ANTİMİKROBİYAL MADDELERE DUYARLILIK



Benzer belgeler
GIDA MİKROBİYOLOJİSİ LABORATUVAR UYGULAMASI

ANTİSEPTİKLERİN KULLANIM YERLERİ

Kırılma Noktası Klorlaması

Sanitasyon ET HİJYENİ, MUAYENESİ VE TEKNOLOJİSİ DERS NOTLARI (5) PROF.DR.T.HALÛK ÇELİK

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

MİKROBİYOLOJİ LABORATUARINDA SIK KULLANILAN BAZI BESİYERLERİNİN HAZIRLANMASI VE MUHAFAZASI

8. BÖLÜM MİKROORGANİZMALARIN FİZİKSEL VE KİMYASAL YÖNTEMLERLE KONTROLÜ

Sıkça kullanılan terimler

ANTİSEPTİK VE DEZENFEKTANLAR. Prof. Dr. Ayhan Filazi Ankara Üni. Veteriner Fak. Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı

Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ

STERİLİZASYON DERSİ 5. HAFTA DERS NOTLARI. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP

Temizlik: Mikroorganizmaların çoğalması ve yayılmasını önlemek için, yüzeylerin kir ve organik maddelerden fiziksel olarak uzaklaştırılmasıdır.

Dezenfeksiyonu Etkileyen Faktörler

İçme Sularının Dezenfeksiyonunda Çinko Oksit Nanomateryalinin Kullanımı

İÇME SULARININ DEZENFEKSİYONUNDA NANOMATEYALLERİN KULLANIMI

Asidik suyun özellikleri. Alkali suyun özellikleri. ph > 11 ORP < -800mV Cl içermez. ph < 2,7 ORP < 1100mV Cl derişimi: ppm

HASTANE ENFEKSİYONLARININ EPİDEMİYOLOJİSİ. Yrd. Doç. Dr. Müjde ERYILMAZ

STERİLİZASYON. Sterilizasyon Yöntemleri. Sterilizasyonu Etkileyen Faktörler

STERİLİZASYON DERSİ 2. HAFTA DERS NOTLARI. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP

Asepsi - Antisepsi Tarihçesi Sterilizasyon Yöntemleri

SANİTER GIDA-ÇEVRE BİLİMİ LTD.ŞTİ.

KLORLA DEZENFEKSİYON

1.5 Kalite Kontrol Bölüm Fiziksel Kalite Kriterleri Bölüm Mikrobiyolojik Kalite Kriterleri Mikrobiyal Kontaminasyon

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR?

Biyosidal Ürünlerin Mikrobiyolojik Analizlerinde Karşılaşılan Genel Sorunlar

Listeria monocytogenes in Asit Dirençli Türlerinin Benzalkonyum Klorür Direnci ve Biyofilm Oluşumu. Emel ÜNAL TURHAN, Karin Metselaar, Tjakko Abee

EN ÇOK KULLANDIĞIMIZ TIBBİ ALET

Dekontaminasyon. Manuel Dekontaminasyon. Temizlik. Bir nesnenin mikroorganizmalardan arındırılarak güvenli hale getirilmesi için yapılan işlemler

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, KAYSERİ

50 KG Plastik Fıçı Selenoid Trichlore Tablet 25 KG Plastik Kova Selenoid Trichlore Tablet 10 KG Plastik Kova

STERİLİZASYON Sterilizasyon: Bir üründeki tüm yaşayan mikroorganizmaların ve sporları ile virüslerin öldürülmesi veya uzaklaşerılmasıdır.

Su Şartlandırma Ürünleri

FINEAMIN 06 kullanılan kazan sistemlerinin blöfleri yalnızca ph ayarlaması yapılarak sorunsuzca kanalizasyona dreyn edilebilir.

EYLÜL 2010 S0461&S0462

GIDA AMBALAJLAMA. Yrd.Doç. Dr. H. ALİ GÜLEÇ

2. MİKROORGANİZMALARIN KONTROLÜNÜN ÖNEMİ VE STERİLİZASYON

ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ

ÖZEL EGE LİSESİ BAKTERİLERE KARŞI BİTKİSEL DEZENFEKTANLAR

Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

Sağlık Kuruluşlarında Dezenfektanlarda Direnç Gelişimi

Dezenfeksiyonu Etkileyen Faktörler. Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ANKARA

GRUP YAŞAM İKSİRİ TÜBİTAK BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ-FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK- PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI (LİSE-4 [ÇALIŞTAY 2014])

TEKNİK FOTOĞRAFÇILIK. V. Hafta KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ

Yer, yüzey ve alet dezenfektanları. Prof Dr Ayşe Kalkancı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

DEZENFEKTANLARA DİRENÇ TANIMLAR TANIMLAR STERİLİZASYON YAPMADAN TEMİZLİK YAPABİLİRSİNİZ TEMİZLİK YAPMADAN STERİLİZASYON YAPAMAZSINIZ DEZENFEKSİYON:

TEL: (PBX) FAX:

ÇOKLU TÜP FERMANTASYON YÖNTEMİ İLE TOPLAM KOLİFORM TAYİNİ. Koliform Bakteri Grubunun Tanımı

STERİLİZASYON DERSİ 4. HAFTA DERS NOTLARI YRD. DOÇ. DR. KADRİ KULUALP

Toplam alkalinite (CaCO3)

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015

Enfeksiyon Kontrol Hekimi Kalite Direktörü Başhekim

EYLÜL 2011 S0485&S0486

BAKTERİLERİN BOYANARAK İNCELENMESİ VE PREPARAT HAZIRLAMA

YTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü Çevre Mikrobiyolojisi 1 Laboratuarı

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM

GÖRÜNÜR IŞIĞIN HAVUZ SULARININ DEZENFEKSİYONUNDA ALTERNATİF BİR YÖNTEM OLARAK KULLANILMASI

ACICUP ASİTLİ BAKIR KAPLAMA BANYOSU ARIZA TABLOSU

DOĞAL MĠNERALLĠ SULARIN ĠNSAN SAĞLIĞINA UYGUNLUĞUNUN MĠKROBĠYOLOJĠK YÖNDEN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ

Hastane Yer/ Yüzey Dezenfektan Uygulamaları

ORTOPEDİK PROTEZ ENFEKSİYONLARINDA SONİKASYON DENEYİMİ

ÖZ DEĞERLENDİRME SORU LİSTESİ

HASTANE TEMİZLİĞİ AYŞEGÜL LİKOĞLU ENFEKSİYON KONTROL HEMŞİRESİ VE EĞİTİM HEMŞİRESİ

1. Hekim, hemşire ve diğer sağlık personelinin kontamine. elleri. 2. Hastalara bakım veren kişilerin giysilerinin kontamine

AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÖĞRETİM YILI UZAKTAN EĞİTİM ÖNLİSANS PROGRAMLARI DERS PLANI GIDA KALİTE KONTROLÜ VE ANALİZİ ÖNLİSANS PROGRAMI

GRUP BAKTERİYOFAJ ANTİ-BAKTERİYEL BOYAR KAPLAMAÇÖZELTİSİ HAZIRLANMASI

Riketsia, Bedsonia, Klamidya ve virüsler canlı ortamlarda ürerler. Canlı ortamlar üç kısma ayrılır.

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü.

DOMUZ GRİBİYLE MÜCADELE. Halk Sağlığı Projesi

Sterilizasyon ünitesine yönelik fiziki düzenleme yapılmalıdır.

KARANFİL YAĞININ ANTİ-BAKTERİYEL VE SERBEST RADİKAL TUTUCU ANTİ- OKSİDAN ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ

RAPOR. O.D.T.Ü. AGÜDÖS Kod No: Kasım, 2008

YÜZME HAVUZLARINDA MİKROBİYOLOJİK KİRLİLİK. Uzm. Dr. Derya ÇAMUR Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çevre Sağlığı Daire Başkanlığı

AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÖĞRETİM YILI UZAKTAN EĞİTİM ÖNLİSANS PROGRAMLARI DERS PLANI GIDA KALİTE KONTROLÜ VE ANALİZİ ÖNLİSANS PROGRAMI

2)Subatomik parçacıklardan oluşan radyasyon. α, β ışınları

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI...

Dezenfeksiyon Sterilizasyon

Laboratuvar Kazaları, Sterilizasyon Dezenfeksiyon Uygulamaları Doç Dr Dilek ŞATANA İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Sterilizasyon Dezenfeksiyon Antisepsi

Envirocheck Contact plates; Yüzey Testi için 09.01

HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI. Dr. Yasemin Sezgin. yasemin sezgin

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir.

ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ

CYACUP SİYANÜRLÜ BAKIR KAPLAMA BANYOSU ARIZA TABLOSU

DİRENÇLİ BAKTERİ ENFEKSİYONLARINA KARŞI KULLANILAN ANTİBİYOTİKLER

ANTI-GERM Süt ve Et Endüstrisi Hijyen Ürünleri

GIDALARDA SALMONELLA ARANMASI (RAPIDCHEK SELECT SALMONELLA)

Risk potansiyelinin azaltılması Çevre tehditlerinin önlenmesi Masrafların düşürülmesi

SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ

STERİLİZASYON / DEZENFEKSİYON TALİMATI

EL YIKAMA. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi Funda Peker

YÖNETMELĐK. k) Mesul müdür: Teknik işler ve havuzun uygun şekilde işletilmesinden sorumlu kimya veya sağlık eğitimi almış, en az lise mezunu kişiyi,

(Değişik:RG-15/12/ ) Ek 1. Kimyasal Özellikler Parametre Analiz Aralığı Birim

Laboratuar ortamındaki kullanımı

Ar-Ge Birimi Lif Analiz Çalışmaları

Enfeksiyon odaklarından izole edilen Gram negatif ve Gram pozitif bakterilerde antimikrobiyal duyarlılık sonuçları

Şartlarında Bakteriyel İnaktivasyon Sürecinin İndikatör

DARICA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ STERİLİZASYON BİRİMİ

SU ÜRÜNLERİİŞLEME TESİSİNDEKİ MİKROBİYAL FLORANIN DEĞİŞİMİNDE TİCARİ DEZENFEKTANLARIN ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI. Aysu BESLER

GIDALARDAKİ M.O LARIN KONTROLÜNDE 4 TEMEL İLKE UYGULANIR

Transkript:

ANTİMİKROBİYAL MADDELERE DUYARLILIK Antimikrobiyal maddeler (AMM); mikroorganizmaları öldüren (= mikrobisid etki) veya onların üremesini/gelişimini engelleyen (= mikrobiyostatik etki) kimyasal maddelerdir. Bu tanıma; dezenfektanlar, antiseptikler, antibiyotikler ve inhibitör etkili diğer bazı maddeler girmektedir. Hipokloritler, kloraminler, iyodoforlar, kuarterner amonyum bileşikleri, amfoterik bileşikler, oksidan maddeler (hidrojen peroksit, perasetik asil, ozon, vb.), alkaliler (sodyum hidroksit; kostik veya kostik soda, potasyum hidroksit gi bi), asitler, alkoller, aldehitler (formaldehit gibi), fenol ve türevleri, sabunlar, ağır metal iyonları ve tuzlan gibi çeşitli dezenfektanlar ve antiseptikler, penisilin, streptomisin ve tetrasiklinler gibi çeşitli antibiyotikler, metilen mavisi, kristal violet ve brilliant green gibi inhibitör etkili çeşitli mikrobiyostatik boyalar ve sodyum klorür ve sodyum nitrit gi bi koruyucu olarak kullanılan bazı gıda katkı maddeleri AMM lere örnek olarak gösterilebilir. AMM lerden dezenfeksiyon ve antisepsi yaratma amacıyla veya enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde ilaç (antibiyotik) olarak ya da gıdalarda koruyucu katkı maddesi olarak yararlanılmaktadır. Dezenfektanlar alet-ekipman, cansız materyal (su gibi) ve cansız yüzeyler ile küçük oda ve bölmelerin atmosferine, antiseptikler ise canlının deri ve mukozasına uygulanan dezenfeksiyon etkili AMM lerdir. Dezenfektanlar; hastane ve benzeri sağlık kuruluşları, gıda işletmeleri, lokanta, yemekhane ve restaurant gibi toplugıda tüketim yerleri, yemek fabrikaları, hayvan üretim çiflikleri, tuvaletler ve çöp toplama vb. alanlarda yer alan her türlü alet-ekipman ve yüzey (taban, tavan, duvar, tezgah, tank, bidon, kova, vb.) ile küçük oda veya bölmelerin atmosferi ve su gibi diğer bazı cansız materyalin dezenfeksiyonunda yaygın olarak kullanılmaktadır. Diğer taraftan, bazı AMM lerden selektif (seçici) besiyerlerinde selektivite ajanı olarak da yararlanılabilmektedir. ANTİMİKROBİYAL MADDELERİN ETKİNLİĞİNİ ETKİLEYEN FAK- TÖRLER Antimikrobiyal maddelerin (AMM) etkinliği birçok faktörden etkilencbilmekledir. Bunlar; AMM ve uygulanışına ait faktörler ve mikroorganizma/mikroorganizmalurn ait faktörler şeklinde iki başlık altında toplanabilir. AMM ve uygulanışına ait faktörler 1.AMM nin kimyasal özelliği: Organik AMM lerin etkinliği genelde yapılarındaki karbon ve hidrojen sayılarıyla ile orantılı olarak artmaktadır. İnorganik olanların etkinliği ise suda iyoııize olma güçleriyle ilişkilidir. Buna göre de, iyonize olma gücü yüksek olan inorganik asitler (HC1 ve H2SO4 gibi) ve alkaliler (NaOH ve KOH gibi) iyonize olma güçleri düşük olanlara göre daha etkilidirler. 2.AMM nin konsantrasyonu: AMM lerin pek çoğu yüksek konsantrasyonlarda mikrobisid, düşük konsantrasyon larda ise mikrobiyostatik etkiye sahiptir. Ancak yoğunluk artışı ile mikrobisidal etki arasında sürekli ve doğrusal bir ilişki yoktur. Belli bir yoğunluktan sonra AMM nin mikrobisidal etkisinde herhangi bir değişim görülmez. AMM nin mikrobisidal etkili bu yoğunluğunun aşılmamasına özen gösterilmelidir. Çünkü yüksek konsantrasyonda AMM kullanımının önemli buzı sakıncaları vardır. Böylesi bir durumda her şeyden önce ekonomik kayıp süz konusudur, Bunun yanısıra AMM lerin yüksek konsantrasyonları yüzeyde kalıntı

sorunu yaratabilmekle, uygulandığı yüzeye zarar verebilmekte ve en önemlisi de insanda toksik etki oluşturabilmektedir. 3. Uygulama Sıcaklığı: AMM lerin etkinliği sıcaklık arttıkça artar. Ancak AMM çözeltilerinin belli sıcaklıkları da aşmaması gereklidir. Çünkü her AMM nin etkin olduğu sıcaklık farklıdır. Önemli olan sıcaklığın AMM yi çözecek kadar yüksek fakat inaktif hale dönüştürmeyecek kadar düşük olmasıdır. Örneğin iyotlu dezenfektan çözeltileri etkisinin azalacağı dikkate alınarak 40 C dolaylarında uygulanmakta ve çözelti sıcaklığının 50 C yi aşmamasına özen gösterilmektedir. Sıcaklık artışı genellikle ortamdaki yüzey gerilimini ve viskoziteyi düşürür, ph yı ve maddenin iyonlaşma gücünü yükseltir ve mikrobisidal etkiye yol açacak reaksiyonların hızlarını artırır. Bütün bunlara göre de sıcaklık artışı ile uygulama süresi arasında ters bir ilişki vardır. 4. Çözelti ph sı Her AMM nin etkili olduğu bir ph değeri vardır ve ph daki ufak değişiklikler AMM nin etkinliği üzerinde büyük değişiklikler yaratır. Ancak AMM nin çözelti ph'sının belirlenmesinde uygulanacak yüzeyin özelliği de dikkate alınmak zorundadır, Diğer taraftan AMM uygulamalarında hedef mikroorganizma/mikroorganizmalurın oplimal ph larından olabildiğince uzaklaşılması da önemlidir ve bu durum mikroorganizmaların AMM lere duyarlılığını artırmaktadır. Klorlu ve iyotlu dezenfektanların etkinliği genellikle ph arttıkça düşmektedir. Klorlu dezenfektan olan hipokloritlerin optimum uygulama ph sı 7 dolayındadır. Ancak hipokloritler nötral ph larda metal yüzeylerde korrozif etki yaratırlar ve bu nedenle de metal yüzeylerin dezenfeksiyonu için, etkinliğin azaltıldığı ancak daha az korrozif oldukları alkali koşullarda (ph 9.0 gibi) uygulama yapılır. İyodoforlar optimum olarak asidik koşullarda uygulanırlar ve ph 5 in altında klorlu dezenfektanlara göre daha bir etkindirler. Kuarterner amonyum bileşikleri ise alkali ko- şullarlarda etkindir. 5. Ortamdaki organik ve inorganik kir ve kalıntılar: Ortamdaki kir ve kalıntılar AMM ile mikroorganizma/mikroorganizmaların karşı karşıya gelmelerini engeleyebildiği gibi, kir ve kalıntılar ile AMM arasında AMM nin etkinliğini azaltacak veya yok edecek olumsuz reaksiyonlar da (antogonizm; antogonist etki) gerçekleşebilir ya da AMM organik kirler tarafından absorbe edilip etkisiz hale geçirilebilir. Organik ve inorganik kir ve kalıntılara kan ve gıda (et ve süt gibi) proteinleri, sudaki sertlik öğeleri, bazı deterjanlar ve sabunlar ile metal iyonları ve tuzları örnek gösterilebilir. Bu nedenlerle, dezenfektan uygulanmasının öncesinde yüzeyde mutlaka uygun bir temizlik işlemi yapılmalıdır.

Mikroorganizma/mikroorganizmalara ait faktörler 1.Mikroorganizmanın karakteri: Bakterilerin kapsül tabakası ve sporları AMM lera karşı vejetatif hücrelere göre genelde daha dirençlidirler. Bakteri sporlarının dirençliliği yapısındaki kimyasal dirençlilik sağlayan koruyucu kalın tabakalardan kaynaklanmaktadır. Gram pozitif ve Gram negatif bakterilerin AMM lere duyarlılığında farklılıklar olabilmektedir. Bu nedenle bazı AMM ler Gram pozitif, bazıları ise Gram negatif bakteriler üzerinde etkilidir. Bazı AMM ler geniş spektrumlu olup hem Gram pozitif hem de Gram negatif bakterilere etkili olabilmektedir. Gram pozitif ve Gram negatif bakterilerin duyarlılığındaki bu farkların büyük ölçüde hücre duvarları ve zarlarındaki farklılıktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Diğer taraftan, mikobakterilerin hücrelerini çevreleyen balmumu tabakası, bu bakterilere AMM lere karşı dirençlilik özelliği kazandırmaktadır. Küf ve sporlarının AMM lere karşı duyarlılığı ise genel olarak azdır. Bütün bunların yanısıra, AMM ye duyarlılıkta mikroorganizma türleri ve hatta suşları arasında bile farklılıklar olabilmektedir. Bu nedenle AMM seçiminde hedef mikroorganizma /mikroorganizmaların özeliklerinin çok iyi bilinmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, söz konusu olan AMM ye normalde duyarlı olan bir populasyonda bazı hücreler denenen AMM konsantrasyonunda dirençlilik gösterip canlı kalabilir ve bu hücreler daha sonra ortamda üreme şansı bulup sayılarını artırabilirler. Bu durumda da bir sonraki dezenfeksiyonda, mevcut populasyonu öldürmek için ya aynı AMM önceki konsantrasyonu daha bir yükseltilerek uygulanmalı ya da daha iyisi değişik bir AMM ye başvurulmalıdır. Aksi takdirde söz konusu AMM ye dirençli suşlar çevreye yayılacak ve sorun büyüyecektir. Bu durum özellikle CİP sistemi uygulanan gıda işletmeleri için önemlidir. 2. Mikroorganizma yaşı Mikroorganizmalar AMM lere karşı genel olarak üremelerinin log döneminde( logaritmik; üs cinsinden üreme dönemi), sabit ve ölüm dönemlerine göre daha duyarlıdırlar. 3. Canlı mikroorganizma sayısı: Ortamdaki canlı mikroorganizma sayısı arttıkça AMM nin etki süresi de o derecede artmaktadır. 4.Mikroorganizma çeşidi: Dezenfekte edilecek ortamdaki mevcut populasyonun denenen AMM ye knrşı duyarlılığı farklı olan mikroorganizmalar içermesi etki süresinin uzamasına neden olun diğer bir faktördür. Diğer taraftan, populasyonda mutant formların bulunması dezenfeksiyonun başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle dezenfeksiyon uygulamalarında mutant formlar oluşturmamanın ayrı bir önemi vardır. Bu amaçla dezenfeksiyonda uygun bir dezenfektan seçilmeli ve uygulama dozu ve süresi iyi ayarlanmalıdır.

ANTİMİKROBİYAL MADDE ETKİNLİĞİNİN TEST EDİLMESİ Bu amaçla, AMM lere genelde duyarlı olduğu bilinen mikroorganizma suşlarından yararlanılır. Spesifik ve duyarlı test mikroorganizmasının seçimi ve kullanımı bu testlerin ilk ve en önemli aşamasıdır. En yaygın kullanılan test mikroorganizmaları Salmonella typhimirium, Staphylococcus aureus, E. coli, B. meserıtericus ve Streptococcus thermophilus suşlandır. Bu testlerle bir AMM nin belli bir test mikroorganizması üzerinde etkisi minimal inhibitör konsantrasyonu (MİK) veya minimal lethal konsantrasyonu (MLK) şeklinde belirlenebildiği gibi, söz konusu herhangi bir mikroorganizma suşunun belli bir AMM ye karşı duyarlılığı da ortaya konulabilir. Diğer taraftan bu testlerden yararlanılarak herhangi bir ortamdaki (bir yüzey, bir gıda, vb.) AMM varlığı da nitel veya nicel olarak ortaya konulabilmektedir. Ağar diffüzyon yöntemi: Pek çok AMM nin (özellikle antibiyotik ve dezenfektanların) etkinliği bu yöntemle kolay ve kısa sürede ortaya konulabilir. Bu yöntemden yararlanılarak test edilecek mikroorganizmanın AMM/AMM lere duyarlılığı veya herhangi bir ortamdaki bir AMM nin varlığı da belirlenebilmektedir. Yöntem; test mikroorganizması aşılanmış petri kutusundaki uygun bir agarlı besiyerine uygun bir şekilde eklenen AMM nin (ya da AMM içerdiğinden şüphelenilen ), besiyerinde diffüze olması ve diffüze olduğu alanda test mikroorganizmasının gelişimini engelleyip engellemediğinin belirlenmesi prensibine dayanmaktadır. Denenen AMM test mikroorganizması üzerinde etkiliyse; AMM nin eklendiği yerin çevresinde, inkübasyon sonrasında mikroorganizma gelişiminin gözlenmediği bir inhibisyon zonu oluşur. Petri kutusundaki ağar yüzeyinde koloni oluşumu şeklinde üreme gözlenirken, inhibisyon zonu (kuşağı) içinde mikroorganizma gelişimine işaret eden hiçbir koloniye rastlanmaz. İnhibisyon zonu mikroorganizma gelişiminin engellendiğini (inhibe edildiğini) ortaya koyar. Ağar diffüzyon yöntemi birkaç şekilde uygulanabilmektedir. Ancak en yaygın uygulama şekli kağıt disk ağar diffüzyon ve delik ağar diffüzyon yöntemleridir. 1. Kağıt disk ağar diffüzyon yöntemi: Bu yöntemin ilk aşamasında, seçilen test mikroorganizmasının daha önceden hazırlanan genç sıvı kültürü (18-24 saatlik) dökme plak yöntemi ya da yüzeye yayma yöntemiyle uygun bir agarlı besiyerine aşılanır. Bu amaçla daha çok yüzeye yayma yöntemiyle aşılama tercih edilmektedir. Yüzeye yayma yönteminde; steril boş bir petri kutusuna dökülmüş ve katılaşması sağlanmış steril agarlı besiyerinin kuru yüzeyine sıvı kültürden steril pipetle 0,1 ml örnek aktarılır ve alevde sterilize edilmiş bir drigalski özesi ile ağar yüzeyinde yayma yapılır. Yüzeye yayma, sıvı kültüre daldırılan steril bir eküvyonla direkt olarak da gerçekleştirilebilir. Yüzeye yayma yöntemi ile ekim yapılmış agarlı besiyeri oda sıcaklığında 5-10 dakika bekletilir.

Dökme plak yöntemiyle aşılamada ise; sıvı kültürden 1 ml örnek alınarak içi boş steril bir Petri kutusuna aktarılır. Bunun üzerine daha önceden hazırlanmış ve yaklaşık 50 C ye soğutulmuş steril agarlı besiyerinden 15-20 ml kadar dökülür ve petri kutusuna üç defa sağ ve daha sonra da üç defa sol yöne çevirme harekatı yaptırılarak örnek ile besiyerinin karışması sağlanır. Ekim yapılmış agarlı besiyeri katılaşması için oda sıcaklığında 5-10 dakika bekletilir. Daha önceden hazırlanarak uygun bir kapalı kapta otoklavda sterilize edilen yaklaşık 1-1.5 cm çapındaki kağıt diskler (absorblama gücü yüksek olan kağıt filtre kağıtlarından hazırlanmış) bulunduğu kapalı kaptan aseptik koşullarda ve steril bir pens yardımıyla tek tek alınır ve her bir disk denenecek AMM nin farklı dilüsyonuna ya da farklı bir AMM çözeltisine daldırılarak çözeltiyi absorblamasını sağlamak üzere bu şekilde kısa bir süre beklenir. Daha sonra kağıt disk çözeltiden çıkarılır ve sıvının fazlası çözelti tübünün ağız kısmına değdirilerek drene edilmeye çalışılır (Şekik 1.). Çözeltiyi absorblamış ve sıvının fazlası alınmış disk Şekil 1.de görüldüğü gibi test mikroorganizması aşılanmış agarlı besiyerinin yüzeyine yerleştirilir. Eldeki pensle diskin üst kısmına hafifçe bastırılarak alt yüzeyinin besiyeri yüzeyine tam olarak temas etmesi sağlanır. Steril kağıt disklerden bir tanesi ise aynı şekilde hareket edilerek steril damıtık suya daldırılır, sıvının fazlası drene edilir ve kontrol (AMM içermeyen örnek) olarak agarlı besiyeri yüzeyine yerleştirilir. Petri kutusundaki agarlı besiyerinin yüzeyine, kontrol de dahil olmak üzere uygun aralıklarla en fazla 5-7 disk yerleştirilmelidir. Aksi takdirde, agarlı besiyeri yüzeyinde disklerden diffüze olacak farklı çözeltilerin birbirine karışma sorunu yaşanabilir ve bu durum yanlış test sonuçlan alınmasına neden olabilir. Yöntemin en son aşamasında ise, Petri kutusu düz şekilde inkübatöre yerleştirilir ve test mikroorganizmasına uygun koşullarda inkübasyonu (örneğin 37 C de 24-48saat) sağlanır. Petri kutusu, inkübasyon sonrasında disklerin çevresinde oluşacak inhibisyon zonları yönünden incelemeye alınır. İnhibisyon zonları temizlik ve çap yönlerinden incelenmelidir. İnhibisyon zonları temiz olmalı ve içinde hiçbir koloni içermemelidir. Ancak inkübasyonun 24. Saatinde inhibisyon zonları temizken, bazen 48 saat sonunda zon içinde koloniler oluşmaya başlayabilir. Bu nedenle inhibisyon zonlan inkübasyonun 24. ve 48. saatlerinde ayn ayn incelemeye alınarak değerlendirilmelidir. Zon çapı (Şekil 1d.). ile AMM nin inhibisyon gücü arasında her zaman doğrusal bir ilişki yoktur. İnhibisyon zonunun çapı; AMM nin inhibisyon gücünün yanısıra bu maddenin besiyerinde diffüze olma derecesine de bağlıdır. Şekil 1.d. deki örnekte zon çapı 9 mm dir.

Şekil 1. Kağıt disk ağar diffüzyon yöntemi 2. Delik ağar diffîizyon yöntemi: Bu yöntemde de aynen kağıt disk ağar diffüzyon yönteminde olduğu gibi hareket edilmektedir. Ancak delik ağar diffüzyon yönteminde test mikroorganizmasıyla aşılanmış agarlı besiyeri yüzeyine AMM emdirilmiş kağıt diskler yerleştirilmemekte, bunun yerine besiyerinde uygun aralıklarla ve belli sayıda delikler açılarak bu deliklerin herbirine denenecek AMM çözülteileri aktarılır. Agarlı besiyerine test mikroorganizmasının aşılanmasında aynen kağıt disk ağar diffüzyon yönteminde olduğu gibi hareket edilmektedir. Test mikroorganizması aşılanmış agarlı besiyerinde delik açmak için steril içi boş cam veya metal borular ya da tüplerden yararlanılır. Bu boru veya tüplerin ağız çaplan yaklaşık 1-1.5 cm olmalıdır. Bu amaçla ağız çapları uygun cam pastör pipetleri kullanılabilir. Tübün (veya borunun) ağız kısmı etil alkole daldırılır ve daha sonra alevden geçirilerek sterilize edilir (Mikrobiyolojik Örnek Alma ve Kültür Yapma bölümüne bakınız). Tüp ağzı soğuduktan sonra agarlı besiyeri yüzeyine tam dik pozisyonda temas ettirilir. Daha sonra tüp dik vaziyette besiyeri dibine kadar daldınlır ve kendi ekseni etrafında hafifçe sağa ve sola döndürülür. Bu hareketle agarlı besiyeri halka şeklinde kesilmiş olacaktır. Tüp yine dik vaziyette besiyerinden çıkanlır. Bu işlem sonrasında, kesilmiş agarlı besiyeri çoğunlukla tüpün içine geçer ve tüple birlikte uzaklaştırılır ve böylece de besiyeri içinde bir delik açılmış olur. Kesilmiş agarlı besiyeri tüp içine geçmediği takdirde, bu kesik kısım etil alkol kullanılarak alevde sterilize edilmiş bir pens yardımıyla besiyerinden aseptik koşullarda uzaklaştırılır. Besiyerinde yukarıda anlatıldığı şekilde hareket edilerek uygun aralıklarla ve belli sayıda delikler açılır. Petri kutusundaki agarlı besiyerinde, kontrol de dahil olmak üzere uygun

aralıklarla en fazla 5-7 delik açılmalıdır. Deliklerin herbirine denenecek AMM nin farklı dilüsyonu ya da farklı bir AMM çözeltisi dökülür. Kontrol deliğine ise steril damıtık su dökülür. Döküm işlemlerinde küçük hacimli steril pipetlerden (örneğin 0.1 ml lik) veya Pastör pipetlerinden yararlanılır. Denenecek AMM çözeltisi delik içini doldurmalı ancak hiçbir şekilde taşırılmamalıdır. Bazı durumlarda, AMM çözeltileri döküldüğü ağar deliği altından petri kutusu alt yüzeyine sızarak bu yüzeyde yayılabilmekte ve sonuçta da delikte boşalmalar meydana gelmektedir. Bu sorunu yaşamamak için aşağıdaki şekilde bir yol izlenmelidir. Test mikroorganizması aşılanmış agarlı besiyerinde delikler açılır. Herbir delik içine steril bir pipetle yaklaşık 50 C deki steril agarlı besiyerinden, deliğin altını ince bir zar şeklinde dolduracak miktarda aktarmalar yapılır. Aktarılan bu agarlı besiyerinin katılaşması beklenir ve daha sonra da deliklere yukarıda anlatıldığı şekilde denenecek çözeltiler dökülür. Petri kutusu AMM çözeltilerinin dökümünü takiben 5-10 dakika kadar hiçbir işlem yapmadan düz konumda tezgah üzerinde bekletilir. AMM çözeltileri bu esnada agarlı besiyerinde diffüze olmaya başlar. Bu işlemin amacı; Petri kutusunun etüve taşınmusı anında AMM çözeltilerinin deliklerden dışarı taşma riskini en aza indirmektir. Yöntemin en son aşamasında ise, petri kutusu düz şekilde ve yere parelel olarak, çözeltileri delik dışına taşırmadım dikkatlice taşınarak etüve düz şekilde yerleştirilir. Petri kutusunun inkübasyonu (örneğin 37 C de 48 saat) sağlanır. Petri kutusu, inkübasyon sonrasında deliklerin çevresinde oluşacak inhibisyon zonları yönünden incelemeye alınır. Bu incelemelerde kağıt disk ağar diffüzyon yöntemi nde anlatıldığı şekilde hareket edilir. Kaynaklar: Temiz, A., 2000, Genel mikrobiyoloji uygulama teknikleri, 3. Baskı, Hatiboğlu yayınevi, Ankara.