|
|
|
- Eser Abacı
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1
2 TMMOB HARÝTA VE KADASTRO MÜHENDÝSLERÝ ODASI ÝSTANBUL ÞUBESÝ TOKÝ GERÇEÐÝ PANELÝ 6 Mart 2009 Ocak / Ýstanbul
3 Yayýn Adý : TOKÝ Gerçeði Paneli ISBN : Genel Baský : Ocak 2010, 1000 Adet Yayýmlayan :TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubesi Ýletiþim :TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubesi 19 Mayýs Mh. Samanyolu Sk. No: 106 D:2 Onur Apt. Þiþli / Ýstanbul Tel: (3 hat), Faks: e-posta: [email protected] Baský : Ezgi Matbaacýlýk, Sanayi Cad. Altay Sok. No:10 Çobançeþme/Ýstanbul Kaynak gösterilerek yapýlacak kýsa alýntýlar dýþýnda, yayýmcýnýn yazýlý izni olmadan hiçbir yolla çoðaltýlamaz.
4 Önsöz 55 yýllýk onurlu bir geçmiþi geride býrakan TMMOB ve baðlý Odalar, mesleki uygulama alanlarýnda dürüstlüðü ve güveni hakim kýlmak, kamunun çýkarlarýnýn konusunda gerekli gördüðü etkinliklerde bulunmak ve üstlendiði toplumsal sorumluluklarý terine getirmek için özverili çalýþmalar gerçekleþtiriyorlar. Bu çalýþmalar arasýnda ülkemiz gündeminde kendisine yer edinen önemli baþlýklarýn ele alýndýðý etkinlikler de var. Son yýllarda, özellikle de AKP nin iktidara geldiði 2002 yýlýndan günümüze önemli bir yapýsal dönüþüm geçiren, kendisine tanýnan yetkilerle ve yürüttüðü büyük ölçekli projelerle dev bir kuruluþa dönüþen Toplu Konut Ýdaresi (TOKÝ) konusunda gerçekleþtirdiðimiz TOKÝ Gerçeði baþlýðýndaki panel bu etkinliklerden biri konumundadýr. Yönetim Kurulumuz, düzenlediði bu etkinlikte konunun tüm taraflarýný buluþturmayý amaçlamýþtýr. TOKÝ nin, konuþmacý olarak bir kurum temsilcisinin katýlmasý yönündeki yazýlý çaðrýmýza karþýn temsilci göndermediði panelimizi, kamu yönetimi alanýnda yaptýðý nitelikli çalýþmalarýyla tanýdýðýmýz deðerli hocamýz Prof. Dr. Ruþen Keleþ yönetmiþtir. Konuþmacýlarýmýz ise kamu yönetimi alanýnda çalýþan bir diðer deðerli hocamýz Prof. Dr. Cevat Geray, geçmiþte Odamýzýn temsilcilik görevini de üstlenmiþ milletvekili meslektaþýmýz Fevzi Topuz, Arsa Ofisi Genel Müdürlüðüne baðlý Ýstanbul Bölge Müdürlüðü yapmýþ meslektaþýmýz Mustafa Demirdöven, mimar meslektaþýmýz olan ve ayný zamanda gazetecilik de yapan Oktay Ekinci, Þehir Plancýlarý Odasý Baþkaný Doç. Dr. Tarýk Þengül ve ODTÜ Þehir ve Bölge Planlama Bölümü öðretim elemanlarýndan Dr. Osman Balaban oldular. Asýl iþlevi emeði ile geçinen dar gelirli yurttaþlarýmýza konut temin etmek olan, ancak son dönemde bu niteliðinden uzaklaþma eðilimi sergileyen TOKÝ nin geçirdiði dönüþümün, üstlendiði projelerin ve toplumsal yansýmalarýnýn nitelikli sunum ve deðerlendirmelerle ele alýndýðý panelimize yönetici ve konuþmacý olarak katký sunan konuklarýmýza, etkinliðimize katýlarak kendilerini ifade eden tüm katýlýmcýlara ve etkinliðimizin gerçekleþtirilmesine katký sunan tüm kiþi ve kuruluþlara içtenlikle teþekkür ederiz. HKMO Ýstanbul Þubesi 20. Dönem Yönetim Kurulu 3
5 4
6 TMMOB HARÝTA ve KADASTRO MÜHENDÝSLERÝ ODASI ÝSTANBUL ÞUBESÝ TOKÝ GERÇEÐÝ PANELÝ Yrd. Doç. Dr. TEVFÝK ÖZLÜDEMÝR (HKMO Ýstanbul Þube Yönetim Kurulu Baþkaný)- Deðerli konuklarýmýz; mühendislik, mimarlýk, þehir plancýlarý disiplinlerinden sevgili meslektaþlarýmýz, öðrenci kardeþlerimiz ve deðerli katýlýmcýlar Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubesi adýna, bugün düzenlediðimiz TOKÝ Gerçeði baþlýklý Panele hepiniz hoþ geldiniz, diyorum. Ülkemizde konut üretimi, arsa üretimi uzun yýllardýr aslýnda kamuoyu gündeminde tartýþýlan ve bu konuda belirli geliþmelerin yaþandýðý bir alan olma özelliði taþýyor. Özellikle de AKP iktidarýyla birlikte Toplu Konut Ýdaresi kendisine tanýnan yetkilerle ve de bu konuda yapýlan yasal düzenlemelerle ilginç bir konuma gelmiþ bir kurum durumunda. Biz, bunun kamuoyu nezdinde tartýþýlmasý gerektiðini, Toplu Konut Ýdaresine iliþkin yasal düzenlemelerin yasal düzlemdeki ve siyasi ve ideolojik arka planýndaki gerçeklerin kamuoyuyla paylaþýlmasý gerektiðini düþünüyoruz. Bu anlamda, 29 Martta yapýlacak yerel seçimler öncesinde TMMOB bileþeni odalarýn düzenlediði bir dizi etkinliðin bir parçasý olarak da görüyoruz bu Paneli. Çünkü farklý odalarýmýz farklý baþlýklarda etkinlikler düzenlediler, yerel yönetimlere iliþkin tartýþma konularýný kamuoyu gündemine taþýdýlar. Biz de Toplu Konut Ýdaresi çerçevesinde gelinen noktayý kamuoyuyla paylaþmayý bu sürecin bir parçasý olarak gördük ve bu etkinliði düzenledik. Etkinliðimizi, deðerli hocamýz Prof. Dr. Ruþen Keleþ yönetecek. Yýllardýr kendilerini birlikte görmeye alýþtýðýmýz Prof. Dr. Cevat Geray hocamýz da konuþmacýlar arasýnda. Kamu yönetimi alanýnda kamucu/toplumcu bir bakýþ açýsýný her zaman savunan ve bu alanda öncülük etmiþ deðerlerimiz kendileri. Kendilerinin yaný sýra, meslektaþlarýmýz var. Gerek yerel yöneticilik yapmýþ, belediye baþkanlýðý yapmýþ, gerekse Odamýzýn temsilciliðini yürütmüþ ve þu anda da milletvekili olan meslektaþýmýz Fevzi Topuz aramýzda. Panelist olarak kendisi konuþmacýlar arasýnda yer alýyor. Toplu Konut Ýdaresine yetkileri devredilen kurumlardan Arsa Ofisi Genel Müdürlüðü bünyesinde Ýstanbul Bölge Müdürlüðü yapmýþ ve bu konuda önemli deneyimleri ve birikimleri olan meslektaþýmýz Mustafa Demirdöven de bugün bizlerle deneyimlerini, birikimlerini paylaþacak. TOKÝ meselesine kafa yoran ve bu konuda TOKÝ sürecini yazýlarýnda da ele alan mimar meslektaþýmýz, ayný zamanda gazetecilik de yapan Oktay Ekinci, bu alandaki düþüncelerini, birikimlerini bizlerle paylaþacak. Salt planlama alanýnda akademisyen olarak çalýþma yürütmekle yetinmeyip, ayný zamanda Þehir Plancýlarý Odasý meslek örgütünün Baþkanlýðýný da yürüten, toplumsal alanda da bir aydýn olma sorumluluðunu yerine getiren Tarýk Þengül hocamýz, gerek planlama, gerekse de siyasal düzlemde TOKÝ nin günümüzde geldiði noktayý sizlerle paylaþacak. Yine ODTÜ Þehir ve Bölge Planlama Bölümü nden Dr. Osman Balaban la birlikte kendi yaptýklarý çalýþmalarý, birikimlerini burada bizlerle paylaþacaklar. Bu etkinliðimizin düzenlenmesinde panelist olarak verecekleri katkýlardan dolayý þimdiden kendilerine çok teþekkür ediyorum. Dilerim, verimli bir tartýþma ortamý yaþanýr. Dilerim, bu alanda kamuoyunu bilgilendirme noktasýnda yapýlan çalýþmalara anlamlý bir katký olur, bugünkü etkinliðimiz. Tekrar baþarýlý bir etkinlik olmasýný diliyor, yöneticilerimizi ve panelistlerimizi sahneye davet ediyorum. Buyurun. (Alkýþlar) Prof. Dr. RUÞEN KELEÞ (Panel Yöneticisi)- Deðerli konuklar, hoþ geldiniz. 5
7 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubesi nin düzenlediði bu toplantýda, sizlerle TOKÝ etkinlikleri çerçevesinde deðerlendirmeler yapacaðýz birlikte. Panelimizde çok deðerli arkadaþlarýmýz var. Sayýn Baþkanýn da sunuþ konuþmasýnda belirttiði gibi, uzun zamandan beri TOKÝ ve kentsel dönüþüm uygulamalarý üzerinde kafa yormuþ olan, düþünmüþ ve yazmýþ olan, yasal çalýþmalar yapmýþ olan, Oda etkinliklerine katýlmýþ olan deðerli arkadaþlarýmýz, akademisyen meslektaþlarýmýz var aramýzda. Benim dýþýmda 6 konuþmacý olduðu için ve toplantýyý belli bir süre içerisinde bitirmek zorunda olmamýz nedeniyle, konuþmacýlara, eðer onlar da uygun görürlerse, 15 er dakikalýk bir süre vereceðiz. Bütün konuþmalar bittikten sonra bir çay arasý yaparýz. Sonra da elbette toplantýdaki konuþmalarý izleyen siz deðerli katýlýmcýlarýn sorularý ve deðerlendirmeleri, toplantýyý ve çalýþmalarý zenginleþtirecektir. Panelde yer alan kiþilerin isimleri, zaten konuþmalarýný hangi konularda yoðunlaþtýracaklarýný göstermektedir büyük ölçüde. Ben, onlara bazý sorular yöneltmek istiyorum. Bu sorular, ayný zamanda benim sizlerle TOKÝ'ye iliþkin olarak paylaþmak istediðim birtakým gözlemlerdir. Hepsi doðru olmayabilir de. Kendimize, TOKÝ nedir, ne deðildir sorusunu sorduðumuzda ne görüyoruz? TOKÝ, bir kamu kuruluþudur, kamu yönetiminin bir parçasýdýr. Dolayýsýyla, kamu hukukunun kurallarýna uygun bir þekilde kamu görevi yapmasý gereken ve kamu yararýna görev yapmasý beklenen bir kuruluþumuzdur. Bütün kamu kuruluþlarý gibi, onun da bir açýk adý vardýr. TOKÝ'nin açýk adý, Toplu Konut Ýdaresi dir. Görevi, yetkileri yasayla belirlenmiþtir. Bütün kamu kuruluþlarý, kendilerine yasalarla verilen görevleri gereði gibi yerine getirebilmeleri için, denetime açýk olmalýdýrlar. Denetim, kamu yönetiminin ayrýlmaz bir öðesidir. Bütün kamu yöneticisi arkadaþlar bunu çok yakýndan bilirler. Benim bir gözlemim þudur: Yalnýz TOKÝ deðil, fakat pek çok kamu kuruluþumuz, kamu yönetiminin ayrýlmaz bir öðesi olan denetim iþlerinden kaçabilmek ve kaçýrýlabilmek için, devlet kamu ihale düzeninin dýþýna çýkarýlmaktadýr. TOKÝ yle ilgili olarak yapýlacak bir özel gözlem, kanýmca budur. Ýki, her kamu kuruluþu -insanlar da böyledir, toplumsal kurumlar da böyledir- belli bir büyüklüðe, uygun bir büyüklüðe sahip olurlar. Bu büyüklüðün sýnýrlarý aþýldýðý zaman, hastalýk belirtileri ortaya çýkar. Normal olarak, 1 metre 60 santim - 2 metreye yakýn boyu olan bir kimseye normal gözüyle bakarýz; ama 2,5 metre uzunluðundaki bir kiþi veya 2.70 e yaklaþmýþsa boyu yahut Japonya da sumo güreþi yapan kimselerdeki gibi 247 kilo, 250 kiloluk insanlarda birtakým hastalýk belirtileri baþlar. Kentler de böyledir; belli büyüklük sýnýrlarýný aþtýklarý zaman, iktisadi, sosyal, çevresel, mekânsal birtakým sorunlarla karþý karþýya kalýrlar. TOKÝ öyle bir kamu kuruluþudur ki, az önce çeþitli örnekleriyle sözünü ettiðim hastalýk belirtilerinin kendisinde çoktan devreye girmiþ olduðu bir kurum olarak adlandýrýlmasý, tanýmlanmasý herhalde yanlýþ olmasa gerektir. Bir Amerikalý, Schumacher, 1970 lerde, Küçük Güzeldir diye bir kitap yazmýþtýr. Ne kadar küçüðün güzel olduðu tartýþýlabilir; fakat büyüðün çirkinlikleri olduðu konusunda deðerlendirmeler vardý kitabýnda. Herhalde denge, bu ikisi arasýndaki uygun ölçüyü bulmaktadýr. TOKÝ'nin, bir kamu kuruluþu olmanýn ötesinde ikinci bir önemli iþlevi daha var; o da iktisadi birtakým iþlevleri yerine getirmesi, kaynak kullanmasýdýr. Ulusal kaynaklarý, kamu kaynaklarýný kullanan, çok büyük ölçülerde kaynak kullanan bir kuruluþtur. Dolayýsýyla, bu kaynaklarý rasyonel kullanmasý beklenir kendisinden. Rasyonel kaynak kullanýmýnýn ekonomide belli ölçütleri vardýr; fakat toplu konut politikasý yöneltisi söz konusu olduðu zaman, Anayasamýzýn konutla ilgili, Konut Hakký baþlýðýný taþýyan maddesinde, ailelerin, kentlerin özelliklerini dikkate alan bir planlama çerçevesinde barýnma ihtiyaçlarýný karþýlayýcý önlemleri almak görevi devlete yüklenmiþtir. Dikkat buyurursanýz, burada anayasa, yoksul ve dar gelirli gibi bir terim kullanmýyor. Bir önceki Anayasamýzda, 1961 Anayasasý nda böyle bir ibare vardý. Dolayýsýyla, þunu belirtmek istiyorum: Anayasalarýn, politikalarýn mutlak suretle, gelir daðýlýmý dengesizliði ile karþý karþýya olduðu geliþmekte 6
8 olan ülkelerde belli öncelikleri tanýmlamasý gerekir. Bu önceliklerin, konut baðlamýnda yoksul ve dar gelirli kesimler olmasý kanýmca kaçýnýlmazdýr. Oysa TOKÝ'nin bir süreden beri yapmakta olduðu uygulamalar gözden geçirilirse; orada, dar gelirlilere ve yoksullara ayýrmakta olduðu kaynaklarýn yüzde 22 yi geçmediðini görüyoruz. Bu oraný deðerli arkadaþýmýz Dr. Osman Balaban ýn bir çalýþmasýna atfen söyleyebiliyorum. Tersine, TOKÝ, Hasýlat paylaþýmý adý altýnda, Osmanlýca bir sözcükle þunu anlatmaya çalýþýyor: Zenginden alýrým, fakire veririm, demek istiyor. Bu, TOKÝ'nin görevi deðildir; baþka düzeylerde, baþka kurumlar tarafýndan gerçekleþtirilmesi gereken bir önemli iþtir kuþkusuz. Ama TOKÝ ye düþen bir görev deðildir. Yabancýya konut yapacaðým, diyor. Toplumda çok geniþ yoksul ve dar gelirli kitleler varken, bu, TOKÝ'nin üzerine düþen bir görev olamaz, olmamalýdýr. Ekonomistler çok önemli bir kavrama çoðu zaman yollamada bulunurlar; bu, alternatif maliyet kavramýdýr. Kaynak kullanýmýnda rasyonelliðin saðlanmasý, alternatif maliyetin mutlak suretle göz önünde bulundurulmasýný gerektirir. Bu, hiçbir kamu kurumunu hasýlat paylaþýmý adý altýnda, zenginden alýp, lüks konut yapýp, dar gelirlinin konut gereksinmesi kaynaðýný oradan karþýlamak gibi bir maceraya sürüklemeyi haklý gösteremez. Üçüncü olarak, toplumsal konut politikasý veya yöneltisi, mutlak olarak öncelikleri bir toplumsal refah devletinin sahip olmasý gereken öncelikler baðlamýnda belirlenmesi gereken bir politikadýr. Bu, toplu konutun toplumsal bir standarda baðlý kalmasýyla saðlanabilir. Ama mutlaka dar gelirli ve yoksul kitlelerin barýnma ihtiyaçlarýna öncelik vermesi gereken bir kuruluþtur Toplu Konut Ýdaresi lerin ortalarýnda kurulduðunda, kuruluþ gerekçesinde, aslýnda bu düþünce vardý. Burada TOKÝ yle ilgili olarak bir soru daha sormak gerekir; acaba kim çözmelidir barýnma sorununu? Barýnma sorununu kamu kuruluþlarý mý çözer, yoksa bu kamu hizmeti firmalara mý býrakýlmalýdýr? Ve hangi firmalara? TOKÝ, bir kamu kuruluþu olduðu halde, yapmakta olduklarý bize gösteriyor ki, amacýna yapmakla deðil, tamamen yaptýrmakla ulaþma sevdasý içerisindedir. Tabii, yaptýrma gündeme gelince, kamu kaynaklarýnýn kullanýlmasýnda, bazý firmalarýn baþka firmalara oranla himaye görüp görmedikleri gibi birtakým bireysel ve öznel faktörler de çoðu kez gündeme gelebilmektedir. TOKÝ'yle ilgili olarak bir baþka nokta da þudur: Kendisine imar ve planlama yetkisi verilmiþ olduðu halde, acaba TOKÝ'nin yapmýþ olduðu iþ, planlama mýdýr, yoksa baþka bir þey midir? Þehir plancýsý arkadaþlarýmýz ve teknisyen arkadaþlarýmýz, TOKÝ'nin gerçekleþtirdiklerinin proje olduðunu söylüyor; bunlarýn planla ilgisi olmadýðýný, kent planlarýnýn bütünüyle baðlantýsý kurulmadan birtakým inþaat faaliyetlerinin geliþigüzel yerler seçilerek daðýtýldýðýný vurguluyorlar. Bu da çok önemli bir konudur. Yine bir baþka konu üzerinde kýsaca durmakta yarar vardýr. Acaba TOKÝ, gerçekleþtirmekte olduðu inþaat projelerinde, tüketicinin katýlýmýna, o kentlerde yaþayanlarýn düþünce ve eðilimlerine ne kadar deðer veriyor? Türkiye, kentsel katýlým, yani halkýn katýlýmý konusunda önemli ilkeler içeren uluslararasý birçok sözleþmeye imza atmýþ ve taraf olmuþ bir devlet olduðuna göre, acaba TOKÝ bu ilkeyi hiç dikkate almamak gibi bir lüksü benimseyebilir mi? sorusu her zaman sorulabilir. Ben, konuþmacý olmadýðým için, arkadaþlarýma böylesine birtakým sorular yöneltmek istedim. Bu sorulardan bir tanesi de þudur: Acaba TOKÝ'nin yapmakta olduðu katlý yapýlar, yanýndan geçerken üstünüze yýkýlacakmýþ hissiyatýna kapýldýðýnýz bu yapýlar çevreyi eski gecekondu düzeninin bulunduðu döneme oranla daha mý güzelleþtiriyor, yoksa daha mý çirkinleþtiriyor? Bu da yanýtlanmasý gereken bir sorudur. TOKÝ yapýlarý, toplumun çeþitli kesimlerinin gerçek gereksinmelerini karþýlamaya ne kadar elveriþlidir? Gelir bakýmýndan ise, acaba gecekondusundan edilen ne kadar kiþi TOKÝ nin apartman dairelerinde yaþayabilecek güce sahiptir? Ne kadar engelli, TOKÝ'nin yüzde 8-18 arasýnda deðiþtiði belirtilen rampa oranlarýnda o yapýlarý kullanabilecek durumdadýrlar? Bu sorular sorulmaktadýr ciddi olarak. Belki son olarak þu da eklenebilir: Kentsel dönüþüm adý altýnda yapýlmak istenilen þeyler, bizim eskiden gecekondularýn ýslahý, iyileþtirilmesi diye bildiðimiz, 775 sayýlý yasanýn amaçlarý arasýnda yer alan amaçlarý gerçekleþtirecektir. Ama acaba yýkýlan gecekondularda yaþayanlarýn yoksulluðunu, kentte bir noktadan alýp baþka bir noktaya taþýmanýn ötesine geçip, istihdam olanaklarý yaratabiliyor muyuz? TOKÝ, iþin ekonomik ve sosyal yönleriyle ne kadar ilgilidir? TOKÝ, devlet içerisinde devlet 7
9 haline gelen bir kuruluþ olarak, acaba bu iþlevlerden hangisini ne ölçüde gerçekleþtirebilmektedir? Gerçekleþtiremiyorsa, neler yapýlmasý gerekir? Bu sorularý deðerli arkadaþlarýmýz bize 15 dakikalýk süreler içerisinde öz olarak anlatacaklar, sonra da tartýþma olanaðý aramaya çalýþacaðýz. Elimdeki izlenceye göre, ilk söz, deðerli arkadaþým Prof. Dr. Cevat Geray ýn. Ýzin verirseniz, sözü kendisine býrakýyorum. Buyurun. Prof. Dr. CEVAT GERAY- Teþekkür ederim. Bir kere, böyle bir konuyu gündeme getirdiði içi, Odamýza çok teþekkür ediyorum. Özellikle yerel yönetim seçimlerinin yapýlacaðý bir döneme rastlamasý açýsýndan da, TMMOB nin düzenlediði etkinlikler arasýnda bunun yer almýþ olmasý bence çok önemlidir. Tabii, TOKÝ deyince, iþin içinde, TOKÝ'nin hukuki, idari yapýsý, varlýðý var. Baþkan arkadaþýmýz, oldukça ilginç noktalara deðindi. Bir baþka boyut, uyguladýðý politikalar gerçekten toplumsal içeriði olan, toplumsal amaçlara yönelik politikalar mý; yoksa, bir yap-satçý firma gibi mi hareket ediyor? Bu açýdan da olaya bakmak gerekir. Arkadaþýmýz, toplumsal konuttan söz etti. Bu, birtakým öncelikleri olan ve üstelik de özellikle yoksul ve orta gelirlilerin barýnma sorununa çözüm aramak biçiminde bir politikayý içermektedir. Oysa TOKÝ uygulamalarý buna taban tabana zýt olarak yapýlmaktadýr. Yani Çok ucuza, kira öder gibi konut yapýyoruz, þeklinde kullandýklarý bir propaganda yaklaþýmlarý var, ama aslýnda bu bir yanýltmaca biçimindedir. Çünkü Türkiye'nin sosyoekonomik yapýsýna bakýldýðý zaman ve gelir daðýlýmýný dikkate aldýðýmýzda, yoksulluk zaten iþsizlikle birlikte giderek artmaktadýr ve konut edinmeye yönelik biriktirim gücü yoktur büyük kitlelerin. Ayrýntýlarýna girmek istemiyorum, ama gelir daðýlýmýndaki bu dengesizlik ve biriktirim gücünün olmayýþý nedeniyle, dar gelirlilerin barýnma sorununa eðilmesi gerekiyor. Acaba Avrupa Birliðindeki uygulamalar nasýl? Gerçi, nedense, Avrupa Birliði, ne imar konularýnda, rantçýlýkla ilgili konularda uyarýlarda bulunuyor, ne de konut politikasýyla ilgili olarak uyarýlarda bulunuyor. Oysa Avrupa Birliði ve Birleþmiþ Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonunun ortaya koyduðu þey þudur: Bir, konut politikasý devlet politikasý, kamu politikasý olmak gerekir. Ýki, özellikle yoksul ve dar gelirlilerin sorunlarýna öncelik veren politikalar olmasý gerekir. Oysa TOKÝ, Türkiye'de bir kamu kuruluþu olarak kurulmuþ olan ve yýllarý arasýnda, hatta 2002 yýlýna deðin kamu kaynaklarýný destek olarak kullanarak, 1 milyonu aþkýn konutun finansmanýnda önemli bir rol oynayagelmiþtir. Bütün uygulamalarý onaylanacak cinsten bir þey midir? Deðildir. Bir üçüncü nokta, ilk uygulamalarda, ikincil konuta da politika olarak destek saðlandý. Dördüncü bir nokta olarak da, belli bir büyüklüðü aþan, 100 metrekareyi aþan konutlara, 150 metrekareye kadar bir destek vermiþtir ilk dönemlerde. Sonradan siyasi kararlarla aþýrý desteðe gidildiði için, toplu konut fonu týkanmýþtýr, bir darboðaza girmiþtir. Ama bununla birlikte, kamu kaynaklarýyla destek verilerek, AKP iktidara gelmeden önceki dönemde, 1 milyonu aþkýn konut desteklenmiþtir. Bugünkü iktidarýn ya da onun temsilcisi olan TOKÝ'nin yaklaþýmý, devletin sosyal ve ekonomik konularda geriye çekilmesi, küçülmesi biçimindeki dayatmalarýn da bir sonucu, özelleþtirme dayatmalarýnýn sonucu olarak, 2003 ten sonra bu politika iyice deðiþmiþ ve özellikle orta gelirli sýnýflarýn konut edinmesine yönelikken bu politikalar, bir baþka biçimde tersine çevrilmiþtir. Þunu belirtmek istiyorum: Yani daha çok ranta dayalý bir þehircilik ve konut politikasý, arsa politikasý çerçevesinde, iyice sosyal içerikten ve amaçlardan iyice yoksun bir uygulamaya geçilmiþtir. Bana ayrýlan süre içerisinde bazý noktalara deðinmek istiyorum. Ýlk Toplu Konut Yasasý nda, 1981 de, devlet gelirlerinin yüzde 5 inin ayrýlmasý gibi, kamu kaynaklý, bütçeden para aktarýmý suretiyle bir devlet görevi verilmiþti. Fakat 1984 ten sonraki deðiþikliklerle, bütçe dýþý kaynaklardan bir fon oluþturulmaya baþlanmýþ; ama 1997 den baþlayarak, giderek artan biçimde bu fon gelirleri hazineye kaynak olarak aktarýlmaya baþlanmýþtýr. Ama bütün fonlar kaldýrýlýnca, bu da kaldýrýlmýþ oldu. Yalnýz bunun karþýlýðýnda, devlet bütçesinden yine ödenek ayrýlmasý öngörüldü. Ama bu öngörülme, 8
10 baþlangýçta sýfýr veya yüzde 1 oranýndaydý diyebiliriz. Sonradan 2002 yýlýna deðin giderek arttýrýldý. Ama ondan sonra görüyoruz ki, Toplu Konut Ýdaresi tamamen kentsel rantlara el koyarak, çapraz finansman adý altýnda, arkadaþýmýzýn da söylediði gibi, bir hasýlat paylaþýmý -þimdi ona gelir paylaþýmý da diyorlar- yoluyla, birtakým zenginlerin satýn alabileceði lüks konutlar ve siteler üretme yoluna gitmiþtir. Dar gelirliler için de yapýlan bir þey vardýr; o da yüzde 10 u geçmiyor ve üstelik de ucuz sosyal konut üretme yerine, metrekarelik küçük konutlarý ucuz diye sunuyorlar. Bunlar aslýnda yine bir kandýrmacadýr. Çünkü asýl yoksul kesimin hane halký büyüklüðü varsýl kesimden daha yüksektir ve daha geniþ konutlara gereksinim duymaktadýrlar. Gerçi, mimari birtakým çözümlerle giderilebilir bu. Yani bir büyüklük meselesi deðildir; ama yine bazý önlemler alarak, bu iþi daha amaca uygun bir biçimde sürdürmek olanaklýdýr. Arkadaþlarýmýz arasýnda, Arsa Ofisi Ýstanbul Bölge Müdürü olduðu için, benim söyleyeceðim bazý þeylere deðinecektir o. Ama ben, þu noktayý ifade etmek istiyorum. Toplu Konut Ýdaresi ne bir kamu kuruluþudur, ne de bir özel firma Ama devlet adýna, hatta Baþbakan adýna icraat yapan bir kuruluþ durumundadýr. Yalnýz, öyle yetkilerle donatýlmýþtýr ki, Baþkanýn da belirttiði gibi, özellikle imar ve inþaat izniyle ilgili konularda büyük bir esneklik saðlanmýþtýr. Bu, sakýncalý olmuþtur tabii. Ýkincisi de, denetimden kurtulan bu örgüt o kadar serbest hareket etmektedir ki, çýkarýlan torba yasalarla filan sýk sýk birtakým yetkiler veriliyor. Son torba yasalarla da bunun örnekleri var. Burada, devlet içinde devlet gibi yetkilerle donatýlmýþ olan, bir bakanlýk gibi yetkilerle donatýlmýþ olan bu kurum, yasada ayný zamanda mortgage denilen tut-sat sisteminde, bir nevi finansman kuruluþu olarak gösterilmiþ ve ona uygun yetkilerle donatýlmýþtýr. Özellikle kredi verdiðinde, daha kolay ödeyemeyenlerden bu konutlarý geri alma ve benzeri konularda oralardan yararlanabilme konumuna girmiþtir. Yine yapý denetimi açýsýndan büyük bir esneklik kazanmýþtýr. Ama ilgilendiði konular da, Baþkanýn da belirttiði gibi, yabancýlara konut satmaktan tutun, Karadeniz'de otel inþaatýna kadar birtakým iþlere el atma yetkisini kendinde bulmaktadýr. Bir baþka þey de, ihaleye çýkardýðý arsalarýn bedelinin belirlenmesini uzman bir kuruluþa yaptýrmak, baðýmsýz bir kuruluþa yaptýrmak yerine, kendisi Baþbakan adýna belirlemektedir. Daha baþka ayrýntýlar var, onlarý vurgulamýyorum. Yalnýz, þu da bir gerçektir ki, özellikle Toplu Konut Ýdaresi nin bu uygulamalarý nasýl Sayýþtay ve benzeri kurumlarýn denetimlerinin, Ýlahe Yasasý nýn, Mali Denetim Yasasý nýn filan dýþýnda tutulduysa, ayný zamanda da bir siyasal propaganda sistemi olarak da kullanýlmaktadýr. Nasýl Sadaka ekonomisi dedikleri türden birtakým þeyler daðýtýlýyorsa, üretilen konutlar da 2008 seçimleri öncesinde ve bu ara bir siyasi propaganda aracý olarak kullanýlmaktadýr. Bu, kamu yönetimi anlayýþýyla da baðdaþmayan bir tutumdur. Ama zaten bu iktidarýn hangi tutumu insan haklarýna saygýlý bir tutumdur? O da ayrýca tartýþýlabilecek bir konudur. Teþekkür ediyorum. (Alkýþlar) PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Sayýn Cevat Geray a teþekkür ediyoruz. Bazý arkadaþlar daha kýsa konuþmayý vaat ettikleri için, onlarýn yerine bazý arkadaþlarýmýz daha uzun konuþabiliyorlar. Hasýlat paylaþýmý burada da geçerli bir kural. Birinden alýp ötekine ekleyeceðiz artan zamaný. Ýkinci konuþmacýmýz, deðerli arkadaþýmýz Fevzi Topuz, uzun yýllar belediye baþkanlýðý yapmýþ, Güneybatý da çok güzel bir kentimizde üç dönem belediye baþkanlýðý yapmýþ ve þimdi de Cumhuriyet Halk Partisi Muðla Milletvekili olarak görev yapan bir arkadaþýmýzdýr. Þimdi sözü Sayýn Topuz a býrakýyorum. Buyurun efendim. 9
11 FEVZÝ TOPUZ (CHP Muðla Milletvekili)- Deðerli Baþkan, deðerli panelist arkadaþlarým, deðerli Oda Baþkaným, Mimarlar Odasýnýn geçmiþ dönem deðerli Baþkaný, deðerli öðretim üyesi arkadaþlarým, deðerli öðrenci arkadaþlarým, deðerli katýlýmcýlar Hepinizi en içten saygýlarýmla selamlýyorum. Deðerli arkadaþlar, bugün, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odamýzýn Ýstanbul Þubesi nin, bir ülke gerçeðini ortaya koyan bir konuyu ortaya koymasýndan dolayý, Oda Baþkanýmýza ve Yönetim Kurulu üyelerine teþekkür ediyorum. Hele hele bir yerel seçimin öncesinde, belediye baþkaný adaylarýmýza bir duyuru mahiyetinde olan bir ülkenin gerçeðini ortaya koydular. Tabii, bu ortaya koyduðumuz gerçek, yalnýz konutla ilgili deðil; gerçekten de ülkedeki bazý deðerlerin kimler tarafýndan, nasýl dejenere edildiðini ortaya koyan bir konu. Bu vesileyle arkadaþlarýmý kutluyorum. Bunun gibi, ülkemiz gerçeklerini ortaya koyacak bazý çalýþmalarý hep birlikte yaparak, bazý geliþmeleri ve o gizli kalan olaylarý gün yüzüne çýkarmakta yarar vardýr, diye düþünüyorum. Bu vesileyle, sözü bize verdiði için, Oturum Baþkanýmýza ayrýca teþekkür ediyorum. Deðerli arkadaþlarým, TOKÝ'nin bir kuruluþ amacý vardýr. Bu kuruluþ amacý, hem ülkemizde arsa ve konut üretim ihtiyacýnýn karþýlanmasý, hem de dar gelirli vatandaþlarýmýza ucuz ve sosyal konut üretilmesiydi. Bu projenin ilk yasal düzenlemeler yapýldýktan sonra hayata geçirilmeye baþladýðý yýllarda, belki o günkü ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte bir uygulama baþlamýþtý. Bu uygulamalar iyi niyetli olarak baþlamýþtý. Ancak zaman içerisinde deðiþik hükümetler, TOKÝ'yle ilgili bu çalýþmalar yürürken, olayýn iyi tarafýný geliþtirme yerine, Nasýl dejenere ederiz? düþüncesine hizmet eden çalýþmalara baþladýlar ve hele hele 2002 den sonra da olayýn hangi boyutlara geldiðini görüyoruz. Deðerli arkadaþlarým, Baþbakanlýk Toplu Konut Ýdaresi nin, son yasal düzenlemelerle, yoksullara pahalý ve kalitesiz konutlar yapmasýný hep birlikte inceleyeceðiz. TOKÝ hakkýnda, þahsým ve Bayýndýrlýk Komisyonunda çalýþan arkadaþlarýmýz olarak, hem uyarý mahiyetinde, hem de denetim görevini yapan bir kiþi ve kiþiler olarak, bir muhalefet partisi milletvekili olarak, görevimizi yapmaya çalýþtýðýmýzý sizlerle paylaþmak istiyorum. Çünkü bu konuyla ilgili, yasal düzenlemelerle ilgili konularý hem Bakanýmýza, hem de Baþbakanýmýza, soru önergesi ve Meclis araþtýrmasý þeklinde yönelttik. Deðerli arkadaþlarým, Toplu Konut Ýdaresi nin göreviyle ilgili son yasal düzenlemeyle, Eðitim, saðlýk, turizm yatýrýmlarý, çeþitli kamu tesisleri için anlaþma, devir, satýn alma yolu ve benzeri þekillerde arazi ve arsa saðlama, arsa stoku ve tanzim satýþlarý yapma; saðladýðý arazi ve arsalarý olduðu gibi veya planlayarak, altyapý tesislerini kýsmen veya tamamen ikmal ederek veya ettirerek, ihtiyaç sahiplerine satma, kiralama, trampa etme, irtifak hakký tesis etme, kamu kurum ve kuruluþlarý eliyle pazarlama ve satma, ve bunlarýn dýþýnda, biraz önce söylediðim gibi, Turizm bölgeleri, konut veya sanayi siteleri ve kamu kurum tesisleri meydana getirme ve kamu tüzelkiþiliðine haiz kuruluþlar, kamu kurumlarý ve özel konut tüzelkiþileriyle, araþtýrma, inceleme, proje hazýrlama konularýnda teknik iþbirliði yapabilir; lüzum gördüðü yerlerde Maliye Bakanlýðý nýn muvafakatini almak þartýyla, bu kanunun uygulanmasý için belediyelerle ortaklýk kurabilir, ifadeleri kapsam içine alýnmýþtýr. Görüldüðü üzere TOKÝ, 58. ve 59. hükümetler döneminde, Acil Eylem Planý yla, doðrudan konut yapmak ve kâr amaçlý projeleri uygulama yetkilerini almýþ, kâr elde etmek için lüks ve pahalý konutlar yapmaya baþlamýþtýr yýlýndan sonra iktidara gelen mevcut Hükümet, 2003 yýlýnda da konut sorununa çözüm bulma maksadýyla yasal düzenlemeler yapmýþtýr. TOKÝ, 2003 yýlýnda, 4966 sayýlý yasayla Toplu Konut Yasasý nda yapýlan deðiþiklikle, kontrolsüz güç sayýlabilecek yetkilerle donatýlmýþtýr. Aldýðý bu güçle, gözüne kestirdiði yere istediði binayý diker, istediði projeyi yapar duruma gelmiþtir. TOKÝ çalýþmalarýna engel teþkil edebilecek yasal deðiþiklikler de kaldýrýlarak, TOKÝ'ye birçok imkân saðlandý yýlýnda 5162 sayýlý yasayla, TOKÝ'ye her türlü imar planý yapma yetkisi verildi. Ayný yasaya göre, halen belediyelerce 3 ay içinde onaylanmayan plan, TOKÝ tarafýndan resen yürürlüðe konulabiliyor sayýlý yasayla ise, her alanda arsa alýp satma yetkisi yine TOKÝ'ye saðlanan bir imtiyazdýr. Mevcut Hükümet, konut iþlerine engel teþkil edecek mevzuatý düzenleyerek, TOKÝ'nin konut üretimi için gerekli altyapýyý oluþturmaktadýr. Birkaç gazete baþlýðýný da sizlerle paylaþmak istiyorum. Çünkü bazen bu tür olaylarý çabuk unutuyoruz. 10
12 Bu yasal düzenlemelerle TOKÝ'nin imkanlarý nedir, ne deðildir? sorularýnýn yanýtlarýný, gazete baþlýklarýyla sizlerle paylaþmaya çalýþacaðým yýlý içerisinde, Maliye Bakanlýðý yla TOKÝ arasýnda bir protokol imzalandý. Buna göre, dar gelirli vatandaþý ev sahibi yapmak için kurulan TOKÝ'nin, bu anlaþmayla sahil kesiminde yabancýlara villa kentler ve tatil köyleri kuracak olmasý söz konusu. Ýktidar, TOKÝ eliyle, Türkiye'nin en güzel alanlarýný yabancýlar için yaðmaya açtý, ülke adým adým parsellendi. Devlet aracýlýðýyla, kamu alaný olan tüm ormanlara, kýyýlara, hazine arazilerine göz dikildiði; yap-iþlet-devret modeliyle, otel, motel, iþ merkezi, golf sahalarýnýn haraç mezat yabancýlara satýlabileceði düzenlemeler yapýldý. Dar gelirlilere konut edindirme, acil konut ihtiyacýný karþýlama gibi temel nedenlerle oluþturulan TOKÝ, gittikçe amacýndan uzaklaþan bir projeye dönüþmektedir. Basýnýmýzýn, TOKÝ nin sadece dar gelirli vatandaþlara konut üretmeyip, üst gelir gruplarýna ve yabancýlara yönelik de konut üretmekte olduðunu kamuoyuyla paylaþtýðýný gördük. Bunun yanýnda, son zamanlarda, ülkemizin deðiþik bölgelerinde çalýþmalar yürütülüyor. Bursa da, o güzelim verimli topraklarýn, meyve bahçelerinin, þeftali bahçelerinin olduðu alanlara, TOKÝ tarafýndan en az katlý binalar yapýldýðýný gördük. Bütün bunlar, bunlarýn ranta dönük bir çalýþma olduðunu ve kimlere hizmet ettiðini açýkça göstermektedir. Bunun dýþýnda, Antakya Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkaný nýn bir feryadý var. Toplu Konut Ýdaresinin, inþaat sektöründe haksýz rekabet yarattýðýný, inþaat sektörünü zor durumda býraktýðýný açýkladý. Bu koþullar altýnda inþaat sektörünün daha fazla devam edemeyeceðini söyleyen Antakya Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkaný nýn, sektöre dönük bir acil eylem planý hazýrlanmasý gerektiðini belirtmesi, bunu istemesi, TOKÝ'nin haksýz rekabetine bir sýnýrlama getirilmelidir, feryadý bunlarýn örnekleridir. Bunun dýþýnda, ülkemizin deðiþik bölgelerinde tarým arazilerinin amaç dýþý kullanýmýný engellemek amacýyla Toprak Koruma Yasasý nýn mevcut olduðuna; ama devletin tarým arazilerini korumasý gerekirken, TOKÝ'ye peþkeþ çekerek, TOKÝ'nin o tarým arazileri üzerinde yaptýðý projelerle ranta dönük bir çalýþma yaptýðýna da hepimiz tanýk olmaktayýz. TOKÝ, bir müteahhit firma gibi hareket ederek, müteahhitlerle sanki yarýþýr vaziyettedir. Geçen gün, Ankara'dan bölgeme giderken, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüðü nün yeni inþaatýnýn tabelasýna baktým; müteahhit firma TOKÝ, alt firma bir baþka. TOKÝ'nin bir müteahhit firma olarak yazýlmasý, bizi ve müteþebbis insanlarý gerçekten de yaralayan bir durumdur. TOKÝ, bazý imkanlarý, devletin bütün olanaklarýný arkasýna almýþ ve o arkasýna aldýðý güçle, ihaleyi yapmaksýzýn, Devlet kurumudur diye, bakanlýklar tarafýndan, Baþbakanlýk tarafýndan, Bu iþ yap, takip et diye yetkilendiriliyor. Hem finansman, hem de arsa gibi bütün olanaklarý kullanarak, müteahhitlerle yarýþýr duruma gelmesi, Türkiye'deki bazý dengelerin gittikçe bozulmasýna yol açtýðýný ve ülkemizin içinde bulunduðu konumun da hýzlý bir þekilde daha kötüye doðru gitmekte olduðunu görmekteyiz. TOKÝ dediðimiz zaman, müteahhit firmalarýn korkulu rüyasý haline geldiðini de söylemekten kaçýnmamak lazým. Çünkü TOKÝ, baþka bir uygulama da yapýyor. Müteahhit firmalara verdikleri ihalelerde, paralarýný da gününde ödemiyor. Orada bir gizli döngü olduðu da duyumlarýmýz arasýnda. Müteahhit firmalara zamanýnda ödeme yapmazsan, müteahhit firmanýn belirli bir noktadan sonra durumu daha da kötüleþecektir. Dolayýsýyla, TOKÝ'nin baþýndaki yöneticilerin müteahhitlerle sanki pazarlýk yapar noktaya geldiðini söyleyebiliriz. Birçok müteahhit arkadaþýmýz, bu konunun üzerinde ivedilikle durmamýzý istediler. Tabii, biz de bu uyarýlarý yapýyoruz. Bu denetim görevimizi, halkýmýzla, vatandaþýmýzla paylaþmak durumundayýz. Eðer paylaþmazsak, biz de görevimizi yapmadýk, anlamýna gelir. Çünkü bu denetim görevinde, TOKÝ'nin iþleyiþ biçimini ortaya çýkarmaya, anlatmaya, sizlerle paylaþmaya da mecburuz. TOKÝ'nin kuruluþ amaçlarýndan biraz önce bahsettik. TOKÝ, kuruluþ amaçlarýndan uzaklaþýyor. TOKÝ, bazý hazine arazilerinin kendine verilmesiyle, yoksul, alt gelir gruplarýnda yer alan vatandaþlarýn yaný sýra, üst gelir grubunda yer alan vatandaþlara da konut üretiyor. TOKÝ, hazineden bedelsiz aldýðý kýyý arazilerini, arsa satýþý karþýlýðý, gelir paylaþým modeli adý altýnda satýþa çýkartarak, müteahhit firmalara konut inþa etmeleri amacýyla ihale ediyor. 11
13 TOKÝ'nin baþka bir görevi de var þu anda; belediyenin nazým imar planýna uymak zorunda olmadýðýný da söylüyor yýlýndan sonra yapýlan yasal deðiþikliklerle TOKÝ'ye yeni yetkiler verilmesi, 2004 yýlýnda 5162 sayýlý yasayla TOKÝ'ye her türlü imar planý yapma yetkisi verilmesi söz konusu. Ayný yasaya göre, belediyelerce 3 ay içerisinde onaylanmayan planlarýn TOKÝ tarafýndan resen yürürlüðe konuluyor olmasý, bazý çeliþkileri de ortaya koyuyor. Yine 5273 sayýlý yasayla TOKÝ'ye her alanda arsa alýp satma yetkisi saðlanmasý söz konusu. TOKÝ'ye verilen yetkilerden dikkati çeken, avantaj saðlayan ve ayný zamanda sakýncalý olaný, TOKÝ'ye imar planý yapma yetkisinin verilmesidir. Çünkü TOKÝ, belediyeler tarafýndan yapýlan imar planýna baðlý kalmaksýzýn konut üretebiliyor. TOKÝ, kent için hazýrlanan planlara baðlý kalmaksýzýn, imara kapalý alanlarý ve sosyal donatý alanlarýný dikkate almadan uygulama yapabiliyor. TOKÝ'ye tanýnan bu yetkiler, yerel yönetimlerin planlama alanýndaki yetkilerinin aþýlmasýna neden olduðu gibi, kent bütünlüðü açýsýndan da büyük sakýncalar taþýyor. Bu arada, TOKÝ, sosyal sýnýf ayrýþýmýný da hýzlandýrýyor. Kent merkezinde ürettiði konutlarý yüksek fiyatlardan dolayý üst gelir gruplarý için satýþa sunmakta; diðer taraftan, dar gelirli vatandaþlar için, arsa fiyatlarýnýn düþük olduðu, kent merkezine uzak olan bölgelerde konut üretebilmektedir. TOKÝ, gecekondu bölgelerindeki arsalarý Kentsel dönüþüm planý adý altýnda alýyor; dar gelirli vatandaþlarý, þehir dýþýnda, hazineden almýþ olduðu araziler üzerinde kurduðu konutlara götürüyor. TOKÝ'nin, rantýn yüksek olduðu gecekondu bölgesi ve þehir merkezinde kalan yerleri de orta gelirlilere veya gelir düzeyi yüksek olan vatandaþlara satýyor olmasýnýn, sýnýfsal ayrýþmayý hýzlandýrdýðýný görmekteyiz. Dikmen Vadisi, Keklikpýnarý gibi alanlar daha önce gecekondu bölgesiydi. O bölgeler kentsel dönüþüm adý altýnda bir belediye tarafýndan kamulaþtýrýlýp TOKÝ'ye devrediliyor veya Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðý tarafýndan kamulaþtýrýlýp TOKÝ'ye devrediyor. Oradaki gecekonduda oturan vatandaþlarýmýz, bu sefer kentin baþka bölgelerinde yapýlan konutlara gidiyor. Gecekonduyken, aðaç vardý o bölgelerde. O gecekondular yýkýldýktan sonra, aðaçlarýn hepsi kesildi, bir tane yeþil alan görmek mümkün deðil. Dönüþümün adýnýn bu olmamasý gerek. Dönüþümde, sosyal donatý alanlarýnýn daha fazla olmasý gerekir. Süremiz doldu diyor hocam, ama oldukça da fazla konular var. Yüzde arasýnda deðiþen peþinatlarla ev satmaya baþladý. Tabii, bunlarýn taksitlerinin de TL arasýnda olduðunu söylüyor TOKÝ. Bunu övünerek söyleyen merkezi Hükümet yetkililerini de buradan uyarmamýzda yarar vardýr. Beni dinlediðiniz için hepinize teþekkür ediyorum. (Alkýþlar) PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Sayýn Topuz a teþekkür ediyorum. Bazý büyük isimleri bu kürsüye sýðdýramýyoruz. Oktay Ekinci, Mimarlar Odamýzýn eski Baþkaný, Cumhuriyet Gazetesi yazarý ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nde de Öðretim Görevlisi. Sayýn Oktay Ekinci, buyurun. (Alkýþlar) OKTAY EKÝNCÝ (Mimarlar Odasý Eski Genel Baþkaný - Gazeteci)- Teþekkür ederim hocam. Belediye Baþkanýmýzla uzun yýllardýr tanýþýyoruz. Kendisini burada gördüðüme çok sevindim. Milletvekili olduðundan beri ne yapýyor, ne ediyor, bilmiyorum; ama belediye baþkanýyken haberleþiyorduk kendisiyle. TOKÝ'nin, belediye sýnýrlarý içerisindeki hazine arazilerinin planlama yetkilerini kendisine almasý ve belediyeleri, Benim planýmý 3 ayda onaylarsanýz onaylayýn; onaylamazsanýz, ben onaylýyorum, diye taciz etmesi, halkýn demokratik kurumlarýna bir hakarettir, demokrasiye darbedir, belediyecilik anlayýþýnýn tam tersidir. Bu yasa çýktýðýndan beri belediye baþkanlarýna yalvardýk, itiraz ettik halk adýna; çünkü o araziler halkýn arazisi. Halkýn temsilcileri adýna ayaða kalkmalarý lazýmdý, kendi þeref 12
14 ve haysiyetlerini korumak için ayaða kalkmalarý lazýmdý, belediyenin onurunu korumak için ayaða kalkmalarý lazýmdý. Hayrettin Karaca yla Muazzez Ýlmiye Çýð ýn yaptýðý gibi, Meclisin önünde oturmalarý lazýmdý. Bunu, dünyanýn hiçbir demokratik kuruluþunda, hiçbir belediye baþkanýnýn sineye çekmesi mümkün deðil; çünkü bu, resmen bir hakkýn gaspýdýr, toplumsal bir hakkýn gaspýdýr. Biraz da tetiklemek için söylüyorum: Belediye için de, belediye baþkaný için de, o kent halký için de haysiyet kýrýcý bir durumdur. Fakat bir tek belediye baþkaný bile itiraz etmedi. Býrakýnýz yürüyüþ yapmayý, toplantý bile yapmadýlar. Belediyeciler Birliði Baþkaný Aytaç Durak tan istedik, oralý bile olmadý. Bu konuda TOKÝ'yi suçlamak yeterli mi? Nerede belediye baþkanlarýmýz? Türkiye'de belediyeyi kim temsil ediyorsa, bu sorunun cevabýný vermesi lazým. Neden haklarýmýzý korumadýlar? Kamu arazilerine TOKÝ tarafýndan el konulmasýna neden hepsi sessiz kaldýlar? CHP lisi dahil, varsa TKP lisi de dahil. Deðerli hocalarýmýzýn bahsettiði gibi, TOKÝ, sosyal devletin sorumluluklarýyla ortaya çýkmýþ bir kurum olsa bile, bugün kente karþý suçludur, kültüre karþý suçludur, uygarlýða karþý suçludur, yaþama karþý suçludur. Mimarlýk ve çevre alanýnda, kültür ve çevre alanýnda, tanýmlayabildiðiniz ya da tanýmlayamadýðýnýz ne kadar suç varsa, hepsi TOKÝ'de vardýr. Bunu þimdi size fotoðraflarla kanýtlamaya çalýþacaðým. Orhangazi Bu gördüðünüz fotoðraf, Bursa Orhangazi. Orhangazi, ki Osmanlý'nýn kuruluþunu saðlayanlarýn adýný taþýyan bir yer. O kentin tepesindeki tarihe hakaret, geçmiþe hakaret, uygarlýða hakaret. Baþta TOKÝ Baþkaný ve Sayýn Baþbakaný olmak üzere, kendilerinin savunduðu bütün manevi deðerlere, bütün tarihsel deðerlere hakaret deðil midir? Peki, bu suç nasýl iþlenebildi? Cumhuriyetin ilk dönem mimarisinin, kimlikli, tarihten gelen deðerleri çaðdaþ olarak yorumlayabilen; özellikle kamu mimarisinin topluma örnek olmasý için, devletin yaptýðý yapýlarýn topluma örnek olmasý için, tarihten gelen ulusal kültür deðerlerine baðlý, bunlarý yaþatan ve geliþtiren bir minvalde gerçekleþmesi, Cumhuriyet Devriminin temel anlayýþýydý. Çünkü kültürel süreklilik devrimci bir anlayýþtýr. Kültürel süreklilik, tarihin, emek, akýl ve yaratýcýlýk deðerlerinin gelecek kuþaklara aktarýlmasý; yani insanýn kuþaktan kuþaða yaratýcý olmasý, aklýný kullanabilmesi ve o yaratýcý dehasýyla aklýnýn kendi mekânlarýna yansýmasýný saðlayan bir anlayýþ. Cumhuriyet dönemi yapýlarýnýn kimlikli olmasý, aydýnlanma düþüncesinin ve Cumhuriyetin kendi devrimci dinamiðinin zorunlu bir nedeni, doðal bir 13
15 sürecidir. Nitekim Atatürk, bunun bir rastlantý olmadýðýný, yani kimlikli yapýlaþmanýn, ulusal mimarinin, o karakteristik yapýlaþmanýn bir rastlantý olmadýðýný, modern mimarinin de aslýnda kimlikli olduðunu; Fransa'daki modern mimarinin Fransýz koktuðunu, Ýtalya daki modern mimarinin Ýtalyan koktuðunu, Almanya'daki modern mimarinin Almanya koktuðunu; bizim de modern mimarimizin bize has, Türkiye'ye has, Anadolu'ya has bir kimlik taþýmasý gerektiðini, bir ordinaryüs mimarlýk profesörü gibi söylemiþtir. Bugün birçok mimarlýk profesörü hâlâ bunun bilincinde deðil; ama Atatürk bunu söylemiþti. Fakat hepimizin bildiði nedenlerle ve bu Panelin konusunun çok dýþýnda olmasa bile, sizler bildiðiniz için çok özet geçtiðim dönemden sonra baþlayan kimliksiz yýllarda, yani 1950 sonrasý yýllarda, kentler sadece göç ve apartmanlaþma mimarisi yüzünden deðil; aydýnlanmadan uzaklaþýldýðý, tarihsel bilinçten uzaklaþýldýðý, Cumhuriyet Devriminin temel ilkelerinden uzaklaþýldýðý, ulusal kaygýlardan uzaklaþýldýðý, ulusal kültürden uzaklaþýldýðý için de çip kentler haline gelmeye baþlamýþtýr. 50 Yýl Önceki Balýkesir Hýzla, bu sürecin birkaç örneðini göstereceðim. Örneðin, soldaki fotoðraf, 50 yýl önceki Balýkesir dir. Balýkesir de bugün 7 tane bina kalmýþ ve o 7 binayý dahi koruyamýyorlar. Aþaðýdaki fotoðraf ise yeni Balýkesir. Balýkesir in Yeni Görünümü 14
16 50 yýl arayla çekilmiþ ikinci fotoðraf Giresun dandýr. 50 yýl önceki Giresun la þimdiki Giresun un ayný noktadan çekilmiþ fotoðrafýna baktýðýmýz zaman, Giresun, sadece kalesini koruyarak, ayný parseller olduðu gibi apartmanlaþmýþtýr. O yoðunlaþmadan ötürü, farklý bir kent formu arayýþýna da gerek kalmadý. 50 Yýl Önce Giresun dan Görünüm Giresun un Yeni Görünümü Bu iki örnek, bize zaten özetliyor Türkiye'nin durumunu. Ama esas gecekondulaþmadan apartkonduya geçiþ olarak verdiðim bu iki fotoðrafta, karþýmýza sürecin þu özeti çýkmaktadýr: Rant mimarisi ya da rant þehirciliði, Cevat Geray hocamýn Ranta dayalý þehircilik ve konut politikasý dediði olgu, TOKÝ'de bugün doruða çýktý; ama yaratýcýsý elbette TOKÝ deðil. TOKÝ, bir mirasý devralmýþ, bir talan mirasýný devralmýþ, kendi becerisi ve dehasýyla bugün olaðanüstü boyutlara getirmiþtir. Ama daha önceki dönemlere þöyle bir bakacak olursak, soldaki fotoðraf zaten tarihsel süreci yeterince anlatmaktadýr ve siz, bunlarý çok iyi bilmektesiniz. Saðdaki de ayný þekilde. Düþününüz ki, belediyelerin yapýlarý artýk kaçaktýr. Bir belediyenin, hem de Türkiye'nin en büyük büyükþehir belediyesinin konut inþaatlarýnýn ruhsatsýz olmasý ve müteahhidinin de, Bu, belediyenin olduðu için, ruhsatý herhalde vardýr zannettim, þeklinde, bence haklý bir savunmada bulunmasý, konutun gerçekten çok önemli bir yanýný ortaya koyuyor. Geçmiþ gözden çýkartýlýnca, yani özellikle ve 70 lerden itibaren tarihi doku gözden çýkartýlýnca tarihsel mekanlara zarar veren bir süreç de baþlamýþtýr. Sað alttaki fotoðraf, Türk toplumunun tarihe bakýþýný biçimlemiþtir. Yani tek baþýna tarihi korumak, insaný yoksullaþtýrmakta; tarihi ortadan kaldýrýp, yeni apartman dikmek, insaný zenginleþtirmektedir. Bu fotoðraf, Türk toplumunun þu karakterinin temeli olan bir fotoðraftýr: Eðer eskiyi korursan, sürünürsün. Eðer geçmiþi korursan, mahvolursun. Eðer kültürü korursan, sürüm sürüm sürünürsün. Ama ne zaman ki, tarihten, kültürden ve geçmiþten vazgeçersen, ihya olursun, zenginleþirsin. Bir muhafazakâr politika, bir muhafazakâr düþünce yýllardýr Türkiye'yi yönetmektedir. Tarihi, geçmiþi ve kültürü yok ederek zenginleþme politikasýnýn ayný zamanda beraberinde nasýl bir yozlaþmayý getirebildiðini toplumbilimcilere sürekli soruyorum. Türkiye'nin muhafazakârlarý, tarihin, doðanýn, kültürün ve geleneðin muhafaza edilmemesi için ellerinden gelen her þeyi nasýl yaptýlar ve esas 15
17 geleneksel, kültürel ve uygarlýk deðerlerini ortadan kaldýrýp, kimliksiz bir yapýlaþmanýn toplumun önünde umut olmasýný nasýl saðladýlar? Bu yaþýma kadar, toplumbilimcilerden bunun açýklamasýný bekledim, herhalde ömrümün sonuna kadar da bekleyeceðim. Çünkü o kadar ilginç bir durumdur ki, bu þekilde toplum, geçmiþinden tamamen kopmaktadýr. Hiçbir toplum, Eðer sen tarihini korursan fakirleþirsin, sürünürsün. Tarihinden vazgeç ve zenginleþ! sözü karþýsýnda ahlakýný koruyamaz, etiðini koruyamaz. Bugünkü toplumsal çürümenin çok önemli nedenlerinden biri de budur; kültürden, uygarlýðýndan, tarihten, geçmiþten, anýlardan vazgeçerek zenginleþmek. Kent merkezlerine baktýðýmýz zaman, metruklaþmalar söz konusu. Kent merkezlerinin metruklaþmasý, kalbin metruklaþmasýdýr, kalbin durmasýdýr, kentlerin yüreðinin durmasýdýr, kentin en önemli alanlarýnýn iþlevini yitirmesidir. Gecekondu Kanununa baktýðýmýzda, Gecekondu Kanunu, özellikle kentlerdeki hazine arazilerinin belediye mülküne geçerek, konut sorununun çözümlenmesine imkân saðlarken, 2003 te bunun ortadan kaldýrýlmasý; yani belediyelerin bile kentlerdeki yoksullara konut yapmak için devlet ve hazine arazilerini kullanma imkanýnýn ortadan kaldýrýlmasý, zaten karþýdevrimin uç örneklerinden biridir. Hocamýn bahsettiði Türkiye Cumhuriyeti Anayasasý 82 Anayasasý olmasýna raðmen; yani eleþtirdiðimiz, demokrasi açýsýndan çok benimsemediðimiz; ama anayasa olduðu için de dört elle sarýlmak mecburiyetinde olduðumuz Anayasa nýn 57. Maddesinde bu konu, Þehrin önceliklerini ve çevre þartlarýný gözeten bir planlama çerçevesinde konut sorun çözülecektir, biçiminde ifade edilmektedir. Eðer Anayasa Devlet, konut ihtiyacýný karþýlayacak tedbirleri alýr, deseydi, kim itiraz ederdi? Devlet, konut ihtiyacýný karþýlayacaktýr, diye yazsaydý Anayasaya, kimin aklýna, Yahu, nerede bunun çevresi filan gelirdi? Anayasayý yapanlar, þehirlerin özelliklerini ve çevre þartlarýný gözeten bir planlama çerçevesinde bu görevi vermiþti. Bu kritik cümlede, özellikle kentsel dönüþümlerde, anaysa maddesindeki þehirlerin özellikleri ve planlama koþulu ortadan kalmýþ, sadece konut üretilmeye baþlanmýþtýr. Dönüþüm emrini veren TOKÝ Baþkanýnýn iþaretinin Sam amcaya benzemesi bence tesadüf deðildir. Bu kadar benzerlik, asla tesadüf olamaz. Ayrýca, kentsel soykýrým dediðimiz Sulukule de ortaya çýkan durum da rastlantý deðildir. Yani ayný zamanda insanlarýn yaþama ortamlarýna göz diken bir anlayýþýn da bu sürecin sonucunda ortaya çýkmasý bir rastlantý deðildir. Kartal daki kentsel sürgünün, dünyanýn en önemli mimarlarýndan birinin eliyle yaptýrýlmasý da bir rastlantý deðildir. Bu da bunun küresel destek içerisinde olduðunun açýklamasýdýr. Mahallelerimiz TOKÝ Tip Mahalleler Vinç Planlamasý TOKÝ þehirciliðini görüyorsunuz. Burasý, bir Anadolu kentinden asla esinlenmemiþtir. Sað altta, Anadolu kent dokularýný görüyorsunuz. Komþuluklar, sokaklar, mahalle iliþkileri filan yoktur kesinlikle. Tamamen, o hep geleneksel dokudan apartmana geçiþteki rantý maksimize eden düþüncenin formlarýný, þekillerini TOKÝ'de olabildiðince görmeniz mümkündür artýk. Vinç planlamasý denilen, bugün hiçbir mimarlýk okulunda asla okutulmayan bir planlama türü ortaya çýktý. Biliyorsunuz ki, konutlarda, örneðin, Mutfak doðuya bakar, yatak odasý doðuya bakar, salon güneye bakar, bilmem ne kuzeye bakar filan gibi temel kararlar vardýr; buna göre de binalarýn vaziyet planý, kentlerin dokusu oluþturulur. Fakat TOKÝ vaziyet planlarýnda vinç ortaya konulmakta ve tek bir apartman projesi ya da tipi, o vincin koluna göre nasýl denk geliyorsa o þekilde yerleþtirilmektedir. Bunlarýn tümü, mimarlýk ve þehircilik okullarýnda sýnýfta kalacak projelerdir. 16
18 TOKÝ projelerinin, vaziyet planýnýn tamamý, býrakýnýz mimarlýk ve þehircilik okullarýnda sýnýfta kalmayý, bir öðrenci hocasýna getirdiði zaman, öðrencinin kulaðýný çektirecek projelerdir. Ýþin daha da edepsizliði, Türkçe nin terk edilmesi ve bütün bunlarýn yabancý isimlerle pazarlanmasýdýr. Ben, bunlardan bir tanesinin sahibiyle tanýþtým. Çok da sevecen bir insan, Doðu Karadenizli. Ben de çok severim Doðu Karadenizlileri. Ahbap olduk. Akþam meyhanede, sitesinin adýný söyleyemedi, dili dönmedi. (Gülüþmeler) Bak, senin de dilin dönmüyor dedim, Öyle olunca satýyoruz filan dedi. Bu olabilir, bir müteahhit bunu düþünebilir; ama TOKÝ, Baþbakanlýk Toplu Konut Ýdaresi nin, böyle acayip, zýrva Ýngilizce isimlerle Türk toplumunu karþý karþýya býrakmasý, Türkçe mize, kültürümüze ihanettir. Özellikle TOKÝ projeleriyle birlikte yaygýnlaþan alýþveriþ merkezleri var. Çarþýda, pazarda, insan insana alýþveriþ yerine; insanlarýn, raflarýn önüne arabayla yürümeye mecbur býrakýldýklarý ve toplumsal birliðin, toplumsal beraberliðin giderek ortadan kalktýðý, tüketim toplumu yaratan alýþveriþ merkezleri. Bunlar da TOKÝ nin ve TOKÝ projelerinin temel yan unsurlarý olarak hýzla çoðalmaktadýr. Eski Sokak Yapýsý TOKÝ Site Yapýsý Bu sokaklarýn yerini siteler almaktadýr. Artýk etrafýnda yüksek duvarlar ve kapýdan giriþte Amerikan þeriflerine benzer güvenlik güçlerinin sizi durdurduðu birtakým siteler mahalle arasýndadýr, kent içerisindedir. Bugün Beþiktaþ ta dolaþtýðýnýz zaman, diyelim ki Beþiktaþ tan Levent e doðru veya Etiler e doðru yolunuz þaþar da, herhangi bir kaldýrýmda giderken, bir siteye gidebilirsiniz, gezip dolaþabilirsiniz. Kapýdaki þerif, sizi durdurur, Kime gidiyorsunuz? der; Þuna gidiyorum dersiniz. Ona telefon açýp sorar, sizi aþaðýlar. O site sakinlerinin dýþýndaki bütün kent insanlarýnýn, sitede yaþayan insanlarýn dýþýndaki herkesin potansiyel suçlu, hýrsýz, uðursuz olduðunu kabul eden bir sistem olabilir mi? Kentteki herkesin potansiyel suçlu ve katil olduðunu kabul eden bir yaþama tarzý olabilir mi? Böyle bir hemþerilik olabilir mi? Mahalleyle site arasýndaki farký asla bu muhafazakârlara anlatamaz olduk artýk. O nedenle, bir deðerli hocamýzýn, açýkça þeriat baskýsýna ya da irtica baskýsýna öyle söylemek yerine, Þeriat baskýsý, irtica baskýsý demesi yerine, açýkça bunu söylemesi yerine, Mahalle baskýsý demesine hep içerliyorum. Çünkü bizim mahallelerimiz çok insancýldýr. Tam tersine, bizim mahallelerimizde bütün insani komþuluk iliþkileri ve sosyal iliþkiler çok zengindir. Mahallenin zengini de vardýr, fakiri de. Bizim mahallenin zengini vardýr, o mahallenin zenginidir; fakiri vardýr, o mahallenin fakiridir. Ama sitede böyle bir þey yok; sitede, hepsi eþit statüdedir. Hatta insanýn parasý yoksa bile, öyle görünmek mecburiyetinde kalýr; çünkü o sitenin kendine has bir görüntüsü vardýr. Dolayýsýyla, mahalleleri ortadan kaldýrýp siteleri kurmakla da, en önemli insani deðerlerimizi yok etmiþ oldular. Kente saygýsýz siteleþmede, Orhangazi örneðine yeniden dönüyorum. Bu, asla kabul edilemez. Mesela, Orhangazililerin yürüyüþ yapmasý gerekirdi, diye düþünüyorum. Orhangazi halkýnýn yürüyüþ yapmasý gerekirdi, belediyenin de buna öncülük yapmasý gerekirdi. Türkiye'nin deðiþik yerlerinden yöresel mimari, yani o bölgelerdeki yerel mimariyle TOKÝ mimarisini lütfen mukayese edin. 17
19 Aksaray Amasya Kilis Akçakoca, Aksaray, Amasya, Balýkesir, Bandýrma, Bartýn, Bursa, Çubuk, Dinar, Edirne, Gaziantep... Gaziantep'in olaðanüstü mimarisiyle TOKÝ'nin yapýlarýný lütfen mukayese edin. Gebze, Ýstanbul'un kýyýsý; ama Gebze de de çok önemli bir tarihi mimari vardýr. Ýskilip, Isparta, Karabük, Karaman, Kars... Kars da benim memleketim. Çok özgün Kars mimarisinin yanýnda TOKÝ projelerine bakýn lütfen. Kayseri, Kilis, Kýrþehir, Konya -Konya dakiler bir felaket gerçekten- Kozan, Kütahya, Muðla, Niðde, Niksar ý görüyorsunuz. Avrupa'ya hakaret. Neden? Burada, TEM Otoyolu nun kenarýnda Avrupa konutlarý var. Avrupa'da böyle bir þey yok, Avrupa'da böyle bir konut yok. Avrupa Birliðinin, TOKÝ'nin kulaðýný çekmesi lazým, Halkýný kandýrma diye. Þimdi de kýyýlardaki arazilerin satýlmasý TOKÝ'ye verilmiþ durumda. 18
20 Efendim, teþekkür ederim. Özrümü dile getireyim. Toplantýya çaðýrýlýrken, yarým saatlik bir konuþma diye konuþmuþtuk. 15 dakikaya indiði için, beceremedim bunu, korsanlýk yaptým. Kusura bakmayýn. (Alkýþlar) PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Sayýn Oktay Ekinci ye teþekkür ediyorum da, o zamanki Ýmar ve Ýskan Bakanlýðý na baðlý olarak, Arsa Ofisi Genel Müdürlüðü adýný taþýyan bir genel müdürlük, büyük umutlarla kuruldu. Türkiye'de rasyonel bir kentsel toprak politikasýnýn esaslarýný belirleyecek ve uygulayacaktý. Bu kuruluþ, birkaç yýl önce bütün mal varlýklarýyla TOKÝ'ye baðlandý. Þimdi, o kuruluþun Ýstanbul'da 1. Bölge Müdürlüðünü yapmýþ olan deðerli bir arkadaþýmýz, Sayýn Mustafa Demirdöven e sözü býrakýyorum. Buyurun. MUSTAFA DEMÝRDÖVEN (Arsa Ofisi 1. Bölge Eski Müdürü)- Teþekkür ederim hocam. Kentimi orada görünce, biraz tuhaf oldum. Bizim kasaba, yani Ýskilip, çok eski bir Anadolu kentiydi. Safranbolu gibi evleri vardý, ama bugün hiçbir tanesi kalmadý. Üzülerek söylüyorum. Belki bir-iki tane, yýkýk dökük vardýr; ama yerine böyle biçimsiz binalar yapýldý. Ama burada sadece TOKÝ'yi suçlamak da doðru deðil; onu o hale getiren teknik adamlara da buradan bir gönderme yapalým. Toplu Konut Ýdaresi deyince, 1984 lerde kurulduðunda, insanlarý konut sahibi yapan bir kuruluþ olarak bilirdik. Kurulduðu günden 2001 yýlýna kadar 940 bin konuta kredi saðlamýþ ve 100 bin kiþiye de ferdi kredi saðlamýþ. Bu, yaklaþýk 1 milyon konut eder. Bugün, kooperatifleþme ve kooperatif diye bir þey kalmadý. Esas büyük sýkýntý, Toplu Konut un eleþtirebileceðimiz en baþtaki sýkýntýlarýndan birisidir. Bunu bu þekilde söyleyerek baþlamak istiyorum. Toplu Konut u, kooperatiflere kredi veren bir kuruluþ olarak bilirken, kredinin miktarý azaldýkça, kooperatiflerin yapým süresi uzadý. Daha sonra da Bunlar iþe yaramaz kuruluþlar diye kredi verilmeyerek, onlarýn kapatýlmasý hýzlandýrýlmýþ veya bu yolla insanlarýn konut elde etmesinin önü kesilmiþ oldu. Daha sonra Toplu Konut Ýdaresi kendisi de konut yapmaya baþladý; Arsa Ofisinin ürettiði ve konut yapmak üzere ona verdiði arazilerde konut yapmaya baþladý. Ucuz verdiðimiz bu araziler, Ýstanbul'da Halkalý, Ankara'da Eryaman ve yine Ýstanbul'da bazý yerlerdi. Bu yerler üzerine konutlar yapýlýrken ve insanlara ucuz þekilde verilmeye çalýþýlýrken -biliyorsunuz, 2001 yýlýnda bu konut fonu tamamen kaldýrýldý yýlýnda Toplu Konut Ýdaresi bütün politikasýný deðiþtirerek, yeni bir politika içerisine girdi. Burada ne yaptý? Öncelikle, bir konut üretmenin ön þartý olan arsadýr. Ucuz konut yapmak için ucuz arsa gerekir. Arsa Ofisini kendine baðladý. Daha sonra yetkilerini geniþletti. Konut sektörüyle ilgili þirketler kurmayý, kurulu þirketlere ortak olmayý ve finans þirketleriyle ortaklýk yapmayý kabul etti. Yurtiçinden ve yurtdýþýndan, doðrudan veya iþletmeler aracýlýðýyla proje geliþtirmeyi, konut altyapýsý ve sosyal donatý yapmayý ve yaptýrmayý görevleri arasýna aldý. Ýdareye kaynak saðlanmasý için, kar amaçlý projeler yapmayý amaçlarý arasýna aldý. Daha sonra 5162 sayýlý yasayla, gecekondu bölgelerinin tasfiyesiyle ilgili yetkileri üzerine aldý. Bu yetmedi, Gecekondu Yasasý ndaki Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðý nýn yetkilerini de üzerine aldý. Tasfiye olan Emlak Bankasý nýn bütün varlýklý arazileri Toplu Konut Ýdaresi ne devredildi. Milli Emlak Genel Müdürlüðü yle yaptýklarý protokolle, kaybedecekleri her türlü konut arazisinin kendilerine sermayeye mahsuben, bedava devredilmesi saðlandý. Bu arazileri aldý, bu arazilerin üzerinde, daha önceki konuþmacýlarýn da belirttiði gibi, imar planý yapma yetkisini ele geçirdi. Sadece hazine arazilerine deðil, Toplu Konut Ýdaresi nin saðlayacaðý her türlü araziye imar planý yapma yetkisini ele aldý. Planý yapar, gönderir, 3 ay içerisinde belediye meclisince onanmazsa, tesis yapýlmasý resen onaylanmýþ sayýlýr diyor. Bunlarýn yanýnda, konut yaptýðý zaman, yaptýðý konutlarýn, belediyedeki her türlü harçlardan en ucuzunun verilmesi ve inþaat iskân belgesi dediðimiz þeyin ibraz edilmeden, hemen kat mülkiyetine geçilmesiyle ilgili -yani iskân belgesini belediye hemen vermek zorunda- bir yetki aldý. Bütün bu 19
21 yetkileri aldýðýnýz zaman, çok büyük oranda konutlar yapmanýz gerekiyor. Toplu Konut Ýdaresi nin 2007 yýlýnda yaptýðý konutlara baktým. 81 ilde, yani tüm illerimizde, 350 ilçede, 270 bin konuttu. Bu sene herhalde 330 bin civarýnda veya 350 bin civarýnda. Verilen, yapýlmakta olan konutlar var. Bunlarýn, alt gelir grubu ve yoksul grubu, dar ve orta gelirliler grubu ve Kaynak Geliþtirme Projesi altýnda 3 tane çeþidi var. Köylerde bile bazý uygulamalar var. Alt gelir ve yoksul grubuna verilen yerler tamamen müteahhitlere, en az fiyatý verene vermek koþuluyla yaptýrýldýðý için, çok düþük kalitede olduklarý, diðerlerinin ise piyasa koþullarýnýn çok üstündeki rakamlarla satýldýðý gözlenmektedir. Yaptýðým araþtýrmada, bütün þehirlerdeki yan yana bloklarýn bile çok farklý fiyatlardan satýldýðýný gördüm. Toplu Konut Ýdaresinin, konut satýþ için bir kriteri yok. Yani Toplu Konut Ýdaresi bir devlet kuruluþu, bir konut satacak, bunun için satýþ bedelini tespit edecek bir kriter mevcut deðil. Devlet kuruluþunda böyle bir þey olabilir mi? Siz bir yasa çýkarýrsýnýz, bir yönetmelik çýkarýrsýnýz, bir yerdeki konut fiyatýnýn ne olabileceðini belirlersiniz. Satýþ koþullarý tamamen keyfi olarak belirlenen bir biçimde uygulanmaktadýr. Her ilde ayrý fiyat uygulanmaktadýr. Ben, Böyle bir yasasýzlýk nasýl olabilir? diye düþündüm. Toplu Konut Yasasý na baktýðým zaman, bununla ilgili bir yetki alýndýðýný gördüm. Toplu Konut Ýdaresi Baþkaný diyor ki, Fiyatý, bulunduðu çevrenin ekonomik koþullarýna göre, piyasa fiyatýnýn daha altýnda tespit edilecektir. Ýlk bakýþta, Dar gelirliye ucuz konut vermenin bir þekli olabilir mi? diyorsunuz; ama bu bir sadaka kültürü deðil midir? Yani bazý bölgelerde normal fiyatýn altýnda satmak, bazýlarýnda iki misli veya üç misli fiyatlara satmak... Bir kurumun bu kadar kritersiz bir mal satýþý olabilir mi? Bu kurum, öncelikle bu satýþ keyfiyetini mutlaka kriterlere baðlamalý, bir yasa ve yönetmelikler çýkarýlmalýdýr. Milletvekilimiz de burada; mutlaka bunu soracaktýr. Çünkü hiçbir devlet kuruluþunda hiçbir keyfi satýþ olamaz. Yani bir kurumun baþkanýna bu kadar yükü veremezsiniz. Bunu kötüye de kullanabilir, iyiye de kullanabilir. Ama nasýl kullanacaðý, bir baþkana býrakýlamayacak kadar büyük bir yüktür. Benden önceki konuþmacýlar, Toplu Konut un genel olarak iþlevlerini anlattýlar. Ben de þimdi Arsa Ofisi yönüne biraz deðinmek istiyorum. Arsa Ofisi, Türkiye'de 1969 yýlýnda kurulmuþ, devlete önemli ölçüde arsa saðlayan bir kurumdur. Türkiye'deki sanayi kuruluþlarýnýn yüzde ine arsa saðlamýþtýr. Konutta bu oran biraz daha düþüktür. Ama ne olursa olsun, konut yapan kooperatiflere ve Toplu Konut Ýdaresi ne çok büyük oranda arsa saðlamýþtýr. Bu yetkileri tamamen Toplu Konut Ýdaresine baðlanmýþtýr. Toplu Konut Ýdaresi, Arsa Ofisinin yetkilerini alýrken, bütün yetkilerini ve mal varlýðýný almýþ; ancak, bir kiþi hariç, hiçbir elemanýný almamýþtýr. Halbuki Arsa Ofisi bir teknik kuruluþtur, bilgi donanýmý olan bir kuruluþtur. Bu iþlemleri dýþarýdan kiþilerle yapamazsýnýz ve yapamýyor da. Yani bunun için bir departman kurmadý. Sadece Arsa Ofisinden gelen iki-üç tane arkadaþýn gayretleriyle, Türkiye çapýnda bir arsa üretilmesi söz konusu olamaz. Ucuz konut üretmenin baþ koþulu, ucuz arsa üretmektir. Çünkü mortgage sisteminin incelenmesinde de görüldü ki, konut finansmanýnda, Türkiye koþullarýna göre uyarlandýðýnda, halkýmýzýn ortalama geliri de göz önünde bulundurularak, mutlaka ucuz konut üretmek zorundayýz. Toplu Konut u, Arsa Ofisi nin yetkilerini iyiye kullanmamaktan dolayý da eleþtirebiliriz. Toplu Konut, Arsa Ofisi nden sonra arsa üretmediði gibi; Arsa Ofisi nden aldýðý arsalarý da emlakçýlar vasýtasýyla, açýk arttýrmayla halka satmýþtýr. Bu, ne kadar yaman bir çeliþkidir! Yani siz, ucuz konut üretmek için, Gecekondu Yasasý dahil, her türlü yetkiyi alýyorsunuz; ama elinizdeki mevcut arsalarý da ihaleyle satýyorsunuz! Onun için, Toplu Konut Ýdaresi ucuz konut yapmak istiyorsa, ucuz arsa üretmek için, Arsa Ofisi nin kendisine verdiði yetkileri iyi kullanmak üzere kadrolaþmalý ve bunlarý iyi bir þekilde kullanmalýdýr. Toplu Konut Ýdaresi nin, sadece yüksek gelirli insanlara konut yapmak gibi bir görevi yoktur; ucuz konut yapma görevi, onun baþlýca görevidir. Kooperatiflerin tamamen yok edildiðine de herkesin dikkatini çekmek istiyorum. 20
22 Teþekkür ederim. (Alkýþlar) PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Sayýn Demirdöven e teþekkür ediyorum. Son iki arkadaþýmýzdan birine söz veriyorum þimdi. Sayýn Doç. Dr. Tarýk Þengül, Orta Doðu Teknik Üniversitesi Ýdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümünde Öðretim Üyesidir. Fakat ayný zamanda, Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliðine baðlý Þehir Plancýlarý Odasýnýn da Genel Baþkanlýðý görevini yapmaktadýr. Buyurun Tarýk Bey. Doç. Dr. TARIK ÞENGÜL (Þehir Plancýlarý Odasý Genel Baþkaný)- Merhaba. Bugünkü sunumu, Orta Doðu Teknik Üniversitesi nden arkadaþým Osman Balaban la birlikte yapacaðýz. Aslýnda bir miktar siyaset bilimi, bir miktar da þehir planlama disiplinini bir araya getirerek TOKÝ'ye bakmak istedik bu sunumda. Daha çok, bu iþbölümünde ortak sürdürdüðümüz bir çalýþmanýn ara bir çýktýsý olarak deðerlendirin lütfen bunu. Burada daha çok konunun siyasal boyutlarý üzerinde duracaðým. Niye TOKÝ var, yani bugünkü haliyle TOKÝ niye var? Türkiye'de, konuta iliþkin bir ulusal politika ve ulusal bir örgüte gerçekten ihtiyaç var. Ama bugünkü TOKÝ niye var? Üç tane paradoks var burada: Bir tanesi, devlet müdahalesinin azaltýlmasý gerektiði söylenilen bir dönemde, TOKÝ ve temsil ettiði anlayýþ, aslýnda devlet müdahalesini gerçekten artýran bir nitelik taþýyor. Ýkinci bir boyutu, merkeziyetçiliðe çok karþý çýkýldýðý bir dönemde, söylenenin tersine, merkezden müdahaleyi çok artýran bir niteliði var. Üçüncüsü, Türkiye kentlerinde, gerçekten yoksullarýn konut sorununun çok arttýðý bir dönemde, dikkatli bakýlýrsa, büyük kentlerin önemli bir bölümünde hane sayýsýnýn üzerinde konut var þu anda. Bir anlamda, sayý açýsýndan bir sorun yok. Ama efektif talep açýsýndan, alt gelir gruplarý konuta ulaþamadýðý için bir sorun var. Fakat TOKÝ, bu kesime üretmiyor. Dolayýsýyla, konut fazlasý olan bir durumda hâlâ konut üretmeye devam ediyor. Bir paradoks görünmekle birlikte, burada bir sorun olduðunu düþünmüyorum. Bunlarýn bir anlamda bir iþlevselliði var. Bizim baktýðýmýz yerden sorun gibi görünen bir þey, aslýnda iktidar çevreleri açýsýndan sorun oluþturmuyor. Tam da bu çerçevede, aslýnda þöyle bir tezden yola çýkýyoruz: TOKÝ, aslýnda AKP'nin ötesine giden bir toplumsal projenin, bir hegemonya projesinin önemli bir ayaðý, bu hegemonyanýn kurulmasýnýn önemli bir aracý konumunda. Dolayýsýyla, böyle bir önemi var. Birincil boyutu oradan geliyor. Tabii, bunun diðer tarafýna baktýðýmýzda, kentsel alanlarda bu tür bir müdahalenin, bu tür bir hegemonya kurma biçiminin toplumsal maliyeti de oldukça yüksek. Dolayýsýyla bu konuþmada, bu hegemonya kurma süreçleri üzerine bir deðerlendirme yapacaðým. Osman arkadaþým da, bunun kentlerdeki maliyeti üzerine bir deðerlendirme yapýp, ikinci tezimiz üzerinde yoðunlaþacak. Þöyle bir þeyle baþlamakta yarar var: Türkiye'de, son dönemde, belki tarihinde hiçbir dönemde rastlamadýðýmýz bir yapýlaþma, kentleþme, kentlere müdahale yaþanýyor. Burada olan þu: Aslýnda kentler biraz katmanlar halinde geliþiyor. Yani farklý dönemlerde farklý iktidar iliþkileri, farklý toplumsal yapýlar kendi kentsel katmanlarýný yaratýyorlar ve her bir katman diðerinin üzerine inþa ediliyor. Ýnþa edilirken de, kendisiyle uyumlu olmayan katmanlarýn bir miktar üzerini örtüyor, bir miktar kazýyor, yerine geçiyor, bir miktar da beceremediði yerde onunla birlikte yaþamayý öðreniyor. Dolayýsýyla, modern Türkiye'nin, Cumhuriyet Türkiye'sinin tarihinde üç tane katman vardýr: Birinci katman, döneminde gördüðümüz, aslýnda o ulus-devletleþme meselesinin ya da projesinin de en yoðunlaþtýðý dönem, devletin ve ulusun bir anlamda mekânda kendini bulduðu dönemdir. Hiçbir iktidar iliþkisi, mekânda kendini bulmadan, hâkim hale getirmeden var olamaz, iktidarýný inþa edemez. Dolayýsýyla, ulus-devletleþme süreci içinde de bakarsanýz kentlerimize, dönemi, ulus-devletin mekansallaþtýðý, o katmanýn kurulduðu bir döneme karþýlýk gelir. Bu, sadece Ankara için geçerli deðildir, diðer kentlerimiz için de geçerlidir. Kentlerde devletin kendisini kurduðu, planlamayý önemli hale getirdiði -ki, Türkiye kentlerinde en yoðun planlama faaliyeti 1930 lardýr, çok yoðun bir planlama faaliyeti vardýr Türkiye'de- kentlerin bir anlamda düzenlenmeye çalýþýldýðý; modern denilen, hem yaþam biçimi, ama hem de kentsel yapý içerisinde böyle bir katmanýn kurulduðu dönem. Bakarsanýz, baþta Ankara olmak üzere, bütün kentlerde o katmaný görürsünüz. Sayýn Ekinci nin Cumhuriyet 21
23 geleneði dediði þeylerin önemli bir bölümü o dönemlere ait yapýlý çevre örnekleridir. Ýkinci Dünya Savaþý sonrasý ikinci bir katman geliyor. O katman, biraz kýrdan göçle gelen, bir anlamda kýr yoksulu nüfusun kentleþtiði bir dönemdir. Devletin kurduðu mekânlara çok bulaþmaz, onun etrafýnda kentleþir, iktidardan bir miktar kaçar. Dolayýsýyla, iktidara yük olmadan, çevresinde kendi katmanýný kurar. Ama burada, gecekondu, bizim literatürümüzde çok büyük problem olarak görülmekle birlikte, aslýnda 1980 lere kadar, sorun olduðu kadar çözümdür de. Çünkü devletin kaynak ayýrmadýðý, devletin sanayileþmeyi öncelikli gördüðü bir dönemde, kýrdan gelen nüfus; yani kentin yeni emek gücü, iþgücü, kendi sorunlarýný çözmüþtür. Kuþkusuz, altyapý açýsýndan, yapýlý çevre açýsýndan, standartlar açýsýndan kabul edilebilir standartlarýn altýndadýr. Ama her sabah iþyerine, fabrikaya, kamu kurumlarýna giden emek gücü, devlete ya da sermayeye yük olmadan, kendisini yeniden üretmiþtir o gecekondularda. Dolayýsýyla, bunlar gecekondu yoluyla çözülmeseydi, devletin ya da sermayenin çözmesi gereken þeylerdir. Gecekondu, böyle bir ara çözüm olarak ortaya çýkmýþtýr. Toplumun kendi çözümüdür, devlete ya da sermayeye bir anlamda yük olmamýþtýr. O dönemin kendi içinde, sanayiye kaynak aktarýlmasýnýn da önünü açmýþtýr. Dolayýsýyla Türkiye, bu dönemde de yüzde 6-7 oranýnda büyümüþse, o tür bir kentleþmeye borçludur. Kentleþme, bir anlamda o tür bir sanayinin de lojistik desteði iþlevini görmüþtür. Bu iki katman, 80 sonrasýnda üçüncü bir katman tarafýndan þekillendiriliyor. Ulus-ötesi sermayeye de açýlan, ama sermayenin kentlileþmesi dediðimiz katman, aslýnda daha öncekilerden farklý olarak, bu iki katmanla bir anlamda bir hesaplaþma içinde bir kentleþmeyi gerçekleþtirir. Ulus-devletin kentleþmesi dediðim katmana ve emek gücünün kentleþmesi dediðim katmana yönelik saldýrgan bir tutum içindedir. Onlarý ortadan kaldýrarak, kendi dünyasýna, kendi ihtiyaçlarýna yönelik deðiþtirerek þekillenir ki, buna zaten kentsel yeniden yapýlanma diyoruz. Bunu burada uzun uzun anlatmayacaðým. Ama burada, kentsel yeniden yapýlanma dediðimiz þey -ki, TOKÝ bunun merkezinde, onun asýl ajanlýðýný yapýyor- iki þey yapýyor Türkiye'de: Bir tanesi, ulus-devletleþme süreci içinde, devletin mekanlarý dediðimiz mekanlarý büyük ölçüde dönüþtürüyor, sermayenin ihtiyaçlarýna yönelik dönüþtürüyor. Ýkincisi, emek gücünün mekanlarý dediðimiz mekanlara -bu, kimi yerde gecekondu alanlarý oluyor, kimi yerde Sulukule oluyor- saldýrarak, bunlarý tasfiye ederek, kendi mantýðýna göre dönüþtürerek, yeni bir katman yaratýyor. Bu soyut düzlemdeki þekillenme, yani kendisinden önceki katmanlarýn üzerini örtme, onlarý kazýyýp kendi mekanýný kurma þeyi bir hegemonya düzlemine de karþýlýk gelir. Ama bu sermayenin kentlileþmesinin ya da hegemonyasýný kuruþ sürecinin, herhangi bir Avrupa ülkesindekinden, herhangi bir Latin Amerika ülkesindekinden ya da bir baþka ülkedekinden daha farklý bir niteliði var. Onlarýnki de kendine göre özgünlükler taþýr. Tabii, bu özgünlüðün içinde, bu tür bir yapýlanmanýn içinde, Özal la baþlayan, ama bugün AKP'yle bir anlamda yoðunlaþan bir siyasal projeye de dönüþüm olduðunu görüyoruz. Dolayýsýyla bugünkü TOKÝ, aslýnda bu projeyi hem yerel, hem ulusal düzeyde kurma açýsýndan kritik bir noktada durmaktadýr. Çünkü aslýnda Türkiye kentleri, bugün Türkiye'deki kaynak daðýtýmýnýn da merkezindeler. Kaynaklar çok sýnýrlý ayrýlýyordu kentleþmeye. Þu dört tane kutuda aslýnda kentleþme vardý. Kaynaklarýn büyük bölümü, birinci çevrim dediðimiz üretim çevrimindedir; ama gerek devlet aracýlýðýyla, gerek özel sektör aracýlýðýyla kaynak aktarýmý minimumdur. Þimdi olan ise þudur: Buradaki kaynaklar hýzla sermaye piyasalarýna ve devlete aktarýlýyor ve yapý, hýzla yapýlý çevreye dönüþüyor. Ama tabii, üretimden vazgeçen bir toplumla karþý karþýyayýz burada. Sümerbank Fabrikasýnýn yerinde alýþveriþ merkezleri yükseliyor. Þeker Fabrikasýný satýyorlar, yerinde rezidanslar yükseliyor. Karayollarý arazisini satýyorlar, ki devletin kentlileþmesi dediðim öðenin parçalarýdýr onlar. Her birinin yerlerinde, TOKÝ'nin de aracýlýk ettiði birtakým yapýlar yükseliyor bugün. Daha önce þurada iþ gören Sabancý, Koç vesaire de hýzla buraya kaydýlar. Büyük ölçekli bakkallýk yapýyorlar. Migros öyle bir þey, Carrefour öyle bir þey. Yani geçmiþin sanayicisi dediðimiz insanlar Lassa yý söküyor Adana'da, yerine alýþveriþ merkezini Sabancý nýn kendisi yapýyor. Çünkü þuradaki kâr haddi inanýlmaz derecede düþürülmüþ durumda ve artýk burada dönüyor iþler. Yani Türkiye ekonomisinin merkezinde kentler var. Böyle bir yapýlanma olunca da, kentler, bu hegemonya projesinin inþasýnda belediyelere býrakýlmayacak yerler. Belediyelerin tek baþýna, ister AKP adýna, ister sermaye adýna, bu iþi tek baþýna kotarmalarý 22
24 mümkün deðil. Yani karþýnýza bir ulus-ötesi aktör geldiðinde, bunun belediye aracýlýðýyla tek baþýna çözülebilmesi mümkün deðil. Gerçekten yerelde belediyeler önemli bir iþleve sahipler. Bu tür projelerin topluma yayýlmasý, gerek yoksulluk yardýmlarý, gerek bu türden konut projeleri, gerek sosyal birtakým destekler vesaireler aracýlýðýyla oluyor. Ama asýl büyük projenin kotarýlmasý, ancak bir merkezden koordine edilmesiyle mümkün. Dolayýsýyla, kentsel yapýlý çevre anlamýnda, tabii ki Baþbakanlýk, tabii ki birtakým baþka bakanlýklar aracýlýðýyla bu tür koordinasyonlar yapýlýyor. Fakat kente müdahale açýsýndan, bu koordinasyonun ortasýnda bir yerde TOKÝ var. Bir baþka boyutuyla, bu tür bir projede, TOKÝ'yi bir yana býrakýp belediyeleri düþünürseniz, belediyelerin dikkate deðer bir kýsmý aslýnda AKP'li olmakla beraber, bir sürü yerde de AKP'nin dýþýnda belediyeler söz konusu. Bakýn, oralarda da þöyle bir iþ oluyor: TOKÝ giriyor, valilikler aracýlýðýyla giriyorlar çoðu da. Belediyelere sadece bilgi veriliyor. Bunu Ýzmir'de, Diyarbakýr'da, AKP'li olmayan baþka bazý belediyelerde kendim bizatihi görmüþ, deneyimlemiþ biriyim. Valilikler aracýlýðýyla çalýþmaya baþlýyor mekanizma. Belediye yerine, valilik yapýyor projeyi, ama TOKÝ'yle birlikte yapýyor. Ama AKP'nin olduðu yerlerde TOKÝ, belediyelerle, Ankara'da da olduðu gibi, çok yakýn iliþki içinde çalýþýyor. Ýkinci bir boyutu, burada merkez gerçekten olmak zorundadýr. Çünkü büyük ölçekli kârlar konuþuluyor. Sermaye, Dubai den geliyor; sermaye, Amerika'dan geliyor; sermaye, ulus-ötesi yerlerden geliyor. Dolayýsýyla, buradaki sermayenin girip, yerel düzeyde belediyelerle tek baþýna iþ yapmasý mümkün, ama zaten siyasi merkez de rantý bir tek belediyelere býrakmak istemiyor. Dolayýsýyla, TOKÝ ve benzeri kurumlar aracýlýðýyla bunun içinde oluyor. Bu tür bir yapýlanma içinde de karþýmýza þöyle bir temsiliyet iliþkisi çýkýyor: Aslýnda bunlar Türkiye'nin geleceðindeki yönetim yapýlarýnýn, Türkiye'nin yeni kurumsal yapýlanmalarýnýn iþaretleri. Türkiye'nin bugün büyük bir lümpenleþmeyi ve bunu izleyen bir baskýcý mantýðý içselleþtirdiðini biliyoruz. Yapýlan projelere itiraz ortamý bile oluþturulmuyor. TOKÝ projeleri, belediye yapýlarýnýn bütün o antidemokratikliðiyle karþýlaþtýrýldýðýnda, çok daha baskýcý; yani merkezde, bir yerlerde hazýrlanan projeler, sonunda itiraz hakkýný bile minimize ederek, yani topluma hiç açýlmadan yürütülüyor. Dolayýsýyla, toplumcu güçlerle karþýlaþtýðý her noktada, inanýlmaz baskýcý bir yapý. Merkezde, ulus-ötesi ya da ulusal birtakým güçlerle karþý karþýya geldiðinde, bu yapý, içinde Baþbakanlýðýn öne çýkan yöneticilerinin -bazen Doðan Grubu oluyor bu, bazen bizim Çalýk oluyor- holding sermayesinin vesaire pazarlýk ettiði bir yapý var ulusal düzeyde. Dolayýsýyla, yine kapý arkalarýnda, yine baskýcý eðilimlere paralel birtakým karar alma mekanizmalarý iþliyor. Doðan Grubuyla çeliþkiye düþünce duyuyorsunuz ki, Baþbakanla Aydýn Doðan, meðerse emsal pazarlýðý yapmýþlar; yani bir çeliþkiye düþmese, haberiniz bile olmayacak. Bir rastlantýyla öðreniyoruz. Dolayýsýyla, ulusal düzeyde daha korporatist bir çýkar iliþkilenmesi var. Yerel düzeye gelince ise, bu iliþki patronaj iliþkilerine dönüþüyor. Dolayýsýyla, daha patron adamý iliþkisi, yani siyasi destek karþýlýðýnda, yeri geldiðinde konuta, yeri geldiðinde arsaya, yeri geldiðinde küçük ölçekli müteahhitliðe kadar uzanan birtakým patronaj iliþkileri görmeye baþlýyorsunuz. Mesela, Bolu örneðinde Memur-Sen e konut yapýyor TOKÝ. Haberiniz var mý, bilmiyorum. Burada baþka bir þey mütalaa ediliyor aslýnda. Memur-Sen in siyasal niteliðini biliyorsunuz. Öbür tarafta, baþka bir sendikayý güçsüzleþtirmeye yönelik bir müdahale yapýlýyor. O yüzden, kendisine üye olanlara konut saðlayabilirken, diðer sendikalarý örgütlenme açýsýndan çok sorunlu hale getiriyor. Memur-Sen in o desteði kime verdiðini de biliyoruz. Bunun gibi onlarca örnek var bu patronaj iliþkilerine, destek saðlama iliþkilerine. Dolayýsýyla, bugün TOKÝ, aslýnda AKP nin yürüttüðü bu otoriter projenin ulusal ölçekteki temsilcisi ve yerelle iliþkilenmesini de bir anlamda koordine eden bir yapýya dönüþmüþ durumda. Ama bunlar Türkiye'nin kent yönetimlerinin gelecekte daha ne kadar faþizanlaþacaðýnýn, ne kadar otoriter hale geleceðinin önemli iþaretleri, açýk bir formu bence. Bugün buna görmemiz de gerekiyor. Daha konuþacak çok þey var, ama sözü burada býrakayým. Osman Balaban, kentlerdeki somut etkileri, kent mekânlarý açýsýndan sonuçlarý açýsýndan bir deðerlendirme yapacak. Teþekkür ediyorum. (Alkýþlar) 23
25 PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Tarýk Þengül e teþekkür ediyoruz. Þimdi, Sayýn Dr. Osman Balaban ýn, konuþmanýn son kýsmýný tamamlamasýný rica ediyorum. Sonra da ara vereceðiz. Çünkü iki saatten beri deðerli konuklarýmýz aralýksýz izlemektedirler. Bu, belli bir yorgunluða yol açmaktadýr ister istemez. Buyurun Sayýn Balaban. Dr. OSMAN BALABAN (ODTÜ Þehir ve Bölge Planlama Bölümü)- Teþekkür ediyorum hocam. Herkese merhaba. Tabii, böyle panellerde sona kalmanýn bazý dezavantajlarý var; herkes yorulmuþ oluyor ve söyleyeceðiniz þeylerin bir kýsmý da tekrar niteliði taþýyor. O yüzden, affýnýza sýðýnarak, olabildiðince hýzlý bir biçimde söyleyeceklerimi tamamlamak istiyorum. Biz, özellikle yapý ve kentle ilgili meslek çevreleri, son yýllarda TOKÝ üzerinde çok fazla konuþur, yazar, düþünür olduk. Bunun bir nedeni var; o nedeni zaten benden önceki konuþmacýlar da söyledi. TOKÝ, çok ciddi bir dönüþüm geçirdi ve bu dönüþüm öyle bir hal aldý ki, TOKÝ nedir, ne deðildir? sorusunu sordurur hale geldi. Artýk TOKÝ nedir? sorusuna, Bir kamu kurumudur cevabýný vermek de güç. Kanýmca, aslýnda TOKÝ, bu geçirdiði dönüþümlerle birlikte, kamu kaynaklarýný ve gücünü kullanan bir Hükümet þirketi haline geldi ve bu yönüyle bu belediye þirketlerinin merkezi düzeydeki bir uyarlamasýna dönüþtü. Bu, çok tesadüfi bir þey deðildir. Bunun bir siyasal arka planý var ve ondan da Tarýk Hoca az önce bahsetti. TOKÝ, bir hegemonya projesi haline gelmeye baþladý. Bir taraftan böyle bir iþlev görürken, öbür taraftan da kentlerde çok ciddi etkiler yapmaya baþladý. Bu etkiler hakikaten önemli. Ýlerleyen yýllarda belki de TOKÝ'nin bugün yaptýðý uygulamalarýn sonuçlarýndan nasýl kurtuluruz, bu etkilerin sonuçlarýný nasýl azaltýrýz? diye kafa yormaya baþlayacaðýz ve çalýþmaya baþlayacaðýz. Bu etkilerin aslýnda üç ana baþlýk altýnda tartýþýlmasýndan yanayým: TOKÝ uygulamalarýnýn bir mekânsal etkileri var, bir toplumsal etkileri var, bir de ekonomik etkileri var. Mekânsal etkileri aslýnda iki yönlü tartýþýlacak bir konu. Sayýn Oktay Ekinci, olayýn mimarlýk baðlamýndaki sonuçlarýný çarpýcý bir biçimde sergiledi. Bir de bu olayýn, kentlerin planlý geliþmesiyle ve planlamayla ilgili boyutu var. Planlamayla ilgili boyutu dediðimiz zaman, TOKÝ uygulamalarýnýn bugün en çok eleþtiri alan yaný þudur: Toplu konut projeleri, projelere konu olan kentlerin mevcut planlarý, geliþme þemalarý arasýnda ciddi bir iliþkisizlik sorunu taþýmaktadýr. Yani TOKÝ projelerinin yer seçimi ve uygulanmasýna yönelik kararlar, kentlerin planlama süreciyle, geliþme süreçleriyle iliþkili deðildir. Bunun temel bir nedeni var. Sayýn Arsa Ofisi Eski Genel Müdürümüz açýkladýlar; yani TOKÝ'nin yer seçimini belirleyen temel etmen, kamu arazileridir. Bir kentte nerede kamu arazisi varsa, TOKÝ, o kamu arazisi üzerinde konut inþa ediyor. Bu da kamu arazilerinin rastlantýsal daðýlýmýyla birlikte, o kentlerle iliþkisi son derece düþük, o kentlerle iliþkisi kurulmamýþ konut alanlarý biçiminde karþýmýza çýkýyor. Bu yaklaþýmýn birçok kentte çok çarpýcý örneklerini görmemiz mümkün. Örneðin, Bursa da odalar bir araya gelerek, bu konuda ortak bir basýn açýklamasý yaptýlar. Bursa daki uygulamalarýn, Bursa nýn, 1/ , 1/ ölçekli planlarýndaki projeksiyonlarla, oradaki öngörülerle hiç ilgisi olmadýðýný, sadece ve sadece kentle iliþkisi kopuk apartman bölgeleri yaratmaktan ibaret olduðunu, kamuoyuna aktardýlar. Bunun birkaç örneðini koymak istiyorum. Burasý Sarýkamýþ. Ben, kasým ayýnda filan Sarýkamýþ taydým. Sarýkamýþ, 17 bin kiþilik filan bir yerleþme. Kentin 3-4 kilometre dýþýnda, TOKÝ tarafýndan inþa edilmiþ bir toplu konut alaný var ve bu alanýn büyük bir bölümü hâlâ boþ durumda. Sarýkamýþ ýn mekânsal yerleþmesi içerisinde toplu konut alanýnýn konumuna, kayak merkezine ve TOKÝ nin inþa ettiði toplu konut alanýna bakýldýðýnda Sarýkamýþlýlarýn söylediði þey þuydu: Kýþýn Sarýkamýþ ta kayak yapmaya gelen birçok kiþi, artýk TOKÝ'den konut alýp, otellerde kalmak yerine TOKÝ'nin konutlarýnda kaldýklarýný ifade ettiler. Bursa da, odalarýn ortak basýn açýklamasýna konu olan toplu konut alanlarýndan görüntülerdir bunlar. Bursa nýn aslýnda þurasý toplu konut alanýdýr, yýllardýr geliþen toplu konut bölgesi. Bursa da da aðýrlýklý 24
26 olarak bu yönde bir geliþme, ovayý baský altýna aldýðý için, çok da fazla istenilmez. TOKÝ gelip, Bursa nýn þu bölgesinde toplu konut projesi yürütüyor. Çeþme den Ýzmir'e doðru gelirken, Çevre Yolu nun bir bölümünde, hemen sað tarafta, çok yüksek bir topografyada toplu konut kütlesi görüyoruz. Bu, yine iliþkisi son derece kopuk bir yer ve Ýzmir'de yapýlan toplu konut alaný bu. Bu, Ankara'da Turkuvaz Vadisi dir. Ankara-Eskiþehir Yolu nun 28. kilometresinde bulunan bir kamu arazisi. Ankara, aslýnda þu bölgedir ve TOKÝ burada bir konut yapýyor. Ankara-Eskiþehir Çevre Yolu nun kesiþtiði bölgeden 5-10 kilometre daha ileride, kentle iliþkisi kopuk bir toplu konut projesine Ankara'dan bir örnek. Kamu arazileri üzerine konut inþa etmenin bir olumsuz mekânsal sonucu þu: Her kentte, geliþmeye açýlabilecek kamu arazisi bulmak güç olabiliyor; bu durumda TOKÝ, çevresel ve doðal nedenlerle yapýlaþmaya açýlmamasý gereken ya da çeþitli kamu hizmetlerine tahsisli alanlarý zorlayarak konut projelerine açýyor. Bunun da çeþitli olumsuz örneklerini kentlerde görüyoruz. Sayýn Milletvekilimiz Fevzi Bey, Bursa da bir örnekten bahsetmiþti. O Bursa da Hasanaða toplu konut bölgesi. Bu bölge, birinci sýnýf tarým topraklarý üzerinde. Bir taraftan tarýmsal faaliyet sürüyor, bir taraftan inþaat çalýþmasý yürütülüyor. Trabzon da orman alanýnýn ortasýnda yapýlmýþ bir konut alaný yine. Burasý Rize Çamlýhemþin. Çamlýhemþin e vatandaþýn yerleþme biçimiyle; bu biçimdeki yapýlarýn ölçeði, yapýlarýn birbiriyle iliþki düzeniyle TOKÝ nin, gelip buraya yerleþmeyi tercih ettiði þeklin çeliþkisi fotoðraflarda görülmektedir. TOKÝ uygulamalarýnýn mekânsal sorunlarýnýn bir yönü de, alanlarýn kendi içerisindeki problemdir. Yaklaþým, bir kamu arazisi üzerinde olabildiðince çok sayýda konutu inþa etmek olduðu zaman, bu sefer, alanlarýn kendi içerisinde herhangi bir mekânsal nitelik üretilemiyor. Üçüncü boyut, sadece yoðunluk arttýrýcý bir þey haline geliyor. Afet konutlarý yapýlýr bazý yerlerde. Bundan çok da farklý olmayan bir uygulama söz konusudur. Bu Bursa örneðinde üçüncü boyut, sadece ve sadece alandaki toplu konut birimi sayýsýný arttýrmaktan ibaret kalmýþ. TOKÝ uygulamalarýnýn bir diðer olumsuz yönü de yine vurgulandý. TOKÝ, plan yapým yetkilerinin parçalanmasýna çok ciddi katký yaptý son dönemde; hem kendi üzerine aldýðý yetkiler, hem de baþka bazý kurumlarýn bu anlamda iþtahýný kabartma anlamýnda. Özelleþtirme Ýdaresi ne böyle bir yetki verildi, belediyeler imtiyazlý ve ayrýcalýklý yetkiler peþinde koþmaya baþladýlar. Sayýn Ekinci, olayýn mekânsal sonuçlarýný, mimarlýk yönünü anlattý. Ben, oraya hiç girmeyeceðim; ama sadece iki tane þeyi paylaþmak istiyorum. Karabük te, Safranbolu yerleþmesinin ve Safranbolu evlerinin yanýnda TOKÝ'nin önerdiði þey görülmektedir. Burasý da dünya kültür mirasý kapsamýna alýnmýþ Mardin. Son dönemde bu eleþtiriler arttýðý için, TOKÝ Baþkaný, Osmanlý, Selçuklu tarzý mimariye dönüþ filan gibi birtakým þeyler söylemeye baþladý. Eðer kastettiði bu camii, çeþme, öbür gördüðümüz þeylerse, ileride çok ciddi sorunlarla karþýlaþacaðýz gibi görünüyor. TOKÝ uygulamalarýnýn kentlerdeki yarattýðý olumsuz etkilerin bir diðer boyutunu söyleyeyim. Burada karþýmýza çýkan en önemli sorun, toplumsal adaletsizlik sorunu. Bu da TOKÝ'nin kent merkezlerindeki uygulamalarýnda karþýmýza çýkýyor. Buradaki yaklaþým nedir? Kentte, rant yaratma kapasitesi yüksek merkezi alanlarýndaki insanlarý, kentin dýþýnda ürettiði konut alanlarýna taþýyýp, o alanlarda ranta 25
27 yönelik birtakým dönüþümler yapmaya baþlýyor. Örneðin, Ýstanbul'da Ayazma, bunun önemli örnekleri haline geldi. Ýzmir'de yine Kadifekale benzer bir örnektir. Tabii, burada þöyle sorunlar çýkmaya baþlýyor: Siz, yýllardýr belli bir kentin belli bir bölgesinde yaþayan insanlarý, kentin çok uzak bir bölgesine, gündelik ulaþým maliyetlerini, yaþama maliyetlerini arttýracak bir bölgeye sürüyorsunuz. Hem onlarý belli bir ücret karþýlýðýnda orada konutlandýrýyorsunuz, hem de bu konutlarý son derece niteliksiz bir biçimde yapýyorsunuz. Bursa da odalar, Valiliðe bu konuda suç duyurusunda bulunuyorlar. TOKÝ uygulamalarýnýn olumsuz sonuçlarý anlamýnda bir diðer mesele, ekonomik meseleydi. Burada da kamu kaynaklarýnýn aslýnda bir irrasyonel kullanýmýyla karþý karþýyayýz. Bunun iki yönü var: Bir, parasal kaynaklarýn irrasyonel kullanýmý, bir de kamusal arsa stokunun irrasyonel kullanýmý. TOKÝ'nin son dönem faaliyetlerinin, 2003 yýlý sonrasý faaliyetlerinin bilançosu oldukça yüksektir. Yaklaþýk 25 milyar lira deðerinde 2 bin adet ihale gerçekleþtirilmiþ bu kapsamda. 20 milyar lira hak ediþ ödemesi yapýlmýþ TOKÝ tarafýndan. Bu, 2008 yýlý bütçesinin yaklaþýk yüzde 10 una denk gelen bir tutardýr. Burada, TOKÝ'nin denetlenemiyor olmasýndan kaynaklanan çok ciddi eleþtiriler ve tartýþmalar yapýlýyor, özellikle de belli kesimlere sermaye aktarýmýnýn yapýldýðý yönünde. Ciddi bir kamusal kaynak, parasal kaynak, TOKÝ uygulamalarýyla irrasyonel bir biçimde kullanýlýyor. Bir diðer yönü, kamu arsa stokunun irrasyonel kullanýmý. Az önce sözünü ettiðim TOKÝ'nin bütün projelerini yönlendiren temel etmen, bulunan bir kamu arazisi üzerinde konut inþa etmek. Bu, kentlerdeki kamusal arsa stokunun hýzlý bir biçimde erimesine neden oluyor ve bunun da çok ciddi olumsuz sonuçlarý olduðunu ilerleyen dönemlerde göreceðiz, diye düþünüyorum. Kamusal kaynaklarýn kullanýmýyla ilgili bu problemler Devlet Denetleme Kurulu raporlarýna da net yansýmýþ durumda. Birçok yerde yapýlan konutlarýn boþ olduðu, bu konutlara ayrýlan kamusal kaynaklarýn israf niteliði taþýdýðý, Devlet Denetleme Kurulu raporlarýnda da ifade ediliyor. Tüm bunlarýn sonucunda bir genel deðerlendirme yapacak olursak, TOKÝ, 2003 yýlýndan sonra, yaklaþýk 5-6 yýldýr ciddi birtakým faaliyetler içerisindedir. Ama Bunlar Türkiye'deki konut politikasýnýn oluþumuna ne düzeyde katký yapýyor? sorusuna belki bir cevap vermek önem taþýyor. Etkili bir konut politikasýnýn üç boyutu olduðu vurgulandý. Bunlardan birincisi finansman yönü. Yani etkili bir konut politikasýnýn, etkilerini gerçekleþtirecek bir finansman boyutuna sahip olmasý gerekir. TOKÝ'nin uygulamalarýna bakýyorsunuz, böyle bir finansman boyutu olmadýðý gibi, var olan birçok kamusal kaynaðýn olumsuz kullanýldýðý sonucuna ulaþýyoruz. Konut politikasýnýn olmasý gereken bir diðer yönü, belli bir toplumsal içeriðinin olmasý, toplumsal bazý sorunlarýn çözümüne katký koymasý. TOKÝ uygulamalarýna bakýyorsunuz, toplumsal sorunlarýn çözümünden ziyade, yeni bazý sorunlar yaratýr hale geldiðini görüyorsunuz. Bir diðer yönü, kentsel ve mimari tasarým boyutu. Etkin bir konut politikasýnýn, ülkenin, þehircilik, mimarlýk birikimine belli bir katký yapmasý, bunu daha ileriye götürmesi beklenirken, TOKÝ uygulamalarý bunlarýn çok olumsuz örneklerini sergiler hale gelmeye baþlýyor. Dolayýsýyla, TOKÝ'nin son dönemde yaptýðý uygulamalarýn, Türkiye'de etkin bir konut politikasý yaratýlmasýna yaptýðý katkýlarýn da son derece sýnýrlý olduðunu görüyoruz. Yaptýðý bir katký, Türkiye'de konut stokuna yönelik bir nicelik, bir sayýsal katkýdýr ve bu katkýnýn da böylesi büyük sorunlar yaratýlarak elde ediliyor olmasý, baþlý baþýna müdahale edilmesi gereken bir alan gibi duruyor. Öncelikle, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubesine, böyle bir etkinliði düzenlediði ve bize de burada konuþma fýrsatý verdiði için teþekkür ediyorum. Bir de sabrýnýz için ve beni dinlediðiniz için sizlere teþekkür ediyorum. Çok sað olun. (Alkýþlar) PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Biz de Sayýn Dr. Osman Balaban a teþekkür ediyoruz. 26
28 16.45 te, yani 20 dakika sonra tekrar toplanmak üzere bir ara verelim. Sözü sizlere býrakacaðýz. Teþekkür ediyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Panelimizin bu bölümünde, bu konularda görüþ bildirmek isteyen, soru sormak isteyen, deðerlendirme yapmak isteyenler varsa, kendilerine söz vereceðim. Buyurun efendim. AHMET ÞENER GÜLEÇ- Þile Belediyesinde avukat olarak çalýþýyorum. Toplantý güzeldi. Konuþmacýlardan, Mimarlar Odasý Eski Baþkanýnýn konuþmasý, bence gerçeðe en çok yakýn olan... PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Ötekiler gerçekten uzak deðildiler herhalde. AHMET ÞENER GÜLEÇ- Hayýr. Diðerlerine göre daha çok beðendim. Burada birkaç tane eleþtireceðim nokta var. Bildiðim kadarýyla, TOKÝ'nin, Belediyelerin veya kamu idarelerinin elinde arazi var; gideyim, onlarý toplayayým diye bir derdi yok. Bazý kamu kurumlarý veya idareler kendisi teklif ediyor, Kardeþim, gel, orada konut yapalým, diye. O yüzden de talepleri deðerlendiriyorlar. Bir konuþmacý, Peþinsiz konut yok gibi bir þey söyledi. TOKÝ nin, hiçbir geliri olmayanlar için, daha alt gelir gruplarý için, 180 ay ve daha üstü konutlarý da var. Bunu da belirtmek istiyorum. Üçüncü olarak, Mimarlar Odasý Eski Baþkanýnýn söylediði ve benim katýldýðým bir noktayý belirtmek istiyorum. Mimari süreklilik, þehirlerde bir kimlik oluþmasý, yapý þekilleri, isim konusu vesaire konularýnýn üzerinde þiddetle durulmasý gereken konular olduðunu düþünüyorum sivil mimari açýsýndan. Bir diðer konu da, bu TOKÝ, yeni çýkmýþ bir þey deðil; Arsa Ofisinin ve daha sonra Emlak Konut un devamýdýr. Emlak Konut un eskiden, Sinanoba, Ataþehir, Erdemli, Ataköy gibi yerlerde lüks konutlar yaptýðýný, alt gelir grubuna hiç inmediðini katýlýmcýlarýn bilmesini istiyorum. Son olarak da, bugünkü eksik kalan hususlarýn sebebi olarak da, Türkiye'deki sol kesimin ülke þartlarýna uygun politikalar üretemediðinden, çözüm üretemediðinden kaynaklý olduðunu düþünüyorum. Katýlýmcýlara teþekkür ediyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ediyoruz. Siz, belli bir soru sormadýnýz; deðerlendirmeler, gözlemler yaptýnýz. Fakat yaptýðýnýz deðerlendirmeler üzerine, Toplu Konut Ýdaresi nin, çok yoksul kesime hitap etmediði þeklindeki deðerlendirmeyi yapan arkadaþlar bir yanýt vermek ihtiyacýný duyarlarsa, onlar söz vereceðim. Fakat önce sorularý alalým ve deðerlendirme yapmak isteyenlerin deðerlendirmelerini alalým. Baþka söz almak isteyen var mý efendim? Buyurun. AYHAN OK (Beykoz Mahalle Dernekleri Birliði Üyesi)- Öncelikle bu oturum için teþekkür ediyorum. Beykoz Mahalle Dernekleri Birliði Üyesiyim. Daha çok, belediyenin yapmýþ olduðu 1/5.000 lik, 1/1.000 lik planlar üzerinde 4 yýldan beri çalýþmalarýmýz var. 4 yýl içerisinde panellerde gördüðümüz þu: Þunu yapýyorlar, bunu yapýyorlar. Þöyle oluyor, böyle oluyor. Gelenler þöyle, gidenler böyle, deniliyor hep. Peki, çözüm ne? 27
29 Beykoz da, þu anda hazine arazisi üzerinde oturup, 1984 yýlýnda verilmiþ tapu tahsis belgeleri var; fakat ondan önce, zilyetlik hakkýndan dolayý, zaten o arazilerin üzerinde oturuyordu vatandaþ. Gerçi, þu dönemde tapulu olmanýz da bir þey ifade etmiyor artýk. Çünkü Kentsel Dönüþüm Yasa Tasarýsý içerisinde, bu hakkýnýzý sizin elinizden alýnýyor zaten. Bu anlamda, daha düne kadar, bu iþi planlayýcýlar, bizleri iþgalci, gecekonducu görenler, þimdi kendileri ayný pozisyona düþtüler. Bu anlamda, bu toplantýlarýn þehir merkezinde, Mecidiyeköy, Þiþli, Beþiktaþ gibi yerlerde deðil, daha çok bu þeylere maruz kalan ilçelerde yapýlmasýný önereceðim. Beykoz, Sarýyer, Maltepe gibi. Bir çözüm önerisine gelecek olursak. Mesela, Gecekondu olan yerlerde aðaçlar vardý, ama þimdi aðaçlar kesiliyor, denildi. Siz, þu anda halihazýrda gecekondu olarak gözüken yerleri ayný þekilde koruma amacý güderseniz, sadece o aðaçlarý deðil oradaki insanlarý da korumuþ olursunuz. Teþekkür ederim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ederiz. Siz de bir soru sormadýnýz. Çözüm var mý acaba? diye bir soru sordunuz belki. Arkadaþlar buna herhalde yanýt vereceklerdir. Baþka söz almak isteyen var mý? Buyurun. HÝKMET ÖZTÜRK (Beykoz Mahalle Dernekleri Birliði Üyesi)- Katýldýðým tüm panellerde ortaya çýkan tablo þu: Genel olarak sorunun ortaya konuluþu doðru, doðru bir biçimde konuluyor. Fakat çözüme iliþkin hemen hemen hiçbir þey yok. Yoksullarýn konut sorununa iliþkin çözüm önerisi de yok, yani iler tutar bir çözüm önerisi de yok. Burada anlatýlanlardan ortaya çýkan tablo da þu: Arsa Ofisi ve TOKÝ üzerinden geliyoruz, 2003 sonrasý hararetle eleþtiriliyor. Yani 2003 öncesinde de bu yapýlarýn kent yoksullarýna iliþkin yaptýðý farklý bir þey de yoktu. Geçmiþte de böyleydi. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Yapýlmamýþ bir iþe dayanýlarak, Eskiden de yapýlmýyordu, þimdi de yapýlmasýn, þeklinde bir deðerlendirme. HÝKMET ÖZTÜRK- Hayýr, onu söylemiyorum. Ama yapýsýnda, özünde bir deðiþiklik yok. Geçmiþte de kent yoksullarýyla ilgilenmiyordu, bugün de ilgilenmiyor. Bugün daha açgözlü bir þekilde kent topraklarýna saldýrýyor. Geçmiþte bu, daha yavaþ olabilir. Özünde bir farklýlýk yok. Arsa Ofisinden arkadaþýmýz, Sanayi kuruluþlarýnýn yüzde 70 inin arsasýný Arsa Ofisi saðlamýþtýr, diyor. Yani bu yaklaþým, Arsa Ofisinin ilgi alanýný çok net bir þekilde ifade ediyor zaten. Bizim söylememize gerek yok, oradaki yetkili arkadaþýmýz bunu söylüyor. Asýl önemlisi, buradaki arkadaþlarýmýzýn, akademisyenlerin, kent yoksullarýna iliþkin ciddi, elle tutulur projeler sunuyor olmasýdýr. Benim isteðim ve arzum budur. Teþekkür ederim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ederiz. Arkadaþlar size de yanýt vereceklerdir. Buyurun. 28
30 Av. NECATÝ YILDIRIM- Ýstanbul Barosu Çevre ve Kent Komisyonunda uzun zamandýr çalýþmalar yapýyoruz. TOKÝ'yle ilgili konu, bana hemen KÝPTAÞ ý çaðrýþtýrdý. Zannediyorum, ilk modeli 94 te, Ýstanbul'da yaptý ve bu, ulusal ölçekte TOKÝ uygulamalarýnda devam ediyor, diye düþünüyorum. Bu uygulamalar içerisinde TOKÝ'ye verilen yetkilerin yasal prosedürler içerisinde bir çeliþki olduðu, anayasaya aykýrý olduðu görüþündeyiz. Çünkü bu tip çalýþmalarda yasal yetkilerin verilmesi hukuka aykýrý bir uygulamadýr. Bu uygulamanýn, yani TOKÝ'nin yapmýþ olduðu bütün bu uygulamalarýn temelinde, genel çerçevede bir planlama sorunu, bir imar sorunu olduðu ortaya çýkýyor. Bunu bir soru olarak da yöneltmek istiyorum. Acaba kentsel dönüþümün sadece kent içerisinde belli mahallelerde uygulanmasý, yani o mahalleyle sýnýrlý olarak uygulanmasý, dünyadaki örneklerle baðdaþýyor mu? Dünyada da kentsel dönüþüm uygulamalarý, özellikle savaþlardan sonra yapýlan önemli yasal düzenlemeler ve uygulamalar var; bunlarla baðdaþmýyor. Yani Türkiye'deki uygulamanýn ismi, daha çok belli bir bölgede yapýlmýþ olan ve bazen kiþilere hizmet eden, bazen toplumun çok az bir kesimine, yani belli bir sýnýfa hizmet eden, o insanlarýn iþine yarayan bir uygulama. Özellikle Ýstanbul örneði, çok büyüyen bir kent olduðu için, planlarla çeliþki doðuran, yani kentin bütünsel planlamalarýyla çeliþen uygulamalardýr. Gerçi, öyle planlar da yok yeterince. Ýstanbul u, çevresindeki kentlerle birlikte ele alýp, belki tüm Marmara yý Trakya yla birlikte ele alýp, tarým, sanayi, konut, turizm, ulaþým alanlarýnda büyük bir bütünsel planlama ve nerede ne yapýlabileceðinin belli olduðu ve plan tadilatlarý yapýlmadan; yani bir 50 yýlý hedef alan, bir 100 yýlý hedef alan planlamalarýn yapýlýp yapýlamayacaðýný, Türkiye'nin sosyoekonomik durumu, coðrafi durumu üzerine bir çalýþma... Buradaki panelist arkadaþlarýmýzdan, bu konulara yýllarýný veren üstatlarýmýzdan, bu konuda yaklaþýmlarý ne olur, bu konuda ne düþünürler, onu öðrenmek istiyorum. Teþekkür ederim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ederiz. Buyurun. HÜSEYÝN ÝLGÜ-(Harita Kadastro Mühendisi)- Bizleri bu konuda bilgilendirdikleri için, tüm konuþmacýlara teþekkür ediyorum. Sayýn Oktay Ekinci nin bir sözünden yola çýkmak istiyorum. TOKÝ Kanununa ve TOKÝ'nin yaptýklarýna bütün belediyeler karþý çýkmalýydý, dedi. Sayýn Oktay Ekinci ye þunu sormak istiyorum: Yýllardýr kaçak yapýlar yaptýran ve kendi kurduklarý þirketlerle -KÝPTAÞ örneðinde olduðu gibi- plansýz ve projesiz binalar yaptýran belediyelerden nasýl böyle bir þey bekliyor? Teþekkür ederim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ederim. Buyurun hanýmefendi. AV. SEMRA KARAL- Bu organizasyonu yapan herkese teþekkür ediyorum. TOKÝ'nin, sanayi arsasý üretme yetkisi var mýdýr? Üstelik imar planý olmayan yerlerde dahi bazý sanayicilere veyahut da odalara ya da derneklere, birçok kiþiyi ve insaný maðdur etmek pahasýna, arsa üretmek gibi bir yetkisi mevcut mudur? Teþekkür ederim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkürler. Buyurun. 29
31 ALÝ SEYÝT KARAOÐLU (TOKÝ Emlak Þube Müdürü)- Teþekkür ederim hocam. Ben, Toplu Konut Ýdaresi adýna katýlýyorum. Uzunca bir süredir TOKÝ'ye eleþtiriler olduðu için, müsaadenizle, bir 15 dakika bilgilendirme yapmak istiyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- O kadar vaktimiz yok galiba. ALÝ SEYÝT KARAOÐLU- Soru sormaktan ziyade, yapýlan eleþtirileri cevaplandýrmak amacýyla söz aldým. Müsaade ederseniz, kürsüden konuþabilirim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Buyurun. ALÝ SEYÝT KARAOÐLU- Bütün arkadaþlarýmý, hocalarýmý saygýyla selamlýyorum. TOKÝ, bugüne kadar ülkemiz genelinde toplam 348 bin 826 adet konut rakamýna ulaþmýþtýr. Bu rakamýn 295 bin 882 adedi sosyal konuttur. 348 bin konutun 295 bin adedi sosyal konuttur; yani dar gelirli, orta gelirli ve alt gelir grubuna yöneliktir. Buna özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. Ayrýca, bu konutlarýn yanýnda, 455 adet, toplamda 13 bin 279 derslikli ilköðretim okulu yapýlmýþtýr. TOKÝ, Kamu Ýhale Kanununun dýþýna çýkýyor, diye bir eleþtiri oldu. TOKÝ, 4734 sayýlý Kamu Ýhale Kanununa tabidir. Bütün ihalelerini Kamu Ýhale Kanunu çerçevesinde gerçekleþtirmektedir. Ýmar planlarýnýn 3 ay içerisinde resen onama yetkisi konusuna da açýklýk getirmek istiyorum. Belediyeler, TOKÝ tarafýndan hazýrlanan imar planlarýný 3 ay içerisinde onamaya yetkilidir. Yani TOKÝ, imar planý onama yetkisinde deðildir. Þu anda, yabancýlara konut üretimine yönelik herhangi bir projemiz de bulunmamaktadýr. Doç. Dr. TARIK ÞENGÜL- Siyasi erkin müdahalesine ne kadar açýksýnýz, ne kadar açýk deðilsiniz? Bu oluyor mu, olmuyor mu, dürüstçe onu da söyleyin. ALÝ SEYÝT KARAOÐLU- Ben, 25 yýllýk devlet memuruyum. Siyasi partilerin hepsiyle de çalýþtým. Þu veya bu siyasi partiye herhangi bir eðilimimiz yoktur. Bunu açýk yüreklilikle söylüyorum. Tabii ki, insan faktöründe siyasi duygusallýk vardýr. Doç. Dr. TARIK ÞENGÜL- Duygusallýk böyle bir þey mi? ALÝ SEYÝT KARAOÐLU- Hayýr. Herkesin bir siyasi görüþü vardýr; ama bizim asla þu ya da bu þekilde bir siyasi parti yaklaþýmýmýz, düþüncemiz olmasý kabul edilemez. Çünkü kamu görevi yürütüyoruz. Vatandaþýn ve devletin haklarýný eþit çerçevede deðerlendirerek, o þekilde hizmet vermek zorundayýz. Doç. Dr. TARIK ÞENGÜL- Bir de, anahtar teslim törenleri neden seçim öncesi yapýlýyor, onu merak ediyorum. ALÝ SEYÝT KARAOÐLU- Bu, benim cevaplandýracaðým bir konu deðil. Neticede, bütün kamu kurumlarý hükümete baðlý olarak görev yapýyor. TOKÝ de bir kamu kurumu. Arkadaþlar; cevaplayamayacaðým hiçbir soru yoktur. Kentsel dönüþüm konusuna da deðinmek istiyorum. Kentsel dönüþüm iþini gerçekten TOKÝ baþlatmýþtýr. Daha önce de Büyükþehir Belediyesi tarafýndan Ankara'da baþlamýþtýr. Evet, belki yaptýðýmýz binalarýn yoðunluðu eleþtirilebilir. Kendimiz de özeleþtiri yapýyoruz. Bu kentsel dönüþümü niçin yapýyoruz? Bunlara da bir çözüm bulalým. Yani alternatifler nelerdir? Mimarlarýmýz, þehir plancýlarýmýz, üniversitelerimiz, A planý, B planý ortaya koysunlar, birlikte yürütelim, birlikte dönüþtürelim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Ýki arkadaþýmýz, Çözüm nedir? diye soru sordular. ALÝ SEYÝT KARAOÐLU- Bir önemli konuya daha açýklýk getirmek istiyorum. TOKÝ tarafýndan yapýlan sosyal konutlarýn aylýk taksitlerinin TL arasýnda olduðu söylendi. Böyle bir þey yoktur, en 30
32 düþük rakamda bile sosyal konut taksiti yoktur konutlarýn taksit fiyatlarý TL arasýndadýr. 6 ayda bir, memur maaþý artýþý oranýna göre arttýrýlýr TL lik sosyal konut yoktur. Doç. Dr. TARIK ÞENGÜL- Mesela, planlý alanlarla çeliþen durumlardan söz edildi. Plan yapýlan yerlerin çok tersindeki alanlar büyük kamu arazileri olduðu için açýldý. ALÝ SEYÝT KARAOÐLU- Yapýlmýþ planlarla ilgili bir açýklama yapmak istiyorum. Ýstanbul'da yaptýðýmýz en büyük planlama alaný, Küçükçekmece Kayabaþý toplu konut alanýdýr. 12 milyon metrekare büyüklüðünde bir araziyi teþkil etmektedir. Burada lik, lik planlarý yaptýk. Çevre planý bütünlüðüne dikkat ettik, üst ölçekli planlara dikkat ettik. Bu plan kapsamýnda, 12 milyon metrekarelik alanýn yüzde 38 i düzenleme ortaklýk payý, yüzde 17.5 i de kamu ortaklýk payý olmak üzere, 12 milyonun yüzde 55 ini düzenlemeye tabi tutarak, böyle bir uygulama yaptýk. Bugüne kadar Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi tarihinde 12 bin metrekarelik bir planlamayý biz gerçekleþtirmiþ bulunuyoruz. Sabrýnýz için teþekkür ediyorum. Sað olun. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ederiz. Buyurun. TEVFÝK ÖZLÜDEMÝR- Bir bilgilendirme yapmak istiyorum katýlýmcýlara. Biz, bu Panel organizasyonunu gerçekleþtirirken, konunun bütün ilgililerini, taraflarýný burada buluþturmayý amaçlamýþtýk ki, katýlýmcýlar objektif bir biçimde, nesnel bir biçimde konuya iliþkin bilgi sahibi olabilsinler diye. Bu çerçevede, Toplu Konut Ýdaresinin Ankara'daki Genel Merkezine ve Ýstanbul birimine, bu panel organizasyonuna katýlýmcý göndermeleri yönünde çaðrýda bulunmuþtuk. Ayrýca, konunun tarafý olarak, Türk Müteahhitler Birliðine benzer bir çaðrýda bulunmuþtuk. Açýkçasý, yadýrgadýðýmý belirtmek istiyorum burada. Sanýrým, kurumsal iþleyiþe iliþkin, TOKÝ'nin yapýsal problemlerinden birinin göstergesi. Çaðrý yapýlmýþ olmasýna karþýn, çaðrýmýza yanýt verilmemiþtir. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Belki o zaman, daha uzun bir sürenin ayrýlmasý mümkün olacaktý. Aydýnlatýcý konuþma için çok teþekkür ederiz. Buyurun efendim. ERCÜMENT AYAZLI (YTÜ)- Son konuþmacýnýn söylediði bir þeye atfen konuþmama baþlamak istiyorum. Üst planlara uygun olarak plan yaptýklarý söylendi; ama lik çevre düzeni planý ne yazýk ki, seçim öncesi bir oy kaygýsýyla alelacele Belediye Meclisinden geçirilmiþ. Özellikle CHP üyelerinin þerh koyarak geçirdiði bir çevre düzeni planýydý. Ýstanbul'da söylenen þuydu: Ýstanbul plansýz deniliyordu. TMMOB olarak da biz bunu hep söylüyorduk. Hangi üst plana atfen lik ve lik planlarý yaptýlar, bunu merak ediyorum. Ýkincisi, TOKÝ'nin mali yapýsýnýn nasýl olmasý gerekir? Çünkü bununla ilgili de bazý spekülasyonlar çýkmýþtý gazetelerde. Mali kriz ortaya çýktýðý zaman, krizin çýkýþý zaten mortgage olduðu için, Amerika'daki sigorta þirketlerinin iflasýyla baþlayan krizde, bizim TOKÝ nin mercek altýna alýndýðý, TOKÝ'deki bu þeyin ekonomik krizi etkilemeyeceðine yönelik söylemler çok gündemdeydi o zaman ve krizin teðet geçtiði söyleniyordu. Ben, TOKÝ'nin nasýl bir mali yapýya sahip olmasý gerektiðini sormak istiyorum. Herkese teþekkür ediyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ediyoruz. Buyurun efendim. 31
33 TOZKOPARAN MAHALLESÝ SAKÝNÝ PEVRÜLDANE DÜNDAR- Teþekkür ediyorum. Tozkoparan Mahallemiz þu anda TOKÝ tarafýndan kentsel dönüþüme uðratýlmak isteniyor ve Belediye Baþkanýmýz afaki þeyler söylüyor, Sizi maðdur etmeyeceðiz, þöyle yapacaðýz, böyle yapacaðýz, vesaire diyor. Tozkoparan Mahallesi nde oturan insanlara ne gibi bir uygulama yapýlacak, bunun net bir cevabýný bulamadýk. Yani muhatabýmýz büyük ihtimalle Toplu Konut Ýdaresi olacak. Çeliþkiler de var. Mahallemizdeki kentsel dönüþüm planlamasýnda, örneðin, bir kýsmýný kentsel dönüþüme alýyorlar, bir kýsmýný almýyorlar. Böyle rant amaçlý olduðunu gösteren bir çeliþki gözlemliyoruz. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Herhangi bir kimseye soru soruyor musunuz? TOZKOPARAN MAHALLESÝ SAKÝNÝ PEVRÜLDANE DÜNDAR- Yani TOKÝ'nin bu projesine karþý, semtte oturan insanlar bir karþý proje geliþtirebilir mi? Keþke sizin oturduðunuz masada TOKÝ'den bir temsilci otursaydý da, sorumuzu sorabilseydik. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Daveti yapmýþ Odamýz. TOZKOPARAN MAHALLESÝ SAKÝNÝ PEVRÜLDANE DÜNDAR- Mahalle halký olarak, burada ne yapýlacaðýna iliþkin hiçbir bilgimiz yok. Sadece þunu söylüyorlar: Burasý kentsel dönüþüm kapsamýna alýndý. Maðdur olmayacaksýnýz. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ederiz. Buyurun hanýmefendi. HADE TÜRKMEN- Çok ciddi bir konuyu tartýþýyoruz aslýnda. Yani kentlerimizin bugününü ve geleceðini þekillendiren ve ne yazýk ki çok kötü problemlere de yol açabilecek bir konuyu tartýþýyoruz ki, buna da sürenin yetmediðini hepimiz görüyoruz. Yani þöyle bir problemle karþý karþýya kalacaðýz ileride: Ýki taþý üst üste koyduðunuz zaman, yýkmak zordur. Beyefendi, Internet sayfalarýndan da ulaþabileceðimiz verileri sundu az önce, yani kurumunun rakamlarýný verdi. 200 bin, 300 bin konuttan bahsediliyor. Ýleride bunlarýn yaratacaðý problemleri nasýl gidereceðiz? Gerçekten çok merak ediyorum. Birkaç tane örnek vermek istiyorum. Bu konuda alan çalýþmalarýmýz da olduðu için, gayet yakýndan biliyoruz. Sayýn Milletvekilimiz Fevzi Topuz a da sormak istiyorum; çünkü Mecliste, TOKÝ'yle ilgili ne gibi çalýþmalar yapýldýðýný ve baþýndaki insanlarla ilgili de nasýl çalýþmalar yapýldýðýný merak etmekteyim. Örneðin, Ýstanbul'da yaþayanlar daha yakýndan takip etmiþlerdir; Baþýbüyük Mahallesi nde çok ciddi bir süreç yaþandý. Yani TOKÝ, mahallenin yerleþmediði, su kuyularýnýn bulunduðu bir belediye arsasýna 6 tane, 14 katlý blok dikmeye karar verdi. Þehircilik ve mimari açýdan savunulacak herhangi bir yönü olmayan bu konutlar, oradaki mahalle halkýnýn kamusal alan olarak kullandýðý parkýn üzerine yapýlmýþtýr. Mahalle halkýnýn direnciyle ve hukuksal yollarý da kullanmasýyla birlikte, bu proje için yürütmeyi durdurma kararý alýnmýþtýr. Ama TOKÝ, projeyi hâlâ durdurmamýþtýr. Gidip baktýðýnýz zaman, her inþaatta olmasý gereken künyenin, oradaki TOKÝ inþaatlarýnda olmadýðýný görürsünüz. Orada ne firma ismi yazmaktadýr, ne de baþka bir þey. TOKÝ, orada kaçak bina inþa etmektedir. Yürütmeyi durdurma kararý verilmesine raðmen, iþlerlik kazanmamýþtýr. Bir an önce oradaki inþaatlar bitirilsin diye, 24 saat çalýþýr vaziyette sanayi tüpleriyle betonlar kurutulmaktadýr. Bu tip projelerle ilgili olarak, Mecliste, Ýmar Ýskan Komisyonunda veya baþka komisyonlarda, özellikle noktasal olarak çalýþmalar yapýyor musunuz, yerinde gözlemler yapýyor musunuz? Bir sorum daha olacak. Erdoðan Bayraktar, Gayrimenkul Yatýrým Ortaklýðý Derneðinin düzenlediði panellere, sempozyumlara katýlarak TOKÝ savunmasýný yapmaktadýr. Açýkçasý, buralarda da halkýmýzý aþaðýlayan cümleler sarf etmekten de geri kalmamaktadýr. Gecekondu bölgelerini, terör yuvasý, uyuþturucu bataðý vesaire gibi ithamlarla nitelendirmiþtir. Bunun üzerine, mahalle dernekleri de açýklamalarýný yapmýþlardýr. Mecliste, bu bürokratla ilgili herhangi bir çalýþma var mýdýr? Keþke zamanýmýz olsa da, Sayýn hocam Ruþen Keleþ, kamu yararýnýn ne demek olduðunu bizlere anlatsa. Kendisinden ders almýþtým zamanýnda. 32
34 PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Kamu yararý, ders kitaplarýnýn sayfalarýnda kaldý. HADE TÜRKMEN- Yani kamu yararýna iþ yapmakla yükümlü bir kamu kuruluþunun bürokratlarý hakkýnda nasýl bir çalýþma yapýlmaktadýr Meclisimizde? Bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. TOKÝ projeleri sosyal konut projeleri olarak sunulmakta ve konut projesi sanki sadece TOKÝ tarafýndan yapýlabilir veya TOKÝ projeleriyle özdeþmiþ gibi lanse edilmektedir. Halbuki dünyada birçok toplu konut projesi örneði, sadece mülkiyete dayanmayan veya baþka þekillerde düþünülebilecek toplu konut projeleri vardýr. Yani sadece ülkemizdeki gibi bir toplu konut projesi uygulanmamaktadýr. Bunun bir sürü açýlýmý vardýr. Bunlarýn da tartýþýlabileceði bir ortamý umarým elde ederiz. Eðer vakit olursa, Tarýk hocam, Toplu konutlarla ilgili baþka þeyler de düþünebiliriz, þeklinde ufacýk bir açýklama yapar belki. Teþekkür ediyorum, sað olun. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Son soruyu arkadaþýmýz soracak. Efendim, zaman sýkýntýmýz þuradan kaynaklý: Belli bir saatte salonu terk etmek zorundayýz ve öngörülen zamaný da aþmýþ durumdayýz. 6 arkadaþýmýza ikiþer dakika söz vereceðim. Yoksa herkes dilediði þekilde, bu önemli konuyu saatlerce burada tartýþmak ister elbette. Buyurun. ÖZDEMÝR GÜNDOÐAN (Þehir Plancýsý)- Merhabalar. Bence TOKÝ, pek çok kurumda gördüðümüz yozlaþmalarýn büyük bir çoðunluðunu içinde barýndýran, Baþbakanlýða baðlý olduðu için denetlenemeyen, ayný zamanda ciddi kâr güdüsüyle çalýþan bir kurum deðil sadece. Daha önemli olan bir þey var; TOKÝ, kentlerin planlarýný altüst ediyor. Bugün, herhangi bir þehircinin herhangi bir þekilde herhangi bir planý yapma þansý yok. Çünkü hemen TOKÝ müdahale edebilir. Resmen bir yýkým ve yapým makinesi gibi çalýþýyor. Ama bu kadar da deðil; TOKÝ, ayný zamanda finans sýkýntýsý yaþadýðýný söylüyor. Fevzi Topuz, bununla ilgili bir önerge vermiþti Mecliste. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- O önergesine yanýt almýþ galiba. ÖZDEMÝR GÜNDOÐAN- Orada, Kuveyt Yatýrým Ajansýnýn fonlamasý düþünülüyor aslýnda. Aslýnda TOKÝ yi fonlayan kurum, ayný zamanda planý da yapan kurum. Çünkü o paranýn nasýl geri dönmesi gerektiðini o kurum bilir, TOKÝ bilmez. Ayný AKP Hükümeti gibi, TOKÝ de bilmeyecek. Bunun devamý var. Evet, biz, mesleðimizi kaybediyoruz bu þekilde, memleketi kaybediyoruz; ama bu þekilde, bir þeyi daha kaybediyoruz. Mahallelerde, Baþýbüyük te, Tozkoparan da, Beykoz da, insanlar neye uðradýðýný bilemiyorlar. TOKÝ geliyor, bir proje yapýyor ve durduramýyorsunuz. Projenin nereden çýktýðýný bilmiyorsunuz. Eðer bu yýkým makinesini gerçekten durduramayacaksak, o zaman hiç konuþmanýn alemi yok. Evet, çözüm var Ama bu AKP Hükümetinin son dönemde uyguladýðý bu sadaka kültürü, bir yandan memleketi tamamen emperyalizme teslim etme projesidir. Bu konuya fazla deðinilmedi. Konuþmacýlardan, özellikle bu konuyla ilgili, emperyalizmle ilgili, bu baðýmlýlýk iliþkilerinde AKP'nin nereye denk geldiðine iliþkin deðerlendirmeler almak istiyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ederiz. Efendim, sorular burada kapandý. Þimdi, genç arkadaþlarýmýzdan baþlayarak, Dr. Osman Balaban dan baþlayarak, konuþmacýlarýmýza söz vermek istiyorum. Buyurun. 33
35 Dr. OSMAN BALABAN- Teþekkür ederim. O kadar çok soru, yorum oldu ki, onlarýn hepsine yanýt verme þansýmýz yok. Ýlk olarak, TOKÝ'yi temsilen konuþan Sayýn yetkili, TOKÝ'nin planlarýyla ilgili bir deðerlendirme yaptý. Bizim burada söylemeye çalýþtýðýmýz þey, TOKÝ'nin yaptýðý planlar kendi içerisinde mevzuatýn öngördüðü standartlarý karþýlýyor mu? sorunu deðil. Sorun, dýþsal bir güç olarak kentlere geliyor, hiçbir analize dayanmadan, o kentteki geliþmeleri olumsuz etkileyecek birtakým uygulamalar yapabiliyor. TOKÝ'nin web sayfasýndaki faaliyet raporunda þöyle bahsediliyor: 81 il, 487 ilçe, 1152 þantiyede þu kadar konut yapýldý. Soru þu: 81 il, 487 ilçede böylesi bir konut ihtiyacýnýn olduðuna dair bir araþtýrma var mý? Varsa, o kentlerdeki planlý alanla, geliþmeye açýlan alanlar içerisinde bu ihtiyaç karþýlanabiliyor mu, karþýlanamýyor mu? Bunlarýn hiçbirisinin cevabý yok. Zaten sorun da burada. Yoksa yaptýðý planlar kendi içerisinde standartlarýný çok iyi saðlýyor olabilir; ama bu, kentlerin geliþme durumlarýndan ve planlarýndan baðýmsýz konut bölgelerinin oluþturuluyor olduðu gerçeðini ortadan kaldýrmýyor. Bir diðer mesele, TOKÝ, yoksullar için konut üretiyor, sosyal konut üretiyor, denildi. Bunun içini nasýl doldurduðunuza baðlý. Faaliyet Raporunda, TOKÝ'nin 29 Ocak 2009 tarihli web sayfasýnda rakamlar var. Yapýmýna baþlanýlan 337 bin 500 adet konut var ve bunun yüzde 22 si, 75 bin tanesi alt gelir grubu ve yoksullar için yapýlacak, deniliyor. Sayýlara döktüðünüz zaman, her þey çok büyüleyici hale gelebiliyor; ama biraz, o sayýlarýn altýndaki gerçeðe bakalým. TOKÝ, bu alt gelir grubu ve yoksullara yönelik konutlarý nerede üretiyor? Acaba bir kentte yaþayan yoksullarýn o kentten uzaklaþmadan konut ihtiyacýný çözebileceði alanlarda mý üretmiþ? Ankara'da, Þereflikoçhisar da var böyle bir uygulama. Ankara'da yaþayan bir insanýn, Ankara'nýn güneyinde, kilometre uzakta konut sorununu çözmesi kesinlikle gerçekçi bir yaklaþým deðil. Yani sayýlara döküldüðü zaman büyüleyici oluyor; ama kazýdýðýnýz zaman, altýndan birtakým problemler çýkýyor. Çözüm nedir? Çözüm, etkili, kapsamlý bir konut politikasýnýn oluþturulmasýndan geçiyor. Bunun yolu da, finansman boyutu olan, toplumsal hedefleri ve içeriði olan ve de ülkenin planlama, þehircilik ve mimarlýk kültürüne katký yapabilecek etkin bir konut politikasý oluþturulmasýndan geçiyor. Bu da arkasýnda siyasal bir kararlýlýk olduðu zaman gerçekleþebilir. Ama maalesef, bugünkü siyasal kararlýlýk, böyle bir konut politikasýnýn oluþturulmasýndan yana deðil. Bugünkü siyasal kararlýlýk, kentleri ve kentleþme meselesini bir rant aracýna dönüþtürüp, oradan belli bir siyasi projeyi finanse etme kararlýlýðý. Teþekkür ediyorum. (Alkýþlar) PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ediyoruz. Buyurun Tarýk Bey. Doç. Dr. TARIK ÞENGÜL- Akademisyenlik ve meslek odasý yöneticiliði dýþýnda, yýllarýnda, Diyarbakýr kentinde nazým imar planý yaptým ve bu çerçevede TOKÝ'yle yüz yüze geldim. TOKÝ'nin Ankara'daki merkezinde, TOKÝ'nin kendi içinden, Bu iþi çözmek istiyorsanýz, milletvekillerini araya sokun, diye nasihat da aldým. Diyarbakýr Suriçi nde yapýlan uygulamalar, Valilik tarafýndan, ancak belediyenin dýþarýda tutulduðu, ama milletvekillerinin bizatihi içinde olduðu bir süreç içinde yapýlmýþtýr. TOKÝ den gelen arkadaþýmýz notunu alsýn, araþtýrsýn. Niye bir kentin merkezinde valilik yapar bu iþi, bize de bir anlatsýnlar ondan sonra. Baþka yerlerde de bu böyledir. Yani iktidar çevrelerinden uzakta olunca, valilik giriyor iþin içine, milletvekilleri giriyor vesaire. Bir boyutu bu. Bu iþin baþka bir boyutu Bu, ihtiyaç temelli bir kentleþme biçimi deðil. Bugünkü mesele, ekonominin bir parçasý olarak, rant yaratmak durumunda olan bir kentten bahsediyoruz. Bunun bir rasyonalitesi var. Ama bu, insan merkezli bir rasyonalite deðil. Sorun burada. Mesela, Ankara Büyükþehir Belediyesinin TOKÝ'yle ortak yaptýðý þeylerin reklamý uluslararasý sitelerde yapýlýyor. Sonunda þöyle iþlere gitmeye baþlýyor bunlar ve korkutucu olan da o tarafý: Mesela, oradaki bir gayrimenkul garanti gösterilip, öbür taraftan büyük krediler alýnýyor. Yani konut, o iþe yaramaya 34
36 baþladý. Onun için ihtiyaç temelli deðil. Dolayýsýyla, bu büyük aktörler bu iþin içine bu tür bir düzen içinde mutlaka girecekler, bu sistem de öyle çalýþacak. Ama bu, insaný ezen bir sistem. Sorun burada. Onun için siz, göreviniz gereði, insaný ezen makinenin üzerinde oturuyorsunuz, biz de karþýsýnda durmaya çalýþýyoruz. Yoksa kiþisel bir sorun yok. TOKÝ'yi temsil eden arkadaþýmýz açýsýndan söylüyorum. Son bir þey söylemek istiyorum. Yine bunu Diyarbakýr kentinde yaþayarak öðrendim. Arsa sahiplerinden vesaire, hiç açýlmamýþ bir alaný açmam gerektiði yönünde bir baský geldiðinde, oradaki DÝSKÝ ye, Bunun bir altyapý maliyetini çýkartýn, dedim. O arada, bu arsa sahipleri, Biz, belediyeye baðýþ yapalým, diyorlar. Yöneticiler, Acaba bu iþ olur mu? filan diye düþünüyor, kafalarýndan böyle þeyler geçiyor. Bir altyapý maliyeti çýkarttýk, 30 trilyon. TOKÝ gidiyor, dað baþýnda bir alaný açýyor. Mesela, Muðla da gidip birtakým þeyleri yaptýklarý anda, Muðla yla ikisinin arasýný kimse tutamaz hale geldi. Var mý bunun bir altyapý hesabý, var mý bunu bir altyapý maliyet hesabý, yaptýnýz mý bu hesaplarý? Ýstanbul adýna konuþmayýn lütfen. Biz burada Türkiye'yi konuþuyoruz. Hiçbirinde yok böyle bir hesap. Sonra bir bakýyorsunuz, TOKÝ geliyor, orada bir kamu arazisini açýyor, ikisinin arasýndaki alan açýlýyor tümüyle. Kim karþýlayacak bu altyapý maliyetini? TOKÝ ne yapýyor? TOKÝ, gerçekten kendi geliþtirdiði alanýn altyapýsýný çözüyor, kapýsýna býrakýyor. O aralarý kim çözecek? Muðla da gördüm bunu. Baþka kentler de ayný biçimde. Örneklerini, Osman arkadaþým da, Sayýn Oktay Ekinci de gösterdiler. 6, 7, 10, 15, 20 kilometreye konut yapýyorsunuz. O aradaki alanlar ne olacak? Bakýn, plancý olarak söylüyorum, 22 yýllýk bir mesleki tecrübeyle konuþuyorum. Böyle lüks, orta sýnýf alanlar yarattýðýnýz zaman, arasýný kimse tutamaz. Bugüne kadar tutulmuþ kent yok. Hepsinin ya tarým topraðý var, ya uygun olmayan þeyler var. Ne olacak oradaki altyapý durumu? Bunlarýn maliyetini birileri ödeyecek. TOKÝ ödeseydi, Erdoðan Bayraktar ödeseydi, Baþbakan ödeseydi, sorun yok. Ama bunu topluma ödetiyorsun. Sonunda, baþka alanlardan yatýrýmlar için deðil, buraya yatýrým olarak yapmak zorunda kalýyorsunuz. Bu maliyeti birileri ödüyor. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Çözüm hakkýnda bir þeyler söyleyecek misiniz? Doç. Dr. TARIK ÞENGÜL- Hocam, buradaki kentsel arsa üretim sistemimizin bütünde þöyle bir sýkýntý var: Bugün kamuda kalan alanlar genellikle ya taleplerin çok uzaðýnda ya da baþka hizmetler için üretilmiþ alanlar. O yüzden de, kentin yakýn alanlarýnda gecekondu alanlarý hedef haline gelmiþ durumda. Baþýbüyük, Ankara'da Mamak, Dikmen bölgesi vd bölgelerdeki arsa sahiplerini, buralarda yaþayanlarý yerinde tutarak, insancýl çözümleri hedefleyen bir yaklaþým gerektiriyor. Yoksa birinci hedef olarak rant saðlamak konulursa, toplumcu, insancýl çözümler gerçekleþmiyor. Bir de, Þehir Plancýlarý adýna da, kendi adýma da þu tür bir þeyi savunmuyorum: Burada biz, Baþýbüyük ü, Mamak ý ya da Dikmen i buradaki yaþayanlara verip, orada baþka türlü rant yaratalým, filan demiyoruz. Burada, kullanýmla kentin bütününü gözeten insancýl çözümlere ihtiyacýmýz var. Dolayýsýyla, bir rant yaratmaktan öteye geçen, ihtiyaç temelli, ama ayný zamanda yeþil koridorlar yaratabilen, kentleri rahatlatan çözümlere ihtiyacýmýz var. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Sayýn Demirdöven, buyurun. MUSTAFA DEMÝRDÖVEN- Teþekkür ederim. Toplu Konut un önce bir konut politikasý belirlemesi gerekiyor. Çünkü bütün bu anlatýlanlardan, politikasýz bir konut yaptýðý çok açýk. Konut politikasýný ve arsa politikasýný belirleyip, 81 ilde deðil; yapýlmasý gereken yerlerde, yapýlacak kadar miktarý yapmasý ve onlarý hangi koþullarda satmasý gerektiðini belirlemeli. Buradaki bir haným arkadaþýmýz ifade etti; konut politikasý, sadece konut yapýp satmak olmamalý. Kiralýk konutlar gibi alternatifler de düþünülmeli. Yani devletin, tüm ülkenin hepsini satýp, devletin elindeki bu yerlerin hepsini satýp, herkesi mülkiyet sahibi yapmak gibi bir gayreti olmamalý. Arsa Ofisiyle ilgili söylemler vardý. Arsa Ofisi, konutla ilgili, yüzde civarýnda arsa üretirdi. Fakat bununla ilgili talepler karþýlanamadý. Halbuki Toplu Konut un þu anda böyle bir sorunu hiç yok. 35
37 Bir de Arsa Ofisinin konut için arsa üretmesinde sadece devlet arsalarýný düþünmeyin. Arsa Ofisi, devlet arsalarýný en son düþünen bir kurumdu. Bütün arsalarýný, özel mülkiyet veya devlet mülkiyeti, fark etmeksizin kamulaþtýrýp, bu konuya tahsis ederdi. Onun için, Toplu Konut un konut politikasýný yeniden gözden geçirmesi, planlý ve kriterlere baðlý bir konut politikasý izlemesi gerekiyor. Teþekkür ederim. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Teþekkür ediyorum Sayýn Demirdöven. Sayýn Milletvekilim, buyurun. FEVZÝ TOPUZ- Deðerli arkadaþlarým, hepinize tekrar merhaba. Hale Türkmen arkadaþýmýzýn bir sorusu vardý, TOKÝ'yle ilgili olarak Mecliste ne gibi çalýþmalar yapýldý? diye bir sorusu vardý. Özellikle 2003 ten sonraki TOKÝ'nin çalýþmalarý hiçbir zaman genel kitleye yönelik geliþmemiþtir; belirli bir rant ekonomisine yönelen, rant saðlayan bir politika izlemiþtir. Bunu da soru önergeleriyle, daha önce Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðý na baðlý olarak çalýþmasýndan dolayý, hem Baþbakana, hem de Bakanlýðýmýza soru yönelttik. TOKÝ, finansman kaynaðýný 2003 ten sonra nasýl elde etti? Birinci soru, Emlak Bankasýnýn kapatýlmasýyla TOKÝ'ye devredilen arsa ve arazi miktarý nedir? Ýkinci soru, Arsa Ofisi Genel Müdürlüðünün kapatýlmasýyla TOKÝ'ye devredilen arsa ve arazi miktarý nedir? Üçüncü sorumuz, Maliye Bakanlýðý yla TOKÝ'ye son 5 yýlda, harca esas deðer üzerinden yapýlan devirler ile bedelsiz olarak devredilen arsa ve arazilerin toplam miktarý nedir? Sayýn Unakýtan ýn sözünü ettiði, Maliye Bakanlýðý nýn TOKÝ'ye arsa üretimi ve toplu konut yapýmý amacýyla devrettiði ve TOKÝ tarafýndan üçüncü kiþilere satýþý yapýlan arsa ve arazi miktarý nedir? tarihli, sayýlý Resmi Gazete de yayýmlanarak yürürlüðe giren Toplu Konut Ýdaresi Baþkanlýðý na devredilen Türkiye Emlak Bankasý Anonim Þirketi nin varlýklarý kapsamýnda 360 adet arsa ve arazi olup, söz konusu gayrimenkullerin toplam miktarý 3 milyon 684 bin 412 metrekaredir. Arsa Ofisi Genel Müdürlüðünün Kaldýrýlmasý Hakkýnda Kanun uyarýnca, Toplu Konut Ýdaresi Baþkanlýðý na devredilen 4030 adet arsa ve arazi olup, söz konusu gayrimenkullerin toplamý 64 milyon 92 bin 780 metrekaredir. Maliye Bakanlýðý tarafýndan, 5 yýl içinde harca esas deðer üzerinden Toplu Konut Ýdaresi Baþkanlýðý na devredilen arsa ve arazilerin toplam yüzölçümü ise 19 milyon 350 bin metrekare, bedelsiz olarak devredilen arsa ve arazilerin toplam miktarý ise 117 milyon 152 bin metrekaredir. Maliye Bakanlýðý nýn arsa üretim ve toplu konut yapýmý amacýyla TOKÝ'ye devrettiði ve Ýdarenin üçüncü þahýslara satýþýný yaptýðý arsa ve arazilerin toplam miktarý ise 29 milyon 588 bin metrekaredir. Baktýðýmýz zaman, TOKÝ'nin 2003 ten sonra yapýlanmasýnda, kamunun elindeki arazilerin ne kadar büyük miktarda olduðu ve bunlarýn kimler tarafýndan kullanýldýðý, kimlere satýldýðý gözükmektedir. Ayný sorunun devamýnda, Ankara Gölbaþý bölgesinde tek firmaya, Kayra Emlak Petrol Ýnþaat Firmasýna, bu arazilerin neredeyse büyük bir miktarýnýn daðýtýlmasýyla ilgili soru sorulmuþtur. Yani þöyle bir baktýðýmýz zaman, bu firmalarýn da hep kendi yandaþlarý olduðu ve kendi yandaþlarýnýn kayýrýldýðý objektif olarak gözükmektedir. Bunlar resmi kayýtlara geçmiþ yazýlarýmýzdýr. Ayrýca, TOKÝ finansman sýkýntýsýna düþtüðü günden itibaren, yabancý bir kurumla, yani karþýlýklýlýk ilkesi olmayan Katar la bir sözleþme yapmýþtýr. Ki Katar, bizimle arasýnda karþýlýklýlýk ilkesi protokolü ve sözleþmesi olmayan bir ülkedir. Biz, karþýlýklýlýk ilkesi olan ülkelerle arsa satýþý veya konut satýþý iþlemlerine, hukukumuz çerçevesinde yaklaþmak durumundayýz. Ancak Katar örneðinde Arap þeylerine doðru, ama pozitif hukukumuza aykýrý biçimde bu arazilerin satýþýnýn hýzlý bir þekilde yapýldýðýný görmekteyiz. 36
38 Tabii, TOKÝ'nin baþka bir amacý olmasý lazým. TOKÝ, Türkiye'nin her tarafýnda konut yaptýk, diye boy boy dergiler çýkarmaktadýr. Þu anda 300 küsur firmaya da Türkiye'nin deðiþik yerlerinde ihalesiz iþ verdiklerini biliyoruz. Bu bölgelerde konuta ihtiyaç var mý? Yetkiyi verdik TOKÝ'ye. Böyle bir projelendirmeye gitmesi gerekirken, hep kendi yandaþý firmalara peþkeþ çekecek konut projelerine aðýrlýk verildi ve onlarýn da bir kýsmý þu anda satýlamýyor. Buradaki ihtiyacý olan vatandaþlarýmýza müteahhit firma satýyor. Niye? Arsa karþýlýðý anlaþma yapýlmýþ, sözleþme yapýlmýþ. Toplu konut üretti, müteahhit firmaya verdi, müteahhit firma yüzde 40 aldý, yüzde 60 ýný da kendisi aldý, ürettiði konutlarý da o bölgedeki vatandaþlara sattý veya satamadý. Tabii, ön etüt çalýþmalarý yapýlmadan bu þekilde harekete geçerseniz, elimizdeki bütün deðerleri yok etmiþ olursunuz. Buna alternatif çözüm olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Yönetimi olarak yaptýðýmýz bir program içerisinde, TOKÝ'ye karþý bir Halk Konut Projesi üretmek durumundayýz. Böyle bir konuta, kentleþme fonu adý altýnda, yani TOKÝ'ye alternatif olarak yeni bir proje geliþtirmeyi hedeflemekteyiz. Bunu da geçen aylarda kamuoyuyla paylaþmayý uygun gördük. Bir arkadaþýmýz, Ankara'da Dikmen bölgesindeki eski gecekondularýn olduðu bölgede aðaçlandýrma vardý, dedi. Elbette kentsel dönüþüm konusunu önemsiyoruz ve doðru uygulamalara destek oluyoruz. Ancak buradaki rekreasyon alanlarýnýn daha geniþ olmasý gerekirdi. O bölgeye çok yakýn bir mesafeden gelip geçtiðim zaman aðaç görüyordum, þimdi göremiyorum. Orta Doðu Teknik Üniversitesi nin yol güzergahý üzerindeki aðaçlandýrdýðý alanla, onun hemen solundaki araziyi gördüðümüz zaman, insanýn içi kararýyor. Mademki kentsel dönüþüm projesini yaptýk, daha çok alanýmýzýn rekreasyon alaný olarak planlanmasý gerekmez miydi? Hepimiz bu belediyenin içinden geldik, belediye yönetiminde bulunduk. Hedefimiz, insanýn çaðdaþ bir kentte yaþayacaðý projeleri geliþtirmektir. Bunu yapmazsak, o bölgedeki insanlara ihanet etmiþ oluruz. Teþekkür ediyorum. PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Sayýn Topuz, çok teþekkür ediyorum. Sayýn Oktay Ekinci, buyurun. OKTAY EKÝNCÝ- Çözüm nedir? diye soruldu. Önce þunu söyleyeyim: Bu gibi durumlarda getirilen eleþtirilerin giderilmesi çözümdür. Dolayýsýyla, Hiç çözüm konuþulmadý, çözüm önerilmedi, þeklindeki çýkýþlarýn bir gözden geçirilmesi gerekir. Amaç, dar gelirlilerin konut ihtiyacýný karþýlamaktýr. TOKÝ bunun için var. Biz, dar gelirlilerin konut ihtiyacýný nasýl karþýlarýz? sorusuna yanýt verirsek, bu çözümdür. O sorunun yanýtýný verirken, TOKÝ'ye gerek de kalmayabilir veya gerek olabilir. Bir kere, her tesisin, özellikle fabrika, büyük sanayi ve benzeri tesislerin, Cumhuriyetin ilk dönemlerinde olduðu gibi, çalýþanlarýnýn da lojman ihtiyacýný karþýlamasýnýn yeniden koþul olarak getirilmesi lazým. Dünyada, bunu hâlâ uygulayan ülkeler var. Bu þarttýr. Örneðin, nasýl ki bir bina yaparken, otopark ihtiyacýný da mutlaka karþýlamak mecburiyetindeyseniz, eðer karþýlayamazsanýz, otopark parasýný belediyeye veriyorsunuz. Ayný þekilde, þu kadar kiþinin çalýþacaðý bir tesis kuruyorsanýz, o tesiste çalýþacak olan insanlarýn konutlarý ve lojmanlarý da yatýrým maliyeti içerisinde yer alacaktýr. Bu, çok temel bir meseledir. Efendim, Atatürk dönemine geri dönüþ mü bu? Gerekirse döneriz, ki birçok açýdan da gerekmeye baþladýðýný ayrýca söyleyeyim. Uygar ülkelere baktýðýnýz zaman, bunun örnekleri var. Ýkincisi, kaçak yapýlaþmanýn kesinlikle önlenmesi gerekiyor. Kaçak yapýlaþmanýn önlenmesi ve imar disiplini saðlanmadan, bu iþler zaten çözülmez. TOKÝ'nin bugün toplum tarafýndan el üstünde tutulmasýnýn sebebi, her tarafý sarmalayan kaçak yapýlaþma içerisinde TOKÝ'nin betonlarýnýn yasal olmasý. Ayrýca, çoðunun yasal olmadýðý da açýða çýkýyor. Önce bir imar disiplininin saðlanmasý þarttýr. Üçüncüsü, planlama disiplini. Bir kentin, bölgenin, kasabanýn ya da yerin gerçek konut ihtiyacý nedir? Örnekler verildi. Siyasi nedenlerle yapýldýklarý için, 1500 konut açýkta, 2000 konut açýkta. Gerçek konut ihtiyacýnýn belirlenmesi, doðru planlanmasý ve bu planlamada iskân alanlarýnýn doðru tanýmlanmasý; kentin 30 kilometre dýþýnda deðil, insanlarý sürgüne göndermek deðil; doðru dürüst 37
39 planlanmasý ve belediyelerin planlama yetkilerinin mutlaka bilimsel denetim altýna alýnmasý gerekiyor. Belediyeler sütten çýkmýþ ak kaþýk deðil. Belediyeler batýrdý bu iþi. Neden batýrdý? Keyfi imar yetkilerini belediyeler kullandý, þimdi de TOKÝ kullanýyor. Bilimsel denetim þart. Dünyanýn her tarafýnda þehircilik bilim olarak kabul edilir ve bu þehirciliðin bilimsel denetimi mutlaka þarttýr. Dördüncüsü, arkadaþlar söyledi, bunu daha yüksek sesle, cesaretle ve baðýrarak söylemek lazým; kiralýk konut. Cevat Geray ýn 1970 lerdeki broþürü günceldir, bugüne ýþýk tutmaktadýr, geçerlidir. Bazen, takvimdeki eski tarihler yarýnýmýza ýþýk tutar. Çünkü yaþanýlan bütün sürecin yanlýþ olduðu ortaya çýkmýþtýr. Toplumun yüzde 80 ni kiracý deðil mi? Ýstanbul'da kaçak yapýlaþmanýn yüzde 70 i kiracýlardan oluþmuyor mu? Geliþmiþ bütün ülkelerde kiralýk konut, insanlarý uygarca yaþatmýyor mu? Ýskandinav ülkelerinde konutlarýn yüzde 90 ý kiralýk deðil mi? Oralarda demokrasi yok mu, oralar kalkýnmamýþ mý, cahil yerler mi? Artýk solculuk, saðcýlýk tartýþmasýný filan bir kenara býrakýp, tapu sevdasýndan vazgeçip, kamu güvenceli, belediye güvenceli kiralýk konutu sonuna kadar savunmanýz lazým. Alýþveriþ merkezlerinin yerine çarþý ve pazarlarýn, süper marketlerin yerine bölge üreticilerinin satýþ yapabilecekleri pazarlarýn ve çarþýlarýn yaygýnlaþmasý lazým. Sonuncusu da þu: TOKÝ'nin bütün yetkilerinin iptali. (Alkýþlar) Çözüm, TOKÝ'nin bütün yetkilerinin iptali ve TOKÝ'nin, tanýmlamaya çalýþtýðým bu organizasyon içerisinde uygulamacý olarak tabii ki yer almasý. Bir diðer konu, mimar olduðum için çok üstünde durduðum bir konudur. Mimariye de bir çekidüzen verilmesi, geleneksel mimariye uyumlu konutlar üretilmesi gerekiyor. Benim reçetem budur. Ýster kabul ederler, ister etmezler. (Alkýþlar) PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Sayýn Ekinci ye de çok teþekkür ediyorum. Son sözü, Sayýn Prof. Cevat Geray a býrakýyorum. Buyurun. Prof. Dr. CEVAT GERAY- Efendim, gerçekten arkadaþlarýmýz belli konulara açýklýk getirdi. Özellikle Oktay Ekinci kardeþimizin belirttiði noktalara deðinmek istiyorum. Toplu Konut Ýdaresi yetkilileri, Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliði nin düzenlediði bazý toplantýlara katýldýlar. Sayýn Bayraktar gelirse, ya bir nutuk atýp gidiyor ya da kendisi gelemiyor, idari bir görevi olan bir kiþiyi gönderiyor ve onlar da neler yaptýklarýný anlatýyor. Sosyal konut nedir? Gelirleri içinde, insanca yaþanabilir bir konutta barýnma olanaðý bulunmayan, ekonomik açýdan yoksun hane halklarýnýn barýnma gereksinmelerinin kiralýk ya da mülk konutla karþýlanmasýdýr. Çözüm diyor arkadaþlarýmýz. TOKÝ'nin güttüðü bu politikalarýn tamamen tersyüz edilmesi gerekir. Bunun için bir siyasal irade gerekli tabii, ona inanýyorum. Aslýnda ulusal ölçekte bir konut politikasý saptanmýþ deðil. TOKÝ, ister bir yapýmcý firma gibi çalýþsýn, isterse bir devlet kuruluþu olarak çalýþsýn, politikayý çizemiyor, önceliklerini belirleyemiyor. Bir konut politikasý saptanmak zorundadýr öncelikle. Ýlkeler, kaynaklar, örgütlenmeler, mevzuat ve teknik personel, bütün bunlarý içeren bir konut politikasý belirlenmelidir. Eskiden, Devlet Planlama Teþkilatý nýn yaptýðý 5 yýllýk kalkýnma planlarýnda, yerleþme, konut, çevre konularý için ayrý ayrý bölümler yapýlýrdý. 38
40 Bir baþka þeyi daha vurgulamak istiyorum. Bir yandan kiralýk konutu öneriyoruz. Ama konut kooperatiflerinin dýþlandýðýna iliþkin bir þey belirtildi ten bu yana, kooperatiflerin tek bir konut projesine arsa saðlanmadýðý gibi, kredi de verilmemiþtir. O ihalelerle ilgili þeyler de var. Ama bu kooperatiflerde, hemen hemen 1984 ve 2002 arasýnda yaklaþýk 1 milyon konut için finansman saðlamýþtýr TOKÝ. Bunun bir kýsmýný kooperatifler üretmiþtir. Onlarýn da eleþtirilecek yanlarý vardýr, ama üretici güç olarak dýþlýyor, kendisi yapýyor. Bir baþka noktayý daha vurgulayarak, sözlerime son vermek istiyorum. Bir ülkede, yerleþme, kentleþme, arsa ve konut politikalarý, bölgesel geliþme politikalarýyla iç içedir. Bunlarý bütüncül bir yaklaþým içinde görmek gerekir. Fakat rantçýlýða dayanan bir þeyde, maalesef, kentlerimiz rantçýlýðýn kurbaný olmuþtur. Ýstanbul bunun için bu hale gelmiþtir. Burada, mülkiyet anlayýþýyla ilgili bir devrim yapmak gerekiyor. Bu, reform filan adý altýnda da söylenebilir. Biz, mülkiyete karþý deðiliz, olamayýz da. Ama mülkiyetin toplum yararýna kullanýlmasý, anayasanýn en çok savunulacak ilkelerinden biridir. Ýmar hakkýnýn muhakkak ulusallaþtýrýlmasý gerekir. Avrupa Birliði Komisyonunun, Birleþmiþ Milletlerin filan önerdikleri de budur. Biz de bunu öneriyoruz. Yapýlacak þey, ranta dayalý bir kentleþme ve yerleþme politikasý deðil; tamamen mülkiyeti, kime ait olursa olsun, toplum yararýna kullanmayý saðlamaktýr. Teþekkür ediyorum. (Alkýþlar) PANEL YÖNETÝCÝSÝ- Cevat Geray arkadaþýmýza çok teþekkür ediyoruz. Bu güzel konuþmalardan sonra, benim içimden yarým saatlik bir konuþma geliyor. Ama ne yazýk ki, vaktimiz yok. Aslýnda, öteden beri savunduðumuz þey, konutun bir kamu hizmeti olarak algýlanmasý ve bu anlayýþa uygun bir politikanýn uygulanmasýdýr. Oysa konut, bir meta olarak ticaret konusu yapýldýkça, bu sorun çözümsüz kalacaktýr. Bir arkadaþýmýz, iki þeyin, kamu kaynaklarýnýn ve kamu arsalarýnýn rasyonel bir þekilde toplum yararýna kullanýlmasý gereðine parmak basmýþtýr, Cevat arkadaþýmýz da onu yinelemiþtir. Fakat zannediyorum ki, Türkiye, kendi baþýna egemenliðini kullanabilen bir devlet olmaktan giderek çýkýyor. Kendisine empoze edilen, dýþarýdan zorla kabul ettirilen birtakým ilkelere baðlý olmak zorunda hissediyor kendini. Bu da önemli bir faktördür. Bunun da konut ve benzeri sektörlerin giderek ticari iliþki konusu haline gelmesini çabuklaþtýrdýðýný görmezden gelmemeliyiz, görüþümü sizinle paylaþmak istedim. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubesinin Sayýn Baþkanýna ve deðerli yöneticilerine, Panelde görev almayý kabul eden bütün arkadaþlarýmýza ve 4 saatten uzun bir zamandan beri bu salonda oturma sabrýný gösteren bütün dinleyicilere teþekkürlerimizi sunuyor, iyi akþamlar diliyoruz. (Alkýþlar) 39
41 TOKÝ Gerçeði Paneli Sonuç Bildirgesi Devlet, kapitalist sistemin yarattýðý eþitsizliklerden zarar gören bireylerin yaþama koþullarýnýn kabul edilebilir bir düzeye getirilmesi konusunda sorumludur ve bunu sosyal politikalarý aracýlýðýyla hayata geçirir. Pratikte bireylerin konut/barýnma için bütçelerinden ayýrdýklarý kýsým, harcamalarýnýn en büyük parçasýný (yaklaþýk % 30-35) oluþturmaktadýr ve yine de barýnma konusunda olumlu koþullarý yaratamamaktadýrlar. Birleþmiþ Milletler Genel Kurulu nda 10 Aralýk 1948 de ilan edilen Ýnsan Haklarý Evrensel Bildirisi nin 25-1 maddesi ve 1982 Anayasasýnýn 57. Maddesi ile bireylerin konut hakký tanýnmýþ ve güvence altýna alýnmýþtýr. Ýstanbul da 1996 yýlýnda toplanan Habitat II toplantýsýnda barýnma hakký, insan hakký olarak kabul edilmiþtir. Bunlara karþýn konut sorunu, devletlerin ekonomik ve sosyal yapýlanmalarý ekseninde tanýmladýklarý ve çözümüne yönelik sosyal politikalar geliþtirmeye çalýþtýklarý bir sorun olarak ortada durmaktadýr. Bu sorun için ülkemizin de içinde bulunduðu geliþmekte olan veya az geliþmiþ ülkeler kümesinde sorunun tanýmlanmasý ve çözümü, devlet bünyesinde oluþturulan ve piyasa ile iliþkileri kuvvetli kurumsal yapýlar tarafýndan modellenmektedir. Günümüzde devletin kurumlarýnca konut sorununun ele alýnýþý da barýnma hakkýný temel alan yaklaþýmdan uzak, servet birikimi ve spekülasyon aracý olarak konut kavramýnýn tanýmlandýðý kapitalist ekonomi yasalarý ekseninde gerçekleþmektedir. Konut sorununa yaklaþýmdaki bu farklýlýk, soruna getirilmek istenen çözüm yöntemlerinde kavramsal faklýlýklara yol açmaktadýr. Ýkinci Dünya Savaþý sonrasýnda kapitalist ülkelerde örgütlenen iþçi sýnýfý soruna bir nitelik kazandýrmýþ ve nihayet sosyal konut politikalarý gündeme gelmiþtir. Sosyal konut politikalarý da geliþmiþ ülkelerde iþçi sýnýfýnýn ve emekçilerin yaþamsal standartlarýnda sýnýrlý ve süreli geliþmeye olanak tanýsa da sermaye, kaynaðýný az geliþmiþ ülkelerden saðladýðý bu süreli iyileþmenin ömrünü uzatamamýþ, konut sorunu büyüyerek emekçi sýnýflarýn hayatlarýndaki yerini korumuþtur. Ülkemizde yýllarý arasýný kapsayan dönemde planlamayý ön plana çýkaran bir yaklaþým söz konusu iken; 1945 sonrasý dönem, göçlerin aðýrlýklý olarak kentlerin profilini belirlediði bir dönem olmuþtur. Bu dönemde devlet ve sermaye konut sorununa çözüm üretmezken, iþçiler kendi konut sorunlarýný çözerek sanayi büyümesinin ana unsuruna dönüþmüþlerdir. Ancak 1980 sonrasý dönemde, önceki yýllarda uygulanan politikalarýn ortadan kaldýrýlmasýna yönelik bir yaklaþým benimsenmiþ, sermayenin hegemonya kurduðu bir süreç baþlatýlmýþtýr. Kentlerdeki konut alanlarýndan elde edilebilecek spekülatif kazanç da, sermaye gruplarý için kar oraný yüksek kazanç alanlarýna dönüþmüþtür. Ülkemizde konut politikalarý piyasa davranýþlarýna göre düzenlenmiþ ve yoðun olarak 1950 lerden sonra baþlayan bir süreçle plansýz kentleþme ve yaygýn gecekondulaþmanýn önü açýlmýþtýr. Ülke sanayisinin büyümesini saðlayan iþçi sýnýfýnýn barýnma hakký Devlet tarafýndan saðlanmamýþ, kamu arazilerinin üzerine gecekondular yapýlmasýna göz yumulmuþtur. Dolayýsýyla uygulanan sosyal konut politikalarý yetersiz kalmýþtýr. Konu TOKÝ gibi devletin kurumsal yapýlarýnca ele alýnmýþ, yaþanabilir kent alanlarý yaratmakla ve konut sorununu çözmekle görevlendirilen kurumlar, sorunu ele alýþ biçimleri itibariyle yoksul halktan uzak, orta ve yüksek gelir düzeyine hitap eden uygulamalardan öteye gidememiþlerdir. Hýzlý nüfus artýþý baskýsý altýnda bulunan Ýstanbul gibi kentlerde büyüme kontrol altýna alýnamamýþ, kentsel dönüþüm adý altýnda uygulamaya konulan politikalar, kentlerin üretim merkezinde, geliþen ve deðerlenen bölgelerde konumlanmýþ emekçi sýnýfýný kentin sosyal yapýsýnýn dýþýna itmiþtir. Ýþçi sýnýfýnýn ve yoksul halkýn elinden alýnan bu alanlar yüksek sýnýfýn ve sermayenin kullanýmýna uygun olarak yeniden düzenlenmiþ ve düzenlenmeye devam etmektedir. Sanayinin ve üretim merkezlerinin çevresinde konumlanan iþçi sýnýfý alanlarý, sermayenin ana hedefi konumundadýr. Bu alanlarý iþ merkezleri, turizm alanlarý ve lüks konutlar olarak deðerlendirmek isteyen AKP hükümetinin politikalarý bu anlamda tipik kapitalist tavrý yansýtmaktadýr. Bir kamu kurumu olarak TOKÝ, kamusal kaynaklarla büyük iktisadi faaliyetler yürütmektedir. Yürütülen bu iktisadi faaliyetler, kamu kaynaklarýnýn kullanýlýyor olmasý nedeniyle rasyonel olma zorunluluðundadýr. Bu nedenle devlet, anayasada tanýmlanmýþ olan konut hakký çerçevesinde devletin yurttaþlarýnýn ve kentlerin gereksinimlerini dikkate alan bir planlama yaklaþýmýyla barýnma hakkýný gidermek yükümlülüðündedir. Yoksul ve geliþmekte olan, gelir daðýlýmý dengesiz ülkelerin anayasalarý bu nedenle yoksul halkýn barýnma sorununu çözmeye öncelik verir þekilde düzenlenmiþtir Anayasasýnda 40
42 ele alýndýðý þekliyle yoksul halkýn barýnma sorununun giderilmesine yönelik yaklaþým, 1982 anayasasýnda terk edilmiþ durumdadýr. TOKÝ nin uygulamalarý göz önüne alýndýðýnda, kullanýlan kamusal kaynaklarýn yalnýzca % 22 sinin yoksul ve dar gelirlilerin ulaþabileceði konutlara aktarýldýðý gözlemlenmektedir. Toplumun gereksinimleri ve kent dokusu gözetilmeden, yoksul halkýn ulaþamayacaðý nitelikte konut üretmek ise TOKÝ nin görevleri dýþýndadýr. Hasýlat paylaþýmý adý altýnda varlýklý kesimlere saðlanan konutlarla elde edilen karla yoksul halkýn barýnma sorununu çözmeye kalkýþmak gibi bir maceraya hiçbir kamu kurumu sürüklenmemelidir. Konut politikalarý ile ilgili olarak AB ve Birleþmiþ Milletler Avrupa Ekonomi Komisyonu nca dile getirilen, yoksul ve dar gelirli kesimin sorunlarýnýn devlet ve kamu politikasý olarak benimsenmesi gerekliliði ilkesi ise TOKÝ nin mevcut uygulamalarý ile çeliþmektedir. TOKÝ nin temel politikalarýna, özelleþtirmelerle desteklenen devletin sosyal ve ekonomik alanlardan geri çekilmesi süreci de yansýmaktadýr. AKP iktidarý süresince, daha da yoðun olarak yoksul ve dar gelirli kesimin konut edinmesine yönelik politikalar terk edilerek, ranta dayalý bir þehircilik çizgisinde, konut ve arsa politikalarýnda toplumsal öncelikleri gözetmeyen uygulamalar hýz kazanmýþtýr. TOKÝ bu anlamda kamu kaynaklarýný kullanan, para kazanmaya odaklanmýþ bir özel inþaat þirketi gibi davranmaktadýr. TOKÝ, planlama yetkisine sahip bir kuruluþ olarak hazýrladýðý planlarý yerel yönetimlere adeta dayatmaktadýr. TOKÝ nin bu yaklaþýmý demokrasi ve belediyecilik anlayýþýna büyük bir darbedir. Belediyelerin ise bu dayatma karþýsýnda mücadele etmesi gerekirken, sessiz kalmalarý, kentliler olarak bizlerin haklarýnýn da korunmadýðý anlamýna gelmektedir. Planlanan yaþam alanlarýnda þehirleþme ilkeleri gözetilmediði gibi, kentlerde mahalle kültürü de yok edilmekte, kentlerin tarihi deðerleri ile iliþkisiz yapýlar büyük kitleler halinde þehirlere yerleþtirilmektedir. TOKÝ, Arsa Ofisi nin kapatýlmasýnýn ardýndan, Arsa Ofisi ne ait tüm mülkleri, yeni ortaklýklar kurma yetkisini, gecekondu alanlarýnýn tasfiyesi yetkisini, Gecekondu Yasasý nda tanýmlanan Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðý nýn yetkilerini, Emlak Bankasý nýn tüm vasýflý arazilerini devralmýþtýr. TOKÝ ye ayrýca kamulaþtýrma, imar planý ve kar amaçlý proje yapma yetkileri de verilerek gelir bütçesinin % 20 si olarak ifade edilen inanýlmaz bir kaynaða ve hareket alanýna kavuþturulmuþtur. Bu süreç konut kooperatiflerinin de sonu olmuþtur. Ayrýca TOKÝ nin Sayýþtay ve Devlet Ýhale Kanunu denetimlerinden muaf tutulmasý nedeniyle, bu büyük kamuya ait kaynaklarýn nerelere aktarýldýðý kontrol edilememektedir. Günümüzde TOKÝ aracýlýðýyla yürütülen kentsel dönüþüm projelerinin, çöküntü alanlarýný yaþanabilir hale getirmek, yoksul halký yaþadýklarý gecekondu bölgelerinden çýkararak saðlýklý yaþanabilir konut edinme olanaðý saðlamak amacý ile hayata geçirildiði açýklanmaktadýr. Bir sosyal konut projesi gibi ortaya çýkarýlan uygulamalarla aslýnda yaþadýklarý alanlarda çoðunluðu kiracý olarak barýnan yoksul kesim bulunduklarý, rantý yükselen alanlardan çýkarýlmakta ve bu alanlara lüks konut alanlarý ve iþ merkezleri gibi iþlevler kazandýrýlmaktadýr. Projeler bu anlamýyla açýklanan hedeften uzaktýr ve mülk sahibi olmayan kiracý kesimi de dýþarýda tutmaktadýr. Buralardaki yoksul halka, kira öder gibi on beþ yirmi yýllýk taksitlerle ev sahibi olma olanaðý saðlayan yöntem ise, hem taksit miktarlarýnýn ödenebilirliði açýþýndan hem de ortalama olarak her on yýlda bir kriz üreten kapitalist ekonomilerde iþçilerin taksit ödedikleri periyotta iþ güvencelerinin zayýflýðýndan kaynaklý olarak pratikte çözüm üretmekten uzaktýr. Bütün bunlarýn yanýnda uygulanan politikalar ile kentlerdeki yoksul emekçi kesimin sosyal iliþkilerinin yaþadýklarý alanla yüksek korelasyonlu olmasý, yaþamlarýný, iþ ve çevre ile olan iliþkilerini bu alanlar ekseninde þekillendirdikleri gerçeði göz ardý edilmiþ olmaktadýr. Sonuç olarak, devlet saðlýklý yaþanabilir alanlar vaadettigi bireyleri bir anlamda sürgüne zorlamýþ olmakta, sosyal ve kültürel yaþamlarýný yok etmektedir. Projelerinden büyük rantlar elde eden geniþ yetkilerle donatýlmýþ TOKÝ gibi kurumlar, adaletsizliði ve eþitsizliði yaratan destekleyen yapýlara dönüþmüþlerdir. Özellikle AKP hükümeti ile hýz kazanan konut edindirme ve kentsel dönüþüm politikalarýnýn, özünde sermaye gruplarýnýn çýkarlarýný gözettiðini, kent yoksullarýný ve emekçileri bulunduklarý koþullardan daha zor durumlara sokacaðýný görmek çok da zor deðildir. Burada amaç emekçilerin yaþam alanlarýndan çýkarýlarak kentlerin dýþýnda ötekileþtirilmeleridir. Genel olarak sermayenin karýný toplumsal yarara tercih eden ve konutu metalaþtýran bir yaklaþým konut sorununu çözemeyecektir. Çözüm olarak barýnma sorununa bütünlüklü bir devlet politikasý olarak bakýlmalý, öncelikli olarak yoksul ve dar gelirlilere yönelik konutlar üretilmeli veya kiralýk sosyal 41
43 konutlar üretilmelidir. Bu çözümler, kentlerin özellikleri, çevre koþullarý, tarihi gözetilerek þehircilik ve mimarlýk ilkeleri ýþýðýnda düþünülmelidir. Özellikle son 7 yýlda yapýlan 10 un üzerinde yasal düzenleme ile Devlet tarafýndan görevlendirilen ve geniþ yetkiler verilen TOKÝ, elinde bulundurduðu kamu kaynaklarýný kamu yararý ilkesi doðrultusunda kullanmalýdýr. TOKÝ hasýlat paylaþýmý yöntemiyle para kazanmak yerine yoksullarýn, emekçilerin barýnma sorunlarýný gerçekçi modellerle çözmeyi kendine hedef almalýdýr. HKMO Ýstanbul Þubesi 20. Dönem Þube Yönetim Kurulu 42
44 DOSYA NO : KONU : TOKÝ Paneli T.C. BAÞBAKANLIK TOPLU KONUT ÝDARESÝ BAÞKANLIÐI NA Þubesi olduðumuz, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý, üyeleri Harita ve Kadastro Mühendisleri ile Jeodezi ve Fotogrametri Mühendislerinden oluþan, Türk Mühendis ve Mimarlar Odalarý Birliði ne (TMMOB) baðlý olarak kamu kurumu niteliðinde çalýþan bir meslek kuruluþudur. Þubemiz üyelerine yönelik olarak, TOKÝ konulu bir panel gerçekleþtirmeyi planlamaktadýr. Panelde ele alýnacak baþlýca konular þu þekilde belirlenmiþtir. TOKÝ nin amaçlarý Yetkileri Parasal kaynaklarý Konut sektöründeki konumu Yabancýlara kýyýlarda konut yapýlmasý Kamu arazilerinin TOKÝ ye devri Kentsel dönüþüm 6 Mart 2009 Cuma günü 14:00-17:00 saatleri arasýnda gerçekleþtirmeyi düþündüðümüz etkinliðimize konunun bir tarafý olarak, Kurumunuzu temsilen bir konuþmacýnýn katýlmasýnýn, etkinliðin daha verimli geçmesi açýsýndan önemli olduðunu düþünmekteyiz. Bu kapsamda söz konusu etkinliðe Kurumunuzu temsilen konuþmacý olarak bir kiþinin gönderilip gönderilmeyeceði konusunda, etkinliðin afiþ basýmýnýn gerçekleþtirileceði gününe kadar Þubemize bilgi verilmesini bilgilerinize sunarýz. Saygýlarýmýzla. 43
45 DOSYA NO : KONU : TOKÝ Gerçeði Paneli Deðerli Üyemiz, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubemizce, 6 Mart 2009 Cuma günü 14:00-17:00 saatleri arasýnda, Mecidiyeköy Kültür Merkezi nde TOKÝ Gerçeði konulu bir panel düzenlenecektir. Panelde baþlýca; TOKÝ nin amaçlarý Yetkileri Parasal kaynaklarý Konut sektöründeki konumu Yabancýlara kýyýlarda konut yapýlmasý Kamu arazilerinin TOKÝ ye devri Kentsel dönüþüm gibi konulara deðinilecektir. Son günlerde kamuoyunun gündemini sýkça iþgal eden TOKÝ nin tüm yönlerinin ele alýnacaðý, ekte afiþini göreceðiniz panelimize katýlým saðlamanýz bizleri onurlandýracaktýr. Saygýlarýmýzla. Tarih : 6 Mart 2009, Cuma Saat : 14:00-17:00 Yer : Mecidiyeköy Kültür Merkezi Ali Sami Yen Stadý yaný Katlý Otopark üstü Kat: 6 Mecidiyeköy-Þiþli/Ýstanbul 44
46 45
47 46
48 47
49 DOSYA NO : KONU : TOKÝ-Basýn Açýklamasý BASINA VE KAMUOYUNA TOKÝ neden korkuyor? 6235 sayýlý TMMOB Yasasý na tabi TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý (HKMO) Ýstanbul Þubesi, tarihinde TOKÝ Gerçeði adý altýnda bir panel düzenlemiþtir. Söz konusu paneli, kamu yönetimi ve kentleþme alanýnda yaptýðý çalýþmalarla kamuoyunda saygýn bir yer edinmiþ olan bilim insaný Prof. Dr. Ruþen Keleþ yönetmiþ, kamu yönetimi alanýnýn bir diðer deðerli bilim insaný Prof. Dr. Cevat Geray, Harita Mühendisi CHP Muðla Milletvekili Fevzi Topuz, Arsa Ofisi Ýstanbul Bölge Eski Müdürü Mustafa Demirdöven, Mimarlar Odasý Eski Baþkaný Gazeteci Oktay Ekinci, Þehir Plancýlarý Odasý Baþkaný Doç. Dr. Tarýk Þengül ve ODTÜ Öðretim Elemaný Dr. Osman Balaban konuþmacý olarak katký sunmuþlardýr. Panelin ardýndan TOKÝ Baþkanlýðý, TMMOB Ýstanbul Ýl Koordinasyon Kurulumuzun bir bileþeni olan HKMO Þube Baþkanlýðýna iki ayrý yazý göndermiþtir /18888 tarihli ve B.02.1.KNT sayýlý ve /22755 tarihli ve B.02.1.KNT /3830 sayýlý yazýlarla üstü kapalý tehdit yöneltilerek baský yapýlmýþ, HKMO Ýstanbul Þubesi nin mesleki görev ve sorumluluklarýný yerine getirmesi engellemeye kalkýþýlmýþtýr. Ýl Koordinasyon Kurulumuz, yaþanan bu geliþmeleri kamuoyu ile paylaþmayý tarihsel bir sorumluluk olarak görmektedir. Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði (TMMOB), 7303 sayýlý Yasa, 66 ve 85 sayýlý Kanun Hükmünde Kararnamelerle deðiþik 6235 sayýlý Yasayla 1954 yýlýnda kurulmuþtur. TMMOB Yasasý'nda Birliðin amaçlarý arasýnda þunlar da yer almaktadýr: Mühendislik ve mimarlýk mesleði mensuplarýnýn ortak gereksinmelerini karþýlamak, mesleki etkinlikleri kolaylaþtýrmak, mesleðin genel yararlara uygun olarak geliþmesini saðlamak, meslek mensuplarýnýn birbirleriyle ve halkla olan iliþkilerinde dürüstlüðü ve güveni hakim kýlmak üzere, meslek disiplinini ve ahlakýný korumak; kamunun ve ülkenin çýkarlarýnýn korunmasýnda, yurdun doðal kaynaklarýnýn bulunmasýnda, korunmasýnda ve iþletilmesinde, çevre ve tarihi deðerlerin ve kültürel mirasýn korunmasýnda, tarýmsal ve sýnai üretimin artýrýlmasýnda, ülkenin sanatsal ve teknik kalkýnmasýnda gerekli gördüðü tüm giriþim ve etkinliklerde bulunmak. Meslek ve çýkarlarý ile ilgili iþlerde, resmi makamlar ve öteki kuruluþlar ile iþbirliði yaparak gerekli yardýmlarda ve önerilerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatý, normlarý, bilimsel þartnameler, tip sözleþmeler ve bunlar gibi bütün bilimsel evraký incelemek ve bunlarýn deðiþtirilmesi, geliþtirilmesi, ya da yeniden konulmasý yolunda önerilerde bulunmak. Odalarýmýzýn ana yönetmeliklerinde de benzer amaç maddeleri yer almaktadýr. HKMO Ýstanbul Þubesi, amaç maddelerine uygun bir biçimde, kamuoyu gündeminde, kendisine tanýnan yetkilerle ve olaðanüstü ölçeðe ulaþan projeleri ile tartýþýlan TOKÝ yi masaya yatýrmayý ve saygýn konuþmacýlarýn katkýlarý ile kamuoyunun bilgilendirilmesini amaçlamýþtýr. Bu konuda nesnel bir deðerlendirme yapýlabilmesi amacýyla konunun bütün ilgililerinin buluþturulmasý hedeflenmiþ, bu amaçla, anýlan katýlýmcýlarýn yaný sýra Türk Müteahhitler Birliði ve TOKÝ ye de bu kurumlarý temsilen katýlýmcý göndermeleri için yazýlý davet mektubu gönderilmiþtir. Türk Müteahhitler Birliði, programlarýnýn yoðunluðu nedeniyle panele katýlýmcý gönderemeyeceðini HKMO Ýstanbul Þubesi ne bildirmiþtir. TOKÝ ise, panelin yapýlmasýndan yaklaþýk yedi hafta önce, tarihinde gönderilen ve HKMO Ýstanbul Þubesi nde alýndý belgesi olan davet yazýsýna yazýlý ya da sözlü herhangi bir yanýt vermemiþtir. Düzenlenen panel etkinliði, günlerce gerek TMMOB üyelerine ve gerekse konuyla ilgili diðer kamuoyuna duyurulmuþtur. TOKÝ, konuþmacý önermediði gibi, hangi yetki ile kendisini temsil ettiði öðrenilemeyen, TOKÝ nin yazýlarýnda TOKÝ Ýstanbul Uygulama Dairesi Baþkanlýðý ndan söz konusu panele katýlan personel olarak nitelenen katýlýmcýya, hiçbir konuþmacýya tanýnmayan ayrýcalýk 48
50 tanýnarak kürsüden konuþma olanaðý verilmiþtir. Tüm bu iyi niyetli çabalara karþýn, TOKÝ nin panel sonrasý göndermiþ olduðu tarihli yazý ile tehdit ve baský kurma niyetini açýða vurduðu, hatta bunu bir husumete vardýrmaya çalýþtýðý görülmüþtür tarihli yazýda ilk yazýdaki üslubun ve tehdit içeren yaklaþýmýn düzeltilmeye ve yumuþatýlmaya çalýþýldýðý görülmektedir. TOKÝ, kamuoyuna açýk, bilimsel amaçlý bu etkinliðin içeriðinin ve sonuçlarýnýn kamuoyuyla yazýlý olarak paylaþýlmamasýný ve yayýmlanmamasý istemektedir. Bu tehdit ve baskýlarý kabul edilemez gördüðümüzü kamuoyuna bildirmek istiyoruz. Bir kamu kurumunun, bir diðer Anayasal meslek kurumunu tehdit etmesi sýradan bir olay gibi deðerlendirilemez. TOKÝ nin açýkça yasalara aykýrý olan bu tavrýnýn ardýndaki nedenlerin araþtýrýlmasý ve kendisini bu davranýþa yönelten sebeplerin incelenmesi gerekmektedir. TOKÝ Þubemize gönderdiði yazý ile kastýný aþmýþtýr. HKMO Ýstanbul Þubesi, yargý kararý olmadan, TOKÝ tarafýndan hukuka aykýrý bir tehdit ve baský ile karþý karþýyadýr. HKMO Ýstanbul Þubesi nin, TOKÝ tarafýndan, anayasal ve yasal görevlerini yapmaktan alýkonulmasý durumu, bir hukuk devleti nde hoþ görülemez. TOKÝ nin ilk yazýsýnda, ancak kabul edilmesi mümkün olmayan hakarete ve ithamlara varan yakýþtýrmalar ve suçlamalarýn, kurumumuzu deðil sorumlularýný baðladýðýný bir kez daha hatýrlatmak isteriz ifadeleri ile panel yürütücüsü ve konuþmacýsý deðerli araþtýrmacýlara, siyasetçilere ve bilim insanlarýna gözdaðý verilmek istenmektedir. TOKÝ tarafýndan gözdaðý verilen ve tehdit edilen panel yürütücüsü ve paneldeki konuþmacýlar tüm Türkiye nin yakýndan tanýdýðý, takdir ettiði ve deðer verdiði kiþilerdir. Bu deðerli kiþiler, TOKÝ nin yazýsýyla, açýkça tehdit edilmiþlerdir. Türkiye de hiçbir kiþi ve kurum bir diðerini tehdit edemez ve gözdaðý veremez. Anayasamýzda ifadesini bulan Cumhuriyetin temel nitelikleri ve bunlar arasýnda yer alan hukuk devleti ilkesi yerinde durdukça, TOKÝ dahil hiçbir kurum anayasa ve yasalardan almadýðý yetkiyi kullanamaz ve bir diðerini anayasal ve yasal görevlerini yapmaktan alýkoyamaz. Tersi bir durum, açýkça hukuk devleti ilkesine aykýrý olur ve kendisini baðýmsýz yargýnýn yerine koymasý anlamýna gelir. Kendi alanlarýnda, ülkemizin en saygýn ve deðerli araþtýrmacýlarýnýn, bilim insanlarýmýzýn yýllardýr araþtýrdýklarý ve inceledikleri bir konuda, görüþ ve düþüncelerini HKMO Ýstanbul Þubesinin düzenlediði etkinlik aracýlýðýyla TMMOB üyeleri ve kamuoyu ile paylaþmalarý engellenmek istenmekte ve baský ile karþý karþýya kalmaktadýrlar. Bu duruma, bir kamu kurumu olan TOKÝ nin sebep olmasý düþündürücü olduðu kadar üzücüdür. TOKÝ nin gösterdiði bu tutum ekseninde konu hakkýnda HKMO Ýstanbul Þubesi tarafýndan bilgilendirilen panelistlerden Milletvekili Fevzi Topuz TBMM ye verdiði soru önergesi ile bu geliþmelere iliþkin sorularýnýn Baþbakan tarafýndan yanýtlanmasýný talep etmiþtir. Ayrýca bir diðer panelist Oktay Ekinci, tarihinde Cumhuriyet Gazetesinde yayýnlanan TOKÝ den Padiþah Fermaný baþlýklý köþe yazýsýnda geliþmeleri deðerlendirmiþtir. Kendilerine konuyu kamuoyu gündemine taþýmakta sergiledikleri duyarlýlýk için içten teþekkür ederiz. HKMO Ýstanbul Þubesi, panelde dile getirilen düþünceleri, basýn açýklamamýzýn ekinde sunulan sonuç bildirgesi ile kamuoyu ile paylaþmaktadýr. Ayrýca panel yürütücüsü ve panelin deðerli konuþmacýlarý, yaptýklarý sunumlarý panel kitapçýðý yayýnýna hazýr duruma getirmek için çalýþmalarýný sürdürmektedirler. Kamuoyuyla paylaþýlan görüþler, bu panelin ne kadar doðru bir konunun ne kadar doðru konuþmacýlarla deðerlendirilmiþ olduðunu ortaya koymaktadýr. HKMO Ýstanbul Þubesi, yöneltilen tehdit, baský ve Þubenin mesleki görev ve sorumluluklarýný yerine getirmesinin yasa ve mevzuata aykýrý bir þekilde ve yazýlý olarak engellemeye kalkýþýlarak kamu görevinin kötüye kullanýlmasý nedeniyle, TOKÝ nin yazýsýndan sorumlu kiþi ve görevliler hakkýnda yasal iþlem yapýlmasý istemi ile bugün Baþbakanlýk Yüksek Denetleme Kurulu na yazýlý olarak þikayette bulunmaktadýr. HKMO Ýstanbul Þubesi, ülkemize ve kamuoyuna karþý sorumluluðunu yerine getirirken, toplum yararýný gözeten her çabasýnda olduðu gibi, konuya duyguyla deðil akýlla yaklaþarak, nesnel ve yansýz düþünmekte ve TOKÝ nin yazýþmalarýna karþý tavrýný da bu anlayýþla ortaya koymaktadýr. TMMOB Ýstanbul Ýl Koordinasyon Kurulu olarak bu hukuk dýþý tavra karþý HKMO Ýstanbul Þubesinin mücadelesine sahip çýktýðýmýzý kamuoyu ile paylaþýrýz. Ýl Koordinasyon Kurulumuzun, toplumumuzun çýkarlarýný ve kamu yararýný gözeterek çalýþmalarýný sürdüreceðini ve bu türden hukuk dýþý tavýrlara karþý kararlýlýkla mücadele edeceðini kamuoyuna saygýyla duyururuz. Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Ýstanbul Ýl Koordinasyon Kurulu 49
51 T.C. BAÞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU BAÞKANLIÐI NA Bakanlýklar/ANKARA Þikayetçi Þikayet Edilen Þikayetin Konusu : TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubesi 19 Mayýs Mahallesi Samanyolu Sokak Onur Apt. No: 106 Kat: Þiþli-ÝSTANBUL Tel: ; Faks: e-posta: [email protected] :T.C. Baþbakanlýk Toplu Konut Ýdaresi Baþkanlýðý (TOKÝ) Bilkent Plaza B1 Blok Bilkent / ANKARA Tel: ; Faks: e-posta: :6235 sayýlý TMMOB Yasasý na tabi TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasýna baðlý Þubemizce Cuma günü düzenlenen, TOKÝ Gerçeði Paneli (Ek 1) ardýndan, TOKÝ Baþkanlýðý nýn Þube Baþkanlýðýna göndermiþ olduðu /18888 tarihli ve B.02.1.KNT sayýlý yazý (Ek 2) ile þubemize yöneltilen tehdit, baský ve Þubemizin mesleki görev ve sorumluluklarýný yerine getirmesini yasa ve mevzuata aykýrý bir þekilde ve yazýlý olarak engellemeye kalkýþarak kamu görevinin kötüye kullanýlmasý suçlarýnýn iþlenmesi nedeniyle, þikayet konusu kurumun yazýsýndan sorumlu kiþi ve görevliler hakkýnda yasal iþlem yapýlmasý istemi. Teblið Tarihi : AÇIKLAMALARIMIZ 6235 sayýlý TMMOB Yasasý na tabi TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasýna baðlý Þubemizce Cuma günü düzenlenen, TOKÝ Gerçeði Paneli (Ek 1) ardýndan, TOKÝ Baþkanlýðý nýn Þube Baþkanlýðýna göndermiþ olduðu /18888 tarihli ve B.02.1.KNT sayýlý yazý (Ek 2) ile Þubemize yöneltilen tehdit, baský ve Þubemizin mesleki görev ve sorumluluklarýný yerine getirmesini engellemeye kalkýþan þikayet konusu yazýsý, aþaðýda açýkladýðýmýz üzere yasa ve mevzuata aykýrýdýr. TOKÝ nin þikayet konusu yazýsý, panelin ardýndan, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Genel Merkezi ne ve Ýstanbul Þubesi ne gönderilmiþ ve þubemizde tarihinde 199 sayýyla Þube evrak kaydýna alýnmýþtýr. Bu tarih, yazýnýn Þubemize teblið tarihi olarak kabul edilmiþtir. 1. ODAMIZ KAMU KURUMU NÝTELÝÐÝNDE, ANAYASAL VE YASAL BÝR MESLEK ÖRGÜTÜDÜR 1.1. Anayasanýn 135. maddesinde, Kamu kurumu niteliðindeki meslek kuruluþlarý ve üst kuruluþlarý; belli bir mesleðe mensup olanlarýn müþterek ihtiyaçlarýný karþýlamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaþtýrmak, mesleðin genel menfaatlere uygun olarak geliþmesini saðlamak, meslek mensuplarýnýn birbirleri ile ve halk ile olan iliþkilerinde dürüstlüðü ve güveni hakim kýlmak üzere meslek disiplini ve 50
52 ahlakýný korumak maksadý ile kanunla kurulan ve organlarý kendi üyeleri tarafýndan kanunda gösterilen usullere göre yargý gözetimi altýnda, gizli oyla seçilen kamu tüzelkiþilikleridir, denilerek, üyesi bulunduðumuz Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði nin (TMMOB) kuruluþunun anayasal zemini oluþturulmuþtur Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði (TMMOB), 7303 sayýlý Yasa, 66 ve 85 sayýlý Kanun Hükmünde Kararnamelerle deðiþik 6235 sayýlý Yasayla 1954 yýlýnda kurulmuþtur. TMMOB Yasasý'nda Birliðin amaçlarý arasýnda þunlar da yer almaktadýr: Mühendislik ve mimarlýk mesleði mensuplarýnýn ortak gereksinmelerini karþýlamak, mesleki etkinlikleri kolaylaþtýrmak, mesleðin genel yararlara uygun olarak geliþmesini saðlamak, meslek mensuplarýnýn birbirleriyle ve halkla olan iliþkilerinde dürüstlüðü ve güveni hakim kýlmak üzere, meslek disiplinini ve ahlakýný korumak; kamunun ve ülkenin çýkarlarýnýn korunmasýnda, yurdun doðal kaynaklarýnýn bulunmasýnda, korunmasýnda ve iþletilmesinde, çevre ve tarihi deðerlerin ve kültürel mirasýn korunmasýnda, tarýmsal ve sýnai üretimin artýrýlmasýnda, ülkenin sanatsal ve teknik kalkýnmasýnda gerekli gördüðü tüm giriþim ve etkinliklerde bulunmak Meslek ve çýkarlarý ile ilgili iþlerde, resmi makamlar ve öteki kuruluþlar ile iþbirliði yaparak gerekli yardýmlarda ve önerilerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatý, normlarý, bilimsel þartnameler, tip sözleþmeler ve bunlar gibi bütün bilimsel evraký incelemek ve bunlarýn deðiþtirilmesi, geliþtirilmesi, ya da yeniden konulmasý yolunda önerilerde bulunmak Odamýz, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý, bugün 23 meslek odasýnýn oluþturduðu TMMOB nin kurucu 10 odasýndan birisidir. En son 1 Kasým 2005 tarihli ve sayýlý Resmi Gazete de yayýmlanarak yürürlüðe giren TMMOB HARÝTA VE KADASTRO MÜHENDÝSLERÝ ODASI ANA YÖNETMELÝÐÝ nin 7. maddesine göre Odamýzýn amaçlarýndan bazýlarý þunlardýr: Meslek mensuplarýnýn ortak gereksinimlerini karþýlamak, mesleki etkinliklerini kolaylaþtýrmak, mesleðin genel yararlara uygun olarak geliþmesini saðlamak, meslek mensuplarýnýn birbiriyle ve halkla olan iliþkilerinde dürüstlüðü ve güveni hakim kýlmak üzere meslek disiplinini ve ahlakýný korumak, kamunun çýkarlarýnýn korunmasýnda, tarýmsal ve sýnai üretimin arttýrýlmasýnda, ülkenin sanatsal ve teknik kalkýnmasýnda gerekli gördüðü giriþim ve etkinliklerde bulunmak, Meslek ve çýkarlarý ile ilgili iþlerde kamu kuruluþlarý ve öteki kuruluþlarla iþbirliði yaparak mesleki denetimde, gerekli yardýmlarda ve önerilerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatý, normlarý, bilimsel þartnameleri, tip sözleþmeleri ve bunlar gibi bütün bilimsel belgeleri incelemek ve bunlarýn deðiþtirilmesi, geliþtirilmesi ya da yeniden yürürlüðe konulmasý yolunda önerilerde bulunmak, Harita ve Kadastro iþlerinin bilimsel ve ekonomik bakýmdan en ileri teknik verilere göre ve ülkenin kalkýnmasýna paralel olarak hýzla geliþmesini saðlamak için izlenmesi faydalý görülen teknik koþullar ve bu iþlerde çeþitli teknik elemanlarýn arttýrýlmasý ve yetiþtirilmesi þekilleri üzerinde ilgililere önerilerde bulunmak, Üyelerin mesleki çalýþmalarýný ve yetkilerini kullanmalarý sýrasýnda karþýlaþacaklarý her türlü haksýzlýk ve onur kýrýcý iþlemlere karþý bütün giriþimleri yapmak, mesleki dayanýþmayý kurmak ve kuvvetlendirmek, Üyelerin mesleki çalýþmalarýnda ihtisaslarýnýn gerektirdiði yetkilerini eksiksiz kullanabilmeleri için, kamu ve özel kuruluþlarda giriþimlerde bulunmak ve gerektiðinde bu kuruluþlarla iþbirliði saðlamak, Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði ve diðer kuruluþlar ile iþbirliði yaparak ülke kalkýnmasý ve ortak mesleki sorunlarda kararlar almak, Ýlgili yabancý bilimsel mesleki kuruluþlara üye olmak ve bunlarla gerekli iliþkileri kurarak kongrelerine katýlmak için delege göndermek, yurt içi kurultay ve kongreler yapmak, yabancý meslek kuruluþlarýyla iliþkiler kurmak, 51
53 Meslekle ilgili resmi ve özel iþlerde bilirkiþilik, hakemlik, jüri üyeliði ve danýþmanlýk yapmak, Oda uzmanlýk alanlarýna giren konularda üyelerine, özel ve tüzel kiþilere yönelik eðitim hizmetleri sunmak, kurslar ve seminerler ve benzeri etkinlikler düzenlemek, katýlanlara sertifika ve yeterlilik belgesi vermek ve bu amaçla örgütlenmek Bu amaçlar, Anayasamýzýn 135. maddesi ve TMMOB nin kuruluþ Yasasý ile uyumludur. TOKÝ bünyesinde Odamýz üyeleri de görev yapmaktadýrlar. Ayrýca, TOKÝ tarafýndan yürütülen iþler, Odamýzýn faaliyet alanlarý ile doðrudan iliþkilidir. Bu durum, Odamýzýn, TOKÝ Gerçeði adýyla panel düzenlemesinin ne kadar doðal olduðunun göstergelerindendir. Ayrýca, Odamýzca düzenlenen panel etkinliði, günlerce gerek üyelerimize ve gerekse konuyla ilgili diðer kamuoyuna duyurulmuþtur. Þube Yönetim Kurulu, TOKÝ Baþkanlýðý nýn da bir konuþmacý görevlendirmesi için tarihli ve sayýlý resmi yazýyla (EK-3) kuruma baþvuru yapmýþ, ancak bu baþvurusuna yanýt alamamýþtýr. TOKÝ, konuþmacý önermediði gibi, hangi yetki ile kendisini temsil ettiði öðrenilemeyen kurumun Ýstanbul biriminden panele katýlanlara, hiçbir konuþmacýya tanýnmayan ayrýcalýk tanýnarak kürsüden konuþma olanaðý verilmiþtir. Tüm bu iyi niyetli çabalarýmýza karþýn, TOKÝ nin panel sonrasý göndermiþ olduðu yazý ile tehdit ve baský kurmaya niyetini açýða vurduðu, hatta bunu bir husumete vardýrmaya çalýþtýðý görülmüþtür. Kamuoyuna açýk, bilimsel amaçlý bu etkinliðin içeriðinin ve sonuçlarýnýn kamuoyuyla yazýlý olarak paylaþýlmamasý, bunlarýn yayýmlanmamasý konusundaki tehditleri ve baskýlarý kabul edilemez. Bir kamu kurumunun, bir diðer Anayasal meslek kurumunu tehdit etmesi sýradan bir olay gibi deðerlendirilemez. TOKÝ nin açýkça yasalara aykýrý olan bu tavrýnýn ardýndaki nedenlerin araþtýrýlmasý ve kendisini bu davranýþa yönelten sebeplerin incelenmesi gerekmektedir. TOKÝ bu yazýsý ile kastýný aþmýþtýr. Odamýz, yargý kararý olmadan, TOKÝ tarafýndan hukuka aykýrý bir tehdit ve baský ile karþý karþýyadýr. Odamýzýn, TOKÝ tarafýndan, anayasal ve yasal görevlerini yapmaktan alýkonulmasý durumu, bir hukuk devleti nde hoþ görülemez Bu bakýmdan, TOKÝ tarafýndan Þubemize gönderilen þikayet konusu /18888 tarihli ve B.02.1.KNT sayýlý yazýnýn (Ek 2) Yüksek Denetleme Kurulu Baþkanlýðýnýzca incelenmesini, TCK 257. maddesi ve ilgili yasalar çerçevesinde suça iþtirak edenler hakkýnda yasal cezai ve mali yaptýrýmlarýn uygulanmasýný talep etmekteyiz. 2. PANEL YÜRÜTÜCÜSÜ VE KONUÞMACILARI KAMUOYUNDA TANINAN VE BÝLÝNEN ÇOK DEÐERLÝ ARAÞTIRMACI, SÝYASETÇÝ VE BÝLÝM ÝNSANLARIDIRLAR. KENDÝLERÝNE TOKÝ TARAFINDAN RESMÝ YAZI ÝLE HAKARET EDÝLMÝÞ, GÖZDAÐI VERÝLMEK ÝSTENMÝÞTÝR TOKÝ nin þikayet konusu günlü ve sayýlý yazýsýnda, ancak kabul edilmesi mümkün olmayan hakarete ve ithamlara varan yakýþtýrmalar ve suçlamalarýn, kurumumuzu deðil sorumlularýný baðladýðýný bir kez daha hatýrlatmak isteriz ifadeleri ile panel yürütücüsü ve konuþmacýsý deðerli araþtýrmacýlara, siyasetçilere ve bilim insanlarýna gözdaðý verilmek istenmektedir. TOKÝ nin bu tehditkar davranýþýný resmi yazý ile yapmasý, TCK nezdinde açýkça suçtur ve bir cezai ve mali yaptýrýma tabi tutulmasý gerekmektedir. Þube Yönetim Kurulumuzca, þikayet konusu yazý panelistlere gönderilmiþtir (Ek 4). Panelistlerden Muðla Milletvekili Fevzi Topuz un konuyla ilgili soru önergesine dair haberler Ek 5 de, Mimarlar Odasý Eski Baþkaný Gazeteci-Yazar Oktay Ekinci nin tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki köþe yazýsý Ek 6 da sunulmuþtur. TOKÝ tarafýndan gözdaðý verilen ve tehdit edilen panel yürütücüsü ve konuþmacýlarý tüm Türkiye nin yakýndan tanýdýðý, takdir ettiði ve deðer verdiði kiþilerdir; 52
54 2.1. PANELÝN YÜRÜTÜCÜSÜ Ülkemiz þehirciliðinin duayenlerinden, ulusal ve uluslararasý ölçekte saygýn bilim insaný Prof. Dr. Ruþen KELEÞ tir. Kendisi 36 Türkçe, 11 yabancý dilde, 7 derleme, 16 çeviri olmak üzere 70 kitabýn sahibidir. 251 Türkçe, 84 yabancý dilde makale yazmýþ; 88 gazete yazýsý yayýnlanmýþtýr. 20 tane ulusal ve uluslararasý kuruluþun üyesi, bazýlarýnýn bugün yönetim kurulu üyesi olan bir bilim insanýdýr. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanlýðý yapmýþtýr PANEL KONUÞMACILARI Prof. Dr. Cevat GERAY: Kendisi þehirciliðin bir diðer duayeni ve þehircilik ve konut sorunlarýyla ilgili çalýþmalarýyla bilinen bir öðretim üyesidir. 10 kitabýn ve araþtýrma raporunun sahibidir. 10 yabancý dilde, 80 Türkçe makale yazmýþ; 15 bildiri sunmuþ bir bilim insanýdýr. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanlýðý, Ýmar ve Ýskan Bakanlýðý Müsteþarlýðý yapmýþtýr. Özellikle toplum kalkýnmasý ve köye yönelik çalýþmalarý, konut sorununa yönelik araþtýrmalarý ülkemiz toplumsal yaþamýna katkýlarýnýn baþýnda gelmektedir. Fevzi TOPUZ: Harita Mühendisi olup, 3 dönem Milas Belediye Baþkanlýðýný yürüttükten sonra, 2007 yýlýnda Muðla Milletvekili olarak parlamentoya girmiþtir. Oktay EKÝNCÝ: Kendisi Yüksek Mimar olup, Mimarlar Odasý Büyükkent Þubesi Baþkanlýðý ve Mimarlar Odasý Genel Baþkanlýðý yapmýþtýr. Kent araþtýrmalarý konusunda hemen akla gelen önemli isimlerden birisidir. Araþtýrmacý gazetecilik ve yazarlýk yapmaktadýr. Bugüne kadar 13 kitap, çok sayýda makale ve gazetesi yazýsý yazmýþtýr. Ýmar Dosyasý baþlýklý televizyon programý yapýmcýsýdýr. Mimar Sinan Üniversitesi Þehir ve Bölge Planlama Bölümünde öðretim görevliliði yapmaktadýr. Doç. Dr. Tarýk ÞENGÜL: Þehir Plancýlarý Odasý Genel Baþkaný olup, Canterbury Kent Üniversitesi mezunudur. Kentleþme sosyolojisi ve politikasý, yerel yönetimler, politik coðrafya konularýnda uzman olup, çok sayýda makalesi ve bildirisi vardýr. ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öðretim üyesidir. Bildirilerini Dr. Osman BALABAN ile birlikte sunmuþlardýr. Mustafa DEMÝRDÖVEN: Harita Mühendisi olup, kapanmadan öncesi dönemde Arsa Ofisi 1. Bölge Müdürlüðü (Ýstanbul) nde Bölge Müdürü olarak görev yapmýþtýr. Arel Üniversitesi nde öðretim görevlisidir. Bu deðerli kiþiler, TOKÝ nin yazýsýyla, açýkça tehdit edilmiþlerdir. Türkiye de hiçbir kiþi ve kurum bir diðerini tehdit edemez ve gözdaðý veremez. Anayasamýzda ifadesini bulan Cumhuriyetimizin temel nitelikleri ve bunlar arasýnda yer alan hukuk devleti ilkesi yerinde durdukça TOKÝ dahil hiçbir kurum anayasa ve yasalardan almadýðý yetkiyi kullanamaz ve bir diðerini anayasal ve yasal görevlerini yapmaktan alýkoyamaz. Tersi bir durum, açýkça hukuk devleti ilkesine aykýrý olur ve kendisini baðýmsýz yargýnýn yerine koyarak suç iþlemiþ olur. Ýþte, TOKÝ, tam bu nokta da suç iþlemektedir. Kendi alanlarýnda, ülkemizin en saygýn ve deðerli araþtýrmacýlarýnýn, bilim insanlarýmýzýn yýllardýr araþtýrdýklarý ve inceledikleri bir konuda, görüþ ve düþüncelerini Odamýz aracýlýðýyla mesleðimizle ve kamuoyu ile paylaþmalarý engellenmek istenmekte ve baský ile karþý karþýya kalmýþ bulunmaktadýrlar. Bu duruma, bir kamu kurumu olan TOKÝ nin sebep olmasý düþündürücü olduðu kadar üzücüdür. TOKÝ yi böyle davranmaya zorlayan faktörlerin ve kiþilerin tespiti çok önem taþýmaktadýr ve Odamýz bu konuda Sayýn Yüksek Denetleme Kurulu Baþkanlýðýnýzdan gerekli iþlemlerin yapýlmasýný talep etmektedir. 3. ÞÝKAYET KONUSU YAZIDA ANAYASAL KURUMLAR HEDEF ALINMIÞ VE TEHDÝT EDÝLMÝÞLERDÝR Bu Panelin ardýndan TOKÝ Baþkanlýðý tarafýndan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Genel Merkezi ne ve Ýstanbul Þubesi ne tarihinde 199 sayýyla Þube evrak kaydýna alýnan, /18888 tarihli ve B.02.1.KNT sayýlý bir yazýda, resmi yazýþma tekniðine ve üslubunda hiç de alýþýk olunmayan ifadelere ve deðerlendirmelere yer verilmiþtir. Yazýda hem Panel Yürütücüsü ve panelistler, hem de Odamýz ve dolayýsýyla TMMOB de hedef alýnmýþtýr. Süreci, yazýlarý ve görüþleri soðukkanlýlýkla, saðduyuyla deðerlendiren Þube Yönetim Kurulumuz, þikayet gerekçeleri 53
55 arasýnda þu saptamalarýn da yer almasýna karar vermiþtir; 1. Yazýda belirtilen, TOKÝ nin yapýsý ve amaçlarýyla örtüþmeyen ve TOKÝ gerçeði ni yansýtmayan; kimisi TOKÝ nin iliþkili olduðu sektörlerdeki genel aksaklýklarýn ve olumsuzluklarýn kaynaðý olarak kurumu gösteren ve kimisi de TOKÝ ye olumlu ve yapýcý bir eleþtiri yerine kabul edilmesi mümkün olmayan yakýþtýrmalar yapan yaklaþýmlar, somutlanmamýþtýr. Soyut olarak etkinliðin üzerine gölge düþürülmeye çalýþýlmaktadýr. 2. Konuþmacýlarýn hangi sözleriyle, asýlsýz verileriyle, yaklaþýmlarýyla TOKÝ nin tepkisine neden olan düþünceler ileri sürdükleri, dolayýsýyla suçlamalarýn dayanaklarý anlaþýlamamýþtýr. 3. Konuþmacýlarýn hemen hepsi yazýlý hazýrlýklarýný, yani üzerinde düþündükleri, olgunlaþtýrdýklarý görüþlerini katýlýmcýlarla paylaþmýþlardýr. Bu nedenle, yazýda belirtildiði gibi, görüþlerini dayanaksýz olarak ileri sürmemiþlerdir. 4. Yazýda, Elbette ki söz konusu panelde dile getirilen düþüncelerde panelistler, kendi düþüncelerinden kendileri sorumludur, denilirken, bunun arka planýnda bir tehdit niyetinin olduðu Yönetim Kurulumuzca düþünülmektedir. 5. Yönetim Kurulumuzun bu tehdit algýsý, TOKÝ nin olumsuz faaliyetlerine yönelik eleþtiriler karþýsýnda, bir sindirme baskýsý olarak deðerlendirilmektedir. 6. Gücünü anayasadan alan, kamu kurumu niteliðinde demokratik bir meslek örgütü olan bir kuruma, Odamýza, bu içerikte bir yazý yazýlmasý, direktifler verilmesi hangi yasal dayanaklara yaslanmaktadýr? Yönetim Kurulumuz bunu bilmek istemektedir. 7. Bu yazýnýn içeriðine bakýldýðýnda, bir meslek örgütü üzerinde baský kurma, hatta onu tehdit etme niyetleri hissedilmektedir. 8. Kendi kuruluþ amaçlarýna uygun bir organizasyon yapan bir meslek Odasý na yazýlan bu yazýnýn içeriðinin ve üslubunun, devleti temsil eden bir kurumun gelenekleriyle örtüþmediði düþünülmektedir. 9. Bu tür yaklaþýmlarla ve sindirme giriþimleriyle, bir meslek odasýnýn anayasal görevini yapmasýnýn engellenmek istendiði düþünülmektedir. 10. Yazýda, Bunun yanýnda, TOKÝ Ýstanbul uygulama Dairesi Baþkanlýðý ndan panele katýlan personel, bu panelde TOKÝ ye karþý yapýlan haksýz eleþtirilere ve kabul edilmesi mümkün olmayan yakýþtýrmalara cevap vermek amacýyla söz istemiþtir. Bu talep, panel baþkaný tarafýndan sürenin darlýðý gerekçe gösterilerek ve kullanmak istenen söz hakký defalarca kesilerek engellenmiþtir. Panel yöneticisinin bu anlaþýlmaz tutum ve davranýþlarýnýn kurumsal sorumlusu elbette öncelikle þubeniz sonra da Genel Merkezinizdir, denilmektedir. Panel Yürütücüsü, bu yaklaþýmla ilgili düþüncelerini bir yazýyla Þubemize iletmiþtir (Ek 7). Yazýda da belirtildiði gibi, koþullarýn elverdiði oranda kurum temsilcisine bir söz verilmiþtir. Bu söz 9 dakika dolayýndadýr. Þubenin çaðrýsýna olumlu yanýt vermeyen kurumun temsilcisine yine de neredeyse panelistlere verilen süre kadar söz verilmesi, kendisine kürsünün kullandýrýlmasý, konuya ne kadar nesnel yaklaþýldýðýnýn bir göstergesidir. 11. Yine bu yazýda, Söz konusu panelde her ne kadar Odanýz Genel Merkezini temsilen hiçbir katýlýmcý yok ise de, mesleðiniz alanýný tüzel kiþilik olarak Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý temsil ettiðinden Genel Merkeziniz de sorumludur, denilmektedir. Odamýz, Genel Merkeziyle, Þubeleriyle, yaptýðý etkinliklerin, yazýlý ürünlerinin, kamuoyu açýklamalarýnýn sorumluluðunu taþýma konusunda, kurulduðundan bu yana geçen 55 yýllýk süre içinde yeterince olgunlaþmýþtýr. 12. Yazýnýn son bölümünde TOKÝ Odamýzdan taleplerini þöyle iletmektedir. 54
56 Taleplerimiz: - Bu panelden her hangi bir sonuç raporu çýkartýlarak yayýnlanmamasý; - Panelin kitaplaþtýrýlmamasý - Eðer kitaplaþtýrýlacaksa, tarafýmýzca hazýrlanacak metnin tamamýnýn kitapta yer almasý; þeklindedir. Bu istemlerin, bir kamu kurumu tarafýndan (TOKÝ) Odamýza yapýlabilmiþ olmasýný Þube Yönetim Kurulumuz anlamakta güçlük çekmektedir. Odamýzýn varlýk koþulu, hangi düþüncenin erki olursa olsun onlarýn hoþuna gidecek þeyler yapmak deðil, doðru þeyler yapýlmasýný savunmaktadýr. Toplum yararýna yapýlan doðru iþleri savunmak ve sahiplenmek, Odamýzýn gelenekleri ve ilkeleri arasýndadýr. Odamýz salt, gözü kapalý bir muhalefet kurumu deðildir. Ancak erkin bir parçasý da deðildir, olursa da varlýk zemini ortadan kalkar. Bu nedenlerle kurumun bu talepleri ileri sürebilmiþ olmasý, bunu bir resmi yazýya dökebilmiþ olmasý, kamu olma sorumluluðu açýsýndan vahim ve tehlikeli bir durumdur. Kamu eliyle ve yargý devre dýþý býrakýlarak bazý anayasal ve yasal kurumlarýn tehdit edilmesi kabul edilemez. Bu durumda, hiçbir þey olmamýþ gibi de davranýlamaz ve konu örtbas edilemez. Bu yazýyý kim yazdýysa ve bu yazýyla kimler Devlet adýna adeta tehdidin bir parçasý olduysa bunun hesabýný baðýmsýz yargýda vermeleri bir hukuk devleti olmanýn zorunlu ve kaçýnýlmaz bir gereðidir. Bu bakýmdan Sayýn Baþbakanlýk Yüksek Denetleme Kurulu Baþkanlýðýndan bu konunun incelenmesini ve sorumlular hakkýnda gerekli yasal iþlemlerin yapýlmasýný talep etmekteyiz. SONUÇ VE ÝSTEM Anayasamýzýn 135. maddesine göre kurulan ve 6235 sayýlý TMMOB Yasasý na tabi TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasýna baðlý Þubemizce Cuma günü düzenlenen, TOKÝ Gerçeði Paneli (Ek 1) ardýndan, TOKÝ Baþkanlýðý nýn Þube Baþkanlýðýna göndermiþ olduðu /18888 tarihli ve B.02.1.KNT sayýlý yazý (Ek 2) ile Þubemize yöneltilen tehdit, baský ve Þubemizin mesleki görev ve sorumluluklarýný yerine getirmesini yasa ve mevzuata aykýrý bir þekilde ve yazýlý olarak engellemeye kalkýþarak kamu görevinin kötüye kullanýlmasý suçlarýnýn iþlenmesi nedeniyle, þikayet konusu kurumun (TOKÝ) yazýsýndan sorumlu kiþi ve görevliler hakkýnda TCK (m. 257) ve ilgili yasa ve mevzuat uyarýnca yasal iþlem yapýlmasýný ve sonucundan Þubemize bilgi verilmesini arz ve talep ederiz. Saygýlarýmýzla, Ekleri: 1. TOKÝ Gerçeði Paneli Afiþi 2. TOKÝ Baþkanlýðý nýn /18888 tarihli ve B.02.1.KNT sayýlý yazýsý 3. TOKÝ ye Panelde Konuþmacý Görevlendirmesi istemiyle gönderilen tarihli yazý 4. Þikayet konusu yazýnýn Þube Yönetim Kurulumuzca panelistlere gönderildiði yazý 5. Panelistlerden Muðla Miletvekili Fevzi TOPUZ un TBMM ye verdiði soru önerges üzerine yazýlý basýnda yer alan haberler (5 adet) 6. Oktay Ekinci nin tarihli Cumhuriyet Gazetesinde yayýnlanan köþe yazýsý 7. Panel Yürütücüsü Prof. Dr. Ruþen KELEÞ in yanýtý 55
57 DOSYA NO : KONU : TOKÝ Gerçeði Paneli T.C. BAÞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU BAÞKANLIÐI NA Ýlgi: tarihli þikayet dilekçemiz. Ýlgi dilekçemizle, Þubemizce düzenlenen, TOKÝ Gerçeði Paneli ardýndan, TOKÝ Baþkanlýðý nýn Þube Baþkanlýðýna göndermiþ olduðu yazý ile Þubemize yöneltilen tehdit, baský ve Þubemizin mesleki görev ve sorumluluklarýný yerine getirmesini yasa ve mevzuata aykýrý bir þekilde ve yazýlý olarak engellemeye kalkýþarak kamu görevinin kötüye kullanýlmasý suçlarýnýn iþlenmesi savýyla, þikayet konusu kurumun yazýsýndan sorumlu kiþi ve görevliler hakkýnda yasal iþlem yapýlmasý istemi ile tarafýnýza baþvurmuþtuk. Ancak henüz konu hakkýnda herhangi bir bilgilendirme yazýsý Þubemize ulaþmamýþtýr. Söz konusu þikayet sonucunda ilgililer hakkýnda yapýlan iþlemler ve soruþturmanýn sonucu hakkýnda gerekli bilgilendirmenin yapýlmasýný bilgilerinize sunarýz. Saygýlarýmýzla. 56
58 57
59 58
60 59
61 60
62
Fiskomar. Baþarý Hikayesi
Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren
Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28
Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10
Proje Yönetimi ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23 Araç 1: Araþtýrma sorularý Araç 2: Belirsiz talimatlar Araç 3: Robotlar 28 Örnek
ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU.
ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU. Sendikamýz Yönetim Kurulu Üyesi Erhan KAMIÞLI, 28 Mart 2001 tarihi itibariyle H.Ö. Sabancý Holding Çimento Grubu Baþkanlýðý'na atanmýþtýr.
ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum
ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar
ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI
Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979
Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ
Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý
STAJ BÝLGÝLERÝ. Önemli Açýklamalar
Öðrencinin Adý ve Soyadý Doðum Yeri ve Yýlý Fakülte Numarasý Bölümü Yaptýðý Staj Dalý Fotoðraf STAJ BÝLGÝLERÝ Ýþyeri Adý Adresi Telefon Numarasý Staj Baþlama Tarihi Staj Bitiþ Tarihi Staj Süresi (gün)
BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ
IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme
Dövize Endeksli Kredilerde KKDF
2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak
Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm
4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda
BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði
BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði
Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi
10 Faaliyet Raporu Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi Ýçindekiler Yönetim ve Denetim Kurulu Temettü Politikasý Risk Yönetim Politikalarý Genel Kurul Tarihine Kadar Meydana
21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz
Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi
2009-11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi
SENDÝKAMIZDAN HABERLER
SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen
GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK
TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.
.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.
Membership TÜM ÇEVÝRÝ ÝÞLETMELERÝ DERNEÐÝ YÖNETÝM KURULU BAÞKANLIÐINA ANTALYA Derneðinizin Tüzüðünü okudum; Derneðin kuruluþ felsefesi ve amacýna sadýk kalacaðýmý, Tüzükte belirtilen ilke ve kurallara
Gelir Vergisi Kesintisi
2009-16 Gelir Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/16 Gelir Vergisi Kesintisi 1. Gelir Vergisi Kanunu Uyarýnca Kesinti Yapmak Zorunda Olanlar: Gelir Vergisi
01 Kasým 2018
Geri Dönüþüm Markasý... www.adametal.com.tr 01 Kasým 2018 Ada Metal Demir Çelik Geri Dönüþüm San. ve Tic. A.Þ. 1956 yýlýndan bu yana, özellikle metal sektöründe, fabrikalarýn üretim artýklarýný toplayýp
2 - Konuþmayý Yazýya Dökme
- 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir
Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.
MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA
KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi
12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý
ünite1 Sosyal Bilgiler
ünite1 Sosyal Bilgiler Ýletiþim ve Ýnsan Ýliþkileri TEST 1 3. Ünlü bir sanatçýnýn gazetede yayýnlanan fotoðrafýnda evinin içi görüntülenmiþ haberi olmadan eþinin ve çocuklarýnýn resimleri çekilmiþtir.
STAJ BÝLGÝLERÝ. Önemli Açýklamalar
2017 Öðrencinin Adý ve Soyadý Doðum Yeri ve Yýlý Fakülte Numarasý Bölümü Yaptýðý Staj Dalý Fotoðraf STAJ BÝLGÝLERÝ Ýþyeri Adý Adresi Telefon Numarasý Staj Baþlama Tarihi Staj Bitiþ Tarihi Staj Süresi (gün)
Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,
... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,
Simge Özer Pýnarbaþý
Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.
Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir
2008-96 Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir Ýstanbul, 19 Kasým 2008 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2008/96 Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir 4857 sayýlý
ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI
ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir
Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda
Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý
Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili
1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI
Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün
ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle
ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz
Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr?
REC Hakkýnda ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr? Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 21 Araç 1: Kaynaþma Tanýþma Etkinliði 23 Araç 2: Uzun Sözcükler 25 Araç
1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn
4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87
Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2
ünite1 3. Burcu yla çocuk hangi oyunu oynayacaklarmýþ? A. saklambaç B. körebe C. evcilik (1, 2 ve 3. sorularý parçaya göre yanýtlayýn.
ünite1 Türkçe Sözcük - Karþýt Anlamlý Sözcükler TEST 1 3. Burcu yla çocuk hangi oyunu oynayacaklarmýþ? Annemle þakalaþýrken zil çaldý. Gelen Burcu ydu. Bir elinde büyükçe bir poþet, bir elinde bebeði vardý.
BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS ANLATIM FÖYÜ MATEMATÝK - II
BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS ANLATIM FÖYÜ DERSHANELERÝ Konu Ders Adý Bölüm Sýnav DAF No. MATEMATÝK - II II. DERECEDEN DENKLEMLER - IV MF TM LYS1 08 Ders anlatým föyleri öðrenci tarafýndan dersten
Kanguru Matematik Türkiye 2015
3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?
25 Mart 2007 Kol Toplantýsý
25 Mart 2007 Kol Toplantýsý 25 Mart 2007 tarihinde Türk Tabipleri Birliði GMK Bulvarý Þehit Daniþ Tunalýgil sok. No: 2 / 17-23 Maltepe-Ankara adresinde Kol Toplantýmýzý gerçekleþtiriyoruz. Türkiye saðlýk
Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: [email protected] BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI
Kanguru Matematik Türkiye 2015
3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki
17 ÞUBAT kontrol
17 ÞUBAT 2016 5. kontrol 3 puanlýk sorular 1. Ahmet, Beril, Can, Deniz ve Ergün bir çift zar atýyorlar. Ahmet Beril Can Deniz Ergün Attýklarý zarlarýn toplamýna bakýldýðýna göre, en büyük zarý kim atmýþtýr?
DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik
T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken
Kanguru Matematik Türkiye 2017
4 puanlýk sorular 1. þaðýdaki þekilde kenar uzunluklarý 4 ve 6 olan iki eþkenar üçgen ve iç teðet çemberleri görülmektedir. ir uðurböceði üçgenlerin kenarlarý ve çemberlerin üzerinde yürüyebilmektedir.
MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154
MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk
Sunuþ. Türk Tabipleri Birliði Merkez Konseyi
Sunuþ Bu kitap Uluslararasý Çalýþma Örgütü nün Barefoot Research adlý yayýnýnýn Türkçe çevirisidir. Çýplak ayak kavramý Türkçe de sýk kullanýlmadýðý için okuyucuya yabancý gelebilir. Çýplak Ayaklý Araþtýrma
MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623
MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL
KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için
NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+
Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta
Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler *1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 2 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
ACADEMY FRANCHISE AKADEMÝSÝ FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN. bilgi kaynaðýnýz. iþbirliði ile
ACADEMY FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN bilgi kaynaðýnýz iþbirliði ile WORLD FRANCHISE COUNCIL ÜYESÝDÝR EUROPEAN FRANCHISE FEDERATION ÜYESÝDÝR ACADEMY Giriþ Giriþ Franchise, perakendecilikte çaðýmýzýn
KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)
V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan
Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar
Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar Týbbi Laboratuvar Akreditasyonu Akreditasyon, Akreditasyon; Laboratuvarların, Muayene, Belgelendirme kuruluşlarının ve Yeterlilik Deneyi Sağlayıcı
01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1
01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak
MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de
1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý
Köylerden (kýrsal kesimden) ve iþ olanaklarýnýn çok sýnýrlý olduðu kentlerden yapýlan göçler iþ olanaklarýnýn fazla olduðu kentlere olur. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Eskiþehir, Adana gibi iþ olanaklarýnýn
1 Sinmiþ analar, kavruk çocuklar Her sene bazý çevreler ve kiþiler "kadýnlar günü de ne demek, erkekler günü diye bir sey var mý ki'' "Aslýnda bir gün deðil, her gün kadýnlar günü
KÝPAÞ 2016 KATALOG HAVALANDIRMA.
KÝPAÞ HAVALANDIRMA 2016 KATALOG www.kipashavalandirma.com Hamidiye Mah.Said Nursi Cad. Gündem Sok. No:11 ÇEKMEKÖY-ISTANBUL T : +90 216 641 01 79 M : [email protected] W : www.kipashavalandirma.com.tr
07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10
07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük
BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI
BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye
2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15
ünite1 Kendimi Tanıyorum Sosyal Bilgiler 1. Resmî kimlik belgesi Verilen kavram ile aþaðýdakilerden hangisi iliþkilendirilemez?
ünite1 Sosyal Bilgiler Kendimi Tanıyorum TEST 1 3. 1. Resmî kimlik belgesi Verilen kavram ile aþaðýdakilerden hangisi iliþkilendirilemez? A) Nüfus cüzdaný B) Ehliyet C) Kulüp kartý D) Pasaport Verilen
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler 1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 3 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI
Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin
BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS ANLATIM FÖYÜ MATEMATÝK
BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS ANLATIM FÖYÜ Ders Adý Bölüm Sýnav DAF No. MATEMATÝK TS YGSH YGS 04 DERSHANELERÝ Konu TEMEL KAVRAMLAR - III Ders anlatým föyleri öðrenci tarafýndan dersten sonra tekrar
TEST. 8 Ünite Sonu Testi m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 K 25 6 L 30 5 M 20 7
TEST 8 Ünite Sonu Testi 1. 40 m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 2. A noktasýndan harekete baþlayan üç atletten Sema I yolunu, Esra II yolunu, Duygu ise III yolunu kullanarak eþit sürede B noktasýna
Programýmýz, Deneyimimiz, Çaðdaþ Demokrat Ekibimiz ve Çaða Uygun Vizyonumuz ile Yeniden
çaðdaþ demokrat muhasebeciler grubu Programýmýz, Deneyimimiz, Çaðdaþ Demokrat Ekibimiz ve Çaða Uygun Vizyonumuz ile Yeniden YÖNETÝM KURULU BAÞKAN ADAYI ALÝ METÝN POLAT 1958 yýlýnda Çemiþgezek'te doðdu.
Kanguru Matematik Türkiye 2015
3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný
EÞÝTSÝZLÝKLER. I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik. Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik
l l l EÞÝTSÝZLÝKLER I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik Çift ve Tek Katlý Kök, Üslü ve Mutlak Deðerlik Eþitsizlik l Alýþtýrma 1 l Eþitsizlik
Vergi Usul Kanunu Ceza Hadleri
2008-107 Vergi Usul Kanunu Ceza Hadleri Ýstanbul, 24 Aralýk 2008 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2008/107 Vergi Usul Kanunu'nda Yer Alan Ve 01.01.2009 Tarihinden Ýtibaren Uygulanacak Had Ve Tutarlar
2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor
TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok
Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.
Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma
DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ
ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010
YAZI ÝÞLERÝ KARARLAR VE TUTANAKLAR DAÝRE BAÞKANLIÐI
YAZI ÝÞLERÝ KARARLAR VE TUTANAKLAR DAÝRE BAÞKANLIÐI ENCÜMEN VE KARARLAR ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ 5393 Sayýlý Belediye Kanununun 35. maddesi gereði Baþkanlýk Makamýnca Encümen Gündemine girmek üzere havale edilen
ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU
T.C. AYDIN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SU VE KANALÝZASYON ÝDARESÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ TEMMUZ 215-1 215 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU KURUMSAL MALÝ DURUM VE BEKLENTÝLER RAPORU SUNUÞ 518 Sayýlý Kamu
mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83
...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe
15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,
BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü?
BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü? Hükümetler birinci basamak saðlýk hizmetleri konusundaki yasalarý açýkça çiðnemektedir. Türkiye saðlýk sisteminde, birinci basamaktaki kurumlar (saðlýk
TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN
TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN Kanun Numarasý : 3620 Kabul Tarihi : 28/3/1990 Resmi Gazete : Tarih: 6/4/1990 Sayý: 20484 Dýþ Ýliþkiler MADDE 1- Türkiye Büyük
www. adana.smmmo.org.tr
Adres Güzelyalý Mahallesi 81093 Sokak No : 14 Çukurova / ADANA Telefon 0 322 232 99 03 0 322 232 99 04 0 322 232 99 06 0 322 232 38 00 Faks 0 322 232 99 08 www. adana.smmmo.org.tr SEMPOZYUMUN AMACI SEMPOZYUMUN
0.2-200m3/saat AISI 304-316
RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi
3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM
7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3
O baþý baðlý milletvekili Merve Kavakçý veo refahlý iki meczup milletvekili þimdi nerededirler?
28 Þubat Bildirisi MGK'nun 28 Þubat 1997 TARÝHLÝ BÝLDÝRÝSÝ Aþaðýdaki bildiri, o günlerdeki bir çok tehdidin yolunu kapatmýþtý. Ne yazýk ki, þimdiki Akepe'nin de yolunu açmýþtýr. Hiç bir müdahale, darbe
014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu
7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012
7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise
BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 108
BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 108 BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 108 KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 108 Tashih Ekrem KAFTAN Tasarým Ayþe ERGÜL Baský Seçil Ofset Ltd. Þti.
Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Hadler
2008-112 Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Hadler Ýstanbul, 25 Aralýk 2008 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2008/112 Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Hadler Maliye Bakanlýðý, 28.12.2007 tarihli Resmi
5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý
CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.
OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ
OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ com Hakkýmýzda Firma Hakkýnda Otomasyon sektörünün önde gelen firmalarýndan olan ECM ENDÜSTRÝYEL OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ, kurulduðu tarihten bu yana uzmanlaþtýðý her alanda, ülkemizde
ÇALIùMA HAYATINA øløùkøn ANAYASA DEöøùøKLøKLERø "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýnýn Bazý Maddelerinin Deðiþtirilmesi Hakkýnda Kanun" Av.
ÇALI MA HAYATINA L K N ANAYASA DE KL KLER I. Avrupa Birliði sürecinde demokrasi ve insan haklarý açýsýndan önemli bir dönüm noktasý olarak kabul edilen Anayasa deðiþiklikleri, 17 Ekim 2001 tarih ve 24556
Kanguru Matematik Türkiye 2017
Kanguru Matematik Türkiye 07 4 puanlýk sorular. Bir dörtgenin köþegenleri, dörtgeni dört üçgene ayýrmaktadýr. Her üçgenin alaný bir asal sayý ile gösterildiðine göre, aþaðýdaki sayýlardan hangisi bu dörtgenin
MALÝYE DERGÝSÝ ISSN Ocak - Haziran 2009, Sayý 156
MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Ocak - Haziran 2009, Sayý 156 Küresel Kirlenme Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme ve Çevre Vergileri Dr. Biltekin ÖZDEMÝR Mali Anayasa Uçar DEMÝRKAN 5018 Sayýlý Kamu Mali Yönetimi
