FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK? 2008 deki mali krizin ardından piyasalardaki likiditeyi artırmak amacıyla FED in faiz oranlarını oldukça düşük bir seviye olan 0.25 e düşürdüğünü görmüştük. Bu süreçte tahvil alımları ve düşük faiz, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere birçok alanda likidite bolluğu yaşanmasına, endekslerde krizin ardından hızlı toparlanmalara yol açmıştı. Fakat her güzel şeyin bir yükü olduğu gibi bu sürecin yükü de FED e kalmıştı. Aralık ayında beklenildiği gibi bu sürecin sonuna gelindi. FOMC tutanaklarındaki ifadeler, FED Başkanlarının açıklamaları, global risk algısındaki değişim ve ABD ekonomisindeki toparlanma aralık ayındaki faiz artışı sinyalleri olarak görülüyordu ve beklendiği gibi de oldu. Piyasalarda korkulan olmadı, ani tepkilerin ardından normal seyir devam etti. Şimdi merak edilen ise FED in bundan sonraki adımları olacak. FED in 2016 içerisinde 3-4 adet faiz artırımı gerçekleştirmesi genel beklentiler dahilinde olsa da kesin bir veri değil. Dolayısıyla bu artışların ne zaman ve ne miktarda olacağını anlayabilmek için belli başlı verilere bakmak gerekiyor. Bunlar FED Başkanlarının açıklamaları, global riskler, ABD Ekonomisi şeklinde sıralanabilir. Şimdi bunları sırasıyla ele alalım. ABD Merkez Bankası ( Fed) New York Şubesi Başkanı William Dudley, ülke ekonomisinin Fed in yaklaşık 10 yıl aradan sonra faiz artışına başladığı aralık ayından bu yana kayda değer bir değişim göstermediğini dile getirirken, büyümenin 2016 boyunca uzun vadeli trendlerin üstünde kalacağı öngörüsünde bulundu. Başka bir deyişle, ekonominin işsizlik oranını daha da aşağı çekecek ve iş gücü kaynaklarının tam anlamıyla kullanılmasını sağlayacak yeterli gücü göstermesini bekliyorum diyen Dudley, çekirdek enflasyonun uzun süredir istikrarlı bir seyir izlemesini de olumlu bulduğunu ifade etti. Dudley, ayrıca tüketici harcamaları ve konut sektörünün iyileşmeye devam ettiğini vurgularken, düşük
petrol fiyatları ve güçlü dolardan olumsuz etkilenen enerji ve sanayi sektörlerindeki zayıflığın ise bu yıl da sürebileceğini kaydetti. Gelişen ülkeler risk teşkil ediyor Öte yandan, başta gelişen ülkeler olmak üzere uluslararası ekonomik gelişmelerin ABD için risk teşkil ettiğini vurgulayan Dudley, Olumlu ve olumsuz faktörleri bir araya getirdiğimizde, ekonominin bu yıl da yüzde 2 inin biraz üstünde büyümesi en muhtemel senaryo olarak görünüyor değerlendirmesini yaptı. Bununla birlikte, Fed in ilk faiz artışının pürüzsüz şekilde gerçekleştirildiği görüşünü paylaşan Dudley, piyasaların tepkisinin de sınırlı kaldığını anlattı. Dudley, bu noktada, Politika araçlarımızın bu kadar iyi işlemesinden çok memnunuz görüşünü paylaştı. Farklı beklentiler sorun oluşturmaz Fed in 2016 daki politika kararlarının verilere dayanmaya devam edeceğini vurgulayan New York Fed Başkanı Dudley, Fed yetkilileri ve piyasa aktörleri arasındaki beklentilerin teknik nedenlerden ötürü farklılık gösterdiğini ancak bunun bir sorun oluşturmayacağını sözlerine ekledi. Son aylardaki düşüşlerle birlikte İşsizlik verisinin ABD nin optimal işsizlik seviyesi olarak belirlediği %5 seviyesine ulaştığını görüyoruz. Bu veri işsizlik sigortası için kayda geçmiş olan bireylerin sayısını gösteriyor. Ekim ayından itibaren kısa vadede İşsizlik Haklarından Yararlanma verisi beklentilerin üzerinde gelse de, uzun vadede bu verinin de bir düşüş trendinde olduğunu görüyoruz. Bu veri işsizlik sigortası için kayda geçmiş olan bireylerin sayısını gösteriyor.
ABD Tarım dışı istihdam verisi, tarım endüstrisi haricinde son ay içerisinde çalışan insanların sayısındaki değişiklikleri belirler. Bu veriyi incelediğimizde de kriz döneminden beri negatif değerlerden pozitif değerlere geçişin olduğunu görüyoruz. Son açıklanan veri de 292K ile 200K olan beklentilerin üzerinde geldiğini görüyoruz.
Başta Petrol olmak üzere düşen emtia fiyatlarından dolayı gerileyen Enflasyon için FED Başkanlarının açıklamalarında bu duruma değinmeleri, enflasyonun önemini kısa vadede bir miktar düşürse de, uzun vadede FED in %2 olan enflasyon hedefini koruduğu biliniyor. Son aylarda enflasyonda da bir miktar toparlanma görülüyor. Şimdi ise FED in önünde olan senaryolara değinelim: 1- FED Faizleri Arttırmaz: Beklentiler ağırlıklı olarak bu yönde bulunuyor. Beklentiler bu yönde olduğu için tepkiler sınırlı olabilir. Endekslerde kısmi satış gelebilir, dolar endeksinde kısmi kayıplar görülebilir. 2- FED Faizleri Arttırır: Bu durum beklentilerin dışında bir durumdur. Bu durumda piyasalarda volatilite artacaktır. Dolar endeksi diğer para birimleri karşısında yükselişe geçebilir. ABD Endekslerinde kararın ardından beklenti dışı tepki hareketleri görülebilse de orta vadede yükseliş gelebilir.