BİTKİ KORUMA. Prof.Dr.Hüseyin ÖNEN
|
|
|
- Bora Erdem
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 BİTKİ KORUMA Prof.Dr.Hüseyin ÖNEN
2 Bitki Koruma Bir taraftan dünya nüfusu artarken diğer taraftan da gıda ihtiyacı yönünden hem kalitenin, hem de miktarının artışı arzu edilmektedir. Bunun için de mevcut su ve toprak kaynaklarından en yüksek düzeyde faydalanmak gerekmektedir.
3 Bitki Koruma Çizelge Bazı Avrupa Ülkelerinde Yıllara Göre Nüfusun Tarımla Uğraşma Oranları (%) ÜLKELER Belçika Hollanda Almanya Fransa İtalya Türkiye
4 Bitki Koruma ABD'de toplam nüfusun %2'si tarımla uğraşırken %98'i ise farklı sektörlere dağılmıştır. Dolayısıyla 1 çiftçi 49 insanın gıda ihtiyacını karşılamaktadır. Günümüzde 1 saat te yapılan bir iş 1850'de 32,5 saatte 1910'da 15,5 saatte, 1970 te ise 2,5 saatte yapılmaktaydı.
5 Bitki Koruma Tarımda Üretimi Artırmanın Yolları 1. Ekim alanlarını genişletmek 2. Uygun toprak işlemesi yapmak 3. Yeterli çiftlik ve kimyevi gübre kullanmak 4. Islah edilmiş bitki çeşitleri kullanmak 5. Sulama sistemlerini geliştirmek 6. Tarım sistemlerini düzeltmek 7. Uygun hasat ekipmanı kullanmak 8. Modern bitki koruma yöntemlerini uygulamak
6 Bitki Koruma Bitki Koruma NEDİR? * HERBOLOJİ - Yabancı ot bilimi * FİTOPATOLOJİ Bitki hastalık. * ENTOMOLOJİ Bitki zararlı.
7 Bitki Koruma Çizelge Dünyada Bazı Kültürlerde Her Yıl Hastalık, Zararlı ve Yabancı Otların Meydana Getirdiği Zarar Miktarları (mil.ton) Ürün Gerçek Ürün Elde Edilecek K A Y I P L A R Çeşidi Miktarı Ürün Potan. Zararlı Hastalık Yab.ot Toplam Buğday Yulaf Arpa Çavdar Toplam: (%)
8 Bitki Koruma 8. Modern Bitki Koruma Yöntemlerinin Uygulanması Bitki koruma yöntemleri Zararlılarla savaş (entomoloji) Yabancı otlarla savaş (herboloji) Hastalıklarla savaş (fitopatoloji) Mekanik Biyolojik Kimyasal Organizasyon
9 Herboloji (Yabancı ot bilimi)
10 Yabancı otlar ve mücadelesi Herboloji NEDİR? Herbar = Preslenerek kurutulmuş bitki loji = bilim olup Herboloji : Yabancı ot bilimi Yabancı otların biyolojileri, ekolojik istekleri, ekonomik değerleri (yarar ve zararları), kontrol altına alınma yöntemleri, kültür bitkileri ile olan ilişkileri v.b. konularını içermektedir.
11 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OT NEDİR? Yabancı ot : İnsan oğlunun istemediği yerde yetişen, yararından çok zararı olan tüm bitkilere denir. Yabancı ot savaşımı: Çeşitli tarımsal alet ve girdiler kullanarak, zararlı durumda olan bu bitkilerin zararını azaltmak yada ortadan kaldırmak, bazende yararlı hale dönüştürmektir.
12 Yabancı otlar ve mücadelesi Herbolojide bitkilere ilişkin bazı terimleri Ot: Bir vejetasyon devresi sonunda toprak üstü organları ölen bitkilerdir. Yarı çalı: Çalımsı bitkilerde oluşan sürgünlerin uçtan itibaren kış donları sonucu yarıdan fazlası donan bitkilerdir. Rubus spp. ( böğürtlen) gibi. Ağaç: Gövde ve taç oluşturan çok yıllık odunsu bitkilerdir Juglans regria (ceviz) gibi. Çalı: Taçlanmalar toprak yüzeyinden başlayan gövde oluşturamayan odunsu çok yıllık bitkilerdir Rosa canina ( kuşburnu).
13 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı otların biyolojisi Büyüme Formu Sürgünlerin ömrü ve organların yenilenmesine göre bitkiler a. Havayi bitkiler (Phanaerophyten): Yenileme gözleri topraktan yukarlarda meydana gelir (Ağaçlar, çalılar, sarmaşıklar vb.) b. Cüce bitkiler (Chamaephyten): Gözler toprağa yakın yerlerde meydana gelir Ilıman bölge bitkileri olup kıştan kar örtüsüyle korunan bitkilerdir. Geven (Astragalus spp.) c. Toprak üstü bitkileri (Hemicryptophyten): Gözler toprak yüzeyinde meydana gelir. Labada (Rumex spp.) gibi. d. Toprak bitkileri (Cryptophyten=Geophyten): Bitkilerde gözler toprak yüzeyine yakın yerlerde meydana gelir. Nergiz (Narcissus spp.) e. Teksenelik bitkiler (Therophyten): Bu bitkiler bir vejetasyon sonund hayatiyetini tamamlar ve tohum oluştururlar.sinapis arvensis (yabani hardal)
14 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı Otlarda Üreme Yabancı otlarda hayat devrelerini tamamlama Bir senelik (annual), İki senelik (biennial) Çok senelikler (perennial) diye de ayırmak mümkündür. Üreme vejetatif ve generatif organları ile (tohumlarla) olmaktadır. Annual türlerde üremeler tamamen tohumla olmakta ve durgunluk devresini bu şekilde geçirmektedir. Perennial türlerde üreme tohumla ve vejetatif organlarıyla olmaktadır. Çok yıllık otsu yabancı otlar vejetasyon sonunda toprak üstü organları öldükten sonra yaşamlarını toprak altı organlarıyla devam ettirirler. Böylece ilkbaharda toprağın derinliklerinden sürmek suretiyle yeni bitki meydana getirmeleri mümkün olmaktadır.
15 Yabancı otlar ve mücadelesi Şekil 6. Çok yıllık Otsu Yabancı otların Kök Sistemleri.
16 Yabancı otlar ve mücadelesi Çok yıllık yabancı otları kök şekillerinden başka yerinde kalan ve yer değiştirenler olarak da sınıflandırmak mümkündür. Yerinde kalanlar saçak köklü, kazık köklü, yumrulu ve soğanlı bitkilerdir. Yer değiştirenler ise stolonlu ve rizomlu yabancı otlardır.
17 Yabancı otlar ve mücadelesi Saçak köklü çok senelik yabancı otlar tarla ve bahçede bir rol oynamazlar. Buna karşılık mer'alarda önemli zararlar meydana getirirler. Üremeleri büyük çoğunlukla tohumla olur. Örneğin: Juncus effusus (yaygın kofa), Plantago major (iri sinirotu), Ranunculus acer (adi düğün çiçeği). Kazık köklü yabancı otlar işlenen arazide, bilhassa tek yıllık kültürlerde çok az bulunurlar. Örneğin: Rumex crispus (kıvırcık labada), Rumex obtusifolius (küt yapraklı labada) ve Taraxacum officinale (aslan dişi) çok yıllık kültürler içerisinde bulunabilmektedir. Kazık köklü yabancı otlar genellikle mer'a ve kısmen meyve bahçelerinde problem olmaktadır. Üremeleri genellikle tohumla olmaktadır.
18 Yabancı otlar ve mücadelesi Soğanlı yabancı otlarda soğanlar kazık köklüler gibi kışlama, besin deposu ve üreme organları olarak görev yapar. Diğer çok yıllık yabancı ot kökleri ile karşılaştırıldığında, bunların vejetatif üreme organı zararlandığı zaman üremeleri büyük oranda geri kalır. Örneğin: Asphodelus aestivus Brot (çiriş) (Özer, 1982), Colchicum autumnale (çiğdem), Allium vineale (bağ sarımsağı), Ranunculus ficaria (basur çiçeği) bitkilerinde olduğu gibi. Bunlara genellikle mer'a arazilerinde rastlanır. Stolon meydana getiren yabancı otlarda üreme hem vejetatif, hem de tohumlarıyla olmaktadır. Toprak işlemeyle parçalanan stolonlar uygun ortamda yeni bitki meydana getirebilir.
19 Yabancı otlar ve mücadelesi Rizomlu yabancı ot türleri genellikle tarla kültürüne iyi uyum sağlamışlardır. Kaide olarak çok kısa rizomlar yeni sürgün meydana getirmektedirler. Rizom parçacığı şüphesiz en az bir göze sahip olmalıdır.
20 Yabancı otlar ve mücadelesi Grafik 3. Cirsium arvense'de Yıl İçerisindeki Karbonhidrat Değişimi (Özer, 1969).
21 Yabancı otlar ve mücadelesi Grafik 4. Glycyrrhiza glabra'da Yıl İçerisindeki Karbonhidrat Değişimi (Özer ve ark., 1977).
22 Yabancı otlar ve mücadelesi çapadan önce kontrol 1 çapa 2çapa MCPA Grafik 5. Farklı İşlemlerin Köygöçüren Bitkisi Kökündeki Eriyebilir Karbonhidratlar Üzerindeki Etkisi (Özer ve Koch, 1977).
23 Yabancı otlar ve mücadelesi Grafik 6. Farklı İşlemlerin Meyan Kökündeki Eriyebilir Karbonhidratlar Üzerindeki Etkileri (Özer ve Ark., 1977)
24 Yabancı otlar ve mücadelesi Sonuç olarak vejetasyon devresinde çok yıllık bitkilerde, toprak üstü veya toprak altı organlarının zararlandırılması yapılan işlemin çeşidine ve zamanına bağlı olarak köklerdeki gıda maddesinin farklı oranlarda kullanılmasına neden olmaktadır. Bu ise yabancı ot savaşımında önemli bir kolaylık sağlamaktadır.
25 Yabancı otlar ve mücadelesi Tohumla Üreme Tek yıllıklarda daima, çok yıllık yabancı otlarda ise genellikle saçak köklü, kazık köklü ve soğanlı olanlar tohumla ürerler. Bilindiği gibi generatif çoğalmanın temel esası seksuel üremedir. Seksuel üreme organı olan çiçeklerin oluşmaya başlaması çevresel dış faktörlere bağlı olarak iç faktörlerin değişmesiyle başlar ve oluşumuna devam eder. Döllenme olayından sonra çiçekler gelişmesine devam ederek meyve ve tohumu oluştururlar. Bu gelişme tohumun olgunlaşmasıyla son bulur. Her bitkinin oluşturabildiği tohum miktarı biotik ve abiotik faktörlere bağlıdır.
26 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı otların kültür bitkilerinden farklı bir yönü; Tohumları morfolojik olgunluğa erişince ana bitkiden daha kolay ayrılmasıdır. Yabancı otların tohumları kültür bitkisi hasadından önce tohumları kısmende olsa döken türlerdir. Kısa boylu olupda hasat esnasında tohumlarını ya çok az veya hiç dökmezler. Geriye kalan yabancı otlar tohumlarıyla birlikte hasat edilirler
27 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı otun Türkçe Adı Toplam tohum miktarında Bilimsel adı % dökülme oranı Apera spica-venti Rüzgarotu Alopecurus myosuroides Tilki kuyruğu Avena fatua Yabani yulaf Veronica hederifolia Adi yavşanotu 100 Stellaria media * Serçe dili Thlaspi arvense * Tarla akça çiçeği Capsella bursa-pastoris Çoban çantası Sinapis arvensis Yabani hardal 55 Vicia hirsuta Kaba tüylü fiğ 55 Vicia tetrasperma Dört tohumlu fiğ 55 Galium aparine Dilkanatan Polygonum convolvulus Sarmaşık çoban değneği 20 * Boyu kısa olan ve biçer döver ile hasat edilmeyen yabancı otlardır. Çizelge 10. Biçer-döver Hasadından Önce Kışlık Buğday ve Yazlık Arpada Yabancı Ot Tohumlarının Dökülme Oranları (Koch und Hurle, 1978).
28 Yabancı otlar ve mücadelesi Çizelge 11. Yabancı Otların Meydana Getirebildiği Tohum Sayısı (Anonymous, 1977) Bilimsel Adı Türkçe Adı Tohum Sayısı Adonis aestivalis Yaz kanavcıotu Agropyron repens Adi ayrık 50 Artemisia vulgaris Yabani pelin Alopecurus myosuroides Tilki kuyruğu Apera spica-venti Rüzgar otu Avena fatua Yabani yulaf Capsella bursa-pastoris Çoban çantası Cardaria draba Yabani tere
29 Yabancı otlar ve mücadelesi Çizelge 11'in devamı Cirsium arvense Köy göçüren Chenopodium album Sirken Euphorbia helioscopia Güneş sütleğeni Fumaria officinalis Hakiki Şahtere Galium aparıne Dilkanatan Mentha arvensis Yabani nane Papaver rhoeas Gelincik Plantago media Ortanca sinir otu Poa annua Tavşan bıyığı
30 Yabancı otlar ve mücadelesi Toprağa düşen tohumların hemen hepsi o yılı takip eden vejetasyon devresinde çimlenemez. Toprağa karışan tohumların çimlenme kabiliyetlerini koruma süreleri tür özelliğine ve ekolojik faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Fazla protein ve yağ ihtiva eden bitkiler canlılıklarını uzunsüre korurlar iken Stellaria media (serçe dili) Karbonhidratca zengin bitkiler cimlenme güclerini erken kaybederler. Agrostemma githago (karamuk),
31 Yabancı otlar ve mücadelesi Topraktaki Tohum Miktarı ve Dağılışı Çizelge 13. Farklı Kültür Bitkilerinde Toprak Derinliklerindeki Yabancı Ot Tohum Miktarları. Toprak Derinliği Ayçiçeğinde Fasülyede cm Tohum Sayısı Tohum Sayısı Top.=
32 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı Ot Tohumlarının Çimlenmeleri Küçük tohumlar toprak yüzüne yakın, büyük tohumlar ise daha derinlerden çimlenebilirler. Çimlenme olduktan sonra, çim bitkilerinin çoğu toprak yüzüne çıkınca ölürler. Ölen çim bitkilerinin miktarı doğrudan doğruya çimlendikten sonraki çevre şartlarına bağlı olarak değişmektedir. Toprakta bulunan yabancı ot tohumlarının ortalama %0,5-2'si normal toprak işlemeyle çimlenebilmektedir. Sık yapılan toprak işlemeyle bu oran % 6-8 yükseltilebilmektedir (Koch, 1969). Herbolojide tohum bitkiden koparak çimlenerek yeni bir bitki oluşturan ve yayılmayı sağlayan organ olarak nitelendirilmektedir.
33 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı Ot Tohumlarının Çimlenmeleri Genellikle her tohum olgunluk, durgunluk ve çimlenme olarak 3 devre geçirir. Olgunluk; bir tohumun fizyolojik ve morfolojik olarak ana bitkiden doğal olarak ayrılacak duruma gelmesidir. Böylece tohum zamanından önce ölmez ve çimlenme ile devrini tamamlar. Bir tohumun olgunluktan çimlenmesine kadar geçen zamana durgunluk (dormansı) devresi denir. Durgunluk devresi bitkinin tür özelliğine göre kısa, uzun veya hiç olmayabilir. Dormansi; primer ve sekonder dormansi olarak ikiye ayrılır. Tohumun olgunlaşmak için beklediği süreye primer, çimlenmek için ekstrem çevre koşullarının kalkması için beklediği süreye de sekonder dormansi denmektedir. Diğer bir ifadeyle; iç dormansiye primer, dış şartların oluşturduğu dormansiyede sekonder dormansi denir.
34 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı Ot Tohumlarının Çimlenmeleri Bitki tohumlarının çimlenmesi için dormansi faktörlerinin uygun olması gerekir. Bunları iç ve dış dormansi faktörleri diye 2 kısımda inceliyoruz. İç Dormansi Faktörleri: Embriyonun Tam Olgunlaşması, Kuru Ortamda Olgunlaşma, Tohumun Su ve Gazları Geçirme, Ket Vurucu Maddeler (İnhibitörler) Dış Dormansi Faktörleri: Su,Oksijen,Sıcaklık, Işık, ph
35 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı Ot Tohumlarının Çimlenmeleri Çimlenme olayı şartlar optimum olduğunda suyun kabuktan girerek embryoya gelmesiyle başlar. Bir dizi enzimin rol oynamasıyla bölünen ve büyüyüp uzayan hücreler tohum kabuğunu çatlatır.şayet tohum kabuğu mikroorganizmalar tarafından yeteri kadar zararlandırlmamışsa, pektinas ve selülaz enzimleride bu parçalanmaya yardım eder. İlk önce tohumdan kök (radikula), daha sonrada sürgün (koleoptil) dışarı çıkar. Koleoptil toprak yüzüne çıkıp ilk fotosentez olayına başladığı an çimlenme bitmiş olur.
36 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı Otların Gelişme Devreleri Bitkilerdeki gelişme çimlenmeden tohum oluşumuna kadar farklılıklar gösterir. Bu gelişme farklılığı çok az bitkide açık olarak görülebilinir. Örneğin; tohumdan çimlenme, çim bitkisi, sapa kalkma (Poaceae'ler) çiçeklenme başlangıcı gibi. Bu bakımdan savaşımda başarılı olabilmek için yabancı otun ve kültür bitkisinin gelişme devrelerinin tam bilinmesi gerekir. Geniş yapraklı türler için bu şekilde bir ayırım zannedildiği kadar kolay olmamaktadır. Zira, farklı bitkilerde gelişme ritmi çok değişik olmaktadır. Yalnız şu noktayı unutmamak gerekir. Monokotiledonlarda birkaç familya söz konusu olduğu halde, dikotiledon türlerde birçok farklı familyalar söz konusudur. Gelişme devreleri gruplaması dikotiledonlar için daha tam olarak yapılmamıştır.
37 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı Otların Gelişme Devreleri Bitkilerdeki gelişme çimlenmeden tohum oluşumuna kadar farklılıklar gösterir. Farklı bitkilerde gelişme ritmi çok değişik olmaktadır Şekil 12. Mono ve Dikotiledon Bitkilerdeki Gelişme Devreleri (Koch,1970).
38 Yabancı otlar ve mücadelesi Vejetasyona Bağlı Olarak Kültür Bitkisi ve Yabancı Otların Gelişme Devreleri Kültür bitkileri ile yabancı otların gelişme devrelerinin aynı olması oranında sorun oluşturma olanağı da o derece artmaktadır. Bu devrelerin belirlenmesi kültür bitkileri içerisinde yabancı otların kontrol altına alınmasında uygulanacak savaş yönteminin seçiminde önemli rol oynamaktadır. Örneğin; Güney Almanya'da yapılan araştırmalarda kışlık çavdar, kışlık buğday, yazlık arpa, pancar ve mısır ile bazı yabancı otların vejetasyon süreleri karşılaştırmalı olarak verilmiştir (Uygur ve ark., 1984).
39 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Bitkilerin dünya üzerindeki dağılışı ekoloji dediğimiz çevre faktörlerinin etkisi altındadır. Bu faktörleri canlı ve cansız olmak üzere iki kısımda incelemek gerekir. Ellenberg'e (1950) göre ekosistem: Canlıların ve cansız çevre şartlarının birlikte uyum içerisindeki karşılıklı etkileşimleridir. Ekosistem= Canlı organizmalar + Cansız faktörler (İklim ve toprak gibi).
40 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) EKOSİSTEM
41 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Bitkilerin yaşamında etken olan çevre faktörlerini (Ekolojik faktörler) 2 kısımda inceliyoruz. 1. Cansız faktörler: -İklim (sıcaklık, yağış, rüzgar, v.s.) -Toprak (besin elementleri, toprak suyu, ph, toprak yapısı) -Topografik yapı (arazinin yüzeysel şekli, meyillerin dere yönü) 2. Canlı Faktörler: -Rekabet (Yarışma) -Allelopati (Bitkilerin Karşılıklı Etkileşimleri) -Hayvanlar -İnsanlar (Bitkilerin kesilmesi, toprak işleme, çeşitli kültür bitkisi yetiştirme, gübreleme, yabancı ot savaşımı v.b.).
42 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Atmosfer faktörlerinden sıcaklık, rutubet, ışık, O2 ve CO2 ile toprak faktörlerinin bitkilerin gelişip tohum meydana getirebilmeleri için uygun şartlarda olması gerekir. Bu faktörlerin uygunluk (optimal) derecesi bitkinin türüne bağlı olarak değişir. Bu faktörlerin kendi aralarındaki ilişkileri bitkilerin gelişmesinde olumlu ve olumsuz etki meydana getirebilir. Dolayısıyla da bitkilerin dünya üzerinde dağılımında önemli rol oynarlar.
43 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) İklim Her bitkinin uygun (optimal) bir yaşama ortamı bulunur. Bu ortamdan uzaklaştıkça bitkiler yeni bulundukları ortama uyum sağlayabilmek için bünyelerinde bazı değişiklikler meydana getirirler. Rutubetli ve sıcak bölgeden, nispeten serin ve rakımı yüksek ortama getirilen bitkilerde boy kısalması olur. Rutubetli ortamda yetişen bitkilerde; yapraklar büyük, stomalar çok, yaprak tüyleri nispeten az ve bitki büyük olur. Buna karşılık aynı bitki kurak ortamda; az sayıda stoma, fazla tüylü ve küçük yapraklar meydana getirirken, bitki boyunda da küçülme meydana gelir
44 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Sıcaklık bitkilerin yerküre üzerinde dağılımına etken olan en önemli faktörlerden biridir. Bitkilerin özelliğine bağlı olarak sıcaklık istekleri farklılıklar göstermektedir. Örneğin; Veronica persica (iran yavşanotu), Alopecurus myosuroides (tilki kuyruğu) ve Avena fatua (yabani yulaf) sadece ılıman iklim kuşağında yetişmesi sınırlanırken; Poa annua (tavşan bıyığı) ve Stellaria media (serçe dili) tropik iklimin hüküm sürdüğü çukur bölgeler hariç dünyanın her tarafına yayılmıştır. Buna karşılık yine Mercurialis annua (yer fesleğeni), Amaranthus retroflexus (kırmızı köklü tilki kuyruğu) ise ılıman ve tropik iklim kuşağında yetişmektedir.
45 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Toprak Suyu Bitkilerin dağılımında hava rutubeti ve bilhassa toprak suyu önemli rol oynamaktadır. Su ve havanın topraktaki boşlukları doldurma durumu ters orantılı olarak değişir. Birisinde artış olursa diğerinde azalma olur. Bu bakımdan fazla suya ihtiyaç gösteren bitkiler gelişmeleri esnasında toprağın fazla havadar olmasını arzu etmezler. Tarla ve mera kültüründe kanallar açılarak su durumu ayarlanabilir. Bazı bitkiler topraktaki rutubetin göstergecisidir. Bunlara indikatör bitkiler denir.
46 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Su Göstergecisi Bitkiler Artemisia vulgaris: Yabani pelin Poa trivialis: Adi salkımotu Stellaria aquatica: Su yıldızotu Urtica dioica: Büyük ısırgan Mentha arvensis: Yabani nane Tussilago farfara: Deve tabanı, Öksürük otu Phragmites australis: Kamış Polygonum amphibium: Su çoban değneği Ranunculus repens: Yatık düğün çiçeği
47 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Toprağın Kimyasal Yapısı Toprağın kimyasal özelliği mineral besin elementlerine bağlı olarak bitkilerin dağılımına etki eden faktörlerdendir. Bazı bitkiler verimli topraklarda gelişirken; diğerleri belli oranlarda besin maddelerince fakir topraklarda yetişirler.
48 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Besin Maddesince Zengin Toprakların Göstergecisi Bitkiler Datura stromonium: Şeytan elması Hyoscyamus niger: Siyah banotu Convolvulus arvensis: Tarla sarmaşığı Portulaca olerecea: Semizotu Amaranthus retroflexus: Kırmızı köklü tilki kuyruğu
49 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Besin Maddesince Fakir Toprakların Göstergecisi Bitkiler Holcus mollis: Sarı darı Ajuga reptans: Sürünücü mayasırotu Lamium album: Beyaz ballıbaba Verbascum spp.: Sığır kuyruğu Acanthalimon spp: Kardikeni Thymus vulgaris: Kekik Artemisia austriaca: Avusturya pelini
50 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Azot Göstergecisi Bitkiler Chenopodium album: Sirken Capsella bursa-pastoris: Çoban çantası Senecio vulgaris: İmam kavuğu, Bülbül otu Urtica urens: Isırganotu Solanum nigrum: Köpek üzümü Malva neglecta: Ebegümeci
51 Yabancı otlar ve mücadelesi Toprağın Fiziksel Yapısı EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Toprağın kimyasal özellikleri yanında, toprak yapısı da bitkilerin dağılışına etkili olmaktadır. Bazı bitkilere bakarak toprağın yapısı hakkında fikir sahibi olmak mümkündür. Kumlu Toprakların Göstergecisi Bitkiler Cynodon dactylon: Köpek dişi ayrığı Avena strigosa: Kum yulafı Geranium molle: Yumusak ıtır Sisymbrium altissimum: Uzun meyveli bülbül otu Erophila verna: Çırçırotu Cerastium glomeratum: Toprak boynuzotu Erodium cicutarium: Dönbaba Cardamine hirsuta: Tüylü köpükotu Veronica triphyllos: Parmaklı yavşanotu
52 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Killi Toprakların Göstergecisi Bitkiler Alopecurus myosuroides: Tilki kuyruğu Bromus secalinus: Püsküllü çayır Cerastium triviale: Boynuzotu Euphorbia peplus: Bahçe sütleğeni Sinapis arvensis: Yabani hardal Lepidium campestre: Kır teresi Ranunculus bulbosus: Yumrulu düğün çiçeği Ranunculus repens: Yatık düğün çiçeği Neslia paniculata: Toplu iğne hardalı Papaver dubium: Meşkük haşhaşı Fumaria officinalis: Hakiki şahtere
53 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Bitkilerin dağılışı toprağın fiziksel yapısına bağlı olarak farklılık göstermesi yanında, çok yıllık rizomlu otsu yabancı otların kök ve rizom dağılışı toprak işlemesine bağlı olarak da değişmektedir. İşlenmeyen topraklarda Cirsium arvense (köy göçüren) kökleri yüzeysel oluşurken, işlenen arazilerde daha derinlerde meydana gelmektedir.
54 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Toprak Reaksiyonu (ph) Toprak ph'sı birçok bitkilerin dağılımında önemli rol oynamaktadır. Yağışlı bölgelerde kirecin yıkanması sonucu asitlik artarken, kurak (arit) bölgelerde topraklar genellikle bazik özellik gösterir. Kültür arazisinin ph'sı bir çok durumlarda ayarlanabilinir. Kültür bitkisi seçiminde ise toprak ph'sının göz önüne alınması gerekir. Asitli Toprakların Göstergecisi Rumex acetosella: Küçük kuzu kulağı Trifolium arvense: Tarla üçgülü Viola tricolor: Hercai Menekşe Chrysanthemum segetum: Sarı papatya Spergula arvensis: Tarla kişnişi Raphanus raphanistrum: Yabani turp Kireçli (Bazik) Toprakların Göstergecisi Medicago falcata: Sarı yonca Coronilla varia: Renkli burçak Avena fatua: Yabani yulaf Euphorbia exiqua: Ufak sütlegen Delphinium consolida: Tarla hazeranı Adonis aestivalis: Yaz kanavcıotu Arenaria serpyllifolia: Kum otu Melandrium noctiflorum: Saraçotu Centaurea scobiosa: Yalancı keçik otu Thlaspi perfoliatum : Çayır akça çiçeği
55 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Toprakta bulunan yabancı ot tohumlarının az bir kısmı çimlense dahi, çimlenen bu bitkilerin hepsinin gelişme olanağı yoktur. Büyük çoğunluğu çevre faktörlerinin olumsuz etkisi sonucu hayatını kaybeder. Yalnız dayanma gücü yüksek olan bir kısım yabancı otlar gelişmesini tamamlayarak tohum verebilir Bitkilerin dağılışına etki eden canlı cevre fak. 1. Diğer bitkiler (Rekabet, Allelopati) 2. Hayvanlar 3. İnsanlar
56 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Rekabet Bitki normal yaşamlarını sürdürebilmek için çevresinde kendisi için uygun şartların olmasını ister. Şayet tek bir bitki için yeteri kadar su, besin maddeleri ve ışık varsa diğer bitkilerle karşılıklı etkileşime girmezler. Ancak, doğada bu durum nadiren söz konusu olduğundan, gelişme faktörleri (su, besin maddeleri, ışık ve yaşam ortamı) için devamlı savaşım halindedirler. Bu sebeple, tarım alanlarındaki yabancı otlar kültür bitkileri ve diğer yabancı otlarla rekabet içerisinde bulunmaktadırlar. İki tür arasındaki rekabete türler arasındaki rekabet (interspesifik rekabet), bir tür içerisinde meydana gelen rekabete de tür içi rekabet (intraspesifik rekabet) denir.
57 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Şekil 13. Tohum ve Yeşil Aksam Oluşumuna Tür içi ve Türler Arası Rekabetin Etkisi. a) Tür içi rekabetb,c,d) Türler arası rekabet 1: Yabancı otun kültür bitkisini negatif olarak etkilemeye başladığı sıklık, 2. Yabancı otun kültür bitkisine olan etkisinin son bulduğu sıklık (Uygur ve ark. 1984).
58 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Türler arası rekabet bitkilerin rekabet gücünün azlığı veya çokluğuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Tür özelliğine bağlı olarak bitkilerde etkileşim gücü o bitkinin gelişme hızına, kök ve gövdenin gelişme şekline ve diğer fizyolojik özelliklerine bağlıdır. Rekabet genellikle bir arada bulunan bitkilerin ilk gelişme dönemlerinde büyük olup ileri dönemlerde azalır. Rekabete etki eden faktörler: 1. Tohumların çimlenme hızı ve çimlendiği ekolojik şartlar 2. Vejetatif gelişme hızı 3. Kök gelişimi- Derinlik ve yayıldığı alan
59 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Rekabetin etkileri: Bazı yabancı otların oluşturduğu tohum sayısı kültür bitkisi ile olan rekabetine bağlı olarak değişmektedir. Çizelge 19. Arpa İçerisinde Yetişen Sinapis arvensis Bitkisinin Sıklığına Bağlı Olarak Meydana Getirdiği Tohum Sayısı (Özer, 1987). Arpa İçerisindeki Sinapis arvensis Ortalama oluşturduğu (m 2 de bitki sayısı) Tohum sayısı 1 (Kontrol tek başına)
60 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Kışlık çavdar genellikle tek ve çok yıllık yabancı otlara karşı rekabet kabiliyeti en yüksek olanıdır. Yine rekabet kabiliyeti çok yüksek olan diğer bir kültür bitkiside yoncadır. Yoncanın biçime dayanıklı oluşu yanında kök sisteminin güçlü ve gelişmiş oluşu içerisinde bulunan tek ve çok yıllık yabancı otların daha kolay zararlanmalarını ve kontrol altına alınmalarını mümkün kılmaktadır. Örneğin; yonca içerisinde Glycyrrhiza glabra (meyan-otu) bu rekabete dayanamamaktadır
61 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Rekabet faktörleri Bitkiler normal yaşamlarını sağlayabilmek için çevresinden arzu ettiği şartların kendisi için uygun olmasını ister. Şayet şartlar uygun olmaz ise hem kendi arasında, hem de kültür bitkisiyle büyüme faktörleri olan; 1) Su 2) Besin elementleri 3) Işık için birinci derecede savaşa girer. Bu savaşı rekabet olarak niteliyoruz. İki bitki türü arasındaki rekabet oranının yüksekliği ekolojik isteklerinin yakınlığı derecesindedir
62 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Rekabet faktörleri Su: Yeterli su bulunan ortamlarda bitkiler arasında su için rekabet bulunmazken; az olan ortamlarda bu durum büyük önem taşımaktadır. Yabancı otların özelliğine bağlı olarak suya olan ihtiyaçları farklı olmakla beraber, genellikle, kültür bitkilerinden daha çoktur. Örneğin; 8 yabancı ot ve 8 kültür bitkisinin 1 kg kuru madde meydana getirmede kullandıkları su miktarının saptanması için yapılan bir denemede; yabancı otlar lt.; kültür bitkisi ise lt. suya ihtiyaçları olmuştur. 2 katı kadar Bu bakımdan ülkemizin orta ve güney doğu bölgelerinde yabancı otlarla savaş "kuraklığa karşı korunma" anlamına gelmektedir.
63 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Rekabet faktörleri Besin Maddeleri: Gelişmelerinin kuvvetli oluşu dolayısıyla yabancı otlar besin maddesi bakımından kültür bitkisi ile tam anlamıyla rekabete girer. Besin maddesi rekabeti su faktöründe olduğu gibi; uygun olmayan şartlarda daha fazla kendisini gösterir. Işık: Rekabet faktörü olarak su ve besin elementlerinden daha az önem taşımaktadır. Genellikle yavaş çimlenme ve gelişme gösteren kültür bitkilerini hızlı gelişen yabancı otlar ışık yönünden rekabet ederek zararlandırırlar. Yeterli ışık alamayan kültür bitkisinin gelişmesi daha da yavaşlar.
64 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Rekabetten Meydana Gelen Ürün Kayıpları Yabancı otlarla zamanında gerekli savaşım yapılmaz ise yüksek oranda ürün kaybı düşünülmelidir. Hububatta yabancı ot savaşı yapılmadığı zaman % ürün azalması hesaplanmalıdır. Buna karşılık mısır, pancar, birçok sebze çeşidi ve kısmen patates başlangıçta gelişme hızları yavaş olduğundan rekabet kabiliyetleri çok düşük ve buna bağlı olarakta zararlanma oranı o kadar yüksek olmaktadır (Koch, 1970) Cumhuriyet-75 Balcalı-85 Barkai 2-4 Yapraklı Kardeşlenme Sapa kalkma Kontrol Grafik 8. Üç Buğday Çeşidinde Avena sterilis 'i Yok Etme Dönemlerinin Buğday Verimine Etkisi (Kadıoğlu, 1989).
65 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Sonuç olarak; kültür bitkileri içerisindeki yabancı otların rekabetinden doğan etkilenme genellikle çıkıştan sonraki ilk 1-1,5 aylık devre, daha doğrusu 4-6 hafta içerisinde olmaktadır. Bu bakımdan hem rekabetin verdiği zararı azaltmak ve hem de yabancı otlarla savaşta başarılı olmak için erken müdahale şart olmaktadır.
66 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Allelopati Allelopati terimi ilk kez 1937 yılında Molisch tarafından ortaya atılmıştır. Günümüzdeki kullanımında terim, genellikle "bir yüksek bitki türünün (verici) bir diğer türün (alıcının) çimlenme, gelişme ve farklılaşması üzerindeki olumsuz etkileri" anlamına gelmektedir. Yapılan araştırmalara göre allelopatinin genelde aşağıdaki problemlerle ilişkisi vardır; a. Anızlı malç sistemindeki fitotoksitite olayının ortaya çıkmasında, b. Yabancı ot kültür bitkisi savaşımında, c. Bazı ekim nöbeti sistemlerinde, ç. Eski meyve bahçesi alanlarına yeni bahçe tesisinde, d. Ormancılıkta gençleştirme çalışmalarında
67 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Allelopati Allelopatik potansiyele sahip kimyasallar Yaprak sap rizom kök çiçek meyve tohum gibi hemen hemen tüm bitki dokularında bulunmaktadır. Ayrıca bu kimyasalların bitki dokularından Buharlaşmaları kök salgıları yıkanma bitki artıklarının parçalanması sonucunda salgılanmaktadır.
68 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Çizelge 24. Allelopatik Etkili Kimyasalların Ortama Bırakılma Yolları Bırakılma Yolları Bitki Örnekleri Türkçe Adları Buharlaşma Artemisia spp. Pelin Eucalyptus spp. Sıtma Ağacı Salvia spp. Ada Çayı Kök Salgıları Chenopodium album Sirken Hemarthia altissima Yıkanma Chrysanthemum spp. Krizantem Camelina alissum Yalancı keten Abutilon theophrasti İmam Pamuğu Bitki Artıkları Sorghum halepense Kanyaş Ayrışması Setaria glauca Sarı Tüylü darı Hordeum sp. Arpa Triticum sp. Buğday Vicia faba Bakla Oryza sativa Çeltik
69 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Allelokimyasal Maddeler Son yıllarda allelopati ile bağlantılı kimyasallar aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır ; 1. Toksik gazlar 2. Organik asitler ve aldehitler 3. Aromatik asitler 4. Doymamış basit laktonlar 5. Kumarinler 6. Kininler 7. Flavonoidler 8. Tanenler 9. Alkoloidler 10. Terpenoidler ve steroidler 11. Diğerleri ve bilinmeyenler
70 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Allelopatik etkili kimyasallar genel olarak bitkilerde aşağıda belirtilen olayları etkiler veya engellerler; a. Tohum çimlenmesini b. Besin maddesi alınımını c. Hücre bölünmesini ç. Uzamayı d. Fotosentezi e. Membran geçirgenliğini f. Enzim aktivitesini ve Protein sentezini
71 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Allelokimyasalların Üretimini Etkileyen Faktörler; Bitkilerin yetiştikleri veya etkilendikleri stres ortamına bağlı olarak ürettikleri allelopatik kimyasallar farklılık göstermektedir. Işık kalitesi, intensitesi ve süresinin de allelokimyasalların sentezini düzenleyici faktörler olduğu bildirilmektedir. Besin maddesi eksikliği de allelokimyasalların üretimini etkilemektedir.
72 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Doğada ve Tarımsal Ekosistemlerde Allelopatik Kimyasalların Etkileri Bitki Dağılımı Üzerindeki Etkileri Çimlenme ve Tohum Çürümesinin Engellenmesi Üzerindeki Etkileri Yeniden Bitki Örtüsü Oluşturma Problemleri
73 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Yabancı Otlara Allelopatik Etkisi Olan Bazı Kültür Bitkileri ve Etki Şekilleri Kültür Bitkileri Yabancı Otlar Etki Şekilleri Turp Sorghum halepense Gelişimini engeller Pancar Agrostemma githago Gelişimini engeller Yulaf Chenopodium album N, P, K kullanımını düşürür. Büyümeyi baskı altında tutar. Buğday Brassica kaber var. Gelişimini engeller Arpa pinnatifida Çavdar Arpa Stellaria media Gelişimini engeller Capsella bursa-pastoris Mısır Chenopodium album Gelişimini engeller Amaranthus retroflexus
74 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Yabancı Otların Kültür Bitkilerine Allelopatik Etkileri ve Belirtileri Abutilon theophrasti Turp, Mısır, Soya, Pamuk -Tohum çimlenmesini, fide gelişimini, -Koleoptil ile kök ucu gelişimini -Hipokotil büyümesini engeller -Bitki boyunu ve yaş ağırlığını etkiler. Agropyron repens Hıyar, Yonca, -Yaş ve kuru ağırlık azalması Buğday, Mısı -Fosfor alımını, büyüme ve gelişmeyi Yulaf, Bezelye engeller Bromus tectorum Buğday -Ürün kaybına neden olur. Chenopodium album Cirsium arvense Buğday, Mısır, Soya -Çimlenmeyi, kök gelişimini ve koleoptil büyümesini engeller Üçgül, Şekerpancarı -Tohum çimlenmesini ve Buğday, Yonca büyümeyi engeller.
75 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) Hayvanların Etkisi Yabancı otların dağılıp çoğalmasında ve bazen de önemli ölçüde zararlanmalarında hayvanların etkisi büyüktür. Birçok kuş, böcek ve memeli hayvanlar beslenmeleri esnasında bir taraftan yabancı otları zararlandırırken, diğer yönden yayılmalarında önemli rol oynarlar. Örneğin; Viscum album (ökseotu)'un yayılışı, meyvelerini yiyen kuşların sindirim organlarından çıkan tohumların ağaç dallarına tutunmasıyla mümkün olmaktadır. Birçok bitki tohumunu memeli hayvanların yiyip dolaşmaları esnasında sindirim organlarından çıkan dışkılarıyla, etrafa yayılmasında önemli rol oynamaktadır. Diğer taraftan, hayvanlar yabancı otlar üzerinde beslenmektedirler böylece bazı yabancı otlar önemli ölçüde zararlandırırlar. Bu durumdan biyolojik savaşta faydalanılmaktadır.
76 Yabancı otlar ve mücadelesi EKOLOJİ (ÇEVRE İSTEKLERİ) İnsanların Etkisi: İnsanların etkisi çok yönlü olmaktadır. Bu durum Çizelgede gösterilmiştir; Etkili Faktörler Kireçleme Gübreleme Yabancı otlar üzerine olan etkisi -Asit göstergecisi bitkiler kaybolur.asit seven bitkilerde ise populasyon azalması olur. -Fakir topraklarda yetişen bitkiler kaybolur. Nitrofil (N.seven) bitkiler hakim olur. Extensif toprak işleme -Çok yıllık bitkiler hakim olur. Tek yıllıklar azalır. İntensif toprak işleme -Tek yıllıklar hakim olur. Çok yıllıklar extrem durumlarda kaybolur. Tohum temizliği Herbisit uygulaması Uzun aralıklı ekim nöbeti Kısa aralıklı ekim nöbeti Boşaltma kanalları açma -Tohumlarla taşınan kısa ömürlü bitkiler kaybolur (Tohumla yayılan bitki türleri azalır) -Seleksiyon sonucu ilk önce 2. derecede önemli yabancı otlar hakim duruma geçer. -Nisbeten zengin yabancı ot türleri ile çok yıllıklar hakim olur. -Bazı yabancı otlar hakim duruma geçer, genellikle tek yıllıklar hakim olur. -Sucul bitkiler kaybolur, kurakcıl bitkiler çoğalır.
77 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OTLARIN ÖNEMİ Yabancı otlar çiftçilikle uğraşanlar dışında genellikle zararları ile bilinir. Buna karşılık çiftçiler yabancı otlardan çok yönlü yararlanabilmektedirler, bu nedenle de bitkisel hastalık veya zararlılarda olduğu gibi her zaman şikayetçi olmayabilirler.
78 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OTLARIN ÖNEMİ Yabancı Otların Yararları 1. İnsan ve hayvan sağlığı için tebabet bitkisi olarak kullanılır 2. Çay olarak yararlanılır 3. Baharat olarak kullanılır 4. Sepet, hasır, süpürge v.b. Yapımında kullanılır 5. Tekstil sanayiinde boya bitkisi olarak kullanılır 6. İnsan yiyeceği olarak kullanılır 7. Hayvan yemi olarak kullanılır 8. Arıların bal yapması için çiçek olarak kullanılır 9. Sap ve saman elde etmede yararlanılır 10. Yakacak olarak kullanılır 11. Yeşil gübre olarak yararlanılır
79 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OTLARIN ÖNEMİ Yabancı Otların Yararları 12. Toprak yorgunluğunu önler 13. Yaban hayatı için yiyecek ve barınak oluştururlar 14. Su ve rüzgar erozyonunu önler 15. Kirli suların temizlenmesinde rol oynar 16. Kültür bitkilerinin gen kaynağını oluştururlar 17. Doğal dengeyi korurlar 18. Yabancı otların süs bitkisi olarak kullanımları 19. Yabancı otların kozmetik sanayiinde kullanımları 20. Yabancı otlar göstergeci (indikatör) olarak toprağın özelliği hakkında bilgi verir 21. Hastalık ve zararlılar için tuzak bitki olarak kullanılır.
80 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OTLARIN ÖNEMİ Yabancı Otların zararları 1. Büyüme faktörleri olan su, besin maddeleri ve ışık yönünden kültür bitkisiyle rekabete girer. 2. Yabancı otların etkisi altında kültür bitkisinde homojen olmayan büyüme ve olgunlaşma meydana gelir 3. Sürümü ve hasadı güçleştirerek maliyeti yükseltir 4. Ürünün verim ve kalitesini düşürürler 5. Hastalık ve zararlılara yataklık yapar 6. İnsan ve hayvanlar için zehirlidirler 7. Bir kısım yabancı otlar yarı ve tam parazit olarak kültür bitkileri üzerinde yaşayarak verim azalmasına neden olurlar
81 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OTLARIN ÖNEMİ Yabancı Otların Kültür Bitkilerine Olan Üstünlükleri 1. Yabancı otlar hep birlikte bir kültür bitkisiyle rekabet etmektedirler. Bunun için karışık ekimler daha etkili olmaktadır. 2. Hastalık ve zararlılara karşı hassas oluşları farklıdır: Bazı hastalık ve zararlılar görülürse de, hiç bir zaman epidemi karekteri gösteremezler. 3. Birçok yabancı ot ekolojik şartlara uyum göstererek düşük sıcaklıkta dahi çimlenme ve büyüme yeteneğine sahiptir. Bundan dolayı kültür bitkisinden daha çabuk ve hızlı büyümektedirler. 4. Yabancı otların tohum meydana getirme durumu kültür bitkisinden fazla olmaktadır. 5. Bazı yabancı ot tohumları olgunlaşmadan toprağa düşse dahi çimlenme yeteneğini zamanla kazanabilmektedirler. 6. Yabancı ot tohumlarının toprakta uzun süre çimlenme kabiliyetlerini koruyabilmeleri, toprağın devamlı yabancı otlarla bulaşık olmasına neden olmaktadır. 7. Yabancı otlar ekstrem iklim ve toprak şartlarına dayanıklıdır. Bünyelerinde meydana gelen morfolojik ve anatomik değişikliklerle ekolojik şartlara en iyi şekilde uyum sağlayabilmektedirler.
82 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OTLARA KARŞI ALINAN ÖNLEMLER B. Mekanik Savaş 1. Elle Yolma ve Çapalama 2. Makineli Toprak işleme
83 Yabancı otlar ve mücadelesi 3. Yabancı ot kontrolü için fırçalama aleti kullanımı 4. Su Altında Bırakma
84 Yabancı otlar ve mücadelesi C. Fiziksel Savaş 1. Işın Kullanmak YABANCI OTLARA KARŞI ALINAN ÖNLEMLER 2. Ultra yüksek frekanslı dalgalar (UYF) 3. Termik (Isı) Yolla: Yabancı Otları Yakma a-tüm (Total) Yakma: Bu yöntemde kültür arazisinde mevcut bütün bitkiler yakılır. Örneğin; ülkemizde sonbaharda yapılan anız yakma gibi. b. Sıra Üzeri Yakma: Bu yöntem pamuk, şekerpancarı, mısır gibi yeterli sıra aralığına sahip kültür bitkilerinde uygulanır. c. Selektif Yakma: Kültür arazisinde lokal olarak bulunan yabancı otlar için uygulanır
85 Yabancı otlar ve mücadelesi Propan (LP) kullanılarak sıra arası ve sıra üzerinde sorun olan yabancı otları yakan bir alev makinesi
86 Yabancı otlar ve mücadelesi 3. Solarizasyon
87 Yabancı otlar ve mücadelesi 4. Malçla örtme: Toprak yüzeyi buğday sapları gibi organik veya siyah polietilen naylon gibi sentetik materyallerle örtülmektedir. Böylece toprağa güneş ışığı geçişi önlendiğinden birçok yabancı ot türünü çimlenememekte veya çimlense dahi fide gelişimleri önlenmektedir. 5. Örtücü bitki kullanımı: örtücü bitki olarak kullanılan çavdar (Secale cereale L.) bazı geniş ve dar yapraklı yabancı ot türlerini baskı altında tutmakta, yine aynı amaçla kullanılan tüylü fiğin (Vicia villosa L.) topraktaki kalıntıları da bazı yabancı ot türlerini başarılı bir şekilde baskılamaktadır.
88 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OTLARA KARŞI ALINAN ÖNLEMLER Ç. Biyolojik Savaş: Bir canlının populasyonunu diğer canlılarla azaltmak yahut o yerde ortadan kaldırmak olarak nitelenebilinir. Yabancı Otlarla Biyolojik Savaşta Bazı Örnekler 1. Opuntia inermis, Opuntia stricta ve diğerleri (Kaktüs) 2. Hypericum perforatum (Sarı kantaron) 3. Eupatorium adenophorum (Su güvegiotu) 4. Eichhornia crassipes (Su sümbülü) 5. Diğer su içi yabancı otlarına
89 Canavar otlarının biyolojik mücadelesinde kullanılan Phytomyza orobanchia
90 Yabancı otlar ve mücadelesi YABANCI OTLARA KARŞI ALINAN ÖNLEMLER D. Kimyasal Savaş 1. Allelopatiden yararlanmak (kültürel önlemler ) 2. Herbisit kullanımı
91 Yabancı otlar ve mücadelesi Yabancı ot kontrolünde kullanılan ve bitkiye etki eden bütün maddeler kimyasal savaş kavramı içerisinde yer alır. Yabancı otların kontrolünde kullanılan bütün kimyasal maddelere de herbisit denir. Herbisitlerin etki yolları; önemli hücre organları, mitokontri, kloroplast, hücre çekirdeği ve ribozomlar üzerinde etki etmek suretiyle bitkilerde ölümlere sebep olabilirler.
92 Yabancı otlar ve mücadelesi Herbisit Uygulamanın Yararları 1. Toprak işleme aletleriyle yabancı otlara karşı yapılacak bir uygulama kültür bitkilerini zararlandırabilir. Herbisit uygulaması bu zararlanmayı ortadan kaldırır. 2. Mekanik bir uygulama toprakta bulunan çok miktardaki tohumu çimlenmeye teşvik eder. Normal toprak işlemeyle % 0,5-2, sık yapılan toprak işlemeyle % 6-8 oranında yabancı ot tohumları çimlenebilmektedirler. 3. Yağışlardan sonra tarlanın fazla su ihtiva etmesi dolayısıyla toprağın işlenerek yabancı ot savaşının yapılması olanak dışı olurken; herbisit uygulama ile bu eksiklik ortadan kalkar. 4. Çimlenmenin başından itibaren büyüme faktörleri yönünden rekabete girer.
93 Yabancı otlar ve mücadelesi 5 Fazla iş gücü gerektirmez. 6 Çok yıllık otsu ve odunsu yabancı otların mekanik uygulamalarla ortadan kaldırılması zor olmaktadır. 7 Toprak strüktürü devamlı toprak işlemesi sonunda bozulur. Toprak işlemesi yağışı bol, rüzgarı fazla olan yerlerde erozyona neden olur. Herbisit uygulaması bu gibi alanlarda erozyonu önler.
94 Yabancı otlar ve mücadelesi HERBİSİTLERİN SINIFLANDIRILMASI Uygulama Dönemlerine Göre Herbisitler Etki Şekillerine Göre Herbisitler
95 Yabancı otlar ve mücadelesi Uygulama Dönemlerine Göre Herbisitler 1- Ekimden önce uygulanan herbisitler (pre-sowing): Bu grup herbisitler kültür bitkisi ekiminden önce uygulanır. Böylece çimlenen ve çimlenmek üzere olan yabancı otları öldürür. 2- Çıkıştan önce uygulanan herbisitler (pre-emergence): Kültür bitkisi ekildikten, fakat çimlenip toprak yüzeyine çıkışından önce uygulanır. Örneğin: Üre bileşiklerinin kullanılması. fenuron, diuron, monuron, prometryne v.b. gibi.
96 Yabancı otlar ve mücadelesi Uygulama Dönemlerine Göre Herbisitler 3- Kültür bitkisi çıkışından sonra uygulanan herbisitler (post-emergence): Kültür bitkisi çimlenip toprak yüzeyine çıktıktan sonra uygulanırlar. Örneğin, hububatta yabancı otlara karşı kullanılan 2,4-D, MCPA ile pamukta Sorghum halepense (kanyaş)'ye karşı kullanılan fluazifop ve meyveliklerde kullanılan glyphosate v.b. gibi. 4- Toprak sterilizesi: Bazı herbisitler toprakta bulunan bütün canlıları öldürmek için ekimden önce toprağa uygulanır. Bu tip herbisitlerin kalıntı etkileri de göz önüne alınarak kültür bitkisinin ekiminden önce uygulanması gerekir. Örneğin; alil alkol gibi.
97 Yabancı otlar ve mücadelesi Etki Şekillerine Göre Herbisitler 1. Sellektif herbisitler: Sellektif herbisitler birçok faktörlerin etkisi altında bazı bitkileri zararlandırırken diğerlerine herhangi bir olumsuz etkileri olmaz. Bu grupta bulunan herbisitlerde kendi aralarında 2 kısımda incelenir. a.sistemik selektif herbisitler: Bitki dokularıyla alınan ve bünyesinde taşınabilen herbisitlerdir. Bunlar taşındığı bitki organlarında zararlarını meydana getirirler. Yahut ta bitki bünyesine dağılsa bile bitkinin tür özelliğine bağlı olarak seçici özelliğinden dolayı etkisini kaybetmektedir. Fluazifop, quizalafop, halloxyfop b.kontak selektif herbisitler: Etkinliklerini temas ettikleri bitki dokularında gösteren herbisitlerdir. Bunlar bitkiler tarafından çok az veya hiç taşınmazlar. Bentazon
98 Yabancı otlar ve mücadelesi Etki Şekillerine Göre Herbisitler 2. Total Herbisitler: Bu tip herbisitler kullanıldığı alanlarda ayırım yapmadan bütün bitkileri zararlandırır ve öldürürler. Herbisitlerin total ve selektif olarak sınıflandırılması kullanılan miktarına ve kullanma zamanına bağlı olarak değişir. Bu bakımdan bu grup herbisitleri de yine yukarda olduğu gibi; Sistemik total herbisitler.(glyphosate) Kontak total herbisitler (Paraquat) diye ayırmak mümkündür.
99 1-Kimyasal yapılarını bozan faktörler a)ışık altında parçalanma b)kimyasal parçalanma c)mikroorganizmalarca parçalanma Herbisitlerin Etkinliğini Azaltan Faktörler
100 Herbisitlerin Etkinliğini Azaltan Faktörler 2-Fiziksel Yer Değiştirme Sonucu Etkinliğin Azalması a) Toprak kolloidleri tarafından tutulma b) Toprakta yayılma ve yıkanma c) Buharlaşma d) Bitkiler tarafından alınma
101 Yabancı otlar ve mücadelesi Herbisitlerin Yan Etkileri 1.Kültür Bitkilerine Olan Yan Etkileri 2.Toprak Mikroorganizmalarına Olan Yan Etkileri; a. Actinomycet, Fungus ve Bakterilere Olan Yan Etkileri b. Topraktaki Diğer Canlılara Olan Etkileri 3. Böceklere Olan Etkileri 4. Herbisitlerin İnsan ve Hayvanlara Olan Etkileri a. Sıcak Kanlılara Olan Etkileri (LD50) b. Arılara Olan Etkileri c. Balıklara Olan Etkileri
102 Bitki hastalıklarını inceleyen bilim dalı
103 FİTOPATOLOJİ? Fitopatoloji: Bitki hastalıkları bilimi olarak tanımlanır. Hastalık?
104 FİTOPATOLOJİ? Hastalık? Tüm canlılarda normal olmayan fizyolojik bir durumdur Bitkilerde hastalık: Bir etmenin (canlı veya cansız) devamlı taciz edilmesi sonucu bitkideki fizyolojik olayların normalden sapması ve bu durumu bitkinin karakteristik simptomlarla sergilemesidir. Yani, hayat olayları seyrinin bitkiye zararlı olacak derecede normalden uzaklaşması olarak da tanımlana bilir
105 Hastalıkta? Canlı veya cansız hastalık etmeninin Zararlı faaliyetleri ile FİTOPATOLOJİ? Uygun çevre şartları altında * Bitkide fizyolojik olaylar anormal bir hal alır * Gözle görülebilir karakteristik simptomlar ortaya çıkar
106 FİTOPATOLOJİ? Bitki Hastalık Üçgeni Duyarlı konukçu Virülens patojen Uygun çevre Şartları
107 FİTOPATOLOJİ? Fitopatoloji 5 ana bölümde incelemektedir. 1. Simptomatoloji: Hastalık belirtisi bilimi 2. Etioloji: Hastalık sebepleri bilimi 3. Patoloji: Hastalık oluşumu bilimi 4. Epidemioloji: Hastalık salgınları bilimi 5. Hijyen ve terapi: Bitkiyi hastalıktan koruma ve tedavi yöntemleri
108 Simptomatoloji? Hastalık etmeninin faaliyetleri sonucu hastalığın belirli dönemlerinde karakteristik belirtiler ortaya çıkar; Tüm bu belirtilere Her biri belirtiye ise Sendrom Simptom denir. Hastalığın belirtisi olmadan bitkinin hasta olup olmadığını anlamak mümkün değildir.
109 Simptomatoloji? Gözle görülmeyen hücre ve dokularda meydana gelen simptomlara histolojik simptomlar, kök gövde yaprak gibi organlarda olaşan ve gözle görülebilen simptomlara morfolojik simptomlar denir. Histolojik simtomlarda; anormal hücre çoğalması ve gelişmesi vb.. Morfolojik simptomlarda ise kanserler, yaralar, çürüklükler, cüceleşme teşekkül eder Hastalık teşhisinde yol gösterici olduğundan önem taşıyan gözle görülebilir morfolojik simptomlar 3 gurup altında incelenmektedir. Bunlar sırasıyla, 1. Nekrotik simptomlar, 2. Hipoplastik simptomlar 3. Hiperplastik simptomlardır.
110 Simptomatoloji Nekrotik simp. Hipoplastik simp. Hiperplastik simp. Erken süberin teşekkülü Gal ve Tümör teşekkülü Biçimsiz teşekküller Renksizleşme İnkişafın gerilemesi Bodur büyüme Rozet teşekkülü Solgunluk Kloroz Sulanma Lekeler Yanma Geriye Doğru ölüm Kanser veya yaralar Baygınlık Çürüklük Akıntılar
111 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 1. Solgunluk Verticillium albo-atrum tarafından efekte edilmiş yonca kökleri Hıyarda Pythium sp. Transprasyonla kaybolan suyun dengelenememesi sonucu bitkinin pörsümesidir (hücreler turgorunu kaybeder). Çeşitli nedenlerle aşırı su kaybı, iletim demetlerinin tıkanması, topraktan su alamama vb. nedenlerle bitkilerde su düzeyinin bozulması, yani aldığından fazla su kaybetmesi sonucu olarak solgunluk oluşur.
112 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 1. Kloroz (sararma): Bitkiye yeşil rengi veren klorofil oluşumundan sorumlu kloroplastların tahribiyle dokularda sarı renk oluşmasıdır. Fe, N ve Mg eksikliği, hastalık etmenler ve hava kirliliği nedeniyle ortaya çıkabilir. Şeftali ve buğdayda sararma
113 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 3. Sulanma ( Hyrosis ): Hücre suyunun hücreler arası boşluğa dolması sonucu dokuların sulumsu şeffaf bir görüntü almasıdır. Gece gündüz arası sıcaklık farkı çok olan yerde rastlanır. Çünkü gündüz alınan su kolayca transprasyon yapılabilirken gece sıcaklığın düşmesi sonucu yapılamamakta ve bünyedeki fazla su sulanma simptomunu oluşturmaktadır. Bunu çürüklük, lekelenme vb. diğer nekrotik lekeler izler..
114 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 4. Yanıklık: Bitki dokularının hızla su kaybederek kuruması şeklinde tanımlana bilir. Bitkilerdeki bu ani su kayıplarının nedenleri şöyle sıralana bilir. Sıcaklık Emilasyon halinde atılan kimyevi ilaçların konsantrasyonlarını yüksek olması Bazı parazitler vasıtasıyla
115 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 5. Lekeler: Doku nekrozlarıdır. Fizyolojik Mekanik Paraziter Kimyevi sebeplerle meydana gelebilir. Sağlam dokudan bir sınırla ayrılır. Leke bir dış etki ile meydan gelmiş ise açık, doku ölümünden meydan gelmiş ise koyu renkli olur. Daha koyu alanlarla çevrili, açık veya koyu renkli nekrotik alanlardır. Bu lekeler: Değişik büyüklükte olabilir Küçük lekeler birleşebilirler Ölü dokuların çatlayıp dökülmesi ve saçma deliği halini alması Yaprak ve çiçeklerde yüzeysel, dal ve meyvelerde çökük oluşum şeklinde olurlar.
116 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 6. Kanser yaraları: Kök ve gövdede kortex ve kabuk dokularında oluşan sınırlı nekrozlara denir. Dış etkilerle dokunun yaralanmasıyla meydana gelir. Kallusla çevrilerek çevresinden ayrılır. Patojen yarayı genişletirken, kallus ise yarayı kapamaya çalışır, sonuçta iç içe şişkinlikler ve derin yaralar oluşturur. Elmada -Anthracnose
117 Nekrotik simptomlar 7. Çökerten: Kök boğazından şiddetli nekroz sonucu bitkiler solarak toprağa devrilir. Fidelerde daha dikkat çekicidir. Fideliklerde yer yer boşluklar oluşur. Toprak parazitleri veya tohum enfeksiyonları neden olabilir. Simptomatoloji?
118 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 8. Çürüklük: Tohum, soğan, yumru, kök, meyve gibi organlarda dokuların bozulması sonucu dağılmalarıdır. Bu simptomda; Oluşan renk ve sulu veya kuru olması önemlidir. Bazı meyve çürüklüklerinde, hasta meyve hızla suyunu kaybederse çürüme esnasında buruşur ve kurur buna da mumyalaşma denir. Paraziter veya saprofit mantarlar ile bakterilerin bitki dokusunda yapmış olduğu zarar sonucu meydana gelebilir.
119 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 9. Akıntı: Zarar görmüş bitki dokularından çıkan sıvılara denir. Hücre zarının erimesiyle hücre öz suyunun çıkması ile Bakteriyel hastalıklarda nemli havalarda yaralardan bakteri hücrelerini içeren sümüksü sıvının akması şeklinde Olumsuz çevre koşulları sonucu fizyolojik bozukluk olursa şekerli maddelerin akması ile (nemli koşullarda burada funguslar çoğalır ve siyahlaşır, buna da fumajin denir) Erwinia amylovora
120 Nekrotik simptomlar Simptomatoloji? 10. Geriye doğru ölüm: Çok yıllıklarda sürgünden başlayarak geriye doğru bitkide geniş nekrozların oluşmasıdır.
121 Hipoplastik simptomlar Simptomatoloji? Organ ve dokular tam gelişemez. Hastalıklı kısımlar normalden daha küçük ya da açık renkli olur. 1. Cüceleşme: Normal büyüklüğe ulaşamama, canlı cansız pek çok etmen. Bu durum patolojik bir simptom olarak görülür. Birçok faktör etkilidir başlıcaları: Toprakta besin maddesi eksikliği Canlı hastalık etmenleri Böceklerin istilası veya parazit bitkiler neden olur. Wheat Streak Mosaic Virus (WSMV) ünün enfeksiyonu sonucu cüceleşmiş buğday
122 Simptomatoloji? Hipoplastik simptomlar 2. Rozetleşme: Boğum araları uzamaz, yapraklar sık bir hal alır. Bazen de yapraklar sadece dalların ucunda sık bir şekilde bir araya gelir buna da Kamçılaşma denir. Bean leaf roll virus (???) ünün enfeksiyonu sonucu bezelyede sararma ve uç rozetleşmesi
123 Hipoplastik simptomlar Simptomatoloji? 3. Durgunluk: Tam olarak gelişememe. Tüm bitki veya belirli organlarda görülebilir. Burada beslenme ve iklim faktörleri büyük rol oynar. 4. Beyazlaşma (albikasyon): Klorofil oluşmaması nedeniyle tamamen renksizleşme. Yeşil olan renk beyaza döner.
124 Hipoplastik simptomlar Simptomatoloji? 5. Sarılık (kloroz): Yeşil rengi veren kloroplastın hasara uğraması veya oluşmaması nedeniyle yapraklarda oluşan sararmadır. 6. Etiolasyon: Yeterli ışık alamama sonucu, normalden küçük yaprak, ince uzun gövde ve klorozlu yada beyaz dokular şeklinde ortaya çıkan bir simptomdur.
125 Hiperplastik Simplomlar Simptomatoloji? 1. Aşırı Büyüme (Gigantizm): Hücre doku yada organların aşırı büyümesi Meyve, yaprak, yumrularda epidermis ve altındaki dokularda aşırı gelişme kabarık, pürüzlü, sertleşmiş yapılar oluşur buna uyuz denir. Hastalık etmeni nedeniyle gövde ve köklerde ortaya çıkan aşırı büyüme sonucu oluşan şişkinliklere Ur veya Gal denir. Kulak şeklinde yaprak damarları üzerindeki çıkıntılara Enasyon denir. Genetik ve fizyolojik sebeplerle oluşan şekilsiz büyümelere Fasiasyon denir
126 Hiperplastik Simplomlar Simptomatoloji? 2.Anormal renklenme: Klorofil olmayan dokularda klorofil oluşumu, klorofil fazlalığı sonucu mavi-yeşil renk oluşumu, antosiyanin pigmentlerinin fazlalığı nedeniyle kırmızı, mor renklenmedir. 3. Bazı dokuların zamanından önce oluşması: Sürgünlerin zamanından önce gelişmesi Yaprak meyve saplarında erken süberin oluşumu 4. Dokularda anormal gelişme: Çiçek organlarının yaprak halini alması Olgun bitkide fide yaprağı gibi yaprakların oluşması Genç yaprakların gelişmesi Tohumların normalden farklı yerlerde oluşmasıdır.
127 ETİOLOJİ? Hastalığın sebeplerini kendine konu alan bilim dalına Etioloji denir. Hastalıklara neden olan hastalık etmenleri: 1. Olumsuz cevre ve yetiştirme koşulları - Cansız etmenler 2. Bitki üzerinde veya çevresinde çoğalarak bitki gelişimini sınırlayan canlı hastalık etmenleri olarak 2 kısma ayrılır. Cansız hastalık etmenleri nedeniyle oluşan hastalıklar geri dönüşümlüdür ve bulaşmaz. Canlı hastalık etmenleri nedeniyle oluşan hastalıklar geri dönüşümsüzdür. Etmen ortadan kalksa da belirtilerin düzelmesi ve bitkinin eski haline dönmesi mümkün olmaz. Hastalık bitkiden bitkiye sonra tüm bölgeye yayılabilir.
128 ETİOLOJİ? Dış hastalık sebepleri İç hastalık sebepleri Cansız hastalık sebepleri 1. Uygun olmayan sıcaklık 2. Uygun olmayan nisbi nem ve yağışlar 3. Zararlı atmosfer olayları 4. Işık azlık veya fazlalığı 5. Uygun olmayan toprak sıcaklığı 6. Toprak reaksiyonu 7. Toprak nemindeki azlık fazlalık 8. Besin maddesi azlığı fazlalığı 9. Zararlı endüstriyel atıklar 10. Hatalı tarımsal işlemler Canlı hastalık sebepleri 1. Virüsler 2. Bakteriler 3. Funguslar 4. Parazitik bitkiler
129 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ ETİOLOJİ? Her bitkinin genetik yapısı ekolojik isteklerini belirler, çevre koşullarının uygun olmaması durumunda fizyolojik olumsuzluklar ortaya çıkar. Olumsuz faktörün şiddeti ve süresi hastalık belirtilerinin şiddetini belirler. Hafif belirtiler normale dönen ekolojik koşullarla düzelirken, bazen de ölüme neden olacak kadar şiddetli belirtiler ortaya çıkabilir.
130 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ ETİOLOJİ? 1-Sıcaklık ºc optimumdur. Yüksek sıcaklıklarda enzim ve proteinler inaktive olur. Hücreler ani olarak su kaybeder protoplazma yapısı bozulur, hücre zarı yırtılır, organlarda solma kuruma yanıklık görülür.
131 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ ETİOLOJİ? 2-Nispi nem ( yağış ): Asıl olan toprak nemi ancak, rüzgar sıcaklıkla beraber düşük nem ile bitkiler aşırı su kaybeder. Mesela kaloriferli evde nem % 65 in altına düşerse süs bitkilerinin alt yaprağı solar, yanıklık oluşur, yaprak dökülür, çiçek solar ve dökülür. Nemin yüksek olması bazı fizyolojik zararlar yanın da, canlı etmenler özellikle fungusların enfeksiyonu için uygun şartları oluşturur. Yağmur dolu olumsuz etki yapar enfeksiyona neden olur aşırı kar dalları kırar.
132 ETİOLOJİ? CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ 3-Zaralı atmosfer olayları: Rüzgarla etmenler taşınır, meyve, yaprak, çiçekleri döker, dalları kırar, ekinleri yatırır, yıldırım ise yakar. 4-Işık azlığı fazlalığı: Yüksek dağlık yerde ultroviole ışınları bitkiyi yakabilir, azlığında klorofil oluşmaz açık yeşil sarı yapraklar oluşur büyüme geriler. Işık azlığı nedeni ile büyümenin gerilemesi boğum aralarının uzaması, gövde incelmesi yaprak ve çiçek dökümü olayına entrolasyon denir. 5-Uygun olmayan toprak sıcaklığı: yüksek toprak sıcaklığında yumrulu bitkilerde yumruların iç kısımlarında nekrozlar görülür. Normalin altında sıcaklıkta tophumlar çıkmaz, hastalanma riski artar. Suyun donması kökleri zararlandırır, sekonder patojenlerin enfeksiyonu kolaylaşır.
133 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ ETİOLOJİ? 6-Toprak reaksiyonu: 4-8 ph. Aralığında iyi gelişir bitkiler ayrıca patojenleri de etkiler. Phthium türleri alkali, plasmodiophora Brassicae asitli topraklarda 7-Toprak nem: Ağır kirli topraklarda fazla su- kökler hava almaz bitki zayıf gelişir ve kök çürüklüğü görülür. Oksijen eksikliğiyle (aşırı sulama) aniden alt yapraklarda dökülme görülür, sararır, şişkinlikler oluşur. Kumlu olursa tersi görülür- su azlığı problemi ortaya çıkar cüceleşir, sararır, meyve dökümü olur, tek yıllıklarda küçülme, yüksek yaprak dökümü, solgunluk, ölüm görülür. Domateste kuraklık sonrası sulama ile meyveler çatlar. Salatalıkta acılaşma, elmada acı çürüklük ortaya çıkar.
134 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ 8-Besin maddesi: Azot: Bitki azotu nitrat veya bazen amonyak şeklinde alır. Azot noksanlığında bitkiler zayıf ve açık renklidir. ETİOLOJİ?
135 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ ETİOLOJİ 8-Besin maddesi: Fosfor: Azota benzer gelişme geriler. Yapraklar koyu, donuk mavimsi yeşil bir renk alır. Antosiyon birikimi nedeni ile yer yer mor lekeler görülür. Normalden fazla ise bitki çinkoyu alamaz bu sebeple çinko noksanlığı belirtileri görülür.
136 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ 8-Besin maddesi: Potasyum: Boğum araları kısalır, yaşlı yapraklar sararır, uçları kahverengileşir. Yaprak kenarların da kahverengi lekeler oluşur, etli dokularda uçta nekroz görülür. Şiddetli ise geriye doğru ölüm görülür. Fazlalığında magnezyum eksikliği görülür. ETİOLOJİ?
137 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ 8-Besin maddesi: Magnezyum: Kloroz ortaya çıkar önce yaşlı sonra genç yapraklarda damar aralarında kloroz görülür. Yaprak kenarları yeşil kalır.(genellikle kumlu topraklarda) şeker pancarı, domates, patates ve meyveler hassastır. ETİOLOJİ?
138 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ Kalsiyum: Büyüme uçları, sürgünler zarar görür, genç yapraklar şekilsizleşir, kenarları kıvrılır nekroz ve kahve rengi benekler oluşur. ETİOLOJİ? Domates meyvelerinde çiçek uç çürüklüğü görülür.
139 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ Bor: Bor bitki bodurlaşır, genç yaprakların dip kısmında renk açılması görülür, meyve, kök, gövde ve yumruda çatlaklar meydana gelir, daha çok kireçli kumlu topraklarda görülür. ETİOLOJİ?
140 ETİOLOJİ? CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ Demir: Genç yapraklarda damar araları sararır, damarlar yeşil kalır, kireçli topraklarda.
141 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ Çinko: Damar aralarında önce kloroz daha sonra nekrotikleşir ve morumsu hale döner, kısalma, rozetleşme ve kamçılaşma görülür. ETİOLOJİ?
142 ETİOLOJİ? CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ Bakır: Yaprak uçlarında kuruma, kenarlarda kloroz ortaya çıkar meyvelerde geriye doğru ölüm. Fazlalık yanıklık yapar.
143 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ ETİOLOJİ? Mangan: Demir e benzer, kloroz olur. Ancak; demirden farklı olarak damarın olduğu yer kalın bant halinde yeşil kalır.
144 CANSIZ HASTALIK ETMENLERİ ETİOLOJİ? 9-Zararlı Endüstriyel Atıklar: Hidrojen flüorür, azot oksitleri, kükürt dioksit, toz vb. insanların etkisiyle havaya karışan maddelerin olumsuz etkisidir. 10-Hatalı Tarımsal Uygulamalar: Gereğinden fazla kimyasal veya pestisit kullanımı, derin dikim, sık ekim, hatalı yada aşırı toprak işleme, hatalı depolama gibi faktörler olumsuz etki yaparken, uygun veya zamanında yapılmayan işlemler bitkinin zayıf gelişmesine dolayısıyla sekonder etmenlerin hücumuna açık halele gelir.
145 Canlı etmenlere geçmeden önce hastalık oluşumunu nasıl olur bir bakalım.. Patoloji? Hastalıklı hayat olaylarının seyrini inceleyen bilime bitki patolojisi denir. Hastalık Devri: Patojen bir bitki hastalığının devri birbirini izleyen zincirleme olayları kapsar. Hastalık Oluşumu İçin konukçu duyarlı bitki olmalı uygun cevre koşulları olmalı patojen saldırgan olmalı, inokulasyon ve penetrasyonda vektöre bağlı patojenler için vektörlerin varlığı da gerekir. Konukçu Patojen Çevre ve bazen vektör
146 Patoloji? Bitki Hastalık Üçgeni Duyarlı konukçu Uygun çevre Şartları Virülens patojen
147 Patoloji? Bitki Hastalık Üçgeni Duyarlı konukçu Virülens patojen Uygun çevre Şartları
148 Patoloji? Duyarlı konukçu Virülens patojen Uygun çevre Şartları
149 Patoloji? İnokulum : Duyarlı konukçuda hastalık oluştura bilecek patojen miktarına denir. Virüs-- viroid-- milyonları bulunan partikül adedi Bakteri ve MLO. --tek bir hücre Fungus--tek bir spor Parazitik yüksek bitki-- tek bir tohum İnokulasyon: İnokulum kaynağından inokulumun duyarlı bitkiye transfer edilmesidir. Rüzgar, yağmur, sulama suyu, hasta polen vb. İnsanlar Vektörler
150 Patoloji? Penetrasyon: İnokulumun bitkiye girerek canlı hücrelerle doğrudan temasa gecmesidir. Doğal açıklıklar; stomalar, lentisel, kılcal kök uçlarındaki doğal açıklıklar. Yaralar Vektörler Enfeksiyon: Patojenin penetrasyonu ile patojen veya konukçu bitkinin ölümüne kadar bitkide görülen tüm hastalık olaylarına enfeksiyon denir. Enfeksiyon sırasında patojen önce bir inkubasyon süresi geçirir. Çoğalır- yayılır- fruktifikasyon organları ve sporları oluşturur. Enfeksiyon içerisinde zincir şeklinde sekonder enfeksiyonlar oluşabilir. Ancak konukçu bitki veya patojenin ölümüyle sonuçlanır.
151 Patoloji? İnokulasyon Penetrasyon İnkübasyon İnokulum (Hastalık) Kaynağı Patojenin kışlaması Sekonder Enfek. Enfeksiyon Patojen veya konukçu ölür
152 Patoloji? Patates kanseri Rhizoctonia solani
153 Patoloji? Ateş yanıklığı Erwinia amylovora
154 Patoloji? Enfeksiyon sırasında; konukçu bitki patojen ilişkileri? 1-Obligat parazitlik düzeyde: Virüs, viroid, MLO, pas, külleme, rastık, sürme etmeni funguslarda görülür. Patojen konukçu bitkiyi hemen öldürmez, onunla varlığını sürdürdüğü için ilişki uzun sürelidir. Hatta yıllarca sürebilir.(virüs, külleme arasındaki ilişki gibi) Verim ve kalite düşükse de bitki hemen ölmez 2-Fakültatif saprofit: Canlıda yaşar ancak ölü organik maddeler üzerinde de canlılıklarını uzun yıllar sürdürebilir. Patojenlerin çoğu bu guruptadır. Fungal hastalıklarda bitkide ölüme ve epidemiye yol açabilirler.
155 Virüs? Bitkilerde 500 den fazla hastalık oluştururlar. İlk olarak 1880 li yıllarda aşı ya da bitki öz suyu yoluyla bazı hastalıkların geçtiği bulunmuştur lı yıllarda tütün mozaik hastalığının sıvıda bulunan bulaşıcı bir canlı aracılığı ile bulaştığı bulunmuştur de Stanley hasta bitki yapraklarından küçük beyaz kristaller halinde TMV izole edilmiş ve saflaştırılmıştır da ise hastalık etmeninin çoğalabilmek için canlı hücreye ihtiyaç duyan bir protein olduğunu ortaya atmış ve Nobel almıştır. Daha sonra ise protein ve N.A dan oluştuğu NA. nın enfeksiyona neden olduğunu protein kılıfın sadece onu koruduğu belirlenmiştir de Elek. Mik. keşfiyle virüs partikülleri görüle bilmiştir de ise protein kılıfı olmayan, sadece NA den ibaret hastalık etmeni viroidler tanımlanm
156 Virüs? Morfolojik Özellikleri: Virüsler ışık mikroskobu ile görülmeyen (200nm den küçük enli, en fazla 2000nm boyda) Konukçu organizmayı daha fazla virüs sentezlemeye teşvik eden Bir dizi genetik koddan ibaret obligat parazitler olarak tanımlanır. Tek veya çift sarmal RNA veya DNA partikülü ile bunları saran konukçuyu protein kılıftan oluşur (Şekil TMV)
157 Virüs? Virüsler değişik şekillerde olabilirler: Uzun sert çubuklar Kısa bakteri benzeri çubuklar Bükülebilir iplikçikler Küre Çok yüzlü (polihedral)
158 Virüs? Değişik şekillerdeki virüslerin protein ve NA içerikleri farklıdır. Çubuk ve ipliksilerde daha fazla protein, küresellerde ise aksine NA oranı daha fazladır. Ancak genel olarak; % 5-40 NA % proteinden oluşur. Büyük kısmı RNA ya sahiptir. NA DNA dan olan 25 kadar fitopatojen virüs belirlenmiştir.
159 Üremeleri FİTOPATOLOJİ Virüs? Konukçu hücresiyle virüs teması NA protein kılıftan ayrılır ve konukçu hücresine girere RNA polimeraz ve RNA replikaz ile yeni virüs NA sentezlenir ribozomlar virüs proteinlerini sentezlemeye teşvik edilir Sonuç
160 Virüs? Bitkiye Girişleri Ve Bitkide Taşınmaları Sadece Yaralardan Girebilir, bazı böcekler, dolu, tarım aletleri vb. Sonra hücreden hücreye geçerek hızla yayılır. Bazıları ise iletim demetleri ile büyüme noktalarına (uç meristem) yumru veya rizomlara geçer, böylece tüm bitkiye yayıla bilir (sistemik enfeksiyonlar) yada lokal olarak kalabilir. Bitki dokusundan kendileri çıkamadığından böcek, akar, nematot, fungus gibi bitki zararlıları taşınmada rol oynar. Bu tür canlılara vektör denir.
161 Virüs vektörleri Virüs? Özellikle böceklerden: Homoptera dan Aphididae, Cicadellidae ve Aleyrodidae Akarlardan: Tetranychidae ve Eriophyiidae Nematotlardan: Toprak kökenli: Longidorus, Trichodorus, Paratrichodorus ve Xiphinema türleri Fungus: Toprak kökenli su yüzünde hareket eden zoosporlara sahip Olpidium, Spongospora, Polymyxa ve Phthium cinslere bağlı türler Parasit bitkilerden: Küsküt virüsleri taşırlar. Ayrıca: Hasta bitkiden alınan tohum, yumru, rizom, soğan, aşı kalemi, aşı gözü vb. Mekanik olarak ta bazı virüsler öz suları ile bulaşabilir. Bu taşıma şekli doğada yaygın değil ama TMV (tütün mozaik virüsü) böyle taşınır.
162 Virüs? Simptomları 1- Nekrotik 2- Hipoplastik veya hiperplastik simptomlar oluşturabilirler En tipik olanları 1-Mozaik 2-Sarılık 3-Halkalı leke 5-Cücelik ve bitki ölümü 4-Lokal lezyonlar
163 Hasta bitkiden sağlıklıya taşınma Virüs? 1-Veğetalif çoğaltma organları ile 2-Mekaniksel olarak bitki öz suyu ile 3-Tohumla 4-Polen ile 5-Böcekler ile (homoptere hemiptera) 6-Akarlar ile 7-Nematodlar ile 8-Funguslar ile 9-Küsküt ile
164 Virüs? Virüsleri Diğer Canlı Hastalık Etmenlerinden Ayıran Özellikler 1-Tek bir çeşit NA var bu da genel olarak sadece RNA dır. 2- Virüsler konukçu hücresi içerisinde sentezlenerek çoğalır.tıpkı kimyasal bir molekül gibi. 3- Büyüme ve bölünme özellikleri yoktur. 4- Hücre yapısı ve enerji bağları üretim sistemi sağlayacak materyalden yoksundur. 5- Mutlaka konukçunun canlı hücre sistemine ve polyribozomlara ihtiyaç duyar. Viroidler ise virüslerden farklı olarak sadece çıplak RNA molekülünden oluşur.
165 Hasta bitkiden sağlıklıya taşınma Virüs? 1-Veğetalif çoğaltma organları ile 2-Mekaniksel olarak bitki öz suyu ile 3-Tohumla 4-Polen ile 5-Böcekler ile (homoptere hemiptera) 6-Akarlar ile 7-Nematodlar ile 8-Funguslar ile 9-Küsküt ile
166 Önemli Bazı Virüs Hastalıkları Virüs? İngilizce isimlerin kelime baş harfleri ile sınıflandırma yaygındır. Bu kısaltmaya akronim (acronym) denir. Mesela, TMV (Tobacco Mozaik Virüs) Tütün Mozaik Virüsü gibi. Etmen Konukçu Virüs simgesi Tütün mozaik virüsü Solanaceae Türlerinde TMV Hıyar mozaik virüsü Cucurbitaceae,Tütün Muz CMV Şeker pancarı tepe kıvırcıklığı Pancar BCTV Şeker pancarı sarılık virüsü Pancar BYV Patates x virüsü Solanaceae PVX Patates y virüsü Patates PVY Fasulye sarı mozaik virüsü Baklagiller BYMV Fasulye adi mozaik virüsü Baklagiller BCMV Şharka virüsü Erik Plum Pox V. İncir mozaik virüsü İncir FMV
167 Virüs? Tütün Mozaik Virüsü, TMV (Domateste)
168 Patates Y Virüsü, PVY (Patates) Virüs?
169 Virüs? Şharka virüsü, Plum Pox V. (Kaysı)
170 Virüs? Hıyar mozaik virüsü, CMV (Bal Kabağı)
171 Virüs? Şeker pancarı tepe kıvırcıklığı Pancar BCTV
172 Virüs? Şeker pancarı sarılık virüsü Pancar BYV
173 Virüs? Patates x virüsü Solanaceae PVX
174 Virüs? Fasulye sarı mozaik virüsü Baklagiller BYMV
175 Virüs? Fasulye adi mozaik virüsü Baklagiller BCMV
176 Bakterioloji Bakteriler insanların yaşamı için hem en gerekli hem de en tehlikeli canlılardır. Toprağın verimliliğini artırır, havadan azot fikse eder, gıdaların ve bazı kimyasal maddelerin yapımında kullanılır, ölü bitkisel ve hayvansal atıkların parçalanmasını sağlarlar. Fakat savaşlarda ölen insan sayısından çok daha fazla insanın ölümünden de sorumludur. Bugün için bilinen yaklaşık 1600 bakteri türünden 250 kadarının bitkilerde hastalıklara neden olduğu saptanmıştır. Bütün fitopatojen bakterilerin saprofit yaşama yeteneği vardır.
177 MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ Bakterioloji Bakteriler tek hücreli mikroskobik organizmalardır.uzunlukları 0.3-6µm arasında değişmektedir. Bakteriler hücre yapılarına göre; Küresel bakteriler Yuvarlak bakteriler Spiral bakteriler olarak sınıflandırılırlar. Bazı bakteriler hücre içerisinde dayanıklı sporlar oluştururlar. Birçok bakteri kapsül denilen yapışkan, sümüksü bir madde salgılar ve bu madde hücrelerin etrafında birikerek onları bir arada tutar.
178 Bakterioloji Bitkilerde hastalık yapan fitopatojen bakterilerin özellikleri Sayıca bitkilerde hastalık oluşturan funguslardan daha azdır. İnsanlarda ve hayvanlarda hastalık yapanların sayısı daha fazladır. ph istekleri nötre yakın, bitki patojenleri arasında iyi gelişirler. Bitkilerde hastalık oluşturan bakteriler insan ve hayvanlarda hastalık oluşturmaz. İnsanlarda hastalık yapanlar 37 C bitkilerde hastalık yapanlar C gelişirler Birçoğu çubuk şeklindeki bakterilerdir. Büyük çoğunluğu gram negatiftir. Boyları x1-3 mikrondur. Birçoğu spor oluşturmazlar Bitki patojeni bakteriler kapsül veya sümüksü maddeye sahiptirler. Bunların sayesinde dış etkenlere karşı (sıcaklık, ışık,...) korunmuş olur.örneğin; E.amylovora (Vahşi Ateş yanıklığı) kapsülü sayesinde 610 gün canlılığını koruyabilmektedir. Birçoğu hareketlidir.bu hareketlerini kamçıları ile sağlarlar.hareketli olanlar genellikle doğal açıklıklardan ve yaralardan hareketsiz olanlar ise ancak yaralardan giriş yapabilirler.
179 Bakterioloji Bitkilerde hastalık yapan fitopatojen bakterilerin özellikleri Toprak kökenli olan bakteriler çok daha hızlı gelişirler. Bitki patojen bakteriler daha yavaş gelişirler. Kendilerine özelleşmiş yapay besi ortamlarında çoğalırlar. Çoğunluğu heterotrof bakterilerdir.organik madde varlığında gelişirler. Optimum gelişme sıcaklıkları C Çoğunluğu hücreler arası boşluklarda yani interselüler olarak yaşarlar.hücre içine giremezler. Çoğunlukla konukçuya özelleşmişlerdir. Seçicidirler.
180 Bakterioloji BAKTERİ HÜCRESİNİN ANATOMİK YAPISI Hücre duvarı (%25) Stoplazma DNA dan oluşmaktadır. İnsan ve hayvanlarda hastalığa neden olan Salmonella sp.
181 Bakterioloji Hücre Duvarı : Polipeptitlerden oluşmuştur ve bunların oranlarına göre bakteri hücre duvarı bazı özel boyaları absorbe etmekte veya etmemektedir. Bu özelliklerine göre bakteriler Gram (-) ve Gram (+) olarak iki gruba ayrılmışlardır. Hücre duvarı bakteriye özel şeklini verir. Besin maddelerinin hücreye girişini, artık maddelerin ve enzimlerin çıkışını sağlar. Stoplazma : Stoplazmik zar ile çevrilidir.bu zar seçici geçirgendir.bir bakteri stoplazması; protein, lipit, karbonhidrat ve diğer birçok organik bileşikleri, mineral maddeler ve sudan oluşmalktadır.çok sayıda organel mevcuttur. DNA : Tek bir iplikçik halinde serbest olarak bulunur.ayrıca plazmid denen küçük, küresel kromozom parçaları bulunur.
182 Bakterioloji Uzun saç teli şeklindeki kamçılarına flagellum (çoğulu flagella) denir. Bunlarla hareketlerini sağlarlar. Bakteriler kamçılarına göre 5 grupta toplanmaktadır. Atrik bakteri :Kamçısı olmayan bak. Clacibacter michiganense (Domates bakteriyel solgunluğu) Monotrik Bakteri :Tek kutbunda tek kamçısı olan bakteriler. Xanthomonas campestris (Lahana siyah damar çürüklüğü) Amfitrik Bakteri : Hücrenin iki ucunda birer kamçısı olan bakterilerdir. Xanthomanas beticola (Şeker pancarında yaprak yanıklığı) Lofotrik Bakteri : Hücrenin bir veya iki ucunda birden fazla kamçılı bak. Agrobacterium tümefaciens (Bağ dal kanseri) Peritrik bakteriler : Her tarafı kamçılı olan bak. Erwinia amylovora (Ateş yanıklığı)
183 Bakterioloji Hücre Duvarı : Polipeptitlerden oluşmuştur ve bunların oranlarına göre bakteri hücre duvarı bazı özel boyaları absorbe etmekte veya etmemektedir. Bu özelliklerine göre bakteriler Gram (-) ve Gram (+) olarak iki gruba ayrılmışlardır. Hücre duvarı bakteriye özel şeklini verir. Besin maddelerinin hücreye girişini, artık maddelerin ve enzimlerin çıkışını sağlar. Stoplazma : Stoplazmik zar ile çevrilidir.bu zar seçici geçirgendir.bir bakteri stoplazması; protein, lipit, karbonhidrat ve diğer birçok organik bileşikleri, mineral maddeler ve sudan oluşmalktadır.çok sayıda organel mevcuttur. DNA : Tek bir iplikçik halinde serbest olarak bulunur.ayrıca plazmid denen küçük, küresel kromozom parçaları bulunur.
184 Bakterioloji Bitkilerde meydana getirdikleri belirtiler iletim demetlerinde çoğalan bakteriler solgunluk, genel sararma, gelişme geriliği ve cücelik gibi belirtiler meydana getirir. Gelişmeleri sırasında pektolitik enzim salgılayan bakteriler bitkilerin gövde, yumru, soğan, meyve gibi sulu kısımlarında yumuşak çürüklük oluşturur. Bazı bakteriler ise gelişmeleri sırasında sentezledikleri hormon etkili kimyasallarla bitki hücrelerini aşırı büyümeye teşvik ederler. Bir çok bakteri ise bitki hücrelerinin ölümüne neden olarak leke, yanıklık, kanser yarası gibi nekrotik belirtiler oluşturur.
185 Bakterioloji Bakterilerle Mücadele Toprağın yada bitkisel üretim materyalinin bakteriyle bulaşık olmamasına dikkat etmek gerekir. Hastalıklı bitki artıklarının ortamdan uzaklaştırılıp imha edilmesi gerekir. Sulama gübreleme gibi tarımsal uygulamalarda aşırıya kaçılmaması gerekir. Özellikle enfeksiyonun olacağı dönemde bunlar yapılmamalıdır. Konukçu sayısı sınırlı olan bakteriler için rotasyon ayrıca dayanıklı bitki çeşitleri tercih edilmelidir. Bakırlı ilaçlar etkili olur. Bunlardan en çok bilineni bordo bulamacıdır. Bunların dışında bakteriler birçok antibiyotikten etkilenir. Fakat bunlar oldukça pahalı kimyasal bileşikler olduklarından pratikte yayın olarak kullanılmazlar.
186 Bakterioloji Streptomyces scabies Ürün miktarını ekonomik önemde azaltmamakla birlikte, kaliteyi düşürmektedir. En tipik belirtileri yumrular üzerinde küçük, kahverengimsi, hafif tümsek şeklinde, mantarımsı lekelerdir. Sertifikalı, hastalıksız yumru kullanımı etkili bir önlem olarak tavsiye edilmektedir. Dayanıklı çeşit yetiştirmek veya toprak ph sını kükürt uygulaması ile 5.3 civarında tutmak da yararlı olur.kimyasal mücadelede PCNB ile toprak veya tohumluk ilaçlaması uygulanabilir.
187 Bakterioloji Pseudomonas türleri Çubuk şeklinde bir veya birkaç polar kamçılı bakterilerdir. Kültürde sarı yada beyaz koloni oluştururlar. Bitkilerde yaprak ve meyve lekeleri, solgunluk ve ur oluşturan türleri vardır. Pseudomonas syringae nın değişik bitki türlerinde farklı belirtilere neden olan 40 kadar patovarı vardır. Bunlardan bazıları: Pseudomonas syringae pv. phaseolicola: Fasulye hale yanıklığı Pseudomonas syringae pv. lachrymans: Hıyarda köşeli yaprak lekesi Pseudomonas syringae pv. syringae: Turunçgillerde yanıklık Pseudomonas syringae pv. tomato: Domateste bakteriyel leke Pseudomonas syringae pv. savastanoi: Zeytin dal kanseri Pseudomonas syringae pv. solanaceae de solgunluk
188 Tütün yetiştirilen her yerde görülen önemli bir hastalıktır. En tipik belirtisi lekelerin etrafında sarı renkte bir halenin oluşmasıdır. Şiddetli hastalanan fideler ölür.hastalık bulaşık fidelerde tarlaya geçer ve buradaki bitkilerde de aynı belirtiler görülür.yapraklar deforme olur,ticari değerini kaybeder. Bakterioloji Pseudomonas syringae pv. tabaci Tütün vahşi ateş hastalığı Mücadelesi: Fide yataklarını buhar veya fumigantla dezenfekte etmek, sağlıklı fideleri tarlaya şaşırtmak, dayanıklı çeşit yetiştirmek, bulaşık alanlarda en az iki yıl tütün yetiştirmemek, yaprakların ıslak olduğu dönemde tarlada çalışmamak Ayrıca fide döneminde bordo bulamacı ile fideler 10 gün ara ile ilaçlanabilir.
189 Bakterioloji Xanthomonas türleri Çubuk şeklinde, polar kamcılı bir bakteridir. Bitkilerde yaprak ve meyve lekeleri, gövde kanseri, çürüklük gibi değişik belirtiler oluşturur. 100 den fazla patovarı vardır. Xanthomonas campestris pv.phaseoli: Fasulye adi yaprak yanıklığı Xanthomonas campestris pv.malvacearum: Pamukta köşeli yaprak lekesi Xanthomonas campestris pv.vesicatoria: Biber ve Domateste bakteriyel leke Xanthomonas campestris pv.campestris:pruni: Sert çekirdekli meyvelerde bakteriyel leke Xanthomonas campestris pv.citri: Turunçgillerde bakteriyel kanser
190 Bakterioloji Xanthomonas campestris pv.campestris: Lahanalarda siyah damar çürüklüğü Bitkilerin bütün toprak üstü kısımlarında ve bitkilerin her döneminde görülebilir.turp gibi köke sahip bitkilerde bu organlar da hastalıktan etkilenebilir ve kuru çürüklük oluşur. Genç fideler enfekte olursa sağlıklı gelişemez ve cüce kalırlar, alt yaprakları dökülebilir. Tarladaki bitkilerde ise en tipik belirti ise yaprak kenarlarında V-şeklinde klorotik lekelerin oluşmasıdır. Temiz tohum kullanımı ve bitkilerin son birkaç yıldır hastalığın görülmediği yerlerde yetiştirilmesi önem taşır.bu bakımdan rotasyon ve tohumların sıcak su (50 C de dakika) ile muamelesi tavsiye edilir.10 gün arayla bitkilerin bakırlı preparatlarla ilaçlanması hastalığın yayılmasını önleyebilir.
191 Bağlarda ilk olarak yaprakların orta kısımları yeşil kalırken, kenarlarının düzensiz bir şekilde kavrulmasıdır.yanıklık orta kısma doğru ilerler ve kahverengileşir. Yapraklar saplarından koparak dökülürler, saplar çubukta asılı kalır.iletim demetlerinde zamk ve tylose oluşumu da söz konusudur. Hastalık aşı yoluyla ve cüce ağustos böcekleri ile taşınmaktadır. Bakterioloji Xylella fastidiosa : Bağlarda Pierce Hastalığı Hastalığın yayılmasını önlemek için karantina önlemleri uygulanmaktadır. Bulaşık üretim materyalinde yeterince uzun süre canlı kalamadığı için yeni alanlara taşınması pek mümkün görülmemektedir.yine de aşı kalemlerini 45 C lik suda 30saat tutmak, etmenin bulaşma olasılığını ortadan kaldırmak için tavsiye edilmektedir.
192 Bakterioloji Agrobacterium türleri Toprakta ve bitki köklerinin çevresinde yaşarlar. Bitkilerde kök ve taç gali, saçak köklülük gibi belirtiler oluşturmaktadırlar. Agrobacterium rhizogenes: Elmada saçaklı kök oluşumu Agrobacterium rubi: Böğürtlende gövde uruna neden olur Agrobacterium tümefaciens : Kök ve taç gali
193 Bakterioloji Agrobacterium tümefaciens : Kök ve taç gali Elma, şeftali, gül gibi değişik birçok odunsu bitkide hastalığa sebep olur. Ağaçlarda toprağa yakın gövde veya kök kısmında ur ya da gal oluşumu hastalığın en tipik belirtisidir. Temiz üretim materyali kullanılması, ağaçlarda toprak yüzeyine yakın kısımda yara açılmaması, mısır veya diğer tahıllarla roratsyon yapılması, bulaşık ağaçların imha edilmesi gibi uygulamalar tavsiye edilir. Fidelerin bakteri enfeksiyonunu önleyen bir başka Agrobacterium türü ile muamele edilmesi de mücadele etkili olabilmektedir.
194 Bakterioloji Erwinia türleri Çubuk şeklinde, peritrik kamcılı bir bakteridir. Bitkilerde yumuşak çürüklük, yanıklık ve solgunluk hastalıklarına neden olan türleri vardır. Erwinia carotovora pv.carotova : Değişik meyvelerde yumuşak çürüklük Erwinia carotovora pv.atroseptica : Patateste kara bacak hastalığı Erwinia stewatii: Mısırda bakteriyel solgunluk Erwinia tracheiphila: Kabakgillerde solgunluk Erwinia amylovora :Yumuşak çekirdelilerde ateş yanıklığı hastalığı
195 Bakterioloji Erwinia amylovora :Yumuşak çekirdelilerde ateş yanıklığı hastalığı Bitkilerde tespit edilen ilk bakteri hastalığıdır. Elma ve armutlar da ekonomik önemde zarar yapmaktadır. Çiçekler ve yapraklar önce suda ıslanmış gibi görünür, sonra hızla solarak, önce kahverengiye sonra siyaha dönüşürler.kabukta çatlaklar oluşur, siyah ve sert bir yapı kazanır. Ağacın meyve verimi düşer.sürgünler, dallar ve bazen tüm ağaç bir yıl içinde ölebilir. Çiçek döneminde ppm dozda streptomisin uygulaması çiçek enfeksiyonlarını önlemek için tavsiye edilmektedir. Ayrıca belirti görülen dal ve sürgünler hastalıklı kısmın 25 cm altından kırılıp imha edilmelidir.
196 Bakterioloji Clavibacter michiganense subsp. michiganense : Domateste bakteriyel karaleke ve solgunluk hastalığı Bitkilerin yaşına ve çevre koşullarına bağlı olarak değişebilmektedir. Fide döneminde ortaya çıkarsa fideler solar ve ölür.daha yaşlı bitkilerde yaprak kenarlarında nekrozlar oluşur, yapraklar kurur.gövde, yaprak sapı ve yaprak damarlarında sarıdan siyaha kadar değişen çizgiler oluşur.meyveler üzerinde de 3 mm çapında etrafı beyaz haleli sulu lekeler meydana gelir.bu belirtiye kuş gözü lekesi denir. Temiz tohum kullanımı önem taşır.tohumlar C lık sıcak suda 25 dakika tutularak veya %0.6 lık asetik asit çözeltilerinde 24 saat bekletilerek bakteriden arındırılır.hastalığın şiddetli görüldüğü yerlerde 4-5 senelik rotasyon uygulanmalı, yağmurlama sulamadan kaçınılmalı ve bitkilerde yara açmamaya özen gösterilmelidir.
197 Bakterioloji Spiroplasma citri : Turunçgillerde palamutlaşma (Stubborn) Yavaş geliştiği için başlangıçta teşhisi zordur. Hastalıklı bitkilerde verim düşer, çok küçük, Pazar değeri olmayan meyveler oluşur. Bulaşık ağaçlarda dal ve sürgünlerin yukarı doğru gelişmesi ve boğum aralarının kısalmasıyla çalımsı bir görünüm dikkati çeker. Bazı sürgünlerde geriye doğru ölüm olur. İndeksleme yoluyla hastalıksız aşı kalemi veya gözü kullanılması ve hastalıklı bitkilerin ortadan kaldırılması etkili olur.
198 Mikoloji fruiting bodies (called pycnidia in this case) of the fungus Septoria
199 Mikoloji Funguslar klorofil içermeyen ve genellikle sporlarıyla çoğalan mikroorganizmalardır. Hareketsizdir,ancak hareketli sporları vardır. Yaklaşık fungus türü tanımlanmıştır ve her yıl buna yeni türler eklenmektedir. Şapkalı mantarlar, kav mantarları, küfler ve mildiyö fungusları hemen herkes tarafından bilinmektedir.
200 Mikoloji Fungusların bir çoğu insanlar için faydalıdır. Gıda ve ilaç endüstrisinde kullanılabilirler. Ekmek, bira, şarap, soya sosu gibi gıda ve içeceklerin yapımında özel funguslar kullanılmaktadır. Penisilin adlı antibiyotik(1929 yılında) bir fungus türünden elde edilmiştir. Bakterilerle birlikte çürümeyi sağlarlar. Funguslar; kitaplar, giyecekler, meyveler, deri, et, kağıt, depolanmış tohum ve diğer bitkisel materyal ve odun gibi çok değişik maddeleri parçalayabilirler. Bazı funguslar bitki kökleri ile simbiyotik bir birlik oluştururlar. Bu yapıya mikoriza denir.
201 Mikoloji Fungus bitki köklerinden besin maddeleri ihtiyacını karşılarken, fosfor gibi belirli bazı besin elementlerini de bitki köklerinin alabileceği forma çevirir. Bazı mikoriza fungusları, zararlı patojenik fungusların bitki köklerini enfekte etmesine karşı bitkiyi koruyabilir. Bazı funguslar da yalnızca canlı bir konukçu üzerinde çoğalıp yaşayabilir, bunlara obligat(mecburi) parazitler denir. Fakültatif parazitler ise ölü organik madde ile beslenerek de yaşamlarını sürdürebilirler.
202 Mikoloji Bitki paraziti bazı funguslar tarafından gıdalar üzerinde üretilen ve mikotoksin denilen bazı maddeler hayvanlara ve insanlara zararlıdır. Mısır daneleri üzerinde Aspergillus flavus fungusunun gelişmesi sonucu aflatoksin üretimi gerçekleşir. Aflatoksin seviyesi yüksek olduğunda bu danelerden yapılan gıdayı tüketen hayvan veya insanlar zarar görür. Funguslar 0-35 C arası yaşarlarken optimum gelişmeleri C civarındadır. Bakteriler alkali ortamı tercih ederken fungus hafif asitli ortamı ph 6-7 tercih eder.% nisbi neme ve spor çimlenmesi için serbest suya ihtiyaç duyar.
203 Mikoloji Morfolojik Özellikleri Bir fungusun vücudu veya vegetatif dönemdeki yapısına hif denir. Hifler bir araya gelerek misel i(mycelium) oluşturur. Gelişmiş funguslarda hifler septum (çoğulu septae) denen bölmelerle, içleri protoplazma dolu hücrelere bölünmüştür. Bir hif genellikle bir sporun çimlenmesi ile oluşur Yanda üstteki şekil septasız, alttaki ise septalı somatik hif yapını göstermektedir.
204 Mikoloji
205 Mikoloji Fungus misellerinin birbirine paralel olarak sıkı bir şekilde bir araya gelerek oluşturdukları ip veya halat şeklindeki yapılara rizomorf (rhizomorph) denir.bu yapı fungusun uygunsuz koşulları geçirmesini, hem de bir konukçudan diğerine ulaşmasını sağlar. Misellerin düzenli ve gevşek bir şekilde bir araya gelerek oluşturdukları fungal dokulara ise prosenkima (prosenchyma denir. İçinde değişik çoğalma yapılarının oluştuğu stroma bu tip fungal dokulardandır. denir. Konukçu yüzeyinde gelişen funguslara ektoparazit funguslar Bitki dokuları içinde gelişen funguslara ise endoparazit funguslar denir. Bunlarda misel gelişimi bitki hücreleri arsında (intercelluler) veya hücre içine girmek suretiyle olur (intracelluler).
206 Mikoloji Hiflerin konukçu dokuları içine girebilmek için oluşturduğu ucu çivi şeklinde sivrilmiş yapılara apressoryum (appressorium, çoğulu: appressoria) denir. Appressorium konukçu epidermisi üzerine oluşturduğu basınçla epidermisi delerek doku içine girer. Fungus hiflerinin oluşturduğu özel yapılardan bir diğeri haustoryum dur. Hücre içerisinden besin alımına yarayan yapıdır. Fungus miselleri yoğun bir şekilde gelişerek fungal dokuları plektenkima (plectenchyma) meydana getirirler. Misellerin düzensiz ve sıkı bir şekilde bir araya gelerek oluşturdukları fungal dokulara psödoparankima (pseudoparanchyma) denir. Bu tip yapılara örnek sklerot (sclerotium, çoğulu:sclerotia) adı verilen dormant ya da dinlenici yapılar verilebilir.
207 Mikoloji FUNGUSLARDA ÜREME Funguslarda üreme a)eşeyli üreme ve b)eşeysiz üreme olmak üzere iki tipte gerçekleşir.
208 Mikoloji Hiflerin uç veya orta kısımlarındaki hücreler hifden kopup ayrılmakta ve yeni bireyleri oluşturduğu framentasyon dur.hücre çeperleri kalınlaşıp yuvarlaşarak hiften ayrılan hücrelere klamidaspor denir. Hifin uç kısmından tesbih tanesi gibi koparak ayrılan hücrelere arthrospor (veya Oidium) denir.bu iki spor tipi hif hücrelerinden yani, thallusdan oluştukları için bunlara thallospor da denilmektedir.
209 Mikoloji Somatik hücrenin yavru hücrelere bölünmesi ile; hücre uzayarak ortadan bölünür. Somatik hüc. Tomurcuklanması ile;protoplazma ve çekirdek hücrenin uç kısmında oluşan tomurcuk içine geçerek tomurcuk ana hücreden ayrılır. Aseksüel sporlar vasıtasıyla; 1.farklılaşmış miseller yada bunların oluşturduğu 2.özel çoğalma yapıları içinde veya üzerinden spor oluşturarak.
210 Mikoloji Eşeysiz dönemde iki tip spor görülür. a) Dallanmış hiflerin ucunda bulunan ve içinde çok sayıda spor bulunan kese şeklindeki sporangium spor kesesi; bunların içindeki sporlarada sporangiospor denir.kamçı lı olan hareketli sporlara zoospor ve hareketsiz sporlarada aplanospor denir. b)konidiofor adı verilen farklılaşmış hiflerin ucunda oluşan, tek veya çok hücreli sporlara ise konidi denir.konidiler bazen doğrudan hif ucunda oluşurlar, yada komplex yapıda kitleler halinde oluşabilirler. Yada; 1.Piknit (picnidium) : somatik dokuya gömülü halde oluşan kese 2.Aservulus (acervulus) : yatak şeklindeki organlar içinde 3.Sporodokyum (sporodochium) : yastık şeklinde kabarık yapılar içinde 4.Sinnema (synnema) : Çiçek demeti gibi yan yana gelerek uçlarında toplu halde konidiler oluşur.
211 Mikoloji Eşeysiz dönemde iki tip spor görülür. a) Dallanmış hiflerin ucunda bulunan ve içinde çok sayıda spor bulunan kese şeklindeki sporangium spor kesesi; bunların içindeki sporlarada sporangiospor denir. Kamçılı olan hareketli sporlara zoospor ve hareketsiz sporlarada aplanospor denir. b) Konidiofor adı verilen farklılaşmış hiflerin ucunda oluşan, tek veya çok hücreli sporlara ise konidi denir. Konidiler bazen doğrudan dallanmış yada dallanmamış hiflerin (konidiofor) ucunda oluşurlar
212 Mikoloji Yada komplex yapıda kitleler halinde oluşabilirler. 1.Piknit (pycnidium) : konidiler somatik dokuya gömülü halde oluşan kese yapısındaki hücreler üzerinde oluşan konidioforların ucunda oluşurlar Örnek: Phoma türleri
213 Mikoloji 2. Aservulus (acervulus) : yatak şeklindeki organlar içinde Colletotrichum sp. de acervulus ve konidi
214 Mikoloji 3. Sporodokyum (sporodochium) : yastık şeklinde kabarık şekilli yapılar oluşturan kısa konidioforlarda Fusarium sp. sporodokyumu ve konidisi
215 Mikoloji 4.Sinnema (synnema) (Coremium): Çiçek demeti gibi yan yana gelerek uçlarında toplu halde konidiler oluşur. Örnek: Penicillium
216 Mikoloji b) Eşeyli Üreme Funguslarda eşeyli üreme üç aşamada;plasmogami,karyogami ve mayoz bölünme şeklinde gerçekleşmektedir.bu bölünme yılda bir defa görülür.farklı karakterdeki iki eşey hücresinin plazmalarının birleşmesi olayıdır. Plasmogami : İki haploid çekirdeğin yan yana gelmesi için plazmaların birleşmesidir. Karyogami : Haploid çekirdeklerin birleşmesi olayıdır.diploid çekirdek meydana gelir. Mayoz bölünme : Diploid çekirdek bölünerek haploid hücreler oluşur.bu oluşan haploid hücreler sporları oluşturur.
217 Mikoloji Fungusların bitki dokusuna girişleri ve bitkiden bitkiye taşınmaları Yaralar veya doğal açıklıklardan ( olması gerekmez) Kimyasal yolla : Enzimlerin hücre duvarını eritmesi ile Mekanik yolla : Enfeksiyon çivisi appreeorium denen sivri hif uçlarının basıncı ile Bitkiden Bitkiye ise ; a)aktif yolla :Hareketli fungus sporları ile toprak suyunda köklere ulaşması (zoosporlara sahip funguslar) b)pasif taşınma : Rüzgar, yağmur, sulama suyu, böcek ve diğer hayvanlar, insanlar rol oynar. Bir sonraki yıla ise ; toprak veya bitki artıklarındaki dayanıklı miseller, sklrotlar, dirençli sporlar, eşeyli üreme sonucu oluşan dayanıklı yapılar ile.
218 Mikoloji Mildiyo ve külleme arasındaki fark p.viticola, alt yüzeyinde fungal gelişme, bakırlı organik yada sis.fungusitler, meyvede buruşma derigibi olur, rutubetli koşullar, Uncinula necator,calt ve üstyüzeyekülserpilmiş gibi görürlür, kükürtlü sistemik fungusitler, meyve catlar, kurak kaşullarda görülür.
219 Mikoloji Phytophthora spp. (türleri) Tek ve çok yıllık bitkilerde mildiyö, kök ve gövde çürüklüğü veya kök boğazı yanıklığı gibi değişik hastalıklara neden olabilirler. Ülkemizde bulunan bazı önemli türler; P. İnfestans, domates ve patateste mildiyö hastalığı etmeni. P. capsici Biberlerde kök boğazı yanıklığı etmeni P. citrophthora Turunçgillerde kahverengi meyve çürüklüğü ve gövde zamklanma hastalığı
220 Mikoloji P. İnfestans, domates ve patateste mildiyö hastalığı etmeni. Alt yaprakların özellikle uç ve kenar kısmında oluşan yuvarlak yada düzensiz şekilli lekeler. Bunlar hızla gelişerek daha geniş kahverengi nekrotik alanları oluştururlar. Yaprak alt yüzeyinde ise beyazımsı gri renkte fungal gelişme dikkati çeker. Kuru havalarda hastalık daha yavaş gelişir. Yumrularda önce dış tabakada kahverengileşme dikkati çeker. Hastalık depolanmış yumrularda gelişmeye devam eder. Fakat genelde sağlıklı yumrulara ulaşmaz. Mücadelesi: kültürel tedbirler geç olgunlaşan çeşitleri yetiştirmeden kaçınılmalıdır. Hazır bakırlı preparatlar, yada organik veya sistemik fungusitlerden her han gibi biri uygun dozlarda kullanıla bilir.
221 Mikoloji Mildiyö Türleri Rüzgarla çoğalırlar, obligat parazittirler. sporangiumlar limon biçimindedir. Bil hassa yaprakların alt yüzeyinde görülür. Plasmopara viticola: Bağ mildiyösü Beremia lactucae: Marul mildiyösü Sclerospora graminicola: Buğdaygillerde mildiyösü Pseudoperonospora cubensis: Hıyarda mildiyösü Peronospora tabacina : Tütün mildiyösü (Mavi küf)
222 Mikoloji Peronospora tabacina : Tütün Mildiyösü (Mavi küf) Hastalık fide döneminde başlar.genç tütün yapraklarının üst yüzeyinde önce küçük sarı lekeler halinde görülür.nemli koşullarda lekelerin yaprağın alt yüzeyine gelen kısmında grimsi-mavi renkte etmenin misel, sporangiofor ve sporangiumlarında oluşan bir küf tabakası dikkati çeker. Kültürel önlemler alınmalıdır. Ayrıca fidelikte ve tarlada koruyucu ve sistemik fungusitlerden biri kullanılır.
223 Mikoloji Külleme Türleri Ektoparazit funguslardır. Yani konukçu bitki dokuları yüzeyinde gelişmek gösterirler ve haustoryum denilen emeçlerini hücre içine göndermek suretiyle besinlerini temin ederler. Erysiphe graminis: Hububatta külleme Phyllactinia suffulta: Fındık küllemesi Sphaerotheca pannosa: Şeftali küllemesi Microsphaera alni: Meşe küllemesi Podosphaera leucotricha: Elma küllemesi Uncinula necator : Bağ küllemesi Leveillua taurica: Solanaceae familyasında ki bitkilerde külleme
224 Mikoloji Uncinula necator : Bağ küllemesi Yaprakların üst yüzeyinde yer yer sararma şeklinde görülür. Kısa bir süre sonra yaprakların hem alt hem üst yüzeyinde kirli beyaz renkte, kül serpilmiş gibi bir görünüm oluşur.meyve üzerinde çatlaklar oluşur, meyve eti ve çekirdekler açığa çıkar. Etmen kurak koşullarda daha fazla zararlı olur. Çiçekler açmadan, sürgünler cm boyda iken ilk ilaçlama, koruklar saçma büyüklüğünde iken de ikinci ilaçlama tavsiye edilir. Külleme hastalıklarına karşı kükürtlü veya sistemik fungisitler kullanılır.
225 Mikoloji Mildiyo ve külleme arasındaki farklar; P. viticola, alt yüzeyinde fungal gelişme, bakırlı organik yada sis.fungusitler, meyvede buruşma deri gibi olur, rutubetli koşullar, Uncinula necator, alt ve üstyüzeye kül serpilmiş gibi görürlür, kükürtlü sistemik fungusitler, meyve catlar, kurak kaşullarda görülür.
226 Lahana, turp, semiz otu gibi bitkilerde beyaz pas denilen hastalığa neden olur. Bütün toprak üstü aksamında görülebilir.yaprak yüzeylerinde, özellikle alt yüzeyde, beyaz veya krem-sarı renkte, değişik büyüklükte püstüller oluşur. Mikoloji Albuginaceae (Beyaz paslar) : Albugo spp. Etmenin konukçusu olmayan Cruciferae dışındaki bitkilerle yapılacak rotasyon etkili
227 Mikoloji Taphrina türleri: Askokarp bulunmaz. Kültür bitkilerinde yaprak kıvırcıklığına, cep hastalığına, cadı süpürgesi gibi hastalıklar oluşturur. Taphrina deformans :Şeftali yaprak kıvırcıklığı Taphrina pruni: Erikde cep hastalığı Taphrina cerasi: Kirazlarda cadı süpürgesi
228 Mikoloji Taphrina deformans : Şeftali yaprak kıvırcıklığı (Glok) Ağaçlarda dikkati çeken ilk belirti yaprakların kırmızımsı veya morumsu renge dönüşmesi ve şişkin, kıvırcık bir yapı almasıdır. Daha sonra bunlar üzerinde etmenin çoğalma yapıları olan askusları meydana gelir ve yapraklar bu dönemde sarımsı veya grimsi kırmızı görünürler. Mücadele edilmediğinde aşırı yaprak dökümü sonucu meyveler küçük oluşur veya meyve dökümü olur. Erken ilkbaharda, yaprak tomurcuk ları şişkinleşmeden önce ve sonbahar da yaprak dökümünden sonra yapılacak ilaçlama lar hastalığı önler. Bu amaçla Bordo Bulamacı kullanılır.
229 Mikoloji Hypocreales türleri Bu gurupta buluna funguslar acık renkte yada kırmızımsı mavi peritesyum oluştururlar. Bu gurktaki başlıca hastalılar Gibberella spp. : Hububatta gövde cürükllüğü Nectria spp. : Ağaçlarda dal ve gövde kanserine Claviceps purpurea :Çavdar mahmuzu hastalığı
230 Mikoloji Claviceps purpurea : Çavdar mahmuzu hastalığı Hububat başaklarında tohumların arasında oluşan etmenin morumsu-siyah renkteki, uzunca sklerotları, insanlarda ve besi hayvanlarında toksik olan kimyasallar içerdiği için hastalığa önem verilmelidir. İnsanlarda sinir ve beyin sistemini etkiler. Bunun sonucunda el ve ayaklarda kangren, ciltte yanma hissi, şiddetli halusinasyonlar ve akli dengesizlik ortaya çıkar. Sonuçta etmenin boynuz benzeri, koyu renkli sert sklerotları başaklarda danelerin arasında oluşur. Kültürel tedbirler önemlidir. Ayrıca konukçusu olmayan baklagiller veya mısır gibi bitkilerle yapılacak rotasyon mücadelede etkili olmaktadır.
231 Mikoloji Pleosporales takımında ki başlıca türler Cochliobolus sativus: Hububatta yaprak lekesi ve kök çürüklüğüne Gaeumannomyces graminis: Hububatta kök boğazı yanıklığı Pyrenophora spp. : Hububata ve cim bitkilerinde yaprak lekesi Venturia spp. : Meyve ağaçlarında kara leke
232 Mücadele: Meyveler bozuk şekilli olabilir. Etmen kışı yere dökülen yapraklar üzerinde geçirir. Yere dökülen bulaşık yaprakların imhası, dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesi Yaprak tomurcuklarının açılmaya başladığı dönemde başlayan ilaçlamalar Mikoloji Venturia inaequalis : Elma kara lekesi Hastalık yapraklarda küçük, yeşilimsi siyah kadifemsi lekeler halinde başlar. Zamanla genişleyerek yaprak alanının büyük bir kısmını lekelerle kaplanabilir. Meyveler üzerinde de aynı şekilde siyah lekeler oluşur.
233 Mikoloji Bazı Monilya hastalığı etmenleri Monilinia laxa :Monilya (kahverengi çürüklük) M.fructigena: Yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarında M.linhartiana: Ayvalarda monilya Diplocarpon rosae: Güllerde kara leke Higginsia hiemalis: Kiraz yaprak lekesi Lophodermium pinastri: Çamlarda ibre yanıklığı Pseudopeziza medicaginis: Yoncalarda yaprak lekesi Sclerotinia sclerotiorum: Beyaz çürüklük
234 Mikoloji Monilinia laxa :Monilya (kahverengi çürüklük) Etmen çiçek enfeksiyonu sonucu taş çekirdekli meyve ağaçlarının çiçeklerinde yanıklığa neden olur. Bulaşık çiçeklerin bulunduğu sürgünler de yaralar oluşur. Meyveler üzerin de içiçe halkalar şeklinde, üzerinde konidi kitleleri bulunan kahverengi çürüklük oluşur. Bahçede çürüyen meyveler bir süre sonunda sularını kaybederek buruşur, sert mumya meyveler haline dönüşür. Mücadele: Mumya meyvelerin toplanıp imha edilmesi, inokulumun azalması yönünden önemlidir. Ancak etkin bir mücadele çiçek döneminde yapılacak bir ilaçlama ile sağlanabilir.
235 Mikoloji Tilletia caries, T.foetida : Buğdaylarda sürme hastalığı Tohum ilaçlaması yapılmadığı taktirde ekonomik önemde zarar oluşturur. Hastalıklı bitkiler sağlıklı bitkilere nazaran daha kısa boyludur ve renkleri de mavimsi yeşildir, kök sistemleri zayıf gelişmiştir. Hastalığın asıl tipik belirtileri başaklar ilk oluştuğunda bunların rengi de sarımsı yeşil yerine mavimsi yeşildir. Olgunlaşma döneminde ise hastalıklı başaklarda başak ekseninin bozuk olması dikkati çeker. Daneler tırnakla ezildiğinde içlerinin siyah, yağlımsı, toz halinde spor kitleleri ile dolu olduğu gözükür. Temiz tohum kullanımı çok önemlidir.
236 Mikoloji Ustilago tritici : Buğdaylarda rastık hastalığı Bitkiler başaklanma dönemindeyken görülür. Genelde hastalıklı başaklar sağlıklılardan önce gelişir ve bunlar biraz daha uzun boylu olabilirler.tüm başak, siyah bir spor kitlesi ile kaplı olarak görülür. Tohumların sistemik bir fungisitle ilaçlanması önerilir.temiz tohum kullanımı önemlidir.
237 Mikoloji Bazı Pas Hastalığı Etmenleri Cronartium spp. Çamlarda Melampsora spp. Kavak ve soğanlarda Phragmidium subcorticinum: Güllerde Puccinia spp. Tahıllarda Uromyces spp. Baklagillerde Gymnosporangium spp. Elma ve armutta memeli pas
238 Asıl konukçusu buğday olmakla birlikte; arpa, yulaf, çavdar gibi birçok bitkide hastalık meydana getirebilmektedir.berberis ve bazı Mahonia türleri etenin ara konukçularıdır. Pas hastalığının püstül adı verilen yaklaşık 2*5 mm, uzunca, kabarık tipte lekeleri bitkilerin yaprak veya gövdelerinde oluşabilmektedir. Püstüller yaz sonu siyaha dönüşebilir. Mikoloji Puccinia graminis f.sp. tritici : Buğday kara pası Etmenin ara konukçularını ortadan kaldırılması ve dayanıklı çeşitlerin kullanımı önemlidir. Kimyasal mücadele çoğu zaman ekonomik olmadığı için tavsiye edilmez.
239 Mikoloji Bazı Antraknoz Hastalığına Etmenleri Coryneum (Stigmina) spp. : Taş çekirdeklilerde yanıklı Cylindrosporium spp. : Birçok bitkide yaprak lekesi Gloesporium spp. : Birçok bitkide antraknoz Marssonina spp. : Marul ve cevizde antraknoz, Melanconium fuligenum : Asmada acı çürüklük Colletotrichum lindemuthianum : Fasulye antraknozu
240 Mikoloji Colletotrichum lindemuthianum : Fasulye antraknozu Yapraklarda özellikle yaprağın alt yüzündeki damarlar üzerinde uzun lekeler oluşur. Lekeler genelde koyu kahverengi dir, nemli koşullarda üzerlerinde pembemsi spor yığınları görülebilir. Hastalığın en tipik belirtisi fasulye kapsüllerinde görülür. Önce küçük kahverengi oluşur, bunlar hızla gelişerek 1 cm çapa kadar ulaşırlar ve renkleri koyulaşır. Mücadelesi:Temiz tohum kullanmak, birkaç yıllık rotasyon hastalığın önlenmesinde önemlidir. Kimyasal mücadelede tohum ilaçlaması yapılır.
241 Mikoloji Pyricularia oryzae: Çeltik yanıklığı Aspergillus spp. : depo çürüklüğü Penicillium spp. : depo çürüklüğü Botrytis cinerea : kurşuni küf Bipolaris spp. : değişik bitkilerde yaprak lekesi ve yanıklık Cladosporium fulvum : domates yaprak küfü, Cercospora spp. : yaprak leke hastalıkları Verticillium spp. : birçok bitkide solgunlık hastalığı etmenleridir. Çeltiğin en önemli hastalığıdır.erken dönemde bitkilerin ölümüne neden olabilir.yaprak ve boğum enfeksiyonları ise % 50 ye varan ürün kayıplarına neden olabilir. Salkım sapında oluşan lezyonlardır.bunun sonucunda daneler gelişemez. Lezyonun olduğu kısımdan salkım sapı kırılabilir. Mücadelesi : Yüksek oranda azotlu gübreleme hastalığı artırır.bu nedenle kültürel önlem olarak bundan kaçınılmalıdır.dayanıklı çeşit yetiştirmek ancak sınırlı bir süre hastalığa karşı etkili olur. Kimyasal mücadelede organik veya sistemik fungisitlerle tohum ve yeşil aksam ilaçlaması önerilmektedir.
242 Mikoloji Alternaria spp. : Yaprak lekeleri Sebzeler, süs bitkileri, yaprak lekelerine neden olurlar. Patates ve domateste neden olduğu hastalık erken yanıklılık olarak bilinir. Alternaria lekeleri önce küçük sulumsu yaprak lezyonları halinde başlar. Kısa sürede lekeler genişleyerek içiçe halkalar şeklinde bir görünüm kazanır. Meyveler üzerinde koyu renkli, içe doğru ilerleyen lekeler oluşur. Etmen bulaşık tohumla taşınabildiği için, tohum ilçlaması gerekebilir.tohumların 30 dk süreyle 50 οc lik sıcak suda tutulması özellikle lahana gibi bitkilerde etkili olur.
243 Mikoloji Fusarium spp. : Kök çürüklüğü ve solgunluk hastalıkları Özellikle fide döneminde gözüken bu hastalığa çökerten denir. Gelişmiş bitkilerde ise toprağa yakın gövde veya sap kısmında çürüklük oluşturarak zarar yapar. Rotasyon, dayanıklı çeşit yetiştirmek, sağlıklı tohum ve fide kullnmak gibi kültürel önlemler alınabilir. Kimyasal mücadelede küçük alanlarda toprak dezenfeksiyonu önerilir.
MÜCADELESİ: Ağaçlar arasında hava akımının iyi olması yani fazla sık dikilmemeleri ve gölgede bulunan ağaçların ışık alımının sağlanması
MÜCADELESİ: Ağaçlar arasında hava akımının iyi olması yani fazla sık dikilmemeleri ve gölgede bulunan ağaçların ışık alımının sağlanması gerekmektedir. Hastalıktan kurumuş veya kurumak üzere olan ağaçlar
Zeytin Bahçelerinde Yabancı Otlar Yabancı Otların Zararları
Zeytin Bahçelerinde Yabancı Otlar Tarım arazilerinde ürünün verim ve kalitesini azaltan, tarım arazisi dışında ise bulunduğu ortamda yapılan faaliyetlere zararlı olan ve bu ortamlarda yetişmesi istenmeyen
BUĞDAYGİL EKİM ALANLARINDA GÖRÜLEN YABANCI OTLAR
BUĞDAYGİL EKİM ALANLARINDA GÖRÜLEN YABANCI OTLAR Yabancı ot mücadelesinde ilk adım, tarlalardan yabancı ot tohumlarının mümkün olduğunca uzak tutulması ve yayılmalarının engellenmesidir. Bunun için bazı
ZEYTİN BAHÇELERİNDE YABANCI OTLAR
ZEYTİN BAHÇELERİNDE YABANCI OTLAR Tarım arazilerinde ürünün verim ve kalitesini azaltan, tarım arazisi dışında ise bulunduğu ortamda yapılan faaliyetlere zararlı olan ve bu ortamlarda yetişmesi istenmeyen
Bilim adamları canlıları hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroskobik canlılar olarak dört bölümde sınıflandırmışlar.
1- Canlının tanımını yapınız. Organizmaya sahip varlıklara canlı denir. 2-Bilim adamları canlıları niçin sınıflandırmıştır? Canlıların çeşitliliği, incelenmesini zorlaştırır. Bu sebeple bilim adamları
ÇAYIR VE MERA YÖNETİMİ. Prof.Dr.Hayrettin EKİZ 2017
ÇAYIR VE MERA YÖNETİMİ Prof.Dr.Hayrettin EKİZ 2017 6. KONU - Aşırı otlamanın belirtileri, - Yurdumuzda otlatma kapasitesi sorunu ve çözüm yolları, - Otlatma mevsiminin tanımlanması, - Kritik periyotlar
MALVACEAE (EBEGÜMECİGİLLER)
MALVACEAE (EBEGÜMECİGİLLER) MALVACEAE Otsu, çalımsı veya ağaç şeklinde gelişen bitkilerdir. Soğuk bölgeler hariç dünyanın her tarafında bulunurlar. Yaprakları basit, geniş ve parçalıdır. Meyve kuru kapsüldür
FİĞ TARIMI Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM
FİĞ TARIMI Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM Önemli Fiğ Türleri Dünya üzerinde serin ve ılıman eklim kuşağına yayılmış çok sayıda fiğ türü vardır.
İÇİNDEKİLER VII. SULAMA GİRİŞ SULAMANIN GENEL PRENSİPLERİ Sulamanın Amacı ve Önemi... 32
İÇİNDEKİLER TOPRAK VE GÜBRELEME GİRİŞ... 1 1. BAHÇE TOPRAĞI NASIL OLMALIDIR... 2 1.1. Toprak Reaksiyonu... 2 1.2. Toprak Tuzluluğu... 3 1.3. Kireç... 4 1.4. Organik Madde... 4 1.5. Bünye... 5 1.6. Bitki
YABANCI OTLAR VE MÜCADELESİ. Son tarihteki nüfus miktarı. 1 milyar milyar
YABANCI OTLAR VE MÜCADELESİ Dünya Tarım Üretimi Dünya nüfusu büyük bir hızla artmaktadır. Zaman Son tarihteki nüfus miktarı Yıllık artış M.Ö. 7000 den 1830 a kadar 1830 dan 1930 a kadar 1 milyar 100.000
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.
TARIM SİSTEMLERİ 3. Nemli Tarım
NEMLİ TARIM TARIM SİSTEMLERİ 3 Nemli Tarım Nemli Tarım Yağan yağışlarla gelen su, evaporasyon ve transpirasyonla harcanan sudan fazla olur ise böyle yerlere nemli bölgeler denir. Bu bölgelerde uygulanan
Ceviz Fidanı-Ağacı İklim ve Toprak İstekleri
Yavuz-1 CEVİZ (KR-2) Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Verimsiz bir çeşittir. Nisbi Periyodisite görülür. Meyvesi oval şekilli
12. BÖLÜM: TOPRAK EROZYONU ve KORUNMA
12. BÖLÜM: TOPRAK EROZYONU ve KORUNMA TOPRAK EROZYONU Toprakların bulunduğu yada oluştuğu yerden çeşitli doğa kuvvetlerinin (rüzgar, su, buz, yerçekimi) etkisi ile taşınmasıdır. Doğal koşullarda oluşan
GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları
GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal
Prof.Dr. Fatmagül GEVEN
Prof.Dr. Fatmagül GEVEN Tıbbi bitkilerde pek çok türün yetiştirilmesinde tohumla çoğaltma yöntemi kullanılır. Kekik (Thymus sp), Adaçayı (Salvia sp.), Dağçayı (Sideritis sp.), Oğulotu (Melissa officinalis),
Yerfıstığında Gübreleme
Yerfıstığında Gübreleme Ülkemizin birçok yöresinde ve özellikle Çukurova Bölgesi nde geniş çapta yetiştiriciliği yapılan yerfıstığı, yapısında ortalama %50 yağ ve %25-30 oranında protein içeren, insan
Ekosistem Ekolojisi Yapısı
Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin
Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi
FİDAN ÜRETİMİNDE BAKIM ÇALIŞMALARI Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi SULAMA Sulamada kullanılan suyun miktarı; toprağın
KAPLAN86 CEVİZİ. Kaplan 86 Cevizi
Kaplan 86 Cevizi Dik, yayvan bir taç gelişmesi gösterir. 5 yaşındaki bir ağacın ortalama verimi 4-5 kg'dır. Meyve salkımı 2-3'lü olur. Meyveler elips şeklinde olup, kabuktan kolay ayrılır. Taze ceviz olarak
SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ:
SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Soğan insan beslenmesinde özel yeri olan bir sebzedir. Taze veya kuru olarak tüketildiği gibi son yıllarda kurutma sanayisinde işlenerek bazı yiyeceklerin hazırlanmasında da
PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA
LİF BİTKİLERİ PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA Ön bitki pamuk ise toprak işlemesine çubuk kesme ile başlanır. Sap kesiminden sonra toprak pullukla 20-30 cm derinden sürülür. Kışa doğru tarlanın otlanması
- Su hayatsal olaylar - Çözücü - Taşıyıcı - ph tamponlaması - Fotosentez - Mineral madde alınımı - YAĞIŞLAR
OTEKOLOJİ SU - Su hayatsal olaylar - Çözücü - Taşıyıcı - ph tamponlaması - Fotosentez - Mineral madde alınımı - YAĞIŞLAR ÇİĞ VE KIRAĞI - Toprak yüzeyinin sıcaklığını kaybetmesi - Suyun yoğunlaşması - Çiy
Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM
Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM Korunga Önemli Bir Bitkidir Korunga, sulamanın yapılamadığı kıraç alanlarda, verimsiz ve taşlık topraklarda yetiştirilecek
BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,
BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç
Kullanım Yerleri. İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir
ŞEKER PANCARI Kullanım Yerleri İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir Orijini Şeker pancarının yabanisi olarak Beta maritima gösterilmektedir.
İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN
İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN İncirin iklim İstekleri İncir bir yarı tropik iklim meyvesidir. Dünyanın ılıman iklime sahip bir çok yerinde yetişebilmektedir. İncir
A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI
Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,
4. Hafta Bahçe bitkilerinin ekolojik istekleri: İklim ve toprak faktörleri, yer ve yöney
4. Hafta Bahçe bitkilerinin ekolojik istekleri: İklim ve toprak faktörleri, yer ve yöney BAHÇE BİTKİLERİNİN EKOLOJİK İSTEKLERİ Bitkide büyüme ve gelişme, bitkisel üretimde çeşitlilik Bitkinin genetik yapısı
SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012
SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin
Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi
Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi Stres nedir? Olumsuz koşullara karşı canlıların vermiş oldukları tepkiye stres denir. Olumsuz çevre koşulları bitkilerde strese neden olur. «Biyolojik Stres»: Yetişme
BAŞLICA TOPRAK TİPLERİ
BAŞLICA TOPRAK TİPLERİ Topraklar zonal, intrazonal ve azonal topraklar olmak üzere üçe ayrılır. 1. Zonal (Yerli) Topraklar iklim ve bitki örtüsüne bağlı olarak oluşan ve bütün katmanların(horizonların)
Bitkilerin Adaptasyonu
Bitkilerin Adaptasyonu 1 Bitkiler oldukça ekstrem ekolojik koşullarda hayatta kalabilirler. Bitkilerin bu türden ekstrem koşullarda hayatta kalabilmesi için adaptasyona ihtiyacı vardır. Shelford s Tolerans
ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta
ÖNEMLİ ZARARLILARI Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) Ergin 20 mm yumurta Larva 35-40 mm ÖNEMLİ ZARARLILARI ÇİÇEK TRİPSİ (Frankliniella tritici) Küçük sigara şeklinde 1,3 mm uzunluğunda, genelde sarı renkli
Ato Serisi. Atofer TOPRAKTAN UYGULAMA PREPARATI ŞELATLI DEMİR. Demirin Bitkilerdeki Fonksiyonu. Demirin Topraktaki Yarayışlılığı
Ato Serisi Atofer TOPRAKTAN UYGULAMA PREPARATI ŞELATLI DEMİR Demirin Bitkilerdeki Fonksiyonu Demir çoğu bitki enziminin önemli bir parçasıdır. Kloroplastlarda bulunur ve fotosentez metabolizmasında önemli
TARLA BİTKİLERİ. Prof.Dr.Hayrettin EKİZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü 2017
TARLA BİTKİLERİ Prof.Dr.Hayrettin EKİZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü 2017 5. KONU Buğdaygil Yembitkileri BUĞDAYGİL YEM BİTKİLERİ Buğdaygil yem bitkilerinin genel özellikleri
Bitkilerde Eşeyli Üreme
Bitkilerde Eşeyli Üreme İki farklı cinsiyete ait üreme hücrelerinin birleşmesiyle yeni canlılar oluşmasına eşeyli üreme denir. Oluşan yeni canlı, ana canlılardan farklı kalıtsal özelliklere sahiptir. Bitkiler
ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK
ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprak Nedir? Toprağın Tanımı Toprağın İçindeki Maddeler Toprağın Canlılığı Toprak Neden Önemlidir? Toprağın İnsanlar İçin Önemi Toprağın Hayvanlar İçin Önemi
2. Endüstri Bitkileri: 2.1. Yağ Bitkileri 2.2. Lif Bitkileri 2.3. Nişasta ve Şeker Bitkileri 2.4. Tütün, İlaç ve Baharat Bitkileri
T A R L A B İ T K İ L E R İ 4 Grupta incelenir: 1. Tahıllar ve Yemeklik Tane Baklagiller: 1.1. Serin İklim Tahılları (Buğday, Arpa, Yulaf, Çavdar, Tritikale) 1.2. Sıcak İklim Tahılları (Mısır, Çeltik,
TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)
TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak
EKOLOJİ #1 EKOLOJİK TERİMLER EKOSİSTEMİN CANSIZ BİLEŞENLERİ SELİN HOCA
EKOLOJİ #1 EKOLOJİK TERİMLER EKOSİSTEMİN CANSIZ BİLEŞENLERİ SELİN HOCA EKOLOJİK TERİMLER EKOLOJİ: Canlıların kendi aralarındaki ve çevreleri ile olan ilişkilerini inceleyen bilim dalına EKOLOJİ denir.
Çayır-Mer a Ekolojisi
Çayır-Mer a Ders Notları Bölüm 4 19 Bölüm 4 Çayır-Mer a Ekolojisi 4.1. Bitki Ekolojisine Etkili Olan Etmenler 1) İklim faktörleri 2) Toprak ve toprak altı faktörler 3) Topografik faktörler 4) Biyotik faktörler
AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ
AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AHUDUDU Ahududu, üzümsü meyveler grubundandır. Ahududu, yurdumuzda son birkaç yıldır ticari amaçla yetiştirilmektedir. Taze tüketildikleri
4.Sınıf Fen Bilimleri
Fen Bilimleri Adı: Soyadı: Numara: Besinler ve İçerikleri Canlıların yaşamlarını sürdürebilmek için yedikleri ve içtikleri maddelere besin denir.canlılar büyüyüp gelişmek, üremek ( çoğalmak ) ve solunum
EROZYON İNDİKATÖRLERİ
EROZYON İNDİKATÖRLERİ Toprağın korunmasında büyük güvence bitki örtüsüdür ve onun sürekli bir örtü oluşturmasıdır. Burada sözü edilen bitki örtüsü doğal bitki örtüsüdür (orman ve mera). Bitki örtüsünün
Korunga Tarımı. Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi.
Korunga Tarımı Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi. Osman Dilekçi - Ziraat Mühendisi Teknik İşler Şube Müdürü 0248
CANLININ İÇ YAPSINA YOLCULUK
CANLININ İÇ YAPSINA YOLCULUK EN KÜÇÜK OLANINDAN EN BÜYÜK OLANINA KADAR TÜM CANLILARIN YAPISINI OLUŞTURAN BİRİM: HÜCRE Canlıların tüm özelliklerini taşıyan en küçük birimine hücre denir. Canlı bir hücreden
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ
BİTKİSEL ÜRETİM BİLGİ NOTU 2014 YILI Türkiye İstatistik Kurumu 25/12/2014 tarihinde 2014 yılı Bitkisel haber bültenini yayımladı. 2014 yılında bitkisel üretimin bir önceki yıla göre; Tahıllar ve diğer
ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK
ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları
BİYOMLAR KARASAL BİYOMLAR SELİN HOCA
BİYOMLAR KARASAL BİYOMLAR SELİN HOCA EKOSİSTEM İLE BİYOM ARASINDA İLİŞKİ Canlıların yeryüzünde dağılışını etkileyen abiyotik ve biyotik faktörlere bağlı olarak bitki ve hayvan topluluklarını barındıran
TOHUM ÜRETİMİ ve EKOLOJİ Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü. Tarl
TOHUM ÜRETİMİ ve EKOLOJİ Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Tarl Tohum Üretim Açısından Bitkilerin büyüme ve tohum üretimi yalnızca kendi genetik yapısında değildir. Aynı
Tohumların saklanması sırasındaki rutubet içerikleri %5-14 arasında değişmekle birlikte, genel olarak %8-10 civarına düşmektedir.
Kısa ömürlü tohumlar sınıfında yer alan yumuşak kabuklu Göknar ve Sedir tohumları, %7-12 rutubet içeriği ve -15ºC de 3-5 yıl kadar çimlenme kabiliyetine zarar vermeden saklanabilmektedir. Tohumların saklanması
son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir.
TKİ HÜMAS ın Kullanım Zamanı, Şekli ve Miktarı Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) HÜMAS; tarla bitkileri, sebzeler, sera bitkileri, süs bitkileri, çim, fide, bağ ve meyve ağaçları olmak üzere bu kılavuzda
Kullandığımız çim tohumu karışımlarında yer alan türler ve özellikleri:
Kullandığımız çim tohumu karışımlarında yer alan türler ve özellikleri: Karışımlarda kullandığımız türlerin karakteristik özellikleri ve avantajları kısaca burada açıklanmıştır. Karışımlarımız Genel olarak:
8. BÖLÜM: MİNERAL TOPRAKLARDAKİ BİTKİ BESİN MADDELERİ
8. BÖLÜM: MİNERAL TOPRAKLARDAKİ BİTKİ BESİN MADDELERİ BİTKİ GELİŞMESİNİ KONTROL EDEN ETMENLER IŞIK TOPRAK (durak yeri) ISI HAVA SU BİTKİ BESİN MADDELERİ BİTKİLER İÇİN MUTLAK GEREKLİ ELEMENTLER MUTLAK GEREKLİ
BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit
BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit -18, 2-4 arasında ise 40 lt su ile Hum Elit 15 uygulaması
BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI
BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI Değerli çiftçilerimiz; hiç şüphesiz en doğru gübreleme tavsiyeleri usulüne uygun olarak alınmış toprak ve yaprak örneklerinin
ORGANİK TARIMDA YABANCI OT YÖNETİMİ
ORGANİK TARIMDA YABANCI OT YÖNETİMİ 1 1. Yabancı ot tanımı, fayda ve zararları 2. Organik tarımda kullanılabilecek yabancı ot savaş yöntemleri Kültürel önlemler Fiziksel savaş Mekanik savaş Dayanıklı çeşit
9. SINIF KONU ANLATIMI 46 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-8 BİTKİLER ALEMİ
9. SINIF KONU ANLATIMI 46 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-8 ALEMİ ALEMİ Çok hücreli ökaryot canlılardır. Koloroplast içerirler ve fotosentez ile inorganik maddeleri organik madde haline getirerek beslenirler.
Docto Serisi Topraktan ve yapraktan uygulama preparatı
Docto Serisi Topraktan ve yapraktan uygulama preparatı Docto-Zinc 15 Çinkonun Bitkilerdeki Fonksiyonu Çinko bitkilerde bulunan çoğu enzim sisteminde katalist olarak rol alır. Çinko içeren enzimler nişasta
AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ
AÇIK TARLADA PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Patlıcan her türlü yemeği kolayca pişirilen, garnitür ve salata olarak değerlendirilen bir sebzedir. Bunun dışında reçeli ve turşusu da yapılabilir. 100 gr
kalkerli-kumlu, besin maddelerince zengin, PH sı 6-8
Ayvalık(Edremit Zeytini) Yağı altın sarısı renginde, meyve kokusu içeren, aromatik, kimyasal ve duyusal özellikleri bakımından birinci sırada yer alır. Son yıllarda meyve eti renginin pembeye döndüğü dönemde
TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu ( cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylü
SUSAM HASADI TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu (30-125 cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylüdür. Ülkemizde tarımı yapılan yağ bitkileri
Arpada Hastalıklara Bağlı Olmayan Yaprak Lekeleri
Arpada Hastalıklara Bağlı Olmayan Yaprak Lekeleri Hastalığa bağlı olmayan bu yaprak lekeleri, genelde yaprağın sadece bir tarafında fark edilebilmektedir. Nadiren klorozlarla çevrili olurlar ve renk değişimleri
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde
Solem Organik / Ürün Kullanımı
Solem Organik / Ürün Kullanımı Bitki Türü Gübre Uygulama zamanı Dozlama / saf gübre Arpa, Buğday, Yulaf, Çavdar, Darı, Süpürge Darısı, Kara Buğday Uygulama Metodları K Ekim Öncesi, Yılda 1 defa 20-200
Organik Tarımda İşletme Planlaması
Organik Tarımda İşletme Planlaması ICEA (Etik ve çevresel Sertifikasyon Enstitüsü) Zir. Yük. Müh. Ramazan AYAN email: [email protected] Tarımsal ve doğal ekosistemler DOĞAL Kontrol: İçsel Enerji: Güneş
BİTKİ TANIMA VE DEĞERLENDİRME IV DERSİ ÇİM ALANLARDA BAKIM İŞLEMLERİ
BİTKİ TANIMA VE DEĞERLENDİRME IV DERSİ ÇİM ALANLARDA BAKIM İŞLEMLERİ Çim alanlar tesisi güç ve masraflı olduğundan tür seçiminden uygulanmasına kadar son derece titiz davranılmalıdır. Bu alanların sürekliliğinin
Kullanma Kılavuzu. 10 dönüm için 1 l gübre kullanılarak ilkbaharda sürgünler püskürtme(ya da damlama) yöntemiyle
Yazlık ve kışlık tahıllar, patates, pancar, patlıcangiller, kabakgiller, lahana grubu, ağaçlar, soğanlar, yeşillikler, çiçekler ve çimler, ay çiçeği, üzüm, meyve çalılıkları ve dekoratif çalılıklar, küçük
Gübreleme Zeytin ağacında gübreleme ağacın dikimi ile başlar bunu izleyen yıllarda devam eder. Zeytin ağaçlarının gereksinimi olan gübre miktarını
Gübreleme Zeytin ağacında gübreleme ağacın dikimi ile başlar bunu izleyen yıllarda devam eder. Zeytin ağaçlarının gereksinimi olan gübre miktarını belirlemenin en iyi yolu yaprak-toprak analizleridir.
Sıcaklık. 40 dereceden daha yüksek sıcaklarda yanma görülür. Yıllık sıcaklık ortalaması 14 dereceden aşağı olmamalıdır.
Ekolojik istekleri Çayda verim ve kalite ile ekolojik koşullar arasında ilişki vardır. Dünya üzerinde kuzey yarımkürede 42.enlem, güney yarım kürede ise 30. enlem çay bitkisinin son yetişme sınırlarıdır.
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI Doç.Dr. Soner KAZAZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 06110-Ankara [email protected] KASIMPATI (KRZANTEM) YETİŞTİRİCİLİĞİ-1
BUĞDAY (Triticum spp.) Buğdayda Toprak Hazırlığı:
BUĞDAY (Triticum spp.) Buğdayda Toprak Hazırlığı: Toprak işlemenin sebebi, tohumların uygun çimlenme ve çıkış ortamını hazırlamak; su kaybını en aza indiren, toprağın yapısını en az bozan, erozyonu önemli
Magnezyum Sülfat. Magnezyum Sülfat nedir?
Magnezyum Sülfat Magnezyum Sülfat nedir? Magnezyum sülfat gübresi (MgSO4 7H 2 O) bitkilerdeki magnezyum eksikliğiniz gidermeye uygun, suda tamamen eriyebilen saf ve kristal bir gübredir. Bünyesinde % 15
DOĞRU VE DENGELİ GÜBRE KULLANIMI BİTKİLERE HASTALIK VE ZARARLILARA KARŞI DAYANIKLILIK KAZANDIRIR
DOĞRU VE DENGELİ GÜBRE KULLANIMI BİTKİLERE HASTALIK VE ZARARLILARA KARŞI DAYANIKLILIK KAZANDIRIR Prof. Dr. Habil Çolakoğlu 1 Prof. Dr. Mehmet Yıldız 2 Bitkilerin yeterli ve dengeli beslenmesi ile ürün
Sinirotugiller. Plantaginaceae
Sinirotugiller Plantaginaceae PLANTAGİNACEAE (Sinirotugiller) Otsu veya bodur çalımsı bitkilerdir. Yapraklar basit ve genellikle tabanda rozet formundadır. Çiçekler silindirik başak oluştururlar. Meyve
- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI
- Zn 120 Çinkolu Gübre Çözeltisi Suda Çözünür Çinko (Zn) : % 10 1 Lt/5 Lt Lignosulfanate Erken dönem uygulamaları ile meyve büyüklüğünde ve verimde artış sağlar. Nişasta sentezi, artar, azot metabolizması
ARIKÖY TOPLU YAPI YÖNETİMİ BİTKİLER NE İSTER
ARIKÖY TOPLU YAPI YÖNETİMİ BİTKİLER NE İSTER Hazırlayan ZİRAAT MÜHENDİSİ:Murad Ali DEMİR İSTANBUL 2009 N (DAL) (AZOT) Bitkilerin en fazla ihtiyaç duyduğu besin maddelerinden biri olan azot vejetatif gelişmeyi
YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ
YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ Yulafın Kökeni Yulafın vatanını Decandolle Doğu Avrupa ve Tataristan; Hausknecht ise orta Avrupa olduğunu iddia etmektedir. Meşhur tasnifçi Kornicke ise Güney Avrupa ve Doğu Asya
BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)
BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,
TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI
T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI YEMLİK PANCAR (HAYVAN PANCARI)
Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir
Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği 04 Şubat 2014 İzmir Ajanda Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği (GMY) Modern Meyve Yetiştiriciliği (MMY) GMY ve MMY Farkları GMY Nasıl MMY Çevrilir 2 Geleneksel
12. SINIF KONU ANLATIMI 28 EKOLOJİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ
12. SINIF KONU ANLATIMI 28 EKOLOJİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ Bir alan ya da habitat içerisindeki tüm popülasyonların oluşturduğu birliğe komünite denir. Komüniteyi oluşturan türler arasında
12. SINIF KONU ANLATIMI 24 STOMA VE TERLEME (TRANSPİRASYON)
12. SINIF KONU ANLATIMI 24 STOMA VE TERLEME (TRANSPİRASYON) STOMA Genellikle yaprakta bulunan bitkide gaz alışverişini sağlayan küçük gözeneklerdir. Bitkinin yaşadığı iklim koşuluna bağlı olarak konumu
Ekmeklik Buğdayda Başak
Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak SARIPAS SARIPAS SARIPAS Çavdar ve Bezelye Ekili Tarla Buğday tarlası Yulafta Salkım Serin İklim
CANLILAR DÜNYASINI GEZELİM TANIYALIM
CANLILAR DÜNYASINI GEZELİM TANIYALIM Bulut Kuş OKUL Ağaç Çimenler Taş Ayşe Çocuklar Kedi Top Çiçekler Göl Yukarıdaki şekilde Ayşe nin okula giderken çevresinde gördüğü canlı ve cansız varlıkları inceleyelim.
Öğr. Gör. Dr. İlker BÜYÜK, Botanik, 3. Hafta: Bitkisel Dokular KOLONİ VE DOKULAŞMA
KOLONİ VE DOKULAŞMA Yeryüzünde çok sayıda tek hücreli canlı vardır ve bunlar basit yapılıdır. Oysaki çok hücreli olmak gelişmiş canlı olmanın gereklerindendir. Çünkü tek hücreli bir canlı (örneğin Euglena
ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME
ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME Ülkemizin Ege - Akdeniz ve Batı Karadeniz sahil kesimleri ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi hariç tüm diğer tarım alanlarında yetiştiriciliği yapılan şeker pancarında verim
DÜŞÜK SICAKLIK STRESİ
DÜŞÜK SICAKLIK STRESİ Düşük sıcaklık stresi iki kısımda incelenir. Üşüme Stresi Donma stresi Düşük sıcaklık bitkilerde nekrozis, solma, doku yıkımı, esmerleşme, büyüme azalışı ve çimlenme düşüşü gibi etkiler
BÖRÜLCE (Vigna sinensis) 2n=22
BÖRÜLCE (Vigna sinensis) 2n=22 Kökeni, Tarihçesi ve Yayılma Alanı Filogenetik özellikler dikkate alınarak börülce nin kökeni olarak İran ve Hindistan arasındaki bölge gösterilmiş olmasına karşın; Vavilov
Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler)
Ekoloji, ekosistemler ile Türkiye deki bitki örtüsü bölgeleri (fitocoğrafik bölgeler) Başak Avcıoğlu Çokçalışkan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Biraz ekolojik bilgi Tanımlar İlişkiler
ÖLÇÜ BİRİMİ BİRİM FİYATI ÜRÜN CİNSİ NO NO Ton/Kg/Adet TL. GÖVDE DAL ve ÇALILAR 1 Çıra Ton 1,38 2 Şimşir(Odun) Ton 4,55 3 Süpürge Çalısı Ton 0,41
TARİFE BEDELİ CETVELLERİ-1 GÖVDE DAL ve ÇALILAR 1 Çıra Ton 1,38 2 Şimşir(Odun) Ton 4,55 3 Süpürge Çalısı Ton 0,41 A 4 Kamış Adet 0,03 5 Diğer Gövde ve Dallar Ton 0,85 6 Diğer Çalılar Ton 0,55 7 Delice(Yabani
Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /
Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları
Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi
Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Âlim Çağlayan 1 Ertan Demoğlu 1 Besinlerin rolü Yeterli bir gübreleme programı sadece bütün besinlerin temel görevleri açık bir
zeytinist
1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 Zeytin
Bölüm 8 Çayır-Mer alarda Sulama ve Gübreleme
Çayır-Mer a Ders Notları Bölüm 8 65 Bölüm 8 Çayır-Mer alarda Sulama ve Gübreleme 8.1 Gübreleme Çayır-Mer alarda bulunan bitkilerin vejetatif aksamlarından yararlanılması ve biçme/otlatmadan sonra tekrar
LAHANA GRUBU SEBZE TÜRLERİ A. SINIFLANDIRMA
LAHANA GRUBU SEBZE TÜRLERİ A. SINIFLANDIRMA Sınıf Takım Familya Tür : Dicotyledonea : Rhodales : Cruciferae (Haç Çiçekliler) : Brassica oleracea var. acephala (Yaprak Lahanalar) Brassica oleracea var.
BAHÇE BİTKİLERİNİN ÇOĞALTILMASI
BAHÇE BİTKİLERİNİN ÇOĞALTILMASI Tür ve çeşitlerin devamını sağlamak Ticari üretimin ve bahçelerin devamını sağlamak 1. Generatif (Eşeyli=tohum ile) çoğaltma 2. Vejetatif (Eşeysiz) çoğaltma GENERATİF ÇOĞALTMA
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ
BİTKİSEL ÜRETİM BİLGİ NOTU 2013 YILI Türkiye İstatistik Kurumu 27/12/2013 tarihinde 2013 yılı Bitkisel Üretim İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2013 yılında bitkisel üretim bir önceki yıla göre
Kalbimizden Toprağa... ÜRÜN TANITIM KATALOĞU.
Kalbimizden Toprağa... 2018 ÜRÜN TANITIM KATALOĞU www.olkatarim.com 01 İ Ç İ N D E K İ L E R 02. Olka Tarım Hakkında 03. Solucan Gübresi Hakkında 04. Solucan Gübresi Özellikleri 05. Ürün Bilgileri 06.
