ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
|
|
|
- Ayşe Bal
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ RİNG İPLİK MAKİNESİ İÇİN ELEKTRONİK KONTROLLÜ ŞANTUK SİSTEMİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE ŞANTUKLU İPLİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI ADANA, 2010
2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ RİNG İPLİK EĞİRME MAKİNESİ İÇİN ELEKTRONİK KONTROLLÜ ŞANTUK SİSTEMİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE ŞANTUKLU İPLİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ DOKTORA TEZİ TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Bu tez 09/07/2010 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir. Prof. Dr.Osman BABAARSLAN Prof.Dr. R.Tuğrul OĞULATA Prof.Dr. Bülent ÖZİPEK DANIŞMAN ÜYE ÜYE... Doç.Dr. Nihat ÇELİK ÜYE.. Yrd.Doç. Dr. Murat AKSOY ÜYE Bu tez Enstitümüz Tekstil Mühendisliği Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Enstitü Müdürü Bu Çalışma Çukurova Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi ve TÜBİTAK Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: MMF2007D7, 107M134 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.
3 ÖZ DOKTORA TEZİ RİNG İPLİK EĞİRME MAKİNESİ İÇİN ELEKTRONİK KONTROLLÜ ŞANTUK SİSTEMİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE ŞANTUKLU İPLİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Osman BABAARSLAN Yıl: 2010, Sayfa: 319 Jüri : Prof. Dr. R. Tuğrul OĞULATA : Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK : Doç. Dr. Nihat ÇELİK : Yrd. Doç. Dr. Murat AKSOY Son yıllarda, tüm dünyada tekstil sektöründe rekabet artmaktadır. Türk tekstil sanayisinin yükselen rekabet şartlarında varlığını koruması ve geliştirebilmesi için katma değeri yüksek, moda ve markalaşmaya yönelik ürünler üretmeye gereksinimi vardır. Bu bağlamda, fantezi iplikler önem kazanmaktadır. En yaygın fantezi ipliklerden biri şantuklu ipliklerdir. Özellikle ring iplik eğirme makinesinde üretilen şantuklu iplikler, düz kumaşlara çok değişik görsel etkiler kazandırmakta ve rekabette öne geçmek için iplik üreticisine esneklik sağlamaktadır. Günümüzde, ring iplik eğirme makinesinde şantuklu iplik üretiminin temel prensibi, düz iplik üretimi sırasında ana çekimi aralıklı olarak belli sürelerde değiştirmektir. Bu çalışma kapsamında, geleneksel bir ring iplik eğirme makinesinin üzerine, sonradan kurulabilecek elektronik kontrollü bir ek şantuk donanımı tasarlanmış ve kurulumu gerçekleştirilmiştir. Bu donanım kurulurken, makine üzerinde mekanik değişiklikler yapılmış, orta/arka çekim silindirlerine servo motorlar bağlanmış, servo motorları kontrol etmek için başlıca PLC, sürücü, enkoder parçalarından oluşan elektrik ve elektronik sistem kurulmuş, sisteme bir kişisel bilgisayar bağlanmıştır. Sisteme veri girişi yapmak, şantuklu iplik tasarlamak için kullanılacak bir bilgisayar arayüz yazılımı ve verileri işleyerek hareket sinyallerini üretecek bir PLC yazılımı hazırlanmıştır. Kurulumu yapılan bu ek şantuk donanımı kullanılarak, hazırlanan bir deney tasarımı çerçevesinde şantuklu iplik örnekleri üretilmiş, kalite kontrol testleri yapılmış, elde edilen veriler SPSS 15.0 ve Design Expert 6.01 istatistik paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Şantuklu iplik, Ek şantuk donanımı, Ring iplik eğirme makinesi, Otomasyon I
4 ABSTRACT PhD THESIS DEVELOPING AN ELECTRONICALLY CONTROLLED SLUB ATTACHMENT FOR RING SPINNING FRAME AND INVESTIGATING ON THE SLUB YARN PROPERTIES DEPARTMENT OF TEXTILE ENGINEERING INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervisor :Prof. Dr. Osman BABAARSLAN Year: 2010, Pages: 319 Jury : Prof. Dr. R. Tuğrul OĞULATA : Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK : Doç. Dr. Nihat ÇELİK : Yrd. Doç. Dr. Murat AKSOY Recently, the competition in textile sector has been growing all over the world. Turkish textile sector needs to produce the high value products, the fashionable products and the convenient products for branding in order to keep and increase its own market share in the world. In this context, fancy yarns come into question. Slub yarn is one of the most widespread fancy yarns. Especially, the fancy yarns produced on ring spinning frame give a wide range of effects to fabric and provide flexibility for the producers to gain competitive advantages. Nowadays, the main principle of producing slub yarn on ring spinning frame is to change main draft in producing a flat yarn for different periods. In this study, an original electronically controlled slub attachment has been designed and mounted on a conventional ring spinning machine. First, some mechanical changes were made on the ring spinning machine for mounting. Then, servo motors were connected to middle and rear draft cylinders. The electrical and electronic hardware which basically consist of PLC devices, drivers and encoders were setup and a PC was connected to. A PC software was prepared in order to enter data into the system and design a slub yarn. And then, a PLC software was also prepared in order to process data and produce the signals for controlling the motors. Then, the slub yarn samples were produced in accordance with an experiment design using the slub attachment mounted on the ring spinning frame. And finally, the quality and control tests were applied to all samples and the output data were analyzed by using the SPSS 15.0 and Design Expert 6.01 statistical software packages. Key Words: Slub yarn, Slub attachment, Ring spinning frame, Automation II
5 TEŞEKKÜR Doktora çalışmam süresince deneyimleri ve fikirleri ile bana yol gösteren, akademik birikimlerini ve elindeki kaynakları çekinmeden sunan, karşılaştığım sorunlara çözüm önerileri sunarak çalışmama olumlu katkılar sağlayan, bilimsel bir çalışmayı birlikte yapmaktan mutluluk ve gurur duyduğum danışman hocam sayın Prof. Dr. Osman BABAARSLAN a en içten dileklerimle teşekkür eder, saygılarımı sunarım. Tez izleme komitesine üye olmayı kabul ederek değerli zamanlarını ayıran, özellikle deneysel çalışmalarım sırasında bölüm olanaklarını kullanmamda destek veren sayın Prof. Dr. R.Tuğrul OĞULATA ya saygılarımı sunar, teşekkür ederim. Tez izleme komitesine üye olmayı kabul ederek, tez çalışması süresince eleştiri ve önerileriyle olumlu katkılarını esirgemeyen sayın Yrd. Doç. Dr. Murat AKSOY a saygılarımı sunar, teşekkür ederim. Çalışmalarım sırasında sık sık görüş alışverişinde bulunduğum, proje çalışmalarını birlikte yürüttüğümüz, maddi manevi desteğini her an hissettiğim sevgili arkadaşım Deniz Vuruşkan a, özellikle deneysel çalışmalarım ve projenin gerçekleştirilmesi süresince yardımlarını esirgemeyen sayın Yılmaz Erbil, sayın Halil Özdemir, sayın Zehan Kesilmiş, sayın Fırat Kumru ya teşekkür ederim. Tekstil Mühendisliği Bölümü ndeki çalışmalarım sırasında yardım ve hoşgörülerini gördüğüm tüm Tekstil Mühendisliği Bölümü Akademik ve İdari Personeli ne teşekkür ederim. Sistem kurulumu ve iplik örneklerinin üretimi sırasında deneyimleri ve emekleri ile katkı yapan sayın Serhan KARLILAR ve sayın Yasin YARÇE ye teşekkür ederim. Çalışmada kullandığım hammaddeleri temin ettiğim MARTEKS A.Ş. ne, teşekkür ederim. Çalışmalarım süresince sıkıntılarımı paylaşan, manevi destek veren sevgili oda arkadaşım Mehmet ESEN e teşekkür ederim. Burada, tüm eğitim yaşamım boyunca bana emeği geçen tüm öğretmenlerimi saygıyla anmayı ve teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Her zaman desteklerini gördüğüm sevgili annem ve babama, doktora süresince de verdikleri destek için teşekkür ederim. Doktora çalışmalarım süresince karşılaştığım tüm zorlukları aşarken moral kaynağım olan, çalışabilmem için özveride bulunarak bana ortam hazırlayan, bu sürede daha fazla sorumluluk üstlenen sevgili eşim Sibel İLHAN a III
6 ve onunla daha çok birlikte olmamı istediği için bana bu doktora ne zaman bitecek sorusunu sorarak büyüyen, serzenişini Baba yaa, sen de yüksek mühendis olacağına, kısa mühendis oluver diyerek dile getiren canım oğlum Emre İLHAN a teşekkür eder, sevgilerimi sunarım. IV
7 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ... I ABSTRACT... II TEŞEKKÜR... III İÇİNDEKİLER...V ÇİZELGELER DİZİNİ... VIII ŞEKİLLER DİZİNİ... XI 1. GİRİŞ ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Teknolojik Bilgiler Fantezi İplikler Şantuklu İpliğin Tanımı ve Genel Özellikleri Zemin Şantuklu İpliklerin Tanımlayıcı Özellikleri Şantuklu İpliklerde Kalite Kontrol Şantuklu İplik Üretim Teknolojisi İçi Boş İğli Fantezi İplik Makinesi Ring İplik Eğirme Makinesi Açık Uç Rotor Eğirme Makinesi Hava Jetli Tekstüre Makinesi Akademik Çalışmalar MATERYAL VE YÖNTEM Şantuk Donanımının Tasarımı ve Kurulumu Ek Şantuk Donanımının Tasarımı Mekanik Tasarım Elektrik ve Elektronik Tasarım Yazılım Tasarımı (1) Kullanıcı Arayüz Yazılımı (PC Yazılımı) (2) PLC Yazılımı Teorik Hesaplamalar Üretim Değişkenlerinin Sınırlarının Belirlenmesi V
8 Gerekli Eşitliklerin Çıkarılması Gerekli Motor Gücü ve Torkun Hesaplanması (1) Orta Çekim Silindirine Uygulanması Gereken Momentin Hesabı (2) Sürtünme Momentlerinin Hesabı (3) Dişlilerin Eylemsizlik Momentleri (4) Dişlilerin Kuvvet Analizi ve Momentlerin Hesabı (5) Gerekli Motor Zirve Torku ve Gücü Hesabı Yazılımda Kullanılacak Matematik Bağıntılar Gerekli Malzemelerin Belirlenmesi İmal Edilecek Parçaların Tasarımı Piyasadan Temin Edilen Parçalar Ek Şantuk Donanımının Kurulumu Mekanik Kurulum Çalışmaları Elektrik ve Elektronik Kurulum Çalışmaları Yazılım Çalışmaları Deneysel Tasarım, Kalite Kontrol Testleri ve İstatistik Analiz Hammadde Özellikleri Üretim Koşulları İplik Örneklerine Uygulanan Kalite Kontrol Testleri Uzunluk Ölçümü Şantuk Kalınlık Katsayısı Ölçümü Doğrusal Yoğunluk Ölçümü Mukavemet/Uzama Ölçümü Düzgünsüzlük Ölçümü İplik Hatalarının Ölçümü Tüylülük Ölçümü Büküm Ölçümü Deney Tasarımı ve Kullanılan İstatistik Analiz Yöntemleri VI
9 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Deneme Üretimi Verilerinin Analizi Deney Sonuçlarının Değerlendirilmesi ve İstatistik Analizi Kalite Kontrol Testlerinin Sonuçları ve Değerlendirilmesi Ortalama Doğrusal Yoğunluk Mukavemet ve Uzama Düzgünsüzlük, İplik Hataları ve Tüylülük Büküm Şantuklu İpliği Tanımlayıcı Uzunluklar Şantuklu İpliği Tanımlayıcı Kalınlıklar Tam Faktöriyel Tasarım İstatistik Analizleri Kopma Kuvveti İçin Tam Faktöriyel Analiz Kopma Uzaması İçin Tam Faktöriyel Analiz Kütle Değişim Katsayısı için Tam Faktöriyel Analiz İnce Yer İçin Tam Faktöriyel Analiz Kalın Yer İçin Tam Faktöriyel Analiz Neps için Tam Faktöriyel Analiz Tüylülük İçin Tam Faktöriyel Analiz SONUÇLAR VE ÖNERİLER Sonuçlar Öneriler KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ EKLER EK-I Şantuklu İplik Örneklerine Ait Genel Fotoğraflar EK-II Şantuklu İpliğin Ortalama Doğrusal Yoğunluğunu Hesaplamak için Teorik Matematik Model EK-III Tam Faktöriyel Analiz ile Elde Edilen Faktörler Arası 3B Etkileşim Grafikleri EK-IV Kişisel Bilgisayar için Kullanıcı Arayüz Yazılımı VII
10 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 2.1. Fantezi İpliklerin Sınıflandırılması Çizelge 2.2. Fantezi İplik Üretim Yöntemleri Çizelge 2.3. Şantuklu İplik Türlerinin Yapısal Özellikleri Çizelge 2.4. Zemin Şantuklu İplik Tanımlayıcı Değişkenleri Çizelge 2.5. Birim Desen Düzeni Çizelgesinin Genel Şablonu Çizelge 2.6. Zemin Şantuklu İpliğin Ölçülebilir Kalite Özellikleri Çizelge 3.1. Ring İplik Eğirme Makinesinde Uygulanacak Teorik Büküm Sınırları Çizelge 3.2. Ring İplik Eğirme Makinesinde Çekim Silindirleri İçin Alt ve Üst Teorik Çalışma Hızı Sınırları Çizelge 3.3. Ek Şantuk Donanımı Yazılımında Kullanılacak Değişkenler Çizelge 3.4. Çekim Silindirlerinin Fiziksel Özellikleri Çizelge 3.5. Dişliler ile İlgili Veriler Çizelge 3.6. Değişik İletim Oranlarına Göre Motora Gelen Moment Yükü Çizelge 3.7. Şantuk Nedeniyle Motora Yüklenecek İlave Hız ve İvme Değerleri Çizelge 3.8. Satın Alınan DC Motorun Teknik Özellikleri Çizelge 3.9. Yazılım İçin Kullanılacak Matematik Bağıntıların Değişkenleri Çizelge Kullanılan Başlıca Mekanik Malzemelerin Listesi Çizelge Kullanılan Başlıca Elektrik ve Elektronik Malzemelerin Listesi Çizelge Servo Motor Özellikleri Çizelge Ring İplik Eğirme Makinesinin Teknik Özellikleri Çizelge Şantuklu İplik Üretiminde Kullanılan Pamuk Liflerinin Özellikleri 132 Çizelge Şantuklu İplik Üretiminde Kullanılan Fitillerin Özellikleri Çizelge Şantuklu İpliğin Ölçülen Tanımlayıcı Kalite Özellikleri Çizelge Şantuklu İpliğin Desen Yapısına İlişkin Tanımlayıcı Özellikleri Çizelge Bağımlı ve Bağımsız Değişkenler Çizelge Tam Faktöriyel Tasarım Matrisi Çizelge Tam Faktöriyel Tasarım Matrisi Çizelge Tam Faktöriyel Tasarımın Etki Analizi Matrisi VIII
11 Çizelge Üçlü Etkileşimi İçeren 2 6 Tam Faktöriyel Deney Tasarım Matrisi. 147 Çizelge Tam Faktöriyel Tasarımı Etki Modelinin Varyans Analizi Tablosu Çizelge 4.1. İşletmede ve Laboratuvarda Üretilen İpliklerin Karşılaştırılması Çizelge 4.2. Şantuklu İplik İçin Uzunluk Kontrolü Sonuçları Çizelge 4.3. Şantuklu İplik Örneklerinin Teorik/Pratik Doğrusal Yoğunluk Değerleri Çizelge 4.4. Düz İplik Örneklerinin Teorik/Pratik Doğrusal Yoğunluk Değerleri 158 Çizelge 4.5. Şantuklu ve Düz İplikler İçin Sapma Değerleri Çizelge 4.6. Mukavemet Testi Sonuçları Çizelge 4.7. Şantuklu ve Düz İplik Örneklerine Ait Düzgünsüzlük Testi Sonuçları Çizelge 4.8. Örneklere Uygulanan Büküm Miktarları Çizelge 4.9. Tüm Örnekler İçin Büküm Ölçümü Sonuçları Çizelge Seçilmiş Şantuklu ve Düz İplik Örneklerinin Helis Açıları Çizelge Şantuklu İplik Örneklerinde Uzunluk Ölçüm Sonuçları Çizelge Şantuklu İplik Uzunluk Ölçüm Verilerinin Özeti Çizelge Şantuklu İplik Birim Desen Uzunlukları Ölçüm Değerleri Çizelge Şantuklu İplik Örnekleri İçin Şantuk Kalınlık Katsayısı Ölçüm Sonuçları Çizelge Bağımsız Değişkenler ve Simgeleri Çizelge Kopma Kuvveti İçin Varyans Analizi Sonuçları Çizelge Kopma Kuvveti İçin Matematik Modelin Tanımlayıcı İstatistikleri 193 Çizelge Kopma Uzaması İçin Varyans Analizi Sonuçları Çizelge Kopma Uzaması İçin Matematik Modelin Tanımlayıcı İstatistikleri Çizelge CV m İçin Varyans Analizi Sonuçları Çizelge CV m İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Çizelge İnce Yer İçin Varyans Analizi Sonuçları Çizelge İnce Yer İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Çizelge Kalın Yer İçin Varyans Analizi Sonuçları IX
12 Çizelge Kalın Yer İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Çizelge Neps İçin Varyans Analizi Sonuçları Çizelge Neps İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Çizelge Tüylülük İçin Varyans Analizi Sonuçları Çizelge Tüylülük İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler X
13 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 2.1. Fantezi İpliğin Genel Yapısının Şematik Görünüşü Şekil 2.2. Zemin ve Bileşik Şantuklu İpliğin Genel Görünüşü Şekil 2.3. Şantuklu İplikle Örülmüş ve Dokunmuş Kumaş Örnekleri Şekil 2.4. Şantuklu İplikten Üretilmiş Tekstil Ürünlerine Örnekler Şekil 2.5. Değişik Şantuk Yapılarına Örnekler Şekil 2.6. Şantuk Donanımı ile Üretilen Fantezi İplik Yapıları Şekil 2.7. Şantuk İpliğinin Yapısı Şekil 2.8. İçi Boş İğli Fantezi İplik Makinesinin Çalışma Prensibi Şekil 2.9. İçi Boş İğle Üretilmiş Şantuklu İpliğin Çizimi ve Bir Örnek İpliğin Genel Görünüşü Şekil Ring İplik Eğirme Makinesinin Genel Çalışma Prensibi Şekil Ring İplik Eğirme Makinesinde Çekim Bölgesinin Yandan Görünüşü ve Şantuk Oluşumu Şekil Ring İplik Makinesinde Şantuk Oluşturma Mekanizması Şekil Ring İplik Makinesinde Değişken Numaralı ve/veya Bükümlü İplik Üretme Mekanizması Şekil Açık Uç Rotor İplik Eğirme Makinesi ve Şantuk Oluşum Prensibi Şekil Hava Jetli Tekstüre Sisteminde Şantuk Oluşum Prensibi Şekil Hava Jetli Tekstüre Yöntemiyle Üretilmiş Şantuklu İplik ve Dokunmuş Haldeki Görüntüsü Şekil 3.1. Ring İplik Makinesinde Yapılan Modifikasyonun Genel Tasarım Şeması Şekil 3.2. Şantuk Oluşumu Temel Prensibi Şekil 3.3. Şantuk Donanımı İçin Gerekli Mekanik Değişikliklerin Tasarımı Şekil 3.4. Ring İplik Makinesine Kurulan Ek Şantuk Donanımının Kinematik Şeması Şekil 3.5. Servo Motor ve Redüktörün Makine Gövdesine Kurulum Planı XI
14 Şekil 3.6. Makine Üzerinde Motor ve Redüktörlerin Yerleştirildiği Gövde Düzlemi Şekil 3.7. Elektrik ve Elektronik Kontrol Sisteminin Çalışma Prensibi Şekil 3.8. Elektrik ve Elektronik Sistem Blok Şeması Şekil 3.9. PC Yazılımı Akış Şeması Şekil PLC Yazılımı Akış Şeması Şekil Baskı Manşonu ve Çekim Silindiri İçin Kuvvet Analizi Şekil Nolu Dişli (Z1, Helisel) İçin Kuvvet Analizi Şekil Nolu Dişli (Z2, Helisel) İçin Kuvvet Analizi Şekil Nolu Dişli (Z3, Helisel) İçin Kuvvet Analizi Şekil Nolu Dişli (Z4, Helisel) İçin Kuvvet Analizi Şekil Nolu Dişli (Z5, Düz Dişli Kasnak) İçin Kuvvet Analizi Şekil Z6 Dişli Kasnak Kuvvet Analizi Şekil Ring İplik Eğirme Makinesinin Çekim Bölgesi Şekil Şantuklu İplik Yapısının Şematik Görünüşü Şekil Geçiş Süresi Boyunca Orta Çekim Silindiri İçin Hız-Zaman Grafiği. 108 Şekil Öndeki Enkoderi Makine Gövdesine Bağlayan Parça Şekil Öndeki Enkoderin Yüksekliğini Ayarlayan Parça Şekil Öndeki Enkoder İçin Yükselti Parçası Şekil Arkadaki Enkoder İçin Makine Gövde Düzlemine Bağlanan Parça Şekil Arkadaki Enkoder İçin Makine Gövde Düzlemine Bağlı Parçaya Dik Olarak Birleştirilen Parça Şekil 3.26 Arkadaki Enkoderi Taşıyan Parça Şekil Nolu Parçanın Önden Görünüşü Şekil Nolu Parçanın Yandan Görünüşü Şekil Nolu Parçanın Üstten Görünüşü Şekil Nolu Parçanın Önden (Altta) ve Yandan (Üstte) Görünüşü Şekil Nolu Parçanın Üstten Görünüşü Şekil Servo Motorun Genel Görünüşü Şekil Satın Alınan Redüktörün Genel Görünüşü Şekil Servo Motor Sürücünün Genel Görünüşü XII
15 Şekil Satın Alınan Enkoderin Genel Görünüşü Şekil Satın Alınan PLC Kontrol Ünitesinin Genel Görünüşü Şekil Şantuk ve Elastan Donanımı Kurulmuş Haldeki Ring İplik Eğirme Makinesinin Genel Görünüşü Şekil Servo Motor, Redüktör ve İletim Elemanlarının Makine Gövdesine Kurulmuş Haldeki Görünüşü Şekil Servo Motorların Makine Gövdesine Kurulmuş Haldeki Genel Görünüşü Şekil Enkoderlerin Makine Kurulmuş Haldeki Genel Görünüşü Şekil Kurulmuş Haldeki Kumanda Panosunun Genel Görünüşü Şekil Kurulmuş Haldeki Kumanda Panosunun İç Yapısının Görünüşü Şekil Arayüz Yazılımının Üretim Bilgileri İçin Kayıt Giriş Sayfası Şekil Arayüz Yazılımının Şantuk Desen Tasarımı İçin Desen Tasarımı Giriş Sayfası Şekil Tam Faktöriyel Tasarımın Geometrik Görünümü Şekil Normal Olasılık Dağılım Eğrisi Şekil 4.1. İplik Örneklerinin Teorik, Pratik Ortalama Doğrusal Yoğunluk Değerleri (Ne) ve Sapma Miktarları (Ne) Şekil 4.2. İplik Numarası Korelasyon Analizi Saçılım Grafiği Şekil 4.3. Şantuklu ve Düz İplik Örneklerinin Mukavemet Değerleri Şekil 4.4. Şantuklu ve Düz İplik Örneklerinin Uzama Değerleri Şekil 4.5. Ortalama Kopma Mukavemeti Değerlerinin İplik Türüne Göre Karşılaştırılması Şekil 4.6. Ortalama Uzama Değerlerinin İplik Türüne Göre Karşılaştırılması Şekil 4.7. Şantuklu İplik Örnekleri İçin Kuvvet/Uzama Saçılım Grafiği Şekil 4.8. Düz İplik Örnekleri İçin Kuvvet/Uzama Saçılım Grafiği Şekil 4.9. Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin CV m Grafiği Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin İnce Yer (Adet/1000 m) Grafiği Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin Kalın Yer (Adet/1000 m) Grafiği XIII
16 Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin Neps (Adet/1000 m) Grafiği Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin Tüylülük Grafiği Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin Teorik ve Pratik Büküm Değerleri Grafiği Şekil Şantuk Kalınlık Katsayısı Ölçüm Sonuçları Grafiği Şekil İplik Çapı İle Doğrusal Yoğunluk Arasındaki İlişki Şekil Kopma Kuvveti İçin Normal Olasılık Grafiği Şekil Kopma Kuvveti İçin Artık Değer Normal Olasılık Grafiği Şekil Kopma Kuvveti İçin Deneysel Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil Kopma Kuvveti İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil Kopma Kuvveti İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Şekil Kopma Kuvveti İçin Ana Faktör Etki Grafikleri Şekil Kopma Kuvveti İçin Etkileşim Etki Grafikleri Şekil Kopma Uzaması İçin Normal Olasılık Grafiği Şekil Kopma Uzaması İçin Artık Değer Normal Olasılık Grafiği Şekil Kopma Uzaması İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil Kopma Uzaması İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil Kopma Uzaması İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Şekil Kopma Uzaması İçin Ana Faktör Etki Grafikleri Şekil Kopma Uzaması İçin Etkileşim Etki Grafikleri Şekil CV m İçin Normal Olasılık Grafiği Şekil CV m İçin Artık Değerlerin Normal Olasılık Grafiği Şekil CV m İçin Gerçek Değerler ile Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil CV m İçin Artık ve Sapan Değer Grafikleri Şekil CV m İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Şekil CV m İçin Ana Faktörlerin Etki Grafikleri Şekil CV m İçin Etkileşim Grafikleri Şekil Şantuk Uzunluğu Oranı ile Şantuk Boyu ve Aralığı İlişkisi Şekil İnce Yer İçin Normal Olasılık Grafiği XIV
17 Şekil İnce Yer İçin Artık Değerlerin Normal Olasılık Grafiği Şekil İnce Yer İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil İnce Yer İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil İnce Yer İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Şekil İnce Yer İçin Ana Faktör Etki Grafikleri Şekil Düz İpliklerde (%100 Pamuk) İnce Yer ile Doğrusal Yoğunluk İlişkisi Şekil İnce Yer İçin Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri Şekil Kalın Yer İçin Normal Olasılık Grafiği Şekil Kalın Yer İçin Artık Değer Normal Olasılık Grafiği Şekil Kalın Yer İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil Kalın Yer İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil Kalın Yer İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Şekil Kalın Yer İçin Ana Faktör Etki Grafikleri Şekil Kalın Yer İçin Faktörler Arası Etkileşim Grafiği Şekil Neps İçin Normal Olasılık Grafiği Şekil Neps İçin Artık Değerlerin Normal Olasılık Grafiği Şekil Neps İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil Neps İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil Neps İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Şekil Neps İçin Ana Faktör Etki Grafikleri Şekil Neps İçin Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri Şekil Tüylülük İçin Normal Olasılık Grafiği Şekil Tüylülük İçin Artık Değerlerin Normal Olasılık Grafiği Şekil Tüylülük İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil Tüylülük İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil Tüylülük İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Şekil Tüylülük İçin Ana Faktör Etki Grafikleri Şekil Tüylülük İçin Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri XV
18 1.GİRİŞ 1.GİRİŞ Tekstil ve Hazır Giyim (Konfeksiyon) sanayi, sağladığı istihdam olanakları, üretim sürecinde yarattığı katma değer ve uluslararası ticaretteki ağırlığı nedeniyle ekonomik kalkınma sürecinde önemli rol oynayan bir sanayi dalıdır. Türk tekstil sektörü, ürün kalitesi ve üretim teknolojisi itibariyle çağdaş dünya standartlarına uygun üretim yapabilmektedir yılı verilerine göre Türkiye tüm dünya tekstil ihracatı içinde, hazır giyimde %4,1 pay ile 4. sırada, tekstilde %3,7 pay ile 7. sıradadır. Tekstil sektörünün ülkemizin toplam ihracatı içerisindeki payı son yıllarda azalmakla beraber 2008 yılında yaklaşık %18 olarak gerçekleşmiştir (Eraslan, Bakan, Kuyucu, 2008; Uzunoğlu, Ünal, 2008). Türkiye de toplam üretimin yaklaşık ¾ ü on yaşından daha genç makine ve teçhizatla gerçekleştirilmektedir yılı itibariyle ülkemizde kurulu kapasite, iğ sayısı bakımından dünyada altıncı, rotorda sayısında ise dördüncü sıradadır. Türkiye iğ sayısında dünya kapasitesinin %3,4 üne, rotor sayısında ise % 5,5 ine sahiptir. Bu veriler ülkemiz ekonomisi için tekstil sektörünün önemini, tekstil sektörü içinde iplik üretimi ve kapasitesinin ağırlığını göstermektedir (Vizyon 2023 Teknoloji Öngörüsü Projesi, 2003). Günümüzde tekstil ve hazır giyim sanayi gelişmekte olan ülkelerin tekeli altındadır. Özellikle Çin ve Asya nın etkisi gün geçtikçe artmaktadır. İtalya veya ABD gibi sanayileşmiş ülkeler tekstil ve hazır giyimde hala güçlü ihracatçı ülkeler olmakla birlikte gelişmekte olan ülkelerin dünya tekstil ihracatındaki payları %75 ler düzeyindedir. Ancak, küresel oyuncu olarak değerlendirildiğinde, Türkiye nin tekstil ve hazır giyim sanayisinde sahip olduğu konum ve payın yeterli olmadığı görülmektedir. Bunun yanı sıra, son yıllarda sektörün ihracat hacmi artmasına karşın, sektör oyuncularının kâr oranlarında ciddi düşüşler gözlemlenmekte, büyük ölçekli firmalar dahil olmak üzere birçok işletmenin kapandığı görülmektedir. Böylece, bu süreç içinde küreselleşmenin getirmiş olduğu rekabet baskıları ile birlikte Türk tekstil ve hazır giyim firmaları zor durumda kalmaktadırlar. Bu bilgiler ışığında sektörün rekabet gücünü artırması gereksinmeden öte bir zorunluluk haline gelmiştir (Eraslan, Bakan, Kuyucu, 2008). 1
19 1.GİRİŞ Tekstil sektöründe, yukarıda tanımlanan yüksek rekabet ortamında firmaların küresel anlamda sürdürülebilir bir rekabet gücüne sahip olmak ve kâr oranlarını yükseltebilmek için maliyet, kalite ve çeşitliliği en etkin şekilde birleştirmesi, AB pazarında sahip olduğu payı sürekli kılarken yeni pazarlarda odaklı (niche) ürün pazarlama yöntemi ile yükselen bir büyüme eğilimi elde etmeyi hedeflemesi gerekmektedir (Amsler, 2004; Eraslan, Bakan, Kuyucu, 2008). Bu durum, üreticileri sıra dışı ve katma değeri yüksek ürünler üretmeye zorlamaktadır. Çünkü, böyle ürünler üst gelir gurubuna hitap etmekte olup, moda ve marka yaratmak için olumlu özelliklere ve avantajlara sahiptir. Bu nedenle sıra dışı ürünler satılabilirlik ve kârlılık açısından aranılır olmaktadır. Dünyada meydana gelen sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmeler tekstil sektöründe yeni sorunlar ve bu sorunları çözmek için yeni arayışlar ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tekstil sektöründe odaklanmaya çalışılan başlıca alanlar; çok işlevli akıllı kumaşlar, modaya yönelik albenili kumaşlar, eko-tekstil ürünleri, dokusuz yüzey teknolojileri, tekstilde nanoteknoloji uygulamaları, teknik tekstiller olarak sıralanabilir. Bu durumda sözü edilen tekstil alanlarına önem vermek, tekstil sektörünün genel ekonomi içindeki payının yüksek olması ve ihracata yönelik bir sanayi dalı olması nedeniyle, ülkemiz için çok önemlidir. Ülkemiz tekstil sektörünün dünya pazarlarındaki payını koruması ve geliştirmesi buna bağlıdır. Türk tekstil sektörü tüm sıkıntılara karşın küresel anlamda rekabet içinde olduğu ülkelere göre birçok avantaja sahiptir. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir: Hedef kitle olan Avrupa ülkelerine yakınlık, Eskiden beri var olan ticarî ilişkiler, Tekstil sektörünün sahip olduğu deneyim, birikim ve beceri, Tekstil sektörünün esnek bir yapıya sahip olması, ve Tekstil sektörünün sahip olduğu teknoloji ve altyapının yeterli olması, Vb. Bu avantajların yanı sıra en önemli dezavantajlardan biri, tekstil makineleri ve teknolojisinde dışa bağımlı olmaktır. Bu nedenle ülkemizde makine, teknoloji ve know-how üretmek, tüm sektörlerde olduğu gibi tekstil sektörü içinde stratejik bir 2
20 1.GİRİŞ öneme sahiptir. Bu durum, 2003 yılında TÜBİTAK ın da desteğiyle hazırlanan Vizyon 2023 Teknoloji Öngörüsü Projesi Tekstil Paneli Son Raporu nda ortaya konmuştur. Bu raporda gelecek 20 yıllık dönem için Öncelikli Teknolojik Faaliyet Konuları aşağıdaki şekilde belirlenmiştir: 1) Tekstil terbiyesinde enerji tasarrufu sağlayan / çevre-dostu teknolojilerin kullanılması, 2) Tekstilde her türlü veri ve bilgi akışının elektronik ortamlarda sağlanması, 3) Bilgisayar destekli örme tasarım ve üretimi, 4) Konfeksiyonda tekno-terzilik ve kişiye özel üretim, 5) Çok boyutlu / çok işlevli akıllı tekstillerin geliştirilmesi, 6) Tekstil üretiminde makine ayarlarının insan müdahalesi olmadan yapılabilmesi şeklindedir (Vizyon 2023 Teknoloji Öngörüsü Projesi, 2003). Ülkemiz tekstil sektörünün içinde bulunduğu sıkıntılı durumun aşılması için önerilen bazı tedbirler aşağıda sıralanmıştır. Yatırımları ülke içinde üretim maliyeti açısından daha avantajlı bölgelere kaydırmak, Hammadde üretimini (özellikle pamuk) teşvik etmek, Özsermaye sıkıntısı çeken firmalara devletin finansman desteği vermesi, Sektörün kendi makinelerini ve teknolojisini geliştirmesi, bu yönde yapılacak yatırımların ve Ar-Ge çalışmalarının devlet tarafından finanse edilmesi, Enerji maliyetlerini dünya seviyesine çekmek için devletin destek vermesi Pazar çeşitlemesi yapmak, ürün yelpazesini genişletmek ve yeni pazarlama stratejileri geliştirmek, Markalaşma çalışmalarını ve tasarım odaklı çalışmaları yeterli düzeyde yapmak, Sektörü kümelenme temelli dönüşüm ve gelişim programlarına tabi tutmak 3
21 1.GİRİŞ Yatırımların ve ölçeksel büyümelerin pazarlarda elde edilen büyüme ile finanse edilmesi, yeni teknoloji ve modernizasyona yönelik yüksek maliyetli yatırımların bu yolla gerçekleştirilmesi, Üniversite-Sanayi işbirliğinin geliştirilmesi, sektör kümelenmeleri içinde tekstil ve hazır giyim üniversitelerinin açılması, sektörün ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji ve bilgi birikimi, nitelikli işgücü, Ar-Ge, tasarım vb. nin bu kurumlar vasıtası ile gerçekleştirilmesi, Sektörün vergi yükünün azaltılması Vb. (Eraslan, Bakan, Kuyucu, 2008). Bu çerçevede, modaya yönelik albenili tekstil ürünleri üretmek ve markalaşmak ülkemiz tekstil sektörü tarafından dünyada yükselen rekabet ile baş edebilmek için bir yöntem olarak benimsenmek zorundadır (Dilber, 2004). Nitekim son yıllarda özel ve tüzel kurumlarca yürütülen birçok projenin varlığı gelişmelerin bu yönde olduğunu göstermektedir. Bu projelerden bazıları aşağıdadır: Turquality Projesi (DTM, TİM, İhracatçı Birlikleri, 2004) : 15 firma, 3 tasarımcı proje kapsamında desteklenmektedir. Projenin amacı; belirli kalite ve güvenilirlik standartlarını oluşturmak, sonrasında ise bu standartları karşılayan Türk ürünlerini bu kalite damgası altında tanıtmak şeklinde özetlenebilir ( module =content&page_id=467, 2010). Moda Tekstil İş Kümesi Projesi (İTKİB, DTM): Projenin amacı; Tekstil ve Hazırgiyim sektöründeki KOBİ lerin uluslararası rekabet edebilirliğini arttırmak şeklinde özetlenebilir ( php?module=content&page_id=486, 2010). Ufuk 2010 Türk Hazır Giyim Sektöründe Yeniden Konumlandırma Projesi : Proje Sektör için yol haritası, uyanlar için %30 ihracat artışı hedeflemektedir ( &view=article&id=217&itemid=201, 2010). TÜBİTAK Teknoloji Platformları Programı, Tekstil Teknoloji Platformu: Tekstil sektörünü de kapsayan bu platformlarım amacı, ülkemizde 4
22 1.GİRİŞ sanayinin araştırma, teknoloji geliştirme ve yenilikçilik (inovasyon) yetkinliğini artırmak ve bu yolla Türk Sanayisi nin rekabet kapasitesini geliştirmektir ( 2009). Verilen bilgilerden anlaşılacağı üzere; tekstil sektörünün içinde bulunduğu darboğazı aşmak amacına yönelik olarak ülkemizde dünya çapında markalar yaratmak, modayı oluşturmak ve yönlendirmek, özgün, albenili ve katma değeri yüksek ürünler üretmek yönünde çabalar artmıştır. Bu durumda tasarım, görsellik, estetik değerler, farklılık, moda ve marka yaratmaya uygun, odaklı (niş) ürün üretiminde kullanılabilen kumaşların üretiminde sıklıkla kullanılan fantezi iplikler önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasının konusunu oluşturan şantuklu ipliklerin de içinde bulunduğu fantezi iplik grubunun, dünya iplik üretimi içindeki payının yaklaşık olarak %10 olduğu tahmin edilmektedir ( 2008). Fantezi iplikler, uzunluğu boyunca yapısında rastlantısal veya planlı bir şekilde değişik aralıklarla yerleştirilmiş biçim, malzeme, büküm, renk gibi özellikleri değiştirilerek oluşturulmuş düzgünsüzlükler bulunan, çoğunlukla görsel ve estetik amaçlarla üretilen ipliklerdir (İlhan, 2004). Fantezi iplikler, alternatifi olmadığı için günceldir ve güncel kalması beklenmektedir. Bu ipliklere olan talebin nedeni dokuma, örme ve diğer tekstil ürünlerinde sağladığı estetik üstünlük ve yüksek dekoratif albenidir. Fantezi iplikler kullanılarak üretilen tekstil ürünleri, moda yaratmak açısından üstünlük kazanmaktadır. Bunun yanında modayı takip eden, daha seçici, estetik değerleri önemseyen, özgünlük arayan üst gelir sınıfına hitap eden ürünler üretmekte avantaj sağladığından, satış ve kârlılık açısından da aranılır olmaktadır (Petrulyte, 2004). Tekstil sektörü yukarıda sözü edilen sıkıntıları aşabilmek amacıyla, bugün olduğu gibi gelecekte de müşteri memnuniyetini, satışları, kârlılığı artırarak rekabet üstünlüğü sağlamak için yüksek kaliteli, özellikli, estetik değere sahip, fark yaratan ipliklere ve bunlardan üretilmiş ürünlere gereksinim duyacaktır. Tekstil sektöründe dünya pazarında rekabet edebilirlik fantezi (efekt veya görsel yapılı) ipliklerin yardımıyla kuvvetlendirilebilir. Özellikli iplikler, ürünlere katma değer ekleyerek pazarda fırsatları ve kârlılığı artırmaktadır. Günümüzde fantezi iplikler için çok çeşitli uygulama alanları vardır. Örneğin; denim 5
23 1.GİRİŞ iplikler ve kumaşlar, gömlekler, moda tasarım giysileri, ev tekstilleri, örme giysiler vb. bu sınıfta sayılabilir (Amsler, 2004). Fantezi ipliklerin sayılan özelliklerinin yanı sıra diğer bir özelliği de üretiminde özel teknolojilerin, yaratıcılık ve tasarım tekniklerinin kullanılmasıdır. Ayrıca fantezi iplikler ve bunlardan üretilmiş tekstil ürünlerini ithal eden ülkeler taleplerini genellikle küçük partiler halinde ve en kısa sürede temin edebileceği yakın üreticilere vermeyi tercih etmektedirler. AB ülkeleri Türkiye nin tekstil ihracatında ilk sırada olup, son yıllarda miktar olarak azalmakla birlikte toplam tekstil ihracatının yaklaşık olarak %50 kadarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla, fantezi iplikler Türk tekstil sektörü için hedef pazara yakınlık ve Türk tekstil sektörünün esnek bir üretim yapısına sahip olması nedeniyle avantajlı ürünler grubuna girmektedir (Uzunoğlu, Ünal, 2008 ; ). Tez çalışmasının konusu bir tür fantezi iplik olan şantuklu (balıklı) ipliklerdir. Bu iplikler düz ipliklere göre yaklaşık %20 oranında daha yüksek katma değere sahiptir (Choudhary, 2009). Son yıllarda, şantuklu iplikler özellikle denim endüstrisinde gittikçe artan bir şekilde kullanılmakta ve geleneksel ipliklere üstünlük sağlamaktadır. Bunun nedeni şantuklu iplik kullanılarak üretilen kumaşlarda elde edilen özgün görsel etkidir. Bu estetik değere sahip görsel etki, tekstil ürününün albenisini artırmakta ve tüketicinin satın alma kararını etkilemektedir. Şantuklu ipliğin özellikleri, hem sıradan ürünlerle rekabet etmekte zorluk yaşayan iplik üreticilerine ekonomik yarar sağlamakta hem de üründe dekoratif etki ve daha iyi bir yüzey görünümü arayan tüketicilere farklı seçenekler sunmaktadır (Souid, Babay, Sahnoun, Cheikrouhou, 2008). Şantuklu fantezi iplikler temel olarak iki yöntem ile üretilmektedir. Bunlar içi boş iğ yöntemiyle (hollow spindle) çalışan fantezi iplik makineleri ve ring iplik eğirme makineleridir (Grabowska, 2001). İçi boş iğ yönteminde üretilen şantuklu iplikler birden fazla iplik, şerit, fitil gibi malzemelerden oluşurken, ring iplik makinesinde üretilen şantuklu iplikler düz ipliğin yapısında bilerek kalınlıklar oluşturmak yoluyla elde edilmektedir. Önceki dönemlerde içi boş iğ yöntemiyle üretilen şantuklu iplikler daha yaygın olarak kullanılmakta iken tekstil üreticilerinin özgünlük ve farklılık arayışları sonucunda düz kumaşlarda şantuklu iplik kullanımı 6
24 1.GİRİŞ ve dolayısıyla ring iplik eğirme makinesiyle birlikte diğer iplik eğirme sistemlerinde de şantuklu iplik üretimi yaygınlaşmaya başlamıştır. Aslında ring iplik eğirme makinesinde şantuklu iplik üretim teknolojisinin 20. yy. ın başlarına kadar uzandığı yapılan kaynak araştırmalarında görülmüştür. Başlangıçta tamamen mekanik olan şantuk üretim sisteminin, elektrik ve elektronik sistemlerdeki gelişmeye koşut olarak değişim gösterdiği ve nihayet günümüzde elektronik ve bilgisayar kontrollü sistemler haline geldiği görülmektedir. Günümüzde, iplik fabrikalarında şantuklu iplik üretim sistemine sahip ring iplik makinelerine, esnek üretim yapısına sahip olmak, şantuklu ipliğin yukarıda anlatılan özelliklerinden yararlanmak, müşteriye farklı seçenekler sunabilmek gibi amaçlar için yer verildiği sıkça gözlemlenmektedir. İplik üreticileri ring iplik eğirme makinelerinde şantuklu iplik üretimi için iki farklı seçeneğe sahiptir. Bu seçeneklerden birincisi; son yıllarda iplik eğirme makinesi üreticilerinin bütünleşik şantuk donanımına sahip olarak sundukları ring iplik makinelerinden satın almaktır. Bu seçenek mevcut bir üretim kapasitesine sahip üretici için yüksek bir yatırım maliyeti ve atıl kapasite artırımına neden olmaktadır. Kaldı ki ülkemizde iplik makine kapasitesi oldukça yüksek ve teknolojisi de iyi durumdadır. İkinci seçenek ise; iplik üreticilerinin ellerinde mevcut olan ring iplik eğirme makinelerinin üzerine kurulabilen ek şantuk donanımı satın alarak sahip oldukları makineleri daha esnek hale getirmektir. Bu seçeneğin iplik üreticisi açısından olumlu yönü, daha düşük yatırım maliyeti gerektirmesi ve ilave atıl kapasite yaratmaksızın eldeki mevcut kapasiteyi kaybetmeden daha esnek bir üretim yapısı sağlamasıdır. Yapılan kaynak araştırmaları, bütünleşik şantuk donanımlı ring iplik eğirme makinesinin ülkemizde üretilmediğini, bu makinelerin ithalat yolu ile temin edildiğini göstermiştir. Mevcut ring iplik eğirme makinelerine kurulabilen ek şantuk donanımlarının ise yurt içinde yalnızca bir firma tarafından üretilmekte olduğu, ancak yaygın olarak, ek şantuk donanımlarının yurt dışından ithal edilerek temin edildiği saptanmıştır. Bu durumda genel eğilim göz önüne alındığında ülkemizde şantuklu iplik üretim teknolojisinin geliştirilmesini önemli kılan başlıca nedenler aşağıda sıralanmıştır: 7
25 1.GİRİŞ Ülkemizin ithalat yoluyla temin ettiği sistemleri yerli teknolojiyi geliştirerek üretmek ve know-how oluşumuna katkı sağlamak, Ek şantuk donanımını ithal yoluyla temin etmek yerine yerli üretimi gerçekleştirerek ülke ekonomisine katkı sağlamanın yolunu açmak, Vizyon 2023 Teknoloji Öngörüsü Projesi Tekstil Paneli Son Raporu nda belirtilen Öncelikli Teknolojik Faaliyet Konuları ndan yukarıda belirtilen 2. ve 6. maddeler doğrultusunda sektöre katkı sağlamak, Ek şantuk donanımı teknolojisi sayesinde atıl ring iplik eğirme makinesi kapasitesinin fantezi iplik üretimine uygun şekilde esnek bir yapıya kavuşturularak değerlendirilmesini sağlamak, Vb. Ek şantuk donanımı kurulmuş bir ring iplik eğirme makinesine özlü iplik (core-spun), siro-spun iplik üretim donanımlarının da eklenmesi ile aynı makine üzerinde düz iplik, şantuklu iplik, özlü iplik, özlü şantuklu iplik, şantuklu siro-spun iplik gibi farklı çeşit ve özelliklerde iplik üretimi olanağı ortaya çıkmaktadır. Böylece, sıradan bir ring iplik eğirme makinesi düz iplik üretiminin yanı sıra fantezi iplik de üretebilen çok esnek bir yapıya bürünmektedir. Daha önce belirtildiği gibi elektronik kontrollü bir ek şantuk donanımı yurt içinde bir firma tarafından üretilmektedir. Ancak bu firmanın ek şantuk donanımı, düz iplik üretimi sırasında şantuk oluşturulacağı an orta ve arka çekim silindirlerine anlık hız artışları sağlamak için müdahalelerde bulunma esasına dayanmakta olup yarı tahrikli bir sistemdir. Yurt dışındaki bazı firmalar da bu prensibi kullanmaktadırlar. Tez çalışmasında ise; yurt dışında birçok firma tarafından kullanılmakta olan, üretim boyunca çekim silindirlerinin pozitif olarak kontrol edilmesine dayalı tam tahrik prensibi kullanılmıştır. Bu yaklaşım son yıllarda daha fazla yabancı firma tarafından benimsenmiş olup, ülkemizde ise uygulamasına henüz rastlanmamıştır. Pozitif kontrollü bu sistem, mekanik parçaların olabildiğince az olması, çalışma sırasında aşınma, kırılma, hareket kaybı gibi sorunların azalması, bakım ve onarım giderlerinin düşmesi ve hassasiyetin artması nedeniyle tercih edilmektedir. Sistemin üretim süresince kesintisiz olarak kontrol edilmesi, son 8
26 1.GİRİŞ yıllarda ring iplik eğirme makinelerinde görülen otomasyon eğilimine de uygun olup bu anlamda daha ileri gelişmelere yol açması beklenebilir. Tez çalışması kapsamında; Çukurova Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Laboratuvarı nda bulunan 56 iğlik ring iplik eğirme makinesinin üzerine elektronik kontrollü bir ek şantuk donanımı tasarlanmış ve kurulumu yapılarak çalışır hale getirilmiştir. Bundan sonra, kurulumu yapılmış olan ek şantuk donanımı kullanılarak bir deney tasarımı çerçevesinde şantuklu iplik örnekleri üretilmiş, kalite kontrol testleri yapılmış, sonuçlar istatistik olarak incelenmiş ve şantuklu ipliğin teknik parametrelerinin belli başlı kalite özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmalar sonucunda; herhangi bir ring iplik eğirme makinesinin elektronik kontrollü ve tam tahrik sistemi kullanılarak şantuklu iplik üretir hale getirilebileceği ve böylece daha esnek bir yapıya kavuşturulabileceği görülmüştür. Kurulumu gerçekleştirilen bu sistemle üretilen şantuklu ipliklerin kalite değerlerinin kabul edilebilir sınırlar içinde olduğu ve en yaygın şikayet konusu olan şantuk başlangıcı ve bitiminde meydana gelen ince yer sorunun oluşmadığı gözlenmiştir. Deney tasarımı çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucunda; şantuklu ipliğin kalite özellikleri ile bu özellikler üzerinde etkili olan faktörler arasında matematiksel modeller kurulabileceği görülmüştür. Elde edilen bir matematik ifade kullanılarak şantuklu iplik doğrusal yoğunluk değerinin, üretim yapılmadan önce kabul edilebilir hata sınırları içinde tahmin edilebileceği gösterilmiştir. 9
27 1.GİRİŞ 10
28 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 2.1. Teknolojik Bilgiler Fantezi İplikler Fantezi iplikler; tek ve çok katlı düz ipliklerden farklı, özel düzensiz bir yapı ve görünüşe sahip olarak, görsel ve yapısal özellikleri ile son ürünün estetik değerini artırmak amacıyla üretilen iplikler olarak bilinmektedir. Fantezi iplik üretiminin esası, ayırıcı özellikler yaratmak ve bu özellikleri birleştirerek yeni yapılar elde etmektir. Teknolojik olanaklar çerçevesinde fantezi iplik tasarımı ve üretimi için kısıtlayıcı unsurlar yalnızca hayal gücü ve ticari kabul edilebilirlik olmaktadır (Lawrence, 2003). Eski çağlarda tekstilde fantezi yapıların kullanılmış olduğuna dair birçok arkeolojik kalıntıya rastlanmıştır. Eldeki bulgulara göre kumaşta fantezi iplik kullanıldığını gösteren en eski kalıntı M.Ö.1000 yıllarına ait olup, Urumçi deki mezarlarda bulunmuştur yılında Charles Germain de Saint Aubin in ortaya koyduğu, şönil (tırtıl) iplik üretiminin esasını oluşturan bir yöntem ilk fantezi iplik üretimi girişimi olarak kabul edilmektedir. Ancak günümüzdeki anlamda fantezi görsel yapılar (effect) içeren iplik üretim teknolojisi 19. yy ın sonlarından itibaren ortaya çıkmıştır. Bu yıllarda teknolojik gelişmelerin, sürdürülebilir büyüme ve pazar paylarının geliştirilmesi açısından önemi anlaşılmıştır. Yeni tekniklerin yeni pazarlar yarattığı olgusu, fantezi iplik alanında, 20. yy ın son çeyreğinde içi boş iğle eğirme sistemi (hollow-spindle), şönil iplik üretim sistemi (chenille) ve küçük çaplı yuvarlak örme makinelerinde örülmüş iplik üretimi (chainette) teknolojisinin ortaya çıkması gelişimi hızlandırmıştır (Gong, Wright, 2002). Fantezi iplikler bir kumaşa moda özelliği kazandırmakta ve bu nedenle düz iplikler kadar olmasa da geniş bir kullanım alanına sahip olmaktadırlar. Moda tasarımcıları fantezi iplikleri çeşitlilik ve farklı bir tarz yaratmak amacıyla kullanmaktadırlar. Genel olarak bu iplikler yapısal ve görünüş olarak estetik ve dekoratif özellikler gerektiren, katma değeri yüksek dokuma, örme kumaşlar ve diğer 11
29 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR tekstil malzemelerinin üretiminde kullanılmaktadır. Bu iplikler için en önemli kullanım alanı bayan dış giyimi olmakla birlikte diğer kullanım alanları çocuk giysileri, erkek ceketleri, örme giysiler, kravat, perde, güneşlik, duvar kaplamaları, döşemelik kumaşlar ve denim endüstrisi olarak sıralanabilir. Tekstil sektöründe farklı pazarlara ulaşabilmek için özel iplik yapılarının çeşitlenmesi ve farklı üretim sistemlerine uygulanması gittikçe önem kazanmaktadır. Bu ipliklerin, alternatifi olmadığı için bugün olduğu gibi gelecekte de güncel kalması beklenmektedir. (Gong, Wright, 2002; Lawrence, 2003; Petrulyte, 2004) yılında kotaların kaldırılmasından bu yana AB (Avrupa Birliği) ülkeleri tekstil ticareti politikasını liberalleştirmektedirler. Asya dan dünyaya yönelen büyük tekstil sunumu ve bu liberalleşmenin sonucu olarak iplik üreticileri yeni ürün yaratmak için birbirleriyle yarışmaktadırlar. Yeni iplik tipi ve varyasyonları büyük bir hızla artmaktadır. Bu yeni iplik tiplerinin çoğu tam olarak incelenmemiştir ve standart tanımlamaları henüz yapılmamıştır (Grabowska, Ciesielska, Vasile, 2009). Fantezi ipliklerin sınıflandırılması ile ilgili birçok çalışma yapılmasına karşın tümünü kapsayan ve hemfikir olunmuş bir sınıflandırma henüz mevcut değildir. Çizelge 2.1 de seçilmiş bir fantezi iplik sınıflandırması, Çizelge 2.2 de fantezi iplik üretim yöntemleri verilmiştir. Çizelge 2.1. Fantezi İpliklerin Sınıflandırılması (Lawrence, 2003) Fantezi İpliklerin Sınıflandırılması İplik Bileşenli Fantezi İplikler Düzenli Yapılar Sarmal (Spiral) Mouline İlmekli (Loop) Buklet (Boucle) Frotte Sargılı (Gimp) Dalgalı (Onde) Kıvrımlı (Snarl) Kaplanmış (Cover) Tırtıl (Chenille) Kontrollü Kesintili Yapılar Reverse caterpillar Neps Düğümlü (Knots) Yumrulu (Knop) Şantuk (Slub) Düzenli Yapılar Sarmal Mouline İlmekli Buklet Sargılı Dalgalı Tırtıl Eğrilmiş Fantezi İplikler Kontrollü Kesintili Yapılar Düğmeli (Button) Şantuklu (Slub) Tırtılımsı (Caterpillar) Bileşik (Combinations) 12
30 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Çizelge 2.2. Fantezi İplik Üretim Yöntemleri Fantezi İplik Üretim Yöntemleri Büküm Yöntemi Eğirme Yöntemi Fırçalama Yöntemi Fantezi büküm veya katlama makineleri (Görsel yapılı veya görsel yapısız ipliklerin katlanması) - Bilezikli (ring) eğirme - İçi boş iğli (hollow-spindle) eğirme - Dref sürtünme ile eğirme - Repco eğirme - Siro eğirme - Sürekli keçeleştirme:yün ve Karışımları Hafif fırçalama ile tüylü iplik üretimi Şekil 2.1 de fantezi ipliklerin genel yapısını temsil eden bir çizim sunulmuştur. Bu şekilde görüldüğü gibi bir fantezi iplik temel olarak, öz veya zemin bileşeni, etki bileşeni ve bağlayıcı bileşenden oluşmaktadır. Fantezi ipliklerin genel üretim prensibi; zemin ipliği ile görsel yapı ipliğini, ikincinin hızı daha yüksek olmak kaydıyla farklı hızlarda büküm bölgesine sevk etmek ve sonra bir bağlayıcı bileşen ile ters büküm uygulayarak sağlamlaştırmaktır. Bu prensibe uymayan fantezi iplik türleri de vardır. Bunlar; sarmal iplikler, zemin şantuklu iplikler, flake (çok uzun şantuklu iplik) ve nepsli ipliklerdir. Şekil 2.1. Fantezi İpliğin Genel Yapısının Şematik Görünüşü (Lawrence, 2003) Çizelge 2.2 de yer verilen büküm yönteminin esası; önce zemin ve görsel yapı (etki) bileşenlerini, görsel yapı bileşenini bir miktar fazla besleyerek, istenilen yapıyı oluşturacak şekilde bükerek birleştirmek, sonra da bir bağlayıcı bileşen iplik 13
31 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR ile ters yönde bükerek ipliği kararlı hale getirmektir. Burada bağlayıcı bileşen ile bükülürken ters yönde büküm uygulanmasının nedeni ipliğe daha dengeli bir yapı kazandırmaktır. Eğirme yönteminin esası; farklı renk veya cinste liflerden iplik eğirme sırasında, makinede yapılan çeşitli yeni düzenlemeler veya eklenen farklı araçlar yardımıyla fantezi iplik yapısını elde etmektir. Buna en iyi örnek, geleneksel ring iplik eğirme makinesinde yapılan yeni düzenlemelerle şantuklu iplik üretiminin gerçekleştirilmesidir. Fırçalama yönteminin esası; kesik liflerden üretilmiş bir ipliğe üzeri esnek tarak telleri ile kaplanmış dönen bir silindir yüzeyi ile temas ettirmek suretiyle tüylü bir yapı kazandırmaktır (Lawrence, 2003). Tezin konusunu oluşturan ve çoğunlukla eğirme esasına göre elde edilen şantuklu (balıklı) iplikler yukarıdaki sınıflandırma ölçütleri göz önüne alındığında; yaygın olarak eğirme ve büküm yöntemleri ile üretilen, dokuma ve örme tekstil ürünlerinde kullanılan, her çeşit kesikli liften tek parça veya bileşenli olarak üretilebilen, görsel yapı biçimi şantuk olarak adlandırılan belli uzunluktaki kalın yerler olan, görsel yapı oluşturmak için fitil veya şeridin kullanıldığı fantezi ipliklerdir (Petrulyte, 2004). Tez çalışmasının ana teması; şantuklu iplik çeşitlerinden zemin şantuklu iplik üretim teknolojisi ve özellikleri olarak belirlenmiştir Şantuklu İpliğin Tanımı ve Genel Özellikleri Şantuklu iplikler; tek veya katlı olarak iplik üzerinde değişik aralıklarla rastgele veya belli bir örüntüye uygun olarak kalın kısımların oluşturulmasıyla elde edilen ipliklerdir. İplik üzerinde oluşturulan bu kalın bölgelere şantuk veya balık adı verilmektedir (Gong, Wright, 2002). Şantuklu kısımların kalınlıkları, uzunlukları ve yerleşim aralıkları değişmektedir (Şekil 2.2). Türkçe de şantuk olarak kullanılan sözcüğün Çince de, genellikle ağır gramajlı ve yüzeyinde düzensiz yükseltiler bulunan kumaşlara verilen ad olan shantung sözcüğünden geldiği anlaşılmaktadır (Lawrence, 2003; 14
32 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR ). İngilizce de pamuk ipliğinde kalın yer anlamına gelen slub ve Almanca da flamme sözcüğü Türkçe de kullanılagelen şantuk anlamında kullanılmaktadır. Türkçe de ise iplikte kalın yer anlamında balık sözcüğü kullanılmaktadır. Şekil 2.2. Zemin (solda) ve Bileşik (sağda) Şantuklu İpliğin Genel Görünüşü ( 2010; ) Şantuklu iplikler, Çizelge 2.1 de görüldüğü gibi kontrollü kesintili fantezi iplik sınıfına girmekte olup, hem eğrilmiş fantezi iplik üretilen sistemlerde hem de iplik bileşenli fantezi iplik üreten makinelerde üretilebilmektedir. Bu durumda şantuklu iplikleri kendi içinde iki sınıfa ayırmak mümkündür. Bunlardan birincisi, zemin şantuklu (ground slub) iplikler olup, iplik eğirme sistemlerinde tek kat iplik üretilirken çekimi değiştirmek yoluyla temel ipliğin parçası olarak şantuklu kısımların oluşturulması şeklinde elde edilmektedir. İkincisi ise, bileşik şantuklu (compound) iplikler olup, büküm veya eğirme makinelerinde değişik özelliklerde eğrilmiş iplik, filament, fitil, şerit vb. malzemelerin birleştirilmesi ve bunların içinde fitil veya şeridin şantuk oluşturacak şekilde kesik kesik beslenmesi sağlanarak bükülmesi yoluyla elde edilmektedir. Şekil 2.2 de zemin ve bileşik şantuklu ipliklere birer örnek verilmiştir. Zemin şantuklu ipliklerde boyutsal özellikler değiştirilerek normal uzunlukta şantuklar, aşırı kısa şantuklar veya üst üste binen şantuklar oluşturmak mümkündür. Şantuk malzemesi zemin veya temel iplik ile aynı 15
33 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR olmaktadır. Bileşik şantuklu ipliklerde şantuğun biçimsel özelliklerinin yanı sıra renkleri farklı ve konumları paralel şantuklar elde etmek de mümkündür. Zemin şantuklu iplikler yaygın olarak üzerinde değişiklikler yapılmış ring iplik eğirme makinesi ve açık-uç rotor eğirme makinesinde üretilmektedir. Şantuklar elektronik ve/veya mekanik olarak kontrol edilen çekim sistemlerinde çekim oranı değiştirilerek oluşturulmaktadır. Şantuklu iplik kullanılarak üretilen kumaş yüzeyinde, şantuklu ipliğin desen örüntüsüne bağlı olarak değişen estetik görünüşler elde edilmektedir. Şekil 2.3 de şantuklu iplikle üretilmiş olan örme ve dokuma kumaşlar için birer örnek verilmiştir. Şantuk yapısı, iplik veya kumaşa özgünlük, estetik değer ve albeni kazandırmaktadır. Böylece şantuklu iplikler ve bunlardan üretilen kumaşlar yüksek katma değerli ve kâr oranı yüksek ürünler sınıfına girmektedirler (Gong, Wright, 2002). Son yıllarda özellikle denim endüstrisinde şantuklu iplik kullanımı gittikçe artmaktadır ve geleneksel ipliklere üstünlük sağlamış durumdadır. Bunun nedeni şantuk yapısının estetik görünümü ve ürüne kazandırdığı albeni ile tüketicinin satın alma kararını tetiklemesi olmaktadır (Souid, Babay, Sahnoun, Cheikrouhou, 2008). Şekil 2.3. Şantuklu İplikle Örülmüş (solda) ve Dokunmuş (sağda) Kumaş Örnekleri ( 2010) Şantuklu ipliklerin kullanım alanı oldukça geniştir. Kullanılacağı yere göre şantuk yapısının ve desen örüntüsünün şekli değişmektedir. Örneğin; ince şantuk yapılı kumaşlar daha çok düz kumaşlarda, döşemelik ve giysilik kumaşlarda kullanılmaktadır. Kalın şantuk yapılı iplikler ise daha girintili çıkıntılı bir yüzey 16
34 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR sağladıklarından tasarım amaçlı dokuma veya örme ürünlerde kullanılmaktadır (Gong, Wright, 2002). Genel olarak şantuklu ipliklerin kullanım alanları özellikle denim endüstrisi olmak üzere, giyim, örme giysiler, mobilya döşemesi, otomobil döşemesi, ev tekstili, perde, kilim vb. olarak sayılabilir (Petrulyte, 2004; ). Şekil 2.4 te şantuklu iplik kullanılarak üretilmiş tekstil ürünlerine birkaç örnek sunulmuştur. Şekil 2.4. Şantuklu İplikten Üretilmiş Tekstil Ürünlerine Örnekler ( 2009). Bileşik şantuklu iplikler, zemin şantuklu ipliklere göre daha kaba ve kalın olmaktadır. Bu nedenle düşük gramajlı düz kumaşlarda kullanılırken çeşitli zorluklar ortaya çıkmaktadır. Örneğin, kaba şantuklar örme sırasında dar yerlerden geçememekte, dokuma kumaşta ise kalın şantuklar barındıran kumaşların yüzeyinde kullanım sırasında sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle düz ve ince gramajlı kumaşlara uygun şantuk yapısı ancak zemin şantuklu iplikler ile elde edilebilmektedir. Böylece sıradan ve tekdüze bir ipliğe veya kumaşa katma değer eklemek mümkün olmaktadır. Bu yüzden son yıllarda zemin şantuklu ipliklerin kullanımı artış göstermekte ve üretim teknolojisinde yeni gelişmeler meydana gelmektedir. Bu gelişmelere örnek olarak; ring ve açık uç rotor eğirme makinelerinin üzerinde şantuklu iplik üretecek şekilde yeni değişikliklerin yapılması, otomasyon çalışmaları, şantuklu ipliklerin kalite kontrolü ve analizi için kullanılmak üzere cihaz ve yazılımların üretilmesi çalışmaları gösterilebilir. Zemin şantuklu ipliklerde şantuklu kısımlar temel ipliğin parçası olduğundan, boyutsal özellikleri ve yerleşim düzeninde değişiklikler yapılarak kumaşta farklı görsel yapılar elde edilebilmektedir. Bu şekilde elde edilen şantuk yapılarına örnek 17
35 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR çizimler Şekil 2.5 te sunulmuştur. Bileşik şantuklu ipliklerde ise boyutsal özelliklerin yanı sıra, birden çok bileşen söz konusu olduğundan renk, malzeme gibi farklı görsel yapı çeşitlendirme seçenekleri vardır. Şekil 2.5. Değişik Şantuk Yapılarına Örnekler ( 2009). Bileşik şantuklu iplik üretim sistemlerinde fitil veya şeridin kesikli olarak diğer bileşen ipliklerin arasına beslenmesi yöntemi, günümüzde ring iplik eğirme makinelerinde de uygulanabilmektedir. Büküm makinelerinde veya ring iplik eğirme makinelerinde yapılan bir değişiklik ile beslenmekte olan iki ipliğin arasına başka bir fitilden kesikli olarak (bir durup bir beslenerek) şantuklar beslemek suretiyle de şantuklu iplik üretmek mümkündür. Bu tür şantuklu ipliklere injection (ek beslemeli) şantuklu iplikler adı verilmektedir. Burada şantuk kalınlığını fitilin doğrusal yoğunluğu belirlemektedir (Lawrence, 2003; ). Ring iplik eğirme makinelerinde, şantuklu iplik üretiminin yanı sıra uygun değişiklikler yapılarak; değişken numaralı (multi-count) iplikler, değişken bükümlü (multi-twist) iplikler, çoklu görsel yapılı (multi-effect) iplikler gibi çeşitli fantezi iplik türleri de üretilmektedir. Bu fantezi iplik yapılarının çizimleri Şekil 2.6 da verilmiştir. 18
36 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şekil 2.6. Şantuk Donanımı ile Üretilen Fantezi İplik Yapıları (Rieter, 2009) İplikte bu görsel yapıların elde edilmesi için orta ve arka çekim silindirlerinin yanı sıra ön çekim silindirinin de bir başka motor tarafından pozitif olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu sayede ipliğin doğrusal yoğunluğu ile birlikte bükümü de değiştirilebilmektedir (Baitelli, Locatelli, 2005). Bu tür iplikler şantuklu iplik olmasalar da üretim prensiplerinin benzerliğinden dolayı zaman zaman aynı sınıfta yer almaktadırlar. Bu ipliklerin belli başlı yapısal özellikleri Çizelge 2.3 te topluca verilmiştir. Çizelge 2.3. Şantuklu İplik Türlerinin Yapısal Özellikleri (Pour, 2007) İplik Türü Büküm (T/m) Büküm katsayısı ( α e ) Doğrusal yoğunluk Şantuk uzunluğu Şantuklu İplik sabit değişken değişken <2 m Büküm Düzeltmeli Şantuklu İplik değişken sabit değişken <2 m Değişken Numaralı değişken sabit değişken >2 m Değişken Bükümlü değişken değişken sabit sınırsız Çoklu Görsel Yapılı İplik değişken değişken değişken sınırsız 19
37 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Zemin Şantuklu İpliklerin Tanımlayıcı Özellikleri Zemin şantuklu iplikleri tanımlayan değişkenler iki grup altında ele alınabilir. Bunlar üretim değişkenleri ve desen örüntüsü değişkenleridir. Çizelge 2.4 te bu değişkenler verilmiş ve sonra sırasıyla açıklanmıştır. Çizelge 2.4. Zemin Şantuklu İplik Tanımlayıcı Değişkenleri Üretim Değişkenleri Temel iplik doğrusal yoğunluğu (Ne) Büküm miktarı (T/m) Ön çekim oranı Kopça ağırlığı (mg) Baskı kuvveti (cn) İğ devri (d/dk) Desen Örüntüsü Değişkenleri Şantuk boyu (mm) Şantuk kalınlık katsayısı Şantuk aralığı (mm) Geçiş süresi (ms) Birim desen örüntü düzeni Birim desen uzunluğu (m) Üretim değişkenleri şantuklu iplik üretimi için belirlenmesi gereken ve ipliğin temel yapısal özelliklerini belirleyen değişkenlerdir. Bunlar aşağıda açıklanmıştır: Temel iplik doğrusal yoğunluğu; ring iplik eğirme makinesinde üretilen şantukların oluşturulmadığı anlarda üretilen ve tüm üretim boyunca sabit kalan zemin ipliğin doğrusal yoğunluğudur. Bu değer isteğe göre değişebilir ancak elde edilen şantuklu ipliğin ortalama numarası bu değerden farklı olmaktadır. Büküm miktarı; üretim boyunca ipliğe uygulanan sabit büküm miktarıdır. Şantuklu ipliklerde aynı doğrusal yoğunluğa sahip düz ipliklere göre belli oranda daha fazla büküm uygulanması önerilmektedir. Ön çekim oranı; orta ve arka çekim silindiri arasındaki çekim oranı olup üretim boyunca sabit kalmaktadır. Ancak farklı iplik tiplerinde farklı ön çekim oranı ile çalışmak mümkündür. Kopça ağırlığı; kopça numarası olarak da anılmaktadır. Şantuklu ipliklerde, şantuk kalınlığına ve boyuna göre değişmek üzere, kalın kısımların yüksek kütlesi nedeniyle merkezkaç kuvvetleri ve daha geniş çaplı balon oluşması, bunun sonucunda ipliğin 20
38 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR ayırıcı plakalara çarparak aşırı tüylenmesi olasılığı vardır. Bu olasılığı azaltmak amacıyla aynı numarada düz ipliğe göre daha ağır kopça kullanmak gerekmektedir. Baskı kuvveti; baskı kollarının çekim silindirlerine uyguladığı basınçtır. Şantuklu iplik üretiminde baskı kuvvetinin, aynı özelliklerdeki düz ipliğe göre daha yüksek olması gerekmektedir. Bunun nedeni şantuklu yapıyı elde etmek için daha kalın fitil kullanılmasıdır. İğ devri; iğin dönüş hızıdır. İğ devri, verimli bir çalışma yapmak ve kalite kaybına neden olmamak adına aynı özelliklerdeki düz ipliğe göre daha düşük olmak zorundadır. Şekil 2.7 de şematik olarak bir şantuklu ipliğin yapısı verilmiştir. Şekil 2.7. Şantuk İpliğinin Yapısı (Rieter, 2009) Şekilde; i : Desen örüntü düzenindeki ardışık adım numarası n : Birim Desendeki Toplam Adım sayısı Ne i : i. Adımdaki iplik numarası T : Üretim boyunca uygulanan sabit büküm değeri (T/m) dir. Şekil 2.7 de görülen temel iplik kısmının numarası, üretim boyunca sabit kalmaktadır. Şantuklu kısımlar ise tüm üretim boyunca tek bir doğrusal yoğunlukta üretmek mümkün olduğu gibi belli bir desen örüntüsü düzeninde ya da rastgele 21
39 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR olarak farklı doğrusal yoğunluk değerlerinde üretmek mümkündür. Şekil 2.7 deki çizim şantuk kalınlıkları eşit (N 1 =N 3 ) kabul edilerek hazırlanmıştır. Büküm miktarı (T) üretim boyunca sabit kalmaktadır. Ancak uygulanan büküm miktarı temel iplik ve şantuk bölgelerinde eşit dağılmamaktadır (Lou, Gao, Xie, 2006). Üretim değişkenleri ile birlikte, şantuklu ipliğin kumaşta oluşturacağı görsel yapıyı belirleyen desen örüntüsü düzenini etkileyen değişkenlerin de belirlenmesi, üretim için gereklidir. Desen örüntüsünü etkileyen değişkenler aşağıda açıklanmıştır: Şantuk boyu; herhangi bir şantuğun başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki mesafe olarak kabul edilir. Bu durumda; doğrusal yoğunluğu hem şantuk hem de temel iplik kısımlarından farklı olan, şantuğun başlangıcında temel iplikten şantuk kalınlığına, şantuğun sonunda şantuk kalınlığından temel ipliğe geçiş uzunlukları bu kısma dahil olmaktadır (Şekil 2.7). Şantuk kalınlık katsayısı; şantuk kalınlığının temel iplik kalınlığına oranıdır. Şantuk kalınlığı veya doğrusal yoğunluğu temel iplik kalınlığı veya doğrusal yoğunluğunun katı olarak ifade edilmektedir. Şantuk aralığı; bir şantuğun bitiş noktası ile bir sonraki şantuğun başlangıç noktası arasındaki mesafedir. Geçiş süresi; bir şantuğun başlangıç noktasından itibaren şantuk kalınlığına ulaşıncaya kadar geçen süredir. Bu süre içerisinde iplik kalınlığı gittikçe artmakta ve geçiş süresi sonunda istenilen şantuk kalınlığına ulaşmaktadır. Şantuk bitişinde ise, bu kalınlık geçiş süresi boyunca azalmakta ve temel iplik düzeyine yeniden inmektedir. Başlangıç ve bitiş noktalarındaki geçiş süreleri birbirine eşit olup, üretim boyunca sabit kalmaktadır. Birim desen uzunluğu; şantuklu iplik üretimi boyunca yinelenen, birim desen örüntüsünün toplam uzunluğudur. Birim desen düzeni; birim desen örüntüsü içinde ardışık olarak yerleşen şantukların boy, kalınlık ve aralık değerlerini bildiren bir plan çizelgesidir. Çizelge 2.5 te böyle bir birim desen düzeninin genel şablonu verilmiştir. 22
40 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Çizelge 2.5. Birim Desen Düzeni Çizelgesinin Genel Şablonu Adım No (i ) Uzunluk ( u i ) Kalınlık Katsayısı ( k i ) İplik Doğrusal Yoğunluğu ( Ne i ) n u 1 u 2 u 3.. u n k 1 k 2 k 3.. k n Ne 1 Ne 2 Ne 3.. Ne n Şantuklu İpliklerde Kalite Kontrol Şantuklu ipliklerin kullanımının yaygınlaşması ve standart ürün haline gelmeye başlaması ile birlikte hem ipliğin standartlarının belirlenmesi hem de kalite kontrolünün yapılması konusundaki çalışmalar yoğunlaşmıştır (Pour, 2007). İşletme şartlarında yapılan araştırmalar üreticilerin çoğunun şantuklu ipliğin kalite kontrol ölçümlerini düz ipliklerle aynı şartlarda yapmakta olduğunu göstermiştir. Bunun nedeni olarak henüz şantuklu ipliklerin kalite kontrolü ile ilgili standartlaşmanın yeterli düzeye gelmemesi gösterilebilir. İşletmelerde şantuklu iplik üretim sürecinde karşılaşılan, tespit edilmiş başlıca üretim ve kalite sorunları aşağıdaki şekilde sıralanmıştır: Gereksinmeleri ve standartları karşılamayan şantuklu iplikler, Tasarlanmış şantuk deseninin doğru bir şekilde üretilmemesi, Farklı ipliklerin karışması, Sapan şantuklar (Tasarlanan parametre değerlerine uygun üretilmeyen), Periyodik hatalar (Normal ipliklerdeki hatalar), Yinelenen örüntü birimi/şantuk desen bilgilerinin yanlış girilmesi, Şantuk başlangıcı veya bitişinde olağandışı kütle kaybı, Bir şantuklu ipliği farklı bir şantuk donanımında üretmek isterken yapılan ayarlama yanlışlıklar, 23
41 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şantuk donanımlarının ayarları ile şantuklu iplik özellikleri, değişkenleri ve kumaş görünüşü arasındaki ilişkilerden kaynaklı sorunlar, İplik üzerinde belli bir uzunluk boyunca şantuğun eksik olması, Yinelenen desen örüntüsü (Edalat-Pour, 2008), Vb. sorunlar. Şantuklu ipliklerin kalite kontrolü yapılırken, bu ipliklerin özgün yapısı ve belli bir görsel etki amacıyla üretildiği göz önüne alındığında, kalite özelliklerinin yanı sıra estetik değerini oluşturan özelliklerin de ölçülmesi gerektiği açıktır. Bu nedenle şantuklu ipliklerin kalite kontrolü görsel ve teknik kalite kontrol olarak iki kısımda ele alınabilir. Şantuklu ipliklerin ölçülebilen görsel ve teknik kalite özellikleri Çizelge 2.6 da verilmiştir. Teknik kalite özellikleri aynı zamanda düz ipliklerin de sahip olduğu özelliklerdir. Görsel kalite özellikleri ise şantuklu ipliğin kumaşta oluşması beklenen görsel yapıyı sağlamak için sahip olması gereken özelliklerdir. Şantuklu iplik üretiminde en çok karşılaşılan sorunlardan biri de desen örüntü düzeni bilinen ya da bilinmeyen, üretilmiş bir şantuklu ipliğin ileriki bir zamanda yeniden aynı özelliklerde üretilebilmesidir. Bu sorunu aşmak için elektronik ve bilgisayar kontrollü şantuk donanımları önemli katkı sağlamaktadır. Desen örüntü düzenini belli bir plana göre veya rastgele uygulamak mümkündür. Belli bir plana göre oluşturulan desen örüntü birimlerinde yinelenen birimlerin çakışmasından kaynaklı hatalar meydana gelme olasılığı bulunurken, rastgele yöntemine göre uygulanan örüntülerde bu sorunun gerçekleşme olasılığı çok düşüktür. Çizelge 2.6. Zemin Şantuklu İpliğin Ölçülebilir Kalite Özellikleri Teknik Kalite Özellikleri Ortalama doğrusal yoğunluk (Ne) Temel iplik doğrusal yoğunluğu (Ne) Düzgünsüzlük (Uster, ince yer, kalın yer) Tüylülük Neps (adet/1000 m) Mukavemet ve uzama (cn) Büküm (T/m) Görsel Kalite Özellikleri Şantuk boyu (mm) Şantuk kalınlık katsayısı veya doğrusal yoğunluk (Ne) Şantuk aralığı (mm) Birim desen uzunluğu (m) Geçiş uzunluğu (m) Kumaştaki desen örüntüsü 24
42 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şantuklu iplikler genellikle dokuma kumaşlarda atkı olarak kullanılmaktadır. Ancak şantuklardan önce veya sonra aşırı kütle kaybı nedeniyle ince yerler oluşması dokuma sırasında kopuşları artırmakta ve performansı düşürmektedir. Bu problemin kaynağı; şantuk donanımının, şantuğun başlangıç ve bitiş noktalarında olması gereken hız artış ve azalışlarını değişik etkenler nedeniyle (eylemsizlik momenti, frenleme sistemi vb.) uygun biçimde gerçekleştirememesidir (Edalat, 2007). Şantuklu ipliklerin kalite kontrol ölçümleri için çeşitli cihazlar ve sistemler geliştirilmiştir. Şantuklu ipliğin kalite özelliklerini ölçmek için seçeneklerden bir tanesi Uster firmasının geliştirmiş olduğu Uster Tester 5 uyumlu Fancy Yarn Profile yazılımıdır. Bu sistem ile şantuklu ipliğin boyutsal analizi, birim desen uzunluğu tespiti, şantuk saçılım grafikleri, sınıflandırma matrisi, spektrogram grafiği, temel iplikli veya ipliksiz kütle diyagramı, eksik şantukların tespiti vb. analizler yapılabilmektedir. Bunun yanında şantuk donanımı üreticisi firmalardan bazıları şantuklu ipliğin boyutsal özelliklerini ölçen sistemler ve siyah plaka veya kumaş üzerinde benzetimini yapan yazılımlar üretmişlerdir. Bu firmalardan ölçüm cihazı ve benzetim yazılımını birlikte üretenler Pinter, s.a. (İspanya), Caipo Automazione Industriale s.r.l. (İtalya), Zweigle Textilprüfmaschinen GmbH & Co KG (Almanya) ve sadece benzetim yazılımı üretenler Rieter Machine Works Ltd. (İsviçre), Marzoli S.p.A., Amsler Tex AG, Schlafhorst olarak sayılabilir. Genel olarak şantuklu ipliklerin tanımlayıcı özelliklerinin incelenmesinde kullanılan başlıca yöntemler aşağıda esaslara dayanmaktadır: Elle ölçüm yöntemi, Kapasitif ölçüm cihazları, Optik ölçüm cihazları, Görsel analiz yöntemleri, Elle ölçüm yönteminde; şantuklu ipliğin üzerindeki boyutsal özellikler tek tek siyah bir zemin üzerinde cetvel yardımıyla elle ölçülmektedir. Kapasitif ve optik ölçme yöntemlerinde; iplik kapasitif veya optik olarak veri toplayan bir mekanizmadan geçirildikten sonra elde edilen sayısal kütle değişim sinyalleri amaca yönelik olarak hazırlanmış özel yazılımlarca işlenerek sınıflandırılmakta ve şantuklu ipliğin boyutsal özellikleri tespit edilmektedir. Görsel analiz yönteminde; şantuklu 25
43 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR iplik uygun bir mekanizmadan geçirilerek fotoğraf veya video görüntüsü alınmakta, veriler sayısallaştırılmakta, elde edilen sayısal veriler çeşitli filtrelerden geçirilmekte, amaca uygun özel yazılımlarca işlenerek görsel analizi yapılmaktadır. Yapılan literatür taramalarında şantuklu ipliğin tanımlayıcı ve boyutsal özelliklerinin incelenmesi için son yıllarda görsel analiz (image analysis) yöntemlerinin kullanımına yönelik çalışmaların yoğunlaştığı gözlenmiştir. Şantuklu ipliklerin teknik kalite özelliklerinin ölçülmesi ile ilgili genel bilgiler aşağıda verilmiştir. Ortalama Doğrusal Yoğunluk; şantuklu ipliğin tümünü kapsayacak şekilde ölçülen doğrusal yoğunluk değerlerinin ortalamasıdır. Şantuklu ipliklerin ortalama doğrusal yoğunluğu düz iplikler için kullanılan doğrusal yoğunluk ölçüm yöntemleri ile ölçülebilmektedir. Ancak numara çıkrığında sarılan çile uzunluğunun birim desen uzunluğunun en azından birkaç katı olmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Temel İplik Doğrusal Yoğunluğu; şantuklu iplik boyunca devam eden şantuklu bölgeler dışında kalan ipliğin doğrusal yoğunluğudur. İşletmelerde genellikle ortalama doğrusal yoğunluk ölçümü yapılmakta, temel iplik doğrusal yoğunluğu ayrıca ölçülmemektedir. Ancak en basit şekilde, ipliğin şantuk aralığı kısımlarından elle iplik numuneleri alınıp tartılarak ortalama temel iplik doğrusal yoğunluğunu hesaplamak mümkündür. Düzgünsüzlük; iplikteki kütle değişimi, ince ve kalın yerler olarak kendini göstermektedir. Şantuklu ipliklerin yapısında aralıklı olarak kalın yerlerin mevcut olması nedeniyle, düzgünsüzlük değerlerini düz iplik değerleri ile karşılaştırmak doğal olarak sağlıklı sonuç vermemektedir. Ancak Uster firmasının sunduğu Uster Tester 5 - Fancy yarn Profile yazılımı sayesinde temel kısımlar ile şantuklu kısımların ayrı ayrı analiz edilebildiği ve daha sağlıklı değerlendirmeler yapmanın mümkün olduğu belirtilmektedir (Pour, 2007). Tüylülük; şantuklu ipliklerde, şantuklu ve temel iplik bölgelerindeki büküm dağılımı, iplik kalınlıkları gibi etkenler nedeniyle düz ipliklerden farklı olmak zorundadır. Tüylülük ölçümü mevcut ölçüm yöntemleriyle yapılabilmektedir. 26
44 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Neps; çoğunlukla hammadde kaynaklı bir hata olduğundan şantuklu ipliklerde farklı olması beklenmemelidir. Neps ölçümü mevcut ölçüm yöntemleriyle yapılabilmektedir. Mukavemet/Uzama; şantuklu ipliklerde düz iplikler için kullanılan mevcut ölçüm cihazları ile ölçülebilmektedir. Ancak şantuklu ipliklerde şantuklu kısımların varlığından dolayı değişim katsayısının yüksek olması beklendiği için daha fazla sayıda ölçüm yapılması önerilmektedir. Şantuklu ipliklerin mukavemeti ölçülürken, kopma kuvvetinin ortalama iplik numarasına bölünmesi ile elde edilen mukavemet değeri (cn/tex) yerine doğrudan kopma kuvvetinin (cn) kullanılması önerilmektedir. Bunun nedeni şantuklu kısımlar ile temel iplik kısımlarındaki mukavemet farklılıklarıdır. Yapılan denemelerde şantuklu kısımlar ile temel iplik kısımlarının kopma kuvvetleri çok farklı çıkarken, doğrusal yoğunluğa bölünerek elde edilen mukavemet değerleri birbirine oldukça yakın çıkmıştır. Bu durum kopma kuvvetinin daha nesnel bir değerlendirme olanağı sunacağını göstermektedir (Pour, 2007). Büküm; şantuklu ipliklerde mevcut büküm ölçme cihazları ile ölçülebilmektedir. Şantuklu ipliklere uygulanan büküm ipliğin her bölgesine düzgün olarak dağılmamaktadır. Daha önce yapılan çalışmalar, temel iplik kısımlarındaki bükümün şantuklu kısımlarındaki bükümden daha fazla olduğunu göstermiştir. Bunun nedeni şantuklu kısımlar ile temel iplik kısımları arasındaki kutupsal eylemsizlik momenti ve büküm direncinin çok farklı olmasıdır. İki kısımda da büküm miktarının aynı olduğu varsayıldığında, şantuklu kısımdaki tork direnci temel iplik kısmına göre çok daha fazla olmaktadır. İpliğin dengede kalabilmesi için her yerindeki kesitlerde torkun eşitlenmesi zorunludur. Bunun sonucunda şantuklu kısımlarda büküm miktarı azalırken temel iplik kısımlarında büküm miktarı artmaktadır (Lu, Gao, Wang, 2007). Şantuktan önce veya sonra meydana gelen ince noktaların bir nedeni de bükümün şantuklu kısımlardan temel iplik kısımlarına doğru yayılma eğilimidir. Bükümün yoğunlaştığı kısımlarda incelme meydana gelmektedir (Rieter, 2009). Şantuklu ipliklerin görsel kalite özelliklerinin ölçülmesi ile ilgili genel bilgiler aşağıda verilmiştir. 27
45 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Boyutsal Özellikler: Şantuklu ipliğin boyutsal özellikleri şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı, birim desen uzunluğu olarak sayılabilir. Bu özelliklerin ölçülmesinde kullanmak üzere, yukarıda anlatıldığı gibi bazı seçenekler mevcut ise de, işletme şartlarında elle ölçme yönteminin yaygın olarak kullanıldığı gözlenmiştir. Bunun nedeni olarak, ticari sistemlerin yüksek maliyeti ve göreceli olarak verimlilik ve güvenilirlik sorunlarıdır. Geçiş Uzunluğu: Geçiş uzunluğu şantuğun kumaştaki görünüşü üzerinde oldukça etkili olmaktadır (Pour, 2009). Bu özelliğin ölçümü ile ilgili literatürde belirli bir yönteme rastlanmamıştır. Kumaştaki Desen Örüntüsü: Şantuklu iplikler dokuma veya örme yöntemiyle kumaş haline getirildiğinde, teknik ve görsel özelliklerine bağlı olarak çeşitli desen görüntülerine sahip olmaktadır. Bu görüntüyü önceden tahmin etmek için çeşitli benzetim yazılımları mevcuttur. Ancak desen örüntüsünün uygunluğu konusundaki değerlendirme ve kesin karar müşteri beklentilerinin karşılanma düzeyine bağlıdır. Şantuklu ipliklerde tüm ayarlamaların ve üretim şartlarının ideal olması durumunda dahi çeşitli iplik hataları meydana gelmektedir. Bu nedenle özellikle zemin şantuklu iplikler, düz ipliklerde olduğu gibi bobin işleminden geçirilmektedir. Ancak şantuklu ipliğin özel yapısı nedeniyle, hata sınırları şantuk kalınlıkları ve uzunluk ölçüleri göz önüne alınarak belirlenmek zorundadır. Bu durumda en büyük şantuk kalınlığından daha ince olan kalın yer hataları görmezden gelinmek zorundadır. İplik hatalarının uzunluğu açısından ise en büyük şantuk uzunluğundan daha kısa hatalar görmezden gelinmek zorundadır. Bu kısıtlamalar bobin makinelerindeki mevcut elektronik hata tespit sistemleri kullanıldığından kaçınılmaz olmaktadır. İşletmelerdeki uygulamalar, yapılan temizleme işleminin güvenilirliğini denetlemek amacıyla şantuklu ipliğin (100 km deki) kesme sayısını, aynı şartlardaki normal ipliğin kesme sayısı ile karşılaştırmak biçiminde olmaktadır Şantuklu İplik Üretim Teknolojisi Şantuklu iplikler değişik yöntemlerle üretilebilmektedir. Genel olarak, literatürde yer alan başlıca şantuklu iplik üretim yöntemleri aşağıda sıralanmıştır: 28
46 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 1. Kesikli liflerden iplik eğirme sırasında değişik boyutlarda lif demetlerini karıştırarak şantuklu iplik üretimi. Örneğin, kamgarn tops bandı içine rastgele ştrayhgarn elyaf demetlerini karıştırarak eğirmek suretiyle şantuklu iplik elde edilebilmektedir. 2. Bilezikli eğirme makinesinde iki adet temel iplikle birlikte, bükümsüz bir fitilden, besleme silindirlerinin ani hareketleri ile periyodik olarak koparılan düz lif demetleri (şantukları oluşturur) beslenmekte (injeksiyon yöntemi) ve büküm uygulanarak iplik kararlı hale getirilmektedir. Böylece daha açık ve düzenli eğrilmiş şantuklu iplikler elde edilmektedir. 3. Kesikli liflerden iplik eğiren makinelerde yeni düzenlemeler yapılarak, üretim sırasında ana (esas) çekim oranının aralıklı olarak rastgele veya belli bir düzene göre değiştirilmesi sağlanarak şantuklu iplik üretilmektedir. Bunun yanında aynı yöntem fitil makinesine uygulanarak şantuklu fitil üretilmekte, sonra bu fitilden iplik makinesinde sabit çekim değeri ile şantuklu iplik üretimi yapılmaktadır. 4. İplik eğirme makinesinde çekim bölgesine ek bir malzeme beslenerek çok uzun şantuklar elde etmek mümkündür. 5. Son yıllardaki gelişmeler sonucu, açık uç rotor eğirme, sürtünmeyle eğirme (Dref) ve hava jetli tekstüre makinelerinde şantuklu iplik üretimi yapılabilmektedir. Bunun yanında şantuk üretim teknolojisinin diğer iplik eğirme sistemlerine uyarlanması beklenmektedir. 6. İçi boş iğli fantezi iplik makinelerinde bileşik şantuklu iplik üretimi yapılmaktadır (Gong, Wright, 2002; Grabowska, 2001; Lawrence, 2003). Günümüzde, yukarıda sıralanan yöntemlerden en yaygın kullanılan ikisi, içi boş iğli fantezi iplik sistemi ve ring iplik eğirme sistemidir. İçi boş iğli fantezi iplik makineleri en baştan şantuklu iplik üretmeye uygun olarak tasarlanmaktadır. Son yıllarda, ring ve açık-uç rotor eğirme sistemleri de şantuk donanımına sahip olarak üretilmeye başlanmıştır. Bunun yanında, düz iplik üreten mevcut iplik eğirme makinelerine şantuk üretme yeteneği kazandırmak için, sonradan makineye uyarlanarak kurulumu yapılabilen şantuk donanımları üretilmektedir. Bu nedenle 29
47 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR şantuk üretimi yapabilen iplik eğirme makinelerini ek şantuk donanımlı ve bütünleşik şantuk donanımlı olarak iki sınıfta değerlendirmek mümkündür İçi Boş İğli Fantezi İplik Makinesi İçi boş iğle fantezi iplik eğirme yöntemi ilk olarak George Mitov tarafından 1976 yılında geliştirilmiştir. Bu sistem hem düz iplik hem de fantezi iplik üretimine uygundur. İçi boş iğli fantezi iplik makinesinin genel çalışma prensibini anlatan şematik bir çizim Şekil 2.8 de verilmiştir. Bu makinelerde üç tanesi görsel yapı lifleri (şerit veya fitil) için, bir tanesi öz ipliği için olmak üzere toplam 4 adet besleme sistemi vardır. Görsel yapı lifleri ring iplik makinesindekine benzer çekim sistemleri ile inceltildikten sonra öz ipliği ile birleştirilir ve ardından dönmekte olan içi boş iğden geçerler. Bağlayıcı iplik bobini içi boş iğin üzerine yerleştirilmiş olup, iğle birlikte dönmektedir. Bağlayıcı iplik çoğunlukla bir filament iplik olmaktadır. Bağlayıcı iplik, iğin üzerinde dönmekte olan bobinden sağılarak iğin tepesinden içeri girmekte ve çekim sistemlerinden gelen görsel yapı lif demetleri ve öz iplikten oluşan bileşik yapıya sarılmaktadır. Böylece bağlayıcı iplik yardımıyla, görsel yapı lifleri ile öz ipliği bir arada tutulmaktadır. Görsel yapı liflerinin bağlayıcı iplikle birlikte sarılmasından önce, oluşturulan bileşik yapıdan uzaklaşmasını önlemek için iğ tarafından yalancı büküm uygulanmaktadır. Yalancı büküm vermek amacıyla, lif demeti içi boş iğden doğrudan geçmeyip, iğin alt kısmında iğe bağlı bulunan büküm düzenleyici bir kancanın etrafında bir dönüş yaparak iğden çıkmaktadır. İçi boş iğ ile bilezikli büküm sistemini birlikte kullanarak, birleşik yapıda üretilmiş fantezi iplik makineleri de vardır. Bu makinelerde ilave olarak gerçek büküm uygulamak mümkün olmaktadır. 30
48 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şekil 2.8. İçi Boş İğli Fantezi İplik Makinesinin Çalışma Prensibi (Gong, Wright, 2002) İçi boş iğli fantezi iplik makinelerinde çok çeşitli görsel yapılı fantezi iplikler üretmek mümkündür. Beslenen lif, fitil, şerit, iplik özellikleri değiştirilerek, çekim sistemleri ve besleme silindirleri kontrol edilerek çeşitli görsel yapılar oluşturulabilmektedir. Bu ipliklerin önemli bir özelliği, gerçek büküm uygulanmamış ise, ipliği bir arada tutan bağlayıcı ipliğin zarar görmesi durumunda bileşenlerin dağılma tehlikesinin olmasıdır (Gong, Wright, 2002). İçi boş iğ yönteminde; şantuklu iplik üretmek için, kontrol edilebilen bir çekim silindirinden şantukları oluşturacak olan fitil veya şerit aralıklı olarak beslenmektedir. Şantuk boyu ve aralığı çekim silindirinin besleme ve durma sürelerine, kalınlığı ise fitil veya şeridin doğrusal yoğunluğuna bağlı olmaktadır. Yalancı büküm uygulanması durumunda bileşik şantuklu iplik elde edilirken, gerçek büküm uygulanan sistemlerde zemin şantuklu iplik elde etmek mümkündür. Şekil 31
49 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 2.9 da içi boş iğli fantezi iplik makinesinde ek besleme (injection) yöntemi ile üretilmiş şantuklu ipliğin çizimi ve örnek bir şantuklu ipliğin görünüşü verilmiştir (Lawrence, 2003). Günümüzde çekim silindirleri ve besleme mekanizmaları elektronik ve bilgisayar kontrollü olduğundan negatif besleme yerine pozitif besleme yapılarak belli bir tasarım düzenine uygun olarak iplikte görsel yapı üretmek mümkün olmaktadır. Şekil 2.9. İçi Boş İğle Üretilmiş Şantuklu İpliğin Çizimi ve Bir Örnek İpliğin Genel Görünüşü (Lawrence, 2003; ) Ring İplik Eğirme Makinesi Ring iplik eğirme makinesinde şantuklu iplik üretimi değişik şekillerde yapılabilmektedir. Bunlar: Ring iplik eğirme makinesini şantuk donanımı ile bütünleşik olarak imal etmek ya da ek şantuk donanımı kurmak. Bu yöntemde düz iplik üretilirken ana çekim aralıklı olarak değişik sürelerde değiştirilerek çeşitli kalın yerler (şantuk) oluşturulmaktadır. Aralıklı olarak ana çekimin değiştirilmesi prensibi fitil makinesine uygulanarak, kalın yerler bulunan fitil üretmek, bu fitilleri ring iplik makinesinde sabit çekimle ipliğe dönüştürmek. Ring iplik eğirme makinesinde düz iplik eğrilirken, ilave bir donanımla çekim bölgesindeki liflerin içine aralıklı olarak ek malzeme besleyerek (injection) şantuk oluşturmak (Gong, Wright, 2001). 32
50 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ring iplik eğirme makinesinin genel çalışma prensibini anlatan bir çizim Şekil 2.10 da verilmiştir. Şekil Ring İplik Eğirme Makinesinin Genel Çalışma Prensibi ( 2010) Şekil 2.10 da görüldüğü gibi ring iplik eğirme makinesinde düz iplik üretmek için belli bir doğrusal yoğunluğa sahip olan cağlıktaki fitiller sağılarak üç çekim silindirinden oluşan çekim bölgesine beslenmektedir. Çekim bölgesinde; arka ve orta çekim silindirleri arasındaki çevresel hız oranı ön çekimi, ön ve orta çekim silindiri arasındaki çevresel hız oranı ana çekimi oluşturmaktadır. Fitil, uygulanan toplam çekim oranında inceltilerek üretilmek istenen ipliğin doğrusal yoğunluğuna düşürülmekte ve ön çekim silindirinden (üretim silindiri) çıkan lif demeti iğ, bilezik ve kopçadan oluşan büküm bölgesine girmektedir. Büküm bölgesinde, büküm 33
51 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR uygulanarak sağlamlaştırılan iplik iğin üzerindeki masuraya (kops) sarılmaktadır. Düz iplik üretimi boyunca uygulanan çekim değeri sabit kalmaktadır. Ancak, belli bir doğrusal yoğunlukta düz iplik üretilirken, toplam çekim değeri belli sürelerde azaltılıp aynı miktarda yeniden artırılırsa o bölgede kalın yer oluşmaktadır. Oluşan bu kalın kısımlara şantuk adı verilmektedir (Şekil 2.11). Şekil Ring İplik Eğirme Makinesinde Çekim Bölgesinin Yandan Görünüşü ve Şantuk Oluşumu ( asp?id=2068, 2010) Şekil 2.11 de görülen ring iplik eğirme makinesinin çekim ünitesinde; şantuk oluşumu, ön silindir sabit hızda dönerken, orta ve arka çekim silindirlerini eşzamanlı olarak şantuk uzunluğuna göre değişen sürelerde hızlandırmak ve süre sonunda yeniden eski hızına yavaşlatmak suretiyle sağlanmaktadır. Orta ve arka çekim silindirleri belli süre için hızlandırıldığında ana çekim, hız artışıyla doğru orantılı olarak azalmakta ve bu süre boyunca iplikte kalın bir kısım yani şantuk oluşmaktadır. Bu sırada ön çekim sabit kalmaktadır. Ana çekimde meydana getirilen değişikliğin süresi ise şantuk boyu ve şantuk aralığı mesafelerini belirlemektedir. Bunu sağlamak için günümüzde çekim silindirleri, elektronik ve bilgisayar kontrollü sistemlerle tahrik edilmektedir. Böylece, şantuk oluşumu belli bir desen örüntüsü düzenine göre ya da rastgele olarak gerçekleştirilebilmektedir. Ek veya bütünleşik şantuk donanımlarının normal bir ring iplik eğirme makinesine getirdiği yeniliğin esası, orta ve arka çekim silindirlerinin ve/veya ön çekim silindirinin ayrı ayrı servo motorlar ile 34
52 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR tahrik edilmesidir. Böyle bir eğirme makinesinde şantuklu iplik, değişken numaralı ve/veya bükümlü olarak üretilebilmektedir. Bir şantuklu iplik donanımının yapısı Şekil 2.12 de şematik olarak verilmiştir. Bu şekilde görüldüğü gibi; orta ve arka silindirler bir bilgisayarlı kumanda sistemi ile yönlendirilen servo motor tarafından ön çekim sabit kalmak kaydıyla tahrik edilmektedir. Üretim boyunca büküm değişmemektedir. Bu nedenle şantuklu kısımlar ile daha ince olan temel iplik kısımları aynı büküm değeri ile bükülmektedir. Şekil Ring İplik Makinesinde Şantuk Oluşturma Mekanizması (Amsler AG Katalogları, 2007) Ancak yukarıda sözü edilen diğer fantezi iplik türlerinin üretilebilmesi için Şekil 2.13 deki düzenlemenin yapılması gerekmektedir. Şekil 2.13 de şekilde görüldüğü gibi; şantuk donanımına ilave olarak ön çekim silindiri de başka bir servo motor tarafından tahrik edilmektedir. Bunun nedeni; şantuklardan çok daha uzun kalın iplik bölgeleri üretilirken büküm değerini de iplik numarası ile birlikte değiştirebilmektir. Bunu yapmak için; kalın numara iplik üretmek üzere orta ve arka çekim silindirlerin hızı değiştirilirken, aynı anda tüm çekim silindirlerine büküm değişimini sağlayacak oranda ve eşit düzeyde ilave bir hız değişimi verilmektedir. Böylece iplik numarası değiştiği anda, üretim hızı da değişmekte ve iğ devrinin üretim hızına oranı olan büküm değeri de değiştirilmiş olmaktadır. Bu şekilde üretilen ipliğe değişken numaralı (multi-count) iplik adı verilmektedir. İplik numarası değiştirilmeksizin belli aralıklarla büküm değiştirilirse, bu tür ipliklere 35
53 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR değişken bükümlü iplik (multi-twist) adı verilmektedir. Bu iki görsel yapının şantuk ile birlikte uygulanması durumunda çoklu görsel yapılı (multi-effect) iplikler elde edilmektedir. Şekil Ring İplik Makinesinde Değişken Numaralı ve/veya Bükümlü İplik Üretme Mekanizması (Amsler AG Katalogları, 2007) Şantuk donanımlarının elektronik ve bilgisayar kontrollü olarak çalıştırılması aşağıdaki yararları sağlamaktadır: Herhangi bir ayar değişikliği için dişli değiştirmek zorunda kalmamak, emek ve zaman tasarrufu sağlamak, Ağ üzerinden makineye veri girişi ve makineden veri toplama işlemini yapabilmek, Üretilmiş bir şantuklu ipliğin aynısını ileriki bir tarihte yeniden üretebilmek, Planlı veya rastgele olarak karmaşık desen örüntü düzenlerinde üretim yapabilmek, Günümüzde şantuk donanımları elektronik ve bilgisayar kontrollü olup, üretim parametreleri, desen örüntü verileri bilgisayar ortamından sisteme girilebilmekte, kaydedilerek saklanabilmekte ve yeniden üretim için geri çağrılabilmektedir. Şantuk donanımları çalışma prensibi açısından iki sınıfa 36
54 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR ayrılabilir. Bunlar tam tahrikli (direct drive) şantuk donanımları ve yarı tahrikli (differential gear) şantuk donanımlarıdır. Tam tahrikli şantuk donanımlarında; orta ve arka çekim silindirleri hareket iletim elemanları ile doğrudan motora bağlanmakta, tüm üretim boyunca çekim silindirleri motor tarafından pozitif olarak tahrik edilmektedir. Yarı tahrikli donanımlarda ise; orta ve arka çekim silindirleri temel iplik üretimi için gerekli tahrik hareketini ring iplik eğirme makinesinin ana motorundan sağlamaktadır. Ancak bu hareket şantuk donanımında bulunan bir şanzıman (planet dişli mekanizması) üzerinden iletilmektedir. Bu şanzımana bağlı bir motor, şantuk oluşturulmak istendiği anda çalışarak şanzıman üzerinden ilave bir hızlanma sağlayacak tahriği sağlamakta, böylece çekimi azaltarak şantuk oluşumunu gerçekleştirmektedir. Şantuk uzunluğu bitiminde motor devreden çıkarak çekim silindirlerini ana motorun tahriğine bırakmaktadır. O anda çekim silindirlerinin hızı yeniden temel iplik üretim hızına düşmektedir. Bu iki sistemin birbirinden farklı yönleri aşağıda sıralanmıştır: Doğrudan tahrikli sistemlerde elektrik kesildiği zaman ipliklerin kopmasını önlemek amacıyla motorların eşzamanlı çalışarak yavaşlaması için gerekli enerjiyi sağlamak üzere ilave bir güç kaynağına gereksinim vardır. Yarı tahrikli sistemlerde elektrik kesildiği zaman makine, iplikler kopmadan durabilmektedir. Yarı tahrikli sistemlerde çekim silindirlerinin, bir şantuğun bitiş noktasındaki yavaşlama hareketi pozitif kontrollü olarak değil, motor ve motora bağlı dönen parçaların eylemsizlik momentleri sayesinde sağlanmaktadır. Tam tahrikli sistemlerde ise çekim silindirleri tüm üretim boyunca pozitif olarak kontrol edilmektedir. Yarı tahrikli sistemlerde daha fazla mekanik parça (şanzıman, dişliler vb.) kullanılmaktadır. Piyasada mevcut şantuk donanımları incelendiğinde, bazı firmaların her iki sistemi de kullandığı, ancak çoğunlukla tam tahrik yaklaşımının tercih edildiği görülmektedir. Başlıca ek şantuk donanımı markaları; Amsler, Pinter, Caipo, R.G. Automazione, IECOTEX, Fancytex, Itochu-Texmac, Teknikel olarak, bütünleşik 37
55 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR şantuk donanımı seçeneği sunan başlıca ring iplik eğirme makinesi markaları ise; Rieter, Zinser, Marzoli, Toyoda olarak sayılabilir Açık Uç Rotor Eğirme Makinesi Açık uç rotor iplik eğirme makinesinde şantuklu iplik üretimi ticari olarak yapılmaktadır. Şantuk oluşumu Şekil 2.13(a) da görülen açık uç rotor eğirme sisteminde, Şekil 2.13(b) de şematik olarak gösterilen çalışma prensibi ile sağlanmaktadır. Buradan anlaşılacağı üzere belli bir doğrusal yoğunlukta iplik üretimi yapılırken, şantuk oluşturmak için besleme silindirinin hızı aralıklı olarak değiştirilmektedir (Jun, Xiubao, 2002). (a) Şekil Açık Uç Rotor İplik Eğirme Makinesi ve Şantuk Oluşum Prensibi (Jun, Xiubao, 2002; http.// 2009). (b) Besleme silindiri bir servo motor tarafından kontrol edilerek, birim zamanda beslenen şerit miktarı belli bir düzene göre veya rastgele olarak değiştirilmek suretiyle şantuklu iplik üretimi gerçekleştirilmektedir. Rotor iplik eğirme sisteminde şantuk boyunu belirleyen etkenler rotor çapı, temel iplik doğrusal yoğunluğu, şantuk 38
56 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR kalınlık katsayısı ve servo motor performansıdır. Şantuk boyu her zaman rotorun çevre uzunluğundan daha fazla olmaktadır (Jun, Xiubao, 2002) Hava Jetli Tekstüre Makinesi Hava jetli tekstüre sistemlerinde, malzemeler uygun seçilmek şartıyla şantuk ve buklet gibi bazı fantezi iplik görsel yapıları elde edilebilmektedir. Burada temel prensip; birkaç filament ipliği farklı hızlarda beslemek esasına dayalıdır (Gong, Wright, 2001). Şekil 2.15 te hava jetli tekstüre iplik sisteminin çalışma prensibini gösteren bir çizim verilmiştir. Şekil Hava Jetli Tekstüre Sisteminde Şantuk Oluşum Prensibi (Gong, Wright, 2001) Şekil 2.16 da ise hava jetli tekstüre sistemi kullanılarak üretilmiş bir şantuklu ipliğin siyah zemin üzerindeki görüntüsü ve bu şantuklu iplikten dokunmuş kumaşın genel görünüşü verilmiştir. Şekil Hava Jetli Tekstüre Yöntemiyle Üretilmiş Şantuklu İplik ve Dokunmuş Haldeki Görüntüsü ( 2010) 39
57 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 2.2. Akademik Çalışmalar Hartley, A. (1934), yaptığı çalışmada ring iplik eğirme makinesinde şantuklu iplik üretimi için bir ilave donanım tasarlamış ve patentini almıştır (US ). Patentte şantuklu ipliğin ticarî bir ürün olduğu belirtilerek, ileri sürülen yeni donanımın mevcut şantuk donanımlarına göre şantuk aralığı ve kalınlık parametrelerini daha kolay değiştirebilmeyi sağladığı ifade edilmektedir. Söz konusu donanımın önemli bir özelliği mevcut bir eğirme makinesine, esaslı bir değişiklik yapılmaksızın kolaylıkla takılıp sökülebilmesidir. Bu donanımda, kullanılan lif uzunluğu değiştiği zaman çekim de kolayca değiştirilebilmektedir. Bu çalışmayla ortaya konan mekanizmada; normal bir ring iplik makinesindeki çekim sisteminin (ön çekim silindiri, ortada 2 kılavuz silindiri ve arka çekim silindiri) ön silindir hızı tek yönlü bir kavrama mekanizması ile arka çekim silindirine yansıtılmaktadır. Hız aktarımının düzeyi ve süresi, üzerinde baklalar bulunan bir kam yardımıyla sağlanmaktadır. Baklaların uzunluğu şantuk boyunu, konumu ise şantuk aralığını belirlemektedir. Aktarılan ilave hızın ön silindire yansımaması için tek yönlü bir tırnak dişli kullanılmıştır. Kershaw, J.G. (1940), yapmış olduğu çalışmada o yıllarda mevcut olan şantuklu iplik üretim sistemlerindeki bazı olumsuzlukları giderecek yeni bir sistem tasarlamış ve patentini almıştır (US ). Bu çalışmada; piyasada mevcut çeşitli şantuk mekanizmalarında şantuk boyu ve aralığı parametrelerinde kısıtlamalar olduğu, yalnızca belli tip şantukların üretiminin mümkün olduğu ve bazı uygulamalarda mekanik sorunlar olduğu belirtilmiştir. Yapılan çalışma ile ortaya konulan sistemde değişen uzunluklarda şantuk ve şantuk aralığı uzunluklarına sahip iplikler üretmenin mümkün olduğu ifade edilmiştir. Böylece çok uzun aralıklarla tekrar eden şantuklar elde edilebilmektedir. Sistemin diğer bir avantajı ise mevcut bir ring iplik makinesine daha önceki sistemlere göre daha kolay takılıp sökülebilir olmasıdır. McCullough, R.W. (1957), yaptığı çalışmada ring iplik makinesinde kalınlığı önceden belirlenebilen ve kontrol edilebilen şantuklar oluşturmayı sağlayan bir sistem tasarlamış ve patentini almıştır (US ). Tasarlanan sistemde esas 40
58 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR olarak değişken hızlı bir motor ring iplik eğirme makinesindeki besleme silindirlerine kavrama mekanizması ile bağlanmıştır. Böylece besleme silindirlerine ilave hız aktarımı sağlanabilmiştir. Çeşitli ayarlı elemanlar motor devresine adapte edilmiş, kontrol sinyalleri üretilerek istenen iplik kalınlığına göre motorun uygun hızda çalışması sağlanabilmiştir. Sistem çalışırken, kontrol sinyali üretildiği zaman hız kontrol elemanları motor devresi ile bağlantı kurmakta ve böylece şantuk üretileceği anda kavrama mekanizması devreye girmektedir. Woods, H.J. (1960), yaptığı çalışmada dönemin mevcut elektrikli ek şantuk donanımlarında yenilik yaparak desen birimi uzunluğunda büyük artış sağlamış ve ilave bir değişiklik faktörü sunarak patent almıştır (US ). Dönemin şantuk donanımlarında manyetik veya diğer elektrikli kavramalar kullanılmakta ve kontrol sinyalleri çeşitli mekanizmalar ile sağlanmaktaydı. Kontrol sinyalleri çoğunlukla tekrar eden döngüler şeklinde ve dokuma kumaşta tesadüfi olmayan yinelemeler veya geometrik desenler oluşturmayacak biçimde olmaktaydı. Önerilen yenilik ile elektrikli şantuk sistemi önceden belirlenmiş zaman aralıkları ile periyodik olarak sinyal dizileri üretmekte, uzunluk ve sıklık değerleri kolayca değiştirilebilmektedir. Yeni sistemin diğer bir özelliği ise daha çabuk ayarlanabilir, basit ve dayanıklı olmasıdır. Dönemin mevcut şantuk sistemlerinde, ön silindirden alınan yüksek hızlı hareket, süreleri ve diğer parametre değerlerini belirleyen kam mekanizmaları ile orta ve arka çekim silindirlerine yansıtılmaktaydı. İvmelenme hareketinin bu silindirlere yansıtılması için serbest tekerlekli bir kavrama kullanılmaktaydı. Bu patentin konusu olan çalışma ile, elektrikli motora özel tasarlanmış ilave bir kam silindiri ve diğer sinyal üretim mekanizmaları bağlanmıştır. Böylece şantuk desen birimi uzunluğu büyük miktarda artırılmıştır. Heffelfinger, R.D. (1959), yaptığı çalışmada iplik eğirme ve fitil makinelerine uyarlanabilecek bir şantuk donanımı tasarlamış ve patentini almıştır (US ). Bu çalışmada, mevcut şantuklu iplik üretim sistemlerinin tırnaklı (ratchet) dişli kullanılarak yapılmakta olduğu ve bunun ilave mekanik sorunlara yol açtığı ifade edilmiştir. Bu mekanik sorunların çözümü için yeni bir şantuk sistemi önerilmiştir. Yeni sistemin mevcut sorunları ortadan kaldıracağı ifade edilmiştir. Yeni sistemin; 41
59 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR düzgün olmayan şantuk aralıklarında düzenli olmayan yinelemelerle şantuklu iplik üretebileceği, değişen uzunluklarda şantuk oluşturabileceği, önceki sistemde meydana gelen desen zinciri sıkışmalarını ortadan kaldıracağı ve iplik üretimini kolaylaştıracağı ifade edilmiştir. Anahara, M. ve arkadaşları (1977), yaptıkları çalışmada tekstüre edilmiş şantuklu fantezi iplik üretimi için bir yöntem önermişler ve patentini almışlardır (US ). Bu yöntemde; bir termo-plastik multi-filament iplik ısıtıcılı bir yalancı büküm elemanına beslenmekte, başka bir termo-plastik iplik ise aynı büküm elemanına bu iplik ile birleşecek şekilde bir kılavuz yardımı ile beslenmektedir. İki iplik zaman zaman yer değiştirmektedir. İplik, ısıtıcı yardımıyla fikse yapılmakta ve yalancı büküm elemanından geçtikten sonra bükümü açılmaktadır. Bundan sonra bükümü açılmış, üzerinde kılavuzdan beslenen ipliğin sarılmasıyla oluşturulmuş şantuklar bulunan birleşik şantuklu iplik bobinler halinde sarılmaktadır. Phillips, B.M. (1985), yaptığı çalışmada sürekli filament iplik üretiminde iplik uzunluğu boyunca rastgele aralıklarda, rastgele uzunluklarda şantuklar elde etmek için bir yöntem önermiş ve patentini almıştır (US ). Bu şekilde elde edilen ipliklerden dokunmuş kumaşlarda 3 boyutlu görsel etki sağlanmaktadır. Bu yöntemde; eriterek eğirme sistemi ile elde edilen poliester ipliği veya değişik lineer kondensasyon poliesterleri kullanılmaktadır. Tekstüre sistemine beslenen termoplastik filament ipliğin üzerine tekstüre veya çekim işlemi sırasındaki sıcaklıktan etkilenmemesi için belli aralıklarla uygun bir sıvı (su) damlatılmaktadır. Tekstüre veya çekim sisteminden çıkan iplik ısıtılmış bir bölgeden geçirilmektedir. Bu bölgeye girerken iplik aşırı beslenmekte ve ısının da etkisiyle ipliğin büzülmesi sağlanmaktadır. Böylece ipliğin su damlatılarak sıcaklıktan korunan kısımları büzülerek şantukları oluşturmaktadır. Burada damlatma aralığı, damla büyüklüğü, damlatma hızı, damlatılan sıvının özellikleri şantuklu ipliğin parametreleri üzerinde belirleyici etkiye sahiptir. Yamada, Y., Nishikawa, H., Yokoyama, H. (1986), yaptıkları çalışmada ring iplik makinesi, open-end makinesi ve diğer iplik makinelerine uygulanabilecek bir kontrol sistemi tasarlamış ve patent almışlardır (US ). Bu sistem ile ipliğin numara veya büküm gibi parametrelerini iplik uzunluğu boyunca değiştirmek 42
60 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR mümkün olmuştur. İpliğin yapısal parametreleri bir merkezî işlemci cihazın belleğinde saklanan, önceden ayarlanmış desen bilgilerine göre değiştirilmekte ve şantuklu iplik diğer bir merkezî işlemci cihazı kullanan iplik oluşturma donanımı ile üretilmektedir. Dönemin mevcut sistemlerinde servo-motor, bir desen kamını takip eden bir sinyal üretme cihazı ile kontrol edilerek şantuk oluşturulmaktaydı. Burada şantuk deseni, bir desen kamı tarafından belirlenmekteydi. Deseni değiştirmek saatler almaktaydı. Desen tasarımında iplik numara değişimi için çeşitli sınırlamalar mevcuttu. Patent konusu olan çalışma ile bu sorunlar giderilmiştir. Desen ile ilgili bilgiler, belli bir belleğe ve merkezî işlemciye sahip bir mikro bilgisayar tarafından saklanmaktadır. Bu ünite elektrik kontrol ünitesi adını almaktadır. Söz konusu sistemin uygulandığı bir ring iplik eğirme makinesinde, tüm sistem ve iğler bir ana motor ile tahrik edilmekte, birinci servo-motor ve birinci hız hız değiştirme cihazı ile ön silindir, ikinci servo-motor ve ikinci hız değiştirme cihazı ile orta ve arka silindirler kontrol edilmektedir. İki adet dedektör ile iğ devri, ön, orta ve arka çekim silindirlerinin dönüş hızları ölçülmektedir. Ana motor dışındaki tüm motorlar ve sistemler önceden programlanabilen bir merkezî kontrol sistemi ile kontrol edilmektedir. Andonov, B.A. (1990), yaptığı çalışmada hem kısa hem de uzun lifli eğirme sistemlerine uygulanabilecek şekilde şantuklu fantezi iplik üretimi için yeni bir yöntem önermiş ve patentini almıştır (US ). Bu yöntemde, ortalama lif uzunlukları aynı olan iki adet fitil ring iplik eğirme makinesinin çekim sistemine benzer bir çekim sistemine eşzamanlı olarak beslenmektedir. Fitillerden biri sürekli olarak normal çekim işlemine maruz bırakılırken bu lifler ipliğin özünü oluşturmaktadır. Diğer fitil ise çekim sisteminden geçerken, sisteme yerleştirilmiş bir mekanizma tarafından aralıklı olarak frenleme kuvvetine maruz bırakılarak koparılmakta, istenilen aralık ve uzunluklarla beslenmektedir. Bu aralıklı olarak beslenen lif demetleri çıkışta ipliğin özünü oluşturan inceltilmiş sürekli lif demeti ile birleşerek birlikte bir yalancı büküm aparatına girmektedirler. Yalancı büküm aparatı yerine geleneksel büküm sistemi de kullanılabilmektedir. Böylece sağlamlaştırılan iplikte kesik kesik beslenmiş olan lif demetleri şantuk yapısını oluşturmaktadır. 43
61 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Adam, A. (1994), yaptığı çalışmada var olan hava jetli tekstüre makinelerine yeni bir donanım ekleyerek şantuk yapılı iplik üretimini önermiş ve bu sistem için patent almıştır (US ). Bu yöntemde, tekstüre sistemine beslenen filament iplikler belli bir hızda ilerlerken, ileri-geri zıt yönlerde hareket eden üçgen profilli kılavuz çubuklar yardımıyla, iplik üzerinde gergin ve gevşek kısımlar oluşturulmaktadır. Daha sonra gevşek kısımlar şantuğa dönüşmektedir. Bunun için, iplik hava jetine sokulmakta, tekstüre işlemi sırasında gevşek kısımlar şantuk yapısını kazanmaktadır. Gevşek kısımların uzunluğu şantuk uzunluğuna, aralıkları ise şantuk aralığına karşılık gelmektedir. Kowalski, K., Ledwon, J. (1999), yaptıkları çalışmada fantezi ipliklerin atkılı örme makinelerinde işlenme şartlarını incelemişlerdir. Bu makalede lineer şantuklu ipliklerden örülmüş kumaşlarda yüzeysel desen yaratmanın yolları gösterilmiştir. Fantezi iplik tasarımı ve bilgisayar modellemenin iki yolu sunulmuştur: Birinci yol olarak, şantuk sıklığı seçenekli olarak tanımlanmış ve şantuklu ipliklerden üretilmiş örme kumaşlar üzerinde oluşacak desenin bilgisayar modellemesi yapılmıştır. İkinci yol olarak, örme kumaş üzerinde tasarlanmış bir desenin elde edilmesi için fantezi iplik üzerinde ki şantuk sıklığının bilgisayar modellemesi yapılmıştır. Makale içinde, her iki yönteme ilişkin örnekler sunulmuştur. Grabowska, K. E. (2001), yaptığı çalışmada bilezikli büküm makinesinde iki adet öz iplik arasına aralıklı şekilde fitil beslemiş ve büküm uygulayarak şantuklu iplik elde etmiştir. Makine ayarları yardımıyla şantuğun yüksekliği ve uzunluğu, büküm miktarı kontrol edilmiştir. Çalışmada öz iplik olarak hacimli poli-akrilik iplikler (32x2 tex) kullanılmış ve doğrusal yoğunlukları sabit tutulmuştur. Fitil ise mm uzunluğundaki pamuk liflerinden oluşmuştur. Bağlama ipliği olarak 168 dtex poliester iplik kullanılmıştır. Makinede, öz iplikler arasındaki nominal büküm (Z yönlü) değiştirilerek ve farklı doğrusal yoğunlukta fitiller beslenerek 15 farklı örnek üretilmiştir. Tek kat ipliklerin bükümü 198 t/m (S yönlü) olup sabit tutulmuştur. Birleşik ipliğe uygulanan büküm (T/m) seviyeleri 207, 316, 404, 498, 593 şeklinde, fitilin doğrusal yoğunluk değişkeni ise 400, 400x2, 400x3 (Tex) şeklinde belirlenmiştir. 44
62 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şantuklu iplik örneklerinin eksenel gerilim altındaki mekanik özellikleri ölçülmüştür. Bunlar; kopma kuvveti, uzama, bağlama ipliğinin ve şantuklu ipliğin bükümü, şantuklu ipliğin doğrusal yoğunluğudur. Şantuklu ipliğin yapısal parametreleri bilgisayarlı görsel analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Bu yöntemde iplikler yüksek çözünürlüklü tarayıcı ile tarandıktan sonra elde edilen görüntüler resim dosyalarına dönüştürülmüştür. Resim işleme programları ile zıtlık ve keskinlikler düzenlenmiş ve belirginlik artırılmıştır. Yapılan özel bir yazılım kullanılarak şantuğun uzunluğu, sıklığı, en büyük çapı, şantuklar arasındaki çapı, bağlama ipliğinin şantuk üzerinde ve şantuklar arasındaki helis açısı ölçülmüştür. Yapılan istatistik analizler sonunda; öz iplikler arasındaki büküm miktarının kopma kuvveti üzerinde güçlü ve doğru orantılı etkisi olduğu anlaşılmıştır. Fitilin doğrusal yoğunluğu ile şantuklu ipliğin doğrusal yoğunluğu arasında önemli ilişki saptanmıştır. Sağlamlık ile fitilin doğrusal yoğunluğu arasında güçlü ve ters bir ilişki olduğu görülmüştür. Büküm miktarının şantuklu ipliğin kopma uzaması üzerindeki etkisinin zayıf olduğu anlaşılmıştır. Fitilin doğrusal yoğunluğunun şantuk uzunluğu ve şantuk aralığı üzerindeki etkisinin güçlü olmadığı anlaşılmıştır. Şantuk kalınlığı üzerinde fitilin doğrusal yoğunluğunun zayıf bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Şantuğun bükümü üzerinde fitilin doğrusal yoğunluğunun ters orantılı bir etkisinin olduğu anlaşılmıştır. Fitilin doğrusal yoğunluğu arttıkça şantuk üzerindeki büküm azalmaktadır. Ancak bu etki güçlü değildir. Wang, J. ve Huang, X. (2002), yaptıkları çalışmada, rotor iplik eğirme makinesinde dublaj ve biriktirme mekanizmasını kullanarak şantuk uzunluğunu etkileyen iplik parametrelerini ve şantuk uzunluğu ile şantuk hacmi arasındaki ilişkiyi incelemişlerdir. Sonuçta; şantuk uzunluğunun şantuk kalınlık katsayısı büyüdükçe arttığı görülmüştür. Şantuk uzunluğunun her zaman rotorun çevresinden daha büyük olduğu ve şantuk uzunluğunu etkileyen faktörlerin rotor çapı, temel iplik numarası, şantuk kalınlık katsayısı ve servo-motor performansı olduğu görülmüştür. Hsieh, K.C., Chang, C.T., Huang, C.T., Chiu, S.F. (2002), yaptıkları çalışmada, ring iplik eğirme makinesinde önceden tasarlanmış veya değişen dalga biçimlerine göre değişik numara ve büküm değerlerine sahip fantezi iplik üretimi yapabilen bir sistem önermiş ve patentini almışlardır (US 2002/ A1). Bu 45
63 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR sistemde sabit döngü ve büyüklük ya da rastgele döngü ve büyüklük ile çalışılabilmektedir. Bu sistem, yalnızca iplik numarasını büyük miktarda değiştirerek şantuklu iplik üreten veya basit büküm değişiklikleri uygulayan geleneksel sistemlerden farklı olarak numara ve büküm değişikliğini kombine olarak yapmakta, daha fazla değişkenlik içeren, daha iyi tutum ve konfor sağlayan yeni tip iplikler üretmektedir. Sistem bir servo-motor ve invertör vasıtası ile ön, orta ve arka çekim silindirlerini ve iğlerin dönüş hızlarını kontrol etmektedir. Böylece, çekim ve büküm sürekli olarak önceden belirlenmiş değerlere göre uygulanmakta, değişken numaralı ve bükümlü iplik üretilmektedir. Tasarımın değişken dalga biçiminde olması farklı bir tutum ve görsel etki sağlamaktadır. Amsler, B. (2004), yaptığı çalışmada iplikçilik sürecinde geleceğe dönük fırsat ve eğilimleri incelemiştir. Firmaların karşılaştığı kârlılık sorunu için yüksek kaliteli, özellikli iplikler ve tekstilleri çözüm olarak önermektedir. Şirketlerin dünya pazarında rekabet edebilirliğinin görsel yapılı (efekt) iplikler ile arttırılabileceği vurgulanmıştır. Özellikli ipliklerin, pazarda fırsatları ve kârlılığı artırdığı, ürüne katma değer eklediği, fantezi iplik donanımlarının iplik eğirme fabrikalarında sıklıkla kullanıldığı belirtilmiştir. Görsel yapılı ipliklerin elektronik kontrollü olarak, programlanabilir sistemler sayesinde %100 yeniden üretilebilir hale geldiği, bu sistemlerde dinamik servo sistemlerin kullanıldığı açıklanmıştır. Görsel yapıların, ring iplik eğirme makinelerinde çekim oranlarını dinamik olarak değiştirmek suretiyle yapıldığı, servo sistemin giriş ve çıkış çekim silindirlerini diferansiyel bağlantılı bir iletim mekanizması ile kontrol ettiği açıklanmıştır. Değişken numaralı (multi-count), değişken bükümlü (multi-twist) iplik üretiminin mümkün olduğu ve yeni gelişmelerin olabileceği belirtilmiştir. Örnek olarak; iplik üretilmeden önce üretilecek ipliğin görüntüsünün benzetim yöntemiyle 3 boyutlu olarak elde edilmesi ve kumaşın ön görünümünün incelenmesi verilmiştir. Bu tür modüler sistemlerin üreticiye esneklik sağladığı ve pazardaki gelişmelere uyumu kolaylaştırdığı vurgulanmıştır. Baitelli, G.M. ve Locatelli, C. (2005), yaptıkları çalışmada şantuk oluşturma, değişken bükümlü, değişken numaralı ve değişken numaralı/bükümlü iplik üretimi 46
64 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR için bir ring iplik makinesini çalıştıracak ve kontrol edecek bir sistem tasarlayarak patentini almışlardır (US B2). Bu sistem; üç silindirli çekim sistemine sahip olan bir iplik eğirme makinesinde iplik uzunluğu boyunca önceden belirlenmiş olan farklı numara ve/veya büküm değerlerini ardışık olarak uygulamaktadır. Sistem; tahrik elemanları, motor, kontrol cihazı ve seçim araçları kısımlarından oluşmaktadır. Tahrik elemanları çekim millerine hareket iletimini sağlar. Motor, referans sinyallerine göre tahrik elemanlarına uygun hareketi yaptırır. Kontrol cihazı iki araçtan oluşur. Birinci araç, numara ve/veya büküm değerlerini iplik boyunca sabit tutacak şekilde referans sinyalleri üretir. İkinci araç ise, numara ve/veya büküm değerlerinin iplik boyunca belli bir düzende değişmesini sağlayacak şekilde referans sinyalleri üretir. Seçim araçları sistemin çalışma şeklini belirlemek için gerekli seçimlerin yapılmasını sağlar. Sabit numara ve/veya bükümlü iplik veya değişken numara ve/veya bükümlü iplik üretimi için seçim yapılabilir. Referans sinyalleri bir bilgisayar yardımıyla üretilir. Değişken numara ve/veya bükümlü iplik üretimi yapılması durumunda gerekli veriler bilgisayara takılıp çıkarılabilen bir kart yardımıyla girilir. Sabit numara ve/veya bükümlü iplik üretimi yapılması durumunda ayrı bir referans sinyali üreticisi kullanılır ki bu cihaz bir PLC (Programmable Logic Controller) dir. Sözü edilen seçim aracı sisteme yüklenen bir yazılımdan ibarettir. İlgili yazılımın yüklenmesi bir donanım anahtarı yardımıyla yapılır. 4 farklı yazılım söz konusudur: 1. Yazılım: Sabit numara ve/veya bükümlü iplik üretimi için gerekli talimatların girişi. 2. Yazılım: Yalnızca değişken numaralı iplik üretimi için gerekli talimatların girişi. 3. Yazılım: Yalnızca değişken bükümlü iplik üretimi için gerekli talimatların girişi. 4. Yazılım: Değişken numaralı ve bükümlü iplik üretimi için gerekli talimatların girişi. Sözü edilen ring iplik makinesinin çekim bölgesinde bulunan çekim silindirleri iki farklı motor ve ona bağlı tahrik elemanları dizisi ile kontrol edilmektedir. Birinci tahrik dizgesi orta ve arka çekim silindirlerini çalıştırmakta olup, iplikte şantuk 47
65 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR ve/veya numara değişimi oluşturmak için kullanılır. İkinci tahrik dizgesi ise ön çekim silindirini çalıştırmakta olup, iplikte büküm değişimi sağlamak için kullanılır. İki tahrik dizgesi birlikte kullanıldığında ise değişken numaralı ve bükümlü iplik üretimi gerçekleştirilebilir. Sistemin çalışma aşamaları aşağıdaki şekilde özetlenebilir: Donanım anahtarı makineye takılır, Anahtar ile düz iplik (sabit numara-büküm) ya da efektli (şantuk, değişken numara ve/veya büküm) iplik seçimi yapılır, Efektli iplik üretimi seçilirse gerekli kontrol yazılımı yüklenir. Kontrol yazılımı kullanılarak gerekli talimatlar girilir, Referans sinyalleri üretilerek tahrik elemanlarını kontrol eden çalıştırma cihazlarına gönderilir, Tahrik elemanları iplik üzerinde gerekli uygulamaları referans sinyallerine göre tahrik elemanları aracılığıyla gerçekleştirilir. Jaganathan S. (2005), yaptığı çalışmada fantezi ipliklerin fiziksel özelliklerini karakterize etmek için yöntem ve teknikler araştırmak, sonra da fantezi ipliklerin görsel analizinin algılanışını karakterize etmek için bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır. Fantezi ipliklerin fiziksel özelliklerini karakterize etmek için CTT (Constant Tension Transport) cihazı, tüylülük testi ve Traveling Microscope yöntemlerini kullanmıştır. Gimp ve şantuklu (slub) ipliklerin çeşitli yapısal özelliklerini tanımlamış ve açıklamıştır. Çalışmada, fantezi iplikteki görsel yapıların boyutsal özelliklerini ölçmek için bir görsel analiz algoritması önerilmiştir. Fantezi ipliklerin yapısının görsel algılanışını karakterize etmek için Textons teorisine dayanarak ipliklerin yapısal değişimleri insanların psikolojik algısı ile tespit edilmiştir. Bunun için ipliğin yapısını tanımlayan kalınlık, pürüzlülük, rastgelelik, konfor ve karmaşıklık ölçütleri kullanılmış, her bir ölçüt için 5 er seviye belirlenmiştir. Toplanan örnekler, oluşturulan bir gözlemci grubuna belirlenmiş olan ölçütlere göre değerlendirmeleri için sunulmuş, psikolojik algıyı da içeren tepkiler alınmıştır. Bu şekilde elde edilen sonuçlar görsel analiz yöntemlerinden elde edilen sonuçlar ile karşılaştırılmıştır. İki yöntemin sonuçları arasında iyi bir korelasyon olduğu saptanmıştır. 48
66 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Bian, K.Y., Xu ve B.J., Wang, H.F. (2006), yaptıkları çalışmada şantuklu ipliğe uygulanan testlerde düşük verimlilik ve doğruluk problemini çözmek amacıyla yeni ve hızlı bir yöntem tanımlamışlardır. Bu yöntem DAQ (Data Acquisiton Card) kullanarak ipliğin görsel parametrelerini belirlemektedir. Sistem iplikteki efekt bölgelerine göre değişen sinyalleri algılamak için kapasitif duyarga kullanmakta ve DAQ ile bu sinyalleri malzeme ile ilgili verilere dönüştürmektedir. Sonra, bir yazılım yardımıyla bu veriler analiz edilmekte, görsel parametreler ortaya çıkarılmaktadır. Bu görsel parametreler şantuklu ipliğin temel iplik numarası, şantuk sayısı, şantuk aralığı gibi parametrelerdir. Bu esasa göre güvenilir bir sistem oluşturulmuş ve yapılan testler sonucu bu sistemin geleneksel ölçüm sistemlerinin yerine verimli bir şekilde kullanılabileceği ortaya çıkmıştır. Lou, Y.Z., Gao, W.D. ve Xie, C.P. (2006), yaptıkları çalışmada, ring iplik eğirme sistemiyle eğrilmiş şantuklu ipliklerde, bükümün iplik üzerindeki dağılımını görmek için bir matematik model geliştirilmiştir. Bu model kullanılarak iplik çapı, şantuk kalınlığı, şantuk aralığı ve şantuk boyundan oluşan dört parametrenin büküm dağılımı üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Sonuçlar; şantuk üzerindeki büküm düzeyinin her zaman uygulanan bükümden daha az olduğunu göstermiştir. Şantuklu kısımdaki büküm düzeyini etkileyen başlıca değişkenin, şantuk çapı ile temel iplik çapı arasındaki oran olduğu anlaşılmıştır. Bu oran arttıkça büküm azalmaktadır. Öte yandan temel iplik kısmındaki büküm düzeyi her zaman uygulanandan daha fazla olmaktadır. Temel iplik kısmındaki bükümü etkileyen başlıca değişken, şantuk boyunun şantuk aralığına oranı olmaktadır. Bu oran arttıkça büküm azalmaktadır. Büküm dağılımının iplik mukavemetine etkisi de analiz edilmiş ve doğrulama deneyleri yapılmıştır. Genel olarak iplik mukavemeti, şantuktan kaynaklanan büküm azalmasından daha fazla ipliğin içindeki lif miktarının artmasından etkilenmektedir. Bu nedenle şantuklu ipliğin genel mukavemeti, temel iplik ile aynı büküme sahip olan normal bir ipliğin mukavemetine çok yakındır. İlhan,İ., Babaarslan O. ve Baykal P.D. (2007), yaptıkları çalışmada aynı ring iplik makinesinde, aynı numarada düz iplik, elastan içerikli iplik, şantuklu iplik ve elastan içerikli şantuklu iplik üretimi yaparak, ipliklerin kalite testlerini yapmışlardır. Sonuçlar istatistiksel yöntemlerle analiz edilerek ipliklerde oluşturulan farklı 49
67 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR efektlerin iplik kalite değerleri üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmıştır. Genel olarak, iplik efektlerinin (elastan, şantuk, elastan ve şantuk) kalite değerleri üzerindeki etkisinin anlamlı olduğu anlaşılmıştır. Düz ipliğe elastan, şantuk ve ikisinin birlikte eklenmesi durumunda kopma mukavemetinde anlamlı bir azalma olduğu görülmüştür. Şantuk eklenmesinin ipliğin uzama oranını azaltıcı yönde etkilediği tespit edilmiştir. Edalat, S. (2007), yaptığı çalışmada şantuklu ipliklerin tanımlayıcı özelliklerini sınıflandırarak ortaya koymuş, şantuklu ipliklerin düzgünsüzlük ölçümü için Uster firmasının önerdiği bilgisayar yazılımının özelliklerini ve performansını incelemiştir. Sonuçta; tekstil sanayisinde, şantuklu ipliklerin kalitesinin ölçülmesi için teknoloji iyileştirme çalışmalarına yönelik gereksinme olduğu belirtilmiştir. Lu, Y., Gao, W., ve Wang, H. (2007), yaptıkları çalışmada şantuklu iplikteki büküm dağılımını belirlemek için kullanılacak matematiksel bir model ortaya koymuşlardır. Çalışma sonucunda; şantuklu ipliğin her kısmındaki büküm miktarının ilgili kısmın doğrusal yoğunluğunun karesi ile ters orantılı olduğu ortaya konmuştur. Şantuk uzunluğunun temel iplikteki büküm miktarı için anahtar bir etken olduğu, şantuk uzunluğunun artmasıyla temel iplikteki büküm miktarının artacağı ortaya konmuştur. Şantuk kalınlık katsayısının şantuklu kısımdaki büküm miktarı için anahtar bir etken olduğu ve katsayının artmasıyla şantuklu kısımdaki büküm miktarının önemli ölçüde azalacağı ortaya konmuştur. Souid, H., Babay, A, Sahnoun, M., Cheikrouhou, M. (2008), yaptıkları çalışmada; şantuklu ipliklerin kalitesini geleneksel ring iplikleri ile karşılaştırarak değerlendirmiş, iplik üreticileri ve müşterilerinin iplik kalitesini tahmin etmede kullanabilecekleri bir grafik modeli ortaya koymuşlardır. Bunun için; lif özellikleri bilinen bir harmandan üretilen düz ring ipliği ve şantuklu iplik numunelerinin, lif özellikleri ile ilişkili çeşitli parametre değerleri girdi olarak alınmış ve bazı matematiksel fonksiyonlardan geçirilerek üst üste çakışan grafikler elde edilmiştir. Bu grafikler belli kalite değerlerini elde etmek için hangi üretim parametreleri ile çalışmak gerektiği konusunda fikir verebilmektedir. Çalışma kapsamında hazırlanan programda, hedef değerler, tolerans aralıkları ve iplik özellikleri ile ilgili ağırlıklar müşterinin isteğine göre değiştirilebilmektedir. İplik üreticisi, müşterinin kısıtlarını 50
68 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR göz önüne alarak ipliğin üretilebilirliği, üretim parametreleri hakkında tahmin çalışması yapabilmektedir. Liu, X., Wen, Z., Su, Z., Choi, Z. (2008), yaptıkları çalışmada; Gabor filtresi yöntemi kullanarak şantuklu iplik ile dokunmuş denim kumaşların görsel analizini yapmış ve kumaştaki şantuklu bölgelerin iki boyutlu resmini elde etmişlerdir. Gabor filtresi; şimdiye kadar kumaştaki hataların tespiti amacıyla iki boyutlu görsel analiz yapmak için kullanılan çok çözünürlüklü çözümleme yöntemiyle çalışan çok kanallı bir filtre programıdır. Sonuçta; geliştirilen bu yöntemle şantuklu ipliklerden dokunmuş kumaşlarda, şantuklu bölgelerin iki boyutlu resminin elde edilebildiği belirtilmiştir. İleriki çalışmalarda, kumaştaki şantuklu ipliğin şantuk boyu, şantuk aralığı gibi parametrelerinin belirlenmesi için yöntem geliştirmeyi hedefledikleri ifade edilmiştir. Liu, J., Xie, Z., Gao, W., Jiang, H. (2009), yaptıkları çalışmada; şantuklu ring ipliğin tanımlayıcı özelliklerini ölçen otomatik bir yöntem ileri sürmüşlerdir. İlk olarak şantuklu ipliğin boyutsal özellikleri kapasitif bir sensör kullanılarak ölçülmüş ve elde edilen gerilim sinyallerinden oluşan veriler kişisel bir bilgisayara monte edilmiş olan veri işleme kartı (DAQ, Data Acquisition Card) yardımıyla değerlendirilmiştir. Böylece şantuklu ipliğe ait gerilim sinyalleri iki boyutlu resimler haline dönüştürülmektedir. Sonunda şantuklu iplikte tekrar eden desen örüntüsü kümeleme analizi yöntemi kullanılarak belirlenmektedir. Şantuklu iplik üretim sisteminde örnek iplikler üretilerek ayarlanan parametre değerleri ile ölçülen parametre değerleri karşılaştırılmış ve önerilen yöntemin geçerliliği doğrulanmıştır. Mahmood, N., Arshad, M., Iftikhar, M. ve Mahmood, T. (2009), yaptıkları çalışmada ring ve kompakt iplik eğirme makinelerinde üretilen şantuklu ipliklerin kalite özelliklerini, şantuklu ipliğin tanımlayıcı özellikleri olan şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlığı ve büküm katsayısını değiştirerek araştırmışlardır. Bu çalışmada iplik numarası ve bükümün ipliğin tüylülüğü üzerinde etkili faktörler olduğu belirtilmiştir. Şantuk aralığı kısımlarında kritik büküme yaklaşmamak için şantuk boyunun dikkatli seçilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kompakt iplikle üretilen şantuklu ipliklerin geleneksel ring ipliklerine göre daha yüksek kopma kuvvetine sahip olduğu belirtilmiştir. Şantuk boyu, aralığı ve büküm katsayısının mukavemet 51
69 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR üzerinde etkili olduğu, şantuk kalınlığının ise etkisiz olduğu açıklanmıştır. Düzgünsüzlük üzerinde; eğirme sistemi, şantuk kalınlığı ve büküm katsayısının etkili olduğu belirtilmiştir. Şantuk boyu, aralığı ve diğer olası etkileşimlerin etkisiz olduğu açıklanmıştır. Geleneksel ring eğirme makinesi ile daha yüksek düzgünsüzlük elde edildiği, şantuk kalınlığı ve büküm miktarı arttıkça düzgünsüzlüğün arttığı vurgulanmıştır. Ek olarak, şantuklu ipliklerin atkı yönünde kullanılması durumunda dokuma kumaşın atkı yönündeki mukavemeti üzerinde eğirme sisteminin ve büküm katsayısının yüksek derecede etkili olduğu saptanmıştır. Kompakt ipliğin daha yüksek atkı yönü mukavemeti sağladığı belirtilmiş, iplik mukavemetinin kumaşa da yansıdığı açıklanmıştır. Büküm katsayısı arttıkça iplik ve kumaşın mukavemet değerlerinin iyileştiği belirtilmiştir. Liu, J., Li, Z., Lu, Y., Jiang, H. (2010), yaptıkları çalışmada şantuklu ipliğin geometrik (boyutsal) özelliklerini belirlemek için iki boyutlu görsel analiz esasına dayalı bir yöntem ortaya koymuşlardır. Bir şantuk donanımında (ZJ-V) ayarlanan boyutsal özelliklerde şantuklu iplik örnekleri üretilmiş, sonra bu iplikler kapasitif olarak çalışan bir duyargadan geçirilerek (1000 m) doğrusal yoğunluğa ilişkin gerilim sinyalleri toplanmıştır. Duyarga olarak Zellweger Uster firmasına ait U1-M0- B tipi kullanılmıştır. Elde edilen sinyaller Borland C Builder dili kullanılarak hazırlanmış bir yazılım ile işlenerek boyutsal verilere dönüştürülmüştür. Bunun için; ilk olarak, belirlenen bir eşik değer kullanılarak sinyaller şantuk ve temel iplik sinyalleri olarak iki sınıfa ayrılmıştır. Sonra temel iplik düzgünsüzlüklerinden kaynaklanan bazı zirve sinyal değerlerini ayıklamak için bir filtreleme yapılmıştır. Bu yapılırken en küçük şantuk uzunluğundan daha az olan 25 mm değeri eşik olarak seçilmiştir. Son olarak uzunluklar sinyal uzunlukları ile ilişkilendirilerek boyutsal veriler elde edilmiştir. Bu çalışmada şantuk donanımında ayarlanan boyutsal değerlerin üretilen iplikteki değerler ile farklı çıktığı (10-15 mm fark) ifade edilmiştir. Sonuç olarak, çalışmada kullanılan sistemin siyah bir düzlem üzerinde elle şantuklu iplik uzunluklarının ölçümüne göre daha kullanışlı olduğu belirtilmiştir. İlhan, İ., Babaarslan, O., Vuruşkan, D. (2010), yaptıkları çalışmada şantuklu ipliklerin doğrusal yoğunluk değerlerini üretim gerçekleştirilmeden önce hesaplayabilmek için bir matematik model önermişlerdir. Teorik modeli doğrulamak 52
70 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR için, bir deney tasarımına uygun olarak şantuklu iplik örnekleri üretilmiş, sonra teorik ve pratik doğrusal yoğunluk değerleri arasındaki ilişki istatistik analizler kullanılarak incelenmiştir. 53
71 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 54
72 3.MATERYAL VE YÖNTEM 3. MATERYAL VE YÖNTEM 3.1. Şantuk Donanımının Tasarımı ve Kurulumu Tez çalışması 107M134 numaralı, Fantezi (Core-Spun ve Şantuklu) İplik Üretimi için Konvansiyonel Ring İplik Eğirme Makinasının Modernizasyonu başlıklı TÜBİTAK projesinin bir parçası olarak gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında, Çukurova Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Laboratuvarı nda bulunan 56 iğlik mevcut bir ring iplik makinesi üzerine, elektronik kontrollü olarak çalışacak bir ek şantuk donanımı ve elastan özü besleme donanımı tasarlanmış, imalatı yapılarak kurulumu gerçekleştirilmiştir. Tez çalışması; bu projenin bir bölümünü oluşturan, ek şantuk donanımının tasarımı, mekanik değişikliklerin yapılması, elektrik ve elektronik donanımların kurulumu ve şantuklu iplik üretiminin gerçekleştirilmesi kısmını kapsamaktadır. Buna ilave olarak tez kapsamında, şantuklu ipliklerin özelliklerini araştırmak üzere bir deney tasarımı yapılmış, kurulumu yapılan ek şantuk donanımı kullanılarak gerekli iplik örnekleri üretilmiş, kalite kontrol testleri yapılmış, istatistik analizler ve diğer incelemeler yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir Ek Şantuk Donanımının Tasarımı Tez kapsamında üzerine ek şantuk donanımı kurulan ring iplik eğirme makinesi 56 iğlik, Ingolstadt, R4407 modeli bir makinedir. Makinede tüm dönen parçalar bir ana elektrik motoru tarafından tahrik edilmektedir. Çekim sistemindeki baskı tabancaları mekanik olarak baskı uygulamaktadır. Makinenin üzerine elektronik kontrollü şantuk donanımı kurmak için çekim sistemindeki orta ve arka çekim silindirlerinin ön silindirden bağımsız olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle makinede yapılacak mekanik değişiklikler tasarlanmış sonra da elektrik ve elektronik kontrol sistemlerinin tasarımına geçilmiştir. Bu elektrik ve elektronik sistemlerin mekanik donanımı kontrol edebilmesi için, dışarıdan gerekli verileri girmek ve sistemden geri besleme verilerini almak amacıyla, sistemle 55
73 3.MATERYAL VE YÖNTEM bağlantılı bir kişisel bilgisayar üzerinde çalışacak arayüz yazılımı gerekli görülmüştür. Şekil 3.1. de 107M134 nolu TÜBİTAK projesi kapsamında mevcut ring iplik makinesinde gerçekleştirilen değişikliklerin genel tasarımı sunulmuştur. Bu şemadan anlaşılacağı üzere; çekim sistemindeki orta ve arka çekim silindirleri ile elastan lifi besleme mekanizması servo motorlarca (Servo 1,2,3,4) kesintisiz olarak tahrik edilmektedir. Makinenin diğer dönen parçaları ise (iğler, planga mekanizması, büküm dişlileri vb.) önceden olduğu gibi makinenin ana motoru tarafından tahrik edilmektedir. Servo motorlara verilecek hareket sinyalleri; üretim sırasında enkoderlerin (e1, e2, e3, e4) çekim silindirlerinden (ön ve arka) okuduğu verilerin anlık sinyaller olarak kumanda panosuna geri beslenmesi ve bunların bir PLC yazılımı ile işlenmesi yoluyla oluşturulmaktadır. Kumanda panosunda temel olarak iki adet PLC cihazı ve dört adet servo sürücü bulunmaktadır. 1 ve 2 nolu servo motorlar çekim silindirlerini kontrol ederken, 3 ve 4 nolu servo motorlar elastan lifi besleme mekanizmasını kontrol etmektedir. Ek şantuk donanımının tasarımı, makinenin sol ve sağ tarafları birbirinden bağımsız olarak çalışabilecek ve farklı özeliklerde iplik üretebilecek şekilde yapılmıştır. Bu yüzden, kumanda panosunda sol tarafta bulunan PLC cihazı bağlantıda olduğu iki sürücü ile birlikte 1 ve 3 nolu motorları sürerken, kumanda panosunun sağ tarafında bulunan PLC cihazı bağlantıda olduğu iki sürücü 2 ve 4 nolu motorları sürmektedir. PLC cihazlarına veri girişi ise kumanda panosuna kablo ile bağlı bulunan kişisel bir bilgisayara kurulmuş, tasarımı tez çalışması kapsamında yapılmış olan arayüz yazılımı ile yapılmaktadır. 56
74 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil 3.1. Ring İplik Makinesinde Yapılan Modifikasyonun Genel Tasarım Şeması (Babaarslan, 2009) 57
75 3.MATERYAL VE YÖNTEM Mekanik Tasarım Düz iplik üretimi yapabilen mevcut ring iplik eğirme makinesi üzerinde yapılan tasarım gereği yapılması gereken mekanik değişiklikler aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir: Orta ve arka çekim silindirlerini ana motorun tahrik sisteminden ayırmak ve servo motora bağlamak için gerekli iletim mekanizmalarını kurmak, Servo motorları makine gövdesine yerleştirerek bağlamak, Silindir hızlarını okuyarak geri besleme sinyallerini üretecek olan enkoderleri makine gövdesine yerleştirerek bağlamak, Bir ring iplik makinesinde şantuk yapısı oluşturmak için; ön çekim silindiri (üretim silindiri) sabit hızla dönerken, şantuk oluşturulacağı anda ana çekimi değiştirmek amacıyla orta ve arka çekim silindir hızları, ön çekim oranı korunarak, eş zamanlı olarak artırılıp azaltılmaktadır. Günümüzde, bunu yapmak için iki farklı yönteme göre çalışan şantuk donanımları kullanılmaktadır. 1. Yarı tahrik yöntemi: Bu yönteme göre çalışan ek şantuk donanımlarında, orta ve arka çekim silindirlerinin ana motor ile bağlantısı koparılmamakta, temel iplik numarasında üretim yapılırken tüm sistemi yine ana motor tahrik etmektedir. Ancak özel bir dişli kutusu (şanzıman) üzerinden orta ve arka çekim silindirlerine ilave tork iletmek üzere bir servo motor sisteme bağlanmaktadır. Servo motor, yalnızca şantuk oluşturulacağı anda devreye girerek orta ve arka çekim silindirlerinde hız artışı gerçekleştirmekte, şantuk bitiminde devreden çıkarak orta ve arka çekim silindirlerinin temel iplik üretim hızına düşmesini sağlamaktadır. 2. Tam tahrik yöntemi: Orta ve arka çekim silindirleri tüm üretim süresince bir servo motor ile ana motordan bağımsız ancak eşgüdümlü ve pozitif olarak kontrol edilir. Değişken numaralı, değişken bükümlü veya çoklu görsel yapılı iplik üretimi için ön çekim silindirinin de tüm üretim boyunca servo motor ile elektronik olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. 58
76 3.MATERYAL VE YÖNTEM Tez kapsamında tasarımı ve kurulumu yapılacak olan ek şantuk donanımı için ikinci yöntem kullanılmıştır. Bunun nedenleri; bu yöntemin daha az mekanik aksam gerektirmesi, piyasada bulunan mevcut ticari sistemlerde daha yaygın olarak kullanıyor olması, yeni bir yaklaşım olması, çeşitli görsel yapılı iplikler üretmek açısından esneklik sağlaması, sürekli ve pozitif kontrol gerektirdiğinden otomasyona daha yatkın olması ve ayrıca birinci yolla çalışan bir sistemin ülkemizde imal ediliyor olması şeklinde sıralanabilir. Birinci yöntemde özel bir şanzıman sistemi kullanıldığından ani hızlanma ve yavaşlamaların sonucunda daha fazla mekanik sorunla karşılaşma olasılığı öngörülmektedir. Tez çalışması kapsamında kullanılacak olan ek şantuk donanımının çalışma prensibini anlatan bir çizim Şekil 3.2. de verilmiştir. Şekil 3.2. Şantuk Oluşumu Temel Prensibi (Babaarslan, 2009) Şekilde görüldüğü gibi; bir kontrol panosu aracılığı ile elektronik olarak sürülen bir servo motor orta ve arka çekim silindirlerini kesintisiz olarak tahrik etmekte iken ön çekim silindiri ve diğer dönen parçalar ana elektrik motoru 59
77 3.MATERYAL VE YÖNTEM tarafından tahrik edilmektedir. Ön çekim silindiri ve diğer dönen parçalar üretim boyunca en başta ayarlanan hız değerlerinde sabit hızla çalışırken, servo motorun hızı elektronik kumanda sistemi yardımıyla baştan belirlenen bir programa uygun şekilde üretim boyunca zamanın fonksiyonu olarak değiştirilmektedir. Üzerine ek şantuk donanımı kurulması planlanan ring iplik eğirme makinesinde yapılan mekanik değişiklikler Şekil 3.3. de bir şema halinde gösterilmiştir. Mevcut makinede ana motordan gelen hareketi orta ve arka çekim silindirlerine dağıtan çekim dişlisi sökülerek iptal edilmiş, onun yerine yeni bir dişli kasnak (Z5) monte edilmiştir. Bu dişli kasnak bir kayış kasnak (Z6) bağlantısı ile servo motora bağlanmıştır. Servo motorun gücünü artırmak için redüktör (9:1) kullanılmıştır. Böylece orta ve arka çekim silindirleri kesintisiz ve pozitif olarak kontrol edilebilmektedir. Servo motor hızındaki herhangi bir değişiklik eş zamanlı olarak ana çekimin değişmesine neden olmaktadır. Ancak ön çekim dişli değiştirmek (Z2 dişlisi) yoluyla değiştirilebilmektedir. Şekil 3.3. Şantuk Donanımı İçin Gerekli Mekanik Değişikliklerin Tasarımı (Babaarslan, 2009) 60
78 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil 3.4. de, yukarıda anlatılan mekanik değişiklikleri açıklayan bir kinematik şema verilmiştir. Bu şemada görüldüğü gibi bir ring iplik makinesi, birbirinin simetriği olacak şekilde sol ve sağ kısımlardan oluşmaktadır. Mevcut makinede sol ve sağ kısımda 28 er olmak üzere toplam toplam 56 iğ bulunmaktadır. Bu kinematik şemada şantuk oluşumunu sağlamak üzere servo motor, redüktör, Z5 (40) dişlisi, Z6 (21) dişlisi ve kayış elemanları sisteme kurulmuş halde görülmektedir. Kurulum sırasında makinenin her iki yanında; öncelikle A ve B harfleri ile işaret edilen bölgelerde bulunan numara dişlileri (Nw ve Hz) millerinden sökülerek, ana motorun orta ve arka çekim silindirleri ile olan bağlantısı kesilmiştir. Dişli kutusu çıkışındaki Nw dişlisinin yeri, alan kazanmak açısından boş bırakılmıştır. Arka çekim silindirinin ucunda bulunan Hz dişlisinin yerine ise bir dişli kasnak (40 diş) takılmıştır. Servo motorlar, makinenin baş tarafına ana gövde üzerine yerleştirilmiştir. Servo motor milinin ucuna takılan dişli kasnak (21 diş), arka çekim silindirinin ucunda takılan dişli kasnağa (40 diş sayısında) dişli kayış ile bağlanmıştır. Böylece, ön çekim silindirleri, iğler ve diğer dönen parçalar hareketlerini ana motordan alırken, orta ve arka çekim silindirleri hareketlerini servo motordan almaktadır. Motor miline takılan kasnağın 21 dişli, arka çekim silindirinin ucuna takılan kasnağın 40 dişli seçilmesinin nedeni 1,9 iletim oranı sağlayarak motora gelen yükü aynı oranda azaltmak ve motor performansını artırmaktır. 40 nolu dişlinin çapı, çalışacağı bölgedeki serbest alan kısıtına göre belirlenmiştir. 61
79 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil 3.4. Ring İplik Makinesine Kurulan Ek Şantuk Donanımının Kinematik Şeması (Babaarslan, 2009) 62
80 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil 3.5. deki şema ile servo motorun makine gövdesine sabit şekilde nasıl bağlandığı açıklanmıştır. Şekilde görüldüğü gibi motor redüktöre civata-somun bağlama elemanları ile bağlanmakta, redüktör de 1 nolu parçaya 4 noktadan yine civata-somun bağlama elemanları ile bağlanmaktadır. 1 nolu parça dikey çizgisel oyuklardan (2 adet) geçen 4 adet civata-somun bağlama elemanı ile 2 nolu parçaya bağlanmaktadır. Böylece, 1 nolu parça çizgisel oyuklar yardımıyla redüktör ve motorla birlikte yukarı aşağı kaydırılabilmektedir. 2 nolu parça ise, 4 adet çizgisel oyuktan geçen saplama civata yardımıyla makine gövdesine bağlanmaktadır. Bu oyuklar sayesinde 1, 2 nolu parçalar, redüktör ve motor tek parça halinde motor mili ekseni yönünde ileri geri kaydırılabilmektedir. Bu kaydırma hareketleri, motor miline bağlı dişli kasnağın arka çekim silindirine bağlı dişli kasnak ile aynı hizaya getirilebilmesi için gereklidir. Şekil 3.5. Servo Motor ve Redüktörün Makine Gövdesine Kurulum Planı (Babaarslan, 2009) Motor ve redüktörlerin ring iplik eğirme makinesi üzerinde yerleştirileceği yer, makinenin kurulum öncesi genel görünüşünün verildiği Şekil 3.6 da ok ile gösterilmiştir. İşaret edilen bu yer makinenin ana gövdesi olup dökme demirden yapılmıştır. Böylece servo sistemin sarsıntıdan etkilenmesi ve hassasiyet kaybına uğraması önlenmiş olmaktadır. 63
81 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil 3.6. Makine Üzerinde Motor ve Redüktörlerin Yerleştirildiği Gövde Düzlemi Elektrik ve Elektronik Tasarım Tez çalışmasını kapsayan TÜBİTAK projesi çalışmaları çerçevesinde yapılan modifikasyonun elektrik ve elektronik tasarımı genel hatlarıyla Şekil 3.7. deki şema ile açıklanmıştır. Şekil 3.7. Elektrik ve Elektronik Kontrol Sisteminin Çalışma Prensibi 64
82 3.MATERYAL VE YÖNTEM Modifikasyon çerçevesinde makine üzerine kurulan sistemin çekim mekanizması ve elastan besleme mekanizması olmak üzere iki adet tahrik bloğu vardır. Bu tahrik blokları 4 adet servo motordan oluşmakta ve bunlardan ikisi çekim mekanizmasını diğer ikisi elastan besleme mekanizmasını kontrol etmektedir. Servo motorların elektronik kontrolü için 4 adet sürücü, 2 adet PLC (Programming Logic Contoller) cihazı kullanılmıştır. Ring iplik eğirme makinesinin iki tarafı, farklı özelliklerde iplik üretmek üzere birbirinden bağımsız olarak çalıştırabilmek için, farklı servo motorlarla tahrik edilmektedir. Şekil 3.7 deki şemada görüldüğü gibi, makinenin sağ kısmına, biri çekim sistemini diğeri elastan besleme mekanizmasını kontrol etmek üzere 2 adet servo motor, sol kısmına ise biri çekim sistemini diğeri elastan besleme mekanizmasını kontrol etmek üzere 2 adet servo motor yerleştirilmiştir. Kumanda panosuna her motor için birer sürücü yerleştirilmiş, sol tarafı kontrol eden 2 servo motor (motor 1-3) ve 2 sürücü için 1 adet PLC, sağ tarafı kontrol eden 2 servo motor (motor 2-4) ve 2 sürücü için 1 adet PLC cihazı yerleştirilmiştir. Motorlar kumanda panosuna uygun kablolar ile bağlanmış, kumanda panosunun içindeki elektrik ve elektronik parçalar (sigorta, şalter, bağlantı kabloları vb.) yerleştirilmiş, sisteme veri girişi yapabilmek için kullanılacak yazılımın kurulacağı bir adet kişisel bilgisayar (PC) kumanda panosuna veri iletim kablosu ile bağlanmıştır. Kullanılan başlıca elektronik parçalar ve kullanım amaçları aşağıdadır. Transformatör: Sistemin üzerindeki farklı gerilim ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmıştır. Servo motor: Kullanıcının belirlediği özelliklerde iplik üretmek için orta ve arka çekim silindirlerini tahrik etmek ve gerekli hız değişim hareketlerini sağlamak için kullanılmıştır. Servo Motor Sürücü: Servo motoru PLC cihazından gelen hareket sinyalleri doğrultusunda sürmek için kullanılmıştır. Bilgisayar ile servo motor sürücü RS485 protokolü üzerinden haberleşmektedir. Enkoder: Makine üzerindeki dönen parçaların dönüş hızını ölçerek PLC cihazına geri besleme sinyalleri göndermek için kullanılmıştır. 65
83 3.MATERYAL VE YÖNTEM PLC: Servo sürücüleri ve motorları PC den girilen iplik parametre değerlerine uygun üretim yapacak şekilde kumanda etmek için kullanılmıştır. Şekil 3.8. Elektrik ve Elektronik Sistem Blok Şeması (Babaarslan, 2009) Elektrik ve elektronik sistemin tasarımını gösteren bir blok şema Şekil 3.8 de verilmiştir. Bu şemada görüldüğü gibi; makinenin her iki tarafında bulunan servo motorları kontrol eden sürücüler birer PLC cihazı tarafından kontrol edilmektedir. Kullanılan iki PLC cihazı ise doğrudan bilgisayara bağlıdır. Kullanılan enkoderler doğrudan PLC cihazları ile haberleşmektedir. Bu şemada 4 adet servo motor bulunmasının nedeni, şemanın 107M134 nolu TÜBİTAK projesi kapsamında 66
84 3.MATERYAL VE YÖNTEM kurulan elastan besleme sistemini de kapsamasıdır. Bu dört motordan ikisi ek şantuk donanımı, diğer ikisi elastan besleme sistemi içindir Yazılım Tasarımı Ek şantuk donanımına veri girmek ve sistemi kontrol etmek için gerekli yazılım iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, bir kişisel bilgisayara kurulacak olan arayüz programı olup, kullanıcı sisteme veri girişi yapmak için kullanacaktır. İkinci bölüm, kullanıcının sisteme girdiği verileri ve enkoderlerden gelen geri besleme sinyallerini belli matematik formüller kullanarak işleyecek, servo motorun kesintisiz olarak sürülmesi için gerekli sinyalleri üretecek olan PLC (Programming Logic Controller) yazılımıdır (1) Kullanıcı Arayüz Yazılımı (PC Yazılımı) Kullanıcı arayüz yazılımı kişisel bir bilgisayarda çalışmak üzere Visual Basic 6.0 programlama dili kullanılarak yapılmıştır. Tez çalışmasını da kapsayan TÜBİTAK projesi için hazırlanan bu yazılımın temel işlevleri aşağıdaki şekildedir. 1. Kullanıcının daha rahat ve görsel bir ortamda çalışabilmesi, veri girmesi ve iplik tasarımı yapması, 2. Düz iplik, elastanlı iplik, şantuklu iplik, elastan içerikli şantuklu iplik tiplerinin tasarımının yapılması, tasarlanmış veya çalışılmış tüm iplik tiplerine ait verilerin saklanarak bir veritabanında tutulması, 3. Üretilecek herhangi bir iplik tipi için gerekli olan iplik ve makine ile ilgili parametrelerin değerlerinin girilerek belli bir kod numarası ile veritabanına kaydedilmesi, 4. Önceden girilmiş veya çalışılmış iplik tiplerine ait verilerin incelenerek herhangi birinin seçilebilmesi, bu verilerin üretim amacıyla PLC ye transfer edilmesi, Şekil 3.9. da kullanıcı arayüz programının akışını gösteren bir algoritma şeması sunulmuştur. 67
85 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil 3.9. PC Yazılımı Akış Şeması (Babaarslan, İlhan, Vuruşkan, 2008) (2) PLC Yazılımı PLC yazılımının temel işlevi; arayüz yazılımından girilen ve bilgisayar aracılığıyla aktarılan verileri işleyerek ek şantuk donanımını kontrol eden servo motorları istenilen özelliklerde iplik üretimini sağlayacak şekilde kesintisiz olarak sürmek için gerekli sinyalleri üretmektedir. Bu yazılım, belli bir iplik tasarımına ait arayüz yazılımından aktarılan teknik verileri belleğinde tutarak enkoderlerden alınan anlık sinyaller ile birlikte belleğine gömülmüş olan matematik bağıntıları kullanarak işlemek, üretim süresince temel iplik ve şantuk oluşumu için servo motorları kontrol edecek elektronik sinyalleri kesintisiz olarak üretmek zorundadır. Böylece, üretim süresince zamanın fonksiyonu olarak temel iplik numarası, şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlığı parametreleri için istenilen değerler uygulanabilmektedir. PLC yazılımı Melsoft GX Developer FX programı kullanılarak yapılmıştır. Tez çalışması için ek şantuk donanımı tasarımı yapılırken seri üretim kaygısı taşınmamıştır. Bu yüzden, tasarlanan sistemde üretim sırasında elektrik kesilmesi durumunda tüm iplikler kopmaktadır. Bunun nedeni, elektrik kesildiği anda, orta ve arka çekim silindirleri ile ön çekim silindiri arasındaki eşgüdümünün bozulmasıdır. 68
86 3.MATERYAL VE YÖNTEM Eşgüdümün bozulmasının nedeni ise, arka ve orta çekim silindirlerinin eylemsizlik ve sürtünme momentleri ile ön çekim silindiri ve onunla birlikte döner diğer aksamların eylemsizlik ve sürtünme momentlerinin farklı olmasıdır. Bu sorun, çalışmanın bilimsel amaçlı olması ve kurulacak sistemde seri üretimin yapılmayacak olması nedeniyle göz ardı edilmiştir. Şekil PLC Yazılımı Akış Şeması (Babaarslan, 2009) 69
87 3.MATERYAL VE YÖNTEM Piyasa için üretilen tam tahrikli ek şantuk donanımlarında, elektrik kesilmesi durumunda tüm ipliklerin kopmasını önlemek için servo motorların eşzamanlı duruşunu sağlamak amacıyla ilave enerji kaynakları kullanılmaktadır. Yarı tahrikli sistemlerde ise orta ve arka çekim silindirleri ana motor tahriğinden ayrılmadığı için böyle bir sorun mevcut değildir. PLC yazılımının akışını gösteren bir algoritma şeması Şekil da verilmiştir. Verileri işlemek amacıyla yazılımların içine gömülecek olan matematik bağıntılar ve bu bağıntıların çıkarılması bir sonraki bölümde, teorik hesaplamalar kısmında anlatılmıştır Teorik Hesaplamalar Teorik hesaplamalar başlığı altında, iplik eğirme makinesi üzerine kurulacak olan ek şantuk donanımını tahrik etmek için gerekli motor gücü hesaplanmış ve yazılımın içerisinde kullanılacak matematik bağıntılar çıkarılmıştır. Bunun için öncelikle kurulacak sistemin teknik sınırları belirlenmiştir Üretim Değişkenlerinin Sınırlarının Belirlenmesi İğ devri (d/dk) : Mevcut ring iplik eğirme makinesinin mekanik olarak çalışabileceği iğ devri aralığı d/dk olmasına karşın, uygulamalarda makinenin sorunsuz ve verimli olarak en fazla d/dk civarında çalışabileceği tespit edilmiştir. Şantuklu iplik üretiminde ise, ipliğin özgün yapısı nedeniyle düz ipliklere göre daha düşük çalışma hızları uygulanmaktadır. Çünkü şantuklu kısımlar kütlesi nedeniyle aşırı balon oluşumuna neden olmakta, göreceli olarak daha düşük bükümlü ve kalın olan şantuklu bölgelerin ayırıcı levhalara (seperatör) sürtünmesi ile aşırı tüylenme, kırılma gibi sorunlar oluşabilmekte ve sonuçta ipliğin kalitesi bozulabilmektedir. Bundan dolayı ek şantuk donanımı için yapılan hesaplamalarda iğ devri aralığı d/dk olarak alınmıştır. 70
88 3.MATERYAL VE YÖNTEM Çekim oranı: Ring iplik eğirme makinesinde uygulanması mümkün olan çekim aralığı, çekim tablosuna bakılarak 10,0-40,4 olarak belirlenmiştir. Ön çekim oranı 34 dişli için 1,15 olarak saptanmıştır. İplik numarası (Ne): Üretimi olası iplik numara aralığı Ne olarak belirlenmiştir. Baskı kollarının uyguladığı baskı kuvveti: Baskı kolları tarafından baskı silindirleri aracılığıyla çekim silindirlerine uygulanan baskı kuvvetlerinin üst sınır değerleri, mevcut olan Texparts PK 2035 tipi tabancalar için tabanca başına, arka çekim silindiri için 16 dan ve orta çekim silindiri için 14 dan olarak kabul edilmiştir ( 2010). Baskı manşonlarının ağırlıkları: Arka baskı silindiri kütlesi 140 gr/adet (2 iğ için), orta baskı kafesi kütlesi 288 gr/adet (2 iğ) olarak tartılmıştır. Büküm değeri (T/m): Büküm katsayısı (İngiliz) aralığı, α e = 2,5 5,5 olarak belirlenmiştir. Buradan hareketle, makinede uygulanması mümkün olan büküm aralığı hesaplanmış, Çizelge 3.1 de gösterilmiştir. Çizelge 3.1. Ring İplik Eğirme Makinesinde Uygulanacak Teorik Büküm Sınırları İplik Numarası Büküm Miktarı, T/m (Ne) Alt Sınır Üst Sınır ,25 695, , ,13 Çekim silindirlerinin hızları: Ring iplik eğirme makinesinin üretim hızı (3.1) nolu bağıntı ile hesaplanabilir. n iğ L = ( 3.1 ) T L n iğ T : Üretim hızı, m/dk : İğ devri, d/dk : Büküm miktarı, T/m 71
89 3.MATERYAL VE YÖNTEM Bu eşitlik yardımıyla en küçük ve en büyük teorik üretim hızları hesaplanmıştır. En büyük teorik üretim hızı; L enb niğ enb = = = 32,2 m/ dk T 311,25 enk En küçük teorik üretim hızı; L enk niğ enk = = = 3,27 m/dk T 1531,13 enb olarak elde edilmiştir. Bundan sonra arka ve orta çekim silindirlerinin dönüş hızları için alt ve üst sınır değerleri hesaplanmıştır. Hesaplamalarda alt ve üst çekim sınırları 10-40,4 ve ön çekim oranı 1,15 olarak alınmıştır. Orta çekim silindiri için yapılan hesaplamalarda apron kalınlığı ihmal edilmiştir. Sonuçlar Çizelge 3.2 de verilmiştir. Çizelge 3.2. Ring İplik Eğirme Makinesinde Çekim Silindirleri İçin Alt ve Üst Teorik Çalışma Hızı Sınırları Çevresel Hız (m/dk) Dönüş Hızı (d/dk) Alt Sınır Üst Sınır Alt Sınır Üst Sınır Arka çekim silindiri 0,081 3,2 1,03 41 Orta çekim silindiri 0,093 3,7 1,18 47, Gerekli Eşitliklerin Çıkarılması Gerekli eşitliklerin çıkarılması için öncelikle hesaplamalarda kullanılacak değişkenlerin belirlenmesi gereklidir. Bu değişkenler belirlenmiş ve simgeleri ile birlikte Çizelge 3.3. de verilmiştir. 72
90 3.MATERYAL VE YÖNTEM Çizelge 3.3. Ek Şantuk Donanımı Yazılımında Kullanılacak Değişkenler Üretilen İplik Numarası Temel İplik Numarası Fitil Numarası İğ Devri Büküm Katsayısı (İngiliz) Değişken Adı Simge Birim Teorik Sınırlar Ne i Ne - Ne ti Ne - Ne f Ne - n iğ d/dk α e - 2,5-5,5 Büküm Değeri T T/m Kalınlık Katsayısı k n Ön çekim C 1-1,15 (Z34) Ön Çekim Silindiri Çapı d 1 mm 25 Orta Çekim Silindiri Çapı d 2 mm 25 Arka Çekim Silindiri Çapı d 3 mm 25 Çıkan İplik Numarası Temel İplik İçin Toplam Çekim Anlık Toplam Çekim Anlık Ana Çekim Ne i Ne C TT - C Ti ,4 C 2i - 8,7-35,1 Ön Çekim Silindiri Devri n 1 d/dk - Ön Çekim Silindiri Çevresel Hızı V 1 m/dk - Orta Çekim Silindiri Devri n 2 d/dk - Orta Çekim Silindiri Çevresel Hızı V 2 m/dk - Arka Çekim Silindiri Devri n 3 d/dk - Arka Çekim Silindiri Çevresel Hızı V 3 m/dk - Motor Mili Devri n m d/dk - Ek şantuk donanımı üretim halinde iken PLC yazılımı, çekim silindirlerinin dönüş hızı değerlerini enkoderlerden geri besleme ile alacaktır. Ancak, tasarım aşamasında bu değerler mevcut olmadığından, gerekli bağıntıların çıkarılabilmesi için teorik değerler elde edilmiş ve kullanılmıştır. Bu nedenle üretim hızı ( n) 1 aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. 73
91 3.MATERYAL VE YÖNTEM n 1 niğ niğ = = (3.2) V π. d 1. T 1 T = 39,37. α. Ne ti (3.3) e (3.3) nolu eşitlik (3.2) nolu eşitlikte yerine konularak (3.4) nolu eşitlik elde edilmiştir. niğ n1 = (3.4) 39,37. α. Ne. π. d e ti 1 Bu aşamada enkoder ile okunması gereken ön silindir devri yerine (3.4) nolu eşitlik kullanılarak elde edilen teorik değerler kullanılmıştır. Bilindiği üzere üretim hızı üretim süresince sabit kalmaktadır. Uygulamada ek şantuk donanım sisteminin ön çekim silindir hızını sürekli olarak ölçmesi ve bu verileri sisteme önceden girilmiş olan şantuk desen programına göre işleyerek orta ve arka silindirlerinin çalışacağı hız değerlerini hesaplaması, sonra da ürettiği sinyallerle beklenen üretimi gerçekleştirmek üzere servo motorları yönlendirmesi planlanmıştır. Ön çekim değeri dişli değiştirmek suretiyle değiştirilebilmektedir. Tüm çalışma boyunca Z34 dişli takılarak, ön çekim oranı 1,15 olarak sabit tutulacaktır. Bu durumda servo motor milinin bağlı olduğu arka çekim silindirinin devri ile orta çekim silindirinin devri arasındaki ilişki (3.5) nolu eşitlik ile gösterilebilir. C n 2 1 = = 1,15 (ön çekim diş sayısı = 34) n3 n = C. n (3.5) Servo motorun devri arka çekim silindirinin devrine ( n 3 ) bağlı olarak, i redüktör iletim oranı olmak üzere (3.6) nolu eşitlik ile hesaplanabilir. 74
92 3.MATERYAL VE YÖNTEM Z n = n i (3.6) m Z6 Burada; Z 6 motor mili tahrik kasnağı diş sayısı, Z 5 arka çekim silindirine bağlı alıcı kasnak diş sayısıdır. Bu kasnakların diş sayısı Z 6 =21 ve Z 5 =40 olarak seçilmiştir. Bu diş sayılarının seçilmesinin nedeni motora gelen tork yükünü azaltmaktır. Gerekli olduğunda daha farklı diş sayılarına sahip kasnakların kullanılması her zaman mümkündür. Motor devri n m, n 2 ye bağlı olarak (3.7) nolu eşitlik ile hesaplanabilir. n m n2 Z5 =.. i (3.7) C Z 1 6 Bu durumda; n 2 bilindiği takdirde motor hızı hesaplanabilir. Ancak n 2 değeri şantuk desen programına göre üretim süresince anlık olarak hesaplanmak durumundadır. Şantuk birim desen programında, ipliğin numarası iplik boyunca her adımda k i kalınlık katsayısı ile ifade edilmektedir. k i kalınlık katsayısı, şantuklu ipliğin i. adımda iplik numarasının temel iplik numarasına bölümü ile elde edilen sayıdır. i. adımdaki n 2 hızının hesaplanabilmesi için bir eşitliğe gereksinim vardır. Bu açıklamalar ışığında kalınlık katsayısı aşağıdaki şekilde ifade edilebilir. k i = Ne Ne ti i hesaplanabilir. Bu durumda herhangi bir adımdaki iplik numarası (3.8) nolu eşitlik ile Ne Ne ti i = (3.8) ki 75
93 3.MATERYAL VE YÖNTEM Temel ipliği üretmek için gerekli olan temel iplik toplam çekim oranı (3.9) nolu eşitlik ile hesaplanabilir. C TT Ne Ne ti = (3.9) f İplik üretimi süresince i. adımdaki toplam çekim aşağıdaki eşitlik ile hesaplanabilir. C Ti = Nei Ne f (3.8) ve (3.9) nolu ifadeler yukarıdaki eşitlikte yerine konulursa (3.10) nolu eşitlik elde edilir. C Ti Nti = (3.10) k. Ne i f Anlık toplam çekimin başka bir ifadesi (3.11) nolu eşitlik ile verilmiştir. Bu ifade toplam çekimin kısmi çekimlerin çarpımına eşit olduğunu göstermektedir. C Ti = CC. (3.11) 1 2i (3.10) ve (3.11) nolu bağıntılar eşitlenerek birleştirilirse (3.12) nolu eşitlik elde edilir. C 2i Neti = (3.12) k. Ne. C i f 1 Anlık ana çekim, aynı zamanda ön çekim silindir hızının orta çekim silindir hızına oranına eşittir. (3.13) nolu eşitlik bunu göstermektedir. 76
94 3.MATERYAL VE YÖNTEM C 2i V V n n 1 1 = = (3.13) 2 2 (3.12) ve (3.13) nolu bağıntılar eşitlenerek birleştirilirse orta çekim silindir hızını k i ye bağlı olarak hesaplamak için gerekli olan (3.14) nolu eşitlik elde edilir. n k. Ne. Cn. i f = (3.14) Neti Gerekli Motor Gücü ve Torkun Hesaplanması Gerekli motor gücü; durmakta olan ek şantuk donanımı mekanizmasını (motor, iletim elemanları ve çekim silindirleri) bütün eylemsizlik ve sürtünme momentlerini yenerek çalışacağı en büyük açısal hız seviyesine ulaştırmak için gerekli güç miktarıdır. Genel olarak fiziksel anlamda güç (3.15) nolu eşitlik ile gösterilmektedir (Richards, Sears, Wehr ve Zemansky, 1982). P= M. ω (3.15) Burada; P : Güç (Watt) M : Eylemsizlik ve sürtünme momentleri toplamı (Nm) ω : En büyük açısal hız (rd/s) dir. Ek şantuk donanımını tahrik eden motorun aşması gereken momentler toplamı M, aşağıdaki negatif momentlerin toplamına eşit olmalıdır: Baskı silindirlerinin (manşon) oluşturduğu sürtünme momenti, Çekim silindirlerinin eylemsizlik momenti, Çekim silindiri yataklarındaki sürtünmeden kaynaklanan momentler (ihmal edilmiştir), 77
95 3.MATERYAL VE YÖNTEM Motor ile çekim silindirleri arasındaki hareket iletimini yapan dişlilerin eylemsizlik momentleri (kayışın kütlesi ihmal edilmiştir), Dişliler arasındaki sürtünme kaybı (ihmal edilmiştir), Şantuk donanımını tahrik edecek motorun gerekli tork ve güç değerlerini hesaplamak amacıyla ilk olarak, orta ve arka çekim silindirlerini durur halden en büyük düz iplik üretim hızına çıkarmak için silindir uçlarına uygulanması gereken moment miktarları hesaplanmıştır. Daha sonra silindir ucundaki dişlilerden motora doğru gidilerek tek tek dişlilerin kuvvet analizleri yapılmış ve motorun uygulaması gereken moment miktarı hesaplanmıştır. Tüm hesaplamalarda çekim silindirlerinin yataklarındaki sürtünme kuvvetleri ihmal edilmiştir (1) Orta Çekim Silindirine Uygulanması Gereken Momentin Hesabı Çekim silindirlerinin eylemsizlik momentleri aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. Dolu bir silindirin eylemsizlik momenti (3.16) nolu eşitlik ile gösterilmektedir (Beer, Johnston, 1979). I = mr (kg.m 2 ) (3.16) Burada; I : Eylemsizlik momenti (kg.m 2 ) m : Kütle (kg) r : Cismin yarıçapı (m) dır. Dökme çeliğin özgül ağırlığı ρ = 7,8 kg/dm 3 = 7800 kg/m 3 olarak kabul edilmiştir (Gieck, 1982). Çekim silindirlerinin fiziksel özellikleri Çizelge 3.4. de verilmiştir. 78
96 3.MATERYAL VE YÖNTEM Çizelge 3.4. Çekim Silindirlerinin Fiziksel Özellikleri Uzunluk (m) Dış Çap (mm) Kütle (kg) Arka çekim silindiri 2, ,99 Orta çekim silindiri 2, ,76 Arka çekim silindirinin eylemsizlik momenti aşağıda hesaplanmıştır. I arka =.8,99.(.10 ) = 7,02.10 kg.m 2 Dönüş hızı bilinen bir silindirin açısal hızı (3.17) nolu eşitlik ile hesaplanabilmektedir (Beer, Johnston, 1979). π. n ω = (3.17) 30 Burada; ω : Açısal hız ( rd / s ) n : Silindir devri ( d/ dk ) Arka çekim silindirinin ulaşması gereken en büyük açısal hız aşağıda hesaplanmıştır. π. nenba π.41,0 ω enba = = = 4,3 rd / s Mevcut ring iplik eğirme makinesinde yapılan deneme ve ölçümler, arka çekim silindirinin en büyük çalışma hızına 0,8 saniye içerisinde ulaşması gerektiğini göstermiştir. Bu değer yapılan hesaplamalarda güvenlik payı bırakmak amacıyla 0,5 sn olarak kabul edilmiştir. Belli bir açısal hız değerine ulaşmak için gerekli açısal ivme (3.18) nolu eşitlik ile hesaplanabilmektedir (Beer, Johnston, 1979). 79
97 3.MATERYAL VE YÖNTEM α = ω t (3.18) Burada; α : Açısal ivme (rd/s 2 ) ω : Açısal hız farkı (rd/s) t : Süre (s) dir. Böylece arka çekim silindirinin durur halden en büyük açısal hız seviyesine ulaşması için gerekli olan açısal ivme değeri aşağıdaki şekilde hesaplanabilir. α arka ωenba 4,3 0 = = = 8,6 rd / s t 0,5 2 Orta çekim silindirinin eylemsizlik momenti, en büyük açısal hızı ve gerekli açısal ivme değeri aşağıda hesaplanmıştır. Iorta 1 25 =.7,76.(.10 ) = 6,06.10 kg. m π. nenbo π.47,2 ω enbo = = = 4,94 rd / s α orta ω 4,94 0 = = = 9,88 rd/ s t 0, (2) Sürtünme Momentlerinin Hesabı Baskı basıncından kaynaklı sürtünme momentlerinin hesaplanması için baskı silindirleri (manşonlar) ile çekim silindirleri arasındaki sürtünme katsayısının bilinmesi gereklidir. Sürtünme katsayısı belirlenirken baskı silindirlerinin kauçuk malzeme ile kaplı ve çekim silindirlerinin çelik malzemeden imal edildiği göz önüne alınmıştır ( 2010). Ring iplik eğirme makinesi çalışmaya başladıktan sonra motor, eylemsizlik momentlerini ve baskı kollarının uyguladığı 80
98 3.MATERYAL VE YÖNTEM normal kuvvetlerden kaynaklanan negatif yöndeki sürtünme kuvvetlerini yenmek için gittikçe artan miktarda moment uygulamak zorundadır. Motorun uyguladığı moment, makine sabit düz iplik üretim hızına ulaştığı anda zirve değerine ulaşmakta sonra üretim boyunca uygulanacak olan daha düşük bir düzeye inmektedir. Bu durumda ring iplik eğirme makinesi durur halden düz iplik üretimi yapacağı hız düzeyine ulaşıncaya kadar baskı silindirleri ile çekim silindirleri arasında statik sürtünme katsayısı geçerlidir. Ancak şantuklu iplik üretiminde; sabit hızda düz iplik üretimi gerçekleştirilirken, ek şantuk donanımını tahrik eden motor, şantuk oluşturmak için orta ve arka çekim silindirlerine ilave momentler uygulamak durumundadır. Bu ilave momentlerin uygulanması sırasında çekim ve baskı silindirleri birbirleri üzerinde yuvarlanma hareketi yapıyor olduklarından, baskı ve çekim silindirleri arasında yuvarlanma sürtünme katsayısı geçerlidir ( 2010). Literatür araştırması sonucunda, kauçuk ile çelik arasındaki statik sürtünme katsayısı 0,7 olarak kabul edilmiştir ( Yuvarlanma sürtünme katsayısının tipik olarak 10-3 lü değerler olduğu kabul edilmekle birlikte, baskı ve çekim silindirleri arasında olduğu gibi çizgisel bir temasın ve yuvarlanmanın söz konusu olduğu durumlarda yuvarlanma sürtünmesi sıfır kabul edilebilmektedir (Butt, Graf, Kappl, 2003). Bu nedenle, yalnızca şantuk oluşumu için gerekli ilave moment değerleri hesaplanırken yuvarlanma sürtünmesi sıfır kabul edilerek ihmal edilmiştir. Çekim sisteminde; baskı ve çekim silindirleri arasındaki sürtünme kuvvetleri hesaplanırken, çekim sistemi hattının meyilli olması ve silindir merkezlerinin aynı dikey hizada olmamasının normal kuvvet üzerindeki etkisi, çok küçük olduğundan, işlemleri kolaylaştırmak için ihmal edilmiştir. Ayrıca baskı manşonlarının eylemsizlik momentleri, baskıların yarı yarıya hafif plastik malzemeden yapılmış olması ve baskı kuvvetinin yanında çok küçük kalması nedeniyle ihmal edilmiştir. Ek olarak tüm hesaplamalarda çekim sistemindeki apronun sürtünme katsayısında yapacağı olası değişiklikler de ihmal edilmiştir. Şekil 3.11 de hesaplama için gerekli olan baskı manşonu ve çekim silindirinin kuvvet analizi kesit görüntüsü halinde verilmiştir. 81
99 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Baskı Manşonu ve Çekim Silindiri İçin Kuvvet Analizi Arka çekim mili için; uygulanması olası en büyük baskı kuvveti ( F ) 16 dan olarak kabul edilmiştir ( 2010). Böylece 2 iğ başına düşen bu kuvvet 160 N a (1 da =10 N) karşılık gelmektedir. Makinenin bir yanında 28 iğ bulunduğundan, makinenin bir tarafı için toplam F baskı kuvveti; 28 F =.160 = 2240 N 2 olarak hesaplanır. Bir baskı manşonunun ağırlığı W = 140 gr (2 iğ için) olduğundan, makinenin bir tarafındaki baskı manşonlarının toplam kütlesi; W =.. = 1,96 kg olarak bulunur. Bu kütleden kaynaklanan düşey kuvvet ise (3.19) nolu ifade kullanılarak hesaplanabilir. 82
100 3.MATERYAL VE YÖNTEM W = mg. (3.19) Burada; W : Normal kuvvet (N) m : Kütle (kg) g : Yerçekimi ivmesi (9,81 m/s 2 ) dir. W = mg. = 1,96.9,81= 19,23 N Sürtünme kuvvetinin hesabı için (3.20) nolu genel eşitlik kullanılmaktadır. fs = µ. N (3.20) Burada; f s : Sürtünme kuvveti ( N ) µ : Sürtünme katsayısı N : Normal kuvvet ( N ) dir. Şekil 3.11 deki toplam normal kuvvet, toplam baskı kuvveti ile baskı silindirlerinin kütlesinden kaynaklanan düşey kuvvetlerin toplamından ibarettir. N = F + W = ,23= 2260 N Böylece makinenin bir tarafındaki arka çekim silindiri ile baskı silindirleri arasındaki toplam sürtünme kuvveti; f = µ. N = 0,7.2260= 1582 N s 83
101 3.MATERYAL VE YÖNTEM olarak bulunur. Fizik kurallarına göre, dinamik denge durumunda (3.21) nolu eşitliğin geçerli olduğu bilinmektedir (Beer, Johnston, 1979). M = I. α (3.21) Burada; M : Moment (Nm) I : Eylemsizlik momenti (kg.m 2 ) α : Açısal ivme (rd/s 2 ) dir. Şekil 3.11 de kesit şeması görülen, dinamik denge halindeki çekim ve baskı silindirleri için (3.21) nolu eşitlikten yararlanarak aşağıdaki bağıntılar yazılabilir. M = M f. r = I. α M O arka s arka arka O 25 = Marka = (.10 ) 7, ,6 Sonuçta; makinenin bir tarafındaki arka çekim silindirine, baskı silindirleri tarafından uygulanan sürtünme kuvvetlerinin negatif toplam momenti aşağıdaki şekilde elde edilmiştir. Marka = 19,8 Nm Orta çekim mili için; uygulanması olası en büyük baskı kuvveti (F ) 14 dan (140 N) olarak kabul edilmiştir ( 2010). Arka çekim silindiri için yapılan hesapların aynısı uygulanarak makinenin bir tarafı için; toplam F baskı kuvveti 1960 N, baskı silindirlerinin ağırlığından kaynaklanan normal kuvvet 39,6 N olarak hesaplanmıştır. Böylece toplam normal kuvvet ve sonra da sürtünme kuvveti aşağıdaki şekilde hesaplanır. 84
102 3.MATERYAL VE YÖNTEM N = F + W = ,6= 2000 N f = µ. N = 0,7.2000= 1400 N s Şekil 3.11 de kesit şeması görülen, dinamik denge halindeki çekim ve baskı silindirleri için (3.21) nolu eşitlikten yararlanarak aşağıdaki bağıntılar yazılabilir. M = M f. r = I. α O orta s orta orta Bilinen değerler yerine konularak orta çekim silindirini döndürmek için gerekli moment aşağıdaki şekilde bulunmuştur. Burada apron kalınlığı ihmal edilmiştir. M Morta O 25 = Morta = 2 = 17,5 Nm (.10 ) 6, , (3) Dişlilerin Eylemsizlik Momentleri Sistemin kuvvet analizinde, gerekli olan tüm eylemsizlik momentlerinin hesaplanması için aşağıdaki bağıntılar kullanılmıştır. Bu hesaplamalarda sistemin durur halden en büyük çalışma hızına 0,5 sn de ( t ) ulaşması gerektiği kabul edilmiştir. Hesaplamalarda; silindir eylemsizlik momenti için (3.22), açısal hız için (3.23), açısal ivme için (3.24) nolu bağıntılar kullanılmıştır. I = mr (3.22) π. n ω = (3.23) 30 α = ω t (3.24) 85
103 3.MATERYAL VE YÖNTEM Burada; I : Eylemsizlik momenti (kg.m 2 ) m : Kütle (kg) r : Yarıçap (m) ω : Açısal hız (rd/s) n : Dönüş hızı (d/dk) α : Açısal ivme (rd/s 2 ) t : Süre (s) dir. Şantuk donanımında bulunan dişliler üzerinde yapılan ölçüm ve tartımların sonucuna göre dişlilerin yapıldığı malzemenin yoğunluğu 7403,17 kg/m 3 olarak tespit edilmiştir. Sonra tek tek dişlilerin kütleleri belirlenmiş, eylemsizlik momentleri, en büyük çalışma hızları, açısal hızları ve açısal ivmeleri hesaplanmıştır. Elde edilen tüm veriler Çizelge 3.5 te sunulmuştur. Çizelge 3.5. Dişliler ile İlgili Veriler (4) Dişlilerin Kuvvet Analizi ve Momentlerin Hesabı Helisel dişliler ile düz dişlilerin kuvvet analizi aynı şekilde yapılmaktadır. Aralarındaki tek fark helisel dişlilerde helis açısı nedeniyle ek kuvvetler meydana gelmesidir. Bu kuvvetler eksenel ve radyal kuvvetler olup, yataklara etki etmektedir. Tasarlanan sistemde zaten yataklar mevcut olduğundan, analiz yapılırken helis 86
104 3.MATERYAL VE YÖNTEM açısından kaynaklanan bu ek kuvvetlerin gerekli moment miktarını etkilemeyeceği düşünülerek ihmal edilmiştir (Maitra, 1985 ; Akkurt, 1982). Aşağıda açıklanmış olan kuvvet analizi yapılırken, servo motorun tahrik kuvvetini çekim silindirlerine ileten tüm dişliler ayrı ayrı ele alınmıştır. Katı cisimler olan dişlilerin düzlemsel hareket yaptığı, düzlemsel levhalar halinde ve simetrik yapıda oldukları kabul edilebilir. Bu durumda dinamik denge halinde ağırlık merkezi etrafında dönmekte olan cisme etkiyen dış kuvvetlerin momentleri toplamı, cismin eylemsizlik momenti ile açısal ivmesinin çarpımına eşittir. Bu durum daha önce verilmiş olan (3.21) nolu eşitlik ile aşağıdaki şekilde ifade edilmektedir (Beer, Johnston, 1979). M O = Iα. (3.21) nolu eşitlik tüm dişlilere uygulanmak suretiyle kinematik analizler yapılmıştır. Böylece; motorun, sistemi durur halden 0,5 sn içinde (ana motorun makineyi çalışır duruma getirmesi için gereken süre içinde) en büyük çalışma hızına çıkarması için uygulaması gereken moment değeri hesaplanmıştır. Dişlilerin kinematik analizi aşağıda açıklanmıştır. Tüm analizlerde saat yönünün tersi pozitif olarak kabul edilmiştir. Şekil Nolu Dişli (Z1, helisel) İçin Kuvvet Analizi M = F. r M = I. α O t2,1 1 orta
105 3.MATERYAL VE YÖNTEM F t 2,1.(.10 ) 17,5= 9, ,88 F t 2,1 = 700 N M orta : Orta çekim milini döndürmek için uygulanması gereken moment F t 2,1 : Z 2 dişlisinden Z 1 dişlisine aktarılan kuvvet Şekil Nolu Dişli (Z2, helisel) İçin Kuvvet Analizi M = F. r M = I. α B t1, (.10 ) M 2 = 3, ,68 2 M2= 24,5 Nm M 2 : Z2 dişlisine mekanizmayı döndürmek için uygulanması gereken moment F t 1,2 : Z 1 dişlisinin Z 2 dişlisine karşı koyma kuvveti (F t 2,1 = F t 1,2 ) 88
106 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Nolu Dişli (Z3, helisel) İçin Kuvvet Analizi Z 2 ve Z 3 dişlileri aynı eksen üzerinde, aynı mile bağlı olarak dönmektedir. Bu yüzden bu dişlilere uygulanan momentler eşit kabul edilmiştir. M3 = M2 = 24,5 Nm Z 3 dişlisini döndürecek M 3 momentini oluşturmak için Z 4 ten Z 3 e aktarılması gereken F t 4,3 kuvveti aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. M = M F. r = I. α C 3 t4, ,5 F t 4,3.(.10 ) = 4, ,68 Ft 4,3 = 653,4 N M 3: Z2 dişlisini döndürmek için gerekli olan moment 89
107 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Nolu Dişli (Z4, helisel) İçin Kuvvet Analizi Z 4 dişlisini döndürmek için yani Z 4 dişlisinden Z 3 dişlisine F t 4,3 kuvvetini aktarmak için uygulanması gereken moment (M 4 ) aşağıdaki şekilde bulunmuştur. M M = M F. r M = I. α 4 C 4 t3,4 4 arka = ,4.(.10 ) 19,8 2, ,84 M4 = 41 Nm M 4 : Z4 dişlisine sistemi döndürmek için uygulanması gereken moment Şekil Nolu Dişli (Z5, düz dişli kasnak) İçin Kuvvet Analizi M5 = M4 = 41 Nm M = F. r M = I. α D t 6,
108 3.MATERYAL VE YÖNTEM F t 6,5.(.10 ) 41= 5,2.10.8,84 Ft 6,5 = 631,5 N M 5 : Z5 dişlisine sistemi döndürmek için uygulanması gereken moment Şekil Z6 Dişli Kasnak İçin Kuvvet Analizi F = F t 6,5 t5,6 Servo motor miline etkiyecek olan en büyük moment ( M 6 ) aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. M = F. r + M = I. α E t 5, = 4 631,5.0,04 M 6 7, ,84 M6 = 25,3 Nm Motora gelen yükü azaltmak ve motor maliyetini düşürmek için motor çıkışına bir redüktör koymak böyle sistemlerde sıklıkla uygulanmaktadır. M 6 momenti bir redüktör üzerinden iletilirse motora gelen yük, iletim oranı kadar azalacaktır (Tal, 1989). Bu aşamada; eylemsizlik momentleri, etkisinin küçük olacağı öngörülerek göz ardı edilmiştir. Toplam sürtünme momenti ( M 6) kullanılarak, değişik iletim 91
109 3.MATERYAL VE YÖNTEM oranlarına göre motora gelen tahmini yük değerleri hesaplanmıştır. Çizelge 3.6. da 4 farklı redüktör iletim oranı için, eylemsizlik momentleri dışında motora yansıyan yaklaşık moment değerleri verilmiştir. Çizelge 3.6. Değişik İletim Oranlarına Göre Motora Gelen Moment Yükü Çizelge 3.6 da görüldüğü gibi iletim oranı arttıkça motora gelen yük azalmaktadır. Bunun yanında daha önce belirlenmiş olan üretim parametrelerine ait sınır değerleri dikkate alınarak motorun çalışması gereken hız değerleri hesaplanmıştır. Çizelge 3.7 de 4 farklı redüktör iletim oranı için teorik olarak hesaplanan, şantuklu iplik üretimi sırasında gerekli olan motor dönüş hızı sınır değerleri, ilave hız ve ivme değerleri verilmiştir. Çizelge 3.7. Şantuk Nedeniyle Motora Yüklenecek İlave Hız ve İvme Değerleri En büyük En küçük Redüktör İletim Oranı Motor Hızı, n m (d/dk) Motor Hızı Artışı, n m (d/dk) Motorun Açısal Hız Artışı, wm (rd/s) Motorun İvme Artışı, α m (rd/s 2 ) Motor Hızı, n m (d/dk) Motor Hızı Artışı, n m (d/dk) 1:1 311,84 249,47 26,12 816,25 2,06 0 1,46:1 455,28 364,22 38, ,88 3,01 0 3:1 935,51 748,41 78, ,1 6,18 0 9:1 2806, ,22 235, ,5 18,54 0 Yapılan literatür araştırmasında piyasada mevcut olan ek şantuk donanımlarının şantuk oluşturmak için gerekli ilave hız artışını ortalama olarak 0-64 ms aralığı içinde gerçekleştirdiği görülmüştür (Amsler AG Katalogları, 2007). Tez kapsamında 92
110 3.MATERYAL VE YÖNTEM tasarlanan ek şantuk donanımı için yapılan hesaplamalarda ilave hız artışı için gerekli olan bu geçiş süresi, duyarlılığı artırmak ve risk oranını azaltmak için 32 ms (0,032 s) olarak kabul edilmiştir. Çizelge 3.6 da görüldüğü gibi motora gelen yük açısından, en düşük motor momentini, dolayısıyla en uygun motor maliyetini sağlayan tahmini iletim oranını 9:1 olmaktadır. Çizelge 3.7 de ek şantuk donanımını tahrik edecek olan motorun en büyük çalışma hızı, 9:1 iletim oranı ile 2806,52 d/dk olarak elde edildiği görülmektedir. Bu durumda seçilecek motorun nominal çalışma hızı bu değerden büyük olmalıdır. Gerekli motor gücünün hesaplanması için kullanılan (3.15) nolu genel güç denklemi ve (3.25) nolu açısal hız denklemi aşğıda verilmiştir (Richards, Sears, Wehr, Zemansky, 1984). P = M. ω nπ. ω = 30 (3.25) Burada; P : Güç (Watt ) M : Moment ( Nm ) w : Aşısal hız ( rd / s) n : Dönüş hızı ( d/ dk ) dır (5) Gerekli Motor Zirve Torku ve Gücü Hesabı Motor seçiminde kullanılan iki önemli parametre, motorun sağlayacağı sürekli ve zirve tork değerleridir. Zirve torku ( T p ) mekanik bir zarara yol açmadan kısa bir an için gereksinme duyulan en yüksek moment değeridir. Bu tork düzeyi çoğunlukla ivmelenme süresince kullanılmaktadır. Sürekli tork ( T c ) ise, motorun 93
111 3.MATERYAL VE YÖNTEM aşırı ısınmaksızın sürekli olarak herhangi bir hızda desteklemesi gereken moment düzeyidir. Bu tork düzeyi, sürtünme kuvvetlerini aşmak ve yükü sürmek için kullanılmaktadır. Sürekli tork değeri, çoğunlukla sürtünme veya yerçekimi kaynaklı momentlere eşit olmaktadır. Gerekli zirve tork miktarı, sürekli tork miktarının birkaç katı olmaktadır. Motor seçiminde öncelikle sürekli ve zirve tork değerlerine dikkat edilmelidir. Motorun zirve torkunu hesaplamak için (3.26) nolu bağıntı kullanılmaktadır (Tal, 1989). T = ( J + J ). α + T (3.26) p M L f J M : Motorun eylemsizlik momenti (kg.m 2 ) J L : Yükün eylemsizlik momenti (kg.m 2 ) α : En büyük ivme değeri (rad/s 2 ) T f : Sabit sürtünme momenti (Nm) En ideal iletim oranı, motorun süreceği yüke ait eylemsizlik momenti ile motorun kendi eylemsizlik momentinin eşit olmasını sağlayan orandır (Tal, 1989). Bu oran (3.27) nolu ifade ile hesaplanabilir. JL n = 0 (4.27) J M J : Yükün eylemsizlik momenti (kg.m 2 ) L 0 n : İdeal iletim oranı (3.28) nolu ifade ile sürtünme kuvveti, (3.29) nolu ifade ile eylemsizlik momentinin redüktör üzerinden motora yansıyan miktarı hesaplanabilir. (3.28) nolu ifade için verimlilik %100 kabul edilmiştir (Tal, 1989). 94
112 3.MATERYAL VE YÖNTEM T f T f T f 0 n Tf = 0 (3.28) n : Sabit sürtünme momenti (Nm) : Motora yansıyan sürtünme momenti (Nm) : Redüktör iletim oranı (3.28) nolu ifadeden anlaşıldığı üzere, sabit sürtünme momenti motora n oranında azalarak yansımaktadır (Tal, 1989). J L J L0 = (3.29) 2 n (3.29) nolu ifadeden anlaşıldığı üzere, yükün eylemsizlik momenti motora oranında azalarak yansımaktadır (Tal, 1989). Motorun süreceği yükün toplam eylemsizlik momenti ( J L0 ), çekim silindirleri ve iletim dişlilerinin eylemsizlik momentleri toplamına eşittir. Kinematik analiz yapılırken hesaplanmış olan eylemsizlik momentleri kullanılarak yükün toplam eylemsizlik momenti hesaplanmış ve aşağıdaki değer bulunmuştur. 2 n J L 0 = 8, kg.m 2 Redüktör iletim oranını hesaplamak için motorun eylemsizlik momenti ( J M ) bilinmelidir. Bu nedenle yukarıda belirlenmiş olan tahmini redüktör iletim oranı kullanılarak sabit sürtünme momenti belirlenmiştir. Burada yatak ve dişli sürtünmeleri ihmal edilmiştir. Böylece, orta ve arka çekim silindirlerinden kaynaklı toplam sürtünme momenti daha önce 25,3 Nm olarak daha önce hesaplanmıştır. Bu durumda motora yansıyan sabit sürtünme momenti, daha önce de sözü edildiği gibi (3.28) nolu bağıntı kullanılarak aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. 95
113 3.MATERYAL VE YÖNTEM T f Tf 25,3 0 = = = 2,81 Nm n 9 Sürülecek toplam yükün eylemsizlik momentinin, redüktör üzerinden motora ulaşan miktarı ise (3.29) nolu bağıntı kullanılarak aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. J L J 3 L 8, = = = 1, n 9 4 Nm Motorun zirve torkunu hesaplamak için çalışılacak en büyük ivme değeri de hesaplanmalıdır. Kinematik analiz hesaplamaları yapılırken belirtildiği gibi; arka çekim silindirinin durur halden en büyük çalışma hızına ulaşma süresi, yapılan ölçümler ışığında ve güvenlik payı da bırakılarak 0,5 saniye kabul edilmiştir. Sistemin düz iplik üretmesi durumunda orta çekim silindirinin en büyük çalışma hızı 47,2 d/dk olarak daha önce hesaplanmıştır. Orta çekim silindiri bu üst hız sınırında çalışırken motorun dönüş hızı (3.7) nolu bağıntı kullanılarak aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. n Z 47, nm =.. i=. = 703,6 d / dk C1 Z6 1, Düz iplik üretimi yapılırken şantuk oluşturulması durumunda motorun, ilave olarak 32 ms de en fazla 2245,22 d/dk lık bir hız artışı gerçekleştirmesi gerektiği yapılan hesaplamalar sonucunda belirlenmiştir. Ring iplik eğirme makinesi durur halden düz iplik üretimi için gerekli en üst çalışma hızına erişinceye kadar hızlanmakta, sonra sabit hızla düz iplik üretimine devam etmektedir. Bu durumda, ek şantuk donanımını tahrik eden servo motor ana motorun tahrik ettiği makine elemanları ile eşzamanlı olarak hızlanmak, tüm eylemsizlik ve sürtünme momentlerini aşarak sabit üretim hızına erişmek ve üretime devam etmek zorundadır. Bu süreçte servo motor, uyguladığı moment değerini en büyük üretim hızına ulaşıncaya kadar arttırmakta, tüm negatif kuvvetler aşıldıktan 96
114 3.MATERYAL VE YÖNTEM sonra üretimin sürekliliği için gerekli olan moment daha düşük düzeyde olmaktadır. Ancak şantuklu iplik üretiminde; ek şantuk donanımını tahrik eden servo motor, düz iplik üretimi için gerekli sürekli momenti sağlarken, şantuk oluşumu anında şantuk kalınlığına bağlı olarak kısa sürelerle ilave momentler de uygulamak zorundadır. Bu durum göz önüne alınarak, servo motorun düz iplik üretimi için sürekli olarak sağlaması gereken en büyük tork değeri sürekli tork ( T c ), şantuk oluşumu için gerekli ilave moment eklendikten sonra elde edilen en büyük tork değeri ise zirve tork ( T p ) olarak kabul edilmiştir. Ancak bu noktada henüz motor seçilmemiş olduğundan, eylemsizlik momenti de bilinmemektedir. Bundan dolayı, piyasada mevcut çeşitli servo motorların teknik özellikleri taranmış, hesaplanmış olan sürtünme momenti miktarı ve eylemsizlik momentlerinin çok düşük düzeyde olduğu göz önüne alınarak, beklenen torku sağlayacak motorların eylemsizlik momentleri arasında en büyük olan değer dikkate alınmıştır. Bu değer aşağıda verilmiştir. J M = 1, kg.m 2 İlk olarak ek şantuk donanımının durur halden düz iplik üretimi için gerekli en yüksek hıza çıkması için gereken en büyük tork değeri hesaplanmıştır. Bunun için gerçekleşmesi olası en büyük ivme değeri (3.23) ve (3.24) nolu bağıntılar yardımıyla aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. π. n m π.703,6 ω= = = 73,64 rd/ s w 73,64 α = = = 147,3 rd / s t 0,5 2 Yukarıda elde edilen veriler (3.26) nolu bağıntıda yerine konularak düz iplik üretimi için gerekli motor torku, 97
115 3.MATERYAL VE YÖNTEM T J J T Nm 4 4 c = ( M + L). α + f = (1, ,04.10 ).147,3+ 2,81= 2,85 olarak hesaplanmıştır. Motorun zirve torkunu hesaplamak için yukarıdaki değere şantuk oluşumu için kısa sürelerle uygulanması gereken ilave en büyük moment değerini eklemek gereklidir. İlave momentler sabit hızla dönmekte olan çekim silindirlerine uygulandığından ve daha önce açıklandığı şekilde yuvarlanma sürtünme katsayısı ihmal edilebilecek düzeyde küçük olduğundan, bu ilave tork miktarının hesabında yalnızca eylemsizlik momentleri dikkate alınmıştır. Çizelge 3.7 den şantuk oluşumu için gerekli en büyük ivme değeri 7347,5 rd/s 2 olarak alınmış, sürtünme kuvveti sıfır kabul edilmiş ve (3.26) nolu ifadede yerine konularak en büyük ilave moment değeri aşağıdaki şekilde bulunmuştur. T J J T Nm 4 4 ilave = ( M + L). α + f = (1, ,04.10 ).7347,5+ 0= 1,87 Böylece motorun zirve tork değeri aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. T = T + T = 2,85+ 1,87= 4,7 Nm p c ilave Bu durumda düz iplik üretimi için gerekli en büyük motor gücü ( P), 1 (3.15) nolu ifade kullanılarak aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. n. π 703,6. π P1 = M. ω = M. = 2,85. = 0,21 kw Şantuk oluşumu için gerekli en büyük güç ( P ilave ), yine aynı ifade kullanılarak aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. Pilave 2245,22. π = 1,87. = 0,44 30 kw 98
116 3.MATERYAL VE YÖNTEM Böylece en büyük gerekli servo motor gücü ( P ), aşağıdaki şekilde bulunmuştur. P= P1 + Pilave = 0,21+ 0,44= 0,65 kw Belirlenen redüktör iletim oranının ideal değere yakın olup olmadığı (3.27) nolu ifade kullanılarak aşağıdaki şekilde kontrol edilmiştir. J 3 L 8, n = = = 7,45-4 J 1,51.10 M Bu durumda, seçilmiş olan 9:1 iletim oranı, teorik olarak hesaplanan ideal iletim oranına oldukça yakın görünmektedir. Yukarıda anlatılan tüm hesaplamaların sonuçları piyasada mevcut motorlar ile karşılaştırılarak değerlendirme yapılmış ve Çizelge 3.8 de belirtilen teknik özelliklere sahip bir motorun kullanılmasına karar verilmiştir. Çizelge 3.8. Satın Alınan DC Motorun Teknik Özellikleri Teknik Parametreler Tahmini Teorik Değerler Satın Alınan Motorun Değerleri Motor Zirve Torku ( Nm ) 4,70 7,2 Motorun Sürekli Çalışma Torku ( Nm ) 2,85 2,4 Motor Gücü ( kw ) 0,65 0,75 Gerekli Motor Dönüş Hızı ( d/ dk ) 2806, En Büyük Motor Dönüş Hızı ( d/ dk ) Redüktör İletim Oranı 7,45:1 9:1 Redüktör Gücü ( kw ) 0,65 0, Yazılımda Kullanılacak Matematik Bağıntılar Yazılımın temel görevi, üretim süresince servo motorların önceden belirlenmiş olan üretim parametrelerine uygun hızlarda kesintisiz olarak çalışmasını 99
117 3.MATERYAL VE YÖNTEM sağlayacak elektronik sinyalleri üretmektir. Bu nedenle, yazılımın şantuk desen programına uygun olarak iplik üretmek için gerekli motor hız değerlerini hesaplarken kullanacağı matematik bağıntıların ortaya konulması gereklidir. Bu amaçla öncelikle kullanılacak değişkenler belirlenmiştir (Çizelge 3.9). Çizelge 3.9. Yazılım İçin Kullanılacak Matematik Bağıntıların Değişkenleri Değişken Adı Simge Birim Adım Uzunluğu u i mm Orta Çekim Silindiri Çıkışındaki Uzunluk u 2 mm Temel İplik Numarası Ne ti Ne Fitilin Doğrusal Yoğunluğu Ne f Ne Üretilen İpliğin Doğrusal Yoğunluğu Ne Ne Orta Çekim Silindiri Çıkışındaki Lif Demetinin Doğrusal Yoğunluğu Ne 2 Ne Ön Çekim Silindiri Dönüş Hızı n 1 d/dk Orta Çekim Silindiri Dönüş Hızı n 2 d/dk Ön Çekim Silindiri Çevresel Hızı v 1 m/dk Orta Çekim Silindiri Çevresel Hızı v 2 m/dk Adım Numarası i - Ön çekim Oranı C 1 - Ana Çekim Oranı C 2 - Ön Çekim Silindiri Çapı d 1 mm Orta Çekim Silindiri Çapı d 2 mm Şantuk Kalınlık Katsayısı k i - Servo Motor Dönüş Hızı n m d/dk Adım Süresi s ms i Geçiş Süresi gs ms Büküm Miktarı T T/m İğ Dönüş Hızı n iğ d/dk Arka Çekim Silindirine Bağlı Alıcı Kasnak Diş Sayısı Z 5 - Motor Mili Tahrik Kasnağı Diş Sayısı Z 6 - i Şekil 3.18 de ise ring iplik eğirme makinesinin çekim bölgesindeki iplik üretim prensibi şematik olarak gösterilmiştir. 100
118 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Ring İplik Eğirme Makinesinin Çekim Bölgesi Şekil 3.18 de görüldüğü gibi, arka çekim silindirinin ileri doğru beslediği fitil, ön çekimin ( C 1) etkisi altında belli oranda inceltilmiş olarak, orta çekim silindirinden birim zamanda u 2 uzunluğunda çıktığı varsayılmıştır. Orta çekim silindirinden çıkan u 2 uzunluğundaki fitil, ana çekimin ( C 2) etkisi altında ipliğin doğrusal yoğunluğuna ( Ne i) inceltilirken, u i uzunluğuna kadar uzamaktadır. Burada büküm kısalması ihmal edilmiştir. Ön çekim silindirinden çıkan lif demeti, iğ ve kopça yardımıyla bükülerek sağlamlaştırılmakta ve masura üzerine sarılmaktadır. Bu durumda ana çekim (3.30) nolu bağıntı ile gösterilebilir. C 2 Ne = i (3.30) Ne 2 Aşağıda; ana çekim oranının, birim zamanda ön silindirden çıkan iplik uzunluğunun orta silindirden çıkan lif demeti uzunluğuna oranına eşit olduğu kanıtlanmıştır. Nm Ne = (3.31) 1,693 Uzunluk( m) Nm = (3.32) Ağırlık ( gr ) 101
119 3.MATERYAL VE YÖNTEM Burada, metrik numaranın (Nm ) 1 gr ipliğin metre olarak uzunluğu olduğu anımsanmalıdır. (3.31) ve (3.32) nolu bağıntılar (3.30) nolu ifadede yerine konularak (3.33) nolu ifade elde edilmiştir. C 2 Nm u i i Nei 1,693 Nmi 1gr ui = = = = = Ne Nm Nm u u 1,693 1gr C 2i ui = u 2 (3.33) (3.33) nolu ifade, orta çekim silindirinden çıkan u 2uzunluğundaki lif demetinin, ön çekim silindiri çıkışında u i kadar olacağını göstermektedir. Böylece iplikte; uzunluğunda bir şantuk oluşturmak için, orta çekim silindiri çıkışında şantuk kalınlığında u 2 uzunluğunun üretilmesi gerektiği ortaya çıkar. Ana çekim, (3.34) nolu bağıntıda gösterildiği gibi ön çekim silindirin çevresel hızının orta çekim silindirinin çevresel hızına oranı şeklinde de ifade edilebilmektedir. u i C v 1 2= (3.34) v2 v= π. dn. (3.35) Çevresel hız (3.35) nolu genel bağıntı ile hesaplanmaktadır. Bu çevresel hız bağıntısı (3.34) nolu bağıntıda yerine konularak (3.36) nolu bağıntı elde edilir. C d. n 1 1 2i= (3.36) d2. n2 Şantuklu ipliği temsil eden şematik bir çizim Şekil da sunulmuştur. Tasarlanan yazılım, şekilde görülen iplik yapısını üretmek üzere gerekli olan parametre 102
120 3.MATERYAL VE YÖNTEM değerlerini hesaplamak ve üretim süresince servo motoru yönlendirecek sinyalleri üretmek zorundadır. Şekil Şantuklu İplik Yapısının Şematik Görünüşü (Rieter, 2009) Şekil 3.19 daki değişkenler aşağıda açıklanmıştır. U k s gs : Uzunluk (mm) : Şantuk kalınlık katsayısı : Herhangi bir uzunluk için motorun çalışma süresi (ms) : Motorun hız değişim süresi veya geçiş süresi (ms) Yazılım, sisteme girilmiş olan bir birim desen örüntüsü verilerini işleyerek şantuklu iplik üretimini sağlamak üzere motora gönderilecek sinyallere dönüştürmek için aşağıdaki değişken değerlerini hesaplamak zorundadır: Şantuk ve temel iplik kalınlıklarının elde edilmesi için gerekli motor devrine ilişkin sinyaller ( n m, d/dk) Her adımın süresini belirleyen sinyaller ( s i, ms) Şantuk başlangıç ve bitiş kısımlarında motorun hız değişimini tamamlaması için gerekli süreye (geçiş süresi) ilişkin sinyaller ( gs, ms) Yukarıda belirtilen değişken değerlerinin hesaplanmasında kullanılacak olan matematik bağıntıların ortaya konulması gerekmektedir. Herhangi bir adımdaki ana çekim oranı, yukarıda (3.12) nolu bağıntı ile verilmiştir. (3.12) nolu bağıntıyı yine 103
121 3.MATERYAL VE YÖNTEM ana çekimin başka bir şekildeki yazılışı olan (3.36) nolu bağıntı ile aşağıdaki şekilde eşitlemek mümkündür. C 2i Neti d. n = = k. Ne. C d. n i f Orta ve arka çekim silindirlerinin çapları eşit ( d1 = d2) olduğundan, yukarıdaki ifade aşağıdaki şekilde sadeleştirilebilir. C 2i n n 1 = (3.37) 2 (3.37) nolu eşitlikten, orta çekim silindiri dönüş hızını üretim hızına bağlı olarak hesaplamak için (3.38) nolu ifade çıkartılabilir. n n 1 2 = (3.38) C2i Ancak sistemi tasarlarken enkoderden okunan bir değer söz konusu olmadığı için matematik bağıntılar çıkarılırken üretim hızı teorik olarak hesaplanmıştır. Bunun için aşağıda belirtilen (3.39) nolu bilinen bağıntı kullanılmıştır. Bu bağıntı, büküm değerini iğ devri ve üretim hızına bağlı olarak hesaplamaya olanak vermektedir. n iğ T = (3.39) v 1 Üretim hızı için (3.35) nolu bağıntıdan yararlanarak aşağıdaki eşitlik yazılabilir. v = π. dn
122 3.MATERYAL VE YÖNTEM Yukarıdaki çevresel hız eşitliği, (3.39) nolu bağıntıda yerine konulduktan sonra n 1 çekilerek (3.40) nolu bağıntı elde edilmiştir. Böylece, enkoder tarafından okunması gereken ön silindir dönüş hızı değerini teorik olarak hesaplayabilmek için gerekli olan bağıntı elde edilmiştir. n iğ n = 1 T. π. d (3.40) 1 Orta çekim silindirinin dönüş hızını hesaplamak için (3.40) nolu bağıntı (3.36) nolu eşitlikte yerine konulduktan sonra n 2 çekilerek (3.41) nolu ifade elde edilmiştir. C 2i n niğ n n. T. π. d 1 = = n 2 = niğ π. d. C. T (3.41) 2 2i Orta çekim silindirinin çevresel hızını hesaplamak için (3.41) nolu eşitlik (3.35) nolu genel çevresel hız bağıntısında yerine konularak (3.42) nolu eşitlik elde edilmiştir. niğ v2 = π. d2. n2 = π. d2. π. d. C. T v 2 iğ 2 i. 2 2i n = (3.42) C T Servo motor dönüş hızı için daha önce çıkartılmış olan (3.7) nolu bağıntıda, (3.41) nolu bağıntı yerine konularak aşağıdaki ifade elde edilmiştir. n m Z n. 5 iğ i =. Z π. d. C. CT i 1 105
123 3.MATERYAL VE YÖNTEM Elde edilen bağıntıda anlık çekim oranını gösteren (3.12) nolu ifade yerine konularak aşağıdaki bağıntı elde edilmiştir. n m Z = Z 5 niğ.. iki. Nef. π. d. Ne. T 6 2 ti (3.39) nolu ifadeden yararlanarak, yukarıdaki bağıntıda ( n iğ T ) ifadesi yerine ( π. d1. n1) ifadesi konularak motorun dönüş hızını hesaplamak için kullanılacak olan (3.43) nolu bağıntı elde edilmiştir. n Z d. n.. ik. Ne = i f m. Z6 d2. Ne (3.43) ti Ön çekim silindiri çıkışında, i. adımın uzunluğunu üretmek için motorun çalışması gereken süre hesaplanmak zorundadır. Bunun için gerekli bağıntılar aşağıdaki şekilde ortaya konmuştur. (3.33) nolu eşitlikten yararlanarak aşağıdaki bağıntı yazılabilir. u 2 ui = C 2i Bu ifade (3.36) nolu eşitlik yerine konularak (3.44) nolu eşitlik elde edilmiştir. u 2 n2 =. ui (3.44) n 1 u 2 uzunluğu, bu uzunluğun üretilmesi için geçen süre ( s i ) ile orta çekim silindirinin çevresel hızının çarpımına eşittir. Buradan yola çıkılarak aşağıdaki bağıntı yazılabilir. 106
124 3.MATERYAL VE YÖNTEM u = v. s = π. d. n. s 2 1 i 2 2 i Bu bağıntıdan s i için (3.45) nolu eşitlik elde edilmiştir. s i u π. d. n 2 = (3.45) 2 2 (3.45) nolu eşitlikte (3.44) nolu eşitlik yerine konularak, ön çekim silindirinden çıkan u i uzunluğunun üretilme süresini hesaplamak için kullanılacak olan (3.46) nolu bağıntı elde edilmiştir. s i ui = (3.46) n. π. d 1 2 Böylece ek şantuk donanımı yazılımında; k i katsayısının temsil ettiği doğrusal yoğunlukta ve u uzunluğunda iplik elde etmek için gerekli motor dönüş hızını ( n i m) hesaplamak için (3.43) nolu bağıntı, gerekli geçiş süresini ( s i ) hesaplamak için ise (3.46) nolu bağıntı kullanılmıştır. Servo motorun temel iplik hız düzeyinden, şantuk hız düzeyine veya şantuk hız düzeyinden temel iplik hız düzeyine geçiş yaptığı süre içinde üretilen iplik uzunluğu yani geçiş uzunluğu (gu ) miktarını hesaplamak için kullanılacak bir bağıntı aşağıda çıkarılmıştır. Bu bağıntı çıkarılırken, geçiş uzunluğu boyunca servo motor hızının doğrusal olarak artıp azaldığı kabul edilmiştir. Bunun nedeni seçilmiş olan motorun katalogları incelendiğinde hız değişiminin sabit ivmeli olarak gerçekleştiğinin görülmesidir. Genel olarak ivme, birim zamandaki hız değişimi olduğundan (3.47) nolu bağıntı yazılabilir (Richards, Sears, Wehr ve Zemansky, 1982). V a= (3.47) t 107
125 3.MATERYAL VE YÖNTEM Sabit ivmeli bir harekette alınan yol miktarı (3.48) nolu bağıntı ile hesaplanmaktadır (Richards, Sears, Wehr ve Zemansky, 1982). 1 x V t at 2 2 = (3.48) (3.47) ve (3.48) nolu bağıntılardaki değişkenler aşağıda açıklanmıştır. 2 a : İvme ( m/ s ) V : Geçiş süresince orta çekim silindirinin çevresel hızında meydana gelen değişim miktarı ( m/ s) t : Geçiş süresi veya yolun alınma süresi ( s ) x : Alınan yol uzunluğu ( m ) V 0 : İlk hız ( m/ s) dir. Şekil Geçiş Süresi Boyunca Orta Çekim Silindiri İçin Hız-Zaman Grafiği Şekil deki grafik ışığında (3.48) nolu eşitlik aşağıdaki şekilde yazılabilir. 1 U V t at = (3.49) 108
126 3.MATERYAL VE YÖNTEM (3.49) nolu bağıntıda (3.47) nolu eşitlik yerine konularak (3.50) nolu bağıntı elde edilmiştir. u V = t.( V + ) (3.50) (3.44) ve (3.50) nolu bağıntılar eşitlenerek buradan u i değişkeni çekildikten sonra elde edilen (3.51) nolu bağıntıda, uygun simgeler yerine konularak geçiş uzunluğu için (3.52) nolu bağıntı elde edilmiştir. u i n V 1 =..( t V0 + ) (3.51) n2 2 gu n V 1 =. gs.( V0 + ) (3.52) n2 2 (3.36) nolu eşitlikte n 2 çekilerek elde edilen eşitlikte ana çekimi temsil eden (3.12) nolu bağıntı yerine konulmuş ve elde edilen yeni bağıntı (3.52) nolu eşitlikte yerine konularak geçiş uzunluğu için (3.53) nolu genel ifade elde edilmiştir. n 2 niğ niğ. ki. Nef. C = = Neti π. d T π d Neti T k. Ne. C i f 1 n1 V n1 V gu =. gs.( V0 + ) =. gs.( V0 + ) n niğ ki Nef C1 2 π. d. Ne. T gu n. π. d. Ne. T V 2 ti ti =. gs.( V0 + ) (3.53) niğ. ki. Nef. C
127 3.MATERYAL VE YÖNTEM Gerekli Malzemelerin Belirlenmesi Kurulumu yapılan ek şantuk donanımı için kullanılan başlıca malzeme, parça ve cihazların teknik özellikleri Çizelge 3.10 ve Çizelge 3.11 de verilmiştir. Bu parçalardan bazıları tasarlanarak özel imal ettirilmiş, diğerleri de piyasadan temin edilmiştir. Çizelge Kullanılan Başlıca Mekanik Malzemelerin Listesi Sıra No Malzeme Adı Adet Özellikler 1 Servo Motor 4 0,75 kw, 2,4 Nm, 3000 d/dk 2 Redüktör 2 İletim oranı (9:1), 0,75 kw 3 Dişli kasnaklar 1 Z21, Z40 4 Dişli kayış 4 420L, M Servo motor bağlantı 2 ST 37 çelik malzeme 11 Civata Çeşitli Boyutlarda 12 Saplama civata Çeşitli Boyutlarda 13 Somun-Pul Çeşitli Boyutlarda Çizelge Kullanılan Başlıca Elektrik ve Elektronik Malzemelerin Listesi Sıra No Malzeme Adı Adet Özellikler 1 Servo sürücü, konektör ve enkoder kablosu 2 1x230 VAC, 750W, enkoder kablosu 10 m 2 Enkoder pulse 3 PLC 2 FX1N 14 I/O 5 Elektrik panosu 1 6 Kontaktör 2 7 Şalter 2 8 Sigorta 4 Çizelge 3.10 ve 3.11 de belirtilenler dışında, sisteme veri girişi yapmak üzere kullanılacak olan arayüz programı için bir masaüstü kişisel bilgisayar satın alınmıştır. 110
128 3.MATERYAL VE YÖNTEM İmal Edilecek Parçaların Tasarımı Ek şantuk donanımının kurulumunda kullanılmak üzere imal edilmiş olan parçalar aşağıda sıralanmıştır: Servo motorların ve redüktörlerin (ikişer adet) makine gövdesine sabit olarak bağlanması için kullanılan kaideler, Enkoderlerin (4 adet) makine gövdesine sabit olarak bağlanması için kullanılan kaideler. Söz konusu bağlantı parçalarının imalatı için öncelikle tasarım yapılmış ve teknik resimleri bilgisayar ortamında (AutoCad paket programı) çizilmiştir. Sonra parçalar lazer kesim tekniği ile ST 37 çelik malzemeden kesilmiş, gerekli kısımlara kaynak yapılarak imalat tamamlanmıştır. İmal edilen parçaların özellikleri aşağıda açıklanmış ve çizilen teknik resimler verilmiştir. Enkoder Bağlantı Parçaları: Ek şantuk donanımında kapalı devre çalışan servo motorlar kullanıldığı için ön ve arka çekim silindirlerinin hızlarını ölçerek geri besleme yapmak üzere enkoderler kullanılması gerekmektedir. Enkoderler, çekim silindirlerinin elyaf emiş deposu tarafındaki uçlarına bağlanmıştır. Makine üzerine 2 adet sağ taraf, 2 adet sol taraf olmak üzere toplam 4 adet enkoder bağlanmıştır. Bu enkoderlerin görevi silindir dönüş hızlarını üretim boyunca kesintisiz olarak ölçmek ve verileri sinyallere dönüştürerek PLC cihazına göndermektir. Ölçülen bu hız değerleri, servo motorların ana motorla eşgüdümlü olarak çalışması için kullanılmaktadır. Ön çekim silindirine bağlanacak enkoderler için imal edilen kaidelerin teknik çizimleri Şekil de, arka çekim silindirine bağlanacak olan enkoderler için imal edilen bağlantı parçalarının teknik çizimleri Şekil da verilmiştir. Şekil 3.21 deki parça, yükselti sağlamak amacıyla, altına Şekil 3.23 deki parça konarak, makine gövde düzlemine civata-somun ile bağlanmıştır. Şekil 3.22 deki parçanın görevi enkoderi taşımaktır. Bu parça, Şekil 3.21 deki parçanın kısa kenarına dik olarak kaynak yapılmıştır. 111
129 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Öndeki Enkoderi Makine Gövdesine Bağlayan Parça Şekil Öndeki Enkoderin Yüksekliğini Ayarlayan Parça 112
130 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Öndeki Enkoder İçin Yükselti Parçası Arka çekim silindirine bağlanan enkoderler için Şekil 3.24 deki parça makine gövde düzlemi üzerine yatay olarak civata-somun ile bağlanmıştır. Şekil 3.25 deki parça uzun kenarından, Şekil 3.24 deki parçanın kısa kenarına dik olacak şekilde kaynak yapılmıştır. Şekil 3.26 daki parça enkoderi taşıyan parça olup, makine gövdesine bağlı olan parçaya civata-somun bağlantısı ile sabitlenmiştir. Şekil Arkadaki Enkoder İçin Makine Gövde Düzlemine Bağlanan Parça 113
131 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Arkadaki Enkoder İçin Makine Gövde Düzlemine Bağlı Parçaya Dik Olarak Birleştirilen Parça Şekil Arkadaki Enkoderi Taşıyan Parça 114
132 3.MATERYAL VE YÖNTEM Servo Motor Bağlantı Parçaları: Orta ve arka çekim silindirlerine hareket ileten mekanizmayı kontrol edecek olan servo motor ve redüktörler, makinenin dişli grubunun bulunduğu baş taraftaki makine gövde düzlemine sabit olarak bağlanmıştır. Motor, redüktöre civata-somun bağlantısıyla sabit olarak bağlanmaktadır. Böylece redüktörün kaideye bağlanması motorun sabitlenmesi için yeterli olmaktadır. Bunun için 2 adet yekpare parça imal edilmiştir. 1 nolu parça, makinenin gövde düzlemine saplama civata ve somun bağlantıları ile sabitlenmiştir. 2 nolu parça, bu parçaya dik konumda olacak şekilde civata-somun ile bağlanmış ve sonra da redüktör (motor ile birlikte) 2 nolu parçadaki yuvasına civata-somun bağlantısı ile yerleştirilmiştir. 1 nolu parçanın teknik çizimleri Şekil ve 2 nolu parçanın teknik çizimleri Şekil de verilmiştir. Şekil Nolu Parçanın Önden Görünüşü 115
133 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Nolu Parçanın Yandan Görünüşü Şekil Nolu Parçanın Üstten Görünüşü 116
134 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Nolu Parçanın Önden (Altta) ve Yandan (Üstte) Görünüşü Şekil Nolu Parçanın Üstten Görünüşü 117
135 3.MATERYAL VE YÖNTEM Piyasadan Temin Edilen Parçalar İmal edilmesi mümkün olmayıp piyasadan satın alma yolu ile temin edilen başlıca parçalar şunlardır: Servo motor Redüktör Motor sürücüsü Enkoder PLC kontrol ünitesi Bu parçalar ile ilgili teknik bilgiler aşağıda verilmiştir. Servo Motor: Ek şantuk donanımına kumanda etmek üzere, biri sağ taraf diğeri sol taraf için toplam 2 adet, aynı özelliklerde servo motor kullanılmıştır. Motorlar Mitsubishi marka ve HC-KFS73 model olarak belirlenmiştir. Temin edilen servo motorların özellikleri Çizelge 3.12 de, görünüşü ise Şekil 3.32 de verilmiştir. Çizelge Servo Motor Özellikleri Üretici Firma Mitsubishi Sürekli Tork (Nm) 2,4 En Büyük Tork (Nm) 7,2 Güç (W) 750 Sürekli Dönüş Hızı (d/dk) 3000 En Büyük Dönüş Hızı (d/dk) 4500 En Büyük Tepki Süresi (ms) 0,44 Ağırlık (kg) 3 118
136 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Servo Motorun Genel Görünüşü Redüktör: Servo motorlara gelen yük miktarını azaltmak ve daha düşük tork değerine sahip bir motor kullanarak maliyeti düşürebilmek amacıyla redüktör kullanılmasına karar verilmiş ve daha önce anlatıldığı gibi iletim oranı 9:1 olarak seçilmiştir. Araştırmalar sonucunda; SHIMPO marka, VRSF-S9D-750 tipinde, 0,75 kw gücünde, 2 adet redüktör temin edilmiştir. Redüktörün genel görünüşü Şekil 3.33 de verilmiştir. Şekil Satın Alınan Redüktörün Genel Görünüşü 119
137 3.MATERYAL VE YÖNTEM Servo Motor Sürücü: PLC cihazında motora kumanda etmek için üretilen sinyallerin motor tarafından algılanacak biçime dönüştürülmesi sürücü tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu yüzden her motor için bir adet olmak üzere toplam 2 adet sürücü temin edilmiştir. Bu sürücüler, Mitsubishi marka ve MR-J2S-70A modeldir. Sürücülerden bir tanesinin kumanda panosu içinde yerleştirilmiş haldeki genel görünüşü Şekil 3.34 te verilmiştir. Şekil Servo Motor Sürücünün Genel Görünüşü Enkoder: Servo motor sistemleri kapalı devre sistemler olup, geri beslemeli bir çalışma söz konusudur. Bu durum sistemin hassasiyetini artırmaktadır. Tasarlanan sistemde, PLC cihazlarının ürettiği sinyallere göre servo motorların çekim silindirlerini tahrik etmesi ve sürekli olarak enkoderlerin silindir dönüş hızlarını ölçerek PLC cihazlarına geri beslemesi planlanmıştır. Böylece, makinenin çalışması ve durması sırasında, orta ve arka çekim silindirlerinin ön silindir ile eşzamanlı olarak çalışması sağlanmakta, gönderilen sinyallerin doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilmiş olmaktadır. Ayrıca şantuklu iplik üretiminde istenilen iplik kalınlıkları ve uzunluklarının elde edilmesi için hassasiyet çok önemlidir. Bu nedenle, ön çekim silindirleri için 2 adet (sol ve sağ taraf) orta çekim silindiri için 2 adet (sol ve sağ taraf) enkoder satın alınmıştır. Enkoderler Mitsubishi marka olup, 120
138 3.MATERYAL VE YÖNTEM NOC-S1000-2MWT modelindedir. Enkoderlerin ölçüm hassasiyeti 1000 pulse/devir gibi yüksek bir değer seçilmiştir. Böylece sistemin hassasiyeti, 1 puls lık hata 0,36 0 lik yani yaklaşık olarak 0,157 mm lik bir sapmaya yol açacak şekilde oluşmaktadır. Temin edilen enkoderin genel görünüşü Şekil 3.35 de verilmiştir. Şekil Satın Alınan Enkoderin Genel Görünüşü PLC Kontrol Ünitesi: PLC kontrol ünitesinin görevi, enkoderlerden alınan geri besleme sinyallerini ve arayüz yazılımından aktarılmış olan üretim parametre değerlerini içine gömülmüş yazılımı kullanarak işlemek, gerekli sinyalleri üretmek ve bu sinyalleri sürücüler aracılığıyla motorlara ulaştırarak mekanik sistemi zamanın fonksiyonu olarak istenen hızda çalıştırmaktır. İki adet PLC cihazı kullanılmasının nedeni; ring iplik eğirme makinesinin sağ ve sol taraflarında birbirinden bağımsız olarak aynı anda farklı özelliklerde iplik üretmeyi olanaklı kılmaktır. Bu olanak makineye esneklik kazandırmaktadır. Temin edilen PLC lerden biri sol taraf, diğeri sağ taraf için kullanılmıştır. PLC cihazları, Mitsubishi marka olup modeli FX 1N dir. PLC cihazının işlem hızı ise 0,55 μs dir. Satın alınan PLC lerden birinin görünüşü Şekil 3.36 da verilmiştir. 121
139 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Satın Alınan PLC Kontrol Ünitesinin Genel Görünüşü Ek Şantuk Donanımının Kurulumu Yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan tasarım çalışmaları, gerekli bağıntıların çıkarılması, malzeme ve cihazların belirlenerek temin edilmesinden sonra ek şantuk donanımının ring iplik eğirme makinesinin üzerine kurulum çalışmalarına başlanmıştır. Öncelikle, makine üzerinde yapılması gereken mekanik değişiklikler ve eklemeler yapılmış, sonra mekanizmaları tahrik ve kontrol edecek olan elektrik ve elektronik sistemin kurulmasına başlanmıştır. TÜBİTAK projesi kapsamında gerçekleştirilen elektrik kontrollü ek şantuk donanımı ve elastan besleme sisteminin ring iplik makinesi üzerine kurulmuş haldeki genel görünüşü Şekil 3.37 de verilmiştir. Bu resimde şantuk sistemini tahrik eden motorlar makinenin baş kısmında (resmin sol tarafında), elastan sistemini tahrik eden motorlar ise makinenin son kısmında (resmin sağ tarafında) görülmektedir. 122
140 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Şantuk ve Elastan Donanımı Kurulmuş Haldeki Ring İplik Eğirme Makinesinin Genel Görünüşü Mekanik Kurulum Çalışmaları Mekanik kurulum çalışmaları kapsamında yapılan işler aşağıda sıralanmıştır. 1. Mevcut çekim dişlileri iptal edilmiş ve yerine kayış-kasnak mekanizması kurulmuştur, 2. Servo motor ve redüktörler imal edilen bağlantı parçaları kullanılarak makine gövdesine sabitlenmiş, redüktör çıkışı ile çekim sistemi arasındaki bağlantıyı sağlayacak olan kayış-kasnak mekanizması kurulmuştur, 3. Enkoderler, imal edilen bağlantı parçaları kullanılarak makine gövdesine sabitlenmiş ve çekim silindirlerine kavrama elemanları kullanılarak bağlanmıştır. Şekil 3.38 de makine gövdesine bağlanmış halde servo motor, redüktör ve çekim silindirine hareket iletimi için kurulan kayış-kasnak mekanizmasının genel 123
141 3.MATERYAL VE YÖNTEM görünüşü verilmiştir. Şekil 3.39 da ise her iki servo motorun makine gövdesi üzerine kurulmuş haldeki genel görünüşü verilmiştir. Şekil Servo Motor, Redüktör ve İletim Elemanlarının Makine Gövdesine Kurulmuş Haldeki Görünüşü 124
142 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Servo Motorların Makine Gövdesine Kurulmuş Haldeki Genel Görünüşü Servo motorlar daha önce anlatıldığı gibi özel olarak imal edilmiş parçalar kullanılarak, makine gövdesine civata-somun bağlama elemanları ile bağlanmıştır. Servo motorların hareketini çekim silindirlerine iletmek için, motor miline bir dişli kasnak (Z 21), orta ve arka çekim silindirlerinin ucuna mevcut numara dişlisi sökülerek bir dişli kasnak (Z 40) takılmış ve iki dişli kasnak bir dişli kayış (420L, M840) ile birbirine bağlanmıştır. Böylece servo motor milinin dönüş hareketinin çekim silindirlerine herhangi bir kayba uğramadan iletilmesi sağlanmıştır. Ön çekim dişlisi orta çekim silindiri ile arka çekim silindiri arasındadır ve bu dişli gerekli olduğunda değiştirilebilmektedir. Bunun yanı sıra yapılan diğer bir mekanik değişiklik de, enkoderlerin makine gövdesine bağlanmasıdır. Bunun için daha önce anlatıldığı gibi özel olarak imal edilmiş parçalar kullanılmış, bağlantılar civata-somun kullanılarak yapılmıştır. Şekil 3.40 da iki enkoderin makinenin sağ tarafına (emiş deposu tarafı) kurulmuş haldeki görünüşü verilmiştir. Enkoderler ile çekim silindirleri arasındaki bağlantı ise özel kavrama elemanları ile sağlanmıştır. 125
143 3.MATERYAL VE YÖNTEM ENKODER Şekil Enkoderlerin Makine Kurulmuş Haldeki Genel Görünüşü Elektrik ve Elektronik Kurulum Çalışmaları Mekanik değişiklikler ve eklemeler tamamlandıktan sonra, kurulan mekanik sistemi kontrol etmek için elektrik ve elektronik sistemin kurulması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan tasarım, kullanılması gereken malzeme ve cihazlar daha önce açıklanmıştır. Elektrik ve elektronik donanımın kurulumu, daha önce Elektrik ve Elektronik Tasarım başlıklı bölüm içerisinde verilmiş olan Şekil 3.8 deki blok şemaya göre, gerekli malzeme ve cihazlar temin edildikten sonra kurulmuştur. Şekil 3.41 de makine üzerine kurulmuş olan kumanda panosunun makine ile birlikte genel bir görüntüsü verilmiştir. Şekil 3.42 de ise kurulmuş olan kumanda panosunun iç yapısının görünüşü verilmiştir. Kumanda panosu ile servo motorlar ve enkoderlerin elektrik ve elektronik bağlantıları uygun kablolarla yapılmıştır. Kumanda panosundaki PLC cihazlarına veri girişi için, kişisel bir masa üstü bilgisayarı panoya veri iletim kablosu ile bağlanacak şekilde yerleştirilmiştir. Bu kişisel bilgisayara, kullanıcının veri girişi işlemlerini yapabilmesi için özel olarak hazırlanan arayüz yazılımı kurulmuştur. 126
144 3.MATERYAL VE YÖNTEM PLC cihazına ise verilerin işlenmesi ve hareket sinyali üretimi için özel olarak hazırlanan bir yazılım gömülmüştür. Sonra bu iki yazılımın haberleşmesi sağlanmıştır. KİŞİSEL BİLGİSAYAR KUMANDA PANOSU Şekil Kurulmuş Haldeki Kumanda Panosunun Genel Görünüşü 127
145 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil Kurulmuş Haldeki Kumanda Panosunun İç Yapısının Görünüşü Yazılım Çalışmaları Daha önce belirtildiği gibi, ek şantuk donanımına kumanda etmek ve istenilen üretim parametreleri ile üretim yapabilmek için yazılıma gereksinim vardır. Bu yazılım; iki kısımdan oluşmaktadır. Birincisi; tasarım, veri girişi, veri aktarımı için kullanılacak olan kişisel bilgisayara kurulacak bir arayüz yazılımı, ikincisi ise geri besleme verilerini tasarım verileri ile birlikte işleyerek uygun hareket sinyallerini üretmek için kullanılacak PLC yazılımıdır. Tez kapsamında gerçekleştirilen yazılımlar, herhangi bir mevcut yazılım kopyalanarak değil, tamamen özgün yeni bir tasarım olarak gerçekleştirilmiştir. Arayüz yazılımı tamamen Türkçe ve kullanıcı dostu menülerle hazırlanmıştır. Yazılımların hazırlanmasında 107M134 nolu TÜBİTAK projesi kapsamında başka uzmanlık alanlarıyla işbirliği yapılmıştır. Bu 128
146 3.MATERYAL VE YÖNTEM işbirliği kapsamında Tekstil Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği alanlarından yardım alınarak bir takım çalışması gerçekleştirilmiştir. Söz konusu yazılıma ait Visual Basic 6.0 dilinde yazılmış kodlar EK-IV te verilmiştir. Kişisel bilgisayarda çalışacak olan arayüz yazılımının veri girişi amacıyla kullanılan Kayıt Giriş Sayfası Şekil 3.43 de verilmiştir. Bu sayfada, şantuklu ipliğe ait üretim parametre değerleri girilebilmekte ve Desen Tasarım Kodu seçilerek uygulanacak birim desen örüntüsü verileri belirlenebilmektedir. Bir iplik tasarımı için girilen tüm bilgiler Üretim Bilgileri Kodu başlığı altında veritabanına kaydedilmektedir. Kaydedilen bilgiler ileriki bir zamanda üretim yapılmak istenirse, yalnızca Üretim Bilgileri Kodu girilerek geri çağrılabilmektedir. Geri çağrılan verileri PLC cihazına aktararak üretimi gerçekleştirmek mümkündür. Şekil Arayüz Yazılımının Üretim Bilgileri İçin Kayıt Giriş Sayfası Şekil 3.44 te verilen Desen Tasarımı Giriş sayfası yeni bir desen örüntüsü tasarlamak için kullanılmaktadır. Burada, sınır değerler belirlenerek rastgele veya tek tek kullanıcı tarafından şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı, birim desendeki adım sayısı parametreleri girilerek desen örüntüsü oluşturulabilmektedir. Oluşturulan birim desen örüntü tasarımı Birim Desen Kodu başlığı altında veritabanına kaydedilmektedir. Bu sayfada veritabanına kaydedilmiş bir tasarımı 129
147 3.MATERYAL VE YÖNTEM Birim Desen Kodu nu girerek çağırmak ve üzerinde değişiklikler yaparak yeni bir kod ile kaydetmek de mümkündür. Şekil Arayüz Yazılımının Şantuk Desen Tasarımı İçin Desen Tasarımı Giriş Sayfası Kişisel bilgisayar arayüz yazılımının kodları Visual Basic 6.0 programı kullanılarak yazılmış olup, PLC cihazı ile haberleşmesi RS232 seri port üzerinden sağlanmaktadır. Arayüz yazılım kodları EK-IV de verilmiştir. PLC cihazının belleğine gömülen yazılımın görevi, yukarıda açıklanan arayüz yazılımından aktarılan verileri ve enkoderlerden gelen geri besleme sinyallerini daha önce açıklanan matematik bağıntıları kullanarak işlemek ve motorları sürmek üzere gerekli sinyalleri üretmektir. PLC yazılımının kodları Melsoft GX Developer FX programı kullanılarak yazılmış ve PLC cihazının belleğine gömülmüştür. PLC yazılımı, ana motora enerji geldiği anda enkoderler aracılığıyla ön çekim silindirinin dönüş hareketini algılamakta, geri besleme sinyallerini işledikten sonra servo motorun eşzamanlı olarak orta ve arka çekim silindirlerini tahrik etmesini sağlayacak sinyalleri üretmektedir. Düz iplik üretim aşamasına gelindiğinde, PLC yazılımı arayüz yazılımından belleğine aktarılmış olan birim desen örüntüsü verilerini kullanarak, kumanda ettiği çekim silindirlerini belli sürelerle belli kalınlık katsayıları oranını sağlayacak şekilde hızlandırıp yavaşlatmaktadır. 130
148 3.MATERYAL VE YÖNTEM 3.2. Deneysel Tasarım, Kalite Kontrol Testleri ve İstatistik Analiz Tez çalışmasının ikinci bölümünü oluşturan bu kısımda, belli bir deney tasarımı çerçevesinde şantuklu iplik örnekleri üretmek, örneklerin kalite testlerini yaparak sonuçları istatistik analizlerle değerlendirmek ve böylece şantuklu iplikler ile ilgili literatüre katkı sağlamak hedeflenmiştir. Bu çalışmada bağımlı değişken olarak seçilen şantuklu iplik özellikleri ile bağımsız değişken olarak seçilen şantuklu iplik özellikleri arasında matematik modeller kurulup kurulamayacağı ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri nasıl etkilediği araştırılmıştır. Şantuklu iplik örnekleri, tez çalışması kapsamında üzerine şantuk donanımı tasarlanarak kurulumu yapılan, Ingolstadt marka R4407 tipi 56 iğlik ring iplik eğirme makinesi kullanılarak üretilmiştir. Bu makinenin teknik özellikleri Çizelge 3.13 te verilmiştir. Deney tasarım matrisinde yer alan 64 farklı kombinasyonun her biri için 10 ar adet kops üretilmiştir. Çizelge Ring İplik Eğirme Makinesinin Teknik Özellikleri İğ Devri (d/dk) Toplam Çekim 10-40,4 Ön çekim 1,15-1,25,1,39 Büküm (T/m) Çekim Silindiri Çapları (mm) Ön:25, Orta: 25, Arka: 25 Bilezik Çapı (mm) Hammadde Özellikleri Hammadde olarak %100 penye pamuk lifinden üretilmiş fitiller kullanılmıştır. Fitil üretiminde kullanılan penye pamuk liflerinin özellikleri HVI (High Volume Instrument) cihazı ile ölçülmüş ve Çizelge 3.14 te verilmiştir. 131
149 3.MATERYAL VE YÖNTEM Çizelge Şantuklu İplik Üretiminde Kullanılan Pamuk Liflerinin Özellikleri Hammadde cinsi Amerikan pamuğu Özbek pamuğu Harman Oranı (%) İplik Eğrilebilirlik İndeksi (SCI, Spinning Consistency Index) İncelik (Mic) (dtex) 4,20 (1.65) 4,56 (1.79) Olgunluk (Mat) 0,88 0,89 Lif Boyu, mm (Len) 29,12 28,72 Düzgünlük (Unf) 83,2 83,9 Kısa Lif İndeksi (SFI, Short Fibre Index) 8,6 7,9 Mukavemet, gr/tex (Str) 30,5 30,1 Uzama, % (Elg) 5,4 6,0 Yansıma Derecesi (Rd) 73,6 80,9 Sarılık Değeri (+b) 9 9,6 Şantuklu iplik üretiminde kullanılacak fitiller, şantuklu iplik ortalama doğrusal yoğunluk değerleri ve işletme deneyimleri göz önüne alınarak Marteks A.Ş. (Kahramanmaraş) firmasında üretilmiştir. Üretilen fitillerin teknik özellikleri Çizelge 3.15 de verilmiştir. Çizelge Şantuklu İplik Üretiminde Kullanılan Fitillerin Özellikleri Fitil Özellikleri Değerler Doğrusal Yoğunluk (Ne) 0,8 Büküm (T/m) 40 Ölçülen Ortalama Doğrusal Yoğunluk (Ne) 0,795 Ölçülen Ortalama Doğrusal Yoğunluk %CV 0,45 Düzgünsüzlük, %U 3,59 Düzgünsüzlük, %CV m 4,52 Uster Kalite Düzeyi (%) Üretim Koşulları İplik üretimi sırasında ortamın iklim şartları ortalama olarak C sıcaklık, %55-60 bağıl nem aralıklarında sabit tutulmuştur. Şantuklu ipliklerin yapısında düz ipliklerden farklı olarak iplik boyunca kalın yerler bulunduğundan, üretim sırasında bu kalın yerler büküm bölgesinde yüksek kütlesi nedeniyle daha 132
150 3.MATERYAL VE YÖNTEM yüksek merkezkaç kuvveti oluşturmakta ve ipliğin daha geniş balon oluşturmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, büküm bölgesinde şantuklar nedeniyle daha geniş balon oluşmasını, ipliğin ayırıcı plakalara (seperatör) sürtünerek aşırı tüylenmesini ve şekil bozukluğuna uğramasını önlemek için aynı temel iplik numarasına sahip bir düz ipliğe göre daha ağır kopça kullanmak gerekmektedir. Bu durum göz önüne alınarak, şantuklu iplik örneklerinin üretiminde şantuk boyu kısa olan ipliklerde 2, şantuk boyu uzun olan ipliklerde 4 numara, Reinerfürst marka El 2f LB tipi kopça kullanılmıştır. Tüm iplik örneklerinin üretimi sırasında iğ devri 6000 d/dk, ön çekim oranı 1,15 olarak uygulanmıştır. Üretim hızı, büküm katsayısı ve iplik numarasına bağlı olarak 6,43-7,95-9,87 m/dk değerlerinde gerçekleşmiştir. Toplam çekim oranı, temel iplik numarası Ne 20 olan örneklerde 9,1 25 aralığında, Ne 30 olan örneklerde ise 13,6-37,5 aralığında değişerek uygulanmıştır İplik Örneklerine Uygulanan Kalite Kontrol Testleri Şantuklu ipliklere işletme şartlarında düz ipliklerle aynı kalite kontrol testleri uygulanmaktadır. Ancak şantuklu ipliğin özgün yapısı nedeniyle bu testlerin uygulanış şekilleri ve sonuçların anlamlılığı konusunda çeşitli araştırmalar devam etmektedir. Tez kapsamında şantuklu ipliğin kalite özelliklerinin belirlenmesi ve deneysel tasarım için şantuklu iplik örneklerine uygulanacak testler Çizelge 3.16 da verilmiştir. 133
151 3.MATERYAL VE YÖNTEM Çizelge Şantuklu İpliğin Ölçülen Tanımlayıcı Kalite Özellikleri Deney Adı Cihaz Adı Tanımlayıcı Özellik Birim Doğrusal Numara Ölçüm Ortalama Doğrusal Ne Yoğunluk Testi Çıkrığı Yoğunluk Titan Universal Kopma Kuvveti cn Mukavemet/Uzama Mukavemet Testi Uzama % Cihazı Düzgünsüzlük Değeri %U Düzgünsüzlük Değişim Düzgünsüzlük Testi Büküm Testi Uster Tester IV MesdanLab Büküm Cihazı Katsayısı İnce Yer Kalın Yer Neps Tüylülük Büküm Değeri %CV Adet/1000 m Adet/1000 m Adet/1000 m H değeri T/m Çizelge Şantuklu İpliğin Desen Yapısına İlişkin Tanımlayıcı Özellikleri Deney Adı Cihaz Adı Tanımlayıcı Özellik Birim Uzunluk Ölçümü Elle Ölçüm Şantuk Boyu mm Şantuk Aralığı mm Şantuklu Bölgelerin Doğrusal Ne/mm Kalınlık Katsayısı Yoğunluğu/Çapı Elle Ölçüm (Doğrusal Yoğunluk) / Görsel Analiz (çap) Temel İplik Doğrusal Yoğunluğu/Çapı Ne/mm Çizelge 3.16 da belirtilen kalite testlerinin yanı sıra, iplik örneklerinin desen örüntüsünü oluşturan boyutsal özelliklerinin ölçülmesi ve planlanan değerlerle uyumlu olup olmadığının kontrol edilmesi gereklidir. Desen örüntüsünü oluşturan bu boyutsal özellikler Çizelge 3.17 de verilmiştir. Çizelge 3.16 da belirtilen kalite testleri yapılmadan önce, iplik örneklerinin boyutsal özelliklerinin istenen değerlerde olup olmadığını görmek için Çizelge 3.17 de verilmiş olan iplik özellikleri ölçülmüştür. Tüm ölçüm ve kalite kontrol testleri standart tekstil laboratuvarı iklim şartları altında (20±2 0 C sıcaklık, % 65±2 bağıl nem) gerçekleştirilmiştir. 134
152 3.MATERYAL VE YÖNTEM Uzunluk Ölçümü Şantuklu iplik desen örüntüsünü oluşturan uzunlukların ölçümü için yaygın kullanımı olan ulaşılabilir bir ölçüm cihazı bulunmadığından, işletmelerde yaygın olarak uygulandığı gibi elle ölçüm yapılmıştır. Elle ölçüm yapılırken kopstan sağılan iplik numunesi, kaymayı önlemek için pürüzlü ve sınırların daha açık görünmesi için siyah renkte bir zemin üzerine yatırılmış, ipliğin gerilimsiz ve düz durması sağlanarak şantuk boyu ve şantuk aralığı geçiş noktaları renkli mürekkepli bir kalem ile işaretlenmiştir. Sonra sabit durmakta olan bir çelik cetvel yardımıyla, iplik düzgün ve gerilimsiz bir durumda iken işaretlenen noktaların arasındaki uzaklık değerleri okunarak kaydedilmiştir. Her bir kombinasyon örneği için bir kopstan ikişer ölçüm olmak üzere, toplam 20 adet ölçüm alınmıştır Şantuk Kalınlık Katsayısı Ölçümü Şantuk kalınlık katsayılarının ölçümü, üretilen iplik örneklerinin temel iplik ve şantuklu kısımlarının istenen doğrusal yoğunluk değerlerinde olup olmadığını görmek amacıyla yapılmıştır. Burada şantuk kalınlık katsayısı, şantuk kalınlığını ya da numarasını, temel iplik kalınlığı ya da numarasının katı olarak ifade eden katsayılardır. Kalınlık katsayısı, şantuklu iplik tasarımında birim desen örüntüsü belirlenirken her adım için girilmesi gereken bir parametredir. Temel iplik kısımları için bu katsayı değeri 1 olarak girilmekte, şantuklu kısımlar için şantuk numarasının (Tex) temel iplik numarasına (Tex) oranı girilmektedir. Şantuk kalınlık katsayısının ölçümü için iki farklı yöntem kullanılmıştır. Birinci yöntem; bölgesel numara ölçümüdür. Bu yöntemde, şantuklu ve temel iplik kısımlarının doğrusal yoğunlukları, elle ve tartım yoluyla ölçüm yapılarak hesaplanmıştır. Ölçüm işlemine başlanmadan önce, örnekler standart iklim şartları altında 24 saat bekletildikten sonra örneklerin şantuklu kısımları ve temel iplik kısımlarından çeşitli uzunluklarda parçalar kesilmiştir. Bu parçalar kesilirken, geçiş kısımlarının dışarıda kalmasına ve her örnek için toplam uzunluğun en az 1 m olmasına dikkat edilmiştir. 135
153 3.MATERYAL VE YÖNTEM İkinci yöntem; görsel analiz ile çap ölçümüdür. Bu yöntemde iplik örneklerinden farklı doğrusal yoğunluk, büküm ve şantuk katsayısı değerlerine sahip örneklerden seçilmiş olan 8 farklı iplik örneğinin çap ölçümleri Dijital Kameralı SDL Makroskopi Cihazı kullanılarak yapılmıştır. Bu analiz sonucunda elde edilen şantuklu ve temel iplik kısımlarına ait çap değerleri kullanılarak şantuk kalınlık katsayıları hesaplanmış ve teorik değerlerle karşılaştırılmıştır Doğrusal Yoğunluk Ölçümü Şantuklu ipliklerin doğrusal yoğunluğu tüm ipliğin ortalama doğrusal yoğunluğu ile ifade edilmektedir. Ancak bu değer temel iplik ve şantuk desen örüntüsünün bileşkesi olarak ortaya çıktığı için, tek başına yeterli değildir. Bu nedenle temel iplik ve ortalama doğrusal yoğunluk değerlerinin birlikte değerlendirilmesi daha doğrudur. Bunun yanı sıra daha ayrıntılı bir incelemede şantuk desen örüntüsünün özellikleri de dikkate alınmalıdır. Şantuklu iplik örneklerinin ortalama doğrusal yoğunluk ölçümü, TS 244 EN ISO 2060 Tekstil-İplikler-Doğrusal Yoğunluk Tayini-Çile Metodu standardına uygun olarak yapılmıştır. İplik örneklerine şartlandırma işlemi yapıldıktan sonra, çevresi 1 m olan numara çıkrığında, 10 ar kopsun her birinden 100 er metrelik çileler sarılmış ve hassas terazide tartılmıştır. Tartım işleminin yapıldığı terazi, 1/10000 gr duyarlılığa sahiptir. Tartım sonucu elde edilen veriler kullanılarak örneklerin ortalama doğrusal yoğunlukları Ne birimi cinsinden hesaplanmıştır. Ortalama doğrusal yoğunluk ölçümü yapılırken, çile uzunluğunun birim desen uzunluğundan fazla olmasına özellikle dikkat edilmiştir Mukavemet/Uzama Ölçümü Şantuklu ipliklerin mukavemet testi düz ipliklere uygulanan yöntemlerle yapılmaktadır. Ancak, Uster Technologies firması şantuklu iplikler için test sonuçlarını değerlendirirken, şantuklu yapı nedeniyle mukavemet (cn/tex) yerine kopma kuvveti (cn) değerlerinin dikkate alınmasını önermektedir. Şantuklu ipliğin 136
154 3.MATERYAL VE YÖNTEM tekdüze olmayan özgün yapısı göz önüne alınarak, kopma kuvvetinin ortalama iplik numarasına bölümü ile elde edilen mukavemet yerine doğrudan kopma kuvveti değerlerini kullanmanın daha nesnel bir değerlendirme sağlayacağı düşünülerek bu öneriye uyulmuştur. Mukavemet/uzama testleri, iplik örnekleri şartlandırıldıktan sonra, standart iklim şartları altında Titan Universal mukavemet cihazında TS 245 EN ISO 2062 Tekstil-Paketlerden Alınan İplikler-Tek İpliğin Kopma Mukavemetinin ve Kopma Uzamasının Tayini standardına uygun olarak yapılmıştır. Deney tasarımındaki her kombinasyon için, 10 kopstan birer olmak üzere toplam 100 adet ölçüm alınmıştır. Testler uygulanırken, çeneler arası mesafe 500 mm, test hızı ise 500 mm/dakika olacak şekilde ayarlanmış, ipliklere 0,5 cn/tex ön gerilim verilmiştir Düzgünsüzlük Ölçümü Düzgünsüzlük bilindiği üzere ipliğin uzunluğu boyunca kütlesel değişiminin bir ölçüsüdür. Şantuklu ipliklerin düzgünsüzlüğü, düz ipliklerin düzgünsüzlüğünün ölçüldüğü cihazlarla ölçülmesi mümkündür, ancak bu ipliklerin özgün yapısı nedeniyle sonuçların düz ipliklerle karşılaştırılması nesnel sonuçlar vermemektedir. Zaten yapısında görsel amaçlarla oluşturulmuş kalın yerler barındıran şantuklu iplikler için düzgünsüzlük kavramına farklı bir yaklaşım gerekli olmaktadır. Bu konuda literatürde çeşitli araştırmalara rastlanmıştır. Bu gereksinimi karşılamak amacıyla, Uster Technologies firması şantuklu (fantezi) ipliklerin düzgünsüzlük testlerinde kullanılmak üzere, Uster Tester 5 ile çalışan Fancy Yarn Profile yazılımını üretmiştir. Tez çalışmasında kullanmak amacıyla araştırma yapılmış, ülkemizde bu yazılımın mevcut ve ulaşılabilir olanına rastlanmamıştır. Bu nedenle, tüm düzgünsüzlük testleri Ç.Ü. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Tekstil Bölümü laboratuvarlarında bulunan Uster Tester IV cihazı kullanılarak yapılmıştır. Uster Tester IV cihazı, kapasitif ölçüm esasına göre çalışan ve iplik, fitil, şerit düzgünsüzlüğü ölçebilen bir test cihazıdır. Özgün yapısı şantuklu ipliklerin kütlesel değişiminin ölçülmesi, çok anlamlı görünmemekle birlikte şantuklu ipliklere ait düzgünsüzlük testi sonuçlarının kendi arasında karşılaştırılarak sonuçların 137
155 3.MATERYAL VE YÖNTEM değerlendirilmesi ve şantuklu iplik üretim parametreleri ile düzgünsüzlük test sonuçları arasındaki ilişkinin araştırılması açısından gerekli görülmüştür. Testler Uster düzgünsüzlük standartları göz önüne alınarak yapılmıştır. Test kapsamında, her kombinasyon için 5 kopstan birer ölçüm yapılmıştır. Her bir ölçüm için 1000 m iplik kullanılmış olup, çalışma hızı 400 m/dk ve test süresi 2,5 dk olarak uygulanmıştır. İpliğin uzunluğu boyunca kütlesinde meydana gelen değişim (varyasyon), iplik düzgünsüzlüğü olarak tanımlanmaktadır. Uster cihazlarında yapılan düzgünsüzlük testlerinin sonucunda, düzgünsüzlük %U m (ortalama sapma yüzdesi) veya %CV m (kütlesel değişim katsayısı) olarak iki şekilde ifade edilmektedir. Ancak günümüzde %U m yerine %CV m değeri kullanılmaktadır (Uster, 2008). Bu nedenle tez kapsamında düzgünsüzlük %CV m değeri ile ifade edilmiştir İplik Hatalarının Ölçümü İplik hataları; ince yer, kalın yer ve neps olarak adlandırılmaktadır. Bu hatalar genellikle belli bir uzunlukta (Adet/1000 m) bulunan hata sayısı olarak ifade edilir. İnce yer, ipliğin kesitinde ideal iplik çapından daha ince yerlerin sayısı, kalın yer, ipliğin kesitinde ideal çaptan daha kalın kısımların sayısı, neps ise iplik yüzeyindeki lif çıkıntılarının çekirdek kabuğu kırıntıları, toz artıkları vb. nedenlerle birbirine dolaşmasından oluşan düğüm şeklindeki çok kısa ve kalın yerlerin sayısıdır. Bu hatalar iplikte düzgünsüzlüğe yol açmakta ve kumaş kalitesini olumsuz etkilemektedir. Şantuklu iplik örneklerinde iplik hatalarının ölçümü, Uster Tester IV cihazı kullanılarak Uster standartlarına uygun şekilde yapılmıştır. Hataların tespiti için kullanılan sınır değerler, ince yer için - 50%, kalın yer için + 50% ve neps için + %200 olarak belirlenmiştir. İnce yer hatası için -50% değeri, ipliğin ideal çapının %50 si kadar veya daha fazla incelmeyi belirtmektedir. Kalın yer hatası için +50% değeri, ipliğin ideal çapının %50 si kadar veya daha fazla bir kalınlaşmayı belirtmektedir. Neps hatası için +200% değeri, ipliğin ideal çapından %200 veya daha fazla kalınlıkta, 1-4 mm uzunluktaki kalın yerleri ifade etmektedir. Bu hatalar 138
156 3.MATERYAL VE YÖNTEM iplik düzgünsüzlüğü ölçüm prensibinde olduğu gibi kapasitif ölçüm esasına dayalı olarak ölçülmektedir Tüylülük Ölçümü İplik tüylülüğü, birim uzunluk başına iplik yüzeyinden dışarı doğru çıkan liflerin bir ölçüsüdür. Tüylülüğü belirleyen etkenler; liflerin fiziksel özellikleri, iplik özellikleri, eğirme sürecindeki parametreler ve eğirmeyi takip eden işlemler olarak sayılabilir (Can, Kırtay, 2003). Tüylülük, kumaş üzerinde boncuklanmaya neden olması, baskı deseni sınırlarının açık görünmesini engellemesi gibi sorunlara yol açtığından, özel bir durum (şardonlama terbiyesi) dışında istenmeyen bir özelliktir. Tüylülüğü ölçmek için kullanılan çeşitli cihazlar vardır. Tez kapsamında düzgünsüzlük ve iplik hatası ölçümünün yapıldığı Uster Tester IV cihazının verdiği tüylülük değerleri (H) çalışmanın amacına ulaşması için yeterli görüldüğünden ilave bir tüylülük testine gerek duyulmamıştır. Uster Tester 4 cihazı düzgünsüzlük ölçümünü kapasitif esasa göre yaparken, tüylülüğü optik duyarga yardımıyla ölçmektedir. Tüylülük düzeyi H indeks değeri ile ifade edilmektedir. Bu değer 1 cm uzunluğundaki ipliğin yüzey alanından çıkıntı yapan lif uzunluklarının (cm) toplamıdır. İpliğin kalınlaşması ve bükümün azalması tüylülüğü artırmaktadır (Uster Technologies, 2005) Büküm Ölçümü Şantuklu ipliklerin bükümü düz ipliklere uygulanan yöntemlerle ölçülebilmektedir. Ancak şantuklu ipliklerin özgün yapısı gereği ortalama bir büküm değerinden söz edilebilir. Çünkü şantuklu ipliklere verilen büküm şantuklu kısımlar ile temel iplik kısımları arasında farklı dağılmaktadır (Lou, Gao, Xie, 2006). İplik örneklerinin büküm ölçümü Çukurova Üniversitesi Adana MYO laboratuvarında, Mesdan Lab büküm ölçüm aleti kullanılarak, TS 247 EN ISO 2061 Tekstil-İpliklerde Büküm Tayini-Doğrudan Sayma Metodu standardı esas alınarak açma-kapama prensibine göre yapılmıştır. İplik örnekleri şartlandırıldıktan sonra, her 139
157 3.MATERYAL VE YÖNTEM kombinasyon için bir kopstan ikişer adet olmak üzere toplam 20 şer adet ölçüm yapılmıştır. Elde edilen verilerin ortalamaları ve değişim katsayıları hesaplanmıştır. Bunun yanında; ipliğe verilen bükümün şantuk ve temel iplik kısımlarına nasıl dağıldığını araştırmak için, Sayısal Kameralı SDL Makroskopi Cihazı nın özelliklerinden yararlanılarak görsel inceleme yapılmıştır. Bu incelemede temel iplik ve şantuklu kısımlardaki büküm değerlerinin karşılaştırılabilmesi için, büküm helislerinin açıları ölçülmüştür. Böylece büküm miktarı ile bükümün oluşturduğu helis açılarının doğru orantılı olmasından yararlanılarak şantuklu ipliğe verilen bükümün iplik üzerinde nasıl dağıldığı araştırılmıştır Deney Tasarımı ve Kullanılan İstatistik Analiz Yöntemleri Mevcut ring iplik eğirme makinesi üzerine kurulan ek şantuk donanımı kullanılarak, bir deney tasarımı (The Design of Experiments, DOE) çerçevesinde şantuklu ipliklerin fiziksel özellikleri incelenmiştir. İzlenecek deney tasarım yöntemi Tam Faktöriyel Tasarım (Full Factorial Design) olarak seçilmiştir. İstatistiksel bir yöntem olan tam faktöriyel analiz yönteminin seçilmesinin temel amaçları şunlardır: Şantuklu iplik özelliklerini etkileyen bağımsız değişkenlerin ana faktör ve etkileşim etki düzeylerini belirlemek, etkileri ve etkileşimleri incelemek, Şantuklu ipliğin tanımlayıcı kalite özellikleri ile bu özellikler üzerinde etkisi bulunan bağımlı değişkenler arasındaki ilişkiyi açıklayan anlamlı modeller kurmak. Tam faktöriyel tasarım planlanırken; çalışmanın makul bir sürede tamamlanma kısıtı, literatürde rastlanan az sayıdaki çalışmalar dikkate alınmış, ilerideki çalışmalara ışık tutacak kapsamda olmasına dikkat edilmiştir. Şantuklu ipliğin tanımlayıcı kalite özellikleri üzerinde etkili olduğu saptanan bağımsız değişkenlerin sayısı göz önüne alınarak 2 k tam faktöriyel tasarım belirlenmiştir (Myers, Montgomery, 2002). 140
158 3.MATERYAL VE YÖNTEM 2 k tam faktöriyel tasarımda k adet bağımsız değişken (faktör) ve her bir değişkende 2 farklı seviye bulunmaktadır. Tez çalışması kapsamında daha önce yapılmış çalışmalar ve mevcut teknik bilgiler ışığında, 6 adet bağımsız değişken belirlenmiştir. Bu nedenle tasarım 2 6 tam faktöriyel tasarım şeklini almıştır. Bu durumda tasarım, belirlenmiş olan 6 bağımsız değişkenin, şantuklu ipliğin mukavemet, uzama, düzgünsüzlük, iplik hataları ve tüylülük değişkenleri üzerindeki etkisini incelemek üzere biçimlendirilmiştir. Mukavemet ve uzama özellikleri, şantuklu ipliklerin değerlendirilmesinde kullanılan en önemli kalite özellikleridir. Düzgünsüzlük ve iplik hataları değişkenlerinin etkisi çok anlamlı görünmemesine karşın, faktörler arasındaki ilişkiler ve etkileşimlerin incelenmesi açısından incelemeye değer görülmüştür. Tüylülük değişkeninin şantuklu iplik parametreleri ile ilişkisi araştırmaya değer bulunmuştur. Böylece, Uster Tester IV gibi düz iplikler için kullanılan test cihazının, şantuklu ipliklerde verimli olarak kullanılıp kullanılamayacağı sorusunu yanıtlama adına katkı sağlanmış olacaktır. Deney tasarımı kapsamında seçilen bağımlı ve bağımsız değişkenler ve seviye değerleri Çizelge 3.18 de verilmiştir. Çizelge Bağımlı ve Bağımsız Değişkenler Çizelge 3.18 de verilen bağımlı değişkenler ve seviye değerleri kullanılarak bir tasarım matrisi oluşturulmuş, bu matriste yer alan 64 farklı şantuklu iplik örneği 141
159 3.MATERYAL VE YÖNTEM üretilmiş, iplik örneklerinin tanımlayıcı özellikleri ölçülmüş, elde edilen sonuçların istatistik analizleri SPSS 15.0 (Statistical Package for the Social Sciences) ve Design Expert 6.0 paket programları kullanılarak yapılmıştır. Söz konusu tasarım matrisi seviye değerleri ile birlikte Çizelge da verilmiştir. Bu 64 şantuklu iplik örneğinin yanı sıra Ne 20 düz iplik 4,3 ve 3,5 büküm katsayısı ile (sırasıyla sıra no 65, 68), Ne 30 düz iplik 4,3 ve 3,5 büküm katsayısı ile (sırasıyla sıra no 67, 66) üretilmiştir. Çizelge Tam Faktöriyel Tasarım Matrisi Etken Faktörler Sıra No Üretim Bilgi Kodu (ÜBK) Desen Tasarım Kodu (DTK) Şantuk Boyu (mm) Şan. Aralığı (mm) Şantuk Kalınlık Katsayısı Geçiş Süresi (ms) Temel İplik Doğ. Yoğ. (Ne) Bük. Kat. (İng.) , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,5 142
160 3.MATERYAL VE YÖNTEM Çizelge (Devamı) Sıra No Üretim Bilgi Kodu (ÜBK) Desen Tasarım Kodu (DTK) Şantuk Boyu (mm) Şan. Aralığı (mm) Etken Faktörler Şantuk Kalınlık Katsayısı Geçiş Süresi (ms) Temel İplik Doğ. Yoğ. (Ne) Bük. Kat. (İng.) , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,3 143
161 3.MATERYAL VE YÖNTEM 2 k Tam Faktöriyel Tasarım Faktöriyel tasarımlar (factorial design), deneysel çalışmalarda belirli bağımsız değişkenlerin (faktörler) tepki değişkenleri (bağımlı değişkenler) üzerindeki etkilerini araştırmak için yaygın olarak kullanılmaktadır. 2 k faktöriyel tasarımda k adet bağımsız değişken, her bağımsız değişkende ise 2 farklı seviye bulunmaktadır. Tasarım için yapılacak deney sayısı 2 k adettir. Her deneyde bağımsız değişken seviyelerinin farklı bir kombinasyonu olacak şekilde, bağımsız deney sayısı kadar satır, etken faktörler ve etkileşimleri kadar sütundan oluşan bir tasarım matrisi oluşturulur. Her bağımsız değişkenin bir düşük seviye değeri (-), bir de yüksek seviye değeri (+) bulunur. Tasarım matrisinde seviyeler genellikle (-) ve (+) simgeleri ile gösterilir. Tez kapsamında yapılan deney tasarımında 6 adet bağımsız değişken bulunduğundan 2 6 tam faktöriyel tasarım ve toplam 64 farklı kombinasyon uygulanmıştır. Faktöriyel tasarımlarda temel olarak aşağıdaki sonuçlar elde edilebilmektedir: Ana etkiler (main effects); her bir bağımsız değişkenin tepki değişkeni üzerindeki etkisi düzeyi ve anlamlı olup olmadığı, Etkileşimler (interactions); bağımsız değişken etkilerinin bir başka bağımsız değişkene bağlı olup olmadığı ve bağımlılık düzeyinin anlamlılığı, Tepki değişkeni ile bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin matematiksel model ile tanımlanması ve bu modelin anlamlılık düzeyinin belirlenmesi, Etkili olmayan bağımsız değişkenleri eleyerek gelecekte yapılacak çalışmalara ışık tutmak. Bağımsız değişken sayısı arttıkça yapılan işlem ve hesaplamalar gittikçe karmaşıklaşmaktadır. Bu karmaşık işlemleri yaparken hata yapma olasılığını azaltmak hem de zamandan kazanmak için günümüzde tam faktöriyel analizler için çeşitli paket programları kullanmak tercih edilmektedir. Bu çalışmada analizleri yapmak için Design Expert 6.0 paket programı seçilmiştir. Ancak, tam faktöriyel tasarımın temel mantığının açıklanması gerekli görülmektedir. Bu amaçla en basit 144
162 3.MATERYAL VE YÖNTEM tasarımlardan biri olan 2 3 tam faktöriyel tasarım örnek olarak seçilmiştir. Bu tasarımda deney sayısı 8 olup, 3 bağımsız değişken ve her bağımsız değişkende 2 seviye vardır. Tasarım matrisi Çizelge 3.20 de verilmiştir. Çizelge Tam Faktöriyel Tasarım Matrisi Deney Bağımsız Değişkenler No A B C Tasarım matrisinin geometrik olarak gösterilmesi de mümkündür. 2 3 faktöriyel tasarımın geometrik olarak gösterimi Şekil 3.45 de verilmiştir. Şekil Tam Faktöriyel Tasarımın Geometrik Görünümü (Montgomery, Myers, 2002) 145
163 3.MATERYAL VE YÖNTEM Şekil 3.45 de a simgesi A faktörünün yüksek seviyede olduğu kombinasyona ait tepki değişkeni değerini, b simgesi B faktörünün yüksek seviyede olduğu kombinasyona ait tepki değişkeni değerini, c simgesi C faktörünün yüksek seviyede olduğu kombinasyona ait tepki değişkeni değerini, ab simgesi hem A hem B faktörlerinin üst seviyede olduğu kombinasyona ait tepki değişkeni değerini, bc simgesi hem B hem C faktörlerinin üst seviyede olduğu kombinasyona ait tepki değişkeni değerini, ac simgesi hem A hem C faktörlerinin üst seviyede olduğu kombinasyona ait tepki değişkeni değerini, abc simgesi her üç faktörün de yüksek seviyede olduğu kombinasyona ait tepki değişkeni değerini, (1) simgesi ise her üç faktörün de düşük seviyede olduğu kombinasyona ait tepki değişkeni değerini temsil etmektedir (Myers, Montgomery, 2002). Etkilerin hesaplanması: Bağımsız değişkenlerin ana ve etkileşim etkilerini analiz etmek için Çizelge 3.21 de verilen matrisin oluşturulması gerekmektedir. Bu matris oluşturulurken; ilgili faktörün yüksek seviyede olduğu kombinasyonlara (+) işareti, düşük seviyede olduğu kombinasyonlara (-) işareti konulmaktadır. Etkileşim sütunlarındaki işaretler ise etkileşimi oluşturan faktörlerin sütunlarında bulunan, aynı satırdaki işaretler çarpılarak elde edilmektedir. Bu çizelgenin özelliklerinden biri de herhangi iki sütundaki işaretlerin toplamının sıfırı vermesidir (Montgomery and Myers, 2002). Tez kapsamında uygulanan 2 6 tam faktöriyel deney tasarımına ait etki analizi matrisi Çizelge 3.22 de sunulmuştur. Tasarımda en fazla üçlü etkileşime yer verilmiştir. Çizelge Tam Faktöriyel Tasarımın Etki Analizi Matrisi Deney Faktör Etkileri Kombinasyonu I A B AB C AC BC ABC (1) a b ab c ac bc abc
164 3.MATERYAL VE YÖNTEM Çizelge Üçlü Etkileşimi İçeren 2 6 Tam Faktöriyel Deney Tasarım Matrisi Aşağıda ana faktör ve etkileşim etki düzeylerinin hesaplanmasında kullanılan matematik bağıntılar verilmiştir. Bu ifadelerde yer alan n simgesi replikasyon sayısını temsil etmektedir. Replikasyon bir deneyin aynı şartlarda ileriki bir zamanda yeniden yapılması anlamına gelmekte olup, her tekrar bir replikasyon olmaktadır. Ana etkiler: a+ ab+ ac+ abc (1) + b+ c+ bc A= y + y = A A 4n 4n 147
165 3.MATERYAL VE YÖNTEM 1 A= [ a+ ab+ ac+ abc (1) b c bc ] (3.54) 4. n b+ ab+ bc+ abc (1) + a+ c+ ac B= y + y = B B 4n 4n 1 B= [ b+ ab+ bc+ abc (1) a c ac ] (3.55) 4. n c+ ac+ bc+ abc (1) + a+ b+ ab C = y + y = C C 4n 4n 1 C = [ c+ ac+ bc+ abc (1) a b ab ] (3.56) 4. n 1 AB= [(1) + ab+ c+ abc a b ac bc ] (3.57) 4. n 1 AC = [(1) + b+ ac+ abc a ab c bc ] (3.58) 4. n 1 BC = [(1) + a+ bc+ abc b ab c ac ] (3.59) 4. n 1 ABC = [ a+ b+ c+ abc (1) ab ac bc ] (3.60) 4. n Etkilerin Varyans Analizi: Design Expert 6.01 programında varyans analizi yapmak için öncelikle etkilerin normal olasılık grafiği çizilmektedir. Bu grafikte, bir doğru boyunca dizilen noktaların temsil ettiği faktörlerin etkisi önemsiz, bu doğrusal çizgiden uzağa düşerek sapan noktaların temsil ettiği faktörlerin etkisi ise önemli olarak yorumlanmaktadır. Bu grafikte etkisi önemli olan faktörler işaretlenmek 148
166 3.MATERYAL VE YÖNTEM suretiyle, etkisiz faktörler modelden çıkarılmakta ve kurulacak modelin gücü artırılmaktadır. Modele katılması sağlanan faktörler için varyans analizi yapılarak etkilerin düzeyi ve anlamlılığı araştırılmakta, matematik model kurulmakta, model ve modelde yer alan katsayıların anlamlılık düzeyleri sorgulanmaktadır (Myers, Montgomery, 2002). Analiz sonucunda elde edilen varyans analizi tablosu Çizelge 3.23 de verilmiştir. Çizelge Tam Faktöriyel Tasarımı Etki Modelinin Varyans Analizi Tablosu (Montgomery, 1991) Varyansın Kareler Kareler Serbestlik Derecesi Kaynağı Toplamı Ortalaması F 0 A SS A a-1 MS A MS A F0 = MSE B SS B b-1 MS B MSB F0 = MSE C SS C c-1 MS MSC C F0 = MSE AB SS AB (a-1)(b-1) MS MS AB AB F0 = MSE AC SS AC (a-1)(c-1) MS AC MSAC F0 = MSE BC SS BC (b-1)(c-1) MS MSBC BC F0 = MSE ABC SS ABC (a-1)(b-1)(c-1) MS MS ABC ABC F0 = MSE Hata SS E abc(n-1) MS E Toplam SS T abcn-1 n replikasyonlu herhangi bir etkinin kareler toplamı (sum of squares) aşağıdaki bağıntı ile hesaplanmaktadır. 2 ( Kontrast) SS = (3.61) 8. n Kontrast değerleri, etki değerlerinin hesabında kullanılan, her kombinasyon için hesaplanan satır toplamları ve aşağıdaki bağıntılar ile hesaplanmaktadır. 149
167 3.MATERYAL VE YÖNTEM Kontrast = [ a+ ab+ ac+ abc (1) b c bc] A Kontrast = [ b+ ab+ bc+ abc (1) a c ac] B Kontrast = [ c+ ac+ bc+ abc (1) a b ab] C Kontrast = [(1) + ab+ c+ abc a b ac bc] AB Kontrast = [(1) + b+ ac+ abc a ab c bc] AC Kontrast = [(1) + a+ bc+ abc b ab c ac] BC Kontrast = [ a+ b+ c+ abc (1) ab ac bc] ABC Kareler ortalaması (mean square) değerleri ise kareler toplamının serbestlik derecesine bölümü ile elde edilmektedir. Bunun için (3.62) nolu bağıntı kullanılmaktadır. Bu bağıntıda s.d. simgesi serbestlik derecesini temsil etmektedir. Kareler toplamının serbestlik derecesi kareler toplamındaki bağımsız eleman sayısına eşittir (Montgomery and Myers, 2002). SS MS = (3.62) sd.. Hipotez testi: İstatistik anlamda hipotez, bir veya daha fazla ana yığın hakkında ileri sürülen, doğru veya yanlış olması olası iddia veya ifadedir. Hipotez kurulurken önce H 0 simgesi ile gösterilen Sıfır Hipotezi belirlenir, sonra da H 1 simgesi ile gösterilen Karşıt Hipotez belirlenir. Sıfır Hipotezi, ana yığın parametresinin araştırmadan önce varsayılan gerçek değeri ile tahmin edilen değeri arasında önemli bir farklılık olmadığını, görülen farklılığın şansa bağlı nedenlerden ileri geldiğini ileri süren hipotezdir ve reddedilmek üzere kurulur. Karşıt hipotez ise, sıfır hipotezinin reddedilmesi durumunda kabul edilecek olan hipotezdir. Hipotez kurulurken bulunmak istenen veya kanıtlanmak istenen iddia daima alternatif hipotez olarak belirlenir (Kartal, 1998). Herhangi bir hipotez, µ 1 araştırmadan önceki gerçek değer ve µ 2 araştırmadan sonraki tahmini değer olmak üzere aşağıdaki şekilde kurulabilir. 150
168 3.MATERYAL VE YÖNTEM H 0 : μ 1 = μ 2 H 1 : μ 1 μ 2 (veya H 1 : μ 1 > μ 2 veya H 1 : μ 1 < μ 2 ) Hipotez testinde, I. Tip Hata olarak adlandırılan, gerçekte doğru olan bir sıfır hipotezinin yanlışlıkla reddedilme olasılığı ( α veya P-değeri) önem düzeyi olarak tanımlanır. Testin güvenilirlik düzeyi ise, doğru bir H 0 hipotezinin kabul edilmesi olasılığı olup, (1- α) ya eşittir. Önem düzeyini ifade eden P-değeri, araştırmacı tarafından belirlenir. Bundan sonra uygun test istatistiği hesaplanarak, önem düzeyine karşılık gelen kritik değer ile karşılaştırılır. Test istatistiği değerinin, kritik değerden küçük olması durumunda H 0 hipotezi reddedilir. Şekil 3.46 da normal olasılık dağılım eğrisi üzerinde, iki yönlü bir test için kabul ve red bölgeleri gösterilmiştir (Kartal, 1998). Şekil Normal Olasılık Dağılım Eğrisi Model uygunluk kontrolü: Tam faktöriyel analiz kapsamında bağımsız değişkenler ile tepki değişkeni arasındaki ilişkiyi açıklayan bir matematiksel model ortaya koymak amacıyla regresyon analizi yapılır. 2 k tam faktöriyel analizlerde iki seviye söz konusu olduğundan birinci dereceden doğrusal bir regresyon modeli kurulabilmektedir. İki bağımlı değişkenli, böyle bir regresyon modeli (3.63) nolu bağıntı ile açıklanabilir. 151
169 3.MATERYAL VE YÖNTEM y = β + β. x + β. x + β. xx. + ε (3.63) Burada; y : Tepki değişkeni ya da bağımlı değişken x1, x 2 : Bağımsız değişkenler β 0 : Regresyon eğrisinin y eksenini kesim noktası β1, β 2 : Kısmi regresyon katsayıları β 12 ε : Etkileşimin regresyon katsayısı : Hata terimi dir. Hata terimi y nin tahmini değeri ile gözlenen değeri arasındaki farkları temsil etmektedir. Buna artık değer (residual) adı verilmektedir. Model kurulduktan sonra varyans analizi (F testi) yapılarak modelin seçilen önem düzeyinde anlamlı olup olmadığı incelenmektedir. Bunun ardından, artık değerlerin normal olasılık grafiği incelenir. Normal olasılık grafiğinde tüm noktaların doğrusal bir diziliş göstermesi ideal sonuçtur. Modelden elde edilen tahmini değerlerin gerçek deneysel verilere karşı grafiğinde noktaların doğru bir çizgi etrafında toplanmış olması modeli destekleyici bir sonuç olarak değerlendirilir. İncelenmesi gereken diğer bir grafik, matematik modelden elde edilen tahmini tepki değişkeni değerlerine göre artık değerleri gösteren grafiktir. Bu grafikte tüm noktalar, artık değerin sıfır olduğu noktadan çizilen yatay çizginin altında ve üstünde dengeli bir biçimde rastgele dağılması istenen durumdur. Bununla birlikte deney sonuçları içinde sapan değerler olup olmadığını görmek için Outlier T grafiği incelenmektedir. Bu grafikte tüm noktaların alt ve üst sınır değerleri arasında olması, sapan değer olmadığının göstergesidir. Bundan sonra tepki değişkenleri üzerinde etkisi olan bağımsız değişkenlerin ana faktör etki grafikleri incelenerek, bu etkilerin analizi yapılır. Son olarak faktörler arasındaki etkileşim grafikleri iki boyutlu veya üç boyutlu olarak çizilir ve etkileşimin analizi yapılmaktadır (Myers, Montgomery, 2002). 152
170 4.BULGULAR VE TARTIŞMA 4. BULGULAR VE TARTIŞMA 4.1. Deneme Üretimi Verilerinin Analizi Kurulumu gerçekleştirilmiş olan ek şantuk donanımı, deney tasarımı kapsamında belirtilen şantuklu iplik örneklerinin üretimi gerçekleştirilmeden önce, sisteme girilen teorik parametre değerlerinin pratik olarak iplik üzerinde elde edilip edilemeyeceğini araştırmak üzere deneme üretimine tabi tutulmuştur. Öncelikle şantuk donanımı ile düz iplik üretiminin gerçekleştirilebilirliği ve istenilen özelliklerde iplik üretilip üretilemeyeceği kontrol edilmiştir. Normal ring iplik makinesi üzerindeki değişikliklerin getirdiği temel yenilik, orta ve arka çekim silindirlerinin pozitif ve elektronik olarak tahrik edilmesidir. Ancak, şantuk donanımı ile tahrik edilen orta ve arka çekim silindirlerinin ana motorun tahrik ettiği ön çekim silindiri ile eşgüdümlü olarak çalışması zorunludur. Uygulamada, sisteme girilen teorik çekim oranlarından sapmaları düzeltebilmek için PC yazılımı içerisine arayüz yazılımı aracılığıyla değiştirilebilen düzeltme katsayısı değişkenleri konmuştur. İlk kontroller yapıldıktan sonra sanayiden temin edilen Ne 1.0 numara Polyester/Viskon (% 67/33) karışımı fitil kullanılarak Ne 40 numara iplik üretilmiş ve bu ipliğin kalite değerleri aynı hammaddeden aynı özelliklerde, işletme şartlarında üretilmiş olan iplikle karşılaştırılmıştır. Kullanılan lif özellikleri; poliester (AdvanSA ) 1,6 dtex, 36 mm ve viskon (LENZING ) 1,7 dtex, 40 mm şeklindedir. Elde edilen ipliklerin kalite özellikleri Titan Universal Test Cihazı ve Uster Tester-3 Test Cihazı kullanılarak ölçülmüştür. Sonuçlar Çizelge 4.1 de verilmiştir. Çizelge 4.1. İşletmede ve Laboratuvarda Üretilen İpliklerin Karşılaştırılması İşletmede Üretilen İplik Laboratuvarda Üretilen İplik Mukavemet (cn/tex) Kopma Kuvveti (cn) Uzama (%) Düzgünsüzlük (%U) İnce Yer/km (-50%) 28 7 Kalın Yer/km (+50%) Neps/km (+140%)
171 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.1 deki veriler incelendiğinde, şantuk donanımı kurulmuş makinede üretilen ipliğin kalite değerleri ile aynı hammaddeden işletme şartlarında üretilmiş olan ipliğin kalite değerleri arasında olağanüstü bir fark olmadığı görülmektedir. Laboratuvarda üretilen iplik numuneleri Uster istatistiklerine göre düzgünsüzlük, ince yer, kalın yer ve neps sonuçları için %5 lik dilimde bulunduğu saptanmıştır. İpliklerin doğrusal yoğunluk değerleri arasında dikkate değer bir fark görülmemiştir. Yukarıdaki incelemeden sonra şantuklu iplik üretimi için şantuk boyu, şantuk aralığı ve şantuk kalınlık katsayısı değerlerinin kabul edilebilir sınırlar içinde olup olmadığı da kontrol edilmiştir. Bu amaçla deney tasarımında yer alan seviye değerlerini kapsayacak şekilde deneme üretimleri yapılarak desen örüntüsündeki uzunluklar elle ölçülmüştür. Sonuçlar Çizelge 4.2 de verilmiştir. PLC yazılımında uzunluk değerlerini uygun katsayılarla çarparak düzeltmek için Şantuk Aralık Uzunluk Katsayısı ve Şantuk Uzunluk Katsayısı değişkenlerine yer verilmiştir. Deneme üretimi sırasında Şantuk Aralık Uzunluk Katsayısı 1,2 ve Şantuk Uzunluk Katsayısı 0,9 olarak girilmiştir. Çizelge 4.2 deki uzunluk değerleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde olması gereken değerlerden en fazla %12,63 oranında sapma gösterdiği, ancak toplam birim desen uzunluğu esas alınarak değerlendirildiğinde sapma oranının %4,8 olduğu görülmektedir. Sapma oranları incelendiğinde; toplam birim desen uzunluğu sapmasının oldukça düşük olduğu ve donanımın beklenen uzunlukları kabul edilebilir düzeyde gerçekleştirdiği görülmüştür. Çizelge 4.2 deki 2. ve 3. adımdaki görece yüksek sapmanın kaynağı, ölçüm sırasında şantuktan aralığa, aralıktan şantuğa geçiş noktalarının tam olarak tespit edilememesi olarak düşünülmüştür. Çizelge 4.2. Şantuklu İplik İçin Uzunluk Kontrolü Sonuçları Uzunluk (mm) Teorik Pratik (mm) (mm) % CV 1. Adım (Şantuk Aralığı) ,5 1,75 4,33 2. Adım (Şantuk Boyu) 50 53,5 9, Adım (Şantuk Aralığı) 80 69,9 5,41 12,63 4. Adım (Şantuk Boyu) ,6 4,51 2,4 Toplam Birim Desen Uzunluğu Sapma Oranı (%) ,5 1,87 4,08 154
172 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şantuk donanımı ile istenilen doğrusal yoğunlukta iplik üretilip üretilemeyeceğini kontrol etmek için, çeşitli numaralarda düz ve şantuklu iplikler üretilmiştir. Düz ipliklerin teorik doğrusal yoğunluk değerleri ile pratikte ölçülen değerler karşılaştırılmıştır. Sonra şantuklu ipliklerin tez kapsamında ortaya konan ortalama doğrusal yoğunluk hesaplama bağıntısından elde edilen teorik değerleri ile ölçülen pratik değerleri karşılaştırılmıştır. Tüm karşılaştırma sonuçları sapma miktarının ortalama olarak en fazla Ne 1,0 düzeyinde olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlar ışığında, kurulumu yapılmış olan şantuk donanımında deneysel tasarım için gerekli iplik örneklerinin üretimine başlanmıştır. Üretilen iplik örneklerinden seçilen bazılarının fotoğrafları EK-I de sunulmuştur. Şantuklu iplik üretmek üzere geliştirilen ve laboratuvar tipi bir ring iplik eğirme makinesi üzerine kurulan şantuk donanımı kullanılarak, belli bir program dahilinde üretimi yapılmış olan ipliklerin gerekli kalite kontrol testleri yapılarak elde edilmiş olan sonuçların değerlendirilmesi aşağıda yapılmıştır Deney Sonuçlarının Değerlendirilmesi ve İstatistik Analizi Kalite Kontrol Testlerinin Sonuçları ve Değerlendirilmesi Ortalama Doğrusal Yoğunluk Piyasada şantuklu ipliklerin numarası temel iplik numarası ile birlikte şantuk desen örüntüsü değişkenleri (şantuk boyu, aralığı, kalınlık katsayısı) ve/veya ortalama iplik numarası ile tanımlanmaktadır. İşletmelerde yaygın olarak şantuklu iplik uzunluk ölçümlerinin elle yapıldığı, şantuk kalınlıklarının ise ölçülmediği saptanmıştır. Bu durumda; üretim yapılmadan önce tasarımı yapılmış bir şantuklu ipliğin doğrusal yoğunluk değerini tahmin etmek için kullanılacak teorik bir matematik bağıntıya gereksinim olduğu belirlenmiştir. Böylece EK-II de sunulan çalışma yapılmış, tez çalışması kapsamında geliştirilen ek şantuk donanımının çalışma prensibi esas alınarak, şantuklu iplik numarasının üretim öncesinde hesaplanmasında kullanılabilecek bir matematik bağıntı ortaya konmuştur. Böylece 155
173 4.BULGULAR VE TARTIŞMA deney tasarımı kapsamında yer alan tüm şantuklu iplik örnekleri için teorik numara değerleri hesaplanmış, sonra numara çıkrığı yardımıyla örneklerin ortalama doğrusal yoğunluk değerleri ölçülmüştür. Şantuklu iplik örneklerine ait elde edilen teorik/pratik ortalama numara değerleri, sapma miktarları ve oranları Çizelge 4.3 te, düz iplik örneklerinin değerleri ise Çizelge 4.4 te verilmiştir. Çizelge 4.3. Şantuklu İplik Örneklerinin Teorik/Pratik Doğrusal Yoğunluk Değerleri Sıra No Ort. Teorik Doğ. Yoğunluk (Ne) Ort. Pratik Doğ. Yoğunluk (Ne) Pratik Doğ. Yoğunluk (% CV) Sapma Miktarı (Ne) Sapma Oranı (%) 1 16,24 16,16 0,74 0,08 0,5 2 14,54 14,5 1,14 0,04 0,3 3 17,38 17,37 0,9 0,01 0,1 4 15,74 15,92 1,53-0,18-1,1 5 12,99 12,57 0,72 0,42 3,2 6 10,66 10,51 1,9 0,15 1,4 7 14,80 15,01 1,18-0,21-1,4 8 12,26 12,24 1,29 0,02 0,2 9 17,03 16,19 1,07 0,84 4, ,99 14,45 1,64 0,54 3, ,96 17,42 0,93 0,54 3, ,12 15,73 2,34 0,39 2, ,21 12,54 1,02 1,67 11, ,23 10,45 2,31 0,78 6, ,81 14,83 1,2 0,98 6, ,81 12,36 2,05 0,45 3, ,14 24,71 1,44-0,57-2, ,68 22,28 1,51-0,60-2, ,91 24,72 1,17 1,19 4, ,51 22,66 1,68 0,85 3, ,16 17,89 1,21 1,27 6, ,83 14,86 2,09 0,97 6, ,93 20,99 1,45 0,94 4, ,24 17,62 1,43 0,62 3, ,07 23,07 1,38 2,00 8, ,21 20,7 1,46 1,51 6, ,60 24,82 1,12 1,78 6, ,96 22,69 1,11 1,27 5,3 156
174 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.3. (Devamı) Sıra No Ort. Teorik Doğ. Yoğunluk (Ne) Ort. Pratik Doğ. Yoğunluk (Ne) Pratik Doğ. Yoğunluk (% CV) Sapma Miktarı (Ne) Sapma Oranı (%) 29 20,56 17,9 1,61 2,66 12, , ,52 1,50 9, ,10 20,99 1,37 2,11 9, ,88 17,59 1,54 1,29 6, ,10 15,41 1,03 0,69 4, ,46 13,84 1,53 0,62 4, ,28 16,85 1,15 0,43 2, ,67 15,36 1,83 0,31 2, ,77 12,10 0,91 0,67 5, ,55 9,93 2,56 0,62 5, ,62 14,31 0,9 0,31 2, ,16 11,98 1,66 0,18 1, ,71 15,39 1,83 1,32 7, ,81 13,86 2,26 0,95 6, ,73 16,7 0,94 1,03 5, ,97 15,26 2,03 0,71 4, ,71 12,06 0,96 1,65 12, ,00 9,89 2,31 1,11 10, ,40 14,23 0,82 1,17 7, ,59 11,88 2,18 0,71 5, ,97 21,83 1,24 2,14 8, ,58 19,45 1,58 2,13 9, ,79 24,01 0,91 1,78 6, ,42 21,76 1,41 1,66 7, ,91 17,16 0,79 1,75 9, ,71 14,05 2,27 1,66 10, ,72 20,27 0,99 1,45 6, ,13 16,94 0,96 1,19 6, ,71 22,00 0,94 2,71 11, ,01 19,71 1,50 2,30 10, ,33 23,76 1,02 2,57 9, ,78 21,59 1,27 2,19 9, ,00 17,14 1,06 2,86 14, ,24 13,92 1,97 2,32 14, ,64 20,19 1,06 2,45 10, ,63 16,86 1,83 1,77 9,5 157
175 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.4. Düz İplik Örneklerinin Teorik/Pratik Doğrusal Yoğunluk Değerleri Sıra No Ort. Teorik Doğ. Yoğunluk (Ne) Ort. Pratik Doğ. Yoğunluk (Ne) Pratik Doğ. Yoğunluk (% CV) Sapma Miktarı (Ne) Sapma Oranı (%) 65 20,00 19,82 1,04 0,18 0, ,00 29,86 1,42 0,14 0, ,00 29,15 1,31 0,85 2, ,00 20,12 1,32-0,12-0,6 Çizelge 4.3 ve Çizelge 4.4 teki verilere ait ortalama, en küçük ve en büyük değerler Çizelge 4.5 te verilmiştir. Şekil 4.1. de ise düz ve şantuklu iplik örneklerinin tümü için teorik ve pratik ortalama doğrusal yoğunluk değerleri (Ne) ve sapma miktarları (Ne) toplu halde karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Çizelge 4.5. Şantuklu ve Düz İplikler İçin Sapma Değerleri Sapma Miktarı (Ne) Sapma Oranı (%) En Büyük En Küçük Ortalama Sapma En Büyük En Küçük Ortalama Sapma Şantuklu İplik 2,86 0,01 1,1 14,3 0,1 5,9 Düz iplik 0,85 0,12 0,3 2,8 0,5 0,9 Bunun yanında teorik ortalama numara değerlerini hesaplamak için kullanılan matematik bağıntının geçerli olup olmadığını sorgulamak üzere, teorik ve pratik değerler arasındaki ilişki ve bu ilişkinin anlamlılığı araştırılmıştır. Bunun için korelasyon analizi yapılmış, teorik ve pratik değerler arasında pozitif doğrusal bir ilişkinin varlığı saptanmıştır. Bu doğrusal ilişkinin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu tespit edilmiş (p=0,000) ve Pearson korelasyon katsayısı olarak 1 e oldukça yakın bir değer bulunmuştur. 158
176 4.BULGULAR VE TARTIŞMA 159
177 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Yapılan korelasyon analizinde kullanılan verilerin saçılım grafiği Şekil 4.2 de verilmiştir. Bu şekildeki grafik incelendiğinde iki değişken arasında pozitif doğrusal ilişkinin varlığı açıkça görülmektedir. Korelasyon analizinin yanı sıra teorik ve pratik değerler arasında anlamlı bir fark olup olmadığı da Paired Samples t Testi uygulanarak araştırılmıştır. 64 farklı numunenin ortalamaları arasındaki farkları değerlendiren testin sonucunda α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı bir farkın olduğu (p=0,000) anlaşılmıştır. Ancak, istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülse de, teorik ve pratik değerler arasındaki farkların ortalaması 1,1 Ne ve ortalama standart hata 0,1 olarak bulunduğundan, teorik ve pratik değerler arasında bulunan bu seviyedeki farkın uygulamada kabul edilebilir bir durum olduğu sonucuna varılmıştır. Şekil 4.2. İplik Numarası Korelasyon Analizi Saçılım Grafiği 160
178 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Mukavemet ve Uzama Şantuklu ipliklerin mukavemet testleri düz ipliklere uygulanan yöntem ve cihazlarla yapılmaktadır. Ancak şantuklu ipliklerin mukavemeti değerlendirilirken, şantuk ve temel iplik kısımlarındaki doğrusal yoğunluk farklarından dolayı, mukavemet değeri (cn/tex) düz iplikte olduğu gibi kullanılamamaktadır. Bunun yerine kopma kuvveti (cn) kullanılması önerilmektedir (Pour, 2007). Bu nedenle deney tasarımı kapsamında üretilen tüm şantuklu ipliklerin mukavemet test sonuçları kopma mukavemeti (cn) olarak değerlendirilmiştir. Daha önce yapılan bir çalışmadaki bulgular, şantuklu ipliğin mukavemeti (lea strength) üzerinde şantuk boyu, şantuk aralığı ve büküm katsayısının anlamlı etkisi olduğu, ancak şantuk kalınlığının etkisinin anlamlı olmadığı yönündedir. Bu çalışmada; iplik mukavemetinin şantuk boyu ile ters, şantuk aralığı ile doğru orantılı olarak değiştiği ifade edilmiştir. Büküm katsayısının artmasının kritik noktaya kadar ipliğin mukavemetini olumlu etkilediği de belirtilmiştir (Mahmood, Arshad, Iftikhar, Mahmood, 2009). Tez çalışması kapsamında üretilen şantuklu ve düz iplik örneklerine uygulanan mukavemet testi sonuçları Çizelge 4.6 da verilmiştir. 161
179 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.6. Mukavemet Testi Sonuçları Sıra No Kopma Kuvveti (cn)) Kopma Kuvveti (%CV) Kopma Uzaması (%) Kopma Uzaması (%CV) Kopma Süresi (s) 1 577,50 5,90 6,38 7,51 4, ,00 6,97 7,10 6,30 4, ,50 6,25 6,67 6,58 4, ,50 10,68 6,64 7,75 4, ,50 7,21 5,91 6,61 3, ,50 8,64 6,70 7,31 4, ,50 6,56 6,85 6,16 4, ,50 7,07 6,64 5,17 4, ,50 6,73 6,62 6,63 4, ,50 7,51 7,31 6,71 4, ,50 7,60 6,54 7,21 4, ,00 7,06 6,98 7,86 4, ,00 7,07 6,68 7,07 4, ,50 7,90 6,54 6,55 4, ,50 6,58 6,81 5,57 4, ,00 7,49 6,77 6,26 4, ,00 8,94 6,02 11,92 3, ,50 8,27 6,04 7,06 3, ,50 7,86 6,52 7,77 4, ,50 7,07 6,11 9,25 3, ,00 8,45 5,62 8,63 3, ,50 9,57 6,18 7,85 3, ,00 8,32 6,12 7,47 3, ,50 8,78 6,18 9,14 3, ,50 8,16 6,31 6,68 4, ,00 7,48 5,95 7,50 3, ,50 7,66 6,42 6,98 3, ,00 6,92 6,14 7,41 3, ,00 7,88 5,74 7,30 3, ,00 9,04 6,16 7,94 3, ,00 7,80 6,22 6,64 3, ,00 7,43 6,12 6,46 3, ,00 7,56 8,10 5,85 4, ,00 8,78 8,12 9,14 5, ,50 7,94 7,38 7,27 4, ,50 8,26 8,09 6,79 5, ,50 9,14 7,79 6,04 4, ,00 10,30 8,10 7,49 5, ,50 8,45 7,25 7,70 4,70 162
180 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.6. (Devamı) Sıra No Kopma Kuvveti (cn)) Kopma Kuvveti (%CV) Kopma Uzaması (%) Kopma Uzaması (%CV) Kopma Süresi (s) ,00 9,05 7,74 6,60 4, ,50 6,46 8,20 5,85 5, ,50 7,45 7,81 6,30 4, ,50 7,36 7,86 10,71 4, ,50 8,01 7,61 6,92 4, ,00 9,38 7,95 7,57 5, ,00 8,92 7,91 8,39 5, ,00 8,34 7,95 6,25 5, ,50 8,12 7,43 9,88 4, ,76 9,03 7,46 7,75 4, ,00 9,39 7,10 8,27 4, ,64 7,53 7,38 6,91 4, ,00 8,98 7,17 6,77 4, ,00 8,48 7,15 7,44 4, ,50 9,89 7,11 8,16 4, ,00 7,39 6,80 8,31 4, ,15 8,11 6,38 7,87 3, ,00 8,56 7,34 6,85 4, ,00 11,27 6,97 10,04 4, ,00 6,92 7,20 6,03 4, ,70 8,14 7,15 6,78 4, ,00 9,46 7,42 6,87 4, ,50 10,42 7,24 8,30 4, ,00 7,70 7,38 5,98 4, ,00 9,35 6,79 7,90 4, ,50 6,00 7,80 4,81 4, ,00 5,78 6,10 4,58 3, ,00 6,45 6,98 5,38 4, ,50 6,53 6,61 4,88 4,05 Şekil 4.3 de tüm şantuklu ve düz iplik örneklerine ait ortalama mukavemet değerleri bir grafik halinde verilmiştir. Bu grafikten görüldüğü gibi şantuklu ipliklerin kopma kuvveti değerleri, temel iplik doğrusal yoğunluğu Ne 20 olanlar ile Ne 30 olanlar için belirgin olarak farklıdır. Temel iplik numarası aynı olan şantuklu ipliklerin mukavemet değerlerindeki farklılıklar deney tasarımında yer alan bağımsız değişkenlerin seviye değerlerindeki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu grafikte verilen son 4 örnek (65, 66, 67,68) düz ipliktir. Şantuklu iplikler için temel iplik 163
181 4.BULGULAR VE TARTIŞMA numaraları ile düz iplikler için doğrusal yoğunluk değerleri aynı olan iplik örneklerinin kopma kuvveti değerlerinin de birbirine yakın olduğu görülmektedir. Düz ipliklerden doğrusal yoğunluğu aynı olan iplikler arasındaki mukavemet farkı büküm katsayısındaki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Şekil 4.3. Şantuklu ve Düz İplik Örneklerinin Mukavemet Değerleri Şekil 4.4 te şantuklu ve düz iplik örneklerine ait uzama değerleri grafik halinde sunulmuştur. Bu grafikteki son 4 örnek (65, 66, 67,68) düz ipliklerdir. Grafik incelendiğinde; ipliklerin doğrusal yoğunluk değerlerinin uzama üzerinde etkili olmadığı, uzama değerlerinin büküm katsayısına göre gruplara ayrıldığı görülmektedir. Düz ipliklerin uzama değerleri de benzer şekilde büküm katsayılarına göre gruplara ayrılma eğilimi göstermektedir. Genel olarak çoğu örnekte farklı doğrusal yoğunluk değerlerinde bile yüksek büküm katsayısı ile daha fazla uzama oranı edildiği görülmektedir. 164
182 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil 4.4. Şantuklu ve Düz İplik Örneklerinin Uzama Değerleri Şekil 4.5. Ortalama Kopma Mukavemeti Değerlerinin İplik Türüne Göre Karşılaştırılması 165
183 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil 4.6. Ortalama Uzama Değerlerinin İplik Türüne Göre Karşılaştırılması Şantuklu iplikler ile düz ipliklerin mukavemet ve uzama değerlerini karşılaştırmak için Şekil 4.5 de ortalama kopma kuvveti değerleri, Şekil 4.6 da ise ortalama uzama değerleri grafik halinde verilmiştir. Bu grafiklerde şantuklu iplikler, aynı temel iplik numarasına sahip düz iplikler ile karşılaştırılmıştır. Şekil 4.5 incelendiğinde, ipliklerde doğrusal yoğunluktan kaynaklı belirgin bir mukavemet farkı gözlenmemekte, ancak yüksek büküm katsayısına sahip ipliklerde daha az olmak kaydıyla, şantuklu ipliklerin mukavemet değerlerinin düşük büküm katsayısına sahip ipliklerde belirgin şekilde daha fazla olduğu görülmektedir. Şekil 4.6 incelendiğinde, düz ve şantuklu ipliklerin uzama oranları arasında belirgin bir farkın olmadığı görülmektedir. Mukavemet testleri Titan Universal cihazında tek tek yapılmış ve ipliklerin kopuş şekli ve kopma noktaları gözlemlenmiştir. Bu gözlemler sonucunda iplik örneklerinin neredeyse tamamında kopuşların şantuklu kısımlar dışında kalan bölgelere düşen noktalarda gerçekleştiği belirlenmiştir. Şantuklu ipliklerde karşılaşılan mukavemetle ilgili sorunlardan birinin de şantuk başlangıcı ve bitiş noktalarında rastlanan aşırı ince yer sorunu olduğu literatürde belirtilmektedir. Şantuklu ipliklerde ince yerlerin varlığı, kuvvet/uzama saçılım grafiği çizilerek 166
184 4.BULGULAR VE TARTIŞMA araştırılabilmektedir (Pour, 2007). Bu nedenle şantuklu iplik örneklerinde ince yer sorunu olup olmadığını görmek için toplam 6400 test sonucu kullanılarak çizilen kuvvet/uzama saçılım grafiği Şekil 4.7 de verilmiştir. Şekil 4.8 de ise şantuklu ipliklerin temel iplik numarası değerlerinde üretilmiş düz iplik örneklerin kuvvet/uzama saçılım grafiği verilmiştir Kopma Kuvveti (cn) Uzama Oranı (%) Şekil 4.7. Şantuklu İplik Örnekleri İçin Kuvvet/Uzama Saçılım Grafiği Şekil 4.7 incelendiğinde, birkaç değer dışında sapan değer bulunmadığı ve tüm değerlerin iki öbek halinde toplandığı görülmektedir. Bu öbeklenmenin nedeni iplik numarasının mukavemet üzerindeki etkisi şeklinde yorumlanmıştır. Eğer ince yer sorunu olsa idi, bu iki öbek dışında daha düşük mukavemet ve uzama düzeylerine doğru çok sayıda noktanın yerleşmesi beklenirdi (Pour, 2007). Şekil 4.8 de düz iplikler için kuvvet/uzama saçılım grafiği verilmiştir. Bu grafikte de iplik numarasının etkisi nedeniyle tüm noktaların iki öbek halinde toplandığı görülmektedir. Bu grafikte de dikkate değer sayıda sapan değer olmadığı açıktır. Buradan hareketle üretilen şantuklu iplik örneklerinde aşırı ince yer sorunu olmadığını söylemek mümkündür. 167
185 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Kopma Kuvveti (cn) Uzama Oranı (%) Şekil 4.8. Düz İplik Örnekleri İçin Kuvvet/Uzama Saçılım Grafiği Düzgünsüzlük, İplik Hataları ve Tüylülük Şantuklu ipliklerde düzgünsüzlük ölçümü mevcut düzgünsüzlük cihazları ile yapılabilse de, bu ipliklerin bilerek oluşturulmuş düzgünsüzlük içeren özgün yapısı nedeniyle elde edilen düzgünsüzlük değerlerini düz ipliklerin değerleri ile karşılaştırmak mümkün değildir. Yapısı gereği kalın yerler içeren şantuklu ipliklerin mevcut düzgünsüzlük test cihazlarından elde edilen değerler, aynı özelliklere sahip ipliklerin birbiri ile nesnel olarak karşılaştırılmasında kullanılabilir. Farklı özelliklere sahip şantuklu ipliklerin karşılaştırılması veya düz iplikler ile şantuklu ipliklerin karşılaştırılması nesnel ve doğru olmayacaktır. Bu durumda, şantuklu ipliklerin düzgünsüzlük açısından değerlendirilmesi öznel yöntemlerle, müşteri taleplerini karşılayıp karşılamadığına bakılarak yapılmaktadır. Literatür araştırmasında, şantuklu ipliklerin nesnel olarak düzgünsüzlük ölçümü için çeşitli çözüm önerilerinin yapılmakta olduğu ve araştırmaların devam ettiği görülmüştür. Şantuklu ipliklere uygulanan düzgünsüzlük testleri, düz ipliklere uygulandığı gibi Uster Tester IV cihazı kullanılarak yapılmıştır. Tüm örneklere ait düzgünsüzlük test sonuçları Çizelge 4.7. de verilmiştir. 168
186 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.7. Şantuklu ve Düz İplik Örneklerine Ait Düzgünsüzlük Testi Sonuçları Kalın Sıra İnce yer Neps %CV No m İndeks yer (-50%) (+200%) (+50%) H sh 1 25,64 3,72 27, ,0 4,60 6,68 2, ,65 3,98 194,00 169,4 6,40 6,75 2, ,91 3,53 4, ,0 2,20 6,68 2, ,13 4,02 24,80 714,8 3,40 6,89 2, ,21 7, , ,0 29,20 8,20 4, ,04 7, , ,0 4,40 9,07 4, ,03 7,02 468, ,0 23,00 7,95 4, ,65 8, , ,0 15,80 8,95 5, ,40 3,73 19, ,0 7,80 7,13 2, ,41 3,95 165,80 165,4 3,40 7,00 2, ,90 3,52 4, ,0 8,00 6,59 2, ,22 4,05 21,20 710,4 6,40 6,84 2, ,41 7, , ,0 10,60 8,58 4, ,13 7, , ,0 8,30 8,97 4, ,21 6,68 523, ,0 18,40 8,10 4, ,37 8, , ,0 7,00 8,50 4, ,31 3,13 172, ,0 21,00 5,63 1, ,96 3,25 392,00 317,4 14,20 5,53 1, ,37 3,01 22, ,0 24,60 5,49 1, ,60 3,42 109,40 883,2 18,40 5,29 1, ,67 6, , ,0 17,00 6,97 3, ,07 6, , ,0 5,40 6,89 2, ,90 5,92 849, ,0 35,40 6,39 3, ,90 6, , ,0 8,80 6,65 3, ,79 3,17 73, ,0 18,80 5,90 1, ,80 3,35 378,40 282,4 11,40 5,49 1, ,13 2,98 16, ,0 24,80 5,56 1, ,64 3,43 102,60 869,4 15,20 5,38 1, ,75 6, , ,0 14,60 6,66 3, ,89 6, , ,0 6,60 6,88 2, ,01 5,93 901, ,0 39,20 6,66 3, ,17 6, , ,0 14,40 6,66 3, ,46 3,83 30, ,0 7,00 6,01 1, ,47 4,04 199,60 148,2 4,40 5,80 1, ,58 3,54 3, ,0 5,80 5,89 1, ,89 4,05 29,40 642,0 5,60 5,63 1, ,87 7, , ,0 15,60 7,26 3, ,63 7, , ,0 5,80 7,46 3, ,30 7,07 494, ,0 11,00 7,08 3, ,18 8, , ,0 3,40 7,29 3,69 169
187 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.7. (Devamı) Sıra No %CV m İndeks İnce yer (-50%) Kalın yer (+50%) Neps (+200%) 41 25,45 3,83 35, ,0 5,60 6,05 1, ,73 4,08 248,00 182,4 4,80 5,72 1, ,62 3,56 6, ,0 6,40 5,97 1, ,67 4,03 20,40 647,6 3,80 5,81 1, ,70 7, , ,0 10,80 7,23 3, ,65 7, , ,0 4,80 7,21 2, ,41 7,11 412, ,0 8,20 7,14 3, ,65 8, , ,0 6,80 7,16 3, ,50 3,22 98, ,0 20,00 5,10 1, ,58 3,43 475,20 228,6 12,00 4,84 1, ,43 3,07 24, ,0 25,80 5,02 1, ,65 3,51 144,60 915,4 18,80 4,79 1, ,50 6, , ,0 13,40 6,05 2, ,58 6, , ,0 5,00 5,84 2, ,93 6, , ,0 31,20 5,84 2, ,82 6, , ,0 13,60 5,96 2, ,83 3,25 129, ,0 16,60 5,11 1, ,95 3,45 460,40 288,6 10,40 4,92 1, ,01 3,03 20, ,0 18,00 5,01 1, ,28 3,47 83,20 804,4 15,00 4,94 1, ,65 6, , ,0 10,20 6,15 2, ,65 6, , ,0 6,80 6,09 2, ,66 5, , ,0 29,40 6,00 2, ,57 6, , ,0 9,60 6,07 2, ,66 1,41 0,00 8,0 9,00 6,05 1, ,62 1,36 0,40 35,2 52,60 5,48 1, ,45 1,34 0,60 27,2 52,20 4,64 1, ,80 1,43 0,00 10,2 13,60 6,59 1,33 H sh İplik örneklerine ait, Çizelge 4.7. de verilen kütle değişim katsayıları (CV m ) Şekil 4.9. da grafik halinde verilmiştir. Bu grafik, Çizelge 4.7 deki verilerle birlikte incelendiğinde, CV m değerlerinin belirgin bir şekilde, beklenildiği gibi şantuk kalınlık katsayısından etkilendiği anlaşılmaktadır. % aralığında yer alan CV m değerlerinin kalınlık katsayısı k=2,75 olan iplik örneklerine ve % aralığında yer alan CV m değerlerinin kalınlık katsayısı k=1,75 olan iplik örneklerine ait olduğu görülmektedir. Düz ipliklerin CV m değerleri % aralığında olup, yüksek olan iki değer Ne 30, düşük olan iki değer Ne 20 numara iplik örneklerine aittir. 170
188 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Kütle Değişimi (CVm) Örnekler Şekil 4.9. Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin CV m Grafiği Şekil 4.10 da tüm örneklere ait ölçülen ince yer değerleri grafik halinde verilmiştir. Düz iplik örnekleri için ince yer sayısı sıfıra yakın olarak elde edilmiştir. Grafik incelendiğinde genel olarak düşük şantuk kalınlık katsayısına sahip örneklerde oldukça az sayıda ince yere rastlanırken, yüksek şantuk kalınlık katsayısına sahip örneklerde oldukça yüksek sayıda ince yere rastlandığı görülmektedir. Ancak şantuk kalınlık katsayısı yüksek olan örneklerden bir tanesi için tekrar eder şekilde ince yer sayısı belirgin düzeyde düşük çıkmaktadır. Şantuk kalınlık katsayısı yüksek olan örnekler içinde ince yer sayısı düşük çıkan bu örneklerin ortak özelliği şantuk boyunun 50 mm, şantuk aralığının 150 mm olmasıdır. Bu durum ince yer sayısı üzerinde şantuk boyu ve aralığı değişkenlerinin de etkili olduğu şeklinde yorumlanabilir. 171
189 4.BULGULAR VE TARTIŞMA İnce Yer Sayısı (- %50) Örnekler Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin İnce Yer (Adet/1000 m) Grafiği Şekil 4.11 de tüm örneklere ait ölçülen kalın yer değerleri grafik halinde verilmiştir. Bu grafik incelendiğinde son 4 örnek olan düz ipliklerde farklı numaralarda dahi kalın yer değerlerinin sıfıra yakın olduğu görülmektedir. Şantuklu iplik örneklerinde ise kalın yer sayısının şantuk desen örüntüsüne bağlı olarak değiştiği açıkça görülmektedir. Kalın Yer Sayısı (+ %50) Örnekler Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin Kalın Yer (Adet/1000 m) Grafiği Şekil 4.12 de tüm örneklere ait ölçülen neps sayısı değerleri grafik halinde verilmiştir. Bu grafik incelendiğinde neps sayısı üzerinde herhangi bir iplik değişkeninin belirgin bir etkisi gözlenmemektedir. Neps oluşumunun büyük oranda lif özellikleri ve harman hallaç aşamasındaki işlemlere bağlı olması nedeniyle bu 172
190 4.BULGULAR VE TARTIŞMA sonucun doğal olduğu sonucuna varılmıştır. Şantuklu iplik örneklerinde temel iplik doğrusal yoğunluğunun neps üzerinde belirgin bir etkisi gözlenmemiştir. Neps Sayısı (+ %200) Örnekler Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin Neps (Adet/1000 m) Grafiği Şekil 4.13 te tüm iplik örneklerine ait ölçülen tüylülük değerleri grafik halinde verilmiştir. Bu grafik incelendiğinde şantuk kalınlık katsayısı yüksek seviyede (k=2,75) olan örneklerin tüylülük değerleri, şantuk kalınlık katsayısı düşük seviyede (k=1,75) olan örneklerin tüylülük değerlerine göre belirgin biçimde daha yüksek olduğu görülmektedir. Şantuk kalınlık katsayısı 1,75 olan örneklerin ortalama tüylülük değeri 5,8 iken, şantuk kalınlık katsayısı 2,75 olan örneklerin ortalama tüylülük değeri 7,12 dir. Düz ipliklerin tüylülük değerleri ise Ne 30 için 5,06 ve Ne 20 için 6,32 olarak elde edilmiştir. Kalın şantuklu iplik örneklerinde olduğu gibi kalın düz iplik örneklerinde de tüylülük daha fazla meydana gelmiştir. Bu veriler, daha önce eğrilmiş ipliklerde tüylülük ile ilgili yapılan çalışmalarda ortaya konmuş olan, kalın ipliklerde tüylülüğün ince ipliklere göre daha fazla olduğu savı ile uyuşmaktadır (Can, Kırtay, 2003). 173
191 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Tüylülük Değeri (H) Örnekler Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin Tüylülük Grafiği Büküm Şantuklu ipliklerde büküm ölçümü, açma kapama yöntemi ile çalışan ve düz ipliklerin bükümünü ölçmek için kullanılan büküm ölçme cihazları ile yapılmaktadır. İşletme deneyimleri sonucunda, şantuklu ipliklere aynı doğrusal yoğunluğa sahip düz ipliklere göre yaklaşık %10 daha fazla büküm uygulanması önerilmektedir. Şantuklu iplik üzerinde büküm dağılımını araştıran çalışmalar, ipliğe verilen bükümün şantuklu kısımlardan temel iplik kısımlarına doğru yayılma eğilimi gösterdiğini ve bu nedenle her zaman temel iplik kısımlarının şantuk kısımlara göre daha fazla büküme sahip olduğunu göstermiştir (Lu, Gao, Wang, 2007). Bununla birlikte literatürde, şantuk başlangıç ve bitiş noktalarında meydana gelen ince yerlerin meydana gelmesinde, şantuklu kısımdaki bükümün şantuk aralığına doğru yayılması nedeniyle oluşan aşırı büküm kaynaklı incelmenin de etkisi olduğu belirtilmiştir (Rieter, 2009). Çizelge 4.8. de üretim sırasında örneklere uygulanan büküm değerleri verilmiştir. Bu çizelgeden anlaşılacağı üzere, büküm değerleri hesaplanırken düz ipliklerde teorik iplik numarası, şantuklu ipliklerde ise teorik temel iplik doğrusal yoğunluğu dikkate alınmıştır. Hesaplanan teorik büküm değerlerini ring iplik eğirme makinesinde uygulamak için uygun dişli bulunmadığından uygulanabilecek en yakın büküm değerleri kullanılmıştır. Bu durumda; doğrusal yoğunluğu Ne 20, büküm katsayısı 4,3 olan örnek ile doğrusal yoğunluğu Ne 30, büküm katsayısı 3,5 olan 174
192 4.BULGULAR VE TARTIŞMA örneğe uygulanan büküm değerleri tesadüfen eşit olmuştur. sonunda tüm örnekler için elde edilen değerler Çizelge 4.9 da verilmiştir. Büküm ölçümleri Çizelge 4.8. Örneklere Uygulanan Büküm Miktarları İplik/Temel İplik Doğrusal Yoğunluğu (Ne) Büküm Katsayısı (α e ) Hesaplanan Teorik Büküm Değeri (T/m) Uygulanan Teorik Büküm Değeri (T/m) 3,5 616, ,3 757, ,5 754, ,3 927, Çizelge 4.9. Tüm Örnekler İçin Büküm Ölçümü Sonuçları Teorik Ortalama Ölçülen Büküm Sıra Büküm Büküm Büküm Katsayısı No Değeri Değeri Değeri (α e ) (T/m) (T/m) % CV 1 3, ,3 3,9 2 3, ,4 4,2 3 3, ,9 4,5 4 3, ,9 4,6 5 3, ,3 3,1 6 3, ,1 7 3, ,3 8 3, ,1 9 3, ,2 4,3 10 3, ,9 2,9 11 3, , , ,1 4,6 13 3, ,6 4,8 14 3, ,9 5,1 15 3, , ,4 3,1 17 3, ,2 5,1 18 3, ,6 3,9 19 3, ,9 3,2 20 3, ,3 3,6 21 3, ,9 5,1 22 3, ,1 4,4 23 3, , ,5 3,8 25 3, ,1 3,4 175
193 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.9. (Devamı) Sıra No Büküm Katsayısı (α e ) Teorik Büküm Değeri (T/m) Ortalama Büküm Değeri (T/m) Ölçülen Büküm Değeri % CV 26 3, ,3 4,7 27 3, ,1 4,8 28 3, ,7 4,9 29 3, ,7 5,3 30 3, ,2 5,2 31 3, ,5 4,3 32 3, ,7 2,8 33 4, ,3 4,9 34 4, ,2 3,2 35 4, ,8 4,4 36 4, ,2 3,7 37 4, ,7 2,9 38 4, ,6 3,8 39 4, ,3 4,7 40 4, ,6 2,5 41 4, , , ,2 4,3 43 4, ,6 2,9 44 4, , ,8 46 4, ,7 4,3 47 4, ,8 4,7 48 4, ,9 3,9 49 4, , , , , ,3 3,8 52 4, , , ,1 3,1 54 4, ,9 2,1 55 4, ,2 4,4 56 4, ,7 2,9 57 4, ,2 4,4 58 4, ,2 3,3 59 4, ,5 60 4, ,35 3,6 61 4, ,1 4,1 62 4, , , ,2 4,4 64 4, ,7 4,4 176
194 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.9. (Devamı) Sıra No Büküm Katsayısı (α e ) Teorik Büküm Değeri (T/m) Ortalama Büküm Değeri (T/m) Ölçülen Büküm Değeri % CV 65 4, ,7 3,7 66 3, ,8 3,7 67 4, ,9 5,3 68 3, ,4 6,1 Büküm değerinin düz ipliklerde olduğu gibi şantuklu ipliklerde de mukavemet ve tüylülük üzerinde etkili olduğu yukarıda açıklanmıştır. Bu ilişkiler ileride yapılan istatistik analizler ile daha ayrıntılı olarak irdelenecektir. Şantuklu iplik örneklerine uygulanan teorik büküm değerleri ile üretilmiş örneklerden ölçülen pratik büküm değerlerinin uyumlu olup olmadığını araştırmak için Şekil 4.14 te verilen grafik çizilmiştir. Deney tasarımı kapsamında bükümü temsilen değişken olarak büküm katsayısı ve büküm katsayısı için de iki seviye (α e = 3,5 ve 4,3) belirlenmiştir. Daha önce açıklandığı gibi, bu seviyelere göre bükümler hesaplandığında büküm katsayısının 3,5 olması durumunda Ne 20 ile Ne 30 temel iplik doğrusal yoğunluğuna sahip örneklerin büküm değerleri (T/m) çakışmıştır. Bu durum Şekil 4.14 te verilen grafikte de gözlenmektedir. Bu grafikte görüldüğü gibi teorik büküm değerleri ile pratik büküm değerleri birbirine çok yakındır. Ölçülen tüm değerlerin ortalama değişim katsayısı % 4,06 ve en büyük değişim katsayısı %6,1 olarak gerçekleşmiştir. Bu sonuçlar, büküm sapmalarının kabul edilebilir bir düzeyde olduğunu göstermektedir. Tüm örnekler için ölçülen büküm değerleri, teorik büküm değerlerinden 1-44 büküm arasında sapma göstermiştir. 177
195 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Şantuklu ve Düz İplik Örnekleri İçin Teorik ve Pratik Büküm Değerleri Grafiği Şantuklu ipliklerde şantuk kısımları ile temel iplik kısımlarında büküm farklılığı olup olmadığını araştırmak için açma kapama yöntemi çeşitli teknik engeller nedeniyle kullanılamamış, onun yerine görsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla; seçilmiş 8 farklı şantuklu iplik örneği görsel analiz cihazında incelenerek şantuklu ve temel iplik bölgelerindeki bükümden kaynaklı helis açıları ölçülmüştür. Büküm teorisinden bilindiği gibi eğrilmiş ipliklerde helis açısı büküm katsayısı ile doğru orantılı bir ilişki içindedir. Ölçüm sonuçları Çizelge 4.10 da verilmiştir. Çizelge 4.10 daki veriler incelendiğinde, beklendiği gibi düz iplik örneklerinde (3278, 3281, 3280, 3279) yüksek büküm katsayılı örnekler için düşük büküm katsayılı örneklere göre daha büyük helis açıları elde edilmiştir. Şantuklu iplik örneklerinde, helis açıları temel iplik doğrusal yoğunluğuna bağlı olarak farklılaşma göstermemiştir. Ancak her iki temel iplik numarası için yüksek büküm katsayılarına sahip örneklerde daha büyük helis açıları elde edildiği gözlenmektedir. Bunun yanında; tüm şantuklu iplik örnekleri için temel iplik kısımlarına ait helis açılarının şantuklu kısımlara ait helis açılarından büyük olduğu görülmektedir. Buradan hareketle, genel olarak temel iplik kısımlarına düşen büküm miktarının şantuklu kısımlara göre daha fazla olduğu sonucu çıkarılabilir. Tüm üretim boyunca ipliğe aynı büküm verildiğine göre bu durum, şantuk kısımlarından temel iplik kısımlarına doğru büküm yayılması ile açıklanabilir. Bu açıklama Lou, Gao ve 178
196 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Xie nin 2006 yılında bu konuda yapmış olduğu çalışmanın sonuçları ile örtüşmektedir. Ayrıca, şantuklu iplik örneklerinin temel iplik kısımlarına ait tüm helis açılarının düz ipliklere ait helis açılarından daha büyük olması, şantuk yapısının temel iplik kısımlarının bükümlerinde artışa neden olduğunu göstermektedir. Helis açılarının ölçüm hatasını gösteren değişim katsayıları, orta seviyede olup kabul edilebilir düzeydedir. Çizelge Seçilmiş Şantuklu ve Düz İplik Örneklerinin Helis Açıları Temel İplik İplik Özellikleri Kısımları Üretim Bilgileri Kodu İplik/Temel İplik Doğrusal Yoğunluğu (Ne) Büküm Katsayısı (α e ) Şantuk Kalınlık Katsayısı (k) Helis Açısı (derece) %CV Şantuklu Kısımlar Helis Açısı (derece) %CV ,5 1,75 32,53 10,65 25,04 11, ,5 2,75 33,10 5,60 24,73 9, ,3 1,75 36,56 9,67 25,90 12, ,3 2,75 39,07 11,06 25,78 9, ,5 1,75 33,92 7,96 27,70 14, ,5 2,75 33,96 12,09 25,02 8, ,3 1,75 35,60 13,63 26,15 11, ,3 2,75 38,27 12,23 27,51 9, ,3 31,26 12, ,5 28,64 11, ,3 29,24 12, ,5 25,68 12, Şantuklu İpliği Tanımlayıcı Uzunluklar Şantuklu ipliği tanımlayan uzunluk ölçüleri şantuk boyu ve şantuk aralığıdır. Üretilen şantuklu iplik örneklerinde elde edilen bu uzunluk değerlerinin deney tasarımında planlanmış olan teorik değerlerle uyumlu olup olmadığını araştırmak için yapılan ölçüm sonuçları Çizelge 4.11 de verilmiştir. 179
197 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge Şantuklu İplik Örneklerinde Uzunluk Ölçüm Sonuçları Ortalama Uzunluk Değerleri (mm) Şantuk Boyu (mm) Şantuk Aralığı Sıra No Ort. (mm) CV (%) Sapma Oranı (%) Ort. (mm) CV (%) Sapma Oranı (%) Ort. (mm) CV (%) Sapma Oranı (%) Ort. (mm) CV (%) Sapma Oranı (%) 1 54,1 5,8 8, ,9 6,4 4, ,2 6,4-3,9 77,3 9,2-3, ,3 5,8 14, ,0 4,3 6, ,3 5,2-2, ,9 3,9 9,2 5 53,8 6,2 7, ,1 5,4 1, ,8 3,7-4,3 76,6 5,3-4, ,8 6,0 15, ,0 2,9 6, ,8 3,7 0, ,4 2,7 4,3 9 50,0 8,2-0, ,2 7,5 9, ,4 7,3 0,4 75,9 7,7-5, ,4 8,0 8, ,3 4,0 8, ,4 7,6-1, ,8 5,4 7, ,2 7,5 10, ,0 4,8-2, ,3 3,8-0,7 75,9 4,7-5, ,6 6,5 7, ,7 2,2 8, ,0 4,4-2, ,4 2,2 4, ,4 8,3 12, ,9 7,6-0, ,7 9,1 1,7 79,4 11,2-0, ,2 5,8 0, ,6 4,1 14, ,4 5,2-3, ,2 4,6 10, ,4 5,7 4, ,0 3,9 2, ,5 3,6 3,5 70,2 4,5 1, ,7 12,3 11, ,4 3,8 8, ,5 5,0 1, ,3 2,9 4, ,2 5,1 6, ,3 6,1 5, ,8 7,7 1,8 78,1 12,5 2, ,0 6,9 14, ,8 3,3 7, ,9 6,3-1, ,0 4,4 7, ,7 4,0 9, ,3 3,9 1, ,9 3,6-4,2 80,2 7,4 0, ,4 6,2 12, ,0 3,5 8, ,5 4,1-0, ,8 2,6 6,5 180
198 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge (Devamı) Ortalama Uzunluk Değerleri (mm) Şantuk Boyu (mm) Şantuk Aralığı Sıra No Ort. (mm) CV (%) Sapma Oranı (%) Ort. (mm) CV (%) Sapma Oranı (%) Ort. (mm) CV (%) Sapma Oranı (%) Ort. (mm) CV (%) Sapma Oranı (%) 33 51,1 5,7 2, ,2 4,8 1, ,3 5,1-3,8 75,2 6,7-6, ,7 7,1 3, ,0 5,0 8, ,6 3,7-1, ,6 3,1 3, ,6 4,8 3, ,4 2,9-2, ,9 3,2-3,1 72,2 5,2-9, ,4 8,3 8, ,8 3,2 3, ,3 3,6 1, ,2 2,2 2, ,2 5,2 6, ,5 5,3 0, ,9 7,8-0,1 74,4 4,5-7, ,1 7,2 12, ,8 3,1 2, ,5 4,6 1, ,1 4,0 2, ,4 3,8 8, ,0 7,1-7, ,8 3,7-6,2 74,3 5,8-7, ,3 4,7 10, ,8 4,4 6, ,2 3,7 0, ,2 3,5 0, ,7 6,1 5, ,1 5,1-3, ,3 9,0-3,7 73,9 7,5-7, ,0 6,7 9, ,7 4,2 5, ,6 5,5 3, ,1 4,7 2, ,0 5,5 10, ,0 3,9-5, ,1 2,9-1,9 72,7 4,0-9, ,4 7,0 6, ,4 2,5 7, ,8 3,9 0, ,9 1,8 3, ,2 5,8 4, ,1 6,0 6, ,9 4,8-1,1 77,3 4,6-3, ,6 6,4 5, ,6 2,5 9, ,3 5,5-4, ,3 4,0 7, ,1 5,4 4, ,8 4,7-0, ,5 3,9-5,6 75,6 5,0-5, ,8 7,5 11, ,0 4,3 4, ,8 4,2-3, ,3 2,4 4,2 181
199 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.12 de özet halinde verilen ölçüm sonuçları incelendiğinde, 4 farklı uzunluk için ölçüm değerlerinin ortalama olarak en fazla %8 oranında sapma gösterdiği görülmektedir. Ölçüm değerlerinin hata oranını gösteren değişim katsayıları orta düzeyde olup, kabul edilebilir durumdadır. Bunun yanında, ölçüm hatalarını analiz etmek için birim desen uzunlukları ve sapma oranları da hesaplanarak değerlendirilmiştir. Çizelge Şantuklu İplik Uzunluk Ölçüm Verilerinin Özeti Ortalama Uzunluk Değerleri Şantuk Boyu (mm) Şantuk Aralığı (mm) Sapma CV Boy Oranı Boy CV Sapma Sapma CV Oranı Aralık Oranı Aralık CV Sapma Oranı (%) (%) (%) (%) (%) (%) (%) (%) Ort. 54,0 6,4 8,0 98,1 5,1 2,5 77,8 6,0 4,0 159,2 3,5 6,1 Alt Sınır Üst Sınır 50,0 3,8 0,1 85,1 2,9 0,1 70,2 2,9-0,8 150,2 1,8 0,1 57,8 12,3 15,6 103,6 9,1 6,4 87,2 12,5 9,8 171,6 5,4 14,4 Çizelge 4.13 te birim desen uzunluk ortalamaları ve sapma oranları verilmiştir. Birim desen uzunluğu iplik boyunca tekrar eden birim desen örüntüsü için şantuk boyu ve şantuk aralığı değerlerinin toplanması ile elde edilmektedir. Bu verilere göre; birim desen uzunluğu değerlerinin sapma oranları, ayrı ayrı ölçülen şantuk boyu ve şantuk aralığı değerlerinin sapma oranlarına göre genel olarak daha düşük çıkmıştır. Bu durum, ölçüm esnasında şantuk başlangıç ve bitiş noktalarının tam tespit edilememesi nedeniyle bazı kısımların şantuk kısmında olmasına karşın aralık kısmında sayılması ya da tersi durumun gerçekleşmesi ile açıklanabilir. Çizelge 4.13 te verilen ortalama ve sapma değerlerinin kabul edilebilir sınırlar içinde olduğu sonucuna varılmıştır. 182
200 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge Şantuklu İplik Birim Desen Uzunlukları Ölçüm Değerleri Birim Desen Uzunluk Değerleri (mm) Boy / Aralık 50/80 100/80 50/ /150 Birim Desen Uz. Sapma Oranı (%) Birim Desen Uz. Sapma Oranı (%) Birim Desen Uz. Sapma Oranı (%) Birim Desen Uz. Sapma Oranı (%) Ortalama 133,8 2,9 173,2-3,8 215,5 7,8 256,9 2,7 Alt Sınır 128,4 0,0 166,7 0,4 209,2 4,6 250,4 0,2 Üst Sınır 138,0 6,1 181,0 7,4 221,8 10,9 261,5 4,6 Şantuk uzunluk ölçümünde tespit edilen sapma düzeyi literatürdeki araştırma sonuçları ile uyuşmaktadır. Çünkü, daha önce yapılmış bir çalışmada makinede ayarlanan uzunluk değerleri ile ölçülen değerlerin farklı olduğu belirtilmektedir. Bu çalışmada, ölçülen şantuk boyu değerlerinin ayarlanandan daha kısa (yaklaşık 10 mm), ölçülen şantuk aralığı değerlerinin ayarlanandan daha uzun (yaklaşık 10 mm) çıktığı saptanmıştır (Liu, Li, Lu, Jiang, 2010). Çalışmayı yapanların da belirttiği gibi burada kullanılan şantuk donanımı ve makine özellikleri etkili faktörlerdir. Çizelge 4.11 deki veriler incelendiğinde sapma düzeyinin normal olduğu görülmektedir. Ancak sapmaların, sözü edilen daha önceki çalışmada saptandığı gibi, şantuk boyu veya şantuk aralığı için belli yönde eğilim göstermediği anlaşılmıştır. Bu durumun sebebinin, kullanılan şantuk donanımlarının ve makinelerin farklı özelliklerde olmasından kaynaklanabileceği şeklinde yorumlanması mümkündür Şantuklu İpliği Tanımlayıcı Kalınlıklar Deney tasarımı kapsamında üretilen şantuklu ipliklerde şantuk kalınlık katsayıları, temel iplik ve şantuklu kısımların doğrusal yoğunluk değerlerinin tasarım planında belirlenen teorik değerler ile uyumlu olup olmadığını kontrol etmek amacıyla iki farklı yöntem kullanılarak ölçüm yapılmıştır. Birinci yöntem; görsel analiz cihazı ile ipliklerin fotoğraflarını çekmek ve bu fotoğraflar üzerinde iplik çaplarını ölçmektir. İkinci yöntem ise, seçilen şantuklu ipliklerin şantuklu ve temel iplik kısımlarından elle parçalar kesmek ve bunları hassas terazide tartarak elde 183
201 4.BULGULAR VE TARTIŞMA edilen verilerle doğrusal yoğunluk değerlerini hesaplamaktır. Bu şekilde yapılan ölçümlerden elde edilen sonuçlar Çizelge 4.14 te verilmiştir. Çizelge 4.14 te sunulan veriler ve Şekil 4.15 de sunulan grafik incelendiğinde seçilmiş şantuklu iplik örneklerine ait kalınlık katsayılarının teorik değerlere çok yakın olduğu görülmektedir. Burada dikkat çekici bir nokta, 8 örnekten 7 si için tartım sonucu elde edilen kalınlık katsayılarının, görsel analiz (çap ölçümü) ile elde edilen kalınlık katsayılarına göre teorik değerlere daha yakın olmasıdır. Bu durum; Pierce (1937) ve Mogahzy nin (1993) yaptıkları çalışmalarda ortaya koydukları, iplik çapı ile doğrusal yoğunluk arasındaki ilişki ile açıklanabilir. Bu ilişkiyi gösteren bir grafik Şekil 4.16 da verilmiştir. Bu şekilde görüldüğü gibi iplik çapı ile doğrusal yoğunluk arasındaki ilişki doğrusal değildir. Bunun yanı sıra daha önce açıklandığı gibi şantuklu kısımlardaki bükümün temel iplik kısımlarına yayılarak bu bölgelerde incelmeye neden olmasının da çap ölçümü ile elde edilen kalınlık katsayısı üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir ( Understanding-the-Fiber-to-Yarn-Conversion-System-Yarn-Characteristics, 2010). 184
202 4.BULGULAR VE TARTIŞMA 185
203 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Şantuk Kalınlık Katsayısı Ölçüm Sonuçları Grafiği Şekil İplik Çapı ile Doğrusal Yoğunluk Arasındaki İlişki ( Fiber-to-Yarn Conversion-System-Yarn-Characteristics, 2010) 186
204 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Tam Faktöriyel Tasarım İstatistik Analizleri 2 6 Tam faktöriyel deney tasarımına uygun olarak üretilen iplik örneklerinin test sonuçları bir önceki bölümde verilmiştir. Deney tasarımı, her birinde 2 seviye bulunan 6 bağımlı değişkenin 64 farklı kombinasyonundan oluşmaktadır. Elde edilen veriler, Design Expert 6.01 istatistik paket programı kullanılarak aşağıdaki bağımlı değişkenler için analiz edilmiştir. Kopma kuvveti (cn) Kopma Uzaması (%) Kütle Değişim Katsayısı (%CV m ) İnce Yer (adet/1000 m) Kalın Yer (adet/1000 m) Neps (adet/1000 m) Tüylülük (H) Yukarıdaki değişkenlerin 6 adet bağımsız değişken ile olan ilişkisi araştırılırken, kopma kuvveti ve uzaması için mukavemet testi verileri, diğerleri için ise düzgünsüzlük testi verileri kullanılmıştır. Test sonucunda elde edilen veriler Design Expert 6.01 programına girilerek 2 6 tam faktöriyel modeli seçilmiş ve analiz gerçekleştirilerek normal olasılık grafiği oluşturulmuştur. Bu grafikte, etkisiz olduğu görülen faktörler iptal edildikten sonra varyans analizi yapılmış, sonra da ana faktör ve etkileşim grafikleri elde edilmiştir. Elde edilen modele ait belirleyicilik katsayısı (R 2 ) ve diğer açıklayıcı istatistikler, artık değerlerin normal olasılık grafiği, tahmini değerlere karşı artık değerlerin grafiği, Box-Cox dönüşüm grafiği çizilerek incelenmiştir. Analiz sonucunda, bağımlı değişkenleri bağımsız değişkenlerin birinci dereceden fonksiyonu olarak ifade eden matematik modeller katsayıları ile birlikte ortaya konmuştur. Analizlerde elde edilen üç boyutlu etkileşim grafikleri yer darlığı nedeniyle EK-III te sunulmuştur. Tüm analizlerde bağımsız değişkenler için Çizelge 4.15 de verilen simgeler kullanılmıştır. 187
205 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge Bağımsız Değişkenler ve Simgeleri Simge Bağımsız Değişken Adı A Şantuk Boyu (mm) B Şantuk Aralığı (mm) C Şantuk Kalınlık Katsayısı D Geçiş Süresi (ms) E Temel İplik Doğrusal Yoğunluğu (Ne) F Büküm Katsayısı (α e ) Kopma Kuvveti İçin Tam Faktöriyel Analiz Kopma kuvveti verileri için yapılan analiz sonucunda elde edilen normal olasılık grafiği Şekil 4.17 de verilmiştir. Bu grafikte görüldüğü gibi A, BE, AF, B,CF ve E faktörleri doğrusal çizgi üzerinde bulunmayıp sapma gösterdikleri için kopma kuvveti üzerinde etkili faktörler olarak değerlendirilmiştir. Bu faktörlerin etki düzeyleri ise varyans analizi yapılarak araştırılmıştır. Varyans analizi sonuçları Çizelge 4.16 da verilmiştir. Şekil Kopma Kuvveti İçin Normal Olasılık Grafiği 188
206 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge Kopma Kuvveti İçin Varyans Analizi Sonuçları Varyans Kaynağı Kareler Toplamı Serbestlik Derecesi Kareler Ortalaması F Değeri P Değeri Yorum Model 6, ,85 403,66 0,0001 Anlamlı A 12084, ,64 0,0001 Anlamlı B 2453, ,59 11,5 0,0013 Anlamlı C 650, ,57 3,05 0,0864 Anlamsız E 6, , ,28 0,0001 Anlamlı F 565, ,55 2,65 0,1092 Anlamsız AF 2019, ,94 9,47 0,0033 Anlamlı BE 2124, ,4 9,96 0,0026 Anlamlı CF 7416, ,4 34,76 0,0001 Anlamlı Artık 11735, ,37 Toplam 7, Çizelge 4.16 da görüldüğü gibi kurulan matematik model α = 0,01 önem düzeyinde anlamlıdır. C ve F faktörlerinin anlamsız olduğu görülmektedir. Ancak bu faktörler, gerçek değerlerle kurulan bir model elde edebilmek için hiyerarşik yapıyı bozmamak, az da olsa bu faktörlerin modele katkısını sağlamak adına modelden çıkarılmamıştır. Ayrıca, bu faktörler modelden çıkarılarak yapılan analiz sonucu modelde kayda değer bir iyileşme de gözlenmemiştir. Yapılan bu analiz sonucunda kullandığımız bağımsız değişkenlere bağlı olarak şantuklu iplik kopma kuvvetinin tahminlenmesinde kullanılan eşitlik aşağıda verilmiştir (4.1). Kopma Kuvveti = +417, ,74066xA - 0,99996xB + 216,29102xC -24,12279xE + 170,67090xF - 0,56180xAxF + 0,032922xBxE - 53,82422xCxF (4.1) Kopma kuvvetinin bağımsız değişkenler ile ilişkisini gerçek değerler üzerinden ifade eden birinci dereceden matematik model ve katsayıları (4.1) nolu bağıntı ile verilmiştir. 189
207 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Model Uygunluk Kontrolü: Oluşturulan matematik modelin geçerliliğini kontrol etmek amacıyla aşağıdaki model uygunluk kontrolleri yapılmıştır. Şekil 4.18 de verilen normal olasılık grafiğinde tüm noktaların bir doğru boyunca dizilmesi artık değerlerin normal dağılıma uyduğunu göstermektedir. Böylece normallik varsayımının doğruluğu kanıtlanmış olmaktadır. Şekil 4.19 da verilen grafikte, deneysel olarak elde edilen kopma kuvveti değerlerine karşı, önerilen matematik model ile hesaplanmış olan tahmini değerler görülmektedir. Bu grafikte gerçek değerler ile tahmini değerler arasında bir uyum sorunu gözükmemektedir. Şekil Kopma Kuvveti İçin Artık Değer Normal Olasılık Grafiği 190
208 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kopma Kuvveti İçin Deneysel Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil Kopma Kuvveti İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil 4.20 de verilen, artık değer grafiğinde artık değerler tahmini kopma kuvveti değerlerine karşı görülmektedir. Bu grafikte tüm noktalar, artık değerin sıfır olduğu yatay çizginin altında ve üstünde rastgele dağılım göstermekte ve bu durum modelin uygunluğuna işaret etmektedir. Şekil 4.20 de verilen ikinci grafikte ise tüm örneklere ait Outlier T değerlerinin grafiği verilmiştir. Outlier T (R-student, 191
209 4.BULGULAR VE TARTIŞMA externally studentized residual) değerleri, her örnek için gerçek ve tahmini değerler arasındaki sapma değerleri (artık değerler) ile hata kareler ortalamaları (mean square error) kullanılarak hesaplanmaktadır (Myers, Montgomery, 2002). Bu grafikte görüldüğü gibi tüm noktalar -3,5 ile +3,5 değerleri arasında olup, aşırı sapan bir değer yoktur. Bu durumda modelin uyumsuzluğuna işaret eden bir veri grubunun olmadığı anlaşılmaktadır. Şekil 4.21 de verilen Box-Cox dönüşüm grafiği ise modelin bir dönüşüm gerektirip gerektirmediğini araştırmak için çizilmiştir. Bu grafikte Lambda değerinin sınır çizgilerinin arasında olması gerekmektedir. Aksi halde modelin bir dönüştürmeye gereksinimi olduğuna karar verilmektedir. Bu grafikte görüldüğü gibi Lambda=1 olup sınır değerlerinin dışındadır. Bu nedenle Design Expert 6.01 programının önerdiği Natural Log dönüştürme işlemi yapılmış ve sonuçlar incelendiğinde belirleyicilik katsayısının (R 2 = 0,9806) bir miktar azalmasına karşın modelde kayda değer bir iyileşme gözlenmemiştir. Bu nedenle Çizelge 4.17 de tanımlayıcı istatistikleri verilen mevcut matematik modelde karar kılınmış, dönüştürme işlemine gerek görülmemiştir. Şekil Kopma Kuvveti İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği 192
210 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge Kopma Kuvveti İçin Matematik Modelin Tanımlayıcı İstatistikleri Standart Sapma 14,61 R 2 (belirleyicilik katsayısı) 0,9833 Ortalama (cn) 515,46 R 2 adjusted 0,9808 %CV (değişim katsayısı) 2,83 PRESS (prediction error sum of squares) R 2 prediction (tahmini belirleyicilik katsayısı) 15890,49 Uyumluluk Düzeyi (Adequate Precision) 0, ,55 Çizelge 4.17 de verilen tanımlayıcı istatistikler incelendiğinde kurulan matematik modelin %93,33 oranında (R 2 = 0,9833) deneysel verileri açıklayabildiği görülmektedir. R 2 değeri ile R 2 adjusted değeri arasında önemli bir fark olmaması modele gereksiz terim eklenmediği anlamına gelmektedir. R 2 prediction değeri, modelin tahmini verileri açıklama düzeyini göstermektedir. Bu durumda modelin, tahmin yoluyla elde edilen yeni verileri %97,73 gibi çok yüksek bir oranda açıklayabildiği anlaşılmaktadır. Design Expert 6.01 programı Uyumluluk Düzeyi değerinin 4 ten büyük olmasını önermektedir. Bu durumda Uyumluluk Düzeyi değeri de (Adequate Precision= 51,55) modelin uyumluluğunu desteklemektedir. Sonuç olarak tüm verilerin matematik model için herhangi bir uyumsuzluğa işaret etmediği görülmüştür. Faktör Etkilerinin İncelenmesi: Modeldeki ana faktörlerin şantuklu ipliğin kopma kuvveti üzerindeki etkileri Şekil 4.22 de grafikler halinde verilmiştir. Bu grafikler incelendiğinde, şantuk boyundaki (A) artışın kopma kuvvetinde az miktarda artış meydana getirdiği gözlenmektedir. Şantuk aralığındaki (B) azalmanın kopma kuvvetini olumsuz etkilediği ve az miktarda düşüşe yol açtığı görülmektedir. Şantuk kalınlık katsayısındaki (C) artışın, kopma kuvveti üzerinde istatistik olarak anlamsız olmakla birlikte, az miktarda artışa neden olduğu gözlenmektedir. Temel iplik doğrusal yoğunluğunun (E) azalması yani ipliğin incelmesi ise kopma kuvvetinin önemli düzeyde düşmesine neden olmuştur. Büküm katsayısındaki (F) artış kopma kuvveti üzerinde anlamlı bir etki yapmamış, ancak çok az bir artışa neden olmuştur. 193
211 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kopma Kuvveti İçin Ana Faktör Etki Grafikleri 194
212 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kopma Kuvveti İçin Etkileşim Etki Grafikleri Varyans analizi sonuçları ana faktör etkilerinin yanı sıra AF, BE ve CF faktör etkileşimlerinin anlamlı olduğunu göstermiştir. Bu etkileşimleri açıklamak için Şekil 4.23 deki grafikler çizilmiştir. A-F faktörleri etkileşim grafiği incelendiğinde; kopma kuvvetinin, şantuk boyu arttıkça düşük büküm katsayısı seviyesinde, yüksek büküm katsayısı seviyesine göre daha büyük bir eğimle artmakta olduğu görülmektedir. Kopma kuvveti, düşük şantuk boyu seviyesinde yüksek büküm katsayısı ile daha yüksek elde edilirken, yüksek şantuk boyu seviyesinde düşük büküm katsayısı ile daha yüksek olarak elde edilmiştir. Bu sonuç, şantuk boyu uzadıkça temel iplik kısmını oluşturan şantuk aralığı bölgesine daha fazla miktarda büküm yayılması ve bu nedenle temel iplik kısımlarındaki büküm düzeyinin kritik büküm değerine 195
213 4.BULGULAR VE TARTIŞMA yaklaşması ile açıklanabilir. Nitekim, mukavemet deneyleri sırasında yapılan gözlemlerde, kopuşların büyük kısmının şantuk aralığı bölgelerinde gerçekleştiği daha önce belirtilmiştir. B-E faktörleri arasındaki etkileşim grafiği incelendiğinde; temel iplik doğrusal yoğunluğunun kopma mukavemeti üzerinde çok etkili olduğu açıkça görülmektedir. Şantuk aralığının uzaması ile ince iplikte (Ne 30) kopma kuvveti neredeyse değişmez iken, kalın iplikte (Ne 20) kopma kuvveti azalma göstermiştir. Bu durum, şantuk kalınlığı temel iplik kalınlığının yüzde oranı olarak ifade edildiğinden, kalın ipliklerde şantuk oluşumu sırasında gerçekleşen daha fazla kütlesel değişimin etkisi ile açıklanabilir. C-F faktörleri arasındaki etkileşim grafiği incelendiğinde; büküm katsayısındaki artışın düşük kalınlık katsayısı düzeyinde kopma kuvvetini arttırdığı, yüksek kalınlık katsayısı düzeyinde ise kopma kuvvetini azalttığı görülmektedir. Bu durum, şantuk kalınlığı arttıkça, verilen yüksek büküm miktarının daha fazla oranda şantuk aralığına yayıldığı ve bu kısımlardaki bükümün kritik değere yaklaşmasına yardımcı olduğu şeklinde açıklanabilir. Bu verilerden yola çıkarak, şantuklu iplik tasarımı yapılırken seçilecek değişken değerlerinin, temel iplik kısımlarında oluşacak büküm düzeyi dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varılabilir. Bu durumda şantuklu iplik tasarım değişkenlerinin seçimini iplik performansının sınırladığı açıktır. O halde şantuklu iplik tasarım değişkenleri arasında, iplik performansı açısından optimizasyon çalışmaları yapmak gerekliliği ortaya çıkmaktadır Kopma Uzaması İçin Tam Faktöriyel Analiz Kopma uzaması verileri için yapılan analiz sonucunda elde edilen normal olasılık grafiği Şekil 4.24 de verilmiştir. Bu grafikte görüldüğü gibi C, E, F, AE ve BF faktörleri doğrusal çizgi üzerinde bulunmayıp sapma gösterdikleri için kopma uzaması üzerinde etkili faktörler olarak değerlendirilmiştir. Bu faktörlerin etki düzeyleri ise varyans analizi yapılarak araştırılmıştır. Varyans analizi sonuçları Çizelge 4.18 de verilmiştir. 196
214 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kopma Uzaması İçin Normal Olasılık Grafiği Çizelge Kopma Uzaması için Varyans Analizi Sonuçları Varyans Kaynağı Kareler Toplamı Serbestlik Derecesi Kareler Ortalaması F Değeri P Değeri Yorum Model 26,68 8 3,33 60,94 0,0001 Anlamlı A ,016 0,8984 Anlamsız B 0, ,047 0,86 0,3565 Anlamsız C 0,4 1 0,4 7,31 0,0091 Anlamlı E 6,59 1 6,59 120,47 0,0001 Anlamlı F 18, ,43 336,73 0,0001 Anlamlı AB 0,15 1 0,15 2,67 0,1077 Anlamsız AE 0,37 1 0,37 6,74 0,0120 Anlamlı BF 0,7 1 0,7 12,74 0,0008 Anlamlı Artık 3, ,055 Toplam 29,69 63 Çizelge 4.18 de görüldüğü gibi kurulan matematik model α = 0,01 önem düzeyinde anlamlıdır. A, B ve AB faktörlerinin anlamsız olduğu görülmektedir. Ancak bu faktörler, gerçek değerlerle kurulan bir model elde edebilmek için hiyerarşik yapıyı bozmamak, az da olsa bu faktörlerin modele katkısını sağlamak adına modelden çıkarılmamıştır. Ayrıca, bu faktörler modelden çıkarılarak yapılan analizde modelin belirleyicilik katsayıları düşmektedir. Bu nedenle anlamsız 197
215 4.BULGULAR VE TARTIŞMA faktörler modelde bırakılmıştır. Kopma uzamasının bağımsız değişkenler ile ilişkisini gerçek değerler üzerinden ifade eden birinci dereceden matematik model ve katsayıları (4.2) nolu bağıntı ile verilmiştir. Kopma Uzaması = - 1, ,021621xA + 0,032397xB - 0,15813xC - 0,018625xE + 2,19877xF - 5, xaxb - 6, xaxe - 7, xbxf (4.2) Model Uygunluk Kontrolü: Oluşturulan matematik modelin geçerliliğini kontrol etmek amacıyla aşağıdaki model uygunluk kontrolleri yapılmıştır. Şekil 4.25 de verilen normal olasılık grafiğinde tüm noktaların bir doğru boyunca dizilmesi artık değerlerin normal dağılıma uyduğunu göstermektedir. Böylece normallik varsayımının doğruluğu kanıtlanmış olmaktadır. Şekil 4.26 da verilen grafikte, deneysel olarak elde edilen kopma kuvveti değerlerine karşı, önerilen matematik model ile hesaplanmış olan tahmini değerler görülmektedir. Bu grafikte gerçek değerler ile tahmini değerler arasında bir uyum sorunu gözükmemektedir. Şekil Kopma Uzaması İçin Artık Değer Normal Olasılık Grafiği 198
216 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kopma Uzaması İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil Kopma Uzaması İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil 4.27 de verilen, artık değer grafiğinde artık değerler tahmini kopma kuvveti değerlerine karşı görülmektedir. Bu grafikte tüm noktalar, artık değerin sıfır olduğu yatay çizginin altında ve üstünde rastgele dağılım göstermekte olup bu durum modelin uygunluğuna işaret etmektedir. Şekil 4.27 de verilen ikinci grafikte ise tüm örneklere ait Outlier T değerlerinin grafiği verilmiştir. Bu grafikte aşırı sapan bir değer görülmemekte, bu da modelin uyumsuzluğuna işaret eden bir veri grubunun bulunmadığını göstermektedir. Şekil 4.28 de verilen Box-Cox dönüşüm grafiğinde 199
217 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Lambda değerinin sınır çizgilerinin arasında olması modelin dönüşüm gerektirmediğine işaret etmektedir. Şekil Kopma Uzaması İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Çizelge Kopma Uzaması İçin Matematik Modelin Tanımlayıcı İstatistikleri Standart Sapma 0,23 R 2 (belirleyicilik katsayısı) 0,8986 Ortalama (%) 6,94 R 2 adjusted 0,8839 %CV (değişim katsayısı) 3,37 PRESS (prediction error sum of squares) 4,08 R 2 prediction (tahmini belirleyicilik katsayısı) Uyumluluk Düzeyi (Adequate Precision) 0, ,464 Çizelge 4.19 da modelin tanımlayıcı istatistikleri verilmiştir. Bu çizelgede verilen tanımlayıcı istatistikler incelendiğinde kurulan matematik modelin %89,86 oranında (R 2 = 0,8986) deneysel verileri açıklayabildiği görülmektedir. R 2 değeri ile R 2 adjusted değeri arasında önemli bir fark olmaması modele gereksiz terim eklenmediği anlamına gelmektedir. R 2 prediction değeri, modelin tahmini verileri açıklama düzeyini göstermektedir. Bu durumda modelin, tahmin yoluyla elde edilen yeni verileri %86,27 oranında oldukça yüksek bir oranda açıklayabildiği anlaşılmaktadır. Uyumluluk Düzeyi değeri 4 ün oldukça üzerinde olup (Adequate Precision= 25,464) 200
218 4.BULGULAR VE TARTIŞMA modelin uyumluluğunu desteklemektedir. Sonuç olarak tüm verilerin matematik model için herhangi bir uyumsuzluğa işaret etmediği görülmüştür. Faktör Etkilerinin İncelenmesi: Modeldeki ana faktörlerin şantuklu ipliğin kopma uzaması üzerindeki etkileri Şekil 4.29 da grafikler halinde verilmiştir. Şekil Kopma Uzaması İçin Ana Faktör Etki Grafikleri 201
219 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Bu grafikler incelendiğinde, varyans analizinde etkileri anlamsız çıkan şantuk boyu (A) ve şantuk aralığındaki (B) artışın kopma uzamasını etkilemediği gözlenmektedir. Her ne kadar etkisi anlamsız çıksa da, şantuk kalınlık katsayısındaki artış kopma uzamasını az miktarda düşürmüştür. Temel iplik doğrusal yoğunluğunun (E) azalması yani ipliğin incelmesi ise kopma uzamasını önemli miktarda azaltma eğilimindedir. Büküm katsayısındaki (F) artışın ise kopma uzamasını önemli miktarda arttırdığı görülmektedir. Varyans analizi sonuçları ana faktör etkilerinin yanı sıra AB, AE ve BF faktörleri arasında etkileşim olduğunu göstermiştir. Bu etkileşimleri açıklamak için Şekil 4.30 daki grafikler çizilmiştir. Şekil Kopma Uzaması İçin Etkileşim Etki Grafikleri A-B faktörleri arasındaki etkileşim varyans analizinde anlamsız çıkmıştır. Ancak grafikte; kopma uzaması, şantuk boyu arttıkça düşük şantuk aralığı seviyesinde hafif bir artış, yüksek şantuk aralığı seviyesinde hafif azalma eğilimi 202
220 4.BULGULAR VE TARTIŞMA göstermektedir. A-E faktörleri arasındaki etkileşim varyans analizinde anlamlı bulunmuştur. Grafik incelendiğinde; kopma uzamasının şantuk boyu arttıkça ince ipliklerde azalma, kalın ipliklerde artma eğiliminde olduğu görülmektedir. B-F faktörleri arasındaki etkileşim varyans analizinde anlamlı bulunmuştur. Grafik incelendiğinde; kopma uzamasının, şantuk aralığı arttıkça yüksek büküm katsayısında azalma, düşük büküm katsayısında artma eğiliminde olduğu görülmektedir Kütle Değişim Katsayısı İçin Tam Faktöriyel Analiz Kütle değişim katsayısı verilerine tam faktöriyel analiz uygulanmış ve sonuçları aşağıda açıklanmıştır. Şekil 4.31 de etkisiz faktörlerin belirlenmesinde kullanılan normal olasılık grafiği verilmiştir. Bu grafikte A, B, C, AB, BC, AC, ABC terimleri doğrusal olarak dizilen diğer noktaların aksine sapan noktalar olarak göze çarpmaktadır. Şekil CV m İçin Normal Olasılık Grafiği Yapılan varyans analizi sonuçları Çizelge 4.20 de verilmiştir. Bu çizelgede görüldüğü gibi, model ve modele katılan tüm faktörler α = 0,01 önem düzeyinde 203
221 4.BULGULAR VE TARTIŞMA anlamlı çıkmıştır. Çizelge 4.21 de modeli açıklayıcı istatistik değerleri verilmiştir. Bu çizelgede görüldüğü gibi, model deneysel verileri %99,89 unu açıklamakta, tahmini verilerin ise %99,85 ini açıklamaktadır. R 2 adjusted değeri modelde gereksiz bir faktörün bulunmadığını göstermektedir. Modelin uyumluluk düzeyi sınır değer olan 4 ün çok üzerindedir. Elde edilen matematik model 4.3 nolu bağıntı ile ifade edilmiştir. CV m = - 11, ,16640xA - 0,010455xB + 23,39018xC - 8, xaxb - 0,12417xAxC - 0,017893xBxC + 8, xaxbxc (4.3) Model Uygunluk Kontrolü: Şekil 4.32 de verilen artık değerlerin normal olasılık grafiği, bir adet sapan nokta olsa da genel olarak doğru bir çizgi halinde dizilmiş olup modelin uygunluğuna işaret etmektedir. Şekil 4.33 te verilen gerçek ve tahmini değerler grafiğinde bir örtüşme olduğu görülmektedir. Şekil 4.34 te verilen artık değer ve sapan değer grafiklerinde de bir sorun görülmemektedir. Şekil 4.35 de verilen dönüşüm grafiğinde Lambda değeri sınır değerler arasında olup, modelde bir dönüşüme gerek olmadığını ifade etmektedir. Çizelge CV m İçin Varyans Analizi Sonuçları Varyans Kaynağı Kareler Toplamı Serbestlik Derecesi Kareler Ortalaması F Değeri P Değeri Yorum Model 6029, , ,67 0,0001 Anlamlı A 2,68 1 2,68 21,86 0,0001 Anlamlı B 62, ,81 512,05 0,0001 Anlamlı C 5854, , ,79 0,0001 Anlamlı AB 54, ,39 443,44 0,0001 Anlamlı AC 8,63 1 8,63 70,5 0,0001 Anlamlı BC 37, ,82 308,36 0,0001 Anlamlı ABC 8,32 1 8,32 67,86 0,0001 Anlamlı Artık 6, ,12 Toplam 6036,
222 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge CV m İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Standart Sapma 0,35 R 2 (belirleyicilik katsayısı) 0,9989 Ortalama (%) 35,47 R 2 adjusted 0,9987 %CV (değişim katsayısı) 0,99 PRESS (prediction error sum of squares) 8,97 R 2 prediction (tahmini belirleyicilik katsayısı) Uyumluluk Düzeyi (Adequate Precision) 0, ,104 Şekil CV m İçin Artık Değerlerin Normal Olasılık Grafiği Şekil CV m İçin Gerçek Değerler ile Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması 205
223 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil CV m İçin Artık ve Sapan Değer Grafikleri Şekil CV m İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Faktör Etkilerinin İncelenmesi: Şekil 4.36 da verilen ana faktör etki grafikleri incelendiğinde; CV m değeri şantuk boyu arttıkça az miktarda artış, şantuk aralığı arttıkça orta derecede artış ve şantuk kalınlık katsayısı arttıkça yüksek derecede artış eğilimi göstermektedir. Burada şantuk kalınlık katsayısının yüksek derecede etkili olduğu görülmektedir. Şantuk, zaten yapısı gereği bir düzgünsüzlük nedeni olduğu için sonuçlar beklenildiği gibi çıkmıştır. 206
224 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil CV m İçin Ana Faktörlerin Etki Grafikleri Şekil 4.37 de faktörler arası etkileşim grafikleri verilmiştir. Bu grafiklerden A-B faktörleri etkileşim grafiği incelendiğinde; CV m değerinin, şantuk boyu arttıkça düşük şantuk aralığında azalma, yüksek şantuk aralığında artma eğiliminde olduğu anlaşılmaktadır. A-C faktörleri etkileşim grafiğinde; CV m değeri, şantuk boyu arttıkça düşük kalınlık katsayısında artma, yüksek kalınlık katsayısında azalma eğilimindedir. B-C faktörleri etkileşim grafiğinde ise, CV m değeri şantuk aralığı arttıkça, düşük kalınlık katsayısında az miktarda, yüksek kalınlık katsayısında daha yüksek artma eğilimindedir. 207
225 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil CV m İçin Etkileşim Grafikleri Şantuk aralığı ve şantuk boyu arttıkça kütle değişim katsayısı artmaktadır. Bunun nedenini bulmak için; deney tasarımı çerçevesinde üretilen iplik örnekleri için şantuk boyu ve şantuk aralığı değerleri ile şantuk uzunluğu oranı arasındaki ilişkiyi gösteren bir grafik çizilmiştir (Şekil 4.38). Burada şantuk uzunluğu oranı, şantuk boyunun birim desen uzunluğu içindeki yüzde oranıdır. Bu grafikte logaritmik bir ilişki gözlenmekte olup, şantuk boyu ile şantuk aralığı eşit oranda arttırıldığında, şantuk uzunluğunun birim desen uzunluğu içindeki oranının gittikçe azalan oranda artmakta olduğu görülmüştür. Böylece, artan kalın bölge miktarı ortalama iplik doğrusal yoğunluğundan sapmaların artmasına neden olmaktadır. Uster Tester IV cihazı değişim katsayısını ortalama doğrusal yoğunluk değerinden sapma oranını esas alarak ölçtüğü için, kalın bölgelerin artması CV m değerindeki artışa neden olabilir. Şantuk kalınlık katsayısı yükseldikçe düzgünsüzlüğün büyük oranda artmış olması da bu açıklamayı desteklemektedir. 208
226 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şantuk Uzunluğu Oranı (%) 45,00 44,00 43,00 42,00 41,00 40,00 39,00 38,00 37,00 36,00 35, Şantuk Boyu-Şantuk Aralığı (mm-mm) Şekil Şantuk Uzunluğu Oranı ile Şantuk Boyu ve Aralığı İlişkisi İnce Yer için Tam Faktöriyel Analiz İnce yer verilerine tam faktöriyel analiz uygulanmıştır. Etkisiz faktörlerin belirlendiği normal olasılık grafiği Şekil 4.39 da verilmiştir. Bu grafikte doğrusal dizilişe uymayan A, B, C, E, AC, AB, BC, CE, ABC terimleri etkisiz faktörler olarak işaretlenmiştir. Şekil İnce Yer İçin Normal Olasılık Grafiği 209
227 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Verilere uygulanan varyans analizinin sonuçları Çizelge 4.22 de verilmiştir. Bu çizelgede model ve modele katılan tüm faktörlerin α = 0,01 önem düzeyinde anlamlı çıktığı görülmektedir. Çizelge 4.23 de modeli açıklayıcı istatistik değerleri verilmiştir. Bu çizelgede görüldüğü gibi, model deneysel verilerin %99,57 sini açıklamakta, tahmini verilerin ise %99,40 ını açıklamaktadır. R 2 adjusted değerinde önemli bir değişikliğin olmaması modelde gereksiz bir faktörün bulunmadığını göstermektedir. Modelin uyumluluk düzeyi sınır değer olan 4 ün çok üzerindedir. Elde edilen matematik model (4.4) nolu bağıntı ile ifade edilmiştir. Çizelge İnce Yer İçin Varyans Analizi Sonuçları Varyans Kaynağı Kareler Toplamı Serbestlik Derecesi Kareler Ortalaması F Değeri P Değeri Yorum Model 5, , ,51 0,0001 Anlamlı A 6, , ,44 0,0001 Anlamlı B 4, , ,40 0,0001 Anlamlı C 3, , ,69 0,0001 Anlamlı E 1, , ,42 0,0001 Anlamlı AB 2, , ,87 0,0001 Anlamlı AC 5, , ,82 0,0001 Anlamlı BC 3, , ,35 0,0001 Anlamlı CE 7, , ,26 0,0001 Anlamlı ABC 3, , ,31 0,0001 Anlamlı Artık 2, ,82 Toplam 5, Çizelge İnce Yer İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Standart Sapma 203,61 R 2 (belirleyicilik katsayısı) 0,9957 Ortalama (%) 2358,06 R 2 adjusted 0,9950 %CV (değişim katsayısı) 8,63 R 2 prediction (tahmini belirleyicilik katsayısı) 0,9940 PRESS (prediction error sum of squares) 3, Uyumluluk Düzeyi (Adequate Precision) 97,
228 4.BULGULAR VE TARTIŞMA İnce Yer = , ,12923xA + 149,55402xB ,91830xC - 67,75609xE - 1,04726xAxB + 6,40821xAxC + 84,42964xBxC + 44,67312xCxE + 0,56795xAxBxC (4.4) Model Uygunluk Kontrolü: Şekil 4.40 da verilen artık değerlerin normal olasılık grafiğinde noktalar genel olarak doğru bir çizgi halinde dizilmiş olup normallik varsayımını doğrulamaktadır. Şekil 4.41 de verilen grafikte gerçek ve tahmini değerlerin uyum içinde olduğu gözlenmektedir. Şekil 4.42 de verilen artık değer ve sapan değer grafikleri de modelde bir soruna işaret etmemektedir. Şekil 4.43 de verilen Box-Cox dönüşüm grafiğinde Lambda değeri sınır değerlerin içinde değildir ve Design Expert 6.01 programı Square Root fonksiyon dönüşümünü önermiştir. Ancak modelin yeterince güçlü olması ve dönüşüm uygulamanın modelde kayda değer bir iyileşme sağlamaması nedeniyle dönüşüme gerek duyulmamıştır. Şekil İnce Yer İçin Artık Değerlerin Normal Olasılık Grafiği 211
229 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil İnce Yer İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil İnce Yer İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri 212
230 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil İnce Yer İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Faktör Etkilerinin İncelenmesi: Şekil 4.44 de ana faktör etki grafikleri verilmiştir. İnce yer sayısı, şantuk boyu arttıkça anlamlı şekilde artmakta, şantuk aralığı arttıkça anlamlı şekilde azalmaktadır. Şantuk kalınlık katsayısındaki artış ince yer sayısını yüksek oranda arttırmaktadır. İplik inceldikçe ince yer sayısının az ama anlamlı miktarda arttığı görülmektedir. Burada ince yer sayısının şantuk boyu ve şantuk kalınlık katsayısı arttıkça artarken, şantuk aralığı arttıkça azalmasının nedeni; şantuk aralığının birim desen uzunluğu içindeki oranının artması ile ortalama iplik doğrusal yoğunluk değerinin temel iplik, yani şantuk aralığı kısımlarındaki doğrusal yoğunluk değerine yaklaşması olabilir. Çünkü Uster Tester IV cihazı ince yerleri, ipliğin ortalama doğrusal yoğunluğundan sapma yüzdesini esas alarak saptamaktadır. Temel iplik doğrusal yoğunluğunun artması ince yer sayısında az miktarda artışa yol açmıştır. Temel iplik inceldikçe ince yer sayısının artma eğilimi göstermesi, Şekil 4.45 de verilen, düz ipliklerde ince yer ile doğrusal yoğunluk arasındaki ilişki ile paralellik göstermektedir. 213
231 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil İnce Yer İçin Ana Faktör Etki Grafikleri Şekil Düz İpliklerde (%100 pamuk) İnce Yer ile Doğrusal Yoğunluk İlişkisi (Krifa, Ethridge, 2004) 214
232 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil 4.46 da faktörler arası etkileşim grafikleri verilmiştir. A-B faktörleri etkileşim grafiğinde; ince yer sayısının, şantuk boyu arttıkça hem düşük şantuk aralığı seviyesinde hem de yüksek şantuk aralığı seviyesinde artış gösterdiği gözlenmektedir. A-C faktörleri etkileşim grafiğinde; ince yer sayısı, şantuk boyu arttıkça yüksek şantuk kalınlık katsayısı seviyesinde yüksek oranda artış gösterirken, düşük şantuk kalınlık katsayısı seviyesinde hafif bir artış göstermektedir. B-C faktörleri etkileşim grafiğinde; ince yer sayısının, şantuk aralığı arttıkça yüksek şantuk kalınlık katsayısı seviyesinde belirgin bir azalma, yüksek şantuk kalınlık katsayısı seviyesinde ise hafif bir azalma gösterdiği anlaşılmaktadır. C-E faktörleri etkileşim grafiğinde; ince yer sayısı, şantuk kalınlık katsayısı arttıkça hem ince hem de kalın iplikte önemli miktarda artmaktadır. A-B-C faktörleri arasında üçlü bir etkileşimin olduğu da ortaya çıkmıştır. Şekil İnce Yer İçin Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri 215
233 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Kalın Yer İçin Tam Faktöriyel Analiz Kalın yer verilerine tam faktöriyel analiz uygulanmış, herhangi bir dönüşüm uygulanmasına gerek kalmadan analiz tamamlanmıştır. Etkisiz faktörlerin belirlendiği normal olasılık grafiği Şekil 4.47 de verilmiştir. Bu grafikte doğrusal dizilişe uymayan A, C, AB, AC, BC, ABC terimleri etkisiz faktörler olarak işaretlenmiştir. Verilere uygulanan varyans analizinin sonuçları Çizelge 4.24 te verilmiştir. Bu çizelgede model ve modele katılan tüm faktörlerin α = 0,01 önem düzeyinde anlamlı çıktığı görülmektedir. Çizelge 4.25 de modeli açıklayıcı istatistik değerler verilmiştir. Bu çizelgede görüldüğü gibi model, deneysel verilerin %99,78 ini açıklamakta, tahmini verilerin ise %99,75 ini açıklamaktadır. R 2 adjusted değerinde önemli bir değişikliğin olmaması modelde gereksiz bir faktörün bulunmadığını göstermektedir. Modelin uyumluluk düzeyi sınır değer olan 4 ün çok üzerindedir. Elde edilen matematik model (4.5) nolu bağıntı ile ifade edilmiştir. Şekil Kalın Yer İçin Normal Olasılık Grafiği 216
234 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge Kalın Yer İçin Varyans Analizi Sonuçları Varyans Kaynağı Kareler Toplamı Serbestlik Derecesi Kareler Ortalaması F Değeri P Değeri Yorum Model 3, , ,02 0,0001 Anlamlı A 7, , ,39 0,0001 Anlamlı B 90240, ,16 7,57 0,0080 Anlamlı C 1, , ,12 0,0001 Anlamlı AB 1, , ,26 0,0001 Anlamlı AC 6, , ,88 0,0001 Anlamlı BC 6, , ,17 0,0001 Anlamlı ABC 1, , ,77 0,0001 Anlamlı Artık 6, ,86 Toplam 3, Çizelge Kalın Yer İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Standart Sapma 109,19 R 2 (belirleyicilik katsayısı) 0,9978 Ortalama (%) 2964,46 R 2 adjusted 0,9975 %CV (değişim katsayısı) 3,68 R 2 prediction (tahmini belirleyicilik katsayısı) 0,9971 PRESS (prediction error sum of squares) 8, Uyumluluk Düzeyi (Adequate Precision) 186,334 Kalın Yer = , ,78932xA + 194,33268xB ,65xC - 2,04133xAxB - 157,873xAxC - 105,495xBxC + 1,1559xAxBxC (4.5) Model Uygunluk Kontrolü: Şekil 4.48 de verilen artık değerlerin normal olasılık grafiğinde noktalar genel olarak doğru bir çizgi halinde dizilmiş olup normallik varsayımını doğrulamaktadır. Şekil 4.49 da verilen grafikte gerçek ve tahmini değerlerin uyum içinde olduğu gözlenmektedir. Şekil 4.50 de verilen artık değer ve sapan değer grafikleri de modelde bir soruna işaret etmemektedir. Şekil 4.51 de verilen Box-Cox dönüşüm grafiğinde Lambda değeri sınır değerlerin içinde olduğundan, program herhangi bir dönüşüm önermemiştir. 217
235 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kalın Yer İçin Artık Değer Normal Olasılık Grafiği Şekil Kalın Yer İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması 218
236 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kalın Yer İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil Kalın Yer İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği Faktör Etkilerinin İncelenmesi: Şekil 4.52 de ana faktör etkileri grafik halinde gösterilmiştir. Kalın yer sayısı şantuk boyu arttıkça azalmakta, şantuk aralığı arttıkça hafif azalma eğilimi göstermekte, şantuk kalınlık katsayısı arttıkça artmaktadır. 219
237 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kalın Yer İçin Ana Faktör Etki Grafikleri Şekil 4.53 te faktörler arasındaki etkileşimi görmek için çizilen grafikler verilmiştir. A-B faktörleri etkileşim grafiğinde; kalın yer sayısının, şantuk boyu arttıkça hem düşük şantuk aralığı seviyesinde hem de yüksek şantuk aralığı seviyesinde azalma gösterdiği gözlenmektedir. A-C faktörleri etkileşim grafiğinde; kalın yer sayısının, şantuk boyu arttıkça, hem düşük şantuk kalınlık katsayısı seviyesinde hem de yüksek şantuk kalınlık katsayısı seviyesinde azaldığı gözlenmektedir. B-C faktörleri etkileşim grafiğinde; kalın yer sayısının, şantuk aralığı arttıkça düşük şantuk kalınlık katsayısı seviyesinde artış, yüksek şantuk kalınlık katsayısı seviyesinde azalma gösterdiği gözlenmektedir. ABC faktörleri arasında, grafiği elde edilemese de, üçlü bir etkileşimin olduğu belirlenmiştir. 220
238 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Kalın Yer İçin Faktörler Arası Etkileşim Grafiği Neps İçin Tam Faktöriyel Analiz Neps verilerine tam faktöriyel analiz uygulanmış, etkisiz faktörlerin belirlendiği normal olasılık grafiği Şekil 4.54 te verilmiştir. Bu grafikte doğrusal dizilişe uymayan A, B, E, F, AC, AE, BE, CE terimleri etkisiz faktörler olarak işaretlenmiştir. Verilere uygulanan varyans analizinin sonuçları Çizelge 4.26 da verilmiştir. Bu çizelgede; model ve modele katılan tüm faktörlerin α = 0,01 önem düzeyinde anlamlı çıktığı görülmektedir. Çizelge 4.27 de modeli açıklayıcı istatistik değerler verilmiştir. Bu çizelgede görüldüğü gibi; model deneysel verilerin 221
239 4.BULGULAR VE TARTIŞMA %79,1 ini, tahmini verilerin ise %76,95 ini açıklamaktadır. R 2 adjusted değerinde dikkate değer bir düşüş gözlenmekte, ayrıca R 2 değerinin de düşük olduğu göz önüne alınırsa modelin güvenilirliğinin diğer modellere göre daha düşük olduğu anlaşılmaktadır. Modelin uyumluluk düzeyi sınır değer olan 4 ün üzerinde olmasına karşın, diğer modellerde olduğu gibi çok yüksek değildir. Şekil Neps İçin Normal Olasılık Grafiği Çizelge Neps İçin Varyans Analizi Sonuçları Varyans Kaynağı Kareler Toplamı Serbestlik Derecesi Kareler Ortalaması F Değeri P Değeri Yorum Model 3625, ,88 23,51 0,0001 Anlamlı A 1008, ,86 58,87 0,0001 Anlamlı B 308, ,44 18,00 0,0001 Anlamlı C 83, ,49 4,87 0,0316 Anlamlı E 1198, ,03 69,90 0,0001 Anlamlı F 107, ,90 6,30 0,0151 Anlamlı AC 253, ,21 14,77 0,0003 Anlamlı AE 140, ,13 8,18 0,0060 Anlamlı BE 293, ,69 17,14 0,0001 Anlamlı CE 232, ,18 13,55 0,0005 Anlamlı Artık 925, ,14 Toplam 4551,
240 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Neps sayısı için elde edilen matematik model 4.6 nolu bağıntı ile ifade edilmiştir. Bu sonuçlar neps sayısının ipliğin fiziksel özelliklerinden çok hammadde özellikleri ile ilgili olması nedeni ile beklenen sonuçlardır. Çizelge Neps İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Standart Sapma 4,14 R 2 (belirleyicilik katsayısı) 0,7967 Ortalama (adet/1000 m) 12,72 R 2 adjusted 0,7628 %CV (değişim katsayısı) 32,54 PRESS (prediction error sum of squares) 1299,97 R 2 prediction (tahmini belirleyicilik katsayısı) Uyumluluk Düzeyi (Adequate Precision) 0, ,980 Neps = - 53, ,49516xA - 0,24330xB + 33,26562xC + 2,05962xE - 3,24609xF - 0,15913xAxC - 0,011838xAxE +0,012241xBxE - 0,76187xCxE (4.6) Model Uygunluk Kontrolü: Şekil 4.55 te verilen artık değerler normal olasılık grafiğinde noktalar yaklaşık olarak doğru bir çizgi halinde dizilmiş olup normallik varsayımını doğrulamaktadır. Şekil 4.56 da verilen grafikte gerçek ve tahmini değerlerin uyum içinde olduğu gözlenmektedir. Şekil 4.57 de verilen artık değer ve sapan değer grafikleri de modelde bir soruna işaret etmemektedir. 223
241 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil Neps İçin Artık Değerlerin Normal Olasılık Grafiği Şekil Neps İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması Şekil 4.58 da verilen Box-Cox dönüşüm grafiğinde Lambda değeri sınır değerlerinin dışında olup, program Log (logaritma) fonksiyonu dönüşümünü önermiştir. Ancak neps sayısının büyük oranda hammadde kaynaklı olup, iplik 224
242 4.BULGULAR VE TARTIŞMA özelliklerinden en fazla iplik doğrusal yoğunluğu ile ilişkili olduğu bilinmektedir (Özçelik, Kırtay, 2006). Bunun yanında modele Logaritma dönüşümü uygulanmış ve kayda değer bir iyileşme görülmemiştir. Bu nedenle dönüşüm uygulanmamıştır. Şekil Neps İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil Neps İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği 225
243 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Faktör Etkilerinin İncelenmesi: Şekil 4.59 de ana faktör etkileri grafik halinde gösterilmiştir. Şekil Neps İçin Ana Faktör Etki Grafikleri 226
244 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Neps sayısı şantuk boyu ve büküm katsayısı arttıkça azalmakta, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı ve temel iplik doğrusal yoğunluğu (Ne) arttıkça artma eğilimi göstermektedir. Temel iplik numarası inceldikçe neps sayısında belirgin bir artış olması düz ipliklerle benzer ve beklenen bir sonuçtur. Şekil Neps İçin Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri Şekil 4.60 da faktörler arasındaki etkileşimi görmek için çizilen grafikler verilmiştir. A-C faktörleri etkileşim grafiğinde; neps sayısı, şantuk boyu arttıkça yüksek şantuk aralığı seviyesinde daha fazla bir eğimle düşmektedir. A-E faktörleri etkileşim grafiğinde; şantuk boyu arttıkça hem ince hem kalın iplik örneklerinde neps 227
245 4.BULGULAR VE TARTIŞMA miktarı azalmaktadır. B-E faktörleri etkileşim grafiğinde; neps sayısı şantuk aralığı arttıkça ince iplikte kalın ipliğe göre daha yüksek bir eğimle artmaktadır. C-E faktörleri etkileşim grafiğinde; neps sayısı şantuk kalınlık katsayısı arttıkça ince iplikte azalma kalın iplikte artma eğilimi göstermektedir Tüylülük İçin Tam Faktöriyel Analiz Tüylülük verilerine tam faktöriyel analiz uygulanmış, etkisiz faktörlerin belirlendiği normal olasılık grafiği Şekil 4.61 de verilmiştir. Bu grafikte doğrusal dizilişe uymayan B, C, E, F, AC, CE, EF terimleri etkisiz faktörler olarak işaretlenmiştir. Verilere uygulanan varyans analizinin sonuçları Çizelge 4.28 de verilmiştir. Bu çizelgede model α = 0,01 önem düzeyinde anlamlı çıkarken, modele katılan faktörlerden A faktörünün etkisi anlamsız, AE ve AF etkileşim terimlerinin etkisi α = 0,05 önem düzeyinde anlamlı, diğerleri ise α = 0,01 önem düzeyinde anlamlı çıkmıştır. Şekil Tüylülük İçin Normal Olasılık Grafiği 228
246 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Çizelge 4.29 da modeli açıklayıcı istatistik değerleri verilmiştir. Bu çizelgede görüldüğü gibi model, deneysel verilerin %98,67 sini açıklamakta, tahmini verilerin ise %98,2 sini açıklamaktadır. R 2 adjusted değerinde dikkate değer bir düşüş gözlenmemektedir. Modelin uyumluluk düzeyi sınır değer olan 4 ün çok üzerindedir. Elde edilen matematik model 4.7 nolu bağıntı ile ifade edilmiştir. Çizelge Tüylülük İçin Varyans Analizi Sonuçları Varyans Kaynağı Kareler Toplamı Serbestlik Derecesi Kareler Ortalaması F Değeri P Değeri Yorum Model 70,81 8 8,85 267,61 0,0001 Anlamlı A 0, ,022 0,67 0,4169 Anlamsız B 0,39 1 0,39 11,76 0,0012 Anlamlı C 28, ,18 852,11 0,0001 Anlamlı E 27, ,34 826,62 0,0001 Anlamlı F 12, ,66 382,92 0,0001 Anlamlı AC 0,49 1 0,49 14,76 0,0003 Anlamlı CE 0,75 1 0,75 22,82 0,0001 Anlamlı EF 0,97 1 0,97 29,26 0,0001 Anlamlı Artık 1, ,033 Toplam 72,63 63 Çizelge Tüylülük İçin Modeli Açıklayıcı İstatistikler Standart Sapma 0,18 R 2 (belirleyicilik katsayısı) 0,9750 Ortalama (%) 6,46 R 2 adjusted 0,9713 %CV (değişim katsayısı) 2,82 R 2 prediction (tahmini belirleyicilik katsayısı) 0,9661 PRESS (prediction error sum of squares) 2,46 Uyumluluk Düzeyi (Adequate Precision) 56,521 Tüylülük (H) = + 16, ,014978xA - 2, xb + 1,88906xC - 0,27277xE - 2,64922xF - 6, xaxc - 0,043438xCxE + 0,061484xExF (4.7) 229
247 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Model Uygunluk Kontrolü: Şekil 4.62 de verilen artık değerlerin normal olasılık grafiğinde noktalar yaklaşık olarak doğru bir çizgi halinde dizilmiş olup normallik varsayımını doğrulamaktadır. Şekil 4.63 te verilen grafikte, gerçek ve tahmini değerlerin uyum içinde olduğu gözlenmektedir. Şekil Tüylülük İçin Artık Değerlerin Normal Olasılık Grafiği Şekil Tüylülük İçin Gerçek ve Tahmini Değerlerin Karşılaştırılması 230
248 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Şekil 4.64 te verilen artık değer ve sapan değer grafikleri de modelde bir soruna işaret etmemektedir. Şekil 4.65 de verilen Box-Cox dönüşüm grafiğinde Lambda değeri sınır değerlerin dışında görünmektedir. Program Inverse Square Root dönüşümü önermiştir. Ancak dönüşüm uygulandığında modelde kayda değer bir iyileşme elde edilmediğinden dönüşüm uygulamaya gerek görülmemiştir. Şekil Tüylülük İçin Artık Değer ve Sapan Değer Grafikleri Şekil Tüylülük İçin Box-Cox Dönüşüm Grafiği 231
249 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Faktör Etkilerinin İncelenmesi: Şekil 4.66 da ana faktör etkileri grafik halinde gösterilmiştir. Şekil Tüylülük İçin Ana Faktör Etki Grafikleri 232
250 4.BULGULAR VE TARTIŞMA verilmiştir. Şekil 4.67 de faktörler arasındaki etkileşimi görmek için çizilen grafikler Şekil Tüylülük İçin Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri Tüylülük şantuk boyu arttıkça hafif bir eğimle artmakta, şantuk aralığı arttıkça hafif bir eğimle azalmaktadır. Bunun nedeni; şantuklu kısımlarda bükümün şantuk aralıklarına doğru yayılması olabilir. Şantuklu kısımlarda büküm azalmasından dolayı tüylülük artarken, şantuk aralıklarında büküm artmasından dolayı tüylülüğün azaldığı düşünülmektedir. Tüylülüğün büküm arttıkça azaldığı bilinmektedir (Can, Kırtay, 2003). Ancak bu etkinin oldukça düşük olduğu 233
251 4.BULGULAR VE TARTIŞMA grafiklerden anlaşılmaktadır. Şantuk kalınlık katsayısındaki artışın oldukça yüksek oranda tüylülüğü arttırdığı, ancak iplik inceldikçe tüylülüğün önemli ölçüde azaldığı gözlenmektedir. Literatürde iplik inceldikçe, lif miktarının azalmasından dolayı tüylülüğün azaldığı belirtilmektedir (Can, Kırtay, 2003). Dolayısı ile şantuklu iplik örneklerinde, şantuk kalınlık katsayısının artması ve ipliğin kalınlaşması ile artan lif kütlesinin tüylülüğü arttırdığı literatür ile de uyuşan bir açıklamadır. Büküm katsayısının artması ile tüylülük miktarında kayda değer bir azalma gerçekleşmesi daha önceki çalışmalar ile uyumlu bir sonuçtur. Burada şantuklu ipliklerin tüylülük açısından düz iplikler ile benzer bir davranış içinde olduğu anlaşılmaktadır. Şekil 4.67 de verilen faktörler arasındaki etkileşim grafikleri elde edilen sonuçları desteklemektedir. 234
252 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER 5.1. Sonuçlar Tez çalışması kapsamında ülkemizde mevcut olmayan şantuklu iplik üretim teknolojisinin tasarımının ve kurulumunun gerçekleştirilebilir olduğu gösterilmiştir. Bunun için yapılan işlemler aşağıda sıralanmıştır: Tam tahrikli bir ek şantuk donanımı tasarımı, Düz iplik üretmeye uygun bir ring iplik eğirme makinesi üzerinde orta ve arka çekim silindirlerinin ana motordan ayrılması ve servo motorlara bağlanması, Motorlara kumanda etmek için PLC içeren elektrik ve elektronik donanımın kurulması, Kapalı devre çalışan servo motorlara geri besleme yapabilmek için çekim silindirlerine enkoder bağlanması, Hareket sinyallerini üretmek üzere bir PLC yazılımı yapılması, Elektronik kumanda sistemine veri girişi için bir kişisel bilgisayar (PC) arayüz yazılımı yapılması, Geliştirilen teknoloji ve yazılımın üretimde kullanılması. Yukarıdaki çalışmaların sonuçlanmasını takiben, deneme üretimlerinin yapılması ve ek şantuk donanımının istenilen özelliklerde iplik eğirmede kullanılabilirliğinin kanıtlanmasından sonra eğrilen şantuklu ipliklerin teknik ve kalite özellikleri deneysel olarak araştırılmıştır. Bu araştırma kapsamında, 2 6 tam faktöriyel analiz yöntemi uygulanmış, sonuçlar istatistik analizler yapılarak değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Tez kapsamında düz iplik üretebilen bir ring iplik eğirme makinesi şantuklu iplik de üretebilir hale getirilerek daha esnek bir yapıya kavuşturulmuştur. Çalışma sonucunda ring iplik eğirme makinesinin yerli olanaklar ile otomasyonu konusunda (hem teknoloji hem yazılım açısından) bir adım atılmış olmaktadır. Çalışmanın özgün bir yönü makinenin sağ ve sol taraflarında aynı anda farklı özelliklerde iplik üretilebilmesidir. 235
253 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Sistem tasarımı, kurulumu ve iplik üretimi sırasında yapılan başlıca saptamalar aşağıda sıralanmıştır: Sıradan bir ring iplik eğirme makinesinin esnek bir yapıya kavuşturulmasının mümkün olduğu gösterilmiştir. Ring iplik makinesinin otomasyonu ve ek şantuk donanımı imalatında, teknik özellikleri uygun seçildiği takdirde elektronik kontrollü servo motorun kullanılabileceği anlaşılmıştır. Servo motorları kontrol etmek için PLC cihazı ve yazılımının sorunsuz olarak kullanılabileceği görülmüştür. Ek şantuk donanımının, seri üretimde kullanılmak üzere ticari anlamda üretiminin gerçekleştirilmesi durumunda, elektrik kesilmesi anında tüm ipliklerin kopmaması için ek bir önlem alma gereksinimi olduğu anlaşılmıştır. Bunun için bir yedek enerji kaynağına gereksinim vardır. Şantuklu iplik üretiminde iplik özelliklerine bağlı olarak; üretim hızı, fitil numarası, büküm, baskı kuvveti, kopça gibi faktörlerin düz ipliklerden farklı düzeylerde uygulanması ve optimizasyon yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Şantuklu iplik üretiminde baskı tabancalarının düz ipliklere nazaran daha yüksek düzeyde baskı uygulaması gerekmektedir. Üretim hızı iplik özelliklerine göre değişkenlik göstermektedir. Şantuklu ipliklerde düz ipliklerden farklı olarak, şantuk kalınlığı ve şantuk boyuna bağlı olarak daha geniş iplik balonu oluşmaktadır. İpliğin şantuklu kısımları, büküm esnasında temel iplik kısmına göre daha büyük miktarda kütleye sahip olmasından dolayı daha büyük merkezkaç kuvveti yarattığı, bu yüzden de daha geniş balon meydan getirdiği gözlenmiştir. Bu durum ayırıcı plakalara sürtünmeye neden olarak kalite sorunlarına yol açmaktadır. Bu nedenle şantuk desen örüntüsüne bağlı olarak (şantuk boyu, kalınlık katsayısı vb.) düz ipliğe göre daha ağır kopça kullanılmasının gerekli olduğu anlaşılmıştır. Şantuklu ipliğin teknik ve kalite özelliklerinin araştırılması için yapılan kalite testlerinin sonuçlarının yorumlanması sonucunda elde edilen bulgular aşağıda sıralanmıştır: 236
254 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Şantuklu ipliklerin ortalama doğrusal yoğunluğunun üretim gerçekleşmeden teorik olarak tahmin edilebilmesi için matematik bir modelin kurulabileceği gösterilmiştir. Tüm örnekler için teorik ve pratik doğrusal yoğunluk değerleri arasında α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı bir doğrusal ilişki ve bu ilişkinin korelasyon katsayısı (Pearson) olarak saptanmıştır. Ölçülen ortalama iplik numaralarının sapma miktarı, ortalama olarak düz iplikler için Ne 0,3 ve şantuklu iplikler için Ne 1,1 olarak bulunmuştur. Şantuklu ipliklerin mukavemet testi sırasında kopuşların tamamına yakınının şantuk aralığı bölgelerinde meydana geldiği gözlenmiştir. Temel iplik numarasının şantuklu iplik mukavemeti üzerinde en etkili faktör olduğu, büküm katsayısının ise uzama oranı üzerinde en etkili faktör olduğu anlaşılmıştır. Aynı temel iplik numarasına sahip düz iplikler ile karşılaştırıldığında şantuklu ipliklerin mukavemet ve uzama değerlerinde belirgin bir fark gözlenmemiştir. Literatürde şantuk öncesi veya sonrası meydana geldiği ve iplik mukavemetini düşürdüğü belirtilen ince yer sorununun (Pour, 2007), tez kapsamında tasarlanan ve kurulumu yapılan ek şantuk donanımda üretilen iplik örneklerinde bulunmadığı saptanmıştır. Düzgünsüzlük ölçüm sonuçlarına göre CV m değerlerinin, düz iplik örnekleri için % 10-15, kalınlık katsayısı 2,75 olan iplik örnekleri için % 40-50, kalınlık katsayısı 1,75 olan iplik örnekleri için % aralığında olduğu saptanmıştır. İplik örnekleri için teorik büküm değerlerinin pratik olarak ölçülen değerlerle uyumlu olduğu, sapmaların kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Şantuklu kısımlar ile temel iplik kısımlarındaki helis açıları ölçüldüğünde, tüm örneklerde temel iplik kısmındaki helis açılarının daha büyük olduğu saptanmıştır. Bu bulgu, ipliğe verilen büküm miktarının büküm sırasında şantuklu kısımlardan temel iplik kısımlarına doğru yayılma gösterdiği, bu nedenle temel iplik kısımlarının olması gerekenden 237
255 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER daha fazla, şantuklu kısımların ise daha az büküm aldıklarını göstermektedir. Genel olarak büküm dağılımı üzerinde şantuk kalınlık katsayısının etkili bir faktör olduğu anlaşılmıştır. Temel iplik kısımlarında, yüksek kalınlık katsayısının daha büyük helis açılarına neden olduğu gözlenmiştir. Şantuklu iplikte ölçülen uzunluk değerlerinin, şantuk boyu için %0,1-15,6 aralığında, şantuk aralığı için %0,1-14,4 aralığında sapma gösterdiği belirlenmiştir. Sapmaların herhangi bir faktör ile ilişkisi tespit edilmemiştir. Elde edilen sapma oranlarının, işletme deneyimleri ve daha önceki çalışmalar göz önüne alındığında kabul edilebilir düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Şantuk kalınlık katsayılarının doğrulanması için iki yöntem uygulanmıştır. Bölgesel doğrusal yoğunluk ölçümünde elde edilen pratik katsayı oranlarının, çap ölçümü yöntemiyle (görsel analiz) elde edilen oranlara göre teorik oranlara daha yakın olduğu görülmüştür. Bunun nedeni olarak ipliğin çapı ile doğrusal yoğunluğu arasında doğrusal bir ilişkinin olmaması görülmüştür. Ölçülen şantuk kalınlık katsayısı değerlerinin teorik değerler ile uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Uster Tester IV ile şantuklu iplik düzgünsüzlüğünü ölçmenin (tüylülük dışında) anlamlı olmadığı anlaşılmıştır. Şantuklu ipliğin mevcut kalite standartları ile değerlendirilmesinde sıkıntılar olduğu, bu yüzden yeni şantuklu ipliğe özgü standartların ve ölçüm yöntemlerinin oluşturulması gerekliliği belirlenmiştir. Şantuklu iplik tasarımı yapılırken, desen tasarımı değişkenlerini ipliğin teknik özellikleri ile ilişkileri dikkate alınarak belirlemek gerektiği sonucuna varılmıştır. Yapılan testlerin sonunda elde edilen verilerin istatistik analizi sonunda ortaya çıkan sonuçlar aşağıda sıralanmıştır: Şantuklu iplik örneklerinin kopma kuvveti için, bağımlı değişkenlerin (şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı, temel iplik doğrusal yoğunluğu, büküm katsayısı) fonksiyonu olan bir matematik 238
256 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER model kurulmuş, modelin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiş, belirleyicilik katsayısı R 2 =0,9833 olarak bulunmuştur. Model uygunluk testleri olumlu olarak sonuçlanmıştır. Model terimlerinden şantuk kalınlık katsayısı, geçiş süresi ve büküm katsayısının etkisinin α = 0.05 önem seviyesinde anlamlı olmadığı saptanmıştır. Diğer terimler α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı bulunmuştur. Şantuk boyu ile büküm katsayısı, şantuk aralığı ile temel iplik doğrusal yoğunluğu, şantuk kalınlık katsayısı ile büküm katsayısı arasındaki ikili etkileşimlerin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiştir. Şantuk desen örüntüsü parametrelerinin, şantuklu kısımdaki bükümün temel iplik kısmına doğru yayılması, bu bölgedeki bükümün artarak kritik düzeye gelmesi ve mukavemeti olumsuz etkilemesi olasılığı göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Şantuklu iplik örneklerinin kopma uzaması için, bağımlı değişkenlerin (şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı, temel iplik doğrusal yoğunluğu, büküm katsayısı) fonksiyonu olan bir matematik model kurulmuş, modelin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiş, belirleyicilik katsayısı R 2 =0,8986 olarak bulunmuştur. Model uygunluk testleri olumlu olarak sonuçlanmıştır. Model terimlerinden şantuk boyu, şantuk aralığı ve iki faktörün etkileşim teriminin etkisi α = 0.05 önem seviyesinde anlamsız bulunmuştur. Şantuk boyu ile temel iplik doğrusal yoğunluğu arasındaki etkileşim terimi α = 0.05 önem seviyesinde, diğer terimler ise α = 0.05 önem seviyesinde anlamlı bulunmuştur. Kopma uzaması, ipliğin incelmesi ile önemli miktarda azalmış, büküm katsayısının artması ile önemli miktarda artmıştır. Şantuk boyu ile şantuk aralığı arasındaki etkileşim teriminin etkisi α = 0.05 önem seviyesinde anlamsız bulunurken, şantuk boyu ile temel iplik doğrusal yoğunluğu ve şantuk aralığı ile büküm katsayısı arasındaki ikili etkileşimler α = 0.05 önem seviyesinde anlamlı bulunmuştur. Kütle değişim katsayısı (CV m ) için, bağımlı değişkenlerin (şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı) fonksiyonu olan bir matematik 239
257 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER model kurulmuş, modelin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiş, belirleyicilik katsayısı R 2 =0,9989 olarak bulunmuştur. Model uygunluk testleri olumlu olarak sonuçlanmıştır. Modelde bulunan tüm terimler α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı bulunmuştur. Şantuk boyu ile şantuk aralığı, şantuk boyu ile şantuk kalınlık katsayısı, şantuk aralığı ile şantuk kalınlık katsayısı arasında ikili etkileşimler ve bu üç terim arasında üçlü bir etkileşim α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı bulunmuştur. CV m değerinin şantuk kalınlık katsayısı arttıkça ciddi oranda arttığı görülmüştür. İnce yer için, bağımlı değişkenlerin (şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı, temel iplik doğrusal yoğunluğu, büküm katsayısı) fonksiyonu olan bir matematik model kurulmuş, modelin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiş, belirleyicilik katsayısı R 2 =0,9957 olarak bulunmuştur. Model uygunluk testleri olumlu olarak sonuçlanmıştır. Şantuk boyu ile şantuk aralığı, şantuk boyu ile şantuk kalınlık katsayısı, şantuk aralığı ile şantuk kalınlık katsayısı, şantuk kalınlık katsayısı ile temel iplik doğrusal yoğunluğu terimleri arasında ikili etkileşimlerin ve şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı arasında üçlü bir etkileşimin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiştir. Şantuk kalınlık katsayısı ve şantuk boyu arttıkça ince yer sayısının ciddi oranda arttığı görülmüştür. Şantuk boyunun özellikle yüksek şantuk kalınlık katsayısı var iken daha etkili olduğu anlaşılmıştır. Şantuk aralığının artması ise ince yer sayısı üzerinde azaltıcı etki yapmıştır. Kalın yer için, bağımlı değişkenlerin (şantuk boyu, şantuk aralığı, şantuk kalınlık katsayısı) fonksiyonu olan bir matematik model kurulmuş, modelin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiş, belirleyicilik katsayısı R 2 =0,9978 olarak bulunmuştur. Model uygunluk testleri olumlu olarak sonuçlanmıştır. Bu üç terim arasındaki tüm ikili ve üçlü etkileşimlerin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu 240
258 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER belirlenmiştir. Kalın yer sayısı, şantuk kalınlık katsayısı arttıkça önemli oranda artarken, şantuk boyu arttıkça önemli oranda azalmaktadır. Neps için, bağımlı değişkenlerin (geçiş süresi dışındaki tüm değişkenler) fonksiyonu olan bir matematik model kurulmuş, modelin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiş, belirleyicilik katsayısı R 2 =0,7967 olarak bulunmuştur. Model uygunluk testleri olumlu olarak sonuçlanmıştır. Her ne kadar model uygunluk testleri olumlu çıkmış olsa da diğer modellere göre daha zayıf olduğu açıktır. Bu durum, neps düzeyinin iplik üretim değişkenlerinden çok hammadde ve işleme sürecinden kaynaklanmasına bağlanmıştır. Tüylülük için, bağımlı değişkenlerin (geçiş süresi dışındaki tüm değişkenler) fonksiyonu olan bir matematik model kurulmuş, modelin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu belirlenmiş, belirleyicilik katsayısı R 2 =0,9750 olarak bulunmuştur. Model uygunluk testleri olumlu olarak sonuçlanmıştır. Modeldeki terimlerden sadece şantuk boyu α = 0.05 önem seviyesinde anlamsız çıkmıştır. Diğer terimlerin tümü α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı çıkmıştır. Şantuk boyu ile şantuk kalınlık katsayısı, şantuk kalınlık katsayısı ile temel iplik doğrusal yoğunluğu, temel iplik doğrusal yoğunluğu ile büküm katsayısı terimleri arasındaki ikili etkileşimlerin α = 0.01 önem seviyesinde anlamlı olduğu görülmüştür. Tüylülüğün, temel iplik inceldikçe azaldığı, şantuk kalınlık katsayısı arttıkça arttığı ve büküm katsayısı yükseldikçe azaldığı görülmüştür Öneriler Tez kapsamında yapılan çalışmalar ışığında gelecekte yapılabilecek yeni çalışma önerileri aşağıda sıralanmıştır: Mevcut kurulu sistem, değişken numaralı (multi-count) ve değişken bükümlü (multi-twist) iplik üretebilecek şekilde geliştirilebilir. 241
259 5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Yapılmış olan arayüz ve PLC yazılımları yeni özellikler ve işlevler katılarak geliştirilebilir ve daha ileri bir düzeye taşınabilir. Yapılan deneysel çalışma başka lif çeşitleri için tekrarlanarak elde edilen modellerin güvenilirliği artırılabilir ve genelleşmesi sağlanabilir Fitil numarası, şantuk kalınlık katsayısı ve baskı şiddetinin optimizasyonu için bir çalışma yapılabilir. İplik mukavemeti ile şantuk desen örüntüsü parametreleri arasında bir optimizasyon çalışması yapılabilir. İplik çapı ile doğrusal yoğunluk arasındaki ilişkinin doğrusal bir ilişki olmadığı göz önüne alınarak, şantuk kalınlık katsayısının ve diğer şantuklu iplik parametrelerinin görsel analiz ile ölçümü için yeni bir yöntem geliştirilmesi için çalışma yapılabilir. Şantuklu kısımlar ile temel iplik kısımları arasındaki büküm dağılımı ilişkisinin araştırılması için yeni bir deney tasarımı planlanarak ve görsel analiz yöntemleri kullanarak bir araştırma yapılabilir. Tez kapsamında kurulumu yapılan ek şantuk donanımı kullanılarak iplikte ince yer yapısı oluşturularak bu görsel yapının iplik ve kumaş üzerindeki etkileri incelenebilir. Üretilen şantuklu ipliklerin tekstil yüzeyleri tasarlamada kullanılması ile kumaş performansları araştırılabilir. Çok bileşenli (compound) şantuklu iplikler üretmek üzere geliştirilmiş olan sistem çok yönlü fantezi iplikler üretecek şekilde geliştirilebilir ve numune iplikler üretilerek performans testleri yapılabilir. 242
260 KAYNAKLAR ADAM, A., 1994, Apparatus for Producing Slub Effects in Yarn Strands, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) AKKURT, M., 1982, Makine Elemanları, Üçüncü Cilt, Birsen Yayınları, İstanbul AMSLER AG KATALOGLARI, 2007 AMSLER, B., 2004, Fancy Yarns-Opportunities in the Spinning Process, International Textile Bulletin, Şubat 2004, Sayı 1-2, İsviçre ANAHARA, M., TAKE, T., KAJİHARA, Y., 1977, Method for manufacturing a fancy textured yarn provided with slubs, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: , ( 2007) ANDONOV, B.A., 1990, Flamme Fancy Yarn Manufacturing Method And Apparatus, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) BABAARSLAN, O., 2009, Fantezi (Core-spun ve Şantuklu) İplik Üretimi için Konvansiyonel Ring İplik Eğirme Makinasının Modernizasyonu, TÜBİTAK Araştırma Projesi Sonuç Raporu, Proje No:107M134, (82s). BABAARSLAN, O., İLHAN, İ., VURUŞKAN, D., 2008, Design And PLC Control Of A Ring Spinning Frame For Producing The Effected Slub And Core- Spun Yarns, 15th International Conference, STRUTEX, Faculty of Textile Engineering, Technical University of Liberec, Czech Republic, Pp: BAİTELLİ, G.M. VE LOCATELLİ, C., 2005, Apparatus And Method For Operating And Controlling A Textile Machine, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) BEER, F.P., JOHNSTON E.R., 1962, Mühendisler İçin Mekanik: Dinamik, Çeviren: S.Sacit Temroğlu, Tekin Özbek, Üç Er Matbaacılık, İstanbul, 1979, (Mc Graw-Hill Inc., 1962) 243
261 BİAN, K.Y., XU, B.J., WANG, H.F., 2006, Study and Manufacture of Autorecognition System of Slub Yarn s Apparent Parameters, Wool Textile Technology, Sayı 6, Çin BUTT, H.J., GRAF, K., KAPPL, M., 2003, Physics and Chemistry of Interfaces, Wiley-VCH, Weinheim CAN, Y., KIRTAY, E., 2003, Pamuk İpliklerinde İplik Tüylülüğü Ve Tüylülüğe Etki Eden Faktörler (kaynak taraması), Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Mühendislik Bilimleri Dergisi, Cilt: 9, Sayı: 3, Sayfa: CHOUDHARY, M., 2009, Spentex Industries ( 2009) DİLBER, İ., 2004, Tekstil ve Konfeksiyon Sanayinin Rekabet Gücü, Yönetim ve Ekonomi, Cilt:11, Sayı:2, Celal Bayar Üniversitesi, İ.İ.B.F. EDALAT, S., 2007, Measurement of Slub Yarns with the Uster Tester 5, Uster Technologies AG, İsviçre ( 2007) EDALAT-POUR, S., 2008, Typical faults in slub yarn manufacturing, The Indian Textile Journal ( 2010) ERASLAN, İ.H., BAKAN, İ., KUYUCU, A.D.H., 2008, Türk Tekstil ve Hazırgiyim Sektörünün Uluslararası Rekabetçilik Düzeyinin Analizi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl:7, Sayı:13, s GİECK, K., 1982, Mühendislik Formülleri (Engineering Formulas), Çeviren:E.Yaşar Alıçlı, Güven Yayıncılık San ve Tic. A.Ş., Ankara, (McGraw-Hill Book Company, West Germany,1967), GRABOWSKA, K.E., CIESIELSKA, I.L., VASILE, S., 2009, Fancy Yarns-An Appraisal, AUTEX Research Journal, Vol.9, No.3, ( 2010) GRABOWSKA, E. G., 2001, Characteristics of Slub Fancy Yarns, Technical University of Lodz, Textile Architecture Department, Fibres&Textiles in Eastern Europe, Sayı 32, Polonya 244
262 GONG, R.H. VE WRIGHT, R.M., 2002, Fancy Yarns, The Textile Institue, Woodhead Publishing, England HARTLEY, A.,, 1934, Slub Yarn Producing Attachment for Spinning Frames, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) HEFFELFINGER, R.D.,1959, Slub Yarn Producing Attachment, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) HSİEH, K.C., CHANG, C.T., HUANG, C.T., CHİU, S.F., 2002, Fancy Yarn Spinning Device, United States Patent and Trademark Office, Patent Başvurusu No: A1 ( 2007) (2010) (2010) (2010) d=201 (2010) (2009) (2009) (2010) (Asteks Ürün Kataloğu) (2010) (2010) (2010) (2010) (2010) (2009) (2010) (2010) (2010) (2009) System-Yarn-Characteristics (2010) 245
263 (2010) (2010) (2008) İLHAN, İ., 2004, Şönil İpliğin Aşınma Direncini Etkileyen Parametreler, Yüksek Lisans Tezi, Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü İLHAN, İ., BABAARSLAN, O., BAYKAL, P.D., 2007, Şantuklu İplik Üretim Teknolojisi ve İplik Özellikleri Üzerine Bir Çalışma, II. Tekstil Teknolojileri ve Tekstil Makineleri Kongresi, Gaziantep, Türkiye İLHAN, İ., BABAARSLAN, O., VURUŞKAN, D., Şantuklu İpliklerin Doğrusal Yoğunluk Tahmini İçin Teorik Bir Model ve Deneysel Çalışma, Tekstil ve Konfeksiyon, 2010, (incelemede). JAGANATHAN S., 2005, Characterization Methods And Physical Properties of Novelty Yarn, Yüksek Lisans Tezi, The Graduate Faculty of North Carolina State University, A.B.D. JUN, W., XİUBAO, H., 2002, Parameters Of Rotor Spun Slub Yarn, Textile Research Journal, Sayı:72, Sayfa: 12-16, Princeton KARTAL, M., 1998, Bilimsel Araştırmalarda Hipotez Testleri, 2.Baskı, Şafak Yayınevi, Erzurum KERSHAW, J.G.,1940, Slub Yarn Apparatus, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) KOWALSKİ, K., LEDWON, J.,1999, Computer Modelling of Patterns on Fabrics Made from Fancy Yarns on Weft Knitting Machines and of Slub Repeats of the Yarns, Fibres&Textiles in Eastearn Europe, Sayı:7/1, Sayfa:42-44 ( 2007) KRIFA, M., ETHRIDGE, M.D., 2004, A Qualitative Approach to Estimating Cotton Spinnability Limits, Textile Research Journal, Sayı:74(7), Sayfa: ( e=1, 2010)) LAWRENCE, C.A., 2003, Fundamentals of Spun Yarn Technology, CRC Pres LLC, USA 246
264 LİU, J., Lİ, Z., LU, Y., JİANG, H., 2010, Visualisation and Determination of the Geometrical Parameters of Slub Yarn, Fibers&Textiles in Eastern Europe, Vol.18, No.1(78), pp LİU, J., XİE, Z., GAO, W., JİANG, H., 2009, Automatic Determination of Slub Yarn Geometrical Parameters Based on an Amended Similarity-based Clustering Method, Textile Research Journal OnlineFirst, Vol 0(0), 1-8, November 20 ( 2010) LİU, X., WEN, Z., SU, Z., CHOİ, K., 2008, Slub Extraction in Woven Fabric Images Using Gabor Filters, Textile Research Journal, Vol: 78(4), Sayfa: ( 2010) LOU, Y.Z., GAO, W.D., XİE, C.P., 2006, Twist Distribution of Ring Spun Slub Yarn and Its Influence on the Yarn Strength, Journal of Textile Research, Sayı 27, Çin LU, Y.Z., GAO, W.D., WANG, H., 2007, A Model for the Twist Distribution in the Slub-Yarn, International Journal of Clothing Science and Technology, Sayı:19, Sayfa:36-42, İngiltere MAHMOOD, N., ARSHAD, M., IFTIKHAR, M., MAHMOOD, T., 2009, Technological Study of Ring and Compact Spinning Systems fort he Manufacturing of Slub Fancy Yarn under Multiple Slub Variations and Its Effect on Woven Fabric, Pak. J. Agri. Sci., Vol.46(2) MAİTRA, G.M., 1985, Handbook of Gear Design, Tata McGraw-Hill Publishing Company Limited, New Delhi MCCULLOUGH, R.W.,1986, Apparatus for Producing Novelty Yarns, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) MONTGOMERY, D.C., 1991, Design and Analysis of Experiments, Third Edition, John Wiley&Sons, Inc., ABD MYERS, R.H., MONTGOMERY, D.C., 2002, Response Surface Methodology, Second Edition, John Wiley&Sons, Inc., ABD 247
265 ÖZÇELİK, G., KIRTAY, E., 2006, Examination of the Influence of Selected Fiber Properties on Yarn Neppiness, Vol.14, No.3, Page:52-57, Fibres & Textiles in Eastern Europe PETRULYTE, S., 2004, Fancy yarns: Efforts to Methodise, Problems and New Suggestions, Materials and Science, Vol.10, No.1 PHILLIPS, B.M., 1985, Continuous Filament Slub Yarn, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: , 1985 ( 2007) POUR, S.E., 2007, Uster Tester 5 Uygulama Raporu RICHARDS, J.A., SEARS F.W, WEHR, MR., ZEMANSKY, M.W., 1982, Modern Üniversite Fiziği, Cilt 1, (Çeviren: F. Domaniç, E. Erdik, N. Zengin), Çağlayan Kitabevi, İstanbul RIETER, 2009, VARIOspin Fancy Yarn Device Kataloğu, 12 sayfa SOUİD H., BABAY A., SAHNOUN M., CHEİKROUHOU M., 2008, A Comparative Quality Optimisation Between Ring Spun and Slub Yarns By Using Desirability Function, AUTEX Research Journal, Vol: 8, No:3, Sayfa ( 2010) TAL J., 1989, Motion Control Applications, Galil Motion Control Inc, USA USTER STATISTICS 2007, CD, Version 3.2, USTER TECHNOLOGİES, 2005, Uster News Bulletin, No 44 UZUNOĞLU, H.,ÜNAL, İ., 2008, Türk Hazır Giyim ve Tekstil Sektörünün 2008 Yılı Rekabet Durumu (I), AR&GE Bülten 2008 Kasım Sektörel, İzmir Ticaret Odası ( hande.pdf, 2010) VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ, 2003, Tekstil Paneli Son Raporu ( 2007) WANG, J., HUANG, X.,2002, Parameters of Rotor Spun Yarn, Textile Research Journal, Vol:72, P: WOODS, H.J., 1960, Slubbing Attachment for Spinning Frame, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) 248
266 YAMADA, Y., NISHIKAWA, H., YOKOYAMA, H., 1986, Apparatus for Producing Special Yarns, United States Patent and Trademark Office, Patent Number: ( 2007) 249
267 250
268 ÖZGEÇMİŞ 1967 yılında Adana/Bahçe de doğdu. İlköğrenimini Gazi İlkokulu (Mut/Mersin), Ortaöğrenimini Atatürk Ortaokulu ve Lise öğrenimini Silifke Lisesi nde (Silifke/Mersin) tamamladı. Uludağ Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü nden 1988 yılında mezun oldu yılında askerlik görevini kısa dönem olarak tamamladı yılları arasında iplik üretimi alanında faaliyet gösteren çeşitli özel sektör firmalarında çalıştı yılları arasında girişimcilik deneyimi yaşadı yılından beri Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu Tekstil Teknolojisi Programı nda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır tarihinde, Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tekstil Teknolojisi Ana Bilim Dalı nda yüksek lisans çalışmasını tamamladı. Yüksek lisans çalışmasını tamamladıktan sonra, 2004 yılında aynı ana bilim dalında doktora çalışmasına başladı. 251
269 252
270 EKLER EK-I ŞANTUKLU İPLİK ÖRNEKLERİNE AİT GENEL FOTOĞRAFLAR Şekil ek.1.1: (3196) Şantuk boyu/aralığı 50/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 20 Şekil ek.1.2: (3197) Şantuk boyu/aralığı 100/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne
271 Şekil ek.1.3: (3199) Şantuk boyu/aralığı 50/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 1,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 20 Şekil ek.1.4: (3201) Şantuk boyu/aralığı 50/150 mm; şantuk kalınlık katsayısı 1,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne
272 Şekil ek.1.5: (3202) Şantuk boyu/aralığı 100/150 mm; şantuk kalınlık katsayısı 1,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 20 Şekil ek.1.6: (3203) Şantuk boyu/aralığı 50/150 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne
273 Şekil ek.1.7: (3204) Şantuk boyu/aralığı 100/150 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 20 Şekil ek.1.8: (3210) Şantuk boyu/aralığı 100/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne
274 Şekil ek.1.9: (3213) Şantuk boyu/aralığı 50/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 1,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 30 Şekil ek.1.10: (3214) Şantuk boyu/aralığı 100/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 1,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne
275 Şekil ek.1.11: (3248) Şantuk boyu/aralığı 50/150 mm; şantuk kalınlık katsayısı 1,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 30 Şekil ek.1.12: (3249) Şantuk boyu/aralığı 100/150 mm; şantuk kalınlık katsayısı 1,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne
276 Şekil ek.1.13: (3250) Şantuk boyu/aralığı 50/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 30 Şekil ek.1.14: (3250) Şantuk boyu/aralığı 50/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne
277 Şekil ek.1.15: (3251) Şantuk boyu/aralığı 100/80 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 30 Şekil ek.1.16: (3252) Şantuk boyu/aralığı 50/150 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne
278 Şekil ek.1.17: (3253) Şantuk boyu/aralığı 100/150 mm; şantuk kalınlık katsayısı 2,75; büküm katsayısı α e =3,5; temel iplik numarası Ne 30 Şekil ek.1.18: (3278) Düz iplik, Ne 20, büküm katsayısı α e =3,5 261
279 Şekil ek.1.19: (3279) Düz iplik, Ne 30, büküm katsayısı α e =3,5 Şekil ek.1.20: (3280) Düz iplik, Ne 30, büküm katsayısı α e =4,3 262
280 Şekil ek.1.21: (3281) Düz iplik, Ne 20, büküm katsayısı α e =3,5 263
281 EK-II ŞANTUKLU İPLİĞİN ORTALAMA DOĞRUSAL YOĞUNLUĞUNU HESAPLAMAK İÇİN TEORİK MATEMATİK MODEL KISALTMALAR i n u k i i : Şantuklu iplikte adım numarası : Şantuklu iplikte toplam adım sayısı : i. adımın uzunluğu (m) : i. adımın kalınlık katsayısı Nei, Nmi,( gr/ m ) i : i. adımda ipliğin doğrusal yoğunluğu Neort, Nmort,( gr/ m ) ort : Şantuklu ipliğin ortalama doğrusal yoğunluğu Neti, Nmti,( gr/ m ) ti : Temel iplik doğrusal yoğunluğu Neg, Nmg,( gr/ m ) g : Geçiş uzunluğu bölgesinin doğrusal yoğunluğu Neş, Nmş,( gr/ m ) ş : Şantuklu kısmın doğrusal yoğunluğu u : k = 1 olan, i. adımdaki temel iplik uzunluğu (m) ti i şi i u : k 1 olan, i. adımdaki şantuk uzunluğu (m) şi i Ne : k 1 olan, i. adımdaki şantuk doğrusal yoğunluğu i u : k 1 olan i. adımdaki net şantuk uzunluğu (m) ş ger i gu i i Ne : i. adımdaki geçiş bölgesinin doğrusal yoğunluğu u gu i : i. adımdaki toplam geçiş bölgesi uzunluğu (m) v 1 gu gs : Üretim hızı (m/dk) : Bir adet geçiş bölgesinin uzunluğu (m) : Bir adet geçiş bölgesinin üretimi için gerekli süre (ms) TEORİK MODEL Teorik modellerin ortaya çıkarılması için bazı kabuller yapılmıştır: Tüm iplik kesitlerinin dairesel olduğu kabul edilmiştir. İplik yoğunluğunun, kesikli liflerden oluşan ipliğin her yerinde (temel iplik, şantuk) eşit olduğu kabul edilmiştir. Temel iplik-şantuk geçiş bölgelerinde iplik profilinin doğrusal olarak değiştiği varsayılmıştır. Tüm işlemlerde büküm kısalması ihmal edilmiştir. Şantuklu İplik İçin Ortalama Doğrusal Yoğunluk Hesabı: Şantuklu ipliği tanımlayan temel belirleyici parametreler, temel iplik doğrusal yoğunluğu, şantuk desen programı (birim desen adım sayısı, şantuk boyu, şantuk 264
282 aralığı, şantuk kalınlık katsayısı, geçiş süresi) ve büküm miktarı olarak sıralanabilir (Edalat, 2007; Jaganathan,2005). Şekil ek.2.1 de çalışma için referans alınabilecek bir şantuklu iplikte göz önünde bulundurulacak yapı şematik olarak gösterilmiştir. Şekil ek.2.1. Şantuklu İplikte Adımların Şematik Gösterimi Şekil ek.2.1 de şematik gösterimi verilmiş olan şantuklu iplikte bulunan her bir şantuk veya temel iplik bölgesi adım olarak adlandırılmıştır. Çizelge ek.2.1 de şantuklu iplik için birim desen planı taslağı verilmiştir. Bu çalışmada kullanılan şantuk üretim sisteminde, Çizelge ek.2.1 de yer alan i, u i, k i ve gs değerlerinin sisteme girilmesi üretim için yeterlidir. Geçiş süresi yani gs tasarıma göre değişmekle beraber herhangi bir üretim süresince sabit olup, üretim hızı ile bağlantılı olarak temel iplikten şantuğa, şantuktan temel ipliğe geçiş uzunluğunu belirlemektedir. Bu geçiş bölgeleri birim desen planında şantuklu bölgelerin kapsamı içinde yer almaktadır. Yapılan açıklamalar ışığında şantuklu ipliğin ortalama doğrusal yoğunluğu, temel ve şantuklu iplik bölgelerinin ayrı ayrı doğrusal yoğunluklarının aritmetik ortalaması olarak, (1) nolu eşitlikte olduğu gibi yazılabilir. Çizelge ek.2.1. Birim Desen Planı Taslağı Adım No ( i ) Uzunluk u ) ( i Kalınlık katsayısı k ) ( i İplik doğrusal yoğunluğu Ne ) ( i n u 1 u 2 u 3.. u n k 1 k 2 k 3.. k n Ne 1 Ne 2 Ne 3.. Ne n ( gr/ m) ort = n [ ui.( gr/ m) i] i= 1 n i= 1 u i (1) 1 ( gr/ m) = (2) Nm 265
283 2 nolu eşitlik 1 nolu eşitlikte yerine konursa; 3 nolu ifade elde edilir. 1 Nm ort = n i= 1 n ui ( ) Nm i= 1 u i i Burada; Nm ort = i= 1 n i= 1 n u i ui ( ) Nm i (3) Nm = 1,693. Ne (4) yazılabilir. 4 nolu ifade 3 nolu ifadede yerine konursa 5 nolu ifade elde edilir. 1,693. Ne Ne ort = ort = i= 1 n i= 1 n u n i= 1 i ui ( ) Ne i n i= 1 u ui ( ) 1,693. Ne i i (5) 5 nolu eşitlikte yer alan Ne i ifadesi herhangi bir adımdaki iplik numarasını temsil etmektedir. Bu eşitlikte yer alan Ne değeri aşağıdaki eşitlik ile hesaplanabilir. i Ne i Ne k ti = (6) i Bu çalışmanın yapıldığı şantuklu iplik üretim sisteminde, geçiş bölgeleri ipliğin şantuklu kısımlarının içinde yer almaktadır. Geçiş bölgelerinin doğrusal yoğunluğunu hesaplamak için gerekli eşitlik aşağıda verilen Şekil ek.2.2 referans alınarak çıkarılmıştır. Şekil ek.2.2 de görüldüğü gibi geçiş bölgelerinde iplik profilindeki değişimin (B-C) doğrusal olduğu kabul edilmiştir. Her geçiş bölgesinde temel iplik kütlesinin üzerine eklenen kütle, aynı uzunluktaki şantuk kütlesi ile temel iplik kütlesinin farkının yarısı olduğu açıkça görülebilir. Çünkü; ipliğin her yerinde yoğunluğun aynı olduğu kabulü de göz önüne alınarak, ABC üçgenin ile BCD üçgenlerinin
284 döndürülmesi ile elde edilecek hacimler ve kütleleri eşit olacaktır. Bu durumda aşağıdaki eşitlik yazılabilir. Şekil ek.2.2. Şantuklu İplikte Geçiş Bölgelerinin Şematik Gösterimi ( gr/ m) ş ( gr/ m) ti ( gr/ m) g = ( gr/ m) ti + (7) 2 2 nolu eşitlik 7 nolu eşitlikte yerine konursa; 1 1 = + Nm Nm g ti 1 1 Nm Nm ş 2 ti 1 1 Nm Nm 2. Nm + Nm Nm Nm + Nm = + = = Nm Nm 2. Nm. Nm 2. Nm. Nm 2. Nm. Nm ti ş ş ti ş ş ti g ti ti ş ş ti ş ti Nm Ne g g 2. Nmş. Nm = Nm + Nm 2. Neş. Ne = Ne + Ne ş ş ti ti ti ti (8) (8 ' ) (8) ve (8 ' ) ifadeleri yazılır ve burada 6 nolu eşitlik yerine konursa 9 nolu bağıntı elde edilir. Ne g Ne 2.. Ne k Ne Ne Ne = = = = Neti Neti + Ne.. Neti ki. Neti 1 ki ti ki + ki Ne + + ti k k i ti ti 2 2 i 2. ti 2. ti 2. ti i 267
285 Ne gui 2. Ne = 1 + k ti i (9) Elde edilenlerden hareketle 5 nolu eşitlik aşağıdaki şekilde çözümlenebilir. Ne n n n u u + u i tii şi i= 1 i= 1 i= 1 ort = = n n u n ui tii uşi ( ) ( ) + ( ) Ne Ne Ne i= 1 i i= 1 ti i= 1 ş i (10) 10 nolu eşitlik hesaplamayı kolaylaştırmak adına aşağıdaki gibi çözümlenmiştir. Eşitliğin payı : Eşitliğin payı birim desen uzunluğuna karşılık gelmektedir. n n n u = u + u (11) i tii ş i i= 1 i= 1 i= 1 Yukarıdaki eşitlikte (11) yer alan temel iplik uzunlukları, birim desen çizelgesinde kalınlık katsayısı ( k i ) değerlerinin k i = 1 olduğu adımlara ait u i değerleridir. İpliğin şantuklu kısımlarını kapsayan adımların uzunlukları, birim desen çizelgesinde (Çizelge ek.2.1) kalınlık katsayısı değerlerinin, ki 1 olduğu satırlardaki u i değerleridir. Eşitliğin paydası : u utii u i şi ( ) = ( ) + ( ) Ne Ne Ne n n n (12) i= 1 i i= 1 ti i= 1 ş i Temel iplik bileşeni; n utii ( ) Ne ifadesi k 1 i = olduğu durumlardaki uzunluklar için hesaplanır. i= 1 ti Şantuk bileşeni; n uş i ( ) Ne ifadesi k 1 i olduğu durumlardaki uzunluklar için hesaplanır. i= 1 ş i 268
286 Şantuk bileşeni; gerçek şantuk ve geçiş uzunluğu bileşenlerinin toplamı olarak ifade edilir. uşi uşgeri ugui ( ) = ( ) + ( ) Ne Ne Ne n n n (13) i= 1 şi i= 1 şi i= 1 gui Geçiş uzunluğu bölgelerinin doğrusal yoğunluk değerleri her adımdaki şantuk kalınlığına göre değişeceğinden, gerçek şantuk bileşeni ile geçiş uzunluğu bileşenlerinin ayrı ayrı hesaplanması yoluna gidilmiştir. Bunun için öncelikle geçiş uzunluğu hesaplanmalıdır. Bu çalışmada; tüm numuneler aynı iğ devri (d/dk) ile üretilmiştir. Ancak gs değeri sabit tutulsa da, farklı büküm seviyelerinde farklı üretim hızları oluşması nedeniyle farklı geçiş uzunlukları elde edilmiştir. Bükümün bu etkisi çok küçük seviyede olduğundan matematik model kurulurken ihmal edilmiştir. Bu durumda geçiş uzunluğu gu aşağıdaki şekilde hesaplanır. v. 1 gs gu = (14) Gerçek şantuk uzunluğu, herhangi bir adım uzunluğu içindeki geçiş bölgelerinin uzunlukları çıkarıldıktan sonra kalan uzunluktur. Bu durumda, gerçek şantuk bileşeni; n u n şger i uşi 2. gu ( ) = ( ) Ne Ne (15) i= 1 şi i= 1 şi şeklinde yazılır. Bu ifadede, u şgeri değerini bulmak için, her u şi değerinden 2 adet gu değeri çıkarılmıştır. Çünkü her şantuğun bir başlangıcında bir de sonunda gu bölgesi vardır. Bu durumda şantuk bileşeni kapsamındaki ikinci bileşen olan geçiş uzunluğu bileşeni; n u n gu i 2. gu ( ) = ( ) Ne Ne (16) i= 1 gu i i= 1 gu i ifadesi ile tanımlanır. Bu eşitlikte her adımda biri şantuğun başlangıcında diğeri sonunda olmak üzere iki adet geçiş uzunluğu bulunduğundan paydaki ifade 2 ile çarpılmıştır. Her adımda şantuk kalınlık katsayısına bağlı olarak Ne değeri farklı olabileceğinden, geçiş uzunluğu bileşeni hesaplanırken 1 i k olan tüm adımlar için ayrı ayrı hesaplama yapılarak toplamının alınması gerekmektedir. Özetle, 15 ve 16 nolu ifadeler 13 nolu eşitlikte yerine konursa 17 nolu eşitlik elde edilecektir. gu i 269
287 uşi uşi 2. gu 2. gu ( ) = ( ) + ( ) Ne Ne Ne n n n (17) i= 1 şi i= 1 şi i= 1 gui Devamında 17 nolu ifade, 10 nolu eşitlikte yerine konularak aşağıdaki genel bağıntıya ulaşılacaktır. Ne n n n u u + u i tii şi i= 1 i= 1 i= 1 ort = = n n u n n ui tii uşi gu gu ( ) ( ) + ( ) + ( ) Ne Ne Ne Ne i= 1 i i= 1 ti i= 1 şi i= 1 gui Yukarıdaki genel bağıntıda; 6, 9 ve 14 nolu eşitlikler yerine yazılarak aşağıda verilen temel bağıntı elde edilecektir. Ne ort = n tii i= 1 i= 1 v. gs v. gs u ( ) + ( 60000) + ( ) Ne Ne 2. Neti k 1+ k 1 1 n u n şi n tii i= 1 ti i= 1 ti i= 1 u + i n u şi i Ne ort = u n u tii i= 1 i= 1 1 n u n şi n tii v1. gs.(1 + ki) ( ) + ( ) + ( ) Ne i= 1 Neti i= 1 ti i= Neti k i + n v. gs u şi (18) 18 nolu bağıntı, Ne ort nın referans alınan şantuklu ipliğin tanımlayıcı özelliklerinin bir fonksiyonu olduğunu göstermektedir. Ne = f ( u, u, Ne, v, gs, k) (19) ort tii şi ti 1 i Çalışma kapsamında tanımlanmış olan, şantuklu iplik birim desen planındaki toplam adım sayısı (n) çift sayı olmak zorundadır. Çünkü; desen biriminin tüm üretim boyunca yineleneceği düşünülürse genel örüntünün bozulmaması için temel iplik ile başlayan plan şantuk ile, şantuk ile başlayan plan temel iplik bölgesi ile bitmek zorundadır. Birim desen programındaki şantuk sayısı ise toplam adım sayısının yarısı kadar olacaktır. 270
288 EK-III TAM FAKTÖRİYEL ANALİZ İLE ELDE EDİLEN FAKTÖRLER ARASI 3B ETKİLEŞİM GRAFİKLERİ Bulgular ve Tartışma bölümü içerisinde, Tam Faktöriyel Tasarım İstatistik Analizleri başlığı altında 2 boyutlu olarak verilmiş ve yorumları yapılarak açıklanmış olan faktörler arası etkileşim grafikleri daha geniş analiz yapabilmek ve yorumlamayı kolaylaştırmak amacıyla 3 boyutlu olarak da çizilmiş ve aşağıda sunulmuştur. Şekil ek.3.1. Kopma Kuvveti İçin 3B Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri 271
289 Şekil ek.3.2. Kopma Uzaması İçin 3B Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri 272
290 Şekil ek.3.3. CV m İçin 3B Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri 273
291 Şekil ek.3.4. İnce Yer İçin 3B Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri 274
292 Şekil ek.3.5. Kalın Yer İçin 3B Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri 275
293 Şekil ek.3.6. Neps İçin 3B Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri 276
294 Şekil ek.3.7. Tüylülük İçin 3B Faktörler Arası Etkileşim Grafikleri 277
295 EK-IV KİŞİSEL BİLGİSAYAR İÇİN KULLANICI ARAYÜZ YAZILIMI Ana Sayfa (Giriş Sayfası) Kodları Public veritabani As String Public dil As Boolean Private Sub cikis_click() End End Sub Private Sub degersecimliincele_click() End Sub Private Sub degersecimlitasarim_click() End Sub Private Sub desentasarimigiris_click() Load DsnGrsF DsnGrsF.Show End Sub Private Sub desentasarimiincele_click() KGrsF.dturu = "" Load DsnNclF DsnNclF.Show End Sub Private Sub iletisim_click() Load Comms Comms.Show End Sub Private Sub ingilizce_click() dil = False AnaF.turkce.Checked = False AnaF.ingilizce.Checked = True AnaF.ayarlar.Caption = "Settings" AnaF.Yardım.Caption = "Help" AnaF.Toolbar1.Buttons(1).Caption = "Explore" AnaF.Toolbar1.Buttons(2).Caption = "Input Pattern" AnaF.Toolbar1.Buttons(3).Caption = "Settings" AnaF.Toolbar1.Buttons(4).Caption = "Quit" AnaF.incele.Caption = "Explore" AnaF.verigirisi.Caption = "Explore" 278
296 AnaF.ayarlar.Caption = "Settings" AnaF.desentasarimigiris.Caption = "Pattern Design" AnaF.desentasarimiincele.Caption = "Patterns" AnaF.cikis.Caption = "Quit" End Sub Private Sub makinaayar_click() makayar.show End Sub Private Sub MDIForm_Load() 'Dim uretimbilgilerikodu As Long 'Dim desentasarimkodu As Long 'Dim tarih As Date 'Dim uygulayiciadi As String 'Dim iplikturu(1 To 4) As Integer 'Dim kiricicekimsissayisi As Integer 'Dim temeliplikdogrusalagirligi As Double 'Dim fitildogrusalagirligi As Single 'Dim igdevri As Long 'Dim bukumkatsayisi As Single 'Dim hammaddebilgileri As String 'Dim kopcabilgileri As String 'Dim iplikdogrusalagirligi As Integer 'Dim elastancekimorani As Single 'Dim elastanicerikliiplikdogrusalagirligi As Single 'Dim hizgecissuresi As Single 'Dim degerbelirlemeyontemi As Integer 'Dim toplamadimsayisi As Integer End Sub Private Sub Picture2_Click() End Sub Private Sub Picture3_Click() End Sub Private Sub Picture8_Click() End End Sub Private Sub MDIForm_Unload(Cancel As Integer) End 279
297 End Sub Private Sub rastgeleincele_click() End Sub Private Sub rastgeletasarim_click() End Sub Private Sub Toolbar1_ButtonClick(ByVal Button As MSComctlLib.Button) KGrsF.dturu = "" KGrsF.desen = 0 Select Case Button.index Case 1: DsnNclF.Show Case 2: DsnGrsF.Show Case 3: makayar.show Case 4: End End GirisF.Show End Select End Sub Private Sub turkce_click() dil = True AnaF.turkce.Checked = True AnaF.ingilizce.Checked = False AnaF.ayarlar.Caption = "Ayarlar" AnaF.Yardım.Caption = "Yardım" AnaF.Toolbar1.Buttons(1).Caption = "İncele" AnaF.Toolbar1.Buttons(2).Caption = "Veri Girişi" AnaF.Toolbar1.Buttons(3).Caption = "Ayarlar" AnaF.Toolbar1.Buttons(4).Caption = "Çıkış" AnaF.incele.Caption = "İncele" AnaF.verigirisi.Caption = "Veri Girişi" AnaF.ayarlar.Caption = "Ayarlar" AnaF.desentasarimigiris.Caption = "Desen Tasarımı Giriş" AnaF.desentasarimiincele.Caption = "Desen İncele" AnaF.cikis.Caption = "Çıkış" End Sub Private Sub uretimbilgilerigiriş_click() ' Load KGrsF KGrsF.Show Load Form5 280
298 ' Form5.Show End Sub Private Sub uretimbilgileriincele_click() Load KScmF KScmF.Show End Sub PLC İletişim Sayfası Kodları Dim baglanti As New ADODB.Connection Dim kayit, kayit2 As New ADODB.Recordset Dim mitsi As clsmitsicomms Dim sayac As Integer Dim adres, deger As String Dim santuk_dvr_orani, santuk_sny As Double Private Sub cmbcpucommand_click() If cmbcpucommand.text = "Read" Then txtcpuwritedata.enabled = False Else txtcpuwritedata.enabled = True End If End Sub Private Sub cmdclear_click() 'Clear log window lstcommandlog.clear End Sub Private Sub cmdcommandinterval_click() 'Validate and set logging interval If Val(txtCommandInterval.Text) < 1 Then txtcommandinterval.text = "1000" End If Timer1.Interval = Val(txtCommandInterval.Text) End Sub Private Sub cmdresponsewait_click() 'Validate and set response wait time If Val(txtResponseWait.Text) < 1 Then 281
299 txtresponsewait.text = "100" End If mitsi.timeout = Val(txtResponseWait.Text) End Sub Private Sub Command1_Click() SetWriteData 1 mitsi.device = "D234" mitsi.cpumodecommand = 2 mitsi.numdevices = Val(txtCPUNumberOfDevices.Text) mitsi.executecpucommand End Sub Private Sub Form_Load() Set mitsi = New clsmitsicomms Me.Left = (Screen.Width - Me.Width) / 2 Me.Top = (Screen.Height - Me.Height) / 2 cmbcomport.listindex = 0 'COM Port:2 cmbbaudrate.listindex = 5 'Baud rate:9600 cmbparity.listindex = 2 'Parity:Even cmbdatalength.listindex = 0 'Data length:7 cmbstopbit.listindex = 0 'Stop bit:1 cmbcpucommand.listindex = 1 'Read mode cmdcommandinterval_click cmdresponsewait_click End Sub Private Sub Form_Unload(Cancel As Integer) 'Close COM port PortClose End Sub Private Sub cmdportopen_click() 'Open COM port If PortOpen Then 'Disable comms parameters once port opened fracommunicationsparameters.enabled = False 'Set button states appropriately cmdportopen.enabled = False cmdportclose.enabled = True cmdstart.enabled = True 282
300 cmdportclose.setfocus End If End Sub Private Sub cmdportclose_click() 'Stop logging cmdstop_click 'Close COM port PortClose 'Enable comms parameters fracommunicationsparameters.enabled = True 'Set button states appropriately cmdportopen.enabled = True cmdportclose.enabled = False cmdstart.enabled = False cmdstop.enabled = False cmdportopen.setfocus End Sub Private Sub varsayilan() If Not mitsi.commsbusy Then SetWriteData KScmF.secilen mitsi.device = "D301" mitsi.cpumodecommand = 1 mitsi.numdevices = Val(txtCPUNumberOfDevices.Text) mitsi.executecpucommand SetWriteData Round(KScmF.z7 * 100 / (KScmF.z8 * 2)) ' elastanda cevreden dolayı bolu 2 gelecek mitsi.device = "D310" 'z7/z8 orani mitsi.cpumodecommand = 1 mitsi.numdevices = Val(txtCPUNumberOfDevices.Text) mitsi.executecpucommand End If End Sub Private Sub tasarim_getir() sql = "Select * from desentasarimrastgelecizelge where desentasarimkodu=" & CInt(kayit![tasarimkodu]) & " order by adimnumarasi" Set baglanti = New ADODB.Connection 283
301 baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit2 = New ADODB.Recordset kayit2.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic kayit2.requery If kayit2.recordcount > 0 Then kayit2.movefirst End Sub Private Sub kayitata() If kayit![uretimbilgilerikodu] <> "" Then ukodu = kayit![uretimbilgilerikodu] If kayit![uretimtipi] <> "" Then tipi = kayit![uretimtipi] If kayit![tasarimkodu] <> "" Then tkodu = kayit![tasarimkodu] If kayit![degerbelirleme] <> "" Then dbelirleme = kayit![degerbelirleme] If kayit![musteribilgileri] <> "" Then musteri = kayit![musteribilgileri] If kayit![tarih] <> "" Then tarig = kayit![tarih] If kayit![kullanici] <> "" Then kullanici = kayit![kullanici] If kayit![hammaddebilgileri] <> "" Then hammadde = kayit![hammaddebilgileri] If kayit![kopcabilgileri] <> "" Then kopca = kayit![kopcabilgileri] If kayit![cekimdissayi] <> "" Then cekimdis = kayit![cekimdissayi] If kayit![dogrusalagirlik] <> "" Then dogrusal = kayit![dogrusalagirlik] If kayit![fitildogrusalagirlik] <> "" Then fitil = kayit![fitildogrusalagirlik] If kayit![igdevri] <> "" Then igdevir = kayit![igdevri] If kayit![bukumkatsayisi] <> "" Then bkatsayi = kayit![bukumkatsayisi] If kayit![escekim] <> "" Then escek = kayit![escekim] If kayit![esiplik] <> "" Then esiplik = kayit![esiplik] If kayit![eslif] <> "" Then lif = kayit![eslif] If kayit![eshizgecissuresi] <> "" Then hizgecis = kayit![eshizgecissuresi] tasarim_getir End Sub Private Sub veri_hazirla() sql = "Select * from uretim where uretimbilgilerikodu=" & CInt(KScmF.gonderimno) Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic kayit.movefirst kayitata 284
302 Timer1.Enabled = True End Sub Private Sub cmdstart_click() sayac = 1 cmdstart.enabled = False cmdstop.enabled = True varsayilan veri_hazirla cmdstop.setfocus End Sub Private Sub cmdstop_click() 'Set button states appropriately cmdstart.enabled = True cmdstop.enabled = False 'Enable PLC parameters Timer1.Enabled = False cmdstart.setfocus End Sub Private Sub cmbcommand_click() 'Set text box enabled state depending on selected command Select Case Left(cmbCommand.Text, 2) Case "BR", "WR" txtheaddevice.enabled = True txtnumberofdevices.enabled = True txtwritedata.enabled = False Case "BW", "WW" txtheaddevice.enabled = True txtnumberofdevices.enabled = True txtwritedata.enabled = True Case "BT", "WT", "TT" txtheaddevice.enabled = False txtnumberofdevices.enabled = True txtwritedata.enabled = True Case "RR", "RS", "PC" txtheaddevice.enabled = False txtnumberofdevices.enabled = False txtwritedata.enabled = False Case "GW" txtheaddevice.enabled = False txtnumberofdevices.enabled = False 285
303 txtwritedata.enabled = True End Select End Sub Function PortOpen() As Boolean On Error GoTo ErrChk Dim settings As String 'Set COM port mitsi.commport = cmbcomport.listindex + 1 'Build COM settings string settings = Format(cmbBaudRate.Text) & "," settings = settings & Left(cmbParity.Text, 1) & "," settings = settings & Left(cmbDataLength.Text, 1) & "," settings = settings & Left(cmbStopBit.Text, 1) mitsi.commsettings = settings 'Open COM port mitsi.portopen PortOpen = True Exit Function ErrChk: MsgBox "Error " & Err & ": " & Err.Description, vbcritical + vbokonly, "Open Port" Exit Function End Function Sub PortClose() mitsi.portclose End Sub Function cevir_(x As Double) Dim z5_, z6_, d1, d2, ni, i, k, nef, neti As Double z5_ = 40 z6_ = 21 d1 = d2 = nef = 0.87 neti = KScmF.ipliknumarasi k = X i = 1 286
304 santuk_dvr_orani = neti / (k * nef) End Function Function porta_degeri(s As Integer) Select Case s Case 1 'CEKIM ORANI x10 ile gönderilecek daha sonra iceride 10 a bolunecek If (KScmF.secilen = 1) Then deger = Round(KScmF.cekim_degeri * 10 * 1.1) ElseIf (KScmF.secilen = 2) Then deger = Round(KScmF.cekim_degeri * 10 * 1.1) Else: deger = Round(KScmF.cekim_degeri * 10) 'CEKIM ORANI x10 ile gönderilecek daha sonra iceride 10 a bolunecek End If Case 2 deger = Round(KScmF.ecekimdgr * 10 * 2) 'Elastan besleme cekim degeri Case 3 deger = Round((KScmF.z5 * 100) / (KScmF.z6 * 1.9)) Case Else If KScmF.secilen < 3 Then Timer1.Enabled = False If KScmF.secilen > 2 Then bolum = (s + 508) Mod 2 If bolum = 0 Then deger = Round(kayit2![uzunluk]) ' If kayit2![kalinlikkatsayisi] <> 1 And kayit2![uzunluk] <> 999 Then deger = deger / 2 End If If bolum = 1 Then cevir_ (kayit2![kalinlikkatsayisi]) deger = Round(santuk_dvr_orani * 10) kayit2.movenext End If If kayit2.eof Then Timer1.Enabled = False End If End Select SetWriteData deger List1.AddItem ("Deger: " + deger) End Function Function porta_adresi(s As Integer) Select Case s Case 1 adres = "D984" 'CEKIM ORANI 287
305 Case 2 adres = "D198" 'Elastan Besleme Cekim Degeri Case 3 adres = "D300" 'k sabiti z5/z6 orani Case Else If KScmF.secilen < 3 Then Timer1.Enabled = False adres = "D" & CInt(s + 508) End Select mitsi.device = adres List1.AddItem ("adres: " + adres) End Function Function degerler(s) deger = s adres = "D" & CInt(s) mitsi.device = adres SetWriteData s If s > 999 Then Timer1.Enabled = False End Function Private Sub Timer1_Timer() Label37.Caption = mitsi.commport If Not mitsi.commsbusy Then ' degerler (sayac) porta_degeri (sayac) porta_adresi (sayac) mitsi.cpumodecommand = 1 mitsi.numdevices = Val(txtCPUNumberOfDevices.Text) mitsi.executecpucommand AddLogEntry "SND: " & DecodeStr(mitsi.SendString) While mitsi.commsbusy DoEvents Wend Dim alinan As String alinan = mitsi.receivestring AddLogEntry "RCV: " & DecodeStr(alinan) If mitsi.timedout Then AddLogEntry "RCV: " & "Timeout!!" End If If mitsi.commanderror Then Select Case mitsi.errorcode Case 1 288
306 AddLogEntry "RCV: " & "NAK received!!" Case 2 AddLogEntry "RCV: " & "Invalid checksum!!" Case 3 AddLogEntry "RCV: " & "Missing chars!!" Case 4 AddLogEntry "RCV: " & "Invalid message!!" Case 5 AddLogEntry "RCV: " & "No response!!" End Select End If End If End Sub Function DecodeStr(ByVal Command As String) As String Dim i As Integer For i = 1 To Len(Command) char = Asc(Mid(Command, i, 1)) Select Case char Case &H2 DecodeStr = DecodeStr & "<STX>" Case &H3 DecodeStr = DecodeStr & "<ETX>" Case &H4 DecodeStr = DecodeStr & "<EOT>" Case &H5 DecodeStr = DecodeStr & "<ENQ>" Case &H6 DecodeStr = DecodeStr & "<ACK>" sayac = sayac + 1 Case &HA DecodeStr = DecodeStr & "<LF>" Case &HC DecodeStr = DecodeStr & "<CL>" Case &HD DecodeStr = DecodeStr & "<CR>" Case &H15 DecodeStr = DecodeStr & "<NAK>" Case Else DecodeStr = DecodeStr & Chr(char) End Select Next 289
307 End Function Sub SetWriteData(ByVal MyString As String) Dim i As Integer Dim j As Integer Dim k As Integer Dim startpos As Integer startpos = 1 j = 0 Do i = InStr(startpos, MyString, ",") If i > 0 Then If i > startpos Then mitsi.plcdata(j) = Val(Mid(MyString, startpos, i - startpos)) End If j = j + 1 startpos = i + 1 If startpos > Len(MyString) Then Exit Do End If Else If startpos <= Len(MyString) Then mitsi.plcdata(j) = Val(Right(MyString, (Len(MyString) + 1) - startpos)) End If Exit Do End If Loop End Sub Sub AddLogEntry(ByVal Entry As String) If lstcommandlog.listcount >= Val(txtMaxLog.Text) Then lstcommandlog.removeitem lstcommandlog.listcount - 1 End If lstcommandlog.additem Format(Time) & " " & Entry, 0 End Sub 290
308 Desen Bilgileri Sayfası Kodları Option Explicit Dim baglanti As ADODB.Connection Dim kayit2 As ADODB.Recordset Dim sql As String Dim i As Integer Private Sub Form_Load() sql = "Select * from desentasarimrastgelecizelge where desentasarimkodu=" & CInt(DsnNclF.dsecim) Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit2 = New ADODB.Recordset kayit2.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic For i = 0 To 3 DataGrid1.Columns.Item(i).Width = 1000 DataGrid1.Columns.Item(i).Alignment = dbgcenter Next i Set DataGrid1.DataSource = kayit2 kayit2.requery End Sub Desen Tasarımı Giriş Sayfası Kodları Option Explicit Dim baglanti As New ADODB.Connection Dim kayit, kayit2, kayits, kaydeti, kayityeni As New ADODB.Recordset Dim komut As New ADODB.Command Dim sonkayit, yanit, i, aranacak As Integer Dim sql, sql1, sqlyeni, arama As String Dim yeni_kayit As Boolean Public Function Rand(ByVal Low As Long, _ ByVal High As Long) As Long Rand = Int((High - Low + 1) * Rnd) + Low End Function Private Sub Command1_Click() 291
309 If Combo1.Text = "Rastgele" Then If IsNumeric(Text7.Text) Then For i = 1 To Text7.Text kayit2.addnew kayit2![desentasarimkodu] = kayit![desentasarimkodu] kayit2![adimnumarasi] = i kayit2![uzunluk] = CInt(Rand(kayit![santukboymin] * 10, kayit![santukboymaks] * 10)) / 10 kayit2![kalinlikkatsayisi] = CInt(Rand(kayit![kalinlikkatsayisimin] * 10, kayit![kalinlikkatsayisimaks] * 10)) / 10 kayit2.update Next i kayitata End If Else: If IsNumeric(Text7.Text) Then For i = 1 To Text7.Text kayit2.addnew kayit2![desentasarimkodu] = kayit![desentasarimkodu] kayit2![adimnumarasi] = i kayit2.update Next i kayitata End If End If End Sub Private Sub Command10_Click() If kayit.eof = False Then kayit.movelast kayitata End If End Sub Private Sub Command11_Click() If kayit.eof = False Then kayit.movenext kayitata End If End Sub 292
310 Private Sub Command12_Click() If kayit.bof = False Then kayit.moveprevious kayitata End If End Sub Private Sub Command13_Click() If kayit.bof = False Then kayit.movefirst kayitata End If End Sub Private Sub degerleri_getir(a1 As Integer) 'Tasarım değerleri listesini getirir sql = "Select * from desentasarimrastgelecizelge where desentasarimkodu=" & CInt(a1) & " order by adimnumarasi" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit2 = New ADODB.Recordset kayit2.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic For i = 0 To 3 DataGrid1.Columns.Item(i).Width = 1000 DataGrid1.Columns.Item(i).Alignment = dbgcenter Next i Set DataGrid1.DataSource = kayit2 kayit2.requery End Sub Private Sub kayitata() On Error GoTo ercek If kayit![desentasarimkodu] <> "" Then Text9.Text = kayit![desentasarimkodu] Else Text9.Text = "" If kayit![santukboymin] <> "" Then Text1.Text = kayit![santukboymin] Else Text1.Text = "" If kayit![santukboymaks] <> "" Then Text2.Text = kayit![santukboymaks] Else Text2.Text = "" If kayit![adimsayisi] <> "" Then Text7.Text = kayit![adimsayisi] Else Text7.Text = "" If kayit![desenturu] <> "" Then Combo1.Text = kayit![desenturu] Else Combo1.Text = "" 293
311 If kayit![kalinlikkatsayisimin] <> "" Then Text3.Text = kayit![kalinlikkatsayisimin] Else Text3.Text = "" If kayit![kalinlikkatsayisimaks] <> "" Then Text4.Text = kayit![kalinlikkatsayisimaks] Else Text4.Text = "" If kayit![santukaraligimin] <> "" Then Text5.Text = kayit![santukaraligimin] Else Text5.Text = "" If kayit![santukaraligimaks] <> "" Then Text6.Text = kayit![santukaraligimaks] Else Text6.Text = "" degerleri_getir (kayit![desentasarimkodu]) Exit Sub ercek: MsgBox "Hata " & Err & ": " & "Kayıt Gezinme İsleminde KAyıt Sonu", vbcritical + vbokonly, "Kayıt Hareket" Exit Sub End Sub Private Sub Command14_Click() kayit2.update End Sub Private Sub Command16_Click() End Sub Private Sub Command15_Click() Dim katsayi As Double katsayi = InputBox("Tasarım Katsayısı Giriniz.", "Katsayı") kayit2.movefirst While (Not kayit2.eof) ' kayit2![uzunluk] = kayit2![uzunluk] * katsayi kayit2![kalinlikkatsayisi] = kayit2![kalinlikkatsayisi] * katsayi kayit2.movenext Wend ''kayit2.update End Sub Private Sub Command2_Click() yanit = MsgBox("Tasarım Bilgilerini Silmek İstediğinize Emin misiniz?", vbyesno) If yanit = vbyes Then kayit2.movefirst While (kayit2.eof = False) kayit2.delete 294
312 kayit2.movenext Wend End If End Sub Private Sub Command3_Click() yanit = MsgBox("Yeni Bir Kayıt Açmak İstediğinize Emin misiniz?", vbyesno) If yanit = vbyes Then yeni_kayit = True Dim maxi As Integer sonkayit = kayit!desentasarimkodu temizle sql = "Select max(desentasarimkodu) as maksi from desentasarimrastgele" Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic kayit.movefirst maxi = kayit!maksi Text9.Text = maxi + 1 End If End Sub Private Sub temizle() Text9.Text = " " Text1.Text = " " Text2.Text = " " Text3.Text = " " Text4.Text = " " Text5.Text = " " Text6.Text = " " Text7.Text = "" Combo1.Text = "" End Sub Private Sub Command4_Click() Dim katsayi As Double katsayi = InputBox("Tasarım Katsayısı Giriniz.", "Katsayı") kayit2.movefirst While (Not kayit2.eof) kayit2![uzunluk] = kayit2![uzunluk] * katsayi ' kayit2![kalinlikkatsayisi] = kayit2![kalinlikkatsayisi] * katsayi kayit2.movenext Wend ''kayit2.update 295
313 End Sub Private Sub Command5_Click() yanit = MsgBox("Kayit Etmek İstediğinize Emin misiniz?", vbyesno) If yanit = vbyes Then sql1 = "Select * from desentasarimrastgele where desentasarimkodu=-1" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kaydeti = New ADODB.Recordset kaydeti.open (sql1), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic If yeni_kayit = True Then kaydeti.addnew If Text9.Text <> "" Then kaydeti![desentasarimkodu] = Val(Text9.Text) If Text1.Text <> "" Then kaydeti![santukboymin] = Val(Text1.Text) If Combo1.Text <> "" Then kaydeti![desenturu] = Combo1.Text If Text7.Text <> "" Then kaydeti![adimsayisi] = Val(Text7.Text) If Text2.Text <> "" Then kaydeti![santukboymaks] = Val(Text2.Text) If Text3.Text <> "" Then kaydeti![kalinlikkatsayisimin] = Val(Text3.Text) If Text4.Text <> "" Then kaydeti![kalinlikkatsayisimaks] = Val(Text4.Text) If Text5.Text <> "" Then kaydeti![santukaraligimin] = Val(Text5.Text) If Text6.Text <> "" Then kaydeti![santukaraligimaks] = Val(Text6.Text) kaydeti.update sql = "Select * from desentasarimrastgele order by desentasarimkodu" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic 'If KGrsF.desen > 0 Then 'kayit.filter = "desentasarimkodu=" & CInt(KGrsF.desen) 'Else: kayit.filter = "desentasarimkodu=" & CInt(0) 'kayit.requery 'End If kayit.movelast kayitata End If End Sub Private Sub Command6_Click() 296
314 yanit = MsgBox("Silmek İstediğinize Emin misiniz?", vbyesno) If yanit = vbyes Then Command2_Click kayit.delete If kayit.recordcount = 0 Then temizle If kayit.bof = True Then kayit.movenext If kayit.eof = True Then kayit.moveprevious If kayit.eof = False And kayit.eof = False Then kayit.moveprevious End If End Sub Private Sub Command7_Click() yeni_kayit = False arama = "desentasarimkodu=" & CInt(sonkayit) kayit.find arama kayitata End Sub Private Sub Command8_Click() Dim max_ As Integer sql = "Select max(desentasarimkodu) as maksi from desentasarimrastgele" Set kayits = New ADODB.Recordset kayits.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic kayits.movefirst max_ = kayits!maksi If IsNumeric(max_) Then If kayit2.recordcount > 0 Then kayit2.movefirst While Not (kayit2.eof) kayit2![desentasarimkodu] = max_ + 1 kayit2.movenext Wend End If kayit.addnew kayit![desentasarimkodu] = max_ + 1 kayit.update kayitata End If End Sub Private Sub Command9_Click() On Error GoTo ErrChk 297
315 aranacak = InputBox("Aranacak kaydın Üretim Bilgileri Kodunu giriniz.", "Kod Girişi") arama = "desentasarimkodu=" & CInt(aranacak) kayit.find arama kayitata Exit Sub ErrChk: MsgBox "Hata " & Err & ": " & "Kayıt Bulunamadı", vbcritical + vbokonly, "ARAMA" Exit Sub End Sub Private Sub DataGrid1_ColEdit(ByVal ColIndex As Integer) Command14.Enabled = True End Sub Private Sub Form_Load() 'ACIKLAMA Üretim Katsayisi sag klikle tum desene uygulanir sql = "Select * from desentasarimrastgele order by desentasarimkodu" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic 'If KGrsF.desen > 0 Then 'kayit.filter = "desentasarimkodu=" & CInt(KGrsF.desen) 'Else: kayit.filter = "desentasarimkodu=" & CInt(0) 'kayit.requery 'End If kayit.movefirst kayitata ' yeni_kayit = True Dim maxi As Integer sonkayit = kayit!desentasarimkodu temizle sqlyeni = "Select max(desentasarimkodu) as maksi from desentasarimrastgele" Set kayityeni = New ADODB.Recordset kayityeni.open (sqlyeni), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic 298
316 kayityeni.movefirst maxi = kayityeni!maksi Text9.Text = maxi + 1 degerleri_getir (0) End Sub Private Sub Text8_Change() End Sub Desen Tasarımı İncele Sayfası Kodları Option Explicit Dim baglanti As New ADODB.Connection Dim kayit As New ADODB.Recordset Dim komut As New ADODB.Command Dim i As Integer Dim sql As String Dim str1 As String Public dsecim As Integer Private Sub Combo1_Change() If Combo1.Text <> "Tümü" Then kayit.filter = "desenturu='" + Combo1.Text + "'" Else: kayit.filter = "desenturu like %" End If kayit.requery End Sub Private Sub Combo1_Click() If Combo1.Text <> "Tümü" Then kayit.filter = "desenturu='" + Combo1.Text + "'" Else: kayit.filter = "desentasarimkodu>0" End If kayit.requery End Sub Private Sub Command1_Click() If KGrsF.yeni_kayit = True Then KGrsF.Text2.Text = kayit![desentasarimkodu] DsnNclF.Hide End If End Sub 299
317 Private Sub Command2_Click() End Sub Private Sub Form_Load() 'baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt 'baglanti.open 'Set kayit = New ADODB.Recordset If KGrsF.dturu <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where desenturu='" + KGrsF.dturu + "' order by desentasarimkodu" Else: sql = "Select * from desentasarimrastgele order by desentasarimkodu" End If Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic For i = 0 To 6 GrdDsn.Columns.Item(i).Width = 1000 GrdDsn.Columns.Item(i).Alignment = dbgcenter Next i Set GrdDsn.DataSource = kayit kayit.requery 'Data1.Recordset.OpenRecordset End Sub Private Sub DataGrid1_Click() MsgBox "Bu çizelgede değişiklik yapılamaz!" End Sub Private Sub GrdDsn_DblClick() dsecim = kayit![desentasarimkodu] Load DesenF DesenF.Show End Sub Private Sub Option10_Click() If Option10.Value = True Then 300
318 Frame3.Visible = False End If End Sub Private Sub Option7_Click() If Option7.Value = True Then sql = "Select * from desentasarimrastgele order by desentasarimkodu" Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic Set GrdDsn.DataSource = kayit kayit.requery End If End Sub Private Sub Option9_Click() If Option9.Value = True Then Frame3.Visible = True End If End Sub Private Sub Text1_KeyDown(KeyCode As Integer, Shift As Integer) If KeyCode = 13 Then If Option1.Value = True Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where desentasarimkodu=" & CInt(Text1.Text) End If If Option2.Value = True Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukboymin=" & CInt(Text1.Text) End If If Option3.Value = True Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukboymaks=" & CInt(Text1.Text) End If If Option4.Value = True Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where kalinlikkatsayisimin=" & CInt(Text1.Text) End If If Option5.Value = True Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where kalinlikkatsayisimaks=" & CInt(Text1.Text) End If 301
319 If Option6.Value = True Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukaraligimin=" & CInt(Text1.Text) End If If Option8.Value = True Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukaraligimaks=" & CInt(Text1.Text) End If Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic Set GrdDsn.DataSource = kayit kayit.requery Text1.SetFocus End If End Sub Private Sub Text3_KeyDown(KeyCode As Integer, Shift As Integer) If KeyCode = 13 Then '**************'''' If Option1.Value = True Then If Text2.Text <> "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where desentasarimkodu>=" & CInt(Text2.Text) + " and desentasarimkodu<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text = "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where desentasarimkodu<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text <> "" And Text3.Text = "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where desentasarimkodu>=" & CInt(Text2.Text) kayit.sort = "desentasarimkodu" End If If Option2.Value = True Then If Text2.Text <> "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukboymin>=" & CInt(Text2.Text) + " and santukboymin<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text = "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukboymin<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text <> "" And Text3.Text = "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukboymin>=" & CInt(Text2.Text) End If If Option3.Value = True Then 302
320 If Text2.Text <> "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukboymaks>=" & CInt(Text2.Text) + " and santukboymaks<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text = "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukboymaks<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text <> "" And Text3.Text = "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukboymaks>=" & CInt(Text2.Text) End If If Option4.Value = True Then If Text2.Text <> "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where kalinlikkatsayisimin>=" & CInt(Text2.Text) + " and kalinlikkatsayisimin<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text = "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where kalinlikkatsayisimin<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text <> "" And Text3.Text = "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where kalinlikkatsayisimin>=" & CInt(Text2.Text) End If If Option5.Value = True Then If Text2.Text <> "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where kalinlikkatsayisimaks>=" & CInt(Text2.Text) + " and kalinlikkatsayisimaks<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text = "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where kalinlikkatsayisimaks<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text <> "" And Text3.Text = "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where kalinlikkatsayisimaks>=" & CInt(Text2.Text) End If If Option6.Value = True Then If Text2.Text <> "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukaraligimin>=" & CInt(Text2.Text) + " and santukaraligimin<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text = "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukaraligimin<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text <> "" And Text3.Text = "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukaraligimin>=" & CInt(Text2.Text) End If If Option8.Value = True Then If Text2.Text <> "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukaraligimaks>=" & CInt(Text2.Text) + " and santukaraligimaks<=" & CInt(Text3.Text) If Text2.Text = "" And Text3.Text <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukaraligimaks<=" & CInt(Text3.Text) 303
321 If Text2.Text <> "" And Text3.Text = "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgele where santukaraligimaks>=" & CInt(Text2.Text) End If '**************'''' End If End Sub Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic Set GrdDsn.DataSource = kayit kayit.requery Şifre Giriş Sayfası Option Explicit Dim LoginSucceeded As Boolean Dim baglanti As New ADODB.Connection Dim kayit As New ADODB.Recordset Dim komut As New ADODB.Command Dim sql As String Dim str1 As String Public vt As Variant Private Sub cmdcancel_click() LoginSucceeded = False End End Sub Private Sub cmdok_click() If Label1.Caption <> "" Then If user <> " " And pass <> "" Then Set kayit = New ADODB.Recordset Set komut = New ADODB.Command sql = "Select * from kullanici where kullaniciadi='" & user.text & "' and sifre='" & pass.text & "' and kayitno>0" kayit.open (sql), baglanti, adopenstatic, adlockreadonly If kayit.recordcount > 0 Then LoginSucceeded = True Me.Hide AnaF.Show Else MsgBox "Şifreniz Yanlış!",, "Giriş" 304
322 user.setfocus SendKeys "{Home}+{End}" End If End If End If End Sub Private Sub button1_click() End Sub Private Sub Command1_Click() Dosya1.ShowOpen vt = Dosya1.FileName Label1.Caption = vt Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & vt baglanti.open End Sub Private Sub Form_Load() vt = "C:\Veriler.mdb" baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & vt 'str1="provider=msdasql.1;persist Security Info=False;Extended Properties="DBQ="& vt &";DefaultDir="& vt &";Driver={Driver do Microsoft Access (*.mdb)};driverid=25;fil=ms Access;FILEDSN="&vt&".dsn;MaxBufferSize=2048;MaxScanRows=8;PageTimeo ut=5;safetransactions=0;threads=3;uid=admin;usercommitsync=yes;" End Sub Üretim Bilgileri Giriş Sayfası Kodları Option Explicit Dim baglanti As New ADODB.Connection Dim kayit, kayit2 As New ADODB.Recordset Dim komut As New ADODB.Command Public desen As Integer Dim sonkayit, yanit, i, aranacak As Integer Public yeni_kayit As Boolean 305
323 Public dturu, secilenyer As String Dim sql, arama As String Private Sub kayitata() If kayit![uretimbilgilerikodu] <> "" Then Text1.Text = kayit![uretimbilgilerikodu] If kayit![uretimtipi] <> "" Then Combo5.Text = kayit![uretimtipi] Else Combo5.Text = "" End If If kayit![tasarimkodu] <> "" Then Text2.Text = kayit![tasarimkodu] If kayit![degerbelirleme] <> "" Then Combo1.Text = kayit![degerbelirleme] If kayit![musteribilgileri] <> "" Then Text10.Text = kayit![musteribilgileri] If kayit![tarih] <> "" Then Text11.Text = kayit![tarih] If kayit![kullanici] <> "" Then Text12.Text = kayit![kullanici] If kayit![hammaddebilgileri] <> "" Then Text15.Text = kayit![hammaddebilgileri] If kayit![kopcabilgileri] <> "" Then Text14.Text = kayit![kopcabilgileri] If kayit![cekimdissayi] <> "" Then Text16.Text = kayit![cekimdissayi] If kayit![dogrusalagirlik] <> "" Then Text17.Text = kayit![dogrusalagirlik] If kayit![fitildogrusalagirlik] <> "" Then Text18.Text = kayit![fitildogrusalagirlik] If kayit![igdevri] <> "" Then Text19.Text = kayit![igdevri] If kayit![bukumkatsayisi] <> "" Then Text77.Text = kayit![bukumkatsayisi] If kayit![escekim] <> "" Then Text3.Text = kayit![escekim] If kayit![esiplik] <> "" Then Text4.Text = kayit![eslif] If kayit![eshizgecissuresi] <> "" Then Text6.Text = kayit![eshizgecissuresi] End Sub Private Sub temizle() Text1.Text = "" Combo5.Text = "" Text2.Text = "" Combo1.Text = "" Text10.Text = "" Text11.Text = "" Text12.Text = "" Text15.Text = "" Text14.Text = "" Text16.Text = "" Text17.Text = "" Text18.Text = "" Text19.Text = "" Text77.Text = "" 306
324 Text3.Text = "" Text4.Text = "" Text6.Text = "" End Sub Private Sub Combo5_Change() If Combo5.Text = "DUZ IPLIK" Then Frame13.Enabled = False End If If Combo5.Text = "ELASTANLI IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = False Text6.Enabled = False Label3.Enabled = True Text3.Enabled = True Label4.Enabled = True Text4.Enabled = True End If If Combo5.Text = "SANTUKLU IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = True Text6.Enabled = True Label3.Enabled = False Text3.Enabled = False Label4.Enabled = False Text4.Enabled = False End If If Combo5.Text = "ELASTANLI SANTUKLU IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = True Text6.Enabled = True Label3.Enabled = True Text3.Enabled = True Label4.Enabled = True Text4.Enabled = True End If End Sub Private Sub Combo5_Click() If Combo5.Text = "DUZ IPLIK" Then 307
325 Frame13.Enabled = False End If If Combo5.Text = "ELASTANLI IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = False Text6.Enabled = False Label3.Enabled = True Text3.Enabled = True Label4.Enabled = True Text4.Enabled = True End If If Combo5.Text = "SANTUKLU IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = True Text6.Enabled = True Label3.Enabled = False Text3.Enabled = False Label4.Enabled = False Text4.Enabled = False End If If Combo5.Text = "ELASTANLI SANTUKLU IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = True Text6.Enabled = True Label3.Enabled = True Text3.Enabled = True Label4.Enabled = True Text4.Enabled = True End If End Sub Private Sub Command1_Click() secilenyer = 1 Load ulistf ulistf.show End Sub Private Sub Command2_Click() If Text2.Text <> "" Then desen = Text2.Text Load DsnGrsF DsnGrsF.Show 308
326 End Sub Private Sub Command3_Click() yanit = MsgBox("Yeni Bir Kayıt Açmak İstediğinize Emin misiniz?", vbyesno) If yanit = vbyes Then yeni_kayit = True Dim maxi As Integer sonkayit = kayit!uretimbilgilerikodu temizle sql = "Select max(uretimbilgilerikodu) as maksi from uretim" Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic kayit.movefirst maxi = kayit!maksi Text1.Text = maxi + 1 End If End Sub Private Sub Command4_Click() Load Comms Comms.Show End Sub Private Sub Command5_Click() yanit = MsgBox("Kayit Etmek İstediğinize Emin misiniz?", vbyesno) If yanit = vbyes Then If yeni_kayit = True Then kayit.addnew If Text12.Text <> "" Then kayit![kullanici] = Text12.Text If Text15.Text <> "" Then kayit![hammaddebilgileri] = Text15.Text If Text14.Text <> "" Then kayit![kopcabilgileri] = Text14.Text If Text16.Text <> "" Then kayit![cekimdissayi] = Text16.Text If Text17.Text <> "" Then kayit![dogrusalagirlik] = Text17.Text If Text18.Text <> "" Then kayit![fitildogrusalagirlik] = CDbl(Text18.Text) If Text19.Text <> "" Then kayit![igdevri] = Text19.Text If Text77.Text <> "" Then kayit![bukumkatsayisi] = Text77.Text If Text3.Text <> "" Then kayit![escekim] = Text3.Text If Text4.Text <> "" Then kayit![eslif] = Text4.Text If Text6.Text <> "" Then kayit![eshizgecissuresi] = Text6.Text If Text1.Text <> "" Then kayit![uretimbilgilerikodu] = Text1.Text If Combo5.Text <> "" Then kayit![uretimtipi] = Combo5.Text If Text2.Text <> "" Then kayit![tasarimkodu] = Text2.Text If Combo1.Text <> "" Then kayit![degerbelirleme] = Combo1.Text If Text10.Text <> "" Then kayit![musteribilgileri] = Text10.Text If Text11.Text <> "" Then kayit![tarih] = Text11.Text 309
327 kayit.update End If End Sub Private Sub Command6_Click() yanit = MsgBox("Silmek İstediğinize Emin misiniz?", vbyesno) If yanit = vbyes Then kayit.delete If kayit.recordcount = 0 Then temizle If kayit.bof = True Then kayit.movenext If kayit.eof = True Then kayit.moveprevious If kayit.eof = False And kayit.eof = False Then kayit.moveprevious End If End Sub Private Sub Command7_Click() yeni_kayit = False sql = "Select * from uretim order by kayitno" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic If kayit.recordcount > 0 Then kayit.movefirst kayitata End If End Sub Public Function kayita_git(x As Integer) kayit.close kayit.open aranacak = X arama = "uretimbilgilerikodu=" & CInt(aranacak) kayit.find arama If arama <> "" Then kayitata End Function Private Sub Command8_Click() If (Combo1.Text = "Rastgele") Then dturu = "Rastgele" 310
328 If (Combo1.Text = "Değer Seçimli") Then dturu = "Değer Seçimli" Load DsnNclF DsnNclF.Command1.Visible = True DsnNclF.Show End Sub Private Sub Form_Load() sql = "Select * from uretim order by kayitno" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic If kayit.recordcount > 0 Then kayit.movefirst kayitata End If End Sub Üretim Bilgileri İnceleme Sayfası Kodları Option Explicit Public gonderimno As Integer Dim baglanti As New ADODB.Connection Dim kayit, kayit2, kayit3 As New ADODB.Recordset Dim komut As New ADODB.Command Public desen As Integer Dim sonkayit, yanit, i, aranacak As Integer Public yeni_kayit As Boolean Public dturu As String Dim sql, arama As String Public d_131 As Integer Public secilen As Integer Public ipliknumarasi As Integer Public bukumkatsayi As Double Public bukumdegeri As Double Public igdevri As Double Public uretimhizi As Double Public hizgecis As Double Public fitilnumarasi As Double Public toplamcekimorani As Double Public cekimdegeri As Double Public lifno As Double 311
329 Public temeliplikno As Double Public cklifno As Double Public gr_mtcek As Double Public gr_mtort As Double Public gr_mttop As Double Public elastanoran As Double Public cekim_degeri As Double Public ecekimdgr As Double Public z5, z6, z7, z8 As Integer Private Sub Combo5_Change() If Combo5.Text = "DUZ IPLIK" Then Frame13.Enabled = False End If If Combo5.Text = "ELASTANLI IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = False Text13.Enabled = False Label3.Enabled = True Text4.Enabled = True Label4.Enabled = True liff.enabled = True End If If Combo5.Text = "SANTUKLU IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = True Text13.Enabled = True Label3.Enabled = False Text4.Enabled = False Label4.Enabled = False liff.enabled = False End If If Combo5.Text = "ELASTANLI SANTUKLU IPLIK" Then Frame13.Enabled = True Label6.Enabled = True Text13.Enabled = True Label3.Enabled = True Text4.Enabled = True Label4.Enabled = True liff.enabled = True End If 312
330 End Sub Private Sub Command1_Click() KGrsF.secilenyer = 2 Load ulistf ulistf.show End Sub Public Function kayita_git(x As Integer) kayit.close kayit.open aranacak = X arama = "uretimbilgilerikodu=" & CInt(aranacak) kayit.find arama If arama <> "" Then kayitata End Function Private Sub hesapla() ecekimdgr = 0 cekim_degeri = 0 If kayit![uretimtipi] = "DUZ IPLIK" Then ipliknumarasi = Val(Text3) bukumkatsayi = CDbl(Text77) bukumdegeri = * bukumkatsayi * Sqr(1.693 * ipliknumarasi) igdevri = CDbl(Text19) If bukumdegeri <> 0 Then uretimhizi = igdevri / bukumdegeri If fitilnumarasi <> 0 Then toplamcekimorani = ipliknumarasi / fitilnumarasi End If If kayit![uretimtipi] = "ELASTANLI IPLIK" Then ipliknumarasi = Val(Text3.Text) cekimdegeri = CDbl(Text4.Text) lifno = CDbl(liff.Text) bukumkatsayi = CDbl(Text77) igdevri = CDbl(Text19) 'temeliplikno = (ipliknumarasi * cekimdegeri * 10000) / (cekimdegeri * ipliknumarasi * * lifno) temeliplikno = (ipliknumarasi * cekimdegeri * 5905) / ((5905 * cekimdegeri) - (lifno * ipliknumarasi)) toplamcekimorani = temeliplikno / fitilnumarasi cklifno = (cekimdegeri * 10000) / (1.693 * lifno) 'çekilmiş elastanlı lif no 313
331 gr_mtcek = 1 / (cklifno * 1.693) 'grambolumetrecekilmiselastan gr_mtort = 1 / (ipliknumarasi * 1.693) 'grambolumetreortalamaiplik gr_mttop = gr_mtcek + gr_mtort elastanoran = gr_mtcek * 100 / gr_mttop bukumdegeri = * bukumkatsayi * Sqr(ipliknumarasi) uretimhizi = igdevri / bukumdegeri End If If kayit![uretimtipi] = "SANTUKLU IPLIK" Then Dim dtk() As Long Dim adim() As Long Dim uzunlk() As Double Dim kalinlik() As Double Dim toplamuzunluk As Double Dim payda1() As Double Dim toplampayda1 As Double Dim payda2() As Double Dim toplampayda2 As Double Dim payda3() As Double Dim toplampayda3 As Double Dim santuknumarasi() As Double Dim gecisnumarasi() As Double Dim ortalamaipliknumarasi As Double Dim toplamsantukuzunlugu As Double Dim temeliplikuzunluguorani As Double Dim toplamgecisuzunlugu As Double Dim gecisuzunluguorani As Double Dim santukuzunluguorani As Double Dim desenbirimindetemeliplikuzunlugutoplami As Double Dim gecisuzunlugununsantukuzunlugunaorani As Double Dim gu As Double Dim tas, toplamadimsayisi As Integer toplampayda1 = 0 toplampayda2 = 0 toplampayda3 = 0 toplamuzunluk = 0 toplamsantukuzunlugu = 0 desenbirimindetemeliplikuzunlugutoplami = 0 ipliknumarasi = Val(Text3.Text) cekimdegeri = CDbl(Text4.Text) lifno = CDbl(liff.Text) hizgecis = CDbl(Text13) 314
332 igdevri = Val(Text19.Text) bukumkatsayi = CDbl(Text77) bukumdegeri = * bukumkatsayi * Sqr(1.693 * ipliknumarasi) uretimhizi = igdevri / bukumdegeri gu = (hizgecis * uretimhizi) / For tas = 1 To kayit2.recordcount ReDim Preserve dtk(tas) ReDim Preserve adim(tas) ReDim Preserve uzunlk(tas) ReDim Preserve kalinlik(tas) dtk(tas) = DataGrid1.Columns(0).Value adim(tas) = DataGrid1.Columns(1).Value uzunlk(tas) = DataGrid1.Columns(2).Value / 10 kalinlik(tas) = DataGrid1.Columns(3).Value toplamuzunluk = toplamuzunluk + uzunlk(tas) If kalinlik(tas) = 1 Then ReDim Preserve payda1(tas) payda1(tas) = uzunlk(tas) / ipliknumarasi 'o adıma ait uzunluğun o kısmın iplik numarasına oranı toplampayda1 = toplampayda1 + payda1(tas) desenbirimindetemeliplikuzunlugutoplami = desenbirimindetemeliplikuzunlugutoplami + uzunlk(tas) ElseIf kalinlik(tas) <> 1 Then ReDim Preserve payda2(tas) ReDim Preserve payda3(tas) ReDim Preserve santuknumarasi(tas) ReDim Preserve gecisnumarasi(tas) santuknumarasi(tas) = ipliknumarasi / kalinlik(tas) payda2(tas) = (uzunlk(tas) - 2 * gu) / santuknumarasi(tas) toplampayda2 = toplampayda2 + payda2(tas) toplamsantukuzunlugu = toplamsantukuzunlugu + uzunlk(tas) 'santuk uzunlugu toplami gecisnumarasi(tas) = 2 * santuknumarasi(tas) * ipliknumarasi / (santuknumarasi(tas) + ipliknumarasi) 315
333 payda3(tas) = 2 * gu / gecisnumarasi(tas) toplampayda3 = toplampayda3 + payda3(tas) End If kayit2.movenext Next If (toplampayda1 + toplampayda2 + toplampayda3) > 0 Then ortalamaipliknumarasi = toplamuzunluk / (toplampayda1 + toplampayda2 + toplampayda3) 'santuklu kisim End If toplamadimsayisi = kayit2.recordcount If toplamsantukuzunlugu > 0 Then gecisuzunlugununsantukuzunlugunaorani = (toplamadimsayisi - 1) * gu * 100 / toplamsantukuzunlugu If toplamuzunluk > 0 Then temeliplikuzunluguorani = desenbirimindetemeliplikuzunlugutoplami * 100 / toplamuzunluk toplamgecisuzunlugu = (toplamadimsayisi - 1) * gu If toplamuzunluk > 0 Then gecisuzunluguorani = toplamgecisuzunlugu * 100 / toplamuzunluk If toplamuzunluk > 0 Then santukuzunluguorani = toplamsantukuzunlugu * 100 / toplamuzunluk If fitilnumarasi > 0 Then toplamcekimorani = ipliknumarasi / fitilnumarasi End If cekim_degeri = toplamcekimorani ecekimdgr = cekimdegeri Text148.Text = Round(toplamuzunluk, 2) Text46.Text = Round(gecisuzunlugununsantukuzunlugunaorani, 3) Text44.Text = Round(gecisuzunluguorani, 3) Text43.Text = Round(santukuzunluguorani, 1) Text42.Text = Round(ortalamaipliknumarasi, 1) Text96.Text = Round(uretimhizi, 1) Text45.Text = Round(bukumdegeri, 1) Text41.Text = Round(toplamcekimorani, 2) Text57.Text = Round(temeliplikno, 1) Text147.Text = Round(elastanoran, 3) End Sub Private Sub desengetir() 316
334 If kayit![tasarimkodu] <> "" Then sql = "Select * from desentasarimrastgelecizelge where desentasarimkodu=" & CInt(kayit![tasarimkodu]) & " order by adimnumarasi" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit2 = New ADODB.Recordset kayit2.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic For i = 0 To 3 DataGrid1.Columns.Item(i).Width = 1000 DataGrid1.Columns.Item(i).Alignment = dbgcenter Next i Set DataGrid1.DataSource = kayit2 kayit2.requery End If End Sub Private Sub kayitata() If kayit![uretimbilgilerikodu] <> "" Then Text1.Text = kayit![uretimbilgilerikodu] If kayit![uretimtipi] <> "" Then Combo5.Text = kayit![uretimtipi] Else Combo5.Text = "" End If If kayit![tasarimkodu] <> "" Then Text2.Text = kayit![tasarimkodu] If kayit![degerbelirleme] <> "" Then Label9.Caption = kayit![degerbelirleme] If kayit![musteribilgileri] <> "" Then Text10.Text = kayit![musteribilgileri] If kayit![tarih] <> "" Then Text11.Text = kayit![tarih] If kayit![kullanici] <> "" Then Text12.Text = kayit![kullanici] If kayit![hammaddebilgileri] <> "" Then Text15.Text = kayit![hammaddebilgileri] If kayit![kopcabilgileri] <> "" Then Text14.Text = kayit![kopcabilgileri] If kayit![cekimdissayi] <> "" Then Text16.Text = kayit![cekimdissayi] If kayit![dogrusalagirlik] <> "" Then Text3.Text = kayit![dogrusalagirlik] If kayit![fitildogrusalagirlik] <> "" Then Text18.Text = kayit![fitildogrusalagirlik] fitilnumarasi = Round(CDbl(kayit![fitildogrusalagirlik]), 2) If kayit![igdevri] <> "" Then Text19.Text = kayit![igdevri] If kayit![bukumkatsayisi] <> "" Then Text77.Text = kayit![bukumkatsayisi] If kayit![escekim] <> "" Then Text4.Text = kayit![escekim] 'If kayit![esiplik] <> "" Then Text6.Text = kayit![esiplik] If kayit![eslif] <> "" Then liff.text = kayit![eslif] If kayit![eshizgecissuresi] <> "" Then Text13.Text = kayit![eshizgecissuresi] desengetir listegetir 317
335 hesapla End Sub Private Sub listegetir() sql = "Select * from uretim order by kayitno" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit3 = New ADODB.Recordset kayit3.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic Set DataGrid3.DataSource = kayit3 kayit3.requery End Sub Private Sub Command10_Click() End Sub Private Sub Command2_Click() If Text2.Text <> "" Then desen = Text2.Text Load DsnGrsF DsnGrsF.Show End Sub Private Sub Command3_Click() kayit3.movefirst While Not kayit3.eof kayit3.delete If Not kayit3.eof Then kayit3.movenext Wend End Sub Private Sub Command4_Click() z5 = Val(Text7) z6 = Val(Text9) z7 = Val(Text6) z8 = Val(Text5) If Combo5.Text = "DUZ IPLIK" Then secilen = 1 If Combo5.Text = "ELASTANLI IPLIK" Then secilen = 2 If Combo5.Text = "SANTUKLU IPLIK" Then secilen = 3 d_131 = kayit2.recordcount 318
336 End If If Combo5.Text = "ELASTANLI SANTUKLU IPLIK" Then secilen = 4 d_131 = kayit2.recordcount End If gonderimno = kayit![uretimbilgilerikodu] Load Comms Comms.Show End Sub Private Sub DataGrid3_DblClick() kayit.close kayit.open aranacak = kayit3![uretimbilgilerikodu] arama = "uretimbilgilerikodu=" & CInt(aranacak) kayit.find arama If arama <> "" Then kayitata End If End Sub Private Sub Form_Load() sql = "Select * from uretim order by kayitno" Set baglanti = New ADODB.Connection baglanti.cursorlocation = aduseclient baglanti.provider = "Microsoft.Jet.OLEDB.4.0;Persist Security Info=False;Data Source=" & GirisF.vt baglanti.open Set kayit = New ADODB.Recordset kayit.open (sql), baglanti, adopenkeyset, adlockoptimistic If kayit.recordcount > 0 Then kayit.movefirst kayitata End If End Sub 319
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YENİ NESİL TEKNİK LİFLER (KARBON, LENZİNG FR, METAARAMİD,PARAARAMİD) KULLANILARAK ÖZELLİKLİ İPLİKLERİN ÜRETİMİ VE KALİTE - MALİYET ANALİZİ TEKSTİL
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ DEKANLIĞI DERS/MODÜL/BLOK TANITIM FORMU. Dersin Kodu: TKS 2005
Dersi Veren Birim: Tekstil Mühendisliği Dersin Türkçe Adı: TEMEL İPLİKÇİLİK Dersin Orjinal Adı: TEMEL İPLİKÇİLİK Dersin Düzeyi:(Ön lisans, Lisans, Yüksek Lisans, Doktora) Lisans Dersin Kodu: TKS 005 Dersin
OPEN-END İPLİKÇİLİĞİNDE FARKLI ÇAPTA ROTOR KULLANIMININ İPLİK KALİTESİNE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ
Uludağ Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Cilt 9, Sayı 1, 2004 OPEN-END İPLİKÇİLİĞİNDE FARKLI ÇAPTA ROTOR KULLANIMININ İPLİK KALİTESİNE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ Remzi GEMCİ * Ahmet KAPUÇAM
2010 YILI HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜNDE GELĠġMELER VE SEKTÖRÜN 2023 YILI HEDEFLERĠ
2010 YILI HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜNDE GELĠġMELER VE SEKTÖRÜN 2023 YILI HEDEFLERĠ Hande UZUNOĞLU Türkiye sanayisinin lokomotifi olarak lanse edilen hazır giyim sektörü üretim ve istihdama katkısıyla önemli bir
DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ
DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü
ÖZGEÇMİŞ, ESERLER VE FAALİYETLER LİSTESİ
ÖZGEÇMİŞ, ESERLER VE FAALİYETLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: HALİL ÖZDEMİR Doğum Tarihi:17.03.1977 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tekstil Mühendisliği Çukurova Üniversitesi
Ayakkabı Sektör Profili
Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde
Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri
Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN
YUVARLAK ÖRME MAKİNELERİNDE KUMAŞ GRAMAJINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER ÖZET
TMMOB Tekstil Mühendisleri Odası UCTEA The Chamber Of Textile Engineers Tekstil ve Mühendis The Journal Of Textiles and Engineers YIL 15 SAYI 70-71 YUVARLAK ÖRME MAKİNELERİNDE KUMAŞ GRAMAJINA ETKİ EDEN
Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni
GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz
TÜRKİYE DE TEKNİK TEKSTİL SÜRECİ
TÜRKİYE DE TEKNİK TEKSTİL SÜRECİ Hande UZUNOĞLU GİRİŞ Tekstil sektörü dünyada sanayileşme adımlarının atılması ile birlikte gelişmeye başlayan ve daha sonra sanayinin en önemli üretim alanı haline gelen
21. YÜZYILDA PAMUK ÇALIŞTAYI ve Pamukta Kontaminasyonun Önlenmesi AR-GE PROJE PAZARI. «Ştapel İplik Eğirme Teknolojileri ve Pamuk»
21. YÜZYILDA PAMUK ÇALIŞTAYI ve Pamukta Kontaminasyonun Önlenmesi AR-GE PROJE PAZARI «Ştapel İplik Eğirme Teknolojileri ve Pamuk» Prof.Dr. Osman BABAARSLAN Çukurova Üniversitesi Müh.-Mim. Fakültesi Tekstil
TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi
TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI RÜZGAR ENERJİSİ SİSTEMLERİ Eğitim Merkezi Projesi
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI RÜZGAR ENERJİSİ SİSTEMLERİ Eğitim Merkezi Projesi Konu Başlıkları Enerjide değişim Enerji sistemleri mühendisliği Rüzgar enerjisi Rüzgar enerjisi eğitim müfredatı Eğitim
ELASTAN İÇERİKLİ SEÇİLMİŞ İPLİKLERDE BAZI ÜRETİM PARAMETRELERİNİN İPLİK MUKAVEMETİ VE UZAMASI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
(REFEREED RESEARCH) ELASTAN İÇERİKLİ SEÇİLMİŞ İPLİKLERDE BAZI ÜRETİM PARAMETRELERİNİN İPLİK MUKAVEMETİ VE UZAMASI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ EFFECT OF PRODUCTION PARAMETERS ON STRENGTH AND ELONGATION OF THE SELECTED
2016 YILI İPLİK İHRACAT İTHALAT RAPORU
2016 YILI İPLİK İHRACAT İTHALAT RAPORU Haziran 2017 İçindekiler Yönetici Özeti... 2 1. Dünya İplik İhracatı... 3 2. Türkiye nin İplik İhracatı... 5 Yıllar İtibariyle İhracat ve Pay... 5 Başlıca Ülkeler
BOYABAT MESLEK YÜKSEKOKULU
BOYABAT MESLEK YÜKSEKOKULU Boyabat Meslek Yüksekokulu, 2547 Sayılı Kanunun 2880 Sayılı kanunla değişik 7/d-2 maddesi uyarınca Ondokuz Mayıs Üniversitesine bağlı olarak kurulmuştur. Geçici olarak tahsis
OPEN-END ROTOR İPLİKÇİLİĞİNDE NAVEL İN İPLİK TÜYLÜLÜĞÜ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
TEKSTİL TEKNOLOJİLERİ ve TEKSTİL MAKİNALARI KONGRESİ, 11 1 Kasım 5, Gaziantep-Türkiye OPEN-END ROTOR İPLİKÇİLİĞİNDE NAVEL İN İPLİK TÜYLÜLÜĞÜ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Arş.Gör.Yılmaz ERBİL ve Doç.Dr.Osman BABAARSLAN
Şekil 1: Karde Esnek İplik Üretim Hattı Makine Parkı Yerleşimi
Çukurova Üniversitesi, Tekstil Mühendisliği Bölümü Karde Esnek İplik Üretim Hattı; Eğitim-Öğretim, Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Faaliyetleri için Hizmet Vermeye Başlamıştır 2005 yılının sonunda TTI Wuppertal
ÖRME KONFEKSİYON KÜMESİ
ÖRME KONFEKSİYON KÜMESİ AB PROJELER ŞUBESİ ARALIK, 2016 1 SUNUM İÇERİĞİ İHKİB 01 KÜMELERİMİZ İHKİB olarak 2014 yılından günümüze 5 URGE projesi yürüttük. 02 KÜMEMİZ Örme Konfeksiyon Kümemizin Yapısı KÜME
yarnmaster DiGital online Quality Control
Masters in Textile textile Quality Control Masters in textile Quality Control yarnmster facts yarnmster Optik iplik temizleme 045910/007t İPLİK VE YÜZEYLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Tekstil yüzeylerinin kalite
Prekast Betonarme Panelli Toprakarme İstinat Duvarları
Prekast Betonarme Panelli Toprakarme İstinat Duvarları MacRes MacRes: Tekno Maccaferri nin Prekast Betonarme Panelli Toprakarme İstinat duvarları, inşaat mühendisliği yapılarında sayısı gün geçtikçe artan
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİLGİSAYAR DESTEKLİ PROJE YÖNETİMİ. YÜKSEK LİSANS TEZİ Müh. Burak Ömer SARAÇOĞLU
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİLGİSAYAR DESTEKLİ PROJE YÖNETİMİ YÜKSEK LİSANS TEZİ Müh. Burak Ömer SARAÇOĞLU Anabilim Dalı : ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ Programı : ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ
KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği
KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya
TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA
TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA Nurel KILIÇ Türk boya sektörü; Avrupa nın altıncı büyük boya üreticisi konumundadır. Türkiye de 50 yılı aşkın bir geçmişi olan boya sektörümüz, AB entegrasyon
TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME
TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME TÜRKİYE GİYİM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ 211 yılı Temmuz ayında yürürlüğe konulan kumaş ve hazır giyim ürünlerine
2000-2006 yılları arası Tekstil Makineleri Yatırım Durumu
2000-2006 yılları arası Tekstil Makineleri Yatırım Durumu Entegre bir dünyada tekstilin rekabet gücü 2007 ITMF Yıllık Konferansının genel temasıydı. Global tekstil endüstrisi geçen on yılda özellikle (1)
T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI. İhracat Genel Müdürlüğü KOBİ ve Kümelenme Destekleri Daire Başkanlığı. Hatice Şafak BOZKIR İG Uzmanı
T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü KOBİ ve Kümelenme Destekleri Daire Başkanlığı Hatice Şafak BOZKIR İG Uzmanı ? UR-GE Tebliği nin Çıkış Noktası UR-GE Tebliği nin Vizyonu ve Yapıtaşları UR-GE
TEKSTİL İMALATI SANAYİ SEKTÖR RAPORU
TEKSTİL İMALATI SANAYİ SEKTÖR RAPORU İÇİNDEKİLER YÖNETİCİ ÖZETİ 1.BÖLÜM TEKSTİL İMALATI SANAYİNİN TANIMI VE KAPSAMI 1.1 TEKSTİL İMALATI SANAYİ 1.2 TEKSTİL İMALATI SANAYİNİN KAPSAMI 2.BÖLÜM SEKTÖRÜN GELİŞİMİ
TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ
TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim
Profesyonel, verimli, yenilikçi sistemler...
ARKE Otomasyon Bil. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. Atilla KARAÇAY Ramazan EKİN Proje & Yazılım 0.533 430 19 45 Üretim & Satış 0.533 223 13 46 [email protected] [email protected]
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine
YEKTAMAK Makine ve Mühendislik; YEKTAMAK müşterilerinin ihtiyaçlarının belirlenmesinden projenin teslim edilmesine kadar olan süreçte;
1 HAKKIMIZDA YEKTAMAK Makine ve Mühendislik; 2013 yılında akademik geçmişe sahip ortaklar tarafından kurulmuş bir firmadır. Yeni kurulmuş olmasına rağmen 35 yıla varan tecrübeye sahip personellerinden
SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU
SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU İçindekiler DÜNYA ÜRETİMİ... 3 DÜNYA TİCARETİ... 4 TÜRKİYE DE İLAÇ ve ECZACILIK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ... 5 Türkiye de Sağlık Harcamaları... 5 TÜRKİYE DE DIŞ TİCARET... 6 İhracat... 7 İthalat...
TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007
TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde
Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları
Mühendislik Fakültelerinde Araştırma Süreçlerinin Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkıları Mühendislik Fakültelerinin Araştırma ve Teknoloji Transferi Ekosistemine Katkılarının Değerlendirilmesi Paneli
ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ. Murat ÇAĞLAR
vii ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ Murat ÇAĞLAR Yüksek Lisans Tezi, Tarım Makinaları Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Saadettin YILDIRIM 2014, 65 sayfa
HAZİRAN 2016 Gebze Ticaret Odası Ticaret Bölümü
HAZİRAN 2016 Gebze Ticaret Odası Ticaret Bölümü Sayı: 2016/1 TÜRKİYE DE VE DÜNYA DA BOYA SEKTÖRÜ Son dönemde dünya boya sanayisi önemli değişikliklere sahne olmaktadır. Sektörde konsantrasyon, uzmanlaşma,
TEKNİK TEKSTİL SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİLER
TEKNİK TEKSTİL SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİLER Türkiye nin Teknik Tekstil Dış Ticareti Ürün Grupları Bazında İhracat ve İthalat Dünya da Teknik Tekstil İhracat ve İthalatı Önemli İhracatçılar ve İthalatçılar
www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret
www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı
İçindekiler 1.DÜNYA HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ Dünya Ticareti Türkiye Hazır Giyim Sektörü Türkiye nin Dış Ticaret
İçindekiler 1.DÜNYA HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ... 2 1.1.Dünya Ticareti... 3 2.Türkiye Hazır Giyim Sektörü... 5 2.1.Türkiye nin Dış Ticaret... 6 3.SWOT ANALİZİ... 11 1 HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ 1.DÜNYA HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ
GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE: İŞLETME KULUÇKASI KAVRAMI 1.1. İŞLETME KULUÇKALARININ TANIMI... 24
iv İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ VE TEŞEKKÜR... İ ÖZET... İİ ABSTRACT... İİİ İÇİNDEKİLER... İV KISALTMALAR DİZİNİ... X ŞEKİLLER DİZİNİ... Xİ ÇİZELGELER DİZİNİ... Xİİİ GİRİŞ GİRİŞ... 1 ÇALIŞMANIN AMACI... 12 ÇALIŞMANIN
PREFABRİKE AHŞAP YAPILAR ve UYGULAMA OLANAKLARI
PREFABRİKE AHŞAP YAPILAR ve UYGULAMA OLANAKLARI Ahşap malzeme, sahip olduğu özellikler nedeni ile yapı malzemesi olarak önemli bir yere sahiptir. Günümüz teknolojik olanakları çerçevesinde yapay ahşap
VİNÇLER VE KALDIRMA MAKİNALARI
VİNÇLER VE KALDIRMA MAKİNALARI 1991 yılında İstanbul'da kurulan şirketimiz özellikle elektromekanik techizatlar, vinçler, kaldırma ve basınçlı hava sistemleri konusunda uzmanlaşmıştır. ERA, ağır endüstrinin
Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar [email protected] Kasım 2014
Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar [email protected] Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör
KENT BİLGİ SİSTEMİNİN BİR ALT SİSTEMİ OLARAK İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ VE TÜRKİYE İÇİN 2008 YILINDA İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ KULLANIM DURUMU *
KENT BİLGİ SİSTEMİNİN BİR ALT SİSTEMİ OLARAK İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ VE TÜRKİYE İÇİN 2008 YILINDA İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ KULLANIM DURUMU * Statistical Information System as a subsystem of Urban
Üretimin Modernizasyonunda Üretim Süreçlerinin Yenileştirilmesi insansız seri üretim
Üretimin yenileştirme çalışması İş gücü, zaman ve enerji kullanımları konusunda avantaj sağlayan bir yöntemdir. Üretimin modernizasyonu Firmaların rekabet avantajlarını kazanmaları ve sürdürebilmeleri
Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatı Meclisi
Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatı Meclisi Makine İmalatı Sanayi Temel Bazı Göstergelerdeki Gelişmeler 2018 İlk Yarı Eylül, 2018 Bilgi Notu 5/2018, Ruhi GÜRDAL (Doç. Dr.) Türkiye Makine ve Teçhizat İmalatı
(Mekanik Sistemlerde PID Kontrol Uygulaması - 1) SÜSPANSİYON SİSTEMLERİNİN PID İLE KONTROLÜ. DENEY SORUMLUSU Arş.Gör. Sertaç SAVAŞ
T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MEKATRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MEKATRONİK LABORATUVARI 1 (Mekanik Sistemlerde PID Kontrol Uygulaması - 1) SÜSPANSİYON SİSTEMLERİNİN PID İLE KONTROLÜ DENEY
TÜRK DERİ VE DERİ MAMÜLLERİ SEKTÖRÜ
TÜRK DERİ VE DERİ MAMÜLLERİ SEKTÖRÜ Türklerin dericiliğe başlamaları kaynaklara göre, 12. yüzyıla kadar gitmektedir. Köklü bir tarihsel geçmişe sahip olan deri ve deri sanayinin 1970 lerden itibaren ülkemizde
2013 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNYADA ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Bilindiği üzere, elektrik enerjisi tüketimi gelişmişliğin göstergesidir. Bir ülkedeki kişi başına düşen
TEKSTİL TEKNOLOJİSİ ALANI
TEKSTİL TEKNOLOJİSİ ALANI K.Maraş ta en önemli sektör olan tekstil Endüstrisine kalifiye eleman yetiştirmek amacıyla 1995 yılında kurulan okulumuzda; en fazla öğrenciye ve en geniş eğitim ortamına sahip
2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ
2010 YILI DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 yılı Ocak-Mart döneminde, Türkiye deri ve deri ürünleri ihracatı % 13,7 artışla 247,8 milyon dolara yükselmiştir. Aynı dönemde
Dokuma Kumaş Yapisinin Tezgah Eni Boyunca Çözgü Gerginlik Dağilimina Etkisi
www.teknolojikarastirmalar.com Electronic Journal of Textile Technologies 08 (1) 11-17 TECHNOLOGICAL RESEARCHES Makale Dokuma Kumaş Yapisinin Tezgah Eni Boyunca Çözgü Gerginlik Dağilimina Etkisi Gülcan
Türkiye Cumhuriyeti Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Yalın Altı Sigma Konferansı-5 / 7-8 Kasım 2014
Türkiye Cumhuriyeti Yalın Altı Sigma Konferansı-5 / 7-8 Kasım 2014 Sürdürülebilir Bir Üretim Altyapısı Çevreye Duyarlı VGM Güvenli Verimli BSTB İleri Teknoloji Yüksek Katma Değer 2 20 nün Kuruluşu 17 Ağustos
T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara 08.01.2013
T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara 08.01.2013 Konu : 390319000000 GTİP no lu GPPS ve HIPS ithalatına % 3 oranında gümrük vergisi uygulanmasının kaldırılma talebi Sayın Bakanlığınızın,
TÜRKİYE'NİN KONFEKSİYON YAN SANAYİ
TÜRKİYE NİN KONFEKSİYON YAN SANAYİ DIŞ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER 2011 2012 YILLIK Hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü 2012 yılında yaptığı 15,8 milyar dolar değerinde ihracat ile, kapasitesi ve sağladığı
Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi
Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür
BİYOLOLOJİK MALZEMENİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ PROF. DR. AHMET ÇOLAK
BİYOLOLOJİK MALZEMENİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ PROF. DR. AHMET ÇOLAK SÜRTÜNME Sürtünme katsayısının bilinmesi mühendislikte makina tasarımı ile ilgili çalışmalarda büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir otun
BURSA TECHNICAL UNIVERSITY (BTU) 2 DİŞLİ ÇARKLAR I: GİRİŞ
Makine Elemanları 2 DİŞLİ ÇARKLAR I: GİRİŞ 1 Bu bölümden elde edilecek kazanımlar Güç Ve Hareket İletim Elemanları Basit Dişli Dizileri Redüktörler Ve Vites Kutuları : Sınıflandırma Ve Kavramlar Silindirik
MTMD STRATEJİK HEDEFLER VE EYLEMLER 2014 MAYIS.2014 İZMİR
MTMD STRATEJİK HEDEFLER VE EYLEMLER MAYIS. STRATEJİK HEDEFLER ÇALIŞTAYI NEDEN BURDAYIZ? AMACIMIZ, DERNEĞİN AMAÇLARINA ULAŞMASI İÇİN UZUN VADELİ, ORGANİZE, PLANLI VE ORTAK DAVRANIŞLARLA SİSTEMATİK BİR GÜÇ
Vortex, Konvansiyonel Ring ve Kompakt Ring İpliklerin Özellikleri. Properties of Vortex, Conventional Ring and Compact Ring Spun Yarns
Tekstil Teknolojileri Elektronik Dergisi Cilt: 7, No: 2, 2013 (7-15) Electronic Journal of Textile Technologies Vol: 7, No: 2, 2013 (7-15) TEKNOLOJİK ARAŞTIRMALAR www.teknolojikarastirmalar.com e-issn:1309-3991
SON TEKNOLOJİYE SAHİP DÜNYA STANDARTLARINDA ÜRETİM TESİSLERİ
2018 Dünyanın onuncu büyük çelik ihracatçısı Hurdadan çelik üretimi oranı %69 2017 yılında 37,5 milyon ton ham çelik üretimi SON TEKNOLOJİYE SAHİP DÜNYA STANDARTLARINDA ÜRETİM TESİSLERİ TÜRK EKONOMİSİNİN
T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı
T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Kastamonu Yatırım Destek Ofisi Ara Faaliyet Raporu 01.01.2011 30.06.2011 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... i TABLOLAR LİSTESİ... ii 1. Kastamonu Yatırım Destek Ofisine İlişkin
Giyilebilir Teknolojiler ve Solar Enerjili Şapka Uygulaması
Giyilebilir Teknolojiler ve Solar Enerjili Şapka Uygulaması 1 Necip Fazıl Bilgin, 2 Bülent Çobanoğlu and 3 Fatih Çelik 2 Faculty of Technology, Department of Mechatronic Engineering, Sakarya University,
KONU 1: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE ( ) İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ ve YATIRIMLAR İLİŞKİSİ (DOĞRUSAL BAĞINTI ÇÖZÜMLEMESİ) Dr. Halit Suiçmez(iktisatçı-uzman)
KONU 1: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE (1987-2007) İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ ve YATIRIMLAR İLİŞKİSİ (DOĞRUSAL BAĞINTI ÇÖZÜMLEMESİ) Dr. Halit Suiçmez(iktisatçı-uzman) NE YAPILDI? ÖZET - Bu çalışmada, işgücü verimliliği
BENZERSİZ SORUNLARA BENZERSİZ ÇÖZÜMLER
BENZERSİZ SORUNLARA BENZERSİZ ÇÖZÜMLER HAKKIMIZDA Promod Ar-Ge Yazılım, dinamik sistem simülasyonu, prototiplemesi, kontrol tasarımı ve gerçeklenmesi alanlarında hizmet veren bir Ar-Ge ve Yazılım kuruluşudur.
Yeşil Kitap Çerçeve, Temel Bulgular ve Politika Önerileri
Toplam Faktör Verimliliği Politika Çerçevesi Geliştirilmesi için Teknik Destek Projesi Yeşil Kitap Çerçeve, Temel Bulgular ve Politika Önerileri 29 Mart 2018, İstanbul Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye
YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ
2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata
VESTEL ŞİRKETLER GRUBU
İÇİNDEKİLER : VESTEL ŞİRKETLER GRUBU VESTEL ELEKTRONİK TARİHÇE VİZYON/MİSYON FAALİYET ALANLARI ÜRÜN KATEGORİSİ TASARIM YÖNÜ İLE VESTEL TASARIM FABRİKASI VİZYON/MİSYON VESTEL ŞİRKETLER GRUBU VESTEL ELEKTRONİK
Üretim Yönetimi. 3.1. Ürün Tasarımı 19.02.2012. 3.1.1. Ürün Tasarımını Etkileyen Faktörler. Bölüm 3. Üretim Sistemlerinin Tasarımı ve Kuruluşu
Üretim Yönetimi Bölüm 3. Üretim Sistemlerinin Tasarımı ve Kuruluşu Yrd. Doç. Dr. Selçuk ÇEBİ http://scebi.ktu.edu.tr 3.1. Ürün Tasarımı Ürün tasarımı, ürünün fiziksel özelliklerini ve fonksiyonlarını açıkça
TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON
TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies ([email protected]) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği
Tasarımda Farklılık ve Sektörel Tasarım Takipleri
Tasarımda Farklılık ve Sektörel Tasarım Takipleri Hayatın Estetiği Tasarım Rakiplerinizle Aranız Sadece Farklılığınızla Açılsın İçerik Farklılık Gereksinimi Tasarımla Farklılık Yaratmak Farklı Tasarımların
Examining the Effect of Mechanical Abrasion in Open-End Spinning Mill on Yarn Quality
KSÜ Mühendislik Bilimleri Dergisi, 13(2), 2010 26 KSU Journal of Engineering Sciences, 13(2), 2010 Open-End Eğirme Ünitesindeki Mekanik Aşınmanın İplik Kalitesine Etkisinin İncelenmesi Remzi GEMCİ *, Hayriye
TÜRKİYE PLASTİK İŞLEME MAKİNELERİ SEKTÖR İZLEME RAPORU / 9 Ay PAGEV
TÜRKİYE PLASTİK İŞLEME MAKİNELERİ SEKTÖR İZLEME RAPORU 2016 / 9 Ay PAGEV YÖNETİCİ ÖZETİ Türkiye, plastik işleme makineleri ve aksam ve parçaları talebinin yıllar itibariyle değişmekle beraber yaklaşık
İçerik. Otomotiv/Taşıt Tekstilleri ve Spacer Örme Kumaşlar
İçerik Otomotiv/Taşıt Tekstilleri ve Spacer Örme Kumaşlar Otomotiv/Taşıt Tekstillerine Genel Bakış Spacer Kumaşların Yapısı ve Teknik Özellikleri Spacer Kumaşların Üretim Özellikleri, Uygulama Alanları
ĠPLĠĞĠ BOYALI PAMUKLU DOKUMA KUMAġLARDA FĠZĠKSEL ÖZELLĠKLERĠN REGRESYON ANALĠZĠ
ISSN ISSN 1019-1011 1019-1011 Ç.Ü.MÜH.MĠM.FAK.DERGĠSĠ CİLT.25 SAYI.1-2 Haziran/Aralık June/December 2010 Ç.Ü.J.FAC.ENG.ARCH. VOL.25 NO.1-2 ĠPLĠĞĠ BOYALI PAMUKLU DOKUMA KUMAġLARDA Füsun DOBA KADEM ve R.Tuğrul
TEKSTİL TEKNOLOJİLERİ VE TASARIMI FAKÜLTESİ
TEKSTİL TEKNOLOJİLERİ VE TASARIMI FAKÜLTESİ TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİ MODA TASARIMI (UOLP) TEKSTİL GELİŞTİRME VE PAZARLAMA (UOLP) İSTANBULTEKNİKÜNİVERSİTESİ www.itu.edu.tr TEKSTİL TEKNOLOJİLERİ VE TASARIMI
TTGV Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Destekleri
TTGV Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Destekleri Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliğinin Finansmanı Bilgilendirme Toplantısı Ferda Ulutaş Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Odakule-İstanbul,
Profesyonel Çözümler Professional Solutions
Profesyonel Çözümler Professional Solutions www.dcbmachine.com [email protected] DCB MACHINE G Line Serisi 3 TOPLU SİLİNDİR BÜKME G Line 3100 x 260 mm. 3 valsli hidrolik silindir makinalarıdır. Genişliği
TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK
Shaping Cotton s Future COTTON USA CONFERENCE TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ VE PAMUK CEM NEGRİN TGSD BAŞKANI TÜRK EKONOMİSİ GÖSTERGELER 2012 2013 2014 TAHMİNLERİ EKONOMİK BÜYÜME % 2,1 4,0 4,0 MİLLİ GELİR MİLYAR
etkinlikler Övünçle Söz Edilen İhracat Artışı Daha Hızlı Artan İthalatla Çok Taraflı Tekstil ve Giyim Eşyası Sözleşmesi Türkiye'ye Ek Sürdürülüyor
etkinlikler aldığı makina imalat sanayisi, tüm sanayi sektörlerine yatırım malı (makina, donanım, alet, takım, tertibat) veren bir mühendislik sektörüdür. Bu sektörün diğer sektörlerden farkı, her aşamada
İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1 İstatistik 1 Yığın ve Örnek; Tümevarımcı ve Betimleyici İstatistik 1 Değişkenler: Kesikli ve Sürekli 1 Verilerin Yuvarlanması Bilimsel Gösterim Anlamlı Rakamlar
DENİM KONFEKSİYON İHRACATÇILARI URGE PROJESİ TANITIM SUNUMU. AB Projeler Şubesi Ocak 2017
DENİM KONFEKSİYON İHRACATÇILARI URGE PROJESİ TANITIM SUNUMU AB Projeler Şubesi Ocak 2017 2 Bütçe: 2.106 Milyon USD PROJE KÜNYESİ Takvim: Küme: 3 Yıl / 2016-2019 18 firma Hedef: Türk denim sektörünün hedef
Korkmaz İskele, 2005 yılında iskele-kalıp sektöründe ticari faaliyetine başlayarak, üretimini yaptığı
Karadeniz in Öncüsü Hakkımızda Korkmaz İskele, 2005 yılında iskele-kalıp sektöründe ticari faaliyetine başlayarak, üretimini yaptığı sistemlerin satış ve kiralamasını yapmaktadır. Korkmaz İskele, Kaliteli
TAŞOCAKÇILIĞI *BU RAPOR KAYNAKÇADA BELİRTİLEN GÖSTERGELERDEN VE YAYINLARDAN DERLENMİŞTİR.
TAŞOCAKÇILIĞI *BU RAPOR KAYNAKÇADA BELİRTİLEN GÖSTERGELERDEN VE YAYINLARDAN DERLENMİŞTİR. 1 İÇİNDEKİLER TAŞOCAKÇILIĞI SEKTÖR RAPORU SEKTÖR 2023 HEDEFLERİ 2 TAŞOCAKÇILIĞI SEKTÖR RAPORU Türkiye, jeolojik
En geç 26 Şubat 2016 tarihine kadar tercih ettiğiniz danışmanla irtibata geçerek konuların belirlenmesi önemle rica olunur.
U.Ü. MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ TESKTİL MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 BAHAR TEK3074 TEKSTİLDE TASARIM YÖNTEMLERİ I VE TEK 4072 TEKSTİLDE TASARIM YÖNTEMLERİ II KONULARI Tekstil Mühendisliği Bölümü 2015-2016
BÖLÜM 1 TEDARİK ZİNCİRİ
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 TEDARİK ZİNCİRİ 1.1. Niçin Tedarik Zinciri?... 1 1.2. Tedarik Zinciri ve Tedarik Zinciri Yönetimi... 3 1.3. Tedarik Zinciri Yapısı... 5 1.4. İş Modelleri... 6 Kaynaklar... 7 BÖLÜM 2
Düzce Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ve ilgili mekanizmaların vizyonu, Bölgesel, ulusal ve
Düzce Üniversitesi 2015-2019 stratejik planında Düzce Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) doğrudan yer almakta olup, bu plan kapsamında ortaya konulan hedeflere ulaşılmasında önemli bir işleve sahiptir. Bu
İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER
İÇİNDEKİLER Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1.Bölüm: TEMEL İŞLETMECİLİK KAVRAM VE TANIMLARI... 2 Giriş... 3 1.1. Temel Kavramlar ve Tanımlar... 3 1.2. İnsan İhtiyaçları... 8 1.3.
Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Temmuz Ayı İhracat Bilgi Notu
Temmuz 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Temmuz Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği 08/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI TEMMUZ AYI İHRACAT
BASKILI KUMAŞ ÜRETİMİ VE SEKTÖRÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ
TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ BASKILI KUMAŞ ÜRETİMİ VE SEKTÖRÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ Prof. Dr. Mehmet KANIK Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü PROF. DR. MEHMET KANIK 1 SUNUMUN
CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi
CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,
GENEL AMAÇLI MAKİNE SEKTÖRÜ
GENEL AMAÇLI MAKİNE SEKTÖRÜ *BU RAPOR KAYNAKÇADA BELİRTİLEN GÖSTERGELERDEN VE YAYINLARDAN DERLENMİŞTİR. 1 İÇİNDEKİLER Genel Amaçlı Makine Sektörünün Genel Durumu Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki
TARSUS TİCARET BORSASI
TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal
MVS SİSTEMİ İLE PAMUK İPLİĞİ ÜRETİMİNDE DÜZE BASINCI DEĞİŞİMİNİN İPLİK ÖZELLİKLERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ
MVS SİSTEMİ İLE PAMUK İPLİĞİ ÜRETİMİNDE DÜZE BASINCI DEĞİŞİMİNİN İPLİK ÖZELLİKLERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ Hüseyin Gazi ÖRTLEK Şükriye ÜLKÜ Özet: Hava jetli iplik eğirme teknolojisi esasına dayalı olarak,
Tekstil Sektöründe Uluslararası Rekabetin Koşulları Paneli
Tekstil Sektöründe Uluslararası Rekabetin Koşulları Paneli İlhami Öztürk Coats Türkiye İplik Sanayii A.Ş. 7.11.2014 SPAC Danışmanlık 7-8 Kasım 2014 5. Yalın Altı Sigma Konferansı WOW Topkapı Palace Lara-Antalya
