Uygulanmayan Uluslararası Hukuk ve Gazze
|
|
|
- Gözde Terzioğlu
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Merve Aksoy Uluslararası Hukuk Ortadoğu Uygulanmayan Uluslararası Hukuk ve Gazze Araştırma 16 HAZİRAN 2016
2 Araştırma 16 Uluslararası Hukuk-Ortadoğu Haziran 2016 Uygulanmayan Uluslararası Hukuk ve Gazze İNSAMER 2016 Bu yayının bütün hakları İNSAMER İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi ne aittir. İNSAMER in izni olmaksızın yayının metni herhangi bir formda yayımlanamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve dağıtımı yapılamaz. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Hazırlayan: Merve Aksoy Genel Yayın Yönetmeni: Dr. Ahmet Emin Dağ Editör: U mmühan Özkan Web Editörü: Mervenur Lüleci Karadere İÇİNDEKİLER Giriş 01 Uluslararası Hukukta Abluka ve Gazze Şeridi Uluslararası Hukukta Abluka Kavramı Gazze Ablukası 06 İsrail in Gazze Şeridi ne Yönelik Uluslararası İnsancıl Hukuk İhlalleri Gazze de İkinci Kere Mülteci Olanlar: Yerinden Edilmişler 2014 Savaş Hali: Eşi Benzeri Görülmemiş Yıkım IDP lerin Mevcut Barınak Durumu IDP Savunmasızlığı 17 Saldırılar Sonucu Yerlerinden Edilmiş Çocuklar 20 Sonuç 21 Sonnotlar 22 Karagümrük Mh. Kaleboyu Cd. Muhtar Muhittin Sk. No. 6 PK Fatih/I stanbul-tu RKI YE [email protected]
3 Giriş Sahip olduğu dinî ve kültürel kimliği, Filistin i sıradan bir toprak parçası olmaktan çıkartıp dünya siyasetinin merkezine yerleştirmiştir. Tarih boyunca dinî kimliği ve kendine has dokusuyla dünya sisteminde büyük güçlerin ilgi odağı olan Filistin, Osmanlı Devleti nin 1918 de bölgeden çekilmesiyle İngiliz işgal yönetimi idaresinde yeni ve acımasız bir döneme girmiştir. İngilizlerin yürüttükleri aktif siyaset ve uyguladıkları yaptırımlar neticesinde bölgeye yoğun bir Yahudi göçü başlatılmış ve 1948 yılında İsrail in kuruluşuna kadar bu göç teşvik edilmiştir. İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur Balfour un girişimi ile başlatılan ve Filistin de bir Yahudi devletinin kurulması amacıyla yürütülen Avrupa çabaları sonucu, 15 Mayıs 1948 de İsrail Devleti resmen kurulmuştur. İşgal devleti İsrail, kurulduğu günden itibaren bölge ülkeleri ile savaş halinde olmuştur. Mart 1949 da Filistin in %77 lik bölümü İsrail işgaline girmiş, Filistin halkının %60 ı yerlerinden sürülmüştür Arap- İsrail Savaşı, 1973 Savaşı ve 1982 Lübnan Savaşı İsrail in hak ihlalleri yaparak terör eylemleri gerçekleştirdiği savaşlar olmuştur Lübnan Savaşı Filistin direnişinde dönüm noktası olmuş ve bu savaşın önemli bir sonucu olarak Filistin direnişi Lübnan dan Tunus a taşınmış, böylece direnişin Filistin toprakları ile doğrudan bağlantısı kopmuştur. Filistin Kurtuluş Örgütü nün (FKÖ) Tunus a sürülmesi ve İsrail e karşı direnişte zayıflama göstermesi, halkın tepkisine yol açarak direniş algısında kökten bir değişime gidilmesine neden olmuştur. Bu tarihten itibaren direnişte yeni arayışlar benimsenmiş ve FKÖ gibi sol ideolojiye dayalı direniş hareketlerine en büyük alternatif İslami cepheden gelmiştir. FKÖ nün Filistin topraklarından uzaklaşmasıyla birlikte yerel gruplar bölgede kendilerine yer edinmeye başlamıştır. Bu gruplardan en önemlisi ise Filistin İslami Direniş Hareketi dir (HAMAS). Müslüman Kardeşler cemaatinin Filistin kanadı konumundaki HAMAS, 1. İntifada ile birlikte Filistin direnişinde önemi giderek artan bir direniş grubu haline gelmiş ve bu dönemde İsrail e karşı sürdürülmesi gereken mücadelenin içeriğine dair çeşitli bildiriler yayınlamıştır yılında da İzzettin Kassam Birlikleri adında askerî bir kanat oluşturarak fiilî eylemlerini bu yapı üzerinden yürütmeye başlamıştır yılında İsrail füzeleri ile şehit edilene kadar hareketin liderliğini Şeyh Ahmet Yasin üstlenmiştir. Oslo süreci olarak bilinen, 1991 de FKÖ ve İsrail arasında başlayan gizli ikili görüşmeler, Filistin tabanında ayrışmalara neden olmuş ve halk FKÖ ye karşı bir tepki geliştirmeye başlamıştır. FKÖ ile tabanın ayrılmasında temel neden FKÖ nün bağımsızlık mücadelesindeki tavrının değişmesidir; FKÖ ancak müzakere yoluyla bir çözüme ulaşılabileceği düşüncesini benimsemiştir yılında başlayan gizli görüşmeler, 1993 yılında Oslo Anlaşması ile sonuçlanırken, konulan beş yıllık geçiş süreci ardından ne Filistin devleti kurulmuş ne de İsrail, işgal ettiği topraklardan çekilmiştir yılına gelindiğinde verilen sözlerin hiçbirinin gerçekleşmediği ve Filistin Sorunun çözümünde hedeflenen aşamanın kaydedilmediği görülmüştür. Bu görüşmeler 2000 yılında Camp David Zirvesi nde kilitlenmiştir. Bu süreçle birlikte İsrail in yapımını devam ettirdiği yeni yerleşim birimleri halk arasında tepkiye sebep olmuş ve Filistinliler İsrail e karşı yeni hamleler yapılması gerektiği düşüncesini savunmaya başlamıştır. Ariel Şaron un Mescid-i Aksa ya yönelik çirkin saldırısı Filistinlilerin bu düşüncesini desteklemiş ve hemen akabinde yeni bir İntifada başlamıştır. Bu ayaklanma ile birlikte güvenlik zaafı çektiğini iddia eden İsrail, Batı Şeria ve Kudüs çevresinde yüzlerce kilometre uzunluğunda bir utanç duvarı inşa etmeye başlamış, 2005 yılında da korumaya zorlandığı Gazze deki Yahudi yerleşimlerini boşaltarak 01 02
4 Gazze den çekilmiştir. Ariel Şaron hükümetinin Yahudileri Gazze den geri çekmesi, Filistin halkı üzerinde uygulamak istediği baskı ve sindirme politikasının başlangıç aşamasını oluşturmuştur. Uluslararası kamuoyunda oluşan baskılar ardından, işgalci İsrail rejimi 2006 yılında Filistin de ilk demokratik seçimlerin yapılmasını kabul etmek zorunda kalmıştır. Seçimlerden HAMAS ın ezici bir çoğunlukla galip çıkması İsrail ve el-fetih için şok etkisi yaratmıştır. Bu seçimlerin ardından İsrail Gazze Şeridi ne yönelik hukuk dışı saldırılarını başlatarak uluslararası hukuku ihlal etmiş ve bölgeyi abluka altına almıştır. İsrail ayrıca yaptığı katliamlarla hem uluslararası insancıl hukuk ihlalleri hem de uluslararası insan hakları ihlalleri gerçekleştirerek savaş suçu işlemiştir ve işlemeye devam etmektedir. meşru kabul edilmeyen HAMAS yönetimine karşı yaptırımlar başlatıldı. Seçimlerle birlikte el-fetih ve HAMAS arasında yaşanan anlaşmazlık ve çekişme daha da arttı. Bu anlaşmazlık ortamını fırsata çeviren İsrail, sonunda HAMAS ı yönetimden uzaklaştırmayı başardı. 8 Şubat 2007 de Suudi Arabistan ın öncülüğünde imzalanan Mekke Anlaşması ile HAMAS, el-fetih ve bağımsız üyelerden oluşan bir Filistin Ulusal Birlik Hükümeti kuruldu. 1 Kısa süre içinde Ulusal Birlik Hükümeti ni fesheden Mahmut Abbas ın Batı Şeria nın el-fetih yönetimi altında olduğunu ilan etmesiyle HAMAS da Gazze Şeridi nin kontrolünü üstlendiğini açıkladı. Böylece Filistin topraklarında ikili bir yapı meydana gelmiş oldu. HAMAS ın Gazze Şeridi üzerinde hâkimiyet kurmaya başlamasıyla birlikte, İsrail in HAMAS yönetimini bahane ederek Gazze ye uygulamaya başladığı yaptırımlar da uluslararası hukuk kurallarını ihlal edecek boyutlara ulaştı. İsrail, 19 Eylül 2007 de HAMAS yönetimindeki Gazze Şeridi ni düşman bölge ilan ederek temel ihtiyaç maddeleri başta olmak üzere bölgeye birçok mal ve eşya giriş-çıkışına sınırlama getirdi. Elektrik ve akaryakıt girişine de sınırlama getiren İsrail, Gazze ye günün sadece belirli saatlerinde elektrik verileceğini duyurdu. Bunun yanı sıra, altyapı malzemelerinin roket yapımında kullanıldığı bahanesiyle bu malzemelerin de bölgeye girişini yasakladı. Gazze tarafından gelen füze saldırılarını gerekçe gösteren İsrail, 27 Aralık 2008 de Gazze Şeridi ne Dökme Kurşun Harekâtı adını verdiği askerî operasyonu başlattı. Saldırılarda çoğunluğu sivillerden oluşan e yakın insan hayatını kaybetti. Yirmi gün boyunca aralıksız devam eden saldırılar sonrasında İsrail, silah ve diğer mühimmatın Gazze ye girişini engelleme bahanesi ile 3 Ocak 2009 itibarıyla Gazze Şeridi ni deniz ablukası altına aldı. Bu noktada İsrail in Gazze ye uyguladığı ablukanın meşru olup olmadığını anlamak için öncelikle ablukanın uluslararası hukuktaki yeri, uygulama şartları ve alanlarına bakmak gerekmektedir. Ardından İsrail in Gazze Şeridi ne uyguladığı ablukanın meşruluğu üzerinde durulmalıdır. Uluslararası Hukukta Abluka ve Gazze Şeridi Ablukaya Giden Süreç 25 Ocak 2006 da yapılan seçimlerde HAMAS, 132 sandalyeli Filistin Meclisi nde 76 sandalyeyi alarak Filistin Ulusal Yönetimi nde hükümet kurmaya hak kazandı. Demokratik bir seçimle yönetime gelmiş olmasına rağmen başta İsrail olmak üzere ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından Uluslararası Hukukta Abluka Kavramı Uluslararası savaş hukukuna göre keserek savaşın sürdürülebilmesinin önüne geçmektir. Dolayısıyla ab- abluka, önceden belirlenen bir mesafe dâhilinde düşman kıyılarına her luka uygulayacak olan devletin haklı olmanın yanı sıra, yaptırımı devam türlü ticari faaliyetin yasaklanmasıdır. 2 Ablukanın amacı, düşman devletin kıyılarını kuşatma altına alıp ditedir. Ablukanın uygulanış şeklini ve ettirecek güçte de olması gerekmekğer devletlerle tüm ticari ilişkilerini nedenlerini açık şekilde ortaya koyan 03 04
5 bir uluslararası hukuk anlaşması bulunmadığından abluka, ilkesel olarak örf ve âdet hukuku kapsamına girmektedir. Yani ablukayı uygulayacak olan devlet, bunu daha önce yapılagelmiş örneklere dayandırarak meşrulaştırmaktadır. Ayrıca uluslararası toplumun da bu uygulamaya olumlu bakması gerekmektedir. Öncelikli olarak bir ablukanın uygulanabilmesi için uluslararası bir çatışmanın var olması gerekmektedir. Andrew Sanger in deyimiyle abluka, tarafsız devletlerle bağlantısının kesilmesi amacıyla düşman devletin liman ve sahillerinin kuşatılmasını, tabiiyetlerine bakılmaksızın tüm gemi ve uçakların abluka hattına giriş ve çıkışlarının denetim altına alınmasını içeren bir harp metodu şeklinde tanımlanabilir. Eski bir harp yöntemi olarak uygulanan ablukanın meşruiyetine ve uygulama yöntemine dair ayrıntılı bilgi içeren bir uluslararası anlaşma mevcut değildir. Fakat son dönemde denizde silahlı çatışmalara uygulanacak kuralları içeren bir düzenleme bulunmaktadır. Kısaca San Remo Düzenlemesi olarak adlandırılan Denizde Silahlı Çatışmalara Uygulanacak Uluslararası Hukuka İlişkin San Rome Düzenlemesi, 1994 yılında hazırlanmıştır. Düzenleme, denizde çıkan askerî uyuşmazlıklar durumunda uygulanacak kuralları ortaya koymaktadır. Düzenleme oluşturulurken 1907 tarihli Lahey Sözleşmeleri, 1909 tarihli Deniz Savaş Hukukunu ilgilendiren Londra Deklarasyonu ve uluslararası örf ve âdet hukuku temel alınmıştır. Örf ve âdet hukukuna göre oluşturulmasına rağmen, San Rome Düzenlemesi uluslararası hukukta bağlayıcılığı olan bir metin değildir. Fakat mezkûr düzenlemede, silahlı çatışmalar sonucu uygulanan deniz ablukasının nasıl olacağı ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Tüm devletlerin mutabık kaldığı bu düzenlemeye göre, bir ablukanın uluslararası hukuka uygun olabilmesi için birtakım unsurların bulunması şarttır. Bunlardan en önemlisi ilandır. San Rome Düzenlemesi nin 93 ve 94. maddeleri, ablukanın uluslararası topluma ilan edilmesi yönündedir. Savaşan tüm taraflar ve diğer devletler, uygulanacak ablukadan haberdar olmalıdır. Ayrıca ablukanın ne zaman başlayıp ne zamana kadar uygulanacağı da belirtilmiş olmalıdır. Bunun yanı sıra gereklilik, orantılılık ve haklılık, ablukanın öne çıkan temel ilkelerindendir. Düzenlemenin 100. Maddesi ne göre, ablukanın tarafsız biçimde tüm devletlerin gemilerine uygulanması gerekmektedir. Bunun akabinde sivil halkı ilgilendiren ve uluslararası insancıl hukuku içinde barındıran 102 ve 103. maddeler gelmektedir. Bu maddeler tamamen abluka bölgesinde yaşayan sivil halkın haklarını ilgilendiren bir içeriğe sahiptir Madde nin (a) fıkrasına göre, uygulanacak/uygulanan abluka, sivil halkın açlıktan kırılmasına veya en temel ihtiyaçlarının karşılanmasına engel teşkil etmemelidir. Aynı maddenin (b) fıkrasında, ablukadan beklenen askerî avantajın sivil halk üzerinde sebebiyet vereceği zararları aşmaması gerekmektedir. Bu maddelerden de anlaşılacağı gibi, San Rome El Kitabı nda sivil halkın hayatını sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu gıda ürünlerinin ve diğer temel yaşam araç ve gereçlerinin girişinde abluka uygulayan tarafın sivil halka insani yardımda bulunma çabasındakilere izin vermekle yükümlü olduğu belirtilmektedir. Gazze Ablukası Bütün bu bilgiler ışığında, İsrail in Gazze ye uyguladığı abluka ele alındığında, ablukanın daha başlangıç aşaması olarak kabul edilen süreç olan ilanından itibaren bir hukuksuzluğun mevcut olduğu görülmektedir. Ablukada bulunan gereklilik, orantılılık ve haklılık ilkelerinin Gazze Şeridi üzerinde uygulanan ablukada bulunduğunu söylemek mümkün değildir. İsrail, getirdiği yasaklamalara ve uyguladığı ablukaya dayanak olarak şiddeti önlemek ve terörizmle savaşmak gerekçelerini gösterse de Gazze de uygulanan ablukanın siyasi bir amaç güdülerek yapıldığı ve bölgedeki sivil halkı cezalandırdığı, uluslararası toplum nezdinde de kabul gören bir gerçektir seçimlerinden HAMAS ın ezici bir farkla iktidar partisi olarak çıkması ile başlayan 2007 kara ablukası Uygulanacak olan abluka, bölgedeki sivil halka yönelik toplu bir cezalandırmayı içerdiği an meşruiyetini kaybetmektedir. Buna ilişkin kesin bilgi 4. Cenevre Sözleşmesi nin 33. Maddesi nde yer almakta olup abluka altındaki halkın toplu olarak cezalandırılamayacağını açık bir şekilde dile getirmektedir. da sürece dâhil edilecek olursa, o dönemden bu yana Gazze Şeridi nde uluslararası insancıl hukuku ihlal eden birçok durumun yaşandığı görülecektir. Uygulamanın uluslararası toplumca ve bağımsız kuruluşlarca da böyle algılandığını ablukaya dair yayımlanan bağımsız raporlarda da görmek mümkündür. Birleşmiş Milletler in (BM) Gazze İhtilafında Olguları Araştırma Komisyonu Raporu ve Kızıl Haç Komitesi nin raporları, Gazze de abluka suretiyle 05 06
6 uygulanan toplu cezalandırmaların, İsrail in uluslararası insancıl hukuktan doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini ortaya koymaktadır. 3 Gazze ablukasının uluslararası hukuka aykırı olduğuna dair pek çok kanıt getirilebilir. Ancak sadece ablukanın meşruiyetini sağlayan iki temel unsur olan orantılılık ilkesi ve sivil halka karşı yapılan toplu cezalandırma yasağının doğrudan ihlal edilmesi bile, işgal devleti İsrail in kendini savunacak herhangi bir meşru zemini olmadığını göstermesi açısından yeterlidir. BM ve uluslararası toplumun hazırlattığı raporlarda, kurulduğu günden itibaren bölgede savaş halinde olan İsrail in orantısız müdahalede bulunduğu belirtilmektedir. Zira İsrail in abluka altındaki Gazze halkına uyguladığı askerî güç, halkı toplu şekilde cezalandırmaya varıp geri dönüşü mümkün olmayan insani krizlere yol açmaktadır. İsrail in Gazze Şeridi ne Yönelik Uluslararası İnsancıl Hukuk İhlalleri 2. Dünya Savaşı nın sebep olduğu büyük yıkım ile birlikte savaş sonrası dönemde uluslararası sistemde birçok değişim yaşanmıştır. Bu değişimlerden biri de savaş ve kuvvet kullanma terimleri üzerine olmuştur. 2. Dünya Savaş ından sonra BM uluslararası hukukta kuvvet kullanımına dair düzenleme getirmiş ve belirli istisnalar dışında kuvvet kullanımını yasaklamıştır. BM Anlaşması nın 2/4 maddesinde geçen kuvvet kullanma yasağını tüm devletler kabul etmiş olmasına rağmen uluslararası sistemde kuvvet kullanımı boyut ve nitelik değiştirerek varlığını devam ettirmektedir. Bu bağlamda, 1949 tarihli Cenevre Sözleşmelerinin yürürlüğe girmesiyle birlikte, savaş kavramı yerine silahlı çatışma kavramı kullanılmaya başlanmış ve kavramın anlamı giderek genişlemiştir. 4 Her ne kadar uluslararası hukukta kuvvet kullanımı yasaklanmış olsa da silahlı çatışmalar tamamen önlenememiş ve bu noktada devletler, silahlı çatışmalarda uygulanacak kuralları düzenleme yoluna gitmiştir yılında tüm dünya devletleri tarafından imzalanan ve dört farklı sözleşmeden oluşan Cenevre Sözleşmeleri, bugünkü savaş hukukunun, diğer ve daha yaygın kullanımıyla uluslararası insancıl hukukun temelini oluşturmaktadır. 5 Uluslararası insancıl hukuk, savaş hukukundan (jus ad bellum) farklı ve bağımsız olarak savaş sırasındaki hukuk (jus in bello) olarak bilinir ve uluslararası silahlı çatışma ve uluslararası olmayan silahlı çatışma esnasında çatışan tarafların uyması gereken kuralları içerir. Bu çerçeve dâhilinde uluslararası insancıl hukuk savaş esirlerinin durumu; savaşanların, yaralı ve sivillerin hangi haklara sahip olduğu, korunması gereken kişi ve yerlerin nasıl korunması gerektiği gibi kuralları ortaya koyar. 6 Silahlı çatışma kavramının genişlemesi ile birlikte, çatışma sırasında zarar gören sivillerin korunmasına dair Cenevre Sözleşmeleri adı altında birçok düzenleme yapılmıştır. Bunlardan en güncel olanı ise 1949 yılında imzalanmış olan Dördüncü Cenevre Sözleşmesi olup harp zamanında sivillerin korunmasına ilişkin sözleşmedir yılında imzalanan Cenevre Sözleşmelerinde uluslararası nitelik taşımayan silahlı çatışmalar kavramına yer verilmemiştir. Bu eksikliği gidermek amacıyla 1977 yılında düzenlenen Cenevre Sözleşmelerine Ek 2 No.lu Protokol de uluslararası olmayan silahlı çatışmalara dair geniş bir tanım yapılmış ve sivillerin haklarına ilişkin maddeler üzerinde durulmuştur. Bu protokol ile silahlı çatışmalarda başlıca üç temel amaca yönelik düzenlemeler getirilmiştir: 07 08
7 ƸƸ ƸƸ ƸƸ Herkesin insanca muamele görmesi Yaralıların, hastaların ve deniz kazasına uğrayanların özel bir şekilde korunması Sivil halkın operasyonlardan korunması Bu protokolde uluslararası nitelikte olmayan silahlı çatışmalar sırasında çatışmalarda yer almayan kimseler için geniş koruma sağlanmaktadır. Ayrıca sivillerin ve yaşamları için gereken her türlü aracın korunması ile ilgili hükümleri de içermektedir. İsrail in Gazze ye düzenlediği saldırıların uluslararası hukuktaki tanımı ve niteliği tartışmalı bir konudur. Ancak bugün Gazze ye düzenlenen saldırılar ister uluslararası silahlı çatışmalar ister uluslararası olmayan silahlı çatışmalar kategorisine dâhil edilsin, her ikisinde de uluslararası insancıl hukuk kuralları geçerli olacaktır. Yukarıda belirtildiği gibi, 1949 Cenevre Sözleşmeleri 2 No.lu Ek Protokol de uluslararası nitelik taşımayan silahlı çatışmalarda sivillerin ve yerleşim bölgelerinin korunmasına yönelik geniş düzenlemeler getirilerek sivillerin korunması konusundaki hakları genişletilmiştir. Bölgede var olduğu günden itibaren hem sınırı olduğu Müslüman ülkelerle hem de Batı Şeria ve Gazze tarafındaki Filistinlilerle savaş halinde olan İsrail, tüm uluslararası hukuk kurallarını kendi lehine yorumlayıp hemen hemen her konuda hukuk ihlali yapmaktadır. Bu ihlallerden belki de en önemlisi uluslararası insancıl hukuk alanında yaptıklarıdır. İsrail ve HAMAS arasındaki çatışmanın niteliği ve uluslararası hukuktaki yeri tartışmalı olsa da bölgenin İsrail saldırısı altında olduğu su götürmez bir gerçektir. İsrail, Gazze den çekildiği 2005 yılından itibaren bölgeye düzenlediği saldırıları arttırarak devam ettirmektedir. Bu saldırıların amacının HAMAS ın askerî kanadının altyapısını çökertmek olduğunu söylese de İsrail in Gazze ye ve Gazze halkına yönelik topyekûn bir saldırı düzenlediği, uluslararası toplum ve birçok devlet tarafından da kabul görmektedir. İsrail, Gazze Şeridi ne yönelik saldırılarına gerekçe olarak HAMAS yönetiminin gerçekleştirdiğini iddia ettiği füze saldırılarını göstermektedir. Her yaptığı saldırıyı meşru müdafaa olarak tanımlayan işgal devleti İsrail, meşru müdafaa hakkının uygulanma şartlarından olan orantılılık ilkesini yok sayarak sivil halkı toplu cezalandırmaya gitmektedir. Uluslararası insancıl hukuka göre silahlı çatışmalarda sivillerin hedef alınması yasaklanmış olup bu çerçevede ortaya çıkan sorumlulukların ihlalinin de bireysel cezai sorumluluğu beraberinde getireceği belirtilmektedir. Uluslararası insancıl hukukun sivil halka yönelik bütün bu koruma kararlarına rağmen, İsrail in her saldırısında bu kararları ihlal ettiği gözlenmektedir. Hatta bunun da ötesinde, yaptığı saldırıların amacının doğrudan Gazze halkını cezalandırmaya yönelik olduğu görülmektedir Gazze ablukası ele alınacak olursa, 2007 yılı Eylül ayında yaşanan bir füze saldırısı akabinde İsrail, Gazze yi düşman toprağı ilan ederek bölgeye verilen elektrik, yakıt, gıda ve tıbbi malzemeyi ambargo kapsamına almıştır. HAMAS ın gerçekleştirdiğini iddia ettiği füze saldırıları bahanesi ile Gazze de yaşayan tüm sivilleri toplu bir cezalandırmaya tabi tutmuştur. Sistemli şekilde belirli aralıklarla devam eden İsrail saldırıları, 2009 da Dökme Kurşun Operasyonu ile zirve noktasına ulaşmıştır. İsrail tek taraflı başlattığı bu operasyonun amacını -her zamanki bahanesi olan- İsrail e yönelik füze saldırılarının sona erdirilmesi olarak açıklamıştır. Füze saldırılarına karşılık kendini F-16 ve AH-64 Apache helikopterleri ile müdafaa eden İsrail, bu operasyonda 140 HAMAS üyesinin yanı sıra den fazla Filistinliyi katletmiştir. Filistin İnsan Hakları Derneği ne göre ölenlerin 926 sı silahsız siviller iken bunların da önemli kısmı kadın ve çocuklardır. BM tarafından hazırlanan birçok rapora göre İsrail saldırısı tüm Gazze halkını cezalandırmaya yönelik orantısız bir güç kullanımını içermektedir. Raporlarda belirtilen ve uluslararası toplumun da hemfikir olduğu üzere, İsrail saldırıları, insancıl hukukun sivillerin korunmasına yönelik düzenlemelerini ihlal eder niteliktedir. Bunun da ötesinde İsrail in Gazze Şeridi ne yaptığı sürekli saldırılarının niteliği, insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamına girmektedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi nin kuruluş belgesi olan Roma Statüsü nde yer alan tanımda da ifade edildiği üzere, insanlığa karşı işlenen suçların başlıca özelliği; sivillere karşı geniş ve sistematik bir saldırının parçası olarak gerçekleştirilmesi ve bu eylemlerin kitleleri tecrit etmek ya da zorla yerinden etmek üzere uygulanmasıdır. 7 Buradaki en önemli sorun ise, İsrail in göz göre göre yaptığı insancıl hukuk ve insan hakları ihlallerinin yaptırımsız kalması ve sorumlularının cezalandırılmamasıdır. ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü nün 29 Mart 2009 tarihli raporuna göre, saldırılar sırasında beyaz fosfor bombaları kullanılmıştır. Oysaki kimyasal ve biyolojik silahların muharip taraflarca kullanılması uluslararası hukuka göre kesin olarak yasaktır Konvansiyonel Silahlar Konvansiyonu beyaz fosforun sivil halk üzerinde veya hava saldırılarında sivillerin yoğun olarak bulunduğu yerlerde kullanılmasını yasaklamıştır. Ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi ni kuran Roma Statüsü zehir ve zehirli silahların ve bazı zehirli gazların kullanımını savaş suçu olarak belirtmiştir. 8 Buradan hareketle 2009 Gazze saldırısında beyaz fosfor bombası kullanan İsrail in savaş suçu işlediği aşikârdır ve bu durum birçok rapor tarafından ortaya konmaktadır. Hatta Uluslararası Mülteci Hakları Örgütü nün İsrail ve Filistin sorumlusu Donatella Rovera, Fosfor bombalarının siviller üzerindeki etkisi bilinmesine rağmen tekrar tekrar kullanılması bir savaş suçudur. tespitinde bulunmuştur. Silahlı çatışmalarda sivillerin korunmasına yönelik oluşturulan uluslarara
8 sı insancıl hukuk düzenlemeleri, kişilerin yanı sıra yerleşim yerleri de dâhil olmak üzere bazı mülklerle ilgili olarak da koruma sağlamaktadır. Bunlar arasında yerleşim alanları ve özel olarak korunan mekânlar ilk sıralarda yer almaktadır. 9 Buna rağmen İsrail, düzenlediği her saldırıda bilhassa sivil yerleşim bölgelerini ve sivil hizmet binalarını hedef almaktadır da Gazze ye yönelik gerçekleştirdiği katliam niteliğindeki saldırılarda den fazla insan evsiz kalmıştır. BM Dünya Gıda Programı na (WFP) göre Gazze nin gıda endüstrisinin %60 a yakın bir bölümü yok olmuş ve 219 fabrika işlev göremez hale getirilmiştir. Sivillerin hayatına kastetmenin yanı sıra, yaralanan sivillerin tedavi görmesini de engelleyen İsrail, Gazze de bulunan 27 hastanenin 15 ine saldırı düzenleyerek tahrip etmiştir. Koruyucu Hat Operasyonu olarak adlandırdığı 2014 saldırısında ise Gazze ye kara, hava ve denizden askerî harekât başlatmıştır. İsrail Silahlı Kuvvetleri tarafından 17 Aralık ta sivillere yönelik başlatılan operasyonda on binlerce Filistinli BM kontrolündeki okullara sığınmıştır. Bu dönemde İsrail, sivilin sığındığı BM okulunu vurarak 10 kişiyi katletmiştir. İsrail in sivillere yönelik kasıtlı olarak yaptığı bu saldırılar insanlığa karşı işlenen suç olarak kabul edilmektedir. Bir fiilin insanlığa karşı işlenen suç sayılabilmesi için en önemli unsuru, fiilin sivil bir nüfusa yöneltilmiş olmasıdır. 10 Diğer bir ifade ile suçun mağdurunun sivil nüfus olması gerekmektedir. Bir diğer unsur ise saldırıların sistematik ve yaygın bir şekilde devam etmesidir. Son olarak da bu fiillerin bir devlet ya da organizasyonun izlediği politika olarak gerçekleştirilmesidir. Tüm bu unsurlar göz önüne alındığında, İsrail, her Gazze harekâtı ve saldırısında, bir devlet politikası olarak yaygın ve sistematik bir şekilde sivil halkın öldürülmesine, yok edilmesine ve yurtlarından sürülmesine neden olmaktadır. 11 Sivil yerleşim bölgelerine saldırarak Gazze nin altyapısını onarılamayacak şekilde tahrip eden İsrail, bölgedeki yaşam standartlarını da asgari düzeye indirgeyerek sivil halkın açlıktan kırılmasına neden olmak istemektedir. Silahlı çatışmalarda sivil halkı korumaya yönelik olarak ortaya çıkan uluslararası insancıl hukukun ihlali, bireysel cezai sorumluluğu beraberinde getirmektedir. Vuku bulan bu suçları yargılamak ve cezalandırmak Gazze de İkinci Kere Mülteci Olanlar: Yerinden Edilmişler Gazze Şeridi 2008 den bu yana İsrail tarafından üç büyük saldırıya uğramış ve bunun sonucunda nüfusunun büyük bir kısmı ülke içerisinde yer değiştirmek zorunda kalmıştır. İsrail, Gazze Şeridi ne yönelik saldırılarını 2014 Temmuz ve Ağustos aylarında Uluslararası Ceza Mahkemesi nin görevidir. İsrail in Gazze ye düzenlediği her eylem, insanlığa karşı suç olmasına ve uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesine rağmen İsrail in cezasızlık hali devam etmektedir. Bu cezasızlık hali de hâlihazırda süren ve ileride de sürecek olan saldırganlığı ifade etmektedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi ne üye olmayan İsrail in bu saldırgan eylemlerine dair uluslararası toplumun bir an önce adil bir çözüm üretmesi gerekmektedir. Aksi takdirde İsrail in hukuk tanımaz tavırlarıyla bölgede yol açtığı felaketler artarak devam edecektir. İsrail in bölgede siviller üzerine yaptığı ve insanlık suçu olarak nitelenen saldırılarının en görünen sonucu, halkın öldürülmesi ve yerleşim yerlerinin yerle bir edilmesidir. Yaptığı her saldırı ile birlikte Gazze nüfusunun büyük bir kısmını yerinden eden İsrail, bölgede sürekli bir yer değiştirmeye ve tahribata neden olmaktadır. Bu durum bir sonraki bölümde tüm ayrıntıları ile ele alınacaktır. arttırmış ve bu saldırılar neticesinde ülke nüfusunun %28 ine tekabül eden yaklaşık kişi yaşadıkları evlerden olarak yerinden edilmiş insan (Internally displaced person/ IDP) 12 statüsüne düşmüştür. Ağustos ortasından Aralık 2015 e kadar BM 11 12
9 İnsani İşler Koordinasyon Ofisi nin yönetiminde olan IDP Çalışma Grubu, 2014 ten bu yana süregelen savaş durumunda den fazla ailenin evlerinden edildiğini belirterek rakamları güncellemiş ve bu güncel durumu resmeden bir anket çalışması yapmıştır. Anket, IDP lerin mevcut yaşam şartları ve insani yardıma olan ihtiyaçları hakkında geniş bilgi vermektedir. Yeniden yapılandırma çalışmaları sayesinde ev tekrar inşa edilirken on binlerce kişinin ise hâlâ evsiz durumda olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakamlar BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi nin işgal altındaki Filistin topraklarında yaptığı IDP incelemesiyle elde edilmiş olup Nisan 2016 da yayımladığı GAZA Internally Displaced Persons raporunda yer almaktadır. Bu çalışmada kullanılan sayısal veriler de yukarıda adı geçen rapordan alınmıştır. alınmıştır; yani yıkılan ve yaşanılmaz hale gelen evler üzerinden bir hesaplama yapılmıştır. Buradaki rakam evsiz kalan ve yerlerinden edilmiş insanların sayısını vermekten ziyade aile sayısını vermektedir. Anket sonuçlarına göre Gazze de kişi İsrail saldırıları sonucu evsiz kalmıştır. Bu rakamın %24 ünü kız çocukları, %26 sını erkek çocukları, %23 ünü kadınlar, %27 sini ise erkekler oluşturmaktadır. Anketin yapıldığı sırada, yerlerinden edilmiş toplam hane halkı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu rakamın %28 ini mülteci olmayan yerli Filistinliler, %72 sini ise mülteciler oluşturmaktadır yılında Gazze Şeridi nde tahminen 1,3 milyon insan, insani yardıma muhtaç şekilde yaşamaktadır Savaş Hali: Eşi Benzeri Görülmemiş Yıkım 2014 yılında Gazze Şeridi, işgal devleti İsrail in 1967 yılından bu yana en amansız saldırılarına maruz kalmıştır. İsrail in saldırılarında sadece 2014 yılında Filistinli öldürülmüş, in üzerinde Filistinli de yaralanmıştır. Eğitim ve sağlık hizmetlerine, temiz su ve gıdaya erişime ve enerji tesislerini kapsayan kamusal altyapıya, geri dönüşü uzun zaman alacak büyük zararlar verilmiştir yılında Gazze Şeridi nde tahmini olarak 1,3 milyon insanın insani yardıma ihtiyaç duyduğu belirtilmektedir civarında konut tamamen yıkılmış, konut ise 2014 saldırıları sonucunda ciddi biçimde tahrip olmuştur. İsrail in Aralık 2008-Ocak 2009 da düzenlediği Dökme Kurşun Operasyonu ndaki yıkımın üç katı rakamlara ulaşılan 2014 teki saldırılarda den fazla ev, içinde yaşanılamayacak hale gelmiştir. Anketlerin çıkış noktası olarak tahrip edilen binalarda yaşayan ailelerin evleri baz IDP lerin Mevcut Barınak Durumu 2014 yılında Gazze ye yönelik saldırılarının şiddetini arttıran İsrail, misafir oldukları ailelerin yanın- sığındıkları acil durum sığınağı veya BM nin Filistinli mültecilere yardım dan ayrılmıştır. Ancak buna rağmen kuruluşu olan UNRWA binalarını Gazze de yaklaşık kişi hâlen ve devlet okullarını, barınakları ve daha evsiz durumdadır ve bu kişilerin yaşam bölgelerini hedef alan saldırılar düzenlemeye başlamıştır. Bu defalarca yer değiştirdiği tespit edil- anketin hazırlanma süresi boyunca saldırılar sonucunda Gazze de yaklaşık kişi IDP konumuna ikamet etmekte ve yaşamlarını son miştir. Bugün IDP ler çeşitli yerlerde düşmüştür. derece kötü koşullarda sürdürmektedir. Bu kişilerin dörtte biri yıkıntı Ağustos 2014 teki ateşkesle birlikte daha önceki saldırılar sonucu IDP konumuna düşenlerin büyük çoğunluğu larında yaşamaktadır. Yine halde bulunan kendi evlerinin enkaz- saldırılar 13 14
10 sonucu evlerinden olup yaşayacak bir sığınak bulamayan insanların çoğu asgari düzeyin çok altındaki yerlerde kiracı olarak kalmaktadır. Gazze yönetiminin de yeterli mali destek sağlayamaması sonucu, kalacak yer kiralamak isteyen pek çok IDP, farklı alternatif anlaşmalar yapmaktadır. Bu ki- yerlerden de zorla çıkarılabilecekleri düşüncesidir. Bugün saldırılar sonucu IDP durumuna düşen Gazze halkının %65,5 i kiracı olarak, %23 ü maddi yetersizlikten dolayı yıkılmış/hasar görmüş evlerde, %3 ü prefabrik evlerde, diğer %3 lük kısmı ise akraba yanlarında, %1,5 i geçici yerleşim yerlerin- kendileri için kalıcı olmayacağı ve buralardan da zorla gönderilecekleri endişesi taşımaktadır. IDP lerin %23 ü ise saldırılar sonucu tahrip edilmiş veya tamamen yaşanmaz hale gelmiş evlerinde ikamet etmeye devam etmektedir. İsrail saldırıları sonucu yerlerinden edilmiş insanların ikamet için yer değiştirme ve hareket etme sıklığı şu şekildedir: 2016 verilerine ve en son yapılan çalışmaya göre her IDP ortalama 2,4 kez yer değiştirmektedir aile/ev halkı saldırılar sonucu ikamet edecek yeni yer bulmak için bir kez yer değiştirmiştir aile iki kez yer değiştirmiş, aile üç kez, aile ise dört ya da dörtten daha fazla yer değiştirmiştir. Bu sonuçlardan da anlaşılacağı üzere, saldırılar sebebiyle evlerinden olan insanların/ailelerin ikamet edecekleri yeni yerler bulması kolay olmamaktadır. IDP ailelerin büyük çoğunluğu üç kez yer değiştirmiştir ve yeni bir saldırı ile hâlihazırda bulundukları yerlerden de olacakları endişesi taşımaktadırlar. Saldırılar sonucu evi tahrip edilmiş Saudi ailesi bu duruma tipik bir örnektir. şilerin çoğu ambarlarda, bitmemiş inşaatlarda veya zaten asgari standartların oldukça altında yaşayan komşu ya da akrabalarının yanında kalmaktadır. Koşulları son derece elverişsiz olan binalarda yer kiralayıp hayatta kalma mücadelesi veren bu insanların en büyük kaygısı ve çaresizliği ise hâlihazırda bulundukları de ve %4 ü de diğer şekillerde yaşamlarını sürdürmektedir. İşgal devleti İsrail in hukuksuz saldırıları sonucu yerlerinden edilmiş kişilerin (IDP) %62 si saldırılar öncesi Gazze de ev sahibi olup kendi evlerinde ikamet ederken şu an kiracı konumundadır. IDP lerin %49 u ise halen ikamet ettikleri yerlerin de 2014 yılında İsrail saldırıları sebebiyle harabeye dönen Ash Shuja iyede yaşayan 56 yaşındaki Fatma Mardi Saudi, sekiz çocuk annesi dul bir hanımdır. Yaşadıkları ev saldırılar sonucu ciddi boyutta tahrip olmuş ve yaşanmaz hale gelmiştir. Fatma Mardi, evi yıkılmış olmasına rağmen saldırılar öncesi evi satın almak için aldığı banka kredisini ödemeye devam etmektedir. Fatma Hanım, şu an üçü bekâr, biri evli dört oğlu ile bir
11 likte Kamu Çalışmaları ve Konutlandırma Bakanlığı nın (The Ministry of Public Works and Housing) sağladığı iki prefabrik evde oturmaktadır. Fatma Mardi nin iki erkek kardeşi de saldırılar sonucu evlerini kaybetmiştir. Evleri ağır şekilde tahrip olmasına rağmen maddi sıkıntılardan dolayı kalacak yer bulamamışlar ve saldırılar sırasında yaşanmaz hale gelen evlerine geri dönmüşlerdir. Fatma nın erkek kardeşi olan Abdullah, tahliye sonucu kiraya çıktığını, fakat evin kirasını sadece üç ay ödeyebildiğini belirtmiştir. Gazze de Fatma Mardi Saudi ailesi gibi yüzlerce aile bulunmaktadır. Gazze yönetimi bütçesi el verdiği ölçüde bu kişilere yardım etmektedir fakat İsrail in kara ve deniz ablukası, hükümetin gelirlerine büyük darbe vurduğu için vatandaşlara yeterli mali destek sağlanamamaktadır. Bu sebeple birçok insan ve aile saldırılar sonucu yıkılan/tahrip olan evlerinde yaşamaya devam etmektedir. IDP Savunmasızlığı 10 yıllık uzun bir abluka süreci ve son altı yılda gerçekleşen üç insafsız ve hukuk dışı saldırı sonrası Gazze nin temel altyapısı, hizmet/ servis dağıtımı ve savunma mekanizması yerle bir edilmiştir. IDP incelemesi boyunca toplanan verilere dayanarak Gazze de neredeyse Filistinlinin yerinden edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu rakam, raporu hazırlayan grubun sahada aktif olduğu süre boyunca elde ettiği verilere ait bir rakamıdır ve bu sayılar her geçen gün artmaktadır. Bu durum âdeta Gazze nin gerçeği haline gelmiştir. Bugün Gazze halkı sadece kalacak yer sıkıntısı çekmemektedir, aynı zamanda basit hizmetlere ulaşmada dahi ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Gazzelilerin günlük yaşantısını tehdit eden pek çok olumsuzluk söz konusudur. Özellikle İsrail tarafından Gazze nin yerleşim bölgelerine atılan fakat patlamamış durumdaki top mermilerinin ve bombaların oluşturduğu tehlikelerin yanı sıra kötü hava şartlarına maruz kalmak da insanların yaşantısını oldukça zorlaştırmaktadır. Her aile için ciddi sorun oluşturan bu koşullar sebebiyle yaşanan sıkıntılar, bilhassa saldırılar sonucu evin babasını kaybetmiş aileler, çocuklar ve sakat kalmış kişilerin hayatında daha da yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. BM Genel Sekreterliği nin İşgal Edilmiş Filistin Topraklarında İnsan Hakları Durumu raporunda (Human Rights Situation in the Occupied Palestinian Territory) Gazze nin bu durumu tam olarak şu şekilde ifade edilmektedir: Gazze ablukası sivil halkı toplu cezalandırma olarak varlığını sürdürmektedir. İsrail, Gazze halkının sivil, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını hiçe sayarak ihlal etmektedir. Bölgeyi işgal ettiği günden bu yana Filistinlilere karşı ağır insan hakları ihlalleri gerçekleştiren İsrail, Gazze ablukası ile birlikte Gazze de yaşayan halkı toplu cezalandırmaya gitmiştir. Uluslararası hukuka göre, bir bölgede sivil halka yaptırım uygulamak ve toplu cezalandırmaya tabi tutmak hukuk ihlalidir ve insanlık suçudur. Kuruluşundan itibaren yaptığı hukuksuzluklarla dünya gündeminden düşmeyen İsrail, yaptıklarının yaptırımsız ve cezasız kalmasından aldığı cesaretle hak ihlallerine ve katliamlarına pervasızca devam etmektedir. Bugün Gazze de bulunan IDP ailelerin %71 i temel besin kaynaklarına ulaşmada ciddi sıkıntı yaşamaktadır ve bu durum gittikçe kötüleşen bir hal almaktadır. Bu ailelerin yaşadığı bir diğer sorun da ikamet ettikleri yerlerin asgari standartların oldukça altında olmasıdır. Örneğin IDP ailelerin %45 i ikamet ettikleri yerlerde bir odayı üçten fazla kişi ile paylaşmaktadır. %43 ünün ise gıda tüketimi gün geçtikçe azalmaktadır. IDP ailelerini olumsuz etkileyen diğer bir unsur ise hava koşullarıdır. Yukarıda da belirtildiği gibi ikamet edecek yer bulamayan, bulsa da kirasını ödeyemediğinden dolayı saldırılar sırasında yıkılmış evlerinde yaşamaya devam eden kişi sayısı oldukça fazladır. IDP ailelerin %31 i kaldıkları yerlerin elverişsiz koşullarından dolayı aşırı sıcağa, yağmura veya soğuğa maruz kalmaktadır. Bugün 1,8 milyon Filistinli Gazze de kilit altındadır ve dış 17 18
12 dünya ile bağlantıları tamamen kopartılmıştır dan bu yana Gazzelilerin Filistin topraklarında yer değiştirmesi ve ülke içerisinde hareket etmesi İsrail tarafından sınırlandırılmış ve bu uygulama Haziran 2007 den itibaren daha da yoğunlaştırılmıştır. Bu durum Gazze halkının yaşantısına büyük bir darbe vurmuştur yılında İsrailli yetkililer Filistinlilere verilen çıkış izinlerini arttırmış görünse de bu uygulama çok küçük bir azınlık için geçerli olup sadece hastalar, iş adamları ve uluslararası organizasyonlarda görev alan kişileri kapsamaktadır. Gazze nin dünyadan soyutlanmış ve açık hava hapishanesine dönüştürülmüş hali, Mısır da yapılan darbeden sonra Refah Sınır Kapısı nın kapatılması ile birlikte daha da artmıştır. Gazze nin dünyaya açılan tek noktası olan Refah Kapısı nın kapatılması, Gazzelilerin temel ihtiyaç maddelerine ulaşma konusunda da ciddi sıkıntılar yaşamasına sebep olmaktadır. IDP anketi verilerine göre 2014 saldırılarında 318 kişi kaybolmuştur. Bunların 225 i erkek, 93 ü kadındır. 402 erkek, 229 kadın toplamda 631 kişi sakatlanmıştır kişi uzun süreli tedaviye ve sağlık hizmetlerine muhtaç durumdadır. Bunların 619 u erkek, 402 si kadındır. Yerinden edilmişlik ve sakatlık Dokuz çocuk babası olan 53 yaşındaki Abu Muhammed, 38 kişilik geniş ailesi ile birlikte Beit Hanoun da yaşamaktadır. Aile 2014 teki İsrail saldırıları sonucu IDP konumuna düşmüştür. Başlangıçta yıkılan evlerine yakın bir yerde geçici bir barınakta yaşayan Abu Muhammed ve ailesi, Mayıs 2015 te Beit Hanoun da bulunan geçici yerleşim birimlerine (Temporary Displacement Site) taşınabilmiştir. Aile hâlâ bu geçici yerleşim biriminde yaşamaktadır. Suudi Arabistan ın yeniden yapılandırma adına sağladığı hibeden belirli bir miktar alan Abu Muhammed ailesi, kısa zaman önce evlerinin yeniden inşası sürecine başlamıştır. Sekiz yaşındayken geçirdiği felç sebebiyle belden aşağısı tutmayan Abu Muhammed ve sol kolundaki felçten ve bacağındaki aksaklıktan dolayı gündelik hayatta büyük sıkıntılar yaşayan eşi, sakatlıklarından ötürü zaten zorluk içindeyken IPD konumuna düştükten sonra sıkıntıları daha da artmıştır. Abu Muhammed in ailesinden birçok kişi İsrail saldırıları sırasında ölmüş, oğullarından biri de başından yaralanmıştır. Aile reisi olarak sakatlığından dolayı ne yıkılan evlerini yeniden inşa etme ne de kaldıkları barınağın şartlarını geliştirme imkânı olan Abu Muhammed in ve ailesinin hayatı büyük sıkıntı içinde geçmektedir. Saldırılar Sonucu Yerlerinden Edilmiş Çocuklar 2014 saldırıları, uzun süredir devam eden ve Gazze halkı üzerinde etkisini şiddetli şekilde hissettiren ablukanın sancılarını daha da arttırmıştır. Bu saldırılar sonucu 2014 yılında 551 çocuk hayatını kaybetmiş, çocuk yaralanmış ve çok sayıda çocuk da sakat kalmıştır den fazla çocuk yetim kalırken çocuğun evi tamamen yıkılmış, çocuk da yerinden edilerek IDP konumuna düşmüştür. Saldırılara maruz kalan çocuklarda yaşadıkları psikolojik travmalar sonucu birtakım davranış bozuklukları meydana gelmiştir. Gazze de yaşayan birçok çocuk İsrail tarafından atılan fakat patlamamış halde Gazze topraklarında bulunan top mermileri veya bombaların yol açtığı tehlikelerle karşı karşıyadır. Özellikle İsrail saldırılarına hedef olmuş bölgelerde oyun oynayan çocuklar, fark etmeden ayaklarının altındaki bu türden patlayıcılara basarak can vermekte ya da sakat kalmaktadır. Bugün Gazze de çocuğun psikolojik desteğe ve korunmaya ihtiyacı vardır; den fazla çocuk ise bireysel korunmaya muhtaç haldedir
13 Sonuç Bölgede var olduğu günden itibaren hem sınırı olduğu Müslüman ülkelerle hem de Batı Şeria ve Gazze tarafındaki Filistinlilerle savaş halinde olan İsrail, tüm uluslararası hukuk kurallarını kendi lehine yorumlayıp hemen hemen her konuda hukuk ihlali yapmaktadır. İsrail ile HAMAS arasındaki çatışmanın niteliği ve uluslararası hukuktaki yeri tartışmalı olsa da bölgenin İsrail tarafından işgal altında olduğu su götürmez bir gerçektir. İsrail Gazze Şeridi ne uyguladığı saldırıları 19 Eylül 2007 de Gazze Şeridi ni düşman bölge ilan ederek daha da arttırmış, 2009 da deniz ablukası uygulayarak kitlesel cezalandırmalara başlamıştır. İsrail, getirdiği yasaklamalara ve uyguladığı ablukaya dayanak olarak şiddeti önlemek ve terörizmle savaşmak gerekçesini gösterse de Gazze de uygulanan ablukanın siyasi bir amaç güdülerek yapıldığı ve bölgedeki sivil halka karşı toplu bir cezalandırma uyguladığı uluslararası toplum tarafından da kabul görmektedir. Ablukanın yanı sıra İsrail in Gazze halkına karşı yaptığı saldırılar sırasında da savaş suçu işlediği İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından açıklanmıştır. İsrail, kendini müdafaa etme gerekçesiyle düzenlediği saldırılarda beyaz fosfor bombası kullamaktadır. Oysa Uluslararası Ceza Mahkemesi ni kuran Roma Statüsü zehir ve zehirli silahların ve bazı zehirli gazların kullanımının savaş suçu olduğunu belirtmiştir. Gazze Şeridi, ablukaya alındıktan sonraki en büyük acılarından birini 2014 yılında yaşamış ve İsrail saldırıları sonucu kişi ülkesinde yerinden edilmiş statüsüne düşmüştür. Bu rakamdan ve BM tarafından hazırlanan birçok rapordan da anlaşılacağı üzere, İsrail saldırıları tüm Gazze halkını cezalandırmaya yönelik orantısız bir güç kullanımını içermektedir. Raporlarda belirtilen ve uluslararası toplumun da hemfikir olduğu üzere, İsrail saldırıları, insancıl hukukun sivilleri korunmasına yönelik düzenlemelerini ihlal eder niteliktedir. En önemli sorun, İsrail in gözgöre göre yaptığı insancıl hukuk ve insan hakları ihlallerinin yaptırımsız kalmasıdır. İsrail in uluslararası hukuku hiçe sayarak işlediği sayısız katliam hiç şüpesiz ki hukuk normları açısından savaş suçu niteliğindedir. Fakat bütün bunlara rağmen Gazze halkının yıllardır süren mağduriyeti ve haklı davası, birkaç devlet ve STK dışında hiçbir aktör tarafından net bir tavırla savunulmamaktadır. Sonnotlar 1. Ahmet H. Topal, İsrail in Gazze Ablukası ve Mavi Marmara Saldırısı, MHB, Yıl 32, Sayı 1, 2012, s Cemalettin Karadaş, Mavi Marmara Olayı, 2013, USAK, Ankara, 2013, s Karadaş, s M. Yasin Aslan, Savaş Hukukunun Temel Prensipleri, TBB Dergisi, Sayı 79, 2008, s Zeki Mesud Akan, 1949 Cenevre Sözleşmeleri, s. 40, dergiler/38/248/2251.pdf 6. Cenap Çakmak, Uluslararası Hukuk: Giriş, Teori ve Uygulama Bir Uluslararası İlişkiler Yaklaşımı, İstanbul: Ekin Yay., 2014, s Çakmak, s Çakmak, s Ezeli Azarkan, Uluslararası Hukukta İnsanlığa Karşı Suçlar, 2003, s. 288, dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/38/281/2556.pdf 11. Turgut Turhan, Uluslararası İnsancıl Hukuk ve İsrail in Gazze Harekâtı, İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, No: 41, Ekim 2009, s Internally Displaced Persons/IDPs: U lkesinde yerinden edilmiş kişi olarak Türkçeye çevrilmektedir. IDP kavramı için uluslararası hukukta üzerinde uzlaşılan yasal bir tanım yoktur. Bununla birlikte, ülkesinde yerinden edilmiş kişiler Nisan 1998 de BM İnsan Hakları Komisyonu na sunulan Ülkesinde Yerlerinden Edilmiş Kişilere İlişkin Kılavuz İlkeleri nin giriş bölümünde; zorla ya da zorunda kalarak evlerinden veya sürekli yaşamakta oldukları yerlerden, özellikle silahlı çatışmaların, yaygın şiddet hareketlerinin, insan hakları ihlallerinin veya doğal ya da insan kaynaklı felaketlerin sonucunda veya bunların etkilerinden kaçınmak için, uluslararası düzeyde kabul görmüş hiçbir devlet sınırını geçmeksizin kaçan ya da bu yerleri terk eden kişiler veya kişi grupları olarak tanımlanmıştır
14 Uygulanmayan Uluslararası Hukuk ve Gazze Nuhun Gemisi Sayfa Tasarım: Fatih Hacıoğlu Baskı: Pelikan Basım Maltepe Mh. Gümüşsuyu Cd. Odin İş Merkezi No. 28/1 Topkapı-İSTANBUL
15 Bu çalışmada HAMAS ın seçimlerden galip çıkmasıyla başlayan İsrail in Gazze Şeridi üzerindeki saldırıları hukuksal boyutuyla değerlendirilecektir. İlk bölümde abluka ve ablukaya giden süreç ele alınacak, uluslararası hukukta abluka uygulanabilmesi için hangi kriterlerin oluşması gerektiği ile ilgili normlar ortaya konulacaktır. Ardından uluslararası hukukta abluka süreci konusu aktarılarak Gazze Şeridi ne uygulanan ablukanın meşruiyeti sorgulanacaktır. İkinci bölümde ise İsrail in Gazze ye yönelik saldırıları ele alınarak uluslararası insancıl hukuk ihlalleri anlatılacaktır. Bu bölümde temel olarak 2009 ve 2014 saldırılarına odaklanılarak yoğun insan hakları ihlalleri ile işlenen savaş suçları üzerinde durulacaktır. Son bölümde ise İsrail in 2005 ten bu yana devam ettirdiği saldırılar sonucu yerinden edilen insanların mevcut durumları sayısal verilerle ortaya konulacaktır.
Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara Karşı Filistin Halkının Tutumu (Anket)
Kamuoyu Yoklaması Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara Karşı Filistin Halkının Tutumu (Anket) Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi 2017 1 Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara
BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi
2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI
İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ
İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ NİN SURİYE KRİZİNDEKİ TUTUMU... 1 Giriş... 1 1. BM Organı Güvenlik Konseyi nin Temel İşlevi ve Karar Alma Sorunu...
ULUSLARARASI FİLİSTİN ZİRVESİ 2018
VİZYON BELGESİ ULUSLARARASI FİLİSTİN ZİRVESİ 2018 Filistin de İsrail Yerleşimi ve Batı Şeria Duvarı ( 13-14 Eylül 2018, İstanbul ) Batı Şeria da İsrail yerleşimi günden güne genişlemekte olup daha önce
İLTİCA HAKKI NEDİR? 13 Ağustos 1993 tarihli Fransız Ana yasa mahkemesinin kararı uyarınca iltica hakkinin anayasal değeri su şekilde açıklanmıştır:
İLTİCA HAKKI NEDİR? 27 Ekim 1946 tarihli Fransız Ana yasasının önsözü uyarınca özgürlük uğruna yaptığı hareket sebebiyle zulme uğrayan her kişi Cumhuriyet in sınırlarında iltica hakkına başvurabilir. 13
Moro Müslümanları Üzerine 99 KENDİ LİDERİNİN KALEMİNDEN BANGSAMORO MÜCADELESİ
Moro Müslümanları Üzerine 99 KENDİ LİDERİNİN KALEMİNDEN BANGSAMORO MÜCADELESİ Moro Müslümanları Üzerine 99 MÜCADELE AHLAKI KENDI LIDERININ KALEMINDEN BANGSAMORO MÜCADELESI Mücadele Ahlakı Kendi Liderinin
TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER
TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul [email protected] SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
İslam Dünyasında Eğitim
İslam Dünyasında Eğitim İslam Dünyasında Eğitim Yazarlar Emrin Çebi Riad Domazeti Emin Emin Serhat Orakçı Burak Çalışkan Merve Aksoy Ercümen Editör Dr. Ahmet Emin Dağ Yayına Hazırlık Ümmühan Özkan ISBN:
07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları,
07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi Değerli Basın Mensupları, Uluslararası Adalet ve Hürriyet Derneği`nin, 2015 Yılı İsrail tarafından
İç Tehdit ve Riskler Işığında İSLAM DÜNYASININ GELECEĞİ. Hazırlayan Dr. Ahmet Emin Dağ
İç Tehdit ve Riskler Işığında İSLAM DÜNYASININ GELECEĞİ Hazırlayan Dr. Ahmet Emin Dağ 2016 İç Tehdit ve Riskler Işığında İSLAM DÜNYASININ GELECEĞİ Yazarlar Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara Prof. Dr. Ahmet
İşgal medyası, direnişin bu saldırısı sonucunda 7 yerleşimcinin yaralandığını açıkladı.
Siyonist İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları beşinci güne girdi. Saldırıların sonucunda oluşan bilanço; 69 şehit, bir kısmı ağır olmak üzere, aralarında kadın, yaşlı ve çocukların da bulunduğu 600'den
TÜRKIYE. ILISKILERI. Serhat Orakçı. Tarihî Süreç, Yaklaşımlar ve Beklentiler. Türkiye-Afrika İlişkileri Tarihî Süreç, Yaklaşımlar ve Beklentiler
276. TÜRKIYE... AFRIKA.. ILISKILERI. Türkiye-Afrika İlişkileri Tarihî Süreç, Yaklaşımlar ve Beklentiler Tarihî Süreç, Yaklaşımlar ve Beklentiler Serhat Orakçı Türkiye-Afrika İlişkileri Tarihî Süreç, Yaklaşımlar
AV. VEDAT CANBOLAT AV. ELİF CANBOLAT GÖKTEPE
AV. VEDAT CANBOLAT AV. ELİF CANBOLAT TIBBİ MÜDAHALEDE KÖTÜ UYGULAMA Tıbbi müdahale; tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olsa da tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen
Hukuki Boyutu. Savaş Suçu
Irak saldırısının Hukuki Boyutu ve Savaş Suçu Av. Muharrem Balcı 27 Şubat 2003 Her hakkı Tüketiciler Birliği ne aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. 1 Giriş Aylardır üzerinde sürekli konuşulan ve
Yrd. Doç. Dr. AHMET HAMDİ TOPAL. KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. AHMET HAMDİ TOPAL KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ULUSLARARASI CEZA YARGILAMALARINDA CİNSEL SUÇLAR İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix
1. İnsan Hakları Kuramının Temel Kavramları. 2. İnsan Haklarının Düşünsel Kökenleri. 3. İnsan Haklarının Uygulamaya Geçişi: İlk Hukuksal Belgeler
1. İnsan Hakları Kuramının Temel Kavramları 2. İnsan Haklarının Düşünsel Kökenleri 3. İnsan Haklarının Uygulamaya Geçişi: İlk Hukuksal Belgeler 4. Birinci Kuşak Haklar: Kişi Özgürlükleri ve Siyasal Haklar
Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Mücadeleye İlİşkİn. Sözleşmesi. İstanbul. Sözleşmesİ. Korkudan uzak Şİddetten uzak
Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Önlenmesİ ve Bunlarla Mücadeleye İlİşkİn Avrupa Konseyİ Sözleşmesİ İstanbul Sözleşmesi Korkudan uzak Şİddetten uzak BU SÖZLEŞMENİN AMACI Avrupa Konseyi nin, kadınlara
Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri
Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.
SAĞLIK TARAMA RAPORU
SAĞLIK TARAMA RAPORU Sağlık, sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil kişinin bedenen ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, sadece hastalıklardan
ALMANYA DA 2013 MART AYI İTİBARİYLE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ALANINDA MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER
ALMANYA DA 2013 MART AYI İTİBARİYLE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ALANINDA MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER 1. İstihdam Piyasası Çalışanların sayısı bir ay öncesine göre 44.000 artarak Şubat 2013 de 41,40
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN TÜRKİYE DEKİ GELİŞİMİ
Ünite 11 KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN TÜRKİYE DEKİ GELİŞİMİ Prof. Dr. Sebahattin BEKTAŞ Kentlerimizde ilk dönüşüm dalgası Tazminat dönemi ile başlamaktadır. 1838 Osmanlı-İngiliz Ticaret Anlaşmasının özellikle liman
Türk Hukuku nda ve Karşılaştırmalı Hukukta Vicdani Ret
Türk Hukuku nda ve Karşılaştırmalı Hukukta Vicdani Ret Yasemin SEMİZ TÜRK HUKUKU NDA VE KARŞILAŞTIRMALI HUKUKTA VİCDANİ RET Ankara 2010 Türk Hukuku nda ve Karşılaştırmalı Hukukta Vicdani Ret Yasemin Semiz
İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI ARALIK AYI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU ARALIK 2012
İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI ARALIK AYI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 01 31 ARALIK 2012 M. SEZGİN TANRIKULU CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İSTANBUL MİLLETVEKİLİ GİRİŞ: Bugün 10 Aralık İnsan Hakları
www.elbirdernegi.org www.elbirdernegi.org El-bir Konya dan Dünyaya Yayılan. Iyilik Hareketinin Adıdır Hakkımızda ELBİR Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği; ayrım yapmaksızın ülkesinde uğradığı zulüm ve sıkıntılar
2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU
2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 1 Av.Dr. M. SEZGİN TANRIKULU İSTANBUL MİLLETVEKİLİ GİRİŞ 2015 yılı Ağustos ayından itibaren tekrar başlayan çatışmalar Türkiye tarihinde eşi az görülmüş bir yıkıma, sayısız
www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10
www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk
YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK IŞBIRLIĞI YAPILMASINI UMUYORUZ.
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ No.41, No.23, OCAK MART 2017 2015 ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ NO.41, OCAK 2017 YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK
Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme CRC/C/TUR/Q/2-3 Dağıtım: Genel 16 Kasım 2011 Aslı: İngilizce Çocuk Hakları Komitesi Altmışıncı Oturum 29 Mayıs 15 Haziran 2012 Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin
Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik)
Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik) Uzun yıllar süren iç savaşlar ve dış müdahaleler sonucu istikrarsızlaşan Afganistan, dünya afyon üretiminin yaklaşık olarak yüzde 90'ını karşılıyor. 28.04.2016
ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.12, ARALIK 2016 ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI 30 Kasım 2016 Çarşamba günü Ortadoğu Stratejik
ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ
BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek
Siber Savaşın Hukuki Boyutu. SG 507 Siber Savaşlar Güz 2014 Yrd. Doç. Dr. Ferhat Dikbıyık
Siber Savaşın Hukuki Boyutu SG 507 Siber Savaşlar Güz 2014 Siber Savaş hukuk kurallarını oluşturmadaki zorluklar Fiziksel güç ile birlikte, resmi veya kritik sivil web sitelerine veya ağlara yapılan saldırılar
TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1
( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,
SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ
SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi
Devrim Öncesinde Yemen
Yemen Devrimi Devrim Öncesinde Yemen Kuzey de Zeydiliğe mensup Husiler hiçbir zaman Yemen içinde entegre olamaması Yemen bütünlüğü için ciddi bir sorun olmuştur. Buna ilaveten 2009 yılında El-Kaide örgütünün
DURAP 20 OCAK - 04 ŞUBAT
Zeytin Dalı Harekâtı Suriye DURAP 20 OCAK - 04 ŞUBAT 2018 Önemli Gelişmeler Zeytin Dalı Harekâtının Hukuki Dayanakları Uluslararası Hukuk Bakımından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin terörle mücadele
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı / Temmuz - Ağustos 2013 - Sayı: 27 15 Temmuz 2013: Tuzhurmatu olaylarının araştırılması
T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG
T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI
18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı.
YETİM RAPORU 18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. Bakanlar Kurulu nun 6 Şubat 2007 tarihli
Terörle Mücadele Mevzuatı
Terörle Mücadele Mevzuatı Dr. Ahmet ULUTAŞ Ömer Serdar ATABEY TERÖRLE MÜCADELE MEVZUATI Anayasa Terörle Mücadele Kanunu ve İlgili Kanunlar Uluslararası Sözleşmeler Ankara 2011 Terörle Mücadele Mevzuatı
Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye de insan hakları ihlallerinin
1 Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye de insan hakları ihlallerinin sistematik olarak artması ışığında, Haziran 2011 de kurulan, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütüdür. SNHR, mağdurların haklarının
İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU
İsrail Yaralıların Tahliye Operasyonu FAALİ YET RAPORU TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ 08 Haziran 2010 Afet Yönetimi Müdürlüğü A. GENEL DURUM Ulusal ve uluslararası çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından
YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU
YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,
TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR
TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...
TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜÇ KULLANMA SEÇENEĞİ ( )
TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜÇ KULLANMA SEÇENEĞİ (1923-2010) Teorik, Tarihsel ve Hukuksal Bir Analiz Dr. BÜLENT ŞENER ANKARA - 2013 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... iii TABLOLAR, ŞEKİLLER vs. LİSTESİ... xiv KISALTMALAR...xvii
KAMU PERSONEL HUKUKU KISA ÖZET HUK303U
KAMU PERSONEL HUKUKU KISA ÖZET HUK303U 2 Sayfa 2 1.Ünite Temel Kavramlar ve Anayasal İlkeler KAMU GÖREVLİLERİ Türkiye de Kamu Görevlilerinin Soyağacı Kamu Görevlileri Kamu i Seçilmişler Yükümlüler Gönüllüler
İÇİNDEKİLER (ÖZET) ve YAZARLAR LİSTESİ
İÇİNDEKİLER (ÖZET) ve YAZARLAR LİSTESİ ÖNSÖZ İNSANCIL HUKUKUN TEMEL İLKELERİ VE BU İLKELERİN TARİHSEL GELİŞİM SAFHALARI Dr.Öğr. Üyesi Gökha Al ayrak SİLAHLI ÇATIŞMALARDA SİVİL KİŞİLERİN VE SİVİL NESNELERİN
20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010
T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz
İkrime Sabri: Mescidi Aksa nın. Bir Karışından Bile Taviz Vermeyiz
İkrime Sabri: Mescidi Aksa nın Bir Karışından Bile Taviz Vermeyiz Mescidi Aksa hatibi Şeyh İkrime Sabri, Filistinlilerin Mescidi Aksa daki haklarına bağlı olduklarını, bunun bir karışından bile taviz vermeyeceklerini
YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ
YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak
Entegre Acil Durum Yönetimi Sistemine Giriş
İstanbul Teknik Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Bölümü CBS & UA ile Afet Yönetimi Entegre Acil Durum Yönetimi Sistemine Giriş Amaçlar (1) Kriz yönetimi kavramının tartışılması Tehlike, acil durum ve
YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU. Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014
YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014 Diğer Mevzuat - Değiştirilen Hükümler 1950 tarihli 5682 sayılı Pasaport Kanun 2/7/1964 tarihli 492 sayılı
Sağlık Personeline Karşı İşlenen Suçlar. Dt. Evin Toker
Sağlık Personeline Karşı İşlenen Suçlar Dt. Evin Toker [email protected] Şiddet Nedir? Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şiddeti; fiziksel güç veya iktidarın kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçiminde bir
ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME
ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME Dr. Günay SAKA HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI 1 Dersin amacı Bu bir saatlik dersin sonunda Dönem III öğrencileri, Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ilgili bilgi sahibi olacaklardır.
ABD Suriye Rejimi'nin hava üssünü vurdu
ABD Suriye Rejimi'nin hava üssünü vurdu Saldırı Rusya bilgilendirilerek yapıldı. 07.04.2017 / 10:52 Pentagon'da gazetecilere açıklama yapan Albay Jeff Davis, "Başkan'ın talimatıyla ABD kuvvetleri, Suriye
ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...
ÖRNEK SORU: 1 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti açısından, 30 Ekim 1918 de, yenilgiyi kabul ettiğinin tescili niteliğinde olan Mondros Ateşkes Anlaşması yla sona erdi. Ancak anlaşmanın,
Geçici Koruma Uluslararası Standartlar. BMMYK Kasım 2014
Geçici Koruma Uluslararası Standartlar BMMYK Kasım 2014 Amaç ve Kapsam Amaç: Geçici koruma ve kitlesel akın kavramları ile geçici koruma ile ilgili uluslararası standartları anlamak Sunumda yer verilecek
KİTLESEL GÖÇLERDE SAĞLIK HİZMETLERİ. Uzm. Dr. Muzaffer AKKOCA
KİTLESEL GÖÇLERDE SAĞLIK HİZMETLERİ Uzm. Dr. Muzaffer AKKOCA 20.05.2016 GİRİŞ İnsanlar neden ülkelerini terk ederler? Savaş Doğal afet Ekonomik nedenler Can güvenliği ULUSLAR ARASI MEVZUAT Devlet Koruması:
Milli varlığa yararlı ve zararlı cemiyetler
On5yirmi5.com Milli varlığa yararlı ve zararlı cemiyetler Milli varlığa yararlı ve zararlı cemiyetler nelerdir? Yayın Tarihi : 12 Kasım 2012 Pazartesi (oluşturma : 12/22/2018) Cemiyetler-Zararlı ve Yararlı
25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ
25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ BODRUM KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ 25 KASIM KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN BÜLTENİ: Mirabel kız kardeşler,
Türkiye ve Kitle İmha Silahları. Genel Bilgiler
Türkiye ve Kitle İmha Silahları Genel Bilgiler Nükleer Silahlar ABD nin nükleer güç tekeli 1949 a kadar sürmüştür. Bugün; Rusya, İngiltere, Fransa, Çin, İsrail, Hindistan ve Pakistan ın nükleer silahları
İhracat kontrolleri kapsamında firmalar için ticaret riskleri
Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş. Eski Büyükdere Cad. Orjin Maslak No:27 Maslak, Sarıyer 34398 İstanbul - Turkey Tel: +90 212 315 3000 Fax: +90 212 234 1067 ey.com Ticaret Sicil No : 479919 Mersis No:
İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI
İSTANBUL İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ ULUSLARARASI KORUMA ÇALIŞMA GRUP BAŞKANLIĞI 1 GİRİŞ TÜRKİYE DE ULUSLARARASI KORUMA MEVZUATI GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL İLKELER-TANIMLAR Göç İdaresi Genel Müdürlüğü,
ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum
ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum Kunduz'da yaşanan savaş ABD için iki seçeneği ortaya çıkardı; ya işgal güçlerini artıracak yada Taliban'ın ilerleyişine göz yummak zorunda
İNSAN HAKLARI SORULARI
1. 1776 Amerikan ve 1789 Fransız belgelerine yansıyan doğal haklar öğretisinin başlıca temsilcisi kimdir? a) J. J. Rousseau b) Voltaire c) Montesquieu d) John Locke 4. Aşağıdakilerden hangisi İngiliz hak
Cansu KOÇ BAŞAR ROMA STATÜSÜ BAĞLAMINDA İNSANLIĞA KARŞI SUÇLARDA DEVLET POLİTİKASI
Cansu KOÇ BAŞAR ROMA STATÜSÜ BAĞLAMINDA İNSANLIĞA KARŞI SUÇLARDA DEVLET POLİTİKASI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER...VII KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 1. İNSANLIĞA KARŞI SUÇLARIN KURUMSAL TEMELLERI VE
Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..
28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri
AFET YÖNETĠMĠNDE ÖĞRETMENLERĠN KONUMU (Geçmiş Afetlerden Çıkarılan Dersler)
MEB-JICA OKUL TABANLI AFET EĞĠTĠMĠ PROJESĠ FORMATÖR ÖĞRETMEN EĞĠTĠM PROGRAMI AFET YÖNETĠMĠNDE ÖĞRETMENLERĠN KONUMU (Geçmiş Afetlerden Çıkarılan Dersler) Gülgün Tezgider ACĠL DESTEK VAKFI Eylül 2011 Sunum
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ 1 MAYIS 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ETKİNLİĞİ SANATSAL ETKİNLİKLER
9TOPLUMSAL ETKİNLİKLER 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ 1 MAYIS 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ETKİNLİĞİ SANATSAL ETKİNLİKLER 11111 260 01 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ 11111 262 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR
FİLİSTİN ÜLKE RAPORU 13.10.2015
FİLİSTİN ÜLKE RAPORU 13.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Filistin e ihracat yapan 7 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı
: İstanbul Barosu Başkanlığı
31.05.2013 815 İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İHBARDA BULUNAN : İstanbul Barosu Başkanlığı İHBAR EDİLENLER : Şiddet ve zor kullanan kolluk görevlileri, onlara bu yönde emir ve talimat verenler, bu
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan
(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)
25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:
Doğu Akdeniz de Enerji Savaşları
Doğu Akdeniz de Enerji Savaşları Kıbrıs açıklarında keşfedilen doğal gaz rezervleri, adada yıllardır süregelen çatışmaya barışçıl bir çözüm getirmesi umut edilirken, tam tersi gerilimi tırmandırmıştır.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ MADDE 164 Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller Kınama cezasını gerektiren davranışlar ve fiiller şunlardır: a) Okulu, okul eşyasını
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS
İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN
İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGIN SETA Abdullah YEGİN İstanbul
İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE
İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL İSTANBUL 2015 YAYINLARI Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL Kapak ve Dizgi: Sertaç DURMAZ ISBN: 978-605-9963-09-1 Mecidiyeköy Yolu Caddesi (Trump Towers Yanı)
STRATEJİK VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE DE GÖÇ. Göç Veren Ülkeden Göç Alan Ülkeye Fırsat ve Risklerin Dönüşümü
STRATEJİK VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE DE GÖÇ Göç Veren Ülkeden Göç Alan Ülkeye Fırsat ve Risklerin Dönüşümü ( 20-22 Nisan 2016, Pullman İstanbul Otel - İstanbul ) 2. Dünya Savaşı sonunda harap olmuş
ALMANYA DA 2012 MAYIS AYI İTİBARİYLE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ALANINDA MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER. 1. İstihdam Piyasası
ALMANYA DA 2012 MAYIS AYI İTİBARİYLE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ALANINDA MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER 1. İstihdam Piyasası Federal İstatistik Dairesi nin verilerine göre, çalışanların sayısı Nisan 2012
H A Y A T S E N D E D E R N E Ğ İ. Temelli Hizmetler. Gönüllü Aile Koruyucu Aile Evlat Edinme
H A Y A T S E N D E D E R N E Ğ İ Aile Temelli Hizmetler Gönüllü Aile Koruyucu Aile Evlat Edinme Gönüllü Aile Korunma ve bakım altında bulunan çocuklara kuruluş tarafından uygun bulunan dönemlerde, kendi
Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu
Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği
ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ
209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.
Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı. Ali SEMİN. BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı
Orta Doğu Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı Ali SEMİN BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı 56 Stratejist - Temmuz 2017/2 Orta Doğu da genel olarak yaşanan bölgesel kriz ve
TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI
TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet
Türkiye de Uluslararası Koruma Arayan Kişiler için EĞİTİM HAKKI SORULAR & YANITLAR
Türkiye de Uluslararası Koruma Arayan Kişiler için EĞİTİM HAKKI SORULAR & YANITLAR Ağustos 2017 Türkiye ye sığındım. Kendim ya da çocuklarım için Türkiye deki eğitim imkânlarından yararlanabilir miyim?
151 NOLU SÖZLEŞME KAMU HİZMETİNDE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASI VE İSTİHDAM KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME
151 NOLU SÖZLEŞME KAMU HİZMETİNDE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASI VE İSTİHDAM KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 7 Haziran 1978 Kanun Tarih ve Sayısı: 25 Kasım 1992
JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI
JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI 1. ve Terörizm (UGT) Yüksek Lisans (YL) Programında sekiz
T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)
IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları
TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN
ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? İdare nedir? Organik anlamda idare-fonksiyonel Anlamda İdare Hukuk devleti İdare teşkilatı İdari davalar İDARE HUKUKU Devletin 3 fonksiyonu vardır:
İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI HAZİRAN-TEMMUZ-AĞUSTOS AYLARI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU
İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI HAZİRAN-TEMMUZ-AĞUSTOS AYLARI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 2014 GİRİŞ: Türkiye de son üç ayda (Haziran, Temmuz, Ağustos) insan hakları ihlalleri istikrarlı bir biçimde
Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,
ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,
Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Üçüncü Birleşmiş Milletler Konut ve Sürdürülebilir Kentsel Gelişme Konferansı Habitat III 17-20 Ekim 2016, Kito Sayfa1
