DÜNDEN BUGÜNE TÜRK GÖLGE TİYATROSU: KARAGÖZ ÖRNEĞİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DÜNDEN BUGÜNE TÜRK GÖLGE TİYATROSU: KARAGÖZ ÖRNEĞİ"

Transkript

1 T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI GÜZEL SANATLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNDEN BUGÜNE TÜRK GÖLGE TİYATROSU: KARAGÖZ ÖRNEĞİ UZMANLIK TEZİ Pınar COŞKUN ŞUBAT ANKARA

2

3 T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI GÜZEL SANATLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNDEN BUGÜNE TÜRK GÖLGE TİYATROSU: KARAGÖZ ÖRNEĞİ UZMANLIK TEZİ Pınar COŞKUN Tez Danışmanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ ŞUBAT ANKARA

4 Pınar COŞKUN tarafından hazırlanan DÜNDEN BUGÜNE TÜRK GÖLGE TİYATROSU: KARAGÖZ ÖRNEĞİ adlı bu tezin, Uzmanlık Tezi olarak uygun olduğunu onaylarım. Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ (Danışman) Bu çalışma, jürimiz tarafından oy birliği / oy çokluğu ile Kültür ve Turizm Uzmanı Tezi olarak kabul edilmiştir. Adı ve Soyadı: İmzası: Başkan : Üye : Üye : Üye : Üye : Tarih :././2010 Bu tez, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Turizm Uzman Yardımcılarının Uzmanlık Tezlerini Hazırlarken Uyacakları Yazım Kuralları Yönergesi yle belirlenen tez yazım kurallarına uygundur.

5 KÜLTÜR VE TURİZM UZMANLIK TEZİNİN ÇOĞALTILMASI VE YAYIMI İÇİN İZİN BELGESİ Tezi Hazırlayanın Adı Soyadı : Pınar COŞKUN Tez Konusu : Dünden Bugüne Türk Gölge Tiyatrosu: Karagöz Örneği Tez Danışmanı : Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ Kültür ve Turizm Uzmanlık Tez çalışmamın; Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanarak Milli Kütüphane ve İhtisas Kütüphanesi nde her türlü elektronik formatta arşivlenmesini ve kullanıma sunulmasını kabul ediyorum.././2010

6 SINAV YETERLİK KOMİSYONUNA BEYAN Bu belge ile bu uzmanlık tezindeki bütün bilgilerin akademik kurallara ve etik davranış ilkelerine uygun olarak toplayıp sunduğumu; ayrıca bu kural ve ilkelerin gereği olarak, çalışmada bana ait olmayan tüm veri, düşünce ve sonuçları andığımı ve kaynağını gösterdiğimi beyan ederim.././2010 Pınar COŞKUN Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı

7 ÖNSÖZ Bir toplumun kültürel kimliğinin oluşumu ve gelişiminde, dil ile birlikte öncü unsur olan edebiyat ve sanat ürünleri, yaratıcısı bilinsin ya da bilinmesin, içinde oluştuğu toplumun manevî birikimini yansıtan ve geleceğe taşıyan birer güç olma misyonunu yüklenirler. Geçmişten günümüze intikal eden önemli bir kültür mirası olan Karagöz, geleneksel Türk gölge tiyatrosunun en bilinen örneklerinden birisidir. Bünyesinde barındırdığı çok çeşitli unsurlar ile -UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras olarak tanımlanan- kültürel mirası çok yönlü olarak ortaya koyan Karagöz sanatı, oyunlarındaki söz varlığı, toplumun çeşitli kesimlerini günlük yaşayışları içinde tasvir etmesi, manzum ifadeler, müzik ve taklitler eşliğinde icra edilişindeki çok boyutluluk ile birçok araştırmacı tarafından incelenmeye değer bulunmuştur. Bütün bu özellikleri Karagöz ü paylaşılması zor, sahiplenilmesi kolay hale getirmiştir. Bu özelliklerinin yanı sıra, UNESCO bünyesinde bir hükümetlerarası belge ve ihtisas konusu olan Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması bağlamında 17 Ekim 2003 tarihinde Paris te imzalanan Sözleşme ye Türkiye Cumhuriyeti nin 2006 yılında taraf olması ile Karagöz sanatının, mevcut halkbilimi yaklaşımlarına eklenen yeni bakış açılarıyla ele alınması zorunlu hale gelmiştir. Karagöz sanatı, yukarıda bahsedilen çok yönlülüğü, köklülüğü ve tüm renkleri ile somut olmayan kültürel mirasın önemli bir alanı olan gösteri sanatları nın Türk toplumsal yaşantısı ve eğlence yaşamındaki vazgeçilmez unsurudur. Bu nedenle Karagöz, bilhassa Osmanlı Devleti nin hüküm sürdüğü bölgelerde (bugünkü Yunanistan, Mısır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Suriye, Tunus ve Cezayir gibi ülkelerde) icra edilmekte, dolayısıyla anılan bu coğrafyalarda yaşatılmaktadır. Bu durum, sahiplenme, tescil etme, kayda geçirme gibi gayretleri ülkeler bazında ortaya çıkarmıştır. i

8 Nitekim 2009 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı birimlerinden Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından Karagöz hakkında İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi ne sunulmak üzere hazırlanan adaylık dosyası, UNESCO Genel Müdürlüğüne gönderilmiş ve yapılan incelemeler neticesinde Karagöz sanatı, İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi ne Türk folklorunun bir unsuru olarak kayda geçmiştir. Bu çalışmada, bütün renkleri ve köklülüğü ile bu önemli sanat dalının Türk kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğu, koruma önerileri ile birlikte vurgulanmaya çalışılacaktır. Çalışmanın Birinci Bölüm ünde (İnceleme), Karagöz sanatına ilişkin tanımlar ve kavramlar aracılığıyla okuyucuya konu hakkında kısaca bilgi verilecek, ardından bu sanatın ortaya çıkışı ve tarihsel serüveni izaha çalışılacaktır. Karşılaştırma bölümünde (İkinci Bölüm), ülkemizde ve dış dünyada Karagöz ün görünümü hem içe bakış hem de dışa dönük bakış ile kıyas yoluyla ele alınacaktır. Türk Karagözü nün kendi içinde geçirdiği değişim ve dönüşümün yanı sıra, sanatçıların görüş, algı ve icra tavırlarındaki çeşitlilik, mukayeseli olarak ortaya konacaktır. Değerlendirme bölümünde ise (Üçüncü Bölüm), geleneksel halkbilim kuramlarına, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması bağlamında yeni bakış açılarının eklenmesiyle bu sanatın yaşatılması, korunması ve aktarılması süreçleri ve eğitim yoluyla Karagöz ün işlerliğini artırma metotları ele alınacaktır. Sonuç kısmında, Karagöz sanatının karşı karşıya olduğu sorunlar ve bunlara ilişkin çözüm önerileri dile getirilecektir. Bu çalışmanın ana amacı, Karagöz sanatını, tanımlar ve kavramlar eşliğinde ortaya koyarak tarih boyunca kat ettiği yolu, kendisine hayat veren sanatçıları ile ele almak, bu sanatın mevcut durumunu, yüz yüze geldiği engel ve (yok olma tehlikesi gibi) sorunları gözler önüne sermek ve bu bağlamda yapılabileceklere ilişkin öneriler ve fikirler geliştirmektir. Çalışma, son şekliyle mevcut yapıya eklenecek küçük bir taş olmanın yanı sıra, bilim insanlarını, araştırmacıları, sanatçıları ve bu sanata ilgi ii

9 duyanları konu üzerinde düşünmeye ve eyleme geçmeye teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın ortaya çıkmasında; konu hakkında şimdiye dek yaptığı çalışmalar, UNESCO nezdinde yürüttüğü girişimler, bir bilim insanı ve akademisyen olarak sağladığı katkıların yanı sıra, yoğun çalışma temposu içinde değerli vaktinden tahsis ettiği anlar ve kaynak temininde önemli yardımları için Tez Danışmanım, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ a, bir bilim insanı ve yönetici olarak çok yönlü hoşgörüsü ve değerli destekleri için Güzel Sanatlar Genel Müdürü Sayın Doç. Dr. Ayşenur İSLAM Hocam a, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünde Folklor Araştırmacısı olarak görev yapan ve konuya ilişkin emeği ve harcadığı mesai son derece dikkate ve takdire değer olan, Bakanlıktaki çalışmaları yakından takip etmemi sağlayan Sayın Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL e, Sayın Mevlüt ÖZHAN ın şahsında, Karagöz sanatının korunması ve aktarılması süreçlerinde yoğun çaba sarf eden UNIMA (Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği) Türkiye Milli Merkezi sanatçıları ve çalışanlarına, Sayın R. Şinasi ÇELİKKOL un şahsında, UNIMA Bursa Şubesi sanatçıları ve çalışanlarına buradan teşekkür edebilmek sevinç vericidir. Ayrıca çalışma boyunca eserlerinden istifade ettiğim değerli bilim insanlarına ve sanatçılara -hayatını sürdürmekte olanları saygı, merhum olanları rahmetle anarak- minnet duygularımı da iletmek isterim. Onların bu öncü eserleri olmasaydı, bu çalışma daha güç ortaya çıkardı. Pınar COŞKUN Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı iii

10 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ.i İÇİNDEKİLER iv SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ...vi TABLOLAR, RESİMLER VE ŞEKİLLER DİZİNİ vii GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM İNCELEME: TANIMLAR, TARİHÇE VE YAPI 1. Karagöz nedir? Tanımlar Karagöz ün Tekniği Tasvir Yapımı Oyunda Kullanılan Araç ve Gereçler Oyunun Bölümleri Şahıs Kadrosu Karagöz ün Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Serüveni Karagöz ün Ortaya Çıkışı Karagöz ün Bugünkü Durumu..34 İKİNCİ BÖLÜM KARŞILAŞTIRMA: KARAGÖZ ÜN GÖRÜNÜMÜ 1. Karagöz Coğrafyası: Türklerde ve Diğer Toplumlarda Karagöz Türk Karagözü nün Karakteristik Özellikleri Karagöz ün Görüldüğü Diğer Toplumlar Balkanlarda ve Kıbrıs ta Karagöz Sanatı iv

11 1.2.2 Orta Doğu Ülkelerinde Karagöz Sanatı Karagözcüler ve Repertuarları Geçmişten Bugüne Sanatçılar Oyun Repertuarları Oyun Dağarcığı Oyunlarda Musiki...60 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM DEĞERLENDİRME: UNESCO - SOKÜM BAĞLAMINDA KARAGÖZ SANATI VE T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ ÇALIŞMALARI 1. Türkiye Cumhuriyeti ve UNESCO SOKÜM Sözleşmesi ve Türkiye nin Katılımı SOKÜM Bağlamında Karagöz Sanatı: Koruma-Yaşatma-Aktarma ve Eğitim Süreçlerinin Değerlendirilmesi Koruma ve Yaşatma Çalışmaları Aktarma ve Eğitim Süreçlerine Bakış T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının Katkıları Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Diğer Birimler.109 SONUÇ 112 KAYNAKÇA EK.119 ÖZET ABSTRACT.128 ÖZGEÇMİŞ 129 v

12 SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ a.g.e. Adı geçen eser a.g.m. Adı geçen makale AEGM Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Ank. Ankara Bkz. Bakınız C. Cilt No. Çev. Çeviren DÖSİMM Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü GSGM Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü G.Ü. Gazi Üniversitesi HAGEM Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü İst. İstanbul Örn. Örnek S. Sayı No. s. Sayfa No. SOKÜM Somut Olmayan Kültürel Miras TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi TDK Türk Dil Kurumu THBMER Gazi Üniversitesi Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi UNESCO Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu UNIMA Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği UTMK UNESCO Türkiye Milli Komisyonu vb. ve benzeri vd. ve diğerleri Yay. Yayınları YİH Yaşayan İnsan Hazinesi vi

13 TABLOLAR, RESİMLER VE ŞEKİLLER DİZİNİ Üçüncü Bölümün Tablo, Resim ve Şekilleri Tablo-1. Özel Tiyatroların Projelerine Yapılan Yardımlar Kapsamında 2000 Yılından Bu Yana Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünden Maddi Destek Alan Geleneksel Tiyatrolar Ek te Yer Alan Tablo, Resim ve Şekiller Tablo-2. Karagöz Eylem Planı vii

14 GİRİŞ Geleneksel Türk tiyatrosunun orta oyunu, kukla ve meddahlık ile birlikte önemli bir unsuru olan Karagöz sanatı, varlığını ve gelişimini günümüze dek sürdürmeyi başaran, Türk mizah anlayışı ve hayal gücünün sanatsal ve edebi bir ifadesidir. Geleneksel Türk seyirlik (temâşâ) sanatlarının, sanatçı açısından bir meslek ve uğraş olmanın yanı sıra, hitap edilen kitle açısından önemli bir eğlence ve öğrenme şekli olduğu görülmektedir. Tarih boyunca Türklerin yaşadığı coğrafyaları çeşitli sebeplerle ziyaret eden yabancı gezgin ve diplomatların, günlük yaşantının vazgeçilmez bir unsuru olan geleneksel tiyatro ve köy seyirlik oyunlarına mutlak surette hatırat, inceleme ve raporlarında değindikleri görülmektedir. Karagöz ü diğer geleneksel gösteri sanatlarından ayıran özelliği, kendine özgü tekniği ve üslubunun yanı sıra, devleti yöneten hükümdar ve diğer idareci zümre tarafından da ilgi ile takip edilmiş olmasıdır. Karagöz, imparatorluk sarayından mahalle kahvelerine, yetişkinlerden çocuklara, çok geniş bir çeşitlilik arz eden izleyici kitlesine sahip ender gösteri sanatlarındandır. Karagöz den önce de var olan, başta taklitçilik olmak üzere, türlü anlatım çeşitliliğine dayanan geleneksel Türk tiyatrosunun ilk numunelerine ilişkin, birçok araştırmacı tarafından eldeki en eski yazılı kaynak olarak M.S. XII. yy.da yaşadığı bilinen Bizans Prensesi Anna Komnena nın Aleksiyad adlı eserinden söz edilmektedir. Komnena, bu eserde Selçuklu sarayında oynanan oyunlardan söz ederken, bu oyunlar esnasında bir Türk oyuncunun Bizans İmparatoru olan babası I. Aleksiyos ile alay etmelerini (hastalandığı için savaşa gidemeyen babasının Türkler tarafından fars şekline sokulup anlatılması) kızgınlıkla karşıladığını ifade etmektedir.

15 Bu eleştirisinin yanında, Prenses Komnena nın Türk oyuncuların söz uydurabilmekteki ustalığını özellikle vurguladığı ifade edilmiştir. 1 Türk toplumunun gözlem gücü, taklit yeteneği, dil ve anlatım olanaklarını kullanmadaki becerisi, açıksözlülüğü ve gözüpekliğini ortaya koyan geleneksel gösteri sanatlarının, tarih boyunca kat ettiği evrimsel çizgide, birtakım gelişme ve değişmelere maruz kalsa da, ilk ortaya çıkışı her zaman merak konusu olmuştur. Bu bağlamda klasik temâşâ sanatı olarak, ilk defa nerede ve nasıl ortaya çıktığı, neyi amaç edindiği, Türk toplumunun sanatsal ve toplumsal yaşamına ne şekilde ve kimler aracılığıyla girdiği başlı başına birer araştırma konusu teşkil eden Karagöz ün, bir tipleme olarak kimliği ve kökeni dahi birtakım rivayet ve anlatıları doğurmuştur. Karagöz e her macerasında eşlik eden Hacivat karakteri de bu tevatür çeşitliliğinden yakasını kurtaramamıştır. Konu hakkında oluşan birikime göz atıldığında, Karagöz ün geçmişi kadar akıbetinin de tartışılageldiği görülmektedir. Kimileri Karagöz e modern dünyada yaşamasına lüzum kalmayan, köhne ve iptidaî bir sanat dalı gözüyle bakarken, birçok sanatçı ve araştırmacı, Karagöz ü diriltilebilirliği ve işlenebilirliği ile Türk mizahı ve gösteri sanatlarının en kıymetli örnekleri arasında yeniden yerini almaya layık görmektedir. 1 Kenan Akyüz, Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri , İstanbul: İnkılap Kitabevi, 1995, s.55, Alpay Ekler, Geleneksel Seyirlik Sanatlarımız, Geleneğin Sanatları Geleceğin Sanatçıları - Geleneksel Türk Temaşa Sanatları Tanıtım ve Uygulama Programı, Ankara: Erguvan Yapım Tanıtım (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla), tarihsiz, s

16 BİRİNCİ BÖLÜM İNCELEME: TANIMLAR, TARİHÇE VE YAPI 1. Karagöz Nedir? 1.1 Tanımlar Karagöz sözcüğüne ilişkin leksikolojik bir araştırma yapıldığında, birçok karşılıkla yüz yüze gelinmektedir. Karagöz ün bir sanat dalı ve bu sanat dalına özgü türün baş kahramanı olmasının yanı sıra, zaman içerisinde çeşitli sıfatların da bizzat karşılığı haline geldiği göze çarpmaktadır. Belli başlı başvuru eserlerinde ve çeşitli kaynaklarda Karagöz sözcüğüne verilen karşılıkları şu şekilde bir araya getirmek mümkündür: Karagöz: (isim) 1. Çingene. 2. Hayâl denilen gölge oyununda güldürücü şahıs: Karagöz le Hacivat Muhavereleri. 3. Mezkûr hayâl oyunu: Karagöz oynuyor. 2 Karagöz: (isim)1. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış, insan biçimlerinin, beyaz bir perde üzerine arkadan ışık verilerek yansıtma yoluyla oynatıldığı oyun: Kardeşimin sünnet düğününde, dedem çocuklara Karagöz oynattı. 2. (Büyük K ile) Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu taklit eden kimse. 3 Karagöz: (Cinsiyet: Erkek) 1. Kara gözlü kimse. 2. Şakacı, hoşsohbet kimse. 3. Halk tiyatrosunda Hacivat'ın muhatabı, oyun arkadaşı. 4 Karagöz: (Osm. Hayâl, zıll-ı hayâl, sûretbâzî) 2 Şemseddin Sâmî, Kâmûs-ı Türkî, Dersaâdet (İstanbul): İkdam Matbaası, 1317, s Türk Dil Kurumu, Okul Sözlüğü, Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1994, s Türk Dil Kurumu, Kişi Adları Sözlüğü, ( (Erişim Tarihi: ) 3

17 1. Bilinen gölge oyunu. 2. Bu oyunun baş kişisi: Karagöz. Medrese adamı olan Hacivat'a karşılık öz Türk halk adamının simgesi. 5 Türk gölge oyunu Karagöz e tarih boyunca zıll-i hayâl خ يال),(ظل lu b-ı hayâl,(ش خبازي) şehbâzî,(ل ع ب س تارة) lu b-ı sitâre,(ط ي ف الخ يال) tayfu l-hayâl,(لع ب خ يال) sûret-bâzî تبازي),صور tasvir oynatıcılığı) gibi adlar verildiği de kaydedilmiştir. 6 Karagöz: (İng. Karaghioz) 1. Türk gölge oyununun iki eksen kişisinden biri. Dışadönük, içi dışı bir, olduğundan başka gözükmeyen, yoksul bir halk tipidir. Halkın sağduyusunu ve törelerini yansıtır. Hacivat'ı dolandırmak gibi küçük kusurlar onda hoş görülür, çünkü o, ortağı tarafından daha büyük ölçüde dolandırıldığının farkındadır. Dürüst ve açıksözlüdür. Sürekli geçim derdinde olan Karagöz, ekmek parası için sevmediği ve beceremediği işleri yapmak zorunda kalır. Cesur ve gözüpektir. Dilencilik yapmaz, emeği karşılığı para kazanmak ister. Parası olduğunda gönlü yüce, eli açıktır. Çabuk kanan, çocuksu bir iyimserliği vardır. Tecimden hiç anlamaz. Gerçekçidir, hayal kurmaktan hiç hoşlanmaz. Her kalıba giremediği, dalkavuk ve çıkarcı olmadığı için kapılar yüzüne kapanır. Ama onun bu dürüstlüğünden hoşlanan mert kişiler de vardır. Örnek : Tuzsuz Deli Bekir ya da Matiz, onun tokgözlülüğünden ve yiğitliğinden hoşlandıkları için başkaları arasından yalnızca onu bağışlarlar. Hacivat ile aralarında sürekli bir işçi-işveren ilişkisi görülür. 2. Adını baş oyun kişisi Karagöz'den alan Türk gölge oyunu. 7 Tanımlardan anlaşıldığı üzere, gölge oyunu olarak da bilinen geleneksel Türk tiyatrosunun bu dalının, adını oyundaki baş karakterden aldığı açıktır; ancak bahse konu baş karakterin neden Karagöz adını taşıdığı bahsi de önemlidir. 5 Türk Dil Kurumu, Yazın Terimleri Sözlüğü, ( (Erişim Tarihi: ) 6 Dürrüşehvar, Duyuran, Topkapı Sarayı ndaki Tasvirleriyle Karagöz, İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, El Sanatları, Folklor ve Etnografya Dizisi:3, 2000, s Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü, 1983, ( (Erişim Tarihi: ) 4

18 Gölge oyununa -ve baş kişisine- Karagöz adı verilmesiyle ilgili olarak ileri sürülen görüşler içinde, UNIMA Başkanı Mevlüt ÖZHAN a göre öne çıkanı; oyunun baş kişisi olan Karagöz ün göz rengi ile kalın ve belirgin kaşının siyah renkli (kara) olmasından kaynaklandığı görüşüdür. Bunun dışında Karagöz, olayları fazla düşünüp iyice değerlendirmeden fevrî olarak hareket eden ve sonucunu hesaba katmayan gözükara bir kişilik sergilemektedir. Zamanla bu davranış ve tutumu, bir sıfat olmaktan çıkarak Karagöz ün namı, yani ismi olmuştur. Mevlüt ÖZHAN ın belirttiği bir diğer görüş, Karagöz adının Selahattin Eyyubi nin subaylarından ve devlet adamlarından Bahattin Karakuş u temsilen Karakuş sözcüğünden geliştiğidir. Diğer bir görüş ise Karagöz ün Bursa ilinin Orhaneli ilçesinde yaşayan Karakeçili aşiretinden Oğuz adında biri olduğu, esmer biri olan Oğuz un bu nedenle Kara adıyla çağırıldığı, Kara Oğuz adının daha sonra Karagöz e dönüştüğü, Karagöz le arkadaşı Hacı Ahvat ın aralarında yaptıkları şakaların ve oyunların daha sonra Şeyh Küşterî adlı kişi tarafından Karagöz adıyla oynatıldığı şeklindedir. Karagöz sanatının pîri, onu ilk defa ortaya koyan kişi olarak kabul gören Şeyh Küşterî nin kabri Bursa da, Büyükşehir Belediyesi bahçesinin sıra dükkanlar tabir edilen alanın hizasında ve dar bir yerdedir. 8 Önündeki ufak, musluklu çeşme, soranlara yer imi olarak işaret edilir. Mezar taşının üstünde, Kutbu l- Ârifîn, Gavsu l-vâsılîn, Cennet-mekân, Firdevs-âşiyân, Sâhib-i Hayâl Şeyh Mehmed (Muhammed?) Küşterî 9 ibaresi ve H.803/M.1400 tarihinin yazılı olduğu kayıtlıdır. 10 Şeyh Küşterî nin menkıbevî nitelikte bir yaşam öyküsü vardır. Bunlardan biri de şöyle nakledilmiştir: Şeyh Küşterî, İran da Şüster adlı kasabada doğmuş, seyahat yoluyla Bursa ya gelmiş ve bugün Kara şeyh Mahallesi denen mahallede yerleşmiştir. Çoğunlukla cezbe halinde bulunurmuş. Gülşen adında, tasavvufa dair manzum bir eseri bulunduğunu rivayet ediyorlar. Şüster kelimesi sonradan Küşter şekline dönüşmüş ve (bu zâta da) Şeyh Mehmed Küşterî diye söylenir 8 Mehmed Ziyâ, Bursa dan Konya ya Seyahat, (Hazırlayanlar: Mehmet Fatih BİRGÜL, Dr. Levent Ali ÇANAKLI), Bursa: (İl Özel İdaresi için) Hece Yayınları, 2008, s Ariflerin en üstünü, Allah a ulaşanların yardımcısı, cennet halkından, Firdevs cennetinin sakini, hayal perdesi sahibi Şeyh Mehmed Küşterî 10 Mehmed Ziyâ, a.g.e., s.86 5

19 olmuştur. Şeyh Küşterî ni hayal oynattığına (gölge oyunu) mezar taşındaki hayâl sahibi ifadesi de tanıklık ediyor. 11 Karagöz ün yaratıcısı gibi, kendisi de türlü rivayetlerin öznesi olmaktadır. Evliyâ Çelebi, Seyahat-nâme adlı eserinde, Türk sanat ve eğlence yaşamının yüzyıllar boyunca vazgeçilmez bir unsuru olan gölge tiyatrosuna ve hayalîlere ilişkin birtakım tespitlerde bulunmuştur: Karagöz ve Hacivat, -ki Bursalı Hacı İvaz dır- Selçuklular zamanında Yorkça Halil isimli Hz. Peygamber i pek seven bir velî idi ki, yetmiş yedi sene Mekke-Bursa arası gidip gelmiştir. 12 Hacı unvanından anlaşıldığı üzere, dini bütün bir insan olan Yorkça Halil Hacı İvaz, Mekke den Bursa ya gelirken Mekke ile Medine arasında eşkıyalar tarafından katledilmiştir. Karagöz ise İstanbul tekfuru Konstantin in ulağı imiş, Edirne yakınındaki Kırkkilise (bugünkü Kırklareli) den söz söylemeyi bilen, çok zeki bir Kıptî idi. Adına Sofyozlu Karagöz Bâlî Çelebi derlerdi. Tekfur Konstantin, Karagöz ü yılda bir kere Selçuklu Sultanı Alâeddin in yanına gönderir, bu sırada Hacivat ile Sultan ın önünde birbirleriyle konuşur ve atışırlarmış; o zamanın hünerli sanatkârları da bu maceraları hayal perdesine koyup oynatırlarmış 13 Aynı yazara göre, Bursa civarında Konya Caddesi üzerinde Hacivat Hanı namıyla harap bir han bulunması Hacivat ın Bursalı olduğuna şüphe bırakmazken, Çekirge ye giden yol üzerinde Karagöz adına dikilen taş, sonradan ilave edilen sunî bir unsurdur Mehmed Ziyâ, a.g.e, s.87. Şeyh Küşterî ye ilişkin menkıbevî nitelikteki diğer anlatıların yanı sıra, Şakâyıku n-nu mâniyye, Mir at-ı Kâinât, Güldeste-i Riyâz-ı İrfân ve Zübdetü l-vekâ î adlı eserlerde de bilgi bulunduğu, adı geçen eserlerin künyeleri ile kaydedilmektedir. Bkz. Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), Ankara: Bilgi Yay., 1969, s Mehmed Ziyâ, Bursa dan Konya ya Seyahat, a.g.e, s Mehmed Ziyâ, a.g.e, s. 89 ve Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s Mehmed Ziyâ, a.g.e, s

20 Karagöz ve Hacivat ın gerçekte yaşamış kişiler olup olmadıkları hususunun da önemli bir tartışma konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda en sıklıkla ifade edilen görüş, günümüzde 7-8 varyantı olduğu da söylenen 15 Bursa Efsanesi adıyla bilinenidir: Osmanlı Devleti hükümdarlarından Sultan Orhan Gazi ( ) 16 zamanında Bursa ilinde yapımı süren Ulu Cami nin inşaatı esnasında Karagöz ve Hacivat, burada işçi olarak çalışmaktadırlar. Çalışmaları esnasında da birbirleri ile muhavere etmekte ve şakalaşmaktadırlar. Bu durum, diğer işçilerin dikkatini çekmekte ve yaptıkları işi bırakarak Karagöz ve Hacivat ı seyretmelerine neden olmaktadır. İnşaat işinin öngörülen süre içinde tamamlanamayışı üzerine durumu değerlendiren Sultan Orhan a bu işin sorumlusu olarak Karagöz ve Hacivat gösterilmiştir. Rivayete göre de Sultan, Karagöz ve Hacivat ın idamına hükmetmiştir. Müteakip günlerde hükümdarın bu kararından müteessir olması üzerine Şeyh Küşterî adlı kişi, ayağından çarıklarını çıkararak onları tıpkı Karagöz ve Hacivat gibi konuşturmuş, bu durumun hükümdarı memnun etmesi üzerinde de deriden tasvirler hazırlayarak, perde arkasından mum ışığı eşliğinde bugüne dek oynatılan Karagöz ün ilk icrasını sergilemiştir. 17 Karagöz ün gerçekte yaşayıp yaşamadığının tartışılması yerine, Nasrettin Hoca gibi, Türk mizahı, zekası ve estetik algısının bir simgesi olarak değerinin vurgulanması gerektiğini düşünen araştırmacılar dahi, bu konudaki anlatı çeşitliliğinin önüne geçememişlerdir. 15 Aysel Çamur, Yıktın Perdeyi Eyledin Viran (Mevlüt Özhan la Söyleşi), Türksoy, S:25, Ekim 2007, s Yılmaz Öztuna, Büyük Osmanlı Tarihi, C.1, İstanbul: Ötüken Neşriyat, 1994 ten naklen Turan Dikmetaş, Osmanlı Sultanları, İstanbul: Akvaryum Yay., 2005, s Berna Çetin Akgün, Emin Şenyer ile Röportaj, Yolculuk, S:52, Ekim 2008, s , Aysel Çamur, Yıktın Perdeyi Eyledin Viran (Söyleşi), Türksoy, a.g.m, s.4-9, Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s

21 1.2 Karagöz ün Tekniği Temelde Karagöz oyunu, iki nokta arasında gergin bir şekilde tutturulan iplerle kurulan genellikle patiska kumaştan mamul perde üzerinde oynatılmaktadır. Bu perdeye ayna adı da verilmektedir. Hayal perdesi, Karagöz oynatıcısının oyun sahnesi niteliğindedir, bütün kişiler perdede görünür ve bütün olaylar perdede cereyan eder. Geçmiş yüzyıllarda perdenin boyutları 200x250 cm iken, son yıllarda bu ölçünün 110x180 cm olarak yeniden düzenlendiği ifade edilmektedir. 18 Sınırlandırılmış boyutlarına karşın, hayal perdesinin yarattığı teknik olanaklar arasında istenilen karakterin deri üzerinde çizilip kesilmek suretiyle elde edilebileceği, istenen renklerde boyanabilen karakterlerin mafsal denilen hareketli kısımlarının yine isteğe bağlı olarak oluşturulabileceği, ağırlık, uzaklık, aktör sayısı gibi unsurların Karagöz perdesinde zaaf teşkil etmeyeceği ve karakterlerin anonimleştirilerek belirli bir şahsı ya da topluluğu rencide etmeyecek hüviyete sokulabileceği sayılmaktadır. Gerçekten de Karagöz sanatının icra edilişine dikkat edildiğinde, tek sanatçısının hayalî olduğu görülür. Dolayısıyla Karagöz tek kişilik bir gösteri dir. Baltacıoğlu bu durumu, ekonomik olanaksızlıktan ziyade, birçok tipe bürünen Karagözcü nün kendini saklamak için başvurduğu bir hile olması ile açıklamaktadır. 19 Karagöz sanatçısına hayalî, yardımcısına ise genel manası ile yardakçı denilmektedir. Hayalînin birden fazla yardımcısının olması durumunda; oyun takımından sorumlu olup tasvirleri sırası ile hazır bulundurarak oyun esnasında hayalîye takdim eden kişiye sandıkkâr, müzik eserlerini (şarkı ve türküleri) seslendiren kişiye yardak, def çalan yardımcıya ise dayrezen adı verilmektedir Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Yayınları:350, 2008, s İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Karagöz Tekniği ve Estetiği, İstanbul: (Sarıyer Halkevi Neşriyatı ndan) Kültür Matbaası, 1942, s Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s.17. 8

22 Karagöz sanatçıları, somut olmayan diğer kültürel miras unsurlarının aktarımında da görüldüğü üzere, usta-çırak ilişkisi içinde yetişmektedirler. Hayalî adayları, tıpkı âşıklık geleneğinde olduğu gibi, sınava tabi tutularak ustaların elinden icazet almakta ve ancak ustasının ilan etmesi ile hayalî olarak bu geleneğin sürdürücüleri arasındaki yerini almaktadır. Sanatta ustalaşan kişilere baba adının verildiği, bu kişilerin meslek örgütü içerisinde, Karagöz gösterilerinin nerede ve ne şekilde düzenleneceğine karar verdiği kaydedilmektedir. 21 Bu durum, Karagöz geleneğinde, lonca teşkilatına benzer bir meslekî örgütlenmenin olduğu fikrini uyandırmaktadır. Karagöz oyununda kişiler ve objeler tasvir adı verilen, deriden mamul renklendirilmiş figürler aracılığıyla canlandırılır. Arapça s-v-r ص و ر) ) kökünden gelen tasvir sözcüğü, resim anlamında yüzyıllar boyunca kullanılan suret sözcüğü ile aynı kökten gelmektedir. Karagöz oyunu başlamadan önce seyirciye oyunun içeriği hakkında fikir vermek ve merak uyandırmak maksadıyla perdeye göstermelik adı verilen bir tasvir yerleştirilir. Bu göstermelikler kimi zaman bahçe, çiçek vazosu, eczane, ev, havuzlu köşk, konak, limon ağacı ve orman olarak izleyicinin karşısına çıkarken bazen de Kanlı Kavak, Rüstem le Dev in çarpışması, Şahmerân, Vakvak Ağacı gibi daha spesifik karakterde bir telmih unsuru olmaktadırlar. Oyunda acı ve tatlı olaylar bir arada yer aldığında göstermelik olarak limon ağacı, olağanüstü olaylar ve konular canlandırılacağı zaman cin, dev, Şahmerân gibi fantastik unsurlar göstermelik olarak yer almaktadır. Oyunda üzücü olayların yer alacağı Vakvak Ağacı ile telkin edilirken, neşeli oyunların gösterileceği çiçek vazosu göstermeliği ile haber verilmektedir. 22 Oyun başlarken hayalî, nâreke adı verilen ve genellikle kamıştan yapılan bir düdüğün sesi eşliğinde (buna nâreke zırıltısı da denmektedir) kendine özgü bir salınım hareketiyle göstermeliği perdeden ayırmak suretiyle kaldırır. Perdede kalan 21 Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s.18. 9

23 iri boyutlu tasvirlerin ise (köşk, hamam gibi) göstermelik değil, dekor olduğu anlaşılır Tasvir Yapımı Tasvir yapımında, organik bir madde oluşu, renkleri uzun süre canlı olarak muhafaza etmesi, esnekliğine karşın dayanıklı oluşu ve işlenebilirliği nedeniyle hammadde olarak deri tercih edilmektedir. Karagöz oynatıcılarının birçoğunun aynı zamanda iyi birer tasvir yapımcısı oldukları ve tasvirlerde genellikle dana ve deve gibi büyükbaş hayvanların derisini kullandıkları gözlenmiştir. Deve derisinin ısı değişimleri karşısında deformasyona uğrayıp sertleşmemesi, suyu ve boyayı kabullenici tutumu ve homojen doku yapısı nedeniyle daha çok tercih edildiği ifade edilmektedir. 23 Deri üzerine çizilen figürün kesilerek ayrılması esnasında dövme çelikten yapılan deri makasları kullanılmaktadır. Deri satıhtan ayrılan ve ana hatlarıyla beliren tasvir üzerinde nevrekân adlı bıçaklar yardımı ile delikler açılır ve bu delikler giysi parçaları ve uzuvlar gibi ayrıntıların belirmesini sağlar. Nevrekân sözcüğünün nevr ر) (ن و ve kân (كان) sözcüklerinin birleşmesinden mürekkep bir yapı arz edebileceği ve parlaklık kaynağı, ışık açan anlamlarına geldiği düşünülmektedir. Nitekim perde gerisinde yanan mum ışığı, deri üzerinde bu bıçaklar yardımıyla açılan deliklerden sızarak, gölge oyunu tasvirlerine kendine özgü gizemli görüntüsünü kazandırmaktadır. Deliklerin açılmasında zımbalardan da yararlanılmaktadır. Hareketi sağlayabilmek için parçalı olarak kesilip hazırlanan Karagöz tasvirlerinin mafsal yerlerinden tutturulması için bız adı verilen ve saraçlık mesleğinde sıkça kullanılan aletlerden yararlanılmaktadır Alpay Ekler, Karagöz Tasvir Sanatı, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s Alpay Ekler, Karagöz Tasvir Sanatı, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s

24 İstenen figürün ayrıntılı formuna erişildikten sonra bu figürlerin renklendirilmesi için doğal kök boyalardan faydalanılmaktadır. Örneğin kırmızı renk elde etmek için genellikle coccinella maddesinden elde edilen kırmızı lâl mürekkep, mavi renk için lâhur çiviti, sarı renk elde etmek için Arap zamkı ile karıştırılan arsenik sülfür kullanılsa da, bu maddenin zehirleyici özelliğinden dolayı genellikle safran tercih edilmektedir. Siyah renk içinse kurum ya da is kullanılır. 25 Sabitleyici olarak ise, Kalay-2-klorür (Sn2Cl) veya kalay-4- klorür (Sn4Cl), kurşun asetat (PbCH3COO), demir-2-sülfat (Fe2SO4, saçıkıbrıs), bakır sülfat (CuSO4, göztaşı), civa-2-klorür (Hg2Cl, sublime), âdi şap ve tanin den yararlanılmaktadır Oyunda Kullanılan Araç ve Gereçler Karagöz oyunu sergileyecek olan hayalînin ihtiyaç duyacağı malzemeler şunlardır: 27 Perde: Genellikle 80x110 cm boyutlarında, patiska kumaştan gerginin adıdır. Peş tahtası (destgâh): Perdenin iç tarafında yer alan, genellikle 40x110 cm boyutlarında, oyunda hayalînin elinin altında bulunması gereken (bu yüzden dest gâh denilmiştir) araç-gereçlerin, kullanılacak tasvirlerin ve ışık kaynağının yerleştirildiği ahşap ya da metal rafın adıdır. Tasvir: Oyundaki karakterler ya da objelerin figür şeklinde resmedilmiş halleri, oyunun aktörleridir. Göstermelik: Oyunun başlangıcından önce perdeye yerleştirilen figürlerin genel adıdır. Nâreke: Genellikle kamıştan yapılan düdüğe verilen isimdir. Oyun başlarken göstermeliğin perdeden kaldırılışı esnasında sesinden yararlanılır. Şem a: Mum ya da kandil (günümüzde elektrik ampulü), ışık kaynağıdır. 25 Alpay Ekler, Karagöz Tasvir Sanatı, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 27 Bkz. Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s

25 Hayal Ağacı: Birden fazla tasviri bir arada tutmayı sağlayan Y harfi biçiminde, çatalı andıran ahşap çubuğun adıdır Oyunun Bölümleri Geleneksel Türk gölge tiyatrosu Karagöz, dört bölümde icra edilmektedir: Mukaddime (Giriş, Başlangıç) 2. Muhavere (Söyleşi, Karşılıklı Konuşma) 3. Fasıl (Oyun) 4. Hâtime (Son, Bitiş/Epilog) 1. Mukaddime: Perdeye konulan göstermelik in bir ucuna sigara kağıdı sarılmış olan nâreke düdüğünün sesi eşliğinde kaldırılması ile başlayan Mukaddime bölümünde, defin vuruş usulüne uygun hareketlerle perdede Hacivat görünür. Nihâvend, Uşşâk, Yegâh, Rast v.b. gibi makamlarda bestelenen şarkılardan derlenen bir semai seslendirir. Semai bitince off, hay hakk! gibi nidalarla perde gazeline başlar. En bilinen perde gazellerinden biri şöyledir: Şem -i sîretle ziyâlandıkça hikmet perdesi Gösterir yüz bin hayâl âlemde sûret perdesi Kıl tefekkürle temâşâ hissemend olmak içün Âdeme hayret verir baktıkça dikkat perdesi Kâinâtın ehl-i hâl tasvîrini kılsın hayâl Şu lelenmiştir ezelden şem -i ru yet perdesi Uykudan bî-dâr olup fehm eyle aklın var ise Çeşm-i insana bu dünya oldu gaflet perdesi Nakşeden nakkâşı bil, aldanma nakş-ı zâhire Kıl nazar, işte kurulmuştur hakîkat perdesi 28 Metin And a göre, Karagöz oyunları üç bölümden müteşekkildir: 1. Mukaddime, 2. Muhavere, 3. Fasıl. (Bkz. Metin And, A History of Theatre and Popular Entertainment in Turkey, Ankara: Forum Yayınları, , s

26 Âlem-i fânîyi bâkî sanmaz irfânı olan Eyler icrâ fenn-i lu biyyâtı rıhlet perdesi Var ise hüsn-i kemâlin keşf olur her dem sana Bak ne sûret gösterir seyr eyle ibret perdesi. 29 (Fâ ilâtun/fâ ilâtun/fâ ilâtun/fâ ilun vezni ile yazılmıştır.) Perde gazeli, Karagöz oyununun bir öğrenme yeri olduğunu, oyunun felsefesini, yaratıcısının Şeyh Küşterî olduğunu açıklar. Gazelin bitiminde yar bana bir eğlence! nidası ile Karagöz ü perdeye çağırır. Karagöz perdeye genellikle sinirlenerek gelir, çoğu kez hamle yapar ve bu hareketi ile Hacivat ın perde dışına düşmesine neden olur. Daha sonra Hacivat ın yeniden belirmesi ile ikilinin arasında karşılıklı bir konuşma başlatılarak muhavere bölümüne geçilmiş olur Muhavere: Bu bölümde Karagöz ve Hacivat arasında tekerlemeyi andıran atışmalar ve olay örgüsü içinde değerlendirilmeyen karşılıklı konuşmalar yer alır. 31 Muhavere bölümü, izleyicinin konuşmalara adapte olması, oyuna ısınması ve hayalînin üslubunu kavraması için bir hazırlık evresi niteliğindedir. 3. Fasıl: Öyküdeki olay örgüsünün tüm bölümleri ile cereyan ettiği, Karagöz ve Hacivat dışındaki karakterlerin de perdede göründüğü, müstakil nitelikli bölümün adıdır. Faslın sonunda diğer kişiler perdeden ayrılır ve perdede sadece Karagöz ve Hacivat kalır Hâtime (Bitiş, Son / Epilog): Oyunun bitiş kısmıdır. Karagöz oyunları mutlu sonla noktalandığı için, bu bölümde genellikle eğlence ve kutlamalar perdeye yansıtılır. Çengi, köçek ve folklorcuların dansları eşliğinde değişik satıcılar perdeden geçer. Hacivat ın Yıktın perdeyi eyledin vîran, varayım sahibine haber vereyim 29 Muhittin Sevilen (Hayalî Küçük Ali), Karagöz, İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yay., 1969, s Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s Kaynak: Uğur Çelikkol, Karagöz Gölge Oyunu - Karagöz ün Bölümleri, Bkz. (Erişim Tarihi: ) 32 Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s

27 hemân sözleri de oyunun bittiğini ifade ederken, Karagöz de Her ne kadar sürç-i lisan ettiysek affola diyerek seyirciye özürlerini bildirir. Bir sonraki oyunun duyurusu Falan tarihte filan adlı oyunda yakan elime geçerse Hacivat, bak ben de sana neler yaparım sözleri ile yapılmış olur. 33 Bitiş bölümünde her ikisi de perdeden çekilirler, hayalî de kandilini söndürerek, hayal oyununu sonlandırır Şahıs Kadrosu KARAGÖZ: Türk gölge tiyatrosunun en bilinen örneğine adını veren Karagöz ün, bu oyunun başrol oyuncusu olduğu muhakkaktır. Karagöz; yuvarlak yüzlü, iri gözlü ve kara gözbebeklidir. Kendisine Karagöz adının verilmesi, bu fiziksel özelliğinin temeyyüz etmesinden kaynaklanmaktadır. İri gözü gibi, iri bir burnu, siyah yuvarlak sakalı vardır. Başının ışkırlak 34 altından görünen kısmından, saçsız olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim zaman zaman başından ayrılan hatta düşen şapkası bu durumu gözler önüne sermektedir. Genellikle kırmızı renkli giysiler içinde tasvir edilmektedir. Bu durum, Karagöz ün çingene olarak da tabir edilen, Roman kökenli bir tip olabileceğini akıllara getirmektedir. Karagöz, bildiğini ve inandığını ifade etmekten ve bu uğurda dövüşmekten çekinmeyen, gözüpek bir tiptir. Sıkça bu yola başvurmasından dolayı, tasvirlerinde tek kolu serbest ve hareketlidir. Karagöz ün medrese eğitimi görmemiş bir halk adamı olduğu, kelime dağarcığından anlaşılmaktadır. Hacivat ın sıklıkla kullandığı, ağdalı tabir edilen, tekellüf kokan yabancı ya da arkaik sözcükleri genellikle anlamamakta ya da anlamazlıktan gelerek onlara farklı anlamlar yüklemekte ve bu 33 Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, a.g.e, s Karagöz'ün serpuşu (başlığı). Bu, oynak, eklemli, bir hareketle geriye ya da ileriye düşen, böylece Karagöz'ün çıplak başını açan ve örten biçimde yapılmıştır. Ortaoyunu'ndaki «kavuk devirme» ile ilintisi vardır. (BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983). Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 14

28 tutumu ile Hacivat ı sürekli uğraştırmaktadır. Bu durum, ortaya çeşitli nükteler çıkarırken, izleyenler için eğitici bir görev de üstlenir. Karagöz ün halk tarafından bu kadar sevilmesi ve benimsenmesini, bu yönünün kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Söylenenleri anlamadığı zamanlarda, gerçekçi, içten ve doğal yaklaşımı ile Türk insanının bir örneği olmaya adaydır. Karagöz oldukça meraklı ve hareketlidir, sokakta olmadığı zaman ya evinin cumbasından uzanarak ya da içerden seslenerek konuşma ve hadiselere müdahil olur. 35 Dobra, zaman zaman patavatsız yapısından dolayı sıklıkla zor durumda kalsa da bir yolunu bulup işin içinden sıyrılır. 36 Karagöz ün uzun süreli olarak bir işte çalışamadığı görülmektedir; ancak bakmakla yükümlü olduğu bir ailesinin varlığı, oyun metinlerinden anlaşılmaktadır. Çalıştığı işleri de Hacivat bulmaktadır. Karagöz ün görünürde Hacivat gibi bir saygınlığı yoktur. Karagöz çoğunlukla züppelerin hakaretlerine, madde bağımlılarının öfkesine maruz kalır, mahallenin delisinin şakalarının kurbanı olur veya kabadayılar tarafından dövülür. 37 Oyunlarda rol gereği türlü hallerde, çeşitli kıyafetler içinde, farklı Karagöz tasvirlerine rastlanmaktadır: Ağa Karagöz, Arabalı Karagöz, Bekçi Karagöz, Çengi Karagöz, Çıplak Karagöz, Çingene Karagöz, Davulcu Karagöz, Eşek Karagöz, Gelin Karagöz, Kadın Karagöz, Sepet Karagöz, Tulumlu Karagöz.. gibi tasvirler ustalarca yapılagelmiştir Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL (Editör),Gölgenin Renkleri, a.g.e, s Uğur Çelikkol, Karagöz Gölge Oyunu - Gölge Oyununda Tipler, (Erişim Tarihi: ) 37 Uğur Çelikkol, Gölge Oyununda Tipler, a.g.m, (Erişim Tarihi: ) 38 Bu tasvirlere ilişkin örnekler, Kültür ve Turizm Bakanlığının İsmet İnönü Bulvarı No:5 Emek- ANKARA adresinde hizmet veren Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi nde muhafaza edilmektedir. 15

29 HACİVAT: Dışa doğru kıvrık, ucu sivri sakalı, Karagöz e nazaran ince çehresi ve her iki elini de çenesinin altında tutuşuyla sürekli düşünüyormuş izlenimi veren, gölge oyununun ikinci önemli kişisidir. Genellikle yeşil renkli giysiler içinde tasvir edilmektedir. Kişisel çıkarlarını önde tutan, içten pazarlıklı, nabza göre şerbet veren, kurulu düzenin savunucusu, her kalıba giren halleriyle esnek bir kişilik olarak kabul görmüştür lı yıllarda Karagöz sanatının yeniden canlandırılması için Yeni Adam dergisinde yazdığı yazılar ve bizzat bu sanatı icrası ile yoğun uğraşlar veren İsmail Hakkı Baltacıoğlu na göre Hacivat, konuşması, yaşaması, ahlakı ve meşrebi halka aykırı gelen, kötü ve yarım bir münevverdir. Onun için riyayı sevmeyen, ağdalı dilden ve tasallüften (kibirlenme, övünme) hoşlanmayan Karagöz den sıkça dayak yer. 40 Sözlerinde ve davranışlarında kişisel menfaatlerini ön planda tutmayı tercih ettiği anlaşılan Hacivat, Karagöz e nazaran daha eğitimli bir insan profili çizmektedir. Bu nedenle konuşmalarında yer yer yabancı sözcüklere de yer vermektedir. Oyundaki diğer karakterlerden de haberdardır ve onları bazen Karagöz e kendisi takdim eder. Rol gereği değişik kıyafetler içinde farklı Hacivat tasvirlerine ihtiyaç duyulmuştur: Çarpık Hacivat, Çıplak Hacivat, Kadın Hacivat, Kahya Hacivat, Keçi Hacivat vb. Hacivat, ezberinde şiirler ve başka mensur ifadeler bulunduran, musiki, insan ilişkileri, hayvanlar ve bitkiler, görgü kuralları (âdâb-ı muâşeret hasbıhalleri) gibi türlü konularda fikir beyan edebilen ve bunları kendine has söyleyişi ile ifade eden bir tiplemedir. Bir şeyler öğretmek istediği zamanlarda Karagöz ün anlamamakta 39 Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL (Editör), Gölgenin Renkleri, a.g.e, s İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Karagöz Tekniği ve Estetiği, İstanbul: (Sarıyer Halkevi Neşriyatı ndan) Kültür Matbaası, 1942, s

30 diretmesi üzerine sıkıntılı durumlara düşer. Sürekli düşünür gibi duruşunda da bu hali yatmaktadır. Perdede Hacivat'ın hareketleri Karagöz e nazaran daha azdır. Bu durum, Hacivat ın dingin ve sakin mizaçlı, durumu ve koşulları kabullenebilen, mevcut şartları sürdürmeye eğimli biri olduğunu düşündürmektedir. Oyunlarda, Karagöz'ün densizlikleri yüzünden herhangi bir durumun bozulabileceğinden korktuğunu belli eden sakinleştirici tutumu sıklıkla gözlenir. Hacivat aynı zamanda diğer karakterlerin umutsuzluklarının ve çaresizliklerinin altını çizen bir taban görevini de görmektedir. Çoğu alt tabakadan olan birtakım karakterlerin Hacivat'ın iş, para veya ev gibi konularda yardımlarına başvurdukları görülür. 41 Bütün bu tavırları ile Hacivat, perdenin eğitimci rolünü üstlenen kişisi gibidir. Yararlı olduğuna inandığı pratik bilgileri, nezaket kuralları ve hayata dair sunduğu çeşitli diğer ipuçları günümüz insanı için dahi dikkate alınabilecek düzeydedir. ZENNE: Karagöz oyunundaki bütün kadınlara genel olarak Zenne adı verilmektedir. (Karagöz oynatıcıları arasında, meslek argosu olarak gaco ibaresinin de kullanıldığı kaydedilmektedir.) 42 Oyunun konusu ve mekana göre; (Arap halayık) Şetaret Bacı / Şetaret Dilber, Cemalifer, Dimyat Pirinci Şekernaz, Dürdane Hanım, Hürmüz Hanım, Nâzikter, Nuridil, Salkım İnci, Şallı Nâtır, Yedi Dağın Çiçeği Rabiş v.b. karakterlere rastlanır. Karagöz oyunlarındaki kadınlar; folklorik (çengi, güğümlü 41 Uğur Çelikkol, Gölge Oyununda Tipler, a.g.m, (Erişim Tarihi: ) 42 Cevdet Kudret, Karagöz, 2.b., Ankara: Bilgi Yayınevi, 1993, s

31 zenne v.d.), gündelik (feraceli zenne v.b.) ya da mitolojik (Şirin ve Zühre gibi) kisvelere bürünebilirler. 43 Genç, orta yaşlı ve yaşlı olarak çeşitli görünümlerde tasvir edilen kadın karakterler, genellikle meraklı ve kavgacı olup her zaman dedikoduya hazırdırlar. Zaman zaman hafif-meşrep, fettan ve olumsuz kişiler olarak kendini gösteren zenne karakterleri bazen de dinî ve ahlakî kurallara bütünüyle bağlı, geleneksel kadın tipleri olarak karşımıza çıkmaktadır: 44 Karagöz ün Ağalığı oyunundan:... KARAGÖZ: Gel bakalım küçük hanım... Ev işlerinden neler bilirsin? ZENNE : Her şeyi bilirim. Sabah kahvenizi pişiririm, akşam sofranızı kurar, yemeklerinizi hazırlarım... KARAGÖZ: Daha daha?... ZENNE : Daha ne olsun?! Yatağınızı yapar, sizi yatırırım; ben de odama çekilir, yatarım. KARAGÖZ: Benim sıcak odam dururken, hiç öyle soğuk yerde yatılır mı?! ÇELEBİ: Şık giyimli ve mağrur duruşlu, genç bir karakterdir. İstanbul şivesi ile düzgün bir Türkçe konuşur. Oyunlarda bazen genç bir kıza gönül veren zengin bir beyzâde, bazen bir mirasyedi, bazı oyunlarda ise zevk ve eğlence peşinde koşan bir çapkın olarak canlandırılmaktadır. Konuşma ve tavırları nazik ve ölçülü olup zaman zaman alınganlık gösterebilmektedir. Elinde çoğu zaman bir şemsiye, bazen bir çiçek demeti ya da baston bulunmaktadır. Giyim tarzına Avrupaî çizgilerin hakim olduğu kolaylıkla fark edilir. Frak benzeri uzun ceketi, çizgili ya da kareli pantolonu, 43 Bkz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi, EE , EE , EE , EE ve diğer yer no. lu tasvirler. 44 Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL (Editör), Gölgenin Renkleri, a.g.e, s.15, Cevdet Kudret, Karagöz, a.g.e, s Türk Gölge Oyunu: Karagöz, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Yayınları, tarihsiz. 18

32 başında fesi ve ayağında hafif ökçeli, şık ve parlak ayakkabıları ile dikkati çekmektedir. Çelebi tiplemesi, genellikle iyi niyetli ve cana yakın biri olarak tasvir edilir. Herhangi bir aksaklık, çarpıklık ya da gülünçlük ifadesi olabilecek hal ve durumlara pek düşürülmeyen Çelebi, gölge oyununun diğer figürleri gibi ironik bir manzara sergilemez, karikatürize edilmez veya alaya alınmaz. Konuşmalarında genellikle genç ve güzel iyi aile kızlarına duyduğu aşk sebebiyle söylenmekte ve dert yanmaktadır. Bu sevdalı ve dertli haline karşın, sözlerinde dilbâz ve hareketlerinde kıvraktır. İtibarlı, şık, varlıklı, zarif ve nazik oluşu, kadınları -kayıkla dahi olsatakip ederek arkalarından koşmasının önünde bir engel teşkil etmemektedir. Tıpkı Hacivat gibi, yabancı dillerde (örneğin, Arapça ve Fransızca) şiir ve şarkı terennüm edebilir; ancak tabiatıyla muhatabı Karagöz değil, sevdiği genç kızdır. Su Testisi Su Yolunda Kırılır adlı oyundan:... KARAGÖZ : Ne o Çelebi, hasta mısın yoksa? ÇELEBİ : Sorma Karagöz Efendi... Gönül derdine düştüm. Bu çaresiz dert beni öldürecek... KARAGÖZ : Aman, aman!... Hadi evine git de orada öl; benim başıma bela olma Çelebi nin de tıpkı Karagöz ve Hacivat gibi, çeşitli hallerde tasvir edildiği görülmektedir: Balıklı Çelebi, Bastonlu Çelebi, Çıplak Çelebi, İki Başlı Çelebi v.d. 47 TUZSUZ DELİ BEKİR: Genellikle esmer ve pala bıyıklı olup bir elinde içki şişesi, diğerinde tabanca ya da kama benzeri kesici bir alet taşımaktadır. Olayların karmaşıklaştığı ve seslerin yükseldiği anda gelip kendine özgü çözüm anlayışı olan kaba kuvvetle sorunları 46 Türk Gölge Oyunu: Karagöz, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Yayınları, tarihsiz 47 Bkz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi, EE , EE. 1979,0360, EE , EE ve diğer yer no. lu tasvirler. 19

33 hallederek, tarafları uzlaştırdığını düşünür. Külhanbeyi ve Matiz ile yakınlık arz eden bir tip olmakla birlikte, kendine has ismi ile anılır. Tuzsuz sıfatının menşei düşünüldüğünde; şeker, çikolata v.b. tatlı ların bilenmediği eski zamanlarda, tat mefhumunun tuz dan ibaret olması (Melih, Meliha ve Melahat isimlerinin konuluş sebebinin bununla açıklanması gibi) ve Deli Bekir in meymenetsiz ve sevimsiz bir karakter olarak algılanması ile bu sıfatı yüklenmiş olması muhtemeldir. Karagöz Aptal Bekçi adlı oyundan:... KARAGÖZ : Ağam, adın ne senin? TUZSUZ BEKİR : Bana adı ile sanı ile Tuzsuz Bekir derler!... KARAGÖZ : (Kendi kendine) Zaten senin tatsız tuzsuz bir şey olduğunu demin pencereden görünce anlamıştım. 48 Tuzsuz Deli Bekir, kolları dirsekten kırılmış, silahını ya da bıçağını karşısındakine doğrultmuş halde tasvir edilir. Ceketini giymek yerine, omzunun üstünde taşır. Cepkenli olduğu tasvirler de mevcuttur. Duruşu ve tavırları ile her an kavgaya hazırdır. Mahallede kendi adalet anlayışını tesis etmek ister; ancak suçlulara vereceği karşılık, genellikle onları affetmek olur. Zaman zaman kafiyeli ve maniye benzeyen sözlerini karşısındakine göz dağı vermek için kullanan Tuzsuz Deli Bekir, günümüze dek varlığını sürdüren kabadayı tiplemesinin ilk örneklerindendir. MATİZ: Matiz, (μεθυσμένος, Latin harfleriyle: Methysménos) Rumca da sarhoş, içkili anlamına gelmektedir. 49 Matiz, sarhoş ve külhanbeyi figürleri birbirine yakın tiplerdir; ancak bu kategoride Tuzsuz Deli Bekir, Bekri Mustafa, Bekri Veli, Burunsuz Mehmet, Cingöz Mustafa, Çopur Hasan, Hımhım Ali, Hovarda Çakır, Kırmızı Suratlı Bakır, Sakallı Deli ve Sarı Efe gibi ismen öne çıkan karakterler de mevcuttur. Bunlardan matiz, İstanbul şivesi ile konuşur, karmaşık ve hileli işlerde 48 Türk Gölge Oyunu: Karagöz, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Yayınları, tarihsiz. 49 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 20

34 görünür. Külhanbeyi ise yere tükürür, bıyık burar, fesini yana eğer, argo konuşur, yalpalayarak yürür ve nara atar; heceleri de uzatarak ve çekerek konuşur. 50 Tasvirlerinde genellikle baldırı çıplak, gömleğinin yakası açık, kolları dövmelerini açıkta bırakacak şekilde sıyrılmış, ayakkabıları hafif topuklu olarak resmedilmiştir. 51 TİRYAKİ: Başta afyon olmak üzere mükeyyifât a düşkünlüğü ile bilinir. Tüm zamanını afyon içerek geçirir. Mahallenin kahvesinde yatıp kalktığından bir evinin olmadığı düşünülmektedir. Elinde nargilesi veyahut çubuğu, bazen bir küçük çiçek demeti, yelpazesi ve iri kamburuyla hemen göze çarpan bir figürdür. 52 Tiryaki, her zaman ağırbaşlı ve ciddi gözükmeye çalışsa da, ağırlığı, sözlerinin ve hareketlerinin aheste oluşundan kaynaklanmaktadır. Nitekim tiryaki si olduğu maddenin etkisiyle genellikle konuşmalarının çoğunu tamamlayamadan sızar ve yüksek sesle horlamaya başlar. Halk arasında ağırkanlı olarak nitelenen hareketlerine karşın Tiryaki, soğukkanlı bir tip değildir; söylenen sözleri büyütmekten ve pireyi deve yapmaktan çekinmez. maruftur. 53 Tiryaki, Afyonî Baba, Nokra Çelebi ve Uykucuzâde adlarıyla da 50 Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL (Editör), Gölgenin Renkleri, a.g.e, s Değişik külhanbeyi ve matiz tasvirleri için Bkz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi, EE , EE , EE , EE , EE yer no. lu tasvirler. 52 Tiryaki tasvirlerinin bazıları için Bkz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi nde (EE , EE , EE no. lu tasvirler) ve Çekirge Cad. No:159 adresinde hizmet veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ne bağlı Karagöz Müzesi nde görülebilir. 53 Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL (Editör), Gölgenin Renkleri, a.g.e, s

35 BEBE RUHİ: Çocuksu bir ses tonu ile konuşturulan ve r harfini söyleyemeyen bir cüce olan Bebe Ruhi, tıpkı çocuklar gibi sürekli aynı soruları ve ifadeleri tekrarlayarak karşısındakini usandırmasıyla bilinmektedir. Genellikle uzunca bir burnu ve başında yaklaşık kendi boyu kadar bir külahı, ayaklarında da dizlerine dek varan çizmeleri vardır. Bazen bir cüce bazen de bir kambur olarak tasvir edilir. Bebe Ruhi nin yanı sıra, pişbop veya Altıkulaç gibi isimlerle de anılmaktadır. Karagöz ün Ağalığı adlı oyundan:... KARAGÖZ : Adın ne bakayım senin? BEBE RUHİ : Bana adı ile sanı ile Altıkulaç Bebe Ruhi derler. KARAGÖZ : Hadi oradan!... Senin beş buçuğun palavra! Senin boyun yarım kulaç bile gelmez be! Bebe Ruhi, yerinde duramayan, çok konuşan ve sürekli çalım atan biri olarak perdede yansıtılmaktadır. Mahalle bireylerinin duyduğu acıma hissi sayesinde, önemli olmayan bazı iş ve görevleri yüklenir, yine komşuların gösterdiği merhamet yüzünden çocukça davranışlar sergiler; bu nedenle arada Karagöz ün hışmına da uğrar. İsimleri sabit olan bu tiplerin yanı sıra, oyun esnasında çoğunlukla adları ile hitap edilmeyen, genelleme yoluyla adlandırılan, Anadolu içinden veya dışından gelen yöresel tiplemeler de Karagöz perdesinde kendine yer bulmuştur: ACEM: İran ya da Azerbaycan bölgesinden gelen, varlıklı, eli açık, eğlenmesini bilen, keyfine düşkün, kendisini eğlendirenlere para vermesini seven bir tiptir. 54 Türk Gölge Oyunu: Karagöz, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Yayınları, tarihsiz. 22

36 Karagöz ün Ağalığı adlı oyundan:... ACEM : Meni çoh memnun etmişsen Karagöz Efendi... Al şu min dinarı... KARAGÖZ: Eksik olmayınız efendim, enayiliğinize doymayınız efendim Genellikle halıcılıkla ya da antikacılıkla iştigal eden Acem, Ömer Hayyam, Hâfız-ı Şîrâzî ve Şehnâme yazarı Firdevsî den beyitler ve dörtlüklerle konuşmasını süslemektedir. Perdede Antikacı Mirza, Baba Nukûd, Cabbar Ağa, Gaffar Ağa, Hüseyin Kehvarî ve Püser gibi isimlerle de görünmektedir. Başında papak denilen başlık, belinde kuşak, bazen üstünde cüppe ve elinde nargile ile tasvir edilmiştir. 56 ARAP: Gölge oyununda Arap figürü, zenci ve beyaz (ak) Arap olmak üzere iki ayrı görünümü haizdir. Beyaz tenli (Ak) Arap tiplemesi, Orta Doğu olarak tabir edilen Şam, Halep, Bağdat, Beyrut ve Basra gibi bölgelerden gelmektedir. Genellikle kahve dövücü, fıstık, baklava ve kestane satıcısı, kayıkçı, arabacı ya da deve satıcısıdır. Hacı Fışfış, Hacı Fitil, Hacı Kandil adları ile görünür. 57 Afrika ya da Yemen kökenli Arap figür, Mercan Ağa namıyla tasvir edilmiştir. Konuşmasında Arap alfabesinde bulunmayan ç, j, p, ö ve ü gibi harfleri telaffuz edemeyip ona en yakın fonetik değerdeki harfleri kullanır: Şok uzuldum, bencerenin onunden geşti... gibi. Kendi sözlerinin zor anlaşılırlığının yanında, kendisi de söylenenleri genellikle geç ya da güç anlamaktadır. Arap karakteri; halayık, uşak ve lala olarak da görünmektedir. 55 Türk Gölge Oyunu: Karagöz, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Yayınları, tarihsiz. 56 Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL (Editör), Gölgenin Renkleri, a.g.e, s Uğur Çelikkol, Gölge Oyununda Tipler, a.g.m, (Erişim Tarihi: ) 23

37 ARNAVUT: Eğitimli bir karakter olmamakla birlikte, dürüst, tez canlı ve mert bir kişiliğe sahiptir. Genellikle bahçıvan, bostancı, bozacı, ciğerci, keten helvacı ve korucu olarak görünür. Konuşmalarında r harfini kuvvetle telaffuz etmesi ve kendine özgü vurgusu ile değişik bir şive örneği sergiler. Beyaz gömlek ve kırmızı yelek, bazen cepken giyer; belinde kuşak, kılıç ya da kama, elinde baston veya sopa ile tasvir edilmiştir. Mestan Ağa, Şaban Ağa gibi adlarla da bilinir. ERMENİ: Gölge oyununda genellikle kuyumcu ya da köşklerde vekilharç-kahyâ olarak karşımıza çıkan Ermeni karakteri, şık giyimli, musiki ve nazımdan anlayan, sanatsever bir kişilik yapısı sergiler. Ayvaz Serkis, Karabet, Ohannes Ağa gibi isimlerle anılmaktadır. FRENK VE RUM: Frenk, Osmanlı toplumunda yaşayan, Batı kökenli gayrimüslimlerin genel adı iken 58 (son dönemlerde hususiyetle Fransızlar için kullanılmıştır), Karagöz oyununda Rum ve Levantenler bu adla anılmaktadır. Frenk tiplemesi, doktor, terzi, meyhaneci, tüccar gibi mesleklerde görünen, Rum şivesi ile Türkçe konuşan tiplerin genel adıdır. Giyiminde uzun ve yırtmaçlı ceket, beyaz gömlek, yelek veya kuşak, kravat benzeri fular ya da boyun bağı, çizgili ya da kareli pantolon, uzun burunlu parlak ayakkabılar; aksesuar olarak ise gözlük, şapka, baston ve (bilhassa doktor olanlarda) çanta dikkati çeker. 58 Örneğin; Tanzimat dönemi gazeteci ve yazarlarından Ziya Paşa ( ), Terkîb-i Bend başlıklı eserinin bir beytinde şöyle söylemiştir: Milliyyeti nisyân ederek her işimizde / Efkâr-ı Frenk e tebâiyyet yeni çıktı. (Milliyeti unutarak, bir yana iterek, her işimizde Batı düşüncesine uymak yeni çıktı.) Frenk usûlü anlamına gelen a la franga tabiri de buradan gelmektedir. 24

38 KARADENİZLİ: Laz olarak da bilinmektedir. Tekerlemeyi andıran bir ahenkle hızlıca konuşan, ağzı kalabalık bir tiplemedir. Karagöz e söyleyecek söz bırakmaz. Kütahya Çeşmesi adlı oyundan:... KARADENİZLİ : Merhaba karagöz, nasilsun, eyi misun, hoş misun, boş misun, doli misun? Samsun da kopti pir firtuna, kaptan dedu al pırtuni sirtuna... (Hızlı hızlı konuşur, Karagöz e laf sırası düşürmez.) KARAGÖZ : Dur be birader, biraz da biz konuşalım!... KARADENİZLİ : Laf dediğun karşiliklidur... Sen diyeceğsun, pen dinleyeceğum; pen diyeceğum, sen dinleyeceğsun Karadenizli, çabukça öfkelenen, bir o kadar da kolay sakinleşen; tez canlı ve hareketli bir tiptir. Zaman zaman elinde kemençesi ile görünür. Yöresel giysileri içinde tasvir edilmiştir. 60 KASTAMONULU (ODUNCU BABA HİMMET): 50 cm yi bulan yüksekliği ile Karagöz oyunlarının en iri boyutlu tasvirlerinden olan Oduncu Baba Himmet (ya da Himmet Dayı veya Himmet Ağa), Kastamonulu Himmet olarak da anılır. 61 Sırtında baltası vardır. İri burunlu, iri gövdeli, hafif kamburca, balta taşıyan, kaba bir tiptir. Zaman zaman sırtında aba, başında şapka, bazen de elinde sopa ile bekçi kılığında görünmektedir. 59 Türk Gölge Oyunu: Karagöz, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Yayınları, tarihsiz. 60 Bazı Karadenizli tasvirleri için Bkz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi nde yer alan EE , EE , EE ve EE no. lu tasvirler vd. 61 Uğur Çelikkol, Gölge Oyununda Tipler, a.g.m, (Erişim Tarihi: ) 25

39 YAHUDİ: Genellikle tüccar, bezirgân, eskici, sarraf ya da tefeci olarak görünür. İçten pazarlıklı, kurnaz, mal alım satımı ve pazarlıkta hüner sahibi, dilbaz ve nabza göre şerbet veren bir kişiliktedir. Diyaloglarda ı harfini i olarak seslendirmesi, geldim yerine yeldim demesi, konuşmasındaki en belirgin karakteristik özelliklerdendir. Karagöz ün Mandıra Sefası adlı oyundan:... KARAGÖZ : Ooo... Bizim eskici Salomon gelmiş... Hoş geldin Salomon... ESKİCİ : Eee...Hojbulduk be Karayöz. Çoluk-çocuk nasildir? Sözüm sana; eşekler sipalar nasildir? KARAGÖZ : Bana bak Salomon, ağzını topla; gebertirim haa! Tasvirlerde genellikle uç kısmı iki ya da üç çatallı, siyah bir sakalı olduğu görülmektedir. 63 Bazen elinde bir anahtar (cennetin anahtarı), sırtında bir çuval ile de tasvir edilmiştir. Giyiminde siyah renk hakimdir. Bunların dışında Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşayan hemen her meslekten ve topluluktan tipler, Karagöz oyunlarında yerini almıştır. Bu tiplerin bazıları şunlardır: Çeşitli meslek sahipleri : Arabacı (kopuk), balet, bekçi, çeyiz taşıyıcılar, dilenci, gülâbici, gülâbicibaşı, haham, imam, iskele kâhyası, kabakçı, kilci, korucu, külhancı, muhafız, pehlivan, satıcılar, sünnetçi, şarapçı, tayfalar, tulumbacılar, uşak ve halayıklar, kız ve erkek öğrenci v.d. 62 Türk Gölge Oyunu: Karagöz, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Yayınları, tarihsiz. 63 Bkz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi nde yer alan EE , EE , EE no. lu tasvirler vd. 26

40 Anadolu nun çeşitli yörelerinden gruplar ya da azınlıklar: Arap bacı, Bolulu aşçı, çerkez, çingene, Frenk doktor, Rumelili muhacir, Kayserili Ermeni, Kayserili tüccar, Kürt, Rum doktor v.d. Eğlendirici ve güldürücü karakterler: Cambaz, curcunabazlar, çengi, dansöz, hokkabaz, hımhım, kantocu, kekeme, köçek, Orta Oyunu karakterlerinden Pîşekâr ve Kavuklu, soytarı v.d. Olağan üstü ya da ürkütücü varlıklar: Ayı balığı, Azraka ve Nekkâre Banular, câzu (cadı), cinler, deliler (zincirli, oturaklı v.s.), deniz kızı, devler, dragon, iki başı zenne, iki başlı çelebi, Meymene Banu v.d. Halk masallarında ve çeşitli anlatılarda yer alan kahramanlar ile folklorik şahıslar: Âşık Hasan, Burak, Bursalı Sarı Efe, Dimyat Pirinci, efeler, eşkıya, Ferhat, Hacivat ın kızı, Hacivat ın oğlu (Sivrikoz), Kanlı Nigâr, Karagöz ün oğlu (Yaşar), Mecnun, seğmenler, Şirin, Şirin in annesi, Tahir, Tarzan, Tarzan ın oğlu, zeybekler, Zühre, Zühre nin annesi, Zühre nin babası v.d. Bununla birlikte canlı birer karakter olmasalar da, hayal perdesinde birer tasvir olarak kendilerine yer bulan başka unsurlar da vardır. Bunları şu başlıklar altında toplamak mümkündür: Hayvanlar: At, deve, eşek, geyik, köpek, leylek, öküz, pelikan v.d. Mekanlar, eşyalar ve nesneler: Bileyleme makinesi, fayton, Ferhat ın Dağı, güğüm, hamam, koltuk (Zühre nin babasının tahtı), küp, mangal, muamma askısı, sandalye, Şirin in Köşkü v.d. 27

41 Göstermelikler: Bahçe, Burak 64, çiçek vazosu, eczane, ev, havuzlu köşk, Kanlı Kavak, konak, limon ağacı, orman, Rüstem le Dev in çarpışması, Şahmerân, Vakvak Ağacı v.d. Karagöz oyununda yer alan kişilerin tasnif edilmesinde Metin And, 11 gruptan söz etmektedir: 1. Eksen kişiler (Karagöz ve Hacivat) 2. Kadınlar (zennelerin tümü) 3. İstanbullu kişiler (Çelebi, Tiryaki, Bebe Ruhi) 4. Anadolulu kişiler (Laz, Kastamonulu, Kayserili, Kürt, Harputlu v.s.) 5. Anadolu dışından gelenler (Muhacir=Rumelili, Acem, Arap, Arnavut v.s.) 6. Zımnî tabir edilen, Müslüman olmayan kişiler (Rum, Frenk, Ermeni, Yahudi, v.s.) 7. Kusurlu ve ruhsal hastalar (kekeme, kambur, hımhım, kötürüm, deli, esrarkeş, sağır, aptal v.s.) 8. Kabadayılar ve sarhoşlar (efe, zeybek, Matiz, Tuzsuz Deli Bekir, sarhoş, külhanbeyi v.s.) 9. Eğlendirici kişiler (köçek, çengi, kantocu, hokkabaz, cambaz, curcunabaz v.s.) 10. Olağanüstü kişiler, yaratıklar (büyücü, câzûlar, cinler, canavarlar, yılanlar v.s.) 11. Geçici kişiler, ikincil kişiler ve çocuklar (Tahir, Zühre, Ferhad, Şirin, Âşık Hasan, İmam, Tablalı, Hacivat ın oğlu Sivrikoz v.s.) Özel ad, Hz. Muhammed'in Miraç Gecesi'ndeki biniti. (Kaynak: Erişim Tarihi: ) 65 Metin And, Karagöz ve Orta Oyununda Kişiler ve Kişileştirmeler, Türk Dili, C.XVI, 1967, s

42 2. Karagöz ün Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Serüveni 2.1 Karagöz ün Ortaya Çıkışı Gölge oyunu Karagöz ün Türk toplumu tarafından keşfedilip yaygınlaştırılması hususundaki görüş ve fikirleri belirtmeden önce, gölge oyunu mefhumunun, somut olmayan kültürel mirasın bir uygulaması olarak ilk kez nerede ve nasıl ortaya çıktığını belirtmekte fayda vardır. Bu konuya ilişkin iki farklı görüş göze çarpmaktadır: İlk görüş, gölge oyununun Uzak Asya dan çıkıp Batı ya doğru yayıldığı; ikinci görüş ise, Batı dan Doğu ya, yani Asya ya doğru bir yayılma gösterdiği fikridir. Gölge oyunun menşeini Asya olarak gösteren araştırmacılar, burada da üç farklı noktayı işaret etmektedirler: Java Adası, Hindistan ve Çin. 66 Bugünkü Endonezya topraklarında bulunan Java da, wayang kulit adlı 67, genellikle tek renkli ve kısmen profillendirilmiş, nispeten büyük boyutlu gölge oyunu tasvirlerinin ve buna ilişkin eski Java dilindeki anlatıların milattan önce bin yıl öncesine kadar dayandırılabileceği ifade edilmektedir. 68 Gölge oyununun çıkış yerinin Hindistan olduğunu öne süren araştırmacılar, Sanskritçe deki çayanataka sözcüğünün gölge oyunu ya da bir dramın gölgesi veya özeti anlamına geldiğini 69 ve ince bir bez gergi üzerinde kralların, bakanların ve başkalarının hareketlerinin deriden görüntülerle gösterildiğini belirtmişlerdir Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla- Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s Wayang adlı bu tasvirlere ilişkin detaylı bilgi ve tasvir örneklerine ait fotoğraflar için Bkz. (Erişim Tarihi: ) 68 G.A.J. Hazeu, Bijdrage tot de Kennis von het Javanische Toneel, Leiden, 1897, s.3 ten naklen Metin And, a.g.e, s H.H.Wilson, Select Speciments of The Theatre of The Hindus II, 2.b., London, 1871, s.390 dan naklen Metin And, a.g.e, s William Ridgeway, The Dramas and Dramatic Dances of Non-European Races, Cambridge, 1915, s.165 ten naklen Metin And, a.g.e, s

43 Bu iki görüşe eklenen üçüncü bir görüş de gölge oyunun Çin de ortaya çıktığı görüşüdür. Animizm felsefesi bağlamında, ataların ruhlarını ve gölgelerini canlandırmanın Çin kültür ve sanatında önemli bir yeri olduğu düşünülmektedir. 71 M.Ö. 1. yy. da Çin de görülmeye başlayan hayal oyununun ortaya çıkışı; Çin İmparatoru Wu nun genç karısının ölümü üzerine aşırı bir üzüntüye kapıldığı ve bunun üzerine sarayda dini merasimleri ve dansları yürütmekle vazifeli kişi olan Chung Wong un hükümdara bu acısını unutturmak için bir hayal oyunu icat etmesi ile temellendirilir: Wong, bir ipek perdenin arkasında şeffaf bir kağıdın üzerinde imparatorun eşinin suretini, çiçek bahçeleri içinde gezinip şarkı söylerken ve dans ederken, günlük yaşamından bir kesit içerisinde tasvir etmiştir. 72 Türk gölge oyunu Karagöz ün çıkış yeri olarak Çin dışında Moğol topraklarını işaret eden araştırmacılar da mevcuttur. Bununla birlikte, Alman araştırmacı Hermann Reich, Yunan ve Roma mitolojisinde sıkça kendine yer bulan dramatik gösterim tekniği mimus a atıfta bulunarak gölge oyununun Batı dan çıkıp doğu toplumlarına, yani Asya ya ulaştığını, hatta Türk gölge oyununun bu mimus ların ardıl bir şekli olduğunu iddia etse de, bu iddialarının gölge oyunu yerine kukla merkezli olarak kaldığı görülmektedir. 73 Karagöz ün İran da yerleşik yaşam süren Türk gruplarına ait güldürü oyunlarının baş kişisi Keçel Pehlivan a benzetildiği de olmuştur. Pehlivan ın kel oluşu ile Karagöz'ün saçsız başı arasında benzerlik ortaya atılmaktadır. Keçel Pehlivan adını taşıyan bu tip fizyonomi bakımından bizim Karagöz'ü andırır. Karakter bakımından ise; Karagöz'le Hacivat'ın bir şahıs halinde terkibidir savı ile bu benzerlik vurgulanmaktadır. 74 Hermann Reich da; Keçel Pehlivan ın kelliği ile 71 James R. Brandon, Theatre in South-East Asia, Cambridge: Mass, 1967, s.42 ve Laufer, Oriental Theatricals, s.36 dan naklen Metin And, a.g.e, s İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Karagöz Tekniği ve Estetiği I, İstanbul: Kültür Matbaası (Sarıyer Halkevi Neşriyatı ndan), 1942, s Hermann Reich, Der Mimus-Ein Litterar-Entwickelungsgeschichtlicher Versuch, I-II, Berlin, 1903, s.616 dan naklen Metin And, a.g.e, s.110. Ayrıca Bkz. Ignacz Kunos, Türk Halk Edebiyatı, İstanbul, 1925, s.91 den naklen Cevdet Kudret, Karagöz, Ankara: Bilgi Yayınevi, 1993, s Nurhan Tekerek, Anadolu İnsanının Kentte Uğradığı Değişimin Tipik Örneği: Karagöz ve Karagöz Estetiği, Bursa Halk Kültürü-II. Bursa Halk Kültürü Sempozyumu Bildiri Kitabı, C. II, Bursa: Uludağ Üniversitesi-Kültür Sanat Kurulu Yayınları, No: 8,

44 Karagöz'ün ve kelliği arasında bağlantı kuranlardandır. Ayrıca Büyük İskender le ilgili mitolojik anlatıların yazarı bilinmeyen bir seçkisi olan Alexander Romance de adı geçen Yukarı Mısır (Meroe, bugünkü Nubya kabilesinin yaşam alanı) Kraliçesi Candace in oğullarından Kargos ile modern Yunan gölge-kukla kahramanı olarak tanıtılan Karagiozis ismi arasında etimolojik bağ kurulmaktadır. 75 Bu durum Hint-Ari dil birliği içerisinde yer alan toplumlar aracılığıyla zincirleme bir etkileşim ile Karagöz sanatının Anadolu topraklarına girdiği savını yaratmaktadır. Karagöz ün çingene geleneklerine ait olduğuna dair varsayımlar da vardır. Karagöz'ün kırmızı renk ağırlıklı giyimi, bir çingene uğraşısı olan demircilik yapması, oyunlarda bu özelliğine dair çeşitli göstergeler olması kimi araştırmacılarda gölge oyununun Hindistan da yaşayan çingenelerin göçleri ile Anadolu ya ulaşmış olması tezinin uyanmasına neden olsa da, Metin And a göre bu konuda kesin bir delil mevcut olmadığından bu sav bir yakıştırma dan öteye geçememiştir. 76 Türk gölge oyunu hakkında, çokça dile getirilmeyen bir diğer görüş de, gölge oyununun baş karakterleri Hacivat ve Karagöz ün dış görünüşleri ve giysileri itibarıyla Hitit İmparatorluğu (M.Ö ) 77 döneminden intikal eden ve bugün Çorum ili sınırları içinde bulunan Yazılıkaya ve İvriz kabartmalarında yer alan kişilere benzetilmesidir. Hacivat ın, Karagöz ün serbest olan tek kolu ve hareketli tavırlarına karşılık, yumruk halinde kapattığı iki elini çenesinin altında tutar halde tasvir edilmesi, bazı araştırmacıların aklına Karagöz sanatının eski Hitit mahreçli bir unsur olabileceği fikrini getirmiştir. Nitekim Hayalî Saraç Emin mahlasıyla tanınan Karagöz ustası Emin Şenyer, konunun uzmanları ile yaptığı görüşme ve Hitit kabartmaları üzerinde yaptığı inceleme neticesinde, bu duruşun Hitit halkının Tanrıların huzurundaki ibadetleri sırasında büründükleri bir hal olduğunu tespit etmiştir. Başka bir Karagöz 75 Mike Dixon Kennedy, Encyclopedia of Greco-Roman Mythology, Santa Barbara- California: ABC-Clio Inc., 1998, s Tahir Alangu, Gölge Tiyatrosundan Karagöz e, Oyun, 30 Eylül 1965 ten naklen, Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla- Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 31

45 ustası (bu kişinin, Emin Şenyer in yanında yetiştiği usta, Hayalî Metin Özlen olabileceği düşünülmektedir), Hacivat ın asılmadan önce söylediği rivayet edilen, Dilerim taş taş üstünde kalmasın. ilencini temsilen bu duruşla tasvir edildiğini düşünmektedir. 78 Karagöz ve Hacivat karakterlerinin Hitit uygarlığı mahreçli bir kültürel unsur olabileceğine ilişkin diğer bir yaklaşım da Özdemir Nutku tarafından dile getirilmiştir: İvriz deki kabartmalarda yer alan Kral Telepinu nun karşısında bulunan Bereket Tanrısı nın başlığının ışkırlak ı andırıyor olması da, bu görüşe temel teşkil etmektedir. 79 Bahse konu Hitit kabartmaları incelendiğinde, 80 Karagöz ve Hacivat ın duruşları, sadece profilden görünüşlerinin tasvir edilmiş olması, başlıkları ve kısa pantolonları itibarıyla sözü edilen dönemin halkına benzemediğini söylemek güçtür. Yine de salt bu görünüşsel benzerlikten hareketle bu karakterleri doğrudan Hitit dönemi ile ilişkilendirmek de zordur. Türk gölge oyununun bilinen en önemli unsuru olan Karagöz ün ortaya çıkışına ilişkin olarak araştırmacılar ve sanatçılar tarafından ortaya atılan görüşler arasında en sıkça tekrar edileni, gölge oyununun Türklere Mısır aracılığı ile intikal ettiğidir. Nitekim Orta Asya da ve İran da bu tarz bir sanatın varlığına ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığına değinen Metin And, söz konusu bölgelerden herhangi bir etkileşime de ihtimal vermemektedir. Gölge oyununun bugünkü Türkiye topraklarına 16. yy. da Mısır dan geldiğini gösteren kanıtlara değinen And, Arap tarihçisi Mehmed b. Ahmed b. İlyâsu l-hanefî nin Bedâyi u z-zuhûr fî Vekâyi u d- Duhûr adlı Mısır tarihinde konuya ilişkin bilgi bulunduğuna işaret etmektedir. Yazar, konuyu şu şekilde intikal ettirmiştir: 78 Berna Çetin Akgün, Emin Şenyer ile Röportaj, Yolculuk, S:52, Ekim 2008, s Özdemir Nutku, Karagöz Üzerine Düşünceler, Somut Olmayan Kültürel Miras: Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyumu Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yayını, 2006, s Bkz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının adresindeki web sitesinde Fotoğraf Galerisi > Çorum sekmesinde yer alan Hitit Resim Galerisi. 32

46 1517 de Mısır ı ele geçiren Yavuz Sultan Selim, Memluk Sultanı II. Tumanbay ı 15 Nisan 1517 de astırmıştı. Cize de Nil üzerinde Roda Adası ndaki sarayda bir gölge oyuncusu Tumanbay ın Züveyle kapısında asılışını ve iplerin iki kez koptuğunu canlandırmıştır. Bu gösteriyi çok beğenen Sultan, oyuncuya 80 altın, bir de işlemeli kaftan armağan ettikten sonra İstanbul a dönerken sen de bizimle gel, bu oyunu oğlum da görsün, eğlensin demiştir. O sırada oğlu Kanuni Sultan Süleyman 21 yaşındaydı. Nitekim onlarla İstanbul a gelen 600 Mısırlı, bu olaydan üç yıl sonra İstanbul dan yurtlarına dönmüşlerdir. 20 Haziran 1612 de Öksüz Mehmet Paşa nın padişahın kardeşi Gevherhân ile düğünü için Mısır dan gölge oyuncuları getirtilmiş; I. Ahmet, Mısır dan gelen bu oyunculardan Davud el-attâr ı (Menavî) Edirne de seyretmiştir. Bu olayı, adı geçen oyuncunun anılarından öğreniyoruz. 81 Gölge oyununun kökeni ile ilgili olarak; Uzak Doğu (Endonezya ve Çin), Orta Asya, Hindistan ve Mısır coğrafyası dışında, bu sanatın çıkış yeri olarak Batı yı gösteren araştırmacılar da mevcuttur. Nitekim Metin And, Antik Yunan ve Roma uygarlıklarına özgü anlatılarda, örneğin Xenophone un Şölen adlı eserinde ve bu çalışmada daha önce de sözü edilen Hermann Reich ın Der Mimus adlı eserinin yanı sıra; İskenderiyeli Heron, Pseudo-Aristoteles, Galenos, Horatius, Persius ve Marcus Aurelius gibi yazar ve gezginlerin M.Ö. V. yy. da da gölge oyunu oynatıldığına dair savlarından söz etmektedir. 82 Gölge oyunun Türklere Batı dan geldiğine ilişkin ortaya sürülen bir diğer görüş de, İspanya ve Portekiz de yaşayan Yahudilerin bu coğrafyadan çıkarılmalarının ardından Osmanlı Devleti ne sığınmaları ve bu sanatı da beraberlerinde getirmeleridir. Bu durumda İber Yarımadası na bu sanatın gelişinin de Endülüs Arapları sayesinde gerçekleştiği iddiaları ortaya çıkmaktadır. 83 Görüldüğü üzere, gölge oyununun Batı menşeli bir kültürel unsur olduğunu iddia eden araştırmacılar da, ilk mahreç noktası olarak yine Orta Doğu ya da Asya ya ulaşmaktadırlar. 81 Metin And, Başlangıcından 1983 e Türk Tiyatro Tarihi, İstanbul: İletişim Yay., 2006, s Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s J. R. Varey, Histori de Los Titeres en Espana, Madrid, 1957, s.101, Jeronimo Martinez de la Vega, Solenes i Grandiosas Fiestas, Valencia, 1620, s.77 den naklen Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s

47 2.2 Karagöz ün Bugünkü Durumu Sanatçı ve araştırmacıların birçoğunun fikir ve görüşlerinin yığılma oluşturduğu noktaya bakıldığında, Türk toplumunun kültürel ve sanatsal yaşamına Mısır aracılığı ile geçtiği düşünülen gölge oyunu, Türklerin zamanla kendi yaratıcılıkları ve mizah anlayışı doğrultusunda, yerleşik toplum düzenindeki gündelik olaylar ve şahısları da katmaları ile zaman içerisinde evrimsel bir çizgide gelişmiştir. Gölge oyununa çok renkli, hareketli tekniğine nazaran kemikleşmiş özgün biçimi XVII. yüzyıldan itibaren verilmiş, bu kesin biçimini aldıktan sonra da Osmanlı Devleti nin etki alanı ve çevresi ölçüsünde bu sanat dalı yayılmıştır. 84 XVII. yüzyılda Evliya Çelebi gölge oyunu üzerine kesin bilgiler verdiği gibi, Karagöz oyunu ve bu oyuna ilişkin terim ve tabirlere onun eserinin çeşitli yerlerinde rastlanmaktadır. Eserde, Karagöz ile Hacivat ın adları anılmakta; oyun konuları, oyunun özellikleri, perde gazelleri, çağın ünlü oyuncuları üzerine bilgilere de yer verilmektedir. 85 Yine de gölge oyununu anlatan kaynakların çoğunda 1582 şenliğine veya ona yakın tarihlere çoğunlukla atıf yapıldığı görülmektedir. Daha önceki araştırmacıların ilgisini çekmeyen ve eski kaynaklar içinde gölge oyununu en geniş ve ayrıntılı bir biçimde anlatan belge, 1582 şenliğini anlatan Sûrnâme-i Hümâyun dadır. 86 Sûrnâme-i Hümâyun un birçok yerinde hayâlbâzân deyiminin geçtiğini vurgulayan And, bu sözcüğün anlamının açıklanmayışını, eserin yazıldığı dönemde Arapça ve Farsça sözcüklerin terkibinden oluşan bu tarz ifadelerin malum oluşuna bağlamaktadır. And, aynı eserde sıklıkla kullanılan bu sözcüğün kukla ya da başka bir oyunun adı olması, bu ifade ile bugünkü anlamda Karagöz sanatına değinilmemiş olmasının muhtemel olduğunu düşünmekte; bazı yabancı kaynaklarda birçok yerde 84 David Nerreters, Neueröffnete Mahometanische Moschea, Nürnberg, 1703, s.365 ten naklen Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s Daha ayrıntılı bilgi için Bkz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Günümüz Türkçesiyle Evliyâ Çelebi Seyahat-nâmesi: İstanbul, 1.b., 2 C., İstanbul:Yapı Kredi Yayınları, Metin And, Başlangıcından 1983 e Türk Tiyatro Tarihi, a.g.e, s

48 kukla oyunu anlatılmış olmasına karşın, tıpkı Sûrnâme-i Hümâyun da olduğu gibi, sınırlı bir yerde gölge oyunundan söz açıldığına dikkati çekmektedir. 87 Bir yabancı ziyaretçi tarafından anlatılan ve -And a göre- aynı gösteriye işaret eden başka bir gözlem de şu şekilde aktarılmıştır:...biri altı tekerlek üzerinde tahtadan bir küçük baraka veya sahneyi ortaya getirdi. Bunun önünde keten bezinden bir perde, içinde ise birkaç ışık vardı. Birisi görüntüleri ışıklarla perdeye yansıtarak bunları oynatıyordu. Örneğin bir kedi bir fareyi, bir leylek de bir yılanı yiyordu. Bunlardan başka, iki kişi parmaklarıyla dilsizler gibi işaretleşip konuşuyorlar, buna yakın şeyler yapıyorlardı. Biri kovalıyor ve koşuyordu, v.b. Bunların tümünü seyretmek, bu görüntüleri oraya buraya çeken ipler gözükmese, çok hoşa gidecekti. 88 Karagöz sanatının yıllar boyunca izlediği değişim çizgisi dahilinde İstanbul a gelen yabancı gezginlerin ilgisini çeken bir diğer husus da Karagöz ün toplumsal eleştiri bahsinde gözünü budaktan sakınmayan tavrı ve açık-saçıklığı olmuştur. Yöneten-yönetilen ilişkisi bağlamında, Karagöz oynatıcılarının halkın sözcüsü durumuna nasıl yükseltildiklerini Louis Enault nun hatıratından Metin And aktarmaktadır:...karagöz, özgürlüğün temsilcisidir; bu, sansür tanımaz bir vodvilci, inancasız (hiçbir güvencesi olmayan), yasak tanımaz, söz dinlemez bir gazetedir. Kişiliği kutsal ve eylemi dokunulmaz. Sultandan gayrı imparatorlukta kimse yoktur ki, bu taşlamalı davranışlardan kurtulabilsin: Başveziri yargılar, onu suçlu kılıp Yedikule zindanlarına kapatır, yabancı elçileri tedirgin eder, Karadeniz in amirallerine veya Kırım ın generallerine dil uzatır. Halk ise ona alkış tutar, hükümet onu hoşgörüyle karşılar. 89 Orta oyunu ve kukla sanatı ile birlikte geleneksel Türk tiyatrosunda en çok Karagöz de kendini gösteren bu gözükara taşlama ve eleştiri temayülü, Abdülaziz ve II. Abdülhamid dönemlerinde yerini daha mutedil bir tavra bırakmıştır. Bu 87 Metin And, Başlangıcından 1983 e Türk Tiyatro Tarihi, a.g.e, s Metin And, Başlangıcından 1983 e Türk Tiyatro Tarihi, a.g.e, s Louis Enault, Constantinople et la Turquie, Paris, 1855, s.367 den naklen Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s

49 anlamda bir dönüşümün özellikle II. Abdülhamid dönemine rastladığı, ünlü Saray Karagözcüsü Mehmed Efendi nin bir gece hayal oynatmak üzere perde kurduğunu ve icraya başladığını, Aya bak, yıldıza bak; şu karşıki kıza bak şarkısını söyleyeceği sırada, II. Abdülhamid in kendisini izlemekte olduğunu fark etmesi üzerine yıldız kelimesini kullanmaktan sarf-ı nazar ederek, doğaçlama bir hamle ile Aya bak, havaya bak, karşıki tavaya bak. diyerek işin içinden sıyrılması nı anlatması ile temellendirilmektedir. 90 O dönemde Karagöz sanatının karşı karşıya olduğu tek engel, yönetim tarafından uygulanan sansür değildir. 3 Kasım 1839 da Gülhane Hatt-ı Hümayunu olarak da bilinen Tanzimat Fermanı nın ilanından itibaren kendini hissettiren Batılılaşma hareketi içerisinde Türk toplumsal yaşantısında birtakım değişiklikler baş göstermiş, alafranga tabir edilen yaşam biçimi; kılık-kıyafet, yeme-içme, eğlence ve kültür-sanat, basın-yayın faaliyetleri gibi birçok konuda, başta Fransa olmak üzere Batıya özgü değerler ve yaşam biçimleri Osmanlı topraklarında, başkent İstanbul dan başlayarak yayılma göstermiştir. Başta Namık Kemal olmak üzere, dönemin aydınları tarafından hakir görülen, suî edeb talimhâneleri veya suî ahlak mektebi ve bunca rezaletler mektebi olarak 91 Batılı anlamda modern tiyatroyla kıyas götürmez addedilen Karagöz sanatı, unutulmaya ve göz ardı edilmeye o günlerde başlamıştır. Cumhuriyet yıllarına gelindiğinde, bilhassa halk evleri aracılığıyla korunan ve yaşatılan Karagöz, dönemin hayalîlerinin icrasıyla Mustafa Kemal Atatürk ün de ilgi ve beğenisine mazhar olmuş ve bu sanatın korunması, yaşatılması ve sonraki kuşaklara aktarılması konusunda Atatürk tarafından bizzat talimat verilmiştir. Takip eden yıllarda Cumhuriyet in erdemleri ve ilkelerini öven ifadelerin yer verildiği konuşmalar, Karagöz oynatıcıları tarafından izleyicilere ulaştırılmıştır Aysel Çamur, Yıktın Perdeyi Eyledin Viran (Mevlüt Özhan la Söyleşi), Türksoy, S:25, Ekim 2007, s.7, Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s Ahmet Hamdi Tanpınar, 19 uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, 9. b., İst.: Çağlayan Kitabevi, 2001, s , Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s Aysel Çamur, Yıktın Perdeyi Eyledin Viran (Mevlüt Özhan la Söyleşi), a.g.m, s

50 1940 lara gelindiğinde Karagöz ün yine göz ardı edildiği, modern sanat akımları, gelişen teknoloji, modern tiyatro, hatta sinema ve sonraki yıllarda televizyonun da Türk halkının günlük yaşantısına girmesi ile Karagöz ün yeniden canlandırılması konusunda sanat ve edebiyat çevrelerinde hararetli tartışmaların patlak verdiği görülmektedir. Bunlardan en göze çarpanı İsmail Hakkı Baltacıoğlu nun Karagöz ü diriltme çabalarının, çağdaşı olan meslektaşları tarafından alaturkalık hatta sanatta irtica olarak algılanmasıdır. Nitekim Osman Cemal Kaygılı da, 4 Nisan 1940 tarihli İkdam gazetesinde yayımladığı makalesinde o günlerde sıkça dile getirilen; Karagöz de ne imiş, bu zamanda Karagöz oynatılır mı? Bu zamanda Karagöz oynatmak keşkekle viski içmeye, takunya ile tango oynamaya benzer... Dikkat edelim, karagözle falan bugünkü çocuklarımızın zevklerini bozmayalım... ifadelerine üzülerek yer verdiğini belirtmektedir. Günümüze dek süren bu tartışmalar esnasında çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. Bunlardan en öne çıkanı, Karagöz sanatının tekniğine dokunmadan, oyundaki şahısların yaşadığımız günlere adapte edilmesidir. Çağımızın mesleklerinden olan pilotluk, mühendislik, diplomatlık ve hatta stand-up tabir edilen güldürü tekniğini icra eden sanatçıların dahi hayal perdesine taşınabileceği ifade edilmektedir yılında halk evlerinin kapatılmasıyla Karagöz sanatçılarının içine düştüğü sıkıntı, 1970 lerden sonra Kültür Bakanlığının konuya sahip çıkmasıyla büyük ölçüde çözülmüştür. Türk Gölge Oyunu Karagöz özellikle Metin And ın yaptığı araştırmalarla ve yayınlarla Türkiye içinde ve Türkiye dışında tanıtılmıştır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, çalışma boyunca sıkça bahsi geçecek olan Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği (UNIMA) Türkiye Milli Merkezi ve Gazi Üniversitesi bünyesinde hizmet veren Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (THBMER) tarafından da Türkiye nin somut olmayan kültürel mirası olan Karagöz sanatının korunması, yaşatılması, aktarılması ve eğitim süreçlerinde 37

51 kendisine yer verilmesi konularında çalışmalar yürütülmektedir. (Ayrıntılı bilgilere çalışmanın Üçüncü Bölüm ünde yer verilmiştir.) Karagöz sanatçıları tarafından dile getirilen bir diğer sıkıntı da Karagöz ün sadece Ramazan ayında hatırlanan, canlılığını ve güncelliğini yitirmiş bir nostalji unsuru haline getirilmesidir. Karagöz sanatçısı Ünver Oral gibi bazı sanatçı ve araştırmacılar tarafından bu sanatın adeta komaya girdiğini ifade edilse de, 93 T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve UNIMA Türkiye Milli Merkezinin işbirliğinde, 22 Temmuz 2008 tarihinde Ankara da gerçekleştirilen Karagöz Çalıştayı neticesinde belirlenen Eylem Planı (Bkz. Bu çalışmanın EK Bölümü), Karagöz ün korunması, yaşatılması ve eğitim başta olmak üzere çeşitli araçlarla aktarılması konularında önemli bir adım ve bir yol haritası niteliğindedir. 93 Timuçin Mert, Misafir Odası, Karagöz Komaya Girdi! (Ünver Oral ile Söyleşi), Yeni Çağ Gazetesi, 16 Ağustos 2009, s

52 İKİNCİ BÖLÜM KARŞILAŞTIRMA: KARAGÖZ ÜN GÖRÜNÜMÜ 1. Karagöz Coğrafyası: Türklerde ve Diğer Toplumlarda Karagöz 1.1 Türk Karagözü nün Karakteristik Özellikleri Osmanlı Devleti nin geniş sınırları içerisinde yayılma gösteren ve bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında da türlü biçimlerde oynatılan ve sahip çıkılan Karagöz sanatı, icra edildiği her toplumda, o topluma özgü duyuş ve algı nispetinde değişime uğramıştır. Sözlü gelenekte yaşatılan ve sürdürülen bir somut olmayan kültürel miras unsuru olarak Karagöz, icra edildiği tüm toplumlarda sosyal bir eleştiri unsuru olmuş, toplumsal yaşamın hayal perdesinde sergilenmesi ve bir arada yaşama kültürünün sanatsal bir ifadesi olarak değer görmüştür. Metin And, Cevdet Kudret ve İsmail Hakkı Baltacıoğlu gibi birçok araştırmacıya göre, gölge oyunu Karagöz, en karakteristik ve sağlam niteliklerine Türk toplumunun bünyesinde kavuşmuştur. Gölge oyunu Türkler tarafından keşfedilerek oynatılmaya başlandıktan sonra sanatsal yönden birtakım değişikliklere ve gelişmelere uğramıştır. Dil, anlatım ve şahıs kadrosu açısından gölge oyununu geliştiren ve dönüştüren Türkler, oyun yapısını da bugüne dek gelen, bilinen biçime oturtarak Giriş, Muhavere, Oyun ve Bitiş şeklinde kalıplaştırmıştır. Karagöz ve Hacivat, karşılıklı konuşmalarında Türk mizah anlayışı, hazır cevaplığı ve kıvrak zekasının, söz ve akıl oyunlarının en güzel örneklerini sergilemektedir. Türk Karagözü, ezgi ve nağmeler, taklitler, manzum anlatılar ve sanatlı ifadeler aracılığı ile toplumun değişik kesimlerine özgü sözlü ve somut olmayan kültürel miras unsurlarından müziği, edebiyatı, giyimi, dili, örf ve adetleri başarı ile yansıtan bir sanat dalı niteliğindedir. Radyo, televizyon, basın-yayın ve Internet gibi kitle iletişim araçlarının olmadığı bir dönemde ortaya çıkan bu sanat 39

53 dalı, bünyesinde barındırdığı birçok motif ile eğitici ve öğretici misyonunu da uzun yıllar başarı ile yüklenmiştir. Türk Karagözü, tasvirlerin kesilmesi, nevrekân adlı bıçaklar ve çeşitli zımbalar ile açılan delikleri, kullanılan kök boyaların elde edilişi ve tercih edilen renkler ile diğer ülkelerin gölge oyunu karakterlerine nazaran farklılık arz etmektedir. Karagöz, Türkler tarafından mistik denilebilecek bir derinliğe de kavuşturulmuştur. Nitekim perdenin iç tarafından Karagöz oynatıcısının bütün figürleri (tasvirleri) elinde bulunduruşu, tamamını kendisinin seslendirmesi, yaktığı mum ateşi ile kişileri ve nesneleri görünür hale getirmesi ve oyunun akışı ile akıbetine tamamen hakim oluşu, Karagöz e metafizik bir boyut da eklemektedir. Hayal perdesinin zaman ve mekan kalıplarını delip geçen algısı içerisinde, her şeyi bir anda oluşturmak ve yok etmek mümkündür. Bu da tasavvuf felsefesi bağlamında dile getirilen tayy-ı mekân olgusunu akıllara getirmektedir. Türk tasavvufunda insan ın Tanrı nın bir yansıtıcısı olarak da nitelenmesi, bir mir at ve tecelli-gâh olduğu düşüncesi, asırlar boyunca ifade edilmiştir. 94 Perdedeki karakterlerin konumlandırılması da gelişigüzel gerçekleşmemektedir. Bütün suretlerin Karagöz ü merkeze alırcasına hareket etmeleri, sürekli tek bir yönden onun karşısına çıkmaları geleneği, yalnızca tasvirlerin iki boyutluluğu ile açıklanabilir nitelikte bir zorunluluk olarak algılanmamıştır. Türk süsleme sanatları içerisinde köklü bir geçmişi ve derinliği olan minyatür sanatında da perspektif unsurlarından derinlik ve rakursi ye bilinçli olarak yer verilmediği dikkati çekmektedir. Karagöz sanatı bu anlamda Türk-İslam sanat geleneğinin birçok ilkesine de sıkı sıkıya bağlıdır. Yine Türk mistik düşünce yapısı içerisinde mum motifinin de önemli bir yeri vardır. Klasik Türk şiir ve inşa sanatı olarak bilinen divan edebiyatı 94 Pakize Aytaç, Karagöz ün Perde Gazellerinde Tasavvuf, Somut Olmayan Kültürel Miras Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyum Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yayını:8, 2006, s

54 düzleminde şem ( ش م ع ) namıyla kendisine metafor olarak sıkça yer bulan mum, titrek ve sarı alevi ile Karagöz sanatına da kendine özgü gizemli ve sıcak karakterini kazandırmıştır. Karagöz figürlerinin bu mum yandığı sürece görünür olmaları ve perde gazelinde de sıkça dile getirilen perde/hayme kurdum şem a yaktım, gösterem zıll-i hayâl ibaresinden hareketle, Karagöz perdesinin evren veya dünya, hayalînin de Yaratıcı olarak karşılanması mümkün görünmektedir. Bu durum, geçmiş yüzyıllarda Karagöz oyunlarının muzır, hatta günah sayılabileceği endişesini doğurmuşsa da, dönemin şeyhülislamlarının ekserisi tarafından bu sanatın günah sayılamayacağı dile getirilmiştir. Nitekim çoğu kez yasaklamaların din adamlarından çok toplumun ahlak koruyuculuğu, düzen bağının gözetilmesi gibi gerekçelerle din dışı çevrelerden geldiği belirtilmektedir Karagöz ün Görüldüğü Diğer Toplumlar Balkanlarda ve Kıbrıs ta Karagöz Sanatı Karagöz sanatı, Osmanlılarla birlikte eski Yugoslavya topraklarına ve Bosna- Hersek e de girmiştir. Önceleri Türkler arasında oynatılan ve onlara özgü bir eğlence aracı olarak kabul edilse de, zaman içerisinde diğer yerleşik halkların da ilgisini çekmiştir. Karagöz Bosna-Hersek te Karacoz olarak bilinmektedir. Karagöz ün 19. yüzyılın sonlarında tasavvufî özelliğini yitirdiği kaydedilmektedir. Makedonya da ise, bu coğrafyanın Osmanlılar tarafından alınmasından sonra Karagöz gösterileri Türkler arasında burada da oynatılmaya başlanmıştır. Daha sonra yerli halktan Karagöz sanatçıları yetişmiş olup bunlar arasında ilk öne çıkanının Sarafin Muvas olduğu ifade edilmektedir. 96 Karagöz sanatının Osmanlı akıncılarının izlediği yön boyunca, Doğu-Batı yönünde ilerleyerek yayılması ve Balkan ülkelerinde bu kadar sevilmesi ve 95 Metin And, İslam, Din Adamları ve Tiyatro, Türk Dili Dergisi, No:189, Haziran 1967, s Mevlüt Özhan, Karagöz ün Dünya Gölge Tiyatrolarına Etkisi, Türk Kültürünün Dünya Kültürlerine Etkisi: Uluslararası Sempozyum, Atatürk Kültür Merkezi,2005. Bildiri metni için Bkz. : (Erişim Tarihi: ) 41

55 Karagöz e sahip çıkılması konusunda gayret gösterilmesi, Balkan yarımadasında yaşayan milletlerin bu kültürel uygulamada kendilerinden de bir şeyler bulması ile açıklanmaktadır. 97 Yugoslavya nın özellikle Türk kesimlerinde Karagöz oynatıldığı, ancak zamanla Türk olmayan kesim tarafından da bu sanatın ilgi ile karşılandığı birçok araştırmacı tarafından kaydedilmiştir. Romanya kukla oyununda da Türk Karagözü nün etkileri olduğu, bu sanatın Bulgaristan daki varlığının yanı sıra, bugün de yaşayan en derin etkisinin Yunanistan da gözlendiği belirtilmektedir. 98 Yunanistan a bakıldığında Karagöz ün, (Yunan dilindeki adı ve imlası ile: Karagiozis, ΚΑΡΑΓΚΙΌΖΗΣ / καραγκιόζησ) Yunan günlük hayatında yaşatılmakta olan bir kültürel miras unsuru olduğu gerçeği ile karşılaşılmaktadır lerden bu yana, Yunanistan ın çeşitli tiyatro merkezlerinde oynanan Karagöz oyunlarının tekniği ve içeriğinin Türk Karagözü ile çok sayıda benzerlikler ihtiva ettiği Mevlüt Özhan tarafından ifade edilmektedir. Karagöz ü bugünkü anlamda sabit formuna kavuşturan kişinin Antoine Mollas olduğu iddia edilmektedir larda Türklere ilişkin ipuçları ortaya koyan içeriğin ortadan kaldırılarak Karagöz ün bir Yunan gölge tiyatrosu hâline dönüştürüldüğü gözlenmektedir. Yunan Karagözü ndeki tiplerin Türk Karagözü ndeki tiplerin bir çeşit karşılıkları olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından ortaya konmuştur: Hacivat > Khatzivatis (zengin, uşak ve halayık sahibi efendi), Karagöz > Karaghiozis, Frenk > Nionis (Taşralı, Çelebi karakterine yakındır), Bozacı Arnavut > Bozis, Baba Himmet > Barba Yiorgo (Yorgi Dayı), Bebe Ruhi > Cüce Morfenios (Züppe Cüce). 99 Buna ilaveten, ufak rollerde görünen, Karagöz ün oğlu Kolitris, iyi kalpli ve dürüst bir kimse olarak tasvir edilen Vezir, aksi ve geçimsiz karakter 97 Gıyasettin Aytaş, Karagöz de Biz, Somut Olmayan Kültürel Miras Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyum Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yayını:8, 2006, s Metin And, Başlangıcından 1983 e Türk Tiyatro Tarihi, a.g.e, s Mevlüt Özhan, Karagöz ün Dünya Gölge Tiyatrolarına Etkisi, Türk Kültürünün Dünya Kültürlerine Etkisi: Uluslararası Sempozyum, Atatürk Kültür Merkezi,2005. Bildiri metni için Bkz. : (Erişim Tarihi: ) 42

56 Derven Ağa, deniz korsanı Kaptan Nikolas, Nikolas ın sevdiği kız Klara ve Karagöz ün amcası Barba Georgio, Yunan Karagözü ne sonradan eklenen diğer karakterlerdir. Ayrıca günlük yaşamdan alınan ve çağdaşlık alameti olan uçak, tren ve diğer motorlu taşıtlar da perdedeki yerini almaktadırlar. 100 Yunan Karagözü teknik bakımdan da Türk Karagözü ne benzemektedir. Bununla birlikte tasvirlerin boyutu 75 cm ye ulaşmaktadır. 101 Perde büyütülmüş olmasına karşın önceleri dekor olarak perdenin sağında Hacivat ın, solunda Karagöz ün evi yer alsa da, sonradan Karagöz e siyasi bir kimlik verilince Hacivat ın evinin yerine Osmanlı paşasının evi konmuştur. Böylece Karagöz yoksul ve fakir halkı simgelerken, aynı zamanda Osmanlı Devleti ne, onun Türk Paşası na (Hacivat) ve zengin beylere karşı da halkın isyanını ve tepkisini dile getiren bir kimliğe bürünmüştür. Bu durum Karagöz ü Fransız İhtilali günlerinden başlayarak Balkan Savaşları nda gittikçe artan ve Yunanlıların Osmanlı Devleti nden ayrılmak için çıkarılan isyanlar ile sonraki savaşlarda halkı direnişe teşvik eden bir halk kahramanına dönüştürmüştür. Yunanistan da Karagöz ün canlı ve yoğun yaşatılmasının en güçlü sebebi olarak bu siyasi ve eleştirel yapısı gösterilmektedir. 102 Oyun konuları da Türk Karagöz oyunlarıyla büyük benzerlikler göstermektedir. Yunanlılar Türk Fasıllarını üç biçimde işlemişlerdir: Ya değiştirmeden (Salıncak ın Kunia oluşu gibi) ya iki veya daha çok Türk oyunundan bir oyun yaparak (Kütahya ile Çivi Baskını nın Baklaim Kukia oluşu gibi) veya tek bir Türk faslından birkaç oyun çıkararak (Büyük Evlenme den Gamos Tou Karaghiozis - Karagöz ün Düğünü ve Ganisis Tou Koll - Kol ün Doğumu nun çıkışı gibi. 103 ) Yunan Karagöz sanatçısı Vasiloros; Harvard Üniversitesi tarafından Yunan gölge sanatçılarıyla yapılan konuşmalardaki ses kayıtlarında, Karagöz sanatını 100 İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Karagöz Tekniği ve Estetiği, a.g.e, s İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Karagöz Tekniği ve Estetiği, a.g.e, s Mevlüt Özhan, Karagöz ün Dünya Gölge Tiyatrolarına Etkisi, Türk Kültürünün Dünya Kültürlerine Etkisi: Uluslararası Sempozyum, Atatürk Kültür Merkezi,2005. Bildiri metni için Bkz. : (Erişim Tarihi: ) 103 Metin And, Dünyada ve Bizde Gölge Oyunu, Ankara: Türkiye İş Bankası Yayınları, 1977, s

57 1912 den önce Selanik te sürekli Karagöz oynatan bir Türk ten öğrendiğini, Furnaris (fırıncı) adlı oyununun sonunu Türkiye de bulunduğu sırada Türklerden öğrendiğini söylediği aktarılmaktadır. 104 Buna karşın Yunanlıların Karagöz ü salt kendi kültürel mirasları olarak lanse etmeleri ve dünyaya bu şekilde kabul ettirmeye çalışmaları, Yunan devlet politikası düzeyinde izdüşümünü göstermektedir. Nitekim 2004 yılında Atina da gerçekleştirilen Olimpiyat Oyunları nın açılış töreninde Karagöz de Yunan kültür mirasının bir unsuru olarak sergilenmiştir. 105 Karagöz sanatının Yunanistan da olduğu kadar canlılığını ve etkisini koruyarak günümüze dek eriştiği bir diğer coğrafya da Kıbrıs Adası dır. Kıbrıs ın 1571 yılında, Osmanlı Hükümdarı II. Selim döneminde ( ) fethedilmesinin ardından 106 Osmanlı kültürüne özgü somut ve somut olmayan unsurlar, ele geçen bu topraklarda da yeni bir yayılma zemini bulmuştur. Kuzey Kıbrıslı Karagöz ustalarının ifadelerinden hareketle, kendilerine pîr olarak Kıbrıslı Hayalî Koca İbrahim i ittihaz ettikleri kaydedilmekte, Koca İbrahim den günümüze dek on beş büyük ve önemli üstat yetiştiği dile getirilmektedir. 107 Başlangıçta İstanbul da oynatılmakta olan oyunların birer numunesini sergileyen Kuzey Kıbrıslı Karagöz sanatçıları, zaman içerisinde bu oyunları Kıbrıs Türkçesi nin ağız özellikleri ve Ada ya özgü kültürel ve geleneksel motifler ile bezeyerek icra etmişlerdir. Kuzey Kıbrıslı Karagözcülerin de oyunlarını tuluât tekniğinde, doğaçlama olarak icra ettikleri ve tasvirlerini kendilerinin yaptıkları bilinmektedir. Tasvir yapımında deve derisine ilaveten keçi ve oğlak derisinin de 104 Metin And, Dünyada ve Bizde Gölge Oyunu, Ankara: Türkiye İş Bankası Yayınları, 1977 den naklen Mevlüt Özhan, Karagöz ün Dünya Gölge Tiyatrolarına Etkisi, Türk Kültürünün Dünya Kültürlerine Etkisi: Uluslararası Sempozyum, Atatürk Kültür Merkezi,2005. Bildiri metni için Bkz. : (Erişim Tarihi: ) 105 Karagöz oldu Karagiozis (Şinasi Çelikkol ile Röportaj), Yeni Şafak Gazetesi, 19 Ağustos Caroline Finkel, Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı - Osmanlı İmparatorluğu nun Öyküsü , Çev. Zülal Kılıç, İstanbul: Timaş Yayınları, 2007, s A. Esat Bozyiğit, K.K.T.C. de Karagöz Sanatı Üzerine, Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Yıl:2, C:2, S:6, Haziran 1994, s

58 kullanıldığı, oyun esnasında kullanılan araç ve gereçlerden biri olan nâreke düdüğüne de nünülü adının verildiği kaydedilmiştir. 108 Uzun yıllar Türkler ile aynı bölgede yaşayan Rumlar, Ada nın güneyinde bu sanatı icra etmişler, böylelikle Karagöz ün Kıbrıs ta hem Türkçe hem de Rumca oynatılmasını sağlamışlardır; ancak Rum Karagözcülerin genellikle Klasik Türk Karagözü nde yer alan karakterlerinin yapısını ve niteliğini değiştirdikleri, örneğin Karagöz ün iki mafsaldan oluşan hareketli kolunun Yunan ve Rum Karagözü nde altı mafsallı olarak tasvir edildiği ifade edilmektedir. 109 Ayrıca Rum Karagözü de tıpkı Yunan muâdili gibi, sıklıkla dayak yiyen bir tip olarak, toplumsal taşlamanın farklı bakış açılarından ortaya konulmasının bir örneğini teşkil ederek, günümüze de ulaşan bir icra şekli olmuştur. Bütün bu renkleri ve köklülüğü ile Karagöz oyunu, Türkiye de olduğu gibi, komşu ülkelerde, Balkanlarda hatta Avrupa daki kukla ve gölge oyunu tiyatrolarında izdüşümlerini göstermekte ve bu coğrafyalardaki icraları etkilemeyi sürdürmektedir. Uluslararası festivallerde sergilenen Karagöz gösterileri Avrupalı bazı gruplar tarafından izlenip incelenerek uygulanmaya çalışılmaktadır Orta Doğu Ülkelerinde Karagöz Sanatı Yavuz Sultan Selim in Mısır Seferi (1520) sırasında gördüğü gölge oyunu sanatçılarını beğenip İstanbul a getirmesiyle Türkler tarafından keşfedilen gölge oyununun yine Türkler tarafından geliştirilerek yeni haliyle tekrar Mısır a götürüldüğü ve bu gölge oyununu Kahire ye Hasan El-Kaşkaş adlı sanatçının tanıttığı ileri sürülmektedir. 108 A. Esat Bozyiğit, K.K.T.C. de Karagöz Sanatı Üzerine, a.g.m, s Bkz. İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Karagöz Tekniği ve Estetiği, a.g.e, s.35-37, Nüket Tör, Kıbrıs ta Karagöz, Somut Olmayan Kültürel Miras Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyum Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yayını:8, 2006, s Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 45

59 Buna ilaveten, Mısır da 11., 12. ve 13. yüzyıllarda da gölge oyununa rastlandığı, özellikle 13. yy. dan Mehmed b. Danyal b. Yûsuf un ( ) manzum ve uyaklı nesirle yazdığı üç gölge oyunu metnine ulaşılabildiği belirtilmektedir: Bunlardan birincisinin adı Tayfu l-hayâl dir. Başında, tıpkı Karagöz de olduğu gibi şarkı, seyircilere teşekkür, Tanrı ya yakarış ve hükümdar için dua bölümleri bulunur. İbn-i Danyal in ikinci oyunu Acîb ve Garîb dir. Bu oyun, belirli bir olay örgüsüne sahip olmayıp; daha çok değişik kişilerin oyunda görünmesinden ibaret olarak değerlendirilmiştir. İbn-i Danyal in üçüncü oyunu, âşık olan el-muteyyem in sevdiği kıza kavuşmak için rakipleriyle horoz, koç ve boğa güreşleri düzenleyerek yarışmasını canlandıran el-muteyyem dir. 111 Bununla birlikte XVI. yüzyılda gölge oyununu Kahire de ilk kez tanıttığı söylenen El-Kaşkaş; Mısır gölge oyunu tasvirlerinde ve oynatış tekniğinde Türklerin tasvirlerini örnek alarak değişiklikler yapmış, Türkiye den Suriye ye getirilmiş tasvirleri örnek almıştır. Birçok yabancı araştırmacı ve gözlemci Mısır da gölge oyununun Karagöz adı altında Türkçe oynatıldığını belirtmektedir. Mısır gölge oyunu tasvirlerinin saydam ve renkli olması, boylarının 30 ile 70 cm arasında olması, oynatım sırasında yardak ve ekibinin olması ve oyun konularında rastlanan benzerlikler, Türk Karagözü nün Mısır gölge oyunun üzerindeki etkilerini göstermektedir. 112 Türk Karagözü, Mısır kukla oyununu da etkilemiştir. Mısır daki kuklanın adı Karagöz den bozma olduğu öne sürülen Aragoz dur. Mısır gölge oyunundaki kişilerin arasında Aragoz, Aragoz un karısı Bahite, Türk askeri Cündi gibi tipler bulunmaktadır. Karagöz ün, Mısır a yakın bir coğrafya olan Suriye deki gölge oyununa etkisi bahsinde ise; yılında Beyrut ta bulunan Enno Littman ın topladığı gölge 111 Metin And, Başlangıcından 1983 e Türk Tiyatro Tarihi, a.g.e, s.40, Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla- Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s Mevlüt Özhan, Karagöz ün Dünya Gölge Tiyatrolarına Etkisi, Türk Kültürünün Dünya Kültürlerine Etkisi: Uluslararası Sempozyum, Atatürk Kültür Merkezi,2005. Bildiri metni için Bkz. : (Erişim Tarihi: ) 46

60 oyunu metinlerinden hareketle, Kudüs, Hayfa, Halep, Beyrut ve Şam da yaygın olarak oynatıldığı ve her bakımdan Türk gölge oyunu Karagöz ü örnek aldığı belirtilmektedir. Oyunun baş kişileri Karagöz ve Hacivat tır. Bazen Hacivat ın yerini İvaz (ya da Ayvaz) almaktadır. İki eksen karakterin davranışları, hareketleri ve konuşmaları Türklerdeki Karagöz ve Hacivat a benzemekte, oyun Hacivat ın girizgah niteliğindeki icrası ile başlamaktadır. Suriye gölge oyunundaki isimler ve konular da Karagöz le benzerlikler taşımaktadır: Eş-Şahaddin (Dilenciler) oyununda Karagöz ün dilencilik yapması, El- Hamâm oyununda, Karagöz le Ayvaz ın hamama gitmelerini ve oradaki maceralarını, El-Afyûn (Afyon) oyununda afyon içirilen Ayvaz ın kendinden geçmesi ve Karagöz ün ona dayak atması anlatılmaktadır. Suriye gölge oyunlarında Fransız ordusuyla alay edilmesi, şeytanın Fransız üniformasıyla gösterilmesi Suriye Karagözü için bir dönüm noktasını teşkil edecektir. Bu olay, Karagöz oyunlarının 1843 ten itibaren yasaklanmasını beraberinde getirmiş ve ilk yıllarda gizli bir şekilde oynatılan Karagöz, zaman içerisinde eski gücünü ve etkisini yitirmiştir. 113 Tunus a bakıldığında, gölge oyununun son yıllara kadar özellikle Ramazan ayında yaygın olarak oynatıldığı kaydedilmektedir. Tunus ve Cezayir de gölge oyununun dünyadaki paralelliklerine işaret edilmekle birlikte, Karagöz ün ortaya çıkışı konusundaki Sultan Orhan ve Bursa efsanesi mitolojik köken olarak benimsenmektedir. 114 Tunus gölge oyununda yer alan karakterlerin çoğu Türk Karagözü ndeki tiplerle benzeşmekte olup oyunun baş kişileri Karaguz (Karakoz, Karakon) ve Haziwas (Hagivaş, Hazivan, Hacivan) tır. Tiryaki, Kekeme, Arap, Yahudi, Frenk, Çelebi, Sarhoş (veya Deli Bekir) ve kadınlar diğer benzeyen tiplerdir. Oyun isimleri ve konuları da Türk Karagözü ile yakınlık göstermektedir. Karagöz oynatan hayalîye, 113 Mevlüt Özhan, Karagöz ün Dünya Gölge Tiyatrolarına Etkisi, Türk Kültürünün Dünya Kültürlerine Etkisi: Uluslararası Sempozyum, Atatürk Kültür Merkezi,2005. Bildiri metni için Bkz. : (Erişim Tarihi: ) 114 OĞUZ, M. Öcal, Tunuseli İncelemeleri, Ankara: Feryal Matbaacılık, 2002, Milli Folklor Yayınları, s.181 den naklen Mevlüt Özhan, Karagöz ün Dünya Gölge Tiyatrolarına Etkisi, a.g.m. Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 47

61 Ebû Debbûs adı verilmektedir. 115 (Debbûs; sopa, değnek anlamına gelmektedir.) Tunus ta 1820 yılına kadar Türkçe oynatılan Karagöz, bu tarihten sonra Arap dilinde de oynatılmıştır. Son Karagöz ustası olarak Ahmed Boutouria nın adı verilmektedir. Ayrıca Tunus ta 1930 lu yıllarda Karagöz adlı siyasî eleştiri dergisinin yayınlandığını, sinema müzesinde birkaç parça Karagöz tasviri ve göstermeliğinin sergilendiği kaydedilmiştir. 116 Görülmektedir ki; Osmanlı Devleti nin geniş sınırları içerisinde yayılma gösteren ve bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında da türlü biçimlerde oynatılan ve sahip çıkılan Karagöz sanatı, icra edildiği her toplumda, o topluma özgü duyuş ve algı nispetinde değişime uğramıştır. Daha önce de belirtildiği gibi; birçok araştırmacıya göre, gölge oyunu Karagöz, en karakteristik ve sağlam niteliklerine Türk toplumunun bünyesinde kavuşmuştur. 2. Karagözcüler ve Repertuarları 2.1 Geçmişten Bugüne Sanatçılar 117 Hayalî Küçük Ali (Mehmet Muhittin Sevilen): 1886 yılında İstanbul da doğmuştur. Geleneksel temâşâ sanatının önde gelen isimlerinden olan biri olan Sevilen, Türkiye de Cumhuriyet öncesi Karagöz ve Hacivat sanatının en tanınmış temsilcilerindendir. Cumhuriyet in ilk yıllarında da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün huzurunda gösteri yapmış ve onun ilgisine mazhar olmuştur. 115 Metin And, Geleneksel Türk Tiyatrosu (Kukla-Karagöz-Orta Oyunu), a.g.e, s OĞUZ, M. Öcal, Tunuseli İncelemeleri, Ankara: Feryal Matbaacılık, 2002, Milli Folklor Yayınları, s.144 ten naklen Mevlüt Özhan, Karagöz ün Dünya Gölge Tiyatrolarına Etkisi, a.g.m. Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 117 Sanatçılarla ilgili biyografik bilgilerin derlenmesinde; Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Yayınları:350, 2008, Cevdet Kudret, Karagöz, Ankara: Bilgi Yayınevi, 1993, 48

62 Çocukluk yıllarında Karagöz sanatına ilgi duyan Mehmet Muhittin Sevilen, Davutpaşa Rüştiyesi ni (Ortaokulu) bitirmesinin ardından PTT'de çalışmaya başlamış, 1944 yılında emekli olana kadar da Ankara da bu görevini sürdürmüştür yılında Fatih in Draman semtinde Hımhımlı Mandıra adıyla sergilediği ilk oyunu büyük ilgi ve beğeni ile karşılanmıştır. Cumhuriyet öncesinde zor koşullar altında da gölge oyununa büyük emek veren Hayali Küçük Ali, 60 yılı aşkın sanat yaşamı boyunca, sadece Karagöz oynatıcılığı yapmakla yetinmemiş, 20 yıla yakın süreyle TRT de radyo programları gerçekleştirip sunmuş, kitaplar yazmış, meddahlık yapmış, özellikle de öğrenci yetiştirmeye önem vererek halkevlerinde eğitmenlik yapmıştır. Birçok oyununun metinlerini kendisi yazan sanatçı, yapıtlarını ülkenin dört bir yanında halkevlerinde bulunan Karagöz Odaları nda sergilemiştir. 118 Karagöz sanatını, bünyesindeki aslî unsurları koruyarak aktarmayı ustaca başaran ve bu konuda onlarca ses bandı da dolduran Hayalî Küçük Ali 119, bu kültürel mirasın sonraki nesillere aktarılmasını bireysel çabaları ile mümkün kılmaya gayret göstermiştir. Mehmet Muhittin Sevilen, 7 Aralık 1974 te Ankara da vefat etmiştir. Ragıp Tuğtekin: 1891 yılında İstanbul da doğmuştur. Mercan İdâdisi (Lisesi) mezunudur. Afyon Darülmuallimi nde Resim ve Beden Eğitimi öğretmenliği yapmış, Mevlevi Hüsamettin Hasip Dede den meşk usulü ile tambur ve musiki dersleri almıştır. Karagöz oyununa ilgi duyması, ortaokul tahsiline devam ettiği günlere rastlamaktadır. Ragıp Tuğtekin, umumi ve yarı-resmi yerlerde ya da halkevlerinde Karagöz sanatı icra etmediğini belirtmektedir Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 119 Karagöz musikisinin karakteristik numunelerinin gramofon plağına kayıtlı örnekleri ve diğer arşivlik malzeme için Bkz. Ahmet Borçaklı, Serpil Soyer ve Gülten Koçer, Milli Kütüphane Karagöz Kataloğu, Ankara: Milli Kütüphane Genel Müdürlüğü Müzik ve Güzel Sanatlar Şubesi Yay., Nail Tan, Karagöz Sanatçısı Ragıp Tuğtekin İle Bir Konuşma, Türk Folklor Araştırmaları, No: 303, Ekim 1974 ten naklen (Erişim Tarihi: ) 49

63 Otuz beş yıl içerisinde, tüm Karagöz oyunlarını oynatabilmeye yetecek sayı ve türde olduğunu ifade ettiği, her biri tasvir arasında üç koleksiyon vücuda getirmiştir. Ayrıca İngiltere, Almanya, İtalya ve Amerika gibi ülkelerde, ilgililere satışı yapılmak ve Karagöz oynatıcılarına verilmek üzere talep doğrultusunda tasvirler hazırlamıştır. Bu koleksiyonlardan biri Metin And da, biri Yapı Kredi arşivinde, üçüncüsü ise Berlin de bir Alman müessese sahibinde bulunmaktadır. 121 Sanatçının kendisinde de 130 parçalık koleksiyon bulunduğu bilinmektedir. Sözlü gelenekte yaşatılan ve usta-çırak ilişkisi içerisinde kuşaktan kuşağa aktarılan Karagöz sanatında, bu geleneğe de riayet eden Tuğtekin, Mühendis Hayalî Orhan Kurt u, kendi isteği üzerine yetiştirerek yetkin hale getirdiğini belirtmektedir. 122 Hayalî Memdûh: Maliye Nezareti (Bakanlığı) kâtiplerinden olan Hayalî Memdûh, Âşık Râzî mahlası ile şiir de kaleme almış, Karagöz oyunlarında icra ettiği musiki örneklerine ilişkin bilgileri çeşitli defterlere kaydederek muhafaza altına almıştır. Tasvir kesimindeki ustalığı ile öne çıkan Hayalî Memdûh un tipleri, canlı renkleri ve keskin konturlarını muhafaza ederek günümüze ulaşmıştır. Sanatçının 1800 lü yıllarda yaşadığı düşünülmektedir. Hayalî Kâtip Salih: Çeşitli araştırmacılar ve sanatçılar tarafından yapılan hesaplamalar ve tahminler neticesinde 1848 yılında doğduğu düşünülen Hayalî Kâtip Salih, 20. yüzyılın ilk meşhur Karagöz sanatçılarındandır. Ahmet Mithat Efendi nin teşvikiyle Karagöz perdesinde çeşitli tulûat tekniklerini deneyen ve buzlu cam ardından Karagöz oynatan Hayalî Kâtip Salih, kâr-ı kadîm oyunların yanı sıra, dönemine göre nev-îcâd oyunları da icra etmiştir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürü 121 Nail Tan, Karagöz Sanatçısı Ragıp Tuğtekin İle Bir Konuşma, a.g.m den naklen (Erişim Tarihi: ) 122 Metin Ekici ve Selami Fedakâr, Karagöz Ustası Orhan Kurt: Sanatı ve Repertuarı, Somut Olmayan Kültürel Miras: Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyum Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yay., s

64 Bilgi ve Belge Merkezi nde beş adet tasviri bulunan sanatçının, diğer tasvirlerinin bazılarını içeren kataloğun Andreas Tietze tarafından 1977 yılında yayımlandığı kaydedilmektedir. Hazım Körmükçü: Henüz küçük yaşlarda, Hayalî Kâtip Salih ten izlediği icraların etkisiyle Karagöz sanatına ilgi ve merak duymaya başlayan Hazım Körmükçü, 1898 yılında İstanbul da doğmuştur. Muzıka-i Humâyun da (bugünkü Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının çekirdeğini teşkil eden topluluk) flüt ve solfej öğretmeni olan babasının tesiriyle pek çok müzik aleti çalmada hüner sahibi olan sanatçı, mahallesinde Karagöz oyunları da oynatarak ilgi çekmiştir. Sanatçının müzik ve gösteri sanatlarına ilişkin çok yönlü yeteneği, tiyatro ve opera sahnelerinde de müzikli oyunlara duyulan ilgiyi artırmıştır. Hazım Körmükçü, 1927 yılında çekimlerine başlanan ve ilk Türk sesli filmi olan Kaçakçılar da rol almıştır. Sanatçı, 3 Nisan 1944 te vefat etmiştir. Hayalî Nazif Efendi: Enderunlu Binbaşı Nazif Bey olarak da bilinen Hayalî Nazif Efendi nin doğum ve ölüm tarihleri tam olarak bilinmemekle birlikte, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın ortaları arasında yaşamış olduğu düşünülmektedir. II. Abdülhamid döneminin Karagöz sanatçılarından olan Hayalî Nazif Efendi, saray bandosunda şeflik yapmış, ayrıca hat sanatı ile de iştigal etmiştir. Karagöz tasvir yapımcıları arasında saygın bir yeri olan Hayalî Nazif Efendi, Karagöz hakkında Batılı araştırmacılar tarafından yapılan araştırma ve incelemelerin de kaynak kişisi olmuş, birçok Karagöz ustasının da hocalığını üstlenmiştir. Ressam Muazzez (Mehmet Muazzez Özduygu): Karagöz oynatıcıları ve diğer sanatçılar arasında Kadıköylü namıyla maruf Ressam Muazzez, yılları arasında yaşamıştır. Resim sanatında üstün bir 51

65 yeteneği olduğu ifade edilen sanatçı, Güzel Sanatlar Akademisi nde atölye hocalığı ve idare müdürü görevlerinde bulunmuştur. Ressam yönünü tasvirlerini renklendirmede vurguladığı gözlemlenen Mehmet Muazzez Özduygu ya ait tasvirlerin çoğu, bugün özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının koleksiyonunda 30 dan fazla tasviri bulunan Ressam Muazzez in tasvirlerinde şenlikler ve düğünlerde rastlanan çeyiz taşıyıcıları, kervanlar, çeşitli hayvanlar ve renkli giysili zenneler dikkati çekmektedir. Hakkak Yumnî (İsmail Yumnî Sanver): Doğum tarihi ve vefatı hakkında kesin bilgiler bulunmayan Hayalî İsmail Yumnî Sanver, mahlasından da anlaşıldığı gibi, hakkaklık (oyma, kazıma ve kakmacılık işleri) ile iştigal etmekte, hattat olarak da bilinmektedir. Yumnî sözcüğü ise uğurlu anlamına gelmektedir yılında Güzel Sanatlar Fakültesi nde öğretim elemanı olarak çalıştığı belirtilen Hayalî İsmail Yumnî Sanver in T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi nde bir adet (Çelebi, Yer No.: EE ) tasviri bulunmaktadır. Hâfız Bahattin: 1900 lü yıllarda yaşadığı belirtilen Hafız Bahattin, Hayalî Memdûh un Karagöz temsillerindeki yardımcısı (yardağı) olarak bu sanata adım atmıştır. Karagöz oynatıcılığının yanı sıra, tasvir yapımcılığı da bilinen Hâfız Bahattin, musiki de icra eden, çok yönlü bir sanatçıdır. Üsküdarlı Muharrem: Yaşamı hakkında kesin bilgiler bulunmayan Hayalî Üsküdarlı Muharrem in, 1900 lü yılların başında doğduğu ve İstanbul Kapalı Çarşı da davul ve tef imal ederek sattığı belirtilmektedir. Kartondan ve kasnak deriden büyük boy Karagöz 52

66 tasvirleri yaptığı ve 1960 lı yıllarda bu sanatı sürdürdüğü bilinen sanatçının ölüm tarihine ilişkin veri bulunmamaktadır. Yüsekay (Şükrü Yesukay): 1900 lü yılların başında -muhtemelen 1910 yılında- doğduğu düşünülen Şükrü Yesukay, Hâfız Bahattin gibi, Hayalî Memdûh un yardaklığında yetişmiş sanatçılardandır. Hânende olarak müzik icra ettiği de bilinen sanatçı, aynı zamanda müzik aleti yapmada da usta olup tasvir yapımcısı ve sahaftır li yıllarda vefat ettiği tahmin edilen sanatçıya ait dört adet tasvir, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonunda bulunmaktadır. Kemalettin Sevilen: Hayalî Küçük Ali nin (Mehmet Muhittin Sevilen) oğlu olarak 1926 yılında İstanbul da doğan Kemalettin Sevilen, tek başına Karagöz oynatmamış; ancak sıçandişi tabir edilen üçgenimsi minik parçalar oluşturan bir nevrekân bıçağı kullanarak kestiği tasvirleri, değişik görünümü ve tekniği ile ilgi çekmiştir. Yaşamını Çanakkale ilinin Eceabat ilçesinde sürdüren sanatçının, kendi koleksiyonu dışında, var olan tek tasvir koleksiyonu T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezinde muhafaza edilmektedir. Sanatçının kendisinde de 180 parçalık bir koleksiyon bulunmaktadır. Hayalî Şefik: 1930 lu yılların başında, İstanbul da Karagöz sanatını icra ettiği şifahi bilgilere dayanarak ifade edilen Hayalî Şefik, Darülbedâyi de orta oyunculuğu da yapmış ve iyi tasvir kesmesi ile ünlenmiş bir sanatçıdır. 53

67 Hayalî Torun Çelebi (Tuncay Tanboğa): Karagöz sanatının ustalarından Hayalî Küçük Ali nin torunu olan Tuncay Tanboğa (Hayalî Torun Çelebi), 1937 yılında İstanbul da doğmuştur. Usta-çırak ilişkisi geleneğinde yetişen Hayali Torun Çelebi, diraset döneminde ustasının bütün repertuarını kendisine mâl edebilmiştir. Birçok kıtada uluslararası kukla ve göle oyunu festivallerinde Türkiye yi başarı ile temsil ettiği düşünülen sanatçı, çok sayıda ödül ve madalyanın da sahibidir. Ustaları aracılığıyla edindiği bilgi ve birikimi, yetiştirdiği çıraklara da aktaran ve bu sayede birçok Karagözcü de yetiştiren sanatçı, 6 Ocak 1997 tarihinde Ankara da vefat etmiştir. Orhan Kurt: Karagöz sanatının önemli ustalarından Orhan Kurt, 16 Mayıs 1930 tarihinde İstanbul da doğmuş; ilk ve orta öğrenimini de aynı şehirde tamamlamıştır. Hayalî Ragıp Tuğtekin den icazet alarak bu sanat dalını sürdüren Kurt, Karagöz sanatçılığı yanında Türk sanat müziğine ilgisi ile de bilinmektedir. Türkiye nin çeşitli illerinde konserler de veren sanatçı, tanbur adı verilen müzik aletinin yapımında ve çalınmasında mahir olduğunu ifade etmektedir. 123 Hayalî ve tasvir yapımcısı olarak Karagöz sanatının gelişimine teknik ve icra alanlarında önemli katkılar sağlayan Orhan Kurt, Türkiye de ve yurt dışında düzenlenen etkinliklerde bu sanatı icra etmekte ve tanıtmakta olup Yunanistan tarafından Altın Plaket ile ödüllendirilen ilk Türk sanatçısı olmuştur. 124 Sanatçı ayrıca UNESCO Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Sistemi kapsamında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından 2009 Yılı Yaşayan İnsan Hazinesi payesi ile onurlandırılmıştır. 123 Metin Ekici ve Selami Fedâkar, Karagöz Ustası Orhan Kurt: Sanatı ve Repertuarı, Somut Olmayan Kültürel Miras: Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyumu Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yayını, 2006, s Metin Ekici ve Selami Fedâkar, Karagöz Ustası Orhan Kurt: Sanatı ve Repertuarı, a.g.b, s

68 Hayalî Safderî (Metin Özlen): Karagöz Sanatçısı Metin Özlen, 3 Nisan 1940 tarihinde İstanbul un Kanlıca semtinde doğmuştur. Karagöz yapım tekniğini küçük yaşlarda dedesi Hayri Bey den dinlediği hikayeler ile öğrenerek geliştirmiştir. İlk tasvirlerini kartondan yapan Özlen, eritilmiş mum ve zeytinyağı ile saydamlaştırdığı figürleri, keskin uçlu bıçak (nevrekân) yardımı ile oyarak işlemiş ve bunları uçurtma çıtaları vasıtası ile perde arkasından oynatmıştır. 16 yaşından itibaren deve ve sığır derileri kullanmaya başlayan Özlen, klasik tarzda sayısız figür yapmıştır yılından itibaren İstanbul da yayımlanan çeşitli gazete ve mizah dergilerinde karikatürist ve ressam olarak çalışmıştır. Tasvirlerinde Hayalî Nazif Bey etkisi gözlenmektedir. Oyun seslendirme tekniğinde ise Hayalî Küçük Ali ve dedesi Hayri Bey i örnek aldığını belirtmektedir yılında Kültür Bakanlığının düzenlediği 1.Ulusal Karagöz Yarışması nda, 13 sanatçı arasında Türkiye birincisi olmuştur. Tasvir yapımında olduğu gibi oyun oynatma tekniği ile de beğeni toplayan sanatçı, Leyla ile Mecnun efsanesini araştırarak, eşi ile birlikte yeniden kaleme almıştır. Ayrıca klasikler olarak bilinen ve kaybolmaya yüz tutmuş Ferhat ile Şirin ve Leyla ile Mecnun isimli oyunları yeniden hayal perdesine taşımıştır. 125 Özlen, 1993 ten bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı ile UNIMA işbirliğinde düzenlenen Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunları Festivali nde Türkiye deki Karagöz üslubunu yansıtan gösteriler gerçekleştirmektedir. Sanatçı, UNESCO Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Sistemi kapsamında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından verilen 2009 Yılı Yaşayan İnsan Hazinesi payesinin sahibidir. Tacettin Diker: 31 Mayıs 1923 tarihinde İstanbul da doğan Tacettin Diker in de Karagöz sanatı ile tanışması çocukluk yıllarına rastlamaktadır. Henüz bir ortaokul öğrencisi adresinde yer alan Metin Özlen in kişisel web sitesinden alınmıştır. (Erişim Tarihi: ) 55

69 iken İstanbul Radyosu nda dinlediği Hayalî Hazım Körmükçü nün icrasından ilham alan Diker, mukavvadan yaptığı tasvirleri oynatarak bu sanata adımını atmıştır yılında Kültür Bakanlığının açtığı Karagöz Oynatım, Yapım ve Metinleri Yenileme kurslarına dört yıl devam etmiş, daha sonra çeşitli kurum ve kuruluşlarda Karagöz yapım ve oynatım kurslarını yönetmiştir. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) için çok sayıda dizi ve belgesel çekimi gerçekleştiren Tacettin Diker, yurt içinde ve yurt dışında birçok gösteriye de imza atmış ve çeşitli ödüller almıştır. 126 Sanatçı, UNESCO Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Sistemi kapsamında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından 2009 Yılı Yaşayan İnsan Hazinesi payesi ile onurlandırılmıştır. R. Şinasi Çelikkol: 1983 yılında yardaklık yaparak başladığı Karagöz sanatındaki çalışmalarından ötürü 1993 yılında Türkiye Folklor Araştırma Derneği, 1997 de Uluslararası Gölge Oyunu Birliği, 1998 yılında İstanbul Çocuk Vakfı tarafından ödüllendirilen ve 2001 yılında Uluslararası Kukla Festivali Onur Ödülü nü alan Şinasi Çelikkol, Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği nin (UNIMA) Bursa Şubesi başkanlığını yürütmektedir. Bursa Karagöz Evi nin 2007 yılında restore edilerek Türkiye nin ilk karagöz müzesi olarak hizmet vermesinde öncü rol oynamıştır. Kukla ve gölge oyunları figürleri koleksiyonunun da sergilendiği Bursa Karagöz Müzesi nde düzenli Karagöz gösterileri yapmayı sürdüren, Karagöz çıraklık ve eğitim seminerleri gerçekleştiren Çelikkol, bu sanatın sonraki nesillere aslına uygun olarak aktarılmasında da etkin rol oynamaktadır. Ayrıca geleneksel Türk gölge oyunu Karagöz ü etkin olarak icra eden, yaşatan ve gelecek kuşaklara aktaran hayalîlerden; Hazım Kısakürek, Mustafa Mutlu, Ünver Oral, Hasan Hüseyin Karabağ, Cengiz Özek, Emin Şenyer (Hayalî Saraç Emin), Mehmet Tahir İkiler, Nihat Mürşitpınar, Hakan Tanboğa, Haluk Yüce ve Alpay Ekler in -yetişmekte olan diğer sanatçılar ile birlikte- Türk somut olmayan 126 Evrim Ölçer Özünel, Karagöz ün Performansı ve Işığını Bulan Gölge, 56

70 kültürel mirasının önemli bir unsuru olan Karagöz ün sürdürülebilirliği için birer teminat olduklarını söylemek mümkündür Oyun Repertuarları Oyun Dağarcığı Karagöz oyunlarının klasik dağarcığı (repertuarı) Cevdet Kudret in de belirttiği gibi, 28 oyundan oluşmaktadır. 28 sayısına ulaşılmasına sebep olarak Ramazan ayında tamamen ibadete hasredilmesi gerektiğine inanılan Kadir Gecesi nin muaf tutularak, ay takvimindeki 29 günün bir gün eksilmesi gösterilmektedir. Bilinen Karagöz oyunları sayısının 29 un üzerinde olduğu açıktır; ancak bundan yaklaşık elli yıl öncesine kadar Karagöz sanatçılarının Ramazan aylarında kendileri için oluşturdukları dağarcık 28 oyundan meydana getirilmiştir. 127 Oyunların içeriğine bakıldığında; Ramazan ayının ilk gecelerinde bolluk ve bereketi ifade etmesi için Mandıra oyunu, son gecesinde ise yaklaşan bayram ile birlikte meyhanelerin yeniden açılacağını haber verircesine, Meyhane oyunu oynatılırdı. 128 Karagöz oyunları iki ana bölümde incelenmektedir: 1. Kâr-ı kadîm (eski usul, klasik) oyunlar 2. Nev-îcâd (yeni oluşturulmuş, modern) oyunlar. 129 Kâr-ı kadîm oyunlar arasında; Abdal Bekçi, Karagöz ün Ağalığı, Bahçe, Balık, Büyük Evlenme, Cambazlar, Câzûlar, Çeşme, Ferhad ile Şirin, Hamam, Kanlı Kavak, Kanlı Nigâr, Kayık, Kırgınlar, Mandıra, Meyhane, Salıncak, Karagöz ün 127 Cevdet Kudret, Karagöz, Ankara: Bilgi Yayınevi, 1993, s Cevdet Kudret, Karagöz, a.g.e, s Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Yayınları:350, 2008, s

71 Şairliği, Tahir ile Zühre, Ters Evlenme, Karagöz ün Yalova Sefası ve Karagöz ün Yazıcılığı adlı oyunları saymak mümkündür. Nev-îcâd oyunlara bakıldığında; Aşçılık, Bakkal (Yangın), Bursalı Leyla, Cincilik, Eczane, Hain Kahya, Hançerli Hanım, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Sahte Esirci, Sahte Kedi, Ortaklar, Karagöz ün Fotoğrafçılığı, Karagöz Dans Salonunda, Karagöz ün Berberliği, Karagöz ve Doğa Ana, Karagöz ün Muzır Bilmeceleri, Karagöz İş Arıyor, Karagöz Delirdi, Karagöz Devr-i Alemde, Karagöz Doktor, Karagöz ün Diş Ağrısı, Karagöz Trafikte gibi örneklerin öne çıktığı görülmektedir. 130 Kimi incelemeciler Karagöz oyunlarını, konularını dikkate alarak içerik yönünden de tasnif etme yoluna gitmişlerdir. Georg Jacob, bu bakış açısı ile Karagöz oyunlarını dört başlık altında toplamaktadır: 1. Karagöz ün iş bulmasını merkeze alan oyunlar: a. İşsiz olan Karagöz e Hacivat ın aracı olarak iş bulması (Cambazlar, Orman, Karagöz ün Yazıcılığı gibi) b. Bir yarışma neticesinde Karagöz ün işe kavuşması (Ödüllü ve Karagöz ün Şairliği oyunlarında olduğu gibi), c. Karagöz ün bir rastlantı sonucu iş bulması (Balık ve Tahmis oyunlarındaki gibi). 2. Karagöz ün merakını ve yasakları delmeye düşkünlüğü işleyen oyunlar: Abdal Bekçi, Bahçe, Hamam ve Kanlı Kavak gibi oyunlar. 130 Yeni olarak nitelenen bu oyun adlarının derlenmesinde Kaynakça da; Cevdet Kudret, Karagöz, Ankara: Bilgi Yayınevi, 1993, Selim Nüzhet Gerçek, Türk Temaşası Meddah Karagöz Orta Oyunu, İstanbul: Kanaat Kitapevi, 1942, Dürrüşehvar Duyuran, Topkapı Sarayı ndaki Tasvirleriyle Karagöz, İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, El Sanatları, Folklor ve Etnografya Dizisi:3, 2000 künyesi ile kaydedilen yanı sıra, Yerel Yönetimlerin, Derneklerin, Vakıfların ve Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin Yönetmelik kapsamında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne yapılan başvurulardan Değerlendirme Komisyonu nca desteklenmesi uygun görülen oyunların adlarından yararlanılmıştır. 58

72 3. Karagöz ün kendini gülünç duruma düşürecek bir entrika ya da çetin bir işin içinde bulmasını anlatan oyunlar: Ters Evlenme, Karagöz ün Yalova Sefası ve Meyhane gibi oyunlar. 4. Efsanelerden, halk hikayelerinden alınan anlatıların Karagöz sanatına uyarlanması ile oluşan oyunlar: Ferhad ile Şirin, Tahir ile Zühre ve Hançerli Hanım gibi oyunlar. 131 Karagöz oyunlarını tasnif etme konusunda bir diğer girişim de Sabri Esat Siyavuşgil e aittir. Siyavuşgil, Karagöz oyunlarını üç grupta toplamıştır: 1. Oyun ve entrika içermeyen, basit örf ve adetler ile zanaatların ilgi çekici, merak uyandıran, eğlenceli safhalarını yansıtan, bünyesinde taklit unsuruna fazla yer vermeyen oyunlar: Tahmis, Balık, Cambazlar, Büyük Evlenme gibi oyunlar. 2. Toplumsal eleştiri boyutu olan entrikalı oyunlar: a. Dini ve milli gelenekleri taklitler eşliğinde realist bir tablo olarak ortaya koyan oyunlar: Sünnet, Ödüllü, Karagöz ün Şairliği, Tımarhane gibi oyunlar. b. Osmanlı Devleti nin toplumsal yapısı içerisinde yer alan farklı mesleklere ve etnik kökene mensup kişilerin karakter tahlili niteliğindeki oyunlar: Kayık, Salıncak, Karagöz ün Yazıcılığı, Eczane, Orman, Aşçılık, Karagöz ün Ağalığı gibi oyunlar. c. Kişiler kadar konu ve içeriğin de önem kazandığı, toplumsal yergiye de yer veren satirik nitelikteki oyunlar: Çeşme, Kanlı Nigâr, Mandıra ve Meyhane gibi oyunlar. d. Karagöz ün meraklılığı ve kişilere konulan yasakları aşma çabasını dile getiren oyunlar: Abdal Bekçi, Bahçe, Hamam, Karagöz ün Yalova Sefası gibi oyunlar. e. Olay örgüsündeki düğüm bölümünün önem kazandığı, kahramanların içinden çıkılması zor durumlara düştüğü, izleyicinin ilgi ve merakını canlı tutmaya yönelik oyunlar: Câzûlar, Kanlı Kavak, Ters Evlenme gibi oyunlar. 131 Georg Jacob, Türkische Litteraturgeschichte in Einzeldarstellungen, Heft 1, Berlin, 1900, s ten naklen Cevdet Kudret, Karagöz, Ankara: Bilgi Yayınevi, 1993, s

73 3. Kendisine has müstakil bir yapısı olan, entrikalı fasıllar ve halk hikayeleri adaptasyonları: Ferhad ile Şirin, Tahir ile Zühre, Hançerli Hanım gibi oyunlar) Oyunlarda Musiki 133 Gösteri sanatlarının birçoğunda rastlanan müzik eserlerinin bir anlatım vasıtası olarak esere tatbik edilmesi veya eserin bir yerinde musikiye yer verilmesi hususu, geleneksel Türk temâşâ sanatlarından Karagöz de de başvurulan zengin anlatım biçimlerinden biri olmuştur. Türk Gölge Oyunu Karagöz ün icra edildiği dönemlerin genel atmosferi ve sanatsal temayüllerinin yol göstericiliğinde, klasik, folklorik ve tasavvufi musiki türlerine özgü formlarda müzik eserleri, Karagöz oyunlarının ayrılmaz bir parçası olmuş ve bu sanat dalının eğlendirici yönünü daima beslemiştir. Klasik Osmanlı-Türk musikisinin değişik türleri ile beste şekillerini içinde toplayan eserlerin genel görünümüne bakıldığında; kâr, kârçe, murabba, beste, semai, şarkı gibi beste şekilleri; gazel ve taksimler; şehir eğlence musikisinin köçekçeleri ve oyun havaları; Anadolu nun ve Rumeli nin türküleri dışında, oyunların konuları gereği Arap ve Yahudi kültürü ile dilini yansıtan güfteli şarkılar, çingene şarkıları, Rum ve Ermeni kültürlerine özgü ezgilerin yanı sıra, vals, polka, opera aryası gibi batı müziği parçalarının da Karagöz musikisinde yer aldığı görülmektedir. Oynanan 132 Bahse konu oyunlardan Abdal Bekçi, Karagöz ün Ağalığı, Aşçılık, Bahçe, Bakkallık, Balık, Bursalı Leyla, Büyük Evlenme, Cambazlar, Câzûlar, Cincilik oyunlarının tam metinleri ile basılmış diğer Karagöz oyun metinlerinin bibliyografyası için Bkz. Cevdet Kudret, Karagöz, a.g.e, s ve s Konuya ilişkin verilerin bir araya getirilmesinde, Hayali Saraç Emin mahlası ile tanınan Emin Şenyer in hazırladığı adresinde yer alan Internet sitesi, Uğur Çelikkol, Karagöz Gölge Oyunu - Karagöz Musikisi, (Erişim Tarihi: ) ile Karagöz ün Şarkısı: Türküleri, Oyun Havaları, Polkaları ve Özel Şarkılarıyla Karagöz, Golden Horn Ensemble, İstanbul: Kalan Müzik Yapım Ltd. Şti., 1996 ve Etem Ruhi Üngör, Karagöz Musikisi, (Orhan Şaik Gökyay, Çev.), İstanbul: Eminönü Halkevi Dil-Tarih ve Edebiyat Şubesi Neşriyatı, 1938 den yararlanılmıştır. 60

74 oyunların, konuları ve karakterlerin sayısı açısından gelişip zenginleşmesi, musiki repertuarının da gittikçe genişlemesini sağlamıştır. Karagöz musikisinin tespit edilebilen repertuarı daha çok 19. ve 20. yüzyıl Türk musikisine aittir. Ancak, bu repertuarda, Abdulkadir Meragî ye mal edilen kârlar, Seyyid Nuh, Itrî, Kassamzâde, Ebubekir Ağa, Tab î, Sadullah Ağa, Mustafa Çavuş gibi bestecilerin eserleri de bulunması, bu arada Batı müziği eserlerine de yer verilmesi Karagöz musikisinin sabit olmadığını, Türk musikisindeki ve Türk toplumundaki değişime uyum sağlamak amacıyla her dönemde yenilendiğini göstermektedir. 134 Karagöz oyunlarında kullanılan çalgıların perdedeki çalgılar ve perde gerisindeki çalgılar şeklinde ikiye ayrılarak incelendiği görülmektedir. Perdede tasvir olarak da görünen çalgılar; bağlama, Karadeniz kemençesi, davul, zurna, kabak kemâne, tulum gibi halk sazlarıdır. Perde arkasında kullanılanlar ise kanun, ud, keman, zurna yahut klarnet, def gibi klasik musikide kullanılan sazlardır. Zil, zilli maşa ve nakkarenin kullanıldığı da olmuştur. 135 Osmanlı toplumundaki etnik ve dîni cemaatlerin kültürleri Karagöz musikisine canlı bir şekilde yansımıştır. Güftesi Yahudi dilinde (İbranice) yazılmış şarkılar, çingene şarkıları, Arapça güfteli şarkılar ile Laz, Ermeni, Kürt kültürlerine özgü ezgiler bu tür parçalardır. Karagöz oyunlarında zenneler de şarkı söylerken, oyunlarda icra edilen ya da taş plaklar v.s. aracılığıyla dinletilen halk musikisi eserleri de Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan çeşitli şehir, kasaba ve yörelerinin kültürlerini yansıtmaktadır: Oyunlarda karakterlerin memleketlerine göre; Bolu türküsü, Harput türküsü, Rumeli türküsü söyledikleri görülmektedir. Bu çeşitlilik, taşranın musiki kültürü ve zevkinin hayal perdesi aracılığıyla başkente dek uzanmasına imkan tanımaktadır. 134 Karagöz ün Şarkısı: Türküleri, Oyun Havaları, Polkaları ve Özel Şarkılarıyla Karagöz, Golden Horn Ensemble, İstanbul: Kalan Müzik Yapım Ltd. Şti., 1996 künyesi ile üretilen müzik CD si içinde yayımlanan kitapçıkta yer alan bilgilerden yararlanılmıştır. 135 Pınar Somakcı, Karagöz Müziği, Somut Olmayan Kültürel Miras Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyum Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yayını:8, 2006, s

75 Karagöz karakterleri, oyunlar esnasında mizaç yapılarına uygun eserleri seslendirmekte veya bunlara eşlik etmektedirler. Sözgelimi Karagöz karakteri; - Kavakta turna sesi var (Aydın Türküsü) - Bülbül olsam kona da bilsem dallere (Karcığar Köçekçe) eserlerini seslendirirken Hacivat karakteri; - On kerre demedim mi sana sevme dokuz yâr (Yürük Semai) - Âh bir elif çekti sîneme cânân bu gece (Muhayyer Yürük Semai) - Dîdem yüzüne nâzır, nâzır yüzüne dîdem (Şehnaz Ağır Semai) - Sâkî ele al câm-ı safâ (Uşşâk Yürük Semai) - Âh benim âfet-i cihânım (Yegâh Aksak Semai) - Etti o güzel ahde vefa müjdeler olsun (Segâh Yürük Semai) - Gelse o şûh meclise nâz u tegâfül eylese (Rast Yürük Semai) - Âmed nesîm-i subh u dem (Farsça, Rast Nakış Beste) - Sözü canları bağışlar (Ferah-nâk Aksak Semai) - Yine bir gülnihâl aldı bu gönlümü (Rast Semai) eserlerini seslendirmektedir. Oyunda yer alan İstanbullu tiplemelerden Çelebi, - Üsküdar a gider iken aldı da bir yağmur (Nihavend İstanbul Türküsü) - Cânâ rakîbi handân edersin (Uşşâk Curcuna) - Sabah oldu uyansana (Eviç Türkü) - Gönlüm yine bir âteş-i hicrâna dolaştı (Nihavend Aksak) - Dil-hûn olurum yâd-ı cemâlinle ben senin (Hüzzam Semai) eserleri ile seyirci karşısında çıkmaktadır. Bunun dışında oyunlarda yer alan Bebe Ruhi, zenne, Tuzsuz Deli Bekir, Tiryaki, Arap, Yahudi, Arnavut, Acem, Çingene, Kayserili, Kastamonu gibi karakterler de kendine özgü yorumları içerisinde müzik eserleri ile renklendirilmektedirler. Geleneksel Türk tiyatrosunun orta oyunu, meddahlık ve Karagöz gibi çeşitli dalları konusunda araştırma yapan bazı araştırmacılar, Karagöz oyunlarında 62

76 hayalînin yardakları tarafından icra edilen veya eşlikçi olarak ses kaydından seyirciye dinletilen birtakım eserlerin oluşturduğu bir Karagöz Musikîsi kavramından söz etseler de, bu ibare ile Karagöz oyunları için hususi olarak yazılmış ve bestelenmiş eserler anlaşılmamalıdır. Hayalîler, musiki hakkındaki bilgileri ve istidatları doğrultusunda Karagöz oyunundaki karakterlerin mizacî yapısı ya da oyunlardaki olay halkası ile uyum sağlayabilecek şarkı, türkü ve diğer müzikal formlardaki ezgilere Karagöz oyunlarında yer vermişlerdir. Karagöz ün, yazılı herhangi bir metne tabi olunmaksızın doğaçlama (tulûat, improvizasyon) tekniği ile oynatılması ve bu özelliği ile dinamik bir yapı arz etmesi sebebiyle bu hareketli yapının müzik eserleri ile desteklenmesi kaçınılmaz addedilmiştir. Bazı Karagöz araştırmacılarının özellikle Hayalî Küçük Ali nin ses kasetlerindeki eserleri bir araya getirmek suretiyle sunî bir Karagöz musikisinden bahis açmalarının Karagöz sanatının karakteristik özelliklerinden doğaçlama geleneğini sekteye uğratarak bu sanatın gelişimini engelleyebileceği öne sürülmüştür. 136 Nitekim bu eserler incelendiğinde bir tür olarak karagöz musikisinden söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. 136 Uğur Çelikkol, Karagöz Gölge Oyunu - Karagöz Musikisi, (Erişim Tarihi: ) 63

77 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM DEĞERLENDİRME: UNESCO - SOKÜM BAĞLAMINDA KARAGÖZ SANATI VE T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ KATKILARI 1. Türkiye Cumhuriyeti ve UNESCO UNESCO kısaltması, İngilizce de United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization ibaresinde yer alan kelimelerin baş harfleri alınarak oluşturulmuş olup dilimizde "Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu" biçiminde karşılanmıştır. UNESCO, Birleşmiş Milletler in özel bir kurumu olarak 1946 yılında kurulmuştur. Kuruma ilişkin kanun, 1945 yılının Kasım ayında Birleşik Krallık ın başkenti Londra da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir. Türkiye, bu kanunu imzalayan ilk yirmi devletten biridir. UNESCO Sözleşmesi, Türkiye de 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı Kanun la onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 137 UNESCO'ya üye devletlerin sayısı (06-23 Ekim 2009 tarihinde toplanan 35. Genel Konferans ta ilan edildiği şekliyle) 194 tür. Merkezi Paris'te bulunan 138 UNESCO nun teşkilat yapısı; Genel Konferans, Yürütme Konseyi ve Sekreterlik olmak üzere üç organdan teşekkül etmektedir: 1. Genel Konferans: Üye devletlerin temsilcilerinden oluşan Genel Konferans, Kurum'un en yetkili organı olarak görev yapmaktadır. Yürütme Konseyi üyelerini ve Genel Direktörü seçimle belirleyen Genel Konferans, UNESCO nun çalışma programlarını kabul etmekte ve bütçesini belirlemektedir. 137 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 138 UNESCO 7, Place de Fontenoy, adresindeki binasında hizmet vermektedir. 64

78 2. Yürütme Konseyi: Genel Konferans a katılan ve hükümetlerince aday gösterilen temsilciler arasından dört yıl için seçilen 58 üyeden oluşur. 3. Sekreterlik: UNESCO Sekreterliği, Genel Konferans onayı ile dört yıl için seçilen bir Genel Direktör ün 139 yönetimi altında çalışır. Eğitim, bilim, kültür ve iletişim olmak üzere dört ayrı bölümde çalışmalarını yürüten Sekreterliğin başlıca görevi, iki yıllık UNESCO programlarının uygulanması için gerekli bütün teknik çalışmaları yapmak ve ilgili tedbirleri almaktır. UNESCO eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını, kendisine üye olan her devlette kurulan Milli Komisyonlar aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışır. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu: UNESCO Türkiye Milli Komisyonu (kısa adıyla UTMK); eğitim, bilim, kültür ve iletişim işleriyle yükümlü kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşları, UNESCO tarafından yürütülen çalışmalar konusunda bilgilendirmek, bunların faaliyetlere katkı ve katılımlarını sağlamak, UNESCO ile ilgili iş ve konularda hükümete danışmanlık etmek ve UNESCO merkeziyle işbirliğini sağlamak amacıyla 25 Ağustos 1949 tarihli ve sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuştur tarihli ve sayılı Resmi Gazete de 140 yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik uyarınca UNESCO Türkiye Milli Komisyonu nun organları şu şekilde belirlenmiştir: 1. Genel Kurul 2. Yönetim Kurulu 3. Genel Sekreterlik 139 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 140 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 65

79 Genel Kurul: Eğitim, bilim, kültür ve iletişim alanlarında ülkemizin belli başlı resmi, yarı resmi ve özel kurumları temsilcileri ile bu alanlarda ün yapmış şahsiyetlerden oluşmaktadır. Dört yılda bir defa toplanır. Milli Eğitim Bakanı, Genel Kurula Başkanlık eder. Yönetim Kurulu: Dört yıl süre ile Genel Kurulca seçilen 11, Milli Eğitim Bakanlığınca atanan 2, Dışişleri Bakanlığınca atanan 1 ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca atanan 1, toplam 15 üyeden oluşur. Ülkemiz UNESCO Yürütme Konseyinde temsil edildiği dönemlerde, temsilcimiz Yönetim Kurulunun doğal üyesidir. Genel Sekreterlik: Yönetim Kurulu çalışmalarının yürütülmesini ve alınan kararların yerine getirilmesini, UNESCO merkezi ve yurtiçi-yurtdışı ilgili kurumlarla ilişkiyi sağlar. 66

80 2. SOKÜM Sözleşmesi ve Türkiye nin Katılımı UNESCO bünyesinde bir ihtisas konusu olarak son yıllarda dikkati çeken somut olmayan kültürel miras terimi, somut kültürel miras alanında şimdiye dek yürütülen çalışmaları bütünler nitelikte bir faaliyet alanıdır. ( Somut sözcüğünün yanında soyut ifadesinin kullanılmayışı da zıtlıktan ziyade tamamlayıcılık ilkesiyle açıklanabilir.) Tarih boyunca insan zekasının fizik, matematik, astronomi, plastik sanatlar ve bunun gibi alanlardaki bilgi ve becerilerin ışığında yarattığı eserlerin, yani somut kültürel mirasın korunması ve sonraki kuşaklara en sağlıklı biçimde aktarılması çalışmalarına bakıldığında, bu gayretlerin tek eksenli bir görünüm arz ettiğinin UNESCO nezdinde anlaşılması uzun sürmemiştir. Bu durum somut kavramının dışında bıraktığı kültürel unsurları içine alan somut olmayan kültürel miras kavramını doğurmuştur. Nitekim 16 Kasım 1972 tarihinde kabul edilen Doğal ve Kültürel Dünya Mirasının Korunması Sözleşmesi 141 tarihi yapılar, sit alanları, eski uygarlıklara ait sanat eserleri ve estetik ve kültürel değerleri ile doğal mekânları kapsarken; 17 Ekim 2003 tarihinde kabul edilen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi söz konusu Kurum un çatısı altında yürütülecek çalışmalar adına çığır açıcı bir adım olmuştur. UNESCO yu 34. Genel Konferansı nda bu Sözleşme yi kabul etmeye götüren kilometre taşlarından biri de 1989 yılında Genel Kurul da aldığı Popüler ve Geleneksel Kültürün Korunması Tavsiye Kararı olmuştur. Plastik sanatlar, mimari, doğal alanlar gibi somut kültür mirasının yanı sıra, dil ve gösterim (uygulama, pratik) yoluyla icra edilen, yaygın ya da örgün eğitim kurumları dışında usta-çırak ilişkisi olarak tabir edilen ikili insan ilişkileri aracılığıyla aktarılan, geleneksel 141 TBMM nin tarih ve 2658 sayılı Kanun la onaylayarak katılım sağladığı Sözleşme, tarih ve 8/4788 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak tarih ve sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 67

81 yollarla öğretilen somut olmayan kültürel mirasın da -zamana karşı dayanıklılık noktasında daha hassas bir konuma sahip olması nedeniyle, en az somut miras kadarkorunmaya ve yaşatılmaya değer olduğu saptanmıştır. 142 Takip eden yıllarda UNESCO, bu yeni başlığa dahil edilebilecek kültürel unsurların bir listesini oluşturmak, küresel düzeyde duyarlılığı ve farkındalığı artırmak ve bahse konu Sözleşme de anılan koruma ölçütleri çerçevesinde muhafaza etmek için bir dizi önlemler, projeler ve çokuluslu çalışmalar gerçekleştirmiştir. Geliştirilen birtakım programlar arasında İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Miras Başyapıtları İlanı en çok ses getireni olmuştur. İlk başyapıt ilanı (19 unsur) 18 Mayıs 2001 tarihinde gerçekleştirilmiştir yeni başyapıt ilavesiyle oluşan üçüncü ilan 2003 yılında ve 43 yeni başyapıttan oluşan üçüncü ilan 2005 yıllarında gerçekleştirilmiştir. (Ayrıca konuya ilişkin olarak, taraf devletleri bilgilendirmek ve yönlendirmek amacıyla UNESCO tarafından 2001 yılında Adaylık Dosyası Hazırlama Kılavuzu yayımlanmıştır.) 144 Türkiye nin somut olmayan kültürel miras unsurlarından Meddahlık Geleneği ve Sema Törenleri de bu listedeki yerini almıştır. Sözü edilen bu öncü çalışmalar neticesinde 17 Ekim 2009 tarihinde Paris te gerçekleştirilen UNESCO 32. Genel Konferansı nda; Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kabul edilerek imzalanmıştır. 145 Bahse konu Konferans ta UNESCO üyesi 191 ülkenin büyük çoğunluğu tarafından kabul edilen Sözleşme ye kısa sürede içinde birçok ülke taraf olmuştur. (Sözleşme ye taraf olan devletler Taraf Devletler olarak anılacaktır.) 142 M. Öcal OĞUZ (Editör), Türkiye'nin Somut Olmayan Kültürel Mirası, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 2008, s Peter J. M. NAS, Masterpieces of Oral and Intangible Culture - Reflections on the UNESCO World Heritage List, Current Anthropology, Volume:43, Number:1, February 2002, Chicago: The Wenner-Gren Foundation for Anthropological Research, s M. Öcal OĞUZ, UNESCO ve İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Başyapıtları, Milli Folklor, S:78, Yıl:20,Ankara, 2008, s UNESCO dillerinde yayımlanan SOKÜM Sözleşmesi metninin tamamına adresinden ulaşılabilir. Metnin Türkçesi ise UNESCO Türkiye Milli Komisyonu nun ve Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölümü nün adreslerinde görülebilir. 68

82 SOKÜM Sözleşmesi, UNESCO tarafından insan hakları alanında mevcut uluslararası belgelere, özellikle 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ne, 1966 Ekonomik, Sosyal, Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi ne, 1966 Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi ne atıfta bulunularak, Tavsiye Kararı (1989) ile 2001 UNESCO Kültürel Çeşitlilik Evrensel Bildirgesi nde ve Kültür Bakanları Üçüncü Yuvarlak Masa Toplantısı nda kabul olunan 2002 İstanbul Bildirgesi nde vurgulandığı gibi, somut olmayan kültürel mirasın, kültürel çeşitliliğin potası ve sürdürülebilir kalkınmanın güvencesi olarak önemi göz önünde tutularak ve somut olmayan kültürel miras ile somut kültürel ve doğal miras arasındaki köklü ve karşılıklı bağlılık göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. 146 SOKÜM Sözleşmesi, a) Somut olmayan kültürel mirasın aktarılmasında taşıyıcı işlevi gören dille birlikte sözlü gelenekler ve anlatımlar; b) Gösteri sanatları; c) Toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler; d) Doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar; e) El sanatları geleneği alanlarında beliren somut olmayan kültürel miras ı; korumak, ilgili toplulukların, grupların ve bireylerin somut olmayan kültürel mirasına saygı göstermek, bu mirasın önemi konusunda yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde duyarlılığı arttırarak karşılıklı değerbilirliği sağlamak ve uluslararası işbirliği ve yardımlaşmayı sağlamayı amaçlamaktadır. 147 Bu sözleşmeye ilişkin Türkiye de yürütülen çalışmaların ilki olarak, 19 Ocak 2006 tarihinde konu TBMM ye taşınarak görüşmeye açılmış ve 5448 Sayılı Somut Olmayan Kültürel Miras ın Korunması Sözleşmesi nin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun oy birliği ile kabul edilmiş, Cumhurbaşkanlığı Makamı nın onayının ardından Resmi Gazete nin 21 Ocak 2006 tarih ve sayılı 146 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 147 Bkz. SOKÜM Sözleşmesi, Madde

83 nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 148 Akabinde yürütülen işlemler neticesinde Türkiye, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi ne 27 Mart 2006 tarihinde 45. ülke olarak taraf olmuştur Haziran 2007 tarihlerinde toplanan ilk Taraf Devletler Genel Kurulu nda Sözleşme ye ilişkin karar alan ve yürürlüğünü tesis eden Hükümetlerarası Komite ye seçilmiştir. 149 SOKÜM Taraf Devletler Hükümetlerarası Komitesi, SOKÜM Sözleşmesi gereği yılda bir kez toplanmaktadır ve 2006 dan başlayarak, geçmişteki toplantılarını Cezayir, Çin (2007, Olağanüstü), Japonya (2007, Olağan), Bulgaristan (2008, Olağanüstü), Türkiye (2008, Olağan) ve Birleşik Arap Emirlikleri nde (2009) gerçekleştirmiştir. Bundan sonra gerçekleştirilecek toplantıların olağan nitelikli olacağı açıklanmış ve SOKÜM Taraf Devletler Hükümetlerarası Komitesi nin 5. Toplantısı nın (5 COM), 2010 yılının Kasım ayında Kenya da gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü, Kurumun web sitesinde ilan edilmiştir M. Öcal OĞUZ, UNESCO ve İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Başyapıtları, Milli Folklor, S:78, Yıl:20,Ankara, 2008, s M. Öcal OĞUZ (Editör), Türkiye'nin Somut Olmayan Kültürel Mirası, a.g.e, s Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 70

84 3. SOKÜM Bağlamında Karagöz Sanatı: Koruma-Yaşatma-Aktarma- Eğitim Süreçlerinin Değerlendirilmesi 3.1 Koruma ve Yaşatma Çalışmaları Karagöz sanatının somut olmayan bir kültür mirası olarak korunması ve yaşatılması hususlarında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar arasında; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gazi Üniversitesi Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi, Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği (UNIMA) Türkiye Milli Merkezi ve UNIMA Bursa Şubesi, bazı özel kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşlarının katkılarından söz etmek yerinde olacaktır. SOKÜM Sözleşmesi nin UNESCO nezdinde kabul ediliş yılı olan 2003 te Gazi Üniversitesi bünyesinde Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi kurulmuştur. Sözleşme nin taraf devletlere yüklediği yükümlülüklerin gerçekleştirilmesinde önemli bir paya sahip olan Merkez, dört bilimsel toplantının gerçekleştirilmesine öncülük etmiştir: Bunlar, 1. Türkiye de Halkbilimi Müzeciliği ve Sorunları Sempozyumu 2. Somut Olmayan Kültürel Mirasın Müzelenmesi Sempozyumu 3. Mitten Meddaha Türk Halk Anlatıları Uluslararası Sempozyumu 4. Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyumu dur. Anılan bu bilimsel etkinliklerde sunulan bildiriler, kitap haline getirilerek yayımlanmıştır. Ayrıca aynı Merkez tarafından; Türkiye de yaşayan meslekler, yaşayan çocuk oyunları, yaşayan geleneksel kutlamalar ile kentsel ve imgesel yemekler alanlarında çeşitli kitaplar yayımlanmıştır. 151 Gazi Üniversitesi Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (THBMER), Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, 151 Daha ayrıntılı bilgi, diğer yayınlar ve faaliyetler için Bkz. (Erişim Tarihi: ) 71

85 UNESCO Türkiye Milli Komisyonu (UTMK) ve Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği (UNIMA) Türkiye Milli Merkezi nin paydaşlığında Nisan 2006 tarihleri arasında 152 Ankara da gerçekleştirilen Somut Olmayan Kültürel Miras: Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyumu Karagöz sanatını merkeze alan ve içeriği itibarıyla alanında ilk olma özelliğini taşıyan, önemli bir etkinliktir. Sempozyum, Karagöz ün yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ya da ilgi görmediğini haber verircesine olumsuz bir bakış açısı ile değil, yaşayan bir kültürel miras unsuru olarak önemine dikkatleri çekmeyi amaçladığını başlığı ile hissettirmekte ve kamu kurumu-üniversite-sivil toplum kuruluşu işbirliğini bu alanda ortaya koyması ile önem arz etmektedir. 153 Ayrıca sempozyum, yaşayan ustalar ile bilim adamlarını ilgili kişilerle buluşturması ve mevcut halk bilimi disiplininin SOKÜM perspektifiyle yeniden beslenen bakış açısı ile konunun daha güncel olarak ele alınması açısından da dikkate değerdir. Bilimsel oturumların yanı sıra, usta sanatçıların oyunları, bilgisayar animasyonları, Karagöz tasvirleri ve belgeselleri de takdim edilmiş, sunulan bildirilerin 21 i kitap haline getirilerek (Gazi Üniversitesi THBMER Müdürü M. Öcal OĞUZ ve Arş. Gör. Yeliz Özay tarafından) sempozyumu bizzat takip edemeyen ancak konu ile ilgilenen araştırmacı, öğrenci ve sanatçıların erişebileceği bir kaynak haline getirilmiştir. 154 Sempozyum da dikkati çeken bir diğer önemli etkinlik ise, Prof. Dr. Talat S. Halman ın başkanlığını yaptığı son oturumuna Karagöz - Hacivat Neden Öldürüldü? filminin yönetmeni Ezel Akay ve senaristi Levent Kazak ın davetli 152 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 153 Sempozyumla ilgili gözlem ve kayıtların ayrıntılı bir raporu niteliğindeki yazı için Bkz. Yeliz Özay, Somut Olmayan Kültürel Miras: Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyumu, Milli Folklor, Yıl:18, S. 70, Ankara, 2006, s M. Öcal Oğuz, Yeliz Özay (Yayına hazırlayanlar), Somut Olmayan Kültürel Miras: Yaşayan Karagöz - Uluslararası Sempozyum Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yayınları:8,

86 olarak katılmaları ve filmin hazırlık süreçleri ve sunuluş aşamaları ile ilgili kısa bilgi verdikten sonra katılımcıların sorularını yanıtlamaları olmuştur. 155 Gerçekleştirdiği sempozyumlar, yayımladığı kitaplar ile öğrencilere ve halka açık etkinlikleriyle Türk Halk Bilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi, halk kültürünün çeşitli alanlardaki birikimlerinden araştırmacıların yararlanmasına olanak tanırken, küreselleşme ve kültür turizmi gibi olgularla gittikçe önem kazanan yerli ve otantik kültür ürün ve gösterimleri arayışına cevap vermek üzere, ilgili idari, bilimsel, ticari veya mesleki kuruluşların halk bilimi verilerinin toplum hayatının ihtiyaç duyulan alanlarında kullanımını kolaylaştıracak yönde bilgi, donanım ve uzman eleman elde etmelerine katkı sağlamayı da amaçlamaktadır. Bu yönde eğitim, derleme, araştırma ve uygulama çalışmalarını yürüten THBMER, Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi ni de kurmuş bulunmaktadır. Müze, 23 Eylül 2005 tarihinde Gazi Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Kadri Yamaç, UNICEF Türkiye Temsilcisi Talât S. Halman, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Büyük, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Arsın Aydınuras, Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü M. Öcal Oğuz ve çok sayıda öğretim üyesi ile öğrencinin katıldığı bir kokteylle açılmıştır. 156 İlgili web sitesinde de belirtildiği üzere, yaklaşık olarak 2000 nesnenin sergilenmekte olduğu müze, iki salondan oluşmaktadır. Müzede sergilenen nesnelerin kim tarafından bağışlandığı ve nereden derlendiği gibi bilgilere, oluşturulan ürün künyelerinde yer verilmiştir. Müzenin arşivinde ise 3000 e yakın görsel ve işitsel malzeme içeren doküman bulunmaktadır. SOKÜM müzesini ziyaret edenlerin görüşleri bir defterde toplanmakta olup bunlar Merkez in web sitesinden de yayımlanmaktadır. Söz konusu müze, lisans döneminde halkbilimi müzeciliği dersi alan yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin uygulamalı çalışmalarda bulunabilecekleri bir laboratuar görevini de görmektedir. 155 Yeliz Özay, Somut Olmayan Kültürel Miras: Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyumu, a.g.m, s Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 73

87 Karagöz ile birlikte geleneksel Türk tiyatrosunun diğer dallarının da yaşatılması, tanıtılması, sevdirilmesi ve nesilden nesile aktarılması konusunda faaliyet gösteren bir diğer kuruluş da 1929 yılında temelleri atılan Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Türkiye Milli Merkezi dir. Kukla ve gölge oyunu sanatlarıyla ulusların birbirlerini tanımalarına hizmet etmek, dostluk ve kardeşliği pekiştirmek, barış içersinde bir arada yaşamalarına katkı sağlamak, kukla ve gölge oyunu sanatıyla ilgilenen sanatçı, araştırmacı, uzman, yazar, bilim adamı ve teknisyenlerin birbirleriyle bilgi alışverişinde bulunmalarını sağlamak amacıyla kurulan UNIMA, gün geçtikçe gelişerek uluslararası örgütlenmesini genişletmiştir. Bugün yaklaşık yüz ülkenin üyesi olduğu UNIMA nın Merkezi, Fransa nın Charleville Mezieres kentinde bulunmaktadır. 157 Zengin ve köklü bir kukla ve gölge oyunu geleneğine sahip olan Türkiye nin, UNIMA içerisinde yer almasının öneminin farkında olarak, Kültür Bakanlığı tarafından Ekim 1982 tarihleri arasında Ankara da toplanan I. Mîlli Kültür Şurası nda konu ele alınarak UNIMA Türkiye Mîlli Merkezi nin kurulması çalışmalarına başlanması konusunda tavsiye kararı alınmış; ancak 1988 yılında Kültür Bakanlığı Mîlli Folklor Araştırma Dairesi Başkanlığının çalışmaları üstlenerek yürütmesiyle UNIMA Türkiye Milli Merkezi tarih ve sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 1908 sayılı Dernekler Kanunu nun 11. ve 12. maddelerine göre kurulmuştur. Merkez in amaçları arasında; Türk kukla ve gölge oyunu sanatlarını yurt içinde ve yurt dışında, diğer milletlerin kukla ve gölge oyunlarını da ülkemiz de tanıtarak, bu sanatların araştırılmasını, geliştirilmesini, korunmasını ve yaşatılmasını sağlamak hususları yer almaktadır.(bkz. UNIMA Türkiye Milli Merkezi, kısa sürede kukla ve gölge oyunumuzun yurt içi ve yurt dışında tanıtımı, sanatçıların haklarının korunması, geleneksel tiyatro sanatının 157 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 74

88 ilgili dallarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konularında Merkez Başkanı Mevlüt Özhan ın koordinatörlüğünde birçok çalışma gerçekleştirmiştir. 28 Eylül 2 Ekim 2009 tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri nin Abu Dhabi kentinde gerçekleştirilen UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komitesi 4. Olağan Toplantısı nda SOKÜM Sözleşmesi kapsamında akredite olan dernekler statüsüne alınmıştır. Bu karar, Merkez in başta UNESCO olmak üzere, uluslararası tanınırlığını sağlayarak, somut olmayan kültürel miras konusunda fikir ve görüşleri alınacak, incelemeler yaparak rapor hazırlayabilecek, bu konuda projeler hazırlayarak UNESCO ya sunabilecek kuruluşlardan biri haline gelmesini sağlamıştır. UNIMA Türkiye Milli Merkezi nin Karagöz sanatının yurt çapında tanınırlığını artırmak ve bu sanatı benimsetmek amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirmektedir. Bunlar arasında; Klasik Karagöz Oyunlarının Filmle Belgelenmesi projesi (iki bölüm), Haydi Karagöz e, Haydi Kuklaya projesi çerçevesinde 15 ilde Karagöz ve kukla gösterileri düzenlenmesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ile işbirliğinde Uluslararası Karagöz ve Kukla Festivali nin gerçekleştirilmesi, Sanatçı Eğitimi Semineri düzenlenmesi, Geleneksel Türk Tiyatrosuna Hizmet Ödülleri nin verilmesi, Karagöz Günleri ve çeşitli anma törenleri düzenlenmesi sayılabilir. UNIMA Türkiye Milli Merkezi tarafından geliştirilen ve Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleştirilen Klasik Karagöz Oyunlarının Filme Alınması projesi kapsamında, 2006 yılında 15 (on beş) Klasik Karagöz Oyunu filmle belgelenmesi gerçekleştirilmiştir yılında da aynı proje çerçevesinde yine Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 12 (on iki) Klasik Karagöz Oyunu filmle belgelenmiştir. Proje neticesinde; Hayali Tacettin Diker, Hayali Orhan Kurt ve Hayali Metin Özlen in icralarından film çekimi gerçekleştirilen: Leyla ile Mecnun, Ortaklar, Hamam, Kırgınlar, Bursalı Leyla, Tahir ile Zühre, Orman, Sünnet, Hekimlik, Aşıklar, Cazular ve Yalova Sefası adlı oyunlar Kültür ve Turizm 75

89 Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü Film Arşivi ile UNIMA Türkiye Milli Merkezi Arşivi ne kazandırılmıştır. Projenin yürütücü kuruluşu UNIMA Türkiye Milli Merkezi tarafından Klasik Karagöz Oyunlarının filmle belgelenerek arşivlenmesindeki amaç; usta sanatçılardan derlenen icra yöntemleri ve usullerinin, yeni yetişen sanatçıların, Karagöz konusunda araştırma yapan yerli ve yabancı bilim adamı ve araştırmacıların bilgisine ve dikkatine sunmak, çeşitli ortamlarda bu geleneksel sanatın tanıtımını yapmak ve günümüzde oynatılmayan klasikleşmiş oyunları kayıt altına alarak gelecek kuşaklara aktarmak şeklinde ifade edilmektedir. 158 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Müdürlüğü tarafından UNIMA Türkiye Milli Merkezi nin katkılarıyla 10 Nisan 2009 tarihinde İstanbul da Uluslararası Karagöz Sempozyumu düzenlenmiştir. Sempozyuma Lübnan, Mısır, Suriye, Çin, İtalya, Fransa, Tayvan ve Türkiye den araştırmacılar ve sanatçılar katılmışlardır. Sempozyumda gölge tiyatrosunun çıkış yerleri, tarihi, yaygınlaşması ve Türk gölge tiyatrosu Karagöz ün tarihi, gelişimi, Ortadoğu ve Balkan ülkelerindeki etkileri tartışılmıştır. Ayrıca İtalya, Çin ve Türkiye den gölge oyunu sanatçıları gösteriler gerçekleştirmişlerdir. 159 İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında UNIMA Türkiye Milli Merkezi tarafından İstanbul da Karagöz Karagöz de İstanbul adlı bir proje yürütülmesi planlanmış, Kültür ve Turizm Bakanlığının mali desteği de alınarak ilgili ajansa sunulmuştur. Proje çerçevesinde gerçekleştirilmesi planlanan etkinlikler; 1. Karagöz gösterileri, 2. İstanbul da Karagöz, Karagöz de İstanbul Sergisi, 3. İstanbul ve Karagöz konulu panel, 4. Haydi Karagöz Oynatalım adlı atölye çalışmaları, 158 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 159 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 76

90 5. Karagöz ün diğer ülkelerin gölge tiyatrolarına etkileri konulu uluslararası panel, 6. Uluslararası Gölge Tiyatroları Festivali şeklinde belirlenmiştir; ancak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ile UNIMA Türkiye Milli Merkezi arasında sürdürülen görüşmeler neticesine ortaya çıkan birtakım tereddüt ve sıkıntılar, projenin geri çekilmesine neden olmuştur. 160 UNIMA Türkiye Milli Merkezi nin günümüze dek yürüttüğü öncü ve faydalı çalışmalar, Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği nin bir şubesinin de, Karagöz sanatı ile özdeşleşen bir kent olan Bursa ya kazandırılmasını sağlamıştır. İlk olarak de Ticaret Borsası nın desteğiyle sağlanan mekan tahsisinin ardından Karagöz sanatına uzun yıllar emek veren Şinasi Çelikkol, UNIMA Bursa Şubesi nin kuruluşunu gerçekleştirmiştir. UNIMA Bursa Şubesi, alanında uzmanlaşmış ustaların katılımıyla düzenlenen Karagöz eğitim semineri ve Karagöz günleri gerçekleştirmekte, ayrıca UNIMA Dünya Yıllık Kukla Festivalleri Takvimi ne her yıl kasımın ikinci haftasında düzenlendiği belirtilen Uluslararası Bursa Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları festivalinin sürdürülmesi için gayret sarf etmektedir. Bursa kentinin Mahfel mevkiinde Karagöz gösterilerine düzenli olarak haftanın her perşembe ve her cumartesi günleri UNIMA Bursa Şubesi sanatçıları tarafından gösteriler gerçekleştirilmekte olup Bursa ilinin farklı noktalarında bulunan salonlarda halka açık olarak haftalık düzenli ve özel gösteriler icra edilmektedir. Bunlara ilaveten, 1993 yılında UNIMA Bursa Şubesi Başkanı Şinasi Çelikkol tarafından ulusal düzeyde başlatılan ve 1994 yılında uluslararası boyuta taşınarak sürdürülen, sonraki yıllarda Bursa Büyükşehir Belediyesi ve UNIMA Bursa Şubesi nin işbirliğinde ve diğer kurum, kuruluş ve şahısların katkıları ile aksatılmadan gerçekleştirilen Uluslararası Bursa Karagöz Kukla ve Gölge Oyunu Festivali her yıl Türkiye' den ve dünyanın çeşitli yerlerinden Kukla ve Gölge 160 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 77

91 Oyunu ustalarını Bursa da bir araya getirmektedir Aralık 2009 tarihleri arasında anılan festivalin 13 üncüsü gerçekleştirilmiştir. 161 Festivale Türkiye dışından katılım, beklenenden çok olmuş ve yapılan değerlendirme sonucu altı ülkenin katılması uygun görülmüştür. Türkiye den beşi Bursa dan, dokuzu diğer illerden olmak üzere toplam on dört kukla ve gölge oyunu grubu katılım sağlamıştır. Festivale; Azerbaycan adına Nahcıvan Devlet Kukla Topluluğu Cikcik Hanım, Bulgaristan dan Burgaz Devlet Kukla Tiyatrosu Ormanda Eğlence, İran dan Mulan Kukla Tiyatrosu Mahikkar (Heron), Romanya dan Luceafarul Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu İki Bozuk Paralı Cüzdan, Yunanistan dan Ionnis Chatzis Gölge ve Kukla Tiyatrosu Herkül ve Nemea nın Aslanı adlı oyunlarla katılmışlardır. Türkiye den; Orhan Kurt, Kukla Karagöz Tiyatrosu Cinli Yazıcı, Hayali Safderi, Gölge Tiyatrosu Metin Özlen Karagöz ün Gelin Oluşu, İstanbul Kukla ve Karagöz Tiyatrosu ndan Ünver Oral, Karagöz Dondurmacı, Mutlu Karagöz-Kukla Tiyatrosu ndan Mustafa Mutlu, Salıncak, Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu ndan Mahmut Hazım Kısakürek, Karagöz ün Korkulu Rüyası, Üsküdar Karagöz Tiyatrosu ndan Alpay Ekler, Karagöz Ay a gidiyor, Bursa Karagöz Gölge Oyunu Tiyatrosu ndan UNIMA Bursa Şubesi Başkanı Şinasi Çelikkol, Kanlı Kavak, Çelebi Kukla ve Gölge Oyunu Birliği nden Ahmet Karakman, Karagöz Otelci, Karagöz Gölge Oyunu Topluluğu ndan Tayfun Özeren Yılan Hikayesi, Nevzat Çiftçi Karagöz ün Dönüşü ve Dilek Çiçeği, 161 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 78

92 Bursa Geleneksel Karagöz Topluluğu ndan Ufuk Durmaz Karagöz İş Arıyor adlı oyunlarıyla festivale katılmışlardır. Festivalde bahsi geçen bu gösterilerin yanı sıra Milli Kütüphane arşivinde bulunan Hayali Küçük Ali ye ait tasvirler ile Şinasi Çelikkol Koleksiyonunda bulunan tasvir ve kuklaların bulunduğu iki sergi, iki atölye çalışması ve bir seminerin yer aldığı festivalde gösteriler; Tayyare Kültür Merkezi, Karagöz Müzesi, Adile Naşit Sahnesi, Uğur Mumcu Sahnesi, Barış Manço Kültür Merkezi, Çocuk Sanatevi Salonları ile Kent Meydanı, Korupark AVM ve Carrefour Bursa AVM de gerçekleştirilmiştir. 162 Karagöz sanatı ile ilgili olarak Bursa da hizmet veren önemli bir kuruluş da Bursa Karagöz Müzesi dir yılında restore edilerek Bursa Büyükşehir Belediyesinin himayesi altında faaliyetlerini sürdüren Bursa Karagöz Müzesi, konuyla ilgili sergiler, eğitim seminerleri, festivaller,atölye çalışmaları gerçekleştirmektedir. Müzede, Metin And ın koleksiyonundan derlenen 61 parça Karagöz oyunu tasviri, ziyaretçilerin ilgi ve beğenisine sunulmaktadır. UNIMA Bursa Şubesi Başkanı Şinasi Çelikkol tarafından Bursa Karagöz Müzesi nde çarşamba ve cumartesi günleri Karagöz gösterileri icra edilmektedir. Toplamda 170 e varan sayıda Karagöz gösterileriyle ortalama 8500 yerli ve yabancı seyirciye ulaşan Bursa Karagöz Müzesi, 26 yabancı turizm-seyahat kitabına Karagöz ün ve bu müzenin adını yazdırmayı başarmıştır. 163 Bursa Karagöz Müzesi gibi Karagöz sanatının icra edildiği bir mekan olmamakla birlikte, Topkapı Sarayı da zengin bir Karagöz tasvir koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır. Topkapı Sarayı nın envanterinde Köşkler Defteri nin Harem kısmının 294. sayfasında kaydına başlanan toplam 233 Karagöz tasvirine rastlanmaktadır Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 163 Bursa Kent Rehberi, (Hazırlayanlar: Raif Kaptanoğlu, İsmail Cengiz), 3.b., Bursa: Büyükşehir Belediyesi Yay., Mart 2009, s Dürrüşehvar Duyuran, Topkapı Sarayı ndaki Tasvirleriyle Karagöz, İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, El Sanatları, Folklor ve Etnografya Dizisi:3, 2000, s

93 Deve derisinden yapılmış olan Karagöz piyeslerine ait Karagöz, Hacivat, kadın ve erkek tipleri ve bina şekilleri aşağıdaki gruplara ayrılmak suretiyle kaydedilmiştir. şeklinde bir notla defterde kayda başlanmış, mevcut bütün tasvirlerin boyutları ve özellikleri kaydedilmiştir. Bu defterde tasvirler şu şekilde gruplandırılmıştır: 1. On bir adet kadın tasviri, 2. Yirmi adet, tabla ve eşya taşıyan erkek tasviri, 3. Otuz dokuz adet muhtelif erkek tasviri, 4. Yirmi üç adet hayvan tasviri, 5. Kırk beş adet Karagöz oynatım çubuğu, 6. Bir adet şakşak, 7. Bir adet 40x120 cm ebadında Karagöz masası, 8. Yüz on dört adet Karagöz tasviri. 165 Tasvirlerin nereden ve ne şekilde geldikleri hakkında bir tarih düşülmemiş olup kimler tarafından yapılmış olduğu konusunda da herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. 166 Karagöz e ilişkin olarak 9 Nisan -15 Ağustos 2004 tarihleri arasında Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi nde düzenlenen sergi için basımı gerçekleştirilen ve Metin And, Metin Özlen, Enis Batur, Uğur Göktaş ve diğer araştırmacı, yazar ve sanatçıların makaleleri ile zenginleşen Yıktın Perdeyi Eyledin Viran: Yapı Kredi Karagöz Koleksiyonu da önemli bir katalog niteliğindedir. 167 Güncel bir etkinlik olarak, Türkiye de modern sanatlar alanında çağdaş sergiler düzenlemek üzere 11 Aralık 2004 tarihinde kurulan İstanbul Modern Sanat 165 Dürrüşehvar Duyuran, Topkapı Sarayı ndaki Tasvirleriyle Karagöz, a.g.e, s Dürrüşehvar Duyuran, Topkapı Sarayı ndaki Tasvirleriyle Karagöz, a.g.e, s TBMM Kütüphane, Dokümantasyon ve Tercüme Müdürlüğü nün web sitesinde yer alan linkine tıklanarak Katalog un kısmen taranmış versiyonuna erişilebilir. Kataloğun tamamı için TBMM Kütüphanesi ziyaret edilebilir. (Eser, Barkod No. ve Yer No. ile kayıtlıdır.) 80

94 Müzesi 168, 22 Ocak - 6 Mayıs 2009 tarihleri arasında "Gölgeye Övgü" adıyla geleneksel gölge tiyatrosunun 20. yüzyıl başında sinemaya ve günümüz çağdaş sanatına etkilerini ortaya koymayı amaçlayan bir sergi gerçekleştirmiştir. Müze nin verdiği bilgilere göre; yedi ayrı ülkeden sekiz çağdaş sanatçının ve 20. yüzyılın ilk yarısından iki usta sinemacının en önemli eserlerini bir araya getiren sergi, Avrupa Kültür Fonu nun desteği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi nin de katkılarıyla Türkiye, İrlanda ve Yunanistan arasında kültürel ve sanatsal bir işbirliğini de sağlamıştır. 5 Kasım Ocak 2009 tarihleri arasında Dublin de sergilenen Gölgeye Övgü, 23 Mayıs - 26 Temmuz 2009 tarihleri arasında da Atina daki Benaki Müzesi nde sanatseverlerle buluşturulmuştur. 169 Gölge tiyatrosunun Türkiye ve Yunanistan daki köklü geçmişini de yansıtmayı amaçlayan Gölgeye Övgü, halk masallarına, modern anlatılara ve konuya ilişkin akademik araştırmalara ve incelemelere dayanan çalışmaların ışığında; dans, opera ve müzik içeren gölge tiyatroları, siluetler, çizimler, metinler, elyazmaları, filmlerle birlikte 100 den fazla yapıtı ziyaretçilerine sunmuştur. (dipnot) Müzenin alt katında ve sergi salonunun girişinde; yurt içi ve yurt dışından hem özel hem de devlet koleksiyonlarından bir araya getirilen Karagöz oyunu tasvirleri, kitaplar, broşürler, posterler, gazeteler, dergiler ve Karagöz ün günlük yaşamımıza kattığı renkliliği gösteren çeşitli nesneler sergilenmiştir. Ayrıca Turkish Cultural Foundation ın 2007 yılında yoğun bir çalışmanın sonucunda oluşturduğu Geleneksel Türk Gölge Tiyatrosu: Karagöz adlı DVD setinden çeşitli Karagöz oyunları ile oyunların sahne arkası da sergi ziyaretçilerinin ilgisine sunulmuştur. Yunan Karaghiozis örnekleri, konu üzerine yazılmış kitaplar da Türk Karagöz ünün Yunanistan daki etkilerini vurgulaması açısından ziyaretçilerle buluşturulmuş, sergide ayrıca Yunan Karagözü nün bir örneği olan Yorgos Amca nın Düğünü adlı oyun, izleyicilerin beğenisine sunulmuştur. 168 Adres: Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri Sahası Antrepo No:4 Karaköy - İSTANBUL 169 Kaynak: (Erişim Tarihi: ) 81

95 İstanbul Modern Sanat Müzesi, bu sergisi nedeniyle 5-17 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul da gerçekleştirilen 12. Uluslararası Kukla Festivali kapsamında Onur Ödülü ne layık görülmüştür. 170 Karagöz sanatı, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel sektör tarafından da ilgi görmektedir ve Türkiye nin ilk yerleşik Kukla ve Karagöz Sahnesi olarak tanıtılan Antares Sanat Merkezi, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Şenay Başer in katıldığı açılışla Ankara da faaliyete geçmiştir. 171 Ayrıca Karagöz sanatının halka tanıtılması ve tasvir yapımı konusunda yerleşik olarak hizmet veren bir diğer kuruluş da Karagöz Kukla Derneği (KUKA) dir. Ankara nın Ulus semtinde Gençlik Parkı Kültür Merkezi nde hizmet veren KUKA, geleneksel Türk tiyatrosunun çeşitli dallarına ilişkin atölye çalışmaları da gerçekleştirmektedir. 3.2 Aktarma ve Eğitim Süreçlerine bakış Bilindiği üzere, somut olmayan kültürel mirasın korunması konusunda birincil tedbir, düzenli olarak güncellenen bir ya da daha fazla ulusal envanterin oluşturularak listelenmesi ve bu sayede bir miras unsurunun kimliğinin, hüviyetinin garanti altına alınmasıdır. (Bkz. SOKÜM Sözleşmesi, Madde: 12.) Bununla birlikte, kimlik saptamasının dışında, somut olmayan kültürel mirasın sürdürülebilir korunmasının sağlanmasında en etkili yollardan birisi de, söz konusu mirasın taşıyıcılarının o konudaki bilgi ve yeteneklerini artırmaları ve genç kuşaklara aktarmalarının temini olarak algılanmaktadır. 170 Kültür Servisi, Dünya Kuklalarının İstanbul Şenliği, Cumhuriyet Gazetesi, 30 Nisan 2009, s Türkiye nin İlk Yerleşik Kukla ve Karagöz Sahnesi Ankara da Açıldı, Önce Vatan Gazetesi, 27 Aralık 2009, s

96 Bu çift yönlü bakış açısını göz önünde bulundurarak, somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarına bir kimlik kazandırılması, ayrıca bilgi ve becerilerini geliştirmeleri, sürdürmeleri ve aktarmaları konusunda teşvik edilerek resmi olarak tanınmaları gereklidir. Bu nedenle UNESCO, taraf devletlere Yaşayan İnsan Hazineleri konusunda ulusal sistemlerini kurmalarını önermektedir. UNESCO SOKÜM Sözleşmesi ne taraf olan ülkeler tarafından somut olmayan kültürel mirası korumaya yönelik alınacak önlemlerin başında, söz konusu mirasın belirli unsurlarının icra edilmesi ve yeniden yaratılması için gerekli olan bilgi ve becerileri yüksek derecede haiz olan kişileri desteklemek gelmektedir. Bu düşünceden hareketle UNESCO, Yaşayan İnsan Hazineleri (YİH) Programı nı başlatmış ve konu ile ilgili bir de Kılavuz yayımlamıştır. 172 Konuya ilişkin arka plana bakıldığında; 1993 yılında Kore Cumhuriyeti nin, UNESCO İcra Kurulu na bir Yaşayan İnsan Hazineleri programının tesisini önerdiği ve bunun üzerine Kurul un, taraf devletleri kendi ülkelerinde bu tip sistemleri kurmaya davet eden bir karar aldığı görülmektedir. O tarihten itibaren, bu anlayışı teşvik eden ve ulusal sistemlerin kurulmasını destekleyen bir bakış açısı ile birkaç toplantı ve uluslararası çalıştay organize edilmiştir. Yaşayan İnsan Hazineleri, somut olmayan kültürel mirasın belirli unsurlarının icra edilmesi ve yeniden yaratılması için gerekli olan bilgi ve becerileri yüksek derecede haiz olan kişileri ifade eder. Taraf devletlerin her biri, bu bilgi ve becerilerin taşıyıcılarını adlandıracak nitelikte, UNESCO tarafından önerilen Yaşayan İnsan Hazineleri başlığına uygun bir unvan tayin etmelidir. Mevcut sistemler içerisinde, şu unvanlar hali hazırda bulunmaktadır: Master of Art (Sanat Erbabı, üniversitelerdeki yüksek lisans derecesine denk bir unvan) (Fransa), Popüler El Sanatı Geleneği Zanaatkârı (Çek Cumhuriyeti), Yaşayan Ulusal Hazine (Kore Cumh.), Önemli Somut Olmayan Kültürel Eşya/Mülk Hamili (Japonya ve Kore Cumh.). (Bkz.: Kılavuz, Madde I/i). 172 Bkz. (Erişim Tarihi: ) 83

97 Somut olmayan kültürel miras ve yaşayan insan hazinesi, söz konusu toplulukların ve grupların kendi kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları bilgi, beceri, değer, anlatım ve uygulamalardan müteşekkildir. Bu miras, çoğunlukla sözlü olarak (şifahen) nesilden nesle aktarılır. Ayrıca sürekli olarak sosyal ve kültürel çevredeki değişikliklere mukabil, yeniden yaratılır. Fertlere, gruplara ve topluluklara bir kimlik ve devamlılık duygusu katarak sürdürülebilir kalkınmanın devamını da güvence altına alır. Yaşayan Ulusal İnsan Hazineleri sisteminin kurulmasındaki başlıca amaç, somut olmayan kültürel miras unsurlarının, yüksek bir tarihsel, sanatsal ve kültürel değer dâhilinde; icra edilmesi, canlandırılması veya yeniden yaratılması konusunda gerekli bilgi ve becerilerin korunması şeklinde ifade edilmiştir. Halkça tanınmanın yanı sıra, söz konusu sistem, belirlenmiş olan Yaşayan İnsan Hazineleri için hususi nakdî yardımların tedarik edilmesini ve bu sayede somut olmayan kültürel mirasın korunması konusunda (taraf devletlerin) kendi sorumluluklarını üstlenmesini sağlaması açısından bir tedbir niteliğindedir. Bu önlemlerin; 1. Söz konusu fertlerin bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi ve sürdürülmesi, 2. Bu bilgi ve becerilerinin genç nesillere, resmî ya da gayrı resmî eğitim programları yoluyla aktarılması, 3. İlgili somut olmayan kültürel mirasın belgelenmesi ve kaydedilmesine katkı sağlanması, (görüntü ya da ses bantları veya yayımlar yoluyla, v.s.) 4. Bu bilgi ve becerilerin yayılması ve buna benzer diğer amaçlar sahasında kendini gösterdiği bilinmektedir. Söz konusu sistem, aynı zamanda genç bireyleri somut olmayan kültürel miras unsurlarının canlandırılması veya yeniden yaratılması konusunda gerekli bilgi ve becerileri öğrenmek ve kendilerine mal etmek konusunda ulusal çapta farkındalık yaratarak ve topluluklar içerisinde veya ulusal ya da uluslar arası ölçekte destekleyerek teşvik etmeyi ilke edinmiştir. 84

98 UNESCO nun konuya ilişkin mali katkıları hususunda, Katılım Programı ve Organizasyon un düzenli bütçe fonuna ek olarak, üye devletlerin katkılarıyla oluşturulan ilave bütçesi ile üye devletlere kendi ulusal Yaşayan İnsan Hazineleri sistemlerini oluşturmak için mali ve/veya teknik yardımda bulunacağını taahhüt etmektedir. 173 Bununla birlikte, Taraf Devletlerce Sözleşme nin yürürlüğe konması esnasında eyleme konulan programların ulusal koruma eylemleri ile örtüşür nitelikte olması beklenmektedir. UNESCO, bu husustaki mali ve teknik desteğinin, Yaşayan İnsan Hazinelerinin tanımlanması ve Yaşayan İnsan Hazineleri tarafından yürütülen aktivitelerin sonraki nesillere çırak yetiştirme, bilgi ve becerilerin belgelenmesi ve teşvik edilmesi yollarıyla aktarımı için sağlanabileceğini de vurgulamaktadır. Eğitim bahsine gelindiğinde; Geleneksel Türk tiyatrosunun orta oyunu ve meddahlık geleneği ile birlikte, asırlardan beri bilinen, sevilen ve yaşatılan en önemli dallarından biri olan Karagöz sanatının, Türkiye Cumhuriyeti nin 2006 yılında taraf olduğu Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi nde yer alan koruyarak yaşatma modeline uygun olarak, çeşitli kamu/özel kurum ve kuruluşları, şahıslar, sivil toplum kuruluşları v.b. yapılanmalar nezdinde yürütülecek çalışmalarla desteklenmesinin önemi açıktır. Bu koruyarak yaşatma modelini temine edecek âmillerden biri de eğitim dir. SOKÜM Sözleşmesi, bu hususta taraf devletlere şu sorumlulukları yüklemektedir: Madde 13: Diğer Koruma Önlemleri... c) özellikle tehlike altındaki somut olmayan kültürel miras konusunda, somut olmayan kültürel mirasın etkili bir şekilde korunması için bilimsel, teknik ve sanatsal incelemeleri ve araştırmaya ilişkin yöntembilimini özendirmek; d) Aşağıdaki hususları amaçlayan uygun yasal, teknik, idari ve mali önlemler almak: (i) Somut olmayan mirasın eğitimi ve idaresi ile ilgili kurumların oluşturulmasını özendirmek ve bu mirasın sunum ve anlatımına ayrılmış yerlerde geleceğe iletilmesini sağlamak; 173 Kaynak: adresinde yer alan Kılavuz un IV. Maddesi (Erişim Tarihi: ) 85

99 ... Madde 14: Eğitim, Duyarlılığın ve Kapasitenin Güçlendirilmesi Her Taraf Devlet, uygun tedbirlerle şu hususları gerçekleştirmeye gayret eder: a)somut olmayan kültürel mirasın tanınmasını, buna saygı duyulmasını ve geliştirilmesini özellikle aşağıda belirtilen önlemlerle sağlamak: (i) toplumun genelini ve özellikle gençleri hedefleyen eğitici, duyarlılığı arttırıcı ve bilgilendirici programlar düzenlemek; (ii) ilgili topluluklar ve gruplar içinde belirli eğitim ve yetiştirme programları düzenlemek; (iii) somut olmayan kültürel mirasın korunması için özellikle yönetim ve bilimsel araştırma gibi alanlarda kapasite güçlendirici etkinlikler düzenlemek; (iv) bilginin kuşaktan kuşağa geçişini okul dışı olanaklarla sağlamak; b) kamuoyunu bu mirasa yönelen tehditler ve işbu Sözleşme gereğince yapılan etkinlikler konusunda bilgilendirmek; c) somut olmayan kültürel mirasın anlatımı için gerekli olan doğal alanların ve belleğe ilişkin mekanların korunması için eğitim verilmesini teşvik etmek. 174 Buradan da anlaşıldığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti nin 2006 yılında taraf olduğu SOKÜM Sözleşmesi, her ülkenin kendi topraklarındaki somut olmayan kültürel miras unsurlarının korunmasını ve gelecek kuşaklara olumlu bir miras olarak sağlıklı bir biçimde aktarılmasını ve buna ilişkin başta eğitim olmak üzere tüm süreçleri, ilgili devletin eğitim, araştırma ve iletişim sistemlerinin görevleri arasında saymaktadır. Bu konuda yapılan çalışmaların bir neticesi olarak, Karagöz ve eğitim başlıklarının iki ayrı bakış açısından ele alınmasının gerekliliği ilk defa Kültür ve Turizm Bakanlığı ve UNIMA işbirliğinde 22 Temmuz 2008 tarihinde gerçekleştirilen Karagöz Çalıştayı nda ortak bir irade ile ifade edilmiştir. Bunlar, Karagöz sanatının öğretilmesi ve pedagojik anlamda çocuk bireylerin yaygın ve örgün eğitim süreçlerinde Karagöz den yararlanma şeklinde belirmiştir. Söz konusu Çalıştay ın somut bir semeresi ve ayrıca somut olmayan kültürel miras bağlamında Karagöz 174 Kaynak: Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması - Temel Belgeler, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Haziran 2009, s Ayrıca Bkz. (İngilizce metin), ve (Türkçe metin). 86

100 sanatının sürdürülebilirliğinin teminine giden yolda bir yol haritası niteliği taşıyan Karagöz Eylem Planı nda konuya ilişkin yürütülecek iş ve işlemler aşağıdaki başlıklar altında tespit edilmiş olup sorumlu kurum ve kuruluşlar şu şekilde belirlenmiştir: 1. METOD SORUNU: Karagöz eğitiminde etkinliklerin çocuk-öğrenen merkezli olmasına özen gösterilmesi, (Sorumlu kurum/kuruluşlar: Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, üniversiteler) 2. ÖRGÜN EĞİTİMDE ZORUNLU DERS EKSİKLİĞİ: a. İlk öğretim müfredatında seçmeli ders olarak yer alan halk kültürü derslerinin zorunlu hale getirilmesi, bu derslerde karagöz konusuna yer verilmesi ve öğrencilerin sanatçılarla buluşturulması, (Sorumlu kurum/kuruluşlar: Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, UNIMA Türkiye), b. "Karagöz" dersi eksikliği: güzel sanatlar liselerinde geleneksel tiyatro başlığı altında karagöz eğitimine yer verilmesi (Sorumlu kuruluş: Milli Eğitim Bakanlığı) 3. İLGİ EKSİKLİĞİ : a. Karagöz evi ve müzelerinin kurulması, yaygınlaştırılması (Sorumlu kuruluşlar: Kültür ve Turizm Bakanlığı, özel sektör, STK'lar), b. Karagöz konusunda atölye çalışması yapılması (Sorumlu kuruluşlar: Kültür ve Turizm Bakanlığı, üniversiteler, UNIMA Türkiye) Karagöz Çalıştayı nda UNIMA Türkiye Milli Merkezi Müdürü Mevlüt Özhan, Karagöz oynatıcılığı, tasvir yapımı ve kukla yapımı kursları açma konusunda Merkez in girişimleri olduğunu ve bu doğrultuda Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol yapıldığını belirtmiştir. Karagöz sanatının yaygın eğitim yoluyla bireylere ulaştırılması boyutunun önemine de ayrıca işaret ederek, Karagöz üç başlıkta ele alınmasını salık vermiştir: Bunlar, Karagöz sanatının kendisinin öğretilmesi, Karagöz ün eğitimde kullanılması, Karagöz ün sürekliliğinin sağlanmasına yönelik eğitim verilmesi hususlarıdır. Alpay Ekler, çocuk bireylere Milli Eğitim müfredatı içinde Karagöz öğretilmesi yerine, pedagojik danışmanlık ışığında ocuk odaklı bir model geliştirilmesinin gerekliliğini ifade etmiştir. 87

101 Bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı birimlerden Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü ve İzmir Türk Kültürü ve Sanatı Derneği paydaşlığında Karagöz Öğreniyorum adlı bir proje yürütülmektedir. Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Metin Ekici nin koordinatörlüğünde yürütülen proje, yüzyıllardır sürdürülen köklü bir geleneği haiz olan Karagöz sanatının sosyo-kültürel değişim ve teknolojik gelişmeler karşısında güçsüz ve savunmasız olarak bırakılamayacak kadar değerli bir kültürel miras unsuru olduğu gerçeğinden yola çıkmaktadır. Proje kapsamında; Karagöz sanatının genç kitleler tarafından benimsenerek SOKÜM çerçevesinde Karagöz ün sürdürülebilirliği ni sağlamaya hizmet etmek doğrultusunda, belirli sayıda ilköğretim öğrencisine Karagöz ün tanıtılması, tasvir yapımının ve Karagöz oynatma tekniklerinin öğretilmesi ve çocukların hazırladıkları oyunların sahnelenmesi aşamaları gerçekleştirilecektir. Ayrıca öğrenci, aile ve öğretmenlere uygulanacak anketlerle çocukların bireysel gelişimlerinin değerlendirilmesi öngörülmüştür. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün maddi katkı sağladığı proje, kamuoyunda da ilgi ve takdir görmüştür. 175 Çocuklara yönelik bu projenin yanı sıra, eğiticileri hedef alan bir proje olan Sanata Evet: Karagöz Projesi de UNIMA Türkiye Milli Merkezi tarafından hazırlanmış olup T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığından maddi destek görmüştür. Eğiticilere yönelik hazırlanan bir diğer proje de T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü ile Milli Eğitim Bakanlığı Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığının işbirliğinde yürütülmekte olan İlköğretim Okullarında Sanata Teşvik-Karagöz adlı bir projedir. Pilot uygulaması Bursa ilinde yapılan proje kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilköğretim okullarından proje için başvuruda bulunan ve 9-13 Kasım 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen Gölge Oyunu ve Özellikleri adlı seminere katılan 22 danışman öğretmene yönelik olarak Gölge Oyunu Perdesinde Karagöz Oynatımı adlı ikinci 175 Bkz. Karagöz le Hacivat Ege de Hayat Buldu, Yeni Asır Sarmaşık Gazetesi, 18 Kasım 2009, s.1. 88

102 bir seminer, 9-11 Şubat 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Seminer kapsamında; SOKÜM Sözleşmesi ve Türkiye, Karagöz Tasvirlerinin Özellikleri, Tasvir Yapımı, Gölge Oyununun Metin Özellikleri, Gölge Oyunu Metinlerinin Güncelleştirilmesi, Dünya da ve Türkiye de Karagöz başlıkları altında gerçekleştirilen seminer bitiminde bir de örnek gösteri icra edilmiştir. Projeye ilişkin iş ve işlemler hali hazırda paydaş kurumlar tarafından yürütülmektedir. 4. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının Katkıları tarih ve 4848 sayılı Kanun 176 ile teşkilat yapısı, görev ve hizmet alanları belirlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı; kültürel değerleri yaşatmak, geliştirmek, yaymak, tanıtmak, değerlendirmek ve benimsetmek, tarihî ve kültürel varlıkların tahribini ve yok edilmesini önlemek, yurdun turizme elverişli bütün imkânlarını ülke ekonomisine olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirmek, turizmin geliştirilmesi, pazarlanması, teşvik ve desteklenmesi için gerekli önlemleri almak, kültür ve turizm konularıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını yönlendirmek ve bu kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör ile iletişimi geliştirmek ve işbirliği yapmak üzere kurulmuştur. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kanun la kendisine verilen görevlerini, konuları itibarıyla merkezde; Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve AB Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü 176 Bkz Sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, 253C00C474F71 89

103 İç Denetim Birimi Başkanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü Milli Kütüphane Personel Dairesi Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün yanı sıra İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri ile Merkez Birimlere bağlı taşra teşkilatı (rölöve ve anıtlar müdürlükleri, güzel sanatlar galerileri, kütüphaneler, müzeler, ören yerleri, orkestra, koro ve topluluklar v.d.) aracılığıyla yürütmektedir. 4.1 Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Hali hazırda Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir birim olarak hizmet vermekte olan Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, 1966 yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Milli Folklor Enstitüsü olarak kurulmuştur. Kuruluşundan bu yana halk kültürü ürünlerinin araştırılması, incelenmesi, derlenmesi, yayınlanması ve korunması çerçevesinde yürüttüğü çalışmalar ile arşiv oluşturma çalışmalarını birlikte yürütmektedir. Türkiye nin 2006 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi ne taraf olmasının ardından konuya ilişkin icracı kurum olarak belirlenmiştir. Genel Müdürlüğün ilgili daire başkanlıkları tarafından yürütülmekte olan iş ve işlemlerde, geleneksel halkbilimin kuram ve yaklaşımlarına UNESCO perspektifi de eklenerek kültürel mirasımıza ilişkin unsurların tespiti, arşivlenmesi ve envanterlenmesi hususundaki çalışmalar, bu yeni boyutu ile hız kazanmıştır. Bu kapsamda Halk Kültürünü Araştırma Dairesi Başkanlığı bünyesinde Somut Olmayan Kültürel Miras Yönetimi Şubesi Müdürlüğü ihdas edilmiştir. 90

104 Ayrıca konuya ilişkin yürütülecek iş ve işlemleri belirlemek ve ilgili kamu/özel kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla Somut Olmayan Kültürel Miras Uzmanlar Komisyonu kurulmuştur. Komisyon, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü (Ayşenur İslam), UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Üyesi ve Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Komitesi Başkanı M. Öcal Oğuz, Muhtar Kutlu (Öğretim Üyesi, Ankara Üniversitesi), Metin Ekici (Öğretim Üyesi, Ege Üniversitesi), Nebi Özdemir (Öğretim Üyesi, Hacettepe Üniversitesi), Çiğdem Kara (Öğretim Üyesi, Anadolu Üniversitesi) ve UNIMA Türkiye Milli Merkezi Başkanı nı (Mevlüt Özhan) temsilen Ali Nihat Yavşan ın katılımları ile ilk toplantısını 2 Nisan 2008 tarihinde, ikinci toplantısını ise 4 Temmuz 2008 tarihinde Ankara da gerçekleştirmiş olup ilk toplantıda kararlaştırılan düzenli aralıklarla toplantılarını sürdürmektedir. Birim içerisindeki bu oluşum ve girişimlere ilaveten, ulusal ve uluslararası düzeydeki toplantılara katılım sağlayan veya bu toplantıların düzenleyicini üstlenen Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, UNESCO nezdinde gerçekleştirilen Genel Konferans ve SOKÜM Hükümetlerarası Komitesi Toplantılarına da birimde görev yapan ilgili personelinin katılımını temin etmektedir. Türkiye de gerçekleştirilen önemli bir toplantı da Mayıs 2008 tarihleri arasında UNESCO, Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve UNESCO Venedik Ofisi nin ortaklığında, Karabük ilinin Safranbolu ilçesinde düzenlenen Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Somut Olmayan Kültürel Miras Envanteri Uzmanlar Toplantısı dır. Toplantıya, bahse konu coğrafyayı temsilen; Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya Cumhuriyeti, Arnavutluk, Romanya, Bosna-Hersek, Sırbistan, Moldova, Hırvatistan, Slovenya, UNESCO Venedik Ofisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi nden delegeler yerini almıştır. Arşiv, envanter ve Yaşayan İnsan Hazineleri (YİH) temalarında ülkesel başarımlar ve hedefler dile getirilmiş; katılımcılar, kendi ülkelerinde 91

105 gerçekleştirdikleri uygulamaların yanı sıra, amaçlanan noktalara erişmek üzere yapılan uygulama ve düzenlemeleri, araştırma merkezleri ve uzmanların konuya dahil edilmesi hususunu ve somut olmayan kültürel mirasın yaygın ve örgün eğitim yoluyla nasıl kuşaktan kuşağa aktarılacağı konularında görüş, öneri ve temennilerini ortaya koymuşlardır. Somut Olmayan Kültürel Mirasın korunması, yönetimi ve arşivlenmesi konusunda ülkesel düzlemde hali hazırdaki başarımların ve geleceğe dönük planların aktarılması amacı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Halk Kültürünü Araştırma Dairesi Başkanlığında görev yapan Folklor Araştırmacıları Sayın Aydın DURDU (Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi), Sayın Tanju OZANOĞLU (Çam Düdüğü ve Yapımı, Çam Düdüğü Ustası Hayri DEV), Sayın Mahmut DAVULCU (Geleneksel Türk El Sanatları ve Süsleme Sanatları, Önemli Temsilcileri), Sayın Timur YILMAZ (Âşıklık Geleneği ve Âşık Şeref TAŞLIOVA) ve Uzman Sayın Solmaz KARABAŞA (Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Sistemi) nın yanı sıra, Sayın Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL (Karagöz Sanatı ve Önemli Temsilcileri) başlığı ile hazırladıkları sunumları aktararak kendilerine yöneltilen soruları cevaplamışlardır. Ayrıca; Sayın Prof. Mila SANTOVA nın (Bulgaristan) oturum başkanlığında araştırma merkezleri ve/veya enstitülerin somut olmayan kültürel miras ulusal envanteri programlarının kurulması çalışmalarındaki rolü ve söz konusu kurum/kuruluşların bu çalışmalara dahil edilmesi, Sayın Irina Balotescu nun (Romanya) başkanlığında ise Yaşayan İnsan Hazineleri için bir eylem planı ve özel bir program geliştirilmesi konuları tartışmaya açılmıştır. Sayın Prof. Dr. Öcal OĞUZ un (Türkiye) başkanlığında ise Somut Olmayan Kültürel Miras konusunda yaygın ve örgün eğitim yoluyla toplumsal farkındalığın artırılması hususları tüm temsilcilerin katılımıyla Yuvarlak Masa Toplantıları ile tartışılmıştır. Toplantının bitiminde ise bir sonuç raporu hazırlanarak katılımcıların onayına sunulmuştur. Somut olmayan kültürel miras kapsamındaki süreçlerin Türkiye açısından ne ölçüde anlaşıldığını ve yürütülen çalışmaların seyri ile hangi noktada olunduğunu ortaya koymak ve ilerleyen günlerde daha süratli ve somut adımların atılması 92

106 noktasında Safranbolu Toplantısı nın büyük etkileri olmuştur. Müteakip günlerde; Yaşayan İnsan Hazineleri (YİH) tespitine ilişkin iş ve işlemleri belirlemek, üniversiteler, enstitüler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları ile somut olmayan kültürel miras unsurunu yaşatmakta ve sürdürmekte olan kişi, grup ya da toplulukların söz konusu süreçlere nasıl entegre edilebileceği hususunda yürütülen çalışmalar artarak sürmüştür. Ayrıca Somut olmayan kültürel mirasımızın bir unsuru olarak Karagöz ün sürdürülebilirliği konusundaki sorunların tespit edilerek çözüm önerilerini tartışmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile UNIMA Türkiye Milli Merkezi işbirliğinde 22 Temmuz 2008 tarihinde Ankara İçkale Oteli nde Karagöz Çalıştayı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu çalıştaya; İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Doğan Acar, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı ve ilgili diğer Genel Müdürlüklerin temsilcileri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı nın ilgili birim temsilcilerinin (Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Tanıtma Genel Müdürlüğü ve Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ve Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü-DÖSİMM) yanı sıra, UNIMA Türkiye Milli Merkezi Başkanı Mevlüt Özhan ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nihat Yavşan ile yönetim kurulu üyeleri Hayrettin İvgin ve Nihat Mürşitpınar, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı, TRT Ankara Radyosu, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, UNIMA Bursa Şubesi Başkanı R. Şinasi Çelikkol, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Başkanı Nurhan Karadağ, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi Mustafa Sekmen ve Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü Başkanlığı, Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölümü Başkanı ve UNESCO Türkiye Milli Komitesi üyesi Sayın M. Öcal Oğuz, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Ayhan, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Metin Ekici, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyeleri Nebi Özdemir ve Gülin Öğüt Eker, Karagöz ustaları Taceddin Diker, Metin Özlen, Orhan Kurt, M. Hazım Kısakürek, Ünver Oral, Tekin Özertem, Alpay Ekler, Cemal Ünlü (İstanbul Devlet 93

107 Tiyatroları Müdürlüğü), Cengiz Özek, folklor araştırmacısı Alparslan Santur, yazar Ahmet Önel, kukla sanatçısı Haluk Yüce, tekniker Mustafa Tivem (Meteoroloji Genel Müdürlüğü), sanatçı-eleştirmen Fatih Atilla (Ankara Reklamcılar Derneği) ve öğrenci Fatma Yıldız katılmışlardır. UNIMA Türkiye Milli Merkezi Başkanı Sayın Mevlüt Özhan ın açılış konuşmasının ardından böyle bir çalıştay ihtiyacının nereden kaynaklandığı, çalıştayın neyi amaçladığı, çalıştay sonunda ortaya çıkması hedeflenen eylem planı hakkında bilgiler sunması ile toplantı başlatılmıştır. İlk olarak somut olmayan kültürel mirasın tanımı, alt başlıkları, SOKÜM Sözleşmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının konu hakkındaki çalışmaları, Temsili Liste dosya hazırlıkları ve liste ölçütleri hakkında ilgili Şube Müdürü Sayın Solmaz Karabaşa tarafından açıklayıcı bir sunum gerçekleştirilmiştir. Ardından aynı Kurumda Folklor Araştırmacısı olarak görev yapan Sayın Nilüfer Zeynep ÖZÇÖREKÇİ GÖL, UNESCO ya sunulacak olan Karagöz dosyasının hazırlık çalışmaları ile gelinen nokta hakkında katılımcılara bilgi vermiştir. M. Öcal Oğuz tarafından SOKÜM Sözleşmesinin en önemli noktalarından birisinin kültürel unsurun yaşamaya devam edip etmediği hususunun olduğunu ve UNESCO nun bu unsuru koruma altına alması için yaşamaya devam etmesi gerektiğini ve bu durumun önemini belirtmiştir. Karagöz ün hali hazırda yaşatılan bir unsur olduğu veçhile Acil Koruma Listesi ne alınmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. Karagöz ün korunması ve yaşatılması Eylem Planı nın tartışılması da toplantının bir diğer gündem maddesi olarak ele alınmıştır. Konuya ilişkin bilgi eksikliği, yayın eksikliği (Katalog, tasvirler, konu ile ilgili kaynakların yeniden basılması, konu ile ilgili diğer dillerde basılan yayınların Türkçe ye çevrilmesi ile veri eksikliği (alan çalışmaları, tasvir alımlarının yapılması), eğitim eksikliği (seçmeli Halk Kültürü derslerinin zorunlu hale getirilip, öğrencilerin bu kapsamda sanatçılar ile buluşturulması, sanatçıların okullarda ve diğer eğitim kurumlarında bu sanatı icra etmeleri,) Karagöz ün kendisine yönelik verilecek eğitimin yanı sıra 94

108 eğitimde pedagojik bir unsur olarak Karagöz den yararlanılması, Karagöz Enstitüsü nün kurulması, yeni oyunların oynatılmasının teşviki, çırak yetiştirmeye teşvik, kurslar açılması, Karagöz sanatçılara maddi destek verilmesi, sanatçıların ve araştırmacıların telif haklarını gözeten düzenlemelerin yapılması, tasvir koleksiyonlarının zenginleştirilmesi için uzmanlık komisyonlarının kurulması, sanatçıların festivallere çağrılması ve yurt dışında düzenlenen geleneksel sanata ilişkin festivallere Türkiye yi temsilen gönderilmeleri, somut olmayan kültürel miras alanında gerçekleştirilen uluslararası diğer organizasyonlara katılımlarının sağlanması, Karagöz logosunun (geleneksel ve stilize olarak) yapılması, tiyatro salonu ve meydanlara Karagöz adının önerilmesi, Karagöz konulu kültür koridoru kurulması, Karagöz konulu söyleşiler ve konferanslar yapılması, radyo ve televizyonlarda Karagöz konulu programlar yapılmasının özendirilmesi, konuya ilişkin ulusal ve uluslararası festivallerin maddi ve manevi açıdan desteklenmesi, Karagöz başta olmak üzere, oyunda yer alan başlıca şahıs ve tiplerin hediyelik eşya ve çeşitli objeler şeklinde tasarlanması gibi öneriler getirilmiştir. Bütün bu önerilerin gerçekleştirilmesi sürecinde, Karagöz ü Karagöz yapan aslî unsurların muhafaza edilmesi, tasvirler başta olmak üzere teknik ve icraya ilişkin geleneksel kaidelerin bir kenara itilerek dejenerasyona ve yozlaşmaya yol açılmaması gerektiği, ortak bir görüş olarak ifade edilmiştir. Ayrıca söz konusu süreçlerde, UNESCO da da sıkça tartışılan ve önemine değinilen il özel idareleri ve belediyeler başta olmak üzere yerel yönetimler, üniversiteler, enstitüler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının konuya dahil edilmesi hususunun önemine bir kez daha işaret edilmiştir. Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü nün başarımları arasında Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Sistemi nin kurularak işlerlik kazandırılmasını da saymak yerinde olacaktır. (Sisteme ilişkin ayrıntılar için Bkz. Bölüm: 3.2 Aktarma ve Eğitim Süreçlerine Bakış) Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu sistem kapsamında; 2008 yılında somut olmayan kültürel mirasın çeşitli 95

109 alanlarında emek veren yedi sanatçıya Yaşayan İnsan Hazinesi unvanı verilmiştir. Karagöz Sanatçıları, Metin Özlen, Orhan Kurt ve Tacettin Diker, Âşık Şeref Taşlıova, Çam Düdüğü Yapımcısı ve İcracısı Hayri Dev, Keçe Ustası Mehmet Girgiç ve Çini Ustası Sıtkı Olçar'a 2008 Yılının Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına layık görülmüştür. Kültür ve Turizm Bakanı nın davetiyle, kültürel mirasın anılan unsurlarını koruma, yaşatma ve sonraki nesillere aktarma süreçlerinin teminatı olarak gerekli bilgi ve beceriye yüksek düzeyde sahip yedi sanatçı ve ustaya 14 Ocak 2010 saat 17:00 de İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı nda düzenlenen bir törenle ödülleri verilmiştir. 177 Tören esnasında, somut Olmayan Kültürel Miras ın, insanlığın binlerce yıldır nesilden nesile aktarmak suretiyle yaşattığı edebiyat, sanat, şölen, bilgi, beceri ve uygulamalarından oluşan ortak belleğin adı olduğu belirtilerek, bu mirası korumanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın ortak sorumluluk olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca UNESCO SOKÜM Sözleşmesi nin 16. maddesinde belirtildiği üzere; Madde 16: 1. Komite, somut olmayan kültürel mirası daha gözle görülür kılmak, önemi konusunda bilinçlenmeyi sağlamak ve kültürel çeşitliliğe saygı içinde diyalogu desteklemek için, ilgili Taraf Devletlerin teklifi üzerine, insanlığın somut olmayan kültürel mirasının temsili bir listesini hazırlar, güncelleştirir ve yayımlar. 2. Komite, bu listenin oluşturulması, güncelleştirilmesi ve yayımı ile ilgili ölçütleri hazırlar ve Genel Kurulun onayına sunar. Söz konusu Sözleşme maddesi uyarınca UNESCO tarafından Başyapıtlar a ilaveten ikinci bir liste olarak İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi de hazırlanmış olup yeni önerilerle bu liste zenginleşmektedir. 177 Kaynak: 882D53A8A1E323A5 (Eirşim Tarihi: ) 96

110 UNESCO nezdinde Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) bağlamında, İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirası nın Temsili Listesi ne kaydı yaptırılmak üzere teklif verecek olan Taraf Devletin yükümlülükleri ve bu teklifin değerlendirilmesi ve akabindeki iş ve işlemlere ilişkin prosedür şöyledir: Teklif Formunun Oluşturulması (İçeriği) 2. Teklifin Sunulması 3. Gözden Geçirme ve Değerlendirme Süreci 1. Başvuru Sahibi Taraf Devlet/ler, kültürel unsurun adı, topluluk/lar, grup/lar, veya eğer uygunsa ilgili birey/lerin listesi, kültürel unsurun kısa metinsel tanımı, eğer varsa, unsurun diğer isim(leri), ilgili topluluk(ların), grup(ların) veya başvurulabilirse, birey(lerin) kimliği ve konumları, coğrafi konum ve unsurun kapsadığı çevre, unsur tarafından temsil edilen alan, görünürlük, farkındalık sağlamaya ve dialoğu teşvik etmeye katkı, sürdürülen/teklif edilen koruma Ölçütleri ve unsuru korumak için yapılan güncel ve en son çalışmalar, devletlerin ve ilgili toplulukların, grupların veya bireylerin yükümlülükleri, topluluk, grup ve bireylerin katılımı ve rızası, kültürel unsura ulaşımı düzenleyen göreneksel pratiklere saygı, Envanter ve belgeleme bölümü ile resim, fotoğraf, video, harita, kitap v.s. ek belge ve dokümanların ve yaratıcılık gerektiren ürünlerin lisansları ile irtibat kişisinin iletişim bilgilerinin eklenmesi ile oluşturulur. 2. Temsili Listeye yazılacak unsurların teklifi, UNESCO tarafından belirlenen ve Internet sitesinde yayımlanan standart biçim kullanılarak Komite nin çalışma dilleri olan İngilizce ya da Fransızca dillerinden birinde, ilgili dokümanlarda belirtilen prensipler uyarınca hazırlanır ve sunulur. Tekliflere ilişkin imzalı bir adet orijinal nüsha, (çokuluslu teklifler, katılımcı taraf devletlerin her birinden bir yetkilinin imzasını taşımak durumundadır) 178 Bu belgeye adresinden ulaşılabilir. (Erişim Tarihi: ) 97

111 UNESCO tarafından ilan edilen tarihe kadar posta ya da ekspres kurye aracılığıyla anılan Kurum un Paris teki merkezine 179 ulaştırılır. Ayrıca teklif metni, CD-ROM üzerinde ya da Internet aracılığıyla elektronik biçimde de iletilir. 3. Teklifler Taraf Devletlerden alındığında, Sekreterya teklifleri kaydeder, Taraf Devletlere alındığını bildirir ve bütünlüğünü denetler. Metinlerde soru başlıklarına ilişkin herhangi bir eksiklik tespit edilirse, Sekreterya teklifte bulunan Taraf Devletten ek bilgi talep eder. Temsili Liste için sunulan teklifler, Komitenin bir alt organı tarafından gözden geçirilir.alt organ tarafından yapılan inceleme, teklifin yazım kriterine uygunluğunun değerlendirilmesini ve teklif edilen unsurun listeye yazılıp yazılmayacağına dair Komiteye tavsiye kararı bildirilmesini içerecektir. Alt organ, teklifte bulunan Devlet(ler)e iletilecek inceleme raporunu Komite ye sunar. Sekreterya, her tamamlanmış teklifin bir profilini hazırlar; profiller ve alt organın raporu, Komite oturumundan en az dört hafta önce Komiteye iletilir. Teklifler, profiller, alt organın raporu ve Komite nin kararları, Komite söz konusu teklif hakkındaki kararını verdiği andan itibaren resmi belge hükmüne geçer. Komite kararını verene kadar bu belgeler, UNESCO nun Belge Yönetimi Politikaları ve Harici Kişilerin UNESCO Arşivlerine Erişimini Düzenleyen Kurallar ı gereğince gizli bilgi/evrak olarak kabul edilir. Yukarıda sözü edilen bu iş ve işlemler Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından ilgili sivil toplum kuruluşları ve somut olmayan kültürel miras uygulayıcılarının katkıları ile gerçekleştirilerek, Karagöz Sanatı, Âşıklık Geleneği ve Nevruz (Azerbaycan, Hindistan, İran (İslam Cumhuriyeti), Kırgızistan, Özbekistan ve Pakistan ile birlikte çokuluslu başvuru) konulu adaylık dosyaları hazırlanmış ve Dışişleri Bakanlığı ve UTMK aracılığıyla UNESCO Genel Merkezi ne gönderilmiştir. UNESCO nezdinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde 28 Eylül-2 Ekim 2009 tarihleri arasında Birleşik Arap 179 UNESCO Intangible Heritage Section, 1, Rue Miollis Paris Cedex 15 France 98

112 Emirlikleri nin Ebû Zebî (Abu Dhabi) kentinde gerçekleştirilen UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi Hükümetlerarası Komitesi 4. Olağan Toplantısında Türkiye nin önerileri kabul edilmiş ve böylece Karagöz Sanatı, Nevruz ve Âşıklık Geleneği, İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi ne Türkiye Cumhuriyeti nin somut olmayan kültürel miras unsurları olarak kaydedilmiştir. Ayrıca Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü, Karagöz sanatının sürdürülebilirliğini sağlamayı amaç edinen proje ve etkinliklere, maddi destek de sağlayan bir birimdir. Destek verilen projeler arasında; - UNIMA Türkiye Milli Merkezi tarafından sunulan Sanata Evet: Karagöz Projesi (Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünden aktarılan ödenekle), - Ege Üniversitesi nin paydaşlığında Karagöz Öğreniyorum projesi, - Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli olarak İlköğretim Okullarında Sanata Teşvik: Karagöz projesi, - UNIMA Türkiye Milli Merkezi tarafından İstanbul Avrupa Kültür Başkenti (AKB) Ajansı na sunulan Karagöz Sanatımız projesi, - UNIMA Türkiye Milli Merkezi tarafından önerilen Klasik Karagöz Oyunlarının Film ile Belgelenmesi (Bu kapsamda, 2006 yılında 15 (on beş) Klasik Karagöz Oyunu filmle belgelenmesi gerçekleştirilmiştir yılında da aynı proje çerçevesinde yine Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 12 (on iki) Klasik Karagöz Oyunu filmle belgelenmiştir.) Bu projelerin yanı sıra, 13. Bursa Karagöz ve Gölge Oyunları Festivali de Kültür ve Turizm Bakanlığının maddi katkı sağladığı etkinlikler arasındadır. Karagöz sanatına ilişkin hazırlanan Gölgenin Renkleri adlı prestij yayına ilaveten, Geleneğin Sanatları ve Geleceğin Sanatçıları - Geleneksel Türk Temaşa Sanatları Tanıtım ve Uygulama Programı kapsamında, Geleneksel Seyirlik Sanatlarımız başlığı ile editörlüğünü Karagöz Sanatçısı Alpay Ekler in yaptığı 99

113 araştırma ve inceleme yazısını içeren kitapçık, Kültür ve Turizm Bakanlığının maddi katkıları ile Erguvan Ajans tarafından 5000 adet bastırılarak dağıtımı sağlanmıştır. Ulusal kültür mirasımız içinde önemli bir yeri olan Karagöz sanatı hakkında yurt çapında gerçekleştirilen başarımlar arasında, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet veren Boratav Halk Kültürü Araştırma İhtisas Kütüphanesi bünyesinde bulunan ve sayısı 1300 e ulaşan; halk bilimi, örf ve adetler, geleneksel giyim, destanlar ve halk masalları, Türk yemekleri, el sanatları, Türk halk müziği ve halk oyunları, halk edebiyatı ve Türk şiiri gibi sahalarda satın alma, bağış ve hibe yoluyla edinilmiş kitaplarla bu alanla ilgili bilim adamlarının, araştırmacıların ve üniversite öğrencilerine hizmet vermektedir. 180 Halk kültürü ve edebiyatı alanlarında ayrıcalıklı bir konumu bulunan Boratav Halk Kültürü Araştırma İhtisas Kütüphanesi nde Karagöz e tahsis edilmiş özel bir bölümü bulunmakta ve konuya ilişkin yayımlanmış kitap ve makalelerin yanı sıra eski harfli Osmanlı Türkçesi nde yayımlanan Karagöz gazetesinin de orijinal nüshaları ciltlenmiş bir halde muhafaza edilmektedir. Satın alma ve bağış yoluyla bir araya getirilmiş 1436 tasvirden oluşan son derece zengin ve değerli bir koleksiyona sahip oluşuyla dikkati çeken Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi 181 ise, 2009 yılının Aralık ayında Karagöz sanatçısı Tacettin Diker den satın alınan 27 adet tasvirinde katılmasıyla bu koleksiyonunu zenginleştirmiştir. Somut olmayan kültürel mirasımızın önemli bir unsuru olan gölge tiyatromuza ilişkin bu koleksiyon, konuya ilişkin en kapsamlı arşiv olma niteliğini taşımaktadır. Söz konusu koleksiyonda, antika nitelikli ve sanatçısı belirlenemeyen tasvirler ile Hayali Nazif, Kâtip Salih, Hattat (Hakkâk) Yumni, Hayali Memduh, Hafız Bahattin, Hayali Küçük Ali, Rağıp Tuğtekin, Ressam Muazzez, Üsküdarlı 180 Kaynak: A325B5B848D (Erişim Tarihi: ) 181 Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Merkez e ilişkin hazırlanan tanıtıcı belgesel filmi için Bkz F2141CE3DF0E (Erişim Tarihi: ) 100

114 Muharrem, Hayali Şefik, Hazım Körmükçü, Şükrü Yusekay, Tuncay Tanboğa (Torun Çelebi), Metin Özlen (Hayali Safderi), M. Kemalettin Sevilen ve Orhan Kurt a ait tasvirler yer almaktadır. Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezinde yer alan bu tasvir koleksiyonundan yararlanarak Karagöz konusundaki kültürel birikimi ve zenginliği ortaya koymak, uluslararası camiaya bu birikimi tanıtmak, Karagöz sanatı hakkında çalışma yapan bilim adamları, sanatçılar ve ilgililerin hizmetine sunmak üzere Gölgenin Renkleri adıyla seçme bir katalog yayınlanmıştır. Katalogda sanatçısı bilinmeyen antika nitelikli tasvirler ile 17 Karagöz ustasına ait tasvir örneklerine yer verilmiş olup bu örnekler seçilirken tip çeşitliliğini yansıtacak unsurların öne çıkmasına özen gösterilmiştir. Bu haliyle katalog, en çok tasvir ve en fazla sanatçıyı içeren ilk katalog olma özelliğini de taşımaktadır. Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi nde yer alan ve bu kataloga taşınan tasvirlerin bazıları, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından fotoğraflanarak elde edilen materyaller, Karagöz-Hacivat Tasvirleri Fotoğraf Sergisi ile halkın ilgisine sunulmuştur. İstanbul Profilo Alışveriş Merkezi nde Eylül 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen sergi; Hayalî Küçük Ali, Ragıp Tuğtekin, Tuncay Tanboğa, Orhan Kurt ve Metin Özlen e ait tasvirlerin fotoğraflarından oluşturulmuştur Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün yanı sıra, Kültür ve Turizm Bakanlığının Karagöz sanatı ve sanatçılarını desteklemeye yönelik faaliyetler gerçekleştiren bir diğer birimi de Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü dür. 182 Kültür Servisi, Karagöz ve Hacivat ı Yakından Tanıyalım, Star Cumartesi Gazetesi, 5 Eylül 2009, s.8, Kültür-Sanat, Karagöz ün Tasvirleri Sergilenecek, Zaman Gazetesi, 18 Ağustos 2009, s

115 1 Haziran 1933 te Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün direktifleriyle kurulan Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, bünyesinden Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, (Sinema Dairesi Başkanlığından) Sinema Genel Müdürlüğü olmak üzere 3 genel müdürlük; Mimar Sinan Üniversitesine dönüştürülen Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve kuruluşu Genel Müdürlükçe gerçekleştirilen ve dört ayrı üniversiteye dönüştürülen dört Devlet Konservatuarı olmak üzere 5 eğitim kurumu çıkaran bir Birimdir. 183 Günümüzde faaliyetlerini plastik ve fonetik sanatlar olmak üzere iki merkezde yürüten Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Yerel Yönetimlerin, Derneklerin, Vakıfların ve Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin Yönetmelik 184 kapsamında özel tiyatroların projelerine maddi destek sağlamaktadır. Özel tiyatroların başvuruları her yıl, Bakanlık Müsteşarı nın başkanlığında, Müsteşar Yardımcısı, Güzel Sanatlar Genel Müdürü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü, tiyatro ustaları,oyun yazarları, konuya ilişkin akademisyenler veya tiyatro eleştirmenlerinden oluşturulan Değerlendirme Komisyonu tarafından ayrı ayrı incelenmektedir sanat sezonu için özel tiyatroların yapmış oldukları başvurular, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı İsmet YILMAZ ın başkanlığında, Müsteşar Yardımcısı Nihat GÜL, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Doç. Dr. Ayşenur İSLAM, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü K. Lemi BİLGİN, oyun yazarları Refik 183 Kaynak: Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünün 7C55D5F7D899F52 adresinde yer alan web sitesi. (Erişim Tarihi: ) 184 Bahse konu Yönetmelik in tam metni için Bkz. (Erişim Tarihi: ) 102

116 ERDURAN, Turgay NAR ve Raşit ÇELİKEZER den oluşan Değerlendirme Komisyonu tarafından ayrı ayrı incelenmiştir sanat sezonu için sağlanan destekten yararlanmak üzere toplam 298 özel tiyatro 343 proje ile başvuru yapmıştır. Değerlendirme Komisyonu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul GÜNAY ın talimatlarıyla TL arttırılarak TL ye çıkarılan ödeneğin; 60 profesyonel, 26 çocuk oyunu, 41 amatör ve 25 geleneksel olmak üzere toplam 152 özel tiyatronun projesine dağıtmıştır. (Ayrıntılar, müteakip sayfada yer alan tablolarda belirtilmiştir.) Ayrıca tiyatro sanatının içinde bulunduğu zor durumdan kurtarılması, tiyatro sektörünün geliştirilip güçlendirilmesi amacıyla, 2003 yılında %76 oranında arttırılan ve bu tarihten itibaren her yıl yeni imkânlar da yaratılarak yükseltilen yardımlar, son olarak bir önceki yıla oranla %20 arttırılmış ve TL ye çıkarılmıştır. Bu durumda 2002 yılından bu yana özel tiyatroların projelerine yapılan yardımlar %250 oranında arttırılmış bulunmaktadır. 185 Özel tiyatroların projelerine yapılan yardımlar kapsamında son on yılda (2000 yılından bu yana) Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünden maddi destek alan geleneksel tiyatroların genel görünümüne bakıldığında; sanat sezonunda, yedi geleneksel tiyatronun projesine toplam TL, sanat sezonunda, 8 geleneksel tiyatronun projesine TL, sanat sezonunda 3 geleneksel tiyatronun projesine TL, sanat sezonunda 8 tiyatronun projesine TL, sanat sezonunda 9 geleneksel tiyatronun projesine TL, sanat sezonu için 12 geleneksel tiyatronun projesine TL, sanat sezonunda 14 geleneksel tiyatronun projesine TL, 185 Konuya ilişkin açıklayıcı bilgiler ve diğer rakamsal veriler, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünün adresinde yer alan Haberler-Duyurular > 2009 linkinden alınmıştır. (Erişim Tarihi: ) 103

117 sanat sezonu için 13 geleneksel tiyatronun projesine TL, sanat sezonunda 13 geleneksel tiyatronun projesine TL, sanat sezonu için geleneksel tiyatroların 25 inin projesine TL maddi destek sağlandığı, Birim arşivinden elde edilen veriler yoluyla anlaşılmaktadır. Son on yılın toplamına bakıldığında; (beş yüz on dört bin üç yüz) TL lik maddi destekten söz edildiği görülmektedir. Geleneksel sahada faaliyet gösteren tiyatrolardan gelen başvurular ile sağlanan destek miktarının ve desteklenen tiyatro sayısının da birbiri ile doğru orantılı olarak arttığı gözlenmektedir. Bu durumun bir tablo ile izahı da mümkündür: Tablo -1 : Özel Tiyatroların Projelerine Yapılan Yardımlar Kapsamında 2000 Yılından Bu Yana Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünden Maddi Destek Alan Geleneksel Tiyatrolar SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Açıkgöz Kukla Show 500.-TL 2 Cengiz Özel 500.-TL 3 Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu 500.-TL 4 Hadi Poyrazoğlu Kukla Tiyatrosu 500.-TL 5 Mehmet Baycan Karagöz Tiyatrosu 500.-TL 6 Münevver Kırmızı Kukla Tiyatrosu 500.-TL 7 Yeni Ankara Oyuncuları 500.-TL SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Açıkgöz Kukla Show 500.-TL 2 Arkadaş Çocuk Tiyatrosu 500.-TL 3 Cengiz Özek 500.-TL 4 Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu 500.-TL 5 Hadi Poyrazoğlu Tiyatrosu 500.-TL 6 İstanbul Katibim Karagöz Evi 500.-TL 7 R.Şinasi Çelikkol-Bursa Karagöz Gölge Oyunu Tiyatrosu 500.-TL 8 Yeni Ankara Oyuncuları 500.-TL 104

118 SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu TL 2 Hadi Poyrazoğlu Tiyatrosu TL 3 Kaptan Amca Kukla Çocuk Tiyatrosu TL SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Açıkgöz Kukla Tiyatrosu TL 2 Atölye Tiyatrosu TL 3 Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu TL 4 Hayali Ahmet Aksoy TL 5 Kaptan Amca Kukla Çocuk Tiyatrosu TL 6 Mehmet Aziz Baycan TL 7 Metin Ateş TL 8 Mustafa Partal TL SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Ahşap Çerçeve Kukla Atölyesi TL 2 Ankara Sanat Evi (Anse) TL 3 Eşref Seyitoğlu TL 4 Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu TL 5 Hadi Poyrazoğlu Tiyatrosu TL 6 Mehmet Aziz Baycan TL 7 Mustafa Partal TL 8 Tevfik Dinç TL 9 Tiyatro İzmit TL SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Ayhan Leylek TL 2 Çocuk Eğlenceleri ve Kukla Gösteri Merkezi TL 3 Eşref Seyitoğlu TL 4 Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu TL 105

119 5 Hadi Poyrazoğlu Tiyatrosu TL 6 Kırmızı Kukla Tiyatrosu TL 7 Kukla Çocuk Tiyatrosu TL 8 Kukla Merkezi TL 9 Mehmet Aziz Baycan TL 10 Mustafa Partal TL 11 Tevfik Dinç TL 12 Yunus Emre Turanlı TL SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Aliş Mübarek TL 2 Ayhan Leylek TL 3 Cenk Yılmaz TL 4 Çocuk Eğlenceleri ve Kukla Gösteri Merkezi TL 5 Eşref Seyitoğlu TL 6 Hakan Arısoy Kukla Tiyatrosu TL 7 Kukla Merkezi -Alp Arısoy TL 8 Mustafa Partal TL 9 Samsun Gölge Tiyatrosu - Cemal Dönmez TL 10 Tevfik Dinç TL 11 Tolga Ersan TL 12 Uçan Eller Kukla Evi - Ertan Bayer TL 13 Yaşar Uraslı TL 14 Yunus Emre Turanlı TL SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Ayhan Leylek TL 2 Açıkgöz Kukla Tiyatrosu - A. Duygu Tansı TL 3 Cenk Yılmaz TL 4 Gepetto İpli Kukla Tiyatrosu TL 5 Hakan Arısoy Kukla Tiyatrosu TL 6 Kukla Merkezi - Alp Arısoy TL 106

120 7 M. Hazım Kısakürek - Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu TL 8 Nihat Mürşitpınar TL 9 Samsun Gölge Tiyatrosu - Cemal Dönmez TL 10 Tevfik Dinç TL 11 Tolga Ersan TL 12 Yaşar Uraslı TL 13 Yunus Emre Turanlı TL SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ DEĞERLENDİRME SONUCU 1 Açıkgöz Kukla Tiyatrosu - A. Duygu Tansı TL 2 Ayhan Leylek TL 3 Hakan Arısoy Kukla Tiyatrosu TL 4 Kukla Merkezi - Alp Arısoy TL 5 Mahmut Hazım Kısakürek - Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu TL 6 Mehmet Aziz Baycan TL 7 Mustafa Mutlu TL 8 Nihat Mürşitpınar TL 9 Samsun Gölge Tiyatrosu - Cemal Dönmez TL 10 Tevfik Dinç TL 11 Yaşar Uraslı TL 12 Yunus Emre Turanlı TL 13 Elif Sarıoğlu - Uçan Eller Kuklaevi TL SANAT SEZONU: SN PROJE SAHİBİ ŞAHIS/KURULUŞ OYUN ADI 1 Açıkgöz Kukla Tiyatrosu - A. Duygu Tansı Okumanın Fendi Cahilliği Yendi DEĞERLENDİRME SONUCU TL 107

121 2 Ahmet Aksoy Karagöz'ün Berberliği TL 3 Ali Mübarek Karagöz ve Doğa Ana TL 4 Alpay Ekler Karagöz'ün Şairliği TL 5 Ayhan Leylek Karagöz'ün Muzur Bilmeceleri TL 6 Bülent Aksu Karagöz İş Arıyor TL 7 Cengiz Özek Sihirli Lamba TL 8 Çocuk Eğlenceleri ve Kukla Gösteri Merkezi - Rıdvan Pars Kuklaları Sevelim Ama Kukla Olmayalım TL 9 Çocuk Prodüksiyon - Alper Tansı İbiş'in Tembelliği TL 10 Deniz Özgökbel - Gölge Gösteri Sanatları Karagöz ve Kukla Evi Karagöz Delirdi TL 11 Hakan Arısoy Kukla Tiyatrosu Bizim Mahalle TL 12 Hüseyin A. Kahyaoğlu Doktor Civanım II (İbiş - Hayaletin Sonu) TL 13 Kukla Merkezi - Alp Arısoy Ayna Ayna Söyle Bana TL 14 Mahmut Hazım Kısakürek Geleneksel Gösteri Sanatları Topluluğu Karagöz Doktor TL 15 Mustafa Mutlu Karagöz Yazıcı TL 16 Nihat Mürşitpınar Karagöz Mikroplara Karşı TL 17 Salih Oğuzhan Karagöz'ün Diş Ağrısı TL 18 Samsun Gölge Tiyatrosu - Cemal Dönmez Karagöz Trafikçi TL 19 Tevfik Dinç Atlı Karınca TL 20 Uçan Eller Kukla Evi Günaydın İyi Geceler TL 21 Üsküdar Sanat Evi - Ali Avcı 22 Van Şehir Tiyatrosu - Bülent Öner Karagöz Palyaço Değil Ki Gülme Komşuna Gelir Başına TL TL 23 Yaşar Uraslı Kırgınlar TL 24 Yenişehir Tiyatrosu - Mehmet Tekkanat Kuşların Sırları TL 25 Yunus Emre Turanlı Karagöz Devr-i Alemde TL NOT: Özel tiyatroların sanat sezonu projeleri için dağıtılan toplam TL tutarındaki ödenek, bugüne kadar bir sanat sezonu için dağıtılan en yüksek ödenek miktarı; yardım yapılmasına karar verilen 152 özel tiyatro ise bu 108

122 zamana kadar bir sanat sezonunda yardım yapılan en çok tiyatro sayısı olma özelliğini taşımaktadır Diğer Birimler Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye sınırlarında yaşamakta olan somut olmayan kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve aktarılması süreçlerinde görev ve hizmetlerini ilgili tüm birimleri ile aktif olarak yürütmektedir. Nitekim 29 Mart 1950 tarihinde kabul edilen Kuruluş Kanunu ile yasal kimliğini kazanan ve 4848 Sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un 15. maddesinde görevleri; Madde 15- Millî Kütüphane Başkanlığı, Türkiye'nin millî kültür ve bilgi birikimi ile bilgi akımını sağlar ve 5632 sayılı Millî Kütüphane Kuruluşu Hakkında Kanun ile diğer kanunlarla verilen görevleri yapmak ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından yayımlanan eserlerden, memleketin tarihî ve kültürü bakımından önemli olanların çoğaltılmasını ve bir nüshasının Millî Kütüphanede saklanmasını sağlamak 187 olarak belirlenen Milli Kütüphane Başkanlığı, Karagöz sanatına ilişkin yayımlanmış kitap ve makaleler, tasvirler, araç ve gereçler, bant kayıtları, afişler, ilanlar, takvimler, kartpostallar vb. efemera olarak tabir edilebilecek materyaller ile zengin bir koleksiyona sahiptir. Bu koleksiyonu belgelemek maksadıyla Milli Kütüphane Karagöz Kataloğu 188 yayımlanmıştır. Dönemin Milli Kütüphane Başkanı Müjgân Cunbur un 186 Geçmiş yıllara ait diğer rakamsal veriler ve açıklayıcı bilgiler için Bkz.: 72E9A8724A1CCE71 (Erişim Tarihi: ) 187 Bkz Sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, Kaynak: 253C00C474F71 (Erişim Tarihi: ) 188 BORÇAKLI, Ahmet, SOYER, Serpil ve KOÇER, Gülten, Milli Kütüphane Karagöz Kataloğu, Ankara: Milli Kütüphane Genel Müdürlüğü Müzik ve Güzel Sanatlar Şubesi Yayınları,

123 kaleminden hazırlanan Özsöz de, söz konusu kataloğun ilk defa Milli Kütüphane de 1966 yılının Ramazan ayında sergilendiği kaydedilmektedir. Birkaç yıl sonra Ankara Güzel Sanatlar Galerisi nde ilgililere sunulmuş, 5-10 Nisan 1970 tarihlerinde Cenova da gerçekleştirilen IX. Uluslararası Sahne Sanatları Müze-Kütüphaneleri Kongresi nde Müze ve Güzel Sanatlar Şubesi Müdürü Ahmet Borcaklı nın bir bildirisiyle dış ülkelere tanıtılmıştır. 189 Milli Kütüphane Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu, XI. UNIMA Kongresi kapsamında, 1972 de Fransa ya götürülmüş ve Charlesville-Méziéres de sergilenmiş ve liyakat madalyası na layık görülmüştür. Koleksiyonda; 97 adet kitap, 8 adet tiyatro afişi, 2 adet takvim (Çanakkale Seramik Fabrikaları A.Ş. tarafından bastırılan renkli ve resimli 1970 ve 1971 yılı takvimleri), 15 adet kartpostal (üzerinde Karagöz oyunundaki karakterlerin resimlerini bulunduran), 19 adet ses bandı (Hayalî Küçük Ali nin icrasına ait ses kayıtları), 34 oyuna ait toplam 275 tasvir ile diğer malzemeler (1 adet Karagöz defi, 1 adet kamıştan mamul nâreke, 18 adet çift uçlu Karagöz figürü değneği, 12 adet tek uçlu Karagöz figürü değneği, 1 adet 85x125 cm boyutlarında Karagöz perdesi ve 20x149 cm boyutlarında peş tahtası, 1 adet 188x279 cm Karagöz oynatım tezgahı). Ayrıca koleksiyonda 5 adet de Karagöz oyunlarında dinletilen eserlere ilişkin gramofon plağı bulunmaktadır. Milli Kütüphane Karagöz Koleksiyonu nda yer alan Hayali Küçük Ali ye ait 1950 li yıllardan öncesine tarihlenen tasvirler, İstanbul da Bakırköy Airport Outlet Center da 20 Ağustos-20 Eylül 2009 tarihleri arasında ücretsiz olarak sergilenmiştir Bkz. BORÇAKLI, Ahmet, SOYER, Serpil ve KOÇER, Gülten, Milli Kütüphane Karagöz Kataloğu, a.g.e, s Konuyla ilgili basında yer alan haberlerden bazıları için Bkz. Kültür Servisi, 50 Yaşında Karagöz ler Sergileniyor, Günlük Evrensel Gazetesi, 19 Ağustos 2009, s.16, Anadolu Ajansı, Çok Özel Bir Sergi Daha, Habertürk İstanbul Gazetesi, 21 Ağustos 2009, s.21, Mehmet Keleş, Hayali Küçük Ali Hatıraları, Yeni Mesaj Gazetesi, 12 Ağustos 2009, s

124 Türk gölge oyunu Karagöz e ilişkin düzenlenen çalıştay ve toplantılar, gerçekleştirilen sergilere ilaveten önemli bir yayın da Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün katkıları ile gerçekleştirilmiştir: Karagöz sanatçısı ve yazar Ünver Oral ın kaleminden Türk Gölge Oyunu-Karagöz. Cumhur Orancı tarafından İngilizce ye çevrilen ve Turkish Shadows Play / Karagöz adıyla yayımlanan eser, bu konuda daha önce Metin And tarafından yayımlanan Karagöz: Turkish Shadow Theatre 191 eserinden sonra konuya ilişkin olarak yabancı dilde yapılan ikinci yayın olma özelliğini taşımaktadır. Ayrıca T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı birimlerinden Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği (AB) Koordinasyon Dairesi Başkanlığı ve Tanıtma Genel Müdürlüğü tarafından yurt dışında gerçekleştirilen sempozyum, festival, sergi v.b. etkinliklerde görev almak ve Türk kültürünü ve Türk gölge tiyatrosunu icra yoluyla tanıtmak amacıyla Karagöz sanatçısı gönderilmektedir. 191 AND, Metin, Karagöz: Turkish Shadow Theatre (Türk Gölge Tiyatrosu), Ankara: A Dost Publication,

125 SONUÇ Geleneksel Türk tiyatrosunun kukla, orta oyunu ve meddahlık ile birlikte, asırlar öncesine uzanan köklü bir geçmişe ve değere sahip, önemli kültür miraslarından biri olan Karagöz sanatı, Türk düşünce yapısı, sanat algısı ve mizah geleneğinin renkli ve ilgi çekici unsurlarından biridir. Bu özellikleri ile Karagöz, somut kültür varlıkları ile diğer tarihi eserler ve sanatsal yapıtlar kadar korunması gereken, sözlü gelenekte yaşayan ve yaşatılan, somut olmayan bir kültür mirasıdır. Somut olmayan kültürel mirasın önemi ve onun korunması, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı UNESCO nun Ekim 2003 te Genel Kurul kararı ile kabul ettiği Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi ile dünya üzerindeki topluluklar tarafından geniş ölçüde tanınarak kabul edilmiştir. Sözleşme nin 2. maddesinde de belirtildiği üzere, somut olmayan kültürel miras; fertler, gruplar ve topluluklara, bir kimlik ve devamlılık duygusu katarak, onların söz konusu mirasını koruyup yaratıcılıklarını da güvence altına almaktadır; ancak müzik, dans, tiyatro (gösteri sanatları) ve geleneksel el sanatlarının, bu alanlardaki icraatçılarının ve uygulayıcılarının sayısındaki düşüş, gençliğin azalan ilgisi ve mali konulardaki yetersizliklerin sebep olduğu eksiklik ve aksaklıklar gibi sebeplerle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelmesi kaçınılmazdır. UNESCO, kültürler arası barışçıl diyaloğun ve sürdürülebilir kalkınmanın itici bir gücü olan kültürel mirasın korunması ve desteklenmesi nin gerekliliğinin farkında olarak kabul ettiği ve çalışma boyunca sıklıkla anılan 2003 Sözleşmesi ne taraf olan devletlerin; kendi toprakları üzerinde bulunan somut olmayan kültürel mirasla ilgili kimlik saptama, koruma, yaşatma, arşivleme, araştırma, geliştirme, teşvik etme ve eğitimle gelecek nesillere aktarma gibi gerekli önlemleri almayı taahhüt etmiş olduklarını varsaymaktadır. Sözü edilen bu hususları gerçekleştirmek üzere, 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un 13. maddesinde somut olmayan kültürel mirasla ilgili bağlayıcı hüküm ve görevlerin Araştırma ve Eğitim Genel 112

126 Müdürlüğü ile ilişkili olarak belirtilmiş olması sebebiyle söz konusu Birim, bu konuda uygulayıcı kurum olarak belirlenmiştir. Bahse konu Birim bünyesinde, konuya ilişkin bir Şube Müdürlüğü kurularak, halk bilimi alanında yürütülmekte olan çalışmalar, uluslararası kulvarda yeni uygulama alanları ile sürdürülmüştür. Ayrıca ulusal envanter çalışmaları ve Yaşayan İnsan Hazinesi Ulusal Sistemi gibi programlar başlatılarak, sürece ivme kazandırılmıştır. Buna ilaveten TBMM tarafından tarih ve 877 Karar No. ile kabul edilen Dokuzuncu Kalkınma Planı ( ) te; kültürel alt yapı güçlendirilerek kültürel hayatın canlandırılması ve bu yönde etkinliklerin ülkenin bütününe yayılması, sosyo-ekonomik politikalar ile kültür politikaları arasındaki uyumun artırılmasının yanında ülkemizin kültür turizmi alanındaki potansiyelinin değerlendirilmesinin gerekliliği, kültür alanında gerekli insan gücü ihtiyacının karşılanması, ilgili kurumlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanması ve eksikliklerin giderilmesinin önemi belirtilmiştir; ancak UNESCO SOKÜM Sözleşmesi nde yer alan hususları kapsar nitelikte, UNESCO da yer bulan algı ve anlayış ile ilerleyen süreçte birtakım çalışmalar yapılabilmesi için müteakip Kalkınma Planı nda konunun daha detaylı olarak ele alınması gerekmektedir. Bu durum, ilerideki günlerde yapılacak araştırma ve çalışmalara güçlü bir dayanak teşkil edecektir. Karagöz tasvir sanatı; tarihi, tekniği ve felsefesi ile geçmişten günümüze intikal etmiş önemli bir kültür mirasımızdır. Bu mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak da başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere, ilgili diğer kurum ve kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının ve basın-yayın organlarının sorumluluğu arasındadır. Bununla birlikte, Karagöz sanatının güncelliğine kavuşması ve yeniden Türk eğlence yaşamının vazgeçilmez ögeleri arasındaki yerini alması, içerikte yapılacak yeniliklere büyük ölçüde bağlıdır. Geleneksel oynatım teknikleri muhafaza edilerek, oyunlardaki konuların, olayların ve kahramanların güncelleştirilmesi, önemli bir girişim olacaktır. Bununla birlikte, 1940 lardan günümüze çeşitli defalar denenen aktörlerin Karagöz ve Hacivat kostümleri giyerek ve tasvirlerde resmedilen duruşları takınarak canlı birer karaktere bürünmeleri gibi girişimlerin, İsmail Hakkı 113

127 Baltacıoğlu ndan Özdemir Nutku ya kadar birçok araştırmacının dikkatini yalnızca tenkit etmek için çekmiş olması, göz ardı edilmemelidir. Karagöz sanatının bütün görsel ve işitsel muhteviyatı ile özgün ve ilgi çekici addedildiği unutulmamalı, onun bünyevî unsurlarına ârızî ilaveler yaparak yapısı ve içeriği zedelenmemelidir. Karagöz ün korunması, yaşatılması, sürdürülebilirliğinin temini, gelecek kuşaklara aktarılması ve eğitimden reklam sektörüne, televizyon ve radyo programlarından bilgisayar animasyonlarına kadar birçok sahada Karagöz den nasıl yararlanılabileceğine ilişkin olarak; kamu / özel kurum ve kuruluşları, eğitim ve araştırma kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, tüzel kişiler, ilgili grup ve topluluklar tarafından sosyal ve tarihi bir sorumluluk olarak yüklenilmesi öngörülen ve beş yıllık zaman zarfında gerçekleştirilmesi düşünülen Karagöz Eylem Planı konu ile ilgili muhtemel önerileri ve görüşleri içermektedir. Söz konusu Eylem Planı, kapsayıcı ve yönlendirici içeriği ile tüm ilgili kişi, topluluk, kurum, kuruluş ve diğer oluşumlar için önemli bir yol haritası niteliğindedir. (Bkz. EK) 114

128 KAYNAKÇA AND, Metin, A History of Theatre and Popular Entertainment in Turkey, Ankara: Forum Yayınları, S:76, AND, Metin, Drama At The Crossroads Turkish Performing Arts Link Past and Present East and West, İstanbul: İsis, AND, Metin, Dünyada ve Bizde Gölge Oyunu, Ankara: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, AND, Metin, Geleneksel Türk Tiyatrosu, Köylü ve Halk Tiyatrosu Gelenekleri, İstanbul: İnkılap Kitapevi, AND, Metin, Geleneksel Türk Tiyatrosu - Kukla, Orta Oyunu, Karagöz, Ankara: Bilgi Yayınevi, AND, Metin, Karagöz: Turkish Shadow Theatre (Türk Gölge Tiyatrosu), Ankara: A Dost Publication, AND, Metin, Başlangıcından 1983 e Türk Tiyatro Tarihi, İstanbul: İletişim Yayınları, AKYÜZ, Kenan, Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri , İstanbul: İnkılap Kitabevi, BALTACIOĞLU, İsmail Hakkı, Karagöz Tekniği ve Estetiği, İstanbul: Sarıyer Halkevi Neşriyatı, BORATAV, Pertev Naili, 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı, İstanbul: Gerçek Yayınevi, BORÇAKLI, Ahmet, SOYER, Serpil ve KOÇER, Gülten, Milli Kütüphane Karagöz Kataloğu, Ankara: Milli Kütüphane Genel Müdürlüğü Müzik ve Güzel Sanatlar Şubesi Yayınları, BOZYİĞİT, A. Esat, K.K.T.C. de Karagöz Sanatı Üzerine, Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, Yıl:2, C:2, S:6, Haziran 1994, s Cevdet Kudret, Karagöz, Cilt: I-II-II, Ankara: Bilgi Yayınevi, ÇETİN AKGÜN, Berna, Emin Şenyer ile Röportaj, Yolculuk, S:52, Ekim 2008, s ÇAMUR, Aysel, Yıktın Perdeyi Eyledin Viran (Söyleşi), Türksoy, S:25, Ekim 2007, s

129 DUYURAN, Dürrüşehvar, Topkapı Sarayı ndaki Tasvirleriyle Karagöz, İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, El Sanatları, Folklor ve Etnografya Dizisi:3, EKİCİ, Metin, Karagöz'ün Kültür ve Eğitim Hayatımızdaki Yeri, Muradiye, S: 16, Ankara, 2008, s EKLER, Alpay, Geleneksel Seyirlik Sanatlarımız, Geleneğin Sanatları Geleceğin Sanatçıları - Geleneksel Türk Temaşa Sanatları Tanıtım ve Uygulama Programı, Ankara: Erguvan Yapım Tanıtım (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla), tarihsiz. FINKEL, Caroline, Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı - Osmanlı İmparatorluğu nun Öyküsü , (Zülal Kılıç, Çev.), İstanbul: Timaş Yayınları, KAHRAMAN, Seyit Ali, DAĞLI, Yücel, Günümüz Türkçesiyle Evliyâ Çelebi Seyahat-nâmesi: İstanbul, 1.b., 2 C., İstanbul:YKY, GERÇEK, Selim Nüzhet, Türk Temaşası: Meddah-Karagöz-Orta Oyunu, İstanbul: Kanaat Kitapevi, İVGİN, Hayrettin ve ÖZLEN, Metin, Eski ve Yeni Karagöz Oyun Metinleri, Ankara: T.C. Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü (HAGEM) Yayınları, İVGİN, Hayrettin ve ÖZLEN, Metin, Karagöz ve Kukla Sanatımız, Ankara: Anadolu Kültürünü Koruma ve Yaşatma Vakfı Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği Yayını, JACOB, Georg, Türklerde Karagöz, (O. Ş. Gökyay, Çev.), İstanbul: Eminönü Halkevi Dil-Tarih ve Edebiyat Şubesi Neşriyatı, Mehmed Ziyâ, Bursa dan Konya ya Seyahat, (Hazırlayanlar: Mehmet Fatih BİRGÜL, Dr. Levent Ali ÇANAKLI), Bursa: (İl Özel İdaresi için) Hece Yayınları, MUTLU, Mustafa, Karagöz Sanatı ve Sanatçıları, Ankara: T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, NAS, Peter J. M., Masterpieces of Oral and Intangible Culture - Reflections on the UNESCO World Heritage List, Current Anthropology, Volume:43, Number:1, February 2002, Chicago: The Wenner-Gren Foundation for Anthropological Research, s

130 NUTKU, Özdemir, Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü, Ankara, OĞUZ, M. Öcal UNESCO ve İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Başyapıtları, Milli Folklor, S:78, Yıl:20, Ankara, 2008, s OĞUZ, M.Öcal, UNESCO, Kültür ve Türkiye, Milli Folklor, Yıl:19, S. 73, 2007, s OĞUZ, M. Öcal, (Editör), Türkiye'nin Somut Olmayan Kültürel Mirası, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, OĞUZ, M. Öcal, ÖĞÜT EKER, Gülin, EKİCİ, Metin ve ÖZDEMİR, Nebi, Halkbiliminde Kuramlar ve Yaklaşımlar, Milli Folklor Yayını, OĞUZ, M. Öcal, ÖZAY, Yeliz (Yayına Hazırlayanlar), Somut Olmayan Kültürel Miras Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyum Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi THBMER Yayını:8, OĞUZ, M. Öcal, SALTIK ÖZKAN, Tuba, AYDOĞAN, Emine ve AYTUZLAR Nilgül (Editör), Türkiye'de 2004 Yılında Yaşayan Geleneksel Meslekler, Ankara: THBMER Yayını, ORAL, Ünver, Karagöz-name: Antoloji, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, ÖZAY, Yeliz, Somut Olmayan Kültürel Miras: Yaşayan Karagöz Uluslararası Sempozyumu, Milli Folklor, Yıl:18, S.70, 2006, s ÖZÇÖREKÇİ GÖL, Nilüfer Zeynep (Editör), Gölgenin Renkleri - Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi Karagöz Tasvirleri Koleksiyonu Kataloğu, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü Yayınları:350, 2008, 352 s. ÖZHAN, Mevlüt (Editör), The Traditional Turkish Theatre, Ankara, SAKAOĞLU, Saim, Türk Gölge Oyunu Karagöz, Ankara: Akçağ Yayınları, SEVİLEN, Muhittin (Hayalî Küçük Ali), Karagöz, İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, SİYAVUŞGİL, Sabri Esat, Karagöz, Its History Its Characters Its Mystical and Satirical Spirit, İstanbul, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması - Temel Belgeler, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Haziran,

131 ŞAPOLYO, Enver Behnan, Karagöz Tekniği, İstanbul: Türkiye Yayınevi-Sahne Yayını, TANPINAR, Ahmet Hamdi, 19 uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, 9. b., İstanbul: Çağlayan Kitabevi, TEMİRBEKOVA, Zhanar, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunmasının Yol Haritası, Türksoy, S:29, Temmuz 2009, s Türk Gölge Oyunu: Karagöz, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü (DÖSİMM) Yayınları, tarihsiz. ÜNGÖR, Etem Ruhi, Karagöz Musikisi, (Orhan Şaik Gökyay, Günümüz Türkçesi ne Çev.), İstanbul: Eminönü Halkevi Dil-Tarih ve Edebiyat Şubesi Neşriyatı, YÜCEL, Ayşe, ÇETİN, İsmet ve YAKICI, Ali, Geleneksel Türk Tiyatrosu, Ankara,

132 EK: KARAGÖZ EYLEM PLANI 192 KONU BİLİMSEL BİLGİ BİLİMSEL BİLGİ BİLİMSEL BİLGİ BİLİMSEL BİLGİ BİLİMSEL BİLGİ BİLİMSEL BİLGİ SORUN KARAGÖZLE İLGİLİ YENİ ARAŞTIRMALARIN EKSİKLİĞİ BİLİMSEL TOPLANTI EKSİKLİĞİ KARAGÖZLE İLGİLİ İHTİSAS KURUMLARININ EKSİKLİĞİ YAYIN EKSİKLİĞİ YAYIN EKSİKLİĞİ YAYIN EKSİKLİĞİ GERÇEKLEŞTİRİLECEK EYLEM ARAŞTIRMA YAPILMASI ULUSAL VE ULUSLARARASI KONGRELER VE PERİYODİK KARAGÖZ TOPLANTILARININ DÜZENLENMESİ KARAGÖZ ARAŞTIRMA MERKEZİ VEYA ENSTİTÜSÜNÜN KURULMASI KARAGÖZ TASVİRLERİ KATALOGLARININ HAZIRLANMASI UNSURUN DÜNYA MİRAS LİSTESİNE KABUL EDİLMESİ HALİNDE, DOSYANIN YAYIN HALİNE GETİRİLMESİ KARAGÖZ KONUSUNDA BASKISI BİTEN YAYINLARIN YENİDEN BASIMI SORUMLU/İŞBİR LİĞİ YAPILACAK KURULUŞ ÜNİVERSİTELER, STK'LAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, İLGİLİ KURUMLAR, ÜNİVERSİTELER, STK'LAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMU (YÖK) KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, BANKALAR, YEREL YÖNETİMLER (BELEDİYELER, İL ÖZEL İDARELERİ VE KÖYLER), ÖZEL SEKTÖR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, BANKALAR, YEREL YÖNETİMLER, ÖZEL SEKTÖR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, BANKALAR, YEREL YÖNETİMLER, ÖZEL SEKTÖR, ÜNİVERSİTELER, 192 Karagöz Eylem Planı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve UNIMA Türkiye Milli Merkezi işbirliğinde, 22 Temmuz 2008 tarihinde Ankara da gerçekleştirilen Karagöz Çalıştayı nda görüşülerek karara bağlanmıştır. 119

133 BİLİMSEL BİLGİ BİLİMSEL BİLGİ ARŞİV ARŞİV ARŞİV ARŞİV EĞİTİM EĞİTİM YAYIN EKSİKLİĞİ YAYIN EKSİKLİĞİ BELGE EKSİKLİĞİ VERİ EKSİKLİĞİ ARŞİV EKSİKLİĞİ TELİF SORUNU METOD SORUNU ÖRGÜN EĞİTİMDE ZORUNLU DERS EKSİKLİĞİ KARAGÖZ KONUSUNDA TÜRKÇE YAYIMLANMIŞ OLAN ESERLERİN YABANCI DİLDE BASIMI KARAGÖZ KONUSUNDA YABANCI DİLDE YAPILMIŞ YAYINLARIN TÜRKÇE'YE ÇEVRİLMESİ KARAGÖZ İLE İLGİLİ DOKÜMANLARIN HALK KÜLTÜRÜ BİLGİ VE BELGE MERKEZİ DIŞINDAKİ ARŞİVLERDEN TEMİN EDİLEREK DERLENMESİ KARAGÖZ KONUSUNDA ALAN ARAŞTIRMALARININ YAPILMASI HALK KÜLTÜRÜ BİLGİ VE BELGE MERKEZİ KOLEKSİYONUNU ZENGİNLEŞTİRMEK ÜZERE TASVİR ALINMASI, BAĞIŞ KABUL EDİLMESİ ARŞİVLERDE HİZMET SUNULURKEN, SANATÇILARIN TELİF HAKLARININ GÖZETİLMESİ KARAGÖZ EĞİTİMİNDE ETKİNLİKLERİN ÇOCUK- ÖĞRENEN MERKEZLİ OLMASINA ÖZEN GÖSTERİLMESİ İLKÖĞRETİM MÜFREDATINDA SEÇMELİ DERS OLARAK YER ALAN HALK KÜLTÜRÜ DERSLERİNİN ZORUNLU HALE GETİRİLMESİ, BU DERSLERDE KARAGÖZ KONUSUNA YER VERİLMESİ VE ÖĞRENCİLERİN STK'LAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, BANKALAR, YEREL YÖNETİMLER, ÖZEL SEKTÖR, STK'LAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, BANKALAR, YEREL YÖNETİMLER, ÖZEL SEKTÖR, STK'LAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, TRT KÜLTÜR VE TURİZM BAKANIĞI, ÜNİVERSİTELER, TRT, STK'LAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, STK'LAR, ÖZEL SEKTÖR, SANATÇILAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, TRT, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, ÜNİVERSİTELER, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, UNIMA TÜRKİYE, 120

134 EĞİTİM EĞİTİM EĞİTİM SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK İLGİ EKSİKLİĞİ "KARAGÖZ" DERSİ EKSİKLİĞİ İLGİ EKSİKLİĞİ KARAGÖZ KONUSUNDA GÜNCEL OYUN METİNLERİNİN EKSİKLİĞİ YENİ OYUNLARIN OYNATILAMAMASI DEVLET TİYATROLARI GELENEKSEL TİYATRO TOPLULUĞUNUN SANATÇI EKSİKLİĞİ SANATÇI EKSİKLİĞİ SANATÇI EKSİKLİĞİ SANATÇI EKSİKLİĞİ SANATÇILARLA BULUŞTURULMASI KARAGÖZ EVİ VE MÜZELERİNİN KURULMASI, YAYGINLAŞTIRILMASI GÜZEL SANATLAR LİSELERİNDE GELENEKSEL TİYATRO BAŞLIĞI ALTINDA KARAGÖZ EĞİTİMİNE YER VERİLMESİ KARAGÖZ KONUSUNDA ATÖLYE ÇALIŞMASI YAPILMASI YENİ KARAGÖZ OYUN METİNLERİNİN YAZIMININ TEŞVİK EDİLMESİ YENİ OYUNLARIN OYNATILMASININ TEŞVİK EDİLMESİ, SANATÇI İSTİHDAMI ÜNİVERSİTELERDE KARAGÖZLE İLGİLİ FİKİR KULÜPLERİN OLUŞTURULMASI ÜNİVERSİTELERDE GELENEKSEL TİYATRO KONUSUNDA ANASANAT DALI OLUŞTURULMASI YENİ SANATÇILARIN YETİŞMESİ İÇİN KURSLARIN (KARAGÖZ OYNATIM VE TASVİR YAPIMI) DÜZENLENMESİ KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, ÖZEL SEKTÖR, STK'LAR MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, ÜNİVERSİTELER, UNIMA TÜRKİYE KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, STK'LAR, ÜNİVERSİTELER, YEREL YÖNETİMLER, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI (GÜZEL SANATLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ), UNIMA TÜRKİYE, SANATÇILAR, YEREL YÖNETİMLER KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMU YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMU (ÜNİVERSİTELER), UNIMA TÜRKİYE KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 121

135 SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK SÜRDÜRÜLE- BİLİRLİK TANINIRLIK NİTELİKLİ/YETKİN SANATÇI EKSİKLİĞİ SANATIN İCRA EDİLEBİLECEĞİ ORTAM EKSİKLİĞİ OYUNLARIN SERGİLENEBİLECE Ğİ MEKAN EKSİKLİĞİ KARAGÖZ TASVİRLERİ YAPIMINDA DENETİMSİZLİK KARAGÖZ YAYINLARINDA KİMLİK SAPTAMA VE SANATSAL DEĞER KATMA EKSİKLİĞİ USTA SANATÇILARIN ÇIRAK YETİŞTİRMEYE ÖZENDİRİLMESİ ULUSAL VE ULUSLARARASI YAPILMAKTA OLAN KUKLA VE GÖLGE OYUNLARI FESTİVALLERİNİN DESTEKLENMESİ SADECE KARAGÖZÜN OYNATILDIĞI BİR SAHNENİN KURULMASI DÖSİMM MAGAZALARINA HEDİYELİK EŞYA OLARAK ALINAN KARAGÖZ TASVİRLERİNİN (KÖTÜ TANITIMIN ÖNÜNE GEÇMEK AMACIYLA) UZMANLAR KOMİSYONUNDA DEĞERLENDİRİLEREK DENETLENMESİ (ÇIRAKLIK VE YAYGIN EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ), ÜNİVERSİTELER, YEREL YÖNETİMLER, STK'LAR (UNIMA TÜRKİYE), KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI (ÇIRAKLIK VE YAYGIN EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ), ÜNİVERSİTELER, UNIMA TÜRKİYE BAŞBAKANLIK, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMU, ÜNİVERSİTELER, STK'LAR, ÖZEL SEKTÖR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, ÖZEL SEKTÖR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI (DÖSİMM) KÜLTÜR VE TURİZM KARAGÖZE ÖZGÜ BAKANLIĞI, EXLİBRİS OLUŞTURULMASI BANKALAR, ÖZEL SEKTÖR 122

136 TANINIRLIK TANINIRLIK TANINIRLIK TANINIRLIK TANINIRLIK TANINIRLIK TANINIRLIK LOGO EKSİKLİĞİ AD VERME EKSİKLİĞİ KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA İLGİ EKSİKLİĞİ KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA İLGİ EKSİKLİĞİ KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA İLGİ EKSİKLİĞİ KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARINDA İLGİ EKSİKLİĞİ KÜLTÜREL BELLEK OLARAK KARAGÖZ'DEN YARARLANILMASI KARAGÖZ LOGOSUNUN OLUŞTURULMASI İŞ MERKEZİ, SANAT MERKEZİ, MEYDAN, PARK VB. YER, KURUM VE KURULUŞLARA KARAGÖZ ADININ VE KARAGÖZ SANATÇILARININ ADININ VERİLMESİ KARAGÖZ KONULU TELEVİZYON PROGRAMLARININ YAPIM VE YAYINININ TEŞVİK EDİLMESİ TELEVİZYON PROGRAMLARINA DAVET EDİLEN KONUKLARLA KARAGÖZ KONULU SÖYLEŞİLERİN YAPILMASI YENİ YAPIMLARDA KARAGÖZ TEMASINA DAHA ÇOK YER VERİLMESİNİN ÖZENDİRİLMESİ TRT TARAFINDAN HİZMETE SUNULACAK OLAN ÇOCUK KANALINA KARAGÖZ'ÜN ENTEGRE EDİLMESİ FİLM, BELGESEL FİLM, ÇİZGİ FİLM, ANİMASYON YAPILMASI, KARAGÖZ İLE İLGİLİ EDEBİ ESERLERİN ÖZENDİRİLMESİ KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, YEREL YÖNETİMLER, UNIMA TÜRKİYE, STK, UTMK, ÖZEL SEKTÖR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, YEREL YÖNETİMLER, UTMK, ÖZEL SEKTÖR RTÜK,TRT, ÖZEL TELEVİZYONLAR TÜRKİYE RADYO TELEVİZYON KURUMU, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, UNIMA TÜRKİYE MİLLİ MERKEZİ, ÖZEL SEKTÖR TÜRKİYE RADYO TELEVİZYON KURUMU, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, UNIMA TÜRKİYE MİLLİ MERKEZİ, ÖZEL TELEVİZYONLAR TRT KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, BELEDİYELER, ÖZEL SEKTÖR, STK'LAR 123

137 TANINIRLIK TANINIRLIK TANINIRLIK ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ HEDİYELİK EŞYA EKSİKLİĞİ KARAGÖZ EFEMERASI EKSİKLİĞİ UNIMA'NIN GÜÇLENDİRİLMESİ ULUSLARARASI ETKİNLİKLERE KATILIM EKSİKLİĞİ ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ EKSİKLİĞİ KARAGÖZ HEDİYELİK EŞYA VE TASARIM YARIŞMASI DÜZENLENMESİ TELEFON KARTLARININ BASIMI, KARAGÖZ KONULU ÖZEL GÜN ZARFI VE PUL BASTIRILMASI; AFİŞ, POSTER, TAKVİM, KARTPOSTAL BASIMI, ÜZERİNDE KARAGÖZ TİPLERİNİN YER ALDIĞI KİTAP AYRACI YAPIMI, MİLLİ PİYANGO KARAGÖZ ÖZEL ÇEKİLİŞİ YAPILMASI UNESCO TARAFINDAN UNIMA TÜRKİYE'NİN SOKÜM SÖZLEŞMESİNİN UYGULANMA SÜREÇLERİNE AKREDİTE EDİLMESİNİN SAĞLANMASI, İLGİLİ WEB SİTELERİNDEN UNIMA TÜRKİYE'NİN WEB SİTESİNE LİNKLERİN VERİLMESİ ULUSLARARASI ORGANİZASYONLARA SANATÇI KATILIMININ SAĞLANMASI KARAGÖZ'ÜN TANINDIĞI ÜLKELER ARASINDA "KARAGÖZ DOSTLUK ŞÖLENİ"NİN DÜZENLENMESİ KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, ÜNİVERSİTELER, ÖZEL SEKTÖR, BANKALAR, TOBB KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, ULAŞTIRMA BAKANLIĞI (PTT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ), TÜRK TELEKOM, BANKALAR, MİLLİ PİYANGO İDARESİ UNESCO, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, UNIMA TÜRKİYE, SANATÇILAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI (TANITMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, DIŞ İLİŞKİLER VE AB KOORDİNASYON DAİRESİ BAŞKANLIĞI), DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, UNIMA, UTMK, ÜNİVERSİTELER, ÖZEL SEKTÖR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI (ÇOK TARAFLI KÜLTÜREL İŞLER GENEL MÜDÜR YARDIMCILIĞI), UTMK, ÖZEL SEKTÖR, UNIMA TÜRKİYE, 124

138 TÜRKSOY, TİKA, GAZİ ÜNİVERSİTESİ THBMER (KATEGORİ II MERKEZİ OLUŞTURMA KAPSAMINDA) ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ULUSAL İŞBİRLİĞİ ULUSAL İŞBİRLİĞİ ULUSAL İŞBİRLİĞİ MADDİ DESTEK MADDİ DESTEK HEDİYELİK EŞYA EKSİKLİĞİ İLETİŞİM EKSİKLİĞİ İLETİŞİM EKSİKLİĞİ İLETİŞİM EKSİKLİĞİ KARAGÖZ SANATÇILARINA DOĞRUDAN MADDİ DESTEK EKSİKLİĞİ KARAGÖZ SANATÇILARINA DOLAYLI MADDİ KARAGÖZ KONULU KÜLTÜR KORİDORU OLUŞTURULMASI ÜNİVERSİTELERİN İLGİLİ BÖLÜMLERİ ARASINDA KOORDİNASYONUN SAĞLANMASI İLGİLİ KURUM VE KURULUŞLAR ARASINDA KOORDİNASYONUN SAĞLANMASI UNIMA TÜRKİYE'NIN ULUSLARARASI ORGANİZASYONLARA ÜYE OLMASI SANATÇILARIN SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNE DAHİL EDİLEREK, MADDİ YÖNDEN DESTEKLENMESİ FESTİVALLERE ÇAĞIRILMALARININ TEŞVİK EDİLEREK KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI (ÇOK TARAFLI KÜLTÜREL İŞLER GENEL MÜDÜR YARDIMCILIĞI), UTMK, ÖZEL SEKTÖR, UNIMA TÜRKİYE, TÜRKSOY, TİKA, GAZİ ÜNİVERSİTESİ THBMER ÜNİVERSİTELER, GAZİ ÜNİVERSİTESİ THBMER (KATEGORİ II MERKEZİ OLUŞTURMA KAPSAMINDA) BAKANLIKLAR, ÜNİVERSİTELER, STK'LAR UNIMA TÜRKİYE KÜLTÜR VE TURİZİM BAKANLIĞI, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, 125

139 MADDİ DESTEK MADDİ DESTEK MADDİ DESTEK MADDİ DESTEK DESTEK EKSİKLİĞİ KARAGÖZ SANATÇILARINA DOLAYLI MADDİ DESTEK EKSİKLİĞİ KARAGÖZ SANATÇILARINA TEKNİK DESTEK EKSİKLİĞİ KARAGÖZ TİYATROLARINA MADDİ DESTEK EKSİKLİĞİ STK'LARA SUNULAN MADDİ DESTEK EKSİKLİĞİ SANATÇILARIN DESTEKLENMESİ SANATÇILARIN YURT DIŞI GÖSTERİLERDE GÖREVLENDİRİLMESİ MALZEME, DANIŞMANLIK VB. DESTEK SAĞLANMASI ÖZEL TİYATROLARA YARDIM YÖNETMELİĞİ ÇERÇEVESİNDE, KARAGÖZ TİYATROLARINA YAPILAN YARDIMLARIN ARTTIRILMASI STK'LARIN KARAGÖZ İLE İLGİLİ PROJELERİNİN DESTEKLENMESİ STK'LAR, YEREL YÖNETİMLER KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, STK'LAR KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI, UNIMA TÜRKİYE KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI (GÜZEL SANATLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI 126

140 ÖZET Geleneksel Türk tiyatrosunun kukla, orta oyunu ve meddahlık ile birlikte önemli bir dalı olan Karagöz sanatı, birçok araştırmacıya göre, teknik ve görünüm itibarıyla bugünkü karakteristik özelliklerine XVII. yy.da ulaşmıştır. Cumhuriyet döneminde ise Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı (günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı), halkevleri ve köy enstitüleri aracılığıyla yaşatılmıştır. Türk gölge oyunu Karagöz, toplumsal eleştirinin sanat ve mizahla birleştirilmiş bir uygulama sahası olarak, halk kültürünün önemli miraslarından biri olarak benimsenmiş ve yayılmıştır. Ancak günümüzde yılın belirli zamanlarında (özellikle Ramazan aylarında) ve sayıca az mekanda bu sanat yaşatılmaktadır. Karagöz ustalarının da sayısının giderek azaldığı, bilinen bir gerçektir. Bu konuda T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının UNESCO nezdinde yürüttüğü Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Sistemi nin, bu sanatı icra etmekte olan usta ların tanınırlığını sağlarken, çırak yetiştirmelerini de teşvik etmekte ve Karagöz sanatının sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır. Karagöz ün güncelleştirilmesi de ilgi bekleyen diğer konulardandır. Konu, içerik ve karakterleri günümüze uyarlarken, canlı aktörlerin Karagöz, Hacivat ve diğer karakterlerin kostümlerine bürünerek Karagöz ü tiyatrolaştırmak hatasına düşmeden, Karagöz ü Karagöz yapan değerleri muhafaza ederek bu sanatın sürdürülmesi aslî amaç olmalıdır. Bugün Karagöz sanatının korunması ve yaşatılması çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ve -başta UNIMA olmak üzere- konuya ilişkin faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları aracılığı ile özel sektörün de desteğinde sürdürülmektedir. Türkiye nin önemli bir somut olmayan kültürel miras unsuru olan Karagöz ün korunması, yaşatılması ve kuşaktan kuşağa aktarılması, devletin kültür politikası içinde de yer alması gereken mühim bir meseledir. Bu hedefe yönelik oluşturulan Karagöz Eylem Planı nın önemli bir yol haritası olacağı düşünülmektedir. 127

141 ABSTRACT As one of the fundamental branches of traditional Turkish theatre with Orta Oyunu and Meddah, the art of Karagöz, according to most of the specialists, had reached its characteristics in both techniques and appearance, during the seventieth century. From the early beginning of the period of the Rebuplic up-to-date, it has been lively safeguarded and perpetuated by the endeavours of The Ministry of National Education, The Ministry of Culture (&Tourism today), community centres and folk institutes. Turkish shadow theatre Karagöz, as a practical field of sociological critism, combined with art and humour, has been adopted and widely spread as a heritage of folklore. However, it has been performed merely in spesific periods of the year -in the month of Ramadan, in particular- and in a limited number of places. It is also a fact that the number of the performers of Karagöz in master degree has been notably decreased. The National System of Living Human Treasures, firstly initiated by UNESCO and has been implemented by The Ministry of Culture and Tourism, increases the prominence of the masters whereas encourages them to bring up and educate new apprentices and eventually provides the sustainability of the art of Karagöz. Modernization of Karagöz is also one of the issues awaiting for attention. While adapting the topics, contents and the characters involved to present, unless theaterizing Karagöz via making the actors wear the costumes of Karagöz characters, safeguarding and encouraging the main features and qualifications that make up Karagöz, have to be the main purpose in action. At present, the operations for promoting and safeguarding the art of Karagöz has been implemented by The Ministry of Culture and Tourism, The Ministry of National Education, the universities and the non-govermental organisations -such as UNIMA- with the assistance of private sector, as well. As one of the most important element of intangible cultural heritage of Turkey, the promoting, safeguarding and transferring of Karagöz is one of the fundamental issues that must be placed in the cultural politics of The State. As a jointly formed work, The Action Plan for Karagöz is considered to be an effective road map, oriented to this field. 128

142 ÖZGEÇMİŞ Pınar COŞKUN, 4 Haziran 1982 tarihinde Ankara da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Aynı üniversiteye bağlı Sosyal Bilimler Enstitüsü nde Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı, Arap Dili ve Edebiyatı bölümünde, Arap ve Türk edebiyatlarındaki ilk roman örneklerini mukayese ettiği tez çalışması ile yüksek lisans eğitimini tamamladı yılının Aralık ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünde Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı olarak göreve başladı yılının Ekim ayından itibaren aynı Bakanlığa bağlı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünde bu görevini sürdürmektedir. İyi derecede İngilizce ve orta derecede Arapça bilen Pınar COŞKUN un temel ilgi alanlarını; karşılaştırmalı edebiyat, yabancı diller, halk bilimi ve güzel sanatların birçok dalı oluşturmaktadır. 129

143 130

ASYA DAN BATIYA Uzakdoğu Asya Kıta Çin ve Taiwan Güneydoğu Asya Tayland, Kamboçya, Laos, Malezya, Endonezya (Cava ve Bali) Güney Asya Hindistan, Sri L

ASYA DAN BATIYA Uzakdoğu Asya Kıta Çin ve Taiwan Güneydoğu Asya Tayland, Kamboçya, Laos, Malezya, Endonezya (Cava ve Bali) Güney Asya Hindistan, Sri L GÖLGE OYUNU Gölge oyunu birçok ülkede değişik biçimlerde eğlence amaçlı olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte orijini kesin olarak ortaya konulamamıştır. Çalışmalar iki ana gurupta toplanabilmektedir:

Detaylı

TÜRK HALK TİYATROSU TÜRLERİ

TÜRK HALK TİYATROSU TÜRLERİ TÜRK HALK TİYATROSU TÜRLERİ KARAGÖZ Karagöz, bir gölge oyunudur. Bu oyun deriden kesilen ve tasvir adı verilen birtakım şekillerin (insan, hayvan, bitki, eşya vb.) arkadan ışıklandırılmış beyaz bir perde

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

PROGRAMLAR. Türk Din Musikisi Lisans Programı

PROGRAMLAR. Türk Din Musikisi Lisans Programı PROGRAMLAR Türk Din Musikisi Lisans Programı Konservatuvarımız Türk Müziği Bölümü kapsamında açılmış olan program genel amacıyla, ülkemiz topraklarındaki tarihsel müzik geleneklerinin inceliklerini kavramış,

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI UNESCO YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ULUSAL SİSTEMLERİ NİN, SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASINA VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASINA

Detaylı

Oynatılış Tekniği. Karagöz Oyununda Bölümler

Oynatılış Tekniği. Karagöz Oyununda Bölümler Yazı İçerik Karagöz Oyunu Karagöz Oyunu Oynatılış Tekniği Karagöz Oyununda Bölümler Örnek Karagöz Oyunu Karagöz Oyunu Karagöz oyunu baş oyuncularından Karagöz'ün adıyla anılan bir gölge oyunudur. Oyunun

Detaylı

MAKALE YAZIM KURALLARI

MAKALE YAZIM KURALLARI YAYIN KURALLARI Dergimizde, özgün araştırma ve inceleme makalesi, derleme, çeviri, arşiv belgeleri, nekroloji, kitap eleştirisi ve tanıtımı, sempozyum vb. haberleri yayınlanır. Yazıların başka bir yerde,

Detaylı

MAKALE YAZIM KURALLARI

MAKALE YAZIM KURALLARI YAYIN KURALLARI Dergimizde, özgün araştırma ve inceleme makalesi, derleme makalesi, çeviri, arşiv belgeleri, kitap eleştirisi ve tanıtımı, ölüm ve sempozyum vb. haberleri yayınlanır. Yazıların başka bir

Detaylı

Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım

Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR 1. İletişim 2. İnsan, İletişim ve Dil 3. Dil Kültür İlişkisi DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI VE TÜRKÇENİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ 1. Dillerin Sınıflandırılması

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

YAZI TÜRLERİ ŞENDA SOLMAZ KONUSUNU YAŞAMDAN ALAN YAZI TÜRLERİ OLAY YAZILARI

YAZI TÜRLERİ ŞENDA SOLMAZ KONUSUNU YAŞAMDAN ALAN YAZI TÜRLERİ OLAY YAZILARI YAZI TÜRLERİ ŞENDA SOLMAZ KONUSUNU YAŞAMDAN ALAN YAZI TÜRLERİ OLAY YAZILARI 1- MAKALE Herhangi bir konuda öne sürülen bilgi görüş ve düşünceleri kanıtlamaya yönelik yazı türüdür. Yazan öne sürdüğü görüş

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

4-6 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ GELİŞİM ALANLARI 1- PSİKOMOTOR GELİŞİM 2- SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİM 3-ZİHİNSEL ALAN VE DİL GELİŞİMİ

4-6 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ GELİŞİM ALANLARI 1- PSİKOMOTOR GELİŞİM 2- SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİM 3-ZİHİNSEL ALAN VE DİL GELİŞİMİ 4-6 YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ GELİŞİM ALANLARI 1- PSİKOMOTOR GELİŞİM 2-3-ZİHİNSEL ALAN VE DİL GELİŞİMİ 4-4 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR? PSİKOMOTOR GELİŞİM Top oyunlarında iyice ustalaşmıştır..

Detaylı

KUKLA ÇOCUK TİYATROSU

KUKLA ÇOCUK TİYATROSU KUKLA ÇOCUK TİYATROSU +3 yaş çocuklara yönelik "Guguklu Saat isimli kukla tiyatro oyunumuzla buluşalım... Kelebek Kukla Hediyemiz! EKİM AYI OYUNLARI HEDİYELİ! Guguklu Saat isimli oyunumuzu sergilediğimiz

Detaylı

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI ŞEHİR TANITIM YAYINLARI 1 Yayın Adı: Şiir Şehir Urfa Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi Hazırlayan: Mehmet KURTOĞLU Sayfa Sayısı: 160 Toplam Baskı

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ 17-26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan Yazı,

Detaylı

OĞUZ KAĞAN DESTANI METİN-AKTARMA-NOTLAR-DİZİN-TIPKIBASIM

OĞUZ KAĞAN DESTANI METİN-AKTARMA-NOTLAR-DİZİN-TIPKIBASIM Uygur Harfli OĞUZ KAĞAN DESTANI METİN-AKTARMA-NOTLAR-DİZİN-TIPKIBASIM FERRUH AĞCA Ankara / 2016 TÜRK KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YAYINLARI Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 2016. Türk Kültürünü Araştırma

Detaylı

Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları)

Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Bacıyân-ı Rum (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Varlığı Neredeyse İmkânsız Görülen Kadın Örgütü Âşık Paşazade nin Hacıyan-ı Rum diye adlandırdığı bu topluluk üzerinde ilk defa Alman doğu

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI UNESCO NUN 1989 TARİHLİ POPÜLER VE GELENEKSEL KÜLTÜRÜN KORUNMASI TAVSİYE KARARI NIN HALKBİLİMİ ÇALI MALARINA ETKİSİ Hazırlayan

Detaylı

GÖSTERMEYE BAĞLI METİNLER GELENEKSEL TİYATRO

GÖSTERMEYE BAĞLI METİNLER GELENEKSEL TİYATRO GÖSTERMEYE BAĞLI METİNLER GELENEKSEL TİYATRO GELENEKSEL TİYATRO Temeli İslamiyet öncesinde Orta Asya da yaşayan Türklerin ortaya koyduğu şaman törenlerine dayanır. Öğreticilik yönü de olmakla birlikte

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI 3-4 Aile bireyleri birbirlerine yardımcı olurlar. Anahtar kavramlar: şekil, işlev, roller, haklar, Aileyi aile yapan unsurlar Aileler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar Aile üyelerinin farklı rolleri

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sorular... 9 Ödev... 10

İÇİNDEKİLER. Sorular... 9 Ödev... 10 İÇİNDEKİLER ÜNİTE 1 DİL, DİLLER VE TÜRKÇE... 1 1. Giriş... 2 2. Dilin Özellikleri... 2 3. Yeryüzündeki Diller... 2 4. Türkçenin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri... 4 5. Türk Yazı Dilinin Gelişmesi Eski Türkçe...

Detaylı

İnci Hoca YEDİ MEŞALECİLER

İnci Hoca YEDİ MEŞALECİLER YEDİ MEŞALECİLER Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan ilk edebi topluluktur. 1928 de Yedi Meşale adıyla ortaklaşa bir kitap çıkarıp bu kitabın ön sözünde şiirle ilgili görüşlerini açıklamışlardır. Beş Hececiler

Detaylı

DBY Ajans. This book has been supported by the Office of Scientific Research Projects of Istanbul Medeniyet University Istanbul, Turkey - March 2014.

DBY Ajans. This book has been supported by the Office of Scientific Research Projects of Istanbul Medeniyet University Istanbul, Turkey - March 2014. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimince desteklenmiştir. Proje Numarası: 458 Kitabın Adı: Büyük Doğu Kapaklarında Portreler, Toplum ve Gençlik Yazarlar: Ahmet

Detaylı

Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları. HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır.

Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları. HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır. Edebiyatı Sanatçıları Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. ı vardır. MEVLANA: XIII.yüzyılda yaşamıştır. Birkaç

Detaylı

Proje Adı. Projenin Türü. Projenin Amacı. Projenin Mekanı. Medeniyetimizin İsimsiz Taşları. Mimari yapı- anıt

Proje Adı. Projenin Türü. Projenin Amacı. Projenin Mekanı. Medeniyetimizin İsimsiz Taşları. Mimari yapı- anıt Önsöz Medeniyet; bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder. Türk medeniyeti dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir. Dünyanın

Detaylı

Kültür Nedir? Dil - Kültür İlişkisi

Kültür Nedir? Dil - Kültür İlişkisi Dil - Kültür İlişkisi Kültür Nedir? 2 Bir milletin fertlerini ortak bir çatı altında toplayan maddi ve manevi değerler bütünüdür. Örf, âdet, gelenek ve inançlar kültürün manevi kısmına; giyim kuşam, yemek,

Detaylı

Prof. Dr. Mirjana Teodosiyeviç, Turski Jezik u Svakodnevnoj Komunikatsiji, Beograd, 2004, 327 s. Günlük Konuşmada Türkçe

Prof. Dr. Mirjana Teodosiyeviç, Turski Jezik u Svakodnevnoj Komunikatsiji, Beograd, 2004, 327 s. Günlük Konuşmada Türkçe 1 Prof. Dr. Mirjana Teodosiyeviç, Turski Jezik u Svakodnevnoj Komunikatsiji, Beograd, 2004, 327 s. Günlük Konuşmada Türkçe Yurt dışındaki Üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde son yıllarda

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI TÜRKÇE

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI TÜRKÇE YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI TÜRKÇE CEVAP 1: (TOPLAM 2 PUAN) 1.1: Eylemin anlamını zaman kavramıyla sınırlayan belirteç tümlecidir. (1 puan) 1.2: Merak uyandırarak okurun ilgisini canlı tutmak için (1 puan)

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI ÇUKUROVA ANONİM HALK EDEBİYATI VE ÂŞIK EDEBİYATINDA SÖZLÜ TARİH Esra ÖZKAYA YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÖNSÖZ DİL NEDİR? / İsmet EMRE 1.Dil Nedir?... 1 2.Dilin Özellikleri.... 4 3.Günlük Dil ile Edebî Dil Arasındaki Benzerlik ve Farklılıklar... 5 3.1. Benzerlikler... 5 3.2. Farklılıklar...

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ. (07 Aralık Ocak 2016)

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ. (07 Aralık Ocak 2016) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (07 Aralık 2015-15 Ocak 2016) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor)

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Secaattin Tural 2. Doğum Tarihi : 15.07.1966 3. Unvanı : Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Kırklareli Üniversitesi Derece Alan Üniversite Lisans Türk Dili

Detaylı

ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ. (19 Aralık Şubat 2017)

ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ. (19 Aralık Şubat 2017) ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (19 Aralık 2016-10 Şubat 2017) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

tarih ve 06 sayılı Akademik Kurul tutanağının I nolu ekidir. İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KILAVUZU

tarih ve 06 sayılı Akademik Kurul tutanağının I nolu ekidir. İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KILAVUZU İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KILAVUZU İSTANBUL 2017 1 GİRİŞ İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ne teslim edilecek Yüksek Lisans ve Doktora tezleri

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

TÜRK EDEBİYATI 10. SINIFLAR 17 Nisan 2015

TÜRK EDEBİYATI 10. SINIFLAR 17 Nisan 2015 ADI : SOYADI:. SINIF : NU.:.. TÜRK EDEBİYATI 10. SINIFLAR 17 Nisan 2015 KAHTA FEN LİSESİ 2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM I. YAZILI. 1. SORU 2. SORU 3. SORU 4. SORU 5. SORU 6. SORU 7. SORU 8. SORU

Detaylı

Esmâu l-hüsnâ. Çocuklar ve Gençlere, 4 Satır 7 Hece

Esmâu l-hüsnâ. Çocuklar ve Gençlere, 4 Satır 7 Hece Esmâu l-hüsnâ Çocuklar ve Gençlere, 4 Satır 7 Hece Değerler Eğitimi Merkezi Eserin her türlü basım hakkı anlaşmalı olarak Değerler Eğitimi Merkezi Yayınları na aittir. Değerler Eğitimi Merkezi Yayınları

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF GÜZ DÖNEMİ 12 Ekim 2015 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 19 Ekim 2015 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 26 Ekim 2015 Yaprak çizimleri,

Detaylı

17 Eylül 2016 Devlet Sanatçısı Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Özel Konseri. Hazırlayan ve Yöneten Halil İbrahim Yüksel. Sunum Metni Bilge Sumer

17 Eylül 2016 Devlet Sanatçısı Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Özel Konseri. Hazırlayan ve Yöneten Halil İbrahim Yüksel. Sunum Metni Bilge Sumer 17 Eylül 2016 Devlet Sanatçısı Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca Özel Konseri Hazırlayan ve Yöneten Halil İbrahim Yüksel Sunum Metni Bilge Sumer BÖLÜM : I Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir adlı eserinin İstanbul

Detaylı

2015 YILI SÜRELİ YAYIN LİSTESİ

2015 YILI SÜRELİ YAYIN LİSTESİ 2015 YILI SÜRELİ YAYIN LİSTESİ SIRA Yıl Yayın Adı 1 2015 08 Artvin 2 2015 14 Şubat dünyanin öyküsü 3 2015 2023 4 2015 21. yüzyılda sosyal bilimler 5 2015 53 Rize 6 2015 Acemi 7 2015 Ajans dergi 8 2015

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran Ay tanrıçası Selene, Yunan mitolojisinde, Güneş tanrısı Helios un kız kardeşidir. Ay ı simgeler. Selene de Helios gibi bir arabayla dolaşırdı. Selene nin arabasını iki at, katır ya da boğa çekerdi. Zeus

Detaylı

ANKARA BAROSU SANAT ESERLERİ YARIŞMASI ŞARTNAMESİ (RESİM - HEYKEL VE ÖZGÜN BASKI DALLARINDA )

ANKARA BAROSU SANAT ESERLERİ YARIŞMASI ŞARTNAMESİ (RESİM - HEYKEL VE ÖZGÜN BASKI DALLARINDA ) ANKARA BAROSU SANAT ESERLERİ YARIŞMASI ŞARTNAMESİ (RESİM - HEYKEL VE ÖZGÜN BASKI DALLARINDA ) AMAÇ Ankara Barosu tarafından resim, heykel ve özgün baskı dallarında yarışma düzenlenmiştir. Uygarlık tarihi

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : [email protected]

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : Ali Bulut İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (01) 51 81 00 Mail : [email protected]. Doğum - Tarihi : 1.0.1973

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Halk dansları hareket ve müzik olmak üzere iki ayrı öğeden oluşmuş bir bütündür. "Düzgün ve birbirine benzeyen ritmik hareketlerin uyumlu bir biçimde

Halk dansları hareket ve müzik olmak üzere iki ayrı öğeden oluşmuş bir bütündür. Düzgün ve birbirine benzeyen ritmik hareketlerin uyumlu bir biçimde Halk dansları hareket ve müzik olmak üzere iki ayrı öğeden oluşmuş bir bütündür. "Düzgün ve birbirine benzeyen ritmik hareketlerin uyumlu bir biçimde ortaya konulmasından oluşan oyun", nadiren müzik eşliği

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM TANZİMAT ÖNCESİNDEN II. MEŞRUTİYET DEVRİNE KADAR BASININ GELİŞİMİ İLE İLGİLİ GENEL DEĞERLENDİRME

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM TANZİMAT ÖNCESİNDEN II. MEŞRUTİYET DEVRİNE KADAR BASININ GELİŞİMİ İLE İLGİLİ GENEL DEĞERLENDİRME İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 KISALTMALAR...11 GİRİŞ...13 I. BÖLÜM TANZİMAT ÖNCESİNDEN II. MEŞRUTİYET DEVRİNE KADAR BASININ GELİŞİMİ İLE İLGİLİ GENEL DEĞERLENDİRME 1. Tanzimat Öncesi Devir...17 2. Tanzimat Devri...20

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (07 Aralık Ocak 2016)

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (07 Aralık Ocak 2016) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (07 Aralık 2015-15 Ocak 2016) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF (A) GÜZ DÖNEMİ 13 Ekim 2014 9.30-12.30 13.30-16.00 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 20 Ekim 2014 9.30-12.30 13.30-16.00 Hatai çizimleri,

Detaylı

Köy Seyirlik Oyunlarında İnsan, Doğa ve Topluluk İlişkisi

Köy Seyirlik Oyunlarında İnsan, Doğa ve Topluluk İlişkisi Köy Seyirlik Oyunlarında İnsan, Doğa ve Topluluk İlişkisi Yazar Ezgi Metin Basat Kapak Fotoğrafı Prof. Dr. M. Muhtar Kutlu Arşivi nden ISBN: 978-605-9247-83-2 1. Baskı Kasım, 2017 / Ankara 100 Adet Yayınları

Detaylı

2014-2015 DEDELER İLKOKULU

2014-2015 DEDELER İLKOKULU 2014-2015 DEDELER İLKOKULU PROJE ADI: MANGALA OYUNU HEDEF KİTLE: 4-5 ve 6-7-8. Sınıf Öğrencileri PROJE SÜRESİ Başlama : 01 ARALIK 2014 Bitiş : 01 OCAK 2015 KATILIM: 4-5 ve 6-7-8. Sınıf Öğrencileri PROJENİN

Detaylı

Bölge Uzmanı Nihai Form

Bölge Uzmanı Nihai Form Bölge Uzmanı Nihai Form KİŞİSEL BİLGİLER Ad: AHMET ENES Soyad: BAŞKAYA TC Kimlik No: 65950093052 Uyruk: TÜRK Cinsiyet: Erkek Doğum Yeri: İSTANBUL Doğum Tarihi: 10/04/1995 Telefon: 5346552122 Eposta Adresi:

Detaylı

SEVGİNİN GÜCÜ yılında Manisa da doğan İlhan Berk, Türk şiirinin en üretken, usta şairlerinden

SEVGİNİN GÜCÜ yılında Manisa da doğan İlhan Berk, Türk şiirinin en üretken, usta şairlerinden Kavrama 1 ECE KAVRAMA 21102516 TURK 101 Ali TURAN GÖRGÜ SEVGİNİN GÜCÜ 1918 yılında Manisa da doğan İlhan Berk, Türk şiirinin en üretken, usta şairlerinden biridir. Şiirlerinde genellikle değişim içinde

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 01-05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İSLÂMÎ İLİMLER FAKÜLTESİ LİSANS PROGRAMI 1. Yıl / I. Dönem Ders. Kur'an Okuma ve Tecvid I

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İSLÂMÎ İLİMLER FAKÜLTESİ LİSANS PROGRAMI 1. Yıl / I. Dönem Ders. Kur'an Okuma ve Tecvid I SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İSLÂMÎ İLİMLER FAKÜLTESİ LİSANS PROGRAMI 1. Yıl / I. Dönem 3801101 3802101 Kur'an Okuma ve Tecvid I 3801111 3802111 Arapça Dil Bilgisi I 2 2 3 3 3801112 3802112 Arapça Okuma-Anlama

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 3-6 yaş arasını kapsayan ve okul öncesi dönem adını verdiğimiz süreç çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Okul öncesi dönem çocukta büyümenin ve gelişimin en hızlı

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III Bölüm I Çocuk Edebiyatı ve Gelişimle İlgili Temel Kavramlar 15 Fiziksel (Bedensel)Gelişim 20 İlk Çocukluk Döneminde(2-6)Fiziksel Gelişim 21 6-12 Yaş Arası Fiziksel Gelişim 23 12-18

Detaylı

FOLKLOR (ÖRNEK: 2000: 15)

FOLKLOR (ÖRNEK: 2000: 15) FOLKLOR Folklor, bir ülke ya da belirli bir bölge halkına ilişkin maddi ve manevi alandaki kültürel ürünleri konu edinen, bunları kendine özgü yöntemleriyle derleyen, sınıflandıran, çözümleyen, yorumlayan

Detaylı

MÜREKKEP İs Mürekkebi

MÜREKKEP İs Mürekkebi MÜREKKEP İs Mürekkebi Beziryağı, balmumu, gazyağı gibi maddelerden elde edilirdi. İçeriğinde is, zamk, ve su bulunan bu mürekkep, kolayca silinebilir, kazınabilir olması ve erken solmaması nedeniyle uzun

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI 1. GİRİŞ Bu kılavuzun amacı; Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü nde hazırlanan yüksek

Detaylı

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK?

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK? OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların kendilerini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun etkinliklerine yer verildi. Eğitici oyuncak merkezi, evcilik merkezi, kukla merkezi, blok merkezi, müzik merkezi,

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

55. ULUSLARARASI AKŞEHİR NASREDDİN HOCA ANMA VE MİZAH GÜNLERİ PROGRAMI

55. ULUSLARARASI AKŞEHİR NASREDDİN HOCA ANMA VE MİZAH GÜNLERİ PROGRAMI 55. ULUSLARARASI AKŞEHİR NASREDDİN HOCA ANMA VE MİZAH GÜNLERİ PROGRAMI 4 TEMMUZ 2014 CUMA 10.00 Geleneksel Dellal ın Halkı Etkinliğe Daveti Akşehir Belediyesi Sıra Yarenleri 12.00 Kur an-ı Kerim Ziyafeti

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

ALKEV Ozel. Ilkokulu

ALKEV Ozel. Ilkokulu ALKEV Ozel Ilkokulu 2014-2015 AG-Broschure 1 ve 2. SINIF KULÜPLERİ ÇİZGİLERDEN RESİMLERE YOLCULUK Kulübümüzde aşamalı çizgileri kullanarak çocuklarımıza resim yapmayi öğretmek hem kolay hem de eğlenceli

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İSLAM EĞİTİM TARİHİ ILA323 5 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli Dersin

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

TEZHİP I. SINIF GÜZ DÖNEMİ 15.10.2018 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 22.10.2018 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 05.11.2018 Yaprak çizimleri,

Detaylı

DÜNYA İNSANLIK AİLESİNİN YÜZAKI YAZARLARINDAN!... Ekmel Ali OKUR; Hemşerimiz, Adanalı, Adam gibi adam! İnşaat Mühendisi,

DÜNYA İNSANLIK AİLESİNİN YÜZAKI YAZARLARINDAN!... Ekmel Ali OKUR; Hemşerimiz, Adanalı, Adam gibi adam! İnşaat Mühendisi, DÜNYA İNSANLIK AİLESİNİN YÜZAKI YAZARLARINDAN!... Ekmel Ali OKUR; Hemşerimiz, Adanalı, Adam gibi adam! İnşaat Mühendisi, 1 / 9 Gönül tamircisi!, Tıpkı, Yunusun dediği gibi: Ben gelmedim kavga için!/benim

Detaylı

TSM ÇOCUK KOROSU KONSER PROGRAMI

TSM ÇOCUK KOROSU KONSER PROGRAMI ESKİŞEHİR ODUNPAZARI MESERRET İNEL İLKOKULU ODUNPAZARI HALK EĞİTİM MERKEZİ TÜRK SANAT MÜZİĞİ KOROSU DESTEĞİYLE GURURLA SUNAR TSM ÇOCUK KOROSU KONSER PROGRAMI KORO ŞEFİ Tülây TÜRKMEN SANAT DANIŞMANI Hüseyin

Detaylı

GARİP AKIMI (I. YENİ)

GARİP AKIMI (I. YENİ) GARİP AKIMI (I. YENİ) Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat Horozcu nun oluşturduğu bir topluluktur. 1941 yılında Orhan Veli, Oktay Rıfat, Melih Cevdet Garip adlı ortak bir kitap yayımladılar.

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Danışman Olarak Hemşire

Danışman Olarak Hemşire ÜNİTE 6 Danışman Olarak Hemşire Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Danışmanın ne olduğunu, Danışmanın yararlarını, Danışmanın kimlere yapılabileceğini? Danışmanın tekniklerini, öğrenmiş olacaksınız.

Detaylı

İLKÖĞRETİM OKULLARINDA SANATA TEŞVİK PROJESİ KARAGÖZ

İLKÖĞRETİM OKULLARINDA SANATA TEŞVİK PROJESİ KARAGÖZ ii T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü İLKÖĞRETİM OKULLARINDA SANATA TEŞVİK PROJESİ KARAGÖZ

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF GÜZ DÖNEMİ 10.10.2016 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 17.10.2016 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 24.10.2016 Yaprak çizimleri,

Detaylı

TEZHİP I. SINIF GÜZ DÖNEMİ 09.10.2017 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 16.10.2017 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 23.10.2017 Yaprak çizimleri,

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

TÜRKİYE PEYZAJI (FAKÜLTE)

TÜRKİYE PEYZAJI (FAKÜLTE) TÜRKİYE PEYZAJI (FAKÜLTE) YRD.DOÇ.DR.IŞIL KAYMAZ, 2017, ANKARA ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BU SUNUMU KAYNAK GÖSTERMEDEN KULLANMAYINIZ YA DA ÇOĞALTMAYINIZ! Türk Bahçesi Günümüze kadar gelen bazı

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

tellidetay.wordpress.com

tellidetay.wordpress.com Umut Kapısı Nefes alıyorsak umut var demektir, derler. Evet, umutlar hayatla başlar, hayat ise umutla devam eder. Umut kapısı yazılı bir levha var, bilmem bilir misiniz? Bir duvar, duvar üstünde posta

Detaylı

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren AKM Klasik Türk Sanat Müziği Korosunun Şef Mitat

Detaylı

Yüreğimize Dokunan Şarkılar

Yüreğimize Dokunan Şarkılar On5yirmi5.com Yüreğimize Dokunan Şarkılar Gelmiş geçmiş en güzel Türkçe slow şarkılar kime ait? Bakalım bizlerin ve sizlerin gönlünde yatan sanatçılar kimler? Yayın Tarihi : 6 Ocak 2010 Çarşamba (oluşturma

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok

EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok EK: Mucize Avcısı nı yayına hazırlarken, çok uzun yıllar önce yazdığım bir yazıyı hatırladım. Onaltı yaşında, lisede iken yazdığım bir yazıyı. Cesaret edip, bir gazetenin araştırma merkezine göndermiştim.

Detaylı

İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler

İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler OLAY ÇEVRESINDE GELIŞEN EDEBI METINLER Oğuz Türkçesinin Anadolu daki ilk ürünleri Anadolu Selçuklu Devleti

Detaylı