeðer kaynak kullanýlmasýna, operasyonlarda taktik ve operatif büyük baþarýlar elde edilmesine ve belirli zamanlar terörist örgüt marjinal bir duruma getirilmesine raðmen, stratejinin yetersizliði telafi edilememiþtir. Dolayýsýyla uygulanan stratejinin; teröristle deðil de terörle mücadelenin ruhuna uygun bir þekilde, güvenlik boyutu ihmal edilmeden, yukarýda arz edilen diðer araçlar ve olanaklarýn da (ekonomik, sosyo-kültürel, eðitim, psikolojik, diplomatik vb.) aðýrlýklý, entegre ve koordineli olarak kullanýmýný öngören bir stratejiye dönüþtürülmesi gerekmektedir. Siyasal birlik içinde demokrasinin yerleþmesi ve derinleþmesi, hukukun üstünlüðü kavramýnýn tüm unsurlarýyla hayata geçirilmesi, insan haklarý konusunda evrensel deðerlerin benimsenmesi ve uygulamaya konulmasý, dil, din ve kültürel çeþitliliðin bir zenginlik olarak ka- 32
33 Dr. Atilla Sandýklý bul edilmesi ve günlük yaþamda özgürce hayata geçirilmesi, devletin farklýlýklarý birlikteliðin bir gereði olarak kucaklamasý, ekonomik geliþmede bölgesel dengesizliklerin giderilmesi, sosyal devlet ilkesi gereði olarak vatandaþlara insanca yaþama olanaklarýnýn saðlanmasý, eðitimde, siyasette ve ekonomik giriþimde fýrsat eþitliðinin gerçekleþtirilmesi terörle mücadele stratejisinin temellerini oluþturmalýdýr. Bu strateji farklý kimliklere (din, mezhep ve etnik) mensup olsalar da bütün vatandaþlarýn aidiyet duygularýný geliþtirmeli, hoþgörü ortamý içinde vatandaþlar arasýnda iþbirliði ve dayanýþma saðlamalýdýr. Terörle mücadelenin uluslararasý boyutu da dikkate alýnarak terör örgütlerine dýþarýdan saðlanan her türlü destek ( siyasi, eðitim, finansal, silah ve patlayýcý desteði vb.) kesilmeli ve terör örgütü tecrit edilmelidir. Bu kapsamda diplomatik giriþimlere aðýrlýk verilmeli ve uluslararasý platformlarda etkinlik saðlanmalýdýr. Terörle mücadelenin güvenlik ve operasyonel boyutu ise düzenli ordu birlikleri ile deðil profesyonel ve terörle mücadele konusunda ihtisaslaþmýþ birliklerle yürütülmelidir. Teröristlerin bulunduðu þartlarda yaþayabilen ve mücadele eden komando, jandarma ve polis elemanlarýndan oluþacak özel görev kuvvetleri teþkil edilerek asli mücadele unsuru olarak devreye sokulmalýdýr. TSK nýn Jandarma, komando ve helikopter birlikleri haricindeki unsurlarýndan caydýrýcýlýk, gerektiðinde sýnýr ötesi kara ve hava operasyonlarý ve benzeri ihtiyaçlar ortaya çýktýðýnda geçici olarak istifade edilmelidir. Terörle mücadelenin uluslararasý iliþkiler, güvenlik, sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal boyutlarý dikkate alýndýðýnda birçok bakanlýðý ilgilendirdiði görülmektedir. Bu nedenle terörle mücadelenin koordineli ve etkin olarak yürütülebilmesi için sevk ve idarenin 33
34 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi bizzat Baþbakanlýk tarafýndan yürütülmesi önem arz etmektedir. Doðrudan Baþbakanlýða baðlý bir Terörle Mücadele Yüksek Konseyi bakanlýklar arasýnda eþgüdüm saðlayabileceði gibi istihbarat kurumlarý ve güvenlik güçleri arasýnda da iþbirliði ve koordinasyon saðlayabilir. 5. Ýç Politika 5.1. Demokrasinin Yerleþmesi ve Derinleþmesi Türkiye de demokrasinin bugün karþý karþýya olduðu tehlikeler, ikilem ve sorunlar, demokrasiye geçiþten çok demokrasinin yerleþmesi ve derinleþmesiyle ilgilidir. Demokrasinin tüm kurumlar tarafýndan oyunun tek ve belirleyici kuralý olarak kabul edilmesi ile, geleceðe güvenle bakan, iyi ve adaletli yönetilen ve demokratik bir Türkiye olasýlýðý, ütopik ya da optimist bir niyet olmaktan çýkýp, gerçekleþebilir bir olasýlýða dönüþebilir. Devlet-siyaset iliþkilerinde kurumlar arasý iletiþim ve eþgüdüm saðlanabilir. Kurumlarýn demokrasiyi içselleþtirmeleri, kendi alanlarýnda iyi ve adaletli toplum yönetimine katký vermeyi birincil görev olarak benimsemeleri saðlanabilir. Türkiye nin demokrasiyi toplumsal yaþamýnda yerleþtirmesi ve derinleþtirmesi, katýlýmcý ve uzlaþmacý demokrasi yoluyla olabilir. Katýlýmcý ve Uzlaþmacý Demokrasi ; temsili demokrasinin siyasi partiler ve yasama-yürütme-yargý arasýnda güçler ayrýlýðýna ve kurumsal eþgüdüme dayalý iþleyiþ tarzýný kendine baþlangýç alan, ama bu yapýyý karar alma süreçlerini katýlýma açarak, toplumsal taleplere ve sorunlara demokratik uzlaþma yoluyla çözüm arayarak geniþleten bir toplum yönetimidir. Gerek Türkiye-AB tam üyelik müzakerelerinin baþlangýç sürecinde Kopenhag siyasi kriterlerini karþýlamak için yapýlan siyasi ve anayasal reform giri- 34
35 Dr. Atilla Sandýklý þimleri, gerekse de eðitimden, çevreye ve insan haklarýnýn korunmasýna kadar geniþ bir alanda hareket eden sivil toplum etkinlikleri ve sosyal hareketler katýlýmcý ve uzlaþmacý demokrasinin yaþama geçmesi için önemli bir baþlangýç noktasýný oluþturmaktadýrlar. Bu geliþimler temsili demokrasinin katýlýmcý ve uzlaþmacý demokrasi yoluyla yeniden yapýlanmasý için uygun bir altyapý saðlamýþlardýr. Bugün yapýlmasý gereken, bu altyapýyý ciddiye alarak, demokrasinin, bir siyasal sistem, bir siyasal kültür ve bir toplumsal sorunlara çözüm bulma yöntemi ve pratiði olarak toplumsal yaþamda yerleþmesi ve derinleþmesi için gerekli adýmlarý atmak; dolayýsýyla, demokrasiye katýlýmcý ve uzlaþmacý bir nitelik kazandýrmaktýr Türkiye de Vatandaþlýk ve Aidiyet Bilincinin Geliþtirilmesi Türkiye kuruluþundan beri resmen Fransýz usulü yurttaþlýk ve vatan baðý esasýna dayalý Atatürk milliyetçiliðini benimsemiþtir. Ancak pratikte, çeþitli nedenlerle bu milliyetçilikle Alman usulü etnik baðý esas alan milliyetçilik arasýnda git geller yaþanmýþtýr. Bu durum Cumhuriyetin kurucularýnýn kök salmasýný istediði vatan temelli Türklük tanýmýnýn içselleþtirilmesini engellemiþ, farklý etnik kökenden ve mezhepten yurttaþlarýn bir kýsmýnýn kendilerini zamanla dýþlanmýþ hissetmelerine neden olmuþtur. Buna paralel olarak küreselleþmenin neden olduðu toplumsal deðiþimler, geliþen demokrasi ve insan haklarý anlayýþýnýn yarattýðý toplumsal ortam, klasik ulus-devlet anlayýþýnda yeni açýlýmlarý gerekli kýlmýþtýr. Son yýllarda küreselleþmenin ulus-devleti iki açýdan tehdit ettiði görüþü savunulmaktadýr. Ýlk olarak, bir taraftan merkeziyetçileþme ile AB gibi ulus üstü örgütlenmelerin yukarýdan ulus-devlet üzerinde bir baský oluþturduðu; diðer taraftan âdemimerkeziyetçiliðin azýnlýk kimlikleri veya etnik kimlikler aracýlýðý ile ulus-devlet üzerinde aþa- 35
36 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi ðýdan bir baský oluþturduðu vurgulanmaktadýr. Ýkinci olarak vurgulanan ise çoklu kimliklerin ortaya çýkmasýdýr. Günümüz dünyasýnda bireyler çok farklý kimlikleri ve aidiyetleri ayný anda yaþamak ve benimsemek durumunda kalmaktadýrlar. Farklý aidiyet, sadakat, baðlýlýklara alan tanýmayan ve bunlarý milli kimlikle her durumda çeliþen kimlikler olarak deðerlendiren bir yaklaþýmýn ulus-devleti zafiyete uðratma ihtimali yüksektir. O nedenle, bireylerin aidiyetlerinin çok katmanlý, deðiþken ve karmaþýk olduðu dikkate alýnmalý ve bu aidiyetlerin inþa süreçleri son derece dikkatli bir þekilde irdelenmelidir. Bu irdeleme, farklý aidiyetlerin dýþlayýcý olmayan bir þekilde kabul edildiði bir siyasal ve sosyokültürel formun geliþtirilebilmesi açýsýndan son derece büyük bir önem taþýmaktadýr. Türkiye de bir taraftan yerel veya bölgesel bazý etnik kimlikler, diðer taraftan daha küresel olarak nitelendirebileceðimiz dini kimlikler güçlenmektedir. Bu kimliklerin veya kimlik kaymalarýnýn güçlenmesinin milli kimliði zayýflatacaðý ve bunun sonucu olarak da devlete olan sadakati zayýflatacaðý düþünülebilir. Bu ihtimalin ortadan kaldýrýlmasý için yurttaþlýk temelli bir milliyetçilik modelinin içselleþtirilmesi için gerekli adýmlarýn atýlmasý gerekmektedir. Ulus ve etnisite kavramlarýnýn yaygýn yanlýþ kullanýmýný aþmanýn en etkin yollarýndan birisi dýþlayýcý olmayan bir vatanseverlik anlayýþýný geliþtirmek olabilir. Bu baðlamda, bir taraftan ülke sevgisini rasyonel temeller üzerine bina ederek farklý kimliklere alan tanýnacak, diðer taraftan duygusal bir baðlýlýk yaratýlacaktýr. Birçok sosyal bilimcinin de dikkati çektiði gibi vatanseverlik, hem akýlcý bir sadakat, hem de duygusal bir baðlýlýktýr. Evrensel hukuki ilkelerin benimsenmesi ve tüm yurttaþlara eþit bir þekilde uygulanmasý, bütün yurttaþlarýn devlete sadakatini güçlendirerek milli duygunun güçlü olmadýðý toplumsal katmanlarda doðal baðlar 36
37 Dr. Atilla Sandýklý üzerinden tanýmlanmayan (etnik veya ýrkçý temeli olmayan) bir milli duygunun yeþermesini saðlayacaktýr. Her türlü etnik ve benzeri farklýlýklardan baðýmsýz bir vatanseverlik kavramýnýn canlandýrýlmasý, eþit yurttaþlardan oluþan ve hukuka dayanan bir ulus anlayýþýnýn yaygýnlaþtýrýlmasýný mümkün kýlabilecektir. Bu anlayýþ, ülke bütünlüðünü ve halkýn bütünleþmesini saðlayacak yolu açarken milli duyguyu yaygýnlaþtýracak ve birçok ayrýmcýlýðý da ortadan kaldýrarak demokrasinin geliþmesine önemli bir katký saðlayacaktýr Laiklik Avrupa anayasalarý ile kýyaslandýðýnda, 1961 ve özellikle de 1982 Türk Anayasalarýnda laiklik; açýkça devletin deðiþtirilemez bir özelliði olarak zikredilen; anayasanýn birçok ayrý maddesinde ve bu arada özellikle siyasi partilerle ilgili maddelerinde yer alan; anayasa içerisinde kalýn çizgilerle tanýmlanan merkezi bir kavramdýr. Baþka hiç bir Avrupa ülkesinin anayasasý, Türk anayasasý kadar laiklik kavramýna merkezi bir yer ve önem vermemiþtir. Anayasa yapýcýlarýmýz, Türkiye nin Avrupa ülkelerinden çok farklý olan din-devlet iliþkileri tarihini, Türk devriminin özel þartlarýný, özellikle de demokrasiye geçildiði yýllardan itibaren hem toplumsal hem de siyasal dinselliðin hýzla artmasýný ve yaygýnlaþmasýný göz önüne alarak, laikliðe bu merkezi önemi vermiþlerdir. Anayasanýn 24. Maddesine göre herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14. Madde hükümlerine aykýrý olmamak þartýyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir. Kimse ibadete, dini ayin ve törenlere katýlmaya, dini inanç ve kanaatlerini açýklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayý kýnanamaz ve suçlanamaz. Kimse devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kýsmen de olsa din kurallarýna dayandýrmaya veya siyasi veya kiþi- 37
38 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi sel çýkar yahut nüfuz saðlama amacýyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularýný yahut dince kutsal sayýlan þeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Devletin bireylere yardýmcý olmak için oluþturduðu din iþleri ile ilgili kurumlar, birlik ve beraberliði pekiþtirmek için ülkede mevcut her inanca eþit yaklaþmak ve kaynak ayrýmýnda adaleti saðlamak durumundadýr Yargýnýn Ýyileþtirilmesi / Düzeltilmesi Ýsviçre den alýnan Türk Yurttaþlar Yasasýnýn (Medeni Kanununun) gerekçesinde hukuk devriminin amacý þöyle belirtilmiþtir: Çaðcýl uygarlýðý almak ve benimsemek kararýyla yürüyen Türk Ulusu, çaðcýl uygarlýðý kendisine deðil, çaðcýl uygarlýðýn gereklerine her ne pahasýna olursa olsun kendisi ayak uydurmak zorundadýr. Cumhuriyetin 85. yýlýnda Türk hukuk devrimi bu amacýna ne ölçüde ulaþabilmiþtir? sorusuna verilebilecek yanýt þu þekilde özetlenebilir: Türk hukuk uygulamalarýnýn zaman zaman çaðcýl deðerleri yakaladýðý yadsýnamaz. Ancak, gerçekçi bir þekilde bakýldýðýnda ve yargýsal görüþlerin (içtihatlarýn) ortalamasý alýndýðýnda bu amaca ulaþýlabildiðini söylemek olanaksýzdýr. Alt yapý eksikliði, eleþtiri ve tartýþma kültürünün geliþmemesi, öðreti ve uygulama ayrýlýðý, nesnel ve öznel yansýzlýk anlayýþýnýn yetersizliði hukuk devriminin amacýna ulaþamamasýnýn nedenleri olarak sýralanabilir. 38
39 Dr. Atilla Sandýklý Öneriler Yargýlamaya Halkýn Katýlmasý: Anayasamýza göre, Yargý yetkisi, Türk milleti adýna baðýmsýz mahkemelerce kullanýlýr. Bu hüküm, demokrasilerde katýlýmcýlýðý, bir baþka deyiþle halkýn yargýya katýlma ilkesi ni yansýtmaktadýr. Uygar ülkelerde bu nedenle halkýn temsilcileri olan halktan yargýcýlar (jüri üyeleri) yargý etkinliðine katýlmakta ve böylece duruþma yapan ve davanýn esasýný çözen ilk mahkemeler halk adýna hüküm kurmaktadýrlar. Hak Arama Özgürlüðü: Anayasanýn 36. maddesine göre hukuksal düzlemde olmak koþuluyla herkes yargý mercileri önünde hak arama özgürlüðüne sahiptir. Anayasanýn 125. maddesi yönetimin her türlü eylem ve iþlemlerine karþý yasa yolunu açarak hak arama özgürlüðünü pekiþtirmiþtir. Ancak bu prensibe bazý istisnalar getirilmiþ olup bunlarýn düzeltilmesi gerekmektedir. Yargý Baðýmsýzlýðý: Yargý baðýmsýzlýðý demokratik hukuk devletinin olmazsa olmaz koþuludur. Çünkü adalette yansýzlýða ancak baðýmsýz yargýyla ulaþýlabilir. Yürütme organýna mensup siyaset adamlarý ve bürokratlarýn, baðýmsýz yargý erki içinde yer almalarýna ve alýnacak kararlarda etkili olmalarýna olanak saðlayan düzenlemeler deðiþtirilmelidir. Yargý da yasama ve yürütmenin hukuken tanýmlanmýþ alanlarýna müdahale etmemelidir. Yasama organýnca belirlenen ve yasama organýna karþý sorumlu olarak hukuksal uyuþmazlýklara çözümler üreten kamu denetçisi (ombudsman) kurumunun Türk yargý sisteminin içine sokulmasý; yansýz, baðýmsýz ve hýzlý yargýlama için büyük bir adým olacaktýr. 39
40 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Hukuk öðretimi, çaðcýl hukuk kavramlarýný, terimlerini iyi algýlamýþ hukukçular yetiþtirememektedir. Bu nedenle hukuk öðretimi yöntemi yeni baþtan ele alýnmalý, yeterli öðretim üyesi olmadan fakülte açýlmamalýdýr. Ortak hukuk sözlüðü küresel kavramlarýn ýþýðýnda süratle oluþturulmalýdýr. Saðlam bir hukuk dilinin yaratýlmasýyla baþlayan süreç, Türk hukukunu küreselleþmeyle buluþturacak, bilimle inatlaþmaktan vazgeçirecek ve Batýyla bütünleþtirecektir Yeni Anayasa Ýhtiyacý Anayasamýzda 1987 yýlýndan itibaren onun üzerinde deðiþiklik yapýlmýþtýr. Bu deðiþikliklere raðmen 1990 lý yýllarýn baþýndan itibaren yeni anayasa arayýþý hýz kazanmýþtýr. Meclis içinden bazý siyasi partiler, Meclis dýþýndan da bazý sivil toplum örgütleri yeni anayasa tartýþmasýna hazýrladýklarý raporlar ve taslaklarla katkýda bulunmuþlardýr. Ülkenin geldiði nokta ve uluslararasý konjonktür Anayasanýn yeniden ele alýnmasýný zorunlu kýlmaktadýr. Yeni anayasa mevcut anayasadan daha kýsa ve özlü olmalý, demokratik hukuk devletinin tüm kural ve kurumlarýný içermeli, sivil otoritenin üstünlüðünü hiçbir kuþkuya yer býrakmayacak þekilde tesis etmeli ve halký siyasetin öznesi durumuna getirmelidir. Yeni anayasa bireyi ve onun haklarýný esas alan, devleti aþkýn bir varlýk deðil bireye ve topluma hizmet eden bir araç olarak gören, toplumsal çeþitliliði bir tehlike deðil zenginlik olarak kabul eden, tek sesliliði deðil çoðulculuðu öne çýkaran ve anayasal demokrasiyi tüm unsurlarýyla benimseyen bir metin olmalýdýr. Çaðdaþ demokratik ülkelerin kabul ettiði temel siyasi 40
41 Dr. Atilla Sandýklý deðer ve ilkeleri benimseyen bir anayasa olmalýdýr. Diðer yandan, yeni anayasa siyasal tarafsýzlýk ilkesi gereði, toplumda var olan farklý ve çoðu kez birbiriyle çatýþan ideolojilere, dünya görüþlerine, inançlara ve deðerlere karþý eþit mesafede durmalýdýr. Yeni anayasanýn öncelikle temel hak ve özgürlüklerin korunmasýný esas, sýnýrlandýrýlmasýný ise istisna olarak gören bir anlayýþý tüm yönleriyle yansýtmasý gerekir. Diðer yandan, temel haklar kýsmý yazýlýrken, insan haklarý alanýnda Türkiye nin taraf olduðu uluslararasý sözleþmeler ve bunlarýn yetkili organlarca yorumlarý da dikkate alýnmalýdýr. Yeni anayasada egemenliðin millete ait olduðu ve bu egemenliðin yasama, yürütme ve yargý organlarý tarafýndan kullanýlacaðý açýk bir þekilde belirtilmelidir. Ayrýca, AB ye muhtemel tam üyelikten kaynaklanacak egemenlik tartýþmalarýný gidermek için de egemenliðin ulusalüstü organlara üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerle sýnýrlandýrýlabileceðine dair bir hüküm konmalýdýr. Yeni Anayasa ile beraber, Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanunu nda yukarýdaki anlayýþa uygun deðiþiklikler yapýlmasý; Devlet yapýsýnýn modernleþtirilmesi, demokrasinin tüm kavramlarýyla yerleþtirilmesi ve etkin yönetim gereksiniminin karþýlanmasý için önlemlerin alýnmasý gereklidir. 41
42 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi 6. Ekonomi ve Teknoloji 6.1. Ekonomik Ýstikrarýn Devamý ve Yapýsal Reformlarýn Geliþtirilmesi Türkiye ekonomisi 2001 krizi sonrasýnda önemli kazanýmlar elde edilmiþtir. Bu kazanýmlarýn baþýnda, büyümede, enflasyonla mücadelede, bütçe dengelerinin iyileþtirilmesinde ve uluslararasý doðrudan yatýrým giriþinde elde edilen baþarýlar gelmektedir. Bu baþarýlarda, yapýsal reformlarýn yürürlüðe girmesi, ekonomik programýn kararlýlýkla uygulanmasý, mali disiplinden taviz verilmemesi, siyasi istikrar ve AB ye tam üyelik yolunda önemli mesafe kaydedilmesinin yaný sýra uluslararasý ekonomik konjonktürdeki ýlýmlý hava ve likiditedeki bolluk da önemli rol oynamýþtýr. Bu baþarýlara raðmen sanayimizin rekabet gücü ile ilgili sorunlarýn çözümünde ne yazýk ki ilerleme saðlanamamýþtýr. Rekabet gücünü destekleyecek yapýsal reformlar ve mikro reformlar hayata geçirilememiþtir. Ayný yýllarda, YTL deki aþýrý deðerlenme sanayimizin rekabet gücünü iyice zayýflatmýþtýr. Rekabet gücünü zayýflatan bu etkenlere raðmen, sanayimiz ihracatýný artýrmayý ve büyümenin lokomotifi olmayý baþarmýþtýr. Ancak ayný dönemde, ithalatýmýzýn ihracatýmýzdan daha yüksek bir hýzla artmasý, ihracatýmýz içindeki ithalat payýnýn yüksek olmasý ve rekor düzeyde dýþ ticaret açýklarýnýn ortaya çýkmasý bu baþarýyý gölgelemiþtir nin ikinci yarýsýnda, ABD konut sektöründe ortaya çýkan ödeme krizi küresel piyasalarda tedirginliðe ve uzun süredir devam eden olumlu havanýn tersine dönmesine yol açmýþtýr. Cumhurbaþkanlýðý ve genel seçimler olmak üzere, iki önemli siyasi seçimin aðýrlýðýnda geçen 2007 yýlýnda ekonomi ikinci planda kalmýþ, önceki yýllara göre nispeten daha olum- 42
43 Dr. Atilla Sandýklý suz bir tablo ortaya koymuþtur sonrasý dönemde, ilk kez 2007 yýlýnda, büyümede hedefin altýnda kalýnmýþ ve öngörülen yýllýk hedef %5 iken gerçekleþme %4.5 olmuþtur. Dýþ ticaret açýðý oran olarak düþmesine raðmen miktar olarak, programda öngörülen 54,7 milyar dolarý aþarak, 62,8 milyar dolara ulaþmýþtýr. Dýþ ticaret açýðýmýzdaki artýþ, cari açýðý tetiklemiþ ve cari açýk 37.4 milyar dolara ulaþarak yeni bir rekor kýrmýþtýr. Ayrýca son iki yýlda, enflasyonla mücadelede sýkýntýlý bir aþamaya girilmiþ, 2006 yýlýnda öngörülen hedef %5 iken, gerçekleþme %9.7 olmuþ; ayný durum 2007 de de devam etmiþ ve öngörülen hedef %4 iken, enflasyon %8,4 olarak gerçekleþmiþtir. Bütün bu göstergeler ekonomide kritik bir döneme girildiðinin en açýk göstergeleridir. Diðer taraftan, piyasalardaki olumsuzluklarýn artarak devam etmesi, zaman geçtikçe derinleþmesi, büyümesi ve yayýlarak küresel bir krize dönüþmesi, dünya büyüme hýzýna yönelik öngörülerin 2000 li yýllardaki en düþük düzeylere inmesine ve kötümser beklentilerin ortaya çýkmasýna neden olmaktadýr. Türkiye ekonomisi hiç kuþkusuz eskiye göre çok daha güçlü ve dayanýklýdýr. Ancak önemli kýrýlganlýklarýn olduðu unutulmalýdýr. Son yýllarda Türkiye ekonomisinde büyüme, dýþ kaynak giriþine baðlý bir yapý sergilemektedir. Dolayýsýyla, kriz ortamýnda uluslararasý likiditede yaþanacak olumsuz geliþmeler, önümüzdeki dönemde, Türkiye ye kaynak giriþini ve Türkiye ekonomisinin büyüme hýzýný olumsuz etkileyebilecektir. Dýþarýdaki olumsuz havaya ilaveten içerde de siyasi istikrarýn devamýna yönelik soru iþaretlerinin ortaya çýkmasý, önümüzdeki dönemde de zor hale getirmiþtir. Bu zor dönemin en az hasarla atlatýlabilmesi için dikkatlerin ekonomide olmasý ve süratle önlem alýnmasý gerekmektedir. Rekabet gücü ile ilgili sýkýntýlar baþta olmak üzere, ekonomimizdeki zayýf halkalarý güçlendirecek tedbirler acilen devreye sokulmadýðý takdirde, 2001 sonrasý dönemde elde edilen kazanýmlarýn kaybedilmesi riski gündeme gelebilecektir. 43
44 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi 6.2. Sürdürülebilir Kalkýnma ve Enerji Arz Güvenliði Günümüzde devlet yönetimlerinin en önemli hedeflerinden birisi sürdürülebilir kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi olmalýdýr. Sürdürülebilir kalkýnma kavramý ekonomik, çevresel ve sosyal refah olmak üzere üç boyutta sürdürülebilirliði kapsamaktadýr. Bu kavram birbirini tamamlar nitelikte olan bu farklý boyutlar arasýndaki iliþkiyi ve bunlar arasýnda denge kurma zorunluluðunu ifade etmektedir. Ekonomik kalkýnmanýn sürdürülebilir kýlýnmasý için gayret sarf ederken, gelir daðýlýmýnda adaletin saðlanmasý, çevrenin korunmasý ve artan enerji ihtiyacýnýn bu dengeyi koruyacak þekilde karþýlanmasý büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede enerji arz güvenliðinin saðlanmasý ve uzun dönemde teminat altýna alýnmasý gerekmektedir. Enerji arz güvenliði enerji kaynaklarýnýn ve teknolojilerinin yaný sýra arz mekanizmalarýnýn ve arzý saðlayan ülkelerin çeþitlendirilmesi ile saðlanabilir. Türkiye nin özgün coðrafyasý bu konuda farklý açýlýmlar sunmaktadýr. Birincisi farklý enerji kaynaklarýna sahip olunmasý farklý kaynak korelasyonlarýnýn oluþturulmasýna imkan saðlamaktadýr. Ayrýca bilinen dünya enerji kaynaklarýnýn %70 inin Türkiye nin doðusunda ve güneyinde Kafkaslar, Orta Asya ve Orta Doðu da yer almasý, enerji tüketiminin ise önemli bir kýsmýnýn Avrupa da gerçekleþmesi Türkiye yi transit ülke konumuna getirmektedir. Bu durum Türkiye ye Doðu ile Batý arasýnda bir enerji koridoru oluþturma fýrsatý yaratmaktadýr. Bütün bunlara ilave olarak farklý istikametlerden gelen enerji hatlarýnýn Türkiye de kesiþmesi, müteakiben farklý istikametlere yönelmesi ve bazý noktalarda denize çýkýþ saðlamasý Türkiye ye belirli bölgelerde dünyanýn önemli enerji üslerini oluþturma olanaðý sunmaktadýr. 44
45 Dr. Atilla Sandýklý Türkiye halihazýrdaki enerji baðýmlýðýný azaltmak zorundadýr. Bu kapsamda enerji kaynaklarý çeþitlendirilmeli; su, güneþ ve rüzgar enerjisinden daha fazla yararlanýlmalý, petrol ve doðalgaz arama çalýþmalarýna daha fazla aðýrlýk verilmelidir. Nükleer enerji santralleri kurularak enerji arz güvenliði geliþtirilmelidir. Ayrýca Orta Doðu, Kafkaslar ve Orta Asya daki petrol ve doðalgazýn bir bölümünün Türkiye ye gelmesi, belirli noktalarda oluþturulacak enerji üslerinde iþlenmesi, deniz yolu ve boru hatlarýyla Avrupa ya taþýnmasý, sadece enerji arz güvenliði konusunda deðil, ayný zamanda ekonomik geliþme konusunda da katký saðlayacak ve Türkiye nin jeopolitik gücünü arttýracaktýr. Hidrojen enerjisi gibi yeni enerji teknolojilerinin geliþtirilmesi doðrultusunda öncü giriþimlerde bulunulmasý ve bu giriþimlerden sonuç alýnmasýnýn Türkiye ye statü atlatacaðý dikkate alýnmalýdýr. Bu kapsamda enerji teknolojilerinin geliþtirilmesine özel önem verilmeli ve gerekli kaynaklar tahsis edilmelidir Bilimsel ve Teknolojik Geliþme Bilim ve teknolojideki ilerlemeler tarih boyunca ülkelerin iktisadi bakýmdan geliþmelerini saðlamýþ, milletler arasý rekabetin temel etkenlerinden biri olagelmiþtir. Gelecekte de bilim ve teknolojideki geliþmelerin, iktisat politikalarý ve rekabet odaklý stratejiler doðrultusunda gerçekleþmesinin artarak devam etmesi beklenmektedir. Bilgi toplumuna geçilmesi maksadýyla teknolojik altyapýnýn geliþtirilmesinin yaný sýra; Bilgi ve Ýletiþim Teknolojileri, Nanoteknoloji, Biyoteknoloji ve Gen Teknolojileri, Enerji ve Çevre Teknolojileri, Malzeme Teknolojileri, Mekatronik, Tasarým Teknolojileri ve Üretim Süreç ve Teknolojileri gibi stratejik teknolojilere aðýrlýk verilmesi önem arz etmektedir. 45
46 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi Teknolojik geliþmeyi ve bu geliþmelerin ekonomiye yansýmalarýný gerçekleþtirmek için bilimsel yayýnlar, patent baþvurularý, yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi dallarý, bilgi yoðun hizmet sektörleri ve yüksek teknolojili ihracat teþvik edilmelidir. Ayrýca bilimsel ve teknik araþtýrmalarýn ekonomik kalkýnma ihtiyacýna cevap verecek þekilde reel sektörle harmonizasyonu gereklidir. Ýktisadi politikalar ile bilim ve teknoloji politikalarýnýn birlikte deðerlendirilip tasarlanmasý ve bu süreci yönetecek nitelikli insanlarýn (tekno-ekonomistlerin) yetiþtirilmesi amacýyla iktisadi konular ile bilimsel araþtýrmalarý birlikte yürütecek Teknoekonomi Enstitüleri kurulmalýdýr. Üniversite-sanayi iþbirliðinin geliþtirilmesi için sayýlarý Türkiye genelinde 30 a yaklaþan teknoparklarýn etkinliði arttýrýlmalýdýr. Dünya ekonomisindeki Doðu ya yöneliþ sürecinde uluslararasý þirketlerin AR-GE faaliyetlerini Türkiye ye taþýmasýný saðlamak için elveriþli þartlarýn oluþturulmasýna ihtiyaç vardýr. Siyasi istikrarýn ve ekonomik büyümenin devam ettirilmesi, bölgesel problemlerin diplomatik kanallarla barýþçýl bir þekilde çözülmeye çalýþýlmasý söz konusu elveriþli þartlarýn oluþturulmasýna yardýmcý olacaktýr. 7. Sonuç Türkiye hýzla deðiþen uluslararasý sistem içinde deðiþimi zamanýnda ve doðru olarak algýlamalý sahip olduðu vizyon doðrultusunda gerekli atýlýmlarý yaparak sorunlara ayný süratle çözümler üretebilmelidir. Türkiye çaðdaþ dünyanýn ayrýlmaz bir parçasý olarak, evrensel insan haklarý standartlarýný benimsemiþ ve gerçekleþtirmiþ, yurttaþlarýna uygar dünyanýn yaþam standartlarýný saðlayan, rekabet gücünü sürdürülebilir bir þekilde temin eden, eðitim, giriþim ve çalýþma haklarýný yerleþtirme hedeflerine hýzla ulaþmalýdýr. Bu açýdan AB süreci halkýn bü- 46
47 Dr. Atilla Sandýklý yük bölümünün üzerinde mutabakat saðlayacaðý bir ilerleme mihverini oluþturmaktadýr. AB ye katýlým strateji çaðdaþ bir anayasa yapýlmasýný, siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarýn hepsinin birbiriyle uyumlu bir þekilde geliþmesini saðlayacak, Türkiye yi çaðdaþ medeniyet seviyesine ulaþtýracak bir süreçtir. Bu strateji baþarýlý bir þekilde yürütülebildiði takdirde sadece Türkiye hýzlý bir þekilde geliþmeyecek, ayný zamanda halkýn huzuru, güvenliði, zenginlik ve refahý da hýzlý bir þekilde artacaktýr. Yakalanan bu ivme ile devletin bekasý, bölünmez bütünlüðü ve cumhuriyetin korunmasý çok daha etkin olarak gerçekleþtirilecektir. 47
48 Deðiþen Dünyada Türkiye nin Stratejisi 48
TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Prof. Dr. Ýlter TURAN
TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR Prof. Dr. Ýlter TURAN 63 TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR GÝRÝÞ Prof. Dr. Ýlter TURAN Türk-Rus iliþkileri tarih boyunca rekabetçi bir zeminde geliþmiþ,
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,
TÜRKÝYE NÝN VÝZYONU. TEMEL SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERÝLERÝ
TÜRKÝYE NÝN VÝZYONU TEMEL SORUNLAR ve ÇÖZÜM ÖNERÝLERÝ BÝLGESAM Yayýnlarý No: 1 ISBN: 978-605-89672-0-5 2008, bu kitabýn yayýn haklarý BÝLGESAM a aittir. Adres: BÝLGESAM Konaklar Mah. Çýnar Sok. Emlak Bankasý
TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1
( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,
BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ
IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme
ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU.
ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU. Sendikamýz Yönetim Kurulu Üyesi Erhan KAMIÞLI, 28 Mart 2001 tarihi itibariyle H.Ö. Sabancý Holding Çimento Grubu Baþkanlýðý'na atanmýþtýr.
21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz
Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU
Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN
ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum
ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar
Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr?
REC Hakkýnda ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr? Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 21 Araç 1: Kaynaþma Tanýþma Etkinliði 23 Araç 2: Uzun Sözcükler 25 Araç
TÜRKİYE - POLONYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - POLONYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Polonya İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2016 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen
DEÐÝÞEN GÜVENLÝK ANLAYIÞLARI VE TÜRKÝYE NÝN GÜVENLÝK STRATEJÝSÝ. Hazýrlayan: Dr. Atilla Sandýklý RAPOR NO: 2
DEÐÝÞEN GÜVENLÝK ANLAYIÞLARI VE TÜRKÝYE NÝN GÜVENLÝK STRATEJÝSÝ Hazýrlayan: Dr. Atilla Sandýklý RAPOR NO: 2 RAPOR NO: 2 Deðiþen güvenlik anlayýþlarý ve Türkiye nin güvenlik stratejisi NOT: BÝLGESAM farklý
KÝPAÞ 2016 KATALOG HAVALANDIRMA.
KÝPAÞ HAVALANDIRMA 2016 KATALOG www.kipashavalandirma.com Hamidiye Mah.Said Nursi Cad. Gündem Sok. No:11 ÇEKMEKÖY-ISTANBUL T : +90 216 641 01 79 M : [email protected] W : www.kipashavalandirma.com.tr
4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda
KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi
12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý
YAKIN DÖNEM TÜRK AMERÝKAN ÝLÝÞKÝLERÝ. Hazýrlayan: Prof. Dr. Ersin Onulduran RAPOR NO: 4
YAKIN DÖNEM TÜRK AMERÝKAN ÝLÝÞKÝLERÝ Hazýrlayan: Prof. Dr. Ersin Onulduran RAPOR NO: 4 RAPOR NO: 4 Yakýn dönem Türk-Amerikan iliþkileri NOT: BÝLGESAM farklý disiplin ve görüþlere sahip bilim adamlarýný
Simge Özer Pýnarbaþý
Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.
YAKIN DÖNEM TÜRK-AMERÝKAN ÝLÝÞKÝLERÝ. Prof. Dr. Ersin ONULDURAN
YAKIN DÖNEM TÜRK-AMERÝKAN ÝLÝÞKÝLERÝ Prof. Dr. Ersin ONULDURAN 55 YAKIN DÖNEM TÜRK-AMERÝKAN ÝLÝÞKÝLERÝ Prof. Dr. Ersin ONULDURAN Türk-Amerikan iliþkilerini deðerlendirirken bu iliþkideki büyük ortak olan
ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI
Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Açýldý TOHAV'ýn mülteci ve sýðýnmacýlara yönelik devam ettirdiði çalýþmalar kapsamýnda açtýðý SURUÇ MÜLTECÝ DANIÞM
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 1 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk
BALKANLARDA SÝYASÝ ÝSTÝKRAR VE GELECEÐÝ. Hazýrlayanlar: Prof. Dr. Hasret Çomak Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger RAPOR NO: 14
BALKANLARDA SÝYASÝ ÝSTÝKRAR VE GELECEÐÝ Hazýrlayanlar: Prof. Dr. Hasret Çomak Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger RAPOR NO: 14 RAPOR NO: 14 Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði NOT: BÝLGESAM farklý disiplin
TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen
O baþý baðlý milletvekili Merve Kavakçý veo refahlý iki meczup milletvekili þimdi nerededirler?
28 Þubat Bildirisi MGK'nun 28 Þubat 1997 TARÝHLÝ BÝLDÝRÝSÝ Aþaðýdaki bildiri, o günlerdeki bir çok tehdidin yolunu kapatmýþtý. Ne yazýk ki, þimdiki Akepe'nin de yolunu açmýþtýr. Hiç bir müdahale, darbe
VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE - MALEZYA STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme
VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE - MALEZYA STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme ( 2017-2021 Türkiye - Malezya ) Türkiye; 80 milyonluk nüfusu, gelişerek
AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te
AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te Mart 25, 2008-12:00:00 AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bölücü terör örgütüne yönelik
Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL
Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar
rm o f t a l ip j o l o n ek gýda T a d ý G m için ya þ a i ye Türk u ulusal GIDA TEKNOLOJÝ PLATFORMU y a þ a m i ç i n g ý d a Kaynak: 2010 Envanteri (TGDF) Gýda Sektörü 73.722.988 nüfus Hane halký gýda
DONALD JOHNSTON OECD GENEL SEKRETERÝ INTERVIEW DONALD JOHNSTON OECD GENERAL SECRETARY
söyleþi - interview ÝKTÝSAT ÝÞLETME ve FÝNANS SÖYLEÞÝ DONALD JOHNSTON OECD GENEL SEKRETERÝ INTERVIEW DONALD JOHNSTON OECD GENERAL SECRETARY Bu söyleþi, Genel Yayýn Yönetmenimiz Ali Bilge tarafýndan 15
T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken
1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI
Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün
Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm
JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI
JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI 1. ve Terörizm (UGT) Yüksek Lisans (YL) Programında sekiz
Platformdan Yeni ve Ýleri Bir Adým: Saðlýk ve Sosyal Güvence için Bir Bildirge
Platformdan Yeni ve Ýleri Bir Adým: Saðlýk ve Sosyal Güvence için Bir Bildirge Onaylayan Administrator Thursday, 05 August 2010 Son Güncelleme Thursday, 05 August 2010 HSGG GÜVENLÝ GELECEK ÝÇÝN SAÐLIK
Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar
Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar Týbbi Laboratuvar Akreditasyonu Akreditasyon, Akreditasyon; Laboratuvarların, Muayene, Belgelendirme kuruluşlarının ve Yeterlilik Deneyi Sağlayıcı
ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ
STRATEJİK VİZYON BELGESİ ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ Ekonomi, Enerji ve Güvenlik; Yeni Fırsatlar ( 20-22 Nisan 2016, Pullman İstanbul Otel, İstanbul ) Karadeniz - Kafkas coğrafyası, tarih boyunca
ünite1 Sosyal Bilgiler
ünite1 Sosyal Bilgiler Ýletiþim ve Ýnsan Ýliþkileri TEST 1 3. Ünlü bir sanatçýnýn gazetede yayýnlanan fotoðrafýnda evinin içi görüntülenmiþ haberi olmadan eþinin ve çocuklarýnýn resimleri çekilmiþtir.
Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10
Proje Yönetimi ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23 Araç 1: Araþtýrma sorularý Araç 2: Belirsiz talimatlar Araç 3: Robotlar 28 Örnek
AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ
AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.
Fiskomar. Baþarý Hikayesi
Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren
GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi
GÝRÝÞ Ýnsanoðlu günümüzde dünya tarihinde belki de bilginin en kýymetli olduðu dönemi yaþamaktadýr. Çaðýmýzda bilgiye sahip olmanýn ya da bilgi kaynaðýna kolaylýkla ulaþabilmenin önemi her geçen gün artmaktadýr.
Corporate Stars, Türkiye nin en iyi markalarını bir araya getiren sosyal bir iş platformudur.
POWERED BY Corporate Stars, Türkiye nin en iyi markalarını bir araya getiren sosyal bir iş platformudur. Corporate Stars her yýl Türkiye nin en iyi kurumsal firmalarýný bir araya getirir. Oluþturduðu sinerji
7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012
7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise
BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI
BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye
Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.
MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA
konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir.
1/7 AMT FÜR SOZIALE DIENSTE FÜRSTENTUM LIECHTENSTEIN Sosyal Hizmetler Dairesi Çocuk ve gençlik hizmetleri Sosyal hizmetler Terapi hizmetleri Ýç hizmetler konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler
Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý
Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili
INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015
INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik
TÜRKİYE - FRANSA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - FRANSA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Fransa İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2016 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen ekonomisi
07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10
07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük
4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU
4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye
Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28
ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI
ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir
11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ
INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM
TÜRKİYE - ÇİN STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme
VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE - ÇİN STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme ( 2017-2021 Türkiye - Çin ) Türkiye; 80 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen
Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora
2009-40 Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora Ýstanbul, 25 Aðustos 2009 Sirküler Numarasý : Elit - 2009/40 Sirküler Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler
Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: [email protected] BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI
01 Kasým 2018
Geri Dönüþüm Markasý... www.adametal.com.tr 01 Kasým 2018 Ada Metal Demir Çelik Geri Dönüþüm San. ve Tic. A.Þ. 1956 yýlýndan bu yana, özellikle metal sektöründe, fabrikalarýn üretim artýklarýný toplayýp
TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk
ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3
ünite1 Sosyal Bilgiler Sosyal Bilgiler Öðreniyorum TEST 1 3. coðrafya tarih biyoloji fizik arkeoloji filoloji 1. Ali Bey yaþadýðý yerin sosyal yetersizlikleri nedeniyle, geliþmiþ bir kent olan Ýzmir e
BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü?
BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü? Hükümetler birinci basamak saðlýk hizmetleri konusundaki yasalarý açýkça çiðnemektedir. Türkiye saðlýk sisteminde, birinci basamaktaki kurumlar (saðlýk
TÜRKÝYE'DE ALTERNATÝF TURÝZMÝN GELÝÞÝMÝNE YÖNELÝK DEÐERLENDÝRMELER Eylül 2014 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2014-09/556 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07 23 Telefax: (0 212)
TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ
Dr. Tuğrul BAYKENT Baykent Bilgisayar & Danışmanlık TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ Düzenleyen: Dr.Tuğrul BAYKENT w.ekitapozeti.com 1 1. TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK KONUMU VE ÖNEMİ 2. TÜRKİYE YE YÖNELİK TEHDİTLER
Corporate Stars, Türkiye nin en iyi markalarını bir araya getiren sosyal bir iş platformudur.
POWERED BY Corporate Stars, Türkiye nin en iyi markalarını bir araya getiren sosyal bir iş platformudur. Corporate Stars her yýl Türkiye nin en iyi kurumsal firmalarýný bir araya getirir. Oluþturduðu sinerji
5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI
5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ Prof. Dr. Atilla SANDIKLI Karadeniz bölgesi; doğuda Kafkasya, güneyde Anadolu, batıda Balkanlar, kuzeyde Ukrayna ve Rusya bozkırları ile çevrili geniş bir havzadır.
Ýnsan hayatýný korur
Ýnsan hayatýný korur Yangýn güvenliði kablolar ile baþlar Kablolar, bir binanýn toplam maliyetinde yüzde 0.5'den daha az bir miktarý oluþturmaktadýr. Ancak, kamu güvenliðinin saðlanmasýnda, hayati öneme
ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ BÖLÜM 1: REASÜRANSA ÝLÝÞKÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVE
ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ...21 BÖLÜM 1: REASÜRANSA ÝLÝÞKÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVE...25 1.1. REASÜRANSIN TANIMI...27 1.2. REASÜRANSIN TARÝHSEL GELÝÞÝMÝ...29 1.3. REASÜRANSIN ÝLKELERÝ...32 1.3.1. Azami Ýyi Niyet Ýlkesi...32
SİVİL GLOBAL GLOBAL SİVİL DİPLOMASİ İNŞASI PROGRAMI Potansiyelin Keşfi
STRATEJİK VİZYON BELGESİ SİVİL GLOBAL 2015-2023-2053 GLOBAL SİVİL DİPLOMASİ İNŞASI PROGRAMI Potansiyelin Keşfi (2015-2023-2053) Globalleşme süreci ülkeleri ekonomik, siyasi ve sosyolojik bakımdan üç temel
TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN
TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN Kanun Numarasý : 3620 Kabul Tarihi : 28/3/1990 Resmi Gazete : Tarih: 6/4/1990 Sayý: 20484 Dýþ Ýliþkiler MADDE 1- Türkiye Büyük
Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu
25 Mart 2007 Kol Toplantýsý
25 Mart 2007 Kol Toplantýsý 25 Mart 2007 tarihinde Türk Tabipleri Birliði GMK Bulvarý Þehit Daniþ Tunalýgil sok. No: 2 / 17-23 Maltepe-Ankara adresinde Kol Toplantýmýzý gerçekleþtiriyoruz. Türkiye saðlýk
Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi
10 Faaliyet Raporu Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi Ýçindekiler Yönetim ve Denetim Kurulu Temettü Politikasý Risk Yönetim Politikalarý Genel Kurul Tarihine Kadar Meydana
KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için
NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+
Dövize Endeksli Kredilerde KKDF
2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak
.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.
Membership TÜM ÇEVÝRÝ ÝÞLETMELERÝ DERNEÐÝ YÖNETÝM KURULU BAÞKANLIÐINA ANTALYA Derneðinizin Tüzüðünü okudum; Derneðin kuruluþ felsefesi ve amacýna sadýk kalacaðýmý, Tüzükte belirtilen ilke ve kurallara
AFRÝKA VÝZYON BELGESÝ. Hazýrlayan: Hasan Öztürk RAPOR NO: 16
AFRÝKA VÝZYON BELGESÝ Hazýrlayan: Hasan Öztürk RAPOR NO: 16 RAPOR NO: 16 Afrika vizyon belgesi NOT: BÝLGESAM farklý disiplin ve görüþlere sahip bilim adamlarýný sinerji saðlayacak þekilde biraraya getiren
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler 1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 3 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði
2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları
2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?
TÜRKİYE - KATAR STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme
VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE - KATAR STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme ( 2017-2021 Türkiye - Katar ) Türkiye; 80 milyonluk nüfusu, gelişerek
Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,
... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,
Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006
Bu yayýn, Türkiye Yerel Gündem 21 Programý nýn þemsiyesi altýnda yürütülen Kent Konseyleri nin güçlendirilmesi ve yerel demokratik yönetiþim mekanizmalarý olarak iþlev görmelerine yönelik eðitim ve kapasite
Akýlcý Çözümler Üretiyoruz Türev Ürünlere Ýliþkin Eðitimler EÐÝTÝMÝN AMACI Kýyýyý gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keþfedemez. Andre Gide Bu eðitimde katýlýmcýlara, VOB ürünlerin
MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ
VİZYON BELGESİ (TASLAK) Türkiye 2053 Stratejik Lokomotif Sektörler MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ Millet Hafızası ve Devlet Aklının bize bıraktığı miras ve tarihî misyon, İstanbul un Fethinin
Hakemli Yazýlar / Refereed Papers
Türk Kütüphaneciliði 21, 4 (2007), 414-439 Hakemli Yazýlar / Refereed Papers Türkiye'de Halk Kütüphanesi Hizmetlerinin Yerel Yönetimlere Devri Konusunda Kütüphane Yöneticilerinin ve Kütüphanecilerin Yaklaþýmlarý*
ünite1 Kendimi Tanıyorum Sosyal Bilgiler 1. Resmî kimlik belgesi Verilen kavram ile aþaðýdakilerden hangisi iliþkilendirilemez?
ünite1 Sosyal Bilgiler Kendimi Tanıyorum TEST 1 3. 1. Resmî kimlik belgesi Verilen kavram ile aþaðýdakilerden hangisi iliþkilendirilemez? A) Nüfus cüzdaný B) Ehliyet C) Kulüp kartý D) Pasaport Verilen
Sunuþ. Türk Tabipleri Birliði Merkez Konseyi
Sunuþ Bu kitap Uluslararasý Çalýþma Örgütü nün Barefoot Research adlý yayýnýnýn Türkçe çevirisidir. Çýplak ayak kavramý Türkçe de sýk kullanýlmadýðý için okuyucuya yabancý gelebilir. Çýplak Ayaklý Araþtýrma
T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI
Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin
Gelir Vergisi Kesintisi
2009-16 Gelir Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/16 Gelir Vergisi Kesintisi 1. Gelir Vergisi Kanunu Uyarýnca Kesinti Yapmak Zorunda Olanlar: Gelir Vergisi
BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði
BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði
Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015
Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü
TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI
TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi
IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ
IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik Görünümü IMF düzenli olarak hazırladığı Küresel Ekonomi Görünümü
