Gaziantep dini mimari açısından zengindir. Toplam 178 dini yapıdan 144'ü yok olmuş günümüze 34 tanesi ulaşmıştır. Özellikle camiler, mimari açıdan sadece Gaziantep camilerinde görülen özellikler de taşırlar. Hareketli mimberlere sadece Gaziantep camilerinde rastlanır. Camilerin yapımında keymıh taşı kullanılmıştır. Taç kapılarında genellikle karataş ve çarpın mermeriyle süslemeler yapılmıştır. g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a i k i Gaziantep'de yapılan eserlerin banileri ya Gaziantepli yada burada görev yapmış kişilerdir. Ustaların çoğunluğu Müşlümandır. Ömeriye Camii dışında usta kitabesi bulunmayan yapıların kimin tarafından yapıldığı değişik kaynaklardan bulunmaktadır. Örneğin Allaüd Devle Camii Ermanak ve Kirkor adlı iki usta tarafından yenilenmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısında belirginleşen Ermeni ustaların varlığına rağmen Ökkeş Kuranel gibi yedi kuşak ustalık yapmış aileler de vardır. ŞİRVANİ CAMİİ İlk yapımının 14-15. yüzyıllarda Dulkadiroğlu ve Memlüklüler döneminde yapıldığı düşünülüyor. İki şerefeli minareyi sadece Osmanlı hanedanına bağlı kimselerin yaptırdığını söyleyen Prof. Dr. Nusret Çam, Osmanlı kayıtlarında böyle bir caminin yapıldığına dair ipucu bulunmadığına göre, Osmanlılar'dan önce yapılmış olacağını düşünüyor. 1681 tarihinde Şirvani Mehmet Efendi tarafından
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a a l t ı kapısının onarıldığı biliniyor. 1890 Abdülhamit resimlerindeki, çokgen gövdesi üzerinde şerefelerini bir şemsiye şeklinde örten külahlarıyla Tekke Camiine benzemekteyken, bugün sivri külahlı bir minaresi var. Bu minare 1947'de yeniden yapılmış ve cami 1960 yılında onarım görmüş. Şeri sicili kayıtlarında eski bir mevlevihaneden söz edilmesi ve diğer bilgilere dayanılarak burasının önce mevlevi semahanesi olduğu fikrini ortaya çıkmaktadır. Klasik semahane planı da bu fikri desteklemektedir. Ayrıca içeride müvezzin mahfili dışında bir balkonun daha olması, burada müzisyenlerin oturduğunu düşündürmektedir. Kapısındaki dilimli ikiz kemer Gaziantep'deki tek örnektir. Raylar üzerinde hareket eden ve Gaziantep'e özgü hareketli mimber de Türk mimarisinde özel bir yer tutar.
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a d ö r t
gaziantep camileri sayfa sekiz
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a o n
HANDANİYE CAMİİ "Hedef olmuştu düşmana meğer bu cami-i Rahman Harabezara dönderdi Fransız eyledi viran g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a o n i k i Ahali himmetiyle oldu tamir "ba" gelip tarih Beşaret ehl-i İslama açıldı cami-i Handan 1956" Kitbesinden de anlaşılacağı gibi Handaniye cami savaşta hasar görmüş. Kıble tarafından giren top içeride patlamış ve caminin içini viraneye dönüştürmüş. Bu sırada oradan geçmekte olan bir kadının ölmesi nedeniyle sokağa kadının adı verilerek "İlk Top Şehidi Habba" denilmiş. Zülkariye Beylerbeyi Mehmet Paşa'nın kethüdası Abdullah oğlu Handan Ağa tarafından yaptırılmış. 1575, 1596 tarihleri arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. 1797 tarihinde Hacı Abdullah tarafından yenilenmiş, minare ise oğlu Mustafa tarafından eklenmiş. Taş işçiliğinin güzelliği ile dikkat çeken caminin taç kapısı tamamen kündekaridir. Taç kapının hemen üzerinde yer alan ahşap müezzin mahfilinin altı son derece güzel bir ahşap işçiliği
gaziantep camileri sayfa ondört sergiler. Ortasında yer alan mukarnaslı sarkıt tek parça ahşaptan yapılmıştır. Siyah beyaz taşlarla örülmüş mihrabın iki tarafında köşk denilen, duvar içinden çıkılan iki mimber vardır. Minaresinin taş işçiliği de özeldir. Şerefenin oturduğu bingi kısmını oluşturan mukarnaslar yukarı doğru açılarak üçgen şeklini alır. Altında çini tabaklar sıralanır.
gaziantep camileri sayfa onaltı
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a o n s e k i z TAHTANİ CAMİİ Yaptıranının kim olduğu bilinmeyen caminin yapım tarihiyle ilgili çelişkili bilgiler var. Evliya Çelebi'ye göre 1578 olan tarih, daha önceki şeri sicili kayıtlarındaki bilgiler nedeniyle yanlıştır. 1558 yılındaki bir şer-i sicilinde camiden söz edilmektedir. Ayrıca başka bir şer-i sicilinin tarihi 1580 dir ve bu tarihte onarım görmüştür. Kitabelerden anlaşıldığı kadarıyla birkaç tamir daha görmüş.1790'da, 1805'de, 1958'de ve 1983'de. Eskiden düz damlı olan caminin üzeri sonradan kiremit kaplı kırma çatı olarak değiştirilmiş. Bugün yağlıboyayla iyice bozulmuş olan mihrabın nişinin etrafında dikdörtgen bir çerçeve yer almış. Arada kalan köşe boşlukları rumilerle süslenmiş. Mimberin göbeğinde sekizgen, gemici çarkına benzer, kafes tekniği ile yapılmış, tahdın altındaki pano kelebek benzeri motiflerle doldurulmuş. Minarede yine özenli bir taş işçiliği gözlemlenmekte. Şemsiye külahlı şerefenin altı ince mukarnaslarla örülmüş. Belli aralıklarla sarkıtlar yapılmış, bunların arasına oniki adet çini tabak yerleştirilmiş. Şerefe korkulukları oniki ayrı geometrik desende yapılmış. Tüm bu özellikleriyle bölgenin karakteristik özelliklerini taşır durumda.
gaziantep camileri sayfa yirmi
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a y i r m i i k i
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a y i r m i d ö r t KARAGÖZ CAMİİ 1756 yılında meşhur Nuri Mehmet Paşa'nın dedesi ve Antep'in yerlisi olan Battal Ağa tarafından yapımına başlanan caminin 1758 yılında tamamlanmış. Karagöz Cami, adını Halep ve Antep arasında yaşayan Beydili ve Eymürlü boyuna mensup "Karagözlü" adında bir Türkmen oymağından aldığı söylenir. 1137 tarihli Şer-i Mahkeme sicili kayıtlarında bu caminin yerinde yine "Karagöz" adında bir mabet varmış. Eski mescit, Battal Ağa tarafından cami haline getirilmiş ve eski adıyla anılmaya devam edilmiş. Kıbleye paralel, tek sahınlı, süslemesi az, küçük bir camidir. Batıdaki bir kapıdan alçak bir duvarla ikiye bölünmüş olan avluya geçilir. Avlunun camiye bakan cephesinde, diğer Antep camilerinde de görülen renkli taş süslemeler var. Mihrapda da süslemey rastlanmaz. Sade, yuvarlak bir nişden oluşur. Tahdadan yapılmış mimberi de sade, süslemesizdir
gaziantep camileri sayfa yirmialtı Yakın zamanda 3 kez tamir edilen camide; 1967 yılında dış kaplamalar, 1973 yılında avlunun batı kapısı yenilenmiş, 1985 yılında iç duvarlar elden geçirilmiş ve mimberi şimdiki yerine yerleştirilerek ahşap rengini almıştır. Günümüzde düz beton tavanla örtülü olan son cemaat yerinin eskiden ahşap kirişler üzerine düz toprak damla örtülü olduğu düşünülmektedir. Son cemaat yerinin batısında minare yer alır. Dam seviyesine kadar kare, sonra çokgen gövdeli olarak devam eder. Minare korkuluğu değişik geometrik desenlerle kafes tekniğinde işlenmiştir panolardan oluşur. Abdülhamit resimlerinde görünmeyen minare, üzerindeki kurşun izlerine bakılırsa 1900 ile 1920 yılları arasında yapılmış olabilir.
gaziantep camileri sayfa yirmisekiz ALLAÜDDEVLE CAMİİ 1480-1515 yılları arasında hüküm süren Dulkadirli Beyi Alaüddevle Bozkurt Bey'in yaptırdığı cami adını yine Alaüddevle Bozkurt Bey'den alır. Halk arasında "Alidola" olarak da bilinir. Bu caminin mimarı bilinmiyor. Yeniden yaptırılan caminin mimarı ise Armenak, ustabaşısı Kirkor'du. Alaüddevle Cami 1898'i takip eden yıllarda yıkılmış, daha sonra Antep'in ileri gelenleri yenisini yaptırmıştır. Mahalli araştırmacı Hulusi Yetkin caminin yapılışıyla ilgili şu sözleri söyler;
gaziantep camileri sayfa otuz
"Cami çok eskimişti, yıkılmak üzereydi. Cami ahali tarafından yıkıldı ve imece usulüyle tekrar yapıldı. Şöyle ki; o zaman Antep'in 32 mahallesi sıraya kondu. Her mahalleden en az ikiyüz kişi o gün davul, zurna, bayraklarla gelir, akşama kadar çalışır, akşam da yine tekbir getirerek evlerine dönerlerdi. O zaman ben de 12 yaşındaydım. Ben de bu düğünde bulundum ve çalıştım." g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a o t u z i k i Yuvarlak kemerli bir kapıdan girilen dikdörtgen planlı cami düz damlıdır. Taçkapı 20.yy'ın başında batıdan etkilenerek karma bir üslupla yapılan Antepteki tek örnek. Camiden yarım metre uzakta, doğuda bulunan minare, eski caminin bugün ayakta kalan tek kısım. Kare kaide üzerine oturtulmuş, yuvarlak gövdelidir. Üç parçalı mukarnaslardan meydana gelen bindirme üzerindeki taş korkuluklu şerefenin üstünü örten Şemsiye 1990 yılında kaldırılmış, böylelikle minare en önemli özelliğini kaybetmiş. Yine aynı tarihte Vakıflar Genel Müdürlüğünce eskiyen taşlar yenilenerek onarım görmüş. Eski caminin bir havuzunun olduğu ve 1721 yılında Ahmet Ağa oğlu Hacı Osman Ağa tarafından üzerine bir kubbe yapıldığı biliniyor. Kare planlı harim bölümü beyaz kesme taştan yapılmıştır. Üzeri yüksek, çokgen bir kasnak üzerine oturan kubbe Gaziantep camileri içindeki en büyük olanı. Mimari olarak değişik özellikler gösteren yapının duvarları siyah ve beyaz taşlarla örülmüş. Gaziantep'deki tek örnek olarak saçak seviyesinde, binayı yatay olarak ikiye bölen bir korniş vardır. Mihrap yarım daire şeklindeki bir nişten oluşur. Mihrabın doğusunda vaaz kürsüsü, batısında minber bulunur. Vaaz kürsüsü ve minber merdivenle çıkılan köşk şeklindedir. Merdivenler duvar içindedir. Mihrap nişinin iki yanındaki sütun tablaları üzerinde eski camide olmayan kitabe vardır.
gaziantep camileri sayfa otuzdört BOYACI CAMİİ (KADI KEMALETTİN CAMİİ) Arşivlerde Boyacıoğlu, Boyacızade, Cami-i Kebir ve Kadı Kemaleddin olarak geçen caminin kitabelerinde yapılış tarihine dair bir bilgi yer almıyor. 13.yüzyıl başlarında yapıldığı düşünülen Boyacıoğlu Cami'nin taç kapısının kitabesinden 1572 Mehmet Paşa zamanında yenilendiği Bina Emini'nin Emir Bey olduğunu öğreniyoruz. Son şeklini 1575 yılında alan eserin kitabesinde harimin, 1575 tarihli ahşap kapı kanatlarının ustasının, Muhsin oğlu Hacı Mahmud olduğu bilgisi var. 1956 yılında doğu ve kuzey kapıları yenilenmiş, 1975 ve 1976 yıllarında
onarım görmüştür. Harimin kuzeydoğu köşesine yapılan kadınlar mahfili ise birkaç yıl öncesine ait. gaziantep camileri sayfa otuzaltı Alçak bir duvarla ikiye bölünmüş avlunun zemini siyah, beyaz ve kırmızı taşlarla döşeli. Avludan on altı basamak yüksekte olan kuzey taç kapının yuvarlak kemeri üzerinde de renkli taşlar var. Mukarnaslı yaşmağından eskiden ihtişamlı olduğu anlaşılan batı taçkapısı bugün kısmen eski özelliğini kaybetmiş. Kare kaideli, sekizgen gövdeli minarenin işlenmiş üç parçalı mukarnaslar üzerindeki şerefesi, çinko kaplamalı şemsiye şeklinde ahşap bir örtü ile örtülüdür. Eski
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a o t u z s e k i z minareden kaldığı düşünülen madeni alemin üzerinde "Kelime-i Tevhid" ile iki yanında birer ejder motifi vardır. Caminin bugünkü minaresi 20. yüzyıl başlarında yenilenmiştir.
gaziantep camileri sayfa kırk HACI NASIR CAMİİ 1570'de mescit olarak yapılan bina 1680 yılında bir mimber konularak camiye dönüştürülmüş, 1812 yılında da bugünkü haline getirilmiş. Kurtuluş savaşı sırasında ciddi hasar görmüş olan cami 1923 yılında onarılmış. Külah kısmı yıkılan minare halkın kendi imkanlarıyla yeniden yapılmış. Burmalı gövdesiyle bu minare Gaziantep'deki özel minarelerden birisidir. Siiyah ve pembe kaplamalarla süslenmiş mihrabın iki yanında balkon şeklinde çıkıntılar bulunur. Bu çıkıntılara duvar
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a k ı r k i k i içinden birer merdivenle çıkılır. Mimber olanı kırmızı mermerden diğeri ahşapdan yapılmış. Prof. Dr. Nusret Çam'ın yazdığına göre 1972 yılında mimberin yanında yeşil ve kırmızı renkli, etrafı altın sırma işlemeli bir sancak asılıymış. Bu sancağın Fransız savaşında Türklerin kullandığı sancak olduğunu ancak onarımdın sonra yerine konulmadığını yazıyor. Müezzin mahfili de diğer Gaziantep camilerinde olduğu gibi kapının üstünde yer alıyor. Gaziantep'deki en zengin kalem işlemelerine sahip bu mahfil, günümüze kadar ulaşmış.
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a k ı r k d ö r t
gaziantep camileri sayfa kırkaltı TEKKE CAMİ KÜLLİYESİ MEVLEVİHANE Aslen Türkmen Beyi olan, Sancak Beyi Mustafa Ağa, tarafından 1638 yılında yaptırılmıştır. Mevlevihanenin semahanesi ve vakit namazlarının kılındığı cami bölümü, derviş odaları, seyh evi ve bir çeşmeden oluşan külliyenin vakfiyesinde meyve bahçesi, boyahane, yirmi dükkan ve bir ahırdan söz ediliyor. Tekke cami mimarisiyle tipik bir semahane özelliği taşımasına karşın, mutrip mahfili ve çile hücresi yoktur. Çok sade bir yapıdır. Giriş kapısında üç kenarda beşparmak desenlerinden oluşmuş bir silme vardır. Bu desenler Gaziantepdeki tek örnektir.kilit taşının üzerinde bir damla taşı, onun iki yanında etrafı ince siyah taşlarla sıralanmış kırmızı mermer pano bulunur. Mihrap nişinin içi ince mukarnaslala işlenmiştir. Minaresi kısa ve yuvarlak gövdelidir. Ahşap bir şemsiye başlıkla kapatılmış minarenin altından geçilerek camiye girilir. 1901 ve 1903 yıllarında kuzeydeki Buğday Arasası yangınından sonra, Şeyh Münip efendi tarafından mevlevihane iki kez yaptırılmıştır.
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a k ı r k s e k i z
gaziantep camileri sayfa elli
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a e l l i i k i
g a z i a n t e p c a m i l e r i s a y f a e l l i d ö r t